Trabzonspor, Süper Lig’in 13’üncü haftasında sahasında oynayacağı Adana Demirspor maçı hazırlıklarına U19 takımıyla yaptığı antrenman maçıyla sürdürdü. Bordo-mavili takım, bir günlük iznin ardından Adana Demirspor maçı hazırlıklarına devam edecek.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Florya Metin Oktay Tesisleri’nde Teknik Direktör Okan Buruk yönetimindeki antrenman, salonda kuvvet çalışmasıyla başladı ve 8’e 2 pas çalışmasıyla devam etti. Antrenman topa sahip olma çalışmasının ardından üç takımlı turnuvayla sona erdi.
Galatasaray yarın saat 11.00’de yapacağı idmanla Bodrum FK karşılaşmasının hazırlıklarına devam edecek. – İSTANBUL
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>3. Filistinli kadın boksörlerin antrenmanlarından çeşitli görüntüler
5. Filistinli kadın boksörlerin antrenmanlarından çeşitli görüntüler
7. Filistinli kadın boksörlerin antrenmanlarından çeşitli görüntüler
İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının yarattığı sorunlara rağmen 17 yaşındaki Filistinli boksör Halla Ayoub spora tutunmanın bir yolunu buldu.
“Beş yıldır boks yapıyorum. Filistin’i birçok şampiyonada temsil etmek benim hayalimdi fakat savaş tüm hayallerimizi yıktı. Savaşın başlamasında ancak 7 ay sonra antrenörle bir araya gelip tekrar çalışmaya başlayabildik. Bu bize yaşam için motivasyon sağlıyor, karakterimizi güçlendiriyor ve yaşama umudu veriyor.
Savaştan önce Ayoub ve onlarca Filistinli kadın, geleneklere ve toplumsal cinsiyet kalıplarına meydan okuyarak Gazze’de ilk kez kurulan Filistin Kadınlar Boks Merkezi’ne katılmıştı.
Ayoub, “Toplumumuza kadın ve erkeklerin bu tür sporlarda eşit olabileceğini kanıtlamak istediğim için beş yıl önce bu spora başladım” dedi. “Filistin Milli Takımı’nda yer almayı başarmak ve ülkemi uluslararası müsabakalarda temsil etme şansı beni çok mutlu etmişti.”
“Başımıza gelen her şeye rağmen boksa devam etmeye kararlıyım. Yaşadıklarımız bizi durduramaz, ancak yolculuğuma devam etmek için motive eder. Boks bana pozitif enerji vererek olumsuzlukların getirdiği negatif enerjiden kurtulmamı sağlıyor. Uluslararası şampiyonalara katılmayı ve işgalin yok ettiği ideallerimizi gerçekleştirmeyi hayal ediyorum.”
Ayoub çatışmalardan önce haftada 16 saat antrenman yapıyordu. Öyle ki, 2023’ün sonlarında bir Arap şampiyonasında Filistin’i temsil etme şansı vardı.
Ancak İsrail ordusunun 7 Ekim 2023’te Gazze’ye geniş çaplı bir saldırı başlatmasıyla tüm umutları suya düştü. Spor kulüpleri de dahil olmak üzere Filistinlilere ait pek çok tesis yerle bir edildi.
Ayoub bu süreçte kaybettikleri için ağlasa da hayalleri için güç topladı. Boks onu daha kararlı ve kendine güvenen birine dönüştürdü ve eski antrenörünü, takım arkadaşlarını ve boks malzemelerini yeniden bulmaya karar verdi.
“Kendime defalarca, ölürsem koşullara meydan okuma yeteneğime inanarak öleceğimi ve hayatta kalırsam da hayallerime giden yolda ilerlemeye devam edip Filistin bayrağının uluslararası arenalarda yükseldiğini göreceğimi söyledim.”
Ayoub, uğraşlarının sonucunda sonunda antrenörü ve takım arkadaşlarıyla buluşmayı başardı ve Gazze’nin güneyindeki Han Yunus’a bağlı Mawasi’deki mülteci kampında antrenmanlarına kaldığı yerden devam etti.
Kulübün kurucularından Osama Ayoub ilk başta antrenman konusunda tereddütlüydü, çünkü insanlar hayatta kalma mücadelesi veriyordu. Ancak kızlar psikolojik baskılardan kurtulmak ve savaş bittikten sonra geride kalmamak istediklerini söylediler.
“Tüm boks ekipmanlarını içeren büyük bir spor kulübümüz ve yaklaşık 50 sporcumuz vardı. Büyük başarılar elde ettik. 2023’te şampiyonalara katılmamız gerekiyordu ama savaş nedeniyle her şey durdu. Kulübü ve evimi bombaladılar ve birkaç kez yerimizden edildik. Ancak ben okullar arasında mekik dokuyarak oradaki çocukları ve kızları içlerindeki negatif enerjiden kurtarıp bunun yerine pozitif enerji koymaları için eğitiyordum.”
Halla Ayoub, antrenmanlarına devam edebilmek ve bir gün uluslararası yarışmalara katılabilmek için savaşın yakında sona ermesini umuyor.
Xinhua Haber Ajansı muhabirleri Gazze’den bildiriyor.
(XHTV)
]]>Bu dönüm noktasını kutlamak için BingX, Stamford Bridge’deki antrenman formalarını “havadan bırakmak- airdrop” için özel olarak tasarlanmış insansız hava araçlarını (drone) uçurarak ve yeni antrenman formalarını tanıttı. BingX’in markası ilk kez, tüm antrenmanlar süresince erkek takımının oyuncuları ve antrenör kadrosu tarafından giyilecek olan antrenman kıyafetlerinin ön yüzünde belirgin bir şekilde yer alacak.
BingX, önümüzdeki sezonun antrenman formaları için Erkek takımının forma göğüs sponsoru haline gelirken, bu artan görünürlük BingX’in spor dünyasındaki varlığını önemli ölçüde güçlendirecek ve markayı durmak bilmeyen bir mükemmellik arayışıyla aynı hizaya getirecek. Futbolcuların en yüksek koşullara ulaşmak için antrenman yapması gibi, BingX kripto yatırımcıları da titiz analizler ve stratejik işlemlerle mükemmelleşiyor. BingX ve Chelsea, antrenman sahasından alım satım arenasına kadar, asla yetinmeyen ve çıtayı sürekli yükseltenleri güçlendiriyor.
BingX kullanıcıları ve sporseverler, Chelsea maç biletleri, maç günü VIP etkinlikleri ve ortak markalı seçkin ürünler dahil olmak üzere ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla bir dizi özel avantaj ve fırsat bekleyebilirler. Buna ek olarak BingX, insansız hava aracı ile havadan atma gösterisini yansıtan ve toplumu “havadan bırakma/ airdrop” konseptiyle daha fazla ilgilendiren heyecan verici bir işlem yarışması başlatacak. Bu yarışma, BingX kullanıcıları için başka bir etkileşim ve heyecan katmanı ekleyerek, katılımcıların heyecan verici airdrop’lar alabileceği günlük check-in etkinliklerini içerecek.
Vivien Lin, BingX Genel Ürün Yöneticisi (CPO), gelişen ortaklıktan duyduğu heyecanı dile getirdi: “Erkek takımının Resmi Antrenman Giyim sponsoru olarak Chelsea ile iş birliğimizi bir üst seviyeye taşımaktan heyecan duyuyoruz. Bu ortaklık, aralıksız mükemmellik ve yenilik arayışına olan ortak bağlılığımızın bir kanıtıdır. Kullanıcılarımızı ve taraftarlarımızı benzersiz deneyimler ve fırsatlarla güçlendirmek, daha akıllı ve daha cesur bir gelecek inşa etmek için sabırsızlanıyoruz.”
Bu yılın başlarında BingX, resmi forma kol sponsoru olarak dünyanın en prestijli ve en çok desteklenen futbol kulüplerinden biri olan Chelsea FC ile sınır ötesi bir ortaklığa girerek ufkunu genişletti. Birlikte, ortak tutku ve sınırsız keşif taahhüdünden hareketle “Empower the Future” girişimini başlattılar. Bu stratejik ortaklık, BingX’in spor ve eğlence sektörüne girişini işaret ediyor ve mükemmelliğe kendini adamış iki sektör liderini bir araya getiriyor.
BingX Hakkında
2018 yılında kurulan BingX, dünya çapında 10 milyondan fazla kullanıcıya hizmet veren lider bir kripto para borsasıdır. BingX, spot, türevler, copy trading ve varlık yönetimi dahil olmak üzere çeşitlendirilmiş ürün ve hizmetler sunmaktadır. Hepsi yeni başlayanlardan profesyonellere kadar kullanıcıların gelişen ihtiyaçları için tasarlanmıştır. BingX, kullanıcılara işlem yeterliliklerini artırmak için yenilikçi araç ve özelliklerle güçlendiren güvenilir bir platform sağlamayı taahhüt eder. BingX, 2024 yılında Chelsea FC’nin ana ortağı olmaktan gurur duyarak spor dünyasında heyecan verici bir ilke imza attı.


Milli takım seçmeleri öncesinde milli sporcu abisiyle antrenmanlarına devam ediyor
Sümeyye Kılıç:
“Milli takıma girip Avrupa ve dünya şampiyonu olmak istiyorum”
Milli sporcu Doğan Kılıç:
“Kardeşimi milli takıma hazırlıyoruz”
ESKİŞEHİR – Eskişehir’de yaşayan milli sporcu Doğan Kılıç’ın 15 yaşındaki kardeşi Sümeyye Kılıç, abisinin yolundan giderek başladığı kick boks kariyerinde ilk dünya kupasını kazanırken, gözünü milli takıma girip Avrupa arenalarında alabileceği uluslararası başarılara dikti.
Kick boksta aldığı başarılar ile ön plana çıkan milli sporcu Doğan Kılıç’ın 15 yaşındaki kardeşi Sümeyye Kılıç, 11 yaşında sporla tanıştı. Abisinin yolundan giderek kick boksa başlayan Sümeyye Kılıç, 15 Mayıs ile 19 Mayıs tarihleri arasında İstanbul’da düzenlenen Turkish Open Dünya Kick Boks Kupası’nda çıktığı 5 maçta da galip gelerek dünya kupasının sahibi oldu. Bayan yıldız 55 kilogram kategorisinde Türkiye’den, İran’dan ve Lübnan’dan katılan sporcularla yaptığı müsabakalar sonucunda dünya kupasını kazanan Sümeyye Kılıç, temmuz ayında Konya’da yapılacak milli takım seçmelerine hazırlanıyor. Kick Boks Milli Takım Antrenörü Seda Duygu Aygün ve abisi Doğan Kılıç ile yaptığı antrenmanlarla seçmelerden başarılı sonuç alarak milli formayla Avrupa arenalarında Türkiye’yi temsil etmek istediğini belirten 15 yaşındaki Sümeyye Kılıç, “Milli takıma girip Avrupa ve dünya şampiyonu olmak, ilerleyen zamanlarda da profesyonele geçmek istiyorum” dedi.
“Milli takıma girip Avrupa ve dünya şampiyonu olmak istiyorum”
Erken yaşta tanıştığı kick boksta kendisine profesyonel başarı hedefleri koyduğunu ve abisiyle milli takım seçmelerine hazırlandığını belirten Sümeyye Kılıç, “Kick boks ile 11 yaşımda abim sayesinde tanıştım. Abim beni bu spora teşvik etti. İlk önce evde bana lapa tutması ve sonrasında da salona yazdırmasıyla serüvenim başladı. En son katıldığım müsabaka İstanbul’da düzenlenen dünya kupasıydı. 5 maç yaparak şampiyon oldum. İranlı, Lübnanlı ve Türk sporcularla mücadele ettim. Bayan Yıldız 55 Kilogram Kicklight’ta yarıştım. Kilomda toplam 20 sporcu vardı. Şu anda milli takıma girip Avrupa ve dünya şampiyonu olmak, ilerleyen zamanlarda da profesyonele geçmek istiyorum. Abimle çalışmak beni çok geliştiriyor. Kendimle eşit ya da düşük seviyedeki sporculardansa benden çok yüksekte olanlarla, abimle antrenman yapmak beni çok ileriye taşıyor. Bu da çok güzel bir duygu. Yani abim ile kendimi geliştiriyorum, bunu anlatamam” dedi.
“Kardeşimin birebir antrenman partneri benim”
Kardeşi Sümeyye’nin erken yaşta aldığı başarılarının ardından önümüzdeki yıllarda daha büyük zaferlere rahatlıkla imza atabileceğini belirten milli sporcu Doğan Kılıç, şu ifadeleri kullandı:
“Kardeşimle antrenman yaparken 5 dakika bile onu rahat bırakmıyorum. Hep gelişmesi için zorluyorum. En son yapılan dünya kupasında 5 galibiyet alarak dünya kupası şampiyonu oldu. Bu sene milli takıma hazırlıyoruz, girmesini de istiyoruz. Antrenörlerimiz Erdin Aygün ve Seda Duygu Aygün eşliğinde antrenmanlarımızı yapıyoruz. Kardeşimin birebir antrenman partneri benim. Birbirimizi zorlayarak gelişimi sağlıyoruz. Günümüzde birçok genç kardeşimizin spora başlamasına öncülük ettim. Rol model olarak severek, izleyerek ve takip ederek bu spora başladılar. Sevdiler ve devam ediyorlar. Kick boksta her geçen geçen gün lisanslı sporcu sayısı artmakta. Bununla birlikte faaliyetler ve müsabakalar da çoğalıyor. Güzel bir rol model olduğumu ve sporculara teşvik anlamında güzel bir örnek olduğuma inanıyorum. Birçok genci kötü alışkanlıklardansa spora yazılmak konusunda teşvik ettiğimi düşünüyorum. Ben anneme diyorum ki, bir ipte 2 cambaz oynamaz. Bir eve 2 milli sporcu çok. O da çok olmadığını söylüyor. İnşallah Sümeyye’yi de milli sporcu yapıp, milli takımda Avrupa ve dünya şampiyonluğunda göreceğiz. Kendisi beni de geçecek, daha büyük yerlerde dövüşecek. Çok küçük yaşta güzel başarılara imza attı. Daha iyi yerlere geleceğine inanıyorum.”
]]>MERSİN – Mersin’in Silifke İlçesinde iki dünya şampiyonu birde dünya ikincisi çıkarken, sporcular antrenör Teslime Çelik nezdinde anneleri ile birlikte müsabakalara hazırlanıyor.
Silifke’de hem Türkiye birincilerini hem de dünya şampiyonunu çıkaran Muay Thai Antrenörü Teslime Çelik, anneler gününde sporcularına anneleriyle birlikte antrenman yaptırdı. Silifke Gençlik İlçe Spor Müdürlüğü salonunda çalışmalara ara vermeden devam eden sporcular ve anneleri yoğun tempoya rağmen başarılı bir şekilde çalışmalarını sürdürüyor.
Gençlik ve Spor Bakanlığının “Hareketlilik Yılı” projesini de Silifke’de hayata geçirdiklerini belirten antrenör Teslime Çelik, Silifke’den iki dünya şampiyonu birde dünya ikincisi çıkardıklarını belirtti.
Salona gelen anneler gerekli spor kıyafetlerini giydikten sonra çocukları ile birlikte antrenmana katılıyor. Çocukları ile birlikte antrenmanda anneler ter döküyor.
“Burada sporcularımıza sadece savunma sporu yaptırmanın haricinde Dünya, Avrupa ve Türkiye şampiyonalarına katılıyoruz” diyen Antrenör Teslime Çelik, “Aldığımız derecelerle hem Ülkemizi hem ilçemizi en iyi şekilde temsil ediyoruz. 2023 yılında Silifke’den iki dünya şampiyonu, bir tanede dünya ikincisi sporcu çıkardık. Sporcularımızı kutluyorum. Biz burada Silifke İlçe Spor çatısı altında resmen aile olduk. Aile kavramını yaşıyoruz. Burada çocuklarımızın kimi zaman antrenörü, annesi, babası, abisi ve ablası konumundayım. Aileler bu güzel ortama ayak uyduruyor. Çocuklarımızın spor yapmasının yanı sıra ailelerimizde antrenmanlara katılıyor. Ailelerimiz 2024 yılında Bakanlığımızın başlattığı ‘Hareketlilik Yılı’na da katkı sağlamış oyuyor. Spor Bakanımız Osman Aşkın Bak Beyefendiye de selamlarımızı saygımızı gönderiyoruz. Burada her yaş gurubu çocuklarımıza sporun bir yaşam tarzı olduğunu yaymaya çalışıyoruz. Bugün anneler günü, şehit anneleri başta olmak üzere annem rahmetli Ayşe Gelin yaşayan ve rahmetli olan annelerimizin gününü kutluyorum. Burada annelerimizle birlikte Dünya, Avrupa ve Türkiye şampiyonu olsun, Antrenmana gelen sporcularımız ve anneleri ile birlikte sporumuzu yaptık. Her geçen günden yaşayacağımız gün daha sağlıklı geçsin” diye konuştu.
Dünya şampiyonasında Dünya ikincisi olan Elanur Morca, çalışmalara annesi ile birlikte geldiğini, bu sporu çok sevdiğini ve tüm annelerin gününü kutladığını söyledi.
Elanur’un annesi Ayşe Morca, “Benim kızım dünya ikincisi oldu. Antrenmanlara kızımla birlikte katılıyorum. Kızıma destek olmak için sürekli yanındayım ve bugün anneler günü, tüm annelerin gününü kutluyorum” dedi.
2023 yılında Antalya’da düzenlenen dünya şampiyonasında büyük emekler ve başarılar sonucunda Dünya şampiyonu olduğunu belirten Büşra Naz Çelik, bu başarıda kendisine emeği geçen annesine hocasına teşekkür ederek, tüm annelerin gününü kutladı.
Büşra’nın annesi İlknur Çelik, kızının çocukluktan bu yana spor yaptığını, kızının her zaman destekçi ve yanında olacağını belirterek, tüm annelerin gününü kutladı.
Antrenmanlara çocukları ile birlikte gelen Rus vatandaş Natalıa Petrenko ise, “Bir buçuk senedir bu sporla ilgileniyoruz. Çocuklarımla birlikte antrenmanlara geliyorum. Hocamızdan ve her şeyden çok memnunuz. Tüm annelerin gününü kutluyorum” diye konuştu.
]]>Kilis’te yaşayan 20 yaşındaki depremzede Merve Yenidünya, 9 sene önce başladığı bilek güreşi sporunda birçok başarı elde etti. Genç sporcu 6’sı dünya, 6’sı Avrupa, 23’ü de Türkiye birincilikleri başta olmak üzere toplamda 47 madalya kazandı. Yenidünya, her sene dünya şampiyonu olarak diğer sporcuların yanında Türk bayrağını ve İstiklal Marşı’nı okutma hayali ile antrenman yapıyor.
Arkadaşlarına ilham oldu
Azmi ve çalışkanlığı ile kardeşlerine ve arkadaşlarına örnek olan Merve Yenidünya, elde ettiği şampiyonluklarla sürekli birlikte çalıştığı antrenörüne ve ailesine ilham oldu. Kendisini örnek alan arkadaşları ile her fırsatta çalışmalarını sürdüren Yenidünya, hem kendisi için antrenman yaparken hem de kendisi gibi yarışmalarına hazırlanan arkadaşlarıyla birlikte antrenman yapıyor.
“Azimle devam ettim ve şu anda 47 madalyam ile kupam var”
Babasının tavsiyesi üzerine 11 yaşında bilek güreşine başlayan 20 yaşındaki milli sporcu Merve Yenidünya, küçüklükten itibaren birçok sporu denediğini ve en son bilek güreşine daha da yatkın olduğunu dile getirerek, “11 yaşındayken tanıştığım bilek güreşi branşında antrenmanlar yaparak ilk başarımı aldım ve ailem dışında herkes bu spordan uzaklaşmam için her şeyi yaptı. Ben azimle devam ettim ve şu anda 47 tane madalya ve kupam var. Bu ödüller içinden 20 Türkiye şampiyonluğu, 4 Avrupa Şampiyonluğu ve 6 Dünya Şampiyonluğu var. Bunlarla birlikte ikincilik ve üçüncülüklerim de var. U15’te, U18’de, U23’te ve büyük bayanlarda dünya şampiyonluğu elde ettim. Bu süreçte her zaman ailem yanımda oldu. Hatta spora tekrar başlamamamı isteyen de ailemdi” diye konuştu.
“Hem salgını hem de rakibimi yendim”
Covid-19 salgınından sonra çok zorlandıklarını söyleyen Yenidünya, 6 Şubat depremlerinden sonra kendi depremzedeyken diğer depremzedelerin yanında olup boş zamanlarında ise antrenman yaptığını vurguladı. Yenidünya, “Covid-19 salgınından sonra çok zorlandık ama azmettik. Hem salgını hem de rakibimi yendim. Bazen sakatlandım, kolumda ağrılar oluştu. Antrenmandan eve döndüğümde yakınlarım bana sporun beni yıprattığını söylediler. Bana söylenilen cümleleri hiçbir şekilde dinlemedim ve daha çok antrenman yaptım ve şimdi bana o cümleleri kuran kişiler çocuklarına beni örnek gösteriyor” ifadelerini kullandı.
“Kürsüde İstiklal Marşı’nı okumak çok ayrı bir duygu”
11 yaşından beri boş zamanlarında antrenman yaparak bu günlere geldiğini söyleyen Yenidünya, “Yapılan antrenmanların ardından alınan şampiyonluklar insanı daha da çok isteklendiriyor. Bir emek verip bu antrenman salonunda ve bunların sonuçlarını aldığımızda birincilik kürsüsüne çıkıp bayrağımızı temsil edip İstiklal Marşımızı okuttuğumuzda her yıl bunun isteği daha da çok artıyor. Her yıl daha çok yapmak istiyorum her yıl daha fazla iyiye gitmek istiyorum ve devamını getireceğim inşallah” şeklinde konuştu.
“Merve çok istikrarlı, ülkesini ve bayrağını seven bir kızımız”
Türkiye Vücut Geliştirme Fitness ve Bilek Güreşi Federasyonu Onur Kurulu Üyesi Antrenör İsmail Kurt ise Kilis’te 2011 yılında bilek güreşine başladıklarını, 2017 yılında milli takıma ilk kez sporcu verdiklerini ve toplamda 38 milli sporcudan 79 madalya elde ettiklerini ifade etti. Genç sporcu Merve’ye dair düşüncelerini de aktaran Kurt, “38 sporcum arasında Merve Yenidünya çok istikrarlı, ülkesini ve bayrağını seven bir kızımız. Bilek güreşi branşı olimpik olmadığı için sporcu herhangi bir gelir elde edemiyor. Geliri olmadığı halde ülkemizi en iyi şekilde tanıtan ve fedakarlık eden bir sporcumuzdur. 18 yaşındaki sporcumuz 2023 yılında genç bayanlar kategorisinde sağ ve sol kolda 15 yaş altı gençlerde Türkiye, Avrupa ve Dünya Şampiyonu, 18 yaş altı gençlerde Türkiye, Avrupa ve Dünya Şampiyonu, 23 yaş altı gençlerde Türkiye, Avrupa ve Dünya Şampiyonu oldu. Büyük başarılara doymayan sporcu çalışmalarına devam ederek 2024 yılında ilk aylarında oynanan 23 yaş altı bayanlarda sol kolda 2, sağ kolda 1, büyük bayanlarda ise sağ ve sol kolda birinci gelerek milli takıma gitmeye hak kazandı. Azimle çalışan sporcumla çok gurur duyuyorum. Yeni yetişecek olan sporculara rol modeli olabilecek bir kızımız” dedi. – KİLİS
]]>Muş Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü bünyesindeki kayak takımı sporcuları, ocak ve şubat aylarında Hakkari, Erzurum ve Bolu’da düzenlenen 4 yarışmada farklı kategorilerde 13 altın, 17 gümüş ve 14 bronz madalya kazandı.
Erzurum’da 13-15 Mart’ta yapılacak Kayaklı Koşu Türkiye Şampiyonası’na 27 sporcuyla katılmaya hak kazanan Muş Kayak Takımı, yeni başarılar elde etmek için hazırlıklarını sürdürüyor.
Muş’taki kayak merkezinde yeterli kar olmaması nedeniyle kentteki yüksek rakımlı karlı dağlara çıkan sporcular, antrenörlerinin gözetiminde antrenman yapıyor.
Gençlik ve Spor Müdürü İl Müdürü Mehmet Arif Taşdemir, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Muş’ta kar seviyesinin düşük olması nedeniyle kayak sezonunun kısa sürdüğünü belirterek, şöyle konuştu:
“Biz de sporcularımızı kar kalınlığı fazla olan ve kayak sezonu uzun süren çevre illere göndererek yarışlara hazır hale getirdik. Bunun meyvesini de almış olduk. Sporcularımız Hakkari’nin Yüksekova ilçesindeki Kayaklı Koşu Eleme Yarışması, Erzurum’da yapılan 1. Etap Yarışları ile Biatlon Türkiye Şampiyonası ile Bolu’da düzenlenen 2. Etap yarışmalarında 44 madalya kazandı. Kayaklı Koşu Türkiye Şampiyonası’na 27 sporcumuzu hazırlıyoruz. Hedefimiz Türkiye Şampiyonu olmak. Muş, kayaklı koşularda çok ciddi dereceler elde etti. Avrupa ve Balkan şampiyonalarında ilk üçe giren sporcularımız var. Kayakta il olarak çok iyi noktadayız. Karın az yağması bize engel olmadı. Gençlerimiz yüksek rakımlı dağlarda hazırlıklarını sürdürüyor. Türkiye Şampiyonası için başarılı bir hazırlık dönemi geçirerek ilimizi en iyi şekilde temsil edeceğiz.”
“Karda antrenman yapmadan derece almak zor”
Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünde görevli kayak antrenörü Veysel Oğlağo da kentteki kayak merkezinde karın az olması nedeniyle sporcuları karla kaplı dağlara götürerek antrenman yaptıklarını belirtti.
Türkiye Şampiyonası’na hazırlandıklarını ifade eden Oğlağo, şunları kaydetti:
“Gençlerimizi kötü alışkanlıklardan uzak tutarak kayağa teşvik ediyoruz. Soğuk havaya rağmen antrenman yapıyoruz. Karda antrenman yapmadan derece almak zor. Sporcularımızı Avrupa ve Balkan şampiyonasına gönderiyoruz. Muş, olimpiyat sporcusu çıkarmış bir il. 20 yıldır bu işi yapıyoruz. Birçok kez takım halinde Türkiye Şampiyonu olduk. Elimizden geldiği kadar çocukların daha iyi derece alabilmeleri için uğraşıyoruz. Çıktığımız karlı dağlarda soğuk hava etkili ama antrenmanları aksatmamaya çalışıyoruz. Günde en az 2 saat antrenman yapıyoruz.”
“Yüksek rakımlı dağlara çıkarak antrenmanlarımıza devam ediyoruz”
Sporculardan Ali Zafer Kaya da 2,5 yıldır kayak sporuyla ilgilendiğini ifade ederek, “Takım adına birçok derecemiz var. Türkiye Şampiyonası’na hazırlanıyoruz. Derece almak için antrenmanlarımızı sürdürüyoruz. Merkezde yeterli kar olmadığı için yüksek rakımlı dağlara çıkarak antrenmanlarımıza devam ediyoruz. Çok heyecanlıyız. Yarışlardan birinci olmayı hedefliyoruz.” diye konuştu.
Sporculardan Ebrar Zamur, Türkiye Şampiyonası’na katılacağı için çok heyecanlı olduğunu bildirerek, Erzurum’dan madalyayla dönmek için çalıştıklarını vurguladı.
]]>Türk ultra maraton sporcusu Aysu Türkoğlu, 2022 yılında 60 kilometrelik Manş Kanalı parkurunu 16 saat 28 dakikada geçerek ‘En genç Türk sporcusu’ olmuş, ardından 40 kilometrelik İrlanda-İskoçya arasındaki Kuzey Kanalı’nı yaklaşık 11 saat 48 dakika 19 saniyede yüzerek geçen ‘İlk Türk kadın ve en genç Türk sporcu’ unvanını almıştı. Aysu, Oceans Seven parkurlarından biri olan Cook Strait Geçişi için 13 Mart’ta yola çıkarak Yeni Zelenda Wellington’ı geçecek ve bir kez daha tarih yazacak.
Yüzme dünyasında ‘Oceans Seven’ etkinliği yedi benzersiz ve zorlu deniz şartlarında yüzücüleri sınıyor. Aysu Türkoğlu ‘Oceans Sevens’ kanallarını 5 sene içerisinde tamamlayarak Guinness rekorunu da kırmayı hedefliyor. 22- 27 Mart tarihleri arasında gerçekleşecek olan geçiş, Picton Marina’dan start alacak ve Cook Strait’in güçlü akıntılarına karşı mücadele ederek 23 kilometrelik zorlu bir parkuru kapsayacak. Su sıcaklığının 15-18 derece arasında değişmesi beklenirken, Aysu Türkoğlu ve ekibi bu zorlu şartlara karşı hazırlıklarını tamamladı.
Aysu Türkoğlu, Başkent Wellington’da 23-27 Mart’ta gerçekleşecek geçiş öncesi Bodrum’daki bir otelde düzenlenen basın toplantısında düzenledi. Türkoğlu, dünya Kadınlar Günü’nde böyle bir toplantıyı yapmaktan dolayı çok büyük mutluluk duyduğunu ifade ederek, “Bir aksilik çıkmazsa inşallah haftaya çarşamba günü Yeni Zelanda’ya gideceğim. 23-27 Mart aralığında havanın müsaitlik verdiği bir günde Cook Strait kanalını geçmek için oraya gideceğim. Geçtiğim takdirde geçen en genç Türk sporcu olmuş olacağım. Yaklaşık 27 kilometrelik bir mesafe ve hava şartları değişiklik gösterebiliyor. Oranın medceziri ve akıntısı farklılık gösterebiliyor. Su sıcaklığı 14-17 derece arasında olacak. Orada beni bekleyen orkalar ve vatozlar gibi çeşitli canlılar var. Onlar her zaman orada ve onları düşünmemeye çalışıp ben yüzüşüme odaklanacağım. Her kanalın kendi içerisinde zorlukları var. Bunun için çok fazla antrenman yaptım bu yüzden içim rahat elimden gelen her şeyi yapmış olarak oraya gideceğim. Buzlu ve soğuk su antrenmanları yaptım. Bunun yanı sıra oldukça fazla havuz antrenmanları yaptım. Bazen çift antrenman olan günlerimiz oldu. Sabah 6’da kalkıp havuza gidiyorum, 8’de antrenman başlıyor, 2 saat yüzüp çıkıyorum. Sonra eve ardından okula gidiyorum ve oradan çıkıp tekrar havuza gidiyorum. Günde 4 saati bulan antrenmanlarım oluyor. İnşallah Yeni Zelanda’daki yüzüşüm en kısa sürede tamamlanır. Daha önce 2 kanalı geçtim. İnşallah diğer kanallarda da ülkemi güzel bir şekilde temsil ederek, Türk kadının gücünü gösterip orada bayrağımızı tekrar açacağım. Yeni Zelanda’dan sonra eylül ayında Catalina’ya gitmeyi düşünüyorum arada Manhattan var Manhattan Oceans Sevens içinde değil ancak Manş ve Catalina’yı geçmeniz durumunda 3’lü taç Triple Crown oluyorsunuz. İnşallah bunu da tamamlayacağım ve 2024’ü bu şekilde tamamlayacağız” ifadelerini kullandı.
Aysu Türkoğlu’nun ablası Aynur Türkoğlu, babası Mustafa Türkoğlu ve annesi Yurdagül Türkoğlu da çok heyecanlı olduklarını ve Aysu’ya güvendiklerini söyledi. – MUĞLA
]]>Adana Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Daire Başkanlığı, 5 yılda 16 branşta, 58 bin 500 çocuğa yaz spor okullarında eğitim verdi. Adana Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü (ABBSK) bünyesinde ise milli takıma yükselen oyuncuların yanı sıra Adana Demir Spor ve Adanaspor kulüplerinin altyapılarına oyuncu veriliyor. Bu kapsamda 5 yılda yaşama geçirilen hizmetler, destekler ve projeler, şöyle:
16 branşta bin 125 lisanslı sporcuya eğitim verildi. 23 farklı noktada 20 bin çocuğa portatif yüzme havuzlarında yüzme eğitimi verildi. Milli bayramlar ve özel günlerde 8 satranç turnuvasında, 3 bin 550 lisanslı sporcuya ve federasyon turnuvalarında 4 organizasyonda yer alan 600 lisanslı sporcuya ev sahipliği yapıldı. Bin 800 okula 7 bin 200 adet futbol topu, 7 bin 200 adet voleybol topu, 7 bin 200 adet basketbol topu, 7 bin 200 adet atlama ipi 3 bin 600 adet badminton seti, 3 bin 600 adet satranç takımı, 18 bin adet antrenman yeleği olmak üzere toplamda 54 bin adet malzeme desteği sağlandı. 4 yılda Kurtuluş Yarı Maratonu, Halk Koşusu ve 10 km Koşusu’nda toplam 10 bin 265 sporcu ağırlandı. Portakal Çiçeği Karnavalı Koşusu’nda 2 bin sporcu ağırlandı. İlk defa yapılan Varda Ultra Trail Koşusuna katılan 701 sporcu ağırlandı.
Her yıl düzenlenen güreş müsabakalarına 4 bin sporcu katıldı. Kros Yarışları her yıl düzenlendi ve toplamda 2 bin sporcu katıldı. Büyükşehir Belediyesi birimler arası ve iştirakleri arası futbol turnuvasına 960 sporcu katıldı. İlk defa düzenlenen Veteranlar (Raftaki Kramponlar) Futbol Turnuvasına 120 sporcu katıldı. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile dostluğu geliştirme adına ilk defa düzenlenen futbol turnuvasına 72 sporcu katılım gösterdi. Muhtarlıklar arası futbol turnuvalarına 540 sporcu katıldı. 12 tenis turnuvasına bin 500 sporcunun katılımına destek olundu. Spor kulüplerine 10 milyon lira nakdi destek sağlandı. 150 amatör spor kulübüne 22’şer adet eşofman takımı, maç forması, maç şortu, tozluk, şort ve T-Shirt desteği yapıldı. 3 bin 300’er adet, toplamda 19 bin 800 adet verildi. Aynı zamanda 150 amatör spor kulübüne toplam 150 top çantası, 1800 adet antrenman hunisi, 3 bin adet antrenman çanağı, 150 adet antrenman merdiveni, 150’şer adet 1 takım: 12’li antrenman çemberi ve antrenman slalom çubuğu ve bin 500 adet futbol maç topu ile toplamda 26 bin 550 adet malzeme desteği yapıldı.
Amatör spor kulüplerine, okullara ve taraftarlar gruplarına olmak üzere ulaşım desteği sağlandı. 10 farklı noktada her gün sabah sporu ve yoga eğitimi verildi. 55 adet futbol müsabaka sahasının kumlama, gübreleme, çizim ve çim biçimi vb. gibi konularda bakım desteği sağlandı. 100 okula basketbol potası, voleybol direği ve kale direği temin edildi. Spor Park’ta; pilates, step ve aerobik eğitimlerinden bin kadın yararlandı. Seyhan Camuzcu Mahallesi, Saimbeyli Avcıpınar Mahallesi, Tufanbeyli Kayarcık ve Kirazlıyurt mahalleleri, Yüreğir PTT Evleri, Eski Misis ve Geçitli mahalleleri, Seyhan Emek Mahallesi, Kozan Hacıbeyli Mahallesi olmak üzere toplam 9 mahalleye futbol sahaları inşa edildi. Ceyhan’da, Kozan’da ve Karaisalı’da toplam 300 kişiye sürekli güreş eğitimi veriliyor.
ABBSK bünyesinde faaliyet gösteren basketbol takımından 6 oyuncu altyapı gruplarında milli takıma dek yükseldi. Altyapı liglerine katılan futbol takımı; Adana Demirspor ve Adanaspor gibi kentin profesyonel futbol kulüplerinin altyapılarına kazandırılıyor. Atletizm branşında da önemli başarılara imza atılıyor. ABBSK sporcusu Berat Uçuk, Türkiye Salon Atletizm Şampiyonası U18 kategorisi sırıkla atlama branşında Türkiye şampiyonu oldu. Uçuk, Bursa’da yapılan şampiyonada U16 kategorisinde de Türkiye şampiyonu oldu.
]]>İstanbul’da düzenlenen 2023 Avrupa Salon Atletizm Şampiyonası’nda kadınlar üç adım atlamada altın madalya kazanan Tuğba Danışmaz, 2024 Paris Olimpiyatları’na ilişkin hazırlık sürecini AA muhabirine değerlendirdi.
Hazırlıklara ekim ayında başladıklarını anlatan milli atlet, sezon öncesi sağlık, antropometrik, biyomekanik ve performans testlerinin yapıldığını belirtti. Test sonuçlarına göre antrenörü Cahit Yüksel ile antrenman planı oluşturduklarını ifade eden Tuğba Danışmaz, şunları kaydetti:
“Daha sonra çalışmalarımıza yaklaşık 20 gün Antalya’da devam ettik. Antalya kampı sonunda havasının sıcak olması ve rakımının yüksek olması nedeniyle antrenmanlarımızı Güney Afrika’da sürdürdük. Oldukça başarılı ve verimli geçen bu süreçten sonra, salon sezonunun açılmasıyla Paris’te hem yarışmalara katılıp yaptığımız antrenmanların etkisini ve eksikliklerimizi görmek hem de ranking puanımızı artırmak için yarışmalara katılmayı planladık. Bu süreç, tamamen haziran ayındaki Avrupa Şampiyonası ve 2024 Paris Olimpiyatları’na hazırlık sürecimizin birer parçası olacak.”
Üç adım atlama kadınlarda 14,55 metrenin olimpiyat kotası olarak belirlendiğini vurgulayan milli sporcu, “Ancak bununla beraber yarışmalardan kazanılan puanlarla genel sıralama da yapılmakta. Ben 14,55’lik barajı geçmemiş olmama rağmen (14,31) 32 kişinin davet edileceği yarışmada dünyanın en iyi 11’inci sporcusu durumundayım. Tabii ki hedefimiz 14,55 ve daha iyi bir derece atlamak.” diye konuştu.
En büyük güvencesi antrenörü Cahit Yüksel
Tuğba Danışmaz, kazandığı Avrupa şampiyonluğunun ardından sorumluluğunun arttığını anlatarak, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Sorumluluğun artması bu hayatın ve sporun olağan akışında olan bir durum. Bizim tecrübelerimiz bunu kaldırabilecek kadar fazla. O nedenle çok takılmadan, yapılması gerekenleri yaparak, plan ve programımıza sadık kalarak, akılcı bir şekilde çalışmalarımıza devam ediyoruz. Stres ve kaygılarımız bulunmuyor. Rotamızı ve bu rotadaki zorluklarımızı biliyoruz. Her tecrübeli kaptan gibi gemiyi limana sakin ve başarılı bir şekilde getireceğine inandığım, bilgi ve tecrübesinin beni buralara kadar getirirken, öngördüğü her şeyin gerçekleştiğine inandığım antrenörüm Cahit Yüksel ile huzurlu bir şekilde çalışmalarımıza devam ediyoruz. Cahit Yüksel hocamın da hep söylediği gibi birileri bir şeyleri başarabiliyorsa biz de başarabiliriz.”
Şampiyonluğun hayatında önemli bir değişikliğe neden olmadığını dile getiren milli atlet, “Yine hayatımız kamplarda ve atletizm pistinde geçiyor. Çünkü daha yapılacak çok işimiz, hedeflerimiz var. Daha çok çalışmamız ve bu başarıları tekrarlamamız için daha büyük sorumluluğumuz var. Elbette manevi olarak çok şey kattı. Maddi olarak çok şey kattı diyemem. Çünkü ödül konusunda beklediğimiz ödülü alamadık. Bu konuda biraz sıkıntı yaşadık ve bu sıkıntı hala devam etmekte. Avrupa Şampiyonası’nda kazandığımız ödülün ancak yüzde 20’sini alabildik. Açıkçası bu beni çok üzdü ama olsun. Ben, Avrupa şampiyonu olup, İstiklal Marşı’nı tüm Avrupa’ya dinlettim. Bu benim hayatımda birçok şeyden daha önemli. İşin maddi kısmı önemli ama en önemli kısmı değil. Başarının manevi kısmı daha çok önemli diye düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.
Rakiplerle kamp yapıyor
Tuğba Danışmaz, antrenmanlarını kuvvet, sürat ve teknik çalışma üzerine planlandıklarını vurgulayarak, “En önemli bölümünü, teknik hataları düzeltici ve performansı artıracak teknik becerileri kazanarak mükemmelleştirmeye çalıştığımız bölüm oluşturuyor. Halter, sıçrama ve koşu antrenmanları ile de bu sürece katkı sağlamaya çalışıyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
Zirveye yarışan sporcularla aynı ortamda kamp yaptıklarını belirten milli atlet, şöyle devam etti:
“Rakiplerimizin neler yaptığını görmek, onlarla aynı havayı soluyup, antrenmanlarımızı karşılaştırarak hangi seviye de olduğumuzu görmek açısından avantaj. Bu zaman içerisinde gördüğümüz, onlardan hiçbir eksiğimiz olmadığı ve antrenman anlamında iyi bir yerde olduğumuzdur. Ancak tek farkımız onların atletizm kültürü bizim çok önümüzde ve onların yaşanan süreçlere tamamen başarı veya başarısız olarak bakmamaları. Başarı ve başarısızlığın olası olduğu, yaşamın içerisinde olan bu durumun ortadan kalkması için daha çok çalışmanın gerektiği konusundaki farklılığımız. Yani başarılı olunduğunda göklere çıkarıp, başarısız olunduğunda yerden yere vurulmuyorlar. Yaşamın kendisi gibi inişler ve çıkışlar olabileceğini öğrenmemiz gerekiyor.”
Atletizmin dünya yıldızlarıyla aynı ortamı paylaşmanın yurt dışı kampının güzelliklerinin biri olduğunu anlatan Tuğba, “Onlarla aynı ortamda antrenman yapmak ve kendimi oralarda görmek çok önemli ve güzel. O nedenle onlarla aynı seviyede olduğumu görmek beni yarışmalarda daha da fazla motive etmekte. Benim için yurtdışı kamplarının en kötü tarafı ise yemekler. Yemek yemeyi seven biri olarak damak tadımızın farklı olması ve Türk yemeklerini özlemek. Arkadaşlarımdan ve ailemden uzunca bir süre ayrı kalıp, otel odalarında kalmak en sevmediğim şeyler.” diye konuştu.
Avrupa şampiyonluğunun ardından atletizm dünyasından tanınırlığının arttığını aktaran Tuğba Danışmaz, “Dünya yıldızlarının gelip beni tebrik etmesi tarif edilemez bir mutluluk. Dünya atletizmi artık beni tanıyor ve benim dünyada bir yerim olduğunu, beni takip edenler, neler yaptığımı merak edenler olduğunu görmek beni mutlu ediyor. Bana düşen görev, bunu devam ettirebilmek ve ülkemi dünyada en güzel şekilde temsil edebilmek.” şeklinde görüş belirtti.
]]>BOSNA Hersek’teki 2010 Avrupa Yıldızlar Şampiyonası’nda birinci olup Türkiye’nin ilk ‘Yıldız Kadınlar Avrupa Şampiyonu’ unvanını alan ve 2023 Avrupa Güreş Şampiyonası’nda bronz madalya kazanan milli sporcu Evin Demirhan (28), Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından yaptırılan, adının verildiği spor tesisinde milli forma için ter döken minik sporcularla antrenman yaptı. Kendisi için de büyük moral kaynağı olduğunu belirten Demirhan, “Genç kardeşlerim benimle birlikte antrenman yapmak istediklerini belirtmişlerdi ve idol olarak beni gördüklerini söylemişlerdi. Ben de onları kırmadım” dedi.
Siirtli minik güreşçiler, Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından yaptırılan, Bosna Hersek’teki 2010 Avrupa Yıldızlar Şampiyonası’nda birinci olarak Türkiye’nin ilk ‘Yıldız Kadınlar Avrupa Şampiyonu’ unvanını alan ve Hırvatistan’ın Zagreb kentinde düzenlenen ‘2023 Avrupa Güreş Şampiyonası’nda kadınlar serbest stil 50 kiloda bronz madalya kazanan milli sporcu Evin Demirhan’ın isminin verildiği tesiste, milli formayı giyebilmek için ter döküyor. Memleketi Siirt’e gelen Demirhan, adının verildiği tesisi ziyaret ederek, güreşçilerle birlikte antrenman yaptı. Paris olimpiyatları öncesinde, isminin bir spor tesisine verilmesinin büyük bir moral ve motivasyon kaynağı olduğunu belirten Evin Demirhan, “Kadın güreş tarihimizde ilk defa, bir kadın güreşçiye böylesine büyük bir tesisin ismi verildi. Burada bizlere değer veren, ismimi buraya layık gören Gençlik ve Spor Bakanlığımıza ve Siirt Gençlik ve Spor İl Müdürümüze çok teşekkür ediyorum. Olimpiyatlar öncesinde çok büyük bir motivasyon kaynağı oldu. Hayallerimden birisi de buydu, kalıcı bir iz bırakmak. Bu da ömür boyu yaşayacak, benim adıma da çok onur ve mutluluk verici bir durum” dedi.
‘GENÇ KARDEŞLERİMİZ İÇİN SALONLARIN VE KULÜPLERİN ÇOĞALMASI ÇOK DEĞERLİ’
Tesiste kendisini idol olarak gören güreşçilerle birlikte antrenman yapmanın kendisi için gurur verici olduğunu belirten Demirhan, “Güreş hayatımı sonlandırdıktan sonra da genç kardeşlerim için daha büyük fırsatlar yaratmak istiyorum. Kendi şehrimde bu tür oluşumların başlaması, genç kardeşlerimiz için salonların ve kulüplerin çoğalması benim için çok değerli ve önemli. Çünkü ben güreş hayatımı sonlandırdıktan sonra da genç kardeşlerimle birlikte onlar için daha büyük fırsatlar yaratmak istiyorum. Burada, güreş hayatımı sonlandırdıktan sonra genç kardeşlerimle antrenmanlar yapacağım, onları desteklemeye devam edeceğim. Yaklaşık bir ay önce Demirören Haber Ajansı’nın yapmış olduğu haberde, genç kardeşlerim güreş antrenmanlarında benimle birlikte antrenman yapmak istediklerini belirtmişlerdi ve idol olarak da beni gördüklerini söylemişlerdi. Gerçekten benim için çok onur verici bir şey. Onların hayallerinde olan bir isim olmak ve bana benzemeye çalışmaları benim için çok gurur verici ve ben de onları kırmadım, ilk fırsatta da burada onları ziyaret ettim ve onlarla beraber antrenman yapma fırsatım oldu” diye konuştu.
‘ŞU AN ÇOK GÜZEL TESİSLERİMİZ VAR, İMKANLARIMIZ ÇOĞALDI’
Kendisinin kısıtlı imkanlarda güreşe başladığını ifade eden Demirhan, “Gerçekten çok yetenekli sporcularımız var. İnanıyorum ki, çok büyük yerlerde onların da isimlerini duyuyor olacağız. Kadın sporcu sayımız ne kadar çok artarsa, daha çok mutlu olurum. Tabi ki bende onları teşvik edebiliyorsam, onlara bir ışık olabiliyorsam ne mutlu bana. Genç sporcu kardeşlerime şunu söylemek istiyorum, ben 14 yıl önce spora Siirt’te başladığım zaman, küçük bir spor salonunda çok az sayıda sporcu ile antrenman yapabiliyorduk. Şu an ise çok güzel tesislerimiz var, imkanlarımız çoğaldı. Devletimiz gerçekten büyük bir desteği var. Çok mutluyum güreş adına böyle imkanların olmasına. Hiçbir şey imkansız değil, gerçekten inandığınızda ve istediğinizde zorlular ve imkansızlıklar sizin için sadece basamak olur. O yüzden antrenmanlarını çok sıkı ve disiplinli yapmak gerekiyor. Disiplinli çalışmak, inanmak ve emek vermek gerçekten de başarıya giden yolda çok önemli. İstediğiniz hayal ettiğiniz bir hedef varsa, mutlaka onun için emek harcayın. Paris olimpiyatlarında ülkemize ilk altın madalyayı getiren kadın güreşçi olacağım. Çok sıkı çalışıyorum, çünkü olimpiyatlarda tarihimizde hiç altın madalya kazanmadık. Ben bu ilki başarmak istiyorum. Çünkü kadın güreş tarihinin ilk Avrupa şampiyonu olmuş kadın güreşçisiyim. İlk altın madalyayı almış olimpiyat şampiyonu olmak istiyorum. Tabi ki kolay olmayacak, çok zorlu rakiplerim var bunun bilincindeyim. Son Tokyo Olimpiyatları’ndan sonra bu süreci çok iyi değerlendirdim ve daha iyi hazırlandım ve inşallah Paris Olimpiyatları’nda ülkemize ilk altın madalyayı getiren kadın güreşçi olacağım” dedi.
Milli Güreşçi Evin Demirhan ile antrenman yapmaktan büyük mutluluk duyduğunu belirten Mercan Nas (11) ise “Bir ay önce Evin ablanın yanımızda olmadığı için üzgündük. Ama şimdi geldi ve onunla antrenman yaptık. Şu an çok mutluyum. İnşallah ilerde onun gibi Avrupa birincisi oluruz” diye konuştu.
]]>Varto ilçesine bağlı 1900 rakımlı Haksever köyünde yaşayan 13 nüfuslu ailenin kız çocuğu olan 23 yaşındaki Akbingöl, 2012’de başladığı atletizm branşında uluslararası birçok başarıya imza attı.
Portekiz’de 3 Şubat 2019 düzenlenen Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası’nda, kadınlar 20 yaş altı kategorisindeki yarışta rakibinin arkadan ayağına basması sonucu ayakkabısı çıkan ve yalın ayakla koşarak birinci olan Akbingöl, Balkan ve Avrupa’daki yarışları birçok kez kazanarak Türk bayrağını dalgalandırdı.
10 yıllık atletizm hayatında 25 kez milli takıma seçilen ve 120 madalya kazanan Akbingöl, geçen yıl Varto Gençlik ve Spor Müdürlüğünde sözleşmeli antrenör olarak göreve başladı.
Tek hayali olan antrenörlüğü yapmanın mutluluğunu yaşayan Akbingöl, Varto’da okula giden kendi köyündeki 10 kız çocuğunu atletizm branşıyla tanıştırdı.
Akbingöl, düzenlenecek müsabakalara hazırladığı kız sporculara başarılı olmaları için her gün ilçe stadyumda antrenman yaptırıyor.
Orta ve uzun mesafe koşucusu olan Akbingöl, AA muhabirine, 2015 yılında milli takıma girdiğini ve Fenerbahçe Kulübüne transfer olduğunu anlattı.
Fenerbahçe’de 7 yıl boyunca forma giydiğini anlatan Akbingöl, “Varto ilçesinde atletizm antrenörlüğü yapıyorum. Köyümdeki kız çocuklarını yetiştiriyorum. Haftanın 7 günü antrenman yaptırıyorum. İnşallah onlar da benim gibi başarılı yerlere gelecek. 10 yıl yaptığım atletizm sporunda 120 madalya kazandım. Türkiye’de ve ulusal yarışmalarda iyi derecelerim var. Kariyerime birçok madalya sığdırdığım için çok mutlu ve gururluyum.” diye konuştu.
“Onları kendim gibi başarılı sporcular yapacağıma söz verdim”
Birçok ülkede Türkiye’yi ve Muş’u çok iyi temsil ettiğini belirten Akbingöl, şunları kaydetti:
“Geçen yıl Varto Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğünde atletizm antrenörü olarak işe başladım. Sporcularım var. Kendim gibi yetenekli güzel sporcular yetiştirmek istiyorum. Yaklaşık 4 aydır kızlara antrenman yaptırıyorum, yarışmalara hazırlıyorum. Onlar da eminim benim gibi çok güzel yerlere gelecek ve benden daha başarılı olacaklar. Kızların hepsi birbirinden yetenekli. Kızların hepsinin velileriyle tek tek görüştüm. Büyüdüğüm köyde yaşıyorlar. Hiç konuşmama gerek kalmadan kızlarını bana emanet ettiler. Ben de kızları kendim gibi çok güzel yerlere getireceğime ve benden daha başarılı olacaklarına dair söz verdim. Bu yönde çalışmalarımızı devam ettiriyoruz”
Akbingöl, spora 12 yaşında başladığını hatırlatarak, “Tek hayalim antrenör olup köyümdeki kızları atletizmle tanıştırmaktı. Hayalimi gerçekleştirdiğim için çok mutluyum. 10 yıla birçok madalya sığdırdım. Bölgesel yarışmalarla başladım, bütün bölgesel yarışmaları kazandım. Türkiye şampiyonalarının birçoğunu kazandım. 2-3 kez Balkan ve Avrupa şampiyonu oldum.” dedi.
Sporculardan Ecrin Bingöl de Haksever köyünde yaşadığını belirterek, “Emine hoca bizi köyden buralara kadar getirdi. Biz de Emine hoca gibi iyi bir yere gelmek istiyoruz. Bunun için her gün antrenmanlarımızı yapıyoruz.” diye konuştu.
Şevin Bingöltekin ise “Köyden buraya geldim. Arkadaşlarımla stadyumda antrenman yapıyoruz. Antrenman yaptığımız için çok mutluyuz. Biz de Emine hoca gibi atletizm yarışmalarına katılmak ve madalya kazanmak istiyoruz. Emine hocamıza teşekkür ederim.” ifadelerini kullandı.
]]>Konya’da yaşayan 18 yaşındaki milli sporcu Ebubekir Yıldız, küçük yaşlardan itibaren babası ve amcalarının pazarlarda açtığı tezgahlarda çalışarak ailesine destek oluyor. Kick boks sporuna 15 yaşında ilgi duymaya başlayan Ebubekir Yıldız, bu sporu yapmasına ilk başlarda razı olmayan annesinin desteğiyle kick boksa başladı. Sporculuğunun ilk bir buçuk senesi hiçbir müsabakaya çıkmayan Ebubekir Yıldız, sonrasında ilk çıktığı müsabakada Türkiye şampiyonu oldu. Ardından Avrupa ve Türkiye ikinciliği derecesini elde eden Ebubekir Yıldız, milli sporcu olmaya hak kazandı. Milli sporcu olarak İtalya’da çıktığı ilk turnuvada dünya üçüncüsü olarak büyük bir başarıya imza atan Yıldız, gözünü dünya şampiyonluğuna çevirdi. Elde ettiği başarıların yanı sıra pazarlarda açılan tezgahtaki işine devam eden Ebubekir Yıldız, işi dışındaki zamanlarda antrenmanlarına devam edip hedefine ulaşmak için gayret gösteriyor.
“Kıyamam, bir yerin kırılır diyen annem beni yazdırdı”
Kick-boks sporuna 2018 yılında başladığını anlatan milli sporcu Ebubekir Yıldız, “Kick-boksa yazılmak istedim. Babam ilk olarak ‘tamam olur’ dedi. Annem de, ‘Bir yerin kırılır yapma, etme ben kıyamam’ dedi. Sonrasında annem kendisi ikna oldu ve kendisi yazdırdı. Spora başladığım zaman 1.5 sene hiçbir müsabakaya katılmadım. Ardından Ordu’da düzenlenen Türkiye Şampiyonası’na gitmiştim. İlk defa çıktığım maçta 3 tane rakibimi eleyerek ilk Türkiye şampiyonluğumu elde ettim. Ondan sonra düzenlenen Dünya Kupası vardı, burada çıktığım maçta da Avrupa ikinciliğini elde ettim. 3 ay sonra tekrardan düzenlenen Türkiye Şampiyonası’nda ikinci olarak milli sporcu olmaya hak kazandım. İtalya’da düzenlenen Dünya Şampiyonası’na katıldım. Bu turnuvada da dünya üçüncülüğünü elde ettim” şeklinde konuştu.
“Tezgahı toplamadan antrenman saatim geldiği için kaçıyorum”
Hem kick boksla ilgilenen hem de baba mesleği olan pazarcılığa devam eden milli sporcu Yıldız, “Pazarcılık mesleğini ufak yaşlardan beri yapıyoruz. Kendi işimiz. Ufaklıktan beri bulunduğum ortamın içeresindeyim. Pazarcılığın etkisi oldu. Ayrıyeten ailemin de beni desteklediği için bu seviyelere geldim. Tezgahta çalışıyorum. Tezgahı toplamadan antrenman saatim geldiği için ben kaçıyorum. Amcalarım topluyor. Gidiyorum ben antrenmanımı yapıyorum” ifadelerini kullandı.
“İnşallah dünya şampiyonu olacağım”
Hedefinin dünya şampiyonluğu olduğunu belirten genç sporcu, “Dünya üçüncüsü olmuştum. Bu sporda hedefim var; inşallah dünya şampiyonu olacağım. Verilen bir sözüm var, verdiğim sözü de unutmam. Yerine getirmeye çalışacağım, elimden geleni yapacağım. Pazarcılık beni yormuyor. Pazarda ailem ile olduğum için, eğlenceli vakit geçirdiğim için yorulmuyorum. Ardından da antrenman saatim geldiği için antrenmana gidiyorum” diye konuştu.
“Bizi izleyerek çok fazla Türkiye şampiyonu olan arkadaşlarımız oldu”
Yaşıtlarına tavsiyelerde bulunan milli sporcu Ebubekir Yıldız, “Yaşıtlarım hedeflerini iyice çizsinler. Spora başka amaçla gitmesinler, elde etmek için gitsinler. Ellerinden bir şey gelmesi lazım. Öğrensinler, bilsinler, yapsınlar. Kilo vermek için değil. Kilo vermek için gelen insanlar da oluyor. Bizleri görüp o adamlar da hırslanıyor. Bizi izleyerek çok fazla Türkiye şampiyonu olan arkadaşlarımız oldu” ifadelerini kullandı. – KONYA
]]>