Baraj – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Tue, 30 Jul 2024 22:21:05 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 ‘Bodrum’da deniz suyunun yer altı suyu kuyularıyla temin edilmesi, kalıcı bir tuzlanma meydana getirecektir’ https://www.haber60.com.tr/bodrumda-deniz-suyunun-yer-alti-suyu-kuyulariyla-temin-edilmesi-kalici-bir-tuzlanma-meydana-getirecektir/ https://www.haber60.com.tr/bodrumda-deniz-suyunun-yer-alti-suyu-kuyulariyla-temin-edilmesi-kalici-bir-tuzlanma-meydana-getirecektir/#respond Tue, 30 Jul 2024 22:21:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=42702 MUĞLA’nın dünyaca ünlü turistik ilçesi Bodrum’da, yarımadayı besleyen barajlardaki su seviyesinin yetersiz olması nedeniyle denizden su arıtılması gündeme geldi. Denizden su arıtmanın maliyetine ve oluşabilecek kirliliğe dikkat çeken Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Su Kaynakları Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Ceyhun Özçelik, “Burada üretilecek sistemlerde deniz suyunun yer altı suyu kuyularıyla temin edilmesi gündeme geliyor. Bu bizim yer altı suyunun kirlenmesi, bir taraftan da daha az tuzlu suyun sisteme verilmesi anlamına geliyor. Bu da yer altı su seviyesini aşağı düşüreceği gibi kalıcı bir tuzlanma da meydana getirecektir” dedi.

Dünyanın en önemli turizm destinasyonlarından biri olan Bodrum’da kenti besleyen barajlardan biri olan Mumcular Barajı’nda hem tarımsal sulama hem de içme suyu sağlanamazken, barajdaki su seviyesi yüzde 15 civarında kaldı. 9 günlük Kurban Bayramı tatili sonunda Geyik Barajı’ndaki su seviyesi yüzde 45’lerde seyrederken, aradan geçen 1 ayın ardından bu rakam yüzde 36’lara geriledi. Muğla Su ve Kanalizasyon İdaresi (MUSKİ) tarafından Turgutreis Mahallesi’nde 6 adet kuyu açılacağı ve elde edilen bu suyun arıtılarak içilebilir hale getirildikten sonra Bodrum’a aktarılacağı belirtilirken, Turgutreis’te ilk etapta 10 bin, ikinci etapta 20 bin metreküp tuzlu suyun arıtılacağı desalinasyon tesisinin kurulmasının planladığı ve bu projenin hayata geçmesiyle Bodrum’a günlük 100 bin kişiye yetecek kadar ilave su sağlanacağı kaydedildi.

‘YER ALTI SULARI TAMAMEN TUZLANABİLİR’

Deniz suyundan su arıtılması ile ilgili endişelerini dile getiren MSKÜ Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Su Kaynakları Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Ceyhun Özçelik, “İçme suyu problemi şiddetlendikçe çözüm önerilerinin de daha karmaşık hale geldiğini görüyoruz. Su kanalizasyon İdaresi’nce geliştirilen çözüm önerilerinde Dalaman, Namnam Çayları’ndan su getirilmesi gündeme gelirken diğer taraf Ekinambarı ve Turgutreis’teki deniz suyu arıtmaları alternatif çözüm olarak değerlendiriliyor. Tabii deniz suyu arıtmaları bu sistemdeki çok küçük bir parça olarak sistem arz güvenliği noktasında devreye alınacak bir küçük minimal bir alternatif olarak değerlendirilebilmesine rağmen, Turgutreis noktasında özellikle burada açılacak kuyuları da güvenli çekimin ötesine geçilmesi durumunda yer altı suyu tuzlanacağı gibi yer altı su tablası da oldukça aşağıya inecektir. Bu bölge ve etrafında Kos Adası dahil olmak üzere onlarca ada ve adacık söz konusu. Bu bölgedeki batimetride 10 ila 20 metre civarında bir değişim söz konusu, bu adalardan. Yer altı su seviyesiyse Turgutreis’te geçmişte 5-10 metre iken şu an 30-40 metreden su alınamıyor. Kaldı ki yarımada genelinde yer altı su çekimi tamamen yasak. Şimdi deniz arıtması yaparak denizden su çekeceğimize, kuyulardan su çekmemiz durumunda bu bölgeyi tamamen tuzlandırmış, ayrıyeten de yer altı su tablasını tamamen kaybetmiş oluruz” dedi.

MALİYET VE KİRLİLİK

Deniz suyu arıtılmasının ardından oluşan maliyet ve kirlilik ile ilgili konuşan Doç. Dr. Özçelik, “Deniz suyu arıtma sistemleri, cazibeli sistemlere göre oldukça maliyetli sistemler. Deniz suyunun mebrandan geçerek tuzun arıtması sırasında suyu 600 ila 800 metre yukarıya basabilecek bir enerjiyi sisteme vermemiz gerekiyor. Bu ise bizim su faturalarımıza yansıyacak çok büyük bir maliyet olarak karşımıza çıkıyor. Diğer taraftan bu sistem yan ürün olarak onlarca tonluk bir tuz ortaya çıkarıyor. Bunun karasal olarak bertaraf edilmesi durumunda burada yoğun bir kamyon trafiği, deniz ortamına verilmesi durumunda ise denizel ortamda ciddi bir kirlilik ortaya çıkaracaktır. Burada üretilecek sistemlerde deniz suyunun yer altı suyu kuyularıyla temin edilmesi gündeme geliyor. Bu ise bizim yer altı suyunun kirlenmesi, bir taraftan da daha az tuzlu suyun sisteme verilmesi anlamına geliyor. Daha az tuzlu suyun sisteme verilmesi ve maliyetin düşürülmesine karşı, burada çevrede ciddi anlamda geri dönülemez bir kirlilik meydana gelecektir. Yer altı su seviyesi aşağı düşeceği gibi yer altı suyunda da kalıcı bir tuzlanma meydana getirecektir. Bu ancak Gazze bölgesi gibi kapalı bir alanda yukarı havzalardan suyun gelmediği bir durumda, ancak böyle çok elzem durumlarda, bizim yer altı sularını kullanarak deniz suyunu arıtmamız gündeme gelebilir. Burada böyle bir şey uygulamamız durumunda yer altı suyu tablasını, zaten burada su çekimi yasak, kalıcı olarak aşağılara düşürmüş olacağız” diye konuştu.

‘İLETİM HATLARINDA BİNLERCE PATLAK MEYDANA GELİYOR’

Doç. Dr. Özçelik, şöyle devam etti: “Elimizdeki su kaynaklarımız sıkıntılı. Ancak geçtiğimiz yıl her iki barajda su kurumasına rağmen ilave olarak Milas Ovası’nın ve Milas’a içme suyu sağlayan Akgedik Barajı’ndan su temin edilerek şehre su verilmiş ve su temininin sürekliliği kısmen de olsa sağlanabilmişti. Ama buradaki en önemli sorun, içme suyunun şehre sürekli ve güvenilir bir şekilde iletilebilmesi noktasında; iletim hatlarında binlerce patlak meydana geliyor. Her geçen gün bir patlak haberi alıyoruz. Bu hem kentsel altyapıya zarar verdiği gibi yollarda araçların yolunun içerisine gömüldüğü manzaralarla karşı karşıya kalıyoruz. Burada içme suyu borularının tipinden, cinsinden ve yerleştirilmesinden kaynaklı sorunlar olduğu gibi işletmeden kaynaklı sorunlar da olduğunu görüyoruz. Özellikle yüksek noktalara sular çıkamıyor. Bu sebeple vatandaşlarımız susuz kalıyor. Burada acilen bir basınç düzenlemesi ve gerekli noktalarda önlem alınması lazım ki bu tedbirler vesilesiyle vatandaşlarımızın susuzluğu minimum noktaya gelsin.”

‘İÇME SUYU SORUNU UZUN YILLARDAN BERİ ÇÖZÜLEMİYOR’

“Bodrum’un içme suyu sorunu maalesef uzun yıllardan beri çözülemiyor” diyen Doç. Dr. Özçelik, “İçme suyu sorununu iki kademede özetlememiz galiba uygun olacaktır. Birincisi su temininde yaşanan zorluklar, ikincisi suyun temin edilerek şehre iletilmesi. Bodrum’a içme suyu sağlayan barajlarımız, birincisi Mumcular Barajı, diğeri Geyik Barajı. Geçtiğimiz yıl bu iki baraj da kurumuştu. Şu an Mumcular Barajı’ndan su temini mümkün olamıyor. Geyik Barajı’nda yılın ilk üç ayında bakım onarıma alınmasına rağmen su seviyesi yüzde 36’lar civarında; bu 15 milyon metreküplük bir suya tekabül ediyor. Bunun 3 milyon metreküpünü kabaca ölü hacim olduğunu kabul edersek, 12 milyonluk bir su söz konusu. Bunun önemli bir kısmını termik santralin soğutma suyu olarak kullanılacağı diğer bir kısmı ise Bodrum’un önümüzdeki birkaç ay içerisinde idareli bir şekilde temin edilmesi ve Bodrum’un susuz kalmamasını sağlayacak bir su stoku olarak kabul edilebilir” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/bodrumda-deniz-suyunun-yer-alti-suyu-kuyulariyla-temin-edilmesi-kalici-bir-tuzlanma-meydana-getirecektir/feed/ 0
DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, Sendikal Mevzuatın Demokratikleştirilmesi İçin Mücadele Verdiklerini Belirtti https://www.haber60.com.tr/disk-genel-baskani-arzu-cerkezoglu-sendikal-mevzuatin-demokratiklestirilmesi-icin-mucadele-verdiklerini-belirtti/ https://www.haber60.com.tr/disk-genel-baskani-arzu-cerkezoglu-sendikal-mevzuatin-demokratiklestirilmesi-icin-mucadele-verdiklerini-belirtti/#respond Wed, 24 Jul 2024 23:03:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=42017 (ANKARA) – Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, Dev Sağlık-İş Sendikası’nın baraj altında kaldığı istatistiklerle ilgili Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na itirazda bulunduklarını belirterek, “Türkiye’de sendikal mevzuat bir bütün olarak aslında ILO’nun temel örgütlenme özgürlüğüyle ilgili temel sözleşmelerine aykırı. Sendikal barajlar da böyle, yetki prosedürlerimiz de böyle. O nedenle biz sendikal mevzuatımızın demokratikleştirilmesi ve normlarına uygun hale getirilmesi için mücadele veriyoruz” dedi.

DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, Anayasa Mahkemesi’nin iptal etmesine karşın sendikaların toplu sözleşme ikramiyesi alabilmesi için yüzde 1 baraj koşulunun yeniden getirilmesine tepki gösterdi. Çerkezoğlu, DİSK’e bağlı 9 sendikanın yüzde 1 barajını geçtiğini, Dev Sağlık-İş Sendikası’nın ise 0.99’da kaldığını söyledi. Çerkezoğlu, Dev Sağlık-İş Sendikası’nın üye sayısının tekrardan sayılması için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na itiraz ettiklerini de belirtti.

Çerkezoğlu, ANKA Haber Ajansı’na yaptığı değerlendirmede şunları söyledi:

“Sendikaların üye istatistikleri dün Resmi Gazete’de yayımlandı. Buna göre Türkiye’de, tüm sendikalara üye, sendikalı işçi sayısı 2 milyon 512 bin. Ancak toplu iş sözleşmesi kapsamı daha da düşük. Aynı zamanda bu istatistikte iş kolu barajı diye tarif ettiğimiz toplu iş sözleşmesini yapmak için gerekli olan iş kolu barajının geçen sendikalar da açıklanıyor. Bu açıdan bakıldığında DİSK’e bağlı sendikalar içerisinde iş kolu barajını geçen sendikamız sayısı 6’dan 9’a yükseldi. DİSK’in üye sayısında da bir önceki döneme nazaran önemli bir artış söz konusu. DİSK’in toplam üye sayısı 300 binlere doğru yaklaşıyor. Bu süreçte biliyorsunuz yüzde bir iş kolu barajı tümüyle antidemokratik bir biçimde 12 Eylül’den beri getirilen bu sendikal barajların sendikal örgütlenmeye, uluslararası sözleşmelere, ILO sözleşmelerine aykırı olduğunu ve barajların kaldırılması gerektiğini DİSK olarak hep söylüyoruz. Bunun mücadelesini veriyoruz. Diğer taraftan iş kolu barajını geçen sendikalarımızda toplu iş sözleşmesi yapma yetkisini kazanıyor.

“İstatistikte açıklanan rakamdan daha fazla sayıda üyemiz var”

Dün akşam yayınlanan bu istatistikte Dev Sağlık-İş Sendikamızın hem üye sayısı hem de sağlık iş kolunda çalışan işçi sayısı yüksek gösterilerek sendikamızın üye sayısı da düşük gösterilerek sendikamız 0.99’la barajın altına bırakılmış durumda. Bizim sendikamızdaki üye kayıtlarımıza göre istatistikte açıklanan rakamdan daha fazla sayıda üyemiz var. İş kolunda çalışan işçilerin sayısı yüksek gösterilerek, özellikle iş kolumuzda 4B’li, ek ders karşılığı çalışanlar gibi, iş kolu dahil edilmemesi gereken yaklaşık 15 bin kişi de baraja dahil edilerek iş kolu barajı da yüksek gösterilmiş durumda. Bu duruma karşı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na itiraz ettik. Sağlık iş kolundaki hem toplam işçi sayısı hem de sendikamızın üye sayısı yeniden sayılacak bakanlık tarafından. Biz de kendi çalışmamızı yapacağız.

“Türkiye’yi bir asgari ücret ülkesi haline getiren şey bu ankidemokratik hükümler”

Türkiye’de sendikal mevzuat bir bütün olarak aslında ILO’nun temel örgütlenme özgürlüğüyle ilgili temel sözleşmelerine aykırı. Sendikal barajlar da böyle, yetki prosedürlerimiz de böyle. Yani sendikal mevzuatımız tümüyle özellikle 12 Eylül’den bu yana antidemokratik hükümlerle dolu. O nedenle biz sendikal mevzuatımızın demokratikleştirilmesi ve normlarına uygun hale getirilmesi için mücadele veriyoruz. 6356 sayılı sendikalar kanunu artık 12 yılı geride bıraktı. İşlemeyen yönleri çok açık bir biçimde ortada. Bu mevzuatın değişmesi, demokratikleştirilmesi ve başta da bu antidemokratik barajların kaldırılması şarttır. Yoksa Türkiye sendikalaşma oranında, işçi hakları noktasında en kötü ülkelerden bir tanesi olmaya devam edecektir. İTUK’un uluslararası sendikalar konfederasyonunun her yıl yayınladığı bütün dünyada işçi hakları en kötü on ülkeden bir tanesiyiz maalesef. Haziran ayında Cenevre’de yapılan ILO Konferansı’nda Türkiye yeni aplikasyon komitesinde görüşüldü ve Türkiye’ye teknik destek kararı çıktı sendikal hakların iyileştirilmesi noktasında. Dolayısıyla bu tabloyu değiştirebilmek, sendikal mevzuatımızın bütün bu antidemokratik unsurların ortadan kaldırılmasıyla mümkündür. Türkiye’nin hep bir asgari ücret toplumu olduğunu söylüyoruz. Türkiye’yi bir asgari ücret ülkesi haline getiren şey bu antidemokratik hükümler, sendikal barajlar başta olmak üzere sendikal mevzuatımızın antidemokratik yapısıdır.”

]]> https://www.haber60.com.tr/disk-genel-baskani-arzu-cerkezoglu-sendikal-mevzuatin-demokratiklestirilmesi-icin-mucadele-verdiklerini-belirtti/feed/ 0 Atatürk Barajı ve HES, Ülke Ekonomisine Yılda 1,7 Milyar Dolar Katkı Sağlıyor https://www.haber60.com.tr/ataturk-baraji-ve-hes-ulke-ekonomisine-yilda-17-milyar-dolar-katki-sagliyor/ https://www.haber60.com.tr/ataturk-baraji-ve-hes-ulke-ekonomisine-yilda-17-milyar-dolar-katki-sagliyor/#respond Wed, 24 Jul 2024 22:18:07 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=41972

DEVLET Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü, Adıyaman, Şanlıurfa ve Diyarbakır illeri arasında yer alan Atatürk Barajı ve Hidroelektrik Santrali’nin (HES), ülke ekonomisine her yıl 1,7 milyar dolar katkı sağladığını açıkladı.

DSİ’den yapılan yazılı açıklamada, 1983 yılında inşaatına başlanılan Atatürk Barajı’nda 13 Ocak 1990 tarihinde su tutulmaya başlandığı belirtilerek, “Zamanla bölge halkının ‘Deniz’ olarak andığı 817 kilometrekarelik devasa baraj gölü ortaya çıktı. İnsan eliyle yapılmış olmasına rağmen Atatürk Baraj Gölü; Van Gölü ve Tuz Gölü gibi doğal göllerin ardından ülkemizin en büyük 3’üncü gölü haline geldi. Atatürk Barajı, depoladığı su miktarı açısından da eşsiz bir konumda bulunuyor. Baraj rezervuarında depolanan 48,7 milyar metreküp su, ülkemizin toplam su depolama kapasitesinin yaklaşık yüzde 26’sını oluşturuyor. Bu müthiş su kütlesi, başta hidroelektrik enerji üretimi ve tarım olmak üzere; su ürünleri üretimi, ulaşım, su yolu taşımacılığı ve turizm gibi sektörlere de hizmet sunuyor. Atatürk Barajı, dönemin Cumhurbaşkanı Turgut Özal ve Başbakan Süleyman Demirel’in yanı sıra; çok sayıda yabancı devlet başkanı ve üst düzey yetkilisinin katılımıyla 25 Temmuz 1992 tarihinde düzenlenen merasimle hizmete açıldı ve ilk ünite devreye alınarak tesis elektrik enerjisi üretimine başladı” denildi.

‘YILLIK 8,9 MİLYAR KİLOWATT/SAAT ELEKTRİK ÜRETİYOR’

Atatürk Barajı’nın 8 türbinden oluşan hidroelektrik santralinin toplam 2 bin 400 megavat kurulu güce sahip olduğu belirtilerek, “Son türbinin 10 Eylül 1994 tarihinde devreye alınmasıyla birlikte tesis tam kapasite elektrik üretimine başladı. Atatürk Barajı ve HES yıllık 8,9 milyar kilovat/saat elektrik enerjisi üretim kapasitesine sahip. Dev tesis bu özelliği ile ülkemizin ve Avrupa’nın en büyük hidroelektrik santrali konumunda bulunuyor. Atatürk Barajı ilk türbinin devreye alınarak enerji üretmeye başladığı 1992 yılından bu yana toplam yaklaşık 210 milyar kilovat/saat elektrik enerjisi üreterek ülke ekonomisine bu yolla yaklaşık 500 milyar TL katkı sağladı” ifadelerine yer verildi.

‘SULAMA SAHASI 800 BİN HEKTAR’

Atatürk Barajı’nın, enerji üretiminin yanında ülke tarımı ve gıda güvenliği açısından da son derece önemli bir işleve sahip olduğun ifade edilen açıklamada, “Tesis ile Fırat Nehri’nin sularından ilk defa sulama maksatlı faydalanılması imkanı doğdu. Atatürk Barajı’ndan yapılacak sulama sahası 800 bin hektar ile ülkemizin ekonomik olarak sulanabilir arazisi olan 8,5 milyon hektarın yaklaşık yüzde 10’unu oluşturuyor. Atatürk Barajı’nda depolanan sular, 1995 yılından itibaren tarım arazileriyle buluşmaya başladı. O tarihten bu yana sulanan arazi miktarı sürekli arttı ve günümüz itibarıyla yaklaşık 450 bin hektara ulaştı. Atatürk Barajı 1995 yılından günümüze kadar tarımsal sulama yoluyla ülke ekonomisine toplam yaklaşık 423 milyar TL katkı sağladı” denildi.

‘SULAMA SAHASININ TAMAMINA SU İLETİLMESİYLE KATKI DAHA DA ARTACAK’

Atatürk Baraj’ında çeşitli türlerde balık yetiştiriciliği ve avcılık da yapılığı belirtilerek devamında şu ifadelere yer verildi:

“Özellikle sazan türü balıklar yetiştirilerek bölgenin gıda çeşitliliğine ve yeni iş alanlarına kavuşmasına katkı sağlanıyor. Bunun yanında baraj gölünün çeşitli kesimlerinde tesis edilen iskeleler vasıtasıyla hem yolcu hem de yük taşımacılığı yapılıyor. Atatürk Barajı her yıl yerli ve yabancı binlerce turisti de ağırlıyor. Atatürk Barajı’nın, enerji ve tarımsal sulama başta olmak üzere taşkın kontrol ve diğer gelir getirici faaliyetlerle birlikte milli ekonomiye her yıl yaklaşık 1,7 milyar ABD doları tutarında katkı sağladığı hesaplanıyor. Bu katkı sulama sahasının tamamına su iletilmesiyle daha da artacak. Atatürk Barajı işletme ömrü açısından da dünyadaki şanslı barajlar arasında yer alıyor. Çünkü Fırat Nehri üzerinde Atatürk Barajı’nın akış yukarısında inşa edilen Keban ve Karakaya gibi büyük barajlar, filtre görevi görerek baraj rezervuarının rusubatla dolmasını engelliyor. Bu avantaj sayesinde Atatürk Barajı daha uzun yıllar ülke ekonomisine katkı sağlamaya ve ülkemizde inşa edilen en büyük mühendislik eseri olarak Ulu Önder’in ismini yaşatmaya devam edecek.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/ataturk-baraji-ve-hes-ulke-ekonomisine-yilda-17-milyar-dolar-katki-sagliyor/feed/ 0
CHP Samsun Milletvekili Salıpazarı Barajı inşaatını inceledi https://www.haber60.com.tr/chp-samsun-milletvekili-salipazari-baraji-insaatini-inceledi/ https://www.haber60.com.tr/chp-samsun-milletvekili-salipazari-baraji-insaatini-inceledi/#respond Mon, 22 Jul 2024 22:45:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=41451

MEHMET REBİİ ÖZDEMİR

(SAMSUN)- CHP Samsun Milletvekili Murat Çan, Samsun Salıpazarı Barajı inşaatında incelemelerde bulundu. Çan, “Bundan tam 13 ay önce burada bir çekim yapmıştık. Bir tane kamyon, bir tane iş makinesi dönüp duruyordu. O görüntüden sonra Salıpazarı iki kez daha sular altında kaldı” dedi.

CHP Samsun Milletvekili Murat Çan, Samsun İl Başkanı Mehmet Özdağ ve Salıpazarı İlçe Başkanı Şükrü Şimşek ile Salıpazarı Barajı inşaatında incelemelerde bulundu. Çan, incelemeler sonrasında şu açıklamayı yaptı:

“Konakören köyünden sonra bugün Salıpazarı Barajı inşaatındayız. Salıpazarı için dertlenen, hassasiyet gösteren herkesle Salıpazarı’nda ve çevre ilçelere hasar verebilecek sel felaketinin potansiyel olarak tehlikeye dönüşeceği yerdeyiz. Bundan tam 13 ay önce burada bir çekim yapmıştık. Bir tane kamyon, bir tane iş makinesi dönüp duruyordu. O görüntüden sonra Salıpazarı iki kez daha sular altında kaldı. Salıpazarı ve Terme, yaklaşık 13 ay heba oldu. Bugün geldiğimizde 5- 6 tane iş makinası burada çalışır vaziyette. Bu iyiye işaret, ama bundan 15 gün kadar önce hakikaten milyonlarca lira, yaklaşık 500 milyon lira sadece Terme’de hasara, hasat hasarına, tarım hasarına sebebiyet veren bir sel ve su baskını yaşandı. Sanırım onun pansumanını yapmak için burada bir faaliyet var. Bu barajın başlangıcı 7 yıl önce projesiyle birlikte. İnşaat göstermelik olarak 5 yıl önce başladı ama gelinen noktada yüzde 20’si denmesine rağmen, bize göre teknik ifadelere göre hala yüzde 10- 15’ler civarında inşaatı yapılmakta olan bir baraj. Bu şunu gösteriyor, en iyi ihtimalle 3 yıl, resmi ağızlar 2 yıl içinde biteceğini söylüyor. Bize göre en iyi ihtimalle bütün imkanlar seferber edilse bile 3 yıl sürecek baraj. Yılda, yaz döneminde 2 kez sular altında kalan selin ve baskına uğrattığı bir coğrafyada 3 yıl içerisinde yaşanacak hasarın nerelere varacağını, belki Allah göstermesin can kaybına varacağını burada kestirmek çok zor değil. Bu coğrafyada yaşayan insanlar bu sorunları yılın 12 ayının en az 2 ayında 3 kez 4 kez yaşamak zorunda kalıyorlar ve içler acıtan olay Salıpazarı içme suyu sorunu yaşıyor. Bunu söylüyorum, bir an önce gerekenin yapılmasını yetkililerden, ilgililerden rica ediyorum. İnşallah üç ay sonra buraya bir daha geleceğiz eylül ekim ayı gibi.”

“Burada mesele, ülke ve kamu kaynaklarının kim için ve nasıl kullanılacağı meselesi”

CHP Samsun İl Başkanı Mehmet Özdağ da şu ifadeleri kullandı:

“2018 yılındaki genel seçimlerden sonra, milletvekili ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra Samsun halkı da dahil bütün ülke halkına yatıp yuvarlanabileceği bedava kek yiyip çay içebileceği millet bahçeleri sözü verilmişti. O millet bahçelerinden bir tanesi de Samsun’da eski stadyumun olduğu yerde yanlış hatırlamıyorsam 30 milyon liraya yapıldı bitti. Şimdi o 30 milyon liralık bedelin neredeyse yarısı bile değildi buranın keşif bedeli. Burada mesele kaynakların, ülke kaynaklarının, kamu kaynaklarının kim için ve nasıl kullanılacağı meselesi. Tercih tamamen makyajdan yana. Bu toplumun aslında ihtiyacı olmayan halihazırda zaten bir spor tesisi olan yeri, halkın bedava kullanabildiği bir alanı millet bahçesine çevirmek için 30 milyon lira vermek yerine o gün bu şartlarda buraya harcansaydı 2019 yılında ve 2020 yılında ne Terme’yi belki de Salıpazarı’nı sel almayacaktı. Hepsinden daha da önemlisi Terme halkı, Ova Aşağı halkı her sel olayından sonra sağlıksız vidanjör sularına mahkum kalmayacaktı. Çünkü bu baraj sadece sel taşkın önleme amacıyla değil, dediğiniz üzere özellikle Terme Halkı’na sağlıklı içme suyu yani Çarşamba Ovası, Terme Ovası’na sağlıklı içme suyu sağlamak üzere yapılan bir baraj. O nedenle biz de sizler aracılığında örgüt olarak da konunun yakın takipçisi olacağız. Devam edeceğiz yani izin vermeyeceğiz.”

]]> https://www.haber60.com.tr/chp-samsun-milletvekili-salipazari-baraji-insaatini-inceledi/feed/ 0 İstanbul Barajlarının Doluluk Oranı Düşüyor https://www.haber60.com.tr/istanbul-barajlarinin-doluluk-orani-dusuyor/ https://www.haber60.com.tr/istanbul-barajlarinin-doluluk-orani-dusuyor/#respond Mon, 22 Jul 2024 22:12:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=41418

Emir Efe BENLİOĞLU/ İSTANBUL, İSTANBUL’DA bulunan barajların ortalama doluluk oranı yüzde 61.42’ye düştü. Barajlar geçen yılın aynı dönemine göre daha dolu olsa da önceki 8 yılın ortalama doluluk değerlerinin altında kaldı. Ortalama doluluk oranı sıcak havaların etkisiyle son 14 günde ortalama yüzde 5 düştü. Barajların yağış takviyesi almaması durumunda doluluk oranındaki düşüşün daha da hızlanacağı öngörülüyor.

Hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte su kullanım miktarı arttı. Mevsim itibariyle yağışların azalmasının da etkisiyle İstanbul’un barajlarındaki doluluk oranı düşmeye başladı. İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) tarafından yapılan ölçümlerde bugün itibariyle ortalama baraj doluluk oranları yüzde 61.42 olarak kaydedildi. 61.42’lik doluluk oranı geçen yılın aynı dönemindeki yüzde 39.56’lık doluluk oranına göre yaklaşık yüzde 22 daha yüksek olsa da 2015-2022 arasındaki 8 yılın aynı dönemlerindeki doluluk oranlarına göre ise yaklaşık yüzde 10 daha düşük seviyede ölçüldü. Son 10 yıl içerisindeki aynı dönemlerde en yüksek doluluk oranına 2015 yılında yüzde 80.71 ile ulaşılırken en düşük doluluk oranının kaydedildiği yıl ise yüzde 20.24 ile 2014 yılı olmuştu.

SON 14 GÜNDE DOLULUK ORANINDA HIZLI DÜŞÜŞ YAŞANIYOR

Özellikle son günlerde artan hava sıcaklıkları sebebiyle barajların doluluk oranında hızlı düşüş yaşanıyor. 9 Temmuz’da kaydedilen ortalama doluluk oranı yüzde 66.63 olurken 14 günün ardından bugünkü doluluk seviye olan yüzde 61.42’ye düşüldü. Ortalama yüzde 5’lik hızlı düşüşün sebebi son günlerde artan hava sıcaklarına bağlı su tüketiminin artması olarak gösterildi. Barajların yağış takviyesi almaması durumunda doluluk oranındaki düşüşün daha da hızlanacağı öngörülüyor.

EN DÜŞÜK ORAN EKİM, EN YÜKSEK ORAN NİSAN AYINDA GÖRÜLDÜ

Son 12 aylık dönemde barajların doluluk oranı değerlendirmesinde ise en düşük doluluk seviyesinin 2023 yılı Ekim ayında yüzde 18.59 olarak ölçüldüğü görüldü. Yıl içerisindeki en yüksek doluluk seviyesi ise ortalama yüzde 82,62 ile Nisan ayında kaydedildi. Son 12 ayın ortalama doluluk oranı ise yaklaşık yüzde 50 seviyesinde oldu. Bu oranın da Kasım ayı sonuna kadar düşüş göstereceği ve ardından döngüsel olarak tekrar artacağı değerlendiriliyor.

İSTANBUL’UN KULLANADIĞI SUYUN YÜZDE 69’U 3 BARAJDAN KARŞILANIYOR

Barajlardaki tekil su miktarının İstanbul’da kullanılan tüm su miktarına oranları da derlenen veriler içerisinde yer aldı. Buna göre İstanbul’un tüm su varlığı içerisindeki en büyük oran yüzde 30.03 ile Ömerli Barajı’na ait. Ömerli’yi yüzde 22.58 ile Terkos Barajı ve yüzde 16.20 ile Büyükçekmece Barajı takip ediyor. Bu 3 barajdaki suların, İstanbul’un tüm barajları içerisindeki oranı ise yüzde 68.81 olarak kaydedildi. İstanbul’un toplam su hacmine en az katkıyı sağlayan baraj ise yüzde 0.45 ile Istrancalar Barajı oldu.

BARAJLARDAN EN DOLUSU TERKOS, EN BOŞU ALİBEY

İstanbul’daki barajların kendi kapasitelerine göre doluluk verileri de değerlendirmeye alındı. Buna göre İstanbul’un doluluk oranı en yüksek barajı yüzde 74,25 ile Terkos Barajı olurken doluluk oranı en düşük baraj ise yüzde 30,51 ile Alibey Barajı oldu. Diğer barajlardaki doluluk oranları da şu şekilde kaydedildi;

Ömerli: Yüzde 68.07

Darlık: Yüzde 62.71

Elmalı: Yüzde 63.85

Büyükçekmece: Yüzde 58.04

Sazlıdere: Yüzde 54.53

Istrancalar: Yüzde 38.32

Kazandere: Yüzde 34.36

Pabuçdere: Yüzde 43.88

]]> https://www.haber60.com.tr/istanbul-barajlarinin-doluluk-orani-dusuyor/feed/ 0 Yusufeli Barajı’nın suları altında kalan köyde balık tutma keyfi https://www.haber60.com.tr/yusufeli-barajinin-sulari-altinda-kalan-koyde-balik-tutma-keyfi/ https://www.haber60.com.tr/yusufeli-barajinin-sulari-altinda-kalan-koyde-balik-tutma-keyfi/#respond Fri, 19 Jul 2024 08:21:15 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=40822

ARTVİN’in Yusufeli ilçesinde yöre halkı ve gurbetçiler, yarısı Çoruh Nehri üzerine inşa edilen Yusufeli Barajı’nın suları altına kalan Çeltikdüzü köyünün bulunduğu bölgede, olta atıp, balık tutuyor. Eskiden gezip dolaştıkları köyleri üzerinde çocuklarıyla balık avlayan Ahmet Çelik, “Şu an balık tuttuğumuz yerin altında evler var. Şimdi o evlerin üstüne olta atıyoruz” dedi.

Yusufeli ilçesinde Çoruh Nehri üzerine projelendirilip, temeli 26 Şubat 2013’te atılan, 275 metre gövde yüksekliğiyle Türkiye’nin en yüksek, dünyanın 5’inci en yüksek barajı olan Yusufeli Barajı ile hidroelektrik santrali (HES) inşası tamamlandı. Baraj inşası sürecinde Yusufeli halkı, sular altında kalan köylerinden, yeni inşa edilen yerleşim yerlerine taşındı. 22 Kasım 2022’de su tutmaya başlayan baraj, Yusufeli ilçe merkezi ile Yeniköy, Tekkale, Irmakyanı, Çeltikdüzü, Çevreli, İşhan ve Meşecik köylerini, sular altında bıraktı. Barajın kurulu gücü 558 megavat, yıllık enerji üretimi 1 milyar 888 milyon kilovatsaat olacak.

YARISI DİPTE KALAN KÖYE OLTA ATTILAR

1,5 asrı aşkın tarihinde 7’nci kez taşınan ilçedeki barajda türbinlerin dönmeye başlamasıyla enerji üretimi için ıslak testler devam ederken, su tutma sürecinde, sulara gömüleceği için oluşturulan yeni yerleşim alanlarına taşınan 7 köyden 164 haneli Çeltikdüzü köyünde, 80’i aşkın yapı su altında kaldı. Yamaçta kurulu, yarısı baraj suları altına kalan köyü ziyaret eden gurbetçiler ve yöre halkı, su seviyesinin ulaşmadığı yerden baraj gölüne olta atıp, balık tutuyor.

‘BALIK TUTTUĞUMUZ YERİN ALTINDA EVLER VAR’

Eskiden gezip dolaştıkları köyleri üzerinde çocuklarıyla balık avlayan gurbetçi Ahmet Çelik, “Köyümüz, baraj suyunun altında kalmadan önce kalabalıktı. Buraya gelip balık tutup eğlenerek stresimizi atıyoruz. Baraj buraya ayrı bir güzellik katarken, anıların su altında kalması bizleri duygulandırıyor. Şu an balık tuttuğumuz yerin altında evler var. Şimdi o evlerin üstüne olta atıyoruz. Çocuklarımız burayı gördüğünde bir taraftan üzülüp, bir taraftan sevindiler” diye konuştu.

‘KÖYÜMÜZDE SESSİZLİK VAR’

Köylerinin sessizliğe büründüğünü söyleyen Seher Çelik de “Köyümüzde sessizlik var, kimse yok. Önceden burası cıvıl cıvıldı. Benim evim sular altına kalmadığı için buraya gelip balık tutuyoruz. Burada kimsenin olmaması biraz üzüyor. Evler suyun altında kaldı. Eski hallerini hatırlayınca hüzün kaplıyor. Güzel tarafı ise üstte kalan evimizin manzarası çok güzel oldu. Torunlarım geldiğinde çok şaşırdılar. ‘Evlere nereye gitti?’ diye sordular” ifadelerini kullandı.

‘BALIK TUTARKEN CAMİNİN MİNARESİNİ GÖRDÜM’

Ailesiyle balık tutmaya çalışan 7 yaşındaki Muhammet Asaf Çelik ise “Evler suların altında kalmış. Anne ve babama ‘Evler nerede?’ diye sordum. Onlar da evlerin suların altında kaldığını söyledi. Balık tutarken de caminin minaresini gördüm. Eskiden çarşı vardı ama çarşı suyun altında kaldı” dedi.

‘BALIK TUTMAYA ÇALIŞIYORUZ’

Oltayla balık tutan Buğlem Çelik de “Burada balık tutmaya çalışıyoruz; buraya çok şaşırdım. Bir önceki sene geldiğimizde hiç böyle değildi. Diğer evler suyun altında kalmış. Yarısı su altında kalan köyümüzde balık tutmaya çalışıyorum. Burada kimse kalmamış” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/yusufeli-barajinin-sulari-altinda-kalan-koyde-balik-tutma-keyfi/feed/ 0
Samsun’da Taşkın Kontrol İşlerinin Toplam Maliyeti 5 Milyar 5 Milyon TL https://www.haber60.com.tr/samsunda-taskin-kontrol-islerinin-toplam-maliyeti-5-milyar-5-milyon-tl/ https://www.haber60.com.tr/samsunda-taskin-kontrol-islerinin-toplam-maliyeti-5-milyar-5-milyon-tl/#respond Tue, 14 May 2024 21:06:39 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=31656 Samsun’da devam eden taşkın kontrol işlerinin toplam maliyeti 5 milyar 5 milyon TL olarak dikkat çekiyor. Sulama, baraj ve gölet yatırımları ile birlikte il genelindeki toplam yatırım miktarı ise 9 milyar 87 milyon TL.

14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü ülke genelinde çeşitli etkinlikler ile kutlanırken, Samsun’da tarım, çiftçiler ve taşkın önlemeye yönelik yapılan dev yatırımlar da dikkat çekiyor. Bu kapsamda Devlet Su İşleri’nin (DSİ) Samsun genelindeki sulama yatırımlarının maliyeti 2 milyar 690 milyon TL, baraj ve gölet inşaatlarının maliyeti 1 milyar 392 milyon TL ve taşkın önleme ilerinin maliyeti de 5 milyar 5 milyon TL olarak ifade ediliyor. Bu dev yatırımların toplam maliyeti ise 9 milyar 87 milyon TL’yi buluyor.

15 taşkın koruma işinin maliyeti 5 milyar 5 milyon TL

İl genelinde devam eden 15 adet taşkın koruma işi bulunuyor. Bu işlerden en büyüğü Samsun Mert Irmağı işinin toplam maliyeti 3 milyar 176 milyon TL. İşin şu ana kadar yüzde 10’a yakını tamamlandı. 32 milyon TL maliyetli 19 Mayıs Kuşkayası Köyü ve Tarım Arazilerinin Engiz Çayı ıslahının yüzde 92’si tamamlandı. 347 milyon TL maliyetli Terme İlçe Merkezi Taşkın Öteleme Köybucağı Depolama Tesisi İkmali 2. Kısım işinin yüzde 60’ı tamamlandı. 65 milyon TL maliyetli Yakakent İlçe Merkezi Liman Mahallesi ve Küplüağzı Köyü Arazilerinin Celevit Deresi 2. Kısım işinin yüzde 80’i tamamlandı. 20 milyon TL maliyetli Vezirköprü Oruç Mahallesi Uluçay Deresi Havzası Taşkın ve Kıyı Oyuntuları Kontrolü işinin yüzde 66’sı tamamlandı. 838 milyon TL maliyetli Samsun Köprü ve Menfez Yapımı 2. Kısım işinin yüzde 35’i tamamlandı. 31 milyon TL maliyetli Ladik İlçe Merkezinin Ladik Deresi Taşkınlarından Korunması 3. Kısım işinin yüzde 13’ü tamamlandı. 31 milyon TL maliyetli Vezirköprü Susuz Çayı Havzası 2. Kısım işinin yüzde 56’sı tamamlandı. 633 milyon TL maliyetli Terme Çayı Islahı 1. Kısım işinin yüzde 35’i tamamlandı. 122 milyon TL maliyetli Terme Bazlamaç Karagöl Deresi Islahı 2. Kısım işinde sondaj çalışmaları devam ediyor. 156 milyon TL maliyetli Vezirköprü Kürtler Çayı Yukarı Havza Yamaç Islahı 2. Kısım işinin yüzde 6’sı tamamlandı. 41 milyon TL maliyetli Havza Sivrikese Mahallesi Kirazönü Deresi Havzası işinin yapımına başlandı. 33 milyon TL maliyetli Terme Evci Mahallesi Yahyalı Deresi Havzası Taşkın ve Rüsubat Kontrolü 2. Kısım işinin yüzde 51’i tamamlandı. 130 milyon TL maliyetli Havza İlçe Merkezi Tersakan Irmağı Havzası 3. Kısım işinin yapımına başlandı. 168 milyon TL maliyetli Bafra Ozan ve Dereler Mahallelerinin Darboğaz Deresi 2. Kısım işinin de yapımına başlanacak. Ayıca Samsun’daki derelerden idari imkanlarla yapılacak 20 milyon TL maliyetli taşkın önleme amaçlı taş temini işinin de yüzde 19’u tamamlandı.

2 milyar 690 milyon TL’lik sulama yatırımı

1 milyar 362 milyon TL maliyetli 19 Mayıs Barajı Sulaması Projesi’nin yüzde 88’i tamamlandı. Proje kapsamında 6 bin 478 hektar alana su verilirken bu yıl ve 2025’te toplam bin 215 hektar alana daha su verilmesi planlanıyor. 50 milyon TL maliyetli Vezirköprü Ovası Sulaması Tamamlama Projesi’nin yüzde 75’i bitirildi. Proje kapsamında 2 bin hektar alan suya kavuşturulurken bu yıl ise bin hektar alanın daha suya kavuşturulması amaçlanıyor. 932 milyon TL maliyetli Çarşamba Ovası Sağ Sahil 2. Kısım Yüzeysel Drenajı ile 2 Metre Kotu Altı Arazisinin Pompalı Drenajı İkmali 2. Kısım işinin yüzde 57’si tamamlandı. Şu ana kadar 13 bin hektar alana su verilirken, bu yıl 10 bin hektar alan 2025 ve sonrası hedefi de 26 bin hektar alan olarak belirtiliyor. 346 milyon TL maliyetli Çarşamba Ovası Denize Çıkış Yapıları ve Sol Sahil Drenajı 2. Kısım işinin yüzde 90’ı bitirildi. İş kapsamında şu ana kadar 5 adet denize çıkış yapısı tamamlandı. 1 yapının bu yıl tamamlanması hedeflenirken, 3 yapı da 2025 ve sonrasında yapılacak.

1 milyar 392 milyon TL’lik baraj ve gölet yatırımı

DSİ 7. Bölge Müdürlüğü’nün koordinasyonunda Samsun’da baraj ve gölet inşaatları devam ediyor. Bu kapsamda yüzde 15’i tamamlanan Salıpazarı Barajı’nın toplam maliyeti 1 milyar 142 milyon TL, yüzde 30’u tamamlanan Asarcık Armutlu Göleti’nin toplam maliyeti 145 milyon TL ve yüzde 20’si tamamlanan Vezirköprü Doluca Göleti’nin maliyeti de 105 milyon TL olarak dikkat çekiyor. Yapımı devam eden Salıpazarı Barajı, Armutlu Göleti ve Doluca Göleti’nin toplam maliyeti 1 milyar 392 milyon TL.

İhalesi yapıldıktan sonra inşaatına başlanacak baraj ve gölet işleri ise Tekkeköy Hıdrellez Sel Barajı işi, Terme Balas Sel Barajı işi, Terme Çöllen Sel Barajı işi, Terme – Salıpazarı baraj ikmali işi ve 19 Mayıs Barajı dolusavak onarımı işi olarak öncelik sırasını koruyor. – SAMSUN

]]>
https://www.haber60.com.tr/samsunda-taskin-kontrol-islerinin-toplam-maliyeti-5-milyar-5-milyon-tl/feed/ 0
İSKİ Genel Müdürü Şafak Başa Anka’ya Konuştu: “Melen Barajı İstanbul’un Sigortasıdır” https://www.haber60.com.tr/iski-genel-muduru-safak-basa-ankaya-konustu-melen-baraji-istanbulun-sigortasidir/ https://www.haber60.com.tr/iski-genel-muduru-safak-basa-ankaya-konustu-melen-baraji-istanbulun-sigortasidir/#respond Sat, 04 May 2024 08:36:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30356 Haber: OKTAY YILDIRIM – Kamera: UMUT EMRE GÖKBULUT

(İSTANBUL) – İstanbul’un su sorunu ve İSKİ’nin geçtiğimiz 5 yıl boyunca yapmış olduğu yatırımlar hakkında bilgi veren İSKİ Genel Müdürü Şafak Başa, Melen Barajı’nın İstanbul’un sigortası olduğunu belirtti. Başa, “İstanbul’un sigortası diyoruz. ve toplam olarak İstanbul’a bir yıl yağmur yağmasa bile tek başına İstanbul’un bir yıllık suyunu karşılama kapasitesine sahip bir baraj. Avrupa Yakası’nın en önemli barajlarından biri olan Sazlıdere Barajı’nı yok edecek olan Kanal İstanbul projesi için Sazlıdere Barajı özellikle geçen yılki kuraklık döneminde ne kadar kritik bir baraj olduğunu ortaya koydu. Bu barajımız olmasaydı mesela geçen sene biz İstanbul’un Avrupa yakasına yeterli su veremeyebilirdik” dedi.

İSKİ Genel Müdürü Dr. Şafak Başa, İstanbul’un su sorunu ve İSKİ’nin yapmığş olduğu yatırımlarla ilgili ANKA Haber Ajansına konuştu.

İSKİ’nin 5 yıl boyunca yaptığı yatırımların yanı sıra İstanbul’un önümüzdeki yıllarda yapacağı yatırımlarada değinen Başa, Melen Barajı’nın İstanbul için çok önemli bir kaynak olduğunu belirtti. Melen Barajı’nın İstanbul’a yağmur yağmasa bile bir yıllık su ihtiyacını karşılama potansiyeli olduğunu belirten Başa, “İstanbul’un sigortası diyoruz. ve toplam olarak İstanbul’a bir yıl yağmur yağmasa bile tek başına İstanbul’un bir yıllık suyunu karşılama kapasitesine sahip bir baraj. Bir milyar metreküpün üzerinde su tutma kapasitesi var. Biz de zaten bir milyar 100 milyon gibi su veriyoruz. Dolayısıyla Melen Barajı bu kadar kritik. Melen Barajı olmadığı için bize teslim edilmediği için DSİ tarafından sıkıntı yaşıyoruz” dedi. Avrupa Yakasının en önemli barajlarından biri olan Sazlıdere Barajı’nın kuraklık döneminde ne kadar önemli bir baraj olduğunu belirten Başa, Kanal İstanbul projesi’nin Sazlıdere Barajı’nı yok edeceğini ifade etti

Başa, “Kanal İstanbul’un güzergahına baktığımızda İSKİ’nin maalesef işte çok önemli bir barajı olan Sazlıdere Barajı’nı maalesef ortadan kaldırıyor. Sazlıdere Barajı özellikle geçen yılki kuraklık döneminde ne kadar kritik bir baraj olduğunu ortaya koydu. Bu barajımız olmasaydı mesela geçen sene biz İstanbul’un Avrupa yakasına yeterli su veremeyebilirdik” diye konuştu.

Başa, ANKA Haber Ajansa muhabirinin sorularına verdiği yanıtlar şöyle:

İSKİ mevcut su sorunu çözmek için İstanbul’da yoğun bir çaba sarfediyor. Açılışlarda da bunları görebiliyoruz. İstanbulluların suyla ilgili olan aklında soru işaretleri var. İstanbul’da artan bir nüfus var. Su depolama sorunu var mı yok mu?

İSTANBUL GENELİNE YILDA 1 MİLYAR 120 MİLYON METREKÜP SU SAĞLIYORUZ”

Baraj doluluk oranlarımız gayet iyi seviyede. Ama birkaç yaz devam eden ciddi bir kuraklıkla karşı karşıyayız. Özellikle Avrupa tarafı, Trakya tarafında geçen sene ciddi bir sorun yaşadık ama geçmiş dönemde yaptığımız yatırımlar ve aldığımız tedbirlerle çok şükür İstanbullulara bir susuzluk yaşatmadık. O noktada tabii sürekli olarak nüfusumuz artıyor. Sizin de belirttiğiniz gibi göçler çok fazla yabancı nüfusu özellikle İstanbul’da. Son dönemde yabancı abonelerimizin sayısı arttı ve artan bir su talebi olduğunu gerçek. Bunu zaten kişi başı su tüketimlerinden de görüyoruz. Yani özellikle geçen yaz üç milyon 500 bin metreküpün üzerine çıkan günlük bir su tüketimi oldu ve yılda da İstanbul’un geneline bir milyar 117 – 120 milyon metreküpe yakın bir su sağlıyoruz.

İÇME SUYU KAPASİTEMİZİ ÇOK ARTTIRDIK”

Tabii kesintisiz su sağlama noktasında sürekli olarak yatırım yapmamız gerekiyor. Bu noktada iyi bir geçmiş dönem, beş yıl geçirdiğimizi düşünüyorum. Yani bu su sorununu, suyu getirmek adına neler yapıyoruz. Bir kere içme suyu arıtma kapasitemizi çok arttırdık. 580 bin metreküpün üzerinde yeni bir içme suyu arıtma kapasitesi ve tesisini hizmete soktuk. Örnek vermem gerekirse özellikle Anadolu Yakası’ndaki Ömerli barajımızın dibinde Emirli 2 tesisimiz çok önemli bir tesis devreye girdi. Yine Taşoluk, Arnavutköy mevki ki gelişen bir bölge. O bölgenin de ciddi manada bir su stresi vardı. Oraya da yeni yaptığımız 50 binin üzerinde 50 bin metreküp kapasiteli yeni bir içme suyu arıtma tesisini devreye aldık yüz bine çıkardık kapasitesini. Şile bölgesinde bilhassa haberlerde zaman zaman konu oluyordu. Burada yaz dönemi özellikle su sıkıntısı vardı. Oraya da çok güzel ultra filtrasyon bir tesisi membranlı bir tesisi devreye aldık. Bu yeni yatırımlarla beraber neredeyse dediğim gibi arıtma kapasitemizi 700 bin metreküplere çıkaracağız yeni dönemde arttırmış olacağız.

“HALKIMIZI SUSUZ BIRAKMIYORUZ”

Onun haricinde tabii yeni ishale hatları yapıyoruz. İstanbul’un özellikle Avrupa yakasındaki su ihtiyacını güvenceye almak üzere Terkos Barajı çok önemli bir su kaynağımız. Oradan İkitelli arıtma tesislerimize gelen 33 kilometre üzerinde devasa bir içme suyu ishale hattını bu dönemde tamamladık ve açılışını yaptık. Yine Melen’den gelen su ki Kağıthane’ye geliyor. Buradan yine Avrupa Yakası’nın içlerine götürecek. Bizim Kağıthane – Sefaköy tünelleri çok büyük tüneller neredeyse metro tünelleri kadar devasa tüneller inşa ediyoruz. Onlar da oldukça ilerledi betonlama işlerimiz çok yakın zamanda bitecek ve en kısa zamanda boru kaynatma yapmış olacağız. Dolayısıyla hem ishalatları hem şebeke tabii şebekeyi sürekli olarak yeniliyoruz. Beş yılda 200 kilometre yeni içme suyu ishale hattını devreye almışız. 638 kilometre yeni içme suyu şebeke hattı yapmışız. 16 kilometre içme suyu tüneli inşa etmişiz, sekiz adet su deposu, üç adet yeni terfi merkezini devreye almışız. Arıtma kapasitemiz de 583 bin metreküp arttırmışız. Bunlar bizim yaptığımız tabii önemli yatırımlar. Önümüzdeki dönemde yine Anadolu Yakası’nda Şile, Kartal, Maltepe, Ümraniye’de hem terfi merkezi, hem de yeni içme suyu depolarının temelini de atacağız. Yani İSKİ. bu dönemde gerçekten içme suyu yatırımları noktasında çok önemli işlere imza attı. Aldığımız tedbirlerle bu stresli döneme rağmen halkımızı susuz bırakmadık.

“105 MİLYON METREKÜP SUYUN FİZİKİ KAÇAĞINI KURTARMIŞ OLDUK”

Sadece yatırım yapmıyoruz. Suyumuza sahip çıkıyoruz. Sizin aracınızla şu müjdeyi de vermek istiyorum. Geldiğimizde kayıp kaçak oranı, biz suyu üretiyoruz, şebekeye veriyoruz ama maalesef bazı hatlar çok eskiydi. Bazı su depolarının durumu kötüydü. Birçok yerden su sızıntıları vardı. Yüzde 22,5’lara yaklaşan bir su kayıp kaçak oranı vardı ve biz bunu dört yılda, beş yılda yaptığımız çalışmalarla ki bunun için özel birimler kurduk, özel yatırımlar yapıyoruz, özel projeler uyguluyoruz. Bunu da bu sene itibariyle yüzde 19’un altına düşürdük. Belki bu rakam bile yüksek gelebilir ama hani her bir yüzde birlik düşüş çok ciddi bir İstanbul’un suyunu koruma noktasında bize hizmet ediyor. 105 milyon metreküp suyu fiziki kaçağı kurtarmış olduk. İSKİ olarak hem içme suyu yatırımlarıyla sürekli olarak kapasitemizi arttırıyoruz şebekemizi yeniliyoruz. Vatandaşı bu noktada kaliteli ve sağlıklı içme suyu ve kesintisiz içme suyuna ulaştırdığımızı düşünüyorum. Suyumuzu koruyoruz. Bu yeni dönemde de içme suyu yatırımlarımız artarak devam edecek.

“MELEN BARAJI, İSTANBUL’A YAĞMUR YAĞMASA BİLE BİR YILLIK SU SAĞLAYACAK KAPASİTEYE SAHİP”

Biz bu yatırımları yapıyoruz ama bizim asıl sorunumuz depolama sorunu ve İstanbul’da bizim mevcut barajlarımızın kapasitesi yıllık 860 milyon metreküp civarında. Yeni depolama alanlarına yeni barajlara ihtiyaç var. Bu noktada en önemlisi Melen Barajı. Melen Barajı, DSİ tarafından yapımı tamamlandı diyemiyorum. Çünkü maalesef tamamlanamadı. Bir takım sıkıntılar var. Biz tabii su ve kanalizasyon master planımızı yaptık. Geçen sene bunun lansmanını da yaptık ve dolayısıyla İSKİ’nin 2023-2053 yılları arasında 30 yıllık dönemde içme suyu kaynakları bunun planlanması ve yapması gereken yatırımlar belli. Bu noktada Melen Barajı 2053 yılında bile İstanbul’un su kaynağının yarısını karşılayacak bir baraj. Dolayısıyla stanbul’un sigortası diyoruz. ve toplam olarak İstanbul’a bir yıl yağmur yağmasa bile tek başına İstanbul’un bir yıllık suyunu karşılama kapasitesine sahip bir baraj. Bir milyar metreküpün üzerinde su tutma kapasitesi var. Biz de zaten bir milyar 100 milyon gibi su veriyoruz. Melen Barajı bu kadar kritik. Melen Barajı olmadığı için bize teslim edilmediği için DSİ tarafından sıkıntı yaşıyoruz.

“MELEN BARAJI BİTMEYECEKMİŞ GİBİ İSKİ OLARAK ÇALIŞMALARIMIZI YAPIYORUZ”

Bir kere ben sadece regülatörlerden sağlıyorum. Melen Çayı’ndan aldığımız suyu alıyorum ondan sonra bunu terfi ettiriyorum. Çok ciddi bir elektrik parasına katlanıyorum ve bu suyu getiriyorum. Yeni etabının temelini attığımız Cumhuriyet arıtmada arıtıyorum veya bir kısmını Ömerli Barajımıza veriyoruz. Eğer baraj bitmiş olsa ben buradan istediğim zaman ve istediğim şekilde ve istediğim kalitede su alma imkanım var. Şimdi sadece dereden ne kadar su yakalayabilirsem ki o da mevsimsel olarak zaman zaman Melen çayının da kurma potansiyeli var. İstikrarlı su alamayabiliyorum. Bir de ayrıca dereden su almakla barajdan dinlenmiş ve dolayısıyla daha durulmuş suyu almak çok farklı. Bütün bunlar benim tabii ki arıtma maliyetlerimi, enerji maliyetlerimi oldukça arttırıyor. Ben inanıyorum ki bu barajla ilgili sorunu bir an önce çözüp bu önemli yatırımı tamamlayıp İSKİ’ye teslim edeceklerdir. Bu noktada bizim DSİ’yle zaman zaman görüşmelerimiz olur. Ama geldiğimiz son nokta itibariyle tekrar barajın bu çatlakların ve nasıl giderileceğine ilişkin bir proje ihalesine çıkmışlar. Dolayısıyla o projelendirilecek, tekrar bir ihaleyle bir onarım ihalesine çıkılacak. Süreç çok uzuyor böylece de İstanbul’un su güvenliği de tehlikeye giriyor. Bu handikapları ortadan kaldırmak için biz İSKİ olarak çalışmalar yapıyoruz. Geçen sene yine Melen Çayı’na üçüncü terfi istasyonu kurduk. 75 milyon metreküp suyu, ilave suyu İstanbul’a verebilecek bir tesisi devreye soktuk ve geçen sene bu sıkıntılı dönemde de buradan yanılmıyorsam 25 – 30 milyon metreküp su aldık ve İstanbul’u susuz bırakmadık. Biz Melen Barajı sanki bitmeyecekmiş gibi İSKİ olarak çalışmalarımızı yapıyoruz.

“SUNGURLU BARAJI, MELEN BARAJI KADAR ÖNEMLİ”

Yeni su kaynakları konusunda DSİ önerimiz var. Biz daha çok suyu dağıtan, arıtan ve dolayısıyla aboneleri ulaştıran işletmeci bir kuruluşuz. Esasen hani baraj yapmak tabii ki İSKİ de yapabilir ama baraj yapmak dolayısıyla su kaynaklarını şehirlere getirmek, suyu getirmek, esasen Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün görevi. Nitekim yine Melen Barajı gecikince Sungurlu Barajı yine çok önemli bir baraj. Bizim özellikle Ağva’ya akan derelerimiz var. Dolayısıyla bu bölgeye yapılacak bir barajın yine Melen Barajı’nın handikapını gidermesi noktasında çok önemli bir katkı sağlayacağımızı  düşündüğümüz için DSİ’yle iş birliği yaptık. Bir protokol hazırladık. Bu protokol genel kurulumuzdan İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisimizden gençti, ben ve Sayın Başkanım imzaladı. DSİ’ye gönderdik ama aylar var halen daha maalesef protokol imzalanıp bize geri dönüş olmadı. Bunun da bir an önce imzalanıp yatırım programına alınıp Sungurlu Barajı’nın da yine Melen Barajı’nın yanında yapılması gerektiğini düşünüyoruz.

“RANDEVU TALEP ETTİK DSİ GENEL MÜDÜRÜMÜZDEN”

Şöyle bir sorun var İstanbul’da. Nüfusun çok önemli bir kısmı Avrupa yakasında ama su kaynakları daha çok Anadolu Yakası’nda. Dolayısıyla biz işte buradan da görüyorsunuz her gün boğaz hattından yüz binlerce metreküp suyu Asya’dan Avrupa’ya transfer ediyoruz. Fakat kuraklık özellikle Avrupa yakasında çok yakıcı. Bu bölgede de istikrarlı su kaynaklarına ihtiyacımız var. Bu noktada özellikle Rezve Deresi, Mutlu Dere’si Bulgaristan sınırındaki boşa akan bir su. Dolayısıyla bu suyun mesela İstanbul’a getirilmesi, işte Karacaköy bölgesine, Çatalca, Karadeniz kıyısında bir baraj yapılıp orada depolanması, oradan da yine Terkos’u ve bu bölgeyi destekleyici bir baraj dolayısıyla tünel projemiz var çok önemli bir proje. Bunun fizibilitelerini hep yaptık, bitirdik. Dolayısıyla bu konuda da DSİ’den çalışma bekliyoruz, yatırım bekliyoruz. Ortak iş birliği yapabiliriz. Barajı DSİ yapabilir tüneli biz yapabiliriz. Yani İSKİ olarak biz sorumluluğumuzun bilincindeyiz. 90’ıncı yılını kutlayan bir kadim kuruluşu olarak İSKİ, İstanbul’u susuz bırakmamak adına her türlü planlamayı, her türlü yatırımı, her türlü projeyi üretiyor. Ama takdir edersiniz ki bütün bunları tek başımıza yapmamız mümkün değil. Bunu merkezi idarenin çok önemli kıymetli kuruluşlarıyla iş birliği yapmamız gerekir. Onların desteğini almamız gerekir. Biz bu yeni dönemde ortak çalışmaya hazırız. Randevu talep ettik DSİ Genel Müdürümüzden uzun süredir bekliyorum. İnşallah en kısa zamanda kendisini de ziyaret edip İSKİ’yle ortak çalışma için elimizden gelen gayreti göstermiş olacağız.”

“İSKİ’nin borçları ne durumda ve yapılması planlanan Kanal İstanbul, İstanbul’un su kaynaklarını nasıl etkiliyor” sorusuna ise Başa, şu yanıtı verdi:

“İSKİ’NİN BORCUNUN AZALDIĞINI GÖRÜYORUZ”

“İSKİ kendi öz kaynaklarıyla ayakta duran bir teşkilat. Yani biz merkezi idareden İller Bankası’ndan bir miktar pay alıyoruz ama hani bununla biz personel giderlerimizi bile karşılamamız mümkün değil. Dolayısıyla İSKİ’nin en önemli geliri su ve atık su parası. Abonelerimizden aldığımız bir tarife üzerinden hesaplanan su ve atıksu geliri. Bu konuda geçen dönem çok iyi tarifeler yaptık ama maalesef meclisimizden destek alamadık. Yani İSKİ çok mütevazı tarifelerle bu yatırımları yapmayı başardı. Esasen biz hem işletmeciyiz hem de yatırımcı bir kuruluş olarak mutlak suretle İstanbul’un geleceğiningaranti altına alacak yatırımları yapmamız lazım. Dolayısıyla bu noktada ciddi bir kaynağa da ihtiyacımız var. Şu ana kadar işte başkanımızın ortaya koyduğu bereketli bütçe uygulaması hakikaten tüm yatırımlarımızı, giderlerimizi hep öz kaynaklarımızla karşıladık. Hiçbir lira dış kredi almadan bu dönemi geçirdik. Neredeyse şu anda bitirdiğimiz ve devam eden yatırımlarla beraber 80-90 milyar liralık bir yatırım hacmine İSKİ ulaşmış oldu. ve her yıl bütçesinin en az yüzde 40’nı hatta yüzde 40’nın üzerini yatırımlarımıza yani sermaye giderlerimizi harcadığımızı düşünüyorum. İSKİ’nin borçları arttı deniliyor. Bu doğru değil. Arkadaşlarıma hesaplattırdım 2019 yılı itibariyle İSKİ’nin o zamanki dolar kuruyla 264 milyon 422 bin lira borcu varmış. İşte o dönem ki müteahhit borçları vesaire ama 264 hadi 65 milyon diyelim dolarlık bir borcu varmış İSKİ’nin. Biz bu dönem bu kadar dediğim gibi mecliste de çoğunluk olmayınca arzu ettiğimiz tarifeleri alamamamıza rağmen İSKİ’nin borcu artmamış. Tam tersine dolar cinsinden azalttığımızı düşünüyorum. Şu an itibariyle 2023 yılı sonu itibarıyla 239 milyon 285 bin dolar. 264’ten 230’lara inmiş. Tam tersine İSKİ’nin borcunu dolar cinsinden azaldığını görüyoruz. Hiç dış kredi kullanmadık. Tamamen öz kaynaklardan, İSKİ olarak karşılıyoruz.

“BAZI DÖNEMLER GELİRİMİZİN NEREDEYSE YARISI ENERJİ FİYATLARINA GİDİYOR”

Bir de zaman zaman İSKİ elektrik parasını ödemiyor asla öyle bir şey yok. Tabii ki enerji maliyetleri çok arttı. Biz göreve geldiğimizde 2019’da toplam bütçemizin sadece yüzde onu elektrik ve doğal gaz giderlerine ayrılıyordu. Ki inanılmaz biliyorsunuz elektrikte dalgalanmalar oldu ki İSKİ olarak çok ciddi elektrik kullanıyoruz. Çok devasa tesisler işletiyoruz. ve İSKİ’nin elektrik faturası bütçeye yükü yüzde 10’lardan yüzde 30’lara çıktı. Bazı dönemler gelirlerimizin neredeyse yarısı enerji fiyatlarımıza gitmesine rağmen İSKİ hiçbir dönemde ne personel faturası, ne elektrik faturası, ne doğal gaz faturası, ne de işte işletme giderleri ödememe gibi bir durum olmadı. Bizim bu tabii ki borçlarımız var ama bunların hepsi yatırımlardan dolayı olan borçlar. Biz İSKİ’yi borçlandırmıyoruz.

“İSKİ YATIRIM YAPIYOR”

İSKİ yatırım yapıyor müteahhitlerine olan borçlarını hak edişlerini düzenli olarak ödüyor. Dolayısıyla bütün cari giderler, elektriktir, işte doğal gazdır ve diğer işte kimyasal giderleri çünkü çok ciddi rakamlarda işletme giderlerimiz var. Bunları da günü gününe ödüyor. Hiç bizim daha çok talebimiz daha fazla yatırım yapmak üzerine yoksa İSKİ işletme noktasında hiçbir sorunu yok. Sorunu olan bir teşkilat değil ama yatırım yapmamız lazım. Bahsettiğimiz yatırımlar tüneller, çok ciddi dere ıslahları yapıyoruz, atık su arıtma tesisleri yapıyoruz. Atık suda da çok ciddi yatırımlarımız oldu. Yani bunların yapılabilmesi için İSKİ’nin gelire ihtiyacı var. Dolayısıyla bunu da biz öz gelirlerimizden tasarruf yaparak ve bereketli bir bütçe olarak karşılamaya çalışıyoruz. Dolayısıyla İSKİ’nin borçlarının arttığı söz konusu değil. Böyle bir şey olsa zaten her gün biz yüklenicilerle bir şekilde sıkıntı yaşarız. Öyle bir durum söz konusu değil düzenli olarak bunları ödüyoruz. Dışarıda yapılan o tür spekülasyonlara vatandaşlarımız itibar etmesinler. İSKİ kurumsal yapısı çok güçlü bir kuruluş.

“İSKİ’NİN GELİŞTİĞİNİ GÖRÜYORUZ”

Tuzla arıtma gibi Türkiye’nin en büyük arıtma tesisi devreye girdi. İşte Baltalimanı’nda görüyorsunuz devasa bir atık su arıtma tesisini günde 600 bin metreküpün kapasiteli bir tesisi devreye aldık. Enerjisini de hatta oradan sağlayacağız. O yumurta kesitleri görüyorsunuz. Onlar hep bizim enerji ünitelerimiz. Birçok noktada çalışmalarımız devam ediyor. Yani geri dönüşüm suyu çok önemli. Biz atık sudan da artık bunun arıtıp tekrar yeşil olan ve sanayide kullanması için yatırımlar yapıyoruz. Geri dönüşüm suyu kapasitemizi üç katına çıkardık. Yeşil enerji kullanıyoruz elektrik çok önemli bir maliyet bizim için. Bu maliyetleri azaltmak için ciddi manada GES, güneş enerji sistemi yatırımları yapıyoruz. Biz geldiğimizde göreve sadece 1,3 megavat İSKİ elektrik üretiyordu. Bu aylar itibariyle yaptığımız yeni yatırımlarla 10 megavata çıktık. 1,3’ten 10 megavata, yedi sekiz kat yeşil enerjimizi, alternatif enerji kaynaklarımızı arttırmışız. Yani nereye bakarsanız, hangi göstergeye bakarsanız İSKİ’nin geliştiğini görüyoruz.

“KANAL İSTANBUL PROJESİ BİR BARAJI ORTADAN KALDIRIYOR”

Kanal İstanbul’un güzergahına baktığımızda İSKİ’nin maalesef işte çok önemli bir barajı olan Sazlıdere Barajı’nı maalesef ortadan kaldırıyor. Sazlıdere Barajı özellikle geçen yılki kuraklık döneminde ne kadar kritik bir baraj olduğunu ortaya koydu. Bu barajımız olmasaydı mesela geçen sene biz İstanbul’un Avrupa yakasına yeterli su veremeyebilirdik. Dolayısıyla ve burası aynı zamanda bizim bir su toplama havzamız. İstanbul’un zaten Avrupa yakasında su kaynakları kısıntılı. Bir de böyle bir kanalla getirip işte bu havzayı paramparça edersek ve dolayısıyla bir barajı ortadan kaldırırsak İstanbul’un suyunu geleceğini su güvenliğini tehlikeye atmış oluruz diye düşünüyorum. Yine Terkos’un tabii çok yakınından geçiyor. Terkos’a da etkileri bilim insanları tarafından tartışılıyor. Dolayısıyla oranın ekosisteminin bozulacağı, Terkos’un tuzlanacağı ve dolayısıyla bir tatlı su kaynağı olmaktan çıkabileceğine dair endişeler var. Bunu ben değil, bilim insanları söylüyor. ve çok ciddi bir de maliyeti var İSKİ’ye. Eğer sadece oradan o kanalın geçmesi bizim milyarlarca lira İSKİ’nin yatırım yapmasını gerektiriyor. Benim işte isale hatlarımın değişmesi gerekiyor. O zaman Kanal İstanbul gündemdeyken bir hesap yapmıştı arkadaşlarımız. Neredeyse 30 milyar lira yaklaşık bir İSKİ’nin sadece deplese hattı değiştirme ekstra bir yükü olacak. Bunu bizim karşılamamız mümkün değil. Dolayısıyla bir de dediğim gibi yani alternatif su kaynakları koymak lazım.

“AVRUPA BÖLGESİNDEKİ BARAJLARIMIZDAN VAZGEÇEMEYİZ”

Biz Avrupa bölgesindeki hiçbir barajımızdan vazgeçemeyiz. Kesinlikle vazgeçemeyiz ki geçen sene biz bırakın barajları, göletlerden bile su aldık. Dolayısıyla tarihi göletlerimiz bile çok kıymetli. Her bir su damlasına İstanbul’a ihtiyaç var ve dolayısıyla baraj havzalarımızın korunmasına ihtiyaç var. İstanbul’un eğer suyundan ve geleceğinden bahsediyorsak mutlak suretle kuzey ormanlarının, baraj havzalarımızın korunmasına ihtiyaç var. Bu konuda da çok ciddi mücadele veriyoruz. Baraj havzaları, kırmızı çizgimizdir dedik. Buraların koruma planlarını işte hızla devreye aldık. Bu dönemde alıyoruz ve kaçak yapılaşmaya da kesinlikle müsaade etmiyoruz. Bakın 809 tane yapı yıkmışız. Hiç kimsenin gözünün yaşına bakmıyoruz. Tabii bu noktada siyasi iradenin arkamızda olması çok önemli. Sayın başkanımız bu konularda çok hassas. Biz İstanbul’un su kaynaklarının korunması noktasında çok titiziz. İşte kanal da bunlardan bir tanesi bizim için bir tehdit  olarak görüyoruz. Yapılacağını bundan sonra çok tahmin etmiyorum o noktada dediğim gibi İSKİ o deplaseleri yapmasa o çalışmanın olması mümkün değil. Bizim de böyle bir durumda o çalışmaları yapma gibi bir durumumuz söz konusu değil.

“SUYUMUZU DİKKATLİ KULLANMAK ZORUNDAYIZ”

İstanbullulara mesajımız şu olur. Yani bu baraj doluluk oranları tabii bizim için sevindirici. Şu an iyi bir doluluk oranıyla yaza gireceğiz. Bu yaz bir su sıkıntısı olmayacak. Onu kesinlikle söyleyeyim ama vatandaşlarımızdan beklentimiz şu. Baraj doluluk oranları ne olursa olsun. Bir insanlık görevi olarak bir vatandaşlık görevi olarak bir İstanbullu olarak suyumuzu yani yüzde yüz de olsa bagajlarımız taşsa bile bunu dikkatli kullanmak mecburiyetindeyiz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/iski-genel-muduru-safak-basa-ankaya-konustu-melen-baraji-istanbulun-sigortasidir/feed/ 0
İstanbul Barajlarının Doluluk Oranı Yüzde 70 Arttı https://www.haber60.com.tr/istanbul-barajlarinin-doluluk-orani-yuzde-70-artti/ https://www.haber60.com.tr/istanbul-barajlarinin-doluluk-orani-yuzde-70-artti/#respond Wed, 01 May 2024 08:27:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29977 Kış ve ilkbahar mevsimlerindeki yağışların ardından İstanbul’a su sağlayan barajlardaki doluluk oranı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 70 artarak yüzde 82,81 olarak kayıtlara geçti.

İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) verilerine göre, geçen yıl 1 Mayıs’ta yüzde 48,71 olan barajlardaki doluluk oranı, bu yıl son dönemde artan yağışların etkisiyle yükselişe geçti.

Buna göre, barajlardaki doluluk geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 70 artış göstererek, bugün itibarıyla yüzde 82,81 ölçüldü.

Su miktarı Istrancalar’da yüzde 73,83, Terkos’ta yüzde 91,87, Sazlıdere’de yüzde 61,77, Alibey’de yüzde 64,13, Büyükçekmece’de yüzde 77,72, Ömerli’de yüzde 92,15, Darlık’ta yüzde 83,05, Elmalı’da yüzde 88,29, Pabuçdere’de yüzde 76,78 ve Kazandere’de yüzde 78,34 olarak ölçüldü.

Kente su sağlayan ve azami 868 milyon 683 bin metreküp biriktirme hacmine sahip baraj ve göletlerdeki su miktarı ise 719 milyon 33 bin metreküp seviyesinde bulunuyor.

Son 9 yılın doluluk oranları

İSKİ istatistiklerine göre, 1 Mayıs tarihli baraj doluluk oranları 2016’da yüzde 84,02, 2017’de yüzde 86,58, 2018’de yüzde 88,58, 2019’da yüzde 91,07, 2020’de yüzde 68,57, 2021’de yüzde 80,64, 2022’de yüzde 87,69, 2023’te yüzde 48,71, bugünkü oran yüzde 82,81 olarak kayıtlara geçti.

Melen ve Yeşilçay’dan bu yıl 215,22 milyon metreküp su alındı. İçme suyu arıtma tesislerinden bu yıl kente verilen su miktarı ise 359 milyon 85 bin metreküp olarak hesaplandı.

“Suyumuz bol diye bol bol harcamayalım”

İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi Deniz ve İçsu Kaynakları Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Meriç Albay, AA muhabirine, İstanbul’un büyük bir şehir olduğunu, kentte günde 3 milyon metreküpün üzerinde su tüketildiğini söyledi.

Geçen yıl İstanbul’un su ihtiyacı bakımından büyük bir tehlike atlattığını belirten Albay, “Barajlarda yüzde 20’nin altına düşen bir su varlığımız vardı. Kuşkusuz Melen Çayı ile bunlar destekleniyor ama nüfus çok yoğun olduğu için aşırı su tüketimiyle beraber yağışların olmaması büyük bir sıkıntı yaratmıştı.” diye konuştu.

Prof. Dr. Albay, bu yıl yağışların iyi olduğunu kaydederek, “Kış aylarını iyi geçirdik, ilkbahar iyi geçiyor gibi. Nisan ayını da iyi geçirdik sayılır. Mayıs ayında da eğer yağışlar gelirse yaz aylarında hiçbir sıkıntı yaşanmayacak. Bunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Hatta sonbaharda bile ben büyük bir tehlike görmüyorum.” ifadelerini kullandı.

Bu duruma rağmen su kullanımına özen gösterilmesi gerektiğinin altını çizen Albay, şöyle devam etti:

“İstanbul devasa bir şehir olduğu için insanlar suyu tüketirken çok dikkatli olmalılar. İstanbul’daki yağışlar şu anda barajların yüzde 82’nin üzerinde bir doluluk oranına gelmesine neden oldu. Biraz daha yağarsa bu yüzde 85’lere doğru yükselecek gibi gözüküyor. En azından 2024 yılını rahat geçireceğiz. Bu durum bizi rahatlatmasın. Suyumuz bol diye bol bol harcamayalım, her yerde tüketirken azami dikkati gösterelim. Mutfakta, banyoda, araba yıkarken, tarımda nerede kullanıyorsak suyu gerçekten dikkatlice kullanalım. Bu bizim için bir ev ödevi olmalı.”

“Havzalarımızı korumamız lazım”

Prof. Dr. Albay, geçmişte birçok bölgede üst üste kuraklık yaşandığını hatırlattı.

Böyle bir durumun olması durumunda İstanbul’un büyük sıkıntı yaşayabileceğini dile getiren Albay, bu nedenle su bütçesi ile insan popülasyonunun birlikte düşünülmesinin önemli olduğunun altını çizdi.

Albay, barajların etrafında yapılaşmaya izin verilmemesi gerektiğini vurgulayarak, “Zaman zaman insanlar barajların kenarına pikniğe de gidiyor, oralarda atıklar bırakıyorlar, bu doğru değil. Havzalarımızı korumamız lazım.” değerlendirmesinde bulundu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/istanbul-barajlarinin-doluluk-orani-yuzde-70-artti/feed/ 0
57 Yıl Sonra Gelen Tapular Derbent Sakinlerini Sevindirdi https://www.haber60.com.tr/57-yil-sonra-gelen-tapular-derbent-sakinlerini-sevindirdi/ https://www.haber60.com.tr/57-yil-sonra-gelen-tapular-derbent-sakinlerini-sevindirdi/#respond Mon, 29 Apr 2024 22:21:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29786 57 yıl sonra gelen tapular Derbent sakinlerini sevindirdi

Derbent Mahallesi sakinleri yıllardır bekledikleri tapularına kavuştu

DENİZLİ – Denizli’nin Buldan ilçesinde 1967 yılında baraj yapılacağı gerekçesiyle taşınan 400 nüfuslu 90 haneli Derbent Mahallesi sakinleri, aradan geçen 57 yıl sonra tapularına kavuşmanın sevincini yaşadı. Konuyu yıllardır gündemde turan mahalle muhtarı, emeği geçen yetkililer teşekkür etti.

1967 yılında dönemin Adalet Partisi iktidarında Derbent köyüne sulama barajı yapılması kararı alındı. Baraj yapılacak olmasından dolayı Derbent Mahallesi baraj alanı içerisinde yani su altında kaldı. Dönemin bakanlar kurulu kararı ile mahallenin baraj alanı dışına taşınması kararı alındı ve uygulandı. Mahalle alınan kararla birlikte baraj alanının yaklaşık 10 kilometre dışından yeniden kuruldu.

Mahalle, Fatıma Bağcı isimli şahıstan alınan 46 dönüm arazi üzerine yeniden kuruldu. Fakat farklı gerekçelerden tapunun devir teslim işlemi gerçekleşmedi ve arazi sahibi Bağcı İzmir’e taşındı. Aradan geçen süre içerisinde Bağcı ve eşi vefat edince belli bir süre sonra da arazi hak sahibi olmadığı için hazine arazisi olarak tapulandırıldı. Aradan seneler geçmesine rağmen mahalledeki 90 yapı ve tarım arazilerinin tapuları çıkarılamadı.

2020 yılında yıllardır devam eden tapu sorununu kamuoyu gündemine getiren dönemin mahalle muhtarı Yaşar Öz, “Devir etmek isteyen vatandaşlarımız var. Devir teslim işlemlerini tapu olmadığı için yapamıyorlar. Bu mağduriyetin bir an evvel çözülmesini devlet büyüklerimizden talep ediyorum. Köyümüzde camimiz, sağlık ocağımız, okulumuz hepsi var. Devlet kurumu olarak kurumlarımız var ama bir türlü tapumuz yok. Köyün tapusunu bir an evvel alınmasını talep ediyorum” derken; köyün eski yerleşim yerinden bu yana olan süreci anlatan Mustafa Akten ise “Bu derbent köyümüz 1967 yılında inşaatı biten derbent barajı sonrasında köyümüz buraya geldi. Köyümüz buraya gelmeden önce köy muhtarlığı aracılığıyla üzerinde bulunduğumuz tarla köy muhtarlığı tarafından Buldan’da ki bir şahıstan alındı. Tarlanın tapu işlemleri çeşitli gerekçelerden alınamadı. Daha sonraki yıllar içerisinde diğer muhtarlarda bu sorunu çözemediler. Ancak köyümüzde gerekli olan tüm devlet hizmetleri müracaatlar sonucu olarak geld. Köyümüz var olduğu halde seçimlerde de oy kullandığımız, vergilerimizi de verdiğimiz halde bir türlü köyümüzün tapusu verilmedi. Şu anda da yeni muhtarımız tapuların alınması için gerekli müracaatlarını yapıyor. Bu işlemlerin bir an önce bitirilmesi gerektiği kanaatindeyiz. 53 yıldır köyümüzdeki insanlar mağdur durumdadır. Tapular 53 yıldır alınamadı. Bir türlü köyümüzün tapuları verilmedi. Hazineye geçirildi. Geçmiş dönem muhtarlara kolaylık olur diye ‘hazineye geçsin’ demişler. Tüm ilgililerin bu konuyu göz önünde bulundurarak köyümüzün mağduriyetini gidermek için tapuları bir an öncesi vermeleri gerekmektedir diye düşünüyoruz” ifadelerini kullanmıştı.

Tapu sorunu 57 yıl sonra çözüldü

Yaklaşık 400 kişinin yaşadığı, oy kullanılan, vergi verilen hatta okul, sağlık ocağı ve cami gibi devlet kurumlarının bulunduğu köydeki tapu sorunu nihayet mutlu sonla noktalandı. Yaklaşık 88 hak sahibi vatandaş, 57 yıldır yaşadıkları sorunun çözüme kavuşturulmasının ardından tapularını almaya hak kazandı.

Buldan Belediye Başkanı Mehmet Ali Orpak, Buldan Tapu Müdürlüğünde hak sahibi vatandaşların tapularını almalarının sevincine ortak oldu. Yıllardan bu yana çekilen sıkıntıların sona ermesinden dolayı büyük sevinç yaşadığını dile getiren Başkan Orpak, “Yılların tapu sorunu artık çözüme kavuşmuştur. Bende vatandaşlarımız gibi bu sorununun çözülmesinden dolayı mutluyum. Artık vatandaşımız kendi evinde barkında, daha mutlu ve daha refah içinde yaşayacaktır. Tapularımız Buldan’ımıza ve Derbent Mahallemize hayırlı uğurlu olsun” dedi.

“Köylümüz tapularını aldığı için mutlu”

Mahalle muhtarı Yaşar Öz ise “Köyümüz yıllar önce baraj yapımı nedeniyle taşınmıştı. Taşınmanın ardından vatandaşlarımız tapularını alamamıştı. Uzun yıllar uğraşmamıza rağmen tapularımızı alamıyorduk. Buldan Belediyesi ve bizim girişimlerimiz sonucunda tapularımızı vatandaşlarımıza kazandırdık. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Köylümüz tapularını aldığı için mutlu” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/57-yil-sonra-gelen-tapular-derbent-sakinlerini-sevindirdi/feed/ 0
Yusufeli’de Belediye Seçimlerini CHP Kazandı https://www.haber60.com.tr/yusufelide-belediye-secimlerini-chp-kazandi/ https://www.haber60.com.tr/yusufelide-belediye-secimlerini-chp-kazandi/#respond Sat, 20 Apr 2024 08:27:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=28420 Türkiye’nin en büyük barajının yapıldığı ve yeniden bir ilçenin inşa edildiği Yusufeli’nde yapılan ilk belediye seçimlerinde vatandaşların tercihi Cumhuriyet Halk Partisi oldu.

Artvin’de Çoruh Nehri üzerinde inşa edilen kemer baraj sınıfında 275 metreyle Türkiye’nin birinci, dünyanın beşinci en yüksek barajı olan Yusufeli Barajı ve HES nedeniyle Yusufeli baraj sularına gömülmüş, bu nedenle üst kotlarda yeniden bir ilçe inşa edilmişti. Yeni yerleşim yerlerine 1,5 yıl önce taşınan ilçe halkı, ilk yerel seçimlerini 31 Mart 2024 tarihinde gerçekleştirdi.

Üç dönem Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) kazandığı belediye bu kez el değiştirerek Cumhuriyet Halk Partisine geçti. Seçimi 48 oy farkıyla CHP’nin adayı Barış Demirci kazanırken, 56 yıl sonra CHP’nin ilçede galip gelmesi partililer tarafından mutlulukla karşılandı. Aynı zamanda bir çok yatırıma rağmen AK Parti’nin kaybetmesinin tepki oyundan kaynaklı olduğu belirtildi.

Başkan Demirci: “Devletin bu kadar yatırımlarına rağmen AK Parti 100 sene yerelde seçimi kaybetmemesi lazımdı”

Belediye Başkanı Barış Demirci seçimle ilgili yaptığı açıklamasında, “Devletin bu kadar yatırım yapmış olduğu bir yerde AK Parti iktidardan düşmüş olsa dahi en azından yerelde 100 sene belediye seçimi kaybetmemesi lazım. Sadece bu yatırımlardan bahsediyorum. Eğer Yusufeli halkı ilk seçimlerde değişimden yana tercihini kullanmışsa iktidar temsilcilerinin dönüm kendilerine bakmasını istirham ediyorum. Çünkü bu dağıtımlar yapılırken adil değillerdi. İnsanların ellerinden alınıp bir başkasına verildi. İnsanlar burada huzursuz oldu. Biz makama geldikten sonra en fazla mağduriyet konut mağduriyeti olduğunu gördük. Konut mağduriyetlerinde adaletsizliklerin giderilmesi gerekiyor. Biz bunları da gerçekleştireceğiz” dedi.

“Mevcut iktidarın yapamadıklarının bizler yapacağız”

“Cumhuriyet Halk Partisi adı altında 56 yıl sonra başarı elde ettik” diyen Demirci, “Her ne kadar zor olsa da kolay olanı yaptık. Esas işimiz bundan sonra. Mevcut iktidarın yapamadıklarını bu saatten sonra bizler yapacağız. Onun sorumluluğuyla hareket ediyoruz. En büyük sıkıntı konut sıkıntısı, kiralık daire sıkıntısı ve istihdam sıkıntısı. 500 konutlu bir projemizle bu üç sorunu ortadan kaldıracağız” şeklinde konuştu.

“Yusufeli hem fizikken baraj altında kaldı hem de siyasetten”

İlçede esnaflık yapan Ali Tamyürek ise “Bu kadar yatırımın yapıldığı başka bir ilçe yoktur sanırım. Lakin Yusufeli’nde bir taşınma süreci yaşandı. Eski yaşanmışlıklar sular altında bırakıldı eski düzene geçildi. Galiba halkla birebir olunamadı. İnsanların ihtiyaçları birebir karşılanmadı. Bir çok mağduriyetler var. Yapılan güzel şeyler de var ama insanlar kaybettiklerinden daha çok etkileniyor. Burada iktidar yatırımlarında vatandaşa birebir ulaşılamamış olabilir diye düşünüyorum. Çünkü kaybettiğimiz çok değerimiz var. Yeni yerleşim yerine alışmak bizi çok zorladı. Burada insanlar değişim istedi çünkü yıpranmışlıkta var. Yusufeli hem fizikken baraj altında kaldı. Siyaseten de baraj altında kalma durumu yaşandı” ifadelerini kullandı.

“Barajın ilçeye hiçbir karı olmadı”

İlçe sakinlerinden Hüseyin Alkan (87) ise “Burada bir çok insan mağdur oldu. Esnaf da mağduriyet yaşadı. Yusufeli barajının ilçeye hiçbir karı yok bence. Yollarımız uzadı, köprülerde sıkıntı çıktı” diye konuştu.

“Devlet istediğini aldı vatandaşlar alamadı”

Mehmet Dalkılıç ise “Devlet Yusufeli barajı yaparak istediğini aldı ama vatandaş istediğini alamadı. Eski ilçede kendi yerim vardı hak sahibi olmadım, yeni ilçede kiracı oldum” dedi.

“Burada hak mağduriyeti yaşandı”

İlçe halkından Kuddüs Çiçek de, “Buradaki en büyük mağduriyetlerden biri hak mağduriyeti. Yaşamayan insanların hak sahibi olmaları büyük bir tepki aldı. Bunu ifade etsek de karşılık bulamadık. İnsanlarda buna ister isteme tepki oyu verdi. Kiralık ev de bulamıyoruz, kiralar çok pahalı, ev sahipleri kim onları da bulamıyoruz” şeklinde konuştu. – ARTVİN

]]>
https://www.haber60.com.tr/yusufelide-belediye-secimlerini-chp-kazandi/feed/ 0
Balcılar Barajı Projesine Karşı İtirazlar Artıyor https://www.haber60.com.tr/balcilar-baraji-projesine-karsi-itirazlar-artiyor/ https://www.haber60.com.tr/balcilar-baraji-projesine-karsi-itirazlar-artiyor/#respond Tue, 16 Apr 2024 00:00:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27553

ESMA TURAN

Muğla’nın Köyceğiz ilçesi Boğa Deresi üzerinde Devlet Su İşleri tarafından sulama ve enerji amaçlı yapılması planlanan ‘Balcılar Barajı, Hidroelektrik Santralleri ve Sulama Projesi’ne, ekosistem ve yaşam düzeninin bozulacağı gerekçesiyle karşı çıkan bölge halkı ve çevre dernekleri, yaklaşık 300 itiraz dilekçesini Muğla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’ne teslim etti.

Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü, 21. Bölge (Aydın) Müdürlüğü tarafından Muğla’nın Köyceğiz ilçesi sınırları içerisinde Boğa Deresi üzerinde sulama ve enerji amaçlı ‘Balcılar Barajı ve Sulaması, Hidroelektrik Santralleri, Malzeme Ocakları, Kırma-Eleme-Yıkama Tesisi ve Beton Santrali’ yapılması planlanıyor. Proje ile ilgili olarak hazırlanan ÇED raporuna, İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu (İDK) tarafından incelenerek son şekli verildi. Söz konusu rapor halkın görüş ve önerilerini almak üzere ÇED Yönetmeliği’nin 14.Maddesi (1) no’lu bendi kapsamında Bakanlık’ta ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nde 10 takvim günü görüşe açıldı.

Ekosistem ve yaşam düzeninin bozulacağını kaydeden bölge halkı, projenin olumsuz etkileri hakkında açıklama yaparak bugün projeye karşı yaklaşık 300 dilekçeyi Muğla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’ne verdi.

“BİNLERCE SIĞLA AĞACI KESİLECEK, ARICILIK BİTECEK”

Baraj projesinin bölgeye çok ciddi zararlar vereceğini kaydeden eski CHP Muğla Milletvekili Avukat Burak Erbay şöyle konuştu:

“Köyceğiz ilçesi Balcılar Mahallesi sınırları içerisinde yapılmak istenen baraj projesine karşı Muğla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü önündeyiz. Aldığımız bilgiye göre Balcılar Mahallesi’nde Boğa Deresi üzerine bir baraj yapılmak isteniyor. Bu baraj yapılırken Namnam Çayı’ndan su alınacak. Oluşturulacak olan baraj yapılırken çok fazla ağaç kesilecek, taş kırma tesisleri yapılacak, dinamit patlatılacak. Orada 5 yıl sürecek bir inşaattan bahsediliyor bunun sonucunda da bölge fazlasıyla zarar görecek. Balcılar mahallesi arıcılık ile geçinen bir bölge. Buradaki baraj faaliyeti yapıldıktan sonra arıcılık faaliyeti ölecek. Bundan da öte Balcılar Mahallesi’nden aşağıdaki bölgede Hamitköy, Zaferler ve Döğüşbelen, binlerce dönüm arazide üreticiler narenciye ve meyve sebze üretimi ile uğraşmakta. Burada su toplandığı takdirde olduğu gibi ovanın kuruma riskiyle karşı karşıyayız. Bu bölge deprem bölgesi. Ciddi hayati tehlikelerin olması ihtimali söz konusu. Yine bölgemiz dünyaca ünlü koruma altında olan sığla ağaçlarının olduğu bir bölge, binlerce sığla ağacı kesilecek.

“300’E YAKIN İTİRAZ DİLEKÇESİ VERİLDİ”

Bayram tatilinden birkaç gün önce bir nihai ÇED kararı açıklandı. Bu ÇED’e karşı çevre örgütlerince bir imza kampanyası ve 300’e yakın itiraz dilekçemizi Muğla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’ne vereceğiz. Bunun dışında CİMER’den yapılan itirazlar. Hukuki olarak takipçisi olacağız. Ula, Köyceğiz ve Büyükşehir Belediyemizinde bu konuda itirazları vardır. Barajın bu bölgede yapılmasının uygun olmadığını düşünüyoruz. Oradaki doğa, hayat devam etmeli diyoruz.”

“SIĞLA ORMANLARINA ZARAR VERECEK”

Balcılar Barajı Projesi’nin iptalini ve ÇED sürecinin sonlandırılması talep eden Balcılar Muhtarı Kadir Topsakal müdürlük binası önünde, “Mahallemizde yapılacak olan baraja karşı çevre dernekleriyle, belediyeler ile mücadele veriyoruz. Mahallemize çok büyük zararları olacağını düşünüyoruz. Sığla ormanlarına ve ekolojiye zararları olacağını düşündüğümüz için bugün burada itiraz dilekçemizi vereceğiz” açıklamasını yaptı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/balcilar-baraji-projesine-karsi-itirazlar-artiyor/feed/ 0
İstanbul’daki barajlardaki doluluk oranı yüzde 81,29 https://www.haber60.com.tr/istanbuldaki-barajlardaki-doluluk-orani-yuzde-8129/ https://www.haber60.com.tr/istanbuldaki-barajlardaki-doluluk-orani-yuzde-8129/#respond Mon, 15 Apr 2024 08:57:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27464 İstanbul’a su sağlayan barajlardaki doluluk oranı yüzde 81,29 seviyelerinde kaydedildi.

İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) verilerine göre, barajlardaki su doluluk oranı yaklaşık bir aydır aynı seviyelerde seyrediyor.

Bugün itibarıyla barajlardaki doluluk oranı yüzde 81,29 ölçüldü.

Su miktarı; Istrancalar’da yüzde 42,89, Terkos’ta yüzde 86,19, Sazlıdere’de yüzde 60,27, Alibey’de yüzde 66,63, Büyükçekmece’de yüzde 76,03, Ömerli’de yüzde 92,15, Darlık’ta yüzde 86,35, Elmalı’da yüzde 88,46, Pabuçdere’de yüzde 73,51 ve Kazandere’de yüzde 74,52 olarak kaydedildi.

Melen ve Yeşilçay’dan bu yıl 189,32 milyon metreküp su alındı. İçme suyu arıtma tesislerinden bu yıl kente verilen su miktarı ise 310 milyon 96 bin metreküp olarak hesaplandı.

Bu yılın ilk 4 ayında barajlara düşen yağış miktarı metrekare başına 248,89 kilogram oldu.

Kente su sağlayan baraj ve göletler 868 milyon 683 bin metreküp biriktirme hacmine sahipken su miktarı bugün itibarıyla 706,18 milyon metreküp olarak kaydedildi.

İstanbul’da günlük su tüketimi, dün itibarıyla 3 milyon 92 bin metreküp olarak ölçüldü.

Son 10 yılın doluluk oranları

İSKİ istatistiklerine göre, 15 Nisan tarihli baraj doluluk oranları 2014’te yüzde 32,95, 2015’te yüzde 97,32, 2016’da yüzde 86,69, 2017’de yüzde 87,38, 2018’de yüzde 91,21, 2019’da yüzde 92,93, 2020’de yüzde 70,07, 2021’de yüzde 80,48, 2022’de yüzde 87,91, 2023’te yüzde 45,18 iken, bugünkü oran yüzde 81,29 olarak kayıtlara geçti.

“Yer altındaki su, barajları beslemeye devam ediyor”

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Toros, AA muhabirine yaptığı açıklamada, İstanbul’un barajlarının doluluk oranının arzu edilen seviyede olmadığını söyledi.

Oranların geçen yıla göre yüksek olmasını sevindirici bir durum olarak niteleyen Toros, “İstanbul barajlarındaki doluluk oranı uzun zamandır yüzde 80 civarında seyrediyor. Sonbaharda yağmur yağdığı zaman yağmur suyunun birçoğu buharlaşır, birçoğu da akıp gider ama ilkbaharda genellikle sağanak şeklindeki hafif yağışlar olduğu zaman bu yağış toprak tarafından emilir. Yer altındaki su, bilhassa nisan ve mayıs aylarında barajı beslemeye devam eder. Onun için barajlardaki doluluk seviyesi dikkat ederseniz hep yüzde 80 civarında seyrediyor.” dedi.

İstanbul’un genelde en fazla yağışı aralıkta aldığını aktaran Toros, ekim, kasım, aralık, ocak, şubat ve mart ayının yağışların en çok görüldüğü dönemler olduğunu, nisandan itibaren eylüle kadarki dönemin yağışın son derece az olduğu aylar olduğunu belirtti.

Prof. Dr. Toros, şu anda biriktirilen suyun yazın haziran, temmuz, ağustos ve eylül aylarında çok iyi şekilde kullanılması gerektiğine dikkati çekerek, “Bir sonraki yıl veya 2024 yılının eylül, ekim, kasım ve aralık ayları geldiği zaman susuzluk çekmeyelim. ‘Acaba İstanbul’un suyu bitecek mi, bitmeyecek mi?’ diye böyle bir yapıya girmememiz için nisan ayına kadar barajdaki doluluk oranı bizim geleceğe bakmamız anlamında son derece anlam ifade ediyor. Dolayısıyla şu an için barajlardaki doluluk oranı idare edecek seviyede diyebiliriz.” diye konuştu.

Kentte 2013 yılında günlük su tüketiminin ortalama 2,5 milyon, 2023 yılında ise ortalama 3 milyon metreküpü geçtiğini aktaran Toros, su tüketimi artışının bu şekilde devam etmesi durumunda barajların yüzde 100 dolu olması durumunda bile suyun yetersiz hale geleceğini kaydetti.

“Yağmur hasadı” konusunun önemli olduğunu vurgulayan Toros, fabrikanın, sitelerin ve parkların kullanım suyunun yerinde biriktirilmesi durumunda sorunun çözüleceğini belirtti.

Prof. Dr. Toros, “İstanbul’un suyu bitecek mi, bitmeyecek mi?” tartışmasına girilmemesi için şu önerilerde bulundu:

“Yağmur hasadı yapmak ve evimizdeki, iş yerimizdeki suyu daha verimli kullanmak. Yağmur hasadı yaptığımız takdirde hem maliyet anlamında hem de İstanbul’un var olan su kaynağını uzun süre kullanabilme anlamında iyi bir çözüm olacağını düşünüyorum.”

İstanbul’un barajlardaki en yüksek su seviyelerine, nisan ve mayıs aylarında, çok nadir olarak haziran ayında ulaşıldığını anlatan Toros, “Dolayısıyla barajların doluluk oranının artık bu yüzde 80’ler civarından daha fazla artacağını tahmin etmiyorum. Bundan sonraki süreçte var olan suyu, bu yüzde 81’lik doluluğu yıl boyu daha verimli nasıl kullanabiliriz, bunu tartışmak lazım. Büyük ihtimalle daha yüksek seviyelere ulaşmaz.” değerlendirmesini yaptı.

Prof. Dr. Toros, evlerde suyun en fazla sifonda kullanıldığını, bu sistemde bir kerede 4 litre su harcamak yerine kademeli sifon sisteminin oluşturulabileceğini söyledi.

Mutfakta meyve ve sebzelerin yıkandığı suyun, çiçekleri sulamada veya lavaboda da kullanılabileceğini aktaran Toros, diş fırçalarken muslukların açık kalmaması gerektiğini vurguladı.

Muslukların başlarına tasarruf başlıkları takılmasını tavsiye eden Toros, “Biz evimizde, iş yerimizde ‘Bir damla suyu daha verimli nasıl kullanabiliriz? Bir damla suyu nasıl israf etmeyebiliriz’, bunun çalışmalarını yapmamız gerekiyor, düşünmemiz gerekiyor. Su tasarrufu yaptığımız zaman hem bütün su ihtiyacımız giderilmiş olacak hem de su giderimiz daha az olacağı için ekonomik olarak cebimize katkı sağlamış olacağız.” ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Toros, “Eğer Melen ve Yeşilçay olmasaydı 2023 yılında İstanbul susuz kalacaktı. 2023 yılında kente 1 milyar 117 milyon metreküp su verildi. Bunun 748 milyon metreküpü Melen ve Yeşilçay’dan geldi. Dolayısıyla artık Melen ve Yeşilçay’a can simidi gözüyle bakıyoruz. O barajlar olmazsa İstanbul susuz kalır.” dedi.

“Atalarımız ‘Su hayattır’ demişler”

Bu çağda en önemli varlığın su olduğunun altını çizen Toros, şu ifadeleri kullandı:

“Atalarımız ‘Su hayattır’ demişler. Dolayısıyla suyu daha verimli nasıl kullanabiliriz? Sudan daha fazla daha farklı nasıl istifa edebiliriz? Bunu her kurum, kuruluş, kişi kendi çapında öneriler üretmesi ile güzel çözümler ortaya çıkabilir. Bizim benim önereceğim bir çözüm sizin önereceğiniz çözümün yanında çok basit kalabilir. Onun için her bir vatandaşımızın kendi çapında çözüm üretmesi son derece değerlidir.”

Prof. Dr. Toros, tüketilen suyun yüzde 75’inin tarımda kullanıldığını, bu nedenle tarımda sulamanın sızma ve damlama gibi sistemlerle planlanması gerektiğini kaydetti.

Tarımda, soğuk ve rüzgarsız zamanlarda sulamanın yapılması gerektiğini anlatan Toros, her ürünün su ihtiyacının farklı olduğunu, bunun belirlenerek ona göre bir sulama yapılması gerektiğini sözlerine ekledi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/istanbuldaki-barajlardaki-doluluk-orani-yuzde-8129/feed/ 0
Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi, İliç’teki Altın Madeni Ocağının Çevresel Etkilerini Araştırıyor https://www.haber60.com.tr/erzincan-binali-yildirim-universitesi-ilicteki-altin-madeni-ocaginin-cevresel-etkilerini-arastiriyor/ https://www.haber60.com.tr/erzincan-binali-yildirim-universitesi-ilicteki-altin-madeni-ocaginin-cevresel-etkilerini-arastiriyor/#respond Wed, 06 Mar 2024 03:27:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=15963 Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesinden (EBYÜ) alanında uzman akademisyenler, Erzincan’ın İliç ilçesindeki altın madeni ocağında 13 Şubat’ta meydana gelen toprak kaymasının çevresel etkilerini araştırmaya devam ediyor.

Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Çağrı Çırak, maden ocağı sahasında gazetecilere yaptığı açıklamada, üniversitenin öğretim üyeleri olarak, maden sahasında meydana gelen toprak kaymasının çevresel etkileri ile alakalı değerlendirme ve raporlaştırma yapmak için bölgede bulunduklarını söyledi.

Bütün maden sahasını gezdiklerini anlatan Çırak, şunları kaydetti:

“Bu zamana kadar Devlet Su İşleri, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile İl Afet Acil Durum Müdürlüğü ekiplerinin yaptıkları çalışmaları yerinde gördük. Ekiplerin yanı sıra maden sahasında yapılan tüm kimyasal analizleri ve burada elde edilen tüm ölçümleri de değerlendirdik. Bununla alakalı bazı değerlendirmeleri hocalarımla birlikte sizinle paylaşmak istedik. Biz hislerimizle değil, ölçtüklerimizle açıkça konuşabiliriz. Şu an elimizdeki deneysel veriler, örnek alınan noktaların hiçbirinde siyanüre rastlanmadığını gösteriyor. Bunun dışında bir şey varmış gibi düşünmemiz anlamsız. Bilimsel ölçümler, barajda herhangi bir siyanür miktarını ölçemedi. Diğer kısımlarda da olması gerektiği miktarın çok çok altında veriler var.”

“Tüm analizler sürekli olarak takip ediliyor”

EBYÜ İnşaat Mühendisliği Bölümü Hidroloji Uzmanı Doç. Dr. Yıldırım Dalkılıç ise sahadan alınan numunelerle tüm analizlerin yapıldığını ifade etti.

Bölgede iki gözlem kuyusunun açıldığını belirten Dalkılıç, “Burada su ve toprak kalitesi ölçümleri yapılıyor. ‘Olası bir risk var mıdır, birtakım değerlerde ani yükselişler söz konusu mudur, bunlar risk oluşturmakta mıdır?’ bunlarla ilgili tüm analizler sürekli olarak takip ediliyor.” dedi.

Sabırlı Deresi’nin suyunun liç alanına temas etmemesi için gerekli tüm önlemlerin alındığını vurgulayan Dalkılıç, “Heyelan önüne kaya dolgu seddi yapılmış. Bu set heyelanın dereye doğru ilerlememesi için alınan tedbirlerden bir tanesi. Asıl planlanan ise liç bölgesinden hemen önce suyu çevirerek, derenin akış yönünü değiştirerek, heyelan bölgesiyle temas etmeden direkt olarak Karasu’ya ulaşmasını sağlamak. Planlaması DSİ tarafından yapılmış, şu an çalışmalar devam ediyor.” diye konuştu.

EBYÜ Temel Bilimler Araştırma Uygulama Merkezi Müdürü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kemal Volkan Özdokur da üniversitelerden heyetlerin belirlediği, öngördüğü bölgeler dahilinde 17 noktadan yer altı ve yer üstü sularından numuneler toplandığını aktardı.

“Yer altı ve yer üstü toprak örnekleri de inceleniyor”

Ayrıca hali hazırda madenin kullandığı havadaki hidrojen siyanür miktarını ölçen sistemlerden de veri akışının sürekli takip edildiğini söyleyen Özdokur, “Yer altı ve yer üstü toprak örneklerinden yapılan hidrojen siyanür, siyanür analizi, toplam siyanür, serbest siyanür, her biri hem burada yapılmakta hem de bakanlığımızın referans laboratuvarında bu analiz sonucu doğrulanmakta. Ayrıca özel iki laboratuvar tarafından da test edilerek kayda alınmaktadır.” ifadelerini kullandı.

Özdokur, baraj suyuna siyanür karışıp karışmadığıyla ilgili bir soruya şu yanıtı verdi:

“Biz bilim insanları verilerle konuşmakla mükellefiz. Elimizde o bölgelerden alınmış su örnekleri var. Bu örneklerin siyanür sonuçları belli. Barajda siyanür, cihazın ölçebileceği düzeyde bile değil. Şu anki standart ölçüm metodumuzla barajdaki seviyeyi ölçemiyoruz bile. 14 Şubat’tan bugüne kadar Avrupa Çevre Koruma Ajansının belirlediği maksimum limite yaklaşan sızıntı, kirlilik tespit etmemiş bulunuyoruz. Elde ettiğimiz sonuçlar herhangi bir sızıntının varlığını bize göstermemektedir. Bağıştaş Barajı’ndaki örnekleme kuyularından alınan örnekler de siyanür cihazının ölçebileceği seviyenin altında görülmektedir. Herhangi bir siyanür kalıntısı ölçülmemiştir. Şu ana kadar elde ettiğimiz veriler bölgede siyanürle ilgili kalıntının olmadığını göstermektedir.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/erzincan-binali-yildirim-universitesi-ilicteki-altin-madeni-ocaginin-cevresel-etkilerini-arastiriyor/feed/ 0
İstanbul’daki barajlardaki doluluk oranı yüzde 118 arttı https://www.haber60.com.tr/istanbuldaki-barajlardaki-doluluk-orani-yuzde-118-artti/ https://www.haber60.com.tr/istanbuldaki-barajlardaki-doluluk-orani-yuzde-118-artti/#respond Wed, 21 Feb 2024 09:00:40 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=10459 İstanbul’a su sağlayan barajlardaki doluluk oranı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 118 artış göstererek, yüzde 76,25 seviyesine yükseldi.

İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) verilerine göre, geçen yıl 21 Şubat’ta yüzde 34,92 olan barajlardaki doluluk oranı, bugün itibarıyla yüzde 76,25 olarak ölçüldü.

Buna göre, barajlardaki doluluk geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 118 arttı.

Su miktarı Istrancalar’da yüzde 76,68, Terkos’ta yüzde 71,57, Sazlıdere’de yüzde 55,29, Alibey’de yüzde 75,32, Büyükçekmece’de yüzde 73,08, Ömerli’de yüzde 88,59, Darlık’ta yüzde 90,23, Elmalı’da yüzde 89,21, Pabuçdere’de yüzde 56,8 ve Kazandere’de yüzde 60,68 olarak ölçüldü.

Kente su sağlayan ve azami 868 milyon 683 bin metreküp biriktirme hacmine sahip baraj ve göletlerdeki su miktarı ise 662 milyon 4 bin metreküp seviyesinde bulunuyor.

Son 9 yılın doluluk oranları

İSKİ istatistiklerine göre, 21 Şubat tarihli baraj doluluk oranları 2016’da yüzde 86,79, 2017’de yüzde 86,81, 2018’de yüzde 79,91, 2019’da yüzde 91,46, 2020’de yüzde 62,18, 2021’de yüzde 50,56, 2022’de yüzde 80,37, 2023’te yüzde 34,92 iken, bugünkü oran yüzde 76,25 olarak kayıtlara geçti.

Alibey Barajı’ndaki doluluk geçen yıla göre yüzde 544 arttı

Alibey Barajı’nda geçen yıl 21 Şubat’ta yüzde 11,69 olan doluluk oranı, bugün 75,32’ye yükseldi. Artış, yüzde 544 olarak gerçekleşti.

Büyükçekmece Barajı’nda geçen yıl yüzde 32,79 olarak ölçülen doluluk oranı, bu yıl yüzde 123 yükselişle yüzde 73,08 olarak kayıtlara geçti.

Darlık Barajı’nda geçen yıl aynı tarihte 38,56 olarak ölçülen doluluk oranı, bugün itibarıyla yüzde 90,23 oldu. Darlık’ta doluluk, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 134 arttı.

Elmalı Barajı’nda geçen yıl 21 Şubat’ta yüzde 36,58 olan doluluk oranı, bu yıl yüzde 144 yükselişle yüzde 89,21 olarak kaydedildi.

Istrancalar’da geçen yıl yüzde 42,81 olan doluluk oranı, bugün yüzde 76,68 olarak kaydedildi. Barajdaki doluluk geçen yıla göre yüzde 79’a yükseldi.

En çok artış Kazandere Barajı’nda

Kazandere Barajı’nda 21 Şubat 2023’te yüzde 3,62 olarak ölçülen doluluk oranı, bu yıl yüzde 1576 artışla 60,68 olarak kayıtlara geçti.

Ömerli Barajı’nda su doluluk oranı bugün itibarıyla yüzde 88,59 olurken, geçen yıl aynı dönemde bu oran yüzde 48,79 olarak kayıtlara geçmişti. Geçen yıla göre artış yüzde 82 oldu.

Pabuçdere Barajı’nda su doluluk oranı geçen yıl 21 Şubat’ta yüzde 6,77 iken, bugün yüzde 739 artışla yüzde 56,8’e yükseldi.

Sazlıdere Barajı’nda geçen yıl aynı tarihte yüzde 33,93 olan doluluk, bugün yüzde 55,29 olarak ölçüldü. Geçen yılın aynı dönemine göre barajdaki artış yüzde 63 oldu.

Terkos Barajı’nda su doluluk oranı bugün itibarıyla yüzde 71,57 oldu. Geçen yılın aynı dönemindeki oran yüzde 32,87 olurken, artış yüzde 118 olarak gerçekleşti.

“Daha çok tasarruf yapılması gerekiyor”

İstanbul Aydın Üniversitesi Dr. Öğretim Üyesi, meteoroloji mühendisi Güven Özdemir, AA muhabirine yaptığı açıklamada, geçen yıl büyük kuraklık yaşandığını, bu durumun bir dönem İstanbul’daki barajları kuruma noktasına getirdiğini söyledi.

Eylülden itibaren yağışların artmasıyla barajların yeniden dolmaya başladığını belirten Özdemir, kente su sağlayan barajlardaki doluluk oranındaki artışın İstanbul halkı için sevindirici bir gelişme olduğunu kaydetti.

Özdemir, barajlarda su doluluk oranı artsa da bunun yeterli olmadığını vurgulayarak, “İstanbul’un nüfusu yüksek. Barajlar tam dolu olsa bile yetme ihtimali yok. Onun için vatandaşlarımızın dikkat etmesi, daha çok tasarruf yapılması gerekiyor. Suyu daha fazla biriktirmemiz, gökyüzünden düşen her damlayı tekrar kazanmamız lazım.” diye konuştu.

İstanbul’a su sağlayan barajların her birinin doluluk seviyesinin yüzde 50’nin üzerinde olduğunu aktaran Özdemir, mayısa kadar yaşanacak yağışlarla barajlardaki su seviyesinin daha da yükseleceğini sözlerine ekledi.

“Su kaynağımızı verimli kullanmak zorundayız”

İTÜ Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Toros ise barajlarda doluluk oranının artmasının önemli olduğunu belirtti.

Barajlardaki doluluğun yüzde 77 seviyesine yaklaştığını vurgulayan Toros, “Her ne kadar barajların doluluk oranı sevindirici olsa bile su kaynağımızı verimli kullanmak zorundayız. Başta yağmur hasadı olmak üzere su kaynaklarımızı daha verimli kullanma konusunda farkındalık, duyarlılık çalışmaları yanında yeni ürünler geliştirmeliyiz.” değerlendirmesinde bulundu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/istanbuldaki-barajlardaki-doluluk-orani-yuzde-118-artti/feed/ 0
AK Parti, Çankırı ilçe ve belde belediye adaylarını açıkladı https://www.haber60.com.tr/ak-parti-cankiri-ilce-ve-belde-belediye-adaylarini-acikladi/ https://www.haber60.com.tr/ak-parti-cankiri-ilce-ve-belde-belediye-adaylarini-acikladi/#respond Sat, 10 Feb 2024 18:21:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=7128 AK Parti, Çankırı ilçe ve belde belediye adaylarını açıkladı

ÇANKIRI – AK Parti Çankırı ilçe belediye başkan adaylarını düzenlediği aday tanıtım programında açıklandı.

AK Parti’nin 31 Mart Mahalli İdareler Seçimi için Çankırı’nın ilçelerden ve Beldelerden aday gösterdiği belediye başkan adaylarını açıklandı. AK Parti Grup Başkan Vekili Muhammet Emin Akbaşoğlu’nun katılımı ile düzenlenen tören Hasan Fehmi Gökşen Spor Salonu’ndan gerçekleştirildi. Partililerin yoğun katılım gösterdiği programda konuşan AK Parti Grup Başkan Vekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, Cumhuriyet Halk Partisi’ne gönderme yaparak, “Bunlardan memlekete hayır gelmez” dedi.

“Olmayan baraj patladı dediler ama var olan barajı da inkar ettiler”

Kızlaryolu barajının hayali olduğunu ifade eden Kemal Kılıçdaroğlu’na gönderme yapan Akbaşoğlu,”Çankırı’nın tüm mahallelerine Merkez köyüne de Kızılırmak’a da Eldivan’a da ve her yere de içme suyu imkanı getiriyoruz. Yani bu baraj, şu anda Çankırı’da suyunu içtiğimiz baraj gibi 3 tane baraj yaptık elhamdülillah. Yapılamaz denilen hayali gerçekleştirdik. Ama Kemal Kılıçdaroğlu bu baraja hayali baraj diyordu, yok böyle bir baraj diyordu. Ama bakın eseri bitirdik. Çankırı’nın ve bölgenin en büyük kamu yatırımı ve Çankırı’nın her köşesine içme suyunu asırlarca imkan tanıyacak en büyük eseri, hayali gerçekleştirdik elhamdülillah. O zamanlar grup başkan vekiliydi, sayın Özgür Özel bugün ise Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı. O da hayali baraj diyordu. İki sene önce Kastamonu’nun Bozkurt ilçesinde büyük bir sel afeti yaşandı. Ortalama bir yılda yağan yağmur iki günde yağdı. ve maalesef birçok vatandaşımızın canını aldı. Sinop’ta da, Bartın’da da bir afet olmuştu. Bu, CHP zihniyeti öyle bir zihniyet ki, yalan üzerine siyasete yöneldikleri için ‘Olmayan baraj patladığı için insanlar vefat etti’ demişti. Olmayan baraj patladı dediler ama var olan barajı da inkar ettiler. Bunlardan memlekete hayır gelmez” diye konuştu.

“Bir ilde ev kiraları 10 ila 20 bin TL arasına tırmandıysa o ilde belediyecilik göçmüş demektir”

Yapacağı projeler ile şehrin nüfusunu yükselteceğini vaad eden AK Parti Çankırı Belediye Başkan Adayı Hüseyin Filiz, “Bir ilde ev kiraları 10 ila 20 bin TL arasına tırmandıysa o ilde belediyecilik göçmüş demektir. Burada sorunların tedavisi belli. Siz istediğiniz kadar fabrika getirin ama eğer konut yoksa o fabrikalar size yar olmaz. En az 30 fabrika, 10 bin konut, 300 bin nüfus. Bunları yerine getireceğiz” dedi.

Konuşmaların ardından AK Parti Belediye başkan adaylarının isimleri okunarak sahneye davet edildi. Program adaylarla hatıra fotoğrafı çekilmesi ile sona erdi.

AK Parti’nin Çankırı’nın ilçelerinde ve beldelerinde belediye başkanı adayları şu şekilde:

Atkaracalar: Harun Oflaz

Bayramören: Raşit Güngör

Çerkeş: Hasan Sopacı

Eldivan: Mustafa Lafcı

Ilgaz: Mehmed Öztürk

Kızılırmak: Mehmet Bulut

Korgun: Ali Özen

Kurşunlu: Şakir Kaymak

Orta: Ferhat Danacı

Şabanözü: Faik Özcan

Yapraklı: İhsan Haydar

Çardaklı Beldesi: İlyas Ertürk

Saçak Beldesi: Ramazan Yarım

Dodurga Beldesi: Hasan Hüseyin Kaşıkçı

Kalfat Beldesi: Salim Doğan

Yaylakent Beldesi: Kadir Dede

]]>
https://www.haber60.com.tr/ak-parti-cankiri-ilce-ve-belde-belediye-adaylarini-acikladi/feed/ 0
AK Parti Çankırı İlçe ve Belde Belediye Başkan Adayları Açıklandı https://www.haber60.com.tr/ak-parti-cankiri-ilce-ve-belde-belediye-baskan-adaylari-aciklandi/ https://www.haber60.com.tr/ak-parti-cankiri-ilce-ve-belde-belediye-baskan-adaylari-aciklandi/#respond Sat, 10 Feb 2024 18:18:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=7125 AK Parti’nin Çankırı ilçe ve belde belediye başkan adayları, düzenlenen aday tanıtım programıyla açıklandı.

AK Parti’nin 31 Mart Mahalli İdareler Seçimi için Çankırı’nın ilçelerden ve beldelerden aday gösterdiği belediye başkan adaylarını açıklandı. AK Parti Grup Başkan Vekili Muhammet Emin Akbaşoğlu’nun katılımı ile düzenlenen tören Hasan Fehmi Gökşen Spor Salonu’ndan gerçekleştirildi. Partililerin yoğun katılım gösterdiği programda konuşan AK Parti Grup Başkan Vekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, Cumhuriyet Halk Partisi’ne gönderme yaparak, “Bunlardan memlekete hayır gelmez” dedi.

“Olmayan baraj patladı dediler ama var olan barajı da inkar ettiler”

Kızlaryolu barajının hayali olduğunu ifade eden Kemal Kılıçdaroğlu’na gönderme yapan Akbaşoğlu, “Çankırı’nın tüm mahallelerine Merkez köyüne de Kızılırmak’a da Eldivan’a da ve her yere de içme suyu imkanı getiriyoruz. Yani bu baraj, şu anda Çankırı’da suyunu içtiğimiz baraj gibi 3 tane baraj yaptık elhamdülillah. Yapılamaz denilen hayali gerçekleştirdik. Ama Kemal Kılıçdaroğlu bu baraja hayali baraj diyordu, yok böyle bir baraj diyordu. Ama bakın eseri bitirdik. Çankırı’nın ve bölgenin en büyük kamu yatırımı ve Çankırı’nın her köşesine içme suyunu asırlarca imkan tanıyacak en büyük eseri, hayali gerçekleştirdik elhamdülillah. O zamanlar grup başkan vekiliydi, sayın Özgür Özel bugün ise Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı. O da hayali baraj diyordu. İki sene önce Kastamonu’nun Bozkurt ilçesinde büyük bir sel afeti yaşandı. Ortalama bir yılda yağan yağmur iki günde yağdı. ve maalesef birçok vatandaşımızın canını aldı. Sinop’ta da, Bartın’da da bir afet olmuştu. Bu, CHP zihniyeti öyle bir zihniyet ki, yalan üzerine siyasete yöneldikleri için ‘Olmayan baraj patladığı için insanlar vefat etti’ demişti. Olmayan baraj patladı dediler ama var olan barajı da inkar ettiler. Bunlardan memlekete hayır gelmez” diye konuştu.

“Bir ilde ev kiraları 10 ila 20 bin TL arasına tırmandıysa o ilde belediyecilik göçmüş demektir”

Yapacağı projeler ile şehrin nüfusunu yükselteceğini vaat eden AK Parti Çankırı Belediye Başkan Adayı Hüseyin Filiz, “Bir ilde ev kiraları 10 ila 20 bin TL arasına tırmandıysa o ilde belediyecilik göçmüş demektir. Burada sorunların tedavisi belli. Siz istediğiniz kadar fabrika getirin ama eğer konut yoksa o fabrikalar size yar olmaz. En az 30 fabrika, 10 bin konut, 300 bin nüfus. Bunları yerine getireceğiz” dedi.

Konuşmaların ardından AK Parti Belediye başkan adaylarının isimleri okunarak sahneye davet edildi. Program adaylarla hatıra fotoğrafı çekilmesi ile sona erdi.

AK Parti’nin Çankırı’nın ilçelerinde ve beldelerinde belediye başkanı adayları şu şekilde:

Atkaracalar: Harun Oflaz

Bayramören: Raşit Güngör

Çerkeş: Hasan Sopacı

Eldivan: Mustafa Lafcı

Ilgaz: Mehmed Öztürk

Kızılırmak: Mehmet Bulut

Korgun: Ali Özen

Kurşunlu: Şakir Kaymak

Orta: Ferhat Danacı

Şabanözü: Faik Özcan

Yapraklı: İhsan Haydar

Çardaklı Beldesi: İlyas Ertürk

Saçak Beldesi: Ramazan Yarım

Dodurga Beldesi: Hasan Hüseyin Kaşıkçı

Kalfat Beldesi: Salim Doğan

Yaylakent Beldesi: Kadir Dede – ÇANKIRI

]]>
https://www.haber60.com.tr/ak-parti-cankiri-ilce-ve-belde-belediye-baskan-adaylari-aciklandi/feed/ 0
Bodrum’a içme suyu temini için Akgedik Barajı devreye alındı https://www.haber60.com.tr/bodruma-icme-suyu-temini-icin-akgedik-baraji-devreye-alindi/ https://www.haber60.com.tr/bodruma-icme-suyu-temini-icin-akgedik-baraji-devreye-alindi/#respond Thu, 28 Dec 2023 08:06:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=1348

MUĞLA’nın susuz kalan dünyaca ünlü turistik ilçesi Bodrum’a, Milas’ın da içme suyu ihtiyacını karşılayan Akgedik Barajı’ndan su verilmeye başlandı. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nden Doç. Dr. Ceyhun Özçelik, “Burada su seviyesi, yüzde 51 civarında. Bodrum’a içme suyu teminini kilometrelerce uzaktan sağlıyoruz. Önümüzdeki dönemlerde yağışların gelmemesi durumunda Milas’ın da su stresiyle karşı karşıya kalma durumu ortaya çıkıyor. Bunların önüne geçmek için ciddi bir kayıp kaçak denetimi yapmamız lazım” dedi.

Bodrum’a içme suyu sağlayan Mumcular ve Geyik barajlarındaki su seviyesi geçen aylarda dip noktaya indi, her 2 baraj da kapatıldı. Sonbaharda etkili olan yağışlar, barajlara can suyu oldu. Mumcular Barajı’nda su seviyesi yüzde 11’e, Geyik Barajı ise yüzde 38’e yükseldi. Bakım çalışmaları nedeniyle Geyik Barajı devreye sokulamazken, Bodrum’a Milas’ın da içme suyu ihtiyacını karşılayan Akgedik Barajı’ndan su verilmeye başlandı. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Su Kaynakları Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Ceyhun Özçelik, “Kış aylarının gelmesi ve artan yağışlar ile Bodrum’a içme suyu temininde yaşanan zorluklarda azalma meydana geldi. Bugün itibarıyla Geyik Barajı’ndaki su seviyesi, yüzde 38’lere yükseldi. Burada ciddi bir artış söz konusu. Mumcular Barajı’nda ise maalesef doluluk oranı yüzde 11’ler civarında. Geyik kuruduktan sonra barajdan Bodrum’a içme suyu temini kesilerek, bakım onarım çalışması başlatıldığı için barajın su seviyesinde artış yaşandı. Şu an Bodrum’un içme suyu temini, Akgedik Barajı’ndan sağlanıyor. Burada su seviyesi, yüzde 51 civarında. Bulunduğumuz Akgedik Barajı, Geyik Barajı’nın yakınlarında yer alıp, 1820 hektar büyüklüğündeki Milas Ovası’na sulama suyu temin ediyor. Bu da 1 yılda yaklaşık 30 milyon metreküp su hacmine tekabül ediyor. Bu barajdan yıllık 10 milyon metreküplük kullanım ile Milas’ın içme suyu ihtiyacı karşılanıyor” dedi.

‘BARAJDA SU TEMİNİNDE CİDDİ BİR STRES OLUR’

Akgedik Barajı’nda ciddi bir stres oluşumu olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Özçelik, “Diğer taraftan Milas’ın içme suyu temininde zorluklar yaşadığını biliyoruz. Yer altı suları içme suyu temininin tamamını sağlamadığı için Akgedik Barajı’ndan da Milas’a içme suyu temin ediliyor. Bodrum için buradan su temini durumunda ciddi bir stres söz konusu oluyor. Bu bölgedeki yağışın yüzde 80’i, kasım ve mart ayları arasında gerçekleşiyor. Bundan kaynaklı olarak önümüzdeki aylar içerisinde düşecek olan yağış oldukça önemli. Bu yağışları takip ederek Geyik, Mumcular ile Akgedik barajlarında yer altı sularımızla etkin bir kaynak yönetimi gerçekleştirip, su stresinin oldukça azaltılacağı bir durum karşı karşıya kalmayı umuyoruz” açıklamalarında bulundu.

‘BODRUM’A KİLOMETRELERCE UZAKTAN SU TEMİNİ’

Bodrum’a içme suyu temininin kilometrelerce uzaktan sağlandığını kaydeden Doç. Dr. Özçelik, “Burası, Bodrum’a 70, Milas’a yaklaşık 10 kilometre uzaklıkta. Bodrum’a içme suyu teminini kilometrelerce uzaktan sağlıyoruz. Önümüzdeki dönemlerde yağışların gelmemesi durumunda Milas’ın da su stresiyle karşı karşıya kalma durumu ortaya çıkıyor. Bunların önüne geçmek için ciddi bir kayıp kaçak denetimi yapmamız lazım. Bodrum’a sağlanan 23 milyon metreküp suyun 17,8 milyon metreküpü vatandaşa faturalandırılıyor. Bu demek oluyor ki yüzde 20’ler civarında bir kayıp söz konusu” dedi.

‘YÜZDE 60’LARA VARAN BİR KAYIP VAR’

Bodrum’daki barajlar için kayıp kaçak konusunda uyarılarda da bulunan Doç. Dr. Özçelik, “Bodrum’da durum, bundan çok daha vahim. Geyik Barajı’nda 40, Mumcular Barajı’nda 20 milyon metreküplük hacim ile 10 milyon metreküplük yer altı suyu ile 70 milyon metreküp bir hacim söz konusu. 12 milyon metreküpü termik santrale, 10 milyon metreküpünün Karaova sulamasında kullanıldığını düşünürsek, 50 milyon metreküplük bir suyumuz var ancak 17 milyon metreküplük bir suyu faturalandırabiliyoruz. Bu da yüzde 60’lara varan bir kaybı ortaya çıkarıyor. Bunun bir kısmı buharlaşma ve sızma kaybı olsa bile yine de ciddi anlamda bir kayıp söz konusu. Kayıp kaçakları minimize ettikten sonra önümüzdeki dönemde hem kaynak yönetimi hem de ilave kaynaklar ile sorunların önüne geçmeyi umuyoruz” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/bodruma-icme-suyu-temini-icin-akgedik-baraji-devreye-alindi/feed/ 0