ALMANYA’nın Hannover şehrinden İstanbul’a tatil için gelen gurbetçi aile, dinlenmek için mola verdikleri Lüleburgaz’da gasbedildi. Ailenin uyuduğu sırada otomobilin camını kıran saldırgan, içerisinde yaklaşık 10 bin avro değerinde para ve değerli eşya bulunan Fatma Bayram’a ait çantayı çalarak kaçtı.
Olay, 1 Temmuz Pazartesi günü, saat 02.30 sıralarında, Kırklareli’nin Lüleburgaz ilçesinde meydana geldi. İddiaya göre; Yusuf Bayram, eşi Fatma Bayram ve üç çocuğuyla birlikte hem yaz tatillerini geçirmek, hem de sağlık kontrollerini yaptırmak için Almanya’nın Hannover şehrinden İstanbul’a gelmek üzere yola çıktı. 22 saatlik yolculuğun ardından sınır kapısını geçen aile, Lüleburgaz’da bir tesise ait otoparkta mola verdi. Aile otomobilde uyuduğu sırada, kimliği belirlenemeyen saldırgan, önce Yusuf Bayram’ın bulunduğu taraftaki ön sağ camı kırdı. Elindeki kesici aletle Yusuf Bayram’a saldıran şüpheli, Fatma Bayram’a ait çantayı alarak kaçtı. Yaklaşık 10 bin avro maddi kayba uğradığını ifade eden Bayram, olayı hafif sıyrık ve kesiklerle atlattı.
Aile, olayın hemen ardından eşyalarının çalındığını fark ederek acil çağrı hattını arayıp durumu jandarmaya bildirdi. Olay yerine gelen ekipler, camın buji parçası ile kırıldığını, ön iki lastiğin de kesici bir aletle patlatılmış olduğunu tespit etti.
“ŞOK İÇERİSİNDEYDİM, ÇANTANIN ÇALINDIĞINI SONRADAN FARK ETTİM”
Uyuduğu sırada gaspa uğrayan Yusuf Bayram, “Almanya’dan yola çıktım cumartesi günü. Farklı ülkelerden geçerken, yolda tedirginken başıma böyle bir şey geleceğini kestiremezdim, kestiremedim de. Ne zamanki Türkiye’ye girdim. Edirne Gümrük Kapısı’ndan Kırklareli istikametinde İstanbul’a doğru seyir halindeyken güvenli gördüğüm bir dinlenme tesisine girdim. Yol hali, araçta çocuklarım var. Benim de dinlenmem gerekiyordu. Onların da can güvenliğini sağlamam gerekiyordu. Keşif yapmışlar açıkçası. Ön lastikleri patlatmışlar. Akabinde buji parçasıyla, aracımın camını kırıp elinde bıçağıyla beraber camdan içeri canıma kastederek bizi gasp ettiler. Sol dirseğiyle camdan içeri direk göğsüme bastırarak, koltuktan hareket etmemi engelledi. Sağ elinde de bıçak fark ettim dizlerimde, sağ ayağımın altından eşimin çantasını alıp gitti, bunu daha sonra farkettik. Uyku esnasında olduğum için darptan sonra şok içerisindeydim. Ne yapacağımı tamamen karıştırdım. Şok içerisindeydim. Akabinde tabi çocukları kontrol ettim” dedi.
“8-10 BİN AVRO CİVARINDA MADDİ KAYIP VAR”
Bayram, “İşin kötüsü, jandarma mıntıkası 45 dakika sonra geldi. Bayağı uzun bir süre bekledim. Yardımcı olan vatandaşlar da bir yerden sonra gitmek, seyir haline geçmek zorunda kaldılar. Ne ambulans geldi, ne sağlık problemimi soran oldu. Darptan sonra hastaneye rapora bile gidemedim ben. Apar topar karakola gidip ifademizi verdik. Çalınan çantada tabi ki belirli bir miktar nakit para, yakın zamanda eşim annesini kaybetti; ondan kalan değerli eşyalar, yine cüzdanın içinde çocuklarımın sağlık kartları, eşimin kimlikleri ehliyetleri, mavi kartları, eşim Türk ve Alman uyruklu olduğu için Türkiye adına mavi kartlarım ve şu an aklıma gelmeyen birçok evraklarım ve değerli eşyalarım çantanın içerisinde olduğu için hepsi gitti. 8-10 bin avro civarında maddi kayıp var” şeklinde konuştu.
“BİR HEVESLE ANA YURDA GELDİK, CANIMIZA MALIMIZA KASTETTİLER”
Fatma Bayram ise, “Gurbetten memlekete geliyorsun, bir hızla, bir sevgiyle, bir mutlulukla. Yıllardan beridir söylenen bir söylem vardı. Sakın Bulgaristan’da durmayın, oradan gece geçmemeye özen gösterin, gündüz geçin diye. Biz de tabi öyle yapmaya çalıştık. Mümkün olduğu kadar, fazla durmadık. Yaklaşık 22-23 saatte Edirne’ye ulaştık, Edirne Kapısı’ndan içeri girdik. Bir hevesle geliyorsun, ana yurduna. Geldikten sonra oh rahatladım deyip dinlenmek istiyorsun, canına malına gasp ediyorlar. Işık vurmasın diye buraya eşim havlu gerdi, görünmesin diye. Muhtemeldir ki, önce içeriyi keşfettiler. Eşimin ayağının dibinde benim bel çantam vardı, onu görmüşler. Olay zaten öyle bir anlık oldu ki, sanki bir hafriyat kamyonunun üzerinden üzerimize kum yağıyormuş gibi hissettik bir an. Çocuklar çığlık çığlığa, ben bağırıyorum eşim bağırıyor bir yandan. Ne olduğunu anlamadık bile. Cam parçası olduğunu kendimize geldikten sonra farkettik. Bir şeyler oluyordu deprem gibi, araba sürükleniyor gibi öyle bir atmosferdi. Kendime geldiğimde birinin arabaya bindiğini gördüm, kendi araçlarına. ve hızla uzaklaştıklarını gördüm. Hemen arabadan indim, eşim zaten çok kötüydü. Hemen çantalarımızı kontrol ettik. Benim çantamın gittiğini gördüm. Tam eşimin ayağının arasındaydı. Rengi de açıktı. Karanlıkta daha iyi tespit edilmiş muhtemelen” ifadelerini kullandı.
“DİĞER GURBETÇİLER DE AYNI DURUMU YAŞIYORMUŞ”
Bayram, “Orada durum normalmiş, herkesin başına geliyormuş. 2 aydır orada olmuyormuş ilk defa bizim başımıza gelmiş. Öyle bir noktaya denk gelmiş ki araç, ölü noktada. Kameranın çekmediği yerde. Kamera çekiyor ama içerinin kirişi kameranın önüne denk geliyor. Araba da kirişin arkasına denk gelmiş. Diğer aracın plakası yoktu, camları filmliydi” diye konuştu.
]]>
(ANKARA) – İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, 9 günlük Kurban Bayramı tatilinde meydana gelen 7 bin 216 trafik kazasında, 72 kişinin hayatını kaybettiğini, 12 bin 274 kişinin yaralandığını açıkladı. Yerlikaya, “Geçen yılki Kurban Bayramı tatiliyle kıyasladığımızda trafik kazalarında önemli düşüş var. Kazalarda hayatını kaybedenlerin sayısı azalıyor. Ama yeterli değil “dedi.
Ali Yerlikaya, 9 günlük tatil sürecinde meydana gelen kaza ve trafik denetimleriyle ilgili bakanlıkta açıklama yaptı.
Yerlikaya, şöyle konuştu:
“9 günlük Kurban Bayramı tatili süresince, meydana gelen trafik kazalarını, denetim rakamlarımızı ve bu istatistiklerin geçtiğimiz 9 günlük bayram tatilleriyle kıyaslamasını paylaşacağım. Trafik; terör, asayiş ve uyuşturucu gibi en önemli güvenlik problemlerinin başında geliyor. ‘Önlenebilir halk sağlığı sorunu’ olarak tanımlanan trafik kazalarını en aza indirmek için büyük bir çaba içindeyiz. Bildiğiniz üzere özellikle 9 günlük bayram tatillerinde, ülkemiz genelinde trafik akışı büyük ivme kazanıyor. Yollara çıkan araç sayıları artıyor ve sonuç olarak maalesef trafik kazalarında artışlar yaşanıyor. İşte bu amaçla; geçtiğimiz Ramazan Bayramı tatili öncesi, ‘Hayatla yarışılmaz’ dedik. Bu Kurban Bayramı tatili öncesi, trafik kurallarına uyalım ki, ‘Yolun sonu bayram olsun’ dedik. Özellikle siz medya mensuplarımız aracılığıyla sürücülerimizi uyardık. Ben, sosyal medya hesaplarımdan sürekli paylaşımlarda bulundum. Orada da hep vurguladığımız gibi ‘Aşırı hızdan kaçınalım’, ‘Araçlarımızda emniyet kemerimizi takmayı ihmal etmeyelim’, ‘Araç kullanırken cep telefonlarımızla aramıza mesafe koyalım’ dedik. Başka ne yaptık? Gece ve gündüz çalışan trafik ekip sayılarımızı artırdık. Denetim sayılarımızı artırdık.
“Trafik kurallarına uyarsak inanın kaza sayıları sürekli azalacak”
Bizim denetim sayılarını artırmaktaki amacımız daha fazla işlem uygulamak değil. Biz sürücülerimize işlem uyguladığımızda mutlu olmuyoruz. Ama değişmez bir gerçek var. Denetim sayıları arttıkça, kaza oranlarında büyük düşüşler yaşanıyor. Yine radar sayılarını artırdık. Özellikle virajlı ve hız yapmaya müsait yollarda. Şurası çok net. Ulaşım alt yapımız çok üst seviyelerde. Eğer trafik kurallarına uyarsak inanın kaza sayıları sürekli azalacak. Hatırlayın. Bartınlı 3 çocuk annesi tır şoförü Necla Akyol ablamız, bu bayramda, bir anne hassasiyetiyle uyarılarda bulundu. Necla Ablamızın hikayesini de, sürücülere verdiği öğütleri de sosyal medya hesaplarımızdan paylaştık. Çünkü anneler hep haklıdır. Hep bizlerin iyiliğini düşünür, iyiliği için öğüt verir.
Üzerinde önemle durduğumuz bir diğer konu da otobüslerde emniyet kemeri takılmasıydı. Polisimiz, jandarmamız; otobüslere yönelik denetimlerde yolcuları hep emniyet kemeri takma konusunda uyardı. Bunun en çarpıcı örneğini de Eskişehir’deki bir denetim sırasında yaşadık. Bugün de aramızda bulunan trafik polisimiz Nihal Uzpeder, Bursa- Antalya seferi yapan otobüste hayati uyarılarda bulundu. Yolculara mutlaka ama mutlaka emniyet kemeri takmaları gerektiğini söyledi. O otobüs maalesef Kütahya’da şarampole yuvarlandı. Şükürler olsun ki kazada sadece 5 vatandaşımız hafif şekilde yaralandı. Neden? Çünkü o otobüsteki yolcularımız Nihal polisimizin o uyarısından sonra emniyet kemerini takmışlardı. Trafik kazalarının önlenmesinde denetimlerin büyük önemi var. Bu amaçla; emniyet ve jandarma trafik ekiplerimizin özverili çalışmalarıyla denetimlerimizi vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğini sağlamak için arttırdık, artırmaya da devam edeceğiz.”
Yerlikaya, 9 günlük Kurban Bayramı trafik verilerini de şöyle paylaştı:
“21 milyon 67 bin 377 araç otoyolları kullandı.
Günlük 34 bin 210, 9 günde toplam 66 bin 92 personel görev aldı.
3 milyon 687 bin 894 araç denetlendi.
47 bin 776 otobüs denetlendi. 7 bin 485 işlem yapıldı. 215 kazada 1 can kaybı yaşandı.
7 bin 216 kaza yaşandı. 72 kişi yaşamını yitirdi ve 12 bin 274 kişi yaralandı.”
Ali Yerlikaya, sözlerini şöyle tamamladı:
“Trafik kazalarında önemli düşüş var”
“Geçen yılki Kurban Bayramı tatiliyle kıyasladığımızda trafik kazalarında önemli düşüş var. Kazalarda hayatını kaybedenlerin sayısı azalıyor. Ama yeterli değil. Çünkü biz 1 rakamını dahi çok fazla buluyoruz. El birliğiyle trafik kazalarının sayısını en aza indirebiliriz. Bunu başarabiliriz. Trafik kurallarına uydukça, trafik ekiplerimizi dinledikçe, aşırı hız yapmadıkça, emniyet kemerini ihmal etmedikçe ve diğer hassas konulara riayet ettikçe biz bunu başarabiliriz. Öncelikle bu bayram tatilinde, trafik kurallarına uyan, hayatla yarışmayan, yolun sonunu bayram yapan tüm vatandaşlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Trafik kazalarında hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum.”
]]>
Herkesin Kurban Bayramını kutlayan Başkan Kurt, konuşmasında şu cümlelere yer verdi:
“Umarım bayramınız iyi geçmiştir. Türkiye şartlarında ne kadar iyi geçiyorsa, Odunpazarı şartlarında da o kadar iyi geçtiğini biliyorum. Her şeye rağmen bayramlar, birliğin, beraberliğin, dayanışmanın etkili olduğu günler. Bu vesile ile arkadaşlarımızla hem görüşmüş oluyor hem de iyi dileklerimizi iletmiş oluyoruz. Türkiye’nin geleceği için umutlarımızı yitirmeyelim. Türkiye, iyi günlere gidecek. Bu iktidar, bu saltanat böyle devam etmeyecek. İçimizde öyle ya da böyle sebeplerle iktidarı desteklemiş ya da destekleyen arkadaşlarımız vardır, buna hiç itirazımız yok. Demokrasi ve çok partili sistem olunca herkes birini destekleyecektir. Ancak önümüzde çok somut sonuçlar var. İnsanlar açlık ile karşı karşıya. En iyi konumda olanlar devlet memurları, onların bile aldığı ücret belli. İktidar da Temmuz’da zam yapmamak için her türlü çabayı gösteriyor. Bu nedenle bizim artık kaybedecek zamanımız yok. Birlik ve beraberlik içinde önümüzü düzeltmenin yollarını bulmamız lazım. Bu da çok kolay. Tasarruf tedbirleri genelgesi yayınlandı, hedeflenen kaynak 100 milyar. Halbuki Türkiye’nin faize ödediği miktar bunun çok daha fazlası. Bu para geçit garantili yollara, köprülere, hasta garantili şehir hastanelerine ödendi. Bu kaynağı kestiğiniz zaman, beşli çetenin vergisini affetmeyip aldığınız zaman, bize de size de kaynak çıkar. Bu tercih meselesidir. Siz halktan yana mı yoksa zenginden yana mı karar vereceksiniz; biz halktan yana karar verilmesi gerektiğini savunanlardanız. Bizimle olmak isteyenler, bizimle olsun; arkamızdan gelsin ve bu iktidarı sallayalım. Artık tahammül edecek güç kalmadı. Bayram vesilesi ile bunları konuşalım. Türkiye’nin geldiği durumun sebebi bellidir, sonucu da ortadadır. Çözümü de bu iktidarın gitmesidir. Umarım önümüzdeki bayramda farklı bir iktidarla karşılaşırız. Hepinize iyi bayramlar diliyorum.”
TÜM BEL SEN Eskişehir Şube Başkanı Gerçek Bilyaz İzgü ve Belediye İş Sendikası Eskişehir Şube Başkanı Kemal Azak ise yaptıkları konuşmalarda işçi ve memurların yaşadıkları ekonomik sıkıntılara değindi. Tasarruf tedbirleri genelgesine tepki gösteren Sendika Başkanları, işçi ve memurları birlik olmaya ve birlikte mücadele etmeye çağırdı. İşçi ve emekçilere verdiği destek için Başkan Kurt’a teşekkür eden sendika başkanları, işçi ve emekçilere verdiği destek için Başkan Kurt’a teşekkür ederek herkesin bayramını kutladı. – ESKİŞEHİR
]]>Fatih Sultan Mehmet Han’ın “çeşmi cihan (dünyanın göz bebeği)” olarak nitelendirdiği ve tarihi kalesi UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan Amasra ilçesi, tarihi, kültürü, gastronomisi, doğası ve denizi ile yerli ve yabancı turistlerin büyük ilgisini görüyor. Kruvaziyer turizmi ile son 3 yılda 50 bini aşkın Rus turistin geldiği Amasra, son 8 günde ise nüfusunun 80 katı turisti ağırladı. 5 bin 60 yatak kapasitesi bulunan ilçedeki konaklama tesislerinde bayram tatili boyunca yüzde 100 oranında doluluk yaşandı. Yazlık ve diğer konutlarla birlikte ilçedeki konaklama ruhasatı bulunmayan toplam 8 bin 800 bağımsız bölümde de yüzde 100’e ulaşan doluluk yaşandı. Amasra Kaymakamlığı’na ait kayıtlara göre ilçeye 120 bin araç giriş çıkışı olurken, bu araçlardan 10 bini ise tur otobüs ve minibüsleri oldu. Bakir koyları, tarihi mekanları, doğayla bütünleşen güzelliklerinin yanı sıra balık ağırlıklı mutfak kültürüyle de tatilcilerin ilgi gösterdiği ilçe, günübirlikçilerle birlikte 8 günde toplamda 500 bini aşkın turisti ağırladı. Amasra’da son 6 ayda ağırlanan turist sayısı ise 1 milyon kişiyi aştı.
İlçede dizilerde ve çekilen birçok fotoğraf ve video karelerinde yer alan Kemere Köprüsü, kent müzesi, Bzotepe Adası ve Ağlayan Ağaç bölgesi turistlerin öncelikli olarak gezip gördüğü yerler oluyor. Roma döneminde inşa edilen ve UNESCO Geçici Miras Listesi’ndeki Amasra Kalesi’nin yarımada ile Boztepe Adası’nı birbirine bağlayan 5.89 metre genişliği ve 26.69 metre uzunluğundaki Kemere Köprüsü, Türkiye’nin deniz üzerindeki en kısa köprüsü olma unvanını da taşıyor. Amasra’nın tarihi çarşı ve sokaklarına da ilgi gösteren turistler, muhteşem doğa ile birlikte ilçe merkezindeki Tarlaağzı, Bozköy ve Çakraz bölgelerindeki plajlarda denizin ve güneşin keyfini sürebiliyor. Türkiye’nin doğusundan güneyine kadar her bölgesinden yerli turistin ilgisini gören Amasra ilçesi, denizi bulunmayan bölgelerin yanı sıra Ege, Marmara, Akdeniz ve Karadeniz bölgelerinden de gelen binlerce turiste ev sahipliği yapıyor.
Amasra Belediye Başkanı Recai Çakır, Kurban Bayramı tatili öncesinde 500 bin turist beklediklerini ve gelen turist sayısının biraz üzerine çıktığını kaydetti. İlçedeki tüm kamu görevlileri ile alınan ortak tedbirlerle yarım milyon insanı sorunsuz ağırlamanın sevincini yaşadıklarını aktaran Başkan Çakır, güzel geçen hava şartları nedeniyle de gelenleri memnun uğurladıklarını kaydetti. Bayram tatilinin son gününde de ilçedeki yoğunluğun sürdüğünü ifade eden Çakır, “Kurban Bayramı öncesinde 500 bin turist bekliyorduk, gelen turist sayısı 500 bini aştı. İlçeye giriş çıkış yapan araç sayısı 120 bin olarak kaydedildi. Yoğunluğumuz devam ediyor. Son 6 ayda ise ilçemizde ağırladığımız turist sayısı 1 milyonu aştı. Yaz döneminde de en iyi şekilde misafirlerimizi ağırlamaya devam edeceğiz” diye konuştu
Bölge sakinleri Ramazan Bayramı’nda daha fazla yoğunluk yaşandığını belirtirken, bölgeye gelen ve ilçenin güzelliklerini ilk kez görenler ise hayran kaldıklarını ifade ederek, ilk fırsatta yeniden Amasra’ya gelmek istediklerini söylediler.
2023 yılında 2 milyon 200 bin turist ağırlayan Amasra’da 2024 yılı sonuna kadar 3 milyon yerli ve yabancı turisti ağırlama hedefine ulaşması için yürütülen çalışmaların da son hızıyla devam ettiği kaydedildi. – BARTIN
]]>Bayram tebriklerinin dile getirilmesinin ardından konuşan Belgin Uygur, Gazze’de devam eden soykırımın gölgesi altında bayramı buruk bir şekilde idrak ettiklerini belirtti.
Bayramın, Gazze ve bütün mazlum coğrafyadaki insanların kurtuluşuna vesile olmasını dileyen Uygur, “Gazze’de yaklaşık 37 bin masum sivil, kadın, çocuk, katliama uğradı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde soykırımın bir an önce durması uluslararası hukukun işlemesi, insani yardımın ve Filistin’de iki devletli bir çözümün gerçekleşmesi noktasında çalışmalarımıza devam ediyoruz.” diye konuştu.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz da gönüllerin, hem Türkiye’de hem de dünyada herkesin bayramları bayram tadında yaşamasını istediğini dile getirdi.
“TÜRKİYE’NİN EKONOMİ SORUNLARINI ÇÖZMESİ GEREKİYOR”
Öncelikle ekonomik sorunlar nedeniyle vatandaşların büyük çoğunluğunun bayramı bayram tadında yaşayamadığına dikkati çeken Yavuzyılmaz, şunları söyledi:
“Maalesef vatandaşlarımızın büyük çoğunluğu, ‘hani eski bayramlar vardı ya’ diye başlayan cümleleri kurmak durumunda kalıyorlar. Dedeler, nineler, ellerini öpmeye gelen küçük çocuklara bir harçlık verebilmek istiyorlar. Ülkemizin içinde bulunduğu derin ekonomik kriz nedeniyle şu anda küçük bir azınlık tatil beldelerine ulaşabiliyor, AVM’leri doldurabiliyor ama büyük çoğunluk maalesef asgari ücretinin düşük seviyesi ve en düşük emekli aylığının geçinebilme sınırının çok altında olması nedeniyle büyük bir sıkıntı içindeler. Bayramları daha güzel yaşayabilmek, çocukların yüzünde tebessüm olması içim mutlaka Türkiye’nin ekonomik sorunlarını çözmesi gerekiyor.”
ÖZGÜR ÖZEL’İN MEKTUPLARI KARŞILIK BULMAYA BAŞLADI
Yavuzyılmaz, Gazze konusunda CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in dünya liderlerine yaptığı çağrı ve onlara gönderdiği mektupların olduğunu anımsattı.
Liderlere gönderilen mektupların karşılık bulmaya başladığını ifade eden Yavuzyılmaz, Filistin’i tanıyan ülke sayısının daha da artmasıyla yaşanan sorunun ortadan kalkacağına inandığını vurguladı.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Uygur da yaşanan Kovid-19 süreci, Ukrayna- Rusya Savaşı ve büyük yıkıma neden olan 6 Şubat depremleri nedeniyle vatandaşların fiyat artışlarından etkilendiğini kaydetti.
“ASGARİ ÜCRETİN MUTLAKA İYİLEŞTİRİLMESİ GEREKİYOR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın her zaman “vatandaşımıza enflasyona ezdirmeyeceğiz” dediğini anlatan Uygur, şu ifadeleri kullandı:
“Vatandaşımızın şartlarının gelişmesi noktasında devlet bütün imkanlarını kullandı, bundan sonra da kullanmaya devam edecek. Ekonomik anlamda olumlu veriler gelmeye başladı. Uyguladığımız ekonomik politikanın vatandaşımıza yansıyan olumlu etkilerini görmeye başladık. Bizim kadrolarımız buna muktedir, irademiz de kabiliyetimiz de var. Vatandaşımızın refah seviyesini yükseltmek, hayat pahalılığından en az düzeyde etkilenmelerini sağlamak için bütün gayretimizle mücadelemize devam edeceğiz.”
CHP Genel Başkan Yardımcısı Yavuzyılmaz ise “Önümüzdeki süreçte asgari ücrette iyileştirme yapılması konusunda vatandaşımızın büyük bir beklentisi var. Asgari ücretin mutlaka iyileştirilmesi gerekiyor. İyileştirilmediği takdirde biz de vatandaşımızın sesine ses olmak için sahada olacağız. Umarım bu bayramda böyle bir müjdeyi AK Parti olarak sizler tüm asgari ücretlilere verirsiniz.” dedi.
Uygur’un bu sözlere yanıtı “Milletimizden aldığımız emaneti en iyi şekilde taşımaya devam edeceğiz” oldu. Yavuzyılmaz ise Uygur’a “İşte hep almak değil biraz da vermek lazım” ifadeleriyle karşılık verdi.
]]>İşgal altındaki Doğu Kudüs’ün uzak mahalleleri ile Filistin kentlerinden Mescid-i Aksa’ya gelmek isteyen Filistinliler, Harem-i Şerif’in içinde bulunduğu Eski Şehir bölgesine çıkan yollarda araçlarıyla uzun kuyruklar oluşturdu. Bayram namazı öncesi Mescid-i Aksa’nın kapılarında bulunan İsrail polisleri, Filistinlilere kimlik kontrolü yaptı, bazılarının girişine izin vermedi.
İSRAİL POLİSİ BİRÇOK GENCİ DARBETTİ
Harem-i Şerif’in Silsile Kapısı’nda ise İsrail polisi ile Filistinli gençler arasında arbede yaşandı. Burada Filistinlilere müdahale eden İsrail polisi, birçok Filistinli genci darbetti. Mescid-i Aksa’nın Kral Faysal kapısında da İsrail polisi çok sayıda Filistinlinin girişine izin vermedi.

GAZZE ŞERİDİ’NDEKİ SOYKIRIMA DİKKAT ÇEKİLDİ
Kur’an-ı Kerim tilaveti ve teşrik tekbirleriyle bayram namazına kadar Mescid-i Aksa’da bekleyen on binlerce Müslüman, namazdan sonra okunan bayram hutbesini dinledi. Mescid-i Aksa İmam Hatibi Şeyh Yusuf Ebu Suneyne tarafından okunan bayram hutbesinde, İsrail’in Gazze Şeridi’nde yürüttüğü soykırım savaşına dikkat çekildi. Şeyh Ebu Suneyne, İslam dünyasının Gazze Şeridi’ni ve Filistin halkını yalnız bıraktığına vurgu yaparak, bunun büyük bir utanç olduğunu ifade etti. İsrail hapishanelerindeki Filistinli tutuklulara da işaret eden Şeyh Ebu Suneyne, Filistin halkının mücadelesini süreceğini ve işgalin son bulacağını kaydetti.
40 BİN KİŞİ BAYRAM NAMAZI KILABİLDİ
Kudüs İslami Vakıflar İdaresi Basın Sözcüsü Firas Dibs, yaptığı yazılı açıklamada, Harem-i Şerif’te sadece 40 bin Müslüman’ın bayram namazı kılabildiğini belirtti. Dibs, İsrail polisinin baskısı nedeniyle bu sayının benzeri görülmemiş bir şekilde düştüğüne dikkati çekerek, İsrail polislerinin Harem-i Şerif’in kapılarında kadın, çocuk ve yaşlıları darp ettiğini kaydetti.

KUDÜS İSLAMİ VAKIFLAR İDARESİ’NİN EGEMENLİĞİ İHLAL EDİLİYOR
Ürdün, 1994’te İsrail ile imzaladığı Vadi Araba Anlaşması uyarınca Kudüs’teki dini işlerden sorumlu ülke olarak kabul ediliyor. 2013’te Ürdün Kralı 2. Abdullah ile Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas arasında imzalanan anlaşmaya göre, Kudüs ve oradaki kutsal mekanların savunulması ve vesayet hakkı da Ürdün’e verildi. Anlaşmaya göre Mescid-i Aksa, Ürdün Vakıflar, İslami İşler ve Mukaddesat Bakanlığına bağlı Kudüs İslami Vakıflar İdaresinin himayesinde bulunuyor.
Daha önce Kudüs İslami Vakıflar İdaresinin izni dahilinde Mescid-i Aksa’yı ziyaret eden Yahudiler, 2003’ten bu yana Vakıflar İdaresinin egemenliğini ihlal eden İsrail’in tek taraflı kararı çerçevesinde polis eşliğinde Müslümanların kutsal mabedine giriyor. İsrail makamlarının bu tek taraflı kararını tanımayan Kudüs İslami Vakıflar İdaresi, Müslümanların egemenliğini ihlal edici bu tür girişleri baskın olarak tanımlıyor.
Tel Aviv yönetimi, Mescid-i Aksa’da “sadece Müslümanların ibadet edebildiği diğer dinlerin mensuplarınınsa sadece ziyaret edebileceği” tarihi statükonun korunduğunu savunuyor. Ancak fanatik Yahudilerin, İsrail polisi korumasında Harem-i Şerif’e düzenledikleri baskınlarda dua etmeleri ve dini ritüelleri yerine getirmeleri sıkça kameralara yansıyor.
]]>“BUNDAN SONRA DAHA GÜZEL GÜNLERDE BİRLİKTE OLACAĞIZ”
Özel’in açıklamalarından satır başları şu şekilde; “Kurban Bayramımız mübarek olsun. Kurban Bayramı’nda memleketimizdeyiz. Baba evindeyiz, ana kucağındayız. Çok değerli Manisa Büyükşehir Belediye Başkanımızla birlikte Hatuniye Camii’nde bayram namazımızı kıldık. Bir kez daha başta bütün hemşehrilerimiz olmak üzere bütün vatandaşlarımızın Kurban Bayramı’nı kutluyorum. Başta Filistin olmak üzere dünyanın neresinde kan varsa, gözyaşı varsa durmasını diliyoruz. Dünyadaki bütün ülkelerin Filistin devletini tanımasını ve İsrail’in yaptığı bu insanlık suçuna karşı, katliama karşı, soykırıma karşı artık en sert tedbirlerin artık alınmasını diliyoruz. Ülkemizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi yurtta barış istiyoruz, dünyada barış istiyoruz. Bundan sonra bu güzel bayram gününden sonra artık ne ülkemizde, ne dünyanın herhangi bir yerinde çocukların, annelerin gözyaşı olmasın, savaşlar olmasın. Bundan sonra herkes barış içinde yaşasın temennisini taşıyoruz. Bugün Sayın Belediye Başkanımızla birlikte birazdan şehitliklerimizi ziyaret edeceğiz. Ailelerimizin kabristanlarını ziyaret edeceğiz. Vatandaşlarımızla bayramlaşacağız. Aile ziyaretleri yapacağız ve ailelerimizle geçireceğimiz birkaç huzurlu günü de bu yoğun trafiğin içinde kendimize kâr sayacağız. Bir kez daha burada sizlerle birlikte olduğumuz için, memleketimizde olduğumuz için hepinize teşekkür ediyoruz. Sizleri görmek güzel. Manisa’mızda olmak güzel. Ümit ediyorum bundan sonra daha güzel günlerde hep birlikte olacağız.”
“BAHÇELİ’NİN PARTİSİNDEKİ BELLİ ODAKLAR RAHATSIZ OLDULAR”
Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İspanya ve İtalya temasları sonrası uçakta yaptığı CHP’ye iadeiziyareti üzerinden yaptığı açıklamalarına ilişkin şunları söyledi: “Sağ olsun sayın Cumhurbaşkanı’na biz ziyarette bulunmuştuk. 22 yıllık iktidarları boyunca siyasi partiler arasında bir istisnai kanlı darbe girişiminden hemen sonra olan ziyaret hariç bu tip ziyaretler yapılmıyordu. Ben Cumhuriyet Halk Partisi’nin genel başkanı seçildiğimde artık bu kin ve nefret siyasetini, gerilim siyasetini bitirmemiz gerektiğini herkesin kendi işini yapmasını ama herkesin birbirinin seçmenine saygısından dolayı da siyasi partilerin birbirleriyle nezaket ilişkilerini hiç olmazsa korumasını gerektiğini söylemiştim. 31 Mart tarihinde birinci parti çıktık. İlk iş olarak Ramazan Bayramı’nda bütün siyasi parti liderlerini aradım. Ben genel başkan seçildiğimde sayın Cumhurbaşkanı teşekkür telefonu açmamıştı ama o zaman o birinci partiyiydi şimdi biz birinci partiyiz. Bize düşer dedik ve bütün siyasi partileri kendisinden başlayarak aradık, bayramlaştık. Daha sonra da randevulaştık. Ben kendilerinin genel merkezlerinde ziyaret ettim. Gayet nezaket içinde elbette hepimiz her konuda aynı düşünmeyeceğiz. Ama müzakere ettik, görüş alışverişinde bulunduk. Kendisi de bu ziyaretten sonra iadeiziyarette bulunacağımı söyledi. Arada geçen 5 haftalık sürece Türkiye’de insanlar ‘normalleşme’ dediler. Siyasette ‘yumşama var’ dediler ve bundan herkes memnun oldu. Bundan sayın Bahçeli de memnun olmuştu ama Bahçeli’nin partisindeki belli odaklar bundan rahatsız oldular. Olur olmaz hakaretlerde bulundular, tehditlerde bulundular, halen bulunuyorlar. O gerilim ortamından sayın Bahçeli’nin bazı değerlendirmeleri oldu. Ben bir kez daha ifade etmek isterim ki ben kimse istiyor diye kavga edecek, gerilim yaratacak değilim. Benim işim gerilim yaratmak değil. Şu anda mağdur olan, mazlum olan, yoksul olan, işsiz olan, aç olan, ürünü para etmeyen insanların derdine deva olabilmek için onların sorunlarını dile getirmek.
“HERHALDE BUNU YİNE KENDİ İTTİFAK ORTAĞINA SÖYLÜYOR”
Bu ziyaretten sonra yapılan değerlendirmelerin tamamını saygıyla ve memnuniyetle karşılıyorum. Sayın Cumhurbaşkanı dün uçakta demiş ki ‘herhalde iadeiziyaretimizi hazmedemeyenler’ oldu. Biz o sözü hiç üzerimize almıyoruz. Çünkü bu işi başlatan biziz. Herkesin gözü önünde oldu, herhalde bunu yine kendi ittifak ortağına söylüyor. Burada sorun şu ki Cumhur İttifakı’nın ortakları bizim üzerimizden iletişim kuruyorlar. Ramazan ve Kurban bayramlarında yaptığımız gibi lütfen birebir doğrudan iletişim kursunlar. Birbirlerine iyi söz de söyleyeceklerse, birbirlerine söylesinler. Kötü söz söyleyeceklerse de birbirine söylesinler. Biri benim üzerimden öbürüne mesaj yolluyor. Efendim siz ittifak ortağı olun. Biz yokuz. İhtiyaç olursa buradayız diyor. Öbürü de dönüyor. Bu ziyareti hazmedemeyenler var diyor. Bizim üzerimizden konuşmasınlar, birbirleriyle konuşsunlar. Zaten bugüne kadar çok iyi anlaşıyorlardı. Bundan sonra da iyi anlaşmaya devam ederler. Buradaki sorun şu ki onların birlikteliği maalesef memlekete işsizlik getirdi. Yoksulluk getirdi. Bugün memlekete maliyetinin altında buğday fiyatı veren, maliyetinin altında çay fiyatı veren endişe ederiz ki maliyetinin altında fındık fiyatı artışı uygulayacak olan endişe ederiz ki maliyetinin altında kuru üzüm fiyatı açıklayacak olan bir birliktelikleri var. Sorun burada. Yoksa onlar iyi geçinsinler, birlikte olsunlar. Onların birlikteliğine laf eden yok. Ama bu birliktelik açlık, yoksulluk, sefalet ve işsizlik üretiyorsa sorun burada. Ben bu sorunları çözmeniz derdindeyim. Bir kez daha hangi siyasi görüşten olursa olsun, tüm siyasi partilerin hem liderlerine, hem mensuplarına, üyelerine hem de oy verenlerine hayırlı bayramlar diliyorum. Bayram günü, kavga günü değildir. Bayram günü küslerin barıştığı, kavgaların bittiği günlerdir. Ümit ediyorum herkes bayramın ruhuna uygun bir bayram geçirir. Bayramdan sonra da güzel işleri hep birlikte yaparız.”
“SİZE BU YETKİ ASGARİ ÜCRETLİYİ EZMEK İÇİN VERİLMEDİ”
CHP Genel Başkanı Özel, Cumhurbaşkanı Erdoğan’la görüşmesinde asgari ücret ve emekli maaşına zam konusu konuşulup konuşulmadığının sorulması üzerine ise şunları kaydetti; “Konuşuldu ama bu konuda umutlu olabileceğimiz bir işaret almadığımı ifade etmeliyim. Emekliye zaten geçen sene enflasyon TÜİK’e göre bile yüzde 80’ken yüzde 33 zam verildi. Yani emekliyi yüzde 50 yoksullaştırıldı. Şimdi de yeniden enflasyonun altında bir zam yapılacağı ve hatta asgari ücrete hiç zam yapılamayacağı izlenimini aldım ben. Bunu kabul etmemiz mümkün değil. Eğer böyle olursa susamayız. Normalleşme bu değil. Normalleşme yıllardır tartışan siyasetçilerin birbirine laf söylememesi değil, yıllardır hakkını alamayanların hakkını alması sonucunu doğurmalıdır. Normalleşme olacaksa bu emekliden ve emekçiden başlamalıdır. Çiftçiden ve esnaftan başlamalıdır. Onların yüzü gülmeden bizim yüzümüz gülmez. Eğer asgari ücrete zam yapmazlarsa bu konuda her platformda mücadele ederiz. En son sokaklara dökülürüz, meydanları doldururuz. En sert tepkiyi gösteririz. Ben bir emek şehrinde yaşıyorum. Benim evim Manisa’da. Benim başka bir yerde evim yok. Bu şehirde on binlerce, yüz binlerce asgari ücretli var. Bu asgari ücrete zam yapılmalıdır. Asgari ücrete zam yapmayan asla ve asla bu memlekette ‘hükümet ediyorum, iktidarım’ demesin. Size bu yetki asgari ücretliyi ezmek için emekliyi aç bırakmak için verilmedi.”
]]>Erdoğan’ın bayram mesajı şu şekilde;
“Özellikle Gazze’de soykırımcı İsrail’in mezalimi altında bayramı idrak eden kardeşlerimin Kurban Bayramı’nı yürekten tebrik ediyor; acı çeken, zulme ve her gün katliama uğrayan kardeşlerimizin de bir an önce huzura, güven ve istikrar ortamına kavuşmasını diliyorum.
“SİYASETTE OLUŞAN YUMUŞAMA İKLİMİ…”
Bayramlar, yetimlerin, öksüzlerin, garip gurebanın hatırlandığı, akrabalık ve komşuluk münasebetlerinin sıklaştığı, millet olarak birbirimize daha sıkı kenetlendiğimiz özel günlerdir. Koronavirüs salgını sebebiyle maalesef komşuluk, akrabalık, dostluk ilişkilerimizde araya mesafeler girdi. Bayramlar vasıtasıyla bu mesafeleri kapatıyor, sılayırahimi daha çok hatırlıyoruz. Atalarımız, ‘gözden ırak olan gönülden de ırak olur’ demişlerdir. Millet olarak her zamankinden daha fazla gönül birliğine, kalp birliğine, dayanışmaya ihtiyacımız olan günlerden geçiyoruz. Siyasette oluşan yumuşama ikliminin, milletimizin tekrar kucaklaşmasına katkı sağladığını memnuniyetle müşahede ediyoruz. İnşallah hep birlikte gönül gönüle vererek bu bayramı tam anlamıyla bir kardeşlik şölenine dönüştüreceğimize inanıyorum.
“ENFLASYON CANAVARINDAN KURTULMA SÜRECİNE GİRDİK”
Dünyada yüksek seyreden enflasyon halen endişe kaynağı olmaya devam ediyor. Aşımıza, işimize, ekmeğimize ortak olan enflasyon canavarından kurtulma sürecine girdik. Ekonomi programımız üretim, istihdam ve ihracat tarafında meyvelerini veriyor. Enflasyonda yılın ikinci yarısından itibaren inşallah güzel neticeler alacağız. Biz çiftçisinden memuruna, beyaz yakalısından işçisine kadar bu milletin refahını yükselten, gelişmiş ülkeler seviyesine getiren bir iktidarız. Salgın, savaşlar, küresel krizler gibi sebeplerle tekrar nükseden enflasyon sorununu geçmişte olduğu gibi tek haneli rakamlara mutlaka indireceğiz. Terörle mücadele konusunda elde ettiğimiz tarihi kazanımlarımızdan taviz vermemiz asla söz konusu değildir. 40 yıldır milletimizin kanını ve kaynaklarını sülük gibi emen bölücü terör belasına son verinceye kadar operasyonlarımızı devam ettireceğiz.”
“İSRAİL’LE OLAN TÜM TİCARİ İŞLEMLERİ DURDURDUK”
Gazze’ye gönderdiğimiz insani yardımların miktarı 55 bin tonu aştı. İsrail’le olan tüm ticari işlemleri durdurduk. Uluslararası Adalet Divanı’ndaki soykırım davasına müdahil olma kararı aldık. Filistin devletinin tanınması için en yoğun çaba harcayan ülkelerdeniz. Siyonist şebekenin tüm baskısına rağmen her platformda hakkı, adaleti ve barışı savunuyor, doğruları cesaretle haykırmaktan çekinmiyoruz. Çocuk katili İsrail’in ve destekçilerinin tüm barbarlıklarına rağmen zafer inşallah Filistin halkının olacaktır. Bu zorlu mücadelelerde en büyük kuvvet ve ilham kaynağımız milletimizin duası, desteği, birliği, beraberliği ve kendi arasındaki kardeşlik ruhudur.
Millet olarak birbirimize ne kadar sıkı sarılırsak sorunların üstesinden o derece kolay gelir, mücadelemizi o derece başarılı veririz. Bayramlar vasıtasıyla yeniden tazelediğimiz kardeşliğimiz, yardımlaşma ve dayanışma şuurumuz, bu bakımdan ayrıca önemlidir. Bu bayramda yine büyüklerimizin ellerinden, küçüklerimizin gözlerinden öpecek, eşimizin, dostumuzun, komşumuzun kapısını çalacak, dargınsak barışacak, inşallah ezeli ve ebedi kardeşliğimizi daha da perçinleyeceğiz. Bu düşüncelerle mübarek topraklarda hac farizasını yerine getiren kardeşlerimin Allah ibadetlerini kabul etsin, Kabe’de, Arafat’ta, Müzdelife’de yaptıkları duaları katında makbul eylesin diyorum.
SÜRÜCÜLERE UYARI
Her bayramda olduğu gibi yola çıkacak sürücülerimize trafik kurallarına uymalarını, yola asla yorgun çıkmamalarını, bilhassa varacakları yere yaklaştıkça dikkatlerini daha da artırmalarını tekrar tavsiye ediyorum. Kurban Bayramı’nın kalplerimize huzur, ülkemize esenlik, Filistin ve Sudan başta olmak üzere gönül coğrafyamıza barış getirmesini diliyorum. Bayramınız mübarek olsun. Kalın sağlıcakla.”
]]>Uğur ŞAHİN/ İSTANBUL, İSTANBUL Valisi Davut Gül, 9 günlük Kurban Bayramı öncesinde, Bayrampaşa’daki 15 Temmuz Demokrasi Otogarı’nda trafik denetimine katıldı. İstanbul’da alınan bayram tedbirleriyle ilgili açıklamalarda bulunan Gül “Kurban Bayramının huzur ve güven içerisinde geçmesi için İçişleri Bakanlığımızın koordinesinde bir dizi tedbirler aldık. Hiç şüphesiz her bayramda olduğu gibi en önemli önceliğimiz trafik kazalarının olabildiğince azaltılması hatta mümkünse hiç olmaması. Hiçbir vatandaşımızın tırnağına zarar gelmesini istemiyoruz. Bunun için de kurallara uyulması, yollara yorgun çıkılmaması, trafik tedbirlerine uyulması kazaları ortadan kaldıracaktır” dedi
İstanbul Valisi Davut Gül, Kurban Bayramı öncesinde 15 Temmuz Demokrasi Otogarı’nda uygulama noktasında trafik denetimine katıldı; vatandaşlarla bayramlaştı. Vali Davut Gül’e İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Yusuf Kenan Topcu, Sahil Güvenlik Komutanı Tuğamiral Tayfun Paşaoğlu ve İl Emniyet Müdürü Zafer Aktaş eşlik etti.İstanbul’da 9 günlük bayram tatili süresi boyunca, İl Emniyet Müdürlüğüne bağlı 284 bin 328 personel, İl Jandarma Komutanlığına bağlı 10 bin 826 personel ve Sahil Güvenlik Komutanlığına bağlı 370 personel görev yapacak.
“ÖNCELİĞİMİZ CAN VE MAL KAYIPLARININ ORTADAN KALDIRILMASI”
İstanbul Valisi Davut Gül İstanbul genelinde Kurban Bayramı boyunca alınan tedbirlerle ilgilli konuştu. Gül, “15 Temmuz Demokrasi Otogarındayız. Kurban Bayramı arefesinde gerek bayramın 9 güne çıkması, gerekse de okulların yarın tatil olmasıyla birlikte çok sayıda vatandaşımız ülkemizin değişik yerlerine yolculuk yapıyorlar. Emniyetimizi Jandarmamız Sahil Güvenliğimiz, Kurban Bayramının huzur ve güven içerisinde geçmesi için İçişleri Bakanlığımızın koordinesinde bir dizi tedbirler aldık. Hiç şüphesiz her bayramda olduğu gibi en önemli önceliğimiz trafik kazalarının olabildiğince azaltılması hatta mümkünse hiç olmaması ve can ve mal kayıplarının ortadan kaldırılması. Hiçbir vatandaşımızın tırnağına zarar gelmesini istemiyoruz. Bunun için de kurallara uyulması, yollara yorgun çıkılmaması, trafik tedbirlerine uyulması kazaları ortadan kaldıracaktır. Hem İstanbul içerisinde hem de çıkışlarında başta birebir trafik tedbirleri olmak üzere, Elektronik Denetleme Sistemleri ve radarlarımız bayram süresince açık olmaya devam edecek ve bu denetimleri yapacak. Emniyet Müdürlüğümüzün Jandarma Komuıtanlığımızın bütün personelleri bayram süresince asayiş trafik gibi konularda görevinin başında olacaklar. İnşallah vatandaşlarımızın da bizlere yardımıyla bayramı huzur içerisinde geçireceğiz” ifadelerini kullandı.
“SADECE BELİRTİLEN YERLERDE KURBAN KESİLECEK”
Belediyelerin belirttiği yerler dışında yapılan kurban kesimleriyle ilgili de konuşan Vali Gül, “Trafiğin dışında Kurban Bayramında görmek istemediğimiz görüntüler var. Parklarda, bahçelerde, sokaklarda kurbanların kesilmesi. Belediyelerimiz kurban kesim ve kurban satış yerlerini ilan etti. Tarım Müdürlüğümüz bunların denetimini yaptı yapıyor. Sadece belirtilen yerlerde kurbanlar kesilecek. Bunun dışında düzensiz kesilen kurban yerlerinde zabıta, Polis, Jandarma ve Tarım Müdürlüğü’nün personelleri gerekli işlemleri yapacaklar. Vatandaşlarımızdan ricamız kurbanların usulüne uygun kesilmesi, atıklarının usulüne uygun bertaraf edilmesi ve kurban ibadetini yaparken çevreye insanlara herhangi zarar verilmemesi” ifadelerini kullandı.
“YASAK YERLERDE DENİZE GİRİLMESİN”
Vali Gül yaz aylarında sık sık yaşanan boğulma olaylarına da değinerek “Yine tatillerde en çok karşılaştığımız özellikle çocukların kadınların plajların dışında kontrolsüz yerlerde denize girmeleri. Bu da boğulmalara sebebiyet veriyor. Can kurtaranların olmadığı, denize girmenin yasak olduğu yerlerde lütfen denize girilmesin. Çocuklarla ilgili göletler başta olmak üzere su birikintilerinde boğulma olmaması için belediyelerimizin ilgili kuruluşlarımızın gerekli tedbirleri almalarını söyledik, ilettik, bu anlamda vatandaşlarımız da çocuklarına sahip çıkarlarsa, çocuklarını kontrol altında tutarlarsa, kimsenin canı yanmamış olur. ” dedi. Konuşmasında gürültü kirliliği ve orman yangını riskine de değinen Gül, ” Boğaz başta olmak üzere gürültü kirliliğiyle ilgili gerek emniyetimiz gerek Sahil Güvenliğimiz kontrollerini yapmaya devam edecek. Mangal yapma alışkanlığımız var, ormanlara girişlerle ilgili gerekli düzenlemeleri yaptık. Kontrolün olmadığı yerlerde ormanlara girişi sonbahara kadar yasakladık. Bu açıdan ormanlarda piknik yapılması, ateş yakılması mangal yapılması bu sürede düzenli piknik alanları hariç diğer yerlerde zaten yasak bunu tekrardan uyarmış olayım” şeklinde konuştu.
GAZETECİLER VE VATANDAŞLARLA BAYRAMLAŞTI
Konuşmasının ardından İstanbul Valisi Davut Gül gazetecilerle bayramlaştı.15 Temmuz Demokrasi Otogarı’nda otobüs denetimine de katılan Gül, yolcularla bayramlaştı. “İyi bayramlar” “Yolunuz açık olsun” temennilerinde bulunan Gül, yolculara çikolata ikram edip bir süre sohbet de etti.
]]>
“HER GEÇEN GÜN DAHA ÇOK YOKSULLAŞIYORUZ”
Özel, Ege Belediyeler Birliği ziyaretinde ekonomiye dair önemli açıklamalarda bulunarak hükümeti şu sözlerle eleştirdi: “Türkiye demokratik istekle, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uysa, hukuki öngörülebilirlik olsa, Türkiye’ye, dünyanın kalıcı yatırımlar gelecekken, bugün sıcak para geliyor, faizden voleyi vuruyor. Ama biz her geçen gün daha çok yoksullaşıyoruz. Burada İzmir’den bir kuvvetli itirazı bir kez daha yükseltiyoruz. Haziran ayının sonunda asgari ücrete zam yapmamayı düşünenler bunu bir kez daha düşünsünler. Buna çok net ve sert bir tepki vereceğiz. Kimse asgari ücreti güncellememeyi düşünmesin.
“ASGARİ ÜCRETE ENFLASYON ORANINDA ZAM BEKLİYORUZ”
Asgari ücreti enflasyon artışına göre güncellerken asgari ücret artışından sıkıntıya düşecek küçük esnaf, bazı KOBİ’er ve bazı ihracatçıların da desteklenmesi için özel tedbirlerin alınması gerekiyor. Ama yarattığınız krizin yükünü emekçilere, emeklilere ve esnafa yükleyemezsiniz. Buğday taban fiyatının 15 lira, çay taban fiyatının 25 lira olarak güncellenmesini ve bu kararların bir an önce açıklanmasını bekliyoruz. Emekliye asgari ücret düzeyinde en düşük maaş, asgari ücrete de enflasyon oranında zam bekliyoruz. Bunları yapmayanlar, bu milleti geçinemez hale getirdiler. Geçinemeyenlerin sesini duyuyoruz. Duyurmaya kararlıyız.”
“MEMLEKETE ULAŞMAYI İMKANSIZLAŞTIRAN DURUMLA KARŞI KARŞIYAYIZ”
Emeklilere verilen bayram ikramiyesinin yetersiz olduğunu da belirten Özel, şöyle devam etti:
“Ülkenin gündeminde bir bayram var. İzmir ile İstanbul arasında geçen bayramdan bu yana otobüs taşımacılığının bilet fiyatlarının iki kat arttığını üzülerek takip ediyoruz. insanların artık ailelerinin yanına kavuşmasını, öğrencilerin bayram tatiline gitmesini, insanların memleketlerine ulaşmasını imkansızlaştıran bir durumla karşı karşıyayız. Türkiye’nin bu sorunlarını çözmek bir yana çözemeyen ve hep aynı kesimlere yüklenen bir iktidarla karşı karşıyayız. Aslında çözüm çok basit.
“2018’DE 24 KİLO KIYMA ALINAN EMEKLİ İKRAMİYESİYLE BUGÜN 5.5 KİLO ALINIYOR”
Geçmiş dönemde Kur Korumalı Mevduat ile en çok kim kazandıysa, geçmiş dönemde Hazine’den aktarılan 1,2 trilyonu kim cebe indirdiyse ya da kredi garanti fonundan alınan uygun kredileri kimler gayrimenkule, lüks araçlara, yatlara çevirdiyse biraz onlardan almaktansa bu Kur Korumalı Mevduatı ödeyenlere yüklenmek, işçiden almak, işçiye-emekliye zam vermemek, çiftçiye zam verememek. Geçen sene 8,5 lira verilen buğdaya bu sene 9,5 lira verilmesi. Enflasyon yüzde 80 iken, girdi maliyeti enflasyonu yüzde 120’yken yüzde 12 zam vermek hakkaniyetli değildir. Sonra bu insanlar ‘geçinemiyoruz’ diye bağırınca onların sesini duymamak değildir.
ERDOĞAN’LA YAPACAĞI GÖRÜŞMEYİ HATIRLATTI: KRİZİN KAZANANLARINDAN TALEP EDİLMELİ
Yaklaşan bayramda 3 bin lira emekli ikramiyesi veriyorlar. 2018’de emekli ikramiyesi verildiğinde 24 kilo kıyma alırken bugün 5,5 kilo kıyma alıyor. O gün verilen emekli ikramiyesi ile koç alıyorken bugün emekli ikramiyesi bir koçun 5’te 1 ‘ini bile alamıyorken, 2022 yılında en düşük emekli maaşı iki koç alırken bugün cılız bir koç bile alamıyorken artık bu emeklilerin sesinin duyulması gerekiyor. Önümüzdeki günlerde Sayın Erdoğan’la yapacağımız görüşmede de bu büyük ekonomik krizden çıkmanın yolunun krizin mağdurlarına daha fazla yüklenmek değil, geçmiş krizin kazananlarından bir şeyler talep ettiğini görmek gerekiyor.”
]]>Toroslar Belediyesinin Haziran Ayı Olağan Meclis Toplantısı, Belediye Başkanı Abdurrahman Yıldız’ın başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıda gündem maddeleri görüşülerek karara bağlandı. Yunus Emre Kültür Merkezi’nde yapılan toplantıda, yeni dönemde görev alan belediye başkan yardımcıları ile birim müdürleri de belediye meclis üyelerine tanıtıldı.
Üretici ve köylü pazarı resmi statüye kavuşacak
Toplantıda gündeme alınan önerge ile Hüseyin Okan Merzeci Mahallesi Karaisalı Caddesi’ndeki Kapalı Semt Pazarı’nın resmi üretici ve köylü pazarı statüsüne kavuşması ve üreticilere tahsis edilmesi için ilk adım atıldı. Her hafta perşembe günü kurulan ancak resmi statüde olmayan üretici ve köylü pazarının, yapılacak düzenleme ile resmi statüye kavuşması için Plan ve Bütçe, Tarım ve Hayvancılık, Yurt Dışı İlişkiler ile Kadın ve Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonları’na havalesi oy birliğiyle kabul edildi.
Başkan Yıldız, üreticilerin ürettikleri ürünleri taze ve ilk elden vatandaşlara ulaştırmaları açısından üretici ve köylü pazarının önemli olduğunu söyledi. Kentteki üreticilerin Toroslar dışındaki ilçelerde haftanın belirli günlerinde ürettikleri ürünleri satmaları için pazarlar oluşturduklarını ifade eden Yıldız, “İlçemizde de fiilen perşembe günleri Hüseyin Okan Merzeci Mahallesi’nde bulunan Kapalı Semt Pazarı’nda kuruluyor. Geçen hafta üretici ve köylü pazarımızı ziyaretim sırasında pazar esnafımızla bir araya geldim. Onlar, öncelikle bu pazarda kendilerine resmi olarak yer verilmesinin gerekliliğini ilettiler. Buradaki arkadaşlarımızın tamamı şehrimizin muhtelif ilçelerinden gelen üretici arkadaşlarımız. Sadece kendi ürettikleri ürünleri satıyorlar ve halden ürün getirilmesine izin vermiyorlar. Biz de derneğimizle temasta bulunduk. Bu konuyu gündemimize alarak komisyonlara havale etmek istedik” dedi.
“Toroslar’da 29 kurban kesim yeri oluşturuyoruz”
Konuşmasında vatandaşların yaklaşan Kurban Bayramı’nı da kutlayan Yıldız, vatandaşların bayramı huzur içerisinde geçirebilmeleri için gerekli önlem ve tedbirleri aldıklarını kaydetti. Belediye ekiplerinin bayram süresince vatandaşlardan gelecek talep ve istekler doğrultusunda teyakkuz halinde olacağını ifade eden Yıldız, çevre ve toplum sağlığını olumsuz etkileyecek durumlarla karşılaşılmaması açısından kurban kesim noktalarının dışında kurban kesilmemesini istedi. Kurban kesim ve satış yeri noktasında gerekli tedbirleri aldıklarını dile getiren Yıldız, şöyle konuştu:
“Toroslar’da 26 sabit, 3 mobil olmak üzere 29 kurban kesim yeri oluşturuyoruz. Aynı zamanda Korukent Mahallemizde 2. El Oto Galericiler Sitesi’nin alt tarafında bulunan alanı da kurban satış alanı olarak hazırladık. İlçe merkezinde ve kırsal mahallelerimizde kurban kesim yerlerimiz var. Kurbandan arta kalan atıkların kentin yaşamını zora sokmaması, sinek ve koku gibi benzeri konularda sıkıntı ve rahatsızlık yaşanmaması için bu noktaların dışında kurbanlarımızı kesmeyelim. Yeni konteynerler satın aldık. Bunları da bayramdan önce bu noktalara yerleştireceğiz. Kurban satış yerimizde ve kesim alanlarımızda zabıta ekiplerimiz ve ilgili belediye görevlilerimiz bayram süresince görev yapacaklar. Herhangi bir eksiklik ve aksaklık olduğunda kendilerine müracaat edebilirsiniz.” – MERSİN
]]>19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nın 105’inci yıl dönümü kapsamındaki etkinlikler, Çanakkale’de dün sabah saatlerinde Cumhuriyet Meydanı’ndaki törenlerle başladı.
Törene Vali İlhami Aktaş, CHP Çanakkale Milletvekili İsmet Güneşhan, İYİ Parti Çanakkale Milletvekili Rıdvan Uz, Çanakkale Belediye Başkanı Muharrem Erkek, İl Emniyet Müdürü Selim Arıcı, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Sadi Akman ile kurum ve siyasi parti temsilcileri, gaziler, öğrenciler ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Atatürk Anıtı’na çelenk sunulurken, günün anlam ve önemine ilişkin konuşmalar da gerçekleştirildi. Bayram günü Barış Kordonu’nda tüm gün plaj voleybolu, minyatür futbol, masa tenisi, step, aerobik, zumba, cimnastik, pilates, salsa, bachata, limbo, kürek ve kano workshop etkinlikleri yapıldı. Triart Sanat Okulu, Kale Gençlik Derneği, Genç Tema, ÇOMÜ Müzik Etkileşim Topluluğu, Tazı Firması, ÇABİS, ÇABİP Bisiklet Turu, Çanakkale Kürek ve Kano Spor Kulübü, Kolej Dans, 18 Mart Motorsiklet Derneği ve Çanakkale Motorsikletliler Derneğinin de gönüllü katkı sunduğu etkinliklere katılan kentliler, sporla iç içe bir bayram coşkusu yaşadı.
Bisiklet turu düzenlendi
Spor etkinlikleri kapsamında Çanakkale Bisiklet Platformu Bisiklet Turu da düzenlendi. 19 Mayıs Pazar günü Golf Çay Bahçesi önünde toplanan platform üyeleri ve kentliler, Kayserili Ahmet Paşa Caddesi, İskele, Cumhuriyet Bulvarı, İnönü Caddesi, Plaj Caddesi, Deniz Sokak, Aziziye Caddesi, 100. Yıl Caddesi, Atatürk Caddesi, Troy Park AVM, Troya Caddesi, Atikhisar Caddesi, Pirireis Caddesi, Atatürk Caddesi, Demircioğlu Caddesi, İskele ve Troia Atı güzergahında bisiklet turu gerçekleştirdi.
Kent resim şenliğiyle renklendi
19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nın beğenilen etkinliklerinden biri de Çanakkale Belediyesi’nin düzenlediği “Graffiti ve Resim Şenliği” oldu. Özgürlük Parkı, Barış Kordonu, İskele Meydanı, Marina Balıkçı Terasları ve Halk Bahçesi’nde etkinlik için ayrılan alanlar, sanatçıların ve kentlilerin katkılarıyla rengarenk bir görüntüye kavuştu. Etkinlik alanlarını Başkan Erkek de ziyaret ederek kentlilerle bir araya geldi ve bayramlarını kutladı. Başkan Erkek ayrıca İskele Meydanı’ndaki etkinlik noktasında graffiti yaptı.
Karina Kültür Merkezi’nde etkinlikler düzenlendi
19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında Karina Deniz Kültürü Merkezi’nde de çeşitli etkinlikler düzenlendi. ÇOMÜ Deniz Bilimleri ve Teknoloji Fakültesinden Prof. Dr. Deniz Anıl Odabaşı ve Doç. Dr. Serpil Odabaşı’nın 4 Haziran 2024 tarihine kadar açık kalacak olan “Çanakkale İç Sularındaki Endemik Sucul Canlılar” isimli sergisi ile sucul biyoçeşitlilik ve su ayak izimiz temalı Açık Hava Okulu standı, ÇOMÜ Deniz Bilimleri ve Teknoloji Fakültesinden Prof. Dr. Adnan Ayaz, Prof. Dr. Uğur Altınağaç ve Doç. Dr. Alkan Öztekin rehberliğinde “Gemici Düğümleri” çalıştayı, Zen Spor Akademi, Çocuk Aikido Çanakkale Eğitmeni Mehmet Saruhan rehberliğinde aikido gösterisi, ÇOMÜ Güzel Sanatlar Fakültesinden Dr. Öğr. Üyesi Oğuz Tunç rehberliğinde “Hazine Avı” ödüllü bahçe etkinliği, “Yapay Zeka ile Kart Tasarımı” ve masaüstü oyunları ile ritmin rehberliğinde Line dansları gösterisi ilgi gördü.
Grup Seksendört coşkuyu artırdı
19 Mayıs coşkusuna yakışan final etkinliğinde ise ünlü müzik grubu Seksendört, Çanakkalelilerle bir araya geldi. Özgürlük Parkı’nda gerçekleşen Gençlik Konseri’nde sahne alan Seksendört, sevilen şarkılarını kentlilerin de coşkulu eşliğiyle seslendirdi.
Konsere CHP Çanakkale Milletvekili İsmet Güneşhan, Başkan Erkek ve ailesi ile Belediye Meclis üyeleri de katılarak, gençlerin ve kentlilerin bayram mutluluğuna eşlik etti. Konserde Başkan Erkek, grup üyelerine geleneksel Çanakkale seramiği takdim ederek, herkesin bayramını kutladı.
]]>Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 105 yıl önce Samsun’a çıkarak milli mücadeleyi başlattığı tarih olan 19 Mayıs, tüm yurtta olduğu gibi Muğla’da da büyük bir coşkuyla kutlandı. Muğla Büyükşehir Belediyesi 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’nda Gençlik Festivali ve beş ilçede konser düzenledi. 15 Mayıs’ta başlayan, 19 Mayıs’ta sona eren ve bu yıl ilki düzenlenen Agora Gençlik Festivali’nde gençler oyunlar, basketbol, badminton, ayak voleybolu, bilek güreşi, DJ performansları ve çeşitli etkinliklerle doyasıya eğlendi.
19 Mayıs’ta Menteşe Kötekli Yoğurtçu Parkı’nda Gazapizm, Köyceğiz ilçesinde Kolpa, Yatağan ilçesinde Necati ve Saykolar, Milas ilçesinde Sakiler, Kavaklıdere ilçesinde Kutsi, Datça ilçesinde MBB Popüler Müzik Orkestrası konserleriyle 19 Mayıs coşkusunu tüm Muğla’ya yaşattı. Vatandaşlar ilçelerde düzenlenen konserlere büyük ilgi gösterdi.
Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı kutlamalarında Menteşe Kötekli Gazapizm ve Kavaklıdere Kutsi konserlerine katıldı. Kötekli’de düzenlenen konserde konuşan Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal bundan tam 105 yıl önce milli mücadele ateşinin yandığını söyledi ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün en büyük eserim dediği Cumhuriyet’i çok güvendiği gençlere emanet ettiğini belirtti. Kavaklıdere ilçesinde düzenlenen Kutsi konserinde Kavaklıdere Belediye Başkanı Mehmet Demir Büyükşehir ile birlikte Kavaklıdere’nin en önemli geçim kaynaklarından, Ata mesleği bakırcılığın gelecek nesillere aktarmak için ortak projeler yapacaklarını söyledi ve vatandaşların 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutladı.
Başkan Aras; “Ata’mızın Türkiye Cumhuriyeti’ni emanet ettiği siz gençlerimize çok güveniyoruz”
Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras Kavaklıdere Kutsi konserinde 19 Mayıs 1919’da Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Anadolu coğrafyasındaki milli mücadeleyi örgütlemek, Türk Ulusu’nun karakterine en uygun yönetim biçimi olan Cumhuriyet’i kurmak için yola çıktığını ve bu hedeflerin hepsini gerçekleştirdiğini söyledi.
Başkan Aras; “19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’mızı tüm Muğla’da coşkuyla kutluyoruz. Bu anlamlı günü çok güvendiği gençlere bayram olarak armağan eden Ulu Önderimiz Atatürk; “Ey Türk Gençliği! Birinci vazifen; Türk istiklalini, Türk Cumhuriyeti’ni, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.” demiştir. Ata’mızın bize verdiği en önemli ödev bu. Bizler de O’nun bize bıraktığı mirası sonuna kadar koruyacağız. 19 Mayıs 1919’da Ata’mız Samsun’a çıkarken bütün toprakları işgal edilmiş Anadolu coğrafyasında ulusal mücadeleyi örgütleyip daha sonra da Cumhuriyet’i kurmayı hedefliyordu. Bu hedeflerini bağımsızlığına düşkün, tarihi zaferlerle dolu Türk ulusu ile tek tek başardı. Doğum gününü sorduklarında 19 Mayıs diyen, bizlere bu vatanı emanet eden Ata’mızı ve silah arkadaşlarını saygı ve şükranla anıyorum. Gençlerimiz sizlere çok güveniyoruz. Cumhuriyeti’miz ve ülkemiz sizlere emanet. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’mız kutlu olsun” dedi. – MUĞLA
]]>Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkarak milli mücadeleyi başlatmasının 105. yıl dönümü, yurt genelinde olduğu gibi İzmir’in ilçelerinde de coşkuyla kutlandı. Atatürk’ün Türk gençliğine armağan ettiği bayram nedeniyle İzmir Büyükşehir Belediyesi, Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF), Sosyal Gelişim ve Dayanışma Derneği (SGDD) ile birlikte Buca’daki Gürçeşme Yerleşkesi’nde çocuklar için şenlik düzenledi. Alana gelen çocuklar açık alan atölyeleri ve etkinlikler ile keyifli bir gün geçirdi. Sosis balon katlama, yüz boyama, bez kalem kutusu boyama, Çarkı Çevir Hakkını Bil, Kuklalar Canlanıyor Masal Anlatımı, Peçekuça Çocuklar ile Beden Ritmi Atölyesi, Kostümlerle Birlikte İnteraktif Hikaye Anlatımı ve Canlandırması, İnteraktif Clown Show atölyeleri büyük ilgi gördü. Şişme oyun parkında doyasıya eğlenen çocuklar jonglör gösterisini soluksuz izledi. Ayrıca sahne gösterileri de çocuklara keyifli anlar yaşattı. Sihirbaz ve pantomim ile Ada Gösteri Topluluğu, Bubble Show ve Şubadap gösterileri çok sevildi.
Aliağa’da 19 Mayıs etkinliklerle kutlandı
Kutlamaların bir diğer adresi Aliağa’ydı. Aliağa Cumhuriyet Meydanı’nda Aliağa Gençlik ve Spor İlçe Müdürü Özlem Günay Karataş’ın Atatürk Anıtına çelenk sunumuyla başlayan kutlama programı Aliağa Atatürk Stadyumu’nda gerçekleştirilen etkinliklerle devam etti. Kutlama programında, günün anlam ve önemine ilişkin konuşma yapan Aliağa Gençlik ve Spor İlçe Müdürü Özlem Günay Karataş, “Mustafa Kemal Atatürk’ün 19 Mayıs’ta milli duygular içerisinde Samsun’da attığı ilk adım Türk Milletinin bağımsızlığını kazanmada ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu yolunda atılmış en önemli adımdır” dedi.
Karataş’ın konuşmasının ardından Aliağa İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından düzenlenen resim yarışması ile Aliağa Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü tarafından organize edilen gençlik koşusunda dereceye giren öğrencilere ödülleri takdim edildi. Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi ve gençliğin Ata’ya cevabı okundu. Öğrenci grupları tarafından gerçekleştirilen vals, karate, güreş, halk oyunları ile lise karma öğrenci gruplarının final gösterisi izleyenlerden büyük alkış aldı. Coşku içinde kutlanan 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı çekilen hatıra fotoğraflarıyla son buldu.
Programa; Aliağa Kaymakamı Zekeriya Güney, Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar, Garnizon Komutanı Albay Faruk Altun, Aliağa Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet İmir, Aliağa İlçe Emniyet Müdürü Mustafa Ömür Avcı, Aliağa İlçe Jandarma Komutanı Yusuf Can Gökgöz, İlçe Milli Eğitim Müdürü Dr. Erdoğan Akyüz, Aliağa Gençlik ve Spor İlçe Müdürü Özlem Günay Karataş, belediye meclis üyeleri, gaziler, askeri erkan, daire amirleri, sivil toplum kuruluşları, siyasi parti temsilcileri, öğretmenler, öğrenciler ve çok sayıda vatandaş katıldı.
105. yılın coşkusu tüm Bayraklı’yı sardı
Bayraklı’da ise kutlamalar coşku dolu geçti. Bayraklı Belediyesi, 19 Mayıs heyecanını tüm kente yaymak için meydan ve caddeleri Türk bayrakları ile donattı. Kutlama programı kapsamında; meşaleler, marşlar, dev Türk ve Atatürk bayrakları eşliğinde Manavkuyu’daki Değirmen Kafe’den başlayıp, Mansuroğlu’ndaki 100. Yıl Matematik ve Zeka Oyunları Parkı’nda sona eren ‘Bağımsızlık Korteji’ gerçekleştirildi. Etkinliğe Bayraklı Belediyesi Başkan Vekili İpek Kul, CHP Bayraklı İlçe Başkanı Didem Gültekin, ilçe yönetimi, gençlik ve kadın kolları, meclis üyeleri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, Bayraklı Belediyesi sporcuları ile 7’den 70’e yüzlerce Bayraklılı katıldı. Korteje ilçe sakinleri de evlerinin balkonlarından, arabalarından alkışlar ve Türk bayraklarıyla destek verdi. Yürüyüşün ardından park içinde devam eden etkinlikte Bayraklı Belediyesi Halk Oyunları ekibi gösteri sundu. Gençler gece boyunca DJ performans eşliğinde doyasıya eğlendi.
Kutlama programında konuşan Bayraklı Belediye Başkanı İrfan Önal, “Kurtuluşun ve milli mücadelenin ilk adımlarının atıldığı, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün geleceğimizin teminatı gençlerimize armağanı 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nın 105. yılını Bayraklı’da hafta boyunca süren etkinliklerle kutladık. Bu anlamlı günde ‘Bağımsızlık Korteji’ ile Bayraklı’da tek yumruk olduk. Önümüzdeki yıllarda milli bayramlardaki coşkumuzu daha da büyüteceğiz. En güzel bayramları Bayraklı’da kutlayacağız” şeklinde konuştu.
Menemen’de 19 Mayıs gururu
19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı, Menemen’de de tören ve etkinliklerle kutlandı. Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen tören ve etkinliklere katılarak gençlerin ve vatandaşların bayramını kutlayan Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, “Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk, milli mücadeleyi başlattığı Samsun’a çıkışını gençlere ithaf ederek, Türk gençliğine duyduğu inancı göstermiştir. Bütün ümidinin gençlikte olduğunu söylemesi de bu inancının neticesidir. Samsun’da yanan meşale, milletimizin hiçbir esarete boyun eğmeyeceğinin en net göstergesidir. Bu nedenle başta Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları ve bu vatan uğruna şehit düşen, gazi olan tüm ecdadımızı saygı, minnet ve rahmetle anıyoruz” diye konuştu. – İZMİR
]]>Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak mesajında, “İstiklal Savaşımızın Samsun’da Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk tarafından ateşlendiği 19 Mayıs 1919 tarihi tarihimizde çok önemli kahramanlık hikayeleri ile doludur.
Yine Aziz Milletimizin var olma mücadelesi açısından büyük önem taşıyan 19 Mayıs tarihinin Türk gençliğine armağan edilmesi de büyük anlam taşımaktadır.
Milletimiz tarih boyunca vatanına, bayrağına, hürriyet ve bağımsızlığına göz diken düşmanlara karşı kahraman genç nesilleriyle durmasını bilmiştir.
Geçmişten gelen bu şiarla her alanda donanımlı gençliğimiz ülkemizin medeni toplumlar arasındaki yerini ilelebet muhafaza etmesini sağlarken, bizler de her daim onların yanında yer almaya ve en büyük destekçileri olmaya devam ediyoruz.
Bu duygu ve düşüncelerle, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları başta olmak üzere aziz şehitlerimizi minnet ve şükranla anıyor, tüm gençlerimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’nı en içten duygularımla kutluyorum” ifadelerine yer verdi.
Haliliye Belediye Başkanı Mehmet Canpolat da, “Türk milleti, Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra devlet yönetimin güç kaybına uğratıldığı şartlarda ve ortamda bir çözüm arayışına girmişken, Gazi Mustafa Kemal tarihin seyrini değiştirecek süreci işte bu tarihte başlattı. Gazi Mustafa Kemal, Samsun’a giderken, Anadolu’da Kurtuluş hareketinin milletin gücüyle gerçekleşebileceğinden son derece emindi. Nitekim 19 Mayıs 1919’da başlayan süreç, yurdun dört bir yanına yayılarak, başarıyla ve zaferle neticelendi. Genç bir subay olan Gazi Mustafa Kemal, Kurtuluş mücadelesinde gençlerin üstün gayretini görmüş ve memleketin geleceğinin, gençlerle inşa edilebileceğini her defasında belirtmiştir. İşte bu yüzden, 19 Mayıs gününü de gençlere armağan etmiştir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk için gençlik demek, manda ve himayeye karşı durmak demektir. Gençlik demek, hürriyet ve bağımsızlık için can vermeye hazır olmak demektir. Gençlik demek, alışılagelmiş düzeni reddeden “istikbal” yani gelecek demektir. Geleceğimizin teminatı da gençlerimizdir. Bu anlamlı günde, Haliliye Belediyesi olarak spor, sanat, eğitim faaliyetlerimizi gençler için sunmayı asli vazife olarak kabul ediyoruz. Gerek kütüphanelerimiz, gerek merkezlerimiz, gerekse de spor salonlarımızla gençlerimize yönelik faaliyetlerimiz devam edecektir. Bu çerçevede 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramını en derin duygularımla kutluyor ve her zaman gençlerimizin yanında olmaya devam edeceğimizi bir kez daha ifade ediyorum” ifadelerini kullandı.
Eyyübiye Belediye Başkanı Mehmet Kuş ise, “Yüz yıllarca cihan imparatorluğu sahibi olan bir milletin tarih sahnesinden silinmek istendiği ve tüm umutların tükendiği bir anda, henüz 38 yaşında olan Mustafa Kemal Atatürk’ün yeni bir devlet kurmak üzere Samsun’a ayak bastığı bu günün gençlere ithaf edilmesi, bayram kutlamasından öte anlam taşımaktadır. Bu öte anlam, geleceğimizin teminatı olan gençlere bir mesaj olduğu kadar bugün sorumluluk makamında olanlar için de gençlerin milli ve manevi değerlere sıkı sıkıya bağlı, çağdaş dünya ile uyumlu bireyler olarak yetiştirilmesi, en iyi şekilde eğitilmelerini sağlama bilincini de taşımaktadır. Bu bilinçten hareketle, beş yılı aşkın süredir yönettiğimiz belediyemizde yatırım ve hizmetlerimizin çok büyük bir bölümünü eğitim, gençlik ve spor yatırımlarına yaptık. Gençlerimizi sahiplenme, onları daha ileriye taşıma sorumluluğumuzu bir an olsun unutmadan destek olduk, olmaya devam edeceğiz. Çünkü biz, geleceğimizin mimarı olan gençlerimize güveniyor, onların milletimizi ve ülkemizi daha ileri seviyelere taşıyacaklarına yürekten inanıyoruz. Gerek eğitim merkezlerimizde gerekse spor salonlarımızda desteklediğimiz gençlerimizin büyük başarılara imza attığını gördükçe bu inancımız daha da kuvvetleniyor. Bu vesileyle başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bugün dahi genç yaşta toprağa düşmeye devam eden tüm aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyor, tüm gençlerimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı en kalbi duygularımla kutluyorum” ifadelerine yer verdi. – ŞANLIURFA
]]>Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, Büyükşehir Belediyesi çalışanlarıyla birlikte 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kutladı. Denizli Büyükşehir Belediyesi çalışanlarıyla ilk kez düzenlenen 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kutlamalarında sevinç ve coşku doruğa çıktı. Davul zurna eşliğinde bayram sevincini belediye önünde halaylarla kutlayan çalışanlar, ellerinde Türk bayraklarıyla hep bir ağızdan İzmir Marşı ve 1 Mayıs Marşı’nı söyledi. Çalışanları 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nde yalnız bırakmayan Başkan Çavuşoğlu burada bir konuşma yaptı. Başkan Çavuşoğlu, “Bugün emeğin bayramı, bugün alın terinin bayramı. Bugün zor şartlarda ülkemizin, memleketimizin ve belediyemizin geleceği için mücadele eden sizlerin bayramı. Bugün harama el uzatmadan, yetimin hakkını yemeden, sadece alın teriyle geçinenlerin bayramı. Bu ve bundan sonraki bayramlarda da emeğin ve emekçinin değerinin yükseldiği bir Denizli Büyükşehir’i hep beraber var edeceğimizden emin olun. Hepinizin bayramını, 1 Mayıs İşçi Bayramı’nı, Emek ve Dayanışma Gününü en içten dileklerimle kutluyorum” diye konuştu.
“Ben de bu belediyenin bir işçisiyim”
Çalışanlar arasında hiçbir ayrımcılık yapmadıklarını ve asla da yapmayacaklarını vurgulayan Başkan Çavuşoğlu, “Sizlere bu meydanda seçimden önce bir söz vermiştim. Yol arkadaşlarımın siyasi fikirleriyle değil, yol arkadaşlarımın emeğe olan değerlerine, belediyeye olan hizmetlerine ve çalışmalarına göre değerlendireceğiz” dedi. Denizli’ye hep birlikte hizmet edeceklerini belirten Başkan Çavuşoğlu, şunları kaydetti: “Aynı sizler gibi ben de bu belediyenin bir işçisiyim. Sizin gibi mesaiye gelen biriyim. Sizlerle benim aramdaki tek fark bu şehrin yöneticisi olmam. Onun dışında hepimiz bu şehre hizmetkar olacağız. Sizlerden şu bilinçle davranmanızı istiyorum. Bu şehir, hepimizin şehri. Bu yolculuğa çıktıysanız bu şehrin en iyi noktaya gelmesi için gece gündüz hepimiz mücadele edeceğiz. Yeri gelecek emeğiniz sizleri yoracak, yeri gelecek geceniz ile gündüzünüz birbirine karışacak. Ama bu borcu biz bu şehre ödemek zorundayız. Çünkü bizim boğazımızdan geçen her lokmada bu şehrin, garibanların, çocukların hakkı var. Yalınayak bu şehirde yürümek zorunda kalan, ayakkabı alacak parası olmayan o yetimlerin bizim üstümüzde hakkı var. Onun için sizden istediğim tek şey var. Gelin bu şehri en güzel hale beraber getirelim. Gelin bu şehirde yaşayan insanların mutlu olduğu bir şehir oluşturalım. Sokaklarının temiz olduğu, insanların yüzünün güldüğü bu şehri hep beraber inşa edeceğiz. Ben size güveniyorum, siz de bana güvenin.”
Türkiye Cumhuriyeti Denizli Büyükşehir Belediyesi
Zor bir sürecin içinden geçtiklerini anlatan Başkan Çavuşoğlu, “Bu zor süreci birlikte, dayanışma ile atlatacağımıza inanıyorum. Bana karşı bir ön yargınız olmasın, ben sizlerden biriyim. Ben karpuz kamyonu kasasından gelmiş, tezgahlarda yaşamış bir kardeşinizim. Sizden hiçbir farkım yok” ifadelerini kullandı.
“Son söz; ekmeğinizi kendi alın terinizle kazanın. Size ekmek veren ne Nuri Çavuşoğlu ne de benden önceki belediye başkanları değil. Size ekmek veren bir tane kuruluş var” diyerek Türkiye Cumhuriyeti Denizli Büyükşehir Belediyesi tabelasını gösteren Başkan Çavuşoğlu, “Türkiye Cumhuriyeti Denizli Büyükşehir Belediyesi’nden ekmek yiyorsunuz. Kalıcı olan kurum. Fukaranın ekmeğine el uzatanlardan gelin beraber hesap soralım. O fakirin ekmeğini yiyen, o garibin ekmeğini yiyen eli, gelin hep beraber kıralım arkadaşlar. Hepinizi seviyorum. Allah’a emanet olun” dedi.
Başkan Çavuşoğlu daha sonra çalışanlarla birlikte günün anısına hatıra fotoğrafı çektirdi. – DENİZLİ
]]>CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, yaklaşan Kurban Bayramı öncesi emeklilere verilecek 3 bin TL tutarındaki bayram ikramiye tutarının, ekonomik kriz ortamında çok düşük kaldığını ve Kurban Bayramı’nda olsun emeklilerin rahat bir bayram süreci geçirmeleri ve kurban alacak maddi imkanın sağlanması için bayram ikramiyesi tutarının asgari ücret tutarında olması için Kanun Teklifini TBMM Başkanlığına sundu.
Gürer, “Bayram ikramiyesi ile 3 kilo pirzola alınıyor. Kurbanlık koyun alınabilmesi için bayram ikramiyesi asgari ücret olmalıdır. Bayramda olsun emekli yüzünü güldürün” diye konuştu.
“AKP İKTİDARI EKONOMİK KRİZİN FATURASINI EMEKLİYE KESTİ”
CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Ülkemizde yaşanan ekonomik kriz ortamı, enflasyonun yükselmesi ve alım gücünün düşmesi gibi etkilerle özellikle emeklileri olumsuz yönde etkilemiştir. AKP iktidarı döneminde, emeklilerin ihtiyaçları sürekli göz ardı edilmiş, emekli maaşlarındaki artış ile enflasyon artışı arasındaki makas giderek açılmış ve bu durum emeklilerin temel ihtiyaçlarını karşılamalarını zorlaştırmıştır. Fiyatların artmasıyla birlikte emekli maaşlarının yetersiz kalması, emeklilerin geçim sıkıntısı yaşamasına neden olmuştur. Dolayısıyla, AKP iktidarı ekonomik krizin faturasını özellikle dar gelirli vatandaşlar ve bu kesimin çoğunluğunu oluşturan emeklilere kesmiştir.” dedi.
“BAYRAM İKRAMİYESİYLE EMEKLİ KURBAN ALABİLMELİ”
Emeklilerin Kurban Bayramı’nda olsun ekonomik kaygılardan uzak bir bayram geçirmesi gerektiğini ve verilen bayram ikramiyesi tutarının yetersiz olduğunu belirten CHP’li vekil Ömer Fethi Gürer, şunları kaydetti:
“Emeklilere verilen bayram ikramiyeleri, özellikle Ramazan ve Kurban Bayram’larında, ekonomik kaygılardan uzak bir bayram geçirmelerini sağlayacak düzeyde olmalıdır. Ancak, özellikle yaklaşan Kurban Bayramı için belirlenen 3 bin TL gibi düşük bir ikramiye miktarı kabul edilemez bir durumdur. Zira, en düşük emekli maaşı 10 bin TL olduğu bir dönemde ve ekonomik krizin etkilerinin arttığı bir ortamda, birçok emeklinin kurbanlık alabilme olasılığı ortadan kalkmıştır. Bu durumda, en düşük kurbanlık fiyatlarının 12 bin TL ila 15 bin TL arasında olacağı göz önünde bulundurulduğunda, bayram ikramiye tutarının revize edilmesi kaçınılmaz bir gerekliliktir.
“EMEKLİNİN YÜZÜ BAYRAMDA OLSUN GÜLSÜN”
TBMM Başkanlığına sunduğum bu teklifle ekonomik krizin bu denli ağır yükü altında kalan emeklilerimiz yüzü bari bayramda gülsün. Emeklilere verilen bayram ikramiyesi tutarının asgari ücret seviyesine çıkarılması, emeklilerin bayram sürecinde ihtiyaçlarını karşılayabilmeleri adına önemli bir adım olacaktır. Böylelikle, emekliler bayramı ekonomik olarak bir nebze rahat geçirebilirler. Ayrıca, ekonomik olarak zor durumda olan emeklilerin bu dönemi daha rahat geçirebilmeleri ve maddi sıkıntılarının bir nebze olsun hafiflemesi sağlanmış olacaktır. Bu adım, toplumsal refahın ve emeklilerin yaşam standartlarının kısa bir süreliğine de olsa iyileştirilmesi yönünde önemli bir adım olarak değerlendirilmelidir.”
]]>ESRA NUR PERVAN
(TRABZON) – CHP Trabzon İl Başkanlığı, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında Meydan Parkı’nda program düzenledi. CHP Trabzon İl Başkanı Mustafa Bak, “Düşman çizmesi altında ezilmeyi kabul etmeyen ve esareti reddeden milletimizin yüzyıla damga vurmuş direnişidir. 23 Nisan 1920’de Büyük Millet Meclisi açılarak, egemenliğin kayıtsız şartsız milletin olduğu ve millet iradesinin üzerinde hiçbir gücün yer almadığı tüm dünyaya ilan edilmiştir” dedi. Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya ise “Mustafa Kemal Atatürk her alanda olduğu gibi bu alanda da öncü oldu ve dünya çocuklarına ayrım yapmaksızın bütün dünya çocuklarına bir bayram hediye etti. Çünkü bugünün çocuklarının yarının büyükleri olacağını biliyordu eşsiz liderimiz” diye konuştu.
CHP Trabzon İl Başkanlığı, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında Meydan Parkı’nda program düzenledi. Atatürk Alanı’nda düzenlenen programa Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya, CHP Trabzon İl Başkanı Mustafa Bak, CHP Ortahisar İlçe Başkanı Haluk Batmaz ve çok sayıda siyasetçi ile vatandaşlar katıldı.
CHP Trabzon İl Başkanı Mustafa Bak, yaptığı konuşmada, şunları söyledi:
“Düşman çizmesi altında ezilmeyi kabul etmeyen ve esareti reddeden milletimizin yüzyıla damga vurmuş direnişidir. Bu direnişin sonraki adımlarında, Büyük Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk ve mücadele arkadaşlarının önderliğinde Havza Genelgesi ile her şeyini kaybetmek üzere olan milletimize çağrı yapılmıştır. Ardından Amasya Genelgesi’nde ilk kez ulusal egemenlik kavramıyla işaret verilmiş, sonrasında Erzurum Kongresi ile manda ve himaye reddedilmiştir. Cumhuriyet Halk Partisi olarak ilk kurultayımız kabul ettiğimiz Sivas Kongresi ile mücadelenin vatan sathına yayıldığı ilan edilmiştir. 1919 yılının son 6 ayında yaşanan bu dönüm noktaları, yok edilmek istenen bir milleti tekrar ayağa kaldırmanın ilk aşamasıdır. Bu sürecin sonunda, Anadolu’nun merkezinde yer alan Ankara’da Cumhuriyetimizin ilk tohumları atılmış; 23 Nisan 1920’de Büyük Millet Meclisi açılarak, egemenliğin kayıtsız şartsız milletin olduğu ve millet iradesinin üzerinde hiçbir gücün yer almadığı tüm dünyaya ilan edilmiştir.”
“HİÇBİR LİDER DÜNYA ÇOCUKLARINA BAYRAM HEDİYE ETMEYİ AKLINA GETİREMEDİ”
Tüm çocukların 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutlayan Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya ise şunları kaydetti:
“Tabi konuşurken kolay oluyor ulusal egemenlik ve Çocuk bayramımız kutlu olsun derken ama arkasında nasıl bir mücadelenin nasıl bir iradenin nasıl bir kararlılığın olduğunu da konuşmak lazım bunu belleğimize iyi kazımak lazım. Kolay olmadı bundan 104 yıl önce bundan bu topraklar işgal altındayken bir büyük lider insanlık tarihinin gördüğü belki de en eşsiz komutanlardan biri çıktı ben bu işgali kabul etmiyorum dedi ve Anadolu’da yokluk içindeki bir milleti mücadeleye inandırarak etrafında kenetlendirdi ve bir ordu oluşturdu. Kuva-yi Milliye Ordusu ve bu orduyla bu kıtlıklar içinde yedi düvele dünyanın en gelişmiş devletlerine karşı Anadolu’nun yiğit gençleri ile birlikte milli mücadeleyi başlattı ve o mücadelenin içinde de bundan 104 yıl önce Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni açtı. 23 Nisan 1920 ve meclisin açılışını dünya tarihini altın harflerle yazdıracak bir işe imza attı. Dünya tarihi Dünya insanlık tarihi çok sayıda lider gördü, çok değerli liderler gördü ama o mavi gözlü dev gibi lideri hiç görmedi. Hiçbir lider dünya çocuklarına bayram hediye etmeyi aklına getiremedi ama Mustafa Kemal Atatürk her alanda olduğu gibi bu alanda da öncü oldu ve dünya çocuklarına ayrım yapmaksızın bütün dünya çocuklarına bir bayram hediye etti. Çünkü bugünün çocuklarının yarının büyükleri olacağını biliyordu eşsiz liderimiz o bilinçle bu yavrularımıza ulusal egemenlik ve çocuk bayramını hediye etti. Bu bayram çocuklarımızın bayramı, bu bayram hepimizin bayramı, bu bayram Türk milletinin bayramı hepimize kutlu olsun. Biz büyüklere düşen görev eşsiz liderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün izinden giderek burada da gördüğünüz gibi ‘Dinlenmemek üzere yürümeye karar verenler asla yorulmazlar’ sözündeki gibi dinlenmemek üzere yürümeye çıktığımız yürüyüşe çıktığımız bu çalışma yerel siyaseti, hizmet siyasetini dinlenmemek üzere sürdürmek ve çocuklarımıza güzel bir gelecek hazırlamaktır. Biz büyüklere düşen görev budur üzülerek söylüyorum Mustafa Kemal Atatürk’ün o yokluklar içinde kurduğu ülkede bugün çocuklarımız büyük genç olduklarında bu güzel toprakları bu cennet vatanı terk etmeyi düşünüyorlar. Değerli arkadaşlarım anneler babalar ve büyüklerimiz hepimizin ortak kaygısı derdi bu olmalıdır. Bu cennet vatanı bu güzel vatanı atalarımızın bize emanet ettiği bu güzel vatanı gençlerimiz neden terk etmek istiyorlar? Çünkü iş bulamıyorlar çünkü bir gelecek göremiyorlar hiç de bizlere düşen görev o büyük insanın izinden yürüyenler olarak bizlere düşen görev bu umutsuzluğu dağıtıp bu topraklardan umudun varlığını yeniden inşa etmektir.”
]]>Her fırsatta çocukların yüzünü güldüren Esenyurt Belediyesi, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda da birbirinden eğlenceli etkinliklere ev sahipliği yaptı. Esenyurt Eski Belediye Bahçesi’nde gerçekleşen programa Esenyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. Ahmet Özer, CHP Esenyurt İlçe Başkanı Hüseyin Ergin, birim müdürleri, başkan yardımcıları, yüzlerce çocuk ve aileleri katıldı. Çocuklar, onlar için hazırlanan konser ve tiyatro oyunlarının yanı sıra şişme oyun grupları, yarışmalar, maskot karakter, palyaço ve yüz boyama etkinlikleriyle doyasıya eğlendi. Çocuk Şenliği’nde keyifli vakit geçiren çocuklar ve aileleri Başkan Özer ile bol bol fotoğraf çekilerek düzenlenen etkinlik için kendilerine teşekkür etti.
“Keşke her gün böyle bayram olsa”
Başkan ı Özer, “Burada cıvıl cıvıl çocukları gördüğümde günlerdir gece gündüz çalışmanın neden olduğu yorgunluğu bir anda unuttum. Keşke her gün böyle bayram olsa dedim. Bizim belediye olarak önemsediğimiz guruplar var. Kırmızıçizgilerimiz; en başta annelerimiz ve çocuklarımız ve gençlerimiz. Burada çocuklarımızın daha iyi yetişebilmesi için en önemli özellik iyi bir eğitim almalarıdır. Bu gün Kaymakam Bey’e de, Milli Eğitim Müdürümüze de söyledim. Çocuklarımız bizim geleceğimizdir. Onların iyi yetişebilmesi için Milli Eğitim Bakanlığının buraya yatırım yapması ve artık çocuklarımızın 60 kişilik sınıflardan kurtulması lazım. Eğitim niteliği yüksek bir sisteme kavuşmamız lazım. Aslında çocuklarımız çok zeki. Biraz önce makamımı bir kız çocuğuna devrettim. Adı Nehir’di. Öyle bir konuşma yaptı ki, öyle isteklerde bulundu ki gerçekten şaşırdım. Dedim ki belediye başkanlığını sen yürüt, bu kadar bilgi birikimin var” diye konuştu.
“Çocuklarımıza yeteneklerini keşfedebilmeleri için imkanlar sunacağız”
Çocukların yeteneklerini keşfetmeleri ve kendilerini geliştirebilmeleri için çeşitli imkanlar sunacaklarını belirten Başkan Özer şunları kaydeti:
“İlçemizde çok zeki çocuklarımız var. Bütün mesele onlara imkan sunmak. Peki, biz ne yapacağız? Biz Esenyurt Belediyesi olarak annelerimiz işe giderken gözlerinin arkada kalmaması için kreşler yapacağız. En önemli gördüğümüz ve acilen yapacağımız şey kreş. Beş tane kreş yerinin tespiti için arkadaşlara talimat verdim. Hemen yapacağız. Size ilk müjdem bu olsun. Kreşlerimiz geliyor Allah’ın izniyle. Belediyemiz bütün bu faaliyetlerini ara vermeden yapacak. Resim atölyeleri, müzik atölyeleri, sinema ve tiyatro kursları etkinlik alanlarımızda devam edecek. Çünkü çocuklarımızın kendi içindeki yeteneklerini gerçekleştirebilmesi için onlara bu olanakları belediye olarak bizim sunmamız lazım. Burası sizin belediyeniz, başkasının değil. Her zaman sizin hizmetinizde olacak. Annelerimizin, babalarımızın, kardeşlerimizin ve de özellikle de çocuklarımızın hizmetinde olacağız. Evinize gelir gider gibi belediyeye geleceksiniz. Salonlarımızı, kültür merkezlerimizi kullanacaksınız. Özellikle çocuklarımızın yetişebilmesi için elimizden gelen her desteği sonsuz bir biçimde sağlayacağız. Bu 23 Nisan, Mustafa Kemal’in Cumhuriyeti kurduktan sonra çocuklara armağan ettiği bir bayram. Bir kez daha 23 Nisan Bayramı’nız kutlu olsun sevgili çocuklar. Size görkemli bir gelecek diliyorum. Yolunuz açık olsun.” – İSTANBUL
]]>Bakan Tekin, TBMM’nin açılışının 104’üncü yıl dönümü ile 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla çeşitli okullardan gelen öğrencileri kabul etti.
Anıtkabir ve TBMM’deki törenlerin ardından Bakanlığa gelen Tekin, burada ellerinde Türk bayrakları taşıyan çocuklarca karşılandı. Çocuklar, bando takımı eşliğinde Bakan Tekin’e makam odasına kadar eşlik etti.
Kendisini ziyarete gelen öğrencilerle bir süre sohbet eden Tekin, makamını temsili olarak Gölbaşı İnönü Ortaokulu öğrencisi 11 yaşındaki Irmak Genç’e devretti.
Bakan Tekin, “23 Nisan, hem çocukların hem de milletin bayramı. İkisi aynı anda olunca bütün milletimiz 86 milyonun tamamı bayram etmiş oluyor. Artık bundan sonra yeni Milli Eğitim Bakanımız burada. İnşallah bundan sonra sizin için güzel kararlar alır.” değerlendirmesinde bulundu.
“Eğitim imkanlarının her geçen gün daha iyiye gideceğine inanıyorum”
Minik Bakan Genç, dünyanın en güzel ülkelerinden birinin varisleri olmanın mutluluğunu yaşadıklarını ifade etti.
Makama geçtiği andan beri Türkiye Cumhuriyeti’nin Milli Eğitim Bakanı olmanın, bu sorumluluğu taşımanın heyecanını, biraz da olsa anlama imkanı bulduğunu dile getiren Genç, “Elimden gelse ben de bütün çocukları, tüm arkadaşlarımı hemen en iyi standartlara kavuşturmak isterim. Burada nasıl çalışıldığını gördüm ve eğitim imkanlarının her geçen gün daha iyiye gideceğine inanıyorum. Elbette benim de bir çağrım var, Atatürk’ün bize armağan ettiği bu güzel günde tüm dünya çocuklarının sevincimize ortak olmaya ve birlikte dünyamızı daha sürdürülebilir, daha adil, daha mutlu bir yer yapmaya davet ediyorum.” diye konuştu.
Çocuklara armağan edilen bu özel günde Gazze’de yaşananlara da değinen Genç, “Gazze’deki arkadaşlarımızın acılı günlerinin son bulmasını diliyorum. Tüm dünya çocukları için barış diliyor ve hiçbir çocuğun böyle acılar yaşamamasını temenni ediyorum.” dedi.
Miras olarak devraldıkları bu cennet vatanı daha da ileriye taşımak, emanetlerini korumak ve geliştirmenin çocukların görevi olduğunu ifade eden Genç, bu görevi yerine getirirken birlik ve beraberlik içinde olunması gerektiğini vurguladı.
Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Genç, “İlk icraatınız ne olacak?” sorusunu, “Ben okullara daha çok atölye, müzik, resim, spor salonları açmayı düşünüyorum. Çünkü çocuklarımızın kendilerini geliştirmesi konusunda daha fazla üzerinde durmalarını istiyorum.” şeklinde cevapladı.
“Teneffüs ve tatil sürelerinde bir değişiklik olacak mı?” sorusuna da Bakan Genç,”Teneffüs ve tatil sürelerinin gayet yeterli olduğunu düşünüyorum.” yanıtını verdi.
Bakanlık bahçesi 1000’e yakın çocuk için hazırlandı
Bakan Tekin ve Irmak Genç, bu yıl 23 Nisan kutlamalarında ilk kez Bakanlık bahçesine çocuklar için kurulan etkinlik alanını ziyaret etti.
Atölye çalışması ve geleneksel oyun, müzikli aktiviteler, bilim, sanat, ebru atölyeleri, geleneksel oyunlar, şişme oyuncakların kurulduğu Bakanlık bahçesindeki etkinliklere katılan 1000’e yakın çocukla buluşan Bakan Tekin, minik misafirlere patlamış mısır ikram etti, çeşitli hediyeler verdi.
Öğrenciler, bayrama özel mesajların yer aldığı “Gazete Çocuk” ile Hakimiyet-i Milliye gazetesinin 23 Nisan’a özel nüshasını, Bakanlığın minik misafirlerine ve Atatürk Bulvarı’ndan geçen vatandaşlara dağıttı.
]]>23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile TBMM’nin açılışının 104. yıl dönümü dolayısıyla devlet erkanı Anıtkabir’deki törene katıldı. Törende Kurtulmuş’un yanı sıra Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, CHP Genel Başkanı Özgür Özel, MHP TBMM Başkanvekili Celal Adan ve milletvekilleri yer aldı. Devlet erkanının ziyareti sırasında 81 ilden gelen çocuklar da Anıtabir’de ellerinde Türk bayrakları ile hazır bulundu. Heyet, Aslanlı Yol’dan yürüyerek Atatürk’ün mozolesine geldi. Kurtulmuş’un mozoleye çelenk bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu.
Kurtulmuş, daha sonra Misak-ı Milli Kulesi’nde Anıtkabir Özel Defteri’ni imzalayarak şunları yazdı:
“Aziz Atatürk, ilk başkanı olduğunuz milli irademizin simgesi Türkiye Büyük Millet Meclisinin sizlerin önderliğinde açılışının 104. Yıldönümü için buradayız. Bir bağımsızlık ve kurtuluş manifestosu olan bu kuruluş kararı; milli güçleri aynı çatı altında ve ortak amaç doğrultusunda toplamayı başarmıştır. Bundan 104 yıl önce milletimizi bir araya getirerek diriliş destanı yazdınız. Türkiye Büyük Millet Meclisinin 23 Nisan 1920’de hangi güç koşullar altında kurulduğunu bugünlerde çok daha iyi idrak ediyoruz. Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’mızı büyük bir coşkuyla kutluyoruz. Meclisimizi dünya çapındaki saygın konumuyla kıvanç duyuyoruz. Milletimizden aldığımız emanetle Cumhuriyetimizin ikinci asrının Türkiye yüzyılı olması için var gücümüzle çalışıyoruz. Hedefimiz; muasır medeniyetler seviyesini aşmaktır. Bu heyecan, şevk ve ilhamla milletimizi temsil etmek bizim için büyük bir onur, Cumhuriyetimizin ikinci asrında milli egemenlik ve tam bağımsızlık ilkelerinden asla vazgeçmeyeceğiz. Türkiye Büyük Millet Meclisi önce insan ve vatan anlayışıyla demokrasi ve Cumhuriyet ilkelerine bağlı olarak kararlılıkla yoluna devam edecektir. Günümüzde savaş ve kriz bölgelerinde çocuk olmak ne yazık ki dünyanın en zor yüklerinden biri haline gelmiştir. Dileğimiz, ülkemizdeki ve yeryüzündeki çocukların yüzlerinin gülmesi, gülüşlerinin hiç eksilmemesidir. Geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızın bayram coşkusu ve sevinçlerini paylaşıyor, onların bilinçli, özgüvenli, vatanına ve medeniyetine bağlı bireyler olarak yetişmeleri için her türlü çabayı göstermeye devam ediyoruz. Milli egemenlik temeline dayalı demokrasimizin ve Cumhuriyetin toplumsal barış ve çocuklarımızın geleceğe güvenle bakışı için en büyük güvence olduğunun bilincindeyiz. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramının en içten dileklerimle kutluyor, çocuklarımızın ve milletimizin refahı için nice nice bayramlara erişmeyi temenni ediyorum. Hiç şüphesiz Türkiye Büyük Millet Meclisi Misak-ı Milli hedefleri doğrultusunda ülkemizin geleciğini teminat altına almaya devam edecektir. Başta Mustafa Kemal Atatürk ve Birinci Meclisimizin fedakar milletvekilleri olmak üzere milli mücadelemizin kahramanlarını ve aziz şehitlerimizi minnetle yad ediyorum, ruhunuz şad olsun.”
Özel, çocuklarla bir araya geldi
Törenin ardından CHP lideri Özgür Özel, Anıtkabir’deki törene katılan çocuklar ile bir araya geldi. Özel, çocuklar ile sohbet edip, fotoğraf çektirdi. Resmi törenlerin ardından Anıtkabir, halka açıldı. – ANKARA
]]>Konak Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü’ne bağlı olarak hizmet veren Zeytinlik Semt Merkezi ile Mersinli Semt Merkezi’nde23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı minik kursiyerlerin gösterileriyle kutlandı. İlk olarak Zeytinlik Semt Merkezi’nde yapılan bayram etkinliğine Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu’nun yanı sıra sevilen oyuncu Mert Fırat, Konak İlçe Halk Eğitim Müdürü Hüseyin Akpınar, Müdür Yardımcısı Erdoğan Ünlü, belediye meclis üyeleri, muhtarlar ve veliler katıldı.
MUTLU: ETKİNLİKLERİMİZ DAHA DA ÇEŞİTLENECEK
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından törenin açılış konuşmasını yapan Başkan Mutlu, miniklerin bayramını kutladı. Çocuklara bir de sürprizi olduğunu belirten Mutlu, ünlü oyuncu Mert Fırat’ın da kendileriyle birlikte olduğunu ve bayram kutlamasına eşlik edeceğini söyledi. Başkan Mutlu, “23 Nisan kutlaması için dünya güzeli çocuklarımızın gösterisini ünlü sanatçı Mert Fırat’la, meclis üyelerimizle, sevgili dostlarımızla birlikte izlemeye geldik. Semt merkezlerimizdeki etkinlikler bundan sonra kültürel-sanatsal olarak da çok daha farklı, çok daha sizleri tatmin edecek şekilde çeşitlenecek.Burada sizlerle olduğumuz için çok mutluyum. Önümüzdeki günlerde daha güzel etkinliklerle buluşmak üzere Atatürk’ün çocuklarımıza armağan ettiği 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız kutlu olsun” dedi.
Başkanın konuşmasının ardından etkinlik, 7-11 yaş arası jimnastik grubunun gösterisiyle devam etti. Heyecanları gözlerinden okunan minikleri Mert Fırat’la birlikte ilgiyle izleyen Başkan Mutlu, sonrasında 3-6 yaş Oyun Odası grubunun şarkılar eşliğinde yaptıkları dansı izledi. Bayram kostümleri içinde birbirinden sevimli çocukların sevgi çemberi içinde kalan Başkan Mutlu, tüm çocukları başarılı gösterilerinden ötürü kutladı.
İKİ KURUM UYUM İÇİNDE ÇALIŞIYOR
Zeytinlik Semt Merkezi’nin ardından 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı coşkusu Mersinli Semt Merkezi’nde devam etti. Miniklerin gösterisinden önce konuşan Halk Eğitim Müdürü Hüseyin Akpınar, dünyada ilk kez çocuklara Atatürk tarafından bir bayram hediye edildiğini hatırlatarak, çocuklarla birlikte her yıl 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı coşku içinde kutladıklarını belirtti. Akpınar, “Çocuklarımız Mustafa Kemal Atatürk’e yakışır olarak bu bayramı kutlamakta. Biz de burada açtığımız kurslara gelen çocuklarımızın etkinliğini izlemek için bir aradayız. Konak Belediyesi’nin semt merkezlerinde açtığımızı kurslarla 3 yaşından 80 yaşına kadar her yaştan vatandaşa hizmet veriyoruz. İlçe Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğümüz ile Konak Belediye Başkanımız arasında tam bir uyum ve işbirliği var. İki kurum olarak birlikte hizmet sunmaya çalışıyoruz” diyerek çocukların, eğitimcilerin ve tüm konukların bayramını kutladı.
3-6 yaş Oyun Odası grubundan Fatma Zümra Kaya’nın ‘Geldi 23 Nisan’ şiiriyle başlayan bayram coşkusu miniklerin şarkılar eşliğinde yaptığı danslarla devam etti. Son olarak Atatürk Çocukları Marşı eşliğinde Türk Bayraklarını sallayarak marşa eşlik eden minikler gösterileriyle göz doldurdu. Gösterileri gururla izleyen öğretmenler, anne ve babalar ise etkinlik sonunda çocuklarını ayakta alkışladı.
]]>İnegöl Belediyesi’nin akıllı şehir uygulamalarının en önemli sacayaklarından biri olan İzleme ve Değerlendirme Merkezi, Nisan ayı itibarıyla hizmet vermeye başladı. Yeni Belediye Hizmet Binasında oluşturulan İzleme ve Değerlendirme Merkezinde şehir 7/24 takip edilmeye başlandı. Özellikle bayram öncesi yoğunluğunda ve tatil sürecinde ana arterlerde trafiğin sıkışmaması adına İzleme ve Değerlendirme Merkezi önemli bir rol üstlendi. İlk etapta uygulamanın bilinirliğini de arttırmak adına kural ihlali yapanlara ekran görüntüsü alınarak fotoğraflı şekilde uyarılar yapılırken, ilerleyen süreçle beraber doğrudan cezai işlem uygulamasının da başlayacağı kaydedildi.
Yaya ve araç trafiğinin yoğun olduğu ana arterler başta olmak üzere; park yasağı, çift sıra park, yaya geçidi, yaya kaldırımı, durak ihlalleri gibi yaya ve araç trafiğini olumsuz etkileyen etkenler komuta merkezinin anında müdahalesiyle önlenirken, İnegöl’de şu an halihazırda 11 kavşak yapay zeka destekli sabit ve hareketli kamera sistemleri ile izlenir durumda. Yapay zeka destekli kameralarımız ihlalleri algılayarak kayıt altına alıyor. Sadece trafik değil, şehrin huzurunu, sükunu ve tertip düzenini bozan tüm konularla ilgili dilencilerden seyyar satıcılara, çevre kirliliğinden kaldırım işgaline kadar birçok konuda detaylı denetim ve takip yapılıyor. Özellikle kavşaklarda, trafik ışıklarında beklerken araçlardan atılan izmarit, peçete vb. çevre kirliliği sorunları ile sıklıkla karşılaşılırken, İzleme ve Değerlendirme Merkezi bu minimal boyuttaki çöpleri dahi algılayacak çözünürlükte teknolojiyle donatılmış durumda. Tüm ihlaller kayıt altına alınıyor.
Bayram süresince anında müdahale
Sistemin devreye alındığı bayram öncesi süreçte; İzleme Değerlendirme Merkezi tarafından tespit edilen aksaklık ve kural ihlallerine rağmen, ihlalin türüne göre önce uyarı mesajı, sonra benzer ihlalin yinelenmesi durumunda ise cezai işlem yapılması yönünde uygulama yapıldı. İhlalin türüne ve yetki dağılımına göre cezai işlem süreçleri gerek Zabıta Müdürlüğü gerekse de Emniyet Müdürlüğü tarafından yürütülürken, emniyet birimlerine de gerekli bildirimler bu merkezden yapılıyor. Trafikte müdahale edilmesi gereken durumlar tespit edildiğinde, Emniyet Müdürlüğü trafik ekiplerine görüntülü olarak bilgi veriliyor. Bu sayede zamandan tasarruf sağlanıp hızlı müdahale gerçekleşirken, ihlalde bulunan kişilerle de iletişim kurulmuş oluyor.
Öte yandan, sistemin kullanılmaya başlamasıyla uyarı mesajları alan vatandaşlar, uygulamaya tam not verdi. Bu sayede ihlallerin önüne geçilebileceği ifade edildi.
Trafik hususunda 379 araç sahibi uyarıldı
Konuya ilişkin açıklama yapan Belediye Başkanı Alper Taban, “İzleme ve Değerlendirme Merkezi bizim önemsediğimiz ve üzerinde uzun süredir çalıştığımız bir uygulama. Bunun önce altyapısını hazırladık. Nisan ayı itibarıyla da uygulamaya geçtik. Şu an 11 kavşakta aktif izlememiz devam ediyor. Bu sistem sayesinde tüm şehre tek bir noktadan ulaşabiliyoruz. Özellikle bayram yoğunluğu yaşanan günlerde sistemi devreye aldık ve ciddi faydasını gördük. Bayram öncesi ve tatil sürecinde 379 araç sahibine uyarı mesajı gönderildi. Yaya ve araç trafiğindeki aksamaya anında müdahale edilmiş oldu. İhlalin türüne ve yetki dağılımına göre cezai işlem süreçleri Zabıta ekiplerimiz ve Emniyet Müdürlüğü tarafından yapılıyor. Emniyetle ilgili durumlarda ilgili kuruma gerekli bildirimler yapılıyor. Burada amacımız kesinlikle birilerine ceza kesmek değil. Ancak şehirde yaşamanın sorumlulukları, gereklilikleri var. Kurallar çerçevesinde hareket edilmezse, bu şehirler yaşanamayacak hale gelir. İşte bu düzeni sağlamak adına amacımız iyi bir denetim mekanizması kurmak. Bu vesileyle tüm vatandaşlarımızı kurallara riayet etmeye davet ediyorum. Her ne kadar başlangıçta uyarı mesajları atılsa da zamanla doğrudan cezai işlem uygulanmaya başlayacağını da hatırlatmak istiyorum” dedi. – BURSA
]]>Bayram tatilini fırsata çeviren binlerce ziyaretçinin rotası, UNESCO tarafından gastronomi dalında “yaratıcı şehirler” ağına dahil edilen ilk Türk şehri olmasından dolayı “gastronominin başkenti” olarak nitelendirilen Gaziantep oldu.
Ramazan Bayramı tatilinin 9 güne çıkmasıyla kentteki oteller yüzde 100 dolulukla hizmet verdi. Lokanta, restoran ve tatlıcı gibi işletmelerin büyük çoğunluğu da tam kapasite çalıştı.
Yüzden fazla lezzeti Türk Patent ve Marka Kurumundan coğrafi işaret tescili alan Gaziantep, adeta çifte bayram yaptı.
Gaziantep Lokantacılar Kebapçılar Pastacılar Tatlıcılar Baklavacılar ve Kafeteryacılar Esnaf ve Sanatkarları Odası Başkanı Abdulkadir Katmerci, AA muhabirine, kent esnafının bayram tatilini dolu dolu geçirdiğini söyledi.
Tatili fırsata çevirdiklerini belirten Katmerci, “Ramazan Bayramı’nda 9 günlük bayram tatili ilaç gibi geldi diyebiliriz. Esnafımız kapasitesinin tam üç katında hizmet vermeye çalıştı. Çok fazla talep vardı, yoğunluk vardı. UNESCO tarafından kabul görmüş bir mutfağa sahibiz. Yani bir baklavayı veya bir kazan yemeğini bile tek çeşit yapmıyoruz. Diğer illerimizde mezelerde çeşit var. Bizlerde ise her ürettiğimiz yemekte, her ürettiğimiz tatlıda çeşit var. Doğal olarak bu bize turist rekorlarını da beraberinde getiriyor. Her yıl üzerine koyarak devam ediyoruz.”
Esnaf memnun
Baklava ustası Ömer Faruk Çiftçi de ramazan ayında kentteki baklavacıların üretimini iki katına çıkardığını dile getirdi.
Bayram tatilinin 9 gün olmasının kendileri için büyük fırsat olduğunu anlatan Çiftçi, şöyle devam etti:
“Bu bayram bütün yerli ve yabancı turistler lezzete doydu. Tatilin 9 gün olması nedeniyle kente ek seferler düzenlendi. Bu bizim için büyük bir avantajdı. Vatandaşların hepsi baklavasını, ciğerini, kebabını yedi, giderken de sevdiklerine götürdü. Ramazan ayında artan üretimimiz normal şartlarda bayramda normale döner ama tatil 9 gün olunca rutin üretim devam etti.”
Tarihi Tahmis Kahvesi işletmecisi Mehmet Bağcı da tatilin uzun olması ve havaların ısınmasından dolayı bu yıl beklediklerinin üzerinde bir ziyaretçi yoğunluğu yaşadıklarını söyledi.
Kente gelen ziyaretçinin midesi gibi adeta gözünün de doyduğunu aktaran Bağcı, şunları kaydetti:
“Gaziantep’e gelen misafirler Gaziantep’i yaşadılar, tarihi yaşadılar. Yemeyle, içmeyle, oturmayla, kahveyle güzel bir tatil dönemini geçirdiler diyebiliriz. Gaziantep bundan güzel bir şekilde faydalandı. Esnafımızın tamamı baklavacısı, kebapçısı, kahvecisi yani taksi şoföründen tutun da herkes bundan faydalandı. Her anlamda çok yoğundu. Uçaklarda yer bulamayanlar kara yoluyla bulabildikleri imkanlar neticesinde Gaziantep’e ve bu bölgeye akın ettiler. Yani ben uzun yıllardan beri Tahmis Kahvesi’ni çalıştırıyorum, işletmecisiyim. Ben böyle bir kalabalığı görmedim. İnşallah Kurban Bayramı’nda da bu yoğunluğu bekliyoruz.”
Kebap ustası Ali Ağca da Gaziantep’e olan ilgiden memnun kaldıklarını vurgulayarak, “Bizim için bayram tatili gerçekten çok güzel geçti. Gelen ziyaretçiler en çok baklava, kebap, beyran gibi lezzetleri tercih ediyorlar.” dedi.
Tatilciler de geziden memnun ayrılıyor
Ziyaretçilerden Yusuf Çekiç de bayram tatili dolayısıyla ailecek Manisa’dan doğu turuna çıktıklarını belirterek, “Son durağımız Gaziantep oldu. Baklavasını ve yemeklerini yedik, güzel yerler gezdik. Zeugma Müzesi’ni gezelim dedik. Tarihi eserleri de şehirdeki yerleşim yerleri de çok güzel bir yer, bizim hoşumuza gitti.” dedi.
Merve Çekiç ise kendi yöresinin damak lezzetine göre gastronomi kenti Gaziantep’in yemeklerinin farklı bir lezzeti olduğunu anlattı.
]]>Yerlikaya, Polis Müzesi Şehit Demet Sezen Konferans Salonu’nda düzenlediği basın toplantısında, Ramazan Bayramı tatili süresince kaydedilen trafik verilerine ilişkin açıklamalarda bulundu.
İçişleri Bakanlığınca bayram öncesi trafik kurallarıyla ilgili hatırlatmalar yapıldığını belirten Yerlikaya, trafikte denetim yoğunluğunun artmasıyla kazaların da azaldığını vurguladı.
Ramazan Bayramı tatilinin 9 gün olarak belirlendiği 2016 ve 2019 yıllarının verilerine de dikkati çekerek açıklamalarda bulunan Yerlikaya, bayram tatili süresince 2019’da 16 bin 651, 2024’te ise 26 bin 804 personelin görev yaptığını ifade etti.
Yerlikaya, 9 günlük süreçte 2016’da 895 bin 979, 2019’da 1 milyon 431 bin 179, 2024’te ise 3 milyon 642 bin 538 denetim yapıldığını aktardı.
Bayram tatilinde sürücülere 2016’da 225 bin 134, 2019’da 290 bin 497 işlem yapıldığını söyleyen ve trafikteki en büyük sorunun aşırı hız olduğuna değinen Yerlikaya, 2024’te 207 bin 407’si hız, 278 bin 303’ü diğer nedenlerle olmak üzere 485 bin 710 işlem uygulandığını bildirdi.
Her yıl nüfus, sürücü ve araç sayısının giderek arttığına dikkati çeken Yerlikaya, buna karşın, 2016’da 6 bin 291, 2019’da 5 bin 780, 2024’te 6 bin 530 kaza meydana geldiğini kaydetti.
Yerlikaya, bayram tatili süresince meydana gelen kazalardaki can kayıplarına ilişkin şunları söyledi:
“Trafik kurallarına uyulmadı ve maalesef 2016’da 152, 2019’da 86 canımızı kaybettik. Bu Ramazan Bayramı tatili süresince yurt genelinde meydana gelen 6 bin 530 trafik kazasında 75 kişi hayatını kaybetti. Bir rakamını çok görüyoruz. Gönül ister ki bir can kaybı dahi yaşamayalım. 2016’da 12 bin 726, 2019’da 11 bin 265, 2024’te 10 bin 810 kişi kazalarda yaralandı. Biz can kaybı gibi hiçbir vatandaşımızın da yaralanmasını istemiyoruz. Bu kazaların en önemli beş sebebi, aşırı hız yüzde 37, kavşak ve geçitlerde geçiş önceliğine uymamak yüzde 15, şerit izleme ve değiştirme kurallarına uymamak yüzde 11, arkadan çarpma yüzde 9, dönüş kurallarına uymamak yaklaşık yüzde 8 ve diğer nedenler de yüzde 18,7. Ama her zaman olduğu gibi bizim en büyük sorunumuz trafik kazalarında her türlü araçla ilgili aşırı hız.”
Düzce’deki radar denetimi ve selektör cezası
Bakan Yerlikaya, hızın yapıldığı en riskli ve kazalara sebebiyet verilen yerlerde radar ölçümleri yapıldığını hatırlatarak, “Oraya biz trafik levhalarını koyuyoruz ve diyoruz ki ‘bu güzergahta radar denetimi yapılmaktadır’ diyoruz. Yani bunu açık bir şekilde vatandaşlarımıza söylüyoruz ki o levhayı gördüğü zaman hız yapmasın.” dedi.
Yerlikaya, Düzce’de karşıdan gelen sürücülere selektörle radar uyarısı yapan kişilere cezai işlem uygulandığını anımsatarak, şunları kaydetti:
“Düzce ilimizde 14 işlem yapılmış. Emniyet Genel Müdürümüz arkadaşlarıyla beraber inceledi ve talimatımızı verdik. O işlemlerin biz tamamını iptal ettik, kaldırdık. Aşırı hız yapmıyoruz, aşırı hızdan sizleri korumak ve onun sonuçlarından olumsuz sonuçlarından korumak için yapmış olduğumuz bu radar kontrollerimizi kesinlikle daha da artırıyoruz. Savunma sanayimizle yapmış olduğumuz işbirliğiyle mayıs ayından itibaren envanterimize radar kontrol cihazlarıyla ilgili sayılar katbekat artacak. Ama bu selektör yapmayla ilgili yani birbirimizi uyarı ile ilgili radarların olmadığı yerde de karşıdan gelen veya yanından geçen aşırı hız yaptığını gördüğünüz bir vatandaşımızı, arkadaşımızı selektör yapmaya lütfen devam edin de orada da bize yardımcı olun.”
]]>9 günlük Ramazan Bayramı tatili, iç pazardaki turizmi hareketlendirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bayram tatilinin uzatılması yönündeki kararı erken bildirmesi, turizm sektörünün yüzünü güldürmüştü. Tatilin açıklanmasıyla birlikte seyahat hazırlıklarına başlayan vatandaşlar, tatil bölgelerinde havaların sıcak oluşunu göz önünde bulundurarak erken rezervasyonlarını gerçekleştirdi. Akdeniz ve Ege bölgesinin kıyı şeridindeki oteller 9 günlük tatili yüzde yüz doluluk oranıyla geçirdi. Doluluk oranına iç pazardaki tatilin yanı sıra, Avrupalıların Paskalya Bayramı’nın da Ramazan Bayramı’na yakın olmasının etkisi de oldu. Oteller adeta yerli ve yabancı turist akınına uğradı.
5 günde 200 bine yakın kişi havalimanından kente giriş yaptı
Öte yandan oluşan yoğunluk Antalya Havalimanı iç ve dış hatlar terminalindeki verilere de yansıdı. 9-13 Nisan tarihleri arasından kente iç hatlardan 47 bin 82, dış hatlardan ise 135 bin 745 kişi olmak üzere toplam 182 bin 827 giriş gerçekleştirildi.
“Açık olan tesisler yüzde yüz doluluk yaşadı”
Ramazan Bayramının dolu dolu geçtiğini ifade eden Türkiye Seyahat Acentaları Birliği Başkan Başdanışmanı Hamit Kuk, “Bayram öncesi beklentilerimizi açıkladığımızda buna inanmayanlar oldu ama bayramda görüldü ki, beklentilerimiz doğru çıktı. Özellikle Akdeniz’de açık olan tesisler yüzde yüz doluluğa ulaştı. Ege bölgesinde de aynı şekildeydi. Oldukça verimli geçti. Onun dışında Kapadokya ve Karadeniz bölgesi doluydu. Güneydoğu bölgesindeki oteller bayramdan 10 gün önceden satışları kapatmışlardı. Orada kültür turları çok yoğun geçti. Hem acentelerimizden, hem otellerden aldığımız geri dönüşlere baktığımızda, oldukça verimli bir bayram periyodu yaşadık” dedi.
“150 milyar lira ciroya ulaşmış olabileceğini düşünüyorum”
Bayram’da Antalya’ya hava, deniz ve kara ulaşımıyla günlük yoğun bir giriş yaşandığına dikkati çeken Kuk, “Bodrum, Marmaris, Kuşadası’nda da çok yoğun girişler oldu. Ramazan Bayramı’nın güzel taraflarından birisi de bu. İnsanlar sabit kalmıyorlar, mutlaka dost, akraba ziyaretlerinde bulunuyorlar. 9 günlük bayram da çok geniş bir tatil süreci olduğu için, partnerlerimizden çalıştığımız firmalarla görüşmeler ve edindiğimiz izlenimlerde 20 milyon rakamının çok üzerine çıktığımızı tahmin ediyorum. İklim şartları da iyi gitti. Birçok turistik şehrimiz çok yoğun geçti. Çok yoğun bir trafik vardı. 100 milyar lira ciro üzerinde olacağını tahmin etmiştik, 150 milyar lira ciroya ulaşmış olabileceğini düşünüyorum” dedi.
Ramazan ve Paskalya Bayramı yerli ve yabancı turist akınına uğrattı
Kuk, oluşan yoğunlukta yabancı turist gelişlerindeki artışın da etkisinin olduğuna işaret ederek, “Bunun sebebi, Özellikle Avrupalıların kutladığı Paskalya Bayramı ve bizim Ramazan Bayramı ile hemen hemen aynı döneme geldi. Dolayısıyla sahil kesimimiz hem yabancı hem de yerli turist akınına uğradı. Bu da çok güzel oldu. 9 günlük periyot, turizm sektörü için güzel bir başlangıç ve moral oldu” ifadelerine yer verdi.
“2023 rekorunun yüzde 10 üzerine çıkabiliriz”
Turizm sezonunun iyi başlamasının yıl sonundaki rakamlara da etki edeceğinin altını çizen Kuk, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Geçen yıl depreme rağmen çok iyi bir yaz sezonu yaşamıştık turizm sektörü olarak. 2019 yılının rekorunu kırıp üzerine çıkmıştık. 2024 yılında da 2023 yılının üzerine çıkacağımızı düşünüyoruz. Kasım’dan bu yana devam eden erken rezervasyon satışları bunu gösteriyor. Minimum geçen yıla oranla yüzde 10 artış bekliyoruz. 2023 yılında 56 milyon yolcu karşılamıştık, tahmin ediyorum bu sene yaklaşık 60 milyon civarını bulacağız.” – ANTALYA
]]>Merkez nüfusu yaklaşık 2 bin 500 olan ilçe son yıllarda doğaseverlerin ilgi odağı olmaya devam ediyor.
Bir ucundan diğer ucuna 3 kilometre uzunluğundaki ahşap platformla geçilen ve doğal akvaryumu anımsatan Horma Kanyonu, “Dünyanın en derin ikinci kanyonu” olarak gösterilen Valla Kanyonu, Ilıca Şelalesi ve dünyanın en büyük dördüncü mağarası olarak gösterilen Ilgarini Mağarası’nın bulunduğu ilçeyi 9 günlük tatilde yaklaşık 50 bin yerli ve yabancı turist ziyaret etti.
Zarı Çayı’nın asırları bulan yolculuğunda oluşan Horma Kanyonu, son düzenlemelerle kayalara çivilerle monte edilen 3 kilometrelik ahşap platformla bir ucundan diğer ucuna kadar yürüyerek geçilebilir hale getirildi. Dev kayalar arasında ahşap platformdan geçerken kanyonun tüm güzellikleri görülebiliyor.
Belediye Başkanı Serkan Arı, AA muhabirine, 9 günlük tatilde bölgeyi yaklaşık 50 bin kişinin ziyaret ettiğini ve sezona çok güzel başladıklarını anlattı.
İlçenin turizmde parlayan yıldız olduğunu ifade eden Arı, “Milli Parklar tarafından bölgeye yapılan yatırımlarla ilçemiz doğa turizminde adından söz ettiren bir turizm destinasyonu haline geldi. Kanyonları, şelaleleri ve mağaraları ile ülke çapında duyulmaya başlandı. Bu sayede her geçen gün ilçemize olan ilgi artmaya devam ediyor.” dedi.
Arı, doğa turizmini geliştirmek adına bölgeye yapılan yatırımların artarak devam edeceğini belirtti.
“Turistler buradan çok mutlu ayrılıyor”
Seyahat acentesi yetkilisi Bünyamin Şekerci, bölgeye bayramda çok sayıda turist getirdiklerini aktararak, “Bayramda aşırı bir yoğunluk vardı, otoparkta yer bulamadık. Buralar yeni yeni duyuluyor. Kanyonlara yoğun bir ilgi var. Sosyal medyanın etkisi ile büyük bir hızla duyuluyor. Kanyonlar, büyük bir adrenalin duygusu hissettiriyor insanlara. Turistler buradan çok mutlu ayrılıyor.” ifadelerini kullandı.
Bayram tatili için bölgeye gelen Nurettin Çiçek, Pınarbaşı’nın doğa harikası bir yer olduğunu söyledi.
Horma Kanyonu’ndan geçtiklerini anlatan Çiçek, “Kanyonu görmek istedik, gerçekten muhteşemmiş. Düşüncelerimin ötesinde bir güzellik vardı. İçerde çok güzel bir yürüyüş yolu çalışması yapılmış. Kayalara tutunarak yapılmış bir yol güzergahı. Mutlaka gezilip görülmesi gereken bir yer. Ben çok büyülendim. Gerçekten burayı insanların görmesini tavsiye ediyorum.” dedi.
Ilıca Şelalesini de gördüklerini ifade eden Çiçek, “Kanyonun sonunda şelale var dediler, şelaleyi de gördük. O da muhteşem. Buradaki doğa dünya cenneti diyebilirim. Kanyon çok derin. Yukarda 2 kat yükseklik varsa aşağıda da 2 kat yükseklik var. İçerisinde acayip hava sirkülasyonu var. Mutlaka gezilip görülmesi lazım. Fotoğraftan bakmakla da olmuyor. Yolu buraya düşenler mutlaka burayı görsün.” diye konuştu.
Ziyaretçilerden Adem Bozlak da Samsun’dan geldiğini belirterek, “Hep merak ediyorduk burayı, bayram tatili bitmeden geldik. Kanyonlar, şelale, doğası çok güzel. İnsan burada dinlenip huzuru buluyor.” ifadelerini kullandı.
Pınarbaşı ilçesinde yöresel ürünler restoranı bulunan Aydın Gündoğdu da bayramın yoğun geçtiğini söyledi.
Gündoğdu, “Bayram tatilimiz çok güzel geçti. Yoğun bir tempodaydık. Kıştan, ramazandan çıktık bu yoğunluk can suyu oldu. Biz burada yöresel ürünler yapıyoruz. Coğrafi işaretli kara çorbanın yanı sıra ıspıt dolması, mantar kavurma, mantı gibi yöresel yemeklerle sunumumuzu yapıyoruz.” diye konuştu.
]]>Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Ramazan Bayramı sonrası ilk mesai gününde sırasıyla, Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı, Makine İkmal Bakım ve Onarım Daire Başkanlığı Atölyesi, Ana Hizmet Binası ve KCETAŞ birimlerinde görev yapan personelle bir araya gelerek bayramlaştı. İlk olarak yangın, afet ve yaşanan kazalara karşı halkın mal ve can güvenliğini koruyan, her türlü olumsuzluğa karşı gece gündüz demeden görev yapan İtfaiye Daire Başkanlığı’nı ziyaret eden Başkan Büyükkılıç, burada çalışanların geçmiş bayramını kutladı. Kayseri Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı personelinin Ramazan Bayramı’nı tebrik eden Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç, “Geçmiş bayramınız mübarek olsun. Cenab-ı Allah huzur içerisinde daha nice bayramlara erişmeyi nasip eylesin” dedi. Büyükkılıç, yeni bir dönemin başladığına dikkat çekerek, “Bu dönemde de vatandaşlarımızın beklentilerine en güzel şekliyle cevap verip, onlara hizmet etmek, onların duasını almak niyetiyle gayretimizi sürdüreceğimizi ifade ediyorum. Tüm ekibimiz adına sizlerin bayramını bir kez daha tebrik ediyor, sağlıklı, hayırlı daha nice bayramlara diyerek yaptığınız, yağacağınız çalışmalara şimdiden teşekkür ediyoruz” diye konuştu. Büyükkılıç, kolonya ve şeker ikramı ile itfaiye ekiplerinin bayramını tek tek tokalaşarak, kutladı.
“Hizmete devam edeceğiz”
Büyükkılıç, Makine İkmal Bakım ve Onarım Daire Başkanlığı Atölyesi’ne geçti. Bayram süresince mesai mefhumu gözetmeden fedakarca görev yapan personelle tek tek bayramlaşan Başkan Büyükkılıç, “Huzur içerisinde ailelerinizle, yakınlarınızla, dostlarınızla nice bayramlara erişmenizi temenni ediyorum. Kayseri Büyükşehir Belediyesi ve diğer ilçe belediyelerinin yapmış oldukları hizmetlerle insanların mutluluğu, huzuru, ihtiyaçlarının giderilmesi bağlamında takdir toplayan bir yaklaşım sergiledi. Bundan sonraki süreçte de kardeşlerimize hizmet etmeye devam edeceğiz” diyerek, hayırlı haftalar temennisinde bulunup, personelin bayramını kutladı. Daha sonra Başkan Büyükkılıç ek hizmet binasını da ziyaret ederek, tüm personelin geçmiş bayramını kutlayıp, personelin ailelerine de selam gönderdi. Burada da personele hitap eden Büyükkılıç, “Bayramınızı tebrik ederek, her birinize teşekkür edip, alnınızdan öpüyorum. Cenab-ı Allah sizlerden razı olsun. Gayretinize, iyi niyetinize, çalışmalarınıza teşekkür ediyorum. Sizlerle beraber el ele vermek suretiyle, onları kucaklayıp, bağrımıza basarak hizmetlerimizi sürdürmeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu. Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, daha sonra Hizmet Binası Meclis Salonu’nda personelle bir araya geldi. Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Hüseyin Beyhan, Genel Sekreter Yardımcıları ile daire başkanları, müdürler ve tüm personelle buluşan Başkan Büyükkılıç, çalışanlara seslenerek, “Bugüne kadar yapmış olduğunuz hizmetlerden dolayı her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Bir Ramazan ayını idrak etik, çok şükür huzurlu bir ayı geride bıraktık. Sizleri özlemişiz, tatilden sonra da tekrar bir araya geldik. Bayramınızı tebrik ediyorum. Sağlıklı, huzurlu daha nice bayramlara” ifadelerini kullandı. Kayserililere hizmet etmek için çalışmalarını sürdüreceklerini kaydeden Büyükkılıç, “İnşallah bundan sonraki süreçte de bizleri seven, güvenen, seçen hemşehrilerimize ayrıştırmadan, ötekileştirmeden hizmet etme anlayışı içerisinde çalışmalarımızı sürdüreceğimizi, buradan sizler adına ifade ediyorum” dedi. Başkan Büyükkılıç, personele vatandaşların daha rahat ve konforlu hizmet alabilmelerine yardımcı olmaları yönünde tavsiyelerde de bulunarak, sözlerini şöyle sürdürdü;
“Ay yıldızlı Türk bayrağımızın altında vatanımıza, devletimize, milletimize ve dinimize sahip çıkarak bu hizmetleri sürdürmeyi Mevla’m lütfetsin diye dua ve temennide bulunuyorum. Her şeyden önce bu ülkenin bekası bizim için olmazsa olmaz. O da hizmetle olur, gayretle olur, birbirimize hoş görüyle yaklaşarak sahip çıkmakla olur. Bu anlayış içerisinde her birinize yapmış olduğunuz gayretli, iyi niyetli çalışmalardan dolayı teşekkür ediyorum. Her birinizi bağrıma basıyorum. İyi ki varsınız, sağ olun, var olun diyorum.”
Başkan Büyükkılıç son olarak elektrik birimi KCETAŞ’ı da ziyaret ederek, tüm personellerin geçmiş bayramını tebrik etti. Başkan Büyükkılıç’a, bayramlaşma programlarında Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Hüseyin Beyhan, Genel Sekreter Yardımcıları Hamdi Elcuman, Serdar Öztürk, Ali Hasdal ve Mustafa Türkmen ile daire başkanları da eşlik etti. – KAYSERİ
]]>Manisa’nın Soma ilçesinde yaşayan emekli vatandaşlar, bayramda torunlarına harçlık bile vermekte zorlandıklarını söyledi. Bir emekli, “Hangi emekli memnun olmuş da ben olayım? Pazara zaten akşamüstü gidiyoruz, döküntüleri toplamaya. Bir kilo ıspanak 50 lira. Ot ama ne yapacaksın almaya mecbursun. Bu sene emeklilere en kötü yılı. 2 tane torunum var biri 20 yaşında biri 16 yaşında 50’şer lira zor para verdim bayram harçlığı. Ne yapar 20 yaşındaki torun 50 lirayla ancak bir kahve içer” dedi.
Manisa’nın Soma ilçesinde yaşayan emekliler hayat şartlarından dert yandı. Ramazan Bayramı’nda evde olduklarını, torunlarına harçlık bile veremediklerini söyleyen emekliler, Kurban Bayramı’nda ise kurban kesmelerinin mümkün olmadığını ifade etti.
“TORUNLARIMIZA BİR ŞEY VEREMEDİK”
Emekli bir vatandaş, “10 bin lira maaş alıyorum. Hayat pahalılığı… Maaşımdan hariç 12 saat çalışırsam geçinebiliyorum. Peynir 250 gram alıyorum, etin zaten yanından geçince şekerim, tansiyonum yukarı çıkıyor. Torunlara istediğimiz gibi harçlık veremedik. Yok ki, keşke olsa da bol bol versek içimizden geçen gibi” dedi. Başka bir emekli, “15 bin lira maaş alıyorum. Yetmiyor, memnun değilim. Bitmiş emekli, bitmiş… Ayda 250 gram peynir alıyoruz. Bayramda hiçbir şey yapmadık. Hiçbir yere gitmeden evde geçirdim. Torunlarımıza hiçbir şey veremedik. Torunlar gelmedi zaten biz de gidemedik” diye konuştu.
“ETİ BIRAK SÜTÜ ZOR GÖRÜYORUZ”
Marul satarak ek iş yapan emekli vatandaş, “11 bin 800 lira maaş alıyorum. Bayramda işte marul satıyoruz, marul satarak geçiriyoruz. Emekli maaşı yetmediği için marul satıyoruz, yapacak bir şey yok. Ek gelir yapıyoruz böyle. Torun geldi gitti. Elimizden geldiği kadar az çok harçlık verdik. Ne yapalım, biz yemeyeceğiz onlara vereceğiz. Kurbanda ne yapacağız; evde oturacağız. Eti kasapta, peyniri de rafta görüyoruz. 400 lira peynir… Nasıl alacaksın, alınır mı? Eti bırak sütü zor görüyoruz” ifadelerini kullandı.
Emekli vatandaş İbrahim Aydoğan, “10 bin lira maaş alıyorum, hayatta yetmiyor. İki tane çocuğum var okuyor. EYT’den emekli oldum, hiçbir şekilde yeterli gelmiyor bana. Büyük ihtimalle öleceğiz böyle. Et olarak tavuktan başka bir şey alamıyoruz, kırmızı eti görmüyoruz zaten. Peyniri toptan alırsak daha uyguna geldiği için 3-5 kiloluk toptan alıyorum” dedi.
“KEMERİ SIKMAYA DEVAM EDİYORUZ”
Pazara gitmekte bile zorlandıklarını belirten emekli, “10 bin lira alıyorum. Herkes nasıl idare ediyorsa öyle idare ediyoruz, kemeri sıkmaya devam. Valla ben bir şey demiyorum artık Allah’a havale ettik. Torun var, 50 lira harçlık verdim ancak. Pazara zaten girmiyoruz ki, akşamüstü gidiyoruz çürüklerini toplamak için. Eti unuttuk da peyniri de en ucuzundan alıyoruz” dedi.
Madenden emekli bir vatandaş ise, “11 bin maaş alıyorum, memnun değilim. Yerin yedi kat altında çalışmışım, haksızlık, adaletsizlik var. Bu bize hak mı, reva mı yani? Hayat şartları ağır, zor. Biz çalışmazsak açız. Asgari ücretle çalışıyoruz ancak kendimizi geçindiriyoruz emekli olduğumuz halde. Emekli bu bayramda hiçbir şey yapamadı. Ağaç gölgesinde, söğüt gölgesinde oturdu. 3 tane torunum var hiçbir şey yapamadım. Ancak birer çift çorap aldım” ifadelerini kullandı.
“PAZARA DÖKÜNTÜLERİ TOPLAMAYA GİDİYORUZ”
Pazardan arta kalanları aldıklarını ifade eden emekli, “Hangi emekli memnun olmuş da ben olayım? Pazara zaten akşamüstü gidiyoruz, döküntüleri toplamaya. Bir kilo ıspanak 50 lira. Ot ama ne yapacaksın almaya mecbursun. Emekli Kurban’da ancak horoz keser. Bir kuzu bile 20 bin lira. Bu sene emeklilere en kötü yılı. 2 tane torunum var biri 20 yaşında biri 16 yaşında 50’şer lira zor para verdim bayram harçlığı. Ne yapar 20 yaşındaki torun 50 lirayla ancak bir kahve içer” dedi.
Emekli vatandaş Cafer Topal, “10 bin lira emekli maaşı alıyorum. 10 bin lira ile Saray geçinebiliyorsa biz de geçinelim. Bayram evde yatarak geçti. Torunumuza, çoluk çocuğumuza harçlık vermeden geçti. Çocuklarımıza mahcup olduk. Cebimizde para olmayınca 10 bin lirayla nereye gidebiliriz ancak 10 adım yürüyebiliriz. 10 adımdan sonra cep boş” diye konuştu.
Emekli Derviş Akyüz ise, “Emekli maaşım 10 bin lira. Kiram zaten 5- 6 bin. Ramazan Bayramını hüsranla geçirdik, iş Kurban Bayramına kaldı. Kurban alma şansım zaten sıfır. Bu maaşla kurban alamayız. Kurban hisseleri şu anda 20- 22 bin liradan aşağı yok. 2024 emekli yılı olacak dediler, şu anda emekli 2024’ü kaos yaşıyor. Emeklerinin artık yaşama şansının olduğunu hissediyorlar mı, hissetmiyorlar mı? Emekli ölmüş durumdadır” dedi.
]]>Seçim sonrası ekonomide beklenen hareketlenme, uzun bayram tatili nedeniyle, biraz gecikmeyle bu hafta başlayacak. İran- İsrail gerginliği nedeniyle, seçimden sonra başlayan döviz rezervlerindeki seyrin ne olacağı merak ediliyor. Ekonomi yönetimi de alınacak yeni tedbirler konusunda çalışmalarını hızlandıracak.
9 günlük bayram tatili olmasına rağmen, bu bayramda yurt içi seyahatlerin nispeten düşük kaldığı gözleniyor. Bu nedenle, tam rakamı belli olmamakla birlikte, piyasadaki likiditenin geçen yılki bayram tatillerinde olduğu kadar artmadığı, emisyon hacmindeki artışın düşük kaldığı tahmin ediliyor.
Artış çok fazla olmasa bile, böyle dönemlerde hep görüldüğü gibi, emisyon hacminin önümüzdeki hafta içinde yeniden dengelenmesi, piyasaların da birkaç gün sonra normal trendine girmesi bekleniyor. İktisatçılar, seçim sonrası piyasalarda oluşacak yeni dengenin önümüzdeki hafta ortalarından itibaren belirginleşmeye başlayacağı görüşündeler.
Seçim öncesinde başlayan döviz rezervlerindeki iyileşmenin bayram tatiline kadar sürdüğü gözlendi. Bayram öncesinde piyasaların açık olduğu 1,5 günde de yaklaşık 2 milyar dolar civarında bir rezerv artışı kaydedildiği tahmin ediliyor. Rezerv artışının bu hafta da devam edip etmeyeceği konusunda ise tahminlerin değişik olduğu gözleniyor. Geçtiğimiz hafta tırmanan İran-İsrail gerginliğinin uluslararası finans piyasalarını derinden etkilediği gözlenirken, küresel risk iştahının belirgin biçimde azaldığı görülüyor.
O nedenle Türkiye’ye yabancı sermaye girişinin, geçtiğimiz iki haftada olduğu kadar yüksek olup olmayacağı merakla bekleniyor. İsrail-İran gerginliği ve olası çatışmaların küresel ekonomide olduğu gibi, bizi de, özellikle de döviz girişlerini yakından etkilemesi bekleniyor.
Döviz girişlerinin hızlı seyrini koruması halinde Merkez Bankası’nın önümüzdeki haftadan itibaren para politikası çerçevesinde değişiklik yapması gerekebilir. İktisatçılar döviz girişleri nedeniyle Merkez Bankası’nın satın aldığı döviz karşılığı TL’yi piyasaya vermesinin, piyasadaki likidite dengesini bozduğuna dikkat çekiyorlar. Rezerv artışının devam etmesi halinde Merkez Bankası, yüzde 52-53 ile faiz koridorunun üstünden fonladığı piyasaları, likidite fazlası nedeniyle daha düşük faizle fonlamak zorunda kalabilir. Çünkü rezerv karşılığı oluşan likidite fazlası, bankaların fon ihtiyacını azaltıyor.
Bu durumda ise likidite fazlası olan bankaların TL mevduat faizlerini indirmesi sonucu ortaya çıkabilir. Halbuki Merkez Bankası üst limitten fonlama yaparak bankaları TL mevduata daha fazla faiz vermeye itmiş ve geçtiğimiz hafta TL mevduat faizleri yüzde 46’ye kadar çıkmıştı. Likidite fazlası nedeniyle mevduat faizlerinin düşmesi, TL’ye dönüş konusunda yeniden tedirginlik oluşmasına, bu da sıkı para politikası etkinliğini azalmasına neden olabilir.
ALINACAK TEDBİRLER FATURANIN KİME KESİLECEĞİNİ GÖSTERECEK
İşte bu nedenle rezerv artışının sürmesi halinde Merkez Bankası’nın yeni önlem almak zorunda kalabileceği belirtiliyor. Bu kapsamda likidite fazlasının ya “likidite bonosu” çıkartılarak ya da zorunlu karşılık oranları artırılarak geri çekilmesi gerekebilir. Buna karşılık iktisatçılar, Merkez Bankası’nın bu sözü edilen “teknik gerekçeler” gerekçesiyle, politika faiz oranını yükseltmek zorunda kalabileceğini şimdiden konuşmaya başladılar.
Piyasalardaki yeni dengeyi görmek için hem küresel çatışma ortamına ilişkin haberlerini yakından izlemek, hem de piyasaların bayram tatili sonrası dengelenmesini beklemek gerekecek. Piyasalardaki bu beklentilere karşılık, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın yeni dönemde enflasyonla mücadele kapsamında alacağı yeni tedbirler konusunda hazırlıklarını yoğunlaştırması bekleniyor.
Bakan Mehmet Şimşek’in enflasyonla mücadele politikalarının devam edeceği kesinleşti ama alınacak önlemler konusunda henüz netlik bulunmuyor. Bakan Şimşek, “alınacak güçlü mali tedbirlerle para politikasına enflasyonu düşürmek için katkı verileceğini” söylemişti. Şimdi artık sıra, mali dengenin sağlamlaştırılması için gereken vergi tahsilatını artıracak, kamu yatırımlarını kısacak yeni tedbirlerin alınmasına geliyor.
Ankara’da bürokrasi çevrelerinde, alınacak kararlar konusunda seçimden önce yoğun çalışmalar yapıldığı, belirli bir çerçevenin ortaya çıktığı, gereken yasalar ve alt düzenlemelerin büyük ölçüde hazırlandığı konuşuluyor. Ancak bu tedbirlerin detayı konusunda fazla bir haber kamuoyuna yansımış değil.
Alınacak tedbirlerin bir önemi de, önümüzdeki dönem için enflasyonla mücadelenin faturasının hangi kesimlere çıkacağını belli etmesiyle görülecek. Sermaye kesimine tanınan vergi istisnalarının azaltılmasına, varlık üzerinde alınan vergilere ağırlık verilmez, kamu tasarrufu sembolik düzeyde kalırsa, o zaman dar ve sabit gelirlinin “faturanın yükünün yine tümüyle kendi omuzlarına yıkılacağı” konusunda tedirgin olması kaçınılmaz.
Özellikle artan yoksulluk nedeniyle seçimlerde büyük fatura ödediği belli olan AKP ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, şimdiye kadar kollanan kesimlere yine dokunmayıp, dar ve sabit gelirli üzerine daha fazla yüklenmesi halinde siyasi faturanın daha da büyüyeceğini anladığı konuşuluyor.
]]>İzmir’de Ramazan Bayramı’nda tatile ve memlekete gidemeyen emekliler hayat pahalılığından, Kemeraltı Çarşı esnafı da vatandaşın alım gücünün giderek daha da düşmesinden dert yandı. İzmir Kuru Kahveciler, Kuru Yemişçiler ve Baharatçılar Odası Başkanı ve 62 yıllık işletmeci İlyas Gönen, “Bu insanlar nasıl geçiniyor diye soran var mı? Çıksınlar çarşıyı, pazarı gezsinler. 10 bin lira paranın 1 lira ettiğini görün” dedi. Emekli yurttaş ise “Bayram fakire nasıl geçer? Emekliyiz hiç alım gücümüz yok. 10 bin lira maaşla ne alınır” diye konuştu.
İzmir’de Ramazan Bayramı’nı tatile ya da memlekete gidemeden geçiren yurttaşlar, geçim sıkıntısının günden güne giderek arttığını dile getirdi. Kemeraltı Çarşı’da alışveriş yapmaya çıkan yurttaşlar fiyatların yüksek olduğunu söylerken, çarşı esnafı ise yurttaşın alım gücünün düştüğünü ifade etti.
“ÇARŞIYI, PAZARI GEZSİNLER. 10 BİN LİRA PARANIN 1 LİRA ETTİĞİNİ GÖRSÜNLER”
ANKA Haber Ajansı’na konuşan İzmir Kuru Kahveciler, Kuru Yemişçiler ve Baharatçılar Odası Başkanı ve 62 yıllık İşletmeci İlyas Gönen, küçük ve orta ölçekli esnafın ekonomik sıkıntılarına dikkat çekti. Bağ-Kur emeklisi olduğunu belirten Başkan Gönen aldığı 10 bin 700 lira maaş ile ek iş yapmadan geçimini sağlayamayacaklarını söyleyerek şunları kaydetti:
“Bayram eskiye göre zehir gibi geçti. Bu ekonomik koşullarda bayram nasıl geçti diye sormak biraz abesle iştigal. Allah bir an önce bizi idare edenlere irade nasip etsin. Mucizeler olsun, insanlar çok kötü durumda. Bilhassa ben şu anda Türkiye’de yaşayan küçük ve orta ölçekli esnaf adına konuşuyorum. İzmir Kuru Kahveciler, Kuru Yemişçiler ve Baharatçılar Odası Başkanıyım. 62 yıldır da bu gördüğünüz mekanda iş yapıyorum. Gerçekten insanlar artık kredi kartının da dibine dayandılar. Bilmiyorum nasıl çıkacağız biz bu işin içinden? İnşallah bir an önce Türkiye’miz bu karanlık, bataklıktan çıkar. Aydınlık dünyaya kavuşuruz. Söyleyecek söz bulamıyorum. Küçük ve orta ölçekli esnaf çok ama çok zor durumda. Bağ-Kur emeklisiyim. 10 bin 700 lira maaş alıyorum. Burada çalışmasak, geçimimiz olmasa biz nasıl tamamlayacağız? Bu insanlar nasıl geçiniyor diye soran var mı? Biraz çıksınlar çarşıyı, pazarı gezsinler. 10 bin lira paranın 1 lira ettiğini görün.”
“AİLEM SİVAS’TA OTURUYOR, BİR BİLET BİN 500 LİRA OLMUŞ, NASIL GİDECEĞİZ?”
Emekli yurttaş ise bayramda tatile ya da memlekete gidemediklerine vurgu yaparak, “Emekli cebinde olmayan bir parayla nereye tatile gidecek? 3 bin lira verdi. Sadaka verdi. Vermeseydi daha iyiydi. Biz emekli olarak zam istemiyoruz ama hiçbir şeye de zam gelmesin. Bugün bir köfte ekmek 200 lira. Bir ekmek olmuş 10 lira. Ekonomi düzelsin. Hiçbir şeye de zam gelmesin. Ailem Sivas’ta oturuyor, ben burada oturuyorum. Bir bilet olmuş bin 500 lira. Nasıl gideceğiz? 10 bin 500 lira emekli maaşı alıyorum ayın 26’sında, ayın 27’sinde aylık bitiyor” dedi.
“EMEKLİYİZ HİÇ ALIM GÜCÜMÜZ YOK”
10 bin lira emekli maaşı ile geçinemediğini belirten bir diğer emekli yurttaş da “Bayram fakire nasıl geçer? Emekliyiz hiç alım gücümüz yok. 10 bin lira maaşla ne alınır? Şuradan balık aldık. Misafirim geldi. Balığın kilosu 200 lira. 3 tane balık aldık. 240 lira tuttu. Hiç memnun değilim bu hükümetten. Torunlara benden hiç harçlık istemeyin diyorum. Hakikaten böyle. Gerçeği söylüyorum. Şimdi size harçlık veriyorum diye niye yalan söyleyeyim ki? Bizi bu duruma getirenler Allah’tan korksun, utansın” dedi.
“BİZ HER BAYRAM DÜKKANI AÇARIZ, BU BAYRAMDA İŞ YOK”
Bir diğer Kemeraltı Çarşı esnafı ise şehirlerarası bilet fiyatlarının yüksek olduğunu, bu nedenle çocukları ile bayramda görüşemediklerini söyleyerek, “Bayram bize göre değil, başkalarına göre bayram. Hiçbir yerden misafirim gelmiyor. Çünkü hayat pahalı olduğu için çocuklar memleketlerinden bu tarafa doğru gelemiyor. Bir bilet bin lira 2 bin lira. Nasıl gelsinler? Torunlar yerlerinde kaldı. Biz de işimize devam ediyoruz. Torunlara harçlık gönderemedik, mümkün mü göndermek?” diye konuştu. Kemeraltı’nda balıkçılık yapan bir diğer esnaf da önceki yıllarda bayramda doluluk olurken bu yıl müşterilerin az olduğunu ifade ederek, “Eski bayramlar yok, mümkün değil. Biz her bayram dükkanı açarız bu bayramda iş yok” dedi.
]]>
Tarihi ve tescilli yapılarıyla ilgi gören, farklı din, dil ve kültürden insanların hoşgörüyle, kardeşçe yaşadığı kent yılın her döneminde olduğu gibi 9 günlük bayram tatilinde de turistlerin tercihi oldu.
Kente gelen yerli ve yabancı turistler camilere, medreselere, kiliselere yoğun ilgi gösterince tarihi mekanlarda kimi zaman uzun kuyruklar oluştu.
Kentte 22 bin yatak kapasitesinin bulunduğu otellerde doluluk yüzde 100’e ulaşırken, sadece bayramın üç gününde merkez Artuklu ilçesindeki Deyrulzafaran Manastırı ile Kasımiye Medresesi 12’şer bin, kent merkezine 30 kilometre uzaklıktaki Dara Antik Kenti ise 30 bin ziyaretçi ağırladı.
Turist yoğunluğu hem turizm sektörünü hem de esnafı mutlu etti.
“Son yılların en büyük kalabalığı yaşanıyor”
Seyahat acentesi yetkilisi Fehmi Sincar, AA muhabirine, hoşgörü kenti Mardin’in turizmde önemli bir ivme yakaladığını söyledi.
Her mevsimde ziyaretçilerini cezbeden kentte bayram tatilinde ayrı bir yoğunluk yaşandığına işaret eden Sincar, “Çifte bayram yaşadık. Müthiş bir kalabalık var bütün kentte. Ülkenin tüm illerinden yoğun bir talep var. Son yılların en büyük kalabalığı yaşanıyor. Şu andaki gibi bir yoğunluk görmedik. Deyrulzafaran Manastırı, Dara Antik Kenti tıklım tıklım.” dedi.
Dara Antik Kenti’nde hediyelik eşya satan Mevlüt Açılmış da kente gelen ziyaretçileri ağırlamanın mutluluğunu yaşadıklarını belirterek, büyük bir ilgiyle karşılaştıklarını aktardı.
Esnaf olarak yüzlerinin güldüğünü dile getiren Açılmış, “Turizm yoğunluğu beklediğimizden fazla, işler çok güzel. Herkes mutlu. Gelenler daha çok yöresel ürünleri alıyorlar. Yoğunluktan yüzümüz gülüyor. Biz de misafirlerimizin yüzünü güldürmeye çalışıyoruz.” diye konuştu.
“İnsanlar Mardin’i görmek istiyor”
Deyrulzafaran Manastırı Bakım Onarım ve Yaşatma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Yılmaz Hiçbezmez, kentte ilk defa böyle bir yoğunluk yaşadıklarını ifade etti.
Hiçbezmez, tarihi mekanı günde ortalama 4 bin kişinin ziyaret ettiğini anlatarak, şunları söyledi:
“Manastır olarak buna hazırlıklıydık. Personel sayımızı artırdık. İnsanlar Mardin’i görmek istiyor, tarihi bir kent. Elimizden geldiği kadar onları memnun etmeye çalışıyoruz.”
Hiçbezmez, turizmde her sene daha da ilerleme kaydeden kente yılın her mevsimi ziyaretçi beklediklerini sözlerine ekledi.
Manastırda görevli Rahip Gabriel Akkurt ise İslam aleminin bayramını kutlayarak, kentte son yıllarda turizmde önemli bir yoğunluk yaşanmaya başladığını, manastıra da yoğun bir talep olduğunu kaydetti.
“Tatilim çok güzel geçti”
İstanbul’dan gelen öğretmen Ece Hacıoğlu, Mardin’i ilk kez ziyaret etme fırsatı bulduğunu anlatarak, kenti çok beğendiğini söyledi.
Niğde’den gelen Eda Pala da bayram tatilini değerlendirmek için Mardin’i tercih ettiklerini belirterek, “Mardin’i çok sevdim, kente bayıldım. Tatilim çok güzel geçti. Tarihi yerleri gezmek, görmek çok iyi oldu. Çok sevdim. Herkesi bu kente bekliyoruz.” diye konuştu.
Malatya’dan gelen Nazan Şahbaz ise bayram tatilini fırsat bilerek Mardin’e geldiklerini ifade ederek, kenti çok güzel bulduklarını dile getirdi.
Şahbaz, kentin tarihi ve kültürel mekanlarını ziyaret ettiklerini, hediyelik eşyalar aldıklarını, şal taktıklarını, tatili dolu dolu geçirdiklerini belirtti.
]]>Ankara Kahramankazan Belediye Başkanı Selim Çırpanoğlu, görevi devraldığında belediye kasasında para olmadığını belirterek, “Belediyemizde maaşlar ayın 1 ila 5’i arasında ödenir. Ben mazbatayı aldıktan sonraki gün maaş ödemesinin son günüydü ve personel kaygı içerisindeydi. Maaşlar yatırılmadığı takdirde bayramda personelimiz ve ailesi mağdur olacaktı. Kahramankazan da ekonomik olarak zarar görecekti. Bir belediye başkanı bu duruma kayıtsız kalamazdı. Çünkü bizler personelin ailesi olduğumuzu düşünüyoruz. Bu noktada kendi imkanlarım dahilinde belediyemize 9 milyon vermek suretiyle personel maaşlarının ödenmesine katkıda bulundum. Bayram olmamış olsaydı belki bir hafta öteleme durumumuz olurdu ama bayrama personelimin boynu bükük girmesine gönlüm elvermezdi” dedi.
Kahramankazan Belediye Başkanı Selim Çırpanoğlu, ANKA Haber Ajansı’na konuştu. Son beş yılda etkili ve verimli bir şekilde belediyecilik yapılmadığına dikkat çeken Çırpanoğlu, belediyenin kasasında personel maaşlarına yetecek kadar para olmadığı için kendi imkanları dahilinde belediye kasasına 9 milyon TL aktarılarak bayramdan önce personellere maaşlarının verildiğini söyledi. Çırpanoğlu şöyle konuştu:
“KAHRAMANKAZAN 35 YIL SONRA CHP BELEDİYECİLİĞİYLE BULUŞTU”
“Kahramankazan 35 yıl sonra CHP’ye teveccüh gösterdi, CHP belediyeciliğiyle buluştu. Ben son beş yıldır zaten Kahramankazan’da büyükşehir belediye meclis üyesiydim ve aynı zamanda muhalefetin grup başkanvekiliydim. Beş yıl boyunca burada adaletsiz, ayrıştırmacı, tehditkar bir yönetim vardı. Bizler adaletli, liyakatli, ayrıştırmasız bir belediyecilik öngörüyoruz. Buna ilişkin elimizden gelen tüm çabayı Kahramankazan’ımız için seferber edeceğiz. Burası Ankara’ya en yakın dış ilçe. Binlerce fabrikanın olduğu, tarımın yapıldığı ayrıca turizm alanlarının olduğu bir yer. Doğru yönetildiği takdirde Ankara’nın parlayan yıldızı olacak. Bizler Kahramankazan’ımızı hak ettiği noktaya taşımak için elimizden geldiği tüm çabayı sarf edeceğiz.
“KİMSENİN KİME OY VERDİĞİNE BAKMADAN, PARTİSİNE BAKMADAN VATANDAŞIMIZA HİZMET EDECEĞİZ”
Bizim bir siyaset üstü anlayışımız var. Kahramankazan’da bu anlayışımızı vatandaşımıza empoze ettik, vatandaşımız da bize güvendi. AK Partilisi de, MHP’lisi de, Refah Partili de oy verdi. Bizler de vatandaşın bu teveccühünü karşılıksız bırakmayacağız. Kesinlikle kimsenin siyasi fikrini sorgulamadan, siyasi partisine bakmadan, kime oy verdiğine bakmadan vatandaşımıza hizmet edeceğiz. Kahramankazan’ın yarısı bana oy verdi ama hangi yarısının oy verdiği önemli değil. Kahramankazan’ımızın tamamına hizmet edeceğiz. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı’mız Mansur Yavaş ile beraber Kahramankazan’ımıza altın çağını yaşatacağız.
“BELEDİYE KASASINDA PARA YOKTU. KENDİ İMKANLARIM DAHİLİNDE BELEDİYEMİZE 9 MİLYON TL VEREREK PERSONEL MAAŞLARININ ÖDENMESİNE KATKIDA BULUNDUM”
Kahramankazan Belediyesi’nde maaşlar ayın 1 ila 5’i arasında ödenir. Ben mazbatayı aldıktan sonraki gün maaş ödemesinin son günüydü ve personel kaygı içerisindeydi ‘maaşlarımız ödenir mi’ şeklinde. Maaşlar yatırılmadığı takdirde bayramda personelimiz ve ailesi mağdur olacaktı. Kahramankazan da ekonomik olarak zarar görecekti. Bir belediye başkanı bu duruma kayıtsız kalamazdı. Çünkü bizler personelin ailesi olduğumuzu düşünüyoruz. Aile büyüğü olduğumuzu düşünüyoruz. Bu noktada kendi imkanlarım dahilinde belediyemize 9 milyon vermek suretiyle personel maaşlarının ödenmesine katkıda bulundum. Bayram olmamış olsaydı belki bir hafta öteleme durumumuz olurdu ama bayrama personelimin boynu bükük girmesine gönlüm elvermezdi. Kahramankazan’da memur, kadrolu işçi ve sözleşmeli personel olarak 886 personelimiz var.
“BEŞ YIL BOYUNCA ETKİLİ VE VERİMLİ BİR ŞEKİLDE BELEDİYECİLİK YAPILMAMIŞ”
Geçtiğimiz dönem, beş yıl boyunca etkili ve verimli bir şekilde belediyecilik yapılmamış ama kimse kaygılanmasın Kahramankazan’ımızın bütçesi düzelir. 4-5 ay içerisinde ben Kahramankazan’ın bütçesini düzeltirim çünkü Kahramankazan’ın sanayi, tarım noktasında verimliliği bulunmaktadır. Bunlar da bizlere geri dönecektir.”
]]>Anıtkabir, Ramazan Bayramı boyunca 120 bini aşkın ziyaretçiyi ağırladı. Bayram tatilini fırsat bilerek Ankara’ya gelen binlerce kişi akın akın Ata’nın huzuruna çıktı. Bayramın son günü insan selini andıran görüntüler kameralara yansırken, Anıtkabir’i aileleriyle ziyaret eden çocuklar Atatürk’ün kendileri için bağımsızlık ve özgürlük anlamına geldiğini dile getirdi, yetişkinler de “O’nsuz bayram geçirmek istemedik” diye konuştu.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün ebedi istirahatgahı Anıtkabir, bayramda ziyaretçi akınına uğradı. Yetkililerden alınan bilgiye göre, Ramazan Bayramı boyunca 120 bini aşkın yurttaş Anıtkabir’i ziyaret etti. Memleketin dört bir yanından gelen çocuk, yaşlı, yetişkin binlerce kişi Atatürk’ün mozolesine çiçek bırakarak sevgilerini dile getirdi.
Anıtkabir’de Aslanlı Yol, tören alanı, anıt merdivenleri gibi alanlarda yoğun kalabalık dikkati çekerken, ziyaretçiler Anıtkabir Komutanlığı’na bağlı saygı nöbetçisi askerlerin nöbet devir teslimlerini ilgiyle ve alkışlarla izledi, cep telefonlarıyla görüntüledi.
“EŞSİZ BİR İNSAN”
Atatürk ve Kurtuluş Savaşı Müzesi önünde de ziyaretçiler saatler boyunca kuyruk oluşturdu. Ziyarete gelen ebeveyn ve çocuklar duygu ve düşüncelerini ANKA Haber Ajansı’na anlattı.
Kızıyla Anıtkabir’i ziyarete gelen Burcu Açıksarı “Atatürk’e olan vatan borcumuzu ödemek istedik. O bizim için çok büyük bir anlam taşıyor; çocuklarımız için, öğrencilerimiz için. Onu görmek istedik, bayramı onsuz geçirmek istemedik. Ona sevgimizi sunduk. Duygusal anlar yaşadık kızımla. Bizim için eşsiz bir insan” diye konuştu.
10 yaşındaki Eliz Açıksarı da duygularını “Çok mutluyum, Atamı ziyaret ediyorum. Bu ilk gelişim ve çok heyecanlandım. Atatürk benim için bağımsızlığın ve özgürlüğün sembolü tıpkı bayrağımız gibi.” şeklinde dile getirdi.
“O OLMASAYDI BİZ BURADA BÖYLE MUTLU OLAMAZDIK”
Ailesi ile Anıtkabir’i ziyarete gelen 9 yaşındaki Beren Coşkun da “Ata’mızı ziyaret etmeye geldik. Çok güzel hissediyorum. Anıtkabir’i gezerken biraz hüzünlendik tabi. Atatürk bağımsızlığı, komutanlığı ve askerliği ifade ediyor” dedi.
Torunlarıyla Anıtkabir’e gelen 75 yaşındaki Ahmet Hazinedaroğlu da “Bayramlaşmak güzel birşey. Atatürk ile bayramlaşsınlar diye çocukları Anıtkabir’e getirdik çünkü onun sayesinde biz bugünleri yaşıyoruz. Onlar da bize bu vatan için mücadele ettiklerini ve nasıl kazandıklarını görsünler diye getirdik” diye konuştu. Ahmet Hazinedaroğlu’nun torunu 11 yaşındaki Duru Zeynep Yücel “Ata’mızı çok seviyorum. Buradaki anılar çok gerçekçi. O olmasaydı biz burada böyle mutlu olamazdık.” diye konuştu.
“KİMSENİN BOYUNDURUĞU ALTINDA YAŞAMIYORUZ NE MUTLU BİZE”
Küçük yaştan itibaren Anıtkabir’e gelmeyi çok istediğini belirten 12 yaşındaki Batuhan Akbulut da “Bu yıl sonunda geldim. O olmasaydı şimdi Cumhuriyet olmayacaktı. O olmasaydı sadece tek bir kişinin adaleti olacaktı. Şu an yaşamamızın nedeni de Atatürk” dedi. 49 yaşındaki Sema Kurt ise “Çok yoğun duygular hissediyorum. Bu ikinci gelişim. Atatürk bize bir yurt bıraktı. Kimsenin boyunduruğu altında yaşamıyoruz ne mutlu bize” dedi.
“ATATÜRK BİZE ÖZGÜRLÜK VERDİ”
9 yaşındaki Mehmet Faruk Çökerekler, “Atatürk’ü görmek için geldik. Atatürk bize özgürlük verdi, bu ülkeyi kurtardı bize bir toprak verdi” derken 13 yaşındaki Ece Nur Akduval da duygularını “Anıtkabir’i gezmek çok güzel bir duygu. Atatürk bu toprakları almamızı sağlayan en büyük kurucu. Atatürk’ün bizim için bu toprakları alırken sarf ettiği çabayı gördüm Anıtkabir’i gezerken” şeklinde dile getirdi.
Anıtkabir, 2023 yılında 5.769.045 kişi tarafından ziyaret edilmişti.
]]>KASTAMONU – GMG Kastamonuspor Teknik Direktörü Fırat Gül, Amed Sportif Faaliyetler karşısında elde edecekleri galibiyetle Kastamonululara çifte bayramı yaşatmak istediklerini söyledi.
TFF 2. Lig Kırmızı Grup’ta şampiyonluk mücadelesi veren ve lider Amed Sportif Faaliyetler’in 3 puan gerisinde yer alan GMG Kastamonuspor, şampiyonluk düğümünün büyük ölçüde çözüleceği Amed Sportif Faaliyetler maçının hazırlıklarını aralıksız sürdürüyor. Ramazan Bayramı olmasına rağmen izin yapmayan ve tüm hafta boyunca antrenmanlarını Gazi Stadyumu’nda sürdüren Kastamonuspor, Amed’i yenerek liderliği geri almak istiyor.
Kastamonuspor, 14 Nisan Pazar günü saat 15.00’te Amed Sportif Faaliyetler ile Gazi Stadyumu’nda karşı karşıya gelecek.
Çıktığı son 9 karşılaşmadan 8 galibiyet ve 1 beraberlikle ayrılan Kastamonuspor’da Teknik Direktör Fırat Gül, Kaptan Abdülaziz Solmaz ve forvet oyuncusu Yusuf Türk, İhlas Haber Ajansı muhabirine açıklamalarda bulundu.
Fırat Gül: “Kastamonu halkına çifte bayram yaşatmak istiyoruz”
Tüm İslam aleminin, Türkiye’nin ve Kastamonuspor taraftarının Ramazan Bayramı’nı kutlayan Fırat Gül, “Bayramlar ekstra sevinçlerle, mutluluklarla birleşince daha keyifli oluyor. Bizim de hedefimiz bu, Kastamonu halkına ikinci bir bayramı yaşatmak istiyoruz. Zor bir maç olacak, 6-7 haftası öncesinden bu maçın aşağı yukarı nasıl bir atmosferde oynanacağı belliydi. Her iki takım da şampiyonluk için mücadele veriyor. Bizler sonuna kadar mücadelemizin arkasındayız. Sonuç itibarıyla bu hafta final maçına kadar geldik. Bu hafta yüzde 90 ligin kaderinin şekilleneceği bir maç oynanacak. Bu maçta taraftarımıza çok ihtiyacımız var. Taraftarımızın tribünden sahaya katacakları hava, karşılama şekli, bizim oyuncularımıza verecekleri destek tamamıyla maça etki edeceğini düşünüyorum. Bütün Kastamonu şehrini, bu maça bizleri desteklemeye davet etmek istiyorum. Zaten şehir bu maçın öneminin farkında, bizlerde, futbolcularımızda her şeyin farkındalar. İnşallah bizlere yakışan oyunu oynayıp maçtan istediğimiz oyunu çıkartacağız” dedi.
Abdülaziz Solmaz: “Hem mental hem fiziksel hem de taktik olarak çok iyi hazırlandık”
Tüm İslam aleminin Ramazan Bayramını kutlayan Kaptan Abdülaziz Solmaz, “Hem ülkemize, hem İslam alemine, hem de Kastamonu halkına iyi bayramlar diliyorum. Hem şehrimiz için hem bizler için Kastamonulular için çok önemli bir maç. Amed maçına çok iyi hazırlanıyoruz. Hem mental olarak hem taktik olarak çok iyi hazırlanıyoruz. Taraftarımıza da buradan çağrı yapmak istiyorum. 90 dakika boyunca bizleri desteklemelerini istiyorum. Onlar tribünde, bizler sahada elimizden gelen bütün gayreti gösterip, üstüne beklenen şampiyonluğu şehrimize kazandırıp, burada tüm taraftarımızla birlikte kutlamak istiyoruz. Önemli bir maç. İnşallah burada bizim de galibiyetimizle mutlulukla geçireceğimiz bir maç olur. Hepimizin için hayırlısı olsun inşallah” diye konuştu.
1 yıldır şampiyonluk için hazırlandıklarını söyleyen Solmaz, “1 yıldır bu maçı bekliyoruz. Başkanımız Cengiz Aygün’ün de çok büyük destekleri var. Cengiz başkanımızın da, şehrimizin de bu şampiyonluğu çok istediklerini biliyoruz. Bu maça çok iyi hazırlandık. Hem mental hem fiziksel olarak çok iyiyiz. İyi bir şekilde taraftarımızın önüne çıkıp galip gelmek istiyoruz. Bu galibiyetle taraftarımıza ikinci bir mutluluğu da yaşatmak istiyoruz” şeklinde konuştu.
Yusuf Türk: “Güzel bir oyunla galip gelip, şampiyonluğa bir adım daha yaklaşacağız”
Ramazan Bayramı’nı kutlayarak sözlerine başlayan forvet oyuncusu Yusuf Türk de, “Belediye Derince maçına galibiyet için gittik fakat çok gol kaçırdık. Bir türlü gol olmadı. Şimdi önümüzde Amed maçı var. Final maçı olarak görüyoruz. Taraftarımızın bizleri desteklemesiyle birlikte inanıyorum ki galip geleceğiz. Çünkü ilk devre oynadığımız maçta Amed’i evinde yendik. Sahamızda da çok inanıyorum güzel bir oyunla galip gelip, şampiyonluğa bir adım daha yaklaşacağız. Taraftarımız bu maçta bizim için çok önemli. Taraftarımızın geldiği maçlarda bizlere verdikleri destekte kesinlikle ekstra motive oluyoruz. Gurbetten gelen çok sayıda Kastamonulular da var. Burada hem bayram yapıyorlar hem de Amed maçını bekliyorlar. Tüm şehir bu maça odaklanmış şekilde bizlerden galibiyet bekliyorlar. Galip gelip, güzel bir oyunla taraftarımıza çifte bayramı yaşatmak istiyoruz” ifadelerini kullandı.
]]>İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ve ailesi, Trabzon’daki bayramlaşma ve mezar ziyaretlerine bugün de devam etti. Doğduğu köyde, doğduğu evin yakınında köylülerine konuşan İmamoğlu, “Trabzon’dan hangi belediye başkanı gelip kapımızı çalarsa, elimizde hangi güç-kuvvet varsa, hepsi için kullanmaya hazır bir hemşehrileriyim. Başka bir akıl bizim zihnimizde zaten dolaşmaz. Biz, insanları partisinden dolayı ayırt edenlerden olmadık, olmayız. İnsanımıza; benim canım hemşehrim, dostum, vatandaşım gözüyle bakarım. Umarım o akıl sona erer. Partiler detaydır. Esas olan milletin iyiliğidir. İnşallah öyle bir hizmet dönemini hep beraber var ederiz” dedi.
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Trabzon’daki ikinci gününe bayram ziyaretleriyle başladı. İmamoğlu ilk ziyaretini Akçaabat Salacık Köyü’nde yaşayan 93 yaşındaki aile büyüğü Havva Cimşit’e yaptı. Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya, CHP Trabzon milletvekili Sibel Suiçmez ve CHP Trabzon İl Başkanı Mustafa Bak’ın eşlik ettiği İmamoğlu, Cimşit ve yakınlarıyla bayramlaşıp, sohbet etti. Salacık’tan yakınlarının hayır dualarıyla ayrılan İmamoğlu, yol üzerinde eşi Dr. Dilek Kaya İmamoğlu, çocukları Semih İmamoğlu ve Beren İmamoğlu’yla buluşarak, kendi köyü Cevizli’ye doğru yola çıktı. İmamoğlu çifti ve çocukları, Cevizli’deki ilk olarak aile kabristanı ziyaretini gerçekleştirip, dua etti.
Edilen duaların ardından köydeki baba evine doğru yola çıkan aile, davul-zurna ve horonla karşılandı. İmamoğlu’nun da dahil olduğu horon, vatandaşların katılımıyla genişledi. Horonun ardından hemşehrileriyle köy meydanında bayramlaşan İmamoğlu, evlerinin önünden şu konuşmayı yaptı:
“İNSANIN DOĞDUĞU YERE GELMESİ KADAR GÜZEL BİR ŞEY YOK”
“İnsanın doğduğu yere gelmesi kadar güzel bir şey yok. Bu da benim doğduğum köyüm. Doğduğum ev şu beyaz ev, ama burada da sonradan yetiştiğimiz evimiz var. Esas olan, insan, buralardan besleniyor. Buranın doğası, buradaki insanların sağlığı, iyiliği insana iyi geliyor. Dünyanın neresinde olursanız olun, insanın özü yine buradan başlayan öyle bir hikaye. Siz nasıl benim için dua ediyorsanız, ben de buradaki her insanımızın iyiliği için dua ediyorum. Şehrimizi, ilçemizi, köylerimizi çok seviyorum ve onların çok daha iyi olması için gözüm, kulağım, her şeyimle buradayım diyebilirim.
“TRABZON’DAN HANGİ BELEDİYE BAŞKANI GELİP KAPIMIZI ÇALARSA…”
İl Başkanımız, milletvekilimiz, yeni seçilen belediye başkanlarımız burada. Bu arada ‘başkanlarımız’ demişken… Benim kapım her başkana açık. Kimsenin partisi benim için bir sınır değil, onu söyleyeyim. Trabzon’dan hangi belediye başkanı gelip kapımızı çalarsa, elimizde hangi güç-kuvvet varsa, hepsi için kullanmaya hazır bir hemşehrileriyim. Başka bir akıl bizim zihnimizde zaten dolaşmaz. Biz, insanları partisinden dolayı ayırt edenlerden olmadık, olmayız. İnsanımıza; benim canım hemşehrim, dostum, vatandaşım gözüyle bakarım. Dolayısıyla, umarım o akıl sona erer. Partiler detaydır. Esas olan milletin iyiliğidir. İnşallah öyle bir hizmet dönemini hep beraber var ederiz.
“ALLAH BANA, BU KÜÇÜK KÖYDE DOĞUP, DÜNYANIN EN GÜZEL ŞEHRİNİN BELEDİYE BAŞKANLIĞINI NASİP ETMİŞ”
Bu güzel bayramda, bayramın en güzel duygularıyla sizleri selamlıyorum. Hepinizin evlerine, ailelerine büyüklerine saygılarımı iletiyorum. Küçüklerimizin gözü, gönlü, yüreği hoş olsun. Onların geleceği kuvvetli olsun. İyi eğitim alsınlar. Arzu ettikleri en iyi yerlere erişsinler isterim. Allah bana, bu küçük köyde doğup, dünyanın en güzel şehrinin belediye başkanlığını nasip etmiş. Yaradan nasip etmiş. Bu toprakların nimetleri nasip etmiş. Bu toprakların insana olan duygusu nasip etmiş. Onun için, bunun kıymetini bilen bir insanım. Onun için, kendime diyorum ki, ‘Ben, bu Cumhuriyetin evladıyım. ve bu güzel köyde doğup ama daha sonra okullarında okuyup, sonra da milletine layık olma fırsatı ve mücadelesi içinde olan bir hemşehrinizim. Bu duygularla buradayım.
“HERHANGİ BİR EVDE DOĞAN HERHANGİ BİR ÇOCUK…”
Buraya gelmeden, Zavana’da, Salacık’ta halamı ziyaret ettim. Elbette duygulandım. Dün, eşimin köyüne çıktık Çarşıbaşı’nda, Kovanlı Köyü’nde. Bugün Cevizli’deyim, Zanane’deyim. Buradan baktığımda, hayallerimin şekillendiği diğer yamaçları, dağları, tepeleri, köyleri görüyorum. İnşallah bu hayaller, hep güçlenerek devam etsin. Herhangi bir evde doğan herhangi bir çocuk, yine bu ülkenin en güzel yöneticisi, en iyi bilim insanı, en iyi akademisyeni olsun. Temennimiz odur. Yolumuz, bu yönde açık olsun. Hepinize iyi bayramlar diliyorum. Bugün ailemin en yaş almışına, anneanneme hareket edeceğim. Sonra bugün cuma günü, Söğütlü’deyim. Ardından da Ortahisar Belediyemizi saat 14.00 civarında ziyaret edip, vatandaşlarımızla, hemşehrilerimizle orada da hasbihal edeceğim. Buraya gelip, bizi selamlayan, bayramlaşan her bir hemşehrime, yürekten teşekkür ediyorum. Hepinizin ailelerine selam ve saygı iletirim. Bayramınız mübarek olsun.
97 YAŞINDAKİ ANNEANNESİNDEN HAYIR DUASINI ALDI
İmamoğlu Ailesi, Cevizli Köyü’ndeki bayramlaşmanın ardından, 97 yaşındaki anneanneleri Emine İnan İmamoğlu’nu, Akçaabat Yıldızlı Mahallesi’ndeki evinde ziyaret etti. Anneanne İmamoğlu’nun elini öpüp, hayır duasını alan İmamoğlu, cuma namazını kılmak için Söğütlü Ulu Camii’ne geçti. Hemşehrilerinin yoğun ilgisi ve sevgi gösterileri altında, zorlukla da olsa camiye giren İmamoğlu, cuma namazını, Ortahisar Belediye Başkanı Kaya ile birlikte kıldı.
]]>Doğayla iç içe, daha özgür, deniz kenarında bir yaşamı benimseyen karavan tutkunları, Ramazan Bayramı tatilinde memleketlerine giden veya otel tatilini tercih edenlerin aksine kentin sessiz alanlarında aileleriyle konaklıyor.
Araçlarını Maltepe’deki sahile park eden karavancılar, bayramı deniz manzarası eşliğinde açık havada geçirmenin keyfini yaşıyor.
Çocuklar park alanında bisiklet ve paten sürerken, aileleri ise karavanlarının yanında kurdukları sofralarda deniz manzarasına karşı sohbet ediyor.
Hayatlarını karavanda sürdürenler, bayram ziyaretlerine gelenleri de burada ağırlıyor.
“Misafirlerimizi genelde burada ağırlıyoruz”
Maltepe’de yaşayan İdris Umar da bayram tatilini eşi ve 3 çocuğuyla karavanda geçirenlerin arasında yer alıyor.
Tatil günlerinde genelde karavanda olduklarını dile getiren Umar, “Misafirlerimiz buraya gelmek istiyor, evde durmak istemiyorlar. Burada alan güzel, bu şekilde daha rahat ediyoruz. Evimizde olan her şey mevcut. Çayımız, yemeğimiz var.” diye konuştu.
Yaz tatilinde Ege Bölgesi’ne karavanla gitmeyi planladıklarını söyleyen Umar, “Ramazan ayında iftarda buradaydık. Açık havada iftar yapmak güzeldi. Dün akrabaları gezdik, bugün de karavandaki arkadaşlarımızla bayramlaştık.” ifadelerini kullandı.
Ailenin küçük çocuğu Yusuf Umar ise karavanda birçok aktivite yaptıklarını belirterek “Çok eğleniyoruz. Karavana gidelim diyoruz babama. Karavanda olmak evde olmaktan daha güzel. Oturma yeri, yatak oluyor, biraz sıkışma var ama çok sıkışmıyoruz.” dedi.
“Karavandaki sohbetler dışarıdaki sohbetlerden daha farklı”
Hem karavan imalatçısı hem de karavan sahibi Mehmet Akif Tataroğlu ise 7 yıldır Maltepe Karavan Parkı’nda olduğunu söyledi.
Evlenmeden önce sürekli karavanda yaşadığını, evlendikten sonra ise fırsat buldukça karavanında kaldığını anlatan Tataroğlu, “Bugün boşluk bulduk, güzel havayı değerlendirelim dedik. Misafirlerimiz geliyor, kocaman bir çayır alanı var, orada karşılıyoruz herkesi. Ailecek seviyoruz bu işi. Karavanda yaşamın zorlukları var ama keyfi daha çok olduğu için zorlukları tolere edebiliyorsunuz.” şeklinde konuştu.
Tataroğlu, ramazanda karavan komşularıyla sıkça vakit geçirdiklerini kaydederek, “İftarlar yaptık, harikaydı, 7-8 senedir burada karavancı arkadaşlarla sahura kadar oturuyoruz, keyifli sohbetler geçiyor. Karavandaki sohbetler dışarıdaki, kıraathanedeki sohbetlerden daha farklı. Karavanlarla, doğayla, karavan kamplarıyla ilgili konuşuyorsunuz.” dedi.
Bayram için şeker ve çikolata aldıklarını aktaran Tataroğlu, “Bayramın ilk günü burada bir bayramlaşma yapıyoruz. Ramazandan sonra da hafta içi misafirlerimiz geliyor, eve geleceklerine burada oturuyoruz. Yaz günleri daha güzel oluyor. Teknemiz de var, keyifli bir yer burası.” değerlendirmelerinde bulundu.
“Daha çok mini bir ev gibi”
Ailesiyle karavan tatili yapan Eliz Melek Koç, “Bayramı burada geçirmek hem eğlenceli hem de açık hava olduğu için güzel. Paten, bisiklet sürebiliyorum. Daha çok mini bir ev gibi. Yeni karavanımız oldu, hafta sonları genelde buraya geliyoruz, oturuyoruz. Karavanımızın olmasını en çok ben istiyordum. Annem ve babam da isteyince bir karavan almaya karar verdik. Burada gece bazen kalıyoruz, bazen günlük geliyoruz.” diye konuştu.
Koç, açık havada özgürce dolaşabildiği için bayramı karavanda geçirmenin daha güzel olduğunu söyledi.
Emeklilik hayatını eşiyle karavanda geçiren Mustafa Uysal ise 4 yıl önce karavan sahibi olduklarını aktardı. Karavan hayatında komşuluk ilişkilerinin daha yakın olduğunu kaydeden Uysal, Ramazan ayında komşularıyla vakit geçirdiklerini dile getirdi.
Uysal, şunları söyledi:
“Bizler emekliyiz dolayısıyla biraz hayatın vermiş olduğu yorgunluk var. Doğa bize iyi geliyor. Daha özgür hissediyoruz kendimizi, burada yaşamaktan daha hoşnutuz. Denize yakınız, köpeğim var o da daha özgür. Onunla oyun oynuyoruz, sabahları kalkıp yürüyüş yapıyoruz. Daha mutlu hissediyoruz kendimizi. Sabah olduğunu kuşlarımız ötünce anlıyoruz. Sabah yürüyüşü yapıyoruz hoş oluyor. Bayram sabahı komşularımızla bayramlaştık. Çocuklarım, gelinlerim geldi. Burada masa kurduk, onları burada ağırladık, sonra biz büyüklerimize gittik.”
Minimal yaşamayı sevdiklerini anlatan Uysal, “Evim 90 metrekare, çocuklar evlendi gitti, bize yetiyor karavan.” dedi.
Senem Uysal ise karavanda bayramın çok güzel geçtiğini vurgulayarak, “Karavan özgürlüktür, biz çok mutluyuz. Dün burada kocaman bir masa kurduk. Komşularımızla kahve içiyoruz. Evi çekip çevirmek daha kolay, karavanda kadınların işi daha zor.” diye konuştu.
]]>Çeşme’nin ilk kadın belediye başkanı Lal Denizli, İzmir’de 8 kadın belediye başkanının göreve başladığına dikkat çekerek, “Bugün İzmir’de kent nüfusunun yüzde 40’ını kadınlar yönetiyorsa bu değişim hikayemizin başarısıdır. Bu değişim için yola çıkmış genel başkanımızın öncülüğündeki yöneticilerimizin başarısıdır” dedi. Bugün İzmir’de kent nüfusunun yüzde 40’ını kadınlar yönetiyorsa bu değişim hikayemizin başarısıdır. Bu değişim için yola çıkmış genel başkanımızın öncülüğündeki yöneticilerimizin başarısıdır” dedi.
Çeşme’nin ilk kadın belediye başkanı Lal Denizli, ANKA Haber Ajansı’na Çeşme’de hayata geçireceği proje ve hedeflerine ilişkin açıklamalarda bulundu. İzmir’de 8 kadın belediye başkanının göreve gelmesinde Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel’in etkisine işaret eden Çeşme’nin genç Belediye Başkanı Denizli, şunları söyledi:
“Genç ve kadın olmam tabii ki çok kıymetli ikisini ayrı ayrı değerlendirmemiz lazım aslında gençlerin bugün dünyada bizleri genç olarak tanımlıyorlar ama bizim yaşımızdaki insanlar ülke yönetiyor, bakanlıklarda yer alıyor ve hatta en büyük örneği Fransa, başbakanlık yapıyor. Bizler aslında gençler olarak siyasette yer bulmak için büyük bir mücadele verdik ama bunu sadece gençler olarak değil; kadınlar olarak da yaptık. Türkiye’de siyasette temsiliyet olarak büyük bir mücadele verdik Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel değişim hareketini ilk başlattığı dönemde çok net bir şekilde şunu vurguladı: ‘Kadınların ve gençlerin siyasetteki temsiliyetlerinin arttırılması için büyük bir çabam olacak’ dedi. Bana özel görüşmemizde de ‘Sizlerin siyasette önünü açmak konusunda son derece kararlıyım’ dedi. ve bu kararlılığını özellikle İzmir listelerinde gördük, bugün İzmir’de kent nüfusunun yüzde 40’ını kadınlar yönetiyorsa bu değişim hikayemizin başarısıdır. Bu değişim için yola çıkmış genel başkanımızın öncülüğündeki yöneticilerimizin başarısıdır. 8 belediye başkanı ve onbir 40 yaş altı belediye başkanı olarak sadece kendi çalışma bölgelerimizde değil, büyükşehir belediye başkanımızla da uyumlu bir şekilde İzmir’de bir bütün olarak genç ve dinamik bir vizyon katacağız.”
“SAĞLIĞI, SPORU VE TARIMI KULLANARAK ÇEŞME’DE TURİZMİ FARKLI BİR NOKTAYA ÇEKMEYİ HEDEFLİYORUZ”
Çeşme’de turizmi 12 aya yayacak planlamaların yapıldığını kaydeden Denizli, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Kendi çalışma bölgelerimizde ben Çeşme’de gençliğin ve dinamizmin verdiği enerji ile turizmi sadece deniz sezonuna sıkıştırılmış bir anlayıştan çıkarıp senenin farklı dönemlerinde hareketlendirecek adımlar atmayı planlıyorum. Bunu nasıl yapacağız? Öncelikle tarım turizmini hareketlendirerek yapmayı planlıyoruz, tarım turizmi gerçekten çok çok önemli, bugün dünyanın bir çok yerinde tarım turizmi beraberinde gastronomi ve sağlık turizmi dünyada milyonlarca dolarlık bir sektör. Bu nedenle bizim Çeşme olarak yapacağımız öncelikli şey evet yazlık turizm sezonunu uzatmak ama aynı zamanda turizmi senenin farklı farklı dönemlerine yaymak. Bununla ilgili dediğim gibi sağlığı, sporu ve tarımı kullanarak Çeşme’de turizmi farklı bir noktaya çekmeyi hedefliyoruz. Bunu kültür sanattan bağımsız olarak yapamayız. Özellikle kış aylarında kültür ve sanat faaliyetlerinde biraz uzakta kalıyoruz. Bununla ilgili yeterli alanımız yok. Bu nedenle önceliğimiz aynı zamanda kültür ve sanat aktivitelerini yapabileceğimiz, konser sergi gibi alanları arttırmak, edebiyatla tarihle ilgili söyleşilerin yapılabileceği alanlar yaratıp buraya özellikle kış aylarında gelen misafirlerimize farklı alternatifler sunmayı hedefliyoruz ve en büyük girişimlerimiz de bununla ilgili olacak.”
“SEÇİM SONUÇLARINA DAİR BİR AN BİLE HİÇBİR ŞÜPHEM OLMADI”
Seçim öncesi ile seçim sonrası arasında hayatında hiçbir farklılık olmadığının altını çizen Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli, şunları kaydetti:
“Başkanlık koltuğuna oturduktan sonra hayatımda hiçbir değişiklik olmadı, bir fark yok aslında sadece sorumluluk artık arttı gibi düşünüyorum ama aslında öyle de değil. Çünkü ben zaten aday gösterildiğim ilk günden itibaren belediye başkanı gibi davranmaya başladım. Çünkü halkın teveccühünü sokakta zaten görüyordum. Benim seçim sonuçlarına dair bir an bile hiçbir şüphem olmadı. Bu nedenle de ot festivali bile daha başkanlık yetkisini almadan 45 gün önce başlattığım, komitesini kurduğum ve organizasyonun startını verdiğim bir festival. Adaylık çalışmamı da yapmaya bu sorumlulukla başladım. Makamlar gelip geçici bunu kendime hatırlatmaya önem veriyorum. Neden? Çünkü bugün ben Çeşme Çarşı’ya başım dik genç bir kadın belediye başkanı olarak girdim. En büyük hedefim karakterimde hiçbir fark olmaksızın Lal olarak başlayıp Lal olarak bitirebilmek. Çünkü bugün toplumla yakaladığım bütün o sıcaklık ve dinamizm aslında benim karakterim ile ilgili tüm sıfatların yanı sıra aslında Lal olarak toplumun kalbinde yer kazandım. O gönülde edinilmiş yeri belediye başkanlığım biterken de aynı tazelik ve sevgi ile koruyabilmek önemli olan. O nedenle kendi kendime sürekli makamların ve sıfatların gelip geçici olduğunu önemli olanın toplumun beni takdir ettiği özelliklerimi ilk günk gibi son gün de muhafaza etmek.”
“ÇEŞMEDEKİ TURİZMİ HAKETTİĞİ YERE GETİRECEĞİZ”
Yaz aylarında günübirlik ziyaretçilerin uğrak yerlerinden olan Çeşme’nin, günübirlik turizmden konaklı turizme geçişi için de projeleri olduğunu belirten Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli, bu projeleri hayata geçirirken turizimcilerle bir araya gelerek fikir alışverişi yapacaklarını söyledi. Denizli, şunları söyledi:
“Günübirlik turizmi konaklamalı turizme çevirecek tabii ki projelerimiz var. Bu noktada truzimciler birliğimiz hem Alaçatılı hem de Çeşmeli turizimcilerle sık sık bir araya geleceğimiz bir komisyon ve danışma kurulu kurmayı hedefliyorum öncelikle. Çünkü belli alanları işin uzmanları ve ileri gelenleri ile fikir alışverişi yapmadan kendi başımıza aldığımız kararlarla sonuç almaya çalışmamızın zor olduğunu düşünüyorum. Bu nedenle turizm alanına yatırım yapmış aynı zamanda bu işin uzmanları ile burada konaklamayı artıracak bir turizm anlayışını genişleteceğiz. Fakat bunun yanı sıra daha önce de bahsettiğim gibi tarım, sağlık ve spor konusunda istediğimiz turizm ağlarını oluşturabilirsek zaten burada hem sağlık alanında gelip termal olsun, saç ekimi için olsun farklı konuları ön plana çıkaracağımız konaklamayı artırıcı projelerimiz olacak. Özellikle kış aylarında bunun daha da mümkün olduğunu biliyoruz. Türkiye’de son yıllarda ekonominin geldiği yer itibarıyla toplumumuzun bir yerlere tatile gitmesi giderek zorlaşmaya başladı. Günübirlik ziyaretçilere de daha fazla yer vermemizin sebebi de bundan kaynaklanıyor. Ama biz bu alanda Çeşme’deki turizmi senenin belli dönemlerine farklı farklı zamanlara yayabilirsek bir çok farklı misafiri ağırlayabileceğimiz bir ağ olabileceğini düşünüyoruz. Aynı zamanda bu festivaller için de geçerli. Özellikle Alaçatı Ot Festivali döneminde maalesef konaklamalı misafir ağı da bazen sekteye uğrayabiliyor. Bununla ilgili uluslararası düzeyde atılımlar yapmayı planlıyoruz. Birçok festivalimiz ile ilgili sadece yerli turistlerimizi ağırlayabileceğimiz değil; aynı zamanda dünyanın farklı ülkelerinden misafirlerimizin de festivallerimizden haberdar olup kendi tatil dönemlerinde Çeşme’ye gelmelerini sağlayıcı belli atılımlar yapacağız. ve bunu yaptığımız zaman ülkemize yabancı misafirlerimizi özellikle Çeşme’ye getirmeyi başardığımız nokta itibarıyla hem döviz sokmuş olacağız hem de aynı zamanda senenin farklı dönemlerinde yurt dışındaki tatil dönemlerini denk getirip Çeşme’de farklı bir turizm ağı oluşturarak hareketliliği sağlamayı hedefliyoruz. ve bu alanda her zaman işin uzmanları ve bilenleri ile birlikte yol yürüyeceğiz ve fikir alışverişi yaparak Çeşme’deki turizmi hakettiği noktaya getireceğimizi düşünüyorum.”
“EN BÜYÜK HEDEFİMİZ YAZA HAZIRLANMAK”
Genç Başkan Denizli, yaz sezonu öncesinde ve sonrasında zaman kaybetmeden hayata geçirecekleri projeleri de kısaca şöyle özetledi:
“Öncelikle yaza hazırlanacağız biliyorsunuz. 15 Haziran ile 15 Eylül arasında zaten bir inşaat yasağı var. Bu nedenle yapmak istediğimiz tesisler ve alanlarla ilgili adımları eylül sonrası atabileceğiz. Bu nedenle en büyük hedefimiz yaza hazırlanmak, yol bakım ve onarımlarımızı yapmak, gelen misafirlerimizin temiz ve güzel yollarda seyahat etmesini hedefliyoruz. Tabii ki sahil alanlarımızın temizliği ve onarımını yapmak istiyoruz. En önemlisi plajlarımız. Bazı plajlarımız tuvalet, duş kabini, üst değiştirme kabinlerimiz eksik. Hızlıca onları tamamlayıp var olanların bakım ve onarımını yapıp sahil alanlarımızı hazır hale getirmek istiyoruz. Peyzaj çok önemli. Parklarımızın düzenlenmesi ve temizlenmesi keza çocuk parklarımızın onarımlarının yapılması, spor alanlarının bakım ve onarımlarını yapıp hızlıca yaza temiz bir başlangıç yapmayı planlıyoruz. Sonrasında eylül ayı itibarıyla hızlıca Büyükşehir Belediyemiz ile birlikte altyapıya dönük çalışmaları başlatmak istiyoruz. Bunların ilki tabii ki kanalizasyon çalışmaları olacak. Sonrasında otopark, kültür sanat merkezi, çocuklarımız için hayata geçireceğimiz kurslarımızı yapmayı hedefliyoruz. Kütüphanelerimiz hızlıca aktif etmeyi istiyoruz. Bazı kafelerimize kitaplıklar kurmak istiyoruz. Gençler geldikleri zaman oradaki kitaplardan faydalanabilsin, yaş almışlar kulübü olarak tanımladığımız emeklilerimizin kendi sosyal alanlarını yaşayabilecekleri kulübümüzü hayata geçirmeyi planlıyoruz. ve bunların önümüzdeki sene çok hızlı bir şekilde adımlarını atmak istiyoruz.”
“45 GÜN İÇERİSİNDE HIZLICA ESNAFIMIZIN HEYECAN İLE BEKLEDİĞİ OT FESTİVALİ’Nİ HAYATA GEÇİRMEK İÇİN KOLLARI SIVADIK”
Lal Denizli, bu yıl 18-21 Nisan 2024 tarihleri arasında gerçekleştirilecek Alaçatı Ot Festivali’ne ilişkin de şu bilgileri paylaştı:
“Alaçatı Ot Festivali tarihinin bayramdan hemen sonra olması biraz riskli oldu. Ama bu riski almak zorundaydık. Çünkü ay sonuna bıraktığımız takdirde yerli üreticilerimiz aradığımız otları bulamayacağımız konusunda bizleri uyardı. Bu nedenle de ot festivalinin tarihini belirlerken buna dikkat ettik. Bayramdan hemen birkaç gün sonraya planlanmasının sebebi bu. Yoksa benim hedefim aslında tabii seçim gerekçesi ile çok üst üste geleceğinden biraz daha ay sonuna bırakmayı istiyordum. Fakat ot bulamayacağımızı söyledikleri içinde hızlıca 18-21 Nisan tarihlerini belirledik. Bunu da yerli üreticilerimiz ile birlikte kararlaştırık, Ot Festivali’nde bu sene tabii ki benden bazı parçalar göreceğiz. Bazı farklı dokunuşlar ama yüzde yüz tam arzu ettiğim Ot Festivali olacak mı? Pek bunu söyleyemem çünkü dediğim gibi mevcut belediyemizin bir hazırlığı yoktu ot festivali için. Bizler 45 gün içerisinde hızlıca esnafımızın heyecan ile beklediği ot festivalini hayata geçirmek için kolları sıvadık ama güzel olacak. Ediz ve Mor ve Ötesi olacak, zaten kıymetli Ayhan Sicimoğlu gastronomi de bize yol gösterici bilgiler aktarıyor. Kendisi yıllarca Ot Festivali’ne emek vermiş insanlardan biridir, ot festivali konusunda tecrübeli bir kadromuz var. Onların uzmanlığında ilerliyoruz yine turizmcilerimiz değerli fikirlerini ve yapmamızı istedikleri şeyler konusunda bizleri uyarıyorlar. Bu nedenle güçlü bir ot festivali olmasını hedefliyoruz.”
“TURİSTLERİMİZ BURADA İLK KADIN BELEDİYE BAŞKANI OLMAMIZA SON DERECE İLGİ GÖSTERİYOR”
Bu yıl Ramazan Bayramı’nın yaz sezonuna denk gelmemesine rağmen bayramın Çeşme’de hareketli ve yoğun geçtiğine dikkati çeken Denizli, “Bayramda doluluğumuz güzel geçiyor, bir kere tabii ki Çeşme’nin her dönem ilgi gören bir yer olması beni daha da mutlu ediyor. Çünkü önceki senelerde bayram bildiğiniz gibi daha yaz aylarına denk geliyordu yani tam Çeşme’nin sezonuydu. Fakat artık kışa doğru yaklaşırken bile insanlarımızın bayramda da Çeşme’ye ilgi gösteriyor olması bizi tabii ki çok mutlu ediyor. Ben bu bayramı sahada vatandaşlarımızla ve gelen turistlerimizle birlikte geçirdiğim bir planlama yaptım ve son derece güzel geri dönüşler alıyorum. ve gelen turistlerimiz burada ilk kadın belediye başkanı olmamıza son derece ilgi gösteriyor. Hem de aynı zaman da esnafımızla da bayramlaşmış oluyorum. Bu da beni ayrıca mutlu ediyor. Bu nedenle de bayram benim için tıpkı seçim dönemindeki tempo gibi hareketli geçiyor” dedi.
“PARTİMİZİN BAYRAMA ÜLKEMİZİN 1. PARTİSİ OLARAK GİRİYOR OLMASI BİZE ADETA ÇİFTE BAYRAM MUTLULUĞU YAŞATIYOR”
Yerel seçimlerin ardından devir teslim törenininde belediye başkanlığı görevine gelmesi ile 14 yıl boyunca taşıdığı Cumhuriyet Halk Partisi rozetini çıkardığını söyleyen Denizli, partisinin seçimlerde birinci parti olmasını da ‘çifte bayram’ olarak nitelendirdi. Denizli, sözlerini şöyle noktaladı:
“Cumhuriyet Halk Partisi rozetini tabii ki mazbata gününde çıkarttım çünkü eşit temsiliyet, eşit hizmet anlayışımız gereği birçok farklı görüşe yer vereceğimiz bir yönetim anlayışımız olacak. Toplumun her kesimi bize geldiği zaman, Çeşme Belediyesi’nden bir şey talep ettiği zaman kendisini evinde hissedecek ve kendi görüş farklılıkları yüzünden bize destek vermemiş dahi olsa kendini dışlanmış hissetmeyeceği bir yerel yönetim anlayışımız olacak. Bu partimizin tüm belediyeleri için geçerli. Bu nedenle aslında öncelikle bu kucaklaşmayı ve hoşgörü ortamını bayramda da korumaya devam ediyoruz. Ek olarak tabii ki bizler Cumhuriyet Halk Partisi ailesi olarak bayrama çok güzel bir giriş yaptık, partimizin bayrama ülkemizin birinci partisi olarak giriyor olması bize adeta çifte bayram mutluluğu yaşatıyor. Bu nedenle bayram tüm ülkemize hoşgörünün, barışın, sevginin ve birbirini dinleme sanatının ön planda olduğu, küslüklerin barışa döndüğü bir bayram temenli ediyorum. İyi bayramlar diliyorum.”
]]>CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, geleneksel bayramlaşma programında; “31 Mart sadece bir sonuç değildir. 31 Mart’ta çok tarihi bir yerel başarı elde ettik. Belediye başkanlarımız hem İstanbul’da hem ülkemizin dört bir yanında halkçı belediyecilik uygulamaları gerçekleştirecekler. Ama 31 Mart aynı zamanda yeni bir başlangıçtır. Türkiye demokrasi mücadelesinin yeni bir başlangıcıdır. Artık bu şehirde insanlar geleceğe dair umutlanmaya başladı. Artık bu şehirde gençler geleceğini yurt dışında aramak yerine güzel ülkemizin, demokrasi mücadelesini bizlerle birlikte vermeye karar verdiler. Artık gençler geleceğini yurt dışında aramak istemiyor. Gençler kendi ülkesine değer katmak istiyor. Ben bunu aldığım telefonlarda, sokaktan önümüzü çeviren gençlerde görüyorum” dedi.
CHP İstanbul İl Başkanlığı’nın geleneksel bayramlaşma programı, Seyrantepe’de bulunan İl Başkanlığı binasında yapıldı. Programa ilçe başkanları, yeni seçilen belediye başkanları ve bir çok partili katıldı. “Çifte Bayram yaşıyoruz İstanbul’da ve Türkiye’de” diyerek sözlerine başlayan CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, şunları söyledi:
“ÇİFTE BİR BAYRAM YAŞIYORUZ İSTANBUL’DA VE TÜRKİYE’DE”
“Aramızda çok kıymetli belediye başkanlarımız var, yeni göreve başlayan. Gençlik kollarımızı onlara İstanbul’un muhafızları diyor. Çok kıymetli İstanbul’un muhafızları, belediye başkanlarımız, kadın kolu başkanlarımız, gençlik kolu başkanlarımız, mahalle birim sorumlularımız çok kıymetli meclis üyelerimiz, değerli il yöneticisi arkadaşlarım, çok kıymetli partililerimiz, hepinizin bayramınızı kutluyorum. Nice güzel bayramlarda hep birlikte olmak dileğiyle. Bayramın dayanışma ruhunun, bayramın, kardeşlik ruhunun, bayramın sevgi duygularının bütün günlere yayılmasını diliyorum. Çifte bir bayram yaşıyoruz İstanbul’da ve Türkiye’de. Birincisi Ramazan Bayramı’nda sizlerle birlikteyiz. Ramazan Bayramı’nın tabi dünyaya barış getirmesini diliyorum öncelikle. Ne yazık ki dünyada vekalet savaşları devam ediyor. Ülkemizin kuzeyinde bir savaş halen devam ediyor. Orta Doğu halen yangın yeri. Orta Doğu’da Gazze’de Filistin’de masum çocuklar, insanlar katlediliyor. Dolayısıyla Ramazan Bayramı’nın bütün dünyaya barış getirmesini diliyorum. Dünyadaki savaşların bir an önce sona ermesini diliyorum ve Ramazan ayının birlik beraberlik duygularının ülkemizin birlik beraberlik duygularına katkı sunmasını diliyorum. Birliğe, beraberliğe içinde bulunduğumuz coğrafyada bu zamanlarda her zamankinden daha fazla ihtiyaç var. Çünkü kendi içerisinde birlik beraberliğini sağlayamayan ülkelerin ne hale geldiğini yanı başımızdaki ülkelerden görüyoruz. Dün Suriye’de gördük. Daha önce Irak’ta gördü. Eğer bir ülke kendi içerisinde çeşitli ayrışmalar yaşıyorsa, sosyal, siyasal, etnik, mezhepsel bölünmeler yaşıyorsa birileri oraya barış getireceğim diye geliyorlar. Milyonlarca insanı katlediyorlar, şehirleri yok ediyorlar. Şehirlerin kültürünü yok ediyorlar. Bu yönüyle birlik beraberliğimizin daim olmasını diliyorum. Ramazan bayramının birlik ve beraberliğimizi pekiştirmesini diliyorum.
“31 MART’TA TÜRKİYE BÜYÜK BİR DEMOKRASİ BAYRAMI YAŞADI”
Tabi bir yönüyle çifte bayram yaşıyoruz dedik. 31 Mart’ta Türkiye büyük bir demokrasi bayramı yaşadı. Cumhuriyet Halk Partisi olarak hem İstanbul’da hem yurdun dört bir yanında tarihi bir başarı elde ettik. Partimiz çok uzun yıllar sonra birinci parti oldu. İstanbul’da büyükşehir belediyesini yeniden kazandık. 26 ilçe belediyesi kazandık ve meclis çoğunluğunu sağlamış olduk. 31 Mart’tan beri İstanbul’da insanların yüzü gülmeye başladı. Daha önce bir konuşmada ifade etmiştim. 31 Mart’tan beri bu şehirde çocukların yüzü gülüyor, gençlerin, kadınların, emeklilerin, emekçilerin yüzü gülüyor ama İstiklal Caddesi’nin de yüzü gülüyor demiştim. Galata Kulesi’nin de yüzü gülüyor demiştim. Üsküdar’da Validebağ Korusu’nun da yüzü gülüyor ve Taksim’de Gezi Parkı’nın da yüzü gülüyor 31 Mart’tan bu yana. ve demir parmaklıklar arkasında Gezi mücadelesinde hep birlikte omuz omuza mücadele verdiğimiz ama bugün demir parmaklıklar arkasında olan yol arkadaşlarımızın da yüzü gülüyor. Mesela Tayfun Kahraman’ın yüzü gülüyor şu anda.
“ARTIK GENÇLER GELECEĞİNİ YURT DIŞINDA ARAMAK İSTEMİYOR”
Hani demiş ya şair; ‘Haberin var mı taş duvar, demir kapı kör pencerem… Yastığım ranzam, zincirim uğruna ölümlere gidip geldiğim zulamdaki masum resim, haberin var mı? Görüşmecim yeşil soğan göndermiş, dağlarına bahar gelmiş memleketimin….’ Memleketine bahar geldi. Dağlarına bahar geldi memleketimizin 31 Mart’tan bu yana. 31 Mart’tan sonra Genel Başkanımızı İstanbul’da bir ses tellerinden bir operasyon geçirdi. Ziyaret etmeye gittiğimde 25 yaşında bir hanımefendi önümü çevirdi. Kadıköy İlçe Başkanımızla beraberdik. Şişli İlçe Başkanımız da yanımızdaydı. Dedi ki ‘Başkanım Allah hepinizden razı olsun. Ben Almanya’ya gidecektim. Bütün işlemlerimi yaptırdım pasaportu vizesi her şey tamam. Artık gitmek istiyordum. Ama 31 Mart gecesi bu ülkede gitmemeye karar verdim. Çünkü çok umutlandım’. 31 Mart sadece bir sonuç değildir. Evet 31 Mart’ta çok tarihi bir yerel başarı elde ettik. Belediye başkanlarımız hem İstanbul’da hem ülkemizin dört bir yanında halkçı belediyecilik uygulamaları gerçekleştirecekler. Ama 31 Mart aynı zamanda yeni bir başlangıçtır. Türkiye demokrasi mücadelesinin yeni bir başlangıcıdır. Artık bu şehirde insanlar geleceğe dair umutlanmaya başladı. Artık bu şehirde gençler geleceğini yurt dışında aramak yerine güzel ülkemizin, demokrasi mücadelesini bizlerle birlikte vermeye karar verdiler. Artık gençler geleceğini yurt dışında aramak istemiyor. Gençler kendi ülkesine değer katmak istiyor. Ben bunu aldığım telefonlarda, sokaktan önümüzü çeviren gençlerde görüyorum.
“TÜRKİYE’NİN DEMOKRASİ MÜCADELESİ YENİ BAŞLAMIŞTIR”
Bir mutluluk daha Cumhuriyet Halk Partisi için. Dün büyük mutluluk duyduğum bir telefon konuşması yaptım. Kıymetli bir yol arkadaşımız beni aradı. Çok duygulu bir sesle bana şunu söyledi, ‘Dün babamı ziyaret ettim mezarlıkta. Mezarının başında babama dedim ki, baba gözün aydın, partin Türkiye’de birinci parti oldu.’ Hem Cumhuriyet Partisi’nin her bir bireyi olarak hem de bu ülkede yaşayan gençler olarak bu ülkenin insanları olarak çok mutluyuz, çok gururluyuz, çifte bir bayram yaşıyoruz. Ancak yeni başlıyoruz. Türkiye’nin demokrasi mücadelesi yeni başlamıştır ve sizlerle birlikte kıymetli yol arkadaşlarımızla birlikte Türkiye’nin demokrasi mücadelesini hep birlikte vereceğiz. Sizleri güneşin altında biraz beklettik. Gelenekselleşmiş bir durumdur bayramlaşma törenlerinin il binasında yapılması. Her bayramda bayramın ikinci günü ilçe binalarında yapılır bayramlaşma töreni. Sonrasında da il binasında bir bayramlaşma töreni yapılır. Partililer birbirleriyle bayramlaşırlar. Ama belki bu geleneği de önümüzdeki Kurban Bayramı’nda değiştirebiliriz. Şimdi belediye başkanı arkadaşlarımla konuştum. Kurban Bayramı’nda bir salonda bir bayramlaşma töreni düzenleyelim. Onu da bir belki sahne gösterimiyle, belki bir konserle pekiştirelim. Hep birlikte güzel ve keyifli anlarımız olsun. Bu güneşin altında da sizleri bekletmemiş olalım. Tabi aramızda çok değerli büyüklerimiz var. Çok kıymetli yol arkadaşlarımız var. Bayramlar hep büyüklerimizi ziyaret ettiğimiz, onların ellerini öptüğümüz günlerdir. Aramızda önceki dönem il başkanlarımızdan, önceki dönem genel başkan yardımcılarımızdan ve önceki dönem milletvekillerimizden Mustafa Özyürek başkanımız var. Ben izin verirseniz bu anlamlı günde Mustafa Özyürek başkanıma mikrofonu takdim etmek istiyorum ve duygularını sizlerle paylaşmasını istiyorum.”
İl Başkanı Özgür Çelik’ten sonra söz alan Mustafa Özyürek ise şunları söyledi:
CHP İSTANBUL ESKİ İL BAŞKANI MUSTAFA ÖZYÜREK: “BU SEFER İKTİDAR YÜRÜYÜŞÜMÜZÜ TAMAMLAYACAĞIZ”
“Ben 89 seçimlerini yöneten İl Başkanı Mustafa Özyürek. O zaman da Büyükşehir’i Allah selamet versin Nurettin Sözen’den ve diğer bütün ilçeleri aşağı yukarı kazanmıştık. Büyük bir coşkuydu büyük bir başarıydı. O zaman da planımız şuydu. Rahmetli Erdal İnönü ve rahmetli Deniz Baykal’la birlikte bu başarıyı perçinleyelim genel seçimlerde bu başarımızı devam ettirelim ve partimizi iktidara taşıyalım istedik. Fakat ne yazık ki parti içindeki bazı tartışmalar, parti içindeki bazı karşılıklı suçlamalar ve arkasından belediyelerimizdeki başarısızlık bizi iktidara gitmekten alıkoydu. O olaylardan, o günlerden de dersi olarak öyle inanıyorum ki bu sefer bu iktidar yürüyüşümüzü tamamlayacağız. Türkiye artık Cumhuriyet Halk Partisi’ni özledi. Türkiye Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidara gelmesini istiyor. Bütün Anadolu’da bunun emarelerini görüyoruz. Bunun uyanışını görüyoruz. İstanbul’dan başlayan bu mücadele Ekrem İmamoğlu ve il başkanımızın başlattığı değişimle başlayan bu mücadele bizi öyle inanıyorum ki iktidara götürecek. Benim gibi geçmişte il başkanlığı yapmış, geçmişte görevlerde bulunmuş, artık 85 yaşına gelmiş birisinin sizlerin başarısı dışında hiçbir dileği olamaz. Bize ne düşerse elimizden ne gelirse sonuna kadar yapmaya hazırız. İl Başkanımıza çok teşekkür ediyorum. Bütün belediye başkanlarımızı kutluyorum. Belediye meclis üyelerimizi kutluyorum. İnanıyorum ki İstanbul’u en iyi şekilde yönetecekler ve bizi iktidara taşıyacaklar” dedi.
]]>
MHP İl Binası’nda gerçekleştirilen bayramlaşmaya, MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Kayseri Milletvekili İsmail Özdemir, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, MHP Kayseri İl Başkanı Seyit Demirezen, oda başkanları, STK temsilcileri, partililer ve vatandaşlar katıldı. MHP Genel Başkan Yardımcısı İsmail Özdemir davetlilerle tokalaşarak bayramlarını kutladı. Burada bir konuşma yapan Özdemir, ” Orta Doğu’da İsrail’in gerçekleştirdiği zulümler ve saldırılarını daha da yaygınlaştırması sebebiyle güney sınırlarımız ve Orta Doğu’nun tamamı boyunca yeni gerginlik sahaları ve hatta üzülerek söylüyorum, yeni savaş şartlarının oluşabileceği bir dönemde bulunuyoruz. Bu şartlarda da Türkiye’nin milli birlik ve beraberliğini koruması aynı zamanda milli güvenliğine yönelen tehditlerin bertaraf edilmesi konusunda zamanında ve kaynağında tehditlerin ortadan kaldırılması büyük bir önem taşıyor. Bu anlamda hükümetimiz, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde çok kararlı ve çok doğru adımlar atmak suretiyle aziz milletimizin milli birlik ve beraberliğini sağlarken, yine bahsettiğimiz gibi milli güvenliğimize yönelen tehlikelerinde zamanında bertaraf edilmesi noktasında üstün bir gayret gösteriyor. Türkiye 40 yılı aşkın süreden bu yana terör belasıyla boğuşuyor. Yine bu bayram günü inşallah temennimiz odur ki; hükümetimizin aldığı tedbirlerle beraber bu beladan bu sene Irak kaynaklı nerede bir tehlike varsa nerede bir terör bataklığı varsa onlardan kurutulur temennisini taşıyoruz. Yine Suriye kaynaklı ülkemize yönelen terör tehdidinin de nihayete ereceği bir dönemi umutla beklediğimizi ifade etmek istiyoruz. Çok şükür içeride bu anlamdaki terör faaliyetlerinin giderek sonlandırıldığı ve hatta tükenmeye başladığı bir dönemi yaşıyoruz. Bu Cumhur İttifakı’nın aziz milletimize olan bir vaadiydi, Rabbimiz mahcup etmedi. Türk Silahlı Kuvvetlerimizin ve güvenlik güçlerimizin üstün gayretiyle bu beladan Türkiye yavaş yavaş kurtulmaya başlamıştır. Bu yüzyılda Türkiye milli ve büyük ülkülerine ulaşma yolunda kararlı adımlar atacaktır” dedi.
“Ülkemizin İsrail’e yönelik aldığı ekonomik tedbirler son derece önemlidir”
Türkiye’nin İsrail’e yönelik almış olduğu ekonomik tedbirlerin son derece önemli olduğunu ifade eden Özdemir, “Kimse sulandırmaya çalışmasın. Bunun dalga dalga yayılması ve Türkiye’nin bu anlamdaki politikalarının yine Türk dünyasıyla beraber İslam aleminde de karşılık bulması halinde emin olun ki zalimin sesinin giderek kısılacağı mazlumun sesinin yükseleceği ve mazlumun hakkının alınabileceği bir iklimi hep beraber görmüş olacağız. Benzer bir şekilde Doğu Türkistan’da da yaşayan kardeşlerimizin yaşadıkları zulüm karşısında sesimizi elbette ki bu zamana kadar hiçbir zaman dindirmedik, bundan sonra da daha fazla yükselteceğiz. Çünkü bu milletin bir sorumluluğu var. Rabbimiz her insan ayrı bir fıtrat verdiği gibi yaratmış olduğu her millete de ayrı bir fıtrat vermiştir. Türk milletinin fıtratında var olan gerçeklik, hiçbir zaman töresiz ve devletsiz yaşamamış oluşu ve aynı zamanda bu devleti ile beraber adaleti dünya üzerinde genel ve geçer bir nizam kılmak üzere gayret ettiğidir. Şimdi 21. yüzyılda yükselen değerlerle beraber var olan gücümüzle bu hedeflerimizi hep birlikte gerçekleştireceğiz. Bundan kimsenin şüphesi olmasın” şeklinde konuştu.
Kayseri’nin ve Türk-İslam Aleminin Ramazan Bayramını kutlayan Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç ise, “Gerek Kayseri’mizdeki kardeşlerimizin gerekse Türk-İslam aleminin bayramını tebrik ederken, birliğimize, beraberliğimize, kardeşliğimize ve dayanışmamıza vesile olmasını Allah’tan niyaz ediyorum. İnşallah ay yıldızlı Türk bayrağımızın altında vatanına, milletine, devletine, dinine bağlı şekilde yaşamayı ve bu anlayış içerisinde nesiller yetiştirmeyi lütfetsin derken, elbette ki sevinciyle, sıkıntısıyla bir Ramazan ayını geride bıraktık. Mazlum coğrafyadaki kardeşlerimizin kurtuluşlarına vesile olmasını temenni ediyorum” ifadelerini kullandı. – KAYSERİ
]]>Konuk heyetlere AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Belgin Uygur, MKYK Üyesi Kasım Bostan, Genel Merkez Kadın Kolları MYK Üyesi Ayten Aydın, Genel Merkez Gençlik Kolları MYK Üyesi Taha Kara ev sahipliği yaptı.
Ziyaretlerde AK Parti heyeti ile konuk partilerden heyetler karşılıklı olarak Ramazan Bayramı’nı kutladı.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Uygur, HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı Faruk Dinç başkanlığındaki heyetin ziyaretinde Ramazan Bayramı’nın mazlum coğrafyalar için umut olmasını diledi.
Buruk bir bayram yaşadıklarını söyleyen Uygur, 6-7 aydır Gazze’de bütün dünyanın gözü önünde soykırım ve katliam gerçekleştiğini belirtti. Türkiye’nin, uluslararası hukukun gereğinin yerine getirilmesi noktasında güçlü ve net bir duruşu olduğunu aktaran Uygur, “Buna bütün Türkiye, dünya şahit. Bedel ödeme pahasına o net duruşumuzdan asla taviz vermedik.” diye konuştu.
“İnşallah ticari kısıtlama işgalci İsrail’i zor durumda bırakır”
HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı Dinç de Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye’nin hayatını kaybeden aile fertlerine Allah’tan rahmet diledi. Filistin’de insanlık suçu işlendiğini belirten Dinç, buna hiçbir insanın sessiz kalamayacağını söyledi.
İsrail’in işgalci bir terör örgütü olarak değerlendirilmesi gerektiğini anlatan Dinç, “Orada birçok kişi ilaçsız, gıdasız. İnsani yardımın bile ulaşmasına engel oluyorlar. Bu konuda geç de olsa ticari ilişkilere kısıtlama gelmesini biz çok olumlu buluyoruz. İnşallah ticari kısıtlama işgalci İsrail’i zor durumda bırakır. Filistin halkı da özgürleşir.” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin yeni, sivil ve adil bir anayasaya ihtiyacı olduğunu belirten Dinç, “Toplumun her kesiminin kendini bulduğu bir anayasa gerekiyor. Meclisin ilk yapması gereken iş budur. Bir fırsat da doğmuştur. Bunun da değerlendirilmesi gerekiyor. Herkesin katkısı olduğu sivil, adil, ana kucağı gibi herkesi kucaklayan bir anayasanın doğmasını istiyoruz.” dedi.
Uygur ise yeni anayasa konusunda girişimleri geçen süreçte ortaya koyduklarını vurgulayarak, bundan sonraki süreçte de bu konudaki çalışmalara devam edeceklerini belirtti.
“Bütün yaptırımlarda sonuna kadar arkasında olacağız”
HÜDA PAR’ın ardından AK Parti’yi Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Fatih Müjdeci başkanlığındaki heyet ziyaret etti.
Müjdeci, Genel Başkan Fatih Erbakan’ın selamlarını ileterek, başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere tüm AK Parti teşkilatının bayramını tebrik etti.
“Filistin davası hepimizin davası.” diyen Müjdeci, “Siyasi partiler üzerinde bir mesele. Biz de devletimizin ve hükümetimizin İsrail’e karşı yapacağı bütün yaptırımlarda sonuna kadar arkasında olacağız.” ifadelerini kullandı.
Yerel seçimlerin nezaket içinde geçtiğini söyleyen Müjdeci, bundan sonraki sürecin hizmet zamanı olduğunu belirtti.
“Bütün iyi insanların bu zulme artık ‘dur’ demesi gerekiyor”
BBP Genel Başkan Yardımcısı Ekrem Alfatlı başkanlığındaki heyet de AK Parti’ye bayram ziyaretinde bulundu.
Alfatlı, Doğu Türkistan, Gazze ve Kırım’daki zulmün kendilerini derinden yaraladığını belirtti. AK Parti’ye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a gayretleri nedeniyle teşekkür eden Alfatlı, “katil İsrail’in bir an önce durdurulması gerektiğini” söyledi.
AK Parti’li Uygur da, “Nerede zulme uğrayan kardeşlerimiz varsa buna en güçlü sesi verme noktasında bundan önce olduğu gibi mücadeleye, haykırmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.
Alfatlı’nın, bu acılar üzerinden kimsenin “siyasi rant” girişiminde olmaması gerektiğini söylemesi üzerine Uygur, “Milli bir duruş sergilememiz gerekiyor.” dedi.
“Aksayan yönleri görmezden gelmiyoruz”
AK Parti heyeti, BBP’nin ardından DSP Genel Başkan Yardımcısı Davut Ocak başkanlığındaki heyeti ağırladı.
Ocak, seçim sonuçları konusunda gereken mesajı aldıklarını ve değerlendirmeler yapacaklarını söyledi.
Parti İçi Eğitim Politikaları Başkanı Ayşe Sucu başkanlığındaki İYİ Parti heyeti de AK Parti’ye bayram ziyareti gerçekleştirdi.
AK Parti’li Uygur, geride kalan seçimlerin sonuçlarının hayırlı olmasını dileyerek, “Türkiye Yüzyılı vizyonumuzla, kendi içimizde seçim sonuçları değerlendirmemizi yaparak, yine güçlü bir şekilde, devletimiz, ülkemiz, memleketimiz, ülkemizin her bir ferdi için çalışmaya devam edeceğiz.” dedi.
Sucu ise Filistin’de bir dram yaşandığını belirterek, “İnsan özüne dönmediği sürece tarih boyunca bu dramlar hep yaşandı. Özellikle sözde din üzerinden, insanlık bu tür katliamlara tanıklık yaptı. Yeryüzünü cennete döndürmemiz gerekirken, cehenneme döndürdük. Tüm insanlık burada suçlu.” ifadelerini kullandı.
Sucu, seçimleri bitirdikten sonra kendi partilerinin bir seçim sürecine gittiğini belirtti.
Türkiye’nin emekliler, tarım, hayvancılık, uyuşturucu gibi sorunları bulunduğunu ifade eden Sucu, bu sorunların masaya yatırılmasını umduklarını dile getirdi.
AK Partili Uygur da Türkiye’nin hak, özgürlükler, eserler ve hizmet anlamında büyük dönüşüm geçirdiğini ifade ederek, Türkiye tarihinin en büyük demokrasi ve kalkınma hamlelerini hayata geçirdiklerini belirtti.
Bahanelere sığınan bir parti olmadıklarını kaydeden Uygur, toplumun her kesimini kuşatan destekleri bugüne kadar aldıklarını anlattı.
Uygur, “Aksayan yönleri de görmezden gelmiyoruz. Hayat pahalılığıyla ilgili vatandaşımızı olumsuz etkileyen vakanın da farkındayız.” dedi.
AK Parti’ye bayram ziyaretinde bulunan son parti ise Genel Başkan Yardımcısı Utku Reyhan başkanlığındaki Vatan Partisi heyeti oldu.
Türkiye’nin, çok zor bir dönemden geçtiğini belirten Reyhan, dört bir taraftan terör örgütleriyle kuşatıldığını söyledi.
AK Partili Uygur da Türkiye’nin zorlu bir coğrafyada yer aldığını ve çeşitli sınamalarla karşı karşıya kaldığını belirtti.
Reyhan, Genel Başkan Doğu Perinçek’in Cumhurbaşkanı Erdoğan’a mektubunu da Uygur’a teslim etti.
]]>MHP Genel Başkan Yardımcısı Sadir Durmaz başkanlığındaki heyet CHP’ye bayram ziyaretinde bulundu. CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Kadın Kolları Genel Başkanı Aylin Nazlıaka’nın sohbet sırasında, “Seçimden sonra umudun yeniden yükseldiği günleri kucaklıyoruz. Onun için iyilik ve dayanışma içinde umudu beraber yükseltelim, ülkemizin sorunlarını hep beraber çözelim. Bir sonraki bayramımız, Kurban Bayramı’mızda bu açlık, yoksulluk, yoksunlukla ilgili yaşanan sorunların bir nebze daha çare üretilmiş şekilde olmasını umut edelim” sözleri üzerine MHP Genel Başkan Yardımcısı Sadir Durmaz, “Bu seçimde CHP çok sayıda belediye aldı. Bu açlık, yoksulluk ve yoksunluk, umut edelim ki belediyeler aracılığı ile destek sağlanmış da olsun. Biz de öyle umut edelim.” dedi.
Ramazan Bayramı dolayısıyla siyasi partilerde bayramlaşma ziyaretleri yapılıyor. MHP Genel Başkan Yardımcısı Sadir Durmaz başkanlığındaki MHP heyeti CHP’ye ziyarette bulundu.
MHP Genel Başkan Yardımcısı Sadir Durmaz, MYK Üysi Esma Özdaşlı ve MYK Üyesi Fatih Çetinkaya’nın yer aldığı heyeti, CHP Genel Başkan Yardımcısı, Kadın Kolları Genel Başkanı Aylin Nazlıaka başkanlığındaki Ankara Milletvekili ve CHP Kadın Kolları Genel Başkan Yardımcısı Aliye Timisi Ersever, CHP PM Üyesi Mehmet Alkım Denizaslanı ile CHP Gençlik Kolları Genel Başkan Yardımcısı Onur Topkül karşıladı.
“HERKESİN TOK OLDUĞU BİR TÜRKİYE’NİN İNŞASI İÇİN MÜCADELE EDECEĞİZ”
Bayramın daha güzel günlere vesile olmasını dileyerek sözlerine başlayan Nazlıaka, “Büyük Türkiye ittifakı kurmak istedik. Bu ittifakın içinde her siyasi partiden, her görüşten yurttaşlarımız var. Her birine karşı çok büyük bir sorumluluğumuz var.” dedi.
Bundan sonraki süreçte de kendilerine oy veren vermeyen, bu ittifaka dahil olan, ülkenin bölünmez bütünlüğünü savunan her kim varsa, halkın ittifakını kuran herkese hizmet vereceklerini söyleyen Nazlıaka, “Eşit, adil, özgür ve herkesin tok olduğu bir Türkiye inşası için mücadele edeceğiz. Ortaklaştığımız tüm değerler üzerinden de büyük Türkiye ittifakını büyütmek ve daha fazla yurttaşımıza hizmet sunmak istiyoruz. Böyle önemli bir sürecin başlangıç noktasındayız. Önceki dönemdeki çahlışmaları halkımızı bir şekilde değerlendirdi, halkımız teveccüh gösterdi. ‘Bu seçimin bir kaybedeni yok, kazananı var, o da halktır’ diyoruz. halkın bize göstermiş olduğu bu güvene layık olmak çin elimizden geleni yapacaeğız. İnşallah daha aydınlık günleri hep birlikte kucaklayacağız” şeklinde konuştu.
“İSTİKRARA İHTİYAÇ VAR”
MHP Genel Başkan Yardımcısı Durmaz da şunları söyledi:
“Sizinle ittifak edenler de umarım sizin bu hissiyatlarınıza aynı şekilde katılırlar. Bu bizi ziyadesiyle mutlu eder. Elbette ortak paydamız ülkemizin birliği, bütünlüğü, dirliği ve düzeni. Bizim bu konularda ne kadar hassas olduğumuzu bütün kamuoyu biliyor. Bunun yanı sıra Sayın Özgür Özel’in seçim sonrası yaptığı değerlendirmeyi de anlamlı ve kıymetli buluyoruz. Tabii biraz espri de olsun, bu seçimde ilk defa ‘Tek adam rejimiydi o yüzden böyle oldu’ gibi değerlendirmeler duymadık. ‘Trafolara kediler girdi vs’ gibi şeyler olmadı. Bu da bir güzellik yani işin esprisi.. Seçimlerin çok fazla insanımızın mağdur olmadan, burnu kanamadan sonuçlanmış olması da son derece önemliydi. Ortaya çıkan sonuca da hem Sayın Cumhurbaşkanı hem de başta Genel Başkanımız olmak üzere, seçimin milli iradenin tecellisini herkesin samimi şekilde saygı duyması gerektiği ifade edildi. Seçimler inşallah ülkemize, milletimize, partimize hayırlı sonuçlar getirir. Şu aşamadan sonra Türkiye’nin dünyanın ve etrafımızda cereyan eden çok ciddi sıkıntılarla, karşı karşıya olduğu bir süreç var. Ama aynı zamanda 4 yıl seçimsiz bir süreci de istikrar içinde iyi yönetebildiğimiz takdirde inşallah bu sıkıntılardan en az etkilenen ülke oluruz. Bu istikrara da ihtiyaç olduğunu da düşünüyorum. Hep birlikte buna da katkı veririz diye ümit ediyorum.”
“BU SEÇİMDE ÖLÜLER OY KULLANDI”
Durmaz’ın sözleri üzerine Nazlıaka “Ama yoksullukta istikrar olmasın istiyoruz, yoksulun daha yoksul zenginin daha zengin olduğu bir düzen istikrarlı bir şekilde devam etmesin istiyoruz” diyerek, şöyle devam etti:
“Bu seçimde kediler trafolara girmedi dediniz ama bu seçimde ölüler oy kullandı. Her koşulda biz demokrasiyi savunmaya devam edeceğiz. Yapılan yanlışları da söylemeye devam edeceğiz. Birtakım yanlışlar yapıldı mı yapıldı. Her seçimde bir sürprizle kardşılaşmaktan artık halk yoruldu. Her seçimde bunları deneyimlemek gerçekten yorucu ama artık halk da çok idmanlı. Oyuna sahip çıkıyor. Artık 18’ini yeni dolduran gençler dahi müşahit olmak için sorumluluk alıyorlar. Herkes bir şekilde sandıklara sahip çıkmak istedi. Buna rağmen ne yazık ki sizin de itirazlarınız oldu, bizim de itirazlarımız oldu. Ama itirazları değerlendirme noktasında kocaman bir soru işaretini halkın vicdanına bırakıyoruz.”
Sadir Durmaz da “Türkiye belli bir olgunluk seviyesine erişti. Seçimde ciddi kayda değer bir olay yaşanmadan sonuçlandı.” diye konuştu. Türkiye’de üst üste seçim yapıldığına işaret eden Durmaz, “Vatandaşlar da yoruldu, siyasetçiler de yoruldu. O yüzden önümüzdeki dönemin istikrarlı bir şekilde seçimsiz bir dönem olmasını istiyoruz. Ama tabi şartlar ne getirir onu Allah bilir” ifadelerini kullandı.
“UMUT EDELİM Kİ BELEDİYELER ARACILIĞI İLE DESTEK SAĞLANMIŞ OLSUN”
Bunun üzerine Nazlıaka, “Sandığa gitmeyen kesim daha çok ‘Ne kadar oy verirsek verelim yaşam kalitemiz yükselmeyecek, eğiteme sağlıklı gıdaya erişimimiz söz konusu olamayacak, sağlık hizmetlerine erişemeyeceğiz. onun için sandığa gitmeyelim’ umutsuzluğunda olan bir kesimdi ama öyle görünüyor ki seçimden sonra umudun yeniden yükseldiği günleri kucaklıyoruz. Onun için iyilik ve dayanışma içinde umudu beraber yükseltelim, ülkemizin sorunlarını hep beraber çözelim. Bir sonraki bayramımız, Kurban Bayramı’mızda bu açlık, yoksulluk, yoksunlukla ilgili yaşanan sorunların bir nebze daha çare üretilmiş şekilde olmasını umut edelim” şeklinde konuştu.
Durmaz, Nazlıaka’nın bu sözlerine “Bu seçimde CHP çok sayıda belediye aldı. Bu açlık, yoksulluk ve yoksunluk, umut edelim ki belediyeler aracılığı ile destek sağlanmış da olsun. Biz de öyle umut edelim.” karşılığını verdi.
MHP’nin kırmızı çizgilerinin belli olduğunu vurgulayan Durmaz, “Biz bayrak yere düşmesin, ezan susmasın diye mücadele eden bir partiyiz. Türkiye ilk defa ekonomide birtakım sıkıntılar yaşıyor değil. Ekonomideki sıkıntılar bugün olur yarın alınan tedbirlerle daha rahat bir zemine kavuşabiliriz. Ama Allah korusun ülkenin birliğini ve beraberliğini tehdit edecek gelişmelere hep birlikte karşı durmalıyız. Atatürk’ün kurduğu partinin en az diğer partiler kadar bu konuda duyarlı olmasını istemek de her bir vatandaş gibi bizim de hakkımız.” ifadelerini kullandı.
“BASININ ÖZGÜR OLDUĞU GÜNLERİ KUCAKLAMAYA İHTİYACIMIZ VAR”
Nazlıaka da “Sizin hassasiyetleriniz bizim de hassasiyetimiz. Elbette bu ortak değerlerde birleşiyoruz. Bu ortak değerler için mücadele ederken de Atatürk’ümüzün demokrasiye olan inancını ve bu yöndeki sağlam iradesini de tekrar hatırlatmak istiyorum. Yani Cumhuriyet’imizi demokrasi ile taçlandırmamız gerek. O yüzden basının özgür olduğu, üstünlerin hukuku yerine hukukun üstünlüğünü olduğu, güçler ayrılığı ilkesinin olduğu günleri kucaklamaya ihtiyacımız var.” dedi.
]]>Vali Eldivan, ilk önce 1992 yılında Şırnak Uludere’de vatani görevini yaptığı sırada gazi olan Halit Memiş’i evinde ziyaret etti. Vali Eldivan’ı evinde ağırlayan Gazi Memiş, ziyaretinden dolayı Vali Eldivan’a teşekkürlerini iletti. Vali Eldivan ise Gazi Memiş’in torunlarına çeşitli hediyeler vererek, ailenin bayramını kutladı.
Daha sonra 38 yıl önce Diyarbakır’ın Silvan İlçesinde şehit düşen Siyami Bayram’ın ailesine ziyaret gerçekleştiren Vali Eldivan, aileyle bir süre sohbet etti. Şehidin annesi Nermin Bayram, başta şehit oğlu Siyami Bayram olmak üzere görevi başındaki tüm güvenlik güçlerine dualarında yer verdiğini söyledi. Vali Eldivan’la sohbet eden şehit annesi Nermin Bayram’ın diyaloğu yürekleri ısıtırken, yüzlerde tebessüm oluşturdu.
1937 doğumlu 87 yaşındaki şehit annesi Nermin Bayram, Ramazan ayında ibadetlerini eksiksiz tamamladığını belirterek, Vali Eldivan’ın sorularını yanıtladı. İlerleyen yaşına rağmen herhangi bir sağlık sorunu yaşamadığını vurgulayan şehit annesi Nermin Bayram, “87 yaşındayım namazımı kılıyorum, Ramazan’da orucumu tuttum, Kuran’ımı okudum, teravih namazımı oturduğum yerde de olsa kılabildim. Allah’a şükürler olsun, hamt edip şükrümü yerine getiriyorum. Bütün millete dua ediyorum, sadece kendi çocuklarıma değil herkese dualarımda yer veriyorum. Allah’a emanet ol vali evladım” diyerek konuştu.
Vali Eldivan’ın “Hiç oruç tutamadığın gün oldu mu Nermin teyzem?” sorusuna samimi bir şekilde cevap veren Nermin Bayram, “Hayır hayır her gün tuttum. Doktor izin vermedi, tutmayacaksın dedi. Ben de hele bir başlayayım zorlanırsam tutmam dedim. Baktım tutabiliyorum, en iyisi mi Nermin, orucunu tut dedim. Sizlere rabbim can sağlığı, uzun ömürler, huzur versin önemli olan odur” dedi.
“Şu tespihimle uğraşıyorum, elimden hiç düşürmüyorum” diyerek konuşmasını sürdüren Nermin Bayram, “Hepinize, herkese dua ediyorum. Televizyonda hocaları dinliyorum. Öyle geçiyor günlerimiz. Şu tespihimle uğraşıyorum, tespih çekiyorum. Allah sizlere uzun uzun ömürler versin vali evladım ben daha göremem belki ama sizin ömrünüz bereketli olsun inşallah” ifadelerini kullandı.
Nermin Bayram’ın yaptığı ibadetlerin kabul olmasını Allah’tan dileyen Vali Eldivan, Nermin Bayram’la sohbetine bir süre daha devam etti. Uzun yıllardır İstanbul’da yaşayan Bayram’a memleketini özleyip özlemediğini soran Vali Eldivan’a “İstanbul güzel ama yaşanacak yer değil” diyerek yanıt veren Nermin Bayram, konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “Eşimi 2007 yılında kaybettim. 16 yıl oldu rahmetli olalı. Oğlum bana bakıyor. Önceden İstanbul’da yaşıyordum geri Bayburt’a dönüş yaptım. Bayburt çok değişmiş, büyümüş. Zamanla herkes memleketine dönecek, İstanbul durulacak yer değil, ben sevemiyorum. Eşim rahmetli olmadan önce her sene geliyorduk. Kabristanlarımız burada ya oraları dolanır, ziyaret ederdik.”
“Allah razı olsun, Allah muradınızı versin yavrum, her daim var olun” diyerek Vali Eldivan’a sarılan şehit annesinin samimi hareketleri yürekleri ısıttı. Şehidin annesi Nermin Bayram ve yakınlarına kapılarını açtığı için teşekkür eden Vali Eldivan, başta şehit aileleri, gazi yakınları olmak üzere tüm vatandaşların devlet olarak, millet olarak yanında olacaklarının altını çizdi. – BAYBURT
]]>Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Metin Gürak ve kuvvet komutanlarıyla birlikte Ramazan Bayramı nedeniyle Şanlıurfa’ya gitti. Burada açıklama yapan Güler, “Yurt içinde ve sınır ötesinde icra edilen başarılı operasyonlar ile terör örgütüne ağır darbe vurulmuş; artık, örgütün hareket kabiliyeti bitme noktasına gelmiştir. Bunda bütün pay, aziz şehitlerimiz ve kahraman gazilerimizle birlikte kahraman Mehmetçiklerimize aittir” dedi.
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, beraberinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Metin Gürak, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu ile gittiği Şanlıurfa’da bayramlaşma sonrası toplantı gerçekleştirdi. 20. Zırhlı Tugay Komutanlığı’nda gerçekleştirilen video telekonferans toplantısında, yurt içinde ve sınır ötesinde görev yapan birliklerin komutanlarına seslenen Güler şunları söyledi:
“Bugün, hep birlikte bir bayrama daha ulaşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu güzel bayram gününde, sizlerle birlikte bulunmaktan büyük mutluluk duyduğumu belirtmek istiyorum. Bayramlar; mutlulukların paylaşılarak arttığı, geleneklerin yaşatıldığı, toplumsal dayanışmanın derinden hissedilerek birlik ve beraberlik ruhunun güçlendiği çok özel ve çok anlamlı günlerdir. Bu vesileyle Ramazan Bayramınızı en içten dileklerimle kutluyor; sevdiklerinizle birlikte sağlık, huzur ve mutluluk dolu nice bayramlar geçirmenizi temenni ediyorum. Küresel ve bölgesel düzeyde kritik gelişmelerin yaşandığı bu hassas dönemde artan risk, tehdit ve tehlikeler karşısında ülkemizin ve asil milletimizin güvenliğini sağlamak, hak ve menfaatlerimizi korumak için azim ve kararlılıkla çalışmalarımızı sürdürüyoruz.
“ÖRGÜTÜN HAREKET KABİLİYETİ BİTME NOKTASINDA”
Yurt içinde ve sınır ötesinde icra edilen başarılı operasyonlar ile terör örgütüne ağır darbe vurulmuş; artık, örgütün hareket kabiliyeti bitme noktasına gelmiştir. Bunda bütün pay, aziz şehitlerimiz ve kahraman gazilerimizle birlikte kahraman Mehmetçiklerimize aittir. Şu ana kadar büyük bir başarıyla sahada tesis ettiğimiz kontrolün geliştirilmesi ve genişletilmesi, terör örgütünün eylem ve hareket kapasitesinin sıfırlanması için gözümüzün değmediği, ayağımızın basmadığı yer bırakmayacağız. Kahraman ordumuzun son bir asrın en kapsamlı, en yoğun ve en etkili faaliyetlerini gerçekleştirdiği bu hassas dönemde, terörle mücadele ile birlikte hudutlarımızı da personel sayısı ve teknolojik bakımından en yoğun, tedbirlerle sağlıyoruz. Mavi ve gök vatanımızda hak ve menfaatlerimizin korunmasına yönelik faaliyetlerimizi de başarıyla sürdürüyoruz. Bu faaliyetlerimizle eş zamanlı olarak; karada, denizde ve havada bugüne kadarki en kapsamlı tatbikatları icra ediyor; her geçen gün yenilerini envantere kazandırdığımız yerli, milli ve modern savunma sanayi ürünü silah sistemleriyle, şanlı ordumuzun imkan ve kabiliyetlerini sürekli geliştiriyoruz.
“BARIŞ VE İSTİKRARA KATKI SAĞLIYORUZ”
Çatışma ve ihtilafların çevrelediği bölgenin tam kalbinde yer alan ülkemiz, krizlerin ve sorunların çözümüne yönelik Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde önemli girişimlerde bulunmaktadır. Bu kapsamda; Karabağ’da, Libya’da, Ukrayna- Rusya Savaşı’nda, Ortadoğu’daki ve yakın coğrafyamızdaki birçok sorunun çözümünde yoğun gayretler sarf ederek büyük ve kıymetli inisiyatifler üstlendik, üstleniyoruz. Türk Silahlı Kuvvetleri olarak bizler de başta Kıbrıs ve Azerbaycan olmak üzere kardeş, dost ve müttefik ülkelerin haklı davasına destek veriyor; küresel ve bölgesel güvenlik, barış ve istikrara katkı sağlıyoruz. Tüm bu girişim ve faaliyetler, Türkiye’nin küresel bir aktör haline dönüştüğünü, uluslararası müzakere masalarının ve güvenlik mimarisinin vazgeçilmez bir üyesi haline geldiğini, ordumuzun da dünyanın en güçlü, en etkin ordularından biri olduğunu en açık şekilde ortaya koymaktadır. Bugün Türkiye olarak ulaştığımız bu üstün seviyeyi, Silahlı Kuvvetler olarak aynı anda birçok görevi başarıyla icra edebilme kabiliyetimizi çok iyi idrak etmemiz gerekmektedir. Bu başarı hikayesinde sizler de çok önemli bir rol üstlenmektesiniz. Sizlerin de gayretleriyle şu ana kadar her alanda elde ettiğimiz başarıların korunması ve daha yüksek seviyelere çıkarılması temel önceliğimizdir. Türk Silahlı Kuvvetlerimizin bölgesinde ve dünyadaki seçkin ve saygın konumunu muhafaza edebilmesinde şüphesiz ki en önemli unsur, sahip olduğumuz insan kaynağımızdır. Siz kahraman silah arkadaşlarım da piramidin en üst çatısında yer alan komutanlar olarak ordumuzun öncüsü ve liderleri konumundasınız.”
]]>
CHP Ankara Milletvekili Umut Akdoğan, çalışanların tatil yapabilmesi için AVM’lerin Ramazan Bayramı’nın ilk günü, Kurban Bayramı’nın ilk iki günü, milli bayramlar ve genel tatil günlerinde kapanmasına yönelik kanun teklifi hazırladı. Akdoğan, “Böylece 2 milyon AVM çalışanı, bayramları bir nebze de olsa bayram gibi kutlasınlar istiyoruz” dedi.
CHP Ankara Milletvekili ve TBMM Anayasa Komisyonu Üyesi Umut Akdoğan, Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun’da değişiklik yapılmasıyla ilgili kanun teklifi hazırlığına ilişkin açıklama yaptı. Akdoğan, “Ramazan Bayramının ilk gününde alışveriş merkezi çalışanlarının bizden talebi bayramlarda hiç değilse ilk gün sevdikleriyle birlikte bir bayram sofrasında buluşabilmek oldu. Biz de konuyu TBMM’ye taşımayı kararlaştırdık. Çünkü herkes gibi onların da sevdikleriyle, aileleriyle bayramda bir arada bulunmak hakkı var” dedi.
“AVM ÇALIŞANLARI BAYRAMLARI BİR NEBZE DE OLSA BAYRAM GİBİ KUTLASIN”
Akdoğan, Türkiye’de 446 alışveriş merkezi bulunduğunu, 16’sının ise inşaatının devam ettiğini hatırlatarak AVM’lerde çalışan sayısının 2 milyonu aştığını belirtti. Akdoğan, “Hazırlıklarını tamamladığımız teklifimizle üç temel alanda düzenleme yapılmasını öneriyoruz. Öncelikle AVM’lerin Ramazan Bayramının ilk gününde, Kurban Bayramının ise ilk iki gününde kapanmasını öneriyoruz. Böylece 2 milyon AVM çalışanı da bayramları bir nebze de olsa bayram gibi kutlasınlar istiyoruz. Diğer önerimiz de milli bayramlar ve genel tatil günlerinde AVM’lerin kapalı olmasını teklif ediyoruz. Son olarak hem çalışma barışını sağlamak hem de cadde ve sokaklarımızın ışığı esnafımızın giderek zorlaşan ekonomik koşullarda ayakta kalabilmelerine katkı sunabilmek için de AVM’lerin haftada bir gün kapalı olmasını zorunlu hale getirelim diyoruz. Ticaret Odaları ve esnaf ve sanatkarlar odaları birliklerinin görüşleri alınarak ilgili belediyeler ve valiliklerin koordinasyonunda bu günün belirlenmesini teklif ediyoruz” dedi.
“İKTİDARI BU GÖREVİ YERİNE GETİRMEYE DAVET EDİYORUZ”
Akdoğan, hazırlıkları tamamlanan teklifin Meclis’in ilk çalışma gününde TBMM Başkanlığı’na sunulacağının altını çizerek “İktidara hatırlatıyoruz. Esnaf ve sanatkarı koruyucu tedbirleri almak ve çalışma barışını sağlamak devletin Anayasal görevidir. İktidarı bu görevi yerine getirmeye davet ediyoruz” dedi. Akdoğan, teklifin yasalaşmasının ve Kurban Bayramı’nda ilk kez uygulanmasını da hedeflediklerini belirtti.
“AVM ÇALIŞANLARININ YARISI İZİN YAPAMAMAKTA”
Akdoğan tarafından hazırlanan kanun teklifinin gerekçesinde şu ifadelere yer verildi:
“Ülkemizde faaliyet gösteren 446 alışveriş merkezinde 2 milyonu aşkın çalışan görev yapmaktadır. Önceki yıllarda yapılan bir araştırma göstermektedir ki AVM çalışanlarının yarısından fazlası hiç izin yapamamakta, neredeyse tamamı dini bayram ve resmi bayram günlerinde de çalışmaya devam etmektedir. Öte yandan alışveriş merkezlerinin süreklilik arz eden bir şekilde açık olmaları alışveriş merkezlerinin dışında faaliyet gösteren esnaf ve sanatkarların mesleki faaliyetlerini yürütmelerini giderek zorlaştırmakta ve ekonomik koşulları giderek ağırlaşan ülkede rekabet güçlerini giderek zayıflatmaktadır. Anayasa’nın 49. maddesinde devletin, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları korumak için gerekli tedbirleri alacağı düzenlenmiştir. Yine Anayasa’nın 173. maddesine göre ise esnaf ve sanatkarı koruyucu ve destekleyici tedbirleri almak devletin görevlerindendir. Teklif ile Anayasa’nın 49. ve 173.maddeleri de gözetilerek alışveriş merkezlerinin Ramazan bayramının ilk gününde, kurban bayramının ise ilk iki gününde ve resmi bayram ve genel tatil günlerinde alışveriş merkezlerinin kapalı olması ile alışveriş merkezlerinin haftada bir gün kapalı olmasının zorunlu hale getirilmesi düzenlenmektedir.”
]]>
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, beraberinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Metin Gürak, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu ile gittiği Şanlıurfa’da bayramlaşma sonrası toplantı gerçekleştirdi. 20’nci Zırhlı Tugay Komutanlığında gerçekleştirilen video telekonferans toplantısında, yurt içinde ve sınır ötesinde görev yapan birliklerin komutanlarına seslenen Bakan Yaşar Güler şunları söyledi:
“Bugün, hep birlikte bir bayrama daha ulaşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu güzel bayram gününde, sizlerle birlikte bulunmaktan büyük mutluluk duyduğumu belirtmek istiyorum. Bayramlar; mutlulukların paylaşılarak arttığı, geleneklerin yaşatıldığı, toplumsal dayanışmanın derinden hissedilerek birlik ve beraberlik ruhunun güçlendiği çok özel ve çok anlamlı günlerdir. Bu vesileyle Ramazan Bayramınızı en içten dileklerimle kutluyor; sevdiklerinizle birlikte sağlık, huzur ve mutluluk dolu nice bayramlar geçirmenizi temenni ediyorum. Küresel ve bölgesel düzeyde kritik gelişmelerin yaşandığı bu hassas dönemde artan risk, tehdit ve tehlikeler karşısında ülkemizin ve asil milletimizin güvenliğini sağlamak, hak ve menfaatlerimizi korumak için azim ve kararlılıkla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Yurt içinde ve sınır ötesinde icra edilen başarılı operasyonlar ile terör örgütüne ağır darbe vurulmuş; artık, örgütün hareket kabiliyeti bitme noktasına gelmiştir. Bunda bütün pay, aziz şehitlerimiz ve kahraman gazilerimizle birlikte kahraman Mehmetçiklerimize aittir.”
Mavi ve Gök Vatan’da hak ve menfaatlerin korunmasına yönelik faaliyetlerin başarıyla sürdüğünü aktaran Güler, “Şu ana kadar büyük bir başarıyla sahada tesis ettiğimiz kontrolün geliştirilmesi ve genişletilmesi, terör örgütünün eylem ve hareket kapasitesinin sıfırlanması için gözümüzün değmediği, ayağımızın basmadığı yer bırakmayacağız. Kahraman ordumuzun son bir asrın en kapsamlı, en yoğun ve en etkili faaliyetlerini gerçekleştirdiği bu hassas dönemde, terörle mücadele ile birlikte hudutlarımızı da personel sayısı ve teknolojik bakımından en yoğun, tedbirlerle sağlıyoruz. Mavi ve Gök Vatanımızda hak ve menfaatlerimizin korunmasına yönelik faaliyetlerimizi de başarıyla sürdürüyoruz. Bu faaliyetlerimizle eş zamanlı olarak; karada, denizde ve havada bugüne kadarki en kapsamlı tatbikatları icra ediyor; her geçen gün yenilerini envantere kazandırdığımız yerli, milli ve modern savunma sanayi ürünü silah sistemleriyle, şanlı ordumuzun imkan ve kabiliyetlerini sürekli geliştiriyoruz” ifadelerini kullandı.
“Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde önemli girişimlerde bulunmaktadır”
Çatışma ve ihtilafların çevrelediği bölgenin tam kalbinde yer alan Türkiye’nin, krizlerin ve sorunların çözümüne yönelik Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde önemli girişimlerin bulunduğunun altını çizen Güler, “Bu kapsamda; Karabağ’da, Libya’da, Ukrayna-Rusya Savaşı’nda, Orta Doğu’daki ve yakın coğrafyamızdaki birçok sorunun çözümünde yoğun gayretler sarf ederek büyük ve kıymetli inisiyatifler üstlendik, üstleniyoruz. Türk Silahlı Kuvvetleri olarak bizler de başta Kıbrıs ve Azerbaycan olmak üzere kardeş, dost ve müttefik ülkelerin haklı davasına destek veriyor; küresel ve bölgesel güvenlik, barış ve istikrara katkı sağlıyoruz. Tüm bu girişim ve faaliyetler, Türkiye’nin küresel bir aktör haline dönüştüğünü, uluslararası müzakere masalarının ve güvenlik mimarisinin vazgeçilmez bir üyesi haline geldiğini, ordumuzun da dünyanın en güçlü, en etkin ordularından biri olduğunu en açık şekilde ortaya koymaktadır. Bugün Türkiye olarak ulaştığımız bu üstün seviyeyi, Silahlı Kuvvetler olarak aynı anda birçok görevi başarıyla icra edebilme kabiliyetimizi çok iyi idrak etmemiz gerekmektedir. Bu başarı hikayesinde sizler de çok önemli bir rol üstlenmektesiniz. Sizlerin de gayretleriyle şu ana kadar her alanda elde ettiğimiz başarıların korunması ve daha yüksek seviyelere çıkarılması temel önceliğimizdir” şeklinde konuştu.
Türk Silahlı Kuvvetlerinin bölgesinde ve dünyadaki seçkin ve saygın konumunu muhafaza edebilmesinde şüphesiz ki en önemli unsur, sahip olduğumuz insan kaynağı olduğuna dikkat çeken Güler, “Siz kahraman silah arkadaşlarım da piramidin en üst çatısında yer alan komutanlar olarak ordumuzun öncüsü ve liderleri konumundasınız. İçinde bulunduğumuz savunma ve güvenlik ortamında her zamankinden daha dikkatli, uyanık olmak ve çok çalışmamız hayati önemi haizdir. Sonuç itibarıyla; Cumhuriyetimizin ikinci asrına başladığımız bu tarihi süreçte, ‘Türkiye Yüzyılı’ hedeflerimiz doğrultusunda, bekamıza yönelen her türlü tehdit ve tehlikeyi bertaraf etmeye, Ülkemizin ve asil milletimizin güvenlik ve huzuru için gece gündüz demeden çalışmaya, daha büyük ve daha güçlü bir Türkiye için gayret göstermeye devam edeceğiz. Sözlerime son verirken bayramınızı en içten dileklerimle bir kez daha kutluyor, görevlerinizde üstün başarılar diliyor, sizleri sevgiyle selamlıyorum. Kalın sağlıcakla” diye konuştu. – ANKARA
]]>Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Bursa İl Başkanlığı bayramlaşma programına canlı bağlantı ile katıldı. Erdoğan şöyle konuştu:
“Geride bıraktığımız 6 ayda bombalanan ve bu bombalar altında şehit olan 34 bin Filistinli kardeşimizin acısı aileleriyle birlikte bizim de yüreğimizi dağlıyor. Gazzeli kardeşlerimizin Allah yardımcısı olsun. Onları rahmetiyle, merhametiyle ve nusretiyle kuşatsın diyoruz. İnşallah bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da Filistin davasına sahip çıkmaya, Gazzeli mazlumların yanında olmaya devam edeceğiz. Ülkemizin 21 yıldır mazlumlarla dayanışma noktasında sergilediği dik ve dirayetli duruşu yok sayanları, bugün bir kez daha Allah’a havale ediyoruz. Yalan, çarpıtma ve manipülasyon üzerinden kendi devletine ve milletine iftira atanları akla, vicdana ve ferasetle davranmaya davet ediyoruz.
“TEDBİRLERİMİZİ GAZZE’YE ENGELSİZ VE YETERLİ YARDIM ULAŞTIRILINCAYA KADAR DEVAM ETTİRECEĞİZ”
Bugüne kadar bölgeye gönderdiğimiz toplam 45 bin tonluk insani yardımla ülkemiz dünyada Gazze’ye en fazla yardım yapan ikinci ülke olmuştur. Ülkemizin Gazze ve Filistin için tüm imkanlarını nasıl seferber ettiğini ülkemizdeki istismarcılar görmese de sahadaki mazlumlar çok iyi görüyor. Son olarak havadan da Gazze’ye insani yardım ulaştırma çabalarımızın engellenmesi dolayısıyla İsrail’e yönelik ilave tedbirler aldık. Bu tedbirlerimizi, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi ile Uluslararası Adalet Divanı kararları uygulanıncaya, Gazze’ye kesintisiz, engelsiz ve yeterli miktarda insani yardım ulaştırılıncaya kadar devam ettireceğiz. Birileri bilmese de hatta bildikleri halde çarpıtsalar da biz tarih ve vicdan önünde kardeşlik vazifemizi hakkıyla yerine getirmenin derdindeyiz. Bu uğurda bedel ödesek dahi Allah ömür verdikçe mazlumlara kol kanat germekten geri durmayacağız.
31 Mart Mahalli İdareler Seçim sonuçlarının ülkemize ve şehirlerimize hayırlı olmasını diliyorum. Sandıkta tecelli eden iradeyle göreve gelen belediye başkanlarını, meclis üyelerini ve muhtarlarımızı ayrı ayrı tebrik ediyorum. Demokratik haklarını kullanmak suretiyle demokrasimizin gücüne güç katan her bir vatandaşıma hasleten teşekkür ediyorum. Seçimlerin sorunsuz bir şekilde icra edilmesini sağlayan adalet ve emniyet teşkilatlarımıza, sandık görevlilerimize, siyasi partilerimizin mensuplarına ayrıca şükranlarımı sunuyorum.
Seçim sonuçları elbette ayrı ve kapsamlı bir değerlendirmenin konusudur. Biz de her parti gibi seçimlerin muhasebesini yapıyoruz, yapacağız. Asla kolaya kaçmadan, milletin sandıkta verdiği mesajları tüm boyutlarıyla okuyor, en ince detayına kadar analiz ediyoruz. Geçen hafta gerçekleştirdiğimiz Merkez Yürütme Kurulu toplantısında bunun ilk adımını attık. İnşallah halkayı sürekli genişleterek istişarelerimize devam edeceğiz. Biz kurulduktan sadece 15 ay sonra milletin teveccühüne mazhar olmuş, 22 yılda girdiği 17 seçimin hepsinde sandıktan birinci çıkmış bir partiyiz.
“SİZİN ŞER GÖRDÜKLERİNİZDE HAYIR OLABİLİR İKAZINA RAM OLMUŞ İNSANLARIZ”
Biz sizin şer gördüklerinizde hayır olabilir ikazına ram olmuş insanlarız. Biz, olanda hayır olduğuna tüm kalbimizle inanan bir kadroyuz. 31 Mart seçim sonuçları Allah’ın izniyle AK Partimiz için, davamızın geleceği için, Türkiye’nin istiklal ve istikbali için hayra tedvir olacaktır. AK Parti ve Cumhur İttifakı bu süreçten çok daha güçlenerek çıkacaktır. Bundan en küçük bir şüphe duymuyoruz. Sizlerden de asla yeise kapılmamanızı, tefrikaya düşmemenizi, aramıza nifak sokmaya çalışan fitne odaklarına karşı uyanık olmanızı bekliyorum.
Bayram sevincini yaşarken büyüklerimizi hısım ve akrabalarımızı ziyaret etmekten geri durmayalım. Aynı vatan toprağını paylaştığımız dostlarımızı mutlaka arayalım. İhtiyaç sahiplerinin kapısını çalalım. Allah’ın bizlere emaneti olan yetimlerin, öksüzlerin bu mübarek günleri buruk geçirmemeleri için hep beraber seferber olalım. Dünyada artık hiç kimsesi kalmamış yaşlılarımızı özellikle gözetelim, ziyaret edelim, ellerinden öpelim. Ülkelerindeki savaştan, terörden veya zulümden kaçarak son çare olarak Türkiye’ye sığınmış mazlumlara sırtımızı dönmeyelim. Bilhassa şehitlerimizin emanetlerini bayram sevincimize ortak etmeye ihtimam gösterelim. Bu mübarek günleri 81 vilayetimizde bir kucaklaşma seferberliğine dönüştürerek ruhuna, anlamına ve önemine uygun şekilde idrak edelim. AK Partili kadroların her alanda olduğu gibi milletimizin bayramı bayram gibi yaşamasına da öncülük edeceğine inanıyorum. Sizlere güveniyorum.”
]]>Çorum Belediyesi önünde Vali Doç. Dr. Zülkif Dağlı ve Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın ev sahipliğinde gerçekleştirilen programda vatandaşlar ve sivil toplum kuruluşlarıyla bayramlaştı.
Programda konuşan Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, bayramın kardeşlik ve demek olduğunu belirterek, “Bayram sevgi demektir. Muhabbet demektir. Sevgi demektir. Saygı demektir. Bayram bütün güzellikleri bünyesinde barındıran geçmişimiz, kültürümüz, dinimiz, medeniyetimiz demektir. Bayramlar bizim için her zaman özel olmuştur. Güzel olmuştur. Ramazan bayramınızı tebrik ediyorum. Biz bayramı yaşarken şuan da Gazze’de, Filistin’de, Doğu Türkistan’da ıstırap içerisinde olan kardeşlerimiz var. Bu bayram onların da bayram gibi kutlayacağı bayrama vesile olsun. İnşallah bu bayram bütün mazlumlar için zülüm altındaki son bayram olsun” dedi.
Vali Zülkif Dağlı da, bayramların dargınlık ve kırgınlıkların unutulduğu, birlik, beraberlik, kardeşlik, dostluk duygularının güçlendiği, paylaşmanın ve dayanışmanın en güzel örneklerinin sergilendiği, toplumsal değerlerimizin yeniden hatırlanıp yaşatıldığı müstesna günler olduğunu söyledi. Vali Dağlı, “Bu özel günlerde; gönüllerimizi birbirine açarak, aile büyüklerimizin hayır dualarını almalı, çocuklarımızın yüzlerini güldürmeli, öksüz ve yetimleri gözetmeliyiz. Bu bayram, hepimiz için sevgi, saygı ve kardeşlik duygularının pekiştiği, yardımlaşma ve dayanışmanın en yoğun yaşandığı bir zaman olsun inşallah” diye konuştu.
Vatandaşların bayramı huzur ve güven ortamında sorunsuz bir şekilde geçirmeleri için tüm kurumlar, kolluk kuvvetleri, İl Emniyet Müdürlüğü, İl Jandarma Komutanlığı, belediye ve ilgili diğer kurumlarla birlikte tüm tedbirleri aldıklarını hatırlatan Vali Dağlı, “Bayram süresince yollarda olacak vatandaşlarımızın güvenliğini ön planda tutarak, onları hem uyarma, hem farkındalık oluşturma hem de kurallara azami derecede riayet etmelerini sağlamak amacıyla tüm karayollarımızda uygulama ve bilgilendirme çalışmaları devam etmektedir. Bayram tatilinin son gününe kadar da bu tedbirler devam edecektir. Vatandaşlarımızın sevdikleri ile birlikte sağlık ve huzur içerisinde bir bayram geçirmeleri en büyük temennimizdir. Bunu sağlamak içinde tüm birimlerimiz özverili ve gayretli bir şekilde çalışmalarını sürdürmektedir” şeklinde konuştu.
“Bizler şehrimizde ve ülkemizde güvenli ve huzurlu bir bayram geçirirken, Gazze’de, saldırı, yıkım ve kuşatma altında yaşayan kardeşlerimizi de unutmuyoruz” diyen Dağlı, şunları kaydetti:
“Tüm dualarımız onlarla birlikte. Bu mübarek Ramazan Bayramı vesilesiyle bir an önce bu zalimce saldırıların sona ermesi ve Gazze’deki kardeşlerimizin de huzura kavuşmaları dua ediyoruz. Temenni ediyoruz. Dileklerde bulunuyoruz. Yine Doğu Türkistan’da, Arakan’da ve dünyanın diğer yerlerinde ki tüm kardeşlerimizi de unutmuyoruz. Bu vesileyle, tüm İslam aleminin ve insanlığın huzur ve barış içinde bir Ramazan Bayramı geçirmesini temenni ediyorum. Ramazan Bayramı’nın Çorumlu hemşerilerime, ülkemize, milletimize ve tüm dünyaya hayırlar getirmesini Yüce Allah’tan niyaz ediyorum. Bayramınız mübarek olsun.”
CHP Çorum Milletvekili Mehmet Tahtasız ve Yeniden Refah Partisi Kocaeli Milletvekili Mehmet Aşıla da programa katılanların bayramını kutlayarak İslam alemi, ülkemiz ve insanlık için hayırlara vesile olması temennisinde bulundular. – ÇORUM
]]>Milli Savunma Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Bakan Yaşar Güler, bayram namazını beraberindeki Genelkurmay Başkanı Orgeneral Metin Gürak, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu ile Şanlıurfa’da Mevlid-i Halil Camisi’nde kıldı.
Namazın ardından camideki vatandaşlarla görev yapan polislerle bayramlaşan Bakan Güler ve TSK Komuta Kademesi, daha sonra Şanlıurfa Kışla Gazinosuna geçti. Burada çocuklar tarafından karşılanan Güler, onlara bayram hediyeleri vererek yakından ilgilendi.
Bakan Güler ve beraberindeki TSK Komuta Kademesi, 20’nci Zırhlı Tugay Komutanlığında Mehmetçiklerle bir araya gelerek onlarla bayramlaştı.
Milli Savunma Bakanı Güler, bu buluşmada, telefonla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı arayarak Mehmetçiklerle görüştürdü. Telefonda Mehmetçiklerin bayramını tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:
“Tüm Komuta Kademesi’ndeki kardeşlerime, Mehmetçiklerimize özellikle en kalbi duygularla selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum ve Ramazan Bayramı’nın tüm milletimize hayırlara vesile olmasını Allah’tan diliyorum. Bizler gerek Mehmetçiklerimiz gerek Komuta Kademesi hepsiyle bu teröristleri inşallah bundan sonra da bugüne kadar olduğu gibi yok edeceklerine inanıyoruz. Gerek sınırda gerek sınır ötesinde bu mücadelemiz aynı şekilde devam edecektir. Tekrar bayramınızı tebrik ediyor ve en kısa zamanda buluşmak üzere sizleri Allah’a emanet ediyorum.”
“Sizler buradayken vatanımızın güvenliği emin ellerdedir”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hitabının ardından Mehmetçiklere seslenen Bakan Güler, bayramların mutlulukların paylaşılarak arttığı, geleneklerin yaşatıldığı, toplumsal dayanışmanın, birlik ve beraberliğin güçlendiği çok özel günler olduğunu anlattı.
Türkiye’nin ve asil milletin bu bayram günlerini huzur ve güven içerisinde geçirmesi için Mehmetçiklerin sevdiklerinden uzakta kahramanca ve fedakarca görev yaptığına dikkati çeken Güler, şunları kaydetti:
“İcra ettiğiniz bu kutsal görevde ortaya koyduğunuz üstün sorumluluk bilinci ve büyük gayretler, her türlü takdirin üzerindedir. Şüphemiz yoktur ki sizler buradayken vatanımızın güvenliği emin ellerdedir. Sizlerin şahsında şu anda yurt içinde ve sınır ötesinde özveriyle vazifelerini icra eden tüm kahraman silah ve mesai arkadaşlarımı tebrik ediyor, gözlerinden öpüyorum.”
“Terör örgütlerine büyük darbeler vuruyoruz”
Bakan Güler, yakın coğrafya başta olmak üzere dünya genelinde, birbiri ardına gerginlikler ve krizler yaşandığını, çatışmalar ve savaşlar ortaya çıktığını belirterek, şöyle devam etti:
“Belirsizliklerin arttığı, risk ve tehditlerin çok boyutlu bir hale geldiği böylesine hassas bir ortamda, Milli Savunma Bakanlığı olarak ülkemizin ve asil milletimizin güvenlik ve huzuru için gece gündüz demeden azim ve kararlılıkla görevlerimizi icra ediyoruz. Bu kapsamda şanlı ordumuz, sizlerin kahramanlık ve fedakarlıklarıyla son bir asrın en kapsamlı, en yoğun ve en etkili faaliyetlerini gerçekleştirerek, özellikle terörle mücadelede destansı başarılar elde etmektedir. Son yıllarda, terör tehdidinin kaynağında yok edilmesi stratejisi ile Irak’ın kuzeyindeki terör unsurlarını hedef alan başarılı operasyonları icra ettik.
Geçmişte yürütülen sınırlı hedefli ve süreli askeri harekatların yerine, bugün artık, sürekli ve kapsamlı operasyonlar gerçekleştirerek terör örgütlerine büyük darbeler vuruyoruz. Bu anlayışla Suriye’nin kuzeyinde büyük bir başarıyla icra ettiğimiz Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı, Barış Pınarı ve Bahar Kalkanı Harekatları ile güney sınırlarımızda bir terör koridoru oluşturulmasına mani olduk. Aynı zamanda bu sahalarda güvenli bölgeler tesis ederek Suriyelilerin geri dönüşlerine yönelik önemli adımlar attık. Şu anda, eğer orada olmasaydık; örgütün sınırlarımıza yönelik saldırıları, daha önce olduğu gibi sürecekti ve ülkemizdeki istikrar ortamı sağlanamayacaktı. O süreci hatırlayın. Sadece Şanlıurfa’ya, Barış Pınarı Harekatı öncesinde kalleş terör örgütü tarafından çok sayıda füze ve havan saldırısı yapılmıştı. Dolayısıyla bugün, bölgedeki varlığımız ile Şanlıurfa’nın güvenliğini de ileriden sağlıyoruz.”
“Terör örgütünün belini doğrultmasına müsaade etmeyeceğiz”
Terörle mücadele sürecinde 20’nci Zırhlı Tugay Komutanlığının, başta Barış Pınarı bölgesi olmak üzere Suriye harekat sahasındaki birlikleriyle üstlendiği görevleri büyük bir başarıyla yerine getirdiğine dikkati çeken Bakan Güler, tugaydaki Mehmetçiğin, yüksek vazife şuuru ve sorumluluk bilinciyle ortaya koyduğu üstün gayretlerin her türlü takdirin üzerinde olduğunu vurguladı.
Güler, Mehmetçiğin, milli ve manevi değerleri korumak için daima vazifeye hazır olduğunu görmenin, terörü bitirme iradesini daha da pekiştirdiğine işaret ederek, “Terör örgütünün en ufak bir şekilde kıpırdanmasına, belini doğrultmasına müsaade etmeyeceğiz. Şuna eminim ki hiçbir terörist, kahraman Mehmetçiğimizin çelik yumruğu altında ezilmekten kurtulamayacaktır. Terörle mücadelemiz kararlı ve etkin adımlarla örgütün nefes almasına izin bile vermeden amansız bir şekilde devam edecektir.” ifadelerini kullandı.
“Her birliğimizi en modern silah ve teçhizat ile destekliyoruz”
Ordunun, terör örgütlerine karşı kahramanca mücadele verirken aynı zamanda sınırların emniyetini de en ileri düzeyde sağladığını aktaran Güler, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Sizler, buradaki varlığınızla vatanımızın en önemli güvencesi, milletimizin göz bebeğisiniz. Şüphesiz gösterdiğiniz cesaret ve gayretleriniz, her şeyden önemlidir. Ancak görevin layıkıyla ve en etkin bir şekilde yerine getirilebilmesi için de hudut birliklerimizin, teknolojiyi haiz sistemlerle donatılması elzemdir. Bu anlamda Bakanlık olarak her birliğimizi yerli ve milli savunma sanayisi ürünlerimiz başta olmak üzere en modern silah ve teçhizat ile destekliyoruz. Nitekim hudutlarımızın Cumhuriyet tarihinin en yoğun, en etkin tedbirleriyle korunması sonucunda, terör örgütünün sınırlarımızdan eleman ve malzeme aktarımı engellenmiş, durma noktasına gelmiştir. Kimsenin şüphesi olmasın ki kahraman Mehmetçik, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da hudutlarımızda büyük bir özveri ve başarıyla görevlerini yerine getirecektir.”
“Yerli ve milli savunma sanayisiyle ordunun imkan ve kabiliyetlerini artırıyoruz”
Milli Savunma Bakanı Güler, tüm görevlerinin yanı sıra mavi ve gök vatandaki hak ve menfaatleri de kararlılıkla koruduklarını belirtti.
Bu faaliyetlerle eş zamanlı olarak, karada, denizde ve havada büyük ve etkili tatbikatları icra ettiklerine dikkati çeken Güler, şunları aktardı:
“Her geçen gün, en yenilerini envantere kazandırdığımız yerli, milli ve modern savunma sanayisi ürünü silah sistemleriyle şanlı ordumuzun imkan ve kabiliyetlerini daha da artırıyoruz. Biliyorsunuz ki ülkemizin göz bebeği, milli uçağımız KAAN, ilk uçuşunu başarıyla gerçekleştirdi. İnşallah, bunun gibi nice modern silah ve sistemle ordumuzu donatmaya devam edeceğiz.”
Bakan Güler, kaotik gelişmelerin yaşandığı hassas güvenlik ortamında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde, uluslararası arenadaki ağırlığın her geçen gün arttığını, kurulan çok boyutlu ilişkilerle bölgede ve dünyada vazgeçilmez bir aktör haline gelindiğini ifade etti.
Çatışma ve ihtilafların çevrelediği bölgenin tam kalbinde yer alan Türkiye’nin, krizlerin ve sorunların çözümüne yönelik girişimlerde bulunduğuna işaret eden Güler, şunları kaydetti:
“Pek çok coğrafyada güvenlik, barış ve istikrar için üstlendiğimiz büyük inisiyatifler uluslararası güvenlik mimarisinin ve müzakere masalarının vazgeçilmez bir üyesi haline geldiğimizi de en açık şekilde ortaya koymaktadır. Uluslararası arenada, Türkiye’nin etkisini böylesine artırdığı bir dönemde doğal olarak faaliyet sahaları artan Türk Silahlı Kuvvetlerimiz de birçok coğrafyada barış ve istikrarın tesisi için büyük gayret sarf etmektedir.”
Güler, Türkiye’nin ulaştığı üstün seviye ile Türk Silahlı Kuvvetleri olarak aynı anda birçok görevi başarıyla icra edebilme kabiliyetinin, çok iyi idrak edilmesi gerektiğini belirterek, şöyle devam etti:
“Bu başarı hikayesinde sizler de çok önemli bir rol üstlenmektesiniz. Görevlerinizi yerine getirirken çeşitli zorluklarla karşılaşabilirsiniz. Ancak unutmayın ki milletimizin duaları ve desteği her zaman sizinle. Zorluklarla karşılaştığınızda, bu güvenin önemini ve büyüklüğünü hatırlayın ve vazifelerinize daha sıkı bir şekilde sarılın. Çünkü sizler, Türk milletinin gönlünde daima var olan kahramanlarsınız. Sizlerin tüm bunların bilincinde bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da üstün bir gayret göstererek kahraman ordumuzun gücüne güç katacağınıza yürekten inanıyorum.”
Bakan Güler, Cumhuriyet’in ikinci yüzyılının başladığı dönemde “Türkiye Yüzyılı” vizyonuyla hedeflerine emin adımlarla yürüdüklerini belirtti.
Milli Savunma Bakanlığı olarak hedeflerine ulaşma yolunda çalışmalarına kararlılıkla devam edeceklerini vurgulayan Güler, konuşmasında, aziz şehitleri ve ebediyete intikal eden kahraman gazileri rahmet ve minnetle yad etti, hayatta olan gaziler ile şehit ve gazi ailelerine saygılarını iletti.
]]>Kocaeli Valiliği, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve Kocaeli Kent Konseyi ortaklığından düzenlenen 38. Kent Bayramlaşması, yoğun katılıma gerçekleştirildi. İzmit ilçesi Yenidoğan Mahallesi’ndeki Kocaeli Kongre Merkezi’nde, Ramazan Bayramı’nın birinci gününde düzenlenen program, bando takımının seslendirdiği müzikler eşliğinde başladı. 7’den 70′ vatandaşların ilgi gösterdiği programa il protokolü ve kentin önde gelen isimleri katıldı. Kocaeli Valisi Seddar Yavuz ve Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, konuşmalarında İsrail’in Gazze’de gerçekleştirdiği zulme tepki gösterdi.
“304 milyon milyon mülteci daha iyi yaşam şartları peşinde koştukları için ülkelerini terk ediyor”
Küresel güçlerin İslam coğrafyasında etnik ve mezhepsel çatışmaları tetiklediğini söyleyen Kocaeli Valisi Seddar Yavuz, “Dünya üzerinde 84 milyon milyon hiçbir şekilde güvencesi olmayan mülteci halinde getirilmiş vatanlarından, yurtlarından ve evlerinden zorla çıkartılmış insan topluluğu var. Büyük bir acı ve dram yaşanıyor. 304 milyon mülteci daha iyi yaşam şartları peşinde koştukları için ülkelerini terk ediyor. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu ve bugüne kadar hür ve özgür yaşadığımız bu vatanı korumaya bir kez daha ant içiyoruz. Bu vatanda müşteriler bir daha emellerini gerçekleştiremeyecek. Bu sebeple dini ve milli bayramları ruhuna uygun kutlamak elzemdir. Kültür kuşaklar arasında aktarılınca anlamlı ve değerlidir. Medeniyet değerleriyle bezenmemiş, medeniyet değerlerinden uzaklaşmış nesillere 2 bin 200 yıllık devlet geleneğini sürdürebilmesi mümkün değildir” ifadelerini kullandı.
“Bizzat ziyaret ettiği aile sayısı 2024 yılında 2 bini geçti”
Dünyada 900 milyon insan geceleri yatağa aç girdiğini bu düzene karşı geldiklerini belirten Kocaeli Valisi Seddar Yavuz, “Vali yardımcılarımız, kaymakamlarımız ben ve eşimin bizzat ziyaret ettiği aile sayısı 2024 yılında 2 bini geçti. Sadece benim ve eşimin ziyaret ettiği aile sayısı 330 oldu. Görev yaptığım süreç içerisinde kapsını çaldığım aile sayısı 19 bin oldu. Bu sayı benim eşimin, vali yardımcılarımız kapısını çaldığımız insan sayısıdır. Mazlumları, çaresizleri devlet olarak yalnız bırakmayız” diye konuştu.
Öte yandan Kocaeli Valisi Seddar, 31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimlerinde seçilen ve programda hazır bulunan belediye başkanları, belediye meclis üyeleri ve muhtarları tebrik etti.
“Yüreğimiz orada, maalesef sevinemiyoruz”
Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın ise “Bu bayram başta Gazze ve Filistin’de olmak üzere dünyanın mazlum coğrafyalarında kan ve gözyaşıyla kadınların çocukların masum insanların gözyaşlarıyla buruk bir sevinç içinde kutlanılıyor. Yüreğimiz orada, maalesef sevinemiyoruz. Rabbim bu millete ve aziz evlatlarına dünyanın mazlum coğrafyalarındaki zulmü sadece mikrofonlardan değil, eliyle gerektiğinde göndereceği bir notayla durdurma imkanını etsin. Oradaki zalimleri, soy kırıma dönen adeta bir devlet eliyle devam eden olayların bir an önce son bulması için dünyanın tüm yetkili kurum ve devletlerinin akıllarını başlarına alması için tüm yüreğimizle Allaha yalvarıyoruz. Milletçe elimizden geleni yapmak için ant içiyoruz” dedi.
“Gazze ile kardeş şehir olmak için bir teklifi büyükşehir belediye meclisimize getireceğiz”
Başkan Büyükakın, “Önümüzdeki süreçte Gazze ile kardeş şehir olmak için bir teklifi büyükşehir belediye meclisimize getireceğiz. Oradaki zulüm son bulur bulmaz, yapacağımız ilk işlerden biri elimizin değeceği ne varsa Kocaeli olarak gideceğiz. Depremde bu millet nasıl bir araya geldiyse, Gazze’ye de gitmek boynumuzun borcu olsun” şeklinde konuştu.
Bayramlar insanları birbirine yakınlaştıran birlik ve dirliği sağlayan özel günler olduğunu söyleyen Kocaeli Kent Konseyi Başkanı Ali Korkmaz, barış ve huzur dileklerini iletti.
Geniş katılım
Programa; Kocaeli Valisi Seddar Yavuz, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’ın yanı sıra Kocaeli AK Parti Milletvekilleri Prof. Dr. Sadettin Hülagü, Radiye Sezer Katırcıoğlu, Veysel Tipioğlu, Mehmet Akif Yılmaz, Cemil Yaman, Sami Çakır, CHP Milletvekilleri Prof. Dr. Muhip Kanko, Nail Çiler, İl Emniyet Müdürü Faruk Karaduman, İl Jandarma Komutanı Albay Murat Bozkurt, İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet, siyasi parti il başkan ve temsilcileri, STK temsilcileri, gaziler ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Kucaklaşan ve bayramlaşan vatandaşlara program sonunda kentin sembollerinden biri olan mancarlı pide ikram edildi. – KOCAELİ
]]>İstanbul’da yurttaşlar Ramazan Bayramı’nda da ekonomik sıkıntılardan şikayet etti. Bir emekli, “İki tane oğlumu üniversitede okuttum, bir tanesi liseye kadar okudu. Şu anda birisi Amerika’da. Şimdi bu emekli maaşıyla iki kişi kaldık, geçinemiyoruz. Masrafım da yok benim. Eskiden öğrenci okuttuğum halde birikim yapabiliyordum, ev, araba alabiliyordum. Şimdi yapamıyorsun. İki tane kız torunum var. Mesela onları giydiremedim. Bunun üzüntüsünü yaşıyorum” dedi.
Ramazan Bayramı, ilk gününde İstanbul’da sakin devam ediyor. ANKA Haber Ajansı, şehirdeki trafiği görüntüledi. Kentin en merkezi yerlerinden biri olan Mecidiyeköy’de de yurttaşlar, bayram duygularını ve yaşadıkları ekonomik sıkıntıları anlattı.
Bir emekli, “Eskide bayramlar, örf ve adetlere göre daha güzel oluyordu” diyerek geçim sıkıntısına vurgu yaptı. Asgari ücretin altında maaş aldığını belirten yurttaş, şunları söyledi:
“İki oğlumu üniversitede okuttum, bir tanesi liseye kadar okudu. Şu anda birisi Amerika’da. Şimdi bu emekli maaşıyla iki kişi kaldık, geçinemiyoruz. Bir oğlum kirada zaten, elimden geldiği kadar ona yardımcı oluyorum. Geçim zor. Üç tane erkek çocuk okuttum, evlendirdim onları da. Şimdi yapamıyorum onu. Tek emekliliğim var, iki kişiye yetmiyor. Masrafım da yok benim. Eskiden öğrenci okuttuğum halde birikim yapabiliyordum, ev, araba alabiliyordum. Şimdi yapamıyorsun. Bayram alışverişi de yapmadım. 1-2 kilo tatlı aldık. Onu da mecbur alacaksın. İki tane kız torunum var. Mesela onları giydiremedim. Bunun üzüntüsünü yaşıyorum. Böyle durum. Ülkemiz güzel. Türkiye’de çok yabancı var. Gençlerimiz Türkiye’de kalmak istemiyor. Şartlar çok zor. Bugün 18 bin lira kırsal bölgede kira olursa, bu insan 17 bin lira asgari ücret alırsa nasıl verecek, nasıl geçinecek, ne alıp ne yiyecek? Emekli ne yapsın? Eskiden fabrikalar vardı. İnsanlar çalışıyordu, mutluydu, para birikimi yapabiliyordu, ev alabiliyordu. Şimdi mümkün değil. Ortanca oğlum 16 bin lira kira veriyor. Aldığı para belli. İnşallah düzelir. Türkiye güzel bir ülke. Bizim bizden başka dostumuz yoktur.”
“EMEKLİNİN MAAŞINDAN KISMAYLA OLMAZ”
Emekli olduğunu ve çalıştığını söyleyen başka bir yurttaş da ekonomik krizden herkes gibi etkilendiğini belirtti. Yurttaş, sorunlarını şöyle anlattı:
“Büyükşehirlerde daha çok hissediliyor, bilhassa emekliler. 10 bin lira emekli maaşı alıyoruz maalesef. Ülke şartları çok kötü. Biz çalışıyoruz da çalışamayan yaşlı emeklilerimiz var. Onların durumunu göz önünde bulundurursak şu anda durumlar içler acısı. Ev kendimin. Bir de kira ödeyenleri düşünün, Allah yardımcıları olsun. Çok zor. Şu anda ekonomi bitik durumda. Bakıyorum, kimsenin yüzü gülmüyor artık. Eski neşe, eski sevinçler yok, o bayram heyecanları yok. Ekonominin bundan sonra düzeleceğine inanmıyorum. 2009’dan sonra her gün daha kötüye gitti. Kim gelse düzeltemez artık bu saatten sonra. Biraz başımızdakiler kendi keyiflerinden kısarlarsa düzeleceğine inanıyorum. Emeklinin maaşından kısmayla bu iş olmaz. Bugünkü şartlarda 10 bin liranın hiçbir değeri kalmadı. Sadece mutfak masrafına yetmiyor o. Allah herkesin yardımcısı olsun.”
AZERBAYCAN’DAN GELEN AKADEMİSYEN: TÜRKİYE’DE İŞ OLANAĞI ÇOK AZ
Akademisyen Elvin Abdurahmanlı ise öğrencilerin yaşadığı sıkıntılara dikkati çekti. Bayram dolayısıyla Azerbaycan’a gidemediğini söyleyen Abdurahmanlı, şöyle konuştu:
“Burada kalmayı düşündük. Bayramın çok sönük olduğunu görüyorum. Son yıllarda pandeminin de verdiği o etkiyle bayramın daha da ailelerden uzak olduğun hissediyorum. Çoğu gencimiz gitse bile yarısı burada. Hem masraf hem de ekonomik krizler maalesef vurdu Türkiye’yi. Dünyayı vurdu aslında. Uzak mesafelerde olan öğrencilerimiz kendi biletlerini karşılamakta zorluk yaşıyorlar. Türk dünyasından gelen öğrencilerin sorunları çok. Staj alma sorunları var. Türkiye’nin kendi öğrencilerine baktığımız zaman onların sorunları da iş olanağı çok az. Mesela tıp fakültesi açılırsa iş olanağına göre kontenjan açılmasını öneririm. Herkesin bir yerlere atanmakta zorluk yaşadığını görüyorum Türkiye’de. Kaç bin öğretmen bekliyor açıkta… Bu gibi sorunlar için devlet planlamasının 5 yıl değil de 10-15 yıllık yapılması gerekiyor.”
]]>AK Parti İl Başkanlığınca Ramazan Bayramı dolayısıyla hizmet binası önünde bayramlaşma programı düzenlendi.
Programa katılan partililer, birbirlerinin bayramını kutladı.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz, AK Parti Sakarya milletvekilleri Lütfi Bayraktar, Çiğdem Erdoğan, Ali İnci, Ertuğrul Kocacık, Murat Kaya, MHP Grup Başkanvekili ve Sakarya Milletvekili Muhammed Levent Bülbül, Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar ve ilçe belediye başkanları da programa katıldı.
AK Parti İl Başkanı Yunus Tever, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, bayramın aile, umut, sevgi ve kavuşmak olduğunu belirterek, “Bu kutlu yolda birlikte yürüdüğümüz kıymetli teşkilat mensuplarımızla, dava arkadaşlarımızla buluşup bayramlaştık. Katılımlarından dolayı her dava ve yol arkadaşıma ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Rabb’im birlik ve beraberliğimizi daim eylesin.” ifadesini kullandı.
SATSO’da bayramlaşma geleneği sürdü
Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası’nda bayram sevincini paylaşma geleneği bu bayramda da devam etti.
Geleneksel bayramlaşma töreni, SATSO Yönetim Kurulu Başkanı Akgün Altuğ, Meclis Başkanı Erdem Ercan, il protokolü, SATSO camiası, üyeleri ve vatandaşların kent sakinlerinin katılımıyla hizmet binasında gerçekleştirildi.
Altuğ, katılımlarıyla bayram sevinçlerine ortak olan herkese teşekkür etti.
Ferizli
Ferizli ilçesinde Koca Çeşme Parkı’nda düzenlenen bayramlaşma programı yoğun katılımla gerçekleşti.
Belediyeden yapılan açıklamaya göre Kaymakam Hasan Balcı, Belediye Başkanı Mehmet Ata ve protokol üyeleri, vatandaşlarla tek tek bayramlaşarak sevinçlerini paylaştı.
Programda konuşan Balcı, vatandaşlara kazasız, belasız, sağlıklı ve huzurlu bayram geçirmeleri temennisinde bulunarak, herkesin bayramını kutladı.
Ata da bayramın huzur ve barışa vesile olmasını dileyerek, programa katılanlara teşekkür etti.
Protokol üyeleri, daha sonra İlçe Emniyet Amirliği, İlçe Jandarma Komutanlığı ve Ferizli Cezaevi’ni ziyaret ederek güvenlik güçleri ve mahkumlarla bayramlaştı.
Esnafı da gezen Balcı ve Ata, şehit ailelerine, gazilere ve yaşlılara konuk oldu. Ziyaretlerde birlik beraberlik mesajları verildi, bayram sevincine ortak olundu.
Akyazı
Akyazı ilçesinde kaymakamlık ve belediye koordinesinde gerçekleşen bayramlaşma programı yapıldı.
Kaymakam Mustafa İkbal Eşki ve Belediye Başkanı Bilal Soykan, ilçe protokolü ve vatandaşlarla bayramlaştı.
Soykan, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Ramazan Bayramı’nın memlekete, başta Gazze olmak üzere bütün dünya mazlumlarına huzur ve mutluluk getirmesini temenni etti.
Hendek
Hendek Kaymakamlığınca düzenlenen bayramlaşma programı yoğun katılımla gerçekleşti.
İlçe Müftülüğü önündeki programa, Hendek Kaymakamı Halil İbrahim Acır, Hendek Belediye Başkanı İrfan Püsküllü, Hendek Cumhuriyet Başsavcısı Vekili Balaban Murat Yalçın, Hendek İlçe Emniyet Müdürü Mesut Eyigün, Hendek İlçe Jandarma Komutanı Vekili Teğmen Hüseyin Akbaba, Büyük Birlik Partisi Hendek İlçe Başkanı Samet Kenar, siyasi partilerin ilçe başkanları, meclis üyeleri, bürokratlar, dernek ve vakıf temsilcileri, muhtarlar ve vatandaşlar katıldı.
Hep birlikte bayramlaşan protokol üyeleri, daha sonra kolluk kuvvetlerine ziyarette bulundu.
Ardından Melek Nişancı Huzurevi sakinleriyle bir araya gelip bayramlaşan protokol üyeleri, hastanede tedavi gören hastaları ve sağlık çalışanlarını da unutmadı.
Son olarak muhtarlar derneğine uğrayan protokol, yeni muhtarlara görevlerinde başarı diledi.
Püsküllü, Hendek’in daha yaşanabilir hale gelmesi için 5 yıllık sürede çok çalışacaklarını belirterek, “Bu çalışmalarımızda hep beraber olacağız. Hepinizin Ramazan Bayramı’nı kutluyorum. Allah birlikte nice bayramlarda buluşmayı nasip etsin.” ifadesini kullandı.
]]>AK Parti Karabük İl Başkanlığı önünde düzenlenen bayramlaşma programında AK Parti Karabük Milletvekilleri Av. Cem Şahin, Ali Keskinkılıç ile İl Başkanı Ferhat Salt, Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya, Eskipazar Belediye Başkanı Serkan Civa, Yenice Belediye Başkanı Sertaş Karakaş, Yortan Belde Belediye Başkanı
Yılmaz Tiryaki, partililer ve vatandaşlar katıldı.
“Yeni yüzyıl ve yeni Karabük vizyonu ile yola çıktık”
Bayramlaşma töreni sonrası konuşan AK Parti İl Başkanı Ferhat Salt, 31 Mart seçimlerini geride bıraktıklarını ve seçimlerin galibinin Karabüklüler olduğunu söyledi. Yeni yüzyıl ve yeni Karabük vizyonu ile yola çıktıklarını kaydeden Salt, “İnşallah önümüzdeki süreçte 1 Nisan’da devraldığımız bu bayrakları eser ve hizmet siyasetini, Karabük’ü şahlandırarak, önümüzdeki süreçte Karabük’ü ve ilçelerimizi hak ettiği seviyelere getirmek adına, eser ve hizmet anlamında bu çalışmaları tüm Karabük teşkilatlarımızla birlikte ortaya koyacağız” dedi.
“5 yıllık süreçte cansiperane çalışacağız”
Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya ise, “Çıktığımız yolda demiştik ki çifte bayram olsun. Hamdolsun Cenab-ı Allah bizleri öncelikle 1 Nisan’da güzel bir zafer ve güzel bir hizmetkar olarak bu şehre layık gördü. İnşallah bizi birinci bayramımızın devamını beş yıllık süreçte cansiperane çalışarak, sokak sokak, karış karış ilk gün dediğimiz gibi hem imar edeceğiz, inşa edeceğiz hem de sizlerin, hemşehrilerimizin gönlünü ihya edeceğiz dedik. İnşallah hedefimiz budur. Hedefimiz modern, çağdaş ve kalkınmış bir Karabük’tür. Burada birlik halindeyiz halkımızla, vekillerimizle, teşkilatımızla. İnşallah bu mihvali koşacağız. İkincisi de inşallah Ramazan ayında yakalamış olduğumuz huzuru yıl boyunca hep beraber şehir olarak, ülke olarak, İslam alemi olarak devam ettirmeyi arzuluyoruz, dua ediyoruz. Bayramda yaşamış olduğumuz birlik, beraberliği, kardeşliği inşallah ömrümüzün sonuna kadar da tesis edelim, devam ettirelim” diye konuştu.
“Karabük seçimlerde ciddi bir başarı elde etti”
AK Parti Karabük Milletvekili Ali Keskişnkılıç da, “Karabük halkı birlik ve beraberlik içinde bizlere büyük bir güven gösterdi. Karabük seçimlerde ciddi bir başarı elde etti. Şimdi bize düşen şey bu siyasi başarıyı toplumsal başarıya ve hizmete dönüştürme zamanıdır. İnşallah sizlerin güvenini boşa çıkarmayacağız” dedi.
“Omuzlarımızda çok ciddi bir yük de hissediyoruz iliklerimize kadar”
AK Parti Karabük Milletvekili Cem Şahin ise, bugün ikinci bayramı yaşadıklarını ifade ederek, “31 Mart tarihinde bir bayram yaşadık. Bu Karabük’ümüz için hiç şüphesiz emin olun Rabbimin inayetiyle çok hayırlı bir 5 yıl yaşatacak bize inşallah. Özkan başkanımızla beraber burada çok hayırlı ve güzel işler yapmayı Rabbim bize nasip edecek. Buna ilişkin olarak biz de elimizden gelen tüm gayreti, çabayı sarf edeceğiz. Elbette ki bu zaferi el birliğiyle yaşadık. Dolayısıyla Karabük’ün önümüzdeki 5 yılına sahip çıkmak anlamıyla bu ekibin haricinde de bize siyasi temayülleri farklı olsa da destek veren, kalben Karabük’ün geleceğine dair umutları olan ve Karabük’ün geleceğini değiştirme çabasıyla, ümidiyle, bu düşüncesiyle bizlere destek veren hemşehrilerimiz var. Ben hepsine teşekkür ediyorum. 31 Mart tarihindeki bu bayramı bizlere ve Karabük’e yaşattığı için bu hemşehrilerimizin ve ayrıyeten bu ekibe de, bu hazirunada da teşekkür ediyorum. İmece usulüyle, el birliğiyle burada bir başarı elde ettik. Bu başarı tüm Karabük’ün başarısıdır. Başarı diyorum ancak aynı zamanda omuzlarımızda çok ciddi bir yük de hissediyoruz iliklerimize kadar. Bu aynı zamanda bize bir mesuliyette yükledi. Bundan sonra daha fazla çalışacağız. Daha fazla motive olarak Karabük’ün sorunlarına eğilerek, bunların çözümüne ilişkin neler yapabiliriz buna elbette ki kafa yoracağız” diye konuştu. – KARABÜK
]]>Mersin Kültür Merkezinde gerçekleştirilen bayramlaşma programına Vali Ali Hamza Pehlivan’ın yanı sıra; Akdeniz Bölge ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Murat Fırat, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ve İl Emniyet Müdürü Kamil Karabörk, ilçe belediye başkanları, il protokolü ve vatandaşlar katıldı.
Vali Ali Hamza Pehlivan, Akdeniz Bölge ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Murat Fırat ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Şeref Salonu girişinde misafirleri karşılayarak tek tek bayramlaştı.
“İlimizde güzel bir Ramazan ayı yaşadık ve bayrama hep beraber eriştik”
Bayramlaşmanın ardından konuşan Vali Pehlivan, “Şehrimizin kamu görevlileri, il protokolü ve vatandaşlarımızla beraber bir aradayız, bayramlaşıyoruz. Bu programın ardından da kurum ziyaretleri yapacağız. Bayram günlerinde 24 saat esaslı çalışan emniyetimiz, jandarmamız, sahil güvenliğimiz, hastanelerimiz ve huzur evlerimiz var. Malumunuz huzur evlerimizdeki vatandaşlarımız da bugün ziyaretçi beklerler” şeklinde konuştu.
Bayramın birlik, beraberlik ve kardeşlik duyguları içerisinde kutlandığına dikkat çeken Vali Pehlivan, “Bayramımızı olması gerektiği ve amacına uygun bir şekilde, kardeşlik duyguları içerisinde, birlik ve beraberlik duyguları içerisinde, dayanışma anlayışı içerisinde bütün yurdumuzda ve tüm İslam aleminde olduğu gibi kutluyoruz. Ülkemizde çok şükür huzur, şenlik ve güvenlik içerisinde bir bayram yaşadık. İlimizde de bu anlamda güzel bir Ramazan ayı yaşadık ve şimdi bayrama hep beraber eriştik. Bugünler tabi özellikle de büyüklerimizin dualarını alma günü, çocuklarımızın yüzünü güldürme günü. Onlara tebessüm ettirme günü. Hastaların ziyaret edilmesi, komşunun ziyaret edilmesi, engelli vatandaşlarımızın halinin ve hatırının sorulması, onların yanında yakınında olması gerekilen ve böyle de milletimiz tarafından yapılan bu şekilde eda edilen günler” ifadelerini kullandı.
“Ramazan ayı ve Ramazan Bayramı kültür hazinelerimiz”
Ramazan ayı ve Ramazan Bayramı’nın önemli kültürel hazineler olduğunu belirten Pehlivan, “Bizim medeniyet değerlerimiz içerisinde Ramazan ayı ve Ramazan Bayramı kültür hazinelerimiz. Bu tür müstesna günlerimizi, birbirimize daha da kenetlenmek suretiyle geçirdiğimizde, aramızdaki o güzel hasretlerin, güzel duyguların, sevginin, hoşgörünün, saygının daha da artacağını biliyoruz, görüyoruz ve yaşıyoruz. Bizim neslimize, bugünün nesline düşen de bu değerleri yaşamak yaşatmak ve yarınlara taşımak. Aslında bu ortak değerlerimiz, dün ile bugün, bugün ile yarın arasında bir köprü vazifesi de kuruyor. Bize de düşen o devamlılığı sağlamak. Nesilden nesle güzel adetleri, gelenekleri, inanç değerlerimizi yaşamak, yaşatmak ve yarınlara taşımak. Bu vesileyle başta Mersinli hemşerilerimiz olmak üzere milletimizin ve tüm İslam aleminin Ramazan Bayramı’nı en içten en iyi dileklerimle kutluyorum” ifadelerini kullandı.
“Türk Polis Teşkilatı’nın 179.yıl dönümü kutlu olsun”
Polis Teşkilatı’nın kuruluş yıl dönümünü de kutlamayı ihmal etmeyen Pehlivan, “Malumunuz bugün aynı zamanda Türk Polis Teşkilatı’nın 179. kuruluş yıl dönümü. Buraya da ayrıca uğrayacağız. Bütün emniyet mensuplarımızın polis gününü, polis haftasını kutlayacağız. Aslında onlar için bir çifte bayram gibi, hem polis bayramı hem Ramazan Bayramı” ifadelerine yer verdi. – MERSİN
]]>KONYA – Konya’nın Beyşehir ilçesine bağlı Avdancık Mahallesi’nde günümüzde birçok yerleşimde unutulmaya yüz tutan bayram gelenekleri ve eski adetler yaşatılmaya devam ediliyor.
Avdancık Mahallesi’nde her bayramın ilk günü mahalle sakinleri bayram namazını kıldıktan sonra kurulan yemek sofralarında bir araya geliyor. Yerleşim merkezinde kahvehanenin yanı sıra mahallenin simgesi olan asırlık dut ağacının çevresindeki alanda evlerden sinilerle getirilen yemek, tatlı ve börekleri yemek için bir araya gelenler burada bayramlaşıp, sohbet ediyor, yapılan dualara eşlik ediyor. Yemeğin ardından ise mahalle meydanında çocuklar ve gençler renkli görüntüler oluşturan düzenlenen farklı oyun ve çeşitli etkinliklere katılarak eğlenceli vakitler geçiriyor. Ardından mahallede yaşayan çocuklar “bişilik” adı verilen ellerindeki çatallı bişi değnekleri ile hep birlikte kapı kapı gezerek evlerde hazırlanan bişileri topluyor. Toplanan bişiler, bişi değneklerinin çatallarına asılarak taşınıyor. Çocukları, büyükler bişinin yanı sıra şeker, çikolata ve çeşitli hediyelerle harçlıklar vererek sevindiriyor.
“Köyümüzde asırlardan gelen bir gelenek”
Avdancık Mahallesi Muhtarı Mehmet Arkan, yerleşim merkezinde her yıl bayramların birinci günü bayram namazı sonrasında köylülerle yemek buluşmalarında bir araya gelip bayramlaştıklarını anlatarak, “Yemeklerimizin yanı sıra çeşitli ikramlar da olur. Çocuklarımız ise düzenlenen eğlencelere katılır. Çocuklarımızın bişi gezisi de olur. Köyümüzde asırlardan gelen bir gelenek. Artık, pek çok yerde olmayan, unutulan. Mahalle sakinlerimiz gönlünden ne koparsa getirir kurulan sofralarda hep beraber yeriz, nüfusumuz ise bayramlarda daha da artar. Köyümüz dışından, ilçemizden ve gurbetten hatta yurtdışından gelen gurbetçilerimiz de bu etkinliklere katılarak sılai rahim gerçekleştirir. Bu gelenekleri başlatan ceddimizden yaşatan herkesten Allah razı olsun” dedi.
Hollanda’da yaşadığını ve her bayram bu etkinlikler için köyüne gelmeye çalıştığını anlatan Yusuf Koç ise, “Hollanda’da da yemekler olur ama böyle bir etkinlik olmaz” şeklinde konuştu.
Mahalle sakinlerinden Halil Canan, ilçe merkezinde ikamet ettiğini belirterek, “Köyümüzde devam eden bu gelenek ve görenekleri yaşama, yaşatma adına bayramlarda hep köyümüze geliyoruz. Bayram namazından sonra yemeğimizi yedikten sonra sohbet muhabbet devam ediyor” diye konuştu.
Gülizar Gözeller Ata ise, bayram yemeğinden sonra düzenlenen bişi toplama etkinliği hakkında bilgiler verdi. Köyün çocukları ile birlikte bayramın ilk günü kapı kapı gezerek büyüklerin bayramlarını kutladıklarını belirten Ata, “Hem bayramlarını kutluyoruz, hem bişi alıyoruz. Bişilerimizi bu ‘bişilik’ dediğimiz çatallı özel değneklerimize takıyoruz. Halkalı şekerler veriyorlar, çikolata ve harçlıklar veriliyor. Bu etkinlikle yeni nesil eski nesli, eski nesil de yeni nesli tanıyor. Bu gelenek yıllardır geçmişten gelen, insanlarımızın, köyümüzün insanlarının yaptığı bir gelenek. Zamanla unutulmuş ve biz tekrar yaşatmaya çalışıyoruz. Kapısı hiç çalınmayan yaşlılarımız var. Uzakta evlatları olanlar oluyor. Gelemiyorlar, onların kapısı çaldığında çok mutlu oluyorlar. Onlar mutlu olunca biz daha çok mutlu oluyoruz” ifadelerini kullandı.
]]>Ramazan Bayramı’nın, okulların ikinci ara tatil dönemine denk gelişiyle Muğla genelindeki konaklama tesislerinde rezervasyonlar arttı. Aşırı yoğunluk nedeniyle bazı seyahat firmaları bölgeye ek seferler koydu.
Bölgeye 5 Nisan’dan itibaren İngiltere’den uçak seferlerinin başlamasıyla sezona merhaba diyen turizmciler, Ramazan Bayramı’nda yerli turist yoğunluğuyla hareketlendi.
Muğla Valisi İdris Akbıyık, AA muhabirine, Muğla ve turistik ilçelerindeki konaklama tesislerinde hareketli bir bayram dönemini yaşadıklarını söyledi.
Türkiye’nin 1484 kilometreyle en uzun kıyı şeridine sahip Muğla’nın deniz, kum ve güneşin yanı sıra farklı medeniyetlerin izlerini de taşıdığını belirten Akbıyık, Muğla’nın 250 bin yatak kapasitesiyle yerli ve yabancı turistlerin gözdesi durumunda olduğunu aktardı.
Akbıyık, yerli turistin Muğla’yı tercih ettiğini, özellikle Bodrum, Fethiye, Datça, Marmaris, Akyaka ve Gökova’daki açık olan otel ve pansiyonların istenilen doluluğa ulaştığını ifade ederek, “Ramazan Bayramı’nı Muğla’daki oteller dolu dolu geçirecek. Turizm merkezlerinde açık olan otellerimiz istenilen doluluğa ulaştı. Denizin, kumun, doğanın, güneşin en güzel yaşandığı yer Muğla. Bayram nedeniyle yoğun bir iç turizm trafiği devam ediyor.” dedi.
Ramazan Bayramı’nda halkın can ve mal güvenliğiyle ilgili hizmetlerin aksatılmadan yerine getirilmesi için önlemlerin alındığı vurgulayan Akbıyık, kente gelen ziyaretçilerin bu yıl trafikte yoğunluk oluşturmadığını kaydetti.
Akbıyık, Muğla ve ilçelerindeki ören yerleri ve antik kentleri de gezen ziyaretçilerin milli parklarda da doğayla baş başa tatil yaptıklarını söyledi.
Otellerin bayrama hazır olduğuna dikkati çeken Akbıyık, “Kentte hizmet veren birçok otelimiz nisan ayından bu yana faaliyet gösteriyor. Şu anda hepsi faal ve yabancı turisti ağırlıyorlar. Bayramla birlikte de yerli turist yoğunluğu başladı.” ifadelerini kullandı.
“Mavi yolculuk rotaları ve marinalar da hareketlendi”
Maviyle yeşilin kucaklaştığı Muğla’nın koylarında mavi turlarda, Ramazan Bayramı tatili nedeniyle yoğunluk yaşandığına dikkati çeken Akbıyık, Türkiye’nin gözde tatil merkezi Muğla’nın el değmemiş koylarını mesken tutan milyon dolarlık lüks yatlar turizme ayrı bir canlılık kazandırıyor.” diye konuştu.
Akbıyık, Muğla’nın ünlü koylarında “mavi yolculuk” yapmak isteyen turistlerin birçoğunun Gökova Körfezi, İngiliz Limanı, Çökertme, Göcek, Marmaris, Fethiye, Ölüdeniz, Kızılada, Datça ve Hisarönü koylarında mavi yolculuğa çıktığını dile getirdi.
Bölgeye gelen tatilcilerin gezebilecekleri koylar bulabildikleri gibi yatlarını bırakacakları marinalar da olduğuna değinen Akbıyık, bölgede çok sayıda marinanın da bu konuda hizmet verdiğini kaydetti.
Dalyan Otelciler ve Turizmciler Derneği Başkanı Ali Mürşit Yağmur da ilçede özellikle günübirlik ziyaretçilerin yoğunluk oluşturduğunu belirtti.
Dalyan’ın 8 bin yatak kapasitesiyle yerli ve yabancı misafirlere hizmet verdiğini anlatan Yağmur,” Turizmin yeni başlamasıyla işletmelerin henüz tamamı açık değil. Bayramda doluluk oranının yüzde 70 civarında olacağını bekliyoruz. Kültür ve tarih turizminin yanı sıra denizi, kumu ve plajları, organik ürünleri ve butik otelleri ile Dalyan tercih sebebi. Misafirlerimiz özellikle Dalyan Kanalı’nı gezerek İztuzu plajına gidip burada vakit geçiriyor.” dedi.
Yağmur, Dalyan’a İngiliz ve Polonyalı misafirlerin de rağbet gösterdiğini, bölgenin en önemli potansiyelini ise yerli turistlerin oluşturduğunu dile getirdi.
Marmaris’te açık oteller doldu
Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Marmaris Bölge Temsil Kurulu Başkanı Suat Esin, bayramda turizmcinin beklentisinin ciddi bir yoğunluk yönünde olduğunu söyledi.
Yabancı turizm yoğunluğunun da sezonun açılmasıyla başladığını belirten Esin, “Adalara kapı vizesi uygulamasına geçildi. Adalara geçiş güzergahında olan turizm ilçelerimize hareketlilik getirdi. Bayram süresince açık olan tesislerin bir çoğunda yüzde yüzlük doluluk oranları olduğunu biliyoruz. Misafirlerimizin huzurlu bir bayram geçirmesi için ilçemiz hazır.” dedi.
Grand Yazıcı Club Turban Thermal Genel Müdürü Cihan Baykara ise iki tesislerinin de bayram süresince yüzde 100 doluluk oranına ulaştığını kaydetti.
Bayram tatilinde yerli misafirlerden yoğun ilgi gördüklerine işaret eden Baykara, tüm hazırlıkların tamamlandığını kaydetti.
Marmaris Cruise Port Liman yetkilileri de yoğunluktan dolayı bayram süresince Marmaris-Rodos, Rodos-Marmaris seferlerine ilave sefer konulduğunu ifade etti.
]]>Dini bayramların özel bir yer tuttuğu Özbekistan’da aileler, erken saatlerden itibaren bayram hazırlıklarına başlıyor.
Ülkede, bayram günlerinde öncelikle aile büyükleri ile köyün yaşlıları ve hastalar ziyaret edilirken bayramda kabir ziyaretleri gelenek haline gelmiş durumda.
Ramazan ve Kurban bayramlarında uygulanan “gelin görme”, “gelin selamı” ve “Fatiha” adetleri, kuşaktan kuşağa aktarılarak yüzyıllardır yaşatılıyor.
Özbeklerde bayram öncesi cenazesi olan ailelere “Fatiha” olarak adlandırılan taziye ziyaretleri yapılırken evlendikten sonraki ilk bayramını kutlayan genç ailelere “gelin görme” ziyaretleri gerçekleştiriliyor.
Özbeklerde dini bayramlarda yapılan kabir ziyaretlerinin yanı sıra “Fatiha” olarak bilinen adete göre Özbek aileler, yakınlarından birinin vefatından sonraki ilk Ramazan ve Kurban bayramlarında evlerinde sofra kuruyor. Bayram günlerinde cenaze evini ziyaret edenler, ev sahibine bir kez daha taziyelerini bildiriyor, ardından sofraya oturup ölenin ruhuna Fatiha okuyor.
Ev sahibi, gelenlere Özbek pilavı ikram ederken konuklar da sofraya konulan yemek ve tatlılardan tadarak evden ayrılıyor.
“Gelin görme” ve “gelin selamı” adetleri
Özbekistan’da evlendikten sonra ilk bayramlarını kutlayacak genç ailelerde bayram günlerinde “gelin görme” ve “gelin selamı” adeti yaşatılıyor.
Buna göre, yeni gelini olan aileye akrabalar ve mahalle sakinleri “gelin görme” ziyareti yapıyor.
Yeni gelin olan Özbek kızı da başlarının üzerine attıkları beyaz yazmayı iki ucundan tutarak yüzlerini gösterecek şekilde yukarı kaldırıyor ve bayramda kendilerini ziyarete gelenleri eğilerek 3 kez selamlıyor. Misafirler de geline “çok yaşa”, “mutluluğun daim olsun”, “Allah bir yastıkta kocatsın” gibi iyi dileklerde bulunuyor.
Daha sonra gelin, mahallenin büyüklerine kendi diktiği el işlemeli mendil veya yazma, mahalle çocuklarına da hazırladığı şekerleri ikram ediyor.
Misafirler, evin yeni gelininin hazırladığı bayram sofrasına oturarak yemek ve tatlıları tadıyor, ardından da yeni ailenin mutluluğu için dua ediyor.
“Bayramlarda evimiz ve avlumuz çocuk ve torunlarımızla doluyor”
AA muhabirinin ziyaret ettiği bir ailenin büyüğü 85 yaşındaki Sabırhoca Narhocayev, dini bayramların Özbek ailelerin hayatlarında özel önem taşıdığını belirtti.
Narhocayev, bayram günlerinde tüm çocuk ve torunlarının kendilerini ziyaret ettiğini söyleyerek kendisinin de bayram namazından sonra eve dönerken şekerleme alarak bayramlıkla birlikte torunlarına dağıttığını anlattı.
Eski Sovyetler Birliği döneminde dini bayramların ailelerde gizlice kutlandığını dile getiren Narhocayev, Özbekistan’ın bağımsızlığını kazanmasının ardından Ramazan ve Kurban bayramlarını açıkça kutlamaya başladıklarını kaydetti.
Narhocayev, “Bağımsızlıkla birlikte dini bayramlarımıza da yeniden kavuştuk.” dedi.
Sabırhoca’nın eşi 84 yaşındaki Marifat Narhocayeva da Özbek ailelerin bayram hazırlıklarına sabah saatlerinden başladığını, evin gelini veya kızının sabahın erken saatlerinde kalkarak evin avlusunda temizlik yaptığını ifade etti.
Ardından ailenin kadınları tarafından bayram sofrası için hazırlıklara başlandığını anlatan Narhocayeva, bayram gününde ilk olarak ailenin büyükleri, yaşlı ve hastaların ziyaret edildiğini belirtti.
Narhocayeva, bayramların aile fertleri ve akrabalar arasındaki birlikteliği daha da pekiştirdiğini ifade ederken “Bayramlarda evimiz ve avlumuz çocuk ve torunlarımızla doluyor. Bu da bizleri çok sevindiriyor.” dedi.
]]>TOKAT – Tokat Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet Erdem, Ramazan ve bayram sonrasında beslenme alışkanlıklarının psikolojik temellere dayandığını vurguladı. İnsanların doğuştan gelen temel ihtiyaçlarının Ramazan sürecinde ve bayramın ardından belirgin şekilde ortaya çıktığını belirten Erdem, özellikle “ait olma” ve “özgürlük” gibi psikolojik faktörlerin beslenme alışkanlıklarını etkilediğini ifade etti.
Tokat Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Ahmet Erdem, Ramazan sonrasında bayramın psikolojik etkileri ve beslenme alışkanlıklarına dair önemli uyarılarda bulundu. Erdem, insanların doğuştan getirdiği beş temel ihtiyacın, özellikle Ramazan ayında ön plana çıktığını belirtti. “Ait olma” ihtiyacının insan psikolojisi üzerinde önemli bir etkisinin olduğunu vurgulayan Erdem, Ramazan ayında oruç tutarak İslamiyet’e ve Allah’a ait olmanın bu ihtiyacı tatmin ettiğini ifade etti. Bu bağlamda, uzun saatler aç ve susuz kalmanın psikolojik olarak kolaylıkla tolere edilebildiğini söyledi. Ancak, Ramazan’ın bitişiyle birlikte gelen özgürlük duygusunun insanları farklı bir ihtiyaca yönelttiğini belirten Erdem, beslenme alışkanlıklarında özgürlük arayışının ortaya çıktığını dile getirdi. İnsanların bayram sürecinde özellikle bu özgürlük duygusunu tatmin etmek için daha fazla yemek yeme eğiliminde olduğunu ifade etti. Erdem, bu durumun aslında insanların doğuştan gelen “beraber çalışma” ve “hayatta kalma” ihtiyaçlarıyla da ilişkilendirilebileceğini ifade etti. Bayram sürecinde artan yeme alışkanlıklarının geçici olmasının önemli olduğunu vurgulayan Erdem, bu tür beslenme alışkanlıklarının uzun vadede sağlık üzerinde olumsuz etkileri olabileceğine dikkat çekti. Duygusal yeme gibi sorunların sadece Ramazan veya bayram dönemlerine özgü olmadığını, temel ihtiyaçların karşılanmaması durumunda kalıcı hale gelebileceğini söyleyen Erdem, bu nedenle bu tür durumlarla karşılaşanların mutlaka psikolojik destek alması gerektiğini vurguladı.
Doç. Dr. Ahmet Erdem’in açıklamalarıyla, Ramazan ve bayram dönemlerindeki beslenme alışkanlıklarının psikolojik temellere dayandığı ve bu konuda dikkatli olunması gerektiği bir kez daha hatırlatılmış oldu.
Tokat Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet Erdem, “Bunu doğuştan getirdiğimiz beş temel ihtiyacımızla açıklayabiliriz. Mesela ait olma dediğimiz ihtiyaç bunlardan en güçlülerinden birisidir. Hatta birçok psikolojik sorunun altından da bunun yattığını söyleyebiliriz. Dolayısıyla ramazanda bu bir yere ait olma, yani ramazanda ne yapıyoruz? Oruç tutarak İslamiyet’e ait oluyoruz, Allah’a ait oluyoruz. Bunu psikolojik olarak yaşadığımız için kendini o uzun saatler aç susuz durabiliyoruz. Bu konuda sıkıntı yaşamıyoruz ama tam Ramazan’ın bitimi, bayramla beraber büyük bir özgürlük geliyor. Aslında bu da doğuştan getirdiğimiz başka bir ihtiyaç ve bu özgürlük ihtiyacını karşılarken bir de bambaşka bir ihtiyacımız var. Yine beraber çalışan, hayatta kalma ihtiyacı. Özellikle insanlar bu özgür hayatta kalmayı, birlikte yaşamaya çalıştıklarında işte atıyorum normalde üç öğün yerken beş öğün, altı öğün çıkabiliyor artık. Hadi sabah kahvaltımızı güzel yapalım, arada bir şeyler yiyorlar, öğlen bir daha, öğle arası bir daha derken derken, beş öğüne çıkıyor. Özellikle bayram zamanı. Bunu bu ihtiyaçlarla özdeşleştirdiğimizi anlamak daha kolay. Ama zamanla tekrardan eski rutine de dönüyor insanlar. Yani bu şekilde sürmüyor. Ama kalıcı olmaması tabii ki temennimiz çünkü bu şekilde de insanların sağlıkları, özellikle fizyolojik olarak etkilenir. Eğer duygusal yeme dediğimiz bir sorun varsa da bu kalıcı olabiliyor. Yani sadece Ramazan’a özgü ya da bayrama özgü bayramdan sonraya özgü olmuyor. Bunun için de insanların mutlaka destek almaları gerekiyor. Yani Ramazan’dan çıktık böyle yiyoruz diyerek bundan kurtulamazlar. Çünkü duygusal yemek yemenin altında mutlaka bir az önce saydığım beş temel ihtiyaçtan birilerinin ya da birkaçının karşılanmadığını söyleyebiliriz. Bunun için de psikolojik destek mutlaka şart” dedi.
]]>Edirneliler sabahın ilk ışıklarıyla beraber Ramazan Bayramı namazını kılmak için başta restorasyonu devam eden ve bir bölümü ibadete açık olan Selimiye Camii ile Eski Camii başta olmak üzere kentteki diğer camilere akın etti.
Tüm yurtta Ramazan Bayramı coşkusu yaşanırken, sabahın erken saatlerinden itibaren Edirne’de Ramazan Bayramı namazı hareketliliği başladı. Ramazan Bayramı namazını kılmak isteyen vatandaşlar camilerin yolunu tuttu.
İbadetlerini yerine getiren vatandaşlar şehirdeki camileri tüm doldurdu. Okunan hutbeyi dinleyen vatandaşlar daha sonra ellerini semaya açarak dualar etti.
Kılınan bayram namazının ardından vatandaşlar bir arada iç içe sarılıp bayramlaştı.
Ramazan Bayramı namazı hutbesinde konuşan Eski Cami imam hatibi Salih Tatlı, İsrail’in Filistin’de yaptığı soykırıma dikkat çekerek, ” Gazze’deki kardeşlerimiz sadece bayram sevincinden mahrum olmakla kalmıyor. Aynı zamanda dünyanın gözü önünde açlık, susuzluk ve her türlü yokluk içinde hayatta kalma mücadelesi veriyor. Anne babalar, bombalar altında can veren masum evlatlarının acısıyla feryat ediyor. Gözyaşına mahkum edilen her bir Müslüman, zalimlerin elinden kurtulacağı bayram sabahını bekliyor. Bize düşen, kardeşlerimizin acılarını el birliğiyle dindirmek ve umutlarını diri tutmak için gayret göstermektir. Zalimlerin karşısında, mazlumların yanında yer almaya, her türlü kötülükle mücadeleye devam etmektir” ifadeleri yer verdi.
“Ramazan Bayramı boyunca da tedbirlerimiz devam ediyor”
Ülke olarak çok güzel bir Ramazan ayı geçirdiklerini belirten Edirne Valisi Yunus Sezer, “Hem ülke hem de Edirne olarak çok şükür bugün huzur içerisinde Ramazan Bayramı’na ulaşmış bulunuyoruz. Bütün milletimizin ve İslam aleminin Ramazan Bayramı’nı öncelikle tebrik ediyorum. Ramazan Bayramı boyunca da tedbirlerimiz devam ediyor. Milletimizin, vatandaşlarımızın huzur içerisinde bir bayram geçirmesi için hem güvenlik birimlerimiz hem personelimiz çalışmalarına devam ediyorlar” dedi.
“Sınırlarımızdan 127 bin yolcu çıkışı gerçekleşmiş”
1780 personelin görev başında olduğunu ifade eden Vali Sezer, “Malumunuz bayram tatili biraz uzun olunca bu dönemde de trafik yoğunluğu oldukça fazla oldu. Özellikle sınır şehri olmamız hasebiyle yurtdışına çıkışlarda bir yoğunluk oluştu. Tatilin başlangıcından itibaren normal günlere göre yaklaşık yüzde 125 oranında bir artış söz konusu. Yolcu çıkışlarında yine araç trafiğinde de yüzde 90 oranında, yurt dışına çıkışlarda bir artış söz konusu. Özellikle son tatil başlangıcından itibaren, sınırlarımızdan 127 bin yolcu çıkışı gerçekleşmiş. Tabi bu normal günlere göre yaklaşık 3 kat oranında bir artış. Yine araç çıkışında da 30 bin araç çıkışı var. Bu da yine yaklaşık 3 kata yakın, normal günlere göre araç trafiği söz konusu. Polisimiz, jandarmamız, güvenlik birimlerimiz ve sahil güvenliğimiz hepsi şu anda bayram tedbirleri nedeniyle özellikle görevleri başında bulunmaktalar. 1780 personelimiz ve 240 araçlı ekibimiz ilimiz genelinde trafik ve güvenlik tedbirlerini almış durumdalar” şeklinde konuştu.
“Trafik kurallarına uyalım”
Geçen yıla göre trafik kazalarında yüzde 50 azalma olduğunu aktaran Vali Sezer, “Geçen yıla göre sevindirici olan, trafik kazalarında aynı günleri kıyaslarsak yüzde 50 oranında bir azalma var. Vatandaşlarımızdan istirhamımız bayramı bayram gibi geçirelim. Trafik kurallarına uyalım. Kaza ve bizi üzücü olaylarla karşı karşıya gelmeyelim. Bunun için de bayram sonuna kadar yine almış olduğumuz trafik tedbirleri, yoğun bir şekilde devam edecek. Yine 1500 sağlık personelimiz şu anda, il genelinde vatandaşlarımıza bayram boyunca hizmet vermeye devam edecekler. Bütün milletimizin, aziz milletimizin, Edirne’mizin bayramını tebrik ediyoruz. ve az önce de bahsettiğim gibi inşallah kazasız, belasız, huzur içerisinde bir bayramı tamamlarız ve nice güzel bayramları hep beraber yaşarız” ifadelerini kullandı.
Eski Camide kılınan namazın ardından Edirne Valisi Yunus Sezer Garnizon Komutanı Tuğgeneral Berat Acar, Edirne İl Emniyet Müdürü Onur Karaburun ve Edirne İl Jandarma Komutanı Albay Hacı Ali Büber vatandaşlarla bayramlaştı. – EDİRNE
]]>Erzincan’da protokol, Ramazan Bayramı coşkusunu Terzibaba Camisinde halkla birlikte yaşadı. Bayram Namazı hutbesin de ise bayram sevincinin paylaşılması ve ikram edilmesi vurgulandı. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bu yılki Ramazan Bayramı teması olan ‘Birlik, Beraberlik, Kardeşlik Günleri’ hutbede anlatıldı. Kardeşlik ve manevi duyguların yoğun şekilde yaşandığı Ramazan ayının ardından tutulan oruçların ve yapılan yardımların kabulü dilekleri ile ellerini açan tüm cemaat Allah’tan şefaat ve af diledi.
“Ramazan Bayramı: birlik, beraberlik ve kardeşlik günleri”
Diyanet İşleri Başkanlığı’nın hutbesini okuyan Terzibaba Camii Vaizi, “Oruçlarımız, namazlarımız, hatimlerimiz, fitre ve zekatlarımızla kulluğun hazzına erdiğimiz bir Ramazan’ı daha geride bırakmanın hüznü içindeyiz. Aynı zamanda huzur, neşe ve dayanışma günleri olan bayram sabahına kavuşmanın sevincini yaşıyoruz. Bizleri Ramazan Bayramı’na ulaştıran Yüce Rabbimize sonsuz hamdü senalar olsun. Bayramların kıymetini bizlere öğreten Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa’ya, aline, ashabına salat ve selam olsun. Bu kutlu mabedin kubbesi altında omuz omuza saf tutan kıymetli kardeşlerim, bayramımız mübarek olsun. Aziz Müminler! Bayramlar; ülkeleri, dilleri ve renkleri farklı olsa da inançları ve idealleri bir olan müminler arasında sevgi ve muhabbetin coştuğu günlerdir. İslam’ın çatısı altında aynı kıbleye yönelen Müslümanların birlik ve beraberliğinin zirve yaptığı vakitlerdir. Bayramlar; iyiliklerimizle insanların gönlünü aldığımız, maddi ve manevi yardımlarımızla ihtiyaç sahiplerinin yüzlerini güldürdüğümüz zamanlardır. Değerli Müslümanlar! Yüce Rabbimiz, ‘Allah’ın ipine, Kur’an’a sımsıkı sarılın. Bölünüp parçalanmayın’ buyurmaktadır. Bizler de Rabbimizin bu çağrısına kulak verip kenetlenirsek bayramımız bayram olur. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s), ‘Müminler bir binanın birbirini destekleyen yapı taşları gibidir.’ buyurmaktadır. Bizler de bu hadis gereğince kardeşliğimizi gözetip, karşılıklı hak ve hukukumuzu korursak bayramımız bayram olur. Tekbirlerle, salat-u selamlarla ve gönülden yakarışlarla ellerimiz ve kalplerimiz birleştiğinde bayramımız bayram olur. Ailemize karşı güler yüzlü olursak, anne ve babamızın hayır duasını alırsak, akraba ve komşularımızın gönlünü yaparsak bayramımız bayram olur. Bir yetimin, bir öksüzün başını okşarsak, çocukların ışıl ışıl gözlerini hediyelerimizle güldürürsek bayramımız bayram olur. Rahmet ve merhamet vesilesi yaşlılarımızı, şifa bekleyen hastalarımızı bayramın sevincine ortak edersek bayramımız bayram olur. Dargınlık ve kırgınlıkları bir kenara bırakıp kardeşlik bağlarımızı güçlü kılarsak bayramımız bayram olur. Gönlümüzden kin ve nefreti atıp af ve bağışlama yolunu tutarsak bayramımız bayram olur. Yüce Rabbimiz bir ayet-i kerimede şöyle buyurmaktadır: ‘İman edip salih amel işleyenler cennetliklerdir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.’ Biz de Allah’ın razı olacağı bir hayat yaşayıp dünyamızı mamur kılarsak; ahiretimiz cennet, bayramımız hakiki bayram olur” dedi.
Ellerin semaya açılıp dua edilmesinin ardından kucaklaşan cami cemaati birlik ve beraberlik diledi.
Bayram Namazını, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Batuhan Mumcu ve il protokolüyle birlikte Terzibaba Camisinde kılan Vali Hamza Aydoğdu, namaz sonrası vatandaşların bayramını kutladı.
Vali Aydoğdu, “Erzincanlı hemşehrilerimizin, aziz milletimizin ve tüm İslam aleminin Ramazan Bayramı’nı en kalbi duygularımla kutluyor, bayramın tüm insanlığa dostluk, barış ve huzur getirmesini temenni ediyorum.” dedi – ERZİNCAN
]]>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “Türkiye Cumhuriyeti sandıkta kurulmamıştır.” şeklindeki sözlerini tepki gösterdi. Özel, “Demokrasiyle kurulmamıştır. demek gerçekten abesle iştigaldir” dedi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Ramazan Bayramı namazını memleketi Manisa’nın Şehzadeler ilçesindeki Hatuniye Camii’nde kıldı. CHP Lideri bayram namazı sonrası hemşehrileriyle bayramlaşıp, bir süre sohbet etti. Özel’e bayram namazında Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek eşlik etti.
Namaz sonrasında gazetecileri açıklamalarda bulunan Özel, şunları söyledi:
“Manisa’mızdan, baba ocağı, ana kucağımızdan bütün Türkiye’nin, bütün vatandaşlarımızın bayramlarını kutluyoruz. Burası Manisa Hatuniye Camii’nin önüdür. Manisa’nın Selçuklu’dan kalan en eski camidir. Manisa’da hemen hemen her şey burada başlar, burada biter. Doğan çocuğa buradan gelen hoca kulağına ezan okur, ismini söyler. Günü geldiğinde Hakka kavuşulduğunda da buradan uğurlanır. Manisa’daki cenazelerin neredeyse tamamı. Bugün her bayram olduğu gibi yine Manisa Hatuniye Camii’ndeyiz. Bu kez yanımda halkımızın teveccühleriyle Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen sevgili Ferdi Zeyrek Büyükşehir Belediye Başkanımızla birlikte namazımızı kıldık. Öncelikle buradan Manisa’da, Türkiye’de yaşayan hangi siyasi görüşten olursa olsun tüm vatandaşlarımızın bayramını kutluyorum. Başta Filistin coğrafyası olmak üzere İslam coğrafyası üzerinde ve dünyada çatışmaların sürdüğü, gözyaşının sürdüğü her yere bir an önce barış çağrımızı tekrarlıyoruz. Bugün bayram yapamayan çocukların olduğu bir dünyada, çocuk açlığına çarenin bulunduğu ve ülkemizde bayrama bayram sevinciyle ulaşamayan, bayramdan beklentisi bayrama vardığındaki beklentileri gerçekleşmeyen herkesin beklentilerinin gerçekleşeceği bir sonraki Kurban Bayramı’na kadar üzerimize düşen tüm sorumlulukları hatırlatmakla başlamak istiyorum”
“MİLLETİMİZ HER BİRİMİZDEN GÖREV BEKLEMEKTEDİR”
“10 bin lira gibi bir sefalet ücretine mahkum olan emekliler olmak üzere bu ülkede asgari ücretliler, çiftçiler, zor durumda olan esnaflar ve maalesef her gün sayıları artan işsizler, işsiz gençler vardır. Bunlar için hep birlikte çalışmalıyız” sürdüren Özel, şunları kaydetti:
“Bunun için milletimiz siyasi parti ayrımı gözetmeksizin her birimizden görev beklemektedir. Vazife beklemektedir. Bu sorumluluğun bilincinde bu ülkede her çocuğun bayram yaşayabildiği, her yaşlının bayram sofrasını gönlüne göre kurabildiği ve herkesin bayram sevincini birlikte idrak edebildiği yarınlar için hep birlikte çalışmak durumundayız. Hem hepimizin Cumhuriyet Halk Partisi olarak tüm Müslümanların bayramını kutluyoruz. Hem de Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan ve bizimle bayram sevincimizi paylaşan gayrimüslimlerin, diğer dinlerden olanlarında bizlere ilettikleri sıcak bayram sevinçlerini, aynı onların bayramlarını hep birlikte kutladığımız gibi bayram tebriklerini kabul ediyoruz. Dünya üzerinde gözyaşı akan tek çocuk kalmayana kadar hep birlikte mücadele edeceğiz. Bugün aynı zamanda polislerimizin günüdür, haftasıdır. Tüm emniyet güçlerimizin gününü, haftasını kutluyoruz. Sınır boylarında görev yapan Mehmetçiğin ayağına taş değmesin. Şehitlerimizi bir kez daha rahmetle, gazilerimizi minnetle anıyoruz. Bütün vatandaşlarımızın bir kez daha bayramlarını kutluyoruz.”
“‘DEMOKRASİYLE KURULMAMIŞTIR’ DEMEK GERÇEKTEN ABESLE İŞTİGALDİR”
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Ramazan Bayramı dolayısıyla yayınladığı mesajında “Türkiye Cumhuriyeti sandıkta kurulmamıştır. Türk tarihi sandıkta yazılmamıştır. Herkes aklını başına almalı…” ifadelerinin sorulması üzerine Özel, şunları söyledi:
“Şimdi bir kez temel prensip olarak bayramı bayram gibi yaşamak lazım. O yüzden sayın Bahçeli’nin açıklamalarını bayram arifesinin ruhuna uygun bulmadım, oldukça sert buldum. Sayın Bahçeli sonuçta biz muhalefet istiyor. Ben muhalefete muhalefet etmem ama sayın Bahçeli, iktidara muhalefet etmeyip; iktidara destek verip muhalefete muhalefet ediyor. Canı sağ olsun. Onun da canı sağ olsun. Burada aslında bu kadar olsa o sert cümlelerin hiçbirisine cevap vermek istemem ama sandık meselesi önemli. Bir yerde kim ‘demokrasi sandık değildir, başka şeylerde vardır’ diyorsa demokrasinin karşısındaki en büyük tehdit odur. ‘Bu ülke sandıkta kurulmadı’ demek dilim varmaz ‘cehalet’ demeye dil sürçmesi olduğunu kabul etmek isterim. Kurtuluş Savaşı hani dünyada bir ülke sandıkla kurulduysa bu ülke kurulmuştur. İki sandık vardır; bir küçücük evladının battaniyesini sandıkların üstünü örtüp cepheye mermi taşıyan annelerin sakındık sandıklardaki mermilerle kurulmuştur. İki, bu ülke 23 Nisan 1920’de kurulan ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin yönettiği Kurtuluş Savaşı’yla kurulmuştur. Kurtulmadan önce bir de kuruluşu öncelemiş, milli iradeyi öncelemiş, halkın iradesini öncelemiş bir liderin kurtardığı ve kurduğu bir ülkeye sandık yani demokrasiyle kurulmamıştır demek gerçekten abesle iştigaldir.”
“HERHALDE SÜRÇÜLİSANDIR Kİ BAYRAMIN YÜZÜ SUYU HÜRMETİNE BİZ DE ONU AFFEDERİZ”
“Bu ülkede 23 Nisan 1920 günü sayın Bahçeli’nin benim öğretmeme ihtiyacı yoktur muhakkak ama ben tekrarda sınırsız fayda görüyorum” diyen Özel, şöyle devam etti:
“23 Nisan 1920 Cuma günü bu ülke önce Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve birinci meclisin mensuplarının kıldıkları Cuma Namazı’ndan sonra dualarla açılmış ardından aldığı ilk karar dört Mazbata Tetkik Komisyonu’dur. Dört kişilik mazbata tetkik komisyonu 23 Nisan günü sabaha kadar çalışmıştır. Bir tanesi de Mustafa Kemal Atatürk’tür. İllerden gelen mazbatalar doğru mu, yanlış mı diye bakmışlardır. Hakikaten Meclis-i Mebusan için son yapılan seçimde onlar mı seçilmiştir diye bakmışlardır. Hakikaten Meclis-i Mebusan’ın mensubu mu diye Meclis-i Mebusan mensubu değilse Meclis-i Mebusan’da temsilcisi olmayanlardan temsilci istenmiştir. ‘Seçilerek mi gelmiştir? Elindeki mazbata doğrudur mu?’ diye sabaha kadar bakmışlar. Meclis gerçek anlamda Sinop mebusunun ilk açılış konuşması haricinde yapılan Tetkik Komisyonu’ndan sonra esas toplantısını 21 Nisan 1920’de yapmış ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk milletin temsilcilerine 9 saati geçen süreyle Milli Mücadele’nin gereğini anlatmış ve oradan sonra bu ülke kurtulmuş, bu Cumhuriyet kurulmuştur. O yüzden bu ülkede, bu dünyada ülkesini böyle kendiliğinden bulmuş olanlar, yolda bulmuş olanlarla bizi kimse karıştırmasın. Bu ülke de ayıptır söylemesi genel başkanlığını yaptığım bu parti de savaş meydanlarında kurulmuştur. Savaş meydanlarında bu ülke kurtulmuştur. Bu savaşın komutanı Türkiye Büyük Millet Meclisi olmuştur. Üçer aylık dönemlerde başkomutanlık görevini Mustafa Kemal Atatürk’e devretmiş. Üç ayda bir yeniden oylama yapmıştır. ‘Bu ülke sandıkta kurulmadı’ demek ve sandık dışını çare göstermek bugüne kadar önüne gelen herkese darbeci diyenlerin herhalde sürçü lisanıdır ki bayramın yüzü suyu hürmetine biz de onu affederiz.
“DEVLETLE MİLLET KARŞI KARŞIYA GELİRSE MİLLET KAZANIR”
Bu topraklarda ne zaman devletle millet karşı karşıya gelirse millet kazanır. Millet devlet kurar, devletler millet kurmaz. Millet devleti kurar, geliştirir, anayasasını değiştirir. Millet ne derse o olur. Son seçimlerde milletle devleti karşı karşıya alanlar, devletin kamu görevlilerini, televizyonunu, Anadolu Ajansı’nı bir siyasi partinin emrine sokup, milletin karşısına dikenler bundan ders alsınlar. Ne zaman millet devlet karşı karşıya 1983’te ‘asker seç’ diyenlere Özal seçilmiştir. Ne zaman millet, devlet karşı karşıya, devletin, bu milletin evlatlarının ne giyeceğine devlet karışmıştır. Ne zaman devletin bazı unsurları milletin karşısında 15 Temmuz ve ne zaman bu seçim, ne zaman milletin karşısına devleti dikerseniz millet kimseyi dinlemez; milletin dediği olur. Sonra devlet yeni şeklini alır. Milletin dediği: ‘Demokrasidir, barıştır, huzurdur. Kimsenin birbirini ayırmadan bayram kutlamasıdır. Kimsenin aç kalmadan yatağa girmesi yoksulluğun bitmesidir. O yüzden bize türlü çeşit akıllar verenlere şunu söylüyoruz; aklınızı başınıza alın. Destek verdiğiniz hükümetle birlikte, o hükümetin geçen yıl millet tarafından görevlendirdiğini unutmadan bu milletin derdine çare olunuz. Açlığı, yoksulluğu bitiriniz. Staj mağdurlarını emekli ediniz. Atanmayan öğretmenleri atayınız. Bağkurluların sorunlarını görünüz. Bundan sonra bu insanların yüzünü güldürün. Bu ülke sizden kavga değil, icraat beklemektedir. Biz bu ülke için kavga değil, icraat yapacağız.
“SİYASİLER KAVGA ETMEK YERİNE BU MİLLETE HİZMET EDECEK”
Ferdi Zeyrek kardeşim; Manisa için kavga yapmayacak, icraat yapacak. Az önce camide namaz bittikten sonra bir büyük bayramlaşma yapıldı. Hocamızla, müftü yardımcımızla, belediye başkanımızla birlikte bayramlaştık. O camide bayramlaşmayan, kendini dışarı çıkaran, birbirine sarılmayan tek bir kişi yoktu. Demek ki milletin talebi budur. Siyasiler de didişmek yerine, birbiriyle kavga etmek yerine bu millete hizmet edecek.”
“BENDEN YANA BİR HAKKI VARSA HELAL OLSUN”
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri’nin ardından seçimli olağanüstü kurultay kararı alınan İYİ Parti’de Meral Akşener’in genel başkanlığa yeniden aday olmamasına ilişkin gelen soruyu ise şöyle yanıtladı:
“Sayın Akşener bu ülkeye önemli hizmetleri olmuş çok kıymetli bir siyasetçidir. İYİ Parti gibi genç, yeni bir partiyle Türkiye siyasetinde önemli bir arayış içine girmiştir. Geçmiş dönemde birlikte ittifak olduğumuz bu Cumhuriyet Meydanı’nda ortak mitingler yaptığımız günlerimiz olmuştur. Tabii ki tüm siyasi partilerin iç işleri kendi işleridir, liderlerin kararları kendi kararlarıdır. Hayırlı uğurlu olsun. Geçmiş dönemde aramızda birtakım siyasi tartışmalar, kendisinin bizlere birtakım eleştirileri olmuştu. O zaman ‘canı sağ olsun’ demiştim. Bugün de benden yana bir hakkı varsa helal olsun.”
“Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı arayıp bayramını kutlayacağım” sözünün hatırlatılması üzerine ise CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Bugün Sayın Erdoğan’dan başlayarak tüm siyasi parti liderlerini arayacağım. Geçen bayramda da ben tüm siyasi parti liderlerini aradım. Sadece sayın Erdoğan birkaç gün önce seçilmiş olmama rağmen bir tebrik telefonu açmadığı için aramamıştım. Ama aradan bir seçim geçti. Artık biz ikinci parti değiliz, birinci partiyiz. Birinci partinin lideri olma sorumluluğuyla tüm siyasi partilerin liderlerini arayacağım. Sayın Erdoğan’ı hem Adalet ve Kalkınma Partisi’nin genel başkanı sıfatıyla hem Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı sıfatıyla arayıp bayramını tebrik edecek.” diye konuştu.
]]>“Dargınlık ve kırgınlıkları bir kenara bırakıp kardeşlik bağlarımızı güçlü kılarsak bayramımız bayram olur”
Erbaş, Sakarya’da bayram namazı kıldırdı
SAKARYA – Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, Sakarya’nın en büyük külliyesi olarak gösterilen Şeyh Edebali Camii’nde Ramazan Bayramı namazını kıldırıp bayram hutbesi irad etti. Erbaş, “Bu bereketli bayram sabahında bir yandan neşe ve sevinç duyarken diğer yandan zulüm altında inleyen kardeşlerimizin acısıyla hüzünlenelim, onların acısını ve feryadını kalbimizin derinliklerinde taşıyalım. Gözyaşına mahkum edilen her bir Müslüman, zalimlerin elinden kurtulacağı bayram sabahını bekliyor” dedi.
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Sakarya’da Ramazan Bayramı namazını kıldırdı, ardından hutbe irad etti. Şehrin en büyük külliyesi olarak gösterilen Şeyh Edebali Camii’nde kılınan namazda vatandaşlar camiye akın etti. Kılınan namazın ve hutbenin ardından Erbaş, vatandaşlarla ilk bayramlaşmasını gerçekleştirdi. Erbaş, Ramazan Bayramı için irad ettiği hutbede, “Bir Ramazan-ı Şerif’i daha geride Bırakmanın hüznü içerisindeyiz. Aynı zamanda huzur, neşe ve dayanışma günleri olan bayram sabahına kavuşmanız da sevincini, mutluluğunu yaşıyoruz” dedi.
“Gönlümüzden kin ve nefreti atıp af ve bağışlama yolunu tutarsak bayramımız bayram olur”
Erbaş, “Bayramlar; ülkeleri, dilleri ve renkleri farklı olsa da inançları ve idealleri bir olan müminler arasında sevgi ve muhabbetin coştuğu günlerdir. İslam’ın çatısı altında aynı kıbleye yönelen Müslümanların birlik ve beraberliğinin zirve yaptığı vakitlerdir. Bayramlar; iyiliklerimizle insanların gönlünü aldığımız, maddi ve manevi yardımlarımızla ihtiyaç sahiplerinin yüzlerini güldürdüğümüz zamanlardır. Tekbirlerle, salat-u selamlarla ve gönülden yakarışlarla ellerimiz ve kalplerimiz birleştiğinde bayramımız bayram olur. Ailemize karşı güler yüzlü olursak, anne ve babamızın hayır duasını alırsak, akraba ve komşularımızın gönlünü yaparsak bayramımız bayram olur. Çocukların ışıl ışıl gözlerini, hediyelerimizle güldürürsek işte bayramımız o zaman bayram olur. Rahmet ve merhamet vesilesi yaşlılarımızı, şifa bekleyen hastalarımızı bayramın sevincine ortak edersek bayramımız bayram olur. Dargınlık ve kırgınlıkları bir kenara bırakıp kardeşlik bağlarımızı güçlü kılarsak bayramımız bayram olur. Gönlümüzden kin ve nefreti atıp af ve bağışlama yolunu tutarsak bayramımız bayram olur” dedi.
” Gazze’deki kardeşlerimiz sadece bayram sevincinden mahrum olmakla kalmıyor”
Erbaş konuşmasının devamında, “Bu bereketli bayram sabahında bir yandan neşe ve sevinç duyarken diğer yandan zulüm altında inleyen kardeşlerimizin acısıyla hüzünlenelim, onların acısını ve feryadını kalbimizin derinliklerinde taşıyalım. Gazze’deki kardeşlerimiz sadece bayram sevincinden mahrum olmakla kalmıyor. Aynı zamanda dünyanın gözü önünde açlık, susuzluk ve her türlü yokluk içinde hayatta kalma mücadelesi veriyor. Anne babalar, bombalar altında can veren masum evlatlarının acısıyla feryat ediyor. Gözyaşına mahkum edilen her bir Müslüman, zalimlerin elinden kurtulacağı bayram sabahını bekliyor. Bize düşen, o mazlumların acılarını el birliğiyle dindirmek ve umutlarını diri tutmak için gayret göstermektir. Zalimlerin karşısında, mazlumların yanında yer almaya, her türlü kötülükle mücadeleye devam etmektir. Unutmayalım ki bu, hepimiz için insani, İslami ve vicdani bir sorumluluktur. Az sonra mihraptan yapacağımız duada öyle gönülden amin diyelim ki, aminlerimiz Gazzeli kardeşlerimizin kurtuluşuna, işgalci zalimlerin de kahrına vesile olsun inşallah. Bu vesileyle başta aziz milletimiz olmak üzere tüm Müslümanların Ramazan Bayramı’nı tebrik ediyorum. Bayramın ülkemiz, İslam alemi ve bütün insanlığa hayırlı olmasını Rabbimden diliyorum. Bayramın ülkemiz, İslam aleminin ve bütün insanlığa hayırlı olmasını Rabbimden diliyorum” ifadelerini kullandı.
]]>11 ayın sultanı Ramazan ayının ardından İstanbul’da bayram hareketliliği yaşanıyor. Çok sayıda vatandaş, bayram namazı için Fatih Camii’ne geldi. Yan yana saf tutan vatandaşlar bayram namazını eda etti. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş da bayram namazını Fatih Camii’nde kıldı. Kurtulmuş, namazın ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.
“Dünyanın gözü önünde 35 bin insan katledildi”
Sözlerine tüm İslam aleminin bayramını kutlayarak başlayan Kurtulmuş, “Tüm İslam aleminin bayramını tebrik ediyorum. Sevgi dolu, esenlik içerisinde birlik ve beraberlik içerisinde bir bayramı inşallah idrak edeceğiz. Ama aynı zamanda bu bayram hayatımız boyunca yaşadığımız en acı, en buruk bayramların başında geliyor. Maalesef her sene Ramazan ayında İsrail özellikle işgal ettiği Filistin topraklarında Müslümanlara karşı her türlü zulmü yapıyor ve artık bu bir alışkanlık haline gelmişti. Fakat bu sene insanlık tarihinin gördüğü belki de en büyük katliamlardan birisi” dedi.
35 bin insanın katledildiği ve 70 bine yakın yaralının olduğuna değinen Kurtulmuş, “Dünyanın gözü önünde dur duraksama bilmeden aşağı yukarı 35 bin insanın katledildiği, şehit edildiği, binlerce insanın hala yıkıntıların altında olduğu tahmin edilen ve 70 bine yakın da yaralının olduğu çok büyük bir katliam. Hatta katliam sınırlarını çoktan aşmış bir soykırımı hep beraber yaşadık ve bugün de yaşıyoruz. Yine bugün aynı şekilde Gazze’de saldırılar devam ediyor ve öyle görünüyor ki önümüzdeki günlerde İsrail özellikle Refah Sınır Kapısı’na dönük operasyonlarını daha da yoğunlaştıracak. İsrail hükümetinin Netanyahu ve çetesinin yaptığı bu zulümlerden dolayı bayramı buruk bir şekilde geçirdik” ifadelerini kullandı.
“2 milyar nüfusa sahip olan İslam dünyası da ne yazık ki iyi bir sınav veremedi”
İslam dünyasının savaş boyunca kötü bir sınav verdiğine değinen Kurtulmuş, şunları söyledi:
“İşin bir de bize dönük yani İslam dünyasına dönük tarafı var. Bu kadar zulümler olurken, bu kadar büyük katliamlar yapılırken, modern zamanların en büyük soykırımına şahit olunurken, evet dünya buna sessiz kalmış olabilir ama 2 milyar nüfusa sahip olan İslam dünyası da ne yazık ki iyi bir sınav veremedi. Hep beraber çaresizlik içerisinde, kararsızlık içerisinde, belki bölünmüşlük içerisinde bu katliamı seyrettik. Bundan dolayı da ayrıca büyük bir üzüntü içerisindeyiz. Başta Gazze’deki Filistinli kardeşlerimiz olmak üzere dünyanın dört bir tarafındaki zulüm altındaki, çaresizlik içerisindeki müslümanlara Cenab-ı Allah’ın imdat etmesini, onlara her türlü yardımı yapmasını temenni ediyoruz. Dua ediyoruz. Sonunda yeryüzünde bütün bu zulümleri, haksızlıkları, adaletsizlikleri önleyecek olan da insanların kendisidir” dedi.
Konuşmasının sonunda Filistin’deki şehitleri anan Kurtulmuş, bir kez daha Türk milletinin bayramını kutladı. “Ben bu vesileyle hem burada Filistinli kardeşlerimize selamlarımızı, sevgilerimizi, asırlarca Filistin topraklarına manevi bir şekilde bağlılığı olan Türk milletinin sevgi ve saygılarını buradan ifade ediyorum. Allah şehitlere rahmet eylesin. Allah Gazzeli Müslümanlara imdat eylesin diyorum. Milletimizin de bu vesileyle yeniden bayramını tebrik ediyorum” şeklinde konuştu.
Kurtulmuş, konuşmasının ardından Fatih Sultan Mehmet’in türbesine ziyarette bulunarak, vatandaşlarla bayramlaştı.
Öte yandan, Fatih Camii’ndeki bayram yoğunluğu havadan görüntülendi. – İSTANBUL
]]>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Ramazan Bayramı’nı geçirmek üzere memleketi Manisa’ya geldi. Bayramı memleketinde ailesiyle geçirecek olan Özel, bayram namazını da Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek, partililer ve vatandaşlarla beraber tarihi Hatuniye Camii’nde kıldı. Bayram namazı sonrası Özel ve Zeyrek vatandaşlarla bayramlaştı. Namazın ardından açıklamalarda bulunan Özel, “Öncelikle buradan Manisa’da ve Türkiye’de yaşayan hangi siyasi görüşten olursa olsun tüm vatandaşlarımızın bayramlarını kutluyorum. Başta Filistin olmak üzere İslam coğrafyası üzerinde ve dünyada çatışmaların sürdüğü, gözyaşının sürdüğü her yere bir an önce barış çağrımızı tekrarlıyoruz. Bugün bayram yapamayan çocukların olduğu bir dünyada, çocuk açlığına çarenin bulunduğu ve ülkemizde bayrama bayram sevinciyle ulaşamayan, bayrama vardıklarındaki beklentileri gerçekleşmeyen herkesin beklentilerinin gerçekleşeceği bir sonraki Kurban Bayramı’na kadar üzerimize düşen tüm sorumlulukları hatırlatmakla başlamak istiyorum. Başta 10 bin TL gibi bir sefalet ücretine mahkum olan emekliler olmak üzere asgari ücretliler, çiftçiler, esnaflar, işsizler, işsiz gençler için hep birlikte çalışmalıyız. Milletimiz, siyasi parti ayrımı gözetmeksizin her birimizden görev beklemektedir. Bu sorumluluğun bilincinde, bu ülkede her çocuğun bayram yaşayabildiği, her yaşlının bayram sofrasını gönlüne göre kurabildiği ve herkesin bayram sevincini birlikte idrak edebildiği yarınlar için hep birlikte çalışmak durumundayız. Hem hepimizin Cumhuriyet Halk Partisi olarak tüm Müslümanların bayramını kutluyoruz, hem de Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan ve bayram sevincimizi paylaşan gayrimüslimlerin, diğer dinlerden olanların da bizlere ilettiği sıcak bayram tebriklerini kabul ediyoruz. Dünya üzerinde gözyaşı akan tek çocuk kalmayana kadar hep birlikte mücadele edeceğiz” ifadesini kullandı.
Özel, “Bugün aynı zamanda polislerimizin günüdür, haftasıdır. Tüm emniyet güçlerimizin gününü kutluyoruz. Sınır boylarında görev yapan Mehmetçiğin ayağına taş değmesin. Şehitlerimizi bir kez daha rahmetle, gazilerimizi minnetle anıyoruz” dedi.
“Dil sürçmesi olduğunu kabul etmek isterim”
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin bayram mesajındaki “Türkiye Cumhuriyeti sandıkta kurulmamıştır. Türk tarihi sandıkta yazılmamıştır” şeklindeki ifadelerinin hatırlatılması üzerine Özel, “Temel prensip olarak bayramı bayram gibi yaşamak lazım. O yüzden Bahçeli’nin açıklamalarını bayram arifesinin ruhuna uygun bulmadım, sert buldum. Ben muhalefete muhalefet etmem ama Bahçeli, iktidara destek verip, muhalefete muhalefet ediyor. Onun da canı sağ olsun. Sandık meselesi önemli. Bir yerde kim demokrasi sandık değildir, başka şeyler de vardır diyorsa, demokrasinin karşısındaki en büyük tehdit odur. Bu ülke sandıkta kurulmadı demek, dilim varmaz cehalet demeye, dil sürçmesi olduğunu kabul etmek isterim. Dünyada bir ülke sandıkla kurulduysa, bu ülke kurulmuştur. İki sandık vardır. Bir, küçücük evladının battaniyesini sandıkların üstüne örtüp cepheye mermi taşıyan annelerin sakındıkları sandıklardaki mermilerle kurulmuştur. İki, bu ülke 23 Nisan 1920’de kurulan ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin yönettiği Kurtuluş Savaşı’yla kurulmuştur. Kurtulmadan önce bile kuruluşu öncelemiş, milli iradeyi öncelemiş, halkın iradesini öncelemiş bir liderin kurtardığı ve kurduğu bir ülkeye sandık yani demokrasiyle kurulmamıştır demek gerçekten abesle iştigaldir. Bahçeli’nin benim öğretmeme ihtiyacı yoktur muhakkak ama ben tekrarda sınırsız fayda görüyorum. 23 Nisan 1920 Cuma günü bu ülke önce Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve 1’inci Meclisin mensuplarının kıldıkları cuma namazından sonra dualarla açılmıştır. Ardından aldığı ilk karar Mazbata Tetkik Komisyonu kurulmasıdır. 4 kişilik komisyon 23 Nisan günü sabaha kadar çalışmıştır. İllerden gelen mebusların mazbataları doğru mu yanlış mı diye bakmışlardır. Meclis, gerçek anlamda Sinop Mebusu’nun ilk açılış konuşması haricinde yapılan Tetkik Komisyonu’ndan sonra esas toplantısını 24 Nisan 1920’de yapmış ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk milletin temsilcilerine 9 saati geçen süreyle Milli Mücadele’nin gereğini anlatmış ve oradan sonra bu ülke kurtulmuş, bu Cumhuriyet kurulmuştur. O yüzden ülkesini kendiliğinden bulmuş olanlarla bizi kimse karıştırmasın. Bu ülke de ayıptır söylemesi, genel başkanlığını yaptığım bu parti de savaş meydanlarında kurulmuştur. Bu ülke savaş meydanlarında bu ülke kurtulmuştur. ve bu savaşın komutanı Türkiye Büyük Millet Meclisi olmuştur. 3’er aylık dönemlerde başkomutanlık görevini Mustafa Kemal Atatürk’e devretmiş, 3 ayda bir yeniden oylama yapmıştır. Bu ülke sandıkta kurulmadı demek ve sandık dışını çare göstermek, bugüne kadar önüne gelen herkese darbeci diyenlerin herhalde sürçülisanıdır ki bayramın yüzü suyu hürmetine biz de bunu affedelim” diye konuştu.
“Devletle millet karşı karşıya gelirse millet kazanır”
Özel sözlerinin devamında, “Bir kez daha ifade etmek isterim ki bu topraklarda ne zaman devlet ve millet karşı karşıya gelirse millet kazanır. Millet devlet kurar, devletler millet kurmaz. Millet devleti kurar, geliştirir, anayasasını değiştirir. Millet ne derse o olur. Son seçimlerde millet ve devleti karşı karşıya alanlar, devletin kamu görevlilerini, televizyonunu, Anadolu Ajansını bir siyasi partinin emrine sokup, milletin karşısına dikenler bundan ders alsınlar. Ne zaman millet devlet karşı karşıya, 1983’te ‘Asker seç’ diyenlere karşı Özal seçilmiştir. Ne zaman millet, devlet karşı karşıya, bu ülkenin evlatlarına devlet karışmıştır, ne zaman devletin bazı unsurları milletin karşısında 15 Temmuz, ne zaman milletin karşısına devleti dikerseniz, millet kimseyi dinlemez. Milletin dediği olur. Sonra devlet yeni şeklini alır. Milletin dediği demokrasidir. Barıştır, huzurdur. Kimsenin birbirini ayırmadan bayram kutlamasıdır. Kimsenin aç kalmadan yatağa girmesidir. Yoksulluğun bitmesidir. O yüzden bize türlü çeşit akıllar verenlere şunu söylüyoruz, aklınızı başınıza alın. Destek verdiğiniz hükümetle birlikte o hükümetin geçen yıl millet tarafından görevlendirildiğini unutmadan bu milletin derdine çare olunuz. Açlığı ve yoksulluğu bitiriniz. Staj mağdurlarını emekli ediniz. Atanmayan öğretmenleri atayınız. Bağ-Kurlunun sorunlarını görünüz ve bundan sonra bu insanların yüzünü güldürünüz. Bu ülke sizden kavga değil icraat beklemektedir. Biz bu ülke için kavga değil icraat yapacağız. Ferdi Zeyrek kardeşim Manisa için kavga yapmayacak, icraat yapacak. Az önce camide namaz bittikten sonra bir büyük bayramlaşma yapıldı. Hocamızla, müftü yardımcımızla, belediye başkanımızla birlikte bayramlaştık. O camide bayramlaşmayan, kendini dışarı çıkaran, birbirine sarılmayan bir kişi yoktu. Demek ki milletin talebi budur. Siyasiler de didişmek yerine, birbiriyle kavga etmek yerine bu millete hizmet edecekler” diye konuştu.
Özel’den Akşener’e: “Benden yana bir hakkı varsa helal olsun”
Özel, İYİ Parti’de alınan kurultay kararına ilişkin bir soru üzerine, “Akşener bu ülkeye hizmetleri olmuş kıymetli bir siyasetçidir. İYİ Parti gibi genç ve yeni bir parti ile Türkiye siyasetinde önemli bir arayış içine girmiştir. Geçmiş dönemde birlikte ittifak olduğumuz, bu Cumhuriyet Meydanı’nda ortak mitingler yaptığımız günlerimiz olmuştur. Tabii ki tüm siyasi partilerin içişleri kendi işleridir. Liderlerin kararları kendi kararlarıdır. Hayırlı ve uğurlu olsun. Geçmiş dönemde aramızda birtakım siyasi tartışmalar, kendisinin bizlere birtakım eleştirileri olmuştu. O zaman canı sağ olsun demiştim. Bugün de benden yana bir hakkı varsa helal olsun” ifadelerini kullandı.
“Artık birinci partiyiz, Erdoğan’ı arayacağım”
Özel, “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bayramını tebrik edecek misiniz?” sorusuna, “Bugün Erdoğan’dan başlayarak tüm siyasi parti liderlerini arayacağım. Artık biz ikinci parti değiliz, birinci partiyiz. Birinci partinin lideri olma sorumluluğu ile tüm siyasi partilerin liderlerini arayacağım. Erdoğan’ı hem AK Parti Genel Başkanı sıfatıyla hem Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı sıfatıyla arayıp bayramını tebrik edeceğim” yanıtını verdi. – MANİSA
]]>Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Sakarya’da Ramazan Bayramı namazını kıldırdı, ardından hutbe irad etti. Şehrin en büyük külliyesi olarak gösterilen Şeyh Edebali Camii’nde kılınan namazda vatandaşlar camiye akın etti. Kılınan namazın ve hutbenin ardından Erbaş, vatandaşlarla ilk bayramlaşmasını gerçekleştirdi. Erbaş, Ramazan Bayramı için irad ettiği hutbede, “Bir Ramazan-ı Şerif’i daha geride Bırakmanın hüznü içerisindeyiz. Aynı zamanda huzur, neşe ve dayanışma günleri olan bayram sabahına kavuşmanız da sevincini, mutluluğunu yaşıyoruz” dedi.
“Gönlümüzden kin ve nefreti atıp af ve bağışlama yolunu tutarsak bayramımız bayram olur”
Erbaş, “Bayramlar; ülkeleri, dilleri ve renkleri farklı olsa da inançları ve idealleri bir olan müminler arasında sevgi ve muhabbetin coştuğu günlerdir. İslam’ın çatısı altında aynı kıbleye yönelen Müslümanların birlik ve beraberliğinin zirve yaptığı vakitlerdir. Bayramlar; iyiliklerimizle insanların gönlünü aldığımız, maddi ve manevi yardımlarımızla ihtiyaç sahiplerinin yüzlerini güldürdüğümüz zamanlardır. Tekbirlerle, salat-u selamlarla ve gönülden yakarışlarla ellerimiz ve kalplerimiz birleştiğinde bayramımız bayram olur. Ailemize karşı güler yüzlü olursak, anne ve babamızın hayır duasını alırsak, akraba ve komşularımızın gönlünü yaparsak bayramımız bayram olur. Çocukların ışıl ışıl gözlerini, hediyelerimizle güldürürsek işte bayramımız o zaman bayram olur. Rahmet ve merhamet vesilesi yaşlılarımızı, şifa bekleyen hastalarımızı bayramın sevincine ortak edersek bayramımız bayram olur. Dargınlık ve kırgınlıkları bir kenara bırakıp kardeşlik bağlarımızı güçlü kılarsak bayramımız bayram olur. Gönlümüzden kin ve nefreti atıp af ve bağışlama yolunu tutarsak bayramımız bayram olur” dedi.
” Gazze’deki kardeşlerimiz sadece bayram sevincinden mahrum olmakla kalmıyor”
Erbaş konuşmasının devamında, “Bu bereketli bayram sabahında bir yandan neşe ve sevinç duyarken diğer yandan zulüm altında inleyen kardeşlerimizin acısıyla hüzünlenelim, onların acısını ve feryadını kalbimizin derinliklerinde taşıyalım. Gazze’deki kardeşlerimiz sadece bayram sevincinden mahrum olmakla kalmıyor. Aynı zamanda dünyanın gözü önünde açlık, susuzluk ve her türlü yokluk içinde hayatta kalma mücadelesi veriyor. Anne babalar, bombalar altında can veren masum evlatlarının acısıyla feryat ediyor. Gözyaşına mahkum edilen her bir Müslüman, zalimlerin elinden kurtulacağı bayram sabahını bekliyor. Bize düşen, o mazlumların acılarını el birliğiyle dindirmek ve umutlarını diri tutmak için gayret göstermektir. Zalimlerin karşısında, mazlumların yanında yer almaya, her türlü kötülükle mücadeleye devam etmektir. Unutmayalım ki bu, hepimiz için insani, İslami ve vicdani bir sorumluluktur. Az sonra mihraptan yapacağımız duada öyle gönülden amin diyelim ki, aminlerimiz Gazzeli kardeşlerimizin kurtuluşuna, işgalci zalimlerin de kahrına vesile olsun inşallah. Bu vesileyle başta aziz milletimiz olmak üzere tüm Müslümanların Ramazan Bayramı’nı tebrik ediyorum. Bayramın ülkemiz, İslam alemi ve bütün insanlığa hayırlı olmasını Rabbimden diliyorum. Bayramın ülkemiz, İslam aleminin ve bütün insanlığa hayırlı olmasını Rabbimden diliyorum” ifadelerini kullandı. – SAKARYA
]]>ÖZGÜR DEDEOLUK
Aydın Karacasu ilçesinde bayram pazarına dönüşen haftalık semt pazarında vatandaşlar yüksek meyve ve sebze fiyatlarına dikkat çekerken; pazar esnafı alım gücünün düşmesinden dert yandı. Sebze üretilip satan 60 yaşındaki Ganime Alkan: “5 lira maydanoz. Alan satan yok. 5 liraya maydanoz satıp ev geçindireceğiz. Çiftinin hayatı bu. Ben aşağı yukarı 40 yıldır pazarcılık yapıyorum. Emekliliğim yok. Çiftçilik yaparak geçinmeye çalışıyorum. Sadece eşimin emekliliği var. Yetmiyor. 10 bin lira maaş nereye yetecek ki” diye yakındı.
Aydın’ın Karacasu ilçesindeki semt pazarında bayram alışverişi yapan vatandaşlar fiyatların yüksek olduğunu söylerken, esnaf ise vatandaşın alım gücü düştüğü için eskisi kadar satış yapamadıklarını belirtti. Karacasulu vatandaşlar şunları söyledi:
“15-20 LİRA OLMASI GEREKEN BEZELYE 35 LİRA”
-Sebze üreticisi ve satıcısı Habil Karabıyık: “Bir bayram hareketliliği var. Satışlar iyi. Allah bereket versin. Fiyatlardan alıcılar dert yanıyor ama satıcılar da dert yanıyor. Ürün yetiştirmek, pazara getirmek zor. Üretici de alıcı da zorlanıyor. Sattıklarımın yarısını kendim üretiyorum. Üretmek de zor. Girdi maliyetlerinin yüksek olması zorluyor.”
-Pazarda alışveriş yapan Hüseyin Ördek: “Pazar belli. Aldı başını gidiyor, yön yukarı. Her şey pahalı. Zorluyor tabi. Mazot öyle, gübre öyle. Saymakla bitmez. Akşama kadar muhabbet etsek bitiremeyiz. Çiftçinin ana damarı mazot 25 lira olması lazım. Gübre, yem fiyatları düşmesi lazım. 15-20 lira olması gereken bezelyeyi 35 liraya aldım. Marul mesela 20 lira 10 liraya yememiz lazım. Tütün, arpa buğday üretiyorum, hayvancılık yapıyorum. Girdi pahalı. Hem satıcıya hem üreticiye zor. Nasıl yetecek.”
“BAYRAM HAREKETLİLİĞİ YOK”
-Giysi satıcısı Mehmet Kaplan: “Bayram hareketliliği yok. İnsan var ama kuru kalabalık. Alıcı yok, bekliyoruz. Müşteriye uygun pantolonlarımız var ama iş yok. Çok gevşek. Allah sonumuzu hayır etsin inşallah.”
-Burak Toran ise: “Bayram pazarı Allah bereket versin. Çok iyi. Çok şükür. Pijama, penye, kazak herşey var.”
-Ali Uzkuç: “Çocuk giyimi, çorap, çamaşır, bebek ürünleri satıyorum. Bayram pazarı güzel. Hareket var ama fiyatlar yüksek olduğu için insanların alım gücü zayıf. Çok fazla bir alışveriş yok yani. Bayram pazarı beklediğimiz gibi değil. Kalabalık var ama insanların alım gücü düşük.”
“6 AY ÖNCESİNİ BİLE ARIYORUZ”
-Ayakkabı satıcısı Adnan Yurt: “Bu sene bayram biraz durgun malesef. Fiyat artışlarından dolayı umduğumuzu değil, bulduğumuzu almaya gidiyoruz. A’dan Z’ye her şey arttı. Hammaddeden tutun poşete, mazota kadar her şey arttı. Artmayan hiçbir şey yok şu an. Bunun hepsi bize yansıdı, biz de zorlanıyoruz. Fiyatlar yüksek geliyor insanlara. Daha az ya da daha uygun fiyatlı almaya çalışıyor. Müşteri yeni model yerine eski model almaya çalışıyor. 500-600 liralık ayakkabı yerine 300 liralık eski model ayakkabı almaya çalışıyor. Geçmiş yıllara göre fazlasıyla kötü. Her yıl daha kötüye gidiyor. Yıl değil 6 ay öncesini bile arıyoruz. Artık yıl da yok. Yarın ne olacağını belli değil ülkede. Seçimden sonra zam gelecek zam gelecek dediler. Geldi. Şimdi bayramdan sonrası için de zamdan bahsediliyor. Hep zam var. 15 yıldır ayakkabıcılık yapıyorum. En kötüsü bu yıl. Dayanabildiğimiz yere kadar dayanacağız. Asgari ücretli işe girsem neye yetecek ki, 17 bin lira neye yeter şu an. Bir markete girdiğin zaman bin- iki bin lira para bırakıyorsun. Zor kardeşim. Allah herkesin yardımcısı olsun. 400-425 liraya aldığımız malı kazandırmayacak şekilde 500 liraya zor satıyoruz. Yine günü kurtarmaya çalışıyoruz.”
“YAŞIM 60 HER GÜN ÇALIŞIYORUM, ÇİFTİNİN HAYATI BU”
-Sebze üretilip satan 60 yaşındaki Ganime Alkan: “5 lira maydanoz. Alan satan yok. Bayram hareketliliği yok. Pazar kalabalık ama boşa kalabalık. 5 liraya maydanoz satıp ev geçindireceğiz. Çiftinin hayatı bu. Başka ne yapabiliriz. Ben aşağı yukarı 40 yıldır pazarcılık yapıyorum. Kendim üretiyorum. Her türlü sebzeyi yetiştiriyorum. Patlıcan, biber, yeşillik her şey var. Maliyetler arttı. Milletin aylıklarına zam, bakkal eşyalarına zam. Bizimkiler düşük. Emekliliğim yok. Sadece çiftçilik yaparak geçinmeye çalışıyorum. Çalışarak geçinmeye çalışıyoruz. Sadece eşimin emekliliği var. Yetmiyor. 10 bin lira maaş nereye yetecek ki. Sigarayla kahve parası. Yaşım 60. Hala çalışıyorum. Her gün çalışıyorum. 10 bin lira maaş yetmez. Allah ömrümüzü alana kadar çalışacağız. Hayat çok pahalı. Bir tatlı aldık. Bin lira. Maydonoz 5, marul, kereviz, soğan 10’ar lira.”
]]>
Gerçekleşen coşkulu bayramlaşma törenine Başkan Büyükkılıç’ın yanı sıra AK Parti Genel Başkan Vekili Mustafa Elitaş ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, AK Parti Milletvekilleri Şaban Çopuroğlu, Sayın Bayar Özsoy, Murat Cahid Cıngı, AK Parti İl Başkanı Fatih Üzüm, ilçe belediye başkanları, İl Kadın Kolları Başkanı Meral Koşar, İl Gençlik Kolları Başkanı Hayri Danacı, il yönetim kurulu, teşkilat üyeleri ve vatandaşlar katıldı.
AK Parti Genel Başkan Vekili Mustafa Elitaş AK Parti Kayseri teşkilatı kurulalı 23 sene olduğunu ve 46 kez dini bayramı idrak ettiklerini dile getirerek, “46 kez bizi bir araya getiren Rabbime hamd olsun. 18 sandık önümüze geldi, 17’sinde birinci olarak çıktık. 18’inci de ilk defa ikinci olarak çıktık” diyerek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın demokrasiyi içselleştiren bir genel başkan olarak hizmet verdiğini ifade etti. Elitaş, bu bayramda birlik, beraberlik ve kardeşliğin artması temennisinde bulunarak, vatandaşların Ramazan Bayramı’nı kutladı.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki ise neredeyse 30 yıldır beraber olduklarını ve kutlu kervanın devam ettiğini dile getirerek, “30 yıl önce çıktığımız bu yolda Allah’a hamd olsun hizmetle dolu, gerek şehrimize, gerek insanımıza, gerek ülkemize hizmet dolu dolu günler geçirmeye devam ediyoruz” dedi ve vatandaşların her zaman yanlarında olduğunu vurguladı, vatandaşlara teşekkür etti.
Bakan Özhaseki, zor bir coğrafyada yaşadıklarını dile getirerek, zorlukların üstesinden birlikle üstesinden geldiklerini ve daha çok çalışacaklarını paylaştı. Özhaseki vatandaşların Ramazan Bayramı’nı tebrik etti.
“Şehrimizin İnsanlarını Seviyoruz, Şehrimizin İnsanlarına Hizmet Etmeyi İbadet Biliyoruz”
Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Ramazan Bayramı’nın hem Kayseri hem camia hem insanlık hem de İslam alemi için hayırlara vesile olmasını temenni ederek, “Allah’a şükürler olsun huzur şehri Kayseri’de bir bayramı daha idrak ediyoruz. Cenab-ı Allah’a şükrediyoruz. Ramazan ayımızı geride bırakıyoruz. Teravihleri ile oruçları ile iftarları ile sahurları ile muhabbetleri ile bünyesinde barındırdığı seçimi ile şükrederek bu günlere geldik. ve inşallah bundan sonra da yine birlik, beraberlik, dayanışma içerisinde önümüzdeki dönemlerde el ele, gönül gönle, değerli bakanlarımızla, milletvekillerimizle, teşkilatlarımızla dayanışma içerisinde, belediye başkanı kardeşlerimizi de bağrımıza basarak, değişik siyasi partilerden seçilenler olabilir, 16 ilçe belediye başkanı kardeşimizi yine yanımıza alarak çalışacağız. Çünkü şehrimizin insanlarını seviyoruz, şehrimizin insanlarına inşallah hizmet etmeyi ibadet biliyoruz. Elbette gönüllerde yer etmeye devam edeceğiz diyoruz” diye konuştu. Büyükkılıç daha nice bayramlara ulaşılması temennisinde bulundu.
AK Parti Kayseri Milletvekili Şaban Çopuroğlu ise orucun Ramazan’dan sonra başlayacağını vurgulayarak, vatandaşların Ramazan Bayramı’nı tebrik etti.
Zorlu bir seçim dönem atlattıklarını dile getiren AK Parti Kayseri Milletvekili Sayın Bayar Özsoy da sanki yarın seçim olacakmış gibi tekrardan çalışmaları gerektiğini söyleyerek hayırlı bayramlar diledi.
AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı ise Ramazan Bayramı’nı tebrik ederek vatandaşlarla buluşmaktan mutluluk duyduğunu söyledi.
AK Parti İl Başkanı Fatih Üzüm de bayramların büyükleri güzel olduğunu ifade ederek, “Tabi bayramlar büyüklerimizle güzel. Çok şükür sayın bakanlarımız burada gene başkan vekilimiz ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız burada, Memduh Başkanımız burada büyüğümüz olarak. Milletvekillerimiz burada. Eskiden beri bizde kalan bir adettir, bir töredir, bir gelenektir, büyüklerle bayram kutlamak gerçekten çok önemli. Bizleri yalnız bırakmadılar” diye konuştu ve teşekkür etti. Üzüm, AK Parti’nin demokrasinin en üst düzeyde temsil edildiği bir kurum, kuruluş ve önemli bir parti olduğunu dile getirerek, herkesin bayramını da tebrik etti.
Konuşmaların ardından partililer ile bayramlaşma törenine geçildi. – KAYSERİ
]]>İzmit ilçesi Bağçeşme Namazgah Şehitliği’ndeki programda, Kur’an okunması ve yapılan duaların ardından katılımcılar, şehitlerin mezarlarına karanfil bıraktı. Programa katılan Kocaeli Valisi Seddar Yavuz ve beraberindekiler, Polis Şehitliği’ne geçerek, burada şehit aileleriyle sohbet etti. Şehitler için dualar okundu.
Herkesin Ramazan Bayramı’nı tebrik eden Yavuz, gazetecilere, bayramın başta İslam alemi olmak üzere insanlığın huzuruna vesile olmasını Allah’tan niyaz etti.
İsrail’in Gazze’de yaptığı katliamları nefretle kınayan Yavuz, bayram sevincinin yaşanabilmesi için Valilik, Büyükşehir Belediyesi ve bütün kurumların her türlü tedbiri aldığını bildirdi.
Yavuz, ekonomik yoksunluk içerisindeki vatandaşlara yönelik yoğun yardım faaliyeti de gerçekleştirildiğini anlatarak, tatilin ilk günden itibaren emniyet ve jandarma birimlerinin bütün yollarda gerekli tedbirleri aldığını kaydetti.
Programa, Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Garnizon Komutanı Tümamiral Erhan Aydın, İl Emniyet Müdürü Faruk Karaduman, İl Jandarma Komutanı Albay Murat Bozkurt, İl Müftüsü Mehmet Sönmezoğlu, AK Parti İl Başkanı Şahin Talus, BBP İl Koordinatörü Metehan Küpçü, MHP İl Başkanvekili Yaşar Arslan, parti temsilcileri, şehit aileleri ve gaziler katıldı.
Sakarya
Sakarya’da Ramazan Bayramı arifesinde kentteki mezarlıklarda yoğunluk yaşanıyor.
Arife günü dolayısıyla Serdivan Mezarlığı’nı ziyaret eden vatandaşlar, yakınlarının mezarı başında oturup Kur’an-ı Kerim okudu, dua etti. Mezarlara su döküp çiçek bırakan vatandaşlar, büyüyen otları da temizledi.
Annesi, babası ve yeğeninin mezarlarını ziyaret eden 62 yaşındaki Gıyasettin Daş, “Dostlar vardı, onları ziyaret ettik. Tüm ölmüşlerimize Allah rahmet eylesin. Sırası gelen gidiyor, bizim de sıramız geldiğinde biz de gideceğiz.” diye konuştu.
İnsanın özel günlerde ailesinin yanında olmasını istediğini belirten Daş, “En değerli varlıklarının yanında olması çok güzel bir şey ama hayatın kanunu bu.” ifadelerini kullandı.
Bolu, Bartın, Karabük ve Düzce’de de ziyaretler yapıldı
Bolu Sağlık Mahallesi’nde bulunan Garnizon Şehitliği’ndeki programda, Kur’an-ı Kerim okundu, dualar edildi.
Katılımcıların daha sonra şehit mezarlarına karanfil bıraktığı programa, Vali Erkan Kılıç, Garnizon Komutan Vekili Tank Komando Kıdemli Albay Cavit Nartop, İl Emniyet Müdürü Ercan Dağdeviren, İl Jandarma Komutanı Albay Mehmet Avcı, MHP Bolu Milletvekili İsmail Akgül, Bolu Müftüsü Hüseyin Demirtaş, siyasi parti temsilcileri, şehit aileleri ve gaziler katıldı.
Bartın’da bayram öncesi Bartın Belediyesince şehir merkezinde bulunan Halatçıyaması Asri, Karaköy, Orduyeri, Aladağ, Gölbucağı ve Erenler mezarlıklarının bakım ve onarımı tamamlandı. Ziyarete hazır hale getirilen mezarlıklarda vatandaşlar, yakınlarının kabirleri başında Kur’an-ı Kerim okuyup dua etti.
Karabük’te de mezarlık ziyaretleri sabah erken saatlerde yapılmaya başlandı. 5000 Evler Mahallesi Mezarlığı’na yakınlarının kabirlerini ziyaret etmek için gelenler, Kur’an-ı Kerim okudu, dua etti. Çiçekleri sulayıp mezarlara bakım yapan vatandaşların hüzünlendiği görüldü.
Düzce’de Darıcı Mahallesi’ndeki şehitlikte düzenlenen programa Vali Selçuk Aslan, İl Emniyet Müdürü İbrahim Ergüler, Düzce Müftüsü Osman Aydın, protokol üyeleri, şehit aileleri ve gaziler katıldı.
Şehitler için burada Kur’an-ı Kerim okundu, dualar edildi. Katılımcılar, daha sonra şehit mezarlarına karanfil bıraktı.
Vali Aslan, şehit yakınlarıyla sohbet edip bayramlarını tebrik etti.
]]>Öncelikle Kayseri Valiliği’nde Vali Gökmen Çiçek ev sahipliğinde gerçekleştirilen bayramlaşma programına katılan Büyükkılıç, sonrasında ise şehit yakınlarını unutmayarak Muharip Gaziler Derneği ile Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimler Derneği’ni ziyaret etti ve bayramlarını kutladı. Büyükkılıç daha sonra ise kentte huzur ve güvenliğin sağlanmasında görev üstlenen İl Jandarma Komutanlığı ile İl Emniyet Müdürlüğü’ne ziyarete bulunarak güvenlik güçleri ile bayramlaştı. Başkan Büyükkılıç en son ise ‘dua kaynağı, şehrin bereketi’ diye nitelediği yaşlı çınarların yaşadığı Hacı Rukiye Gazioğlu Huzurevi’ni ziyaret etti ve onlarla bayramlaştı.
Valilikte gerçekleştirilen bayram kutlamasına, Vali Gökmen Çiçek ve Başkan Büyükkılıç’ın yanı sıra AK Parti Kayseri Milletvekilleri Şaban Çopuroğlu, Sayın Bayar Özsoy, Murat Cahid Cıngı, CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, 12’nci Hava Ulaştırma Ana Üs Komutanı Hv. Plt. Tuğgeneral Hasan Volkan Güleryüz, AK Parti İl Başkanı Fatih Üzüm, MHP İl Başkanı Seyit Demirezen, kaymakamlar, ilçe belediye başkanları, rektörler ve il protokolü katıldı.
Bayramlaşma programında konuşan Vali Gökmen Çiçek, birlik beraberliğe vurgu yaparak, bayramların da buna vesile olduğunu dile getirdi. Huzurlu bir bayram olmasını temenni eden Çiçek, seyahat eden vatandaşlara da trafik kurallarına uymaları çağrısında bulundu.
Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç da bayramların adeta birlik, beraberlik ve huzurun simgesi olduğunu ifade ederek, Ramazan Bayramı’nı herkesin güldüğü, sevinç içerisinde olduğu, mutlu bir şekilde sevdikleri ile beraber olduğu müstesna bir gün olarak niteledi.
Şehit ve Şehit Yakınları Bayramda Unutulmadı
Vali Çiçek ve Başkan Büyükkılıç beraberindeki heyet, Muharip Gaziler Derneği ile Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimler Derneği’ne de ziyarette bulunarak bayramlarını tebrik etti. Ziyarette günün anısına toplu hatıra fotoğrafı da çekinildi.
İl Jandarma Komutanlığı ve İl Emniyet Müdürlüğü’ne Ziyaret
Şehrin huzur ve güvelik noktasındaki önemli kuruluşları olan ve gece gündüz demeden görevleri başında asayişi temin eden İl Jandarma Komutanlığı ve İl Emniyet Müdürlüğü’ne de bayramlaşma ziyareti gerçekleştiren Vali Çiçek ve Başkan Büyükkılıç beraberindeki heyet, personel ile tek tek bayramlaştı.
Büyükkılıç, Huzurevi Sakinlerini ‘Dua Kaynağı ve Şehrin Bereketi’ Olarak Niteledi
Huzurevi sakini yaşlı çınarları ‘bizim dua kaynağımız, şehrimizin bereketine vesile olan’ diye niteleyerek sözlerine başlayan Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, huzur içerisinde daha nice bayramlara ulaşma temennisinde bulunarak, “Sizler bizim için çok çok önemlisiniz ve bizim dua kaynağımızsınız” diye konuştu.
Vali Gökmen Çiçek ise yaşlı çınarlara hitaben onlarla bir arada olmanın, bayramlaşmakta olduklarının kendileri için büyük mutluluk olduğunu ifade ederek, Huzurevi’ni her gördüklerinde Büyükşehir Belediyesi’ne ve Başkan Büyükkılıç’a teşekkür etmek istediklerini sözlerine ekledi.
Bayramlaşma programında yaşlı çınarlara da mikrofon tutulurken Huzurevi sakinleri de bayramlaşma ziyaretinden duydukları memnuniyeti dile getirerek teşekkür ve dua ettiler.
Başkan Büyükkılıç Huzurevi ziyaretinde, Kur’an-ı Kerim tilavetinde bulunarak dua etti, Huzurevi sakinlerine ve çalışanlarına karanfil dağıttı. – KAYSERİ
]]>Acıbadem Hastanesi Gastroenteroloji ve Hepatoloji ve İç hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Hakan Ümit Ünal, ramazandan sonra bayramda nasıl sağlıklı beslenilmesi gerektiğini AA muhabirine anlattı.
Ünal, ramazan nedeniyle midenin uzun saatler boyunca boş ve susuz kaldığını vurgulayarak, bu uzun açlık süresinin insülin düzeyinin dengelenmesi, mide bağırsak hareketliliğinin düzenlenmesi gibi faydalı hormonal etkilere neden olduğunu söyledi.
“Hayır demeyi bilmeliyiz”
İftarda birden bire çok miktarda yemenin gastroentral sistemi zorladığını aktaran Ünal, ramazan boyunca her gün yaklaşık 13 saatin üzerinde aç kaldıktan sonra bayramda yeme-içmeye çok dikkat edilmesi gerektiğine dikkati çekti.
Ünal, şu uyarıda bulundu:
“Bayram sofralarında adete bir şölen yaşanınca karbonhidratı çok tüketiyoruz. Bu da vücudun hem metabolizmasında hem de gastroentral sistemde değişikliğe neden oluyor. İkinci beyin olarak bildiğimiz bağırsakta, aşırı tüketilen karbonhidratlar gaz ve şişkinlik oluşturuyor. Fazla yemeye bağlı olarak reflü şikayetleri artıyor. Mide krampları oluşuyor. Ramazanda uzun süre aç kalan mide, bayram boyunca fazla dolu olunca sorunlara yol açıyor. Her gittiğimiz yerde bir şey yemek zorunda değiliz. ‘Hayır’ demeyi bilmeliyiz. Bunu yapmazsak gastroentral sistemle ilgili sorunlar yaşayabiliriz. Bayram sofralarında yağlı yiyecekler çok tüketildiğinde safra kesesi daha çok kasılacağı için sırtta ve karında ağrılara neden olabilir. Bunun yanında bayramın tadını da çıkarmak ve bilinçli beslenmek gerekir.”
“Ramazan sonrası bayrama geçişi kontrollü yapmak gerekiyor”
Uzman Diyetisyen Sıla Bilgili Tokgöz de ramazan ayı boyunca öğün sayının azalmasına bağlı olarak metabolizmanın yavaşladığını söyledi.
Bayramda öğün sayısının birden artmasının mide bağırsak hareketlerini artırdığına işaret eden Tokgöz, “Özellikle kalp hastası olanlarda kolesterol artışına sebep oluyor ve tansiyonu olumsuz etkiliyor. Ramazan sonrası bayrama geçişi kontrollü yapmak gerekiyor. Ramazanda iki olan öğün sayısını birden üçe, dörde çıkarmak bazı rahatsızlıklara neden oluyor. Bu nedenle biraz daha dikkatli ve temkinli yaklaşmak lazım.” ifadelerini kullandı.
Tokgöz, bayram sabahı güne öncelikli olarak kahvaltıyla başlanması gerektiğini belirterek, şu görüşleri paylaştı:
“Kahvaltı yapmadan gidilen ziyaretlerde yeme eğilimi çok artabiliyor. Hafif kahvaltıdan kastımız ne? Kızartma, kavurma, salam, sucuk, pastırma ve hamur işinin olmadığı bir kahvaltıdan bahsediyoruz. Hafif kahvaltı nedir peki? Yumurta, çok tuzlu olmayan peynir, zeytin, roka, tere, marul, nane gibi yeşillik olabilir. Bunu tahıllı ekmekle destekleyebiliriz. Böylece hem posa alımı ve metabolik hız artar, mide ile bağırsakta hazımsızlık yaşanmaz, gaz sıkıntısı çekilmez.”
Tokgöz, bayram tatillerinde biraz daha geç kalkıldığını hatırlatarak, “Kahvaltıdan sonra öğle yemeği yemek yerine ara öğün eklenebilir. Ara öğünden kastım, şekersiz bir komposto, kefir, ayran, meyve saati veya kahve saati gibi alternatifler olabilir.” dedi.
Bayramda şeker ve tatlı tüketimin özellikle çok arttığına dikkati çeken Tokgöz, “Hamurlu tatlılar tüketmek yerine, incir tatlısı, hurmalı muhallebi, ayva ve kabak tatlısı gibi meyveli ve sütlü tatlılar tercih edilmeli. Bir başka önemli konu da çok iyi çiğnemek ve çok hızlı yemek yememek. Yavaş yemek hazmı kolaylaştırıyor, tokluk hissini artırıyor. Bu da daha az yemek yenmesini sağlıyor.” değerlendirmesinde bulundu.
“Tencere yemekleri tercih edilmeli”
Sıla Bilgili Tokgöz, bayramda akşam yemeğine de dikkat edilmesi gerektiğini anlatarak et, balık, köfte, zeytinyağlıların tüketilebileceğini kaydetti.
“Tencere yemekleri tercih edilmeli. Izgara, sote, haşlama ve buğulama yöntemlerini kullanmalı. Kızartma kesinlikle tercih edilmemeli zira bir balığı kızarttığınızda ağırlığının yarısı kadar yağ çeker. Kızartılan yağlar, kanserojen maddeler içerdiği için kızartma istemiyoruz.” diyen Tokgöz, ramazan ayı boyunca normal zamanlara göre azalan su tüketimiyle ilgili de günde 2,5 litre su içilmesi ve bunun gün içine yayılması gerektiğine vurgu yaptı.
Çok fazla çay ve kahve tüketimi tansiyona yol açabilir
Bazılarının sıvıyı çay-kahveyle almayı tercih ettiğini ancak sıvıyı su olarak almanın daha faydalı olduğunu aktaran Tokgöz, çok fazla çay ve kahve tüketiminin tansiyon sorunu yaratabildiğine dikkati çekti.
Ramazan boyunca hareketin de kısıtlandığının ve iftar saatinin geç olması nedeniyle yemekten sonra insanların çok hareket etme imkanı bulamadığının altını çizen Tokgöz, “Ramazanın bitmesiyle beraber bayram ve sonrasında haftanın beş günü 45 dakika yürüyüş yapılmalı. Bu sindirim sistemini harekete geçirecek, metabolizmayı hızlandıracak ve bağışıklık sistemini güçlendirecektir. Bu yürüyüşleri mesafe uzun değilse bayram ziyaretine giderken de yapabilirler.” dedi.
]]>Refah’a sığınan 11 yaşındaki Layan, “Savaş yüzünden bu bayram, öncekiler gibi değil. Ailemiz yok oldu” diyor.
Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) savaşın başlangıcından bu yana 13 bin çocuğun öldürüldüğünü bildirdi. Ölen çocuklardan daha fazlası ise ailesinden bir kişiyi yitirdi ya da kimsesiz kaldı.
UNICEF, kendisine bakacak kimsesi kalmayan çocukların, Gazze’de yerinden edilen nüfusun yüzde 1’ine tekabül ettiğini söylüyor.
Bütün sığınma kamplarında ailesini kaybeden çocuklara rastlamak mümkün.
Layan ve 18 aylık kardeşi Sivar’ın ailelerinde, kendileri dışında hayatta kalan yok. Ailenin geri kalanı, Ekim ayında vurulan El Ehli hastanesinde ölmüş.
O gece Layan, ailesinden 35 kişiyi kaybetmiş. Annesi, babası ve beş kardeşiyle birlikte…
Layan, “Hastaneye ulaşmamızın üzerinden yarım saat geçmişti ki iki füze üzerimize düştü. Uyandığımda tüm ailem parçalara ayrılmıştı” diyor.
O gece yüzlerce kişi aynı hastanede hayatını kaybetti. İsrail ve Filistinli İslami Cihad karşılıklı suçlamalarla hastane saldırısına dahil olduklarını reddetti.
Layan’ın teyzesi ve büyük kuzeni, Refah’ta şimdi onlarla birlikte kalıyor.
Savaş her şeyi ellerinden almadan önce, Layan bayram için ailesiyle birlikte yeni giysiler almaya gidermiş. Ailecek bir araya gelirler, “mamül” dedikleri, Türkiye’de ‘kahke’ olarak da bilinen kurabiyeleri pişirirlermiş.
Bu yıl ise aile buluşması yok. Layan, “Bu bayramda kimse bizi ziyaret etmeyecek” diyor.
Teyzesinin büyük oğlu Ali, 24 yaşında. İşsizlik nedeniyle az paraları olsa da, hayatta kalan akrabalarına bayramlık giysiler almaya çalışıyor.
Layan’ın kuzenleri ve geniş aileleri eskiden Gazze’de bir aile apartmanında yaşıyorlardı. 43 kişilik bu apartmandan hayatta kalanlar şimdi bir çadıra sığıyor.
Layan gibi, 14 yaşındaki kuzeni Mahmud da annesini ve babasını kaybetmiş. El Ehli hastanesinde aynı gece, kardeşleri de ölmüş. Kendisi ise su bulmak için o sırada dışarıdaymış ve böylece hayatta kalmış.
“Geri döndüğümde herkes ölmüştü. Gördüklerim beni sarstı” diyor.
Savaştan önce Mahmud’un hayali, vücut geliştirme şampiyonu olmakmış. Mısır’da bir yarışmaya gitmeye hazırlanıyormuş.
Şimdi ise tek hayali, Gazze’nin kuzeyindeki evlerine geri dönüp aile hatıralarına ulaşmak:
“Bu Ramazan’ın hiçbir eğlencesi yok. Normalde sokakları ışıklandırırdık, şimdi elimizde sadece bir tane çadır var” diyor.
Filistin Merkezi İstatistik Ofisi’ne göre, 43 binden fazla çocuk, bir ya da iki ebeveynini birden savaşta kaybetti.
Gerçek verilere ulaşmak zor olsa da UNICEF 17 binden fazla çocuğun ailesiz kaldığını tahmin ediyor.
Birlikte pişirmek
Ramazan Bayramı’nın olmazsa olmazı, aile buluşmaları ve birlikte pişirilen mamül ve yiyecekler.
Evlerini terk edenlerin Refah’ta sığındığı bir kampta, Mecd Nasır’ın çadırında 10 kadın mamül pişirmek için bir araya gelmiş.
20 yaşındaki Mecd, kuzeyden buraya göçmüş. Ramazan’ın ruhunu çocuklara ve ailelere yaşatmak için bir girişimde bulunuyor ve komşularını “birlikte yemek yapmaya” davet ediyor.
“Mamül malzemeleri geçmişe göre 3-4 kat daha pahalı” diyor.
Kamptaki 60 aile için pişirdiklerini paylaşıyorlar.
Refah’ta 1,7 milyon civarında kişi, zor koşullarda hayatta kalmaya çalışıyor. Yemek ve su bulmak bile kimi zaman güç.
Çocukları eğlendirmek için gönüllüler devrede
Gazze’nin kuzeyinde, açlık tehlikesi altında yaşayan 300 bin kişi olduğu tahmin ediliyor.
Kuzeydekilerin bulunduğu kamplarda, şartlara rağmen çocukları eğlendirmenin bir yolunu bulmaya çalışan Ahmed Mustafa gibi gönüllüler var.
Ahmed, “Ramazan’da biraz eğlenmeleri için çocukların yüzünde tebessüm bırakmaya çalışıyoruz” diyor.
2011’de kurdukları sirk, çocuklara eğitim de verdikleri bir binada faaliyet gösteriyormuş. Savaşta o bina da yerle bir olmuş.
Ahmed ve 10 arkadaşı, savaştan önce parklarda çocuklara yönelik etkinlikler düzenliyormuş.
Şimdi performanslarının arkaplanında, kamp çadırları ve enkaza dönmüş binalar var:
“Yer değiştirirken büyük tehlikelerle karşı karşıya kalıyoruz. Birkaç kez şans eseri hayatta kaldık, yaralandığımız oldu. Tek derdimiz, savaşın kederini unutmaları için çocuklara psikolojik destek verebilmek.”
]]>Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek yaklaşan Ramazan Bayramı vesilesiyle bir mesaj yayımladı. Böcek mesajında, “Birlik, beraberlik, yardımlaşma ve dayanışma içerisinde geçirdiğimiz bir Ramazan ayını daha geride bırakarak bayrama erişmenin huzurunu ve mutluluğunu yaşıyoruz. Ramazan Bayramı’mızı en içten dileklerimle kutluyor, bayramın size ailenize, sağlık, huzur ve barış dolu güzel günler getirmesini diliyorum. Antalyalı hemşehrilerimizin bayram coşkusunu doya doya yaşayabilmesi, sevdikleriyle buluşabilmesi, aileleriyle keyifle vakit geçirebilmesi için bayram geleneğimizden vazgeçmedik. Bu bayramda da 3 gün boyunca resmi plakalı otobüslerimiz, Antray ve nostalji tramvayımız ücretsiz olacak. Antalyalı hemşehrilerimizin ve bayram tatili münasebetiyle şehrimize gelen misafirlerimizin bayramı huzur ve güven içerisinde geçirebilmesi için Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak ilgili tüm birimlerimizle görev başında olacağız. Tüm hemşehrilerimin aileleri ve sevdikleriyle birlikte mutluluk içerisinde bir bayram geçirmelerini diliyorum. Birlik ve beraberlikten, barış ve mutluluktan yana tüm değerlerimizi koruduğumuz, sevgi ve saygıyı el birliğiyle çoğalttığımız nice bayramlar dileğiyle Ramazan Bayramı’nızı kutlarım. Bayramın size, ailenize ve ülkemize sağlık, mutluluk, huzur, barış dolu güzel günler getirmesini dilerim” ifadelerine yer verdi.
Başkan Uysal’ın mesajı
Muratpaşa Belediye Başkanı Ümir Uysal mesajında şu düşüncelere yer verdi:
“Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında, içinde bulunduğumuz ekonomik, sosyal onca güçlüğe rağmen dayanışmayla, kol kola, omuz omuza geleceğimizi güvenle tanzim edebileceğimizi biliyoruz. Küslerin barıştığı, insanlarımızın kucaklaştığı güzel bir bayram olsun. Sevdiklerimizle birlikte bütün Türkiye’mizin bayramı kutlu olsun. Nice güzel bayramlara. Belediye 9 günlük tatilde zabıta ve temizlik işleri müdürlüklerine bağlı ekipler vardiyalı olarak görev başında olacak. Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü’ne bağlı evde bakım hizmetleri birimi, Sosyal Destek Hizmetleri Müdürlüğü de bayram tatili süresince görevinin başında olacak. Veteriner İşleri Müdürlüğü çalışmalarına ara vermeyecek birimler arasında yer alırken Fen İşleri ve Park Bahçeler müdürlükleri ise olabilecek olumsuzluklara müdahale için nöbetçi ekipler bulunduracak. Dağ Yakası, Deniz Yüzü kafe ve Antalya Lokantası gibi işletmeleri, Adalya Vakfı Engelsiz Kafe de ilk bayram günü kapalı olacak. 8 Nisan Pazartesi ve bayramın ilk günü kapalı olacak Teneffüs Park ise özel bir tatil programı hazırladı. Saat 10.00’da kapılarını açacak Antalya’nın çocuk oyun dünyasında eğlence saat 13.30’da oyun atölyesiyle başlayacak. Mini disco, interaktif drama, atölyeler ve ödüllü aileler yarışıyor etkinlikleriyle devam edecek gün köpük partisiyle sona eriyor.”
ATSO Başkanı Bahar’ın mesajı
Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Ali Bahar da mesajında, “Ramazan’ın bereketi ve huzuruyla dolu günlerin ardından, birlik ve beraberlik içinde bir bayramı daha birlikte kutlamanın mutluluğunu yaşıyoruz. Ramazan Bayramı’nın tüm güzellikleriyle evlerimizi, işyerlerimizi ve gönüllerimizi süslediği bu özel günlerde işlerinize bereket getirmesini diliyorum” dedi. Antalya’da turizm sezonunu Ramazan Bayramı ile birlikte karşıladıklarını kaydeden Bahar, “9 günlük bayram tatilinde kentimizde ülkemizin dört bir yanından milyonlarca insanı misafir edeceğiz. Antalya’mız Türkiye’nin cari açık ile mücadelesinde itici güç, doğası, güneşi, sahilinin yanı sıra tarihi ve kültürel değerleriyle yabancı turistlerin olduğu kadar yerli turistlerin de vazgeçilmezi olan bir tatil destinasyonu. Tatil süreci sadece sektörün değil, tüm kent ekonomisinin canlanmasına da önemli bir katkı sağlayacaktır. Kardeşlik ve birlik duygularının en güçlü şekilde hissedildiği, bereketin ve sevginin yoğun olduğu Ramazan Bayramı’nızı kutluyorum. Kentimizde ve ATSO ailemizde, birlik ve beraberliğin daim olmasını, kardeşlik bağlarının her geçen gün daha da güçlenmesini temenni ediyorum” dedi.
ATB Başkanı Çandır’ın mesajı
Antalya Ticaret Borsası (ATB) ve Antalya Tarım Konseyi (ATAK) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır mesajında, “Mübarek Ramazan ayının ardından Bayram’a ulaşmanın mutluluğunu birlikte yaşıyoruz. Hoşgörünün, umudun, sevginin, bereketin çoğaldığı günler olan bayramlar, farklılıklarımız zenginliğimizdir. Bu bayramda da farklılıklarımızla sevgiyi, barışı, umudu, dayanışma ve bereketi birlikte çoğaltalım. Büyüklerimizi, kimsesizleri ve ihtiyaç sahiplerini unutmayalım, çocuklarımızı sevindirelim. Ekonomik olarak zor bir dönemden geçiyoruz, zor dönemler ancak dayanışmayla aşılır. Ramazan Bayramı’nın ülkemize, tüm insanlığa, huzur, barış, bereket getirmesini, iyiliklere vesile olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı.
MATSO Başkanı Güngör’ün mesajı
Manavgat Ticaret ve Sanayi Odası (MATSO) Başkanı Seydi Tahsin Güngör mesajında, “Bayramlar sevginin, muhabbetin, birlik ve beraberliğin, barışın, huzurun, yardımlaşmanın, milli ve dini duyguların, kaynaşmanın en yoğun yaşandığı özel günlerdir. Kırgınlıklar ve dargınlıkların bir kenara bırakıldığı bayramlar vesilesiyle birbirimize daha sıkı kenetlenmeli; sevincimizi, mutluluğumuzu paylaşarak çoğaltmalıyız. Ramazan bayramının bütün mazlumlara, barış, huzur, mutluluk getirmesini temenni ediyorum. Savaş, kan ve gözyaşının olmadığı, kardeşçe kucaklaştığımız bir dünyada farklı coğrafyalardan, dillerden, ırklardan ve kültürlerden milyonlarca Müslümanın bu kutlu günde aynı sevinç etrafında toplanması umudu ile herkesin Ramazan Bayramını kutlar; sağlıklı, mutlu, huzurlu nice bayramlar geçirmesini dilerim” ifadelerine yer verdi.
AESOB Başkanı Dere’nin mesajı
Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (AESOB) Başkanı Adlıhan Dere ise mesajında, “Bayramlar toplumumuzda gelenek ve göreneklerimizin en güzel şekilde yaşatıldığı, milli ve dini değerlerimizin korunduğu, sevgi, saygı ve hoşgörü duygularının en yoğun şekilde yaşandığı, kırılan kalplerin onarıldığı, dargınlıkların unutulduğu; dostluk, kardeşlik, yardımlaşma, dayanışma, birlik ve beraberlik ruhunun vücut bulduğu en müstesna günlerdir. Büyük-küçük, yaşlı-genç hepimizin büyük bir coşku ile kutladığı bu günler, tüm İslam aleminde çok önemli bir yere sahiptir. AESOB olarak Ramazan ayı boyunca çeşitli etkinliklerle esnaf ve sanatkarlarımızla bir araya geldik. Aynı sofranın etrafında buluşarak oruçlarımızı açtık, ekmeğimizi aşımızı paylaştık. Daha nice Ramazanlara yine hep birlikte birlik ve beraberlik içerisinde erişmek dileğiyle, Yüce Rabbim bu günlerin devamını nasip etsin” dedi. – ANTALYA
]]>Ramazan Bayramı’nın gelişiyle birlikte sofralar, geleneksel lezzetlerle donanırken, baklava tüketimi ile ilgili dikkat çeken bir uyarı geldi. Bayram ikramlarında yer alan baklava gibi şekerli tatlıların aşırı tüketiminin sağlık üzerinde olumsuz etkileri olabileceğini söyleyen İstanbul Esenyurt Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Muhsin Öztürk bu yüzden sadece 2 dilim baklavanın günlük tüketimde makul bir sınır olabileceğini vurguladı.
“Ramazan, Ramazan sonrası ve bayram, beslenme için önemli dönüm noktaları”
Öncelikli olarak bir ay boyunca tutulan oruç sonrası beslenme alışkanlıklarına dikkat edilmesi gerektiğine dair hem uyarılarda hem de tavsiyelerde bulunan Muhsin Öztürk, “Beslenme düzeninde Ramazan, Ramazan sonrası ve bayram süreci önemli bir dönüm noktasını oluşturuyor. Bu açıdan sağlığımızı düşünerek bayramda oruç sonrası düzenli öğünlerin olduğu ve öğünlerin de az olduğu bir dönemden birden bayrama geçişte beslenme açısından sağlığımız için çok dikkatli olmamız gerekiyor. Gündüzleri ve oruç sürecinde boş olan midemizi ani şekilde ve çokça doldurulmamalıyız. Sabahları özellikle kahvaltımızı hafif yapmalıyız. Bal, reçel gibi tatlıları tercih etmemeliyiz. Çünkü gün içinde bayram dolayısıyla tatlı ikram edilecek, o yüzden tatlı hakkımızı orada kullanacağımızı planlayarak sabahları tatlı yememeliyiz” dedi.
“Öğünleri planlarken ikram edilenleri de düşünerek az yemeliyiz”
Oruç sonrası süreçte öğünlerin atlatılmaması gerektiğini ve yavaş bir geçişin önemli olduğunu da söyleyen Öztürk, “Öğünleri az miktarda porsiyonları belki yarı belki de 3’te 1 şeklinde tüketmeliyiz. Çünkü bünyemizi yavaş yavaş yemeye alıştıracağız. Bayram dolayısıyla da tabi ki de ikramlar da olacak. İkramları da reddetmek hoş olmaz. O yüzden yine öğünlerimizi az miktarda geçiştirip sunulan tatlıları da düşünerek dozunda planlama yapmalıyız. Genelde maalesef şerbetli tatlı ikram ediliyor. Aslında şerbetli tatlıları tercih etmemenizi tavsiye ediyorum ama ikramı kabul etmek gerekirse de çok az miktarda, hatır kırmamak ve gönül almak çerçevesinde kabul edebiliriz” şeklinde konuştu.
Kaç dilim baklava yenilmeli?
Şerbetli tatlıların tüketimi konusunda aslında her zaman dikkat edilmesi gerektiğini hatırlatan ve Ramazan Bayramı’nın vazgeçilmezlerinden olan baklava ile ilgili Öztürk, “En fazla 2 dilim” dedi. Öztürk sözlerine şöyle devam etti:
“Baklavayı 1 dilim tüketelim. Çünkü şerbetli tatlıları zaten tavsiye etmiyoruz. Şerbetli tatlılarda hem yağ hem bolca şeker var. Bunun yerine sütlü tatlıları tercih edelim. Hem ikramlarımızda hem de yapılan ikramlarda sütlü tatlılar tercih edilmeli. Zaten ziyaretleri 1 yere değil birkaç yere yapıyoruz. Orada da yine baklava veya benzeri tatlı sunacaklardır. O yüzden her yerde 1 dilim baklava bile fazla gelebilir. Onun yarısını yiyip diğer yerde de yarım olacak şekilde tüketebiliriz. Özet olarak en fazla 2 dilimi zaten geçmeyelim.”
Bayram kaçamakları yağ olarak kalmasın!
Son olarak bayram süresince beslenme bakımından yapılan kaçamakların kilo olarak kalmaması adına egzersiz tavsiyesinde bulunan Öztürk, “Bayram süresinde ve sonrasında enerji ağırlıklı tükettiğimiz besinlerin vücudumuzda yağ olarak kalmaması için kesinlikle düzenli egzersiz öneriyoruz. Öğünlerimizi de kısmakta yarar var. Özellikle tatlı ve hamur işi yiyecekleri tüketirlerken çok dikkatli olsunlar” diyerek sözlerini sonlandırdı. – İSTANBUL
]]>Mersin Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ekipleri, Ramazan Bayramı kapsamında her yıl olduğu gibi dezavantajlı mahallelerde arife ve Ramazan Bayramının ilk gününde şeker dağıtımları gerçekleştirecek. Belediye çalışanlarını da unutmayan Mersin Büyükşehir Belediyesi, çalışanlara yönelik olarak da ‘bayram paketi’ dağıtımı gerçekleştirdi.
Toplu taşıma hizmeti ücretsiz olacak
Bayram boyunca toplu taşıma ile şehir içi ulaşım ücretsiz olarak belirlenirken, 10-12 Nisan arasını kapsayacak olan ücretsiz ulaşım seferlerinde, resmi tatil günü sayılması nedeniyle pazar günü sefer saatleri uygulanacak.
Bayramda, kaybettikleri yakınlarını ziyaret etmek isteyenler için de ücretsiz mezarlık servisleri kullanıma sunulurken. 9-11 Nisan 2024 tarihlerinde ücretsiz mezarlık servisleri ‘Makine İkmal Toros Devlet Hastanesi – İstasyon – Taş Bina İstiklal Caddesi – Çankaya – Akbelen Bulvarı-Akbelen Mezarlığı – Güneykent Mezarlığı’ güzergahı olacak şekilde hizmet verecek. Makine İkmalden 08.00-16.00 saatleri arasında her saat başı, Güneykent’ten ise 08.00-17.00 arası her saat başı olacak şekilde servis kalkacak.
Tarsus’ta da 9-11 Nisan tarihleri boyunca hizmet verecek olan ücretsiz mezarlık servisleri; ‘Makam Cami, Merkez Mezarlık- Üçgen Çarşı- Halk Eğitim- Cengiz Topel- Cetvel Köprüsü- Büyük Carrefour- Tuğralı Kavşak- Eshab-ı Kehf ve Sucular Mezarlık’ güzergahı olacak şekilde hizmet verecek. Makam Caminden 07.00-16.00 saatleri arasında her saat başı, Sucular Mezarlıktan da yeni her saat başı olacak şekilde 08.00-17.00 saatleri arasında servis kalkacak.
Çiftlikköy Mezarlık servisleri ise ‘Mersin Üniversitesi-Çiftlikköy Mezarlığı’ arasında ring şeklinde hizmet verecek. Mersin Üniversitesi’nden 10.00-12.00-14.00-16.00-17.30 saatlerinde Çiftlikköy Mezarlığından ise 11.00-13.00-15.00-17.00-18.00 saatlerinde ring seferleri bulunacak. Mezarlık Hizmetleri Dairesi ekiplerince de mezarlıklarda bayram boyunca şeker ve su ikramı yapılacak. Ayrıca cenaze ve defin hizmetleri ile ilgili gerekli tedbirleri alan ekipler bayram öncesinde 13 ilçede cami, cemevi ve kiliselerin temizliğini gerçekleştirdi.
Ekipler bayram boyunca görev başında
Park ve Bahçeler Dairesi ekipleri, kent genelinde yeşil alan ve refüjlerde yürüttüğü çiçeklendirme ve bitkilendirme çalışmalarına bayram boyunca da devam edecek. Bayram öncesinde sıklaştırılan temizlik ve bakım çalışmaları sorumluluk alanındaki tüm bölgelerde aralıksız sürdürülürken, Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ekipleri de Ramazan Bayramı boyunca tam kadro çalışmaya devam edecek. Hem hayvan toplama ekibi hem de barınaklarda yer alan teknik ekip de patili dostlar için hizmetlerini sürdürecek.
Zabıta Daire Başkanlığına bağlı ekipler de kent genelinde herhangi bir olumsuzluk yaşanmaması adına gerek işyeri gerekse trafik konusunda denetimlerini sürdürerek Mersinlilerin huzur içerisinde bayram kutlaması için görev başında olacak.
Alo 185 ve Teksin Mersin vatandaşın hizmetinde
24 saat esaslı olarak görev başında olan ‘Alo 185 Çağrı Merkezi ve Teksin Mersin’ uygulaması çalışanları Ramazan Bayramı boyunca da Mersinlilerin hizmetinde olmaya devam edecek. Mersin Büyükşehir Belediyesine yönelik istek, talep ve şikayette bulunmak isteyenler bayram süresince Alo 185 numaralı hattan ekiplere ulaşabilecek. Vatandaştan alınan bildirimler ile ilgili daire başkanlıkları da olumsuzlukların giderilmesi için hazır bekleyecek.
İtfaiye ekipleri bayramda da nöbette olacak
İtfaiye Dairesi ekipleri de bayram süresince muhtemel trafik kazaları, yangın ya da doğal afetler ve arama-kurtarma operasyonlarına karşı görev başında olacak. Zabıta Dairesi ekipleri de bayram boyunca vatandaşların huzur ve refahı için 24 saat boyunca hazır bekliyor olacak. – MERSİN
]]>Geleneksel Türk yemeklerinin her birinin farklı özellikleri olduğuna dikkat çeken Gelenekten Geleceğe Gaziantep yemekleri adlı kitabın sahibi, Anadolu Mutfağı Araştırma ve Koruma Derneği Başkanı Tahir Tekin Öztan, Gaziantep’te bayram için özel olarak hazırlanan yuvarlama geleneğinin yaşatılması için ellerinden geleni yaptığını ve kadınlar için zahmetli ama bayramlarda vazgeçilmez bir yemek olduğunu söyledi. Öztan, bayram sabahı zengin fakir ayrımı olmaksızın Gaziantep’te veya Gazianteplilerin Türkiye’nin ve dünyanın neresinde olursa olsun mutfaklarında yuvalama hazırlandığını belirterek, “Bayram sofralarımız çok özeldir bizim hele hele, Gaziantep sofraları ayrı bir renk ve tat katar bayrama. Burada yemekler yapılır tatlılar yapılır. Bu coşku 1 hafta önceden başlar. Bayramdan 1 hafta önce bütün komşular ve akrabalar bir araya gelir. Geleneksel bayram yemeğimiz yuvalama, zerde ve kurabiye yapımı için çalışmaya başlarlar. Bu bizim için bir coşkudur, tatlı bir telaştır. Yuvalama yapmak için öncelikle pirinci ıslatırız bu pirinç sonra süzekte kurutulur. Daha sonra havanlarda döverek pirinci un şekline getiririz. Ondan sonra siyah çiğ köftelik etle yoğrulur. Bu işlemler bittikten sonra akraba eş dost bir araya gelerek bunu hep birlikte yoğurmaya ve yuvalamaya başlar. Bir taraftan et pişer nohutla beraber diğer taraftan yoğurt süzülür. Bunların hepsi hazırlanarak yemek için bayram sabahı beklenir. Bayram sabahı evin erkekleri bayram nazmına gider. Evin kadını da sabah erken kalkar bayramdan önce hazırlığını yaptığı o yuvalamanın etin suyunu ısıtır. Yoğurt süzülmüştür yoğurdu pişirir, yuvalamayı hazır hale getirir. Bir taraftan pirinç pilavı şehriyeli sadeyağda hazırlanır. Aile namazdan eve geldiğinde mis gibi koku daha eve girmeden her tarafı kaplamıştır. Yuvalamayla pirinç pilavını yeriz üstüne de zerde ve sütlaçımızı yeriz. Ondan sonra bayramlığımızı giyer ellimize baklavamızı kurabiyemizi alır aile büyüklerine bayramlaşmaya gideriz. Bütün bunları biz inşallah Sahan restoranlarında gerçekleştireceğiz. Misafirlerimizi hem Gaziantep’te hem de İstanbul’da bu nefis yuvalamayı yemeye davet ediyoruz” dedi.
Aileler arası sosyalleşmeni ilacı yuvalama
Bayramlar ve özel günler için yapılan birçok geleneksel Türk yemeklerinin komşuluk ilişkilerini geliştirdiği gibi aileler arasında da sosyalleşmeyi sağladığına dikkat çeken Anadolu Mutfağı Araştırma ve Koruma Derneği Başkanı Tahir Tekin Öztan, “Gaziantep’in bayram sofralarının en güzel özelliklerinden bir tanesi de, lezzeti konuşulamaz yemekler yarında bu yemeklerin yapımı aşamasında bireyler ve aileler arasında gelişen sosyalleşmedir. Hazırlıkları bir hafta önceden başlayan ve Ramazan’ın verdiği rehavete rağmen ailelerin bir araya gelmesi, akrabaların, komşuların bir araya gelmesi ve her aile için ayrı ayrı bu yemeği hep birlikte imece usulü ile hazırlamaları çok önemli. Özellikle hanımlar bayram yemeklerinin hazırlık aşamasında dertlerini sevinçlerini paylaşıyorlar, hasret gideriyorlar. Bu nedenle bayram yemeklerimizin en büyük özelliklerinden biride sosyalleşmedir “şeklinde konuştu.
Gaziantep’te bayram yemekleri içerisinde tatlılarında önemli bir yer tuttuğunu ifade Anadolu Mutfağı Araştırma ve Koruma Derneği Başkanı Tahir Tekin Öztan, “Yine ev hanımlarımız iftardan sonra bir araya gelerek komşularıyla birlikte kendilerinin ve komşularının kurabiye ve kahkesini imece usulü yaparlar. Ailelerimizi bu anlamda sadece bayram yemekleri değil, bayram tatlılarının yapımı da bir araya getiriyor. Zerde, sütlaç, kurabiye, kahke ve en önemlilerinden biriside Gaziantep’e has yufka ekmeklerin pişirilmesi için aileler belirledikleri günlerde bir araya geliyorlar. Bu geleneğin devamlılığını sağlamak için bizlerde elimizden gelenleri yapıyoruz” diye konuştu. – GAZİANTEP
]]>Doğal ve tarihi güzelliklerinin yanında mavinin bütün tonlarını barındıran koylarıyla da ünlü Bodrum, her yıl olduğu gibi bu yıl da Ramazan Bayramı tatilini geçirmek isteyenlerin uğrak noktası olacak.
İlçede hizmet veren turizmciler hem 9 günlük bayram tatili hem de turizm sezonu anlamında iyi bir yıl geçireceklerini öngörüyor.
Bodrum Otelciler Derneği (BODER) Başkanı Ömer Faruk Dengiz, AA muhabirine, Bodrum’da erken rezervasyon kampanyalarının devam ettiğini, bundan da oldukça memnun olduklarını söyledi.
Bodrum’da rezervasyonlarda şu anda yüzde 50’nin üzerinde doluluk söz konusu olduğunu belirten Dengiz, “Oteller yeni yeni açıldı. İstanbul veya Ankara gibi şehirlerden gelecek misafirler; son dakikada uçak rezervasyonu yapmayın. Çünkü en yoğun dönemlere girmek üzereyiz.” ifadesini kullandı.
Dengiz, 5 Nisan’dan itibaren İngiltere’den uçak seferlerinin başladığını, hareketli bir sezon geçirmeyi beklediklerini vurguladı.
Yabancı turist sayısında da geçen yıla oranla yüzde 10’luk artış söz konusu olduğunu kaydeden Dengiz, bu yıl turist sayısı anlamında 1 milyonun üzerine çıkmayı hedeflediklerini dile getirdi.
Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Bodrum Bölge Temsil Kurulu Başkanı Mustafa Demir de bayram tatilinin okul ara tatiline denk gelmesinden dolayı bir hareketlilik olduğuna işaret etti.
Geçen hafta itibarıyla yurt dışından uçuşların başladığını dile getiren Demir, “Kendi denetim ekiplerimiz ve jandarma, polis ve diğer mülki amirlerle, güvenlik ekipleriyle beraber, yasal tur ve diğer hanutçuluğu engelleyici denetimlere TÜRSAB denetim ekibimiz de çıkıyor. Ayrıca Bodrum Kaymakamının uhdesinde kurulan turizm konseyi de bütün güvenlik, turiste hizmet gibi konuları konuşuyor.” dedi.
Demir, acentelerin de hareketlilikten olumlu etkilendiğine işaret ederek, “Bu hareketlik çoğu acentecilere ve otelcilere can suyu niteliğinde oldu. Bodrum’un isminin ve hava şartlarının da güzel olmasından dolayı beklenenin bir tık üzerinde geliş var. Otellerimize yoğun rezervasyon akışı başladı.” diye konuştu.
Bodrum’un su altı batıkları da merak uyandırıyor
Bodrum’da turizm amaçlı dalış merkezi işletmecisi ve dalış eğitmeni Kenan Doğan ise Bodrum’un hem su altı canlılığı hem de koyları açısından Türkiye’nin en iyi dalış noktalarına sahip olduğunu kaydetti.
Bodrum’da üç batığın olduğunu belirten Doğan, bu batıkların yurt içi ve yurt dışı fuarlarında tanıtıma büyük katkı sağladığına dikkati çekti.
Doğan, batık dalışının dalıcılar için bir lunapark niteliğinde olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:
“Su altına dalıcılar canlıları görmek ister. Batıklar da canlıları çektiği için dalış turizmine çok büyük destek. Su altı sergileriyle ilgili de çalışmalar var. Bayramda da Bodrum’daki dalışlara çok talep var. Bazı dalış misafirlerimiz fanatik olabiliyorlar. Kilometrelerce uzaktan dalış malzemelerini getirip dalış yapabiliyorlar. Yasal olarak da zaten bir dalış merkezine bağımlı olmak durumunda değiller. Gerekli emniyet tedbirlerini de aldıktan sonra sadece izinleri alıp veya gerekli yerlere bilgi verip Türkiye’nin dalışa yasak olmayan bütün karasularında dalabilirler. Bu yıl sezonumuz biraz erken başladı ama bayramda dalış turizmi de hareketlendi diyebiliriz.”
]]>31 Mart seçimlerinin sona ermesinin ardından Çeşme’de dikkatler yeniden turizme yöneldi. 9 günlük uzun bayram tatilinin başlamasıyla Çeşme’de de turizm hareketliliği başladı. Çeşme Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (ÇEŞTOB) Yönetim Kurulu Üyesi Ebru Biner Tuğgan, bayram tatili öncesinde rezervasyonların yüzde 80’lerde olduğunu belirterek, “Özellikle bayramın ikinci günü için ciddi talep alıyoruz. Bayram tatilinin 9 güne çıkarılması ve okullardaki ara tatilin de aynı döneme denk gelmesi, bayramın önündeki ve ardındaki doluluklara ciddi katkı sağladı. Hava sıcaklıklarının da mevsim normallerinin üzerinde olması birçok tatilciyi sahil kasabalarına davet etmeye başladı diyebiliriz. Bayramdan sonra da Alaçatı Ot Festivali etkinliği olacak. Tabi festivaldeki profil biraz değişecektir. Bayram profili ile aynı olmayacaktır. Fakat o hafta da da Çeşme’de ciddi bir yoğunluk beklentisi içindeyiz. Yaz tatili için de erken rezervasyonlar devam ediyor. Sezon yoğunluğuna entegre olmuş durumdayız. 2024 yılının 2023 daha iyi geçeceğini öngörüyoruz. Erken rezervasyonlar bunu işaret ediyor” diye konuştu.
“Özellikle bayramın 2. ve 3. günü rezervasyonları yüzde 90’ları aştı”
Ege Turistik İşletmeciler ve Konaklamalar Birliği (ETİK) Başkan Yardımcısı ve ÇEŞTOB Yönetim Kurulu Üyesi Orhan Belge de yaptığı açıklamada, “9 günlük uzun bir tatil başladı ve Çeşme hareketleniyor. Yaklaşık 20 gün önce bayram doluluklarımız, yüzde 30-40 seviyelerindeydi. Şu anda 4 günlük ortalaması yüzde 80’leri geçti. Özellikle bayramın 2. ve 3. günü rezervasyonları yüzde 90’ları aştı. Bayramın dört günlük ortalamasına baktığımızda yüzde 85 bandında olacağını düşünüyorum. Bu da iyi bir rakam. Çeşme’de hava güzel. Bayramda da böyle geçeceği söyleniyor. Bayramı kazasız belasız atlatacağız. Bayram tatili için her şey hazır. Misafirlerimizi bekliyoruz” diye belirtti.
“Alaçatı Ot Festivali ile ilgili rezervasyonlar gelmeye başladı”
Bayramdan sonraki haftada da Alaçatı Ot Festivali’nin başlayacağını söyleyen Belge, “Festivalin bu seneki teması ‘Öz’e Dönüş’. Gerçekten çok iyi oldu. Festival, ilk çıktığı zamanki konseptiyle yapılacak. Alaçatı Ot Festivali ile ilgili rezervasyonlar gelmeye başladı. Bu yıl ki Ot Festivali’nin hem kalabalık, hem de daha dizayn bir şekilde olacağını düşünüyorum” cümlelerini aktardı.
“Erken rezervasyonları geçen yıla göre neredeyse 3 kat arttı”
Sezon ile ilgili beklentilerini de açıklayan Belge, “Bayram ve Alaçatı Ot Festivali’nden sonra sezonun başlamış olacağını düşünüyorum. Haziran’da okulların kapanmasıyla yoğunluk daha da artacak. Erken rezervasyonlara baktığımızda geçen yıla göre neredeyse 3 kat arttı. Bu da 2024 sezonunun nasıl geçeceği konusunda gösterge oluyor” diye belirtti.
“Çeşme’de her keseye uygun oteller var”
Çeşme’nin pahalı olduğu algısının doğru olmadığını söyleyen Belge, “Çeşme pahalı değil. Çeşme’de her keseye uygun oteller var. Her keseye uygun restoranlar var. İnsanlar 1 yıldızlı otele de gitse, 5 yıldızlı otele de gitse, pansiyona da gitse, Çeşme’de sürekli denetimler olduğu için tertemiz ve iyi hizmet veren otellerle karşılaşır. Bunun için misafirlerimiz, hiç çekinmeden Çeşme’ye gelebilirler. Tabi acenteler konusunda çok dikkatli olsunlar. Sahte siteler çıkıyor. Paralarını kaptırmasınlar. Buna çok dikkat etmek gerekiyor” diye uyardı.
“Türkiye’deki hizmet hiçbir yerde yok”
ETİK Başkan Yardımcısı ve ÇEŞTOB Yönetim Kurulu Üyesi Belge, sözlerini şöyle tamamladı:
“Bu sene sadece Çeşme’de değil, tüm kıyılarımızda turizmin 2019 ve öncesi gibi olacağını, en azından o yıllara yaklaşacağımızı düşünüyorum. Böyle olursa esnaf da mutlu, otelci mutlu, çalışanlar mutlu olur. Sezonun uzaması konusunda ise bu sene bir fırsat. Bayram tatili ile başlayan, Alaçatı Ot Festivali ile birleşen ve Kasım ayının 15-20’sine kadar uzayan bir sezon olacağına inanıyorum. Çeşme’yi güzel bir sezon bekliyor. 4 yıl boyunca bir seçim de yok. Onun da bir rahatlığı olacak. Çünkü turizmciler seçimi pek sevmez. Artık seçim bitti. Herkes rahat. Otellerimiz hazır. Misafirlerimizi otellerle buluşturalım. Ağız tadıyla bir bayram tatili geçirsinler. Son olarak şunu söylemek istiyorum; Çeşme’yi Yunan adalarıyla ve dış ülkelerle karşılaştırmayın. Bizdeki hizmet hiçbir yerde yok. Bunu yabancılar da biliyor. Oradaki kalite ile buradaki kalite inanın çok farklı. Fiyat ucuz olabilir. Ama bizdeki hizmet, bizdeki kalite, bizdeki güler yüzlülük oralarda yok. Bu da bizim insanımıza özgü.” – İZMİR
]]>BUSKİ önünde gerçekleştirilen mazbata törenine CHP Osmangazi İlçe Başkanı Cengiz Çelikten, Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, CHP Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu, CHP Nilüfer İlçe Başkanı Özgür Şahin katıldı. CHP Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’e İl Seçim Kurulu Başkanı Dursun Tahmaz mazbatasını verdi. Her kademede görev yapan ilçe başkanları, gençlik kolları, kadın kolları, örgütümüzün cefakar üyelerin hepsini gönülden kucakladığını ifade eden Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, “Bu mutlu günümüzde bizi yalnız bırakmadığınız için teşekkür ederim. Bugün bizim bayram günümüz. Bugün bu Bursa için yepyeni bir dönemin başlangıcıdır. Tarihi bir gün. Benim bu kent için büyük bir hayalim vardı. Bu hayalime sizlerde inandınız. Biraz bekledik. Ancak beklediğimize değdi. Bütün Bursa kenetlendi. Meydanlar, caddeler, sokaklar doldu taştı. Beni çok duygulandırdınız. Bundan daha güzel mutluluk olmaz” dedi.
8 bin 500 yıllık geçmişe sahip Bursa’nın yeni belediye başkanı olmanın büyük gururunu yaşattığı için herkese teşekkür eden Başkan Bozbey, “Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin 8’inci, Bursa Belediyesi’nin ise Cumhuriyet tarihinden bugüne 30’uncu belediye başkanı olarak mazbatamı büyük bir onurla alıyorum. Yaklaşık 3,5 milyon civarında Bursalıya hizmet etmek için kolları sıvadık. Bugünden itibaren işe başlıyoruz. Bu başarı için hepimiz çok çalıştık. Hep birlikte istedik. Bu başarıda, Cumhuriyet Halk Partisi’nin bütün üyelerine, gencinden yaşlısına, esnafından emeklisine herkesin emeği var. Başardık ama bitti mi? Daha çok işimiz var. Asıl işimiz şimdi başlıyor. Güzel Bursa’nın yeşil Bursa’nın Osmanlı’ya başkentlik yapmış Bursa’nın tarihin ve kültür kenti Bursa’yı çok daha ileriye taşıyacağız. Bugünden itibaren tertemiz sayfa açıyoruz. Yepyeni yönetim anlayışı ile Bursa’yı güzel günlere taşıyacağız. Artık geçmişi geride bıraktık. Kırgınlıkları, dargınlıkları unutup yeni bir sayfa açıyoruz. Güçlüyüz ve inançlıyız. Biz bu kent için çok şeyler yapacağız. Yıllardır hayal ettiğimiz gerçek olacak. Oy veren ve vermeyen büyük bir gurur ve huzurla yaşayacağı bir Bursa için sizlerin önünde söz veriyorum. Mustafa Kemal Atatürk’ün ilkeleri her zaman yol göstericimiz olacak. Hak ve haktan yana adil bir yönetim anlayışını Bursa’ya getireceğiz. Yükümüz ağır. Ancak bu yükü sizinle sırtlayacağız. Katkıda bulunacak her bireyden faydalanmak istiyoruz. Sorumluluğumuz çok büyük. Bu sorumluluklarımı yerime getirirken, çalışma arkadaşlarıma ve aileme de fedakarlıklar düşecektir. Güzel Bursa için her şeye değer. Bu kenti koruyup ileriye taşımak için azimle çalışacağız” diye konuştu.
“Kutlama çiçeği veya hediyesi yerine yardımda bulunun”
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Bozbey, “Başkanlık kutlamaları için bana çiçek veya çeşitli hediyeler gönderecekler. Bana çiçek yerine Bursa’nın marka değeri olan Bursaspor’a destekte bulunsun. Bu bizler için daha güzel olacaktır” dedi.
“Bayramlarda ulaşım ücretsiz olacak”
Herkesin şimdiden Ramazan Bayramını kutlayan Başkan Bozbey, “Ramazan Bayramında da 3 gün ulaşım Bursalılara ücretsiz olacak. Bundan böyle bayramlarımızda halkımız bir yerden bir yere bayramlaşmaya giderken ücret ödemeyecekler” diye konuştu. – BURSA
]]>Ramazan Bayramı’nın yaklaşmasıyla dolandırıcılar kurumsal araç kiralama firmalarının web sitelerini kopyalayarak site isminde harf değişikliği yapıp ‘oltalama’ yöntemiyle kopya site hazırlıyor. Hazırlanan kopya sitelere sosyal medya üzerinden reklam veren dolandırıcılar, araç kiralamak isteyen çok sayıda vatandaşı ağlarına düşürmeye çalışıyor. Araç kiralama, kişilerin kısa dönemli seyahatlerinde bütçelerini zorlamadan konforlarını artıran bir uygulama olarak yaygınlaşıyor. İnternet üzerinden araç kiralama yaygınlaşırken, dolandırıcılar da internet üzerinden farklı yöntemlerle vatandaşları mağdur edebiliyor.
“Bayramda araç kiralamaya rağbet yüksek”
Bayramda araç kiralamada artış olduğunu değinen rent a car işletmecisi Murat Demirkul, “Yaz sezonu ve Ramazan Bayramı’nın gelmesiyle birlikte işlerimizde bir hareketlilik var, yoğunluk yüzde 95’e kadar çıktı. Geçen bayrama göre bu bayramda vatandaşlar tarafından araç kiralamaya rağbet yüksek. Bunun sebebi ise bayram tatilinin 9 gün olması ve hava şartlarının biraz daha iyiye gitmesi olduğunu düşünüyoruz. Araç kiralama yapmak isteyen vatandaşlarımızın rezervasyonlarında sorun yaşamamaları için erken rezervasyon yapmalarını da tavsiye ediyoruz” dedi.
“Vale aracınızı kapınıza kadar getirecek vaadiyle para alınıyor”
Korsan siteler üzerinden bayram dönemlerinde araç kiralamak isteyen vatandaşların mağdur olmaması için dolandırıcılara dikkat edilmesi gerektiğini anlatan Murat Demirkul, “Korsan sitelerdeki şuandaki en büyük sıkıntımız örneğin kurumsal firmaların internet siteleri kopyalanıp sonundaki bir harf değişikliği ile beraber vatandaşlarımızın bu sahte sitelere girmesi sonucu kendilerine ulaşım sağlıyorlar. Korsan siteler tarafından istenilen en önemli nokta whatsapp üzerinden tekrar vatandaşa ulaşarak para talep ediliyor ve sonunda vale aracınızı kapınıza kadar getirecek vaadiyle para alınıyor. Daha sonra bayram vatandaşlarımıza zehir oluyor. Bu tür para isteme yöntemi olduğunda vatandaşlarımızın mağdur olmamaları için uzak durmaları gerekiyor, daha dikkatli olması gerekiyor. Merdiven altı firmalara kesinlikle güvenilmemesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.
“Vatandaşlarımız fiyat düşüklüğünden de bu konuyu anlayabilir”
Dolandırıcıların oyununun ucuz fiyatlarından da anlaşılabileceğine dikkat çeken Demirkul, “Çünkü vatandaşlarımız bazen ucuz fiyat diye inanıp bu kişilerle iletişime geçebiliyor. Vatandaşımız, yüksek ücretli bir aracı sahte internet sitesinde yarı fiyatına gördüğü zaman aldanabiliyor ve bu kişilere kaparo gönderebiliyor. Baktığınız zaman normal bir firma 2 veya 3 bin liralık aracını yarı fiyatına vermez. Vatandaşlarımız fiyat düşüklüğünden de bu konuyu anlayabilir. Bir kişi whatsapp üzerinden ücret talep ediyorsa o kişiden kesinlikle uzak durulmasını tavsiye ediyoruz” şeklinde konuştu.
“Fiyat aralıklarımız şuan için bin 500 lira ile 4 bin lira arasında değişiyor”
Demirkul, “Araç kiralayan vatandaşlarımız aracını teslim aldığı sırada kiralama yaptığı şirket yetkilisiyle beraber aracı incelemeleri, gerekirse video çekmelerinde fayda var. Aracın bakımının olup olmadığını firma yetkilisinden öğrenmelerini öneriyoruz. Kiralanan araçta en önemli noktalardan birisi de tabii ki lastik bakımı. Lastiklerin kesinlikle kontrol edilmesi şart. Fiyat aralıklarımız şuan için bin 500 lira ile 4 bin lira arasında değişiyor” diye konuştu. – KONYA
]]>Ülke turizmin göz bebeği Marmaris’te hazırlıklarını tamamlayan turizmciler erken başlayan sezon ile misafirlerini ağırlamaya başladı. 5 yıldızlı bir otelin Genel Müdürü Mehmet Biçer, “Bu yaz oldukça iyi bir turizm sezonu bizi bekliyor. Şu an ilk veriler gerçekten çok iyi özellikle İngiltere, Avrupa’dan Ege’ye, Marmaris’e ciddi bir talep var. Erken rezervasyon yararlarını görüyoruz bütün hesaplamaları bunlara göre yapıyoruz. Tatilciler için de erken davranarak daha uygun fiyata tatil alma şansları oluyor. Ramazan Bayramı tatili genel olarak söylediğimiz zaman bu sene doğru zamanda uzatıldı, tabii ciddi bir hareket var. Tatilciler şuna inanıyorlar, düşünüyorlar. Ege Denizi soğuktur, denize giremez. Muhteşem hava her şey bekliyor” dedi.
“60 milyon turist 60 milyar gelir”
Siteler Mahallesi’nde yaz kış açık bir otelin Genel Müdürü Cihan Baykara, “Bu sene biliyorsunuz son iki üç yıldır biz pandemi ile beraber sezonu daha erken açıyoruz. Dalaman bölgesi olarak ve Marmaris bölgesi olarak daha geç kapatıyoruz. Bu yıl da 13 Mart’ta İngiliz uçaklarıyla Dalaman bölgesine misafir almaya başladık. Bu son yılların en erken açılışı oldu. Geçen yıl da zannedersem 17-18 Mart itibariyle başlamıştık ve ayın 25’i itibariyle uçuşların Dalaman bölgesine artması dolayısıyla otellerimizde yaklaşık doluluk oranları yüzde 60 seviyelerine gelmiş durumda. Biliyorsunuz devamında da önümüzdeki hafta ayın 10’unda bayramımız var. Bayramda da bu 9 günlük ara tatil açıklanmadan önce bir rezervasyon akışı olan vardı zaten. Ama 9 güne çıkmasıyla beraber orada da iç pazarda ciddi bir rezervasyon hareketliliği oldu. Örneğin bizim iki otelimiz var Marmaris’te, ikisi de şu anda bayram itibariyle dolu durumda. Şu anda çevre otellerde gerek Dalaman gerekse Marmaris’te dolular bayram itibariyle yaklaşık yüzde 75 yüzde 80 seviyelerine gelmiş durumda. Bu da biz otelcilerin tatil süresinde uzun olmasından dolayı sevindirdi. Ciddi bir doluluğa ulaştık. İnşallah sezonun devamında da planlanan gibi özellikle yurt dışından aldığımız misafir konusunda 2024 turizm hedeflerimizi de onu da tekrar hatırlatmak gerekirse 60 milyon turist, 60 milyar dolar gibi bir turizm geliri hedefliyoruz Turizm Bakanlığımızın planlamış olduğu doğrultuda” şeklinde konuştu.
“Erken rezervasyon için son günler”
Genel Müdür Cihan Baykara, erken rezervasyonların oluşturduğu yoğunluk ile ilgili, “Aslında şöyle onu ikiye ayırmak lazım. Bir bizim iç pazarla alakalı kendi misafirlerimiz, kendi ülke misafirlerimiz alakalı, bir de yabancı misafirlerimizle alakalı. Özellikle İngiltere ve Avrupa’da. Şimdi İngiltere Avrupa’da pandemi ile beraber tabii ne yazık ki uçuş açıldı, kapandı vesaire gibi problemlerden dolayı bir iki yıl, hatta pandemi bittikten sonraki üçüncü yılında da yani kontrollü hareket etti. Ama bu yıl itibariyle artık o alışılagelmiş yani 2014’ten 2019’a kadar olan süreçte biz normal şartlarda 31 Mart, en geç 30 Nisan itibariyle otellerimizdeki doluluk oranlarının yüzde 40’ın üstüne hatta yüzde 50 seviyelerinin üstüne çıkmasını planladık ve o noktada rezervasyonu ayırdık. 2023 Bu yıl itibariyle bu İngiltere ve Avrupa’da tekrar toparladık ve bu gelmiş durumda. İç pazarla alakalı artık misafirlerimiz ciddi şekilde özellikle bu pandemi ile beraber bilinçlendi ve erken rezervasyonla gerek indirimlerden gerekse ödeme seçenekleri yani 6 taksit, 9 taksit gibi seçeneklerden faydalanmak amacıyla bu algı oluştu, onlar da yapıyorlar. Buradan da şunun bilgisini vermek lazım. Bu 30 Nisan itibariyle erken rezervasyon dönemi. Hala rezervasyonunu yaptırmamış olan misafirlerimiz için de bir an önce bu ay içerisinde 2024 yaz tatili için rezervasyonlarını yaptırmalarını bilgisini vermek gerekiyor” dedi.
“Sezon süresi uzadı, Kasım sonuna kadar uçuşlar devam edecek”
Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB) Bölge Temsil Kurulu Başkanı Suat Esin, “Önümüz bayram 9 günlük bir bayram tatili var, bu tabii ki olumlu olarak yansıyacak iç pazara. Bir de havaların çok güzel gitmesi umarım bayramda da bu şekilde devam eder. Bir yoğunluk göreceğiz iç pazar açısından bayramda. Tabii erken rezervasyon. Kıştan beri erken rezervasyon başladı zaten onda bir sıkıntı yok. Erken rezervasyon amacı hem uygun fiyatlarla turlarını, paketlerini alabiliyorlar hem de istedikleri tarihlere rezervasyonlarını yaptırabilirler. Yoğunluk yaşamamaları açısından bu olumlu turizm Marmaris’te bu sene beklediğimiz oranların üzerinde olacak gibi görünüyor. Eğer herhangi bir aksilik çıkmazsa zaten Mart ayının başı itibariyle Birleşik Krallık’tan uçaklar inmeye başladı. Özellikle İngiliz pazarı ciddi anlamda bir yoğunluk yaşatacak Marmaris’e. Şu anda Marmaris’te sezon başladı. Mayıs ayı itibariyle çoğalarak devam edecek. Haziran itibariyle yüksek sezon Ekimin 15’ine kadar, Ekim sonuna kadar devam eder ama Kasım sonuna kadar da yine sezonumuz devam edecek diye düşünüyorum. Çünkü son uçuşlar Kasım sonuna kadar özellikle yerli açısından yani iç pazar açısından” dedi.
“Tatil planınıza sahtekarlık karışmasın”
Suat Esin özellikle tatil planlamaları yapacak olan kişilere, “Türk turistler açısından şu uyarıyı da yapmak durumundayım. Yeri gelmişken onu da söyleyeyim. Şimdi birçok vatandaşımız internet üzerinden alabiliyor, turlarını veya paketlerini, paket turlarını. Bunda özellikle aldığı acente Turizm Bakanlığı ve TÜRSAB belgeli olmasına dikkat etmeleri gerekmekte. Bazen sahte belge, sahte numara da kullanıyorlar. O nedenle onun mutlaka telefonu vardır. Orada telefonla arayıp veya bulunduğu bölgedeki TÜRSAB bölge temsil kurulunu arayıp bunun sağlamlığını araştırmaları gerekmektedir. Aynı şey otel açısından da geçerli. Para vermeden önce öncelikle araştırsınlar. Çünkü çok sayıda şu ana kadar geçtiğimiz yıllarda siz de biliyorsunuz sahtekarlıklar döndü” diyerek uyarıda bulundu. – MUĞLA
]]>Bakan Uraloğlu, Türkiye’nin 68 bin 680 kilometrelik yol ağında vatandaşların huzur içerisinde seyahat edebilmelerini sağlamak için tedbirleri aldıklarını kaydederek, “Vatandaşlarımızın otobüs bileti bulmada herhangi bir sorunla karşı karşıya kalmamaları için otobüs firmalarına yönelik denetimleri artırdık” dedi.
Demiryollarında da Banliyö hatlarının yanı sıra yüksek hızlı tren hatlarında da ek seferler konulduğunu bildiren Uraloğlu, Havayollarında ise başta İstanbul Havalimanı olmak üzere tüm havalimanlarında olumsuz bir durum yaşanmaması için gereken bütün önlemlerin alındığını söyledi.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu, Ramazan Bayramı tatilinin 9 güne çıkarılması nedeniyle yoğun araç trafiği yaşanacak şehirlerarası yollarda vatandaşların rahat ve güvenli yolculuk etmelerini sağlamak için gerekli tedbirlerin alındığını söyledi. Tatile gidiş ve dönüş günlerinde sürücülerin aynı saatlerde yola çıkmalarının belirli güzergahlarda yol kapasitesinin üzerinde trafik yoğunluğu oluşturacağına işaret eden Bakan Uraloğlu, kazalardan korunmak için sürücüleri, aceleci ve telaşlı davranışlardan kaçınmaları konusunda uyardı. Bayram tatillerinde özellikle gidiş ve dönüş tarihlerinde, trafiğin yüzde 60-70 artış gösterdiğini hatırlatan Uraloğlu, “Ramazan Bayramı tatilinin 9 gün sürmesi nedeniyle 30 ile 35 milyon vatandaşımızın seyahat etmesini bekliyoruz. Kalabalık olacak yollarda vatandaşlarımızın çok daha dikkatli olmalar gerekiyor. Bayram coşkusunu acıya çevirmemek için bu konuya özellikle hassasiyetle yaklaşmalarını bekliyoruz” dedi.
“7 gün 24 saat esasıyla vatandaşlarımızın hizmetindeyiz”
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı sorumluluğundaki 68 bin 680 kilometrelik yol ağında vatandaşların huzurlu ve rahat bir şekilde seyahat edebilmelerini sağlamak için bütün önlemleri aldıklarını kaydeden Uraloğlu, “Yaşanması muhtemel olumsuzluklara karşı, ülke geneline yayılmış 18 Bölge Müdürlüğü, 122 Şube Şefliği, 15 Tünel Bakım İşletme Şefliği, 25 Otoyol Bakım İşletme Şefliği ve 16 Yap-İşlet-Devret Bakım İşletme Şefliğinde kesintisiz hizmet verilecektir. Karayollarına bağlı bütün birimler bayram boyunca teyakkuz halinde olacak. Vatandaşların güvenli yolculuğu için 7 gün 24 saat çalışma esasıyla hizmet vereceğiz” diye konuştu.
“Bayram süresince yol çalışmaları durdurulacak”
Bakan Uraloğlu, özellikle trafiğin yoğun olduğu yollarda gerçekleşen bakım ve onarım çalışmalarına bayram süresince ara verileceğinin de altını çizdi. Uraloğlu, yol bakım çalışmaları olan kesimlerde ise yolun fiziki standardının düşük olduğu kesimlerin de trafik işaretlemelerinin yapıldığını belirtti. Bir bölümü kapalı, diğer bölümü iki yönlü trafiğe açık olan bölünmüş yollarda, sürücülerin yanılgıya düşmemeleri için trafik işaret levhalarının belirlenen standartlara uygunluğunun kontrol edildiğini vurgulayan Uraloğlu, “Özellikle otoyollar başta olmak üzere trafik yoğunluğu fazla olan devlet yollarında da bakım, onarım gibi çeşitli nedenlerle eksilen şeritler trafiğe açıldı. Amacımız, yol kusurlu kazaların önüne geçmek. Ayrıca kazaların yoğun yaşandığı noktalarda daha sıkı tedbirler alabilmek için İçişleri Bakanlığı ile iş birliği yaptık. Vatandaşlarımızdan daha dikkatli olmalarını bekliyoruz” diye konuştu.
Uraloğlu, vatandaşların yola çıkmadan önce yol durumları hakkında bilgi alması gerektiğine işaret ederek, “Vatandaşlarımız, Karayolları Genel Müdürlüğü web sitesinde yer alan güzergah analizi programını kullanabilirler. Bu programla en uygun güzergah ve alternatif yolların yanı sıra kapalı ve çalışma yapılan yolları da öğrenebilecekler. Ücretsiz Alo 159 hattından da yol durumlarına ilişkin bilgi alınabilecekler” ifadelerini kullandı.
Trenlere ek vagonlar geliyor
Uraloğlu, Bayram nedeniyle uzun bir tatil dönemini kapsayan 5 -15 Nisan tarihleri arasında ek yüksek hızlı tren seferlerinin yanı sıra anahat ve bölgesel trenlerde de kapasite artışına gittiklerini ifade eden Bakan Uraloğlu, Yüksek Hızlı Tren hatlarında 5 Nisan’dan itibaren başlayacak ek seferlerle 18 bin 84 koltuk kapasitesi artışı sağlayacağız. Günlük sefer sayısını Ankara-İstanbul hattında 13+13’ten 14+14’e, Konya-İstanbul hattında 4+4’ten 5+5’e yükseltiyoruz. Ayrıca Ankara-Konya hattında Cuma ve Pazar günleri işletilen 1+1 adet hafta sonu seferi Cumartesi günleri de işletilecek” dedi. Yüksek hızlı trenlerdeki yeni seferlerin tatil dönemi sonrasında da devam edeceği müjdesini veren Uraloğlu, “Bugüne kadar yüksek ve hızlı trenlerimizle yaklaşık 84 milyon 260 bin yolcu taşıdık” ifadelerini kullandı.
Anahat ve bölgesel trenlere de ilave vagon ile 15 bin 200 koltuk artışı
Bakan Uraloğlu, 5 Nisan ile 15 Nisan 2024 tarihleri arasındaki tatil döneminde ise İzmir Mavi Ekspresi, Doğu Ekspresi, gibi önemli Bölgesel Trenlerine pulman ve yataklı vagonlar ilave edileceğini kaydetti. Uraloğlu, “Buna göre anahat ve bölgesel trenlerde günlük karşılıklı 28 vagon ilave edilerek 10 günlük tatil döneminde toplam 15 bin 200 koltuk kapasitesi artışı sağlanacaktır. Bu sayede Bayram boyunca demiryollarımıza toplamda 33 bin kişilik ek kapasite sağlamış olacağız” dedi.
Havalimanları bayrama hazır
Ramazan Bayramı’nda rahat ve güvenli bir hava yolu ulaşımı için Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) tarafından gerekli tüm hazırlıkların yapıldığının altını çizen Uraloğlu, “DHMİ’nin ilgili tüm birimleri bayram süresince 24 saat esasına göre hizmet verecek. Başta İstanbul Havalimanı olmak üzere yurt çapındaki diğer tüm havalimanlarında yoğunluktan kaynaklanan herhangi bir sorun yaşanmaması için gerekli tüm önlemleri aldık. Havalimanlarında personellerimiz vatandaşlarımızın rahat ve güvenli ulaşımını sağlamak için tüm birimlerle koordinasyon içinde olacak” dedi.
Otobüs fiyatlarına sıkı denetim
Uraloğlu, Ramazan Bayramı tatili döneminde oluşabilecek yolcu yoğunluğu nedeniyle vatandaşların otobüs bileti bulmada da sorun yaşamamaları amacıyla önlem alındığını bildirdi. Bu amaçla, otobüs firmalarına turizm taşımacılığında kullanılan otobüsleri de kullanmalarına yönelik izin verdiklerini belirten Uraloğlu, “Ramazan Bayramı tatili döneminde vatandaşlarımızın otobüs bileti bulmada herhangi bir sorunla karşı karşıya kalmamaları ve fahiş fiyat gibi durumlardan mağduriyet yaşamamaları için Ulaştırma Hizmetleri Düzenleme Genel Müdürlüğümüz tarafından yolcu taşımacılığında denetimleri artırdık. Korsan taşımacılık yapan, sefer izni olmadan faaliyet gösteren, izinli olmayan yerlerde yolcu indiren veya bindiren ve fahiş fiyatlarla otobüs bileti kesen firmalara idari para cezası kesilecek. Ayrıca, bayram dönemlerinde karayoluyla seyahat eden yolcu sayısında önemli bir artış yaşanması nedeniyle de otobüs firmaları tarafından ek seferler konulmak suretiyle taleplerin karşılanması için de talepte bulunduk” dedi. – ANKARA
]]>31 Mart Yerel Seçimleri sonrasında göreve başlayan Battalgazi Belediye Başkanı Bayram Taşkın personellerle iftar programında bir araya geldi. İftar programına görevi Başkan Taşkın’a devreden Osman Güder ve AK Parti İlçe Başkanı Basri Kahveci katıldı.
Tüm belediye personellerinin katılımıyla gerçekleşen iftar programında konuşan Battalgazi Belediye Başkanı Bayram Taşkın, “Bu güzel organizasyonda bizleri bir araya getiren Osman başkanıma ve ekibine bugüne kadar yapmış oldukları büyük fedakarlık ve hizmetlerden dolayı teşekkür ediyorum. Onunla beraber yol arkadaşlarına, mesai arkadaşlarına, sizlere teşekkür ederim. Rabbim bizlere de inşallah böyle güzel bir iftarda ayrılmayı nasip etsin. Gönül huzuruyla görevi teslim etmek en büyük bahtiyarlık. Osman başkanım çok zor bir dönemde başkanlık yaptı. Maalesef pandemi, Elazığ depremi, büyük tufan derken bu beş seneye birçok olay sığdı. Bütün bu doğal afetlere rağmen çok güzel hizmetleri oldu. Bu bir hizmet, bayrak yarışı. Bizler de aldığımız bu bayrağı daha ileri bir seviyeye taşımak için büyük bir gayretin içerisinde olacağız. Amacımız halka hizmettir. Biz insanların en hayırlısının insanlara faydalı olduğuna inanıyorum. Bizler hep birlikte şehrimize, ilçemize hizmet edeceğiz. Gözleri kapalı, adaletçe, nezaketçe hizmet edeceğiz. Hizmet etmek bizim için bir lütuf ve ikram değil, hemşehrilerimize bir borçtur. Borcumuzu nezaketle yerine getireceğiz. Tasarruflu davranacağız, disiplinli davranacağız. Disiplin ve tasarruf, nezaket ve adalet bizim belediyedeki vazgeçilmez ilkelerimiz olacak. Birlikte çalışarak Gerçek Belediyecilik, gönül belediyeciliği mührünü Battalgazi’ye hep birlikte vuracağız” dedi.
Güder: “Başkanımızın Yanında Hizmet Etmeye Devam Edeceğiz”
Battalgazi’nin bölgesinde yaşanabilir bir ilçe olabilmesi için tüm personelin elinden gelen çabayı sarf ettiğini ifade eden Osman Güder, “Bugün Battalgazi’ye katmış olduğumuz katma değerin esas mimarı sizlersiniz. İnşallah bundan sonraki süreçte de elinizden gelen gayreti sarf edeceksiniz. Bayram başkanımla Yeşilyurt İlçe Başkanı olduğu süreçte belli bir süre beraber çalıştık. ve bugüne kısmet ki beraber tekrar çalışmayı Yüce Rabbim nasip etti. 2019’dan sonra Battalgazi’ye sizlerin yapmış olduğu hizmetler neticesinde Battalgazi’nin azalan nüfusu artmış oldu. Battalgazi Malatya’nın kalbi. Bundan sonra sizler sahip çıkacaksınız. Battalgazi’yi herkesin tercih ettiği bir ilçe haline hep beraber getireceğiz. Belediye başkanlığı görevimiz sona erdi. Ama biz yine başkanımızın yanında, partimizin emrinde bir nefer olarak Battalgazi’mize, Malatya’mıza hizmet etmek için elimizden gelen gayreti, çabayı sarf edeceğiz. Bayram başkanım Battalgazi’yi gerçekten sevk ve idare edebilecek, yaşanabilir ilçeler arasına koyabilecek kapasitesi, yeteneği ve her yönüyle donanımı olan bir kardeşimiz. Bundan sonra kolaylıklar diliyorum. Hakkınızı helal edin. Sizlere olan hakkım varsa helal ediyorum” diye konuştu.
AK Parti Battalgazi İlçe Başkanı Basri Kahveci ise, “Bu bir bayrak yarışı. Uzun bir seçim maratonu geçirdik. Bayram Taşkın Battalgazi’mizin Malatya’nın destekleriyle yeni belediye başkanımız oldu. 2019’dan beri Battalgazi’mizi marka ilçe yapma noktasında gayret gösteren değerli Osman başkanıma emeklerinden dolayı teşekkür ediyorum. Bayram başkanımızın Battalgazi’ye yakışır şekilde sizlerle birlikte bayrağı daha yukarı taşıma noktasında gayret ve çaba sarf edeceğine hiçbir şüphemiz yok. Teşkilat olarak bizler de 7/24 yanlarında olup Battalgazi’yi yaşanabilir bir ilçe haline getirmek için çaba sarf edeceğiz” ifadelerini kullandı. – MALATYA
]]>Uraloğlu, yaptığı yazılı açıklamada, bayram tatillerinde özellikle gidiş ve dönüş tarihlerinde trafiğin yüzde 60-70 artış gösterdiğine dikkati çekti.
Ülkenin 68 bin 680 kilometrelik yol ağında vatandaşların huzur içinde seyahat etmesini sağlamak için gerekli tedbirleri aldıklarına işaret eden Uraloğlu, “Ramazan Bayramı tatilinin 9 gün sürmesi nedeniyle 30 ila 35 milyon vatandaşımızın seyahat etmesini bekliyoruz. Bu kapsamda kara, hava ve demir yollarında tüm önlemleri aldık. Kalabalık olacak yollarda vatandaşlarımızın çok daha dikkatli olmalar gerekiyor.” değerlendirmesinde bulundu.
Uraloğlu, bayram coşkusunu acıya çevirmemek için vatandaşların bu konuya hassasiyetle yaklaşmasını beklediğini belirtti.
“Sürücüler aceleci davranmaktan kaçınmalı”
Tatile gidiş ve dönüş günlerinde sürücülerin aynı saatlerde yola çıkmasının belirli güzergahlarda yol kapasitesinin üzerinde trafik yoğunluğu oluşturacağına işaret eden Uraloğlu, kazalardan korunmak için sürücüleri, aceleci ve telaşlı davranışlardan kaçınmaları konusunda uyardı.
Uraloğlu, özellikle trafiğin yoğun olduğu yollarda gerçekleşen bakım ve onarım çalışmalarına bayram süresince ara verileceğine dikkati çekerek, bakım çalışmaları olan ve yolun fiziki standardının düşük olduğu kesimlerde trafik işaretlemelerinin yapıldığını aktardı.
Bir bölümü kapalı, diğer bölümü iki yönlü trafiğe açık bölünmüş yollarda, sürücülerin yanılgıya düşmemesi için trafik işaret levhalarının belirlenen standartlara uygunluğunun kontrol edildiğini bildiren Uraloğlu, “Özellikle oto yollar başta olmak üzere trafik yoğunluğu fazla olan devlet yollarında bakım, onarım gibi çeşitli nedenlerle eksilen şeritler trafiğe açıldı. Amacımız, yol kusurlu kazaların önüne geçmek. Ayrıca kazaların yoğun yaşandığı noktalarda daha sıkı tedbirler alabilmek için İçişleri Bakanlığı ile işbirliği yaptık. Vatandaşlarımızdan daha dikkatli olmalarını bekliyoruz.” ifadelerini kullandı.
Uraloğlu, vatandaşların yola çıkmadan önce yol durumu hakkında bilgi alması gerektiğini belirterek, Karayolları Genel Müdürlüğü internet sitesinde yer alan güzergah analizi programından ve ücretsiz “Alo 159” hattından bilgi alınabileceğini aktardı.
“Trenlerde kapasite artışı yaptık”
Uraloğlu, bayram nedeniyle yüksek hızlı tren seferlerinin yanı sıra anahat ve bölgesel trenlerde de kapasite artışına yaptıklarını anımsatarak, şöyle devam etti:
“Yüksek hızlı tren hatlarında 5 Nisan’dan itibaren başlayacak ek seferlerle 18 bin 84 koltuk kapasitesi artışı sağlayacağız. Günlük sefer sayısını Ankara-İstanbul hattında 13+13’ten 14+14’e, Konya-İstanbul hattında 4+4’ten 5+5’e yükseltiyoruz. Ayrıca Ankara-Konya hattında cuma ve pazar günleri işletilen 1+1 hafta sonu seferi cumartesi günleri de işletilecek. Yüksek hızlı trenlerdeki yeni seferler tatil dönemi sonrasında da devam edecek. Bugüne kadar yüksek ve hızlı trenlerimizle yaklaşık 84 milyon 260 bin yolcu taşıdık.”
Tatil döneminde İzmir Mavi ve Doğu ekspresleri gibi önemli bölgesel trenlerine pulman ve yataklı vagonlar ilave edileceğini vurgulayan Uraloğlu, ana hat ve bölgesel trenlerde günlük karşılıklı 28 vagon ilave edilerek tatil döneminde 15 bin 200 koltuk kapasitesi artışı sağlanacağını ve bayram tatili boyunca demiryollarında 33 bin kişilik ek kapasite sağlanmış olacağını bildirdi.
“Havalimanlarında tüm önlemleri aldık”
Uraloğlu, rahat ve güvenli bir hava yolu ulaşımı için Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) tarafından gerekli tüm hazırlıkların yapıldığına da dikkati çekerek, “DHMİ’nin ilgili tüm birimleri bayram süresince 24 saat esasına göre hizmet verecek. Başta İstanbul Havalimanı olmak üzere yurt çapındaki diğer tüm havalimanlarında yoğunluktan kaynaklanan herhangi bir sorun yaşanmaması için gerekli tüm önlemleri aldık. Havalimanlarında personellerimiz vatandaşlarımızın rahat ve güvenli ulaşımını sağlamak için tüm birimlerle koordinasyon içinde olacak.” ifadelerini kullandı.
“İdari para cezası kesilecek”
Uraloğlu, otobüs firmalarına, turizm taşımacılığında kullanılan otobüsleri de kullanmalarına yönelik izin verdiklerini belirterek, şunları kaydetti:
“Ramazan Bayramı tatili döneminde vatandaşlarımızın otobüs bileti bulmada herhangi bir sorunla karşı karşıya kalmamaları ve fahiş fiyat gibi durumlardan mağduriyet yaşamamaları için Ulaştırma Hizmetleri Düzenleme Genel Müdürlüğümüz tarafından yolcu taşımacılığında denetimleri artırdık. Korsan taşımacılık yapan, sefer izni olmadan faaliyet gösteren, izinli olmayan yerlerde yolcu indiren veya bindiren, fahiş fiyatlarla otobüs bileti kesen firmalara idari para cezası kesilecek. Ayrıca, bayram dönemlerinde kara yoluyla seyahat eden yolcu sayısında önemli artış yaşanması nedeniyle de otobüs firmaları tarafından ek seferler konulmak suretiyle taleplerin karşılanması için de talepte bulunduk.”
]]>Bu yıl 6-15 Nisan tarihleri arasında 9 gün kutlanacak Ramazan Bayramı, turizm sektörünü de hareketlendirmeye devam ediyor. Bugünlerde yüzde 70’i aşan iç piyasadaki rezervasyon oranının bayramda yüzde 95’lere ulaşması bekleniyor. Yerli tatilci fiyatlardan dolayı 7-8-9 günlük tatil yerine 4 ya da 5 günlük tatilleri tercih ediyor.
Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (POYD) Başkanı Hakan Saatçioğlu, 2023 yılında her şeye rağmen güzel bir sezon geçirdiklerini, hedefledikleri rakamlara ulaştıklarını hatırlattı.
Antalya’da 2023 yılında yaklaşık 15 milyon 700 bine yakın misafir ağırladıklarını aktaran Saatçioğlu, “2024’de yaklaşık 17 milyon üzerine çıkma umudumuz var. İlk 4 ay gayet güzel gidiyor, 900 bin turist giriş yaptı. Bunu geçen senenin aynı dönemiyle karşılaştırdığımızda yüzde 24’lük bir artış olması bizleri sevindiriyor. Herhangi bir olumsuzluk karşılaşmadığımız sürece, güzel bir beklenti içindeyiz” diye konuştu.
“Ruslar öne geçecektir”
Geçmiş yıllarda Antalya’ya gelen turistlerde ilk sırayı her zaman Rusların aldığını hatırlatan Saatçioğlu, “Çok az farkla ardından Almanlar, İngilizler, Hollandalılar olarak sıralanırdı. Ama şu an Rusya’da yavaş ilerleme var ama Almanya’da ciddi bir erken rezervasyon var. Almanlar şu an Rusların önünde görünüyor ama mayıs ayı gibi Ruslar yine o açığı kapatacaktır” ifadelerine yer verdi.
“Yüzde 95’e ulaşacak”
Ocak, şubat ve mart aylarında güzel doluluk rakamları yakaladıklarını kaydeden Saatçioğlu, “Nevruz ve içinde bulunduğumuz Paskalya dönemiyle güzel bir rezervasyon alıyoruz. Bayram rezervasyonlarımız devam ediyor. Seçimlerden önce bir duraklama vardı. Ramazan Bayramının yaklaşmasıyla birlikte son 4 gündür iç piyasadan ciddi rezervasyon akışı var. Bayrama yakın doluluk oranımız yüzde 70-80 civarındaydı. Bayramda yüzde 90-95’i bulacağız, çünkü rezervasyonlarda ciddi bir hareketlenme başladı” ifadelerine yer verdi.
“3-4 günü tercih ediyor”
Antalya’da otel portföyünün ağırlıklı olarak 4 ve 5 yıldızlı olduğunu aktaran Saatçioğlu, “Müşterilerimizin tatil alışkanlıkları ekonomik nedenlerden dolayı değişiklik gösteriyor.7-8-9 gün gelen misafirlerimiz şimdi 3-4 günü tercih ediyorlar. Doluluk tüm segmentlerde aynı, 4-5 yıldızda olduğu gibi 3 yıldızlı ve diğer tesislerimizde de doluluk aynı diyebiliriz. Bizi insanımız tatilden vazgeçmeyecek gibi görünüyor. Geçen seneyle iç piyasadaki erken rezervasyon oranımızda yüzde 70’e varan bir artı söz konusu buda izi ciddi şekilde umutlandırıyor” dedi.
Özellikle kış döneminde golf turizminin ağırlıkta olduğunu ifade eden Saatçioğlu, “Spor turizminde de ciddi bir rezervasyon almış durumdayız. Gelecek sene daha da iyi olacak. Futbol gruplarımızda artış öngörüyoruz” diye konuştu.
“Yüzde 15-20 fiyat arttı”
Avrupa’daki enflasyonun Türkiye’dekinden düşük olduğunu kaydeden Saatçioğlu, “Bizim bir şekilde fiyatları artırmak zorundayız. Geçen sene ile bu sene arasında yüzde 15 ile 20 arasında bir zam söz konusu. Giderlerimiz Türk lirası. İç pazarda insanımız uzun değil kısa süreli tatil tercihe diyor ya da 4- 3 yıldızı tercih ediyorlar. Herkesin bütçesine göre tatil çeşidi var. Yıldız ve bölge fiyatta önemli ama kişi başı 2, 6 ile 10 bin lira arasında fiyat yelpazesi var” ifadelerini kullandı. – ANTALYA
]]>AA muhabirine açıklamada bulunan Eresin, Ramazan Bayramı tatilinin 9 güne çıkarılmasının turizm sektörü açısından memnuniyet verici olduğunu söyledi.
Bayram tatilinin erken açıklanmasının da çok yerinde bir karar olduğunu dile getiren Eresin, “Bu durum, daha kolay ve zamanında planlama yapabilmeyi sağlayacaktır. Yerli tatilci açısından henüz sezon başlamadı. Bayram döneminde de henüz sezon başlangıcı olduğunu söyleyemeyiz. Ancak tatilin uzaması kıyı bölgelerdeki dolulukların artmasına önemli katkı sağlayacak. Kıyılarda yüzde 100 doluluk olmasa da turizmcileri memnun edecek doluluk oranlarına ulaşılacaktır diye umuyoruz.” ifadesini kullandı.
“‘Memleket turizmi’ trafiğinin yoğunlaşmasını bekliyoruz”
Türk vatandaşlarının bayram tatillerinde genellikle şehir ve kültür turlarını tercih etmediğini belirten Eresin, “Bu nedenle şehir otellerinde yerli tatilci açısından her zaman olduğu gibi bu bayram döneminin de sakin geçmesini bekliyoruz. İstanbul başta olmak üzere şehir otellerinde ağırlıklı Körfez ve Orta Doğu’dan misafirlerimizi ağırlayacağız gibi gözüküyor. Yaz tatil dönemine denk gelmeyen bayram dönemleri ağırlıklı memleket ziyaretlerinin yapıldığı bir dönem. Bu bayramda da ‘memleket turizmi’ trafiğinin yoğunlaşmasını bekliyoruz.” diye konuştu.
Eresin, kıyı bölgelerde yerli turist açısından turizm hareketinin hızlanacağını dile getirerek, “İklimi dolayısıyla Antalya’da bayram canlılığı hissedilecektir. Ayrıca Anadolu şehirlerine yönelik 2-3 günlük kısa kültür turizmi turlarında artış öngörüyoruz. İstanbul’u çevreleyen yakın turizm destinasyonlarında da yoğunluk ihtimali var.” değerlendirmesinde bulundu.
TÜROB olarak sürekli çok fazla sayıda sahte çevrim içi site olduğu uyarısında bulunduklarını söyleyen Eresin, şunları ifade etti:
“Bir seyahat acentesi veya bir tur operatörü aracılığıyla tatil planlanıyorsa öncelikle bu şirketlerin güvenilir olmalarına acente veya tur operatörünün Türkiye Seyahat Acentaları Birliği üyesi olmasına dikkat edilmeli. Aracı kullanmadan online siteler üzerinden bir tatil planlaması yapılıyorsa, bu sitelerin gerçek ve güvenilir olduklarının kontrolü mutlaka yapılmalı. Online siteler üzerinden rezervasyon yapılması sonrası otelden de rezervasyonlarının teyit edilmesini tavsiye ediyoruz. Dolandırıcılar, otellerin ve seyahat şirketlerinin internet sitelerinin birebir kopyası siteler açabiliyorlar. İlk bakışta sahte bir site olduğunu anlayabilmek zor olabiliyor ama sitenin adından mutlaka kendilerini ele verecek yanlış bir kullanım da oluyor.”
Eresin, dolandırıcıların arama motorları ve sosyal medya reklamları üzerinden de vatandaşların kendilerine yönelmesini sağladığına işaret ederek, özellikle arama motorlarında ilk sırada çıkan yerlere daha çok dikkat edilmesi gerektiğini söyledi.
“Risk sadece çekilen parayla sınırlı kalmıyor”
Eresin, “Sahte sitelerden yapılan işlemden sonra kredi kartından sitede belirtilen tutar çekiliyor ve ardından satın alma işlemi yapan kişiye orijinal otelin logosunun yer aldığı rezervasyon dosyası ve onayı da gönderiliyor. Burada risk sadece çekilen parayla sınırlı kalmıyor. Dolandırıcılar hem kartları kopyalıyor hem de farklı harcamalar yaparak vatandaşların kredi kartını boşaltıyor.” diye konuştu.
Vatandaşlara özellikle çok düşük fiyat verilen tesisler konusunda dikkatli olmalarını tavsiye ettiklerini belirten Eresin, şunları kaydetti:
“Abartılı derecede indirimli fiyatlara şüpheyle bakılmalı ve otellerin gerçek kendi web sitelerinden rezervasyon yapılmalı. Bizim önerdiğimiz bu yöntem konaklama tesisine direkt rezervasyon yaptırmak. Birçok otel en uygun fiyatlarını kendi web sitesinde veriyor. Dolayısıyla misafirlerin istedikleri ve seçtikleri otel belliyse, direkt otellerin web sayfalarından bizzat rezervasyon yaptırabilirler. Ayrıca otellerin daha esnek iptal şartları sunduğuna da dikkat çekmek isteriz. Aracı satış kanalının kontrolü daha zor olmakla birlikte bir otelin kendi web sayfasının doğruluğunu kontrol edebilmek çok daha kolay olacaktır.”
]]>İnançları gereği akbabaların yemesi için cenazelerini bir dağın tepesindeki “dahme” denilen yere bırakan Zerdüştler artık bu geleneği bırakmış gibi görünse de, şimdilerde kendilerine ait mezarlık alanı bulunan ve cenazelerini gömen bu dini topluluktan bazı kimseler yasak olmasına rağmen cenazelerini gizli bir şekilde dahmelere bırakmaya devam ediyor.
Bu binlerce yıllık dinin mensupları “ateşgede” ismi verilen yerlerde yüzyıllardır sönmeden yanan ateşe dönerek ibadet ediyor. Aslolanın ışığa dönerek ibadet etmek olduğuna inanan Zerdüştler, ateşin mecburi olmadığını, aya, güneşe, herhangi bir ışığa dönerek de ibadet yapılabildiğini söylüyor.
Yezd şehrinin merkezinde bulunan ateşgedelerinde dini ritüellerini sürdüren bu topluluk, kurdukları müze ile de ziyaretçilere kültürlerini anlatıyor.
Yüksek duvarlı bir bahçede bulunan ibadethanelerinin bahçesine girer girmez ziyaretçileri taze yanmış odun ile tütsü kokusu karşılıyor.
Düzeni ve temizliği ile dikkatleri çeken bahçenin ortasında bulunan havuzun hemen arkasındaki binada ise bin 500 yıldan uzun süredir sönmesine izin verilmeden sürekli odunla beslenen ateş odası bulunuyor.
Belirli sürelerle ateşi kontrol edip odunla besleyen beyaz elbiseli ateş koruyucusunun elindeki beyaz eldiven ile beyaz peçesi dikkatleri çekiyor. Dinin mensupları, ateş koruyucusu olarak tanımladıkları kişinin ateşi kirletmemek için temizliğin göstergesi olan beyaz elbise ve eldiven giyerek beyaz peçe taktığını söylüyor.
İran’da Zerdüştlüğe geçmeye izin verilmediğinden dolayı bu dine mensup olmak ancak kan bağıyla mümkün oluyor. Bu nedenle sayıları gün geçtikçe azalan Zerdüştler, daha fazla kendi içine kapalı bir topluluk olmaya doğru yol alıyor.
Zerdüşt bir kadının başka dine mensup biriyle evlenmesi ise kabul edilemez bir davranış olarak değerlendiriliyor. Ancak son yıllarda birkaç evliliğe göz yumulduğu da Yezdliler arasında alçak sesle dile getiriliyor.
Başka ülkelerde ise ilmi heyete başvurarak ve heyetin kabul etmesiyle bu dine geçilebileceği belirtiliyor.
“Zerdüştlerin kıblesi ışıktır”
AA muhabirine konuşan Yasemin Genci, günümüzden 3 bin 500 yıl önce Zerdüşt tarafından kurulan, M.S. 7. yüzyıla kadar Pers, Med ve Sasani gibi büyük imparatorlukların dini olan en eski tek tanrılı din olan Zerdüştlüğe ilişkin bilgiler paylaştı.
Ateşgedede yanan ateşin bin 500 yıldan uzun süredir söndürülmeden ateş koruyucuları tarafından yanmasının sağlandığını belirten Genci, daha uzun süre dayandıkları için badem ve kayısı ağacı odunu yaktıklarını aktardı.
Genci, inançlarında ateşin önemli olduğunu dile getirerek, “Biz Zerdüştler için bir inanç var. Ateş hep yukarıya doğru çıkar, ateş kötülüğü yok eder, herkesi ısıtır ve ışık saçar diyoruz.” ifadelerinde bulundu.
Zerdüştlükte kıblenin ışık olduğunu aktaran Genci, “Zerdüştler 5 vakit ışığa doğru; güneş, ay, mum ışığına doğru ibadet ederler. Her vaktin bir ismi var: Haun, Rafton, Eziren, Iveh Sritrem ve Ashen. Zerdüştlükte ışık önemlidir dolayısıyla kıble ışıktır. İbadetlerde Hurde Avesta’dan bölümler okunuyor.” diye konuştu.
Her aya bir bayram
Genci, kendi inançlarına göre her günün bir isminin olduğunu, gün ve ay isminin aynı olduğu günde ise kutlama yapıldığını kaydederek, “Yani her ay bir gün bayram olur. Ferverdin ayının ferverdin günü Ferverdingan bayramı, Tir ayının tir günü Tirgan bayramı, Emordgan bayramı, Şehrivergan bayramı… diye devam eder.” ifadelerinde bulundu.
Zerdüştlerin kendilerine göre bir takvimi de olduğuna değinen Genci, “Sasani döneminde Zerdüşt din adamları 4 yılda 1 günü artırmak yerine 120 yılda 1 ay artırırdılar. Yani 120 yılda bir, yıl 13 ay oluyor ve ülke genelinde 13. ayda tatil, bayram ve eğlence olurdu. O ayı görmek için ‘120 yıl yaşa’ deyiminin kökeni buradan gelmektedir.” diye konuştu.
Zerdüşlerin özel günleri
Genci, inançlarında Nikukar yada hayır bayramı, Nevruz sofrası diğer adıyla heft sin sofrası, Mehrgan bayramı sofrası, Sedre puşi bayramı, Evlilik bayramı, baharın ve sonbaharın başlangıcı gibi özel günler olduğunu belirterek şöyle konuştu:
“Mehrgan bayramında toplanan ürünler ihtiyaç sahiplerine dağıtılır. Tirgan bayramında okçu Areş’in İran-Turan sınırlarını belirlediği günün kutlaması yapılır. Tirin 10. gününde 7 renkli palmiye ağacı Areş’in okunun sembolü olarak tutulur ve rüzgar gününde rüzgara atılır. Aynı şekilde Tirgan bayramında yapılan diğer bir ritüel de suya su katıp kutlama yapılmasıdır.
Ateşin bulunduğu gün için yapılan kutlamalar da Sede bayramında yani ateşin bulunması gününde yapılır. İran padişahı Ruşen Şah zamanında taşlar birbirine değdi ateş bulundu ve 10 Behmen’de (30 Ocak) bu olay kutlanır.”
Zerdüştlerde tek evlilik ve evlilik sofrası
Zerdüştlük dini mensuplarından Simin Dastani de kendi toplumlarındaki evlilik ve düğüne ilişkin açıklamada bulunarak bir nikah anında “govah” adı verilen 7 kişinin merasimde şahit olarak hazır bulunması gerektiğini belirtti.
Tek eşliliğe dayalı bir evlilik anlayışlarının olduğunu aktaran Dastani, evlilik için özel bir sofra kurulduğunu, sofrada bulunan her şeyin bir sembol olduğunu ve farklı anlamlara geldiğini anlatarak şöyle konuştu:
“Yumurta hamilelik ve doğurganlık sembolüdür. İğne ile iplik bağlılık sembolüdür, bir sorun karşısında karı kocayı dikişteki gibi çözülmeden bir arada tutar. Makas sorunla karşılaşan işlerin çözümünde düğüm çözücü sembolüdür ve karı koca makasın iki keskin tarafı gibi beraber ilerlemelidir.
Sofrada sikke (madeni para) ve nar da bulunur. Sikke bereketin ve nar da karı kocanın nar taneleri gibi birbirine bağlı olmasının sembolüdür. Sofranın çoğu yeşildir. Yeşil doğadan geliyor ve yeşil bahtlı (bahtı açık) anlamındadır. Gelin yeşil renkli örtüyü başına örter, damat da yeşil renkli damat şapkası takar. Şeker topları da yeşil örtüyle örtülür bu da yeşil bahtlılığın ve tatlılığın sembolüdür.”
Dastani, evlilik merasiminin gelin ve damada hediyeler verilmesi ile sonlandığını kaydederek sağlığı sembolize eden kekik otu ve pirincin birbirine karıştırıldığını, Zerdüşt din adamının bu karışımı gelinle damadın başına dökerek onlar için uzun yaşam dileklerinde bulunduğunu anlattı.
Zerdüşt din adamının, gelin ve damada evlilik öğütlerini okuduktan sonra onlara tek bir soru sorduğunu aktaran Dastani, “Birbirlerini bedenen, ruhen ve eş olarak kabul ettiler mi yoksa kabul etmediler mi? Evet dediklerinde onlara 9 tane öğüt daha verir.” İfadelerinde bulundu.
Dastani, evlilik merasiminin davetlilere 7 kuru meyvenin karışımından oluşan “lork” adı verilen kuruyemişin dağıtılmasıyla sona erdiğini sözlerine ekledi.
Zerdüşlerin din kitabı Avesta ve bölümleri
Zerdüştlüğün kitabı olan Avesta’nın Yesna, Yeşt, Vispered, Vendidad ve Hurde Avesta (Küçük Avesta) olmak üzere 5 bölümden oluştuğuna değinen Dastani, “Yesna övmek ve dua etmek anlamındadır. Avesta’nın en önemli bölümüdür ve aynı şekilde Avesta’nın ilahileri sayılan gatalar da Yesna bölümünde yer almaktadır.” diye konuştu.
Dastani, ayrıca, “Yeşt ve Vispered bölümlerinde dini merasimler, bayramlar ve tarihi mitler yer alıyor. Vendidad ise sağlık ve hijyen bölümüdür. Günümüzde bilimin ilerlemesinden dolayı bunları kullanmıyoruz. Hurde Avesta da Avesta dilinde yazılmış günlük ibadetlerin olduğu bölümdür.” ifadelerinde bulundu.
]]>Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Geylan, Nevruz Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Nevruz Bayramı’nın Ramazan ayına denk gelmesinin huzur ve mutluluğunu yaşadığını aktaran Geylan, mesajında şu ifadelere yer verdi:
“Nevruz, baharın gelişi, doğanın yeniden canlanması, tabiatın yenilenmesi gibi pek çok muştuyu da beraberinde getirir. Nevruz ruhu asırlardır bize yegane güç kaynağımızın birlik, beraberlik, kardeşlik bağlarımız ve dayanışma olduğunu ifade eder. Nevruz, farklı coğrafyalarda demir dağları eriten kutlu ateşin kudreti ve kuvveti ile asırlar boyu milletimizin birlik ve bütünlük içinde aynı yola revan olma, yeniden doğuş, doğruluş ve istikamet üzere kararlı duruş ile ilerlemesini temsil etmiştir. Bu çerçevede Nevruz milletimiz için pekişmiş geleneklerle her yıl büyük bir coşkuyla kutlanan kadim bir milli bayram olagelmiştir. Nevruz; aynı inanç, hissiyat, emel ve iradenin kaynağını yeniden bulmaktır, milli toparlanışın kıvancıdır. Nevruz; kadim ve müstesna köklerimizle bir kez daha kucaklaşmanın fırsatıdır. Nevruz; doğanın ve beşeriyetin tazelenmiş umutlarla yola yeniden revan olmasıdır.”
“Biz Nevruz’u Türk milletinin istiklali için anacağız”
Türk milletinin dirayetinin, direncinin ve ferasetinin üzerinde hiçbir gücün olmadığını vurgulayan Geylan, “Aziz milletimizin kadim değerleriyle, kendi öz benliğiyle, milli kültürünün derinliklerinden aldığı bilinçle her türlü zorluğu yenerek, birlik ve beraberlikle yeniden doğacak ve canlanacak bir kudret gösterdiğini biliyoruz, gördük, görüyoruz. Nevruz Bayramı kutlamaları da bu düşüncenin en güçlü simgesi, temsili ve tescili olageldi. Lakin bu hakikate rağmen Nevruz’un birleştirici, bütünleştirici ruhuna zarar verenlerin, bu güzide günün anlam ve önemine paçavralarla kastedenlerin, aramıza fitne ve nifak tohumları ekenlerin, bölücülük ve ayrımcılık söylemleri dillendirenlerin kirli emellerinin boşa çıkacağını; bu kirli ellerle, dillerle hedef birliği güderek milletimiz ve milli bekamızın önünde kenetlenenlerin elbette ki hüsran olacağını biliyoruz. Bu kirli emellere karşı biz Nevruz’u Türk milletinin istiklali için, hür ve müreffeh yarınları için, devlet ve millet bekası için ateş yakan, demir dağları eriterek çıkan ecdadımızla anacağız. Milli bir sendikacılık anlayışıyla rotasından sapmadan devam eden Türk Eğitim Senliler olarak biliyoruz ki kadim Türk kültürünün güzide geleneklerini, Nevruz ihtişamını yaşamak, yaşatmak ve geleceğe aktarmak milli sorumluluğumuzdur. Bu yıl da Nevruz dileğimiz; Nevruz’un birleştirici, bütünleştirici, dayanışmacı ruhunun daim, milli bekamızın ebediyen var olması ve dünya barışının hakim kılınmasıdır. Nevruz ateşinin ruhu milletimizin istiklalini aydınlatsın, nesillerimize güç versin, akıbetlerini açık etsin. Bu duygu ve düşüncelerle aziz milletimizin farklı coğrafyalarda, ihtişamlı Altaylar’dan mümtaz Tuna’ya, güzide Türkmeneli’nden güzel vatan Kırım’a, muazzez Türk illerinde yaşayan tüm soydaşlarımızın Sultan Nevruz’unu kutluyor, bu güzide günün huzur, esenlik, birlik ve beraberliğimizin perçinlenmesine vesile olmasını diliyorum” dedi. – ANKARA
]]>BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, Bolu’nun Gerede ilçesinde partisi tarafından düzenlenen iftar yemeğine katıldı. İlçede bulunan bir otelde düzenlenen iftar yemeğine Destici’nin yanı sıra partisinin ilçe belediye başkan adayı Akif Allar ile parti yöneticileri ile vatandaşlar katıldı. Salona girişte partililere eliyle yemek dağıtan Destici, daha sonra partilileri selamladı. İftar yemeğinin ardından konuşan Destici, Cumhur İttifakı’nın bir parçası olduklarını belirterek, “Cumhur İttifakı, 15 Temmuz hain darbe gecesi kuruldu. 2017 referandumunda birlikte olduk. 2018 seçimlerini birlikte kazandık. 2019’da birlikte olduk. Daha geçtiğimiz yıl 2023 seçimlerini yine Cumhur İttifakı olarak birlikte kazandık. Ve şimdi 2024 yerel seçimlerindeyiz. Cumhur İttifakı’nın şu an 3 partisi var. İş birliği yaptığımız yerler var, ayrı ayrı girdiğimiz yerler var. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde, Ankara Büyükşehir Belediyesi’nde ve bütün büyükşehir belediyelerinde iş birliği yapıyoruz. Bolu ve Gerede belediyesinde Cumhur İttifakı’nın ayrı ayrı adayları var. Bizim de burada kazanacak bir adayımız var. Bir başka dedikodu daha var. İktidar belediyesi olmazsa yatırım gelmezmiş. Biz Cumhur İttifakıyız zaten. Onun için Cumhurbaşkanı bizim adayımızdı. Bunların hepsi boş laflar. Sadece seçimi kazanmak ve koltuğu muhafaza etmek için söylenmiş sözlerdir” diye konuştu.
Destici, emeklilere verilecek bayram ikramiyesinin yetersiz olduğunu ifade ederek şunları söyledi:
“2010 referandumunda anayasa değişikliğinde o zaman AK Parti’ye madem bu anayasa değişikliği yapılıyor o zaman bizim birkaç tane talebimiz var dedik. Bunlardan bir tanesi memura sendika hakkı veriliyor emekli memura yok. O zaman emekli memurlar da normal memurların toplu sözleşme hakkından yararlansınlar dedik. Onların maaşı ne kadar artıyorsa emekli memurunda o kadar artsın. Bunu kabul ettirdik. En son ocakta ne oldu. Önce bir zam açıklandı. Memur emeklisine 49.25, işçi, Bağ-Kur, SGK emeklisine yüzde 37.5. Biz dedik olmaz. Bunu da 49.25 dedik ve sonuçta 49.25. Yeter mi yetmez. En düşük emekli maaşının bir asgari ücret olan 17 bin TL’ye çıkarılmasını bir kez daha buradan haykırıyoruz. Emeklilere bayram ikramiyesi olarak 3 bin TL açıklandı. Enflasyona göre baktığımızda bunun en az 5 bin TL olması gerekiyordu. Biz diyoruz ki bu ramazan ayı için 5 bin TL olsun. Kurban Bayramı için en azından bir küçükbaş koyun ve keçi alıp kurban kesmesi için Kurban Bayramı ikramiyesinin 10 bin TL olmasını teklif ediyoruz. Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e de buradan sesleniyorum; elini vicdanına koy, emeklinin hakkını ver”
]]>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Yüzyılı’nın Emekçileri İftar Programı’na katıldı. Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleşen programda yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı Erdoğan, çalışanları enflasyona ezdirmediklerini belirterek, “Çalışmak kadar emeğinin karşılığını da hakkıyla almanın öneminin hepimiz şuurundayız. İşçinin ücretini teri kurumadan önce ödeyiniz’ buyuran bir inancın mensupları olarak zaten başka türlü hareket etmemiz beklenemez. İzinden gittiğimiz atalarımızda işçinin hakkının verilmesi hususunda hep itinayla davranmışlardır. Kanuni Sultan Süleyman Süleymaniye Camii’nin inşaatında çalışan işçilerin ücretinin günlük olarak verilmesini emretmiş bunun için inşaatın ortasına bir hesap çadırı kurdurmuştur. Cami inşaatının tamamlanmasından sonra bu güzel hatırayı yaşatmak adına 1792 yılında Çadır Çeşmesi yaptırılmıştır. İBB Başkanlığımızdan itibaren biz de görev aldığımız her yerde çalışanların haklarının teslimi için çaba harcadık. Ülkemizde 1 Mayıs tarihi uzun yıllar gerginliğin, çatışmanın ve 1977 yılındaki menfur olayın sembolü olarak anıldı. Bu tarihi 2008 yılında resmen Emek ve Dayanışma günü 2009 yılından itibaren de remi tatil ilan ederek işçilerimiz ile dayanışmamızı gösterdik. Enflasyona karşı çalışanlarımızı ezdirmeme bir diğer prensibimizdi. Özellikle son yıllarda üst üste yaşadığımız salgından bölgesel savaşlara küresel ekonomik krizlerden asrın felaketi olan 6 Şubat depremlerine rağmen duruşumuzdan taviz vermedik. 2024 yılında da bu hassasiyetimizi muhafaza ediyoruz” dedi.
“Bu yıl emeklilerimizin bayram ikramiyelerinde de yüzde 50 artışa gittik”
“Bölgesel krizlerin ve istikrarsızlıkların yol açtığı mali yükü en az şekilde insanımıza yansıtmanın derdindeyiz” ifadelerini kullanan Erdoğan, “Bu anlayışla bir sosyal koruma ücreti olan ve çalışma hayatındaki ücret politikaların en alt sınırını temsil eden asgari ücret 17 bin liraya çıktı. Böylece asgari ücrette bir önceki yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 100 oranında artış oldu. Asgari ücret desteğini 700 liraya çıkararak ödemeyi sürdürüyoruz. Memurlarımızın aylıklarında ise 2024 yılı Ocak ayında enflasyon farkıyla birlikte yüzde 50’ye yakın bir artış sağladık. Bu rakamlarla en düşük memur maaşı 2002 yılına göre reel olarak yüzde 300 oranında nominal olarak ise 84 kat artış gösterdi. Aynı şekilde katlanarak artan emekli sayımıza rağmen emeklilerimizin ücretlerinde de çok önemli iyileştirmeler yaptık. Daha önce olmayan bayram ikramiyesi bu uygulamayı getirerek emeklilerimize bayram sevinci yaşattık. Geçen sene emeklilerimizden gelen talepler doğrultusunda her bir emeklimize tek seferlik 5’er bin liralık ödeme gerçekleştirdik. Bu yıl emeklilerimizin bayram ikramiyelerinde de yüzde 50 artışa gittik. Ramazan bayramı ikramiyelerini 2-5 Nisan tarihleri arasında emeklilerimizin hesaplarına yatırmış olacağız. Devletimizin deprem bölgesiyle ilgili yükümlülükleri azaldıkça artan kaynağı emeklilerimiz ve çalışanlarımız başta olmak üzere milletimizin istifadesine sunmaya devam edeceğiz. Bunun yanında enflasyonu yeniden tek haneli rakamlara düşürerek tüm toplum kesimlerinde daha kalıcı refah artışı sağlayacağız.”
“Memurlarımızın haklarını genişletmek için gayret ederken muhalefet bunları Anayasa Mahkemesine götürerek budamaya çalışıyor”
“Emeğin karşılığı kadar önemli bir diğer konu emeğin müdafaasıdır” diyen Erdoğan, “Çok kritik rol üstlenen sendikalarımız ve konfederasyonlarımız yine bizim dönemimizde rahat bir nefes alabilmiştir. Sendikacılık ile işçi işveren ilişkilerinin düzenleyen ve adil temsilini sağlayan sosyal diyalog mekanizmalarımız geçmişte hak ettiği değeri ve ilgiyi görememiş ihmal edilmişti. Son 21 yılda her alanda olduğu gibi sosyal diyalog konusunda da ciddi ilerlemeler kaydettik. İşçilerde sendikalaşma oranı 2024 Ocak istatistiklerinde yüzde 15’i geçti. Memurlarda sendikalaşma oranı ise yüzde 74 oranına yükseldi. Her toplu görüşmemizde yeni imkanlar getirerek memurlarımızın haklarını iyileştirmeyi sürdürüyoruz. Ülkemiz ve milletimiz yararına attığımız her müspet adımda olduğu gibi burada da muhalefetin engellemeleriyle karşılaşıyoruz. Toplu sözleşme ikramiyesi bu kazanımlardan birisidir. 7. dönem kamu toplu sözleşmesiyle üye sayısı yüzde 2’yi geçen sendikaların mensuplarına aylık 538 lira ödeme yapıyorduk. Bu düzenleme ana muhalefet partisinin başvurusundan dolayı Anayasa Mahkemesi tarafından geçenlerde iptal etti. Bu iptal kararıyla ikramiyeden yararlanan 2 milyona aşkın kamu görevlimiz maalesef 345 lira daha az aylık alacak. Bu da 2 yıllık toplu sözleşme sürecinde memurumuzun 8 bin 280 lira kaybı anlamına geliyor. Biz memurlarımızın haklarını genişletmek için gayret ederken muhalefet ise bunları Anayasa Mahkemesine götürerek budamaya çalışıyor. Çalışanlarımızı ve emeklilerimizi bize karşı kışkırtmak için meydanlarda atıp tutuyorlar ama mahkeme kapılarını aşındırmaktan da maalesef geri durmuyorlar. Bize göre yanlış olan bu kararla ilgili olarak üzerimize düşeni mutlaka yapacağız. Geçtiğimiz yıl yaptığımız 3 bin 600 ek gösterge düzenlemesiyle ek göstergelerini yeniden belirlenmesini sağlamıştık. 3 bin 600 ek gösterge düzenlemesini genişleteceğimizi duyurmuştuk. Bu sözümüzü de önümüzdeki dönemde hayata geçireceğiz. Çalışma Meclisimizin çalışma hayatının gelecek yüzyılı temalı 13. toplantısını önümüzdeki aylarda gerçekleştirmeyi planlıyoruz” ifadelerini kullandı. – İSTANBUL
]]>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’daki Türkiye Yüzyılı Emekçileri İftar Buluşması’nda yurttaşlarla bir araya geldi. İftar yemeğinden sonra konuşan Erdoğan, şunları söyledi:
“Yakın çevremizde savaşların, insani trajedilerin, krizlerin kol gezdiği sancılı bir dönemde bu mübarek günleri idrak ediyoruz. Bizler iftar sevincini paylaşabiliyoruz ancak Gazze’de büyük bir insani dram yaşanıyor. Bir kap sıcak yemeği, bir bardak temiz suyu bulmanın lüks olduğu insanlık adına utanç verici günlere şahitlik ediyoruz. Yemen, Suriye, Sudan, Türkistan, Afganistan başta olmak üzere gönül coğrafyamızın farklı köşelerinde kardeşlerimiz bu mübarek günlerde ağır imtihanlardan geçiyor. Ramazan’ın gelmesiyle birlikte milletimizin Gazze’ye ve mazlum coğrafyalara yardımlarını artırdığını görmekten memnuniyet duyuyorum.
“ASGARİ ÜCRET DESTEĞİNİ 700 LİRAYA ÇIKARARAK ÖDEMEYİ SÜRDÜRÜYORUZ”
Özellikle son yıllarda üst üste yaşadığımız salgınlardan bölgesel savaşlara, küresel ekonomik krizden asrın felaketi olan 6 Şubat depremlerine rağmen bu duruşumuzdan taviz vermedik. 2024 yılında da hassasiyetimizi muhafaza ediyoruz. Bölgesel krizlerin ve istikrarsızlıkların yol açtığı mali yükü en az yansıtmanın derdindeyiz. Bir sosyal koruma ücreti olan ve çalışma hayatındaki ücret politikalarının en alt sınırını temsil eden asgari ücret 17 bin liraya çıktı. Böylece asgari ücrette bir önceki yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 100 oranında artış oldu. Asgari ücret desteğini 700 liraya çıkararak ödemeyi sürdürüyoruz.
“MEMURLARIMIZIN AYLIKLARI 2002 YILINA GÖRE REEL OLARAK YÜZDE 300 ARTIŞ GÖSTERDİ”
Memurlarımızın aylıklarında ise enflasyon farkı ile birlikte yüzde 50’ye yakın artış sağladık. 2002 yılına göre reel olarak yüzde 300, nominal olarak 84 kat artış gösterdi. Emeklilerimizin ücretlerinde de çok önemli iyileştirmeler yaptık. Daha önce olmayan bayram ikramiyesi uygulamasını getirerek emeklilerimize bayram sevinci yaşattık. Geçen sene talepler doğrultusunda her bir emeklimize tek seferde 5 bin lira ödeme gerçekleştirdik. Bu yıl emeklilerimizin bayram ikramiyelerinde yüzde 50 artışa gittik. Ramazan bayramı ikramiyelerini inşallah 2-5 Nisan arasında emeklilerimizin hesaplarına yatıracağız.
“İŞÇİLERDE SENDİKALAŞMA ORANI, 2024 YILINDA YÜZDE 15’İ GEÇTİ”
Enflasyonu yeniden tek haneli rakamlara düşürerek tüm toplum kesimlerinde daha kalıcı refah artışı sağlayacağız. Emeğin karşılığı kadar önemli konu, emeğin müdafaasıdır. Bu süreçte çok kritik rol üstlenen sendikalarımız ve konfederasyonlarımız yine bizim dönemimizde rahat bir nefes alabilmiştir. Sendikacılık ile işçi işveren ilişkilerini düzenleyen sosyal diyalog mekanizmaları geçmişte hak ettiği değeri ve ilgiyi görememiş, ihmal edilmişti. Sosyal diyalog konusunda da ciddi ilerlemeler kaydettik. İşçilerde sendikalaşma oranı, 2024 yılında yüzde 15’i geçti. Memurlarda ise yüzde 74 oranına yükseldi. Memurlarımızın haklarını iyileştirmeyi sürdürüyoruz. Ülke ve milletimiz yararına attığımız her müspet adımda olduğu gibi burada da muhalefetin engellemeleriyle karşılaşıyoruz.
“BİZ MEMURLARIMIZIN HAKLARI İÇİN GAYRET EDERKEN MUHALEFET İSE BUNLARI BUDAMAYA ÇALIŞIYOR”
Biz memurlarımızın hakları için gayret sarf ederken muhalefet ise bunları Anayasa Mahkemesi’ne giderek budamaya çalışıyor. Bize göre yanlış olan bu kararla ilgili olarak üzerimize düşeni mutlaka yapacağız. Bu yanlışın müsebbiplerine sizler de gereken cevabı vermelisiniz. Çalışma hayatının en önemli istişare mekanizmalarından olan Çalışma Meclisi Toplantısı’nı en son 2019 yılında emek dünyamızın temsilcileriyle bir araya gelerek gerçekleştirmiştik. Çalışma hayatının 13. toplantısını önümüzdeki aylarda gerçekleştirmeyi planlıyoruz.”
]]>Ankara Tabip Odası (ATO), 14 Mart Tıp Bayramı öncesinde bugün sağlık çalışanları ve sağlık sisteminin acil çözüm bekleyen sorunlarını dile getirmek için Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi önünde eylem yaptı. Eylemde ‘sadaka değil hakkımızı isteriz’, ‘herkese sağlık güvenli gelecek’, ‘yaşamak yaşatmak istiyoruz’ sloganları atıldı. ATO üyeleri ‘Haklarımızı ve halkın sağlığını savunuyoruz. 14 Mart’ta acil taleplerimiz’ yazılı pankart açtı. Eyleme CHP Sağlık Bakanlığından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı doktor Zeliha Aksaz Şahbaz ve SOL Parti Sözcüsü İlknur Başer de katıldı.
“SAĞLIK ALANINA YÖNELİK DÜZENLENLEMELER, SAĞLIK MESLEK VE EMEK ÖRGÜTLERİNİN GÖRÜŞÜ ALINARAK OLUŞTURULMALI”
ATO Özel Hekimlik Komisyonu Üyesi Mine Coşkun yaptığı açıklamada şunları dile getirdi:
“Fiili hizmet süresi zammı 120 gün olmalı, sağlık çalışanlarının ek göstergesi kademeli olarak artırılmalı, hekimler için 7 bin 600 olmalıdır. Çalışırken alınan ücretlerin emekliliğe yansıdığı tek kalemde maaş uygulanmalıdır. Aile sağlığı merkezlerinde çalışanlar başta olmak üzere alınan vergi yüzde 15’i geçmemelidir. Bütün sağlık çalışanların ve emekli hekimlerin aylıkları yoksulluk sınırının üzerinde olmalıdır. 150 milyon başvurunun gerçekleştiği acil servisler, acil hizmetleri sekteye uğratan poliklinik hizmetlerinden arındırılmalıdır. Hekimlerin muayene sayı ve süresini kendisinin ayarlayacağı ( mahkeme kararıyla da onaylanan ) bir sisteme geçilmelidir. Sağlık alanına yönelik bütün düzenlemeler üniversiteler, sağlık meslek ve emek örgütleriyle ilgili kurumların görüşüyle oluşturulmalıdır. Tıpta uzmanlık eğitimi ve uzmanlık öğrenci sayısı ülke gerçekleri ve eğitimin niteliği gözetilerek yapılmalıdır. Sağlığa tedavi edici değil, sağlığı koruyucu bir gözle bakılmalı; başta HPV ve grip aşıları olmak üzere tüm aşılar ücretsiz olmalı ve rutin aşılama programına alınmalıdır. Hekimlerin bağımsız çalışma koşullarını zorlaştıran uygulamalar terk edilmelidir. Hak arama olanaklarını ortadan kaldırmayı amaçlayan, son yasal düzenlemede var olan çifte cezalandırma uygulaması iptal edilmelidir.”
“HASTALAR EVLERİNDE RANDEVU BEKLERKEN SAĞLIKLARINI KAYBEDİYOR”
CHP Genel Başkan Yardımcısı doktor Zeliha Aksaz Şahbaz da şunları söyledi:
“Bugün 14 Mart Tıp Bayramı’nı kutlayamıyoruz çünkü biraz önce de ifade edildiği gibi; bu bir bayram olmaktan çıktı. Artık halkın sağlık hakkının, sağlık emekçilerinin haklarının arandığı bir direniş haftasına dönüştü.
Bizler CHP olarak, sağlığın ticari bir işlem değil, sağlığın bir hak olduğunu savunuyoruz. Bugün sağlıkta bir özelleştirme, ticarileşme ile karşı karşıyayız. Sağlığın, sadece hasta sayısı üzerinden tartışıldığı ve rant kapısı olarak görüldüğü bir sistemi yaşıyoruz. Hastalarımız evlerinde randevu beklerken 5 dakikalık muayene süresi için sağlıklarını kaybediyorlar. Biz, eşit, nitelikli, ulaşılabilir sağlık hakkını sonuna kadar savunacağız.”
“SAĞLIK EMEKÇİLERİ KÖLELEŞTİRİLMİŞ”
SOL Parti Sözcüsü İlknur Başer ise “Bugün ülke sağlıksız. Sağlık; fiziksel, sosyal ve ruhsal yönden tam bir iyilik halidir. Etrafımıza bakalım; fiziksel, ruhsal ve sosyal yönden iyi bir toplum görüyor muyuz? İyi bir sağlık ortamı görüyor muyuz? Sağlık emekçileri köleleştirilmiş, sağlık hizmeti ticarileştirilmiş. Bizlerin tek bir sihirli formülü, tek bir çıkış yolumuz var; birbirimize, emeğimize, onurumuza örgütlenerek mücadele etmek. Ellerimizi birleştirelim, insanca yaşam, insanca yaşama koşulları için 14 Mart’ları kutlanacak bayramlara dönüştürmek için birleşelim” diye konuştu.
]]>Zorlu, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında emekli maaşlarının durumuna dikkati çekti.
Emekli maaşları üzerinden yapılan tartışmaların kendilerini üzdüğünü dile getiren Zorlu, Türkiye’nin bu tartışmayı hakketmediğini, siyasi iktidarın Türkiye’yi emekli maaşı olan emekçiler topluluğu haline getirdiğini kaydetti.
Zorlu, emekli maaşlarının açlık sınırı altında kaldığını, bu sorunu çözmek için çaba gösterdiklerini ancak iktidarın kendilerini suçlayarak vatandaşları tahrik etmekle itham ettiğini söyledi.
Emekli maaşları ve ekonomiye ilişkin elindeki grafikleri basın mensuplarına gösteren Zorlu, “2003 yılında en düşük emekli memur maaşı 1,47 asgari ücrete denk geliyordu. Bu tarihten itibaren emekli maaşlarında sürekli düşüş yaşandı. 2024 yılına gelindiğinde en düşük emekli maaşı 0,59 asgari ücrete eşitlenmiş durumda. İşte ’emekli yılı’ olarak ifade edilen bu vahim yıl, tarihe maalesef böyle geçmiş durumda. Artık emekli aylığı dediğimiz şey bir yoksul geliri, bir yoksulluk problemi haline dönüşmüştür.” diye konuştu.
Zorlu, hükümetin büyüme ve ihracat rakamları üzerinden büyük kampanya yaptığını ancak refahın arttırılması ve gelir dağılımındaki adaletsizliğin çözülmesi için gerekli adımları atmadığını, bu durumu vatandaşların yaşam hakkına bir müdahale olarak gördüklerini kaydetti.
“Bayram ikramiyelerini bir katsayıya bağlamamız lazım”
En düşük emekli maaşı ve bayram ikramiyelerinin yükseltilmesine ilişkin TBMM başkanlığına kanun teklifi verdiklerini aktaran Zorlu, şöyle konuştu:
“Bayram ikramiyelerini bir katsayıya bağlamamız lazım. 2018 yılında bayram ikramiyeleri bin lira olarak açıklandı. 2018’den 2024’e bir kıyaslama yaptığımızda TÜFE yüzde 480, gıda endeksi ise yüzde 637 arttı. Bayram ikramiyesi ise 3 bin liraya çıkarak yüzde 200 arttı. Kanun teklifimize göre bayram ikramiyesi en düşük emekli memur maaşının yarısından az olamayacak. Bu da 7 bin 500 liraya tekabül ediyor. Ayrıca bayram ikramiyesini bundan böyle siyasi iktidarın ya da Cumhurbaşkanının lütfederek açıkladığı bir rakam olmaktan uzaklaştırıp 6 ayda bir yenilenen katsayılar üzerinden emekli ikramiyelerin artışını öngörüyoruz. Ayrıca teklifimize göre en düşük emekli maaşı da asgari ücretten az olamayacak.
Teklifimiz eğer kabul edilirse bundan böyle en düşük emekli maaşı asgari ücretten az olamayacak. ve bunun da yine TÜİK’in belirlediği enflasyona göre 6 ayda bir yenilenmesini arzu ediyoruz. Biz bu kanun teklifimizin ivedilikle gündeme alınmasını siyasi iktidardan talep ediyoruz”
Zorlu, emeklilerin 2018 yılında bayram ikramiyesiyle 22,8 kilo, bugün ise 7,56 kilo et alabildiğini, 9 milyon emeklinin açlık sınırının altında yaşamaya mahkum edildiğini, bu durumun hayatın her alanına yansıdığını belirtti.
Kürşat Zorlu, partisinin Adana’nın Seyhan Belediye Başkan adayının BM’nin depremzedeler için gönderdiği yardım malzemelerini seçim çalışmalarında kullandığı iddialarıyla ilgili soru üzerine, “Haberlerle ilgili belediye başkan adayımızla konuştum. Kamuoyuna yansıyan fotoğrafın bir kurgu olduğu yönünde bir açıklaması oldu. Burada çok açık komplo var.” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bir kez daha cumhurbaşkanlığına aday olup olamayacağı yönündeki tartışmalara yönelik soruya da Zorlu, şu cevabı verdi:
“Her seçim öncesinde başta anayasa olmak üzere bu tür tartışmalı meseleler ülkemizin asıl gündemini ortadan kaldırmak, hatta gölgelemek için bir araç olarak kullanılıyor. Vatandaşın gerçek gündeminden uzaklaştıran, bunu gölgelemeye yönelik bir girişim olarak görüyorum. Biz vatandaşımızın sorunlarını çözmek, millet odaklı bir siyaset çabası içerisinde olmak istiyoruz.”
]]>Akdoğan, yaptığı açıklamada, TBMM’ye sundukları kanun teklifine ilişkin bilgi verdi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in kamuoyuyla paylaştığı “Birleşik Emekli Kart” ile ilgili Emeklilere Emekli Kart Verilmesi ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi hazırladıklarını belirten Akdoğan, Meclis’in teklifi hemen yasalaştırması çağrısında bulundu.
5 maddelik kanun teklifinde emeklilere banka kartı niteliğine haiz “Emekli Kart” verilmesini öngörülüyor. Teklifte, “Emekli Kart” sahiplerinin ikametgahlarında kullandıkları elektrik, doğalgaz ve belediyelerce tahakkuk ettirilecek su ücretlerinin yüzde 40’tan az indirim içermemek üzere belirlenecek tarife üzerinden alınması, bayramlarda emeklilere bir aylık net asgari ücret kadar ikramiye ödenmesi ve emeklilerin kamu hizmetleden tamamen ücretsiz yararlanması hükümleri yer alıyor.
Teklifin gerekçesinde gelir eşitsizliğinin giderek büyüdüğünün altı çizilerek, Türkiye’nin AB’de gelir eşitsizliği en yüksek ülke olduğu kaydedildi. Asgari ücret ile en düşük emekli maaşı arasındaki farkın son 21 yılın en üst seviyesine ulaştığına işaret edilen gerekçede, emeklilerin enflasyon nedeniyle artan maliyet karşısında alım güçlerinin her geçen gün azaldığına vurgu yapılarak, bu konuda sosyal hukuk devleti anlayışı kapsamında yasal düzenleme yapılmasının amaçlandığı belirtildi.
Akdoğan, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları kaydetti:
“Benim Ayşe Teyzem, Fatma Ablam, Ahmet Dedem, Ali Amcam çarşıya pazara gidince 3 kuruşun hesabını yapmasın, üşüdüğünde doğalgazın faturasını düşünüp kombiyi kısmasın diyoruz. Dedeler, nineler bayramda torunu gelecek de ona ne harçlık verecek diye üzülmesin, kaygılanmasın diyoruz. AK Partililer hep gelenekten, yerlilikten, millilikten söz ediyorlar ama işin gerçeğine gelince gözleri kör, kulakları sağır, dilleri lal oluyor. Artık bayramlar bayram olmaktan çıktı. İkram için tutacağın şekerin fiyatı almış başını gitmiş. Ramazanlarda iftarlık fiyatları cep yakıyor, emekli bayramda karalar bağlıyor. Bunlar da çıkmış 2 bin TL olarak verdikleri emekli ikramiyesini 3 bin TL’ye çıkarmakla övünüyor. İnsan hiç değilse yaşlıya hürmetten bu miktara bayram ikramiyesi demekten biraz ar eder.”
“KAYNAKLARI YURT DIŞINA AKTARIYORLAR”
Türkiye’de yaklaşık 15 milyon emeklinin 10 milyonunun açlık sınırının altında emekli aylığı aldığına işaret eden Akdoğan, iktidarın çarşıdan, pazardan ve vatandaştan haberinin olmadığını vurguladı. Vatandaşın her geçen gün yoksullaştığını, emeklinin halinin perişan olduğunu vurguayan Akdoğan, “Çocuğunun eline bakan var, hasta haliyle çalışan, konudan komşudan yardım alan var. İktidarın varı yoğu semirttiği müteahhitler, bildiği uluslararası faiz lobileri ve tefeciler. Onların keyfi yerindeyse iktidarın da keyfi yerinde. Eğer gerçekten yerli ve milli iktidarsan keseceksin müteahhitlere, uluslararası faiz lobilerine ve tefecilere akıttığın hortumun musluğunu, aktaracaksın vatandaşına, emekline. İnsanları ömürlerinin ikinci baharında, emekliliğin tadını çıkaracağı dönemde, yoksulluğa, açlığa, sefalete mahkum etmeyeceksin. Emeklilerimiz için ne kaybedecek bir zaman ne de duracak bir zaman var” ifadelerini kullandı.
]]>İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Ankara Etimesgut’ta seçim koordinasyon merkezi açılışına katıldı. Partisinin Ankra Büyükşehir Belediye Başkanı Cengiz Topel Yıldırım ve Etimesgut Belediye Başkanı Adayı Hilmi Özer ile seçmenlere seslenen Akşener, şunları söyledi:
“Seçim; seçmenin düğünüdür, seçmenin bayramıdır. ya düşman olacak ne var? Biri gidecek, biri gelecek. Bakacaksınız, doğru hizmet etmiyorsa onu göndereceksiniz, öbürü gelecek. Bizim inancımıza göre seçmen seçimlerde bir karar verir. Der ki sen muhalefetsin, benim avukatım olacaksın. Öbürüne de döner der ki, sen iktidar olacaksın, bana hizmet edeceksin. Avukatın, halkın avukatının görevi nedir O sesi duyurmaktır.
“EMEKLİYE BU BAYRAMDA 7 BİN TL VERMEK ZORUNDASINIZ ERDOĞAN”
Ben İYİ Parti Genel Başkanı olarak bu seçime giderken iktidarın bu konuya çözüm üretmesi için ısrarla emekliler diyorum farkında mısınız? Emekliye bu bayramda 7 bin TL vermek zorundasınız Erdoğan. 7 bin TL vereceksiniz. Elalemin Suriyelisine veriyorsun. Açlıktan sürünen emekline bayram hediyesi 7 bin TL vereceksin, vermek zorundasın. Yıllarca seni bu emekliler desteklediler. Görevini yerine getirmek zorundasın. Buna karşılık aynı emeklilere 11 bin TL seyyanen zam vereceksin. ve en düşük emekli maaşı da asgari ücret kadar olacak. Bunu niye diyorum? Bunu şunun için diyorum; bu seçim siz emeklilerin, siz seçmenlerin birilerinin kulağını çekebilme imkanını size veren bir seçim. Şimdi geçinebilmek için yapacağınız iş bu. Bu dediklerimin hayata geçirilmesi için kulakları çekmek, 2 tarafın da kulağını çekeceksiniz.
“100 BİN ÖĞRETMEN TAYİN EDİLMELİDİR”
Dikkat edin, ısrarla bir şey söylüyorum ben. 100 bin öğretmen tayin edilmelidir. O çocukları siz okuttunuz. O çocukları bu millet cebinden, ana baba rızkından keserek okuttu. O kadar okulu açmayacaktınız. Madem açtınız tayin edeceksiniz, tayin etmek sizin için bir zorunluluktur. Siz etmiyorsanız biz iktidara geleceğiz ve biz edeceğiz.
Bu nasıl bir Etimesgut’muş. Yani bu Etimesgut’ta neler var, neler; onu sorayım. Kimin ayağına taş attık, kimin cebine girenlerin ya da gireceklerin önüne geçtik? Ne yaptık biz de asla bir siyasi partide olmayacak bir saygısızlık, bir operasyon bizim partimize çekildi? Şimdi bunları yazdık bir kenara.
“BEN BU İKİ KARDEŞİME SİZİN SESİNİZ OLMALARI İÇİN OY İSTİYORUM”
Cengiz Topel Yıldırım beş kuruş para çaldırmaz. Çalanın peşine düşer. Dolayısıyla ondan dolayı da herkesin sinirini bozar. Buradaki Hilmi kardeşimizse herkesle hemhal olur, herkesin işine koşar, onun da para çaldırmayacağına kefilim. Şimdi bu çerçeve içerisinde ben bu iki kardeşime oy istiyorum. Sizin sesiniz olmaları için oy istiyorum.”
]]>Giresun Yağlıdere ilçesinde doğan 45 yaşındaki Ramazan Demir ve 49 yaşındaki Ramazan Demir, 31 Mart’ta yapılacak Mahalli İdareler Genel Seçimlerinde Ulus Mahallesi muhtarlığı için başvuru yapan 4 aday arasında yer aldı.
Adayların, isim, soyadı ve memleket benzerliğinin yanı sıra seçim çalışmasını yürüttükleri otomobilleri de aynı marka.
Yaşları, kampanya sloganları ve araç renklerinin farklılığı dışındaki benzerlik, seçmenin zaman zaman adayları karıştırmasına neden oluyor.
“Ulus’ta Bayram Var” sloganını kullanan Yağlıdere Sınırlı köyünden Ramazan Demir ile aracına “Başın Düşerse Dara Muhtar Bayram Demir’i Ara” sloganını ve anne babasının ismini yazdıran Koçlu köyünden Ramazan Demir, mahallelerine hizmet için girdikleri gülümseten seçim yarışını sürdürüyor.
“Kim kazanırsa onu tebrik ederiz”
İşçi emeklisi 45 yaşındaki Bayram Demir, AA muhabirine, mahallede aynı ad ve soyadı taşıyan iki kişinin aday olmasının seçim atmosferini farklı noktaya taşıdığını söyledi.
Oy için gittikleri yerlerde zorlandıklarını anlatan Demir, “İki Bayram Demir’in muhtarlığa aday olması tesadüf ama tesadüften de öte ikimiz de aslen Giresun Yağlıdereliyiz. İkimizin aracının markası da aynı. Bu durum mahallemize de çok büyük heyecan getirdi.” diye konuştu.
Demir, benzer durumlarda olmanın zorluğunun yanı sıra heyecan da yaşadıklarını dile getirerek, seçmenlerin zaman zaman kafa karışıklığı yaşadığını, oy kullanırken adayları nasıl ayırt edeceklerini sorduklarını söyledi.
Yüksek Seçim Kurulunun isim benzerliklerine karşı önlemler aldığına değinen Demir, “Adayların isimleri aynıysa oy pusulasında ismin yanına anne ve babanın da isminin yazılması gibi. Çok şükür bu durum bizleri kurtarıyor. Bir de oy pusulamızı dikey veya yatay olarak hazırlayabiliriz. Ben dikey olarak hazırlayıp seçmene sunacağım.” şeklinde konuştu.
Demir, bu durumun mahalleye farklı atmosfer getirdiğine işaret ederek, “Bu güzel bir şey ve benim açımdan hiç sakıncası yok. Burada milletin tercihi önemlidir. Kim kazanırsa onu tebrik ederiz. Kahvehanede otururken iki Bayram Demir’in olmasıyla ilgili arkadaşlarla aramızda latifeler oluyor. Bu da güzel bir şey.” ifadesini kullandı.
Seçim çalışmalarını yürütürken kendisini tanıyanların köyünün ismiyle “Sınırlı Bayram” şeklinde hitap ettiğini belirten Demir, diğer adayı da köyüyle anan vatandaşların, seçim pusulasına yazılan aza isimlerinden de oy verecekleri kişiyi ayırt edebileceklerini kaydetti.
“Türkiye’de ilk olduğunu söylediler”
Esnaf 49 yaşındaki Bayram Demir, isim ve soyadı benzerliğini duyunca şaşırdığını söyledi.
Benzerlik dolayısıyla yaşanan sorunları nasıl çözeceklerinin sık sık sorulduğunu belirten Demir, araçlarında yazan seçim sloganları ve oy pusulasına anne baba isminin yazılmasının problemi çözdüğünü ifade etti.
Demir, benzerliğin çevrelerinde de şaşkınlıkla karşılandığına değinerek, “Biz zor olmadığını biliyoruz. Ulus Mahallesi sakinleri kime oy vereceklerini biliyorlar. İlk defa muhtar seçmiyorlar. Bu ilk olmadığı için bizim de özverili çalışmamız gerektiğini düşünüyorum.” dedi.
Muhtarlık seçimlerinde verdikleri mücadelenin dostluk içerisinde sürdüğünü vurgulayan Demir, şunları kaydetti:
“Aramızdaki rekabetin dostluk içerisinde gitmesi gerekiyor. Muhtarlık, toplumun önünde söz sahibi olmak ve haklarını savunmak demektir. Aramızda sürtüşme illaki olacak, o seçim atmosferinin doğasında var. Diğer Bayram kardeşimiz bazen ‘Neden ismini değiştirmedin?’ diye takılıyor. Biz de bunu gülerek karşılıyoruz.”
Demir, hayatında ilk defa bu kadar çok heyecanlandığını dile getirerek, tatlı atışmalarla geçecek seçim sürecini “örnek insan” olarak bitirmek istediklerini sözlerine ekledi.
]]>Milyonlarca emekliyi ilgilendiren zamlı bayram ikramiyesini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan açıkladı. 2 bin lira olan emekli ikramiyelerine yüzde 50 oranında zam yapılarak 3 bin liraya yükseltildi. Maaşını tam olarak hak eden tüm emekliler 3 bin lira oranında emekli ikramiyesini alacak. Bunun dışında dul ve yetimlere ise hak ediş oranları kadar emekli ikramiyesi ödenecek.
DUL VE YETİM AYLIĞI ALANLARA İKRAMİYE ÖDEMESİ NASIL YAPILACAK?
Emeklilerin bayram ikramiyesi ödemesi dosya bazında yapılıyor. Dosya başına 3 bin lira ikramiye ödenecek. Ölen eşinden veya anne-babasından dolayı dul-yetim aylığı alanların bayram ikramiyesi hisseleri oranında ödeniyor. Ölen eşinin emekli aylığının yüzde 50’si oranında dul aylığı bağlanmış olan eşe 1500 lira; yüzde 25’i bağlanmış olan kızına ise 750 lira ikramiye ödenecek. Herhangi bir işte çalışmayan, kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık almayanlar eşinin aylığının yüzde 75’ini almakta olduklarından, 2000 lira ikramiye verilecek. İş kazası ve meslek hastalığı dolayısıyla sürekli iş göremezlik geliri alanlara, gelir bağlanmasına esas olan sürekli iş göremezlik derecesi oranında bayram ikramiyesi ödeniyor. Meslekte kazanma gücü kayıp oranı yüzde 25 olanlara 750 lira, yüzde 45 olanlara 1350 lira ikramiye ödenecek.
MART AYINDA DİLEKÇE VEREN EYT’LİLER DE YARARLANACAK
Zamlı ikramiyeden 31 Mart 2024 tarihine kadar emeklilik dilekçesi veren EYT’liler ile EYT düzenlemesi olmadan da emekliliğe hak kazanan diğer sigortalılar Ramazan Bayramında yararlanacak. Emeklilik dilekçesini 1 Nisan’dan sonra verenler bu yılki Ramazan Bayramı’nda ikramiye alamayacak.
BİRDEN FAZLA AYLIK ALANLARIN İKRAMİYE ÖDEMESİ
SGK’dan birden fazla dosyadan gelir ve aylık alan emekli ve hak sahiplerine, en fazla ödemeye hak kazandıkları dosya üzerinden ikramiye verilecek. Örneğin bir kişi hem kendi çalışmasından dolayı emekli aylığı, hem de ölen eşinden dolayı dul aylığı alıyorsa sadece kendi emekliliğinden dolayı 3000 lira ikramiye alacak. Bir kadın hem dul aylığı, hem de yetim aylığı alıyorsa en yüksek aylık aldığı dosyadaki oran üzerinden tek ikramiye alabilecek. Emekli aylığı ile birlikte sürekli iş göremezlik geliri alanlar ise sadece emekliliğinden dolayı 3000 lira ikramiye alacaklar. Emekli veya hak sahiplerinin nisan ayı içinde fakat bayram öncesi vefatı durumunda, bayram ikramiyesini hak sahipleri alabilecek.
İKRAMİYELER NE ZAMAN ÖDENECEK?
Ramazan Bayramı’nın arefe günü 9 Nisan’da başlıyor. 10-11-12 Nisan 2024 tarihleri Ramazan Bayramı tarihleri olduğu için 9 Nisan 2024 tarihinden önce ilk bayram ikramiyesinin ödenmesi gerekiyor. Kurban Bayramı’nın arefesi 15 Haziran 2024 günü oluyor. 16-17-18-19 Haziran 2024 tarihleri de Kurban Bayramı olarak ülkemizde kutlanacak. Böylece Kurban Bayramı ikramiyesi de 15 Haziran 2024 tarihinden önce ödenmesi gerekecek.
EMEKLİLERİN ZAMLARI DA YÜKSELTİLMİŞTİ
SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin 2024 yılının Ocak-Temmuz dönemi için hak ettiği yüzde 37.57’lik zammın üstüne 11.68 puan daha artış yapılarak maaşlarına yüzde 49.25 oranında zam yapılmıştı. Bu zamma ilişkin farklar bugün de ödendi ve emekliler zamlı maaşlarını almış oldu.
2023 YILINDA 5 BİN LİRA DAHA İKRAMİYE ÖDENDİ
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla emeklilere 2023 yılında 5 bin lira ekstradan ikramiye ödenmişti.
Erdoğan, partisinin Ordu Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen mitinginde, vatandaşlara hitap etti.
Ordu’ya getirdikleri yatırımların saymakla bitmeyeceğini belirten Erdoğan, önümüzdeki dönemde büyükşehir belediyesiyle, ilçe belediyeleriyle, Cumhurbaşkanlığı ve bakanlıklarıyla Ordu’yu her alanda geliştirmeye, büyütmeye ve güzelleştirmeye devam edeceklerini söyledi.
Erdoğan, “Ülkemizin her gündemi bizim gündemimizdir. Milletimizin her sıkıntısının çözümü bizim sorumluluğumuzdur. Depremden teröre hiçbir başlıkta en küçük bir zafiyete izin vermiyoruz, vermeyeceğiz.” ifadesini kullandı.
Bunlarla birlikte kalkınma programlarını, yatırımları, insanların ve şehirlerin her bir meselesini yakından takip ettiklerini dile getiren Erdoğan, “Bunları söylerken önümüzdeki zorlukları da görmezden gelmiyoruz. Küresel ve bölgesel gelişmelerin etkisiyle ülke olarak içinden geçtiğimiz meşakkatli dönemin bir süredir milletimizi nasıl yorduğunu en iyi biz biliyoruz. İşte, pazartesi Dubai’deydim, oradan Mısır’a geçtim, oradan döndüm ülkeme geldim ve durmak yok yola devam. Bir de buna 6 Şubat depremlerinin ekonomimize çıkardığı 104 milyar dolarlık ilave maliyeti eklememiz gerekiyor.” diye konuştu.
Bu kritik dönemde de önceliği yatırıma, istihdama, üretime ve cari fazla yoluyla güçlenmeye verdiklerini aktaran Erdoğan, böylece vatandaşların çalışacak iş bulabilmesine, evine ekmek götürecek rızık kapısını açık tutabilmesine imkan sağladıklarını söyledi.
Erdoğan, vatandaşları mağdur edecek acı reçeteler yerine tedrici düzelmeyi sağlayacak dengeli politikaları yeğlediklerine dikkati çekerek, hayat pahalığıyla mücadelenin herkes için zorlu geçtiğini, bu mücadelenin bedelini herkesin beraber ödediğini kaydetti.
“Bayram ikramiyesini 3 bin liraya yükselteceğiz”
Merkezi yönetim bütçesini hazırlarken çalışanıyla, esnafıyla, emeklisiyle tüm kesimlerin satın alma güçlerini korumayı hedeflediklerini anlatan Erdoğan, şöyle devam etti:
“Buna rağmen ortaya çıkan dengesizlikleri ek tedbirlerle düzeltmeye çalışıyoruz. Mesela sadece emeklilerimize yaptığımız tek seferlik 5 bin liralık ödemenin, en düşük emekli maaşının sınırını 10 bin liraya çıkarmanın, maaşlarda yaptığımız yüzde 50’ye ulaşan zam oranlarının bütçeye maliyeti 300 milyar liradan fazladır. Bütçemize ek maliyet getiren bu düzenlemelerle gayemiz emeklilerimize ve çalışanlarımıza biraz nefes aldırabilmektir. Önümüz ramazan, arkası bayram. Emeklilerimizin bayram ikramiyelerinde de bütçe imkanlarını tekrar zorlama pahasına bir artış yapmayı planlıyoruz. Eskiden emeklinin bayram ikramiyesi diye bir geliri yoktu. Bu uygulamayı ilk defa 2018’de biz getirdik. Önce 1000 lira olan bayram ikramiyesini evvela 1100 liraya, sonra 2 bin liraya çıkardık. Önümüzdeki bayramda bu rakamı yüzde 50 artışla 3 bin liraya yükselteceğiz. Ülkemizde emekli maaşı alan, vefat edenlerin hak sahipleriyle birlikte 16 milyon kişi var. Yapılan her bir iyileştirmenin bütçeye maliyetini buna göre düşündüğümüzde karşımızdaki tablo çok daha iyi anlaşılacaktır. Bizim asıl amacımız ekonomide gerçek ve kalıcı refah artışını sağlayacak güçlü bir altyapı kurmaktır. Hayat pahalılığı sorununu çözdüğümüzde diğer alanlarda çok daha hızlı yol alabileceğimiz bir iklime sahibiz.”
İktidara geldikleri ilk dönemlerin büyük ölçüde geçmişin eksikliklerini telafi etmekle geçtiğini anlatan Erdoğan, “Ardından 2023 hedeflerimizde Cumhuriyet’imizin ilk asrını hangi seviyede tamamlamak istediğimizi gösterdik. Şimdi de Türkiye Yüzyılı vizyonumuzla ülkemizi siyasetten ekonomiye, teknolojiden savunmaya her alanda geleceğin dünyasına hazırlıyoruz. İnşallah 31 Mart’ta sizlerin desteğiyle seçilecek belediye başkanlarımız vasıtasıyla hayata geçireceğimiz Türkiye Yüzyılı şehirleri hedefimiz bu vizyonun ayrılmaz bir parçasıdır.” ifadelerini kullandı.
Erdoğan, belediye başkan adaylarını Ordu halkına emanet ettiğini belirterek, “Sizlerden tekrar söz almak istiyorum. Ordu, 31 Mart’ta sandıkları patlatıyor muyuz? Ordu, 31 Mart’ta, Ordu haritasının tamamını Cumhur İttifakı’nın renkleriyle boyuyor muyuz? Hanımlar, 31 Mart’a kadar çalmadık kapı bırakmadan çalışıyor muyuz? Gençler, 31 Mart’a kadar her sokağı, her meydanı heyecanınızla ve gayretinizle şölen yerine çeviriyor muyuz? Ben de Ordu’nun sözünü tutacağını biliyorum, buna inanıyorum.” dedi.
Mitingden notlar
Erzincan’ın İliç ilçesindeki maden kazası nedeniyle miting alanında müzik çalınmadı.
Miting alanına, “Ordulu bilir işini durmak yok daima ileri”, “Kim dönerse dönsün biz dönmeyiz bu yoldan”, “Dava adamlığı pahalı bir mülktür ihanet edenlerde bulunmaz”, “Trenden inenler bir daha bu trene binemeyecekler”, “Bıkmadan yorulmadan, gece gündüz durmadan, kimseyi ayırmadan durmak yok yola devam”, “Türkiye Yüzyılı’na Yüzyılın Ordu’su hazır” ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve Recep Tayyip Erdoğan’ın fotoğrafları bulunan “Pazara kadar değil mezara kadar beraberiz” pankartları asıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasının ardından AK Parti Ordu ilçe belediye başkan adayları sahneye tek tek çağrılarak vatandaşlara tanıtıldı. Erdoğan, belediye başkan adaylarıyla vatandaşları selamladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra alana inerek vatandaşlarla sohbet etti.
Mitinge, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun da katıldı.
(Bitti)
]]>Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianame, 1. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi. Olaya, taraflar arasındaki husumete ve olay öncesi sürece ilişkin detayların yer aldığı iddianamede, kardeş olan Ali Kemal U. ve Niyazi U’nun ortak birahane açtıkları maktul Selman Özey’den alacaklarını ısrarla istemelerine rağmen ödeme yapmaması nedeniyle aralarında husumet oluştuğu aktarıldı.
Kardeşlerin, ortaklarını vurma planıyla ilgili görüşmeler yaptıklarının tespit edildiği belirtilen iddianamede, şunlar kaydedildi:
“Ali Kemal U. ve kardeşi Niyazi U’nun ortakları olan maktulden para alacaklarını tahsil edememeleri üzerine maktulü silahla vurmaya karar verdikleri, olay tarihi sonrası el konulan cep telefonları üzerinde yapılan dijital inceleme raporlarından anlaşılmıştır. Şüpheli Ali Kemal U’nun kullandığı hat ile kardeşi Niyazi U’nun kullanmış olduğu hat arasında olay tarihi öncesi 27 Haziran’da ve 6 Ağustos’ta gerçekleşen mesajlaşmalarının bir kısmında plan yaparak silahla maktulü vurmayı kararlaştırdıkları görülmüştür.”
Telefonlardaki yazışmalarda karşılıklı hakaret ve tehdit içerikli mesajlar da yer alıyor
İddianamede, olay günü Ali Kemal U. ile maktul Özey arasında karşılıklı hakaret ve tehdit içerikli mesajlaşmaların yaşandığı bilgisi paylaşıldı.
Olay günü kardeşlerin, yanlarında arkadaşları ve akrabaları olan diğer sanıklar Ahmet Ç. ve Bayram S. ile maktulün bulunduğu Sille Mahallesi’ne doğru yola çıktığı vurgulanan iddianamede, “Ali Kemal U’nun 3 ruhsatsız tabanca götürdüğü, tabancalardan birini beline takıp, 2’sini otomobilin torpidosuna yerleştirdiği, araçla seyir ettikleri esnada Ali Kemal U’nun araçta bulunan Bayram S’ye ‘Bunlar 4 kişilermiş. Sıkıntı olabilir.’ diyerek torpidoda bulunan tabancaları kardeşi Niyazi U. ve Ahmet Ç’ye vermesini söylediği, bunun üzerine Bayram S’nin denileni yaptığı anlaşılmıştır.” ifadesine yer verildi.
Sanıkların Sille Mahallesi’nde kafe önünde arkadaşlarıyla oturan maktul Özey’in yanına geldikleri, Özey ile Ali Kemal U. arasında sözlü tartışma yaşandığı belirtilen iddianamede, ardından Özey’in Ali Kemal U’ya yumruk attığı, bunun üzerine araçtan inen Niyazi U’nun maktulün bulunduğu tarafa, yere doğru bir defa ateş ettiği, ardından Ali Kemal U’nun tabancasıyla maktule ateş ettiği kaydedildi.
Ağır yaralı halde hastaneye kaldırılan maktulün hastanede 3 gün sonra yaşamını yitirdiği belirtilen iddianamede, sanıkların olay sırasında bazı evlerde saklanma girişiminde bulundukları da bildirildi.
İddianamede, “Sanıklar Bayram S. ve Ahmet Ç’nin arkadaşlarının eylemlerini engellemeyip, aksine ortak hareket ettikleri, birlikte suç işleme iradesi kapsamında müşterek fail statüsünde ‘kasten öldürme’ suçuna iştirak ettikleri anlaşılmıştır.” denildi.
Ali Kemal U, Niyazi U, Bayram S. ve Ahmet Ç’nin “kasten öldürme” suçundan ayrı ayrı müebbet hapisle cezalandırılmaları istendi.
Selçuklu ilçesi Sille Mahallesi Hükümet Caddesi’nde bir kafenin önünde arkadaşlarıyla oturan 36 yaşındaki Selman Özey ile kiraladıkları araçla yanlarına gelen Ali Kemal U, Niyazi U, Ahmet Ç. ve Bayram S. arasında 28 Ağustos’ta kavga çıkmış, silahla vurulan Özey hayatını kaybetmişti.
]]>