Merkez üssü Kahramanmaraş’ın Pazarcık ve Elbistan ilçeleri olan ve 10 ili etkileyen 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki depremlerin ardından harekete geçen Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSU) Genel Müdürlüğü ekipleri, afet bölgelerine yardım ulaştırdı. Ekipler, bir yandan tankerlerle içme suyu ihtiyacını karşılarken, diğer yandan da su kaçağı tespit cihazıyla enkaz altında kalan çok sayıda afetzedeyi kurtardı. Cihazları ve tecrübeli personelleriyle afet bölgelerinde günlerce görev yapan İSU, enkazdan canlı kurtarma çalışmalarında Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı ekipleri başta olmak üzere, diğer kurumların arama kurtarma ekiplerine de yardımcı oldu.
“Birçok noktada arama kurtarma ekiplerimize destek olduk”
İSU Genel Müdürlüğü İlçe Hizmetleri Daire Başkanı Kenan Yaralı, 6 Şubat’ta meydana gelen 7,7 büyüklüğündeki ilk depremin ardından afet bölgesine öncelikle içme suyu ihtiyacını karşılamak amacıyla tanker gönderdiklerini belirtti. İlk olarak içme suyu ihtiyacını karşıladıklarını, ardından da enkaz çalışmalarında görev aldıklarını ifade eden Yaralı, teknik ekiplerle arama kurtarma ekiplerine nasıl destek olabilecekleri konusunda çalışma yaptıklarını ve içme suyu hatlarındaki arızaları tespit etmek için kullandıkları akustik dinleme cihazıyla bölgeye intikal ettiklerini söyledi. Yaralı, “Yaptığımız çalışmalarla birçok noktada arama kurtarma ekiplerimize destek olduk” dedi.
“Cihazın çok faydası oldu”
Akustik dinleme cihazının enkaz altında kalan yaralıların yerinin tespit edilmesinde fayda sağladığını vurgulayan Yaralı, “Cihaz tek başına bir arama kurtarma enstrümanı değil ama ekiplerimizi yönlendirme noktasında büyük faydası oldu. Bu cihaz bütün su ve kanal idarelerinde var. Bu tarz afet bölgelerinde arama kurtarma ekiplerine destek sağlamak için bu cihazlar kullanılabilir. Biz denedik ve faydasını gördük. Biz bu cihazın arama kurtarma faaliyetlerinde kullanılmasını öneriyoruz” diye konuştu.
“İlk kez kullanıldı”
İlçe Hizmetleri Daire Başkanı Kenan Yaralı, su arızasını tespit eden akustik dinleme cihazının afet bölgelerindeki arama kurtarma faaliyetlerinde ilk kez İSU tarafından kullanıldığını ifade ederek, “Deprem bölgesinde bunun üzerine çalışan bizden başka ekip yoktu. Termal kameralar ve yüksek teknolojik cihazlar kullanıldı, ancak bu cihaz destek anlamında ilk kez kullanıldı” şeklinde konuştu.
“Enkazlarda bizzat çalıştık”
İçme Suyu ve Kanalizasyon Şube Müdürü Mehmet Sarıoğlu ise depremin haberini alır almaz büyük bir üzüntüyle yola çıktıklarını anlattı. Sarıoğlu, “Kendi aramızda ‘Ne yapabiliriz?’ diye düşünürken, arıza tespit ettiğimiz cihazımızla enkazdan canlı kurtarma fikri aklımıza geldi. İdaremizin, amirlerimizin desteğiyle afet bölgesine intikal ettik. Büyükşehir Belediye Başkanımız Tahir Büyükakın önderliğinde enkazlarda bizzat çalıştık. İlk gittiğimizde ekip başı 400 enkazla çalışmalara başladık ve giderek bu sayı azaldı. Cihazımız canlı kurtarma noktasında Allah’a şükürler olsun etkili oldu” ifadelerini kullandı.
“İğne deliği kadar olan arızayı tespit ediyoruz”
Mehmet Sarıoğlu, İSU ekiplerinin akustik dinleme cihazıyla itfaiye başta olmak üzere birçok kurumun arama kurtarma ekiplerine ve vatandaşlara yardımcı olduklarını kaydederek, “Önerimiz şu; afet bölgelerine itfaiye ekipleri yönlendirilirken, yanlarında su ve kanal idaresindeki ekipler ve ekipmanlar da olursa daha fazla canlı kurtarabiliriz. Bu cihazın kullanım alanı su arızalarıdır. İğne deliği kadar olan arızayı tespit ediyoruz. ‘Suyun küçük sesini bile bulabildiğimize göre niye canlı bulmayalım’ dedik ve bu şekilde yola çıktık” dedi.
“Çok acı bir olaydı”
Afet bölgesinde görev alan İSU personelleri arasında bulunan fiziki su kayıp-kaçak personeli Tunahan Karamahmutoğlu, “Afet bölgesindeki saha çalışmalarına dinleme cihazlarıyla gittik. Orada çalışmalar yaptık ama öncelikle şunu belirtmek istiyorum; tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun. Çok acı bir olaydı. Allah bir daha yaşatmasın” diye konuştu. Karamahmutoğlu, akustik dinleme cihazı sayesinde birçok cana ulaştıklarına da dikkat çekti. – KOCAELİ
]]>TÜRKİYE Cumhuriyeti ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) tarafından KKTC’de gerçekleştirilen Şehit Teğmen Caner Gönyeli-2024 Arama Kurtarma Davet Tatbikatı tamamlandı.
Kıbrıs Barış Harekatı’nda dost ateşiyle batan ‘TCG Kocatepe’ gemisinde şehit olan Teğmen Caner Gönyeli’nin anısına her yıl düzenlenen arama kurtarma tatbikatının 20’incisi gerçekleştirildi. 2 safhadan oluşan tatbikatın kara aşaması dün Girne’de yapıldı. Bugün düzenlenen deniz aşaması ise 2 senaryo halinde gerçekleştirildi. Tatbikatı, İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Sağlam, Sahil Güvenlik Komutanı Tümamiral Ahmet Kendir, KKTC Büyükelçisi Metin Feyzioğlu ve Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Osman Aytaç tatbikatın deniz safhasını yerinde ‘TCSG Yaşam’ korvetinden takip etti.
TATAR: İHA, SİHA VE UÇAKLARLA FAALİYETLERİMİZİ GÜÇLENDİREBİLMENİN MUTLULUĞU İÇERİSİNDEYİM
KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar tatbikatın deniz safhası başlamadan önce ‘TCSG Yaşam’ gemisini ziyaret etti. Burada konuşan KKTC Cumhurbaşkanı Tatar, “Bugün ‘Mavi Vatan’ dediğimiz Doğu Akdeniz’i de sadece Kıbrıs’ın topraklarında değil aynı zamanda etraftaki çok kıymetli ve değerli denizlerde hakkımız ve hukukumuz için böylesine faaliyetler ile neleri yapabileceğimizi izleyebilmemiz bizlere güç katmaktadır. Bütün bu çalışmalarımıza destek veren Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ve diğer kurum ve kuruluşlara, Sahil Güvenliğe çok teşekkür etmek istiyorum. Doğu Akdeniz’de bağımsız bir Türk Devleti olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni güçlendirirken her türlü yeni gelişmeyi uygulamak suretiyle gerek güvenimizi gerek bölgede oluşabilecek herhangi bir felaket ve göçmen sorunlarına yapacağımız katkılarla bunları sürdürebilmeliyiz. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti en güneydeki bağımsız bir Türk Devleti olarak anavatanı Türkiye Cumhuriyeti ile işbirliği içerisinde bütün imkan ve kabiliyetlere ulaşabilmiş ve bunları yıllar itibariyle geliştirmektedir. Sadece denizde değil, yukarıda hava sahasında helikopter katkılarıyla ve gerektiğinde İHA, SİHA ve uçaklarla faaliyetlerimizi güçlendirebilmenin mutluluğu içerisindeyim” dedi.
‘DENİZ SAFHASI NEFES KESTİ’
Tatbikatın deniz safhasının ilk senaryosu Gazimağusa açıklarında, KKTC kara suları dışında gerçekleştirildi. Senaryoya göre; Türk arama kurtarma bölgesi içindeki kuru yük gemisiyle, düzensiz göçmen taşıyan ticari yat çarpıştı. Kıbrıs Türk Radyosu’ndan alınan yardım çağrısı ve arama kurtarma merkezine ulaşan tehlike sinyali üzerine, ekipler harekete geçti. Senaryo gereği deniz üzerinde can yeleği ile yardım bekleyen 2 kazazedenin arama kurtarma uçağı tarafından tespit edilmesi ile başladı. Daha sonra arama kurtarma helikopterlerinden ip ile denize inerek kazazedelere ulaşan personeller, sedyelere ip ile bağladıkları kazazedeleri kurtardı. Ardından kazazedeler, Sahil Güvenlik’e ait korvete ulaştırılarak ilk müdahaleleri yapıldı.
İkinci aşamada ise arama kurtarma timi, belirlenen hedefe 5 bin fit yükseklikten paraşütle atladı. Tim, kazazedeleri olay yerine gelen sahil güvenlik botuna teslim etti. KKTC kara sularında akaryakıt tankeri ile kuru yük gemisinin çarpışması sonucu yapılan yardım çağrısı üzerine arama kurtarma çalışmaları gerçekleştirildi.
‘DENİZ KİRLİLİĞİ İLE MÜCADELE EDİLDİ’
Tatbikatın son senaryosunda ‘Bayrak Sahası’ olarak adlandırılan bölgede bir akaryakıt tankeri ile ticari geminin çarpışması sonucu denize düşen kazazedeler kurtarılırken deniz kirliliğinin yayılmasını önlemeye yönelik bariyer kuruldu. Kurulan bariyer ile senaryo gereği tankerden denize sızan petrolün yayılması engellendi.
‘TATBİKATTA ÇOK SAYIDA PERSONEL YER ALDI’
Deniz safhasına Türkiye Cumhuriyeti Sahil Güvenlik Komutanlığına ait 3 korvet, 4 bot, 2 arama kurtarma uçağı ve 4 helikopter, Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na ait 1 helikopter, 1 arama kurtarma timi, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na ait 1 fırkateyn ve 1 insansız hava aracı, Hava Kuvvetleri Komutanlığı’na ait 1 arama kurtarma uçağı, 1 arama kurtarma helikopteri ve 1 arama kurtarma timi görev aldı. KKTC tarafından ise 2 adet uçar unsur, 7 adet yüzer unsur ve çok sayıda personel katılım sağladı. Tatbikat, deniz safhasındaki senaryoların başarıyla icra edilmesinin ardından tatbikata katılan unsurları selamlama ve hatıra fotoğrafı çekimi ile tamamlandı.
‘TÜMGENERAL KENDİR: İNSANLARA ULAŞMAK HAYATİ BİR ZORUNLULUKTUR’
Sahil Güvenlik Komutanı Tümamiral Ahmet Kendir tatbikatın tamamlanmasının ardından yaptığı konuşmada, tatbikata adını veren Şehit Teğmen Caner Gönyeli ve tüm şehitleri rahmetle andı. Tatbikatın başarıyla tamamlandığını ifade eden Tümamiral Kendir, “Denizde ve karada zor durumda olan insanların yardım çağrılarına en kısa sürede reaksiyon gösterip insanlara ulaşmak, hayati bir zorunluluktur. Sorumluluk sahasında gerçekleştirdiği· tüm görevlerde ‘önce insan’ prensibiyle hareket eden arama kurtarma teşkilatımız, bu zorunluluğun farkındalığıyla gerçekleştirdiği tatbikatlar vesilesiyle arama kurtarma faaliyetlerindeki performansını daha da geliştirmektedir” diye konuştu.
BAKAN YARDIMCISI SAĞLAM: DENİZ GÜVENLİĞİ ALANINDA ÖNEMLİ BİR ADIM
İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Sağlam ise tatbikatın ardından yaptığı konuşmada, “Bu tatbikat bulunduğumuz bölge itibariyle deniz güvenliği alanında önemli bir adımdır. İki ülke arasında arama kurtarma operasyonlarında koordinasyonumuzun ve birlikte çalışma yeteneklerimizin hem bölgesel hem uluslararası düzeyde barış ve güvenliği katkı sağlayacaktır. Böylesine kritik bir coğrafyada barış ve istikrarı sağlamak sadece bölge ülkeleri için değil aynı zamanda tüm dünya için de önemlidir. Sürdürülebilir ve barışçıl bir gelecek inşa etmek için iş birliği yaparak çatışmaları azaltma çabalarımıza tüm uluslararası toplumdan destek beklemekteyiz çünkü şüphesiz Türkiye, Doğu Akdeniz’deki varlığını ve haklarını kararlılıkla savunmaya devam edecektir. Türk arama kurtarma bölgesinin önemi ve Türkiye’nin bu bölgedeki haklarını vazgeçilmez olduğu konusunda hiçbir tereddüdümüz yoktur” ifadelerini kullandı.
]]>Türk Arama Kurtarma Bölgesi içinde Ege Denizi’nin uluslararası suları ve Türk hava sahasında düzenlenen tatbikat tamamlandı.
Tatbikatı, Sahil Güvenlik Komutanı Tümamiral Ahmet Kendir ile 15 ülkeden 28’i yabancı toplam 39 gözlemci ile basın mensupları, TCSG Umut gemisinden takip etti.
Midilli ve Sakız adalarının batısında kalan uluslararası sularda tatbik edilen ilk senaryoda, bir ticari gemiden alınan yardım çağrısı üzerine Türk Sahil Güvenlik Komutanlığınca arama kurtarma çalışması başlatıldı.
Arama kurtarma görevi için Kara Kuvvetleri Komutanlığından 1 arama kurtarma helikopteri, Deniz Kuvvetleri Komutanlığından 1 fırkateyn, Hava Kuvvetleri Komutanlığından 1 arama kurtarma uçağı ve 1 arama kurtarma helikopteri, Jandarma Genel Komutanlığından 1 arama kurtarma helikopteri, Sahil Güvenlik Komutanlığından 2 korvet, 3 bot, 1 arama kurtarma uçağı ile 2 arama kurtarma helikopteri görevlendirildi.
Arama kurtarma operasyonları ve geniş sorumluluk sahasının kontrolü ve gözetimi için görev yapan, havada 8 saat kalabilen Hava Kuvvetlerine ait CN-235 CASA arama kurtarma uçağı, kazazedelerin yerini tespit ve işaretleme görevini yerine getirdi.
Sahil Güvenlik arama kurtarma uçağı da kazazedelerin bulunduğu bölgeye arama kurtarma kiti (SAR) atarak kazazedelerin şişme platforma tutunması ve su yüzeyinde kalmasını sağladı.
Denizde bulunan bir kazazede Sahil Güvenlik helikopteri tarafından kurtarılıp en yakın sağlık merkezine sevk edildi. Arama kurtarma kitlerindeki 2 kazazede ise Türk mühendisler tarafından inşa edilerek 2014’de hizmete giren arama kurtarma gemisi TCSG Güven gemisindeki hızlı kurtarma botlarınca kurtarıldı. Kazazedelere ilk tıbbi müdahale gemideki sağlık personeli tarafından yapıldı.
Sudaki diğer kazazedelerin kurtarılmasında da Jandarma Genel Komutanlığı, Kara Kuvvetleri Komutanlığı ve Hava Kuvvetleri Komutanlığı bünyesindeki arama kurtarma helikopterleri görev aldı.
Türk mühendisleri tarafından tasarlanarak Türk tersanelerinde inşa edilen 80 sınıfı Sahil Güvenlik botu tarafından sudaki bir manken kurtarıldı.
Sahil Güvenlik helikopteri, sudaki bir kazazedeyi çıkartarak TCSG Güven gemisine tıbbi tahliyesini gerçekleştirdi, kazazedeye ilk müdahale yapıldı.
Denizdeki bazı kazazedeler de Kaan 19 sınıfı Sahil Güvenlik botu ile alabora olduğunda kendini doğrultma özelliğine arama kurtarma sınıfı Sahil Güvenlik botu tarafından kurtarıldı.
İki senaryo halindeki tatbikatın birinci senaryosundaki faaliyetler başarıyla tamamlandı.
Yangını söndürüp kazazedeleri kurtardılar
Tatbikatın ikinci senaryosunda ise Türk Arama Kurtarma Bölgesi Ege Denizi’nin uluslararası sularında bir yolcu motorundan yardım çağrısı alınması üzerine yolcu motoru ile telsiz irtibatı kuruldu.
Gemide yangın çıktığının öğrenilmesi üzerine Türk Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından arama kurtarma faaliyeti başlatıldı.
Kara Kuvvetleri’nden 1 arama kurtarma helikopteri, Deniz Kuvvetleri’nden 1 fırkateyn, Hava Kuvvetleri’nden 1 arama kurtarma helikopteri, Jandarma Genel Komutanlığından 1 arama kurtarma helikopteri, Sahil Güvenlik Komutanlığından 2 korvet, 3 bot, 1 uçak ile 1 helikopter görevlendirildi.
Sahil Güvenlik Komutanlığına ait arama kurtarma uçağı, kazazedelerin yerini tespit ederek duman kandiliyle işaretledi.
Yolcu motorunun kurtarma botundaki kazazede, Sahil Güvenlik helikopterince kurtarılarak tıbbi müdahale için TCSG Güven’e götürüldü. Diğer helikopterlerin kurtardığı 3 kazazede ise en yakın sağlık merkezine tahliye edildi.
Senaryo gereği panik yaparak yolcu motorundan denize atlayan 2 kazazede, Sahil Güvenlik botlarınca denizden çıkarıldı.
Yolcu motorundaki yangına TCSG Güven ve TCSG-18 tarafından su topları kullanılarak müdahale edildi.
TCSG Güven’deki yangın söndürme sistemi deniz suyunu sıkarak yangını söndürdü.
Yolcu motoru, emniyetli bir limana götürülmek üzere TCSG Güven tarafından yedeklendi.
Ege Denizi’nin uluslararası sularında gerçekleştirilen tatbikatın fiili bölümü başarıyla tamamlandı?.
Deniz Aslanı-2024 Arama Kurtarma Davet Tatbikatı’na iştirak eden hava ve deniz unsurlarından oluşan arama kurtarma birimleri tören geçişiyle Sahil Güvenlik Komutanı Tümamiral Ahmet Kendir’i selamladı.
“Deniz Aslanı-2024 Arama Kurtarma Davet Tatbikatı başarıyla tamamlandı”
Sahil Güvenlik Komutanı Tümamiral Ahmet Kendir, TCSG Umut gemisi helikopter platformunda basın açıklaması yaptı.
Deniz Aslanı-2024 Arama Kurtarma Davet Tatbikatı’nın başarıyla tamamlandığını belirten Tümamiral Kendir, “Bugün burada başarıyla tamamlanan tatbikat, Türk Arama Kurtarma Bölgesi’nde her türlü hava ve deniz koşulunda 7 gün 24 saat arama kurtarma faaliyeti icra edilebileceğini, ulusal ve uluslararası kamuoyunun gözleri önüne sermiştir.” dedi.
Tatbikatın arama kurtarma teşkilatı içerisinde yer alan tüm kurumları, denizlerde oluşabilecek tehlike durumlarına karşı hazırlıklı olmak ve hızlı reaksiyon göstermek üzere sürekli olarak imkan ve kabiliyetlerini geliştirdiğini vurgulayan Kendir, şunları kaydetti:
“Dünyayı etkisi altına alarak global bir kriz haline gelen düzensiz göç olayları, dünya kamuoyunun gündemini her geçen gün bu yöne doğru kaydırmakta, denizde arama kurtarma yapan tüm ülkelerin arama kurtarma teşkilatlarını ‘hızlı, etkin ve sürekli hazır’ halde olmaya zorlamaktadır. Türk Arama Kurtarma Bölgesi’nde 7 gün 24 saat görev yapabilen arama kurtarma unsurlarımızın başarı ile gerçekleştirdiği bu tatbikat, arama kurtarma teşkilatının ve kurumlarının sahip olduğu üst seviyedeki koordinasyonun ve etkinliğin göstergesidir.”
Kendir, tatbikatta görev alan ve tatbikata fiilen iştirak eden personeli başarılarından dolayı tebrik etti.
Açıklamanın ardından aile fotoğrafı çekimi gerçekleştirildi.
Tatbikat, yarın yapılacak değerlendirme toplantısının ardından sona erecek.
]]>Sahil Güvenlik Komutanlığı koordinasyonuyla düzenlenen Deniz Aslanı 2024, Arama Kurtarma Davet Tatbikatı, Türk Arama Kurtarma Bölgesi içerisinde Ege Denizi’nin uluslararası sularında ve hava sahasında iki senaryo halinde icra edildi. Daha sonra tatbikata iştirak eden uçar ve yüzer unsurlar, Sahil Güvenlik Komutanı Tümamiral Ahmet Kendir’i selamladı. Selamlamanın ardından Tümamiral Ahmet Kendir de tatbikata dair basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.
Tatbikatın başarı ile tamamlandığını belirten Kendir, “Türk arama kurtarma bölgesi içerisinde, Ege Denizi’nin uluslararası sularında ve hava sahasında icra edilen Deniz Aslanı-2024 Arama Kurtarma Davet Tatbikatı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Ana Arama Kurtarma Koordinasyon Merkezi (AAKKM), Sahil Güvenlik Komutanlığı Deniz Arama Kurtarma Koordinasyon Merkezi (DZAKKM), Hava Arama Kurtarma Koordinasyon Merkezi (HVAKKM) ve diğer ilgili kurum/komutanlıklara ait acil durum/harekat merkezleri arasındaki koordinasyon ile Türk arama kurtarma unsurlarının imkan ve kabiliyetlerinin denenmesi, müşterek arama kurtarma faaliyetlerinde iş birliği ve koordinasyonun üst düzeye çıkarılması, Türkiye’nin arama kurtarma imkan ve kabiliyetleri ile Türk Arama Kurtarma Bölgesi’ndeki uygulamaların uluslararası camiaya duyurulması, tatbikata katılan tüm unsurların arama kurtarma usullerinin uygulanmasına yönelik eğitimlerinin geliştirilmesi, arama kurtarma komuta kontrol sistemlerinin denenmesi, hedeflerine yönelik olarak icra edilmiştir” diye konuştu.
“7 gün 24 saat arama kurtarma faaliyetlerinin icra edilebileceğini gözler önüne serdi”
Tatbikatın fiili kısmına, Kara, Deniz, Hava Kuvvetleri Komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığından Ana Arama Kurtarma Koordinasyon Merkezi’nin iştirak ettiğini anlatan Kendir, şunları kaydetti:
“Bugün burada başarı ile icra ettiğimiz tatbikat, Türk Arama Kurtarma bölgesinde her türlü hava ve deniz şartında ‘7 gün 24 saat’ arama kurtarma faaliyeti icra edilebileceğini, ulusal ve uluslararası kamuoyunun gözleri önüne sermiştir. Ülkemizin arama kurtarma teşkilatı içerisinde yer alan tüm kurumları, denizlerimizde oluşabilecek tehlike durumlarına karşı hazırlıklı olmak ve hızlı reaksiyon göstermek üzere sürekli olarak imkan ve kabiliyetlerini geliştirmektedir.”
“Düzensiz göç olayları hızlı, etkin ve sürekli hazır olmaya zorlamaktadır”
Sözlerini sürdüren Kendir, “Tüm dünyayı etkisi altına alarak global bir kriz haline gelen düzensiz göç olayları, dünya kamuoyunun gündemini her geçen gün bu yöne doğru kaydırmakta, denizde arama kurtarma yapan tüm ülkelerin arama kurtarma teşkilatlarını ‘hızlı, etkin ve sürekli hazır’ halde olmaya zorlamaktadır. Türk arama kurtarma bölgesinde 7 gün 24 saat görev yapabilen arama kurtarma unsurlarımızın başarı ile gerçekleştirdiği bu tatbikat, arama kurtarma teşkilatının ve kurumlarının sahip olduğu üst seviyedeki koordinasyonun ve etkinliğin göstergesidir” cümlelerini aktardı.
Konuşmaların ardından TCSG Umut’un helikopter platformunda aile fotoğrafı çektirildi. – İZMİR
]]>Sahil Güvenlik Komutanlığı koordinasyonuyla düzenlenen Deniz Aslanı 2024, Arama Kurtarma Davet Tatbikatı, Türk Arama Kurtarma Bölgesi içerisinde Ege Denizi’nin uluslararası sularında ve hava sahasında iki senaryo halinde icra edildi. 15 ülkeden 28’i yabancı toplam 39 gözlemcinin takip ettiği tatbikat, nefes kesti.
Tatbik edilen ilk senaryoda bir ticari gemiden alınan yardım çağrısı üzerine Türk Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından arama kurtarma çalışması başlatıldı. Arama kurtarma görevi için Kara Kuvvetleri Komutanlığından 1 arama kurtarma helikopteri, Deniz Kuvvetleri Komutanlığından 1 fırkateyn, Hava Kuvvetleri Komutanlığından 1 arama kurtarma uçağı ve 1 arama kurtarma helikopteri, Jandarma Genel Komutanlığından 1 arama kurtarma helikopteri, Sahil Güvenlik Komutanlığından 2 korvet, 3 bot, 1 arama kurtarma uçağı, 2 arama kurtarma helikopteri görevlendirildi.
Sar kiti atıldı, kazazede kurtarıldı
Arama kurtarma operasyonları ve geniş sorumluluk sahasının kontrolü ve maksadıyla görev yapan havada 8 saat kalabilen Hava Kuvvetleri Komutanlığına ait CN235 Casa Arama Kurtarma Uçağı, kazazedeleri tespit ve işaretleme görevini yerine getirdi. Sahil Güvenlik Komutanlığı’na ait arama kurtarma uçağı da kazazedelerin bulunduğu bölgeye sar kiti attı. Sar kitinde bulunan kazazedelerin kurtarılması için bölgeye Sahil Güvenlik Komutanlığı helikopteri ve korveti sevk edildi. Denizde bulunan bir kazazede Sahil Güvenlik Helikopteri tarafından kurtarılarak en yakın sağlık merkezine sevk edildi. Sonrasında sar kitinde bulunan iki kazazede TCSG Güven tarafından hızlı kurtarma botları ile kurtarıldı. Kazazedeler gemiye tahliye edildikten sonra gemide bulunan sağlık personeli tarafından ilk tıbbi müdahale gerçekleştirildi.
Jandarma Genel Komutanlığı’na ait arama kurtarma helikopteri tarafından sudaki bir manken kurtarıldı. Jandarma Genel Komutanlığı tarafından kurtarılan kazazede TCSG Güven korvetine tahliye edildi. Sonrasında bir manken Kara Kuvvetleri Komutanlığına ait arama kurtarma helikopteri tarafından kurtarılarak en yakın sağlık merkezine sevk edildi. Sonrasında bir manken Sahil Güvenlik Botu tarafından yüzücü kurtarıcı tarafından kurtarıldı. Sahil Güvenlik Helikopteri tarafından kurtarılan kazazedenin de TCSG Güven korvetine tıbbi tahliyesi gerçekleştirildi. Kurtarma platformunda bulunan kazazede de Sahil Güvenlik Botu tarafından kurtarıldı. Denizde bulunan 2 kazazede de Sahil Güvenlik Botu tarafından kurtarıldı.
Yangın söndürüldü kazazedeler kurtarıldı
Tatbikatın ikinci senaryosunda da Türk Arama Kurtarma bölgesindeki bir yolcu motorundan yardım çağrısı alınması üzerine yolcu motoru ile telsiz irtibatı kuruldu. Gemide yangın çıktığının öğrenilmesi üzerine Türk Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından arama kurtarma faaliyeti başlatıldı.
Kara Kuvvetleri’nden 1 arama kurtarma helikopteri, Deniz Kuvvetleri’nden 1 fırkateyn, Hava Kuvvetleri’nden 1 arama kurtarma helikopteri, Jandarma Genel Komutanlığı’ndan 1 arama kurtarma helikopteri, Sahil Güvenlik Komutanlığı’ndan 2 korvet, 3 bot, 1 arama kurtarma uçağı, 1 arama kurtarma helikopteri görevlendirildi.
Sahil Güvenlik Komutanlığına ait arama kurtarma uçağı, kazazedelerin yerini tespit etti ve alanı duman kandiliyle işaretledi. Yolcu motoruna ait kurtarma botu içerisinde bulunan bir kazazede Sahil Güvenlik helikopterleri tarafından kurtarılarak TCSG Güven korvetine tahliye edildi. Kurtarma botunda bir kazazede Kara Kuvvetleri Komutanlığına ait arama kurtarma helikopterince kurtarılarak en yakın sağlık merkezine sevk edildi. Kurtarma botunda bulunan bir kazazede de Jandarma Genel Komutanlığı helikopterince kurtarıldı. Kurtarılan kazazede daha sonra TCSG Güven korvetine tahliye edildi. Kurtarma botunda bulunan bir kazazede de Hava Kuvvetleri Komutanlığına ait arama kurtarma helikopteri aracılığıyla kurtarılarak en yakın sağlık merkezine sevk edildi. Panik yaparak yolcu motorundan denize atlayan 2 kazazede, Türk Sahil Güvenlik botları tarafından kurtarıldı. TCSG Güven ve TCSG-81 tarafından su topları kullanılarak yolcu motorundaki yangına müdahale edildi. Yangın söndürüldükten sonra yolcu motoru, emniyetli bir limana götürülmek üzere TCSG Güven tarafından yedeklendi. Ege Denizi’nin uluslararası sularında gerçekleştirilen tatbikatın fiili bölümü başarıyla tamamlandı. – İZMİR
]]>Hisarönü Mahallesi Değirmenyanı mevkiinde SAR Arama Kurtarma Derneği Muğla İl Yönetimi tarafından eğitim alanında Muğla ilçelerinden katılan 35 kişilik ve tamamı gönüllülerden oluşan ekibe AFAD koordinesinde verilen tatbikat eğitiminin ikinci gününde AFAD çağrısı üzerine bölgeye intikal, BO (Base of official) alanı kurulumu, arama ve kurtarma ekiplerinin yağmur altında çalışmaları, BO alanındaki koordinasyon ve planlama üzerine eğitimler yapıldı. Eğitimde arama kurtarma köpekleri de görev alırken, arama kurtarma faaliyetleri devam ederken senaryo gereği enkaz altında kalanların yakınlarının telaşı da canlandırıldı.
‘Uluslararası kurallara göre planlama yapıyoruz’
SAR Arama Kurtarma Derneği Bodrum Koordinatörü Mert Başarır “Muğla il temsilciliğimizin hafif akreditasyon, kentsel arama kurtarma eğitimlerini yaparak yeni gelen gönüllülerimizi akreditasyona hazırlıyoruz. Burası akreditasyon sisteminde BO alanı olarak geçer. SAR olarak gelirsiniz afet bölgesine en yakın kurabileceğiniz, en mantıklı yere çadırlarımızı kurup ekibinizi buradan yönlendirirseniz burası da bizim alanımız. Her afette olduğu gibi bazı sorunlarla karşılaşabiliyoruz. Dolayısıyla güvenlik olayını da had safhada tutuyoruz. Girişlerde ve çıkışlarda gördüğünüz gibi güvenlik arkadaşlarımız duruyor. Yönetim çadırlarımızı burada uzun afetler için, konaklama çadırlarımızı burada bu şekilde hazırlanıyoruz. Uluslararası kurallara göre kurulmuş bu alanımız da 35 kişilik ekibimizin içinde ulaşım ekibimiz, lojistik ekibimiz, mutfak ekibimiz, banyo sanitasyon, medikal ekibimiz ve arama kurtarma ekiplerimiz mevcut. Arama kurtarma ekiplerimizi değişmeli olarak sahada tutuyoruz. Onun dışında güvenlik ekibimiz ve dinlenmekte olan ekibimiz, diğer lojistik depo alanı sorunlarımız hepsi burada bu alanında oluyorlar’ şeklinde bilgi verdi.
“Önce teorik bilgi sonra uygulama eğitimi verildi’
AFAD Koordinesinde SAR Muğla İl temsilciliği tarafından verilen ve 48 saat süren Kentsel Arama Kurtarma Eğitimi, koordinasyon tatbikatı ile ilgili bilgi veren Muğla İl temsilcisi ve eğitmen, Doktor Onur Güney Yılmaz ” Aynı zamanda derneğin genel olarak merkez yönetimde görev alıyorum. Bütün medikal süreçler, tıbbi süreçler benim üzerinden, koordinasyon benim üzerinden ilerliyor. Cuma gecesinden itibaren ekibin konaklamasını yaptık. Ardından teorik eğitimlerle başladık. Teorik eğitimlere daha önce de vermiştik yine de kısa bir özet geçmemiz gerekiyor. Ekibin ne yapacağına dair eğitim başlıkları, öncelikle intikal, bir afet çağrısı geldiğinde ekibin toplanması, bu ekibin toplanıp hazırlıklarını ivedilikle tamamlayıp afet bölgesine çıkışa hazır hale gelmesi. Çıkarken doğru şekilde araçların olay yerine intikal etmesi. Olay yerinde ilk önce kurmaları gereken operasyon üssünün kurulumu, ardından operasyon tamamlanıp afetten müdahale etmeleri gereken ihbar adresini aldıklarından sonra kurtarma ekibinin ihbar bölgesine, enkaz bölgesine intikal etmesi ve enkaz sürecinde yapacakları işlerin eğitimini yaptık” dedi.
‘Eğitimler devam edecek’
SAR Arama Kurtarma Derneği Marmaris Koordinatörü Erdal Yaşar 48 saatlik eğitim tatbikatı için ‘Bugün ikinci etaptayız. Aabahleyin bir AFAD’tan acil çağrı aldık. Vermiş oldukları koordinatlara ekiplerimiz araçlarıyla intikal etti. Daha sonra harekat üstümüz denilen BO alanımızı kurduk. Yönetim çadırımızı, lojistiği kurduk daha sonrasında ekipmanlar taşındı. bu burada aslında çalışan arkadaşlarımızın hepsi yeni gönüllülerimiz. Yani entegrasyon devlete entegre olacak, AFAD da entegre olacak, akreditasyon süreçlerine girecek bir ekip bu. Yaklaşık 35 kişilik bir ekibimiz ve depremde arama kurtarma ve hafif seviye olarak geçiyoruz biz ve tek yıldız arama kurtarma olarak geçiyoruz. ” diyerek enkazdan arama, kurtarma ve içeride bir yaralı var ise nasıl kurtarılıp sağlık ekiplerine teslim edileceğinin eğitimin sürdüğünü belirtti. – MUĞLA
]]>Sakarya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı bünyesine iki sene önce katılan 3,5 yaşındaki labrador cinsi arama kurtarma köpeği Moka, afetlerde görev alabilmesi için her gün yaklaşık 3 saatlik eğitimden geçiriliyor.
Haftada iki kez enkaz eğitiminin yanında kalabalıkta ve birçok köpeğin bulunduğu alanda sosyalizasyon çalışmasından geçen Moka, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’teki depremlerde enkazda kalanların yerinin belirlenmesi ve kurtarılmasına büyük katkı sağladı.
“Arama kurtarmanın bana göre en büyük bel kemiklerinden biri”
Neredeyse her gününü eğitim sahasında Moka ile geçiren 49 yaşındaki K9 Arama Kurtarma Amiri Murat Akbaş, AA muhabirine, teşkilat bünyesine katılan köpeklerle zaman zaman ailelerinden daha fazla vakit geçirdiklerini anlattı.
Sevgi ve sosyal ortam sağlanmadığı zaman hayvanlarla bağ kurma şansını yakalayamadıklarına değinen Akbaş, “Ekip arkadaşımız olabilmesi için onunla ilişkimizi çok sağlam yapmamız gerekiyor. O sevgiyi, bağı kurduktan sonra zaten ayrılmaz parça oluyorsunuz. Bizim gözümüz, kulağımız, her şeyimiz…” diye konuştu.
Akbaş, arama kurtarma köpeklerinin Allah vergisi üstün varlıklar olduğuna dikkati çekerek, kokuyu canlı cansız ayırt edebildiklerini, canlı arama kurtarma branşında başarılı olan Moka’yı da bu yönde çalıştırdıklarını söyledi.
Moka’nın en önemli görev yerinin Kahramanmaraş merkezli depremler olduğuna işaret eden Akbaş, “Dünyada, belki de gelmiş geçmiş en büyük depremlerden biriydi. O yüzden Moka için çok zor sınavdı ama Allah’a hamdolsun emeklerimizi boşa çıkarmadı, yüzümüzü kara çıkarmadı. Çok başarılı şekilde 18 gün boyunca orada görev yaptık. Bizi mahcup etmedi. Zaman zaman travmatik anlar yaşasak da onların buldukları canlı insanlar vasıtasıyla kendimizi bir nebze avuttuk.” diye konuştu.
Akbaş, 21. yüzyılda teknolojinin çok ileri gittiğini, termal kamera ve dronların bulunduğunu ama zaman zaman bunlarda da yanıldıkları dönemler olduğunun altını çizdi.
“Ses tonunuz yükseldiği zaman alınabiliyor, tavır yapabiliyor”
Bazen kalın duvarların sıklığı nedeniyle alınan canlı emaresinin kedi, köpek ya da başka bir şeye ait olabildiğinden bahseden Akbaş, şöyle devam etti:
“Oysa bu hassas burunlar Allah vergisi. Arama kurtarma ekiplerinin kullanacakları çok teknolojik aygıt var, doğrudur ama dostlarımızı da yadsımamak lazım. Çünkü onlar arama kurtarmanın bana göre en büyük bel kemiklerinden biri. Niye? Girdiğiniz ortamda canlı var mı, yok mu çok hızlı şekilde cevap alabiliyorsunuz. Müdahale noktasında içiniz rahat. Yanılma payları çok az ihtimal. Çünkü algıları o kadar yüksek ki, ekiplerin eli, kolu, ayağı. Çok fazla ihtiyacımız var bu dostlarımıza. Kahramanmaraş merkezli depremler bunu bir kere daha gösterdi bize. Onlar bizim her şeyimiz. Zaman, mekan açısından gözümüz, kulağımız, yani en büyük yardımcımız.”
Akbaş, diğer köpekler gibi Moka ile de arasının çok iyi olduğunu, bundan dolayı hayvanın zaman zaman nazlanabildiğini dile getirdi.
Onların da insanlar gibi duygusal olduğunu söyleyen Akbaş, “Ses tonunuz hafif yükseldiği zaman alınıp tavır yapabiliyor. Moraliniz bozuk olduğu zaman psikolojinizi anlıyor; gönlünüzü almaya, size moral vermeye çalışıyor. Tam benzetme olmasa da evlat gibi oluyor size. Bir de görevde başarılı olduğunuz zaman onun mutluluğunu, bulduğu insanları görüyorsunuz; daha çok mutlu oluyorsunuz.” ifadesini kullandı.
Akbaş, günlük rutin eğitimlerin haricinde sınavlara hazırlandıklarını ve farklı hava şartlarında çeşitli senaryolarla çalışmalar yaptıklarını anlatarak, emekli olduğunda köpeklerden birini sahipleneceğini sözlerine ekledi.
]]>Osmangazi Belediyesi Afet İşleri Müdürlüğü bünyesinde kurulan Arama Kurtarma ekibinde 100 personel gönüllü olarak görev alıyor. 100 personelden 15’i belediyenin çeşitli müdürlüklerinde çalışan kadınlardan oluşuyor. Osmangazi Belediyesi Arama Kurtarma ekibinde AFAD orta seviye arama kurtarma akreditasyonu mevcut. Yıl boyunca yaptıkları tatbikatlarla oluşabilecek deprem, sel ve yangın gibi afetlerde görev almak için hazırlıklı olan kahraman kadınlar bugüne kadar Van, İzmir, Antalya ve Marmaris’te gerçekleşen orman yangınlarında görev aldı. Kastamonu ve Sinop’ta meydana gelen sel felaketleri ile son olarak 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen Kahramanmaraş merkezli gerçekleşen depremlerde görev alarak çok sayıda vatandaşın yardımına koşup hayatını kurtardı. Başarılı çalışmalarıyla herkesin takdirini kazanan Osmangazili kadınlar oluşabilecek bir afet durumunda görevlerini başarılı bir şekilde yapmak için 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde yeni bir tatbikat yaparak göreve hazır olduklarını gösterdi.
İnsanların hayatını kurtarmak için, insanlara dokunabilmek için Osmangazi Belediyesi Arama Kurtarma ekibine dahil olduğunu belirten Işılhan Akgün, “10 yıldır arama kurtarma ekibinde görev yapmaktayım. Ben ekibin medikal kısmında hemşire olarak görev alıyorum. Gerek çalışma arkadaşlarıma gerekse enkazda kurtarılan yaralılara yardımcı oluyorum. Kahramanmaraş depreminde de görev aldım. Ekibimizin enkazdan çıkarmış olduğu yaralılara ilk müdahaleyi yaparak 112 ekiplerine teslim ettim. Deprem bölgesinde yaklaşık 10 yaralı vatandaşımıza müdahale ettim. Ayrıca ekip arkadaşlarımızdan da yaralananlar oldu, onların müdahalelerini de ben yaptım. İnsanlara yardımcı olabilmek çok güzel, kadınlar isterse her şeyi başarır” dedi.
Osmangazi Belediyesi Arama Kurtarma ekibine tamamen gönüllü olarak katıldığını ifade eden Özlem Suatar, “İnsanlara faydalı olabilmek asıl amacımız. Biz burada çok faydalı bilgiler öğrendik. 2 ayda bir eğitimler yapıyoruz. Bizler, doğal afetlerde vatandaşlarımıza yardımcı olabilmek için tatbikatlar gerçekleştiriyoruz. Kahramanmaraş depreminde telefonum sabaha karşı çaldı, ‘Deprem oldu, Kahramanmaraş’a gidilecek’ denildi. 15 dakika içerisinde evden çıktım. Hava şartları çok kötüydü. Biz çıkarken depremin büyüklüğüne ve ne kadar yıkım olduğuna bakamadık. 17 saatin sonunda deprem bölgesine vardık. Bölgede çalışmalarımızı yaptık. Çadırlarda kaldık ve 5 dakikada bir sarsan deprem vardı. Bunlara da alıştık. Ambulans sesleri ve cenaze arabaları bir yanda, diğer yanda bizim vatandaşlarımızı kurtarmaya çalışmamız. Psikolojimiz çok kötüydü orada. Ama bizler vatandaşlarımızı kurtarmaya odaklandık. Irmak kardeşimiz vardı, 7 saatlik çalışma sonrası enkazdan çıkardık. Sağlık ekiplerine teslim edene kadar başında durarak psikolojik destek verdim. Böyle durumlarda neler yapabileceğimizi daha önceden öğrenmemiz lazım. Bunun için daha çok çalışacağız, daha çok tatbikat yapacağız. Öncelikle Belediye Başkanımız Mustafa Dündar, müdürlerimiz ve diğer arkadaşlarımız bize çok destek verdiler. Bugün 8 Mart Dünya Kadınlar Günü, bizler de tatbikatımızı sadece bayan personellerle gerçekleştirdik. Kadınlar aslında her şeyi yapabilir. Gönüllü olduktan sonra, kadınların yapamayacağı bir şey yok. Hilti ile de çalışabilir bir kadın, veya afet alanında ihtiyaç yoksa yemek yapar. Her konuda, kadınların faydasını gördük. Bizler teşvik ediyoruz, onlar da bir adım atarsalar bizlerden çok daha iyi yerlere gelirler” şeklinde konuştu. – BURSA
]]>Kent genelinde olası afet ve acil durumlara müdahale için İçişleri Bakanlığının himayesinde, Vali ve Belediye Başkan Vekili Ali Çelik’in talimatıyla çalışma başlatıldı.
İlk etapta, il genelinde İl Jandarma Komutanlığı, İl Emniyet ve İl Milli Eğitim müdürlüklerinde görevli 2 bin personelden oluşan 56 arama kurtarma ekibinin kuruldu.
Afet ve Acil Durum (AFAD) İl Müdürlüğü ve Jandarma Arama Kurtarma (JAK) ekipleri tarafından teorik ve uygulamalı eğitime tabi tutulan ekipler, daha sonra 16 kişilik gruplar halinde enkaz sahasına alınarak arama yöntemleri, arama kurtarmada kullanılan malzemeler, hasta ve yaralı taşıma teknikleri ile enkazdan yaralı çıkarma gibi konularda bilgilendirildi.
Ayrıca olası deprem durumunda çadır ve konteyner kentlerin kurulacağı alanların belirlendiği kent merkezi ve Yüksekova ilçesinde, 5 bin çadır ve çeşitli malzemelerin bulunacağı lojistik depo kurulması için de çalışma yürütüldü.
Kentte 2015’ten önce yapılan 2 bin 500 yapının depreme karşı riskli olup olmadıklarının tespit edilmesi amacıyla üniversite ile belediye arasında protokol imzalandı. Ücretsiz sunulacak bu hizmet için şu ana kadar yaklaşık 600 kişi belediyeye başvuru yaptı.
“Bu süreci hızlı şekilde bitirmeyi amaçlıyoruz”
Vali ve Belediye Başkan Vekili Ali Çelik, AA muhabirine, Kahramanmaraş merkezli depremlerden sonra bilim insanlarının sismik boşluk oluşan yerlere dikkat çektiklerini, bu yerlerden birinin de Hakkari ve Yüksekova olduğunu söyledi.
Kent merkezi ve ilçeleri için deprem konusunu birinci gündem maddesi yapmalarının zorunluluk olduğunu belirten Çelik, “Buradaki fay bugün olmazsa yarın, yarın olmazsa 20 yıl, 30 yıl sonra enerjisini boşaltacak. Bizim buna hazırlıklı olmamız gerekiyor. Depreme nasıl hazırlıklı olunur? Depreme dirençli kentler oluşturarak. Temel nokta bu.” dedi.
Belediyede göreve başladıktan sonra yapıların dayanıklılığını tespit etmek için mahalle bazlı mikro bölgeleme çalışması yaptıklarını anlatan Çelik, şöyle devam etti:
“İlk elde ettiğimiz sonuçlar yaşadığımız tereddüdün karşılığı gibi. Yapıların gözlemsel risk durumu analizini yaptığımızda bazı mahallelerde yapı stokunun yüzde 80’nine varan oranda riskli yapılardan oluştuğunu gördük. Üniversitemizle iş birliği yaparak 2 bin 500 yapı için deneysel yapı analiz raporlarını çıkarmak, yani karot numuneleri alınarak bunların kolon, kiriş, statik yapılarını test etmek için bir süreç başlattık. Bu çalışmayı ücretsiz yapacağız. Başvuruları almaya başladık. Bu süreci hızlı şekilde bitirmeyi amaçlıyoruz.”
Bu çalışmaların devamının kentsel dönüşüm olacağını dile getiren Çelik, depremin oluşturabileceği zararları önlemenin tek yolunun, deprem esnasında yıkılmayacak yapılar inşa etmek olduğunun altını çizdi.
“5 bin çadır stoklamayı hedefliyoruz”
Depreme karşı arama kurtarma ve barınma sürecinin planlanmasının zaruri olduğunu belirten Çelik, “Şu ana kadar 56 arama kurtarma ekibi oluşturduk. Bu ekiplerimiz jandarma, polis ve öğretmenlerden oluşuyor. Bunlara yönelik 16’şar timler halinde eğitim sürecini başlattık. Depremin ilk anında enkaz alanına girebilmek için ihtiyaç duyulan insan gücünün ötesinde hidrolik anlamda destekleyebilecek makineler ve tesisatın da alım sürecini başlattık.”
Çelik, üniversite ile belediye sınırları içindeki 10 mahallede Arama Kurtarma Gönüllüleri Eğitme protokolünü yapacaklarını, bu mahallelere de arama kurtarma ekibinde bulunması gereken tüm makine ve aletlerin yer aldığı konteynerler yerleştireceklerini bildirdi.
Yüksekova ve kent merkezinde lojistik depo kurarak 5 bin çadır stoklamayı hedeflediklerini ifade eden Çelik, şunları kaydetti:
“Hem Yüksekova hem de kent merkezi için bin konteynerlik geçici barınma alanları oluşturmayı hedefliyoruz. Buralar için gerekli projelendirme, alt yapı çalışmaları yapıldıktan sonra konteyner sevkiyatları devam edecek. Burada yeni yapılan yapı stoku bizim için büyük avantaj. Devletin koyduğu kurallar aslında insan yaşamını düzenlemek ve korumak üzerinedir. Dolayısıyla bina yapımına ilişkin çıkarılan yönetmeliklerin tamamı insan hayatını korumak içindir. Değişik maliyetlerden kurtulmak için kaçak yapı yapma eylemine giren vatandaşlarımızın bu süreçten uzak durması gerekiyor ki acı bedeller ve sonuçlarla toplum olarak karşı karşıya kalmayalım.”
Kurdukları yeni ekiplerle toplamda 2 bin arama kurtarma personeline ulaşacaklarını belirten Çelik, “Ekipmanların alım sürecinin tamamlanmasıyla tam donanımlı arama kurtarma ekibine dönüşecekler. Karot örneklerinin alımı için laboratuvar oluşmuş durumda. Nisan sonuna kadar başvuruları alacağız. Temmuz sonunda da karot numunelerine ilişkin sonuçları bitirmiş olacağız. Ondan sonraki sürecin tamamını da vatandaşlarımızın kentsel dönüşüm talepleri ve şehrimizin kentsel dönüşüm ihtiyacı çerçevesinde yukarı bölgede oluşturacağımız alanlar.” dedi.
“Ekipler donanımlı hale geliyor”
AFAD’da görevli arama kurtarma teknisyeni Abdurrahman Yıldız da kentte oluşturulan ekiplerin eğitimine devam ettiklerini söyledi.
Yıldız, “Kaba, fiziki arama, galeri açma ve domuz damı, enkaza giriş tekniklerini, üstten giriş, yandan giriş, katların kaldırılması gibi konularını anlatıyoruz. Bu eğitimleri alan ekipler donanımlı bir hale geliyorlar. Çünkü eğitimde enkazı bire bir yaşıyorlar.” diye konuştu.
]]>Abalı Kayak Merkezi, Akdamar Adası ve Kilisesi, kaleleri, kedisi ve Türkiye’nin en büyük gölüyle kültür ve inanç turizminin önemli destinasyonları arasında yer alan Van’ın kış turizminde de öne çıkmasını sağlıyor.
Kente 45 kilometre uzaklıktaki Artos Dağı eteklerinde yer alan merkez, her yıl kent sakinlerinin yanı sıra çevre illerden binlerce kayakseveri ağırlıyor.
Özellikle hafta sonlarında yoğunluğun katlanarak arttığı merkezde, insanların huzurlu ortamda vakit geçirmesi ve güvenle kayak yapabilmesi 5 kişilik JAK timi görevini sürdürüyor.
Merkezde 7 gün 24 saat görev başında olan tim, tam donanımlı kar ve arazi araçları ve ekipmanıyla, yaralanma, kaybolma, telesiyejde ve arazide mahsur kalma gibi olumsuzluklara anında müdahale ediyor.
Sıcaklığın sıfırın altında 15 dereceye kadar düştüğü bölgede zorlu arazi koşullarında görevlerini yerine getiren JAK timi, tecrübelerini pekiştirmek ve hareket kabiliyetini artırmak için sürekli tatbikatlar gerçekleştiriyor.
Telesiyejde mahsur kalanları kurtardılar
Merkezde yapılan tatbikatta, senaryo gereği kayak merkezinin ikinci etap pistinde düşerek yaralanan kayaksever, 112 Acil Çağrı Merkezinden yardım istedi.
Bunun üzerine kar motorlarıyla olay yerine ulaşan JAK timi, ilk müdahalenin ardından sedyeye aldıkları yaralıyı, sağlık ekiplerine teslim etti.
Başka bir senaryoda ise kayak merkezindeki telesiyejde mahsur kalan 2 kayakçıya, JAK timleri anında müdahale etti.
Kar motosikletiyle bölgeye ulaşan ekip, halat yardımıyla telesiyeje çıkarak 30 metre yüksekte mahsur kalan kayakçıları güvenle piste indirdi.
“İnsansız hava araçlarından etkin yararlanıyoruz”
Tim komutanı Jandarma Üsteğmen Seyfettin Şahin, AA muhabirine, her türlü doğa ve insan kaynaklı afetler ile kaybolma ve kaza olaylarında arama kurtarma faaliyeti icra ettiklerini söyledi.
Jandarma Genel Komutanlığı bünyesindeki Jandarma Özel Asayiş Komutanlığı Arama Kurtarma Birlik Komutanlığı personeli olarak Abalı Kayak Merkezi’nde 24 saat esasıyla görev yaptıklarını belirten Şahin, “Teknolojik gelişmeleri yakından takip ederek milli teknolojilerimizi arama kurtarma birliğimizin envanterinde bulundurmaya özen gösteriyoruz. Burada sedyeli kar motosikletini, dağcılık ekipmanlarını ve ilk yardım malzemelerini etkin kullanıyoruz. Arama kurtarma çalışmalarımızı görevin ihtiyaç ve niteliğine göre arama kurtarma ve kadavra köpeklerimizle destekliyoruz. Ayrıca insansız hava araçlarından etkin yararlanıyoruz.” dedi.
Vatandaşların güven ve huzur içinde kayak yapmaları için sürekli tatbikatlar düzenlediklerini anlatan Şahin, şunları kaydetti:
“Kayak merkezinde kaza sonucu yaralanma, pist dışına çıkmak suretiyle kaybolma ve telesiyej arızalanması olaylarına karşı müdahalede bulunuyoruz. Yaralanmalarda ihbarı alır almaz sedyeli kar motosikletiyle olay yerine intikal edip, ilk yardım tecrübesi olan personelimizin yardımıyla yaralılarımızın sağlık kuruluşuna sevkini sağlıyoruz. Kaybolma olaylarında ise vatandaşımızın en son görüldüğü koordinatlara hızlıca intikal ederek çeşitli hastalık ve hipodermiyle yakalanmadan güvenli bölgeye tahliyesini gerçekleştiriyoruz. Burada AFAD, 122 Acil Sağlık ekipleriyle müşterek tatbikatlar yapıyoruz. Amacımız olası ihbarlara karşı koordinasyonumuzu sağlamak.”
]]>Milli Savunma Bakanlığı’ndan sorumlu CHP Genel Başkan Yardımcısı emekli Tümamiral Yankı Bağcıoğlu’nun açıklaması şöyle:
“Kullanım ömrünü tamamlamış gemilerin hala hizmette tutulmasının ciddi sonuçlarını ile karşı karşıyayız. İmralı açıklarında batan Batuhan A gemisindeki 6 mürettebat hala bulunamadı. Kullanım ömrünü tamamlamış ve yaşlı gemilerin hala sefer izni alabilmesi, sadece kar odaklı bir yaklaşımın sonucu olabilir. Bu konuda yetkililerin acil bir şekilde adım atmalarını bekliyoruz. Denizde can emniyeti, devlet itibarımızın idamesi açısından hayati önemi haizdir. Ayrıca, bu tür deniz kazalarının önlenmesi ve kayıp denizcilerin bulunması için Sahil Güvenlik Komutanlığı’nın imkan ve kabiliyetlerinin acilen artırılması gerekmektedir. Helikopter ve büyük tonajlı gemiler gibi kaynakların daha etkin bir şekilde kullanılması, acil durumlarda daha hızlı müdahale imkanı sağlayacak ve kayıpların minimize edilmesine yardımcı olacaktır.
Cumhuriyet Halk Partisi olarak, deniz güvenliği ve denizcilerimizin sağlığı konularında daha etkin önlemler alınması çağrısında bulunuyor, önerilerimizi de kamuoyu ile paylaşmamak istiyorum: Ülkemizde arama kurtarma faaliyetlerine ilişkin esaslar 17 Ekim 2020 tarihli ve 31277 sayılı Resmi Gazete ‘de yayımlanarak yürürlüğe giren ‘Deniz ve Hava Araçları Kazalarında Arama Kurtarma Yönetmeliği’ ile düzenlenmiştir.
Söz konusu mevzuata göre Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına bağlı Ana Arama Kurtarma Koordinasyon Merkezi, Türk Arama Kurtarma Bölgesi içerisinde icra edilecek tüm arama kurtarma faaliyetlerini en üst düzeyde koordine etmekle görevlendirilmiştir. Kıyılardan itibaren deniz alanlarında arama kurtarma faaliyetlerinin koordinasyon sorumluluğu ise ‘Sahil Güvenlik Komutanlığına’ verilmiştir. Türkiye’nin yüzölçümünün yaklaşık yarısına karşılık gelen bir alan olan Türk Arama Kurtarma Bölgesi’nde meydana gelen arama kurtarma olaylarına en kısa sürede reaksiyon gösterilmesi maksadıyla; Sahil Güvenlik Komutanlığına ait tüm su üstü ve hava unsurları her türlü olumsuz meteorolojik koşulda fedakarca görev yapmaktadır.
“ARAMA KURTARMA BÖLGESİNDE MEYDANA GELEN KAZALARDA İNSAN KURTARMAK, TALEP EDEN GEMİLERDEN ZAMANINDA YARALI VEYA HASTA TAHLİYE ETMEK DEVLETLERİN SAYGINLIĞINI VE GÜVENİRLİĞİNİ ARTIRIR”
Denizde Arama ve Kurtarma faaliyetlerinin etkinlikle ve başarı ile icrası her devlet için önemli bir itibar göstergesidir. Deklare ettiği Arama kurtarma bölgesinde meydana gelen kazalarda insan kurtarmak, talep eden gemilerden zamanında yaralı veya hasta tahliye etmek devletlerin saygınlığını ve güvenirliğini artırır. İlan edilen Arama kurtarma bölgesinde, kazazedeye ulaşamamak, ulaşılsa dahi kazazedeyi kurtaramamak ise milli itibara ve devletin güvenilirliğine büyük zarar verir. Özellikle doğu Akdeniz’de Türk arama kurtarma Bölgesi içerisinde, Yunanistan tarafından nispeten daha güçlü helikopterlerle yapılan arama kurtarma ve yaralı, hasta tahliye faaliyetleri uluslararası ortamda devlet olarak saygınlığımıza zarar vermektedir.
İlan ettiğimiz Türk Arama Kurtarma bölgesinin büyüklüğü dikkate alındığında, özellikle doğu Akdeniz ve Karadeniz’de ana karamızdan uzakta süratli ve etkili arama kurtarma ancak her hava şartında görev yapabilecek helikopterler ile mümkün olabilir. Dünya üzerinde; olumsuz hava şartlarında harekat icra edebilecek, deniz üzerinde görev yapabilecek, fazla sayıda kazazede taşıyabilecek, harekat yarıçapı yüksek ve görevde kalma süresi uzun sayılı helikopter tipi mevcuttur. Sahil Güvenlik Komutanlığı envanterindeki helikopterler personelin tecrübe ve uzmanlığına rağmen, teknik yetersizlikler nedeni ile özellikle ana karadan uzaktaki arama kurtarma faaliyetlerinde arzu edilen seviyede kullanılamamaktadır.
“DENİZ KUVVETLERİ KOMUTANLIĞIMIZ ENVANTERİNDEKİ HELİKOPTERLER DE BÜYÜK ÇAPLI ARAMA KURTARMA GÖREVLERİ İÇİN UYGUN DEĞİLDİR”
Üzerlerinde bulunan hassas harekat cihaz ve sistemleri, aldığı diğer görevler ve kısıtlı kazazede taşıma kabiliyeti nedeni ile Deniz Kuvvetleri Komutanlığımız envanterindeki helikopterler de büyük çaplı arama kurtarma görevleri için uygun değildir. Geçmiş dönemde; Sahil Güvenlik Komutanlığı bu ihtiyacı tespit ederek olumsuz hava şartlarında da arama kurtarma görevi yapabilecek genel maksat helikopteri tedarik projesini başlatmış ancak bu projede arzu edilen ilerleme sağlanamamıştır.
Son dönemde; Karadeniz Ereğli limanı açıklarında ve Marmara Denizi’nde meydana gelen 2 deniz kazasında iç sularımızda bile meteorolojik şartların da etkisi ile başarılı arama kurtarma faaliyetleri icra edilememiş, denizcilerimiz hayatlarını kaybetmiştir.
Meydana gelen deniz kazalarına; standart altı ve kullanım ömrünü doldurmuş gemilerin faaliyete devam etmesinin, denetim eksikliğinin ve meteoroloji biliminin dikkate alınmamasının neden olduğu da aşikardır.
Bu çerçevede; mevcut durumda; Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından Türk deniz ticaret filosuna yönelik denetim fonksiyonların eksiksiz yerine getirilmesine yönelik tedbirlerin ivedi olarak alınması, Uzun süredir gündeme getirilen ve sürekli ihmal edilen Denizcilik Bakanlığının kurulması ve denizcilikle ilgili fonksiyonları diğer bakanlıklardan devralması,sahil Güvenlik Komutanlığının arama kurtarma görevlerinde etkinliğini artıracak, yıllar önce gündeme gelen ancak maalesef durdurulan genel maksat helikopteri tedarik projesinin süratle realize edilmesi,
denizde can emniyeti, denizde hak ve menfaatlerimizin korunması, devlet itibarımızın idamesi açısından hayati önemi haizdir.”
]]>Kahramanmaraş’ta geçen 6 Şubat’ta meydana gelen depremlerden sonra yıkımın yaşandığı bölgelerde arama kurtarma faaliyetlerine katılan ve bu konudaki uzmanlıklarıyla fark yaratan madenciler de Zonguldak’ta anma etkinliğine katıldı. Madenciler ve Demokrasi Platformu bileşenleri, saat 04.17’de 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybedenleri anmak için Madenci Anıtı’nda buluştu. Etkinliğe, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşları üyeleri, madenciler ve vatandaşlar katıldı. Depremde hayatını kaybedenler anısına saygı duruşu ile başlayan etkinlikte, Madenci Anıtı’na karanfil bırakıldı.
Demokrasi Platformu adına konuşan Maden Mühendisi Erdoğan Kaymakçı, İnsanlarımız sabahın kör saatinde betonların altında kalarak hayatını kaybetti. O bölgede madenci arkadaşlarımız, canla başla çalışarak hayatlarını tehlikeye atarak kurtarma operasyonları gerçekleştirdi. Onları da buradan saygıyla anıyoruz. ifadelerini kullandı.
‘BİR CANA NEFES OLABİLMEK İÇİN MÜCADELE ETTİK’
Genel Maden İşçileri Sendikası Genel Başkanı Hakan Yeşil, Asrın Felaketinde 4 bin maden işçisinin arama-kurtarma çalışmalarına katıldığını belirterek, Madenci arkadaşlarımızla beraber büyük bir özveriyle arama kurtarma çalışmalarına katıldık. 4 bin Türkiye Taşkömürü Kurumu’nda çalışan madenci kardeşimiz ve 51 MTA işçimizle beraber deprem bölgesinde enkazların altındaki 1 cana nefes olmak için mücadele ettik. Bu işin kahramanları bizim madenci kardeşlerimiz. Yaptıkları çalışmalarla birçok enkaz altındaki vatandaşımıza can oldular, nefes oldular. Ben bütün madenci kardeşlerimi alınlarından öpüyorum. Hepsine ülkem adına teşekkür ediyorum. dedi.
TAM TEÇHİZATLI 2 BİN MADEN İŞÇİSİ PROJESİ
Bir daha böyle acılar yaşanmamasını temenni eden Yeşil, Madencinin yer altında olduğu gibi yer üstünde de neler yapabileceğini herkes gördü. Önümüzdeki süreçlerde, Türkiye bir deprem bölgesi. Tekrar bu acılar yaşanabilir, bunlara da hazırlıklı olmak lazım. 2 bin maden işçisiyle beraber arama kurtarma çalışmalarına katılacak tam teçhizatlı projenin bir an önce hayata geçmesini istiyoruz. diye konuştu.
‘BAMBAŞKA BİR DUYGU’
Adıyaman’daki arama kurtarma çalışmalarında görev aldığını söyleyen Sadettin İnam, Bu duygu yaşanması zor bir şey. Yıkık binalarda yaşayanları çıkartmaya çalıştık. Bir tane 3 yaşında çocuk 1 tane de anne çıkartmıştık. Bambaşka bir duygu. dedi.
‘O GÜN YAŞANANLARI SIK SIK HATIRLIYORUZ’
Yerüstü işçisi olarak görev yapan Remzi Atmaca ise Şoför olarak görev yaptım depremde. 3 günlük kısa bir sürede 5 şehir dolaştım. Araçlarımızla yardım dağıttık. Biz 2’nci gün lojistik olarak görev aldık. Arkadaşların elbiselerini falan getirdik. Merkez atölyesinde sobalar yapıldı, sobaları kamyonlara yükledik. Sobaları depremzedelere getirdik. İnanılmaz bir duygu, bir an önce görev almak istiyorsunuz. Böyle bir felaket olmuş, yerinizde duramıyorsunuz. Şu an 1 sene geçti üzerinden, kayıplarımız çok. Üzücü bir olay. Bugünü anmaya geldik. O gün yaşananları sık sık hatırlıyoruz. Göçüğe girip hayat kurtarmadık ama şehirleri gördükten sonra büyük bir yıkıntıyı kendimizde de yaşadık. Orada yardımcı olan arkadaşlara gittiğimiz zaman, psikolojik sıkıntıları vardı, belli oluyordu. Ama gene de güçlü çocuklar, kısa sürede aştılar. Kolay değil çünkü enkaz altından binlerce ceset çıkartmak. diye konuştu.
VALİ HACIBEKTAŞOĞLUSİ MADENCİLERİMİZ 335 VATANDAŞIMIZI SAĞ KURTARDI
Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu ve il protokolü 6 Şubat depreminin yaşandığı 04.17 sıralarında Güvenlik ve Acil Durumlar Koordinasyon Merkezi’nde (GAMER) bir araya gelerek toplantı düzenledi. Toplantının ardından açıklama yapan Vali Hacıbektaşoğlu, 6 Şubat’ta kamu kurumlarımız ve Zonguldaklı vatandaşlarımız aziz milletimiz ile kenetlenerek tek yürekli olduk. Hep beraber birlik ve beraberlik ruhuyla asrın felaketi, asrın dayanışmasına döndü. Zonguldak ilimizde 4 bin 701 arama kurtarma personeli ve bin 592 iyileştirme çalışmaları personeli ile birlikte 6 bin 293 personel görevlendirildi. Türkiye Taşkömürü Kurumumuzca bölgeye gönderilen 3 bin 900 personel enkaz kaldırma ve arama kurtarma faaliyetlerinde 335 vatandaşımızı sağ olarak kurtarmıştır. Yine diğer ekiplerimiz onlarcasını, belki yüzlercesini sağ olarak kurtarmıştır. İlimizde 295 iş makinesi ve araç 153 tır, 65 kamyon, çadır, yatak, ısıtıcı, hijyen malzemesi, su, gıda kolisi, kömür, konteyner gibi malzemeleri depremzedelere yetiştirmişlerdir. İlimize gelen depremzede vatandaşlarımıza da devletimizin ve milletimizin şefkatli eli uzatılmıştır. İlimize gelen vatandaşlarımız için acil olarak 1 milyonun üzerinde Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfımızca nakdi yardım yapılmıştır. Kamu misafirhanelerimizde, KYK yurtlarımızda 7 bin 956 depremzede vatandaşımız misafir edilmiştir. Zonguldak hastanelerimizde 511 depremzede vatandaşımız tedavi edilmiştir dedi.
]]>Proje ve alım garantisi detaylarının aktarıldığı ‘Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) yerlileştirme projesi İzmir tanıtım toplantısı’, İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi Bölge Müdürlüğü Atatürk Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi.
Programın açılış konuşmasını yapan Atatürk Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Cenk Karace, “1999 depreminin izlerini hala taşırken senesinin dolmasına sayılı günler kala 6 Şubat depreminde yaşanan arama kurtarma süreçlerini hep birlikte takip etmiştik. Binlerce yuvayı sevdiklerine kavuşturan AFAD ekiplerinin mücadelesini gördük. Ne mutlu bizlere ki felaketlerin ardından var gücüyle insan üstü çaba gösteren AFAD çalışanları, bu olaylar yaşanmadan önce alınabilecek önlemleri aldılar. Afet öncesi hazırlık ve zarar azaltma, afet öncesinde yapılacak müdahale ve afet sonrasındaki iyileştirme çalışmalarının yönetim ve koordinasyonunu gerçekleştirmeyi hedefleyen AFAD’ın faaliyetleri dahilinde ihtiyaç duyduğu ekipmanların, yerli üreticiden tedarik etme projesini de yürekten kutluyorum. Fakat zor ekipmanlar da bulunuyor. Ciddi teknoloji barındıran ürünler var. Bu çalışma ile ekonomimiz ve sanayimiz kazanırken diğer taraftan kaliteli Türk malları ile kullanılan ekipmanların dayanıklılığı artırılmış olacaktır” dedi.
Toplantıda söz alan Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar da, “6 Şubat depreminde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diliyorum. O bölgede deprem olduktan sonra yaklaşık 5 gün orada kalarak bütün deprem bölgesini gezdim. Türkiye’deki AFAD sayısı normal olması gereken sayının binde 1’i civarında. Biz de deprem geçirmiş bir şehiriz. Birçok binamız çöktü ve geri kalan binalarda hasar oluştu. Uzun zamandır kırılmayan bir fay var. Bu fayın kırılma beklentisinin yaşandığı bir yeriz. Deprem bizde 1-2 ay konuşuluyor. Sonra deprem gündemden kalkıyor. Deprem konusu sadece AFAD’dan beklenerek çözüm bulunması gereken konu değil. Bunun bir de ekipman ayağı, diğeri de çalışan ayağı var” açıklamalarında bulundu.
“2 bin 932 kadro tahsisi yapıldı”
Bir enkazda 75 kişinin çalışması gerektiğine vurgu yapan Afetlere Müdahale Genel Müdürü Dr. Sadi Ergin ise şu ifadelere yer verdi:
“6 Şubat depremlerine yakalandığımızda 2 bin 800 arama kurtarma teknisyeni arkadaşımız vardı. Yaklaşık bine yakını son 1 yılda alınmış arkadaşlarımız. 39 bin binanın yıkıldığı 26 bin enkazda canlı araması yapıldığı bir durumda 2 bin 800 kişi ve 11 ilde arama yapan arkadaşlarımızı düşünürsek 2 bin 800 kişi ile mücadele vermemiz gerekirdi. Bir enkazda 75 kişi çalışması gerekir. Aynı anda bütün enkazlarda arama kurtarma çalışması yapabilmemiz için 1 milyon 952 bin personele ihtiyacımız vardı. Bütün devletlerde profesyonel arama kurtarma personeli sayısı ise 800 bindir. 2 bin 932 kadro tahsisi yapıldı. Yaklaşık 6 bin kapasiteye ulaşacağız. Kamu kurumları ve devletlerin çok güçlü kapasitesi var. Bunlardan istihdam edebileceğimiz 100 bin arama kurtarma arkadaşımızın, kamu kurumlarımızdan, STK’lardan tahsisine gidiyoruz. Bakanlıklarımızın bütün kapasitelerini, genç dinamik, arama kurtarma faaliyetlerinde katkı sunabilecek, tecrübesiyle madencilerimiz, kısaca bu sayıyı planladık. O program dahilinde de yaza kadar bu arkadaşlarımızın tüm ihtiyaçlarımızı temin etmemiz gerekiyor. Biz bu 100 bin kişiyi, aldığımız, ürettiğimiz malzemelerle eğiteceğiz. Şu ana kadar 40 bin civarında eğitim verdiğimiz arama kurtarma görevlisi arkadaşlarımız oldu. Bu arkadaşlarımız enkazda çalışacak kültürü edinecek, her türlü yöntemi öğrenmiş olacak. Beklentimiz sizin katkınız, bizlere omuz vermeniz. Biz dersimize hazırız, ödevimizi yaparız.”
Toplantının ardından katılımcılara afet esnasında kullanılan malzemelerin tanıtımı yapıldı.
Toplantıya, Afetlere Müdahale Genel Müdürü Dr. Sadi Ergin, Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar ve Atatürk Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Cenk Karace katıldı. – İZMİR
]]>