Bağış – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Thu, 25 Jul 2024 07:12:10 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Doğuştan böbrek yetmezliği olan genç, annesinden böbrek nakliyle yaşama tutundu https://www.haber60.com.tr/dogustan-bobrek-yetmezligi-olan-genc-annesinden-bobrek-nakliyle-yasama-tutundu/ https://www.haber60.com.tr/dogustan-bobrek-yetmezligi-olan-genc-annesinden-bobrek-nakliyle-yasama-tutundu/#respond Thu, 25 Jul 2024 07:12:10 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=42138

MUĞLA’da doğuştan böbrek yetmezliği rahatsızlığı olan Sudenaz Kızılca (17), annesi Seray Kızılca’nın (40) bağışladığı böbrekle yaşama tutundu. Kızına hiç düşünmeden böbreğini bağışlayan Kızılca, “Tarif edilemeyecek bir duygu içindeyim. İkinci kez can olmak iyi bir şey” dedi. Sudenaz Kızılca ise “Annem doğurduğunda ilk canını bana vermişti. İkinci canını 17 yaşımda bir daha verdi. Canımı istese canımı veririm” diye konuştu.

Fethiye ilçesinde yaşayan Sudenaz Kızılca’ya, 6 yaşına geldiğinde doğuştan böbrek yetmezliği teşhisi konuldu. Böbrek fonksiyonunun yüzde 50’ye kadar düşmesi üzerine İzmir’e sevk edilen Kızılca, 2012 yılında İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde idrar yollarından böbreklere kaçak olduğu tespit edilince hemen ameliyat edildi. Tedavisine çok geç kalındığı için İzmir’de 4 yıl kadar hastalığı takip edilen Sudenaz Kızılca, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’ne sevk edildi. 2016’dan 2022 yılına kadar Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nde tedavisi süren Kızılca’nın sağlık durumunun gün geçtikçe kötüye gitmesi üzerine nakil olması gerektiği ifade edilerek, Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’ne gönderildi. Akdeniz Üniversitesi Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli Enstitüsü’nde kadavradan böbrek nakli için sıraya giren Sudenaz Kızılca’ya, böbrek çalışma değerinin yüzde 14’e düşmesi üzerine acil diyalize girmesi ve ardından nakil olması gerektiği belirtildi. Nakil olmak için lise eğitiminin bitmesini bekleyen Kızılca, okul bitince karnesini alamadan 27 Haziran’da annesinden nakledilen böbrekle yaşama tutundu.

SON AŞAMADA ANNESİNDEN NAKİL OLDU

Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Çocuk Nefroloji Bölümünde tedavisi tamamlanan Sudenaz Kızılca, böbrek yetmezliği nedeniyle yaşadığı sıkıntıları anlattı. Kızılca, “Bebeklikten böbrek rahatsızlığım vardı. Fethiye’de fark edemediler. 6 yaşında İzmir’e gittim. Orada teşhis konuldu. Böbrek ameliyatı oldum. Böbreğimdeki kaçağı kapattılar. Düzenli ilaçla yüzde 50 çalışan böbreğimi götürmeye çalıştılar. Akdeniz Üniversitesi’ne geldiğimde böbreğim yüzde 14 çalışıyordu. Naklin son aşamasına geldim. Diyalize alınacaktım, alınmadım. Lise eğitimimin bitmesini bekledim. Lise bitince direkt nakil oldum. Zorlu bir süreç geçirdim. 6 yaşında çocuk olduğum için çok sayıda ilaç kullanıyordum. Çok zorlanarak, ağlayarak ilaçlarımı içiyordum. 6 yaşıma kadar çocukluğum kabus gibi geçmişti. İştahsızlık, yemek yememe gibi durumlarım vardı. Çok zayıftım. Şimdi bundan sonra inşallah daha iyi olacağım” ifadelerini kullandı.

‘CANIMI İSTESE CANIMI VERİRİM’

Böbrek naklinden başta korktuğunu söyleyen Kızılca, “Annem böbreğini vereceğini söyledi. Annem doğurduğunda ilk canını bana vermişti. İkinci canını 17 yaşımda bir daha verdi. Canımı istese canımı veririm. İki canı bir arada verdi. Bazı anneler çocuklar için canını verir. Ben nakilden çok korkmuştum ama korkulacak bir şey yokmuş. Olduktan sonra herkese Allah yardım ediyor. Organ bağışı yapmalarını istiyorum. Her bir can, ilerde çocuklarınıza can olabilir. O yüzden bağış yapın” diye konuştu.

Hemşire olmak istediğini aktaran Sudenaz Kızılca, “Liseyi hemşire olarak bitirdim. Bu süreçte çok acı çektim. Bundan sonra başkalarına can olabilmek için hemşirelikte devam etmek istiyorum. Allah izin verirse üniversiteden sonra inşallah hemşire olmak istiyorum” dedi.

HİÇ DÜŞÜNMEDEN BÖBREĞİNİ VERDİ

Seray Kızılca ise kızı Sudenaz’ın bebekliğinden beri böbrek rahatsızlığı çektiğini belirterek, “Bebeklikte hep ateşlenirdi. Ateşlendiği zaman hastaneye götürürdüm. Boğaz enfeksiyonu deyip antibiyotik tedavisi yapıp geri çevirirlerdi. 6 yaşından sonra bir şeylerin farkına vardım, halsiz kalmaya başladı. Başka bir hastaneye götürdüm. İzmir, Denizli veya Antalya’ya gitmemiz gerektiğini söylediler. İzmir’e gittik, orada kapalı bir ameliyat oldu. Böbreklerde yüzde 15 açıklık kaldı, dediler ona da ilaç tedavisi uygulamaları gerektiğini söylediler ama ilaç tedavisi uygulansa da böbrek hasar gördüğü için sonunda nakil olması gerektiğini belirttiler. Nakli ötelemiş olduk. 17 yaşına kadar iyi bir süreç geçirmedik. Her gün hastanelerdeydik. 17 yaşında en son raddeye geldi. Antalya’da da nakil olmamız önerildi. Ben de hiç düşünmeden böbreğimi verdim” ifadelerini kullandı.

TARİFSİZ BİR DUYGU

Nakil için karar vermesinin çok uzun sürmediğini söyleyen Kızılca, “10 ay önce nakil olmamız gerekiyordu ama kızım ‘Liseden mezun olduktan sonra nakil olacağım’ dedi. Anne de olsanız bir şey söyleyemiyorsunuz. Mezuniyet sonrasında nakil oldu. Çok tarif edilemeyecek bir duygu içindeyim. Herkesin bağış yapmasını istiyorum. Hele ki, evlatları için bunu yapmalılar. İkinci kez can olmak da iyi bir şey. Evlatlar için bunu yapmak çok önemliymiş. Herkes organ bağışı yapsın” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/dogustan-bobrek-yetmezligi-olan-genc-annesinden-bobrek-nakliyle-yasama-tutundu/feed/ 0
İstanbul Vakfı’ndan 2024 yılı kurban bağışlarına 150 bin konserve et dağıtımı https://www.haber60.com.tr/istanbul-vakfindan-2024-yili-kurban-bagislarina-150-bin-konserve-et-dagitimi/ https://www.haber60.com.tr/istanbul-vakfindan-2024-yili-kurban-bagislarina-150-bin-konserve-et-dagitimi/#respond Tue, 23 Jul 2024 22:18:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=41668

Doğukan YILMAZ/ İSTANBUL, İSTANBUL Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, İstanbul Vakfı 2024 yılı kurban bağışları kapsamında hazırlanan konserve dağıtım etkinliğine katıldı. Burada bir konuşma yapan İmamoğlu, “Bu yıl 150 milyon liralık bağış topladık. Kurban vekaleti aldığımız bu bağışlarla birlikte 10 bin 714 adet kurban hissesiyle, 150 bin konserve et ürettik” dedi. İmamoğlu, ” Tam 200 bin ailenin evine et girecek ve 200 bin aileye bu dağıtımlar yapılacak” şeklinde konuştu. İstanbul Vakfı’na yapılan bağışlar kapsamında, 150 bin konserve etin yanı sıra, 50 bin ilikli kemik suyu ve işkembe çorbasının da dağıtımı yapılacak.

İstanbul Vakfı’na yapılan 2024 yılı kurban bağışları kapsamında hazırlanan konservelerin ihtiyaç sahiplerine dağıtımı yapıldı.İstanbul Vakfı’nın Çıkrıkçı yerleşkesindeki etkinliğe İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu da katıldı.İmamoğlu burada yaptığı konuşmada, 2024 yılındaki bağış ve konserve üretimiyle ilgili verileri paylaştı. İmamoğlu, son 5 yılda İstanbul Vakfı’na yapılan kurban bağışlarına ilişkin değerlendirmelerde de bulundu.İstanbul Vakfı’na yapılan bağışlar kapsamında, 150 bin konserve etin yanı sıra, 50 bin ilikli kemik suyu ve işkembe çorbasının da ihtiyaç sahiplerine dağıtımı yapılacak.

“DAYANIŞMA RUU NOKTASINDA ŞANSLI BİR MİLLETİZ”

İmamoğlu, “Temel besin maddelerinde birisi olan et konusundan bahsedildiğinde artık mutfağına et girmeyen yüzbinlerce haneyi tüm şehirlerimizde yaşıyoruz. Böyle zorlu dönemlerde toplumun dayanışma ruhu aslında çok önemli oluyor. Bu dayanışma ruhu noktasında da biz aslında şanslı bir milletiz. Çünkü milletçe bu tür anlarda gerçekten dayanışmayı komşuluk hukuku üzerinden, toplumsal hukuk üzerinden, hemşehrilik ve vatandaşlık hukuku üzerinden en üst seviyede koruyan, korumaya gayret eden, gelenekleri bu yönde olan bir milletiz. Tabii bu aynı zamanda bizim inancımızın da gereği, dayanışmayı ortaya koymak, toplumun zekat anlayışı ve fitre anlayışı tümden bu hassasiyetlerin öndeki uygulamalarından birisi” dedi.

“ASKIDA FATURA UYGULAMASI DÜNYA ÇAPINDA ÖRNEK ALINDI”

Başkan İmamoğlu, “Geçtiğimiz 5 yıl içerisinde özellikle pandemi döneminde insanların evlerinden çıkamadığı, işsiz kaldığı, ücret alamadığı dönemde toplumsal dayanışmanın çok farklı örneklerini şehirlerimizde, ülkemizin farklı noktalarında insanlarımız ortaya koydu. Biz o dönemde askıda fatura uygulamasıyla olağanüstü bir tarifi toplumsal dayanışmaya kazandırmış olduk. Hatta bu askıda fatura öyle bir seviyeye geldi ki dünya çapında farklı ülkelerde ve farklı şehirlerde uygulanır bir pozisyona döndü ve dünya çapında örnek alındı, ödüller aldı” diye konuştu.

“150 BİN KONSERVE ET ÜRETTİK”

İmamoğlu, “İnsanlarımız kurbanlarını dönüp bize vekaletini verdi. Biz de bu vekaleti alarak en çağdaş, en düzgün, en hijyenik ortamlarda kurban kesimi süreçlerini yönettik. Bunu yaparken inancımızın bütün gerekli kurallarını yerine getirerek kurban kesimiyle ilgili en ufak bir soru işareti kalmayacak şekilde kurumsal ilişkimizi de inşa ederek süreci yönettik. Kurbanlarımız kesildi, peki biz sadece vatandaşlarımızın, on binlerce vatandaşımızın bu süreçte sadece kurban kesmesine mi destek olduk ? Hayır. Esas niyetimiz başkaydı. Biz İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak yoksulluk haritasının yarattığı sıkıntılı ortamda ihtiyacı olan aileleri ve kişileri en iyi bilen kurumların başında geliyoruz.Bu yıl 150 milyon liralık bağış topladık. Kurban vekaleti aldığımız bu bağışlarla birlikte 10 bin 714 adet kurban hissesiyle birlikte 150 bin konserve et ürettik. Yani şu gördüğünüz konserve etlerimiz en hijyenik ortamda hazırlanmış, en doğru şekliyle hazırlanmış konserve etlerimiz. Tabii bunlar dana kuşbaşı konservesi şeklinde hazırlandı, paketlendi. Bunun yanına arkadaşlarımız başka bir ürün daha koydu. O da yine bu çok faydalı olduğu bilinen ilikli kemik suyu. Biz aslında bu yapılan 33 bin 46 konserve kemik suyu ve aynı zamanda 16 bin 954 adet de işkembe çorbası hazırladık. Yani 3 çeşit ürünü en hijyenik koşullarda, bütün tıbbi, bütün gıda kontrol mekanizmalarının en üst seviyede geçirilmesiyle beraber hazırlandı” ifadelerini kullandı.

“5 YILDA 1MİLYON AİLEYE ULAŞTIK”

Başkan İmamoğlu, “Tam 200 bin ailenin evine et girecek ve 200 bin aileye bu dağıtımlar yapılacak. Bu dayanışmanın en güzel konusu yine şu, veren el alan eli görmedi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi yani 16 milyon insana ait olan kurum ve onun güzide kurumu İstanbul Vakfı yine olağanüstü bir işbirliğini ortaya koydu. Hayırsever yurttaşlarımıza, kurbanını bize bağışlayan ve kurbanını bizimle paylaşan, vekaletini bize veren on binlerce insanımıza teşekkür ediyoruz. 5 yılda 1 milyon aileye ulaşan yardımlaşma köprüsü için minnet duyuyoruz Biz bunu çok daha yüksek seviyeye taşımak isteriz” şeklinde konuştu.

]]> https://www.haber60.com.tr/istanbul-vakfindan-2024-yili-kurban-bagislarina-150-bin-konserve-et-dagitimi/feed/ 0 Sepetli motosiklet kazasında beyin ölümü gerçekleşen kadının organları bağışlandı https://www.haber60.com.tr/sepetli-motosiklet-kazasinda-beyin-olumu-gerceklesen-kadinin-organlari-bagislandi/ https://www.haber60.com.tr/sepetli-motosiklet-kazasinda-beyin-olumu-gerceklesen-kadinin-organlari-bagislandi/#respond Fri, 19 Jul 2024 00:21:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=40693

DENİZLİ’nin Güney ilçesinde sepetli motosikletin dere yatağına düştüğü kazada eşi Oktay Burkay’ı (39) kaybeden, kendisi de yaralanıp hastaneye kaldırılan Emine Burkay’ın (37) beyin ölümü gerçekleşti. Kendisi de böbrek hastası olan ve organ nakli bekleyen Emine Burkay’ın vasiyeti üzerine karaciğeri İzmir’de bir hastaya nakledildi.

Kaza, 13 Temmuz’da Yeni Mahalle’de meydana geldi. Denizli’den Güney yönüne giderken Oktay Burkay’ın kontrolünü yitirdiği plakasız sepetli motosiklet, 3 metre yükseklikteki dere yatağına uçtu. Kazada, Güney Belediyesi’nde işçi olarak çalışan Oktay Burkay hayatını kaybetti, yaralanan eşi Emine Burkay ise Denizli Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.

Yoğun bakım servisinde tedavi gören Emine Burkay’ın beyin ölümü gerçekleşti. Vasiyeti üzerine ailesi Burkay’ın organlarını bağışladı. İzmir’den gelen ekip tarafından Burkay’dan alınan karaciğer İzmir’de bir hastaya nakledildi.

İKİSİ DE BÖBREK NAKLİYLE HAYATA TUTUNMUŞ

Emine Burkay’ın böbrek hastası olduğu, 2009 yılında babasından alınıp, kendisine nakledilen böbrekle sağlığına kavuştuğu ancak 6 ay önce tekrar eden hastalığı nedeniyle yeniden diyaliz tedavisi görmeye başladığı bildirildi. Eşi Oktay Burkay’ın da böbrek hastası olduğu ve 13 yıl önce babası Hasan Burkay’ın böbreği bağışlaması ile tekrar yaşama tutunduğu belirtildi.

‘AİLESİ VASİYETİ YERİNE GETİRİP BİR HASTAYA UMUT OLDU’

Denizli İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Berna Öztürk, Emine Burkay’ın ailesine baş sağlığı dileyerek organ bağışında bulundukları için teşekkür etti. Uzm. Dr. Öztürk, “5 yıldan fazla diyalize girmiş ve 2009 yılında babasının böbreği ile sağlığına kavuşmuş olan Emine Burkay’ın hikayesi, organ bağışının önemini bir kez daha gözler önüne seriyor. Burkay’ın böbreği ret verince ne yazık ki 6 aydır yine diyaliz süreci başlamış olup kendisi de organ nakli beklerken üzücü bir kaza sonucu hayatını kaybetmiştir. Organ nakli bekleyen hasta olarak yaşamında bu zorlu süreçleri çokça yaşamış olan Burkay, sağlığında organ bağışçısı olmuş ve ailesine de bu konuda vasiyet etmiştir. Emine Burkay’ın ailesi acılarını bir kenara bırakarak, vasiyeti yerine getirdiler, organ bağışında bulundular ve bir hastaya umut oldular. Onlara bu konuda duyarlılıklarından dolayı teşekkürlerimi iletiyor ve baş sağlığı diliyorum” dedi.

‘ORGAN BEKLEDİKLERİ İÇİN BAĞIŞ KONUSUNDA FARKINDALIĞI YÜKSEK BİR AİLE’

Uzm. Dr. Öztürk, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Emine Burkay’ın aynı kazada vefat eden eşi de diyaliz hastası olup, böbrek nakliyle sağlığına kavuşmuş. Diliyoruz ki kimse sağlığını kaybetmesin, organ bağışı beklemek zorunda kalmasın ama Türkiye’de ne yazık ki yaklaşık 33 bin hasta organ beklemektedir. Burkay ailesi, kendileri de uzun yıllar diyaliz süreci ve organ nakli bekledikleri için organ bağışı konusunda farkındalığı yüksek bir aileydi. Organ bağışının önemini; müdürlük olarak yürüttüğümüz ‘Her Bağış Yeni Bir Hayat Projesi’ kapsamında sağlık ekiplerimizin gayreti ile her alanda anlatmaya çalışıyoruz. Elbette, bu süreci yaşayanlar bu konuda çok daha duyarlı olabiliyorlar. Ama bizim amacımız, organ bağışında farkındalık düzeyini arttırmak ve bağış sayılarını çoğaltabilmek. Çünkü her bağış, organ nakli bekleyen hastalar için bir umut olmakta ve sağlıklarına kavuşabilmelerini sağlamaktadır. Vatandaşlarımızı da bu konuda duyarlı olmaya ve organ bağışında bulunmaya davet ediyoruz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/sepetli-motosiklet-kazasinda-beyin-olumu-gerceklesen-kadinin-organlari-bagislandi/feed/ 0
Organ Nakli Bekleyen Kadının Bağışlanan Organları Başkasına Umut Oldu https://www.haber60.com.tr/organ-nakli-bekleyen-kadinin-bagislanan-organlari-baskasina-umut-oldu/ https://www.haber60.com.tr/organ-nakli-bekleyen-kadinin-bagislanan-organlari-baskasina-umut-oldu/#respond Thu, 18 Jul 2024 23:16:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=40626 Organ nakli bekleyen kadının bağışlanan organları başkasına umut oldu

Uzun yıllar kendisi de nakil bekleyen Emine Burkay’ın vasiyeti yerine getirildi

DENİZLİ – Eşinin hayatını kaybettiği motosiklet kazası sonucu hastanede sürdürdüğü yaşam mücadelesini kaybeden 39 yaşındaki Emine Burak’ın organları vasiyeti üzerine bağışlandı. Kendisi de organ bekleyen bir diyaliz hastası olan Burkay’ın karaciğeri, İzmir’de organ bekleyen bir hastaya umut oldu.

Emine Burkay, 5 yıl diyalize girmesinin ardından 2009 yılında babasının böbreğiyle sağlığına kavuşmuş, 6 ay önce de böbreğinde tekrar sorun yaşaması ile diyalize girmeye başlamıştı. 13 Temmuzda ise eşiyle birlikte geçirdiği trafik kazası sonrası Denizli Devlet Hastanesi’ne getirilen Emine Burkay, burada yapılan tahlil ve tetkiklerden sonra Erişkin Yoğun Bakım Ünitesi’nde tedaviye alındı. Yoğun bakımdaki tüm müdahalelere rağmen Burkay’ın 4 gün sonra beyin ölümü gerçekleşti. Denizli Devlet Hastanesi Organ Nakli Birimi tarafından aile ile yapılan görüşmeler sonunda Emine Burkay’ın organları bağışlandı. İzmir’den gelen ekipler tarafından karaciğeri alınarak İzmir’de organ bekleyen bir hastaya gönderildi.

Uzun yıllar kendisi de nakil bekleyen Burkay’ın vasiyeti yerine getirildi

Denizli İl Sağlık Müdürü Uz. Dr. Berna Öztürk, Emine Burkay’ın ailesine baş sağlığı dileyerek organ bağışında bulundukları için teşekkür etti. Öztürk; “5 yıldan fazla diyalize girmiş ve 2009 yılında babasının böbreği ile sağlığına kavuşmuş olan Emine Burkay’ın hikayesi organ bağışının önemini bir kez daha gözler önüne seriyor. Burkay’ın böbreği red verince ne yazık ki 6 aydır yine diyaliz süreci başlamış olup kendisi de organ nakli beklerken üzücü bir kaza sonucu hayatını kaybetmiştir. Organ nakli bekleyen hasta olarak yaşamında bu zorlu süreçleri çokça yaşamış olan Burkay, sağlığında organ bağışçısı olmuş ve ailesine de bu konuda vasiyet etmiştir. Emine Burkay’ın ailesi acılarını bir kenara bırakarak, vasiyeti yerine getirdiler, organ bağışında bulundular ve 1 hastaya umut oldular. Onlara bu konuda duyarlılıklarından dolayı teşekkürlerimi iletiyor ve baş sağlığı diliyorum. Öğrendim ki Emine Burkay’ın aynı kazada vefat eden eşi de diyaliz hastası olup, böbrek nakliyle sağlığına kavuşmuş. Diliyoruz ki kimse sağlığını kaybetmesin, organ bağışı beklemek zorunda kalmasın ama Türkiye’de ne yazık ki yaklaşık 33 bin hasta organ beklemektedir. Burkay ailesi, kendileri de uzun yıllar diyaliz süreci ve organ nakli bekledikleri için organ bağışı konusunda farkındalığı yüksek bir aileydi. Organ bağışının önemini; Müdürlük olarak yürüttüğümüz ‘Her Bağış Yeni Bir Hayat Projesi’ kapsamında sağlık ekiplerimizin gayreti ile her alanda anlatmaya çalışıyoruz. Elbette, bu süreci yaşayanlar bu konuda çok daha duyarlı olabiliyorlar. Ama bizim amacımız, organ bağışında farkındalık düzeyini arttırmak ve bağış sayılarını çoğaltabilmek. Çünkü her bağış, organ nakli bekleyen hastalar için bir umut olmakta ve sağlıklarına kavuşabilmelerini sağlamaktadır. Vatandaşlarımızı da bu konuda duyarlı olmaya ve organ bağışında bulunmaya davet ediyoruz” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/organ-nakli-bekleyen-kadinin-bagislanan-organlari-baskasina-umut-oldu/feed/ 0
Kızılay, 2024 yılının ilk 6 ayında 1 milyon 373 bin ünite kan bağışı aldı https://www.haber60.com.tr/kizilay-2024-yilinin-ilk-6-ayinda-1-milyon-373-bin-unite-kan-bagisi-aldi/ https://www.haber60.com.tr/kizilay-2024-yilinin-ilk-6-ayinda-1-milyon-373-bin-unite-kan-bagisi-aldi/#respond Fri, 05 Jul 2024 21:09:45 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=37287

Kızılay, 2024 yılının ilk 6 ayına ilişkin kan bağış verilerini açıkladı. 1 milyon 373 bin ünite kan bağışının yapıldığı ilk 6 ayda bağışçılar arasında ilk sırayı lise mezunları alırken, nüfusuna oranla en fazla kan bağışı yapan iller Isparta, Gaziantep ve Erzincan oldu.

Kanunla kendisine verilen “güvenli ve düzenli kan bağışı sağlama” görevi çerçevesinde ülke genelinde 18 Bölge Kan Merkezi, 69 Kan Bağış Merkezi, 300’den fazla mobil ve sabit ekip ile kan bağışı çalışmalarını yürüten Türk Kızılay, 2024 yılının ilk 6 ayında 1 milyon 373 bin 168 ünite kan bağışına ulaştı. Toplamda 1,2 milyon kişiden toplanan kan bağışının yüzde 28’i ilk kez kan bağışında bulunan gönüllülerden geldi. Kızılay’ın düzenli kan bağışçı sayısı ise 900 bine yaklaştı. Ülke genelinde 1128 hastanenin günlük kan ve kan bileşeni ihtiyacını karşılayan Kızılay, son 6 ayda Türkiye’nin kan ihtiyacının yüzde 96’sını karşıladı.

EN ÇOK KAN BAĞIŞI 20 YAŞTAN

Yılın ilk 6 ayında kan bağışında bulunan 1,2 milyon gönüllünün bazılarının birden fazla kan bağışlaması sayesinde kan bağışı rakamı 1.37 milyona ulaştı. Kan bağışlayanların yüzde 88’sini erkekler, yüzde 12’sini ise kadınlar oluşturdu. Kan bağışında bulunanların yüzde 60’tan fazlasını 20-45 yaş aralığı oluştururdu. 20-25 yaş aralığındaki kişiler toplam kan bağışının yüzde 18’ini verdi.

LİSE MEZUNLARI YÜZDE 34’LE BİRİNCİ

Eğitim durumuna göre en fazla kan bağışı, bağışçıların yüzde 34’ünü oluşturan lise mezunları ile yüzde 21’ini oluşturan üniversite mezunlarından alındı. Ardından sırayla ilkokul, ortaokul ve ön lisans mezunları geldi.

BAĞIŞ ŞAMPİYONU ISPARTA OLDU

Yılın ilk 6 ayında en yüksek kan bağışına ulaşan iller sırasıyla İstanbul (251 bin 111 ünite), Ankara (110 bin 429 ünite) ve İzmir (75 bin 627 ünite) oldu. Kan bağış rakamları nüfus etkisinden arındırıldığında ise bağış oranı en yüksek şehir yaklaşık yüzde 5’le Isparta oldu. Isparta’yı yüzde 4’lük oranlarla Gaziantep ve Erzincan izledi.

76 BİN KÖK HÜCRE BAĞIŞÇISI

Türk Kızılay, kök hücre tedavisi bekleyen hastalar için de 2013 yılından bu yana Türkök Projesi’nde aktif görev alıyor. Proje kapsamında yılın ilk 6 ayında 76 bin 56 kişi kök hücre bağışçısı oldu. Bugüne dek 23 bin 582 eşleşme ve 5942 kök hücre naklinin gerçekleştiği proje kapsamında toplam 1 milyon 143 bin 191 aktif kök hücre bağışçı adayı bulunuyor.

KAN BAĞIŞI İÇİN 30 DAKİKA AYIRMAK YETERLİ

Ülkemizin kan ihtiyacını karşılamak üzere çalışan Türk Kızılay “Birbirimize Candan Bağlıyız” sloganıyla yürüttüğü kan bağışı kampanyası kapsamında, 18-65 yaş arası sağlıklı her bireyi düzenli kan bağışıyla hayat kurtarmaya çağırıyor. Kan bağışlamak isteyen vatandaşlar, en yakın Kızılay Kan Bağışı noktasına giderek form doldurduktan sonra doktor kontrolünde yapacağı kan bağışıyla 30 dakika içinde kan dostları arasına katılabiliyor. Erkekler 3 ayda bir, kadınlar 4 ayda bir kan bağışında bulunabiliyor.

HAYAT KURTARAN BAĞIŞÇILARA ONUR MADALYALARI

Türk Kızılay, Sağlık Bakanlığı ile hayata geçirdiği Ulusal Kan Temini Projesi kapsamında, kan ve kan ürünleri teminini tamamen gönüllülük esasına dayalı bir yaklaşımla gerçekleştiriyor. Kan ve Kan Ürünleri Yönetmeliği’ne uygun olarak karşılıksız ve gönüllü kan bağışını teşvik etmek amacıyla düzenli bağışçılarını bronz, gümüş ve altın adıyla verilen madalyalarla ödüllendiriyor. Kızılay’ın altın madalyaları 925 ayar gümüş üzerine altın kaplama olarak hazırlanıyor. Dünya genelindeki benzer programları örnek alarak uyguladığı madalya programıyla Kızılay, kan bağışçılarını maddi değil, manevi değeri yüksek bir hatıra nişanıyla onurlandırmayı amaçlıyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/kizilay-2024-yilinin-ilk-6-ayinda-1-milyon-373-bin-unite-kan-bagisi-aldi/feed/ 0
Emekli Astsubayın Kadavra Bağışıyla Eğitim Veren Üniversite https://www.haber60.com.tr/emekli-astsubayin-kadavra-bagisiyla-egitim-veren-universite/ https://www.haber60.com.tr/emekli-astsubayin-kadavra-bagisiyla-egitim-veren-universite/#respond Thu, 27 Jun 2024 21:34:15 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=36164 Bursa’da 11 yıl önce bedeninin kadavra olarak kullanılmasını vasiyet eden emekli astsubay ve röntgen teknisyeni Fehmettin Saymaz’ın (70) Uludağ Üniversitesi’nde binlerce öğrencinin yetişmesine sebep olan naaşı yakınlarına teslim edildi. Uludağ Üniversitesi’ndeki törenin ardından Saymaz’ın cenazesi toprağa verilmek üzere Balıkesir’in Ayvalık ilçesine gönderildi.

Bursa’da Askeri Hastane’de röntgen teknisyeni olarak görev yaparken emekli olan 70 yaşındaki 2 çocuk babası Fehmettin Saymaz, 2013 yılında zatürre teşhisiyle Onkoloji Hastanesi’ne yatırıldı. Burada vefat ederse bedeninin kadavra olarak kullanılmasını vasiyet eden Saymaz’ın naaşı 20 Mayıs 2013 tarihinde hayata veda edince Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne götürüldü.

Burada tıp fakültesi öğrencilerinin derslerinde kadavra olarak kullanılan Fehmettin Saymaz’ın naaşının 11 yıl sonra ailesine teslim edilmesine karar verildi.

Aile fertlerinden kardeşi Ergin Saymaz (65) kızı Çiğdem Saymaz Narlı (56) ve Semra Kama (58) Uludağ Üniversitesi’nde törenle naaşı teslim aldılar.

Fehmettin Saymaz’ın cenazesinin Ayvalık’ta düzenlenen tören ve cenaze namazının ardından ilçe mezarlığına defnedileceği öğrenildi.

“Babam ihtiyaç olduğunu haberlerde görmüş”

Ayvalık Adliyesi’nden emekli olan ve burada yaşayan Çiğdem Saymaz Narlı cenazeyi teslim alırken şunları söyledi: “Babam 11 sene önce vefat etti. Ölmeden önce kendi isteği, kadavra olarak teslim olmaktı. Biz de çok büyük zorluklarla annem, eniştem uğraşarak teslim ettik. Bu tür durumlar yaygın olmuyormuş. Neredeyse vazgeçecektik. Uludağ Üniversitesi’ne kadavra olarak bağış yapıldı. Babam askeri hastanede röntgen teknisyeni olarak görev yapıyordu. En son görev yeri Denizli idi. Orada emekli oldu. Orada yaşıyorduk. Babamın neden vefat ettiği tam anlaşılamadı. Zatürre dediler. En son biz öğrendiğimizde, akciğerine sıçrama yapmış. Hangi kanser türüydü tam net bilmiyoruz. Çabuk ilerleyen bir hastalıkmış. Denizli’de bir aya yakın kaldık hastanede. Kendi imkanlarımızla Bursa’ya geldiğimizde ilk olarak Göğüs Hastanesi’nde tedavi gördü. Onkoloji Hastanesi’ne bir hafta sonrasında yattık. Bir hafta normal kaldı. Bir hafta da yoğun bakımda geçirdi. Kendi talebiyle kadavra olmasını istedi. Annem kabul etmeyeceği için bana, amcama söyledi. Haberlerde görmüş. Kadavrasız eğitimde tıp öğrencilerinin sıkıntı yaşadığını görmüş. Kadavra ihtiyacı olduğunu duymuş, eğer vefat edersem beni kadavra olarak bağışlayın diye ısrar etti. Bağış yaparken bize 5 yıl dediler. Korona virüs ve deprem döneminde kullanılmadığı söylendi. Geçen yıllarda telefonla aradım. Kadavra eksikliğinden dolayı daha uzun kalmış. Teslim alma talebi bizden geldi ve bugün defnedeceğiz. 11 yıl babamın hep yaşadığını düşündüm. Bugün bir eksik tamamlanmış gibi olacak. Ayvalık’ta defnedeceğiz” diye konuştu.

“Kadavra bağışı yetersiz”

Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Anatomi Anabilim Dalı Başkanı Prof Erdoğan Şendemir de Türkiye’de 120 Tıp Fakültesi olmasına rağmen beden bağışının çok düşük olduğunu ifade ederek, “Fehmettin Saymaz binlerce tıp fakültesi öğrencisine alabileceği en iyi eğitimi alabilmesi için bedenini bağışlayarak büyük hizmette bulundu. Ölçülebilir bir hizmet değildir. Ülkemizde 120 tıp fakültesi olmasın rağmen beden bağışı düşüktür. Pek çok tıp fakültesinde kadavra bulunmamaktadır. Bağışçıların varlığı ve aileleri bizim için anlamlı ve değerli. Nasıl organ bağışı ile çok hayat kurtulması mümkün ise beden bağışı da hekimlerin yetişmesi açısından karşılıksız değere sahiptir. Uzunca süre insanlığa hizmet etmiş Fehmettin Saymaz’ı ve yakınlarını şükranla anıyoruz. Büyük bir borçtur. Öğrencilerimiz buna saygıyla yaklaşıp alabilecekleri en büyük eğitim ve bilgiyi Fehmettin Saymaz’dan almışlardır. Sonsuz saygı ve şükranlarımızı sunuyoruz. Kadavra bağışı ne yazık ki yeterli değildir. 40 yıl önceki Avrupa’nın durumunu yaşıyoruz. Bağış sayısı yavaş yavaş artıyor. Ailelerin yaklaşımı ile birlikte bir ivme var. Yeterli mi hayır. Anadolu’da pek çok tıp fakültesinde kadavra bulmak zor. Batı kentlerinde Ege’de, Mersin’de, İstanbul, Ankara’da bağışlar arttı. Bunun yetmediği kesin. 8-10 öğrenciye bir beden sunabilmemiz lazım. Tıp Fakültesinde bir sınıfta 400 öğrencimiz var. Toplam 1600 öğrencimiz var. 10 öğrenciye bir beden sunacaksak çok sayıda bedene ihtiyacımız var. Öğrencilerimiz çok görmek istedikleri yeterlilikte bir bedenle karşı karşıya gelemiyorlar. Umutluyuz inançlıyız, ailelerden beklentimiz beden bağışlayanlardan geri kalmamaları. Tıp Fakültelerinin anatomi anabilim dallarına başvurmaları. Ben Saymaz’a ve ailesine teşekkürlerimi sunuyorum” diye konuştu. – BURSA

]]>
https://www.haber60.com.tr/emekli-astsubayin-kadavra-bagisiyla-egitim-veren-universite/feed/ 0
Türk Kızılayı, Kan Stoklarının Azalması Nedeniyle Vatandaşları Kan Bağışına Çağırıyor https://www.haber60.com.tr/turk-kizilayi-kan-stoklarinin-azalmasi-nedeniyle-vatandaslari-kan-bagisina-cagiriyor/ https://www.haber60.com.tr/turk-kizilayi-kan-stoklarinin-azalmasi-nedeniyle-vatandaslari-kan-bagisina-cagiriyor/#respond Fri, 05 Apr 2024 08:06:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=26314 Türk Kızılayı Genel Başkan Yardımcısı Ramazan Saygılı, azalan kan stoklarıyla ilgili vatandaşları kan bağışına çağırarak, ” Türkiye’nin 300 noktasında canlı operasyon yönetiyoruz. Kan sürekli ve acil bir ihtiyaç. Ramazan Bayramı’nda Allah muhafaza bir kaza olması durumu ya da hastanelerde yapılan operasyonlar için stokumuz olması gerekiyor” dedi.

Türkiye’nin 300 noktasında 7 gün 24 saat esasına göre bağış noktalarında ülkenin kan operasyonunu yürüten Türk Kızılayı’nın kan stoku Ramazan ayında düşüşe geçti. Türk Kızılayı Genel Merkezi’nde yapılan çağrılar sonucu bağışlarla Kızılay’ın stoklarında bir miktar artış yaşandı ancak yeterli artış sağlanmadı.

“Operasyonlar için stokumuz olması gerekiyor”

Türk Kızılayı Genel Başkan Yardımcısı Ramazan Saygılı, İhlas Haber Ajansı’na açıklamalarda bulundu. Saygılı, herkesi kan bağışına davet ederek, “Ramazan’ın son haftasına girerken çok sıkıntı yaşamadan ucu ucuna getirdik. Bütün kan bağışçılarımızı Türkiye’deki 300 noktaya gelerek, bilmedikleri ve tanımadıkları birilerine şifa olma adına kan bağışlarını yapmalılar. Kan sürekli ve acil bir ihtiyaç. Ramazan ayında gerekli stoklarımızın olması gerekiyor. Ramazan Bayramı’nda Allah muhafaza bir kaza olması durumu ya da hastanelerde yapılan operasyonlar için stokumuz olması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

“Düzenli kan bağışı yapmaya davet ediyorum”

Kan vermenin iyiliği bulaştırdığını vurgulayan Saygılı, “Türkiye’nin 300 noktasında canlı operasyon yönetiyoruz. Kanları aldıktan sonra akredite olmuş laboratuvarda işliyoruz. Sonrasında ülke çapındaki özel ve kamu hastanesi olan bin 156 hastaneye lojistiğini sağlıyoruz. Kıymetli bağışçılarımız akşam eve gidince anne ve babaları bugün ne iş yaptınız dediklerinde bugün kan verdik, tanımadığımız birilerine iyiliği bulaştırdık ve hayata tutunmasına vesile olduk demeleri için de Kızılay noktalarımız açık. Özellikle bağışçı sayısı olarak bayram sonu artmasını bekliyoruz. Kızılay’a erkek kardeşlerimizi 3 ayda bir kadın kardeşlerimizi de 4 ayda bir düzenli kan bağışı yapmaya davet ediyorum” diye konuştu.

“Her bireye kan ihtiyacı hasıl oluyor”

Ramazan dolayısıyla bazı Kızılay Kan Bağış Merkezlerinin gece 24.00’a kadar açık olduğunu aktaran Ramazan Saygılı, “Ailemizin her bireyine bu kan ihtiyacı hasıl oluyor. Dolayısıyla stoklarımızda hazır olursa hastanede şifa bekleyen vatandaşlarımız kan bağışından dolayı sıkıntı yaşamamış olur ve şifa bulurlar. Gece 24.00’a kadar kan merkezleri açık” dedi.

Kan bağışı yapan doktor Kayhan Süreyya İşgüzar ise hastanelerde kan ihtiyacının her zaman olduğuna dikkat çekerek, “Bir hekim olarak herkesi kan vermeye davet ediyorum. Hastanelerde inanılmaz ihtiyacımız oluyor. Bu konuda bütün vatandaşları duyarlı olmaya davet ediyorum. Kan vermek orucu bozmuyor bu aslında bilinen bir şey, o nedenle gönül rahatlığıyla gelip bağış yapabilirler” ifadelerini kullandı.

“Kan bağışını alışkanlık haline getirmemiz lazım”

270’inci kan bağışını yapan Zeki Özen de düzenli kan bağışına çağrı yaparak, “Kan bağışında mühim olan düzenli kan vermektir. Düzenli kan bağışı yapmak hem sizin kendi sağlığınız hem de diğer insanlara yardımcı olmanız içindir. Bir olay oldu hemen gideyim kan vereyim olayı değil, bunu alışkanlık haline getirmemiz gerekiyor. Akdeniz bölgesinde yaşıyoruz ve Akdeniz anemisi olduğu için burada trombosit ihtiyacı fazla oluyor. Yılda 4 defa kırmızı kan verebiliriz fakat 24 defa dediğimiz trombosit verebiliriz. Genelde ağırlıklı olarak trombosit kan veriyorum. Çünkü Akdeniz bölgesinde bunun hastası çok. 270’inci kan bağışımı yapıyorum” diye konuştu. – ADANA

]]>
https://www.haber60.com.tr/turk-kizilayi-kan-stoklarinin-azalmasi-nedeniyle-vatandaslari-kan-bagisina-cagiriyor/feed/ 0
CHP İstanbul İl Başkanlığı’nda Para Sayma Görüntülerine İlişkin Soruşturmada Turgay Özcan’ın İfadesi Ortaya Çıktı https://www.haber60.com.tr/chp-istanbul-il-baskanliginda-para-sayma-goruntulerine-iliskin-sorusturmada-turgay-ozcanin-ifadesi-ortaya-cikti/ https://www.haber60.com.tr/chp-istanbul-il-baskanliginda-para-sayma-goruntulerine-iliskin-sorusturmada-turgay-ozcanin-ifadesi-ortaya-cikti/#respond Fri, 29 Mar 2024 01:48:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=24625 CHP İstanbul İl Başkanlığı’nda çekildiği öne sürülen para sayma görüntülerine ilişkin soruşturmada, CHP Parti Meclisi (PM) üyesi Turgay Özcan’ın savcılıkta verdiği ifadesi ortaya çıktı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, CHP İstanbul İl Başkanlığı’nda çekildiği iddia edilen ve sosyal medyada paylaşılan para sayma görüntülerine ilişkin yürütülen soruşturma devam ediyor.

Bu kapsamda bugün CHP Parti Meclisi üyesi Turgay Özcan’ın savcılıkta verdiği ifadesinde, şüpheli Serkan Çebi’nin dostu olduğunu, söz konusu bağışların bir kısmına makbuz kesildiğini ancak hangi bağış karşılığında, kime ne kadar bağış makbuzu verildiğini bilmediğini belirtti.

O dönem Parti Genel Saymanlığından kendisinin de başkanı olduğu CHP Küçükçekmece İlçe Başkanlığına yapılacak bağışlar karşılığında verilecek makbuz koçanları gönderildiğini iddia eden Özcan, kendisinin bağışı parti adına aldığı için bu bağışlara karşılık makbuz verilip verilmemesi gerektiğini bilmediğini öne sürdü.

Bağış kampanyası devam ederken isimlerini hatırlayamadığı bazı arkadaşlarının kampanyaya destek olmak amacıyla meblağını hatırlayamadığı paraları kendisine elden teslim ettiğini aktaran Özcan, böylece 80-85 bin lira bağış parasının kendisinde toplandığını anlattı.

Özcan, 9 Aralık 2019’da ismini hatırlayamadığı CHP İstanbul İl Başkanlığından bir yöneticinin kendisini arayarak toplanan paraları söz konusu adrese götürmesini istediğini ancak kendisinin o sırada müsait olmadığını dile getirerek, şöyle devam etti:

“Kendisine güvendiğim, uzun yıllar dostum olan Serkan Çebi’yi arayarak durumu anlattım. Geldiğinde kendisine bir poşet içerisinde toplamış olduğum bağışları verdim ve hatta kendisine bu poşette bulunan paraları 100 bin liraya tamamlayarak kendisine verdiğim adrese götürüp teslim etmesini istedim. O da kabul etti. Kendisi de vermiş olduğum bağış paralarının üzerine 15-20 bin lira ekleyerek toplamda 100 bin lira olmak üzere belirtilen adrese götürdü. Paranın belirtilen adreste kime teslim edileceği bana söylenmedi.”

Özcan’a kendisinin para verip karşılığında makbuz alıp almadığının sorulması üzerine şüpheli, hatırlayamamakla birlikte yaklaşık 8-10 bin lira bağışladığını söyleyerek, şöyle dedi:

“Ben bağış kampanyası yapıldığı dönemde CHP Küçükçekmece İlçe Başkanı olmama ve Parti Genel Saymanlığından benim de başkanı bulunduğum CHP Küçükçekmece İlçe Başkanlığına makbuz koçanları gönderilmesine rağmen bana teslim edilen paralar karşılığında bu arkadaşlara makbuz vermedim. Hatta parayı benden teslim alarak görüntülerini çekildiği ofise götüren arkadaşım Serkan Çebi’nin benim teslim ettiğim paranın üzerine eklemiş olduğu 15-20 bin lira karşılığında da herhangi bir makbuz veya belge vermedim. Zaten uzun yıllar bu insanlar beni tanıdığı için bana güvenirler ve hiçbir şekilde benim bu parayı amacım dışında kullanmayacağımı bilirler.”

“Bağışlara karşılık olarak makbuz veya herhangi bir belge vermemenin suç olduğunu da bilmiyordum”

Söz konusu paraların usule uygun bir şekilde toplanıp toplanmadığını veya belgelendirilip belgelendirilmediği konusunda sorumluluk ve yetkinin Genel Merkeze ait olduğunu, paraların bir kısmına makbuz kesilmiş olabileceğini, durum böyleyse kendilerinin biz bu makbuzları zaten Genel Merkeze gönderdiklerini ifade eden Özcan, “O tarihlerde Parti Genel Saymanlığından bağışların karşılığında verilecek makbuzlar gönderilmişti. Ancak bizzat benim yaptığım ve bana yapılan bağışlara ilişkin herhangi bir makbuz kesmedim veya bu kişilere vermedim. Partiye yapılan bağışlara karşılık olarak makbuz veya herhangi bir belge vermemenin suç olduğunu da bilmiyordum.” diye konuştu.

Soruşturma

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, bazı sosyal medya hesaplarında, “Fatih Keleş’in CHP İstanbul İl Başkanlığında para destelerini sayarken çekilen görüntüleri ortaya çıktı” notuyla paylaşılan görüntülere ilişkin resen soruşturma başlattı.

Soruşturma kapsamında İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, eski CHP İstanbul İl Başkan Yardımcısı Özgür Nas, eski CHP İstanbul İl Başkanlığı Basın Danışmanı Can Poyraz, CHP İstanbul İl Başkanlığının bulunduğu binayı CHP’ye satan Ali Rıza Braka, İmamoğlu İnşaat Şirketi’nin Genel Müdürü Tuncay Yılmaz ve eski CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun ifadesi alınmıştı.

Söz konusu görüntülerde yer aldığı tespit edilen Şişli Belediye Başkan Yardımcısı Onur Öksel’in “şüpheli”, hukuk bürosunun sahibi Gökhan Taşkapan’ın ise “bilgi sahibi” sıfatıyla ifadesinin alındığı soruşturmada, Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi’nin oğlu Serkan Çebi, Maltepe Belediye Başkanı Ali Kılıç’ın danışmanı Melih Morsümbül, iş insanı Hüseyin Köksal’ın şoförü Servet Yıldırım, Maltepe Belediye Başkanı Ali Kılıç ile Şişli Belediye Başkanı Muammer Keskin de şüpheli olarak ifade vermişti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-istanbul-il-baskanliginda-para-sayma-goruntulerine-iliskin-sorusturmada-turgay-ozcanin-ifadesi-ortaya-cikti/feed/ 0
CHP İstanbul İl Başkanlığı’nda ‘para sayma’ görüntüleri soruşturması https://www.haber60.com.tr/chp-istanbul-il-baskanliginda-para-sayma-goruntuleri-sorusturmasi-2/ https://www.haber60.com.tr/chp-istanbul-il-baskanliginda-para-sayma-goruntuleri-sorusturmasi-2/#respond Fri, 29 Mar 2024 01:09:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=24602 CHP İstanbul İl Başkanlığı’nda çekildiği öne sürülen ‘para sayma’ görüntülerine ilişkin soruşturma çerçevesinde Savcılığa ifade veren Şişli Belediye Başkanı Muammer Keskin’in ifadesi ortaya çıktı. Keskin’in ifadesinde, “Toplamda 9 kişiden 400 bin lira civarında bağış topladık. Bağış kampanyası ve paranın harcanması noktasında bütün sorumluluk CHP İstanbul İl Başkanlığına aittir. Arkadaşlarımdan aldığım ve il binasının satın alınması için topladığım paralara karşılık makbuz vermeyi düşünemedim. Ben kendi yapmış olduğum bağış karşılığında da herhangi bir belge veya makbuz almadım. Bu makbuzların CHP İstanbul İl Teşkilatı tarafından bana gönderileceği söylendi” dediği öğrenildi.

Sosyal medyada Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul İl Başkanlığı’nda çekildiği öne sürülen ‘para sayma’ görüntülerine ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca maddi gerçeğin ortaya çıkarılması, suç ve suç unsuru bulunup bulunmadığının tespiti için re’sen soruşturma başlatılmıştı. Soruşturma çerçevesinde, CHP eski İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, söz konusu binayı sattığı öne sürülen Ali Rıza Braka, İmamoğlu İnşaat Genel Müdürü Tuncay Yılmaz, Maltepe Belediye Başkanı Ali Kılıç ve CHP Meslis Üyesi Turgay Özcan’ın da arasında bulunduğu 12 kişi ‘şüpheli’ sıfatıyla Savcılığa ifade vermişti

“Bağış kampanyası ve paranın harcanması noktasında bütün sorumluluk CHP İstanbul İl Başkanlığına aittir”

12 şüphelinin ifade verdiği soruşturma çerçevesinde, Şişli Belediye Başkanı Muammer Keskin de 13. şüpheli olarak Savcılığa ifade verdi. Keskin ifadesinde, “2019 yılında CHP İstanbul İl Başkanlığı tarafından ‘Bir Tuğla da Sen Koy’ bağış kampanyası başlatıldı. Kampanya kapsamında toplanacak paralarla CHP İstanbul İl Başkanlığı Binası alınması planlanıyordu. Bu husus CHP parti meclisinde ve belediye başkanlarının kendi

aralarında yapmış oldukları toplantılarda sürekli olarak konuşulan bir konuydu. Ben de CHP Parti mensubu ve aynı zamanda Belediye Başkanı olmam nedeniyle bu kampanyaya destek vermeyi uygun gördüm. Bu kapsamda kendim 50 bin lira bağış yaptım. Yine samimi olduğum arkadaşlarım destek olmak istediklerini ve bağış paralarını benim aracılığımla göndermek istediklerini söylediler. Toplamda 9 kişiden 400 bin lira civarında bağış topladık. Özel kalemim Onur Öksel’i telefonla arayarak avukat Ergün Özer’in Harbiye’de bulunan ofisine çağırdım. Ben de o sırada ofisten çıkıyordum. Girişinde karşılaştık. Burada bir el çantası içerisinde bağış paralarını Onur’a teslim ettim ve kendisine götüreceği adresi bir kağıda yazarak verdim. Paranın nereye götürüleceğini CHP İstanbul İl Başkanlığından şu anda ismini hatırlayamadığım bir kişi telefonla beni arayarak söyledi. Zaten bağış kampanyası ve paranın harcanması noktasında bütün sorumluluk CHP İstanbul İl Başkanlığına aittir” dedi.

“Bu makbuzların CHP İstanbul İl Teşkilatı tarafından bana gönderileceği söylendi”

Şüpheli Keskin ifadesinin devamında ise “Onur da kendisine verdiğim talimat doğrultusunda içerisinde bağış paralarının bulunduğu çantayı alarak adrese götürdü. Parayı teslim ettikten sonra beni arayarak parayı sorunsuz şekilde götürdüğünü, parayı belirtilen adresteki kişilere teslim ettiğini ve oradan ayrıldığını söyledi. Ben de teşekkür ettim ve konu kapandı. Onur Öksel’in kamera kayıtlarına yansıyan görüntülerde elinde bulunan çanta benim tarafımdan kendisine verilen ve içerisinde 400 bin lira bağış paralarının bulunduğu çantadır. Arkadaşlarımdan aldığım ve il binasının satın alınması için topladığım paralara karşılık makbuz vermeyi düşünemedim. Ben kendi yapmış olduğum bağış karşılığında da herhangi bir belge veya makbuz almadım. Bu makbuzların CHP İstanbul İl Teşkilatı tarafından bana gönderileceği söylendi. Pandemi sürecinin araya girmesiyle bu konu bir daha gündeme gelmedi. Paraların görüntülerin çekildiği ofiste kime teslim edildiği konusunda bir bilgim yoktur. Toplantılarda sürekli olarak herkesin imkanları ölçüsünde bu kampanyaya gönüllü olması isteniliyordu. Ben de gönüllü olarak kampanyaya destekte bulundum” ifadelerini kullandı. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-istanbul-il-baskanliginda-para-sayma-goruntuleri-sorusturmasi-2/feed/ 0
CHP İstanbul İl Başkanlığı’nda ‘para sayma’ görüntüleri soruşturması https://www.haber60.com.tr/chp-istanbul-il-baskanliginda-para-sayma-goruntuleri-sorusturmasi/ https://www.haber60.com.tr/chp-istanbul-il-baskanliginda-para-sayma-goruntuleri-sorusturmasi/#respond Wed, 27 Mar 2024 23:03:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=24052 CHP İstanbul İl Başkanlığı’nda çekildiği öne sürülen ‘para sayma’ görüntülerine ilişkin soruşturmada şüpheli olarak Savcılığa ifade veren Maltepe Belediye Başkanı Ali Kılıç’ın ifadesi ortaya çıktı. Şüphelinin ifadesinde, “Arkadaşlarım bağış paralarını doğrudan bana teslim ettiler, çünkü benim bu parayı bağış kampanyası kapsamında CHP İl Teşkilatına teslim edeceğim konusunda bana güveniyorlardı. Kampanyanın başlatılmasında ve paraların toplanmasında sorumluluk CHP İstanbul İl Başkanlığı’na aittir” dediği öğrenildi.

Sosyal medyada Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul İl Başkanlığı’nda çekildiği öne sürülen ‘para sayma’ görüntülerine ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca maddi gerçeğin ortaya çıkarılması, suç ve suç unsuru bulunup bulunmadığının tespiti için re’sen soruşturma başlatılmıştı. Soruşturma çerçevesinde CHP eski İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, CHP eski İstanbul İl Başkan Yardımcısı Özgür Nas, CHP İstanbul İl Başkanlığı’nın eski basın danışmanı Can Poyraz, söz konusu binayı sattığı öne sürülen Ali Rıza Braka, İmamoğlu İnşaat Genel Müdürü Tuncay Yılmaz, Şişli Belediye Başkan Yardımcısı Onur Öksel, Maltepe Belediye Başkanı Ali Kılıç’ın Danışmanı Melih Morsümbül ve iş adamı Hüseyin Köksal’ın şoförü Servet Yıldırım ‘şüpheli’ sıfatıyla Savcılığa ifade vermişti.

“Arkadaşlarım benim bu parayı bağış kampanyası kapsamında CHP İl Teşkilatına teslim edeceğim konusunda bana güveniyorlardı”

10 şüphelinin ifade verdiği soruşturma çerçevesinde, Maltepe Belediye Başkanı Ali Kılıç da 11.kişi olarak ‘şüpheli’ sıfatıyla Savcılığa ifade verdi. Şüpheli Kılıç’ın ifadesinde, “2019 yılının sonbaharında CHP İstanbul İl Başkanlığı’nın başlattığı ‘Bir Tuğla da Sen Koy’ bağış kampanyasından toplanacak paralarla CHP İstanbul İl Başkanlığı binası alınması planlanıyordu. Bu husus parti toplantılarında sürekli olarak konuşulan bir konuydu. Ben de CHP Parti mensubu olmam nedeniyle bu kampanyaya destek vermeyi uygun gördüm. Bu kapsamda kendim 50 bin lira bağış yaptım. Yine samimi olduğum arkadaşlarımdan da bu kampanyaya destek olmalarını rica ettim. Arkadaşlarımdan olan Ercan Konak 50 bin lira, Hüseyin Kalkan 50 bin lira, Vedat Ali Aydın 50 bin lira olmak üzere toplamda 200 bin lira bağış parası topladım. Arkadaşlarım bağış paralarını doğrudan bana teslim ettiler çünkü benim bu parayı bağış kampanyası kapsamında CHP İl Teşkilatına teslim edeceğim konusunda bana güveniyorlardı. Topladığım bağış paralarını da sürekli olarak yanımda bulunduruyordum çünkü bulunduğum ortamda başka bağış yapılırsa onları da bu bağış miktarının üzerine ekleyip bana söylenen kişiye teslim edecektim” dedi.

“Kampanyanın başlatılmasında ve paraların toplanmasında sorumluluk CHP İstanbul İl Başkanlığı’na aittir”

CHP İstanbul İl Teşkilatından birisinin kendisini arayarak paraları kendisinin belirttiği adrese götürmesini istediğini söyleyen Kılıç, “Bana telefondan bir adres gönderdi. Ben de müsait değildim bu nedenle Melih Morsümbül’ü arayarak bulunduğum yere çağırdım. Toplamda 200 bin lirayı kendisine vererek iletilen adrese götürmesini istedim. O da kendisine denileni yaptı, ona herhangi bir kişi ismi vermedim. Aynı gün parayı belirtilen adrese götürdü, orada bulunan kişilere teslim ettiğini söyledi. Konu bu şekilde kapandı. O tarihlerde parti binası alınması için herkes seferber olmuş durumdaydı. Bu nedenle parayı verdiğimiz anda makbuzun alınıp alınmamasının çok önemli olduğunu düşünmedim. Bağış makbuzlarını CHP İstanbul İl Teşkilatının daha sonra bana göndereceğini düşündüm. Sadece İl Binası alınmasına destek olmak amacıyla kendimin ve yakın arkadaşlarımın yaptığı bağış paraları oraya gönderilmiştir. Benden bizzat bağış yapmamı isteyen kimse yoktu. Toplantılarda sürekli olarak herkesin imkanları ölçüsünde bu kampanyaya gönüllü olması isteniliyordu. Ben de gönüllü olarak kampanyaya destekte bulundum. Kampanyanın başlatılmasında ve paraların toplanmasında sorumluluk CHP İstanbul İl Başkanlığı’na aittir. Yine satın alınan İl Binası için elden ödenen paranın parti gideri olarak kayıtlara girip girmediği hakkında bir bilgim yoktur” ifadelerini kullandı. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-istanbul-il-baskanliginda-para-sayma-goruntuleri-sorusturmasi/feed/ 0
“Bir Umuttur Ramazan” Zekat Bağışı – Fitre Ne Kadar – Gıda Kolisi Bağışı Nasıl Yapılır https://www.haber60.com.tr/bir-umuttur-ramazan-zekat-bagisi-fitre-ne-kadar-gida-kolisi-bagisi-nasil-yapilir/ https://www.haber60.com.tr/bir-umuttur-ramazan-zekat-bagisi-fitre-ne-kadar-gida-kolisi-bagisi-nasil-yapilir/#respond Sat, 23 Mar 2024 02:27:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=22412 Zekât

Zekât dinimizin beş temel ibadetlerindendir. Zekât, belirli malların (altın, gümüş, ticaret malı, nakit paranın belirli bir miktarı) belli oranlarını içerir. Örneğin, altın ve gümüş için oranlar %2,5, ticaret malları için %2,5’dir. Zekâtın doğru hesaplanması için mal sahibi, sahip olduğu mülk ve varlıkların değerini bilmelidir. Zekât vermek malımızın artmasına, korunmasına, bereketlenmesine vesile olur. Bu ibadet madden yapılan ibadetler arasına girmektedir. Bu ibadet, bizler için önemli bir sosyal sorumluluk ve dayanışma aracıdır. Zekat bağışlarınız, yurt içinde ve yurt dışında birçok farklı bölgedeki ihtiyaç sahiplerine umut olabilir.

Gazze, Kudüs, Suriye, Afganistan, Yemen, Bangladeş ve Afrika gibi bölgelerdeki ihtiyaç sahiplerine ulaşmak için çalışıyoruz. Zekat malı arındırır, bu bölgelerdeki insanların temel ihtiyaçlarını karşılamaya ve onların yaşam koşullarını iyileştirmeye gayret ediyoruz Zekât verme konusunu, Kur’an-ı Kerim’de ve Peygamberimiz hadislerinde sıkça vurgulanmış ve yerine getirilmesi emredilmiştir. ‘Zekâtın temel amacı, toplumda ekonomik adaleti sağlamak ve fakirler ile ihtiyaç sahiplerinin desteklenmesidir.’ Olarak genel bir tanım yapılabilir.

Zenginlerin kazançlarının bir bölümünü ihtiyaç sahibi kimselerle paylaşması toplumsal refahı arttırır, dengeyi sağlar fakirlikle imtihan olan kimselerin de ferahlama sağlar. Fakirlere, yetimlere, dul kadınlara, hasta ve ihtiyaç sahibi kimselere verilebilir. Zekâtın en önemli noktalarından birisi toplumsal dayanışmanın yanı sıra veren kişinin de hem maddi hem de manevi refahını sağlaması noktasıdır. Mallarını Allah yolunda harcayanlar Allah’a yaklaşır. Kalpleri yumuşatan Rabbimize yaklaşmak bizlerin vicdan ve merhamet seviyesini de arttırır.

Allah’ın rızasını kazanmak inancımızın temelini oluşturur. Malımızın temizlenmesi, bereketlenmesi ve artması için de zekât vermek bireysel kazançlarımız arasında yer almaktadır. Toplumu iyileştirmek ve güçlendirmek de en faziletli davranıştır. Hayırsever vatandaşlarımızın yardımlarını, ihtiyaç sahibi kimselerle buluşturabilmek için oldukça titiz ve dikkatli şekilde çalışmalar yürütmekteyiz.

Sizler de derneğimize bağışta olmak isterseniz, Banka yoluyla, Online sistem üzerinden, 7/24 açık çağrı merkezimizden, PTT ile bağış yaparak, E-kart ve SMS yoluyla da bağışlarınızı derneğimize iletebilirsiniz. Yurt dışı bağışlarınız için de USD VE EURO birimleri üzerinden bizlere bağışlarınızı iletebilirsiniz. Ziraat bankası üzerinden EFT ve Havale yöntemlerini kullanarak USD ve EURO birimleri ile de yurt dışından bağışlarınızı gönderebilirsiniz. Zekât vermek malı arındırır anlayışı ile başlattığımız bu bağış faaliyetleri sayesinde gönül coğrafyamızın ulaştığı birçok yere, aileye ve insana yardım ulaştırdık.

Zekâtlarınız birleşerek sizler sayesinde manevi olarak büyük bir servete dönüştü. Zekatlarınızı kullanarak, sürdürülebilir kalkınma projelerine destek vererek insanların hayatlarına dokunabilirsiniz. Yedi Başak İnsani Yardım Derneği olarak, Afrika’da başlattığımız tarım projemize siz de katkıda bulunarak destek olabilirsiniz. Zekatlarınızı sürdürülebilir kalkınma projelerine yönlendirerek, insanlara balık tutmayı öğretebilir ve onların kendi yaşamlarını sürdürebilmelerine katkıda bulunabilirsiniz.

Bir fidanın sahibi olun, bir yetim ailesinin umudu olun ve Afrika’nın yeşil alanlarını artırarak gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakın. Ayrıca, zekatlarınızla yetim ailelere yönelik çeşitli projeleri destekleyebilirsiniz. Dikiş makinası, balıkçı teknesi, bakkal, manav ve arıcılık gibi projelerle, bu ailelere uzun vadeli birer geçim kaynağı sağlayarak hayatlarını değiştirebilirsiniz. Gazze’deki insanların yaşadığı zorluklara destek olmak ve hayatlarını iyileştirmek için zekatlarınızı kullanabilirsiniz.

Zekatlarınızı Gazze’ye yönlendirerek, ihtiyaç sahiplerinin temel ihtiyaçlarını karşılamalarına yardımcı olabilir ve onların yaşamlarında pozitif bir değişim yaratabilirsiniz. Yedi Başak İnsani Yardım Derneği olarak başlattığımız “Gazze’ye Zekat Bağışı” kampanyası ile bu ailelere umut olabilirsiniz. Her bağış, bu soğuk günlerde korunmasız kalmış ailelere bir çatı sağlamak için adım atılmasına yardımcı olacaktır. Gazze’deki ihtiyaç sahiplerine umut olmak için zekatlarınızı Gazze’ye yönlendirin. Bağışlarınız için hemen harekete geçin ve Gazze’deki ailelere destek olun!

Fitre ne kadar?

Ramazan ayının da yaklaşmasıyla birlikte Fitre 2024 ne kadar? Sorusu sıklıkla gündeme gelmiştir. Fitre 2024 ne kadar sorusu her sene değişiklik gösterdiği gibi bu sene de Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından güncellenerek 130 TL (Yüz Otuz Türk Lirası) olarak belirlenmiştir. Fitre, Ramazan ayının sonunda, Ramazan Bayramı öncesinde ihtiyaç sahiplerine verilir ve genellikle bir kişinin bir aylık gıda harcaması üzerinden hesaplanır. Verilen miktarın Kişinin ve ailesinin gıda ihtiyaçlarına göre belirlenir ve zekât gibi belirli bir oranı yoktur. Her sene Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından sadece minimum tutar açıklanmaktadır. Fitre, Ramazan ayında oruç tutan her Müslümanın vermesi gereken farz bir ibadettir. Oruç tutan kişinin manevi temizliğini pekiştirir ve ihtiyaç sahiplerine destek olur.

Fıtır Sadakası ise halk dilinde Fıtır olarak bilinen asıl adı itibariyle fitre sadakasının aynısıdır. Yine Ramazan Bayramı’nın öncesinde, bayram namazından önce ihtiyaç sahiplerine verilir ve genellikle aile bireylerine yetecek kadar gıda veya para olarak ödenir. Miktar olarak da yine fitre ile aynı olarak Fıtır sadakası, bir kişinin ve ailesinin bir günlük gıda ihtiyacına eşdeğer miktarda belirlenir. Ramazan ayının manevi bir tamamlayıcısı ve toplumsal dayanışmayı arttırmak için bir farz olarak verilir. Bu yardımlar, İslam’ın dayanışma, adalet ve sosyal yardımlaşma ilkelerini hayata geçirmek için önemlidir.

Sizler de fitre/Fıtır sadakalarınızı vermek için banka yoluyla, Online sistem üzerinden, 7/24 açık çağrı merkezimizden, PTT ile bağış yaparak, E-kart ve SMS yoluyla da bağışlarınızı derneğimize iletebilirsiniz. Yurt dışı bağışlarınız için de USD VE EURO birimleri üzerinden bizlere bağışlarınızı iletebilirsiniz. Diğer bağış ve yardım alanlarımıza göz atmak için web sayfamız üzerinden faaliyetler kısmını inceleyerek diğer projelerimizden de haberdar olabilirsiniz. Ramazan ayı boyunca gıda kolisi yardımlarımız dışında İftar yemeği, sahur ve sebze paketleri, bayramlık kıyafet, bayram harçlığı, Kur’an-ı Kerim dağıtımı, Fidye, Fitre, Fıtır sadakaları, zekât ve sadaka faaliyetlerimiz de devam etmektedir.

Ramazan ayı dışında da faaliyetlerimiz başlığı altında bulunan Acil yardım butonunun altında yer alan Gazze ve Filistin yardımları, kış yardımı, ramazan, genel bağış, sağlık, kurban, yetim ve su kuyusu gibi projelerimize de göz atabilirsiniz. Fitre, ihtiyaç sahiplerinin Ramazan boyunca sofra kurmalarına ve bayram sevinciyle girmelerine katkı sağlar. Bağışınızla, deprem bölgeleri, savaş alanları ve kriz bölgelerindeki ihtiyaç sahiplerine umut olabilirsiniz.

Yedi Başak İnsani Yardım Derneği olarak, fitre ve diğer bağışlarınızı Türkiye genelinde ve dünyanın çeşitli bölgelerindeki ihtiyaç sahiplerine ulaştırmak için çalışıyoruz. Gazze, Kudüs, Suriye, Afganistan, Yemen, Bangladeş ve Afrika gibi bölgelerdeki ihtiyaç sahiplerine ulaşmak için çalışıyoruz. Bağışlarınızla, savaşın ve doğal afetlerin yıkıcı etkileriyle mücadele eden insanlara yardım eli uzatıyoruz. Yedi Başak İnsani Yardım Derneği olarak, fitre, Zekat, Sadakalarınızı ve diğer bağışlarınızı ihtiyaç sahiplerine ulaştırmak için çalışıyoruz. Değerli bağışçılarımız bu yardım faaliyetlerine katkı sağlamak ve ihtiyaç sahiplerine umut olmak için bağışlarınızı yapabilirsiniz. Bağışlarınız için bize ulaşın ve Gelecek İyilik ile Gelecektir!

Kumanya Bedeli (Gıda Kolisi)

Yedi Başak İnsani Yardım Derneği olarak 2024 yılı Ramazan ayı için iftar Gıda Kolisi, kumanya bedeli 1000 TL (Bin Türk Lirası) olarak asgari düzeyde belirlenmiştir. Özellikle Ramazan ayı, bu zorlu şartlarda yaşayan insanlar için daha da anlamlıdır çünkü bu ay, paylaşmanın, yardımlaşmanın ve dayanışmanın en yoğun yaşandığı zamanlardan biridir. Ramazan ayının gelmesiyle birlikte, Savaş ve yoksulluğun içerisin de olan, Gazze’deki ihtiyaç sahiplerine ulaşmak ve onların bu mübarek ayı daha rahat geçirmelerini sağlamak amacıyla Yedi Başak İnsani Yardım Derneği olarak kumanya ve iftar bağışları, bağışlarınız kapsamında, Gazze’deki ihtiyaç sahiplerine kumanya paketleri ve iftar yemekleri sağlayarak onların Ramazan ayını daha bereketli hale getirmeyi hedefliyoruz.

Sebze ve Sahur paketimiz ise Gıda Kolisi, kumanya bedeli olarak 500 TL (Beş Yüz Türk Lirası) olarak belirlenmiştir. Bu ücretlendirme belirlenirken derneğimiz özellikle en asgari düzeyde ücret standartları geliştirmektedir. Dönemin gıda alım gücü ve maliyetleri hesaplanarak en şeffaf şekilde ücretler belirlenmektedir. Bizler için hesap verebilirlik ve şeffaflık oldukça önemli noktalardır. Kumanya dağıtımı yapabilmek için özenli ve titiz şekilde çalışmalar yapmaya hem fiyatlandırma hem de içerik olarak fazlasıyla özen gösteriyoruz. Bu özenin temelde sebebi insanların sıcak yemeğe olan ihtiyaçlarının farkına varmamız ve hayırsever vatandaşlarımızın da emeklerine saygı göstererek bu işi baştan sona takip etmemizden kaynaklanmaktadır.

Ramazan ayı bizler için yardımlaşmanın ve toplumsal dayanışmanın zirveye çıktığı bir aydır. Bu denli iyilik ve güzelliğin olduğu bu ayı diğer aylardan ayıran bir ismi bile vardır ki o da on bir ayın sultanı ramazandır. Ramazan ayı boyunca insanlar hem nefsi hem de dini bazı sınanmalar yaşamaktadır. Ramazan’da kumanya dağıtımı da bu dini sınavın pratiğe dönüşmüş bir yardımlaşma halidir. Özellikle ekonomik olarak zor durumda ve kendi ihtiyaçlarını karşılama becerisinden yoksun kimselere iftar ve sahurlarda sıcak yemek, kumanya dağıtımı hayati bir önem taşımaktadır. Sadece yoksul kimselere değil hem yoksul hem de kendi ihtiyaçlarını karşılamaktan azade kişileri seçerek toplumsal ve vicdani dayanışmaya katkıda bulunuyoruz.

Ramazan ayı, dayanışma, yardımlaşma ve paylaşma gibi değerleri ön plana çıkardığı için kumanya dağıtımı da bu değerlerin yaşama geçirilmesine yardımcı olur. Bu yardımlaşma ve dayanışma, toplumun birlik ve beraberliğini pekiştirir ve insanların birbirlerine destek olmalarını sağlar. Ramazan ayı, dayanışma, yardımlaşma ve paylaşma gibi değerleri ön plana çıkardığı için Gıda Kolisi, kumanya bedeli ödeyerek gerçekleştirdiğiniz dağıtımı da bu değerlerin yaşama geçirilmesine yardımcı olur. Sizler de derneğimizin bağışçısı olmak isterseniz, Banka yoluyla, Online sistem üzerinden, 7/24 açık çağrı merkezimizden, PTT ile bağış yaparak, E-kart ve SMS yoluyla da bağışlarınızı derneğimize iletebilirsiniz. Yurt dışı bağışlarınız için de USD VE EURO birimleri üzerinden bizlere bağışlarınızı iletebilirsiniz.

]]>
https://www.haber60.com.tr/bir-umuttur-ramazan-zekat-bagisi-fitre-ne-kadar-gida-kolisi-bagisi-nasil-yapilir/feed/ 0
OMÜ Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Organ ve Doku Nakli Birimi Organ Nakillerinde Öne Çıkıyor https://www.haber60.com.tr/omu-saglik-uygulama-ve-arastirma-merkezi-organ-ve-doku-nakli-birimi-organ-nakillerinde-one-cikiyor/ https://www.haber60.com.tr/omu-saglik-uygulama-ve-arastirma-merkezi-organ-ve-doku-nakli-birimi-organ-nakillerinde-one-cikiyor/#respond Tue, 12 Mar 2024 08:36:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18187 Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Organ ve Doku Nakli Birimi, canlı ve kadavradan organ bağışlarının alındığı bir merkez olmasının yanı sıra organ nakillerinin yapıldığı bir merkez olarak da öne çıkıyor.

OMÜ Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Organ ve Doku Nakli Birimi’nde canlı verici ve kadavradan 2003 yılından bugüne 536 böbrek, 2018 yılından bugüne ise 66 karaciğer nakli gerçekleştirildi.

Merkez tarafından organ bağışının yaygınlaştırılması için farkındalık çalışmaları da yürütülüyor.

OMÜ Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Üroloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve Böbrek Nakli Merkezi Sorumlusu Prof. Dr. Yarkın Kamil Yakupoğlu, AA muhabirine, özellikle merkezde kadavradan nakillerin yoğunlukta olduğunu dile getirdi.

Yakupoğlu, “Yaptığımız nakillerin yaklaşık yüzde 60’ını kadavra vericili nakillerle gerçekleştiriyoruz. Geçen yıl Türkiye’de 90 küsur kadavra donörün 30 tanesi Samsun Organ ve Doku Nakli Bölge Koordinasyon Merkezi’nden çıktılar ve bu organlar bütün ülkeye başta Karadeniz olmak üzere ülke genelinde kullanıldı. Biz buradaki çalışmalarla organ bağışı bilincinin yerleşmesinde çok büyük çaba sarf ettik bugüne kadar. Bunun da artık meyvelerini yavaş yavaş toplamaya başladık. Çünkü listemiz oldukça kalabalık. Yaklaşık 800 hasta burada böbrek nakli için listelenmiş durumda. Toprak olacak organları takarak, onların hayatta kalması için elimizden gelen çalışmayı gösteriyoruz.” dedi.

“Herkesin kendisine bağışçı olabilecek çok sevdiği birisi olmayabiliyor”

Organ nakli bekleyen hastaların ölümle yaşam sınırında hayatlarına devam ettiklerini söyleyen Yakupoğlu, şöyle devam etti:

“Bu hastaların tek bir şansı var o da organ nakli yapabilmek. Organ naklinde herkesin kendisine bağışçı olabilecek çok sevdiği birisi olmayabiliyor, veyahut da olsa bile bağış yapamayacak durumda olabiliyor. Dolayısıyla bu insanların da hayata tutunabilmeleri için beyin ölümü gerçekleşmiş kişilerden yapılacak bağışlar çok büyük önem arz ediyor ki maalesef ülkemizde bu sayılar çok çok düşük oranlarda şu anda. Bu bağışların artırılması için gerçekten insanların çok duyarlı olması ve bugün her şey çok iyiyken sağlıklıyken yarın bir anda organa ihtiyaç duyabileceğini aklına getirmesi gerekiyor.”

Organ bağışının artması için sağlık çalışanlarına büyük görevler düştüğünü vurgulayan Yakupoğlu, “Organ bağışı sürecinin sağlık çalışanlarınca doğru olarak aktarılması, vericinin yakınlarıyla konuyu paylaşılırken çok uygun bir dille uygun koşullar altında gerçekleştirilmesi gerekiyor. Sürecin sağlıklı yürütülmesi için de hakikaten en önemli şey bu konu defalarca geniş kitlelere tekrarlanması ve bunun öneminin belirtilmesi gerekiyor.” diye konuştu.

“Türkiye genelinde en çok kadavranın çıktığı bölge Karadeniz Bölgesi”

OMÜ Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Kaan Karabulut ise Organ ve Doku Nakli Birimi olarak başarılı karaciğer nakilleri gerçekleştirdiklerini aktardı.

OMÜ’deki organ nakli işlemlerinin dünya standartlarında olduğuna işaret eden Karabulut, şunları kaydetti:

“Her kadavra bağışı beş kişiye şifa oluyor. Türkiye genelinde en çok kadavranın çıktığı bölge Karadeniz Bölgesi. Bu nedenle de halkımızı organlarını bağışlamaya davet ediyoruz. Bu bölgede tek olmamız sebebiyle burada karaciğer nakli sıklığı da artıyor. Yılda yaklaşık 15 karaciğer nakli gerçekleştiriyoruz.”

OMÜ Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Organ ve Doku Nakli Birimi’nde karaciğer nakli gerçekleştirilen hastalardan Durmuş Gümüş de 9 yıl önce nakil sırasına girdiğini söyledi.

Beyin ölümü gerçekleşen ve ailesince organları bağışlanan kişinin karaciğerinin başarılı bir operasyonla kendisine nakledildiğini anlatan Gümüş, “Nakil bekleyenler hiç üzülmesin, nakil ölüm değil. Ben şu anda çok mutluyum, tek başıma desteksiz yürüyüş yapabiliyorum. Nakil ihtiyacı olanlar zaman kaybetmeden başvursunlar.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/omu-saglik-uygulama-ve-arastirma-merkezi-organ-ve-doku-nakli-birimi-organ-nakillerinde-one-cikiyor/feed/ 0
Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Organ Nakli Merkezi, 48 kişinin yeni yıla sağlıklı girmesini sağladı https://www.haber60.com.tr/antalya-egitim-ve-arastirma-hastanesi-organ-nakli-merkezi-48-kisinin-yeni-yila-saglikli-girmesini-sagladi/ https://www.haber60.com.tr/antalya-egitim-ve-arastirma-hastanesi-organ-nakli-merkezi-48-kisinin-yeni-yila-saglikli-girmesini-sagladi/#respond Mon, 01 Jan 2024 08:42:13 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=1879 Antalya’da gerçekleştirilen nakillerde kritik görevler üstlenen Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Organ Nakli Merkezi, geçen yıl beyin ölümü gerçekleşen hastaların ailelerini organ bağışına ikna ederek 48 kişinin yeni yıla sağlıklı girmesini sağladı.

Hastane bünyesinde 2015’te faaliyete başlayan Organ Nakli Merkezi, 2023’te de nakil bekleyen hastalara umut oldu.

Merkezde görev yapan 2 koordinatör, hem beyin ölümü gerçekleşen kişilerin aileleriyle görüşüp bağışta bulunmalarını hem de merkeze bağlı illerdeki organların alımından hastaya ulaştırılma sürecinin koordinasyonunu sağlamaya çalışıyor.

Ailelerin en acılı anlarında onlara destek verirken bir yandan da organ bekleyenler için organ bağışı talebinde bulunan ekip, son bir yılda 10 hastanın ailesini bağışa ikna etti.

“Organ bağışı artarsa 2-3 kat hastaya şifa olabiliriz”

Organ Nakli Merkezi Müdürü Prof. Dr. Arif Aslaner, AA muhabirine, merkez kurulduğu günden bu yana 42 karaciğer ve 107 böbrek nakli gerçekleştirdiklerini söyledi.

Geçen yıl ilk aylarda hızlı bir başlangıç olmasına karşın sonraki 5-6 ayda Akdeniz Bölgesi’nde organ bağışının neredeyse hiç olmadığını belirten Aslaner, 3-9 Kasım Organ Nakli Haftası’ndaki etkinliklerden sonra bir hareketlilik gördüklerini kaydetti.

Organ nakil koordinatörlerinin bağış konusunda fedakarca çalıştığını dile getiren Aslaner, “Hastaların bağışlanan kalp, akciğer, kornea, karaciğer ve böbrek gibi organlarından, karaciğer ve böbreği hastalarımız için kabul ediyoruz. Bağışçımızın kalp ve akciğeri gibi diğer organlarının çıkarımı ise diğer nakil merkezlerinden gelen ekiplerce gerçekleştiriliyor.” dedi.

Aslaner, organ bağışına dikkati çekmek için “Bir bağış, bir hayat” sloganını kullandıklarını, her bağışlanan organın, bir hastanın şifasına vesile olduğunu ifade etti.

Organ bekleyen yüzlerce hastaları olduğunu vurgulayan Aslaner, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Son dönemde karaciğer ve böbrek yetmezliğiyle gelen hastalarımız için organ bağışı çok elzem. Çünkü hastalarımız listede bağış beklerken kaybediliyor. Halbuki organ nakli sayılarımız artsa bu hastalarımız daha uzun süre yaşamlarına devam edecekler. Organ bağış sayıları ülkemizde oldukça düşük. Beyin ölümü gerçekleşen hastalarımızın yaklaşık yüzde 20’si organ bağışına dönüşebiliyor. Yüzde 20’yi yüzde 40’lara, yüzde 50’lere çıkartabilirsek 2-3 kat hastaya şifa olabiliriz. Bu konuda halkımızı biraz daha bilinçlendirmek faydalı olacaktır.”

“İnsanları duyarlı olmaya davet ediyoruz”

Organ Nakil Koordinatörü Recayi Madaslı ise 2023’te hastanelerinde beyin ölümü gerçekleşen 10 bağışçıdan alınan 10 karaciğer, kalp, akciğer, 16 kornea ve 20 böbreğin Türkiye genelindeki hastalara nakledildiğini söyledi.

Ailelerin en acılı zamanlarında onları organ bağışına ikna etmek gibi önemli bir görevi yürüttüklerini ifade eden Madaslı, “Beyin ölümü gerçekleşmiş kişiler solunum cihazına bağlı şekilde yoğun bakım ünitesinde yatıyor. Üzücü bir durumda yakınlarının organ bağışlaması, organ bekleyen insanlar için sevindirici bir haber oluyor. Organ bağışı konusunda insanları duyarlı olmaya davet ediyoruz.” diye konuştu.

Madaslı, geçmişte hastanelerinde nakil olan bir kişinin yaşadıklarını ise şöyle anlattı:

“Bir amcanın oğlu trafik kazası geçiriyor. Beyin ölümü gerçekleşiyor. Ama anne baba organ bağışı yapmıyor. Daha sonra amcanın kendisine organ ihtiyaç oluyor. Yoğun bakım uzmanları ‘Sabaha kadar organ bulunmazsa hastayı kaybedeceğiz’ demişti. Kadavradan yapılan organ bağışı ile nakil olarak sağlığına kavuştu. Hala hastanemize gelip giderler. ‘Keşke biz de oğlumuzun organlarını bağışlasaydık da başkalarına şifa olsaydı’ diyerek pişmanlık yaşıyorlar.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/antalya-egitim-ve-arastirma-hastanesi-organ-nakli-merkezi-48-kisinin-yeni-yila-saglikli-girmesini-sagladi/feed/ 0