Asgari Ücret – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Sat, 02 Nov 2024 15:01:56 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Vatandaşların asgari ücret için en düşük beklentisi 25 bin lira https://www.haber60.com.tr/vatandaslarin-asgari-ucret-icin-en-dusuk-beklentisi-25-bin-lira/ https://www.haber60.com.tr/vatandaslarin-asgari-ucret-icin-en-dusuk-beklentisi-25-bin-lira/#respond Sat, 02 Nov 2024 15:01:56 +0000 https://www.haber60.com.tr/vatandaslarin-asgari-ucret-icin-en-dusuk-beklentisi-25-bin-lira/ Ekonomik kriz ve artan hayat pahalılığı karşısında eriyen asgari ücretle geçinmeye çalışan milyonlarca kişi 2025 yılı başında yapılacak zam oranını bekliyor. Vatandaşlar, “Asgari ücretin en az 25 bin lira olması gerektiğini” söyledi.

2025’e yaklaştıkça asgari ücret zammının ne kadar olacağı milyonlarca çalışan tarafından merak konusu. Geçen yıl 17 bin liraya yükseltilen ve temmuz ayında ara zam yapılmayan asgari ücret zammının yıl sonu enflasyonuna göre mi yoksa hedef enflasyona göre mi yapılacağı tartışılıyor.

ASGARİ ÜCRETTE İKİ EN GÜÇLÜ İHTİMAL

Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, yüzde 25 civarında bir artışın enflasyon görünümüyle uyumlu olacağını dile getirmişti. Karahan’ın açıklamaları doğrultusunda yüzde 25 zam yapılırsa, asgari ücret 21 bin 250 lira olacak.

Öte yandan, Orta Vadeli Program’da (OVP) öngörülen yıl sonu yüzde 41.5’lik enflasyon hedefine göre artırılırsa, asgari ücret 24 bin 57 lira olacak. OVP’deki 2025 enflasyon hedefi olan yüzde 17,5 oranında zam yapılırsa 19 bin 975 liraya olacak.

Vatandaşlar, 17 bin lira olan asgari ücretin yetersiz olduğunu belirterek, beklentilerini dile getirdi. Vatandaşlar asgari ücret artışıyla ilgili şunları söyledi:

“En az 25 bin TL olması lazım, ben yalnızım geçinemiyorum. 25 bin TL olsun ki hiç olmazsa tavuk parçası yiyelim.”
“Asgari ücret şu anda 25 binin altında olmamalı. Çünkü bunun altında hiç kimse, geçinemez. Çünkü bugün olmuş 15 bin, 16 bin, 17bin, 20 bin TL kira. 25 bin de az ama en az olması gerekeni diyorum. Normalde 30 binin altında olmaması lazım.”
“17 bin TL ne ki? 30 bin olması lazım. Çünkü asgari ücret bir kirayı geçmiş, nasıl olacak yani? Bir de ondan sonra iyi diyorlar. Adam 18 bin lira kira veriyor, asgari ücret 17 bin 500 lira. Ne yiyecek, ne içecek ? En azından 30 bin olması lazım.”
“Benim tahminim asgari ücret 26 bin veya 27 bin TL olur diye düşünüyorum.”
“Asgari ücret en az 35 bin olsun. Aşağısı kurtarmaz. ‘Ben 17 bin ile 20 bin ile geçiniyorum diyen adam yalan söyler.”
“Valla bana kalırsa asgari ücretin şu anda 25 bin liradan aşağı olmaması lazım. Net 25 bin lira olması lazım. Çünkü ancak yetişemiyorum. Çünkü bir domates olmuş dünyanın parası, bir patates olmuş dünyanın parası. Adam ne yesin ne içsin . Aldığı para maaş belli, 17 bin lira. 25 binden aşağı kesinlikle kurtarmaz”

Vatandaşların asgari ücret için en düşük beklentisi 25 bin lira

Asgari ÜcretEkonomiGüncel

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/vatandaslarin-asgari-ucret-icin-en-dusuk-beklentisi-25-bin-lira/feed/ 0
Asgari ücrete yapılacak zam için konuşulan formül tartışma yaratacak: Orta yol hesabı https://www.haber60.com.tr/asgari-ucrete-yapilacak-zam-icin-konusulan-formul-tartisma-yaratacak-orta-yol-hesabi/ https://www.haber60.com.tr/asgari-ucrete-yapilacak-zam-icin-konusulan-formul-tartisma-yaratacak-orta-yol-hesabi/#respond Fri, 23 Aug 2024 10:11:15 +0000 https://www.haber60.com.tr/asgari-ucrete-yapilacak-zam-icin-konusulan-formul-tartisma-yaratacak-orta-yol-hesabi/ Asgari ücrete ara zam yapılmaması, gözlerin yeni yıla çevrilmesine neden oldu. Milyonlarca işçi ve emekçinin beklentileri yüksek, ancak son günlerde ortaya çıkan yeni bir hesaplama yöntemi tartışmalara yol açtı. İddiaya göre, asgari ücrete yapılacak zam oranı belirlenirken ‘orta yol hesaplama’ yöntemi kullanılacak. Bu yöntemde, gerçekleşen enflasyon ile hedeflenen enflasyon oranlarının ortalaması alınacak. Bu hesaplamaya göre, asgari ücretlinin alacağı zam oranı şu şekilde öngörülüyor.

Yıl sonu yaklaştıkça asgari ücretlilerin bu sorunun yanıtını merak ettiği biliniyor. Merkez Bankası’nın yıl sonu enflasyon tahmini yüzde 38, 2025 yılı için hedeflenen enflasyon oranı ise yüzde 14 olarak açıklandı.

ARA ZAM YAPILMADI, BEKLENTİLER ARTTI

Bu yıl temmuz ayında asgari ücrete ara zam yapılmadığı için, yeni yılda yapılacak zamma yönelik beklentiler arttı ve asgari ücret hesaplamaları yeniden gündeme geldi. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, memur ve emekli maaşlarının hedeflenen enflasyona göre düzenleneceğini açıklamıştı.

ORTA YOL FORMÜLÜNÜN SONUCU: YÜZDE 26

Asgari ücret için dikkate alınan formüllerden biri, gerçekleşen enflasyon ile hedeflenen enflasyon oranlarının ortalamasının alınması oldu. Merkez Bankası’nın yıl sonu enflasyon tahmini yüzde 38, 2025 yılı için hedeflenen enflasyon oranı ise yüzde 14. Bu iki oranın ortalamasına göre asgari ücretli, yıl sonunda maaşlarına sadece yüzde 26 oranında bir zam alabilecek. “Orta yol formülü” son günlerde asgari ücretli için en çok konuşulan konu haline geldi. Asgari ücretlinin maaşı 17 bin 2 TL olarak bekleniyor, ancak bu beklentinin karşılanıp karşılanmayacağı ya da tepki çeken bir oran mı belirleneceği merak ediliyor. Milyonlarca asgari ücretli çalışan, zam oranı için geri sayarken, yeni yıl yaklaştıkça başka hesaplamaların da gündeme gelmesi olası görünüyor.

ASGARİ ÜCRET ŞUAN NE KADAR?

2022 ve 2023 yıllarında asgari ücret ocak ve temmuz aylarında iki kez zamlanmıştı. Son olarak hükümet tarafından yapılan yüzde 49 artış ile birlikte yeni asgari ücret tutarı 17 bin 2 lira olarak belirlenmişti.

ZAM ORANI NASIL BELİRLENİYOR?

Asgari ücret zammı, Asgari Ücret Tespit Komisyonu tarafından belirleniyor. Süreç ise şu şekilde ilerliyor; toplam 15 kişiden oluşan Asgari Ücret Tespit Komisyonu, en az 10 üyenin katılımıyla toplanabilir. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca üyelerden biri komisyon başkanı olarak seçilir. Kararların oylama usulüyle alındığı komisyonda eşitlik çıkması halinde başkanın bulunduğu tarafın görüşü geçerli sayılır. İlk toplantısını Bakanlıkta gerçekleştiren komisyona sonraki toplantılarda işçi ve işveren sendikaları ev sahipliği yapar. Bakanlıkta gerçekleşen son toplantıyla nihai karar açıklanır.

NET VE BRÜT ÜCRET NE DEMEK?

Asgari ücret ve maaş zammı konuları konuşulurken net ve brüt ücretler kafa karıştırıcı olabiliyor. Zira bazı işverenler maaş teklifini brüt olarak bazıları ise net ücret üzerinden sunabiliyor. Peki net ve brüt ücret ne demek?

Çalışanlar; gelir vergisi, SGK primi ve sendika aidatı gibi aylık ödemeler yapmakla yükümlüdür. Çoğunlukla bu ücretler işveren tarafından maaştan kesilerek ödenir. İşte bu kesintilerin hesaba katılmadığı ücrete brüt maaş deniyor. Ödemeler yapıldıktan sonra kalan ücret ise net maaş oluyor. Yani net maaş, çalışanın doğrudan eline geçen toplam ücreti tarif ediyor.

Haber Kaynak : HABERLER.COM

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/asgari-ucrete-yapilacak-zam-icin-konusulan-formul-tartisma-yaratacak-orta-yol-hesabi/feed/ 0
CHP TBMM Grup Toplantısı… Özgür Özel: “Biz Milleti Yük Görmeyiz. Küfeyi Taşıyamayanlar, Çıkarın. Biz Taşıyacağız” (2) https://www.haber60.com.tr/chp-tbmm-grup-toplantisi-ozgur-ozel-biz-milleti-yuk-gormeyiz-kufeyi-tasiyamayanlar-cikarin-biz-tasiyacagiz-2/ https://www.haber60.com.tr/chp-tbmm-grup-toplantisi-ozgur-ozel-biz-milleti-yuk-gormeyiz-kufeyi-tasiyamayanlar-cikarin-biz-tasiyacagiz-2/#respond Wed, 24 Jul 2024 00:33:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=41795 (ANKARA) – CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin grup toplantısında, “Biz en düşük emekli maaşının bir asgari ücret olmasını söyledik. Tayyip Bey buna dertlenmiş. Demiş ki ‘Bunların sırtında küfe yok.’ Millet sana küfeyi verdi. Küfenin içine emekliyi, asgari ücret koyuyorsun, taşıyamıyor, ağır geliyor. Beyefendiye beşli çeteler, yandaş müteahhitler, holdingler ağır gelmiyor; 10 bin lirayla geçinene ‘Asgari ücret ver’ diyorum, ‘Taşıyamam, ağır geldi’ diyor. Bırak, ben taşıyacağım, ver küfeyi. Gidin ve onlara gösterin; hangi yük ağırdır, o yük kime hafif gelir. Biz milleti yük görmeyiz. Küfeyi taşıyamayanlar, çıkarın. Taşıyacak bu aslanlar. Biz taşıyacağız” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, bugün TBMM’de partisinin grup toplantısında konuştu. Özel’in konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

“Hayat pahalılığı diye bir şey var. Bugün yine, ‘Temmuz ayında mevsimsel sebeplerle enflasyon yine çıktı ama dezenflasyon yakında.’ Her ay aynı hikaye. O yüzden en kötüsü geride kaldı değil, en kötü günlerdeyiz. Ben, ‘En kötü günlerdeyiz’ deyince MHP’nin Sayın Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ‘Tarihin en ağır ekonomik krizi demek, deli saçmasıdır’ demiş. Sadece şunu diyeceğim: MHP’ye, AK Parti’ye oy verenler, Cumhur İttifakı’na oy vermiş olanlar; eğer tarihin en ağır şartlarını yaşamıyorsanız, bakkalda markette, manavda, kasapta, pazarda, alışveriş yaparken keyfiniz yerindeyse Devlet Bey’e hak verin, Cumhur İttifakı’na oy verin. Ama kasabın önünden geçerken zorlanıyorsanız, bu AK Parti’nin geldiği günden bugüne her ay beş çeyrek altın kaybediyorsanız ve Devlet Bey’in dediklerini mutfağınızda, cüzdanınızda görmüyorsanız o zaman sizin yerinize sözde milliyetçilerin yeri değil; bu milletin derdiyle dertlenen Türkiye İttifakı’nın içidir. Buyurun, sizi bekliyoruz.

“Kendine ait bir fikri olmayan, tek fikri AK Parti’nin fikrini desteklemek olan bir grupla karşı karşıyayız”

Tabii çok hakaretler var içinde. Ama konuşmanın devamını okuyunca cevap vermekten vazgeçtim. Konuşmasında, çok sevdiğini söylediği köpeklerden bahsediyor. MHP’lilerin nasıl hayvansever olduğundan bahsediyor. Artık herkesin köpeklere karşı ne yaptığını, MHP milletvekillerine bakınca göreceğini söylüyor. Ben bakıyorum komisyonda. AK Parti söylüyor, MHP oyluyor. Öyle bir haldeler ki AK Parti ‘ötanazi, katliam’ diyor, onu savunuyorlar. ‘Geri çektim’ diyor, onu da savunuyorlar. Kendine ait bir fikri olmayan, tek fikri AK Parti’nin fikrini desteklemek olan bir grupla karşı karşıyayız. Çok sevdiğini söylediği köpeklere, komisyonda ne yaptıklarını görünce benim için sevgi dolu hiçbir cümle okumadım, çok memnunum. Ben MHP’lilerin sevdiği gibi olmaktan ve başlarına bunlar gelmektense onların sevmediği, ağır sözler söylediği biri olmayı tercih ederim.

“Devlet Bey, siz bir vicdanınızla hesaplaşın”

Devlet Bey’e bir tek şey söylemek isterim;  ikisi, hani bütün örgütün yaka silktiği ikisi yazıyor, çiziyor, saldırıyor. Ben, MHP’yi o ikisini, o ikisinden başka savunanının olmamasından, herkesin yaka silktiği o ikisininin partideki pozisyonundan da sizin zorluklarınızın da farkındayım. Ben nereye gitsem, kimle konuşsam sorunun ne olduğunu, nereden kaynaklandığını biliyorlar. Şimdi o ikisi, 154 kişilik bir isim listesi yapmış. Mahkemeye yollamış, geri atmış mahkeme. Şimdi bizimle hesaplaşacakmış. Onlara demiyorum ama gerçekten bunların yazdığı yazıyı alıp okudunuz ya Sayın Bahçeli, bir hesaplaşma olacaksa -154’ümüzle istedikleri gibi hesaplaşsınlar- siz bir vicdanınızla hesaplaşın.

“Gün gelecek vicdanı rahat olmayanlar, o ikisinden hesap soracak, göreceksiniz”

Sizin onayınızla, atamanızla Ülkü Ocakları Genel Başkanı olmuş, Ankara’nın ortasında vurulmuş, vurulduğu andan itibaren MHP’nin içindeki o ikisinin yaydığı haberle bir kişi tweet atmamış. Bir kişi cenazesine gitmemiş. Bir kişi taziye vermemiş. Bir kişi adını anmamış. O ikisinden biri, azmettiriciyle mesajlaşmış durmuş. Mahkemede görüyoruz. Mesajın içeriğini günü gelince bütün Türkiye öğrenecek ama onun bilenlerin, görenlerin resmi kanaldan onu bir şekilde iddianameye sokması lazım. Ona direniyorlar. Ondan sonra tutuyorlar, Sinan Ateş’in yerde bıraktıkları naaşına sahip çıkan 154 kişiyi fişliyorlar, hedef gösteriyorlar, ‘hesaplaşacağız’ diyorlar. Bizim vicdanımız, gönlümüz rahat. Eğer yastığa başını koyup da ‘Vicdanım rahat. Ben bu ikisi yüzünden bu partinin lekelenmesinden şikayetçi değilim. Öyle bir endişem yok’ diyen varsa rahat uyusun ama gün gelecek vicdanı rahat olmayanlar, o ikisinden hesap soracak, göreceksiniz.

“TÜİK’E bu hilebazlığı yaptıranlar, bunun hesabını er ya da geç verecekler”

Devlet Bey, ‘Hayat pahalılığı yok, yoksulluğu söylemek ihanettir’ diyedursun. Açıkladığı enflasyon oranlarıyla, işçinin emeklinin maaşını belirleyen TÜİK’in geçen hafta açıkladığı rakamlardan sonra Genel Başkan Yardımcımız Gamze Taşcıer, TÜİK hakkında Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 257’nci maddesi uyarınca suç duyurusunda bulundu. TÜİK yöneticilerinin görevi kötüye kullandığı, bilgileri eksik ve yanıltıcı şekilde sundukları ve kamuoyunu doğru bilgilendirmemekle birlikte verilecek maaş zamlarına olumsuz yönde etki ettikleri için suç duyurusunda bulunduk. Büyükşehirlerde kira 20 bin liraya dayanmışken kirayı 5 bin 800 lira sayan TÜİK, yıllık enflasyonu da yüzde 71 olarak açıklamış. TÜİK’in işi binadan çıkıp sokaktaki enflasyonu ölçmek ya ya biz de binaya girip binadaki enflasyonu ölçtük. TÜİK’in yemekhanesinde bir yıl önce dört çeşit sıcak yemek 35 liraya satılıyor, bugün aynı yemek 170 lira. TÜİK’in yemekhane enflasyonu yüzde 385. TÜİK’in sokaktaki enflasyonun yüzde 71. Şimdi TÜİK çalışanlarına şunu söylemek lazım; her gün yemeğinizi alırken geçen seneki yemek fiyatıyla bunu, bir sonraki zamdan sonra da sizin maaşınıza yapılan zammı karşılaştırın. TÜİK, kendi vicdanını kendi damarlarından ölçsün. Hiçbirisinin suçu, günahı yok. Ama bu kuruma, bu hilebazlığı yaptıranlar, bu kuruma bu yanlışı yaptıranlar, bunun hesabını er ya da geç verecekler.

“Adamlarda dağ da yok kar da yok. Mehmet Şimşek’in en iyi bildiği Londra’dan bildiriyoruz”

Mehmet Şimşek Londra’dan geldi. Londra’da asgari ücret bin 978 pound. Yani Türk parasıyla 85 bin lira. Sorsan, ‘Orada hayat pahalı, maaş da çok.’ Öyle söylüyor Mehmet Bey. Bakın, İstanbul-Londra market araştırması. Araştırmayı yapan kurum, İstanbul Planlama Ajansı (İPA). Londra’da aynı sepet 2 bin 972 TL’ye, İngiltere’deki asgari ücretin yüzde üçüne alınıyor. Türkiye’de aynı sepet 3 bin 297 liraya, asgari ücretin yüzde 19’una alınıyor. Diyor ya ‘Allah dağına göre kar veriyor.’ Adamlarda dağ da yok kar da yok. Mehmet Şimşek’in en iyi bildiği Londra’dan bildiriyoruz. Bundan sonra ekonomi yönetimi ağzını açıp ne söylerse, TÜİK mi, TÜİK’in yemekhanesindeyiz; Londra mı, Londra’nın marketindeyiz. Bunların Türkiye’ye ne yaptığını gösterene kadar sonuna kadar bunlarla mücadele edeceğiz.

“17 bin liraya zam yapılmamasını, ‘Milli menfaatler böyle gerektiriyor’ gibi anlatmaya çalışanlara herkes şunu söylesin; Benim hakkım 80 bin lira asgari ücret”

Türkiye işçi sınıfının, sosyal demokrat partinin esas sorunu budur. Bununla mücadele etmek lazım. Teknoloji artıyor, bilimsel yöntemler bulunuyor, kimyasal indikatörler gelişiyor, işçinin becerisi gelişiyor; verimlilik artıyor. 100’den 450’ye çıkan verimliliğin 350’sini patron cebe indiriyor, bizim evladımız aynı maaşa kanaat getiriyor. Bunu değiştireceğiz. CHP milletvekilleri, iktidarda bunu değiştireceksiniz, bunu değiştirmeye geliyoruz. Eğer Türkiye hükümetleri, işçilere verimlilik artışını maaşlara yansıtsaydı Fransa hükümetleri gibi, bugün asgari ücret 17 bin lira değil, 75-80 bin lira olacaktı. Bugün, 17 bin liraya zam yapılmamasını, ‘Milli menfaatler böyle gerektiriyor’ gibi anlatmaya çalışanlara herkes şunu söylesin: Benim hakkım 80 bin lira asgari ücret. Bu hakkı İngiliz alıyorsa, Fransız alıyorsa, Alman alıyorsa biz de söke söke alacağız evelallah. Londra’daki asgari ücret 296 kilo kıyma alıyormuş, Türkiye’deki asgari ücret 40 lira kıyma alıyor.

“AYM üyelerine söylüyorum: Yürütmeyi durdurma yetkinizi kullanın”

AKP, Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarını hiçe saymaya devam ediyor. Geçtiğimiz günlerde, torba teklifte komisyonda bir madde ilave ettiler. Madde, toplu sözleşme ikramiyesinden yararlanmak için yüzde 2’lik sendikal baraj getirmişlerdi. AYM de dedi ki ‘Toplu sözleşme ikramiyesinin örgütlenme düzeyiyle ilişkilendirilmesi ve farklılaştırılması eşitlik ilkesine ve örgütlenme özgürlüğüne aykırıdır.’ Yani büyük sendikada örgütlüysen 800 lira alacaksın. Yüzde ikinin altında sendikaya gidersen 300 liraya düşecek. Şimdi gelmişler, yüzde 2’yi yüzde 1 yapmışlar. ya kötü bir şey söylemek istemiyorum da insanda biraz akıl, fikir, vicdan olur. Buna karşı elbette bunun tekliften çıkarılması için mücadele edeceğiz. Velev ki bunu geçirdiler. AYM üyelerine bir kez daha söylüyorum; siz bir karar veriyorsunuz, bunlar burada ‘uymam’ diyorlar. Ama işlerine geldiğinde bizi kalkan yapanlar, mevcudiyetini size borçlu olanlar sizin kararlarınıza uymuyor. Bir tek şey yapacaksınız, dört yıldır kullanmadığınız bir şey var. Yürütmeyi durdurma. Bakın, bizim başvurularımızda kullanmıyorsunuz. Kendi kararlarınızı korumada, mahkemenin onurunu korumada kullanın. Sizin bir kararınızın arkasından dolanıp, değiştirip önünüze getirince yürütmeyi durdurma kararınızı kullanın. 10 gün içinde durdurun. Vurun enselerine AYM’nin hukuk tokadını. Bakın bakalım, bir daha yapabiliyorlar mı. Bu yetkiyi kullanmadan olmaz.

“Vergi teklifi EYT’lilerin çalışmasının önünde yeni bir engel çıkaracak”

Vergi teklifi var Meclis’te ancak Meclis’te vatandaşın vergi yükünü azaltacak bir madde yok. Teklif, vergi vermeyenden vergi almak üzerine değil; vergi veren garibanı daha çok yolmak üzerine kurulmuş. O yüzden de vergide adalet getirmiyor. Hatta bu teklifi getirenlerin ne işler çevirdiğini, vergiyle nasıl bir ilgisi olduğunu Grup Başkanvekilimiz yarın çok somut kanıtlarıyla gündeme getirecek. Vergi kanunu, EYT’den emekli olanlara yüzde 5 prim istisnasını kaldırıyor. Hani kafaya takmıştı ya Sayın Erdoğan, ‘Emekli olursa çift dikiş olur. Hem emekli maaşı alır hem çalışır’ diyordu. Şimdi onlara verilen yüzde 5’lik istisnayı kaldırarak onların çalıştırılmasının önünde yeni bir engel çıkaracak. Bir yandan bakanlara, bakan yardımcılarına, görevlendirdikleri çeşitli kademelerdeki kamu görevlilerine iki maaş, üç maaş, dört maaş verecekler; bir yandan çalıştırmayın diye önüne engel çıkarmaya çalışıyorlar. Bu yaptıkları işin sonucunda, yılda 13 milyar gelir elde edeceklermiş. Diğer taraftan yüzde 25 olan Kurumlar Vergisi’ni, yap-işlet-devret’le kamu özel işbirliği projesi yapanlar için yüzde 30’a çıkarıyorlar. Onlardan alacağı para 557 milyon. Bakın, beşli çeteden bir alıyor, EYT’liden 26. Ama öbür taraftan bu 44 şirketin 37’si zaten matrah beyan etmemiş. Peki bu vergi ödemeyen, şimdi de ‘557 milyon vergi alacağım’ dediklerinden geçen sene ne kadar vergi affetmiş? 660 milyar. Bu hükümetin bir göz boyama operasyonudur. İş dünyasını zora sokacak enflasyon muhasebesi yıllık olarak uygulanması ve matrah etkisi kaldırılması gerekirken şirketleri batağa sürükleyecek bir haldedir. Mutlaka düzenlenmesi gerekmektedir.

“Vergide adaletle ilgili bir kanun teklifi hazırladık”

Biz, vergide adaletle ilgili bir kanun teklifi hazırladık. Tasarı; gelir vergisi tarife dilimlerinin 5’er puan düşürülmesini, gelir vergisi tarife dilimlerindeki sınırları düşürmelerini öneriyoruz. Asgari ücret vergi istisnasının matrahtan indirim yoluyla yapılmasını öneriyoruz. Brüt ücreti 100 bin lira olan, beyaz yakalı, bugün İstanbul’da bir plazada çalışan, emeği sömürülen bir kişinin maaşının başına gelen, SSK primi, gelir vergisi, damga vergisi uygulanıyor. Gelir vergisi oranı ocak ayında yüzde 15. Kendisine ödenecek maaş, 81 bin liraya düşüyor. Bir sonraki ay, direkt vergi dilimi değişmiş, aldığı para 72 bine düştü. Bir sonraki ay, vergi dilimi yüzde 27’ye çıktı, aldığım para 73 bin liraya düştü. Eylül gelince 65 bin liraya düştü. Aralık ayında 63 bin liraya düştü. O yüzden dilimlerin beşer puan indirilmesini, ilk barajın hazirana, ikinci barajın eylüle kadar idare etmesini, ocak ayından ilan edip mart ayında kışa dönmesine itiraz eden bir kanun teklifi.

“Emeğin vergi yoluyla çalınmasına hep beraber itiraz edeceğiz”

Bütün maaşlıları, bugün Meclis’te grup önerileri bitip gündeme geçilmeden önce, İç Tüzük 37’ye göre, CHP Milletvekilimiz Umut Akdoğan’ın bütün partimiz adına verdiği bu teklifin oylamasına bakmaya davet ediyorum. Burada ‘evet’ oyu verenler, maaşların kuşa çevrilmesine rıza gösterenler olacak. Bizim kanun teklifimizi destekleyenler, maaşların vergi cambazlığı yoluyla erimesine engel olacaklar. Burada sadece bu kanun teklifinin gündeme alınıp, oylanıp kabul edilmesiyle vergide adalette sona gelinmez mücadelede ama önemli bir nefes alınır. Bu konuda CHP grubu, tam kadro Meclis’te olacak. Hep beraber emekçinin yanında olacağız. Emeğin vergi yoluyla çalınmasına hep beraber itiraz edeceğiz.

“Biz milleti yük görmeyiz. Küfeyi taşıyamayanlar, çıkarın. Biz taşıyacağız”

Biz en düşük emekli maaşının bir asgari ücret olmasını söyledik. Tayyip Bey buna dertlenmiş. Demiş ki ‘Bunların sırtında küfe yok.’ Ben küfeyi istiyorum. CHP olarak küfeyi istiyoruz. Millet sana küfeyi verdi. Küfenin içine emekliyi, asgari ücret koyuyorsun, taşıyamıyor, ağır geliyor. Tarım, çay, fındık, üzüm, narenciye, buğday üreticisi beyefendiye ağır geliyor. ‘Milletin efendisi’ denilen çiftçiyi taşıyamıyor, ağır geliyor. Ama ’47 tane şirketin vergi borcunu silelim’ deyince küfeyi taşıyor. Beyefendiye beşli çeteler, yandaş müteahhitler, holdingler ağır gelmiyor; 10 bin lirayla geçinene ‘Asgari ücret ver’ diyorum, ‘Taşıyamam, ağır geldi’ diyor. Bırak, ben taşıyacağım, ver küfeyi. On bin liralık en düşük emekli maaşını 12 bin 500 yapmış. ‘Çok ağır geldi.’ Emekliyi taşıyamayanlar, asgari ücretliyi küfesine çok görenler iktidar kulisindeler. O yükü taşıyacak olanlar, emeklinin derdinin sırtlanılmasını onurlu vazife bilenler, bugün 17 bin liradan utanıp onu 85 bin lira yapacak olanlar sizlersiniz. Bu yükü taşımaya hazır mısınız? Gidin ve onlara gösterin; hangi yük ağırdır, o yük kime hafif gelir. Biz milleti yük görmeyiz. Küfeyi taşıyamayanlar, çıkarın. Taşıyacak bu aslanlar. Biz taşıyacağız.”

(SON)

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-tbmm-grup-toplantisi-ozgur-ozel-biz-milleti-yuk-gormeyiz-kufeyi-tasiyamayanlar-cikarin-biz-tasiyacagiz-2/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özel: “Bugün En Düşük Emekli Maaşını Asgari Ücret Yapsın, Vallahi Billahi Tayyip Bey’e Teşekkür Edeceğim” https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozel-bugun-en-dusuk-emekli-maasini-asgari-ucret-yapsin-vallahi-billahi-tayyip-beye-tesekkur-edecegim/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozel-bugun-en-dusuk-emekli-maasini-asgari-ucret-yapsin-vallahi-billahi-tayyip-beye-tesekkur-edecegim/#respond Sun, 21 Jul 2024 21:39:18 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=41264 Haber: ÇAĞATAN AKYOL – Kamera: ONUR DURSUN

(İSTANBUL) – CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Bugün en düşük emekli maaşını asgari ücret yapsın, vallahi billahi basın toplantısı düzenleyeceğim, hiç eleştirmeyeceğim, Tayyip Bey’e teşekkür edeceğim” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul’un Beyoğlu ilçesindeki Emekli Evi’ni ziyaret etti. Beyoğlu Belediyesi Başkanı İnan Güney’in ev sahipliği yaptığı ziyarette Özel’e CHP İstanbul milletvekilleri Yunus Emre ve Yüksel Mansur Kılınç, İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, İl Kadın Kolları Başkanı Hatice Selli Dursun eşlik etti.

Burada kalabalığa seslenen Özel, İnan Güney’i seçim başarısından ve Emekli Evi’ni açmasından dolayı tebrik etti. İstanbul’da emeklilere yönelik hizmetlerini anlatan Özel, şunları söyledi:

” İstanbul Büyükşehir Belediyesi, emekliler için 10 bin lira yıllık pazar desteği sağlıyor. Emeklilere İstanbul Büyükşehir Belediyesi her gün ücretsiz Halk Ekmek sağlıyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi, emekli vatandaşların eski evleri kentsel dönüşüme tabi oluyorsa yapı dönüşümünde yüzde 65’lik destek sağlıyor. Evini kentsel dönüşüme sokan emekliye ilave 9 bin lira kira desteği veriyor. Şişli’de zor durumdaki emekliler için 5 bin liralık pazar desteği… Ayrıca kent lokantalarını çok beğendi emekliler. Şişli Belediyesi’nin Gezici Kent Lokantası, Beylikdüzü’nde Emekliler Lokali, Küçükçekmece’de Emekliler Kafeteryası. 200 metrekarelik bir alan. Çekmeköy’de Emekliler Lokali, bir diğeri de hazırlanıyor. İstanbul’da kazandığımız 26 belediyede emekliler ile ilgili özel mekanları, özel hizmetleri hayata geçireceğiz. Emeklilerin -maalesef üzülerek söylüyorum- iş hayatında alın teri döken, gözünün nurunu akıtan, dirsek çürüten emekliler memleketi bugünlere getirdi. Memleket bugünlere ulaştıysa emekliler sayesinde ulaştı. Onların mücadeleleri var. Şimdi rahat edecekleri günler geldiğinde tarihin en büyük ekonomik krizi karşısında onlara sahip çıkması gereken devlet, onları bu kriz ile baş başa bırakıyor.”

“AKP gidecek, kaybettiklerimizi bulacağız”

AKP’nin ilk iktidara geldiğinde bir emekli maaşının 1,5 asgari ücret olduğunu söyleyen Özel, şöyle devam etti:

“Yani hiç dokunmasalar, bugünkü düşük asgari ücreti 1,5 asgari ücret uygulasalar bugün en düşük emekli maaşının 25 bin lira olması gerekiyor. 1,5 asgari ücret o kadar ama bugün sözde zam yaptılar. Emekli maaşı 12 bin 500 lira oldu. 25 bin lira olması gereken emekli maaşı 12 bin 500 lira. İstanbul Planlama Ajansı bir çalışma yaptı. İstanbul’da bir emekli en az ne kadara geçinebilir; rahat etmek, keyif sürmek değil. Aç kalmamak ve sokakta kalmamak için 25 bin lira hesabını onlar bulmuş ama AKP geldi, ‘Emekliyi enflasyona ezdirmeyeceğim. Enflasyon hesabına göre zam vereceğim’ dedi. Geldiğinde 1,5 asgari ücret olan en düşük emekli maaşı, bugün 0,6 asgari ücret. 26 bin lira olacakken 12 bin 500 lira noktasına geldi. 10 bin lirayken 0,6’ydı. Efendim şimdi 0,75’e getiriyor ama önümüzde bu sefer hayat pahalılığının süreceği 6 koca ay var. O 10 bin lira bile ocak ayında 25 kilo dana kıyma alıyormuş. 400 lira dana kıymanın kilosu, ocakta 25 kilo dana kıyma alıyor. Bugün yaptıkları 12 bin 500 lira, 20 kilo dana kıyma alıyor. Yani bugün zam yapmıyorlar. Ocaktan buraya emeklinin mutfağından 5 kilo dana kıyma çalıyorlar. Bugün ocaktan buraya satın alma gücüyle 5 kilo dana kıyma, yani yaklaşık 3 bin lira daha eksilmiş maaş. Bugünkü 12 bin 500 lira, ocaktaki 10 bin lira değil, ocaktaki 9 bin lira. 6 ay daha önümüzde ezilecek, zayıflayacak, alım gücü düşecek bir süreç var. Emekliler, AKP geldiğinde, Tayyip Bey Başbakan olduğunda en düşük emekli maaşıyla 8 çeyrek altın alıyorlardı. Bugün emekli maaşı, 3 çeyrek altın almıyor. Cepten en az 5 çeyrek altın gitti. Bir emekli, bir çeyrek altın kaybetse bütün gün deli çıkar arar, nerede dolaştım, nerede düşürdüm bunu diye. Bakın bir emekli değil, her emekli; bir sefer değil, her ay bir çeyrek değil, 5 çeyrek kaybediyor. Vallahi aramak lazım. Bir taneyi kaybeden arıyor da 5 tane altın kaybeden niye aramayacak? Bir şey nerede aranır? Kaybedildiği yerde aranır. Biz nerede kaybettik 5 altını? Seçim sandığında. AKP geldi, 5 çeyrek altını kaybettik. AKP gidecek, kaybettiklerimizi bulacağız. Vallahi başka çaresi yok. Biz miting yaptık, seçimden önce anlatamadık. Emekliler seçimde oy vermediler. İkinci parti yaptılar, anlamadılar. Anketler oluyor, CHP birinci, bunlar ikinci, anlamıyorlar. Emekli mitingi yaptık hepiniz geldiniz, anlamadılar. Yine gitmiş sefalet ücreti veriyor. Böyle geçim olur mu, geçim olmazsa seçim olur. Başka çaresi yok. Geçim yoksa seçim var. Bunun için, biz sizin için mücadeleye devam edeceğiz.”

“Emekli halk kart, zorlukları azaltacak”

Belediyelerin yaptığı çok farklı uygulamalar olduğunu, bunları artık bir ortak zeminde birleştireklerini ifade eden Özel, şöyle konuştu:

“CHP’li 411 belediye emekli halk kart diye bir kartta birleşiyorlar. Ön tarafı aynı, arka tarafı kendi belediyenizin kartı neyse, işareti neyse o olacak. Bütün Türkiye’de geçecek. Gerçi İstanbul’da o sorun yaşanmıyor ama birçok yerde emekliler 65 yaş üstü toplu taşımaya binince sorun çıkarıyorlar. Artık emekli halk kart varsa elinde o kartı gösterince kimse sorun çıkaramayacak. Türkiye’deki 411 CHP belediyesinde emekli halk kart hem ulaşım yönünden hem diğer hizmetler yönünden iş görecek. Emekli halk kartın verildiği belediyelerimizde CHP, hizmetleri ortaklaştıracak. Et desteği mi veriliyor, o karta yüklenecek. Süt desteği veriliyor, o karta yüklenecek. Pazar destekleri o karta yüklenecek. Belki bu kafeler gibi kafelerin sayısının çoğaltacağız ama diyeceğiz ki esnafa, kahveci, kafeterya sahibine. Bize bu dükkandan ne kontenjan veriyorsunuz? Diyecek ki ben müşterimin yüzde 10’u emekli olsun, gelsin elindeki kart ile burada otursun, sizin dediğiniz fiyatlardan alışveriş yapsın diyecek. O anlaşmaları sağlayacağız. Emekli halk kart, sizi bu hayat pahalılığından kurtarmayacak, böyle bir yükün altından belediye gücü ile kalkmak mümkün değil ama sizi rahatlatacak. Sizin zorluklarınızı azaltacak. Belki pazarda fileyi biraz daha ağırlaştıracak. Gidilemeyen kasaba gitmeyi sağlayacak. Gönlün istediği kadar değil ama hiç olmamasından iyi olacak ama o halk kart sizinle CHP arasında gönül bağı kuracak. O gönül bağı günü gelince sizi bütün dert ve tasalarınızdan kurtaracak.”

“Emeklide geçim yoksa senin karşında seçim var kardeşim, bu kadar net”

CHP iktidara geldiğinde ikinci ay en düşük emekli maaşını asgari ücrete yükseltecekleri sözünü veren Özel,  sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sonra hakkınızı geri vereceğiz. En düşük emekli maaşı iki yıl içinde 1,5 asgari ücrete çıkacak. Bugün asgari ücret 17 bin liraysa 26 bin lira olacak. Aslında asgari ücretin 25 bin lira olması lazım. Asgari ücret 25 bin liraysa emeklinin cebine giren de 37 bin lira olacak. Bunlar gelmeden önce oluyordu. Benim annem ve babam emekli, benim dedem bahçıvan. Anam ve babam aldıkları iki emekli maaşıyla ev aldılar. Emekli olunca araba aldılar. Çocuklara, torunlara baktılar ama şimdi öyle bir noktaya geldi ki, emekli maaşıyla emekli kapıdan dışarıya adımını atamıyor. O yüzden hep birlikte, hep beraber çok doğru işleri yapmamız lazım. Emekliler, bunların kimi öğretmen, kimi banka memuru, kimi tersaneden emekli işçi, herkes bir görev yapmış. Bu emekliler, sözüne kıymet verilen, tertemiz bir geçmişleri olan, alınlarının terini helal lokma için akıtmış insanlar. Sözü dinlenir insanlar. Bakmayın siz, hükümet sesinizi duymuyor. Bir öğretmen, 10 binlerce öğrenci geçmiş elinden… Emekli öğretmenlere sesleniyorum, bütün öğrencilerinize hem kendiniz hem bu milletin geleceği için yeniden anlatmaya başlayın. Bankada yıllarca maaş dağıtmış, o bankadan tanıdığın kim varsa onları mutlaka bulup konuşmak lazım. Yıllarca birlikte emek verilen işçi arkadaşlar emekli olmuş. Onları bulmak ve konuşmak lazım. Artık bu derdin, tasanın sona ereceği yer seçim sandığından başkası değildir. Ha sesinizi duyarlar, ellerinden tutan yok. Bugün en düşük emekli maaşını asgari ücret yapsın, vallahi billahi basın toplantısı düzenleyeceğim. Hiç eleştirmeyeceğim. Tayyip Bey’e teşekkür edeceğim. Bu emeklinin sesini duydun, hiç olmazsa şimdi bir asgari ücret verdin diye. Her mikrofonu elime aldığımda diyeceğim ki Tayyip Erdoğan, emeklilere asgari ücret vermiştir, seslerini duymuştur. Bizim siyasetimiz böyle. Sen emekliye zammı ver. Teşekkürü al ama emekliye zam vermiyorsan, emeklide geçim yoksa senin karşında seçim var kardeşim. Bu kadar net. Asgari ücreti 25 bin lira yaparsa, en düşük emekli maaşını asgari ücret yaparsa; Rize’deki çay üreticisini perişan etti, çayın taban fiyatını 25 lira yapar ve farkı hemen öderse; buğdayı bedavaya almaya çalışıyorlar, buğday taban fiyatını yükseltir 15 lira taban fiyatını verirse, ben erken seçim demeyeceğim kardeşim. Bunları yapsın, erken seçim demeyeceğim ama yapmıyorsa geçim yoksa seçim var.”

“Sesiniz olmaya devam edeceğiz”

Özel, emeklilerin sorunlarını anlatarak, şunları söyledi:

“Bugün emekliler üç kademede emekli oldular. İnanılmaz mağduriyetleri var. Mutlaka emeklilerin maaşlarıyla ilgili tek tip düzenleme yapılmalı. Mutlaka intibak yasası çıkarılarak bu ayrımlar ortadan kaldırılmalı. Ayrıca prim güncelleme katsayısı, aylık bağlama oranları, aylıkların alt sınırlarının hakkaniyetle belirlenmesi lazım. Perişan ettiler, bunların hepsinin ayrı ayrı düzeltilmesi gerekiyor. CHP olarak sizin sesiniz olmaya devam edeceğiz. Emeklilerimizle mücadele etmeye devam edeceğiz. Mademki halkın partisi, halkın bütün sorunlarının üzerinde durmaya devam edeceğiz. Biz Cumhuriyet’in ikinci yüzyılının ilk yerel seçimlerinde, İnan Başkan’a görev verdiğiniz seçimde, İstanbul’da 14 belediyemizi 26’ya çıkardık. Türkiye’de 217’den 411’e çıkardık. Nüfusun yüzde 65’ini, ekonominin yüzde 80’inini yönetiyoruz belediyelerde. Partimizi 47 yıl sonra Türkiye’de birinci parti yaptık. Durmadan çalışıyoruz, size söz veriyorum. CHP, yapılacak ilk genel seçimlerde şimdi de anketlerde olduğu gibi, son seçimde olduğu gibi yine birinci parti çıkacak. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisi yeniden iktidar olacak. Gazi Mustafa Kemal’in partisi İstanbul’u işgalden kurtaran partidir. Maraş’ı Fransızlardan kurtarırken, Türkiye’yi yedi cihanın işgalinden kurtarırken o zaman Gazi Mustafa Kemal Atatürk vardı. 1920’de kurduğu Meclis vardı. O Meclis ile birlikte büyük bir mücadele verdi. İki büyük eserim dediği Türkiye Cumhuriyeti ile CHP’yi kurdu. Biz Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyetlerinden geliyoruz, biz Kuvayi Milliye’den geliyoruz. Biz bu ülkeyi düşmandan kurtarmışız. Bu ülkeyi yokluk ve yoksulluktan, esaretten, açlıktan, hastalıktan kurtarmışız. 100 yıl sonra sizi bu yoksullukla, bu açlıkla, bu onurunuzu kuran kötü muamele ile yüz üstü mü bırakacağız? Emeklileri 100 yıl sonra bir kez daha Atatürk’ün partisi kurtaracak. Söz veriyorum. Bu güzel pazar sabahı için ilçe başkanıma, belediye başkanıma, kadın kollarına, gençlik kollarına teşekkür ediyorum. Bize burada ev sahipliği yapan, canımızın için değerli emeklilerimizin ayrı ayrı ellerinden öpüyorum.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozel-bugun-en-dusuk-emekli-maasini-asgari-ucret-yapsin-vallahi-billahi-tayyip-beye-tesekkur-edecegim/feed/ 0
Özel emeklilere söz verdi: CHP iktidara geldiğinde maaşlarınız ikinci ayda asgari ücret seviyesine çıkacak https://www.haber60.com.tr/ozel-emeklilere-soz-verdi-chp-iktidara-geldiginde-maaslariniz-ikinci-ayda-asgari-ucret-seviyesine-cikacak/ https://www.haber60.com.tr/ozel-emeklilere-soz-verdi-chp-iktidara-geldiginde-maaslariniz-ikinci-ayda-asgari-ucret-seviyesine-cikacak/#respond Sun, 21 Jul 2024 08:57:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=41219 Beyoğlu Emekli Evi’ni ziyaret eden CHP Genel Başkanı Özgür Özel, en düşük emekli maaşına yapılan zamma tepki gösterdi. Emeklilere de söz veren Özel “CHP iktidara geldiğinde; emekli maaşı birinci ay değil yetişmez, ikinci ay asgari ücret olacak. İki yıl içinde bir buçuk asgari ücrete çıkacak. Hakkınızı alacaksınız” ifadelerini kullandı.

CHP’li belediyelerin emeklilere yönelik hizmetlerini anlatan Özel, şu açıklamalarda bulundu; “Beyoğlu’ndaki emekli kafe çok önemli bir örnek. Biz seçimlerden önce emeklilere enflasyonun çok altında zam yapılınca dedik ki ‘bu mesele bizim meselemizdir’. Her mitingde emeklinin derdini anlattık. ‘Adaylarımıza sahip çıkın. Bu iktidara sarı kartı gösterin. Sesiniz olmaya devam edeceğiz’ dedik. Sonunda belediyelere ilk talimatımız emeklilere sahip çıacak projeler oldu. Uşak’ta gördüğüm prefabrik emekli kafeyi tüm Türkiye’de yaygınlaştırmak istedik. Özgür Başkanım dedi ki ‘İlhan Başkanım Beyoğlu’nda yaptı’. Bir tarafta bir kahveye 200 TL verenler, diğer tarafta çay kahve içemeyenler vardı. 1 TL’ye çay, 5TL’ye kahve yaptı. Bu örnekler bütün Türkiye’ye yayılacak. İstanbul Büyükşehir Belediyesi emekliler için 10 bin TL pazar desteği sağlıyor. Her gün ücretsiz halk ekmek sağlıyor. Emekli vatandaşların evleri kentsel dönüşüme tabi oluyorsa, yapı dönüşümünde yüzde 65’lik destek sağlıyor. Evini kentsel dönüşüme sokan emeklilere 9 bin TL kira desteği sağlanıyor. Üsküdar’da ve Şişli’de 5 bin TL pazar desteği, kent lokantaları, Beylikdüzü’nde emekliler lokali, Küçükçekmece’de emekliler kafeteryası, Çekmeköy’de emekliler lokali, yine emeklilerin kullanımına uygun olarak emekliler lokali hazırlanıyor. İstanbul’da kazandığımız 26 belediyede emekliler ile ilgili özel hizmetleri hayata geçireceğiz. Çok daha iyilerini yapacağız.”

AKP öncesi dönemdeki emekli maaşlarını hatırlatan Özel, şunları söyledi; “Emekliler memleketi bugünlere getirdi. Onların emekleri mücadeleleri var. Rahat edecekleri günleri geldiğinde, devlet onları bu krizle baş başa bırakıyor. AKP iktidara geldiğinde, bir emekli maaşı bir buçuk asgari ücretti. Hiç dokunmasalar, bugün en düşük emekli maaşı 25 bin TL olacaktı. Bugün sözde zam yaptılar. En düşük emekli maaşı 12 bin TL. AKP, ‘Enflasyona ezdirmeyeceğim’ dedi, bugün emekli maaşı 0.6 asgari ücreti.10 bin TL’ye isyan ettik. O bile Ocak ayında 25 kilo dana kıyma alıyormuş. Bugün yaptıkları zamla 20 kilo dana kıyma alınıyor. Ocak’tan bu yana emeklinin mutfağından 5 kilo dana kıyma çaldılar. Maaş 3 bin TL daha eksilmiş. 6 ay daha önümüzde zayıflayacak, alım gücü düşecek bir süreç var. Emekliler, Tayyip bey iktidara geldiğinde en düşük emekli maaşıyla 8 çeyrek altın alıyorlardı. Bugün, emekli maaşı 3 çeyrek altın almıyor. Cepten en az 5 çeyrek altın gitti. Bugün cebinizden bir çeyrek altın gitse ararsanız. Her ay her emekli, 5 çeyrek altın kaybediyor. Aramak lazım. Bir şey kaybedilen yerde aranır. Biz nerede kaybettik? Seçim sandığında. AKP gidecek, kaybettiklerimizi bulacağız. Başka çaresi yok. CHP iktidara geldiğinde; emekli maaşı birinci ay değil yetişmez, ikinci ay asgari ücret olacak. İki yıl içinde bir buçuk asgari ücrete çıkacak. Hakkınızı alacaksınız. “

]]>
https://www.haber60.com.tr/ozel-emeklilere-soz-verdi-chp-iktidara-geldiginde-maaslariniz-ikinci-ayda-asgari-ucret-seviyesine-cikacak/feed/ 0
BTP Lideri Hüseyin Baş, Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek’e Tepki Gösterdi https://www.haber60.com.tr/btp-lideri-huseyin-bas-hazine-ve-maliye-bakani-simseke-tepki-gosterdi/ https://www.haber60.com.tr/btp-lideri-huseyin-bas-hazine-ve-maliye-bakani-simseke-tepki-gosterdi/#respond Sat, 13 Jul 2024 23:12:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=39232 (ANKARA) – Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in “Türkiye’de asgari ücret düşük değil” sözlerine, “Sen gel bakayım bu ücretle bir ay yaşa, bırak bir ayı ben kendisine bir haftalığına asgari ücret veriyorum, haftalık asgari ücret al da yaşa bakalım. Bu parayla geçinebilir misin, mümkün değil” diyerek karşılık verdi.

BTP lideri Hüseyin Baş, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in ‘başardık’ paylaşımına ve asgari ücrete ilişkin açıklamalarına tepki gösterdi. Şimşek’in ‘milletle dalga geçtiğini’ savunan Baş, şunları söyledi:

Mehmet Şimşek’in ‘Başardık’ paylaşımına cevap

“Mehmet Şimşek Türk milletinin alım gücünü düşürmeyi başardı, Türk devletinin sahip olduğu zenginlikleri satmayı başardı. Mehmet Şimşek’in bir şeyleri başardığı kesin ama ne adına başardığı, kimin adına başardığı, kimin menfaatine başardığı tartışma konusu. Ekonomiye milletin ümüğünü sıkalım, kemer sıkma adı altında boğazını sıkalım mantığıyla bakarsan birçok şeyi başarmış oluyorsun. Evet, başardınız millet fakir, emekliler geçinemiyor bunu da başardınız, enflasyon yüzde yüze yakın bunu başardınız, başarılan şeyler ortada! Ama başarılamayan şeyler var. Başarılamayan şeyler de bu milletin refahı, bu milletin yarınlarını garanti altında görmesi…

“Gri listeye sanki ben soktum”

Mehmet Şimşek gri listeden çıktık diye ‘başardık’ diyor. Gri listeye sanki ben soktum onları. Neyi başardın? Sen gri listeye girmeyi başardın. Dünyada çok az ülkenin girebildiği bir listeye girmeyi başardın ve çıkınca da başardık diyorsun. Asıl başarı o listeye girmekti! Bence Erdoğan’ı alkışlamak lazım, nasıl soktun ülkeyi o listeye? O listeye girişte Soylu’nun da çok payı var tabii.

Vatandaşa şükür – sabır

Şükür dediğin şey aslında Allah’ın sana verdiği nimetlere şükürdür. Allah’ın sana verdiği nimetleri senin önünden çekip alan insanların yaptıklarına karşı şükretmek gibi bir dini sorumluluk yok hatta bu nokta din sana, ‘buna tepki göster çünkü senin hakkın gasp ediliyor’ der. Ekonomide başarılan şey toplumun imkanlarının elinden alınması, toplumun zenginliklerinin gasp edilmesidir, fakirleştirilmesidir.

“Şimşek bu milletle dalga geçiyor”

Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, ‘Asgari ücret Türkiye’de düşük değil’ diyor.  ‘Asgari ücret Türkiye’de düşük değil’ demek bu milletin bilinciyle, zekasıyla, hayatıyla, karakteriyle, kişiliğiyle, tarihiyle her şeyiyle dalga geçmektir.  Bakan, ‘asgari ücret düşük değil’ diyor. Sen gel bakayım bu ücretle bir ay yaşa, bırak bir ayı ben kendisine bir haftalığına asgari ücret veriyorum, haftalık asgari ücret al da yaşa bakalım. Sen bırak aylığı, bir ay boyunca o parayla geçiren ailelerin – kişiler değil bak ailelerin –  olduğu bir ülkede sana ‘sen al bu parayı bir hafta geçin’ diyorum.  Bu parayla geçinebilir misin, mümkün değil. Dolayısıyla buna ‘düşük değil’ diyor. Sen bu milletle dalga geçiyorsun, bu milleti tanımıyorsun, bu milletin içinde değilsin, bu milletin koşullarının farkında değilsin. Bu millet faturasını ödeyemiyor, bu millet kredi kartını ödeyemiyor, bu millet market alışverişini yapamıyor, bu millet çoluğunun çocuğunun ihtiyaçlarını karşılayamıyor.

“Ekonomi Fitch’in gözünde düzeliyor çünkü istediklerini alıyorlar”

Biz böyle bir durumdayız ama hala ‘ekonomiyi kalkındırıyoruz, düzeltiyoruz’ vs. deniyor.  Ekonomi Fitch’in gözünde düzeliyor, S&P’nin gözünde düzeliyor. Neden? Çünkü onlar istediklerini alıyorlar senden. Onların gözüne girmek için, onlara yaranmak için bir ekonomi oluşturuyorsunuz. İşte borsamız iyi, ne yapayım borsan iyisi ise! Sevinsin borsadaki, bana ne kardeşim senin borsan iyiyse benim maaşım kötü.

“Kredi notumuz yükseldikçe maaşlar düşüyor”

Neden hep bizim kredi notumuz yükseldiğinde maaşlarımız düşüyor? Millet olarak bunu sormamız lazım. Kredi notumuz her yükseldiğinde bizim alım gücümüz düşüyor. Bizim alım gücümüzle kredi notlarımız arasında ters orantı var. Bu saçma bir şey, böyle bir şey olur mu? Küresel emperyalist sistemin kurduğu ekonomik düzen ve düzenin mantalitesi bu. İnsanlar aç kalsın, insanlar geçinemesin ve o insanların alması gereken parayı belli odaklarda toplayalım… Küresel emperyalist ekonomik sistem zaten bu. Bu sistem şu anda Türkiye’de bu hard bir şekilde uygulanıyor. Türkiye’de kapitalizm yoktur, liberalizm yoktur, neoliberalizm yoktur. Türkiye’de hard Kapitalizm vardır yaşanan bu.

“Bu tablo tercihlerimizin sonucu”

Şimdi tatil dönemindeyiz,  hemen itirazlar başlar, ‘işte milyonlarca insan tatile gidiyor vs.’ Bakın daha önce söyledim bunu, gitsin 8 milyon insan tatile gitsin. Bu ülkenin yüzde 10’nu bunlar. 8 milyon Yunanistan’ın nüfusundan fazla. Benim o 8 milyona bir lafım yok, onun parası var, imkanı var, gücü var, her şeyi var bunda bir sorun yok, biz kalan 77 milyonu ne yapacağız, ben bunu soruyorum. Bu tablo bizim siyasi tercihlerimizin sonucu, tercihlerimizi değişmek durumundayız, değişmediğimiz sürece bu hep böyle gider.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/btp-lideri-huseyin-bas-hazine-ve-maliye-bakani-simseke-tepki-gosterdi/feed/ 0
TİP Sözcüsü Sera Kadıgil: En düşük emekli aylığı asgari ücrete çıkmalı https://www.haber60.com.tr/tip-sozcusu-sera-kadigil-en-dusuk-emekli-ayligi-asgari-ucrete-cikmali/ https://www.haber60.com.tr/tip-sozcusu-sera-kadigil-en-dusuk-emekli-ayligi-asgari-ucrete-cikmali/#respond Sat, 13 Jul 2024 22:27:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=39179 (İSTANBUL) – Türkiye İşçi Partisi (TİP) Sözcüsü Sera Kadıgil, Beşiktaş Cumartesi Pazarı’nda vatandaşlara seslendi. Erken seçim çağrısı yapan Kadıgil, “En düşük emekli aylığının asgari ücrete çıkmasını sağlayalım. Asgari ücretin yaşayabilecek bir seviyeye çıkmasını sağlayalım. El ele verelim bizi soyan bu hırsızlardan kurtulalım, hemen seçim diyoruz, bugün seçim diyoruz” dedi.

TİP Sözcüsü ve İstanbul Milletvekili Sera Kadıgil, Beşiktaş Cumartesi Pazarı’nda pazarcıları ziyaret etti ve yurttaşlarla konuştu. Ziyaretin ardından pazarda açıklama yapan Kadıgil, asgari ücretin yaşanabilir bir seviyeye, düşük emekli aylığının da asgari ücrete çıkartılması çağrısında bulundu.

“Emekli ağlıyorsa tek bir müsebbibi vardır, ismi de Recep Tayyip Erdoğan’dır”

Kadıgil, şunları söyledi:

“Şu an Meclis’te hiçbirimizin derdine deva olmayacak saçmalıkları görüşürken hepimizin ciğerini yakan hiçbir şeyi görüşmüyoruz. Ağalar, paşalar ne anlatıyor bize biliyor musunuz? Bize diyorlar ki emekliye 5 kuruş zam vermeyiz. Bize diyorlarki ‘asgari ücretliye 5 kuruş zam vermeyiz.’ Bize diyorlar ki ‘ücretle çalışan hiç kimseye 5 kuruş zam vermeyiz.’ Sebebini soruyoruz ‘enflasyon arıyor’ diyorlar. Buradan açık açık ilan ediyoruz; bu ülkede enflasyon artıyorsa, şu arkamda gördüğünüz pazara gelen bir emekli 2 kilo domates alamadığı için ağlıyorsa bunun bu ülkedeki tek bir müsebbibi vardır, ismi de Recep Tayyip Erdoğan’dır.

Şu anda biz asgari ücret zammını görüşmek yerine ne görüşüyoruz biliyor musunuz? Öğretmenlerin hayatını karartacak bir yasa tasarısı görüşüyoruz. Şu anda biz bu ülkede yaşayan alın teriyle yaşayan insanlara zam vermek yerine ne görüşüyoruz biliyor musunuz? Sokaktaki bütün hayvanları katletmek üzere getirdikleri bir yasa tasarısını görüşüyoruz. Şu anda biz kadınlar için emekli ve dul aylıklarına zam görüşmek yerine kadının soyadını hakkını ayaklar altına alan bir düzenleme görüşüyoruz. Sevgili arkadaşlar, sevgili yurttaşlar biz şu anda yalnızca ve sadece patronların ve o patronlara uşaklık eden siyasi iktidarın çıkarlarını görüşüyoruz ve biz o yüzden buradan Beşiktaş pazarından bizi yönettiğini sanan o Beyler var ya o bıyıklılar var ya onlara sesleniyoruz:

“AKP’li ve MHP’li vekillerin yüzleri yok elinizi sıkmaya”

İşinizi yapmadığınız için bu haldeyiz. İçerde pazar var Allah’tan korkun. Fasülyenin kilosu kaç para biliyor musunuz? Sordum içerde hiç AKP’li, MHP’li milletvekilleri bu pazara geliyor mu?’ diye. Bir kere bile uğramamışlar seçimden beri, yüzleri yok arkadaşlar karşınıza gelmeye, elinizi sıkmaya, nasılsınız diye sormaya AKP’li ve MHP’li milletvekillerini yüzleri yok olmaz da. Çünkü bizim cebimizden para çalıyorlar. TÜİK enflasyon açıklıyor her sene. Bu sene yüzde 70’miş enflasyon. Domatesin bundan haberi var mı? Dolmanın, kıymanın bundan haberi yok mu? O paşarın bundan haberi var mı yok mu? Tayyip efendi 4 uçakla gidiyor Amerika’ya haberiniz var mı? Almanya’ya gidiyor 44 arabalık konvoy kuruyor haberiniz var mı? Yok ve TÜİK yalan söyleyerek, alenen gözümüzün içine baka baka yalan söyleyerek enflasyon oranlarını küçük göstererek hepimizin cebinden para çalıyor, hırsız bunlar hırsız.

“Herkes duysun TÜİK hırsızdır, Cumhur İttifakı hırsızdır”

Herkes duysun, TÜİK hırsızdır, Cumhur İttifakı hırsızdır. Halkın gündemini konuşmak yerine alamadığımız dolmalık biberin, çocuğun beslenmesine koyamadığımız bir avuç kirazın hesabını tutmak, o Meclis’i bunun için çalıştırmak yerine Anayasa’yı ayaklar altına çalıştırmak için çalıştırıyorlar. Biz bu yüzden bugün buraya geldik açık açık ilan ediyoruz bütün emeklilere zam istiyoruz, bütün asgari ücretlilere zam istiyoruz. Ücretle çalışan herkese zam istiyoruz. İnsanca yaşamak, alnımızın terini kazanmak istiyoruz. En düşük emekli aylığının asgari ücrete çıkmasını sağlayalım. Asgari ücretin yaşayabilecek bir seviyeye çıkmasını sağlayalım. El ele verelim bizi soyan bu hırsızlardan kurtulalım, hemen seçim diyoruz, bugün seçim diyoruz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/tip-sozcusu-sera-kadigil-en-dusuk-emekli-ayligi-asgari-ucrete-cikmali/feed/ 0
Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç: En düşük emekli aylığı yükseltilmelidir https://www.haber60.com.tr/yeniden-refah-partisi-genel-baskan-yardimcisi-suat-kilic-en-dusuk-emekli-ayligi-yukseltilmelidir/ https://www.haber60.com.tr/yeniden-refah-partisi-genel-baskan-yardimcisi-suat-kilic-en-dusuk-emekli-ayligi-yukseltilmelidir/#respond Thu, 11 Jul 2024 23:18:07 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=38686

Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, “En düşük emekli aylığı yükseltilmelidir. En düşük emekli aylığı asgari ücret düzeyine yükseltilmelidir. Diğer tüm emeklilerin maaşları da orantılı olarak buradan yukarıya doğru kademeli olarak yükseltilmelidir. Sadece en düşük emekli maaşını yükseltmek bütün emeklileri en düşük emekli maaşı ile geçirmeye mahküm etmekten başka bir şey değildir” dedi.

Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, Genel Başkan Fatih Erbakan başkanlığında gerçekleştirilen Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı sonrası açıklamalarda bulundu. Kılıç, Srebrenitsa Katliamı’nın 29’uncu yıl dönümünü anımsatarak, “8 bin 372 sivil insan dünyanın gözleri önünde Sırplar tarafından katledildi. Birleşmiş Milletlerin, Amerika Birleşik Devletleri’nin gözü önünde medeniyetin beşiği olarak belirtilen Avrupa’da, Almanya’nın, Fransa’nın, İtalya’nın, İngiltere’nin gözleri önünde 8 bin 372 iki sivil hunharca katledildi. Aynı senaryo bugün Gazze’de sahneleniyorlar. Yine ABD gözcü, Birleşmiş Milletler sözcü, İngiltere, Fransa, Almanya başta olmak üzere bütün Avrupa Birliği üyesi ülkeler alkışçısı olarak Gazze’de benzer bir soykırımı tırmandırmaya devam ediyor. Gerek Srebrenitsa gerekse Gazze’de hayatını kaybeden masumlara Allah’tan rahmet diliyoruz. Bu vesileyle merhum Aliya İzzetbegoviç’i de rahmetle anıyorum. Balkanların Bilge Kralı İzzet Begoviç bütün bu yaşananlarla ilgili olarak tarihe şu cümleyle not düşmüştü. ‘Soykırımı unutmayın çünkü unutulan her soykırım yeniden tekrarlanır’. Yine bu vesileyle birlikte Milli Görüşümüzün kurucu lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan hocamızı da Bosna’ya ve Bosna’da yaşananlara kayıtsız kalmadığından dolayı Bosna halkına dünyadan uzanan ilk yardım elinin sahibi olduğundan dolayı hem şansını hem davasını hem de Anadolu insanını ve Türkiye Cumhuriyeti’ni temsilen Bosna’nın yardımına koştuğundan dolayı bir kere daha rahmetle, minnetle, özlemle yad ediyoruz” diye konuştu.

Kılıç, DİSK-AR’ın haziran ayı tespitlerine göre 10 milyon 31 bin vatandaşın geniş tanımlı işsizlik kapsamında işsiz olduğunu ifade ederek, “Uzun bir aradan sonra ilk defa işsiz insan sayısı Türkiye’de 10 milyon rakamını aşmış bulunmaktadır. Bu rakam aynı zamanda Türkiye’nin iş gücünün yüzde 25’ine karşılık gelmektedir. 10 milyon insanımız ve çalışabilecek nüfusun yüzde 25’inden fazlası bugün Türkiye’de işsiz durumdadır. Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek başta olmak üzere ekonomi yönetimini bu rakamları görmeye, Türkiye’nin gerçeklerini fark etmeye davet ediyoruz. Bu rakamlara gözlerini kapayarak bu rakamları görmezlikten gelerek Türkiye’nin gerçek ekonomik verilerine gözünü, kulağına tıkayarak çözüm üretebilmeleri mümkün değildir. Ekonomi yönetimi bugün bir toplantı yapacak. Bu toplantıya iktidar partisi yetkilileri de katılacak. Gözümüz, kulağımız Külliye’de yapılacak olan bu toplantıdadır. Türkiye’de yıllık enflasyon, TÜİK’in açıkladığı rakam itibariyle yüzde 71,60. Enerji Bakanlığı’nın açıkladığı ve yürürlük kazanan elektrik zammı yüzde 38. Yüzde 38 elektrik zammı demek iğneden ipliğe her şeyi önümüzdeki ay daha yüksek zamlar gelecek. Enflasyon rakamı bu göstergenin altına düşmeyecek demektir. En düşük emekli aylığına düşürülen zam yüzde sıfır. Asgari ücret için düşürülen artış aynı şekilde yüzde sıfır. Maalesef Türkiye’de bu istatistikler ha yüzde 75 ha yüzde 45 diyen bir TÜİK Başkanı tarafından idare edilmektedir. Anlaşılır bir durum değil. Ekonomi yönetimini rakamları doğru görmeye, Türkiye’nin ekonomi gerçeklerini doğru bir mercekten izlemeye davet ediyoruz. Halkın enflasyonunu görebilmek için halkın arasına girmeleri lazımdır. Bugün Külliye’de emeklinin yüzünü güldürecek, bayram ettirecek bir açıklamanın çıkmasını bekliyoruz. En düşük emekli aylığını yükseltmek çözüm değildir. En düşük emekli aylığı yükseltilmelidir. En düşük emekli aylığı asgari ücret düzeyine yükseltilmelidir. Diğer tüm emeklilerin maaşları da orantılı olarak buradan yukarıya doğru kademeli olarak yükseltilmelidir. Sadece en düşük emekli maaşını yükseltmek bütün emeklileri en düşük emekli maaşı ile geçirmeye mahküm etmekten başka bir şey değildir” dedi.

‘AÇLIĞIN ALFABESİ, PARTİSİ, İDEOLOJİSİ YOKTUR’

Kılıç, sözlerini şöyle sürdürdü; “Asgari ücret en düşük emekli maaşı ve diğer tüm düşük ücretlerle ilgili olan konularda muhalefet partilerinin söylem benzerliği içerisinde olması son derece doğal ve normal. Topumu yakından takip ediyoruz. Bu asgari ücretle geçinmek mümkün değil. Bu emekli maaşıyla geçinmek mümkün değil. Yüzde 75’e yakın enflasyonun olduğu bir ülkede en düşük emekli aylığını ve asgari ücreti zamsız sürdürebilmek mümkün değil. Başta ekonomi yönetimi olmak üzere hükümet yetkililerinin tamamını adil, vicdani bir çözüm için ellerini taşın altına koymaya davet ediyoruz. ‘Para yok’ diyerek bu işten kurtulmak mümkün değil. Öte yandan muhalefetin her türlü siyasi zeminde olağan hukuki sınırlar içerisindeki tepkisini, tepkiselliğini destekliyoruz. Hükümetin sorunlara dikkatini uyandırabilmek için yapılacak olan sosyal ve toplumsal sivil girişimlerini destekliyoruz. Hangi partiden gelirse gelsin, hükümetin dikkatini sorunlara çekmek yönünde atılacak adımlar doğru adımlardır. Yer yer bu adımları biz de atıyoruz, atmaya devam edeceğiz. Emeklinin sesi olmak zorundayız. Asgari ücretlinin sesi olmak zorundayız. Açlık sınırının altında yaşamak zorunda bırakılan milyonların sesi olmak zorundayız. Açlığın alfabesi, partisi, ideolojisi yoktur. Açlık sınırının altında yaşayan herkesin meselesi hepimizin meselesidir” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/yeniden-refah-partisi-genel-baskan-yardimcisi-suat-kilic-en-dusuk-emekli-ayligi-yukseltilmelidir/feed/ 0
Sendikalar, asgari ücret ve emekli maaşı taleplerini açıkladı https://www.haber60.com.tr/sendikalar-asgari-ucret-ve-emekli-maasi-taleplerini-acikladi/ https://www.haber60.com.tr/sendikalar-asgari-ucret-ve-emekli-maasi-taleplerini-acikladi/#respond Tue, 09 Jul 2024 21:36:20 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=38208

TÜRKİYE İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş), Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Hak-İş) ve Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) bir araya gelerek, asgari ücret, emekli maaşı, çalışan ücretleri ve vergi adaletsizliğine ilişkin talepleri içeren 10 maddelik bildiri açıkladı.

Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan ve DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, Türk-İş’te bir araya gelerek ortak açıklama yaptı. Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, ülke olarak bir ekonomik krizden geçildiğini belirterek, “Bundan 14 ay evvel kamuda Hak-İş’le beraber bir toplu iş sözleşmesi yaptık. Kamuoyunun tamamına yakınının memnun olduğu yüzde 90 oranında zammın bulunduğu bir ücret alındı. Zaman zaman ‘Odacının maaşı müdürü geçti, çöpçü öğretmeni geçti’ gibi meselelerle 1 ay boyunca muhatap olduk. Aradan 14 ay geçti, ekonomik yönden darmadağın olduk. Baktığınız zaman o dönemde bizim fazla aldığımızı söyleyen kesimler, şu anda kamuda öyle ücret dengesizlikleri var ki iki misline yakın ücret alıyorlar. 17 bin lirayla bırakın bir ayı bir hafta geçinme şansınız yok. Hala ‘ülkemizde asgari ücret fazladır, asgari ücret 10 sene önce şöyleydi’ gibi konuşmalar var. Bunları konuşmak anlamsız, ayıp ve günahtır. Tablo ortada, alınan paralar ortada ve marketlerde, raflarda olan fiyatlar da ortada” dedi.

‘BİZİM ÜZERİMİZDEN ELLERİNİ ÇEKSİNLER’

Depremin, savaşın, pandeminin maliyetini bildiklerini vurgulayan Atalay, “Fakat kötü bir ekonomik yönetimde bu maliyetleri de biz ödüyoruz. Düşünün enerji sektöründe 20 yıldır çalışan bir işçi 25 bin ile 30 bin arasında bir ücret alıyor. Patronuna sorduğunuz zaman ‘bu ücret yüksek bir ücret, bu ülkede çok rahat geçinilebilecek bir ücret’ diyor. ‘Allah size nasip etsin’ demek istiyorum; ama beddua etmek istemiyorum. Ülkemizde yüzde 20’lik bir kesim refah içinde yaşıyor, bedelini ise yüzde 80’lik bir kesim ödüyor. Özel sektördeki patronlar, kazandıkları para ve karları ortada. Ona rağmen 10 yıllık, 20 yıllık bir işçiye 10-15-20 bin lira parayı çok görüyorlar. Bunlar bizi köle zannediyorlar. Bu meseleyle ilgili üzerimize ne düşüyorsa noksansız yapmak zorundayız. Bu meseleyi emekçinin üstüne, dar ve sabit gelirlinin üstüne yıkmanın anlamı yok. Kemeri sık, faizi arttır, vergiyi yükselt, ‘bahşişten vergi nasıl alırım’ onun yoluna bak. Böyle bir yetkiyi bundan önceki Maliye Bakanı’na versen o da yapardı. Bizim üzerimizden ellerini çeksinler. 17 bin liranın ekonomiyi düzeltmeyle ilgili bir alakası yok. Bir yerde ekonomik kriz varsa orada huzur yoktur.”

‘ÜCRETLİLERİN PAYI AZALIYOR’

Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan, makroekonomik göstergelere bakıldığı zaman büyüyen bir Türkiye’nin görüldüğüne dikkat çekerek, “Kişi başına düşen milli gelirler 13 bin dolara çıktı TÜİK’in rakamlarına göre. Üretim çarkları devam ediyor. Özel sektörde pek çok şirket 3 vardiya çalışıyor. Büyüme de devam ediyor, ihracat artıyor, işsizlik azalıyor. Bütün bu makroekonomik veriler ışığında çalışanların, emek hareketinin, dar gelirlinin, asgari ücretlinin tablosuna bakıldığında ise büyümeye rağmen, Gayrisafi Milli Hasıladaki artışa rağmen ücretlilerin aldığı pay artmıyor, azalıyor. Bu çerçevede bakıldığı zaman asgari ücretle çalışanların oranı da artıyor. Türkiye’de refahın adil paylaşımıyla ilgili tersine bir gidiş söz konusu. Seçim sonrası sadece bizim konfederasyonda 5 bin işçi işini kaybetti. Bunlar hiçbir suçları yokken, hiçbir cezai işlem uygulanmadan tamamen belediye başkanlarının inisiyatifiyle çıkarılıyor. Bu işten çıkarmalar bizi son derece üzüyor. Muhalefet partilerinin söyledikleri ve yaptıkları arasında ciddi fark var. Ekonomik kriz varsa işçiyi çıkartmak çözüm değildir, yeni istihdam üretmek çözüm olur. İşten çıkarmalara son verilmesini istiyoruz” dedi.

10 MADELİK BİLDİRİ

DİSK Başkanı Arzu Çerkezoğlu, 3 konfederasyonun imzası bulunan 10 maddelik taleplerinin yer aldığı bildiriyi okuyarak, şöyle dedi:

“Ücretlerin vergilendirilmesinde mevcut sistem ve tarife çalışanları mağdur ediyor. Vergi sistemi yeniden yapılandırılmalı. Çalışanlar üzerindeki doğrudan ve dolaylı vergiler azaltılmalıdır. Ücretleri düşük tutarak bunu sağlayamazsınız. İşçi, memur ve emekli maaşları TÜİK’in hesaplamalarına göre artırılıyor. Yaşanan enflasyonla açıklanan enflasyon arasında büyük bir fark var. Henüz zamlar ücretlere yansımadan elektriğe yüzde 38 zam yapıldı. Asgari ücret acilen artırılmalıdır. Çalışanların neredeyse yarısı asgari ücret seviyesinde ücret almaktadır. İstisnai olması gereken asgari ücret artık ortalama ücret haline geldi. Ülkedeki yüksek enflasyon sebebi, sermayenin bitmek bilmeyen kar hırsıdır, dar gelirli işçiler değildir. Enflasyonu düşürmek için işçilerden fedakarlık beklenemez. İşçiler enflasyonun sebebi değil mağdurudur. Kamuda ücret dengesizliğine son verilmeli. En düşük emekli aylığı asgari ücret seviyesinde olmalı. Milyonlarca emekli, asgari ücretin çok altında aylık alıyor. Emekli aylıkları hesaplanırken büyüme tümüyle hesaba katılmalıdır. Sendikal örgütlenmenin önündeki haklar kaldırılmalı. 696 KHK’nin kapsamı dışındaki taşeron işçiler kadroya alınmalıdır. Bu işçiler sürekli kadroya geçirilmeli ve kamuda taşeron işçi statüsüne son verilmelidir. Tasarruf tedbirleri gerekçesiyle çalışanların hakları aşındırılmamalı. Tasarruf adı altında işçinin emeğinin karşılığı olarak hak ettiği ücretten kesintiye gidilmesi ve sosyal haklarının azaltılması kabul edilemez. İnsan onuruna yakışan bir çalışma için mesleki hastalıkları azaltan ve çalışma şartlarını iyileştiren bir sistem oluşturulmalıdır. Çalışma hayatında ayrımcılık son bulmalıdır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/sendikalar-asgari-ucret-ve-emekli-maasi-taleplerini-acikladi/feed/ 0
TÜRK-İŞ, HAK-İŞ ve DİSK ortak basın toplantısı düzenledi https://www.haber60.com.tr/turk-is-hak-is-ve-disk-ortak-basin-toplantisi-duzenledi/ https://www.haber60.com.tr/turk-is-hak-is-ve-disk-ortak-basin-toplantisi-duzenledi/#respond Tue, 09 Jul 2024 21:12:57 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=38187 TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay, HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan ve DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu çalışma hayatı gündemine ilişkin ortak basın toplantısı düzenleyerek, asgari ücret zammı başta olmak üzere 10 maddelik talepte bulundu.

TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay, HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan ve DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu ücretler üzerindeki vergi yükü ve enflasyonla mücadele başta olmak üzere çalışma hayatının gündemindeki konulara ilişkin ortak basın toplantısı düzenledi.

Toplantıda bir konuşma gerçekleştiren TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay, ülke olarak bir ekonomik krizden geçtiklerini belirterek, “Bundan 14 ay evvel kamuda HAK-İŞ’le beraber bir toplu iş sözleşmesi yaptık. Kamuoyunun tamamına yakının memnun olduğu yüzde 90 oranında zammın bulunduğu bir ücret alındı. Zaman zaman sizlerin bir hafta sonra televizyonlarda ve gazetelerde ‘odacının maaşı müdürü geçti, çöpçü öğretmeni geçti” gibi meselelerle 1 ay boyunca muhatap olduk. Aradan 14 ay geçti, ekonomik yönden darmadağın olduk. Baktığınız zaman o dönemde bizim fazla aldığımızı söyleyen kesimler, şu anda kamuda öyle ücret dengesizlikleri var ki iki misline yakın ücret alıyorlar” açıklamasında bulundu.

Çalışma hayatında birçok sıkıntının olduğunu bunlardan birinin de asgari ücret olduğunu dile getirerek, “17 bin lirayla bırakın bir ayı bir hafta geçinme şansınız yok. Hala ülkemizde asgari ‘ücret fazladır, asgari ücret 10 sene önce şöyleydi’ gibi konuşmalar var. Bunları konuşmak anlamsız, ayıp ve günahtır. Tablo ortada, alınan paralar ortada ve marketlerde, raflarda olan fiyatlarda ortada bu meselede 3 sendika başkanı olarak depremin maliyetini biliyoruz, savaşın maliyetini biliyoruz, Covid’in maliyetini biliyoruz. Fakat kötü bir ekonomik yönetimde bu maliyetleri de biz ödüyoruz.

Kamuda ve özel sektörde verilen ücretlerin yeterli olmadığını dile getiren Atalay, “Düşünün enerji sektöründe 20 yıldır çalışan bir işçi 25 bin ile 30 arasında bir ücret alıyor. Patronuna sorduğunuz zaman ‘bu ücret yüksek bir ücret, bu ülkede çok rahat geçinilebilecek bir ücret’ diyor. ‘Allah size nasip etsin’ demek istiyorum ama beddua etmek istemiyorum. Ülkemizde yüzde 20’lik bir kesim refah içinde yaşıyor bedelini ise yüzde 80’lik bir kesim ödüyor” ifadelerini kullandı.

HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, yaptığı konuşmada ise makroekonomik göstergelere bakıldığı zaman büyüye bir Türkiye’nin görüldüğünü dile getirerek, “Kişi başına düşen milli gelirlere 13 dolara çıktı TÜİK’in rakamlarına göre. Üretim çarkları devam ediyor. Özel sektöre pek çok şirket 3 vardiya çalışıyor. Büyüme de devam ediyor, ihracat artıyor, işsizlik azalıyor. Bütün bu makroekonomik veriler ışığında çalışanların, emek hareketinin, dar gelirlinin, asgari ücretlinin tablosuna bakıldığında ise büyümeye rağmen, Gayrisafi Milli Hasıladaki artışa rağmen ücretlilerin aldığı pay artmıyor azalıyor. Bu çerçevede bakıldığı zaman asgari ücretle çalışanların oranı da artıyor. Türkiye’de refahın adil paylaşımıyla ilgili tersine bir gidiş söz konusu” şeklinde konuştu.

Arslan, Belediye işçilerinin de sorunlarına değinerek, “Seçim sonrası sadece bizim konfederasyonda 5 bin işçi işini kaybetti. Bunlar hiçbir suçları yokken, hiçbir cezai işlem uygulanmadan tamamen belediye başkanlarının inisiyatifiyle çıkarılıyor. Bu işten çıkarmalar bizi son derece üzüyor. Muhalefet partilerinin söyledikleri ve yaptıkları arasında ciddi fark var. Ekonomik kriz varsa işçiyi çıkartmak çözüm değildir yeni istihdam üretmek çözüm olur. İşten çıkarmalara son verilmesini istiyoruz” ifadelerine yer verdi.

DİSK Başkanı Arzu Çerkezoğlu ise enflasyonunun sebebinin sabit gelirli olmadığını, asgari ücrette artış yapılması gerektiğini ifade etti. Çerkezoğlu, üç konfederasyonun taleplerinin yer aldığı ortak bildirisindeki 10 maddeyi de şu şekilde özetledi:

“Ücretlerin vergilendirilmesinde mevcut sistem ücretleri mağdur ediyor. Vergi sistemi yeniden yapılandırılmalı. Çalışanlar üzerindeki doğrudan ve dolaylı vergiler azaltılmalıdır.

Ücretleri düşük tutarak bunu sağlayamazsınız. İşçi, memur ve emekli maaşları TÜİK’in hesaplamalarına göre artırılıyor. Yaşanan enflasyonla açıklanan enflasyon arasında büyük bir fark var. Henüz zamlar ücretlere yansımadan elektriğe yüzde 38 zam yapıldı.

Asgari ücret acilen artırılmalıdır. Çalışanların neredeyse yarısı asgari ücret seviyesinde ücret almaktadır. İstisnai olması gereken asgari ücret artık ortalama ücret haline geldi. Ülkedeki yüksek enflasyon sebebi sermayenin bitmek bilmeyen kar hırsıdır, dar gelirli işçiler değildir. Enflasyonu düşürmek için işçilerden fedakarlık beklenemez. İşçiler enflasyonun sebebi değil mağdurudur.

Kamuda ücret dengesizliğine son verilmeli. Kamuda ücret farkı hat safhada. Buradaki ücret dengesizliği sona erdirilmeli.

En düşük emekli aylığı asgari ücret seviyesinde olmalı. Milyonlarca emekli, asgari ücretin çok altında aylık alıyor. Emekli aylıkları hesaplanırken büyüme tümüyle hesaba katılmalıdır.

Sendikal örgütlenmenin önündeki hakların kaldırılması: Mevzuatımızda yer alan düzenlemelere rağmen sendika üyesi olan işçilerin topluca işten çıkarılmasının önüne geçilmelidir.

696 KHK’nin kapsamı dışındaki taşeron işçiler derhal kadroya alınmalıdır. Bu işçilerin sürekli kadroya geçirilmesi ve kamuda taşeron işçi statüsüne son verilmelidir.

Tasarruf tedbirleri gerekçesiyle çalışanların hakları aşındırılmamalı. Tasarruf adı altında işçinin emeğinin karşılığı olarak hak ettiği ücretten kesintiye gidilmesi ve sosyal haklarının azaltılması kabul edilemez.

İnsan onuruna yakışan bir çalışma için mesleki hastalıkları azaltan ve çalışma şartlarını iyileştiren bir sistem oluşturulmalıdır.

Çalışma hayatında ayrımcılık son bulmalıdır.” – ANKARA

]]>
https://www.haber60.com.tr/turk-is-hak-is-ve-disk-ortak-basin-toplantisi-duzenledi/feed/ 0
CHP lideri Özel: Ya asgari ücrete zammı verecekler ya da biz söke söke alacağız https://www.haber60.com.tr/chp-lideri-ozel-ya-asgari-ucrete-zammi-verecekler-ya-da-biz-soke-soke-alacagiz/ https://www.haber60.com.tr/chp-lideri-ozel-ya-asgari-ucrete-zammi-verecekler-ya-da-biz-soke-soke-alacagiz/#respond Sun, 07 Jul 2024 22:03:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=37966 Hükümet asgari ücrete zam yapmayacağını açıklarken, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ise bu konuda ısrarını sürdürüyor. Edirne’de vatandaşlara seslenen Özel, asgari ücrete zam yapılması gerektiğini tekrarlayarak, “Ya asgari ücrete zammı verecekler ya da biz söke söke alacağız. Zamları yaparsanız sorunlar bitmez ama hiç olmazsa birazcık geçim olur ama geçim olmazsa hiç merak etmeyin yakında seçim olur.” dedi.

CHP LİDERİ ÖZGÜR ÖZEL EDİRNE’DE

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Edirne İl Başkanlığı’nı ziyaret etti. Ziyarette Özel’e CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke, Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek, Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Candan Yüceer, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek ve Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan Akın da eşlik etti.

“YEREL SEÇİMLERİ 47 YIL SONRA BİRİNCİ PARTİ OLARAK TAMAMLADIK”

İl Başkanlığı önündeki kalabalığa seslenen Özel, Edirne’deki seçim sonuçlarından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. “Önümüzdeki günlerde Edirne’de parti yönetiminde bir tasarrufta bulunacağız. O günden itibaren Edirne’de hep beraber genç başkanımıza, kadın başkanımıza, partimize sahip çıkacağız” diyen Özel, sözlerini şöyle sürdürdü: “Heyecanlandınız, alkışladınız, desteklediniz, arkamızda durdunuz ve biz Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında girdiğimiz ilk seçimleri yerel seçimleri 47 yıl sonra birinci parti olarak tamamladık.

Şimdi Cumhuriyet’in ikinci yüzyılının ilk genel seçimleri geliyor. Başkanımın elinde bir anahtar var. O anahtar Edirne Belediyesi kapısının ya da kasasının ya da o anahtar Cumhuriyet Halk Partisi’nin, Atatürk’ün partisinin iktidarının anahtarı. Bu sebeple hep beraber Edirne’yi dürüst, çalışkan, tasarruflu, halkı koruyup kollayan; emeklisine, emekçisine, çiftçisine, esnafına sahip çıkan projelerle başkanımız yönetecek. Biz Filiz Başkan’ın arkasında olacağız, ona sonuna kadar destek olacağız.

“‘ÇİFTÇİ, KÖYLÜ MİLLETİN EFENDİSİDİR’ DİYEN BİR CUMHURBAŞKANIMIZ OLACAK”

Burada hep birlikte bu baba ocağına da Atatürk’ün emanetine de sahip çıkacağız. Baba ocağının tapusu ne CHP’lilerde ne bende, ne Kemal Bey’de vardı ne İsmet İnönü’de… Baba evinin tapusu bir kişiye kayıtlı. O da Gazi Mustafa Kemal Atatürk. Şimdi artık hep beraber toplanacağız. Hep beraber birleşeceğiz ve Cumhuriyet Halk Partisi’ni önce iktidar yapacağız, sonra sonuncusu gibi çiftçiye ‘Al ananı da git’ diyen değil; ‘Çiftçi, köylü milletin efendisidir’ diyen bir cumhurbaşkanımız olacak.

“EMEKLİ MAAŞINI 1,5 ASGARİ ÜCRET YAPACAĞIZ”

Bundan sonra esnafımıza da sahip çıkacağız, emeklimize de emekçimize de. Tabii iktidar olunca bambaşka şeyler olacak. Mesela emekli maaşı bu AK Parti geldiğinde 1,5 asgari ücretti. Hiç ellemese, dokunmasa, karışmasa bize emeklimiz 26 bin TL alacaktı. Sistemi değiştirdi, şimdi 10 bin TL alıyor. Geldiğimizde önce bir asgari ücret, sonra 1,5 asgari ücret yapacağız.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel

“ÇİFTÇİNİN, EMEKLİNİN, ASGARİ ÜCRETLİNİN YÜZÜ GÜLECEK”

Bu desteklemelerin her bir tanesini kanun nasıl yazıyorsa öyle vereceğiz. Yüzde 1’i milli gelirin, destekleri olacak, bunlar binde 2’sini veriyorlar. Yani çiftçiye 5 vereceğine 1 veriyor. Çiftçinin de yüzü gülecek, emeklinin de gülecek, asgari ücretlinin de gülecek ama bunun olması için önce iktidar olmamız lazım. Onun için belediye başkanlarımıza sahip çıkacağız. Sonra partimize sahip çıkacağız.

“HERKESE KUCAK AÇACAĞIZ”

Sonra kapıları ardına kadar açacağız. Adam baba evinden AK Parti’ye gitmiş, perişan olmuş. Gelecek buraya, ona ‘Baş tacısın’ diyeceğiz. MHP’li gitmiş başka bir tarafa, görmüş bunların halini, geri gelmiş. Herkese kucak açacağız. Nasıl seçimi kazandığımız akşam dedik ki, ‘Kimse öteki değildir, kimse kaybetmedi, bu seçimin kaybedeni yok’.

Edirne’deki herkes bilsin ki bu parti birinci parti olunca da kimseyi itmez, kimseyi kakmaz, bundan sonra herkese sahip çıkar. Göreceksiniz, o günleri hep birlikte yaşayacağız. İnsanların yüzde 65 nüfusunun CHP’li belediyelere oy vermesi boşuna değil.

“EKONOMİNİN YÜZDE 80’İNİ BİZE TESLİM ETMELERİ BOŞUNA DEĞİL”

Ekonominin yüzde 80’ini bize teslim etmeleri boşuna değil. Hem yıldırlar hem yeni değişim sürecine, genç adaylara, kadın adaylara, tecrübeyle gençliğin birleşmesine, iktidar umudumuza, heyecanımıza ortak oldular. Bu duyguyu mutlaka koruyacağız. Yukarıya doğru gidiş başladı. Hep ileriye gideceğiz. Onun için ufak tefek meselelere takılmayacağız. Kusur varsa örteceğiz. Tartışmaları bitireceğiz. Bundan sonra her şey çok güzel olacak, yoluna girecek.

Geçen hafta bir emek mitingi yaptık. Orada 4 tane şey söyledik. Bir, kredi kartlarının faizlerini silin; esnafa, köylüye, bireysel sıkıntı çekenlere. Ana parasını bölün. Bundan yüzde 30 vergiyi kaldırın, milleti rahatlatın. İki, taban ücretleri. Mesela buğdayda 15 lira olması lazım, maliyetini verdiler. Taban fiyatlarını artırın, ayçiçeğine iyi bir fiyat verin. Üzüme, fındığa, çaya, narenciyeye sahip çıkın.

“ASGARİ ÜCRETE ZAMMI SÖKE SÖKE ALACAĞIZ”

Üçüncüsü, emekli maaşı 10 bin lira olmaz. Bunu bir asgari ücret düzeyine getirin, sonuncusu da asgari ücrete enflasyon uyarlamasını yapın. Bu gün 17 bin lira olan asgari ücret, verildiği günkü 13 bin liraya denk geliyor. Yıl sonuna doğru 9 bin liraya düşecek. Bu olmaz dedik ve itiraz ettik. Buradan tekrar ediyoruz. ya asgari ücrete zammı verecekler ya da biz söke söke alacağız. Zamları yaparsanız sorunlar bitmez ama hiç olmazsa birazcık geçim olur ama geçim olmazsa hiç merak etmeyin yakında seçim olur.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-lideri-ozel-ya-asgari-ucrete-zammi-verecekler-ya-da-biz-soke-soke-alacagiz/feed/ 0
CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yücel: Emekliler ve memurlar enflasyona ezdiriliyor https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskan-yardimcisi-deniz-yucel-emekliler-ve-memurlar-enflasyona-ezdiriliyor/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskan-yardimcisi-deniz-yucel-emekliler-ve-memurlar-enflasyona-ezdiriliyor/#respond Fri, 05 Jul 2024 13:06:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=37248 CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Deniz Yücel, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan haziran ayı enflasyon verilerine ilişkin, “Emeklilere ve memurlara bu oran üzerinden verilecek zam, onları yine enflasyona ezdirecek. Enflasyon karşısında sadece emekliler ve memurlar değil asgari ücretliler de mağdur.” dedi.

Yücel, parti genel merkezinde Genel Başkan Özgür Özel’in başkanlığında devam eden Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısına ilişkin açıklama yaptı.

A Milli Futbol Takımı’nı, 2024 Avrupa Şampiyonası son 16 turunda Avusturya’ya karşı aldığı 2-1’lik galibiyetten ötürü kutlayan Yücel, Hollanda ile oynanacak çeyrek final müsabakası öncesinde milli takıma başarı dileğinde bulundu.

Yücel, Sivas’ta 1993 yılında yaşanan olaylarla ve terör örgütü DEAŞ’ın Ankara Garı önünde 10 Ekim 2015’te düzenlediği saldırıyla ilgili yürütülen hukuki süreçlerde adaletin tecelli etmediğini savundu.

“Yarım bırakılmış bir iddianame, kurgulanmış sanık ifadeleri”

Eski Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Başkanı ve Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sinan Ateş’in öldürülmesine ilişkin 22 sanıklı davayla ilgili Yücel, “Sinan Ateş cinayeti davasının ilk duruşmasında sanıkların verdikleri ifadeler de göz önüne alındığında, bu cinayetin siyasi ayağını ortaya çıkaracak bağımsız ve tarafsız bir yargıya ihtiyaç olduğu ortadadır. Yarım bırakılmış bir iddianame, kurgulanmış sanık ifadeleri, bu cinayetin gerçek sorumlularının, mahkeme önüne çıkan tetikçi ve azmettiriciler tarafından hararetle korunmaya çalışıldığını açık bir şekilde göstermektedir.” değerlendirmesinde bulundu.

“Asgari ücret derhal arttırılmalı ve en az 25 bin lira yapılmalıdır”

Temel gıda maddelerinin artık lüks tüketim maddesi olduğunu söyleyen Yücel, “Konut fiyatları fırladı, kira fiyatları uçtu, faturalar kabardı. İşte tam da bu noktada Bakan (Mehmet) Şimşek’in, ‘Başardık’ paylaşımı, halktan kopuk, onların yaşadıkları sıkıntıları göz ardı eden, hatta yok sayan bir anlayışın en açık biçimi olarak karşımızda duruyor. Yahu bu gri liste denilen listede, Burkina Faso, Kamerun, Kolombiya, Suriye ve Yemen gibi ülkeler var. Siz Türkiye’yi bu listeye sokarken utanmıyorsunuz da çıktığımızda ‘Başardık’ diye gururlanıyorsunuz. Ayıptır yahu, insanın biraz olsun yüzü kızarır.” diye konuştu.

TÜİK tarafından açıklanan haziran ayı enflasyon verilerine göre yıllık enflasyonun yüzde 71,60 olduğunu aktaran Yücel, “Kırpa kırpa ancak yüzde 71’lere düşürebildiğiniz enflasyona göre vereceğiniz zamlar emeklinin, memurun derdine derman olmayacak. Emeklilere ve memurlara bu oran üzerinden verilecek zam, onları yine enflasyona ezdirecek. Enflasyon karşısında sadece emekliler ve memurlar değil asgari ücretliler de mağdur. Asgari ücret derhal arttırılmalı ve en az 25 bin lira yapılmalıdır. En düşük emekli maaşı asgari ücret seviyesine çekilmeli, bu ülkedeki tüm emekçiler hakları olan refah payını almalıdır.” ifadesini kullandı.

Kayseri’de yaşanan olaylar

Kayseri’de yaşanan olaylara değinen Yücel, şunları kaydetti:

“Hükümetin bu soruna el atması için daha kaç musibet yaşamamız gerekiyor? Sığınmacı sorunu artık bu ülkenin beka sorunudur. Kayseri’de başlayan ve diğer illerimize de sıçrayan vahim olayların sorumlusu iktidardır. Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, bir apartmanın balkonuna çıkarak vatandaşlara sadece ‘Sakin olmaları’ uyarısında bulunmakla yetiniyor ve halka sükunet çağrısı yapıyor. Bu acizlik karşısında hükümet yine çareyi muhalefeti suçlamakta buluyor. Kayseri’de yaşananların tek bir sorumlusu var, o da bu ülkenin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Yurtta barış, dünyada barış’ anlayışını yok sayan AKP iktidarıdır.”

Türkiye’nin acilen toplumsal huzuru önceleyen bir göç politikası geliştirmesi gerektiğini dile getiren Yücel, diplomatik yollarla, Suriye ve Türkiye arasında sığınmacıların ülkelerine geri gönderilmesine ilişkin bir anlaşma yapılmasının artık elzem olduğunu söyledi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskan-yardimcisi-deniz-yucel-emekliler-ve-memurlar-enflasyona-ezdiriliyor/feed/ 0
Özgür Özel ‘Emek Mitingi’nde konuştu: Geçim olmazsa seçim olur https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-emek-mitinginde-konustu-gecim-olmazsa-secim-olur/ https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-emek-mitinginde-konustu-gecim-olmazsa-secim-olur/#respond Fri, 05 Jul 2024 01:27:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=36710

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Kocaeli’de düzenlediği ‘Emek Mitingi’nde yaptığı konuşmada, “Biri çıkmış ‘Önümüzde 4 yıl seçimsiz dönem’, biri çıkmış ‘Erken seçim istemek hainliktir’ diyor. Bu meydandan önce şu sesi duyun; ‘Geçinemiyoruz…’ Size uyarım şudur; geçim olmazsa seçim olur. Ey Recep Tayyip Erdoğan, ey Devlet Bahçeli, ey Cumhur İttifakı Gebze’yi duy. ya geçim ya seçim. Eğer geçim yoksa seçim var” dedi.

CHP’nin Gebze ilçesinde kapalı pazar alanında düzenlediği ‘Emek Mitingi’ bugün Genel Başkan Özgür Özel’in katılımıyla gerçekleştirildi. Mitinge Özel’in yanı sıra genel merkez yöneticileri, belediye başkanları, milletvekilleri, il, ilçe başkanları ve çok sayıda vatandaş katıldı.

‘HER SEFERİNDE UYARDIK’

Mitingde konuşan Özgür Özel, iktidara seslenerek, “Yerel seçimlerden bu yana Türkiye’de bir dizi miting yaparak sesini duyuramayanların sesi olmaya, onların sesini duyurmaya gayret ediyoruz. Eğitim mitingi, emekli mitingi, çay mitingi, buğday mitingi yaptık ama her seferinde de uyardık. Temmuz geliyor, hayat pahalılığı var; enflasyon eziyor ve asgari ve emekli ücretlerine hem enflasyon zammını vermek hem refah payını vermek, emekçinin hakkını vermek, vergide adaleti sağlamak, kuşa dönmüş maaşları artan vergi kademelerine kurban etmemek ama özellikle asgari ücrete enflasyonu ve refah payını vermek zorundasınız. Bunu yapmazsanız biz bu sesi duyarız, meydanlara çıkarız dedik. Dinlemediler, sokaklar bizimdir, meydanlar bizimdir” ifadelerini kullandı.

‘BİRİLERİ YÜZDE 81’İNİ ALIRKEN BİZLER YÜZDE 1’İ BİLE ALAMIYORUZ’

“Bu düzene yazıklar olsun” diyen Özel, “Yoksulluğa, enflasyon karşısında ezilmeye, güvensizliğe alışın diyorlar. Alışmayacağız. Bugün ülkede gelir adaletsizliği en üst noktaya çıktı. Bugün, Türkiye’de en zengin yüzde 20 bütün paranın, bütün varlıkların yüzde 81’ini alıyor ama en yoksul yüzde 20, sadece yüzde 0.5’ini alıyor. Yani birilerini yüzde 81’ini alırken birileri bizler, sizler yüzde 1’i bile alamıyoruz. İşine gelince ‘Dedelerimiz Çanakkale’de koyun koyuna yatıyor’, işine gelince ‘Hepimiz aynı gemideyiz’, işine gelince ‘Birlik ve beraberliğe ihtiyacımız olan bugünlerde’ diyorlar. Kardeşim savaşta, askerde, emekte bu insanlar var ama bölüşürken bu insanlar yok. Türkiye’nin en zengin yüzde 20’si, 32 bin dolar milli gelirle geçiniyor ama en yoksul yüzde 20’si 3 bin 600 dolar gelirle geçiniyor. Böyle bir ülke, böyle bir anlayış, böyle bir birliktelik olamaz. En tepedekiler ülkelerinde İspanya’yı, İtalya’yı hatta en üsttekiler İsveç’i, Danimarka’yı yaşarken bu insanlara Lübnan’ı, Venezuela’yı, Yemen kadar milli geliri layık görenlere, ‘Orada oturun, durun, bekleyin’ diyenlere şunu söylüyoruz; hakkımızı almadan durmayacağız ve söke söke alacağız” dedi.

‘CHP İKTİDARINDA HER EMEKLİ EN AZ 1,5 ASGARİ ÜCRETE KAVUŞUNCAYA KADAR DURMAYACAĞIM’

Emeklilerle ilgili de konuşan Genel Başkan Özel, “Bu meydanda geçinemeyen herkes var. Eğer herkes, herkesin sesini duyar ve hep birlikte sesi yükseltirse başarmamızın önünde hiçbir engel yok. Herkese geleceğiz, her derdi söyleyeceğiz ama öncelikle yıllarca emek vermiş çalışmış, alın teri, göz nuru dökmüş, dirsek çürütmüş ve en sonunda emekli olmuş insanlarımızı bugün dünyanın en düşük emekli maaşlarına muhatap ediyorlar. Bugün Türkiye’de Adalet ve Kalkınma Partisi geldiğinde 1,5 asgari ücret düzeyinde olan en düşük emekli maaşı, bugün 0.6 asgari ücret düzeyindedir. Bu düzen büyük bir yoksulluk, büyük bir açlık getirmiştir. Bugün için bütün emeklilerin maaş ortalaması 12 bin 700 liradır ve bugün Türkiye’de verilen emekli maaşının yabancı dillerde tercümesi yoktur. Yabancı devlet adamlarıyla konuşurken, nüfusun çok önemli bir kısmının 270 euro ile geçinmek zorunda olduğu söylendiğinde muhataplarına dönüp ‘Tercüme, dil hatası’ sanıyorlar; 2 bin 700 euro sanıyorlar ama 270 euro olduğunu duyunca inanamıyorlar. Önce emekli maaşı 1 asgari ücret olana kadar ve Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında her emekli en az 1,5 asgari ücrete kavuşuncaya kadar durmayacağım. Hep beraberiz, hep beraber başaracağız” dedib.

‘TÜRKİYE, AK PARTİ DÖNEMİNDE HOLLANDA KADAR TOPRAĞINI KAYBETMİŞ DURUMDA’

Çiftçilerle ilgili de konuşan Özel, “Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Çiftçiler, milletin efendisidir’ dediği çiftçiler çok zor durumdalar. Maliyetler iki katına kadar artmış, ürünlerine verilen fiyatlar masraflarını dahi karşılamıyor. Tarlalar ipotekli ve tarlalar teker teker satılıyor. Türkiye, AK Parti döneminde Hollanda kadar toprağını, ekilir-dikilir olan arazilerini kaybetmiş durumda. 500 bin çiftçi tarımı bıraktı. Her 4 gençten tarımla uğraşan 3’ünün gözü maaşlı bir işte. Yani gözü yolda. Toprağını, tarlasını arkada bırakıp gözü yolda, 1 maaşlı işte. Türkiye’de çiftçilerin yaş ortalaması 58. Yani kendine yeten bu güzel ülke artık karnını doyurabilmek için dışarıdan ithalat yapmak zorunda. İşçilerin, köylülerin hakkı verilmediği için bu sene 410 milyon lira gayri safi milli hasılanın yüzde 1’i desteklemeye ayrılması gerekirken 5’te 1’i teklif edildiği için bu büyük sıkıntılar yaşanıyor. Ayrıca bu çiftçiler doymadıkları gibi, geçinemedikleri gibi yaratılan sıkıntı ülkede büyük bir gıda enflasyonuna sebebiyet veriyor. Onun için, yaşamak için, yaşatmalılar; doyurmak için geçinmeliler” ifadelerini kullandı.

‘ESNAFA BUNU REVA GÖRENLER, YANDAŞA SERVET AKTARIYOR’

Esnaflarla ilgili de konuşan Özel, “1 yılda işsiz kişi sayısı 1 milyon 200 bin arttı. Geniş tanımlı işsizlik 11 milyona ulaştı ve resmi işsizlerin yüzde 90’ı işsizlik sigortasından yararlanamıyor. İşte bu yüzden işsizlik sigortasından yararlanmayan yüzde 90’ın, iş isteyip bulamayan 11 milyonun sesi olmak, onlarla birlikte hak aramak için bu meydanlardayız. Çalışan, okuyan, atanmayan öğretmene, iktisat fakültesi öğrencisinden lise mezunu gencimize kadar, ne kadar geleceğinden endişeli, istihdamdan olmayan ve kendi kaderine bırakılmış gencimiz varsa Gebze’den hepsine selam olsun. 552 bin esnaf son 6 yılda kepenk kapattı. 500 bin çiftçi kayıp, 500 bin esnaf kayıp. Maalesef bu sene 32 bin 930 esnaf şu ana kadar iflas etti; kepenk kapattı. Borç, borçla ödeniyor. Elin, eşin, dostun kredi kartlarıyla borçlar kapatılmaya çalışılıyor. Maalesef esnafımıza el uzatması gereken Halk Bankası yandaşları fonluyor, zenginlere uygun krediler veriyor ancak esnaf kefalet kredisine bile ödendiği sırada faiz artışı yaptırıyor. Esnafa bunu reva görenler, yandaşa servet aktarıyor. Esnafımızın da, küçük esnafın da geçinemeyen herkesin sesi olmaya geldik” dedi.

‘SANKİ BİZİ GRİ LİSTEYE SOKAN İSMET PAŞA’YMIŞ GİBİ ANLATIYORLAR’

Türkiye’nin gri listeden çıkarılması hakkında da konuşan Özel, “Yakasının rengi ne olursa olsun 2 yakası bir araya gelemeyen, aldığı maaşla geçinemeyen, borçlarını ödeyemeyen, evlatlarına iyi bir gelecek hazırlayamayan emekçiler var. Emekçi, tersanede de, fabrikada da, madende de, plazada da olsa emekçi emekçidir. Türkiye’nin bütün emekçileri birleşin ve hakkınızı alın. Söke söke alacağız. Bu ülkeyi yönetenler 2 gün önce büyük müjdelerle gri listeden çıktığımızı ilan ettiler. Sanki, bizi gri listeye sokan İsmet Paşa’ymış gibi anlatıyorlar. Sanki gri liste Ecevit’ten, İnönü’den, Demirel’den, Özal’dan kalmış gibi anlatıyorlar. Daha 3 yıl önce Türkiye’yi gri listeye sokan bu iktidardır. Bugün güç, bela bütün emeklerimizle gri listeden çıkılınca bunu başarı gibi anlatıyorlar. Gri liste dediğin Yemen’dir, Suriye’dir, Çad’dır. Gri liste zaten yoksulların, sürünenlerin, kara para cennetlerinin olduğu ülkelerdir. Bugün oradan çıkmak övünç meselesi değil, 3 yıldır bu güzel ülkeyi orada tutmak utanç meselesidir. Bunu başarı diye anlatanlara yazıklar olsun” ifadelerini kullandı.

‘YAZIKLAR OLSUN ÖYLE MÜCADELEYE’

Elektriğe gelmesi beklenen yüzde 38 zam ile ilgili de konuşan Genel Başkan Özel, “Yarın 1 Temmuz. Yarın size zam yok ama elektriğe yüzde 38 evde, dükkanda, tarlada zam var. Elektriğe zam gelince iğneden ipliğe her şeye zam geliyor. Göreceksiniz bütün Türkiye’de su, ekmek, süt, her şey zamlanacak ama sadece asgari ücretliye zam vermemeye çalışan bir anlayış var ve bunu ‘Enflasyonla mücadele’ diye söylüyorlar. Açık söylüyorum eğer enflasyonla mücadele alın terini, parasını ödememek ile olacaksa yazıklar olsun öyle mücadeleye. Bundan sonra mücadele emeklinin, emekçinin, hepimizindir. Yarından tezi yok şunu hep beraber konuşalım ve buradan bir büyük kararlılığı haykıralım. Asgari ücret verildiği günden bugüne neredeyse 4 bin lira kaybetti. Bugünkü 17 bin lira o günkü 13 bin lira. Asgari ücrete en az enflasyon kadar zam, artış istiyoruz ve biz enflasyon rakamını beklemeksizin 25 bin liranın altındaki asgari ücreti asla kabul etmiyoruz” dedi.

‘ARTIK KEMER SIKMAYACAĞIZ’

Özel, “Yüzde 68 dolaylı vergi, yüzde 21 sizin maaşlardan vergi, yaptı yüzde 89. Geri kalan fabrikatörler, üreticiler, ihracatçı, ithalatçılar, holdingler, müteahhitler, yandaşlar yüzde 11. Siz yüzde 89. Bunu tersine çevirene kadar mücadele edeceğiz. Sizin hakkınızı parayı kazanıp kur korumalı mevduattan milyarları kazanıp cebine koyanlara, siz sürünürken krizi fırsata çevirenlere teker teker o paraları alacağız, bu ülkede adaleti getireceğiz. Söz veriyorum. Ey Ankara, ey ülkeyi yönetenler, ülkeyi yönetenler, milletin bıçak kemiğine dayandı. Artık bizde sıkacak kemer kalmadı. Artık kemer sıkmayacağız. Artık hakkımızı alacağız; mücadele edeceğiz. Biri çıkmış ‘Önümüzde 4 yıl seçimsiz dönem’, biri çıkmış ‘Erken seçim istemek hainliktir’ diyor. Bu meydandan önce şu sesi duyun; ‘Geçinemiyoruz.’ Size uyarım şudur; geçim olmazsa seçim olur. Ey Recep Tayyip Erdoğan, ey Devlet Bahçeli, ey Cumhur İttifakı Gebze’yi duy. ya geçim ya seçim. Eğer geçim yoksa seçim var” diye konuştu.

‘HAKKIMIZI ALMAYA ANT İÇİYORUZ’

“Bu mücadeleyi başlatıyoruz” diyen Özel, “1999’da bir yasa çıkmış. Önce EYT olmuş, büyük mücadelelerle çözülmüş ama şimdi 1 gün geç kaldı diye ’17 yıl çalışsın’ diyenler var. Onlara ‘Emeklilikle adalet, kademe’ diyoruz. Emekli olurken dediler ki ‘Kısmi emekli olacaksınız, para bulun’ dediler. Gidip bankadan kredi çektiler. Eşten, dosttan altın borçlandılar. Anasının malını satıp oraya koyan oldu ama kısmı emeklilik yapmadılar, mağdur ettiler ve iflasa, icraya sürüklediler. Vergide adalet olana kadar, servet sahipleri servetine göre vergi verip, çok kazanan çok, az kazanan az, kazanmayanlar artık vergi vermeyene kadar çok kazanandan çok alınacak, az kazanandan az alınacak. Servet sahibinden ona göre alınacak ve emekçiler hakkını alacaklar. Bu mücadeleyi başlatıyoruz. Bundan sonra nereye çağrılırsak koşa koşa gitmeye, meydanları doldurmaya, sokakları aşındırmaya ve hakkımızı almaya ant içiyoruz” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozel-emek-mitinginde-konustu-gecim-olmazsa-secim-olur/feed/ 0
CHP Milletvekili Veli Ağbaba, Asgari Ücrete Zam Yapılmamasına Tepki Gösterdi https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-veli-agbaba-asgari-ucrete-zam-yapilmamasina-tepki-gosterdi/ https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-veli-agbaba-asgari-ucrete-zam-yapilmamasina-tepki-gosterdi/#respond Thu, 27 Jun 2024 22:06:12 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=36192 (ANKARA) – CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba,  Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın “asgari ücrete ara zam yapılmayacak” açıklamasına cevap verdi. TÜİK’in 6 aylık resmi enflasyonuna göre asgari ücretin en az 21 bin 422 TL olması gerektiğini belirten Ağbaba “Böyle enflasyonist bir ortamda 1 kez asgari ücret açıklamak vicdansızlıktır” dedi.

CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın Temmuz ayında asgari ücrete ara zam yapılmayacağı açıklamasına yazılı olarak tepki gösterdi. Ağbaba, “eğer AKP bu inadından vazgeçmezse, CHP olarak çok net tepki vereceğiz” ifadelerini kullandı. Ağbaba’nın yazılı açıklamasında şu ifadeler yer aldı:

“Bakan Vedat Işıkhan “Temmuz’da zam yapmayacağız” dedi. 2013’te 2 kez, 2015’te 2 kez, 2022’de 2 kez ve 2023’te 2 kez asgari ücret belirlenirken, 2024’te hele de böyle enflasyonist bir ortamda 1 kez asgari ücret açıklamak vicdansızlıktır. Avrupa’nın 1 dünyanın en yüksek 3. enflasyonuna sahip bir ülkede asgari ücreti 1 kez değerlendirmek milyonlarca emekçiye ‘ölün’ demektir. Eğer AKP bu inadından vazgeçmezse, CHP olarak çok net tepki vereceğiz. Hem insanları açlığa mahrum et, hem enflasyon altında ezilmesini izle hem de haklı taleplerine kulaklarını tıka. Kusura bakmasınlar, ara zam yoksa sokak var.”

Türkiye’de artan enflasyonu dünya ile kıyaslayan değerlendiren Ağbaba, sadece Türkiye ve Arjantin’de enflasyonun yükseldiğini belirterek, şunları kaydetti:

“Birçok ülkede enflasyon düşerken, en yüksek enflasyona sahip ülkelerin başında Arjantin ve Türkiye gelmek. Arjantin’de enflasyon oranı Nisan 2024’te yüzde 289,40 iken, Türkiye’de Mayıs 2024 verilerine göre yüzde 75,45 oldu. Arjantin ve Suriye’den sonra yüksek enflasyonda dünya 3. sıradayız! OECD ülkelerinin ortalamasında ise yıllık enflasyon Mayıs 2024’te yüzde 5,74 seviyesinde genel olarak sabit kalırken, Türkiye OECD ülkeleri içinde de en yüksek enflasyona sahip ülke.”

“Enflasyonun sebebi asgari ücret değil”

Türkiye’de asgari ücretlinin 24 kg alabilirken, Fransa’daki asgari ücretlinin 147 kg et aldığını belirten Ağbaba, şu görüşleri dile getirdi:

“Türkiye yüksek enflasyonda ve enflasyonunda tüm Avrupa ülkeleri arasında birinciliği kimseye kaptırmazken, hükümet sanki enflasyonun sebebini ücretlerdeki artış yaratıyormuş gibi bir algı yaratmaya çalışmaktadır. Asgari ücrete Temmuz ayında artış yapılmamasına gerekçe de bunu göstermektedirler. Dünya ülkelerine baktığımızda asgari ücretleri bizden çok yüksek olmasına rağmen, enflasyonları bizle kıyaslanmayacak kadar düşüktür. Tüm dünyada ülkelerin yıllık enflasyonları bizim aylık enflasyonumuzdan daha düşük çıkmaktadır. Türkiye’de bir işçi, asgari ücreti ile sadece 24 kg et alabiliyor. Buna karşılık, Fransa’da bir asgari ücretli en az 147 kg, Almanya’da en az 82,5 kg, Belçika’da en az 129 kg et alabiliyor. Bize benzer ekonomik yapıya sahip Yunanistan’da bir asgari ücretli en az 68 kg ve Arjantin’de ise 60 kg et alabiliyor.”

Yılın ilk 6 ayındaki enflasyonun değerlendiren Ağbaba, asgari ücretin en az 21 bin 422 TL olması gerektiğini vurgulayarak,  sözlerin şöyle tamamladı:

“Ocak-Mayıs döneminde TÜİK tarafından açıklanan 5 aylık resmi enflasyon artışı yüzde 22,72 olarak açıklanmıştır. Haziran enflasyonunun yine yüzde 3 civarında açıklanacağı beklenmektedir. Ocak-Haziran 2024 döneminde 6 aylık enflasyon yüzde 26 seviyelerinde gerçekleşecektir. Asgari ücrete sadece 6 aylık resmi enflasyon kaybı eklendiğinde, net asgari ücretin en az 21.422 TL olması gerekmektedir. ENAG’ın açıkladığı Ocak-Mayıs enflasyon verilerine göre ise yüzde 27,59 enflasyon gerçekleşmiştir. Haziran sonunda ise yüzde 5’lik bir artışla yılın ilk 6 aylık enflasyonun en az yüzde 33 civarında olacağı düşünülmektedir. ENAG verilerine göre yüzde 33 artış hesaplandığında ise net asgari ücretin en az 22 bin 612 TL olması gerekmektedir.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-milletvekili-veli-agbaba-asgari-ucrete-zam-yapilmamasina-tepki-gosterdi/feed/ 0
Prof. Dr. Aziz Çelik: “Yıllık Enflasyonun Yüzde 75 Olduğu Bir Dönemde Asgari Ücretin Artmaması Toplumsal Bir Facia” https://www.haber60.com.tr/prof-dr-aziz-celik-yillik-enflasyonun-yuzde-75-oldugu-bir-donemde-asgari-ucretin-artmamasi-toplumsal-bir-facia/ https://www.haber60.com.tr/prof-dr-aziz-celik-yillik-enflasyonun-yuzde-75-oldugu-bir-donemde-asgari-ucretin-artmamasi-toplumsal-bir-facia/#respond Thu, 27 Jun 2024 21:15:44 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=36146

NİSANUR YILDIRIM

(ANKARA) – Çalışma ekonomisi uzmanı Prof. Dr. Aziz Çelik, 6 aylık enflasyonun yüzde 26 civarında olacağını belirterek “Asgari ücret, bütün ücret seviyesini belirliyor. Temmuzda emekli ve memurlara ne olacak diye konuşuyoruz ama işçilerin ücretlerinde herhangi bir artış olmayacak. Yıllık enflasyonun yüzde 75 olduğu bir dönemde asgari ücretin artmaması toplumsal bir facia” dedi. Çelik, emekli aylıklarına zammın kök aylığa yapılacak olması nedeniyle 4 milyon emeklinin sıfır zam alma riskiyle karşı karşıya olduğunu belirtti.

Milyonlarca memur ve emekli, 3 Temmuz’da açıklanacak haziran ayı enflasyon oranını bekliyor. Buna göre; 6 aylık enflasyon farkı belli olacak ve memur maaşları ile emekli aylıklarının zamları netleşecek.

TÜİK, mayıs ayı enflasyonunu aylık yüzde 3,37, yıllık yüzde 75,45 olarak açıkladı. Yıllık enflasyon mayıs ayında zirveyi gördü. 5 aylık enflasyon ise yüzde 22,72 oldu.

İşçi emeklileri 5 aylık enflasyona göre yüzde 22,72 zam alacak. Memur ve memur emeklisinin zammı ise en az yüzde 17,38 olacak. Emekliler, 2024 yılının ilk 6 aylık dönemi için yüzde 49,25 oranında maaşlarına zam almıştı.

Öte yandan hükümet, asgari ücrete ise zam yapmayı düşünmüyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, dün AKP Grup Toplantısı öncesinde; “Asgari ücrete herhangi bir artış olmayacak. Aralık ayında yine birlikte olacağız. Yeni asgari ücreti belirleyeceğiz. Herhangi bir değişiklik yok” diye konuştu.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Yalçın Karatepe, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile görüşmesinin ardından “4 saatin sonunda acı reçeteyi yine vatandaşa çıkaran anlayışlarında bir değişim iradesi olmadığını maalesef gördük” demişti.

Kocaeli Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aziz Çelik, memur maaşları, emekli aylıklarını bekleyen tehlikeyi ve asgari ücrete temmuz ayında zam yapılmayacak olmasını ANKA Haber Ajansı’na değerlendirdi.

Çelik, şunları söyledi:

“Tahminim,  6 aylık enflasyonun yüzde 26 civarında olması”

“Temmuz ayında emekli aylıkları ve memur maaşlarında esas alınacak enflasyon 6 aylık enflasyon olacak. 3 Temmuz’da haziran ayı enflasyonu açıklandığında 6 aylık enflasyon netleşmiş olacak. Tahminim, bu 6 aylık enflasyonun yüzde 26 civarında olması. Biraz aşağı, biraz yukarı olabilir. Yüzde 26-27 bandında bir enflasyon olacağını tahmin etmek güç değil. Bu enflasyon oranı gerçek durumu yansıtmıyor. TÜİK’in ölçmüş olduğu enflasyon manipüle edilmiş ve şaibeli bir enflasyon. Şeffaf değil, o yüzden inandırıcı da değil. Bu inandırıcı olmayan enflasyon oranları, on milyonlarca çalışanın, emeklinin temmuz ayında alacağı zamlara esas olacak. TÜİK, aslında Türkiye’de gelirlerin, ücretlerin, maaşların, emekli aylıklarının en büyük belirleyeni durumunda.

“6 aylık enflasyon oranında zam yapılması bütün emeklilerin 6 aylık enflasyon oranında zam alması anlamına gelmiyor”

Bu tartışmalı enflasyon bile temmuz ayında memurlara ve emeklilere tam olarak yansımayacak. Bu, bütün emekliler ve memurlar için çantada keklik değil. İşçi ve BAĞ-KUR emeklilerine yasa gereği 6 aylık enflasyon oranında zam yapılacak. Bu tartışmasız bir gerçek ancak 6 aylık enflasyon oranında zam yapılması bütün emeklilerin 6 aylık enflasyon oranında zam alması anlamına maalesef gelmiyor.

” Zam, kök aylığa yapılıyor”

Emeklilerin 2 tür aylığı var. Birincisi aldıkları aylık, yani bankamatikten çektiklerinde ellerine geçen aylık. İkincisi ise kayıtlı, kök aylıkları. Kök aylıklarıyla tamamlanan aylıkları ya da ellerine geçen arasındaki farkı Hazine ödüyor. O yüzden kök aylıkları daha düşük. Örneğin 8 bin liranın bir emeklinin kök aylığı olduğunu düşünelim. Buna Hazine 2 bin lira katkıda bulunarak emeklinin eline 10 bin lira geçiyor. Buna ‘en düşük aylık’ adını veriyoruz. Ancak enflasyon artışı ya da aylıklardaki artış, tamamlanan ya da ele geçen aylığa yapılmıyor. Zam, kök aylığa yapılıyor. Böyle olduğu zaman kök aylığı 8 bin lira olan emekli ama 10 bin lira alan emekliye yüzde 25 zam yaparsanız 2 bin lira alır. Yani 10 bin lira almaya devam eder. Eğer hükümet özel bir düzenleme yapıp 10 bin lira olan en düşük emekli aylığını en az enflasyon kadar artırmazsa emeklilerin bir bölümü sıfır zam alacak. Bir bölümü enflasyonun altında zam alacak.

“4 milyon emekli sıfır zam alma riskiyle karşı karşıya”

Öte yandan ortalama emekli aylıklarının 12 bin lira civarında olduğu düşünülecek olursa yapılacak olan yüzde 25’lik zammın emekli aylıklarını getireceği yer yine ortalama olarak asgari ücretin altı olacak. Emekliler açısından resmi enflasyon kadar zam almak bile bir anlam ifade etmiyor. Bazı emekliler ki bunların sayısı yaklaşık 4 milyon, enflasyondan daha düşük zam alma hatta sıfır zam alma riskiyle karşı karşıya.  Eğer hükümet bir yasa çıkarıp bunu değiştirirse işçi-BAĞ-KUR emeklileri resmi enflasyonu alabilir.

“Memur ve memur emeklilerinin 5,5 puan civarında kaybı olacak”

Memur ve memur emeklileri toplu sözleşmeye göre zam alacaklar, yasaya göre değil. Memur ve memur emeklilerini bekleyen tehlike ise enflasyonun yaklaşık 5,5 puan altında bir zamla karşı karşıya kalacaklar. Daha önce yüzde 15 toplu sözleşme zammı almışlardı. Şimdi yüzde 10 zam alacaklar. Daha önce almış oldukları yüzde 15’lik zam 6 aylık enflasyondan düşülecek, geriye enflasyon farkı kalacak. Sonra o enflasyon farkı üzerine yüzde 10 zam alacaklar. Bu da yüzde 26’lık bir enflasyon söz konusu olursa yüzde 20 civarında bir zam alırlar. Memur ve memur emeklilerinin 5,5 puan civarında temmuz ayında kaybı olacak. Memur ve memur emeklileri de resmi enflasyon artışı kadar artışı temmuz ayında alamayacak.

“Bir memur, temmuzdan sonra emekli olduğunda çalışırken aldığı aylığın yüzde 40-41’ini alabilecek”

Memur emeklilerini bekleyen bir başka acı gerçek ise memur maaşları ile memur emekli aylıkları arasındaki makas açılacak. Çalışırken alınan aylık emekli olunduğunda çok daha düşecek. Geçen yıl bir memur çalışırken 100 alıyorken emekli olduğunda aylık 70-71 alıyordu. Mesela bu aylarda emekli olan bir memur çalışırken aldığı ortalama aylığın yüzde 70’ini emekli aylığı olarak alabiliyordu. Ancak şimdi emekli olursa ya da temmuzdan sonra emekli olduğunda çalışırken aldığı aylığın yüzde 40-41’ini alabilecek. Bunun sebebi, memurlara ilave ödeme adı altında verilen bir miktar var. Bu miktar, emekli aylıklarında ve emekli ikramiyesinde dikkate alınmıyor. Çalışırken bu parayı alıyorlar fakat emekli olduklarında bu aylıklarına yansımıyor. Dolayısıyla temmuz ayında resmi enflasyon kadar artış bile emekliler açısından söz konusu olmayacak.

“Temmuzda resmi ve tartışmalı enflasyon kadar bile memurların ve emeklilerin zam alması mümkün olmayabilir”

Bunların giderilmesi mümkün mü? Elbette, bu tehlikelerin giderilmesi mümkün. Hükümet bir yasa değişikliği yaparak emekli aylığının alt sınırını yükseltebilir. Memur ve memur emeklilerinin kaybını giderecek bir yasa değişikliği yapabilir. Yasal değişikliklerle mümkün. Ancak hükümetin izlemiş olduğu ekonomi politikası kemer sıkmayı esas alıyor. Yani ücret ve maaş gelirlerini, emekli aylıklarını düşürmeyi hedefliyor. Bunları düzeltecek adımların atılmasını maalesef güç görüyorum. Temmuz ayında resmi ve tartışmalı enflasyon kadar bile memurların ve emeklilerin zam alması mümkün olmayabilir.

“Açlık sınırının yıl sonuna doğru 25 bin lirayı, bir işçinin yaşam maliyetinin 30 bin lirayı bulması mümkün”

Temmuz ayında asgari ücret de önemli bir konu. Hükümet, Merkez Bankası, Maliye ve Çalışma Bakanı neredeyse ağız birliği etmişcesine asgari ücretin arttırılmayacağını söylüyorlar. Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nu toplatıya çağırma yetkisi hükümette olduğu için toplantıya çağırmadıkları sürece Asgari Ücret Tespit Komisyonu bir karar alamayacak. Siyaseten asgari ücretin artmayacağı konusunda karar vermiş durumdalar. Asgari ücret, mayıs ayı itibarıyla 19 bin lira civarında olan açlık sınırının altında. Açlık sınırı yıl sonuna doğru yükselecek. Açlık sınırının 25 bin lirayı bulması, bir işçinin yaşam maliyetinin 30 bin lirayı bulması son derece mümkün. Siz yıl boyunca asgari ücreti 17 bin lirada tutacaksınız. Bu, asgari ücretin alım gücünün erimesi anlamına gelecek.

“Emekliler ve memurlar yüzde 20-25 civarında zam alacak ama işçiler için bu söz konusu değil”

Yılbaşında asgari ücrete, memur maaşlarına, emekli aylıklarına aynı oranda zam yapıldı. Yüzde 49,5. Temmuz ayında tartışmalı da olsa, miktarları değişse de enflasyon ya da enflasyonun biraz altında yüzde 20-25 civarında emekliler ve memurlar artış alacak. Ancak işçiler için asgari ücret artmadığından dolayı bu söz konusu olmayacak. Asgari ücret artmayınca diğer özel sektör çalışanlarının ücretleri de artmayacak. Çünkü asgari ücret, diğer ücretleri de yukarıya itiyor. Asgari ücretin artmaması özel sektördeki diğer ücretlerin de artmaması anlamına geliyor. Milyonlarca ücretli çalışan işçinin temmuz ayında gelirlerinde bir artış olmayacak. Ama enflasyon artmaya devam edecek. Bu çok ciddi bir yoksullaşmayı beraberinde getirir. Enflasyonun faturasının vatandaşlara çıkması anlamına gelecek. Gerek sendikaların gerekse siyasal muhalefetin bu meselenin üzerine gitmeli.

“Yıllık enflasyonun yüzde 75 olduğu bir dönemde asgari ücretin artmaması toplumsal bir faciadır”

Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nda işçi tarafını temsil eden TÜRK-İŞ, asgari ücretin artması konusunda sözlü olarak bile herhangi bir ısrarda bulunmuyor. Hükümet de kendi politikasının gereği ve bir yandan da güçlü bir baskı gelmediği için asgari ücreti artırmayı gündemine almıyor. Asgari ücret artışı emekli aylıkları kadar önemli bir konu. Çünkü bütün ücret seviyesini belirliyor. Asgari ücret, 17-18 milyon kişilik işçi kitlesinin ücret seviyesini belirleyecek bir şey. Asgari ücretle çalışanlar kadar diğerleri de bundan etkilenecek. Bu, daha fazla gündeme gelmeli. Temmuzda emekli ve memurlara ne olacak diye konuşuyoruz ama işçileri hiçbir şey olmayacak. İşçilerin ücretlerinde herhangi bir artış olmayacak. Bir tek sendikalı olanların TİS zammı varsa onlar olacak. Bu kadar yoğun, yıllık enflasyonun yüzde 75 olduğu bir dönemde asgari ücretin artmaması toplumsal bir faciadır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/prof-dr-aziz-celik-yillik-enflasyonun-yuzde-75-oldugu-bir-donemde-asgari-ucretin-artmamasi-toplumsal-bir-facia/feed/ 0
Cumhur İttifakı ortağı Destici’den hükümete asgari ücret çağrısı: Hiç tartışmaya gerek yok https://www.haber60.com.tr/cumhur-ittifaki-ortagi-desticiden-hukumete-asgari-ucret-cagrisi-hic-tartismaya-gerek-yok/ https://www.haber60.com.tr/cumhur-ittifaki-ortagi-desticiden-hukumete-asgari-ucret-cagrisi-hic-tartismaya-gerek-yok/#respond Wed, 26 Jun 2024 23:57:09 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=36060 Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, “Temmuz ayında muhakkak asgari ücret revize edilmelidir. Temmuz ayında asgari ücret tespit edilmeli ve komisyon toplanmalıdır. Enflasyon farkı yüzde 25 ise asgari ücret yüzde 25 verilmeli ve toplantı kapatılmalıdır. Hiç tartışmaya gerek yok.” ifadelerini kullandı.

BBP lideri Mustafa Destici, genel merkez binasında haftalık basın toplantısında gündemi değerlendirdi. Burada konuşan Destici, “Ekonominin bugünkü durumu, çok sayıda etkenle birlikte vergi sistemimizin de sorgulanmasına neden oluyor. Bu, yeni bir tartışma değil. 70’li yıllardan beri, enflasyon ve hayat pahalılığı, ülkemizde dönem dönem artan yoğunluklarda tartışılıyor. Partimizin kurulduğu günden bu yana, Türkiye ekonomisinin kronik ve yapısal problemlerine dikkat çektik. 90’lı yıllarda Kamu harcamalarının kontrol altına alınması, vergi reformunun yapılması, sosyal güvenlik reformu yapılması, üretimin desteklenmesi ve pazarın, piyasanın kontrol altına alınması konularına değinmiştik. Bugün de farklı yoğunlukta da olsa, benzer problemleri yaşıyoruz. Evet, eleştirilecek çok sayıda ayrıntıyı saklı tutarak, özelleştirmeyi büyük ölçüde gerçekleştirdik. Ancak yine, o günkü gibi, kamu harcamalarını kontrol altına almak zorundayız. Sosyal güvenlik sistemimizi revize etmek zorundayız. Yeni bir vergi sistemi kurup, hayata geçirmek zorundayız.” dedi.

Destici, “Ekonominin ağır şartları, toplumun alt gelir gruplarının hayatlarını zorlaştırırken, lüks tüketimde de belirgin bir yükselme gözlemliyoruz. Bunun en önemli nedeninin ‘dolaylı vergilere’ dayanan bugünkü sistem olduğunu; vergi gelirlerindeki en önemi payın ‘gelir vergisi’ ve ‘kurumlar vergisi’ olması gerektiğini tartışmak zorundayız.” ifadelerini kullandı.

“ÇARE VERGİLERİ ARTIRMAK DEĞİL”

Hükümet tarafından alınan ekonomik önlemlerin gerekçeleri olduğunu, bir fayda beklendiği ve beklentilerin de gerçekleşebileceğini kabul ettiklerini ifade eden Destici, “Konunun esasında uzaklaşmamamız gerektiğini söylemek mecburiyetindeyiz. Vergi sistemiyle ilgili bir çalışmamız var. Basın toplantısının şartları ve süresi buna çok uygun değil. Müstakil bir konu ve tek gündem olarak, vergi reformuyla ilgili önerilerimizi en kısa zamanda milletimiz ve ilgililerle paylaşacağız. Yalnız burada kısaca şunları ifade edebiliriz; Çözüm ya da çare, var olan vergileri, harçları vb. artırmak değildir. Dolaylı vergileri şişirerek vergi yükünün büyük kısmını geliri düşük olanların sırtına yüklemek hiç olmamalıdır. Yapılması gereken kazancı olup da, vergisi alınmayan kalemleri tespit edip onları vergilendirmek. Yine geliri yüksek olmasına rağmen düşük gösterenleri hatta hiç vergi ödemeyenleri tespit edip vergi kaçırmalarına müsaade etmemek ve tahsil etmek. Daha da önemlisi ve adil olanı; yüksek kazanandan yüksek vergi, az kazanandan az vergi, kazancı ancak ailesinin rızkına-geçimine yetenden de hiç vergi almamak şeklinde olmalıdır.” dedi.

“EN DÜŞÜK EMEKLİ MAAŞI ASGARİ ÜCRETİN ÜZERİNE ÇIKARTILMALI”

Destici, “SGK ve BAĞ-KUR emeklileri de memur emeklisi düzeyinde zam alsın ve oran yüzde 49,25 olsun dedik. Ocak zammında bütün emekli, memur ve çiftçi hepsi yüzde 49.25 oranında zam aldılar. Şimdi bunun tersi bir durum var. Şu anda da SGK ve BAĞ-KUR emeklerinin zam oranı yüzde 30 civarında hesaplanıyor. Memur emeklerin yüzde 25 civarında hesaplandı. Biz bu dönemde de ‘memur emeklerimizin zam oranı diğer emeklilerimizden aşağıda kalmasın’ diyoruz. Temmuz ayında emekli ve memur maaşlarına enflasyon değerlerine göre zam yapılacak. Daha önce de ifade ettim. En düşük emekli maaşının asgari ücretin altında olması hiçbir şekilde izah ve kabul edilemez ve acilen asgari ücretin üzerine çıkarılmalıdır. Bununla birlikte, enflasyonun bugünkü düzeyinde asgari ücretin yılda bir kez belirlenmesi adaletli değildir, Temmuz ayında muhakkak asgari ücret revize edilmelidir. Temmuz ayında asgari ücret tespit edilmeli ve komisyon toplanmalıdır. Enflasyon farkı yüzde 25 ise asgari ücret yüzde 25 verilmeli ve toplantı kapatılmalıdır. Hiç tartışmaya gerek yok.” diye konuştu.

“VATANDAŞLIKTAN ÇIKARTALIM”

Destici, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bakın milli takımımız Avrupa Futbol Şampiyonası’nda bir maç kazandı, bir maç mağlup oldu. İnanıyorum ki bu akşam kazanacak ve bir üst tura yükselecektir. Buradan da milli takımımıza şahsın ve camiam adına üstün başarılar dilerim. Portekiz’de maç yapıyoruz ve PKK uzantıları milletvekili yapmış sözde milletvekili maaşı alıyor devletin arabasına biniyor devletin tüm imkanlarından faydalanıyor ve Portekiz’e destekliyor. Türk milli takımını desteklemiyor. Gidin o zaman Portekiz’de yaşayın. Neden Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşıyorsunuz kardeşim. Kimi tutuyor, kimle olmak istiyorsan gidin onunla olun. Sizi tutan da yok, defolun gidin. bu ülkede yaşıyorsan, bu ülkenin ekmeğini yiyorsan ve bu ülkenin pasaportunu taşıyorsan Türk milli takımını destekleyeceksin. Portekiz’i destekleyenleri, tespit edilenleri de vatandaşlıktan çıkaralım gitsinler. Portekiz vatandaşı olsunlar. Biz böyle tedbirler almazsak bunlar daha da aşırısını yaparlar. Akla hayale gelmeyecek şeyler yapabilirler. Bunu asla unutmamamız gerekiyor.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhur-ittifaki-ortagi-desticiden-hukumete-asgari-ucret-cagrisi-hic-tartismaya-gerek-yok/feed/ 0
Deniz Yücel: “Diyanet, Beş Ayda 2 Milyon 312 Bin Asgari Ücretlinin Maaşına Eşit Harcama Yaptı” https://www.haber60.com.tr/deniz-yucel-diyanet-bes-ayda-2-milyon-312-bin-asgari-ucretlinin-maasina-esit-harcama-yapti/ https://www.haber60.com.tr/deniz-yucel-diyanet-bes-ayda-2-milyon-312-bin-asgari-ucretlinin-maasina-esit-harcama-yapti/#respond Mon, 24 Jun 2024 22:48:20 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=35725 (ANKARA) – CHP Parti Sözcüsü Deniz Yücel, ” Diyanet İşleri Başkanlığı, 2024 yılının ilk beş ayında 39 milyar lira para harcadı. Basında çıkan haberlere göre, bu paranın büyük bir kısmı lüks makam araçlarına ve beş yıldızlı otellerde yapılan toplantılara harcanmış. Yani Diyanet, beş ayda 2 milyon 312 bin asgari ücretlinin maaşına eşit bir harcama yaptı” dedi.

CHP MYK saat 14.25 itibarıyla toplandı. MYK’nın gündeminde Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile CHP Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Yalçın Karatepe’nin dört saat süren görüşmesi vardı. Toplantının gündeminde ayrıca 30 Haziran’da Kocaeli’nde yapılacak ‘Geçinemiyoruz’ mitingi, tüzük kurultayı, kampanya döneminde parti aleyhine çalışanlar ve vergi paketi de vardı. MYK toplantısı sürerken CHP Parti Sözcüsü Deniz Yücel, gündeme ilişkin basın toplantısı düzenledi. Yücel’in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Diyarbakır Çınar ve Mardin Mazıdağı ilçelerinde çıkan ancak 85 milyonun yüreğine dokunan yangınlar, buruk da olsa yaşamaya çalıştığımız bayram sevincimizi maalesef kursağımızda bıraktı. Bu iki ilçemizin birbirine yakın köy ve mahallelerinde meydana gelen yangın nedeniyle ne yazık ki 15 vatandaşımız yaşamını yitirdi, çok sayıda vatandaşımız yangından etkilendi. Yaşamını yitiren vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına baş sağlığı ve sabır diliyorum. Tabii, can kayıplarımız sadece insandan ibaret değil. Yüzlerce hayvan sessiz sedasız kurtarılmayı beklerken alevler içinde telef oldu. Her birine canımız yandı, yüreğimiz dağlandı. Sorumlularının ivedilikle tespit edilmesini ve hak ettikleri cezaları almalarını temenni ediyoruz. Bölge halkının yanı sıra, 85 milyon vatandaşımız acısını yaşarken birileri sosyal medyada, bölgedeki belediyelerin yangını kasıtlı söndürmediği gibi senaryolar dillendirdiler. Açıkçası bizim de kulaklarımızda Erdoğan’ın ‘Merkezi yönetimle yerel yönetim el ele vermezse oraya hizmet gelmez’ sözleri bir kez daha çınladı. Ülkede yangın çıkıyor, iktidara mensup tek bir kişi bile üzerine alınmıyor. Anlaşılan, devletin yangın söndürme uçaklarını, her an uçmaya hazır halde bekleyen uçan sarayları kadar tetikte tutmuyorlar. Ülkemizin deprem, sel gibi doğal afetlere yönelik hazır bir eylem planı olmadığı gibi yangınlara yönelik de yok. Ülkeyi yönetmek konusunda yetki aldıkları 85 milyon vatandaşımızı, her seferinde yitirdiğimiz canlarımızın acısıyla küle dönen tarlalarımızın, ekinlerimizin, bereketli topraklarımızın acısıyla baş başa bırakıyorlar. Bu millet daha iyi bir yaşamı hak ediyor, bu ülke daha iyi yönetilmeyi hak ediyor.

“Vatandaşlarımız bu yıl da Kurban Bayramı’nı ekonomik zorluklar içerisinde kutlamaya çalıştı”

Dokuz günlük bayram tatilini geride bıraktık. Vatandaşlarımız bu yıl da Kurban Bayramı’nı ekonomik zorluklar içerisinde kutlamaya çalıştı. Ne yazık ki bu bayramda; otobüs bileti alamadığı için memleketine gidemeyen, evindeki ikramları küçülten, torunlarına harçlık vermekte zorlanan, kurban kesemeyen vatandaşlarımızın sayısının çok ama çok arttığını gördük. Emekliler de emekçiler de çok zor günler geçiriyor. Paranın alım gücü her geçen gün daha da düşüyor. 17 bin liralık asgari ücretle, 10 bin liralık emekli maaşıyla hayata tutunmak neredeyse imkansız hale geldi. Gençlerin iş bulma ümidi tükendi. İnsanlarımız mutlu olmayı unuttu. Birleşmiş Milletler (BM) destekli yıllık Dünya Mutluluk Raporu’na göre, Türkiye Avrupa’nın en mutsuz ikinci ülkesi oldu. AKP iktidarıysa sanki her şey güllük gülistanlıkmış gibi davranmayı sürdürüyor.

“Sen itib ar sahibi olacaksın diye benim vatandaşım yoksulluk çekecek öyle mi”

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek bir yıldır görevde. Göreve geldiği günden bu yana çalışanların kazanılmış haklarına göz dikmek dışında ekonomiyi düze çıkaracak, halka rahat bir nefes aldıracak tek bir adım dahi atmadı. Sarayın ‘itibardan tasarruf olmaz’ anlayışıyla yaptığı hesapsız harcamalara ses çıkarılmadı. Neyin itibarı arkadaşlar? Senin vatandaşın aç. Senin emeklin hayatta kalma mücadelesi veriyor. Senin gençlerin gelecekten umutsuz. Senin 9 buçuk milyon işsizin var. Sen itibar sahibi olacaksın diye, gösteriş yapacaksın diye, 85 milyonun hakkıyla, tüyü bitmemiş yetimin hakkıyla hava atacaksın diye, benim vatandaşım açlık, yokluk, yoksulluk çekecek öyle mi? Yok öyle. Bu düzen değişecek.

“Diyanet, beş ayda 2 milyon 312 bin asgari ücretlinin maaşına eşit bir harcama yaptı”

Diyanet İşleri Başkanı, resmen lüks otomobil koleksiyonu yapıyor. Diyanet, beş yıldızlı otellerde etkinlikler düzenlenmeye devam ediyor. Diyanet İşleri Başkanlığı, 2024 yılının ilk beş ayında 39 milyar lira para harcadı. Basında çıkan haberlere göre, bu paranın büyük bir kısmı lüks makam araçlarına ve beş yıldızlı otellerde yapılan toplantılara ve başkanlığa harcanmış. Yani Diyanet, beş ayda 2 milyon 312 bin asgari ücretlinin maaşına eşit bir harcama yaptı. AKP milletvekilleri ıstakozlu masalarıyla, pahalı saatleriyle millete hava atıyor. Bakanlar devletin uçaklarını kendi özel işlerinde kullanıyorlar. Bunlardan tasarruf yapamayan Mehmet Şimşek memurların servisinden, fazla mesai ücretinden, lojmanından kesinti yaparak ekonomiyi düzeltebileceğini zannediyor.

“TFF, EURO 2024 davetlileri için 3 milyon euro para harcadı”

Mehmet Şimşek bu etkisiz önlemlerle aklı sıra ekonomiyi düzeltmeye çalışırken Türkiye Futbol Federasyonu (TFF), Almanya’da gerçekleştirilen EURO 2024 davetlileri için 3 milyon euro para harcadı. Meğer İngiltere’den de Fransa’dan da İsviçre’den de daha zenginmişiz. İngiltere’nin futbol federasyonu, sadece takım kafilesinin masraflarını karşıladı. Fransa, kafile dışında 27 kişiyi; İsviçre ise 14 davetliyi götürdü. TFF ise tam 197 kişiyi götürdü. İngiltere hiç kimseyi götürmezken Türkiye 197 kişiyi götürebilecek bütçeye ve imkana sahip. Ki bu federasyonun açıkladığı sayı. Bunun 600 kişiye kadar çıktığını söyleyen birçok yetkili var. Daha garibi bunların bir kısmı sponsorlardan seçilmiş. Yani TFF sponsorlara sponsor olmuş. Yazık, tasarruf için attığınız bu adımları ibretle izliyoruz.

“Ekonomideki kötü gidişata dur demek için Karatepe, Mehmet Şimşek ile görüştü”

Ekonomideki bu kötü gidişe dur demek, emeklilerin, asgari ücretlilerin omuzlarındaki yükü hafifletebilmek için Genel Başkan Yardımcımız, Gölge Bakanımız Sayın Yalçın Karatepe, bugün Mehmet Şimşek’le bir görüşme yaptı. Bu görüşmede Sayın Yalçın Karatepe, kendisinin de açıkladığı gibi CHP olarak ekonomi alanında yaşanan sorunları dört ana başlıkta Sayın Mehmet Şimşek’e iletti. Asgari ücrete ve emekli maaşlarında artış yapılmasının zorunlu olduğu, vergide adaletin sağlanmasının da bir zorunluluk olduğu ve çiftçiye, üreticiye verilmesi gereken tarımsal desteklerin arttırılmasının ulusal güvenlik meselesi olduğu gerekçeleriyle birlikte Sayın Karatepe tarafından Sayın Şimşek’e aktarıldı. Şu anda en çok ezilen kesim olan emeklilerle ilgili, emekli maaşlarına sadece enflasyon oranında artış yapılmasının yeterli olmadığı, bunun yanında refah payı verilmesi gerektiği ve en düşük emekli maaşının asgari ücret seviyesine çekilmesi gerektiği vurgulandı.

“Bunun adı harç değil, haraçtır”

Şunu bir kez daha vurgulamakta fayda görüyorum: Biz iktidarın milletimize yaşattığı ekonomik sıkıntıların sorumluluğuna ortak olacak değiliz. Biz bu görüşmeyi, AKP iktidarının yarattığı enkaza ortak olmak için değil; tam aksine AKP’nin yanlış ekonomi politikalarının bedelini ödeyen, dar gelirli vatandaş olmasın diye yaptık. ve Ekonomiden Sorumlu Genel Başkan Yardımcımız, Hazine ve Maliye Bakanlığından Sorumlu Genel Başkan Yardımcımız Sayın Yalçın Karatepe’nin de yaptığı basın toplantısında detaylı bir şekilde ifade ettiği gibi; AKP’nin yanlış ekonomi politikalarının acı reçetesini vatandaşa çıkaran anlayışında bir değişiklik yapma iradesi olmadığını gördük. Hal böyleyken enflasyon ve hayat pahalılığı altında ezilen milyonlar, yanlış vergi politikalarıyla daha da büyük bir çıkmazın içine itiliyor. İktidar, tasarrufu toplumun dar gelirli kesiminden beklerken bir yandan da yine dar gelirli vatandaşlarımızı adaletsiz bir vergi sistemiyle kıskaca almakta hiçbir sakınca görmüyor. Bakın, iktidarın koruması altındaki şirketlere sürekli vergi muafiyeti getirilirken moto kuryelerin vergi yükünü artırmak gibi saçma sapan öneriler getiriliyor. Ne üzücüdür ki aynı iktidar, moto kuryelerin can güvenliğini sağlamak, işçi sağlığı ve iş güvenliği tedbirlerini arttırmak konusunda bu kadar istekli değil. Neymiş, bahşişlerden de vergi alınacakmış. Bir başka saçmalık da yurt dışı çıkış harcındaki anormal artış miktarları. Seyahat hakkına darbe vuracak biçimde, yurt dışı çıkış harcını 10 kat arttırmak nedir? Bunun adı harç değil, haraçtır. Bu akla ziyan öneriler, sadece vatandaşımızı daha da zora sokar.

“Çocuklarımızın geleceğini bu şahsa teslim etmek, ülkemizin ve milletimizin bekasını tehlikeye atmak demek”

Ekonomi kadar önem verdiğimiz diğer bir konu da eğitim… Milli Eğitim Bakanlığı koltuğunda, maalesef bir yıldır Atatürkçü düşünce karşıtı, aklı ve bilimi, fenni reddeden, eğitimi çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre değil tarikatlara göre şekillendiren ve her fırsatta Cumhuriyet değerleriyle hesaplaşma gayretinde ve çabasında olan bir kişi oturuyor. Bu kişi, o koltuğu kesinlikle hak etmiyor. Bu adamın her davranışı, her konuşması, her adımı faul. Çocuklarımızın geleceğini bu şahsa teslim etmek demek, ülkemizin ve milletimizin bekasını tehlikeye atmak demek. Göreve geldi, ÇEDES denilen ucube projeyi başlattı. Sınıfa mezar maketi koydurdu, gelişim çağındaki çocukların üzerine kefen örttürdü. Çocuklarımızı, Menemen’de Asteğmen Kubilay’ı katleden alçakların sözde türbesine götürdü. Camide palyaçolu etkinlik düzenlendi. Bu zat, adından içeriğine her şeyiyle berbat bir müfredat hazırladı. Akıldan, bilimden, çağdaşlıktan, evrensel değerlerden, Atatürk’ün gösterdiği aydınlık yoldan sapmak için her yolu deneyeceğini her fırsatta gösterdi.

“Yusuf Tekin derhal görevden alınmalıdır”

Bu zihniyet, mezuniyet törenlerini bile evlatlarımıza zehir etti. Kız çocuklarımızın kıyafetlerine müdahale ettiler. Bu zat, göreve geldiği günden bu yana toplumun tepkilerine hep kulak tıkadı. Bayramda ise sınırı iyice aştı. Öğretmenlerimize ‘fonlanan grup’ deme cüretini gösterdi. Milli eğitime ayırılan kaynakları, tarikatlara peşkeş çekmekten utanmayan bu kişi, öğretmenlerin emeğini hiçe saydı.   Tarikatları fonlayan bu kişi, öğretmenlik mesleği gibi kutsal ve kamusal bir görevi ‘fonlama’ diye nitelendirecek kadar hadsiz, insafsız, izansız. Bu zatın bir saniye bile o koltukta oturması çocuklarımızın, gençlerimizin ve ülkemizin geleceği açısından tehlike ve tehdit oluşturuyor. Buradan bir kez daha uyarıyoruz: Geleceğimizi emanet edeceğimiz çocuklarımız, evlatlarının gelişim ve öğrenim sürecinden kaygı duyan velilerimiz, kutsal bir meslek için emek harcayan öğretmenlerimiz, atanmayı bekleyen binlerce öğretmen adayımız bu eziyetten bir önce kurtarılmalıdır. Bu zat derhal görevden alınmalıdır. Köy Enstitülerini kuran Hasan Ali Yücel ve İsmail Hakkı Tonguç gibi isimlerden, tarikat sevdalısı Yusuf Tekinlere… Türk milli eğitim sisteminin ışığını işte böyle söndürdüler. Sözü geçmişken, Köy Enstitülerini hayata geçiren iki efsane ismi; Milli Eğitim eski Bakanımız Hasan Ali Yücel’i ve bugün ölüm yıl dönümü olan dönemin İlköğretim Genel Müdürü İsmail Hakkı Tonguç’u saygıyla, rahmetle ve minnetle anıyorum.

“Terkoğlu, Pehlivan, Soykan ve Ağırel gibi mesleğini gazetecilik ilkelerine göre icra eden tüm gazetecilerin yanındayız”

Barış Terkoğlu, Barış Pehlivan, Timur Soykan ve Murat Ağırel… Son yıllarda yaptıkları haberlerle, ortaya çıkardıkları gerçeklerle Uğur Mumcu’ların, Abdi İpekçi’lerin yolundan yürüyen, hepimizin okumaktan, izlemekten, tanımaktan mutluluk duyduğu isimler. Özellikle Sinan Ateş cinayetiyle ilgili yaptıkları haberler nedeniyle açıkça hedef gösteriliyorlar. Gazetecilerin görevi toplumu yakından ilgilendiren olayları, eğer varsa bu olayların arkasındaki kirli ilişkileri aydınlatmak ve kamuoyunu bilgilendirmektir. Sinan Ateş Cinayeti de böyle bir olaydır. Barış Terkoğlu, Barış Pehlivan, Timur Soykan ve Murat Ağırel gibi mesleğini gazetecilik ilkelerine göre icra eden tüm gazetecilerin yanındayız. Basın özgürlüğünü tartışmayız, tartıştırmayız. Daha önce de söyledik, bu gazetecilerin başına gelecek her türlü olumsuzluktan onları hedef gösteren siyasetçiler sorumludur.

“Kabadayılara, Şerafettin Bahadır için hukuk önünde hesabı sorulacaktır”

31 Mart yerel seçimlerinde Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesinde, CHP’den belediye meclis üyesi adayı olan Şerafettin Bahadır’ı siyasi hazımsızlıklarından dolayı darp edenleri de unutmadık. Seçim sonucunu hazmedemeyip seçimi haksız yere tekrar ettiren anlayış, bu kez de suçsuz günahsız bir insana, kızının yanında, savunmasızken sopalarla saldırıp kurşun sıktı. Beş kişi bir araya gelip de pusu kurup savunmasız bir kişiye silahlarla saldırmak düpedüz namertliktir. Yapan da yaptıran da alçaktır. İki aydır tehditleri devam eden kabadayılara, Şerafettin Bahadır için ve büyük bir travmaya maruz kalan kızı için hukuk önünde hesabı sorulacaktır.

“Asgari ücretle yaşam savaşı verenleri 30 Haziran’da Gebze’de bizlerle birlikte olmaya çağırıyoruz”

Son olarak ekonomik krizin en can yakıcı halinin yaşandığı bugünlerde, tarafımız elbette emekten ve emekçiden yana. Ezilen, hor görülen, mağdur olan kim varsa; sesi, soluğu, çığlığı olmaya devam edeceğiz. Bu nedenle yerel seçimlerden sonra bugüne kadar atanmayan öğretmenler ve mülakat mağdurları, emekliler, çay üreticileri ve buğday üreticileri için düzenlediğimiz mitinglerden sonra 30 Haziran’da Kocaeli’nde ‘Emek Mitingi’ düzenliyoruz. Asgari ücretle yaşam savaşı verenleri, hayat pahalılığı altında ezilenleri, yıllarca bu ülkenin ekonomisine katkı koyan emekçileri ve onların yaşadığı bu zulmü yüreklerinde hisseden herkesi 30 Haziran’da Kocaeli Gebze’de bizlerle birlikte olmaya çağırıyoruz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/deniz-yucel-diyanet-bes-ayda-2-milyon-312-bin-asgari-ucretlinin-maasina-esit-harcama-yapti/feed/ 0
Yalçın Karatape: “4 Saatin Sonunda Acı Reçeteyi Yine Vatandaşa Çıkaran Anlayışlarında Bir Değişim İradesi Olmadığını Maalesef Gördük” https://www.haber60.com.tr/yalcin-karatape-4-saatin-sonunda-aci-receteyi-yine-vatandasa-cikaran-anlayislarinda-bir-degisim-iradesi-olmadigini-maalesef-gorduk/ https://www.haber60.com.tr/yalcin-karatape-4-saatin-sonunda-aci-receteyi-yine-vatandasa-cikaran-anlayislarinda-bir-degisim-iradesi-olmadigini-maalesef-gorduk/#respond Mon, 24 Jun 2024 22:45:19 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=35722

(ANKARA) – CHP Genel Başkan Yardımcısı Yalçın Karatepe, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile 4 saat 15 dakika süren görüşmesinin ardından “Görüşmeye dört taleple gittik. Ancak dört saatin sonunda acı reçeteyi yine vatandaşa çıkaran anlayışlarında bir değişim iradesi olmadığını maalesef gördük” dedi. Karatepe, asgari ücrete zam yapılması konusunda Şimşek’in tepkisinin ne olduğuna ilişkin soruya “Asgari ücretin arttırılacağı konusunda bir izlenim edinmedim” diye yanıt verdi.

CHP’nin Hazine ve Maliye Bakanlığı’ndan sorumlu gölge bakanı Yalçın Karatepe, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile 4 saat 15 dakika süren görüşmesinin ardından CHP Genel Merkezi’nde basın toplantısı düzenledi.

Karatepe, şunları söyledi:

“Bildiğiniz gibi Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel ile Cumhurbaşkanı Erdoğan arasında gerçekleşen son görüşmede Sayın Genel Başkanımız, vatandaşın ekonomik sıkıntılarını gündeme getirmişti. Bunun üzerine partimizin ekonomideki önerilerini iletmek üzere Hazine ve Maliye Bakanı ile bir görüşme planlanmıştı. Bu kapsamda bugün Sayın Mehmet Şimşek ile görüşmemizi gerçekleştirdik. Öncelikle Sayın Bakan’a misafirperverliği için teşekkür ederim. Biz iktidarın milletin yaşadığı ekonomik yıkımdaki sorumluluğuna ortak olacak değiliz. Yine biz iktidarın bundan sonra yapacaklarına bir kredi açacak da değiliz. Biz temsil ettiğimiz kitlelerin haklarını savunmak, toplumun acil sorunlarını bizzat muhatabına iletmek ve bedeli ödeyenin vatandaş olmaması için bu görüşmeyi gerçekleştirdik. Yapıcı muhalefet anlayışıyla daha önce kamuoyuna açık olarak söylediğimiz şeyleri paylaştık.

“Değişim iradesi olmadığını gördük”

Görüşmede dört ana talep ilettik. Asgari ücrete ara zam, emekli aylıklarla ciddi şekilde artış yapılması, tarımsal desteklerin arttırılarak tarım kanununun öngördüğü şekilde yüzde bir oranında çiftçilere ödenmesi, bu kapsamda şimdiye kadar açıklanmış olan çay ve buğday gibi alım fiyatlarının güncellenmesi ve dördüncü olarak da ekonomide önemli sorunlardan birisi olarak gördüğümüz vergide adaletsizliğin giderilmesi. Biz bu önerilerimizi sunduk ve takipçisi olacağız. Görüşmeye dört taleple gittik. Ancak dört saatin sonunda acı reçeteyi yine vatandaşa çıkaran anlayışlarında bir değişim iradesi olmadığını maalesef gördük.

Uygulanmakta olan ekonomik programın Türkiye’de nasıl bir bölüşüm şoku yarattığını hepimiz çok yakından biliyoruz. En üst gelir grubunda yer alanların gelirlerinde ciddi şekilde artış olurken düşük gelirlilerin gelirlerinde bir gerilemenin olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla zenginlerin zenginleştiği, yoksulların yoksullaştığı bir dönemdeyiz. Uygulanan ekonomik politikanın temel hedeflerinden bir tanesi -ki bunu sık sık ekonomi yöneticileri açık olarak ifade ediyorlar- yurt içi talebin dengelenmesine yönelik tedbirlerin alınması. Oysa biz biliyoruz ki Türkiye’de talebin önemli bir kısmı üst gelir grubunda yer alanlardan kaynaklanmaktadır. Düşük gelir grubunda yer alan nüfusun neredeyse yarıya yakınının burada bir sorumluluğunun olmadığını biliyoruz. Örneğin nüfusun gelirden en fazla pay alan yüzde beşlik diliminin gelirinde meydana gelen artış, ülke nüfusunun yüzde 50’sinin gelirindeki artışın neredeyse yedi katı. Harcamalar açısından baktığımızda da aslında Türkiye’de paranın önemli bir kısmını üst gelir grubunda olanların yaptığını görüyoruz. Dolayısıyla talebi dengelemek için ya da baskılamak için düşük gelir grubunda yer alanların gelirlerindeki artışı; örneğin ücret artışlarının sınırlanması, emekli aylık artışların sınırlanmasının doğru olmadığını görüyoruz. Bunu da Sayın Bakan ile çok açık bir şekilde ifade ettik.

“Asgari ücrete ara zam yapılmasının bir zorunluluk olduğunu ifade ettim”

Biz enflasyonun bu kadar yüksek seyrettiği bir dönemde, asgari ücretle yılın ikinci yarısında zam yapılmamasını şiddetle reddediyoruz. Bizim buna razı olmamız söz konusu değil. Çünkü yılın ilk beş ayında gerçekleşen yüzde 22 buçukluk enflasyon, haziran ayında çıkacak enflasyonu da düşündüğümüzde, neredeyse asgari ücret satın alma gücünün ilk altı ayda dörtte bir oranında azalacağını biliyoruz. Dolayısıyla bu artışın yapılmasının bir zorunluluk olduğunu Sayın Bakan’a ifade ettim. Benzer şekilde emekli aylıklarında bir artış yapılmasının da zorunlu olduğunu ifade ettim. Her ne kadar emekli aylık artışlarında, özellikle Bağ-Kur ve SSK emeklileri için yasadan gelen enflasyon kadar artışı yapmak zorunda olsalar da biz bunun yeterli olmadığını, bunun üzerinde bir artışın yapılmasını; refah payı olarak adlandırabileceğimiz örneğin ilk çeyrekte ortaya çıkan büyüme rakamı kadar bir ilave artışının yapılması gerektiğini söyledik. Ancak memur emeklileri açısından durumun çok daha olumsuz olduğunu da ifade ettik. Şöyle ki memur emekli aylıklarındaki artış, ‘enflasyon farkı artı sözleşmeden gelen’ diye bir ifade kullanılıyor biliyorsunuz. Dolayısıyla yılın ilk yarısında sözleşmeden gelen kısım, ilk altı ayda ortaya çıkacak enflasyon verisinden düşüldükten sonra ikinci altı aylık döneme denk gelen sözleşme farkı eklenecek. Böyle bir uygulamanın yapılması durumunda, aslında memurların ve memur emeklilerinin alacağı ücret artış oranı yüzde 20 gibi bir seviyede kalacaktır. Bunun yetersiz olduğunu ifade etmek isterim. Benzer şekilde geçtiğimiz yıl Cumhurbaşkanın bir açıklaması vardı, hatırlarsınız. Kamu çalışanlarına, memurlara seyyanen yapılan bir zam vardı. ‘Biz bunu aynen memur emeklilerine de uygulayacağız’ demişti. Ama maalesef üzerinden bir yıl geçmesine rağmen memur emeklilerine bunu uygulanmadığını biliyoruz. Bunun da uygulanması gerektiğini Sayın Bakan’a ifade ettiğimizi sizinle paylaşmak isterim.

“2006 yılından bugüne kadar 89,6 milyar dolarlık desteğin çiftçilerimize sağlanmadığını görüyoruz”

Benzer şekilde tarım konusundaki düşüncelerimizi paylaştık. Biz CHP olarak tarımın çok önemli bir konu olduğunu düşünüyoruz. Sadece tarım sektöründe çalışan milyonlarca çiftçimiz ve buradan geçimini sağlayanlarla sınırlı değil; tarımın bir ulusal güvenlik meselesi olduğunu, bir ülkenin birincil amacının vatandaşlarının uygun maliyetle gıdaya erişebilmelerini sağlamak olduğunu bugün Sayın Bakan ile de paylaştım. Dolayısıyla tarımsal desteklerin bir maliyet unsuru olarak görülmemesini, aslında ulusal stratejinin bir aracı olarak görülmesi gerektiğini de ifade ettik. Ancak maalesef üzülerek görüyoruz ki şimdiye kadar iktidar tarafından sağlanan tarımsal desteklerin oranı, tarım kanununda belirtilen yüzde birlik seviyeye ulaşmamıştır. Biz görüşmeye gitmeden önce hesaplamasını yaptık. ve 89,6 milyar dolarlık desteğin çiftçilerimize sağlanmadığını görüyoruz, 2006 yılından bugüne kadar. Ama ilginç bir biçimde bu desteklerin verilmediği dönemde ya da milli gelire oranı olarak eksik verildiği dönemde, Türkiye’nin tarımsal ithalata harcadığı paranın ne kadar olduğuna ilişkin verileri de Sayın Bakan’ın dikkatle bir kez daha sunduk.

“Çiftçimizden esirgediğimiz parayı, yurt dışındaki çiftçilere transfer etmişiz gibi görünüyor”

Örneğin son 22 yılda biz 103 milyon buğday ithal ederek 29 milyar dolar, ayçiçeğinde son 22 yılda 14 milyon ton ayçiçeği ithal ederek 8 milyar dolar, pamukta 18 milyon ton ithal ederek 32 milyar dolar, çeltik ve pirinçte 6 buçuk milyon ton ithal ederek 3,2 milyar dolar, soyada 39 milyon ton ithal ederek 18 milyar dolar ödedik. Hatta şeker bile ithal ettik, 1,4 milyar dolar bunun için para ödedik. Bu rakamları alt alta yazıp topladığınızda yaklaşık verilmeyen tarımsal destek miktarına denk gelir. 90 milyarın bir miktar üzerinde bir tutarak denk gelir. Dolayısıyla bizim çiftçimizden esirgediğimiz parayı aslında biz yurt dışındaki çiftçilere bir anlamda transfer etmiş gibi görünüyor. Dolayısıyla bunların iyileştirmesi gerektiğini, çiftçilerimize yeterli desteğin verilmesi gerektiğini söyledik. Biraz önce ifade ettiğim gibi, çay ve buğdayfiyatı olarak açıklanan rakamların yetersizliğinden de Sayın Bakan’a bahsettik.

“Düşük gelirli vatandaşların üzerindeki vergi yükünün çok ağır olduğunu ifade ettim”

Önemli konulardan bir tanesi, Sayın Genel Başkanımız da bunu çok sık ifade ediyor, vergide adaletin sağlanması, vatandaşların ya da insanların ekonomik güçleriyle orantılı olarak vergi ödemesi konusundaki görüşlerimizi de paylaştık. Bugün Türkiye’deki vergi sisteminin adaletli olmadığını, aslında ödenen vergilerin ekonomik güçle ilişkili olmadığını, özellikle düşük gelirli vatandaşların üzerindeki vergi yükünün çok ağır olduğunu ifade ettim. Bu çerçevede Sayın Bakan’a düzenleme yapılması gerektiği konusunda bazı önerilerde bulundum. Örneğin, şu anda gelir vergisi dilimleri belirlenirken asgari ücret düşülerek belirlenmiyor. Her ne kadar asgari ücret, gelir vergisinden muaf olsa da dilimlerin hesaplanmasında asgari ücretin dikkate alınıyor olmasının vatandaşın bir üst gelir dilimine çıkma süresini kısalttığını, dolayısıyla ocak ayında aldığı maaşla aralık ayında aldığı maaş arasında ciddi bir fark olduğunu ifade ettim. Bu vergi dilimlerinin belirlenmesinde asgari ücret düşüldükten sonraki kısmın dikkate alınması gerektiğini ifade ettim.

“Verginin ne kadar ağır olduğunu somut örnekler üzerinden Sayın Bakan ile paylaştım”

Vergilerin ne kadar ağır olduğunu, özellikle düşük gelir grubunda yer alanların ne kadar yüksek vergi ödemek durumunda kaldığını, özellikle uygulanan politikaların ve mevcut ekonomik koşulların yarattığından hareketle çok somut örnekler üzerinden bunu Sayın Bakan ile paylaştım. Biliyorsunuz iktidarın yeni ekonomi yönetiminin göreve gelmesinden sonra ilk yaptığı şey, faiz oranlarında ciddi artışa gitmekti. Bugün politika faiz oranının yüzde 50 oranında olduğunu biliyoruz. Ama en yüksek artışın özellikle düşük gelir gruplarının çok sık kullandığı kredi kartlarında ve ek hesap olarak adlandırılan kredili meduat hesaplarının faiz oranlarında olduğunu biliyoruz. Kredili mevduat hesaplarına aylık yüzde beş bir faiz uygulanmakta. Ama daha vahim olanı; bu hesaplar üzerinden ya da kredi kartları üzerineden kullanılan kredilere ödenen faizin yüzde 30’u kadar verginin de vatandaşın omuzlarına yüklenmiş olması. Bu bizim kabul edebileceğimiz bir şey değil. Bunun bir an önce sıfırlanması gerektiğini Sayın Bakan’a ifade ettik.

“Kredi kartı ve KMH’larda uygulanan faiz oranlarının makul seviyeye indirilmeli”

Ben kabaca bir hesaplama yaptım, bu veriyi Bakan ile paylaştım. 260 milyar liralık kredinin -ek hesaplardan bahsederek söylüyorum- sürekli yenilendiğini düşünürsek vatandaşımız, bankalara ödediği faiz üzerinden iktidarın aldığı, yani vatandaş üzerine yüklediği vergiler aracılığıyla yaklaşık iki milyar lira her ay en düşük gelir grubunda yer alan ya da bu hesapları kullanmak durumunda kalan vatandaşlardan vergi alıyor. Bunun kabul edilemez olduğunu ifade ettik. Benzer şekilde kredi kartlarındaki miktarın son bir yılda yüzde 163 oranında arttığını, bunun bir tercihten değil zorunluluktan kaynaklandığını, kredi kartlarını kullananların sadece düşük gelir grubunda yer alan vatandaşlar değil ama krediye erişmekte zorluk çeken esnafların da bunları kullandığını, yüksek oranda faiz ödemek durumunda kaldıklarını ve yüksek faiz üzerinden ağır bir vergi yüküyle karşı karşıya kaldıklarını Sayın Bakana ifade ettim. ve bu konuda gerekli tedbirlerin alınmasını, bu vergilerin sıfırlanmasını kredi kartı ve KMH’larda uygulanan faiz oranlarının da makul seviyeye indirmesi gerektiğini ifade ettim.

“Vergi cenneti ülkelerin listesinin yayınlanmamış olmasının vergi adaletiyle örtüşmediğini Bakan’a ifade ettim”

Bir başka konu Sayın Bakan ile paylaştığım: 2006 yılında Türkiye’de vergi kanununda yapılan bir düzenlemeyle yurt dışında vergi cenneti olarak adlandırılan ülkelere giden para üzerinden yüzde 30 oranında vergi alınmasına yönelik bir düzenleme yapıldı. Fakat bu düzenlemenin hayat bulabilmesi için vergi cenneti olarak adlandırılan ülkelerin listelerinin yayınlanması gerekiyor. Bu listenin Cumhurbaşkanı tarafından yayınlanması gerektiği ilgili kanun metninde açıkça düzenlenmiştir. Kanunun üzerine 18 yıl geçmiş olmasına rağmen hala bu vergi cenneti ülkelerin listesinin yayınlanmamış olmasının; Türkiye’de bu ülkelere kaynak aktaranların vergilendirilmemesi sonucunu doğurduğunu, vergi adaletiyle örtüşmediğini Sayın Bakan’a ifade ettim. Benzer şekilde vergi harcaması altında vazgeçilen vergiler var, özellikle kurumlar vergisi ya da kurumların tabi olduğu birtakım vergiler var. Bunları ifade ettim. Bunların tahsil edilmesi gerektiğini ifade ettim. Benzer şekilde kamu özel işbirlikleri biliyorsunuz, bizim çok sık gündeme getirdiğimiz konulardan bir tanesi. Bunu Sayın Bakan ile paylaştım. Bu konuda ortaya çıkan kamusal maliyetlerin kabul edilemez olduğunu, bütçede özellikle toplumsal refahı etkileyen konular gündeme geldiğinde kaynak sorunu, bitçe açığı gibi rakamların konuşulduğunu ama kamu özel işbirlikleri konusunda herhangi bir adımın atılmadığını ifade ettim.

“Türkiye’deki vergi sisteminin kimin üzerine ne kadar maliyet yıktığını çok açık bir biçimde ifade ettim”

Hatırlayacaksınız, Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘Bu projeler hayata geçirilirken cebimizden bir kuruş para çıkmayacak’ ifadesini kullanmıştı. Oysa sırf 2024 yılı bütçesi içerisinde 160 milyar liranın üzerinde bir ödemenin bu işlere yapılacağını biliyoruz. Ortalıkta, vergide ne tür düzenleme yapacaklar şeklinde bir metin var. Ben bunu Sayın Bakan’a da ifade ettim. Orada kamu özel işbirliği ya da yap-işlet-devret şeklinde faaliyet gösteren şirketlerin kurumlar vergisi oranının yüzde 25’ten yüzde 30’a çıkarılması gibi bir düzenleme yapacaklarını ifade ediyorlar. Ben baktım, bu 44 tane şirketten 37 tanesi herhangi bir matrah beyan etmemiş. Dolayısıyla bunun arttırılmasının bir sonuç doğurmayacağını, bunların gerçek anlamda vergilendirilmesi gerektiğini çok açık bir biçimde ifade ettim. Türkiye’deki toplam mevcut vergi sisteminin kimin üzerine ne kadar maliyet yıktığını çok açık bir biçimde ifade ettim. Biz Sayın Bakan’a vergide adaletin sağlanması için vergilerin yüksek gelir gruplarında yer alanlardan yüksek oranda ama herkesin vergilendirmesi gerektiğini, yüksek gelir grupları dahil olmak üzere ifade ettik. Bu konunun takipçisi olacağımızı da beyan ettik.

“Kimin ne kadarlık vergisini sildiklerini kamuoyuyla paylaşmalarının da yararlı olduğunu ifade ettim”

Geçmişte vergi uzlaşıları olurdu. Büyük montanlı kredi borçlarına ilişkin uzlaşmalar merkezde yapılır.  Son birkaç yıldır burada kiminle ne kadar uzlaşıldı, kimin ne kadar vergi borcu silindiğine dair bir açıklamayı yıllardır yapmadıklarının biliyoruz. Dolayısıyla vatandaşın bu kadar ağır vergi yüküyle karşı karşıya kaldıkları bir dönemde kimlerle ne kadarlık bir uzlaşmaya gittiklerini, ne kadarlık vergiyi ya da buna ilişkin cezaları sildiklerini kamuoyuyla paylaşmalarının da şeffaflık açısından yararlı olduğunu ifade ettim.”

“Türkiye’nin ekonomik dönüşümü bütüncül kalkınmacı program çerçevesinde mümkün”

Türkiye’de mevcut yönetim modelinin yarattığı ekonomik anlamdaki risklerden de bahsettim. Ekonominin eğitim sisteminden bağımsız bir biçimde düşünülemeyeceğini, bakan olarak sadece bütçe verilerini değil, diğer alandaki gelişmeleri de yakından takip etmesi gerektiğini söyledim. Çünkü Türkiye’nin ekonomik dönüşümünün bir bütüncül kalkınmacı program çerçevesinde ancak mümkün olabileceğini, bu kapsamda eğitim, hukuk, yönetim modeli gibi konuların da dikkate alınması gerektiğini ifade ettim. Ülkemizde çok büyük bir deprem yaşandı. Burada faaliyet gösteren bu bölgelere uygulanan mücbir sebep uygulaması ağustos ayında sona erecek. Ben bunun süresinin uzatılması talebini Sayın Bakanla paylaştım. Bunların üzerine kendisi genel değerlendirmeler yaptı ve toplantı sona erdi.”

Karatepe, gazetecilerin sorularını da yanıtladı. Karatepe, yakında TBMM Başkanlığı’na sunulması beklenen yeni vergi paketine ilişkin sorulan soruya şöyle yanıt verdi:

“Bakandan somut bir değerlendirme duymadım”

“Yurt dışı çıkış harcı konusunu gündeme getirdim. Bunun doğru olmadığını, vatandaşın seyahat özgürlüğünü kısıtlayan bir uygulama olduğunu ve bu kadar yüksek oranda bir harcın karşılığının olmadığını ve alınmaması gerektiğini ifade ettim. Ama bu konuda Sayın Bakandan somut bir değerlendirme duymadım. Anladığım kadarıyla Meclis’e sunulacak tasarı üzerindeki çalışmalarını henüz tamamlamamışlar. Biz bu konunun doğru olmadığını ifade ettik. Sizin bahsettiğiniz bahşiş konusunu da gündeme getirdik. Bunun vergilendirilmesinin doğru olmadığını ifade ettik.”

Karatepe, vergi paketi taslağından bazı maddelerin çıkartıldığı iddialarına ilişkin soruya şöyle cevap verdi:

“Çiftçilerin üzerine vergilerin yüklenmesinin doğru olmadığını ifade ettim”

“Gübre ve yem konusunu gündeme getirdim. Bu konuda net bir yani taslak metne ilişkin ‘Bu bizim metnimizdir’ gibi bir açıklaması yok. Meclis’e geldiği zaman hangi konularda düzenleme olacağını ifade  etti. O zaman daha ayrıntılı bir biçimde görürüz. Yemden yüzde 10, gübreden yüzde 20 KDV gibi konular konuşuluyor. Buradan beklenen miktar da yaklaşık 34 milyar liralık bir ek vergi olması söz konusu. Bunların doğru olmadığını söyledim. Başka yerlerden vergi almaktan vazgeçerken zaten çok zor durumda olan çiftçilerin üzerine bu kadar vergilerin yüklenmesinin doğru olmadığını ifade ettim. Meclis’e sunulduğu zaman detaylarını görüp her bir madde üzerinde daha detaylı görüş beyan edebiliriz.”

“Asgari ücretin arttırılacağı konusunda bir izlenim edinmedim”

Karatepe, “Asgari ücret ve emekli aylıklarına zam konusunda Mehmet Şimşek’in tepki ne oldu? Hala ücretlere yapılan zamlar enflasyonu baskılayarak arttıracak tezine mi inanıyor” şeklindeki bir soru üzerine, “Ben asgari ücretin arttırılacağı konusunda bir izlenim edinmedim. ‘Artırmayacağız’ da demedi ama benim edindiğim izlenim, asgari ücretin arttırılması konusunda bir iradelerinin oluşmadığı yönünde. Ben bunun bir zorunluluk olduğunu, mutlaka arttırılması gerektiğini ifade ettim” dedi.

Kamuda tasarruf paketini konusunun görüşmede gündeme gelmediğini söyleyen Karatepe, emekli aylıklarının arttırılmasına ilişkin soruya şu yanıtı verdi:

“Emekli aylıklarındaki artışın enflasyon oranıyla sınırlı kalmaması lazım”

“Biz bunun bir zorunluluk olduğunu tekrar tekrar defeaten ifade ettik. Türkiye’de bugün insanların bu kadar düşük emekli aylıklarıyla bu kadar yüksek enflasyon ortamında geçinmesinin mümkün olmadığını dolayısıyla buradaki iyileştirmenin iyi derecede yapılmasını söyledim. Enflasyon oranına ilişkin eleştirilerimiz var. Gerçek enflasyonun bundan biraz daha farklı olduğunu ifade ettim. Dolayısıyla artışın enflasyon oranıyla sınırlı kalmamasını çünkü bu reel anlamda bir artışa tekabül etmeyeceğini, bunun üstünde yapılması gerektiği konusunu ifade ettim. Bakan dinledi. Biz de takipçisi olacağız.”

Yalçın Karatepe, bir gazetecinin “4 saatin sonunda acı reçeteyi vatandaşlara çıkaran anlayışlarında bir değişim iradesi olmadığını gördük” sözünü hatırlatarak, “Bundan sonrası için görüşmeler tıkanacak mı” sorusuna şöyle yanıt verdi:

“Şimşek’in asgari ücrete zam için ‘Bu yönde hazırlıklarımız var’ demesini bekliyordum”

“Biz çok somut taleplerle gittik. Asgari ücret arttırılmalıdır. Nokta. Bu pazarlık konusu bile değil. Türkiye. Sayın Şimşek, iktisat eğitimi almış. Bu kadar düşük asgari ücret geçinmenin mümkün olmadığını bileceğini tahmin ettiğim birisi. ‘Evet, bizim bu yönde hazırlıklarımız var’ demesini bekliyordum. Ama öyle bir açıklamayı somut bir biçimde duymadığım o cümleyi kurdum.”

Yalçın Karatepe, “Biz her alanda mücadele ediyoruz. Masada, sokakta, miting alanında, parlamentoda varız. Biz müzakereyle mücadelenin birbirinin alternatif olduğunu düşünen değil. Bunları bütünleştiren bir yaklaşımla konulara yaklaşıyoruz. Dolayısıyla biz alandayız, meydandayız, tarladayız, çay bahçesindeyiz. İşçilerin bulunduğu fabrikalardayız. Onların haklı taleplerini bizim katıldığımız talepleri her formda, her şekilde yüksek sesle dile getirmeye ve sonuç almaya devam edeceğiz” diye konuştu.

]]> https://www.haber60.com.tr/yalcin-karatape-4-saatin-sonunda-aci-receteyi-yine-vatandasa-cikaran-anlayislarinda-bir-degisim-iradesi-olmadigini-maalesef-gorduk/feed/ 0 CHP’nin ‘Emek Mitingi’nin Tarihi Belli Oldu https://www.haber60.com.tr/chpnin-emek-mitinginin-tarihi-belli-oldu/ https://www.haber60.com.tr/chpnin-emek-mitinginin-tarihi-belli-oldu/#respond Tue, 04 Jun 2024 21:39:39 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34831 HABER: GÜLARA SUBAŞI

(ANKARA) – CHP’nin ara zam isteyen asgari ücretli milyonların sesini duyurmak için düzenlemeyi planladığı ‘Emek Mitingi’nin tarihi 30 Haziran olarak kararlaştırıldı. ‘Geçinemiyoruz’ temalı miting, Kocaeli’nde yapılacak.

CHP MYK dün Özgür Özel, başkanlığında toplandı. Saat 12.45’te başlayan toplantı, yaklaşık dört saat sürdü. Toplantıda; atanmayan öğretmenler, emekliler ve çay mitinginin ardından haziran sonunda düzenlenmesi planlanan Emek Mitingi’nin tarihi de kararlaştırıldı. Mitingin 30 Haziran’da düzenlenmesine karar verildi.

Miting Kocaeli’nde olacak

Yüksek enflasyon ortamında asgari ücretlinin alım gücü her geçen gün düşerken CHP’nin asgari ücretlinin ara zam talebini hükümete duyurmak için düzenlediği ‘Emek Mitingi’nin nerede yapılacağı da dünkü MYK toplantısında görüşüldü. Parti kaynakları, mitingin Ankara veya İstanbul’da değil, nüfusunun önemli bir bölümü asgari ücretle geçinen bir işçi kentinde yapılması üzerinde duruldu. Bu bağlamda mitingin Kocaeli’nde yapılması üzerinde uzlaşıldı.

Mitingin yalnızca asgari ücretle yaşamını idame ettiren vatandaşların değil, toplumun emeğiyle geçinmeye çalışan tüm kesimlerine hitap etmesi yönünde karar alan CHP MYK, hayat pahalılığı karşısında vatandaşın ‘Geçinemiyoruz’ haykırışına ses olmayı amaçlıyor. Bu bağlamda mitingde; Türkiye’nin dört bir yanından emekli, emekçi, asgari ücretli, öğrenci, beyaz yakalı ve mavi yakalı işçilerin seslerini duyurması bekleniyor.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in katılımıyla yapılacak dördüncü mitingin ana amacı, asgari ücretle geçim mücadelesi veren işçilerin ara zam talebini görünür kılmak ve hükümetin 1 Temmuz’dan önce ara zam kararı vermesi konusunda toplumsal baskıyı örgütlemek olacak.

Mitingler ve olası erken seçim sorusu

Emek mitingi hazırlıkları hakkında bilgi veren CHP kurmayları, iktidarın halkın taleplerine olumlu karşılık vermekle karşı karşıya olduğunu vurguladı. Ekonomik kriz, yüksek enflasyon, hayat pahalılığı ve çalışma yaşamında emekçilerin yaşadığı sıkıntılar gibi konularda, toplumsal baskının sonuç alması gerektiğini dile getiren kurmaylar, aksi durumda bir erken seçim olasılığı öngördüklerini de ekledi.

Bakan Işıkhan: “Ara zam gündemimizde yok”

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, 2023 yılının aralık ayında, asgari ücreti 17 bin 2 TL olarak açıklarken 2024 yılı içerisinde herhangi bir ara zam planlanmadığını belirtmişti. Bakan Işıkhan, geçtiğimiz gün AK Parti grup toplantısı öncesi basın mensuplarının sorusu üzerine aralık ayındaki düşüncelerinin değişmediğini söyledi. Işıkhan “Aralık ayındaki düşüncemiz neyse aynı şekilde devam ediyor. Enflasyonla ilgili verilerimiz oldukça güzel geliyor. Hiçbir ara zam gündemimizde yok” dedi.

31 Mart yerel seçimlerinden sonra CHP Lideri Özel’in Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmesinin ardından gündeme gelen “siyasette normalleşme” sürecinin bir sonucu olarak CHP’nin gölge bakanları ve bakanlar arasındaki normalleşme görüşmeleri sürse de iktidardan ara zam konusunda kesin açıklamalar gelmesi nedeniyle konunun Bakan Işıkhan ile görüşülmesi beklenmiyor.

Özgür Özel: “Bu kadar yüksek enflasyonun olduğu bir ülkede asgari ücretin en az üç ayda bir güncellenmesi lazımdır”

CHP Lideri Özel, Bakan Işıkhan’ın Aralık 2023’te yaptığı temmuzda ara zam olmayacağına ilişkin açıklamasına tepki göstermiş, yüksek enflasyon ortamında asgari ücrete üç ayda bir zam yapılması gerektiğini ifade etmişti. Özel, şöyle konuşmuştu:

“Büyük bir kandırmaca ile karşı karşıyayız. Bugün belirlenen asgari ücretin yanında mutlaka en az üç ayda bir asgari ücretin yeniden belirleneceğinin taahhüdünün verilmesi gerekir. Çünkü, inanılmaz bir hayat pahalılığı var. Hiçbir mal, hiçbir hizmet bir ay önce satın alındığı fiyata satın alınamıyor. ve her gün asgari ücret erimeye devam edecek. ve bunlar, ‘Altı ay sonra bile zam yapmayacağız, bir sene asgari ücret bu olacak’ diyorlar. Bir sene sonra, bugünkü satın alınan mal, hizmet, doldurulan file, bir sene sonra kaç paraya dolacak. Bu kadar yüksek enflasyonun olduğu bir ülkede asgari ücretin en az üç ayda bir güncellenmesi lazımdır.”

Asgari ücret açlık sınırının bin 967 lira altında kaldı

Açıklanan son Türk-İş verilerine göre, asgari ücret açlık sınırının bin 967 TL altında kaldı. Türk-İş, mayıs ayı için açlık sınırını 18 bin 969 TL, yoksulluk sınırını 61 bin 788 TL olarak açıkladı. Mayıs ayında gıda enflasyonu ise aylık bazda yüzde 7,02, yıllık bazda yüzde 83,06 arttı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/chpnin-emek-mitinginin-tarihi-belli-oldu/feed/ 0
CHP, asgari ücretli milyonların sesini duyurmak için ‘Emek Mitingi’ düzenliyor https://www.haber60.com.tr/chp-asgari-ucretli-milyonlarin-sesini-duyurmak-icin-emek-mitingi-duzenliyor/ https://www.haber60.com.tr/chp-asgari-ucretli-milyonlarin-sesini-duyurmak-icin-emek-mitingi-duzenliyor/#respond Fri, 31 May 2024 05:36:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34065 HABER: GÜLARA SUBAŞI

(ANKARA) – CHP, ara zam isteyen asgari ücretli milyonların sesini duyurmak için haziran ayı sonunda “Emek Mitingi” düzenlemeye hazırlanıyor. Mitingin asgari ücretli nüfusun yoğun olduğu işçi kentlerinden birinde yapılacağı öğrenildi.

CHP, atanmayan öğretmenler, emekliler ve çay mitinginin ardından yeni bir miting hazırlığında. CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in katılımıyla toplumun farklı kesimlerinden yurttaşların yaşadığı sorunlara dikkat çekmek için mitingler düzenleyen CHP’nin dördüncü mitingi “Emek Mitingi” olacak. CHP’nin asgari ücretle geçim mücadelesi veren işçilerin ara zam talebini görünür kılmak ve hükümetin 1 Temmuz’dan önce ara zam kararı vermesi konusunda toplumsal baskıyı örgütlemek amacıyla planladığı “Emek Mitingi”nin haziran ayı sonunda yapılacağı öğrenildi.

Mitingler ve olası erken seçim sorusu

Emek mitingi hazırlıkları hakkında bilgi veren CHP kurmayları, bu mitingilerin olası bir erken seçimle ilişkisi hakkındaki soruyu yanıtlarken iktidarın halkın taleplerine olumlu karşılık vermekle karşı karşıya olduğunu vurguladı. Ekonomik kriz, yüksek enflasyon, hayat pahalılığı ve çalışma yaşamında emekçilerin yaşadığı sıkıntılar gibi konularda, toplumsal baskının sonuç alması gerektiğini dile getiren kurmaylar, aksi durumda bir erken seçim olasılığı öngördüklerini de ekledi.

Bakan Işıkhan: “Ara zam gündemimizde yok”

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, 2023 yılının aralık ayında, asgari ücreti 17 bin 2 TL olarak açıklarken 2024 yılı içerisinde herhangi bir ara zam planlanmadığını belirtmişti. Bakan Işıkhan, geçtiğimiz gün AK Parti grup toplantısı öncesi basın mensuplarının sorusu üzerine aralık ayındaki düşüncelerinin değişmediğini söyledi. Işıkhan “Aralık ayındaki düşüncemiz neyse aynı şekilde devam ediyor. Enflasyonla ilgili verilerimiz oldukça güzel geliyor. Hiçbir ara zam gündemimizde yok” dedi.

31 Mart yerel seçimlerinden sonra CHP Lideri Özel’in Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmesinin ardından gündeme gelen “siyasette normalleşme” sürecinin bir sonucu olarak CHP’nin gölge bakanları ve bakanlar arasındaki normalleşme görüşmeleri sürse de iktidardan ara zam konusunda kesin açıklamalar gelmesi nedeniyle konunun Bakan Işıkhan ile görüşülmesi beklenmiyor.

Özgür Özel: “Bu kadar yüksek enflasyonun olduğu bir ülkede asgari ücretin en az üç ayda bir güncellenmesi lazımdır”

CHP Lideri Özel, Bakan Işıkhan’ın Aralık 2023’te yaptığı temmuzda ara zam olmayacağına ilişkin açıklamasına tepki göstermiş, yüksek enflasyon ortamında asgari ücrete üç ayda bir zam yapılması gerektiğini ifade etmişti. Özel, şöyle konuşmuştu:

“Büyük bir kandırmaca ile karşı karşıyayız. Bugün belirlenen asgari ücretin yanında mutlaka en az üç ayda bir asgari ücretin yeniden belirleneceğinin taahhüdünün verilmesi gerekir. Çünkü, inanılmaz bir hayat pahalılığı var. Hiçbir mal, hiçbir hizmet bir ay önce satın alındığı fiyata satın alınamıyor. ve her gün asgari ücret erimeye devam edecek. ve bunlar, ‘Altı ay sonra bile zam yapmayacağız, bir sene asgari ücret bu olacak’ diyorlar. Bir sene sonra, bugünkü satın alınan mal, hizmet, doldurulan file, bir sene sonra kaç paraya dolacak. Bu kadar yüksek enflasyonun olduğu bir ülkede asgari ücretin en az üç ayda bir güncellenmesi lazımdır.”

Asgari ücret açlık sınırının bin 967 lira altında kaldı

Dün açıklanan Türk-İş verilerine göre, asgari ücret açlık sınırının bin 967 TL altında kaldı. Türk-İş, mayıs ayı için açlık sınırını 18 bin 969 TL, yoksulluk sınırını 61 bin 788 TL olarak açıkladı. Mayıs ayında gıda enflasyonu ise aylık bazda yüzde 7,02, yıllık bazda yüzde 83,06 arttı.

Miting bir işçi kentinde olacak

Yüksek enflasyon ortamında asgari ücretlinin alım gücü her geçen gün düşerken CHP’nin asgari ücretlinin ara zam talebini hükümete duyurmak için düzenlediği “Emek Mitingi”nin nerede yapılacağı ise henüz kesin değil. Parti kaynakları, mitingin Ankara veya İstanbul’da değil, nüfusunun önemli bir bölümü asgari ücretle geçinen Kocaeli veya Bursa gibi bir işçi kentinde yapılacağını belirtti. Mitingin tam tarihi için ise MYK’nın vereceği son karar etkili olmakla birlikte olası ara zam tarihi olan 1 Temmuz’dan önce düzenlenmesi kararlaştırıldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-asgari-ucretli-milyonlarin-sesini-duyurmak-icin-emek-mitingi-duzenliyor/feed/ 0
BBP Genel Başkanı Mustafa Destici: Yeni anayasadan yanayız https://www.haber60.com.tr/bbp-genel-baskani-mustafa-destici-yeni-anayasadan-yanayiz/ https://www.haber60.com.tr/bbp-genel-baskani-mustafa-destici-yeni-anayasadan-yanayiz/#respond Tue, 28 May 2024 23:15:29 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=33580 Büyük Birlik Partisi’nin İstanbul İl Başkanlığında düzenlediği basın toplantısında konuşan Genel Başkan Mustafa Destici, uzun zamandır zam bekleyen asgari ücretliler ve emeklileri için harekete geçilmesi gerektiğini belirtti. Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun toplanmasını ve enflasyon farkıyla meydana gelen farkının asgari ücrete de yansıtılması gerektiğini söyledi.

Destici, partisinin İstanbul İl Başkanlığında düzenlediği basın toplantısında, dün 27 Mayıs darbesinin 64. yılı olduğunu, 27 Mayıs 1960’ın pek çok yönden milletin tarihinde bir utanç sayfası olarak yer aldığını söyledi.

“İSRAİL’İN GAZZE’DEN SONRA BAŞKA HEDEFLERİ VAR”

Darbelerin karşısında durmaya devam edeceklerini vurgulayan Destici, İstanbul’un fethedildiği 29 Mayıs 1453’ün de hem dünya hem de Türk İslam tarihi için önemli dönüm noktalarından biri olduğunu hatırlattı.

Gazze’de ve Filistin’de katliam, soykırım yapan İsrail’in bir an önce saldırılarını durdurması gerektiğini belirten Destici, “İsrail’in Gazze’den sonra başka hedefleri var. Onun için bütün İslam dünyasının ve bizlerin gerekli tedbirleri alması, gerekli tepkiyi en şiddetli şekilde göstermesi gerekmektedir. Açıktan Gazze’deki ve Filistin’deki direnişçilerin desteklenmesi gerekmektedir.” diye konuştu.

Filistin’i tanıyan ülkelerin sayısının arttığını aktaran Destici, şöyle devam etti:

“İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, bugün Filistin Devleti’ni resmi olarak tanıyacaklarını duyurmuştur. İsrail’in açık tehditlerine rağmen Filistin’i tanıma kararı alan İspanya’nın bu hamlesiyle BM’nin 193 üye devletinden 145’i artık Filistin Devleti’ni tanımaktadır. Türkiye bütün bu süreçlerde net bir şekilde Filistin’in, Gazze’nin ve Gazzelilerin siyasi temsilcisi olan Hamas’ın yanında çok açık ve bir şekilde durmuştur. Türkiye’nin gösterdiği bu tavır kıymetlidir.”

Çankırı Karatekin Üniversitesi’nde İstiklal Marşı sırasında ayağa kalmayan araştırma görevlisinin açığa alındığını aktaran Destici, bu kişinin referansının kim olduğunun ortaya çıkarılması ve bununla ilgili işlem başlatılması gerektiğini vurguladı.

BAYRAM İKRAMİYESİ 10 BİN LİRAYA ÇIKARILMALI

Destici, hükümet yetkililerinin yaptığı açıklamada Türkiye’de hazirandan sonra enflasyonun düşmesinin beklendiğini, bu durumun sevindirici olduğunu dile getirerek, temmuzda emeklilerin rahatlatılarak düşük maaş alanlara geçen yıl kök maaştan dolayı verilmeyen yüzde 25 zammın yapılması gerektiğini belirtti. Yine emekliye en az 5 bin lira seyyanen zam verilmesi, Kurban Bayramı ikramiyesinin de 10 bin liraya çıkarılması gerektiğini ifade eden Destici, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Hükümet tarafından asgari ücrete bir artış gelmeyeceği ifade edilmiştir. Tüm çalışanların maaşı enflasyon oranında artırılırken asgari ücretlinin maaşını olduğu yerde bırakmak büyük bir haksızlıktır. İşveren bütün enflasyon farkını sattığı ürünlere yansıtmaktadır. Onlar bunu yansıtırken, asgari ücretliyi bundan mahrum etmek büyük haksızlık ve adaletsizlik olacaktır. Bunun için Asgari Ücret Tespit Komisyonu toplanmalı. Kaçtır fark, yüzde 30. O zaman 22 bin 100 lira yeni asgari ücret olarak açıklanmalıdır.”

“YENİ ANAYASA ÇALIŞMALARINI DESTEKLİYORUZ”

Toplantıda basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Destici, yeni anayasayla ilgili soru üzerine BBP’nin, kurulduğundan beri yeni anayasa savunuculuğu yaptığını, Türkiye’nin, darbecilerin yaptığı 1982 Anayasası’ndan tamamen kurtulması gerektiğini vurguladı.

Mustafa Destici, bunun için tüm anayasa değişikliklerine BBP’nin hep destek verdiğini belirterek, “Biz ilkesel olarak net, amasız, fakatsız, lakinsiz yeni anayasa çalışmalarını destekliyoruz, içindeyiz ve destek vereceğiz ve hazırlığımız da mevcuttur. Dolayısıyla biz yeni anayasadan yanayız.” ifadesini kullandı.

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ve CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i ziyaretinde yeni anayasa konusunu konuştuklarını dile getiren Destici, “Bizim arzumuz, bütün siyasi partilerin kendi çalışmalarını önce kamuoyuna açıklamalarını daha sonra da oluşturulacak bir komisyona sunmalarını ve ortak kurulacak bir komisyonun bu çalışmalarını süratle başlatmasını istiyoruz.” diye konuştu.

“KENDİ TASLAĞINIZI KOYUN ORTAYA”

Anayasada kimin ne isteyip ne istemediğini milletin görmesi, herkesin de net olması gerektiğini vurgulayan Destici, şunları kaydetti:

“Türkiye’deki siyasi parti ve bu partilere gönül veren Türk milletinin kahir ekseriyetinin ortak bir noktada buluşabileceğine yüzde yüz inanıyorum. Onun için herkes söylesin. Samimi bulmadıklarını ifade ediyor bazı partilerimiz, iktidarın, hükümetin bu konudaki girişimlerini, mevcut anayasayı uygulamadıklarını, kendileri için bir anayasa istediklerini söylüyorlar. Bir şey söylemiyorum, düşüncelerine saygılıyım. Biz de farklı düşünüyoruz. Ama bunların hiçbirisi yeni anayasa değişikliğine ‘hayır’ demeleri ya da uzak durmaları için bir sebep değil. Kendi taslağınızı koyun ortaya. Bir şey koymuyorsanız deyin ki ‘Biz anayasayı savunuyoruz, biz bundan memnunuz’, millet onu da bilsin. Kim mevcut anayasanın yanında, kim anayasanın değişmesini istiyor, kim mevcut anayasanın karşısında. Önümüzde seçimsiz bir 3 yıl gözüküyor. Dolayısıyla bu süre içinde Türkiye yeni sivil, demokratik bir anayasa yapabilmeli ve bu da elbette ki meclis eliyle olmalı. Ama bize göre mecliste 400 sayısını geçse bile mutlaka referanduma, halkın onayına götürülmeli ve halk tarafından onaylanmalıdır.”

“BUNUN TİCARETİNİ YAPANLAR DA ARAŞTIRILMALI”

Sokak hayvanlarıyla ilgili soru üzerine de “Saldırgan sokak köpekleri ciddi bir problem haline gelmiştir. İnsanların, çocukların, kadınların, yaşlıların hayatlarını, yaşamlarını tehdit etmektedir.” diyen Destici çözüm önerilerinde bulundu. Sokaklardaki başıboş, sahipsiz köpekler toplanmalı, barınaklara alınmalı, hasta olanlar tedavi edilmeli, tedavisi mümkün olmayanlar ya da kuduz gibi bulaşıcı hastalık ihtimali olanlar uyutulmalıdır.” dedi.

Çocukların okula, yaşlıların sabah namazına korkudan gidemediğini belirten Destici, köpeklerin kasıtlı olarak çoğaltılıp ticaretinin yapıldığını söyledi. Mama fabrikalarının da çoğaldığını aktaran Destici, “Geçtiğimiz yıl mama ithalatına 35 milyar ödemişiz, deniyor. Bu çok büyük rakam. Acaba çocuk maması için bu kadar ödedik mi bilmiyorum. Dolayısıyla buraların da araştırılması, kısırlaştırma, uyutma yapılırken diğer taraftan bu işi kasıtlı çoğaltanlar, bunun ticaretini yapanlar da araştırılmalı ve meclise gelecek yasaya bunların önlenmesiyle ilgili maddelerin konulması gerekmektedir.” ifadesini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/bbp-genel-baskani-mustafa-destici-yeni-anayasadan-yanayiz/feed/ 0
Özgür Özel’den Erdoğan ve Bahçeli’ye 15 maddeli emekli çağrısı https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozelden-erdogan-ve-bahceliye-15-maddeli-emekli-cagrisi/ https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozelden-erdogan-ve-bahceliye-15-maddeli-emekli-cagrisi/#respond Mon, 27 May 2024 03:29:56 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=33364 Ankara’da CHP’nin düzenlediği Büyük Emekli Mitingi’nde konuşan Özgür Özel, emeklilerin sesi olacaklarını belirterek partisinin ilk seçim vaadini duyurdu. Özel, CHP iktidarında emekli maaşının önce asgari ücrete 2 yıl sonra da 1.5 asgari ücrete çıkarılacağını açıkladı.

“HAKKINIZI SÖKE SÖKE ALACAĞIM”

CHP’nin bugün Ankara Tandoğan Meydanı’nda düzenlediği Büyük Emekli Mitingi’ne yurdun farklı illerinden emekliler ve farklı sendikalar katıldı. Mitingde hükümete ve Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e eleştireler yönelten Özel, IMF’yi kastederek “Mehmet Şimşek, bu gulyabanini al Saray’a git.” dedi. Özel, ayrıca Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MHP lideri Devlet Bahçeli’ye emeklilerle ilgili 15 maddeli bir çağrıda bulundu.

Özel’in mitingdeki konuşmasından öne çıkanlar şöyle: “Biz konuştuk, biz anlattık, siz geldiniz. Kendi meselenize sahip çıktınız. Bugün Ankara’da iğne atsan yere düşmüyorsa bunun sahibi sizlersiniz. Dünyanın en büyük korusunun söylediği en acıklı şarkıdır bu. Emeklinin sorununu çözmezseniz meydanlar, sokaklar bizimdir dedik. Bu sesi ya duyacaklar ya da durmayacağım, hakkınızı söke söke alacağım.

Hollanda’dan Ursula emekli olmuş, Trabzon’a geliyor, geziyor. Trabzonlu Ulviye teyze manava gidemiyor, pazara çıkamıyor. Hans’ın yaşadığı hayatı Hasan’dan esirgeyenlere yazıklar olsun.

“HER AY 5.5 ÇEYREK ALTINI ALIP KAÇAN BİR DÜZEN VAR”

Bu iktidar geldiği gün en düşük emekli maaşı 8 çeyrek altın alıyordu. Şimdi 10 bin lira 2.5 altın almıyor. Her birinizin her ay 5.5 çeyrek altını alıp kaçan bir düzen var. Sesinizi duymazlarsa onlardan hesabı ilk sandıkta soracaksınız. Burada emekliler dışında emekli olamayanlar var.

Astsubaylar emekli olamıyor. Emekli olunca maaş yarıya düşüyor. Yaşı dolduğunda da sefalete sürükleniyor. Her kademede görev yapanların özlük haklarını savunuyoruz.

“GULYABANİNİ AL SARAY’A GİT”

OYAK’ta sözde TÜİK enflasyonu kadar portföy yönettik diyorlar. Bunun adı haksızlık değil, bunun adı hırsızlıktır. Yazıklar olsun.

Ekonomi öncelik belirleme işidir. Ekonomik tercihler sizi kimin hükumeti olduğunuzu gösterir. Toplam 48 milyon kişiye ödenen para bütçede faize ödenenden çok daha az.

Başımızda bir gulyabani var. Gulyabani IMF değil. Ama IMF hayaleti aramıza dolaşıyor. Mehmet Şimşek, bu gulyabanini al Saray’a git. Biraz da zenginlerin penceresine gitsin o.

ERDOĞAN VE BAHÇELİ’YE ÇAĞRI

Sayın Erdoğan’a, Sayın Bahçeli’ye bir çağrıda bulunuyorum. 15 madde, 15’ini yapacağız, el birliğiyle yapacağız. Bu meydanın yüzünü güldüreceğiz. Var mısınız? Başlıyorum:

  • En düşük emekli aylığı hiçbir dönemde asgari ücretten az olamayacağını yasal düzenlemeye bağlayalım.
  • Prim düzenleme katsayısı aylık bağlama oranı, aylıkların alt sınırını hakkaniyetle ölçüde artıralım.
  • İntibak yasası çıkararak 2000 öncesi, 2000-2008 arası, 2008 sonrası ayrımları ortada kaldıralım.
  • Emeklilerimize ciddi yük oluşturan ilaç katılım paylarını fiyat farklarını muayene ücretlerini mutlaka artık ortadan kaldıralım.
  • Emeklinin ortezlerinden protezlerine ayağını kaybetmiş bu vatan için çalışırken, protezi var eskimiş verdikleri para olması gerekenin 30’da 1’i; ortezde protezde en iyisi emekliye hemen ödenmeli
  • Emeklilere sendikal örgütlenme hakkı tanınmalı.
  • Emekli bayram ikramiyeleri asgari ücret seviyesine çıkarılmalı.
  • Kurumların özel sandıklarından emekli olanlar banka gibi kuruluşlar, özel bankaların kendi sandıklarından emekli olanları bayram ikramiyeleri eşitlenmeli, ilaç katkı payları düşürülmeli. Onlara promosyon ödemesi yapılmalı.
  • Emekliler için emekli kart çıkarılmalı.
  • Elektrik ve doğalgaz faturalarında yüzde 25 ile 40 arasında indirim yapılmalıdır.
  • Emeklilikte kademe bekleyenlerin, staj ve çıraklık mağdurlarının emekli askerlerin sorunları çözülmelidir.
  • 65 yaş üstü ulaşım sorunu asla bir daha hiçbir emeklimizi rencide etmeyecek şekilde şoför esnafını da düşünerek onları karşı karşıya bırakmadan kanun yoluyla devlet eliyle devletin cebinden çözülmelidir.
  • Çalışmak zorunda kalan emeklilerden SGK destek uygulaması kesintisi bitirilmeli.
  • Emeklilerin kredi ve kredi kartı borçları bir defaya mahsus bütün faizleri silinerek 5 yıla bölünmeli, bu kamburdan emekliler kurtarılmalıdır.
  • Vergide adalet mutlaka sağlanmalı, dolaylı vergi kademeli olarak sıfırlanmalı.

İLK SEÇİM VAADİ: EMEKLİ MAAŞI ÖNCE ASGARİ ÜCRET SEVİYESİNE ÇIKARILACAK

CHP iktidarının ilk seçim vaadini açıklıyorum. Bir an önce yasal düzenlemeler tamamlanıp emekli maaşı ilk önce asgari ücrete, 2 yıl sonra da 1,5 asgari ücrete çıkarılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/ozgur-ozelden-erdogan-ve-bahceliye-15-maddeli-emekli-cagrisi/feed/ 0
DEM Parti Grubu’nun Emekçilerin Sorunlarının Araştırılması Önerisi Reddedildi https://www.haber60.com.tr/dem-parti-grubunun-emekcilerin-sorunlarinin-arastirilmasi-onerisi-reddedildi/ https://www.haber60.com.tr/dem-parti-grubunun-emekcilerin-sorunlarinin-arastirilmasi-onerisi-reddedildi/#respond Tue, 30 Apr 2024 23:57:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29945

(ANKARA) – DEM Parti Grubu’nun, emekçilerin yaşadığı sorunların araştırılması için verdiği grup önerisi reddedildi. DEM Parti Van Milletvekili Sinan Çiftyürek, işçilerin milli gelirden aldığı payın 22 yıllık AKP iktidarında düzenli olarak gerilediğini vurguladı, sermayenin payının ise arttığına işaret etti. Çiftyürek, “2024 yılının ilk 4 ayında 425 işçi, kazalarda değil işçi cinayetlerinde hayatını kaybetti. Terör mü arıyorsunuz; buyurun size sosyal terör” dedi.

DEM Parti Grubu’nun, 1 Mayıs İşçi Bayramı öncesinde TBMM Genel Kurulu’nda vermiş olduğu ‘Emekçilerin yaşadığı sorunların araştırılması’ başlıklı grup önerisi reddedildi.

“ASGARİÜCRETLİLER AÇLIK SINIRINA DOĞRU İLERLİYOR”

Önergenin gerekçesini açıklayan DEM Parti Van Milletvekili Sinan Çiftyürek şunları söyledi:

“Taksim meydanının herkese açık olması ama işçi sınıfının bayramı olarak kendi taleplerini orada dile getirmesine kapalı olmasını anlamış değiliz. İçişleri Bakanı’nın dünkü açıklamasını da hiç ama hiç anlamış değiliz. ‘Terör örgütleri herkesi Taksim’e çağırıyor’ diyerek meydanı terör örgütleri ile ilişkilendirmesini kınıyoruz. İçişleri Bakanı eğer Taksim’de terör örgütü arıyorsa 1977’de 38 işçiyi katleden, kana bulayan teröristleri önce bulmalıdır. O zaman biz kendisini alkışlayacağız. 22 yıllık AKP iktidarında sistemli olarak işsizler ordusu büyüdü. Öyle bir noktaya geldi ki işsizler ordusu çalışan üzerinde tam bir baskı aracına dönüştürüldü. İşveren diyor ki işçiye; ‘bu koşullarda çalışmazsan senin yerine çalışacak olan zaten var’ diyor. Diğer önemli bir sorun asgari ücret meselesi artık sefalet ücreti bile denilemeyecek düzeye geriledi. Asgari ücretliler açlık sınırına doğru ilerliyor ve maalesef iktidar yetkililieri asgari ücretin önümüzdeki yıl sonuna kadar arttırılmayacağı yönünde beyanda bulunuyorlar. Bu ne demektir; milyonlarca işçiyi açlık sınırının altında ölüme terk etmek demektir. İşçilerin milli gelirden aldığı pay 22 yıllık AKP iktidarında düzenli olarak geriledi. Bugün toplam milli gelir içerisinde işçinin payı 26’ya geriledi. Sermayenin payı ise 52’den 54’e çıkartıldı. Kimden yana iktidar? 2024 yılının ilk 4 ayında maalesef 425 işçi, kazalarda değil işçi cinayetlerinde hayatını kaybetti. Terör mü arıyorsunuz; buyrun size sosyal terör.”

“OYUNU ALDIKLARI ASGARİ ÜCRETLİ YARI YOLDA BIRAKILDI”

Saadet Partisi İzmir Milletvekili Mustafa Bilici şunları söyledi:

“Enflasyon ve işsizlik ülkemizde kritik boyutlara ulaştı. Vatandaşlarımızın yaşadığı geçim sıkıntısı artarak devam ediyor. İktidar 2024 yılında asgari ücrete ara zam yapılmayacağı yönündeki kararını sürdürmektedir. Bugün Türkiye faiz sebep, enflasyon sonuç anlayışı sonucunda tarihinde görmediği bir hayat pahalılığı ile karşı karşıya kalmıştır. Rasyonel, akılcı ve ekonomi bilimi ile paralel politikalar yerine ekonominin kitabını yeniden yazmaya kalkışanlar vatandaşların sorunlarının temel sebebini oluşturmaktadırlar. Ülkemizin son 5 yılda pekçok kez sandık başına gitmesi ve zorlu koşulların iktidar üzerinde yarattığı koltuğu kaybetme korkusu ekonominin popülist politikalarla yönetilmesine sebep olmuş; ekonomi adeta köprüyü geçene kadar düsturyla yönetilmiştir. Oyunu aldıkları asgari ücretli ve emekliyi yarı yolda bırakmışlardır. Özellikle büyükşehirlerde kiraların asgari ücret seviyesine yaklaşması, vatandaşlarımızın en temel insan haklarından olan barınma hakkını zedelemektedir. “

“TÜRKİYE MODERN BİR ÇALIŞMA KAMPINA DÖNÜŞTÜ”

İYİ Parti Bursa Milletvekili Hasan Toktaş ise şöyle konuştu:

“İstihdam alanında yaşan önemli sorunlardan biri, belki de en önemlisi taşeron işçi meselesidir. Taşeron işçiler güvensizlik, emeklerinin karşılığını alamamak, fazla çalıştırılmak, ayrımcılık, yıllık izinlerini kullanamamak, kadroya alınmama gibi birçok sorunla karşı karşıyadır. 2024 yılını ’emekli yılı’ ilan edip emekliyi açlık ve sefalete mahkum ettiğiniz gibi biliyoruz ki 1 Mayıs İşçi Bayramı arifesinde emekçinin sorunlarını yine görmeyecek ve duymayacaksınız. Görüyoruz ki her zaman olduğu gibi AKP yine sermayenin yanındadır. Tek bir düzenleme ile sayısız patronun özellikle de yandaşaların milyarlarca liralık vergi borcunu silen iktidar, taşeronluk sistemini bilinçli olarak geliştirerek aslında Türkiye’yi adeta modern bir çalışma kampına dönüştürüyor.”

“EMEĞİN DEĞERİ OLMADIĞI GİBİ CANIN DA DEĞERİ YOK”

CHP Ankara Milletvekili Aylin Yaman da şunları söyledi:

“İktidarın son 20 yıldır başta sağlık camiası olmak üzere her alanda yaptığı düzenlemeler emek sömürüsünü yaygınlaştırmış ve derinleştirmiştir. Muhtaçlık temelli sosyal yardım uygulamaları, rantçı ve kar odaklı yaklaşımlar emeğin değerini yerle bir etmiştir. Asgari ücretle çalışma ülkenin adeta asgari değil ortalama ücreti haline getirilmiştir. Daha vahimi bu ülkede asgari ücretin de altında çalışan işçiler mevcuttur. Kısacası 10 işçiden 6’sı açlık sınırının altında yaşamaktadır. Bu iktidar karınların simitle doymasını bir lütuf olarak göstermektedir. Sayılamaz ve rahatlıkla göz ardı edilebilecek bir kavramdır iktidar için emek. Eğitim, yetkinlik, kıdem, yaş, liyakat değer biçilmeyen süslü kelimlerdir iktidar için. Bu nedenledir ki en fazla okuyan, en ağır sorumluluğu taşıyan sağlık ordusunun dahi emeği görülmez örneğin. Emeğin değeri olmadığı gibi canın da değeri yoktur. Ne yazık ki her yıl 2 bine yakın işçi, iş cinayetlerinde hayatını kaybetmektedir. Emek, bir işin bitirilmesi için harcanan vakittir onlar için. Kim tarafından harcandığı önemli değildir. Yasak olmasına rağmen 1 milyona yakın çocuk işçi çalıştırılmaktadır.”

]]> https://www.haber60.com.tr/dem-parti-grubunun-emekcilerin-sorunlarinin-arastirilmasi-onerisi-reddedildi/feed/ 0 KSMMMO Başkanı: Asgari Ücret Kademeli Artmalı https://www.haber60.com.tr/ksmmmo-baskani-asgari-ucret-kademeli-artmali/ https://www.haber60.com.tr/ksmmmo-baskani-asgari-ucret-kademeli-artmali/#respond Wed, 03 Apr 2024 23:48:38 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=26020 Kayseri Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası (KSMMMO) Başkanı Ali Yedikaya, asgari ücretle çalışanlardan enflasyonist ortamda vergi alınmasının doğru olmadığını düşündüğünü söyleyerek, “Asgari ücret kademeli artmalı” dedi.

Asgari ücretlilerin vergilerini içine sindiremediğini söyleyen KSMMMO Başkanı Ali Yedikaya, “Aslında asgari ücretle çalışanlarla ilgili gelir vergisi tamamen muaf oldu. Daha önceki yıllara baktığımızda hep söylemişimdir ben; örnek veriyorum küçük esnaf da diyebilirsiniz buna dönem dönem büyük esnaflar da diyebilirsiniz. Bu kişilerin vergi levhasındaki ödediği vergi tutarına baktığınızda örneğin 20 TL görünüyorsa asgari ücretli olarak fabrikada çalışan işçilerin ödediği 12 aylık bordroların toplamına baktığınızda 40-50 TL gibi bir rakamla karşı karşıya kalıyor. Çoğu platformda da diyorum asgari ücretli kadar iş yeri sahipleri vergi ödemiyor diye. Bununla ilgili son dönemdeki asgari ücretin, emekli maaşlarının enflasyonist ortamda ezilmesi gibi hükümlere baktığınızda asgari ücretlilerle ilgili en azından asgari ücret tutarı kadar olan kısma gelir vergisinde olan bir muafiyet sağlandı. Fakat tabi onun üstündeki rakamlarda alanlara da 2-3 aylık bir süre içinde de artan yüzde 15’ten yüzde 50’ye kadar artan bir vergi dilimi ile karşı karşıya kalıyorlar. Buradaki insanların bu bordrolardan bir şeyleri kaçınma gibi bir boyutları maalesef olamıyor. Kaçınma vergide bir haktır. Şöyle de bir hüküm var EYT dediğimiz kesim maalesef bütün siyasilerimiz bunu dillendirdi; bence yanlış bir karardı ama maalesef uygulamaya konuldu ve EYT’li kişilerin maaşı devlete yük olarak doğdu. EYT’nin hükümlerine bakıldığında bu sefer asgari ücretteki tutarların yetersizliği, daha yüksek SGK primlerinin oradan alınıp o maaş dengesinin sağlanması lazım. Bana kalırsa asgari ücretle maaş usulü alın teri ile çalışanlardan vergi alınmasını ben içime sindiremiyorum. İş verenler benzer hükümde olanlar versin ama organizede ağır şartlarda çalışan işçi grubu insanlarımız var. Enflasyonist ortamda zaten sıkıntılı” dedi.

Yedikaya, asgari ücretin de kademeli olarak artması gerektiğini söyleyerek, “Ben daha önce de asgari ücret bana göre 2 kademeli olmalı demiştim. Bir tanesi 1-3 yıl sigortalı olanlara bu asgari ücret değil de bunun biraz altında olmalı. Çünkü üniversiteyi, liseyi yeni bitirmiş gençlerimizin o 3 yıllık süreçte bir tecrübe kazansınlar. Çıraklığı kalfalığı orada atsınlar istedikleri rakamlara çalışabilirler diye. Yasal hükümlere bakıldığında doğrusu da bu zaten. 3 yıldan sonrakilere de en azından bu gündemdeki asgari ücret tutarında altında olmamak üzere diye bir kademe gelsin demiştim. Fakat maalesef sanki asgari ücretlilerin parasını düşürmek gibi algı ortaya çıktı ama öyle değil. Bence şu andaki gençlerimizin de bir an önce liseyi bitirenlerimizin de en azından sisteme hızlı bir şekilde katılmasıyla ilgili süreçte hem o rakamdan sigortasının yatması hem 3 yıllık süreçte bir işe başlarken insanlar ihtiyaç olduğunda o kişiye farklı bir maaş vereceğini bilir. O gençlerimiz de hem çıraklık hem de kalfalık dönemini 3 yıllık süreçte bitirmiş olurlar” ifadelerini kullandı. – KAYSERİ

]]>
https://www.haber60.com.tr/ksmmmo-baskani-asgari-ucret-kademeli-artmali/feed/ 0
HAK-İŞ Genel Başkanı Arslan: ‘Enflasyondaki yükseliş devam ederse asgari ücret tartışmaları hızlanacak’ https://www.haber60.com.tr/hak-is-genel-baskani-arslan-enflasyondaki-yukselis-devam-ederse-asgari-ucret-tartismalari-hizlanacak/ https://www.haber60.com.tr/hak-is-genel-baskani-arslan-enflasyondaki-yukselis-devam-ederse-asgari-ucret-tartismalari-hizlanacak/#respond Thu, 21 Mar 2024 05:12:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=21706 HAK-İŞ Genel Başkanı Arslan: “Enflasyondaki yükseliş devam ederse asgari ücret tartışmaları hızlanacak”

ANKARA – Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu Genel Başkanı Mahmut Arslan, “Eğer enflasyondaki bu yükseliş ve fiyatlardaki bu artış söz konusu olursa doğal olarak bu tartışmalar hızlanacaktır. Temmuz ayındaki şartlara göre hem Sayın Bakanla hem de kamuoyundaki diğer aktörlerle konunun görüşülmesi gerekmekte” dedi.

HAK-İŞ tarafından basın mensuplarının davetli olduğu iftar programı düzenlendi. Birçok medya kuruluşunun temsilcilerinin katılım sağladığı programda konuşan HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, çalışma hayatı ve ülke gündemi hakkında açıklamalarda bulundu. Arslan, yaptığı konuşmada İsrail ile Filistin arasında yaşanan olaylarda HAK-İŞ Konfederasyonu’nun Filistin’in işgaline karşı net bir tavır ortaya koyduğunu dile getirdi. Arslan, “Bağımsız ve başkentinin Kudüs olduğu bir Filistin Devleti’nin kuruluncaya kadar HAK-İŞ’in Filistinli kardeşlerimizle dayanışması devam edecektir” diye konuştu.

“Filistin için 15 milyon liralık yardım toplandı”

Gazze’de yaşayan insanların başta yaşama hakkı olmak üzere temel haklarını savunmanın tarihi ve insani sorumluluk olduğunu söyleyen Arslan, özellikle 7 Ekim’deki olayların ardından Konfederasyon olarak olağanüstü toplandıklarını dile getirdi. Türkiye’de çeşitli mitinglerle farkındalık oluşturduklarını ve yardım kampanyaları başlattıklarını ifade eden Arslan, “Konfederasyonumuzun Yönetim Kurulu ve sendikalarımızla bir yardım kampanyası başlattık ilk etapta yaklaşık 15 milyonluk bir kaynak oluşturduk” açıklamasında bulundu.

Arslan Türk Kızılayı öncülüğünde yardımların doğrudan Gazze’ye ulaştırılması şartıyla bir anlaşma gerçekleştirdiklerini söyleyerek, ilk etapta 5 milyon liralık bir kaynağın yardım olarak Gazze’ye ilettiklerini belirtti. Türkiye’nin tüm girişimlerine rağmen Filistin’de bir türlü ateşkesin sağlanamadığını anımsatan Arslan, “Türkiye bu konuda ilk günden beri İsrail’in saldırılarına karşı ciddi şekilde tepki koydu. Biz hükümetimizden bu konuda daha fazla destek istiyoruz. Filistin için daha fazlası yapılabilir. Sivil toplumun daha fazla inisiyatif almasını ve destek vermesini istiyoruz. Çünkü birçok ülkede olduğu gibi Gazze’deki masumların ve mağdurların da gözü Türkiye’de. Türkiye’den bir şeyler bekliyorlar. Biz o beklentileri karşılamak için canla başla çalışıyoruz. Filistin, bizim temel meselelerimizden birisi. Ateşkesin bir an evvel gerçekleşmesini istiyoruz. Bunun için mücadele etmeye ve bunu savunmaya devam edeceğiz” dedi.

“Yabancı işçilere değil yasadışı çalıştırılan işçilere karşıyız”

Arslan, yabancı işçilerin Türkiye’deki varlığı hakkında da ise, “Eğer biz ‘yabancı işçiye karşıyız’ dediğimiz zaman ülkemizde yaklaşık 5 milyona yakın misafirimiz var. Bunların bir kısmı savaştan kaçıp ülkemize gelmişler, bir kısmı başka yollarla ülkemize gelmiş sığınmış insanlar. Prensip olarak biz Suriyeli işçi çalıştırılmasına asla itirazımız yok. Biz yasal mevzuata uygun olarak çalıştırılsın istiyoruz. Gerekli çalışma izinleri alınarak insanlar çalıştırılsın. Bu konu hakkında da bir ‘yüzde 10’dan fazlasını geçmeyecek’ şeklinde bir mevzuatımız var. Bizim itirazımız yasalara uygun olmayan kaçak işçi çalıştırılmasıdır” değerlendirmesinde bulundu.

“Enflasyondaki yükseliş ve fiyatlardaki bu artış devam ederse asgari ücret tartışmalar hızlanacak”

Sene başında belirlenen asgari ücretin ‘2024 yılı için sadece 1 seferlik belirlenmesi’ hakkında konuşan Arslan, asgari ücrette ara zammın yapılması için enflasyondaki yükselişe bakılması gerektiğini kaydetti. Arslan, “Eğer enflasyondaki bu yükseliş ve fiyatlardaki bu artış söz konusu olursa doğal olarak bu tartışmalar hızlanacaktır. Temmuz ayına geldiğimiz zaman da tablo önümüzde olacaktır. O zamanki şartlara göre hem Sayın Bakanla hem de kamuoyundaki diğer aktörlerle konunun görüşülmesi gerekmekte. Tabii bir asgari ücret tespit komisyonunun bir tarafı olmadığımız için bizden ziyade asgari ücret tespit komisyonunun üyeleri olan işçi, işveren ve hükümetin bu konuda ortak bir tavır geliştirmesi gerekiyor. Burada işin püf noktası şu; Asgari ücret tespit komisyonunu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı toplantıya çağırıyor. Dolayısıyla Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı burada belirleyici olacak. Bakanlığın o zamanki tavrına göre biz de kendi düşüncelerimizi ortaya koyacağız” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/hak-is-genel-baskani-arslan-enflasyondaki-yukselis-devam-ederse-asgari-ucret-tartismalari-hizlanacak/feed/ 0
İşsizlik Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kabul edildi https://www.haber60.com.tr/issizlik-sigortasi-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi-kabul-edildi/ https://www.haber60.com.tr/issizlik-sigortasi-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi-kabul-edildi/#respond Wed, 24 Jan 2024 22:15:20 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=4872

İŞSİZLİK Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin birinci bölümündeki ilk 6 madde, TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi. Teklifin kabul edilen 5’inci maddesiyle birlikte en düşük emekli aylığı 7 bin 500 liradan 10 bin liraya çıkarılacak.

TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Celal Adan başkanlığında, çalışma hayatıyla ilgili düzenlemeler içeren ‘İşsizlik Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ni görüşmek üzere toplandı. Teklif hakkında gruplar adına konuşmalar yapıldı. Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Grubu adına söz alan Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı, teklifle birlikte SSK ve BAĞ-KUR emekli aylıklarının memur emeklisinin alacağı zam oranına eşitleneceğini söyleyerek, “Kanun teklifinin Plan ve Bütçe Komisyonunda eklenen 7’nci maddesiyle maaş artış oranının yüzde 42,57 olması düzenlenmiş, dün Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı’nın verdiği müjdeyle de bu oranın memur emekli aylığı artış oranıyla eşitlenerek yüzde 49,25 olacağı açıklanmıştır. Böylelikle, vereceğimiz önergenin kabulüyle yaklaşık 13 buçuk milyon SSK ve BAĞ-KUR emeklisinin de 2024 yılı ilk yarısı için maaş artış oranı yüzde 49,25 olacaktır. Milliyetçi Hareket Partisi olarak emekli aylıklarının artırılması konusunda yapılan düzenlemeyi destekliyoruz; emeklilerimiz ile dul ve yetimlerinin aylıklarında artış sağlayan her kararın yanındayız” dedi

CHP’Lİ AĞBABA: EMEKLİNİN ZAMMI CEBİNE GİRMEDEN ERİMİŞ DURUMDA

CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba ise SSK ve BAĞ-KUR emekli aylıklarına yapılan zammın yüzde 49,25’e çıkarılmasını seçim teşviki olarak niteleyerek, “Siz, ‘Emekliye 3 mü yapsak, 5 mi yapsak?’ diye tartışırken, yıl başından bugüne maalesef iğneden ipliğe zam geldi. Çaya yüzde 35, şekere yüzde 12, kahveye yüzde 25, mutfak tüpüne 45 TL zam geldi. Köprüye, motorlu taşıtlar vergisine, benzine, her şeye zam geldi. Maalesef, emeklinin zammı cebine girmeden erimiş durumda. Sayenizde yeni bir iş kolu açıldı; birkaç yıldan beri ‘etiket değiştirici’ diye marketlerde etiket değiştiren insanlar var, yeni bir iş kolu açılmış durumda. Maalesef, Türkiye’nin yaşamış olduğu durum bu. Şimdi, seçimden bu yana hem iktidar partisi hem iktidar partisinin küçük ortağı emeklilerle ilgili çeşitli vaatlerde bulunuyorlar. 9 aydır hepimizin, hepsinin, herkesin ağzından söz çıkıyor, ‘Emekli zammı için çalışıyoruz, emekliye zam yapacağız’ diye ama maalesef 9 aydan beri gele gele 2 bin 500 TL bir zam geldi. Sadece 2 bin 500 TL zam geldi, 2 bin 500 TL’nin ne anlamı var? Bunu da sizin vicdanlarınıza bırakıyorum” diye konuştu. Ağababa, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak, en düşük emekli maaşının asgari ücret seviyesine çıkarılıncaya kadar mücadelelerini sürdüreceklerini belirtti.

AK PARTİ’Lİ KURT: KANUN TEKLİFİ İLE ÖNEMLİ AVANTAJLAR SAĞLANMIŞ OLACAKTIR

Gurubu adına söz alan AK Parti Adıyaman Milletvekili Resul Kurt, teklifle beraber bir yandan işletmelerde istihdamı artırıcı, bir yandan da işveren maliyetlerini dengelemek suretiyle uluslararası rekabete kaynak sağlandığını kaydetti. Yine, kanun teklifiyle beraber asgari ücret desteğinin de getirildiğini aktaran Kurt, “2016 yılından bu yana yüksek oranda artan, enflasyon üzerinde artan asgari ücretin işveren maliyetlerini dengelemek ve istihdamın korunmasını sağlamak için asgari ücret desteği uygulanmaktadır. Asgari ücret desteği, asgari ücret tutarındaki artışlardan dolayı işverenlerin işçilik maliyetlerini dengelemek, artan işçilik maliyetlerinin istihdamı olumsuz etkilemesini sağlamak, istihdamın korunmasına ve kayıt dışına yönelmemesine sebebiyet vermek amaçlarıyla Sosyal Güvenlik Kurumu’na ödenecek sigorta prim borçlarından mahsup edilmek üzere getirilen bir destek uygulamasıdır. Bu anlamda asgari ücret desteğiyle birlikte hem işverenlerin maliyetleri önemli oranda düşmüş olacak hem de rekabet noktasında bir avantaj sağlanmış olacaktır. Söz konusu İşsizlik Sigortası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’yle birlikte çalışma hayatımızda kolaylaştırıcı önemli avantajlar sağlanmış olacaktır” ifadelerini kullandı.

‘TEKLİFİN YETERSİZ OLDUĞUNU İFADE ETMEK ZORUNDAYIM’

Yapılan konuşmaların ardından, teklifin tümü üzerindeki görüşmeler tamamlandı. Ardından teklifin 1’inci bölümü üzerindeki görüşmelere geçildi. Teklifin 1 ila 6’ncı maddeleri kapsayan ilk bölümde gurubu adına söz alan Gaziantep Milletvekili Mehmet Mustafa Gürban, teklifin emeklileri olumsuz etkilediğini söyleyerek, “Yapılan düzenleme günümüzün ekonomik koşullarına uygun değildir, emeklilerimizin geçim sıkıntısına çare olamamıştır. İYİ Parti olarak emeklilerimizin açlığa terk edilmesini, giderek yoksullaşan maddi şartlara mahkum edilmesini kabul etmiyoruz. Bu teklifin yetersiz olduğunu ve dikkatle tekrar gözden geçirilmesi gerektiğini ifade etmek zorundayım. Vatandaşlarımızın haklarını koruyacak, refahını artıracak daha kapsamlı düzenlemelere ihtiyacımız vardır” dedi.

Yapılan konuşmaların ardından teklifin ilk 6 maddesi kabul edildi. Teklifin kabul edilen 5’inci maddesiyle birlikte en düşük emekli aylığı 7 bin 500 liradan 10 bin liraya çıkarılacak.

]]>
https://www.haber60.com.tr/issizlik-sigortasi-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi-kabul-edildi/feed/ 0
CHP’nin emeklilerin maaşlarında yaşanan kaybın araştırılması önerisi reddedildi https://www.haber60.com.tr/chpnin-emeklilerin-maaslarinda-yasanan-kaybin-arastirilmasi-onerisi-reddedildi/ https://www.haber60.com.tr/chpnin-emeklilerin-maaslarinda-yasanan-kaybin-arastirilmasi-onerisi-reddedildi/#respond Wed, 17 Jan 2024 21:15:42 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=3890

CHP’nin emeklilerin maaşlarında yaşanan kaybın ve ekonomik sorunlarının araştırılması önerisi, TBMM Genel Kurulu’nda AKP ve MHP milletvekillerinin oylarıyla reddedildi. CHP Bursa Milletvekili Kayıhan Pala, “Dün açıklanan rakamlar eğer bu Meclis’ten de aynen geçecek olursa maalesef en düşük emekli maaşı asgari ücretin yalnızca yüzde 59’u kadar olacak. Bu, kabul edilemez bir durumdur çünkü biliyorsunuz emekli maaşları aslında bir sosyal koruma programıdır. Siz, bu kadar düşük emekli maaşıyla kimseyi koruyamazsınız. Bu yıl ’emekliler yılı’ olarak ilan ediliyor ama bu kadar düşük bir emekli maaşıyla bu yıl ancak emeklilerin eğer şansları varsa hayatta kalma yılı olarak ilan edilebilir, emekliler yılı olarak maalesef değil” dedi.

CHP’nin emeklilerin maaşlarında yaşanan kayıp ve ekonomik sorunlarıyla ilgili araştırma önergesinin gündemin önüne çekilerek bugün TBMM Genel Kurulu’nda görüşülmesine ilişkin grup önerisi, AKP ve MHP milletvekillerinin oylarıyla reddedildi.

Grup önerisinin gerekçesini açıklayan CHP Bursa Milletvekili Kayıhan Pala, şunları söyledi:

“BU KADAR DÜŞÜK BİR EMEKLİ MAAŞIYLA BU YIL ANCAK EMEKLİLERİN EĞER ŞANSLARI VARSA HAYATTA KALMA YILI OLARAK İLAN EDİLEBİLİR”

“Emekli maaşlarında öngörülen artış çok düşüktür ve Adalet ve Kalkınma Partisi dönemindeki kayıp çok yüksektir. Bir tek rakamla bu durumu açıklayalım: 2002’de en düşük emekli maaşının asgari ücretle arasındaki fark 1,3 kattı. En düşük emekli maaşı asgari ücretin 1,3 kat fazlasıydı, dün açıklanan rakamlar eğer bu Meclis’ten de aynen geçecek olursa maalesef en düşük emekli maaşı asgari ücretin yalnızca yüzde 59’u kadar olacak. Bu, kabul edilemez bir durumdur çünkü biliyorsunuz emekli maaşları aslında bir sosyal koruma programıdır. Siz, bu kadar düşük emekli maaşıyla kimseyi koruyamazsınız. Bu yıl ’emekliler yılı’ olarak ilan ediliyor ama bu kadar düşük bir emekli maaşıyla bu yıl ancak emeklilerin eğer şansları varsa hayatta kalma yılı olarak ilan edilebilir, emekliler yılı olarak maalesef değil.

“EMEKLİLERE GAYRİSAFİ YURT İÇİ HASILADAN AKTARDIĞINIZ PAYDAKİ ORAN YÜZDE 4,5”

Bakın, açlık sınırı 14 bin liranın üstünde, o da şimdilik. Bu maaşlar aylar sonra aynı kalırken açlık sınırı bu enflasyonist ortamda çok daha yüksek olacak. Yoksulluk sınırı 47 bin liranın üstünde, o da şimdilik. Şimdi, özellikle emekli maaşı alan milletvekillerine sesleniyorum: Sizler 96 bin lira emekli maaşı alırken 10 bin lira emekli maaşı alanların o rakamla nasıl geçinebileceğini düşünüyorsunuz? Bu, gerçekten haksızlıktır, eşitsizdir.

Bir yandan Türkiye’de emeklilerin sayısı artıyor ama maalesef Adalet ve Kalkınma Partisinin ekonomi politikaları nedeniyle gayrisafi yurt içi hasıladan emeklilere ayrılan pay azalıyor. Bu, kabul edilemez. Bir rakam vereyim size, çok geriye gitmeyelim: 2010’da emeklilerin ülkemizdeki nüfusa oranı yaklaşık yüzde 13’ken, şimdi bu rakam yüzde 16’yı geçmiş durumda; nüfus içerisindeki payları artıyor. Peki, gayrisafi yurt içi hasıladan aktardığınız paydaki değişim ne? 2010’da yüzde 6,8’ini emeklilere ayırırken nüfus artmış olduğu halde bugün ayırmaya çalıştığınız oran yalnızca yüzde 4,5; bu kabul edilemez. Bu rakamlar örneğin Almanya’da yüzde 13 civarında, komşumuz Yunanistan’da ise yüzde 16’nın üzerindedir.

“ÜLKEMİZDEKİ SOSYAL GÜVENLİK KURUMLARINDAN EMEKLİ OLANLAR ARASINDA ÇOK CİDDİ BİR EŞİTSİZLİK VAR”

Bir başka önemli sorun emekli maaşlarındaki artış yönteminin yanlışlığına ilişkindir. Her defasında Sayın Cumhurbaşkanının ‘Yüzde 5 artırıyoruz’ ya da şu kadar artırıyoruz demesine bağlı bir sistem kabul edilemez. Kaldı ki özellikle emekli maaşı 7 bin 13 liranın altında olanlar söz konusu olduğunda artış yüzde 33’ler civarındadır, dolayısıyla Cumhuriyet Halk Partisi’nin önerisini lütfen dikkate alın, emekli maaşlarındaki artışın asgari ücretteki artışla endekslenmesi önerisi çok yerindedir. Ayrıca, ülkemizdeki sosyal güvenlik kurumlarından emekli olanlar arasında çok ciddi bir eşitsizlik var. Emekli Sandığından emekli olanla SSK’den ve BAĞ-KUR’dan emekli olanlar arasındaki emekli maaşı farklılıkları kabul edilemeyecek düzeydedir, bu eşitsizliklerin giderilmesi gerekir. Bu enflasyonist ortamda insanların gerçekten temel gıdalara erişmekle bile ilgili sorunları olduğunu vurgulamak zorundayım.

“EN DÜŞÜK EMEKLİ MAAŞINI ARTIRMAYA DAVET EDİYORUM”

Emeğin ulusal gelirden aldığı payı hep birlikte artırmak zorundayız. Adalet ve Kalkınma Partisi dönemindeki sosyal politikalar ve ekonomik politikalar, maalesef, emeğin ulusal gelirden aldığı payı giderek azaltmıştır. Hem emeğin ulusal gelirden aldığı payı arttırmak hem asgari ücreti yaşanabilir bir düzeye çıkarmak ve emeklilerin alacağı en düşük emekli maaşını da asgari ücret düzeyine çıkarmak zorundayız. Asgari ücretteki artışa benzer bir artışın da emekliler tarafından her artış döneminde yaşanması gerekir. Ülkede kaynak sorunu yoktur, ülkedeki kaynak sorununu iddia edenler sarayın harcamalarına baksınlar. Ülkede kaynak sorunu olduğunu iddia edenler özellikle Türkiye’nin ekonomi politikasındaki gereksiz harcamalara baksınlar. Dolayısıyla, özellikle tekrar ediyorum: Emekli maaşı alan milletvekillerini saraydan gelenleri buradan geçirmeye değil, vicdanlarının sesine uyarak en düşük emekli maaşını artırmaya davet ediyorum.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/chpnin-emeklilerin-maaslarinda-yasanan-kaybin-arastirilmasi-onerisi-reddedildi/feed/ 0
Prof. Dr. Hayri Kozanoğlu: Enflasyonun düşmesi iç talebin kısılmasıyla mümkün https://www.haber60.com.tr/prof-dr-hayri-kozanoglu-enflasyonun-dusmesi-ic-talebin-kisilmasiyla-mumkun/ https://www.haber60.com.tr/prof-dr-hayri-kozanoglu-enflasyonun-dusmesi-ic-talebin-kisilmasiyla-mumkun/#respond Mon, 15 Jan 2024 07:27:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=3474 Türkiye ekonomisinin 2024 yılına enflasyonu düşürme hedefiyle girdiğini belirten Prof. Dr. Hayri Kozanoğlu, değerlendirmelerde bulundu. Kozanoğlu, enflasyonun öngörülen yıl sonu yüzde 36 hedefine yaklaşması ya da Merkez Bankası Enflasyon Raporu’ndaki yüzde 30-42 enflasyon aralığının üst sınırını aşmamasının ancak iç talebin kısılmasıyla imkanlı olduğuna işaret etti.

Altınbaş Üniversitesi İşletme Fakültesi Öğretim Üyesi, Prof. Dr. Hayri Kozanoğlu, dar gelirlinin harcama profilinde gıda, ulaştırma ve kira gibi giderlerin ağırlıklı olduğunu belirtti. Bu nedenle gıdada yüzde 72, ulaştırmada 92.5, kirada ise yüzde 108.5 oranındaki artışlar ile enflasyonun en çok dar gelirliyi etkilediğini belirtti. Hizmetlerdeki yüzde 90.7’lik artışın ise daha çok turistlerin ve hali vakti yerinde kişilerin daha fazla yararlandığı ekonomik aktivitelerdeki talep yüksekliğini gösterdiğini söyledi. Kozanoğlu, “Faizler yükselip talep zayıfladıkça otomotiv, beyaz eşya, giyim kuşam gibi sektörler olumsuz etkilenir. Buna karşılık zorunlu tüketim maddelerinde ve orta üst kesimlere yönelik hizmetlerde yavaşlama daha geç hissedilir” açıklamalarını yaptı.

Emekli, memur ve asgari ücrete yapılan zamların etkilerine de değinen Kozanoğlu, “Asgari ücret yılda bir kez belirleneceği için bundan sonra her ay asgari ücretlilerin alım gücü zayıflayacak. Bunu bilen asgari ücretli de özellikle dayanıklı ürünlerde market alışverişlerini öne çekecek. Şu anda açlık sınırı 14.025 TL. Yani tüketici enflasyonu yüzde 21.2’yi bulunca asgari ücret açlık sınırının altına düşecek” dedi.

“Beyaz yakalıda tatminsizlik ve işe yabancılaşmayı beraberinde getiriyor”

Kozanoğlu ayrıca istisnai bir ücret olması gereken asgari ücretin giderek özel sektörde norm ücret haline geldiğine işaret etti. Özellikle deri, giyim, mobilya, gıda, inşaat, toptan ve perakende ticaret ve lokanta-kafelerde bu oranın yüzde 70 ve üzerine çıktığını söyledi. Beyaz yakalı ve yüksek eğitimli ücretlilerin, asgari ücrete yaklaşmasının bazı olumsuz etikleri olduğuna da değinerek, “Tatminsizlik, işe yabancılaşmaya yol açıyor. Beyin göçünü hızlandırıcı bir etki yapıyor” değerlendirmesini yaptı. Özel sektörle kamu istihdamı arasında da makasın ikincisi lehine açıldığına dikkat çeken Kozanoğlu, “İnsanlarda kamuya kapılanma eğilimi artıyor. Eğitimin, deneyimin, işteki başarı ve arzunun giderek daha az prim yaptığı, çalışanların karnını doğurmaya şükretmesi eğilimi güçleniyor” görüşlerini dile getirdi.

“2024’ün ikinci yarısı ekonomide keskin soğuma dönemi”

Türkiye ekonomisinin iç talep çekişli bir dönem yaşadığına işaret eden Kozanoğlu, buna karşılık işgücünün milli gelirden aldığı payın giderek daraldığını kaydetti. Kozanoğlu’na göre, bu durum bir ölçüde pandemide özellikle uzaktan çalışanların birikimlerinin artması ve “refah etkisi” denilen orta üst gelir grubunun emlak, otomotiv ve borsa yatırımlarının prim yapmasının verdiği güvenle harcama isteklerinin kamçılanmasıyla açıklanabilir. Ama daha çok, bireysel krediler dahil kredi faizlerinin enflasyonun çok altında tutulması nedeniyle insanların gelirlerinin çok üzerinde harcama yapmalarının bir sonucu olduğunu değerlendiriyor. “Yükselen faizlerle talebin bu kaynağı da kuruyacak, 2024’ün ikinci yarısında ekonomide keskin bir soğuma görülecek. Şu anda hafif bir yavaşlama gösterse de kredi kartlarıyla harcama yıllık yüzde 160 artışla hala canlı. Onun da durulması gerçekleşirse yavaşlama daha belirginleşir.”

“Ekonomik durgunluk, işsizliği yukarı çeker”

Kozanoğlu, ekonominin durgunluk eğilimlerinin her zaman işsizliği yukarı çektiğini hatırlattı. 2018 döviz şokunun ardından oluşan 2019’daki yüzde 13.7 işsizlik oranı hatırlatan Kozanoğlu, “Şirketler kolay işçi çıkartmak istemeyecekler. Deneyimli elemanları kaybetme kaygısı taşıdıkları için genç işsizliği tırmanabilir. Şu anki yüzde 16.3 genç işsizlik oranının çok üzerinde yüzde 20-25 aralığında bir oranla karşılaşılabilir. Ekonomik yavaşlamanın ilk etkileri kasım ayında işsizlik oranının yüzde 0,4 artışla yüzde 9,0’a yükselmesinin yanı sıra sanayi üretiminin de bir önceki aya göre yüzde 1,4 daralmasıyla hissedilmeye başlandı” dedi.

Kozanoğlu, yabancı sermayenin kaçma riskine işaret etti

Kozanoğlu, muhtemel bir faiz indiriminin ise yabancı sermayeyi kaçırma riski taşıdığını vurguladı. Kozanoğlu’na göre, sıcak para domates, peynir fiyatına bakmaz. “Sadece ülkede bulunduğu sürede sağlayacağı getiriyi ve çıkış anında giriş kuruna göre TL’deki uygun görmediği noktada ülkeyi terk etmekte tereddüt göstermez” diyerek sözlerini şöyle tamamladı: “Tüm gayretlere, küresel tanıtım turlarına karşılık 2023’te borsa ancak 1.3 milyar dolar, DİBS de 4.9 milyar dolar çekebildi. 2024 yılı işte dezenflasyon sürecini sürdürme amacı ile ekonominin ani bir duruşa geçmesini önleme gereği arasında ekonomi yönetiminin zor tercihlerde bulunacağı bir dönem olacak. Ama bu kemer sıkma programının en büyük yükünü yine emeğiyle geçinen geniş halk kitleleri çekecek.” – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/prof-dr-hayri-kozanoglu-enflasyonun-dusmesi-ic-talebin-kisilmasiyla-mumkun/feed/ 0
Yüksek Kira Fiyatları Kiracıları Mağdur Ediyor https://www.haber60.com.tr/yuksek-kira-fiyatlari-kiracilari-magdur-ediyor/ https://www.haber60.com.tr/yuksek-kira-fiyatlari-kiracilari-magdur-ediyor/#respond Wed, 03 Jan 2024 06:45:30 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=2021

Yüksek kira fiyatları, gündemdeki yerini koruyor. Çözüm platformu Şikayetvar da kiracıların konuyla ilgili şikayetlerini derledi.

Geçtiğimiz yıldan bu yana yüksek enflasyonla birlikte tırmanışa geçen kira fiyatları, gündemdeki yerini koruyor. Çözüm platformu Şikayetvar’a ulaşan şikayetlere göre, kira artış oranı yasalarla belirlenen yüzde 25’in çok ötesinde… Gelen şikayetlere göre kimi kiracılar yılda 5 kez kiralarına zam yapıldığını iddia ederken kimileri de bu koşullarda ‘nefes alamıyoruz’ diyor. Yetkililerden acil çözüm bekleyen kiracılar, evsiz kalmaktan korktuklarını belirterek ‘kışı sokakta mı geçireceğiz?’ endişesini platform üzerinden dile getiriyor.

Konuyla ilgili platforma ulaşan bazı şikayetlerse şöyle:

“KİRAYA BİR YILDA 5 KEZ ZAM YAPILDI”

“11 yıldır oturduğum evde son bir yılda 5 defa zam yapıldı. Ev sahibi şu an 10 bin TL istiyor. Asgari ücretin 11 bin 400 TL olduğu bir ülkede nasıl kira verilecek, nasıl geçinilecek? Allah rızası için bir el atın bu işe, çok çaresiz kaldık. Ne olacak bu hayat böyle?”

“GENÇLERİN AYAKTA DURMASI GEREKMEZ Mİ?”

“Kirada fahiş artış nedeniyle kiracı olarak oturmakta olduğum daire, 2 bin TL’den 7 bin TL’ye çıkartıldı. Tek başıma yaşayan ve asgari ücrete çalışan biri olarak bu konuda yardım istiyorum. Bir kiracı olarak büyük sıkıntı çekiyorum. Geçim konusunda biz gençlerin ayaklarımızın üstünde durmamız gerekmez mi? Neden sürekli zorluklarla karşılaşmak zorundayız?”

“SOKAKTA MI YAŞAYALIM?”

“Kiralar çok yüksek. Emekli maaşı ve asgari ücret bu kadar düşükken kiralar; 12, 15, 20 bin TL nasıl olabilir? Neden dur denilemiyor? Sokakta mı yaşayalım? Halkın sesine neden kulak verilmiyor? Asgari ücret ‘Emekli bu’ denilip bunun yüzde şu kadarı kira olmak zorunda denmiyor. Buna bile güç yetmiyorsa biz kimi neden savunuyoruz?”

“4 BİN TL İLE NASIL GEÇİNEBİLİRİM?”

“Ev sahibi, 2 bin TL olan kiramı 8 bin TL yaptı. Evde tek çalışan sadece benim. Eşim 3 yaşındaki oğlumuza bakıyor. ve ben asgari ücretle çalışıyorum. 12 bin 150 TL maaş alıyorum. 8 bin TL kira verip 4 bin TL ile faturalarımı ödeyip eve nasıl bakabilirim? 1 ay boyunca kalan 4 bin TL ile nasıl geçinebilirim? Yardımlarınızı bekliyorum.”

“BİRİLERİ ARTIK BUNA DUR DESİN”

Asgari ücretle çalışan birine 10 bin TL kira istemek nedir? Ev eski bir yapı, içerisi Allah’a emanet ve bir yılda üçüncü zam. Rabbime havale ediyorum ama devletimizin de buna bir dur demesi lazım. Yeter artık. Eğitim, eğitim diyorlar evlatlarımıza test kitabı almaya bile gücümüz yetmezken bir de kiraya zam yapılıyor. Birileri artık buna dur desin.”

“KIŞ VAKTİ ‘EVDEN ÇIKIN’ DESE, EV BULAMAM”

“Ev sahibimiz 2 bin TL olan kiramızı 6 bin TL’ye çıkardı. Bunu yapabilir mi? Kira artış oranı ne kadar? Bu konu hakkında ne yapabilirim? Kış vakti ‘Evden çıkın’ dese, ev bulamam; mağdur olmak istemiyorum. Ama bu kadar fazla birden zam yapılmasını da istemiyorum. Yardımcı olursanız sevinirim.”

“EV SAHİPLERİNE YAPTIRIM UYGULANMALI”

“Emekli maaşı ile kiramızı ödeyemeyecek duruma geldik. Ev sahibi yüzde 25 değil, yüzde 125 zam istiyor. Ev sahiplerine yaptırım uygulanmalı. Eğer yüzde 25 zam yapılmasının kanunu varsa, bu açıkça tekrar altı çizilerek ifade edilmeli. Zor durumdayız. Çok acil olarak kanunların altı çizilmeli ve kiracıların zor durumda mağdur olmaması sağlanmalıdır. Saygılarımla”

“NEFES ALAMIYORUZ”

“5 bin TL olan kiram 12 bin TL’ye çıkarılmak istendi. Böyle bir gelirimiz yok, nasıl karşılayacağız? Taşınmak için de büyük miktarda para gerekiyor. Böyle bir ekonomik sıkıntıyı daha önce hiç yaşamamıştık, herkes bir şekilde ayakta kalmaya çalışıyor. Acil çözüm üretilmesi gerekiyor, aksi takdirde aile kavramı zarar görecek. Toplumsal bir stres içindeyiz. Devlet yetkililerinin derhal çözüm bulması şart. Lütfen acil olarak en azından kira yükümüzü hafifletecek adımlar atılmasını sağlayın, nefes alamıyoruz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/yuksek-kira-fiyatlari-kiracilari-magdur-ediyor/feed/ 0
CHP Genel Başkan Yardımcısı Yalçın Karatepe: Yeni asgari ücret büyükşehirlerde ev kirası düzeyinde https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskan-yardimcisi-yalcin-karatepe-yeni-asgari-ucret-buyuksehirlerde-ev-kirasi-duzeyinde/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskan-yardimcisi-yalcin-karatepe-yeni-asgari-ucret-buyuksehirlerde-ev-kirasi-duzeyinde/#respond Wed, 27 Dec 2023 21:01:38 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=1275 CHP Genel Başkan Yardımcısı Yalçın Karatepe, açıklanan 17 bin 2 liralık yeni asgari ücretin, büyükşehirlerde ortalama ev kirası düzeyinde olduğunu belirtti. Karatepe, asgari ücretin yetersizliğine dikkat çekerek, yoksulluğu ortadan kaldıracak politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.

YENİ ASGARİ ÜCRETE CHP’DEN İLK YORUM

Milyonlarca çalışanın merakla beklediği asgari ücret zam maratonunda süreç sona erdi. 2024 yılında geçerli olacak asgari ücret 17 bin 2 lira olarak belirlendi. CHP’den yeni asgari ücrete ilk yorum geldi.

“BÜYÜKŞEHİRLERDE ORTALAMA EV KİRASI DÜZEYİNDE”

CHP Genel Başkan Yardımcısı Yalçın Karatepe, açıklanan 17 bin 2 liralık yeni asgari ücretin, büyükşehirlerde ortalama ev kirası düzeyinde olduğunu belirtti. Karatepe, 2024 yılı için belirlenen asgari ücrete ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye’de asgari ücretle çalışan işçi sayısına dikkati çekerek, “Bugün açıklanan 17 bin 2 liralık tutar büyükşehirlerde ortalama ev kirası düzeyindedir.” ifadesini kullandı.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Yalçın Karatepe

“BU TUTARIN MİLYONLARCA EMEKÇİYİ SEFALETE MAHKUM ETTİĞİ GÖRÜLMELİDİR”

TÜRK-İŞ’in hesaplamasına göre, kasımda açlık sınırının 14 bin 25 liraya, yoksulluk sınırının 45 bin 686 liraya, bekar bir çalışanın yaşama maliyetinin de aylık 18 bin 239 liraya yükseldiğini belirterek, “Görüldüğü gibi bugün açıklanan asgari ücreti esas aldığımızda, eğer ailede 3 asgari ücret elde eden çalışan yok ise o hane yoksuldur. Bu işsizlik ortamında da bir evden 3 kişinin çalıştığını düşünmek de hayaldir. Açıklanan bu tutarın milyonlarca emekçiyi açlığa ve sefalete mahkum ettiği görülmelidir.” değerlendirmesini yaptı.

“SADECE AÇLIK SINIRINI DİKKATE ALMAK YETERLİ DEĞİL”

Asgari ücretin yılın ikinci yarısında yeniden belirlenmesi gerektiğini savunan Karatepe, şunları kaydetti: “Asgari ücret seviyesi konuşulurken sadece açlık sınırı verisini dikkate almak yeterli değildir. Asıl bakılması gereken, asgari ücret yönetmeliğinde de ifade edilmiş olan insanların beslenme ihtiyaçlarının yanında barınma, ulaşım, sağlık, eğitim ve kültürel faaliyetler için de ihtiyaç duyulan harcamaları karşılayacak seviyede olmasıdır. Bu nedenle sadece açlık sınırını referans almanın doğru olmadığını düşünüyoruz.

“AÇLIK SINIRINI REFERANS ALMAK, DERİN YOKSULLUĞU KABULLENMEK ANLAMINA GELİR”

Çünkü bunu yapmak, yani açlık sınırını referans almak, Türkiye’de var olan derin yoksulluğu kabullenmek anlamına gelir. Biz yoksulluğu kabullenmek yerine onu ortadan kaldıracak politikaları hayata geçireceğiz. Amacımız tüm yurttaşlarımızın insan onuruna yakışır bir seviyede gelir elde ederek hayatlarını sürdürmeleridir.”

ASGARİ ÜCRETTE YÜZDE 49 ARTIŞ

2024 yılında geçerli olacak asgari ücreti açıklayan Bakan Işıkhan, “Bildiğiniz gibi Temmuz ayında net asgari ücret 11 bin 402 lira olmuştu. Şimdi 700 lirası asgari ücret desteği olmak üzere net asgari ücreti 17 bin 2 lira olarak belirlemiş durumdayız. Ülkemize ve milletimize hayırlısı olsun. Önceki döneme göre yüzde 49, önceki yıla göre kümülatif olarak yüzde 100 olarak artış yapılmış oldu. Asgari ücret reel olarak 3,5 kat artış sağlamış oluyoruz.” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskan-yardimcisi-yalcin-karatepe-yeni-asgari-ucret-buyuksehirlerde-ev-kirasi-duzeyinde/feed/ 0