İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden (AB) ayrılışının ardından gerçekleştirilen ilk genel seçimde Birleşik Krallık ülkeleri İngiltere, İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda’daki seçmenler, Avam Kamarasının 650 üyesini ve yeni hükümeti belirleyecek. Seçimler için yerel saatle 07.00’de başlayan oy kullanma işlemi, 22.00’ye kadar devam edecek. İngiliz hükümet kaynaklarına göre, 2023 yılı sonu itibarıyla 46 milyonu aşkın kayıtlı seçmenin bulunduğu ülkede vatandaşlar, yaklaşık 40 bin oy kullanma noktasında demokratik tercihlerini ortaya koyuyor.
SEÇİMLERDE 98 FARKLI SİYASİ PARTİ YARIŞIYOR
Kurulacak yeni hükümetin 650 üyeli Avam Kamarası’nda en az 326 vekilin desteğini alması gerekecek. Hiçbir partinin meclis çoğunluğunu elde edememesi durumunda ise koalisyon hükümeti kurma yetkisini ilk üstlenecek isim, ülkenin başbakanı olacak. Seçimlerde yarışacak 98 farklı siyasi partiden en önemlileri arasında, Başbakan Rishi Sunak liderliğindeki Muhafazakar Parti, Keir Starmer liderliğindeki İşçi Partisi, Ed Davey liderliğindeki Liberal Demokratlar, Nigel Farage liderliğindeki sağ popülist bir parti olan Reform UK, John Swinney liderliğindeki İskoç Ulusal Partisi (SNP) ve Carla Denyer ile Adrian Ramsay eş başkanlığındaki Yeşil Parti yer alıyor. Oy kullanma işleminin sona ermesiyle 22.00’de sandık çıkış anketlerinin seçim sonuçlarına ilişkin ilk sonuçları ortaya koyması, seçimlere ilişkin resmi sonuçların ise sabah saatlerinde belli olması bekleniyor.
İşçi Partisi lideri Keir StarmerANKETLERİN FAVORİSİ İŞÇİ PARTİSİ
Anketlerin genel seçimlerde tarihi bir zafer elde edeceğine işaret ettiği İşçi Partisi lideri Keir Starmer, halkın kendileri için oy vermeleri halinde İngiltere’nin bugün “yeni bir sayfa açabileceğini” söyledi. Seçim günü mesajında seçmenlere 14 yıldır devam eden Muhafazakar Parti iktidarına son verme çağrısı yapan Starmer, ” Britanya’nın geleceği oy pusulasında. Bugün, son 14 yılı geride bırakmak için oy kullanın” diye konuştu. Downing Sokağı 10 Numara adresindeki Başbakanlık Ofisine kendisinin girmesi halinde Britanya’da değişim sözü veren Starmer, “Değişim, ancak oy kullanmanız halinde mümkün olacak” dedi. Starmer, “Bugün, Britanya yeni bir sayfa açabilir. 14 yıllık kaos ve gerilemenin ardından umut ve fırsat dolu yeni bir dönem başlıyor. Büyük ulusumuzun potansiyeli sınırsızdır. Britanya halkı, hırslarına uygun bir hükümeti hak ediyor. Bugün İşçi Partisi ile birlikte Britanya’yı yeniden inşa etme çalışmalarına başlama fırsatıdır” diye konuştu.
İngiltere Başbakanı Rishi SunakSUNAK İÇİN FELAKET ÖNGÖRÜSÜ
Seçimler öncesinde İngiliz basını tarafından yayınlanan bazı anketler, Sunak liderliğindeki Muhafazakar Parti’nin tarihin en ağır yenilgisi ile karşı karşıya kalabileceğine işaret etti. İngiliz basını, Muhafazakar Parti’nin İngiltere Parlamentosu’nun alt kanadı Avam Kamarası’ndaki sandalye sayısının 100’ün altına düşebileceğini ve durumun Rishi Sunak’ın parti liderliğini kaybetmesiyle sonuçlanabileceğine dikkat çekti. Anket şirketi YouGov MRP tarafından yayınlanan bu hafta yayınlanan son anket, İşçi Partisi’nin yüzde 39, Muhafazakar Parti’nin yüzde 22, Reform UK’in yüzde 15, Liberal Demokratlar’ın yüzde 12 ve Yeşil Parti’nin yüzde 7 oy oranına sahip olduğunu göstermişti.

Başkanlık Tartışması’nda iki aday, yaklaşık dört yıl sonra ilk kez, seçmenleri kendilerine oy vermeye ikna etmek üzere bir araya geldi. Trump’ın dinç hali dikkat çekerken Biden’ın donuk performansı şaşkınlık yarattı. Biden’ın soğuk algınlığı geçirdiği ve bu sebeple münazarada kekelediği, kendisini doğru ifade edemediği ifade edildi.
“BIDEN AMERİKA’YI 3’NCÜ DÜNYA SAVAŞINA SÜRÜKLÜYOR”
Trump, ABD Başkanı Joe Biden’ın Amerika’yı üçüncü dünya savaşına sürüklediğini söyleyerek suçladı. Trump, “3’ncü Dünya Savaşı’na hayal edebileceğinizden çok daha yakınız. Kendisi bizi 3’ncü Dünya Savaşı’na sürüklüyor. Kuzey Kore lideri Kim Jong Un, Çin lideri Xi ve Rusya lideri Putin dahil kimse kendisine saygı göstermiyor, kendisinden korkmuyor. Hiçbiri, bu beyefendiyi umursamıyor. Kendisi bizi 3’ncü Dünya Savaşı’na sürüklüyor.” ifadelerini kullandı.
“BEN BAŞKAN OLSAYDIM UKRAYNA İŞGAL EDİLMEZDİ”
Rusya Ukrayna savaşı hakkında konuşan eski ABD başkanı Trump, “Putin Biden’a saygı duysaydı Ukrayna’yı işgal etmezdi, Zelenski’nin her geldiğinde ABD’den para alıp gitti” dedi. Trump, “Eğer gerçek bir başkanımız, saygı duyulan bir başkanımız olsaydı, asla işgal yaşanmazdı” dedi.
“İSRAİL’İN BAŞLADIĞI İŞİ BİTİRMESİNE İZİN VERİLMELİ”
Trump, kendi başkanlığı sırasında İran’ın “Beş parasız” olduğunu ve bu nedenle kendisi yönetimde olmuş olsaydı Hamas’ın da asla İsrail’e saldırmamış olacağını söyledi.
ABD Başkanı Biden’ın İsrail politikasını eleştiren ve Biden’ı “Filistinlilere yakınlık duymakla” suçlayan Trump, Biden’ın çok kısıtlayıcı davrandığını savundu. İsrail’in Hamas’a karşı savaşta daha serbest hareket etmesine izin verilmesi gerektiğini savunan Trump, “Onları bırakıp, başladıkları işi bitirmelerine izin verilmesi gerekiyor” sözlerini kullandı.
“EŞİN HAMİLEYKEN YETİŞKİN FİLM YILDIZIYLA BERABER OLDUN”
Tartışma sırasında Trump’ı eşi Melania Trump’ı aldatmakla suçlayan Biden, Trump’a seslenerek, “Toplum içinde kadınlara saldırdın. Eşin hamileyken bir yetişkin film yıldızı ile beraber oldun. Ahlak seviyen, bir sokak kedisi ile aynı seviyede” diye konuştu. Trump, Biden’ın bu suçlamalarını kesin bir dille reddetti.
“MENTAL TESTE GİRSE 5 SORUYU YANITLAYAMAZ”
Trump “Ben iki teste girdim ikisi de mental sağlığımla ilgili, ki o girmedi bu testlere bir tanesine girsin sadece. Biden, mental teste girse 5 soruyu bile yanıtlayamaz. Ben çok iyi durumdayım, iki golf şampiyonluğum var. Ben onu golf maçına çağırdım, o birkaç metre bile vuramaz topa” ifadeleriyle Bidenn’a yüklendi.
“NE KONUŞTUĞUNUN FARKINDA OLDUĞUNU SANMIYORUM”
Biden ve Trump arasındaki düello sırasında sağlık hizmetleri konusundaki tartışmalar sırasında Başkan Biden’ın dilinin sürçmesi ve doğru kelimeleri bulmakta zorlanması sonrasında söz alan Trump, “Kendisinin cümlenin sonunda ne dediğini anlayamadım. Ama kendisinin de ne konuştuğunun farkında olduğunu sanmıyorum” diye konuştu.
ANKETİN GALİBİ EZİCİ ÜSTÜNLÜKLE TRUMP
Öte yandan CNN, canlı yayın sonrasında bir anket yaptı… Ankete katılanların yüzde 67’si Trump’ın münazarayı kazandığını söylerken ankete katılanların yüzde 33’ü Biden’ın münazarada daha başarılı olduğunu dile getirdi.
CNN’in 2020’deki seçimlerden önce yaptığı canlı yayın sonrasındaki iki ankette de Biden yüzde 60’a 28 ve yüzde 53’e 39 farkla zafer kazanmıştı.
]]>Ulusal Birlik Partisi, gelecek hafta ilk turu yapılacak parlamento seçimlerinde kamuoyu anketlerine göre önde gidiyor. Ancak partinin çoğunluğu kazanması pek mümkün görünmüyor.
Kadın hakları örgütleri ise Ulusal Birlik Partisi’nin seçimden zafer elde etmesi halinde göçmen, LGBTİ+ ve kadın hakları da dahil birçok hak ve özgürlüğe zarar verebileceğini savunuyor.
Feminist örgütler, Ulusal Birlik’in doğum kontrol konusundaki tutumundan da endişe ediyor.
Ulusal Birlik ise kadın haklarını tehdit ettiği yönündeki iddiaları reddediyor.
Paris’teki gösteriye katılan feminist gazeteci Megan Clement, protestoların kadınların Fransız halkına açık bir mesajı olduğunu söyledi.
Clement, feministlerin seçmenlere “aşırı sağın parlamentoda çoğunluğu elde etmesine izin vermeyin” çağrısında bulunduğunu kaydetti.
Protestolarda kadınlar, “Aşırı sağ: Haklarım için bir tehlike”, “Kırılgan olan kadınlar değil, onların haklarıdır”, “Feministler aşırı sağa karşı birleşti” yazılı pankartlar taşıdı.
Reuters haber ajansına konuşan 43 yaşındaki Benedicte Blanchet isimli bir gösterici, “Buradayım çünkü bir kadınım ve Fransa’da aşırı sağcı bir hareket iktidarı ele geçirmek istiyor diye haklarımın elimden alınmasını istemiyorum” dedi.
Fransa Komünist Partisi Kadın Hakları Sorumlusu Shirley Wirden, Ulusal Birlik’in lideri Jordan Bardella da dahil “ülkeyi iyi bir aile babası gibi yönetmek isteyen tehditlerin; ataerkil fikirlere, en güçlü olanın egemenliğine, kadınların ev işlerine yollanmasına geri dönüş anlamına geldiğini” savundu.
hatırlatan Wirden, “Tartışmalar sırasında, aşırı sağcı milletvekillerinin bu konudan ne kadar rahatsız olduklarını, çok iyi gözlemleyebiliyorduk” dedi ve şöyle devam etti:
“Kadınların tahammül edemediği arkaik bir düzene geri dönüşe tanık oluyoruz. Bu aynı zamanda feministlerin hiçbir zaman hoş karşılamadığı bir nefret kültürü. Çünkü feministler her zaman, Ulusal Birlik’in değerleriyle tamamen çelişen uluslararası dayanışmayı ve barış kültürünü geliştirmişlerdir.”
Anketler ne diyor?
Cumhurbaşkanı Macron, Avrupa Parlamentosu seçimlerinde partisinin büyük bir yenilgiye uğramasının ardından erken seçim kararı aldı.
Fransa’da parlamento seçimleri 30 Haziran ve 7 Temmuz’da yapılacak.
Fransa’da genel seçimle parlamentonun alt kanadı olan ve yasaları hazırlayan Ulusal Meclis’in 577 üyesi seçilecek (Fransa Parlamentosu’nun üst kanadı olan Senato’nun üyeleri ise yerel yetkililer ve Ulusal Meclis üyeleri tarafından seçiliyor).
30 Haziran’da Fransa ana karasıyla ülkenin deniz aşırı topraklarındaki 577 seçim bölgesinde sandık başına gidilecek. Yurt dışında yaşayan Fransız vatandaşları da oy kullanabilecek. Her seçim bölgesinden bir milletvekili seçilecek.
7 Temmuz’da yapılacak seçimlerin ikinci turuna ise ilk turda en az yüzde 12,5 oranında oy alan adaylar katılabilecek. Fransa’da genelde her seçim bölgesinde seçimlerin ikinci turunda iki ya da üç aday yarışıyor. Bu turda en çok oyu alan aday milletvekili seçiliyor.
Bir partinin ya da partiler koalisyonunun Ulusal Meclis’te çoğunluğu sağlaması için en az 289 milletvekili çıkarması gerekiyor.
Reuters’ın aktardığına göre, anket şirketi Ipsos tarafından yapılan son bir anket, parlamentonun ilk tur seçimlerinde Ulusal Birlik’in yüzde 35,5 oy oranına sahip olduğunu gösteriyor.
Ipsos’un Le Parisien gazetesi ve Radio France ile 19-20 Haziran tarihlerinde gerçekleştirdiği ankete göre, solcu ittifak Yeni Halk Cephesi ise yüzde 29,5 oy alıyor.
Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un siyasi yelpazenin merkezinde kalan ittifakı ise yüzde 19,5 oy oranıyla üçüncü sırada bulunuyor.
Anket sonuçlarında seçime katılım oranının ise yüzde 60-64 aralığında olduğu tespit edildi. Haziran 2022’de yapılan son seçimde seçime katılım yüzde 47,5 idi.
Financial Times tarafından yayımlanan başka bir Ipsos anketinde ise Ulusal Birlik, ekonomi ve kamu maliyesini yönetme konusunda en güvenilir parti olarak görülüyor.
Ankete göre, katılımcıların yüzde 25’i ekonomide doğru kararlar alma konusunda en çok Marine Le Pen’in liderliğini üstlendiği Ulusal Birlik’e güvenirken, bu oran Yeni Halk Cephesi için yüzde 22 ve Macron’un ittifakı için yüzde 20.
Almanya Başbakanı Scholz: Fransa’daki seçimler konusunda endişeliyi
Almanya Başbakanı Olaf Scholz ise Pazar günü yaptığı açıklamada Fransa’da yaklaşan parlamento seçimlerinde aşırı sağın zafer kazanma ihtimalinden “endişe duyduğunu” söyledi.
Kamu yayıncısı ARD’ye verdiği röportajda Scholz, “Fransa’daki seçimler konusunda endişeliyim. Umarım (Marine) Le Pen dışındaki partiler seçimlerde başarılı olur. Ancak buna Fransız halkı karar verecek” dedi.
Almanya’daki aşırı sağcı AfD partisi de bu ayki Avrupa Parlamentosu seçimlerinde kazanımlar elde etti. Scholz’un koalisyonu ise istediği sonucu elde edemedi.
]]>İSTANBUL – Fatih Belediyesi tarafından çocukların ilçede yapılmasını hayal ettikleri çalışmaları dile getirmeleri için “Oyuntay” isimli çocuk çalıştayı düzenlendi. Programa katılan 100 çocuk hem fikirlerini söylerken hem de oyunlar oynayarak eğlendi.
Fatih Belediyesi tarafından çocukların ilçede yapılmasını hayal ettikleri çalışmaları dile getirmeleri için “Oyuntay” isimli çocuk çalıştayı Silivrikapı Fanço Çocuk Kütüphanesi’nde düzenlendi. Programa Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan ve 100 çocuk katıldı. Fatih Belediyesi 2025-2029 yıllarını kapsayan 5 yıllık stratejik plan hazırlık çalışmalarına başladı. Bu çalışmalar neticesinde ilçede yaşayan vatandaşlar için biz dizi çalıştay ve toplantı gerçekleştirecek. Bu çalıştaylardan ilkini ise çocuklarla yaptı. Programa katılan çocuklar kendilerine verilen anketleri doldurduktan sonra ‘Fatih İçin hayalini yaz, çiz, boya’ etkinliği yapıldı. Ardından çocuklar kendileri için hazırlanan halat Çekme, mendil kapmaca, sandalye kapmaca gibi çeşitli oyunlar oynadı. Programda Fatih ile ilgili alınacak kararlarda çocukların söz sahibi oldukları konusunda farkındalık oluşturuldu. Çocukların istekleri doğrultusunda çocuk odaklı projeler masaya yatırılacak. Öte yandan Başkan Turan alanda çocuklar ile bir araya gelip sohbet ederek isteklerini de dinledi. Alanda çocuklar tarafından ilgiyle karşılanan Turan hatıra fotoğrafı da çektirdi.
Fatih’i tasarlarken çocukların en büyük motivasyon kaynağı olduğunu belirten Başkan Mehmet Ergün Turan, “İlçemiz Fatih’te yeni dönemimizin ilk adımlarını, çocuklarımızın neşesiyle, enerjisiyle atmayı çok istedik. Çünkü bu zamana kadar, hayalimizdeki Fatih’i tasarlarken çocuklar bizim en büyük motivasyon kaynağımız oldular. Geride bıraktığımız dönemde, katılımcı bir yönetim anlayışını benimsediğimizi sıklıkla dile getirmiştik. Bu süreçte; gençlerimizin, kadınlarımızın, yaşlılarımızın fikirlerini, düşüncelerini almakla yetinmedik. Talep ve temennileri hayata geçirmek için elimizden ne geliyorsa yaptık. Birlikte güzel projelere imza attık. Şimdi de aynı şekilde, yavrularımızın, şehrimizin planlamasına, kentsel mekanların üretimine katılmasını arzu ediyoruz. Tüm bu süreçlerde, aktif olmalarını istiyoruz. Çünkü bu çocuklarımızın en temel hakkı. Biz onları toplumumuzun önemli bir parçası olarak görüyor, gerçekleştireceğimiz hizmetlerde paydaşımız olarak kabul ediyoruz. Oyuntay’ımızın temel amacı da çocuklar ile kentsel mekanlar arasındaki ilişkiyi pekiştirmek, yavrularımızın yaşadıkları şehirle bağlarını güçlendirmektir. Bu 5 yılı birlikte planlayacağız. Oyuntay, bu konudaki kararlılığımızın ilk adımı oldu ve işe çocuklarımızla başladık. Onların mutluluğu, hepimizin; bütün ülkemizin mutluluğudur. İnşallah onlara yaşanabilir, güvenli, pırıl pırıl bir Fatih’i emanet edeceğiz” ifadelerine yer verdi.
“Çocuklar kendilerini çok değerli hissettiler”
Programa öğrencileri ile katılan Öğretmen Ayten Nurcan “Bugün belediye başkanımız Fatih’te neler istendiğini çocuklara danışmak için bizi buraya davet etti. Çocuklara önce bir anketle neler istedikleri, neler hayal ettikleri soruldu. Sonra onlara oyunlar oynatıldı. Çocuklar kendilerini çok değerli hissettiler. Burada çok güzel bir gün geçiriyoruz” dedi.
“Fatih’te hayal ettiklerimizi anketlere doldurduk”
Programda eğlendiğini dile getiren Muazzez Mira Gökbaş “Burada arkadaşlarımızla oyunlar oynadık. Belediye başkanımız geldi, fotoğraf çekildik. Fatih’te hayal ettiklerimizi anketlere doldurduk. Program hoşuma gitti. Belediye başkanımıza programlar için teşekkür ederiz” şeklinde konuştu.
“Basketbol sahası istedik”
Fatih’te hayal ettiğini istediğini dile getiren Ayaz Türk “Burada anket doldurduk. Sonra başkanımız gelip bizi ziyaret etti. Sonra oyunlar oynadık. Günüm çok güzel geçti. Hepimiz başkanımızla fotoğraf çekildik. Fatih’te ne olmasını istediğimizi söyledik. Basketbol sahası istedik. Başkanımızda yapmaya çalışacak” ifadelerini kullandı.
]]>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, KRT TV “Seçim Özel” programında gazeteciler Elif Doğan Şentürk, İnan Demirel ve Hasan Basri Akdemir’in sorularını yanıtladı.
“TARİH YAZACAĞIZ, İKİ KEZ ÜST ÜSTE ANTALYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ’Nİ KAZANAN İLK PARTİ OLACAĞIZ”
Özel, “MAK Danışmanlık şirketinin yaptırdığı anketlerde bazı illerde AK Parti’nin önde olduğu görünüyor. Eskişehir, Adana, Antalya ve Hatay’da risk görüyor musunuz” sorusunu şöyle yanıtladı:
“Kesinlikle değil. Bir şirketin anketleri üzerinden tartışmayı doğru bulmam. Ama belli yönleriyle bizdeki anketlerle uyumsuz olduğunu söyleyebilirim. Eskişehir’de, Bursa’da, Antalya’da bizdeki anketlerde öndeyiz. Biz bugüne kadar CHP’nin yaptırdığı anketleri yayınlamadık. Esas anketin 31 Mart’taki seçim sonuçları olduğunu biliyoruz. Anket açıklamada çok bıçak sırtı bir iş var. Manipülasyon mu yapılıyor, seçmen mi yönlendiriliyor, doğru mu söyleniyor, örneklem mi yanlış… Bu tartışmalardan çıkılmıyor. Seçimlere 60 gün kala anket açıklanması yasaklansa bence çok daha doğru ve etik olur. Ama bazen öyle şeyler oluyor ki biz de anket yaptırdığımız firmalara, ‘O zaman siz de örnekleminizle, net rakamınızla, kaşenizle şu bölgelerdeki anketleri açıklayınız’ demek noktasına geliyoruz. Çünkü öbür türlü birisi anket açıklıyor, seçmen de bakıyor ankete, ‘Benim partim bu güçte değilse’ deyip bir başka karar vermeye kalkar veya ‘Nasılsa kazanamıyoruz’ deyip gitmez. Antalya da kırk yıldır bir geliyor, bir gidiyor. Bunun yapısal bir sorunu var. Sebebi şu: 2 buçuk milyonluk Antalya’ya 25 milyon kişi geliyor. Para, 2 buçuk milyona göre geliyor. Belediye başkanı hangi partiden olursa olsun, esas hizmeti almak isteyenler hizmetin 10 katı bir nüfus tarafından tüketildiğini gördüğü için mevcut belediyeye hep bir fatura kesiyor. İlk kez bu sefer tarih yazacağız ve Muhittin Böcek, iki kez üst üste Antalya Büyükşehir Belediyesi’ni kazanan ilk başkan, parti olacak. Bu sefer pandemi de iki yıl turist gelmemesi, Antalya’daki standart tepkiyi hafifletmiş olabilir. ‘Antalya yine AK Parti’ye geçiyor’ verisi, benim açımdan şaşırtıcı bir veri.”
“HATAY RAPORU, KAMUOYU İÇİN DEĞİL CHP GENEL BAŞKANI VE MYK’SI İÇİN HAZIRLANDI”
Özgür Özel, “Hatay’ın yerel seçimlerdeki durumu nedir ve 6 Şubat Depremleri’nin ardından Kemal Kılıçdaroğlu’nun döneminde, Hatay’a bir heyet gönderilmiş ve bir rapor hazırlanmıştı. Bu rapor neden kamuoyuyla paylaşılmadı” sorularını şöyle yanıtladı:
“Hatay’ı yakından takip ediyoruz. Gelecek hafta pazartesi bir anket daha gelecek. Lütfü Savaş, daha önceki seçimlerde olduğu gibi, hızla farkı kapatıp seçimi kazanma noktasına geliyor diye görülüyor. Hatay’ı kazanırsak bu benim açımdan sürpriz olmayacak. Ama esas örgütümüz ve Lütfü Bey açısından sürpriz olacak. Onlar zaten seyrin böyle olacağını hep söylüyorlar. O rapor Sayın Genel Başkan’a rapor edildi. İlçe isimleri vermem doğru değil ama mesela belediye başkanlarımızdan bir tanesinin o dönemde olması gerektiği gibi halkın yanında olmadığı söyleniyordu. O başkanımız yeniden adaylık başvurusunda bulunmadı. Benim gördüğüm kadarıyla Sayın Genel Başkan’a sunulan raporda, deprem sonrası performans açısından eleştirilen belediye başkanlarımız vardı. Bizim de Yılmaz Hoca’nın koordinatörlüğünde; bir deprem olduğunda, bir koordinatör büyükşehir belediye başkanı görevlendirme ve mevcut belediye başkanının bir depremzede olduğu gerçeğinden hareket etme gibi bir çalışmamız da var. Biz böyle bir heyet görevlendirdik. Rapor kamuoyu için değil, CHP’nin Genel Başkanı ve MYK’sının bundan sonraki süreci doğru analiz edip doğru değerlendirmesi içindi. Böyle raporları partiler kamuoyuyla paylaşmazlar.
“BİR GENEL SEÇİMDE PARTİMİ İKTİDAR YAPMAZSAM BİR GÜN DURMAM, AYRILIRIM”
Her seçimde en güçlü partiler, belediyeler kaybederler. Bir genel başkan açısından belediye kaybetmek, bir babanın evlat kaybetmesi gibidir. O kadar acı verir bir genel başkana. Ben kendi açımdan Meral Hanım gibi bir son nokta ve şunu alamazsam bunu yaparım demek için çok erken. Çünkü bu benim ilk seçimim. Ben nisan ayının son haftası okula tayin olmuş öğretmen gibiyim. İstifa ederim diye bir şey yok. Zaten onu gerektirecek bir seçim sonucu da ummuyoruz, görmüyoruz, görünmüyor. Ama sonuçta herkes de şunu siyaseten hesaplar: Geçen seçim bu oylar alınırken hangi partinin kaç oyu vardı? Bu seçim CHP tek başına giriyor ve orada bu göz önüne alındığında CHP’nin tek başına seçime girerek aldığı sonucun önemli bir ve takdir edilecek bir sonuç olacağını değerlendiriyorum. Bir genel seçimde partimi iktidar yapmazsam bir gün durmam, ayrılırım. Ben CHP’nin genel başkanı olarak bu kadar başarıya susamış ve insanların bu kadar travmatik bir döneminde, partinin sekizinci ve seçim geçiren altıncı genel başkanı olmak suretiyle eğer partimi bir genel seçimde iktidar yapmazsam bir gün durmam. Ama iktidar yapacağız, o noktada çok kararlıyız.”
“İMAMOĞLU VE İL BAŞKANIMIZIN ÇALIŞMALARI BİZE ÇOK ÖNEMLİ VERİ GETİRDİ”
CHP lideri Özel, “İstanbul’da adaylar belirlenirken daha çok İmamoğlu’nun etkisi mi oldu” sorusuna şu yanıtı verdi:
“İstanbul’da daha çok Ekrem İmamoğlu ve İl Başkanımız Özgür Başkan’ın ortak çalışmaları bizim son bir şey şeklini vereceğimiz çalışmaya çok önemli veri getirdi. Ankara’da da Mansur Başkan’la Ankara il ve ilçe başkanlarımızın çalışmaları. Biz İstanbul ve Ankara’da bir şeyi biliyoruz: İstanbul ve Ankara’yı tekrar kazanmalıyız. ve kazanırken de belediye meclis çoğunluğunu almalıyız. İstanbul’da gönlümden geçtiği kadar, Ankara’da da gönlümden geçenin çok gerisinde kadın adayımız var. Bu konuda bizi memnun eden husus İzmir olmuştur. İzmir’de 30 adayın 15 kadınsa hak edilen alınmıştır. İzmir gibi bir cumhuriyet kentinde, 15 kadın-15 erkek adayla yarışmıyorsanız bir şey eksik yapıyorsunuz. Tayyip Bey’in hiç yok, onun öyle bir vizyonu da yok. Adayların yarısı kadın olana kadar bu mücadele sürecek. Adayların yarısı genç olana kadar da bu mücadele sürecek.”
Özel, Cemil Tugay’ın “Bir dakika yanımda durmayan Belediye Başkanımız, başka şehirde başkaları için çalışıyor” sözüne ilişkin “Ertesi gün, 90 dakika yanında durdu. Çözdük onu” ifadelerini kullandı.
“ERDOĞAN İŞİNE BAKSIN. ONUN GÖRVİ CHP GENEL BAŞKANINA SORU SORMAK DEĞİL”
Özgür Özel, Erdoğan’ın CHP içinde bir kutuplaşma olduğuna ilişkin ifadeleri için “İki kelimeyle cevap vereyim: İşine baksın” dedi.
Özel, “DEM Parti ile şeffaf ilişki yürütme stratejisinden memnun musunuz” sorusuna şöyle yanıt verdi:
“Erdoğan’ın görevi CHP’nin Genel Başkanına soru sormak, CHP’nin iç meselesi var mı yok mu soruşturmak değil. Onun görevi işsizliği azaltmak, dövizi düşürmek, mazotu ucuzlatmak, çiftçinin destekleme primlerini ödemek ve sokaktaki, mutfaktaki, pazardaki yangını dindirmek. Onun işi gazetecilik değil. ‘CHP’nin yaptığı bir işle övünebileceksiniz. Neyle övünürsünüz’ deseniz, ben derim ki: CHP son seçimde, bütün partilerle bayramlaşabilen tek partidir. Kurucu irade böyle bir şeydir. Arkada görüşüp burada görüşmeyenler çok milliyetçi; görüştüğünü gizlemeyenler gayri milli. Böyle bir şey yok. Türkiye siyaseti olgularla algılar yer değiştirilerek yapıyor. Maalesef birçok gazeteci meslektaşınız da üzülerek söylüyorum, olguları değil, algıları konuşuyorlar. Abdülkadir Selvi, her gün ben Ekrem İmamoğlu ile telefonda ne kavga yapmışım onu yazıyor. ya Abdülkadir Selvi de dinleme cihazı var ki içeriğin doğru olmamasından bizi dinlemediği belli. ya da yaptığı iş doğru bir iş değil gazetecilik açısından. Hiç olmayan diyalog olmuş gibi yazılıyor. O yüzden bu siyaseti belli bir şeffaflığa, belli bir netliğe kavuşturmak ve riyakarlıktan kurtarmak lazım. Görüşüyorsan, görüşüyorsundur.”
“CHP KONGRESİ’Nİ KİRLETMEYE VE PARTİ İÇİNDE BİR TARTIŞMA YARATMAYA YÖNELİK BİR KUMPASTI”
CHP Genel Başkanı, İstanbul’daki bir ofiste çekilen para sayma görüntülerinin ve görüntülere ilişkin ortaya atılan iddiaların hatırlatılmasının ardından şunları söyledi:
“O video bir kişiye zoomlanarak, tarihi kapatılarak ve neresi olduğu anlaşılmadan; ‘Burası CHP İl Başkanlığı, Ekrem İmamoğlu’nun danışmanı CHP Kongresi için delegelere para dağıtıyor’ diye servis edildi. Videonun bütününde 2019 yılında olduğu yazıyor. Demek ki CHP Kongresi değil. Orası, CHP İl Başkanlığı değil. O tek başına zoomlanan kişi o gün Ekrem İmamoğlu’nun danışmanı mı? Hayır. Bu bir kaset kumpasıydı. CHP Kongresi’ni kirletmeye ve bugün parti içinde bir tartışma yaratmaya yönelik bir kumpastı. Video büronun sahibi avukattan çıkmış. Avukat, görüntülerle bize şantaj yapmış. Bizim arkadaşlarımız da kabul etmemişler, kendilerinden şüpheleri olmadığı için. Biz de suç duyurusunda bulunduk avukat hakkında.”
“TRT BÜYÜK BİR UTANMAZLIK İÇİNDE”
TRT’nin CHP’nin reklam filmini yayınlamaması hakkında konuşan Özel, şunları kaydetti:
“Ticari kuruluşlar olan bütün televizyon kanallarının reklam filmini yayınlaması lazım. Belli kanallar yayınlamıyor bizim filmleri. kendisini iktidar partisine o kadar müzahir kılmışlar ki ‘Senin reklamını dahi yayınlamam’ diyor. ‘Senden gelecek para gelmesin’ diyor. TRT, kanun gereğince herkese eşit davranmalı. Hepimizin vergileriyle fonlanan bir yer. Reklamı yolladık; ‘Hukuk büromuz inceleyecek.’ 20 gün geçti, cevap vermiyorlar. AKP filmini yolladı, bir gün sonra yayına girdi, bizimki hala yok. Bundan sonra tekrar sorduk. ‘Mart ayı için bütün rezervasyonlar dolu’ diye cevap attılar bize. Büyük bir utanmazlık içindeler. Böyle bir tarafgirlik olur mu?”
İYİ Parti ABB Başkan adayı Cengiz Topel Yıldırım’ın CHP’nin Mamak Belediye Başkan adayı olmayı istediğini söyleyen Özel, Yıldırım’ın adaylığının reddedilmesinin ardından yaptığı açıklamalara şöyle tepki gösterdi:
“Önce Çankaya, sonra Etimesgut ya da Mamak, sonra Keçiören denmiş ama ‘Keçiören’i istemem, en azından Mamak olsun’ gibi kendisinin bir talebi olmuş. Biz kendisine böyle bir adaylaştırma yapmadık. Her isteyen, her partiden aday olamaz ama sonradan takındığı üslup şaşırtıcı. İYİ Parti’den aday olursun, bu üslubu takınırsın. Bu partiden aday olmaya çalışacaksın, ‘Mansur Bey’le çok uyumlu çalışırım’ diyeceksin, sonra gelip bunları söyleyeceksin. Olur iş değil.”
“ATILDIKTAN SONRA HER OYU KORUMANIN SÖZÜNÜ VERİYORUZ”
Özel, sandık güvenliğine ilişkin de şunları söyledi:
“Yerel seçimlerde iddialı olduğumuz yerlerde örgütümüz de güçlü oluyor ve orada sandık güvenliği sorunumuz olmuyor. Bugün Genel Başkan Yardımcı’mız Pınar Uzun’un sunumuyla geçen genel seçim rakamlarını yakalayan son 3 bin 500 sandığa atama yapıyoruz. Genel seçimden sonra seçime girmediğimiz sandıklarda görevli koyamamamızı bir zafiyet olarak gösterenler de olmuştu. Bu seçimde sandık güvenliği açısından iki tane dijital tatbikat yaptı arkadaşlar. Sandık başı ve okul önü seçim sonuçlarının girilmesi açısından. Bugünkü son sunum da hepimizi tatmin etti. Oy, sandığa atılana kadar seçmenin namusudur. Atıldıktan sonra her oyu korumanın sözünü veriyoruz.”
]]>“KURUM 1 PUAN ÖNDE GÖTÜRÜYOR”
Önümüzdeki haftalarda çok daha yoğun bir seçim sürecine girileceğini ifade eden Şen, “Seçimler demokrasinin şölenidir, vatandaş kendi iradelerini ortaya koymaktadır. İstanbul’da son durum Murat Kurum. Kurum, 1 puan civarında önde gözüküyor” ifadelerine yer verdi.
ANKARA VE İZMİR’DE SON DURUM
Ankara ve İzmir’de yaptırdıkları anketlerin sonuçlarını da paylaşan Şen, “Ankara’da Turgut Altınok durumu baş başa noktaya getirdi. Altınok mesafeyi kapattı. İzmir’de süreç kolay değil ama oraya doğru gidiyor iş. Hamza Dağ hızla yükseliyor. Epey bir mesafe vardı kapandı, kimse şaşırmasın, Hamza Dağ müthiş gidiyor” dedi.
DİĞER ANKETLERDE İMAMOĞLU ÖNDE
31 Mart’taki seçimlere az bir zaman kala 6 farklı anket şirketi, megakentteki araştırma sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. İşte anket şirketlerinin İstanbul tahminleri…
MAK DANIŞMANLIK
MAK Danışmanlık Şirketi’nin 21 Şubat – 9 Mart 2024 tarihlerinde yaptığı ankete göre İstanbul’da Ekrem İmamoğlu, Cumhur İttifakı’nın İBB adayı Murat Kurum’un 1,5 puan önünde görünüyor. 5 bin 700 kişiyle yüz yüze gerçekleştirilen anket sonucuna göre, İstanbul’da İmamoğlu yüzde 41.5, Kurum yüzde 40, İYİ Parti yüzde 4, DEM Parti yüzde 3, YRP ise yüzde 2.5 oy oranında.
KONDA
Son Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde araştırması tutmasa da siyasilerin ve vatandaşların merakla anketini beklediği KONDA’nın da yaptığı ankette İmamoğlu önde çıktı. 2-3 Mart 2024 tarihlerinde yapılan ankette Ekrem İmamoğlu’nu tercih edeceklerini söyleyenlerin oranı yüzde 38,2, tercihlerini Murat Kurum’dan yana kullanacaklarını söylerin oranıysa yüzde 32,2 oldu. Ankete katılanların yüzde 6’sı kararsız kalırken, yüzde 12,5’i de diğer adaylara oy vereceğini söyledi. Kararsızlar dağıtıldıktan sonra ortaya çıkan tablo ise şöyle: Ekrem İmamoğlu yüzde 46.1, Murat Kurum 38.8
METROPOLL
MetroPOLL Araştırma’nın 21-22 Şubat arasında 39 ilçede 1664 kişi yapılan anketinde ipi göğüsleyen İmamoğlu oldu. Anket sonuçlarına göre kararsızlar dağıtıldıktan sonra İmamoğlu, yüzde 43,5 ile en yüksek oyu alan aday oldu. AK Parti ve MHP’nin adayı Murat Kurum ise yüzde 40,2 oy alabiliyor.
DEM Parti adayları Meral Danış Beştaş ve Murat Çepni ise bu ankette yüzde 6,1; İYİ Parti’nin adayı Buğra Kavuncu ise yüzde 3,1; Zafer Partisi’nin adayı Azmi Karamahmutoğlu yüzde 2,5; Yeniden Refah Partisi’nin (YRP) adayı Mehmet Altınöz ise yüzde 2,3 oy aldı.
SONAR
İktidara yakınlığı ile bilinen Sonar Araştırma’nın 22 Şubat’ta açıkladığı anket sonuçlarına göre, Murat Kurum yüzde 41.3, Ekrem İmamoğlu yüzde 41.9, DEM Parti yüzde 4.8, İYİ Parti yüzde 4, Yeniden Refah Partisi ise yüzde 2.5 oy alabiliyor.
ASAL ARAŞTIRMA
Asal Araştırma’nın 23-27 Şubat tarihleri arasında yaptığı ankete göre de bu seçimi İmamoğlu kazanıyor. Ankete göre Ekrem İmamoğlu yüzde 41.9, Murat Kurum yüzde 40.8, Meral Danış Beştaş/Murat Çepni yüzde 4.5, Buğra Kavuncu yüzde 3.6, Mehmet Altınöz yüzde 2.9, Azmi Karamahmutoğlu yüzde 2.5, Berk Hacıgüzeller yüzde 0.9, Birol Aydın yüzde 0.5, diğerleri ise yüzde 2.4 oy alabiliyor.
OPTİMAR
Optimar Araştırma’nın son anketinde de Ekrem İmamoğlu önde çıktı. Bu ankete göre “Ekrem İmamoğlu’na oy veririm” diyenlerin oranı yüzde 39.1 olurken, “Murat Kurum” diyenlerin oranı yüzde 37.7 oldu.
]]>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, TV100’de “Özel Röportaj” programına katıldı. Özel, burada gazeteciler Gürkan Hacır, Başak Şengül ve Erdoğan Aktaş’ın sorularını yanıtladı. Özel, gündemdeki konulara ilişkin şunları söyledi:
“PARTİ MECLİSİ’NDE BURSA, HİÇ TARTIŞILMADAN GEÇEN AZ SAYIDA İLDEN BİRİ OLDU”
“Bursa’da yarım kalan bir işi tamamlıyoruz. Geçen seçimlerde biliyorsunuz çok geriden başladığımız bir yarışı, çok küçük bir farkla kaybetmiştik. Hatta anketler kazanmaya yakın olduğumuzu söylüyordu. ve bu konuşulduğunda kimse inanmıyordu ama biraz da geçen sefer kesin kazanıyoruz motivasyonunun eksikliğinden birkaç puan farkla kaybetmiştik. O günden bu güne kadar Mustafa Bozbey, çalışıyor. Kemal Kılıçdaroğlu da o dönemde Sayın Bozbey’in adaylığını gayri resmi olsa da müjdelemişti. ‘Çalışacak bir aday olacak’ demişti. Sayın Bozbey, o günden bu güne çalıştı. Biz de arkasında durduk. Bursa’da özel çalıştık. Yerel seçim adaylarının belirlenmesinde çok farklı yöntemler, bazı yerlerde gecikmeler oldu falan ama Bursa’nın hassasiyetini ve önemini de biliyoruz. Parti Meclisi’nde Bursa hiç tartışılmadan geçen az sayıda ilden bir tanesi oldu. Biz adaylaşmadan sonra ilk kontrol anketlerini yaptırıyoruz. Bu konuda bayağı keyfimizi yerine getiren sonuçlar geliyor.
“ANKET YETKİLİSİ SUNUMUNUNDA DA ANKARA’DA ‘YARIŞ BİTTİ’ DEDİ”
Biz toplam 390 bin tekil anketle adaylarımızı belirledik. Şu anda da memnuniyet anketleri yapıyoruz. Aday performans anketleri yapıyoruz. O anketlerde iyi sonuç alıyoruz. Aday belirleme sürecindeki toplam anket sayısından bahsediyoruz. 90 bin tekil görüşme, toplam 350 bine yakın anket var. Bunlar aday belirleme sürecinin anketleri. Sonrasında da devam ediyoruz. Bu anketlerde de iyi sonuç var ama orada 390 bin kişiyle konuştunuz falan değil. Heralde onlar da 60 – 70 bin kişi olmuştur. Ankara’da yarış artık ‘CHP kaç belediye çıkaracak? CHP belediye meclisinde çoğunluğu sağlayacak ama farkı açacak mı? Açmayacak mı?’ Ankara Büyükşehir Belediyesi yarışı tamamlanmış görünüyor. Her ölçüm daha ileri gidiyor. Anket yetkilisi sunumununda da Ankara’da ‘yarış bitti’ dedi. Ankara’da AK Partililere de sorsanız Mansur Yavaş’ın her seferinde farkı açtığını görüyoruz. Zaten rakip adayın motivasyon düşüklüğünden de gözlüyorsunuzdur. Ekrem İmamoğlu, İstanbul’daki her ölçümde 1,5 – 2 puan farkı açıyor. Kurum gelene kadar, DEM’in adayı çıkana kadar… Olmayan adaylar ölçülemiyor. Fikir, sonuç vermiyor. Bütün adaylar belli olduktan sonra gelen her ankette 1 puan, 1,5 puan farkı açıyoruz.
“YENİDEN REFAH PARTİSİ’NİN ADAYLIĞI DA AK PARTİ’YE OY KAYBETTİRİYOR”
Bu seçim özel bir seçim. Birincisi, CHP’nin tek başına girdiği bir seçim. Herhangi bir ittifak yok. Geçen seçimde şöyle bir şey vardı: Yüksek bir motivasyonu vardı HDP’nin ve diyordu ki ‘Biz AK Parti’ye kaybettirmek üzere aday çıkarmıyoruz. Kazanacağımız yerlerde kendimiz yarışıyoruz. Şansımızın olmadığı bir yerde aday çıkarmıyoruz. AK Parti kaybetsin yeter.’ Bu kendi seçmenine AK Parti karşısında kim güçlüyse oy ver demekti. Hatta bir ara İYİ Parti’nin birkaç yerde, Ahlat’ta ve Iğdır’da aday çıkarmasının ardından İYİ Parti’nin olduğu yerlere aday çıkardılar. Birçok yerde adayları yoktu. İki; İYİ Parti ile belirli şehirlerde biz belirli şehirlerde onlar ittifak halindeydik. Yarışmıyorduk hemen hemen hiçbir yerde. Orada da İYİ Parti seçmeninin yüksek bir motivasyonu vardı. Bu ikisini topladığınızda neredeyse yüzde 2 gibi bir şey çıkıyor ortaya. Bugünkü anketlerin üzerine yüzde 2 koysanız, biz böyle Anadolu coğrafyasını kendi rengimize boyamış oluruz. Tabii ki bu yüzde 20 bazı yerlerde daha düşük, bazı yerlerde o boyutlardaki geçmiş seçimlerde gelen oy olmadığında neyi nerede başarı sayacağınıza bakmak lazım. Bu arada sadece aleyhimize olanları konuşmayalım… Yeniden Refah Partisi’nin adaylığı da AK Parti’ye oy kaybettiriyor. Bazı yerlerde çok farklı partilerin adaylıkları, farklı etkiler yapıyor. Mesela Zafer Partisi’nin adayı kimden alıyor belli değil. MHP’den mi alıyor, CHP’den mi alıyor… O yüzden bu seçim çok özel bir seçim.
“20’Lİ RAKAMLARDAN ŞU PARTİYİ BİR KURTARALIM İSTİYORUM”
CHP açısından şöyle bir gerçeklik var. Kimseyi oyumuz çok, gücümüz çok diye küçümsemek istemem. O niyette değilim. Şunu söylemek gerekiyor ki, Millet İttifakı’nı kurduğumuz partilerle birlikte değiliz. ve geçen seçimlerde kayıtsız şartsız muhalefete destek veren bir parti de ortada yok ama Millet İttifakı’nı oluşturan seçmen bir yere gitmedi ve itirazları sürüyor. Onlar Saray’a, tek adama, ekonomik şartlara itiraz ediyorlar. ya da MHP kökenliyse, ‘Kongremizi kazanacakken Saray ile anlaştılar, kongremizi iptal ettirdiler. Biz MHP’de hakettiğimiz genel başkanlık ve parti yönetimine gelemedik Gittik parti kurduk’ diyen seçmen bu. Bu seçmenin AK Parti ve MHP ile bir araya gelmesini bekleyemezsiniz. Kimse bize mecbur değil. Herkesten büyük bir samimiyetle, büyük bir iştah ve taleple oy istiyoruz. Kimse bize mecbur değil. O seçmenin de temel itirazları duruyor. CHP’de yaz boyunca dile gelen yaptıkları bazı itirazlar da ortadan kalkmış durumda. Örneğin gizli protokolden bahsediyorlardı. ‘Bu bizi kandırmak’ diyorlardı. Biz o gizli protokol mevzusunda parti adına özeleştirimizi vermiş durumdayız. İYİ Partilileri sahada görüyorum ve abi-kardeş gibiyiz. Partiler açısından kendi adayının kazanmasını ister herkes. Kazanamıyorsa, en istemediğini kaybettirecek adayda birleşir. Böyle bir sürecin içindeyiz. İttifaklar yapabilseydik bambaşka şeyler olabilirdi. Yüzde 35’i zorlardık. Yüzde 40’a yaklaşırdık. Şu anda CHP’nin kendi gücüyle, bu adaylarla benim gördüğüm, geçmem gerekir ve iyi olur dediğim rakam yüzde 30 psikolojik sınırını aşmak. 20’li rakamlardan şu partiyi bir kurtaralım istiyorum.
“‘CHP GELİRSE SOSYAL YARDIMLARI KESECEK’ DİYORLARDI. SONUÇ, BEŞ KATINA ÇIKARILDI”
Kaybedecek bir tane belediyemiz yok. Kaybetmek istemiyoruz. Çok özel olarak üzerinde hassasiyetle anketlerin üzerinde durmamızın sebebi de eğer bir yerde sıkıntı görürsek oralarda çok daha fazla dikkat ve enerji vermek. Genel başkan olarak girdiğim yerel seçimlerde partimizin belediye kaybetmesini istemem. Geçen seferki ittifak ve destek ortamından çok geride bir yerdeyiz ama partinin bir enerjisi var. Toplumun beklentileri var. Adaylarımız var. En önemli güvencem; Mansur Yavaş’ın, Ekrem İmamoğlu’nun Vahap Seçer’in, Zeydan Karalar’ın yani belediye başkanlarımızın bir de gerçekten yatsınamayacak performansları var. Eğer kötü bir dönem geçirmiş olsalardı partinin başında kim olursa olsun öyle beğenilmeyen belediye başkanını öyle sizin beğendirtmeniz çok kolay değil. Çok net söyleyeyim, pandemide yaptıkları özellikle… ‘CHP gelirse sosyal yardımları kesecek’ diyorlardı. Sonuç, beş katına çıkarıldı. AK Partili belediyeler pandemide gözlerine ışık tutulmuş tavşan gibi kaldılar. Uzun bir süre kaldılar.
“KANDİL’LE ANLAŞMAYA ÇALIŞANLARIN, HEYET YOLLAYANLARIN YAPTIKLARI İŞLER ORTADA”
Geçen seçimde DEM Parti, AK Partiye kaybettirme motivasyonuna sahipti. Bu seçimde AK Partiye kaybettirme gibi bir motivasyonları yok. Bazı yerde çıkardıkları aday bize kaybettirmeye yönelik. Bazı yerde AK Parti’ye kaybettirebilir. Ama bu seçimde bizim DEM ile olan ilişkimizde ne onların kayıtsız şartsız desteği söz konusu ne de bizim DEM ile kazanmaya yönelik iş birliğimiz söz konusu.Bazı yerlerde Kent Uzlaşısı olarak adlandırılan uzlaşılar sağlanmış durumda. Ama DEM’in adayları var. Bize de kaybettirebilecekleri bir çok yer olabilir. İmza, sözleşme, kaşe, protokol falan yok böyle bir şey. Yüzde 15, yüzde 10 DEM seçmeninin ya da Kürtlerin oy kullanacağı bir seçime gidiyorsunuz. Bir belediye başkan adayınız var ve o belediye başkan adayınız bir belediye meclis listesi yapıyor. Yüzde 15 Kürt seçmen ve disiplinli DEM seçmeni, bu seçmeni gözardı ederek bir belediye meclis listesi oluşturamazsınız. Kürt seçmen oy kullanırken kendisinin tanıdığı, itimat ettiği, bildiği bazı isimlerin bulunmasının kime ne mahsuru var? Bundan normal bir şey yok. Kandil’le anlaşmaya çalışanların, heyet yollayanların yaptıkları işler ortada. Abdullah Öcalan’dan mektup alıp, Taksim’in ortasında okutmadı mı? Devlet Bahçeli çıkıp ‘Artık HDP seçmeni kimi dinleyeceğini bilir’ dedi mi, demedi mi?
“EĞER HALK BELEDİYE BAŞKANINA SEÇİLDİĞİNDEN İLERİDE BİR DESTEK VERİYORSA, MEMNUNİYETİ PARTİNİN OYUNUN ÜSTÜNDEYSE YENİDEN ADAY YAPIYORUZ”
Yüzde yüz anketten çıkan sonucu uygulamadık, uygulayamazsınız ama anket sonuçlarının aksine çok az iş yaptık. Bazı yerlerde bazı zaruretler vardı ama mesela belediye bizdeyse memnuniyet anketi yapıyoruz. Eğer halk belediye başkanına seçildiğinden ileride bir destek veriyorsa, memnuniyeti partinin oyunun üstündeyse yeniden aday yapıyoruz. Zaman saman ‘Kurultay’da Kemal Beyi destekleyenleri adaylaştırmadınız’ deniyor. Bugün geldiğim Bursa, Kemal Beyin en kuvvetli savunucularından bir tanesiydi Sayın Bozbey. Ahmet Akın, kurmayı. Zeydan Karalar, Allah razı olsun kurultayı bana zindan edecekti. Mersin, Vahap Seçer. Kurultay’da ben bir tane oy almadım Mersin’den. Hepsini teker teker atadım, neden? Millet memnunsa ben de memnunum. Bazen anket kötüyse belediye başkanına önceden söylüyorum. Bazen başkan ‘Hayır’ diyor, bazen ‘Bendeki anketler o değil’ diyor, bazen ‘Aday göstermezseniz başka partiye giderim’ diyor. MYK’ya girene kadar bir fikrin oluyor. MYK’da 10-12 kişi başka bir şey diyor.
“BİR KADIN VE GENÇ DEVRİMİ YAPTIK”
Memnuniyet anketinde başkan başarısızsa ankete sokmuyoruz ama biz İzmir’in hassasiyetinden dolayı sayın başkanımızın kendisine de gösterdim. İzmir’de memnuniyet anketini 2 kez yaptık. 3 kez adayları sorduğumuza başkanı da koyduk. 4., sadece 5 adayı sorduğumuz yerde İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı’mız da vardı ve ankette kendisinden daha yukarıda olan bir arkadaşımız atandı. Anketlerimiz için 16 firmaya çağrı yapıldı, 8’i kabul etti. Bizim dijital dinleme ve yedekleme yapabildiğimiz şekilde yapılıyor anketler. Şüpheye düşünce dinleyebiliyoruz anketi. Adaylarda ankete baktık ama zaman zaman ‘Önseçim yapacaktınız, niye yapmadınız’ diye konuşuldu. 890 birimde önseçim yapma yetkisini örgütlerimize verdik. 199’unda önseçim oldu. Eğer bir il önseçim istiyorsa, ‘Sen önseçim falan yapamazsın’ demedik. Geçen seçimlerde CHP, 800 küsur yerde aday göstermişti. Bu seçimlerde bin 160 yerde aday gösterdik. Geçen seferkinin 2 katı kadın adayımız var. Seçilecek yerde bakarsanız 5 kat kadın adayımız var. 200 tane 40 yaş altında seçilecek adayım var benim. Bir kadın ve genç devrimi yaptık.”
Kadıköy Belediye Başkan aday adayı Gürsel Tekin’in istifası üzerine sorulan soruya, Özel şöyle cevap verdi:
“30 TANE ADAY ADAYI VAR. BİRİ SEÇİLİYOR, 29 TANESİ İSYAN EDERSE BU PARTİYİ NASIL YÖNETECEĞİZ BİZ?”
“Birkaç yerde belediye başkanımız aday oluyor, listelerin görüşüldüğü gece partiyi savunuyor aslanlar gibi. Aday olmadığını öğreniyor, ertesi sabah bombalamaya başlıyor, istifa ediyor, başka partiye geçiyor. Sen bu partinin milletvekilliğinden emekli olacaksın, gittiğin her yerde saygı göreceksin; bir gece önce adaysın, ertesi sabah da isyandasın. 30 tane aday adayı var. Biri seçiliyor, 29 tanesi isyan ederse bu partiyi nasıl yöneteceğiz biz? Gürsel abiyle Kadıköy adaylığı sürecinde konuştuk. Ben kendisini çok severim, ona saygım çoktur. Gürsel abinin gönlünü alırız, bir serinleme süresine de ihtiyacı var, kendisi de bu heyetlerde yer aldı. Serinledikten sonra babaevine döner.”
Özel, yerel seçimlere ve sonrasına ilişkin tartışmalarla ilgili değerlendirmelerine şöyle devam etti:
“HATAY İL YÖNETİMİYLE MÜZAKERE EDİLDİ. SONUÇ ŞU: ‘ADAY DEĞİŞTİRMEYE KALKTIĞIMIZ TAKDİRDE KAZANACAĞIMIZ BAZI İLÇELERİ KAYBEDEBİLİRİZ'”
“Hatay Belediye Başkan adayı belirlemek, herhangi bir belediye başkan adayı belirlemekten farklı çünkü Hatay’da çok büyük bir travma var. Bu travmadan sonra kendisi de orada depremzede olan, sonrasında da İBB’nin desteğiyle Hatay’da önemli işler yapmış, çalışmış ama bazı beyanları da kamuoyunda tartışma yaratmış bir isim. (Lütfü Savaş) Hatay’da aday belirleme sürecine ilişkin parti dışı etkenler de kendilerine siyasi meşruiyeti olmayan bir işi toplumsal bir meşruiyetle tanımlıyorlar. Hatay’la ilgili kabul ettiğim heyeti toplam 10 ilden kabul etmemişimdir. Lütfü Savaş’la ilgili 5 anket yaptık. Bunların her birinde de Lütfü Savaş’ı da sorduk, Savaş’a itirazların da bir kısmını gördük ama Twitter’ın yankı odasından ya da İstanbul’dan bakınca görünenin dışında Hatay’da bir başka Lütfü Savaş olduğunu da gördük. Anketlerde AKP ve Lütfü Bey kafa kafayaydı. Hatay il başkanı, bütün ilçe başkanları ve ilçe belediye başkanlarıyla müzakere edildi. Sonuç şu: ‘Kazanırsak Lütfü Beyle kazanırız. Aday değiştirmeye kalktığımız takdirde kazanacağımız bazı ilçeleri kaybedebiliriz. Lütfü Bey ivmelenen şekilde gidiyor.’ PM üyelerine, ‘Aday olarak önerebileceğiniz isimleri bana iletin’ dedim. Mert Fırat Hataylı, kendisine ‘Seni ankete koyalım mı’ dedik, ‘Yok abi’ dedi. Haluk Bey de değerlendirmiş, ‘Olmaz’ demiş ve resmi bir teklif götürmedik ama PM ya da MYK üyemiz söyleyip onay alsaydı ankete koyacaktık.
“YATILI OKUL ARKADAŞLARIMLA ARAMDAKİ İLİŞKİ NEYSE EKREM BEYLE ARAMDAKİ İLİŞKİ ODUR”
Saray rejiminin tek umudu 1 Nisan’dan sonra birbirine düşmüş bir CHP. CHP’deki bazı sonuçları hazmedemeyen çok az sayıda partinin köklerinden gelmeyen, nereden geldiği belirsiz kişilerin de tek umudu, partinin kavga etmesi. 10 yaşında yatılı okula gittim, 17 yaşında mezun oldum. O aradaki 6 sene yatılı kaldığım arkadaşlarım ve eşleriyle her sene bir hafta tatil yaparım. Hayatta dost bildiğimi düşmana çevirmedim, arkada kimseyi bırakmadım. Ekrem İmamoğlu’yla hem partinin kaderini değiştirmek hem Türkiye’nin kaderini değiştirmek üzere kader birliği yaptık. Bugüne kadar birbirimize ‘Öf’ demedik, birbirimizin hukukunu kendimizinken fazla koruyoruz çünkü böyle ‘Acaba kavga edeler mi’ çabaları olduğunda ve normalde en yakınlarınla paylaşmadığım bilgileri, Ekrem Bey de en yakınlarıyla paylaşmadığı bilgileri birbirimizle paylaşırız. Bu kadar kardeşlik hukuku içinde ilerleyen bir ilişki yok. Yatılı okul arkadaşlarımla aramdaki ilişki neyse Ekrem Beyle aramdaki ilişki odur.
“İSMAİL OK, İKİ ELİYLE SEÇİMİ AKP’YE BIRAKTI, YANİ KAYBETTİ”
Eski dosttan düşman olmaz, birinci prensibimiz bu. İkinci prensibimiz, İYİ Parti’yle ilişkilerimizi ikiye ayırıyoruz: Bir, Balıkesir özelindeki ilişkilerimiz. Orada İYİ Partililerden beklentimiz var. Geçen sefer biz Balıkesir’de Ahmet Akın’ı aday gösterdik, ortak adayımızdı. Seçimi almaya yakın değil, almıştı Ahmet Akın. İYİ Parti’nin İsmail Ok diye bir milletvekili vardı. İnanılmaz bir ısrarla ‘Balıkesir’i bize bırakın’ diye Meral Hanım istedi. Kemal Bey kabul etti. İsmail Ok, iki eliyle seçimi AKP’ye bıraktı, yani kaybetti. Sonra partisinden istifa edip AKP’ye katıldı. Şimdi yeniden milletvekili yapıldı. Meral Hanım’ın ‘Bunların hiçbirine bir borcum yok, sana var Ahmet. Bir gün borcumu ödeyeceğim’ dediğine şahit oldum. Biz Ahmet Akın’ı aday yaptık ve İYİ Parti’nin bu jesti yapmasını açıkça bekledik. Ben hala bekliyorum. Bu jesti İYİ Partili yöneticilerden görmüyorsak da Balıkesir’deki İYİ Partililerden göreceğimizi ümit ediyoruz.
“SOKAĞA ÇIKACAĞIZ, HAKKIMIZI ALACAĞIZ, EVİMİZE DÖNECEĞİZ”
TÜRK-İŞ açlık sınırı olarak 16 bin 200 lira ilan etti, bunlar emeklilere 10 bin lira veriyorlar. Açlık sınırının neredeyse yarısına emekliyi yokluğa, yoksulluğa mahkum etti. Yüzünü kapatan anneler, ablalar pazarda ezilmiş sebze-meyve topluyorlar. Bugün marketlerde çürümeye yüz tutmuşları olgunlaşmış sebze diye yarı fiyatına satıyorlar, millet onu kapışıyor. Bu tutmuş diyor ki, ‘Birileri emekliyi kışkırtıyor.’ Sen bu yaptıklarınla emekliyi kışkırtmıyorsun da ben bunu söyleyince mi emekliyi kışkırtıyorum? Keşke kışkırtabilsem, ümit ederim emeklileri sokağa dökebilsem, emekliler ve işçiler haklarını aramak için yürüseler, keşke 500 bin tane emekli Taksim’e gitse de zapt etse. Demokrasi, tepki ve protesto rejimidir. Bununla tanışacaklar. 10 bin lira verdiğin emekli susuyorsa ona hakkını arattırmak benim görevim. Biz bu milleti sokağa dökeceğiz kardeşim. Sokağa çıkacağız, hakkımızı alacağız, evimize döneceğiz. Sendikal haklar için de mücadele edeceğiz, zamlara karşı da direneceğiz. Kan akıtmayacağız, cam-çerçeve kırmayacağız ama hakkımızı arayacağız.”
]]>Özel, Antalya’daki Cam Piramit Fuar ve Kongre Merkezi’nde partisinin belediye başkan adayları tanıtım törenine katıldı.
Antalya’daki buluşmanın, diğer şehirlerde yapılan ve bundan sonra yapacaklarından farklı olduğunu belirten Özel, aday belirleme sürecinin artık geride kaldığını ve kampanyanın gerçek anlamda bugün başladığını ifade etti.
Aday belirleme süreçlerinin her zaman zorlu olduğunu vurgulayan Özel, sürecin kırgınlık yaşanmadan tamamlanmasının imkansız olduğunu belirtti.
Özel, gelecek 5 yılda bunu engellemenin yollarını arayacaklarını dile getirerek, şu ifadeleri kullandı:
“Sürekli ölçme ve değerlendirmeyle, mevcut belediye başkanlarımıza, halk memnuniyet anketlerini tek bir merkezden ortak, doğru örneklem ve yöntem konusunda herkesin mutabık olduğu bir ölçüde değerlendirme sistemiyle, milletimizin görevlendirdiği, partimizin üyesi olan belediye başkanlarına sürekli 3 ayda bir karne vereceğiz. Gelecek 5 yılın sonuna gelindiğinde, önlerine konulan anketler bir sürpriz, üzülecek ya da sevinilecek bir şey olmayacak. 5 yıl yönettikleri, kötüye giden bir şey varsa, tedbir aldıkları, güçlü kaslarını kuvvetlendirdikleri, zayıf yanlarını telafi edecekleri bir sürecin son belgesi olacak. Bunu sağlayana kadar aday belirleme süreçleri tüm partilerde hep sancılı oldu. Bu kriterler olmazsa da öyle olmaya devam edecek.”
Özgür Özel, tekrar aday göstermedikleri belediye başkanlarının vatanseverliğinden, dürüst yöneticiliklerinden ve çalışkanlarından hiç şüphe duymadıklarını söyledi.
Antalya’nın nüfusunun 2 milyon 600 bin olduğunu ancak her yıl 16 milyonu yabancı, 9 milyonu yerli 25 milyon insanın kente geldiğini kaydeden Özel, İller Bankası ya da diğer kamu kurumlarının desteğinin ise 2 milyon 600 binlik nüfusa göre olduğunu belirtti.
Özel, bu imkansızlığın, hangi siyasi partiden olursa olsun belediye başkanını görev döneminin sonunda bir memnuniyetsizliğe ya da halkı belediye başkanını değiştirmeye, yeni anlayış talebine ittiğini vurgulayarak, “Anketlerde Antalya Büyükşehir Belediyesinden bir memnuniyetsizlik bekliyordum. Ama anketler öyle göstermedi. 15 gün arayla iki anket yaptık. Sunumu izleyince, 5 yılda ne emek verilmiş anladım. Muhittin Böcek, ikinci 5 yılı hak ediyor. Antalya da Muhittin Böcek’i hak ediyor.” diye konuştu.
CHP’nin Antalya Büyükşehir Belediye Başkan adayı Muhittin Böcek ise belediyeciliğin sadece taşla, inşaatla değil, insan sevgisiyle, hizmet aşkıyla ilgili olduğuna inandığını dile getirdi.
Belediyeciliği insanların hayatlarına dokunmak, dertlerine derman olmak, yaşamlarını kolaylaştırmak olarak gördüğünü anlatan Böcek, “İşte tam da bu yüzden tarımdan ulaşıma, turizmden yeşil alanların artırılmasına kadar birçok alanda yenilikçi projelerimizle Antalya’mızı Türkiye’nin en modern, en yaşanabilir şehri yapma yolunda emin adımlarla ilerleyeceğiz. Kentsel dönüşüm, altyapı çalışmaları, sosyal ve kültürel projelerle Antalya’mızın çehresini değiştirmeye devam edeceğiz.” dedi.
Böcek, 31 Mart gecesi şehirdeki herkesin, Antalya’nın kazanacağını vurgulayarak, projelerini hayata geçirdiğinde sadece kendisine oy verenlere değil, Antalya’nın tamamına hizmet edeceğini kaydetti.
Adaylar
Törende CHP ilçe belediye başkan adayları tanıtıldı.
Akseki’de İlkay Akca, Aksu’da İsa Yıldırım, Alanya’da Osman Tarık Özçelik, Demre’de Fahri Duran, Döşemealtı’nda Menderes Dal, Elmalı’da Halil Öztürk, Finike’de Mustafa Geyikçi, Gazipaşa’da Mehmet Ali Yılmaz, Gündoğmuş’ta Nurettin Sönmez, İbradı’da Serkan Gedik, Kaş’ta Erol Demirhan, Kemer’de Necati Topaloğlu, Kepez’de Mesut Kocagöz, Konyaaltı’nda Cem Kotan, Korkuteli’nde Mehmet Manavoğlu, Kumluca’da Mustafa Köleoğlu, Manavgat’ta Niyazi Nefi Kara, Muratpaşa’da Ümit Uysal ve Serik’te Kadir Kumbul aday gösterildi.
]]>Özgür Özel, Ankara Spor Salonu’nda düzenlenen 31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimi Aday Tanıtım Toplantısına katıldı. Salonda yer alan partilileri selamladıktan sonra bir konuşma yapan Özel, 31 Mart Yerel Seçimlerinde aday olarak gösterilecek isimlerin en doğru isimler olması için çok çalıştıklarını belirterek, “11 Parti Meclisi (PM) toplantısı yaptık. Neredeyse kurultaydan bugüne kadar her hafta bir PM toplantısı yaptık. Toplamda bin 127 aday belirledik. Belediye başkanlıkları için 100 kadın adayımız, 2019’a göre tam iki katına çıkmış kadın aday sayımız var. Bu, CHP ve Türkiye için önemli bir adımdır ama asla yeterli değildir” ifadelerini kullandı.
“339 bin tekil anket sonucuyla adaylarımızın belirlenmesi için çok önemli veriler elde ettik”
Aday belirlerken seçmeni, örgütü, aday adaylarını dinlediklerini; PM üyelerini ve milletvekillerini görevlendirdiklerini belirten Genel Başkan Özel, “Onların detaylı raporlarını aldık. 3 bin anket yaptırdık ve sonuçta 339 bin tekil anket sonucuyla adaylarımızın belirlenmesi için çok önemli veriler elde ettik. Mevcut belediye başkanlarımız hakkında memnuniyet anketleri; anketlerin olumlu olması durumunda adaylığa devam sürecini gerçekleştirdik. Ardından aday değişikliği olan yerlerde 1, 2, 3, hatta bazı özel durumlarda 5 ankete kadar sahadan veri toplamayı, seçmenin beklentilerini ve taleplerini okumayı tercih ettik. Sonunda adaylarımız var. Aday adayı olan 16 bin başvurudan 3 bin 500’ün üzerindeki başvuru, doğrudan belediye başkanlığı içindi” açıklamalarında bulundu.
“Partinin başarısını kendi başarısı sayanlar var”
Yerel seçimler için bazı isimlerin aday olarak gösterilemediğine değinen Özel, “Son günlerde bazı televizyonlarda, gazetelerin manşetinde, ilk sayfasında 3, 5 ve 10 memnuniyetsiz arkadaşımızın partiden ayrıldığını ya da başka taraflardan aday olmak istediklerini ve eleştirel açıklamalarını görüyoruz. Hepsine sonuna kadar saygı duyuyorum. Hiç kötü bir söz söylemeyeceğim ama esas mesele, benim gönlümde manşet olan, altyazılardan geçen ve benim gönlümün kahramanları; kendisi aday olmadığı günün ertesi sabahı adaya telefon açıp, ‘çok istedim, olmadı, sizi belirlediler, ben çalışmaya hazırım’ dediğinde daha adayın kahvaltısını yapmadığı aday adayı arkadaşının telefonuyla güne başlayanlar var. Kendisi için giydirdiği aracı aday olan arkadaşına teklif edenler var. Kampanyanın koordinasyonunu üstlenenler var. Kampanya için kendisine ayırdığı bütçeyi ilçe başkanına teslim edenler var. 3-5 kişi partiyi tartıştırıyor ama partililiğini kimseyle tartışmayan, adayımızın arkasında duran ve partinin başarısını kendi başarısı sayanlar var” diye konuştu.
Konuşmanın ardından Özel; 30’u büyükşehir, 51’i il olmak üzere belediye başkan adaylarını partilileri selamlamak üzere tek tek sahneye çağırdı. Tanıtım toplantısına Özel’in yanı sıra eski genel başkanlar Hikmet Çetin ile Murat Karayalçın, 81 il belediye başkan adayları ve 81 il ve ilçe teşkilatları katıldı.
Özel’in konuşması sırasında ise salondaki yüzlerce koltuğun boş kalması dikkat çekti. – ANKARA
]]>
31 Mart yerel seçimleri öncesinde dün Ordu ve Giresun’da partililere seslenen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugün de ilk olarak Rize’de hemşehrileri ile buluştu. Cumhuriyet Meydanı’nda konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 22 yıllık iktidarlarında kendisine destek veren ve sahip çıkan hemşehrilerine teşekkür ederek konuşmasına başladı. Erdoğan, 31 Mart seçimlerinde ata yurdu, ana yurdu Rize’den rekor bir oy beklentisi olduğunu vurguladı.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’DAN YAPAY ZEKA GÖNDERMESİ
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rize’den tüm Türkiye’deki seçmenlere seslenerek “Muhalefete bakıp da asla yeise kapılmayın. Asla alternatifsiz değilsiniz. CHP’nin iş bilmez, beceriksiz, kendini düşünen idarecilerine mecbur ve mahkum değilsiniz. Şayet siyasetten beklentiniz hizmet ve eser görmekse hiç uzağa gitmenize gerek yok. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak işte biz buradayız. Kendi iktidarları uğruna size dayatmalarda bulunanlara sizin kaygılarınızı istismar edenlere size ‘Bizim istediğimiz adaya tıpış tıpış oy vereceksiniz’ diyenlere; kim diyordu bunu biliyorsunuz değil mi ? Belediye başkanı olarak kimi görmek istersiniz sorusunu bile millete değil de yapay zekaya soranlara, sizin fikrinize, taleplerinize, hassasiyetlerinize saygı göstermeyenlere kendi şahsi ikballeri için kapalı kapılar ardında bölücü örgütün uzantıları ile ‘Dem’lenenlere, anladınız değil mi ? Bizim çayın demlenmesi değil ha DEM diye bir parti var ya, onlarla demlenenler var. Hasılı size rağmen siyaset yapanlara bu seçimde esaslı bir ders vermeye hazır mıyız ? Hür iradenizin hiç kimsenin tapulu mülkü olmadığını gelin bu kibir abidelerine gösterin. 31 Mart’ta tüm Türkiye’de biz çok farklı bir tablo bekliyoruz. Bu seçimlerin ülkemizde özellikle muhalefette gerçek manada bir değişim dalgasını ortaya çıkartacağını inanıyoruz” ifadelerini kullandı.

ÖZGÜR ÖZEL’İN YAPAY ZEKA AÇIKLAMALARI
CHP lideri Özel, dün “Seçim sürecinde yapay zekadan faydalanacak mısınız?’ sorusuna şöyle yanıt vermişti: “Yapay zeka çağın bir gerçeği. Yapay zekadan da yararlandık dediğimiz konu şu şekilde; Anketler yapıyoruz. Şu ana kadar örneğin 2019’un da yapılanların 20-25 katı anket yaptık. Ölçme değerlendirmeye çok önem veriyoruz. Anketler artık telefon kati yöntemiyle daha çok yapıldı. 8 firmanın teknolojisi imkan veriyordu. Toplam 16 firma ile görüşüldü. 8 firma bu teknolojiye uyumluydu. Onlar kendi arama merkezlerinden, arama yapıyorlar. Ancak bizim yolladığımız link üzerinden yapıyorlar. Bizim o link hem görüşmeleri dijital olarak yedeklemeye hem de yapay zekanın bu dijital dinlemeyle bir hata varsa, bir yanlış varsa buna müdahale etmesine, bazen de bazı konularda önerilerde bulunmasına imkan sağlıyor. Tabi bu mutlaka bilgisayar programının ve yapay zekanın işi. Örneğin 500’üncü ankette yapay zeka call center’ı durduruyor. Aynı anda belki 25-30 aramacı veya 50 aramacı birden arama yaparken her birine teker teker olduğundan onların fark edemeyeceği şekilde diyor ki; Ankette ismi olmayan birisi bütün açık uçlu sorularda yüksek frekans veriyor diyor. ‘Bunu ankete dahil etmek ister misiniz?’ diyor. Bize dönüyorlar. Biz de soruyoruz ‘böyle bir isim çıkıyormuş ankette’ diye. Önünde ‘evet önceki dönemde milletvekili adayımızdı, başvuru yapmadı’ diye. Kendisini ankete koyuyoruz ve değerlendirmeye dahil ediliyor. Böylelikle yapay zekanın açık uçlu sorularda yüksek frekans alıp 100’üncü, 200’üncü, 500’üncü ankette durdurup seçenek olarak dahil ettiği durumlar oldu. Bunların içinden aday olmak istemeyenler oldu. Adaylığı kabul edenler hatta adaylaşanlar oldu. Yapay zekanın böyle bir katkısı oldu”

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İzmir programları kapsamında geldiği Dikili’de halk buluşmasına katıldı. Özel, programın ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
‘Seçim sürecinde yapay zekadan faydalanacak mısınız?’ sorusuna cevap veren Özel, “Yapay zeka çağın bir gerçeği. Yapay zekadan da yararlandık dediğimiz konu şu şekilde; Anketler yapıyoruz. Şu ana kadar örneğin 2019’un da yapılanların 20-25 katı anket yaptık. Ölçme değerlendirmeye çok önem veriyoruz. Anketler artık telefon kati yöntemiyle daha çok yapıldı. 8 firmanın teknolojisi imkan veriyordu. Toplam 16 firma ile görüşüldü. 8 firma bu teknolojiye uyumluydu. Onlar kendi arama merkezlerinden, arama yapıyorlar. Ancak bizim yolladığımız link üzerinden yapıyorlar. Bizim o link hem görüşmeleri dijital olarak yedeklemeye hem de yapay zekanın bu dijital dinlemeyle bir hata varsa, bir yanlış varsa buna müdahale etmesine, bazen de bazı konularda önerilerde bulunmasına imkan sağlıyor. Tabi bu mutlaka bilgisayar programının ve yapay zekanın işi. Örneğin 500’üncü ankette yapay zeka call center’ı durduruyor. Aynı anda belki 25-30 aramacı veya 50 aramacı birden arama yaparken her birine teker teker olduğundan onların fark edemeyeceği şekilde diyor ki; Ankette ismi olmayan birisi bütün açık uçlu sorularda yüksek frekans veriyor diyor. ‘Bunu ankete dahil etmek ister misiniz?’ diyor. Bize dönüyorlar. Biz de soruyoruz ‘böyle bir isim çıkıyormuş ankette’ diye. Önünde ‘evet önceki dönemde milletvekili adayımızdı, başvuru yapmadı’ diye. Kendisini ankete koyuyoruz ve değerlendirmeye dahil ediliyor. Böylelikle yapay zekanın açık uçlu sorularda yüksek frekans alıp 100’üncü, 200’üncü, 500’üncü ankette durdurup seçenek olarak dahil ettiği durumlar oldu. Bunların içinden aday olmak istemeyenler oldu. Adaylığı kabul edenler hatta adaylaşanlar oldu. Yapay zekanın böyle bir katkısı oldu” diye konuştu.
Kullanılan uygulamanın kampanyaya dahil avantajlarına da değinen Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Örneğin anketör, örneklemde olan 18-25 yaş arası bir kadınla görüşmesi gerekirken 42 yaşındaki bir hanımefendiyle yapılan görüşmeyi 24 diye kaydedince hemen anketi durduruyor. ya hatalı bastı ya da hile yapıyor diyorlar. Bu tip avantajlar var. Bunu tahmin ediyorum. Böyle yüksek teknolojiyi kullanan tüm firmaların kullandığı bir usul. Bir diğer kampanyaya katkısı ise kelime bulutları oluşturması. Niteliksel araştırmalar yapılırken bir kentin hatta bir ilçenin sorunları sorulduğunda, görüşmenin yapıldığı kişilerin en çok kullandığı kelimelerden kelime bulutu oluşturuyor. Biz de adaylarımızın önüne ‘ilçenizin kelime bulutu budur’ diye veriyoruz. En büyük kelime o kentin en çok konuştuğu kelime. Örneğin susuzluk, yol, doğalgaz. Kentte doğalgaz kazıları bitmemiş, onunla ilgili bir şikayete de denk gelebiliyor. Yapay zekanın anketler üzerinde, görüşmeler üzerinde, niteliksel görüşmeler üzerinde böyle katkılarını aldık. Bundan sonra da almaya devam edeceğiz.”
Özel, yayınlanan klipte Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı’nın olmadığına ve bu durumun sosyal medyada yankı uyandırdığına dair yönetilen soruya ise “Klip 5 Şubat günü çekildi. Hatta o klipteki arkadaşlarımız özellikle İstanbul’dan görevli oldukları deprem bölgelerine uçtular. O yüzden beş Şubat’taydık. Ancak belediye başkanımızın 5 Şubat’ta Hatay’da olması gerektiği ve çok sayıda da dışarıdan gelecek olan arkadaşımız olduğu için o gece zaten deprem yaşanmıştı. Hatay’daydı. Ayrıca da Lütfü Savaş da şunu söyledi, ‘Biz böyle planlamıştık ama gelemem’ dedi. Sonra da şunu ekledi; ‘Zaten benim böyle çok müzikli, çalgılı bir klipte oynamam doğru da olmaz’ dedi. Çünkü Hatay’ın acısı açısından da ben de bunu hak verdim ve doğru bulmuştum. Ayrıca 6 belediye başkanımız klipte özel olarak daha ön planda özel görüntüleri var. Diğer 6’sınınki de ikinci filmde izlenecek. Onun da çekimi o gün oldu. Ancak ikinci devam filminde diğer altı belediye başkanımızı da göreceksiniz” şeklinde yanıt verdi.
“Son kararı yarın partimiz verecek”
Hatay’daki aday belirsizliği ile ilgili yöneltilen soruya da yanıt veren Özel, “Ölçme değerlendirmede son anket tahmin ediyorum. Bugün raporlanıyor. Bir kez daha bakacağız. Dediğimiz gibi Hatay konusu Türkiye’de çok konuşulan bir konu. Birincisi Hatay’da ve bütün deprem bölgesinde ne yaşandıysa bunun yüzde 99’u ülkeyi yöneten iktidarla ilgili. Hatay’daki ilçe belediyeleri zaten önemli bir kısmı iktidarın. 3 tanesi bizde geri kalanı iktidarın. Adıyaman, Gaziantep, Kahramanmaraş, Malatya onlarda. Belediye başkanımız elbette eleştiriden muaf değil. Biz de zamanında eleştirdik. Bunda hiçbir şüphe yok. Tepki gösterenlerin tepkisini de anlıyoruz. Fakat bütün vatandaşlarımıza şunu söyleyelim. Hatay’da yüz tepki varsa 99’u hükümete ve hükümet istifa diye bütün gece inledi Hatay. Lütfü Savaş’a da birkaç eleştiri oldu. Bunları da duyduk, kaydettik. Sosyal medyayı da önemsiyoruz. Hatay’ın ne dediğini önemsiyoruz. Biz en çok anket yaptığımız yerde iki çok nadir üç anket yaptığımız oldu. Hatay’da 5’inci anket için sahadayız. Hatay için Lütfü Savaş’tan daha beğenilen bir alternatif ürettiğimiz anda Lütfü Savaş da zaten buna hayır demiyor. Ancak şu ana kadar yaptığımız bütün ölçümlerde bizim Hataylılar için Lütfü Savaş’a bir alternatif geliştiremedik. Bu konuda gerçekten çaba içindeyiz. Son kararı yarın partimiz verecek ve ona göre karar vereceğiz. Lütfü Savaş hatasız değildir. Eleştiriden muaf değildir. Fakat Lütfü Savaş yaşananların tamamının sorumlusu ve bu meselenin günah keçisi de değildir” diye konuştu. – İZMİR
]]>Bugün New Hampshire’da düzenlenmekte olan ön seçimin kazananının, Demokratların muhtemel adayı Joe Biden’a karşı yarışma ihtimali yüksek.
2008’den bu yana bu eyaleti kazanan aday, Cumhuriyetçi Parti’nin adaylık yarışını da kazanıyor.
Eski ABD başkanı Trump, geçen hafta Iowa’da kazandığı zaferin bir benzerini New Hampshire’da kazanacağını umarken, eski Güney Carolina Valisi ve BM Büyükelçisi Haley eyaletteki bağımsız seçmenlerin kendisini ilk sıraya taşıyacağını düşünüyor.
Nikki Haley kimdir?
Nikki Haley geçen Şubat’ta Trump’a karşı ilk kapsamlı seçim kampanyasını başlatan Cumhuriyetçi başkan aday adayı olmuştu.
Güney Carolina’da Pencaplı Sih göçmen bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Haley, 2009’da ABD’nin en genç valisi olarak göreve başladı.
52 yaşındaki Haley, Güney Carolina’da bir adamın siyahlara ait bir kilisede dokuz kişiyi öldürdüğü nefret cinayetinden sonra, kongre binasında Müttefik Bayrağını yasaklamasıyla dikkatleri çekmişti.
2016’da Trump’ın “fanı” olmadığını söylemesine rağmen kendisini Birleşmiş Milletlerin (BM) ABD Büyükelçisi olarak aday göstermesine karşı çıkmamıştı.
Haley’in BM Güvenlik Konseyi’nde Filistin’in daimi temsilcisinin konuşurken toplantıyı terk etmesi büyükekçiliğine damga vuran olaylardan biriydi.
Yarışın tek kadın adayı Haley, bugüne kadar yakıcı konularda orta yolu bulmaya çalışan ve dış politika bilgisini öne çıkarak bir yöntem izledi. Aynı zamanda “yeni nesil” liderler ve 75 yaş üstündeki siyasetçilere mental yeterlilik testi yapılması çağrılar yaptı.
Haley’nin performansı, güçlü muhafazakar Amerikalı milyarder iş insanı Charls Koch’un desteğinin ardından Ağustos ayındaki ilk münazaradan bu yana anketlerde yükseliyor.
Anketlere göre Haley, bağımsız seçmenler ona oy verirse New Hampshire’dan da zaferle dönebilir.
Kampanya sürecindeki bazı gelişmeler Haley’nin ekibinin savunmaya geçmesine neden oldu.
Son haftalarda köleliğin Amerikan İç Savaşı’na neden olmadığına yönelik yorumunu savunmak zorunda kaldı.
CNN kanalındaki bir canlı yayına katıldığında da ABD’nin “asla ırkçı bir ülke olmadığı” yorumlarını açıklaması gerekti.
New Hampshire yarışından ne bekleniyor?
Cumhuriyetçilerin aday belirleme sürecinde Florida Valisi Ron DeSantis’in Pazar günü Trump’ı desteklediğini söyleyerek yarıştan çekildiğini açıklamasının ardından iki isim kaldı.
Trump DeSantis’in çekilmesinden önce dahi New Hampshire ön seçimine ilişkin anketlerde çift basamaklı oyla önde gidiyordu. Florida Valisi’nin çekilmesiyle oylarının da Trump’a geçeceği tahmin ediliyor.
Suffolk Üniversitesi ve Boston Globe gazetesi tarafından yayımlanan yeni bir anket Trump’ın, Haley’nin 19 puan önünde olduğunu ölçtü.
Monmouth Üniversitesi ve Washington Post gazetesinin yayımladığı bir diğer ankete göre fark 18 puan ve Trump seçmenlerin yüzde 52’sinin; Haley is yüzde 34’ünün favorisi.
New Hampshire’deki Laconia’da Pazartesi düzenlenen seçim mitinginde Trump, “oyun oynamadıklarını göstermek” için “fark atmaları gerektiğini” belirtti.
“Bu ülke cehenneme döndü. Amerika’yı son sıraya çekecek kaybeden bir aday istiyorsanız Nikki Haley’e oy verin” dedi.
New Hampshire’deki seçmenlerin çoğunluğu Salı günü oy kullanacak.
Haley günün erken saatlerinde yaptığı mitingde Trump’ın suç ve sivil ceza davalarıyla meşgul olduğunu ve “eskiye takıldığını” söyledi:
“Salı günü oy verirken aynı şeyi mi yoksa yeni bir şeyi mi istediğinize karar vereceksiniz.”
]]>