2018 yılında Bayburt’un Aydıncık köyünde keşfedilen, 3’te 1 oranında altınla eşdeğer olan Bayburt’a özgü kehribar, Kuyumculuk Teknolojisi Bölümü öğretmeni Gökhan Polat öncülüğünde kursiyerlerle atölyede işlenerek tespih, yüzük, bileklik, kolye, küpe gibi aksesuar haline getiriliyor.
İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından Doğu Karadeniz Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığına (DOKAP) sunulan ‘Yöresel Üretim Yerinde İstihdam’ projesi çerçevesinde Halk Eğitimi Merkezi Müdürlüğü bünyesinde kehribar işleme atölyesi kuruldu. Türkiye’de tek olma özelliği taşıyan kehribar taşının hediyelik eşya olarak değerlendirilmesi ve nitelikli insan gücünün yetiştirilmesi amacıyla kurulan atölyede, uygulamalı eğitimler verilmeye başlandı. Bununla birlikte kursta, kehribar işlemeciliği öğretilerek kehribar taşının bir sektör olarak Bayburt’ta yer bulması ve yaygınlaşması hedefleniyor. Hediyelik eşya olarak kullanılmasının yanında manevi ve tıbbi alanlarda da kullanımı bulunan kehribar taşının, bir yer altı zenginliği olarak Bayburt ekonomisine de katkı sağlaması amaçlanıyor.
Çalışmaların aralıksız bir şekilde titizlikle sürdüğünü söyleyen Kuyumculuk Teknolojisi Bölümü öğretmeni Gökhan Polat, “Aydıncık köyünde çıkan kehribar, yıllarca yakıt olarak kullanılmış. Biz bu ürünü kursiyerlerle birlikte çalışarak takı ve aksesuar haline getiriyoruz. Hem Bayburt yöresine katkıda bulunmak, hem de ülke ekonomisine katkı sunmak için çalışıyoruz” dedi.
“Hobisi işine dönüştü”
Uzun bir süre kehribar taşıyla hobi olarak ilgilenen Bayram İpek isimli kursiyer, geldiği kursta kehribar işleme tekniklerini öğrenerek, bir hevesle başladığı kehribar işinde şimdi profesyonel olarak devam ediyor. Bayburt kehribarını tüm dünyaya duyurmak amacıyla kehribar işleme işini severek yaptığını belirten İpek, “Yaklaşık 4 sene kadar Bayburt kehribarıyla yakından ilgilendim, 2 senedir de profesyonel olarak çalışıyorum. Halk Eğitimi Merkezi bünyesinde açılan kehribar atölyesinde Bayburt kehribarından kolye, bileklik, tespih gibi farklı ürünler üzerinde çalışmalar yapıyoruz. Bizim buradaki yoğun çalışmalarımızın amacı, Bayburt kehribarını Türkiye’ye, tüm dünyaya duyurmak, kehribarı görünür kılmak” ifadelerini kullandı.
“Ülke ekonomisine katkı bulunup, Bayburt kehribarını dünyaya duyurmak istiyoruz”
Atölye çalışmaları hakkında bilgiler veren Halk Eğitimi Merkezi Müdürü Selçuk Çakmak, atölyede üretilen ürünlerle ülke ekonomisine ciddi anlamda katkı sağlayacaklarını belirterek, “Kurumumuz bünyesinde istihdama yönelik mesleki beceri kazandırmaya yönelik, hobi kurslarımızın içerisinde kuyumculuk atölyemiz de mevcut. Bu atölyenin bizim için önemi büyük çünkü Bayburt’un bir değeri olan kehribar burada işleniyor. Sadece Bayburt’ta çıkarılan bir taştan bahsediyoruz, Bayburt kehribarının hem Türkiye’de hem de dünyada tanınması açısından atölyede yapılan çalışmaları önemsiyoruz. Kehribar, Erzurum’un Oltu taşından daha önemli bir taştır. Oltu taşı bildiğiniz fosilin kendisidir. Kehribar ise amber dediğimiz, çamın kendi reçinesinden oluşuyor ve sadece Bayburt’ta çıkıyor bu yönüyle çok değerli bir parça. Kehribarın tanıtılması lazım, onun içinde işlenerek hediyelik eşya haline getirilip insanların beğenisine sunulması gerekiyor. Bu atölyeyi kurma amaçlarımızdan biri de budur. Atölyemiz, geçtiğimiz yıl DOKAP projesi desteğiyle 350 milyon bütçe ile kuruldu. Atölyemizde, bu işe gönül vermiş kursiyerlerimizi eğiterek iş kurmalarını hedefliyor, amaçlıyoruz.
Bayburt kehribarının da bu anlamda tanınmasını arzu ediyoruz, bizim önceliğimiz bu” şeklinde konuştu. – BAYBURT
]]>Geleneksel Spor Dalları Federasyonu takviminde yer alan il birinciliği müsabakaları 6 cirit takımının katılımıyla gerçekleşti. 25 Haziran tarihinde başlayan maçlar, bugün oynanacak final maçıyla son bulacak, maç sonunda takımlara kupaları oyunculara ise madalyaları verilecek.
2023-2024 Geleneksel Atlı Cirit İl Birinciliği Müsabakalarına Can Bayburt Atlı Spor Kulübü, Kop Atlı Spor Kulübü, Bayburt Atlı Spor Kulübü, Dede Korkut Atlı Spor Kulübü, Çoruh Atlı Spor Kulübü, 21 Şubat Atlı Spor Kulübü katıldı. 25 Haziran tarihinde oynanmaya başlanan müsabakada ilk maç Can Bayburt Atlı Spor Kulübü ile 21 Şubat Atlı Spor Kulübü arasında oynandı. Bugün oynanacak son maç ise, Dede Korkut Atlı Spor Kulübü, Çoruh Atlı Spor Kulübü arasında gerçekleşecek.
40’ar dakikadan iki devre şeklinde 80 dakika oynanan karşılaşmada Can Bayburt Atlı Spor Kulübü, Bayburt Atlı Spor Kulübüyle Atlı Cirit Sahasında karşı karşıya geldi. ilk devreyi Bayburt Atlı Spor Kulübü önde tamamladı. İkinci yarı öncesi açıklamalarda bulunan Türkiye Geleneksel Spor Dalları Federasyonu Atlı Cirit Asbaşkanı Bahri Önal, “14 ilimizde devam eden atlı cirit il faaliyetleri çerçevesinde Bayburt ilimizdeyiz. Bayburt’ta 6 takım müsabakalara katıldı bu 6 takımın mücadeleleri sonucunda birinci olan takımımız yarı finale gidecek. Yarı finalden çıkan takımımız ise lige yükselecek. Geçen hafta ve bu hafta mücadele veren takımlarımızı tebrik ediyorum. Burada 7’den 70’e ecdat sporumuz olan atlı cirite gönül vermiş bütün izleyicilerimize katılımlarından dolayı teşekkür ediyorum” dedi.
Can Bayburt Kulübü Başkan Yardımcısı Celalettin Topyay da her iki takıma başarılar diledi, sıcak havada kendilerini yalnız bırakmayarak sahada yerlerini alan izleyicilere teşekkür etti.
İkinci yarının başlamasıyla birlikte takımlar sahada yerlerini aldılar. Maça hızlı başlayan her iki takıma izleyiciler sıcak havaya aldırış etmeden, güneşin altında maçı takip ettiler, tezahüratlarla destekledikleri kulübün yanında oldular. İlk yarıda rakibine az bir puan fark atan Bayburt Atlı Spor Kulübü, ikinci yarıda puan farkını açtı.
Müsabakanın sonuçlarının hakem tarafından ilan edilmesiyle kazanan taraf Bayburt Atlı Spor Kulübü olurken, her iki takımda ezeli rekabete, ebedi dostluğa yakışır şekilde centilmence mücadele sergilediler.
Davullu zurnalı birincilik kutlaması
Müsabakanın galibi olan Bayburt Atlı Spor Kulübü oyuncuları, galibiyetlerini ilk önce saha içerisinde birbirlerine sarılarak kutladılar. Daha sonra Dörtyol mevkiine geçen Bayburt Atlı Spor Kulübü yöneticileri, oyuncuları, takıma destek veren izleyiciler burada davul zurna eşliğinde barlar oynadılar. Alana getirilen şişe burun arap atıyla da alanda gösteri yapıldı.
Tüm takımlara emeklerinden ötürü teşekkür eden Bayburt Atlı Spor Kulübü Başkanı Arif Köprücü, il dışında Bayburt’u en iyi şekilde temsil edeceklerini belirterek, “Bayburt Atlı Spor Kulübümüzün şampiyonluk kutlamaları için Dörtyol’da toplandık. Bu kutlamalara aslında futboldan aşinayız ama Bayburt kültür ve tarih şehri olduğu için bu kutlamaları biz cirit sporunda da gerçekleştiriyoruz. Bayburt Atlı Spor Kulübümüz şampiyon oldu, emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Tüm takımları tebrik ediyorum. Bayburt Atlı Spor Kulübü olarak il dışında şehrimizi en güzel şekilde temsil edeceğiz” ifadelerini kullandı. – BAYBURT
]]>6 atlı spor kulübünün katılımıyla 5 gün sürecek olan müsabakalarda, cirit severler cirite doyacak. Her gün 3 takımın cirit oynadığı müsabakaların ilk maçı bugün yapıldı. İlk önce sahaya Can Bayburt Atlı Spor Kulübüyle, 21 Şubat Atlı Spor Kulübü çıktı. Daha sonra sırasıyla Çoruh Atlı Spor Kulübü, Kop Atlı Spor Kulübüyle, Bayburt Atlı Spor Kulübü, Dede Korkut Atlı Spor Kulübüyle karşı karşıya gelerek, maç oynadı.
Oynanan maçların kazananları ise Can Bayburt Atlı Spor Kulübü, Çoruh Atlı Spor Kulübü ve Bayburt Atlı Spor Kulübü oldu.
Sağlık ve polis ekiplerinin de saha kenarında hazır bulunduğu müsabakada, cirit severler saha kenarında sıcak havaya aldırış etmeden 3 takımın maçlarını hevesle izlediler. Güneşe karşı şemsiyeyle, şapkayla önlem alan izleyiciler, destekledikleri takıma tezahüratlarda bulundular, çekirdek çitleyip, film izler gibi maç seyrettiler. Bağırmaktan sesleri kısılan bazı seyirciler de arkadaşlarını desteklemekten bir an olsun vazgeçmediler.
Attan düştüler kalkıp cirite devam ettiler
Yer yer kazaların olduğu, attan düşmelerin yaşandığı maçta cirit sporcuları düştükleri yerden kalkarak müsabakayı sürdürdüler. Çoruh Atlı Spor Kulübü oyuncularından Cafer Yurtsever müsabakanın ortalarına doğru attan düştü. Düştüğü yerden kalkan Yurtsever, sağlık problemi olmadığını söyleyerek, maça kaldığı yerden devam etti. Yurtsever’in ardından Samet Memiş’in atı birkaç defa saha dışına çıktı. Sahadan uzaklaşan, ormanlık alana doğru koşuşturan at, sahibini sırtından düşürdü. İzleyenlerin durumu fark etmesi üzerine Memiş’e saha kenarında hazır bulunan sağlık ekipleri müdahale ederek, Memiş’i kontrolleri yapılması üzere ambulansa aldılar. Düşmenin etkisiyle sakatlandığı tahmin edilen Memiş’in durumunun iyi olduğu öğrenildi.
Bayburt’un cirit şöleni Erzurumlular tarafından ilgiyle takip edildi
Bayburtlu ciritçilerin maçlarını izlemek için Erzurum Aşkale’den gelen vatandaşlar, müsabakaları ilgiyle izlediler. İzleyenler arasında Cirit eski sporcusu olan 86 yaşındaki Aşkaleli İbrahim Kırkpınar da vardı. Uzun yıllar cirit oynayan, cirite sevdalı Kırkpınar, güzel bir maç izlediğini belirterek, “Maçı izlemeye Erzurum’dan geldim. Eski ciritçiyim. Bu cirite sevdalıyım, sevdam olmasa 86 yaşında burada ne işim var” dedi.
“Futbolun şampiyonlar ligi neyse şu an Bayburt’ta oynanan cirit müsabakası da odur”
Aşkale’den dedesi İbrahim Kırkpınar ile maç izlemeye gelen torun Ceyhun Kocaman, keyifli bir maç izlediğini söyleyerek, “Biz Erzurum Aşkale’den ata sporu ciritimizi izlemek için geldik. Cirit bize dedemizden kalan bir sevdadır. Bizimki bir heves, gönül vermişiz. Binmeyi bilmesek de gönlümüz burada. Kanımız, canımız istiyor. Bayburt’ta da güzel bir etkinlik var şu an. Bayburt’a teşekkür ederiz, güzel sporcular transfer etmişler. Hakikaten güzel sporcular var. Şükrü var, Sivas’tan Mustafa transfer olarak gelmiş. Futbolun şampiyonalar ligi neyse Bayburt’ta yapılan bu müsabaka tam anlamıyla odur” diyerek konuştu.
“Dede Korkut diyarı Bayburt, cirite doyacak”
5 gün sürecek olan müsabakada toplam 15 maç oynanacağını söyleyen Bayburt Atlı Spor Kulübü Başkanı Arif Köprücü, Dede Korkut diyarı Bayburt’ta cirit severlerin cirite doyacağını ifade ederek, “Geleneksel Atlı Spor Dalları Federasyonu bünyesinde, 2024 faaliyetleri içerisinde Bayburt İl Birinciliği Müsabakaları başladı. Bu sene il birinciliğine 6 takımımız katıldı. Birinci olan takımımız inşallah il dışında şehrimizi en güzel şekilde temsil edecek. Maçlara bugün başladık. Bugün, yarın ve 2-3-4 Temmuz tarihlerinde her gün 3 cirit gösterisi yapacağız. Hemşehrilerimiz toplamda 15 cirit müsabakası seyredecekler. Dede Korkut diyarı Bayburt, ata sporu cirite doyacak inşallah” sözlerini kullandı. – BAYBURT
]]>BAYBURT – Aslen Romanyalı olan ve uzun yıllardır Bayburt’ta yaşayan Leyla Yavuz, yaklaşık 14 senedir çalıştığı okulda, öğrencilerin gözbebeği oldu. Yavuz’un öğrencilerle kurduğu abla-kardeş ilişkisi ise akıllara Hababam Sınıfı filminin sevilen ‘Hafize Ana’ karakterini getiriyor. Yer yer öğrencilerle şakalaşan, yemekhanede, kantinde öğrencilere yardımcı olan ve teneffüs aralarında birlikte sohbet eden Yavuz’u Erdem Beyazıt İmam Hatip Ortaokulu öğrencileri çok seviyor.
Evlendikten sonra eşi İslam Yavuz vesilesiyle Müslüman olan Leyla Yavuz, huzuru hem eşi İslam Yavuz’da hem de İslamiyet’te bulduğunu söyledi.
Asıl ismi Lilyana olan Leyla Yavuz, Müslüman olduktan sonra Leyla ismini kullanmaya başladı. Öğrencilerle yakın ilişkiler kuran ve öğrencilerin Leyloş ablası Leyla Yavuz’u her sabah öğrenciler okulda koşarak karşılıyor. Öğrencilerin ‘Leyloş’ abla diye hitap ettiği Yavuz, bu durumdan memnun olduğunu vurgulayarak, “Öğrencileri kendi evladımdan hiç ayırt etmiyorum. Ben onların Leyloş ablasıyım, onlar da benim kuzularım. Birbirimizi karşılıklı olarak çok seviyoruz” dedi.
24 yaşına kadar Romanya’da yaşayan Yavuz, o yıllarda tatil yapma için geldiği İstanbul’da eşiyle tanıştı. Eşi İslam Yavuz’la evlendikten sonra Fransa’ya taşınan Yavuz ailesi, çocukları olunca Türkiye’ye kesin dönüş yapma kararı aldılar. Tek bir şartla Türkiye’ye gelmeyi kabul eden Leyla Yavuz’un şartı ise Bayburt’ta yaşamak oldu. Eşinin memleketi Bayburt’u çok sevdiğini, “Bayburt’u, memleketim Romanya’dan daha çok seviyorum, burası benim evim. Okuldaki öğrencilerin hepsi benim evlatlarım” diyerek belirten Yavuz, hem Bayburt’a, hem de çalıştığı okuldaki öğrencilere düşkünlüğünü bu sözlerle ifade etti.
Polis babanın, anaokul öğretmeni annenin çocuğu olan Yavuz, asıl mesleği olan hemşireliği yapmayıp, bir hevesle başladığı okulda uzun yılları geride bıraktı. Sayısızca öğrencinin mezuniyetine tanık olan Yavuz, kimsenin hakkına girmeyeceğini emeklilik yaşı geldiğinde üzülerek de olsa emekli olacağını söyledi.
Yavuz’u, namı diğer Leyloş ablasını çok sevdiğini söyleyen Zeynep Akarsu isimli öğrenci, “Leyla ablayı çok seviyorum, o bizim Leyloşumuz. Kantinden bir şeyler alırken bize hep yardımcı oluyor. O bize çok iyi davranıyor” diyerek konuştu.
Bir diğer öğrenci Meryem Kardeş, ‘Okulumuzun annesi’ dediği Yavuz’dan, “Leyla ablayı çok seviyorum, çok iyi bir ablamız. Bize çok yardım ediyor. O bizim annemizden sonraki okulumuzun annesi” sözleriyle bahsetti.
“Huzuru iki İslam’da buldum”
Eşi İslam Yavuz’la evlendikten bir yıl sonra Müslüman olduğunu ve eşi İslam Yavuz sayesinde İslam diniyle tanıştığını kaydeden Yavuz, “İsmim Lilyana, sonradan Müslüman olduktan sonra Leyla ismini kullanmaya başladım. Evlendikten bir yıl sonra Müslüman oldum. İslam’la iki kere tanıştım diyebilirim, eşimin ismi İslam, sonra İslam dinine yönelince 2’inci kez İslam’la tanışmış oldum. Hayatımdan, yaşantımdan, eşimden çok memnunum. Eşimden Allah razı olsun, o benim hayatımı kurtardı. Onun sayesinde Müslüman oldum” şeklinde konuştu.
“Bayburt benim evim, Bayburt’u memleketimden daha çok seviyorum”
Kendini artık Bayburtlu gördüğünü, yurt dışından Bayburt şartıyla geri döndüğünü söyleyen Yavuz, “Ben kendimi Bayburtlu olarak görüyorum, Bayburtluyum. Bayburt’u gerçekten çok seviyorum. Aslında biz Fransa’dan geldiğimizde her yere gidebilirdik ama ben tek bir şartla Türkiye’ye geldim, Bayburt’ta yaşayacaksak dönelim dedim. Bayburt çok sakin, huzurlu bu yüzden çok seviyorum. Hatta kendi memleketimden daha çok seviyorum” dedi.
“Bana dünyaları verseler işimden vazgeçmem”
14 senedir çalıştığı okulda işini severek yaptığını vurgulayan Yavuz, “13-14 senedir bu okuldayım, bana dünyaları verseler ben okulumu bırakmam, işimi değiştirmem. Hayatım bu okulda, okulumu dahi değiştirmek istemem. Öğrencilerime çok alıştım, onlar benim evlatlarım sayılır. Yıllar önce okulda çalışmak için başvuru yaptığımda başvurumu alan müdür bana, siz bu işi yapabilir misiniz, emin misiniz, temizlik zor olur diye sordu.
Bence helal para olduktan sonra her iş yapılır. Okul benim birinci evim, çünkü burada evimden daha çok zaman geçiriyorum. Öğrenciler beni seviyorlar, beni Hababam Sınıfı filmindeki Hafize Ana’ya benzetiyorlar, öyle görüyorlar. Bazen Leyloş abla diyorlar, bazen kanka diyorlar” ifadelerini kullandı.
Okulun Müdür Başyardımcısı olan Cemalettin Mehmedoğlu, Yavuz’un işini dört dörtlük yaptığını ve herkesin Yavuz’u çok sevdiğini dile getirerek, “Leyla ablayla aşağı yukarı 14 yıldır beraber çalışıyoruz. Leyla abla işe ilk olarak şirketten başladı. Daha sonra çalışkanlığı ve gayretiyle onu kadroya aldık. Kadroya geçtikten sonra okulumuzda gayretleriyle ön plana çıktı. Okulumuzun sevilen simaları arasına girdi. İdarecilerle, öğretmenlerle, diğer personellerle ve öğrencilerle ilişkileri çok iyi. Okulumuzda sevilen bir isimdir, kendisi Romanya’dan gelmiş olmasına rağmen Türk adet, gelenek, göreneklerini hiçbir zaman ihmal etmeden kendi öz yaşantısına devam ediyor. Leyla ablaya gayretinden dolayı çok teşekkür ederiz, emekli olana kadar beraberiz. Emekli olduktan sonra da sağlık, sıhhat içinde yaşamasını rabbimden temenni ediyoruz” sözlerini kullandı.
]]>Asırlardır zamana meydan okuyan, Selçuklu mimarisinin en önemli eserlerinden biri olan Tarihi Ulu Cami’de sabah, öğle ve ikindi vakitlerinde Kur’an-ı Kerim okunuyor, hatim geleneği Bayburtlu vatandaşlar tarafından özenle yaşatılıyor.
Anadolu Selçuklu Sultanı 2. Gıyaseddin Mesud tarafından yaptırılan ve günümüze ulaşan asırlık Ulu Cami, vatandaşların en çok tercih ettiği camilerden biri olarak göze çarpıyor. Cuma camisi ve selatin cami olarak hizmet veren Selçuklu yadigarı Tarihi Ulu Cami başta olmak üzere şehirdeki cami ve Kur’an kurslarında hatim geleneği Bayburtlu vatandaşların yoğun ilgisiyle yaşatılmaya çalışılıyor.
Sabah, öğlen ve ikindi vakitlerinde okunan hatimlere ise Bayburtlular yoğun ilgi göstererek, asırlık camiyi boş bırakmıyorlar. İkindi namazı için camiye koşan vatandaşlar, kılınan namazın ardından caminin imam hatipleri tarafından okunan Kur’an ile Ramazan ayında hatimlerini tamamlıyorlar.
Asırlık camide kadim geleneği yaşatma gayreti içerisinde olduklarını söyleyen, Kadir İşcan isimli vatandaş, “Atadan, dededen, babadan bugüne kadar gelen asırlık geleneğimizi, hatmi şerifimizi Ulu Cami’de dinliyoruz. Çalıştığım günlerde sosyal medya üzerinden Zülküf hocamı dinliyorum. Namazdaki cemaat gibi, muhteşem bir kalabalık var. Bayburt’un tarihi camisine, bu uhrevi ortama bütün dostlarımızı, hemşehrilerimizi sabah, öğlen, ikindi vakitlerinde cüz dinlemeye davet ediyorum” dedi.
“Atalarımızdan, dedelerimizden görevi devraldık”
Ebediyete intikal eden atalarından görevi devralarak camileri boş bırakmadıklarını belirten Hüseyin Özdener, “Genellikle vakit namazları için geliyoruz, Ulu Cami’nin manevi bir iklimi var. Burada bayağı bir eski insanlar namaz kıldılar, şimdi sıra bizde. Ulu Cami’yi seviyoruz, güzel bir iklimi var” diyerek konuştu.
Camileri bir an olsun boş bırakmıyorlar
Günlerin namaz, Kur’an ve mukabeleyle geçtiğini, Ramazan’ın Bayburt’ta bir başka yaşandığını ve camileri bir an olsun boş bırakmadıklarını vurgulayan cami cemaatinden bir vatandaş, “Her gün camimize sabah namazı muhakkak gelirim. Yatsı, öğle, akşam namazlarımı kılar giderim. Cüzümü dinlerim, akşama da iftar eder, geri namaz kılmaya gelirim. Vakit böyle geçiyor” ifadelerini kullandı.
Asırlık gelenek Bayburtlulara emanet
33 yıldır Ulu Cami’nin İmam Hatibi olan Zülküf Kocabey, Bayburtluların asırlık geleneğe sahip çıktıklarını bildirerek, “33 yıldır bu caminin imam hatipliğini yapıyorum. Camimiz bin 227 yılında Selçuklu sultanlarından 2. Gıyaseddin Mesud döneminde yapılmıştır. Tarihi Ulu Camii aynı zamanda bir Cuma camisidir, Selatin camidir. Özellikle Ramazan ayında yoğun bir cemaatimiz olur. Hatim geleneği öteden beri devam ettiği için sabah, öğle ve ikindi hatim okunur. Bu şekilde bizler de hatim geleneğimizi devam ettiriyoruz. Camimize hatim dinlemeye gelen çokça kardeşlerimiz var. Tüm kardeşlerimizin Ramazan-ı Şerifini tebrik ederim, bu vesileyle günahlarımızdan arınmış bir şekilde bayrama kavuşmayı Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum” şeklinde konuştu.
” Doğu Türkistan’a, Gazze’ye dualarımızda yer vermeyi unutmayalım”
Çin zulmüne uğrayan Doğu Türkistan ve işgalci İsrail’in aylardır bombaladığı Gazze’ye hatimden sonra dua ettiklerini, herkesin de bu mübarek ayda dua etmesi gerektiğini hatırlatan Kocabey, “Özelikle dünyanın dört bir yanındaki masumlara, mazlumlara Cenab-ı hak yardım etsin. Doğu Türkistan ve Gazze’yi unutmayalım, kardeşlerimize dua edelim, dualarımızda yer verelim. Ramazan ayında iyiyi, güzeli düşünerek orucumuzu tutmak bizi daha da olgunlaştırır, ahlaki bakımdan olgunlaştırır diye düşünüyorum. Herkesin Ramazan-ı Şerifini tebrik ediyor, bayramın hayırlara vesile olmasını yüce Allah’tan temenni ediyorum” sözlerini kullandı. – BAYBURT
]]>BAYBURT – Ramazan ayının manevi huzurunun hissedildiği Bayburt’ta, asırlık camilerde hatim geleneği Bayburtlu vatandaşların yoğun katılımıyla devam ettiriliyor. Gecesi namazla, gündüzü Kur’an’la geçen Ramazan günlerinde vatandaşlar mukabele geleneğini yaşatma gayreti içerisinde olduklarını söylediler.
Asırlardır zamana meydan okuyan, Selçuklu mimarisinin en önemli eserlerinden biri olan Tarihi Ulu Cami’de sabah, öğle ve ikindi vakitlerinde Kur’an-ı Kerim okunuyor, hatim geleneği Bayburtlu vatandaşlar tarafından özenle yaşatılıyor.
Anadolu Selçuklu Sultanı 2. Gıyaseddin Mesud tarafından yaptırılan ve günümüze ulaşan asırlık Ulu Cami, vatandaşların en çok tercih ettiği camilerden biri olarak göze çarpıyor. Cuma camisi ve selatin cami olarak hizmet veren Selçuklu yadigarı Tarihi Ulu Cami başta olmak üzere şehirdeki cami ve Kur’an kurslarında hatim geleneği Bayburtlu vatandaşların yoğun ilgisiyle yaşatılmaya çalışılıyor.
Sabah, öğlen ve ikindi vakitlerinde okunan hatimlere ise Bayburtlular yoğun ilgi göstererek, asırlık camiyi boş bırakmıyorlar. İkindi namazı için camiye koşan vatandaşlar, kılınan namazın ardından caminin imam hatipleri tarafından okunan Kur’an ile Ramazan ayında hatimlerini tamamlıyorlar.
Asırlık camide kadim geleneği yaşatma gayreti içerisinde olduklarını söyleyen, Kadir İşcan isimli vatandaş, “Atadan, dededen, babadan bugüne kadar gelen asırlık geleneğimizi, hatmi şerifimizi Ulu Cami’de dinliyoruz. Çalıştığım günlerde sosyal medya üzerinden Zülküf hocamı dinliyorum. Namazdaki cemaat gibi, muhteşem bir kalabalık var. Bayburt’un tarihi camisine, bu uhrevi ortama bütün dostlarımızı, hemşehrilerimizi sabah, öğlen, ikindi vakitlerinde cüz dinlemeye davet ediyorum” dedi.
“Atalarımızdan, dedelerimizden görevi devraldık”
Ebediyete intikal eden atalarından görevi devralarak camileri boş bırakmadıklarını belirten Hüseyin Özdener, “Genellikle vakit namazları için geliyoruz, Ulu Cami’nin manevi bir iklimi var. Burada bayağı bir eski insanlar namaz kıldılar, şimdi sıra bizde. Ulu Cami’yi seviyoruz, güzel bir iklimi var” diyerek konuştu.
Camileri bir an olsun boş bırakmıyorlar
Günlerin namaz, Kur’an ve mukabeleyle geçtiğini, Ramazan’ın Bayburt’ta bir başka yaşandığını ve camileri bir an olsun boş bırakmadıklarını vurgulayan cami cemaatinden bir vatandaş, “Her gün camimize sabah namazı muhakkak gelirim. Yatsı, öğle, akşam namazlarımı kılar giderim. Cüzümü dinlerim, akşama da iftar eder, geri namaz kılmaya gelirim. Vakit böyle geçiyor” ifadelerini kullandı.
Asırlık gelenek Bayburtlulara emanet
33 yıldır Ulu Cami’nin İmam Hatibi olan Zülküf Kocabey, Bayburtluların asırlık geleneğe sahip çıktıklarını bildirerek, “33 yıldır bu caminin imam hatipliğini yapıyorum. Camimiz bin 227 yılında Selçuklu sultanlarından 2. Gıyaseddin Mesud döneminde yapılmıştır. Tarihi Ulu Camii aynı zamanda bir Cuma camisidir, Selatin camidir. Özellikle Ramazan ayında yoğun bir cemaatimiz olur. Hatim geleneği öteden beri devam ettiği için sabah, öğle ve ikindi hatim okunur. Bu şekilde bizler de hatim geleneğimizi devam ettiriyoruz. Camimize hatim dinlemeye gelen çokça kardeşlerimiz var. Tüm kardeşlerimizin Ramazan-ı Şerifini tebrik ederim, bu vesileyle günahlarımızdan arınmış bir şekilde bayrama kavuşmayı Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum” şeklinde konuştu.
” Doğu Türkistan’a, Gazze’ye dualarımızda yer vermeyi unutmayalım”
Çin zulmüne uğrayan Doğu Türkistan ve işgalci İsrail’in aylardır bombaladığı Gazze’ye hatimden sonra dua ettiklerini, herkesin de bu mübarek ayda dua etmesi gerektiğini hatırlatan Kocabey, “Özelikle dünyanın dört bir yanındaki masumlara, mazlumlara Cenab-ı hak yardım etsin. Doğu Türkistan ve Gazze’yi unutmayalım, kardeşlerimize dua edelim, dualarımızda yer verelim. Ramazan ayında iyiyi, güzeli düşünerek orucumuzu tutmak bizi daha da olgunlaştırır, ahlaki bakımdan olgunlaştırır diye düşünüyorum. Herkesin Ramazan-ı Şerifini tebrik ediyor, bayramın hayırlara vesile olmasını yüce Allah’tan temenni ediyorum” sözlerini kullandı.
]]>Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, memleketi Bayburt’u ziyaret etti. Güler, “Başarıyla sürdürdüğümüz operasyonlarımız, eli kanlı teröristler bu coğrafyadan yok olup gidinceye kadar artan bir baskı ve yoğun bir tempoda aralıksız devam edecek” diye konuştu.
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, memleketi Bayburt’u ziyaret etti. Ankara’dan Erzurum’a giden ve oradan karayolu ile Bayburt’a geçen Bakan Yaşar Güler’e 3’üncü Ordu Komutanı Orgeneral Veli Tarakcı eşlik etti.
Bayburt’a gelişinde ellerinde 16 Türk devletinin bayraklarını taşıyan öğrenciler tarafından karşılanan Bakan Yaşar Güler, onlarla bir süre sohbet etti. Daha sonra Bayburt Valiliği’ne geçen Güler’i burada yöresel kıyafetler giyen çocuklar karşıladı. Bakan Yaşar Güler, Bayburt Valisi Mustafa Eldivan’dan kentteki çalışmalara ilişkin bilgi aldı.
ŞEHİT EVİNE ZİYARET
Bakan Yaşar Güler Bayburt programı sırasında, 1995 yılında Bingöl’de görevli gittiği Güneşli Karakolunda şehit olan Piyade Er Kazım Yazar’ın evini de ziyaret etti. Şehidin annesi ve kardeşiyle sohbet eden Bakan Yaşar Güler, şehidin yeğenlerine de hediyeler verdi.
Güler, iftarı ise Bayburt’ta şehit aileleri ve gazilerle birlikte yaptı. Güler, burada şöyle konuştu:
“Binlerce yıldır, şehitlerimizin ve gazilerimizin kanıyla sulanan cennet vatanımız, şanlı ecdadımızın bizlere miras bıraktığı en kutsal emanettir. Bizler de bu mirasa sahip çıkma ve onu gelecek nesillere daha müreffeh ve daha güvenli bir şekilde aktarma sorumluluğunu taşıyoruz. İçinde bulunduğumuz hassas ve kritik dönemde bu konudaki görev ve sorumluluklarımız daha da artmıştır. Bu kapsamda ülkemizin savunması, asil milletimizin huzur ve güvenliği için gece gündüz var gücümüzle çalışmaya devam ediyoruz. Kahraman ordumuz; hudutlarımızın güvenliğinin sağlanmasından terörle mücadeleye, mavi ve gök Vatanımızdaki hak ve menfaatlerimizin korunmasından uluslararası barış ve istikrarın desteklenmesine, geniş kapsamlı tatbikatların icrasından yerli ve milli savunma sanayimizin geliştirilmesine kadar birçok faaliyeti eş zamanlı olarak ve büyük bir başarıyla icra etmektedir.
“KAHRAMAN ŞEHİTLERİMİZ VE GAZİLERİMİZİN EMANETİ OLAN DEĞERLİ AİLELERİ, BAŞIMIZIN TACI”
Elde edilen tüm başarılarda elbette en büyük pay, kahraman şehitlerimize ve gazilerimize aittir. Bu toprakları bizlere vatan yapan, şehit ve gazilerimizin kanıdır. İstiklal Marşı’mızın ‘Şüheda fışkıracak toprağı sıksan şüheda’ mısrasında da ifade edildiği gibi, vatanımızın her karış toprağında aziz şehitlerimizin ve kahraman gazilerimizin kanları vardır. Şehit ve gazilerimiz; şanlı tarihimizin, vatan, millet ve bayrak sevgimizin ölümsüz abideleri; Türk kahramanlığının ve fedakarlığının gurur timsali; mazisi şan ve şerefle dolu Türk ordusunun ilham kaynağıdır. Kahraman şehitlerimiz ve gazilerimizin bizlere emaneti olan siz değerli aileleri, başımızın tacıdır.
“ŞEHİT VE GAZİ AİLELERİMİZİN YAŞAM STANDARTLARINI YÜKSELTMEK İÇİN YOĞUN GAYRET İÇİNDEYİZ”
Sizlerin metaneti, vakur duruşu, düşmanlarımıza korku verdiği gibi tarih boyunca nice badireler atlatmış asil Türk milletinin dik duruşunun da en mümtaz örneğidir. Çok iyi biliyoruz ki aziz şehitlerimizin, kahraman gazilerimizin ve siz değerli ailelerimizin hakkını hiçbir zaman ödeyemeyiz. Ancak yine de kahraman gazilerimiz ile şehit ve gazi ailelerimizin hayatını kolaylaştırmak, yaşam standartlarını yükseltmek için ilgili tüm kurumlarımızla birlikte yoğun bir gayret içindeyiz. Bu doğrultuda, Milli Savunma Bakanlığı ve Türk Silahlı Kuvvetleri olarak her zaman vefa ve minnet duygularıyla sizlerin yanında olacağız. Şehitlerimizin aziz hatıralarını da daima kalbimizde yaşatacak; fedakarlıklarını şükran ve minnetle yad edeceğiz.
“OPERASYONLARIMIZ ARALIKSIZ DEVAM EDECEK”
Aziz şehitlerimizin silah arkadaşları kahraman Mehmetçik, onların bıraktığı şanlı sancağı gururla taşıyor. Şehitlerimizin kanlarını yerde bırakmamak ve siz kıymetli ailelerimizin göz yaşlarının hesabını sormak için alçak teröristlere büyük bedeller ödetiyoruz. Kahraman ordumuz, ülkemizin ve asil milletimizin hakkına, hukukuna saldıran hain terör örgütü ile mücadelesini, azim ve kararlılıkla sürdürüyor. Bu kapsamda yurt içi ve sınır ötesinde icra ettiğimiz başarılı operasyonlarla, terör örgütünün belini kırdık. Şu ana kadar büyük bir başarıyla sahada tesis ettiğimiz kontrolün geliştirilmesi ve genişletilmesi, terör örgütünün eylem ve hareket kapasitesinin sıfırlanması için gözümüzün değmediği, ayağımızın basmadığı yer bırakmayacağız. Başarıyla sürdürdüğümüz operasyonlarımız, eli kanlı teröristler bu coğrafyadan yok olup gidinceye kadar artan bir baskı ve yoğun bir tempoda aralıksız devam edecek.
“SON 20 YILDA TÜRKİYE, İÇERİDE ÇOK DAHA GELİŞMİŞ; DIŞARIDA İSE ÇOK DAHA GÜÇLÜ VE SÖZÜ DİNLENEN BİR ÜLKE HALİNE GELMİŞTİR”
Ülkemiz; köklü tarihi, stratejik coğrafi konumu, büyük ve güçlü ordusu, her geçen gün gelişen yerli, milli ve modern savunma sanayisi ve her alanda sahip olduğu imkan ve yeteneklerle, dünyada yükselen bir güç konumundadır. Özellikle son 20 yılda, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye, içeride çok daha gelişmiş; dışarıda ise çok daha güçlü ve sözü dinlenen bir ülke haline gelmiştir. Cumhuriyetimizin ikinci asrına başladığımız bu tarihi dönemde, ‘Türkiye Yüzyılı’ vizyonuyla, ülkemizi daha güçlü ve aydınlık yarınlara ulaştırma hedefiyle çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Şehit ve gazilerimizin fedakarlık ve kahramanlıklarıyla elde edilen kazanımlarımızın korunması ve sürekli geliştirilmesi en temel hedefimizdir. Bu kutlu ilerleyiş de ülkemizin milli duruşunun en güzide örneğini ortaya koyan Bayburt’umuz ve siz değerli hemşehrilerimiz, en büyük güvence kaynaklarımızdan biridir. Zira çok iyi biliyoruz ki Bayburt, milli ve manevi değerlerine sahip çıkmada, davasına vefa göstermede, zirvelerin şehridir.
Bu topraklar; düşman işgali altında yoksulluk ve binbir türlü acıya maruz kalsa da sancağımızı yere düşürmeyen, Kop Dağları’nı düşmana dar ederek al kanıyla destanlar yazan kahramanların yurdudur. İşte kahraman atalarımızın torunları olan sizlerin de gösterdiği kararlı milli duruş, ülkemizin birlik ve beraberliğinin teminatıdır. Devletimiz de Bayburt’umuzu geliştirmek, kalkındırmak ve siz değerli hemşehrilerimin refah seviyesini yükseltmek için var gücüyle çalışıyor. Yegane amacımız; Bayburt’umuzun sahip olduğu potansiyeli ve değerleri, en verimli ve etkili şekilde kullanarak siz hemşehrilerimizin hizmetine sunmaktır. İnanıyorum ki desteklerinizle; hükümetimiz ve mahalli idarelerimiz, hep birlikte el ele vererek ‘Durmaksızın Hizmet’ anlayışı ile Bayburt’umuzun gelişmişlik seviyesini artırırken, ülkemizin gücüne de güç katacağız.”
]]>BAYBURT – Milliyetçi Hareket Partisi Bayburt İl Başkanlığı tarafından düzenlenen aday tanıtım toplantısında il, ilçe belde ve belediye başkan adayları ile belediye meclis ve il genel meclisi adaylarının tanıtımı yapıldı.
Bayburt Kapalı Spor Salonu’nda gerçekleşen ve vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği program, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.
Salonu hıncahınç dolduran vatandaşlar yer yer tezahüratlarda bulunarak, sloganlar atarak Bayburt Belediye Başkanı Hükmü Pekmezci başta olmak üzere yerel seçim yarışında aday gösterilen başkan adaylarına sevgi gösterisinde bulundular.
Aydıntepe, Demirözü, Gökçedere ve Arpalı belediye başkan adayları ile belediye meclis ve il genel meclisi adaylarının tanıtılmasının ardından Başkan Pekmezci’nin hayatının anlatıldığı, başkanlık yaptığı dönemlerde gerçekleştirdiği projelerin sinevizyon gösterisi vatandaşlara izletildi.
Sinevizyon gösterimi sonrasında 5 yıllık görev süresi boyunca yapımı tamamlanan, devam eden projeleri anlatan Başkan Pekmezci, yeniden göreve gelmesi halinde hayata geçireceği projeleri de toplantıda tanıttı.
Açıkladığı ve değindiği konulardan Bayburtlulardan büyük alkış toplayan Başkan Pekmezci, konuşmasında şunları kaydetti: “Destanlar yazacağız, var mısınız destan yazmaya? Biz sizlerle bir yola çıktık, kader birliği ettik ve size layık olma adına gecelerimizi, gündüzlerimizi sizin için feda ettik. Siz buna layıksınız, size layık olmaya gayret ettik aziz hemşehrilerim.
Bayburt Belediyesi kapısına gelip de geri dönen hiçbir vatandaşımız olmadı. Bizim hiç kimseyle bir kavgamız, bir gürültümüz, farklı bir boyutta bir çalışmamız olmadı. Biz sizinle beraber bir gönül yolculuğuna çıktık, Allah’ın izniyle o yolda başarılı olduk ve size layık olmaya gayret ettik.
Bize tevdi ettiğiniz görevde bırakın yaptıklarımızı, şunları, bunları sizin çöpünüze sahip olmanın onurunu yaşadık. Sizin paranızı, pulunuzu, malınızı, yetim hakkını kimseye yedirmedik. Mazlumu kimseye ezdirmedik çünkü biz sizin bir parçanız, kardeşiniz, abiniz olarak size layık olmaya çalıştık.
Hayatımız boyunca kamu malını başkalarına peşkeş çekme gibi bir düşüncemiz hiç olmadı. Allah’a hamd ediyorum ve şükrediyorum ki her zerresinde sizin hakkınızın olduğuna inandığım her kuruşu sizin arzu ettiğiniz şekilde ortaya koymaya çalışıyorum.
Su problemini çözüyoruz. Bayburt halkı şu anda 30-35 Fransız sertlik derecesinde su kullanıyor. Evlerdeki hanımefendiler biliyorlar, çamaşır makineleri, bulaşık makineleri, ütüler bozuluyor. İnsan sağlığı açısından çok çok tehlike arz ediyor. Bazıları diyorlarmış; “Bu kadar para harcamaya gerek var mı?” diye. Saygıdeğer hemşehrilerim, bu kadar para size feda olsun.
Bazı şeyler söylenirken bu şehrin insanlarını hiçe sayıyorlar. Onları yıllardan beri sert sulara maruz bırakanların çözüm yerine üretemediklerini bir başkası ürettiği zaman ondan rahatsızlık duyanlar sizin karşınızda aynı cevabı veremeyecekler diye düşünüyorum.
Ne yediririz, ne yeriz. Biz sizin temsilciniz olarak varız. Bayburt’a yakışanı yaparız. Biz bu ülke yar olduk ve bu ülke için her türlü cefaya, çileye hazırız yeter ki siz mutlu olun diyor, sizleri en kalbi duygularımla sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.”
Açılış konuşmalarını MHP MYK Üyesi İdris Aydın ve MHP Bayburt İl Başkanı Muharrem Baykal’ın yaptığı, oldukça geniş bir katılımın olduğu toplantıda Bayburt için yaptıkları çalışmalarda kendilerine destek verenlere şükranlarını sunan Başkan Pekmezci, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Dr. Devlet Bahçeli’ye, bakanlara, milletvekillerine, valilere, kurum müdürlerine, belediye başkan yardımcılarıma, belediye meclis üyelerine, muhtarlara, belediye birim müdürlerine, belediye çalışanlarına, MHP il yöneticilerine, siyasi parti temsilcilerine ve tüm Bayburt halkına teşekkür etti.
Aydıntepe Belediye Başkanı Haşim Şentürk, Demirözü Belediye Başkan Adayı Nejmeddin Ersen, Gökçedere Belediye Başkanı Yavuz Bakır ve Arpalı Belediye Başkan Adayı Kurban Kahraman’ın da projelerini tanıttığı gece, Ali Kınık’ın konseriyle devam etti.
]]>Bayburt Kapalı Spor Salonu’nda gerçekleşen ve vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği program, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.
Salonu hıncahınç dolduran vatandaşlar yer yer tezahüratlarda bulunarak, sloganlar atarak Bayburt Belediye Başkanı Hükmü Pekmezci başta olmak üzere yerel seçim yarışında aday gösterilen başkan adaylarına sevgi gösterisinde bulundular.
Aydıntepe, Demirözü, Gökçedere ve Arpalı belediye başkan adayları ile belediye meclis ve il genel meclisi adaylarının tanıtılmasının ardından Başkan Pekmezci’nin hayatının anlatıldığı, başkanlık yaptığı dönemlerde gerçekleştirdiği projelerin sinevizyon gösterisi vatandaşlara izletildi.
Sinevizyon gösterimi sonrasında 5 yıllık görev süresi boyunca yapımı tamamlanan, devam eden projeleri anlatan Başkan Pekmezci, yeniden göreve gelmesi halinde hayata geçireceği projeleri de toplantıda tanıttı.
Açıkladığı ve değindiği konulardan Bayburtlulardan büyük alkış toplayan Başkan Pekmezci, konuşmasında şunları kaydetti: “Destanlar yazacağız, var mısınız destan yazmaya? Biz sizlerle bir yola çıktık, kader birliği ettik ve size layık olma adına gecelerimizi, gündüzlerimizi sizin için feda ettik. Siz buna layıksınız, size layık olmaya gayret ettik aziz hemşehrilerim.
Bayburt Belediyesi kapısına gelip de geri dönen hiçbir vatandaşımız olmadı. Bizim hiç kimseyle bir kavgamız, bir gürültümüz, farklı bir boyutta bir çalışmamız olmadı. Biz sizinle beraber bir gönül yolculuğuna çıktık, Allah’ın izniyle o yolda başarılı olduk ve size layık olmaya gayret ettik.
Bize tevdi ettiğiniz görevde bırakın yaptıklarımızı, şunları, bunları sizin çöpünüze sahip olmanın onurunu yaşadık. Sizin paranızı, pulunuzu, malınızı, yetim hakkını kimseye yedirmedik. Mazlumu kimseye ezdirmedik çünkü biz sizin bir parçanız, kardeşiniz, abiniz olarak size layık olmaya çalıştık.
Hayatımız boyunca kamu malını başkalarına peşkeş çekme gibi bir düşüncemiz hiç olmadı. Allah’a hamd ediyorum ve şükrediyorum ki her zerresinde sizin hakkınızın olduğuna inandığım her kuruşu sizin arzu ettiğiniz şekilde ortaya koymaya çalışıyorum.
Su problemini çözüyoruz. Bayburt halkı şu anda 30-35 Fransız sertlik derecesinde su kullanıyor. Evlerdeki hanımefendiler biliyorlar, çamaşır makineleri, bulaşık makineleri, ütüler bozuluyor. İnsan sağlığı açısından çok çok tehlike arz ediyor. Bazıları diyorlarmış; “Bu kadar para harcamaya gerek var mı?” diye. Saygıdeğer hemşehrilerim, bu kadar para size feda olsun.
Bazı şeyler söylenirken bu şehrin insanlarını hiçe sayıyorlar. Onları yıllardan beri sert sulara maruz bırakanların çözüm yerine üretemediklerini bir başkası ürettiği zaman ondan rahatsızlık duyanlar sizin karşınızda aynı cevabı veremeyecekler diye düşünüyorum.
Ne yediririz, ne yeriz. Biz sizin temsilciniz olarak varız. Bayburt’a yakışanı yaparız. Biz bu ülke yar olduk ve bu ülke için her türlü cefaya, çileye hazırız yeter ki siz mutlu olun diyor, sizleri en kalbi duygularımla sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.”
Açılış konuşmalarını MHP MYK Üyesi İdris Aydın ve MHP Bayburt İl Başkanı Muharrem Baykal’ın yaptığı, oldukça geniş bir katılımın olduğu toplantıda Bayburt için yaptıkları çalışmalarda kendilerine destek verenlere şükranlarını sunan Başkan Pekmezci, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Dr. Devlet Bahçeli’ye, bakanlara, milletvekillerine, valilere, kurum müdürlerine, belediye başkan yardımcılarıma, belediye meclis üyelerine, muhtarlara, belediye birim müdürlerine, belediye çalışanlarına, MHP il yöneticilerine, siyasi parti temsilcilerine ve tüm Bayburt halkına teşekkür etti.
Aydıntepe Belediye Başkanı Haşim Şentürk, Demirözü Belediye Başkan Adayı Nejmeddin Ersen, Gökçedere Belediye Başkanı Yavuz Bakır ve Arpalı Belediye Başkan Adayı Kurban Kahraman’ın da projelerini tanıttığı gece, Ali Kınık’ın konseriyle devam etti. – BAYBURT
]]>Kıyasıya geçen müsabakalarda Bayburt, Erzurum, Sakarya, Trabzon, Konya, Kars, Ankara, Gürcistan ve Almanya’dan boksörler kurtuluşun 106. yılı için ringe çıktı.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan gecede, Bayburt Halk Oyunları sahne aldı. Açılış müsabakalarının ardından konuşan Bayburt Belediye Başkanı Hükmü Pekmezci, Bayburt’un düşman işgalinden kurtuluşunun 106. yıl dönümü nedeniyle hazırlanan boks turnuvasında mücadele edecek sporculara başarılar dileyerek, “Aramızda çok sayıda sporcumuz var. Çeşitli illerden gelen, komşumuz Gürcistan’dan gelen sporcularımız var. Bu organizasyonun gerçekleştirilmesinde büyük katkısı olan çok değerli kardeşimiz, milli boksörümüz Selçuk Aydın Bey’e huzurlarınızda teşekkür ediyorum. Bayburt’ta boks yıllardan beri büyük bir ihtişamla, içten ve samimi olarak yapılıyor. Milli takımı dolduran ve orada başarılı bir şekilde devam eden nice gençlerimiz var. Sporcularımız ahlak kuralları içerisinde Bayburt’a yakışır şekilde mücadele ettikleri için bizler de mutluyuz. Bayburt’un düşman istilasından kurtuluşunun 106. yıl dönümü nedeniyle hazırlanan bu boks turnuvasına katılan tüm arkadaşlara Bayburtlular adına teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
Selçuk Aydın: “Bizler de bu yollardan geçtik”
Düzenlenen gecede Başkan Pekmezci’nin önemli katkıları olduğunu söyleyen eski milli boksör Selçuk Aydın ise, “Bizler de bu yollardan geçtik, çok küçük yaşta spora başladık. Gençlerimizin bu akşamki heyecanına ortak olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Hükmü Başkanım teveccüh gösterdi, bu programın hazırlanmasında önemli katkılarda bulundu. Bizler milli sporcu kardeşlerimizin, antrenörlerimizin her zaman yanlarındayız ama başkanımın da buradaki desteği tartışılmaz. Bu akşam, size seyir zevki yüksek bir maç izleteceğiz. Biz de buna şahitlik edeceğiz. Tüm sporcularımıza başarılar diliyorum” şeklinde konuştu.
Konuşmaların ardından Başkan Pekmezci ve Aydın tarafından açılış müsabakalarında maça çıkan sporcular ile turnuvaya katılan kulüp başkanları, yöneticiler ve antrenörlere gecenin anısına plaketleri takdim edildi.
Selçuk Aydın’a ise plaketini Başkan Yardımcısı Süreyya Türkmenli verdi. Gecede ayrıca Kadınlar Türkiye Güreş Şampiyonasında U17 ve U20 dallarında düzenlenen şampiyonadan 2 altın madalya dönen Tuğra Spor Kulübü Sporcusu Beyzanur Akkuş’a, Başkan Pekmezci tarafından altın hediye edildi.
Karşılaşmalarda kıyasıya rekabet
Hediye ve plaket takdimlerinin ardından kıran kırana rekabetin olduğu müsabakalara geçildi. Gençler, yıldızlar ve minikler olmak üzere üç farklı kategoride yapılan müsabakalar oldukça heyecanlı anlara sahne oldu.
Gündüz ve akşam olmak üzere iki seans halinde yapılan turnuvada gündüz 7 müsabakanın gerçekleştiği minikler kategorisinde Abdullah Özdamar – Nika Clhkadva, Arda Özdil – Alekcandre Faikzade, Yusuf Kemal Görer – Nika Kakidze, Ömer Kandan – Zaza Ceckladze, Tunahan Gümrükçü – David Fartenedze, Mataridze Andria – Sergen Koz ve Kadir Koz – Yusuf Yaşar Teke karşı karşıya gelirken, bu müsabakalarda kazanan dostluk oldu ve galip ilan edilmedi.
Akşam müsabakalarında ise yıldızlar kategorisinde yapılan 10 maçta 34 kiloda Fırat Çağlar – Fetullah Kaçar, 42 kiloda Erdoğan Pamuk – Mustafa Tuncer, 46 kiloda Berat Akduman – Roin Davidadze, Alperen Gezer – Cengizhan Akçimen, 48 kiloda Doğuş Satıh – Dima Futkaradze, 57 kiloda Zekeriya Akarsu – Muhammet Ali Budakoğlu, 60 kiloda Mahmut Emir Temel – Mert Altun, Mehmet Enes Şanlı – Burak Çakmak, 63 kiloda Hüseyin Can Aksoy – Efecan Gence, 75 kiloda ise Ali Koz – Saba Papadze karşı karşıya gelirken, bu karşılaşmaların galipleri Ali Koz, Fetullah Kaçar, Berat Akduman, Cengizhan Akçimen, Doğuş Satıh, Zekeriya Akarsu, Mahmut Emir Temel, Mehmet Enes Şanlı, Hüseyin Can Aksoy oldu. Erdoğan Pamuk ve Mustafa Tuncer müsabakası ise beraberlikle sonuçlandı.
6 maçın yapıldığı gençler kategorisinde ise 51 kiloda Alperen Engin – Efe Güngör, 60 kiloda Aytaç Sepetçi – Dachi Kalvashi, 63 kiloda Muhammed Refik Tuncer – Muhammed Gemici, 66 kiloda Evdineli Bulut – Lartkipanitze Luka, 67 kiloda Baran Kırmacı – Adem Söylemez, Mert Özkök – Katamadze Glorgi karşı karşıya gelirken bu müsabakaların galileri ise Alperen Engin, Aytaç Sepetçi, Muhammed Gemici, Evdineli Bulut, Baran Kırmacı, Mert Özkök oldu.
Programa Bayburt Milletvekili Orhan Ateş, Bayburt Belediye Başkanı Hükmü Pekmezci, Başkan Yardımcısı Süreyya Türkmenli, eski milli boksör Selçuk Aydın ve vatandaşlar katıldı.
Ayrıca müsabakalar öncesi Bamsı Beyrek Seyir Terası’nda katılımcıları ağırlayan Başkan Pekmezci kulüp başkanları antrenör ve sporcular ile sohbet ederek başarı temennisinde bulundu. – BAYBURT
]]>Kutlama törenleri ilk olarak Vali Mustafa Eldivan, Belediye Başkanı Hükmü Pekmezci ve Garnizon Komutanı Topçu Albay Gürol Akkaya tarafından alandaki Atatürk Anıtı’na çelenk sunulması sonrasında törene katılanlarca saygı duruşunda bulunulup İstiklal Marşı okunmasıyla başladı.
Saray Bahçesindeki törenin ardından Cumhuriyet Caddesi üzerinde kutlamalar için hazırlanan alana geçildi. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği programda Bayburt Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri tarafından Türk bayrağı dağıtıldı. 21 Şubat Kurtuluş günü kutlamaları saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Günün anlam ve önemini belirten konuşmayı yapan Bayburt Belediye Başkanı Hükmü Pekmezci, “Bugün burada Bayburt’umuzun düşman İstilasından kurtuluşunun 106’ncı yılını kutluyoruz. Kurtuluş bayramımız kutlu olsun. Asırlar boyunca hür ve bağımsız yaşamış bir milletin mensupları olarak, dün Rusların işgal ettiği bu vatan topraklarında arkasından Ermenilerin yaptığı zulmü yıllar sonra bile gelecek kuşaklara aktarmak zorunda olduğumuzun bilincindeyiz. Biz Bayburtlular olarak yüzyıllardır üzerinde var olduğumuz bu cennet vatanda ay yıldızlı bayrak altında yaşamanın mutluluğuyla her zaman vatan ve millet duygusunu öne çıkarmış bu konuda her zaman örnek davranışlar sergilemişiz. Bundan tam 106 yıl önce Kop Dağları Türk’ün şanlı direnişine şahitlik etmiş ve bu kahramanlık dolu destan şanlı Türk tarihinde, Mareşal Fevzi Çakmak’ın ifadesiyle İkinci Plevne olarak yerini almıştır” İfadelerini kullandı.
Türk milletinin istiklalini korumak için birçok çetin imtihandan geçtiğini belirten Başkan Pekmezci, “Biz, istiklalini korumak için nice çetin imtihanlardan geçmiş bir milletiz. Milli mücadele yılları bu imtihanı en zor şartlarda verdiğimiz bir dönemdir. 15 Şubat 1916 tarihinde Erzurum’u işgal eden Rus orduları, bir taraftan Doğu Anadolu’da muhtelif istikametlerde taarruzlarına devam ederken, 19 Nisanda da Trabzon’u işgal ettiler. Haziran ayında İstanbul önlerinde olmayı düşünen Rusların bu hedefe ulaşabilmesi için Trabzon-Erzurum yolunu bir an evvel kontrol altına almaları gerekiyordu. Bu ise ancak Kop Dağı’nın ele geçirilmesi ile mümkündü. Ruslar, 6 Mart 1916’da Kop Dağı’na geldiklerinde karşılarında Türk ordusu ve Bayburt halkını buldu. Burada yaklaşık 5 buçuk ay gibi uzun süren bir mücadelenin örneğini gördüler. Ancak tüm bu destansı mücadeleye rağmen 16 Temmuz 1916’da Bayburt’un işgaline maalesef engel olunamamıştır. Kop dağlarındaki çarpışmalar devam ederken, burayı geçemeyen düşman Kop-Soğanlı hattındaki İspir Boğazına saldırmış ve Kop dağı arkadan çevrilerek susmak zorunda kalmıştır. Bugün Kop dağı hürriyetini kaybeden bir milletin, acılarla dolu hayatını, kahramanlığını ve nihayet hatırasını anlatmaktadır. Kop Savunması Türkiye ve dünya tarihi açısından çok önemlidir. Bu destansı savunmada oluk oluk kan aksa da Kop Dağı kolayca teslim edilmemiştir” diyerek konuştu.
Kop savunmasının Türk tarihinde önemli bir yer işgal ettiğini söyleyen Pekmezci, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Eğer Ruslar kısa zamanda burayı geçseydi haziran başında İstanbul’da olacaklar ve Türkiye’nin geleceğini de etkileyeceklerdi. Bu şanlı direniş dünya harp tarihine en önemli savunma savaşlarından biri olarak adını altın harflerle yazdırmış, 1’inci dünya harbinin seyrini değiştirmiş, Rusların tüm planlarını sekteye uğratmış, hayallerini yerle yeksan etmiş ve savaşın uzamasıyla Ekim 1917’de Bolşevik ihtilali olmuş Çarlık rejimi değişmiştir.
Geçmişi unutmadan gelecek kuşaklara aktarmak zorundayız. Buralarda nice canlar toprağa düştü, nice vatan evlatlarını kaybettik. Gelecek kuşaklar bunun bilincinde olmalı, bu toprakların kadrini, kıymetini iyi bilmeliler. Bu dağlarda, bu topraklarda nice vatan evlatları, Anadolu’nun, Osmanlı İmparatorluğu’nun birçok bölgesinden gelmiş ve burada şehit olmuşlar. Bugün onları bir kez daha minnetle yad edeceğiz. Ruhlarına Fatihalar okuyacağız.
Bizlere düşen ise şehitlerimizi gelecek kuşakların unutmaması için elimizden geleni yapmaktır.
Yaşadığımız bu cennet vatanda yarınlara daha umutla bakabilmek ve gelecek kuşaklarımızın daha mutlu olabilmesi için her zamankinden daha gayretli çalışmak zorundayız. Artık çocuklarımızın daha mutlu yaşadığı, gençlerimizin daha mutlu olabileceği ve yaşlılarımızın, emeklilerimizin daha güzel bir yaşam süreceği bir şehri yeniden ortaya koyma gayreti içinde olacağız.
Bu topraklarda yaşamanın onuruna erenler yarınlara umutla bakacaklar. Çünkü bizler Kop Dağlarında 2. Plevne Destanı’nı yazan kahraman ordumuz ve Bayburtlular olarak Plevne’de dillere destan bir savunma gerçekleştiren Plevne Müdafii Gazi Osman Paşa’nın, cesaretine sahiptik. Bu vesile ile Kurtuluş günümüzün 106’ncı yıl dönümünde, Türkiye’mizin ve dünyanın her yerinde yaşayan tüm Bayburtluların kurtuluş bayramını en içten dileklerimle kutluyor, bu topraklar için can veren, kan veren aziz şehitlerimizi rahmetle, minnetle yad ediyorum. Bugün aramızda Türkiye’nin çeşitli illerinde gelen hemşerilerimiz ve dernek yöneticilerimiz var. Sizleri de sevgiyle saygıyla selamlıyorum.”
Başkan Pekmezci’nin konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Dr. Devlet Bahçeli, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Bayburt Milletvekili Prof. Dr. Orhan Ateş ile devlet protokolünün kutlama telgrafları okundu. Daha sonra Türk Silahlı Kuvvetleri adına konuşmayı ise İkmal Üsteğmen Hakan Çetinkaya yaptı.
Fen Lisesi Öğrencileri Muhammet Çağrı Ayyıldız ve Ali Kemal Güveli tarafından 21 Şubat konulu şiirler okumasının ardından 21 Şubat dolayısıyla düzenlenen çeşitli yarışmalarda dereceye giren öğrenci ve sporculara ödülleri takdim edildi.
Daha sonra Ermeni mezalimi ve şehrin Türk birliklerince düşman işgalinden kurtarılışını konu edinen ve oldukça heyecanlı anlara sahne olan gösterilerle devam etti.
Kurtuluş gününü canlandıran oyuncuların etkili performansları izleyenleri savaş günlerine götürdü. Canlandırma sonrası Türk milisleri ve Türk ordusunun şehre girmesiyle camilerden selalar yükseldi. İstiklal Marşı’nın okunması sonrası günün kahramanı şehrin anahtarını Belediye Başkanı Hükmü Pekmezci’ye takdim etti. Başkan Pekmezci ise günün kahramanına altın kemer taktı. Daha sonra Vali Mustafa Eldivan’a Kur’an-ı Kerim ve Garnizon Komutanı Akkaya’ya Türk Bayrağı takdim edildi.
Halk oyunları ekiplerinin gösterileri ve tören geçişinin ardından kutlamalar sona erdi.
Törene Vali Mustafa Eldivan, Belediye Başkanı Hükmü Pekmezci, Garnizon Komutanı Topçu Albay Gürol Akkaya, Cumhuriyet Başsavcısı Huzeyfe Yücedağ, Bayburt Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mutlu Türkmen, Bayburt Barosu Başkanı Serkan Pekmezci, İl Jandarma Komutanı Albay Dr. Talha Övet, İl Emniyet Müdürü Nihat Uzun, İl Genel Meclis Başkanı Bülent Yardımcı, AK Parti Bayburt İl Başkanı Turgut Çalışkan, Milliyetçi Hareket Partisi Bayburt İl Başkanı Muharrem Baykal, kamu kurum ve kuruluşlarının amirleri, belediye meclis üyeleri, il genel meclisi üyeleri, sivil toplum kuruluşu yöneticileri, siyasi parti temsilcileri ve vatandaşlar katıldı. – BAYBURT
]]>2 bin 400 rakımlı Kop Dağı’nda toplanan çok sayıda vatandaş, metrelerce uzunlukta bayrağın gölgesinde Kop Şehitliği önüne kadar yürüyerek, marşlar okuyup, kahramanlık ezgileri söylediler.
Bayburt halkı tarafından yoğun ilgi gösterilen yürüyüş öncesi vatandaşlara Bayburt Belediyesi tarafından üzerinde ay yıldız motifli kırmızı renkli atkı, bere ve Türk bayrakları dağıtıldı. Açılan dev Türk Bayrakları yaklaşık 2 kilometrelik güzergah boyunca katılımcılar tarafından omuzlarda taşındı.
Bayrak ve flamalar eşliğinde yürüyen kortejin şehitliğe ulaşmasının ardından törende şehitler için saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının sonrasında Vali Mustafa Eldivan, Belediye Başkanı Hükmü Pekmezci ve Garnizon Komutanı Topçu Albay Gürol Akkaya tarafından şehitliğe çelenk bırakıldı. Daha sonra İl Müftülüğü görevlilerince Kur’an-ı Kerim okunarak şehitler için dualar edildi.
Dua sonrası konuşan Bayburt Belediye Başkanı Hükmü Pekmezci, “Bugün burada bundan 106 yıl önce Kop Dağları’nda verilen mücadelenin ruhunu hissetmek adına düzenlediğimiz Şühedaya Saygı Yürüyüşü ile onları yad etmek üzere toplandık. Mareşal Fevzi Çakmak’ın ifadesiyle “Kazanılmış ikinci Plevne Destanı”nı yazanları rahmetle anıyoruz. 16 Şubat 1916’da Osmanlı İmparatorluğu’nun en büyük üslerinden biri Erzurum’un işgali ile başlayan harekatta Rusların Komutanı Yudenic sayısı yaklaşık 200 bin kişiyi bulan ordusuna şöyle diyor: “Artık bundan sonra önümüzde Türk askeri, Türk ordusu yok. Çar’ın emri gereği haziran başlarında İstanbul önlerinde olacağız.” Ama dedikleri gibi olmadı. Kop Dağı’ndan bugün geçerken hürriyetine susamış bir milletin evlatları olarak o günleri ihtiramla yad ediyoruz.
Bu topraklar için can veren, kan veren aziz şehitlerimizi ve ebediyete irtihal eden gazilerimizi rahmetle anıyor, hayatta olan gazilerimize ise hayırlı ve sağlıklı bir ömür diliyorum” ifadelerini kullandı.
Bayburt Valisi Mustafa Eldivan ise Şühedaya saygı yürüyüşü ile başlayan anma programlarının büyük bir milletin zaferinin habercisi durumunda olduğunu belirterek, “Al bayrağımız dalgalandığı sürece, bu topraklar bizlere vatan olmaya devam edecektir. Bu toprakları bizlere vatan eden başta aziz şehitlerimizi rahmetle, kahraman gazilerimizi minnetle, şükranla anıyorum. Bu soğukta bizleri yalnız bırakmayarak, buraya gelen değerli hemşerilerimize teşekkürlerimi iletiyorum. Allah devletimizi var etsin, milletimizi bir etsin” dedi.
Konuşmaların ardından yürüyüşe katılan askeri birliklerin okuduğu Komando Andı ve Remzi Çavuldak’a ait “Kop Dağı Oldu Duman” isimli türkünün sözleri alanda bulunanlar tarafından büyük bir coşku ve gururla izlendi.
Program, Bayburt Belediyesi tarafından katılımcılara şehrin geleneksel lezzetlerinden olan kavut çorbası ikram edilmesiyle sona erdi.
Programa, Bayburt Valisi Mustafa Eldivan, Bayburt Milletvekili Prof. Dr. Orhan Ateş, Belediye Başkanı Hükmü Pekmezci, Garnizon Komutanı Topçu Albay Gürol Akkaya, İl Genel Meclis Başkanı Bülent Yardımcı, İl Emniyet Müdürü Nihat Uzun, İl Jandarma Komutanı Albay Dr. Talha Övet, Belediye Başkan Yardımcısı Süreyya Türkmenli, Kurum Müdürleri, Belediye Meclis Üyeleri, İl Genel Meclisi Üyeleri, Siyasi Parti Temsilcileri, Bayburt Belediyesi birim müdürleri, Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları, emniyet teşkilatı, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, öğrenciler ve binlerce vatandaş katıldı. – BAYBURT
]]>Şiirlere ve türkülere konu olan yeşilbaşlı ördekler Çoruh Nehrini renklendiriyor
BAYBURT – Sibirya ve Rusya’dan göç eden, türkülere konu olan yeşilbaşlı ördekler, 10 yıldır kış aylarında Bayburt’tan geçen Çoruh Nehrini mesken tuttu. Bayburt’a gelen yeşilbaşlı ördek sayısında her geçen yıl artış yaşanırken, vatandaşlar yemleme yaparak aç bırakmıyor.
Mescit Dağları’ndan doğan ve Türkiye’nin en hızlı akan nehirlerinden olan Çoruh Nehri, kış aylarının gelmesiyle birlikte yeşilbaş ördeklerin uğrak noktası oldu. Ana vatanı Asya, Kuzey Amerika, Kuzey Afrika olan bu ördekler, her sene Aralık ayında Bayburt’a göç ederek Çoruh Nehri’ni mesken tutuyorlar. Nisan ayının ortalarına doğru ise göçmen kuşlar kategorisindeki yeşilbaş ördekler daha soğuk yerlere göç etmek üzere Çoruh’u terk ediyorlar. Bayburt’un simgesi haline gelen yeşilbaş ördekler, Bayburtlu vatandaşların nehre bıraktığı yiyeceklerle besleniyorlar. Bayburtluların ilgi odağı olan ördekler, Çoruh’un buz tutmuş kısımlarında suya dalıp çıkarak görenleri kendilerine hayran bırakıyor. Ekmeğini, yemini alıp Çoruh’a koşan vatandaşlar ise ördekleri besleyerek, keyifli vakit geçiriyorlar.
“Bayburt Belediyesi Çoruh’un misafir ördeklerini unutmuyor”
Bayburt Belediye Başkanı Hükmü Pekmezci, yaklaşık 10 yıldır yeşilbaş ördeklerin Çoruh’a geldiklerini belirterek belediye olarak misafir ördekleri besleyip, unutmadıklarını söyledi. Bayburtluların da ördeklere yoğun ilgi gösterdiğini vurgulayan başkan Pekmezci, vatandaşlar tarafından ördeklerin benimsendiğini ve beslendiğini ifade ederek “Bayburt, 10 yıla yakın bir zaman diliminde ördeklere ev sahipliği yapıyor. Özellikle Sibirya’dan, Rusya’dan, Kafkaslardan gelen bu ördeklerimiz buraya göçerek Çoruh’a akın ediyorlar. Bu hayvanlar burada artık her sene konuk olarak kalıyorlar. Bayburtlular bu hayvanlarımızı besliyorlar, Bayburt insanının konukseverliğini bir kez daha burada görmekteyiz. Yeşilbaş ördeklerimiz en güzel şekilde Çoruh’un sularında yüzüyor, hayati fonksiyonlarını devam ettiriyorlar. Her geçen yıl da sayıları artıyor çünkü gidenler bir dahaki sene başka dostlarıyla, arkadaşlarıyla geliyorlar. Bayburt, sayıları gitgide artan bu ördekleri bağrına basıyor, sahipleniyor” dedi.
Yeşilbaş ördeklerin avlanmasının yasak olduğuna dikkat çeken Pekmezci, “Geçmiş yıllarda avlanma konusunda sıkıntılar vardı ama artık avcıların bu hayvanları avlanmaları tamamen yasak, ördeklerimiz Bayburtluların koruması altında. Gördüğünüz gibi ördekler burada huzurlu bir şekilde Çoruh’un sularında yüzüyorlar, daha uzaklara gitme ihtiyacı hissetmiyorlar” ifadelerini kullandı.
“Hayvan sever vatandaşlar gövel ördeklere gözü gibi bakıyorlar”
Çoruh Nehri’nin Kaleardı Mahallesi geçişini mesken tutan yeşilbaş ördekleri beslemeye gelen Bayburtlu hayvan sever Kemal Aydın, ördekleri beslemekten mutluluk duyduğunu ifade ederek, “Yaklaşık 10 yıldır bu ördekler buraya geliyorlar. Fırtınalı bir günde buraya indiler ve buraya alıştılar. Kışın da devamlı gelirler. Cuma günleri burada bir sürü insan olur, ekmek atıp, besleyerek ördekleri seyrediyorlar. Mahallemiz için çok güzel bir görüntü. İnşallah duyarlı vatandaşlarımız bunları avlamazlar, ürkütmezler bu hayvanlar da her yıl buraya gelirler. Bizler de ördeklerimizi seyretmekten, izlemekten mutlu oluyoruz” şeklinde konuştu.
Ördekleri beslemeye gelen bir diğer vatandaş Hikmet Azaphan da adeta Bayburt’un simgesi haline gelen yeşilbaş ördekleri çok sevdiğini söyleyerek, “Ördeklerimiz buraya kış mevsiminde, suların soğuk olduğu zamanlarda geliyorlar. Rusya tarafında sular ısındığından dolayı buraya göç ediyorlar. Ördekler Bayburt’u seçtiler yıllardır da gitmiyorlar. Ördeklerimizi çok seviyoruz doğayı, nehrimizi güzelleştiriyorlar. Çoruh Nehrimize daha farklı bir hava katıyorlar. Herkes ekmeğini, yemini getirip atıyor, ördekleri besliyorlar” diye konuştu.
Evdeki bayat ekmekleri çöpe atmayarak ördeklere getiren Rahmi Aydemir ise ekmekleri bu şekilde değerlendirdiklerini belirterek, “Severek besliyoruz ördekleri. Her kış gelirler. Her zaman gelip bu hayvanları besliyoruz. Bayat ekmekleri alıyoruz, yem alıyoruz getirip buradan köprüden atıp hayvanları besleyip, gidiyoruz” sözlerini kullandı.
]]>Başkan Yardımcıları Süreyya Türkmenli ile Nesimuttin Selçuk, birim amirlerinin ve belediye personelinin katılımıyla Belediyemiz Sosyal ve Kültürel Etkinlikler Salonunda gerçekleşen toplantıda zam miktarını açıklayan Başkan Pekmezci’nin açıkladığı zam oranları personel tarafından büyük sevinçle karşılanarak alkışlandı.
Başkan Pekmezci konuşmasında, “31 Mart 2019 seçimleri ile beraber devraldığımız görevi bugüne kadar Bayburt Belediyesi’ne yakışır şekilde yerine getirmeye gayret ettik. Sizlerle beraber elimizden geldiği kadarıyla bu şehrin insanlarına hizmet etme adına büyük gayret sarf ettik. İyi günde kötü günde bir arada olduk. ve bu dönem içerisinde Bayburt halkına karşı vefa duygusunu ortaya koyacak şekilde çalışmalarımızı bugüne kadar devam ettirdik. Aramıza yeni katılan arkadaşlarımız oldu. Geçmiş yıllardan birlikte çalıştığımız insanlar oldu. Bayburt Belediye Başkanı olarak görev yaptığım süre içerisinde sizin her birinizi kendimden bir parça bilerek elimden geldiği kadar sizleri korumaya ve doğru olana yönlendirmeye gayret ettim. Hangi birimde ve nerede olursanız olun sizin için yapılması gereken her şeyin en güzelini yapmaya çalıştım. Biz birlikte bir yola çıktık. Elimizden geldiği kadar gayret ettik, çalıştık. Bu gayretimizle de belki de Bayburt tarihinin yapılabilecek en güzel çalışmalarını yaptık.” ifadelerini kullandı.
Personelin tam kadro olarak katıldığı toplantıda zam oranlarını açıklayan Başkan Hükmü Pekmezci, “Sizin beklentilerinize cevap verebilmek adına bir gayretin içinde olduk. Şuanda bizim 54 tane memurumuz var. Memur arkadaşlarımızı ilgilendiren katsayı konusunda maaşa bağlı katsayılarınızı en yüksek seviye olan yüzde 120 olarak belirliyoruz. Bu belirlediğimiz rakam en yüksek rakamı baz alarak ortaya koyduğumuz rakamdır. Allah hayırlı etsin. Ramazan ve Kurban Bayramı ödemelerimiz var bunları da yüzde 100 artırıyoruz. Ramazan Bayramı için olan ödemeyi 2 bin TL’den 4 bin TL’ye Kurban Bayramı için olan ödemeyi 3 bin TL’den 6 bin TL’ye çıkardık. 38 kişilik kadrolu işçilerimize ise devletin verdiği yüzde 49,25’lik zammın yanında her ay seyyanen 3 bin TL veriyoruz. 156 kişilik BAYBELSAN işçilerimiz için de devletin verdiği yüzde 49,25 oranında zammın yanında her ay seyyanen 3 bin TL veriyoruz. Asgari ücretle çalışan işçilerimiz için şunu söylemek istiyorum. Biz sizlerle beraber gerçekten gönül birliği ettik. Allah nasip ederse önümüzdeki aydan itibaren sizlere sendika hakkı vereceğiz. ve Bayburt Belediyesi’nin birer personeli olarak sürekli çalışacaksınız. Allah yolumuzu ve bahtımızı açık etsin.” diye konuştu.
Hak-İş Sendikası Bayburt İl Başkanı Hayrettin Uluca ile Bayburt Belediyesi Hizmet-İş Kadrolu İşçi Temsilcisi Barış Kalekahyası ve Hizmet-İş BAYBELSAN Şirket Temsilcisi Ümit Tekdemir ise yapılan zamdan dolayı tüm işçiler adına Başkan Pekmezci’ye teşekkür ettiler.
Oranların açıklanmasının ardından sona eren toplantıda Hak-İş Bayburt İl Başkanı Hayrettin Uluca, Hizmet-İş Temsilcileri Barış Kalekahyası, Abdulkadir Selem, Ümit Tekdemir ve Lokman Kelleci tarafından Başkan Pekmezci ile Başkan Yardımcısı Türkmenli’ye sendika adına hediye takdim edildi. – BAYBURT
]]>Sesi, iri yapısı ve rengiyle kıymetli türler arasında gösterilen Türkiye’deki 4 ötücü güvercin türü arasında yer alan Bayburt güvercini, adını aldığı kentte yüzyıllardır ‘kültürel bir miras’ olarak gönüllü kişiler tarafından besleniyor. Başındaki tüy yapısıyla yörede ‘çift kukul’ olarak da anılan Bayburt güvercin ırkı, saflığını korumayı başaran türler arasında yer alıyor. Biri başının ön kısmında bir de arka kısmında 2 perçemi bulunan güvercinin, ayaklarında ise paçaları bulunmuyor. Bayburt güvercini ötüşündeki düzgünlük nedeniyle dünya kuş literatüründe ‘Türk Fısıldayıcısı’ olarak tanımlanıyor.
Bayburtlular da, yörelerine ait olan güvercinler için çeşitli etkinlikler düzenliyor. O etkinliklerden biri de ‘kuş dinleme’ geleneği. Sesi için yetiştirilen güvercinler, kentteki irfan sohbetlerinin ana temasını oluşturuyor. Her hafta bir araya gelen vatandaşlar, yöresel adıyla Bayburt Sinisi etrafında toplanarak, kuşların sesini dinliyor. Sessiz bir ortamda güvercinlerin çıkarttığı sesi dinleyen yöre sakinleri, güvercinlerin çıkarttığı sesleri anlamlandırmaya çalışıyor.
Küçük yaştan beri Bayburt güvercini beslediğini söyleyen Mustafa Kayalı, kuş bakıp, besleyen kuşçuların, güvercinin ötüş sesinin Binali Selman adlı müzisyenin meyinin sesi ile topraklı tosun denilen tosunun sesine benzettiklerini kaydetti. Çocuk yaşlarda kuşlara merak salan ve yıllardan beri kuş besleyen Kayalı, 7 yaşındayken mahallede kuşçuluk yapan bir komşusundan etkilenmesiyle Bayburt güvercini besleme merakının başladığını vurguladı. 50 yıldır Bayburt güvercini beslediğini ifade eden Kayalı, Bayburtlular için Bayburt güvercininin önemli bir yere sahip olduğunu belirtti. Belli dönemlerde Bayburt güvercininin öttüğünü dile getiren Kayalı, güvercinlerin ötüş süresinin mart ayında bittiğini, bu aydan sonra ise güvercinlerin yavrulama sürecinin başlandığını belirterek, yavrulama sürecinin eylül ayına kadar devam ettiğini söyledi.
“En önemli özelliği sesinin güzel olması, sesinden ötürü bakılan bir kuş”
Bayburt güvercininin 1800’lü yıllardan beri sesinin güzel olması nedeniyle bakılan bir kuş çeşidi olduğunu ifade eden Kayalı, “Bu kuş 1800’lü yılların sonundan itibaren Bayburt’ta sesi için bakılan bir güvercin çeşidi. Bayburt kuşu yani Bayburt güvercini Türk fısıldayıcısı olarak literatüre geçti. Özelliği ise çift kukul olması tabii bu çok aranan bir özellik değil. Asıl önemli özelliği sesinin güzel olması, bu nedenle sesi için bakılan bir kuş türü diyebiliriz. Eylül ayının sonundan itibaren dişi güvercinleri erkeklerden ayırıyoruz, ta ki ötme sezonları bitene kadar. Mart ayının sonu kuşların ötme dönemleri, Mart ayına kadar güvercinlerimiz öterler” şeklinde konuştu.
“Her akşam arkadaşlarım gelir, ötme sesini dinler keyif alırız”
Bayburt güvercinin ötme döneminde arkadaşlarının gelerek kuş sesi dinlediklerini ve bundan da keyif aldıklarını söyleyen Kayalı, “Her akşam arkadaşlarımız gelir sedirde oturur, kuşları dinleriz. Güvercinin ötüşünü dinledikten sonra arkadaşlarımız ötüş sesi üzerinde kritik yapıyorlar, sesinin güzel olması, ağzının şekli öterken şu şekli aldı gibi kritikler yapıyoruz, Bayburt gecelerini bu şekilde geçiriyor çok da keyif alıyoruz” dedi. Kayalı, Mart ayından, Eylül ayına kadar ki dönemin ise güvercinlerin yavrulama dönemi olduğunu belirtti.
“Bayburtlu nereye gitmişse, Bayburt güvercini de oraya götürmüş”
Türkiye’nin çeşitli yerlerinde Bayburt güvercinin var olduğuna dikkat çeken Kayalı, “Bayburtlular nereye göç etmiş, gitmişse oraya da Bayburt güvercinini götürmüş. İstanbul’da, Bursa’da, Gümüşhane’de, Almanya’da, Fransa’da her yerde bu kuştan var. Nereye gitmişseler kuşu da yanlarında götürmüş, dinlemişler adeta. Evinin bir köşesinde güvercine yer ayırmışlar diyebiliriz” diye konuştu. Öte yandan güvercinlerin yuvalarının kem denilen ottan yapıldığının altını çizen ve Türkiye’de başka benzerinin olmadığını, iddia eden Kayalı, “Güvercinlerin yuvalarını kemden yapıyoruz. Kem dediğimiz şey ise çayır otu denilen bir ottan örülerek hazırlanır ve güvercinlere yuva yapılır. Yuvaların standart ölçüleri var. 21 santimetre eni, 40 santimetre boyu vardır. Bu ölçülerde yapıldığı zaman 3 adet kemle bu yuvayı yaparsın. Türkiye’nin hiçbir yerinde bu şekilde yuva sistemi yoktur. Bu yuvaların en güzel özelliği ise ot olması nedeniyle otların arasında hava sirkülasyonu var, böyle olunca yuvadaki pislik erkenden kurur, yavru güvercinler sağlıklı bir şekilde büyürler. Bunu bu şekilde düşünerek yapan insanlar bence çok güzel düşünmüşler” ifadelerini kullandı. – BAYBURT
]]>