Başbakanı – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Fri, 28 Jun 2024 00:21:23 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 AB’nin yeni dönemdeki üst düzey yöneticileri belirlendi https://www.haber60.com.tr/abnin-yeni-donemdeki-ust-duzey-yoneticileri-belirlendi/ https://www.haber60.com.tr/abnin-yeni-donemdeki-ust-duzey-yoneticileri-belirlendi/#respond Fri, 28 Jun 2024 00:21:23 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=36300 Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkelerin hükümet ve devlet başkanları, birliğin yeni dönemdeki üst düzey yöneticilerinin kimlerden oluşacağı konusunda anlaşmaya vardı.

AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in, 5 yıl daha bu göreve devam etmesi kararlaştırıldı. AB Konseyi ve Dış Politika Yüksek Temsilciliği görevleri için de yeni adaylar belirlendi.

Avrupa Parlamentosu’ndaki 3 büyük siyasi grup olan, merkez sağ Avrupa Halk Partisi (EPP), Sosyal Demokratlar (S&D) ve Liberallerin (Renew), üzerinde anlaşmaya vardığı isimler, AB liderleri tarafından da onandı.

Yeni meclis dağılımı ışığında, Avrupa Parlementosu seçimleri öncesinde tahmin edilenin aksine, aşırı sağın AB’nin yeni yönetiminde çok fazla bir etkisi olmayacağı belirtiliyor.

AB’nin yeni dönemdeki yönetiminde yer alacak isimlere ilişkin anlaşma, EPP adına Yunanistan Başbakanı Kyriakos Mitsotakis ve Polonya Başbakanı Donald Tusk, Sosyal Demokratlar adına İspanya Başbakanı Pedro Sanchez ve Almanya Başbakanı Olaf Scholz, Liberaller adına da Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Hollanda Başbakanı Mark Rutte tarafından hazırlandı.

Anlaşmayı hazırlayan liderler, hem üç grubun adaylarını hem de Doğu, Batı ve Güney Avrupa arasındaki dengeyi dikkate aldı.

Bu anlaşma, Perşembe akşamı Brüksel’de yapılan zirvede AB liderlerinin onayına sunuldu.

Buna göre, birliğin yürütme organı olan AB Komisyonu Başkanlığı için EPP üyesi Hıristiyan Demokrat politikacı Ursula von der Leyen yeniden aday gösterildi.

Kasım ayında Charles Michel’in ayrılmasının ardından boşalacak AB Konseyi Başkanlığı için, eski Portekiz Başbakanı sosyal demokrat Antonio Costa’nın getirilmesi kararlaştırıldı.

Uzun süredir AB’nin dış politikasına yön veren en önemli isimlerden biri olan İspanyol politikacı Josep Borrrel, yeni dönemde yönetimde yer almayacak.

Borrell’den boşalacak AB Dış Politika Yüksek Temsilciliği için Estonya’nın ilk kadın Başbakanı olan liberal politikacı Kaja Kallas getirilecek.

Avrupa Parlementosu Başkanlığı için de, halen bu görevi yürüten EPP üyesi Roberta Metsola’nın yeniden aday gösterilmesi benimsendi.

İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin, lideri olduğu Avrupa Parlementosu’ndaki üçüncü büyük grup olan aşırı sağcı Avrupalı Muhafazakar ve Reformcular’ın (ECR) müzakere dışında bırakılması nedeniyle von der Leyen’in yeniden komisyon başkanlığına aday gösterilmesine tepki gösterdiği belirtildi.

AB’nin yeni yönetimi ne zaman seçilecek?

AB liderleri tarafından üzerinde uzlaşılan von der Leyen, Kallas ve Metsola, yeni görevleri için Avrupa Parlementosu’nun onayına sunulacak.

Costa’nın ise, meclisin onayını beklemesine gerek yok. Çünkü AB Konseyi Başkanı, doğrudan 27 üye ülkenin hükümet ve devlet başkanları tarafından seçiliyor.

Seçimler sonrası ilk oturumunu 16 Temmuz’da gerçekleştirecek olan genel kurulda, Avrupa Parlementosu Başkanı seçimi yapılacak.

AB Komisyonu ve AB Dış Politika Yüksek Temsilcisi adayları içinse, 18 Temmuz’da oylama yapılacak. Eğer bu oturumda çoğunluk sağlanamazsa, Eylül ayında yeni bir oylama yapılacak.

Bu görevlere seçilmek için 720 üyeli Avrupa Parlementosu’nda en 361 milletvekilinin desteği gerekiyor.

EPP, Sosyal Demokratlar ve Liberallerin toplam sandalye sayısı 406. Bu nedenle her üç adayın da seçilmesine kesin gözüyle bakılıyor.

AB liderleri, üye ülkelerin AB Komisyonu üyeliği için önereceği isimleri de belirleyecek.

Peki yeni dönemde AB yönetiminde söz sahibi olması beklenen isimler hakkında neler biliniyor?

Ursula von der Leyen:

AB Komisyonu’nun 13. Başkanı olan 65 yaşındaki Ursula von der Leyen, 1 Aralık 2019’da bu göreve seçildi.

Angela Merkel hükümetlerinde en uzun süre görev alan kabine üyesi olan von der Leyen, 2013 yılında Almanya’nın ilk kadın Savunma Bakanı oldu.

Ancak Savunma Bakanlığı’nın bazı danışmanlık firmalarına sözleşmelere aykırı olarak kaynak aktardığının ortaya çıkması üzerine itibar kaybına uğradı.

Soruşturma sırasında cep telefonlarındaki verileri soruşturma komisyonuna göndermeden sildiği gerekçesiyle hakkında dava açıldı.

Tıp doktoru olan von der Leyen, uzmanlık tezinde intihal yapmakla da suçlandı.

Hannover Üniversitesi, 2016 yılında “tezin intihal içermesine rağmen aldatma niyetinin kanıtlanamadığı” sonucuna varıldığını açıkladı.

Koronavirüs salgını ve Rusya’nın Ukrayna’yı işgali nedeniyle zor bir dönemde AB Komisyonu Başkanlığı görevini yürüten von der Leyen, Covid aşısı alımı nedeniyle de suçlandı.

AB Savcılığı, Pfizer ilaç şirketi ile Nisan 2021’de yapılan 1,8 milyar doz aşı alımı anlaşması öncesi şirketin CEO’su Albert Bourla ile kişisel olarak kısa mesaj yoluyla görüştüğü ortaya çıkan von der Leyen hakkında geçtiğimiz aylarda soruşturma başlattı.

ABD yönetimi ile iyi ilişkiler geliştiren Ursula von der Leyen, koronavirüs salgını sonrası hazırlanan 750 milyar euroluk kurtarma fonu ve Rusya karşıtı politikalar sayesinde AB genelinde güven tazelemeyi başardı.

Ukrayna’ya destek konusundaki çabaları ile ön plana çıkan von der Leyen’in komisyon başkanlığı döneminde, Avrupa Dijital Hizmetler Yasası, AB Yeşil Anlaşması ile Sığınma ve Göç Anlaşması da hayata geçirildi.

Ursula von der Leyen, Nisan 2021’de AB liderlerinin Ankara’ya gerçekleştirdiği ziyaret sırasında yaşanan “koltuk krizi” nedeniyle de gündeme geldi.

Resmi resmi görüşme sırasında ayrılan iki koltuğa Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve AB konseyi Başkanı Charles Michel oturunca, von der Leyen bir süre ayakta kaldı.

Von der Leyen, Erdoğan’n uzağında biraz daha alçak bir sandalyeye oturtuldu.

Bu, AB Komisyonu ile Konsey arasındaki “yetki savaşının” bir sonucu olarak değerlendirildi. Olayla ilgili olarak AB Konseyi Başkanı Michel’in protokol ekibine “cinsiyetçilik” suçlaması yöneltildi.

Antonio Costa:

AB Konseyi Başkanlığı’na aday gösterilen Antonio Costa, 2015 – 2024 yılları arasında Portekiz Başbakanı olarak görev yaptı.

Sol partilerin desteğiyle azınlık hükümeti oluşturan 62 yaşındaki sosyal demokrat lider, uyguladığı başarılı politikalar ile Portekiz’in ekonomik krizden çıkmasını sağladı.

İşsizliği büyük ölçüde azaltan Costa, asgari ücret artırırdı. Sosyal demokrat iktidar, ulusal borcun azalmasını da sağladı.

Ancak geçen yılın sonunda maden ruhsatları ile ilgili iltimas iddiaları üzerine istifa eden Costa, hakkındaki suçlamaları reddetti.

Kaja Kallas:

Josep Borrell’in yerine AB Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi olması beklenen Kaja Kallas, 2014 – 2018 yılları arasında liberal eğilimli Estonya Reform Partisi’nden Avrupa Parlamentosu milletvekili olarak görev yaptı.

Liberal politikacı, 2018 yılında partisinin genel başkanlığına seçildi. Bir yıl sonra yapılan seçimlerden zaferle çıkan Kallaas, 2021 yılında Estonya’nın ilk kadın başbakanı oldu.

47 yaşındaki kadın lider, Ukrayna’ya daha hızlı silah sevkiyatını savunuyor ve Rusya karşıtı açıklamalarıyla dikkati çekiyor.

Kallas’ın adaylığı, diğer merkez partilerinden de destek görüyor.

Roberta Metsola:

Avrupa Halk Partisi (EPP) üyesi olan Roberta Metsola, 2013 yılından bu yana Malta’daki Milliyetçi Parti adına Avrupa Parlementosu milletvekili olarak görev yapıyor.

Avrupa Parlementosu’nda 2020 yılında başkan yardımcılığa seçilen 45 yaşındaki kadın politikacı, 2022 yılında David Sassoli’nin ölümü üzerine, genel kurul kararıyla başkanlık görevine getirildi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/abnin-yeni-donemdeki-ust-duzey-yoneticileri-belirlendi/feed/ 0
İskoçya Özerk Yönetimi Başbakanı Hamza Yusuf istifa etti https://www.haber60.com.tr/iskocya-ozerk-yonetimi-basbakani-hamza-yusuf-istifa-etti/ https://www.haber60.com.tr/iskocya-ozerk-yonetimi-basbakani-hamza-yusuf-istifa-etti/#respond Mon, 29 Apr 2024 22:36:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29794 İskoçya Özerk Yönetimi Başbakanı ve bağımsızlık yanlısı İskoç Ulusal Partisi’nin (SNP) lideri Hamza Yusuf bugün Başbakanlık konutu Bute House’tan yaptığı açıklamayla istifa ettiğini duyurdu.

Geçen hafta İskoç Yeşiller Partisi ile iki yılı aşkın süredir devam eden iktidar paylaşımı anlaşmasını sona erdiren Yusuf’un son günlerde istifa etmesi için baskı artıyordu.

Yusuf’un koalisyonu sonlandırma kararı, iki partinin İskoçya’nın iklim hedefleri ile toplumsal cinsiyet politikalarındaki anlaşmazlığından sonra geldi.

İskoç Parlamentosu’ndaki muhalefet partileri hafta sonu başbakana ve SNP hükümetine yönelik güven oylaması yapılması için teklif sundu.

Azınlık hükümetine liderlik edebilmek için destek bulmakta zorlanan Yusuf ise muhalefet partilerine yazarak “ortak bir zemin” bulma çağrısı yaptı.

Bugün istifasını sunan Yusuf, iktidarı elinde tutmak için ilkelerinden ödün vermeyeceğini söyledi.

Bir anlaşma yaparak güven oylamasını kazanmasının “kesinlikle mümkün” olduğunu belirten Yusuf, hafta sonu pozisyonu üzerine düşündükten sonra devam etmemeyi tercih ettiğini paylaştı.

Yusuf, “Sevdiğim ülkenin, ailemi büyüttüğüm ülkenin ve evim diyebileceğim tek ülkenin başbakanı olmanın ne kadar büyük bir onur olduğunu anlatamam” diye konuştu.

Göreve gelecek kişinin çocuk yoksulluğu ve ayrımcılıkla mücadele de dahil olmak üzere öncelik verdiği konularda mücadele etmeye devam edeceğinden hiç şüphesi olmadığını söylen Yusuf, bundan sonraki süreçte milletvekili olarak “duyulmayan kişilerin sesi” olma söz verdi.

İngiltere Başbakanlık Ofisi, Yusuf’un konuşmasının ardından yeni yönetimle ekonomi ve enerji gibi önemli alanlarda işbirliği yapacağını belirtti.

İktidar koalisyonu neden bozuldu?

Hamza Yusuf’un İskoç Yeşiller Partisi ile güç paylaşımını sona erdirme kararı, SNP’nin 2030 iklim hedeflerini ve toplumsal cinsiyet politikalarını rafa kaldırma kararının ardından geldi.

Hükümetin kararına tepki gösteren Yeşiller, Yusuf’u “gelecek nesilleri satmakla” suçladı.

Yeşiller Partisi’nin SNP ile iktidarda kalıp kalmama konusunda oylama yapması bekleniyordu.

Ancak Yusuf Cuma günü, 2021’de yapılan seçimin ardından iki parti tarafından imzalanan anlaşmanın feshedildiğini duyurdu.

Yaptığı açıklamada Yeşiller Partisi’ne hükümete katkılarından dolayı teşekkür eden Yusuf, koalisyonun İskoç hükümetine istikrar sağlamak için oluşturulduğunu, ancak “anlaşmanın artık parlamentoda istikrarı garanti etmediğini” söyledi.

Hamza Yusuf kimdir?

Mart 2023’te yemin ederek göreve başlayan İskoçya’nın ilk Müslüman başbakanı Hamza Yusuf bundan önce İskoçya Sağlık Bakanı’ydı ve 2012’den bu yana özerk yönetimde adalet bakanlığı ve ulaştırma bakanlığı da yapmıştı.

Hamza Yusuf’un babası Pakistan kökenli ve İskoçya’ya 1960’larda göç etti. Annesi ise Kenya’da Güney Asyalı bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi.

Yusuf da geçmişte sık sık ırkçılıkla karşı karşıya kaldığını söylemişti.

Göreve geldikten sonra Yusuf, İskoçya Özerk Yönetimi Başbakanı olarak hizmet etmenin, hayatının “en büyük ayrıcalığı ve onuru” olacağını söylemiş, “Bu, ailemin en çılgın hayallerinin ötesinde” demişti.

İskoçya’nın bağımsızlığa her zamankinden fazla ihtiyaç duyduğunu savunan Yusuf, Birleşik Krallık’tan ayrılmaya karşı çıkanları da bağımsızlığa ikna edeceğini söylüyordu.

2014’te rakipsiz şekilde Alex Salmond’ın yerine geçen eski başbakan Nicola Sturgeon ise İskoçya Ulusal Partisi’ni bölgedeki en hakim siyasi partiye dönüştürmüştü.

Ancak son yıllarda, özellikle bağımsızlık mücadelesinde en iyi stratejinin ne olduğuna yönelik tartışmalar SNP’yi bir nebze de olsa yıpratmış, Sturgeon görevi bırakma kararı almış, 2004’ten bu yana ilk kez üyelerin katıldığı bir oylamayla partinin liderliği için seçim yapılmıştı.

Aralık’ta Erdoğan’la görüşmüştü

Hamza Yusuf, Kasım ayında Birleşik Arap Emirlikleri’nde düzenlenen İklim Zirvesi (COP28) kapsamında yanında İngiltere Dışişleri Bakanlığı görevlileri olmadan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la görüşme yapmıştı.

Yusuf sosyal medya paylaşımında, Erdoğan ve Lübnan Başbakanı ile iklim krizinin yanı sıra Gazze’de yaşananları da görüştüklerini belirterek acil ve kalıcı bir ateşkes için çağrıda bulunmuştu.

Ancak Yusuf’un Londra’yı devre dışı bıraktığını söyleyen İngiltere Dışişleri Bakanı David Cameron, İskoçya başbakanının İngiltere hükümetinin tavrıyla çeliştiğini ve İngiltere Dışişleri Bakanlığı’nda kaygı yarattığını söylemişti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/iskocya-ozerk-yonetimi-basbakani-hamza-yusuf-istifa-etti/feed/ 0
Almanya, Polonya ve Fransa Ukrayna’ya Desteklerini Sürdürüyor https://www.haber60.com.tr/almanya-polonya-ve-fransa-ukraynaya-desteklerini-surduruyor/ https://www.haber60.com.tr/almanya-polonya-ve-fransa-ukraynaya-desteklerini-surduruyor/#respond Sat, 16 Mar 2024 03:27:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=19574 Almanya Başbakanı Olaf Scholz, Weimar Üçlüsünü oluşturan Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Polonya Başbakanı Donald Tusk ile Almanya’da düzenlenen basın toplantısında, “Birliğimiz her zamankinden daha fazla gücümüzdür. Özellikle Almanya, Polonya ve Fransa’nın özel bir sorumluluğu var. Ukrayna’yı destekliyoruz fakat Rusya ile de savaş içerisinde değiliz” dedi.

Almanya Başbakanı Olaf Scholz, Weimar Üçlüsünü oluşturan Polonya Başbakanı Donald Tusk ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’u Almanya’nın başkenti Berlin’de ağırladı. Üç lider yaklaşık 2 saat süren toplantının ardından basına açıklamalarda bulundu. Almanya Başbakanı Scholz yaptığı açıklamada, “Artık Ukrayna’ya tüm küresel pazarda daha da fazla silah temin edeceğiz. Bu iyi bir gelişme” şeklinde konuştu.

Askeri teçhizat üretiminin de Ukrayna’daki ortaklarla işbirliği içinde genişletilmesi gerektiğini dile getiren Scholz, “Gördüğünüz gibi üçümüz de Ukrayna’ya verdiğimiz destek konusunda ciddiyiz” ifadelerini kullandı. Uzun menzilli roket topçusu sağlamak için Ramstein formatında bir koalisyonun kurulacağına değinen Scholz, Avrupa’da dondurulan Rus varlıklarını da gelecekte silah satın almak için kullanabileceklerini söyledi.

Avrupa’da barış ve özgürlüğü savunmak için dayanışma ve ortak eylemin şart olduğunu belirten Scholz, “Birliğimiz her zamankinden daha fazla gücümüzdür. ve üç devlet, özellikle Almanya, Polonya ve Fransa’nın özel bir sorumluluğu var. Ukrayna’yı destekliyoruz fakat Rusya ile de savaş içerisinde değiliz” diye konuştu.

Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ile Perşembe günü telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini söyleyen Scholz, “Zelenskiy bize güvenebileceğini biliyor” dedi. Üç ülkenin liderlerinin bir araya gelmesinden oluşan Weimar Üçgeninin, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin için bir sinyal olduğu dile getiren Scholz, “Rusya Devlet Başkanı şunu bilmeli: Ukrayna’ya desteğimizden vazgeçmeyeceğiz. Biz tereddütsüz bir şekilde Ukraynalıların yanında duruyoruz ve birlik içindeyiz” ifadelerini kullandı.

“Rusya’nın kazanmasına izin vermemeye kararlı olmamız Avrupa’mız için bir güçtür”

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron da ciddi bir anda olduklarını ifade ederek, “Yeni bir önem başlıyor ve biz de orada olacağız. Üçümüzün bugün bir arada olması, Ukrayna’daki durum konusunda aynı kararlılıkta olmamız, Rusya’nın kazanmasına asla izin vermemeye ve Ukrayna halkını sonuna kadar desteklemeye kararlı olmamız halkımız, güvenliğimiz ve Avrupa’mız için bir güçtür” şeklinde konuştu.

“Avrupa ne kadar güçlü olursa Ukrayna için şans da o kadar fazla olur”

Polonya Başbakanı Donald Tusk ise, Avrupa’da iyi meselelere hız kazandırabilecek Weimar Üçlüsü’nün bir format haline gelmiş olmasının kendisi için çok önemli olduğunu belirtti. Avrupa başkentlerinin önemli konularda fikir ayrılıkları yaşandığı söylentileri abartıldığını ifade eden Donald Tusk, Macron ve Scholz ile bugün savaş konusunda yaptıkları konuşmalarda hemfikir olduklarını söyledi. Tusk, “Saldırganın kim olduğu, kimin bizlerin yardımını hak ettiği hususunda aynı görüşteyiz. Ukrayna’ya yardım hemen yapılmalı. Ukrayna’daki durum önümüzdeki birkaç hafta veya ay içerisinde kötüleşmeyip düzelsin diye şimdi paramızı harcamak istiyoruz. Avrupa ve Weimar Üçlüsü olarak bizler sorumluluğumuzun farkındayız. Avrupa ne kadar güçlü olursa Ukrayna için şans da o kadar fazla olur” şeklinde konuştu.

Hafta başında ABD Başkanı Joe Biden ile yaptığı görüşmeye ilişkin intibalarını da Almanya Başbakanı Scholz ve Fransa Cumhurbaşkanı Macron ile paylaştığını ifade eden Donald Tusk, “Farklı siyasi senaryolar ne olursa olsun, güçlü ve birleşmiş bir Avrupa’nın dünyada herkes için en çok arzulanan bir ortak olduğuna ilişkin inancımız tam” dedi. – BERLİN

]]>
https://www.haber60.com.tr/almanya-polonya-ve-fransa-ukraynaya-desteklerini-surduruyor/feed/ 0
Vişegrad Grubu Zirvesi’nde Ukrayna konusunda görüş ayrılıkları https://www.haber60.com.tr/visegrad-grubu-zirvesinde-ukrayna-konusunda-gorus-ayriliklari/ https://www.haber60.com.tr/visegrad-grubu-zirvesinde-ukrayna-konusunda-gorus-ayriliklari/#respond Wed, 28 Feb 2024 02:00:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=12876 Çekya, Macaristan, Slovakya ve Polonya başbakanları, enerji güvenliği, Avrupa Birliği (AB) stratejik gündemi ve düzensiz göç gündemiyle Çekya’nın başkenti Prag’da düzenlenen Vişegrad Grubu Zirvesi’nde bir araya geldi. Vişegrad Grubu (V4) başbakanlarının zirve sonrasında gerçekleştirdiği basın toplantısına Ukrayna konusundaki görüş ayrılıkları damga vurdu.

Çekya’nın başkenti Prag’da, Çekya, Macaristan, Slovakya ve Polonya’nın oluşturduğu Vişegrad Grubu Zirvesi düzenlendi. Zirveye, Çekya Başbakanı Petr Fiala, Macaristan Başbakanı Viktor Orban, Slovakya Başbakanı Robert Fico ve Polonya Başbakanı Donald Tusk katıldı.

Fiala ve Tusk’tan Ukrayna’ya destek mesajı

Fiala, Orban ve Fico ile görüşme öncesinde Polonya Başbakanı Tusk ile ikili bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenleyen iki lider, Çekya ve Polonya’nın Ukrayna konusunda aynı görüşleri paylaştıklarını vurguladı. Basın toplantısında Fiala, “Saldırganın da kurbanın da kim olduğunu biliyoruz. Net olarak, Ukrayna’yı güçlü bir şekilde desteklemeye hazırız ve desteğimizi artırmanın mümkün olan her yolunun arayışı içerisindeyiz” dedi.

Vişegrad Grubu Ukrayna konusunda hem fikir değil

Vişegrad Grubu (V4) başbakanlarının zirve sonrasında gerçekleştirdiği basın toplantısına ise Ukrayna konusundaki görüş ayrılıkları damga vurdu. Çekya Başbakanı Fiala, basın toplantısında V4 ülkelerinin Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısının uluslararası hukukun ağır bir ihlali olduğu ve Ukrayna’ya yardım edilmesi gerektiği konusunda hemfikir olduklarını söyledi. Fiala, diğer yandan V4 ülkeleri hükümet başkanlarının Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırının nedeni ve Ukrayna’ya yardımın şekli konularında görüş ayrılıklarına sahip olduklarını ifade ederek, “Macaristan ve Slovakya, askeri yardım sağlanmasına karşı fakat insani yardım ve finansal yardım gibi diğer şekillerde desteğe açıklar” dedi.

Polonya Başbakanı Tusk, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’i bir savaş suçlusu şeklinde nitelendirdi. Tusk, “Rusya ne kadar güçlü bir ülke olursa olsun, bugün Ukrayna’da olup bitenlere ilişkin siyasi, ahlaki ve tarihi değerlendirmenin net olması gerekiyor” dedi.

“Ben savaşa her zaman Macaristan penceresinden bakacağım”

Macaristan Başbakanı Orban ise ülkesinin bir kez daha Rusya ile sınır komşusu olmak istemediğini söyledi. Bunun tarihte olduğunu ve buna ilişkin hatıralarının iyi olmadığını söyleyen Orban, yine de savaşa sadece Ukrayna’nın penceresinden bakılmaması gerektiğini vurguladı. Orban, “Ben savaşa her zaman Macaristan penceresinden bakacağım” ifadelerini kullandı. Savaşın ancak müzakerelerle sona erdirilebileceğini savunan Orban, barış görüşmelerinin bir an önce başlatılması gerektiğini söyledi.

“Ukrayna, dünyanın tüm silahlarını da edinse, bu savaşı kazanamaz”

Slovakya Başbakanı Fico, Batı’nın Ukrayna’daki savaşa yaklaşımının tam bir başarısızlık olduğunu ileri sürerek AB’nin bir barış planı olması gerektiğini söyledi. Savaşın iki yıl daha sürmesi halinde yine bugünkü durumda olunacağını savunan Fico, “Ukrayna, dünyanın tüm silahlarını da edinse, bu savaşı kazanamaz” diye konuştu.

Fico ve Orban protestolarla karşılandı

Slovak lider Fico ve Macar lider Orban, Prag’da Ukrayna yanlısı göstericiler tarafından gerçekleştirilen protestolarla karşılandı.

Vişegrad Grubu zirvesinin gerçekleştiği Liechtenstein Sarayı önünde toplanan bir grup protestocu, Rusya yanlısı olmakla suçladıkları Fico ve Orban’ı protesto etti. Avrupa Birliği ve Ukrayna bayrakları taşıyan protestocuların, “Fico, evin Rusya’ya dön” ve “Fico ve Orban: Putin’in korkak destekçileri” gibi pankartlar açtıkları görüldü. Fico ve Orban, binaya girişleri sırasında kalabalık tarafından ıslıklandı.

Vişegrad Grubu en son geçen sene toplanmıştı

Vişegrad Grubu başbakanları, daha önce 2023 yılı haziran ayında Slovakya’nın başkenti Bratislava’da bir araya gelmişti. Grubun dönem başkanlığını üstlenen Çekya Başbakanı Fiala, başbakanların bir araya gelmesi için Slovakya ve Polonya’da hükümetlerin kurulmasını beklediğini açıklamıştı. – PRAG

]]>
https://www.haber60.com.tr/visegrad-grubu-zirvesinde-ukrayna-konusunda-gorus-ayriliklari/feed/ 0
Batılı Liderler Ukrayna’ya Dayanışma İçin Kiev’e Geldi https://www.haber60.com.tr/batili-liderler-ukraynaya-dayanisma-icin-kieve-geldi/ https://www.haber60.com.tr/batili-liderler-ukraynaya-dayanisma-icin-kieve-geldi/#respond Sun, 25 Feb 2024 00:00:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=11840 Belçika Başbakanı Alexander de Croo, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, Kanada Başbakanı Justin Trudeau ve Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Rusya- Ukrayna Savaşı’nın ikinci yılı geride kalırken Ukrayna’ya dayanışma için Kiev’e gelerek Gostomel Havalimanı’nda Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ile basın toplantısı düzenledi. Ukrayna’ya destek açıklaması yapan NATO Genel Sekreteri Jens Stoltengberg ise, “Ukrayna NATO’ya katılacaktır” dedi.

Rusya-Ukrayna Savaşı’nın ikinci yılı geride kalırken batılı liderler dayanışma göstermek amacıyla Ukrayna’nın başkenti Kiev’e geldi. Belçika Başbakanı Alexander de Croo, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, Kanada Başbakanı Justin Trudeau ve Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen Polonya’dan gece treniyle Ukrayna’yı ziyaret etti. Ukrayna’ya destek gösteren liderler, İtalya’nın dönem başkanlığındaki G7 Devlet ve Hükümet Başkanları toplantısı öncesinde Gostomel Havalimanı’nda basın toplantısı düzenledi. Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ile basın toplantısında konuşan İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, bulundukları havalimanının Moskova’nın başarısızlığının ve Ukrayna’ın gururunun bir sembolü olduğunu ifade ederek, “Birkaç kişinin kahramanlığı tarihin akışını değiştirdi. Bunlardan biri de 2 yıl önce 24 Şubat’ta burada gerçekleşti” dedi.

“Ülkenizi kurtardınız, tüm Avrupa’yı kurtardınız”

Kanada Başbakanı Justin Trudeau da “Putin bu havaalanı gibi stratejik hedefleri kolayca ele geçirebileceğinden emindi. Rus kuvvetleri Gostomel Havaalanı’nı hızlıca ele geçirmeye çalıştı. Bugün buradaki barlığımız yanıldığını görebilirsiniz. Ukraynalılar ortak geleceğimiz için savaşıyor” dedi.

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ise saldırıların başladığı günden itibaren Ukrayna’yı savunan birlikleri överek “”Kiev güçlü durdu. Cesaretiniz Putin’in durdurdu. Kaçmadınız ya da ürkmediniz. Ukraynalı kahramanlardan oluşan küçük bir birlik, son nefesinize kadar savaşarak işgalcileri geri püskürttü. Rusya’nın Ukrayna’nın kalbine yönelik saldırısını durdurmayı başardınız. Ülkenizi kurtardınız, tüm Avrupa’yı kurtardınız” ifadelerini kullandı.

Belçika Başbakanı Alexander de Croo, son 2 yılın yıkım, can kaybı ve travma ve acıyı kabul ederek, “Ukrayna’nın müttefikleri Ukrayna hükümetiyle omuz omuza” dedi.

“İlk ve esaslı yenilgisini de burada yaşadı”

Holtomel’de sembolik bir alanda olduklarını dile getiren Zelenskiy ise, “Putin burada savaşı kazanmak istiyordu. İlk ve esaslı yenilgisini de burada yaşadı. Askerlerimiz Rus katillerin inişini yok ettiğinde dünya da en önemli noktayı gördü. Her kötülüğün yenilebileceğini ve Rus saldırganlığının bir istisna olmadığını gördü. Dünya henüz Ukrayna’ya inanmazken, Ukraynalılar savaşabileceklerini, direnebileceklerini devam edeceklerini kanıtladılar” ifadelerini kullandı. Zelenskiy, Ukrayna’yı destekleyen tüm arkadaşlarına teşekkür ederek, “Tüm zorluklara ve şüphelere rağmen dünyanın dikkati hala Ukrayna’da. Geleceğimiz kendi ellerimizde” dedi.

“Ukrayna NATO’ya katılacaktır”

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltengberg, “Rus tanklarının Ukrayna’ya girmesinin üzerinden 2 yıl geçti. İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana Avrupa’da yaşanan en büyük savaşın başlangıcı” dedi. Savaşta ölen Ukraynalı askerleri nana Stoltenberg, “Savaş alanındaki durum son derece ciddi olmaya devam ediyor. Putin’in Ukrayna’ya hakim olma hedefi değişmedi ve barışa hazırlandığına dair hiçbir belirti yok. Çoğunun korktuğu gibi Ukrayna haftalar içinde çökmedi. Rusya tarafından ele geçirilen toprakların yarısını geri aldınız, Rusya’yı Karadeniz’in büyük bölümünden geri püskürttünüz ve Rus kuvvetlerine ağır kayıplar verdirdiniz” ifadelerini kullandı. NATO müttefiklerinin Ukrayna’ya maddi ve manevi desteğinden bahseden Stoltenberg, “Bu savaşı Putin başlattı çünkü NATO’nun kapısını kapatmak ve Ukrayna’nın kendi yolunu seçme hakkını elinden almak istiyordu. Ancak tam tersini başardı, Ukrayna artık NATO’ya her zamankinden daha yakın” dedi.

Stoltenberg, konuşmasını “Ukrayna NATO’ya katılacaktır. Bu bir ‘eğer’ sorusu değil, ‘ne zaman’ sorusudur. Sizi o güne hazırlarken, NATO Ukrayna’nın yanında olmaya devam edecek” diyerek tamamladı. – GOSTOMEL

]]>
https://www.haber60.com.tr/batili-liderler-ukraynaya-dayanisma-icin-kieve-geldi/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan, 2023’te Gazze için yoğun diplomasi https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogandan-2023te-gazze-icin-yogun-diplomasi/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogandan-2023te-gazze-icin-yogun-diplomasi/#respond Fri, 29 Dec 2023 08:51:17 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=1527 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bu yıl 15 ülkeye 21 ziyaret gerçekleştirdi ve 7 zirveye katıldı.

Seçim sonrasında uluslararası temaslarını yoğunlaştıran Erdoğan, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının başladığı ekim ayından itibaren liderlerle yaptığı her görüşmede Gazze’yi gündeme taşıdı.

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat’taki depremlerin ardından mesaisinin büyük bölümünü bu bölgeye ayıran Erdoğan, yıl içinde birçok yabancı lideri de ağırladı.

Yurt dışı ziyaretler

Bu yıl mayıs ayında ikinci turda sonuçlanan seçimin ardından yeniden Cumhurbaşkanlığı görevine başlayan Erdoğan, ilk yurt dışı ziyaretlerini 12 Haziran’da KKTC ve Azerbaycan’a yaptı.

Yurt dışı ziyaretleri kapsamında 7 zirveye katılan Cumhurbaşkanı Erdoğan, temmuz ayında 5 yurt dışı ziyaret gerçekleştirdi. 10 Temmuz’da Litvanya’nın başkenti Vilnius’a giden Erdoğan, NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’ne katıldı. Körfez ülkeleri turu kapsamında 17-18-19 Temmuz tarihlerinde Suudi Arabistan, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri’ne ziyaretlerde bulunan Erdoğan, 20 Temmuz’da yeniden KKTC’ye gitti.

Macaristan Devleti’nin Kuruluş Günü kutlamaları ile Macaristan’ın ev sahipliğinde düzenlenecek Dünya Atletizm Şampiyonası etkinliklerinin bir bölümüne katılmak üzere 20 Ağustos’ta Macaristan’a ziyaret gerçekleştiren Erdoğan, Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin’in daveti üzerine 4 Eylül’de Rusya’nın Soçi kentine günübirlik çalışma ziyaretinde bulundu.

Erdoğan, 8 Eylül’de G20 Liderler Zirvesi’ne katılmak üzere Hindistan’a giderken, 16-20 Eylül’de ziyaret ettiği ABD’nin New York kentinde Birleşmiş Milletler (BM) 78. Genel Kurulu’na katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in davetine icabetle 25 Eylül’de Nahçıvan’a günübirlik çalışma ziyareti gerçekleştirdi.

Filistin için barış diplomasisi

7 Ekim’de başlayan İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının ardından uluslararası temaslarını yoğunlaştıran Erdoğan, liderlerle yaptığı her görüşmede Gazze’yi gündeme taşıdı ve yoğun barış diplomasisi yürüttü.

Kasım ayında 6 ziyaret gerçekleştiren Erdoğan, 2 Kasım’da Türk Devletleri Teşkilatı 10. Zirvesi’ne katılmak üzere Kazakistan’a gitti. Erdoğan, zirvede yaptığı konuşmada, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarına ilişkin, “Türk dünyası olarak birlik ve beraberlik içinde hareket etmemiz, önce ateşkese, sonrasında da kalıcı barışa giden yolu kolaylaştıracaktır. Türk Devletleri Teşkilatı olarak sergileyeceğimiz duruş da diğer kuruluşlara örnek teşkil edecektir.” ifadesini kullandı.

Erdoğan, Ekonomik İşbirliği Teşkilatı 16. Zirvesi için 8 Kasım’da Özbekistan’ı ziyaret ederken, burada da “Batılı ülkelerin tam desteğini alan İsrail yönetimi, insanlığa dair ne kadar değer varsa hepsini çiğneyerek, okulları, camileri, kiliseleri, hastaneleri, üniversiteleri, sivil yerleşim yerlerini bombalamaya devam ediyor. Çocukları dahi katletmeyi meşrulaştıran bir fanatizmle karşı karşıyayız.” açıklamasında bulundu.

11 Kasım’da Riyad’da düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı ve Arap Ligi Olağanüstü Ortak Zirvesi’ne katılmak üzere, Suudi Arabistan’a ziyarette bulunan Erdoğan, Zirve’de, “İslam dünyası olarak Filistinli kardeşlerimizi elbette sahipsiz ve çaresiz bırakamayız. Gazze’nin yeniden ayağa kaldırılması için İslam İşbirliği Teşkilatı bünyesinde bir fon kurulması gerektiğine inanıyoruz.” diye konuştu.

Almanya’ya 17 Kasım’da günübirlik çalışma ziyareti gerçekleştiren Erdoğan, Almanya Başbakanı Olaf Scholz ile düzenlediği ortak basın toplantısında, “Burada elimiz, kolumuz, dilimiz bağlı kalırsak, hesabını tarihe veremeyiz. Onun için bir borçluluk psikolojisi içerisinde İsrail-Filistin savaşını değerlendirmemek gerekir.” dedi. Erdoğan, “Ben rahat konuşuyorum. Çünkü bizim İsrail’e borcumuz yok. Borçlu olsak bu kadar rahat konuşamayız. Ama borçlu olanlar, rahat konuşamıyorlar. Biz, Holokost cenderesinden geçmedik.” sözlerini sarf etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cezayir Demokratik Halk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun’un davetine icabetle 21 Kasım’da Cezayir’i ziyaret etti. Tebbun ile düzenlediği ortak basın toplantısında konuşan Erdoğan, “Toplu cezalandırmaya dönüşen ve savaş suçu teşkil eden İsrail saldırılarını hiçbir şekilde kabul etmiyoruz. Hastane, ibadethane, okul, her koşulda koruma altında olması gereken mekanların hedef alınması, halkın göçe zorlanması vicdansızlıktır, barbarlıktır. Önceliğimiz Gazze’de kalıcı ateşkesin tesisi ve insani yardımların engelsiz şekilde bölgeye intikalidir.” değerlendirmesini yaptı.

Dubai’de düzenlenen Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 28. Taraflar Konferansı’na (COP28) katılmak üzere 30 Kasım’da Birleşik Arap Emirlikleri’ne giden Erdoğan’ın, buradaki temaslarının ana gündem maddesi de Gazze oldu. Erdoğan, liderlerle İsrail’in Filistin topraklarındaki saldırıları, Türkiye’nin insani yardım ve barış için attığı adımlarla kalıcı barış için yapılması gerekenleri görüştü.

Uluslararası temaslarını aralık ayında da sürdüren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad El Sani’nin davetine icabetle, Türkiye ile Katar arasındaki Yüksek Stratejik Komite’nin Dokuzuncu Toplantısı için 4-5 Aralık’ta Katar’a resmi ziyaret gerçekleştirdi.

6 yıl aranın ardından ilk ziyaret

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 6 yıl aranın ardından Türkiye-Yunanistan Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi’nin beşinci toplantısı vesilesiyle 7 Aralık’ta Yunanistan’ı ziyaret etti.

Erdoğan’ın bu yılki son yurt dışı ziyareti Macaristan’a gerçekleşti. Erdoğan, Türkiye-Macaristan Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi’nin altıncı toplantısı için 18 Aralık’ta Macaristan’a resmi ziyarette bulundu.

Katıldığı 7 uluslararası zirve dışında 16 Mart’ta Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Olağanüstü Zirvesi’ne ev sahipliği yapan Erdoğan, 22 Kasım’da çevrim içi düzenlenen G20 Liderler Zirvesi’ne de video konferansla katıldı.

Telefon diplomasisi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ziyaretlerin yanı sıra başta bölge ülkeleri olmak üzere çeşitli ülke liderleriyle yaptığı telefon görüşmeleriyle de Gazze için barış diplomasisi yürüttü.

Erdoğan, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, ABD Başkanı Joe Biden, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, İngiltere Başbakanı Rishi Sunak, Almanya Başbakanı Olaf Scholz, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani, Lübnan Başbakanı Necip Mikati, Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, Ürdün Kralı 2. Abdullah, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Muhammed bin Zayid Al Nahyan, İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi’nin aralarında bulunduğu liderlerle Gazze’deki insani krizlere çözüm arayışlarına yönelik telefon görüşmeleri yaptı.

Ağırlanan konuklar

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yıl boyunca Türkiye’ye resmi ziyaret gerçekleştiren ya da çalışma ziyaretinde bulunan pek çok lideri de ağırladı.

Ocak ayında Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başkanı Neçirvan Barzani’yi kabul eden Erdoğan, şubatta Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Kosova Cumhuriyeti Başbakanı Albin Kurti, Katar Emiri Şeyh Temim Bin Hamed Al Sani, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başkanı Neçirvan Barzani, Malezya Başbakanı Enver İbrahim, NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyinin Boşnak üyesi Denis Becirovic, Hırvat üyesi Zeljko Komsic ve Sırp üyesi Zeljka Cvijanovic ile Gürcistan Başbakanı İrakli Garibaşvili’yi konuk etti.

Sierra Leone Cumhurbaşkanı Julius Maada Bio, Brunei Darusselam Sultanı Haji Hassanal Bolkiah Mu’izzaddin Waddaulah, Gine Bissau Cumhurbaşkanı Cissoko Embalo, Litvanya Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov, Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, Finlandiya Cumhurbaşkanı Sauli Niinistö, Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani, Macaristan Cumhurbaşkanı Katalin Novak, mart ayında Türkiye’yi ziyaret eden liderler oldu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TEKNOFEST 2023’ü ziyaret eden Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’i nisan ayında da ağırladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın göreve başlama töreni

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yeniden seçilmesinin ardından 3 Haziran’da yapılan göreve başlama töreni için pek çok devlet lideri Türkiye’ye geldi.

Törene, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro, Bulgaristan Cumhurbaşkanı Rumen Radev, Gabon Cumhurbaşkanı Ali Bongo Ondimba, Gine Bissau Cumhurbaşkanı Umaro Sissoco Embalo, Güney Afrika Cumhurbaşkanı Cyril Ramaphosa, Karadağ Cumhurbaşkanı Yakov Milatoviç, Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, Kırgız Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sadır Caparov, Kongo Cumhurbaşkanı Denis Sassou N’Guesso, Kosova Cumhurbaşkanı Vjosa Osmani, KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kuzey Makedonya Cumhurbaşkanı Stevo Pendarovski, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev, Ruanda Cumhurbaşkanı Paul Kagame, Senegal Cumhurbaşkanı Macky Sall, Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud, Togo Cumhurbaşkanı Faure Essozimna Gnassingbe, Türkmenistan Devlet Başkanı Serdar Berdimuhamedov, Bangladeş Cumhurbaşkanı Muhammed Şahabuddin Çuppu, Gine Devlet Başkanı Mamady Doumbouya, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, Macaristan Başbakanı Victor Orban, Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, Libya Başbakanı Abdulhamid Dibeybe katıldı.

Türk Devletleri Teşkilatı Genel Sekreteri Kubanıçbek Ömüraliyev, NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, İslam İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreteri Hüseyin İbrahim Taha, Rusya Federasyonu Devlet Duması Başkanı Vyaçeslav Viktoroviç Volodin, Çin Halk Cumhuriyeti Ulusal Halk Kongresi Daimi Komitesi Başkan Yardımcısı Ding Zhongli, Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi Başkanı Jelka Sviyanoviç, Konsey Üyeleri Jelko Komşiç ile Denis Beçiroviç’in yanı sıra Bosna Hersek Sırp Entitesi Başkanı Milorad Dodik, eski Almanya Cumhurbaşkanı Christian Wulff, eski Almanya Şansölyesi Gerhard Schröder, eski KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, eski Bosna Hersek Başkanlık Konseyi üyesi Bakir İzetbegoviç, eski İsveç Başbakanı Carl Bildt de törene gelen isimlerden oldu.

Erdoğan, haziranda Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayed Al Nahyan ile Irak Kürt Bölgesel Yönetimi Başbakanı Mesrur Barzani’yi ağırladı.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Cezayir Demokratik Halk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Erdoğan’ın temmuzda konuk ettiği liderler oldu.

Eylülde, Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Orgeneral Abdülfettah el-Burhan ve Birleşik Krallık Edinburgh Dükü Prens Edward’ı konuk eden Erdoğan, ekimde AK Parti 4. Olağanüstü Kongresi’ne katılan Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi Sırp Üyesi Zeljka Cvijanovic ve Bosna Hersek’teki iki entiteden Sırp Cumhuriyeti’nin (RS) Başkanı Milorad Dodik’in yanı sıra Avusturya Başbakanı Karl Nehammer, Komorlar Birliği Cumhurbaşkanı Assoumani Azali, Malezya Başbakanı Enver İbrahim, Türkmenistan Devlet Başkanı Serdar Berdimuhamedov ve Somali Federal Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud’u ağırladı.

Erdoğan, kasımda Lübnan Başbakanı Necib Mikati, Maldivler Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Muhammed Muizzu, Vietnam Başbakanı Pham Minh Chinh ile aralık ayında Kosova Cumhurbaşkanı Vjosa Osmani-Sadriu ile görüştü.

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogandan-2023te-gazze-icin-yogun-diplomasi/feed/ 0