İzmir’de şiddetli yağış sırasında Konak ilçesi Alsancak Enver Dündar Başar Sokak’ta su birikintisinden karşıya geçmeye çalışırken elektrik akımına kapılarak İnanç Öktamay ile birlikte hayatını kaybeden Tıp Fakültesi 5’inci sınıf öğrencisi Özge Ceren Deniz için okul arkadaşları anma töreni düzenledi. Olayın gerçekleştiği sokakta toplanan İzmir Demokrasi Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencileri, üzerlerinde beyaz önlükleriyle Özge Ceren Deniz anısına karanfil bıraktı, saygı duruşunda bulundu.
Özge’nin arkadaşı babasının mesajını okudu
Düzenlenen törende Özge Ceren Deniz’in babasının mesajını okuyan Ezgi Sarıcı, “Çok sevdiğim kimya hocamın kızı, sıra arkadaşım, meslektaşım Özge Ceren için burada Ahmet hocam adına konuşuyorum. Tüm hayatını diğer insanların yaşamasına adayan Özge’nin ihmal başlığına sığınılan bu vahşetle katledilmesini kabul etmiyoruz. Özellikle bu konuşmada şuna dikkati çekmek istiyorum ki sorumluluklarını göz ardı edenler çıkıp hesap vermelidir. Ahmet hocamın en büyük isteği başka Özge’lerin de canının yanmamasıdır. Ailesi, arkadaşları ve bizler yani meslektaşları, sorumlular hesap verene kadar bu işin peşini bırakmayacağız. Hiç düşünmeden Özge’ye yardıma koşan İnanç Öktemay’ın ailesinin, sevenlerinin ve bizlerin başı sağolsun” ifadelerini kullandı.
“İhmal değil, göz yumulan bir cinayet…”
İzmir Demokrasi Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencileri adına Selin Kurşun tarafından okunan basın açıklaması metninde ise şu ifadelere yer verildi:
“İzmir’de etkili olan sağanak yağmurda elektrik kaçağından akıma kapılan İnanç Öktemay’ı ve sınıf arkadaşımız Özge Ceren Deniz’i kaybettik. Bir kez daha önlemler alınmadığı ve ihmaller birbirini kovaladığı için bir arkadaşımızı kaybettik. Bu olay bu şehirde yaşayan herkesin başına gelebilirdi. Yeri geliyor sokakta yürürken yeri geliyor sadece asansöre bindiği için arkadaşlarımız hayatını kaybediyor. Günlük yaşamımızı yaşarken güvende değiliz ve bu sebeple yaşadığımız bu olayları sadece ‘kaza’ diyerek geçiştirmek yetmez. Arkadaşımız Özge Ceren Deniz’in elektrik akımına kapıldığı yer için defalarca kez uyarıda ve şikayette bulunulmasına rağmen önlem alınmamıştır. Olay sonrası sahada inceleme yapan EMO İzmir Şubesi’nin oluşturduğu teknik heyetinin ilk tespitlerine göre olayın gerçekleştiği bu sokakta trafo merkezlerinden dağıtım panosuna giden kablolarda izolasyon hatası olduğu belirlenmiştir. Yeterince izole edilmeyen kablonun iletken olan suyla temas etmesiyle kazanın yaşandığı düşünülmektedir. Yıllarca uyarısı yapılan buradaki elektrik kaçağının önlemlerinin alınmamış olması yalnızca bir ihmal değil, göz yumulan bir cinayet gibi adım adım gelmiştir.
“Hepimiz Özge’yiz ve öfkeliyiz”
Bugün buradayız, burada hepimiz birer Özge olarak duruyoruz. Kaybettiğimiz arkadaşımızı bize hiçbir güç geri getirmeye yetmeyecek biliyoruz. Özge’nin hayatı, bizim arkadaşımız olarak, geleceğin doktoru olarak yapılan her türlü masraftan çok daha kıymetliydi. İnsan hayatının bu kadar ucuzlaştırılmasını, hayatlarımızın hiçe sayılarak günlük yaşantımız esnasında dahi önlemlerin alınmamasını kabul etmiyoruz. Bizim hayatlarımızın her anından tasarruf yapılmasını daha fazla kabul etmek istemiyoruz. Bizim yaşamlarımızdan, geleceğimizden, eğitimimizden vazgeçilmesini kabul etmek istemiyoruz. Hepimiz Özge’yiz ve öfkeliyiz. Daha önce de pek çok olayın yaşanmasına sebep olan bu mantığın son bulmasını, insan hayatını merkeze alan politikaların yürütülmesini talep ediyoruz. Var olan sorunların tespit edilmesini ve varsa ihmalden sorumlu olan kişi ve kurumların hesap vermesini istiyoruz. Hep birlikte Özge için buraya birer karanfil bırakacağız, hep birlikte. Özge’yi anacağız ancak bu anma bir kez daha aramızdan bir arkadaşımızın eksilmemesi için de olacak. Bu sürecin takipçisi olacağız ve Özge’nin ölümünün sorumluları hesap verene kadar bu işin peşini bırakmayacağız.”
“Tek derdi insanlara yardımcı olmaktı”
Özge Ceren Deniz’in arkadaşı Hatice Soğancı ise gözyaşlarıyla duygularını şu şekilde paylaştı:
“Tek derdi insanlara yardımcı olmaktı. Zor bir bölümde okuyor ve bunun stresini yaşıyordu. Sınavlarını geçmekle ilgili çok umutluydu. Çok tatsız, çok önemli bir ihmal sonucu böyle bir şey yaşandı. Ne diyeceğimi de bilmiyorum. Babası tanıdığım en duyarlı insanlardan biriydi, herkesin hakkını gözetirdi. Özellikle öyle bir babanın kızının başına böyle bir şey gelmesi… Umarım her şey yapılır ve suçlu olan herkes yargılanır.”
]]>Olay, 5 Şubat 2021 günü İncivez Mahallesi Yavuzkent Sitesinde meydana geldi. İddiaya göre 28 yaşındaki Ayşe Özgecan Usta, erkek arkadaşı Bartu C.A.’nın yanına geldi. İddiaya göre Özgecan Usta ile erkek arkadaşı arasında evlenme konusunda tartışması çıktı. Tartışmanın devam etmesi üzerine genç kız, 8’inci kattaki dairenin terasından düşerek hayatını kaybetti. Emniyetteki işlemlerinin ardından Zonguldak Adliyesi’ne sevk edilen Bartu C.A. hakkında ev hapsi ve adli kontrolle yurt dışı çıkış yasağı kararı verildi.
Bartu C.A. hakkında ‘Taksirle ölüme neden olma ve kişiyi hürriyetten yoksun bırakma’ suçlarından 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davaya katılmadı. Sanık Bartu C.A. yerine avukatı ile Ayşe Özgecan Usta’nın ailesi ve avukatları katıldı.
Mahkeme heyeti duruşmada Ayşe Özgecan Usta’nın olay günü yengesi Ebru Usta ile yaptığı telefon görüşmesini sordu. Yenge Ebru Usta, “O gün aralarında kötü bir şey geçse mutlaka söylerdi. Telefon görüşmelerimiz genellikle uzun sürerdi. O gün de kızım ile ilgili sosyal medya hesabında bir paylaşım yapmış. Onunla ilgili soru sormuştum. Daha uzun konuşuyorduk ancak o gün annemin evindeydim. Görüşmeyi kısa kesmek durumunda kaldım. Konuşmamız sırasında herhangi bir olumsuzluktan bahsetmedi. Psikolojisi gayet yerindeydi” dedi.
Baba Kenan Usta, adli kontrol şartının arttırılmasını istedi
Kızının kendisinden kız arkadaşına gitmek için istediğini ancak Zonguldak’a geldiğini sonradan öğrendiğini anlatan baba Kenan Usta, kızı Ayşe Özgecan’ın hayat dolu olduğunu ve eğitim hayatını sürdürmek istediğine vurgu yaptı. Olay günü de Bartu C.A.’nın evin kapısını kilitleyerek dışarıya çıkmasına engel olduğunu hatırlatan baba Kenan Usta şöyle devam etti:
“Benim kızım o evdeyken dışarı çıkmak istediğinde çıksaydı başına başka türlü zarar gelseydi, farklı düşünebilirdik. Ancak sanığın ikrarı ile de belli olduğu üzere kızımın evden çıkmasına engel olması hatta masa üzerine mermi koyması, alt kattan duyulduğu üzere dışarı çıkmak konusunda direnmesi gibi hususlar birlikte değerlendirileceğinden “hürriyetten yoksun kılma’ durumu söz konusu. Olaydan sonra yapılan alkol kontrolünde kızımda 1.70 promil alkol çıkıyor sanıkta 0.40 promil alkol çıkmış olması kızıma alkol içirildiğini göstermektedir. Kendisi içmemiş kızıma içirmiştir. Sanığın cezalandırılmasını hatta adli kontrol şartının ayda birden haftada bire indirilmesini talep ediyorum.”
“Arkadaşım intihara meyilli biri değildi”
Ankara’dan Sesli Görüntülü Bilişim Sistemleri (SEGBİS) ile duruşmaya katılan Ayşe Özgecan Usta’nın arkadaşı Esra Aydın, Özgecan’ın sıklıkla Bartu C.A. ile evlilik konusunda tartıştığını ancak Bartu’nun evlilik konusunda somut adımlar atmadığından yakındığını anlattı.
Arkadaşı Özgecan’ın intihar edebilecek birisi olmadığını ifade eden Esra Aydın, “Kavga ettik, param yok gelmek istiyorum demişti. Sonrasında barıştık demişti. Sürekli problemler yaşıyorlardı. Özge ayrıldığı zaman Bartu geliyordu. Olay günü de gayet iyiydi. Sadece Bartu ile kavgalıydı. Sonra aralarını düzeltmişler. O güne dair bildiğim bu. Özgecan’ı 12 yıldır tanıyorum. Arkadaşımı alıkoyduğu belli. Özge çıkmak istemiş izin vermemiş. Arkadaşım intihara meyilli biri değildi. Öncesinde de bende kalmıştı. Bana ‘yalandan da olsa evlenebileceğini söylemesine razıyım’ diyordu. Asla böyle bir şey demiyor. Sonradan öğrendiğime göre Bartu, Özgecan hakkında verdiği ifadelerde onunla evleneceğini söylemiş. Ama böyle bir şey olsaydı Ayşe Özgecan bana bunu kesinlikle söylerdi. Sanık hiçbir zaman arkadaşıma ciddi düşündüğünü dahi söylememiştir” diye konuştu.
Taraf avukatlarını dinleyen mahkeme heyeti sanık Bartu C.A.’nın adli kontrol şartının ayda bir olmak üzere devam etmesine, dosyadaki eksikliklerin tamamlanması için duruşmayı 4 Temmuz 2024 tarihine erteledi. – ZONGULDAK
]]>ANKARA’da, bir dönem aynı partide siyaset yaptığı çocukluk arkadaşı Ferhat Özcan’ı (36) evine gidip, tabancayla öldüren Mehmet Ersin Ekinci (36) hakkında, ‘tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle dava açıldı. Ekinci savunmasında, eski kız arkadaşı F.S.’yi Özcan’ın işe aldığını ve bu yüzden aralarında husumet oluştuğunu ileri sürdü.
Pursaklar ilçesinde emlakçılık yapan Mehmet Ersin Ekinci, geçen yıl 29 Nisan’da, çocukluktan bu yana arkadaş olduğu Ferhat Özcan’ı, evine gidip tabancayla vurarak öldürdü. Ardından polise teslim olan Ekinci, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Olayla ilgili Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma tamamlandı. Ekinci hakkında, ‘tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet ve ‘ruhsatsız silah taşımak’ suçundan 3 yıla kadar hapis cezası talep istemiyle iddianame hazırlanarak, dava açıldı. İddianamede Ferhat Özcan’ın vücudunda 5’i öldürücü nitelikte 7 mermi çekirdeği yarası tespit edildiği, Ekinci’nin eve girdikten 4 dakika sonra çıktığı belirtildi.
‘NEDEN İŞE ALDIĞINI SORDUM’
Ekinci, iddianamede ve Ankara 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmadaki savunmasında, Özcan ile çocukluktan itibaren arkadaş olduklarını belirtti. Ekinci, olaydan bir süre önce Özcan’ı, eski kız arkadaşı F.S. ile tanıştırdığını belirterek, “2017’de tanıştığım ve sonradan sevgili olup ayrıldığım F.S. bana o dönem Ferhat ile görüşmemi istemediğini söyledi. Bunun nedenini sorduğumda Ferhat’ın hal ve hareketlerini beğenmediğini söyledi. 2023 yılı başında F.S. ile ilişkimize ara verdik ama görüşüyorduk. F.S. sosyal medya hesabından sigorta reklamı yaptığı için Ferhat da ona ulaşmış ve F.S.’ye sigorta işlerini yaptırmaya başlamış. Ben de bunu F.S. ile aynı ortamda olduğumda telefonuna gelen bir mesajdan öğrendim. F.S. bana, Ferhat’ın Sincan’da ofis açtığını ve kendisinin de yanında işe başladığını söyledi. Ferhat Özcan’ı aradım. Kız arkadaşımla aramın bozuk olduğu dönemde onu neden işe aldığını sordum. ‘Sonra konuşuruz’ diyerek telefonu kapattı. 28 Nisan günü F.S.’nin sosyal medya hesabında bir paylaşım gördüm. F.S.’nin aracının ön kısmında bir çiçek vardı ve öndeki araç da Ferhat’ın arabasına benziyordu” dedi.
‘KAÇ EL ATEŞ ETTİĞİMİ HATIRLAMIYORUM’
Bir süre sonra Ferhat Özcan’ın yanında 2 arkadaşı ile birlikte yolda önünü kestiğini ileri süren Ekinci, “Ferhat bana vurmaya başladı, yanındaki 2 kişi belimde bulunan silahı alarak beni aracıma bindirdi. Ferhat beni aradı ve ‘silahın bende erkeksen gel al’ dedi. Ertesi gün ofisteki diğer silahımı alıp Ferhat’ın evine gittim. Kapıda sadece babamın silahını istedim. Küfürler edince ben de karşılık verdim. İçeri doğru hamle yapınca belimdeki silahı çıkararak ateş ettim ve evden kaçtım. 1-2 saat sonra kendime gelince de polise teslim oldum” ifadelerini kullandı. Ekinci, duruşmadaki savunmasında Ferhat Özcan’a kaç kez ateş ettiğini hatırlamadığını söyledi.
İddianamede tanık olarak ifadesi yer alan F.S. ise sanık Mehmet Ersin Ekinci’den kıskançlık krizleri nedeniyle defalarca ayrıldığını ancak her seferinde bir şekilde kendisine ulaştığını ve peşini bırakmadığını ileri sürdü.
]]>