Selim Demir, 15 Mayıs 1980 tarihinde Erzurum’da doğmuştur. Eğitim hayatına Erzurum’da başlayarak ilkokul ve ortaokulu burada tamamlamış, lise eğitimi için İstanbul’a gelmiştir. Ancak lise eğitimini yarıda bırakıp küçük yaşta iş hayatına atılmıştır.
İlk iş deneyimini 13 yaşında küçük bir penye atölyesinde yaşayan Selim Demir, 17 yaşında kendi saya atölyesini kurarak girişimcilik kariyerine adım atmıştır. 26 yaşına geldiğinde ise ilk ayakkabı fabrikasını açarak iş dünyasında önemli bir yer edinmiştir. Günümüzde iki ayakkabı fabrikası ile günlük 5000 çift ayakkabı üretim kapasitesine sahiptir.
North Wild’ın serüveni
North Wild ayakkabı firmasının temelleri, Selim Demir’in sektördeki uzun yıllara dayanan tecrübesi ve kendi markasını oluşturma hayaliyle atılmıştır. Doğaya ve maceraya olan tutkusu, North Wild markasının doğuşunda ilham kaynağı olmuştur. Şirketin kuruluş süreci, Selim Demir’in vizyonu ve stratejik adımları sayesinde başarıyla tamamlanmıştır.
Selim Demir, ayakkabı ve tekstil sektöründeki girişimcilik yolculuğuna 2007 yılında ilk atölyesine zanna saya ile adım attı. Bu ilk girişimin ardından atölye hızlıca büyüyerek fabrikaya dönüştü. Demir, 2015 yılında Deka Ayakkabı Deri Tekstil Sanayi Limited Şirketi’ni kurarak sektörde kalıcı bir iz bırakmayı başardı. Deka, çeşitli markalar için üretim yaparak sektördeki varlığını sürdürüyor.
2022 yılında ise Ararat Ayakkabı Deri Tekstil Sanayi Limited Şirketi’ni kurarak büyümesini devam ettiren Selim Demir, bu firmasıyla North Wild markası için üretim yapıyor. Demir’in son girişimi, 2024 yılında kurulan Senes Global Dış Ticaret Limited Şirketi, dış ticaret alanında faaliyet göstererek şirketin ihracat kapasitelerini genişletiyor.
“Ar-ge, strateji ve yenilikçi teknolojiler”
Şu anda 44 yaşında olan Selim Demir, İstanbul’da yaşamaktadır ve North Wild firmasında yönetici olarak görev yapmaktadır. Firma, ayakkabı sektöründe bilinirliğini artırma yolunda ilerlerken, ayakkabı kullanımı ile ilgili bilinç oluşturma hedefini de gütmektedir.
Her sezon yenilenen moda trendlerine uygun olarak hazırlanan ayakkabı koleksiyonları, geniş bir test sürecinden geçerek raflarda yerini almaktadır. Selim Demir’in ARGE ve stratejiye olan ilgisi, firmayı sürekli yenilikçi çözümler aramaya yönlendirmektedir. Dünyanın çeşitli yerlerinde düzenlenen ayakkabı, tekstil yan sanayi ve teknoloji fuarlarına katılarak yenilikleri takip etmeyi ve uygulamayı kendine misyon edinmiştir.
İş dışında, Selim Demir’in hobileri arasında dağcılık ve doğa sporları öne çıkmaktadır. Profesyonel lisanslı bir dağcı olan Demir, kampçılık ve gezi merakını her fırsatta tatmin etmektedir. Ayrıca, satranç oynamayı da sevmektedir.
Asya Dağcılık Derneği’nin resmi sponsoru
Selim Demir, sosyal sorumluluk projelerine de katılmaktadır. Asya Dağcılık Derneği’nin resmi sponsoru olup, aynı zamanda bu derneğin aktif bir üyesidir. Gelecek hedefleri arasında North Wild markasını Türkiye’nin en bilinen ilk üç Türk markası arasında görmek ve konsept mağaza projesini hayata geçirmek yer almaktadır. Bu mağaza projesi, North Wild kullanıcılarıyla daha yakın temas kurmayı ve onların taleplerini daha iyi anlamayı amaçlamaktadır.
Muhabir: İzzet Aydın
]]>2019 yılında CHP İstanbul İl Başkanlığı binasının satın alınması sürecinde bir avukatlık bürosunda çekilen “para sayma” görüntülerine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında eski CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ifade verdi. Adliye çıkışında açıklama yapan Kaftancıoğlu, “Haberi alır almaz ayakkabı kutularımı kontrol ettim. Hepsinin içinde ayakkabı vardı. İfadeye çağırılan ilk kişi ben olsaydım ifade vermeyi reddederdim” dedi.
Görüntülerin sosyal medyaya yansıması üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, konuya ilişkin maddi gerçeğin ortaya çıkarılması, suç ve suç unsuru bulunup bulunmadığının tespit edilmesi amacıyla resen soruşturma başlatıldığını açıklamıştı. CHP İstanbul İl Başkanlığı da görüntüleri yayanlar hakkında suç duyurusunda bulunulacağını duyurmuştu. Soruşturma kapsamında 6 kişi şüpheli sıfatıyla 1 kişi ise tanık sifatıyla ifade vermişti. Eski CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu da şüpheli sıfatıyla ifade verdi.
“SEÇİME 9 GÜN KALA CUMHURİYET HALK PARTİSİ’Nİ YIPRATMAK İÇİN KULLANILAN APARTTAN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİLDİR”
Yaklaşık 3 saat süren ifade işleminin ardından adliye önünde açıklama yapan Kaftancıoğlu ifadeye ilk çağırılanın kendisi olması durumunda ifade vermeyi reddedeceğini belirterek şunlara değindi:
“Hepinizin bildiği ve günlerdir takip ettiği üzere İl Başkanlığı binamızın alınmasıyla ilgili şüpheli olarak ifade vermek üzere savcılıktaydık. Ben dün gece geç saatte İstanbul’a geldim ifade vermek üzere. Şüpheli olarak davet edilince eve girer girmez ilk yaptığım neydi biliyor musunuz? Evdeki ayakkabı kutularımı kontrol etmek. Evdeki bütün ayakkabı kutularını açtım. Ne mutlu ki hepsi içinde ayakkabılar vardı. Ama bir acı gerçeklik var ki eskimiş ayakkabılarım. Şimdi bunu biraz gülerek söylüyorum ama içeride de söylediğim bir şey var tekrarlayayım, acı acı gülerek, ‘Gayri meşru ve yasadışı yollarla ortaya sunulan görüntülerle ilgili ilk ifadeye çağrılan ben olsaydım ifade vermeyi reddederdim’ diyerek ifadeye başladım. İlk ben olsaydım. Önce o gayrimeşru yollarla kayıtları yapanların hukuk karşısında sorumluluğu neyse ortaya çıkarılır, ondan sonra bizlerin bilgisine başvurulacaksa Cumhuriyet Halk Partisi’nde her şey nettir, bilgilerimizi paylaşırdık. Seçime 9 gün var, il binası ne zaman alınmış, 2019’da. Ne mutlu ki İstanbul örgütüne il binasını ne kadara alıyoruz demişsek bütün tutarı İstanbul örgütü verildiğini görmüş mal sahibine. Ama ne yazık ki 2019’da İstanbul örgütünün katkılarıyla alınmış olan il binasını seçime 9 gün kala, yok montajla uğraşacak zaman bulamadılar, seçimlere giderken yıpratmak için kullanılan aparttan başka bir şey değildir. Kendimi ve yol arkadaşlarımı bildiğimden dolayı bu seçim öncesi yapılan ve görünen o ki seçime kadar da sürdürmeye çalışacakları, yargıyı da bu sürecin bir parçası yaparak sürdürecekeleri süreçlerdir.”
Kaftancıoğlu gazetecilerin “Süreci sizin başlattığınıza dair ifadeler var ne diyeceksiniz?” sorusuna, “Öyle bir şey söz konusu değildir. Kaldı ki mal sahibinin avukatının buna dair ne fikri ne de bilgisi olabilir” dedi.
]]>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, CHP İstanbul İl Başkanlığı’nda çekildiği iddia edilen ve sosyal medyada paylaşılan para sayma görüntülerine ilişkin başlatılan soruşturma devam ediyor. Soruşturma kapsamında, Saat 15.0 sıralarında Çağlayan’da bulunan İstanbul Adalet Sarayı’na gelen Canan Kaftancıoğlu yaklaşık 2,5 saat süren ifadesinin ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
“KADIN MUHABİRLERİ GÖRÜNCE FİKRİM DEĞİŞTİ”
Kaftancıoğlu açıklamasında, “Herkes şu an takip ettiği üzere İl Başkanlığı binamızın alınmasıyla ilgili, şüpheli olarak ifade vermek üzere savcılıktaydım. Aslında savcılıkta ifadeden sonra açıklama yapmadan ayrılmayı düşünüyordum ama sizlerin özellikle de kadınların çoğunlukta olduğunu görünce fikrim değişmiş olabilir. Saatlerce kapıda beklediğinizi görünce sizler en azından hiçbir şey söylemeden gitmenin sizlerin emeğinize haksızlık olacağını düşündüğüm için bu açıklamayı yapıyorum.” dedi.
Canan Kaftancıoğlu“İFADEYE İLK BEN ÇAĞRILSAYDIM İFADE VERMEYİ REDDEDERDİM”
Kaftancıoğlu dün gece geç saatlerde İstanbul’a geldiğini belirterek, “Şüpheli olarak davet edilince eve girer girmez ilk yaptığım şey, neydi biliyor musunuz? Evdeki ayakkabı kutularını kontrol etmek. Evdeki bütün ayakkabı kutularını açtım. Ne mutlu ki hepsinin içinde ayakkabılar vardı. Ama bir acı gerçeklik var ki eskimiş ayakkabılarım, şimdi gene kadın arkadaşlar var. Buradan çıkışta bir tane ayakkabı almaya gideceğim. Yani bu vesileyle ayakkabılarımın yenilenmesi gerektiğini öğrenmiş oldum. Şimdi bunu biraz gülerek söylüyorum ama içeride de söylediğim bir şeyi tekrarlayayım, acı acı gülerek Aziz Nesin’in dediği gibi değerli arkadaşlar, gayri meşru ve yasa dışı yollarla ortaya sunulan görüntülerle ilgili ilk ifadeye çağrılan ben olsa idim, ifade vermeyi reddederdim diyerek ifadeye başladım. İlk ben olsaydım. Önce o gayrimeşru yollarla kayıtları yapanların hukuk karşısında sorumluluğu neyse ortaya çıkarılır, ondan sonra bizlerin bilgisine başvurulacaksa elbette Cumhuriyet Halk Partisi’nde her şey nettir. Bilgilerimizi paylaşırdık.” diye konuştu.
“SEÇİME 9 GÜN KALA YARGIYI SÜRECİN PARÇASI YAPARAK SÜRDÜRECEKLERİ SÜREÇTİR”
Kaftancıoğlu, seçime 9 gün kaldığını belirterek, “Ne kadar üzücü ki 2019’da alınmış olan İstanbul İl Örgütünün katkılarıyla alınmış olan il binasını, seçime 9 gün kala, yok montajla, dublajla herhalde uğraşacak vakit bulamamışlar seçim öncesi. Cumhuriyet Halk Partisini, partimizi yıpratmak için kullanılan aparattan bir şey değildir. Ve bu davada şüpheli olarak gelmem, yanlış anlaşılmasın kendimi önemsediğimden değil, kendimi bildiğimden dolayı, yol arkadaşlarımı bildiğimden dolayı, seçim öncesi yapılan ve seçime kadar da sürdürmeye çalışacakları siyasallaştırılmış yargının, yargıyı da bu sürecin parçası yaparak sürdürecekleri bir süreçlerdir. İçeride de İl Binasının alımına dair bütün sorulanları aynı size anlattığım gerçeklikte yanıtladım.” dedi.
Canan KaftancıoğluGAZETECİLERİN SORULARINI YANITLADI
Canan Kaftancıoğlu, “Süreci sizin başlattığınız ancak el çektirildiğiniz iddiaları var?” sorusuna “Öyle bir şey söz konusu değildir. Kaldı ki mal sahibinin avukatının buna dair ne fikri, ne de bilgisi olabilir. Öyle bir ifadeyi niye verdiği konusunda fikrim yok” diye yanıt verdi. “Görüntü kayıtlarının Tuncay Yılmaz’a verildiği” sorusuna ise Kaftancıoğlu, “Bilmediğim konuda yorum yapamam” dedi. “Fatih Keleş’in ‘Bir tuğla da sen koy’ kampanyası yapıldığı yönünde ifade verdiğinin” sorulması üzerine Kaftancıoğlu, bu konuda detaylı ifade verdiğini belirtti.
]]>İlk çalışmalarına 2016 yılında başlanan, 2019’da Oğuzeli ilçesine bağlı Körkün bölgesinde yer seçimi yapılan ve 2022 yılında tüzel kişiliği oluşturulan Gaziantep Ayakkabı Terlik ve Yan Sanayi İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nin, Alan Belirleme ve Teknik İnceleme Programına; AK Parti Gaziantep Milletvekili Bünyamin Bozgeyik, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Oğuzeli Belediye Başkanı Mehmet Sait Kılıç, Gaziantep Ayakkabı Terlik ve Yan Sanayi İhtisas OSB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Özpolat, Gaziantep Sanayi Odası (GSO) Yönetim Kurulu Başkan Vekili Emine Ferhan Sağım, Gaziantep Ticaret Odası (GTO) Meclis Başkanı Mehmet Hilmi Teymur, Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Tuncay Yıldırım, GSO Genel Sekreteri Yusuf İzzettin İymen, Gaziantep Ayakkabıcılar Odası Başkanı Mehmet Emin İnce, kurum temsilcileri ve davetliler katıldı.
“Bu bölge ayakkabı sektörümüzü tüm dünyada cazibe merkezi haline getirecek”
Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin de törende yaptığı konuşmasında, Gaziantep Ayakkabı İhtisas OSB’nin faaliyete geçmesi ile dünyaca ünlü markalara üretim yapan Gaziantep’in kendine ait çok büyük markalar çıkaracağını söyledi.
Gaziantep’te ihtisas OSB’lerin kentin geleceği ve ekonomisi için çoğaltılması gerektiğini kaydeden Şahin, “Gaziantep olarak rekabet gücümüzü artırmalıyız. Uygun maliyetle en kaliteli üretimi yapabilir hale gelmeliyiz. Gaziantep olarak sanayideki geçmişten gelen gücümüzle bunu başarabiliriz. Gaziantep Ayakkabı İhtisas OSB de yine bu anlamda hem ayakkabı ve terlik sektörümüz hem şehrimiz hem de ülkemiz için inanıyoruz ki önemli fırsatlar oluşturacak. Ayakkabı İhtisas OSB, Oğuzeli’mize de büyük katkı sağlayacağı gibi üretim, showroom ve tüm unsurlarıyla bu işin eğitim merkezi olacak. OSB ile ayakkabı üretimi yapan firmalarımız markalaşacak, Gaziantep ayakkabı sektöründe dünyada bir cazibe merkezi olacak. Bunu hep birlikte başaracağız. Gaziantep Ayakkabı İhtisas OSB’nin hayırlı olmasını diliyor, emek veren herkese teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
“İlçemiz ve şehrimiz ayakkabı ve terlik sektöründe adeta bir üretim üssü olacak”
Gaziantep Ayakkabı İhtisas OSB’nin faaliyeti geçmesi ile Oğuzeli ve civarında işsizliğin sıfırlanacağını söyleyen Oğuzeli Belediye Başkanı Mehmet Sait Kılıç, “Organize Sanayi Bölgemiz ile ilçemiz ve şehrimiz ayakkabı ve terlik sektöründe adeta bir üretim üssü olacak. OSB’miz ile ayakkabı sektörünün çok daha yukarı seviyelere çıkacağına inanıyoruz. Hatta belki de işçi olarak ilçemize göç alacağız. Bunda katkısı olan, emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Burası hem Gaziantep’te hem de tüm Türkiye’de örnek bir uygulama olacak. Sanayicilerimize, üreten insanlarımıza, çalışan insanlarımıza burada önemli bir imkan sağlanmış olacak. Devletimiz ve milletimizle birlikte inşallah daha güzel projelere birlikte imza atacağız. Bu eserde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Hayırlı uğurlu olsun” şeklinde konuştu.
“Sektörümüz adına bugün burada yeni bir sayfa açıyoruz”
GSO Yönetim Kurulu Başkan Vekili Emine Ferhan Sağım da yaptığı konuşmasında, Gaziantep Ayakkabı Terlik ve Yan Sanayi İhtisas Organize Sanayi Bölgesi ile ayakkabı ve terlik sektörü adına Gaziantep’te yeni bir sayfa açılacağını söyledi.
Ayakkabı ve terlik sektörünü hak ettiği şartlara kavuşturmak için çıktıkları bu yolda Ayakkabı İhtisas OSB’nin kuruluş çalışmalarını önemli bir aşamaya getirdiklerini ifade eden Sağım, “Şehrin farklı yerlerinde, birbirinden bağımsız ve çok zor şartlarda üretim yapan üreticilerimiz, İhtisas Organize Sanayi Bölgemizin tamamlanmasıyla birlikte tüm unsurların bir arada olduğu, çok daha iyi şartlarda üretim yapma imkanı bulacaklar. Bu sayede, katma değerli üretim, markalaşma ve yeşil üretim kriterlerine uyumluluk gibi her alanda hızla mesafe katedeceğiz. Bu vesileyle emeği olan herkese teşekkür ediyor ediyorum” dedi.
“OSB’miz ile firmalarımızın markalaşmaları sağlanacak, rekabet güçleri artırılacak”
OSB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Özpolat ise bugün yer seçimi, kuruluş onayı ve imar planı onayının ardından OSB’de en önemli dönüm noktasında bulunduklarını söyledi.
İlk etapta 88 hektar alan üzerine kurulacak olan OSB’nin yaklaşık 82 hektarlık ikinci kısmının da Cumhurbaşkanlığı kararıyla onaylandığını ve işlemlerin Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca yürütüldüğünü ifade eden Özpolat, “OSB’mizin faaliyete geçmesi ile katma değeri yüksek üretimler yapılmasının önü açılarak ilimizin ve ülkemizin gelişimine katkı sağlanacağına inanıyoruz. Ayrıca yenilikçi model ve moda tasarımlar için gerekli altyapı oluşturularak, firmaların markalaşmaları sağlanacak, rekabet güçleri artırılacak. Yeşil dönüşümün ve Avrupa Yeşil Mutabakatının getirdiği yükümlülükleri de dikkate alarak yeşil sanayi anlayışıyla kuracağımız OSB’miz, ayakkabı terlik ve yan sanayicilerinin bir arada bulunmasına ve kümelenmesine de hizmet edecek. Bölgemizin kuruluş sürecine destek veren Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız başta olmak üzere ilgili bakanlıklarımıza, Gaziantep Valiliğimize, Gaziantep Büyükşehir Belediyemize, Gaziantep Sanayi Odamıza, Oğuzeli Belediyemize, tüm paydaşlarımıza, sektör temsilcilerimize ve katkıda bulunan herkese çok teşekkür ediyorum” diye konuştu. – GAZİANTEP
]]>Türkiye Ayakkabı Sanayicileri Derneği (TASD) tarafından İstanbul Fuar Merkezi’nde 70’incisi düzenlenen AYMOD Ayakkabı Moda Fuarı, Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan, İstanbul Vali Yardımcısı Cengiz Karabulut, İstanbul Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu Üyesi Giyasettin Eyyüpkoca ve İstanbul Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği (İDMİB) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Oğuz İnner’in katılımıyla açıldı.
Gürcan, buradaki konuşmasında, Türkiye’nin bu yılın ocak ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 3,6’lık artışla 20 milyar dolarlık ihracat yaptığını belirterek, “Bu başarıda emeği geçen sanayicilerimize, iş insanlarımıza çok teşekkür ediyoruz. İnşallah şubat ayında da rakamlar çok iyi gelmekte ve şubat ayında da yeni bir rekoru, belki bugüne kadarki en yüksek şubat ayı rakamını da inşallah yakalayacağımızı umut ediyoruz.” ifadesini kullandı.
Gürcan, Türkiye’nin katma değerli sektörlerinden biri olan deri ve deri mamulleri sektörünün istihdama ve ihracata sağladığı etkiyle Türkiye ekonomisinde giderek artan öneme sahip olduğunu dile getirdi.
Deri ve deri mamulleri sektörünün ocak ayı ihracatının 162,9 milyon dolar olduğunu söyleyen Gürcan, “Ayakkabı ihracatımız 2022 yılında bir önceki yıla nazaran yüzde 21 artarak 1,31 milyar dolar seviyesine ulaştı. 2023 yılında ise küçük bir daralma yaşanarak 1,26 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirildi.” diye konuştu.
Gürcan, “Pandemi sürecinde lojistik zincirinin kırılması ve Çin’in kapanması dolayısıyla Türkiye burada çok büyük bir avantaj yakalamıştı. Bu avantajı sürekli hale getirmekte bizim ve iş insanlarının üzerine büyük bir görev düşüyor. Bu fırsatı sürekli hale getirmemizde fayda var.” dedi.
İTO Yönetim Kurulu Üyesi Giyasettin Eyyüpkoca da ayakkabının sadece temel bir ihtiyaç ürünü olmadığını, aynı zamanda küresel etkiye sahip bir moda ürünü olduğunu ifade etti.
Eyyüpkoca, “AYMOD, bu gerçeği bize bir kez daha hatırlatmaktadır. Yılda iki defa böylesi güzel bir platformun kuruluyor olması sektörün sahip olduğu gücü gösterme açısından oldukça kıymetlidir.” diye konuştu.
Eyyüpkoca, fuarın 500’e yakın firmayı 30 binden fazla ziyaretçiyle buluşturacağını söyledi.
TASD Başkanı Berke İçten de Türkiye’nin yıllık 580 milyon çiftle dünyanın 6’ncı, Avrupa’nın en büyük ayakkabı üretim kapasitesine sahip ülkesi olduğunu ifade etti. Sektörün fiyat tutturamadığı için 2023’te pazar kayıpları yaşadığını dile getiren İçten, ihracattaki gerilemenin ocak ayında da devam ettiğini belirtti.
Ocak ayını geçen yılın aynı ayına göre miktar bazında yüzde 25, değer bazında yüzde 33 ekside tamamladıklarını söyleyen İçten, şöyle devam etti:
“AYMOD’u ayakkabı endüstrimizin ihracatında artış trendini yeniden yakalamak için bir fırsata dönüştürmek istiyoruz. Fuarımıza 400’ü aşkın seçkin firma katılıyor. Katılımcılar arasında İtalya, Yunanistan ve Çin’in de aralarında bulunduğu ülkelerden 50 civarında firma yer alıyor. Yabancı ziyaretçilerin AYMOD’a ilgisi artarak devam ediyor. Avrupa Birliği (AB) ülkeleri başta olmak üzere 100’ü aşkın ülkeden 7 bin alıcı AYMOD için İstanbul’a geldi. Ziyaretçiler arasında 49 ülkeden alım heyetleri bulunuyor. İnanıyorum ki firmalarımızla ziyaretçiler arasında bir yandan mevcut ilişkiler derinleştirilirken diğer taraftan da yeni işbirliklerinin temelleri atılacak.”
“Çakma üretim ülke ekonomimize zarar veriyor”
İçten, kamuoyunda “çakma” olarak adlandırılan taklit üretim nedeniyle kurallara uygun çalışan firmaların ve genel olarak sektörün büyük mağduriyet yaşadığına işaret etti.
Türkiye’de yıllık 150 milyon çiftin üzerinde çakma ayakkabı üretildiğini belirten İçten, “İşin bir de ithalat boyutu var. Yurt dışından ülkemize her yıl milyonlarca çift çakma ayakkabı getiriliyor. Çakma üretim sadece sektöre değil ülke ekonomimize de büyük zarar veriyor. Vergi ve SGK primi ödemeyen bu firmalar, çalışanlarına sigorta yaptırmadıkları ve sosyal haklarını vermedikleri için iş gücünü daha ucuza mal ediyorlar. Bu durum vergisini ödeyen, SGK primini yatıran, yani kurallara uygun çalışan firmalar için haksız rekabete yol açıyor.” dedi.
“Vergi ve istihdam kayıplarını hesapladığımızda çakma ayakkabının Türkiye’ye yıllık maliyeti en az 30 milyar lirayı, başka bir ifadeyle 1 milyar doları buluyor.” diyen İçten, “Bütün bunlara ilave olarak çakma üretim, ülkemizin ve ayakkabı endüstrimizin yurt dışındaki imajını olumsuz etkiliyor. Markalaşmak isteyen yerli firmalarımızın önünde de büyük bir engel oluşturan bu sorun, 9-10 Şubat tarihlerinde Afyonkarahisar’da Ticaret Bakanlığı’mız ile düzenlediğimiz çalıştayın iki ana gündem maddesinden biriydi.” ifadesini kullandı.
İçten, ilgili bakanlıkların yanı sıra yargı ve meslek kuruluşlarının temsilcilerinin katıldığı çalıştayda konunun tüm boyutlarıyla ele alındığını dile getirerek şunları kaydetti:
“Ticaret Bakanlığı’mızın ‘soruna sıfır tolerans ilkesiyle yaklaşılacak’ mesajı vermesi bizi son derece memnun etti. Biz olaya her zaman pozitif tarafından bakmaya çalışıyoruz. Öncelikle çakma üretim yapan firmaların mevzuata uygun çalışmaya teşvik edilmelerinin doğru olacağını düşünüyoruz. Kayıt altına alınamayanlara karşı ise ağır yaptırımlar getirilmeli. Perakendeden başlayarak geriye doğru bir denetim zinciri oluşturulmalı. Söz konusu ürünlerin sosyal medya kanallarından satışı ve reklamlarının yapılması yasaklanmalı. Online pazar yerleri bu ürünlerin satışına veya reklamının yapılmasına aracı olmamalı. Kargo firmalarının tıpkı uyuşturucu ve silah gibi çakma ürün taşımalarını önleyecek bir düzenleme yapılmalı.”
İçten, gerekli düzenlemelerin mümkün olan en kısa zamanda yapılacağına inandığını ifade etti.
İDMİB Başkan Yardımcısı Oğuz İnner de “Avrupa ve Amerika’da ciddi resesyon konuşuluyor. Bu da tüketimdeki azalmayla beraber üretimlerimizi etkileyen azalma sürecine bizi itti.” dedi.
Sektör açısından dünyada sadece Amerika’nın resesyondan çıkmayı başarabildiğini, Avrupa ülkeleri ve Uzak Doğu pazarlarının hala resesyonun etkisinde olduğunu söyleyen İnner, “Dünya ayakkabı pazarından aldığımız payın yüzde 0,7 olduğunu düşünürsek aslında bu daralmanın bizi etkilemesini minimum seviyeye çekecek önlemlerle artışa bile geçebileceğimizi değerlendirmemiz lazım.” diye konuştu.
]]>Odunpazarı ilçesinde yer alan Ayakkabıcılar Çarşısı’nda tamircilik yapan 55 yaşındaki ayakkabı ustası Murat Kızılaslan, kış aylarının gelmesiyle vatandaşların getirdiği botların tamiriyle yoğun mesai yapıyor. Kış mevsimi ile birlikte bot ve çizme tamir işinde yoğunluğun arttığını dile getiren Kızılaslan, bu tip ayakkabıların darlaşmış kısımlarını ısı destekli kalıplarla açarak tamir ettiğini söyledi. Usta Murat Kızılaslan, dükkanına gelen müşterilerin yoğunluğu nedeniyle siparişleri ise teknolojinin yardımıyla Whatsapp aracılığıyla aldığını belirtti. Tamir ihtiyacı olan ayakkabının fotoğrafını müşteriye çektirdikten sonra kendisine iletmesini isteyen Kızılaslan, bu sayede daha kolay işlerini hallettiğini ve karışıklık yaşamadığını vurguladı.
“Botların baldır kısımlarını ısı destekli kalıpla açıyoruz genelde”
Vatandaşların giydiği ayakkabıların arka bölümlerindeki arızalardan şikayetçi olduklarını ifade eden Kızılaslan, kadınların giydiği botların meydana gelen daralmaya karşı kalıp açma yönetimini kullandığından bahsetti. Kızılaslan, şöyle devam etti:
“İlkokulu bitirdikten sonra babam bir meslek sahibi olmamı istedi. Ayakkabı imalatçısının yanına çırak olarak verdi beni. 5 sene bu işin çıraklığını yaptım. Daha öncelerden sipariş üzerine sıfırdan ayakkabı yapardık. Ama şu an siparişlerde yoğunluk olunca, eskiye ilgi arttı. Vatandaşların alım gücü zayıfladı. Bir spor ayakkabısı 2 buçuk, 3, 4 bin lira. Ben imalatçı olduğum için spor ayakkabılarını sıfır gibi yeniliyorum. Genellikle müşteriler ayakkabıların arka kısımlarından şikayetçi. Bir de baş parmaklar ayakkabıların önlerini deliyor. Kışlıklar piyasaya çıkınca kadınlar kilo alıyor galiba botlar baldır kısımlarından olmuyor. Botların baldır kısımlarını ısı destekli kalıpla açıyoruz genelde. Spor ayakkabıların ön kısımları arka kısımları değişiyor. Önü ve arkayı değiştirmek 600 liraya mal oluyor. Erkek botlarda da fermuar arızaları bize geliyor.”
“Direkt Whatsapp üzerinden fotoğrafını atıyor, müşteriye hemen cevap veriyorum”
Müşterileriyle haberleşme yöntemine değinen Murat Kızılaslan, dükkana gelenlerin isimlerini akılda tutmasının zor olduğu için Whatsapp’ı kullandığını kaydederek, “Benim işlerim yoğun. Müşterilerimle genellikle ben Whatsapp üzerinden haberleşiyorum. Yoksa ben hangi birinin ismini aklımda tutayım ya da kağıda yazayım? Müşteri ayakkabıyı bana veriyor, fotoğrafını çekiyor, telefonumu kaydediyor. Birkaç gün sonra direkt Whatsapp üzerinden fotoğrafını atarak onarımın yapılıp yapılmadığını soruyor, müşteriye hemen cevap veriyorum. 2-3 saat sonra gel diyorum” diye konuştu.
“Ben çekirdekten yetiştiğim için işi orijinal gibi yapıyorum”
Çevredeki diğer ayakkabı tamirci esnafın işlerinin kendisinin kadar yoğun olmadığını getiren Murat Kızılaslan, “Diğer ayakkabı tamirci arkadaşların işleri benim kadar yoğun değil. Onlar hemen tamir yapıp müşteriye ayakkabıyı veriyorlar. Ama benim yaptığım ağır iş. Basit bir iş değil yani. İşlerim süper, kafamı kaldıramıyorum. Oğlum var mesela benim yaptığım işi yapamıyor. Kardeşim var karşıda o da öyle. Onlar benden görerek yapıyor. Ben çekirdekten yetiştiğim için işi orijinal gibi yapıyorum. Zaten iş yoğunluğu da buradan geliyor. Mesela biri yaptığım ayakkabıyı görüyor, beğeniyor. Başka bir arkadaşına söylüyor, onlar da bana geliyor. Özellik burada yani. İyi usta olursan iyi işin olur” şeklinde konuştu. – ESKİŞEHİR
]]>