Bahçeli – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Tue, 23 Jul 2024 21:33:20 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Bahçeli: MHP’ye karşı yapılan haksızlıkların hesabını hukuk zemininde soracağız https://www.haber60.com.tr/bahceli-mhpye-karsi-yapilan-haksizliklarin-hesabini-hukuk-zemininde-soracagiz/ https://www.haber60.com.tr/bahceli-mhpye-karsi-yapilan-haksizliklarin-hesabini-hukuk-zemininde-soracagiz/#respond Tue, 23 Jul 2024 21:33:20 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=41633

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Bazı çevreler 2024 yılının içerisinde MHP’ye karşı çok büyük haksızlıklar, iftiralar, yalanlar, hakir görmeler, küçük görmeler, suçlamalarda bulunmuşlardır. Bunların toplamı 154 kişidir. Onlarla muhatap olmayı dahi kabul etmeyiz; ama hukuk zemininde muhakkak hesaplaşacağız” dedi.

MHP Genel Başkanı Bahçeli, parti genel merkezde basın toplantısı düzenledi. Bahçeli, ABD Başkanı Joe Biden’ın, 5 Kasım 2024’te yapılacak başkanlık seçimlerinde adaylıktan çekilmesine ilişkin, “Muhalefetin umut bağladığı, siparişiyle siyaset yaptığı, bölücülerin ve teröristlerin kukla olarak hizmet ettiği Joe Biden’ın, ABD başkanlık yarışından çekilmesi bölgesel ve küresel zeminde etkileri olacak bir gelişmedir. Sayın Cumhurbaşkanımızı ve iktidarını devirme planı yapanların kendileri tasfiye olmaktadır. ABD’nin tazyikiyle güney sınırlarımız boyunca kurulmak istenen terör devletinin bağlantı noktaları, yol haritası, ana güzergahı, kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri’nin mücadelesi ve iktidarın dirayetiyle berhava edilmiştir. Açılan kilidin kapatılmasıyla mücavir bölgelerde hiçbir terör örgütü nefes dahi alamayacaktır. Sürekli operasyon stratejisi Allah’ın izniyle başarıya ulaşacak, terörün ve bölücülüğün kökü kazınacaktır” diye konuştu.

‘CHP DEMOKRASİMİZE LEKE SÜRMEKTEDİR’

Doğu ve Güneydoğu’daki bazı il ve ilçelerde fiili durum yaratmak için belediye hizmetlerinin kötüye kullanıldığını söyleyen Bahçeli, “Bölücülüğü sokağa taşıma gayretleri son günlerde hızlanmıştır. Bu azgınlaşmış tahrikleri dikkatle ve yakinen takip ettiğimiz herkesçe bilinmelidir. Türkiye’nin bölünmesi hususunda kapalı devre iş birliği halinde olan ve siyasi ortaklık kuran CHP ile DEM’in ateşle oynadığı malumlarınızdır. Tam da bugünlerde CHP Genel Başkanı’nın, ‘Kürtler ben eşit hissetmiyorum diyorsa, onlar eşit hissedene kadar hep birlikte mücadeleye devam edeceğiz’ açıklaması yakından tanıdığımız bir bölücü ağzıdır. DEM’lenen CHP, milli güvenliğimize zarar vermektedir. DEM’lenen CHP, demokrasimize leke sürmektedir. Terörist Demirtaş ile ziyaretçi kuyruğuna girenler, profili çeşitlenen Soros’çu Kavala’ya siyasi geleceğini bağlayanların, ne milliyetçilikten ne de milli onurumuzu muhafaza temininden bahsetmeleri söz konusu değildir. CHP’nin şifreleri PKK’nın elinde, DEM’in kullanımındadır. Türk milleti köksüz ve kötü niyetli müflisleri görmektedir. Bu nedenle emperyalizmin içimize kadar yuva yapmış piyonları muhakkak çuvallayacak, alayının birden oyunları bozulacak, mahcubiyet ve mağlubiyet, akıbetleri olacaktır” ifadelerini kullandı.

‘TÜRKİYE EKONOMİSİ YÜKSELİŞ KULVARINDADIR’

Ekonomiye ilişkin karamsar tablolar çizenlerin, Türkiye’nin gücünü ve Türk milletinin iradesini kavramaktan aciz olduğunu belirten Bahçeli, “CHP Genel Başkanı’nın, tarihin en ağır ekonomik krizinin yaşandığını iddia etmesi yalnızca ağır bir bühtan değil, aynı zamanda ülkesine ve milletine itibar etmeyen bir siyasetçinin deli saçmasıdır. Halbuki Türkiye ekonomisi, güven verici adım ve hamlelerle istikrarlı ve umut uyandıran bir yükseliş kulvarındadır. Dezenflasyon süreci her geçen gün tesirini göstermekte; büyüme, istihdam, ihracat, yatırım, üretim ve cari fazla hedefleri iyimser beklentileri kamçılamaktadır. Uluslararası kredi derecelendirme şirketlerinin ekonominin pozitif ivmesini teyit etmesi ayrıca değerli ve sevindirici bir gelişmedir. Azalan dış finansman ihtiyacıyla birlikte artan uluslararası rezervler ekonomik dengelenmeyi tetiklemektedir. Türkiye ekonomisi en kötü senaryoların engellemelerine takılmadan hızla ilerleme kaydetmektedir. Toplumun her kesimi büyümenin nimetlerinden elbette istifade edecek, özellikle istismar edilen emeklilerimiz hak ettikleri sosyal, ekonomik ve insani seviyeye kavuşacaklardır. MHP’nin ve Cumhur İttifakı’nın ortak gayesi de budur. Kaldı ki ülkenin bekası ile milletin refahı en üst düzeyde tesis edilecektir. CHP Genel Başkanı’nın her çiftçiye bedava traktör vaadiyle yoksul ve geliri olmayan vatandaşlarımıza tam altın sözü, hem aldatma hem de popülizmin ve demagojinin batağına saplanmış bir siyasetçinin kuyruklu yalanı olarak şu an bile hafızalardaki tazeliğini korumaktadır” açıklamasında bulundu.

‘KIBRIS TÜRKÜNÜN AĞITLARI DİNDİRİLMİŞTİR’

Bahçeli, Kıbrıs Barış Harekatı’nın 50’nci yıl dönümüne değindiği açıklamasında, şöyle konuştu:

“Kıbrıs Türklüğünün zulümden ve zulmetten kurtuluş gününde soydaşlarımızla beraber olmaktan, bu kutlu günde kabaran milli coşkuya şahit olmaktan şahsım adına büyük bir memnuniyet duyduğumu bilvesile açıklamak boynumun borcudur. Kıbrıs, sadece üzerinde hayat sürülen bir Ada değil, Türk milletinin tarih, şehitlik, kardeşlik, var oluş anıtıdır. Kıbrıs, muhterem ceddimizin göz nuru, gönül yurdu olmasının yanı sıra; siyasi, stratejik, kültürel, ekonomik, jeopolitik miras ve müktesebatıyla bölgenin ve küresel sistemin kilit taşıdır. Bu nedenle tüm dikkatlerin odağı Kıbrıs’tır. Öteden beri açık veya gizli hesaplaşmaların, medeniyetler ve milletler arası devam edegelen seri ve sert mücadelelerin ağırlık merkezi Kıbrıs’tır. Kıbrıs Türklüğünün onuruyla, milli kimliğiyle, dahası var oluş haklarıyla birlikte bağımsız yaşama gayesine tahammülsüzlük gösterenlerin nasıl bir yanlışa düştükleri her türlü izahtan varestedir. Girit’te ne yapıldıysa Kıbrıs’ta da aynısı planlanmıştır. Şayet Türkiye’nin 50 yıl önce müdahalesi olmasaydı Kıbrıs Türklüğü Hocalı’da, Kerkük’te, Doğu Türkistan’da ve Gazze’de yaşanan dramların, acıların ve insani felaketlerin aynısıyla karşılaşması mukadderdir. 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs Türkünün gözyaşları silinmiştir. 20 Temmuz 1974’de Kıbrıs Türkünün ağıtları dindirilmiştir. Bundan dolayı Türk düşmanları huzursuzdur, sancılıdır, uykuları kaçmıştır. Kıbrıs Türklüğü duruşuyla, haklı mücadelesiyle, uluslararası hukuk kapsamındaki tanınma çabalarıyla ve Türkiye’nin sonuna kadar desteğiyle muhasımları çileden çıkarmaya devam edecektir.”

‘BİDEN’IN GİDİŞİ MÜJDEDİR’

Daha sonra soruları yanıtlayan Bahçeli, ABD’deki seçimlerin Türkiye ile ilişkileri nasıl etkileyeceğine ilişkin, “Biden’ın gidişi bir müjdedir. Netanyahu’nun gidişi de 2’nci müjde olacaktır” dedi.

‘MHP ÜZERİNE DÜŞENİ YAPACAKTIR’

Sahipsiz sokak hayvanları ile ilgili kanun teklifine dair konuşan Bahçeli, “Türk milleti hayvanları sever. Köpekleri dost kabul eder. O sebepten dolayı, köpeklere karşı uygulanacak her türlü yanlışın karşısında durur. MHP de üzerine düşeni yapacaktır. Hiç kimse merak etmesin” ifadelerini kullandı.

‘YAKIN TAKİP ALTINDAYIZ’

Basın toplantısının sonunda, bir konuyu hatırlamak istediğine işaret eden Bahçeli, “Bazı çevreler 2024 yılının içerisinde MHP’ye karşı çok büyük haksızlıklar, iftiralar, yalanlar, hakir görmeler, küçük görmeler, suçlamalarda bulunmuşlardır. Bunların toplamı 154 kişidir. Bu gerçeği hatırlatmak istiyorum. Sizlerle çok zaman beraber oluyoruz; ama televizyonlarda ayrıldığımız şahsiyetler var. Onları kabul etmekte zorlanıyoruz. Ama yakın takip altındayız. Şu görmüş olduğunuz liste kimin hangi gün hangi saatte hangi programda nasıl konuştuklarının, kimlerle konuştuklarının, MHP’ye hangi hakaretleri yaptıklarının toplamıdır. Bu dosya elimizdedir. Günü geldiğinde bu dosya eyleme de geçecektir. Eylem hukuki nitelikte olacaktır. ‘Bizi hedef gösteriyorlar’ saçmalığından da korkaklığında da kendilerini kurtarsınlar. Onlarla muhatap olmayı dahi kabul etmeyiz; ama hukuk zemininde muhakkak hesaplaşacağız” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/bahceli-mhpye-karsi-yapilan-haksizliklarin-hesabini-hukuk-zemininde-soracagiz/feed/ 0
MHP Grup Toplantısı… Devlet Bahçeli’den Sinan Ateş Davası Açıklaması: Sadece Avukatlarımız Katılacak https://www.haber60.com.tr/mhp-grup-toplantisi-devlet-bahceliden-sinan-ates-davasi-aciklamasi-sadece-avukatlarimiz-katilacak/ https://www.haber60.com.tr/mhp-grup-toplantisi-devlet-bahceliden-sinan-ates-davasi-aciklamasi-sadece-avukatlarimiz-katilacak/#respond Tue, 25 Jun 2024 21:33:25 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=35822 (TBMM) – MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, grup toplantısında, Ankara’da öldürülen Sinan Ateş davasına ilişkin, “1 Temmuz’da başlayacak söz konusu davaya sadece avukatlarımız katılacak, bunun dışında hiç kimse orada bulunmayacaktır. Herkes eteğindeki taşı döksün de şahit olalım. Kim ne biliyorsa, hangi belge, bilgi ve bulguya sahipse, mahkemeye sunsun da hepsinin ense tıraşını görelim” dedi.

MHP, TBMM grup toplantısı 15 dakika geç başladı. Bahçeli, grup toplantısına partililerle birlikte ağır adımlarla yürüyerek geldi. Bahçeli, grup toplantısında konuşmasını ilk kez oturduğu yerden ve prompter yerine yazılı metinden okuyarak yaptı.

Bahçeli konuşmasına bayramda trafik kazalarında ve Diyarbakır- Mardin yangınlarında hayatlarını kaybedenlere başsağlığı dileyerek başladı ve yangınla ilgili konunun takipçisi olacaklarını belirtti.

İsrail ile Filistin arasında devam eden savaşa değinen Bahçeli, savaşın diğer ülkelere ve Orta Doğu’nun tamamına sıçrama tehlikesi olduğunu belirterek şöyle konuştu:

“İsrail hala dur durak bilmeden Gazze’ye saldırıyor. Ateşkes ve barış arayışlarını sekteye uğratıyor. 263 gündür masum Filistinli kardeşlerimizin kanını döküyor. Caniyahu, İsrail medyasına verdiği son röportajında, Gazze’de çatışmaların sona yaklaştığını, birliklerin ise Lübnan sınırına taşınacağını söylüyor. Bu azılı katil, savaştan vazgeçmeye hazır olmadığından, ancak Hamas’la kısmi bir anlaşmaya varılabileceğinden bahsediyor. İsrail ile Filistin arasındaki savaşın diğer ülkelere, hatta Ortadoğu’nun tamamına sıçrama riski günden güne irtifa kazanıyor. İsviçre’nin evsahipliğinde 15-16 Haziran 2024 tarihlerinde gerçekleşen Ukrayna Barış Zirvesi’nde deyim yerindeyse dağ fare doğurmuş, şapkadan tavşan yerine skandallar çıkmıştır. Rusya’nın davet edilmediği bir barış zirvesini tertip etmek hangi akla hizmettir? Dostlar bizi alışverişte görsün mealinde ve danışıklı dövüş manasında bir zirvenin bağlayıcılığına, kanayan yaralara merhem olacağına inanmak hayal ötesi bir beklenti değil midir? Hem barış zirvesi planlayıp hem de savaşın tarafı olan Rusya’yı dışlayarak diplomatik baskı altına almaya çalışmak mantık ihlali, makuliyet inkarı, hayatın gerçeklerine sırt dönmek şeklinde yorumlanmayacak mıdır?”

“Cumhur İttifakı Türk milletinin ruh köküdür ve kararlılıkla yoluna devam edecektir”

Muhalefeti Cumhur İttifakı’na operasyon yapmakla suçlayan Bahçeli açıklamasında şunları söyledi:

“Riyakar demokratlar, şaibeli devrimciler, tatlı su kurnazı eski tüfekler, yalancı hürriyet perverler, yozlaşmış elitler, kriz sever siyasetçiler, karanlık odaklar, dış bağlantılı maşalar, partimiz, ittifakımız ve ülkemiz aleyhine psikolojik harp tekniklerine başvuran kansızlar, zilleti zarafet, çözülmeyi normalleşme gibi teşmil eden münafık simalar geceli gündüzlü operasyon yürütmektedir. Tekraren ve inançla söylüyorum, Cumhur İttifakı Türk milletinin ruh köküdür ve kararlılıkla yoluna devam edecektir. Kiralık gazeteler, iç işgal cephesine ekranlık yapan başta Halk Tv olmak üzere bazı televizyon kanalları, yarım porsiyon aydınlar, satılmış köşe yazarları, şerefini üç kuruşa devretmiş bir kısım sivil toplum kuruluşu yöneticileri MHP’yle yatıp MHP’yle kalkıyorlar. Bunlara siyaseten her türlü desteği verip sözcülüğüne talip olan CHP’nin başkanı da iki de bir kale duvarlarımızı taşa tutuyor, olmayan siyasi aklının dibindeki tortuları ortalığa saçıyor. Bu şahsın “o iki kişi” diyerek sistematik ve plan dahilinde suçlayıp saldırdığı değerli arkadaşlarım, benim can beraberi ülküdaşlarımdır ve partimizin saygın isimleridir. Çürük tahta üzerinde siyasi tiyatro sahnesi açan bu zatın her meselede partimizi zan altında bırakma gayreti, dava arkadaşlarımızı doğrudan hedef alma densizliği siyasi ahlakla zaten bağdaşmamaktadır.”

“Davamızı üç beş çapulcunun keyfine göre yargılatmayız”

Bahçeli, Ankara’da öldürülen eski Ülkü Ocakları Başkanı Sinan Ateş cinayetiyle ilgili açılan davanın 1 Temmuz’da yapılacak ilk duruşmasıyla ilgili de değerlendirmelerde bulundu. Bahçeli şöyle konuştu:

“1 Temmuz 2024 Pazartesi günü başlayacak mahut cinayet davasıyla partimizi ve Ülkü Ocaklarını ilişkilendirmek için tek ayak üzerinde kırk yalan söylerler. Uydurulmuş ve üretilmiş tezviratlarla oyalanırlar. Şu hususu özellikle ifadeye mecburum ki kimin kimlerle iş tuttuğunu, sağda solda nelerin konuşulduğunu, hangi iftira düzeneklerinin hazırlandığını çok iyi biliyor ve bunların hepsini takip ediyoruz. Davamızı üç beş çapulcunun keyfine göre yargılatmayız. Ortalıkta gezen kuklaların, cenaze üzerinde tepinen nebbaşların, onlara gaz veren onursuzların tariz, tazyik ve tahrikiyle Milliyetçi Hareket Partisi’ni ve Ülkü Ocakları’nı sorgulatmayız. 1 Temmuz’da başlayacak söz konusu davaya sadece avukatlarımız katılacak, bunun dışında hiç kimse orada bulunmayacaktır. Herkes eteğindeki taşı döksün de şahit olalım. Kim ne biliyorsa, hangi belge, bilgi ve bulguya sahipse, mahkemeye sunsun da hepsinin ense tıraşını görelim. Milliyetçi Hareket Partisi ile Ülkü Ocakları’nı en küçük bağ ve bağlantısı olmayan bir cinayetle irtibatlandırıp suçlayanlara, bu can bu bedende olduğu müddetçe hakkımı helal etmeyeceğim, ya bu dünyada ya da mahşerde hepsiyle tek tek hesaplaşacağım.”

Bahçeli, Avrupa Şampiyonası’nda Çekya ile karşılaşacak olan Milli Takım’a başarılar diledi.

Vergi düzenlemelerini destekliyoruz”

Bahçeli, vergi alanında yapılacak yeni düzenlemeleri son derece olumlu bulduklarını ve desteklediklerini söyledi. Bahçeli, “Toplam vergi gelirleri içinde dolaylı vergilerin düşürülerek doğrudan vergilerin artırılması sosyal ve ekonomik adalete can suyu verecektir” dedi.

]]> https://www.haber60.com.tr/mhp-grup-toplantisi-devlet-bahceliden-sinan-ates-davasi-aciklamasi-sadece-avukatlarimiz-katilacak/feed/ 0 Devlet Bahçeli: “Uçuk, Kaçık ve Garabet Yumuşamaya Karnımız Tok, Yüzümüz de Dönüktür. Normalleşmesi Gereken Muhalefet Partileridir” https://www.haber60.com.tr/devlet-bahceli-ucuk-kacik-ve-garabet-yumusamaya-karnimiz-tok-yuzumuz-de-donuktur-normallesmesi-gereken-muhalefet-partileridir/ https://www.haber60.com.tr/devlet-bahceli-ucuk-kacik-ve-garabet-yumusamaya-karnimiz-tok-yuzumuz-de-donuktur-normallesmesi-gereken-muhalefet-partileridir/#respond Tue, 28 May 2024 22:39:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=33558 (ANKARA)- MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM’de partisinin grup toplantısında; “Elbette tokalaşmak varken yumruklarımızı da sıkalım demiyoruz. Fakat normalleşme ve yumuşama kelimelerinin her meselenin başına iliştirilip milli varlığımızdan, milli kimliğimizden, egemen çıkarlarımızdan, Türk ve Türkiye yüzyılı hedeflerimizden ödün isteniyorsa hiç kimse boşuna çabalamasın. Bizim böylesi uçuk, kaçık ve garabet yumuşamaya karnımız tok, yüzümüz de dönüktür. Normalleşmesi, milli ve ahlaki normlara uyması gereken muhalefet partileridir” dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, bugün TBMM’de partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmeler yaptı. İstanbul’un fethinin 571. yıl dönümünü kutlayan Bahçeli, “Fethimizin emanetleri zayi edilemeyecek, kökünden ve kimliğinden koparılmasına göz yumulmayacaktır. Bizans heveslerini kara bulutlar gibi İstanbul’un üstünde tekrar dolaştırmayı düşünen, bununla ilgili gizli gizli proje hazırlayan iç ve dış operasyon maşalarından İstanbul mutlaka korunacaktır. Ayasofya’nın camiye dönüştürülmesiyle de iyice uykusu kaçan iç ve dış işgal cephesini rahatsız etmeye azim ve inançla devam edeceğiz” dedi. Bahçeli, şunları söyledi:

Zulüm 1453’te başladı diyenlerin alayı düşman kampında toplanan Bizans uşaklarıdır”

“İstanbul’un bugünkü ızdıraplı hali bizleri oldukça üzmektedir. İstanbul’un kötü yönetimi fethin mirasını çarçur etmektedir. Lafa gelince israftan şikayet edenlerin belediye bütçesini har vurup harman savurması, yandaş gazetecileri Roma’ya sözde festival adına, gerçekte ise tatile götürmesi ayıplı bir zihniyetin defolu uygulamalarından başka bir şey değildir. 37 gazetecinin yer aldığı toplamda 73 kişilik kafileden oluşan ballı börekli Roma seyahatinden sonra İBB’nin müsriflikten bahsetmesine hiç kimse inanmayacak, itibar etmeyecektir. İstanbul kent uzlaşısı adı altında demlenenlerin istismarına, tahribatına mahkum olmuştur. İstanbul’u yüz üstü bırakanların siyasi yüzsüzlüğü ise yüzlerine vurulacaktır. MHP’nin uzun vadeli stratejik hedefi İstanbul’un fethinin 60. yıl dönümü olan 2053’te Türkiye’nin lider ülke ve süper güç olmasıdır. İstanbul Türk ve Türkiye yüzyılında hak ettiği zirveye yerleşecek. Bu kutlu hedef zillete düşenlerle değil Türk milletine mensubiyet onuru taşıyan vatansever ve milletseverler tarafından gerçekleştirilecektir. Zulüm 1453’te başladı diyenlerin alayı düşman kampında toplanan Bizans uşaklarıdır. Bizim bunlarla hesabımız er yada geç görülecektir.”

İsrail’in son olarak Refah’ta BM çadırlarında sığınan Filistinlileri bombalarla katletmesine de tepki gösteren Bahçeli, konuşmasına şöyle devam etti:

“Beklentimiz İsrail’in katil başbakanı ve savunma bakanı hakkında ülkemizin bir an evvel yakalama kararı çıkarmasıdır”

“İsrail savaş uçaklarıyla ölüm saçmıştır. Bizim lügatımızda bu tip vahşeti tanımlayacak ne bir kelime ne de bir kavram vardır. Netenyahu yani ‘Caniyahu’ başta olmak üzere İsrail yönetimini tüm öfkemle lanetliyorum. Caniyahu ve savunma bakanı hakkında talep edilen tutuklama kararının uygun zaman ve zeminde icra edileceği, bu vandalların öldürdüğü her mazlumun hesabını verecekleri kaçınılmaz bir akıbettir. Beklentimiz İsrail’in katil başbakanı ve savunma bakanı hakkında ülkemizin bir an evvel yakalama kararı çıkarmasıdır. Gazze konusu insanlığın sıcak gündemidir. Soykırım karşısında sessiz ve seyirci kalanlar aleni destek sağlayanlar dünya barışına İsrail’le birlikte müştereken karşıdır.

“İslam ülkeleri ayağa kalkmalıdır”

Yalnızca itiraz edip şablon kınama mesajları ile oyalanmak yerine somut ve sonuç alıcı adımların kuvvet kullanarak atılmasından başka bir seçenek kalmamıştır. İslam ülkeleri ayağa kalkmalıdır. Zulüm karşısında tarafsızlık diye bir şey olamaz. Gazzeli çocuklar bayramlık kıyafet yerine kefen giyerken, milyar dolarlar içinde kulaç atan bazı İslam ülkelerinin bohem yöneticileri gece başlarını yastığa koyduklarında huzur duyabiliyorlar mı? Cumhurbaşkanımızın yüzde 10’ü kadar içten mazlumların yanında durabildiler mi? Türkiye öncü rolünü üst seviyeye taşımalı, masumların lehine devreye girmelidir. Filistin’in dünya genelinde tasdiki ve tanınması çığ gibi genişlemelidir. İşgal altındaki Filistin topraklarında soykırımcı İsrail ön şartsız çekilmeli, Mescid-i Aksa’nın manevi ve tarihi statüsüne saygı gösterilmelidir. ABD tarihi ve insani sorumluluktan kaçmamalıdır. ABD yönetimi siyonizmin vesayeti altında değilse insanlık nam ve hesabına harekete geçmekle mesul olduğunu idrak etmek durumundadır.”

11 Haziran’da Tabka, Afrin, Deyrezor, Rakka, Münbiç, Cezire başta olmak üzere Suriye’nin kuzeydoğusunu kapsayan 133 yerel yönetimin belirlenmesi amacıyla yapılacak bölgesel seçimlere dair de konuşan Bahçeli, şunları ifade etti:

“Terörizmin kalbine mızrak gibi inmekten başka çaremiz yoktur”

“11 Haziran’da yapılacağı duyurulan sözde seçimlerin senaristi ABD figüranları teröristlerdir. Ankara ile Şam arasında iş birliği köprüsü inşa ederek terör örgütünün istila ettiği alanları demokratik vasıtalarla ihata teşebbüsüne katiyen müsaade edilmemelidir. Ne yurt içinde ne de komşu coğrafyalarda ihanete geçit yoktur. Terörizmin kalbine mızrak gibi inmekten başka çaremiz yoktur. ABD’nin komşu coğrafyalarda terör örgütlerine verdiği destek Türkiye’nin güvenliğine aşırı tehdittir. Türkiye sömürge ülkesi ya da ABD’nin 51. eyaleti değildir, olması da mümkün değildir. Türkiye’nin 2021 sonunda satın almak için başvurduğu 40 adet F-16 savaş uçağının ve mevcut filolar için ihtiyaç duyduğumuz 79 modernizasyon kitinin temin süreci hızlandırmalıdır. ABD Suriye ve Irak’tan derhal çekilmeli. İnsan haklarını çiğneyen gayrimeşru tavırdan vazgeçmelidir. Fetullah Gülen başta olmak üzere FETÖ’nün ABD’ye yuvalanmış tüm mensupları Türkiye’ye teslim edilmelidir. Eğer ABD, özellikle PKK/YPG/PYD’yle bağını koparamıyorsa, bu teröristlerin alayını kendi ülkesine taşıyarak bir terör eyaleti kurması teklifimizdir.”

Bahçeli, muhalefete de eleştirilerde bulunarak konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Özgür Bey’e yumuşama için önce DEM korkusuyla yüzleşmesini Türkiye ortak paydasında adam gibi duruş göstermesini tavsiye diyorum”

“Yumuşamadan bahis açılıyorsa, böyle bir şeye ihtiyaç hissediliyorsa ilk önce neyin sert, nelerin sertlik ihtiva ettiği açıklığa kavuşmalıdır. Elbette kutuplaşalım ve kavgaya tutuşalım demiyoruz. Elbette tokalaşmak varken yumruklarımızı da sıkalım demiyoruz. Fakat normalleşme ve yumuşama kelimelerinin her meselenin başına iliştirilip milli varlığımızdan, milli kimliğimizden, egemen çıkarlarımızdan, Türk ve Türkiye yüzyılı hedeflerimizden ödün isteniyorsa hiç kimse boşuna çabalamasın. Bizim böylesi uçuk, kaçık ve garabet yumuşamaya karnımız tok, yüzümüz de dönüktür. Normalleşmesi, milli ve ahlaki normlara uyması gereken muhalefet partileridir. Acemi nalbant gibi kah nalına kah mıhına vuran Özgür Bey’in bu gerçeği anlaması samimi dileğimdir. Özgür Bey’in yumuşama için önce DEM korkusuyla yüzleşmesini, Türkiye ortak paydasında adam gibi duruş göstermesini kendisine tavsiye diyorum. Saçma sapan sorularla, seviyesiz ifadelerle geri adım atacağımızı düşünüyorsa yanıldığını bir gün mutlaka anlayacaktır. Terörist Demirtaş’ı savunanların bize normalleşme cakası satması, kümese girip tavuk haklarını savunacağım diyen tilki kadar inandırıcıdır.

“MHP ve Cumhur ittifakı olarak; emeklilerimizin beklentilerini karşılayacağız”

MHP ve Cumhur İttifakı’nın duruşu bellidir. Hiçbir tezgah ve algı düzeni Türkiye ve Türk milletine hizmet kararlılığımızı sekteye uğratamayacaktır. 31 Mart’tan sonra biti kanlananları uyarıyorum. Dikkat etsinler bitli baklanın bizim pazarda alıcısı yoktur. Cumhur İttifakı Türkiye’yi yükseltmeye, aziz millet için her feragati göstermeye sonuna kadar devam edecektir. Yüksek Seçim Kurulu’nun yenileme kararı aldıktan sonra 2 Haziran’da yapılacak 3 ilçeyle 4 beldedeki yerel seçimlerde Milliyetçi Hareket Partisi’yle Cumhur İttifakı milletimizin teveccühüne inşallah mazhar olacaktır. Özellikle merhum Başbuğumuzun memleketi Pınarbaşı inşallah yüzümüzü kara çıkarmayacaktır. MHP ve Cumhur ittifakı olarak; çiftçilerimizin sorunlarını çözeceğiz. Emeklilerimizin beklentilerini karşılayacağız. Esnaflarımızın bereketi olacağız. Memur ve işçilerimizin yüzünü güldüreceğiz. Dar, orta ve sabit gelirli insanlarımıza destek vereceğiz. Her vatandaşım müsterih olsun, her sorun ve sıkıntının takipçisiyiz.

“Sabırlı olacaksınız, öfkenizi erteleyeceksiniz”

TBMM’de tahrikleri artıran, Meclis’i gölgeleyen insanlar dikkat etsinler ama siz hepsinden fazla dikkat ediniz. Sabırlı olacaksınız, öfkenizi erteleyeceksiniz. Meclis’teki tahriklere aldırmayın, kim ne söylerse söylesin, hangi türküyü çalarsa çalsın. Dağda Mehmetçiklerle, polis kardeşlerimle mücadele veren ve ülkenin güvenliğini sağlayan şehitlik mertebesine gözü kapalı koşan Mehmetçiklerimizi de bir gün bu salona davet edeceğim, hepsine İstiklal Marşı söylettireceğim.”

Tartışma yerine çözüm üretilmesi gerekiyor”

Bahçeli, grup toplantısı çıkışında gazetecilerin sokak hayvanlarıyla ilgili soruları üzerine “Türkiye’de herkes tartışıyor bu konuyu. Tartışma yerine çözüm üretilmesi gerekiyor” dedi.

]]> https://www.haber60.com.tr/devlet-bahceli-ucuk-kacik-ve-garabet-yumusamaya-karnimiz-tok-yuzumuz-de-donuktur-normallesmesi-gereken-muhalefet-partileridir/feed/ 0 MHP Lideri Bahçeli: “Beklentimiz, İsrail’in katil başbakanı hakkında ülkemizin bir an evvel yakalama kararı çıkarmasıdır” https://www.haber60.com.tr/mhp-lideri-bahceli-beklentimiz-israilin-katil-basbakani-hakkinda-ulkemizin-bir-an-evvel-yakalama-karari-cikarmasidir/ https://www.haber60.com.tr/mhp-lideri-bahceli-beklentimiz-israilin-katil-basbakani-hakkinda-ulkemizin-bir-an-evvel-yakalama-karari-cikarmasidir/#respond Tue, 28 May 2024 22:18:30 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=33550 Milliyetçi Hareket Partisi(MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Beklentimiz, İsrail’in katil başbakanı ve savunma bakanı hakkında ülkemizin bir an evvel yakalama kararı çıkarmasıdır” dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda konuştu. Konuşmasına İstanbul’un fethinin 571. yıldönümünü kutlayarak başlayan Bahçeli, “Türk cihan hakimiyetinin ilk merhalesi, ilk merkezi İstanbul’dur. Zulmün, zilletin ve eziyetin kalesi Bizans, Sultan Fatih’in, manevi önderlerin ve kahraman neferlerin marifet ve mücahitliğiyle yıkılıp gitmiştir. Tarihi eserlerimiz nasıl ki Türk milletinin tapu tescil belgeleri ise fetihler de öyledir ve öyle kalacaktır. Fethimizin emanetleri zayi edilemeyecek, kökünden ve kimliğinden koparılmasına göz yumulmayacaktır” dedi.

“İstanbul’un kötü yönetimi fethin mirasını çarçur etmektedir”

İstanbul’un bugünkü halinin kendilerini oldukça üzdüğünü belirten Bahçeli, “İstanbul’un kötü yönetimi fethin mirasını çarçur etmektedir. Lafa gelince israftan şikayet edenlerin, belediye bütçesini har vurup harman savurması, taş üstüne taş koymaktan aciz olması, yandaş gazetecileri Roma’ya sözde festival adına, gerçekte ise tatile ve sefaya götürmesi ayıplı bir zihniyetin defolu uygulamalarından başka bir şey değildir” ifadelerini kullandı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu ve bazı gazetecilerinin de yer aldığı Roma gezisine ilişkin, Bahçeli, “Özel uçak kiralanıp; 7 değil, 17 değil, tam 37 gazetecinin yer aldığı ve toplamda 73 kişilik kafileden oluşan ballı börekli Roma seyahatinden sonra, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin müsriflikten bahsetmesine hiç kimse inanmayacak, hiç kimse de itibar etmeyecektir. İstanbul can çekişmektedir. İstanbul, kent uzlaşısı çatısı altında DEM’lenenlerin istismarına, istilasına ve tahribatına ne yazık ki mahkum olmuştur. İstanbul’u yüzüstü bırakanların siyasi yüzsüzlüğü ise eninde sonunda yüzlerine vurulacaktır” diye konuştu.

İsrail’in 26 Mayıs’ta Birleşmiş Milletler Çadır Kampı’na düzenlediği saldırı hakkında konuşan Bahçeli, “Sınır tanımayan, insanlık değerleriyle, savaş hukukuyla bağdaşmayan katliamlara her gün yenileri eklenmektedir. Gazze’deki tablo kahredici boyutlardadır. Uluslararası Adalet Divanı’nın geçen hafta aldığı bir kararla, özellikle Refah’a düzenlenen saldırıların derhal durdurulmasını istemiş, fakat İsrail buna aldırış etmemiştir. 26 Mayıs’ta, hassas mühimmatlarla vurulan insani bölgede çok sayıda masum acımasızca katledilmiştir. Bu bölgedeki Birleşmiş Milletler Çadır Kampı’nda hayata tutunmaya çalışan bebekler, çocuklar, kadınlar ve nice suçsuz günahsız insan resmen ateş altına alınarak yakılmıştır” şeklinde konuştu.

“Beklentimiz, İsrail’in katil başbakanı ve savunma bakanı hakkında ülkemizin bir an evvel yakalama kararı çıkarmasıdır”

İsrail’in savaş uçaklarıyla ölüm saçtığını söyleyen Bahçeli, “Bizim lügatimizde bu tip vahşeti tanımlayacak ne bir kelime ne de bir kavram vardır. Netenyahu, yani caniyahu başta olmak üzere, İsrail yönetimini tüm öfkemle lanetliyorum. Caniyanu ve savunma bakanı hakkında talep edilen tutuklama kararının uygun zaman ve zeminde icra edileceği, bu vandalların öldürdüğü her mazlumun, her garibin, her savunmasız insanın hesabını verecekleri kaçınılmaz bir akıbettir. Beklentimiz, İsrail’in katil başbakanı ve savunma bakanı hakkında ülkemizin bir an evvel yakalama kararı çıkarmasıdır” dedi.

Gazze konusunun insanlığın sıcak gündemi olduğunun altını çizen Bahçeli, soykırım karşısında sessiz ve seyirci kalanların ve üstelik aleni destek sağlayanların dünya barışına, insanlık huzuruna İsrail’le birlikte müştereken karşı olduğunu dile getirdi.

“İslam ülkeleri ayağa kalkmalıdır”

İspanya, İrlanda ve Norveç’in Filistin devletini 28 Mayıs’ta tanıyacaklarını açıklamasının adalet ve insanlık değerleri etrafında kenetlenen ülke ve toplumları umutlandırdığını Türk milletinin de yüreğine de su serptiğini ifade eden Bahçeli, “İslam ülkeleri ayağa kalkmalıdır. Debdebe içinde hüküm süren emirlerin, sultanların, kralların basit kurnazlığa tevessül etmeleri, cılız kınama mesajlarıyla göz boyamaları akıl tutulmasından başka bir şey değildir. Zulüm karşısında tarafsızlık diye bir şey olamaz. Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın demek zalimlere zımnen onay vermektir. Gafil mi, mütegafil mi, belli olmayan İslam toplumlarının diriliş ve toparlanışı, vahdet ve vuslat ışığıyla aydınlanması için daha ne bekleniyor? Daha ne isteniyor? Daha ne kadar sabır gerekiyor” dedi.

1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan, bağımsız ve toprak bütünlüğüne haiz bir Filistin devletinin mutlak surette tanınması gerektiğini vurgulayan Bahçeli, Filistin’in dünya genelinde tasdikinin ve tanınmasının çığ gibi genişlemesi gerektiğini dile getirdi.

“Türkiye ile Suriye’nin eşgüdüm halinde yapmalarını önerdiğim askeri operasyonlarla terörün kökü kurutulmalıdır”

Türkiye Cumhuriyeti’nin Suriye yönetimiyle karşılıklı anlayış ve uzlaşma vasatında el ele vererek, Ankara ile Şam arasında işbirliği köprüsü inşa edilerek terör örgütünün işgal ve istila ettiği alanları demokratik vasıtalarla ihata teşebbüsüne katiyen müsaade edilmemesi gerektiğini aktaran Bahçeli, “Bölücü terör örgütünün, kaynağında ve ürediği bataklık alanlarda Türkiye ile Suriye’nin eşgüdüm halinde yapmalarını önerdiğim askeri operasyonlarla kökü kurutulmalıdır. Ne yurt içinde, ne de komşu coğrafyalarda ihanete geçit yoktur. Terörizmin kalbine mızrak gibi inmekten başka çaremiz yoktur. ABD’nin terörizmi politik enstrüman olarak kullanması rezalettir. İkinci Dünya Savaşı’nın ardından ABD’yle kurulan stratejik ortaklık ve müttefiklik bağımız bilinen bir husustur. Ancak ABD’nin komşu coğrafyalarda terör örgütlerine verdiği destek Türkiye’nin güvenliğine aşırı tehdittir” diye konuştu.

“Fetullah Gülen ve FETÖ’nün ABD’ye yuvalanmış tüm mensupları Türkiye’ye teslim edilmelidir”

ABD’nin PKK/YPG/PYD’yle bağını koparması gerektiğini belirten Bahçeli, “Ederi bir dolarlık hayatıyla ilgili son günlerde farklı spekülasyonların yapıldığı Fetullah Gülen başta olmak üzere, FETÖ’nün ABD’ye yuvalanmış tüm mensupları Türkiye’ye ve Türk adaletine teslim edilmelidir. Eğer ABD, özellikle PKK/YPG/PYD’yle bağını koparamıyorsa, bu teröristlerin alayını kendi ülkesine taşıyarak bir terör eyaleti kurması teklifimizdir. Ha 50 olmuş, ha 51 olmuş, hiç fark etmeyecektir. Bölücü teröristlerini alsınlar, ihanetin sefasını sürdürsünler, tepe tepe kullansınlar, toprak verip sabah akşam besleyip pışpışlasınlar, sonra da kendi arkalarından vurulacakları şiddet ve şekavet dolu günleri beklemeye koyulsunlar” ifadelerini kullandı.

“Normalleşmesi, gereken muhalefet partileridir”

Siyasetteki normalleşme tartışmaları hakkında da konuşan Bahçeli, ” Yumuşamadan bahis açılıyorsa, böyle bir şeye ihtiyaç hissediliyorsa, ilk önce neyin sert, nelerin sertlik ihtiva ettiği açıklığa kavuşmalıdır. Elbette kutuplaşalım ve kavgaya tutuşalım demiyoruz. Elbette tokalaşmak varken, yumruklarımızı sıkalım da demiyoruz. Fakat normalleşme ve yumuşama kelimelerini her meselenin başına iliştirip milli haklarımızdan, milli varlığımızdan, milli kimliğimizden, egemen çıkarlarımızdan, Türk ve Türkiye yüzyılı hedeflerimizden ödün isteniyorsa, hiç kimse boşuna çabalamasın, bizim böylesi uçuk kaçık ve garabet yumuşamaya karnımız tok, yüzümüz de dönüktür. Normalleşmesi, milli ve ahlaki normlara uyması gereken muhalefet partileridir” dedi.

Milliyetçi Hareket Partisi’nin ve Cumhur İttifakı’nın duruşunun her zaman belli olduğunu söyleyen Bahçeli, “Hiçbir tezgah, hiçbir kumpas, hiçbir telkin ve algı düzeneği Türkiye’ye ve Türk milletine hizmet kararlılığımızı, Cumhur İttifakı olarak yürüyüşümüzü sekteye uğratamayacak. 31 Mart’tan sonra biti kanlananları uyarıyorum, dikkat etsinler, bitli baklanın bizim pazarda alıcısı yoktur. Cumhur İttifakı Türkiye’yi yükseltmeye, küresel ve bölgesel marka değerini güçlendirmeye, bu aziz millet için her feragati göstermeye sonuna kadar devam edecektir. Cumhur İttifakı ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi güvencedir” şeklinde konuştu.

Bahçeli konuşmasının sonunda Trendyol Süper Ligi’nin 38’inci ve son haftasında şampiyonluğa ulaşan Galatasaray Futbol Kulübünü, oyuncularını, teknik kadrosunu, yönetimini ve taraftarlarını tebrik etti, Şampiyonlar Liginde başarılar diledi.

Grup toplantısı sonrasında basın mensuplarının sahipsiz sokak hayvanları hakkındaki sorusu üzerine Bahçeli, “Türkiye’de bu konuyu herkes tartışıyor, tartışmak yerine çözüm bulunmalı” dedi. – ANKARA

]]>
https://www.haber60.com.tr/mhp-lideri-bahceli-beklentimiz-israilin-katil-basbakani-hakkinda-ulkemizin-bir-an-evvel-yakalama-karari-cikarmasidir/feed/ 0
Devlet Bahçeli: Asgari ücretin artırılmasına yönelik teklif gelirse gerekli katkıları sağlarız https://www.haber60.com.tr/devlet-bahceli-asgari-ucretin-artirilmasina-yonelik-teklif-gelirse-gerekli-katkilari-saglariz/ https://www.haber60.com.tr/devlet-bahceli-asgari-ucretin-artirilmasina-yonelik-teklif-gelirse-gerekli-katkilari-saglariz/#respond Mon, 27 May 2024 00:42:29 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=33272 Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Asgari ücretle muhatap olan insanların refah seviyesini yükseltmek, bu ülkede yaşayan her insanın asli görev olması lazım. Onun için buna benzer teklifler geldiği zaman biz gerekli katkıları sağlarız” dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Ankara Kızılcahamam’da bir otelde gerçekleştirilen “Ülkü Ocakları İl Başkanlarına Yönelik Eğitim Programı’na katıldı. Bahçeli, programın ardından gazetecilerle sohbet etti. Basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Bahçeli’ye Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın ‘asgari ücrete ara zam yapılmayacağı’ açıklaması sorulması üzerine, “Asgari ücretle muhatap olan insanların refah seviyesini yükseltmek, bu ülkede yaşayan her insanın asli görev olması lazım. Onun için buna benzer teklifler geldiği zaman biz gerekli katkıları sağlarız” yanıtını verdi.

Başıboş köpek sorununa ilişkin sorulan soruya Bahçeli, “Çözüm üretmek için Meclis’te ele alınacak” şeklinde cevap verdi.

“DEM’DEN KORKMA İŞARETİDİR”

Geçtiğimiz günlerde CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e grup toplantısında sorduğu sorulara farklı yanıtların alındığının hatırlatılması üzerine Bahçeli, “Sorudan kaçmanın ifadesi. Bizim sorularımıza cevap vereceği yerde başka türlü konulara çekmesi cevaptan kaçma veya DEM’den korkma işaretidir” dedi.

“ASKERLİĞİNİ 4 AY YAPAN DA KONUŞUYOR 20 SENE ÇALIŞAN DA KONUŞUYOR”

Bir gazetecinin emekli paşaların televizyonlarda yorum yapmasına ilişkin sorulan soruyu yanıtlayan Bahçeli, şunlar söyledi:

“Yani fikirleri savunurken sınırlı sorumlu olmak lazım. Bugün de ifade ettim. Her gün her şeyi her yerde konuşmak doğru değil. Silahlı kuvvetlerde uzun yıllar hizmette bulunmuş birçok olayları çok yakinen tanıyan insanların yaşayan insanların daha doğrusu yaşadıklarını siyasi kalıp içerisinde yoruma kalkması doğru değil. Eğer yüksek bir tecrübe varsa bu tecrübeyi mücadele veren insanlara aktarmalı, daha sağlıklı, daha sonuç alıcı mücadeleye yardımcı olmaları lazım. Televizyonda herkes konuşurken askerliğini 4 ay yapan da konuşuyor 20 sene çalışanda konuşuyor, paşa da konuşuyor, albay da konuşuyor buradan da bir sonuç çıkmıyor.”

“TÜRKİYE’NİN BİLDİĞİNİ İRAN’DAN ÖĞRENECEK DEĞİLİZ”

İran Cumhurbaşkanının yaptığı helikopter kazasında arama kurtarma çalışmaları gerçekleştiren Akıncı’ya yönelik ‘milli değil, helikopterin yerini Akıncı bulmadı’ söylemlerinin sorulması üzerine Bahçeli, “İşte ona katılmıyorum. Yani Türkiye’nin bildiğini İran’dan öğrenecek değiliz. Türkiye bir hizmet sunmuştur ve onda da sonuç almıştır. İftihar etmek lazım. Başkaları üzerinden Türkiye’yi sorgulamaya, hükümeti yetersiz görmeye veyahut da mücadele veren insanları yok farz etmek doğru yaklaşımlar değil. Türkiye’nin hizmetlerinde haklı buldukları bir şey yok. Bu kadar da uzun süreli Türkiye düşmanlığı da doğru değil, insanların sağlığını bozar bu. Akıncılar gitmiş, bulmuşlar, çıkartmışlar” ifadelerini kullandı.

“ÇİÇEK Mİ TOPLAYACAKTIK?”

Ülkü Ocaklarına yönelik yapılan tartışmaların sorulması üzerine Bahçeli, şu sözleri kaydetti:

“Ülkü ocaklarını üzmemek, incitmemek lazım. İftiralarla boğmamak lazım. Gerçek amacının dışında saptırmamak lazım. Genç arkadaşlarımızın yetişebileceği bir ortam oluşturmaya çalışıyoruz. Gençliğin bizim değerlendirmemiz ışığında gençliği geçmiş değil geleceğe hazırlamakla görevliyiz. Eksiden beridir söyleriz; silahların bırakılıp bilgisayara yönelmelerini tavsiye ettik. Biz o dönemleri yaşayarak geldik. Şimdi kalkıp da Ülkü Ocakları üzerinden lüzumsuz tartışmalar açanları, iftira yapanlar, televizyonlara çıkmışlar kendi dönemlerindeki gençlikleri ne tür hata yaptıklarına dair hiçbir ifade kullanmadan Ülkü Ocakları ile ilgili konuşmaya başlıyorlar. Bu doğru bir şey değil. Şimdi şu cümleyi iyi değerlendirmeniz lazım, saptırmaya gerek yok. ‘İşgalde bir boykotta bir’ sözü Türkiye’deki gençlik hareketlerini çok aşırı boyutlara taşımıştır. Bu cümlenin sahibini, bu cümleyle beraber olanları, onların yetiştirdiklerini Türkiye yönetme kabiliyetlerini dikkate alıp hareket noktası neresiymiş oradan başlamak lazım. Sosyal demokratlar boykotu tercih ettiler, sokakta gezdiler. Devrimciler kaba kuvveti temsil ettiler, işgalde bulundular. O zaman boykotla işgali yapanlar kimler? Bunlar bunu yaptıktan sonra biz ne yapacaktık? Çiçek mi toplayacaktık?”

]]>
https://www.haber60.com.tr/devlet-bahceli-asgari-ucretin-artirilmasina-yonelik-teklif-gelirse-gerekli-katkilari-saglariz/feed/ 0
Bahçeli: Ülkü Ocakları eleştirilerine yanıt verdi https://www.haber60.com.tr/bahceli-ulku-ocaklari-elestirilerine-yanit-verdi/ https://www.haber60.com.tr/bahceli-ulku-ocaklari-elestirilerine-yanit-verdi/#respond Mon, 27 May 2024 00:09:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=33253 (ANKARA)- Ülkü Ocakları’nın Sinan Ateş suikastıyla ve çeteleşme iddialarıyla gündeme gelmesiyle ilgili eleştirilere yanıt veren Bahçeli “Hiç kimse bizlere adalet ve hukuk hatırlatması yapacak kadar dürüst, dengeli, tutarlı ve samimi bir maziye ve mizaca sahibi değildir” dedi. Bahçeli, Ülkü Ocakları yöneticilerine “Gelişmeler karşısında ölçüsüz ve öfkeli olmaya gerek yoktur” mesajı verdi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Kızılcahamam’da düzenlenen Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı il başkanlarına yönelik eğitim programında basın açıklaması yaptı. Ülkü Ocakları’nın Sinan Ateş suikastı ve çeteleşme iddialarıyla gündeme gelmesiyle ilgili eleştirilere yanıt veren Bahçeli “Hiç kimse bizlere adalet ve hukuk hatırlatması yapacak kadar dürüst, dengeli, tutarlı ve samimi bir maziye ve mizaca sahibi değildir” dedi.

Ülkü Ocakları’nın Türk milliyetçiliği mücadelesinden rahatsızlık duyanların yalan ve iftiralarına maruz bırakıldığını söyleyen Devlet Bahçeli “Bugünlerde Ülkü Ocaklarını kötülemek için kuyruğa girenlere, suç örgütü muamelesi yapanlara, kutlu varlığına gölge düşürmek için çırpınanlara baktığımızda, hepsinin amaç ve arayışını görüyoruz” diye konuştu. Ülkü Ocakları’nın “yol temizliği yapmak için kollarını sıvayan iç ve dış mihraklar”a karşı durduğunu dile getiren Bahçeli “Çankaya yolundayız balam, yaşadıkça Türkçü’yüz marşını öylesine söylemedik, iş olsun, zaman dolsun bahanesiyle haykırmadık” dedi ve şöyle konuştu:

“Kendini aşma iradesi taşımadan, bedel ödemeyi göze almadan, fikrinin ardında durma becerisi göstermeden, inançlarını savunma kararlığına sahip olmadan dava adamlığı mertebesine ulaşmak, bugüne kadar ki tecrübelerimizle söylersek, ham bir hayaldir.”

“Ölçüsüz ve öfkeli olmaya gerek yok”

Ülkü Ocakları yöneticilerine “Gelişmeler karşısında ölçüsüz ve öfkeli olmaya gerek yoktur” mesajı veren Bahçeli “Tehdit ne derece büyük, tehlike ne kadar yakın, engeller nasıl olursa olsun taşıdığımız milli sorumluluk şuuru, heyecanlarımızı ve öfkemizi bastırmak durumundadır” dedi. Cumhur İttifakı ile hareket ettiklerini hatırlatan Bahçeli “Sorunlardan ve suçlamalardan yılmamak, tuzaklardan ve karanlık oyunlardan uzak ve uyanık durmak lazımdır” dedi ve şöyle konuştu:

“Konuşmanın gerektiği yerde susmak, susulması gereken yerde konuşmak ahmaklık alametidir. Haklı olduğunuz sürece susmayınız…Hiç kimse bizlere adalet ve hukuk hatırlatması yapacak kadar dürüst, dengeli, tutarlı ve samimi bir maziye ve mizaca sahibi değildir…Zira Milliyetçi-Ülkücü Hareket’in veremeyeceği hiçbir hesap da yoktur…Bize sözde doğruluk dersi vermeye cüret edenler önce kendilerine bakmalıdır…

“Boş kafalarına külah geçirmek bizim için çocuk oyuncağı”

Bize ikide bir parmak sallayanlar haddini ve hududunu bilmek mecburiyetindedir. Adalet ne diyorsa bağlıyız ve saygılıyız. Ne Milliyetçi Hareket Partisi ne de Ülkü Ocakları onun bunun kum torbası olamaz. Aksine tevessül edip teşne olanların alınlarını karışlamak, akıllarını başlarından almak, boş kafalarına da külah geçirmek bizim için çocuk oyuncağıdır.”

Bahçeli, Kobani Davası hakkında “6-8 Ekim olayları münasebetiyle 37 kişiyi katleden teröristleri alkışlayıp pervasızca destek açıklaması yapanların sosyal medya yalanlarından ve sokak ağzından istifadeyle müfterilik yapması ahlaklı ve edepli bir tutum değildir” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/bahceli-ulku-ocaklari-elestirilerine-yanit-verdi/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel: Türkiye’de sokak hayvanları sorunu var ama çare uyutma değil https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-turkiyede-sokak-hayvanlari-sorunu-var-ama-care-uyutma-degil/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-turkiyede-sokak-hayvanlari-sorunu-var-ama-care-uyutma-degil/#respond Sun, 26 May 2024 22:24:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=33183 (ANKARA) – CHP Genel Başkanı Özgür Özel, TBMM gündemine gelmesi beklenen sokak hayvanları hakkındaki yasal düzenlemeye ilişkin açıklamalarda bulundu. Özel, ” Türkiye’de bir sokak hayvanları sorunu var ama çare uyutma değil” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, TV100’de gazeteciler; Erdoğan Aktaş, Kübra Par, Gürkan Hacır ve Betül Araz’ın sorularını yanıtladı.

Gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan Özel, şunları söyledi:

“Fonla etkin bir kısırlaştırma seferberliği ve yeterince barınak yapılacaktı”

“Türkiye’de bir sokak hayvanları sorunu var. Kovid’den sonra ciddi şekilde var çünkü o sırada çok ciddi şekilde ürediler ve kısırlaştırma faaliyetlerine de yeterli çaba gösterilmediği anlaşılıyor. Artık bu sabah işine, okula, camiye gidene bir tehdit. Bu bir sınıfsal sorun haline dönüşüyor. Toplu taşıma kullanana veya korunaklı bir sitede oturmayana sorun, diğeri açısından değil gibi. 2020 yılında Meclis’te bir komisyon kurduk. Hayvan Haklarının Korunması Komisyonu raporu yayımlandı ve Genel Kurul’da da görüşüldü. Hayvan hakları fonu kurulacak diyor bu rapor. Fon parayı; belediyelerin aldığı vergilerden, şans oyunlarından, kesilen idari para cezalarından, yapılacak bağışlardan alacak. Fonla etkin bir kısırlaştırma seferberliği ve yeterince barınak yapılacaktı. Bunu yapsaydık 4 yılda böyle bir sorun olmayacaktı. Bu raporda uyutma diye bir şey yok. Uyutma konusu tedavi edilemeyen, kuduz gibi hastalık durumlarında sadece var. Bunların dışında uyutma yok. Bugün karşı karşıya olduğumuz konu, ‘Tasarruf yapacağız, buna ayıracağımız para yok. Ne yapacağız, öldüreceğiz.’ Elimizi taşın altına koymaya hazırız. Bu fonun mutlaka kurulması lazım. Çare itlaf, uyutma değil.

“Roma ziyaretine gazetecilerin götürülmesini mahsurlu görmüyorum”

Eğer belediyemiz kaynaklarıyla gazeteciler götürülüp CHP lehine bir siyasi faaliyet olsa bu hoş bir durum olmaz, yanlış olur. AKP’nin bunu ayda 5 sefer yaptığı oluyor. Ama bu sefer CHP’nin yaptığı iş, İstanbul için bir lobicilik faaliyeti ve yapılan işin sonucunda iyi bir sonuç alındığı takdirde hep birlikte kazanacağız. Türkiye’ye olimpiyatların gelmesi için gerekli şartlardan bir tanesi böyle bir organizasyonu başarıyla tamamlamak. O açıdan ben meseleyi mahsurlu görmüyorum. Keşke gazetecilerin davet edilme meselesi bu kadar masumane olsa. Keşke gazetecilere böyle bir davet yapmak ayıplı bir durum olsa. Eskiden öyleydi. Ben daha önceki gezilerimde gazetecileri götürmedim.

“Erdoğan’ın ziyaretini Haziran’ın ilk yarısında bekliyorum”

MHP Lideri Sayın Bahçeli’den randevu aldım. Önce hakkını teslim edelim. Kurultayı kazandıktan sonra Sayın Bahçeli 2. gün beni arayıp tebrik etti. Ben de yılbaşında, bayramda kendisini aradım. Sayın Erdoğan’la yaptığımız görüşmeden Sayın Bahçeli’ye de ayrıntılı olarak bilgi verdim. Erdoğan’dan neler talep ettiğimiz anlattım dolayısıyla mini bir Erdoğan görüşmesindeki benim 28 dakika süren söz hakkını 10-12 dakika Bahçeli’ye özetledim. Sayın Bahçeli’de diyalog ortamıyla ilgili geri bildirimleri de olumlu yöndeydi. Kendisinin diyalog meselesinde geride duran bir siyasetçi olmadığını vurgulayan önemli yaklaşımları oldu. Bahçeli’nin normalleşme sürecine kredi verdiğini oradan anladım. Hasan Doğan’a da hem taziye dilekleri ilettik hem teşekkür ettik. Resmi Gazete’de bu kararlar yayınlanacağı dakikada bizim Namık Tan’a WhatsApp’tan Sayın Genel Başkanın Cumhurbaşkanımızla görüşmede bahsettiği konuyla ilgili bir bildirim yapmış, bu da çok nazik bir şey. Bunun bilinmesini istedim ben. Ben de kendisini aradım ve bu çok önemli  Sayın Cumhurbaşkanımıza da teşekkür ettim. 22 yıllık İktidar, muhalefet çelişkisinde bir ziyarete karşı iadeyi ziyaretin 15 gün içinde olması beklenmez. Haziran’ın ilk yarısında bekliyorum.

“‘Ben bu camiye gelmezsem bana bir daha CHP Başkanlığı yaptırmazlar, kukla olurum’ dedim”

Kuzey Irak’ta eleştirdiğimiz yerde şehit verince önüme bir kağıt geldi, ‘imza at’ dediler, ‘atmam sizinle bir yanlışın altında bir A4’te buluşmam’ dedim ve ardından da o şehidin cenazesine gittim Manisa’ya. Bana orada bir kamu görevlisi ‘Camiye gelmezseniz iyi olur, bir hazırlık var, provokasyon var’ dedi, ‘öleceğimi bilsem geleceğim’ dedim. ‘Ben bu camiye gelmezsem bana bir daha CHP Başkanlığı yaptırmazlar, kukla olurum’ dedim. Büyükşehir ve ilçe belediyesinin birçok çalışanını da alet etmişler. Pişman olup bize anlatanlar var. O caminin bahçesinde bulunduğu belediyeyi o olay olduktan 2 ay sonra yüzde 60 oyla aldım.

“Belediyesi olan partilere Belediyeler Birliği’nde güçleri nispetinde yer vereceğiz”

Şu anda bütün Belediyeler Birliği yönetimini CHP’lilerden oluşturabiliriz AKP’nin yaptığı gibi ama yapmayacağız. Belediyesi olan partilere Belediyeler Birliği’nde güçleri nispetinde veya temsiliyet olabilecek oranda yer vereceğiz. Belediyeler Birliği’nin bütün kaynaklarını CHP’ye aktarabiliriz. AKP ve MHP geçen dönem yüzde 98’ini kullandı, öyle de yapmayacağız. Herkese gücü nispetinde dağıtacağız. Birlik Başkan adayımıza çalışacağız. Bir CHP’li olacak şüphesiz ama CHP’li biri olacak şüphesiz.

“Kocagöz’ün 11’inde olacak duruşmada salınmasını bekliyoruz”

Daha dün Seçim ve Hukuk İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcım Gül Çiftçi cezaevinde Mesut Kocagöz yanındaydı. 2 günde bir milletvekili arkadaşımız ziyaret ediyor ailesiyle ve avukat arkadaşla görüş alışverişi içindeyiz. 11’inde olacak duruşmada salınmasını bekliyoruz. Kendisi hakkında ifadeyi veren kişinin duran sistemi manuel olarak başlatan kişi olduğunu görüyoruz. Suçlandığı dönemden sonra 3 kere daha bakım geçirmiş orası. Sanki bizimki de suçlu da onların suçluları tutuksuz yargılandı. Bizimkinin suçsuzluğu da aşikar ortada ama 301 kişinin hayatını kaybettiği Soma’da bir tane kamu görevlisi tutuklu yargılanmadı.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-turkiyede-sokak-hayvanlari-sorunu-var-ama-care-uyutma-degil/feed/ 0
Bahçeli, paşalardan birinin aftan yararlanmasına itiraz etti: Ben olsam çıkarmazdım https://www.haber60.com.tr/bahceli-pasalardan-birinin-aftan-yararlanmasina-itiraz-etti-ben-olsam-cikarmazdim/ https://www.haber60.com.tr/bahceli-pasalardan-birinin-aftan-yararlanmasina-itiraz-etti-ben-olsam-cikarmazdim/#respond Sat, 18 May 2024 22:42:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=32360 MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Ankara’nın Kızılcahamam ilçesinde bir otelde gerçekleştirilen Belediye Başkanları İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’na katıldı. Toplantı sonrasında öğle yemeğinin ardından MHP lideri Devlet Bahçeli, gazetecilerle bir araya gelerek sohbet etti. Gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtlayan Bahçeli, 28 Şubat davası hükümlülerinin tahliyesine ilişkin çarpıcı bir değerlendirmede bulundu.

“HERKES HANGİ DÜŞÜNCEDE OLURSA OLSUN…”

“28 Şubat olayları özellikle AK Parti ve ona gönül vermiş insanları üzen bir olay olmuştur” diyen Bahçeli, “Aradan yıllar geçmiştir. Sayın Cumhurbaşkanımız anayasal hakkını kullanarak hepsinin tahliyesine karar vermiştir. Bunu çok iyi anlamak lazımdır. Atılan bu adımın ne gibi bir mana taşıdığını iyi değerlendirmek gerekir. Cumhurbaşkanı’nın bu komutanlara cezaevindeki hayat şartlarının yoğunluğu içerisinde kendi yetkisini kullanarak insani bir yaklaşım içerisinde bulunması ve 80 üstü yaş grubunun artık cezaevinde hayatlarını devam ettiremeyecek bir güçlükle karşı karşıya kaldığını anlayışla karşılayıp bunların cezaevinden çıkmasına vesile olmuştur. Bunun istismar olmaması lazım. ‘Bu bir aftır’, ‘Anayasanın bilmem kaçıncı maddesi’ bunlar yakışık şeyler değil. Atılmış olan adımlar eğer Türkiye’de normalleşme süreci yaşanıyorsa onun içerisinde önemli bir adım olarak görülmeli. Herkes hangi düşüncede olursa olsun, hangi fikri savunursa savunsun 80 yaş grubunun üstünde artık cezaevinde hayatını devam ettirmekte güçlük çeken insanları dikkate aldığınızda bunu takdirle karşılamaktan başka bir şey düşünülmemelidir” ifadelerini kullandı.

“BEN OLSAM ÇETİN DOĞAN’I GERİ İÇERİ ALIRDIM”

Geçtiğimiz günlerde tahliye edilen 28 Şubat hükümlülerinden Çetin Doğan’ın “Televizyonlarda bir aftan bahsediliyor. Af söz konusu değil doğrudan doğruya anayasal görevin Cumhurbaşkanı tarafından geç olarak yerine getirilmesidir” açıklamalarının sorulması üzerine Bahçeli, “Cezaevinden çıkan Çetin Doğan’ın konuşması bana göre uygun olmamıştır. Ben cezaevi müdürü olmuş olsaydım aftan yararlananların listesine bakar, ‘Çetin Doğan, sen orada yoksun’ diye geri içeri alırdım. Genelde cezaevinde uzun yıllar kalan ve hayatını devam ettirebilecek şartlara çok uzak kalmış birçok insan var. Eğer Türkiye’de hayatı koruma, zor şartlarda hayatı iyiye idame ettirebilecek imkanlardan yoksun olan insanlar afla değil Cumhurbaşkanı’nın vicdani ve insani yaklaşımıyla dışarıya çıkartılıp normal hayatta ailelerinin yanında, ömürlerinin sonlarına doğru huzurlu bir hayat yaşamasını temin etmesinde yarar vardır. Anayasanın kendisine vermiş olduğu yetkiyi kendisine en fazla zulüm yapıldığı kanaati toplumda yaygın olan bir gruba bunu vermiş olması takdirle karşılanmalıdır” cevabını verdi.

“KARAGÜMRÜK SÜPER LİG’DE KALMALIDIR”

Bir gazetecinin “Karagümrük taraftarı olarak Beşiktaş’ın gidişatını nasıl değerlendirirsiniz” sorusu üzerine Bahçeli, “Beşiktaş’tan ayrıldım. Karagümrük’ün küme düşmesine de rıza göstermiyorum. Karagümrük Süper Lig’de kalmalıdır. Bu aynı zamanda futbolun gümrüğüdür. Onu aşan gümrükten geçmiş olur” yanıtını verdi.

“TÜRKİYE’DE BAŞÖRTÜSÜ MESELESİ BİTMİŞTİR”

Bahçeli’ye dün Ankara’da 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada sanık avukatının mahkeme başkanı ve üyelerine yönelik kullandığı sözlerin sorulması üzerine, “Bu arkadaşlar Türkiye’deki toplumsal huzurun sağlanması, antlaşmanın önleyici bazı adımların atılmasının çok gerisinde kaldı. Türkiye’de başörtüsünü meselesi bitmiştir. Üniversitelerde vardır, sağlık kurumlarında vardır. İsteyen hanımefendi örtülmek suretiyle buralardan devam ediyor. Bunu şimdi taşımanın bir manası yok. Yani bunu niye söylerler? Toplumu karıştırmak için. Bunlar görevlendirilmiş tipler. Bunların hiçbirisi de kulağa basmıyor. Bunlar bozguncu. O zaman Cumhuriyet Halk Partisi’nin seçim döneminde Kemal Kılıçdaroğlu’nun çıkartıp da birtakım resimler verilmesini neyle izah edecek? Onun için bu mesele bitti. İstediğiniz gibi düşünün. İstediğiniz gibi yaşayın” şeklinde konuştu.

Bahçeli, gazetecilerin “sevdiğiniz şarkılar” sorusunun ardından Hande Mehan’dan “Bir kızıl goncaya benzer dudağın” şarkısını açarak basın mensuplarıyla birlikte dinledi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/bahceli-pasalardan-birinin-aftan-yararlanmasina-itiraz-etti-ben-olsam-cikarmazdim/feed/ 0
MHP Lideri Bahçeli: (Sinan Ateş davası) “Beklentimiz, iddianamenin kabul edilip yargılamanın başlamasıdır; kimin elinde hangi belge varsa mahkeme ile… https://www.haber60.com.tr/mhp-lideri-bahceli-sinan-ates-davasi-beklentimiz-iddianamenin-kabul-edilip-yargilamanin-baslamasidir-kimin-elinde-hangi-belge-varsa-mahkeme-ile/ https://www.haber60.com.tr/mhp-lideri-bahceli-sinan-ates-davasi-beklentimiz-iddianamenin-kabul-edilip-yargilamanin-baslamasidir-kimin-elinde-hangi-belge-varsa-mahkeme-ile/#respond Tue, 07 May 2024 21:12:39 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30667 Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Sinan Ateş cinayeti davasına ilişkin, “Beklentimiz şudur; mezkur iddianame ilgili mahkeme tarafından kabul edilip yargılama süreci derhal başlatılmalıdır. Kimin elinde hangi belge ve bilgi varsa mahkemeye sunmalıdır. Hatta şahit olarak dinlenmek isteyenlere mahkeme kapısı açılmalıdır” dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Grup Toplantısı’nda konuştu. 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü intikam gününe tahvil etmenin ne emek ne de dayanışma olduğunu dile getiren MHP lideri Devlet Bahçeli, “Marx gibi, hayatlarında tek bir fabrikaya girmemiş, tek bir emekçinin elinden tutmamış bu güruhun aklı rehinli, iradesi ipotekli, vicdanı da tutsaktır. 1 Mayıs’ta yalnızca görevini yapan ve sağduyulu tavrı sebebiyle övgü alan Türk polisine düşmanca saldıranlar, nefretle muamele edenler, biliniz ki, haçlı kalıntısı ve düşman bakiyesidir. Emek gücü, bir kimsenin çalışma ve mal üretme kudretidir. Hayatları miskinlik, tembellik, hainlik ve tufeyli utanmazlıkla geçen küçük bir azınlığın 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nde sahneye çıkıp Taksim’e yürüme ve burada gösteri yapma gayesi her şeyden evvel maksatlıdır, maşalıktır, madrabazlıktır. Emek ve Dayanışma Günü’nü ülkemin her yerinde kutlamak mümkündür. Peki bu Taksim ısrarı niyedir? Buradaki amaç nedir? Emek ve dayanışmayla Taksim’in ne alakası vardır? 1 Mayıs 1977’deki acıklı ve vahim hadiselerin tekrarı mı planlanmaktadır? Taksim inadının altında yatan hesap nedir? Emek kutsaldır, emekçilerimiz saygındır, hepsi de başımızın üstündedir. Ne var ki, emekle, emekçiyle, üretimle, alın teriyle, helal kazançla hiçbir bağ ve bağlantısı olmayan üç beş haydudun 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü terörize etme çabası, en başta emek ve emekçi düşmanlığına hizmettir. Cumhuriyet Halk Partisi’nin, DEM’in ve marjinal partilerin bu düşmanlığa çanak tutmaları kimin kiminle yol yürüdüğünün tevsik ve teyit edilmiş özetidir” ifadelerini kullandı.

“Dışişleri Bakanımızın İslam ülkelerine direkt söylediği ‘İsrail’i durdurmalıyız, ya barışla ya da zorla’ sözleri kararlı ve korkusuz bir mesajdır”

Türkiye’nin, Uluslararası Adalet Divanı’nda İsrail aleyhine açılan soykırım davasına müdahil olmasını önemli bir adım olarak nitelendiren Bahçeli, “Geçen hafta İsrail’e yönelik ticaretin durdurulması da ülkemizin insani ve vicdani çerçevede ne alırım, ne kaybederim çetelesi tutmadan yaptığı muazzam bir siyasi hamledir. Böylelikle Türkiye’nin İsrail’le ticaretini diline dolayıp fitne çıkaranların hesabı bozulmuştur. 4-5 Mayıs 2024 tarihlerinde Gambiya’nın başkentinde yapılan İslam İşbirliği Teşkilatı 15’inci Zirvesi’nde ülkemizin görüşleri açık yüreklilikle seslendirilmiştir. Bu kapsamda, Dışişleri Bakanımızın İslam ülkelerine direkt söylediği ‘İsrail’i durdurmalıyız, ya barışla ya da zorla’ sözleri kararlı ve korkusuz bir mesajdır. Netanyahu ve yönetimi için hesap günü yakındır. Bundan kaçış ve kurtuluş diye bir şey söz konusu değildir. 35 bin masumun dökülen kanı Netanyahu’yu inşallah boğacaktır. Dünyada en sağır edici ses acı çeken bir mazlumun suskunluğudur. Mazlumun suskunluğunu ise hiç kimse yanlışa yormamalıdır. Hem Türkiye hem de dünyada pek çok ülke zalim İsrail’e karşı ayaktadır” diye konuştu.

Bahçeli, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Cani Netanyahu lehine Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne baskı yapmaya başlayan Batılı ülkelerin insanlık değerleriyle çelişmek şöyle dursun, bu değerlere açık açık cephe aldığı bariz bir gerçektir. Bizim bu çifte standartçı ahlaksızlığa karnımız tok, yüzümüz dönüktür. Kim ne yaparsa yapsın, insanlık zulme karşı birleşmiş ve bilenmiştir. Bu gelişmeler yaşanıyorken, Kahire’de yürütülen ateşkes ve rehine takası anlaşmasının çıkmaza girmesi çok tehlikelidir. Refah’a operasyon tehdidinden geri adım atmayan Netanyahu müzakere sürecini dinamitlemektedir. Gazze’ye yönelik saldırıların kesilmesini açıkça ihtiva etmeyen bir anlaşmanın kalıcı ve kabul edilebilir olması elbette düşünülemeyecektir. İsrail yönetiminin ateşkes çabalarını sabote etmek için beyhude gerekçeler uydurması, esir takasına eşzamanlı olarak Gazze’ye saldırıları sonlandırma talebine kapalı durması soykırımın devamına işarettir. Gazze’de savaşın sona ermesine yanaşmayan Netanyahu’nun bedeli ödemesi artık bir insanlık ve hukuk namusudur. Birleşmiş Milletler çok acil devreye girmelidir. İsrail askerleri işgal edilen bölgelerden ön şartsız çıkmalıdır. Zira bölge bıçak sırtındadır. Masumlar adına inisiyatif üstlenmesi gereken ABD yönetiminin, Suudi Arabistan’la planlanan savunma anlaşmasına İsrail ile diyalog şartı koyması zulmü cesaretlendiren bir skandaldır. İki devletli çözüme bir destek verip bir burun kıvıran, bugün söylediğini yarın çiğneyen ABD yönetiminin güvenilmez politikaları cinayet ve katliamları maalesef teşvik etmektedir. Bazen yüksekte zannettiklerimizin, aslında eğilemeyeceğimiz kadar alçakta olduğunu görmek hayatın tuhaf bir cilvesidir. Gazze dünya için turnusol kağıdıdır ve bu süreç kimin medeni, kimin insani, kimin merhametli, kimin adil, kimin adalet ve hukuk yanlısı olduğunu gözler önüne sermiştir. Bugüne kadar hiçbir güç zulümle abat olmamış, olamamıştır. Türk milleti onun bunun ne diyeceğine aldırış etmeden, zalimlere ve zulüm tufanına sonuna kadar karşıdır. Çünkü Türk milleti tarih, kültür ve medeniyet açısından dünya çapında eşsiz ve rakipsizdir. Her gün bir fincan kahve fiyatının yarısıyla geçinmeye çalışan 1 milyar insandan mütevellit mazlumların sesi, nefesi, hatta demir yumruk olmak için Lider Ülke Türkiye diyoruz.”

“Kutuplaşmak yerine kucaklaşmak lazımdır”

Bahar aylarıyla beraber siyasette de bahar mevsiminin doğuşundan memnuniyet duyduklarını belirten MHP lideri Bahçeli, “Kutuplaşmak yerine kucaklaşmak lazımdır. Ortak akılla hareket ederek ülkemizin temel meselelerine kafa yormak, milli birlik ve dayanışmanın muteber imkanlarıyla mesafe almak bizim de arzu ve amacımızdır. İnsanı içtenlikle ve ilgiyle dinlemek yine insana en büyük ikramdır. Dinlenecek sözün doğru olması, milli ve manevi değerlerimize uygun düşmesi en makul ve mantıklı yoldur. Siyaset kavga arenası değil, konuşma ve düğümleri çözme sahasıdır. Sözün ateşiyle münakaşa ve muharebe etmek yerine; akıl ve ahlaki mutabakat ve müzakereyle Türkiye’mizin yükseliş sürecine herkes destek vermelidir. Türk ve Türkiye Yüzyılına müzahir tavır ve tutum geliştirmek her siyasi parti ve siyasetçi için milli sorumluluktur. DEM’lenmek yerine kantı, yani şekerli suyu tercih etmek, bundan da yudum yudum içmek akla en yatkın seçenektir. Cumhurbaşkanımızla CHP Genel Başkanı’nın görüşmesinin esasını es geçip boş koltukla meşgul olanların boşa ve boşluğa düşmeleri pek tabii kendi bilecekleri bir şeydir. Biz boşlukla ve boş yapanlarla değil, ülkesi ve milleti için dolu heves ve heyecanları olanların ne söylediğine, neyi hedeflediğine bakıyor, bununla ilgileniyoruz. Ancak bazı kilit mahiyetli tartışma konularıyla ilgili de görüşümüzü paylaşmak istiyoruz. Bir defa siyasetin yumuşama ve normalleşmesinin vasatı Türkiye ve Türk milletinin ortak değerleri, ortak çıkarları, ortak geleceğidir. DEM’lenenlerin ayılması bir başka düşüncemiz ve temennimizdir” şeklinde konuştu.

Türkiye’de yargı yetkisinin Türk milleti adına kullanan bağımsız ve tarafsız mahkemeler olduğunu hatırlatan Devlet Bahçeli, “Anayasa’nın 138’inci maddesine göre, hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verirler. Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hakimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz. Görülmekte olan bir dava hakkında yasama meclisinde yargı yetkisinin kullanılması ile ilgili soru sorulamaz, görüşme yapılamaz veya herhangi bir beyanda bulunulamaz. Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez” açıklamasında bulundu.

“Özel saati merak ederse, rahat olsun, bana sorabilir, köstekli saatimi açar, kendisiyle açık açık da paylaşırım”

Bahçeli konuşmasına şöyle devam etti:

“Neymiş, CHP Genel Başkanı, Avrupa Parlamentosu’nu ziyaret ettiğinde, ‘saati sorunca, sen önce Kavala’yı çıkar’ cevabını almış. Anlamadığımız şudur, Sayın Özel’in kolunda saati yok mudur? Haydi yok diyelim, beraberindeki arkadaşlarında da mı yoktur? Sayın Özel’in saati sormak yerine PKK’ya ve FETÖ’ye verilen destekleri muhataplarının yüzüne vurması gerekmez miydi? Türkiye hukuk devletidir, yargımız bağımsız ve tarafsızdır demesi taşıdığı sorumluluğa uygun düşmez miydi? AB’li politikacıların kara propagandasına kulak verip bunları ham haliyle ülkemize taşıyacağına Türkiye’nin egemen devlet onuruna korkusuzca sahip çıkması doğru olmaz mıydı? Bırakın Kavala’yı da kanun kaçağı FETÖ’cüleri ve PKK’lıları Türkiye’ye ne zaman teslim edeceksiniz sorusunu soramaz mıydı? Sayın Özel saati merak ederse, rahat olsun, bana sorabilir, köstekli saatimi açar, kendisiyle açık açık da paylaşırım. Kavala sevdalısı bazı kalemşörler de, ‘Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarını uygulamayan bir Türkiye, Anayasa Mahkemesi kararlarına uymayan bir Türkiye, Avrupa Konseyi tarafından yaptırım tehdidi ile karşı karşıya olan bir Türkiye, peki bu kime yarar?’ diye adrese teslim bir soruyla gündem tayin etmeye hevesleniyor. Ne yapalım, boyun mu eğelim? Yarı sömürge bir ülke olmaya tamam mı diyelim? Avrupa istedi diye adalet ve hukuk şerefini iki paralık mı edelim? Şu iddialara bakar mısınız; ‘Gezi davasında ceza verilmesine esas teşkil eden ve ortadan kaldırılmak istendiği iddia edilen Türkiye Cumhuriyeti hükümetinden kastedilen ‘Başbakan’ ve ‘Bakanlar Kurulu’muymuş. Eğer yapılan itirazlar reddedilirse Gezi sanıkları, karşı çıktıkları anayasa değişikliği ile getirilen sistemden yararlanacaklarmış. Yeni hükümet sisteminde yürütme gücü Bakanlar Kurulu tarafından değil, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi tarafından kullanılmaktaymış. Başbakan ve Bakanlar Kurulu, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi içinde yaşatılmıyormuş. Suçun mağduru olan hükümet, yasa ve Anayasa’dan çıkarılmış. Ortada mağduru olmayan bir suç kalmış. Mağduru olmayan suç olmazmış. Emin olunuz, bunları kaleme alan şahıs doğrudan doğruya Osman Kavala serbest bırakılmalıdır dese en azından daha tutarlı ve omurgalı bir açıklama yapmış olurdu.”

Devletin üç unsuru olduğuna dikkati çeken Bahçeli, “İlki millet, ikincisi ülke, üçüncüsü de egemenliktir. Bunların dayanağı da hukuktur. Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir. Suç ‘eski sistemde işlendi, yeni sistemde geçersizdir’ demek, devleti ve milleti bilmeyen, bilse de hasıraltı eden tetikçilerin ve kimliksizlerin harcıdır. Mahut ve malum bir cinayet davasının hazırlanan 145 sayfalık iddianame dolayısıyla, Milliyetçi Hareket Partisi ve Ülkü Ocaklarına iftira atan, kan ve çamur sıçratan alçaklar koalisyonu, ne hikmetse devlet ve millet karşıtlarına kucak açmakta, methiyeler düzmektedir” dedi.

“Mezkur iddianame ilgili mahkeme tarafından kabul edilip yargılama süreci derhal başlatılmalıdır”

Sinan Ateş davasında hazırlanan iddianameye ilişkin konuşan Bahçeli, “Hayatlarında tek bir defa Ülkücünün hakkını, hukukunu ve haysiyetini gözetmeyen mihrakların partimizi ve Ülkü Ocaklarını bir cinayetle anma teşebbüsleri ayrıca değerlendirilmesi gereken şerefsizce bir saldırganlıktır. Bugüne kadar niye iddianame hazırlanmadı diye sordular. İddianame hazırlandı, içi boş dediler. Davamızı yargılamak için kuyruğa girdiler. Milliyetçi Hareket Partisi olarak beklentimiz şudur; mezkur iddianame ilgili mahkeme tarafından kabul edilip yargılama süreci derhal başlatılmalıdır. Kimin elinde hangi belge ve bilgi varsa mahkemeye sunmalıdır. Hatta şahit olarak dinlenmek isteyenlere mahkeme kapısı açılmalıdır. CHP’sinden İP’ine kadar malum partiler neyi biliyorsa acilen mahkemeye yetiştirmelidir. Abdestten şüphesi olmayanın namazından şüphesi olmaz. Çiğ süt içmeyenin karnı da ağrımaz. Bakalım hukuki süreç Ankara’da mı bitecek, yoksa Pensilvanya’ya mı dayanacak, hodri meydan, hep beraber göreceğiz. Bilinmesini özellikle isterim ki, ellerinde binlerce Ülkücü şehidimizin kanı olanların feriştahı gelse biz de yaprak dahi kımıldamaz, kımıldamayacaktır” açıklamasında bulundu.

Bahçeli, şöyle devam etti:

“Fuzuli’nin dediği gibi, ‘Herkesin bir derdi var, kimi anlatır dilini yorar, kimi susar yüreğini yakar’. Yüreğimiz yansa da dilimizi bunlara karşı artık yormayacağız. Devlette sürekliliği yok sayanların, devlet sisteminin hukuki, tarihi ve siyasi alt yapısını kurcalayanların iç işgal cephesinde konuşlandıklarını söylediğimizde, sorarım sizlere yanlış mı yapıyoruz? Hata mı ediyoruz? Türkiye’nin itibarını, istikbalini ve saygınlığını Osman Kavala’ya bağlayanlar korkunç bir bühtanın failleri değildir de nedir? Bize göre, bunlar Türkiye’nin istiklal haklarına kast eden azgınlaşmış işbirlikçilerdir. Mahkum olmuş Kavala’ya ‘içeride tutuluyor’ diye yazıp konuşanlar tek kelimeyle devlet ve millet muhalifidir. Bunların anlayışına göre Türkiye uluslararası baskı ve dayatmalara teslim olmalı, süngü düşürmeli, diz çökmelidir.”

“Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı şer ve şirret emel sahiplerine müsaade etmeyecek”

MHP ve Cumhur İttifakı’nın şer ve şirret emel sahiplerine sonuna kadar direneceğini belirten Bahçeli, “Bu sefillerin örneklerine maalesef her dönem tesadüf edilmiştir. Fakat Türk Devri’nde, Türkiye Yüzyılı’nda bunların suyu kesilecek, üredikleri ideolojik bataklık mutlaka kurutulacaktır. Bugün Kavala şakşakçılığı yapanların, yarın terörist Demirtaş’ı, diğer gün ise İmralı canisini gündeme taşımaları mukadderdir. Böylelikle geriye ne devletin hükümranlık kazanımları ne de Türkiye’nin varoluş hakları kalacaktır. İstenen budur. Hedeflenen budur. Proje budur. Ülkemizde siyasi iklimin değişmesi ve baharın gelmesine vurgu yapanların amacı devlet ve millet düşmanlarının serbest bırakılmasıdır. Bu bahar değil, kara kıştır, fırtınadır, devletin ve milletin ağır yara almasıdır. Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı şer ve şirret emel sahiplerine müsaade etmeyecek, sonuna kadar direnecektir” diye konuştu. – ANKARA

]]>
https://www.haber60.com.tr/mhp-lideri-bahceli-sinan-ates-davasi-beklentimiz-iddianamenin-kabul-edilip-yargilamanin-baslamasidir-kimin-elinde-hangi-belge-varsa-mahkeme-ile/feed/ 0
Devlet Bahçeli: “Ferdi Tayfur’un Şarkısındaki Mesaj, Türkiye’nin Ayağını Kaydırmaya Yeltenen Kim Varsa Direkt Onlara” https://www.haber60.com.tr/devlet-bahceli-ferdi-tayfurun-sarkisindaki-mesaj-turkiyenin-ayagini-kaydirmaya-yeltenen-kim-varsa-direkt-onlara/ https://www.haber60.com.tr/devlet-bahceli-ferdi-tayfurun-sarkisindaki-mesaj-turkiyenin-ayagini-kaydirmaya-yeltenen-kim-varsa-direkt-onlara/#respond Tue, 30 Apr 2024 22:09:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29896 (ANKARA)- MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında, Ferdi Tayfur şarkısıyla paylaştığı videoyla ilgili yapılan “Cumhur İttifakı dağılacak” yorumlarına tepki gösterdi. Bahçeli, “Bir şeyi söylemek istersem muhatabına doğrudan söylerim. Ferdi Tayfur’un seslendirdiği gibi ‘hainsin’ diyorsam, ‘söyleten sensin’… İşte bu mesaj Türkiye’nin ayağını kaydırmaya yeltenen kim varsa direkt onlaradır. Cumhur İttifakı sonuna kadar vardır, var olacaktır ve ayakta kalacaktır” dedi. Bahçeli, İYİ Parti Genel Başkanı seçilen Müsavat Dervişoğlu’nu tebrik etmemesine dair de “İhaneti tebrik etmek bizim defterimizde yazmaz” diye konuştu.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM’de partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, gündeme ilişkin değerlendirmede bulundu.

Türkiye’de 4 yıl devam edecek seçimsiz bir döneme girildiğini söyleyen Bahçeli, “Önümüzdeki zorlu süreç, doğru, kararlı ve sonuç odaklı gelişmelere birer birer sahne olmalıdır. Milletimizin beklentisi sürdürülebilir hizmettir. Cumhur İttifakı, Türk ve Türkiye Yüzyılı hedeflerinin yedi emin umudu, yegane ufkudur. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, milletler mücadelesindeki siyasi ve stratejik kuvvetimizdir. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni sorgulayan, karalayan çevrelerin asıl korkusu uyanan devin ayağa kalkması, küresel ve bölgesel hadiseler karşısında ne diyeceği merak uyanduran Türkiye’nin doğuşudur.” ifadelerini kullandı.

İsrail’in Gazze’ye saldırılarına değinen Bahçeli, “Açıkça ifade etmek isterim, İsrail’in Gazze’de işlemiş olduğu soykırım suçunun takipçisi bilhassa Türkiye’dir. Çocukların, kadınların dökülen kanları yerde kalmayacaktır.” dedi. Bahçeli, Birleşmiş Milletler’in Filistin sorununun çözümünde acz içinde bulunduğunu, bir reforma tabi tutulmasının kaçınılmaz olduğunu vurgulayarak, “Güvenlik konseyindeki veto sistemi makul çözüm arayışlarını tıkamakta. Konsey yapısı ve daimi üyelerin veto yetkisi nedeniyle dünya barışı ve çatışmaların önlenmesi için bir umut olmaktan bugünkü haliyle çok uzaktır.” şeklinde konuştu.

“NETENYAHU VAKTİ GELDİĞİNDE LAHEY’DE YARGILANACAKTIR”

Veto yetkisi yerine çift çoğunluk sistemini getirilmesi veya daha geniş bir ülke yelpazaesinin uluslararası karar alma sürecine dahil edilmesi gerektiğini ifade eden Bahçeli, “Netenyahu vakti geldiğinde Lahey’de yargılanacaktır. İsrail halkı Netanyahu’nun şiddet politikalarından rahatsızdır. Bu cani mutlaka görevden uzaklaştırılmalı. Netenyahu başta olmak üzere İsrail hükümetinde görev alan bakanlar ne diyorsa üç aşağı beş yukarı aynısını ülkemizde dile getiren istismarcılar bulunmaktadır. Soyadını ağırlığını taşımaktan aciz olanların nerede durduğunu, çıkarları uğruna nasıl da şuur kaybına uğradıklarını herkes bilecektir.” dedi.

Bahçeli, konuşmasında, “İstanbul Belediye Başkanı’nın ABD’nin bir televizyon kanalına yaptığı açıklamalarda Hamas’a terör örgütü iftirası attığını” söyleyerek, “PKK’ya terör örgütü diyemeyen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’nın Hamas’a terör örgütü yaftası vurmasının akılla bağdaşır bir yanı olmadığını sadece biz mi düşünüyoruz? Siyasetin Jetgil’leri neredesiniz? Niye 3 maymunu oynuyorsunuz?” ifadelerini kullandı.

“ALMANYA CUMHURBAŞKANI’NIN TÜRKİYE’NİN TERÖRLE MÜCADELESİNE DESTEK VERMESİ SAMİMİ DİLEĞİMİZ”

Bahçeli, Almanya Cumhurbaşkanı’nın Türkiye’ye ziyaretine ilişkin de, “Önce İstanbul’a gelen, alelacele belediye başkanı ile görüşme yapan Almanya Cumhurbaşkanı’nın döner diplomasisinin yanı sıra Türkiye’nin terörle mücadelesine destek vermesi samimi dileğimizdir. Ankara’ya gelmeden İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’na koşan Almanya Cumhurbaşkanı’nın niçin böyle bir program akışına ihtiyaç duyduğu bizim nezdimizde soru işaretleriyle doludur.” diye konuştu.

“ALEVİ- SUNNİ ÇATIŞMASINI, TÜRK- KÜRT AYRIŞMASINI ÇÖZECEK OLAN BU MİLLET VE ONUN İRADESİDİR”

Türkiye’nin Kürt sorunu olmadığını, çok tehlikeli bölücülük ve terör sorunu bulunduğunu kaydeden Bahçeli, “Türk ile Kürt, Alevi ile Sünni arasında uçurumlar oluşturmaya, demokrasi, özgürlük ve insan hakkı kisvesine bürünerek hizmet edenler alçakların en alçağı, hainlerin en hainidir. Bu millet büyük bir millettir. Kültürü, danışması göz önüne alındığında Türkiye’deki Alevi- Sünni çatışmasını Türk-Kürt ayrışmasını çözecek olan bu millet ve onun iradesidir. Bunun da sırrı kız alıp kız vermekte yeni bir Türkiye inşa etmektedir. Türk ile Kürt’ü, Alevi ile Sünni’yi birbirinden koparmanın emelini taşıyanlar emperyalizmin tasmalı yanaşmalarıdır. Bölücü terör sorunu yeni yüzyılda kesinlikle bitecektir.”

“HAZİNE VE MALİYE BAKANIMIZIN DA HER ZAMAN ARKASINDAYIZ”

Bahçeli, tartışmalara yol açan “yerel halk” ifadesiyle ilgili de “Altını çizerek haykırıyorum ki, Türkiye’de yerel halk yoktur, Türk milleti vardır. 23 Nisan mesajımın adresi de DEM’ciler, DEM’lenmiş ve yerel halk tabirini referans almış CHP’li bazı belediye başkanlarıdır. Hiç kimse çalı dibi yoklamasın, deve izi saymasın, niyet okuyuculuğuna teşebbüs etmesin, Hazine ve Maliye Bakanımızın da her zaman arkasındayız.” ifadelerini kullandı.

“FERDİ TAYFUR’UN ŞARKISINDAKİ MESAJ, TÜRKİYE’NİN AYAĞINI KAYDIRMAYA YELTENEN KİM VARSA DİREK ONLARA”

Bahçeli, kısa süre önce Ferdi Tayfur’un şarkısı eşliğinde paylaştığı videoyla ilgili de şu açıklamayı yaptı:

“Çok sevdiğim ve saygı duyduğum bir ses ve söz ustası olan Sayın Ferdi Tayfur’un şarkısının arka fonda çaldığı ve benim de yürüyüş yaptığım videonun yayımlanmasından hemen sonra zoraki anlamlar çıkaranlar, çarpık değerlendirme yapanlar, polemik üretenler şimdi kulağınızı açıp beni dinleyin. Adını bile hatırlamadığım bir küsurat partisinin sözde başkanı Kobanili Ahmet, sen de özellikle dersini almalısın. Bir şeyi söylemek istersem muhatabına doğrudan söylerim. Dolambaçlı yollara sapmam, kırk dereden su taşımam. Ferdi Tayfur’un seslendirdiği gibi, ‘hainsin’ diyorsam, ‘söyleten sensin’… İşte bu mesaj Türkiye’nin ayağını kaydırmaya yeltenen kim varsa direkt onlaradır. Cumhur İttifakı’nın tasfiyesine ve sonlanmasına ümit bağlayanlar size kötü bir haberim var; Cumhur İttifakı sonuna kadar vardır, var olacaktır ve ayakta kalacaktır.”

“CUMHURİYET’İN KURULUŞ İLKELERİNİ VE YAPISINI TARTIŞMAYA AÇMAK DEVLETİN VARLIĞINA KASTETMEKLE EŞ DEĞERDİR”

Türkiye Cumhuriyeti devleti tek, ülkesi ve milletiyle bir olduğunu vurgulayan Bahçeli, “Milli birlik ve bölünmez bütünlüğümüzün dayandığı temeller tek devlet, tek millet, tek bayrak, tek vatan ve tek dil ülküsüdür.Yeni anayasa hazırlık sürecinde taviz vermeyeceğimiz esaslar bunlardır. Cumhuriyet’in kuruluş ilkelerini ve yapısını tartışmaya açmak, etnik köken farklılıklarına dayanarak bunları yıkmaya çalışmak, devletin varlığına kastetmekle eş değerdir. Bunun bizim kitabımızda yazan adı da vatana ihanettir. Türkiye Cumhuriyeti’nin sahibi sonsuza kadar Türk milletidir. Ayrıca fiyat ve finansal istikrarla beraber insanımızın mağduru olduğu hayat pahalılığı ve enflasyon baskısı doğru politikalarla, ortak sinerji ve potansiyel imkanlarımızla telafi edilecek, fırsatçıların, karaborsacıların, gün aşırı zam yapan aç gözlülerin yakasından tutulacaktır.” şeklinde konuştu.

“İHANETİ TEBRİK ETMEK BİZİM DEFTERİMİZDE YAZMAZ”

Bahçeli, İYİ Parti Genel Başkanlığına seçilen Müsavat Dervişoğlu’nu kutlamamasına yönelik eleştirilerle ilgili de “Son günlerde bir siyasi partide olağanüstü kongreler yapılmış, yönetim değişikliği söz konusu olmuştur. İşlerine karışma gibi bir hevesimiz yoktur, buna ihtiyacımız da yoktur. MHP,  ‘herkes tebrik etti, siz niye etmediniz’ suçlamasıyla karşı karşıya bırakılıyor ve camiamız içerisinde yeni bir fitneyle, iyiyi daha da iyileştirmenin çabası içine girenler var. Neden tebrik etmediğimin gerekçesi ne olursa olsun hepinizin huzurunda söylüyorum, ihaneti tebrik etmek bizim defterimizde yazmaz.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/devlet-bahceli-ferdi-tayfurun-sarkisindaki-mesaj-turkiyenin-ayagini-kaydirmaya-yeltenen-kim-varsa-direkt-onlara/feed/ 0
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli: Yerel seçimler sonucunda iktidar değişikliği olmadı https://www.haber60.com.tr/mhp-genel-baskani-devlet-bahceli-yerel-secimler-sonucunda-iktidar-degisikligi-olmadi/ https://www.haber60.com.tr/mhp-genel-baskani-devlet-bahceli-yerel-secimler-sonucunda-iktidar-degisikligi-olmadi/#respond Tue, 16 Apr 2024 21:15:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27659 MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM grup toplantısında, MHP’nin yerel seçimlerden başarıyla çıktığını belirterek, yerel seçimler sonucunda Türkiye’de bir iktidar değişikliği olmadığını ifade etti. Seçim sonuçlarıyla ilgili CHP’yi eleştiren Bahçeli, “Hiçbir projeleri olmayanların konjonkturel sebeplerle ulaştıkları sonuçlara güvenip zafer nutukları atmaları sadece mizahi bir yanılgıdır. Bugün şımaranların yarın milletten şamarı yemeleri mukadderdir” dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 31 Mart Yerel Seçimlerinin ardından TBMM’deki ilk grup toplantısında konuştu. Konuşmasında 17 Mart’ta düzenledikleri 14. Olağan Genel Kurultay’ında parti tüzüklerindeki bazı maddelerin Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sİstemi’ne uygun hale getirildiğini vurgulayan Bahçeli, “Siyaset önceliğimiz sınıflara, zümrelere, şahıslara hiçbir ayrıcalık tanımadan yalnızca milletimizin tamamını tarihi perspektif içinde kucaklayan ve onun devamını amaçlayan bir kavrayışla devam etmektir. Türk siyaset yapısını gelişen toplumun taleplerine göre milli ve manevi değerlere müzahir olacak şekilde yeniden ele almalı yeni bir anayasayla da taçlandırmalıyız. Siyaset, medya ve ekonomi ilişkilerini demokratikleştirmeli, insanımızın mutlu ve müreffeh olacak bir dönemin kapılarını el birliğiyle açmalıyız. Adil ve insani paylaşımı canlandırarak, yeni yüzyılda Türkiye ekonomisini zincirlerinden kurtarmalıyız” diye konuştu.

Bahçeli, konuşmasında 31 Mart’a yapılan yerel seçim sonuçlarına ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. Bahçeli şunları söyledi:

“BUGÜN ŞIMARANLARIN YARIN MİLLETTEN ŞAMARI YEMELERİ MUKADDERDİR”

“Milletimizin hür iradesiyle verdiği demokratik karara saygılıyız. Yerel seçimlerin doğasıyla genel seçimlerin doğası elbette farklıdır, ikisini de birbirine karıştırmak fahiş bir yanlıştır. 31 Mart yerel seçimlerinden sonra el değiştiren, birisini çıkıp diğerinin indiği bir iktidar yapısı yoktur. 31 Mart yerel seçimlerinden sonra rota değiştiren, hedeflerinden sapan bir Türkiye yoktur, olması da mevzu konusu değildir. ‘Yerel iktidar olduk’ diyenler hayal alemindedir. Türkiye’de iktidar tektir ve o da Cumhurbaşkanlığı kabinesidir. Fazladan 3-5 belediye başkanlığı kazanmakla yerel iktidar tantanası koparanların milletin irade künhüne vakıf olmadıkları ayan beyan ortadadır. Hiçbir projeleri olmayanların konjonktürel sebeplerle ulaştıkları sonuçlara güvenip zafer nutukları atmaları sadece mizahi bir yanılgıdır. Bugün şımaranların yarın milletten şamarı yemeleri mukadderdir.

“PARTİ OLARAK MİLLETİMİZİN MESAJINI ALDIK VE GEREKLİ ÇALIŞMALARI BAŞLATTIK”

31 Mart’ta yaklaşık 13 milyon 300 bin vatandaşımızın sandığa gitmediği anlaşılmaktadır. Bundan dolayı milli irade tam ve eksiksiz olarak sandığa yansımamıştır. CHP Genel Başkanının ‘yüzde 25’lik cam tavanı çatlatma’ masalını anlatmasının dayanağı da budur. Tavanı çatlamış bir partinin ayağı yere basmayacaktır. Kaldı ki, tavanı çatlak olanın temeli çürüktür, ayakta kalması mucizelere bağlıdır. 31 Mart seçimlerine tesir eden olgulardan birisi ekonomik sıkıntılar ve emeklilerimizin yaşadığı sorunlar, diğeri ise mahalli özellik ve şartlara muvafık adayların tespitindeki bazı açmazlardır. Parti olarak milletimizin mesajını aldık ve gerekli çalışmaları başlattık. MHP ile Cumhur İttifakı’nın çok güçlü bir şekilde millete hizmet yolculuğunu sürdüreceğinden herkesin emin olması başlıca arzumdur.

“MHP, 31 MART MAHALLİ İDARELER SEÇİMLERİNDEN BAŞARIYLA ÇIKMIŞTIR”

31 Mart seçimlerini işlerine geldiği gibi okuyanlar, keyfi olarak yorumlayanlar, ilkel ve ideolojik dürtülerle asıl bağlamından koparanlar zillettedir, ziyandadır, kalpleri de kaskatı kesilmiştir. MHP, 31 Mart Mahalli İdareler Seçimlerinden başarıyla çıkmıştır. Hiç kimse bu gerçeği karalamaya ve kapatmaya teşebbüs etmemelidir, zira buna güç yetiremeyecektir.”

“BÖLGESEL BİR SAVAŞIN PATLAK VERMESİ ZİNCİRLEME FELAKETLERİ TETİKLEYECEK”

İran ve İsrail arasındaki gerilime de değinen Bahçeli “İsrail ile İran arasındaki yoğunlaşan gerilimin, karşılıklı çatışma ve silaha sarılma tercihinin son bulması, Orta Doğu’ya barış, sağduyu ve sükunetin hakim olması dileğimizdir. Bölgesel bir savaşın patlak vermesi zincirleme felaketleri tetikleyecektir. Buna hiç kimsenin, hiçbir devletin hakkı yoktur” diye konuştu.

Bahçeli, TBMM İçtüzüğü ve anayasa değişiklikleri gibi reformlar yapılması gerektiğini de savunarak şunları dile getirdi:

“BİZ HAZIRIZ, DARBE ANAYASASINI RAFA KALDIRMAK SAĞDUYU VE AHLAKİ UZLAŞMA GEREKTİRİYOR”

“TBMM İçtüzüğü olmak üzere, yürürlükteki hukuk mevzuatı Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’yle uyumlaştırılmalı, bu alanda reformist adımlar atılmalıdır. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin aksayan yönleri tamir edilerek bütün kurum ve kurallarıyla kalıcı hale getirilmesi, yönetim hayatımızdaki istikrarın el birliğiyle kökleştirilmesi önceliğimizdir. Tavsayan ve kasten uzatılan HDP’nin kapatma davası sonuçlanmalı, arkasından sıra DEM’e gelmeli, nitekim bölücü partilerin kapısı kilitlenmeli, başka isimlerle açılmaları anayasal çerçevede engellenmelidir. İttifak sistemi gözden geçirilerek siyasi ve demokratik istikrarı zaafa uğratan ve uygulamada şahit olunan bazı çarpıklıklar ilerleyen süreçte giderilmelidir. MHP, 100 maddelik anayasa teklifiyle mezkur hazırlığa katkı vermek için samimi çağrısını yineleyerek herkesi sorumluluk bilinciyle hareket etmeye davet etmektedir. Biz hazırız, darbe anayasasını rafa kaldırmanın sadece zaman, emek, sabır, sağduyu ve ahlaki uzlaşma gerektirdiğine inanıyoruz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/mhp-genel-baskani-devlet-bahceli-yerel-secimler-sonucunda-iktidar-degisikligi-olmadi/feed/ 0
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Alparslan Türkeş’in anıt mezarını ziyaret etti https://www.haber60.com.tr/mhp-genel-baskani-devlet-bahceli-alparslan-turkesin-anit-mezarini-ziyaret-etti/ https://www.haber60.com.tr/mhp-genel-baskani-devlet-bahceli-alparslan-turkesin-anit-mezarini-ziyaret-etti/#respond Wed, 10 Apr 2024 07:27:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=26857 MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, bayram namazının ardından MHP’nin Kurucu Genel Başkanı Alparslan Türkeş’in Beştepe’deki anıt mezarını ziyaret etti.

Bahçeli, Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından Alparslan Türkeş’in kabrine karanfil bıraktı, bakır ibrikle su döktü.

Çıkışta gazetecilere açıklama yapan Bahçeli, Türk milletinin Ramazan Bayramı’nı tebrik etti.

Yeni yüzyılın ikinci evresinde olduklarını belirten Bahçeli, Türkiye’nin devlet ve millet olarak çok büyük meselelerle karşı karşıya olduğunu, iç ve dış tehditler altında bulunduğunu kaydetti.

Devlet Bahçeli, Türkiye’nin asrın felaketi, büyük yangınlar, seller, bütün bunların yanında yıllardan beri devam eden terörle mücadelede de çok büyük mesafeler katettiğini belirterek, “Şimdi yeni bir süreçteyiz. Bu yeni yüzyılın ikinci evresi, Türk milletinin tekrar dirilişi, ayağa kalkışı, yükselişi ve milletler mücadelesinde layık olduğu yeri alması için milletçe bize bir vesile ortaya koymaktadır.” dedi.

Aritmetikte toplama, çıkarma, çarpma ve bölme olduğunu hatırlatan Bahçeli, “Çıkarma ile bölme küçültür, çarpma ile toplama büyültür. O sebepten dolayı Türkiye’nin birliğe, dirliğe, beraberliğe büyük ihtiyacı vardır. Türkiye’de siyasi kurumlarımız demokrasinin güçlenmesini hep beraber arzuluyorlarsa, önce ülkede siyasi istikrarı sağlamaları gerekiyor.” diye konuştu.

MHP Genel Başkanı Bahçeli, siyasi partilerde bir karmaşa, bir çatışma, birbirlerine karşı aşırı derecede fitne, fesat ve iftiralarla yalan sömürüsü yapıldığını belirterek, “Bu gidişat iyi değildir.” dedi.

Bahçeli, bu nedenle gelecek dönemde siyasi partilerin, siyasi istikrarı önce kendi içlerinde sağlaması, sonra ülkeye siyasi istikrar getirmesi, daha sonra da büyük Türkiye’nin inşasında ortak iradesini ortaya koyarak güçlü bir Türkiye’nin yükselişine katkıda bulunması gerektiğini vurguladı.

Televizyonları yakinen takip ettiğini, dikkatle dinlediği konuşmacılar ve bilim insanlarının önemli yorumlar getirdiğini aktaran Bahçeli, “Fakat bu yorumların hepsi yerelleşme, cepheleşme ve ayrışmaya yönelik söylemlerle devam ediyor. Buna da son vermek lazımdır. Basın mensuplarımız, televizyon kurumlarımız, onların akşamları yapmış oldukları sabaha kadar süren değerlendirmeleri, Türkiye’nin bu hedefleriyle paralel olması ve aydınlatıcı, yol gösterici olması lazımdır. Buna dikkat edilmemektedir.” değerlendirmesini yaptı.

“Her seçim sonrası bir suçlu aranır”

Devlet Bahçeli, Türkiye’de siyasi tartışmaların, kongrelerin, partilerden ayrılmaların, yeni yeni adaylar ortaya çıkarmaların, geçmişte olduğu gibi süregeldiğini dile getirerek, “Her seçim sonrası bir suçlu aranır. Bu suçlu partilerin yönetiminde değil, partinin yönetiminin dışında unsurlar aracılığıyla partilerdeki yenileşmeye dayalı gayretlerle kendini göstermektedir.” dedi.

Altılı masanın Türk siyasi hayatında önemli bir örnek olduğunu belirten Bahçeli, altılı masaya dayalı olarak siyasi kurumların, geçmişteki kongrelerinde olduğu gibi şimdi de kongreleri yapma kararı alınırken, partileri yenileştirmeye, partileri başka türlü iklime sokmaya gayret gösteren söylemlerle muhatap olunduğunu söyledi.

Kendilerinden ayrılan bir grubun kurduğu İYİ Parti’nin Meclis’te temsil edilen siyasi bir kurum olduğunu anlatan Bahçeli, Türkiye’de demokrasinin vazgeçilmez unsuru 104 siyasi kurum bulunduğunu, ancak bunların 34’ünün seçimlere katılabildiğini hatırlattı.

Seçimler sonrasında, birinci anlayışın, “partiyi bölmek, partiyi küçültmek, partiyi daraltmak” olduğunu ifade eden Bahçeli, “Aritmetik işlem içerisinde çarpmayla toplama yerine çıkarmayla bölme arasında bir çizgide siyasi istikrarsızlığa kuvvet vermeye çalışmaktadırlar.” dedi.

İYİ Parti’nin 27 Nisan’daki olağanüstü kongresini hatırlatan Bahçeli, MHP’nin 55 yıllık siyasi hayatında bu tür davranışların çoğunu yaşadığını, ayrışmalar olduğunu, ayrı partilileşmelere gidildiğini ancak sonuç itibarıyla MHP’nin ulu çınar gibi ayakta kalabilmeyi başardığını vurguladı.

Meral Akşener’in olağanüstü kurultayda aday olmaması

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “basından takip ettiği kadarıyla İYİ Parti’de önüne gelenin aday olduğunu gördüğünü” söyleyerek, şunları kaydetti:

“Bu adaylar onların en tabii hakkıdır. Fakat çoklu adaylar, çoklu bölünmelere de vesile olabiliyor. Küsmeler, kırılmalar, ayrışmalar partiyi küçültme gibi gayretler olabiliyor. Önümüzdeki siyasi istikrarı, siyasi partilerdeki istikrarla ilişkilendirerek, Sayın Meral Akşener hanımefendinin ayrışma kararından vazgeçerek partinin başında devamında, onunla beraber aday olmayı düşünen, partiye güç verme kararını alan, proje sahipli arkadaşların da etrafında kenetlenerek Türkiye’nin meselelerini, Anayasa değişikliğinden tutun her türlü konu üzerinde çaba gösteren bir parti konumuna gelmesini düşünmekteyim. Ne de olsa geçmişte ilişkilerimiz olan, geçmiş dönemlerde kardeşliğimiz bulunan, geçmiş dönemlerde siyasi hareketlerde komşuluk imkanını bulmuş olan bu siyasi partinin, böyle bir oyuna, böyle bir tahrike düşmeden, kararını vermek suretiyle 27 Nisan’da Türk siyasi hayatındaki faaliyetlerini gözden geçiren bir olağan kongreyle genel başkan seçeceği yerde, istişarelerle partilerini güçlendirebilecek bir yola girmelerini tavsiye ediyorum. Kabul ederler, etmezler ama benim düşüncem budur.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/mhp-genel-baskani-devlet-bahceli-alparslan-turkesin-anit-mezarini-ziyaret-etti/feed/ 0
Bahçeli: MHP, milletin sandık mesajını değerlendirmek üzere kolları sıvadı https://www.haber60.com.tr/bahceli-mhp-milletin-sandik-mesajini-degerlendirmek-uzere-kollari-sivadi/ https://www.haber60.com.tr/bahceli-mhp-milletin-sandik-mesajini-degerlendirmek-uzere-kollari-sivadi/#respond Mon, 01 Apr 2024 22:03:19 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25613 31 Mart seçim sonuçlarının ardından değerlendirmelerde bulunan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli dikkat çeken ifadeler kullandı. Bahçeli “Aziz milletimizin sandık vasıtasıyla verdiği mesaj mühimdir. MHP bu demokratik mesajı almış, seçim sonuçlarının değerlendirmesini yapmak üzere kolları sıvamıştır” dedi.

“ERDOĞAN DEVLETİN BAŞIDIR VE DESTEĞİMİZ DEVAM EDECEKTİR”

MHP lideri Devlet Bahçeli, ekonomik şikayetlerin seçim sonuçlarının etkisine de dikkat çekti. Bahçeli, “Ekonomik şikayetlerin toplumsallaşıp siyasal alana sirayetiyle tepkisellik dozu bir hayli fazla olan sonuçlar ülke genelinde tezahür etmiştir. Bunun yanında seçime katılım oranının da bir önceki seçimle mukayese edildiğinde düştüğü gözlemlenmiştir.” dedi.

“CUMHURBAŞKANLIĞI KABİNESİ GÖREVİNİN BAŞINDA”

Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’nin görev başında olduğunu kaydeden Devlet Bahçeli, her alanda atılım ve reform hamlelerinin süreceğini kaydetti. “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan devletin başıdır ve desteğimiz sonuna kadar arkasındadır.” diyen MHP lideri, “Cumhur İttifakı’nın TBMM’deki sayısal ve siyasal çoğunluğu da herkesin malumudur. Bilinmelidir ki, Cumhur İttifakı istikbalin mimarı, Türk Devri’nin mihmandarı, yeni yüzyılın mihveri ve mihenk taşıdır.” ifadelerini kullandı.

“MHP MÜESSİR BİR BAŞARI ELDE ETMİŞTİR”

Bahçeli, milletin yerel seçimlerle sosyal ve ekonomik sıkıntılarına ilişkin mesajlar verdiğini anlattı. Bahçeli açıklamasına şöyle devam etti; “Egemenlik milletindir, yetki milletindir, siyasi istikrarı ekonomik istikrar ve gelişmişlikle perçinlemek hepimizin ortak sorumluluğudur. 31 Mart seçim sonuçlarını kim nasıl yorumlarsa yorumlasın, Milliyetçi Hareket Partisi müessir bir başarı elde etmiştir. Televizyon ekranlarından maksatlı ve marazi iddialarda bulunan sözde uzman ve yorumcular ile muhalif tetikçiler yine hüsrana uğrayacaklardır.

“KARAMSARLIĞA VE ÜMİTSİZLİĞE MAHAL YOKTUR”

Bu nedenle karamsarlığa ve ümitsizliğe mahal yoktur, mücadelemiz ve millete hizmet azmimiz şevkle ve hız kesmeden sürecektir. Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı daha çok çalışacak, milletle daha çok hemhal olacak, cesameti yaygınlaşan sorunların çözümüyle birlikte yerel yönetimlerdeki mevzi kayıplar da mutlaka telafi edilecektir. İnanıyorum ki, 31 Mart seçimlerine katılan her siyasi parti kendi payına düşen hisseyi alacak, lazım gelen dersleri mutlaka çıkaracaktır. Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı’nın değerli adaylarına oy veren aziz vatandaşlarımıza şükranlarımı sunuyorum.

“AK PARTİ’YE GÖNÜL VERMİŞ KARDEŞLERİMİZE TEŞEKKÜR EDİYORUM”

Çok yoğun bir kampanya dönemine imza atan, gece gündüz çalışan Sayın Cumhurbaşkanımıza, AK Parti’ye gönül vermiş kardeşlerimize teşekkür ediyorum. Adanmış ve inanmış bir vicdanla, dürüst ve samimi bir mizaçla üstlendikleri kutlu görevleri insanüstü bir gayretle yerine getiren, Cumhur İttifakı’nın ve üç hilalin onurunu bayraklaştıran aziz dava arkadaşlarımla iftihar ediyor, hepsini yürekten kutluyorum.

“SEÇİLEN BELEDİYE BAŞKANLARIMIZI TEBRİK EDİYORUM”

Seçilen belediye başkanlarımızı, belediye meclis üyelerimizi, il genel meclis üyelerimizi tebrik ediyor, başarılar diliyorum. Mübarek Ramazan ayında, aziz milletimin her güzel insanına gönül dolusu selam, sevgi ve hürmetlerimi iletiyorum. Türk milletinin ruh kökü, Türkiye Yüzyılı hedefinin ufuk çizgisi olan Cumhur İttifakı’nın kararlı, heyecanlı, yürekli ve imanlı şekilde yoluna devam edeceğini de herkesin bilmesinde yarar görüyorum.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/bahceli-mhp-milletin-sandik-mesajini-degerlendirmek-uzere-kollari-sivadi/feed/ 0
MHP Genel Başkanı Bahçeli: Türk milletini yalnız bırakamazsın https://www.haber60.com.tr/mhp-genel-baskani-bahceli-turk-milletini-yalniz-birakamazsin/ https://www.haber60.com.tr/mhp-genel-baskani-bahceli-turk-milletini-yalniz-birakamazsin/#respond Sun, 17 Mar 2024 22:51:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=20114 MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 31 Mart seçimlerine ilişkin, “Benim için bu bir final. Yasanın verdiği yetkiyle bu seçim son seçimim” yönündeki açıklamaları üzerine, “Ayrılamazsın, Türk milletini yalnız bırakamazsın, yanındayız. Yeni yüzyılın kurtarıcı lideri olarak sizi görmek istiyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

Bahçeli, partisinin Ankara Spor Salonu’ndaki 14. Olağan Büyük Kurultayında, Türkiye’nin kamburlarından kurtulması gerektiğini belirterek, “Yerel yönetimlere vurulan prangalar kırılmalıdır. Türk ve Türkiye Yüzyılı hedeflerle müzahir yerel yönetimler muhakkak tecelli etmelidir. Zira başka alternatif kalmamıştır.” diye konuştu.

CHP içindeki kaos ve karmaşanın ülkenin geneline yayılma ve sıçrama ihtimalinin korkunç olduğunu dile getiren Bahçeli, “Kendi evinde düzeni temin edemeyenlerin yerel yönetimlerde başarısızlığı kaçınılmaz hayat ve siyaset gerçeğidir. Bu gerçeği görmek için kahin olmaya gerek yoktur. Partilerini yönetemeyenlerin, asgari ilkelerde anlaşıp uzlaşamayanların, birbirlerine hürmet beslemeyenlerin, yerel yönetimlerde millete hizmet etmelerini düşünmek abesle direniş demektir.” ifadelerini kullandı.

Bahçeli, Cumhur İttifakı’nın 31 Mart’ta millet tarafından tevdi edilecek görev için hazır olduğunu belirterek, “Cumhur İttifakı, bu kapsamda ehliyet sahibidir, liyakat sahibidir, heyecan sahibidir, akıl sahibidir, ahlak sahibidir, hedef sahibidir, proje sahibidir, ülkemizin geleceği için her türlü fedakarlığı yapmaya kararlıdır.” dedi.

Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı’nın başarmasının Türkiye’nin başarısı olduğunu vurgulayan Bahçeli, şunları söyledi:

“Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı’nın başarması, Türk milletinin şahlanışıdır. Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı’nın 31 Mart’ta sandıklardan taşması, Türkiye ve Türkiye Yüzyılı’nın inşası, ihyası ve itibarıdır.”

“Türkiye, milli birlik ve kardeşlik gücünün ivmesiyle çağların üzerine sıçrayacak”

Bahçeli, Kurultay münasebetiyle 14 ana başlık altında geleceğe dair tavır, tutum, teklif ve değerlendirmelerinin bulunduğunu bildirdi.

Millet kavramının sadece Cumhuriyet’in kuruluşunda değil, tarihin her döneminde birleştirici ve bütünleştirici bir işlev gördüğünü vurgulayan Bahçeli, hiçbir zaman etnik köken, dil ve din gibi farklılıklara itibar edilmediğini söyledi.

Türkiye Cumhuriyeti’ni, Türk milletinin birlikte yaşama ülküsü ve aynı kaderi paylaşma iradesinin kurduğunu anlatan Bahçeli, partisinin ülkede yaşayan her insanı Türk milleti tanımı içinde kucakladığını, hepsine aynı gözle baktığını dile getirdi.

“Soy ve ırk temelinde bir üstünlük bizim nazarımızda yok hükmündedir.” diyen Bahçeli, şunları kaydetti:

“Kaldı ki üstünlük sadece takvadadır. Türkiye’nin milli birliği ve bütünlüğü, dil, soy ve din unsurlarının üstünde sosyolojik kültürel ve tarihi bir gerçektir. Kültürlerin üst kimlikle buluşması bizim için asıl ve esastır. Bu ise asla bir dayatma ve asimilasyon değildir. Türklüğün insanlığa yön vermek isteyen fütuhat arayışıyla İslam’ın kutsal mesajları birleşmiş kahraman ve muzaffer bir irade meydana gelmiştir. Bu duygu ve ülkülerle beslenerek kurulan Türk cihan devletleri, tarihe damga vurmuştur. Kökeni, dili, dini, mezhebi ne olursa olsun Türkiye Cumhuriyeti’ne vatandaşlık bağıyla bağı olan her insanımız, bizim özbeöz kardeşimizdir, milletimizin de asli unsurudur. Her türlü ayrımcılık, bölücülük, ırkçılık, yabancı düşmanlığı ayaklarımızın yedi kat altındadır.”

Bahçeli, partisinin etnik bölünmenin önüne set çekeceğini ve operasyonlara gelmeyeceğini belirterek, “Türkiye’nin bir Kürt sorunu yoktur, buna mukabil çok tehlikeli bölücülük ve terör sorunu vardır.” dedi.

“Türk ile Kürt, Alevi ile Sünni arasında uçurumlar oluşturmak isteyenler, demokrasi, özgürlük ve insan hakkı kisvesine bürünerek hizmet edenler alçakların en alçağı, hainlerin en hainidir.” diyen Bahçeli, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne hançer sağlayanların Türk’ün de, Kürt’ün de, Alevi’nin de, Sünni’nin de düşmanı olduğunu söyledi.

Bahçeli, “Düşmanlardan medet ummak, teneşire uzanmaya razı olmaktır. Türk ile Kürt’ü, Alevi ile Sünni’yi birbirinden koparmanın emelini taşıyanlar, emperyalizmin tasmalı yanaşmalarıdır. Bölücü terör sorunu, yeni yüzyılda kesinlikle bitecektir.” diye konuştu.

PKK, YPG, PYD’nin bulunduğu yerden sökülüp atılacağını vurgulayan Bahçeli, hazırlanmasını temenni ettikleri “Bölücülükle Mücadele ve Stratejik Eylem Planı” ile ülke içindeki yıkım cephesinin çökertileceğini belirtti.

Bahçeli, “Türkiye, milli birlik ve kardeşlik gücünün ivmesiyle çağların üzerine sıçrayacaktır. Milliyetçi Hareket Partisi, terörü bir hak arama vasıtası gören bölücülüğü demokratik mücadele şeklinde gösteren bölücü mihraklara direnecek, Kürt kökenli kardeşlerimizi amasız fakatsız bin yılın hatıralarıyla kucaklayacaktır.” dedi.

Bahçeli, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 31 Mart seçimlerine ilişkin, “Benim için bu bir final. Yasanın verdiği yetkiyle bu seçim son seçimim” yönündeki açıklamalarına dair, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Geçenlerde basından öğrendiğim kadarıyla Sayın Cumhurbaşkanı’mızın bir konuşması, özellikle sol cenahlarda büyük bir iştah ve tahrik unsuru olarak kabul edilmiştir. Buradan Sayın Cumhurbaşkanı’mız Recep Tayyip Erdoğan’a diyorum; ‘Ayrılamazsın, Türk milletini yalnız bırakamazsın. Bunun için Cumhur İttifakı olarak yanındayız, beraberindeyiz. Yeni yüzyılın kurtarıcı lideri olarak sizi görmek istiyoruz.”

(Bitti)

]]>
https://www.haber60.com.tr/mhp-genel-baskani-bahceli-turk-milletini-yalniz-birakamazsin/feed/ 0
Bahçeli: CHP, PKK ile organik bağ kurmasının bedelini sandıkta ödeyecek https://www.haber60.com.tr/bahceli-chp-pkk-ile-organik-bag-kurmasinin-bedelini-sandikta-odeyecek/ https://www.haber60.com.tr/bahceli-chp-pkk-ile-organik-bag-kurmasinin-bedelini-sandikta-odeyecek/#respond Sun, 17 Mar 2024 22:27:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=20095 Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Ofislerde utanmadan sıkılmadan balya balya para sayan CHP yönetimi ne yapsa beyhudedir. Zira DEM’lenip PKK ile kent ittifakı maskesi altında organik bağ kurmasının bedelini 14 gün sonra sandıkta ödeyecektir.” dedi.

MHP’nin 14. Olağan Büyük Kurultayı, Ankara Spor Salonu’nda toplandı.

Kurultayda konuşan MHP Genel Başkanı Bahçeli, 81 ili temsilen bazı illerin isimlerini okuyarak sembolik yoklama yaptı. Bahçeli’ye, salondaki partililer, “Burada” diyerek karşılık verdi.

Bahçeli, “Ülkümüzden dönersek, döneklere güvenirsek gök girsin, kızıl çıksın. Yeni yüzyıla Türkiye’nin damgasını vurmazsak, Türk ve Türkiye sevdamızdan vazgeçersek, haktan, halktan, hakikatten milim ayrılırsak, gök girsin, kızıl çıksın.” diye konuştu.

Hayat yolculuğunda tomurcuk kaygısı taşımayan bir ağacın odun olmaktan başka seçeneği bulunmadığını söyleyen Bahçeli, şöyle devam etti:

“Milliyetçi, ülkücü hareketin serdengeçti yüreklerinin, 55 yıl önce yola çıkarken mutlak suretle tomurcuk derdi vardı. Lakin yeşillenen yapraklarımız kimi zaman sararıp düştü. Kuruyup sararan bu yaprakların akıbetini rüzgarlar tayin etti. Bazıları kapıyı sert çekip gittiğinden, dönmeye yüzleri kalmadı. Bazıları meçhule açtıkları yelkenler yırtılınca ıssızlığa mahkum oldu. Kimi zaman da sapı gövdemizden ayrılan baltaların darbesine maruz kaldık ancak geldiğimiz bu aşamada tıpkı bir çınar gibi Türk milletinin vicdanında kök salmasını hamdolsun başardık.”

MHP Genel Başkanı Bahçeli, Çanakkale Savaşı sonucunda kazanılan zaferin, bölgesel ve küresel dengeleri değiştirdiğini, bunun da Türkiye Cumhuriyeti’nin yol haritasını çizdiğini vurguladı.

Çanakkale’yi geçemeyenlerin bu defa Türkiye’yi topyekun geçmek için çırpındığını belirten Bahçeli, “topla tüfekle sonuç alamayanların, demlenmiş ve devşirilmiş işbirlikçilerinin taşeron kılavuzu ile bir kez daha operasyon çekmekle uğraştığını” kaydetti. Devlet Bahçeli, Türkiye Cumhuriyeti’nin 100 yıllık mirasını yağmalayan habis güruhun, 100 yılı karanlığa itmek, yaşanmaz hale getirmek, milleti mağlup etmek için yanıp tutuştuğunu ifade etti.

“Muhalefet, birbirini yiyip tüketiyor”

Muhalefet partilerinin, devletin dayandığı kurucu ilke ve esasları, milletin mukavemet zırhı olan milli birlik ve dayanışma hisarlarını yıkmak için adeta yarıştıklarını savunan Bahçeli, 2023’teki Cumhurbaşkanı ve Milletvekilliği Genel Seçimleri’nde hayal kırıklığına uğrayan muhalefetin, birbirini yiyip tükettiğini, sakat ve sancılı bir irade eşliğinde 31 Mart 2024 Mahalli İdareler Genel Seçimleri’ne kara propaganda ile hazırlandıklarını öne sürdü.

“CHP’nin, terör örgütü PKK’nın siyasallaşmasını misyon edindiğini, demlenerek rotasını kaybettiğini, bu suretle bölücü korsanlar tarafından rehin alındığını” ifade eden Bahçeli, “DEM, CHP’yi maalesef dönüştürmekle kalmamış, tarihinden ve istikametinden koparmıştır.” dedi.

Devlet Bahçeli, CHP’de kimin fiilen genel başkan olduğunun belli olmadığını da savunarak, “Her gün yeşeren çıkar kavgaları, insanımızı rahatsız eden gürültü kirliliği, patlak veren krizler, CHP’nin güvenilmez siyasetini açığa vurmuş, teşhir etmiştir.” değerlendirmesini yaptı.

CHP’lilerin, DEM Parti ile ilgili yaptığı açıklamaları eleştiren MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “İstanbul Çekmeköy’de seccade, Ataşehir’de zikirmatik dağıtan, insanımızın ekonomik durumunu sömürürken ofislerde utanmadan, sıkılmadan balya balya para sayan CHP yönetimi, ne yapsa beyhudedir. Zira DEM’lenip PKK ile kent ittifakı maskesi altında organik bağ kurmasının bedelini 14 gün sonra sandıkta ödeyecektir.” şeklinde konuştu.

Hiçbir milliyetçinin bu kifayetsizlere oy vermeyeceğini söyleyen Bahçeli, “Dünyanın en büyük Türk kentinin yıllarını çalan, bu kenti Ermenilerin sayan, Türk’ün adını anmayan, büyükşehir belediyesini sıçrama tahtası gören, vaatlerini unutan, CHP’yi Saraçhane’den yöneten malum zat için veda vakti gelip çatmıştır.” dedi.

(Sürecek)

]]>
https://www.haber60.com.tr/bahceli-chp-pkk-ile-organik-bag-kurmasinin-bedelini-sandikta-odeyecek/feed/ 0
MHP Genel Başkanı Bahçeli, partisinin MYK ve MDK toplantısının ardından konuştu: (2) https://www.haber60.com.tr/mhp-genel-baskani-bahceli-partisinin-myk-ve-mdk-toplantisinin-ardindan-konustu-2/ https://www.haber60.com.tr/mhp-genel-baskani-bahceli-partisinin-myk-ve-mdk-toplantisinin-ardindan-konustu-2/#respond Sat, 02 Mar 2024 02:51:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=13894 MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Teröristlerle demlenen bir parti Atatürk’ün partisi olamaz. CHP’de, Atatürk’ten geriye hiçbir şey kalmamıştır. Atatürk bugünkü CHP’yi görseydi emin olunuz ki çizmelerini giyip mavzerini kuşanır, bu defa da partisi için kurtuluş mücadelesi başlatırdı.” dedi.

Bahçeli, partisinin Merkez Yönetim Kurulu (MYK) ve Merkez Disiplin Kurulu (MDK) toplantısının ardından genel merkezde yaptığı açıklamada, yerel seçimde merkezi yönetimin hedefleriyle örtüşecek, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin doğasıyla uyum içinde olacak muazzez bir sonucun çıkmasının yeni yüzyılın en önemli demokrasi başarısı olacağını söyledi.

Yerel yönetimlerde kaos ve karmaşanın son bulması gerektiğini vurgulayan Bahçeli, “Her şeyi eline yüzüne bulaştıran, adeta kriz üretim merkezine dönüşen, demlendikçe şuurunu ve dengesini kaybeden CHP’nin halihazırda yönetimi altındaki belediyelerin milletin iradesiyle toparlanması ve düzlüğe çıkması başlıca amaç ve arzumuzdur.” dedi.

CHP’nin yerel yönetimlerde başarısız olduğunu öne süren Bahçeli, şöyle devam etti:

“CHP, yerel yönetimlerde acizdir. CHP, yerel yönetimlerde iflastadır, itibarsızdır. CHP, yerel yönetimlerde bölücülere teslimdir, boyun bükmüştür. Zilletin anaforuna kapılmış yerel yönetimlerle yeni yüzyılın lider ülke Türkiye’sine ulaşmak takdir edersiniz ki ham bir hayal, boşuna bir gayrettir. Ne kadar gizleseler de ne kadar kaçak güreşip zaman zaman zevahiri kurtarmak adına kayıkçı kavgasına tutuşsalar da, CHP ile DEM yan yana, diğerleri de yedektedir. Zillet masanın altıyla üstü yer değiştirmiştir. Oyunu görüyoruz, rol paylaşımını okuyoruz. ‘Kent uzlaşması dedikleri’ PKK ittifakıdır. ‘Kent uzlaşması’ dedikleri ülkemize karşı beşinci kol faaliyetidir. CHP düştüğü denizde yılana sarılmıştır.”

“Bizim anlayamadığımız Özgür Bey’in, hangi ara aziz Atatürk’le temas kurduğu”

“İstanbul’da davetiye polemiği çıkaran, Cumhurbaşkanı yardımcılığı peşine düşerek şehremini görevini terk eden, partisinin eş başkanı gibi hareket eden mahut şahıs için son görünmüştür.” diye konuşan Bahçeli, aynı şeyin Ankara, İzmir ve diğer CHP’li ve DEM’lenmiş belediyeler için de aynen geçerli olduğunu söyledi.

Bahçeli, ülkenin önüne takoz koyanları kenara çekmenin, Türk ve Türkiye Yüzyılı yürüyüşüne destek vermenin aziz milletin artık demokrasi ve irade meselesi haline geldiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

“Özgür Bey’in, halüsinasyon görerek grup toplantısında yaptığı konuşma ruh sağlığı hakkında hepimizi kaygılandırmıştır. Bu konuşmasında milletvekillerine, ‘Atatürk sizden partisini iktidar yapmanızı bekliyor’ diyerek tuhaf bir açıklamada bulunmuştur. Bizim anlayamadığımız Özgür Bey’in, hangi ara aziz Atatürk’le temas kurduğu, nasıl konuştuğu, mesajları ne şekilde aldığıdır. Şayet ruh çağırma seanslarına katılıp bir sonuca ulaştığını iddia ederse kendisine yazık olacak, hayalleri gerçekmiş gibi sunmasının fahiş sonuçlarına yakın vadede katlanacaktır. Yok uyduruyorsa bu defada palavracı ve siyasi meddah olarak anılmayı hak edecektir.

Bugünkü CHP, Atatürk’ün partisi değil, DEM’in oyun uşağı, Türkiye düşmanlarının altı oklu uydusudur. İddiaya bakar mısınız, neymiş, Atatürk dile gelmiş de partisinin iktidar olmasını istemiş, böyle konuşan Özgür Bey ne yiyip ne içtiğine biraz dikkat etmesi samimi tavsiyemizdir. Teröristlerle demlenen bir parti Atatürk’ün partisi olamaz. Terörle mücadeleye ‘hayır’ diyen bir parti Atatürk’ün partisi olamaz. Bölücülerin elini eteğini öpen bir parti Atatürk’ün partisi olamaz.”

Yerli ve milli silah sanayine karşı çıkan, Karabağ’ın azatlığına şaşı bakan, ağzına Türk milletini alamayan, Milli Mücadeleden rövanş almak isteyen mihraklarla can ciğer kuzu sarması olan bir partinin Atatürk’ün partisi olamayacağını belirten Bahçeli, “Hayatlarında bir kez dahi olsa ‘Ne Mutlu Türk’üm Diyene’ sözünü haykıramayanların ambargosu altında bulunan bir parti Atatürk’ün partisi olamaz.” değerlendirmesinde bulundu.

-“CHP, iktidarın değil, Türkiye’nin karşısındadır”

Köylüyü küçük gören, milletin demokratik seçimini aşağılayan, depremzedeleri suçlayan, yabancı ülkelerde Türkiye’yi kötüleyen bir partinin Atatürk’ün partisi olamayacağını ifade eden Bahçeli, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Gazi Mustafa Kemal Atatürk demek Türkiye Cumhuriyeti ve soylu milli kahraman demektir. Onun miras ve emanetlerine ihanet edenlerin adını anması yüzsüzlüktür. CHP’de, Atatürk’ten geriye hiçbir şey kalmamıştır. Atatürk bugünkü CHP’yi görseydi emin olunuz ki çizmelerini giyip mavzerini kuşanır, bu defa da partisi için kurtuluş mücadelesi başlatırdı.

Demlenen CHP, Dumlupınar’da ezilenlerin, İzmir’de denize dökülenlerin varisidir. TOGG yapılır, kulp takarlar, ‘boşuna uğraşıyorlar’ dedikodusu yayarlar. Kızılelma havalanır, rahatsız olurlar, çılgına dönerler, başlarını kuma gömerler. İHA’ları, SİHA’ları dünya konuşur, ‘hayırdır savaşa mı giriyoruz’ diyerek göle maya çalarlar. TCG Anadolu denize iner, karalamak için geceyi gündüze katarlar. Yol, köprü, tünel, metro, şehir hastanesi, hızlı tren, baraj yapılır, ‘bunlara ne gerek var’ bahanesinin altına saklanarak, yolsuzluk iddiasını dillendirirler. Beşinci nesil milli muharip uçağımız KAAN hamdolsun kanat açar, hepimizin göğsü kabarır, müflisler ve müfteriler ise ‘motor yerli değil, KAAN’ın yazılışı hatalı, uçsa bile devamı gelmez, gelse bile işe yaramaz’ çarpıtmalarıyla yapılanı yıkmak, milli sevinci köreltmek için uğraşırlar. Dedim ya bu CHP, iktidarın değil, Türkiye’nin karşısındadır. Korkmasınlar, itiraf etsinler, kaçmasınlar gerçeklerle yüzleşmeyi denesinler. Hizmet siyasetinin yerini hezimet siyaseti almamalıdır.”

Bahçeli, 31 Mart’ta zaferin Türk milletinin olması, Cumhur İttifakı’nın hanesine yazılması, 14 Mayıs ve 28 Mayıs 2023 Cumhurbaşkanı ve Milletvekilliği Genel Seçimlerinin teyit edilip yeni yüzyıla Türk milletinin mührünün vurulmasının gerektiğini kaydetti.

Yapamayanların gitmesi, vatan ve millet sevdalılarının gelmesi gerektiğini söyleyen Bahçeli, “Türkiye’nin gelişmesiyle sevinmek, milli gurura ortak olmak, önemle ifade ediyorum ki ne Özgür Bey’i ne de arkadaşlarını MHP’li veya AK Partili yapmaz, yalnızca insan yapar, yalnızca bu milletin evladı yapar, yalnızca adam gibi adam yapar.” dedi.

-“Ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür, dili Türkçedir”

Bahçeli, PKK’nın siyasi talep listesinin beş ana noktada temerküz ettiğinin herkesin bildiği bir gerçek olduğunu belirterek, bunları, “Türk milli kimliğinin yeniden tanımlanarak değiştirilmesi, vatandaşlık kavramının üst kimlik olarak benimsenmesi, Kürtçenin kademeli olarak eğitim sistemi içine alınması ve kamu hizmetlerinde kullanılmasının önünün açılması, etnik kimlikle siyaset ve örgütlenme hakkının tanınması, ‘yerinden demokratik yönetim’ adı altında eyaletler sistemine geçisin altyapısının hazırlanması, teröristlere genel siyasi af çıkartılması, siyasal ve toplumsal hayata katılmalarının sağlanması için gerekli düzenlemelerin yapılması.” şeklinde sıraladı.

Türkiye Cumhuriyeti’nin milli devlet niteliği, üniter siyasi yapısı, milli birliğinin dayandığı esasların anayasada açıkça belirlendiğini, Anayasa’nın, “Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür, dili Türkçe’dir” hükmünü vazeden 3’üncü maddesinin temel çerçeveyi kalın çizgilerle ihata ettiğini söyledi.

Bu temel hükmün, devletin kuruluş ilkesinin “çok milletli” bir yapıya dayanmadığını açıkça ortaya koyduğunu, bu yönde bir düzenleme yapılmasına kapıyı nihai olarak kapattığını vurgulayan Bahçeli, “Tek millet–tek devlet esasına dayanan üniter yapıda kurulmuş milli devletlerde, farklı etnik kimliklere hukuki ve siyasi statü tanınarak çok parçalı millet yapısı oluşturulmasına, kişi hak ve özgürlüklerinin etnik temelli kolektif haklara dönüştürülmesine, Türkçe dışındaki dillere ve farklı kültürlere statü kazandırılarak milli azınlık yaratılmasına hak da yoktur, yer de yoktur, imkan da olamayacaktır.” dedi.

Resmi ve eğitim dilinin Türkçe olduğu ilkesinin ise anadilden başlayarak iki dilli eğitim sistemine geçilmesine kesin engel olduğunu ifade eden Bahçeli, devletin üniter yapısının, bölgesel otonomi modellerine ve ayrılıkçı emellere izin ve icazet vermeyeceğinin de ortada olduğunu söyledi.

Bahçeli, “Bu somut gerçekler karşısında TBMM’de ısrarla başka dillerin propagandasını yapmaya kalkışan ve Türkçeye rakip çıkarmaya cüret eden, sabırları zorlayan bölücüler, söylem ve eylemleriyle bölünmez bütünlük konusunda Anayasa’nın belirlediği esaslara aykırı hareket ederek suç işlemişlerdir. Bu suça sessiz kalmak, görmezden gelmek zımnen onay vermek demektir. MHP, kimsenin etnik kökeniyle, dili, dini ve mezhebiyle ilgilenmeyen, bunları sorgulamayan, milli kimlikte birleşerek millet olgusuna birlikte can veren vatandaşlarımızı bütün olarak kucaklayan bir anlayışın temsilcisidir.” diye konuştu.

Milleti oluşturan temel unsurun kan bağı değil, kültür ve duygularda ortaklık olduğuna işaret eden Bahçeli, Türk milliyetçiliğinin buna dayandığını kaydetti.

Bahçeli, Türkiye Cumhuriyeti’ne vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkesin, millet bilinciyle devleti kuran Türk milletinin eşit ve onurlu bireyleri olduğunu belirtti.

Milli varlığın temelinin bu milli şuur ve milli birlik ruhu olduğunu ifade eden Bahçeli, “Geriye dönüş demek yok oluşa hizmet etmek demektir.” diye konuştu.

İstanbul Milletvekili Celal Adan’a teşekkür

Asırlarca süren birlikteliğin kilit taşı olan millet yapısının emperyalizmin karanlık senaryolarıyla ve yıkım siparişiyle çözülmek, çürütülmek istendiğine dikkati çeken Bahçeli, etnik köken ve dil farklılıklarının ayrışma gerekçesi olarak görülmesinin hiçbir şekilde haklı, meşru ve hukuki sayılamayacağını kaydetti.

Farklılıkların bir kırılma hattı olarak derinleştirilmesinin, bunların siyasi ve hukuki statü altında kurumsal hale getirilmesinin bir bölünme reçetesi olduğunu belirten Bahçeli, şöyle konuştu:

“Herkes çok iyi bilmelidir ki ayrıştırma çatışmayı, çatışma da bölünme ve parçalanmayı eşzamanlı olarak tetikleyecektir. Bu durumda Türkiye’nin milli birliği ölümcül yara alacak, bir kardeş kavgası kaçınılmaz hale gelecektir. Bizim taşıdığımız endişenin nedeni öteden beri işte budur. Şimdi huzurlarınızda MHP’nin Meclis Başkanvekili İstanbul Milletvekilimiz Sayın Celal Adan Beyefendinin Meclis’te Kürtçe konuşma hevesiyle Türkiye’yi bölmeye adım atanlara karşı sabırlı, soğukkanlı ve Meclis’in haysiyetini en az Anayasa Mahkemesi kadar korumayı bilmek şuuruyla konuşmayı kesmesi Türkiye’yi bir bölünme eşiğinden vazgeçirmiştir. Kendisine teşekkür ediyorum. İşte MHP budur. Etnik köken çetelesi tutarak milli birliğin temellerini yıkmak, devletin varlığına ve milletin birliğine kastetmek demektir. Bu da vatana ve millete kesif bir ihanettir.”

Milli kimlik, devletin kuruluş esasları ve milli birlik konularında nerede durduklarının çok berrak olduğuna dikkati çeken Bahçeli, “Türk milletinin milli birliği, kardeşliği ve dayanışmasını yıkmak için yola çıkanlarla sonuna kadar mücadele etmeye, her ne pahasına olursa olsun bu ihanet çemberini kırmaya hazırız ve buna da kararlıyız.” ifadesini kullandı.

Dilin milli kimliğin omurgası, millete mensubiyetin temel direği olduğunu kaydeden Bahçeli, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Millet olma halinin mayası dildir ve bu dil bizim için asırları aşıp gelen Türkçemizdir. Bu maya kokuşursa bizi bir kimlik olarak ayakta tutan değerlerin devamı asla mümkün olamayacaktır.

Dile ortak koşmaya izin verilirse devlete de ortak koşmak durumunda kalınacaktır. Bu itibarla, ana dilde eğitim ve öğretim Türkiye üzerinde emelleri olan her mihrakın sıcak tutuğu ve dayattığı ana gündem maddesidir. Meclis’te Türkçe dışında mahalli bir dille konuşmayı alışkanlık haline getirenler zalimlerin yerli figüranlarıdır. Masum bir kültürel hakkın tanınması gibi sunulmaya çalışılan bu konunun, özellikle PKK için taşıdığı hayati önem, Türk milletinden ayrı bir millet kimliği, ayrı milli mensubiyet duygusu yaratılmasında dilin temel vasıta olmasından kaynaklanmaktadır. Ortak dil ile milletleşme arasında tabii bir bağ vardır ve bilinmektedir.

Milli dil ile milli varlık ve milli beka arasındaki bağın kesintiye uğraması, tahrip edilmesi milletlerin geriye dönüşünü kaçınılmaz hale getirecek, bir arada yaşayabilmenin asgari müştereklerinin en önemlisi ortadan kalkacaktır.”

-“Türkçeden taviz vermeyiz, vermedik, vermeyeceğiz”

Bahçeli, Atatürk’ün, “Biz Balkanlar’ı niçin kaybettik biliyor musunuz? Bunun bir tek sebebi vardır, bu da, Slav Araştırma Cemiyetleri’nin kurduğu dil kurumlarıdır. Bizim içimizdeki insanların, milli şuurlarını uyardığı zaman, biz Balkanlar’dan Trakya hudutlarına çekildik.” sözünü anımsatarak, dille kimlik, dille birlik ve dille ayrılma arasındaki hassas ilişkiyi izah eden Atatürk’ün bugün de geçerli olan tarihi tespitine kulak verilmesi gerektiğinin altını çizdi.

Bahçeli, şunları kaydetti:

“Elbette ki lisanımızı kendimiz seçmiyoruz. İçine doğduğumuz ailenin dili anamızın dili oluyor. Bizim için her dil saygıdeğerdir. İnsan olmanın en doğal hali ve sonucudur. Kim, özel hayatında anadiliyle konuşmak istiyorsa konuşsun. Engel olacak, önüne geçecek, ağzını kapatacak hiç kimse yoktur. Buna saygı duyarız. Şarkıların söylenmesinden, şiirlerin okunmasından, sohbetlerin yapılmasından tedirgin olmanın anlamı da yoktur. Kuşkusuz insanlar özel hayatlarında analarının dilini kullanıp kullanmamakta serbesttir. Bu kendi bilecekleri bir şeydir ancak özel hayattaki kullanım serbestliğinin kamusal alana girmeye başlaması milli dilin önüne dikilen bir bariyer, ayrı bir kimliğin uyandırılması için yapılan sinsi bir tahriktir. Türkçe bugünkü anlamda resmi sıfatı taşımasa bile Osmanlı İmparatorluğu’nun da bürokratik yazışma lisanıdır. Arşivlerimizdeki milyonlarca Türkçe belge bunun işaretidir.”

Bahçeli, 1876’da ilan edilen Kanun-ı Esasi’nin 18. maddesinde, devlet memurlarının ve mebusların “lisan-ı resmi” olan Türkçeyi bilmelerinin, Meclis’teki konuşmalarını Türkçe yapmalarının şart koşulduğuna dikkati çekti.

Bahçeli, şu değerlendirmeleri yaptı:

“Türk devletini, milletsiz ve ülküsüz bir devlet nizamı, bu devlette yaşayanları kimliksiz insan yığınları zanneden sefil güruhun bugün bin yılda oluşan milli varlığımızı geri döndürme emellerini bir kez daha gözden geçirmeleri hayırlarına olacaktır. Çünkü alçak hesapları boşa çıkmaya, tuzak ve tezgahları sonuçsuz kalmaya mahkumdur. Cümle alem bilmelidir ki Türkçeden taviz vermeyiz, vermedik, vermeyeceğiz. Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünden taviz vermeyiz, vermedik, vermeyeceğiz. Türk milletinden taviz vermeyiz, vermedik, vermeyeceğiz. Milli ve üniter devletimiz olan Türkiye Cumhuriyeti’nden şehit olmak pahasına taviz vermeyiz, vermedik, vermeyeceğiz. Biz Milliyetçi Hareket Partisi’yiz. Biz Cumhur İttifakı’yız.”

(Bitti)

]]>
https://www.haber60.com.tr/mhp-genel-baskani-bahceli-partisinin-myk-ve-mdk-toplantisinin-ardindan-konustu-2/feed/ 0
MHP Genel Başkanı Bahçeli, partisinin MYK ve MDK toplantısının ardından konuştu: (1) https://www.haber60.com.tr/mhp-genel-baskani-bahceli-partisinin-myk-ve-mdk-toplantisinin-ardindan-konustu-1/ https://www.haber60.com.tr/mhp-genel-baskani-bahceli-partisinin-myk-ve-mdk-toplantisinin-ardindan-konustu-1/#respond Sat, 02 Mar 2024 02:09:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=13850 MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “İsrail suçludur, soykırımcıdır ve 30 bin masumun hayatına son vermesinin bedelini en ağır şekilde ödemelidir. Bir halkın onuru ve şerefi yok sayılırken, bir halkın varlığı ve güvenliği inkar edilirken, bir halkın hak ve hürriyeti çiğnenirken sessiz ve seyirci kalmak zulme ortaklıktır.” dedi.

Bahçeli, partisinin Merkez Yönetim Kurulu (MYK) ve Merkez Disiplin Kurulu (MDK) toplantısının ardından genel merkezde yaptığı açıklamada, MHP’nin milletin haliyle hallenen, diliyle dillenen, gönlüyle şereflenen, her bir insanın ömrünü gül bahçesine çevirmenin hedefiyle bezenen siyasi meşrep ve mizaca sahip olduğunu söyledi.

MHP’nin ilke ve ülküsü, meşrep ve mizacı, hedef ve heyecanının serdengeçti dava arkadaşları tarafından tıpkı bir bayrak gibi taşındığını belirten Bahçeli, “Davamız halkın davası, haklının davası, hakikatin davası, elbette Allah’ın davasıdır. Yolumuz uzun, yükümüz ağır, velakin irade ve inancımız çelik gibidir. Pürüzsüz 55 yıllık geçmişimizi parlak bir gelecekle buluşturmak hepimizin ortak sorumluluğudur.” ifadesini kullandı.

Partisinin gündemi ve siyasi koordinatlarının yalnızca büyük Türk milleti tarafından belirlendiğini anlatan Bahçeli, milletten aldıkları desteği millete hizmet olarak tahvil etmekle mesul olduklarını söyledi.

Daha yapacakları çok iş, ulaşacakları çok hedef bulunduğunu aktaran Bahçeli, “55 yıldır, ülke için var olduk, bir ülküye yar olduk. 55 yıldır ülkeye sevdalandık, ülküye yemin ettik. Nice 55 yıllara, nice yüzyıllara, bizler göremesek bile milletin himmeti, Allah’ın hikmetiyle partimizin vasıl olacağından da en ufak şüphe duymuyorum, duymuyoruz.” diye konuştu.

Rusya-Ukrayna savaşı

Rusya-Ukrayna savaşı ve bu savaşın yayılıp küresel mahiyet alması için yapılan provokatif tertip ve telkinlerin barış ümitlerini sabote ettiğini bildiren Bahçeli, “Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un, Ukrayna’ya asker göndermeyi telaffuz etmesi, bu ülkenin savunma bakanının Ermenistan’a uzun menzilli füze vereceklerini duyurması kabus senaryolarına maalesef canlılık kazandırmaktadır.” değerlendirmesinde bulundu.

MHP Genel Başkanı Bahçeli, şunları kaydetti:

“Macaristan’ın, geçtiğimiz günlerde İsveç’in NATO’ya katılımını onaylamasından hemen sonra bu tartışmanın alevlenmesi, üstelik Kremlin yönetimi tarafından, Macron’un sözlerinin fiiliyata yansıması halinde NATO ile çatışmanın kaçınılmazlığına vurgu yapılması hafife alınacak bir güvenlik riski değildir. Rusya’nın NATO ile savaşması demek Türkiye için beka düzeyinde bir sorun ve sancıdır. Bölgesel barış, huzur ve istikrarın temelinden dinamitlenmesi, mütecaviz ve mütehakkim zorlamaların dip akıntı halinde ilerleyiş kaydetmesi insanlığı felakete sürükleyecektir.

Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın üçüncü yılında aklıselimin öne çıkmasından, sağduyunun hakim olmasından, diplomasi ve diyalog kanallarının açılmasından başka makul bir alternatif yoktur. 2022’de İstanbul’da kurulan müzakere masasının tekrar güncellenerek silahların susması, sıkılı yumrukların açılması, bölgemizde barış ikliminin tesis edilmesi Rusya, Ukrayna ve Türkiye başta olmak üzere her ülkenin çıkarınadır.”

İsrail’in Gazze’ye saldırıları

İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarına da değinen Devlet Bahçeli, “İsrail ile Filistin arasında derhal ateşkes rejimiyle birlikte kalıcı çözüm ve barış beklentileri kuvveden fiile geçmelidir. Akan kan durmalıdır. Soykırımcı İsrail hesap vermelidir.” diye konuştu.

Türkiye’nin Uluslararası Adalet Divanı’na sunduğu sözlü beyanın mazlum Filistin halkına tercüman olduğunu ve İsrail’in maskesini bir kez daha indirdiğini belirten Bahçeli, şunları kaydetti:

“Filistin halkına yapılan haksızlıklar sebebiyle kurallara dayalı uluslararası sistem bugün çöküş aşamasına geçmiştir. 1948 Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi kapsamındaki yükümlülüklerini ihlal eden İsrail’in, aleyhine açılan bir davada yargılanması, bu yargılamaya Türkiye’nin hak, hukuk ve insani temelde müdahil olması tarihe düşülen cesur bir not, çok değerli bir mücadele timsalidir.

İsrail’in, Uluslararası Adalet Divanı’nın açıkladığı geçici tedbirlere tam ve eksiksiz riayeti gecikmeksizin sağlanmalı, saldırılarına son vermesi için ihtiyaç duyulan mekanizmalar devreye sokulmalıdır. Filistin halkının istediği adalettir, eşitliktir, bağımsızlıktır. Hiç kimse, uluslararası nitelikli hiçbir kurum ve kuruluş bu meşru taleplere sırtını dönmemelidir.

İsrail’in, doğu Kudüs, Gazze ve işgal altındaki diğer Filistin topraklarının kimliğini ve statüsünü değiştirme amacı gayrimeşrudur, gayri hukukidir, gayri ahlakidir, böylesi bir dayatma insanlık vicdanında asla karşılık bulmayacaktır. ABD Başkanı Biden’ın, önümüzdeki pazartesi günü ateşkesin olacağını söylemesi en azından ihtiyatlı iyimserliğimizi desteklemiştir. İsrail suçludur, soykırımcıdır ve 30 bin masumun hayatına son vermesinin bedelini en ağır şekilde ödemelidir. Bir halkın onuru ve şerefi yok sayılırken, bir halkın varlığı ve güvenliği inkar edilirken, bir halkın hak ve hürriyeti çiğnenirken sessiz ve seyirci kalmak zulme ortaklıktır.”

Filistin’de iki devletli çözüm dışında barış ortamına davetiye çıkaracak bir başka seçenek bulunmadığını belirten Bahçeli, “1967 sınırlarına haiz, başkenti Doğu Kudüs olan; egemenliğini, toprak bütünlüğünü ve bağımsızlığını tescillemiş bir Filistin devletinin kurulması tarihen, siyaseten, vicdanen ve hukuken kaçınılmaz bir zorunluluktur.” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Filistin’deki samimi gayret ve emeklerinin ziyan olmayacağını ve adaletin muhakkak tecelli edeceğini belirten Bahçeli, Türkiye’nin Filistin’e ilişkin tutum ve duruşunun doğru olduğunu bildirdi.

“Gerekli iyileştirmeler cömertçe yapılacaktır”

Cumhuriyet’in yeni yüzyılının, Türk ve Türkiye Yüzyılı’nın ilk adımı, ilk hamlesi ve ilk perdesi olduğunu ifade eden Bahçeli, Türkiye’nin bu yüzyılda yükselişini hızlandıracağını söyledi.

Bu yüzyılda sosyal ve ekonomik sorunların, terör ve bölücülük melanetinin üstesinden gelineceğini belirten Bahçeli, “Hayat pahalılığı kaderimiz değildir ve bitecektir. Emeklilerimizin çağrıları haksız değildir, gerekli iyileştirmeler cömertçe yapılacaktır. Enflasyonla mücadele başarıya ulaşacak, fiyat ve finansal istikrar Türkiye ekonomisinin zincirlerini kıracaktır. Faiz, döviz ve enflasyon siperine yatıp ekonomik ve siyasi istismar operasyonunu dört bir koldan ilerletenlerin hevesleri inşallah kursaklarında bırakılacaktır.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin, yatırımcılara kucak açan, özel mülkiyete saygı duyan, hukukun üstünlüğüne bağlı ve demokratik güvenliği tartışmasız bir ülke olduğunu vurgulayan Bahçeli, şöyle devam etti:

“Türkiye, geleceğin parlayan yıldızı ve süper gücüdür. Hiç kimse ülkemiz hakkında kuşku uyandıracak, güven ve istikrarı baltalayacak bir komploya tevessül etmemelidir. Hiç kimse ülkemizi kötü gösteren, karamsarlık tabloları çizen bir art niyetliliğe umut bağlamamalıdır. Türkiye hepimizindir. Ekonomik huzur ve diriliş her insanımızın hakkıdır ve yararınadır.

Marketlerde fiyat etiketlerini günbegün değiştiren, vatandaşlarımızın sofrasına kan doğrayan kim olursa olsun dürüst olamaz, düzgün olamaz, bu milletin evladı olmayı da hak edemez. Daha önce temas ettiğim üzere, FETÖ tarafından kumanda edilen fiyat anarşistlerine, karaborsa meraklısı bozgunculara, fırsatçılığı geçim kapısı gören ahlaksızlara göz açtırılmamalı, denetim ve kontroller amasız, fakatsız sıklaştırılmalıdır. Enflasyon düşürülecek, takip ve tercih edilen para ve maliye politikaları eşliğinde, siyasi istikrar ve güven sayesinde ekonomideki konjonktürel sarsıntılar süratle önlenecektir.”

“Kimsenin gücü yetmeyecek”

Bahçeli, “Muhalefetin Türkiye’yi karalama ve kundaklama yarışı iflah olmaz bir hastalık seviyesindedir.” dedi.

Muhalefetin özleminin, örselenmiş, sesi kısılmış, nefesi kesilmiş, takati bitmiş, tasallut altına alınmış, her yerinden yaralanmış zayıf bir Türkiye olduğunu belirten Bahçeli, şu değerlendirmeleri yaptı:

“Bu muhalefetin hedefi içine kapanan, etrafına yabancılaşan, milli haklarından ve kutlu hedeflerinden vazgeçen bağımlı bir Türkiye’dir. Bu muhalefet Türkiye’ye hepten yabancılaşmış, Türk milletiyle gönül bağını ve ahlaki bağlantısını çoktan koparmıştır. Şu hususu herkesin anlamasında fayda vardır, Türkiye’yi aç hürler, tok esirler ülkesi yapmaya hiç kimsenin gücü yetmeyecektir.”

(Sürecek)

]]>
https://www.haber60.com.tr/mhp-genel-baskani-bahceli-partisinin-myk-ve-mdk-toplantisinin-ardindan-konustu-1/feed/ 0
MHP Genel Başkanı Bahçeli: “Kent uzlaşması dedikleri PKK ittifakıdır” https://www.haber60.com.tr/mhp-genel-baskani-bahceli-kent-uzlasmasi-dedikleri-pkk-ittifakidir/ https://www.haber60.com.tr/mhp-genel-baskani-bahceli-kent-uzlasmasi-dedikleri-pkk-ittifakidir/#respond Sat, 02 Mar 2024 01:51:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=13832 Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, CHP’yi eleştirerek, “Kent uzlaşması dedikleri PKK ittifakıdır. Kent uzlaşması dedikleri ülkemize karşı beşinci kol faaliyetidir. CHP düştüğü denizde yılana sarılmıştır” dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Merkez Yönetim Kurulu (MYK) ve Merkez Disiplin Kurulu (MDK) Toplantısı sonrasında açıklamalarda bulundu. MHP’nin gündemi ve siyaseti belirleyen bir parti olduğunu belirten Bahçeli, “İrade ve itibarını teçhiz eden sadece ve sadece büyük Türk milletidir. Milletimizden aldığımız veya alacağımız desteği yine milletimize hizmet olarak tahvil etmekle mesulüz. Zira sevdamız millet, gücümüz devlettir. Allah’ın izniyle daha yapacağımız çok işler, ulaşacağımız çok hedefler vardır. Milliyetçi-Ülkücü Hareket’in müessir ve mümtaz mevcudiyeti yeminli Türkiye düşmanlarının uykularını kaçırmakta, alayını birden tir tir titretmektedir” diye konuştu.

“Macron’un Ukrayna’ya asker göndermeyi telaffuz etmesi, kabus senaryolarına canlılık kazandırmaktadır”

“Kuzeyimizde süregelen Rusya-Ukrayna savaşı, bu savaşın yayılması, hatta küresel mahiyet alması için yapılan provokatif tertip ve telkinler barış ümitlerini maalesef sabote etmektedir” diyen MHP lideri Bahçeli, şunları söyledi:

“Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un Ukrayna’ya asker göndermeyi telaffuz etmesi, bu ülkenin savunma bakanının Ermenistan’a uzun menzilli füze vereceklerini duyurması kabus senaryolarına maalesef canlılık kazandırmaktadır. Macaristan’ın geçtiğimiz günlerde İsveç’in NATO’ya katılımını onaylamasından hemen sonra bu tartışmanın alevlenmesi, üstelik Kremlin yönetimi tarafından Macron’un sözlerinin fiiliyata yansıması halinde NATO ile çatışmanın kaçınılmazlığına vurgu yapılması hafife alınacak bir güvenlik riski değildir. Rusya’nın NATO’yla savaşması demek Türkiye için beka düzeyinde bir sorun ve sancıdır. Bölgesel barış, huzur ve istikrarın temelinden dinamitlenmesi, mütecaviz ve mütehakkim zorlamaların dip akıntı halinde ilerleyiş kaydetmesi insanlığı felakete sürükleyecektir. Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın üçüncü yılında aklıselimin öne çıkmasından, sağduyunun hakim olmasından, diplomasi ve diyalog kanallarının açılmasından başka makul bir alternatif yoktur. 2022 yılında İstanbul’da kurulan müzakere masasının tekrar güncellenerek silahların susması, sıkılı yumrukların açılması, bölgemizde barış ikliminin tesis edilmesi Rusya, Ukrayna ve Türkiye başta olmak üzere her ülkenin çıkaranıdır.”

“İsrail suçludur, soykırımcıdır ve 30 bin masumun hayatına son vermesinin bedelini en ağır şekilde ödemelidir”

İsrail ile Filistin arasında derhal ateşkes yapılması gerektiğini ifade eden Bahçeli, “Kalıcı çözüm ve barış beklentileri kuvveden fiile geçmelidir. Akan kan durmalıdır. Soykırımcı İsrail hesap vermelidir. Türkiye’nin Uluslararası Adalet Divanı’na sunduğu sözlü beyanı mazlum Filistin halkına tercüman olmuş, İsrail’in maskesini bir kez daha indirmiştir. Filistin halkına yapılan haksızlıklar sebebiyle kurallara dayalı uluslararası sistem bugün çöküş aşamasına geçmiştir. 1948 Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi kapsamındaki yükümlülüklerini ihlal eden İsrail’in aleyhine açılan bir davada yargılanması, bu yargılamaya Türkiye’nin hak, hukuk ve insani temelde müdahil olması tarihe düşülen cesur bir not, çok değerli bir mücadele timsalidir. İsrail’in Uluslararası Adalet Divanı’nın açıkladığı geçici tedbirlere tam ve eksiksiz riayeti gecikmeksizin sağlanmalı, saldırılarına son vermesi için ihtiyaç duyulan mekanizmalar devreye sokulmalıdır. Filistin halkının istediği adalettir, eşitliktir, bağımsızlıktır. Hiç kimse, uluslararası nitelikli hiçbir kurum ve kuruluş, bu meşru taleplere sırtını dönmemelidir. İsrail’in Doğu Kudüs, Gazze ve işgal altındaki diğer Filistin topraklarının kimliğini ve statüsünü değiştirme amacı gayrimeşrudur, gayri hukukidir, gayri ahlakidir. Böylesi bir dayatma insanlık vicdanında asla karşılık bulmayacaktır. ABD Başkanı Biden’ın önümüzdeki pazartesi günü ateşkesin olacağını söylemesi en azından ihtiyatlı iyimserliğimizi desteklemiştir. İsrail suçludur, soykırımcıdır ve 30 bin masumun hayatına son vermesinin bedelini en ağır şekilde ödemelidir. Bir halkın onuru ve şerefi yok sayılırken, bir halkın varlığı ve güvenliği inkar edilirken, bir halkın hak ve hürriyeti çiğnenirken sessiz ve seyirci kalmak zulme ortaklıktır. İki devletli çözüm dışında barış ortamına davetiye çıkaracak bir başka seçenek kesinlikle yoktur. 1967 sınırlarına haiz, başkenti Doğu Kudüs olan; egemenliğini, toprak bütünlüğünü ve bağımsızlığını tescillemiş bir Filistin devletinin kurulması tarihen, siyaseten, vicdanen ve hukuken kaçınılmaz bir zorunluluktur” dedi.

“Emeklilerimizin çağrıları haksız değildir, gerekli iyileştirmeler cömertçe yapılacaktır”

Türkiye yüzyılında sosyal ve ekonomik sorunların, terör ve bölücülük melanetinin üstesinden gelineceğini söyleyen Bahçeli, “Hayat pahalılığı kaderimiz değildir ve bitecektir. Emeklilerimizin çağrıları haksız değildir, gerekli iyileştirmeler cömertçe yapılacaktır. Enflasyonla mücadele başarıya ulaşacak, fiyat ve finansal istikrar Türkiye ekonomisinin zincirlerini kıracaktır. Faiz, döviz ve enflasyon siperine yatıp ekonomik ve siyasi istismar operasyonunu dört bir koldan ilerletenlerin hevesleri inşallah kursaklarında bırakılacaktır. Türkiye, öngörülebilir bir ülkedir. Türkiye, yatırımcılara kucak açan, özel mülkiyete saygı duyan, hukukun üstünlüğüne bağlı ve demokratik güvenliği tartışmasız olan bir ülkedir. Türkiye, geleceğin parlayan yıldızı ve süper gücüdür. Hiç kimse ülkemiz hakkında kuşku uyandıracak, güven ve istikrarı baltalayacak bir komploya tevessül etmemelidir. Hiç kimse ülkemizi kötü gösteren, karamsarlık tabloları çizen bir art niyetliliğe umut bağlamamalıdır. Türkiye hepimizindir. Ekonomik huzur ve diriliş her insanımızın hakkıdır ve yararınadır” dedi.

“Yerel yönetimlerde kaos ve karmaşa son bulmalıdır”

Muhalefetin Türkiye’yi karalama ve kundaklama yarışında olduğunu vurgulayan Bahçeli, şunları kaydetti:

“İflah olmaz bir hastalık seviyesindedir. Bu muhalefetin özlemi örselenmiş, sesi kısılmış, nefesi kesilmiş, takati bitmiş, tasallut altına alınmış, her yerinden yaralanmış zayıf bir Türkiye’dir. Bu muhalefetin hedefi içine kapanan, etrafına yabancılaşan, milli haklarından ve kutlu hedeflerinden vazgeçen bağımlı bir Türkiye’dir. Bu muhalefet Türkiye’ye hepten yabancılaşmış, Türk milletiyle gönül bağını ve ahlaki bağlantısını çoktan koparmıştır. Şu hususu herkesin anlamasında fayda vardır; Türkiye’yi aç hürler, tok esirler ülkesi yapmaya hiç kimsenin gücü yetmeyecektir. 31 Mart 2024 Mahalli İdareler Seçimleri’nde merkezi yönetimin hedefleriyle örtüşecek, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin doğasıyla uyum içinde olacak muazzez bir sonucun çıkması yeni yüzyılın en önemli demokrasi başarısı olacaktır. Yerel yönetimlerde kaos ve karmaşa son bulmalıdır. Her şeyi eline yüzüne bulaştıran, adeta kriz üretim merkezine dönüşen, DEM’lendikçe şuurunu ve dengesini kaybeden CHP’nin halihazırda yönetimi altındaki belediyelerin milletin iradesiyle toparlanması ve düzlüğe çıkması başlıca amaç ve arzumuzdur.”

“Kent uzlaşması dedikleri PKK ittifakıdır”

“CHP, yerel yönetimlerde başarısızdır. CHP, yerel yönetimlerde acizdir. CHP, yerel yönetimlerde iflastadır, itibarsızdır. CHP, yerel yönetimlerde bölücülere teslimdir, boyun bükmüştür” ifadelerini kullanan Bahçeli, şöyle konuştu:

“Zilletin anaforuna kapılmış yerel yönetimlerle yeni yüzyılın lider ülke Türkiye’sine ulaşmak takdir edersiniz ki ham bir hayal, boşuna bir gayrettir. Ne kadar gizleseler de, ne kadar kaçak güreşip zaman zaman zevahiri kurtarmak adına kayıkçı kavgasına tutuşsalar da, CHP ile DEM yan yana, diğerleri de yedektedir. Zillet masanın altıyla üstü yer değiştirmiştir. Oyunu görüyoruz, rol paylaşımını okuyoruz. Kent uzlaşması dedikleri PKK ittifakıdır. Kent uzlaşması dedikleri ülkemize karşı beşinci kol faaliyetidir. CHP düştüğü denizde yılana sarılmıştır. İstanbul’da davetiye polemiği çıkaran, cumhurbaşkanı yardımcılığı peşine düşerek şehremini görevini terk eden, partisinin eş başkanı gibi hareket eden mahut şahıs için son görünmüştür. Aynı şey Ankara, İzmir ve diğer CHP’li ve DEM’lenmiş belediyeler için de aynen geçerlidir. Ülkemizin önüne takoz koyanları kenara çekmek, Türk ve Türkiye Yüzyılı yürüyüşüne destek vermek aziz milletimizin artık demokrasi ve irade meselesi haline gelmiştir.”

“Atatürk bugünkü CHP’yi görseydi emin olunuz ki çizmelerini giyip mavzerini kuşanır, bu defa da partisi için kurtuluş mücadelesi başlatırdı”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel’in Türkiye Büyük Millet Meclisindeki konuşmasına değinen Bahçeli, şunları söyledi:

“Özgür Bey’in halüsinasyon görerek grup toplantısında yaptığı konuşma ruh sağlığı hakkında hepimizi kaygılandırmıştır. Bu konuşmasında milletvekillerine, ‘Atatürk sizden partisini iktidar yapmanızı bekliyor’ diyerek tuhaf bir açıklamada bulunmuştur. Bizim anlayamadığımız Özgür Bey’in hangi ara aziz Atatürk’le temas kurduğu, nasıl konuştuğu, mesajları ne şekilde aldığıdır. Şayet ruh çağırma seanslarına katılıp bir sonuca ulaştığını iddia ederse kendisine yazık olacak, hayalleri gerçekmiş gibi sunmasının fahiş sonuçlarına yakın vadede katlanacaktır. Yok uyduruyorsa, bu defada palavracı ve siyasi meddah olarak anılmayı hak edecektir. Bugünkü CHP, Atatürk’ün partisi değil, DEM’in oyun uşağı, Türkiye düşmanlarının altı oklu uydusudur. İddiaya bakar mısınız, neymiş Atatürk dile gelmiş de partisinin iktidar olmasını istemiş. Böyle konuşan Özgür Bey’in ne yiyip ne içtiğine biraz dikkat etmesi samimi tavsiyemizdir. Teröristlerle DEM’lenen bir parti Atatürk’ün partisi olamaz. Terörle mücadeleye hayır diyen bir parti Atatürk’ün partisi olamaz. Bölücülerin elini eteğini öpen bir parti Atatürk’ün partisi olamaz. Yerli ve milli silah sanayiine karşı çıkan, Karabağ’ın azatlığına şaşı bakan, ağzına Türk milletini alamayan, Milli Mücadele’den rövanş almak isteyen mihraklarla can ciğer kuzu sarması olan bir parti Atatürk’ün partisi olamaz. Hayatlarında bir kez dahi olsa ‘Ne mutlu Türküm diyene’ sözünü haykıramayanların ambargosu altında bulunan bir parti Atatürk’ün partisi olamaz. Köylüyü küçük gören, milletin demokratik seçimini aşağılayan, depremzedeleri suçlayan, yabancı ülkelerde Türkiye’yi kötüleyen bir parti Atatürk’ün partisi olamaz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk demek Türkiye Cumhuriyeti ve soylu milli kahraman demektir. Onun miras ve emanetlerine ihanet edenlerin adını anması yüzsüzlüktür. CHP’de Atatürk’ten geriye hiçbir şey kalmamıştır. Atatürk bugünkü CHP’yi görseydi emin olunuz ki, çizmelerini giyip mavzerini kuşanır, bu defa da partisi için kurtuluş mücadelesi başlatırdı. DEM’lenen CHP, Dumlupınar’da ezilenlerin, İzmir’de denize dökülenlerin varisidir.”

“Hizmet siyasetinin yerini hezimet siyaseti almamalıdır”

“TOGG yapılır, kulp takarlar, boşuna uğraşıyorlar dedikodusu yayarlar” diyen Bahçeli, “Kızılelma havalanır, rahatsız olurlar, çılgına dönerler, başlarını kuma gömerler. İHA’ları, SİHA’ları dünya konuşur, hayırdır savaşa mı giriyoruz diyerek göle maya çalarlar. TCG Anadolu denize iner, karalamak için geceyi gündüze katarlar. Yol, köprü, tünel, metro, şehir hastanesi, hızlı tren, baraj yapılır, bunlara ne gerek var bahanesinin altına saklanarak yolsuzluk iddiasını dillendirirler. Beşinci nesil milli muharip uçağımız KAAN hamd olsun kanat açar, hepimizin göğsü kabarır; müflisler ve müfteriler ise motor yerli değil, KAAN’ın yazılışı hatalı, uçsa bile devamı gelmez, gelse bile işe yaramaz çarpıtmalarıyla yapılanı yıkmak, milli sevinci köreltmek için uğraşırlar. Dedim ya, bu CHP, iktidarın değil, Türkiye’nin karşısındadır. Korkmasınlar, itiraf etsinler, kaçmasınlar gerçeklerle yüzleşmeyi denesinler. Hizmet siyasetinin yerini hezimet siyaseti almamalıdır. 31 Mart’ta zafer Türk milletinin olmalıdır. 31 Mart’ta zafer Cumhur İttifakı’nın hanesine yazılmalıdır. 31 Mart’ta, 14 Mayıs ve 28 Mayıs 2023 Cumhurbaşkanı ve Milletvekilliği Genel Seçimleri teyit edilip, yeni yüzyıla Türk milletinin mührü vurulmalıdır. Yapamayanlar gitmeli, vatan ve millet sevdalıları gelmelidir. Türkiye’nin gelişmesiyle sevinmek, milli gurura ortak olmak; önemle ifade ediyorum ki ne Özgür Bey’i ne de arkadaşlarını MHP’li veya AK Partili yapmaz, yalnızca insan yapar, yalnızca bu milletin evladı yapar, yalnızca adam gibi adam yapar” ifadelerini kullandı.

MHP lideri Bahçeli, geçtiğimiz hafta TBMM’de DEM Parti Mardin Milletvekili Beritan Güneş Altın’ın Kürtçe konuşmasının ardından Meclis Başkanvekili Celal Adan’ın mikrofonu kapattırmasına ilişkin de, “Huzurlarınızda MHP’nin Başkanvekili Celal Adan beyefendinin Mecliste Kürtçe konuşma hevesiyle Türkiye’yi bölmeye adım atanlara karşı sabırlı, soğukkanlı şekilde konuşmayı kesmesi Türkiye’yi bir bölünme eşiğinden vazgeçirmiştir” dedi. – ANKARA

]]>
https://www.haber60.com.tr/mhp-genel-baskani-bahceli-kent-uzlasmasi-dedikleri-pkk-ittifakidir/feed/ 0
Bahçeli, MHP TBMM Grup Toplantısı’nda konuştu: (2) https://www.haber60.com.tr/bahceli-mhp-tbmm-grup-toplantisinda-konustu-2/ https://www.haber60.com.tr/bahceli-mhp-tbmm-grup-toplantisinda-konustu-2/#respond Tue, 20 Feb 2024 22:45:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=10152 MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Sayın Cumhurbaşkanımızın geçen hafta gerçekleştirdiği Birleşik Arap Emirlikleri ve bilhassa Mısır ziyareti hakikaten de tarihi niteliktedir. Biz, bu ziyaretin hem doğru hem de zamanlama itibarıyla çok yararlı ve yerinde olduğunu değerlendiriyoruz.” dedi.

Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, dış politikada ülkeler arası ilişkilerin zaman zaman şekil değiştirdiğini belirterek, akışkan ve dinamik bir süreç olan diplomasinin, tarihin, kültürün, coğrafyanın, jeopolitik ve jeostratejik müktesebatın, milli hedeflerin bileşkesinde, hakiki mana ve muhtevasını bulduğunu söyledi.

Devletler arası ilişkilerde kalıcı dostluktan, kategorik düşmanlıktan bahsetmenin mümkün olmadığını vurgulayan Bahçeli, esas olanın mütekabiliyet ilkesi çerçevesinde değerlerle pekişmiş karşılıklı anlayış ve çıkarlara saygı olduğunu kaydetti.

Dünya genelinde belirsizliklerin endişe verici ölçüde artış halinde olduğuna işaret eden Bahçeli, küresel siyaset ve diplomasinin öngörülebilirliğinin gittikçe zayıfladığını belirtti.

Farklı coğrafyalarda tezahür eden kriz ve ihtilafların milletler ve medeniyetler arasındaki barış, huzur ve istikrarı tehdit ettiğine dikkati çeken Bahçeli, hızlanan, kızışan ve çapı genişleyen siyasi, ekonomik, ticari ve hegemonik güç mücadelelerinin yumuşama yerine sertliği, diyalog yerine restleşmeyi, diplomasi yerine dipsiz anlaşmazlıkları körüklediğini dile getirdi.

Devlet Bahçeli, bölgesel ve küresel kutuplaşmanın kaotik bir dünya tablosunu resmettiğini belirterek, Türkiye’nin böylesi çalkantılı ve fırtınalı bir ortamda yüksek öngörü, manevra kabiliyeti, milli ve manevi değerlerle zenginleştirilmiş diplomasi gücüyle dikkatleri üzerine çektiğini ifade etti.

Bahçeli, “Hem sahada hem de masada muktedir bir Türkiye gerçeği elbette taraflı tarafsız herkesin takdirini toplamaktadır. ‘Çok yönlü ve tesirli diplomasi’ demek, ‘farklı zaman ve dönemlerde, farklı taraflarla aynı anda görüşmek, konuşmak ve temas kurmak’ demektir. Türkiye’nin yaptığı da budur. Bu sayede milli güvenliğimize, milli varlığımıza ve egemenlik haklarımıza yönelik tehdit ve sınamalar etkisiz hale getirilmektedir. Çevremizde barış, huzur, refah ve istikrar kuşağının tesisi amacıyla akıl ve ahlak temelli diplomatik ilişkiler kesintisiz mesafe almaktadır.” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Mısır ziyareti

Bahçeli, Türk ve Türkiye Yüzyılı’nda, MHP’nin dış politikaya bakışının ana çerçevesinin dünya barışı ve Türkiye’nin milli güvenliği, ekonomik kalkınma ve refahının temini üzerine bina edildiğini vurgulayarak, şöyle devam etti:

“Sayın Cumhurbaşkanımızın geçen hafta gerçekleştirdiği Birleşik Arap Emirlikleri ve bilhassa Mısır ziyareti hakikaten de tarihi niteliktedir. Mefluç ve mahvı perişan vaziyette olan muhalefet hangi ezberleri telaffuz ederse etsin, atılan sağlam adımları karalamak için nasıl bir bozuk dil kullanırsa kullansın, biz bu ziyaretin hem doğru hem de zamanlama itibarıyla çok yararlı ve yerinde olduğunu değerlendiriyoruz. İnanıyorum ki Türkiye-Mısır ilişkileri, olması gereken mevkiye tırmanacak, kurulan dostluk ve kardeşlik bağları iki ülkenin de çıkarına hizmet edecektir.

Mısır ile asırlara dayanan tarihi, kültürel ve inanç temelli köklü bir ortak geçmişimiz vardır. Bu geçmişin kutlu bir geleceğe köprü olması, iyi niyetli temennimizdir. Daha düne kadar İstanbul ile Kahire’nin kader çizgisi bir ve aynıydı. Türkiye ile Mısır’ın ayrı düşmesi, birbirine sırtını dönmesi, ilişki ağlarının zedelenmesi müşterek tarih ve coğrafyanın bizatihi ruhuna terstir ve bununla birlikte olumsuz faturası da kabarık olacaktır. İki ülke arasında, Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi Toplantılarının Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Ortak Bildiri’nin imzalanmasının yanında ticaret hacminin 15 milyar dolara çıkarılma hedefi sevindirici ve umut verici bir gelişmedir.”

“Türk ve Türkiye Yüzyılı’nın mührünü inançla basacaktır”

Ekonomi, ticaret, enerji, turizm, eğitim, kültür ve savunma sanayisi alanlarında Türkiye ile Mısır’ın yakın temas ve irtibatının, iki ülkenin stratejik avantaj ve kazancını tahkim edeceğine işaret eden Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Muhalefet partilerinin koro halinde ‘dün şunu demiştin, bugün böyle diyorsun’ çıkışları Türk dış politikasının yüksek misyon ve vizyonunu idrak ve itiraf edemeyen sefil bir anlayışın hezeyanıdır. Çevresiyle buzları eriten, anlaşmazlıkların düğümünü çözen ve yükseliş halinde olan Türkiye, başta CHP olmak üzere zillete düşen diğer muhalefet partilerini kıskandırmakta ve çatlatmaktadır. Onlar umudunu yapay zekaya bağlaya dursunlar, Cumhur İttifakı, Türk milletinin muazzam zekasıyla daha çok işler başaracak, çağın alnına Türk ve Türkiye Yüzyılı’nın mührünü inançla basacaktır.

Türkiye ile Mısır’ın yakın diyaloğu, İsrail zulmüne karşı da güvenlik şemsiyesidir. Mısır’ın, Gazze’de işlenen soykırım suçuna yönelik tavrı memnuniyet vericidir. İsrail Başbakanı Netanyahu’nun ısrar ve inatla Refah’a operasyon yapacaklarını ileri sürmesi, savaşı Gazze’nin dışına taşıma hamlesi şeklinde okunmalıdır ve Mısır için de tehdittir. Gazzeli masumların sığındığı Refah’a saldırmak çılgınlıktır ve sonu İsrail için felakettir.”

Bahçeli, İsrail’in, Refah’tan kesinlikle uzak durması, işlediği cinayetlerine, yaptığı insanlık dışı operasyonlara yenilerini eklemekten mutlak surette kaçınması gerektiğinin altını çizerek, “İsrail’in Refah’a girmesi halinde Mısır’ın barış anlaşmasını askıya alacağını duyurması, 1967 ve 1973 savaşlarının daha şiddetli olarak tekerrür edeceğini, bu defa İsrail’in çok ağır bedel ödemek durumunda kalacağını muhataplarına ihsas ve ilan etmektedir.” diye konuştu.

İsrail’in katliamlarına son vermesi gerektiğini ifade eden Bahçeli, “Uluslararası toplum yalnızca sözle, sızlanmayla, kınamayla yetinmemelidir. Mübarek ramazan ayı girmeden kalıcı ateşkes sağlanmalı, insani dram bitmelidir. İki devletli çözüm için Birleşmiş Milletler ve küresel vicdan çok acil harekete geçmelidir. Tekrar ediyorum, başkenti Doğu Kudüs olan, 1967 sınırları temelinde, bağımsız ve toprak bütünlüğüne haiz Filistin kurulmadan Orta Doğu’da barış, huzur ve istikrar sadece hayalden ibaret kalacaktır.” dedi.

“Emperyalizmin konu mankenidir”

Necip Fazıl Kısakürek’in ???????”Bizdeki muhalefet iktidarı düşürmek şartıyla vatanı düşürmeye bile razıdır” ifadesini anımsatan Bahçeli, “İktidara değil de ülkesine muhalefet edenler siyasetin konusu olmaktan çok emperyalizmin konu mankenidir.” görüşünü paylaştı.

Bahçeli, 93 Harbi sırasında Nene Hatun’un “Bebeğim anasız büyür de vatansız büyüyemez” sözünü hatırlatarak, “Nene Hatun’un feragat ve ferasetinin kırıntısını arasanız dahi muhalefet partilerinde asla bulamazsınız.” değerlendirmesinde bulundu.

Zihniyetleri kiralık, kalpleri karanlık, siyasetleri kifayetsiz ve kimliksiz olanların ne millete ne de ülkeye bir faydalarının dokunamayacağını belirten Bahçeli, şunları söyledi:

“Türkiye eski Türkiye değildir. Köprünün altından çok sular akmıştır. ya muhalefet değişecek ya da millet cibilliyet ve ciddiyet yoksunu bu muhalefetin defterini dürecektir. Muhalefet partilerinin Türkiye’nin egemenlik haklarını ve beka mücadelesini hafife alması, bununla da yetinmeyip savsaklama ve sulandırma çabası ağır yaralı ve yüreksiz bir siyasetin ibra ve ifşasından başka bir şey değildir.

Bölücü terör örgütü PKK ile DEM’lenerek bağ kurmak, FETÖ ile taşeronlar eliyle bağlantıya geçmek, ülkemize ve milletimize yapılabilecek en vahim kötülüktür. CHP, sadece kendi içinde kavgalı değil, Türk milletiyle de sorunludur. Bu CHP’nin, yerel yönetimlerde yedek kulübesine çekilmesi, ıslah ve terbiye edilmesi milli bir görevdir. DEM’lenmiş CHP’nin doğrusu ile yanlışı birbirine karışmış, milli ve manevi aidiyeti kalmamıştır. DEM’lenmenin maskesi kent uzlaşması, sandık uzlaşması, Türkiye ittifakı olarak açıklanmaktadır. DEM Parti, artık CHP’nin karar ve kumanda odasına kadar nüfuz etmiş, kimin aday yapılıp yapılmayacağını tayin eden vesayetçi bir konuma sahip olmuştur. Esenyurt’tan Kadıköy’e ve Mersin’in bazı ilçelerine kadar görünen çarpıcı gerçek budur ve aslında her seçim çevresinde adı konulmamış, kokuşmuş ittifak ilişkisi DEM’lenen ve boyunduruk altına alınan CHP’nin iç yüzünü deşifre etmiştir. CHP ile DEM iç içe geçmiş, birisini diğerinden ayırt etmek zorlaşmıştır. Özgür Bey’in irade ve siyasetinin şifreleri DEM’in eline geçmiştir. Kuklalar belli, kuklacılar bilinmektedir.”

Devlet Bahçeli, 31 Mart’ta Türkiye’yi DEM’lemeye ve devirmeye çalışanlara Türk milletinin müsaade etmeyeceğini, müsamaha göstermeyeceğini vurgulayarak, “Cumhur bizim, Türkiye hepimizindir.” ifadesini kullandı.

Atatürk’ün adını ve anılarını hiçe sayanları, elleri öpülesi ecdada hakaret edenleri, Türklüğü rafa kaldıranları, İstanbul’u Ermeni şehri olarak gösterenleri, Türk milletinin affetmeyeceğini dile getiren Bahçeli, bu zillete aziz milletin müstahak olmadığını ve olmayacağını belirtti.

“CHP kayış koparmış, dingil kırmış, dengeyi kaybetmiştir”

Sırf oy avcılığı uğruna, sırf bazı odaklara şirin ve sevimli görünmek adına milli varlığı tartışmaya açmanın, etnik ve mezhep ayrımcılığını kamçılamanın düşman dili ve milliyetsizlerin ağzı olduğunu kaydeden Bahçeli, “CHP, DEM’lenmekle ekseninden kaymıştır. CHP, kayış koparmış, dingil kırmış, dengeyi kaybetmiştir. DEM’lenmiş CHP, sakat ve skandal bir siyasetin pençesinde kıvrana kıvrana tükenişe ve inişe geçmiştir. Nihayet yerel yönetimleri Türk ve Türkiye Yüzyılı hedefleriyle buluşturma vakti gelip çatmıştır. Malum yerel yönetimleri düştükleri zillet çukurundan çekip çıkarmanın zamanı yaklaşmıştır. O zaman 31 Mart 2024 tarihidir. Vakit Cumhur İttifakı’nda toplanma ve kucaklaşma vaktidir. Vakit el ele vermenin, gönüllerde birleşmenin, hep birlikte ‘Türk milletiyiz’ demenin vaktidir. Bihakkın saflarımızı sıkı tutacağız, Kızılelma’ya doğru koşar adım yürüyeceğiz.” sözlerini sarf etti.

“Çürümüş bir kalem sahibinin” köşesinde yazdığı “Ey alt eğitimli ve alt gelir grupları, bilesiniz ki, verdiğiniz oylar ile ülkeyi kurtarmıyor, tersine yıkımına destek oluyorsunuz. ve siz bu oyları vererek cennete gider misiniz bilmiyorum ama evlatlarınıza cehennem gibi bir yaşam bırakıyorsunuz” ifadelerini anımsatan Bahçeli, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“İşte biz bu halk ve demokrasi düşmanlarına, seçkinci ve kaymak tabakaya tutunmuş satılık kalem yobazlarına bu aziz vatanı bırakmayacağız. Milletimizi aşağılayan, gelirini ve eğitimini küçümseyen, zımnen ‘cahil’ diyen zilletin devşirilmiş kalemşörlerine asla boyun eğmeyeceğiz. Yılmayacağız, yıkılmayacağız, yıktırmayacağız, sonunda yükseldikçe yükseleceğiz. Taviz vermeyeceğiz, teslim olmayacağız, tembellik gösteremeyeceğiz, mutlaka kazanacağız. Cumhuriyet’in yeni yüzyılında cumhurun muhteşem zaferine hep birlikte imza atacağız. Zalimlere karşı aynı siperdeyiz. Zillete karşı aynı mevzideyiz. Hainlere karşı aynı hizadayız. Türkiye düşmanlarına karşı aynı çizgideyiz. Biriz, diriyiz, hep birlikte Türkiye’yiz, Türk milletiyiz. Çağrımız ‘bu millet, bu vatan, bu bayrak benim’ diyen her insanımızadır. Çağrımız her insanımızı kardeş, her yöremizi aziz bilen Türkiye sevdalılarınadır. ‘Paylaşılacak vatanım, vazgeçilecek insanım yok’ diyen her vatan evladıyla geleceğimiz bir ve ortaktır. ‘Biz, birlikte Türkiye’yiz’ diyen herkes bizim özbeöz kardeşimizdir.”

“Bu karar alınırken 5. Daire üyeleri maklube mi yiyorlardı”

Türk devlet ve yönetim felsefesinin dayanağının adalet olduğuna işaret eden Bahçeli, adalet ve hukukun tahribatının devletin zaafına yol açacağını dile getirdi. Bahçeli, “Özellikle Anayasa Mahkemesi ile Danıştay’ın verdiği bazı kararların doğrudan devlet onuruna, milli varlık ve güvenliğimizin ruhuna zarar verdiği açıktır.” görüşünü paylaştı.

Sosyal, siyasal ve ekonomik istikrarın güvencesinin hukuk olduğunu vurgulayan Bahçeli, “Milletimizin sinir uçlarını tahriş eden, FETÖ’cülerle PKK’lılara alan açan sözü geçen yüksek mahkemelerin sıra fiyat istikrarını hedef alan fiyat anarşistleriyle ilgili önleyici kararlar almaya geldiğinde üç maymunu oynaması işgüzarlık ve ikiyüzlülüktür.” dedi.

“Ekonomik büyümenin dizginlenmesi, istihdamın geriletilmesi, cari dengenin bozulması için el ovuşturan, fiyat etiketlerini sürekli olarak yukarı yönlü güncelleyen fırsatçıların, azgın fiyat anarşistlerinin ve bunların arkasındaki FETÖ’cülerin hukuken hesabı sorulmadan sosyal ve ekonomik huzur nasıl temin edilecektir? İnsanımızın ekmeğine ve cüzdanına ambargo koyanların yakasından adalet ne zaman tutacaktır?” diye soran Bahçeli, 15 Temmuz FETÖ darbe teşebbüsü sonrasında, hain örgütle ilişki ve iltisakı belirlenen yaklaşık 4 bine yakın hakim ve savcının meslekten ihraç edildiğini hatırlattı.

“Danıştay 5. Daire’nin FETÖ’den ihraç edilen 387 hakim ve savcıyı tekrar mesleğe iade eden kararı çok tehlikelidir, çok sakıncalıdır, hukuki bir temeli yoktur” sözlerini sarf eden Bahçeli, “Bu dairenin göreve iade kararı verdiği kişiler arasında ankesörlü hatlarla haberleşen, mahrem imamlarla irtibatı olan, ByLock yazışmalarında adı geçen, terör örgütüne bağış yapan, hakkında örgüt üyeliğinden işlem yapılan isimlerin olması nasıl izah edilecektir? Danıştay 5. Daire nereye hizmet etmektedir? Bu karar alınırken 5. Daire üyeleri maklube mi yiyorlar, haşhaşilerin vaazlarını mı dinliyorlardı? FETÖ’cüleri aklamak vatana, millete ve adalete ihanet değil midir? FETÖ’cüleri göreve iade etmek cinayet değil midir? FETÖ’ye merhamet şehitlerimize hakaret değil midir?” sorularını yöneltti.

Danıştay 5. Daire’nin adalet ve hukuka göre karar vermediğini kaydeden Bahçeli, “Allah’tan Hakimler ve Savcılar Kurulu devreye girmiş ve mesleğe iadesi yapılan 387 kişi hakkında yeni bir inceleme başlatmış, aynı zamanda Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurul’una da gerekli itirazlar yapılmıştır.” açıklamasında bulundu.

“Bir yazar müsveddesinin” sosyal medya hesabından 15 Temmuz ile ilgili “Hükümet 4 ay önceden darbe olacağını bütün ayrıntılarıyla biliyordu. Halk ne olduğunu bilmeden darbeye karşı meydanlara çıktı. Sonuçta olan bu ülkeye oldu” dediğini anımsatan Bahçeli, Şayet bu şahıs iddialarının ispatını yapmazsa, şerefli bir Türk savcısının huzurunda yazdıklarını tevsik etmezse dünyanın en namert insanıdır.” diye konuştu.

“FETÖ’nün propagandasına çanak tutulması, 15 Temmuz’a tiyatro denilmesi alçaklığın dibidir” diyen Bahçeli, şunları kaydetti:

“Aynı anda Danıştay 5. Daire’nin kararı, işbirlikçilerin iddiaları, ülkemize giriş yaparken 4 FETÖ’cünün yakalanması ve Pensilvanyalı hainin Yusuf Suresi üzerinden gizemli mesajlar vermesi, gizli bir toparlanmanın emaresidir. Fakat o günler geçmiştir. Gelecekleri varsa görecekleri de vardır. Eğer yanılıp yenilip üstümüze gelen olursa, tavsiyem boy ölçüsüne uygun kefen biçtirmesidir. Çünkü yatacağı yer sadece mezardır, hesabı da yüce Allah’a verecektir. Kuyuya düşen yoktur. Yusuf Suresi’ne konu olacak bir şey yoktur. Kuyuda Yusuf değil, kuyruğu kesilen yılan vardır, bu defa kafasını koparmak da bizim için and olsun şeref ve namus bahsidir.

Devlet, toplum ve siyaset alanı başta olmak üzere, farklı kesimlere saklanmış ve bulunduğu ortamın rengini almış kripto damarı bulup lime lime doğramazsak emin olunuz ki günü geldiğinde acınacak hale düşmekten kaçamayız, kurtulamayız, yakamızı kurtaramayız. Müslüman aynı delikten iki defa ısırılamaz. Şansını denemek isteyen varsa hodri meydan, bu vatanın meydanları boydan boya mücadele ruhuyla bezenmeye sonuna kadar hazırdır.”

“Fiyat anarşistleri de FETÖ’cüdür; dükkanları, evleri kapanmalıdır”

Bahçeli, TBMM Başkanlığına sunulan “8. Yargı Paketi”ni, hak arama hürriyetini güçlendirdiği, kişisel verilerin ve özel hayatın korunmasına yönelik önemli düzenlemeler ihtiva ettiği ve adalet hizmetlerinin etkinliğini artıracağı için destekleyeceklerini bildirdi.

FETÖ’nün, Türk Silahlı Kuvvetleri ve yargı başta olmak üzere 8 ana başlıkta sıraladığı her yere sızdığını anlatan Bahçeli, “Şimdi ona bir 9’uncuyu ilave ediyorum. Fiyat anarşistleri de FETÖ’cüdür; dükkanları, evleri kapanmalıdır.” ifadeleriyle konuşmasını tamamladı.

(Bitti)

]]>
https://www.haber60.com.tr/bahceli-mhp-tbmm-grup-toplantisinda-konustu-2/feed/ 0
Bahçeli, MHP TBMM Grup Toplantısı’nda konuştu: (1) https://www.haber60.com.tr/bahceli-mhp-tbmm-grup-toplantisinda-konustu-1/ https://www.haber60.com.tr/bahceli-mhp-tbmm-grup-toplantisinda-konustu-1/#respond Tue, 20 Feb 2024 21:51:13 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=10103 MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Erzincan’ın İliç ilçesinde maden ocağındaki toprak kaymasına ilişkin, “Altın madeni felaketinin sızısı yüreklerimizi titretiyorken, çok geçmeden İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçim sürecinin bir malzemesi haline getirilmesi baştan ayağa yanlıştır, maksatlıdır, utanmazlıktır.” dedi.

Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, geçen hafta Antalya’da aşırı yağışlardan kaynaklanan su baskınlarından zarar gören vatandaşların elinden tutulacağına inandığını belirtti.

Geçmiş olsun temennisinde bulunan Bahçeli, hayatını kaybeden vatandaşa Allah’tan rahmet, yaralı vatandaşlara şifa diledi.

MHP lideri Bahçeli, Erzincan’ın İliç ilçesinde altın üretimi yapılan bir maden sahasından çıkarılarak istiflenen toprağın kaymasıyla milleti hüzne boğan bir felaket meydana geldiğini hatırlatarak, milyonlarca metreküp toprak kütlesinin 200 metrelik yamaçtan bir sel gibi vadiye akarak geniş bir alana yayıldığını anlattı. 9 maden işçisinin toprak altında kaldığını anımsatan Bahçeli, toprak kaymasından hemen sonra kriz masası kurulduğunu, devletin gecikmeksizin bütün imkanlarıyla seferber olduğunu, ilgili bakan ve bürokratların kısa süre içinde maden sahasına giderek arama kurtarma faaliyetlerine refakat ettiğini dile getirdi. Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bir haftadır AFAD ekipleri, gönüllü yardım kuruluşları, hatta yöre insanımız çalışmalarını fedakarlıkla yürütmektedir. İşçilerimize ulaşmak ve gün ışığına çıkarabilmek amacıyla maden alanına yığılan devasa toprak kütlesinin tahliye ve temizlik işlemi dikkatle ve kararlılıkla sürdürülmektedir. Ancak heyelan bölgesinde hala riskli alanların varlığı, bu kapsamda yeni toprak kaymalarının zaman zaman yaşanıyor olması, ister istemez arama kurtarma ekiplerini zora sokmakta, çalışmalarını da aksatmaktadır. Üstelik bölgenin yağışlar sebebiyle çamur ve balçıkla kaplanmış olması araştırma ve incelemelerin metal detektörlerle yapılmasını mecburi hale getirmektedir. Kayaçların içindeki altın cevherini siyanürleyip ayrıştıran, müteakiben kalan siyanürlü atıkları suyla arındırıp tekrar kullanılmasını sağlayan, yani çok zor şartlarda damla damla dökülen alın terlerinin bereketiyle helal lokmasını arayan işçilerimizin hayata döndürülmesi yegane dilek ve beklentimizdir. Üzgün olsak bile ümitsiz değiliz. Kaldı ki Allah var, gam yoktur. Ümitlerimizi diri tutarak bölgeden gelecek müjdeli haberlere kulağımızı çevirmiş durumdayız.”

“TBMM’nin devreye girmesini yerinde bulduk ve destekledik”

MHP Genel Başkanı Bahçeli, Çöpler köyündeki maden sahasında toprak kaymasını duyar duymaz Genel Başkan Yardımcısı ve Erzurum Milletvekili Kamil Aydın başkanlığında teşkil edilen bir heyeti Erzincan İliç’e gönderdiklerini belirterek, heyetin incelemelerini yaptığını, tespitlerini bir rapor hazırlayarak kayda geçirdiklerini anlattı.

Konuyla ilgili Meclis Araştırması Komisyonunun kurulmasını isabetli bir karar olarak gördüklerini ve yanında durduklarını aktaran Bahçeli, “Mezkur altın madeni faciasının her boyutuyla tetkik edilmesi, konuyla ilgili hiçbir boşluğun, hiçbir kuşkunun, hiçbir sisli noktanın bırakılmaması arzumuzdur.” dedi.

Özellikle bazı televizyon yorumcuların, sözde çevrecilerin, nevzuhur maden uzmanlarının ve rant devşirme peşinde koşan siyasetçilerin kamuoyuna yansıyan iddialarını dikkate alarak Meclis Araştırması Komisyonu marifetiyle dinlenmelerinin, doğal ve doğru bir tercih olacağını dile getiren Bahçeli, herkesin eteğindeki taşları dökmesini, kimin ne biliyorsa açıklamasını istedi. Türkiye’yi töhmet altında bırakan, millete korku aşılayan, yöre insanını istismar eden, heyelan bölgesini çıkarlarının ikmali için fırsat kapısı gören kim veya kimler varsa muhakkak görüş ve düşüncelerine müracaat edilmesi gerektiğini ifade etti.

Bahçeli, “Milletimizin, ak koyunu da kara koyunu da açıklıkla tefrik etmesi için uygun zemin oluşturulmalıdır. Adeta uzaya çıkar gibi özel koruyucu kıyafetlerin üstüne dehşet uyandıran maskeler takan ve ikinci Çernobil hezeyanını telaffuz edip siyanür atıklarının Sabırlı Deresi’ne akıtıldığını ve bu atıkların yağışla beraber yeraltı sularına karışarak Fırat Nehri’ni kirlettiğini söyleyenler iddialarını ispatla mükelleftir. Ağzıyla değil de karnıyla konuşanların şımarıklıkları tahammül sınırlarından taşmıştır.” değerlendirmesinde bulundu.

“Yeni bir bilirkişi heyetinin oluşturulması akla en uygun seçenektir”

MHP lideri Bahçeli, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının konuyla ilgili kamuoyuyla paylaştığı “Toprak kayması sırasında akan malzemenin Fırat Nehri’ne ulaşmasının engellenmesi amacıyla Sabırlı Deresi’nin Fırat Nehri’ne ulaştığı menfezin kapaklarının kapatıldığı” şeklindeki açıklamasını aktararak, şunları kaydetti:

“Açıklama ortadayken, halen dedikodu üretmenin, halen kaygıları diri tutmanın ahlaken tutarlı bir yanı var mıdır? 9 canı, 9 hayatı kurtarma çalışmaları sürüyorken, kayan toprak kütlesinin içinde hangi ağır metallerin bulunduğuyla ilgili resmi ağızlardan bir açıklama yapılmadığını eleştirenlerin amacı bize göre üzüm yemek değil, bağcı dövmek için mevzi almaktır. Acılarımız üzerinde siyasi ve ideolojik geçim kapısı açmaya heveslenmek vicdansızlıktır, insafsızlıktır, izansızlıktır, pis bir fırsatçılıktır. Kayan toprak inşallah kaldırılacaktır, yaralarımız elbirliğiyle sarılacaktır, peki insanlığını kaybedenler tekrar eski hallerine nasıl dönebileceklerdir? Ayıp, günah, yazık değil mi?”

Bahçeli, ucu nereye dayanıyorsa dayansın sorumluluğu somut delillerle belirlenen kurum ya da kişilerin adli ve idari temelde hesap vermesinin acil ve elzem bir ihtiyaç olduğunu söyledi.

İliç’te tehlikeli bir sızıntının şu ana kadar tespit edilmediğini ifade eden Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Çöpler Altın Madeni’nde geçmişe sari var olan ihmaller zincirinin, 13 Şubat faciasındaki payını yok saymak elbette mümkün değildir. Çalışanların risklerden korunması için alınması gereken tedbirlerin göz ardı edildiği, yığınlarda oluşan çatlaklara karşı gerekli müdahalenin zamanında yapılmadığı, iş güvenliği uzmanlarının ikazlarına rağmen çatlakların oluştuğu alanlara solüsyon basılması gibi eksik, hata ve kusurların süreç içerisinde yaygınlık kazanarak felaketin alt yapısını hazırladığı, ABD’li şirketin alt işverenleri yeterince denetim ve gözetime tabi tutmadığı için tali kusurlu, maden operasyonlarından sorumlu olanların da asli kusurlu sayıldığı, maden sahasında oluşan çatlaklar nedeniyle bazı alt yüklenici firmaların işçilerini çektiği, ancak asıl yüklenici firmanın çalışmaya devam ettiği gibi iddialar bir haftalık süreç içinde ziyadesiyle gündeme yansımıştır. Bu kapsamda yürütülen adli soruşturmanın sağlam ve sağlıklı sonuçlar verebilmesi için hazırlanan bilirkişi raporunun aceleye getirilmesi bir başka tartışma konusudur. Bu nedenle bilirkişi raporunun tekrar ele alınması, yeni bir bilirkişi heyetinin oluşturulması bizim görüşümüze göre akla en uygun seçenektir.”

“Sayın Murat Kurum ne hikmetse hedef tahtası haline getirilmiştir”

Bahçeli, Çöpler köyündeki altın madeni felaketiyle birlikte Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Murat Kurum’un, hedef tahtası haline getirildiğini söyledi.

Bahçeli, “İliç’i konuşuyorken konunun Sayın Kurum’un bakanlık dönemine geçiş yapması, nihayetinde haksız ve hayasız eleştirilerin sökün etmesi sinsi bir propagandanın tedavülde olduğuna işaret etmiştir. İstanbul’da havlu atacaklarını şimdiden fark eden müflis zihniyetler Sayın Kurum’u yıpratmak için devreye girmişlerdir.” diye konuştu.

Çöpler köyündeki altın madeninin yüklenici firmasına ÇED raporunu Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının vermediğini belirten Bahçeli, Bakanlığın yalnızca çevresel etkileri değerlendirip denetlediğini, bunun yanında altın madeninin çevreye zarar verip vermediğini incelediğini anlattı.

Altın madeninin geçmişte defalarca denetlendiğini, 21 Haziran 2022’de de 20 metreküplük siyanür sızıntısı nedeniyle sorumlu görüldüğü için madeni işleten firmaya Çevre Kanunu’ndaki en üst sınırdan para cezası verildiğini ve firmanın faaliyetlerinin geçici süreyle durdurulduğunu ifade eden Bahçeli, şunları kaydetti:

“Anlaşılacağı üzere Sayın Murat Kurum görevini layıkıyla yapmıştır. Verilemeyecek bir hesabının olmadığı ortaya çıkmıştır. Altın madeni felaketinin sızısı yüreklerimizi titretiyorken, çok geçmeden İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçim sürecinin bir malzemesi haline getirilmesi baştan ayağa yanlıştır, maksatlıdır, utanmazlıktır. Menfur ve melun emel sahiplerinin çabaları boşuna, çırpınışları beyhudedir; Allah’ın izniyle, Türk milletinin teveccühüyle Ankara altın çağına ulaşacak, İstanbul muradına kavuşacak, yerel yönetimler zilletin ayak bağlarından mutlaka kurtarılacaktır. Ne yaparlarsa yapsınlar, istismarın kazanını olmayacak, iradesizliğin sonucu görülmeyecektir.”

Toprak altında bulunan işçilerin sağ salim çıkarılmalarını ve aileleriyle kucaklaşmalarını Allah’tan niyaz eden Bahçeli, “Maden felaketine neden olan ihmallerde payı bulunan hiç kimsenin gözünün yaşına bakılmaması temennimdir. Taşı toprağı altın olan İliç ilçemizin ve Çöpler köyümüzün tekrar belini doğrultacağı günler yakındır; devlet-millet dayanışmasıyla bu sıkıntılı günler sabırla, sebatla aşılacaktır.” şeklinde konuştu.

(Sürecek)

]]>
https://www.haber60.com.tr/bahceli-mhp-tbmm-grup-toplantisinda-konustu-1/feed/ 0
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, CHP ve DEM Parti’yi eleştirdi https://www.haber60.com.tr/mhp-genel-baskani-devlet-bahceli-chp-ve-dem-partiyi-elestirdi/ https://www.haber60.com.tr/mhp-genel-baskani-devlet-bahceli-chp-ve-dem-partiyi-elestirdi/#respond Sun, 11 Feb 2024 14:51:15 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=7354 MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “DEM’lenmiş CHP karışık ve kavgalıdır. CHP ile DEM’in ayrı ayrı aday belirlemesi sinsi bir oyundur. Çünkü CHP demek, DEM demektir.” ifadelerini kullandı.

Bahçeli, partisinin Mevlana Bulvarı’ndaki “Seçmen İletişim Merkezi Açılış Töreni”ne katıldı.

Buradaki konuşmasında, ayırmadan, ayrışmadan, canla başla Türkiye için çalışacaklarını belirten Bahçeli, Ankara’nın hızını yavaşlatanlarla oyalanacak hallerinin kalmadığını söyledi.

Başkent’i tarihine, kültürüne ve sosyal dokusuna yakışan bir seviyeye ulaştırmanın görevleri olduğunu vurgulayan Bahçeli, şunları kaydetti:

“DEM’lenmiş CHP’nin perdesi kapanmalıdır. Düne kadar CHP’ye demediğini bırakmayan, hatta partimizin CHP’ye benzediği iftirasını atacak kadar hayatın ve siyasetin gerçeklerinden kopanların son beş yıldır CHP’de iştahla siyaset yapması, belediye başkanı veya adayı olması ahlaken ağır bir savrulmadır. Bu ikiyüzlü siyaset anlayışının Ankara’ya samimiyetle hizmet etmesi, dürüst ve ilkeli şekilde şehremini unvanını taşıması mümkün değildir. Kaldı ki geride kalan beş yılda Ankara’ya çivi çakılmamıştır. Altyapı sorunu bir türlü çözülememiştir. Kutuplaşma ve kargaşadan başka bir şey görülmemiştir. Yollar, köprüler, tüneller kaderine terk edilmiştir. Ulaşım hizmetleri aksamış, trafik yoğunluğu daha da artmış, maalesef vatandaşlarımızı çileden çıkarmıştır.”

“Altınok işinin ehli, Ankara’nın sevdalısıdır”

Bahçeli; algı, istismar, sosyal medya, yalan ve riya belediyeciliğinin iflas ettiğini dile getirerek, şu ifadeleri kullandı:

“Ankara 31 Mart’ta belini doğrultmalıdır. Sadece Ankara’yı düşünen, sadece Ankara’yı kalbinde taşıyan, sadece Ankara için çalışıp üreten, vatandaşlarımızın derdiyle dertlenip sevinciyle sevinen, Türk ve Türkiye Yüzyılı hedefleriyle kenetlenen bir belediyecilik vizyonu Başkentimizi inanıyorum ki şaha kaldıracaktır. İşte o Büyükşehir Belediye başkan adayımız da Sayın Turgut Altınok’tur. Sayın Altınok işinin ehli, Ankara’nın sevdalısıdır.”

CHP ve DEM Parti yönetimindeki büyükşehir ve il belediyelerini 31 Mart’ta cumhurun iradesiyle buluşturacaklarını vurgulayan Bahçeli, “31 Mart 2019’dan bu yana kayıp yıllar Allah’ın izniyle son bulacak. Merkezi yönetimle yerel yönetimler tek ses, tek yürek olacak. Belediye kaynaklarını bölücülüğe, teröristlere ve parti içi çıkar kavgalarına sevk eden dalaverecilerden milletimiz mutlaka hesap soracak.” dedi.

“Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi bir heves değil”

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi sayesinde cumhur ile cumhuriyetin kucaklaştığını, devlet ile millet arasındaki uyumun tam manasıyla sağlandığını ifade eden Bahçeli, şöyle konuştu:

“Çok şükür devlet hayatında çatlak sesler dinmiş, karar alma süreçleri seriye bağlanmış, kuvvetler ayrımı billurlaşmış, çok başlılık devri kapanmış, bürokratik oligarşinin suyu kesilmiştir. Yeni sistemin gerekli, yeterli siyasi, stratejik ve fikri olgunlaşma süreci devam etmekte olup kurum ve kurallarıyla olgunlaşması, ilke ve esaslarıyla oturması Türk ve Türkiye Yüzyılı’nın güvencesi olacaktır. Buna müzahir yerel yönetimlerin teşkili ülkemizi muasır ve müreffeh bir geleceğe taşıyacaktır. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi gelip geçici bir heves değildir. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi işi bitince buruşturulup bir köşeye atılacak tek kullanımlık konjonktürel reçete hiç değildir. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi Türkiye Cumhuriyeti’nin istikbal haysiyeti, milli bekasının habitatı, Türk milletinin huzur, barış ve kardeşlik iradesinin temel harcıdır. Bu harcın inşa edeceği yerel yönetimler yeni yüzyılda stratejik gücümüz olacaktır.”

“Her Türk vatandaşı Cumhur İttifakı’nın doğal bir varlığıdır”

Bahçeli, CHP ve DEM Parti’ye yönelik eleştirilerini sürdürerek, şunları söyledi:

“DEM’lenmiş CHP karışık ve kavgalıdır. CHP ile DEM’in ayrı ayrı aday belirlemesi sinsi bir oyundur. Çünkü CHP demek, DEM demektir. Diğer partilerin de hesapları tutmayacak, Ankara başta olmak üzere Türkiye Cumhur İttifakı’nda birleşecektir. Cumhur İttifakı gönülleri buluşturuyor. Cumhur İttifakı geleceği kuruyor. İttifakımız, zalimlere karşı cumhurun iradesidir. İttifakımız, zulme ve zorbalığa karşı milletin dirayetidir. İttifakımız, korkaklara ve kanunsuzlara karşı cesurların dik duruşudur. İttifakımız, bölünmeye, parçalanmaya, ayrılmaya, kopuşa karşı, milli kenetlenmenin, milli kucaklaşmanın temini ve takviyesidir. Yöresi, kökeni, mezhebi ve anasının dili ne olursa olsun her Türk vatandaşı Cumhur İttifakı’nın doğal ve meşru bir varlığıdır.”

Cumhur İttifakı’nın Ankara’dan, Türkiye’den taraf olduğunu dile getiren Bahçeli, “Herkes tavrını belirlemek zorundadır. ya birlikten, beraberlikten yana olacağız ya da gerilim ve kavga dolu bir geleceğe sürükleneceğiz. ya kardeşliğin devamını isteyeceğiz ya da ağır bir yıkımı göze alacağız. Cumhur İttifakı kararını çoktan vermiştir. Tarafını belirlemiştir. Cumhur İttifakı Ankara’dan taraftır. Cumhur İttifakı Türkiye’den yanadır. Barışmak, kucaklaşmak için fırsat arayan vatandaşlarımı Türkiye ve Türk milleti değerleri etrafında buluşmak için Cumhur İttifakı’na davet ediyorum.” dedi.

“Gün birleşme, gün dayanışma günüdür”

Milliyetçi ve ülkücü harekete gönül veren herkesi Cumhur İttifakı’na omuz omuza vermeye çağıran Bahçeli, şöyle konuştu:

“Fason milliyetçilere aldanacak yoktur. Ülkücünün yeri ve adresi bellidir, o da Milliyetçi Hareket Partisi’dir. Hem DEM’lenip hem milliyetçi olmak imkansızdır. Hem DEM’lenen CHP’de bulunup hem Ülkücülük iddiasını dillendirmek şiddetli bir çelişki, aynı şekilde şehitlerimize, gazilerimize, vatan ve milletimizin mukadderatına karşı duruştur. Gün birleşme günüdür. Gün dayanışma günüdür. Cumhur İttifakı’nın gönlünde herkese yer vardır. Cumhur İttifakı’nın yüreği herkesi kucaklamaya yetecektir. Cumhur İttifakı Ankara’nın ve milletimizin her evladına kucağını açmaktadır.”

Bahçeli, CHP yönetiminin Türkiye muhaliflerinin esaretine girdiğini ifade ederek, “Bugünkü CHP yönetimi PKK’nın eline geçmiştir. Atatürk’ün CHP’si nerede, bugünkü CHP nerededir? Terör devletine onay veren CHP’dir. Terör örgütleriyle iltisaklı kişileri belediyelere taşımayı amaçlayan CHP’dir. DEM’cilerle pazarlık yapıp belediyeleri peşkeş çekmeye çalışan CHP’dir.” diye konuştu.

Açılış törenine, Cumhur İttifakı’nın Ankara Büyükşehir Belediyesi başkan adayı Turgut Altınok, MHP Genel Başkan Yardımcıları, AK Parti Ankara milletvekilleri, AK Parti Ankara İl Başkanı Hakan Han Özcan, belediye başkan adayları ve partililer katıldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/mhp-genel-baskani-devlet-bahceli-chp-ve-dem-partiyi-elestirdi/feed/ 0
Bahçeli: Bugünkü CHP yönetimi, PKK’nın eline geçmiştir https://www.haber60.com.tr/bahceli-bugunku-chp-yonetimi-pkknin-eline-gecmistir-2/ https://www.haber60.com.tr/bahceli-bugunku-chp-yonetimi-pkknin-eline-gecmistir-2/#respond Sun, 11 Feb 2024 14:45:18 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=7348

Bahçeli: Bugünkü CHP yönetimi, PKK’nın eline geçmiştir

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Bugünkü CHP yönetimi zillete düşmüştür. Bugünkü CHP yönetimi Türkiye muhaliflerinin esaretine girmiştir, PKK’nın eline geçmiştir. Atatürk’ün CHP’si nerede, bugünkü CHP nerede” dedi.

Devlet Bahçeli, Ankara’da partisinin Seçmen İletişim Merkezi’nin açılışına katıldı. Burada konuşan Bahçeli, “Ankara’nın hızını yavaşlatanlarla oyalanacak halimiz kalmamıştır. Yavaş yavaş bu kentimizin enerjisini sömürenlerin gerçek yüzü ortaya çıkmıştır. Cumhuriyet’in yeni yüzyılında tıpkı kutup yıldızı gibi parlamasını, milli birliğin ve kardeşliğin timsali olmasını arzuladığımız başkentimizin hak ettiği, layık olduğu; tarihine, kültürüne ve sosyal dokusuna yakışan bir mevkiye ulaşması hepimizin görevidir. DEM’lenmiş CHP’nin perdesi kapanmalıdır” dedi.

‘5 YILDA ANKARA’YA ÇİVİ ÇAKILMADI’

Mevcut Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın, Ankara’da herhangi bir çalışmasının olmadığını öne süren Bahçeli, “5 yılda Ankara’ya çivi çakılmamıştır. Altyapı sorunu bir türlü çözülememiştir. Kutuplaşma ve kargaşadan başka bir şey görülmemiştir. Yollar, köprüler, tüneller kaderine terk edilmiştir. Ulaşım hizmetleri aksamış, trafik yoğunluğu daha da artmış, maalesef vatandaşlarımızı çileden çıkarmıştır. Büyükşehir Belediye Başkanı, 14 Mayıs ve 28 Mayıs 2023 seçim kampanyaları döneminde başkenti yüzüstü bırakmıştır. Sözde cumhurbaşkanı yardımcılığına heveslenen bu şahıs, Ankara’ya hüsran yaşatmış, nasıl bir koltuk meraklısı olduğunu, çıkarlarının peşinden nasıl koştuğunu ispatlamıştır. Algı belediyeciliği, istismar belediyeciliği, sosyal medya belediyeciliği, yalan belediyeciliği, riya belediyeciliği iflas etmiştir” diye konuştu.

‘CUMHUR İTTİFAKI MÜHRÜNÜ VURACAK’

31 Mart’ta Ankara’nın belini doğrultması gerektiğini kaydeden Bahçeli, “Sadece Ankara’yı düşünen, sadece Ankara’yı kalbinde taşıyan, sadece Ankara için çalışıp üreten, vatandaşlarımızın derdiyle dertlenip sevinciyle sevinen, Türk ve ‘Türkiye Yüzyılı’ hedefleriyle kenetlenen bir belediyecilik vizyonu başkentimizi inanıyorum ki şaha kaldıracaktır. İşte o büyükşehir belediye başkan adayımız da Sayın Turgut Altınok’tur. Sayın Altınok işinin ehli, Ankara’nın sevdalısıdır. Gölbaşı’ndan Etimesgut’a, Polatlı’dan Ayaş’a, Kalecik’ten Keçirören’e, Kahramankazan’dan Yenimahalle’ye, Sincan’dan Beypazarı’na, Çankaya’dan Mamak’a, Çamlıdere’den Çubuk’a, Elmadağ’dan Evren’e, Güdül’den Haymana’ya, Akyurt’tan Bala’ya, Altındağ’dan Nallıhan’a, Kızılcahamam’dan Pursaklar ve Şereflikoçhisar’a, Ankara’nın tamamına Cumhur İttifakı mührünü vuracaktır” dedi.

‘MERKEZİ YÖNETİMLE YEREL YÖNETİM TEK SES OLACAK’

Ankara’nın son 5 yılını kayıp bir dönem olarak nitelendiren Bahçeli, şöyle dedi:  “Kayıp yıllar Allah’ın izniyle son bulacak. Merkezi yönetimle yerel yönetimler tek ses, tek yürek olacak. Belediye kaynaklarını bölücülüğe, bölücülere, teröristlere ve parti içi çıkar kavgalarına sevk eden dalaverecilerden milletimiz mutlaka hesap soracak. Hem demlenip hem milliyetçi olmak imkansızdır. Hem demlenen CHP’de bulunup hem ülkücülük iddiasını dillendirmek şiddetli bir çelişki; aynı şekilde şehitlerimize, gazilerimize, vatan ve milletimizin mukadderatına karşı duruştur. Gün, birleşme günüdür. Cumhur İttifakı’nın gönlünde herkese yer vardır. Cumhur İttifakı’nın yüreği herkesi kucaklamaya yetecektir. CHP’ye oy veren kardeşlerim, oyalanmayın, yalanlara kanmayın, istismara aldanmayın. Bugünkü CHP yönetimi zillete düşmüştür. Bugünkü CHP yönetimi Türkiye muhaliflerinin esaretine girmiştir, PKK’nın eline geçmiştir. Atatürk’ün CHP’si nerede, bugünkü CHP nerede? Terör devletine onay veren CHP’dir. Terör örgütleriyle iltisaklı kişileri belediyelere taşımayı amaçlayan CHP’dir. DEM’cilerle pazarlık yapıp, belediyeleri peşkeş çekmeye çalışan CHP’dir.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/bahceli-bugunku-chp-yonetimi-pkknin-eline-gecmistir-2/feed/ 0
Bahçeli: Bugünkü CHP yönetimi, PKK’nın eline geçmiştir https://www.haber60.com.tr/bahceli-bugunku-chp-yonetimi-pkknin-eline-gecmistir/ https://www.haber60.com.tr/bahceli-bugunku-chp-yonetimi-pkknin-eline-gecmistir/#respond Sun, 11 Feb 2024 14:36:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=7335

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Bugünkü CHP yönetimi zillete düşmüştür. Bugünkü CHP yönetimi Türkiye muhaliflerinin esaretine girmiştir, PKK’nın eline geçmiştir. Atatürk’ün CHP’si nerede, bugünkü CHP nerede” dedi.

Devlet Bahçeli, Ankara’da partisinin Seçmen İletişim Merkezi’nin açılışına katıldı. Burada konuşan Bahçeli, “Ankara’nın hızını yavaşlatanlarla oyalanacak halimiz kalmamıştır. Yavaş yavaş bu kentimizin enerjisini sömürenlerin gerçek yüzü ortaya çıkmıştır. Cumhuriyet’in yeni yüzyılında tıpkı kutup yıldızı gibi parlamasını, milli birliğin ve kardeşliğin timsali olmasını arzuladığımız başkentimizin hak ettiği, layık olduğu; tarihine, kültürüne ve sosyal dokusuna yakışan bir mevkiye ulaşması hepimizin görevidir. DEM’lenmiş CHP’nin perdesi kapanmalıdır” dedi.

‘5 YILDA ANKARA’YA ÇİVİ ÇAKILMADI’

Mevcut Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın, Ankara’da herhangi bir çalışmasının olmadığını öne süren Bahçeli, “5 yılda Ankara’ya çivi çakılmamıştır. Altyapı sorunu bir türlü çözülememiştir. Kutuplaşma ve kargaşadan başka bir şey görülmemiştir. Yollar, köprüler, tüneller kaderine terk edilmiştir. Ulaşım hizmetleri aksamış, trafik yoğunluğu daha da artmış, maalesef vatandaşlarımızı çileden çıkarmıştır. Büyükşehir Belediye Başkanı, 14 Mayıs ve 28 Mayıs 2023 seçim kampanyaları döneminde başkenti yüzüstü bırakmıştır. Sözde cumhurbaşkanı yardımcılığına heveslenen bu şahıs, Ankara’ya hüsran yaşatmış, nasıl bir koltuk meraklısı olduğunu, çıkarlarının peşinden nasıl koştuğunu ispatlamıştır. Algı belediyeciliği, istismar belediyeciliği, sosyal medya belediyeciliği, yalan belediyeciliği, riya belediyeciliği iflas etmiştir” diye konuştu.

‘CUMHUR İTTİFAKI MÜHRÜNÜ VURACAK’

31 Mart’ta Ankara’nın belini doğrultması gerektiğini kaydeden Bahçeli, “Sadece Ankara’yı düşünen, sadece Ankara’yı kalbinde taşıyan, sadece Ankara için çalışıp üreten, vatandaşlarımızın derdiyle dertlenip sevinciyle sevinen, Türk ve ‘Türkiye Yüzyılı’ hedefleriyle kenetlenen bir belediyecilik vizyonu başkentimizi inanıyorum ki şaha kaldıracaktır. İşte o büyükşehir belediye başkan adayımız da Sayın Turgut Altınok’tur. Sayın Altınok işinin ehli, Ankara’nın sevdalısıdır. Gölbaşı’ndan Etimesgut’a, Polatlı’dan Ayaş’a, Kalecik’ten Keçirören’e, Kahramankazan’dan Yenimahalle’ye, Sincan’dan Beypazarı’na, Çankaya’dan Mamak’a, Çamlıdere’den Çubuk’a, Elmadağ’dan Evren’e, Güdül’den Haymana’ya, Akyurt’tan Bala’ya, Altındağ’dan Nallıhan’a, Kızılcahamam’dan Pursaklar ve Şereflikoçhisar’a, Ankara’nın tamamına Cumhur İttifakı mührünü vuracaktır” dedi.

‘MERKEZİ YÖNETİMLE YEREL YÖNETİM TEK SES OLACAK’

Ankara’nın son 5 yılını kayıp bir dönem olarak nitelendiren Bahçeli, şöyle dedi:  “Kayıp yıllar Allah’ın izniyle son bulacak. Merkezi yönetimle yerel yönetimler tek ses, tek yürek olacak. Belediye kaynaklarını bölücülüğe, bölücülere, teröristlere ve parti içi çıkar kavgalarına sevk eden dalaverecilerden milletimiz mutlaka hesap soracak. Hem demlenip hem milliyetçi olmak imkansızdır. Hem demlenen CHP’de bulunup hem ülkücülük iddiasını dillendirmek şiddetli bir çelişki; aynı şekilde şehitlerimize, gazilerimize, vatan ve milletimizin mukadderatına karşı duruştur. Gün, birleşme günüdür. Cumhur İttifakı’nın gönlünde herkese yer vardır. Cumhur İttifakı’nın yüreği herkesi kucaklamaya yetecektir. CHP’ye oy veren kardeşlerim, oyalanmayın, yalanlara kanmayın, istismara aldanmayın. Bugünkü CHP yönetimi zillete düşmüştür. Bugünkü CHP yönetimi Türkiye muhaliflerinin esaretine girmiştir, PKK’nın eline geçmiştir. Atatürk’ün CHP’si nerede, bugünkü CHP nerede? Terör devletine onay veren CHP’dir. Terör örgütleriyle iltisaklı kişileri belediyelere taşımayı amaçlayan CHP’dir. DEM’cilerle pazarlık yapıp, belediyeleri peşkeş çekmeye çalışan CHP’dir.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/bahceli-bugunku-chp-yonetimi-pkknin-eline-gecmistir/feed/ 0
Bahçeli: Cumhur İttifakı ile yerel yönetimlerdeki ölü toprağını kaldıracağız https://www.haber60.com.tr/bahceli-cumhur-ittifaki-ile-yerel-yonetimlerdeki-olu-topragini-kaldiracagiz/ https://www.haber60.com.tr/bahceli-cumhur-ittifaki-ile-yerel-yonetimlerdeki-olu-topragini-kaldiracagiz/#respond Wed, 17 Jan 2024 13:03:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=3681 MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Cumhur İttifakı’nın ortak iradesiyle yerel yönetimlerdeki ölü toprağını kaldırıp son beş yıllık fetret devrine son vereceğiz. ” dedi.

Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda, önümüzdeki yüzyıla Türk milletinin mührünü vurmanın gayret ve gayesiyle çalışmalarına hız kattıklarını, derinlik kazandırdıklarını söyledi.

2024 yılının geneline bakıldığında iki önemli siyasi dönüm noktası olduğunu belirten Bahçeli, 2024’ün hem partisi hem de Türkiye adına ciddi gelişmelere sahne olacağını kaydetti.

Bu kapsamda ilk dönüm noktasının 17 Mart 2024’te demokratik şölen havasında yapmayı planlandıkları 14. Olağan Büyük Kurultay olduğunu vurgulayan Bahçeli, Milliyetçi Hareket Partisi’nin, 55 yıllık köklü bir geçmişe dayanan millet ve tarih eseri olduğunu söyledi.

Bahçeli, şöyle devam etti:

“14. Olağan Büyük Kurultayı’mız, yeni yüzyılın şuurunu taşıyacak, yenilenmiş kadro ve yüksek hedeflerin tayininde stratejik bir rol oynayacaktır. Önümüzdeki kurultayda, Türk devri sorumluluklarının idrakinde olan, ‘ben’ değil ‘biz’ diyen, kibri ve bencilliği elinin tersiyle iten, hesabi değil hasbi bakan, çıkarlarını omuzlamak yerine davayı omuzlayan, ‘bana kimse dokunmasın’ demek yerine risk alan, nefsini dizginlemeyi başaran, orada burada saklanmayı tercih eden değil her türlü saldırı ve iftiralara göğüs geren, pişmiş aşa su katmaktansa ‘çorbada tuzum olsun’ diyen kim varsa başımın gözümün üstündedir, elbette onlarla yolumuz bir ve aynıdır.”

-“CHP yönetimi istikametini hepten şaşırmıştır”

Devlet Bahçeli, 2024 yılındaki ikinci siyasi dönüm noktasının 31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri olduğunun altını çizerek, MHP’nin 55’inci yılı nedeniyle 55’şer isimden müteşekkil belediye başkan aday listelerinin ilkini 10 Ocak’ta, ikincisini 11 Ocak’ta, üçüncüsünü de 15 Ocak’ta paylaştıklarını hatırlattı.

Bugüne kadar 165 belediye başkan adayını belirleyip ilan ettiklerini anımsatan Bahçeli, üzerinde çalıştıkları diğer adayları da aynı şekilde ve peyderpey kamuoyunun bilgisine sunmayı planladıklarının bilgisini verdi.

Diğer partilerin de belediye başkan adaylarını açıkladığını hatırlatan Bahçeli, CHP’de işlerin sarpa sardığını, belediye başkan adaylarının tespitinde kriz ve karışıklığın bastırılamaz şekilde gün yüzüne çıktığını ifade etti.

Devlet Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İçeriden demlenen, dışarıdan yemlenen CHP yönetimi akli, fikri ve siyasi melekelerini kaybetmekle kalmamış, istikametini hepten şaşırmıştır. 1984 yılından bu yana terörle mücadelede çok sayıda şehit ve gazi verilmiştir. Bu çerçevede terörün kanlı suikastlarından milletimizin tamamı müteessir olmuş, milli yüreklere ateş düşmüştür. Terör ve bölücülük mağduru milletimizin güçlü iradesi, demlenmiş CHP’den hesap sormaya yeterlidir.

Kırk yıllık zaman diliminde hayatını kaybeden sivil vatandaşlarımızın yanında; asker, polis, korucu şehit ve gazilerimizin muhterem ailelerinin, yakınlarının ve sosyal muhitlerinde yer alan sevenlerinin sandık gücü bugünkü CHP’nin alacağı oy miktarının çok üstünde olmalıdır. Doğal ve doğru olanı da budur. Bedel ödemiş, acı çekmiş, gözyaşlarını içine akıtmış, şehit tabutu kaldırmış millet evlatlarının mecmuuyla demlenmiş CHP’nin oyları arasında büyük fark ortaya çıkmalıdır. Eğer bu fark oluşmuyorsa, son kırk yıla damga vuran terör zulmü nereye konulacak, bölücü ihanetin milli iradenin önüne geçmesi nasıl hazmedilecektir?”

-“Bunlar Türkiye karşıtlığında buluşan, sandığı ve demokrasiyi küçümseyen yeni yetme yobaz zihniyetlerdir”

Merkezi yönetimle birebir uyumlu yerel yönetimlerin tezahürü Türk ve Türkiye Yüzyılı hedeflerine, aynı zamanda milletin refah, mutluluk ve güven beklentisine doğrudan hizmet olduğunu vurgulayan Bahçeli, Cumhur İttifakı olarak bu kutlu hizmete talip olduklarını söyledi.

Devlet Bahçeli, “Bizde laf cambazlığı, kuyu kazma çaşıtlığı, eşkıya cazgırlığı, emperyalizm candanlığı, milli değerler cahilliği, terör ve bölücülük casusluğu değil; Türk ve Türkiye sevdasıyla yoğrulmuş kocaman ve inanmış bir yürek vardır. Bu suretle zulmetin ve zilletin karanlığı Allah’ın izniyle yarılacaktır.” dedi.

Sanatçı Zülfü Livaneli’nin bir TV kanalında yayımlanan ödül töreninde yaptığı konuşmayı hatırlatan Bahçeli, şöyle devam etti:

“Türkiye’ye yabancıların gözüyle bakan Livaneli soy isimli bir zat, beş para etmez aklının dibine çöreklenmiş kiri, pası bayağı bir dille açık etmiştir. Neymiş, 31 Mart seçimlerinde, ya gerici ordular, avcı taburları ya da hareket ordusu kazanacakmış. Bildiğimiz ve takip ettiğimiz kadarıyla Türkiye’de gerici ordu değil, kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri vardır ve düşman çatlatmaktadır. Yine avcı taburları diye bir şeyi ne gören, ne duyan, ne de şahit olan söz konusudur.

Meselenin püf noktası, Livaneli’nin bu tarihi çarpıtmasını ve milli iradeye layık gördüğü alçak iftirasını gülümseyerek ve hatta sevinç içinde dinleyen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanından sadra şifa tek bir itiraz gelmemiş olmasıdır. Alın birisini vurun ötekine. Çünkü bunlar Türkiye karşıtlığında buluşan, millete en ağır hakaretleri reva gören, sandığı ve demokrasiyi küçümseyen yeni yetme yobaz zihniyetlerdir.”

Millete gerici demenin küfür, kifayetsizlik olduğunu ifade eden Bahçeli, millete gerici demenin Türkiye’ye geriden bakmak olduğunu söyledi.

Bahçeli, bu sözlere İstanbulluların cevabını, 31 Mart 2024’te sandıkta oylarıyla vereceklerini kaydetti.

-“Bir daha İstanbul’un yıllarını çalmaya cüret etmemeli”

Devlet Bahçeli, 31 Mart’ta İstanbul’un muradına kavuşacağını belirterek, avcı taburları hezeyanını toplumsal bünyeye aşılamak isteyen asıl gerici ve kör taassubun mağlup ve mahcup edileceğini söyledi.

Bahçeli,”Mevsimlik belediye başkanlığı yapan, boş zamanlarında belediyeye uğrayan, bunun dışında her taşın altından çıkan, politikada ayak oyunlarıyla meşgul olan şahsa İstanbullu kardeşlerimin son yapacağı, tezkeresini eline tutuşturup Saraçhane’den yollamaktır. Sonrasında nereye gidiyorsa gitmeli, bir daha da İstanbul’un yıllarını çalmaya cüret etmemeli.” diye konuştu.

Devlet Bahçeli, İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Aydın, Antalya, Mersin, Muğla, Hatay, Eskişehir, Tekirdağ, Diyarbakır, Mardin ve Van’ın makus ve meyus talihinin Cumhur’un muhterem ve muteber iradesiyle değişeceğini, emanetin ehline teslim edileceğini söyledi.

Milliyetçi Hareket Partisi olarak var olan belediye başkanlıklarının sayısını artırmanın, Cumhur İttifakı’nın kesin ve ezici başarıya ulaşması için insanüstü bir emekle çalışmanın öncelikli görev ve sorumlulukları olduğunu vurgulayan Bahçeli, görevden kaçmayacaklarını, hedeflerden sapmayacaklarını kaydetti.

Vatanın her yöresinde geceli gündüzlü vatandaşlarla buluşacaklarını dile getiren Bahçeli, umutları tazeleyeceklerini, üretken belediyeciliği müjdeleyeceklerini belirtti. Bahçeli, “Cumhur İttifakı’nın ortak iradesiyle yerel yönetimlerdeki ölü toprağını kaldırıp son beş yıllık fetret devrine son vereceğiz.” dedi.

(Sürecek)

]]>
https://www.haber60.com.tr/bahceli-cumhur-ittifaki-ile-yerel-yonetimlerdeki-olu-topragini-kaldiracagiz/feed/ 0