KÜÇÜK BEREN, ASANSÖR BOŞLUĞUNA DÜŞEREK HAYATINI KAYBETTİ
Beren Su Bolat, salı günü Sincan ilçesi Fevzi Çakmak Mahallesi 4’üncü Cadde’de sınıf arkadaşının oturduğu apartmana gitti. Beren Su ile arkadaşı, 5 ve 6’ncı katlar arasında duran asansörde mahsur kaldı. İhbar üzerine gelen itfaiyenin çalışması sırasında Beren Su, asansör boşluğuna düşerek hayatını kaybederken, arkadaşı kurtarıldı.
Beren Su BolatİTFAİYE GÖREVLİLERİ HAKKINDA SORUŞTURMA BAŞLATILDI
Beren Su’nun ölümüne ilişkin hazırlanan bilirkişi raporu doğrultusunda itfaiye görevlileri hakkında Ankara Batı Başsavcılığı’nca ‘Taksirle ölüme neden olma suçlamasıyla’ adli soruşturma, Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB) tarafından ise idari soruşturma başlatıldı.

İTFAİYE PERSONELİ, BEREN’İ KURTARMAK YERİNE ELİNDE TERMOSLA BEKLEMİŞ
Öte yandan Beren Su ile arkadaşının kurtarılma çalışması sırasında çekilen bir fotoğraf da soruşturma dosyasına girdi. Fotoğrafta Beren Su, iki kat arasında kalan asansörden arkası dönük bir şekilde indiği sırada, kendisini tutması gereken itfaiye personelinin bir elinde termos olduğu görüldü. Beren Su’nun, asansörden indiği sırada alttaki boşluğa düştüğü belirtildi.

BELEDİYEDEN AÇIKLAMA GELDİ
Ankara Büyükşehir Belediyesi’nden yapılan yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi: “23 Temmuz 2024 tarihinde Sincan ilçesi Fevzi Çakmak Mahallesi’nde bulunan bir binada meydana gelen asansörde mahsur kalma vakasında yapılan kurtarma çalışmaları esnasında meydana gelen üzücü kazada 13 yaşında bir kız çocuğunun hayatını kaybetmesi üzerine; gerek savcılık makamınca gerekse Ankara Büyükşehir Belediyesi ilgili makamlarınca olaya müdahale eden personeller hakkında adli ve idari soruşturma başlatılmıştır. Devam eden hukuki süreçler ve açılan soruşturmalar neticesinde ilgili makamlarca üzücü olaydaki sorumluluğun Ankara Büyükşehir Belediyesi’nde olduğunun tespiti halinde ise tüm yasal işlemlerin hassasiyetle takip edileceğini ve uygulanacağını bildiririz.”

“GÜVENLİK ÖNLEMLERİ ALMIYORLAR”
Beren Su Bolat’ın dayısı Fatih Büyükata, itfaiyenin ihmali olduğunu ve kurtarma çalışması sırasında çekilen fotoğrafın bunu ortaya koyduğunu söyledi. Büyükata şu ifadeleri kullandı: “Çevredekiler ‘5’inci kattan değil, 6’ncı kattan açın kapıyı’ diyor. ‘Yapacağımız işi bize mi öğreteceksiniz, çekilin kenara biz halledeceğiz’ diyor. Açıyorlar, ondan sonra çocuğa ‘Hadi in’ diyorlar. Çocuğu önce normal sandalyede oturur gibi oturtturuyorlar. Sonra diyorlar ki ‘dön arkanı, ağaçtan iner gibi inmeye çalış, biz seni tutacağız’ diyor. Normalde tutacakken bir emniyet kemeri bağlaması ya da gerekli güvenlikleri alması gerekir; ama almıyor.

“ELİNDE FİNCANLA, ‘İN BEN SENİ TUTACAĞIM’ DEYİP TUTMUYOR”
Herhangi bir şey yaptığı yok. Elinde fincan, ‘dön arkanı, ağaçtan iner gibi in, ben seni sarılıp tutacağım’ diyor. Çocuk arkasını dönüp aşağı doğru sarkınca, boşluğa bırakınca tutmuyor. Beren aşağıya düşüyor. Tamamen ihmalkarlık. 6’ncı kattan açsaydı eğer kapıyı sandalyeye dahi gerek kalmayacaktı, rahatlıkla çıkabilecekti. Fotoğrafta gördüğünüz şekilde adam asansörün yüzde 80i yukarıda olmasına rağmen aşağıdan açıyor kapıyı. ‘Ben çocuklarla iletişime geçemedim’ diye ifade veriyor, ‘panikle kendini attı’ diyor. Burada panikle kendini atabilme şansı var mı sizce? ‘Kucaklarım, ben seni tutarım’ diye güven verip, çocuğu kendi üstüne bıraktırıyor. Çocuk da bu şekilde asansör boşuna direkt düşüyor.”
“BEREN MÜKEMMEL BİR LİSEYİ KAZANMIŞTI”
Olayda büyük ihmal olduğunu söyleyen Büyükata, “İtfaiye şoförüne sordum ne oldu? Adam donmuş şekilde söylediği tek cümle şu, ‘Beyefendi benim hiçbir suçum yok, ben hiç yukarıya çıkmadım inanın.’ Psikolojik olarak siz ne anlarsınız? Yani bir suç işlenmiş. İfadesindeki vermiş olduğu yalanın karşılığında bu fotoğraf var. Başka kişilerin canının yanmamasını istiyoruz. Oradan asansör boşluğuna atlama mesafesi yok. Beren, 466 puan olarak mükemmel bir liseyi kazanmıştı. Hatta oturdukları yerden o ilçenin olduğu yakınlarına taşınıp orada ikamet etmenin peşindelerdi. Ama hayat işte bu şekilde çocuğumuzu elimizden aldı. Gözümüzde bir avukat, ileriye dönük mükemmel bir doktordu. Başka canların yanmaması için bizim bütün uğraşlarımız” diye konuştu.
]]>AYDIN’da, Kredi ve Yurtlar Kurumu (KYK) Güzelhisar Kız Öğrenci Yurdu’nda Zeren Ertaş’ın (22) asansörde sıkışıp hayatını kaybetmesiyle ilgili davada karar çıktı. Tutuklu sanıklardan asansör firmasının sahibi Mustafa Büyükyapıcı (42) ‘bilinçli taksirle ölüme neden olma’ suçundan cezanın geleceği üzerindeki etkisi dikkat alınarak 1/6 oranında indirim yapılıp 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezasına çarptırılıp, 2 yıl meslekten uzak kalmasına karar verildi. Diğer tutuklu sanıklardan, montaj yapan firmanın sahibi Halil T., makine mühendisleri Uğur İ. ve Ramazan A.’ya da ‘taksirle bir kişinin ölümüne neden olma’ suçundan cezanın gelecekleri üzerlerindeki etkileri dikkate alınarak 2 yıl 11’er ay hapis cezası verilerek, tahliyelerine hükmedildi. Tutuksuz sanık Nuri M. ise beraat etti.
Olay, 25 Ekim 2023’te saat 00.15 sıralarında Işıklı Mahallesi Kültür Bulvarı’ndaki KYK Güzelhisar Kız Öğrenci Yurdu’nda meydana geldi. Yurttaki 16 kişilik asansöre 16 kişi bindi. Asansör bu sırada aşağı kaymaya başladı. Öğrencilerden Zeren Ertaş, panik yapıp asansörden çıkmak istedi. Adnan Menderes Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi 4’üncü sınıf öğrencisi olan Zeren Ertaş, kabin ile duvar arasına sıkışarak hayatını kaybetti. İhbar üzerine yurda sağlık, itfaiye ve jandarma ekipleri sevk edildi. Gelen ekipler, mahsur kalan 15 öğrenciyi asansörden çıkardı.
Olayla ilgili adli ve idari soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında yurt müdürü E.Ç., Bakanlık tarafından açığa alınarak olayla ilgili müfettiş görevlendirildi. Aydın’da KYK Güzelhisar Kız Öğrenci Yurdu’nda arıza yapan asansörlerinin bakımını üstlenen firmanın sahibi Mustafa Büyükyapıcı (42) ve mühendisler Uğur İ., Ramazan A. ve Halil T. tutuklandı. Elektrik mühendisi Nuri M. ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.
İDDİANAME HAZIRLANDI
Zeren Ertaş’ın ölümüyle ilgili yürütülen soruşturmanın ardından hazırlanan iddianame, Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. İddianamede, tutuklu 4 sanık için ‘Taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma’ suçundan 3 yıldan 22 yıl 6’şar aya, tutuksuz sanık N.M. için de 2 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istendi. Ayrıca bilirkişi raporundan bazı bölümler, olay yerinden çekilen fotoğraf ve video kayıtları iddianamede yer aldı. İddianamede, 16 kişilik olan asansöre 16 kız öğrencinin bindiği belirtildi. Asansörün öğrencilerin binmesinden sonra zemin kattan bodrum kata doğru düşmeye başladığı, Zeren Ertaş’ın asansörden çıkmaya çalıştığı sırada ise asansör kabini ile duvar arasında sıkışarak hayatını kaybettiği belirtildi. Ertaş’ın ayrıntılı otopsi raporunun da yer aldığı iddianamede genç kızın ölümünün sıkışmaya bağlı sebeplerden olduğu, olayda 2 öğrencinin de hafif yaralandığı kaydedildi.
ASANSÖR BAKIM FİRMASI ASLİ KUSURLU
Asansör bakım firması yetkilisi tutuklu sanık Mustafa Büyükyapıcı’nin asansörün fren sistemi olan ‘UCM’ sistemini önceden devre dışı bırakması nedeniyle kazanın meydana geldiğine dikkat çekilen iddianamede, “UCM sisteminin kapıları açıkken kabinin kontrolsüz şekilde hareket etmesini engelleyen bir güvenlik ekipmanı olduğu, kaza anında bu sistemin devreye girmemesi nedeniyle sanığın kusurunun ağır olduğu, asli kusurlu olarak değerlendirildiği” ifadelerine yer verildi.
Davanın karar duruşması bugün görüldü. Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde duruşmaya tutuklu sanıklar asansör bakım firması yetkilisi Mustafa Büyükyapıcı, montaj yapan firmanın sahibi Halil T., makine mühendisleri Uğur İ. ve Ramazan A. ile tutuksuz sanık elektrik mühendisi Nuri M., Zeren Ertaş’ın yakınları ve taraf avukatları katıldı.
Duruşmada mütalaasını açıklayan savcı, Mustafa Büyükyapıcı, Halil T., Ramazan A. ve Uğur İ.’nin suçlarının sabit olduğunu belirtip, ‘Bilinçli taksirle bir kişinin ölümüne neden olma’ suçundan, Nuri M.’nin ise ‘Taksirle bir kişinin ölümüne neden olma’ suçundan cezalandırılmasını talep etti. Savcı, mevcut delil durumu, sanıkların tutuklu kaldığı süre de göz önüne alındığında sanıklar Halil T., Ramazan A. ve Uğur İ.’nin hükümle birlikte tahliyelerine, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunda asansörün bakım ve onarımını gerektiği gibi yerine getirmeyerek kazanın oluşmasında ana etken olduğu belirtilen asansör bakım görevlisi Mustafa Büyükyapıcı’nın ise tutukluluk halinin devamına karar verilmesini istedi.
BERAAT VE TAHLİYELERİNİ İSTEDİLER
Tutuklu sanık Mustafa Büyükyapıcı, mütalaayı kabul etmediğini belirtip, beraatini talep etti.
Önceki savunmalarını tekrar ettiğini vurgulayan sanık Uğur İ. de savunmasında mütalaayı kabul etmediğini söyledi.
Sanık Ramazan A. ise dört resmi raporun ikisinde tali kusurlu, diğer ikisinde ise kusursuz gösterildiğine dikkati çekip, “Raporlar birbiriyle uyumlu değildir. Beraatimi istiyorum” dedi.
Bir diğer tutuklu sanık Halil T. de 2020 yılında binadaki asansörün montaj işini düzgün bir şekilde yapıp, teslim ettiğini vurgulayıp, “8 ay bakımını yaptım. Benden sonra iş başka bakımcılara verildi. Bakımı düzgün yapılmadı, böyle bir kazaya sebebiyet verildi. Beraatımı ve tahliyemi talep ediyorum” ifadelerini kullandı.
Mütalaada maddi hatalar olduğunu öne süren sanık Nuri M. de “Ben sadece elektrik-elektronik mühendisi olarak proje çizdim. 4 yıl önce montajını yaptım, bakımı düzgün olmadığı için kaza olmuştur” diyerek, kendini savundu.
SANIKLARDAN 4’ÜNE HAPİS CEZASI, 1’İNE BERAAT
Mütalaaya karşı savunmaların alınmasının ardından mahkeme heyeti, Mustafa Büyükyapıcı’ya taksirle bir kişinin ölümüne neden olma suçundan önce 5 yıl hapis cezası verdi. Ardından suçu bilinçli taksirle işlemesi nedeniyle bu ceza 6 yıl 8 aya çıkarıldı. Alacağı cezanın sanığın geleceği üzerindeki etkilerini göz önüne alan mahkeme heyeti, 1/6 indirim uygulayıp Büyükyapıcı’ya 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası verip, 2 yıl meslekten uzak kalmasına hükmetti.
Mahkeme heyeti, diğer sanıklar Halil T., Ramazan A. ve Uğur İ. hakkında ise ‘taksirle bir kişinin ölümüne neden olma’ suçundan 3 yıl 6’şar ay hapis cezası verdi. Heyet, cezanın gelecekleri üzerindeki etkileri göz önüne alınarak 1/6 oranında indirim yapıp, sanıkların cezalarını 2 yıl 11’er ay hapse düşürdü. Sanıklar Halil T., Ramazan A. ve Uğur İ. hükümle birlikte tahliye edildi. Hakkında kasıt ve taksirin bulunmaması nedeniyle Nuri M.’nin ise beratına karar verildi.
]]>ASANSÖRDE KALINCA YARDIMINA KOŞTULAR
Olay, saat 23.15 sıralarında Karadeniz Mahallesi’nde bulunan lüks bir rezidansta meydana geldi. İddiaya göre Ersin Öztürk, yaşadığı rezidansın eksi 1’inci kattan bindiği asansörü, birinci kata gelince bilinmeyen bir nedenle arıza yaptı. Asansörün arıza yaptığını fark eden görevliler durumu rezidansın teknik servis çalışanlarına haber verdi. Kata gelen teknik servis ekibi, asansör kabininde mahsur kalan Ersin Öztürk’ü bulunduğu yerden kurtarmak için çalışma başlattı.

KABİNDEN ÇIKARKEN, 30 METREDEN ZEMİNE DÜŞTÜ
Teknik Servis ekiplerinin kurtarma çalışması sırasında Ersin Öztürk, 1’nci katta kalan asansör kabininden çıkmak istediği sırada henüz bilinmeyen bir nedenle yaklaşık 30 metreden eksi 5’nci katın asansör boşluğu zeminine düştü. Bu sırada, güvenlik görevlileri durumu itfaiye, polis ve sağlık ekiplerine haber verdi. Olay yerine gelen itfaiye ekipleri Öztürk’ü kurtarmak için çalışma başlattı. Ekiplerin yaklaşık 3 saatlik çalışması sonucu düştüğü asansör boşluğundan kurtarılan Ersin Öztürk’ün olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Öztürk’ün cansız bedeni olay yerindeki incelemenin ardından cenaze aracıyla Yenibosna Adli Tıp morguna kaldırıldı.

TEKNİK PERSONEL İFADE VERDİ
Olay yerindeki güvenlik kameralarını izleyen polis ekipleri rezidansta ve düşen asansörde inceleme yaparken, olay anında orada bulunan ve ismi öğrenilemeyen bir teknik personeli, ifadesini almak üzere polis merkezine götürdü.

“BU KAZA GELİYORUM DEDİ”
Aynı rezidansta yaşayan Bayram Kocaman, “Akşam saatlerinde böyle bir hadisenin olduğunu mesajlaşma grubumuzda arkadaşlardan duydum. Asansörden bir kişinin düştüğünü ve hayatını kaybettiğini öğrendik. Daha önce de asansörlerin bozulması, durması gibi birçok hadise ile karşılaştık. Bakımlar yapılmıyor, bu şikayetler bize de geliyor. Bu kazanın olduğu blok ile ilgili grupta bir gün önce yazılan ifade aynen şu; ‘Bu asansörlerin bakımı yapılmamış mıydı? Sürekli ses geliyor’. Bir gün sonra da bu hadise gerçekleşti. Asansörde kusursuz çalışıyor manasına gelen yeşil bandrolden, kısmi kusurlu anlamına gelen mavi bandrole çekilmişti. Yani bu kaza geliyorum dedi. Burada kimin ihmali varsa cezalandırılmasını talep ediyoruz. Site sakinleri çok tedirgin, asansörlere binemiyorlar. Bu sorunu çözümü için gereken neyse yapacağız” ifadelerini kullandı.

“15 DAKİKA ÖNCE BU ASANSÖRÜ BENDE KULLANDIM”
Ersin Öztürk ile aynı blokta yaşadığı söyleyen Özkan Güldalı ise, “Ben de aynı blokta oturuyorum. Diğer blokların asansörlerini kullanmak bize yasak. 10-15 dakika önce bu asansörü ben de kullandım. Kaza benim de başıma gelebilirdi. Talihsiz bir olay yaşandı. Sorumlulardan şikayetçiyiz, ihmalkarlık söz konusu. Zaten yeşil etiketten daha yeni mavi etikete düşmüş. Müthiş bir ihmalkarlık var. Aynı asansörü bende kullandım hatta komşum da şahit Verilmiş sadakamız varmış.” dedi. Olayla ilgili başlatılan soruşturma sürdürülüyor.
]]>Türkiye asansör istatistiği
Dr. Serdar Ay, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın 2022 yılında yayımlanan Asansör Sektör Raporuna göre, ülkemizde toplamda yaklaşık olarak 800.000 asansör hizmet verdiğini, bu rakamın günümüzde 1 milyona yaklaştığını ifade etti. Bu rakamın 2012 verilerine göre 101.254 olduğu düşünüldüğünde artan asansör hacmi dikkat çekici. Kamuoyuna yansıyan ölümlü ve yaralanmalı kaza haberleri de aslında periyodik bakımların hayati önemini hatırlatıyor. Asansörlerin ilgili standartlara göre imal edilerek, montajlarının yapılması gerektiği, talimatlar çerçevesinde işletilerek, periyodik bakım ve kontrollerinin zamanında ve aksaksız yapılması gerektiğini kaydetti.
Asansör kazalarının yüzde 26’sı ise işçi kazası niteliğinde
Altınbaş Üniversitesinden Dr. Serdar Ay, asansör kazalarının “Kullanıcı Kazası” ve “İşçi Kazası” olarak ikiye ayrıldığına dikkat çekerek, bu konuda herkesin belirli bir bilgiye sahip olması gerektiğini söyledi. Zira Asansör ve Yürüyen Merdiven Sanayicileri Derneği “AYSAD” tarafından hazırlanan “Türkiye’de 2010-2020 Yılları Arasında Meydana Gelen Asansör Kazaları Raporu” verilerine göre kazaların yüzde 74’ü kullanıcı, yüzde 26’sı ise işçi kazası sınıfında değerlendiriliyor.
İş kazaları kapsamında gerçekleşen kazaları inceleyen Dr. Serdar Ay; ağırlıklı olarak asansör boşluğuna düşme, sıkışma ve ezilme, asansör düşmesi, kabin ile birlikte düşme, elektrik ile ilgili kazalar, cisim düşmesi ve makine/ekipman kaynaklı kazalar olduğuna işaret etti.
Yaygın olarak karşılaşılan kullanıcı kazalarına da değinen Dr. Serdar kullanıcıların dikkat etmesi gerekenleri 5 madde de sıraladı.
Kabin katta yokken kat kapısının açılması sonucunda kuyuya/asansör boşluğuna düşme kazalarının önlenebilmesi için öncelikle asansöre binerken acele edilmemeli, asansöre kontrollü binilmelidir.
Kabin kapısı olmayan asansörlerde, kabin hareket halinde iken kabin ile kuyu duvarı arasında sıkışmalar sonucu oluşan kazaların önlenebilmesi için özellikle iş yeri olarak değil de yerleşim amaçlı kullanılan binalarda kabin kapısı olan asansörler tercih edilmelidir.
Asansör kapılarının arasında sıkışma sonucu oluşan kazaların önlenebilmesi için asansörden inerken acele edilmemeli, kapılar kontrol edilerek inilmelidir.
Asansörlerin aşırı ağırlık taşıması sonucunda oluşan kazaların önlenebilmesi için müsaade edilen ağırlık ve/veya kişi miktarına göre asansörler kullanılmalıdır.
Asansörlerde şakalaşmamalı, sigara içilmemeli ve eşyalar emniyete alınarak taşınmalıdır.
Dr. Serdar Ay son olarak, deprem kuşağında olan bir coğrafyada yaşadığımız gerçeğini hatırlatarak vatandaşları, deprem ve yangın durumlarında asansör kullanmamaları konusunda uyardı. Ayrıca doğrudan asansör kazaları ile ilgili olmasa da bulaşıcı hastalık tehlikesine karşı önlem olarak, asansörlerde sosyal mesafeye dikkat edilmesi gerektiği belirtti.
Asansörlerin periyodik bakım ve kontrollerinin A tipi muayene kuruluşunca yapılması gerektiğini vurgulayan Altınbaş Üniversitesinden Dr. Serdar Ay, yapılan değerlendirmeye göre asansöre, kusur durumunu gösteren bilgi etiketlerinin kabin içerisindeki kullanıcıların rahatlıkla görebileceği şekilde kumanda panelinin etrafında en uygun yere ve ana durakta yer alan dış çağrı kumanda panelinin yanına veya durak kapısı kasasının üzerine iliştirilmesi gerektiğini dile getirdi. – İSTANBUL
]]>Feridun AÇIKGÖZ/ KADIKÖY’de bulunan bir sitede, kuryelerin girişte güvenlik tarafından uyarılarak bina sakinlerinin kullandığı asansörden ayrı bir asansöre yönlendirildiği öne sürüldü. Siteye sipariş götüren bir kurye, ayrımcılık yaşandığını ifade ederek “Kuryeler için asansör yapmışlar, bir de içine hava filtresi takmışlar. Herhalde kuryelerin mikrobu bina sakinlerine geçmesin diye. Bu asansör bir de yavaş gidiyor, insanların bindiği diğer asansör daha hızlı gidiyor. Bildiğin böyle sekizinci sınıf insan muamelesi” cümleleriyle video çekip sosyal medyada paylaşım yaparak tepki gösterdi. Siteye sipariş götüren kurye Mahmut Baştaş, “Kurye ile site sakinin bindiği asansör ayrı. Büyük tarzda kullanışlı bir asansör. Normal insanların kullandığı farklı, kuryelerin ya da çalışmak için gelenlerin asansörü farklı” dedi. Durumun hukuki boyutunu değerlendiren Avukat Iyaz Çimen, “Anayasamız eşitliği temel alarak, kişilerin dini, cinsi, ırkıyla ilgili ayrım yapılamayacağını bize söylüyor. Bu noktada toplum içerisinde de sizler insanları herhangi şekilde işi, mesleğiyle insanı ayrımcılığa maruz bırakırsanız ki buradaki asansör kullanımı da aynı şekilde bir ayrımcılık olarak karşımıza çıkmakta. Bununla ilgili, Türkiye İnsan Hakları Kurumu’nun yaptırımları söz konusu olabilir” dedi. Site yönetimi ise konuyla ilgili açıklama yapmadı.
Kadıköy’de bulunan ‘Kalamış Rezidans’ isimli bir sitede, sipariş getiren kuryelerin güvenlik görevlisi tarafından uyarılarak bina sakinlerinin kullandığı asansörden ayrı bir asansöre yönlendirildiği iddia edildi. Site yönetimi talimatıyla uygulandığı iddia edilen uygulama; siteye sipariş götüren bir kuryenin sosyal medya paylaşımı ile ortaya çıktı. Paylaşım, sosyal medyada tepkilere neden oldu.
“SEKİZİNCİ SINIF İNSAN MUAMELESİ”
Sosyal medyadaki paylaşımı yapan kurye, asansörün içinde çektiği videoda, “Kuryeler için asansör yapmışlar, bir de içine hava filtresi takmışlar. Herhalde kuryelerin mikrobu bina sakinlerine geçmesin diye. Bu asansör bir de yavaş gidiyor, insanların bindiği diğer asansör daha hızlı gidiyor. Bildiğin böyle sekizinci sınıf insan muamelesi” ifadelerini kullandı.
“NORMAL İNSANLARIN KULLANDIĞI ASANSÖR FARKLI”
Siteye sipariş bıraktığı görülen kurye Mahmut Baştaş, “Kurye ile site sakinin bindiği asansör ayrı. Büyük tarzda kullanışlı bir asansör, normal insanların kullandığı farklı, kuryelerin, çalışmak için gelenlerin asansörü farklı” şeklinde konuştu.
“AYRIMCILIK OLARAK KARŞIMIZA ÇIKMAKTA”
Durumun hukuki boyutunu değerlendiren Avukat Iyaz Çimen, “Anayasamız eşitliği temel alarak, kişilerin dini, cinsi, ırkıyla ilgili ayrım yapılamayacağını bize söylüyor. Bu noktada toplum içerisinde de sizler insanları herhangi şekilde işi, mesleğiyle insanı ayrımcılığa maruz bırakırsanız ki buradaki asansör kullanımı da aynı şekilde bir ayrımcılık olarak karşımıza çıkmakta. Bununla ilgili, Türkiye İnsan Hakları Kurumu’nun yaptırımları söz konusu olabilir. Bu yaptırımlar tabi ki nitelik olarak idari para cezası niteliğinde olduğundan bir suç teşkil etmemekle birlikte kabahat olarak isimlendirilmekte, karşılığında da kurumun kesmiş olduğu idari para cezalarının uygulanması söz konusu olabilecektir.” dedi.
“AYRIMCILIĞA MARUZ KALAN KİŞİLER İNSAN HAKLARI KURUMU’NA BAŞVURU YAPMALI”
Çimen, “Ayrımcılığa maruz kalan kişilerin, kuruma başvuru yapmaları, akabinde kurumun gerçekleştirebileceği idari soruşturması neticesinde bahsettiğimiz cezai müeyyidenin uygulanabileceğini söyleyebiliriz” diye konuştu.
]]>Kadıköy’de bulunan ‘Kalamış Rezidans’ isimli bir sitede, sipariş getiren kuryelerin güvenlik görevlisi tarafından uyarılarak bina sakinlerinin kullandığı asansörden ayrı bir asansöre yönlendirildiği iddia edildi. Site yönetimi talimatıyla uygulandığı iddia edilen uygulama; siteye sipariş götüren bir kuryenin sosyal medya paylaşımı ile ortaya çıktı. Paylaşım, sosyal medyada tepkilere neden oldu.
SEKİZİNCİ SINIF İNSAN MUAMELESİ
Sosyal medyadaki paylaşımı yapan kurye, asansörün içinde çektiği videoda, Kuryeler için asansör yapmışlar, bir de içine hava filtresi takmışlar. Herhalde kuryelerin mikrobu bina sakinlerine geçmesin diye. Bu asansör bir de yavaş gidiyor, insanların bindiği diğer asansör daha hızlı gidiyor. Bildiğin böyle sekizinci sınıf insan muamelesi ifadelerini kullandı.
NORMAL İNSANLARIN KULLANDIĞI ASANSÖR FARKLI
Siteye sipariş bıraktığı görülen kurye Mahmut Baştaş, Kurye ile site sakinin bindiği asansör ayrı. Büyük tarzda kullanışlı bir asansör, normal insanların kullandığı farklı, kuryelerin, çalışmak için gelenlerin asansörü farklı şeklinde konuştu.
AYRIMCILIK OLARAK KARŞIMIZA ÇIKMAKTA
Durumun hukuki boyutunu değerlendiren Avukat Iyaz Çimen, Anayasamız eşitliği temel alarak, kişilerin dini, cinsi, ırkıyla ilgili ayrım yapılamayacağını bize söylüyor. Bu noktada toplum içerisinde de sizler insanları herhangi şekilde işi, mesleğiyle insanı ayrımcılığa maruz bırakırsanız ki buradaki asansör kullanımı da aynı şekilde bir ayrımcılık olarak karşımıza çıkmakta. Bununla ilgili, Türkiye İnsan Hakları Kurumu’nun yaptırımları söz konusu olabilir. Bu yaptırımlar tabi ki nitelik olarak idari para cezası niteliğinde olduğundan bir suç teşkil etmemekle birlikte kabahat olarak isimlendirilmekte, karşılığında da kurumun kesmiş olduğu idari para cezalarının uygulanması söz konusu olabilecektir. dedi.
AYRIMCILIĞA MARUZ KALAN KİŞİLER İNSAN HAKLARI KURUMU’NA BAŞVURU YAPMALI
Çimen, Ayrımcılığa maruz kalan kişilerin, kuruma başvuru yapmaları, akabinde kurumun gerçekleştirebileceği idari soruşturması neticesinde bahsettiğimiz cezai müeyyidenin uygulanabileceğini söyleyebiliriz diye konuştu.
]]>