Su ürünleri kaynaklarından ekonomik yararlanmak, deniz ve iç sulardaki su ürünlerinin kalite ve stoklarının korunması amacıyla su ürünleri avcılığına getirilen genel yasaklar, 15 Nisan itibarıyla başladı.
1 Eylül 2023’te açılan sezonda palamuttan umduğunu bulamayan Karadenizli balıkçılar, büyük oranda bereketli hamsi avı gerçekleştirdi.
Ordu’da faaliyet gösteren Perşembe Balıkçılar Kooperatifi Başkanı Ünal Karadeniz, AA muhabirine, sezona büyük umutlarla başladıklarını ancak palamut avından istediklerini alamadıklarını söyledi.
Bu sezon neredeyse yok denecek kadar az palamut avlandığını belirten Karadeniz, “İstatistiklere göre son 62 yılın en kötü palamut avcılığı oldu. Tüm balıkçılarımız bu sezon hamsiden yana oldukça güzel bir sezon geçirdi. Hamsi yüzümüzü güldürdü.” dedi.
Karadeniz, istavrit avının genel olarak iyi geçtiğini ifade ederek, artık tekne ve ağlarının bakımını yaparak yeni sezona hazırlanacaklarını söyledi.
Trabzonlu balıkçılar hamsi avından memnun
Av sezonunun sona ermesiyle Trabzon Yoroz mevkisindeki balıkçılıklar da ağlarını topladı.
Balıkçı Muhammet Ali Bozoklu, baba mesleği balıkçılığa 15 yıl önce başladığını belirtti.
Av sezonunun artık sona erdiğini anımsatan Bozoklu, bu sezon palamuttan değil ancak hamsiden yana iyi bir dönem geçirdiklerini dile getirdi.
Bozoklu, hamsinin bu sene Karadeniz’de oldukça bol olduğunu belirterek, şunları söyledi:
“Bu sene sezonumuz iyiydi ama kimisi çok kimisi az kazandı. O da rızık diyelim. Şimdiden gelecek sezon için hazırlıklara da başladık. Teknenin bakımı, tamiratı gibi şeylerle uğraşıyoruz. Yani hiç boş yok, 7/24, yaz kış çalışıyoruz. Meşakkatli iş ama çok şükür uğraşıyoruz. İşimizden memnunuz, şikayetçi değiliz.”
Sezonun sona ermesiyle ağ onarımına başlayan Yusuf Bayar ise genel itibarıyla iyi bir av sezonu geçirdiklerini ifade etti.
Hamsi avına kota getirilmesi talebi
Rize Artvin Su Ürünleri Kooperatif Birliği Başkanı Barış Zaman ise av sezonunun hamsi ağırlıklı olduğunu kaydetti.
Hamsinin boyunda son 5 yıldır gözle görülür oranda küçülme olduğunu savunan Zaman, şöyle devam etti:
“Bu bizim ticaretimize de yansıyor. Uygun boylardaki balığı yakalayamaz duruma geldik. Hamsinin boyu küçüldüğü için sofraya gönderdiğimiz miktar da azaldı. Ekonomik değeri yüksek balığı son 5 yıldır yakalayamaz duruma geldik. Her yıl kasaya koyduğumuz balığın miktarı azalıyor.”
Barış Zaman, hamsi avına kota getirilmesini talep ederek, ” Türkiye’deki balıkçılığın yüzde 60’ı hamsi üzerine. Hamsi avcılığına bir an önce kota getirilmesi, önlemlerin alınması, aşırı avcılığın önüne geçilmesi gerekiyor.” değerlendirmesinde bulundu.
Balıkçıların büyük çoğunluğunun getirilecek kotayı desteklediğini belirten Zaman, “Az tutarak balığı büyütmemiz gerekiyor. Balığı korursak, fabrika yerine kasaya koyarak halka arz edebilirsek işlevimizi yerine getiririz.” diye konuştu.
Giresunlu balıkçılar sezonda umduğunu bulamadı
Keşap Su Ürünleri Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Nadir Kasap da 1 Eylül 2023’te büyük umutlarla başladıkları av sezonunun istedikleri gibi geçmediğini söyledi.
Palamut ve hamsi avcılığının beklentilerini karşılamadığını dile getiren Kasap, “Yine çinekop ve bazı balık türlerinin avcılığı da arzu ettiğimiz düzeyde olmadı. Sezon süresince mezgit ve istavrite yöneldik. Genel olarak baktığımızda bizim sularımızda avcılık iyi olmadı.” diye konuştu.
Kasap, bundan sonraki süreçte balıkçıların yeni sezon hazırlıklarına başlayacaklarını belirterek, gelecek av sezonun iyi geçmesini beklediklerini sözlerine ekledi.
]]>TARIM ve Orman Bakanlığı, Balıkçılık Yapıları Daire Başkanı Mahir Kanyılmaz, balon balığıyla mücadelede 2020 yılından bu yana teşvik uygulaması yapıldığını belirterek, “Şu ana kadar balıkçılarımıza 1 milyon 250 bin lira civarında bir destek ödemesi yapıldı ve 185 bin civarında balon balığını teslim aldık.14 milyon adet yeni balon balığı bireyinin ekosisteme girişini engelledik. Eğer bakanlığınız bu çalışmayı yapmamış olsaydı, sahillerimizde, denizlerimizde şu an olduğunun 2-3 katı daha fazla balon balığıyla karşılaşıyor olacaktık” dedi.
Tarım ve Orman Bakanlığı, Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü, Kaynak Yönetimi ve Balıkçılık Yapıları Daire Başkanı Mahir Kanyılmaz, Hatay’ın İskenderun ilçesinde 7 kişilik ailenin zehirlenmesiyle yeniden gündeme gelen balon balığı ile mücadeleye ilişkin çalışmaları anlattı. Kanyılmaz, Hint-Pasifik kökenli bir tür olan balon balığının, önceleri Nil Nehri’nin Süveyş Kanalı önünde tatlı su bariyeri oluşturması nedeniyle Akdeniz’e gelmesinin engellendiğini belirtti. Kanyılmaz, zaman içerisinde Nil Nehri’nin üzerine yapılan barajlar ve tarımsal sulama dolayısıyla Süveyş Kanalı’nın önüne gelen tatlı su azaldığı için bu bariyerin ortadan kalktığını belirterek, “Böylelikle bir tuzlu su balığı olan balon balığı rahatlıkla Akdeniz’e doğru geçti. İlk Akdeniz’e geçişi 1987 yılında İsrail’de bildirildi. Ülkemiz kıyılarına ulaşması 2002 yılını buldu. 2002 yılından sonra küresel iklim değişikliğinin, deniz suyu sıcaklıklarının artışının etkisiyle İskenderun Körfezi’nden İzmir’e kadar olan alanda yıldan yıla yayıldı. Şu anda Ege Denizi’nin İzmir’den yukarı kısımlarında da görüldü” dedi.
Kanyılmaz, balon balığı ile ilgili bir iki bilimsel çalışmada, Karadeniz’de de koloni oluşturmamakla birlikte birey bazında bildirim yapıldığını söyleyerek, “Fakat ağırlıklı popülasyon Akdeniz’de ve Ege’de. Marmara’da, Karadeniz’de şu an bir popülasyon söz konusu değil. Fakat iklim değişikliğinin etkisi artacağı düşünüldüğünde, uzun vadede oralara doğru da yayılacağı bilim adamlarınca öngörülmekte” diye konuştu.
‘ÖLÜME KADAR VARAN TEHLİKELER OLUŞTURUYOR’
Balon balığının 200 civarında türü olduğunu bildiren Kanyılmaz, “Bunlardan 112 civarındası denizlerde yaşayan tür. 50 civarındası acı sularda yaşıyor, 30’un üstünde tür de tatlı sularda yaşıyor. Normal şartlarda balığın kendisi zehirli değil. Balık, bulunduğu ortamdaki bir bakteri türünü beslenirken ister istemez kullanıyor. Bu bakteri türünün ürettiği toksin çok güçlü. Pişirmeyle, ısıtmayla kaybolmuyor. Ağırlıklı olarak balığın konaklarında, iç organlarında ve derisinde var. Yenmesiyle ölüme kadar varan tehlikeler oluşturuyor. Önemli olan burada hem balıkçılarımızın bunu karaya çıkarmaması, çıkarılsa bile vatandaşımızın bunu almaması. İl müdürlüklerimize ihbar etmesi, kendi sağlıkları için son derece önemli” ifadelerini kullandı.
‘ÖNEMLİ MİKTARDA BALON BALIĞI EKOSİSTEMDEN ÇEKTİK’
Balon balığı popülasyonunun giderek artmasının kamuoyunda ve balıkçılar üzerinde endişe oluşturulmasıyla Tarım ve Orman Bakanlığı’nın harekete geçtiğini dile getiren Kanyılmaz, bilim adamları ve araştırma enstitülerindeki araştırmacıların fikirleri; bakanlığın değerlendirmesi neticesinde ilk defa 2020 yılının aralık ayında bir pilot çalışma yapıldığını aktardı. Bu pilot çalışmayla kısa sürede 46 bin 192 adet balon balığının yakalandığını söyleyen Kanyılmaz, “Bu çalışma hem balıkçılarımızda hem kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Desteklemenin devam edilmesiyle ilgili çok güçlü talepler oluştu. Genel müdürlüğümüzün görev ve sorumluluk alanı içinde, istilacı türlerle mücadele etme kapsamında bu desteğin 3 yıl süreyle devam ettirilmesi planlandı ve bu yönde gerekli mevzuat hazırlıkları yapılarak; 2021, 2022, 2023 yılları boyunca destekleme yapıldı. Desteklenen miktar başta en zehirli türde 5 lira, diğer türler için 50 kuruştu. Zaman içinde günün koşullarına göre 5 lira olan ürün desteklenmesini 12,5 liraya çıkardık. 50 kuruş olan diğer türleri de 2,5 liraya çıkartarak önemli miktarda balon balığını ekosistemden çektik” dedi.
Kanyılmaz, şu ana kadar balıkçılara balon balığı için 1 milyon 250 bin lira civarında bir destek ödemesi yapıldığını belirterek, “Bu desteklemelerle şu ana kadar 185 bin civarında balon balığını teslim aldık. Bu miktar baktığınızda büyük bir miktar gibi görünmeyebiliyor; fakat ekosisteme giren balon balığı miktarını azalttık. Tahminlere göre 14 milyon adet yeni balon balığı bireyinin ekosisteme girişini engelledik. Eğer bakanlığınız bu çalışmayı yapmamış olsaydı, sahillerimizde, denizlerimizde şu an olduğunun 2-3 katı daha fazla balon balığıyla karşılaşıyor olacaktık. Balıkçılarımız, av araçları ve ekosistem daha fazla zarara uğrayacaktı” diye konuştu.
‘KENDİ TÜRLERİNİ DAHİ TÜKETİYOR’
Balon balığının Akdeniz’deki en yüksek riskli zararlı balıklardan birisi olarak kabul edildiğini kaydeden Kanyılmaz, “Balon balığı kendi türlerini dahi tüketiyor. Sadece caretta caretta kaplumbağaları, yunuslar, orfoz, lahoz gibi canlılar bu balığı tüketiyor. Kendisi her şeyi tüketiyor. Hatta midelerinde balıkçıların av araçları, ağları, kancalarına bile rastlanıyor. Normal şartlarda tüketilmediği taktirde insana zarar veren bir tür değil. Nadir de olsa sahadan bindirilen vakalar var; fakat genellikle siz onu tüketmezseniz ya da ağzınıza parmağınızı bir uzvunuzu sokmazsanız insanlara zararlı değil. Biz aynı zamanda bir turizm ülkesiyiz. Yaptığımız desteklemeyle turizme de katkı veriyoruz” ifadelerini kullandı.
]]>