CHP’nin gazeteci kökenli isimlerinden Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, temmuz ayı Basın Özgürlüğü Raporu’nu açıkladı. Instagram’a erişim engeli getirilmesi, basın ve ifade özgürlüğüyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Çökırözer şunları söyledi:
“Türkiye’de ifade ve basın özgürlüğü adına utanç verici bir dönemi daha yaşıyoruz. 22 yıllık AKP iktidarında Türkiye sansürle, erişim engelleriyle anılır oldu. Demokrasinin temel taşları, hukuk devleti, özgürlükler yok sayılıyor. Haberler yurttaşlardan gizleniyor, dünyanın en büyük sosyal medya platformu Türkiye’de yasaklanıyor. Instagram’a erişim engeli getirilmesi 86 milyonun özgürlüğünün kısıtlanmasıdır. Ama bunu son değil, AKP iktidarında son da olmayacak. Tamamen keyfi uygulamalarla milyonların ifade ve basın özgürlüğünü kısıtlamakla kalmadılar, Türkiye’yi yasaklar, sansürler ülkesi yaptılar.”
Gazeteciler 20 günde 43 kez hakim önüne çıktı, hedef gösterildi, tehdit edildi…
Çakırözer’in açıkladığı rapora göre; gazeteciler, 20 günlük sürede 43 kez hakim karşısına çıktı, Eski Ülkü Ocakları Başkanı Sinan Ateş cinayeti davasına ilişkin haberleri nedeniyle gazeteciler temmuz ayında da hedef gösterildi ve tehdit edildi. Bunların yanı sıra iktidar yetkilileri ve kamu yöneticilerine ilişkin rüşvet, taciz, torpil iddialarını konu alan haberlere erişim engelleri geldi.
Çakırözer’in raporuna göre, temmuz ayında ifade ve basın özgürlüğü alanında yaşanan ihlaller şöyle:
Gazeteciler haberleri, sosyal medya paylaşımları nedeniyle 43 kez hakim karşısına çıktı. 2 gazeteci gözaltına alındı, 1 gazeteci tutuklandı.
Ankara’da 11 gazetecinin yargılandığı davada 8 gazeteciye 6’şar yıl 3’er ay hapis cezası verildi. Gazeteci Hayko Bağdat Cumhurbaşkanı’na hakaret suçlamasıyla 1 yıl 2 ay 17 gün hapse mahkum edildi.
Gazeteci Metin Cihan hakkında İsrail ile ticari ilişkileri hakkında yaptığı sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek soruşturma açılırken, çok sayıda gazeteci haber ve sosyal medya paylaşımları nedeniyle soruşturmalara maruz kaldı. BirGün editörü, gazeteci Kayhan Ayhan sosyal medya paylaşımları nedeniyle ifade verdi.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli yılın son haftasında düzenlediği basın toplantısında aralarında gazetecilerin de bulunduğu 154 kişiyi hedef aldı.
Ülkü Ocakları Genel Başkan Yardımcısı Burak Kılıç da gazeteciler İsmail Saymaz, Erk Acarer, Barış Terkoğlu, Alican Uludağ ve Timur Soykan’ı sosyal medyadan yaptığı ‘Kurşun’ göndermeli paylaşımla hedef aldı.
Gazeteciler İsmail Arı, Abdullah Kaya, Ruşen Takva haber ve paylaşımları nedeniyle tehdit edildi.
RTÜK temmuz ayında Açık Radyo’nun lisansı iptal etti, mahkeme karar hakkında yürütmeyi durdurdu. Ayrıca Video Prime’a ceza verildi, müzik kanalları uyarıldı.
Kamu kurumlarında yaşanan skandalları ortaya çıkaran BirGün Gazetesi’nin davalarla susturulmaya çalışılması da dikkat çekti. ” Halkbank’tan mafyaya 550 milyon kredi” ve “Halkbank’tan mafyaya kredi” başlıklarıyla yayınlanan haberler nedeniyle gazeteye 1 milyon TL’lik tazminat davası açıldı.
Dünyanın en büyük sosyal medya platformlarından Instagram’a erişim yasağı getirilmesi konuşulurken, Türkiye’de aylardır haber ve sosyal medya paylaşımlarına getirilen erişim engellemelerine temmuz ayında da devam edildi. İnternet haber siteleri Medyaradar.com, yerel haber sitesi Silivri’nin Sesi ile mezopotamyaajansi.net için de erişim engelleme kararları alındı.
Temmuz ayında erişim engeli getirilen haber içerikleri şöyle:
“Vergi ödemeyen büyük şirketler hakkındaki haberler, Guatemala’da Türkiye’den gönderilen uyuşturucunun yakalanması ile ilgili haberler, Anadolu Gençlik Derneği’nde yaşanan istismar iddiası ile ilgili haberler, sahte üniversite ve diploma iddiası ile ilgili haberler, Eski Ulaştırma Bakanı Cahit Turhan ‘Araç Geçiş Garantisi’ Verdiği Kuzey Marmara Otoyolu İşletmesine CEO olmasına ilişkin haberler, İSKİ’ye borcu olan 17 kişiden haciz yoluyla tahsil ettiği 55 bin lirayı kuruma teslim etmeyen avukat hakkında dava açıldığı iddiasıyla ilgili haber, Eski bakan Mustafa Varank’ın özel jette hacca gittiği iddialı haberler, Anayasa Mahkemesi Üyeliği’ne seçilen Metin Kıratlı’nın akşam yemeğinde 168 bin lira ödediği iddiasıyla ilgili haberler, Ziraat Bankası’nın Simit Sarayı’nın yüzde 51’ini satın almak için Rekabet Kurulu’na başvurmasıyla ilgili haberler, Gazeteci Bahadır Özgür’ün Türkiye ile Özbekistan arasındaki kara para ve uyuşturucu ticaretine ilişkin yazısı, Özel bir hastanedeki başhekim yardımcısının hemşireleri taciz iddialarıyla ilgili haberler, Florya’da bir oto galeriye yapılan saldırıyla ilgili haberler, Gazeteci Tolga Şardan’ın Ayhan Bora Kaplan’dan rüşvet aldığı iddia edilen Yargıtay Üyesi hakkındaki haberi ve gazeteciler Alican Uludağ ile Erk Acarer ‘in Kocaman-Kaplan ilişkisiyle ilgili tweetleri, Dönemin Düzce Belediye Başkanının damadının FETÖ gerekçesiyle tutuklandığıyla ilgili haberler, Kurucuları arasında AKP’lilerin de bulunduğu bir özel hastanenin yeni doğan bebekleri usulsüz şekilde özel hastanelere sevk ederek SGK’yı dolandırdığı iddiasıyla incelemeye alındığı hakkındaki haberler.”
]]>
Tören, 24 Temmuz Basın Özgürlüğü İçin Mücadele Günü’nde bugün TGC Burhan Felek Konferans Salonu’nda düzenlendi. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Vahap Munyar törenin açılışında yaptığı konuşmada “Yaşadığımız topraklarda gazeteciliğin geçirdiği zor zamanlar hiç bitmiyor. Bu yıl da 24 Temmuz Basın Özgürlüğü Günü’nü ağır sorunlarla karşılıyoruz. Basın özgürlüğü, çağdaş demokrasilerin olmazsa olmazıdır. Kamuoyunun gerçekleri öğrenme, doğru haber alma hakkı olarak belirlenen basın özgürlüğünün önündeki engeller bu ülkede yaşayan her yurttaşı olumsuz etkiliyor” dedi. Munyar, şunları söyledi:
Munyar: Tüm partilerin, kamu ve özel kurumların basın ve düşünceyi ifade özgürlüğüne saygı göstermesi büyük önem taşıyor
“Sansür, otosansür, haberlere erişimin engellenmesi, yayın durdurma, ağır para cezaları, resmi ilan kesintileri, basın ve düşünceyi ifade özgürlüğünün önündeki önemli engeller olmaya devam ediyor. Basın emekçilerine yönelik psikolojik ve fiziksel şiddet, hedef gösterme eylemleri maalesef her gün biraz daha artıyor. Basın özgürlüğü Anayasamız gereğince resmi makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini kapsıyor. Bu yüzden ülkedeki tüm partilerin, kamu ve özel kurumların basın ve düşünceyi ifade özgürlüğüne saygı göstermesi büyük önem taşıyor. Günümüz koşullarında basın sektöründe çığ gibi büyüyen işsizliğin var olduğu, halkın habere ulaşma yollarının her gün biraz daha daraldığı, kamuoyunun haber alma özgürlüğüne ket vurulduğu bir ortamda Türkiye Gazeteciler Cemiyeti olarak haberin suç olmadığını anlatmaya çalışmayı sürdüreceğiz. Bu yıl 36’ıncısını düzenlediğimiz Basın Özgürlüğü Ödülleri törenimizde ödül alacak olan tüm meslektaşlarımızı gazetecilik adına verdikleri zorlu mücadele için kutluyorum. Seçici kurul üyelerimize teşekkür ediyorum.
Deprem bölgesindeki gazeteciler fedakarca mesleklerini sürdürüyor
Deprem Bölgesindeki meslektaşlarımızın ailelerini, arkadaşlarını, evlerini, iş yerlerini kaybetmelerine, uğradıkları tüm baskılara rağmen gazetecilik mesleğini sürdürmeye devam etmelerinin olağanüstü bir fedakarlık olduğunu biliyoruz. Yönetim Kurulumuz adına inatla araştırmacı gazeteciliğe devam eden, yurttaşlarımızı bilgilendiren, deprem bölgesinde görev yapan tüm meslektaşlarımıza şükranlarımızı sunuyorum. Biliyorsunuz 24 Temmuz aynı zamanda Lozan Anlaşması’nın da imzalandığı gün olarak tarihimiz açısından son derece önemli. 24 Temmuz 1923 tarihinde İsviçre’nin Lozan kentinde uzun ve sert görüşmelerden sonra İsmet İnönü başkanlığındaki Lozan heyeti Türkiye’nin bağımsızlık belgesi olan ‘Lozan Antlaşması’nı imzalamıştı. Kurtuluş Savaşımızın sonucunda kazanılan Lozan Belgesi ile de Türkiye gelişmiş ülkeler arasında saygın bir yer almayı başarmıştı. Bu anlaşmaya imza atan yurtsever siyasetçileri de sevgi ve saygıyla anıyoruz. Biliyorsunuz dünyanın her yerinde gazeteciler çok zor koşullarda görev yapıyor. Gazze’deki Filistin hükümetinin medya ofisinin yaptığı açıklamaya göre İsrail saldırılarında ölen gazeteci sayısı 163’e ulaştı. İsrail’in bir insanlık suçu olan Filistin halkına, sağlık çalışanlarına yönelik saldırısını kınıyoruz, bir an önce savaşın bitmesini umut ediyoruz. Törenimize katıldığınız için Yönetim Kurulumuz adına teşekkürlerimi sunuyorum.”
TGC Başkanı Vahap Munyar’ın konuşmasının ardından ödüllerin verilmesine geçildi. Kişi dalındaki ödülü gazeteci Timur Soykan’a Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Vahap Munyar verdi. Kurum dalındaki ödül ise deprem bölgesindeki gazeteciler adına TGC Kahramanmaraş Temsilcisi Sırı Berk Arslan, TGC Antakya Temsilcisi Akın Bodur, TGC Gaziantep Temsilcisi Bekir Şahin, TGC Diyarbakır Temsilcisi Faruk Balıkçı, TGC Adıyaman Temsilcisi Hacı Mehmet Gelir, TGC Adana Temsilcisi İsmail Başkan, TGC Hatay Temsilcisi Mithat Kalaycıoğlu, TGC Osmaniye Temsilcisi Muzaffer Yüksel Kaya, Malatya Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Vahap Güner, Şanlıurfa Gazeteciler Birliği Derneği Başkanı Veysel Polat ile Kilis Gazeteciler Derneği Başkanı İbrahim Güneş’e verildi.
]]>
CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nde nisan ayı Basın Özgürlüğü Raporu’nu açıkladı. 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü ve nisan ayı Basın Özgürlüğü Raporu’yla ilgili değerlendirmelerde bulunan Çakırözer, Türkiye’de gazetecilerin görevlerini yapamaz hale getirildiğini söyledi. Çakırözer, depremlerde, maden facialarında, yangınlarda, seçimlerde dahi gazetecilerin haber yapmasının, halkın haber alma hakkının ortadan kaldırıldığını vurguladı.
Çakırözer açıklamasında şunları söyledi:
“Bugün 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü. Ancak Türkiye’de basın özgürlüğünün kutlanacak hali yok. Nisan ayında gazeteciler tam 66 kez hakim önüne çıkarak haberini, paylaşımını savunmak zorunda bırakıldı. Gazeteciler ev baskınlarıyla gözaltına alındı. 10 gazeteci gözaltına alındı, bunlardan üçü tutuklandı. Gazeteciler yine hedef gösterilmekte, saldırıya uğramakta. İslahiye’nin Sesi gazetesi kurşunlandı. Gazeteciler eski bakanlar tarafından hedef gösterildi. Yine Türkiye’de Sinan Ateş gibi önemli bir davada aylar boyu iddianame ortaya konmazken, bu süreci haberleştiren gazeteci hakkında jet hızıyla dava açıldı, üç yıl hapis istendi. Gazeteciler Sansür Yasası nedeniyle yine soruşturmalara uğramakta. En son İsmail Saymaz hakkında soruşturma başlatıldı. Yine Anadolu’nun dört bir yanında gazeteciler yaptıkları haberler nedeniyle davalar, soruşturmalarla karşı karşıyalar.
ERİŞİM ENGELLERİYLE ONLARCA HABER MAALESEF BİLİNEMEZ, DUYULAMAZ, OKUNAMAZ HALE GETİRİLDİ
Basın özgürlüğünün bir başka sorunlu alanı olan erişim engelleri konusunda da yine bir çok belgeli, gerçek haber erişime engellendi, ucu iktidara, iktidarın Anadolu’daki temsilcilerine dayandığı için. Erişim engelleri konusunda da yine onlarca haber maalesef bilinemez, duyulamaz, okunamaz hale getirildi. Türkiye’de öyle bir ortam var ki artık maalesef gazeteciler görev yapması gereken yerde görevini yapamaz hale getirildi. Depremlerde, maden facialarında, yangınlarda, seçimlerde dahi gazetecilerin haber yapması, halkın haber alma hakkı ortadan kaldırılmakta.
BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNDE DURUMUMUZ VAHİM
İşin özü, Türkiye’de basın özgürlüğünde 3 Mayıs’ta maalesef durumumuz vahim. Nasıl düzelir bu tablo? Bu tablo demokrasiyle düzelir, basının önünü açmakla düzelir. Türkiye’yi artık dünyada basın özgürlüğünde en dipteki ülkeler arasından kurtarmamız gerekiyor. Bu vahim tabloya artık bir ‘dur’ deme zamanı çoktan gelmiş durumda.”
3 GAZETECİ TUTUKLANDI
Çakırözer’in hazırladığı rapora göre basın özgürlüğü alanında yaşanan ihlaller şöyle:
Nisan ayında gazeteciler haberleri, yazıları, sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek 66 kez hakim karşısına çıktı. 10 gazeteci gözaltına alındı, 3’ü tutuklandı. İstanbul, Ankara ve Urfa’da gerçekleştirilen ev baskınlarında Mezopotamya Ajansı ve Yeni Yaşam Gazetesi’nden 9 gazeteci gözaltına alındı. Gözaltına alınan gazetecilerden 3’ü tutuklandı. İstanbul’da Mecidiyeköy metro durağında mülteci bir kadının darp edilerek gözaltına alınmasını görüntüleyen gazeteci Ekim Veyisoğlu gözaltına alındı.
Gazetelere yönelik saldırılar ile siyasilerin gazetecileri hedef gösteren açıklamaları Nisan ayında da devam etti. Gaziantep’in İslahiye ilçesinde İslahiyenin Sesi gazetesinin ofisi kurşunlandı. İçişleri eski Bakanı Süleyman Soylu katıldığı bir programda gazeteciler Timur Soykan, Murat Ağırel ve Fatih Altaylı’yı hedef gösterdi. İsrail’in Gazze Şeridi’ne yaptığı saldırılarda TRT Arabi ekibi kameramanı Sami Şahada yaralandı.
Eski Ülkü Ocakları Başkanı Sinan Ateş’in öldürülmesine ilişkin davada soruşturma 16 aydır tamamlanamazken, cinayete ilişkin bilirkişi raporunu haberleştiren T24 Muhabiri Asuman Aranca hakkında dava açıldı. Aranca hakkında 3 yıla kadar hapis istemiyle iddianame düzenledi. Davanın asıl iddianamesi de haberi yapan gazeteci Aranca’ya açılan davadan sonra geldi. Gazeteciler hakkında sansür yasası gerekçe gösterilere soruşturmalar açılmaya devam etti. Gazeteci İsmail Saymaz hakkında Gaziosmanpaşa’da 31 Mart seçimlerindeki oyların yeniden sayımında çıkan gerginlikle ilgili paylaşımı nedeniyle ‘halkı yanıltıcı bilgiyi yaymak’ ve ‘halkı kin ve düşmanlığa tahrik’ suçlamasıyla soruşturma başlatıldı. Erzincan Ergan’da mera alanlarına yapılmak istenen taş ocağı projesini haberleştiren gazeteci Duygu Kıt hakkında soruşturma açıldı. Gazeteci Oktay Candemir hakkında 31 Mart yerel seçiminde AKP’den Van Büyükşehir Belediyesi Başkan Adayı olan Abdulahat Arvas’ın şikayeti üzerine soruşturma açıldı. Cumhuriyet gazetesi yazarı, sanatçı Müjdat Gezen hakkında yazsısı nedeniyle 50 bin TL’lik tazminat davası açıldı.
Basın özgürlüğünü ve halkın haber alma hakkını kısıtlayan ihlaller arasında yer alan erişim engellerine Nisan ayında da devam edildi. İstismar, dolandırıcılık, görevi suistimal iddialarını konu alan haberler erişime engellendi. Erişim engelleri alanında çalışmalar yürüten EngelliWeb ve FreeWeb verilerine göre Nisan ayında erişime engellenen haberler şöyle:
“Ağrı İl Kültür ve Turizm Müdür Vekilinin çocuk sporculara cinsel istismarda bulunduğu iddialarına ilişkin paylaşım ve haberler, Elazığ’da 8 kız öğrencinin okul müdürü tarafından cinsel tacize uğradığı iddiası hakkındaki haberler, Nwork isimli şirketin saadet zinciri oluşturduğu ve buna katılanların dolandırıldığına ilişkin haberler, Emniyetteki Menzil yapılanması ve eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun bu yapılanmadaki rolüyle ilgili köşe yazısı, Esenler Belediye Başkanı Tevfik Göksu’nun soyismine benzer şekilde Esenler’de içinde ‘Gök’ geçen çok sayıda sokak isminin yer aldığıyla ilgili haber, The Sun gazetesi muhabirinin Türkiye’deki sağlık turizmi hakkında yaptığı haberler, kayyım atanan şirketlerde danışman olarak görevlendirilen ve Bilal Erdoğan ile yakınlığıyla bilinen Murat Teksöz hakkındaki haber.”
]]>
CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla basın özgürlüğüne ilişkin hazırladığı raporu açıkladı. Raporda, şu ifadelere yer verildi:
“BASINI SERMAYENİN KONTROLÜNE ALMA ÇABALARI AKP İKTİDARLARI DÖNEMİNDE GEÇEN 21 YILDA OLANCA HIZIYLA SÜRDÜ”
“12 Eylül döneminde başlayan basını sermayenin kontrolüne alma çabaları AKP iktidarları döneminde geçen 21 yılda olanca hızıyla sürdü. ‘Muhalif olmasına gerek yok, gerçeği yazıyorsa, biat etmemişse, bizden değilse teröristtir’ yaklaşımı hakim kılındı. Bu yaklaşım ve Türkiye’de gazetecilerin nelerle karşılaştığı iki olayda yeterince görülüyor. Birincisi kamuya açık atama kararları ve rüşvet haberleri nedeniyle TMK uyarınca tutuklanan gazeteciler, ikincisi ise geçtiğimiz günlerde yine rüşvet haberi nedeniyle Gazeteci Seyhan Avşar hakkında soruşturma açılması (sahte erişim engeli kararı da Türkiye’de Yargının içine düştüğü durumun net bir göstergesi olarak karşımıza çıkıyor)…
“RSF TARAFINDAN HAZIRLANAN 2023 DÜNYA BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ ENDEKSİ’NDE TÜRKİYE 165. SIRADA YER ALDI”
Fırat Can Aslan ise Terörle Mücadele Kanunu’nun 6/1. maddesi uyarınca 25 Temmuz 2023 tarihinde tutuklandı. Aslan, ‘Terörle Mücadele görev almış kişileri hedef göstermek’ iddiasıyla tutuklanan ilk gazeteci oldu… (Aslan, 31 Ekim 2023 tarihinde ilk duruşmada beraat etti.) Gerçek Gündem Editörü Furkan Karabay ise yolsuzluk ve rüşvet iddialarına ilişkin haberleri nedeniyle 29 Aralık 2023 tarihinde tutuklandı. Karabay, TMK’nın 6/1. maddesi uyarınca tutuklanan ikinci gazeteci oldu. Gazeteci Seyhan Avşar hakkında geçtiğimiz günlerde, uyuşturucu baronunun serbest kalması için adamlarının Adalet Bakan Yardımcısı ile temasa geçtiği haberi nedeniyle soruşturma açıldı. Avşar, 5 Ocak günü sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımla hakkında soruşturma açıldığını duyurdu.
Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (RSF) tarafından hazırlanan 2023 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde Türkiye, gazetecilere yönelik toplu tutuklamalar ve basın özgürlüğünü tehdit eden sosyal faktörler nedeniyle 16 sıra birden gerileyerek 165. sırada yer aldı.
“RAPORA GÖRE, GAZETECİLİK HER ON ÜLKEDEN YEDİSİNDE “KÖTÜ”, YALNIZCA ÜÇ ÜLKEDE TATMİN EDİCİ DURUMDA”
RSF, ülkelerin basın özgürlüğü durumunu ‘Siyasi Gösterge’, ‘Ekonomik Gösterge’, ‘Hukuki Gösterge’, ‘Sosyal Gösterge’ ve ‘Güvenlik Göstergesi’ üzerinden değerlendiriyor. 3 Mayıs (2023) Dünya Basın Özgürlüğü Gününde yayınlanan rapora göre, 31 ülkede basın özgürlüğü ‘çok ciddi’, 42 ülkede ‘zor’, 55 ülkede ‘sorunlu’, 52 ülkede ise ‘iyi’ veya ‘tatmin edici’ olarak tanımlandı. Rapora göre, gazetecilik her on ülkeden yedisinde “kötü”, yalnızca üç ülkede tatmin edici durumda. Türkiye, 2002 yılında 99. sırada iken, 2016’da 151., 2017’de 155., 2018 ve 2019’da 157., 2020’de 154., 2021’de 153., 2022’de 149. sırada yer almıştı. (2022 yılında puanın bir önceki yıla göre yükselmesi ‘basın özgürlüğünün gelişmesinden’ değil, Belarus’un beş basamak gerilemesinden kaynaklanıyor…)
“2017 YILINDA 38 PUAN İLE ‘KISMEN ÖZGÜR’ KATEGORİSİNDE YER ALAN TÜRKİYE, 2018 YILINDA 32 PUANA DÜŞEREK ‘ÖZGÜR OLMAYAN’ ÜLKELER ARASINA ALINMIŞTI”
Türkiye’nin son yıllarda otoriterleştiği saptaması yapılan raporda, basın kuruluşlarının yüzde 90 oranında iktidar kontrolünde olduğunu belirtildi. Son genel seçimlere giden süreçte basın ve sosyal medya üzerinde artan devlet baskısına dikkat çekilerek oluşan ekonomik düzenin muhalif basını baskı altına almak için bir araç olarak kullanıldığı vurgulandı.
Freedom House Dünyada Özgürlükler Raporu’nda ise ülkeler, ‘siyasal katılım’, ‘seçim süreçleri’, ‘ifade özgürlüğü’, ‘örgütsel haklar’ ve ‘hukukun üstünlüğü’ gibi farklı konu başlıklarıyla inceleniyor. Freedom House’un ‘2023 Dünyada Özgürlükler Raporu’nda Türkiye, 2022’de olduğu gibi 32 puan ile ‘özgür olmayan ülkeler’ kategorisinde yer aldı. 2017 yılında 38 puan ile ‘kısmen özgür’ kategorisinde yer alan Türkiye, 2018 yılında 32 puana düşerek ‘özgür olmayan’ ülkeler arasına alınmıştı.
“2023 RAPORUNA GÖRE, 195 ÜLKEDEN 84’Ü ÖZGÜR, 54’Ü KISMEN ÖZGÜR, 57’Sİ ÖZGÜR OLMAYAN ÜLKE KATEGORİSİNDE…”
Türkiye’nin Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçtiği 2018 yılında özgürlükler endeksindeki puanının da düşmesi başkanlık sisteminin otoriterleşmeyi de beraberinde getirdiğini gösteriyor. 2023 raporuna göre, 195 ülkeden 84’ü özgür, 54’ü kısmen özgür, 57’si özgür olmayan ülke kategorisinde… Freedom House ayrıca ‘Freedom on the Net’ raporuyla ülkeleri internet özgürlükleri açısından da değerlendiriyor. Bu endekste ülkeler, internete erişim, içerik kısıtlama ve kullanıcı hakları kısıtlama kriterleri bağlamında ölçülüyor. 2022 internet özgürlüğü raporunda değerlendirilen 70 ülke arasında 17’i özgür, 32’i kısmen özgür ve 21’i özgür olmayan olarak sınıflandırıldı. Türkiye bu endekste ‘özgür olmayan ülke’ olarak sınıflandırıldı.
2021’de 34 olan puanını 2022’de 32’ye düşüren Türkiye hakkında raporda özellikle kamuoyunda ‘Dezenformasyon Yasası’ olarak bilinen 7418 sayılı ‘Basın Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’ kapsamında internet kullanımı ve bilgiye erişim bağlamında yaşanan gerilemeye referans verildi. Tutuklanan Gazeteciler: 29 Aralık 2023 itibariyle Türkiye’de 13’ü hükümlü en az 38 gazeteci ve medya çalışanı cezaevinde bulunuyor.”
“TÜRKİYE, BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ KONUSUNDA DÜNYADA 165’İNCİ SIRADA VE HER YIL ÇOK DAHA GERİYE GİDİYOR”
Rapora ilişkin değerlendirmelerde bulunan Tanrıkulu, şunları kaydetti:
“Çalışan, çalışmayan baskı altında olan, işsiz, cezaevinde olan, mahkum olan bütün gazetecilerin gününü kutluyorum. Çalışan gazeteciler günü ama Türkiye’de basın özgürlüğü büyük baskı altında. Tıpkı ifade ve düşünce özgürlüğü gibi. Türkiye Freedom House’un verilerine göre; özgür olmayan ülkeler kategorisi içerisinde. Yine Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü’nün raporlarına göre de Türkiye, basın özgürlüğü konusunda dünyada 165’inci sırada ve her yıl çok daha geriye gidiyor. Sadece geçtiğimiz haftaya bakarsak gazeteciler; rüşvet ve yolsuzluğa ilişkin haberler yaptığı için gözaltına alındı. Sadece tutanakları yayınladığı için gözaltına alındılar ve tutuklandılar.
“HABER YAPANLARIN TÜMÜ NEREDEYSE TAKİP EDİLİYOR VE NEFES ALAMAZ DURUMDALAR”
Türkiye’de yazılı basın, görsel basın, sosyal medya kullanıcıları ve bununla ilgili haber yapanların tümü neredeyse takip ediliyor ve nefes alamaz durumdalar. Bu sadece belli bir bölgeye ait değil veya bir medya türüne ait değil. Herkes büyük baskı altında ve medyanın yüzde 90’ınından daha fazlası hükümetin kontrolü altında.
Geçen yıl, 77 gazeteci saldırıya uğradı. Yine geçen yıl 40 gazeteci çeşitli nedenlerle mahkum oldu. Yine geçen yıl 26 gazeteci tutuklandı ve 119 gazeteci gözaltına alındı ve haklarında dava açılan, soruşturma açılan gazetecilerin sayısı 169. Böyle bir kara tablo içerisinde Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutluyoruz. Ben tekrar dayanışma duygularımı ifade ediyorum. Basının özgür olduğu, düşünce ve ifadenin özgür olduğu bir Türkiye için mücadele etmeye devam edeceğiz.”
]]>