Takım arkadaşı Şevval İlayda Tarhan ile olimpiyat tarihinde Türkiye’ye atıcılıktaki ilk madalyasını kazandıran Dikeç, yurda dönüşü sonrası AA muhabirine açıklamalarda bulundu.
Dikeç, çoğu atıcının aksine yardımcı ekipman kullanmadan gerçekleştirdiği atışlarıyla sosyal medyada gündem olması hakkında, “Bu kadar ses getireceğini hiç tahmin etmiyordum. Her zamanki gibi atış pozisyonumuza geçtik ve atışımızı yaptık. Bu, sadece benim başarım değil Türkiye Cumhuriyeti’nin başarısı. Bu yarışmaya çok iyi hazırlandık. Gönül isterdi ki altın madalya alalım ancak son anda gitti. Olimpiyat rekorunu atarak finale çıktık. Bu, bizim için hem rahatlık hem de biraz baskı oldu. İlayda ile son anımıza kadar iyi mücadele ettik, iyi savaştık.” değerlendirmesini yaptı.
Her atıcının kendi anatomik yapısına uygun bir duruşu olduğunu aktaran Dikeç, sosyal medyada viral olan duruşuna ilişkin “Kendimi en rahat hissettiğim, vücudumun en stabil tutabildiğim pozisyon oydu. Dışarıdan sakin görünsek de içimizde fırtınalar kopuyordu. Bu hareketin bu kadar çok ses getireceğini de tahmin etmiyordum. Genç sporcu arkadaşlarıma her zaman ‘Asli görevimiz tabii ki madalya kazandırmak ama ikincil görevimiz de ülke temsiliyetidir. Üstünüzde milli takım forması varken tavırlarınız, davranışlarınız, yaşam tarzınıza dikkat etmeniz lazım.’ diyorum. Herhalde o genç insanların, atıcıların gönüllerinde bir yer kazanmışız, sempatilerini kazanmışız ki bu kadar büyük olumlu yanıt geldi. Ayrıca beni mutlu etti. Yusuf Dikeç sadece bir isimdir ve simgedir. Dünyada Yusuf Dikeç olarak değil de bir Türk sporcusu olarak gündemde olmaktan dolayı kendim ve ülkem adına çok mutluyum.” diye konuştu.
Final maçından önce takım arkadaşı Şevval İlayda ile “Neler konuştuğu ve neler hissettiği?” sorusuna Dikeç, “Aslında hem mutluluğu hem hüznü beraber yaşadık. Akşam İlayda, ben ve Erdinç hocam beraber oturuyorduk. Üstümüzde 85 milyonun ağırlığı, baskısı vardı. Bizi biraz gerdi aslında. Yapabileceğimizin en iyisini yapmaya çalıştık. Daha fazlası olur muydu bilmiyorum ama yapabileceğimizin en iyisini yaptık. Keşke altın olsaydı.” yanıtını verdi.
Motivasyon kaynağı 9 yaşındaki kızı
Üst üste 5. kez katıldığı olimpiyatlarda ilk madalyasını elde eden Dikeç, 9 yaşındaki kızı Başak’la Paris’e gitmeden önce gerçekleştirdikleri konuşmayı da şöyle aktardı:
“Dünyadaki tek varlığım, yaşam kaynağım Başak. Gitmeden önce hep bana taktik veriyordu. Cimnastik yaparken ‘Sen nasıl yapıyorsun?’ diye sorduğumda ‘Kendime (Yapabilirsin Başak, kazanabilirsin) diyorum. Sen de aynısını yap’ dedi. Yarışmadan bir gün önce Başak’la görüştük. Normalde dikkatimi, konsantrasyonumu dağıtmamak için telefonumu açmıyorum ama yaşam sevincim, yaşam pınarım kızımla konuşmak bizi artı yönde motive etti.”
Babasını izlerken çok heyecanlandığını belirten Başak ise “Başarı diledim, taktik verdim. Birinci olamazsa üzülmesin diye motive ettim.” dedi.
Madalya 24 yıllık emeğin sonucu
Olimpiyat madalyası kazanma hayalinin 24 yıl önce başladığını anlatan Dikeç, “İnsanlar bazen ‘Çok rahat, eli cebinde madalya aldın’ diyor. O dışa yansıyanı. Madalyada 24 yıllık çalışma ve emek var. Haftanın 6 günü antrenmana geliyorum, 4-5 saat antrenman yapıyorum. 24 yılın sonunda da keşke altın olsaydı ama yine de ulaştık. Geçmişteki başarılarıma baktığım zaman Avrupa ve dünya şampiyonaları, Akdeniz Oyunları, İslami Dayanışma Oyunları… Hepsinin madalyası var. O koleksiyonda eksik olan olimpiyat madalyasıydı. Koleksiyon altın olsa tamamlanacaktı, çok küçük bir parçası kaldı. Bu olimpiyatta altın madalya alsaydım bırakmayı düşünüyordum. Ama çok iyiyim, İlayda da çok iyi. Nasip olursa 2028’de altın madalyayı alacağız, öyle bırakacağız. Atışı belki bırakırız ama bu ülkeye, bu camiaya değişik yollardan hizmet etmeye devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.
Genç atıcılardan beklentisi yüksek
51 yaşındaki tecrübeli sporcu, bu başarının genç atıcılar için iyi bir referans olmasını umduğunu vurgulayarak, “Spora çok geç başladım, 28 yaşında başladım. İlk başlarda Avrupa’da, dünyada yarışmalara gittiğimiz zaman finale çıkmayı başarı gibi görüyorduk. ‘Niye madalya almayalım? Niye Avrupa, dünya, olimpiyat şampiyon olmayalım?’ diyorduk. Bugün 24 yılın sonunda ülke, federasyon, camia olarak artık olimpiyat ikinciliğine üzülür hale geldik. Poligonda çalışan bir sürü genç arkadaşımız var. Bu gençler bizi çok çok daha geçecek. Atıcılık çok fazla tanınan, bilinen bir spor değil. Çok medyatik bir spor da değil. Umarım bu vesileyle ülkemizdeki birçok gence ulaşırız ve onlar da bu spora başlar. Yaşım ileri olsa da çok çalışmanın sonunda böyle bir başarının elde edilebileceğini de gösterdik gençlere. Onlara, ‘Hiç olmamış bir şeyi yapabilirsin’ demekle ‘Olmuş, somut bir şeyi yaparsın’ demek farklı. Bir şeyi çok istemek değil, istediğin şeyi elde edebilmek için sarf ettiğin çaba önemli.” yorumunu yaptı.
]]>Paris’te, 26 Temmuz-11 Ağustos tarihleri arasında düzenlenecek ‘Paris 2024 Paralimpik Oyunları’nda Türkiye’yi temsil edecek olan, Türkiye’nin ilk paralimpik olimpiyat madalyalı milli sporcusu Korhan Yamaç, “Gerek tabancada, gerek tüfekte iddialıyız ve oldukça iyi çalışıyoruz. Sporda bildiğiniz gibi elit sporcular iyi çalışırlar fakat o gün biraz da şansın yardımı olursa Paris’te bayrağımızı tekrar 1’incilik kürsüsünde dalgalandıracağız” dedi.
İspanya’nın Granada kentinde 30 Mayıs-7 Haziran tarihleri arasında düzenlenen Para Atıcılık Havalı Silahlar Avrupa Şampiyonası 25 M Tabanca Erkekler (P3) SH1 kategorisinde elde ettiği 7 puanla 2024 Paris Paralimpik Oyunları kotasının sahibi olan milli atıcı Korhan Yamaç, Demirören Haber Ajansı’na açıklamalarda bulundu.
Atıcılığa 1985 senesinde başladığını aktaran Korhan Yamaç, “Şu anda 39’uncu yılımdayım. Türk spor tarihinin ilk paralimpik madalyası sahibiyim. Atina 2004’te altın ve bronz madalya alarak bu başarıyı elde ettim. Paralimpik oyunlarında ülkemizin hem ilk hem de birbirinden farklı renkteki 3 madalyasını kazandırdım. Uluslararası yarışmalarda ülkeme 56 madalya kazandırdım. Avrupa, dünya, olimpiyatlar ve paralimpik oyunları da dahil. 39 yıllık süreçte 5 olimpiyata katıldım. Şimdi Paris için yeni kotamı aldım. Bu da paralimpik oyunlarında 6’ncı kotam ki bu üst üste girilen ekstra bir rekor olacak. Ülkemi ve bayrağımı temsil etmek benim için her zaman ilk öncelikti ve hep bunun için uğraştım” diye konuştu.
“ATICILIĞA TEKRAR DÖNDÜM VE PARİS KOTASINI ALDIM”
1995 yılında bir operasyon esnasında mayına basarak sağ ayağını kaybederek gazi olduğunu ifade eden Yamaç, şunları kaydetti:
“2004 yılında kendi isteğimle Türk Silahlı Kuvvetleri’nden emekli oldum. Daha öncesinde 2002 senesinde rahmetli babamla birlikte Bedensel Engelliler Federasyonu’nda ‘atıcılık’ branşını açtık. O günden bu yana engelli atıcılık spor kariyerime devam ediyorum. 2-3 sene önce bir yarışma esnasında eşimi kaybettim. Yarışmadan apar topar döndüm. Peşinden 1 sene sonra beni atıcılığa başlatan babamı kaybettim. Aynı zamanda benim antrenörümdü. 2 yıldır atıştan uzaktaydım. Atışı bırakmış gibi bir şeydim. Şimdi geri döndüm ve döndüğüm ilk yarışlarda Paris kotasını almış oldum.”
“TÜRKİYE OLARAK DÜNYADA SÖZ SAHİBİYİZ”
Türkiye’nin engelli atıcılıkta dünyada söz sahibi ülkelerden biri olduğunun altını çizen Yamaç, “Ciddi rakiplerimiz de var. Ruslar, Çinliler, ABD’liler ve Almanlar; bunlar ciddi rakiplerimiz. Fakat bizler de oldukça iyi çalışıyoruz. Gerek tabancada, gerek tüfekte iddialıyız. Benim 3 paralimpik madalyam var; altın, gümüş ve bronz. Diğer arkadaşlarımızın önemli başarıları var. Ayşegül Pehlivanlar’ın bir 2’ncilik bir de 3’üncülüğü var. Milli sporcumuz Cevat Karagöl’ün dünya şampiyonluğu var. Yine milli sporcu Çağla Baş arkadaşımızın dünya 2’nciliği var. Ekibimiz çok güçlü. Sporda bildiğiniz gibi elit sporcular iyi çalışırlar fakat o gün biraz da şansın yardımı olursa Paris’te bayrağımızı tekrar 1’incilik kürsüsünde dalgalandıracağız” değerlendirmesinde bulundu.
KADRİ AKGÜN: PARİS’TE EN AZ 3 MADALYA BEKLİYORUZ
Pandemi dolayısıyla Paris Oyunları’nın hazırlık aşamasına 1 yıl geç başladıklarını belirten Bedensel Engelli Para Atıcılar Teknik Direktörü Kadri Akgün, “2021 yılından itibaren çalışmaya başladık. O günden bugüne yoğun tempo içerisinde kota kovaladık. Şimdiye kadar 7 sporcumuz kota aldı. Kota serüvenimiz bitti artık. Bu 7 sporcumuzdan 4’ü tabanca branşından, 3’ü de tüfek branşından. 7 sporcumuzun 7’sinden de de final bekliyoruz. Yani bu sporcuların hepsi final oynayabilecek sporcular. Tokyo’da da 6 final almıştık. 1 madalya kazanmıştık. Orada gümüşte kalmıştık en son. Bu sefer Paris’te madalyalar ve en azından rengi de altın olmak kaydıyla yarışacağız. Çalışmalarımızı yürütüyoruz. Çünkü son 2-3 yılın dünya şampiyonaları ve Avrupa şampiyonu olan sporcularımız 1’inciler ve 2’nciler bizden çıkıyor. Özellikle bayanlar tabancalıda iddialıyız. Paris’te en az 3 madalya bekliyoruz” ifadelerinde bulundu.
]]>
Milli atıcı Şevval İlayda Tarhan: Hedefim 10 olimpiyata katılmak
Mikail KARAMAN – Ercan ATA – Gizem ÇORLU/ ANKARA, – Almanya’nın Münih kentinde düzenlenen ISSF Havalı ve Ateşli Silahlar Dünya Kupası’nda 10 metre havalı tabanca kadınlar kategorisi yarışları sonrası kota alarak Paris 2024 Yaz Olimpiyat Oyunları’na katılmayı başaran milli atıcı Şevval İlayda Tarhan (24), “İleriye yönelik güzel hedeflerim var. En büyük hayallerimden bir tanesi olimpiyatlardı ve hayallerimin bir adımını gerçekleştirdim. Diğer büyük hayalim ise 10 kez olimpiyatlara katılıp en az 5 madalya ile kariyerimi tamamlamak” dedi.
Atıcılıkta Avrupa rekoru kırarak elde ettiği şampiyonluklarla adını Türkiye atıcılık tarihine yazdıran ve uluslararası yarışmalarda 8 madalyası bulunan milli atıcı Şevval İlayda Tarhan, son katıldığı Havalı ve Ateşli Silahlar Dünya Kupası’nın Almanya ayağında 10 metre havalı tabanca karışık takım kategorisinde altın madalya kazandı. Millli sporcu, hedeflerine ve kariyerine yönelik Demirören Haber Ajansı’na açıklamalarda bulundu.
Almanya’dan altın madalya ile döndüğü için Türk sporcusu olarak büyük bir gurur yaşadığını ifade eden Şevval İlayda, “Orada elde ettiğim dereceye göre aldığım puanla dünya sıralamamı yükselttim. Dünya sıralamasının sonucuna göre de olimpiyatlara kota aldım. Karışık branş takımımız var. Takım arkadaşımla birlikte dünya şampiyonu olduk çok sevinçliyiz. Çok güzel de bir uyum yakaladık. Birlikte oradan güzel sonuçlarla döndük. Şu an az bir süre kala olimpiyatlara hazırlanmaya devam ediyoruz. Bakü’de düzenlenecek bir antrenman kampına katılacağız. Daha sonrasında ise Paris yolcusuyuz. Paris’te düzenlenecek olimpiyatların adıma güzel geçeceğini düşünüyorum ve inancım çok yüksek. Kariyerim boyunca katılacağım ilk olimpiyatım olduğu için daha çok keyfini çıkartmak istiyorum. O ambiyansın keyfini almak istiyorum. Paris’te tabii ki hedeflerim var ama bunu şu an söylemek istemiyorum. Biraz sürpriz kalsın istiyorum. Gerçekleşmeme ihtimaline karşı ama hedeflerim çok büyük” diye konuştu.
“ASKER OLMA MERAKIM SONUCUNDA ATICILIĞA BAŞLADIM”
Atıcılığa annesinin tavsiyesi ile başladığını söyleyen 24 yaşındaki milli sporcu, “Çocukluk hayallerimden bir tanesi asker olmaktı. Onların giydiği üniformalar ve taşıdığı silahlar benim çok ilgimi çekiyordu. Annem bir gün beni aradı; ‘Neden böyle bir spor varken başlamayasın, belki asker olmana bir faydası olabilir’ dedi. Ben de bu branş hakkında şu an halkımızdaki birçok insan gibi çok da bilgi sahibi değildim. Başladıktan sonra biraz şansım yaver gitti. Biraz da yetenekli çıktım. Tamamen kader kısmet öyle ilerledik. Gençler de dünya ve Avrupa şampiyonluklarım ve Avrupa rekorum var. Büyüklerde henüz bu şerefe nail olamadım. İnşallah en kısa zamanda onu da almak istiyorum. Atıcılık sporuna 15 yaşında başladım şu an 25’e doğru yol alıyorum. Kariyerimde 10 yıl dolmak üzere diyebilirim. İlk başladığım dönemlerde kadın olarak ilginç yorumlar aldım. Çevremdeki insanların destekleyici tavırlarından dolayı gurur duyuyorum. Sadece böyle birkaç kişiden ufak tefek olumsuz yorumlar aldığım oldu. ‘Kız başına silahla ne yapacaksın?’, ‘Atıcılıkta ne işin var?’, ‘Otur oturduğun yerde sürekli bir yerlere gidiyorsun’, ‘Hiç evde durduğun yok’ gibi farklı yorumlar aldığım da oldu. Ama kendimden çok memnunum ve kendimle gurur duyuyorum. Ailemden bu zamana kadar karşıt bir düşünce duymadım. Hep destekleyici oldular. Şu an çok mutluyum, çok da güzel bir süreçten geçtiğimi düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
“AİLEMİN HAYALLERİNİ GERÇEKLEŞTİRİYORUM”
Başarılarından dolayı ailesinin kendisi ile gurur duyduğunu dile getiren milli atıcı, “Anne ve babamın da büyük hayalleri gençliklerinde sporcu olmakmış ama olamamışlar. Şu anda onların da hayallerini gerçekleştiriyorum. Bu yüzden de çok mutlular. En çok istediğim şeylerden biri de olimpiyatlara gitmekti. 12 yaşındayken 2012’de voleybolda ilk kez olimpiyatlara katıldık ve ben televizyonda oradan maçları izlerken ‘Bir gün ben de olimpiyatlara gideceğim’ dediğimi hatırlıyorum. Benim eski branşım voleyboldu ve çok seviyordum. Olimpiyatlara voleyboldan gideceğimi düşünüyordum ama nasip atıcılıkmış. Çok keyifli ve güzel bir şekilde oldu. O zamanki sözümü de yerine getirdiğimi düşünüyorum. İlk başladığım dönemler çok hevesliydim. Özellikle daha sonrasında asker olabilme hevesi benim için çok yoğundu. Silahı elime ilk aldığımda tedirgin olmaktan çok ‘Acaba bunun neresinde ne var’, ‘Bunu nasıl kullanabilirim, nasıl çalışıyor’ diye büyük bir merakla ilgiyle üzerine yoğunlaştığım bir süreçti. Başladığım zaman tüfek ve tabanca olarak bizim farklı branşlarımız var benim başladığım kulüpteki antrenörlerimiz tabanca antrenörüydü. Ben de o yüzden tabancayla devam ediyorum. İleriye yönelik güzel hedeflerim var. En büyük hayallerimden bir tanesi olimpiyatlardı ve hayallerimin bir adımını gerçekleştirdim. Diğer büyük hayalim ise 10 kez olimpiyatlara katılıp en az 5 madalya ile dönebilmek ve bu başarılarla kariyerimi tamamlamak” değerlendirmesinde bulundu.
8 ULUSLARARASI MADALYASI BULUNUYOR
2024 Paris Olimpiyatları’nda Atıcılık branşında Türkiye’yi temsil edecek milli sporcu Şevval İlayda Tarhan’ın, gençler kategorisinde aldığı ödüller ise şu şekilde:
-2018 Changwon’da düzenlenen ISSF Dünya Atıcılık Şampiyonası: 10 metre havalı tabanca Junior kategorisinde altın madalya.
-2019 Osijek Avrupa 10 metre Yarışmalar Şampiyonası: 10 metre havalı tabanca Junior’da altın madalya (Avrupa rekoru)
-2019 Sühl ISSF Gençler Dünya Kupası: 10 metre havalı tabanca Junior’da altın madalya.
-2022 Bakü ISSF Dünya Kupası: 10 metre havalı tabanca karma takım bronz madalya.
-ISSF Dünya Atıcılık Şampiyonası: 10 metre havalı tabanca karma takım gümüş madalya.
-2023 Bakü Avrupa 10 metre Yarışmalar Şampiyonası: 10 metre havalı tabanca karma takım gümüş madalya.
-2023 Tallinn Avrupa 10 metre Yarışmalar Şampiyonası: 10 metre havalı tabanca karma takım bronz madalya.
-2024 Münih SSF Havalı ve Ateşli Silahlar Dünya Kupası: 10 metre havalı tabanca kadınlar kategorisi altın madalya.
]]>