Arkadaşlarımız – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Tue, 23 Jul 2024 08:00:04 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Sağlık-Sen Aile Sağlığı Çalışanları Sorunlarını Tartıştı https://www.haber60.com.tr/saglik-sen-aile-sagligi-calisanlari-sorunlarini-tartisti/ https://www.haber60.com.tr/saglik-sen-aile-sagligi-calisanlari-sorunlarini-tartisti/#respond Tue, 23 Jul 2024 08:00:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=41576

Sağlık-Sen Genel Başkanı Mahmut Faruk Doğan, “Aile hekimlerimizin, aile sağlığı hemşirelerimizin ve ebelerimizin ücret tavan oranları, destek ve teşvik ödemeleri çok düşük. Bu oranların muhakkak artırılması gerekiyor. Aşılama izlem ve takip konusunda arkadaşlarımız gerçekten yoğun bir çaba içerisinde. Aile hekimliğinde görev yapan arkadaşlarımızın çabası olmasa ülkemizdeki aşılama oranı bu kadar yüksek olmaz” dedi.?

Aile sağlığı hemşire ve ebelerinin sorunlarının tartışıldığı ve çözüm önerilerinin arandığı ‘Sağlık-Sen Aile Sağlığı Çalışanları Güncel Sorunları ve Gelecek Perspektifi Çalıştayı’ gerçekleştirildi.?Sağlık ve sosyal hizmetlerin tüm branşları için çalıştaylar düzenleyen Sağlık-Sen, bu çalıştayda aile sağlığı hemşiresi ve ebesi konularını ele aldı. Gerçekleştirilen ‘Aile Sağlığı Çalışanları Güncel Sorunları ve Gelecek Perspektifi Çalıştayı’nda uzman isimler ile sahadan gelen aile sağlığı hemşireleri ve ebeleri sorunlarını dile getirerek, çözüm önerilerini ortaya koydu.?Oluşturulan 4 masada, Aile Hekimliği Sözleşme ve Ödeme Yönetmeliği ile Mali Haklar, Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliği ve Özlük Haklar, Mesleki Saygınlık, Görev Tanımları, Yetki ve Sorumluluk, Saha Sorunları ve Örgütlenme konuları üzerine değerlendirmeler yapıldı.?Toplantıya Sağlık-Sen Genel Başkanı Mahmut Faruk Doğan ile Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Irgatoğlu, Ankara 6 Nolu Şube Başkanı Umut Gümüşay, Çankırı Şube Başkanı Tuna Dinç, ASEF yöneticileri, akademisyenler ve uzman isimler katıldı.?

Sağlık-Sen Genel Başkanı Mahmut Faruk Doğan burada yaptığı konuşmada, akademik ve bilimsel sendikacılık konusunda çalışmalarına hız verdiklerini söyleyerek, “Sağlık-Sen olarak; hekimlerimiz, aile hekimlerimiz, hemşirelerimiz, odyologlarımız ve odyometrislerimiz, hemşirelerimiz, yardımcı hizmetler ile teknik hizmetler sınıfı arkadaşlarımız için çalıştaylar düzenledik. Biz sağlığın her branşına dokunacağız. Bugün de aile sağlığı hemşirelerimiz ve ebelerimiz için bu çalıştayı düzenliyoruz. Birinci basamak sağlık hizmetlerinin ne kadar önemli olduğu, değerli olduğu ortada. Birinci basamağın güçlenmesi ve burada görev yapan arkadaşlarımızın hak ettiği değeri görmesi için çalışıyoruz” diye konuştu.?

‘ÜCRET TAVAN ORANLARI İLE DESTEK VE TEŞVİK ÖDEMELER ÇOK DÜŞÜK’

Aile hekimliklerinde çalışanların yaptıkları fedakarlıklardan bahseden Başkan Doğan, “Hekimimiz, aile sağlığı hemşiremiz ve ebemiz sabahın 8’inde görevinin başında. Yaşlı, hamile, çocuk herkese hizmet ediyor. Bu çaba ortadayken yaşanan sorunların da görülmesi ve çözülmesi gerekiyor. Aile hekimlerimizin, aile sağlığı hemşirelerimizin ve ebelerimizin ücret tavan oranları, destek ve teşvik ödemeleri çok düşük. Bu oranların muhakkak artırılması gerekiyor. Aşılama, izlem ve takip konusunda arkadaşlarımız gerçekten yoğun bir çaba içerisinde. Aile hekimliğinde görev yapan arkadaşlarımızın çabası olmasa ülkemizdeki aşılama oranı bu kadar yüksek olmaz” dedi.?

‘SADECE ELEŞTİRMİYOR, ÇÖZÜM ÜRETİYORUZ’

Aile sağlığı hemşire ve ebelerinin mali ve özlük konularda sorunları olduğuna dikkat çeken Doğan, “Biz sorunları tek tek tespit ederek, sorunlara çözüm üretmek istiyoruz. Tüm çabamız bunun için. Sadece eleştirmiyor, çözüm üretiyoruz. Bu çalıştaydan çıkan sonuçları yetkili merciler ile paylaşıp, çözümü için mücadele edeceğiz. Yeni Sağlık Bakanımız Prof. Dr. Kemal Memişoğlu da aile hekimliklerinin güçlendirileceğini geçtiğimiz haftalarda dile getirdi. İnşallah bu çalıştaydan çıkan sonuç aile hekimliği sisteminin daha da güçlü hale gelmesi için bir yol haritası olacak” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/saglik-sen-aile-sagligi-calisanlari-sorunlarini-tartisti/feed/ 0
Tülay Hatimoğulları: “Arkadaşlarımızın İkinci Etap Kobani Kumpas Davasında Serbest Bırakılması Gerekiyor” https://www.haber60.com.tr/tulay-hatimogullari-arkadaslarimizin-ikinci-etap-kobani-kumpas-davasinda-serbest-birakilmasi-gerekiyor/ https://www.haber60.com.tr/tulay-hatimogullari-arkadaslarimizin-ikinci-etap-kobani-kumpas-davasinda-serbest-birakilmasi-gerekiyor/#respond Tue, 25 Jun 2024 08:45:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=35781 (ANKARA) – DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, ” Türkiye’de AKP, HDP’nin siyaseten elini bükemediği zaman, Kürt halkına diz çöktüremediği için Kobani kumpas davasını tezgahlamıştır. Bugün sevgili Hüda Kaya’nın tutuklu olarak yargılandığı, -diğer arkadaşlarımızsa tutuksuz olarak yargılanıyor ikinci etap Kobani kumpas davasında, hepsinin serbest bırakılması gerekiyor. Bugün şayet zerre kadar vicdan varsa, şayet zerre kadar hukuk gözetiliyorsa, şayet zerre kadar IŞİD karşıtlığı gözetiliyorsa bugün arkadaşlarımızla ilgili verilmesi gereken karar tahliye kararıdır, beraat kararıdır” dedi.

6-8 Ekim 2014’teki Kobani eylemlerine ilişkin eski HDP milletvekilleri Hüda Kaya, Serpil Kemalbay, Garo Paylan, Fatma Kurtulan ve Pero Dündar hakkında açılan davanın ilk duruşması bugün yapılıyor. DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, duruşma öncesi Sincan Cezaevi önünde açıklama yaptı. Hatimoğulları şöyle konuştu:

“Bugün yine Sincan Adliyesi’nin önündeyiz ve yine gündem Kobani kumpas davası. Kobani kumpas davasının ikinci etabı bugün görülmeye başlanıyor. Daha önce biliyorsunuz Kobani kumpas davasında bir karara bağlanmıştı dava ve kararda içinde geçmiş dönemde eş başkanlığımızı yapmış olan sevgili Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş’ın olduğu 13 arkadaşımız bu kumpas davasında haksız ve hukuksuz bir şekilde neredeyse müebbete yakın cezalar verilmiş oldu ve daha önce milletvekili oldukları için isimleri olduğu halde bu aşamada  yargılanmamış olan sevgili Hüda Kaya, Garo Paylan, Serpil Kemalbay, Fatma Kurtulan ve Pero Dündar arkadaşlarımız, milletvekillerimiz bugün onlarla ilgili iddianame yayınlandıktan sonra, iddianame sunulduktan sonra bugün ilk yargılamaları gerçekleşecek. Biz dün olduğu gibi bugün de Kobani kumpas davasının bir kumpas davası olduğunun altını sürekli kalın kalın çizdik. Nitekim haklı da çıktık. ve bakın ceza alan arkadaşlarımızın hiç biri isnat eden suçlardan ceza almış değildir. İsnat edilen suçlar neydi? 37 kişinin hayatını kaybetmesi 37 kişinin katledilmesinden sorumlu tutulmuşlardı. Birçok kuruma maddi zarar verdikleriyle ilgili yargılanıyorlardı. Türkiye kamuoyu Yasin Börü cinayeti şeklinde biliyordu bu olayları ve bu dönemde karar açıklandığı zaman görüyoruz ki arkadaşlarımız isnat edilen bu suçlardan ceza almadılar. Zaten hem gizli hem açık tanıkların tanıklıklarına da baktığımız zaman elle tutulur herhangi bir tanıklığa, delile, sonuca varamamışlardır. Bugün Kobani kumpas davasındaki iddianame zaten çökmüştür ve bu çöküşün üzerine arkadaşlarımızın aldığı cezalar parlamentoda, sokakta, parti görevleri üzerinden yapmış olduğu konuşmalar, açıklamalardır. Yine aynı şekilde şimdi içinde tutuklu olan Hüda Kaya arkadaşımızın da bulunduğu Kobani kumpas davasının ikinci etabında da iddianamedeki gelişmelere baktığımızda yine aynı şekilde aynı kumpasın buradaki iddianamede de olduğu gibi devam ettiğini görüyoruz.

“Bu cezalar IŞİD’e ‘sen doğru yoldasın yoluna devam et’ diye altın tepsiyle sunulmuş bir karardır”

Bugün sevgili Hüda Kaya, 28 Şubat döneminde darbecilerin döneminde yargılanmış bir insandır. Aynı Hüda Kaya şu anda sarayın yargısı tarafından aynı mantıkla yargılanmaktadır. Bunu kabul etmiyoruz. ve dün olduğu gibi taleplerimizi bugün de sıralamaktan asla geri adım atmayacağız. Kobani bir kumpas davasıdır. Kobani kumpas davası AKP’nin ve sarayın koltuk değneğine dönüşmüş olan ve sarayda yazılan iddianamelerle yol alan yargının sonuçlarıdır. Bunu asla kabul etmiyoruz. Bugün Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararları ortadadır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi sevgili Selahattin Demirtaş için vermiş olduğu karar bu davada yargılanan bütün arkadaşlarımızı bağlayan bir karardır. ve Türkiye Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne taraf bir ülke olarak AHİM kararlarını harfiyen yerine getirmelidir. AHİM kararları der ki; Türkiye’de yargı taraflı davranmıştır. Türkiye’de yargı hukuka göre değil siyasi saiklerle davranmış ve bu kararları vermiştir. Bu kararlar yok hükmündedir ve Kobani kumpas davasında yargılananlar derhal serbest bırakılmalıdır demektedir. ve biz AHİM kararlarının uygulanmasını bir kez daha buradan talep ediyoruz. Bütün Türkiye kamuoyu gayet iyi hatırlayacak ki Kobani kumpas davasının esas hikayesinin başlama noktasını herkes biliyor. Kobani IŞİD’e karşı en güçlü mücadelenin yürütüldüğü bir yerdir. Kobani’yi bütün dünya IŞİD’e karşı verilen onurlu mücadeleyle tanımıştır. ve IŞİD o dönemde Irak’tan Türkiye’nin sınırlarına kadar Levant bölgesinin tamamında bir İslam devleti kurmak amacıyla Müslümanlar da dahil olmak üzere herkesi katletmiş bir örgüttür. Bu ideolojik olan örgütün bu katliamcı, bu kadınlara yönelik düşmanca politika yürüten, tecavüzcü, katliamcı örgüte karşı Kobani halkı, Kürt halkı güçlü bir direniş sergilemiştir. ve bu direniş bütün Türkiye ve dünyada büyük bir onurla, takdirle karşılanmıştır. Ama ne var ki  Türkiye’de AKP, HDP’nin siyaseten elini bükemediği zaman, Kürt halkına diz çöktüremediği için Kobani kumpas davasını tezgahlamıştır. Bu tezgahı asla kabul etmiyoruz.

Kobani direnişi onurlu bir direniştir. Kobani direnişine sadece HDP’liler sahip çıkmamıştır. Türkiye’deki demokrasiden yana olan IŞİD zihniyetine karşı olan herkesin Kobani direnişini takdirle karşılamıştır. Dünya kamuoyu için de öyledir. ve bakın bugün verilen bu kararlar Kobani kumpas davasında 400 küsur sene arkadaşlarımıza verilen cezalar IŞİD’in ekmeğine yağ sürmüştür. Bugün verilen bu cezalar IŞİD’e ‘sen doğru yoldasın yoluna devam et’ diye altın tepsiyle sunulmuş bir karardır. Bu karar IŞİD yanlısı bir karardır. Bu karar ve kararları asla kabul etmiyoruz. ve bugün sevgili Hüda Kaya’nın tutuklu olarak yargılandığı diğer arkadaşlarımızsa tutuksuz olarak yargılanıyor ikinci etap Kobani kumpas davasında, hepsinin serbest bırakılması gerekiyor. Bugün şayet zerre kadar vicdan varsa, şayet zerre kadar hukuk gözetiliyorsa, şayet zerre kadar IŞİD karşıtlığı gözetiliyorsa bugün arkadaşlarımızla ilgili verilmesi gereken karar tahliye kararıdır, beraat kararıdır.”

]]> https://www.haber60.com.tr/tulay-hatimogullari-arkadaslarimizin-ikinci-etap-kobani-kumpas-davasinda-serbest-birakilmasi-gerekiyor/feed/ 0 TMMOB Samsun Şubesi, Gezi Davası tutuklularının serbest bırakılmasını istedi https://www.haber60.com.tr/tmmob-samsun-subesi-gezi-davasi-tutuklularinin-serbest-birakilmasini-istedi/ https://www.haber60.com.tr/tmmob-samsun-subesi-gezi-davasi-tutuklularinin-serbest-birakilmasini-istedi/#respond Fri, 26 Apr 2024 08:24:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29456

MEHMET REBİİ ÖZDEMİR

(SAMSUN)– TMMOB Samsun İl Koordinasyon Kurulu sekreteri Veli Kebapçı, “Dostlarımız suç işledikleri için değil, halkın çıkarlarını savundukları için, Taksim Meydanı’na ve Gezi Parkı’na sahip çıktıkları için, iktidarın rant projelerine karşı çıktıkları için, mesleki sorumluluklarının gereğini yerine getirdikleri için cezaevindeler. Gezi Direnişi nasıl ki bu ülkenin yüz akı ve onurlu tarihinin bir parçasıysa, Gezi Davası’nda tutuklanan arkadaşlarımız da bizim yüz akımız ve onurlu tarihimizin bir parçasıdır” dedi.

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Samsun Şubesi, Süleymaniye geçidinde Gezi Davası tutuklarının serbest bırakılması için basın açıklaması yaptı. Açıklamayı okuyan İl Koordinasyon Kurulu sekreteri Veli Kebapçı, şunları söyledi:

“BU ÜLKE SAHİPSİZ DEĞİLDİR”

“Bugün 25 Nisan 2024 ülkemizin en görkemli halk hareketlerinden biri olan Gezi Direnişi hakkında iktidar güdümündeki mahkeme tarafından verilen hukuksuz kararının üzerinden tam iki yıl geçti. Bu iki yıl boyunca büyük bir hukuk skandalına şahitlik ettik. TMMOB Yönetim Kurulu Üyesi Mücella Yapıcı, Hakan Atalay bu süreçte serbest bırakılsa da Şehir Plancıları Odamızın İstanbul Şubesi’nin eski başkanı Tayfun Kahraman ve Mimarlar Odamızın Hukuk Müşaviri Can Atalay’ın da bulunduğu arkadaşlarımız 2 yıldır, Osman Kavala ise 6 buçuk yıldır cezaevinde tutuluyor. Artık hepimiz biliyoruz ki bu karar, sadece arkadaşlarımıza yönelik değildir. Bu karar, 2013 Mayıs- Haziran aylarında iktidarı sarsıp korkutan milyonlara yöneliktir; milyonlarca insanın demokratik hak kullanımlarını cezalandırmaya, barışçıl ve demokratik istemleri bastırmaya ve kamu idarelerine yakışmayacak bir şekilde öç almaya, cezalandırmaya yöneliktir. Her tarafı lime lime dökülen tek adam rejimi hukuku, adaleti sağlamanın, haksızlıkları gidermenin bir aracı olarak değil, toplumsal muhalefeti cezalandırmanın bir aracı olarak kullanmaktır. Halkın taleplerini özgürce ifade etmesini, bunun için meydanlara çıkmasını bir darbe girişimi olarak gören bu dava, bu ülkeyi yönetenlerin antidemokratik zihniyetinin göstergesidir. Mesleki sorumluluklarının gereğini yerine getirerek toplumu aydınlatan ve iktidarı uyaran mühendis, mimar ve şehir plancılarını darbeci olarak suçlayarak, ülkenin bilim dışı, akıl dışı kararlar ve zihinler tarafından yönetildiğinin göstergesidir. Ancak şunu unutmasınlar; bu ülke sahipsiz değildir. Gezi bu ülkenin yarınlarına sahip çıkan, hakları ve geleceği için mücadele eden, AKP’nin her tarafımızı saran gerici politikalarına itiraz eden milyonların sesidir. Bu sesi ne hapsedebilirsiniz ne durdurabilirsiniz.

“HAKLI MÜCADELEYİ DURDURAMAZSINIZ”

Dostlarımız suç işledikleri için değil, halkın çıkarlarını savundukları için, Taksim Meydanı’na ve Gezi Parkı’na sahip çıktıkları için, iktidarın rant projelerine karşı çıktıkları için, mesleki sorumluluklarının gereğini yerine getirdikleri için cezaevindeler. Gezi Direnişi nasıl ki bu ülkenin yüz akı ve onurlu tarihinin bir parçasıysa, Gezi Davası’nda tutuklanan arkadaşlarımız da bizim yüz akımız ve onurlu tarihimizin bir parçasıdır. İktidarın ve yandaş medyanın pervasız saldırılarına rağmen, hiçbir iftira, hiçbir senaryo, hiçbir karar arkadaşlarımızın masumiyetine ve haklılığına leke düşürmeyi başaramamıştır. Gezi Direnişinin arkasında dimdik durduğumuz gibi, Gezi Davasında yargılanan ve ceza alan arkadaşlarımızın da yanında dimdik durmaya devam ediyoruz. Çünkü biliyoruz ki Gezi biziz. Açlığa, yoksulluğa, baskıya, zulme karşı yükselttiğimiz en örgütlü sesimizdir.  Bir avuç sermayedara, bir avuç zorbaya karşı milyonların haykırışıdır Gezi. Parklarımız, ağaçlarımız, ormanlarımız, derelerimiz. Gezi bu ülkenin kendisidir. Tarihidir, mirasıdır, geleceğidir. Arkadaşlarımızın yanında olmaya, doğru bildiklerimizi söylemeye, halkımızdan, ülkemizden yana kamu yararını savunma mücadelemize devam edeceğiz ve buradan bir kez daha inatla söylemeye devam ediyoruz; halkın haklı mücadelesini durduramazsınız. Gezi’nin karşısında duramazsınız. Hukuksuzluğun 2. yılında Gezi davasında tutuklu olan arkadaşlarımızın serbest bırakılmasını istiyoruz. Bu hukuksuzluğa son verin. Arkadaşlarımızı serbest bırakın.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/tmmob-samsun-subesi-gezi-davasi-tutuklularinin-serbest-birakilmasini-istedi/feed/ 0
TMMOB Üyeleri Gezi Davası Kararlarına Karşı Açıklama Yaptı https://www.haber60.com.tr/tmmob-uyeleri-gezi-davasi-kararlarina-karsi-aciklama-yapti/ https://www.haber60.com.tr/tmmob-uyeleri-gezi-davasi-kararlarina-karsi-aciklama-yapti/#respond Thu, 25 Apr 2024 01:12:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29238 HABER: FATİH ÖZKILINÇ – KAMERA: KERİM UĞUR

(İZMİR)- Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) üyeleri, Gezi Davası’nda çıkan kararların ardından başlayan Adalet Nöbeti’nin ikinci yıl dönümünde İzmir’de açıklama yaptı. Açıklamada, cezaevinde bulunan Tayfun Kahraman, Can Atalay ile Osman Kavala’nın serbest bırakılarak hukuksuzluğa son verilmesi gerektiği ifade edildi.

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) ve bağlı meslek odaları tarafından Gezi Davası kararlarına karşı başlatılan Adalet Nöbeti’nin ikinci yıl dönümü kapsamında bugün İzmir Mimarlık Merkezi önünde açıklama yapıldı. TMMOB Mimarlar Odası İzmir Şube Başkanı Uğur Yıldırım’ın okuduğu açıklama şöyle:

“Hukuksuzluğun ikinci yılında inatla haykırıyoruz! Gezi Davası tutukluları serbest bırakılsın! Bugün 24 Nisan 2024. Ülkemizin en görkemli halk hareketlerinden biri olan Gezi Direnişi hakkında iktidar güdümündeki mahkeme tarafından verilen hukuksuz kararın üzerinden tam iki yıl geçti. Bu iki yıl boyunca büyük bir hukuk skandalına şahitlik ettik. TMMOB Yönetim Kurulu Üyesi Mücella Yapıcı, Hakan Atalay bu süreçte serbest bırakılsa da Şehir Plancıları Odamızın İstanbul Şubesi’nin eski başkanı Tayfun Kahraman ve Mimarlar Odamızın Hukuk Müşaviri Can Atalay’ın da bulunduğu arkadaşlarımız 2 yıldır, Osman Kavala ise 6 buçuk yıldır cezaevinde tutuluyor. Artık hepimiz biliyoruz ki bu karar, sadece arkadaşlarımıza yönelik değildir.

“BU ÜLKEYİ YÖNETENLERİN ANTİDEMOKRATİK ZİHNİYETİNİN GÖSTERGESİ”

Bu karar, 2013 Mayıs-Haziran aylarında iktidarı sarsıp korkutan milyonlara yöneliktir; milyonlarca insanın demokratik hak kullanımlarını cezalandırmaya, barışçıl ve demokratik istemleri bastırmaya ve kamu idarelerine yakışmayacak bir şekilde öç almaya, cezalandırmaya yöneliktir. Her tarafı lime lime dökülen tek adam rejimi, hukuku adaleti sağlamanın, haksızlıkları gidermenin bir aracı olarak değil, toplumsal muhalefeti cezalandırmanın bir aracı olarak kullanmaktır. Halkın taleplerini özgürce ifade etmesini, bunun için meydanlara çıkmasını bir darbe girişimi olarak gören bu dava, bu ülkeyi yönetenlerin antidemokratik zihniyetinin göstergesidir. Mesleki sorumluluklarının gereğini yerine getirerek toplumu aydınlatan ve iktidarı uyaran mühendis, mimar ve şehir plancılarını darbeci olarak suçlamak, ülkenin bilim dışı, akıl dışı kararlar ve  zihniyet tarafından yönetildiğinin göstergesidir. Ancak şunu unutmasınlar; bu ülke sahipsiz değildir.

“AKP’NİN POLİTİKALARINA İTİRAZ EDEN MİLYONLARIN SESİ”

Gezi bu ülkenin yarınlarına sahip çıkan, hakları ve geleceği için mücadele eden, AKP’nin her tarafımızı saran gerici politikalarına itiraz eden milyonların sesidir. Bu sesi ne hapsedebilirsiniz, ne durdurabilirsiniz!  Biz buradayız. Gezi Direnişi nasıl ki bu ülkenin yüz akı ve onurlu tarihinin bir parçasıysa, Gezi Davası’nda tutuklanan arkadaşlarımız da bizim yüz akımız ve onurlu tarihimizin bir parçasıdır. İktidarın ve yandaş medyanın pervasız saldırılarına rağmen, hiçbir iftira, hiçbir senaryo, hiçbir karar arkadaşlarımızın masumiyetine ve haklılığına leke düşürmeyi başaramamıştır.

“HUKUKSUZLUĞA SON VERİN”

Gezi Direnişi’nin arkasında dimdik durduğumuz gibi, Gezi Davası’nda yargılanan ve  cezalandırılan arkadaşlarımızın da yanında dimdik durmaya devam ediyoruz. Çünkü biliyoruz ki Gezi biziz. Gezi, açlığa, yoksulluğa, baskıya, zulme karşı yükselttiğimiz en örgütlü sesimizdir. Bir avuç sermayedara, bir avuç zorbaya karşı milyonların haykırışıdır Gezi. Parklarımız, ağaçlarımız, ormanlarımız, derelerimiz…Gezi bu ülkenin kendisidir. Tarihidir, mirasıdır, geleceğidir. Arkadaşlarımızın yanında olmaya, doğru bildiklerimizi söylemeye, halkımızdan, ülkemizden yana kamu yararını savunma mücadelemize devam edeceğiz. ve buradan bir kez daha inatla söylemeye devam ediyoruz; halkın haklı mücadelesini durduramazsınız. Gezi’nin karşısında duramazsınız. Hukuksuzluğun 2’inci yılında Gezi davasında tutuklu olan arkadaşlarımızın serbest bırakılmasını istiyoruz. Bu hukuksuzluğa son verin!  Arkadaşlarımızı serbest bırakın!”

]]>
https://www.haber60.com.tr/tmmob-uyeleri-gezi-davasi-kararlarina-karsi-aciklama-yapti/feed/ 0
Erkan Baş: Gökhan Zan ‘Kazanamazsam geleceğimi düşünmem gerekir’ gibi ifadeleri arkadaşlarımıza söyledi. https://www.haber60.com.tr/erkan-bas-gokhan-zan-kazanamazsam-gelecegimi-dusunmem-gerekir-gibi-ifadeleri-arkadaslarimiza-soyledi/ https://www.haber60.com.tr/erkan-bas-gokhan-zan-kazanamazsam-gelecegimi-dusunmem-gerekir-gibi-ifadeleri-arkadaslarimiza-soyledi/#respond Tue, 19 Mar 2024 08:36:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=20827 Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı Erkan Baş, ses kayıtları, 3 milyon dolar pazarlığı derken Hatay’dan adaylığı geri çekilen Gökhan Zan konusunda ilk kez konuştu. Baş, “‘Kazanamazsam geleceğimi düşünmem gerekir’ gibi ifadeleri arkadaşlarımıza söyledi. Bundan sonrası bizim sorumluluğumuz değil, mahkemeler karar verecek” ifadelerini kullandı.

“TEMİZ SİYASET EN HASSAS OLDUĞUMUZ KONULARDAN BİR TANESİ”

TİP Genel Başkanı Erkan Baş’ın T24’ten Murat Sabuncu’ya yaptığı açıklamalardan satır başları şu şekilde; “Çeşitli iddialar; ses kayıtları falan konuşulmaya başlanınca Hatay örgütümüz Genel Merkezimize iletti bunları. Biz bunu doğrudan muhatabıyla konuştuk. Arkadaşlarımız orada bir değerlendirme yapmak için bilgi almak istediler. Bir kısmı için ‘montaj’ dendi. Bir kısmı için ‘Ben görüşmeyi yaptım ama içeriği şuydu’ dendi. Açıkçası gerçekten şu aşamada da ‘Şöyle bir suç var’ diyemiyorum fakat bizim açımızdan şeffaflık ve temiz siyaset bütün Türkiye’de en hassas olduğumuz noktalardan bir tanesi. İlkesel bir duruşumuz var ve bizim bilmediğimiz bir ilişkinin kurulmuş olması da bu kararı almamız için yeterli.

“İLKELİ BİR DURUŞ SERGİLEMEK GEREKTİĞİNİ DÜŞÜNDÜK”

O yüzden, bu kadar ‘temiz siyaset, şeffaflık’ derken herhangi bir kirli ilişkinin gölgesinin bile Türkiye İşçi Partisi’nin üstüne düşmesi; hele Hatay gibi halkın hala temiz suya muhtaç olduğu bir yerde böyle bir tartışmanın parçası olması bizim açımızdan kabul edilebilir bir şey değildi. İlkeli bir duruş sergilemek gerektiğini düşündük. Çıktık, durumu açıkça yurttaşlarımızla paylaştık. Bizim açımızdan durum budur. Bundan sonrası gerçekten bizim sorumluluğumuz değil, mahkemeler karar verecek.

“GÖKHAN ZAN KUMPAS DİYORSA İSPATLAMAK ZORUNDA”

Bundan sonra Gökhan Zan kendisine kumpas kurulduğunu iddia ediyorsa bunu ispatlayacak. Başka bir şey varsa bu açığa çıkacak. Belki başka partiler, başka insanlar için bunlar çok normal şeyler olabilir ama bizim kabul edebileceğimiz şeyler değil. Bunu da yurttaşlarımızla açıklıkla paylaşmayı bir sorumluluk olarak gördük. Şunu yapabilirdik; “görmezlikten, duymazlıktan” gelebilirdik. Belki o şantajlar başarıya ulaşırdı ve örneğin bunlar hiç yayımlanmayabilirdi, konuşulmayabilirdi ama biz bunu kendimize yakıştıramadık.

“DEEP FAKE UYGULAMASIYLA YAPILDIĞINI SÖYLÜYOR”

Parti Meclisi üyelerimiz başından beri oradalar. Arkadaşlarımız yaptığı görüşmelerden edindikleri izlenimi bizimle paylaştılar. Sonunda bir Parti Meclisi toplantısında durumu bütün şeffaflığıyla arkadaşlarımızla paylaştık ve en doğrusunun bu olduğuna kanaat ettik. Teknik ayrıntısına çok vakıf değilim. Bu kriminal inceleme sonucunda ortaya çıkacak ama ‘deep fake’ dedikleri bir uygulamayla yapıldığını söylüyor ama kimi konuşmalarda da “Ben bu seçimi kazanamazsam da kendi geleceğimi düşünmem gerekir” gibi birtakım ifadeleri de bizim arkadaşlarımıza söylüyor.

“BU KİRLİ SİYASET ALANINDA GİZLİ KAPAKLI YÜRÜMEMEK GEREKİR”

Burada birincisi seçimi kazanamamak durumu; bizim açımızdan buna göre bir plan yapılması zaten kabul edilebilir bir şey değil. İkincisi siyasi mücadele sırasında insanlar birtakım fedakarlıklarda bulunabilir, buna cüret ederek siyasete girilir zaten. Bir tavır alıyorsanız bunun hepimiz açısından belli bedelleri var ve bunu göze almak gerekir. Yani yanda bir kişisel ajanda tutmak doğru bir şey değil. Bakın çok açık söyleyeceğim, burada iki taraf açısından da; yani AK Parti açısından da Lütfü Savaş cephesi açısından da her tür müdahalede bulunulabilecek bir dönemde yapabileceğiniz tek şey vardır: Kendi kararlarınızı kendiniz alırsınız. Yurttaşla şeffaf biçimde bunları paylaşarak yol yürürsünüz. Yapılabilecek başka bir şey yok. Bu kirli siyaset alanında gizli kapaklı yürümemek gerekir.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/erkan-bas-gokhan-zan-kazanamazsam-gelecegimi-dusunmem-gerekir-gibi-ifadeleri-arkadaslarimiza-soyledi/feed/ 0