KİME NE KADAR CEZA İSTENİYOR?
Ankara’nın Çukurambar semtinde, 30 Aralık 2022’de Sinan Ateş’in öldürülmesinin ardından başlatılan soruşturma kapsamında hazırlanan ve Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi 145 sayfalık iddianame kabul edildi. İddianamede, tetikçi Eray Özyağcı ile onu olay yerine getiren ve kaçıran Vedat Balkaya ile Suat Kurt hakkında eylem üzerinde ortak hakimiyet ile müşterek fail olarak Sinan Ateş’e yönelik toplu halde, iştirak halinde “tasarlayarak kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası isteniyor. Sanıklardan “silahlı eylemi organize ettiği” iddia edilen Doğukan Çep ve şüpheli eski Ülkü Ocakları yöneticisi Tolgahan Demirbaş’ın ise “suça azmettiren olarak maktüle yönelik toplu halde, iştirak halinde tasarlayarak kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası isteniyor. Sanıklardan Zekeriya Asarlaya, Hakan Saraç, Ufuk Köktürk, Mehmet Yüce, Mustafa Uzunlar, Askın Mert Gelenbey, Murat Can Çolak, Osman Bayraktar, Caner Güney, Umut Ersoy, Çaglar Zorlu, Aytaç Ataç, Emre Yüksel, Serdar Öktem, Erdem Karadeniz, Alper Atay, Mustafa Ensar Aykal’ın “istirak halinde islenen suça yardım eden fail olarak maktüle yönelik toplu halde, istirak halinde tasarlayarak kasten öldürme” suçundan hapis cezası isteniyor.
AYŞE ATEŞ’İN İFADESİ İDDİANAMEYE GİRMEDİ
İddianamede 22 kişi yer alırken, kamouyundan da sert eleştiriler aldı. Eleştirilerin nedeni ise iddianameye girmeyen pek çok hususun olması. Sinan Ateş’in eşi Ayşe Ateş’in 17 sayfalık verdiği ifadeden iddianamede sadece “Olay tarihinde öldürülen Sinan Ateş’in eşi olduğunu, olayın bütün yönleriyle araştırılmasını talep ettiği, eşinin öldürülmesi olayını gerçekleştiren tüm şüphelilerden davacı ve şikayetçi olduğunu beyan ettiği anlaşılmaktadır” şeklinde yer verildi.
Ayşe Ateş’in verdiği ifadede pek çok MHP’li ve Ülkü Ocakları üyesi kişilere işaret ediyordu. Öyle ki Ayşe Ateş’in ifadesinde 11 kez “MHP”, 91 kez “Ülkü Ocakları”, 12 kez “Ahmet Yiğit Yıldırım” 23 kez de “Olcay Kılavuz” ifadeleri geçmesine rağmen bunlardan bir tanesi bile iddianamede yer almadı.
ATEŞ, PEK ÇOK İSMİ İŞARET ETMİŞTİ
Öte yandan, Ayşe Ateş savcılık ifadesinde, Sinan Ateş’in ardından Ülkü Ocakları Genel Başkanlığı’na yeni atama yapıldığını ve yeni yönetimdeki isimlerin Sinan Ateş hakkında “FETÖ’cü, ihanet ateşi gibi ithamlar içeren sosyal medya paylaşımlarının yapıldığını belirtti. Sinan Ateş hayattayken kendisine Ülkü Ocakları Genel Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım’ın kontrolünde olan ve genel başkan yardımcısı olarak görev yapan Kadir Ensar Ejder isimli şahıs tarafından yönetilen Orhun Haber isimli internet haber sitesinde 4 Mart 2022’de “bir ihanet ateşi” başlıklı haberin yapıldığını söylediğini belirten Ayşe Ateş, yine bu haber sitesinin Sinan Ateş hakkında yapmış olduğu bu ve benzeri haberleri gerçekte o dönemin Ülkü Ocakları Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım tarafından yapıldığı iddiasında bulunmuştu.
“OCAK ONUN KALEMİNİ KIRDI, SEN DE ZARAR GÖRME”
Ayşe Ateş savcılık ifadesinde, davanın iddianamesinde azmettirici olarak belirtilen Tolgahan Demirbaş’ın, Sinan Ateş’in arkadaşı Haluk Türk’e giderek kendisinin ‘Ahmet Yiğit Yıldırım ve Olcay Kılavuz tarafından elçi’ olarak gönderildiğini söylediğini aktardı ve, “Bu şahıs eşimin arkadaşına ‘Sinan Ateş’in yanında durma abi, Ocak onun kalemini kırdı, sen de zarar görme’ demiş. Haluk Türk bunu eşime söylemiş, eşim de bana söylemişti. Tolgahan Demirbaş isimli şahsın kendisinin yanına gelerek eşim hakkında söyledikleri dışında eşim tarafından kendisine karşı gerçekleştirilen tehditlerle ilgili paylaşımlarda bulunmuş olabileceğini düşünüyorum. Dosya şüphelisi Tolgahan Demirbaş’ın Haluk Türk’e eşimin öldürülmesi kararı alındığını kimlerin söylediğini, şahsın kendisine başka neler anlattığını ve rahmetli eşime karşı gerçekleştirilen tehditlerle ilgili olarak varsa sahip olduğu bilgileri anlatması hususunda Haluk Türk’ün ifadesine başvurulmasını talep ediyorum.” ifadelerini kullandı.
DAVANIN SEYRİNİ DEĞİŞTİRECEK TUTANAK KAYIP
Ayşe Ateş, Sinan Ateş’in suikasttan birkaç ay önce kendisine “Olcay Kılavuz ve Ahmet Yiğit Yıldırım beni öldürmek için kiralık katil arıyor” dediğini de aktarmıştı. Şüphelilerden Tolgahan Demirbaş’ın ise dönemin MHP Milletvekili Olcay Kılavuz’un evinde saklandığı ve burada gözaltına alındığı iddia edildi. İddiaya göre Kılavuz, Ateş cinayeti sonrası kendi evinde saklanan Demirbaş’ı vermek istemeyerek polise direnmiş; tartışma sonrası da Demirbaş’ın söz konusu adresten alındığına ilişkin tutanak kaybolmuştu. Ayşe Ateş’in şikayeti sonrası Kılavuz’la ilgili işlem yapılırken Kılavuz’un olay tarihinde milletvekili olduğu gerekçesiyle dosya parlamenter soruşturma bürosuna iletildi. Cinayette ismi sık sık geçen Olcay Kılavuz, Sinan Ateş cinayeti için, “Her şeyden evvel böyle şerefsiz bir olayın içerisinde bulunacak kadar şerefsiz biri değilim” diyerek kendini savundu. Kılavuz’un bir TV kanalında bu açıklamayı yapması üzerine MHP’nin Meclis’teki Grup Danışmanlığını yapan Kılavuz’un görevine son verilmişti.
ÇELİŞKİLİ İFADELER VERDİLER
Sinan Ateş öldürüldükten bir gün sonra şüpheli Tolgahan Demirbaş’ın savcılık talimatıyla arama yapılan aracında 7 adet kovan, 34 adet fişek, 1 adet tabanca, tabancaya takılı vaziyette bir adet şarjör bulunduğu ortaya çıkmış ve söz konusu belgelere ANKA Haber Ajansı ulaşmıştı. Tutuklu sanıklardan eski Ülkü Ocakları Genel Başkan Yardımcısı Emre Yüksel ve Tolgahan Demirbaş’ın birbirleri ile çelişkili ifadeler verdiği belirlendi. Ayrıca Emre Yüksel’in sorgulama aşamasındaki tüm tutanaklarda ikametgah adresinin Ankara’da bulunan Ülkü Ocakları Genel Merkezi olduğu görülürken, iddianamede ise farklı bir adres yer aldığı ortaya çıkmıştı.
MUHALEFET LİDERLERİ DE DURUŞMAYA KATILACAK
Bu süreçte Ayşe Ateş de 1 Temmuz’da görülecek duruşmaya siyasetçilerin katılması talebiyle görüştü. Ayşe Ateş’in bu görüşmelerin ardından yaptığı açıklamalara göre CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ve CHP 7’inci Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu duruşmayı takip edecek isimler arasında yer alıyor.
BAHÇELİ KARAR DEĞİŞTİRDİ
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ise 12 Haziran’da “MHP, 1 Temmuz’daki duruşmada mutlaka hazır olacak” açıklamasını yaparken, Ayşe Ateş bu açıklama tepki göstermiş ve “MHP, Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sinan Ateş’in katline ilişkin görülecek olan siyasi cinayet davasına avukatları düzeyinde katılacakmış. Peki, neden? Müşteki değiller. Sanık olmadıklarını da tekrar tekrar ifade ettiler. Eminim ki kamuoyu da benimle aynı soruyu soruyordur: O halde ne işiniz var Sincan’da” demişti. Duruşmaya günler kala ise Devlet Bahçeli “1 Temmuz 2024 Pazartesi günü başlayacak mahut cinayet davasıyla partimizi ve Ülkü Ocaklarını ilişkilendirmek için tek ayak üzerinde kırk yalan söylerler. Söz konusu davaya sadece avukatlarımız katılacak, bunun dışında hiç kimse orada bulunmayacaktır. Herkes eteğindeki taşı döksün de şahit olalım. Kim ne biliyorsa, hangi belge, bilgi ve bulguya sahipse, mahkemeye sunsun da hepsinin ense tıraşını görelim” açıklamasını yaptı.
ERDOĞAN DA AYŞE ATEŞ İLE GÖRÜŞTÜ
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da Ayşe Ateş’i Beştepe’de kabul etti. Ayşe Ateş, Erdoğan ile görüşmesine ilişkin yaptığı açıklamada, “Beni ve kızlarımı gerçekten uzun uzun dinledi. Kızlarım da uzun bir konuşma yaptılar, sohbet ettiler kendisiyle. Durumu anlattım, izah ettim, dosya hakkında konuştuk. Deyim yerindeyse dertleştik aslında, o havada bir görüşme geçti” ifadesini kullanmıştı.
17 KİŞİNİN DOSYASI AYRILDI
Cinayete ilişkin 22 tutuklu sanık hakkında dava açılırken 17 şüphelinin de dosyası ayrıldı. Dosyası ayrılanların arasında hakkında yurt dışı çıkış yasağı konulan Ülkü Ocakları Genel Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım ve Ülkü Ocakları Ankara İl Başkanı Ömer Şanlı, Ülkü Ocakları Genel Başkan Yardımcısı Burak Kılıç ile Ülkü Ocakları Ankara İl Başkan Yardımcısı Suat Yılmazzobu, eski Çubuk Ülkü Ocakları Başkanı Gürsel Horat, Ankara Emniyet Müdürlüğü’nde komiser olarak görev yapan Talha Atalay ve eski MHP Mersin Milletvekili ve eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Olcay Kılavuz yer alıyor.
]]>Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, “Merhum Sinan Ateş’in eşi Ayşe Ateş’in Genel Başkanımız Fatih Erbakan Bey’den de bir görüşme talebi oldu. Genel Başkanımız görüşme talebine olumlu yanıt verdi. Ayşe Ateş’in Genel Başkanımızın ziyareti yarın Yeniden Refah Partisi genel merkezinde inşallah gerçekleşmiş olacak” dedi.
Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, Genel Başkan Fatih Erbakan başkanlığında gerçekleştirilen Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı sonrası açıklamalarda bulundu. Kılıç, İsrail’in Siyonist devlet terörünü kınadıklarını ve lanetlediklerini söyleyerek, ” Gazze’ye yönelik 40 bin insanın ölümüne sebep olan Siyonist İsrail devlet terörü karşısında sessiz kalan dünya liderlerini ve ülke yönetimlerini de kınıyor ve lanetliyoruz. Başkenti Kudüs olan, bağımsız Filistin Devleti kuruluncaya kadar Yeniden Refah Partisi olarak mücadelemizi sürdüreceğimizi ve Filistin halkının özgürlük mücadelesine sonuna kadar destek vereceğimizi bir kere daha ifade ve beyan ediyoruz. Şanlıurfa’da geçtiğimiz hafta Filistin için ‘kıyama davet mitingine’ katılan bütün vatandaşlarımıza ve katkı sağlayan bütün paydaşlarımızı da bu vesileyle bir kere daha teşekkürlerimizi ifade ediyoruz. Başkenti Kudüs olan bağımsız Filistin meselesi sadece Yeniden Refah Partililerin ya da sadece milli görüşçülerin meselesi değildir. Başkenti Kudüs olan bağımsız Filistin’in kurulması Orta Doğu’da akan kanın durması, gözyaşının dinmesi, kalıcı istikrar ve barışın sağlanması İsrail için bile bir yaşam umudunun doğması tamamen buna bağlıdır. Bağımsız Filistin Devleti, başkenti Kudüs olmak üzere kurulmadıkça Filistin halkının, Gazze dahil refah dahil, yaşama umudu korunmadıkça herkes için var olan hukuk, Filistinliler için de sağlanmadıkça, Orta Doğu’da barışın sağlanması, saldırıların bitmesi, istikrarın oluşması ve gözyaşının dinmesi mümkün değildir. İnsanlığı Filistin’de, Gazze’de, refah kapısında, akan kanı durdurmaya, İsrail’in devlet terörünü sonlandırmaya ve insanlık için bir yaşam umudu oluşturmaya davet ediyoruz” diye konuştu.
‘GÖRÜŞME YARIN GERÇEKLEŞECEK’
Kılıç, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Sinan Ateş’in eşi Ayşe Ateş ile görüşme yapacağı ile ilgili, “Merhum Sinan Ateş’in eşi Ayşe Ateş Hanımefendi’nin Sayın Cumhurbaşkanı’yla görüşecek olmasını olağan bir gelişme ve görüşme olarak değerlendiriyoruz. Merhum Sinan Ateş’in eşi Ayşe Ateş Hanım’ın Genel Başkanımız Fatih Erbakan Bey’den de bir görüşme talebi oldu. Sayın Genel Başkanımız görüşme talebine olumlu yanıt verdi ve Sayın Ayşe Ateş’in Genel Başkanımızın ziyareti yarın Yeniden Refah Partisi genel merkezinde inşallah gerçekleşmiş olacak. Tabii ki bu bir hak arayışıdır. Nihayetinde Türkiye Cumhuriyeti mahkemeleri yargısı anayasanın ve yasanın çizdiği sınırlar çerçevesinde bireylerin haklarını sağlamakla mükelleftir. ‘Adalet mülkün temelidir’ cümlesindeki mülkten kasıt devlettir. Devletin temeli, mülkün temeli devlet yani devlet kavramı, mülkle birlikte eşgüdüm halinde adalet sac ayağı üzerinde yükselmektir. Dolayısıyla devlet bağımsız yargıyı çalıştırmak, adaleti tesis etmek, mülkü bu yönüyle güvene almakla mükelleftir” dedi.
‘KARBON AYAK İZİNİ VERGİLENDİRMEYLE İLGİLİ BİR KANUN TEKLİFİ GETİRMEMELERİNİ DİLİYORUM’
Kılıç, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in ‘karbon ayak izini vergilendirmek lazım’ açıklamalarına ilişkin, şunları söyledi:
“Duyduğumuzda biz de inanamadık. Doğrusu bu konu küreselcilerin son yıllarda en fazla seslendirdiği konulardan bir tanesi karbon ayak izi meselesi. Hatta işi neredeyse dünya genelindeki büyükbaş hayvanları itlaf etmeye, öldürmeye kadar vardırdılar. Büyükbaş hayvanların gaz salınımlarından dolayı ozon tabakasının delineceğini, bundan dolayı yeryüzünün ısınacağını, iklimin değişeceğini filan ifade ediyorlar. Bunca sanayi kuruluşları, nükleer santraller, otomobiller, uçaklar, savaşlar, İsrail’in Gazze’ye yağdırdığı bombalar, misket bombaları, gaz bombaları ozon tabakasını delmiyor da ozon tabakasını büyükbaş hayvanların gaz salınımları mı deliyor. Bunu anlamak mümkün değil. Karbon ayak izini vergilendirmeyle ilgili bir kanun teklifi getirmemelerini diliyorum. Getirmeleri halinde en net muhalefeti yapacağımızı bilmelerini istiyorum. Mecliste milletvekillerimiz de yetmediği yerde toplumsal kamuoyunu da harekete geçirmek suretiyle Yeniden Refah Partisi olarak karbon ayak izi konusundaki nüansları toplumumuza anlatacağız. İklim krizi olarak adlandırılan konularla ilgili bildiklerimizi de toplumun geneliyle paylaşacağız.”
]]>(ANKARA) Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından eski Ülkü Ocakları Başkanı Sinan Ateş’in öldürülmesine ilişkin soruşturma kapsamında hazırlanan ve Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianamede yer verilmeyen Ayşe Ateş’in ifadesi ortaya çıktı. Ayşe Ateş’in savcılık ifadesinde ve sunduğu belgelerde 11 kez “MHP”, 91 kez “Ülkü Ocakları”, 12 kez “Ahmet Yiğit Yıldırım” 23 kez de “Olcay Kılavuz” ifadeleri geçmesine rağmen savcılık konuya dair bir inceleme talep etmezken Ayşe Ateş’in dönemin MHP Milletvekili Olcay Kılavuz ve dönemin Ülkü Ocakları Genel Merkez Yöneticisi Tolgahan Demirbaş’ın ilişkisinin aydınlatılması ve Sinan Ateş’e yönelik suikasta dahlinin araştırılmasına da iddianamede yer vermedi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından eski Ülkü Ocakları Başkanı Sinan Ateş’in öldürülmesine ilişkin soruşturma kapsamında hazırlanarak Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilen iddianamede sadece “Olay tarihinde öldürülen Sinan Ateş’in eşi olduğunu, olayın bütün yönleriyle araştırılmasını talep ettiği, eşinin öldürülmesi olayını gerçekleştiren tüm şüphelilerden davacı ve şikayetçi olduğunu beyan ettiği anlaşılmaktadır.” şeklinde yer verdiği Ayşe Ateş’in ifadesinin tamamı ortaya çıktı.
Savcılık ifadesinde Sinan Ateş’in Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Genel Başkanlığı öncesinde herhangi biri ile husumetinin bulunmadığını belirten Ayşe Ateş, “Ülkü Ocakları Genel Başkanlığı görevinin ardından sürekli FETÖ mensubiyeti olduğu, Ülkü Ocakları’na ihanet ettiği gibi kendisini itibarsızlaştırmaya, yalnızlaştırmaya, çocukluk yıllarından beri mensubu olup kendisini adamış olduğu ülkücü camiadan dışlanması amaçlarına yönelik söylentiler çıkarılıp haberler yapıldı” dedi.
SİNAN ATEŞ’İN SUÇ DUYURULARINA “KOVUŞTURMAYA YER YOK” KARARI
Ayşe Ateş, Sinan Ateş’in ardından Ülkü Ocakları Genel Başkanlığı’na yeni atama yapıldığını ve yeni yönetimdeki isimlerin Sinan Ateş hakkında “FETÖ’cü, ihanet ateşi gibi ithamlar içeren sosyal medya paylaşımlarının yapıldığını belirtti. Sinan Ateş hayattayken kendisine Ülkü Ocakları Genel Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım’ın kontrolünde olan ve genel başkan yardımcısı olarak görev yapan Kadir Ensar Ejder isimli şahıs tarafından yönetilen Orhun Haber isimli internet haber sitesinde 4 Mart 2022’de “bir ihanet ateşi” başlıklı haberin yapıldığını söylediğini belirten Ayşe Ateş, yine bu haber sitesinin Sinan Ateş hakkında yapmış olduğu bu ve benzeri haberleri gerçekte o dönemin Ülkü Ocakları Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım tarafından yapıldığı iddiasında bulundu.
Sinan Ateş’in yapılan haberler ve paylaşımlar üzerine Orhun Haber isimli internet sitesi yöneticileri ve bu haber sitesinin yöneticileri hakkında suç duyurusunda bulunduğunu da kaydeden Ayşe Ateş, şunları kaydetti:
“Ancak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca suçun yasal unsurları oluşmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir. Savcılık tarafından yapılan soruşturmada suça konu paylaşımları yapan sitenin ve sosyal medya hesaplarının yöneticilerinin tespitine dair bir araştırma dahi yapılmadan meçhul şüpheli üzerinden takipsizlik karar verilmiştir. Eşim bu karara itiraz etmiş ancak itirazının da reddine karar verilmiştir. Eşim Orhun Haber isimli internet haber sitesinde “bir ihanet ateşi” haberi ve aynı sitenin sosyal medya hesaplarından bu haberin paylaşılan linklerine erişimin engellenmesi talebinde bulunmuş ancak bu da reddedilmiştir.”
Orhun Haber isimli internet haber sitesi tarafından yapılan haber sonrasında aynı haber sitesinin sosyal medya hesaplarından devam eden günlerde sürekli ve sistematik olarak eşi Sinan Ateş’in hedef gösterildiği iddiasında bulunan Ayşe Ateş, “Bu paylaşımlar üzerine de Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfının o dönem genel merkezi yönetiminde yer alan kişiler, çeşitli kademelerinde görev yapan kişiler, birçok ilin Ülkü Ocakları yönetiminde bulunan kişiler ve çok sayıda sahte sosyal medya hesabı üzerinden rahmetli eşime karşı çeşitli hakaretler ve tehditler içeren paylaşımlar yapıldı. Bu paylaşımları da sunuyorum. Gerçek kullanıcılar olduğu tespit edilen sosyal medya hesaplarından yapılan bu paylaşımlarla ilgili olarak rahmetli eşim tarafından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurularında bulunulmuş olup, bu paylaşımların suç unsuru içerdiği açık ve net olmasına rağmen halen hiç birisi hakkında kamu davası açılmamıştır.” bilgisini paylaştı.
“EŞİM AHMET YİĞİT YILDIRIM VE OLCAY KILAVUZ’A KARŞI BİR HASIMLIK GÜTMEDİ”
Ayşe Ateş, Sinan Ateş’in savcılığa dönemin Ülkü Ocakları Genel Başkan Yardımcıları Zekai Pınarbaşı, Kadir Ensar Ejder, Burak Kılıç ile Ülkü Ocakları Hatay İl Başkanı Alihan Döner, Ülkü Ocakları Ordu İl Başkanı Doğan Mert Duran, Arnavutköy Ülkü Ocakları Başkanı Emrullah Günay, Ülkü Ocakları Sosyal Medya Yöneticileri Yahya Muca, Hamit Çiftçi, İbrahim Çelik, Mevlüt Özkaya, Tuğbanur Uzunoğlu, Büşra Durna, Elif Yurt, Fatih Koçak, Raşit Özgül, Aleyna Özçiçekçi Mudurnu Ülkü Ocakları Başkanı İbrahim Kartal, Küçükçekmece Ülkü Ocakları Başkanı Ömer Faruk Yıldırım, Arnavutköy Ülkü Ocakları Taşoluk Mahalle Başkanı Berat Göztepe, Sultangazi Ülkü Ocakları Teşkilat Başkanı Furkan Karakuş, Sultangazi Ülkü Ocakları Sosyal Medya Birimi’nden İsmail Uslu, MHP Serdivan İlçe Yöneticisi Murat Özcan, Ankara Ülkü Ocakları Yöneticisi Okan Bozkurt, Küçükçekmece Ülkü Ocakları Yöneticisi İbrahim Tonbul, Küçükçekmece Ülkü Ocakları Teşkilat Başkanı Murat Şakrak, MHP Fatih İlçe Başkanı Furkan Özkan, Ülkü Ocakları Hatay İl Bşkanı Özel Kalem Müdürü Yardımcısı Mehmet Selçuk vee Türkgün Gazetesi Adana Bölge Temsilcisi İbrahim İspaha’ndan şikayette bulunduğunu bildirdi. Ayşe Ateş, söz konusu kişilerin Sinan Ateş’i “hedef gösteren ve tehdit eden sosyal medya paylaşımlarını” da savcılığa iletti.
Ayşe Ateş, savcılıktaki verdiği ifadede konuya ilişkin, “Rahmetli eşim Ülkü Ocakları Genel Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım’a, yönetiminde yer alan kişilere ve MHP Mersin Milletvekili Olcay Kılavuz’a karşı bir hasımlık gütmemiş hukuk dışı hiçbir yola tevessül etmemiştir” dedi.
SİNAN ATEŞ ‘ANKARA OCAK, SİLAHLI 4 KİŞİ GÖNDERMİŞ’ MESAJI ATMIŞ
Ayşe Ateş, “10 Mart 2022 tarihinde Ankara Ülkü Ocakları’nın kullanımında bulunan 06 AT 2… plakalı Volkswagen marka siyah araç ile eşimin kullandığı ofisin önüne dört kişinin geldiğini ve ofis binasının önünde beklediklerini eşim bana söylemişti” iddiasında bulunurken, “Bu konuda arkadaşı Ömer Çağrı Özdemir’e 10 Mart 2022 tarihinde Whatsapp uygulamasından ofis önünde bekleyen aracın resmini göndererek “Ankara Ocak, Silahlı 4 kişi göndermiş” seklinde mesaj göndermiş. Bu konuşmaya ilişkin ekran resmini de ifademin ekinde sunuyorum. Bu hususta Ömer Çağrı Özdemir’in de ifadesine başvurulmasını talep ediyorum.” beyanında bulundu ve şunları söyledi:
“BİR MERKEZ TARAFINDAN YÖNETİLDİĞİ AÇIK VE NET BİR ŞEKİLDE ORTADADIR”
“Rahmetli eşim ile Ömer Çağrı Özdemir arasında geçen 11 Mart 2022 tarihli Whatsaap mesajlaşmasında, eşim Ömer Çağrı Özdemir’e Selahattin Avaroğlu isimli şahıs tarafından başka birisine iletildiği anlaşılan mesajı göndermiş ve mesajda; ‘…Orhun Haber genel merkezin hesabi ve takip et diye telefon aldığım için etmeye başladım’ şeklinde şahsın mesajının olduğu görülmektedir. Bu mesajdan ve eşimin bana anlattığından aktarmam gerekirse; Orhun Haber isimli haber sitesi Ülkü Ocakları Genel Merkezi tarafından yönetilmektedir. Ülkü Ocakları mensupları da Ocak Genel Merkezi yöneticileri tarafından aranarak ve ocak mensuplarının yer aldığı WhatsApp gruplarından talimatlar yazılarak Orhun Haber isimli internet sitesinin sosyal medya hesaplarını takip etmeye ve rahmetli eşim aleyhinde paylaşımlar yapmaya zorlanmışlardır. Sunmuş olduğum paylaşım içeriklerindeki benzerliklere bakıldığında da eşim aleyhine yapılan paylaşımların bir merkez tarafından yönetildiği açık ve net bir şekilde ortadadır. Eşimin telefonu adli emanette ve incelemede olup WhatsApp uygulaması üzerinden kendisine gönderilen mesajlar incelendiğinde bu hususta kendine gönderilen mesajların olduğu görülecektir.”
“BUNLAR İYİCE AZITTILAR, DUR DURAK BİLMİYORLAR, AMAN KARDEŞİM KENDİNİZE DİKKAT EDİN”
Savcılıkta verdiği ifadede Sinan Ateş’in arkadaşı Çağrı Ünel’e yönelik Mersin’de gerçekleştirilen saldırıya ilişkin de beyanlarda bulunan Ayşe Ateş, “Rahmetli eşim döneminde Mersin Ülkü Ocaklar Başkanı olarak görev yapan ve eşimden sonra görevden alınan Çağrı Ünel de kendi sosyal medya hesabından eşim hakkındaki asılsız haberler karşısında eşime destek niteliğinde paylaşımlar yapmıştı. Bunun üzerine Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Genel Başkan Yardımcısı olan Ömer Şanlı isimli şahıs Çağrı Ünel’i arayarak eşime destek olmamasını, yaptığı paylaşımları kaldırmasını istemiş. Çağrı Ünel de paylaşımlarını kaldırmayacağını, rahmetli eşimin arkadaşı olduğunu, kendisinin de artık Ocak Başkanı olmadığını ve kendisine talimat veremeyeceklerini söylemiş. Ömer Şanlı da ‘o halde bunun sonuçlarına katlanırsınız’ şeklinde Ünel’i tehdit etmiş. Bu konuşmayı Ünel, rahmetli eşimi benim yanımda olduğu sırada telefonla arayarak kendisine bu şekilde iletmişti. Eşim de ‘bunlar iyice azıttılar, dur durak bilmiyorlar, aman kardeşim kendinize dikkat edin, Allah korusun’ seklinde uyararak kendisine dikkat etmesini tembihlemişti.” dedi.
Sinan Ateş ve Çağrı Ünel arasında geçen bu konuşmadan kısa bir süre sonra Ünel’e saldırının gerçekleştiğini belirten Ayşe Ateş, “Adana ve Osmaniye Ülkü Ocakları’na mensup olduğunu duyduğumuz yaklaşık 10 kişi tarafından bıçaklarla ve sopalarla saldırı düzenlenmiş. Ünel kendisine yapılan saldırı ile oluşan arbede sırasında kendisini savunmak üzere silahını kullanmış ve olay yerinde Emrullah Kaplan isimli Kadirli Ülkü Ocakları mensubu olduğunu öğrendiğimiz bir genç hayatını kaybetmiş. Rahmetli eşim ve Ünel arasında geçen bu konuşmalar ve Ünel’e Ülkü Ocakları Genel Merkezi yöneticileri tarafından eşim hakkında yapılan baskı ve tehditlerin ayrıntıları hususunda Ünel’in ifadesine başvurulmasını istiyorum. Ünel’e yapılan bu saldırının Ülkü Ocakları Genel Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım’ın talimatı ile yapıldığı aşikardır.” ifadesini kullandı.
Ayşe Ateş, Yıldırım tarafından, Mersin’de yaşanan saldırı sonrası yaptığı basın açıklamasında, “Bu alçak saldırıyı azmettirip destek olan tüm odaklardan hukuki süreci de yakından takip ederek her türlü hesabi en ağır şekilde soracağız…” ifadelerinin Sinan Ateş’ten her türlü hesabın en ağır şekilde sorulacağı ve alenen tehdit edildiğini yönelik olduğunu öne sürdü.
“BENİ ÖLDÜRMEYE KARAR VERMİŞ ARKADAŞLAR”
Ayşe Ateş, eşi ile arkadaşı Ömer Çağrı Özdemir arasında, Ünel’e yönelik saldırıdan bir gün sonra 16 Mart 2022’de gerçekleşen konuşmayı da savcılığa sundu. Sinan Ateş’in Özdemir’e attığı mesaj şu şekilde:
“Beni öldürmeye karar vermiş arkadaşlar Ömer abi, sürekli geriyorlar ortamı, sağa sola haber yolluyorlar, arıyorlar bilmem ne. Havlamasını bilmeyen köpek sürüye kurt getiriyor, yeni insanlar ölsün istiyorlar. Orası öyle, Reis 18-19 yaşında çocukları gaza getiriyorlar, Cahit’e de ekip yollamışlar, Mersin’de olan Bursa’da olursa, Allah korusun”
Ayşe Ateş, Sinan Ateş’in bu mesajlarında kastettiği kişilerin Ülkü Ocakları Genel Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım ve yönetiminde yer alan kişiler olduğunu öne sürdü ve Sinan Ateş’in arkadaşı ve onun genel başkan olduğu dönemde Bursa Ülkü Ocakları Başkanı Cahit Özdemir’in dinlenmesi talebinde bulundu.
“EŞİM AHMET YİĞİT YILDIRIM VE OLCAY KILAVUZ’UN BİRLİKTE HAREKET ETTİĞİNİ DEFALARCA BANA İFADE ETMİŞTİ”
Ayşe Ateş, eşi ile Özdemir arasındaki bir başka yazışmada, Mersin’de Ünel’e gerçekleştirilen saldırı olayına ilişkin geçen konuşmaları savcılığa sundu:
“Gaziantep’ten senin Tayfun. Mersin’ de öyle konuşulduğunu söylüyor”
“Olcay, Ahmet, Doğan Güzelay ve bir kişi daha Ejder demiş olabilir, olaydan bir gün önce oturdular diye konuşuluyormuş”
“KRT’ yi aramışlar haberi niye böyle yaptınız yoksa yaptırdılar mı demişler”
Ayşe Ateş, savcılıkta konuya dair, şu görüşleri dile getirdi:
“Bu mesajlardan da Mersin’de gerçekleştirilen saldırı öncesinde MHP Mersin Milletvekili ve esimden önceki dönemde Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Genel Başkanı olan Olcay Kılavuz, mevcut Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Genel Başkanı olan Ahmet Yiğit Yıldırım, Doğan seklinde bahsedilen bir şahıs, Ülkü Ocaklar Eğitim ve Kültür Vakfı Genel Başkan Yardımcısı Deniz Güzelay ve yine Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Genel Başkan Yardımcısı Kadir Ensar Ejder isimli şahısların bir araya gelerek Mersin’de Çağrı Ünel’e karşı gerçekleştirilecek saldırı olayını planladıklarının konuşulduğu anlaşılmaktadır. Rahmetli eşim; kendisine karşı medya üzerinden yapılan saldırıların, Mersin’de meydana gelen olay ve devam eden süreçlerde yaşananların ve kendisinin aleyhine gerçekleştirilen faaliyetlerin mevcut Ülkü Ocaklar Eğitim ve Kültür Vakfı Genel Başkan olan Ahmet Yiğit Yıldırım ve kendisinden önce Ülkü Ocaklar Eğitim ve Kültür Vakfı Genel Başkanlığa yapan halen de MHP Mersin Milletvekili olan Olcay Kılavuz’un birlikte hareket etmek suretiyle planlandığını defalarca kez bana ifade etmişti.”
“OCAK ONUN KALEMİNİ KIRDI, SEN DE ZARAR GÖRME”
Ayşe Ateş, davanın iddianamesinde azmettirici olarak belirtilen Tolgahan Demirbaş’ın, Sinan Ateş’in arkadaşı Haluk Türk’e giderek kendisinin ‘Ahmet Yiğit Yıldırım ve Olcay Kılavuz tarafından elçi’ olarak gönderildiğini söylediğini aktardı ve, “Bu şahıs eşimin arkadaşına ‘Sinan Ateş’in yanında durma abi, Ocak onun kalemini kırdı, sen de zarar görme’ demiş. Haluk Türk bunu eşime söylemiş, eşim de bana söylemişti. Tolgahan Demirbaş isimli şahsın kendisinin yanına gelerek eşim hakkında söyledikleri dışında eşim tarafından kendisine karşı gerçekleştirilen tehditlerle ilgili paylaşımlarda bulunmuş olabileceğini düşünüyorum. Dosya şüphelisi Tolgahan Demirbaş’ın Haluk Türk’e eşimin öldürülmesi kararı alındığını kimlerin söylediğini, şahsın kendisine başka neler anlattığını ve rahmetli eşime karşı gerçekleştirilen tehditlerle ilgili olarak varsa sahip olduğu bilgileri anlatması hususunda Haluk Türk’ün ifadesine başvurulmasını talep ediyorum.” dedi.
AYŞE ATEŞ, İSTANBUL ÜLKÜ OCAKLARINDAN PEK ÇOK KİŞİNİN İSMİNİ SAVCILIĞA BİLDİRDİ
Sinan Ateş’in kendisine gerçekleştirilen suikasttan bir gün önce İstanbul’da olduğunu kaydeden Ayşe Ateş, “Orada çekilmiş olduğu bir fotoğrafını olayın gerçekleştiği 30 Aralık 2022 tarihinde Cuma kutlaması mesajı ile birlikte sosyal medya hesaplarından yayınlamıştı. Bu paylaşımı üzerine çoğunluğu Ülkü Ocakları İstanbul il Başkanlığı mensubu olan bir takım kişiler tarafından eşimin ölümle tehdit edildiği açıkça anlaşılan tehdit ve hakaret içerikli paylaşımlar yapılmıştır. Bu paylaşımları da sunuyorum. Aynı hesaplar eşime gerçekleştirilen suikasttan sonra bu paylaşımlarını kaldırmışlardır. Bu paylaşımlardan anlaşılacağı üzere Ülkü Ocakları mensubu olan bir takım kişiler tarafından eşime karşı uzun süredir husumet güdülmekte ve kendisi her fırsatta tehdit edilmektedir. Eşimin öldürülmesi olayında dahli olan kişiler ile öldürüldüğü gün bu paylaşımları yapan kişiler arasında bir bağlantının olup olmadığının araştırılmasını talep ediyorum.” isteminde bulundu. Ayşe Ateş, savcılığa şu isimleri bildirdi:
“Ülkü Ocakları İstanbul İl Teşkilat Başkanı Murat Yüksel, Avcılar Ülkü Ocakları Teşkilat Başkanı Uğur Canıtez, Ülkü Ocakları İstanbul İl Yöneticisi Gökhan Yıldızlı, Bakırköy Ülkü Ocakları Başkanı Yunus Emre Öztürk, Ülkü Ocakları İstanbul İl Başkanlığı Medya Tanıtım ve İletişimden Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Mehmet Alper, MHP Esenyurt İlçe Yönetim Kurulu Üyesi Harun Kapçak, Ülkü Ocakları Ümraniye İlçe Başkanı Oğuzhan Coşkun”
“SİYASİ GÖREVİ OLAN KİŞİLER, KAMU GÖREVLİLERİNİN ŞÜPHELİ OLDUĞU GÖRÜLMEKTEDİR”
Ayşe Ateş taleplerini sıralamasının ardından ifadesini, “Bizler aile fertleri olarak rahmetli eşime karşı gerçekleştirilen suikast olayının ilk gününden bugüne kadar, devletimize ve devletimizin tüm kurumlarına soruşturmanın hassasiyetle yürütüleceği konusunda inancımızın tam olduğunu ifade ettik. Bu menfur hadiseye ilişkin soruşturmanın tüm yönleriyle aydınlatılması, olaya karışan tüm faillerin araştırılarak açığa çıkarılması ve cezalandırılması devletimizin ve kurumlarının töhmet altında bırakılmasının önüne geçilmesi açısından da büyük önem arz etmektedir. Her ne kadar dosya kapsamında gizlilik kararı bulunsa da basına yansıyan haberlerden dosya kapsamında; siyasi görevi olan kişiler, kamu görevlileri, suç örgütlerinden hüküm alan kişilerin şüpheli olduğu görülmektedir. Bu şahısların hayatin olağan akışı içerisinde bir araya gelmesi mümkün olmayıp bu şahısların organize bir şekilde bir araya getirilerek bu suçun islendiği, bu olayın planlı ve sistematik bir şekilde gerçekleştirildiği ortadadır” sözleriyle sonlandırdı.
AYŞE ATEŞ’İN TALEPLERİ
Ayşe Ateş, savcılıktan “Tolgahan Demirbaş ve dönemin MHP Mersin Milletvekili Olcay Kılavuz’un ilişkisinin aydınlatılmasını ve Sinan Ateş’e yönelik suikasta dahlinin araştırılmasını, Tolgahan Demirbaş ve Olcay Kılavuz’un HTS’lerinin incelenmesini, koruma tahsisli araçların araştırılması” talebinde bulundu. Ayşe Ateş, bavcılık ifadesinde taleplerini şöyle sıraladı:
“Tolgahan Demirbaş’ın Haluk Türk’e eşim hakkında söylemiş oldukları, eşimin Olcay Kılavuz hakkında bana ifade ettiği hususlar, eşimin 15 Mart 2022 tarihinde Mersin’de meydana gelen olaydan sonra kendisine gelen mesajlar, 16 Mart 2022 tarihinde Ömer Çağrı Özdemir isimli arkadaşına yönlendirmiş olduğu WhatsApp konuşmasında Olcay Kılavuz hakkında geçen ifadeler, Tolgahan Demirbaş isimli şahsın eşime düzenlenen suikasttan sonra Olcay Kılavuz isimli şahsın evinden gözaltına alınarak yakalanmış olması hususları birlikte değerlendirildiğinde Olcay Kılavuz isimli şahsın da da esime gerçekleştirilen suikasta dahlinin olduğu kanaatindeyim. Olcay Kılavuz isimli şahsın da soruşturmaya dahil edilmesini ve eşimin öldürülmesi olayında dahlinin olup olmadığının ayrıntılı bir şekilde araştırılmasını talep ediyorum.
Tolgahan Demirbaş isimli şahsın ilk gözaltına alınmasında düzenlenen tutanakta Olcay Kılavuz isimli şahsın evinden alındığına dair bir tespit bulunmaması halinde Tolgahan Demirbaş’ın olay tarihinde kullanımında olan GSM hattı ile Olcay Kılavuz’ un kullanımında olan GSM hatlarının HTS kayıtlarına, gözaltı saati ve öncesindeki Baz İstasyonu verilerinin ayrıntılı olarak incelenmesini talep ediyorum.
Ayrıca eşime karşı gerçekleştirilen suikast öncesi ve sonrasında bu şahıslar arasında yapılmış olabilecek telefon görüşmesi trafikleri, mesajlaşma trafiklerinin, şahısların internet üzerinden konuşmuş olmaları kuvvetle muhtemel olduğundan şahısların kullanımındaki GSM hatlarının olay öncesi, olay anı ve sonrasında nerelerden sinyal aldığına ilişkin Baz İstasyonu verilerinin de araştırılarak dosya kapsamına alınmasını talep ediyorum.
Dosya kapsamında Tolgahan Demirbaş’ın ilk gözaltına alınmasına ilişkin tutanakta gözaltı ve yakalama işlemlerini yapan kolluk görevlilerinin de bu şahsın nereden ve ne şekilde gözaltına alındığı hususunda ayrıntılı olarak beyanlarına başvurulmasını talep ediyorum. Bununla birlikte basında sürekli olarak Olcay Kılavuz’un bu şahsın kolluk güçlerine teslim edilmesi, yakalama gözaltı işlemi yapılmaması konusunda direnç gösterdiği yönünde haberler yapılmaktadır. Bu hususun da yakalama gözaltına alma tutanağında isimleri bulunan kolluk görevlilerine ayrıntılı olarak sorularak cevaplandırılmasını talep ediyorum.
Ayrıca olay günü, öncesi ve sonrasında Olcay Kılavuz isimli şahsın kullanımında olan araçlar tespit edilerek bu araçların Plaka Tanıma Sisteminden geçiş güzergahlarının tespiti ve diğer şüpheli şahıslar ile irtibatının tespitini talep ediyorum.
Eşime karşı gerçekleştirilen suikast sonrasında, basında saldırı anının saldırgan dışındaki kişi ya da kişiler tarafından geriden kamera ile kayıt altına alındığına dair iddialar sıklıkla gündeme getirilmiştir. Yukarıda Mersin’de Çağrı Ünel’e karşı gerçekleştirilen saldırı olayının da saldırganlar tarafından kamera kaydına alındığı basında görülmüştür. Bu olayda ortaya çıkan bu gerçeklik ile eşime karşı gerçekleştirilen suikast sonrasında basında sıklıkla yer alan bu iddialar birlikte değerlendirildiğinde, bu iddiaların gerçeklik payının kuvvetle muhtemel olduğu kanaatindeyim. Bu hususun aydınlatılması adına, olay yerini gören işyeri, bina ve benzeri yerlere ait güvenlik kameralarının ayrıntılı olarak incelenmesini talep ediyorum.
Şayet iddia edildiği gibi saldırı anı kamera kaydına alınmış ise kaydı yapan kişi/kişilerin tespiti ile soruşturmaya şüpheli sıfatıyla dahil edilmelerini talep ediyorum. Ayrıca bu kişi/kişiler tarafından yapılan kamera kaydının kimlere gönderildiğinin de ayrıntılı olarak araştırılıp soruşturmanın görüntülerin gönderildiği kişiler yönünden de genişletilmesini talep ediyorum.
Eşime karşı gerçekleştirilen suikast sonrasında yine basında 06 AT 5021 plakalı koruma tahsisli bir aracın tetikçileri İstanbul ilinden eskortluk yaparak getirdiği ve olay sonrasında faillerin kaçırılmasında yine eskortluk yaparak kullanıldığı iddialar yer almaktadır. Bu iddiaların doğruluğu ve soruşturmanın aydınlatılması adına bu aracın kim adına kayıtlı olduğu, kimler tarafından kullanıldığı olay tarihi öncesi, olay günü ev olay sonrası, gişe geçiş bilgileri, Plaka Tanıma Sisteminden geçiş güzergahlarının, o tarihlerdeki kullanıcısının, bu araçta kimlerin yer aldığının tespit edilmesini, tespit edilecek güzergah ve bu araçta yer alan kişi bilgileri doğrultusunda bu şahısların diğer şüpheli şahıslar ile baz istasyonu karşılaştırması yapılmak suretiyle tespit edilmesini talep ediyorum. Ayrıca bu konuda başka araçlarda var ise ayni tespit ve araştırmaların bu araçlar hakkında da yapılmasını talep ediyorum.
Dosyada tutuklu bulunan Emre Yüksel isimli şahıs, olay tarihinde Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Genel Başkan Yardımcısı olarak görev yapmaktaydı. Yine dosyada tutuklu bulunan Serdar Öktem isimli şahıs da İstanbul ilinde avukat olup Ülkü Ocaklar Eğitim ve Kültür Vakfı Genel Başkan Ahmet Yiğit Yıldırım döneminde genel başkan yardımcısı olarak görev yapmıştır. ve duyduğum kadarıyla Ahmet Yiğit Yıldırım’ın çok yakın ve eski arkadaşıymış. Yine dosyada tutuklu bulunan Tolgadan Demirbaş isimli şahıs da olay tarihinde Ülkü Ocaklar Genel Merkezinde birim başkan olarak görev yapmaktaydı. İfademde zikretmiş olduğum tüm isimlerin ve olayların ortak toplanmış olduğu payda Ülkü Ocaklar Genel Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım ve Olcay Kılavuz isimli şahıslardır. Dosya kapsamında şüpheli sıfatı ile yer alan şahısların bu iki şahıs ile olay öncesi ve sonrasına dair irtibatlarının ve kendi aralarındaki irtibatlarının ayrıntılı olarak araştırılmasını talep ediyorum.
Basına yansıyan haberlerden suikastı gerçekleştiren ve yardım eden faillerin İstanbul Elinden Ankara iline Özel Harekatta görev yapan Murat Can Çolak ve Aşkın Mert Gelenbey isimli polis memuru olan şahıslar tarafından getirilmiş olduğu belirtilmektedir. Bu şahısların hangi İl Özel Hareket Şube Müdürlüğü’ne bağlı olarak görev yaptıkları, faillerin Ankara iline getirildiği tarihte polis memuru olan şüpheli şahısların bağlı bulundukları Emniyet biriminin sorumluluk sahasında ya da dışında herhangi bir görevlendirilmelerinin bulunup bulunmadıği, faillerin Ankara iline getirildiği ve faillerin taşındığı aracın İstanbul iline geri götürüldüğü tarihlerde polis memuru olan şüpheli şahısların izinli olup olmadıkları, faillerin Ankara iline getirildiği ve faillerin taşındığı aracın İstanbul iline geri götürüldüğü tarihler itibariyle polis memuru olan şüpheli şahıslar hakkında bir görevlendirme ve izin durumu yok ise mesai saatleri itibariyle görev yerlerine gidip gitmedikleri hususlarının ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile yapılacak yazışmalar ile araştırılarak soruşturmanın bu yönüyle de genişletilmesini talep ediyorum. Ayrıca bu şahısların dosya kapsamında şüpheli olan şahıslar ve tespit edilecek yeni şüphelilerle tüm irtibatlarının ayrıntılı olarak araştırılmasını talep ediyorum.
Ayrıca olay günü olan 30 Aralık 2022 günü görev yaptığım Gaziosmanpaşa İÖO nun önüne sabah saatlerinde üç tane ekip otosu gelmiş. Ne amaçla geldiğini bilmiyorum. Ancak olayla bir ilgisi var ise araştırılmasını talep ediyorum.”
]]>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP Genel Merkez’de, 30 Aralık 2022’de Ankara Çukurambar’da uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden eski Ülkü Ocakları Başkanı Sinan Ateş’in eşi Ayşe Ateş ile görüştü. Görüşme öncesinde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Özel, Ayşe Ateş’in kendisinden randevu talep ettiğini söylemişti.
Özel ile Ateş’in görüşmesi yaklaşık yarım saat sürdü. Basına kapalı olarak gerçekleşen görüşmenin ardından Ayşe Ateş, gazetecilerin soruları üzerine açıklamalarda bulundu. Ateş, şöyle konuştu:
“BU İDDİANAME YA GERİ ÇEVRİLECEK YA DA BİZ YENİDEN YAZDIRACAĞIZ”
“Benim ifademde de siyasi isimler vardı. Benim ifadem iddianamede yok. Başka ifade veren arkadaşların ifadeleri de aynı şekilde iddianameye eklenmemiş. İçi boş, uç uca eklenmiş sanki çok basit bir cinayet, alacak-verecek kavgası gibi bize servis edilen bir iddianame var ortada. İddianame bile diyemeyeceğim, böyle bir iddianame olmaz çünkü. Bu iddianame ya geri çevirilecek ya da biz bu iddianameyi yeniden yazdıracağız. Vereceğimiz dilekçelerle, sunacağımız delillerle… Çünkü var olan şeyleri bile eklememişler, koymamışlar. Bugüne kadar umutla bekledik. Hukukun işleyeceğini, devletimizin bu işi çözeceğine ama maalesef umutlarımız burada tükendi diyebilirim. Mücadele vermeye devam edeceğim. Nereye, ne kadar gücüm yeterse, gücüm yettiği kadar. Hiç kimseynin bundan şüphesi olmasın. Kimsenin de yanına kalmayacak.”
“GİZLİLİK KARARI KALKTIKTAN SONRA İFADEMİ BASINLA PAYLAŞACAĞIM”
Ateş, siyasi destekçilerin isimlerinin sorulması üzerine, “Gizlilik kararı kalktıktan sonra ifademi basınla paylaşacağım. Orada göreceksiniz. O sebeple şimdi bu isimleri zikretmek istemiyorum” ifadelerini kullandı.
“ÖZGÜR ÖZEL, HER ANLAMDA BİZE DESTEK VERECEĞİNİ SÖYLEDİ”
Ateş, Özel ile görüşmesine ilişkin olarak da şunları söyledi:
“Özellikle bunu rica etmek için geldim kendisinden. Durumu daha detaylı bir şekilde onunla görüştüm. Kendisi de sağ olsun bize, uzun bir vakit ayırdı. Çok ilgilendi. Çok teşekkür ediyorum sizin huzurunuzda kendisine. Davanın takipçisi olacağını, her anlamda; hukuki anlamda da siyasi anlamda da sosyal anlamda da manevi anlamda da arkamızda olduğunu, bize destek vereceğini kendisi dile getirdi. Teşekkürlerimizi ileterek yanından ayrıldık.”
“ACIMI KENARA BIRAKTIM AMA KARŞILIĞI BU OLMAMALIYDI”
Ateş, bundan sonraki sürece ilişkin şöyle konuştu:
“Zor bir süreç var. Onu görüyorum. Çok zor, yorucu. Ama sonuç elde edene kadar, nereye kadar giderse… Biz devletini seven insanlarız. Devletimi düşünerek bugüne kadar ben hep sağduyulu davrandım. Acımı bir kenara bıraktım. Çünkü gayet her şey ortadaydı. ve ülke belki bir iç karışıklığa gidebilirdi. Ben bunun önüne geçmek için acımı bir kenara bırakarak, gerçekten büyük bir mücadele de verdim aynı zamanda. Ama benim verdiğim özverili mücadelenin karşılığı bu olmamalıydı. Hiçbir şekilde karşılığını alamadım. Ama bu cinayetin failleri önünde sonunda hesap verecek, yargılanacak, yargılanması için de yanımızda duran tüm siyasetçilerle birlikte, sosyal anlamda da diğer anlamda kim varsa yanımızda onlarla birlikte bu yolu yürüyeceğiz.”
“CUMHURBAŞKANI’NA SESLENDİM, ‘ZAMAN VAR’ DEDİLER. BEKLİYORUM”
Ayşe Ateş, “İktidardan herhangi bir destek görebiliyor musunuz” sorusuna, “Bekliyorum. Seslendim ve bir cevap bekliyorum, kendisinden hala. İnşallah çağıracağını düşünüyorum. Bekliyoruz. ‘zaman var’ dediler. Henüz net bir şey yok.” yanıtını verdi.
]]>