Akbank, büyük dil modeli geliştirdi!
Geliştirilen yeni büyük dil modelinin ilk uygulama alanı müşteriler, iş ortakları ya da resmi kurumlardan yazışma yoluyla gelen binlerce talimat ve talebin anlaşılması, analiz edilmesi ve işlemlerin otomatik olarak gerçekleştirilmesi olarak belirlendi.

Yenilikçi ürün ve hizmetlerle bankacılığın geleceğini şekillendiren Akbank, yürüttüğü yapay zeka çalışmalarının yanı sıra üretken yapay zeka (GenAI) çözümlerini de bir süredir odağına almıştı. Bu kapsamda Akbank, bankacılık alanındaki tecrübesini yapay zeka teknolojileri alanındaki gücü ile bir araya getirerek, bankacılık ürün ve süreçleri üzerine uzmanlaşmış kendi büyük dil modelini geliştirdi.
Akbank+ ile Akbanklılar girişimcilik hayallerini gerçekleştiriyor!
Akbank Teknoloji mühendisleri tarafından geliştirilen yeni büyük dil modeli, açık kaynaklı birçok model üzerinde yürütülen araştırma çalışmalarının sonucunda seçilen, Türkçe ve İngilizceyle birlikte sekiz dilde iletişim imkanı sunan Mixtral modelini temel alıyor.
56 milyar token ve bankacılık özelinde 100 bin örnek doküman ile eğitilen bu yeni model, bankacılık uzmanlığı gerektiren konuları etkin bir şekilde anlayarak daha verimli ve hızlı sonuç üreten bir yapay zeka altyapısına olanak sunuyor.
Bankacılık hizmetleri üretken yapay zeka ile yeniden şekilleniyor
Geliştirilen büyük dil modelinin ilk uygulama alanı resmi kurumlar, iş ortakları ya da müşterilerden yazışma yoluyla gelen binlerce talimat ve talebin otomasyon dahilinde okunması, anlamlandırılması ve işlemlerin otomatik olarak gerçekleştirilmesi olarak belirlendi. Böylece müşteriler tarafından şubelere gelen para transferi talimatları gibi detaylı işlemlerin daha hızlı ve verimli bir şekilde gerçekleştirilmesi ile müşteri deneyimi en üst seviyeye çıkartılıyor.
Akbank Teknoloji Genel Müdür Yardımcısı Gökhan Gökçay yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Akbank olarak bankacılığın geleceğini tanımlama vizyonumuzla inovasyon çalışmalarımızın sınırlarını genişletmeye devam ediyoruz. Günümüzün hızla değişen teknoloji ortamında yapay zeka, bulut tabanlı uygulama modernizasyonu, servis bankacılığı teknolojileri gibi alanlarda çalışmalarımızı titizlikle sürdürüyoruz.
Teknoloji, bankacılığın geleceğinde kritik bir rol üstleniyor ve bu rol hem hizmetleri hem de müşteri deneyimini kökten değiştirecek güçte. Biz de önemli yatırım alanlarımızdan biri olan yapay zeka teknolojilerini, pek çok yeni bankacılık hizmetini sunabileceğimiz stratejik bir değer potansiyeli olarak görüyoruz
Günümüz dünyasının karmaşık finansal taleplerine cevap olabilmek için 76 yıllık bankacılık tecrübemizi, yapay zeka uzmanlığımız ile sentezleyerek kendi büyük dil modelimizi geliştirdik. Bu kapsamda müşterilerimizden gelen talepleri çok daha hızlı bir şekilde işleyerek yanıtlayacak ve kişiselleştirilmiş hizmetler sunarak üst düzey bir deneyim sağlayacağız. Bununla birlikte işlenen veriler yalnızca bankamız veri ortamlarında tutuluyor ve güvenle saklanıyor olacak.
Geliştirdiğimiz yeni ‘büyük dil modeli’ müşteri talimatlarını işlemede ve doğruluk oranlarında yüksek başarı sağladı. Model, 56 milyar token ve bankacılık özelinde 100 bin örnek doküman ile eğitildi. Yaptığımız testlerde klasik doğal dil işleme çözümleriyle elde edilen doğruluk oranı, büyük dil modeli ile kurgulanan üretken yapay zeka ve arama optimizasyonu uygulamaları sonrası yüzde 35 artış gösterdi.
Akbank olarak, önümüzdeki dönemde de mevcut doğal dil işleme çözümlerini büyük dil modeli ile dönüştürmeyi ve yapay zeka temelli yeni bankacılık uygulamalarını hayata geçirmeyi amaçlıyoruz. Bu çerçevede, müşterilerimizin ihtiyaçlarını öngörebilen, hızlı ve güvenilir çözümler geliştirmek için teknolojiyi en etkin şekilde kullanmaya devam edeceğiz.”
]]>Arslan, “Bankacılık Söyleşileri” kapsamında AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye’nin, 2023’e “asrın felaketini” yaşayarak başladığını, 6 Şubat 2023’te 14 milyon kişiyi doğrudan etkileyen iki büyük deprem yaşandığını, 50 binin üzerinde yurttaşın hayatını kaybettiğini hatırlatarak milletin feraseti ve birlikteliği, devletin zamanında ve etkin müdahalesiyle bu süreci kısa sürede geride bırakarak süratli biçimde toparlanma yaşadıklarını söyledi.
Yılın ikinci yarısında ise seçimlerin sorunsuz bir şekilde tamamlanması ve yeni ekonomi yönetiminin göreve başlamasıyla para ve maliye politikaları başta olmak üzere köklü önlemlerin hayata geçirilmeye başlandığını ifade eden Arslan, Türkiye ekonomisinde Orta Vadeli Program (OVP) ve 12. Kalkınma Planı doğrultusunda enflasyonla mücadelenin ön plana çıktığını ve bu mücadelenin istikrarlı ve başarılı bir şekilde sürdürüldüğünü kaydetti.
OVP doğrultusunda üretime, yüksek katma değerli yatırımlara, ihracata, istihdama ve kalkınmaya odaklanan ekonomi modelinin kısa sürede olumlu sonuçlar vermeye başladığını aktaran Arslan, enflasyonun çıpalanması ve enflasyon beklentilerinin iyileştirilmesi adına faiz artışları, seçici kredi ve miktarsal sıkılaştırma kararlarının ekonomik göstergelerde beklenen iyileşmeyi beraberinde getirdiğini, bu dönemde de Halkbank’ın OVP ile uyumlu olarak selektif kredi politikası ile üreten, ihracat yapan ve istihdam oluşturan firmalara desteğine devam ettiğini belirtti.
2024’ün ikinci yarısından itibaren mali disiplini esas alan maliye ve para politikaları ile enflasyonda düşüş yaşanmasını beklediklerini ifade eden Arslan, rezervlerdeki artışın finansal istikrarı güçlendirdiğini, piyasalardaki kırılganlığa da son verdiğini söyledi.
Arslan, “Buna paralel olarak ülkemizin CDS seviyesi, seçim öncesindeki 720 baz puan seviyelerinden hızlı bir düşüş eğilimine girerek 283 baz puan seviyelerine kadar gerilemiştir. Bu gelişmeler sonrasında KKM’den çıkışın 2024’te de devam edeceğini öngörüyoruz. Ağustos ayında 3,4 trilyon lirayla zirveyi bulan KKM stokunun aralık itibarıyla 2,7 trilyona düşmüş olması önemlidir. Ekonomi yönetimimizin açıkladığı veriler de bu değerlendirmelerimizi destekler niteliktedir.” diye konuştu.
“Bankacılık sisteminin güçlü yapısı TCMB para politikasının etkinliğini destekleyen en önemli faktörlerden”
Osman Arslan, eylül ayında açıklanan OVP doğrultusunda, fiyat istikrarını tesis etmek, mali disiplini sürdürmek ve enflasyonu orta vadede tek haneye düşürmek için güçlü yapısal reformları içeren kararlı adımlar atıldığını, sürdürülebilir büyümeyi, üretimi ve düşük enflasyonu önceleyen bu politika setinin istenen sonuçları verebilmesi için fiyat istikrarı ve finansal istikrar hedeflerinden taviz verilmeden kararlılıkla ilerleneceğini gördüklerini söyledi.
Finansal sistemin en önemli aracısı olan bankacılık sektörünün de makro politika kararlarına doğru tepki vermesi ve uyum göstermesi gerektiğini vurgulayan Arslan, küresel anlamda var olan mevcut belirsizliklerin bu kadar yoğun olduğu bir ortamda dışsal şoklara karşı finansal sistemin sağlığını korumak adına etkin risk yönetiminin en büyük öncelikleri olduğunu kaydetti.
Arslan, “Sağlam bilanço yapısına sahip olan sektörümüz, bu bakımdan parasal sıkılaştırma sürecinde faiz riskini başarıyla yönetmekte ve TCMB’nin dezenflasyon hedefiyle uyumlu olarak çalışmaktadır. Özetle, bankacılık sisteminin güçlü yapısı TCMB’nin para politikasının etkinliğini destekleyen en önemli faktörlerden birisi olarak öne çıkmaktadır.” dedi.
“Sektörün kur riski bulunmamakta”
Halkbank Genel Müdürü Arslan, BDDK’nin 2023’ün 10 aylık verilerine göre, sektörün pozitif bir performans sergileyerek geçen yılın aynı dönemine göre net karını yüzde 45 artırdığını bildirdi.
Tüm dünyada bankacılık sisteminin sağlıklı olup olmadığını ortaya koyan en belirgin göstergenin, sorunlu alacak oranı olduğuna işaret eden Arslan, şunları kaydetti:
“2023’ün ilk 10 ayında sektörün takipteki alacaklarının toplam nakdi kredilere oranının geçen yıla kıyasla azalarak yüzde 1,54 seviyesine gerilemesi, Türk bankacılık sisteminin güvenilir ve güçlü olduğunun en açık kanıtıdır. Hazine ve Maliye Bakanımız Mehmet Şimşek’in TBMM’deki 2024 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu teklif sunumunda da ifade ettiği gibi sektörün kur riski bulunmamaktadır. Yabancı para net genel pozisyonu 4,3 milyar dolar fazla vermektedir. Bankacılık sektörünün yurt dışı borçlarını çevirebilme kabiliyeti de yüksektir. Görüldüğü üzere, Türk bankacılık sektörü; güçlü sermaye yapısı, yüksek aktif kalitesi ve yeterli likidite düzeyiyle güçlü yapısını korumaktadır.”
“Ülkemiz ekonomisine değer katan yatırımlara desteğimize devam edeceğiz”
Osman Arslan, Halkbank olarak, bu yıl Türkiye’nin yatırım, istihdam, üretim ve ihracat odaklı büyüme politikasını kendilerine rehber edinerek, 85 yılı geride bırakırken işletmelerinin finansmana erişimini de kolaylaştırmaya devam ettiklerini söyledi.
Esas gücünü halktan alan bankanın, 2023’ün 3. çeyreğinde aktif büyüklüğünü 2,2 trilyon TL’ye, toplam kredilerini 1,8 trilyon TL’ye taşıdığını, başta esnaf, kadın ve genç girişimciler olmak üzere KOBİ’lere ciddi anlamda destek verdiklerini anlatan Arslan, şunları kaydetti:
“Türkiye’nin lider KOBİ bankasıyız. Bugün itibarıyla nakdi ve gayrinakdi KOBİ kredilerimizin toplam tutarı 787 milyar TL’ye ulaştı. 2022 sonuna göre toplam artışımız yüzde 67 olarak gerçekleşti. Bugün itibarıyla nakdi KOBİ kredilerde pazar payımız yüzde 19,1’dir. 2022 sonunda yüzde 53 olan bireysel krediler hariç ticari nitelikli krediler içindeki KOBİ kredileri payımız ise bugün yüzde 56’ya ulaşmış durumdadır. Esnafımızla da geçmişten geleceğe uzanan güçlü bir gönül bağımız var. Her zaman esnafımızın yanındayız. 2002’de 64 bin olan kredili esnaf sayımız, bugün 840 bine ulaşmıştır. 2002’den bugüne 4,1 milyon esnafımıza 443 milyar TL kredi kullandırdık.”
“2021’de gündemimize aldığımız Üreten Kadınlar Yarışması ile kadın girişimcilere destek olmaya devam etmekteyiz. Bugüne kadar 213 bin kadın girişimciye 53 milyar TL finansal destek sunarak üretim ve istihdama katkılarını artırdık.” diyen Arslan şöyle devam etti:
“Türkiye’de kadınların kullandığı her iki ticari krediden birinde imzamız bulunmaktadır. Bankamız tarafından kendi işini kurmak isteyen her yaştan ve eğitim düzeyinden girişimcilere sunulan kredi desteğimiz 24 milyar TL’ye, destek verdiğimiz girişimci sayısı ise 134 bine ulaşmıştır. Girişimcilik literatüründe ‘Asansör Konuşması’ olarak bilinen teknikten esinlenerek tasarladığımız ‘Jet Luck’ yarışmamızı da bu yılın son çeyreğinde gerçekleştirdik. Yarışmada girişimciler yenilikçi iş fikirlerini en yaratıcı ve en etkili biçimde, 50 saniyelik bir asansör yolculuğunda anlattılar. Biz sadece kredi veren bir finansal kurum değiliz, aynı zamanda girişimcilerimizin hayallerine ulaşabilmeleri ve ülkemize katkı sağlamaları için fikri sermayemizi de seferber ediyoruz.”
Arslan şunlara dikkati çekti:
“Halkbank olarak önümüzdeki dönemde bankacılık anlayışımızı; esnafı KOBİ’lere, KOBİ’leri büyük sanayi firmalarına, sanayi firmalarını da ihracatçı firmalara dönüştürecek, kadın ve genç girişimcilerimize destek vererek ülkemizde ve dünya çapında markaların oluşmasını sağlayacak şekilde belirledik. Ayrıca, nitelikli yatırımları desteklemek için oluşturulan Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi (YTAK), reeskont kredileri gibi selektif kredilerin kullanımını ön planda tutmayı planladık. 2024’te de ülkemiz ekonomisine değer katan yatırımlara desteğimize devam edeceğiz.”
“Aktif dijital müşteri sayımız 6,3 milyona, mobil uygulamalardan yararlanan kullanıcı sayımız 6,1 milyona ulaştı”
Halkbank Genel Müdürü Arslan, yeni nesil bankacılık ekosisteminin, daha dijital ancak aynı zamanda daha müşteri odaklı olacağını öngördüklerini ifade ederek, yeni dijital ekosistemde, dijital kanallarını çeşitlendirerek kişiselleştirilmiş hizmetler sunan ve müşteri deneyimini iyileştiren bankaların rekabette öne çıkacağını söyledi.
Bu yılın başında temassız alışverişler için son teknoloji ile tasarlamış oldukları Paraf RingPay’in “Türkiye’nin giyilebilir ilk temassız ödeme aracı” olarak bankacılık ekosisteminde yerini aldığını hatırlatan Arslan, şunları kaydetti:
“Biz ‘Gelecek Halkbank’ta’ anlayışıyla 2024’e de iddialı biçimde hazırlanıyoruz. Her yaştan, her kesimden müşterimize sunduğumuz kişiselleştirilmiş hizmetler ile dijital bankacılığın çehresini değiştirmeye devam ediyoruz. 2023’te sektörümüzdeki bir diğer önemli değişim ise Açık Bankacılık ile hayatımıza girdi. Müşterilerimize tek bir ekran üzerinden diğer bankalardaki hesaplarını yönetebilme olanağı sağladık. Bununla beraber Halkbank olarak sanal ve artırılmış gerçeklik teknolojileri kullanılarak oluşturulan dijital bir dünyada yerimizi aldık. Halkbank Metaversede, artırılmış gerçeklik teknolojisi ile bankacılık hizmetlerimizden yararlanılabilmektedir.”
“Metaverse evreninde açtığımız etkinlik merkezi de bu alanda bir ilk olma özelliği taşımaktadır.” değerlendirmesinde bulunan Arslan şöyle devam etti:
“Çocuk bankacılığı uygulamamız ile 18 yaşını doldurmamış çocuklarımız için ilk kez bankacılıkla tanışacakları, finansal okuryazarlığı öğrenecekleri, tasarruf bilincini aşılayan, eğitici ve eğlenceli bir uygulamayı hayata geçirdik. 2023’ün son çeyreği itibarıyla aktif dijital müşteri sayımız 6,3 milyona, mobil uygulamalardan yararlanan kullanıcı sayımız ise 6,1 milyon kişiye ulaşmıştır. Bununla birlikte yerli ödeme sistemimiz TROY’un kullanım alanının ve yaygınlığının artırılması gerektiğini düşünüyoruz. Bugün itibarıyla toplam kredi kartı ciromuz içerisindeki TROY ödeme sisteminden geçen ciro oranı yüzde 13 seviyesine ulaştı. Halkbank olarak kartın kullanımı ve yaygınlaştırılması için çalışmalar yapmaktayız.”
Arslan, Türkiye’de ödeme sistemlerinin çok hızlı gelişmesi ve bu alanda ihtiyaçların giderek artması nedeniyle Haziran 2022’de bağlı ortaklıkları haline getirmiş oldukları Platform AŞ’nin lisans onayı başvurusunu yaptıklarını, gelecek yıldan itibaren Platform AŞ aracılığıyla müşterilerine dijital cüzdan, elektronik para, elektronik yazarkasa ve POS gibi ürünleri sunarak ürün gamını daha da genişletmiş olacaklarını bildirdi.
]]>