Antarktika – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Fri, 12 Apr 2024 08:54:04 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Türk Bilim İnsanları Antarktika’da Çalışmalarını Çevre ve Canlı Yaşamını Koruyarak Yürüttü https://www.haber60.com.tr/turk-bilim-insanlari-antarktikada-calismalarini-cevre-ve-canli-yasamini-koruyarak-yuruttu/ https://www.haber60.com.tr/turk-bilim-insanlari-antarktikada-calismalarini-cevre-ve-canli-yasamini-koruyarak-yuruttu/#respond Fri, 12 Apr 2024 08:54:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27148 Türk bilim insanları, Antarktika’daki çalışmalarında uyguladıkları kurallarla, küresel iklim değişikliğinin sonuçlarından fazlasıyla etkilenen güney kutup canlılarını, Beyaz Kıta’ya ve okyanuslara bağlı yaşamları korudu.

Cumhurbaşkanlığı himayesinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı uhdesinde, TÜBİTAK MAM Kutup Araştırmaları Enstitüsü koordinasyonunda bu yıl 8’incisi düzenlenen Ulusal Antarktika Bilim Seferi’ne katılan bilim insanları, çalışmalarını Beyaz Kıta’nın çevre ekosistemini olumsuz etkilerden koruyacak ve kıtaya minimum ayak izi bırakacak şekilde yürüttü.

İklim değişikliğinin sonuçlarından en fazla etkilenen alanlardan biri olan Antarktika, büyük bir ekosisteme ev sahipliği yapıyor. Bu ekosistemde, kıtayı çevreleyen okyanuslarda yaşayan balinalar gibi büyük deniz memelilerinin yanı sıra 6 fok türü ve kıtanın simgesi olan penguenlerin 5 türü gözlemlenebiliyor.

Birçok deniz kuşu türünün de gözlemlenebildiği kıtada, sucul ekosistemlerde mikro ve makro boyutlarda birçok canlının yaşadığı da biliniyor.

8. Ulusal Antarktika Bilim Seferi, 56 ülkenin taraf olduğu, 1961’de yürürlüğe giren Antarktika Antlaşmalar Sistemi’nde belirlenen kurallar kapsamında ve 2017’de kabul edilen Antarktika Antlaşması Çevre Koruma Protokolü’nde belirtilen şartlara uygun şekilde yürütüldü.

Katılımcılar, saha çalışmalarında çevre ve canlı yaşamının korunması için sefer öncesi kendilerine verilen eğitimler çerçevesinde tedbirler aldı. Bu tedbirlerin uygulanmasının kontrolü amacıyla seferde bir de çevre zabiti görevlendirildi.

8. Ulusal Antarktika Bilim Seferi Çevre Zabiti yüksek mühendis Aybike Gül Karaoğlu, AA muhabirine, hassas bir ekosisteme sahip olan Antarktika’da çevreye minimum ayak izi bırakacak şekilde hareket edilerek çalışılması gerektiğini söyledi.

Karaoğlu, sahaya gitmeden önce bütün katılımcılara gerek kıyafetlerinin gerekse bilimsel ekipmanları ve her türlü saha ekipmanının dezenfekte edilmesi gerektiği bilgisinin verildiğini dile getirdi.

Florada yer alan bitki örtüsü liken ve yosunlar çok hassas ve kırılgan yapıda oldukları için katılımcıların bunlara basmadan yürümesi gerektiğine dikkati çeken Karaoğlu, şöyle devam etti:

“Hayvanlara, üreme bölgelerine ve yuvalarına 10 metre mesafede yürüyerek onları rahatsız etmeden geçmeleri gerekmekte. Çünkü yaklaştıklarında alanlarını korumak için saldırganlaşıyorlar. Hayvanları rahatsız etmemek gerekiyor. Bunların haricinde ölü hayvanlarla kesinlikle temas edilmemesi gerekir. Özellikle şu anda yüksek patojenitesi olan kuş gribi salgını olduğu için hayvanlara yaklaşılan mesafe, hastalığı bir şekilde o bölgeye ve hayvanlara taşımamak için büyük önem arz ediyor.”

Antarktika’da 6 fok türü bulunduğunu ancak bu türlerden sadece 4’üne Horseshoe Adası’nda rastladıklarını belirten Karaoğlu, “Bunlardan sıklıkla görülen fok türleri sırasıyla Weddell fokları, yengeçyiyen fokları, kürklü foklar ve daha sonrasında leopar foklarıdır. Yengeçyiyen fokları, krilleri süzmek için çok nadir görülen bir diş yapısına sahiptir. Aslında yengeç yemez, krillerle beslenirler ve leopar foklarıyla mücadele halindedir.” diye konuştu.

Horseshoe Adası’nda nadiren görülen leopar fokuna rastlandı

Türkiye’nin araştırma kampının bulunduğu Horseshoe Adası’nda nadiren görülmesine rağmen sefer sırasında leopar fokuna da rastladıklarına dikkati çeken Karaoğlu, “Leopar folkları, Antarktika’da deniz ekosisteminde bulunan çoğu besinle beslenmektedir. Çok sivri köpek dişlerine sahiptir ve erkek bireyler dişilerine kıyasla daha zayıf ama daha uzundur. Bazı sefer katılımcıları tarafından gördüğümüz leopar fokunun erkek olduğu tespit edildi.” dedi.

Horseshoe Adası’nda sıklıkla Weddell foku gördüklerini ifade eden Karaoğlu, “Weddell foklarının karın kısımlarının altı beyazdır ve ağırlıkları yaklaşık 400-500 kilogram civarındadır. 3 metre uzunluğundadır. Suya daldıklarında yaklaşık 45 dakika kadar nefeslerini tutabilmektedirler ve çok iyi yüzücüdürler.” bilgisini verdi.

Karaoğlu, dünya genelinde yaşayan 17 penguen türünden Adelie ve İmparator penguenlerine sıklıkla rastlandığını belirterek, “Sub-Antarktika’da Gento ve miğfer türlerine rastlanmaktadır.” ifadesini kullandı.

Aybike Gül Karaoğlu, Horseshoe Adası’nda ise sıklıkla Adelie penguenleri gördüklerini dile getirerek, “Adelie penguenleri, İmparator penguenlerine kıyasla çok küçüktür. En uzun penguen türü 122 santimle İmparator, en küçük penguen türü ise Adelie penguenleridir. Adelie penguenleri 46-71 santim uzunlukta, 3,5-6 kilogram ağırlıktadır. Krill ve balıkla beslenmektedir. Çok iyi yüzücüdür. Yaklaşık 175 metreye dalabilmektedir.” diye konuştu.

Karaoğlu, Antarktika’da, kuşların, balıkların, balinaların, penguenlerin neredeyse bütün canlıların temel besin kaynağının kriller olduğunu ve bazı çalışmalara göre her yıl yaklaşık olarak 250 ton kril tüketildiğini söyledi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/turk-bilim-insanlari-antarktikada-calismalarini-cevre-ve-canli-yasamini-koruyarak-yuruttu/feed/ 0
Türk Bilim İnsanları Antarktika’da Deniz ve Göl Ekosistemlerini Araştırdı https://www.haber60.com.tr/turk-bilim-insanlari-antarktikada-deniz-ve-gol-ekosistemlerini-arastirdi/ https://www.haber60.com.tr/turk-bilim-insanlari-antarktikada-deniz-ve-gol-ekosistemlerini-arastirdi/#respond Wed, 27 Mar 2024 08:27:19 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=23935 Türk bilim insanları, “geleceğe ışık tutan yolculuk” olarak da nitelendirilen Türkiye’nin kutuplara düzenlediği bilim seferlerinin 8’incisinde Antarktika’da deniz ve göl ekosistemlerini araştırdı.

Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı uhdesinde, TÜBİTAK MAM Kutup Araştırmaları Enstitüsü koordinasyonunda düzenlenen seferde bulunan araştırmacılar, Horseshoe Adası ve çevresinde deniz ve göllerde yaptıkları örneklemelerle projelerini tamamladı.

Bilim insanları, bölgedeki denizel ekosistemin fizikokimyasal karakterizasyonunu araştırarak, sucul ekosistemlerdeki çoklu antropojenik baskıları değerlendirdi.

Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Deniz Biyolojisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve sefer katılımcısı Prof. Dr. Ülgen Aytan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, plastik kirliliğinin sadece gözle görülür boyutta olmadığına dikkati çekerek, “Özellikle günlük hayatta kronik olarak ürettiğimiz ve 5 milimetrenin altına inmiş olan kısım, gezegenimiz için çok hızlı büyüyen bir tehdit haline geldi.” dedi.

Prof. Dr. Aytan, insan etkisinden binlerce kilometre uzaktaki Antarktika ekosisteminde mikroplastiklere, hem suda hem sedimentte hem buzullarda hem de canlılarda rastlamanın mümkün olduğuna işaret ederek, şöyle devam etti:

“TÜBİTAK tarafından desteklenen bu projeyle amacımız, Türk bilimsel araştırma kampının bulunduğu Horseshoe Adası’ndaki tatlı su kaynaklarında, buzul göllerinde ve denizde, mikro, mezo ve makro boyuttaki plastiklerin varlığını araştırmak, kaynaklarını tespit etmek ve bu ekosistem için oluşturdukları çevresel riski değerlendirmek.”

Horseshoe Adası’nda bulunan deniz, göl yüzey suyu ve sedimentinden plastik analizleri için numune aldıklarını ifade eden Aytan, Türkiye’de Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Mikroplastik Araştırma Laboratuvarı’nda gerçekleştirecekleri analizlerle de plastiklerin tiplerini, boyutlarını, renklerini ve polimer içeriklerini belirleyerek çevresel risk değerlendirmesini tamamlayacaklarını söyledi.

Prof. Dr. Aytan, “plastik” için çok genel bir terim olduğunu vurgulayarak, bu terim altında farklı polimerik yapıya, dolayısıyla kimyasal içeriğe sahip plastiklere rastlandığını aktardı.

Aytan, gerçekleştirecekleri analizlerle buldukları plastiklerin çevresel tehlike skorlarıyla bu ekosistem için ne derece risk yarattığını değerlendirebileceklerini anlattı.

Denizel ve tatlı su çevresinde çoğunlukla tek kullanımlık plastik olduğuna işaret eden Aytan, “Özellikle polietilen, polietilen terafitalat, polipropilen gibi polimerlere rastlıyoruz ancak Antarktika’da yaptığımız ön çalışmada poliakrinonitril gibi özellikle sentetik tekstilin kullanımı ve yıkanması esnasında oluşan ve atmosferle kutuplara kadar taşınabilen mikroplastiklere de rastladık.” diye konuştu.

Prof. Dr. Aytan, bölgede yaptıkları çalışmalardan sonra özellikle sentetik tekstilde kullanılan bu polimerlerin iyileştirilmesi gerektiği konusunun önemine değinerek, şöyle devam etti:

“Plastik sektöründe kullanılan ilave katkı kimyasallarının iyileştirilmesi gerekiyor. Antarktika gibi çok özel bir ekosistemden elde edeceğimiz sonuçlar ile plastiklerin denizel ve tatlı su ortamında azaltılması için alınması gereken tedbirlerle ilgili olarak karar vericilere ve sektöre yol gösterici veri sağlamayı amaçlıyoruz.”

“Denizel fitoplankton çalışmalarını biraz daha derinleştirmeyi amaçlıyoruz”

Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Deniz Biyolojisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve sefer katılımcısı Prof. Dr. Ertuğrul Ağırbaş da iklim değişikliğinin en önemli kanıtlarının, artan atmosferik hava sıcaklıkları ve beraberinde deniz suyunda meydana getirdiği anomaliler olduğunu dile getirdi.

Ağırbaş, Horseshoe Adası’nda yürüttükleri çalışmalar konusunda, “Bölgede çok az çalışılmış bir konu olan denizel fitoplankton çalışmalarını biraz daha derinleştirme ve bu bağlamda bundan sonra yapılacak çalışmalara bir altlık oluşturmayı amaçlıyoruz.” değerlendirmesini yaptı.

Prof. Dr. Ertuğrul Ağırbaş, “Fitoplanktonik organizmalar değişen iklim koşullarına bağlı olarak meydana gelen değişimlere karşı direkt tepkiyi veren ilk canlı gruplarıdır ve bunların takibi ile ileride meydana gelebilecek olası iklim değişikliği senaryolarına karşı hazırlıklı olmamıza imkan sağlayacaktır.” diyerek, proje kapsamında araştırdıkları “fitoplankton fonksiyonel grup oranları”, “pigment kompozisyonu”, “mikroskobik hücre sayımı” ve “hidrografik ölçüm çalışmaları” ile bölgenin besin tuzu dinamiğini de inceledikleri bir proje olduğunu ifade etti.

Dünyanın iklimine en çok etki edecek, iklimin düzenlenmesini sağlayan önemli bir bölgede bulunduklarına işaret eden Ağırbaş, “Çalışmaların Antarktika ekosisteminin sürdürülebilir yönetimine katkı sağlayacağına ve bu bağlamda dünyanın geleceğine de katkı sağlayacağına inanmaktayız.” dedi.

“Deniz örneklemelerimizi yaklaşık 25 istasyonda gerçekleştirdik”

İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi ve sefer katılımcısı Prof. Dr. Nüket Sivri de sefer süresince birçok noktada deniz suyu örneklemesi yaptı.

Prof. Dr. Sivri, “Kutup Bölgeleri’nde Kritik Hammadde (KHM) Konsantrasyonlarının Belirlenmesi ve Potansiyel Ekolojik Risk İndeksinin Kutup Bölgelerine Uyarlanması” konusunda yaptığı projesiyle “Endüstriyel üretim ve ekonominin sürdürülebilir işleyişi için önem taşıyan kritik hammadeler, Antarktik bölgesi sucul ekosistem sağlığını nasıl etkiler? Kritik hammaddeler kaynaklı olası toksik etkiler ve antropojenik baskılar her iki kutup bölgesinde de gözleniyor mu? Antarktika için uyarlanan potansiyel ekolojik risk indeksi (PERI), Arktik için oluşturulan indeksten ne kadar farklı olabilir?” sorularının cevaplarını arayarak projesinin Beyaz Kıta’da olan bölümünü tamamladı.

TÜBİTAK MAM İklim Değişikliği ve Sürdürülebilirlik Başkan Yardımcılığı’nda Araştırmacı olan sefer katılımcısı Dr. Mehtap Dursun da projesi kapsamında Antarktika’da mikrokirleticilerin çevresel incelenmesinin altyapısını oluşturmak üzerine çalışmalar gerçekleştirdi.

Dr. Mehtap Dursun, mikrokirleticileri genel olarak sucul ortamda canlılara zarar veren mikro ve nano düzeydeki kirleticiler olarak tanımlayabildiklerini ifade ederek, “Biz özellikle eksik yanma sonucu oluşan poliaromatik hidrokarbonlar ile tarımsal amaçlı kullanılan pestisitlerin çevresel olarak Antarktika kıtasında mevcudiyetini araştırıyoruz.” diye konuştu.

Çalışması kapsamında Horseshoe Adası’nda bulunan göllerden ve kar suyundan örnekleme yaptığını anlatan Dursun, şöyle devam etti:

“Deniz örneklemelerimizi yaklaşık 25 istasyonda gerçekleştirdik. Mevcut ortamda mikro kirleticinin analizleri için yüksek hacim su gerektirdiğinden, bizim yaptığımız yöntemle laboratuvara hiç su taşımadan gemide ön işlemleri yapılmış numunelerimizle Türkiye’deki araştırma laboratuvarımızda analiz ederek sonuçları elde etmiş olacağız.”

Amaçlarının Antarktika’da bir çevresel izleme altyapısını oluşturmak olduğuna dikkati çeken Dursun, “Daha sonrasında da bu araştırma sonucunda elde ettiğimiz verilerle eğer yöntemimiz başarılı olursa ileriki dönemlerde bu çevresel izlemelerin devamlılığını ve zaman içindeki değişimini gözlemlemiş olacağız.” bilgisini verdi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/turk-bilim-insanlari-antarktikada-deniz-ve-gol-ekosistemlerini-arastirdi/feed/ 0
Antarktika’daki Buzulların Değişimi ve Hareketleri İnceleniyor https://www.haber60.com.tr/antarktikadaki-buzullarin-degisimi-ve-hareketleri-inceleniyor/ https://www.haber60.com.tr/antarktikadaki-buzullarin-degisimi-ve-hareketleri-inceleniyor/#respond Fri, 22 Mar 2024 22:00:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=22221 Bilim insanlarının Antarktika’daki buzullarda yaşanan değişimin ve buz tabakasındaki hareketlerin haritalandırılması için yaptığı çalışmalarla dünyanın geleceği için çözüm aranıyor.

Cumhurbaşkanlığı himayesinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı uhdesinde, TÜBİTAK MAM Kutup Araştırmaları Enstitüsü koordinasyonunda gerçekleştiren, 24 kişilik bilim heyetinin yer aldığı 8. Ulusal Antarktika Bilim Seferi, 36 gün süren başarılı çalışmalarla tamamlandı.

Sefere katılan bilim insanları, yıllardır araştırdıkları en önemli konulardan biri olan deniz buzu ve buzul takipleri sonucunda buzların içindeki saklı bilgilere ulaşmayı hedefledi. Dünyanın farklı dönemlerindeki buzul oluşum süreçlerini de inceleyen bilim insanları, buzların içindeki yaşamı çözebilirlerse dünyanın geleceğini daha iyi anlayacaklarını düşünüyor.

Halihazırda büyük kısmı Antarktika ve Grönland’da bulunan buzullar, gezegenin en büyük tatlı su kaynağı olması sebebiyle dünyanın geleceği için önemli rol oynuyor. Yeryüzündeki tatlı su kaynağının yüzde 75’lik kısmının Antarktika’da bulunduğu biliniyor.

Buz dağları, buzullardan kopmuş, yüzer ya da deniz tabanına oturmuş olarak bilinen ve isimlendirilen şekilleriyle 7 ayrı tipte gözlemlenebiliyor. Sivri tepeli, kubbe, aşınmış, havuzlu, eğimli, tabla ve blok buz dağı şeklinde görüntülere sahip buz dağları, Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi ve Avrupa Uzay Ajansı gibi kurumlar tarafından izleme programlarıyla da takip ediliyor.

“Kar ve buzul alanlardaki erimelerin yıllara oranla farklılıklarını ortaya koyduk”

8. Ulusal Antarktika Bilim Seferi Koordinatörü Prof. Dr. Burcu Özsoy, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, yüksek lisans eğitimine başladığı günden beri buzullar ve buz dağlarıyla ilgili uydu verileriyle çalışmalar yaptığını söyledi.

Gidemedikleri veya sürekli gözlemleyemedikleri çok büyük alanların uzun zamanlı verilerle izlenmesinde uzaktan algılama imkanlarını kullandıklarını dile getiren Özsoy, 20 yıl boyunca yürüttüğü çalışmalara son yıllarda hızla eriyen buzulları da eklediğini ifade etti.

Özsoy, kendisi gibi öğrencilerini de kutup alanındaki çalışmalara yönlendirdiğini belirterek, “Bu sene de önceki yılların devamı niteliğindeki çalışmamızla İHA ve uydu tabanlı sistemlerle kar ve buzul alanlardaki erimelerin yıllara oranla farklılıklarını ortaya koyduk. Bu projenin çıktıları, Antarktika’daki kar ve buzul alanlarının sürekli olarak izlenmesi ve iklim modellerinin güncellenmesi, gelecekteki değişikliklerin tahmin edilmesi için çok önemli.” diye konuştu.

“Buz kütlesi, aslında dünyanın bütün verilerini içinde saklıyor”

8. Ulusal Antarktika Bilim Seferi Lideri Prof. Dr. Ersan Başar da buzulların nasıl oluştuğundan, farklı yapılarından, ekosistemi nasıl hareketlendirdiklerinden ve son yıllarda buzullarda yaşanan erimeden bahsetti.

Üzerindeki buz kütlesinin aslında dünyanın bütün verilerini içinde sakladığını ifade eden Başar, “Bunun içinde mineraller, bakteriler, canlılar, farklı ekosistemler sabit olarak kalarak günümüze kadar formlarını koruyabilmişler ve bazı ekosistemler oluşturmuşlar.” dedi.

Başar, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Buzulun içinde bulunan mineral maddeler, bakteriler, zaman içinde erimeyle birlikte etrafına dökülüyor ve birçok canlı da bunlardan beslenerek bir ekosistemle okyanusa doğru hareket ediyorlar. Bu buz dağlarının farklı tiplerine rastlayabiliyoruz. Buz dağları, buzul oluşumu sırasında hızlı bir şekilde yüksek basınç altında donmuş ise renklerinde farklılıklar görebiliyoruz.”

“Yerküre üzerindeki beyaz alanlar azaldığı için güneşin dünyamızı ısıtması artıyor”

Buz dağına yaklaşıldığında gazoz şişesi açıldığında çıkan köpükler gibi hava kabarcıklarının çıktığının görüldüğüne dikkati çeken Başar, buz oluşumu sırasında havanın sıkışarak kabarcıklar oluşturduğunu, bu kabarcıkların o buzul kaç milyon yıl önce oluşmuşsa o anki atmosferik veriyi gaz olarak dışarıya çıkardığını dile getirdi.

Ersan Başar, “Yerküre üzerindeki beyaz alanlar azaldığı için güneşin dünyamızı ısıtması artıyor ve böylelikle birbirini tetikleyen, domino taşı etkisi yapan bir sürecin içine giriyoruz. Özellikle Antarktika’da bir buz kütlesinin buz dağı olarak okyanusa gelmesi bizim henüz daha bilmediğimiz birçok minerali, bakteriyi, canlıyı sistem içine sokuyor. Aslında biz onları çözebilsek, bir buzul çağından kalan o buz parçasının içindeki hayatı çözebilirsek, içindeki gazları, mineralleri ve yaşamı çözebilirsek hayatın gerçeğini daha iyi anlayabileceğiz.”

“Küresel iklim değişikliğinin etkilerini net bir şekilde gözlemledik”

İstanbul Teknik Üniversitesi Geomatik Mühendisliği Bölümü de İHA ve uydu tabanlı gözlemlerle kar ve buzul alanlarında önemli miktarda erime tespit etti. Antarktika’da yıllardır uydu izleme programlarıyla projelerini yürüten ekip, Türkiye’nin bilimsel araştırma kampının da bulunduğu Antarktika Horseshoe Adası’ndaki erimeyi gösteren uydu görüntülerini yayınladı.

İTÜ Geomatik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mahmut Oğuz Selbesoğlu, Horseshoe Adası ve çevresinde yaptıkları araştırmalarda, küresel iklim değişikliğinin etkilerini net bir şekilde gözlemleyebildiklerini söyledi.

Selbesoğlu, “Son 5 yılda yoğunlaşarak devam eden izleme çalışmalarımızdan elde edilen veriler, buzul ve kar alanlarında alarm verici derecede erimelerin yaşandığını ortaya koydu. 2022 ve 2023 yıllarında sadece Horseshoe Adası’nda, özellikle kıyı alanlarda daha fazla olmak üzere yaklaşık yüzde 11 buzul kaybı kaydedilmiştir.” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/antarktikadaki-buzullarin-degisimi-ve-hareketleri-inceleniyor/feed/ 0
Gezegenin sırlarının peşinde bir yolculuk: “Ulusal Antarktika Bilim Seferleri” https://www.haber60.com.tr/gezegenin-sirlarinin-pesinde-bir-yolculuk-ulusal-antarktika-bilim-seferleri/ https://www.haber60.com.tr/gezegenin-sirlarinin-pesinde-bir-yolculuk-ulusal-antarktika-bilim-seferleri/#respond Tue, 05 Mar 2024 09:00:17 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=15632 Türkiye’nin seçkin araştırmacılarının yer aldığı 24 kişilik ekipten oluşan 8. Ulusal Antarktika Bilim Seferi tamamlanırken, bilim insanları kıtada gerçekleştirdiği çalışmalarla gezegenin bilinmeyenlerine ışık tutacak.

Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı uhdesinde, TÜBİTAK MAM Kutup Araştırmaları Enstitüsü koordinasyonunda 8. Ulusal Antarktika Bilim Seferi’ni gerçekleştiren 24 kişilik ekip, 36 gün süren seferin ardından yurda döndü.

Çevre ve kirlilik araştırmaları, oşinografi ve hidrografi çalışmaları, atmosfer ve uzay gözlemleri, jeoloji ve jeofizik, enerji sistemleri, meteorolojik ölçümler, batimetri haritalarının geliştirilmesi gibi farklı alanlarda yaptıkları çalışmalarıyla Türkiye’ye dönen ekip, gezegenin Antarktika’da çözümlenmesini bekleyen sırlarını araştırdı.

Sefer ekibi, Türkiye’nin bilimsel araştırma kampının bulunduğu Horseshoe Adası’nda çalışmalarını tamamladıktan sonra Dismal Adası’na uğradı. Ekip daha sonra, Lemarie ve Doumer kanallarını geçerek Deception Adası’na ulaştı. Burada lojistik operasyonlarla iki İspanyol bilim insanı TAE-VIII gemisine katıldı.

Livingston Adası’na 4 saatlik seyir ile ulaşan gemiye, Bulgaristan’a ait St. Kliment Ohridski bilim üssünde çalışmalarını gerçekleştiren bir Türk bilim insanı daha katıldı.

Yine aynı ada üzerinde bulunan İspanya’ya ait Juan Carlos I bilim üssüne lojistik operasyonlar gerçekleştiren bilim ekibi, sonrasında Greenwich Adası’nda bulunan Ekvador’a ait Maldonado üssüne doğru seyir gerçekleştirdi.

Bu istasyonda çalışmalarını gerçekleştiren bir Türk bilim insanının da gemiye katılması sonrasında ekip, Punta Arenas’a uçaktan önce son durak olan King George Adası’na 6 saatlik seyir ile ulaştı.

Sefer ekibinin zorlu yolculuğu

Antarktika King George Adası’ndan planlanan ilk uçuş ile önce Şili Punta Arenas, sonrasında Santiago ve Brezilya San Paulo üzerinden Türkiye’ye dönmeyi planlayan ekip, fırtınalı bir deniz seferi sonrası King George Adası’na ulaştı.

Ekip, hava muhalefeti sebebiyle uçuşların yapılamaması sonucu bir ay boyunca onlara yaşam alanı olan Şili bayraklı Betanzos isimli gemide beklemek zorunda kaldı. Bekleme süresince projeleri üzerine çalışan sefer ekibi, kalan zamanlarını da kitap okuyarak, sohbet ederek değerlendirdi.

Antarktika King George Adası’nda Teniente Rodolfo Marsh Martin Airport isimli toprak piste sahip olan ve günlük uçuşların gerçekleştirildiği küçük havalimanında, havanın sisli olması sebebiyle günlerce uçuş yapılamadı.

Uçuşların başlamasıyla yolculuklarına devam eden sefer ekibi, Şili Punta Arenas’tan Santiago’ya, ardından Brezilya Sao Paulo’ya ulaştı. Ekip buradaki son uçuşla 14 bin kilometrelik yolculuklarını Türkiye’de sonlandırmış oldu.

Hava koşulları sefer süresini uzattı

8. Ulusal Antarktika Bilim Seferi Lideri Prof. Dr. Ersan Başar, sefere ilişkin AA muhabirine, Horseshoe Adası’ndan başlayan yolculuk şartlarının özellikle Deception Adası’ndan sonra kötüleşmeye başladığını, bundan dolayı da seferin uzadığını dile getirdi.

Prof. Dr. Ersan Başar, bekleme sürecinde havayı sürekli kontrol ettiklerini ve ekip olarak değerlendirmelerde bulunduklarını anlattı.

Antarktika’da en önemli ulaşım noktalarından birinin de King George Adası’nda bulunan havaalanı olduğunu belirten Başar, havaalanının çakıl bir pisti, çok küçük bir kulesi olduğunu, insanların sığınabileceği herhangi bir noktanın bulunmadığını söyledi.

Prof. Dr. Ersan Başar, Horseshoe Adası’nda 14 gün boyunca bilimsel çalışmaların sürdüğünü ifade ederek, bilim insanlarınca, deniz, yer bilimleri ve ada üzerindeki yapılan çalışmaların tamamlandığını anlattı.

Ekibin, Horseshoe Adası ve çevresindeki denizel alanlarda da çalışmalar yürüttüğünü belirten Başar, şu bilgileri verdi:

“Deniz örnekleri alındı. Bu örnekler içerisinde uzun süredir devam eden projelerimiz kapsamında izleme çalışmalarımız da bulunuyor. Artık Antarktika’da ve Horseshoe Adası çevresindeki seferlerimizde birçok bilimsel veriyi elde ettik. Bu verilerin de zaman serileri anlamında bizler için gelecek açısından önemli olacağını düşünüyorum.”

“Projelerin uluslararası saygın bilimsel dergilerde yayına dönüşmesini umut ediyoruz”

8. Ulusal Antarktika Bilim Seferi Bilimden Sorumlu Sefer Lider Yardımcısı Dr. Atilla Yılmaz da seferde, gemi seyrinin başladığı King George Adası’ndan başlayarak rota üzerinde de deniz bilimleri projeleriyle ilgili örnekleme ve ölçüm çalışmaları gerçekleştirdiklerini söyledi.

Yılmaz, “8. Ulusal Antarktika Bilim Seferi dahilinde toplam 22 proje yürütüldü. Proje konuları çevre ve kirlilik araştırmaları, oşinografi ve hidrografi çalışmaları, atmosfer ve uzay gözlemleri, jeoloji ve jeofizik, enerji sistemleri gibi farklı alanları içeriyor.” şeklinde konuştu.

Sefer dahilinde Harita Genel Müdürlüğü (HGM), Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) ve Türk Deniz Kuvvetleri Seyir, Hidrografi ve Oşinografi Dairesi Başkanlığı (SHODB) gibi işbirliği içinde oldukları kurumların da buradaki bilimsel altyapı ve tecrübeyi güçlendirme yönünde fayda sağladığını ifade eden Yılmaz, ayrıca sefere ikili işbirlikleri kapsamında 4 yabancı bilim insanının katıldığını kaydetti.

Yılmaz, “ABD, Bulgaristan ve İspanya’dan toplam 4 farklı araştırmacı çalışmalarını gerçekleştirmek üzere seferimizde yer aldı.” diye konuştu.

Seferde yapılan çalışmaların çıktılarını görmenin birkaç yıl aldığının altını çizen Yılmaz, “Bu projelerin uluslararası saygın bilimsel dergilerde yayına dönüşmesini umut ediyoruz.” dedi.

Ayrıca çalışmaların toplum nezdinde daha iyi anlaşılması, Antarktika ve küresel iklim değişikliği hakkında farkındalık oluşturması adına da çalışmalar yapıldığına değinen Yılmaz, Anadolu Ajansı ve TÜBİTAK BİTO’dan katılımcıların seferin başından sonuna bütün süreçleri belgelediğini, araştırmacılarla birebir çalışarak haber ve sosyal medyada yayınlanmak üzere çeşitli çalışmalar hazırladığını söyledi.

Seferin lojistik operasyonları, seyir ve can emniyeti

8. Ulusal Antarktika Bilim Seferi Lojistikten Sorumlu Sefer Lider Yardımcısı Kpt. Doğaç Baybars Işıler de seferde, seyir sırasında çok fazla buzdağı ile karşılaştıklarını ifade ederek, şöyle konuştu:

“Bu bize küresel iklim değişikliğinin sinyallerini gösterdiği gibi aynı zamanda aslında denizdeki seyir sırasındaki emniyet önlemlerine bir hayli dikkat etmemiz gerektiğini de ortaya koyuyor. Çünkü denizde bulunan buz dağlarının fazlalığı gündüz olduğu gibi aynı zamanda gece saatlerinde de bir hayli asli önem teşkil etmekte ve aslında emniyet riski oluşturmakta. Bunların da bertaraf edilebilmesi için hem özel aydınlatılmış projektörlerle birlikte gözcülerin de bulunmasıyla gece de bu şekilde seyredilebiliyor.”

Emniyet kıstaslarının Antarktika’da çok önemli olduğuna değinen Işıler, sadece gemi bazında değil, aynı zamanda sefere katılan araştırmacıların her birine sefere katılmadan önce de gemiye geldikten sonra da emniyet eğitimlerini verdiklerini söyledi.

Işıler, “Geminin kendi emniyetini sürdürebilmesi için de deniz buzu ve buz dağlarına karşı da gözlemlerin yapılabilmesi ve seyir emniyetine dikkat edilmesi hepimizin, bütün seferi sağlıklı ve emniyetli bir şekilde tamamlayabilmesi için çok önemli.” şeklinde konuştu.

Sefer ekibine sağlık desteği

Yer bilimleri, yaşam bilimleri ve fiziki bilimler alanlarında 22 ayrı proje gerçekleştiren ekibe bir tıp doktoru da eşlik etti. İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Sualtı Hekimliği ve Hiperbarik Tıp Anabilim Dalı’ndan Doç. Dr. Bengüsu Mirasoğlu, 8. Ulusal Antarktika Bilim Seferi’nde görev alarak, bilim seferi ekibine hem sahada hem de gemide sağlık desteği verdi.

Antarktika Bilim seferlerinde doktor bulunmasının iki farklı aşamasının bulunduğuna değinen Mirasoğlu, şunları kaydetti:

“Bir tanesi sefer başlamadan önce yapılan muayeneler. Antarktika en uzak, en soğuk ve en izole yerlerden bir tanesi, o yüzden buraya gelecek olan katılımcıların sağlıklarının buraya da çalışmaya uygun olması gerekiyor. Bu nedenle sefer başlamadan önce gelecek olan bütün katılımcıları çok detaylı bir muayeneden geçiriyoruz. Oluşabilecek hastalıkları öncesinden bertaraf etmeye çalışıyoruz. Buraya geldikten sonra da oluşabilecek kazalar ya da hastalıklar, hastalıkların tedavisi için onların yanında bulunup tabii destek veriyoruz.”

Mirasoğlu, sefer sırasında ciddi bir sağlık problemi ile karşılaşmadıklarını ifade etti.

Bakan Kacır’dan bilim ekibine tebrik

Bilim Seferi heyetini tebrik eden Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, ay yıldızlı bayrağın kutuplarda dalgalandığını belirterek, bilimsel çalışmaları himaye etmeye, kıtadaki geçici bilim üssünü kalıcı hale getirmek ve Antarktika Anlaşmalar Sistemi’nde asli üyeler arasında yer almak için çalışmalarına devam edeceklerini söyledi.

Öte yandan sefer sırasında görülen buzulların, buzdağlarının ve güney kutbunda yaşayan canlıların da gözlemleri gerçekleştirildi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/gezegenin-sirlarinin-pesinde-bir-yolculuk-ulusal-antarktika-bilim-seferleri/feed/ 0
Türkiye, Antarktika Antlaşmalar Sistemi’nde Danışman Ülke Olmak İçin Hukuki Altyapı Oluşturacak https://www.haber60.com.tr/turkiye-antarktika-antlasmalar-sisteminde-danisman-ulke-olmak-icin-hukuki-altyapi-olusturacak/ https://www.haber60.com.tr/turkiye-antarktika-antlasmalar-sisteminde-danisman-ulke-olmak-icin-hukuki-altyapi-olusturacak/#respond Fri, 23 Feb 2024 08:33:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=11224 Ankara Üniversitesi Deniz Hukuku Ulusal Araştırma Merkezi (DEHUKAM) tarafından TÜBİTAK desteğiyle yürütülen projeyle, Türkiye’nin Antarktika Antlaşmalar Sistemi’nde “danışman ülke” olması için gereken hukuki altyapının oluşturulmasına katkı sağlanacak.

AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, TÜBİTAK’ın “KUTUP-1001” isimli çağrısı kapsamında desteklemeye karar verdiği projeler arasında “Antarktika Antlaşmalar Sistemi’nde Türkiye’nin Danışman Ülke Olması İçin Uluslararası Kutup Mevzuatı Çerçevesinde Gereken Hukuki Altyapının Araştırılması” adlı çalışma da yer alıyor.

DEHUKAM tarafından hazırlanan projeyle Türkiye’nin Antarktika’da “danışman ülke” statüsünü elde etmesi için adım atılacak. Proje kapsamında ulusal ve uluslararası kutup mevzuatının incelenerek uygun hukuki hazırlığın yapılması planlanıyor. Ayrıca, Türk bilim insanlarının kutup araştırmalarına yönlendirilmesi, lisansüstü programların yaygınlaştırılması ve uluslararası işbirliklerinin geliştirilmesi hedefleniyor.

“Danışman devletler bilimsel çalışmalarda söz sahibi oluyor”

DEHUKAM Yönetim Kurulu Üyesi ve Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Deniz Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Demir, AA muhabirine çalışma hakkında bilgi verdi.

Demir, DEHUKAM’ın amacının, Türkiye’nin deniz hukuku politikalarının oluşturulmasına katkı sağlamak olduğunu belirterek, “Türkiye’nin deniz hukuku politikalarının güçlendirilmesi için deniz hukukçularına ihtiyacı bulunuyor. Bu çerçevede merkez, deniz hukukuna ilişkin çok sayıda bilimsel faaliyete imza attı ve birçok proje gerçekleştirdi.” dedi.

“KUTUP-1001” çağrısı kapsamında desteklenen söz konusu projenin de bunlardan biri olduğunu söyleyen Demir, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Projemizin amacı, Antarktika Antlaşmalar Sistemi’nde Türkiye’nin ‘danışman ülke’ sıfatına sahip olması. Danışman devletler, Antarktika’nın geleceği üzerinde, yürütülecek bilimsel çalışmalarda ve bilgi paylaşımında söz sahibi oluyor. Türkiye, danışman devlet statüsüne sahip olduğunda sadece Antarktika değil, kutuplar üzerinde de çalışmalarını yoğunlaştıracaktır. Antarktika Antlaşmalar Sistemi, Antarktika’nın korunmasını, bilimsel faaliyetlerinin yürütülmesini, Antarktika’nın insanlığın ortak değeri olarak kullanılmasını öngörüyor. Türkiye, aktif şekilde bu çalışmalara katılma arzusunda ve kararındadır. Bu çerçevede hukuku altyapı araştırılacak, özellikle mevzuat bağlamında yapılması gereken düzenlemelerin oluşturulması sağlanacak.”

Eğitim ve çalıştaylar düzenlenecek

DEHUKAM Müdürü Mustafa Başkara da söz konusu projenin, yaklaşık 1 yıllık çalışmayla oluşturulduğunu ve 24 aylık uygulama periyoduna başladıklarını bildirdi.

Başkara, çalışmanın ilgili çağrı kapsamında, Ankara’dan kabul edilen tek sosyal bilimler projesi olduğunu da aktararak, “Daha nitelikli insan kaynağı kapasitemizle bu alanda çalışmalarımızı güçlendirebileceğiz.” ifadelerini kullandı.

Proje yürütücüsünün Dokuz Eylül Üniversitesi Deniz Bilimleri ve Teknolojileri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Nil Kula olduğunu dile getiren Başkara, çalışmanın uygulanma aşamasına ilişkin ise şu bilgileri verdi:

“Dünyadaki uygulama örnekleri, halihazırda danışman ülke statüsünü kazanmış ülkelerin mevzuatlarının araştırılması, ülke mevzuatımızı bu çerçevede şekillendirilmesi ve daha nitelikli hale getirilmesi noktasında araştırmalar yapılacak. Öte yandan ülkemizde kutup çalışmaları ve hukuki altyapının oluşturulmasına yönelik ilgili kurum, kuruluş ve özel sektör temsilcilerinin katılacağı meslek içi eğitim programı düzenlenecek. İlgili kurum ve kuruluşların hukuki altyapılarını kutup mevzuatı ile uyumlaştırılmasının tartışılabileceği bir çalıştay programı da gerçekleştirilecek.”

Başkara, Türkiye’nin Cumhurbaşkanlığı himayelerinde farklı bilim programları ile yeni alanlara yelken açtığına işaret ederek, “Bunlardan birine, haklı gururunu yaşadığımız Milli Uzay Programı ile şahitlik ettik. Kutuplarla ilgili olarak da Cumhurbaşkanlığı himayelerinde ‘Ulusal Kutup Bilim Programı’ yürütülüyor. Programın bir parçası olarak, her yıl Antarktika Bilim Seferleri organize ediliyor. Programın bileşeni olarak Antarktika’nın korunmasında Türkiye’nin etkin rol alması ve aktif söz sahibi olması hedeflendi. Bu anlamda söz konusu projeyle ülkemiz, altyapısı ve bileşenlerini tamamlayarak Antarktika’da daha çok söz sahibi olacak.” dedi.

İzlenecek yöntemlerle yol haritası hazırlanacak

Proje Araştırmacısı Hasan Burak Yıldız da danışman ülke statüsüne geçebilmek için gerekli olan şartlara dikkat çekerek, “Danışman ülke olmak isteyen taraf ülkenin, bölgede bilimsel araştırmalar yapması, bilimsel ilgisini kanıtlaması, danışman ülkeler toplantısında alınan kararların tamamını onaylayacağına dair bir niyet beyanında bulunması ve tüm faaliyetlerde uluslararası kutup mevzuatına uygun şekilde hareket edeceğini beyan etmesi gerekiyor.” diye konuştu.

Projede izlenecek yöntem hakkında da bilgi veren Yıldız, şunları kaydetti:

“Türkiye’nin bilimsel seferleri doğrultusunda, ulusal mevzuatını ve yurt içindeki akademik kaynakları araştırıp mevcut pozisyonunu değerlendireceğiz. Sonrasında ülke mevzuatlarını ve 1961 yılından günümüze kadar yapılan danışman ülkeler toplantısında alınan kararları inceleyeceğiz. Bu verilerle Türkiye’nin mevzuatında neler yapılması gerektiğine dair yol haritası hazırlayacağız.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/turkiye-antarktika-antlasmalar-sisteminde-danisman-ulke-olmak-icin-hukuki-altyapi-olusturacak/feed/ 0
8. Ulusal Antarktika Bilim Seferi Türk ekibi King George Adası’na ulaştı https://www.haber60.com.tr/8-ulusal-antarktika-bilim-seferi-turk-ekibi-king-george-adasina-ulasti/ https://www.haber60.com.tr/8-ulusal-antarktika-bilim-seferi-turk-ekibi-king-george-adasina-ulasti/#respond Fri, 02 Feb 2024 08:06:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=5699 8. Ulusal Antarktika Bilim Seferi kapsamında yola çıkan Türk ekibi, 90 saat süren uzun yolculuğun ardından Antarktika King George Adası’na ulaştı.

Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı uhdesinde, TÜBİTAK MAM Kutup Araştırmaları Enstitüsü koordinasyonunda gerçekleşen 8. Ulusal Antarktika Bilim Seferine katılan ekip, İstanbul’dan ayrıldıktan 4 gün sonra 103 enlem güneye uzanan rota üzerinden zorlu bir yolculuğu geride bıraktı.

İstanbul’da 27 Ocak’ta Brezilya Sao Paulo’ya uçuşla başlayan yolculuk, yaklaşık 24 saatlik 4 ayrı uçak yolculuğu sonrası 13 bin 800 kilometre yol kat ederek 2 ton civarında teknik ekipmanla Antarktika King George Adası’na vardı.

Antarktika Çevre Koruma Protokolü uyarınca kıtaya yerel olmayan canlıların taşınmasını engellemek için titizlikle önemli tedbirler alan sefer ekibi, Antarktika’ya ilk adım attıkları anda uçaktan inerken botlarını dezenfektan solüsyonda temizledi.

“Seferimize 3 lise öğrencimizi de dahil ettik”

8. Ulusal Antarktika Bilim Seferi Koordinatörü Prof. Dr. Burcu Özsoy, burada AA muhabirine yaptığı açıklamada, İstanbul’dan başlayan yolculuklarının 4’üncü gününde Antarktika’ya vardıklarını ifade ederek, “Güneşli ama soğuk bir Antarktika günü. Şu an 20 Türk bilim insanımız Antarktika’ya indi ve beraberinde 3 lise öğrencimiz var.” dedi.

Lise öğrencilerinin Antarktika’da bilim insanlarına dahil olarak projelerini burada hayata geçireceğini dile getiren Özsoy, bunun yanı sıra Türk bilim seferine İspanya, Bulgaristan ve Amerika’dan bilim insanlarının bu yıl dahil olacağını söyledi.

Özsoy, Antarktika King George Adası’na birkaç gündür uçuş gerçekleştirilemiyor olmasının altını çizerek, “Aslında Antarktika’da yapılan tüm çalışmalar, hava koşulları ancak müsaade ettiğinde oluyor. Hava koşulları da birkaç gün sonra ilk kez müsaade ettiği için biz bu uçuşa, Çek, Bulgar ve Türk bilim insanları olarak ayak bastık.” diye konuştu.

Çok sayıda deney gerçekleştirilecek

Prof. Dr. Burcu Özsoy, Türk bilim ekibinin bu yıl 22 ayrı proje gerçekleştireceğini belirterek, şu açıklamalarda bulundu:

“62 Güney enleminden hareketle 68 Güney enlemine gidecek Türk bilim insanları, Horseshoe Adası ve etrafında bu projeleri hayata geçirecek. Yer bilimlerinden yaşam bilimlerine kadar çok geniş yelpazede bilimsel çalışmalarımız mevcut. Bu bilimsel çalışmalar mikroplastiklerden volkanik çalışmalara ve yer bilimlerinden örnekler alınmasına kadar geniş bir yelpazede olacak. Ayrıca Milli Teknoloji Hamlesi çerçevesinde geliştirdiğimiz ekipmanların da test edilmesi ve Antarktika koşullarında denenmesini içeriyor.”

Lise öğrencilerinin oluşturduğu mont bilim insanları üzerinde denenecek

Prof. Dr. Burcu Özsoy, 2204-C TÜBİTAK Lise Öğrencileri Kutup Araştırma Projeleri Yarışmasına başvuru yaparak birincilik kazanan 3 liseli öğrenciden oluşan ekibin giyilebilir teknolojiden oluşturduğu montun, Antarktika koşullarında bilim insanlarının üzerinde deneneceğine söyledi.

Özsoy, “Bu mont aslında bilim insanlarının kalp atışı nabzı gibi aslında insana yönelik parametrelerin ölçümlerini gerçekleştirilecek, dönemi 8.Ulusal Antarktika Bilim seferi için çok ciddi yelpazede bir araştırma bizi bekliyor.” şeklinde konuştu.

THY kabin ekibinden başarı dileği

Öte yandan, TK193 sefer sayılı Türk Hava Yolları IST-GRU kabin ekibi, 8. Ulusal Antarktika Bilim Seferi ekibi tarafından, uçuş sırasında, üzerinde “Prof. Dr. Burcu Hanım ve değerli ekibi; Beyaz Kıtaya olan yolculuğunuzda sizlere eşlik etmekten mutluluk duyduk. Ülkemizi temsil edeceğiniz bu önemli görevde, yolunuz açık, başarılarınız daim olsun.” yazılı not iletti. Uçuş sonunda bilim seferinde yer alanlar ile kabin ekibi hatıra fotoğrafı çektirdi.

Ekip, King George Adası’ndan hareket ederek bir haftalık gemi yolculuğuyla önce Dismal Adası’na, daha sonra ise Türkiye’nin geçici bilim kampının bulunduğu Horseshoe Adası’na varmayı planlıyor. ???????

]]>
https://www.haber60.com.tr/8-ulusal-antarktika-bilim-seferi-turk-ekibi-king-george-adasina-ulasti/feed/ 0
Cumhurbaşkanlığı himayesinde gerçekleştirilen 8. Ulusal Antarktika Bilim Seferi başladı https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskanligi-himayesinde-gerceklestirilen-8-ulusal-antarktika-bilim-seferi-basladi/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskanligi-himayesinde-gerceklestirilen-8-ulusal-antarktika-bilim-seferi-basladi/#respond Sun, 28 Jan 2024 21:18:14 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=5321 Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı uhdesinde, TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi (MAM) Kutup Araştırmaları Enstitüsü koordinasyonundaki “8. Ulusal Antarktika Bilim Seferi”ni gerçekleştirecek heyet, İstanbul’dan yola çıktı.

İstanbul Havalimanı’ndan THY uçağıyla önce Brezilya’nın Sao Paulo kentine gidecek 20 kişilik bilim heyeti ve 3 lise öğrencisinden uluşan ekip, uzun bir yolculuğun ardından Antarktika’nın King George Adası’na ulaşacak.

TÜBİTAK MAM Kutup Araştırmaları Enstitüsü Müdürü ve 8. Ulusal Antarktika Bilim Seferi Koordinatörü Prof. Dr. Burcu Özsoy, havalimanından hareket öncesinde AA muhabirine yaptığı açıklamada, ekipçe sefere hazır olduklarını söyledi.

Özsoy, bilimsel araştırmalar yapmak üzere farklı kurumlarda görevli kişilerin ekipte yer aldığını belirterek, “Geçen sene TEKNOFEST’te TÜBİTAK BİDEB tarafından açılan Kutup Araştırmaları Projeleri Yarışması çağrısı kapsamında 3 liseli birincimiz, 20 kişilik ekibimize ek olarak bu sene Antarktika ekibimize dahil oldu. Ekibimizi uzun bir yolculuk bekliyor. Hava müsaade ederse 2-3 gün sonra Antarktika’ya varmayı planlıyoruz.” dedi.

“Bu teknolojilerin orada denenmesi, milli teknoloji hamlesi çerçevesinde çok önemli”

Antarktika’ya vardıktan sonra bilimsel çalışmalara başlayacaklarını dile getiren Özsoy, şöyle konuştu:

“Sefer süremiz normalde 30-35 gün. Planladığımız 22 ayrı bilim projesi mevcut. Bu projeler çok çeşitlilik gösteriyor. Antarktika’daki hava koşulları bu projelerin hayata geçmesi için çok önemli. Havanın müsaade ettiği tüm koşullarda bu çalışmaları yürüteceğiz. Birbirinden farklı, çok kıymetli bilimsel çalışmalarımız var. Antarktika’da geçici yerleşkemizin bulunduğu 68 güney enlemi Horseshoe Adası’ndaki buzul çekilmelerinden denizdeki gelgite, atmosferik koşullardan mikroplastik ölçümlerine kadar jeolojik yapılarla ilgili çalışmalarımız mevcut. Aynı zamanda geliştirilmiş teknolojilerimiz mevcut. Özellikle bu teknolojilerin orada denenmesi, milli teknoloji hamlesi çerçevesinde çok önem arz ediyor.”

Özsoy, geçen yıllarda oluşturulmuş GNSS istasyonunda milli imkanlarla geliştirilmiş, yurt dışından getirilmeyen ve çok daha ucuza maliyetle Antarktika için geliştirdikleri cihazla ölçümler yapabildiklerini, yine bu konuyla ilgili geliştirilmiş, orada denenecek ekipmanları bulunduğunu kaydetti.

Milli imkanlarla geliştirilen enerji depolama sistemini de orada deneyeceklerini ifade eden Özsoy, ekstrem koşullarda denenmiş ve dünyaya entegre edilmiş bu sistemin önemli hedeflerinden biri olduğunu vurguladı.

“Giyilebilir teknolojinin çok önem arz ettiği bir döneme girdik”

Prof. Dr. Özsoy, ekipte yer alan 3 lise öğrencisi tarafından bir kıyafet geliştirildiğini kaydederek, “Onlar bir mont tasarladı. Bu kıyafetle TEKNOFEST yarışmasında birinci olmuşlardı. Bu kıyafeti Antarktika koşullarında deneyecekler. Vücudun ısısını, kalp ritmini, insana ait tüm detayları ölçebilen sensörler yerleştirdiler bu monta. Hem Antarktika olsun hem Arktik koşullarda olsun hem de uzay koşullarında olsun giyilebilir teknolojinin çok önem arz ettiği bir döneme girdik.” diye konuştu.

Bu sene yapacakları çalışmalardan birinin de canlı bilimleriyle ilgili mikroplastikler konusunda olacağını belirten Özsoy, “Aynı zamanda Arktik bölgesinden alınan örneklerin Antarktika bölgesinden alınacak örneklerle karşılaştırılması gibi kuzey ve güney karşılaştırmasında bilimsel çalışmalara yer vereceğiz.” dedi.

Özsoy, ekibe, İspanya’dan 2, ABD ve Bulgaristan’dan da birer kişi olmak üzere 4 uluslararası araştırmacının da dahil olacağını ve Türkiye Cumhuriyeti Santiago Büyükelçisi’nin seferin başlangıcında Türk bilim ekibiyle diplomatik ziyaretler yapacağını kaydetti.

Ekipte, TÜBİTAK Bilim ve Toplum Başkanlığından (BİTO) bir katılımcının da yer aldığına dikkati çeken Özsoy, “Antarktika gibi ekstrem koşullarda yapılan çalışmalarımızın toplumla buluşması bizler için çok önemli. BİTO’dan katılan araştırmacımız topluma bu yaptığımız çalışmaları aktaracak.” diye konuştu.

“Antarktika’da hava çok değişken”

Ekibin lideri Prof. Dr. Ersan Başer de Türkiye’den Antarktika’ya 2017’den bu yana bilimsel araştırma amaçlı seferlerin düzenlendiğini hatırlattı.

Seferden 1 yıl önce bu amaçla projeler alındığını belirten Başer, “Projeler, TÜBİTAK tarafından değerlendiriliyor ve uygun görülen projelerin yürütücüleri Antarktika’ya giderek bu bilimsel çalışmalarda yer alıyor. Projeler hem ülkemiz hem de dünya için çok önemli. Orada aldığımız verileri Türkiye’ye getiriyor ve laboratuvarlarda değerlendiriyoruz. Bilimsel yayınlar ile bilim dünyasına katkı sunuyoruz.” ifadelerini kullandı.

Başer, Antarktika’da çalışma yürütmenin zorluklarına dikkati çekerek, şöyle konuştu:

“Kutup bölgesinde çalışmak oldukça zorlu. Rüzgar, fırtına, hava koşulları oldukça zorluyor bizi. Bunun için gitmeden önce tüm katılımcılara yönelik teorik çalışmalar yapıyoruz. Ardından 3 gün süren uygulama eğitimi yapıyoruz. Karda, buzda yürüyüş teknikleri, karda hayatı idame, karda numunelerin alınması ve acil hallerde nasıl müdahale yapılması gerektiği hakkında eğitimler veriyoruz. Bu eğitimler verildikten sonra sahada çalışma yapılıyor. Sahada çalışmalar yapılırken tüm katılımcıları takip ediyoruz. Çünkü Antarktika’da hava çok değişken. Aniden fırtına, sis çıkabiliyor. Emniyet en önemli kuralımız.”

“Kutuplarda yapılan çalışmayla uzaydaki çalışmalar çok önemli”

TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal, bilim heyetiyle sefer öncesi internet üzerinden görüntülü toplantı gerçekleştirdi.

Kutuplardaki ve uzaydaki çalışmaları birlikte değerlendirdiğini belirten Mandal, buralarda söz sahibi olmanın önemine değindi.

Mandal, “Hem kendi bilim misyonumuz açısından, ülkemizin ihtiyaçları, menfaatleri ve görünürlüğü açısından, aynı zamanda da insanlık için çözüm oluşturma açısından bakıldığında kutuplarda yapılan çalışmayla uzaydaki çalışmalar çok önemli.” dedi.

“Sefere katılan 24 bilim insanı 22 farklı proje üzerinde çalışacak”

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Bilim insanlarımız yeniden Antarktika yolunda. 8. Ulusal Antarktika Bilim Seferi’ne katılmak üzere bilim insanları ve araştırmacılarımız İstanbul’dan yola çıktı. 20’si Türk, 4’ü yabancı olmak üzere sefere katılan 24 bilim insanı 22 farklı proje üzerinde çalışacak.” ifadelerini kullandı.

TEKNOFEST kapsamında TÜBİTAK tarafından düzenlenen “Lise Öğrencileri Kutup Araştırma Projeleri Yarışması”nda birinci olan öğrencilerin de sefere katılarak projelerini test etme imkanına kavuşacağını vurgulayan Kacır, şunları kaydetti:

“2017’den itibaren gerçekleştirdiğimiz ulusal kutup seferleriyle bilim insanlarımıza büyük bir imkan sağladık. Antarktika ve Arktik’e 10 bilim seferi düzenledik ve 116 Türk bilim insanının bu bölgelerde araştırma yapmasına imkan tanıdık, 252 bilimsel çıktı elde ettik. Antarktika’da kurulacak Türk Bilim Araştırma Üssü için ise çalışmalarımız devam ediyor. Hedefimiz Türkiye’yi Antarktika Antlaşmalar Sistemi içinde asli üye olarak konumlandırmak. Ülkemiz uzay, uydu sistemleri, milli otomobil, savunma sanayisi, Antarktika çalışmaları ve Milli Teknoloji Hamlesi’nin diğer önemli projeleri ile her alanda güçlü ve tam bağımsız ülke olma hedefine hızla yol almaya devam ediyor.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskanligi-himayesinde-gerceklestirilen-8-ulusal-antarktika-bilim-seferi-basladi/feed/ 0