UĞUR İSTANBULLU
(ARTVİN)- Artvin Arıcılar Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Malik Yavuz, sosyal medyada ‘Macahel balı’ adı altında ‘Fadime Abla’ ballarının satılmasına tepki gösterdi. Yavuz, denetim olmaması nedeniyle merdiven altı üretilen balların satışı nedeniyle arıcıların zor durumda kaldığını söyledi. Artvin Arıcılar Birlik Başkanı İbrahim Durmuş ise “Bu yaşanan durumla ilgili Bakanlığımızın gerekli girişimlerde bulunmasını istiyoruz ve bizler de birlik olarak bu sahte balı satanlar hakkında gerekli hukuki işlemler başlatacağız” ifadelerini kullandı.
Artvin Arıcılar Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Malik Yavuz ve Artvin Arıcılar Birlik Başkanı İbrahim Durmuş, piyasada ‘Macahel balı’ adı altında satılan ‘Fadime Abla balları’ ve arıcıların yaşadığı sorunlara ilişkin açıklama yaptı. Malik Yavuz, şunları söyledi:
“Denetim olmadığı için sahte bal satışı yapılıyor”
” Türkiye’de Fadimeler çok. Türkiye, Fadimeleri çoğaltan sistemin ta kendisidir. Sistemin bir denetim mekanizması olmadığından, sahte bal üretip pazarlayan anlayışın ya da kişilerin üzerine gitme gibi bir niyeti olmadığı içinde Fadimeler çoğalıyor. Fadime şu; Türkiye’nin değişik yerlerinde ya da yurt dışında Batum gibi yerlerde üretilen merdiven altı ballarının Türkiye’de satışını yapan insanlardır. Bundan dolayı arıcılarımız gerçek ballarını satmakta zorluk çekmektedirler. Tüketicilerimize biz şunu öneriyoruz; ballarını birliklerden ve barkodlu alsınlar. Fadime markasıyla satılan balın Artvin’le hiçbir ilişkisi yok ve Fadime Türkiye’nin hangi ilden, hangi ilçeden ya da hangi köyden olduğu bilinmemektedir ama Fadime burada kendi becerisini kullanarak Borçka Macahel balını piyasaya sürmeye çalışmaktadır. Artvin’de gerek Artvin Arıcılar Birliği, gerekse Ankara Merkez Birliğimiz mücadele vermiş olmasına rağmen bu sahte bal konusunda başarı sağlamış durumda değildir. Fadime ismini kullanarak satılan balın Macahel balıyla kesinlikle bir ilişkisi yoktur.
“Birlik olarak sahte ballara karşı harekete geçtik”
Birlik harekete şöyle geçti; bu Fadime’nin sahte bal sattığını gerek sosyal medyadan gerekse haber kanallarından duyurmaya çalıştık ama ne derece başarılı olduğumuz tartışılır ve bize basın ne kadar yer veriliyor ya da vermiyor bu da bir tartışma konusu. Bizim isteğimiz sadece bu değil Türkiye genelinde bunun yaygınlaşması ve bu Fadime tipi insanların cezalandırılması. Ne yazık ki bunlar ödüllendiriliyor. Bu Fadime tipi balların sosyal medyada reklamları var ve hiçbir kimse bu ballardan tahlil yaptırmıyor. Eğer yetkililer Tarım Bakanlığı, tarım il müdürlüğü ve ilçe müdürlükleri ve benzer yetkileri bulunduran kurum temsilcileri görevlerini yapmış olsalardı Fadimeler Türkiye’de kendini pazarlayamazlardı.”
“Firmalar hakkında hukuk mücadelesi başlatacağız”
İbrahim Durmuş ise şunları söyledi:
“Bu soruyu kimseden duymak istemezdim ama son günlerde en çok sorulan soru bu bize. Artvin’in balı kalitesiyle Türkiye’de öne çıkmıştır ve kaliteyi de kalite yapan da Artvin’in coğrafyası ve Artvinli arıcılarımızın da katkılarıyla oluşmasıdır. Bizim ballarımız piyasada iyi para ettiği için, bizim arıcılarımızın emeği üzerinden Artvin balı satıp para kazanmak istiyorlar. Ballarını da daha çok sosyal medya üzerinden Artvin balı adı altında, Artvin balı olamayan balı satıyorlar. Bu durum bizim Artvinli aracılarımızı çok üzüyor ve bizleri zor duruma bırakıyor. Bizim Artvin’de ürettiğimiz ballarımızı kısa zamanda satarız ve büyük şehirlerde oturan insanlarımız bilir. Biz de ballarımızı 8 ve 9. aylarda kovandan aldığımızda tüketicilerimiz siparişlerini verirler ve bizlerde kargolarla yurt içine göndeririz ve bizim elimizde ballarımız kalmaz ama son zamanlarda Artvin balı adı altında Fadime gibi isimler kullanarak hatta bölgemizin de resimleri kullanılarak sosyal medya aracılığıyla ballarını satıyorlar. Maalesef gerçeği bilmeyen tüketicilerimizde balı tattıktan sonra Artvin balı böyleyse bir daha da bizim ballarımızı almıyorlar ve dolaysıyla bu sahte balı satanlar Artvin balını ve biz Artvinli arıcıları lekeliyorlar. Bu yaşanan durumla ilgili Bakanlığımızın gerekli girişimlerde bulunmasını istiyoruz ve bizlerde birlik olarak bu sahte balı satanlar hakkında gerekli hukuki işlemler başlatacağız.”
]]>İlin yaklaşık yüzde 60’ını oluşturan ormanlık alanlarda arıcılık yapan çiftçiler, özellikle kestane, ıhlamur, gürgen, meşe ve kızılcık gibi ağaç çeşitleri sayesinde yüksek kalitede bal üretiyor.
Aroması, yumuşak tadı ve besin değerleri bakımından başka coğrafyalarda üretilen benzerlerinden ayrılan ürün, “Yalova kestane balı” adıyla Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından coğrafi işaret olarak tescil edildi.
İl Tarım ve Orman Müdürü Suat Parıldar, AA muhabirine, Tarım ve Orman Bakanlığının politikaları çerçevesinde coğrafi işaretle tescil edilen ürünlerin sayısının arttığını söyledi.
Yalova özelinde bu konuda çalışmalar yürüttüklerini belirten Parıldar, “Ülkemizde coğrafi işaret almış 7’si kestane balı olmak üzere 27 bal çeşidimiz mevcut. Yalova kestane balımız 28’inci çeşit oldu. Yalova kestane balının ıhlamurla beraber ayrı bir kıvamı, ayrı bir tadı var.” dedi.
Parıldar, Yalovalı arıcıların ürettiği balın yüzde 74 ve üzerinde kestane oranıyla çok kıymetli olduğunu vurguladı.
Üreticilerle birlikte Yalova kestane balını coğrafi işaretle taçlandırdıklarını dile getiren Parıldar, “Yalova kestane balımızın diğer bir özelliği de içinde bulunan eser miktarda ıhlamurla kahvaltılığa uygun bir bal olması. Bu da tüketici açısından daha lezzetli, kıvamlı, gösterişli bir tüketim metodu oluyor. 380 arıcımızla 30 binden fazla kovandan yıllık 300-350 ton bal üretimimiz söz konusu. Türkiye ve belki yurt dışındaki tüketicilerimize Yalova kestane balını artık coğrafi işaretle sunacağız ve tüketime hazır hale getireceğiz.” diye konuştu.
Parıldar, Doğu Marmara Kalkınma Ajansı ile yaptıkları proje kapsamında üretilen arı sirkesinin Türkiye’de pek bulunmadığını ifade etti.
Arı yetiştiricileriyle organik arıcılık konusunda çalışmalarının sürdüğünü dile getiren Parıldar, organik sertifikalı bal, polen ve propolisi tüketicilerle buluşturmaya devam edeceklerini söyledi.
“İçerdiği ıhlamur nedeniyle balımızın tıbbi değeri daha da yükseldi”
Yalova Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Hakan Gündüz de 2020 yılında yaptıkları coğrafi işaret başvurunun sonuçlanmasından memnuniyet duyduklarını belirtti.
Boğazda acı ve yanma hissi bırakmasıyla bilinen diğer kestane ballarına göre Yalova kestane balının daha yumuşak olduğuna dikkati çeken Gündüz, şunları kaydetti:
“İçerdiği ıhlamur nedeniyle balımızın tıbbi değeri daha da yükseldi. Balımızın içeriğinde minimum yüzde 80 kestane, yüzde 5’er ıhlamur, karaçalı, yüzde 1 orman gülü gibi aromalar var. Geçen seneki balımızın prolin değeri 1600 çıktı. Bu şimdiye kadar Türkiye’de duyduğumuz en yüksek prolin değeri. Bunun kestane balımızda olması zaten Yalova için başlı başına bir kazanç. Bu tüketiciye de yansıdığı için tüketici şu anda daha iyi bir bal yiyor. Bunun dışında bal her şeyden önce bir gıda maddesi. Her gıda maddesinde olduğu gibi çok tüketilmesi veya az tüketilmesi uygun değil. Onun da kendine göre bir ölçüsü var. İnsanlarımız balı önce sağlık için tüketiyor ama fazla tükettiğiniz zaman şifa gelmeyecek. O yüzden de balımızı tüketirken günde iki tatlı kaşığını geçmemekte fayda var.”
Gündüz, Birlik olarak ISO 9001 ve ISO 22000 sertifikalarına sahip olduklarını da sözlerine ekledi.
]]>