Bangladeş’te kamudaki kadroların üçte birinin 1971’de Pakistan’a karşı yürütülen bağımsızlık savaşına katılanların yakınlarına ayrılmasını sağlayacak yasanın tekrar gündeme gelmesi üzerine Bangladeşli üniversite öğrencileri, günlerdir protesto gösterileri düzenliyor. Öğrencilerin, pazartesi günü Dakka Üniversitesi’ndeki protestolarına, hükümet yanlısı öğrenci gruplarının saldırması üzerine güvenlik güçleri, sert müdahalede bulundu.
Güvenlik güçlerinin müdahale perşembe günkü sert müdahalesi sırasında öğrencilere karşı plastik mermi ve göz yaşartıcı gaz kullandığı; bunun hem öğrenci grupları hem de polis ve protestocular arasındaki şiddeti alevlendirdiği belirtildi. Öte yandan, protestocuların, daha sonra devletin yayın kuruluşunu işgal ederek ateşe verdiği ve cuma günü Bangladeş’in merkezindeki bir hapishaneye girerek yüzlerce mahkumu serbest bıraktığı kaydedildi.
Hükümet, olayların ardından interneti kısıtladı
Olayların giderek şiddetlenmesinin ardından hükümet, eylemlerin organize edilmesini önleme gerekçesiyle ülkedeki mobil internet erişimini kapatarak, telefon hizmetlerini sınırladı. Buna karşın, Bangladeş devlet televizyonu BTV’nin resmi sosyal medya sayfasında yapılan paylaşımda çok sayıda kişinin, başkent Dakka’daki binada mahsur kaldığı kaydedildi. Bangladeş kaynaklı haber sitelerine ülke dışından da ulaşılamadığı belirtildi.
Ölü sayısının 115’e ulaştığı söyleniyor
Hükümet şimdiye kadarki ölüm ve yaralanmalara yönelik resmi istatistikleri yayınlamazken, yerel medyada binlerce kişinin yaralandığını ve ölü sayısının 115’e ulaştığı ifade ediliyor. Bunun sonucunda hükümetin, protestoların şiddetinin artmasıyla ülke genelinde sokağa çıkma yasağı ilan ettiği ve durumu kontrol altına alması için orduya talimat verdiği bildirildi. Cuma gecesi yürürlüğe giren sokağa çıkma yasağının uzatıldığı kaydedilirken, güvenlik güçlerine, “gördüğün yerde vur” emri verildiği belirtildi.
Kotanın düşürülmesi için bugün Yüksek Mahkeme’ye başvurulacak
Her iki tarafın temsilcileri, cuma günü geç saatlerde bir araya gelerek bir çözüme ulaşmaya çalışırken, bazı öğrenci liderleri kota sisteminde tam bir reform yapılmasını ve üniversitelerin yeniden açılmasını talep etti. Adalet Bakanı Anisul Huq, yaptığı açıklamada, hükümetin talepleri görüşmeye açık olduğunu ifade etti.
Öte yandan, iktidardaki Avami Birliği Partisi, yaptığı açıklamada; 1971 Bağımsızlık Savaşı’nda savaşmış gazi çocuklarına ayrılacak kontenjanın yüzde 30’dan 20’ye düşürülmesi teklifini gündeme getirdi. Bu kapsamda Bangladeş hükümetinin, kotanın yüzde 20’ye düşürülmesi için Yüksek Mahkeme’ye başvuruda bulunacağı belirtildi.
ABD Dışişleri’nden vatandaşlarına ‘Bangladeş’e gitmeyin’ uyarısı
ABD Dışişleri Bakanlığı, cumartesi günü yaptığı açıklamada, Bangladeş’in seyahat tavsiyesini dördüncü seviyeye yükselttiğini belirterek, Washington’un devam eden protestoları “sivil huzursuzluk” olarak tanımlaması nedeniyle ABD vatandaşlarını Bangladeş’e seyahat etmemeleri konusunda uyardı.
1971 Bağımsızlık savaşı gazi yakınlarına kontenjan yasası
Bangladeş’teki protestolar, pazartesi günü Başbakan Sheikh Hasina’nın protestocuları “Razakarlar” olarak tanımlamasının ardından alevlendi. Başbakan Hasina, şu ifadeleri kullandı:
“Özgürlük savaşçılarının torunları değilse, o zaman kim kota avantajlarından yararlanacak? ‘Razakarlar’ın torunları mı? Vatandaşlara sormak istiyorum. Eğer protestocular, buna uymazsa hiçbir şey yapamam, protestolarına devam edebilirler. Protestocular mülklere zarar verir ya da polislere saldırırsa, yasalar gereğini yapacaktır. Biz yardımcı olamayız.”
Razakarlar, 1971 Bangladeş Kurtuluş Savaşı sırasında Pakistan ordusu tarafından görevlendirilen paramiliter bir güçtü. Ağırlıklı olarak Pakistan yanlısı Bengalliler ve Urduca konuşan Biharilerden oluşan Razakarlar, toplu katliamlar, tecavüzler ve işkenceler de dahil olmak üzere çok sayıda vahşete karıştı. 1971 savaşında, 300 bin ile 3 milyon arasında değişen sivil ölümlerin yaşandığı tahmin ediliyor.
Bangladeş’teki ekonomik koşullar ve yolsuzluk gençleri umutsuzluğa sürüklüyor
Öğrencilerin şikayetleri, aslında söz konusu kota sisteminin ötesine uzanıyor. Ülkedeki genç nüfusun işsizlik oranlarının yüksekliği ve zorlu ekonomik koşullar, Bangladeşli gençlerde hayal kırıklığı ve umutsuzluğa sebep oluyor. Uzmanların tahminlerine göre, yaklaşık 18 milyon Bangladeşli genç, iş arıyor. Sektörde çoğu kadın olmak üzere dört milyondan fazla kişi çalışıyor. Ancak fabrikadaki işler gelecek vaat eden genç nüfus için yeterli değil. Genç nüfus için de kamu sektöründeki işler, düzenli maaşları ve sosyal haklarıyla, ekonomik fırsatların sınırlı olduğu bir ülkede oldukça talep görüyor. Bu yüzden kamuda işe alımların liyakate dayalı olarak yapılmasını talep eden öğrenciler, günlerdir sokaklarda.
Bangladeş’te kamuda işe giriş pozisyonlarının yüzde 56’sı belirli demografik gruplar ve sınıflar için ayrılırken; bunun yüzde 30’u, 1971’deki Bağımsızlık Savaşı’na katılanların ailelerini kapsıyor. Söz konusu kontenjanlar, ülke çapındaki protestolar üzerine 2018’de kaldırılmıştı. Ancak Yüksek Mahkeme’nin, geçen ay kontenjan sisteminin yeniden uygulanması kararı almasının ardından protestolar başladı. Bu sistemi ayrımcılık olarak nitelendiren protestocular, bunun Bangladeş Başbakanı Şeyh Hasina Vecid liderliğindeki Avami Birliği Partisi’nin ve destekçilerinin çıkarları için yapıldığını öne sürüyor.
Protestolar, ilk olarak üniversitelerde başladı
Protestoların ilk olarak üniversitelerde başlamasının ardından Bangladeş Yüksek Öğretim Kurumu, “öğrencileri korumak amacıyla tüm devlet ve özel üniversitelerinin bir sonraki duyuruya kadar kapatılmasını” istemişti. Dhaka Tribune gazetesinin haberine göre, protestoların düzenlendiği Dakka Üniversitesi dahil ülkedeki bazı üniversiteler, kurumlarının süresiz kapatıldığını duyurmuştu. Üniversitelerin kapatılması kararına rağmen öğrenciler, okulları terk etmeyi reddetmişti.
“Ekonomik büyüme, iktidara yakın olanlara yarıyor”
170 milyon nüfuslu Bangladeş, dünyanın en hızlı büyüyen ekonomilerinden birisi. Buna rağmen uzmanlar, büyümenin üniversite mezunları için istihdama dönüşmediğine dikkat çekiyor. Buna göre, kişi başına düşen gelirin son 10 yılda 3 katına çıktığı söylenirken Dünya Bankası, Bangladeş’te son 20 yılda 25 milyondan fazla insanın yoksulluktan kurtarıldığını ileri sürdü. Ancak pek çok kişi, bu büyümenin bir kısmının Başbakan Hasina’nın iktidardaki Avami Birlik Partisi’ne yakın olanlara yaradığını ileri sürüyor.
Hak savunucuları, Hasina iktidarının demokrasiyi daralttığını dile getiriyor
Yolsuzluk iddialarının yanı sıra birçok hak savunucusu, son 15 yılda demokratik faaliyet alanlarının daraldığını vurguluyor. Ana muhalefetteki Bangladeş Milliyetçi Partisi (BNP), Hasina döneminde özgür ve adil seçimlerin mümkün olmadığını ve seçimlerin tarafsız bir geçici yönetim altında yapılmasını isteyerek 2014 ve 2024 seçimlerini boykot etti. İnsan hakları savunucuları, ayrıca son 15 yılda çoğu hükümeti eleştiren 80’den fazla kişinin ortadan kaybolduğunu ve ailelerinin onlardan haber alamadığını iddia etti.
]]>
Bangladeş Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi M.Amanul Haq, aile fertleri ve konsolosluk yetkilileri, ilçede düzenlenen etkinliklere katılmak üzere Konya’nın Beyşehir ilçesini ziyaret etti.
Beyşehir Kültür ve Turizm Derneği tarafından bahar etkinlikleri çerçevesinde geleneksel olarak düzenlenen ‘Bangladeş Su Nilüferi Günü’ne katılan Büyükelçi Haq ve beraberindekiler, Beyşehir Gölü kıyısındaki Çiftlik Mahallesi’nde düzenlenen tekne turuna katılarak nilüfer bahçesini ziyaret etti.
Eşiyle birlikte nilüfer çiçeği desenli kıyafetleriyle nilüfer bahçesi gezisine katılan Haq ve beraberindekiler, tekneyle bahçeye geldiklerinde hayran kaldıkları bahçede nilüfer çiçekleriyle hatıra fotoğrafları çektirdi. Haq ve beraberindekiler daha sonra göl kıyısında orman fidanlarını da toprakla buluşturdu. Haq ve beraberindekilerin bir sonraki ziyaret adresi tarihi Eşrefoğlu Camisi oldu.
Beyşehir Gölü İdare ve Ziyaretçi Merkezi’nde düzenlenen bahar etkinliklerinde kürsüye gelen Beyşehir Kültür ve Turizm Derneği Başkanı Mustafa Büyükkafalı, nilüfer çiçeğinin Bangladeş’in ulusal sembolü olduğunu vurgulayarak, Bangladeş’in Türkiye Büyükelçisi M.Amanul Haq ve beraberindeki Bangladeşli misafirlerini Beyşehir’de misafir etmekten duydukları mutluluğu ifade etti.
Beyşehir Belediye Başkanı Adil Bayındır da, “Biz Bangladeş’le kardeşiz, biz sizi birader, kardeş olarak biliyoruz. Bu sevgimiz ilelebet devam edecektir” dedi.
Bangladeş Halk Cumhuriyeti Türkiye Büyükelçisi Amanul Haq da konuşmasında, Bangladeş ile Türkiye arasında olan kardeşlik bağlarının zaten var olduğunu belirterek, aynı zamanda bu sene Türkiye ile Bangladeş arasında hükümet ilişkilerinin de 50’inci yıldönümü olduğunu hatırlattı. Haq, “Bangladeş Büyükelçiliğimiz adına şunu belirtmek istiyorum; buraya geldiğimizde şunu fark ettik ki, biz yabancı bir ülkede değiliz, kardeşlerimizleyiz. Bangladeş çok uzun ve zorlu bir mücadeleden sonra bağımsızlığını kazandı, dolayısıyla Bangladeş’e ait herhangi bir simge bizim için çok çok önemli. Bu sembollerden biri de aynı zamanda üzerine giydiğim, nilüfer çiçeği. Nilüfer çiçeği bunlardan birisi, dolayısıyla çok mutluyuz ve tüm heyetim de burada benimle beraber. Siz zaten Türkiye insanlarını Bangladeş’e en yakın insanlar olarak görüyoruz. Bugün burada aslında Beyşehir’in en güzel insanlarıyla, sizinle burada olmak bizim için böyle güzel bir ortamda, böyle güzel bir etkinlikte olmak mutluluk verici” ifadelerini kullandı.
Konuşmaların ardından Beyşehir Belediye Başkanı Adil Bayındır ile Büyükelçi Haq karşılıklı olarak gönün anısına birbirlerine çeşitli hediyeler verdi. Ardından Beyşehir Fotoğraf Kulübü tarafından 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla düzenlenen fotoğraf yarışmasında dereceye giren eserlerin sahibi çocuklara hediyeleri verildi ve sergi açılışları gerçekleştirildi. Yine güneşli bahçe resim atölyesi sergisinin de açılışı yapıldı.
Daha sonra çocuk ve gençlik orkestrası ve korosu tarafından müzik gösterisi gerçekleştirildi. Koronun erik dalı türküsünü seslendirmesinin ardından beraberindeki Bangladeşlilerle birlikte ellerinde kaşıklarla oynayan öğrencilere eşlik eden Büyükelçi Haq ve beraberindekiler ile Beyşehir Belediye Başkanı Adil Bayındır’ın hep birlikte oynaması da renkli görüntüler oluşturdu. – KONYA
]]>Akar, Meclis’te, Bangladeş Ulusal Savunma Koleji heyetini kabul etti.
Kabulün ardından basın mensuplarına açıklamada bulunan Akar, aralarında generaller, albaylar ve sivil personelin de bulunduğu Bangladeş Ulusal Savunma Koleji üyeleri ile bir araya geldiklerini söyledi.
Akar, heyetle uluslararası konularla alakalı Türkiye’nin görüşlerini paylaştıklarını ve bu konularda mutabık kalmalarını büyük bir memnuniyetle müşahede ettiklerini ifade etti.
Türkiye’nin Bangladeş ile ilişkilerinin tarihi, kültürel anlamda çok içerikli ve kapsamlı olduğunu belirten Akar, Milli Mücadele sırasında gösterdikleri ilgi ve desteğin unutulmayacağını dile getirdi.
Doğal afetlerde de iki ülkenin birbirine destek olduğunu hatırlatan Akar, iki ülke arasındaki ekonomik, ticari, kültürel, siyasi konulardaki işbirliğinin devam ettiğini vurguladı.
Son yıllarda iki ülkenin birlikte çalıştığı projelerle ilişkilerin daha da geliştiğini ifade eden Akar, “Gelişen ilişkiler arasında askeri eğitim işbirliğimiz ve bunun yanı sıra savunma sanayindeki işbirliğimiz önem arz etmekte. Biz, kendimiz için yaptığımız, ürettiğimiz savunma sanayi ürünlerini dost ve kardeş ülkelerle rahatlıkla paylaşıyoruz. Onların haklı davalarını destekledik, destekliyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
Bu manada ciddi bir ilgi olduğunu dile getiren Akar, “Çeşitli fuarlarla çeşitli tatbikatlarla, kurumlarımızda eğitim-öğretim almalarıyla birlikte bu işbirliği daha artmakta.” dedi.
Milli Savunma Komisyonu Başkanı Akar, 3 bin Bangladeşli askeri personelin Türkiye’de eğitim aldığını belirterek, gelecek dönemde bu ilişkilerin daha da artacağına inandıklarını söyledi.
Başta Filistin, Ukrayna ve Akdeniz’deki gelişmeler olmak üzere uluslararası konularda da misafir heyetle görüştüklerini ve mutabık şekilde ayrıldıklarını aktaran Akar, “Filistin konusuna gelecek olursak Bangladeşliler, çok açık ve net bir şekilde bunun bir ‘genocide’ (soykırım) olduğunu söylediler.” diye konuştu.
Kendisinin de Gazze’de ciddi bir katliam ve insanlara karşı bir zulüm olduğunu, akan kanın bir an önce durması ve ateşkesin sağlanması gerektiğini söylediğini anlatan Akar, Türkiye’nin Uluslararası Adalet Divanındaki çalışmalara çok yoğun şekilde katıldığını vurguladı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bu konuda Türkiye’nin tavrını çok açık ve net şekilde ortaya koyduğunu dile getiren Akar, İsrail ile ticari ilişkilerin kesilmesi dahil alınan tedbirleri anlattı.
Bazı ülke yönetimleri sessiz kalmaya devam ederken, birazcık vicdanı olan herkesin İsrail’in saldırılarına karşı ayakta olduğunu belirten Akar şöyle devam etti:
“Bütün meydanlarda herkes bir an önce ateşkesin sağlanması için feryat ediyor. Niye? Çünkü orada gerçekten bir savaş değil orada bir zulüm var. Çaresiz, silahsız, korumasız, savunmasız insanlar katlediliyor. Bunun bir an önce durması lazım. Maalesef biz bir taraftan ateşkes beklerken, akan kanın durmasını beklerken işte bu sabahtan itibaren çeşitli haberler gelmeye başladı. Dün akşamdan itibaren Refah bölgesine hava saldırısı olduğu, daha sonra da karadan bir harekat olduğu, oradaki sınır kapısının İsrail tarafından Netanyahu ve idaresi tarafından ele geçirildiği ve orada da yirmiden fazla insanın katledildiği şeklinde bilgiler var. Olayları yakından takip ediyoruz. Bizim Türkiye olarak yaklaşımımız çok açık ve net, bir an önce akan kanın durması ve bir an önce ateşkesin sağlanması.”
Bu konularda da Bangladeşli heyet ile mutabık olduklarını memnuniyetle müşahede ettiklerini kaydeden Akar, görüşmenin gayet verimli, sıcak, samimi şekilde gerçekleştiğini, karşılıklı olarak bilgi ve görüş alışverişinde bulunduklarını ifade etti.
]]>Güneydoğu Asya ülkesi Bangladeş’in Cox’s Bazar kentinde ocak ayında Kutupalong Mülteci Kampı’nda çıkan yangında evlerini kaybeden Arakanlı Müslümanlar (Rohingyalar) için Türkiye harekete geçti. Yangın sonrası 490 barınağın yapımını üstlenen Türkiye Diyanet Vakfı, bugün itibariyle 350 aileye inşaatları tamamlanan barınakları teslim etti. Kalan barınakların gelecek iki hafta içerisinde ailelere teslim edilmesi hedeflenirken, yangın nedeniyle kullanılamaz hale gelen TDV Camisi ise tekrar inşa ediliyor.
“Rohingyalı kardeşlerimizi evleriyle tekrar buluşturacağız”
TDV Bangladeş Koordinatörü Oğuzhan Adsız yaptığı açıklamada, mülteci kampındaki yapıların yeniden inşaatı için hız kesmeden çalıştıklarını ifade etti. Bangladeş Afet Bakanlığı ve Birleşmiş Milletler (BM) ile koordinasyonlu bir şekilde çalıştıklarını belirten Adsız, “490 tane barınağı vakıf olarak biz yapacağız. Bağışta bulunan bağışçılarımızın emanetlerini buradaki kardeşlerimiz için kullanmaya devam ediyoruz. Şu an barınak çalışmalarımız devam ediyor. İnşallah Ramazan ayı öncesinde çalışmalarımızı tamamlayarak evleri yanan Rohingyalı kardeşlerimizi evleriyle tekrar buluşturacağız” dedi.
Barınakların 15 metrekareden oluştuğunu söyleyen Adsız, “Bu ölçüler bize Bangladeş Afet Bakanlığı tarafından verilen ölçü. Barınak yaparken bu ölçülere uyarak inşa ediyoruz. Aynı zamanda bu barınaklarımızın yanında yanan bir camimiz de vardı. Onun da inşasını Ramazan ayı öncesinde tamamlayarak ilk teravihe yetiştireceğiz. Buradaki kardeşlerimizi ibadetlerini Ramazan ayı boyunca diğer camilerimizde olduğu gibi yapmaya devam edecekler” diye konuştu.
“Dünya Rohingyalı Müslümanlar için elinden gelen gayreti gösteriyor”
Şu an itibariyle 350 aileye barınakların teslim edildiğini kaydeden TDV Bangladeş Koordinatörü Adsız, “Bir buçuk hafta içinde barınaklarımızın hepsini tamamlayacağız. Zaten bu barınakları inşa eden Rohingya toplumu. Çünkü el işçiliği burada çok gelişmiş, özellikle bambudan çok fazla çeşitli ürün çıkartabiliyorlar. Yaşam alanları Myanmar’da yaşanan zulüm öncesinde de aşağı yukarı bu şekildeydi. Tek fark burada hayatta kalma korkuları yok. Daha güvenli bir ortam var. Kampta polisler ve askerler var. Başta Türkiye olmak üzere tüm dünya Rohingyalı Müslümanlar için elinden gelen gayreti gösteriyor. Bizde 2017’de kriz başladığı andan itibaren beslenmeden barınmaya, eğitimden sağlığa ve meslek edindirmeye kadar pek çok projeyi hayata geçirdik” şeklinde konuştu
“Yemek bulmakta zorlanıyoruz”
Rohingya mülteci kampında yaşayan medrese hocası ise yaptığı konuşmada, “Çok zor durumlar yaşadık ve buraya geldik. Çok zor şartlarda yaşıyoruz, çocukların eğitiminde zorlanıyoruz. Yemek bulmakta zorlanıyoruz. Yemek veriliyor ama sadece hayatımızı devam ettirebilecek kadar” ifadesini kullandı.
Daha iyi şartlarda yaşamak istediklerini dile getiren medrese hocası, “Yangın yaşandığında ben medresede eğitim veriyordum. Çocuklarım buradaydı ve yangını duyar duymaz buraya geldim. Çocuklarımı kurtardım, her şeyimiz yandı, hiçbir şeyimiz kalmadı. Evimiz yapıldığı için çok teşekkür ederiz” dedi.
Binlerce Müslüman evsiz
Bangladeş’in Cox’s Bazar şehrinde Arakanlı Müslümanların yaşadığı Kutupalong Mülteci Kampı’nda 6 Ocak’ta çıkan yangında bin 200 yerleşim yeri hasar görmüş ya da tamamen yanmıştı. Yaklaşık 7 bin Arakanlı Müslüman ise evsiz kalmıştı. – DAKKA
]]>ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Bangladeş’in Ankara Büyükelçisi M. Amanul Haq’ı makamında konuk etti. Baran, Büyükelçi Haq’ın ziyaretinden duyduğu memnuniyeti ifade ederek, Bangladeş ile ilişkilerin ortak tarih, kültür ve değerler ekseninde sağlam temellere dayandığını belirtti. Baran, “Bangladeşli kardeşlerimizin Osmanlı-Rus savaşında Kalküta’nın camilerinde ordumuz için dualar ettiklerini, Milli Mücadele sırasında da maddi ve manevi destek verdiklerini unutmadık ve her zaman minnetle andık” diye konuştu.
İki ülkenin ihtiyaç duyulan her zaman birbirlerine karşılıklı yardım ve destekte bulunduğunu kaydeden Baran, Bangladeş’in asrın felaketi 6 Şubat depreminin ardından destek veren ülkeler arasında yer aldığını belirterek, teşekkür etti. İki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin 50. yılı olduğunu hatırlatan Baran, Türkiye’nin Bangladeş’ten jüt ipliği, hazır giyim, triko ve seramik gibi ürünler ithal ettiğini, bunun karşılığında da pamuk, tekstil makineleri, demir-çelik, inşaat malzemeleri ve elektronik cihazlar ihraç ettiğini kaydetti. Türkiye’nin Bangladeş’e ihracat kalemlerinden birinin de Türk dizileri olduğunu belirten Baran, ülkeler arasındaki ilişkilerin ilerlemesinde Türkiye’de eğitim gören Bangladeşli gençlerin rolünün büyük olduğunu söyledi. Baran, Türkiye ile Bangladeş arasındaki ticari ilişkilerin savunma sanayii ürünleri alanında da geliştiğini söyledi.
“İlişkilerimizdeki yakınlık dikkate alınırsa Bangladeş ile mevcut rakam yeterli değil”
Bangladeş’in Türkiye’nin Güney Asya’da Hindistan’dan sonraki en büyük ticari partneri olduğunu, iki ülke arasındaki dış ticaret hacminin 1 milyar dolar eşiğini geçtiğinin altını çizen Baran, şunları söyledi:
“Bangladeş bizim için önemli bir ülke. Geleceğine güveniyoruz. Ticaret Bakanlığımızın hedef ülkeler stratejisi çerçevesinde yayınladığı ülke listesinde Bangladeş’in de adı var. İlişkilerimizdeki yakınlık dikkate alınırsa Bangladeş ile mevcut rakam yeterli değil. Bu rakamı Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın işaret ettiği 3 milyar dolar seviyesine yükseltmek için Ankara Ticaret Odası olarak çalışmaya, dış ticaretimizi her iki ülkenin de lehine olacak şekilde geliştirmeye hazırız.”
“Hedefe ulaşabilmek için iş birliği imkanlarını görüşmek üzere buradayım”
Büyükelçi M. Amanul Haq da, iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari ilişkileri geliştirme konusunda görüş alışverişinde bulunmak üzere Ankara Ticaret Odası’nı ziyaret ettiklerini belirterek, “Güven mektubu sunduğumda Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan bana, iki ülke arasındaki ticaret hacmi için 3 milyar dolar hedefini göstermişti. Bu hedefe ulaşabilmek için iş birliği imkanlarını görüşmek üzere buradayım” dedi.
Büyükelçi Haq, ticari ilişkileri geliştirmek için Bangladeş Ticaret Odası’nın Türkiye’yi ziyaret edebileceğini belirtti. Haq, Bangladeş’in Türkiye’de yaşanan Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin ardından milli bayramı ve yeni yılı kutlamak yerine bu organizasyonlar için ayrılan kaynağı Türkiye’ye deprem yardımı olarak gönderdiğini kaydetti. Büyükelçi, 15 Temmuz darbe girişimine karşı ilk tepki gösterenler arasında Bangladeş Başbakanı Şeyh Hasina’nın da yer aldığını hatırlattı. Ankara’yı turistik bir destinasyon olarak da gördüklerini anlatan Büyükelçi Haq, Bangladeş’ten gelen misafirlerini Ankara ve çevre illerde gezdirdiğini ve onlar için de anlam ifade eden Hacı Bayram-ı Veli Camii ve Türbesi’ni ziyaret ettiklerini kaydetti.
Görüşmede ATO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Temel Aktay da yer aldı. – ANKARA
]]>