Arama – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Mon, 20 May 2024 22:36:35 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Atatürk Üniversitesi Öğrencileri AFAD ile İş Birliği Yaparak Deprem Müdahalesi Eğitimi Aldı https://www.haber60.com.tr/ataturk-universitesi-ogrencileri-afad-ile-is-birligi-yaparak-deprem-mudahalesi-egitimi-aldi/ https://www.haber60.com.tr/ataturk-universitesi-ogrencileri-afad-ile-is-birligi-yaparak-deprem-mudahalesi-egitimi-aldi/#respond Mon, 20 May 2024 22:36:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=32562 Uygulamalı Bilimler Fakültesi Acil Yardım ve Afet Yönetimi Bölümü öğrencileri, AFAD Müdürlüğü ile yapılan iş birliği ile yaşanacak olası bir depreme nasıl müdahale edeceklerinin eğitimini aldı.

Atatürk Üniversitesi ile Erzurum AFAD Müdürlüğü arasında düzenlenen programla, Acil Yardım ve Afet Yönetimi Bölümü öğrencilerine 6 günlük hem teorik hem de uygulamalı eğitim verildi.

Dekan Kaya: “30 Öğrenci, Afete Müdahale Etme Becerisi Kazandı”

Fakültelerinde aldıkları teorik eğitimin yanında, öğrencilerine öğrendiklerini uygulama fırsatı sunmak amacıyla böyle bir etkinlik gerçekleştirdiklerini belirten Atatürk Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Muhammet Dursun Kaya, AFAD’da görevli eğitmenler tarafından bölümden 30 öğrenciye, kentsel arama kurtarma eğitimi kapsamında enkaza giriş ve çıkış teknikleri, sesli arama, köpekle arama ve yaralıların tahliyesi noktasında beceriler kazandırıldığını vurguladı.

Öğrencilerin afet durumunda enkaza müdahale etmenin ve insanları kurtarmanın yol ve yöntemlerini öğrenmeleri açısından eğitimin oldukça verimli geçtiğini vurgulayan Kaya: “Öğrencilerimizi mektepli olmanın yanında “alaylı” olmaları açısından iş birliklerimizi sürdürüyoruz. Bu kapsamda toplam 6 gün uygulamalı eğitim alan öğrencilerimizi hayata hazırlamaya çalışıyoruz. 6 Şubat depremi gösterdi ki, Türkiye’de arama kurtarma ekibi açısından çok ciddi eksiklikler var. Dolayısıyla buradan mezun olacak öğrencilerimizin AFAD’ın ihtiyacı doğrultusunda uygulamalı eğitim almış, bu işin tam uzmanı olarak yetişmiş öğrenciler olarak mezun olmalarını istiyoruz” diye konuştu.

Müdür Andiç: “Ülkemiz İçin Büyük Kazanımları Olacak”

İl Afet ve Acil Durum Arama ve Kurtarma Birlik Müdürü Mehmet Rıza Andiç, AFAD olarak enkazlarda arama kurtarma, güvenli giriş, yaralı çıkarma ve güvenli çıkış şeklinde eğitimler verdiklerini belirtti.

Özellikle 6 Şubat’tan sonra eğitimlerin hızla arttığını dile getiren Andiç, “STK’lar, kamu kurumlarından sürekli bu istekler geliyor. Eğitim verdiğimiz öğrenciler, bu meslekleri yapacaklarsa çok büyük bir fayda sağlayacak. Hem bizim hem kendileri hem de ülkemiz için büyük kazanımlar olacak. Bu öğrenciler özellikle bu mesleğe başladıkları zaman çok önemli tecrübeleri olacak. Burada almış oldukları eğitimler ve yapmış oldukları tatbikatlar mesleki hayatlarında çok önem arz edecek. Bu arama kurtarma yönüyle bizim de elimizi güçlendirecek.” ifadelerini kullandı.

Rektör Çomaklı: “Öğrencilerimiz, Kendilerini Mesleki Hayata Hazırlamış Oluyor”

Türkiye coğrafyasının maalesef bir deprem bölgesi olduğunu ancak yaşanacak olası afetlere karşın da hazırlı olunması gerektiğini belirten Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Çomaklı, Uygulamalı Bilimler Fakültesi Acil Yardım ve Afet Yönetimi Bölümü öğrencilerinin almış oldukları eğitimin bu açıdan oldukça önemli olduğunu söyledi. AFAD ile ortaklaşa düzenlenen tatbikat ile öğrencilerin deprem atmosferinde neler yapması gerektiğini bizzat görme şansı elde ettiklerini aktaran Rektör Çomaklı: “Gerek enkaz ortamına gerek arama-kurtarma esnasında kullanılan araçlara öğrencilerimiz dokunarak, uygulayarak öğreniyor ve kendilerini meslek hayatlarına hazırlamış oluyor. Kriz durumlarında en önemli unsur soğukkanlı ve ne yapması gerektiğini bilen yetişmiş insan kaynağının varlığıdır. Atatürk Üniversitesi olarak bu vizyon doğrultusunda eğitim vermeye ve öğrenci yetiştirmeye devam ediyoruz” dedi. – ERZURUM

]]>
https://www.haber60.com.tr/ataturk-universitesi-ogrencileri-afad-ile-is-birligi-yaparak-deprem-mudahalesi-egitimi-aldi/feed/ 0
Tüketicilere İnternet Aboneliği Konusunda Uyarı https://www.haber60.com.tr/tuketicilere-internet-aboneligi-konusunda-uyari/ https://www.haber60.com.tr/tuketicilere-internet-aboneligi-konusunda-uyari/#respond Sun, 14 Apr 2024 21:03:39 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27367 Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı Nihat Altay, tüketicilerin son zamanlarda internet aboneliği işlemleri için sıkça aranıp, rahatsız ve bazen de mağdur edildiğini belirterek, tüketicilere hizmet aldıkları firmalardan teyit almadan işlem yaptırmamaları önerisinde bulundu.

Tüketici Hak Arama Derneği Genel Başkanı da olan Altay, AA muhabirine, tüketicilerle ilgili sorunları çözmek adına çalışmalar yürüttüklerini, kendilerini arayan tüketicilere kılavuzluk yaptıklarını söyledi.

“0212, 0312, 0800 ve 0850 gibi numaralardan aranan tüketiciler, aboneliğin sonlanacağı, yeni abonelik başlatma ya da daha avantajlı kampanyalar ve fırsatlar öne sürülerek rahatsız ediliyor. Bu konuda onlarca şikayet alıyoruz.” diyen Altay, tüketicilerin, “bu aramaları çekmek mecburiyetinde miyiz” ya da “bu arayanları her seferinde engellemek zorunda mıyız” şeklinde şikayette bulunduğunu anlattı.

Arayan kişilere tüketicinin abonelik sonlandırma ve yeniden başlatma yetkileri olduğundan dolandırıcı da demediklerini dile getiren Altay, “Ancak ikna ettikleri tüketicimiz yeni abonelik yaptığı ve önceki abonelik sözleşmesi feshedildiği için, taahhüt süresi de bitmediğinden ayrıca cayma bedeli ödeyip mağdur oluyor. İkinci mağduriyet ise yeni aboneliğe geçişte, tüketiciye belirtilen meblağ üzerinden çok daha fazla miktar faturaya yansıtılıyor.” ifadelerini kullandı.

Altay, bu tarz numaralardan arayan firma ya da kişilerin nereden ve hangi firmadan aradıklarının tespit edilip, önlem alınması gerektiğini belirtti.

İnternet aboneliği sözleşmesinin devam etmesi durumunda söz konusu numaralardan arayan kişilere yeni abonelik yaptırıldığı için ciddi mağduriyet yaşandığını kaydeden Altay, “Tüketiciler kendi hizmet aldıkları internet firmalarını aramadan, teyit almadan kesinlikle kendilerini arayan ve kimin aradığı belli olmayan numaralardan bir işlem yaptırmasın, kişisel bilgilerini paylaşmasınlar çünkü taahhüt bitmeden abonelik sonlandırılırsa ve işlem yapılırsa tüketici cayma bedeli ödemek zorunda kalıyor.” dedi.

“Bu aramalardan kurtulmak isteyen vatandaşlar mutlaka çözüm bekliyor”

Söz konusu numaralardan günde 3-4 kez ısrarla aranan vatandaşların bu aramalardan bıktığına dikkati çeken Altay, ” SMS’lerde istenmeyen mesajlar uygulamaya giren kanun sayesinde engelleniyor ancak istenmeyen telefon aramalarında böyle uygulama yok. Bundan dolayı vatandaşlar genelde bu numaraları engelleyerek çözüm buluyor. Her gün farklı numaralardan aranan tüketicilerimiz çok mağdur. Bu aramalardan kurtulmak isteyen vatandaşlar mutlaka çözüm bekliyor.” diye konuştu.

“Özellikle 60 yaş üzeri vatandaşlar çok daha fazla kandırılıyor”

Vatandaşlardan Burak Can Erzenoğlu da 0800 ve 0850’li numaralardan “taahhüdünüz, sözleşmeniz bitti” şeklinde gün içinde çok kez arandığını anlatarak, “Arayan numaraları direkt engelleyerek önlem alıyorum ama özellikle 60 yaş üzeri vatandaşlar çok daha fazla kandırılıyor. Çevremde internet hizmeti gibi taahhüt süresi devam ederken ‘taahhüt süreniz bitti’ şeklinde aranıp yeni abonelik yaptıran kişilerden çok mağdur olanlar oldu. Cayma bedeli ödediler. Vatandaşlarımız bu konuda bilinçli olsun. Bu konularda işlem yapacaklar hizmet aldıkları müşteri temsilcileriyle görüşmeli.” ifadelerini kullandı.

Sadrettin Bayram ise “Size ev interneti verelim, sözleşmeniz doldu” gibi sözlerle gün içinde sıkça arandığını, söz konusu numaralardan gelen aramaları reddedip engellediğini belirterek, “Vatandaşlarımız bunlara inanmasın. Milleti dolandırıyorlar.” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/tuketicilere-internet-aboneligi-konusunda-uyari/feed/ 0
MH370: Aileler havacılık tarihinin en gizemli olayında kaybolan uçağı aramaya devam ediyor https://www.haber60.com.tr/mh370-aileler-havacilik-tarihinin-en-gizemli-olayinda-kaybolan-ucagi-aramaya-devam-ediyor/ https://www.haber60.com.tr/mh370-aileler-havacilik-tarihinin-en-gizemli-olayinda-kaybolan-ucagi-aramaya-devam-ediyor/#respond Sat, 09 Mar 2024 03:54:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=17315 Son 10 yıldır Li Eryou’nun aklından çıkmayan iki kelime var: Bağlantı kaybedildi

Oğlu Yanlin’in de içinde bulunduğu MH370 sefer sayılı uçak kaybolduğunda Malezya Havayolları’nın ona söylediği buydu.

Li, “Yıllardır ‘bağlantı kaybedildi’ ile ne demek istediklerini soruyorum. Eğer biriyle bağlantınızı kaybederseniz, onunla yeniden bağlantı kurabilmelisiniz” diyor.

Pekin’in güneyindeki bir köyde çiftçi olan Liu Shuangfeng ve eşi, havacılık tarihinin en gizemli olayını hâlâ anlamlandırmaya çalışan aileler arasında.

8 Mart 2014 tarihinde, Kuala Lumpur’dan Pekin’e yapılan rutin bir gece uçuşunun ilk saatinde uçağın pilotu Malezya hava trafik kontrolüne ‘iyi geceler’ dedi.

227 yolcu ve 12 mürettebat taşıyan Boeing 777 uçağı Vietnam hava sahasına girmek üzereydi.

Uçak daha sonra aniden yön değiştirdi ve tüm elektronik iletişim hatları kesildi.

Geri dönen uçak önce Malezya üzerinde, sonra da yakıtının bittiği tahmin edilene kadar Hint Okyanusu üzerinde ilerledi.

Bugüne kadar yapılan en büyük ve en masraflı arama operasyonu dört yıl sürdü ancak kayıp uçağın izine rastlanamadı.

Binlerce oşinograf, havacılık mühendisi ve amatör dedektif, uçuştan elde edilen bölük pörçük verileri inceleyerek yolculuğun nerede sona erdiğini hesaplamaya çalıştı.

Uçakta bulunanların aileleri için son 10 yıl, MH370’e tam olarak ne olduğunu ve neden olduğunu anlama ve arama çalışmalarını sürdürme mücadelesiyle geçti.

10 yıldır uçağı arayan aileler

Li Eryou bu mücadelenin parçası olarak dünyayı dolaştı. Birikimlerini Avrupa ve Asya’ya seyahat ederek ve kayıp uçağın enkaz parçalarının bulunduğu Madagaskar’daki plajlara giderek bitirdiğini söylüyor.

Oğlunun kıyıya vurmuş olabileceği bir yerde kumu hissetmek istediğini söyleyen Li, Hint Okyanusu’na doğru bağırarak Yanlin’e onu eve götürmek için orada olduğunu söylediğini hatırlıyor:

“Oğlumu bulmak için dünyanın öbür ucuna seyahat etmeye devam edeceğim.”

60’lı yaşlarındaki Li ve eşi, Çin’in Hebei eyaletinin kırsal bir bölgesinde yaşıyor.

Gelirlerinin çoğu çocuklarının okul masrafları için harcanıyordu ve hiçbir zaman seyahat edecek paraları olmamıştı.

Oğulları Yanlin, köylerinde üniversiteye giden ve bir telekom şirketi için çalışarak, yurt dışında iş bulan ilk kişiydi.

Uçak kaybolduğunda bir vize randevusu için Çin’e dönüyordu. Li, “Bu olay yaşanmadan önce yakındaki Handan şehrine bile hiç gitmemiştik” diyor.

Şimdiyse sık sık seyahat eden aile, uçağın kayboluşunun 10. yıldönümünü diğer ailelerle birlikte anmak için Malezya’ya geri döndü.

Yanlin uçakta bulunan 153 Çinli yolcudan biriydi.

Ailesi, Malezya hükümetinin tazminat ödemelerini reddeden ve Çin’de havayolu şirketine, uçak üreticisine ve diğer taraflara karşı dava açan yaklaşık 40 aile arasında yer alıyor.

Olaydan etkilenenler, hayatları devam etse de 10 yılı aşkın süredir kendilerini kayıp uçağa zincirlenmiş hissediyorlar.

Grace Nathan, MH370 uçağı kaybolduğunda İngiltere’de hukuk bölümünde son sınavlarına giriyordu.

Annesi Ann uçaktaydı. Grace bugün Malezya’da çalışıyor ve iki küçük çocuğu var.

Kuala Lumpur’daki 10. yıl dönümü anma törenine katılan Grace, düğününde annesinin fotoğrafını elinde tuttuğunu ve iki zor hamilelik geçirirken onun tavsiyelerini özlediğini hatırlıyor.

Bulunan ilk parçalar

Anma töreninde, bulunan tek fiziksel kanıt olan birkaç hırpalanmış parça sergilendi.

Aralarında uzun süre denizde kaldığı için aşınmış kanat parçaları ve şaşırtıcı derecede dayanıksız görünen bir iç petek bulunuyor.

Kalabalığın içinde MH370’e ait herkesten daha fazla parça bulan Blaine Gibson da var.

Gibson amatör bir maceracı olarak tanımlanabilir. Indiana Jones gibi giyiniyor ve California’daki aile evinin satışından elde ettiği geliri seyahat aşkını finanse etmek için kullanıyor. Hedefi dünyadaki her ülkeyi ziyaret etmek.

“Birinci yıl dönümü etkinliğine katıldığımda, kıyı şeridinde enkaz için organize bir arama yapılmadığını öğrendim” diyen Gibson şöyle devam ediyor:

“O zamanlar su altında arama yapmak için milyonlarca dolar harcıyorlardı. Ben de muhtemelen uçağın ilk parçasının sahilde yürüyen biri tarafından bulunacağını düşünerek bunu kendim yapmaya karar verdim.”

Gibson, Mozambik’te bir kumsalda uçağın arka dengeleyicisine ait ilk parçayı bulmadan önce Myanmar’dan Maldivler’e kadar sahillerde bir yıl boyunca arama yaptığını söylüyor.

O zamana kadar kanattan kopan ve flaperon olarak bilinen bir başka büyük parça da Reunion Adası’nda bulunmuş ve ailelere MH370’in gerçekten de Hint Okyanusu’na düştüğü teyit edilmişti.

Bulunan parçaların hepsi, MH370 kaybolduktan 16 ay ya da daha uzun bir süre sonra, çeşitli Doğu Afrika sahillerine vurmuş olarak bulundu.

Güney Hint Okyanusu’ndaki deniz akıntılarının analizleri, bulunan parçaların MH370’in denize düştüğüne inanılan yerden gelmiş olabileceğini gösteriyor.

Soruşturmanın eski baş sorumlusu Aslam Khan, bazı parçaların seri numaralarının üretici firma tarafından tutulan kayıtlarla eşleştirilerek Malezya Havayolları’nın Boeing uçağına ait oldukları şüpheye yer bırakmayacak şekilde teyit edildiğini söylüyor.

Khan, diğer parçalardaki ayırt edici yazı tiplerinin ise aynı uçaktan geldiklerini neredeyse kesinleştirdiğini söylüyor.

Hint Okyanusu’nda daha önce bir Boeing 777 uçağı düşmedi.

Flaperon bulunana kadar, uçağın yolundan geri döndüğüne dair tek kanıt, Malezya ve Tayland’daki askeri radarların uçağın Malay Yarımadası üzerinde batıya doğru uçtuğunu tespit eden verilerdi.

Ardından İngiltere merkezli Inmarsat adlı şirket, güneye doğru ilerleyen MH370 ile uydularından biri arasında her saat başı yapılan 6 adet etkileşim tespit etti. Uçaktaki diğer tüm iletişim kanalları kapatılmıştı.

Bu seyrek veriler, bir dizi dairesel yay boyunca her saatte uçak ile uydu arasındaki mesafeyi üçgenlere bölerek ölçmek için kullanıldı ve böylece tahmini bir düşme konumu ortaya çıktı.

Ancak burası hâlâ çok dalgalı ve çok derin denizden oluşan büyük bir alandı.

26 ülkeden 60 gemi ve 50 uçağın katıldığı arama çalışmaları Mart 2014’ten Ocak 2017’ye kadar sürdü.

Çalışmalar, ABD merkezli Ocean Infinity adlı özel bir şirket tarafından deniz tabanını taramak için su altı dronelar kullanılarak 2018’in başlarında beş ay süreyle yeniden başlatıldı.

Somut bilgi eksikliği, MH370’e ne olduğuna dair çeşitli teorilere yol açtı. Kimileri uçağın kaçırılıp Rusya’ya veya Diego Garcia adasındaki ABD hava üssüne götürüldüğünü iddia etti. Bazıları uçağa ateş edildiğini ve düşürüldüğünü öne sürdü.

Hangi teoriler değerlendirildi?

Fransız gazeteci Florence de Changy, MH370 hakkında titizlikle araştırılmış bir kitabın yazarı.

Onun kitabı, olayla ilgili yazılan 100’den fazla kitaptan bir tanesi.

Changy uçağın geri dönüp güneye gittiği yönündeki teorinin yanlış olduğuna, bulunan enkazın MH370’e ait olmadığına inanıyor.

Uçaktaki kargo ile ilgili soruları gündeme getirdiği kitabında Changy uçağın bu kargo nedeniyle Güney Çin Denizi üzerinde ABD uçakları tarafından vurulmuş olabileceğini öne sürüyor.

Ancak Malezya ve Inmarsat tarafından sunulan radar ve uydu verileri kabul edilirse, ki çoğu uzman bunları kabul ediyor ve uçağın güneye uçmaya devam ettiği düşünülürse, akla yatan tek bir açıklama var, bu da birinin uçağı kasten oraya uçurduğu.

BBC’de yayınlanan “Uçaklar Neden Kaybolur” adlı yeni bir belgeselde, biri deneyimli bir pilot olan iki Fransız havacılık uzmanı, Boeing 777’nin Malezya hava trafik kontrolüyle son temasından hemen sonra Güney Çin Denizi üzerinde yaptığı düşünülen keskin dönüşü yeniden canlandırmak için bir uçuş simülatörü kullandı.

Uzmanlar, bu dönüşün ancak yetenekli ve deneyimli bir pilot tarafından manuel olarak yapılabileceği sonucuna vardı.

Bunun tam da MH370 Malezya hava sahasından Vietnam hava sahasına geçerken yapılmış olması, onlara pilotun manevrayı gizlemeye çalıştığını ve Vietnam hava trafik kontrolünün uçakla henüz temasa geçilmediğini bildirmesinin biraz zaman alacağını bildiğini düşündürdü.

Başka teoriler de var. Örneğin uçakta bulunan herkesin, fark edilmeyen bir basınç kaybının ardından oksijen yetersizliği nedeniyle bayıldığı ya da ani bir yangın veya patlamanın iletişimi keserek pilotları geri dönmeye zorladığı.

Ancak gerçekleştirilen zor manevralar ve ardından yedi saat boyunca güneye doğru devam eden istikrarlı uçuş, bu ihtimallerin zor olduğunu gösteriyor.

Yine de pilotlardan birinin uçağı ve tüm yolcuları kasıtlı olarak ölüme uçurduğu fikrini kabul etmek oldukça zor.

İki pilotun da böyle bir eylemi açıklayabilecek herhangi bir geçmişi yok.

MH370’in Uçak İçi Sorumlusu Patrick Gomes’in eşi Jaquita Gonzalez, “Bunu en kötü düşmanımın bile başına getirmek istemezdim” diyor ve devam ediyor:

“İnişli çıkışlı bir dönemden geçiyoruz. Aramaya ilk başladıklarında bir şey gördüklerini duyuyorduk ve o zaman umutlanıyorduk. Sonra MH370 olmadığı haberi geliyordu ve yeniden üzülüyorduk. Her seferinde sanki biri tepemizde dikilmiş ve nefesimizi kesmiş gibiydi.”

Malezya hükümeti en başından beri aileler tarafından eleştiriliyor.

Hükümet ilk olarak, MH370’in askeri radarda tespit edilmesi üzerine hızlıca harekete geçmemesi nedeniyle tepki almıştı.

Daha sonra ise, Ocean Infinity’nin son operasyonunun 2018 ortalarında sona ermesinin ardından, daha fazla arama yapılmasına izin vermek konusundaki isteksizliği nedeniyle.

Ocean Infinity, arama çalışmalarını bir şey bulmadığı durumda ödeme almama şartıyla sürdürmeyi teklif etti ancak bunu hükümetin onaylaması gerekiyor.

Bazı Malezyalı yetkililer hükümetin daha fazlasını yapabileceğini düşünüyor.

Hükümete yöneltilen şikayetlerin bir kısmı belki de ülkenin son yıllarda olağanüstü bir siyasi çalkantı yaşamasıyla açıklanabilir.

Ayrıca pandemi dikkat dağıtıcı bir unsur oldu.

Malezya Ulaşım Bakanı Anthony Loke, Kuala Lumpur’da düzenlenen anma törenine katılarak bu şikayetlere yanıt vermek istedi.

Ocean Infinity ile arama çalışmalarını yeniden başlatmaya yönelik görüşmeler yaptığını belirten Loke, kayıp uçağı bulmak için elinden geleni yapacağını söyledi.

Ocean Infinity, 2018 yılında deniz altında 112 bin kilometrelik bir alanı taramıştı.

Ancak bu çalışmalar son derece zorlu bir araziyi kapsıyordu ve uçağın gözden kaçırılmış olması mümkün.

MH370 üzerine çalışan emekli İngiliz havacılık ve uzay bilişim uzmanı Richard Godfrey, amatör radyo meraklıları tarafından rutin olarak yapılan kısa dalga radyo test yayınlarının yenilikçi analizini kullanarak çok daha dar bir arama alanı belirlediğine inanıyor.

Bu da insansız hava araçlarının aynı alan üzerinden birkaç geçiş yaparak daha konsantre bir arama yapmasına olanak sağlayabilir.

Aileler, ulaştırma bakanı tarafından verilen son sözlerin kendilerini cesaretlendirdiğini ancak temkinli olmaya devam ettiklerini söylüyor.

Gonzalez, “Sadece uçağın bulunmasını istiyorum” diyor ve devam ediyor:

“En azından o zaman kocamın huzur içinde yatmasına izin verebilirim. Şu anda onun için bir tören bile yapamadım. Yapamam, çünkü elimizde ondan kalan somut bir şey yok.”

Anma töreninde, insanların üzerine mesajlar yazabileceği büyük bir pano asılıydı.

Li diz çökerek Yanlin’e büyük Çince karakterlerle bir mesaj yazdı ve sonra gözyaşları içinde oturup mesaja baktı.

Mesajda, “Oğlum, 10 yıl oldu. Annen ve baban seni eve geri götürmek için buradalar. 3 Mart 2024” yazılıydı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/mh370-aileler-havacilik-tarihinin-en-gizemli-olayinda-kaybolan-ucagi-aramaya-devam-ediyor/feed/ 0
Yargıtay, Arınç suikastı soruşturmasında görev alan hakim ve savcıların cezalarını onadı https://www.haber60.com.tr/yargitay-arinc-suikasti-sorusturmasinda-gorev-alan-hakim-ve-savcilarin-cezalarini-onadi/ https://www.haber60.com.tr/yargitay-arinc-suikasti-sorusturmasinda-gorev-alan-hakim-ve-savcilarin-cezalarini-onadi/#respond Sun, 03 Mar 2024 21:27:14 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=14592 Yargıtay Ceza Genel Kurulu, eski Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’a yönelik suikast iddialarıyla başlatılan ve Ankara Seferberlik Bölge Başkanlığının “kozmik odaları”nda günlerce süren aramalarla devam eden soruşturmada görev alan hakim ve savcılar Mustafa Bilgili, Halil İbrahim Kütük ve Nihal Uslu’ya verilen cezaları onadı.

Kurul, ilk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay 16. Ceza Dairesince görülen ve 25 Nisan 2019’da karara bağlanan davaya ilişkin temyiz incelemesini tamamladı.

Buna göre, kozmik odada arama yaptıran eski savcı Mustafa Bilgili’ye Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) kapsamında “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan verilen 11 yıl 3 ay ve “devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri temin etmek” suçundan verilen 5 yıl 10 ay hapis cezaları onandı.

Bilgili hakkında, devlet sırrına ilişkin bilgileri aynı suçtan başka davada yargılanan eski TÜBİTAK çalışanı Ünal Tatar’a vermek suretiyle “devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri casusluk amacıyla açıklamak” suçundan açılan kamu davasının ayrılması kararı da uygun bulundu.

Kozmik odaya ilişkin soruşturma kapsamında bazı kararlar veren eski hakim Halil İbrahim Kütük’e “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan verilen 8 yıl 9 ay hapis cezası ile “devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri temin etmek” suçundan verilen 3 yıl 4 ay hapis cezası onandı.

Eski hakim Nihal Uslu’ya “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan verilen 9 yıl ile “devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri temin etmek” suçundan verilen 5 yıl hapis cezası da onandı.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, kozmik odadaki aramalara katılan eski hakim Kadir Kayan’ın da aralarında olduğu firari sanıklar hakkında verilen dosyaların ayrılması yönündeki kararları uygun buldu.

Kurul tarafından oy birliğiyle verilen kararın gerekçesi daha sonra yazılacak.

“Devlet sırrı” niteliğindeki belgeler ele geçirilmişti

Genelkurmay Başkanlığının tüm itirazlarına rağmen Genelkurmay Ankara Seferberlik Bölge Başkanlığının “kozmik oda” olarak bilinen kısımlarında 20 gün boyunca yapılan aramaların ayrıntıları, çeşitli kurumların raporlarıyla ortaya çıkmıştı.

Yargıtay 16. Ceza Dairesindeki yargılamalar sırasında verilen ara karar gereği Genelkurmay Adli Müşavirliğince gönderilen raporla, aramalarda TSK’nın “devlet sırrı” niteliğindeki belgelerinin ele geçirildiği tescillenmişti.

Raporda, davaya konu belgelerden, incelenen 374 dijital veri ve 7 fiziki belgenin dördünün oluşturulduğu tarihten itibaren devlet sırrı niteliği taşımadığı, bunlar dışında kalan diğer tüm belgelerin başlangıcından itibaren devlet sırrı olduğu ve bu özelliklerini halen koruduğu belirtilmişti.

Raporda, “Devlet sırrı olduğu belirtilen bir kısım belgelerin, düşman ülkeye savaş hazırlıklarımızı, savaş etkinliğimizi ve çalışma prensiplerimizi ortaya koyabilecek nitelikte bilgiler içerdiği anlaşılmıştır.” tespiti yer almıştı.

“Kozmik oda”da ne olmuştu?

Bülent Arınç’a “suikast” düzenleneceği yönündeki telefon ihbarı sonucu konuyla ilgili soruşturma başlatan dönemin Ankara Cumhuriyet Savcısı Mustafa Bilgili, Genelkurmay Ankara Seferberlik Bölge Başkanlığı 11 ve 16 numaralı odalarda 25 Aralık 2009’da arama yapmak istedi.

Genelkurmay Seferberlik Tetkik Dairesi Başkanlığı ise 11 ve 16 numaralı çift kilitli çelik kapılarla muhafaza edilen odalardaki bilgi, belge ve arşiv kayıtlarının devlet sırrı niteliğinde, devletin güvenliğiyle ilgili olduğundan Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 125. maddesi gereği cumhuriyet savcılığına bu odalara giriş izni verilemeyeceğini yazıyla belirtmişti.

Bunun üzerine, Bilgili yerine dönemin Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi Hakimi Kadir Kayan, 26 Aralık 2009’da 11 ve 16 numaralı odalarda arama yapmaya başladı.

Kayan’ın 20 gün süren araması sonucu CD, dosya ve harddisklerden oluşan “gizli belgeler” dışarı çıkarılarak, bugün FETÖ ile bağlantılı oldukları tespit edilen TÜBİTAK uzmanı bilirkişilere çözümletildi.

Genelkurmay Başkanlığının o günlerde tuttuğu tutanaklarda, odalardaki belge ve arşiv kayıtlarının, devlet sırrı niteliğinde olduğunun belirtilmesine rağmen arandığı ifade edilerek, “Hakim Kadir Kayan tarafından bugüne kadar yapılan incelemelerde 1970’li yıllardan günümüze kadar yüklenen suçla ilgisi olmayan devlet sırrı niteliğindeki tüm bilgilere nüfuz edilmiştir.” denilmişti.

Bu aramanın ardından Yargıtay üyesi yapılan Kadir Kayan, FETÖ’nün 15 Temmuz darbe girişiminden bu yana firari durumda bulunuyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/yargitay-arinc-suikasti-sorusturmasinda-gorev-alan-hakim-ve-savcilarin-cezalarini-onadi/feed/ 0
Marmara Denizi’nde Batan Kargo Gemisi İçin Arama Kurtarma Çalışmaları Devam Ediyor https://www.haber60.com.tr/marmara-denizinde-batan-kargo-gemisi-icin-arama-kurtarma-calismalari-devam-ediyor/ https://www.haber60.com.tr/marmara-denizinde-batan-kargo-gemisi-icin-arama-kurtarma-calismalari-devam-ediyor/#respond Thu, 22 Feb 2024 21:33:39 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=10865 Marmara Denizi’nde, Bursa’nın Karacabey ilçesi açıklarında İmralı Adası’nın güneybatısında su alarak batan “Batuhan A” adlı kargo gemisindeki kayıp 4 mürettebat için arama kurtarma çalışmaları 8. gününde devam ediyor.

Bursa Valisi Mahmut Demirtaş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, havadan ve karadan alan tarama ile denizden arama kurtarma faaliyetlerinin 660 personelle devam ettiğini söyledi.

Makine dairesi ile kaptan kamarasının altında malzemelerin yığıldığını, ekiplerin bugün o bölümlerde aramalarına ağırlık vereceğini belirten Demirtaş, “Gemi enkazına 22. dalış yapılıyor.” dedi.

Bugünkü arama faaliyetlerinde 46 farklı unsur yer alıyor

Bölgede, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü, Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı, Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) Sualtı Savunma (SAS) komandoları ve AFAD ekipleri, havadan, deniz yüzeyinden ve karadan arama çalışması yürütüyor.

Arama kurtarma faaliyetlerinin 8. gününde denizden 36, havadan 3 ve karadan 7 olmak üzere 46 farklı unsur görev alıyor.

Sahil Güvenlik uçağı Kapıdağ yarımadası kuzeyinde sahil hattı ile Bandırma Körfezi ve tüm arama kurtarma sahasının yüzey aramasını yapıyor. Emniyet Genel Müdürlüğüne ait insansız hava aracı “UÇBEY VTOL” ile arama kurtarma bölgesinin üzeri taranıyor.

Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğüne bağlı “Nene Hatun”, “Kıyem 5”, “Kıyem 4” ve “Tahlisiye 11” botları tarafından arama kurtarma sahasının güney ve güneybatı istikametinde sahil hattında arama gerçekleştiriliyor.

Emniyet Genel Müdürlüğüne ait “KB1001”, “YKB1601”, “KB7701” ve “KB1601” ile Balıkesir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığına ait lastik bot Kurşunlu önlerinde, Jandarma Genel Komutanlığına ve AFAD Bursa İl Müdürlüğüne ait lastik botlar da Marmara Adası doğusunda sahile yakın mesafelerde yüzey araması yapıyor.

Sahil Güvenlik Komutanlığına bağlı TCSG 25 ile TCSG 85 botları da bölgedeki arama faaliyetlerine katılan balıkçı teknelerinin koordinasyonunu sağlıyor.

Toplamda 66 farklı unsur görev aldı

Deniz Arama ve Kurtarma Koordinasyon Merkezi (DZAKKM) tarafından “Batuhan A” gemisinin batmasının ardından 15 Şubat saat 07.30 ile 21 Şubat saat 23.59’a kadar yapılan arama faaliyetlerinin detayları paylaşıldı.

Bu kapsamda Deniz Kuvvetleri Komutanlığının 4, Sahil Güvenlik Komutanlığının 10, Kıyı Emniyet Genel Müdürlüğünün 5, Emniyet Genel Müdürlüğünün 4, Bandırma 911 Arama Kurtarma Ekibinin 3, Balıkesir İl Jandarma Komutanlığı, AFAD, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi’nin birer unsurunun yanı sıra balıkçı tekneleri, acente botları ve Bağfaş römorkörü ile denizde aramalar yapıldı.

Su altı dalış faaliyetleri kapsamında TCG AKIN tarafından batık üzerinde satıhtan ikmalli 21 baş dalış, Sahil Güvenlik DEGAK 11 timi tarafından Kurşunlu Limanı doğusunda bulunan midye çiftliğine toplam 2 saat 3 dakika olmak üzere 2 baş dalış ve batığın 1000 yarda güneybatısında 50 dakika olmak üzere 2 ROV dalışı, Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından batığın 1000 yarda güneyinde toplamda 1 saat 10 dakika olmak üzere 2 ROV dalışı gerçekleştirildi. Ayrıca, Nene Hatun (KIYEM) tarafından ROV cihazı ile batık ve sahil arasında deniz dibi araması yapıldı.

Havadaki çalışmalar kapsamında 1 Sahil Güvenlik Komutanlığı helikopteri, 2 Sahil Güvenlik Komutanlığı uçağı ve 4 Deniz Kuvvetleri Komutanlığı uçağı 50 saat 5 dakika uçuş gerçekleştirdi.

Denizden ve havadan su üstü, karadan sahil şeridini tarama ile su altı dalış faaliyetlerini kapsayacak şekilde olmak üzere 15-21 Şubat’taki çalışmalarda toplam 66 farklı unsur görev aldı.

İki denizcinin cenazesine ulaşılmıştı

Balıkesir’in Marmara Adası’ndan 14 Şubat saat 20.30’da Bursa’nın Gemlik ilçesindeki Roda Limanı’na gitmek üzere 6 kişilik mürettebat ve 1250 ton mermer tozu yüküyle hareket eden 69 metre uzunluktaki “Batuhan A” adlı kargo gemisi, kötü hava ve deniz şartları nedeniyle 15 Şubat’ta saat 06.20’de Karacabey ilçesi açıklarında kıyıdan 4 mil açıkta batmıştı. Deniz Kuvvetleri Komutanlığına bağlı dalgıçların 17 Şubat’ta gerçekleştirdiği 2 dalışta, gemide aşçı olarak çalışan 33 yaşındaki Zeynep Kılınç’ın cansız bedenine ulaşılmıştı. SAS komandosu dalgıçların 20 Şubat’ta yaptığı dalışta da gemi batmadan önce çektiği videoyu eşine gönderen Hüseyin Tutuk’un cesedi bulunmuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/marmara-denizinde-batan-kargo-gemisi-icin-arama-kurtarma-calismalari-devam-ediyor/feed/ 0
Marmara Denizi’nde Batan Gemi Arama Kurtarma Çalışmaları Devam Ediyor https://www.haber60.com.tr/marmara-denizinde-batan-gemi-arama-kurtarma-calismalari-devam-ediyor/ https://www.haber60.com.tr/marmara-denizinde-batan-gemi-arama-kurtarma-calismalari-devam-ediyor/#respond Thu, 22 Feb 2024 01:18:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=10685 Marmara Denizi’nde, İmralı Adası’nın güneybatısında su alarak batan ve 2 kişinin cansız bedenine ulaşılan “Batuhan A” adlı kargo gemisindeki diğer 4 mürettebat için yürütülen arama kurtarma çalışmaları 7. gününde devam ediyor.

Balıkesir’in Marmara Adası’ndan 14 Şubat akşamı hareket ettikten sonra kötü hava ve deniz şartları nedeniyle 15 Şubat saat 06.20’de Bursa’nın Karacabey ilçesi açıklarında, İmralı Adası’nın güneybatısında batan geminin mürettebatından 2 kişinin cansız bedenine ulaşan ekipler, diğer 4 kişiyi bulmak için yoğun çaba sarf ediyor.

Denizin 51 metre derinliğinde tabana oturan gemiye yapılan dalışların koordinasyonu “TCG Akın Gemisi”nden sağlanıyor. Batan gemi üzerinde konuşlu Nene Hatun Gemisi de İnsansız Su Altı Robotu (ROV) ile görüntüleme ve tarama yaparak kayıp mürettebattan iz arıyor.

Bölgede, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü, Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı, Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) Sualtı Savunma (SAS) komandoları ve AFAD ekipleri, havadan, deniz yüzeyinden ve karadan arama çalışması yürütüyor.

Bugünkü arama faaliyetlerinde 55 farklı unsur yer alıyor

Arama kurtarma faaliyetlerinin 7. gününde denizden 48, havadan 2 ve karadan 7 olmak üzere 55 farklı unsur görev alıyor.

Sahil Güvenlik uçağı Kapıdağ yarımadası kuzeyinde sahil hattı ile Bandırma Körfezi ve tüm arama kurtarma sahasının yüzey aramasını yapıyor. Emniyet Genel Müdürlüğüne ait insansız hava aracı UÇBEY VTOL ile arama kurtarma bölgesinin üzeri taranıyor.

Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğüne bağlı “Nene Hatun”, “Kıyem 5”, “Kıyem 4” ve “Tahlisiye 11” botları tarafından arama kurtarma sahası güney ve güneybatı istikametinde sahil hattında arama gerçekleştiriyor.

Emniyet Genel Müdürlüğüne ait “KB1001”, “YKB1601”, “KB7701” ve “KB1601” ile Balıkesir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığına ait lastik bot Kurşunlu önlerinde, Jandarma Genel Komutanlığına ve AFAD Bursa İl Müdürlüğüne ait lastik botlarla da Marmara Adası doğusunda sahile yakın mesafelerde yüzey araması yapıyor.

Sahil Güvenlik Komutanlığına bağlı TCSG 85 botu da bölgedeki arama faaliyetlerine katılan yaklaşık 30 balıkçı teknesinin koordinasyonunu sağlıyor.

SAS komandoları makine dairesine dalışı sürdürecek

Bursa Valisi Mahmut Demirtaş, AA muhabirine, arama faaliyetlerinin hız kesmeden devam ettiğini söyledi.

Geminin batığına SAS komandolarının bugün de dalış gerçekleştireceğini vurgulayan Demirtaş, şunları kaydetti:

“Bursa’da 620 personelle arama çalışmaları devam ediyor. Ayrıca 355 personel de Balıkesir Bandırma tarafında arama yapıyor. Yine deniz yüzeyindeki arama çalışmalarına 30 balıkçı teknesi destek veriyor. Gemiye yapılan dalışlarda 30 dalgıç görev alıyor. Arama çalışmaları SAS komandolarının dalışıyla makine dairesinde yoğunlaştırılacak. Ayrıca Sahil Güvenlik, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ve deniz polisinin dalgıçları da farklı bölgelerde dalışlar gerçekleştiriyor.”

Geminin enkazına 20. dalış başladı

Aramaların devam ettiği bölgeye gelerek ekiplerden son duruma ilişkin bilgi alan Demirtaş, kayıp mürettebatın yakınlarıyla görüştü.

Vali Demirtaş, gazetecilere, dalgıçların geminin enkazına 20. dalışı gerçekleştirdiğini anlattı.

Makine dairesinde aramaların sürdüğünü bildiren Demirtaş, şunları kaydetti:

“Arkadaşlarımızı bulana kadar buradayız. Ekiplerin koydukları bir gün veya sayı yok. Tarama bitene kadar buradayız. 20. dalış şu an devam ediyor. Hareket kabiliyeti pek bulunmuyor. Arkadaşlarımız büyük fedakarlık yapıyorlar. Ciddi risk de var. Aramalar devam ediyor, umudumuz bitene kadar aramalara devam edeceğiz. Bugün gemiler, botlar, helikopterlerle aramalar devam etti. Bizim yaptığımız aramanın bir benzeri Balıkesir’de de yapılıyor. Bizim amacımız kayıp mürettebatı bulmak.”

Toplamda 64 farklı unsur görev aldı

Deniz Arama ve Kurtarma Koordinasyon Merkezi (DZAKKM) tarafından “Batuhan A” gemisinin batmasının ardından15 Şubat saat 07.30 ile 20 Şubat saat 23.59’a kadar yapılan arama faaliyetlerinin detayları paylaşıldı.

Bu kapsamda Deniz Kuvvetleri Komutanlığının 4, Sahil Güvenlik Komutanlığı 10, Kıyı Emniyet Genel Müdürlüğünün 5, Emniyet Genel Müdürlüğü 4, Balıkesir İl Jandarma Komutanlığı, AFAD, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi, Bandırma 911 Arama Kurtarma Ekibinin birer unsurunun yanı sıra balıkçı tekneleri, acente botları ve Bağfaş römorkörü ile denizde aramalar yapıldı.

Su altı dalış faaliyetleri kapsamında TCG AKIN tarafından batık üzerinde satıhtan ikmalli 16 baş dalış, Sahil Güvenlik DEGAK 11 timi tarafından Kurşunlu Limanı doğusunda bulunan midye çiftliğine toplam 2 saat 3 dakika olmak üzere 2 baş dalış ve batığın 1000 yarda güneybatısında 50 dakika olmak üzere 2 ROV dalışı, Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından batığın 1000 yarda güneyinde toplamda 1 saat 10 dakika olmak üzere 2 ROV dalışı gerçekleştirildi.

Havadaki çalışmalar kapsamında 1 Sahil Güvenlik Komutanlığı helikopteri, bir Sahil Güvenlik Komutanlığı uçağı ve 4 Deniz Kuvvetleri Komutanlığı uçağı 45 saat 10 dakika uçuş gerçekleştirdi.

Denizden ve havadan su üstü, karadan sahil şeridini tarama ile su altı dalış faaliyetlerini kapsayacak şekilde olmak üzere 15-20 Şubat’taki çalışmalarda toplam 64 farklı unsur görev aldı.

Denizcilerden Zeynep Kılınç ve Hüseyin Tutuk’un cenazesine ulaşılmıştı

Balıkesir’in Marmara Adası’ndan 14 Şubat saat 20.30’da Bursa’nın Gemlik ilçesindeki Roda Limanı’na gitmek üzere 6 kişilik mürettebat ve 1250 ton mermer tozu yüküyle hareket eden 69 metre uzunluktaki “Batuhan A” adlı kargo gemisi, kötü hava ve deniz şartları nedeniyle 15 Şubat’ta saat 06.20’de Karacabey ilçesi açıklarında kıyıdan 4 mil açıkta batmıştı. Görüntüleme cihazlarıyla yapılan çalışmalarda geminin enkazının 51 metre derinlikte denizin tabanına oturduğu belirlenmişti.

Deniz Kuvvetleri Komutanlığına bağlı dalgıçların 17 Şubat’ta gerçekleştirdiği 2 dalışta, gemide aşçı olarak çalışan 33 yaşındaki Zeynep Kılınç’ın cansız bedenine ulaşılmıştı. Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) Sualtı Savunma (SAS) komandosu dalgıçlarının 20 Şubat’ta yaptığı dalışta da gemi batmadan önce çektiği videoyu eşine gönderen Hüseyin Tutuk’un cesedi bulunmuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/marmara-denizinde-batan-gemi-arama-kurtarma-calismalari-devam-ediyor/feed/ 0
Erzincan’da maden faciası: Arama çalışmalarına ara verildi https://www.haber60.com.tr/erzincanda-maden-faciasi-arama-calismalarina-ara-verildi/ https://www.haber60.com.tr/erzincanda-maden-faciasi-arama-calismalarina-ara-verildi/#respond Thu, 22 Feb 2024 00:15:02 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=10632 İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya Erzincan’ın İliç ilçesinde meydana gelen ve 9 işçinin siyanürlü liç yığını altında kaldığı maden faciası ardından devam eden arama çalışmalarına ilişkin, “Sabırlı ve Mangan açık ocağındaki arama faaliyetlerine ara veriyoruz. Yukarıdaki yığın liç alanındaki aktivasyon durup stabil, aşağıda, güvenli çalışmaya vesile oluncaya kadar biz arama çalışmalarına ara veriyoruz” bilgisini verdi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, “Şu anda tesiste herhangi bir faaliyet yapılmıyor” dedi. Bölgede her gün 9 noktadan numune alındığını söyleyen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki ise, “Şu ana kadar çok şükür tehlike oluşturacak bir zehirli atığa rastlanmadı” diye konuştu.

Erzincan’ın İliç ilçesinde 13 Şubat Salı günü saat Anagold Madencilik tarafından işletilen Çöpler Altın Madeni’nde toprak kayması sonucu 9 işçinin siyanürlü liç yığını altında kaldığı alanda Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan açıklama yaptı. Bakan Bayraktar, şöyle konuştu:

“ŞU ANDA TESİSTE HERHANGİ BİR FAALİYET YAPILMIYOR”

“Adli süreç devam ediyor. Şu anda 6’sı tutuklu 3’ü adli kontrol şartıyla serbest olmak üzere 9 kişi hakkında adli işlemler devam ediyor. Bu sayı artabilir. Daha çok çalışana, buradaki sorumlu kişilere adli organlar gerekli soruşturmaları yapacaklardır. Dolayısıyla bu süreç büyük bir titizlikle, gayretle devam ediyor.

14 Şubat itibarıyla buranın maden faaliyetleri durduruldu. Şu anda tesiste herhangi bir faaliyet yapılmıyor. Sadece temel odaklandığımız konu buradaki heyelana uğramış toprağın doğru bir alanda sağlıklı bir şekilde tekrar depolanmasıyla alakalı faaliyetlerdir.”

“SABIRLI DERESİ VE MANGAN’DAKİ ARAMA FAALİYETLERİNE ARAMA VERİYORUZ”

Alandaki arama çalışmalarına ilişkin bilgi veren İçişleri Bakanı Yerlikaya da şunları kaydetti:

“Jeo radar sismik ölçümlerden bahsetmiştik. Her anını takip ediyoruz, kayıt altına alıyoruz. Bunları bilim insanlarından oluşan bir kurulumuz var, bunlar teknik personel, sahada burayı tanıyanlar velhasıl istişaresi ve bilimi bize katkı sunacak herkesle bunu değerlendiriyoruz. Gelinen nokta şu: üç gün öncesinde Mangan sahasındaki alandaki arama çalışmalarına ara verilmişti, güvenlik gerekçesiyle. İki günden beri de Sabırlı Deresi’nin oradaki arama faaliyetlerine de yine ara verilmişti. Sebebi şu: biz her zaman olduğu gibi AFAD olarak, AFAD koordinasyonundaki tüm arama-kurtarma veya arama faaliyetlerinde önce arama işini yapan arkadaşlarımızın güvenliğini önceliyoruz. Yukarıdaki kaymaya vesile olan stabilite hiçbir şekilde durmadı, devamlı surette aktif.

Her iki tarafta, yani Sabırlı ve Mangan açık ocağındaki arama faaliyetlerine ara veriyoruz. Ne zamana kadar? Yukarıdaki yığın liç alanındaki aktivasyon durup stabil, aşağıda, güvenli çalışmaya vesile oluncaya kadar biz arama çalışmalarına ara veriyoruz.”

MEHMET ÖZHASEKİ: ŞU ANA KADAR NUMUNELERDE ZEHİRLİ ATIĞA RASTLANMADI

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Özhaseki de son durumu şöyle değerlendirdi:

“Bizim bakanlığımızı ilgilendiren tarafıyla bu bölgede arkadaşlarımız geldikten sonra ilk yaptıkları iş bu heyelan alanında biriken toprağın nehirle bulaşmasını kesmek gerekiyordu. O anlamda kapakları kapattılar. Bu toprağın güvenli bir yere nakli için gerekli aramaları yaptılar, çalışmaları yaptılar.

Toprağın herhangi bir şekilde insan sağlığına, çevreye zararı var mı, havada, suda, toprakta tehlikeli atıklar oluştu mu gibi bir soruya cevap olabilmek amacıyla da arkadaşlarımız her gün 9 noktadan burada numune alıyorlar. Sonra bunu gerek kendi mobil cihazımızda gerekse üç ayrı dışarıdaki yetkin laboratuvarlarda inceletiyorlar. Şu ana kadar çok şükür tehlike oluşturacak bir zehirli atığa rastlanmadı. Bundan sonra da bu titizliği devam ettireceğiz. Herhangi bir tehlikenin oluşmaması için elimizden ne geliyorsa onu yapacağız.”

YUMAKLI: YÜZEY SULARINDAN BARAJA YA DA HERHANGİ BİR YERE AKAN BİR SU SÖZ KONUSU DEĞİL

Devlet Su İşleri yöneticilerinin acil eylem planı oluşturduğunu ve yüzey sularının baraja akmaması için sedde yapılmaya başladığını ifade eden Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı da “Şu anda 8 metreye ulaştı. 11 metreye kadar ulaştıracağız. Bunun önünde ve arkasında birikme ihtimali olan suları da atık havuzuna aktarmak üzere pompa sistemi de kurulmuş vaziyette” dedi. Yumaklı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Gelecek olan yağışları da depolama amacıyla, şu an için planlamalar 30 metre yüksekliğinde adeta küçük bir baraj inşa edilecek. Bunun dışında da bu maden sahasının bir üst tarafında gelecek olan temiz suların alana girmemesi için bir bypass sistemi planlanıyor.

Yüzey sularından baraja ya da herhangi bir yere akan bir su söz konusu değildir. Herhangi bir tehlike arz edecek bir durum yok.”

VEDAT IŞIKHAN: İHMALİ OLAN KİM VARSA HUKUK ÖNÜNDE GEREKLİ HESABI VERECEK

Müfettişlerin yürüttüğü inceleme ve araştırmaların devam ettiğini belirten Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan ise şu bilgileri verdi:

“Olayın gerçekleşmesinde ortaya çıkan kök nedenlerin bulunması noktasında müfettişlerimiz çalışmalarını sürdürüyor. Olayla ilgili idari ve hukuki süreç devam ediyor. Ancak müfettişlerimizin hazırlayacağı raporlar belli bir zamanı alacaktır. Ama en son noktada, ihmali ve kusuru olan kim varsa hukuk önünde gerekli hesabı vereceğini ifade etmek isterim.”

ÖZHASEKİ: İLK GÜN GELEMEMEMİN NEDENİ ÖZEL SAĞLIK NEDENLERİ. ÖZÜR DİLEMEM GEREKİYORSA KAMUOYUNDAN ÖZÜR DİLERİM

Bakanlar açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladılar. Özhaseki, kendisine yönelik ilk gün gelmediği yönündeki eleştirileri şu yanıtı verdi:

“Kendi özelimle ilgili bir şey söylemek istemezdim. Ancak 1 ay kadar önce 8 saat süren bir operasyon geçirdim. Buradaki hadisenin vuku bulduğu gün de 2 saatlik bir operasyon daha geçirdim. Hastanede kalıp doktorların nezaretinde uzunca bir süre tedavi oldum. Mecburen bu tür hadiseler olduğu için de dışarı çıkarak şu gördüğünüz kara gözlüklerle gezmeye devam ediyorum. Kusura bakmayın ondan dolayı. Olayın olduğu ilk andan itibaren narkozun tesirinden kurtulmamla birlikte çevreden sorumlu Bakan Yardımcısı arkadaşımızı, ÇED Genel Müdürü, Çevre Yönetimi Genel Müdürü, bilim adamları ekibimiz burada olduğu için anbean olayları takip ettik. Buradaki olayların hepsinden sonuna kadar haberim var. Gelememe nedenim sadece özel sağlık nedenleri. O yüzden eğer özür dilemem gerekiyorsa bütün kamuoyundan özür dilerim.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/erzincanda-maden-faciasi-arama-calismalarina-ara-verildi/feed/ 0
Marmara Denizi’nde Batan Gemi İçin Arama Kurtarma Çalışmaları Devam Ediyor https://www.haber60.com.tr/marmara-denizinde-batan-gemi-icin-arama-kurtarma-calismalari-devam-ediyor-2/ https://www.haber60.com.tr/marmara-denizinde-batan-gemi-icin-arama-kurtarma-calismalari-devam-ediyor-2/#respond Wed, 21 Feb 2024 08:54:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=10453 Marmara Denizi’nde, İmralı Adası’nın güneybatısında su alarak batan ve 2 kişinin cansız bedenine ulaşılan “Batuhan A” adlı kargo gemisindeki diğer 4 mürettebat için yürütülen arama kurtarma çalışmaları 7. gününde devam ediyor.

Balıkesir’in Marmara Adası’ndan 14 Şubat akşamı hareket ettikten sonra kötü hava ve deniz şartları nedeniyle 15 Şubat saat 06.20’de Bursa’nın Karacabey ilçesi açıklarında, İmralı Adası’nın güneybatısında batan geminin mürettebatından 2 kişinin cansız bedenine ulaşan ekipler, diğer 4 kişiyi bulmak için yoğun çaba sarf ediyor.

Denizin 51 metre derinliğinde tabana oturan gemiye yapılan dalışların koordinasyonu “TCG Akın Gemisi”nden sağlanıyor. Batan gemi üzerinde konuşlu Nene Hatun Gemisi de İnsansız Su Altı Robotu (ROV) ile görüntüleme ve tarama yaparak kayıp mürettebattan iz arıyor.

Bölgede, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü, Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı, Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) Sualtı Savunma (SAS) komandoları ve AFAD ekipleri, havadan, deniz yüzeyinden ve karadan arama çalışması yürütüyor.

Bugünkü arama faaliyetlerinde 55 farklı unsur yer alıyor

Arama kurtarma faaliyetlerinin 7. gününde denizden 48, havadan 2 ve karadan 7 olmak üzere 55 farklı unsur görev alıyor.

Sahil Güvenlik uçağı Kapıdağ yarımadası kuzeyinde sahil hattı ile Bandırma Körfezi ve tüm arama kurtarma sahasının yüzey aramasını yapıyor. Emniyet Genel Müdürlüğüne ait insansız hava aracı UÇBEY VTOL ile arama kurtarma bölgesinin üzeri taranıyor.

Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğüne bağlı “Nene Hatun”, “Kıyem 5”, “Kıyem 4” ve “Tahlisiye 11” botları tarafından arama kurtarma sahası güney ve güneybatı istikametinde sahil hattında arama gerçekleştiriyor.

Emniyet Genel Müdürlüğüne ait “KB1001”, “YKB1601”, “KB7701” ve “KB1601” ile Balıkesir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığına ait lastik bot Kurşunlu önlerinde, Jandarma Genel Komutanlığına ve AFAD Bursa İl Müdürlüğüne ait lastik botlarla da Marmara Adası doğusunda sahile yakın mesafelerde yüzey araması yapıyor.

Sahil Güvenlik Komutanlığına bağlı TCSG 85 botu da bölgedeki arama faaliyetlerine katılan yaklaşık 30 balıkçı teknesinin koordinasyonunu sağlıyor.

SAS komandoları makine dairesine dalışı sürdürecek

Bursa Valisi Mahmut Demirtaş, AA muhabirine, arama faaliyetlerinin hız kesmeden devam ettiğini söyledi.

Geminin batığına SAS komandolarının bugün de dalış gerçekleştireceğini vurgulayan Demirtaş, şunları kaydetti:

“Bursa’da 620 personelle arama çalışmaları devam ediyor. Ayrıca 355 personel de Balıkesir Bandırma tarafında arama yapıyor. Yine deniz yüzeyindeki arama çalışmalarına 30 balıkçı teknesi destek veriyor. Gemiye yapılan dalışlarda 30 dalgıç görev alıyor. Arama çalışmaları SAS komandolarının dalışıyla makine dairesinde yoğunlaştırılacak. Ayrıca Sahil Güvenlik, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ve deniz polisinin dalgıçları da farklı bölgelerde dalışlar gerçekleştiriyor.”

Toplamda 64 farklı unsur görev aldı

Deniz Arama ve Kurtarma Koordinasyon Merkezi (DZAKKM) tarafından “Batuhan A” gemisinin batmasının ardından15 Şubat saat 07.30 ile 20 Şubat saat 23.59’a kadar yapılan arama faaliyetlerinin detayları paylaşıldı.

Bu kapsamda Deniz Kuvvetleri Komutanlığının 4, Sahil Güvenlik Komutanlığı 10, Kıyı Emniyet Genel Müdürlüğünün 5, Emniyet Genel Müdürlüğü 4, Balıkesir İl Jandarma Komutanlığı, AFAD, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi, Bandırma 911 Arama Kurtarma Ekibinin birer unsurunun yanı sıra balıkçı tekneleri, acente botları ve Bağfaş römorkörü ile denizde aramalar yapıldı.

Su altı dalış faaliyetleri kapsamında TCG AKIN tarafından batık üzerinde satıhtan ikmalli 16 baş dalış, Sahil Güvenlik DEGAK 11 timi tarafından Kurşunlu Limanı doğusunda bulunan midye çiftliğine toplam 2 saat 3 dakika olmak üzere 2 baş dalış ve batığın 1000 yarda güneybatısında 50 dakika olmak üzere 2 ROV dalışı, Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından batığın 1000 yarda güneyinde toplamda 1 saat 10 dakika olmak üzere 2 ROV dalışı gerçekleştirildi.

Havadaki çalışmalar kapsamında 1 Sahil Güvenlik Komutanlığı helikopteri, bir Sahil Güvenlik Komutanlığı uçağı ve 4 Deniz Kuvvetleri Komutanlığı uçağı 45 saat 10 dakika uçuş gerçekleştirdi.

Denizden ve havadan su üstü, karadan sahil şeridini tarama ile su altı dalış faaliyetlerini kapsayacak şekilde olmak üzere 15-20 Şubat’taki çalışmalarda toplam 64 farklı unsur görev aldı.

Denizcilerden Zeynep Kılınç ve Hüseyin Tutuk’un cenazesine ulaşılmıştı

Balıkesir’in Marmara Adası’ndan 14 Şubat saat 20.30’da Bursa’nın Gemlik ilçesindeki Roda Limanı’na gitmek üzere 6 kişilik mürettebat ve 1250 ton mermer tozu yüküyle hareket eden 69 metre uzunluktaki “Batuhan A” adlı kargo gemisi, kötü hava ve deniz şartları nedeniyle 15 Şubat’ta saat 06.20’de Karacabey ilçesi açıklarında kıyıdan 4 mil açıkta batmıştı. Görüntüleme cihazlarıyla yapılan çalışmalarda geminin enkazının 51 metre derinlikte denizin tabanına oturduğu belirlenmişti.

Deniz Kuvvetleri Komutanlığına bağlı dalgıçların 17 Şubat’ta gerçekleştirdiği 2 dalışta, gemide aşçı olarak çalışan 33 yaşındaki Zeynep Kılınç’ın cansız bedenine ulaşılmıştı. Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) Sualtı Savunma (SAS) komandosu dalgıçlarının 20 Şubat’ta yaptığı dalışta da gemi batmadan önce çektiği videoyu eşine gönderen Hüseyin Tutuk’un cesedi bulunmuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/marmara-denizinde-batan-gemi-icin-arama-kurtarma-calismalari-devam-ediyor-2/feed/ 0
Erzincan’daki maden ocağı arama çalışmaları durduruldu https://www.haber60.com.tr/erzincandaki-maden-ocagi-arama-calismalari-durduruldu/ https://www.haber60.com.tr/erzincandaki-maden-ocagi-arama-calismalari-durduruldu/#respond Tue, 20 Feb 2024 00:24:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=9954 İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Erzincan’ın İliç ilçesindeki maden ocağında meydana gelen toprak kayması sonrası başlatılan arama çalışmalarına ilişkin, kayıp işçilerin arandığı noktalardan biri olan manganez ocağındaki toprak kayması riskinin devam etmesi nedeniyle buradaki arama faaliyetlerini durduklarını bildirdi.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar eşliğinde maden ocağı girişinde gazetecilere açıklamada bulunan Bakan Yerlikaya, kayıp 9 kişiyi aramayla ilgili ilk günden bu ana kadar çalıştıklarını söyledi.

İnsan kaynakları ve araç yönünden her şeylerinin tam olduğunu ifade eden Yerlikaya, şöyle konuştu:

“Hem Sabırlar Vadisi’ne gelen bugünkü ölçümle 8 milyon metreküplük kaymayla oluşan toprak kütlesi hem de hemen onun arka tarafındaki manganez ocağına gelen bugünkü ölçümle 2 milyon metreküplük kaymayla gelen toprak kütlesinde canlarımızı arıyoruz. Planımız var, buradaki kayan kütleden dron radarlarla beraber aramış olduğumuz araç konteyner ile ilgili olan lokasyonlarda çalışmalarımız belli ama tüm arama kurtarma veya tüm arama faaliyetlerinde bizim olmazsa olmaz bir önceliğimiz var. O arama kurtarma veya arama faaliyetlerinde bulunan AFAD ile onların koordinasyonundaki tüm insan gücünün güvenliği, yani önce güvenlik.”

Bakan Yerlikaya, arama faaliyetlerini yaparken bir çalışanın dahi canını tehlikeye atmamak için mücadele verdiklerini belirterek, bunun için bilim insanları, mühendisler ve son teknolojik cihazlarla çalıma yaptıklarını anlattı.

“Hızlı çalışan bir uyarı mekanizmamız var”

Arama kurtarma çalışmalarının yapıldığı ve toprak kütlesinin bulunduğu Sabırlar Vadisi ile manganez ocağı bölgesindeki hakim tepelere yerleştirilen radarla sismik ölçümler yaptıklarından bahseden Yerlikaya, şöyle devam etti:

“Bir alarm sistemi de var. eğer toprak kütlesinin Sabırlar Vadisi ve manganez tarafına kayma ihtimali olursa aşağıdaki arama faaliyetindeki arkadaşlarımızın, çalışan kamyon, iş makineleri vesaire onların tamamıyla ilgili birçok hızlı çalışan uyarı mekanizmamız var. Şimdi açık konuştuğumuzu biliyorsunuz. Manganez ocağıyla ilgili az önce Sayın Bakanımız da söyledi, dün akşam ilk anından itibaren 6 gün önceki olayın olduğu günden bu yana oradaki duran kütlenin stabil değil maalesef aktif ama gittikçe de daha aktif hale gelme riskini görünce oradaki arama faaliyetini durdurduk.”

Sabırlar bölgesindeki aramayla ilgili durumdan bahseden Yerlikaya, “Oranın da tamamıyla ilgili yine onun üstünde duran liç alandaki kütlenin, bir bölümünün maalesef stabil değil orada da aktif olduğunu, bunun dışında kalan yerle ilgili de arama çalışmalarını yine baştan söylediğim gibi önce güvenlik duruşuyla, ilkesiyle devam ettiriyoruz.” dedi.

Yerlikaya, şunları kaydetti:

“İlk günden itibaren hep olumlu haber vermek, iyi haber vermek gayretindeyiz ama böyle bir gerçek var. Eğer bu her iki kaymanın olduğu lokasyonun sırtlarındaki liç alanı da stabil olsa, biz her gün size kaç araç naklini geçici toplama alanlarına naklettiğimizle ilgili her gün kendimizi nasıl geliştirdiğimiz haberlerini verecektik ve bununla beraber buradaki toplam kütleyi ne kadarlık bir sürede aktaracağımızı söyleyecektik. Ama şu anda içinde bulunduğumuz durum her zaman ama her zaman anlık. Maalesef bu olumsuzluğu göz önünde bulundurmamız ve dolayısıyla manganez ocağının olduğu yerdeki kısmı dün akşam itibarıyla durdurduk.”

Yerlikaya, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın da bölgeye geleceğini ifade ederek, ulaştıkları noktayı gün boyu değerlendireceklerini aktardı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/erzincandaki-maden-ocagi-arama-calismalari-durduruldu/feed/ 0
Enerji Bakanı Bayraktar: Heyelan riski yoğunlaştı, risk nedeniyle arama faaliyetlerini durdurduk https://www.haber60.com.tr/enerji-bakani-bayraktar-heyelan-riski-yogunlasti-risk-nedeniyle-arama-faaliyetlerini-durdurduk/ https://www.haber60.com.tr/enerji-bakani-bayraktar-heyelan-riski-yogunlasti-risk-nedeniyle-arama-faaliyetlerini-durdurduk/#respond Tue, 20 Feb 2024 00:09:07 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=9938 Erzincan’ın İliç ilçesinde meydana gelen toprak kaymasında göçük altında kalan 9 işçiyi arama faaliyetleri heyelan riski nedeniyle durduruldu.

9 İŞÇİ GÖÇÜK ALTINDA

Erzincan’ın İliç ilçesi Çöpler köyündeki maden ocağı sahasında meydana gelen toprak kaymasında kaybolan 9 işçiyi arama çalışmalarının 7. gününde kötü haber geldi. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, bölgede basın mensuplarına yaptıkları açıklamada, arama çalışmalarını durdurduklarını belirtti.

“HEYELAN RİSKİ NEDENİYLE ARAMA FAALİYETLERİNİ DURDURDUK”

Heyelan riskine dikkat çeken Bakan Bayraktar, “Heyelan riski yoğunlaştı, risk nedeniyle arama faaliyetlerini durdurduk” dedi. İçişleri Bakanı Yerlikaya da iki noktada arama çalışmalarının durdurulduğunu söyledi.

“TEMEL ÖNCELİĞİMİZ HEYELAN RİSKİNİ ORTADAN KALDIRMAK”

Bakan Bayraktar sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Bu atığın nihai olarak kalıcı istifleneceği alanla alakalı tamamen Çevre Şehircilik Bakanlığımızın koordinasyonu ve onayında yürüyor. Onların onay vermediği yere bu toprağın koyulması söz konusu değil. Mermer ocağı olarak adlandırdığımız yeri geçici planladık. Şu anda heyelandan dolayı bu faaliyetler durmuş durumda. Şu anda temel önceliğimiz heyelan riskini ortadan kaldırmak.

“YAKLAŞIK 2 ŞİDDETİNDE DEPREM ETKİSİ OLDU”

Bugün teknik ekibin, akademisyenlerin değerlendirmesi heyelandan dolayı deprem etkisinin olduğu şeklinde. Yaklaşık 2 şiddetinde deprem etkisi olduğunu arkadaşlar ifade ettiler.

“SÜREKLİ ÖLÇÜMLER YAPILIYOR”

İçişleri Bakanı Yerlikaya ise şöyle konuştu: “İçişleri Bakanlığı ve AFAD olarak 9 canımız için çalışıyoruz. Planımız var. Burada kayan kütleden drone radarla beraber çalışmalarımız devam ediyor. Tüm arama kurtarma çalışmalarında olmazsa olmaz önceliğimiz var. Arama kurtarmadaki insanlarımızın can güvenliği. Bu çalışmayı yapan 1 arkadaşımızın bile canına helal gelmesin diye sürekli ölçümler yapılıyor. Bir alarm sistemi de var. Kaymayan ama kayma ihtimali olursa diye bir uyarı mekanizması var.

“KÜTLE STABİL OLMADIĞI İÇİN ARAMA FAALİYETLERİNİ DURDURDUK”

Mangan ocağı ile ilgili ilk anından itibaren orada duranın kütlenin stabil olmadığını görünce arama faaliyetini durdurduk. Sabırlar Deresi ile ilgili durum ne? Bir kısmının stabil olmadığını gördük. Önce güvenlik ilkesi ile çalışmalarımıza devam ediyoruz.

İlk günden itibaren hep olumlu haber vermek gayretindeyiz. Ama böyle bir gerçek var. Stabil bir alan olsa her gün kaç araç naklettiğimizle ilgili haber veririz ve toplam kütleyi ne kadar sürede aktarabileceğimizi söyleyebilirdik. Mangan’daki arama faaliyeti maalesef durdurduk. Çevre Şehircilik Bakanımız Mehmet Özhaseki, Tarım ve Orman Bakanımız ve Çalışma Bakanımız buraya gelecekler.”

SORUŞTURMA KAPSAMINDA 6 KİŞİ TUTUKLANDI

İliç’e bağlı Çöpler köyündeki altın madeninin bulunduğu bölgede 13 Şubat’ta meydana gelen toprak kayması sonucu kaybolan 9 işçinin bulunması için çalışma başlatılmıştı. Toprak kaymasına ilişkin soruşturmada, aralarında firmanın Kanadalı yöneticisinin de bulunduğu 6 zanlı tutuklanmış, şirketin Türkiye’deki müdürü C.D’nin de olduğu 3 zanlı ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.

ŞİRKETİN LİSANSLARI İPTAL EDİLDİ

İki bakanlık şirketin lisanslarını iptal etti. İptal kararının gerekçesi, heyelan olayının ardından yığın liç sahasında bulunan malzemenin Sabırlı deresi ve ocak sahasına doğru akması olduğu belirtildi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/enerji-bakani-bayraktar-heyelan-riski-yogunlasti-risk-nedeniyle-arama-faaliyetlerini-durdurduk/feed/ 0
İçişleri Bakanı: 6 Şubat depremlerinde 53 bin 537 vatandaş hayatını kaybetti https://www.haber60.com.tr/icisleri-bakani-6-subat-depremlerinde-53-bin-537-vatandas-hayatini-kaybetti/ https://www.haber60.com.tr/icisleri-bakani-6-subat-depremlerinde-53-bin-537-vatandas-hayatini-kaybetti/#respond Fri, 02 Feb 2024 08:00:08 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=5696 İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Ankara’da yapılan bir toplantıda 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerdeki can kayıplarıyla ilgili bilgi vererek 53 bin 537 vatandaşın yaşamını yitirdiğini belirtti.

DEPREM GÜNÜ NELER YAŞANDI?

6 Şubat itibariyle yaşanan süreç hakkında ayrıntılı bilgi veren Bakan Yerlikaya’nın açıklamasından öne çıkanlar şu şekilde:

“AFAD depremden sadece 45 dakika sonra saat 05.02’de ise en üst seviye olan ve uluslararası acil yardım çağrısını kapsayan 4. Seviye acil durum ilan etti. Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla felaketlerin yaşandığı her ile koordinasyonu sağlamak üzere Kabinemizin tüm bakanları görevlendirildi.

Saat 05.45’te valilerimizin deprem bölgelerine gitmeleri talimatı verildi. İllerdeki mevcut yöneticilerimizi desteklemek üzere 59 valimiz, 8 vali mülkiye başmüfettişimiz, 47 mülkiye müfettişimiz, 302 kaymakam ve vali yardımcımız ile 292 kaymakam adayımız yani toplam 708 mülki idare amirimiz deprem bölgesine hareket ettiler. Yine saat 05,45’te bölgeye arama ve kurtarma personeli ile AFAD gönüllüleri ve iş makineleri sevk edilmeye başlandı.

Saat 07.57’de İzmir Adnan Menderes Havalimanı’ndan uçaklar Adana Havalimanı’na arama kurtarma personeli ile ağır tonajlı arama-kurtarma araçlarını ulaştırmak için havalandılar. Saat 11.25’te deprem bilgelerinde ilk bireysel çadırlar kuruldu. Birinci depremden 9 saat sonra saat 13.24’te Kahramanmaraş Elbistan merkezli 7,6 büyüklüğünde ikinci bir depremle daha sarsıldık. Bu yıkıcı depremden sonra da hem arama-kurtarma çalışmalarımız hem de yardımların sevkiyatı aralıksız devam etti.

“53 BİN 537 CANIMIZI YİTİRDİK”

Maalesef 6 Şubat’ta milletçe asrın felaketini yaşadık. 120 bin kilometrekarelik alanda 11 il, 124 ilçe, 6929 köy ve mahallede ağır yıkımlara neden olan bu depremlerde 53 bin 537 canımızı yitirdik, 107 bin 213 vatandaşımız da yaralandı. 14 milyon vatandaşımızı doğrudan etkileyen depremler etki alanı bakımından dünya literatürüne geçti.

“650 BİN PERSONEL GÖREV YAPTI”

Depremin daha ilk anında yoğunlaştığımız iki alan vardı. Biri arama-kurtarma faaliyetleri diğeri ise geçici barınma hizmetleri. Depremler sonrasında maalesef 38 bin 901 bina yıkılmıştı. Bu binaların tamamında arama içinde yaşam olduğu belirlenen 26 bin binada arama-kurtarma faaliyeti yürütüldü. 11 bin 488’i uluslararası, 35 bin 250’si arama-kurtarma, 142 bini güvenlik personeli olmak üzere toplam 650 bin personel görev yaptı. Ayrıca yürütülen bu çalışmalarda 20 bin araç ve iş makinesi, 141 helikopter, 182 uçak ve 23 gemi görevlendirildi.

Uçak ve helikopterlerimiz toplam 17 bin 500 sorti yaptı. Enkaz altından kurtarılan her canımız yaşanan her mucize, bir bebeğin hayata tutunma azmi, bir annenin yavrusuna kavuşma mutluluğu tüm bu unutulmaz anlar sahada arama-kurtarma çalışması yapan arkadaşlarımızı daha da gayretlendiriyor, bizleri de daha da umutlandırıyordu.

“3 MİLYON 549 BİN AFETZEDEMİZİ TAHLİYE ETTİK”

Önce çadırlar kuruldu. Bölgeye 1 milyon çadır sevk edildi. Bunların bir kısmı bireysel olarak dağıtıldı. 350 çadır kent alanında 645 bin çadır kuruldu. Yaklaşık 2,5 milyon afetzedemize buradalarda geçeci olarak barınma imkanı sağlandı. Tüm bunlar yapılırken depremden etkilenen ve yakınlarının yanlarına gitmek isteyen 3 milyon 549 bin afetzedemizin tahliyesini sağladık. Türk Hava Yollarımız bu dönemde 13 bin 701 sefer ile 2 milyonu aşkın yolcu taşıyarak unutulmaz bir tarih yazdı. Aynı zamanda THY, 712 kargo seferi ile 32 bin 770 ton yardım malzemesini deprem bölgesine ulaştırdı.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/icisleri-bakani-6-subat-depremlerinde-53-bin-537-vatandas-hayatini-kaybetti/feed/ 0
MTA, doğrudan arama projeleri için 1,2 milyar lira bütçe ayırdı https://www.haber60.com.tr/mta-dogrudan-arama-projeleri-icin-12-milyar-lira-butce-ayirdi/ https://www.haber60.com.tr/mta-dogrudan-arama-projeleri-icin-12-milyar-lira-butce-ayirdi/#respond Tue, 30 Jan 2024 08:36:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=5438 Maden Tetkik ve Arama (MTA) Genel Müdürü Vedat Yanık, bu yıl doğrudan arama projeleri için 1,2 milyar lira bütçeye sahip olduklarını belirterek, “İlk olarak Sinop-Boyabat Metalik Maden Aramaları ve Muş Kömür Aramaları projelerini bitirmeyi planlıyoruz.” dedi.

Yanık, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, Türkiye’nin maden kaynaklarını ortaya çıkarmak ve madenciliğe altyapı verileri üretmek üzere projeler hazırladıklarını ifade etti.

Proje hazırlık sürecinde potansiyel riskleri göz önünde bulundurarak olumsuzluklara karşı gerekli önlemleri aldıklarına dikkati çeken Yanık, “Bu yıl ilk olarak Sinop-Boyabat Metalik Maden Aramaları ve Muş Kömür Aramaları projelerini bitirmeyi planlıyoruz.” dedi.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yürüttükleri “Jeokimya Araştırmaları” projesini de bu yıl sonuçlandırmayı planlandıklarını aktaran Yanık, “Bu kapsamda alanında uzman mühendislerimiz arazi çalışmaları gerçekleştirerek, toprak ve derelerden örnekler almayı planladı ve bu çalışmaların büyük kısmını tamamladı.” değerlendirmesinde bulundu.

Maden ve jeotermal kaynak arama projelerine 1,2 milyar liralık kaynak

Yanık, 2024 Yılı Yatırım Programı’nda MTA’ya Maden ve Jeotermal Kaynak Arama ve Araştırmaları Projesi kapsamında doğrudan arama projeleri için ayrılan bütçenin toplam 1 milyar 245 milyon 980 bin lira olduğu bilgisini verdi.

Çatı proje kapsamında bu yıl için 12 farklı alt projenin bulunduğuna dikkati çeken Yanık, Türkiye genelinde maden arama çalışmalarının, alanında uzman ekipler ve nitelikli ekipmanlarla, dünya standartlarındaki analiz laboratuvarlarının desteğiyle gerçekleştirileceğini aktardı.

Söz konusu projelerin, ABD, Çin, Rusya gibi ülkeler ve AB tarafından stratejik veya kritik hammadde olarak değerlendirilen bakır, alüminyum, grafit, nadir toprak elementleri gibi hammaddeler özelinde hazırlandığının altını çizen Yanık, şunları kaydetti:

“Ekiplerimiz ilgili bölgelerde arazi çalışmaları gerçekleştirecek, bölgenin jeolojik yapısını ve oluşabilecek madenlerin sistemlerini araştıracak, uygun görülen alanlarda sondajlı arama faaliyetleri gerçekleştirecek. Arazi ve laboratuvar ortamında çeşitli analizler gerçekleştirerek bölgede cevherleşmenin olup olmadığını araştıracak olan ekiplerimiz, bu verileri yorumlayarak gerekli durumlarda daha detaylı incelemeler yapacak ve yine nihai olarak bulguları rapor haline getirecekler.”

Yanık, kömür aramalarına ilişkin projeler için toplam 261,4 milyon lira ve radyoaktif hammadde aramaları için 63,8 milyon lira ödenek ayrıldığını belirterek, şöyle devam etti:

“Kömür, ülkemizin enerjide dışa bağımlılığını azaltma bağlamında birinci derece öneme sahip, bu durumun önümüzdeki dönemlerde de süreceği görülüyor. Ülkemizde nükleer santrallerin kurulması ve devreye alınması çalışmaları devam ediyor. Kurulacak santrallerin ilerleyen dönemlerde gereksinimi halinde hammadde ihtiyacının yerli kaynaklarımızdan karşılanabilmesi için kurumumuz tarafından Nevşehir-Avanos-Gülşehir ve Manisa bölgelerinde arama çalışmalarına devam ediliyor.”

MTA için yılın projesi “Türkiye Metalojeni Haritası”

Yanık, MTA’nın “Yılın Projesi” olarak nitelendirebileceği çalışmanın ise Türkiye Metalojeni Haritası olduğunu vurguladı.

Bu proje kapsamında, Türkiye’de bilinen tüm maden yataklarının güncel teknolojiler ve coğrafi bilgi sistemleri yardımıyla dijital ortama aktarılmasının amaçlandığını anlatan Yanık, bu sayede jeolojik ve jeodinamik özellikleri açısından Türkiye’nin maden yataklarının tek bir harita üzerinde gösterilebilmesinin mümkün hale geleceğini söyledi.

Yanık, yüzeyde maden yatağı tespitinin neredeyse imkansız hale geldiğini, söz konusu haritanın gömülü yatakların ortaya çıkarılmasında ve derinde bulunan yatakların keşfinde ciddi bir altyapı verisi sunacağını ifade etti.

Projenin, havza/kuşak madenciliğinin de önünü açacağına dikkati çeken Yanık, “Sonuç olarak da bu haritanın gerek ekonomik açıdan ve gerekse zaman yönetimi açısından ülkemizdeki madencilik faaliyetlerine büyük bir katkı sunması bekleniyor.” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/mta-dogrudan-arama-projeleri-icin-12-milyar-lira-butce-ayirdi/feed/ 0
AFAD’ın arama kurtarma köpekleri Paşa ve Paz, enkazlarda canlıları tespit ederek kurtarıyor https://www.haber60.com.tr/afadin-arama-kurtarma-kopekleri-pasa-ve-paz-enkazlarda-canlilari-tespit-ederek-kurtariyor/ https://www.haber60.com.tr/afadin-arama-kurtarma-kopekleri-pasa-ve-paz-enkazlarda-canlilari-tespit-ederek-kurtariyor/#respond Fri, 26 Jan 2024 08:57:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=5113 AFAD’ın arama kurtarma köpekleri Paşa ve Paz, kendilerinden sonra bu görevi yapacak köpeklerin arama kurtarma eğitimlerine katkı sağlıyor.

Kahramanmaraş merkezli depremlerde, arama kurtarma çalışmalarına katılmak üzere Ankara’dan deprem bölgesine giden AFAD’ın arama kurtarma köpekleri 7,5 yaşındaki Paşa ve Paz, 14 canlıya ulaşarak enkazdan çıkarılmalarını sağladı.

Paşa ve Paz’ın enkazlarda tespit ettiği kişiler arasında protein tozu içip hayata tutunan, depremin 198’inci saatinde sağ olarak kurtarılan 2 kardeş de yer aldı.

Kahramanmaraş’taki Pınar Apartmanı’nın enkazında, 5 ekibin günlerce yaptığı çalışmaya rağmen umutların tükendiği anda Paşa ve Paz, dakikalarca havlayarak 17 yaşındaki Muhammed Enes ve 21 yaşındaki ağabeyinin de yerinin tespit edilmesini sağladı.

AA muhabirine konuşan Paz’ın eğitmeni Sait Açıkalın, deprem haberini alır almaz bölgeye gittiklerini, 24 gün boyunca enkazdan enkaza koştuklarını, Paz ve Paşa’nın 14 canlı tespit ettiğini aktardı.

6 Şubat depremlerinde yaşananların kendilerini çok etkilediğini ifade eden Açıkalın, “Burada bizi en çok etkileyen 198’nci saatte, artık umutların kesildiği zamanda tespit ettiğimiz canlar oldu. Enkazda yaklaşık 5 ekip arama yaptı, canlıya ulaşamayınca bizden yardım istediler. Enkazda arama yaptık, 2 köpeğimiz de sinyal verdi. Bölgede çalışmalarımızı yoğunlaştırdık. Arama yapan ekipler umutlarını kesmişti aslında ama köpeklerimizin ısrarla sinyal verdiğini söyledik. Ertesi sabah 2 kardeş o enkazdan çıkartıldı. Kardeşlerin de bir hikayesi vardı, 198 saat boyunca protein tozu yiyerek hayatta kalmışlar, onları aslında bizim köpeklerimiz buldu.” diye konuştu.

Yıkıntılarda canlı tespiti yapıldıktan sonra işin kurtarma ekiplerine devredildiğini kaydeden Sait Açıkalın, “Ben kardeşlerin çıkartılma anına şahit olmadım ama oradaki arkadaşlardan görüntülerini çekmelerini istedim. Biz aramayı yapıyoruz, bir sonraki enkaza geçiyoruz. Orada artık kurtarma ekipleri çalışmaya başlıyor.” ifadelerini kullandı.

“Seslerini duyduğumuz an çok güzel bir duyguydu”

Bir başka enkazda tespit ettikleri anne ve kızının sesini duyduklarında da duygulu anlar yaşadıklarını anlatan Açıkalın, şunları söyledi:

“Kahramanmaraş depremi bizim için çok büyük bir olaydı, ülkemizde daha önce görülmemiş büyüklükte depremdi. Enkazda anne ve kızının yerini tespit ettik, onların hikayeleri de çok etkilemişti. Köpeklerimiz çok zor koşullarda ince boşluklardan geçerek bir enkazda bize sinyal verdi. Gidip bağırdığımızda da anne ve kızının orada sesini almıştık, onların sağ olarak çıkartılması çok güzel bir duyguydu. Verdiğimiz bütün emeklerin karşılığını alıyorsunuz. Emeklerin boşa gitmediğini, mesleğin kutsal olduğunu tekrar anlıyorsunuz ve bir cana ulaşmanın mutluluğu çok büyük.”

Eğitim alan köpeklere rol model oluyorlar

Deprem bölgesinde arama kurtarma köpeklerinin zaman zaman yaralandığını ayaklarında derin kesikler oluştuğunu ama buna rağmen yıkıntılar arasında canlı aramaya devam ettiklerini söyledi.

Açıkalın, “Köpeğimizi o günler için yetiştirmiştik. Köpeğimiz enkazdan çıktı, tedavisini yaptık, sonra başka enkaza koştu, o şekilde çalışmalarımız sürdü.” dedi.

Paz ve Paşa’nın afetlerde büyük tecrübeler edindiğini, arama kurtarma köpeklerinin bu tecrübelerinin diğer köpeklerin eğitiminde kullanıldığını ifade eden Açıkalın, Paz ve Paşa’dan da bu kapsamda yararlanıldığını vurguladı.

Açıkalın, Paz ve Paşa’nın parkurlardaki çeviklik eğitimleri ve havlama kutularındaki canlı arama eğitimlerinde yer aldığını, eğitim alan arama kurtarma köpeklerine rol model olduğunu söyledi.

Paşa’nın eğitmeni Bülent Güllü, AFAD bünyesinde ülke geneli sertifikalı 19 köpeğin bulunduğunu, Ankara’da 2 köpeğin daha eğitimlere başladıklarını kaydetti.

Güllü, Elazığ, İzmir ve Kahramanmaraş merkezli depremde büyük başarı elde eden Paşa ve Paz’ın tecrübelerini, diğer köpeklerin eğitimlerinde kullandıklarını dile getirdi.

Deprem öncesindeki eğitimlerin arama kurtarma köpeklerinin enkazlardaki başarısını arttırdığına işaret eden Güllü, yeni eğitimine başlanan köpeklerin enkazda “oyun arkadaşlarını” aradıklarını, yaşları ilerledikçe görev bilinciyle davrandıklarını sözlerine ekledi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/afadin-arama-kurtarma-kopekleri-pasa-ve-paz-enkazlarda-canlilari-tespit-ederek-kurtariyor/feed/ 0
84 yaşındaki adamın kaybolmasıyla ilgili arama çalışmaları sonlandırıldı https://www.haber60.com.tr/84-yasindaki-adamin-kaybolmasiyla-ilgili-arama-calismalari-sonlandirildi/ https://www.haber60.com.tr/84-yasindaki-adamin-kaybolmasiyla-ilgili-arama-calismalari-sonlandirildi/#respond Tue, 02 Jan 2024 08:15:18 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=1951 BALIKESİR’in Gönen ilçesinde tatil için geldiği yazlık evinden, ‘Tina’ isimli köpeğiyle ayrıldıktan sonra haber alınamayan Korhan Berzeg (84), 200 gündür kayıp. Arama çalışmaları, 130’uncu günde sonlandırılırken, artık gelen bir ihbar da yok. Berzeg için umutlar tükenirken, soruşturmanın aileden gizli yürütüldüğü öğrenildi. Berzeg’in, 74 gün sonra eve dönen doberman cinsi köpeği Tina ise hala sahibini bekliyor. Berzeg’in eşi Angela Berzeg (82) ile İstanbul Büyükada’da yaşamaya devam eden Tina’nın, daha önce bir araç gördüğünde tepki vermediği, ancak artık yanından geçen her aracın içine baktığı öğrenilirken, aile yakınları, köpeğin bu davranışının araçla kaçırılmış olma ihtimalini güçlendirdiğini belirtiyor.
ABD’deki Dünya Bankası’nda bir dönem ‘Asya Direktörü’ olarak çalıştıktan sonra emekli olup, İstanbul Büyükada’daki evinde yaşamaya başlayan Korhan Berzeg, 2023 Mayıs’ta İngiliz eşi Angela Berzeg ile memleketi Balıkesir’in Gönen ilçesi kırsal Armutlu Mahallesi’ndeki yazlık evine geldi. 17 Haziran’da telefonunun yanı sıra kimlik ve banka kartlarını da yanına almadan, doberman cinsi eğitimli köpeği ‘Tina’ ile yürüyüşe çıkan Korhan Berzeg, geri dönmeyince eşi kayıp ihbarında bulundu. Bölgede, AFAD, Jandarma Arama Kurtarma (JAK), Ankara Jandarma Özel Asayiş Komutanlığı (JÖAK) ile gönüllü arama ve kurtarma ekiplerinin yanı sıra iz takip ve kadavra köpekleriyle arama başlatıldı.
250 KİLOMETRELİK ALAN 5 KEZ TARANDI
Dron ve İHA’ların da kullanıldığı aramalarda, 250 kilometrekarelik alan, havadan ve karadan 5 kez sil baştan aranmasına rağmen Berzeg ile köpeği bulunamadı. Gönen Cumhuriyet Savcılığı’nın talimatıyla, Korhan Berzeg’in, Armutlu Mahallesi ve İstanbul Büyükada’daki evlerinde arama yapıp, bilgisayarları inceleyen ekipler, 20 kişinin de şüpheli olarak ifadesini aldı. Olay günü ve öncesinde, Armutlu Mahallesi’nden geçen araçların plakalarını belirleyen jandarma ekipleri, 40 araç sürücüsünü de sorguladı ancak hiçbir ize ulaşamadı.
74 GÜN SONRA ‘TİNA’ EVİNE DÖNDÜ
Berzeg’in köpeği Tina, kaybolduktan 74 gün sonra, 29 Ağustos sabahı, Armutlu Mahallesi’ndeki eve geldi. Evde kimseyi bulamayan köpek, 500 metre ileride, komşularının evinin olduğu bölgeye gitti. Tina’yı görenlerin ihbarıyla, Armutlu Mahallesi muhtarı Hamit Erman, olay yerine gelip, jandarmaya bilgi verdi. Çip kontrolünde de köpeğin Tina olduğu tespit edilince Angela Berzeg, Büyükada’dan Armutlu’ya gelip, köpeği teslim aldı. Tina’nın bakımlı olduğu, üzerinde arazide kaldığına dair kir, toprak ve çamur gibi izlerin bulunmadığı, patilerinin de temiz olduğu görüldü.
TİNA, ÇALIŞMALARA KATILDI ANCAK KATKISI OLMADI
İlk olarak köpeğin yakın bölgede alıkonulurken bırakıldığı ya da kaçtığı değerlendirildi. ‘Tina’nın dışkı ve kan örnekleri incelendi; köpeğin doğada kalmadığı bulgularına ulaşıldı. Aramalara ‘Tina’ da dahil edildi. 74 gün boyunca alıkonulduğu yere gitmesi için GPS takılıp, aç bırakılan ‘Tina’, her defasında, eve geri döndü. Ekipler, Tina’nın otomobille getirilip, bulunduğu yere bırakıldığı ihtimalini araştırmaya başlarken; çalışmalarda katkısı olmayacağı düşünülen köpek, bir süre sonra Angela Berzeg’e teslim edildi. Tina, Angela Berzeg ile İstanbul Büyükada’daki evlerine döndü.
ARAMALAR 130’UNCU GÜNDE SONLANDIRILDI
Tina’nın geri dönmesinin ardından, ekip sayısı arttırıldı, arama çalışmaları 120 kişiyle yeniden başlatıldı. Ekipler, daha önce 5 kez aranan 250 kilometrekarelik bölgeyi genişletti. 325 kilometrekareye çıkartılan alanı 9 kez arayan ekipler, son olarak Tina bırakıldıktan sonra Berzeg’in atılma ihtimali üzerine bölgedeki 10 kuyuyu boşaltıp, içini kameralarla izledi. Berzeg, Armutlu Mahallesi’ndeki evinden Çanakkale sınırına kadar olan 54 kilometrelik alan da dahil, 325 kilometrekarede arandı. Gönen’de 20’den fazla mahalle ile Gönen Çayı’nın, Erdek’te denize döküldüğü güzergahlar defalarca özel olarak kontrol edildi ancak hiçbir ize rastlanmadı. 50 kişilik ekiple sürdürülen arama çalışmaları, Korhan Berzeg kaybolduktan 130 gün sonra, 24 Ekim’de sonlandırıldı.
‘NE ÖLÜSÜ VAR, NE DİRİSİ’
Bölgedeki kayıp olaylarının kısa sürede çözüldüğüne ve gizemli bir durum olduğuna dikkat çeken yetkililer, sadece yapılan ihbarları değerlendirmeye başlarken, Berzeg’in kuzeni Levent Berzeg, soruşturmanın aileden de gizli yürütüldüğünü söyleyerek, Bize de bilgi vermiyorlar. Bir gelişme yok, artık ihbar da yok. Ne ölüsü var ne dirisi, bir haber yok. Bu adamı ne yaptılar, ne ettiler hiçbir şey bilmiyoruz. Kaybolduğu gün neyse, o kadar bilgi var elimizde dedi.
HER ARACIN İÇİNE BAKIYOR
Berzeg’in eşi Angela Berzeg de köpeği Tina’yı aldıktan sonra ayrıldığı Gönen’e bir daha gelmedi. Berzeg, İstanbul Büyükada’daki evinde yaşamaya devam ederken, ailenin yakınları, 200 gün geçmesine rağmen Tina’nın hala Korhan Berzeg’i beklediğini söyledi. Tina’nın kaybolduktan 74 gün sonra döndüğünde, eskisinden çok daha sağlıklı ve bakımlı olduğuna dikkat çekilirken, eskiden bir araç gördüğünde tepki vermeyen köpeğin, şu anda adada yanından geçen araçları görünce durup içine baktığı belirtildi. Daha önce böyle bir davranış sergilemeyen köpeğin, döndüğünde temiz ve bakımlı olmasının yanı sıra bu davranışının da araçla kaçırılmış olma ihtimalini güçlendirdiği belirtilirken, psikolojik destek alan Tina’nın gayet sağlıklı olduğu ve günde 3 kez yürüyüşe çıkarıldığı da öğrenildi.
ARŞİV GÖRÜNTÜLERLE
HABER Esra TÜRKERBURSA, (DHA)-

]]>
https://www.haber60.com.tr/84-yasindaki-adamin-kaybolmasiyla-ilgili-arama-calismalari-sonlandirildi/feed/ 0
84 yaşındaki adam 200 gündür kayıp, köpeği hala sahibini bekliyor https://www.haber60.com.tr/84-yasindaki-adam-200-gundur-kayip-kopegi-hala-sahibini-bekliyor/ https://www.haber60.com.tr/84-yasindaki-adam-200-gundur-kayip-kopegi-hala-sahibini-bekliyor/#respond Tue, 02 Jan 2024 07:18:21 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=1933

BALIKESİR’in Gönen ilçesinde tatil için geldiği yazlık evinden, ‘Tina’ isimli köpeğiyle ayrıldıktan sonra haber alınamayan Korhan Berzeg (84), 200 gündür kayıp. Arama çalışmaları, 130’uncu günde sonlandırılırken, artık gelen bir ihbar da yok. Berzeg için umutlar tükenirken, soruşturmanın aileden gizli yürütüldüğü öğrenildi. Berzeg’in, 74 gün sonra eve dönen doberman cinsi köpeği Tina ise hala sahibini bekliyor. Berzeg’in eşi Angela Berzeg (82) ile İstanbul Büyükada’da yaşamaya devam eden Tina’nın, daha önce bir araç gördüğünde tepki vermediği, ancak artık yanından geçen her aracın içine baktığı öğrenilirken, aile yakınları, köpeğin bu davranışının araçla kaçırılmış olma ihtimalini güçlendirdiğini belirtiyor.

ABD’deki Dünya Bankası’nda bir dönem ‘Asya Direktörü’ olarak çalıştıktan sonra emekli olup, İstanbul Büyükada’daki evinde yaşamaya başlayan Korhan Berzeg, 2023 Mayıs’ta İngiliz eşi Angela Berzeg ile memleketi Balıkesir’in Gönen ilçesi kırsal Armutlu Mahallesi’ndeki yazlık evine geldi. 17 Haziran’da telefonunun yanı sıra kimlik ve banka kartlarını da yanına almadan, doberman cinsi eğitimli köpeği ‘Tina’ ile yürüyüşe çıkan Korhan Berzeg, geri dönmeyince eşi kayıp ihbarında bulundu. Bölgede, AFAD, Jandarma Arama Kurtarma (JAK), Ankara Jandarma Özel Asayiş Komutanlığı (JÖAK) ile gönüllü arama ve kurtarma ekiplerinin yanı sıra iz takip ve kadavra köpekleriyle arama başlatıldı.

250 KİLOMETRELİK ALAN 5 KEZ TARANDI

Dron ve İHA’ların da kullanıldığı aramalarda, 250 kilometrekarelik alan, havadan ve karadan 5 kez sil baştan aranmasına rağmen Berzeg ile köpeği bulunamadı. Gönen Cumhuriyet Savcılığı’nın talimatıyla, Korhan Berzeg’in, Armutlu Mahallesi ve İstanbul Büyükada’daki evlerinde arama yapıp, bilgisayarları inceleyen ekipler, 20 kişinin de şüpheli olarak ifadesini aldı. Olay günü ve öncesinde, Armutlu Mahallesi’nden geçen araçların plakalarını belirleyen jandarma ekipleri, 40 araç sürücüsünü de sorguladı ancak hiçbir ize ulaşamadı.

74 GÜN SONRA ‘TİNA’ EVİNE DÖNDÜ

Berzeg’in köpeği Tina, kaybolduktan 74 gün sonra, 29 Ağustos sabahı, Armutlu Mahallesi’ndeki eve geldi. Evde kimseyi bulamayan köpek, 500 metre ileride, komşularının evinin olduğu bölgeye gitti. Tina’yı görenlerin ihbarıyla, Armutlu Mahallesi muhtarı Hamit Erman, olay yerine gelip, jandarmaya bilgi verdi. Çip kontrolünde de köpeğin Tina olduğu tespit edilince Angela Berzeg, Büyükada’dan Armutlu’ya gelip, köpeği teslim aldı. Tina’nın bakımlı olduğu, üzerinde arazide kaldığına dair kir, toprak ve çamur gibi izlerin bulunmadığı, patilerinin de temiz olduğu görüldü.

TİNA, ÇALIŞMALARA KATILDI ANCAK KATKISI OLMADI

İlk olarak köpeğin yakın bölgede alıkonulurken bırakıldığı ya da kaçtığı değerlendirildi. ‘Tina’nın dışkı ve kan örnekleri incelendi; köpeğin doğada kalmadığı bulgularına ulaşıldı. Aramalara ‘Tina’ da dahil edildi. 74 gün boyunca alıkonulduğu yere gitmesi için GPS takılıp, aç bırakılan ‘Tina’, her defasında, eve geri döndü. Ekipler, Tina’nın otomobille getirilip, bulunduğu yere bırakıldığı ihtimalini araştırmaya başlarken; çalışmalarda katkısı olmayacağı düşünülen köpek, bir süre sonra Angela Berzeg’e teslim edildi. Tina, Angela Berzeg ile İstanbul Büyükada’daki evlerine döndü.

ARAMALAR 130’UNCU GÜNDE SONLANDIRILDI

Tina’nın geri dönmesinin ardından, ekip sayısı arttırıldı, arama çalışmaları 120 kişiyle yeniden başlatıldı. Ekipler, daha önce 5 kez aranan 250 kilometrekarelik bölgeyi genişletti. 325 kilometrekareye çıkartılan alanı 9 kez arayan ekipler, son olarak Tina bırakıldıktan sonra Berzeg’in atılma ihtimali üzerine bölgedeki 10 kuyuyu boşaltıp, içini kameralarla izledi. Berzeg, Armutlu Mahallesi’ndeki evinden Çanakkale sınırına kadar olan 54 kilometrelik alan da dahil, 325 kilometrekarede arandı. Gönen’de 20’den fazla mahalle ile Gönen Çayı’nın, Erdek’te denize döküldüğü güzergahlar defalarca özel olarak kontrol edildi ancak hiçbir ize rastlanmadı. 50 kişilik ekiple sürdürülen arama çalışmaları, Korhan Berzeg kaybolduktan 130 gün sonra, 24 Ekim’de sonlandırıldı.

‘NE ÖLÜSÜ VAR, NE DİRİSİ’

Bölgedeki kayıp olaylarının kısa sürede çözüldüğüne ve gizemli bir durum olduğuna dikkat çeken yetkililer, sadece yapılan ihbarları değerlendirmeye başlarken, Berzeg’in kuzeni Levent Berzeg, soruşturmanın aileden de gizli yürütüldüğünü söyleyerek, “Bize de bilgi vermiyorlar. Bir gelişme yok, artık ihbar da yok. Ne ölüsü var ne dirisi, bir haber yok. Bu adamı ne yaptılar, ne ettiler hiçbir şey bilmiyoruz. Kaybolduğu gün neyse, o kadar bilgi var elimizde” dedi.

HER ARACIN İÇİNE BAKIYOR

Berzeg’in eşi Angela Berzeg de köpeği Tina’yı aldıktan sonra ayrıldığı Gönen’e bir daha gelmedi. Berzeg, İstanbul Büyükada’daki evinde yaşamaya devam ederken, ailenin yakınları, 200 gün geçmesine rağmen Tina’nın hala Korhan Berzeg’i beklediğini söyledi. Tina’nın kaybolduktan 74 gün sonra döndüğünde, eskisinden çok daha sağlıklı ve bakımlı olduğuna dikkat çekilirken, eskiden bir araç gördüğünde tepki vermeyen köpeğin, şu anda adada yanından geçen araçları görünce durup içine baktığı belirtildi. Daha önce böyle bir davranış sergilemeyen köpeğin, döndüğünde temiz ve bakımlı olmasının yanı sıra bu davranışının da araçla kaçırılmış olma ihtimalini güçlendirdiği belirtilirken, psikolojik destek alan Tina’nın gayet sağlıklı olduğu ve günde 3 kez yürüyüşe çıkarıldığı da öğrenildi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/84-yasindaki-adam-200-gundur-kayip-kopegi-hala-sahibini-bekliyor/feed/ 0