Türk sanat müziğinin ‘nostalji kraliçesi’ 66 yaşındaki Muazzez Ersoy, önceki akşam bir bankanın kutlama gecesi için sahnedeydi.
ATATÜRK’ÜN SEVDİĞİ ŞARKILARI SÖYLEDİ
Ersoy, Atatürk’ün sevdiği şarkılar konseptiyle yüz yıllık unutulmaz şarkılar söyledi.
Sahnesinin ilk anlarından son dakikasına kadar enerjisiyle herkesi mest eden Ersoy, derin dekolteli kıyafetiyle de dikkatleri üzerine çekti.
Ünlü şarkıcının tarzına takipçileri yorum yapmadan geçmedi.

Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>VARANK: KÖPEK BİLE YUNAN SANATÇI ÇIKARMAMANIZI SÖYLERDİ
Konser geriliminin ardından Lal Denizli’nin geçtiğimiz günlerde makamına bir köpek oturtmasını hatırlatan Varank, X hesabından yaptığı paylaşımda “Makamınıza oturttuğunuz köpeğe sorsanız, o bile Türk Eğitim Vakfı için düzenlenen bağış gecesine Yunan sanatçı çıkarılmaması gerektiğini size söylerdi. Ama siz önce Milli değerlerimize saldıranlara sahne verdiniz, sonra hamasete sarılıp marşlar okudunuz. Klasik CHP” dedi.
LAL DENİZLİ: KÖPEĞİM KONUŞMUYOR AMA HAREKETLERİYLE BİLE SİZDEN DAHA MANTIKLI
Mustafa Varank’ın sözlerine sert bir şekilde karşılık veren Lal Denizli de “Sayın Varank, sizin yönetim anlayışınızda, kurumların kendi özgür fikirlerine ve programlarına saygı göstermek gibi bir gelenek olmadığından Çeşme’de düzenlenen bir yardım konserinde, Türk Eğitim Vakfı’na ait organizasyonda yine sanatçı tercihinin kendilerine ait olabileceği aklınıza bile gelmemiştir. Evet bayran ve Atatürk, sadece biz CHP’lilerin değil 85 milyonun kırmızı çizgisidir ve milli değerlerimizi şanlarına yakışır şekilde korumak da biz CHP’lilerin en iyi bildiği şeydir.
Sizin aksinize biz bunu hamaset için değil; Onları ilelebet koruma amacıyla hareket ederiz. Belediye Başkanı olduğumdan bu yana hiçbir söylem, iddia ve gereksiz yaklaşıma cevap vermedim, bundan sonra da bu tavrım aynen devam edecek. Lakin sizin gibi bu ülkede bakanlık yapmış bir kişinin, sırf CHP’ye muhalefet etmek için değerlerimizi ayak altına almak isteyenlerle bile nasıl yan yana gelebileceğinizi tüm milletimiz görsün diye cevap veriyorum. Bu arada, köpeğim konuşmuyor malum öyle bir genetik özelliği bulunmuyor fakat emin olun sadece hareketleriyle bile sizden daha mantıklı davranışlara sahip. Şükür. Selametle.”

YUNAN ŞARKICI SAHNEYE ÇIKMAK İSTEMEDİ
Türk Eğitim Vakfı İzmir Şubesi tarafından Çeşme Açıkhava Tiyatrosu’nda eğitim yararına konser organize edildi. Yunan şarkıcı Despina Vandi’nin konseri iddiaya göre sahnedeki Türk bayrağı ve Atatürk posterinin indirilmesini talep etmesi nedeniyle iptal edildi.
LAL DNEİZLİ: HANIMEFENDİ İVEDİKLE BU ŞEHRİN SINIRLARINI TERK ETSİN
Sahneye çıkan Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli “Türk bayrağı ve Atatürk’ün posterinin inmesini istiyormuş. Hiç yuhlamayın, bu güzel nefeslerinizi yoracağınız bir insan bile olmadığını düşünüyorum kendisinin. Biz bu toprakları kazanmak için çok fazla şehit verdik ve biz her zaman kardeşliğin ve ebedi dostluğun kazanacağına inanan ve bu inançta olan insanlarız. Hiçbir güç ne bayrağımızı ne de Atatürk’ün posterini indirmeye yeltenemez. Bunu aklından da geçiremez. Hanımefendi ivedilikle bu şehrin sınırlarını terk etsin. Sakinlikle, sükunetle. Ama dilerim bir daha gittiği hiçbir ülkede o ülkenin kanla elde edilmiş bayrağını, bir sürü vatan evladını gömdükleri ve onun sembolü yaptıkları bayraklarını indirmeyi aklından dahi geçirmez. Dilerim bu ona tarihi bir ders olur.” ifadelerini kullandı.
]]>İZMİR’in Çeşme ilçesinde, Türk Eğitim Vakfı (TEV) İzmir Şubesi öncülüğünde Çeşme Açıkhava Tiyatrosu’nda eğitim yararı için düzenlenen konserde sahne alacak olan Yunan sanatçı Despina Vandi, sahnede olan Atatürk posteri ve Türk bayrağının indirilmesini isteyince kriz yaşandı. İsteği yerine getirilmeyen Vandi, konsere çıkmaktan vazgeçti. Konuyla ilgili sahneden açıklamada yapan Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli, “Bizim topraklarımızda, benim belediye başkanı olduğum bir kentte hiç bir güç ne bayrağımızı ne de Atatürk’ün posterini indirmeye yeltenemez. Hanımefendi, ivedilikle bu şehrin sınırlarını sakinlik ve sükunetle terk etsin. Dilerim bir daha gittiği hiç bir ülkede o ülkenin kanla elde edilmiş ve onun sembolü olan bayrağını indirmeyi aklından dahi geçirmez.” dedi.
Çeşme’de düzenlenen Çeşme Açıkhava Tiyatrosu’nda Türk Eğitim Vakfı (TEV) İzmir Şubesi öncülüğünde eğitim yararına verilen konserde bayrak krizi yaşandı. Konserde sahne alacak olan Yunan sanatçı Despina Vandi, TEV İzmir Şubesi Başkanı Gülnur Soybayraktar tarafından yapılan açıklamada son dakikada elde olmayan nedenlerle sahneye çıkamadığını belirtti. İddiaya göre Vandi, sahnede asılı olan Atatürk posteri ve Türk bayrağının indirilmesini istedi. Bu isteği reddedilen şarkıcı, sahneye çıkmaktan son anda vazgeçti. Vandi’nin Atatürk ve Türk düşmanı olmadığını, ancak kariyerini de düşünmek zorunda olduğunu belirttiği öğrenildi.
BAŞKAN DENİZLİ: HİÇ BİR GÜÇ NE ATATÜRK POSTERİNİ NE DE BAYRAĞIMIZI İNDİREMEZ
Konuyla ilgili sahneden konuklara açıklamada bulunan Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli, “Bu bir yardım konseri, burada hiç bir yardım kuruluşu ve belediyenin menfaati yok, olamaz da. Çünkü bu çocuklar için, eğitim için verilen bir konser. Bu düşünceyle, Ata’mızın ‘dostluk ve ebedi kardeşlik’, yani savaşları zaruri olmadıkça cinayet olarak gören bir liderin sözleri bunlar. Eğitime, bu hayatta en çok kıymet veren liderin sözleri bunlar. Bu inançla TEV ekipleri bize geldiğine Despina Vandi’ye de sahne vermek istediler. Biz de elimizden geldiğince destek olduk. Sonra sahneye çıkmayacakmış dediler. Çünkü Türk bayrağı ve Atatürk posterinin inmesini istiyormuş.” diye konuştu.
Bu açıklamalara konsere gelenler tepki gösterince Başkan Denizli, “Kendisini yuhalamayın, güzel nefesinizi yoracağınız bin insan olmadığını düşünüyorum.” dedi.
‘BAYRAK, MİLLETİN ONURUDUR’
Açıklamasına devam eden Denizli, Atatürk’ün bir anısına yer vererek, “Bayrak milletin onurudur. İzmir işgal altındayken, Yunan generallerin ayaklarının altına Türk bayrağını sererlermiş. İzmir işgalden kurtulduktan sonra ve askerlerimiz İzmir’i özgürleştirdikten sonra Atatürk konutuna çıkarken ayaklarının altına Yunanistan bayrağı sermişler. Demiş ki, ‘Hiç bir milletin bayrağı ayaklar altına alınamayacak kadar kıymetlidir.’ dedi. Biz bu toprakları kazanmak için çok şehit verdik. ve biz her zaman kardeşliğin ve ebedi dostluğun kazanacağına inanan insanlar topluluğuyuz. Bizim topraklarımızda, benim belediye başkanı olduğum bir kentte hiç bir güç ne bayrağımızı ne de Atatürk’ün posterini indirmeye yeltenemez. Hanımefendi, ivedilikle bu şehrin sınırlarını sakinlik ve sükunetle terk etsin. Dilerim bir daha gittiği hiç bir ülkede o ülkenin kanla elde edilmiş ve onun sembolü olan bayrağını indirmeyi aklından dahi geçirmez. Dilerim bu ona tarihi bir ders olur, bizim hiç kimseye ihtiyacımız yok. Biz bize yeteriz. Ben hanımefendi adına utanıyorum.” İfadesini kullandı.
Konsere gelen izleyiciler daha sonra hep bir ağızdan İzmir Marşı ve Onuncu Yıl Marşı’nı söyledi.
]]>ESRA NUR PERVAN
(TRABZON) – Türkiye Emekliler Derneği Trabzon Şube Başkanı Burhan Bayraktar, “Trabzon’da 193 bin emeklinin 82 bini 10 bin liranın altında maaş aldığında rahat mısınız? Huzurlu musunuz? Buradan sesleniyorum. Bu ayıp size yeter. Belki emeklinin yarısı ölür ama diğer yarısı sağ kalırsa eğer, seçmen kartını elinden almaz iseniz bunun sandıkta bir karşılığı olur diye düşünüyorum” dedi.
Türkiye Emekliler Derneği Trabzon Şube Başkanı Burhan Bayraktar, 30 Haziran Emekliler Günü’nün yaklaşması dolayısıyla açıklamalarda bulundu. Bayraktar, şunları söyledi:
“Bugüne kadar çok sayıda kaynaktan edindiğimiz bilgiye göre derneğimizin gerçekten özü bulunan Emekliler Derneği’nin ve Emekliler Günü 30 Haziran günü kutlanmaktadır. 30 Haziran 1927 yılında Büyük Önder Atatürk emekli olmuş. 5 bin kuruş maaşa bağlanmış takavut maaşı denmiş ona. 28 yıl 3 ay 21 gün bir hizmet sonrası 5 bin kuruşluk maaşa bağlanmış. Şimdi günümüzle kıyaslarsak diyor ki o günlerde Büyük Önder Atatürk ‘Bir milletin yaşlı vatandaşlarına ve emeklilerine karşı tutumu o milletin yaşama kudretinin en önemli kıssasıdır. Mazide muktedirken diyor bütün gücüyle çalışmış olanlara karşı minnet hissi duymayan bir devletin yarını yoktur.’ Büyük önder Atatürk çok emekliler için çok önemli bir şey daha söylüyor diyor ki ‘Emekli devletin aynadaki resmidir.’ Şimdi günümüzle kıyaslıyoruz. Acaba emekli devletin aynadaki resmini yansıtıyor mu? Şöyle ki yansıtmıyor. Bir defa yoksulluk sınırı 57 bin Türk lirası, açlık sınırı 36 bin küsür ve asgari ücret 17 bin 2 lira. Buna rağmen Trabzon’da yaşayan 193 bin emeklinin 82 bini 10 bin TL ve altında maaş alıyor. Şimdi bıraktık asgari ücreti, asgari ücret 17 bin 2 lira. Fakat 10 bin liranın altında 82 bin kişi maaş alıyor. Trabzon’dan Ankara’ya gönderdiğimiz meclise giden sayın vekillerimizin tamamı için söylüyorum lütfen. Trabzon’dan gelen bu sese kulak verin, lütfen duyun. ya emekliyi sandıktan koparın oy kullanmasın veya emekliyi 10 bin TL’nin altında bırakmayacak çözümler üretin, asgari ücret olmaz, asla. Asgari ücret en düşük ücrettir, yeni işe girene verilir. Bunun telaffuz edilmesi sakıncalıdır.
“Bu durumun sandıkta bir karşılığı olur”
Trabzon’da 193 bin emeklinin 82 bini 10 bin liranın altında maaş aldığında rahat mısınız? Huzurlu musunuz? Buradan sesleniyorum. Bu ayıp size yeter. Demek ki Trabzon bir emekli kenti. Şimdi emekliyi bu şekilde yok sayarsanız hiç merak etmeyin. Belki emeklinin yarısı ölür ama diğer yarısı sağ kalırsa bunun eğer seçmen kartını elinden almaz iseniz, bunun sandıkta bir karşılığı olur diye düşünüyorum. İktidarı ve muhalefeti yok olur diye düşünüyorum. Mademki o zaman toplanan vergilerin yüzde 50’si en zengin yüzde 20’ye veriliyor. Peki, öteki yüzde 50’si nereye gidiyor? Sözüm ona hizmetlere gidiyor. Ama bu vergiyi ödeyene hiç dönmüyor. Bu, acı tabloda biz emeklileri müthiş bir şekilde yormaktadır. Büyük önder Atatürk’ün emekli olduğu 30 Haziran 1927 yılının o zamanki 5 bin kuruşla maaşa bağlandığını, o maaşından okuyan çocuklara burs verdiğini düşünürsek bugün sayın vekiller ve yüksek para ücret alanlar çift maaş alanlar, dört maaşla geçinemiyorum diyenler özellikle Fiskobirlik’in eski başkanlığını yapan o zatı muhteremin de dillendirdiği gibi, eğer bir kere bu ülkenin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün 5 bin kuruşluk maaşla bu ülkeye ne hizmetler ettiğini daha iyi anlarlar diye düşünüyorum.”
]]>
Atatürkçü Düşünce Derneği’nin 17. Olağan Genel Kurulu, Atatürkçü Düşünce Derneği Prof. Dr. Muammer Aksoy yerleşkesinde başladı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın söylenmesinin ardından açış konuşmasını Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanı Mustafa Hüsnü Bozkurt yaptı. Bozkurt, şunları söyledi:
“Atatürkçü Düşünce Derneği, 35 yaşında. Bu dernek kurulduktan sadece 8 ay sonra kurucu genel başkanlığı, ülkemizin yüz akı Muammer Aksoy’u faşist çetelerin hunhar katliamına kurban verdi. Arkasından kurucumuz Fahriye Üçok’u kurban verdi. Ardından bu derneğin fikir önderlerinden Uğur Mumcu’yu kurban verdi. Genel başkanımız Şener Eruygur, Ergenekon kumpasında zindana atıldı, orada felç geçirdi. Bütün bu bedelleri ödedi Atatürkçü Düşünce Derneği. Ama kuruluş felsefesinden, Kemalizmin kutup yıldızı olduğunu herkese haykırma gerçeğinden ve laik cumhuriyetten ve laik eğitim sisteminden asla ödün vermedi. Bundan sonra da vermeyecek. Ne bedel olursa bu yolda ödenecektir.”
“Ortak akılla şehri yönetmeye ve bunu başarmaya gayret edeceğiz”
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş da yaptığ konuşmada, “Ankara, Atatürk ile anılan bir kenttir. Neresine bakarsanız bakın Atatürk’ü görürsünüz” dedi. Yavaş, şöyle konuştu:
“Ankara Atatürk ile anılan bir kenttir. Neresi bakarsanız bakın Atatürk’ü görürsünüz. Çubuk Barajı, Atatürk Orman Çiftliği ve bunun gibi onlarca eseri… Bu kent modern bir şekilde planlanmıştır. Ancak son yıllardaki imar uygulamaları, kentin kimliğinin ortandan kaldırılması, Cumhuriyet değerlerinin unutturulması konusunda gayretler sarf edilmiş. Bize düşen, Mustafa Kemal Atatürk’ün düşüncesini ve bu düşünceyi ısrarla savunan Atatürkçü Düşünce Derneği’ne destek olmak ve Ankara’mızı çağdaş bir şekilde, Mustafa Kemal Atatürk’ün bize emanet ettiği şekilde dünya başkentleriyle yarışır bir hale getirmek boynumuzun borcudur. Bu konuda bize destek veren herkesle ortak akılla yönetmeye ve bunu başarmaya gayret edeceğiz.”
“Cumhuriyet’in on yılında doğan bir çocuk olarak…”
Türkiye Cumhuriyeti’nin ikinci Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün kızı Özlem Toker de yaptığı konuşmada, şunları kaydetti:
“Hem manevi bir anne olarak hem de her zaman onur duyduğum Cumhuriyet’in ilk on yılında doğan bir çocuk hem de Atatürk ile göz göze gelmiş, Atatürk’ün benim gözlerimin içine bakarak ‘Senden Türk çocuğu olarak neler yapacağım. Merak edeceğim, soru soracağım, hep doğruları arayacağım. Her zaman aklımda Türkiye Cumhuriyeti’ni ilelebet var etmek olacaktır’ dediği Atatürk’ü çok yakından tanıma şerefine nail olduğum ve büyük sorumluluk duyduğum için burada sizlerle beraber olmaktan, Atatürk’ün bana verdiği vazifeyi her yerde karşımdaki kişinin gözlerinin içine bakarak ‘Ne mutlu Türküm’ diyene, ne mutlu bunu bana sağlayan Atatürk’e deme ihtiyacını duyacağım.”
ADD’nin 17. Olağan Genel Kurulu, yarın yapılacak başkanlık, genel yönetim, genel denetleme ve genel disiplin kurulu üyelerinin seçimleriyle sona erecek. Seçimlerde, mevcut başkan Mustafa Hüsnü Bozkurt ve Utku Gümrükçü yarışacak.
]]>(SAMSUN) – 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla Samsun’a giden CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Samsunlular, Samsun’daki Atatürkçüler, Samsun’da iktidar için bugün ilk adımı atmalısınız. Buna var mısınız? Yarından itibaren Samsun’da bu durumdan rahatsız olan herkesi Cumhuriyet Halk Partisi’ne, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu baba ocağına davet ediyorum. Gelin ve bu duruma el koyun. Samsun’da herkesi Cumhuriyet Halk Partisi’ne katılmaya, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisine sahip çıkmaya ve ilk seçimlerde Samsun’da birinci parti olana kadar hep beraber var gücümüzle çalışmaya davet ediyorum” diye konuştu.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve CHP MYK üyeleri, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla Samsun’a giderek, burada düzenlenen etkinliğe katıldı. Özel ve beraberindekiler Tütün İskelesi’nden Cumhuriyet Meydanı’ndaki Atatürk Anıtı’na düzenlenen yürüyüşe katıldı. Yürüyüşün ardından, Atatürk Anıtı’na çelenk sunuldu.
Özel törenin ardından burada yaptığı konuşmada, şunları söyledi:
“Bugün 19 Mayıs 2024. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önce kurtuluş mücadelesini sonra da kuruluşu örgütlemek üzere, İstanbul’da yapacak başka birşey kalmadığını görüp iktidar sahiplerinin İstanbul’da işgal kuvvetlerine kırmızı halılar serdiğini, daha sonra da Yıldız Sarayı’nın iskelesinden işgal kuvvetlerinin bir zırhlısına binip kaçtıkları süreçte Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Bandırma vapuruna binerek tam 105 yıl önce hem kurtuluşu gerçekleştirecek orduyu kurmak, Kurtuluş Savaşı mücadelesini örgütlemek, hem de ardından genç bir cumhuriyet kurmak için buraya Anadolu’ya ilk adımını attığı bu Tütün İskelesi’ne geldi. ve buradan bir kurtuluş mücadelesini başlattığı, onun ilk adımını attığı bu güzel şehrin Atatürkçü, cumhuriyetçi, milliyetçi, devrimci, halkçı, laik insanları hepiniz hoş geldiniz.
Nazım Hikmet, Kuvayı Milliye Destanı’nda diyor ki; ‘Onlar ki toprakta karınca, suda balık, havada kuş kadar çoktular; Korkak, cesur, cahil, hakim ve çocuktular.” Çok sözler edildi onlara dair. ‘Zincirlerinden başka kaybedecek hiçbir şeyleri yoktular’ diyor. İşte zincirlerinden başka kaybedecek hiçbir şeyi olmayanların umudu olmuş, kimsesizlerin kimsesi olmuş. Olmayan bir orduyu kurmuş. Bu topraklarda kurtuluşa, herkesi inandırmış. Bir büyük devrimcinin ilk adımını attığından tam 105 yıl sonra sizlerle birlikteyiz. Bu güzel gün kutlu olsun. Samsunlular bayramınız kutlu olsun.”
“CUMHURİYET’İN KURUCU KADROLARINI ANMAYANLARA KÖTÜ BİR HABERİM VAR”
Konuşmasında “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” başlıklı yeni eğitim müfredatı taslağını da eleştiren Özel, şöyle konuştu:
“Bugünlerde Cumhuriyet’in kurucu kadrolarının Kurtuluş Savaşı’nın isminin anılmadığı bir müfredat programıyla, Cumhuriyet’in 100. yılında Atatürk demeden, İnönü demeden kurucu kadroları anmadan bir müfredat hazırlayarak Cumhuriyet’in ikinci yüzyılındaki gençlerimize, öğrencilerimize istikamet vermeye, onları yönlendirmeye çalışan bir hazırlık içindeler. Ancak buradan onlara kötü bir haberim var; bakın Cumhuriyet’in ikinci yüzyılının ilk seçimleri yapıldı. Şimdi ikinci yüzyılın ilk genel seçimleri için ilk günden itibaren durmadan çalışıyoruz.
Ey Atatürk’ün adından korkanlar, İsmet Paşa’yı anmayanlar, Kurtuluş Savaşı kendi kendine olmuş gibi anlatanlar; fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller içindeki hür kelimesinden korkan, gençlerin özgür olmasını istemeyenler… Hürriyet düşmanları size sesleniyoruz; Cumhuriyet’in ikinci yarısının, ikinci yüzyılının ilk seçimleri gelecek ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisi iktidara gelecek.” diye konuştu.
“SAMSUN’DAKİ İKTİDAR İÇİN BUGÜN ‘İLK ADIM’I ATMALISINIZ”
Özgür Özel sözlerine şöyle devam etti:
“Geçtiğimiz Mart ayının sonunda bütün Türkiye’yi Cumhuriyet Halk Partisi’nin adayları milliyetçi demokratlardan, muhafazakar demokratlardan, etnik kökeni ne olursa olsun, Türk’ünden, Kürt’ünden, Laz’ından, Çerkez’inden, Alevi’sinden, Sünni’sinden aldıkları destekle çok büyük bir başarı elde ettiler.
Nüfusun yüzde 65’i, ekonominin yüzde 80’i, toplanan verginin yüzde 87’si bizlerin yönettiği belediyelerden hizmet ettiğimiz alandan toplanıyor. Ancak büyük bir üzüntümü ifade etmek isterim ki Samsun gibi bir kenti böyle bir dönemde, böyle bir atmosferde biz Kütahya’yı, Afyon’u, Uşak’ı, Manisa’yı, İzmir’i alıyorken yani Milli Mücadele’nin, Büyük Taarruz’un, Büyük Zafer’in illerini alıyorken, Amasya Tamimi’nin ilini alıyorken, Şapka Devrimi’nin tarihinin ilini alıyorken, Kastamonu’yu alıyorken, Samsun’un bizim tarafımızdan kazanılmamış olmasını asla kabul edemiyorum. Buradan Samsun’daki yüreğinde Atatürk sevgisi olan, Cumhuriyet sevgisi olan herkese sesleniyorum. Biz Samsun’da bunu taşıyamayız. En kısa sürede Samsun’da Gazi’nin partisini birinci parti yapmak zorundayız. Onun için sadece televizyon izlemek, gazete okumak, arkadaşlarla sohbet etmek ve televizyonda bizleri izleyip mutlu olmak ya da tenkit etmek yetmez.
Samsunlular, Samsun’daki Atatürkçüler, Samsun’daki iktidar için bugün ilk adımı atmalısınız. Buna var mısınız? Yarından itibaren Samsun’da bu durumdan rahatsız olan herkesi Cumhuriyet Halk Partisi’ne, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu baba ocağına davet ediyorum. Gelin ve bu duruma el koyun. Samsun’da herkesi Cumhuriyet Halk Partisi’ne gelmeye katılmaya, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisine sahip çıkmaya ve ilk seçimlerde Samsun’da birinci parti olana kadar hep beraber var gücümüzle çalışmaya davet ediyorum.”
“ATATÜRK BU CUMHURİYETİ SADECE SADECE GENÇLERE EMANET ETTİ”
Özel gençlere de şöyle seslendi:
“Samsun’un gençleri, Türkiye’nin gençleri, Mustafa Kemal Atatürk bu partiyi kurdurdu ve sonra dedi ki; ‘Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır ancak Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.’ Peki bunu nasıl yapacağız? Gazi Mustafa Kemal Atatürk öleceğini, toprak olacağını biliyor da peki bu ülkenin ilelebet yaşayacağına, var olacağına nasıl emin oluyor? Birisine emanet etmiş olması lazım. Genel başkanlara emanet etmedi, ne milletvekillerine, ne belediye başkanlarına, ne il başkanlarına. Şunu bilin; askerdi, ordu komutanıydı, başkomutandı ama askerlere, genelkurmay başkanlarına da emanet etmedi. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bu Cumhuriyet’i sadece ve sadece gençlere emanet etti. Onun için eğer üzülüyorsan, enseyi karartıyorsan, sıkılıyorsan, bu ülkeden gitmeyi düşünüyorsan, vallahi buna izin yok. Ben giderim, sen gidemezsin. Yaşlılar gider, gençler gidemez. Asker bile gider, gençler gidemez çünkü Cumhuriyet gençlere emanettir.
Bunun için bundan sonra yaşanacak süreçte en büyük güç, en büyük sorumluluk gençlerin sırtındadır. Efendim, özgürlükler yok, geri kazanacağız. Efendim yoksulluk var, bunu çözeceğiz. Efendim festivalleri yasaklıyorlar, direneceğiz. Çünkü Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün gençleri hiçbir şeyden korkmaz. Hiçbir mücadeleden geri kalamaz. Yanımda Gençlik Kolları Genel Başkanım Genç Osman Killik var. Diğer tarafta gençlik politikalarından gölge kabinemizin gençlik ve spor bakanı Sevgi Kılıç var. Ben Samsun’dan İlkadım’ın atıldığı yerden nasıl Samsunluları Samsun’u kurtarmak için yarından itibaren ilk adımı atmaya çağırdıysam, şimdi buradan Türkiye’deki bütün gençleri Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Cumhuriyet’ine ve partisine sahip çıkmak üzere Cumhuriyet Halk Partisi’ne davet ediyorum.”
“BUNDAN SONRA CHP SAMSUN’DA EN ÇOK MİLLETVEKİLİ ÇIKARAN PARTİ OLANA KADAR MÜCADELE EDECEĞİM”
“Samsunlular lütfen bu güzel şehri kendi haline bırakmayın” diyen Özel şunları kaydetti:
“Bu güzel partiyi ve emaneti kendi haline bırakmayın. Şikayet etmeyi bırakın, sahip çıkın. Atatürk’ün emaneti Samsun’da benden size emanettir. Son sözüm şudur; elbette kolay bir yol yürümeyeceğiz. Ancak bize yolu gösteren şöyle söylemiş; ‘Dinlenmemek üzere yola çıkanlar asla ve asla yorulmazlar’ Biz de yorulmayacağız. Sonuna kadar başarmak için mücadele edeceğiz. Sözüm var, bu gece Samsun’da yatıyorum. Bundan sonra Cumhuriyet Halk Partisi birinci parti olana kadar, Cumhuriyet Halk Partisi Samsun’da en çok milletvekili çıkaran parti olana kadar, Cumhuriyet Halk Partisi en çok belediyeyi kazanan parti olana kadar ben Genel Başkan olarak buradayım. Sizinle birlikte mücadele edeceğim.
Hepinizin bayramını bir kez daha kutluyorum. Bundan sonra hep beraber çok daha güzel günleri görmek için ülkemizin yoksunluğunu çözmek için, sorunların hepsini halletmek için hep birlikte çalışacağız. Bu gücümüz var, bu azmimiz var. Bu inanç, bu yürek, bu parti, bu ülkede bunu yüz yıl önce başardı, yine başaracağız. Evinize gidin, köyünüze gidin ama yarından itibaren bu büyük mücadele için hem üye değilseniz kaydolun hem de sorumluluk alın, sanki seçim varmış gibi hep beraber çalışın. Kucaklayın, kimseyi dışlamayın. Doğruları anlatın. Siz anladığını en iyi şekilde anlatabilen, insanları ikna edebilen, doğru bildiği uğrunda her şeyi yapabilen kahraman Cumhuriyetçilersiniz. Mustafa Kemal’in askerlerisiniz. Hepinize güveniyorum.”
]]>Sinop’ta törenler, Cumhuriyet Meydanı’nda başladı. Gençlik ve Spor İl Müdürü Mehmet Kalyon tarafından Atatürk Anıtı’na çelenk sunulmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu.
Uğur Mumcu Meydanı’nda devam eden törende, günün anlam ve önemini belirten konuşmalar yapılarak, şiirler okundu.
Halk oyunları ile Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü sporcularınca tekvando, güreş ve jimnastik gösterilerinin yapıldığı tören, çeşitli yarışmalarda dereceye giren öğrencilere ödüllerinin takdim edilmesiyle sona erdi.
Amasya
Amasya’daki tören, Yavuz Selim Meydanı’nda Atatürk Anıtı’na çelenk sunulmasıyla başladı. Kutlamalar Amasya Spor Salonu’nda devam etti.
Vali Yılmaz Doruk’un katılımcıları selamladığı törende, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü bünyesindeki tekvando, judo, güreş takımı sporcuları ve halk oyunları ekibi gösteri gerçekleştirdi.
Gösterilerin sonunda Türkiye ve Avrupa şampiyonalarında daha önce derece alan sporculara hediyeler verildi.
Tören Vali Doruk, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Kemal Çakıroğlu ve Belediye Başkanı Turgay Sevindi’nin spor salonunda kurulan stantları gezmesiyle sona erdi.
Merzifon, Suluova, Taşova, Gümüşhacıköy ve Hamamözü ilçelerinde de törenler düzenlendi. Etkinlikler gün boyunca çeşitli programlarla kent merkezi ve ilçelerde devam edecek.
Çankırı
Çankırı’da “Gençlik Yürüyüşü” ile başlayan programda sporcular ve protokol üyeleri, ellerinde Türk bayraklarıyla Atatürk Stadı’ndan Anıt Alanı’na kadar yürüdü.
Burada Atatürk Anıtı’na çelenk sunulmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu.
Anıt Alanı’ndaki törenin ardından yürüyüş Hasan Fehmi Gökşen Spor Salonu’na sona erdi.
Burada devam eden törende, Gençlik ve Spor İl Müdürü Sadık Ak günün anlam ve önemini belirten konuşma yaptı.
Konuşmanın ardından Çankırı Karatekin Üniversitesi Bir Yudum Anadolu Efsanesi Personel ve Öğrenci Halk Oyunları Ekibi tarafından halk oyunları gösterisi sunuldu, spor gösterileri gerçekleştirildi, şiirler okundu.
Programa, Vali Mustafa Fırat Taşolar, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Salih Büyük, Çankırı Belediye Başkanı İsmail Hakkı Esen, Çankırı Karatekin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Harun Çiftçi, siyasi parti temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.
Çorum
Çorum’da Gençlik ve Spor Müdürü Cemil Çağlar, Atatürk Anıtı’na çelenk sundu.
Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla sona eren programın ardından Kadeş Barış Meydanı’nda tören düzenlendi.
Vali Zülkif Dağlı ve Belediye Başkan Yardımcısı İsmail Yağbat, törene katılanların bayramını kutladı.
Öğrencilerin jimnastik, judo ve tekvando ile halk oyunları gösterileri sunduğu törende ayrıca yarışmalarda dereceye giren öğrenciler ödüllendirildi.
Törene, CHP Çorum Milletvekili Mehmet Tahtasız, Çorum Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Bektaş, İl Jandarma Komutanı Albay Naim Çetinkaya ve İl Emniyet Müdürü Arif Pehlivan da katıldı.
Tokat
Tokat’ta törenler Gençlik Yürüyüşü ile başladı. Sporcular ve protokol üyeleri, ellerinde Türk bayraklarıyla Cumhuriyet Meydanı’ndan Hüseyin Akbaş Spor Salonu’na kadar yürüdü.
19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı dolasıyla Hüseyin Akbaş Spor Salonu’nda tören düzenlendi.
Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan törende öğrenciler jimnastik, judo ve tekvando ile halk oyunları gösterileri sundu.
Törene, Tokat Valisi Numan Hatipoğlu, Tokat milletvekilleri Yusuf Beyazıt, Mustafa Arslan, Cüneyt Aldemir, Kadim Durmaz, Belediye Başkanı Mehmet Kemal Yazıcıoğlu, Cumhuriyet Başsavcısı Fatih Çoban, Gaziosmanpaşa Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Yılmaz, İl Emniyet Müdürü Armağan Adnan Erdoğan, İl Jandarma Komutanı Albay Sabri Küyük, protokol üyeleri, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı.
Kastamonu
Kastamonu Cumhuriyet Meydanı’ndaki törende Atatürk ve Şehit Şerife Bacı Anıtı’na çelenk sunuldu.
Daha sonra buradan programın düzenleneceği Gazi Stadyumu’na kadar kortej yürüyüşü düzenlendi.
Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Gençlik ve Spor İl Müdürü Reşat Asrak günün anlam ve önemine ilişkin konuşma yaptı.
Sporcuların gösterilerinin ardından halk oyunları gösterileri sunuldu.
Kastamonu Jandarma Komando Eğitim Merkez Komutanlığı Gösteri Birliğinin gösterisinin ardından program tören geçişi ile son buldu.
Programa, Kastamonu Valisi Meftun Dallı, AK Parti Kastamonu Milletvekili Fatma Serap Ekmekci, Kastamonu Belediye Başkanı Hasan Baltacı ve vatandaşlar katıldı.
]]>(İZMİR) – 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı, tüm yurtta olduğu gibi İzmir’de de coşkuyla kutlandı. Cumhuriyet Meydanı’nda Atatürk Anıtı’na çelenk koyma töreni ile başlayan kutlamalar resmi törenlerle devam etti.
İzmir’de 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı her yıl olduğu gibi bu yılda coşkuyla kutlandı. Kutlamalar, sabah saatlerinde Konak ilçesindeki Cumhuriyet Meydanı’ndaki Atatürk Anıtı’na Gençlik ve Spor İl Müdürü Murat Eskici çelenk koydu, saygı duruşunun ardından İstiklal Marşı okundu.
Daha sonra düzenlenen törene; İzmir Valisi Süleyman Elban, Ege Ordu Komutanı Orgeneral Kemal Yeni, İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Zafer Levent Yıldır, il protokolü üyeleri ile vatandaşlar katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan törende, Türk bayrakları öğrenciler tarafından göndere çekildi. Çeşitli halk oyunları gösterilerinin sunulduğu törende, farklı dallardaki sporcular da hünerlerini sergiledi.
Törende konuşan Gençlik ve Spor İzmir İl Müdürü Mustafa Eskici, şunları söyledi:
“Büyük önder, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’da başlattığı Kurtuluş mücadelesinin 105’inci yıl dönümünde, milletimizin o gün taşıdığı coşku ve heyecanla sizleri saygıyla, sevgiyle, muhabbetle selamlıyorum. Değerli genç kardeşlerim, tarih hem bir ibret vesikasıdır hem de bir kuvvettir, güçtür. Milletler tarihlerinden aldıkları güçle yaşarlar. Gelecek tasavvurlarını buna göre şekillendirirler. ‘Biz neydik’ sorusunun cevabı aynı zamanda ‘biz neyiz’ ve ‘ne olabiliriz’ sorusunun cevabına ışık tutar. Bunu bu şekilde değerlendirmeye mecburuz. Çünkü insan tarihinde sadece geçmişini, yani ne olduğunu değil aynı zamanda istikbalini de geleceğini de arar. Dolayısıyla bir milletin kendi gücünün benliğinin farkına varması yani özgürleşmesi ancak tarihinin farkına varmasıyla mümkündür. Unutmayın nereden geldiklerini bilmeyenler nereye gideceklerini bilemezler. Kendi tarihine yabancılaşanlar rüzgarın önündeki bir yaprak misali savrulmaktan kurtulamazlar.”
“19 Mayıs tarihi bizim için milletimiz için çok önemli, çok müstesna bir tarihtir” diyen Eskici, şunları kaydetti:
“Bu tarih düşman işgaline karşı Anadolu’nun her köşesinde yükselen ruhun adeta gelecek hesabının yapıldığı bir istikbal, ruhunun kıvılcım aldığı gündür. Bu tarih, bugün üzerinde barış, huzur ve güven içerisinde yaşadığımız, Türkiye’nin inşasında ilk tuğlanın konulduğu gündür. 19 Mayıs 1919 günü milletimiz esarete karşı direnişini ortaya koyduğu, özünden aldığı güçle topyekun bir varoluş mücadelesi başlattığı gündür. Bugün daha sonra ‘ya istiklal ya ölüm’ nidalarıyla vücut bulan bu milletin varlık, yokluk mücadelesinin başladığı gündür. Sevgili gençler, şunu asla unutmayın; 19 Mayıs ruhu bu milletin en büyük varlığı, en büyük sermayesidir. Birlikte yürümenin zorluklara hep beraber karşı durmanın, azimle, inançla, kararlılıkla mücadele etmenin anlamı bu ruhta gizlidir. Ülkemizin çelik çekirdeğini oluşturan ruh işte budur. Tüm yokluk ve sıkıntılara rağmen milletimizin nasıl 7’den 70’e bir özgürlük mücadelesi verdiğini bugün çok iyi anlayabiliyoruz. 105 yıl sonra bugün bir kez daha diyoruz ki, bu millet sadece rükuda eğilir, sadece secdede diz çöker, başka hiçbir yerde değil. Gençler, bizler tarihe yön vermiş muhteşem bir geleneğin varisleriyiz. Geçmişten aldığımız bu zenginlik insanlık mirasını geleceğe taşıma mensubiyetini omuzlarımızda hissediyor, gençlerimizi yarınlara en güçlü şekilde hazırlamanın gayreti içerisinde çalışıyoruz. Bu yolda Türkiye’nin gençlerine inanıyor ve güveniyoruz. Bu duygu ve düşüncelerle başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere bu cennet vatanın uğruna feda etmiş olan tüm şehitlerimizi rahmet, minnetle yad eder, sevgili gençlerimizin ve tüm milletimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı yürekten kutlarım.”
]]>Kayseri’de Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen törende, Atatürk Anıtı’na çelenk sunuldu, saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu.
Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi’nde devam eden kutlamalarda, Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, vatandaşları ve öğrencileri selamladı.
Gençlik ve Spor İl Müdürlüğüne bağlı gençlik merkezlerinde eğitim alan öğrenciler farklı yörelere ait halk oyunları oynadı.
Daha sonra minik öğrenciler de karate ve jimnastik gösterileri sundu.
Vali Çiçek ve protokol üyelerinin kent genelinde ve ulusal müsabakalarda dereceye giren sporculara kupa ve madalyalarını verdiği programda, Çiçek’e Erciyes Dağı tırmanışında açılan Türk bayrağı takdim edildi.
Program sonunda, Vali Çiçek ve protokolü üyeleri, alan da kurulan Büyükşehir Belediyesi Spor A.Ş, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ile ERVA Spor Okullarının standını gezerek bilgi aldı.
Sivas
Sivas’taki kutlamalar, Gençlik ve Spor İl Müdürü Erdoğan Tunç, sporcular ve gençlik liderlerinin Vali Yılmaz Şimşek’i ziyaretiyle başladı.
Cumhuriyet Meydanı’ndaki Atatürk Anıtı’na çelenk sunulmasının ardından tarihi Tren Garı önünde başlayan ” Türkiye’nin Gücü, Gençliği” gençlik yürüyüşü Atatürk Kongre Müzesi önünde sona erdi.
Atatürk Kongre Müzesi bahçesinde devam eden kutlamalarda, öğrenciler tarafından çeşitli gösteriler sunuldu.
Programa, Vali Vekili İhsan Maskar, AK Parti Sivas milletvekilleri Hakan Aksu ve Rukiye Toy, Garnizon ve 5. Piyade Eğitim Tugay Komutanı Piyade Albay Cüneyt Mutlu, Belediye Başkanı Adem Uzun ve diğer il protokolü ile vatandaşlar katıldı.
Niğde
Niğde’de Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen törende, Atatürk Anıtı’na çelenk sunuldu, saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu.
Ardından Şehit Ömer Halisdemir Meydanı ile Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi arasında bisiklet turu düzenlendi.
Vali Cahit Çelik, gazetecilere yaptığı açıklamada, tüm gençlerin bayrımı tebrik etti.
Gençlik Haftası kapsamında çeşitli aktiviteler yaptıklarını belirten Çelik, 125 yıl önce bugün Atatürk’ün Anadolu’da bağımsızlık ateşini yakmak üzere Samsun’a çıktığını kaydetti.
Merkez Spor Salonu’nda devam eden programda, Gençlik ve Spor İl Müdürü İlker Ötgünlü konuşma yaptı.
Tören, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü sporcularının ritim, tekvando, jimnastik, dövüş sporları ve halk oyunları gösterisi ile üniversite öğrencilerinin konseri ile sona erdi.
Kırıkkale
Kırıkkale’de Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen tören, Atatürk Anıtı’na çelenk sunulmasıyla başladı.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı okunmasının ardından Gençlik ve Spor İl Müdürü Hamza Güneş, etkinlikte konuşma yaptı.
Öğrencilerin şiirler okuduğu, spor, halk oyunları ve çeşitli gösterilerinin yer aldığı tören, fotoğraf çekiminin ardından son buldu.
Programa, Vali Mehmet Makas, Belediye Başkanı Ahmet Önal, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Mehmet Ali Durmuş, protokol üyeleri, siyasi parti temsilcileri, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı.
Nevşehir
Nevşehir’de Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Futbol Sahası’nda düzenlenen tören, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.
Öğrencilerce şiirler okunduğu programda, Kültür ve Turizm Bakanlığı Semah ekibi ile Cemil Meriç Sosyal Bilimler Lisesi halk oyunları ekibi sahne aldı, geleneksel okçuluk gösterisi yapıldı.
Jandarma At ve Köpek Eğitim Merkezi (JAKEM) Komutanlığı’nda eğitilen “Nefes” adlı köpeğin itaat gösterisinin sunulduğu etkinlik, çeşitli yarışmalarda dereceye giren öğrencilere ödüllerinin verilmesinin ardından sona erdi.
Yozgat
Yozgat Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen tören, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.
Törende, Gençlik ve Spor İl Müdürü Rasim Parlak, günün anlam ve önemini belirten konuşmayı yaptı.
Öğrencilerin halk oyunları ve sportif gösterilerinin yer aldığı törene, Vali Mehmet Ali Özkan, Belediye Başkanı Kazım Arslan, Bozok Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Evren Yaşar, kurum müdürleri ve vatandaşlar katıldı.
Kırşehir
Kırşehir Ahi Stadı’nda düzenlenen kutlamalar, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.
Gençlik ve Spor İl Müdürü Numan Nafiz Şahin’in konuşmasının ardından Kırşehir ve “7 bölge 7 yöre” halk oyunları gösterileri sunuldu.
Çeşitli sportif gösterilerinin ardından geleneksel okçuluk atışları yapıldı.
Öğrencilerin şiirler okuduğu tören, fotoğraf çekiminin ardından son buldu.
]]>İzmir’de Cumhuriyet Meydanı’ndaki törende, Gençlik ve Spor İl Müdürü Murat Eskici, öğrencilerle birlikte Atatürk Anıtı’na çelenk sundu.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından konuşan Eskici, 19 Mayıs’ın istikbal ruhunun kıvılcım aldığı gün olduğunu belirterek, “Bugün üzerinde barış, huzur ve güven içerisinde yaşadığımız Türkiye’nin inşasında ilk tuğlanın konulduğu gündür.” dedi.
Eskici, gençlerin bayramını kutlayarak, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları ile tüm şehitleri minnet ve rahmetle yad etti.
Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak’ın mesajının okunduğu törende öğrenciler “19 Mayıs” adlı şiiri, Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’ni, Gençliğin Ata’ya Cevabı’nı seslendirdi.
Halk oyunları ve farklı dallarda spor gösterileri sunuldu.
Törenin sonunda Atatürk posteri ve Türk bayrağı açıldı, üzerinde Atatürk’ün resminin olduğu balonlar gökyüzüne bırakıldı.
Kutlamaya İzmir Valisi Süleyman Elban, Ege Ordusu ve Garnizon Komutanı Orgeneral Kemal Yeni, AK Parti Gençlik Kolları Başkanı ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan, AK Parti İzmir Milletvekili Şebnem Bursalı, İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Zafer Levent Yıldır, AK Parti İl Başkanı Bilal Saygılı, MHP İl Başkanı Veysel Şahin, CHP İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, diğer parti ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile vatandaşlar katıldı.
Askeri öğrencilerden halk oyunları gösterisi
İzmir’in Gaziemir ilçesinde düzenlenen kutlama programında, Milli Savunma Üniversitesi Hava Astsubay Meslek Yüksek Okulu Halk Oyunları Takımı, gösteri sundu.
Türkiye 20. Üniversiteler Halk Oyunları Klasman Ligi’ne katılan ve yarışma sonucunda Artistik dalda 16 üniversite arasında Türkiye ikincisi olan takımın zeybek gösterisi ilgiyle izlendi.
Aydın
Aydın’da valilik önündeki Atatürk Anıtı’na çelenk bırakıldı.
Törenin ardından öğrenciler kortej eşliğinde ellerinde Türk bayraklarıyla Atatürk Spor Salonu’na kadar yürüdü.
Burada günün önemine ilişkin konuşmanın ardından, 19 Mayıs dolayısıyla düzenlenen yarışmalarda dereceye giren öğrencilere Vali Yakup Canbolat tarafından hediyeler verildi.
Daha sonra farklı okullardan öğrenciler dans gösterisi yaptı.
Protokol üyeleri programdan sonra spor salonu dışına kurulan stantları gezdi.
Törene, AK Parti Aydın Milletvekili Seda Sarıbaş, CHP Aydın Milletvekili Evrim Karakoz ve Aydın Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Yiğit Menderes de katıldı.
Manisa
Manisa Cumhuriyet Meydanı’ndaki törende, Atatürk ve Milli Egemenlik Anıtı’na çelenk sunuldu.
Lise öğrencilerinin Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’ni ve Gençliğin Ata’ya Cevabı’nı okuduğu etkinlikte, halk oyunu ve spor gösterileri yapıldı.
Törene, Vali Enver Ünlü, AK Parti Grup Başkanvekili Bahadır Yenişehirlioğlu, AK Parti Manisa Milletvekili Ahmet Mücahit Arınç ve protokol üyeleri ile vatandaşlar katıldı.
Denizli
Denizli’de valilik yanındaki Atatürk Anıtı’na çelenk sunulmasının ardından Büyükşehir Belediye Bandosu eşliğinde gerçekleştirilen kortej yürüyüşünde 105 metre uzunluğunda Türk bayrağı, gençlerin ellerinde taşındı.
15 Temmuz Delikliçınar Şehitler Meydanı’ndaki törende konuşmalar yapıldı, halk oyunu ve çeşitli spor gösterileri sunuldu. Daha sonra, ay yıldızlı 105 balon gökyüzüne bırakıldı.
Törene Vali Ömer Faruk Coşkun, Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, CHP Denizli milletvekilleri Gülizar Biçer Karaca ile Şeref Arpacı, Saadet Partisi Denizli Milletvekili Sema Silkin Ün, askeri erkan, öğrenci ve vatandaşlar katıldı.
Uşak
Kentte 15 Temmuz Şehitleri Meydanı’nda Gençlik ve Spor İl Müdürü Hacı Tevfik Özdemir tarafından Atatürk Anıtı’na çelenk sunumuyla başlayan törende, saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu.
Özdemir’in günün anlamına ilişkin konuşmasının ardından öğrenciler şiir okudu, spor gösterileri yapıldı.
Daha sonra 105 kişinin katılımıyla halk oyunları gösterisi gerçekleştirildi, çeşitli branşlarda yapılan yarışmalarda dereceye girenlere ödülleri verildi.
Törene, Uşak Valisi Turan Ergün, AK Parti Uşak milletvekilleri İsmail Güneş ve Fahrettin Tuğrul, CHP Uşak Milletvekili Ali Karaoba ile Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım da katıldı.
]]>Eskişehir Valisi Hüseyin Aksoy, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajında, “19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı ilimizde her yaştan gençlerle ve büyük bir coşkuyla kutluyoruz. Milletimiz için büyük anlamlarla yüklü bu özel günde, sizlere en iyi dileklerimi sunuyorum. İşgal girişimleri karşısında esareti kabullenmeyen Atatürk, Türk milletinin büyüklüğünü, yüksek yeteneklerini, yurt ve bayrak sevgisini çok iyi bildiği için, büyük bir güven duygusuyla Anadolu’ya geçmiştir. 19 Mayıs, Atatürk’ün millet egemenliğine dayanan, tam bağımsız yeni bir Türk devleti kurmak, onurlu bir millet olarak yaşamasını sağlamak amacıyla başlattığı milli hareketin ilk adımıdır. Samsun’a varışının ardından milli birliği gerçekleştirmek ve bu hedefe ulaşmak düşüncesiyle bağımsızlık ışığını yakan Büyük Atatürk, kurtuluş sürecinde tarihsel adımların atılmasına öncülük etmiştir. Amasya, Erzurum, Sivas ve Ankara’da atılan adımlarla, bağımsızlık ve özgürlük tutkusuyla, vatan ve bayrak sevgisini tüm değerlerin üzerinde tutan yaklaşımıyla dünyada saygınlık kazanmıştır. Atatürk Samsun’da kurtuluş düşüncesini seferberliğe dönüştürürken millet egemenliğine geçilmesini öngören bir süreci de başlatmıştır.
Bugün, milletimizin huzur ve güven içinde cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına yönelmesini, tek devlet, tek millet, tek bayrak ülküsüne bağlılığımıza borçlu olduğumuz unutulmamalıdır. Geleceğimiz yönünden büyük önem taşıyan bu temel değerlere sahip çıkılması, yöneteni ve yönetileniyle tüm vatandaşlarımızın ve kurumlarımızın ortak sorumluluğudur. Milli bayramlarımız, Türk milletinin Cumhuriyet’i ve kazanımlarını ödünsüzce yaşatma konusundaki kararlılığını anlamlı biçimde ortaya koymaktadır. Birlik ve beraberlik içinde hareket edilmesi halinde ülkemiz için aşılamayacak engel yoktur” ifadelerine yer verdi.
“Büyük Atatürk böylelikle Türk gençliğine güvenini göstermiştir”
Vali Aksoy mesajının devamında ise şu ifadeleri kullandı:
“Sizleri çok seven, sizlere önem ve değer veren Büyük Atatürk, Cumhuriyet’i en iyi biçimde koruyup kollayacağınıza inandığı için sizlere emanet etmiş, böylelikle Türk gençliğine güvenini göstermiştir. ‘Türk gençliğine terk edip bıraktığımız vicdani emanet, yalnız ve daima galip olmaktır ve eminim daima galip olacaksınız. Milletin yükselme gerek ve şartları için yapılacak şeylerde, atılacak adımlarda asla tereddüt etmeyin. Milleti o yükselme aşamasına götürmek için dikilecek engellere hep birlikte mani olacağız’ sözleriyle sizlere seslenen Atatürk, Türk gençliğinin her zaman başarılı olacağına inancını dile getirmiştir. Atatürk başta olmak üzere, milletimizin yetiştirdiği tüm kahramanlarımız, vatanı için canını ortaya koymaktan çekinmeyen şehitlerimiz ve gazilerimiz bizlere övünç duyduğumuz bir tarih bırakmışlardır. Tarihimize, kültürümüze sahip çıkmak, geleceğimizin güvencesi sizleri de aynı bilinçle yetiştirmek bu ülkeye karşı en önemli sorumluluğumuzdur. Türkiye Cumhuriyeti’ni ikinci yüzyılda şekillendirecek, mutlu ve huzurlu yarınlara taşıyacaksınız. Cumhuriyet’in sonsuza kadar genç ve diri kalması sizlerin çabalarıyla başarılacaktır. Sözlerime Atatürk’ün şu özlü sözünü bir kez daha hatırlatarak son vermek istiyorum: ‘Gençler, cesaretimizi kuvvetlendiren ve devam ettiren sizsiniz. Siz almakta olduğunuz terbiye ve irfan ile insanlık meziyetinin, vatan sevgisinin, fikir hürriyetinin en kıymetli örneği olacaksınız.’ Türk milletinin bağımsız ve özgür yaşama kararlılığının bir göstergesi olan Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyor, Büyük Atatürk’ü, Kurtuluş Savaşı’nın tüm kahramanlarını, şehitlerimizi ve gazilerimizi saygı ve gönül borcuyla anıyor, hepinize esenlikler diliyorum.” – ESKİŞEHİR
]]>Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Milli Mücadele’yi başlatmak için 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkışının 105. yıl dönümünde kutlanan 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında tüm Türkiye’de çeşitli etkinlikler düzenlenecek.
Bandırma Vapuru ile 19 Mayıs 1919’da Samsun’a ulaşan Mustafa Kemal Paşa, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesini de başlatıyordu. Samsun’da yakılan istiklal ateşi tüm Anadolu’yu saracak ve yaklaşık 3,5 yıl süren Milli Mücadele, 9 Eylül 1922’de düşmanın vatandan çıkartılmasıyla başarıya ulaşacaktı.
Türk milletinin kurtuluşunun, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun ilk adımı olan 19 Mayıs, Türk tarihinin özel günleri arasında yerini aldı.
Samsun halkı 1926’dan itibaren 19 Mayıs’ı “Gazi Günü” olarak kutlamaya başladı. Mustafa Kemal Paşa’nın Atatürk soyadını almasından sonra 19 Mayıs 1935’ten itibaren ise bu günün adı, “Atatürk Günü” oldu. 1937 yılında yurt geneline yayılan kutlamalar için “İdman Bayramı”, “Jimnastik Bayramı” isimleri de kullanıldı.
Ankara’da 19 Mayıs 1938’de düzenlenen törenlerde ise bu özel günün adı artık “Gençlik ve Spor Bayramı” olarak ilan edildi.
Törenden kısa bir süre sonra Dahiliye Vekaletinin hazırladığı yasa tasarısı, Meclis Başkanlığına sunuldu. 2739 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkındaki Kanun’a 20 Haziran 1938’de yapılan ekle, mayıs ayının 19’uncu günü “Gençlik ve Spor Bayramı” oldu. 1981 yılında yapılan son değişlikle 19 Mayıs günü “Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı” adını aldı.
Atatürk’ün katıldığı son 19 Mayıs kutlaması
Ankara’da 19 Mayıs 1938’de düzenlenen etkinlikler, Atatürk’ün katıldığı son 19 Mayıs kutlaması oldu. O günkü kutlamalar, Anadolu Ajansı arşivinde detaylı şekilde yer aldı. Ankara’daki kutlamalara ilişkin haberde, şu ifadelere yer verildi:
“Bütün şehir daha dünden beri baştan başa bayraklarla bütün caddeler dövizlerle süslenmiş bulunuyordu. Bu sabah saat yedide Atatürk’ün bundan 19 sene evvel 19 Mayıs günü, Samsun’da karaya çıktıkları saatte atılan 21 pare top ile ve yine bu dakikada bütün fabrikaların düdüklerini çalmak suretiyle tesidine başlanmış olan gün fevkalade bir dekor içinde devam edip gitmiştir. Günün en büyük tezahürü Ankara orta ve yüksekokulları ile spor kurumlarının statta yaptıkları spor gösterileri olmuştur. Statta yapılacak bu gösterilerde hazır bulunabilmek için halk daha sabahın erken saatlerinden itibaren stada giden yollara dökülmüş bulunuyordu.”
Gençlerin bandolar eşliğinde ana yollardan geçerek Zafer Abidesi’ne çelenk koyduğu anlatılan haberde, “Zafer Abidesi önündeki bu tezahürden sonra yürüyüşe devam eden alay, stadyuma geldiği zaman bütün stat, sayısı elli binden fazla tahmin edilen kalabalık bir halk ile dolmuş bulunuyordu.” ifadelerine yer verildi.
“Atatürk, 19 Mayıs gününü Türk gençliği ve sporculuğuna tahsis etti”
Bu törende Dahiliye Vekili Şükrü Kaya’nın yaptığı konuşmaya da haberlerde yer verildi.
Kaya, Türk gençleri ve halkının tarihin dönüm günlerinden en büyüğünü kutladığını belirterek, “Atatürk, bu 19 Mayıs gününün Türk gençliğine ve Türk sporculuğuna tahsis edilmesini tensip buyurdular. Milletimiz de o günün hatırasını sizin bayramınız olarak kutluyor. Milli bayramlarımız arasına girecek olan bugünü buradan böyle her yıl kutlayacağız. Münasip göreceğinizi tahmin ederek sizin için yapılan bu sahanın adını bu ulu güne izafe etmek istedim. Tasvip ederseniz bundan böyle bu sahanın adı ’19 Mayıs Stadyumu’ olsun.” ifadelerini kullandı.
Şükrü Kaya, konuşmasında şöyle dedi:
“Atatürk, yarattığı eseri, büyük nutkunda Türk gençliğine emanet etmişlerdi. O emanetle bu gençlik bayramı arasındaki yakınlık ve samimi alaka aşikardır. O kadar büyük fedakarlıklarla güçlüklerle elde edilen istiklal ve Cumhuriyet ancak böyle yüksek evsaf, kabiliyet ve ahlakta yetiştirilecek temiz kanlı, temiz ellere bırakılırdı. Size bırakılan bu kıymetli ulusal emaneti, ilelebet muhafaza ve müdafaa edeceğinize; hatta büyülterek yükselteceğinize, başımızda ulu ve ulusal önderimiz olduğu halde bütün Türk milleti emin ve yarınından müsterihtir. Vatan, millet sizlere güveniyor ve sizlerle övünüyor.”
Stadı saran alkış tufanı içinde Atatürk şeref tribününe girdi
AA’nın 19 Mayıs 1938’de yayımlanan bültenlerine göre, bu konuşmanın ardından çeşitli okulların gösterileriyle kutlamalar devam etti.
Haberde, Atatürk’ün kutlamaya katıldığı anlar şöyle anlatıldı:
“Mektep kızlarımızın idman hareketleri başlamıştır. Bu hareketlerin devamı esnasında bütün stadı saran alkış tufanı içinde Büyük Şef Atatürk, şeref tribününe girmişlerdir. Atatürk burada hazır bulunmakta olan zevata ayrı ayrı iltifatta bulunmuşlar ve Yugoslav Harbiye ve Bahriye Nazırı General Mariç ile de görüşmüşlerdir. Gençlerimizin büyük günlerini canlandıran idman tezahüratının bundan sonraki kısımları Büyük Şef’in huzurunda geçmiştir. Atatürk merasimin sonlarına doğru stattan ayrılırken gelişlerinde olduğu gibi büyük bağlılık tezahüratıyla uğurlanmıştır.”
Haberde, Ankara Stadı’nda 5 saat süren törenlerin baştan sonuna kadar büyük bir alaka ve sempatiyle takip edildiği bildirildi.
Atatürk, bu törenin ardından Hatay meselesiyle alakalı olarak Mersin’e seyahat etti. Atatürk’ün son yurt gezisi olan bu seyahat için Ankara’dan uğurlanışı da AA bültenlerinde yer aldı.
]]>Her yıl ülkemizin tüm yerleşim birimlerinde büyük bir coşkuyla kutlanan Gençlik Haftası, 15 Mayıs Çarşamba günü Denizli Valiliği önünde bulunan Atatürk anıtına çelenk sunumu ile başlayacak. Temsilci gençlerden oluşan genç heyet, Gençlik Haftası dolayısıyla İl Protokolünü makamlarında ziyaret edecek. Denizli Valiliği koordinesinde Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünün organizasyonunda kutlanacak hafta boyunca birbirinden farklı etkinlikler hazırlandı.
Sportif turnuvalarla dolu bir hafta olacak
Denizli’nin dört bir tarafında gerçekleşecek sportif etkinlikler kapsamında Curling, Bocce, Dart, Okçuluk, Bilardo, Güreş, Atıcılık, Satranç, Yüzme, Masa Tenisi, Atletizm, Dans, Karate, Oryantiring, Bowling branşlarında turnuvalar düzenlenecek. 16 Mayıs Perşembe günü saat 10.00’da İstiklal Gençlik Merkezi önünden başlayarak Valilik önüne kadar Atatürk Koşusu yapılacak. 19 Mayıs Pazar günü ise dağcılar, Babadağ Zirvesine tırmanarak Türk Bayrağını zirvede dalgalandıracak.
Gençlik Haftası süresince Kınıklı Mahallesi Kampüs Bölgesinde bulunan Amfi Park’ta her gün etkinlikler olacak. Mehteran gösterilerinden, gençlik konserlerine, halk danslarından spor yarışmalarına yapılacak etkinlikler akşam saatlerinde gerçekleşecek. Gençlik Merkezi gönüllü gençleri tarafından 17 Mayıs Cuma günü saat 14.00’te Denizli Huzurevinde kalan yaşlılar ziyaret edilecek.
Gençlik ve Spor Festivali 17 Mayıs Cuma günü
Etkinlikler kapsamında 17 Mayıs Cuma günü Gençlik ve Spor Festivali adıyla etkinlikler yapılacak. 16.00-19.00 saatleri arasında 15 Temmuz Delikliçınar Şehitler Meydanında yapılacak festival etkinliklerinde sporcu gruplarının gösterileri gerçekleşecek. Bunun yanı sıra gençlik stantları ile Kızılay ve Yeşilay stantlarında vatandaşlara bilgilendirmelerde bulunulacak.
Bu yıl 105. yıldönümü kutlanacak 19 Mayıs Atatürk’ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı kutlamaları saat 09.30’da Valilik Atatürk Anıtı önünde çelenk sunumu ile başlayacak. Ardından bando eşliğinde 15 Temmuz Şehitler Meydanına kadar kortej yürüyüşü yapılacak. Kortejde gençler 120 metre uzunluğunda Türk Bayrağını elden ele taşıyacak. Protokol başta olmak üzere Gençlik Merkezi üyesi gençler, sporcular ve vatandaşlarında eşlik edeceği yürüyüşün ardından kutlamalar 15 Temmuz Şehitler Meydanında yapılacak sporcuların koreografisi ve etkinliklerle devam edecek. Kutlamaların sonunda 105. Yıldönümüne özel kırmızı ve beyaz renkli uçan balonlar gökyüzüne bırakılacak.
“105 yıllık gurura ve hiç eksilmeyecek coşkuya sahibiz”
19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’nın 105. Yıldönümüne yaklaşırken coşkuyu ve heyecanı bir kez daha yürekten hissettiklerini söyleyen Denizli Gençlik ve Spor İl Müdürü Ömer İlman, bu yıl yine Gençlik Haftasının hem Atatürk’ü anma, hem gençlik, hem de spor yönü ile Denizli’de kutlanacağını söyledi. 19 Mayıs 1919 tarihinin Türk Milletinin yolunu aydınlatan, kurtuluş mücadelemizin ilk adımının atıldığı şanlı bir mazi olduğunu belirten İlman, gençlere armağan edilen bu bayramı ve gurur duyduğumuz daha nice zaferleri bırakan başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, tarih sayfalarına sığmayacak şehit ve gazilerimizi rahmet, minnet ve saygıyla andıklarını söyledi. – DENİZLİ
]]>BTP Genel Başkanı Baş, resmi sosyal medya hesabından Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın ölüm yıl dönümlerinde bir açıklama yaptı. Hüseyin Baş, şunları kaydetti:
“İDAMLARINA ‘EVET’ DİYENLER BİLE DAHA SONRA PİŞMANLIKLARINI ORTAYA KOYDULAR”
“Deniz Gezmiş’in son cümleleri, ‘Kendimi Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bağımsızlığına adıyorum’ oldu. Hüseyin İnan’la birlikte idam ediliyorlar, ‘Hüseyin korkmuyor musun’ diyor. Hüseyin de ‘Biz korkuyu Kerbela’da bıraktık’ diyor. Yani böyle kendilerini bir fikre, bir düşünceye adamış insanlar ve bu Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlığıyla ilgili. Türkiye’de milliyetçi ve milliyetçi kesim tarafından çokça hedef tahtasına konuldular. Bunu asla doğru bulmuyorum, muhafazakar milliyetçi bir birey olarak söylüyorum bunu. İşte banka soydu, adam kaçırdı, adam vurdu gibi… Bunların hiçbirinin tarihsel olarak ispatı yoktur. 23 yaşında bir gencin Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne oluşturabileceği hiçbir tehdit de yoktur. Bunu da çok net bir şekilde söyleyeyim. Bugün Türkiye’deki 23 yaşında bütün gençleri toplayalım tamamı Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne bir tehdit oluşturamaz. Bu tamamen bir propagandanın eseriydi. O günün şartlarında idamlarına ‘evet’ diyenler bile daha sonra pişmanlıklarını ortaya koydular. Rahmetli Demirel bile ‘O günün şartlarında böyle olması gerekiyordu’ diye açıklama yapanlardan birisi. Bu şuna benziyor: Saraydan 19 tane bebek tabutu çıkıyor ve bugün tarihçiler ‘Devlet yönetmek böyle bir şey, ölmesi gerekiyor’ gibi saçma sapan hiçbir şekilde kabullenmeyeceğimiz bir tarih perspektifi ortaya koyuyor. Bu ne kadar saçma bir bakış açısı ise ‘O günün şartlarında böyle olması gerekiyordu’ demek de o kadar saçma bakış açısı. Dolayısıyla ben rahmet diliyorum, Türkiye için mücadele etmiş insanlardı.”
BİLAL ERDOĞAN’A KADİR MISIROĞLU ELEŞTİRİSİ
Baş, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın “Kadir Mısıroğlu hocamız bir mücadele insanıydı, bir nesle damgasını vurdu” sözlerini de eleştirdi. Baş, şunları söyledi:
“Kadir Mısıroğlu neyin mücadelesini veriyordu diye sormak lazım. Aslında bu vatandaş hayatını Atatürk’le ve Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet’le mücadele etmeye adamış bir kişilik. Yani neyin mücadele insanı dediğinde Atatürk ile mücadele etmenin… Türkiye’de ismi söylenince akla gelen mücadele fikri bu ortaya çıkıyor. Bu açıklamayı yapan da Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet’in bugün Cumhurbaşkanlığı yapan kişinin oğlu, dolayısıyla çok talihsiz bir açıklama.
“İNGİLİZLERİN ATATÜRK’Ü KÖTÜLEME PLANININ SİMGE UYGULAYICILARINDANDI”
Bir Atatürk düşmanlığı ve Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet’e karşı bir düşmanlık var. Bu düşmanlığı da Türkiye’de bugüne kadar körükleyen, alttan alta yürüten organizasyon tamamen bir İngiliz organizasyonu. İngiliz derken bugünkü İngiltere devletinden bahsetmiyorum. Türkiye’yi o günün şartlarında Osmanlı topraklarını işgal etmiş, paylaşmaya başlamış, toprakları parsel parsel ittifak ettiği devletlerle paylaşan, ülkenin topraklarını kaynaklarını paylaşmaya başlayan, insanlarının emeğini sömürmeye başlayan güçlere karşı büyük bir mücadele verip, o İngilizleri Türkiye’den, topraklarımızdan kovup egemenliği millete veren Atatürk’le, o günden beri kapanmamış bir hesaplaşma defteri var. O günden beri sürekli Atatürk’ün aleyhinde propagandalar oluşturuyorlar. Onun da Türkiye’deki son ve en simge isimlerinden birisi de işte o vatandaştır. Onun üzerinden Atatürk’ü kötüleme, Atatürk’ü küçümseme, Atatürk’e düşmanlık üretme planını uygulayan ve yürüten bazı güçler vardı. Yani onun mücadelesi her zaman Atatürk’le oldu. Bunun nesillerden nesillere aktarılması Türkiye Cumhuriyeti Devleti için bir tehdittir. Dolayısıyla Cumhurbaşkanı’nın oğlunun bu tehdidi Türkiye’ye layık görmesi de Cumhuriyet’e ve Atatürk’e iktidar kanadının bakış açısının bir ispatı olmuş oluyor ama talihsiz açıklamalar.”
]]>
(İSTANBUL) Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün manevi mirası Savarona yatının kapsamlı onarımı İstanbul Tersanesi Komutanlığı’nda sürüyor. Yaz aylarında onarımı tamamlanarak kullanıma hazır hale getirilmesi planlanan Savarona yatı ilk olarak Deniz Harp Okulu öğrencilerinin eğitimlerinde ilerleyen zamanlar da da limanlarda seyir halinde olacak.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün son günlerini geçirdiği yatı Savarona, Deniz Kuvvetleri tarafından tekrar hizmete alım faaliyetleri kapsamında 19 Eylül 2023 tarihinde İstanbul Tersanesi Komutanlığında havuza alarak bakım-onarım faaliyetlerine başlamıştı. Aslına sadık kalınarak yapılan onarım çalışmalarında sona gelindi.
“ÖNCELİKLE EĞİTİM GEMİSİ OLARAK KULLANILACAK”
Yaz aylarında yenidenen hizmete alınacak olan Savarona hakkında bilgi veren İstanbul Tersane Komutanı Tuğamiral Recep Erdinç Yetkin şöyle konuştu:
“Tersanemizin taş havuzun arka kısmındaki bölümünde Sayın Cumhurbaşkanımızın direktifleri doğrultusunda ve cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten miras, Savarona’nın bakım ve onarımlarını büyük bir motivasyon, şevk ve heyecan içerisinde devam ediyoruz. Devletimizin sağladığı bütün olanakları kullanarak bu gemimizi de yaz aylarında yeniden seyir haline getirmek için büyük bir özveriyle çalışmalarımızı sürdürmekteyiz. Geminin 7 yıldır suda bulunmasından mütevellit elbetteki tekne ve sac onarımlarına ihtiyaç duyulmuştur. Bu sac onarımları, tekne karina onarımları büyük oranda tamamlanmış durumdadır. Atatürk de son 54 gününü bu gemide geçirmişti. Son Bakanlar Kurulu’nu bu gemide yapmıştır. Dolayısıyla da bunun da mirasa uygun bir şekilde tarihi sorumluluk altında ve aslına sadık kalarak onarımını büyük bir gayretle devam etmekteyiz. Yaz aylarında ilk seyri yapabilecek hale getirmeyi hedefliyoruz. Onarım sonrası Sayın Cumhurbaşkanımızın direktifleri doğrultusunda öncelikle eğitim gemisi ve daha sonra da halkımıza denizciliği sevdirecek şekilde limanlarımıza seyir yapılması planlanmaktadır.”
SAVARONA HAKKINDA
1989 yılında hurdaya çıkartılan Savarona haberin basında yer alması sonrasında, 49 yıllığına Türk işinsanı ve armatör Kahraman Sadıkoğlu tarafından kiralandı. Sadıkoğlu’nun firması, Tuzla Tersanesi’nde üç yıllık onarım sürecinde 45 milyon dolarlık harcama ile gemiyi tamamen yeniledi. Orijinal buhar türbini motorları sökülerek, yerine modern Caterpillar dizel motorlar takıldı. Yenilenen gemi, turizm amacıyla kullanıldı. Kışlarını İstanbul’da; yazlarını ise Cote d ‘Azur’da geçirdi. Atatürk’e ait oda müze olarak, aslına uygun biçimde muhafaza edildi.
POLİSİYE BASKINLA GÜNDEME GELMİŞTİ
Savarona, 2010 yılında Antalya’da düzenlenen çetelere yönelik bir baskın ile gündeme gelmişti. 25 yıl boyunca yatı işleten Sadıkoğlu’nun sözleşmesi 2013’te iptal edildi ve Savarona, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından devralındı. Bakanlık tarafından 10 ay süren restorasyon ve bakımın ardından devlet büyüklerinin tarihi toplantılarında ve önemli kabullerinde kullanabilmesi için son aşama olan “tecrübe seferi”nden de başarıyla dönmesiyle 2014’ten 2019 yılının başına kadar Cumhurbaşkanı Erdoğan’a tahsis edilmiş, Erdoğan da İstanbul’daki bazı uluslararası kabullerini bu yatta yapmıştı.
Kuruçeşme’de demirli bulunan Savarona yatı 2019 yılının ortalarında Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na devredildi. Yat, Pendik’teki İstanbul Tersane Komutanlığı’na getirildi ve milli korvet TCG’nin yakınına konuşlandırıldı.
]]>Hafta sonundan itibaren Keçiören’de başlayan 23 Nisan kutlamaları çerçevesinde ilçede bulunan caddeler, meydanlar ve belediye önü Türk Bayrakları ile donatıldı. Etkinliğin son gününde ise Kalaba Kent Meydanı’nda bir araya gelen minikler gönüllerince eğlendi. Çocuk bayramı kapsamında; kum boyama, ebru sanatı, akıl oyunları ve uçurtma etkinliği atölyeleri kurulurken minikler için bando gösterisi, çocuk oyun alanları ve Azeri dans gösterisi etkinlikleri düzenlendi. Etkinlik kapsamında Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan ‘Woswos’ araçlarla ilçede konvoy yaptı.
“Ant olsun bütün milli bayramlarımızı aynı coşkuyla kutlayacağız”
Burada konuşan Keçiören Belediye Başkanı Özarslan, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın sadece Türkiye’de değil tüm dünyadaki çocukların bayramı olduğunu dile getirdi. Özarslan, Keçiörenlilerlerle birlikte 3 gündür 23 Nisan’ı sevincini yerine getirmek için çalıştıklarını ifade ederek, “Çocuklarımızla ve halkımızla bir bütünlük içerisinde senelerdir özlemini duyduğumuz bir bayramı Keçiören’de hep birlikte halkımızda kucaklayarak kutluyoruz. Bunda önemli olan şu, Atatürk sevgisini, bayrak sevgisini ve vatanına millete olan sadakatimizi gelecek nesillerimize göstermemizdir. Bu noktada da halkımızın hepsi inanılmaz derece teveccüh ediyor çocuklarıyla birlikte. Alanı görüyorsunuz işte meydan işte bayraklar, işte Atatürk’ümüz, işte Türk bayraklarımız, işte halkımız bir arada. 23 Nisan 1920’de Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları bizlere bu vatanı bırakmış, bu günlere getirmişse bizlere de ant olsun bütün milli bayramlarımızı aynı coşkuyla kutlayacağız. Gençlerimize gelecek nesillerimize sahip olacağız. Onlara Atatürk’ün emanet ettiği bu vatanda yaşamanın ne kadar aziz Türk milleti için kıymetli olduğunu ve onun bıraktığı ilke ve inkılaplarının çok değerli olduğunu ve Cumhuriyete sahip olmanın ne kadar önemli olduğunu anlatmaya devam edeceğiz. Bütün Türkiye’mizin 23 Nisan kutlu olsun diyorum” ifadelerini kullandı.
“Böyle bir fırsat verildiği için çok mutluyum”
Etkinlik alanında gönlünce vakit geçirerek dünya üzerindeki tek çocuk bayramını kutlayan 10 yaşındaki Eril Çelikyıldız, “Bugün 23 Nisan olduğu için ben çok mutluyum. Bugün 23 Nisan diye buraya gelelim dedik. Bugün burada kek ve balon aldım ve alanı gezdim” dedi. 10 yaşındaki miniğin velisi Gülseren Çelikyıldız ise “Öncelikle bize böyle bir fırsat verildiği için çok mutluyum. Çocuklarımıza böyle güzel bir bayram armağan edildiği için Atatürk’e sonsuz sevgi ve saygılarımı sunuyorum” şeklinde konuştu.
“Çok mutluyum iyi ki bayram var”
7 yaşındaki Hiranur Atatürk’ün çocuklara 23 Nisan’ı armağan ettiğini dile getirerek, “Buraya geldiğim için çok mutluyum. Bol bol oynamak istiyorum. Bugün dans edeceğiz, oyun oynayacağız çığlık atacağız her şeyi yapacağız” diyerek sevincini paylaştı. 9 yaşındaki Aktuğ Ege bayramın çok güzel olduğunu söyleyerek, “Oyun oynamak dans etmek istiyorum. Burası çok güzel. Atatürk olmasaydı 23 Nisan olmazdı. Çok mutluyum iyi ki bayram var” ifadelerine yer verdi.
“Gelecek nesilleri en iyi şekilde eğitmemiz gerekiyor”
Minik Aktuğ Ege’nin velisi Derya Takar, ise “Ben daha önce böyle görmemiştim. Sevgili belediye başkanımıza ayrıca çok teşekkür ediyorum. Böyle güzel bir işte eğlence düzenlediği için hem çocuklarımız çok mutlu oldu hem biz. 23 Nisan Atatürk’ün çocuklara armağan ettiği bir bayram. Gelecek nesilleri en iyi şekilde eğitmemiz gerekiyor” diye konuştu. – ANKARA
]]>Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın’ın makam koltuğuna, temsilen ilk olarak Ali Şuuri İlkokulu 4. sınıf öğrencisi Aybüke Erdin, ardından da Çiğdem Batubey Ortaokulu 6. sınıf öğrencisi Muhammed Yasir Çıkrıkçı oturarak, yapacakları hizmetleri anlattı, duygu ve düşüncelerini dile getirdi.
“ÇOCUK MECLİSİ KURULSUN”
Makam koltuğuna oturan Aybüke Erdin, önemli bir makamda oturduğunun bilincinde olduğunu ifade ederek, şöyle konuştu:
“Biliyorum ki ben bugün burada oturabiliyorsam egemen bir ülkenin özgür çocuklarıysak bugün bu bayram bir tek benim ülkemde kutlanan bir çocuk bayramıysa, bunun en önemli mimarı başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarıdır. Hepsine ve ayrıca bu vatan için çarpan tüm yüreklere, şehitlerimize, gazilerimize sevgilerimi ve şükranlarımı sunuyorum. Size başkanım değil, Ahmet amca demek istiyorum. Çünkü siz hep ‘Balıkesir Benim Ailem’ dediniz. Bizler geleceğin sizleri olduğumuzu biliyoruz. Bunun için çok çalışmamız gerektiğini biliyoruz. Güzel bir gelecek, güzel bir Balıkesir için daha çok çalışacağıma söz veriyorum. Bugün bu koltukta ben de Atatürk’ün izinde sizler gibi bir başkan olarak oturmanın sorumluluğuyla birkaç husustaki talebimi iletmek istiyorum. Projelerinizi inceledim ve Balıkesir’i hep birlikte yöneteceğinizi söylediniz. Bizler de çocuklar olarak bu sürecin bir parçası olduğumuzu biliyoruz. Sizin göremediklerinizi görebilir, sizin fark edemediklerinizi fark edebiliriz. Balıkesir’i hep birlikte yönetebilmek için öncelikle Büyükşehir Çocuk Meclisi açılması gerektiğine inanıyorum ve bu koltuktan ilk talimatımı veriyorum. Lütfen, Çocuk Meclisi açılması için gerekli işlemlere başlansın. Egemen bir ülkenin egemen çocukları olarak Balıkesir’in yönetiminde biz de söz sahibi olalım”
“ÇOCUK HASTANESİ İSTİYORUM”
Erdin’in ardından makama oturan Çiğdem Batubey Ortaokulu 6. Sınıf öğrencisi Muhammed Yasir Çıkrıkçı, Başkan Ahmet Akın’ın projelerini incelediğini söyledi. Etkilendiği projelerin öne alınmasını isten Çıkrıkçı, “Ciddi sağlık sorunları yaşamış bir evladınız olarak öncelikle Tıbbiyeli Hikmet Çocuk Sağlık ve Tıp Merkezi’nin açılmasını istiyorum. Lütfen, bu konu öncelikli işlere dahil edilsin. Bu vesileyle de Atatürk’ün; dil, din, ırk ayrımı gözetmeksizin tüm çocuklara armağan ettiği bu güzel günde Koca Seyit Onbaşı’nın hemşehrisi olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının 104’üncü yılını da kutluyorum. 10 numaralı bu şehrin çocukları olarak sizlerin de güveninizi boşa çıkarmayacağımıza söz veriyorum. Bayramımız kutlu olsun.” dedi.
“TÜM TALEPLER YERİNE GETİRİLECEK”
Çocukların isteklerini Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Naki Çetin’in notlarını aldığını ve tüm talepleri mutlulukla yerine getireceklerini söyleyen Akın da şöyle konuştu:
“Ne kadar güzel, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün evlatları, bu ülkeyi yönetmek için adım atıyor. Böyle aydınlık, güzel nesiller ancak vizyonu dünya çocuklarını birleştirip, onlara değer verip, önem verip, onların fikirlerine katkı sunup, onlarla birlikte olup, dünyada çocuklara bayram armağan eden tek liderin kurmuş olduğu bir Cumhuriyet’teyiz. Ne mutlu ki Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk bu ülkenin kurucusu, kurtarıcısı. Biz de Türkiye Cumhuriyeti’ni ilelebet payidar kılıp, sizler gibi böyle güzel nesillere, aydınlık nesillere bütün ülkeyi kucaklayacak nesillere layık olmak için çalışıyoruz. Çocuk Meclisi çok önemli. Bu talebi hemen yerine getireceğiz. Tıbbiyeli Hikmet çok önemlidir. Onun anısını da ismini de yaşatacağız. Balıkesir’e yakışır bir çocuk hastanesi olacak” diye konuştu.
]]>(İZMİR)– İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla temsili olarak büyükşehir belediye başkanlığı görevini ilkokul öğrencisi Alya Ada Nizamoğlu’na devretti.
İzmir Büyükşehir Belediyesi Egemenlik Evi başkanlık makamındaki temsili devir teslim töreninde görevini Nizamoğlu’na devreden Başkan Tugay, Mustafa Kemal Atatürk’ün 104 yıl önce Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni kurarak Türkiye Cumhuriyeti yolunda önemli bir adım attığını kaydetti. Tugay, “Mustafa Kemal Atatürk, bir padişah tarafından değil de halkın temsilcileri tarafından yönetilmesi için Meclis’i kurmuş. Bugün onun açılışının yıl dönümü. Bizim için çok önemli bir gün. Ama bugünün bir özel tarafı da Atatürk’ün bu bayramı çocuklara armağan etmesi. O nedenle biz bugün çocuklarımızı onurlandırmak, onların daha keyifli vakit geçirmesini sağlamak için bir sürü şey yapıyoruz. Aynı zamanda kendi görevlerimizi, makamlarımızı da çocukların temsilcilerine bırakıyoruz. Onlara diyor ki; bu ülkenin geleceği sizsiniz. İlerde sizin sahip olduğunuz bu ülkenin, daha güzel olması için siz de demokrasiye, milli egemenliğe, meclise, Atatürk’ün bize bıraktığı mirasa sahip çıkmalısınız. Çocukları çok seviyoruz. İnşallah, güzel bir geleceğiniz olur. Bayramınız kutlu olsun” diye konuştu.
“SİZLERDEN ALDIĞIMIZ BU BAYRAĞI ÜLKEMİZİN EN GÜZEL YERLERİNE TAŞIYACAĞIZ”
Tugay, konuşmasının ardından koltuğunu “23 Nisan günü koltuğumuzu sizlere devrediyoruz, hayırlı olsun. Artık belediye başkanısınız, başarılar diliyorum” diyerek Nizamoğlu’na bıraktı. Tugay’dan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevini devralan Konak Mehmet Akif Ersoy İlkokulu 4. sınıf öğrencisi Alya Ada Nizamoğlu ise “Bu güzel görevde bulunmamda emeği olan, üyesi olduğum Çocuk Belediye görevlisi büyüklerime ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Cemil Tugay’ a teşekkürlerimi sunuyorum” dedi.
Nizamoğlu, sözlerinin devamında ise “Türkiye Cumhuriyeti Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, tüm silah arkadaşlarını, şehitlerimizi, gazilerimizi rahmetle anıyoruz. Bizler vatanımızı, bayrağımızı korumayı, insan sevgisini, çalışkan ve dürüst olmayı kıymetli anne, babalarımızdan ve değerli öğretmenlerimizden öğreniyoruz. Bugünün çocukları, yarının büyükleri olarak, sizlerden aldığımız bu bayrağı, ülkemizin en güzel yerlerine taşıyacağız. Bizlere gösterdiğiniz güvene, verdiğiniz değere ve sevgiye layık olacağız. Barışın tüm dünyayı kucakladığı, yeryüzündeki tüm çocukların eşit şartlarda olduğu, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’mız kutlu olsun” ifadelerini kullandı.
Şehirlerin geleceğinin gençler ve çocuklar üzerine kurulması gerektiğini kaydeden Alya Ada Nizamoğlu, “Belediyeler çocuk dostu oldukça, çocuklar ve aileleri tarafından daha çok sevilir, tercih edilir. Hayat ağacı gibi kök salar, basit bir yapı olmak yerine, içinde yaşayanlara hayat verirler” diyerek İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı olarak yapmak istediklerini ise şu şekilde ifade etti:
“Yeteneklerimizi keşfetmeye yönelik ücretsiz kursların arttırılması, hayvan sevgisini hissedebilmek için sokak hayvanlarının ihtiyaçlarına yönelik bütçenin arttırılması. Sanatı ve sanatçıyı daha iyi gözlemleyebilmemiz için çocuklara yönelik etkinliklerin ve duyurularının arttırılması. ‘Hareket sağlıktır’ düşüncesiyle yürüyüş günleri düzenlenmesi.”
Devir teslimin törenin ardından İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Alya Ada Nizamoğlu’na günün anısına hediye takdim etti. Öte yandan tören sonrasında Alya Ada Nizamoğlu, şarkı söyledi.
]]>Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Candan Yüceer, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Başkan Candan Yüceer’in mesajı şöyle:
“Canım Tekirdağ’ımda yaşayan kıymetli hemşehrilerim ve sevgili çocuklar;
Sizleri en büyük bayramımızı kutlamanın neşesi ve gururuyla selamlıyorum…
Özgür bir ülke oluşumuzu bundan 104 yıl önce Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kuruluşuna borçluyuz. Çünkü, yalnızca hakimiyetin millette olduğu toplumlar tam bağımsızlık ilkesiyle hareket edebilir. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk bu gerçeği görmüş ve Kurtuluş Savaşı gibi yedi düvele karşı girişilen büyük bir mücadelenin çetin koşullarında bile ulusal egemenlik kavramını her şeyin üstünde görerek, yapılacak olan her işi Meclis iradesine dayandırmıştır.
Yüzüncü yılında bir yıldız gibi parlayan Cumhuriyet’imizi, Türkiye Büyük Millet Meclisi’mize; ulusal egemenliğimizi çocuklarımıza armağan olarak adadığımız Meclisi’imizin açılışını ise büyük önder Atatürk’e borçluyuz. Bu gerçeği, soluduğumuz her nefeste hatırlamamız gerektiğini düşünüyorum. Bu yüzden bizlerin de Atatürk’ün izinden yürüyerek daha çok okumamız, daha çok araştırmamız ve hayatı daha iyi anlamamız gerektiği kanaatindeyim.
Canımdan çok sevdiğim sevgili çocuklar ve evlatlarımızın geleceği için canını dişine takan kıymetli aileler, bu noktada sizler geleceğimizin en büyük teminatı olacaksınız. Bu yüzden en büyük yatırımlarımızı da insan odaklı projeler üzerinden şekillendireceğimizi bilmenizi isterim.
Emin olun ki, küçücük bir kitap veya ufacık bir oyuncak bile bir çocuğun tüm hayatını değiştirecek yepyeni bir dünyanın kapılarını aralayabilir. İşte bu yüzden çocuklar için tüm kapıların ardına dek açık olduğu bir anlayışla ve aşkla çalışıyoruz.
Öteden beri sürdürdüğümüz “Hiçbir çocuk yatağa aç girmeyecek” şiarımızı bir adım daha öteye taşıyarak hareket edeceğimizin müjdesini şimdiden vermek isterim.
Büyüyünce herhangi bir meslek sahibi olarak hayatlarını kazanacak çocuklarımızı kültürle, sanatla ve sporla yoğurarak ömürlerini mutlu ve donanımlı bireyler olarak sürdürmelerini sağlamak Tekirdağ için önümüze koyduğumuz en büyük hedeftir. Bu kapsamda hayata geçirme sözü verdiğimiz kreşlerimiz, yalnızca çocuklarımızı güvenle teslim ettiğimiz yuvalar olmakla kalmayacak. Bizim kreşlerimizdeki evlatlarımızdan yarının sanatçıları, sporcuları ve bilim insanları yetişecek. Yarının büyükleri, hayatlarını kazandıkları mesleklerinin yanına çocuk yaşta edindikleri becerilerini de ekleyerek dolu dolu bir yaşama sahip olacaklar. Şimdiden tüm çocuklarımızla ne kadar gurur duysak azdır.
Her anne, her baba çocuğunun kendisinden daha iyi şartlarda bir yaşam sürmesini arzu eder. Bizim sunduğumuz destekler, hepimizin gururu olan yavrularımızın bizleri kat be kat aşacak yarınlara sahip olmasını sağlayacak.
Bu bağlamda emin olun ki çocuklarımız bizlerin yaşına geldiğinde “İyi ki Tekirdağ’da büyüdüm” diyecek. Belediye başkanınız olarak, sizlere bütün çocuklarımızın aklın ve bilimin aydınlığıyla büyüyeceği bir Tekirdağ vizyonuyla hareket edeceğimizin sözünü veriyorum.
Tekirdağ’ın ilk kadın belediye başkanı olarak, her şeyden önce bir anne hissiyatıyla tüm çocuklarımızın gözlerinden öpüyorum. Taşımaktan sonsuza dek onur duyacağım önceki dönem milletvekili kimliğimle Türkiye Büyük Millet Meclisi’mizin açılışını ve ulusal egemenliğimizi yürekten kutluyorum.
Ulusal egemenliğimizi bayram olarak adadığımız çocuklarımız mutlu, umutlu ve çok yaşasın…
Yaşasın Atatürk’ün adını övünçle dillendiren her insan; yaşasın 23 Nisan!”
]]>Program, Ayvalık Karayolları 29’uncu Şube Şefliği bahçesinden başladı. Atatürk’ün ilçeye giriş yaptığı güzergah üzerinden gerçekleştirilen yürüyüşe, Ayvalık Kaymakamı Hasan Yaman, Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin ve eşi Canan Ergin, gaziler ve şehit aileleri, siyasi parti ve sivil toplum örgütlerinin temsilcileriyle öğrenciler katıldı.
Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştirilen tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile devam etti. Çelenk takdimleri ve vatandaşların Atatürk anıtına çiçek sunumlarının ardından Ayvalık Belediye Başkanı Mesut Ergin, kısa bir konuşma yaptı.
13 Nisan 1934 tarihinde Atatürk’ün o günlerde yaptığı yurt gezileri kapsamında Ayvalık’ı da ziyaret ettiğini hatırlatan Başkan Ergin, şunları söyledi:
“Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk 90 yıl önce Ayvalık’a gelişiyle ilçemizi, Ayvalıklıları şereflendirdi, o güzel duyguyu şu anda biz de hep birlikte gururla yaşıyoruz. Atatürk, sadece kendi ülkesine değil, dünyadaki mazlum ülkelere de örnek olmuş, verdiği kurtuluş savaşıyla ve ardından devrimleriyle ışık saçmış bir lider.
13 Nisan 1934 tarihinde kentimize adım attığında kentin ileri gelenleri Mustafa Kemal Atatürk’ün ayaklarının altına kırmızı halı sermişler, kente kırmızı halının üzerinden yürüyerek girmesini istemişler. Ulu önder bu teklifi reddetmiş, kırmızı halıyı kaldırmış, Ayvalıklarının yanına gelerek hep birlikte yürümüş.
13 Nisan günü Atatürk’ü görmenin heyecanını yaşayan Ayvalıklılar ellerinde bayraklarla sıraya dizildi. Başında kasketi, golf pantolonuyla, Türk erkeğine örnek olmak için her zaman şık giyinen Mustafa Kemal Atatürk’ü arabasından indiğinde muhteşem bir kalabalık karşıladı.
O günleri yaşamış o onlarda Atatürk’e yakın olmuş büyüklerimizden dinlerdik. O günü ve o anı şöyle anlatıyorlardı biz de duygu yüklü dinliyorduk.
‘Duyduk ki bizi kurtaran paşamız geliyor, karşılamaya gittik. Atatürk, ilçeye ayak bastığında, bütün Ayvalık kendisini karşıladı. Atatürk, arabasından inerken, kırmızı halı serdiler; kabul etmedi, kırmızı halıyı derhal kaldırttı. Şapkasını çıkarıp, Ayvalıklıları selamladı. Ülkemizi, vatanımızı toprağımızı kentimizi kurtaran paşamız geldi, diye heyecandan ve mutluluktan havalara uçuyorduk’ diye duygularını dile getiriyordu büyüklerimiz.
Mustafa Kemal Atatürk işte böylesine değerli, böylesine halkına düşkün, halkının yanında olan çok büyük bir insandı. Yaşamının son gününe kadar hep bizim başöğretmenimiz oldu, bizler de Türk milleti olarak onun öğrencileri olduk, ondan çok şey öğrendik, hala da onun gösterdiği yola ve hedefe yürümeye devam ediyoruz; bu yürüyüşümüz de hiçbir zaman bitmeyecek.
Bu anlamda tek örneğimiz 90 yıl önce buraya adımını atan, bizleri bugün de onurlandıran Mustafa Kemal Atatürk’tür. Onun vatan sevgisi, çalışkanlığı ve bitmek bilmeyen direncidir. Bizler gibi yerel yöneticilere, devlet adına çalışanlara, bu duyguları yaşatan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü saygı ve minnetle anıyor bugün de bize aynı heyecanı ve sevinci yaşattığı için Paşam Ayvalık’ımıza iyi ki gelmişsiniz hoş gelmişsiniz, diyorum.”
]]>Anıtkabir, Ramazan Bayramı boyunca 120 bini aşkın ziyaretçiyi ağırladı. Bayram tatilini fırsat bilerek Ankara’ya gelen binlerce kişi akın akın Ata’nın huzuruna çıktı. Bayramın son günü insan selini andıran görüntüler kameralara yansırken, Anıtkabir’i aileleriyle ziyaret eden çocuklar Atatürk’ün kendileri için bağımsızlık ve özgürlük anlamına geldiğini dile getirdi, yetişkinler de “O’nsuz bayram geçirmek istemedik” diye konuştu.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün ebedi istirahatgahı Anıtkabir, bayramda ziyaretçi akınına uğradı. Yetkililerden alınan bilgiye göre, Ramazan Bayramı boyunca 120 bini aşkın yurttaş Anıtkabir’i ziyaret etti. Memleketin dört bir yanından gelen çocuk, yaşlı, yetişkin binlerce kişi Atatürk’ün mozolesine çiçek bırakarak sevgilerini dile getirdi.
Anıtkabir’de Aslanlı Yol, tören alanı, anıt merdivenleri gibi alanlarda yoğun kalabalık dikkati çekerken, ziyaretçiler Anıtkabir Komutanlığı’na bağlı saygı nöbetçisi askerlerin nöbet devir teslimlerini ilgiyle ve alkışlarla izledi, cep telefonlarıyla görüntüledi.
“EŞSİZ BİR İNSAN”
Atatürk ve Kurtuluş Savaşı Müzesi önünde de ziyaretçiler saatler boyunca kuyruk oluşturdu. Ziyarete gelen ebeveyn ve çocuklar duygu ve düşüncelerini ANKA Haber Ajansı’na anlattı.
Kızıyla Anıtkabir’i ziyarete gelen Burcu Açıksarı “Atatürk’e olan vatan borcumuzu ödemek istedik. O bizim için çok büyük bir anlam taşıyor; çocuklarımız için, öğrencilerimiz için. Onu görmek istedik, bayramı onsuz geçirmek istemedik. Ona sevgimizi sunduk. Duygusal anlar yaşadık kızımla. Bizim için eşsiz bir insan” diye konuştu.
10 yaşındaki Eliz Açıksarı da duygularını “Çok mutluyum, Atamı ziyaret ediyorum. Bu ilk gelişim ve çok heyecanlandım. Atatürk benim için bağımsızlığın ve özgürlüğün sembolü tıpkı bayrağımız gibi.” şeklinde dile getirdi.
“O OLMASAYDI BİZ BURADA BÖYLE MUTLU OLAMAZDIK”
Ailesi ile Anıtkabir’i ziyarete gelen 9 yaşındaki Beren Coşkun da “Ata’mızı ziyaret etmeye geldik. Çok güzel hissediyorum. Anıtkabir’i gezerken biraz hüzünlendik tabi. Atatürk bağımsızlığı, komutanlığı ve askerliği ifade ediyor” dedi.
Torunlarıyla Anıtkabir’e gelen 75 yaşındaki Ahmet Hazinedaroğlu da “Bayramlaşmak güzel birşey. Atatürk ile bayramlaşsınlar diye çocukları Anıtkabir’e getirdik çünkü onun sayesinde biz bugünleri yaşıyoruz. Onlar da bize bu vatan için mücadele ettiklerini ve nasıl kazandıklarını görsünler diye getirdik” diye konuştu. Ahmet Hazinedaroğlu’nun torunu 11 yaşındaki Duru Zeynep Yücel “Ata’mızı çok seviyorum. Buradaki anılar çok gerçekçi. O olmasaydı biz burada böyle mutlu olamazdık.” diye konuştu.
“KİMSENİN BOYUNDURUĞU ALTINDA YAŞAMIYORUZ NE MUTLU BİZE”
Küçük yaştan itibaren Anıtkabir’e gelmeyi çok istediğini belirten 12 yaşındaki Batuhan Akbulut da “Bu yıl sonunda geldim. O olmasaydı şimdi Cumhuriyet olmayacaktı. O olmasaydı sadece tek bir kişinin adaleti olacaktı. Şu an yaşamamızın nedeni de Atatürk” dedi. 49 yaşındaki Sema Kurt ise “Çok yoğun duygular hissediyorum. Bu ikinci gelişim. Atatürk bize bir yurt bıraktı. Kimsenin boyunduruğu altında yaşamıyoruz ne mutlu bize” dedi.
“ATATÜRK BİZE ÖZGÜRLÜK VERDİ”
9 yaşındaki Mehmet Faruk Çökerekler, “Atatürk’ü görmek için geldik. Atatürk bize özgürlük verdi, bu ülkeyi kurtardı bize bir toprak verdi” derken 13 yaşındaki Ece Nur Akduval da duygularını “Anıtkabir’i gezmek çok güzel bir duygu. Atatürk bu toprakları almamızı sağlayan en büyük kurucu. Atatürk’ün bizim için bu toprakları alırken sarf ettiği çabayı gördüm Anıtkabir’i gezerken” şeklinde dile getirdi.
Anıtkabir, 2023 yılında 5.769.045 kişi tarafından ziyaret edilmişti.
]]>İki yıldan bu yana inşaatı devam eden Turgutreis Meydanı’ndaki iftar yemeğinde vatandaşlara hitap eden Mehmet Tosun, Turgutreis’in on yıldan bu yana sahipsiz olduğunu belirterek “Bakımsız yollar, eksik altyapı, bitmeyen yol çalışmaları, meydan düzenlemeleri, işgal altındaki plajlar, doğanın, çevrenin tahribatı ile karşı karşıyayız. Biliyorum artık sıkıldınız. Bodrum can çekişiyor, Turgutreis’te yaşayan vatandaşlarımız ise çok daha mağdur, çok daha sıkıntı yaşıyor. Siz buna layık değilsiniz” dedi.
“Belediyecilik bu kadar hesapsız, kitapsız olmaz!”
Bodrum Belediyesi’nin Turgutreis’te hiç kullanmadığı bir hizmet binasına yıllık 2 milyon lira kira ödediğini, 2 milyar lira tadilat masrafı yaptığını sonra da binayı hizmete sunmaktan vazgeçtiğini anlatan Mehmet Tosun, “Sizlerin vergisiyle ödedikleri o para ne oldu? Buharlaştı. Bugün 4 milyar liraya Karabağ’da, Akçaalan’da, Bahçelievler’de en az dört tane çocuk parkı yapılırdı. Bu para vatandaşın parası, sizin paranız. Kim seçti bunları. Değiştirin arkadaşlar, belediyecilik bu kadar insafsız, kitapsız, bu kadar seçmene saygısız, halkın parasını fütursuzca harcayan bir zihniyet olmaz” diye konuştu. Turgutreis’teki bir diğer garabetin de hiçbir amaca hizmet etmeyen Yaşam Merkezi olduğunu söyleyen Tosun, “Ödüllü proje diye başladılar özürlü projeye dönüştü” yorumunu yaptı.
Bodrum Belediyesinin bütçesi ile ilgili çarpıcı açıklamalarda da bulunan Mehmet Tosun, “Gerçekleşen bütçe 1 milyar 200 milyon TL, borcu ise 3.5 milyar TL. Borç varsa, neden hizmet yok. Böyle belediyecilik olur mu?” diye sordu. Tosun, “Bu kadar yolları bakımsız, bu kadar çevre temizliği eksik, hizmetten yoksun bir ilçeyi ben Anadolu’nun en ücra köşesinde bile görmedim. Ben Bodrum’da doğmuş büyümüş, bu toprakların her karışını bilen bir hemşehrinizim. Utanıyorum. Bugün Akyarlar Kemer Mahallesi’ndeydim. Millet tozun toprağın içerisine, su boruları yüzeyden gidiyor, kanalizasyon sokağa akıyor. Böyle belediyecilik olur mu? Ben utanıyorum, siz de utanın” ifadelerini kullandı.
“Konuşmalarınıza dikkat edin, en az sizin kadar Atatürkçü’yüm”
İki aydan bu yana, seçilmeleri durumunda yapacakları hizmetleri ve projeleri anlatmaya çalıştıklarını söyleyen Tosun sözlerini şöyle sürdürdü: “Peki onlar ne yapıyor? 10 yıl boyunca hizmet etmemişler. Karneleri kötü, sınıfta kalmışlar. Agresifleşiyorlar. Başka gündemlerle uğraşıyorlar. Atatürkçülük’ten, Cumhuriyet’ten dem vuruyorlar. Tekrar ifade ediyorum arkadaşlar; Atatürk de Cumhuriyet de bizim ortak değerimiz. En az sizin kadar Atatürkçüyüm ben. Bu arkadaşlarım da öyle. Çalışmadan üretmeden Atatürkçü olunmaz. Atatürk’ümüzün izinde Cumhuriyet değerlerine bağlı milli ve manevi değerlere bağlı, saygılı belediyecilik yapacağız. Bu kadar, bu tartışma bitmiştir. Siz yapacaklarınızı anlatın. Belediyenin borcunu neden konuşmuyorsunuz, yapılmayan yolların hesabını neden vermiyorsunuz. Atatürk ve Cumhuriyet bizim kırmızı çizgimiz arkadaşlar bunu tartıştırmayız bu da böyle bilinsin” dedi.
Kendisinin Atatürkçü Düşünce Derneği’nin bir üyesi olduğunu ve bunu ilk kez dile getirdiğini söyleyen Tosun, “Aynı şekilde benim belediye meclis üyesi adaylarım, Atatürkçü Düşünce Derneği’nin Bodrum’da kurucuları. Konuşmalarınıza dikkat edin. Konuştuğunuz lafın nereye gittiğini bilin” mesajı verdi.
Cumhur İttifakı Bodrum Belediye Başkan Adayı Mehmet Tosun, konuşmasının devamında, Turgutreis’te hayata geçirecekleri projeleri anlattı. Yarım bırakılan tüm altyapı, inşaat ve yol çalışmalarını derhal tamamlayacaklarını ve beldenin turizm sezonuna hazırlanacağını söyleyen Tosun, “Bizim yaptıklarımız yapacaklarımızın teminatıdır. Sizden ricam, 31 Mart’ta sandığa gittiğinizde on yıl geriye giderek, o günden bu yana belediye hizmetleri adına yapılanları hafızanızda canlandırmanız. Diyoruz ki bizi deneyin. Beş yıl sizden yetki istiyoruz. Bizi seçin. Bu konuştuklarımızı yapamazsak, bizi de siyaseten tarihin çöplüğüne gönderin arkadaşlar. Size vaadimiz, sözümüz budur” dedi. – MUĞLA
]]>BTP Genel Başkanı Baş, İstanbul’da düzenlenen iftar programında, partililerle bir araya geldi. Hüseyin Baş konuşmasında, seçim sürecindeki temsil adaletsizliğine dikkati çekti. Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) kendilerine tahsis ettiği reklam alanlarının kullanılmasına izin verilmediğini belirten Baş, tanesi 1,5 milyon liradan fazla olan üst geçit reklamlarının bir aday tarafından kullanıldığını söyledi. BTP lideri Baş, şunları kaydetti:
“İSTANBUL’DA ÜST GEÇİT REKLAMLARI İŞGAL EDİLMİŞ DURUMDA”
“İstanbul’da 3 aydan fazla süredir üst geçit reklamları işgal edilmiş durumda. O reklamların tanesinin maliyeti 1,5 milyon liradan fazla. İstanbul’da bunlardan yüzlerce var ve hepsinde bir kişinin ismi var. Normalde seçime giderken Yüksek Seçim Kurulu ‘Sokakları kullanma hakkı bütün siyasi partilere eşit olarak dağıtılabilmeli’ der ve bunun için bir kura çeker. Bu kurada, ‘Şu şu noktaları belediye iştiraki fark etmeksizin şu partiye tahsis etmek zorundadır’ der. Çünkü bunu yapmazsanız hiç kimse kendi sesini hiçbir yerde duyuramaz. YSK’nın bize belirlediği ve sunduğu bir reklam alanını alabilmek için ne mahkeme, ne YSK, ne belediye kapıları çürüttük biliyor musunuz arkadaşlar! Hakkımızı alabilmek için seferber olduk, hakkımızı bize vermiyorlardı. Bize, ‘Orayı veremeyiz’ diyorlardı. Niye veremiyorsunuz? Bir açıklaması yok! Hak bizim, hukuk bizim ama bizim hukukumuza riayet edilmiyordu. Bunu kim yaptı arkadaşlar? Sanırsınız ki iktidar yaptı, yok bunu muhalefet yaptı biliyor musunuz?
“SENİN DİKTATÖRÜN, BENİM DİKTATÖRÜM YARIŞINA GİRDİLER”
Türkiye öyle bir kıskaçta ki, iktidarı da aynı olmuş muhalefeti de aynı olmuş. Şimdi bir yarışa düştüler yarışın konusu şu; ben senin diktatörünü beğenmiyorum, kendi diktatörümü iktidar edeceğim! Bize demokrasi lazım, bize gerçekten Cumhuriyet lazım. Herkesin ağzında bir Cumhuriyet, nedir bu Cumhuriyet? Atatürk bu ülkeyi Cumhuriyet rejimine geçirdi diye mi Cumhuriyeti istiyoruz? Cumhuriyeti niye istiyoruz? Çünkü Cumhuriyet her bir vatandaşın kendi özgür ve hür iradesini yönetime yansıtabilme hürriyetiydi. Cumhuriyet buydu ama biz son zamanlarda ne duyuyoruz? Oylarınızı bölmeyin diyorlar. Oylarınızı bölmeyin demek, ‘sizin düşüncenizin bizim nazarımızda hiçbir önemi yok, sizin ideallerinizin bir kıymeti yok. Siz oylarınızı istediğiniz insanlara değil, dönün dolaşın yine de bize verin’ demek. Oylarınızı bölmeyin demenin Türkçe anlamı bu. Sen ne istiyorsun, ne düşünüyorsun, ne hayal ediyorsun önemli değil.
“100 YILLIK CHP’NİN ERDOĞAN KARŞITLIĞINDAN BAŞKA FONKSİYONU YOK MU”
Neye üzülüyorum biliyor musunuz, 100 yıllık bir siyasi parti, Atamızın kurduğu siyasi parti ve şu an Türkiye’de var olabilmesini tek bir şeye borçlu; Erdoğan’ı yıkma hedefine. Bu CHP’nin başka bir fonksiyonu yok mu acaba? Gerçi 20 yıldır bunu da beceremediler ama… Diyelim ki Erdoğan’ı yıktın peki ya sonra? Sonrası yok, sonrası yeni Erdoğanlar… Çünkü dayattıkları sistem bu. Türkiye’de alışılmış bir durum oluşturdular. Ne bu alışılmış durum; Türkiye’de bir kişi çıkar ve bütün hususlara kendi menfaatince karar verir ve bunu hayata geçirir. Türkiye’de buna alışıldı ve buna yeni isimler hazırlamaya çalışıyorlar. Biz BTP olarak bu düzenin A partisine de karşıyız, B partisine de karşıyız. Biz tam anlamıyla gerçek Cumhuriyetin yanındayız.
“‘CEKETİMİZİ ASSAK KAZANIRIZ’ ZİHNİYETİNDELER, RAHATLARINI BOZACAĞIZ”
Sorsan hepsi gençlerin yanında. Bir tanesi kritik bir noktaya bir tane genç getirebilmiş mi? Getirememiş. Niye böyleler biliyor musunuz? Çünkü hiçbir şey yapmasak bile, ceketimizi assak da şu belediyeyi alırız zihniyetindeler. Biz ceketimizi assak bile 100-180 milletvekilini alırız diye huzurları, konforları yerinde. Ben aylar önce bir cümle söyledim, tekrar edeyim; biz bu siyaseti rahatlatmaya değil rahatsız etmeye geldik. Zannediyorlar ki bunlar biraz gerilse, düşük oy alsa, morallerini bozsak bunlar oyundan düşer zannediyorlar. Halbuki bilmiyorlar ki bizim mücadelemiz dünyada bir şeyler kazanmak için değildir. Bizim mücadelemiz yarınlara dair insanımıza, çocuklarımıza bir mantığı bırakabilmek üzerine bir mücadeledir. Dostlarım, siz hiç kaybedeceğinizi bile bile savaşa girdiniz mi? Kimdir kaybedeceğini bile bile savaşan? Size iki tane örnek vereyim; Kerbala’da Hz. Hüseyin’dir, Anadolu’da Mustafa Kemal’dir. O yüzden sizin üzerinizde büyük bir vazife var. Girdiğiniz hiçbir savaşın sonucuna bakmayacaksınız. Girdiğiniz savaşları kazanmak için yapacaksınız ama kaybetmek pahasına savaşacaksınız.
“BİZ LAİKLİK DEDİĞİMİZDE ŞAŞIRANLAR; ATATÜRK SİZİN GİBİ DEĞİL BİZİM GİBİYDİ”
Bu bir mücadeledir. Bu mücadele Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bir hukuk devleti olarak kalabilmesinin mücadelesidir, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin laik bir devlet olarak kalabilmesinin mücadelesidir, Türkiye devletinin demokrasisinin ayakta kalabilmesi için bir mücadeledir. Bunu başkaları da söyler ama yalan söyler. Onların hiçbiri Türkiye’nin demokrasisi için bugüne kadar hareket etmedi, hiçbiri laiklik için bugüne kadar hareket etmedi. Biz bunu söylediğimizde şaşkınlıkla karşıladılar niyeyse? Halbuki baktığınız zaman laikliği bu ülkeye bir hediye olarak sunan Atatürk de aslında bizim gibi biriydi, onlar gibi değildi bizim gibi biriydi. Atatürk dualarla Meclis’i açan, büyük taarruzuna başlamadan önce, ‘Ya Rabbi sen bu Müslüman ordunun düşman postalları altında ezilmesine müsaade etme’ diyen Gazi Mustafa Kemal Atatürk bize laikliği armağan etti ve bizler bugün laiklik dediğimizde şaşıranlar aslında Atatürk’ün bu ülkeye getirdiğine şaşırıyorlar. Atatürk onlar gibi değildi bizim gibiydi, bizim değerlerimize sahipti. Atatürk’ün hayatını açıp okuyun bunu göreceksiniz.
“VATANDAŞI OY DEPOSU YAPMIŞLAR”
Türkiye’de birisi Kürt vatandaşlarımızı oy deposu yapmış, birisi Alevi vatandaşlarımızı oy deposu yapmış, birisi muhafazakar vatandaşlarımızı oy deposu yapmış, birisi milliyetçi vatandaşlarımızı oy deposu yapmış. Ne bir tanesi Aleviliği bilir, ne bir tanesinin dinle diyanetle alakası var, ne diğerinin milliyetçilikle alakası var, ne diğerinin Atatürkçülükle alakası var ama buraları oy deposu yapmışlar hunharca kullanıyorlar. Biz ne yapacağız; böleceğiz. Neyi böleceğiz? Oyları böleceğiz. Neyi böldürmeyeceğiz? Vatanı böldürmeyeceğiz.
“BTP KURULDUĞU GÜNDEN BERİ ÇİZGİSİNDEN GRAM ŞAŞMAMIŞTIR”
BTP kurulduğu günden bugüne savunduğu değerler bir gram şaşmamıştır, değişmemiştir. BTP dün söylediğini bugün inkar etmemiştir, başta ne söylediyse her zaman aynı yolda ilerlemiştir. BTP kurulduğu günden beri Atatürk demiştir, Cumhuriyet demiştir, milli bir ekonomi demiştir ve demokrasi demiştir. Bu ülkenin ihtiyaçlarını doğru bir şekilde ortaya koyabilen, sorunlarını doğru bir şekilde tespit edebilen bir tane parti vardır O da BTP’dir.”
]]>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Menemen’de; “Kim ki eğer bu seçimde, o sebeple bu sebeple gidip de Cumhur İttifakı’nın adayına, gidip de AK Parti’nin adayına o sebeple bu sebeple eli kayarsa bilsin ki Özgür Özel’i, Kemal Kılıçdaroğlu’nu, Murat Karayalçın’ı, Altan Öymen’i, Hikmet Çetin’i kahreder, üzer kaybeder. Bilsin ki Deniz Baykal’ın, Bülent Ecevit’in, İsmet İnönü’nün, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kemiklerini sızlatır” dedi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, yerel seçim çalışmaları kapsamında İzmir’in Menemen ilçesinde halk buluşmasında yurttaşlara seslendi.
Özel, konuşmasında 94 yıl önce Menemen’de Cumhuriyet karşıtları tarafından katledilen Asteğmen Mustafa Fehmi Kubilay ile bekçi Şevki ve Hasan’ı andı.
“94 YIL GEÇTİ YÜREĞİMİZDEKİ ACI DİNMEDİ”
Özel, şöyle konuştu:
“Her sene 23 Aralık’ta burada oluyoruz. Menemen’in bizim açımızdan bir önemi var, Menemen’in bizim açımızdan bir anlamı var, Menemen’de bizim bir yürek acımız, Menemen’de bizim bir davamız, Menemen’de bizim asla boşlamamız gereken bir gerçekliğimiz var. Burada Asteğmen Kubilay’ı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu genç Cumhuriyet’in düşmanları Kubilay’ın kafasını Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kafası kabul edilerek, bu Cumhuriyet’in kadına seçme seçilme hakkını veren bu Cumhuriyet’in insanları kul teba olmaktan yurttaş olmaya getiren bu Cumhuriyet’in köle gibi çalışmak yerine onurlu birer yurttaş olarak değer veren bu Cumhuriyet’in, kararları bir tek adamın vermesi yerine milletin seçtiklerinin vermesini sağlayan bu Cumhuriyet’in bütün devrimlerine, bütün kazanımlarına karşı olan caniler Kubilayımızı ve bekçilerimizi katlettiler. Bizim onlarla bir görülmedik bir hesabımız var, bir davamız var. Özellikle o günden bugüne çok zaman geçti 94 yıl geçti yüreğimizdeki acı, ateş dinmedi.
Bugün siyaseten rekabet içinde olduklarımızın önemli isimleri, partide daha geçtiğimiz günlere kadar genel başkanvekili olan Numan Kurtulmuş ‘biz CHP zihniyeti ile 150 yıldır karşıyayız’ diyordu. 150 yıl öncesine biz 1. Meşrutiyet’ten yanaydık, onlar karşıydılar. Biz Jön Türklerdik, onlar Damat Ferit hükümetini savunanlardı. Onlar 33 yıl Meclis’i kapalı tuttular, biz 2. Meşrutiyetçileriz. Kurtuluş Savaşı geldiğinde donanma yanaştı İngiliz zırhlısına birileri kırmızı halı serdi, bizimkisi Kartal İstimbotu’nun ucunda gözleri ufuk çizgisinde yanındaki yaverine ‘korkma evlat, geldikleri gibi gidecekler’ dedi. Karşımızdakiler Yıldız Sarayı’nın arka bahçesinden İngiliz zırhlısıyla kaçtılar, bizimki Bandırma Vapuru’na çıktı Samsun’a memleketi kurtarmaya, Kurtuluş Savaşı’nı başlatmaya gitti. Gün geldi öldük, şehit olduk, can verdik. Ama bu ülkeyi o dış güçlere, istilacılara, emperyalistlere teslim etmedik.
“ATATÜRK’ÜN KEMİKLERİNİ SIZLATIR”
Bu partinin kurucusu, bayrağı, 6 oklu amblemi, ay yıldızlı al bayrağı, teşkilatı, örgütü belli. Bu partinin adayı da belli. Menemen’de adayımız Deniz Karakurt. Kim ki CHP’lidir, kim ki cumhuriyetçidir, kim ki Atatürkçüdür, kim ki bu vatanı sever, bu partinin onların dediği gibi gayri milli değil gayet milli olduğunu, bu partinin kurucusunun saati olmasaydı Meydan Muhaberesi’nde şehit olacağını, bu partinin evlatlarının gözünü kırpmadan can verdiğini ama asla ve asla Cumhuriyet’ten taviz vermediğini bilen kim ki eğer bu seçimde, o sebeple bu sebeple gidip de Cumhur İttifakı’nın adayına, gidip de AK Parti’nin adayına o sebeple bu sebeple eli kayarsa bilsin ki Özgür Özel’i, Kemal Kılıçdaroğlu’nu, Murat Karayalçın’ı, Altan Öymen’i, Hikmet Çetin’i kahreder, üzer kaybeder. Bilsin ki Deniz Baykal’ın, Bülent Ecevit’in, İsmet İnönü’nün, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kemiklerini sızlatır.”
“EMANETİ GERİ ALMAK, KUBİLAY’A SAHİP ÇIKMAK ZORUNDAYIZ”
Ama burada başka bir mesele var. Burada emaneti geri almak zorundayız. Burada Atatürk’ün partisine sahip çıkmak zorundayız. Burada rahmetli Kubilay’a sahip çıkmak zorundayız. Bu Menemen’de Recep Tayyip Erdoğan’ın, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile İsmet İnönü’ye ‘iki ayyaş’ diyen adamın, ‘günü gelince Atatürk’ün heykelleri köpek leşi gibi yerde sürüklenecek’ diyen fesli deli Kadir’in, ‘Atatürk’e zerre muhabbet besleyen ne dirime ne ölüme gelsin’ diyen fesli Kadir’in dirisine ziyaretine giden Recep Tayyip Erdoğan. Ölüsüne cenazesine beş bakan yollayan Recep Tayyip Erdoğan, cenazesine çiçek yollayan Recep Tayyip Erdoğan şimdi gelmiş, Menemen’e kayyum yollamış şimdi de ‘oy verin siz seçin’ diyor. Yazıklar olsun.
“MENEMEN’DE CUMHURİYETE PUSU KURDURTMAYIZ, ÇUKUR AÇTIRTMAYIZ”
O yüzden bu mesele başka bir mesele. Anlamayana anlatın, kavramayana kavratın. Gidin şunu anlatın ki öyle başka milletten kalan arsaları parsel parsel satıp, parasıyla ufak tefek birşeyler yapıp, sonra da gidip başka mahallelerden başkalarını satın alıp, gidip de olur olmaz yerin muhtarını, en güvendiğimiz en sevdiğimiz insanların muhtarını, en sevdiğimiz insanlardan bir tanesini ikna edip, burada biz Menemen’de Cumhuriyet’in en simge yerlerinden birinde Cumhuriyet’e pusu kurdurtmayız. Çukur açtırtmayız. Hepimiz bu bilinçle davranacağız. Yarın sabah bu meydandaki herkes yataklarından belediye başkan adayı olarak kalkmaya hazır mı? Bir hafta boyunca kimi tehlikede görüyorsanız, bu sandığa gitmeyebilir dediğiniz kim varsa teker teker yoklamaya, saatleşmeye, randevulaşmaya, her birinden teker teker söz almaya, oyları toplamaya ve bu Menemen’de Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu partiyi yeniden iktidar yapmaya hazır mısınız?
“VİCDANLAR SANDIKTA BULUŞACAK”
Bunlara karşı biz sadece sosyal demokratlar değiliz ki. İyi insanlar var. Yakasında gönlünde gözünde güneş açanlar var. İstedikleri kadar yöneticileriyle anlaşamayalım, canları sağolsun. Eski dosttan düşman olmaz. Vicdanlar sandıkta buluşacak, buluşacak, buluşacak… Çalanı çırpanı görüp de haramdan, yalandan bıkanlar, muhafazakar demokratlar var. Onların burada senden benden bir farkı yok. Biz hep beraber doğru işler yapanın arkasında duracağız.
Sizin emeğinizle gayretinizle bir hafta süreyle hep birlikte çalıştığımızda Menemen’de bir tarih yazacağız. Büyük bir başarıyı elde edemezsek, kalan malları da satarlar. Gözümde değil, yolsuzluk yine yaparlar, lanet olsun. Ama burası Menemen burada yağmur da yağsa, dolu da yağsa, şimşek de çaksa 23 Aralık 1930’un anısına gidip de orada gözyaşı dökenlerin seçim akşamı gözyaşı dökmesini istemiyorum, kabullenemiyorum. Partisini seven, ülkesini seven, Cumhuriyet’i seven, Atatürk’ü seven sandığa koşsun.”
]]>
Havran’ın Kocaseyit Mahallesi’nde, Çanakkale Zaferi’nin kahramanlarından Seyit Onbaşı’nın anıt mezarı başında yapılan 18 Mart Şehitleri Anma ve Çanakkale Zaferi’nin yıl dönümü nedeniyle anma töreni düzenlendi. Törene, CHP Balıkesir Milletvekili Serkan Sarı, CHP Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, AKP Balıkesir Milletvekili İsmail Ok ile partililer ve vatandaşlar katıldı.
Havran İlçe Müftüsü Sedat Karali, anıt mezar başında yaptığı duada, Türkiye Cumhuriyeti’nin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün adını anmadı. Bunun üzerine CHP Balıkesir Milletvekili Serkan Sarı, Müftü Karali’ye Atatürk’ün adını anmadığı hatırlatmasında bulunmasına karşın Karali, Atatürk’ten söz etmedi. Milletvekili Sarı, “Çanakkale Kahramanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, kahramanlarımızı saymadan yapacağınız bir dua toplumsal anlamda kabul görecek bir dua değildir. Bu hassasiyetimize özen göstermenizi bekleriz” ifadelerini kullandı. Müftü Karali ise “Gösterdik” yanıtını verdi. Sarı ise, “Anmadınız ama andığınızı duymadık” dedi. Etraftaki vatandaşlar da Müftü Karali’nin geçen yıl yapılan törende de Atatürk’ü anmadığını söyledi.
Dua sonrası Milletvekili Sarı, törende bulunan AKP Balıkesir Milletvekili İsmail Ok’a “Sayın vekilim sizin de Atatürk’ün adını anmayan müftü beye tepki göstermenizi, yanımızda olmanızı isterdik. Sizden de bu konuda hassasiyet beklerdik” demesi üzerine Ok, sesini yükselterek ortamı provoke etti. Ok’un sözlerinden sonra törene katılmak için gelen AKP’liler hep bir ağızdan bağırmaya başlayıp, CHP’lilerin üzerine yürüdü. Gerilimi yükselten AKP’li gruba Jandarma ekipleri müdahale etti.
AKP’Lİ GRUP YENİDEN SALDIRDI
Törendeki gerilimin ardından CHP’li grup, seçim çalışmaları kapsamında halk buluşması yapmak için Kocaseyit Mahallesi’ne geldi. CHP Balıkesir Milletvekili Serkan Sarı, konuşmasında törende yaşananları hatırlatınca mahallenin meydanında bulunan AKP’li grup, sözlü olarak başlattığı saldırıyı fizikiye dönüştürdü. Jandarma ekipleri AKP’li gruba yeniden müdahale etti. Sakin olunması yönünde yapılan çağrılara karşın AKP’li grup, CHP Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ahmet Akın’ın konuştuğu sırada da saldırı girişiminde bulundu. Jandarma ekipleri AKP’li grubu araçlarına bindirerek mahalleden uzaklaştırdı. CHP’lilerin konvoyu da Kocaseyit Mahallesi’nden Havran’a Jandarma ekiplerinin eskortluğunda yol aldı.
‘OK, PROVOKASYONA MAHAL VERDİ’
CHP Balıkesir Milletvekili Serkan Sarı, olay sonrası yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Bugün 18 Mart Çanakkale Zaferi ve şehitleri anma sebebiyle Seyit Onbaşı’nın memleketindeyiz, Kocaseyit Köyü’ndeyiz. Seyit Onbaşı’nın anıt mezarı başında yapılacak törene eşlik etmek üzere partili arkadaşlarımızla birlikte hocamızın yapmış olduğu duaya eşlik ettiğimiz esnada ne yazık ki Çanakkale Zaferimizin kahramanı, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü anmamasından dolayı program bitişinde müftümüzü uyararak bu hassasiyetimizi dile getirdim. ‘Yapmış olduğunuz duada, ki bugün 18 Mart, böylesine önemli, şehit ve gazilerimizi andığımız bir günde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e vurgu yapmaması, onu anmaması bizi derinden yaraladı. Çıkışta, nereden başlasam bilemiyorum. MHP’de, İYİ Parti’de milletvekilliği yapmış, oradan gelmiş ittifakımızı satmış, AK Parti’ye geçmiş koltuk sevdalısı milletvekili İsmail Ok’a, bu süreçte vermiş olduğum tepkiye destek olması gerektiği vurgusunu yaptım. O buradan siyaset yapmayı, hamaset yapmayı tercih etti. Bizim partimizin milliyetçi değerlerini, Atatürkçü değerlerini hiçe sayarak büyük bir provokasyona mahal verdi. Kendisini buradan esefle kınıyorum.”
]]>Turan, Çanakkale’nin Ayvacık ilçesindeki seçim koordinasyon merkezinin açılışına katıldı.
Açılışın ardından basın mensuplarına gündemi değerlendiren Bülent Turan, muhalefeti eleştirerek karşılarında ciddiye alınacak bir yapı olmadığını ifade etti.
Turan, “Ne Ayvacık’ta ne Türkiye’de muhalif olan taşlara bakın, Allah selamet versin. Hala şu an CHP’nin genel başkan yarışı bitmiş değil. İstanbul’da bir adayları var. Mevcut olan bir adayları, başkanları var. Bir de tökezlesinler de tekrar geleyim diye bekleyenleri var. O yüzden kendisine faydası olmayanların memlekete faydası olmaz. Kendi seçim vaadini unutan, Ayasofya açılırken gelmeyip de seçim zamanı, sabah namazına gelen adamların bu ülkeye faydası olmaz. Bu millet kimin samimi, kimin samimi olmadığını çok iyi bilir.” diye konuştu.
Seçim sürecinde Cumhur İttifakı olarak çalışmalara devam ettiklerini belirten Turan, şöyle devam etti:
“MHP ile beraber 2017 referandumunda nasıl dik durmuşsak, 2018 genel seçiminde nasıl beraber olmuşsak, 2019 yerel seçiminde nasıl beraber olmuşsak, 2023’te en son seçimlerde nasıl bir olmuşsak, aynı ittifakımız ile onurlu duruşumuz devam ediyor ama karşı tarafın haline bakın. Kavga etmeyen kaldı mı? Hakaret etmeyen kaldı mı? Hangi ortak noktada buluştular da bu ülkeye faydaları olacak? Kendi aralarında anlaşamayanların ülkeye ne faydası olur. 5 sene önce ‘dostuz’ diyenlerin, 3 sene önce ‘altılı masa’ diyenlerin bugünkü kavgasını görüyorsunuz. O yüzden bu adamların bu memlekete faydası olmaz diye düşünüyorum.”
Türkiye’nin önemli zamanlardan geçtiğine, muhalefetin de bu nedenle güçlü olması gerektiğine işaret eden Turan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Bu altılı yapının bozulmasına bakmayın, başka bir şey daha söyleyeceğim, ben milletvekiliydim. 17-25 Aralık’ta FETÖ’nün senaryosuyla, FETÖ’nün haberleriyle grup toplantılarında günlerce sahte, yalan fotoğrafları dinlettiler insanlara. ‘Ayakkabı kutuları’ dediler, neler söylediler ama şimdi FETÖ’nün değil, gerçeğin bir meselesi var. Görüyorsunuz dünden beri bavullarla para sayımı var. Hepsinin kim olduğu belli, hepsinin kim tarafından sayıldığı, ne yapıldığı belli. Ankara’daki yönetici ‘biz il binası aldık’ diyor. İstanbul’daki yönetici ‘biz havale yapmıştık, saymak nereden çıktı’ diyor. Kendileri çelişkili. Dün FETÖ’ye ağzını açamayanlar, korkanlar bugün de utanmadan o gerçek gözler karşısında ağzını açmamaya devam ediyorlar ama her şey bu milletin gözü önünde oluyor. Bunların belediyecilik anlayışının iki tane meselesi var. Bir Erdoğan düşmanlığı, iki Atatürk istismarı. Hiç başka bir şeyleri yok. Yatıyorlar kalkıyorlar ‘Erdoğan kötü.’ ya senin kötü dediğin adamı 25 yıldan beri bu millet baş tacı yaptı. Sensin kötü.
İkincisi Atatürk istismarı. Ne zaman sıkışsalar, ne zaman sorun yaşasalar hemen ‘Atatürk gel, seçim kazanalım’ diyorlar. Atatürk sizin seçim malzemeniz olamaz, olmamalı. Biz Atatürk’ü Anafartalar’da bağımsızlık kavgasından, savunma sanayiden biliriz. Siz Atatürk’ün heykelini yapamadınız. Çanakkale Belediyesi heykel yaptı, kendi partilileri kaldırdı. ‘Ayıp’ dedi ya, Atatürk’e benzemiyor. Bir ay geçti tamir ettiler. Tekrar asmışlar. Bakın bakalım yine benzemiyor. Heykelini yapamayan adamlar. Atatürk’ün hayalini mi kuracaklar. İstismardan başka hiçbir şeyleri yok. Atatürk ‘egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’ diyor. Biz de onu söylüyoruz. Atatürk ‘yerli sanayi’ dedi. Kim yerlisine hizmet ediyor? Kim bu otomobilini, uçağını, İHA’sını, SİHA’sını üretti? Atatürkçülük konuşarak değil, iş yaparak olur. O yüzden bunların hiçbir şekilde Erdoğan düşmanlığına da Atatürk dostluğuna da inanacak halimiz yok. Bu millet irfan sahibidir, izan sahibidir. Bir milletin duruşuna, tavrına güveniyoruz. Biz teşkilatımıza güveniyoruz il genel meclisiyle, belediyesiyle, tüm ekibimiz çalışacak. Yerel seçimler hizmet seçimidir. Beraber çalışalım, omuz omuza yürüyelim.”
Turan ve beraberindekiler, buradaki açılışın ardından Küçükkuyu beldesindeki iftar programına katıldı.
AK Parti Küçükkuyu Belediye Başkan adayı Halil Zahit Mert ve partililerce karşılanan Bülent Turan, belde halkıyla sohbet edip, seçimlerde destek beklediklerini ifade etti.
]]>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İzmir Bayraklı’daki halk buluşmasında, Hamza Dağ’a seslendi, “Atatürk ve İnönü’ye ayyaş diyen genel başkanının neden resmini asmıyorsun? İzmir’de senin genel başkanının elini öptüğü fesli deli Kadir gün gelince Atatürk heykelleri devrilecek diyordu. Bu adamlar şimdi gelmişler İzmir’de belediye başkanı olmak istiyorlar” dedi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İzmir Bayraklı’da yurttaşlarla bir araya geldi. CHP Lideri Özel’e CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay, Bayraklı Belediye Başkan Adayı İrfan Önal ilçe başkanları ve çok sayıda partili de eşlik etti.
“AKP ZİHNİYETİNİN YÖNETTİĞİ ŞEHİRLERDE ÖZGÜRLÜK YOKTUR”
Halk buluşmasında konuşan Özel, “Büyük bir oyunun büyük bir kumpasın içerisindeyiz. Türkiye’nin her yerinde Recep Tayyip Erdoğan’ın resimleri var İzmir’de yok. Ampul asla yok. İzmir’de Erdoğan’ı gizleyerek Erdoğan’ı gizleyerek AK Parti kimliğini gizleyerek İzmirliden oy istiyorlar. İzmir’in Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay, Bayraklı Belediye başkanı İrfan Önal’sa 24 saat parkta bahçede denizin kenarında evli, bekar, kadın, erkek herkes arkadaşıyla oturur, sohbet eder yer içir eğlenir kimse kimseye karışmaz ama bunların uzun süredir yönettiği şehirlerde bunları yapamıyorsunuz. İzmir’de CHP’liler olmasaydı bu kadar özgür bir kent olmazdı. O rahatlığın yaşanması mümkün değildi AKP zihniyetinin yönettiği şehirlerde özgürlük yoktur. Belli bir saatten sonra zabıta, polis gelir karışır. İzmir’i kimseye karıştırtmayız” ifadelerini kullandı.
“9 KADIN ADAYIMIZ VAR ATATÜRK’ÜN KIZLARINI ATATÜRK’ÜN KENTİNE EMANET EDİYORUM”
Özel sözlerine şöyle devam etti:
“Birileri diyor ki CHP acaba İzmir’i çantada keklik mi sanıyor. Vallahi biz İzmir’i dinliyoruz, anketler yaptırıyoruz. Ona göre İzmir’de büyük bir değişimi dönüşümü hep beraber başlatıyoruz. Bu değişim ve dönüşümün İzmir’de 2 önemli aksı var bunlardan bir tanesi kadınlar. Bu güne kadar İzmir’de toplam 6 kadın belediye başkanımız vardı şimdi seçilecek yerlerden 9 kadın adayımız var. Atatürk’ün kızlarını Atatürk’ün kentine emanet ediyorum.”
İzmir’deki CHP listelerinin en önemli özelliklerinden birisinin de 30 adaydan 12’sinin 40 yaş altı olduğunu söyleyen Özel, “İşte Bayraklı da 3 dönem önce gençlik kolları yöneticiliği yapmış 5 yıldır belediye de deneyimli örgütten gelen 39 yaşında İrfanımız var. İrfan Önal kardeşimizi de hepinize ayrı ayrı emanet ediyorum. Türkiye’nin dört bir yanında büyükşehir adaylarımız var, ilçe belediye başkan adaylarımız var her birinden iyi dürüst yönetim bekliyoruz. Beklentilerimiz çok” dedi.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Cemil Tugay ve Bayraklı Belediye Başkan Adayı İrfan Önal’dan daha çok beklentisi olduğunu belirten Özel, “Bayraklı 2020 yılında benimde 130 milletvekiliyle 10 gün boyunca kaldığım bir deprem felaketi yaşadı. 117 canımızı kaybettik. Şimdi bu iki arkadaşımızın temel görevi depremde oluşan mağduriyetlerin giderilesi için tüm işlerin takipçisi olacaklar. Hangi yetkilerini kullanmaları gerekiyorsa kullanacaklar. Dirençli bir kent haline gelmesi için bir deprem de daha aynısı yanmasın diye ikisine birden çok güveniyorum” diye konuştu.
]]>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul’un Silivri ilçesinde düzenlenen mitingde, “Silivri Belediye Başkanı, MHP’liliğini gizlemeye başlamış. Siz, AKP ile berabersiniz. Siz AKP ile beraber tarikatlara, cemaatlere, TÜGVA, TÜRGEV, Okçuluk Vakfı, Ensar Vakfı’na bu güzel kentin bütün arsalarını peşkeş çekenlersiniz. Siz, Atatürk devrimlerine karşı Atatürk’e minnet duyanlardan değil, Atatürk’e husumet duyanlarla, devrimlerine karşı devrim yapanlarla, Atatürk’ün her yaptığını bozanlarla berabersiniz. Beyefendi rozetsiz, Bahçeli’siz, Erdoğan’sız, Cumhur İttifaksız bir kampanya yapıyor, Atatürkçülerin oyunu alacak” dedi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul’un Silivri ilçesinde miting düzenledi. Partisinin ilçedeki belediye başkan adayı Bora Balcıoğlu’na oy isteyen Özel, özetle şunları söyledi:
“Silivri Belediye Başkanı, MHP’liliğini gizlemeye başlamış. Siz, AKP ile berabersiniz. Siz AKP ile beraber tarikatlara, cemaatlere, TÜGVA, TÜRGEV, Okçuluk Vakfı, Ensar Vakfı’na bu güzel kentin bütün arsalarını peşkeş çekenlersiniz. Siz, Atatürk devrimlerine karşı Atatürk’e minnet duyanlardan değil, Atatürk’e husumet duyanlarla, devrimlerine karşı devrim yapanlarla, Atatürk’ün her yaptığını bozanlarla berabersiniz. Yetmedi, en son kiminle berabersiniz? Domuz bağcılar var ya, onların avukatlarıyla. ‘Bekar kadınları sokak hayvanları gibi sahiplendirmek lazım’ diyen HÜDA-PAR’cılarla berabersiniz. Öyle olunca beyefendi rozetsiz, Bahçeli’siz, Erdoğan’sız, Cumhur İttifaksız bir kampanya yapıyor, Atatürkçülerin oyunu alacak. Ben Silivri’deki son seçim hangi partiye oy verirse versin yüreğinde vatan, millet sevgisi olan, Atatürk’e hayranlık duyan herkese diyorum ki, bu anlayışa sandıkta bir cevap verin. Mustafa Kemal’in askeri mi istiyorsunuz, Mustafa Kemal’in askeri burada. Verirsin oyu, al sana Mustafa Kemal’in askeri. Öbürü Devlet Bahçeli’nin askeri, Recep Tayyip Erdoğan’ın askeri, Atatürk’e husumet duyanların adayı ama Bora Başkan, Atatürk’e minnet duyanların adayıdır.
“TRT’NİN GENEL MÜDÜRÜNE HESAP SORMAZSAM NAMUSSUZUM”
Reklam çekiyoruz, gördünüz, değil mi reklamı? Ekrem Başkan kepenk kaldırıyor. Mansur Başkan veresiye defterini kapatıyor. Topuklu Efe seraları geziyor. Candan Yüceer gitmiş, emekçilerle kucaklaşıyor. İzmir’de Cemil Tugay’ın yöneteceği kentte, genç kadınlar özürce eğlenebiliyor ama bu filmi parasını verip yayınlatıyoruz ya. ATV, A Haber, Tayyip Bey’e yakın kanallar yayınlamıyor. Canları sağ olsun çünkü onlar özel kanal. Ben size başkasını şikayet etmeye geldim. Sizin vergilerinizden maaş alanlar, TRT payı ile geçinenler. TRT’ye 20 gün önce reklam filmimizi yolladık. ‘İnceleyeceğiz’ dediler. Bir gün süren inceleme 20 gün sürdü. Günü geldi, hadi dedik. Her gün sorduk, inceleme sürüyor. O sırada AKP reklam yaptı, yolladı. Bir günde onayladılar, tıkır tıkır oynatıyorlar. 25 gün geçti, Barış Manço’nun şarkısından, Ekrem Başkan’ın kepenk açmasından, Mansur Başkan’ın veresiye defterinden ne buldularsa yayınlamıyorlar. Bir yazı daha yazdık. Dediler ki, ‘Mart ayındaki rezervasyonlarımız doldu’. Şimdi bu kamu yayıncılığı, burada bir şeyi hatırlatayım. TRT’nin muhabirini görürsünüz, kameramanını görürsünüz, onlar alınlarının teriyle çalışan, hepimize emanet gazeteciler. Sakın bir şey demeyin ama TRT’ye bu talimatı verenin de o genel müdürün de günü gelince alnını karışlamazsam namussuzum, şerefsizim. Günü gelecek, o genel müdür de bu talimatı veren de AKP’nin televizyonuymuş gibi devletin televizyonunu kullanan da kullandırtan da bunun hesabını verecek.
“ORTALAMA KİRA 20 BİN LİRA”
Bir yandan memlekette işler iyi gitmiyor. Bugün işsizlik rakamları açıklandı. Rakamlar pandemiden beri en yüksek rakam. TÜİK’in, Tayyip’i üzmeyen istatistik kurumunun rakamına göre 9,1 ama gerçek rakamlar yani iş aramaktan bıkanları katarsan ya da haftada 2 saat çalışana da iş bulmuş, bu hesabına katmazsan. Geniş tabanlı işsizlik yüzde 25’e yakın. Gençlerde rakam yüzde 35’e yaklaşıyor. Genç işsizliği demek umutsuzluk demek. Dünyanın en güzel ülkesinde yaşayan gençlerin, dünyanın başka ülkelerinde hayal kurması demek. Gerçek beka sorunu, 4 gençten 3’ünün zihninde bavulları toplamış olması demek. ‘Fırsatını bulursam yurt dışına gitmek istiyorum’ demesi gerçek beka sorunu demek. Bora Başkan’ın gençlere yönelik projeleri, üniversitelere yönelik projeleri, istihdama yönelik projelerini gönülden destekliyoruz. Diğer yandan tabii ki en büyük sıkıntılardan bir tanesi İstanbul ve Silivri’de konut sıkıntısı. Son bir yılda konut fiyatlarının yüzde 90, kiraların yüzde 75 arttığı, ortalama ev kirasının İstanbul’da 20 bin liraya çıktığı bir süreçteyiz. Böyle bir noktada öğrenci okutmak ya da emekli maaşıyla kirada kalmak, karnını doyurmak, yaşamak mümkün değil.”
]]>MELTEM KARAKAŞ
Atatürkçü Düşünce Derneği ve Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Eskişehir Şubeleri tarafından 3 Mart Devrim Yasaları’nın kabul edilişinin 100’üncü yıldönümü nedeniyle tören düzenlendi.
Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) ve Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) Eskişehir Şubeleri tarafından 3 Mart Devrim Yasaları’nın kabul edilişinin 100’üncü yıldönümü nedeniyle tören düzenlendi. Vilayet Meydanı’nda yapılan tören, Atatürk Anıtı’na çelenk sunulmasıyla başladı ve saygı duruşu ile İstiklal Marşı’nın okunmasıyla devam etti.
“TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NİN NİTELİKLERİ ‘LAİK, DEMOKRATİK VE SOSYAL HUKUK DEVLETİ’ OLARAK KESİNLEŞTİRİLMİŞTİR”
Daha sonra basın açıklaması yapan ADD Eskişehir Şube Başkanı Cihan Taşar, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“1 Kasım 1922’de Saltanatın Kaldırılması ve 29 Ekim 1923’de Cumhuriyetin İlanı devrimlerinin hemen ardından 3 Mart 1924 tarihinde kabul edilen 3 Temel Devrim Yasası, Türkiye Cumhuriyeti’nin ‘Laik Hukuk Devleti’ niteliğini belirleyen ilk adımdır. Bu 3 yasa; Şeriye, Evkaf ve Erkanı Harbiye Vekaletlerinin kaldırılarak yerlerine Diyanet İşleri Başkanlığı, Vakıflar Genel Müdürlüğü ve Genelkurmay Başkanlığı’nı kuran 429 sayılı yasa, çok başlı eğitime son veren 430 sayılı Tevhidi Tedrisat (Eğitim Birliği) Yasası ve halifeliği kaldıran 431 sayılı yasadır. 3 Mart Yasaları ile başlayan aydınlanma devrimi; şeriye mahkemelerini kaldıran, devlet yönetiminde şeriat hükümlerini yasaklayıp evrensel hukuk kurallarını getiren ve çağdaş yargı sistemini kuran 8 Nisan 1924 tarih ve 469 sayılı ‘Mehakimi Şeriyenin İlgasına (Şeriat mahkemelerinin kaldırılmasına) ve Mehakimin Teşkilatına Ait Ahkamı Muaddil Kanun’, Tekke ve Zaviyeleri kapatıp Tarikatları yasaklayan 30 Kasım 1925 tarih ve 677 sayılı kanun, 17 Şubat 1926’da kabul edilen 743 sayılı Türk Medeni Kanunu ve diğer Devrim Kanunları ile tamamlanmış, böylece Türkiye Cumhuriyeti’nin nitelikleri ‘Laik, Demokratik ve Sosyal Hukuk Devleti’ olarak kesinleştirilmiştir.
“BUGÜN DEVRİM YASALARI YOK SAYILMAKTA, LAİK TÜRKİYE CUMHURİYETİ TEHDİT ALTINDADIR”
100 yıl sonra geldiğimiz noktada bugün devrim yasaları yok sayılmakta, laik Türkiye Cumhuriyeti tehdit altındadır. Eğitim gericileştirilmiştir. Osmanlı’yı batıran bilim düşmanı kafaların 100 yıl sonra şerit ve hilafet çağrılarıyla ortalığa dökülmesine göz yumulması, anayasal kurumların işlevsizleştirilmesi, cumhuriyet eğitim sisteminin 100 yıl öncenin çağ, akıl ve bilim dışı çıkmazında soluksuz bırakılması ne büyük gaflet ne affedilmez dalalet ne tarifsiz acıdır. Atatürk’ün ‘eğitimdir ki bir milleti ya özgür ya bağımsız, şanlı, yüksek topluluk şeklinde yaşatır ya da esaret ve sefalete terk eder’ sözleriyle yaşamsal önemine işaret ettiği bilimsel eğitim sistemi yeniden hayat bulmadan aydınlanma devrimleri yeniden devletin temeline yerleştirilmeden cumhuriyet kuruluş ayarlarına dönmeden hiçbir sorunumuzu aşamayacağımız artık anlaşılmalıdır. Siyaset kurumunu, yargı, yasama, yürütme organlarını ve her düzeydeki devlet yöneticilerini uyarıyoruz. Bu gidiş iyi gidiş değildir. Sonu Afganistan olmaktır. Irak, Suriye, Lübnan gibi kana bulanmaktır. Atatürk’ün ‘tarihimizi okuyunuz, dinleyiniz, görürsünüz ki milleti mahveden, esir eden, harap eden fenalıklar hep din örtüsü altındaki küfür ve delaletten gelmiştir’ uyarısını unutmayın. Bindiğiniz dalı kesmeyin. Atatürkçü Düşünce Derneği cumhuriyetin 101’inci ve 3 Mart devrim yasalarının 100. yılında bu felaketli gidişe son vermek için tek çarenin bir an önce Atatürk’ün akıl ve bilim yoluna girmek olduğu inancı ve kemalizmin namus sesini yurdumuz semalarına bir sis çanı gibi asarak milletimizle birlikte yeniden Atatürk cumhuriyetine ulaşmak kararlılığı ile gençliğe hitabeden aldığı görevinin başındadır.”
“DEVRİM YASALARI TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NİN SAĞLAM TEMELLERE OTURTULMASI AÇISINDAN ÖNEMLİDİR”
ÇYDD Eskişehir Şube Başkanı Sevgi Akmen ise şunları söyledi:
“TBMM’nde kabul edilen yasayla halifelik kaldırıldı, öğrenim birliği yasası kabul edildi, din işleri ve vakıflar bakanlığı kaldırıldı. Bu üç yasanın her biri çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’nin sağlam temellere oturtulması açısından çok önemlidir ve devrim niteliğindedir. Halifeliğin kaldırılması laik demokratik sosyal hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’nin çağdaş uygarlıklar seviyesine yükselme hedefinin önünü açmıştır. Alınan kararların şeriat kurallarına uyun olup olmadığını denetleyen din işleri ve vakıflar bakanlığının kaldırılması, din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılarak laik devlet anlayışının hakim kılınması sağlanmıştır. Öğrenim birliği yasası ile eğitimin din kurallarından koparılması ile akıl ve bilimi esas alan çağdaş eğitim modelinin esas alınmasını sağlamıştır. Yapılan düzenleme ile misyoner okulları tek çatı altında toplanmış ulusal laik ve çağdaş eğitim anlayışı benimsenmiştir.”
]]>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Manisa’nın Soma ilçesinde miting yaptı, vatandaşlarla buluştu. Cengiz Topel Meydanı’ndaki mitinge CHP Lideri Özel vatandaşlar tarafından bayraklarla karşılandı. Mitingde konuşan Özel, “Bu memleketin yüzde 95’i ben Atatürkçüyüm diyor, daha doğrusu yüzde 95’inin Atatürk’le bir sorunu yok. Atatürk’ü severim diyor, vatanımızı kurtardı ülkemizi kurdu diyor. Biz de CHP olarak Atatürk’ün kurduğu partide siyaset yapmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Zamana zaman birileri Atatürk’ün adını anıyor ama çoğunlukta yaptıkları icraatlar cumhuriyetin kurucu kadrolarına duydukları husumeti gözler önüne seriyor. Çedes diye bir proje var, laikliğe karşı, Atatürk’e karşı ne kadar adam varsa hepsi Çedes’i savunuyor, biz de bu projenin ne kadar tehlikeli olduğunu söylüyoruz. Ne oldu biliyor musunuz, daha dün İzmir il müftüsü Çedes projesi kapsamında küçücük çocukları aldı bir mezar ziyaretine götürdü. Kimin mezarına götürdü biliyor musunuz? Esat Erbilli’nin mezarına götürdü. Esat Erbilli Menemen’de Asteğmen Kubilay’ı katledip kafasını kesip menemende gezdirenler var ya onların içinde olup da yaşı yüksek olduğu için infaz edilmeyip müebbet hapse çarptırılan, suçu sabit olan, Kubilay’ın katilinin mezarına çocukları götürmüşler. Şimdi bütün Atatürkçülerden, sadece CHP’lilerden değil MHP’liler diyor biz de Atatürk’ü seviyoruz. AK Parti seçmenin içinde Atatürk sevgisi olan yok mu çok. Herkese diyoruz ki bakın kardeşim bunlar gemi azıya aldılar. Asteğmen Kubilay’ın kafasını kesen adamın mezarına çocuğu götürenlerden bu memlekete fayda gelmez. Ben diyorum Atatürk bize bunu öğütlüyor. Atatürk, Devlet Bahçeli için öldü ama bizim için ölmedi buramızda yaşıyor” dedi.
“Emekliyle çalışanı karşı karşıya getirmeye çalışıyor”
Konuşmasında emekli ücretlerine değinen Özel, “Bizim emeklimize o kadar düşük bir enflasyon hesabı ile zam yaptılar ki yüzde 33 zam yaptılar, 7 bin 500 lirayı 10 bin lira yaptılar ve açlığa sürüklediler. Ben ’emekliye para ver’ deyince ’emekliye para verirsem çalışanlara maaş ödeyemem’ diyor. ‘Emekli başına 7 bin lira seyyanen zam 800 milyon para tutuyor, 800 milyon lirayı bulabilirsem çalışanların maaşını ödeyemem’ diyor. Emekliyle çalışanı karşı karşıya getirmeye çalışıyor, oysa bu sene 5’li çeteden, holdinglerden, müteahhitlerden alması gerekip vazgeçtiği vergi bu para kadar. Yani 5’li çeteye para var, emekliye para yok. Yani lüks otomobillerine, dünyanın en pahalı makam aracına para var emekliye yok, uçan sarayına para var emekliye yok. Yazlık sarayına para var emekliye yok. Diyor ki eğer emekliye para yoksa 31 Mart’ta oy da yok. Tayyip Erdoğan diyor ki emekliye para yok, ben Tayyip Erdoğan’ın söylediğini söyleyeyim, siz de sana da oy yok deyin belki duyar. Duyar da bir şey yapar mı yazmaz, çünkü o garibanın sesini, yoksulun sesini duymaz. Onun duyduğu ses hep zenginlerin sesi, hep fabrikatörlerin, patronların sesi. Ama ona sesimizi 31 Mart günü duyuracağız hep beraber” diye konuştu.
“Bedelli askerliğe kaçanlardan değil gerekirse bu vatan için canını vermeye razı olanlardan oy istiyoruz”
Konuşmasının sonunda bedelli askerlik yapanlara kızdırabilecek sözlere de yer veren Özel, “Türkiye’yi sevenlerden oy istiyoruz, öyle bedelli askerliğe kaçanlardan değil gerekirse bu vatan için canını vermeye razı olanlardan oy istiyoruz. Zenginler bir yanda dururken emeği sömürülen işçiden, emeklilerden, emekçilerden oy istiyoruz”
Özel, Soma mitinginin ardından Salihli mitingine geçmek üzere ilçeden ayrıldı. – MANİSA
]]>Çelik, partisinin Ceyhan ilçesindeki Murat Göğebakan Kültür Merkezi önünde düzenlediği mitingde, Ceyhan’ın çok kıymetli olduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ilçeye sevdası ve hükümetin buraya yönelik yatırımlarının Ceyhan’ı çok stratejik bir konuma getirdiğini ifade eden Çelik, şöyle konuştu:
“Bu stratejik konum neticesinde Ceyhan, Türkiye’de önü açık büyüme potansiyeli çok yüksek olan gelecek yıllara bu büyümesiyle daha çok damga vuracak bir ilçemiz. Neredeyse Türkiye’de Ceyhan’ı bilmeyen yok. Onun için Ceyhan’ımızın daha ileriye götürecek noktada Ceyhan’da belediye başkanı olarak Erol Kahraman kardeşimize destek vermenizi arzu ediyoruz. Erol Bey’le birlikte büyükşehirde de Fatih Kocaispir kardeşimiz Adana Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu zaman o zaman beşibiryerde olacak, Ceyhan’a hizmet her konuda akmaya devam edecek.”
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in “Atatürk bize diyor ki ‘başarılı olun, şu, şu, şu illeri alın” diye bir konuşma yaptığını anımsatan Çelik, şöyle devam etti:
“Biz hizmet üretmeye devam ederken Atatürk’ün, kendi partisine ‘şu illeri kazanın’ dediğini ileri sürerek kendince, kendi kendisine bir uydurmada bulunarak Cumhuriyet tarihindeki en büyük Atatürk istismarlarından birine imza attı. Atatürk’ün istediği, ülkemizin tam bağımsızlığı yolunda Cumhuriyetimizin güçlenmesi, kuvvetlenmesi, her alanda Türkiye’nin egemenlik haklarını savunacak şekilde güçlü olmasıdır. Bununla ilgili olarak Türkiye’nin egemenliğini güçlendirmek, Türkiye’nin egemenliğine göz diken terör örgütleriyle mücadele etmek, Cumhuriyetimizi güçlendirmek, demokrasimizi güçlendirmek, her alanda büyük eserlere, büyük işlere imza atmak Cumhurbaşkanı’mız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde gerçekleşti. “
“Bizim içimiz dışımız bir”
Çelik, cumhurbaşkanı seçiminde muhalefetin bir yandan Atatürk istismarı yaparken bir yandan da teröre destek verenlerle çeşitli masalar kurduğunu, aynı anda farklı taraflarla gizli protokol yapıp vatandaşa yalan söyleyerek bir seçim kampanyası yürüttüklerini belirtti.
Bu “gizli işleri” seçimden sonra öğrendiklerini anlatan Çelik, “Seçimden sonra tek tek itiraflar gelmeye başlayınca öğrendik. Şimdi merakla bekliyoruz. Bakalım bu seçimden sonra hangi pazarlıklar ortaya çıkacak, hangi itiraflar arka arkaya gelecek? Ama bizim içimiz, dışımız bir. Biz, vatandaşın huzurunda ne söylüyorsak kafamızın arkasında da o var. Biz Ceyhanlıya ne söylüyorsak Türkiye için arzu ettiğimiz şey o.” diye konuştu.
Ömer Çelik, bazı muhalefet adaylarının “Ben başka partiden aday oldum ama Recep Tayyip Erdoğan’ın sevdalısıyım. Başka partiden aday olmama rağmen kazanırsam, kazandıktan sonra AK Parti’ye geçeceğim.” dediklerini duyduğunu belirterek, şu ifadeleri kullandı:
“Bu Cumhurbaşkanı’mızın deyişiyle sirk cambazlığıdır, yalandır, dolandır. Ceyhan’da bunlara geçit yok. Cumhur İttifakı’mızın adayları Cumhurbaşkanı’mız Recep Tayyip Erdoğan’ın yol arkadaşları işte burada. Dolayısıyla oyumuzu Ceyhan’da Erol Kahraman’a, Adana Büyükşehir’de Fatih Kocaispir’e vereceğiz.”
Çelik, Sarıçam’da mitinge katıldı
Çelik, daha sonra merkez Sarıçam Belediye Başkanı ve Cumhur İttifakı Sarıçam Belediye Başkan adayı Bilal Uludağ için ilçede düzenlenen mitinge katıldı.
Ömer Çelik, burada, Uludağ’ın görev süresinde Cumhur İttifakı’nın vizyonunu Sarıçam’da gösteren önemli projelere imza attığını dile getirdi.
Türkiye’nin doğru istikamette yönetilmesiyle ve vatandaşların desteğiyle çok daha büyük ufuklara ulaşılacağını anlatan Çelik, şunları kaydetti:
“İnşallah uyguladığımız ekonomik programla daha güçlü yarınlara imza atacağız. Enflasyonun düşmesinden tutun, işsizliğin azalmasına kadar yepyeni ekonomik gelişmelere yakın zamanda imza atacağız. Bu şekilde emeklilerimizin, esnafımızın, işçimizin, çiftçimizin, köylümüzün bütün çalışanlarımızın ve emeklilerimizin ve bütün emekçilerimizin daha iyi şartlara kavuşması için bu ekonomik programla yeni gelişmeler hepimizin gözü önünde gerçekleşecek. Şimdi dünyaya vermemiz gereken bir mesaj var. O mesaj da Türkiye’nin 14 Mayıs’ta, 28 Mayıs’ta ortaya koyduğu istikrarın ve gücün devam ettiğini şehirlerde de göstermek.”???????
]]>Özgür Özel’den Devlet Bahçeli’ye eleştiri
BURSA – CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Ben ağır bir suç işlemişim. Ben de bugün o suçu Bursa’da işlemeye geldim. Suçum emeklileri tahrik etmek. Emeklileri tahrik ediyormuşum, biraz da Bursa’daki emeklileri tahrik edeyim” dedi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Bursa’da aday tanıtım toplantısına katıldı. Bursa Akademik Odalar Birliği’nde düzenlenen toplantıya çok sayıda partili ve basın mensubu ilgi gösterdi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, kızının adının Bursa ipeğinden geldiğini ve eşinin Bursalı olduğu belirterek konuşmasına başladı. CHP tarafından yönetilen şehirlerde insanların yaşamak istediğini ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mustafa Bozbey’in Nilüfer’de neler yaptığını bildiğini söyleyen Özel, bundan sonraki seçimlerde Bursa’da da olmak üzere çoğu yerde genç ve kadın adayların daha fazla olacağını belirtti. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş’a da eleştirilerde bulunan Özel, Bursa’yı ve birçok şehri kazacaklarına vurgu yaptı.
Bahçeli’ye sert eleştiriler
Sinan Ateş cinayeti ile ilgili de konuşan Özel, bu davanın sonuna kadar takipçisi olacaklarını söyledi. Özel, “Sinan Ateş cinayetine taziye bile vermeyen o partinin genel başkanı, kendi evlatlarının cenazesine gitmeyenler bugün CHP’ye laf ediyorlar. Ben geçen grup konuşmasında 81 il başkanımızın gözüne baktım ve dedim ki; ‘Başkanlarım kalkın ayağa gidin memleketinize ve Atatürk’ün partisini iktidar yapın. Atatürk sizden bunu bekliyor. Cumhuriyetin 100 yıl önce kurucu kadroları memleketi işgalden kurtaranlar, bu memleketin kuruluşunu örgütleyenler bugün cumhuriyeti kurtarmanızı bekliyor’ dedim. Devlet Bahçeli, çıkmış bugün, ‘Özgür Bey’in akıl sağlığı yerinde mi? Atatürk öldü, kendisi ruh mu çağırmış da Atatürk’le görüşmüş’ diyor. Sayın Bahçeli, kim ruhla, kim cinle, kim nereden besleniyor, fikri bir günde 180 derece değişiyor, bilmem. Dün övdüklerine bugün küfretmenin, dün tükürdüğü suratı bugün öpmenin, dün ak dediğine bugün kara demenin, nerden estiğini ben bilmem. Onu seninle, zihninle baş başa bırakıyorum. Ama bilmen gereken bir şey var; Atatürk öldü diyorsan, sen bu Cumhuriyet düşmanlarına, bu Atatürk’e husumet duyanlara, Kurtuluş Savaşı yoktur diyenlere, keşke Yunan kazansaydı diyenlere koltuk değneği olduğun gün Atatürk senin için öldü” diye konuştu.
“CHP Atatürk’ün partisidir”
“Konuşurken alt tarafa yazıyorlar. Cumhuriyet Halk Partisi, DEM işbirliği ile” ifadelerini kullanan Özel, “Yıllardır işinize geldi ahbap oldunuz. İşinize geldi, masa kurdunuz. İşinize geldi çadır mahkemeleri kurdunuz. Gün oldu birlikte halaya durdunuz, gün oldu göstermelik düşman oldunuz. CHP, Cumhuriyetin, Atatürk’ün partisidir. Mecliste bulunan her partiye aynı mesafededir ama CHP esas olarak 6 okun partisidir. Siz dediniz diye kimseyle konuşmazlık, siz istiyorsunuz diye onunla düşmanlık yapıp arkanıza dizilecek bir parti değildir. Şunu bilin ki, CHP’nin herhangi bir üyesinin milliyetçiliğine, devletçiliğine, halkçılığına, devrimciliğine, cumhuriyetçiliğine ve vatanseverliğine laf söyleyecek adamın alnını karışlarım” dedi.
“İstanbul Sözleşmesi AK Parti’nin 22 yıllık döneminde tek doğruydu”
Kadın cinayetlerinin Türkiye’nin en büyük utancı olduğunu belirten Özel, “Bu kadın cinayetleri son 15 yılda sadece 1 yıl düşüş kaydetmiştir o da İstanbul Sözleşmesi’nin imzalanarak yürürlüğe girdiği 2011 yılıdır. Sebebi de kadın cinayeti işleyenler, ‘Namus derim, ağır tahrik derim kurtulurum. Kravatı giyer iyi halden yararlanırım kurtulurum derken, 2011 İstanbul Sözleşmesi ile beraber ‘Bu işler artık eskisi kadar kolay değil, cezalar ağırlaştı. Devlet kararlı, meclis oyladı. Bundan sonra pabuç pahalı’ dedikleri için o sene aşağı düşmüştür. Daha dün bir günde 8 kadın eski ya da mevcut kocaları tarafından katledildi. Bir tanesi de babası tarafından öldürüldü. Kadın cinayetlerin önüne geçmek için bizler çalışıyoruz. Bu mesele toplumsal meselesidir. İstanbul Sözleşmesi AK Parti’nin 22 yıllık dönemimde yaptıkları tek doğdurur. AK Parti’ye takılacak bir maşallah varsa o da buydu. Gecenin birinde Hizbullahçılar öyle istiyor diye, yakında yaklaşan seçimde Hizbullah bağlantılı HÜDAPAR’la ittifak şartının ön şartı olduğu için, domuz bağcıların, kadın katillerinin, her fırsatta ‘kadınları sahiplendirmek lazım’ diyerek aşağılayanların ittifakına ve onların bir avuç oyuna tamah ettikleri için tek başına İstanbul Sözleşmesi’nden çıktı” diye konuştu.
“Birazda emeklileri tahrik edeyim”
“Dünden beri Tayyip Bey, dönüp dönüp bana saldırıyor ve şunu söylüyor; ben ağır bir suç işlemişim. Ben de bugün o suçu Bursa’da işlemeye geldim” diyen Özel, “Suçum; emeklileri tahrik etmek. Emeklileri tahrik ediyormuşum, biraz da Bursa’daki emeklileri tahrik edeyim. Bugün sabah TÜRK-İŞ rakamlarını yeniledi, açlık sınırının 15 binden 16 bin 250 lira olduğunu ilan etti. Bu ülkede emeklilerin çok önemli kısmı 10 bin lira gibi en düşük emekli maaşı ile geçinmek zorunda kalıyorlar. Ben de o günden bu güne kadar sürekli bunun haksızlık olduğunu, emekliye 10 bin lira vermenin mümkün olamayacağını söylüyorum. En düşük emekli maaşı Recep Tayyip Erdoğan’ın geldiği 3 Kasım 2002 günü bir buçuk asgari ücret düzeyinde olduğunu, bugün o korunuyor olsa şu an da emeklileri verilmesi gereken paranın 25 bin lira olduğunu, 2 buçuk kat farkla 10 bin liraya mahkum edildiklerini anlatıyorum. Tayyip Bey’e diyorum ki, bayram ikramiyesini biz söylemiştik. 7 Haziran’da veremem dedin. Baktın seçimi kaybettin 1 Kasım’da bizde vereceğiz dedirttin. O zaman güya tarafsız cumhurbaşkanıydı. 2018’e kadar verdirtmedin, 2018’de bin TL, 2020’de 2 bin lira, bu seçimde 5 bin yapacaklarını söylediler, 3 bin liraya çıkardılar. Bu ikramiye ilk verildiğinde bin lira 24 kilo kıyma alıyordu, şu anda 3 bin lira 6 kilo kıyma oluyor. O ikramiye 2018’den bugüne kadar emeklinin sofrasından 18 kilo kıyma çalmış” dedi.
“Bu defa Türkiye İttifakı”
CHP Genel Başkan Özgür Özel sözlerine şöyle devam etti:
“Geçen sefer kıl payı kaçırıldığımız Bursa’yı bu seçimde alıyoruz ama, birlikte olsak seçim yapmaya neredeyse gerek kalmayacak düzeyde fark vardı. Balıkesir, Manisa, Denizli garanti. ‘Hep birlikte olsak hiçbir büyükşehir kaybetmeyiz’ dedik. ‘Hür ve müstakil olacağız’ dediler. Anlayış gösteriyoruz. Geçen seçimde birlikte olduğumuz iyi insanlar buradan bir yere gitmediler. Hala Bursa’nın sokaklarındalar. Her yerdeler. Birlikte olduğumuz sadece sosyal demokratlar değil. Milliyetçi, muhafazakar demokratlar yine sandık başındalar. Onların Saray’a da Bahçeli’ye de itirazları bitmedi. Çünkü bu sömürü düzenine karşı hep birlikte ayakta durmanın tek kurtuluş olduğunu, aksi taktirde bu ülkeyi nasıl tükettiklerini herkes biliyor. Hep birlikte bu ülkede başka bir ittifakın içindeyiz. Bu ittifakın adı Türkiye İttifakı. Biz kurduk ve hepimizin bu ittifakın içindeyiz. Türkiye İttifakı’nın 2 rengi var. Renklerini partimizin renklerinden değil, ay yıldızlı al bayraktan alıyor. Türkiye İttifakı Milli takım gol atınca, ayağa kim sıçrıyorsa hepsinden oy ister.”
]]>ÖZEL: ATATÜRK SİZDEN PARTİSİNİ İKTİDAR YAPMANIZI BEKLİYOR
CHP lideri Özgür Özel, geçtiğimiz günlerde Meclis kürsüsünde partililere seslenerek “Atatürk sizden partisini iktidar yapmanızı bekliyor. Atatürk Sinop’a gidin diyor. Atatürk Erzurum’da çalışın diyor” demişti.

BAHÇELİ: ÖZEL’İN NE İÇİP YEDİĞİNE DİKKAT ETMESİ TAVSİYEMDİR
Bu sözlere yönelik MHP lideri Devlet Bahçeli “Özgür Bey’in halüsinasyon görerek grup toplantısında yaptığı konuşma ruh sağlığı konusunda hepimizi kaygılandırmıştır. ‘Atatürk sizden partisini iktidar yapmasını bekliyor’ diyerek tuhaf bir açıklamada bulunmuştur. Bugünkü CHP, Atatürk’ün partisi değil, DEM’in oyun uşağı, Türkiye düşmanlarının altı oklu uydusudur. Neymiş Atatürk dile gelmiş… Böyle konuşan Özgür Bey’in ne yiyip içtiğine dikkat etmesi samimi tavsiyemdir. CHP’de Atatürk’ten geriye hiçbir şey kalmamıştır.” dedi.

ÖZGÜR ÖZEL’DEN BAHÇELİ’YE YANIT
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, bugün Bursa Akademik Odalar Birliği Salonu’nda düzenlenen belediye başkanları aday tanıtım toplantısına katıldı. Özel konuşmasında MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye sert sözlerle yanıt verdi.
Özel, şunları söyledi: “Sinan Ateş cinayetine taziye bile vermeyen partinin genel başkanı, kendi evlatlarının cenazesine gitmeyenler, taziyesine gitmeyenler bugün dönmüşler CHP’ye laf ediyorlar. Ne için laf ediyorlar biliyor musunuz? Ben geçen grup konuşmasında 81 il başkanımızın gözüne baktım ve dedim ki ‘Kalkın ayağa, gidin memleketinize ve Atatürk’ün partisini iktidar yapın. Atatürk sizden bunu bekliyor. Cumhuriyet’in 100 yıl önce kurucu kadroları, memleketi işgalden kurtaranlar, düşmandan temizleyenle, bu memleketi kuruluşunu örgütleyenler sizden bugün 100 yıl sonra memleketi, Cumhuriyeti bir daha kurmanızı bekliyor’ dedim. Devlet Bahçeli, bugün çıkmış ‘Özgür Bey’in akıl sağlığı yerinde mi? Atatürk öldü. Kendisi ruh mu çağırmış da Atatürk’le görüşmüş’ diyor. Sayın Bahçeli, kim ruhla, kim cinle, kim nereden besleniyor, fikri bir günde 180 derece değişiyor bilmem. Dün övdüklerine bugün küfretmenin, dün tükürdüğü suratı bugün öpmenin, dün ak dediğine bugün kara demenin, neyin nesi olduğunu, nereden estiğini ben bilmem. Onu senin zihninle baş başa bırakıyorum.

“ATATÜRK SENİN İÇİN ÖLDÜ”
Ama bilmen gereken bir şey var. Atatürk öldü diyorsan, sen bu Cumhuriyet düşmanlarına, Atatürk’e husumet duyanlara, Kurtuluş Savaşı yoktur diyenlere, keşke Yunan kazansaydı diyenlere, koltuk değneği olduğun gün Atatürk senin için öldü. Atatürk senin için öldü. Ama Atatürk onun ilkeleri için yaşayanlar için, onun eseriyle gurur duyanlar için, onun emanetini, canı pahasına savunmayı göze alanlar için, iktidarda olmasa yıllarca muhalefette kalsa da birkaç tayin, birkaç çıkar, birkaç iş, üç beş mevki için, partisinin kurultayını kaybetmemek için onu satmayanların partisidir. Atatürk bizim yüreğimizde yaşıyor Sayın Bahçeli. Atatürk, 6. filoyu denize dökenlerin, her seferinde bu memleketi düşman işgaline kaptırmamak için ölmeyi göze alanların, öyle senin yanında durduğun gibi çağırdığında havaalanına gidip kot üstüne perdeli kumaştan kefen çekenlerin değil Çanakkale’nin dedesi kefensiz yatanların partisidir. Bu memlekette ilkokul 1’de ‘Atatürk ölmedi, içimizde yaşıyor’ şiirini okuyan, gözü yaşla bu şiiri burasında hisseden on milyonlar, seksen milyon yaşıyor. Atatürk senin için öldü. Senin için ölsün zaten Atatürk. Atatürk’ün adını anma sen.”
]]>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Bursa’da aday tanıtım toplantısına katıldı. Bursa Akademik Odalar Birliği’nde (BAOB) düzenlenen toplantıya çok sayıda partili ve basın mensubu ilgi gösterdi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, kızının adının Bursa ipeğinden geldiğini ve eşinin Bursalı olduğu belirterek konuşmasına başladı. CHP tarafından yönetilen şehirlerde insanların yaşamak istediğini ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mustafa Bozbey’in Nilüfer’de neler yaptığını bildiğini söyleyen Özel, bundan sonraki seçimlerde Bursa’da da olmak üzere çoğu yerde genç ve kadın adayların daha fazla olacağını belirtti. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş’a da eleştirilerde bulunan Özel, Bursa’yı ve birçok şehri kazacaklarına vurgu yaptı.
Bahçeli’ye sert eleştiriler
Sinan Ateş cinayeti ile ilgili de konuşan Özel, bu davanın sonuna kadar takipçisi olacaklarını söyledi. Özel, “Sinan Ateş cinayetine taziye bile vermeyen o partinin genel başkanı, kendi evlatlarının cenazesine gitmeyenler bugün CHP’ye laf ediyorlar. Ben geçen grup konuşmasında 81 il başkanımızın gözüne baktım ve dedim ki; ‘Başkanlarım kalkın ayağa gidin memleketinize ve Atatürk’ün partisini iktidar yapın. Atatürk sizden bunu bekliyor. Cumhuriyetin 100 yıl önce kurucu kadroları memleketi işgalden kurtaranlar, bu memleketin kuruluşunu örgütleyenler bugün cumhuriyeti kurtarmanızı bekliyor’ dedim. Devlet Bahçeli, çıkmış bugün, ‘Özgür Bey’in akıl sağlığı yerinde mi? Atatürk öldü, kendisi ruh mu çağırmış da Atatürk’le görüşmüş’ diyor. Sayın Bahçeli, kim ruhla, kim cinle, kim nereden besleniyor, fikri bir günde 180 derece değişiyor, bilmem. Dün övdüklerine bugün küfretmenin, dün tükürdüğü suratı bugün öpmenin, dün ak dediğine bugün kara demenin, nerden estiğini ben bilmem. Onu seninle, zihninle baş başa bırakıyorum. Ama bilmen gereken bir şey var; Atatürk öldü diyorsan, sen bu Cumhuriyet düşmanlarına, bu Atatürk’e husumet duyanlara, Kurtuluş Savaşı yoktur diyenlere, keşke Yunan kazansaydı diyenlere koltuk değneği olduğun gün Atatürk senin için öldü” diye konuştu.
“CHP Atatürk’ün partisidir”
“Konuşurken alt tarafa yazıyorlar. Cumhuriyet Halk Partisi, DEM işbirliği ile” ifadelerini kullanan Özel, “Yıllardır işinize geldi ahbap oldunuz. İşinize geldi, masa kurdunuz. İşinize geldi çadır mahkemeleri kurdunuz. Gün oldu birlikte halaya durdunuz, gün oldu göstermelik düşman oldunuz. CHP, Cumhuriyetin, Atatürk’ün partisidir. Mecliste bulunan her partiye aynı mesafededir ama CHP esas olarak 6 okun partisidir. Siz dediniz diye kimseyle konuşmazlık, siz istiyorsunuz diye onunla düşmanlık yapıp arkanıza dizilecek bir parti değildir. Şunu bilin ki, CHP’nin herhangi bir üyesinin milliyetçiliğine, devletçiliğine, halkçılığına, devrimciliğine, cumhuriyetçiliğine ve vatanseverliğine laf söyleyecek adamın alnını karışlarım” dedi.
“İstanbul Sözleşmesi AK Parti’nin 22 yıllık döneminde tek doğruydu”
Kadın cinayetlerinin Türkiye’nin en büyük utancı olduğunu belirten Özel, “Bu kadın cinayetleri son 15 yılda sadece 1 yıl düşüş kaydetmiştir o da İstanbul Sözleşmesi’nin imzalanarak yürürlüğe girdiği 2011 yılıdır. Sebebi de kadın cinayeti işleyenler, ‘Namus derim, ağır tahrik derim kurtulurum. Kravatı giyer iyi halden yararlanırım kurtulurum derken, 2011 İstanbul Sözleşmesi ile beraber ‘Bu işler artık eskisi kadar kolay değil, cezalar ağırlaştı. Devlet kararlı, meclis oyladı. Bundan sonra pabuç pahalı’ dedikleri için o sene aşağı düşmüştür. Daha dün bir günde 8 kadın eski ya da mevcut kocaları tarafından katledildi. Bir tanesi de babası tarafından öldürüldü. Kadın cinayetlerin önüne geçmek için bizler çalışıyoruz. Bu mesele toplumsal meselesidir. İstanbul Sözleşmesi AK Parti’nin 22 yıllık dönemimde yaptıkları tek doğdurur. AK Parti’ye takılacak bir maşallah varsa o da buydu. Gecenin birinde Hizbullahçılar öyle istiyor diye, yakında yaklaşan seçimde Hizbullah bağlantılı HÜDAPAR’la ittifak şartının ön şartı olduğu için, domuz bağcıların, kadın katillerinin, her fırsatta ‘kadınları sahiplendirmek lazım’ diyerek aşağılayanların ittifakına ve onların bir avuç oyuna tamah ettikleri için tek başına İstanbul Sözleşmesi’nden çıktı” diye konuştu.
“Birazda emeklileri tahrik edeyim”
“Dünden beri Tayyip Bey, dönüp dönüp bana saldırıyor ve şunu söylüyor; ben ağır bir suç işlemişim. Ben de bugün o suçu Bursa’da işlemeye geldim” diyen Özel, “Suçum; emeklileri tahrik etmek. Emeklileri tahrik ediyormuşum, biraz da Bursa’daki emeklileri tahrik edeyim. Bugün sabah TÜRK-İŞ rakamlarını yeniledi, açlık sınırının 15 binden 16 bin 250 lira olduğunu ilan etti. Bu ülkede emeklilerin çok önemli kısmı 10 bin lira gibi en düşük emekli maaşı ile geçinmek zorunda kalıyorlar. Ben de o günden bu güne kadar sürekli bunun haksızlık olduğunu, emekliye 10 bin lira vermenin mümkün olamayacağını söylüyorum. En düşük emekli maaşı Recep Tayyip Erdoğan’ın geldiği 3 Kasım 2002 günü bir buçuk asgari ücret düzeyinde olduğunu, bugün o korunuyor olsa şu an da emeklileri verilmesi gereken paranın 25 bin lira olduğunu, 2 buçuk kat farkla 10 bin liraya mahkum edildiklerini anlatıyorum. Tayyip Bey’e diyorum ki, bayram ikramiyesini biz söylemiştik. 7 Haziran’da veremem dedin. Baktın seçimi kaybettin 1 Kasım’da bizde vereceğiz dedirttin. O zaman güya tarafsız cumhurbaşkanıydı. 2018’e kadar verdirtmedin, 2018’de bin TL, 2020’de 2 bin lira, bu seçimde 5 bin yapacaklarını söylediler, 3 bin liraya çıkardılar. Bu ikramiye ilk verildiğinde bin lira 24 kilo kıyma alıyordu, şu anda 3 bin lira 6 kilo kıyma oluyor. O ikramiye 2018’den bugüne kadar emeklinin sofrasından 18 kilo kıyma çalmış” dedi.
“Bu defa Türkiye İttifakı”
CHP Genel Başkan Özgür Özel sözlerine şöyle devam etti:
“Geçen sefer kıl payı kaçırıldığımız Bursa’yı bu seçimde alıyoruz ama, birlikte olsak seçim yapmaya neredeyse gerek kalmayacak düzeyde fark vardı. Balıkesir, Manisa, Denizli garanti. ‘Hep birlikte olsak hiçbir büyükşehir kaybetmeyiz’ dedik. ‘Hür ve müstakil olacağız’ dediler. Anlayış gösteriyoruz. Geçen seçimde birlikte olduğumuz iyi insanlar buradan bir yere gitmediler. Hala Bursa’nın sokaklarındalar. Her yerdeler. Birlikte olduğumuz sadece sosyal demokratlar değil. Milliyetçi, muhafazakar demokratlar yine sandık başındalar. Onların Saray’a da Bahçeli’ye de itirazları bitmedi. Çünkü bu sömürü düzenine karşı hep birlikte ayakta durmanın tek kurtuluş olduğunu, aksi taktirde bu ülkeyi nasıl tükettiklerini herkes biliyor. Hep birlikte bu ülkede başka bir ittifakın içindeyiz. Bu ittifakın adı Türkiye İttifakı. Biz kurduk ve hepimizin bu ittifakın içindeyiz. Türkiye İttifakı’nın 2 rengi var. Renklerini partimizin renklerinden değil, ay yıldızlı al bayraktan alıyor. Türkiye İttifakı Milli takım gol atınca, ayağa kim sıçrıyorsa hepsinden oy ister.” – BURSA
]]>Bahçeli’nin konuşmasından satırbaşları;
“Tüm kardeşlerimize selamlarımı iletiyorum. Gönülden anlamayanın insan ömrüne anlam katamayacağını biliyoruz. MHP milliyetimizin hali ile hallenen, gönlü ile şereflenen siyasi meşrebe sahiptir. Bunun ispati sizlersiniz. 13. olağan büyük kurultayımızda görev alan, 3 yıllık dönemde yüksek dava ahlakı ile çalışan arkadaşlarım partimizin şahsiyetini temsil etmiştir. Tüm kardeşlerimize selamlarımı iletiyorum.
Gönülden anlamayanın insan ömrüne anlam katamayacağını biliyoruz. MHP milletimizin hali ile hallenen, gönlü ile şereflenen siyasi meşrebe sahiptir. Bunun ispati sizlersiniz. 13. olağan büyük kurultayımızda görev alan, 3 yıllık dönemde yüksek dava ahlakı ile çalışan arkadaşlarım partimizin şahsiyetini temsil etmiştir.
“İSRAİL YAPTIKLARININ BEDELİNİ EN AĞIR ŞEKİLDE ÖDEMELİDİR”
İsrail’in saldırılara son vermesi için ihtiyaç duyulan gerekli mekanizmalar devreye sokulmalıdır. Hiçbir kurum bu meşru taleplere sırtını dönmemelidir. İsrail, yaptıklarının bedelini en ağır şekilde ödemelidir. Sessiz kalmak zulme ortaklıktır. İki devletli çözüm dışında başka seçenek yoktur. Cumhurbaşkanımızın gayretleri ziyan olmayacak adalet muhakkak tecelli edecektir. Rusya’nın NATO ile savaşması demek Türkiye için beka düzeyinde sorun ve sancıdır. İnsanlığı felakete sürükleyecektir. Rusya Ukrayna savaşının 3ç yılında sağ duyunun hakim çıkmasından makul bir alternatif yoktur. İstanbul’daki müzakere masasının güncellenerek bölgemizde barışın tesisi sağlanması her ülkenin çıkarınadır. Kalıcı çözüm beklentileri fiile geçmelidir. Soykırımcı İsrail hesap vermelidir.
HAYAT PAHALILIĞI VE ENFLASYON
Hayat pahalılığı kaderimiz değildir, bitecektir. Enflasyon ile mücadele başarıya ulaşacaktır. Faiz, döviz enflasyon siperine yatıp operasyon sürdürenlerin hevesleri kursaklarında kalacaktır. Türkiye öngörülebilen, yatırımcılarına kucak açan, hukukun üstünlüğünün olduğu ülkedir. Geleceğin parlayan yıldızıdır. Türkiye’nin yükselişi hızlanacaktır. Kimse güveni zedeleyecek komploya tevessül etmemelidir. Art niyetliliğe umut bağlamamalıdır. Marketlerde etiketleri her gün değiştiren kim olursa olsun düzgün olamaz. daha önce temas ettiğim gibi FETÖ tarafından kumanda eden, fırsatçı ahlaksızlara göz açtırılmamalı, denetimler sıklaştırılmalıdır.
EMEKLİLERE HAK VERDİ
Ekonomik sorunların üstesinden gelinecektir. Hayat pahalılığı kaderimiz değil, bitecektir. Emeklilerimizin çağrıları haksız değildir, gerekli iyileştirmeler cömertçe yapılacaktır. Enflasyonla mücadele başarıya ulaşacak, fiyat ve finansal istikrar Türkiye ekonomisinin zincirlerini kıracaktır. Faiz, döviz ve enflasyon siperine yatıp ekonomik ve siyasi istismar operasyonunu dört bir koldan ilerletenlerin hevesleri kursaklarında kalacak.
“KENT UZLAŞISI PKK İTTİFAKIDIR”
Muhalefet millet ile gönül bağını koparmıştır. 31 Mart’ta merkezi yönetimin hedefleri ile örtüşecek, muazzez bir sonucun çıkması yeni yüzyılın en önemli başarısı olacaktır. DEM’lendikçe şuurunu kaybeden yönetimi altındaki belediyelerin milletin iradesi ile toparlanması arzumuzdur. CHP DEM’lendikçe şuurunu kaybetti, yılana sarıldı. CHP yerel yönetimlerde başarısızdır. İflastadır, itibarsızdır. Bölücülere teslimdir, boyun bükmüştür. Ne kadar gizleseler de, kaçak güreşip kayıkçı kavgasına tutuşsalar da Cumhur İttifakı yan yanadır. Oyunu görüyor, rol paylaşımını okuyoruz. Kent uzlaşısı PKK ittifakıdır, beşinci kol faaliyetidir. Davetiye polemiği çıkaran şahıs için son görülmüştür. Aynı şey diğer belediyeler için de geçerlidir. Özgür bey, Atatürk sizden partisini iktidar yapmasını bekliyor diye tuhaf açıklama yapmıştır. Bizim merak ettiğimiz mesajları nasıl aldığıdır. Bugünkü CHP Atatürk’ün partisi değil DEM’in oyun uşağıdır. Özgür Bey’in ne yiyip ne içtiğine dikkat etmelidir. Teröristlerle demlenen parti Atatürk’ün partisi olamaz.
“CHP’DE ATATÜRK’TEN HİÇBİR ŞEY KALMAMIŞTIR”
Milleti aşağılayan, depremzedeleri kötüleyen parti Atatürk’ün partisi olamaz. Atatürk demek soylu kahraman demektir. Onun mirasına ihanet edenlerin adını anması yüzsüzlüktür. CHP’de Atatürk’ten hiçbir şey kalmamıştır. Atatürk bugünleri görse partisi için kurtuluş savaşını başlatırdı. Kızılelma havalanır başlarını kuma gömerler, SİHA’lar havalanır hayırdır savaşa mı gidiyoruz derler. Projeler yapılır bunlara ne gerek var diye yolsuzluk iddialarını dillendirirler. KAAN kanat açar göğsümüz kabarır, bular motor yerli değil diye yapılanı yıkmak için uğraşır. CHP Türkiye’nin karşısındadır. Hizmet siyasetinin yerini hezimet siyaseti almamalıdır. 31 Mart’ta zafer Cumhur’un hanesine yazılmalıdır. 31 Mart’ta zafer Türk milletinin olmalıdır.
TBMM’de Türkçeye rakip çıkarmaya çalışanlar bölünmez bütünlük konusunda Anayasa’ya aykırı hareket ederek suç işlemiştir. Bu suçu görmezden gelmek zımmen onay vermek demektir. MHP vatandaşımızı bütün olarak kucaklayan bir anlayışın temsilcisidir. Milleti oluşturan temel unsur kan bağı değil kültür ortaklığıdır. TBMM’deki konuşmaya müdahale eden Celal Adan beye teşekkür ediyorum. Meclis’te başka dille konuşanlar zalimlerin yerli figüranıdır.
Bizim için her dil saygıdeğerdir. Kim özel hayatında ana dili ile konuşmak istiyorsa konuşsun. Buna saygı duyarız. Şarkıların söylenmesinden şiirlerin okunmasından tedirgin olmanın anlamı yoktur. Özel hayattaki kullanım serbestisinin kamusal alana girmesi, ayrı kimliğin uyandırılması için sinsi tahriktir.”
]]>Türkiye Futbol Federasyonundan yapılan açıklamaya göre, profesyonel liglerde haftanın programı şu şekilde:
Süper Lig
Bugün:
20.00 Yılport Samsunspor- Çaykur Rizespor (Samsun Yeni 19 Mayıs)
Yarın:
13.30 Mondihome Kayserispor- MKE Ankaragücü (RHG Enertürk Enerji)
16.00 Gaziantep FK-RAMS Başakşehir (Kalyon)
19.00 TÜMOSAN Konyaspor-Atakaş Hatayspor (MEDAŞ Konya Büyükşehir)
19.00 Fenerbahçe- Kasımpaşa (Ülker)
25 Şubat Pazar:
13.30 EMS Yapı Sivasspor-Siltaş Yapı Pendikspor (BG Grup 4 Eylül)
16.00 VavaCars Fatih Karagümrük-Corendon Alanyaspor (Atatürk Olimpiyat)
16.00 Trabzonspor-Yukatel Adana Demirspor (Papara Park)
19.00 İstanbulspor- Beşiktaş (Esenyurt Necmi Kadıoğlu)
26 Şubat Pazartesi:
20.00 Galatasaray-Bitexen Antalyaspor (RAMS Park)
1. Lig
Bugün:
20.00 Altay-Bitexen Giresunspor (Alsancak Mustafa Denizli)
Yarın:
13.30 Teksüt Bandırmaspor-Ümraniyespor (Bandırma 17 Eylül)
16.00 Ahlatcı Çorum FK- Bodrum FK (Çorum Şehir)
19.00 Adanaspor-Göztepe (Yeni Adana)
25 Şubat Pazar:
13.30 Ankara Keçiörengücü-Kocaelispor (Aktepe)
13.30 Boluspor-Erzurumspor (Bolu Atatürk)
16.00 Manisa FK- Gençlerbirliği (Manisa 19 Mayıs)
19.00 Eyüpspor- Sakaryaspor (Eyüp)
26 Şubat Pazartesi:
20.00 ASTOR Enerji Şanlıurfaspor-Tuzlaspor (11 Nisan)
TFF 2. Lig
Beyaz Grup:
Yarın:
14.00 Bucaspor 1928- Ankara Demirspor (Yeni Buca)
25 Şubat Pazar:
13.00 Adıyaman FK- Beyoğlu Yeni Çarşı (Kahta İlçe)
13.00 1461 Trabzon FK-Yeni Mersin İdmanyurdu (Ortahisar Yavuz Selim)
14.00 Zonguldak Kömürspor- Karacabey Belediyespor (Karaelmas K. Köksal)
14.00 Kırklarelispor- Ankaraspor (Kırklareli Atatürk)
14.00 Hes İlaç Afyonspor-Diyarbekirspor (Zafer)
14.00 Esenler Erokspor-AcnTURK Vanspor (Esenler Erokspor)
14.00 Kırşehir Futbol- Nazilli Belediyespor (Kırşehir Ahi)
14.00 Serik Belediyespor- Altınordu (Serik İsmail Oğan)
Kırmızı Grup:
Yarın:
14.00 Kuzey Marmara AŞ Arnavutköy Belediyespor-İskenderunspor (Bayrampaşa Çetin Emeç)
25 Şubat Pazar:
13.00 Alagöz Holding Iğdır FK-Somaspor (Iğdır Şehir)
13.00 Anagold 24Erzincanspor- Düzce Cam Düzcespor (Erzincan 13 Şubat Şehir)
14.00 GMG Kastamonuspor- Menemen FK (Gazi)
14.00 İnegölspor- Denizlispor (İnegöl İlçe)
14.00 Fethiyespor- Sarıyer (Fethiye İlçe)
14.00 Etimesgut Belediyespor-Motolux 68 Aksaray Belediyespor (Etimesgut Belediyesi Atatürk)
14.00 Isparta 32- Uşakspor (Isparta Atatürk)
14.00 Karaman FK-Belediye Derincespor (Yeni Karaman)
TFF 3. Lig
1. Grup:
Yarın:
14.00 Kepezspor- Karabük İdmanyurdu (Kepez Hasan Doğan)
25 Şubat Pazar:
14.00 Gümüşhane Sportif Faaliyetler- Küçükçekmece Sinopspor (Gümüşhane Yenişehir)
14.00 Ayvalıkgücü Belediyespor- Artvin Hopaspor (Ayvalık Hüsnü Uğural)
14.00 Mardin 1969- Malatya Arguvan SK (Mardin 21 Kasım)
14.00 Edirnespor-İnegöl Kafkasspor (Edirne 25 Kasım)
14.00 Kırıkkalegücü-Talasgücü Belediyespor (Başpınar)
14.00 Aliağa Futbol-52 Orduspor (Aliağa Atatürk)
2. Grup:
25 Şubat Pazar:
14.00 Pazarspor- Efeler 09 (Pazar İlçe)
14.00 Amasyaspor-Kemerkent Bulvarspor (12 Haziran)
14.00 Amber Çay Eynesil Belediyespor-Hacettepe 1945 SK (Eynesil İlçe)
14.00 Silifke Belediyespor-3Gen Holding Elazığspor (Silife Şehir)
14.00 Ergene Velimeşespor- Karşıyaka (Mustafa Kemal Atatürk)
14.00 TPAO Batman Petrolspor- Anadolu Üniversitesi (Batman)
14.00 Turgutluspor- Kelkit Hürriyetspor (Turgutlu 7 Eylül)
3. Grup
Yarın:
14.00 Akhisarspor- Karatay Termal 1922 Konyaspor (Spor Toto Akhisar)
25 Şubat Pazar:
13.00 Büyükçekmece Tepecikspor- Fatsa Belediyespor (Tepecik Şenol Güneş)
14.00 Belediye Kütahyaspor-Silivrispor (Dumlupınar)
14.00 Onvo Ağrı 1970- Bayburt Özel İdarespor (Vali Lüftü Yiğenoğlu)
14.00 Kuşadasıspor- Karaköprü Belediyespor (Kuşadası Özer Türk)
14.00 Darıca Gençlerbirliği-Osmaniyespor FK (Darıca İlçe)
14.00 Merkür Jet Erbaaspor-Sivas Dört Eylül (Erbaa İlçe)
4. Grup:
Yarın:
14.00 Güneş Holding Çankaya-Sebat Gençlikspor (Osmanlı)
14.00 Sultanbeyli Belediyespor-Bitexen Adana 1954 FK (Sultanbeyli Gölet)
25 Şubat Pazar:
13.00 Muş 1984 Muşspor- Bursa Yıldırımspor (Muş Şehir)
14.00 23 Elazığ FK- İdaş Çatalcaspor (Elazığ Doğukent)
14.00 Siirt İl Özel İdaresi- Tokat Belediye Plevnespor (Kurtalan İlçe)
14.00 Orduspor 1967- Bergama Sportif Faaliyetler (Yeni Ordu)
14.00 Armoni Alanya Kestelspor- Balıkesirspor (Alanya Milli Egemenlik)
]]>Birinci Ulusal Mimarlık Akımının önemli temsilcilerinden Ahmet Kemaleddin Bey tarafından tamamlanan Ankara Palas binası, 1928’de hizmet vermeye başladı.
1975 yılına kadar Vakıflar İdaresine bağlı olarak işletilen, 1976-1982 yılları arasında Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından ofis ve sergi alanı olarak kullanılan yapı, 2018’de Cumhurbaşkanlığı Milli Saraylar Başkanlığına devredildi ve tarihinin en büyük restorasyonu gerçekleştirildi.
Müze haline getirilen Ankara Palas binasında, Milli Saraylar koleksiyonlarında bulunan 16. yüzyıldan 20. yüzyıla kadar nadide parçaların yanı sıra Cumhuriyet değerlerini yansıtan ve Atatürk döneminde kullanılan eserler de yer alıyor.
Tablolar, saatler, teknolojik araçlar, gümüşler, sofra takımları, yazma ve matbu eserler, Atatürk’ün kullandığı eşyalar, diplomatik hediyeler, Hereke dokumaları, Beykoz camları, Yıldız porselenleri, madalya ve nişanlar, mühür ve sikkeler, hazine koleksiyonundan seçkiler bulunuyor.
Atatürk’ün kullandığı oturma takımı ve çalışma masası, Osmanlı Sultanlarına takdim edilen özel hediyeler, albümler ve Palas’ta kullanılan yemek takımlarıyla kurulmuş yemek masası, müzede öne çıkan eserlerden.
Ankara’nın tarihi yapılarından Ankara Palas Müzesi, yarın kapılarını ziyaretçilerine açacak.
Müze pazartesi günleri hariç 09.00-17.00 saatleri arasında gezilebilecek.
Zemin ve temelde güçlendirme yapıldı
Milli Saraylar Başkanı Yasin Yıldız, açılışı yapılacak müzenin tamamlanan restorasyon sürecine ilişkin basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.
Yaşı ve kullanımı itibarıyla bina için ciddi bir restorasyon ihtiyacı ortaya çıkmasıyla 2019’un başında çalışmaların başlatıldığını kaydeden Yıldız, binanın zemininde ve temelinde güçlendirme yapıldığını bildirdi.
Restorasyonun yaklaşık 2,5 yıl içinde tamamlandığını belirten Yıldız, restorasyonun ardından 1,5 yıllık sürede ise müze projesi kapsamında salonlardaki tefriş düzeninin gerçekleştirildiğini anlattı.
Müzede, 1200 parça taşınabilir tarihi eser sergilendiğini bildiren Yıldız, çok çeşitli koleksiyonlara ait sergilerin bulunduğunu söyledi.
Yıldız, şunları kaydetti:
“Özellikle Osmanlı döneminden başlayıp Cumhuriyet dönemine kadar ülkemize diplomatik yolla gelmiş pek çok hediyeyi de burada sergiliyoruz. Milli Sarayların envanterinde çok önemli iki royal fabrikamız bulunuyor. Yıldız Porselen ve Hereke fabrikalarının tarihi eserlerinden de bir koleksiyonu bu yılki sergileri olarak buraya getirdik. Bu koleksiyonlar her yıl yenilenecek. Her yıl farklı Milli Saraylar koleksiyonundan hazineler Ankara Palas’la buluşacak. Müzemizin ana teması bu.”
“Atatürk’ün eşyaları özgün düzeninde görülebilecek”
Cumhuriyet tarihinin önemli olaylarına tanıklık eden Ankara Palas’ta başta Atatürk’ün kullandığı eserlerin bir bölümünü de ziyarete açtıklarını ifade eden Yıldız, “Atatürk’ün gerek şahsi eşyaları gerek buradaki etkinliklerde kullanmış olduğu mobilyaları ziyaretçilerimiz özgün düzeninde görebilecek.” dedi.
Yıldız, müze bünyesinde 200 kişilik konferans salonu, çocuk atölyesi, yüksek lisans ve doktora öğrencilerinin istifade edebileceği kültürel ve tarihi miras, mimari sanat tarihi alanlarında yaklaşık 7 bin eserden oluşan bir kütüphane bulunduğu bilgisini verdi.
“Yarından itibaren müzemiz, Ankaralılar, yerli ve yabancı turistlerin hizmetinde olacak.” diyen Yıldız, “Ramazan Bayramı sonuna kadar bu müzeyi Ankaralılarla ücretsiz olarak buluşturmayı düşünüyoruz.” dedi.
]]>8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Kadın Çalışmaları Şube Müdürlüğü tarafından “Güçlü Kadınlar Güçlü Toplumlar” mottosuyla düzenlenen etkinlikler, Sivrihisar ilçesinden başladı.
Sivrihisar Nasreddin Hoca Düğün Salonu’nda düzenlenen etkinliğe, Sivrihisar ve Günyüzü ilçeleri ile mahallelerinden çok sayıda kadın katıldı. İlçe ziyareti yapan CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü, CHP Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ayşe Ünlüce, Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç ve Sivrihisar Belediye Başkan Adayı Habil Dökmeci de etkinliğe katılarak kadınlarla bir araya geldi.
Burada kadınlara seslenen Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ayşe Ünlüce, “Cumhuriyetimizin 100. yılında Eskişehir’in ilk kadın Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olarak sizlerle bir arada olmaktan onur ve gurur duyuyorum. 8 Mart kadınların haklarını hatırlatmak, sesini duyurabilmek için önemli bir gün. Biliyorsunuz Büyükşehir Belediyesi’nde uzun süre Genel Sekreterlik görevi yaptım. ve bu süreçte önceliğimiz hep kadınlar ve çocuklar oldu. Kadın istihdamının artırılması, eğitimler, kurslar, girişimciliğe teşvik gibi çok sayıda çalışma yaptık. Kadınları, çocukları, gençleri mutlu bir şehir her zaman ilk hedefimizdi. Biliyoruz ki güçlü ve cesaretli kadınlar, güçlü toplumlar yaratır. Kırsalda kadınlarımızı her anlamda güçlendirdik, güçlendirmeye devam edeceğiz. 31 Mart sonrasında hep birlikte örnek çalışmalara imza atacağız. 8 Mart Dünya Kadınlar Gününüzü yürekten kutluyorum” diye konuştu.
Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç da konuşmasında şunları kaydetti:
“Kadınların nüfusu şu anda yüzde 50-51. Ama bizi doğuran da kadınlar, o nedenle bu dünya yüzde 100 size ait. Bana göre 365 gün kadınlara aittir. Tepebaşı Belediyesi’nde şu an kadın çalışan oranı yüzde 40’a yaklaştı. Onun için Tepebaşı’nda kadın olmak bir şanstır. Ben seçimi kadınlar sayesinde kazanıyorum. Kadınlar sözünün eridir. Kadın söz verdiği zaman bir daha vazgeçmez, dimdik arkasında durur. Büyük kurtarıcı Mustafa Kemal Atatürk, 1924’te medeni yasayı kadınlar için çıkarttı. Ayrıca 1934’te de seçme seçilme hakkını veren büyük bir lider. Dünyanın en medeni ülkesi İsviçre, 1971 yılında kadına seçme ve seçilme hakkı veriyor. Nasıl bir vizyondur bu, nasıl güzel bir insandır. İyi ki Atatürk’ümüz var. Tek liderimiz, başkumandanımız Atatürk’tür. Ben Belediye Başkanıysam, Ayşe Ünlüce Belediye Başkan Adayıysa Atatürk sayesinde. Bakanlar, Cumhurbaşkanı hepsi Atatürk sayesinde o koltuklarda oturuyorlar. Bu ülkenin nesi var, nesi yoksa Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarına aittir. Atatürk’ümüz ve silah arkadaşlarını saygıyla, şükranla anıyorum. Yolumuz açık olsun. Türkiye, Eskişehir olsun.”
CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü de kadın dayanışmasına dikkat çekerek, başta etkinliğe katılan kadınlar olmak üzere tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü tebrik etti.
Konuşmaların ardından yemek ve müzik eşliğinde düzenlenen eğlence ile etkinlik tamamlandı.
]]>Katıldığı bir düğünde, Atatürk’e yönelik hakaret içeren sözler sarfeden Şevki Yılmaz’a tepkilerden biri de bugün İstanbul’un Büyükçekmece ilçesinden geldi. Atatürk Anıtı önünde bir araya gelen yüzlerce vatandaş “Atatürk’e hakaret etmek hiç kimsenin haddine değildir” diyerek Yılmaz’ı kınadı.
Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün’ün de katıldığı eylemde; CHP Büyükçekmece İlçe Başkanı Halis Çiçekçi, Büyükçekmece Gençlik Platformu üyelerinin Atatürk Anıtı’na çelenk takdiminin ardından, İstiklal Marşı okundu ve saygı duruşu yapıldı.
Büyükçekmece Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Başkanı Özgür Polat, Büyükçekmece halkı adına hazırlanan basın bildirisini okudu. Bildiride, şu ifadelere yer verildi:
“Dün akşam Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e büyük hakaret içeren videolar yayınlandı. Bitmiş olan Osmanlı külleri üzerine Yeni Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Mustafa Kemal Atatürk, dünyada eşi benzeri görülmemiş bir mücadele veren en büyük Türk kahramanıdır. Devlet adamıdır, siyasetçidir ve bilim insanıdır. Bu kahramanlıklarla yeni Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bütün mazlum devletlere örnek olmuştur. Dünyada en saygın devlet adamı olarak Atatürk’e dil uzatmak, Atatürk’e hakaret etmek hiç kimsenin haddi değildir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ebedi şefimiz, liderimiz, Başkomutanımız, hepimizin ortak paydasıdır. Yüzyılı devirmiş Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceği aydınlık yarınları ve çağdaşlığı ancak büyük Atatürk’ün bıraktığı ilkelerin uygulanmasıyla hayat bulacaktır. Yaptıklarıyla 20. yüzyılın lideri olmuş, 21. yüzyılda ışık olmayı sürdüren Büyük Atatürk’e kimsenin ve özellikle milli şuurdan yoksun, tarih bilmezlerin ne hakları, ne de cüretleri olamaz. Bu nedenle ilgili şahıs tarafından modern laik Türkiye Cumhuriyeti’ne ve onun kurucusu ebedi liderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e karşı yapılan bu hakaretleri nefretle, şiddetle kınıyoruz ve Cumhuriyet savcılarımızı göreve davet ediyoruz.”
Büyükçekmece halkına destek veren Başkan Akgün de son derece üzgün olduğunu belirterek, şunları söyledi:
“Gazi Mustafa Kemal Atatürk 21. yüzyılda da dünyanın en büyük devlet adamı olarak yaşamını sürdürüyor. Dünyada Atatürk gibi ikinci bir lider yüzyıldan bu yana hayatta kalamadı. O nedenle Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e Şevki Yılmaz gibi haddini bilmeyenlerin dil uzatmalarını çok abartmamak ama takip de etmek gerekir. Hadlerini de bilmek gerekir. Ne mutlu bize ki Gazi Mustafa Kemal Atatürk gibi bir liderimiz var. ‘Yurtta barış, dünyada barış’ diyebilen bir liderimiz var. O’na Şevki Yılmazların diğerlerinin bu şekilde hakaret etmesi sadece biz, Türk milletini birbirine kenetler. Mutlaka Cumhuriyet’in savcıları hesabını soracaktır.”
Şevki Yılmaz’ı kınama eylemine katılan gençler ise tepkilerini şöyle dile getirdi:
-Beyza Baş: “Bugün burada Büyükçekmece gençleri olarak, Şevki Yılmaz’ı ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ümüze yaptığı hakaretten dolayı kınıyoruz, onun için buradayız. Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ümüzün bize bıraktığı bu ülkeyi sonuna kadar sahip çıkacağımıza söz veriyoruz, onun için de buradayız. Atatürk heykelimize çelenk bırakmaya geldik.”
-Tunahan Kaya: “Büyükçekmece gençleri olarak Şevki Yılmaz denen zatın Atatürk’ümüze yaptığı hakaretten dolayı başkanımız Dr. Hasan Akgün eşliğinde bugün Büyükçekmece kaymakamlığın önünde Atatürk heykelimize çelenk bırakacağız. Tüm Türk halkı adına Şevki Yılmaz’ın yaptığı hakaret bizi derinden üzdü, bu farkındalığı yaratmak için Atatürk anıtımıza bugün çelenk bırakacağız.”
]]>Atatürk, 27 Aralık 1919’da Ankara’ya gelişinde önce Ziraat Mektebi’ni daha sonra da İstasyon Şefi Köşkü’nü hem konut hem de çalışma yeri olarak kullandı.
Bu yapılar Atatürk’ün çalışma ve dinlenmesi için yetersiz kalınca uygun bir konut arayışı içine girildi. Daha sakin ve huzurlu bir ortam olması sebebiyle Çankaya’daki “bağevi” Ankara Belediyesi tarafından 30 Mayıs 1921’de Mustafa Kemal’e armağan edildi.
Atatürk, Latife Hanım ile evlenmesinin ardından günlük yaşamını burada sürdürdü.
1924-1926 yıllarında yeni yapılar eklenerek, büyütülen “bağevi”, Mustafa Kemal Paşa’yı 1932’de inşa edilen Pembe Köşk’e taşınıncaya kadar ağırladı.
Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet’in ilk yıllarında çok önemli olaylara tanıklık eden, Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın yakın kurmaylarıyla 28 Ekim 1923’teki akşam yemeğinde bir araya gelerek, “Efendiler, yarın Cumhuriyet’i ilan edeceğiz.” dediği ve ömrünün büyük bölümünü geçirdiği “bağevi”, 1950’den bu yana “Atatürk Müze Köşkü” adıyla halka açıldı.
Köşkün, 2002–2007 arasında kapsamlı bir bakım ve onarım çalışmasıyla müzeden çok, kullanıldığı dönemi yansıtan bir “konut” olarak sergilenmesi için gerekli düzenlemeler yapıldı.
Meydana gelen bozulmaları durdurabilmek amacıyla da 2022’de Milli Saraylar Başkanlığınca yeniden restorasyonuna başlanılan köşk, tadilatların tamamlanmasıyla Cumhuriyet’in 100. yılında kapılarını yeniden ziyaretçilere açtı.
2022’de kapsamlı restorasyona alındı
Milli Saraylar Başkanlığı Anadolu Müzeleri Daire Başkanı Mert Tepekıran, Atatürk Müze Köşkü’nde AA muhabirine yaptığı açıklamada, köşkün tarihi ve özelliklerine ilişkin bilgi verdi.
Atatürk Müze Köşkü’nün, müzeden ziyade 1921-1932 yılları arasında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kullandığı ev olarak muhafaza edildiğini vurgulayan Tepekıran, şöyle konuştu:
“Burası 2022 yılında Cumhurbaşkanımızın tensipleriyle, Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürlüğü himayesinde Milli Saraylar Başkanlığımızca geniş kapsamlı bir restorasyona alındı. Bilim ve Değerlendirme Kurulu uzman hocalarımızın titiz çalışmalarıyla bir restorasyon süreci geçirdik, bir yıl gibi kısa sürede tamamlandı.
Burası Ankaralılar ve şehir dışından gelen misafirler için çok önem verilen bir mekan ve bu mekanda 29 Ekim 2023’den bu yana 4 bine yakın ziyaretçi ağırladık. Ziyaretçileri 20 kişilik gruplar halinde kabul ediyoruz, çünkü ev formatında ve ahşap bir yapı olduğu için çok kalabalık grupların ağırlanmasında bazı sıkıntılar oluşabiliyor.”
Restorasyonda 150 kişilik uzman ekip görev aldı
Tepekıran, restorasyon sürecinde binanın statiği, çatı tamiri ve kirişlerinin sağlamlaştırılması, duvarlardaki kalem işlerinin tekrar gözden geçirilmesi ve obje bakımları gibi çalışmaların yaklaşık 150 kişilik uzman bir ekiple yürütüldüğünü aktardı.
Müze köşkün iki katının restorasyonunun tamamlanıp, ziyarete açıldığı bilgisini veren Tepekıran, “Halen devam eden manevi evlatlar kısmı ve müze-sergi salonumuz var. Bunları da en kısa zamanda tamamlayıp, vatandaşlarımızın ziyaretine açacağız.” dedi.
“Telefonla randevu alınarak, ziyaret edilebilecek”
Tepekıran, ziyaret sırasında yemek salonu, elçi kabul odası, Atatürk’ün yatak odası ve şahsi eşyaları, Latife Hanım’ın odası, çalışma odası ve kütüphanenin görülebileceğini belirterek, köşkün pazartesi hariç her gün “0 312 403 54 44” numaralı telefondan randevu alınarak, ziyaret edilebileceğini vurguladı.
]]>CHP Pamukkale İlçe Başkanlığı Suudi Arabistan’da, Fenerbahçe ile Galatasaray arasında oynanması planlanan Süper Kupa Final maçı öncesinde yaşananları, protesto etti. CHP Denizli İl Başkanı Ali Osman Horzum, “Bu kara geceyi yaşamamız gerekiyordu. Yaşatanların da sorumlularının da bunun hesabını bir an önce ödemesi lazım. Hiç kimse kusura bakmasın, Suudi Arabistan’daki gibi bayrağımızın rengi petrolden alınmadı. Bizim bayrağımızın rengi ve İstiklal Marşı’nın mürekkebi şehitlerimizin kanıdır. Bu nedenle bizim kutsalımızdır. Hiç kimseye laf ettirmeyiz” dedi.
“İLK DEFA MAÇIN OYNANMAMASI İÇİN TARAFTAR TELEVİZYON KARŞISINDA BEKLEDİ”
CHP Pamukkale İlçe Başkanı Uğur Coşkun şunları söyledi:
“Malumunuz üzere Suudi Arabistan’da Türkiye’nin 100. yılında bir Süper Kupa finali oynanmak istendi. Bunun yapılacağı gün ise Suudi Arabistan yetkilileri tarafından Atatürk pankartıyla ve Atatürk’ün sözüyle stada girişi engellendi takımlarımızın. Bu, Türkiye Cumhuriyeti’nin milli değerlerine bir darbedir aynı zamanda. Mustafa Kemal Atatürk bu ülkenin her bir ferdi için vazgeçilmez bir unsur olmuştur. Bunu da bilmeyenlerin öğrenmesini istiyoruz. Bunlara tepki olarak il başkanlığımız ile birlikte binamıza ‘Yurtta Sulh, Cihanda Sulh’ sözünün pankartını asarak renklerin kardeşliğini gösterdik. Burada en önemli şeylerden bir tanesi bence şudur; derbi günü olduğu zaman Fenerbahçeli, Galatasaraylı, Beşiktaşlı bütün taraftarlar o maçın oynanmasını beklerken, Türkiye’de ilk defa bir maçın oynanmaması için milyonlarca taraftar ekranları başında oynanmama kararını bekledi. Bu bence en değerli duyguydu.”
“KULÜPLERİMİZİN DİK DURUŞUNU TEBRİK EDİYORUM”
CHP Denizli İl Başkanı Ali Osman Horzum şunları söyledi:
“Cumhuriyetimizin 100. yılında iki güzide kulübümüz Galatasaray’ımız ve Fenerbahçe’miz bir final maçı yapacaklardı ama maalesef iktidar, spor bakanlığı ve federasyon bu spor müsabakamızın, bu final maçımızın kendi topraklarımızda değil Suudi Arabistan’da yapılmasına karar verdiler. En nihayetinde Cumhuriyet Halk Partisi dedi ki; bu iş olmaz, bu iş yanlıştır. Biz yerli ve milliysek bu maç kendi topraklarımızda oynanması gerekirdi ama bu sözleri dinlemediler. Götürdüler takımlarımızı oraya. Nihayetinde gördük ki Arabistan hükümeti asla tahammül göstermedi Atatürk’ün ismine, görseline, İstiklal Marşı’na ve bayrağımıza. Kulüplerimizin dik duruşunu ve futbolcularımızın sahaya çıkmamasını tebrik ediyorum. Nihayetinde döndük ve geldik. Bu kara geceyi yaşamamız gerekiyordu. Yaşatanların da sorumlularının da bunun hesabını bir an önce ödemesi lazım. Hiç kimse kusura bakmasın, Suudi Arabistan’da ki gibi bayrağımızın rengi petrolden alınmadı. Bizim bayrağımızın rengi ve İstiklal Marşı’nın mürekkebi şehitlerimizin kanıdır. Bu nedenle bizim kutsalımızdır. Hiç kimseye laf ettirmeyiz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk bu ülkenin kurucu değeridir. Tüm dünyada bunu böyle kabul etmiştir. Bizler de böyle kabul ediyoruz. Asla bu konuda bir geri adım atmıyoruz.”
]]>Birinci Dünya Savaşı ile Kurtuluş Savaşı yıllarında özellikle Doğu Anadolu’da gösterdiği kahramanlıklar dolayısıyla ‘Şark Fatihi’ unvanı ile anılan Kazım Karabekir’in 83 yaşındaki kızı Timsal Karabekir, “Beşikten mezara kadar Türkiye Cumhuriyeti’ne hizmet etmek borcumuz, görevimiz ve ibadetimizdir. Atatürk, ‘Ben Cumhuriyeti siyasilere emanet ediyorum’ dememiş ki. Var mı öyle bir sözü? Yok. ‘Cumhuriyeti gençlere emanet ediyorum’ demiş ve ben de gençlerden çok şey bekliyorum. Hakikaten biliyorum ki içinizden ne Karabekirler, ne Atatürkler, ne güzel insanlar çıkacak” dedi.
İstanbul Rumeli Üniversitesi tarafından Mehmet Balcı Yerleşkesi Akın Akkan Konferans Salonunda ‘Alçıtepe Kahramanının kızı Cumhuriyeti anlatıyor’ konulu bir konferans düzenlendi. Program, şehitlerin anısına saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.
Sempozyuma konuşmacı olarak katılan Milli Mücadele Kahramanı Kazım Karabekir’in 83 yaşındaki kızı Timsal Karabekir, babasına ait fotoğraf arşivi eşliğinde sunum yaparak savaşlarda yaşanan olayları anlattı.
“BU VATANA SAHİP ÇIKACAĞIZ”
Cumhuriyet’e giden yolu açan iki kelime olduğunu ifade eden Timsal Karabekir, “Padişah, Kazım Karabekir’e ‘Mustafa Kemal’i derdest et (tutukla) İstanbul’a gönder’ diyor. Kazım Karabekir ‘Hayır, ben Mustafa Kemal’i tutuklamam’ diyor ve bunun üzerine Mustafa Kemal Paşa’ya ‘Emrindeyim Paşam’ diyor. İşte bu iki kelime Cumhuriyete giden yolu açan kelimedir. ya bir an tersini düşünsek ya padişahın emrine uyup da Mustafa Kemal’i tutuklasaydı? Bütün cumhuriyet evlatlarına şunu söylüyorum ki; Beşikten mezara kadar Türkiye Cumhuriyeti’ne hizmet etmek borcumuz, görevimiz ve ibadetimizdir. Bu vatana sahip çıkacağız. Atatürk ‘Ben cumhuriyeti siyasilere emanet ediyorum’ dememiş ki. Var mı öyle bir sözü? Yok. ‘Cumhuriyeti gençlere emanet ediyorum’ demiş ve ben de gençlerden çok şey bekliyorum. Hakikaten biliyorum ki içinizden ne Karabekirler, ne Atatürkler, ne güzel insanlar çıkacak” ifadelerini kullandı.
“CUMHURİYETE GİDEN YOL AÇILMIŞ”
Karabekir, “Uğursuz bir Mondros Ateşkes ilan ediliyor. Bu ateşkes sonucunda vatanımıza yabancılar geliyor neredeyse parselleyip bize bir Sevr haritası çıkarıyorlar, bu harita Türk’ün vatanının parçalanma haritasıdır. İşte orada evvela inanmış beş yürek Ali Fuat Cebesoy, Kazım Karabekir, Rauf Orbay, Refet Bele, Mustafa Kemal Atatürk Anadolu’ya çıkıyorlar. Kars’ın kurtuluşundan sonra Karabekir, Ermenilerden aldığı top, tüfek ve tank gibi ağır silahları Büyük Taarruz için Mustafa Kemal Paşamıza götürüyor. Ondan sonra şükürler olsun ki Türkiye Büyük Millet Meclisi Açılmış Kars’ın kurtuluşu olmuş ve Cumhuriyete giden yol açılmış” diye konuştu.
“İNGİLİZLERLE SAVAŞIYOR VE ÇOK BÜYÜK BAŞARI ELDE EDİYORLAR”
Babası Kazım Karabekir’in Çanakkale’de Yarbay olarak görev yaptığı dönemi anlatan Karabekir, “Kazım Karabekir Albay mevkiine terfi edince onu Kut’ül Amare Irak Cephesi’nde görüyoruz, İngilizlerle savaşıyor ve çok büyük başarı elde ediyorlar. 40 yıl süren Rus zulmü, Brest Litovsk Antlaşması ile son buluyor, Ruslar memleketine dönmeye başlamış. Yani Kazım Karabekir doğuya gittiği zaman daha çok Ermenilerle çarpışıyor. Fakat Rus’lar ellerindeki ağır silahları, topları ve tüfekleri Ermenilere bırakmış. Bizim o kadar büyük teçhizatımız yok. Erzincan kurtuluyor ama düşmanın kötü bir adeti var, daha sonra İzmir’de de onu görüyoruz, yakıp yıkıp kaçıyorlar. Karabekir diyor ki; ‘Erzurum’a giderken İstanbul kapıdan girdiğim zaman halkı gördüm beni gülerek karşılıyorlardı, dişlerini görecek mesafedeydim. Fakat yaklaştığım zaman ortada gayri tabiilik hissettim, bu insanlar hiç kımıldamıyordu. Daha da yaklaştığım zaman dehşetle gördüm ki her biri Ermeni’ler tarafından birer kazığa oturtulmuştu, öyle can vermişlerdi. Allah benim gözümün gördüklerini dünya üzerinde hiçbir göze göstermesin” dedi.
“ATATÜRK’ÜMÜZE BORÇLU OLDUĞUMUZU BURADAN TEKRAR ETMEK İSTERİM”
İstanbul Rumeli Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Çetin ise programda yaptığı konuşmada “Cumhuriyetimizin 100’üncü yılında üniversitemizde bu güzel ve anlamlı konferansta konuşabiliyorsak, Türk Kurtuluş Savaşı’nı başlatıp zafere ulaştıran başta Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk ve Kazım Karabekir Paşamız ile onların aziz silah arkadaşlarına ve şehitlerimize borçlu olduğumuzu belirtmek isterim. Yetimlerin babası olarak da anılan Paşamızın Sevgili Kızları Timsal Karabekir Hanımefendiye bizlere ve öğrencilerimize Paşamız ile ilgili vermiş oldukları bilgilerden ötürü Rumeli ailesi olarak çok teşekkür eder, saygılarımızı sunarız” diye konuştu.
]]>