Bakan Yumaklı’nın açıklamalarından satır başları şu şekilde; “(Başıboş sokak köpekleri düzenlemesi) Bu alanda 2004 ve 2021’de düzenlemeler yapılmış. Bu düzenlemelerin temel sebebi o dönemlerde ortaya çıkan sorunları çözmek amacıyla. Temel olarak da şunu söyleyebiliriz. Evcil hayvanların mal statüsünden can statüsüne taşınması, dönüştürülmesi bu düzenlemeler sayesinde olmuş. 2021 yılındaki düzenlemenin temel gerekçesi o dönemde hayvanlara yapılan işkenceler çok gündemdeydi. O süreçte o sorunu çözmek üzere buradaki düzenlemeler gerçekleştirilmiş.
“SOSYAL HAYAT OLUMSUZ BİR ŞEKİLDE ETKİLENİYOR”
Bu düzenlemeleri yaparken yakala, kısırlaştır, sal modeli kanuni düzenlemenin içerisine konulmuş. Tabii geçen süreç içerisinde bu modelin uygulanabilirliği maalesef istenilen düzeyde olmamış ve popülasyon kontrol altına alınamamış. Herkesin artık kabul ettiği diye baştan söylediğim husus şu. Artık herkes kabul ediyor ki, bu popülasyonun artması sebebiyle artık sosyal hayatın farklı şekillerde ve olumsuz bir biçimde etkilenmesi söz konusu.
Hepimizin çok yakından gördüğü, bildiği ve özellikle bizleri derinden yaralayan birçok olaya da şahit olduk. Biz bu sorunu çözmek için bakanlık olarak bizim koordinasyonumuzda, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı hep birlikte bir çaba başlattık. Bazı bakanlıklar dönem dönem girdiler bu çalışmanın içerisine. Ve bu teknik konuları çalıştık. Daha sonra AK Parti Grubu bizim teknik çalışmamızı ve toplumun diğer kesimlerini dinledi ve bu yasal düzenleme konusunu meclisin gündemine getirdi.
“4 MİLYON CİVARINDA BAŞIBOŞ KÖPEK OLDUĞUNU TAHMİN EDİYORUZ”
Burada şu hususun özellikle altını çizmek istiyorum. Sorun, bu hayvanların sahipsiz olma sorunudur. Sahipsizlik, sorumsuzluğu getirmektedir. Yani dolayısıyla buradaki temel bakış açımız ilk başlangıçta toplumsal hayatı etkileyen hususların elimine edilmesi ve sahiplendirme, daha sonra da popülasyonun kontrol altına alınması için kısırlaştırma, rehabilitasyon ve diğer hususlardı. Yaklaşık 4 milyon civarında bir hayvan olduğunu, başıboş köpek olduğunu tahmin ediyoruz. Neden bunu bu şekilde söylüyorum? Çünkü sürekli yer değiştiren, tam sayamadığımız, hiçbir yerel yönetimin bize net rakam veremediği bir ortamda elimizdeki verilerden hareketle bunu tahmin ettik.
“BUGÜNLERİ MUMLA ARAR HALE GELEBİLİRİZ”
Bu köpeklerin yılda bir, iki kez yavrulayabiliyor olması, her batında 6-8 hayvan, yavru meydana gelmiş olması. Bunlardan bir bölümü elbette yaşamına devam edemiyor ama, ben buradaki artış hızını herkesin kendi hesaplamasına bırakayım. Belli bir rakam söylemeye gerek yok burada. 4 milyonun üzerine eğer kontrol altına alınmazsa, bu artış hızıyla, senede iki kez doğum, her batında 6-8 yavru nereye gideceğini ben herkesin kendi hesaplamasına bırakmak istiyorum. Hiçbir şeye dokunmazsak, bu şekilde devam edilirse, karşılaşacağımız o kadar çok problem olacak ki zaten bugünü herhalde, mumla arar hale gelebiliriz.
“DÜZENLEMEYE UYMAYAN BELEDİYELER İÇİN HAPİS CEZASI VAR”
Bu hayvanların sokaklarda başıboş olmasının, sahipsiz ve sorumsuz bir şekilde, sorumlusu olmayan bir şekilde yaşamına devam etmesinin getireceği, bugün itibarıyla getirdiği ve ileride getireceği sorunları herhalde herkes kabul ediyor artık. Bunun çözümü, sokaklardan bu hayvanların, evvela evvel emirde çekilmesidir. Bu konuda sorumluluğu olan tüm kurumlar, vazifelerini yerine getirecek, bu kadar basit. Yerel yönetimler, belediyeler. Ben sokaklardaki köpeklere dokunmayacağım. Onları toplayacağım şeklinde bir yaklaşım içinde olabilirler mi bu kanun çıktıktan sonra ve yaptırımı ne olacak? Olamazlar çünkü bu konuda kanun görevlerini yerine getirmeyen zaten kamu görevlileri için hali hazırda mevcut da yasal düzenlemeler de var. Ama burada tekrar belirtiliyor bu. 6 aydan 2 yıla kadar bu görevlerini yerine getirmeyenlere hapis cezası öngörülüyor.
Şunu bir kez daha söyleyelim; Sorun sokaklarda sahipsiz, başıboş köpeklerin olması sorunudur. Toplumsal hayatı etkilemektedir. Bunun çözümü sokaklardan, toplumsal hayattan bu hayvanların çekilmesidir. Ondan sonraki süreçte bunların rehabilite edilmesi, kısırlaştırılması, sahiplendirilmesi, sahiplendirilmeyenlerin de, barınaklarda, bakım evlerinde bakılmasıdır. Özellikle gündeme, maalesef hepsinin toplu bir imhası diye vurgulanan konu da söylendiği gibi değil. Burada, saldırgan artık işte o tariflendi, yasada da tariflenmiş vaziyette. Önce hali hazırda mevcut veteriner kanununa da atıf yapılıyor. Orada hangi hayvanların, hangi şartlarda, nasıl ötenazi yapılabileceğine dair de zaten kriterler belli. Bu vardı zaten. Bu yerine getirilmiyordu. Tekraren bu kanunda ona atıf yaparak, sorumluların, ilgililerin, bu vazifelerini yerine getirmeleri sağlanıyor.
]]>Erzurum’da bir kız çocuğunun sahipsiz köpeklerin saldırısında yaralanması sonrası kentteki uzman akademisyenler, AA muhabirine, başıboş hayvan sorunuyla ilgili alınması gereken tedbirleri anlattı.
Prof. Dr. Sabuncuoğlu, 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nun değiştirilmesini ve sokaklarda “sıfır, başıboş köpek politikası” uygulanmasını beklediğini söyledi.
Gereken uygulamamanın başlamaması durumunda her geçen günün insanların aleyhine işlediğini ifade eden Sabuncuoğlu, “Gazi Meclis’imizden 5199 sayılı Kanun’un değiştirilmesini ve sokakta sıfır başıboş köpek politikası uygulanmasını bekliyoruz. Bunun bir an önce yürürlüğe girmesini istiyoruz. Yeni bir çocuğumuzun daha acısıyla karşı karşıya kalmak istemiyoruz.” dedi.
“Barınaklarda dişi ve erkek olarak ayrı bölümlerde tutulmalı”
Sabuncuoğlu, sahipsiz köpeklerin acilen sokaklardan toplanması gerektiğini belirterek, bu çalışmanın ardından barınaklarda dişi ve erkek olarak ayrı bölümlere bırakılmasını istedi.
Barınaklardaki yem ihtiyacının insanların israf ettiği yiyecek atıkları ile karşılanması tavsiyesinde bulunan Sabuncuoğlu, şöyle konuştu:
“Barınaklarda dişi ve erkek olmak üzere ayırt edilirse zaten üreme olmadığından sayıları artmayacaktır. Kısırlaştırmanın sonuçlarını almamız simülasyon ve matematiğe göre çok uzun yıllar sonra gerçekleşecek. Bu sürede çocuklarımızı sokaklarda güvenli şekilde dolaştırmaya devam edemeyeceğiz. Amacımız sokakta sıfır başıboş köpek olması ve daha sonra toplanarak, hızla barınaklarda gözetim altında refah şartlarının sağlanarak bakılması. Sağlık Bakanlığının 2019, 2020 ve 2021’deki verileri var. 2019 bizim son sağlıklı ve normal yılımız. Yılda 300 binden fazla insan, günlük 800’den fazla kişi başıboş köpekler tarafından ısırıldı. 2020’de covid 19 önlemlerinden dolayı biraz düşüş var. 2021’de de düşüş var ama 2022 ve 2023 verileri henüz paylaşılmadı. Bu arada köpekler 4 kez üreme periyodu geçirdi ve sayıları arttı. Vakaların da sayısı arttı.”
“Kanunları ihtiyaçlar değiştiğinde değiştirip farklılaştırabilirsiniz”
Atatürk Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ahmet Nezih Kök de Hayvanları Koruma Kanunu’nun üzerinden yaklaşık 20 yıl geçtiğini ve revizyona ihtiyacının olduğunu ifade etti.
Kanunların ve kuralların toplumun ihtiyaçlarına göre şekillendiğini vurgulayan Kök, “Kanunları ihtiyaçlar değiştiğinde değiştirip farklılaştırabilirsiniz. Hayvanları koruma kanunundan ziyade olayla ilgili daha özel bir kanun çıkarılması ve özellikle hayvan koruma dernekleriyle ilgili belirli sınırlarla kriterlerin oluşturulmasından yanayız. O nedenle veteriner fakültelerimiz, konuyla ilgili uzmanlar bir araya gelerek konunun artı ve eksi yönleri tartışılarak iyi bir yasanın çıkarılmasından yanayım.” değerlendirmesinde bulundu.
Kök, ilgili kuruluşlardaki köpek saldırısı verilerinin ve akademisyenlerin saldırılara yönelik çalışmalarının olduğunu kaydederek, “Tüm veriler elde edilerek tarafların görüşleri alınıp çok iyi ve uzun süreli yürürlükte kalabilecek yasanın hazırlanması gerekir. Burada devlette çok büyük görevler düşüyor. Tarım ve Orman Bakanlığımız ile Veteriner Fakültelerimize görevler düşüyor. O nedenle paydaşları çok iyi belirleyip bu paydaşlar üzerinden iyi bir ön çalışma yapılıp, buna göre de tekliflerin tartışılıp en iyisini meclisimize getirilmesi gerekir diye düşünüyorum.” dedi.
]]>