ÇORUM’un Sungurlu ilçesinde boşanma aşamasındaki eşi Gülten Ataklı’yı tabancayla öldüren polis memuru Mürsel Ataklı, 24 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Karara tepki gösteren kadının kardeşleri adalet arayışını sürdüreceklerini söyledi.
Sungurlu ilçesi Demirşeyh köyü mevkisinde geçen yıl 1 Ağustos’ta yol kenarındaki çalılık alanda bir kadının hareketsiz yattığını görenler, durumu jandarma ve sağlık ekiplerine bildirdi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri, başından ve göğsünden silahla vurulan Gülten Ataklı’nın hayatını kaybettiğini belirledi.
‘CİNAYETİ POLİS OLAN EŞİNİN İŞLEDİĞİ ORTAYA ÇIKTI’
Jandarma ekiplerinin araştırması sonucunda, cinayeti boşanma aşamasında olduğu polis eşi Mürsel Ataklı’nın işlediği tespit edildi. Samsun İl Emniyet Müdürlüğü’nde görev yapan Ataklı, Samsun’un Havza ilçesinde yakalanarak, gözaltına alındı. İşlemlerinin ardından çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı.
Sungurlu Ağır Ceza Mahkemesi’nde ‘eşi kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle yargılanan Mürsel Ataklı için karar çıktı. Önceki gün görülen karar duruşmasına tutuklu sanık, cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katılırken, tarafların avukatları ve Gülten Ataklı’nın yakınları duruşma salonunda hazır bulundu. Mahkeme heyeti, sanığı 24 yıl hapis cezasına çarptırdı. 11 yaşındaki oğlunun velayeti ise kocasının ailesine verildi. Mahkemenin verdiği karara tepki Gülten Ataklı’nın kardeşleri bu kararı asla kabul etmediklerini söyleyerek tepkilerini dile getirdi.
‘NE OLDUYSA SON DAKİKADA OLDU’
Öldürülen Gülten Ataklı’nın kız kardeşi Sultan Kızılkoca, “Kararda bugüne kadar hep ağırlaştırılmış müebbet hapis beklerken, ne olduysa son dakika oldu. Anlayamadığımız bir şekilde katile çok büyük bir indirim uygulandı. Ben bu indirimi polis olduğu için uygulandığını düşünmekteyim. Biz bunlara hep sessiz kaldık, nedeni ise kardeşim zaten masumdu. Zaten mahkeme bunu da kabul etmişti. Öldürülen kardeşime çok iftira attılar. Verilen kararda olay yerinde olayı kim başlattığını bilmediğimiz için indirim uygulandığı söylendi. Böyle bir kararı asla kabul etmiyoruz, o zaman herkes karısını öldürsün ve 10 yıl yatsın çıksın. Ben de, ailemde bu kararı asla kabul etmiyoruz” dedi.
‘SONUNA KADAR ADALET ARAYIŞIMIZ SÜRECEK’
Ablası Canan Kızılkoca ise, “10 aydır süren adalet arayışımız, karara bağlandı. Hakimin Mürsel Ataklı’ya verdiği bu cezayı kabul etmiyoruz. Biz ibretlik bir ceza beklerken, hakim gerekçesiz bir indirim uyguladı. Hiç bir pişmanlık ya da iyi hal göstermemiş katile indirim uygulandı. Verilen bu kararı asla kabul edemeyiz, yetkililere buradan seslenmek istiyorum. Kız kardeşimiz için öldürülen tüm kadınlar için sonuna kadar adalet arayışımız sürecek” ifadelerini kullandı.
‘CANIMIZ YANIYOR BİZ ADALET ARIYORUZ’
Gülten Ataklı’nın kardeşi Hasan Hüseyin Kızılkoca da zor bir süreçten geçtiklerini belirterek, “Bu yaşadıklarımız kolay bir süreç değil. Ailecek çok zor bir süreç yaşıyoruz. Verilen karar bizi çok üzdü. Bir insanın canı bu kadar ucuz olmamalı, hafif bir ceza verilmemelidir. Bu konuda Türkiye’de canı yanmış kadın ailesi var. Artık yasalarda bu tür olaylarda tatmin edici kararların verilmesini bekliyoruz. Bunun içinde biz sonuna kadar mücadelemizi sürdüreceğiz, son 10 yılda öldürülen kadınların dramatik hikayelerini tüm Türkiye biliyor. Bunun için bir adım atılmalıdır. Kardeşimi öldüren cani boşanma sürecinde ve uzaklaştırma kararı varken, bu cinayeti işledi” diye konuştu.
]]>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, gazeteci Ataklı’nın sosyal medya hesaplarında paylaştığı videoda, Pençe-Kilit Harekatı bölgesindeki çatışmada şehit olan bir askerin babasıyla ilgili kullandığı ifadeler üzerine başlattığı soruşturmayı tamamladı.
Hazırlanan iddianamede, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Memur Sendikaları Konfederasyonu (Memur-Sen), Türk Devletleri Şehit Yakınları ve Gaziler Vakfı, Engin Karakuş ve Fatih Karaaslan ile Ali Yalçın müşteki, Mustafa Can Ataklı ise sanık sıfatıyla yer aldı.
İddianamede, 25 Aralık 2023’te sanık Ataklı’nın sosyal medya platformu YouTube’da yayınladığı söz konusu videoya ilişkin Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Fatih Karaaslan ve Ali Yalçın’ın verdiği şikayet dilekçeleri, Türk Devletleri Şehit Yakınları ve Gaziler Vakfının ise “müdahil olarak katılma” talepli dilekçesinin incelendiği aktarılarak, aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunan şikayet dilekçelerinin Başsavcılıktaki soruşturma dosyasında birleştirilmesine karar verildiği kaydedildi.
Sanık Ataklı’nın yayında kullandığı sözlere yer verilen iddianamede, bu sözlerin kışkırtıcı tutum ve davranışlar sergilemeye yönelik ifadeler içerdiği, sözlerin, halkın bir kesimini diğer kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa, ayrımcılığı gerektirecek nefrete yönlendirici nitelikte olduğu belirtildi.
Ataklı’nın sözlerinin kamu güvenliği açısından tehlike oluşturduğu değerlendirildi
İddianamede, Ataklı’nın söz ve beyanlarının bulunduğu videonun sosyal medya ve basın yayın organlarında yayınlanmasının ardından pek çok hesap ve grup tarafından paylaşılarak gündem oluşturduğuna, bunu müteakip tahrik edilenler nazarında endişe yaratacak şekilde bir etki oluşturarak kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıktığına işaret edildi.
İddianamede, sanık Ataklı’nın ifadesine de yer verildi.
Televizyon yorumculuğu ve yazarlık yaşamında bir ya da iki davayla karşılaştığını, meslek hayatında terör örgütü PKK ve teröre karşı dik durduğunu ifade eden Ataklı, soruşturmaya konu videodan 9 saniyelik bölümün maksatlı şekilde kesilip sosyal medyada paylaşılarak olayın linç kampanyasına dönüştürüldüğünü savundu.
Ataklı, kampanyanın etkisi altında kalan binlerce kişinin gerçekte kendisini hiç izlemediğini fark ettiğini anlatarak, “Çünkü merak edip YouTube kanalıma girmiş ve izlemiş olsalar söz konusu gündeki izleyici sayımın çok artmış olması gerekirdi, oysa izleyici sayım o gün de genel standartlar çerçevesindeydi.” dedi.
Söz konusu videoda kullandığı sözlerin öncesi ve sonrasında suç işleme kastı olmadığının, şehitler ve ailelerine hakaret içermediğinin görüldüğünü öne süren Ataklı, gelen tepkilerden bir gün sonra aynı kanalda yayınlanan videosunda başlatılan linç kampanyasını anlattığını, kendisine yönelik oluşturulan algının etkisinde kalıp üzülen, kırılan ve öfkelenen şehit ailelerinden özür dilediğini ifade ettiğini ve bunu videonun görünür yerine başlık olarak koyduğunu söyledi.
Sanık Mustafa Can Ataklı’nın, “halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar hapisle cezalandırılması istenen iddianame İstanbul 5. Asliye Ceza Mahkemesince kabul edildi. Ataklı, 19 Mart’ta hakim karşısına çıkacak.
]]>