Art – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Tue, 04 Jun 2024 00:21:34 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Merkez Bankası’nın net rezervleri artıya geçti https://www.haber60.com.tr/merkez-bankasinin-net-rezervleri-artiya-gecti/ https://www.haber60.com.tr/merkez-bankasinin-net-rezervleri-artiya-gecti/#respond Tue, 04 Jun 2024 00:21:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34694 Geçen yıl gerçekleştirilen Cumhurbaşkanı ve 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimi’nin ardından iş başına gelen ekonomi yönetiminin enflasyonla mücadele kapsamında başlattığı programın pozitif yansımaları dikkati çekiyor. Merkez Bankası rezervlerinden kredi risk primine, uluslararası yatırımcıların tahvil talebinden Türkiye’nin kredi notuna kadar birçok alanda önemli iyileşmeler gözlenmeye devam ediyor.

Fiyat istikrarının sağlanması için çizilen yol haritası doğrultusunda atılan adımların sonrası birçok alanda TL varlıklara yönelim, pozitif yönde ilerlerken, gelecek dönemde bu ilginin daha da artması bekleniyor.

TCMB’NİN ADIMLARI TL VARLIKLARA TALEBİ DESTEKLEDİ

Enflasyonla mücadele kapsamında yaklaşık son 1 yılda 4.150 baz puanlık faiz artırımıyla birlikte Dr. Fatih Karahan başkanlığında TCMB’nin kullandığı etkili iletişim dili ve art arda gelen sadeleştirme adımları, hem yurt içi hem de yurt dışında TL varlıklara talebi destekledi.

Merkez Bankasının fiyat istikrarı konusundaki kararlılığını yansıtan adımlar, dezenflasyonist sürecin başlayacağına ilişkin beklentilerin güçlenmesini sağlarken, TL’ye artan ilgi, TCMB uluslararası rezervlerine de “güçlü şekilde” yansımaya devam ediyor. Yabancı kurumların son dönemde yayınladıkları raporlarda da TL varlıklara yönelik artan ilgi öne çıkıyor.

NET REZERVLERDE 2 AYDA 66,5 MİLYAR DOLARLIK İYİLEŞME

AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, TCMB’nin swap hariç net rezervleri, 29 Mart 2024’te eksi 65 milyar dolar seviyesinde gerçekleşirken, 31 Mayıs ile biten haftada 1,5 milyar dolara çıktı. Böylece Merkez Bankasının net rezervleri pozitife geçerken, bu durum, 2 ayda swap hariç net rezervlerde 66,5 milyar dolar ile “çok güçlü bir iyileşme” olduğuna işaret etti.

Söz konusu dönemde brüt rezervler 123,1 milyar dolardan 143,6 milyar dolara yükselirken, uzmanlar, TL’ye geçiş ve yabancı girişlerinde gözlenen olumlu seyrin uluslararası rezerv yükselişine destek vermeye devam edeceği görüşünü yineledi.

Türkiye ile gelişmekte olan ülkelerin CDS ortalaması arasındaki fark yaklaşık 98 baz puana geriledi

Söz konusu durumda, ekonomi yönetiminin enflasyonla mücadele kapsamında attığı adımların etkisiyle yaşanan olumlu süreç, uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarının Türkiye’nin kredi notunu artırmalarını da beraberinde getirdi.

TÜRKİYE’NİN KREDİ NOTU B+’YA YÜKSELDİ

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings ve Standard&Poor’s (S&P), Türkiye’nin kredi notunu “B”den “B+”ya yükseltirken, temmuzda Türkiye değerlendirmesi bulunması beklenen bir diğer kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s’in de Türkiye’nin kredi notunu yükseltmesi öngörülüyor.

Türkiye’nin kredi risk primindeki iyileşme de söz konusu gelişmelerde önemli rol oynarken, son 1 yıllık dönemde ülkenin 5 yıllık kredi risk primi (CDS), yaklaşık 450 baz puan gerileyerek 261 baz puanla son 4 yılın en düşük seviyesine indi.

Böylece Türkiye ile gelişmekte olan ülkelerin CDS ortalaması arasındaki fark yaklaşık 98 baz puana gerileyerek, Aralık 2020’den bu yana en düşük seviyeye indi.

DEVLET İÇ BORÇLANMA SENEDİ STOKU 2017’DEN BU YANA EN YÜKSEK SEVİYEYE ÇIKTI

Söz konusu fiyatlamalar TL varlıklara olan ilgiyi önemli oranda desteklerken, yurt dışında yerleşik kişilerin 24 Mayıs haftasında Devlet İç Borçlanma Senedi (DİBS) stoku 9 milyar 857,8 milyon dolarla Mayıs 2017’den bu yana en yüksek seviyeye çıktı. Yabancılar, 2021’den bu yana ilk kez 9 hafta üst üste DİBS’te alım tarafında yer alırken, 9 haftalık periyotlarda DİBS alımlarına bakıldığında, yabancıların 7 milyar 457,6 milyon dolarla Ağustos 2012’den bu yanaki en yüksek alımı gerçekleştirdiği görüldü.

Ekonomi yönetiminin attığı adımlar, ekonomide pek çok göstergede olumlu gelişmelerin yaşanmasını sağlıyor. 12 ay sonrası enflasyon beklentisi mayısta yüzde 33,2’ye inerken, gelecek yıl sonu enflasyon öngörüsü de yüzde 25,61’e geriledi. Mart ayı verilerine göre, yıllıklandırılmış cari açık 31,2 milyar dolara geriledi. Yıllıklandırılmış cari açıkta Mayıs 2023’ten bu yana gerçekleşen iyileşme yaklaşık 26 milyar dolar oldu.

TÜFE YILLIK YÜZDE 75,45 ARTTI

Öte yandan, bugün yurt içinde açıklanan makroekonomik verilere göre, Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) mayısta aylık yüzde 3,37, yıllık yüzde 75,45 arttı.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, bugün açıklanan mayıs ayı enflasyon verilerine ilişkin sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımda, enflasyonda “en kötüsü”nün geride kaldığını belirterek, “Enflasyonda kalıcı düşüş haziranda başlayacak. Yıllık enflasyon yüksek ihtimalle üçüncü çeyrek sonunda yüzde 50’nin altına gerileyecek.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/merkez-bankasinin-net-rezervleri-artiya-gecti/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan çiftçilere müjde üstüne müjde! Kredi limitleri artırıldı https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogandan-ciftcilere-mujde-ustune-mujde-kredi-limitleri-artirildi/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogandan-ciftcilere-mujde-ustune-mujde-kredi-limitleri-artirildi/#respond Fri, 17 May 2024 22:34:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=32238 “Sürdürülebilir Tarım ve Tarımda Markalaşma” temasıyla düzenlenen Ziraat Bankası Tarım Ekosistemi Buluşması’nda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan çiftçilere art arda müjdeler verdi. Erdoğan “Tarımın ana vatanı olan Anadolu’da yeşil kalkınma ve yerelden kalkınma ilkesiyle yeni bir tarım ve kırsal kalkınma süreci başlatıyoruz. Küçük ekipman kredisinin limitini 150 bin liradan 250 bin liraya çıkarıyoruz. Küçükbaş hayvan üreticilerimize verilen kredinin limitini 400 bin liradan 600 bin liraya getiriyoruz. Büyükbaş süt hayvancılığı ile iştigal eden üreticilerimiz için bu rakamı 1 milyon liradan 1,5 milyon liraya yükseltiyoruz” ifadelerini kullandı.

“ZİRAAT BANKAMIZ TÜRK TARIMININ LOKOMOTİFİ OLDU”

Cumhurbaşkanı Erdoğan “Sürdürülebilir Tarım ve Tarımda Markalaşma” temalı buluşmada dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları şu şekilde; “Tarımda sürdürülebilirlik ve iklim değişikliği, coğrafi işaretli ürünler ve tarımda markalaşma, tarımın geleceği teması altında yapılan ve yapılacak olan tartışmaların sektörümüz açısından yol gösterici olmasını temenni ediyorum. Bu vesileyle 160 yılı aşkın süredir çiftçimizin üreticimizin yanında yer alan Ziraat Bankamıza ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum. 1863 yılından beri Ziraat Bankamız Türk tarımının lokomotifi oldu. Savaş dönemleri dahil ülkemizin yokluk günlerinde bankamız çiftçinin, esnafın, tüccarın, girişimcinin yanında yer aldı. Üretimcilerimizin insanımızın iliğini sömüren tefecilerin ve faiz lobilerinin pençesine düşmemesi noktasında hayati rol üstlendi. Ziraat Bankası dün olduğu gibi bugün de ülkeyi ve milleti önceleyen duruşunu muhafaza ediyor. Ziraat varsa memleketin dört bir yanında ziraat var anlayışıyla Türkiye’nin tarım sektörüne güçlü destek veren bankamızı ve çalışanlarını yürekten tebrik ediyorum.

Şunu bir kez daha hatırlatmak isterim, Ziraat Bankası sadece kar peşinde koşan bir banka değildir. Bunun yanı sıra Ziraat, ihtiyaç duydukları anda çiftçinin, esnafın, sanayici, tüccar ve ihracatçının elinden tutan bir kara gün dostudur. Her iktisadi teşekkül çalışmalarını sürdürmeyi, yeni yatırımlarla faaliyet sahasını büyütmeyi ve genişletmeyi hedefler. Ziraat Bankamızın da hem ülke içinde hem de yurt dışında mevcudiyetini artırdığını görmekten artık memnuniyet duyuyorum. 2015 yılında Ziraat Katılım’ın faaliyete geçmesiyle birlikte bankamız hızla gelişen alternatif finans piyasasında da yerini almıştır. Daha nice seneler boyunca Ziraat’ın bir bankadan daha fazla olma iddiasını devam ettirmesini bekliyorum.

“TARIM SEKTÖRÜNÜN TÜM PAYDAŞLARI İŞBİRLİĞİ İÇİNDE OLMALI”

Bugünkü programımız Ziraat Bankası’nın kuruluş gayesini, misyonunu ve asli vazifesini yerine getirdiğini gösteriyor. 81 ilden 2 binden fazla sektör temsilcisinin bir araya geldiği bu buluşmanın tarım eko sisteminin gelişmesine katkı sunacağına yürekten inanıyorum. Biraz evvel genç ve kadın çiftçilerimiz ile kooperatif ürünlerinin yer aldığı stant alanını ziyaret ettik. Ülkemiz tarımının çeşitliliğine ve zenginliğine burada tekrar şahit olduk. Bu hazineyi ne kadar ileriye taşırsak Türkiye için o kadar iyi olacaktır. Tabii bunun için tarım sektörünün tüm paydaşlarının el ele vermesi, iş birliği ve dayanışması içinde hareket etmesi mühimdir. Tarım sektörünün bütün aktörlerini aynı zamanda buluşturan bu tarz programlar anlayış birliğinin tesisini de kolaylaştırmaktadır. Değerli fikirleriyle bugünkü buluşmaya katkı sunan tüm hocalarımıza ve sektör temsilcilerine teşekkür ediyorum. Ziraat Bankası yönetimini buluşmaya öncülük ettikleri için tebrik ediyorum. Ülkemizin kalkınmasına, ekonomimizin büyümesine, sofralarımıza ulaşan çeşitli nimetlerin üretimine alın teri dökerek vesile olan çiftçilerimize de buradan bir kez daha selamlarımı, saygılarımı gönderiyorum.

14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü’nde Ankara’da Ziraat Odası Başkanlarımız ve üretici birliklerimizle bir araya geldik, kucaklaştık, hasbihal ettik. Türkiye’nin tarımda son 21 yılda nereden nereye geldiğini karşılaştırmalı olarak çok detaylı bir şekilde ortaya koyduk. Ülkemizde muhalefetin ezberi olan tarım bitti tezlerinin ne kadar içi boş, temelsiz ve gerçek dışı olduğunu rakamlarla ispat ettik. Biraz önce Tarım ve Maliye Bakanlarımız da yaptıkları konuşmalarla bunu tekrar teyit ettiler. Özellikle hemen her sene tedavüle konan saman ithalatı söylemi tarım sektörünün tüm paydaşlarına yapılmış bir hakarettir. Türkiye gerçekler yerine çarpıtmalar, özellikle bunun üzerinden muhalefeti artık geride bırakmalıdır. Açıkçası eski muhalefet tarzının da raf ömrünü tamamladığı görülüyor. Bunun yerine eleştirel ama daha yapıcı bir anlayışın ikame edilmesi ülkemiz için şüphesiz daha faydalı olacaktır. Biz de böyle olmasını arzu ve ümit ediyoruz.

“DÜNYADAKİ TÜM ÜLKELER GİBİ BİZİM DE SIKINTILARIMIZ VAR”

Elini vicdanına koyan herkesin kabul ettiği hakikat şudur; Ülkemizin son 21 yılda başarı hikayesi yazdığı alanların en başında tarım, hayvancılık ve su ürünleri vardır. Bunu söylerken elbette her şey güllük gülistanlık diyemeyiz. Dünyadaki tüm ülkeler gibi bizim de sıkıntılarımız var. Tarımsal girdi fiyatlarındaki artış çözmemiz gereken buna benzer sorunlarımız var. Kırmızı ve beyaz et fiyatlarında son dönemde yaşanan dalgalı hareketleri yok sayamayız. Gübre fiyatlarındaki artışlarından gündelik ve sürekli işçi eksikliğine kadar farklı alanlarda yükselen şikayetlere kulaklarımızı tıkayamayız. Başarılarımızla birlikte halen problem üreten alanların farkındayız. Muhasebemizi yaparken dengeli ve objektif bir şekilde kendimize ayna tutuyoruz. Amacımız güçlü ve zayıf yanlarımızı en doğru biçimde tespit etmektir. Tarımda da durum farklı değildir. Burada da çözüm odaklı bakış açısıyla hareket ediyoruz. Başarılarımızın sayısını artırmanın, eksiklerimizi gidermenin derdindeyiz. Problemlerimize ortak akılla çözüm yolları geliştirmeye çalışıyoruz.

Tarım sektörümüzün 21 yılda elde ettiği başarıların değersizleştirilmesine mahal vermeden milletimizin en çok şikayet ettiği hususlara odaklanarak Türkiye’yi hep beraber hedeflerine ulaştıralım istiyoruz. Bakınız burada şu hususu tüm samimiyetimle söylemek isterim, milli meselemiz olan tarımda biz hiç kimseye kapımızı kapatmadık. Türkiye’nin tarım eko sistemini geliştirmek için herkesin fikrine, katkısına, eleştirisine, önerilerine sonuna kadar açığız. Yeter ki, tarım konusu ezberlere ve ön yargılara kurban edilmesin. Yeter ki, cımbızla çekilen bir ürün üzerinden sektöre haksızlık yapılmasın. Allah’ın izniyle gerisi biraz gayret ve emekle zaten kolayca gelecektir.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’DAN ÇİFTÇİLERE MÜJDE

Ziraat Bankamız da yeni müjdelerle sektöre verdiği desteği artırıyor. Küçük ekipman kredisi limitini 150 bin liradan 250 bin liraya çıkarıyoruz. Küçükbaş hayvan üreticilerimize işlerini büyütmeleri, hayvan sayılarını çoğaltmaları, atıl işletme kapasitelerini üretime kazandırmaları amacıyla verilen kredinin limitini de 400 bin liradan 600 bin liraya getiriyoruz. Büyükbaş süt hayvancılığı ile iştigal eden üreticilerimiz için bu rakamı 1 milyon liradan 1,5 milyon liraya yükseltiyoruz. Her zaman söylüyorum gençlerimiz bizim geleceğimiz.

Gençlerin tarım alanında iş ve işletme sahibi olmalarını teşvik ediyoruz. Ülkemizdeki genç nüfusa tarım dahil ne kadar fazla alternatif iş kolu oluşturabilirsek ekonomimiz için o kadar güzel olacaktır. Genç çiftçi kredisinin limitini 1,5 milyon liradan 2,5 milyon liraya artırıyoruz. Kadın çiftçi kredisi limitini de aynı şekilde 1,5 milyon liradan 2,5 milyon liraya yükseltiyoruz. Ziraat Bankamızın bu müjdeli haberlerinin de çiftçilerimize hayırlı olmasını diliyorum. Bu kredilerin katkısıyla tarım sektörümüz geliştikçe inşallah Türkiye daha müreffeh, milletimiz daha huzurlu, geleceğimiz daha aydınlık daha güvenli olacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogandan-ciftcilere-mujde-ustune-mujde-kredi-limitleri-artirildi/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Tarım desteği yıl sonunda 91 buçuk milyar liraya çıkacak https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-tarim-destegi-yil-sonunda-91-bucuk-milyar-liraya-cikacak/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-tarim-destegi-yil-sonunda-91-bucuk-milyar-liraya-cikacak/#respond Tue, 14 May 2024 22:30:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=31696 (ANKARA) – 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü dolayısıyla Türkiye Ziraat Odaları Birliği’nin ATO Congresium’deki Danışma Kurulu toplantısına katılan Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Ülkemizin tarımsal potansiyelini gün yüzüne çıkartmak için kırsal kalkınma alanına ciddi hibe ve destek sağladık. Tarım sanayi entegrasyonunu güçlendirdik. 21 yılda 1 yılda 1 trilyon 364 milyar lira tarım desteği verdik. Bu yılın tarım desteği yıl sonunda 91 buçuk milyar liraya çıkacak.” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü dolayısıyla Türkiye Ziraat Odaları Birliği’nin ATO Congresium’deki Danışma Kurulu toplantısına katıldı.

“Çiftçi kardeşlerimize bir kez daha ülkemize ve milletimize kazandırdıkları nedeniyle teşekkür ediyorum. Çiftçi kardeşlerimize demokrasimize verdikleri destekler için de minnettarız ve müteşekkiriz. 15 Temmuz Darbe Girişimi’nde milli iradeyi korumak için en öne atılanlar arasında çiftçiler vardı. Birileri bankamatik kuyruğu oluştururken çiftçi kardeşim darbecileri engellemek için 1 yıllık mahsulünü ateşe verdi. Elindeki tüm imkanlarla darbeci hayinlere karşı koyan çiftçilerimizin vatanperverliğini hiçbir zaman unutmayacağız.” diyerek sözlerine başlayan Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Yüce Allah bizleri topraktan yaratmıştır. Hayatlarımızı toprağın üstünden elde ettiğimiz mahsullerle sürdürüyoruz. İnsanoğlunun sadık yari topraktır. Biz toprağa ne kadar değer verirsek toprak da bizi besler, bağrına basar. Gerekli yatırımı yapmazsak toprak da size bakmaz, sizi doyurmaz ve beslemez. Bu anlayışla son 21 yıldır hem toprağa ve toprağı işleyen çiftçi kardeşlerimize hak ettikleri gayretin karşılığını vermeye çalıştık. Ülkemizin tarımsal potansiyelini gün yüzüne çıkartmak için kırsal kalkınma alanına ciddi hibe ve destek sağladık.Tarım sanayi entegrasyonunu güçlendirdik. 21 yılda 1 yılda 1 trilyon 364 milyar lira tarım desteği verdik. Bu yılın tarım desteği yıl sonunda 91 buçuk milyar liraya çıkacak.

SULANAN ARAZİ MİKTARI 48 MİLYON DEKARDAN 71 MİLYON DEKARA ÇIKARTTIK”

Üreticilerimizin yoğun emeği sayesinde tarım orman sektörümüz son 21 yılın 16’sında büyüme kaydetti. Sürdürülebilir tarımsal üretim ve gıda arz güvenliği için 93 milyon dekar olan 440 tarımsal ovamızı koruma altına aldık. Sulanan arazi miktarını 48 milyon dekardan 71 milyon dekara çıkardık. İlk kez bizim dönemimizde başlayan TARSİM ile üreticimizin alın terini doğal afetlere karşı koruduk, koruyoruz. Zaman zaman tarım sektörümüz ile ilgili gerçek dışı iddialar gündeme getiriliyor. ‘Çamur at izi kalsın’ mantığıyla Türkiye’nin tarım politikası kötüleniyor, değersizleştiriliyor. Bu iddialar bizden önce eli nasırlı çiftçilerimizin emeklerine hakarettir. Elbette yapılan her işin eksiği, fazlası, doğrusu, yanlışı olabilir. Her ülke gibi bizim de sıkıntılarımız var ama Türkiye’de tarım biti demek sadece cehaletin değil büyük bir art niyetin işaretidir.

“SEBZEDE 4’ÜNCÜ MEYVEDE 5’İNCİYİZ”

Tarımsal gayrisafi yurt içi hasılada Avrupa’da lider dünyada ilk 10 içindeyiz. Fındık incir kiraz ve kayısı üretiminde dünyada açık ara 1. sıradayız. Sebzede 4, meyvede 5.’yiz. Tarımsal hasılamızı 2023’te 69,2 milyar dolara yükselttik. İhracatımızı 3,8 milyar dolardan 2023’te 31 milyar dolara ulaştırdık. Türkiye 2023 yılında 212 ülke ve bölgeye 2 bin 200 çeşit tarımsal ürün ihraç etti. Hepinizi alnınızdan öpüyorum. Son 22 yılda tarla bitki üretimini yüzde 34 artışla 78 milyon tona, meyve üretimini yüzde 94 artışla 27,4 milyon tona, sebze üretimini yüzde 23 artışla 31,6 milyon tona taşıdık. Sertifikalı tohum üretimimizde 9 kat artışla 1,3 milyon tonu buldu. Bugün 117 ülkeye tohum ihracatı gerçekleştiriyoruz. 2023 yılında 137 milyon ton bitkisel üretim miktarı ile bu alanda Cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırdık.

“İLK DEFA GENÇ VE KADIN ÜRETİCİLERİMİZE YÜZDE 70 EK SAĞLAYACAĞIZ”

Hayvansal üretimi ülke genelinde planlı üretime dahil edeceğiz. İlk defa genç ve kadın üreticilerimize yüzde 70 ek destek sağlayacağız. Hayvan hastalıklarıyla mücadele için yeni tedbir alacağız. Anaç hayvan üretimini artıracağız. Islah eylem planını hayata geçireceğiz. Amacımız ülkemizin potansiyelinin en üst seviyede kullanılmasının teminidir. Organize tarım bölgeleri kuruyoruz. 41 ilde 60 noktada bu çalışmaları yapacağız. Balıkesir’de dünyanın en büyük tarım bölgesi yapılıyor.

“BİZ SU ZENGİNİ DEĞİLİZ, TAM AKSİNE SU FAKİRİYİZ”

Tüm planlarımızı gelecek 30 yılı dikkate alarak yapıyoruz. Sadece nüfusumuz değil, turist sayımız da artıyor. 57 milyon yabancıyı misafir ettik geçen sene. Bu sene 60 milyonu aştık. Tarım ürünleri açısından talebin yükselmesine yol açacak bu. Devletler gıda konusunda daha çok korumacı davranmaya başladı. Dünya için tarım ikamesi mümkün olmayan sektör olmaya doğru ilerliyor. Politikalarımızı buna göre şekillendiriyoruz. Planlı tarımsal üretime geçilmesini sağlayacağız. Destekten faydalanan çiftçi sayısını artıracağız. Biz su zengini değiliz, tam aksine su fakiriyiz. Burada israfı ortadan kaldıracağız. Şehirlerimizin tarım alt yapısını daha da güçlendireceğiz.

“PLANLI TARIMSAL ÜRETİME GEÇİLMESİNİ SAĞLAYACAĞIZ”

Planlı tarımsal üretime geçilmesini sağlayacağız. Çiftçi sayımızı artıracağız. Biz su zengini değiliz, aksine su fakiriyiz. Ama şimdi artık kapalı sisteme dönüştürmek durumundayız. İsrafı kaldıracağız, sözleşmeli üretimi yaygınlaştıracağız. Şehirlerimizin tarım altyapısını daha da güçlendireceğiz. Üreticileri koruyacağız, tüketicilere kaliteli ürün sağlayacağız. Hedefimiz tarıma uygun olan her karış toprağımızı değerlendirmektir. İklim değişikliğinin olumsuz etkilerini günden güne daha çok hissediyoruz. Boşa harcanacak tek bir damla suyumuz yok. Meralarımız, ormanlarımız bizim hayat damarlarımızdır. Gelecek nesillere aktaracağımız bu değerlere sahip çıkmalıyız.Hedefimiz tarıma uygun olan her karış toprağımızı değerlendirmektir. Boşa harcanacak tek bir damla suyumuz yok. Kirletilecek tek bir karış toprağımız da yok. Gelecek nesillerin bizlere emaneti olan bu değerlerimize sahip çıkmalıyız. Vatandaşlarımızdan daha fazla hassasiyet bekliyorum.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-erdogan-tarim-destegi-yil-sonunda-91-bucuk-milyar-liraya-cikacak/feed/ 0
Kakao Maliyetlerindeki Artış Çikolata Fiyatlarını Etkiliyor https://www.haber60.com.tr/kakao-maliyetlerindeki-artis-cikolata-fiyatlarini-etkiliyor/ https://www.haber60.com.tr/kakao-maliyetlerindeki-artis-cikolata-fiyatlarini-etkiliyor/#respond Fri, 12 Apr 2024 21:12:46 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27161 Dünyada son dönemde keskin artış gösteren kakao maliyetleri çikolata fiyatlarına da yansırken üreticiler çikolata fiyatlarının uzun süre yüksek kalabileceğini belirtiyor.
Aşırı hava koşullarının Batı Afrika ülkelerinde kakao hasadını art arda üçüncü kez olumsuz etkilemesiyle birlikte bu ürünün fiyatı hızla yükseldi. Küresel piyasalarda kakao fiyatı geçen yıla kıyasla 3 kat artarken iki hafta önce ilk defa ton başına 10 bin doları aştı.
Kakaodaki fiyat artışı çikolata üreticilerini de eşi benzeri görülmemiş bir maliyet baskısı altına sokarken bu durum, ürün fiyatlarına yansıdı.
Çikolatasıyla dünya çapında ünlü Belçika’da bu ürün hem önemli bir ekonomik faaliyet alanı hem de ülke kültürünün önemli bir parçası olarak öne çıkıyor. Belçika çikolatası yüksek kalitesinin yanı sıra çeşitli aroma ve dolgu içeren pralin türüyle de dikkati çekiyor.
Ülkede bazı büyük üreticilerden başka yüzlerce el yapımı ve kaliteli ürün satan butik çikolata dükkanı da faaliyet gösterirken sektörde yaklaşık 9 bin kişi istihdam ediliyor.
Belçika’da çikolata sektörünün yıllık cirosu 6 milyar avroyu aşıyor.
Fildişi Sahili ve Gana, dünyadaki kakaonun yüzde 60’ını üretiyor
Belçika Kraliyet Bisküvi, Çikolata ve Şekerleme Derneği (Choprabisco) Danışmanı Mieke Callebaut, kakao fiyatlarındaki artış ve sektörün durumunu AA muhabirine değerlendirdi.
Uzun zamandır çikolata sektöründe çalıştığını ve Belçika çikolatası konusunda tecrübeli olduğunu belirten Callebaut, “Kakao üretiminde ana sezon çok kötü geçti. Kakao çekirdeği üretiminde iki büyük ülke olan Fildişi Sahili ve Gana’da hasat, daha önce görmediğimiz düşük seviyelerde gerçekleşti. Fildişi Sahili ve Gana dünya kakao üretiminin yaklaşık yüzde 60’ını gerçekleştiriyor.” dedi.
Diğer ülkelerde düşüş olmamasına rağmen söz konusu iki ülkedeki üretimin gerilemesinin piyasanın dengesini bozduğunu dile getiren Callebaut, bu ülkelerin ekim ve mart arasındaki dönemde olumsuz hava koşulları yaşadığını, aşırı yağışın kakao meyvesinde hastalığa neden olduğunu ve dolayısıyla üretimin azaldığını anlattı.
Mieke Callebaut, küresel kakao talebinin ise son dönemde değişmediğini ancak stokların aşırı gerilediğini ve piyasanın spekülasyondan da etkilendiğini ifade ederek “Kakao ağaçlarının bakımı da artık pek iyi yapılamıyor. Pek çok çiftçi ağaçlarını gerçekten gerektiği gibi koruyamıyor. Çünkü enerji krizinden bu yana gübre başta olmak üzere makine ve tarım ilaçlarının maliyeti bu insanlar için de aşırı arttı. Dolayısıyla ağaçlarına yeterince bakacak kaynakları yok.” değerlendirmesini yaptı.
Kakao üretimini hızla artırmanın da mümkün olmadığına işaret eden Callebaut, yeni dikilen bir kakao ağacından ancak 5-6 yıl sonra verim alınabildiğini söyledi.
Callebaut, kakaonun uzun bir tedarik zinciri olduğuna dikkati çekerek üreticilerin alımlarını uzun vadeli yaptıklarını, kakaoda karmaşık bir tedarik zinciri bulunduğunu ve bir sonraki sezonda üretimin iyi olup olmayacağını tahmin etmenin de mümkün olmadığını vurguladı.
Çikolata fiyatında kakaonun etkisine ilişkin bilgi veren Callebaut, “100 gramlık yüzde 85 oranındaki bitter çikolatada kakao içeriği yüzde 85, şeker içeriği de yüzde 15 seviyesindedir. Bunu, iyi bir mağazadan satın aldığınız pralinli bir kutu Belçika çikolatasıyla karşılaştırırsınız durum farklı olur. Belçika çikolatalarındaki dolgu malzemelerinde krema, tereyağı, kuruyemiş ve meyve gibi içerikler de bulunuyor. Kakao fiyatının bu ürünlere etkisi yüzde 85 oranında kakao içeren çikolatalarda çok daha farklı oluyor.” dedi.
Şirketler uyum sağlamak için farklı stratejiler izliyor
Mieke Callebaut kakaonun gevrek, dondurma, içecek ve bisküvi gibi ürünlerde de kullanıldığını anımsatarak kakao fiyatındaki artışın sadece çikolata üreticilerini etkilemediğini belirtti.
Çikolata üreticilerinin bu duruma karşı neler yaptıklarını değerlendiren Callebaut, “Bu konuda farklı stratejiler var. Bu duruma uyum sağlamak ve değişim gerçekleştirmek her şirketin kendi tercihi. Kakao, çikolata üreticilerinin ana malzemelerinden ve bu nedenle çikolata fiyatlarına etkisi büyük. Şirketlerin farklı seçenekleri bulunuyor. Her şirket için geçerli tek bir çözüm yok.” diye konuştu.
Callebaut, farklı firmaların farklı çözümler geliştirdiğinin altını çizerek “Sektörün seçkin (Premium) ucunda mısınız yoksa daha düşük fiyata mı sahipsiniz? Kilogramı 100 avro olan çikolata da 20 avro olan çikolata da var. Seçenekler fiyatlara göre değişiklik gösteriyor. Çoğu şirketin zor zamanlar geçirdiğini düşünüyorum.” değerlendirmesinde bulundu.
Belçika’da çikolata endüstrisinin ekonomik büyüklüğünün yıllık 6,1 milyar avroyu bulduğunu kaydeden Mieke Callebaut, ülkenin yılda 3,4 milyar avroluk çikolata ihraç ettiğini sözlerine ekledi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/kakao-maliyetlerindeki-artis-cikolata-fiyatlarini-etkiliyor/feed/ 0
Küresel piyasalar merkez bankaları haftasını rekorla kapattı https://www.haber60.com.tr/kuresel-piyasalar-merkez-bankalari-haftasini-rekorla-kapatti/ https://www.haber60.com.tr/kuresel-piyasalar-merkez-bankalari-haftasini-rekorla-kapatti/#respond Sat, 23 Mar 2024 08:36:30 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=22623 Küresel pay piyasaları, merkez bankaları haftasını rekorlarla tamamlarken, gelecek hafta ABD’de büyüme verileri başta olmak üzere yoğun veri gündemi yatırımcıların odağında olacak.

Hafta boyunca dünya genelinde önemli merkez bankalarının faiz kararları gündemin odağında oldu. Bazı merkez bankaları politika faizini beklentiler doğrultusunda sabit bırakırken, bazıları ise “sürpriz” kararlar aldı.

ABD Merkez Bankası (Fed), politika faizini beklentiler dahilinde değiştirmeyerek 23 yılın en yüksek seviyesi yüzde 5,25-5,50 aralığında bırakırken, bankanın projeksiyonunda senenin geri kalanında 3 faiz indirimi yapabileceğine yönelik tahminini koruması, pay piyasalarında risk iştahını destekleyen ana etken oldu.

Fed Başkanı Jerome Powell da faiz kararı sonrası düzenlediği basın toplantısında, mevcut sıkılaştırma döngüsünde Fed’in politika faizinin muhtemelen zirvede olduğuna işaret ederek, ekonominin genel olarak beklendiği gibi seyretmesi halinde bu yılın bir noktasında faiz indirimine başlamanın muhtemelen uygun olacağını öngördüklerini yineledi.

Bu gelişmelerle artan risk iştahı, New York borsasında haftalık bazda rekor kapanışa neden olurken, ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi de yaklaşık 8 baz puan gerileyerek haftayı yüzde 4,20’den tamamladı.

Öte yandan, Fed’in faizi sabit bırakmasının ardından sert düşen dolar endeksi, İsviçre Merkez Bankasının (SNB) “sürpriz” faiz indirimine gitmesinin ardından, Fed’in diğer büyük merkez bankalarından daha geç faiz indirimlerine başlayabileceği endişesiyle yükselişe geçti. Böylece dolar endeksi haftayı yüzde 0,9 artışla 104,4 seviyesinden kapattı.

Fed’in yıl sonuna kadar 3 faiz indirimi yapabileceğine dair tahminini koruması, altının ons fiyatının 2 bin 222,8 dolarla zirve tazelemesine yol açarken, SNB’nin faiz indiriminin ardından güçlenen dolar talebi altın fiyatını aşağı yönlü baskıladı. Altının ons fiyatı, haftayı yüzde 0,2 artışla 2 bin 160 dolardan tamamladı.

Para piyasalarında, Fed’in ilk faiz indirimine gitme ihtimali mayıs toplantısında yüzde 13 ve haziran toplantısında yüzde 75 ile fiyatlanıyor.

Analistler, gelecek hafta ABD’de açıklanacak büyüme verilerinin bu fiyatlamalar üzerinde değişikliğe sebep olabileceğini belirterek, ülkede Gayri Safi Yurt içi Hasılanın (GSYH) 4. çeyrekte yüzde 3,2 artmasının beklendiğini ifade etti.

Öte yandan, jeopolitik riskler petrol fiyatları üzerinde etkili olmaya devam ederken, hafta başında Ukrayna’nın Rusya’nın petrol rafinerilerine düzenlediği saldırılar, Brent petrolün varil fiyatının 87,1 dolara kadar çıkmasına yol açtı.

Böylece Ekim 2023’ten bu yana en yüksek seviyesini test eden Brent petrolün varil fiyatı, hafta içinde arz endişelerinin hafiflemesi ve doların yeniden değer kazanmasının da etkisiyle haftayı yüzde 0,2 artışla 85 dolardan tamamladı.

New York borsası rekor tazeledi

New York borsasında öne çıkan endeksler, en güçlü haftalık kapanışlarını gerçekleştirirken, aynı zamanda zirve seviyelerini de yeniledi.

ABD ekonomisinin “yumuşak iniş” yapabileceği ve beklentilerden güçlü gelen ülke enflasyonuna karşın Fed’in yıl sonuna kadar 3 faiz indirimi yapabileceği tahminini korumasıyla artan risk iştahı, ABD pay piyasalarında etkili oldu.

Geçen hafta ABD’de açıklanan veriler, ülkede ekonomik aktivitenin güçlü kaldığına işaret etmeyi sürdürüyor.

ABD’de yapımına başlanan yeni konut sayısı, şubatta yüzde 10,7 artışla 1 milyon 521 bine çıkarak piyasa beklentilerinin üzerinde gerçekleşti. Ülkede verilen inşaat izni sayısı da şubatta aylık bazda yüzde 1,9 artarak 1 milyon 518 bine yükseldi.

İmalat sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI), martta aylık 0,3 puan artarak 52,5 ile 21 ayın en yüksek seviyesine çıktı. Piyasa beklentilerinin üzerinde gerçekleşen endeks, imalat sektöründeki genişlemeye işaret etti. ABD’de hizmet sektörü PMI ise martta geçen aya göre 0,6 puan azalışla 51,7 değerine indi.

Ülkede Philadelphia Fed İmalat Endeksi, martta 3,2’ye gerilemesine rağmen art arda ikinci ayda pozitif değer alarak sektörde genişlemenin sürdüğünü gösterdi. ABD’de cari işlemler açığı ise geçen yıl yüzde 15,7 azalışla 818,8 milyar dolara geriledi.

ABD’de ikinci el konut satışları, şubatta yüzde 9,5 artışla beklentilerin üzerinde gerçekleşirken, son bir yılın en yüksek artışı kaydedildi.

Öte yandan, yapay zeka ve teknoloji alanındaki gelişmeler de piyasaların yönü üzerinde etkili olmayı sürdürürken, ABD’li çip üreticisi Nvidia, geçen hafta “Blackwell” adlı yeni nesil çip mimarisiyle yeni yapay zeka çipini tanıttı.

Şirketin GPU Teknoloji Konferansı’nda (GTC) Nvidia Üst Yöneticisi (CEO) Jensen Huang ile Mali İşler Direktörü (CFO) Colette Kress, yatırımcıların sorularını yanıtladı. Kress, şirketin yeni yapay zeka çipinin yıl sonunda piyasaya çıkacağını düşündüğünü dile getirdi. Huang da yaklaşık 250 milyar dolarlık veri merkezi pazarının peşinde olduklarını ifade etti.

Şirketin hisse fiyatı, haftayı yaklaşık yüzde 7,3 artışla 942,9 dolardan tamamlayarak tüm zamanların en yüksek haftalık kapanışını gerçekleştirdi.

Bu gelişmelerle New York borsasında Nasdaq endeksi yüzde 2,9 artışla 16.429 puandan, S&P 500 endeksi yüzde 2,3 yükselişle 5.234 puandan ve Dow Jones endeksi yüzde 2 değer kazancıyla 39.476 puandan haftayı tamamladı. Endeksler böylece tüm zamanların en yüksek haftalık kapanışlarını gerçekleştirirken, aynı zamanda da yeni zirvelerini test etmiş oldu.

25 Mart ile başlayan haftada, pazartesi yeni konut satışları, salı dayanıklı mal siparişleri ve CB tüketici güven endeksi, perşembe büyüme ve Michigan Tüketici Güven Endeksi, cuma kişisel gelir ve harcamalar takip edilecek.

Almanya’da DAX 40 endeksinden tarihi kapanış

Avrupa pay piyasalarında, geçen hafta Almanya’da DAX 40 endeksi tarihinin en yüksek haftalık kapanışını gerçekleştirirken, İngiltere’de FTSE 100 endeksi son bir yılın ve İtalya’da MIB 30 endeksi de Mayıs 2008’den bu yana en iyi haftalık kapanış seviyesini kaydetti.

Geçen hafta, bölge merkez bankalarının faiz kararları yatırımcıların odağında bulunurken, İngiltere Merkez Bankası (BoE), politika faizini beklentilere paralel şekilde yüzde 5,25’te sabit tuttu.

Bankadan yapılan açıklamada, Para Politikası Kurulunun geçen sonbahardan beri, enflasyonun yüzde 2 hedefinin üzerinde yerleşik hale gelme riski ortadan kalkana kadar, para politikasının uzun süre boyunca kısıtlayıcı olması gerektiği kanısına vardığı aktarıldı.

BoE Başkanı Andrew Bailey, karara ilişkin değerlendirmesinde, “Henüz faizi indirebilecek bir noktada değiliz ama işler doğru yönde ilerliyor.” ifadesini kullandı.

SNB’nin ise beklenmeyen şekilde politika faizini 25 baz puan düşürerek yüzde 1,50’ye indirmesi piyasalarda oynaklığın artmasına neden oldu. Beklentiler bankanın politika faizini yüzde 1,75 seviyesinde sabit tutacağı yönündeydi. Böylece sürpriz faiz indirimi, SNB’nin 9 yılda yaptığı ilk faiz indirimi oldu.

SNB, Kovid-19 salgını sonrası enflasyonist baskıya karşı koymak için parasal sıkılaştırmalara giden gelişmiş ülkelerde faizleri düşüren ilk merkez bankası olurken, bankadan yapılan açıklamada, iş gücü piyasasındaki zayıflamanın gelecek dönemde daha da hızlanabileceği vurgulandı.

Bu kararın ardından yüzde 1,6 artışla haftayı 0,8974 seviyesinden tamamlayan dolar/İsviçre frangı paritesi, böylece Kasım 2023’ten bu yana en yüksek seviyesine çıktı.

Öte yandan, Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde, ECB’nin muhtemelen Haziran 2024’te ilk faiz indirimine karar vermek için yeterli güvenceye sahip olacağını aktararak, “İlk faiz indiriminden sonra faizlerin izleyeceği yolu önceden taahhüt edemiyoruz.” dedi.

Analistler, haftaya takip edilecek yoğun veri gündeminin pay piyasalarında oynaklığı artırabileceğini belirterek, merkez bankaları yetkililerinin sözle yönlendirmelerinin de yatırımcıların odağında bulunduğunu söyledi.

Ukrayna-Rusya Savaşı’na ilişkin gelişmeler yakından takip edilirken, Rusya Devlet Başkanlığı seçimini, sandık çıkış anketine göre oyların yüzde 87,8’ini alan Vladimir Putin kazandı.

Bu gelişmelerle Almanya’da geçen haftayı DAX 40 endeksi yüzde 1,5 artışla 18.206 puandan tamamlayarak, tüm zamanların en yüksek seviyesine çıktı. İngiltere’de FTSE 100 endeksi de yüzde 2,6 değer kazancıyla 7.931 puanla yaklaşık son 1 yılın en güçlü haftalık kapanışını gerçekleştirirken, İtalya’da MIB 30 endeksi, yüzde 1,2 primle 34.344 puandan haftayı tamamlayıp Mayıs 2008’den bu yana en yüksek kapanışını yaptı. Fransa’da CAC 40 endeksi ise yüzde 0,2 azalış kaydetti.

Gelecek hafta, çarşamba günü Avro Bölgesi’nde tüketici ve ekonomik güven endeksi, perşembe İngiltere’de büyüme ve Almanya’da işsizlik oranı verileri yatırımcıların odağına yerleşti.

BoJ, 17 yıl sonra negatif faiz politikasını sonlandırdı

Asya pay piyasalarında geçen hafta karışık seyir hakim olurken, Japonya’da Nikkei 225 endeksi Japonya Merkez Bankasının (BoJ) negatif faiz politikasına son verdiği haftayı rekorla kapattı.

BoJ, geçen hafta büyük şirketlerdeki önemli ücret artışlarının ardından 17 yıl sonra ilk kez faiz artırarak, 2016’da başladığı negatif faiz politikasına son verdi. Böylece BoJ, dünyanın önde gelen merkez bankaları arasında negatif faiz politikasını terk eden son banka oldu.

Banka, kısa vadeli faiz oranlarının yüzde eksi 0,1’den yüzde 0 ila yüzde 0,1 aralığına yükseltirken, 10 yıllık Japon devlet tahvillerine ilişkin getiri eğrisi kontrolünü de sona erdirdi. BoJ, tahvil alımlarını sürdüreceğini, şirket tahvili ve benzeri varlıklarda alımların ise 1 yıl içinde sona ereceğini duyurdu.

Japonya’da 33 yılın en yüksek seviyesindeki ücret artışları, BoJ’a negatif faiz politikasını sonlandırmak için hareket alanı sağlayacağına yönelik beklentileri artırmıştı. Ülkede enflasyonun ocakta yıllık yüzde 2,2’ye çıkması da bankanın ultra gevşek para politikasına son verebileceğine ilişkin görüşlerin artmasına neden olmuştu.

Öte yandan, Japonya’da geçen hafta açıklanan verilere göre, ocakta sanayi üretimi yüzde 7,5 ve kapasite kullanımı yüzde 0,1 geriledi. Ülkede dış ticaret açığı 379,4 milyar yen olurken, imalat sanayi PMI 48,2’ye, hizmet sektörü PMI 54,9’a çıktı.

Çin tarafında ise Çin Merkez Bankası (PBoC) hafta içinde kısa dönemli kredi faizlerini yüzde 3,45’te sabit bıraktı.

Öte yandan, dolar/yen paritesinin haftayı yüzde 1,6 artışla 151,4 seviyesinden tamamlayarak zirvesine yakın seyretmesi dikkati çekti.

Analistler, gelecek hafta özellikle Japonya’da açıklanacak makroekonomik verilerin pay piyasalarında oynaklığı artırabileceğini ifade etti.

Bu gelişmelerin ardından Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 5,6 artışla 40.888 puandan haftayı tamamlayarak tüm zamanların en yüksek haftalık kapanışını gerçekleştirdi. Güney Kore’de Kospi endeksi de yüzde 3,1 değer kazancıyla 2.749 puana çıkarak, Ocak 2022’den bu yana en yüksek haftalık kapanışını yaptı.

Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 1,3 ve Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,2 azalış kaydetti.

25 Mart ile başlayan haftada salı günü Çin’de sanayi karları, cuma günü Japonya’da Tokyo TÜFE, işsizlik oranı, perakende satışlar ve sanayi üretimi verileri takip edilecek.

TCMB’den sürpriz faiz artırım kararı

Yurt içinde Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi haftayı yüzde 3,20 değer kazancıyla 9.111,50 puandan tamamlarken, bu yükselişte Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) 500 baz puanlık faiz artırımının ardından bankacılık sektörlerindeki alışlar etkili oldu.

TCMB Para Politikası Kurulu (PPK), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını 500 baz puan artırarak yüzde 45’ten 50’ye çıkardı.

PPK karar metninde, “Kurul, ayrıca operasyonel çerçevede değişikliğe giderek Merkez Bankası gecelik vadede borçlanma ve borç verme oranlarının bir hafta vadeli repo ihale faiz oranına kıyasla -/+ 300 baz puanlık bir marj ile belirlenmesine karar vermiştir.” ifadesi kullanılmıştı. Dünkü faiz kararı öncesi gecelik vadede borçlanma ve borç verme oranları, bir hafta vadeli repo ihale faiz oranına kıyasla -/+ 150 baz puanlık bir marjla belirleniyordu.

Uzmanlar ve yabancı yatırım kuruluşları, TCMB’nin aldığı “sürpriz” faiz kararı ve PPK metninin, bankanın enflasyonla mücadelede ne kadar ciddi ve kararlı olduğunu gösterdiğini vurguladı.

ABD’li yatırım bankası Goldman Sachs, Türkiye’ye ilişkin raporunda, “TCMB’nin söz konusu faiz kararının, bankanın fiyat istikrarını sağlamaya dair kararlılığı ve geleneksel politikalara bütünüyle geçişe yönelik güvenilirliğini artırabileceğini düşünüyoruz. Faiz artırımının yerel seçimlere iki haftadan az bir süre kala yapılması sinyal etkisini daha da güçlendirdi.” değerlendirmesinde bulundu.

TCMB’nin anketinde yıl sonu enflasyon beklentisinde görülen artışın büyük ölçüde geriye dönük bakışı yansıttığı belirtilen raporda, “Enflasyon beklentilerinin yükselmediğini düşünüyoruz. Söz konusu kararın yeni bir sıkılaşma döngüsünün başlangıcı olduğunu düşünmüyoruz. Bu adım, TL’de değer kaybı beklentilerinin önüne geçebilmek ve enflasyon beklentilerini düşürmek amacıyla atıldı.” ifadeleri kullanıldı.

Merkezi İngiltere’de bulunan çok uluslu yatırım bankası HSBC de müşterilerine gönderdiği raporda, TCMB’nin beklenmeyen faiz artırım kararıyla ilgili, “Yaklaşan seçimlere rağmen para politikasının kararlılıkla sıkılaştırılması cesaret verici ve olumlu.” değerlendirmesinde bulunuldu.

Alman bankası Deutsche Bank da Türkiye ile ilgili yayımladığı raporda, yaklaşık 10 gün önce uzun TL carry trade pozisyonlarını karla kapattıklarını anımsatarak, TCMB’nin dünkü faiz kararının ardından yeniden TL’de uzun pozisyon almaya ilişkin güvenli hissettiklerini aktardı.

Yapılan son faiz artışının rezervler üzerindeki baskıları gevşeteceği öngörülen raporda, Türkiye’nin dezenflasyon hedeflerinin gitgide daha gerçekçi göründüğünün altı çizildi.

Bu gelişmelerin ardından dolar/TL, haftayı bir önceki kapanışın yüzde 0,3 altında 32,0219’dan tamamladı. Böylece dolar kuru, Ağustos 2023’ten bu yana ilk kez haftalık bazda negatif kapanış gerçekleştirmiş oldu.

Gelecek hafta, perşembe PPK toplantı özeti, ekonomik güven endeksi ile haftalık para ve banka istatistikleri, cuma günü de dış ticaret dengesi verileri takip edilecek.

Analistler, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 9.300 ve 9.450 seviyelerinin direnç konumda olduğunu, 9.000 ve 8.900 puanın ise destek olarak öne çıktığını kaydetti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/kuresel-piyasalar-merkez-bankalari-haftasini-rekorla-kapatti/feed/ 0
Küresel Piyasalar Yumuşak İniş Beklentisiyle Pozitif Seyir İzliyor https://www.haber60.com.tr/kuresel-piyasalar-yumusak-inis-beklentisiyle-pozitif-seyir-izliyor/ https://www.haber60.com.tr/kuresel-piyasalar-yumusak-inis-beklentisiyle-pozitif-seyir-izliyor/#respond Fri, 22 Mar 2024 06:42:38 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=22127 Küresel piyasalar, ABD ekonomisinin “yumuşak iniş” yapabileceği ve yıl sonuna kadar toplamda 3 faiz indirimine gidebileceği beklentisiyle pozitif bir seyir izlerken, güçlenen dolar, Asya’da risk iştahının güç kaybetmesine neden oluyor.

ABD Merkez Bankası’nın (Fed) para piyasalarındaki fiyatlamalara göre haziranda faiz indirimlerine başlayabileceği öngörülürken, dün İsviçre Merkez Bankası’nın faiz indirimine gitmesi varlık fiyatları üzerinde etkili oldu.

Analistler, Fed’in diğer büyük merkez bankalarından daha sonra faiz indirimlerine başlayabileceği endişesinin doların güçlenmesine neden olduğunu ifade etti.

Dolar endeksi, dün İsviçre Merkez Bankası’nın faiz indirimine gitmesinin ardından yaklaşık yüzde 1 yükselerek 104 seviyesinin üzerine çıktı.

Öte yandan, ABD’de açıklanan veriler, ülke ekonomisinde aktivitenin güçlü kaldığına işaret etmeye devam ediyor.

Ülkede Philadelphia Fed İmalat Endeksi, martta 3,2’ye gerilemesine rağmen art arda ikinci ayda pozitif değer alarak sektörde genişlemenin sürdüğünü gösterdi. ABD’de cari işlemler açığı ise geçen yıl yüzde 15,7 azalışla 818,8 milyar dolara geriledi.

Ülkede imalat sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI), martta aylık 0,3 puan artarak 52,5 ile 21 ayın en yüksek seviyesine çıktı. Piyasa beklentilerinin üzerinde gerçekleşen endeks, imalat sektöründeki genişlemeye işaret etti. ABD’de hizmet sektörü PMI ise martta geçen aya göre 0,6 puan azalışla 51,7 değerine indi.

ABD’de ikinci el konut satışları, şubatta yüzde 9,5 artışla beklentilerin üzerinde gerçekleşirken son bir yılın en yüksek artışı kaydedildi.

Söz konusu gelişmeler tahvil piyasalarında alış eğilimini güçlendirirken, ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,25 seviyesine indi.

Güçlenen dolar, dün 2.223 dolarla zirveyi gören altının ons fiyatında satış baskısının güç kazanmasına neden olurken, altının ons fiyatı şu sıralarda 2.181 dolardan alıcı buluyor.

Düşüş eğilimini üst üste üçüncü işlem gününe taşıyan Brent petrolün varil fiyatı da şu sıralarda yüzde 0,5 düşüşle 84,6 dolardan işlem görüyor.

Analistler, bugün Fed Başkanı Jerome Powell’ın açıklamalarının takip edileceğini belirterek, açıklamalardan alınacak sinyallerin piyasaların yönü üzerinde etkili olmasının beklendiğini ifade etti.

Dün New York borsasında S&P 500 endeksi yüzde 0,32, Nasdaq endeksi yüzde 0,2, Dow Jones endeksi yüzde 0,68 yükseldi ve 3 endeks de kapanış rekoru kırdı. ABD’de endeks vadeli kontratlar, yeni güne de alış ağırlıklı bir seyirle başladı.

Avrupa borsaları dün alış ağırlıklı bir seyir izlerken, İngiltere Merkez Bankası (BoE) faiz oranını yüzde 5,25’te sabit bıraktı.

Buna karşın İsviçre Merkez Bankası’nın “sürpriz” şekilde politika faizini yüzde 1,50’ye indirmesi piyasalarda oynaklığın artmasına neden oldu. Bankadan yapılan açıklamada, iş gücü piyasasındaki zayıflamanın gelecek dönemde daha da hızlanabileceği vurgusu yapıldı. Söz konusu kararın ardından dolar/İsviçre frangı paritesi, yaklaşık yüzde 1,1 yükselişle 0,8996 ile Kasım 2023’ten bu yana en yüksek seviyeyi test etti.

Dün Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,22, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 1,88 ve Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 0,91 artış kaydetti. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar, yeni güne ise karışık bir seyirle başladı.

ABD’de piyasaların pozitif seyretmesine karşın güçlenen dolar Asya’da pay piyasalarını baskılarken, Japonya’da Tüketici Fiyat Endeksi’nin (TÜFE) beklentilere paralel şekilde artması Japonya piyasalarının pozitif ayrışmasında etkili oldu.

Japonya’da TÜFE ve çekirdek TÜFE yıllık yüzde 2,8 artarken, bu durumun ülkede harcamaların hız kazanabileceği ve ülkedeki ekonomik aktiviteyi olumlu etkileyebileceği beklentisi satın alınıyor.

Bununla birlikte dolar/yen paritesi rekor seviyelerde işlem görmeye devam ederken, şu sıralarda 151,5’ten alıcı buluyor.

Kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,4 artarken, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,9, Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 0,2 ve Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 2,5 geriledi.

Yurt içinde dün alıcılı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 2,07 değer kazancıyla 9.140,70 puandan tamamlarken, söz konusu yükselişte Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) 500 baz puanlık faiz artırımının ardından bankacılık ve holding sektörlerindeki alışlar etkili oldu.

Dolar/TL dün, önceki kapanışının yüzde 0,6 altında 32,0384’ten tamamlamasının ardından bugün bankalararası piyasanın açılışında 32,1500 seviyesinden işlem görüyor.

Analistler, bugün yurt içinde reel kesim güven endeksi ve kapasite kullanımı, yurt dışında ise Fed Başkanı Jerome Powell’ın konuşmasının yanı sıra İngiltere’de perakende satışlar ve Almanya’da Ifo iş dünyası güven endeksinin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 9.250 ve 9.400 seviyelerinin direnç, 9.000 ve 8.900 puanın destek konumunda olduğunu kaydetti.

Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle:

10.00 Türkiye, mart ayı reel kesim güven endeksi

10.00 Türkiye, mart ayı kapasite kullanım oranı

10.00 İngiltere, şubat ayı perakende satışlar

12.00 Almanya, mart ayı Ifo iş dünyası güven endeksi

16.00 ABD, Fed Başkanı Powell’ın konuşması

]]>
https://www.haber60.com.tr/kuresel-piyasalar-yumusak-inis-beklentisiyle-pozitif-seyir-izliyor/feed/ 0
Küresel piyasalar Fed’in faiz kararına odaklandı https://www.haber60.com.tr/kuresel-piyasalar-fedin-faiz-kararina-odaklandi/ https://www.haber60.com.tr/kuresel-piyasalar-fedin-faiz-kararina-odaklandi/#respond Sat, 16 Mar 2024 08:33:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=19679 Küresel piyasalar, ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz indirimlerine ne zaman başlayacağına ilişkin belirsizliklerin devam etmesiyle bu hafta karışık bir seyir izlerken, gözler gelecek hafta Fed’in açıklayacağı faiz kararına çevrildi.

Dünya genelinde bir süredir devam eden enflasyonla mücadelede sona gelinip gelinmediğine ilişkin soru işaretleri artarken, küresel anlamda gelecek dönem atılacak para politikalarına yönelik belirsizlikler de sürüyor.

Analistler, hafta içinde ABD’de açıklanan hem tüketici hem de üretici enflasyonunun tahminleri aşmasıyla Fed’in yılın ilk yarısında faiz indirimlerine başlayabileceğine yönelik ihtimallerin zayıfladığını söyledi.

Para piyasalarında, Fed’in 19-20 Mart’ta gerçekleştireceği para politikası toplantısında, faizi sabit bırakacağına kesin gözüyle bakılırken, bankanın faiz indirimine başlama ihtimali mayısta yüzde 7 ve haziranda yüzde 59 ile fiyatlanıyor.

Gelecek hafta bankanın faiz kararının ardından Fed Başkanı Jerome Powell’ın yapacağı sözle yönlendirmelerin önemini vurgulayan analistler, bankanın ekonomiye ilişkin projeksiyonları ve politika faizine ilişkin üyelerin beklentilerinin yer aldığı “dot plot” grafiğinin de yatırımcıların odağına yerleştiğini belirtti.

ABD Hazine Bakanı Janet Yellen, 2021’de enflasyonunun “geçici” olduğunu söylediği için pişmanlık duyduğunu ifade ederek, ülkedeki enflasyona “en büyük katkıyı” sunan kalem olan kira maliyetlerinin bu yıl düşmesini beklediğini ve kira oranlarındaki değişikliklerin TÜFE’ye yansımasının biraz zaman aldığını belirtti.

Öte yandan, uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, küresel ekonomiye ilişkin büyüme beklentisini bu yıl için 0,3 puan artırarak yüzde 2,4’e yükseltti.

ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi haftayı yaklaşık 20 baz puan artışla 4,30’den tamamladı. Altının ons fiyatı da haftayı yüzde 0,86 azalışla 2 bin 158 dolardan kapattı.

Dolar endeksi ise geçen hafta önceki kapanışının yüzde 0,6 üzerinde 103,4 seviyesine çıktı.

İsrail-Filistin çatışması ve Rusya-Ukrayna Savaşı’na ilişkin gelişmeler petrol fiyatları üzerinde etkili olmaya devam ederken, Brent petrolün varil fiyatı geçen haftayı yüzde 4 artışla 84,8 dolardan tamamladı.

New York borsası negatif seyretti

New York borsası, bu hafta ABD’de açıklanan makroekonomik verilerden gelen karışık sinyallerle negatif seyretti.

ABD’de, Tüketici Fiyat Endeksinin (TÜFE) şubatta tahminlerin üzerinde artış kaydetmesinin ardından ülkede Üretici Fiyat Endeksinin (ÜFE) de öngörüleri aştı.

Ülkede, TÜFE, şubatta aylık bazda beklentiler dahilinde yüzde 0,4 artarken, yıllık bazda yüzde 3,2 yükselişle piyasa tahminlerini aştı.

ÜFE şubatta aylık bazda yüzde 0,6 ve yıllık bazda yüzde 1,6 artışla beklentilerin üzerinde gerçekleşti. Değişken gıda ve enerji fiyatlarını içermeyen çekirdek ÜFE de aynı dönemde aylık bazda yüzde 0,3 ve yıllık bazda yüzde 2 artarak tahminleri geride bıraktı.

ABD’de geçen hafta açıklanan verilere göre ise sanayi üretimi şubatta yatay seyredeceği yönündeki beklentilerin aksine aylık bazda yüzde 0,1 arttı. Ülkede perakende satışlar ise şubat ayında yüzde 0,6 ile beklentilerin altında artış kaydetti.

New York Fed’in açıkladığı imalat endeksi ise mart ayında eksi 20,9 ile imalat sektöründeki daralmanın devam ettiğini gösterdi. Ülkede ilk kez işsizlik maaşı başvurusunda bulunanların sayısı da 9 Mart ile biten haftada 209 bin ile beklentilerin altında kaldı.

Tüketicilerin kısa vadeli enflasyon beklentisi martta aylık bazda değişim göstermeyerek yüzde 3 olurken, uzun vadeli enflasyon beklentisi art arda dördüncü ayda yüzde 2,9 seviyesinde kaldı. Öte yandan, geçen hafta teknoloji hisselerindeki düşüş öne çıkarken, ABD’nin büyük teknoloji şirketlerinden Amazon ve Microsoft’un hisseleri yüzde 2’nin üzerinde değer kaybetti.

Grafik ve medya yazılımları üreten Adobe’nin hisseleri de şirketin gelir tahminlerinin beklentileri karşılamaması sonrası yüzde 14’e yakın düştü. ABD’li çelik üreticisi US Steel’in hisseleri de ABD Başkanı Joe Biden’ın şirketin Japonya’nın en büyük çelik üreticisi Nippon Steel tarafından satın alınmasına karşı çıkması sonrası yüzde 6’nın üzerinde geriledi.

Diğer yandan, yaklaşık 170 milyon kullanıcısı olan TikTok’un, ABD’de yasaklanmasının önünü açan yasa tasarısı Temsilciler Meclisi’nden geçti

Söz konusu gelişmelerle New York borsasında Nasdaq endeksi yüzde 0,7, S&P 500 endeksi yüzde 0,13, Dow Jones endeksi yüzde 0,02 kayıpla haftayı tamamladı.

18 Mart ile başlayan haftada, salı günü inşaat izinleri ile konut başlangıçları, çarşamba günü Fed’in faiz kararı, Fed Başkanı Jerome Powell’ın açıklamaları ile ikinci el konut satışları verileri, perşembe haftalık işsizlik başvuruları ile imalat sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI), takip edilecek.

Avrupa’da gözler enflasyon verilerine çevrildi

Avrupa pay piyasaları geçen hafta alış ağırlıklı bir seyir izlerken, gözler gelecek hafta açıklanacak enflasyon verilerinin yanı sıra İngiltere Merkez Bankasının (BoE) perşembe günü açıklayacağı faiz kararına çevrildi.

Avrupa Merkez Bankası (ECB) üyelerinin sözle yönlendirmeleri hafta boyunca takip edilirken, ECB Başkan Yardımcısı Luis de Guindos, ECB’nin haziranda faizleri düşürüp düşürmeme konusunda karar vermek için yeterli bilgiye sahip olacağını söyledi.

ECB üyesi Klaas Knot da ücretlerin yavaşlayan enflasyon beklentilerini doğrulamaya devam etmesi halinde bankanın bu yıl en az üç kez faiz indirimine gidebileceğini ve ilk hamleyi haziranda yapabileceğini bildirdi.

Banka üyesi Francois Villeroy de Galhau, “Geçen hafta gerçekleştirdiğimiz Yönetim Konseyi toplantımızdan bu yana ilkbaharda faizleri düşürme konusunda çok geniş bir mutabakat var.” dedi.

ECB Üyesi Martins Kazaks da faiz indirim kararının, önümüzdeki birkaç toplantıda gelebileceğine işaret ederek, söz konusu indirimi fazla geciktirmeye gerek olmadığını kaydetti.

Analistler, para piyasalarında ECB’nin ilk faiz indirimlerine başlama ihtimalinin nisanda yüzde 11 ve haziranda yüzde 88 ile fiyatlandığını belirtti.

Öte yandan, geçen hafta bölgede açıklanan verilere göre, İngiltere ekonomisi ocakta yüzde 0,2 büyüme kaydederken, Kasım 2023-Ocak 2024 dönemini kapsayan 3 aylık dönemde ise önceki 3 aylık döneme göre yüzde 0,1 daraldı.

Avro Bölgesi’nde sanayi üretimi, ocakta aylık yüzde 3,2, geçen yılın aynı dönemine göre de yüzde 6,7 azalışla beklentilerin altında kaldı.

Avrupa Birliği (AB) veri koruma otoritesi, AB Komisyonu’nun Microsoft 365 yazılımını kullanarak Birlik gizlilik kurallarını ihlal ettiğini bildirirken, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, savunma sanayi ile teknoloji tabanını güçlendirmeleri ve üretimi artırmaları gerektiğini belirtti.

Borrell, iki yıl süren yüksek yoğunluklu savaşın ardından mevcut stokların tükendiğini ve çatışmanın stok savaşından üretim savaşına dönüştüğünü ifade ederek, “Yeni Avrupa Savunma Sanayi Stratejisi ile 2030 yılında ortak alımların payının yüzde 40 olmasını hedefliyoruz.” dedi.

Devam eden Ukrayna-Rusya savaşına ilişkin gelişmeler de yakından takip edilirken, geçen hafta Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, rakip olarak nitelendirdiği Rusya’nın savaşı kazanması halinde Avrupa’nın kredibilitesinin sıfıra ineceğini söyledi.

Söz konusu gelişmelerle geçen hafta Almanya’da DAX endeksi yüzde 1,3, İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,9, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 1,7, İtalya’da MIB 30 endeksi yüzde 2,3 değer kazandı.

Gelecek hafta pazartesi günü Avro Bölgesi’nde TÜFE, salı günü Avro Bölgesi’nde ZEW ekonomik güven endeksi, çarşamba günü Avro Bölgesi’nde ekonomik güven endeksi, Perşembe günü BoE’nin faiz kararı, cuma günü Almanya’da IfO iş dünyası güven endeksi verileri takip edilecek.

Piyasalarda, BoE’nin ise mart toplantılarında politika faizini değiştirmeyeceği öngörülüyor.

Asya borsaları karışık seyretti

Asya pay piyasalarında geçen hafta karışık bir seyir hakim olurken, gözler gelecek hafta Japonya Merkez Bankasının (BoJ) açıklayacağı faiz kararına çevrildi.

Analistler, BoJ’un gelecek hafta gerçekleştireceği para politikası toplantısında faizi artırıp artırmayacağına ilişkin belirsizliğin devam ettiğini ifade ederek, bankanın bu toplantıda faiz artırım kararı almasa da yakın dönemde alacağına yönelik beklentilerin güçlü olduğunu belirtti.

BoJ Başkanı Kazuo Ueda geçen hafta yaptığı açıklamalarda, “Yüzde 2’lik enflasyon hedefine istikrarlı ve sürdürülebilir bir şekilde ulaşıldığında, negatif faizlerden, getiri eğrisi kontrolünden ve diğer büyük ölçekli parasal genişleme adımlarından çıkış arayacağız.” dedi.

Ueda, çeşitli parasal genişleme araçlarını aşamalı olarak nasıl kaldıracaklarının, o dönemdeki ekonomik, fiyat ve finansal koşullara bağlı olacağını bildirdi.

BoJ yetkilileri, bankanın 2010’da başlattığı, borsada işlem gören fon alımlarına son vermeyi düşündüklerini duyurdu. Japonya Maliye Bakanı Shunichi Suzuki ise ülkenin artık deflasyonda olmadığını belirterek, ücret artışlarında güçlü bir trendin gerçekleştiğini söyledi.

Japonya’da Toyota’nın, işçi sendikasının ücret artış talebini kabul etmesi, Japonya Merkez Bankasının (BoJ) faiz artırımına yakın olduğuna ilişkin beklentileri destekledi.

Söz konusu durum Japon yeninin dolar karşısında değer kazanmasına neden olurken, pay piyasalarında ise aşağı yönlü baskı oluşturuyor.

Öte yandan, Çin Merkez Bankası (PBoC), bir yıllık orta vadeli borç verme tesisi kredilerinin faiz oranını yüzde 2,50’de sabit tuttu. Böylece banka, yaklaşık son 7 ayda faizlerde değişikliğe gitmemiş oldu.

Söz konusu gelişmelerin ardından haftalık bazda Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 2,25, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,28 değer kazanırken, Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 0,5, Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 2,47 azalış kaydetti.

18 Mart ile başlayan haftada Japonya’da açıklanacak veriler öne çıkıyor. Japonya’da salı günü BoJ’un faiz kararı, cuma günü TÜFE verileri açıklanacak.

Yurt içinde gözler TCMB’nin faiz kararına çevrildi

Yurt içinde ise Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi haftayı yüzde 3,57 düşüşle 8.828,70 puandan tamamlarken, gelecek hafta Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında açıklayacağı faiz kararı yatırımcıların odağına yerleşti.

Dolar/TL, haftayı bir önceki kapanışın yüzde 0,5 üzerinde 32,0749’dan tamamladı.

Geçen hafta açıklanan TCMB Piyasa Katılımcıları Anketi’ne göre, Tüketici Fiyat Endeksi’nde (TÜFE) artış beklentisi 12 ay sonrası için yüzde 37,78’den yüzde 36,70’e, 24 ay sonrası için yüzde 23,05’ten yüzde 22,67’ye geriledi. Analistler, TCMB’nin mevcut sıkı para politikasını enflasyonda kayda değer bir yavaşlama olana kadar sürdürebileceğini belirtti.

TCMB, ilave sıkılaşma adımları kapsamında, kredi kartı ve kredili mevduat hesaplarından nakit çekim işlemlerinde faiz oranını ihtiyaç kredisi faiz oranıyla uyumlu seviyeye yükseltirken, bankacılık sisteminde Türk lirası mevduatın payını artırmaya yönelik yeni adımlar attı.

Banka, kredi kartlarından yapılan nakit avans işlemleri ve kredili mevduat hesaplarında uygulanacak aylık azami akdi faiz oranının hesaplama yönteminde değişiklik yaptı. Yeni yönteme göre, hesaplanan aylık azami akdi faiz oranı yüzde 4,42’den yüzde 5’e çıkarıldı.

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings’in Kıdemli Direktörü ve Türkiye Analisti Erich Arispe Morales, Türkiye’deki otoritelerin ilk hedefinin enflasyonu düşürmek olduğunu belirterek, seçim sonrasında enflasyonun düşürülmesiyle tutarlı politika sıkılaştırmasının sürmesini beklediklerini ifade etti.

Türkiye’nin mevcut ekonomi politika ekseninin daha dayanıklı olduğuna ve politikaların sürdürüleceğine güvenlerinin arttığını vurgulayan Morales, “Fark ettiğimiz bir gelişme var ki politika değişikliği Türkiye’de sadece makroekonomik finansal istikrar riskini azaltmakla kalmadı, aynı zamanda dış finansman koşullarında da iyileşme sağladı ve bu çok önemli.” değerlendirmesinde bulundu.

Gelecek hafta pazartesi günü konut fiyat endeksi, çarşamba günü tüketici güven endeksi, perşembe günü TCMB’nin faiz kararı, cuma günü kapasite kullanım oranı ile reel kesim güven endeksi verileri takip edilecek.

AA Finans’ın beklenti anketine katılan ekonomistler, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın politika faizini yüzde 45,00’te sabit bırakmasını bekliyor. Ekonomistlerin yıl sonu politika faizi beklentilerinin medyanı ise yüzde 45 oldu.

Analistler, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 8.800 ve 8.700 seviyelerinin destek konumda olduğunu, 9.000 ve 9.100 seviyelerinin direnç olarak öne çıktığını kaydetti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/kuresel-piyasalar-fedin-faiz-kararina-odaklandi/feed/ 0
Sanatının temelini kent duvarları oluşturan ressam: Burhan Doğançay https://www.haber60.com.tr/sanatinin-temelini-kent-duvarlari-olusturan-ressam-burhan-dogancay/ https://www.haber60.com.tr/sanatinin-temelini-kent-duvarlari-olusturan-ressam-burhan-dogancay/#respond Mon, 15 Jan 2024 09:09:21 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=3534 Dünyaca ünlü ressam ve fotoğrafçı Burhan Doğançay, vefatının 11. yılında anılıyor.

Yarım asır boyunca dünyanın muhtelif şehirlerinde gördüğü duvarları sanat eserlerine entegre etmesiyle tanınan Doğançay, ressam ve harita subayı Adil Doğançay ile Hediye Hanım’ın çocuğu olarak 11 Eylül 1929’da İstanbul’da doğdu.

Babası ile birlikte küçük yaşlardan itibaren doğada gezen Doğançay, sanat alanındaki ilk eğitimini de babasının yanı sıra tanınmış ressam Arif Kaptan’dan aldı. Doğançay, lise yıllarını Ankara’da geçirdi ve Gençlerbirliği takımında futbol oynadı.

Doğançay, 1950’de Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun olduktan hemen sonra gittiği Fransa’da, 1955 yılına kadar Academie de la Grande Chaumiere’de sanat kurslarına katıldı.

Yurt dışında doktora tezini hazırladı

Harçlığı yetmediği için 1952’de İngiliz filmi “Innocents in Paris’te Ronald Shiner”ın dublörlüğünü yapan unutulmaz sanatçı, para kazanmak için çeşitli işler yaptı.

Tezi için araştırma yapmak üzere Danimarka’ya giden Doğançay, 1953’te Paris Üniversitesi Ekonomi Bölümünde “Le Role de la Cooperation et les Progres de I’Agriculture Danoise” (Kooperatiflerin Rolü ve Danimarka Tarımının Gelişimi) başlıklı doktora tezini hazırladı.

Paris’te Van Gogh, Cezanne ve Monet’in resimlerini inceleyen Doğançay, izlenimci ekolün etkisinde kalarak resimler çizdi.

Bir süre Normandiya’daki Honfleur kasabasında yaşayan ve bir yandan Fransızca öğrenen Burhan Doğançay, yerel takımda futbol da oynadı. Doğançay’ın bu dönem suluboya ile yaptığı resimleri de Bayan Boutiron’un balıkçı dükkanında sergilendi.

İsveç, Almanya, İsviçre ve İtalya’ya seyahat eden Doğançay, doktorasını bitirip Ankara’ya döndükten sonra, 1956’da Sanat Sevenler Kulübü’nde ilk kişisel sergisini açtı.

114 ülkeyi kapsayan “Dünya Duvarları” projesini gerçekleştirdi

Bir süre Türkiye’de Turizm Genel Müdürlüğü görevini üstlenen usta sanatçı, 1960’lı yılların başından beri hayranlık duyduğu şehir duvarlarını eserlerinin konusu olarak seçerek, aynı yıllarda “Duvarlar” serisine başladı.

Kendi deyimiyle bir gün New York’taki 86. Sokak’ta yürürken gözüne takılan bir şey ile bu tutkunun başladığını ifade eden sanatçı, yaptığı bir açıklamada, şu bilgileri vermişti:

“Şu ana kadar gördüğüm en güzel soyut tabloydu. Bir posterin artıkları ile yüzeyinden gelen ve duvarda oluşan parça gölgelerinin desenleri vardı. Daha ziyade portakal renginde, biraz da mavi ve yeşil ve de kahve rengindeydi. Ayrıca üzerinde, yağmur ve çamurla oluşmuş izler vardı.”

Bu düşünceden yola çıkan sanatçı, 1975’te 114 ülkeyi kapsayan, “Dünya Duvarları” fotoğraf projesine başladı. Doğançay, bu projenin ürünlerini, 1982’de Paris’te Georges Pompidou da “Fısıldayan Duvarlar” adı altında ilk kez sergiledi.

Sanatçının tasarımları, 1983’te Fransa’nın ünlü halı merkezi Aubusson’da duvar halısı olarak dokunmaya başlandı.

Brooklyn Köprüsü’nün 1986’da büyük bir onarım geçirdiği sırada Doğançay tarafından çekilen 19 adet büyük boy fotoğrafı, New York’un 100.yıl kutlamalarında (1998) JFK Uluslararası Havaalanı’nda iki yıla yakın süre sergilendi. Bu fotoğraflar daha sonra, “Walls of the World” adlı kitapta yayınlandı.

Burhan Doğançay, 1982’de Paris’te Centre Pompidou’da, 1983’te Montreal’de Musee d’Art Contemporain’de, 1992’de St. Petersburg’da kişisel sergiler düzenledi, 1987’de 1. İstanbul Bienali’ne katıldı.

Dr. Nejat Eczacıbaşı Vakfı desteğiyle 2001’de ilk retrospektif sergisini İstanbul Dolmabahçe Sarayı’nda ziyarete açan sanatçının, “Hat Sanatına Saygı” isimli çalışması 2003’ün Haziran ayında, Brüksel’deki yeni Avrupa Parlamentosu binasına asıldı.

“Mavi Senfoni” eseri 2,2 milyon TL’ye satıldı

Ressam Doğançay’ın en ünlü tablosu olan “Mavi Senfoni”, 2009 yılında Murat Ülker tarafından, 2,2 milyon liraya satın alındı. Tablo bu satışla birlikte, 2005-2010 yılları arasında satılan en pahalı Türk tablosu olma unvanına sahip oldu.

Ardında unutulmaz onlarca sanat eseri bırakan usta sanatçı, İstanbul’da tedavi gördüğü Amerikan Hastanesi’nde 16 Ocak 2013’te 84 yaşında hayatını kaybetti.

Burhan Doğançay’ın cenazesi, Teşvikiye Camisi’nde kılınan namazın ardından, vasiyeti üzerine Bodrum Turgutreis’teki Karabağ Mezarlığı’na defnedildi.

2004 yılında kendi çabalarıyla Doğançay Müzesi’ni kurdu

Kent duvarları resim sanatında tekrarlanan bir tema olmasına rağmen, Doğançay’ın yorumuyla çeşitli üsluplara dönüştü. Duvarlar, Doğançay’ın özgün yorumları ile resimlere, grafik sanatlara, duvar halılarına, heykellere ve fotoğraflara aktardı.

Kimi eserlerinde etkiyi pekiştirmek için kolaj ve fümaj tekniğini bir arada kullanan sanatçı, ayrıca kağıtlar, afişler, ipler, eski kırık tabelalar, kapı tokmakları, teller, kilitler, boyanmış tahtalar gibi malzemelere de eserlerinde yer verdi.

Çalışmalarında her zaman yaşamdan beslenen Doğançay, 20. yüzyıla egemen olan siyasal, toplumsal, felsefi olaylara ve sanatsal akımlara göndermelerde bulundu. Sanatçı, 2004 yılında kendi çabalarıyla Doğançay Müzesi’ni kurdu. Böylece müze Türkiye’nin ilk kişisel çağdaş sanat müzesi olma özelliğine sahip oldu.

Aldığı ödüllerden bazıları

1964- New York Kenti Takdir Belgesi

1984- ENKA Sanat ve Bilim Ödülü

1992- Rusya Kültür Bakanlığı Takdir Madalyası

1995- Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü ve Madalyası

2004- Ankara Hacettepe Üniversitesi “Sanatta Onursal Doktora” Belgesi

2005- Art Forum Ankara Plastik Sanat Fuarı “Sanat Onur Ödülü”

2005- Art İstanbul Uluslararası Çağdaş Sanat Buluşması “Sanata Katkı Ödülü”

Doğançay’ın eserlerinin bulunduğu müzelerden bazıları:

Danimarka’da Louisiana Museum of Modern Art, Fransa’da Musee de Grenoble, Centre Georges Pompidou, Rusya’da St. Petersburg, State Russian Museum, ABD’de Houston Museum of Fine Arts, Los Angeles County Museum, The Newark Museum, New York The Brooklyn Museum, The Museum of Modern Art, Guggenheim Museum, The Metropolitan Museum of Art, Washington The Library of Congress, The National Gallery of Art, Pittsburg’da Carnegie Museum of Art, The Cleveland Musuem of Art, Ohio Kennedy Museum of Art, Kanada’da Art Gallery of Greater Victoria, Yunanistan’da Benaki Museum ve Belçika Brüksel’de Avrupa Parlamentosu

Doğançay ve eserleri hakkında yayınlanan kitaplar:

Walls of the World, Kerber Verlag, 2003, Almanya

Dessine-Moi l’Amour. Syros-Alternatives, 1992, Fransa

Bridge of Dreams. Hudson Hills Press, 1999, ABD

Dogançay. Hudson Hills Press, 1986, ABD

Dogançay: A Retrospective. Duran Editions, 2001, Türkiye

Burhan Dogançay: Works on Paper 1950-2000, Hudson Hills Press, 2003, ABD

]]>
https://www.haber60.com.tr/sanatinin-temelini-kent-duvarlari-olusturan-ressam-burhan-dogancay/feed/ 0