Bayrağı – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Thu, 18 Jul 2024 07:39:05 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Konser krizi büyüyor! Lal Denizli’den kendisini eleştiren Mustafa Varank’a sert yanıt https://www.haber60.com.tr/konser-krizi-buyuyor-lal-denizliden-kendisini-elestiren-mustafa-varanka-sert-yanit/ https://www.haber60.com.tr/konser-krizi-buyuyor-lal-denizliden-kendisini-elestiren-mustafa-varanka-sert-yanit/#respond Thu, 18 Jul 2024 07:39:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=40447 Yunan şarkıcı Despina Vandi, İzmir’in Çeşme ilçesinde düzenlenen eğitim yararına konsere alanda Türk Bayrağı ve Mustafa Kemal Atatürk’ün fotoğrafları olduğu için çıkmadı. Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli de “Hanımefendi ivedilikle bu şehrin sınırlarını terk etsin” diyerek sanatçıyı kovdu. Yaşanan krizin ardından Sanayi ve Teknoloji eski bakanı, AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Varank, Lal Denizli’ye sert sözlerle yüklenince ikili arasında tartışma çıktı.

VARANK: KÖPEK BİLE YUNAN SANATÇI ÇIKARMAMANIZI SÖYLERDİ

Konser geriliminin ardından Lal Denizli’nin geçtiğimiz günlerde makamına bir köpek oturtmasını hatırlatan Varank, X hesabından yaptığı paylaşımda “Makamınıza oturttuğunuz köpeğe sorsanız, o bile Türk Eğitim Vakfı için düzenlenen bağış gecesine Yunan sanatçı çıkarılmaması gerektiğini size söylerdi. Ama siz önce Milli değerlerimize saldıranlara sahne verdiniz, sonra hamasete sarılıp marşlar okudunuz. Klasik CHP” dedi.

LAL DENİZLİ: KÖPEĞİM KONUŞMUYOR AMA HAREKETLERİYLE BİLE SİZDEN DAHA MANTIKLI

Mustafa Varank’ın sözlerine sert bir şekilde karşılık veren Lal Denizli de “Sayın Varank, sizin yönetim anlayışınızda, kurumların kendi özgür fikirlerine ve programlarına saygı göstermek gibi bir gelenek olmadığından Çeşme’de düzenlenen bir yardım konserinde, Türk Eğitim Vakfı’na ait organizasyonda yine sanatçı tercihinin kendilerine ait olabileceği aklınıza bile gelmemiştir. Evet bayran ve Atatürk, sadece biz CHP’lilerin değil 85 milyonun kırmızı çizgisidir ve milli değerlerimizi şanlarına yakışır şekilde korumak da biz CHP’lilerin en iyi bildiği şeydir.

Sizin aksinize biz bunu hamaset için değil; Onları ilelebet koruma amacıyla hareket ederiz. Belediye Başkanı olduğumdan bu yana hiçbir söylem, iddia ve gereksiz yaklaşıma cevap vermedim, bundan sonra da bu tavrım aynen devam edecek. Lakin sizin gibi bu ülkede bakanlık yapmış bir kişinin, sırf CHP’ye muhalefet etmek için değerlerimizi ayak altına almak isteyenlerle bile nasıl yan yana gelebileceğinizi tüm milletimiz görsün diye cevap veriyorum. Bu arada, köpeğim konuşmuyor malum öyle bir genetik özelliği bulunmuyor fakat emin olun sadece hareketleriyle bile sizden daha mantıklı davranışlara sahip. Şükür. Selametle.”

YUNAN ŞARKICI SAHNEYE ÇIKMAK İSTEMEDİ

Türk Eğitim Vakfı İzmir Şubesi tarafından Çeşme Açıkhava Tiyatrosu’nda eğitim yararına konser organize edildi. Yunan şarkıcı Despina Vandi’nin konseri iddiaya göre sahnedeki Türk bayrağı ve Atatürk posterinin indirilmesini talep etmesi nedeniyle iptal edildi.

LAL DNEİZLİ: HANIMEFENDİ İVEDİKLE BU ŞEHRİN SINIRLARINI TERK ETSİN

Sahneye çıkan Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli “Türk bayrağı ve Atatürk’ün posterinin inmesini istiyormuş. Hiç yuhlamayın, bu güzel nefeslerinizi yoracağınız bir insan bile olmadığını düşünüyorum kendisinin. Biz bu toprakları kazanmak için çok fazla şehit verdik ve biz her zaman kardeşliğin ve ebedi dostluğun kazanacağına inanan ve bu inançta olan insanlarız. Hiçbir güç ne bayrağımızı ne de Atatürk’ün posterini indirmeye yeltenemez. Bunu aklından da geçiremez. Hanımefendi ivedilikle bu şehrin sınırlarını terk etsin. Sakinlikle, sükunetle. Ama dilerim bir daha gittiği hiçbir ülkede o ülkenin kanla elde edilmiş bayrağını, bir sürü vatan evladını gömdükleri ve onun sembolü yaptıkları bayraklarını indirmeyi aklından dahi geçirmez. Dilerim bu ona tarihi bir ders olur.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/konser-krizi-buyuyor-lal-denizliden-kendisini-elestiren-mustafa-varanka-sert-yanit/feed/ 0
Sakarya, 8 yıl sonra aynı meydanda tek yürek oldu https://www.haber60.com.tr/sakarya-8-yil-sonra-ayni-meydanda-tek-yurek-oldu-2/ https://www.haber60.com.tr/sakarya-8-yil-sonra-ayni-meydanda-tek-yurek-oldu-2/#respond Tue, 16 Jul 2024 01:57:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=39797 Sakarya, 8 yıl sonra aynı meydanda tek yürek oldu

SAKARYA – Sakarya halkı, 15 Temmuz hain darbe girişiminin 8’inci sene-i devriyesinde Büyükşehir Belediyesi ve Sakarya Valiliği’nin anma programında Demokrasi Meydanı’nda tek yürek oldu.

Sakarya Büyükşehir Belediyesi ve Sakarya Valiliği, 15 Temmuz Darbe Girişimi’nin 8’inci yıldönümünde Demokrasi Meydanı’nda anma programı düzenledi. 8 yıl önce bugün, hain kalkışmanın karşısında dimdik duran ve ortaya koyduğu iradeyle destan yazan Sakarya halkı, meydanda Türk bayraklarıyla yeniden tek yürek oldu. Sakarya’da o gece yaşananlar film gösterimleriyle hatırlandı. İstiklal Marşı ile başlayan programda kahraman şehitler için 1 dakikalık saygı duruşunda bulunuldu. Eller şehitlere yapılan dualar için açıldı. Kur’an-ı Kerim tilavetinden sonra darbe teşebbüsüne karşı koymaya çalışırken yaralanan gaziler vatandaşların karşısına çıktı. Anma programında söz alan Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar, Sakarya halkının hain darbe girişiminde Sakarya Valiliğine tanklarla, tüfekle yürüyen FETÖ mensuplarına karşı bedenlerini siper ettiklerini belirtti.

“Valiliğe doğru hücum ettik”

Darbe teşebbüsünün gecesinden bahseden Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar, “O gece bu meydana geldiğimizde kimse yoktu. Ama hemen meydanın ortasına geçtiğimizde baktık ki milletimiz akın etmiş geliyor. Eline bayrağını alan vatanını bayrağını seven herkes yarım saat içerisinde bu meydanı doldurdu. Bu meydanda biz devletimizi böldürmeyiz, biz bayrağımızı indirmeyiz, biz vatanımızı böldürmeyiz diye hep birazdan haykırdı, slogan attı onlara şükranlarımı sunuyorum. O gece bizzat şahidim, ben de buradaydım bir haber geldi. ‘İzmit’ten tanklar yola çıktı, Kandıra’dan tanklar yola çıktı, Taş kısığından askerler geldi.’ Artık yavaş yavaş sokağa çıkan herkesi engellemeye çalışan, sokağa çıkanlara çıkmayın diye ültimaton vermeye çalışanlara karşı milletini seven polisimiz ve onların içindeki vicdanlı askerlerimiz sahip çıktı. Hemen buradan bir kısım arkadaşımız özel araçlarıyla bir kısmı, o günkü belediye başkanımızın tahsis ettiği otobüslerle, bir kısmı yayan olarak buradan valiliğe doğru hücum ettik. Valiliğe gittik ki her taraftan çevrilmiş, her taraftan vilayeti esir alıp şehrimizi düşürmeye çalışan, şehrimizi, bayrağımızı, ezanımızı susturmaya çalışanlara karşı milletimizin güçlü duruşu, iradesi hainlere geçit vermedi. Bir anda bu meydanı dolduran Sakaryalı hemşehrilerimiz hemen vilayetimizin, valiliğimizin etrafını çevirdi. Onların silahlarına karşı göğsünü siper etti. İşte o gün artık bu milletin bu saatten sonra hiç kimsenin bu milleti bölemeyeceğini, bu bayrağı indiremeyeceğini, bu ezanı susturamayacağını tüm dünyaya göstermiş oldu. Biz de diyoruz ki orada vilayetimizi teslim etmediğimiz gibi vermiş olduğumuz mücadeleyle ellerindeki silahları, bellerindeki şarjörleri ellerinden almayı başardık. Elhamdülillah şehitlerimiz olmadı ama gazilerimiz oldu” dedi.

“Şerefli bir gazilik bu memleketi böldürmedi”

Sakarya’da 13 kişinin darbe teşebbüsünde gazi olduğunu belirten Alemdar, “Ablalarımız, kardeşlerimiz yaralandı. Onların kurşunlarıyla her birisi gazi oldu ama şerefli bir gazilik bu memleketi böldürmedi. Bu milleti, bu bayrağı, bu ezanı susturamadı. Hemen arkasından bir haber geldi ki hainler tümende talimat yağdırıyor. Bir kısmı dışarı çıkamamış, garip askerlerimizin eline silahı tutturmuş, vatandaşın üzerine salmaya çalıştıkları milletimizi püskürtmek için askerlerimizi milletimizin üzerine salmaya başlamış. Hemen oraya gittiğimizde yine içerden vatanını seven askerlerimiz yine içimizdeki vatansever polislerimiz bizden cesaret aldı. Biz de onlardan cesaret alarak onların bu millete doğrulttuğu silahları ellerinden almayı başardık” diye konuştu.

“Milletimizin üstün feraseti yıllardır değişik şekillerde devam eden tüm saldırıları sonuçsuz kılmıştır”

Sakarya Valisi Yaşar Karadeniz, “Yakın tarihimizi tanıyan herkes, 15 Temmuz darbe teşebbüsünün Türk milletinin Trakya’dan ve Anadolu’nun batısından atılıp, kendi ayaklarının üstünde duramaz hale getirilmesi projesinin uygulamalarından biri olduğunu çok iyi bilmektedir. Bu hain kalkışmada diğerleri gibi milletimizin Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının etrafında toplanarak büyük fedakarlık ve kahramanlıkla yırtıp attığı sevr paçavrasını tekrar uygulamaya koyma hayalperestliğini gösterenlerin çırpınışlarından birisidir. Kıbrıs’ta, Ege Adaları’nda, Doğu Akdeniz’de ülkemizi kıskaca alma gayretiyle ülkemizin bir bölümünde uzun süredir haince saldırılarını sürdüren ve kahraman silahlı kuvvetlerimizin jandarmamızın ve polisimizin verdiği mücadeleyle ülke içinde etkinliğini büyük ölçüde kaybeden bölücü terör örgütünün terörist saldırılarının gaye yönünden birbirinden farkı yoktur. FETÖ terör örgütünün devleti ele geçirme gayesiyle yaptığı tüm girişimlerde yine ülkemiz üzerindeki emellerinden vazgeçmeyen emperyalistlerin maşalığını yapmaktan başka bir şey değildi. Önce dönemin MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın gözaltına alınmak istenmesi, gezi olayları 17-25 Aralık 2013 tarihinde bazı kabine üyelerine yaptırım yapılmak istenmesi ve son olarak da 15 Temmuz 2016’da yapılmak istenen darbe teşebbüsü başka ülkelerin bu emellerine hizmet eden hainlik hareketleridir. Ülkemizin ve milletimizin üstün feraseti yıllardır değişik şekillerde devam eden tüm saldırıları sonuçsuz kılmıştır” şeklinde konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/sakarya-8-yil-sonra-ayni-meydanda-tek-yurek-oldu-2/feed/ 0
1988’de hayatını kaybeden jandarma er şehit sayıldı https://www.haber60.com.tr/1988de-hayatini-kaybeden-jandarma-er-sehit-sayildi/ https://www.haber60.com.tr/1988de-hayatini-kaybeden-jandarma-er-sehit-sayildi/#respond Sat, 06 Jul 2024 02:09:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=37567

VAN’ın Çaldıran ilçesinde 1988 yılında vatani görevini yaparken rahatsızlanarak hayatını kaybeden jandarma er Osman Savsar (21), ailesi ve Türkiye Harp Malulü Gaziler, Şehit, Dul ve Yetimleri Derneği Afyonkarahisar Şubesi Başkanı İsmail Kumartaşlı’nın çabaları sonucu şehit sayıldı. Şehit Er Osman Savsar’ın annesi ve ağabeyinin yaşadığı eve Türk bayrağı asıldı.

Afyonkarahisar nüfusuna kayıtlı Jandarma Er Osman Savsar, 1988 yılında vatani görevini yaptığı Van’ın Çaldıran ilçesinde rahatsızlandı. Durumunu bildirdiği komutanı da üstlerine bilgi vererek Savsar’ın il revirine kaldırılmasını talep etti. Talep kabul edildi fakat kardan kapanan yollar nedeniyle Osman Savsar kızaklar üzerinde kardan arındırılmış bölgeye kadar taşındı. Daha sonra araca bindirilen Savsar, il revirine götürüldüğü sırada hayatını kaybetti.

Jandarma er Osman Savsar’ın Afyonkarahisar’da yaşayan ailesi o dönem şehitlik için birkaç kez başvuru yaptı ancak ret cevabı aldı. Geçen yıl ocak ayında Türkiye Harp Malulü Gaziler, Şehit, Dul ve Yetimleri Derneği Afyonkarahisar Şube Başkanı İsmail Kumartaşlı, durumu öğrenince tekrar işlemlere başladı. Yapılan girişimlerin ardından Jandarma Er Osman Savsar’ın şehit sayılmasına karar verildi. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü tarafından Osman Savsar’ın şehit kayıtlarına geçtiği tebliğ edilince, İsmail Kumartaşlı da şehidin annesi Melahat Savsar, ağabeyi Basri Savsar ve kız kardeşi Serpil Karakaya’ya haberi vermek için evlerine gitti.

‘DEVLETİMİZ, 36 YIL SONRA OĞLUNU ŞEHİT SAYDI’

Anne Melahat Savsar’a oğlunun şehit kabul edildiğini söyleyen İsmail Kumartaşlı, “Basri ağabeyle hep konuşuyorduk, ne yapabiliriz, diye. Askerde de vefat ettiği için biz senin adına gerekli müracaatları yaptık. Devletimiz, 36 yıl sonra bugün senin oğlunu şehit saydı. Biz de bunun haberini sana vermeye geldik. İşte Emekli Sandığı tarafından kabul edilen yazısı. Bugün itibarıyla senin oğlun Osman Savsar, devlet kayıtlarına da şehit kayıtlarına da geçecek. Bundan sonraki süreç içerisinde Susuz beldesindeki mezarına gideceğiz. Valiliğimize müracaat edeceğiz. Sayın valimizin de selamı var. Mezarının başına bayrağımızı asacağız. 36 yıl sonra geç de olsa devletimiz adına şanlı Türk bayrağımızı öperek sana teslim etmeye geldim, annem” dedi.

İsmail Kumartaşlı hem devlet hem de dernek adına iki Türk bayrağı teslim ettiği anne Melahat Savsar’ın yakasına da rozet taktı. Anne Savsar ise bayrağı alır almaz kendi üzerine örttü. Güçlükle konuşabilen Melahat Savsar, oğlunun şehit sayılması için destek veren herkese dua etti.

Şehidin ağabeyi Basri Savsar da “Bize dünyayı bahşettiler. Bizim gayemiz şehitlik, şu bayrağı alabilmek. Şu bayrağı kapımızın önüne asabilmek, şimdi şehit olanların hepsinin evine bayrak asılıyor, bizim içimizde bu uhdeydi, asamadık; kabrine de asamadık. Şu anda şehitliği aldık, şu bayrağı kapımızın önüne asmak, şehidimizin kabrini yapmak, başına bayrağı asmak bizim gayemiz o. 36- 37 sene olmuş, biz şimdiye kadar zaten bir şey talep etmedik ama o bayrağın asılmaması bizi içimizden yaralıyordu. Biz sadece ona kavuştuk. Sebep olanlardan, devletimizden, milletimizden Allah razı olsun” diye konuştu.

Türkiye Harp Malulü Gaziler, Şehit, Dul ve Yetimleri Derneği Şube Başkanı İsmail Kumartaşlı, jandarma er Osman Savsar’ın nasıl şehit olduğunu şöyle anlattı:

“Afyonkarahisar merkez Susuz beldesi nüfusuna kayıtlı Jandarma Er Osman Savsar, 1988 yılında Van Çaldıran’da askerlik hizmetini yaparken rahatsızlığını birlik komutanına bildiriyor. Birlik komutanı rahatsızlığının tedavisi için bir üst komutanlığa daha üst, il merkezinde hastaneye sevki için bilgiyi veriyor. Yalnız, Çaldıran ile gideceği üst komutanlık reviri arasında yoğun kar yağışından dolayı yollar kapalı ve kızaklarla o günkü imkanlar dahilinde yolun belirli bir süresini götürüyorlar, hasta şekilde. Sonrasında yolun açık olan kısmına geldiklerinde araca bindirerek tabur merkezindeki yola çıkarken askerimizin yolda rahmetli olduğunu fark ediyorlar. 1988 yılından bu güne, 36 yıldır daha önce ailemiz girişimlerde bulunmuş yalnız ret cevabı almışlar. Biz ailemizle tanıştıktan sonra gerekli evrakları tekrar temininden sonra gerekli mevkilere müracaatımızı yaptık ve bugün rahmetli Jandarma Er Osman Savsar’ın vazife malulü yani şehit olarak kabul edildiği Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü tarafından tarafımıza tebliğ edildi. Biz de üzücü ama sevinçli haberi annemize bildirmek için bugün geldik. Duygulandık, geç de olsa devletimiz adına bayrağımızı teslim ettik. Şehit sayıldığını bugünden itibaren kendisine tebliğ ettik. Tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyoruz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/1988de-hayatini-kaybeden-jandarma-er-sehit-sayildi/feed/ 0
Demre’de Deniz Bayramı coşkusu https://www.haber60.com.tr/demrede-deniz-bayrami-coskusu/ https://www.haber60.com.tr/demrede-deniz-bayrami-coskusu/#respond Fri, 05 Jul 2024 07:57:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=36992 Antalya’nın Demre ilçesinde 1 Temmuz Denizcilik ve Kabotaj Bayramı’nda ilginç anlara sahne oldu. Yaklaşık 8 metre 25 santim uzunluğundaki yağlı direkten Türk Bayrağı’nı almayı başaran genç adam, nişanlısına evlilik teklifinde bulundu. Genç kız teklife ‘evet’ deyip yüzüğü parmağına takarken, yarışmayı kazanan damadın ödül için alacağı yarım altın ve 6 bin TL de yine gelin adayına takıldı.

Demre Belediyesi; ilçe merkezi, Çayağzı Yat Limanı ve Üçağız Mahallesi’nde 29-30 Haziran ve 1 Temmuz tarihlerinde düzenlenen Likya Deniz Bayramı Festivali büyük bir coşkuyla kutlandı. Sevilen sanatçılar Ceylan Ertem ve Sefo’nun sahne aldığı konserler ile vatandaşlar festivalin tadını doyasıya yaşadı. Demre Belediye Başkanı Fahri Duran; “Demre Belediyesi olarak ilçemizi tüm dünyaya tanıtacak etkinliklerin içinde her zaman olacağımızı söylemiştik, sözümüzü tutuyoruz. Demre’de sanata, spora, festivallere ev sahipliği yapmaya devam edeceğiz” dedi.

Festivalin ilk gününde Demre Belediyesi Kültür Merkezi’nde yapılan panel ve açılış programında Akdeniz Fokları ve Caretta Carettaları koruma projeleri ve Mavi Bayrak ödülünün önemi ve uygulanması, Demre’nin deniz ve turizmde geleceği konusunda alanında uzman isimlerce konuşmalar gerçekleştirildi. Aynı günün akşamı Taş Cafe Beach’de Caretta Party Dj Performansı sonrası festivalin ilk günü sona erdi.

En çok izlenen yine yağlı direk yarışması oldu

Festivalin ikinci gününde ise, Demre’nin gözbebeği olan Üçağız Mahallesi’nde Denizcilik ve Kabotaj Bayramı kutlamaları kapsamında; tekne yarışları, çiftli kano yarışları, yüzme yarışları gibi kategorilerde yarışlar gerçekleşti. Etkinliklere Demre’den ve çevre ilçelerden yoğun katılım gerçekleşti. Bayramda en çok ilgi gören yarışlardan yağlı direk kategorisinde, adaylar yaklaşık 8 metre 25 santim uzunluğundaki gres yağına bulanmış ahşap direğin ucundaki Türk Bayrağı’nı almak için kıyasıya yarıştı.

En şanslı gelin

Birkaç deneme sonrası ise bayrağı İbrahim Topcu (36), alıp büyük sevinç yaşadı. Türk Bayrağı ile birlikte sahneye koşan Topcu, nişanlısı Cemile Ekici’ye (30) evlilik teklifinde bulundu. Ekici teklife ‘evet’ deyip yüzüğü parmağına takarken, damadın bayrağı aldığı için alacağı yarım altın ödülü ile 6 bin TL para ödülü ise Başkan Fahri Duran ve belediye tarafından yine gelin adayına takdim edildi.

Aynı günün akşamı ünlü sanatçı Ceylan Ertem mahalle meydanında unutulmaz bir konser gerçekleştirdi.

Ünlü sanatçı Sefo coşturdu

Festivalin son gün etkinlikleri kapsamında Demre Çayağzı Yat Limanı’nda 1 Temmuz Denizcilik ve Kabotaj Bayramı kutlamaları yapıldı. Kutlama etkinlikleri; su altı tabak bulma yarışması, yüzme yarışması, pancar tekne yarışması ve geleneksel yağlı direk yarışmaları olarak yapıldı. Yarışmalar sonrasında başarı sırasına göre yarışmacılara ödüllerini protokol üyeleri takdim etti. Son günün akşamında, ünlü sanatçı Sefo Noel Baba Meydanı’nda binlerce kişinin katıldığı unutulmaz bir konser verdi. Sahne performansı ve güzel sesiyle beğeni alan Sefo Demrelilerin 1 Temmuz Denizcilik ve Kabotaj Bayramı’nı kutladı. – ANTALYA

]]>
https://www.haber60.com.tr/demrede-deniz-bayrami-coskusu/feed/ 0
Bosna Hersek’in Altın Zambaklı Bayrağı Tarih Müzesi’nde Sergileniyor https://www.haber60.com.tr/bosna-hersekin-altin-zambakli-bayragi-tarih-muzesinde-sergileniyor/ https://www.haber60.com.tr/bosna-hersekin-altin-zambakli-bayragi-tarih-muzesinde-sergileniyor/#respond Sat, 02 Mar 2024 23:09:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=14126 Bosna Hersek’in 1992’de ilan ettiği bağımsızlığın ardından ülkenin resmi bayrağı halini alan ancak savaş sonrası değiştirilen altın zambaklı bayrak, üzerindeki şarapnel izleriyle Tarih Müzesi’nde geçmişe ışık tutuyor.

Bosna Hersek, 29 Şubat ve 1 Mart 1992’de yapılan referandumla Yugoslavya’dan ayrılarak kazandığı bağımsızlığının 32’nci yılını kutlarken, ülkenin ilk altın zambaklı bayrağı Bosna Hersek Tarih Müzesi’nde, 1992-1995’teki savaşta aldığı şarapnel izleriyle sergileniyor.

Tarihçi Enver İmamovic, Mayıs 1992’de Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Binası’na asılan ilk altın zambaklı bayrağı AA muhabirine anlattı.

İmamovic, bayrağı zor şartlar altında hazırladıklarını ifade ederek, “Bu kumaşı zor bulduk, ipektendi. Yıkılan ve yağmalanan Saraybosna’da bunu bulmak çok zordu. Zar zor beyaz bir kumaş bulduk.” dedi.

Saraybosna’daki Gorica semtinde bir baskı atölyesi bulduklarını belirten İmamovic, atölye sahibi Salem Malovic’in, bayrağı “elektriğin olmadığı zor savaş şartları altında” bastığını dile getirdi.

İmamovic, bayrağı hemen Devlet Başkanlığı Binası’na getirdiklerini anlatarak, şöyle devam etti:

“Orada eski Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi Üyesi Ejub Ganic ve birçok kişinin olduğunu hatırlıyorum. Bayrağı getirdiğimizde ve açtığımızda herkes çok sevindi. Ganic bunu hemen Başkanlık binasının penceresinin altına yerleştirmemde bana yardımcı oldu. Böylesine zorluk dolu günlerde, yeni Bosna Hersek’in sembolü olan yeni bayrağı görmenin tüm bu zorlukları yaşayan Saraybosnalılar için ne anlama geldiğini bir düşünün.”

Ülkedeki savaşta Devlet Başkanlığı Binası’nda ancak 15 gün dalgalanan bayrağın, havan topu saldırılarında hasar gördüğünü belirten İmamovic, “Bayrağın bugün olduğu gibi tarihi bir değere sahip olacağını biliyordum. Onu sardım ve savaş sırasında evimde sakladım. Savaş sona erdiğinde onu Bosna Hersek Tarih Müzesi’ne teslim ettim ve adeta oradaki ilk eser oldu.” diye konuştu.

İmamovic, “Bayrak şimdi burada, karşımızda ve ona baktığımda içimdeki duygular uyanıyor, bunca yıl sonra ona yeniden dokunacağım. Orta Çağ’da hiçbir Avrupa ülkesinde zambak, Bosna’da olduğu kadar özel ve kamusal yaşamın her alanında, parada, mücevherlerde, kitaplarda, mezar taşlarında bu kadar kullanılmamıştı.” dedi.

Altın zambak sembolünün 1998’de kaldırıldığını dile getiren İmamovic, “Büyük bir hata yapıldı ama aynı zamanda, öncelikle Bosna ve Hersek’teki çok sayıda insana, aynı zamanda kendilerini Bosnalı ve Hersekli olarak gören herkese karşı da bir adaletsizlik yapıldı.” değerlendirmesinde bulundu.

İmamovic, altın zambaklı bayrağın, herhangi bir dini ya da etnik grubu değil tüm halkları temsil ettiğini belirterek, bayrağın kendini ülkeye, kültüre ve geçmişine ait gören insanların simgesi olduğunu söyledi.

Bayrağın bir gün Bosna Hersek’te yeniden dalgalandırılacağına inandığını kaydeden İmamovic, “Bu bayrak her zaman Bosna Hersek’i sevenlerin kalbinde olacak.” ifadesini kullandı.

Bağımsızlık referandumunda kullanılan oyların yüzde 99,44’ü “evet” oldu

Yugoslavya ülkesi Hırvatistan’ın 1991’de bağımsız olmasının ardından büyük oranda Sırpların kontrolünde bulunan Yugoslav Halk Ordusu (JNA) ile Hırvat güçleri arasında başlayan çatışmalar, komşu Bosna Hersek’e de sıçradı.

JNA, Bosna Hersek sınırları içinde kalan ancak nüfusunun çoğunluğunu Hırvatların oluşturduğu Ravno’ya saldırdı. Yugoslavya’nın bölünmesini kendi lehine kullanmak isteyen Bosnalı Hırvatlar ve Sırplar da ülke topraklarını aralarında pay etmek istedi.

Hırvatlar, 18 Kasım 1991’de Hersek Bosna Hırvat Cumhuriyeti’ni, Sırplar ise 9 Ocak 1992’de Sırp Cumhuriyeti’ni ilan etti. O yıllarda ülkenin büyük çoğunluğunu oluşturan Müslüman Boşnakların bağımsız bir Bosna Hersek’ten başka çıkış yolu bulunmazken, Slovenya ve Hırvatistan’ın Yugoslavya’dan ayrılmalarının akabinde Bosna Hersek’te de bağımsızlık referandumu kararı alındı.

Bosnalı Sırpların büyük oranda boykot ederek katılmadığı referandum, 29 Şubat ve 1 Mart 1992’de yapılırken, halkın yüzde 64,31’inin sandığa gittiği halk oylamasında kullanılan oyların yüzde 99,44’ü bağımsızlık için “evet” oldu.

“Bağımsız” olan Bosna Hersek, 22 Mayıs 1992’de Birleşmiş Milletler (BM) üyeliğine kabul edildi.

Saraybosna 44 ay kuşatma altında kaldı

Bağımsızlık referandumunun hemen ardından JNA’nın yanı sıra Bosna Hersek ve Sırbistan’dan paramiliter Sırp birlikleri, Müslüman Boşnaklara karşı etnik temizlik başlattı.

Dünyanın gözü önünde 3,5 yıl süren savaşta çok büyük sivil katliamlar, işkenceler, etnik temizlikler, sürgünler ve soykırım gerçekleşirken, başkent Saraybosna, tam 44 ay Sırpların kuşatması altında kaldı.

Yüz binlerce insanın hayatını kaybettiği, milyonlarcasının evlerini terk etmek zorunda kaldığı, kadınların tecavüze uğradığı, sivillerin toplama kamplarında işkence gördüğü kanlı savaş, ABD’de günler süren müzakerelerin ardından 21 Kasım 1995’te paraf edilen ve 14 Aralık 1995’te Fransa’da dönemin Bosna Hersek Cumhurbaşkanı Aliya İzetbegoviç, Sırbistan Cumhurbaşkanı Slobodan Milosevic ve Hırvatistan Cumhurbaşkanı Franjo Tudjman’ın imzaladığı Dayton Barış Antlaşması ile sona erdi.

Altın zambaklı Bosna Hersek bayrağı

Üzerinde altın renginde 6 zambağın bulunduğu eski Bosna Hersek bayrağı, savaşın sona ermesinin ardından ülkedeki diğer etnik gruplar tarafından kabul edilmedi.

Bunun üzerine bayrak sorunu, dönemin Avrupa Birliği (AB) Bosna Hersek Yüksek Temsilcisi Carlos Westendorp’un çabalarıyla, parlamentoda karşı çıkılmasına rağmen, 3 Şubat 1998’de çıkarılan yasayla çözüldü.

Bosna Hersek’i o tarihten itibaren mavi zemin üzerinde sarı bir üçgenin ve beyaz yıldızların bulunduğu bayrak temsil ediyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/bosna-hersekin-altin-zambakli-bayragi-tarih-muzesinde-sergileniyor/feed/ 0
FİLİNİSTİN’E DESTEK MİTİNGİNDEKİ YUMRUKLU SALDIRI DAVASINDA SANIK HAKİM KARŞINDA https://www.haber60.com.tr/filinistine-destek-mitingindeki-yumruklu-saldiri-davasinda-sanik-hakim-karsinda-3/ https://www.haber60.com.tr/filinistine-destek-mitingindeki-yumruklu-saldiri-davasinda-sanik-hakim-karsinda-3/#respond Wed, 14 Feb 2024 10:21:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=7833 Ege Akersoy: Pişmanım

Özden ATİK/ İSTANBUL, (DHA) İstanbul’da düzenlenen Filistin’e destek mitinginde “Kelime-i Tevhid” bayrağı taşıyan İsmail Aydemir’e yumruk attığı gerekçesiyle 17 gün tutuklu kalan 25 yaşındaki üniversite öğrencisi Ege Akersoy, 4 yıla kadar hapis istemiyle bugün hakim karşısına çıktı. Akersoy, şikayetçinin taşıdığı bayrağın Suudi Arabistan bayrağı olabileceğini düşündüğünü ifade ederek “Pişmanım. Yaptığımın yanlış olduğunu biliyorum” dedi. Mahkeme, Akersoy hakkındaki yurt dışı yasağını kaldırarak dosyanın mütalaasını hazırlaması için savcılığa gönderilmesine karar verdi.

İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesindeki ilk duruşmaya,, tutuksuz sanık Ege Akersoy gelirken, şikayetçi İsmail Aydemir katılmadı.

Sanık Ege Akersoy kimlik sorgusunda elektrik mühendisliği mezunu ve öğrenci olduğunu, çalışmadığından herhangi bir geliri olmadığını söyledi. Akersoy, “31 Aralık günü arkadaşımda kalmıştım. Sabahında vapurla Kadıköy’den Karaköy’de geldim. Haliç metro civarında şikayetçi ismail Aydemir’i gördüm. Elinde yeşil üzerinde Arapça yazılı bayrak vardı. Suudi Arabistan bayrağı olabileceğini düşündüm. Bu olay öncesinde Suudi Arabistan’da oynanmak istenen Galatasaray-Fenerbahçe maçında ülkemizin kurucu önderinin isminin anılmasından ve İstiklal Marşının okutulmasından rahatsız olmalarından dolayı ben bu bayrağın Türkiye içinde dolandırılmasından rahatsız oldum. Ayrıca 12 askerimizin şehit olmasından dolayı ülkemizde sadece Türk bayrağı dalgalandırılması gerektiğini düşündüm. O gün tesadüfen denk geldiğim müştekiye ‘Sen Türk değil misin? Şu an hassas zamanlardayız, şehitlerimiz varken Türk bayrağının taşınması daha doğru’ dedim. O da ‘Sanane istediğim bayrağı taşırım’ dedi. Ardından bana doğru yaklaştığı sırada bana vuracağını düşünerek kendimi koruma dürtüsüyle kendisine bir kez yumruk attım. Pişmanım. Yaptığımın yanlış olduğunu biliyorum. Bu olay müştekiyle aramızda münferiden yaşanmış bir olaydı böyle de kalması gerekirdi. ” dedi. Akersoy, müştekiye yönelik “Tam bir Arap sevici Arap kültürünü savunuyor” tarzı sözler söylediğini hatırlamadığını belirtti.

Akersoy’un avukatı Ali Öztürk ise “Suçun maddi ve manevi unsurları oluşmamıştır. Halkın bir kesimin aşağılamak gibi bir durum yoktur. Bir anda gelişen münferit bir olaydır” diyerek beraat talep etti.

“ŞİKAYETİMİZ DEVAM ETMEKTEDİR”

İsmail Aydemir’in hasta olduğu için duruşmaya gelemediğini belirten müşteki avukatı Deniz Alp İmamoğlu ise “Şikayetiniz devam etmektedir. Savunmaları suçtan kurtulmaya yöneliktir. Müvekkilin kendisine yönelik bir hareketi olduğunu söylemiş o yüzden yumruk attığını söylemiştir. Ancak müvekkilimde skolyoz denilen omurga eğriliği rahatsızlığı vardır. Bu yüzden yaşı ve fiziki durumu dikkate alınarak yumruk atma imkanı olamaz. Müvekkil olayda yaralanmıştır. Müvekkilin elindeki bayrak yasa dışı mıdır, illegal ifadeler mi vardır, terör örgütünün siması mı vardır, hayır. Müvekkilimin taşıdığı bayrak tabut üzerine konulan tevhid bayrağıdır. Müvekkilin katılma sebebi Filistinlilere yapılanlara karşı gelmek için olduğu gibi, 12 şehidimize rahmet okutmaktır” diyerek sanığın cezalandırılmasını talep etti. Diğer şikayetçi avukatı ise müvekkilinin bayrağı miting alanındaki seyyar satıcıdan aldığını, ayrıca Türk bayrağı da taşımakta olduğunu ifade ederek sanığın cezalandırılmasını istedi.

“OLAYI BURAYA GETİREN MEDYAYA YANSIMASI VE SOSYAL LİNÇTİR”

Savcı, dosyanın mütalaa için kendisine verilmesini istedi. Söz alan sanık avukatı Ali Öztürk, “Olayın, bayrağın illegal olup olmamasıyla ilgisi yoktur. Müvekkilimin, müştekinin hastalıklarını bilmesi mümkün değil, aralarında itişme olduğunu kendini koruma maksatlı hareket ettiğini söylemiştir. Olayı buraya getiren medyaya yansıması ve bir nevi sosyal linçtir. Müvekkilim bayrak da ne yazdığını bilmiyordu. Bayrak da ne yazdığını müşteki de olaydan önce bilmiyordu” şeklinde konuştu.

YURT DIŞI YASAĞI KALDIRILDI

Mahkeme, dosyanın esas hakkındaki mütalaasını hazırlamak üzere savcılığa gönderilmesine karar verdi. Sanık hakkındaki yurt dışı yasağının kaldırılmasına karar veren mahkeme, duruşmayı 19 Şubat’a erteledi.

“EL ÖPÜP BAYRAĞA SAYGI GÖSTERİSİNDE BULUNSAYDI UZLAŞMAYA HAZIRDIK”

Şikayetçi avukatı Deniz Alp İmamoğlu duruşma sonrasında basın mensuplarına açıklama yaparak müvekkilinin taşıdığı bayrağın, yasadışı bir bayrak olmadığını belirtti. İmamoğlu, müvekkilinin uğradığı saldırının kabul edilemez olduğunu söyleyerek “Böyle bir saldırının düşünce ve ifade özgürlüğüne yapıldığını düşünüyoruz. Sanığın cezalandırılmasını talep ettik. Sanık herhangi bir şekilde uzlaşmaya yanaşmadı. Biz müvekkilden el öpüp özür dilendiğinde uzlaşmaya açıktık ve bayrağa bir saygı gösterisinde bulunulduğunda uzlaşmaya hazırdık. Sanık bunu kabul etmedi” dedi.

İDDİANAME

Fatih’te 1 Ocak sabah saatlerinde yapılan ‘Şehitlere rahmet, Filistin’e destek, İsrail’e lanet’ mitingine katılan İsmail Aydemir elinde Kelime-i Tevhid Bayrağı ile yürümüştü. Ege Akersoy, Haliç metrosu civarında tesadüfen karşılaştığı Aydemir’e “Sen Türk değil misin” dedikten sonra yumruk atmıştı. Gözaltına alınan Akersoy tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. İddianamede Ege Akersoy’un kamuya açık alanda Filistin’de yaşanan olayları protesto etmek için toplanan grupta yer alan ve üzerinde Arapça ifadeler bulunan bayrağı taşıyan İsmail Aydemir’e “Sen tam bir Arap sevicisisin… Arap kültürünü savunuyor” şeklinde söylemler ile halkın sosyal sınıf, ırk veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik ettiği belirtildi. İddianamede, şüpheli Akersoy’un “Basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde kasten yaralama” ve “Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik” suçlarından toplam 1 yıl 4 aydan 4 yıla kadar hapsi istendi.Akersoy, iddianamenin kabul edilmesinin ardından yurt dışı çıkış yasağı konularak tahliye edildi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/filinistine-destek-mitingindeki-yumruklu-saldiri-davasinda-sanik-hakim-karsinda-3/feed/ 0
FİLİNİSTİN’E DESTEK MİTİNGİNDEKİ YUMRUKLU SALDIRI DAVASINDA SANIK HAKİM KARŞINDA https://www.haber60.com.tr/filinistine-destek-mitingindeki-yumruklu-saldiri-davasinda-sanik-hakim-karsinda-2/ https://www.haber60.com.tr/filinistine-destek-mitingindeki-yumruklu-saldiri-davasinda-sanik-hakim-karsinda-2/#respond Wed, 14 Feb 2024 10:15:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=7827

-Ege Akersoy: Pişmanım

Özden ATİK/ İSTANBUL, İstanbul’da düzenlenen Filistin’e destek mitinginde “Kelime-i Tevhid” bayrağı taşıyan İsmail Aydemir’e yumruk attığı gerekçesiyle 17 gün tutuklu kalan 25 yaşındaki üniversite öğrencisi Ege Akersoy, 4 yıla kadar hapis istemiyle bugün hakim karşısına çıktı. Akersoy, şikayetçinin taşıdığı bayrağın Suudi Arabistan bayrağı olabileceğini düşündüğünü ifade ederek “Pişmanım. Yaptığımın yanlış olduğunu biliyorum” dedi. Mahkeme, Akersoy hakkındaki yurt dışı yasağını kaldırarak dosyanın mütalaasını hazırlaması için savcılığa gönderilmesine karar verdi.

İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesindeki ilk duruşmaya,, tutuksuz sanık Ege Akersoy gelirken, şikayetçi İsmail Aydemir katılmadı.

Sanık Ege Akersoy kimlik sorgusunda elektrik mühendisliği mezunu ve öğrenci olduğunu, çalışmadığından herhangi bir geliri olmadığını söyledi. Akersoy, “31 Aralık günü arkadaşımda kalmıştım. Sabahında vapurla Kadıköy’den Karaköy’de geldim. Haliç metro civarında şikayetçi ismail Aydemir’i gördüm. Elinde yeşil üzerinde Arapça yazılı bayrak vardı. Suudi Arabistan bayrağı olabileceğini düşündüm. Bu olay öncesinde Suudi Arabistan’da oynanmak istenen Galatasaray-Fenerbahçe maçında ülkemizin kurucu önderinin isminin anılmasından ve İstiklal Marşının okutulmasından rahatsız olmalarından dolayı ben bu bayrağın Türkiye içinde dolandırılmasından rahatsız oldum. Ayrıca 12 askerimizin şehit olmasından dolayı ülkemizde sadece Türk bayrağı dalgalandırılması gerektiğini düşündüm. O gün tesadüfen denk geldiğim müştekiye ‘Sen Türk değil misin? Şu an hassas zamanlardayız, şehitlerimiz varken Türk bayrağının taşınması daha doğru’ dedim. O da ‘Sanane istediğim bayrağı taşırım’ dedi. Ardından bana doğru yaklaştığı sırada bana vuracağını düşünerek kendimi koruma dürtüsüyle kendisine bir kez yumruk attım. Pişmanım. Yaptığımın yanlış olduğunu biliyorum. Bu olay müştekiyle aramızda münferiden yaşanmış bir olaydı böyle de kalması gerekirdi. ” dedi. Akersoy, müştekiye yönelik “Tam bir Arap sevici Arap kültürünü savunuyor” tarzı sözler söylediğini hatırlamadığını belirtti.

Akersoy’un avukatı Ali Öztürk ise “Suçun maddi ve manevi unsurları oluşmamıştır. Halkın bir kesimin aşağılamak gibi bir durum yoktur. Bir anda gelişen münferit bir olaydır” diyerek beraat talep etti.

“ŞİKAYETİMİZ DEVAM ETMEKTEDİR”

İsmail Aydemir’in hasta olduğu için duruşmaya gelemediğini belirten müşteki avukatı Deniz Alp İmamoğlu ise “Şikayetiniz devam etmektedir. Savunmaları suçtan kurtulmaya yöneliktir. Müvekkilin kendisine yönelik bir hareketi olduğunu söylemiş o yüzden yumruk attığını söylemiştir. Ancak müvekkilimde skolyoz denilen omurga eğriliği rahatsızlığı vardır. Bu yüzden yaşı ve fiziki durumu dikkate alınarak yumruk atma imkanı olamaz. Müvekkil olayda yaralanmıştır. Müvekkilin elindeki bayrak yasa dışı mıdır, illegal ifadeler mi vardır, terör örgütünün siması mı vardır, hayır.  Müvekkilimin taşıdığı bayrak tabut üzerine konulan tevhid bayrağıdır. Müvekkilin katılma sebebi Filistinlilere yapılanlara karşı gelmek için olduğu gibi, 12 şehidimize rahmet okutmaktır” diyerek sanığın cezalandırılmasını talep etti. Diğer şikayetçi avukatı ise müvekkilinin bayrağı miting alanındaki seyyar satıcıdan aldığını, ayrıca Türk bayrağı da taşımakta olduğunu ifade ederek sanığın cezalandırılmasını istedi.

“OLAYI BURAYA GETİREN MEDYAYA YANSIMASI VE SOSYAL LİNÇTİR”

Savcı, dosyanın mütalaa için kendisine verilmesini istedi. Söz alan sanık avukatı Ali Öztürk, “Olayın, bayrağın illegal olup olmamasıyla ilgisi yoktur. Müvekkilimin, müştekinin hastalıklarını bilmesi mümkün değil, aralarında itişme olduğunu kendini koruma maksatlı hareket ettiğini söylemiştir. Olayı buraya getiren medyaya yansıması ve bir nevi sosyal linçtir. Müvekkilim bayrak da ne yazdığını bilmiyordu. Bayrak da ne yazdığını müşteki de olaydan önce bilmiyordu” şeklinde konuştu.

YURT DIŞI YASAĞI KALDIRILDI

Mahkeme, dosyanın esas hakkındaki mütalaasını hazırlamak üzere savcılığa gönderilmesine karar verdi. Sanık hakkındaki yurt dışı yasağının kaldırılmasına karar veren mahkeme, duruşmayı 19 Şubat’a erteledi.

“EL ÖPÜP BAYRAĞA SAYGI GÖSTERİSİNDE BULUNSAYDI UZLAŞMAYA HAZIRDIK”

Şikayetçi avukatı Deniz Alp İmamoğlu duruşma sonrasında basın mensuplarına açıklama yaparak müvekkilinin taşıdığı bayrağın, yasadışı bir bayrak olmadığını belirtti. İmamoğlu, müvekkilinin uğradığı saldırının kabul edilemez olduğunu söyleyerek “Böyle bir saldırının düşünce ve ifade özgürlüğüne yapıldığını düşünüyoruz. Sanığın cezalandırılmasını talep ettik. Sanık herhangi bir şekilde uzlaşmaya yanaşmadı. Biz müvekkilden el öpüp özür dilendiğinde uzlaşmaya açıktık ve bayrağa bir saygı gösterisinde bulunulduğunda uzlaşmaya hazırdık. Sanık bunu kabul etmedi” dedi.

İDDİANAME

Fatih’te 1 Ocak sabah saatlerinde yapılan ‘Şehitlere rahmet, Filistin’e destek, İsrail’e lanet’ mitingine katılan İsmail Aydemir elinde Kelime-i Tevhid Bayrağı ile yürümüştü. Ege Akersoy, Haliç metrosu civarında tesadüfen karşılaştığı Aydemir’e “Sen Türk değil misin” dedikten sonra yumruk atmıştı. Gözaltına alınan Akersoy  tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. İddianamede Ege Akersoy’un kamuya açık alanda Filistin’de yaşanan olayları protesto etmek için toplanan grupta yer alan ve üzerinde Arapça ifadeler bulunan bayrağı taşıyan İsmail Aydemir’e “Sen tam bir Arap sevicisisin… Arap kültürünü savunuyor” şeklinde söylemler ile halkın sosyal sınıf, ırk veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik ettiği belirtildi. İddianamede, şüpheli Akersoy’un “Basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde kasten yaralama” ve “Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik” suçlarından toplam 1 yıl 4 aydan 4 yıla kadar hapsi istendi.Akersoy, iddianamenin kabul edilmesinin ardından yurt dışı çıkış yasağı konularak tahliye edildi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/filinistine-destek-mitingindeki-yumruklu-saldiri-davasinda-sanik-hakim-karsinda-2/feed/ 0
Filinistin’e destek mitingindeki yumruklu saldırı davasında sanık hakim karşında https://www.haber60.com.tr/filinistine-destek-mitingindeki-yumruklu-saldiri-davasinda-sanik-hakim-karsinda/ https://www.haber60.com.tr/filinistine-destek-mitingindeki-yumruklu-saldiri-davasinda-sanik-hakim-karsinda/#respond Wed, 14 Feb 2024 10:12:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=7824

-Ege Akersoy: Pişmanım

Özden ATİK/ İSTANBUL, İstanbul’da düzenlenen Filistin’e destek mitinginde “Kelime-i Tevhid” bayrağı taşıyan İsmail Aydemir’e yumruk attığı gerekçesiyle 17 gün tutuklu kalan 25 yaşındaki üniversite öğrencisi Ege Akersoy, 4 yıla kadar hapis istemiyle bugün hakim karşısına çıktı. Akersoy, şikayetçinin taşıdığı bayrağın Suudi Arabistan bayrağı olabileceğini düşündüğünü ifade ederek “Pişmanım. Yaptığımın yanlış olduğunu biliyorum” dedi. Mahkeme, Akersoy hakkındaki yurt dışı yasağını kaldırarak dosyanın mütalaasını hazırlaması için savcılığa gönderilmesine karar verdi.

İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesindeki ilk duruşmaya,, tutuksuz sanık Ege Akersoy gelirken, şikayetçi İsmail Aydemir katılmadı.

Sanık Ege Akersoy kimlik sorgusunda elektrik mühendisliği mezunu ve öğrenci olduğunu, çalışmadığından herhangi bir geliri olmadığını söyledi. Akersoy, “31 Aralık günü arkadaşımda kalmıştım. Sabahında vapurla Kadıköy’den Karaköy’de geldim. Haliç metro civarında şikayetçi ismail Aydemir’i gördüm. Elinde yeşil üzerinde Arapça yazılı bayrak vardı. Suudi Arabistan bayrağı olabileceğini düşündüm. Bu olay öncesinde Suudi Arabistan’da oynanmak istenen Galatasaray-Fenerbahçe maçında ülkemizin kurucu önderinin isminin anılmasından ve İstiklal Marşının okutulmasından rahatsız olmalarından dolayı ben bu bayrağın Türkiye içinde dolandırılmasından rahatsız oldum. Ayrıca 12 askerimizin şehit olmasından dolayı ülkemizde sadece Türk bayrağı dalgalandırılması gerektiğini düşündüm. O gün tesadüfen denk geldiğim müştekiye ‘Sen Türk değil misin? Şu an hassas zamanlardayız, şehitlerimiz varken Türk bayrağının taşınması daha doğru’ dedim. O da ‘Sanane istediğim bayrağı taşırım’ dedi. Ardından bana doğru yaklaştığı sırada bana vuracağını düşünerek kendimi koruma dürtüsüyle kendisine bir kez yumruk attım. Pişmanım. Yaptığımın yanlış olduğunu biliyorum. Bu olay müştekiyle aramızda münferiden yaşanmış bir olaydı böyle de kalması gerekirdi. ” dedi. Akersoy, müştekiye yönelik “Tam bir Arap sevici Arap kültürünü savunuyor” tarzı sözler söylediğini hatırlamadığını belirtti.

Akersoy’un avukatı Ali Öztürk ise “Suçun maddi ve manevi unsurları oluşmamıştır. Halkın bir kesimin aşağılamak gibi bir durum yoktur. Bir anda gelişen münferit bir olaydır” diyerek beraat talep etti.

“ŞİKAYETİMİZ DEVAM ETMEKTEDİR”

İsmail Aydemir’in hasta olduğu için duruşmaya gelemediğini belirten müşteki avukatı Deniz Alp İmamoğlu ise “Şikayetiniz devam etmektedir. Savunmaları suçtan kurtulmaya yöneliktir. Müvekkilin kendisine yönelik bir hareketi olduğunu söylemiş o yüzden yumruk attığını söylemiştir. Ancak müvekkilimde skolyoz denilen omurga eğriliği rahatsızlığı vardır. Bu yüzden yaşı ve fiziki durumu dikkate alınarak yumruk atma imkanı olamaz. Müvekkil olayda yaralanmıştır. Müvekkilin elindeki bayrak yasa dışı mıdır, illegal ifadeler mi vardır, terör örgütünün siması mı vardır, hayır.  Müvekkilimin taşıdığı bayrak tabut üzerine konulan tevhid bayrağıdır. Müvekkilin katılma sebebi Filistinlilere yapılanlara karşı gelmek için olduğu gibi, 12 şehidimize rahmet okutmaktır” diyerek sanığın cezalandırılmasını talep etti. Diğer şikayetçi avukatı ise müvekkilinin bayrağı miting alanındaki seyyar satıcıdan aldığını, ayrıca Türk bayrağı da taşımakta olduğunu ifade ederek sanığın cezalandırılmasını istedi.

“OLAYI BURAYA GETİREN MEDYAYA YANSIMASI VE SOSYAL LİNÇTİR”

Savcı, dosyanın mütalaa için kendisine verilmesini istedi. Söz alan sanık avukatı Ali Öztürk, “Olayın, bayrağın illegal olup olmamasıyla ilgisi yoktur. Müvekkilimin, müştekinin hastalıklarını bilmesi mümkün değil, aralarında itişme olduğunu kendini koruma maksatlı hareket ettiğini söylemiştir. Olayı buraya getiren medyaya yansıması ve bir nevi sosyal linçtir. Müvekkilim bayrak da ne yazdığını bilmiyordu. Bayrak da ne yazdığını müşteki de olaydan önce bilmiyordu” şeklinde konuştu.

YURT DIŞI YASAĞI KALDIRILDI

Mahkeme, dosyanın esas hakkındaki mütalaasını hazırlamak üzere savcılığa gönderilmesine karar verdi. Sanık hakkındaki yurt dışı yasağının kaldırılmasına karar veren mahkeme, duruşmayı 19 Şubat’a erteledi.

“EL ÖPÜP BAYRAĞA SAYGI GÖSTERİSİNDE BULUNSAYDI UZLAŞMAYA HAZIRDIK”

Şikayetçi avukatı Deniz Alp İmamoğlu duruşma sonrasında basın mensuplarına açıklama yaparak müvekkilinin taşıdığı bayrağın, yasadışı bir bayrak olmadığını belirtti. İmamoğlu, müvekkilinin uğradığı saldırının kabul edilemez olduğunu söyleyerek “Böyle bir saldırının düşünce ve ifade özgürlüğüne yapıldığını düşünüyoruz. Sanığın cezalandırılmasını talep ettik. Sanık herhangi bir şekilde uzlaşmaya yanaşmadı. Biz müvekkilden el öpüp özür dilendiğinde uzlaşmaya açıktık ve bayrağa bir saygı gösterisinde bulunulduğunda uzlaşmaya hazırdık. Sanık bunu kabul etmedi” dedi.

İDDİANAME

Fatih’te 1 Ocak sabah saatlerinde yapılan ‘Şehitlere rahmet, Filistin’e destek, İsrail’e lanet’ mitingine katılan İsmail Aydemir elinde Kelime-i Tevhid Bayrağı ile yürümüştü. Ege Akersoy, Haliç metrosu civarında tesadüfen karşılaştığı Aydemir’e “Sen Türk değil misin” dedikten sonra yumruk atmıştı. Gözaltına alınan Akersoy  tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. İddianamede Ege Akersoy’un kamuya açık alanda Filistin’de yaşanan olayları protesto etmek için toplanan grupta yer alan ve üzerinde Arapça ifadeler bulunan bayrağı taşıyan İsmail Aydemir’e “Sen tam bir Arap sevicisisin… Arap kültürünü savunuyor” şeklinde söylemler ile halkın sosyal sınıf, ırk veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik ettiği belirtildi. İddianamede, şüpheli Akersoy’un “Basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde kasten yaralama” ve “Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik” suçlarından toplam 1 yıl 4 aydan 4 yıla kadar hapsi istendi.Akersoy, iddianamenin kabul edilmesinin ardından yurt dışı çıkış yasağı konularak tahliye edildi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/filinistine-destek-mitingindeki-yumruklu-saldiri-davasinda-sanik-hakim-karsinda/feed/ 0
İstanbul’da bayrak tartışması: Yumruk atan öğrenci hakim karşısında https://www.haber60.com.tr/istanbulda-bayrak-tartismasi-yumruk-atan-ogrenci-hakim-karsisinda/ https://www.haber60.com.tr/istanbulda-bayrak-tartismasi-yumruk-atan-ogrenci-hakim-karsisinda/#respond Wed, 14 Feb 2024 09:15:30 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=7784

GAYE ŞEYMA CAN

Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) öncülüğünde İstanbul’da, 1 Ocak’ta düzenlenen “Şehitlerimize Rahmet, Filistin’e Destek, İsrail’e Lanet” adlı yürüyüşü sonrasında elinde Kelime-i Tevhid yazılı yeşil bayrak taşıyan İsmail Aydemir’e yumruk atan üniversite öğrencisi Ege Akersoy hakim karşısına çıktı. Akersoy savunmasında, “Şu anda şehitlerimiz varken Türk Bayrağı’nın taşınması daha doğru’ şeklinde sözler söyledim. O da bana ‘İstediğim bayrağı taşırım’ dedi. Ardından bana doğru yaklaştığı sırada ben onun bana vuracağını düşünerek kendimi koruma içgüdüsüyle kendisine yumruk attım. Pişmanım, yaptığımın yanlış olduğunu biliyorum” dedi.

İstanbul’daki Galata Köprüsü’nde, yılın ilk gününde; Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın Yüksek İstişare Kurulu üyesi olduğu TÜGVA öncülüğünde Milli İrade Platformu tarafından düzenlenen “Şehitlerimize Rahmet, Filistin’e Destek, İsrail’e Lanet” adlı yürüyüş sonrasında elinde Kelime-i Tevhid yazılı yeşil bayrak taşıyan İsmail Aydemir’e yumruk atan üniversite öğrencisi Ege Akersoy olayın ardından gözaltına alınarak “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme” ve “kasten yaralama” suçundan tutuklanarak Silivri’deki Marmara Cezaevi’ne gönderilmişti. 17 Ocak’ta ise Akersoy hakkında adli kontrol şartıyla tahliye kararı verilmişti.

Akersoy bugün hakim karşısına çıktı. İstanbul 11. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yapılan duruşmaya Ege Akersoy, ailesi ve taraf avukatları katıldı. Ege Akersoy mahkemede şöyle konuştu:

“BANA VURACAĞINI SANDIM, KENDİMİ KORUMA İÇGÜDÜSÜYLE YUMRUK ATTIM”

“Haliç Metro civarında müştekiyle karşılaştım. Elinde yeşil, üzerinde ne yazdığını bilmediğim bir bayrağı önce sallayarak bana doğru geliyordu. Ben bayrağın Arabistan bayrağı olabileceğini düşündüm. Bu olaydan önce Arabistan’da oynanmak istenen Galatasaray- Fenerbahçe maçında ülkemizin kurucu önderinin isminin anılmasından ve İstiklal Marşımızın okutulmasından rahatsız olmalarından dolayı ben bu bayrağın Türkiye’de dalgalandırılmasından rahatsız oldum. Yine bu olaydan kısa bir süre çnce 12 askerimizin şehit olmasından dolayı ülkemizde yalnızca Türk Bayrağı’nın dalgalandırılması gerektiğini düşündüm. Bu nedenle olay öncesinden tanımadığın tesadüfen denk geldiğim müştekiye ‘Sen Türk değil misin? Şu an hassas zamanlardan geçiyoruz. Şu anda şehitlerimiz varken Türk Bayrağı’nın taşınması daha doğru’ şeklinde sözler söyledim. O da bana ‘İstediğim bayrağı taşırım’ dedi. Ardından bana doğru yaklaştığı sırada ben onun bana vuracağını düşünerek kendimi koruma içgüdüsüyle kendisine yumruk attım. Pişmanım, yaptığımın yanlış olduğunu biliyorum.”

“O BAYRAK ŞEHİTLERİN TABUTUNA BIRAKILAN BAYRAKTIR”

Müşteki vekili Deniz Alp İmamoğlu ise mahkemede şikayetlerinin devam ettiğini belirterek, “Müvekkilimin yaşı ve fiziki durumu dikkate alınarak kendisinin sanığa yönelik saldırma imkanı bulunmamaktadır. O gün orada taşınan bayrak şehitlerin tabutlarının üzerine bırakılan bayraktır. Sanığın cezalandırılmasını talep ederiz” dedi.

“ŞEHİT TABUTUNA TÜRK BAYRAĞI SERİLİR”

Kendisine söz verilen Ege Akersoy’un avukatı, daha sonra mütalaaya karşı beyanda bulunacaklarını belirterek, “Olayın bayrakla veya bayrağın illegal olup olmamasıyla ilgisi yoktur. Müvekkilim, tüm aşamalarda müşteki ile aralarında itiş kakış olduğunu beyan etmiştir. Kendisinin bu sebeple vurduğu aşikardır. Müştekinin fiziki durumuyla olayın bir irtibatı yoktur. Ayrıca resmi şehit törenlerinde tabutların üzerine tevhid bayrağı değil Türk Bayrağı serilir” diye konuştu.

Dosyayı, mütalaasını hazırlaması için duruşma savcısına gönderen mahkeme, duruşmayı 19 Şubat’a erteledi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/istanbulda-bayrak-tartismasi-yumruk-atan-ogrenci-hakim-karsisinda/feed/ 0