Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Konya Çevre Yolu 2. Kesimi” açılış töreninde konuştu.
Göreve geldikleri günden beri eser ve hizmet siyasetiyle Konya’ya ve Konyalılara layık olmak için gece gündüz çalıştıklarını belirten Erdoğan, “Üretimin, istihdamın ve ihracatın artırılması, şehrin dengeli şekilde kalkınması için tüm imkanlarımızı seferber etmiş durumdayız.” ifadesini kullandı.
Hem Konya’ya hem de bölgeye ekonomik, ticari ve tarımsal olarak katkı yapacak projelerine, yatırımlarına ve hizmetlerine her gün bir yenisini eklediklerini söyleyen Erdoğan, şöyle devam etti:
“Doğu-batı ve kuzey-güney istikametindeki ulaşım ağlarının adeta kavşak noktası olan Konya’nın, kara, demir ve hava yolu ulaşımının geliştirilmesi, temel önceliklerimizden biridir. Şu rakamı özellikle dikkatinizi çekiyorum, bugüne kadar ulaştırma alanında Konya’ya güncel rakamla 146,7 milyar liralık kamu yatırımı yaptık. Şehrimizi kuzeyde Ankara ve Eskişehir’e, batıda Isparta, Afyonkarahisar ve oradan İzmir’e, doğuda Aksaray, Niğde ve oradan Kayseri’ye, güneyde ise Antalya, Karaman ve Mersin’e bölünmüş yollarla bağladık. Ülkemizin en yüksek ayaklı ve en uzun dengeli konsol köprüsü olan Eğiste-Hadimi Viyadüğü’nü inşa ederek Konya’nın Akdeniz ve İç Anadolu Bölgesi’ne kesintisiz, konforlu ve güvenli ulaşımını temin ettik.
Şurası da çok önemlidir, Konya’mızın 2002’de 167 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu 22 yıl içinde tam 1286 kilometreye çıkardık. Bitümlü sıcak karışım kaplamalı yol ağı ise 97 kilometreden 1296 kilometreye yükseldi. Yollarımızı daha güvenli, daha modern yapıya kavuşturduk. Konya-Ankara Yolu’nu, Konya-Akşehir-Afyonkarahisar Yolu’nu, Konya-Aksaray Yolu’nu, Konya-Karaman Yolu’nu, Konya-Belören-Hadim Yolu’nu şehrimizin istifadesine sunduk. Konya’yı Akdeniz’e en kestirme yoldan bağlayan 5 kilometre uzunluğundaki Demirkapı Tüneli’ni hizmete açtık.”
“Konya Çevre Yolu, şehrimize kazandırdığımız en önemli yatırımların başında geliyor”
Alacabel Tüneli ve bağlantı yolları ile Akşehir- Yunak Yolu, Taşkent- Balcılar Yolu, Ereğli-Halkapınar-İvriz Yolu ve Seydişehir- Bozkır Yolu gibi 11 ayrı kara yolu projesinin çalışmalarının da devam ettiğini bildiren Erdoğan, “İnşallah bu projeleri de yakın zamanda nihayete erdirecek ve Konyalı kardeşlerimizle birlikte bölgenin tüm şehirlerinin emrine vereceğiz.” dedi.
Konya’nın şehir içi ve şehirler arası ulaşımdaki merkezi konumunu güçlendirecek, tarım, ticaret ve sanayi birikimini çok daha üst seviyelere taşıyacak kara yolu yatırımlarını sürdürdüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İlk kısmı 22, ikinci kısmı 46, üçüncü kısmı ise 54 kilometre olmak üzere 122 kilometre uzunluğundaki Konya Çevre Yolu, şehrimize kazandırdığımız en önemli yatırımların başında geliyor. Projeyle Konya’nın transit trafik yükünü çevre yoluna aktaracak, şehir içinde kalan eski çevre yolundaki trafik yoğunluğunu azaltacağız.” bilgisini paylaştı.
“Yıllık 6 milyar lira tasarruf edeceğiz”
Ülkenin turizm ve ticaret merkezlerine hızlı ve güvenli trafik akışını sağlayacak, Konya’nın ulaşım imkanlarını çeşitlendirmiş olacaklarını bildiren Erdoğan, şunları kaydetti:
“Böylelikle şehrimizin ekonomik, sosyal ve ticari gelişimine de kayda değer katkılar yapacağız. Projemizin birinci kısmını, 2020’de tamamlayarak trafiğe açmıştık. Bugün ise ikinci kısmın Afyonkarahisar ve Aksaray aksındaki 30 kilometrelik kesimini ulaşıma açıyor, hizmete sunuyoruz. 3 köprü, 3 köprülü kavşak, 1 viyadük, 18 alt geçit ve 57 menfezin yer aldığı bu kesime tam 44 bin fidan diktik. İkinci kısmın geriye kalan 16 kilometrelik bölümü yani Aksaray- Adana aksı arasındaki 16 kilometrelik kesiminde çalışmalar devam ediyor. İnşallah yakın zamanda onu da tamamlıyoruz.
Bugün hizmete verdiğimiz Afyonkarahisar-Aksaray arasındaki 30 kilometrelik kesim ile mevcut yol üzerinden 40 kilometre katedilerek sağlanan ulaşımı 10 kilometre kısaltmış oluyoruz. Aynı şekilde seyahat süresini 49 dakikadan 17 dakikaya düşürüyoruz. Böylece zamandan 4,6 milyar, akaryakıttan 1,4 milyar olmak üzere yıllık toplam 6 milyar lira tasarruf edeceğiz. Çevreye zararlı karbon emisyonunu tam 81 bin 400 ton azaltıyoruz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının sonunda çevre yolunun yapımında emeği geçenleri tebrik etti.
Notlar
Törene, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Ticaret BakanıÖmer Bolat, AK Parti genel başkan yardımcıları ve milletvekilleri ile Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay ve diğer ilgililer katıldı.
Bakan Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a bir tablo hediye etti. Konya Müftüsü Ali Öge’nin yaptığı duanın ardından yolun açılış kurdelesi, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve protokoldekiler tarafından kesildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ödül töreni, ASO Elektronik Sanayii Meslek Komitesi tarafından elektronik sanayinin gelişimine katkıda bulunan sektör paydaşlarını onore etmek üzere OSTİM Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi.
Jüri değerlendirmesi sonucu Girişimci Ödülü OSTİM Teknopark firması WHILONE Teknoloji Kurucusu İsmail Muhammed Yıldız’a, Üstün Hizmet Ödülü OSTİM Savunma ve Havacılık Kümelenmesi üyesi Elsis Elektronik Kurucusu Behçet Tonak’a, Yılın İş İnsanı Ödülü Haberleşme Teknolojileri Kümelenmesi üyesi TUALCOM Kurucusu Tunahan Kırılmaz’a verildi. Yıldız, Tonak ve Kırılmaz, sektöre girişleri itibarıyla 3 farklı kuşağı temsil ediyor.
ASO Elektronik Sanayii Meslek Komitesi Başkanı Müge Güzin Güzel, törende yaptığı konuşmada, bu etkinlikle tüm sektör paydaşlarını bir araya getirip var olan iş birlikteliklerinin artırılmasını amaçladıklarını söyledi.
Elektronik sektörünün ürettiği ürünlerin diğer sektörlerde kilit rol üstlendiğini vurgulayan Güzel, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin büyümelerini sürdürmeleri, rekabet edebilmeleri, yeni istihdam yaratabilmeleri için elektronik sektörünün öneminin artarak devam edeceğini belirtti.
Güzel, Türkiye elektronik sanayisinin de dünya üretim merkezleri yeniden yapılanırken bir üretim üssü ve AR-GE merkezi haline gelerek alanında dünyada söz sahibi olmayı vizyonuna koyduğunu kaydetti.
OSTİM OSB Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Aydın, 13 OSB, 13 teknopark bulunan Ankara’nın sanayileşme, sanayi altyapısı, entellektüel sermaye anlamında Türkiye’nin önemli bir şehri olduğunu dile getirdi.
ASELSAN’dan yerli firmalara 2 milyar dolar sipariş
ASELSAN Genel Müdür Yardımcısı Murat Aslan, 2017-2018 yılında bir millileştirme çalışması başlattıklarını ve bugün yüzde 75-80’lere ulaşıldığını söyledi.
Geriye zor ve çoğunluğunu elektronik birimlerin oluşturduğu bir kısım kaldığına dikkati çeken Aslan, bunları da yerli sanayiyle tamamlayıp tam bağımsız savunma sanayisine ulaşmayı hedeflediklerini vurguladı.
Aslan, 2024 yılında yerli firmalara verdikleri siparişlerin ekonomik büyüklüğünün 2 milyar dolara yaklaştığını kaydetti.
“Reel ekonominin en önemli bileşenlerinden”
ASO Başkanı Seyit Ardıç da elektronik sektörünün sadece ekonomik kalkınmanın değil, aynı zamanda toplumsal ilerlemenin de anahtarı konumuna geldiğini söyledi.
Elektronik sektöründe iş hacminin artan bir hızla büyümeye devam ettiğini dile getiren Ardıç, sektörün rekabetçi niteliği, dinamizmi, uzmanlaşmış insan kaynağı ve derinleşen yapısıyla, reel ekonominin en önemli bileşenlerinden biri durumuna geldiğini belirtti.
Ardıç, 2024 Ocak-Kasım döneminde elektrik-elektronik sektörünün toplam ihracatının 15,5 milyar dolar olduğunun altını çizerek, şöyle konuştu:
“Bunun 3,25 milyar dolarını yani yüzden 20’den fazlasını elektronik sektörü gerçekleştirdi. Ankara’da elektronik sektörünün ihracat değeri 2023’te bir önceki yıla göre yüzde 23 arttı. Başkentimizde 2023 yılında 1 milyar doların üzerinde ihracat yapan beş sektörden birisidir. Son dönemde sektörde üretimin teknoloji yoğunluğu artış göstermiş, ülkemiz için umut verici gelişmeler kaydedilmiştir. Bunlar sizlerin başarısıdır, sektörü ve tüm paydaşlarını yürekten kutluyorum.”
Ardıç, Ankara’nın elektronik sanayinde büyük bir potansiyele sahip olduğuna dikkati çekerek, “Sektörde faaliyet gösteren Odamız üyesi 350 firmamız bulunuyor. Bu potansiyelimizin farkına vararak, dünyadaki ve ülkemizdeki olguları ve verileri iyi analiz ederek yol aldığımızda, bu sektörde öncü bir kent olacağımıza hiç kuşkum yok.” değerlendirmesinde bulundu.
Ankara Sanayi OdasıYerel HaberlerTeknolojiEkonomiankaraGüncel
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Ptt‘nin 2024 yılı ilk 11 ayına ait kargo, posta ve gönderi istatistiklerini değerlendirdi. Türkiye’nin en köklü kuruluşlarından biri olan Ptt‘nin 184 yıllık geçmişi ve güçlü kurumsal yapısıyla ikinci yüzyılına yaklaştığını belirten Uraloğlu, Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda ekonomik alanda yapılan hamleler ve yatırımlar noktasında Ptt‘nin üzerine düşen sorumluluğu en iyi şekilde yerine getirdiğini söyledi.
399 milyon gönderi sahibine ulaştırıldı
Ptt‘nin her geçen gün iş ve işlem hacmini artırdığını ve büyüme trendini her yıl artırarak devam ettirdiğini vurgulayan Uraloğlu, Ptt‘nin 2024 yılı ilk 11 ayında 399 milyon posta ve kargo gönderisini sahibine ulaştırdığını bildirerek, “Türkiye genelinde tüm gönderi türlerinde yüzde 52,9 ile İstanbul birinci, yüzde 16,2 ile Ankara ikinci ve yüzde 2,4 ile İzmir üçüncü sırada” açıklamasında bulundu.
Elektrikli scooterlar ile 49 milyon gönderi sahibine ulaştırıldı
Uraloğlu, Ptt‘nin müşterilerinin ihtiyaçlarına göre çeşitli ürün portföyüyle dünyada 210’dan fazla noktaya uluslararası posta ve kargo gönderimi yaptığını ifade ederek, “Ptt posta hizmetlerinde yenilikçi teknolojiler kullanarak hem müşteri memnuniyeti sağlama hem de doğa dostu ve çevreci politikalar yürütme noktasında önemli adımlar atıyor. PTT yeşil enerji kullanan elektrikli skuterler ile bugüne kadar 51 milyon gönderiyi sahibine ulaştırdı. Bu sayede 185 bin litre fosil yakıt tasarrufu sağlandı. Sayısı 750’ye ulaşan doğa ve çevre dostu mikro hareketlilik araçları olan skuter filosu sayısını daha da arttırarak hem trafiğin yoğun olduğu bölgelerde yüksek hareket kabiliyeti hem de zamandan tasarruf edilmesini sağlayacağız” diye konuştu.
PTT’nin 40 bine yakın çalışanı 3 bin 630 iş yeri ve 9 bin 452 araçlık filosuyla posta ve kargo hizmetlerini güvenli, hızlı ve en iyi şekilde yerine getirdiğini söyleyen Uraloğlu, “Artık hem Türkiye’de hem de dünyada posta sektöründe adından söz ettiren bir PTT var. Büyük ve güçlü Türkiye hedefi doğrultusunda PTT’nin Türkiye’de ve dünyadaki gücünü artırmak için var gücümüzle çalışacağız. Hem ülkemizin istihdamına hem de ekonomisine katkı sağlayacak bütün yatırımları yapmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. – ANKARA
Ulaştırma ve Altyapı BakanıTeknolojiİstanbulEkonomiankaraÇevreİzmirYaşamPTT
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Uraloğlu, yazılı açıklamasında, PTT’nin bu yılın 11 aylık dönemindeki kargo, posta ve gönderi istatistiklerini değerlendirdi.
Şirketin 184 yıllık geçmişi ve güçlü yapısıyla ikinci yüzyılına yaklaştığına dikkati çeken Uraloğlu, her geçen gün PTT’nin iş ve işlem hacminin arttığını bildirdi.
Uraloğlu, kuruluşun bu yılın 11 ayda 399 milyon posta ve kargo gönderisini sahibine ulaştırdığı bilgisini vererek, “Türkiye genelinde tüm gönderi türlerinde yüzde 52,9 ile İstanbul birinci, yüzde 16,2 ile Ankara ikinci ve yüzde 2,4 ile İzmir üçüncü sırada.” değerlendirmesinde bulundu.
“Elektrikli skuterler ile 51 milyon gönderi ulaştırıldı”
PTT’nin ihtiyaca göre çeşitli ürün portföyüyle dünyada 210’dan fazla noktaya uluslararası posta ve kargo gönderimi yaptığına işaret eden Uraloğlu, kuruluşun posta hizmetlerinde yenilikçi teknolojiler kullandığını, böylelikle hem müşteri memnuniyetini sağlamada hem de doğa dostu ve çevreci politikalar yürütmede önemli adımlar attığını vurguladı.
Uraloğlu, kuruluşun yeşil enerji kullanan elektrikli skuterler ile bugüne kadar 51 milyon gönderiyi sahibine ulaştırdığını belirterek, “Bu sayede 185 bin litre fosil yakıt tasarrufu sağlandı. Sayısı 750’ye ulaşan doğa ve çevre dostu mikro hareketlilik araçları olan skuter filosu sayısını daha da artırarak hem trafiğin yoğun olduğu bölgelerde yüksek hareket kabiliyeti hem de zamandan tasarruf edilmesini sağlayacağız.” ifadelerini kullandı.
PTT’nin 40 bine yakın çalışanı, 3 bin 630 iş yeri, 9 bin 452 araçlık filosuyla posta ve kargo hizmetlerini güvenli ve hızlı şekilde yerine getirdiğini aktaran Uraloğlu, şunları kaydetti:
“Artık hem Türkiye’de hem de dünyada posta sektöründe adından söz ettiren bir PTT var. Büyük ve güçlü Türkiye hedefi doğrultusunda PTT’nin Türkiye’deki ve dünyadaki gücünü artırmak için var gücümüzle çalışacağız. Hem ülkemizin istihdamına hem de ekonomisine katkı sağlayacak bütün yatırımları yapmaya devam edeceğiz.”
Ulaştırma ve Altyapı BakanıTeknolojiİstanbulEkonomiGüncelankaraÇevreİzmirYaşamPTT
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
BİRİNCİLİK İÇİN YARIŞACAK
Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi öğrencilerinden oluşan AKAY FOF Roket Takımı’nca tasarlanan ve “BİRGÜL” adı verilen roket, 2023 yılındaki TEKNOFEST’te roket yarışmasında orta irtifa kategorisinde finale kalmaya hak kazandı. Çalışmalarını sürdüren, 10 kişiden oluşan grup, özelliklerini geliştirdikleri roketleriyle TEKNOFEST’te birincilik için yarışacak.

ÜZERİMİZE DÜŞENİ YAPMAYA HAZIRIZ
Havacılık ve Uzay Mühendisliği Bölümü 3. sınıf öğrencisi Emircan Babat, geliştirdikleri roketleriyle yaptıkları simülasyonlarda başarılı olduklarını söyledi. Roketlerinin 3 kilometre irtifaya çıkabildiğine işaret eden Babat, “Bu yıl finale kaldık ve roketimizi uçuracağız. Hava muhalefeti nedeniyle yarışma ertelendi ancak biz Ankara’da olacağını umuyoruz. Roketimizi hazırladık ve bitirdik şuanda uçuş için bekliyoruz. Farklı bölümlerden arkadaşlarımızla birleşerek bir çalışma yaptık. Biz gençler olarak milli teknoloji hareketi kapsamında üzerimize düşeni her daim yapmaya hazırız. Bu yıl roket yarışmasına katılıyoruz ancak seneye farklı kategorilerden de katılabiliriz” diye konuştu.

“RAKİP DEĞİLİZ”
Roketin teknik özelliklerden bahseden Bilgisayar Mühendisliği Bölümü 3.sınıf öğrencisi Kübra Yayla ekip olarak güzel bir çalışma ile roketi tamamladıklarını dile getirdi. Yayla, “Bizim devre kartlarımız özgün sistemle çalışıyoruz. Bizim kriterlerimiz rastgele belirlenmiyor. Donanımsal ve yazılımsal olarak aviyonik sistemle tamamlayıp roketi kurtarmış oluyoruz. Bu üniversitede roket takımı yoktu. Biz aslında diğer öğrencilere öncü olmak istiyoruz. Birbirimize rakip gibi bakmıyoruz. Diğer takımlarla da dirsek teması yaparak projemizi sürdürüyoruz” dedi.

ALT YAPIMIZ GAYET GÜÇLÜ
Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Havacılık ve Uzay Mühendisliği Bölümü Dekanı Prof. Dr. Mustafa Güneş ise öğrencilerinin başarılarından memnun olduğunu belirterek şunları söyledi: “Öğrencilerimiz çeşitli yarışmalara katılıyorlar. Üniversitemizdeki atölyeler bu öğrencilerimizin kendilerini geliştirmesi anlamında çok katkı sağlıyor. Biz havacılık alanında YÖK tarafından ihtisas üniversitesi olarak belirlendik. Bunun içinde özerk bir yapımız var. Diğer fakültelerden ayrılıyoruz. Altyapımız gayet güçlü. Bunların bilinciyle de çalışıyoruz.”
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Avukat Özdemir Özok Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen kongre, divan seçimi, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.
Kurulun açılış konuşmasını yapan TBB Başkanı Erinç Sağkan, gerek mesleki gerek yargı sistemi gerekse de yurttaşların hak ve özgürlükleriyle ilgili hiçbir meselede geri durmadıklarını söyledi.
Hiçbir sorunu görmezden gelmediklerini belirten Sağkan, açtıkları davalar, yaptıkları suç duyuruları, basın açıklamaları, gösteri ve yürüyüşlerle hiçbir “hukuksuzluğa” sessiz kalmadıklarını ifade etti.
Anayasa Mahkemesinin Can Atalay dosyasında verdiği ihlal kararı sürecinde “üçüncü taraf görüşü” sunduklarını, İsrail’in soykırıma dönüşen suçlarına ilişkin Uluslararası Ceza Mahkemesi nezdinde somut bir başvuruda bulunduklarını hatırlatan ve farklı konulardaki tutumlarına ilişkin değerlendirmelerini de paylaşan Sağkan, “Uygun bir yöntemle müdahil olmadığımız tek bir toplumsal gündem dahi olmamıştır.” dedi.
Avukatlık Akademisi çalışmaları
Avukatlık Akademisinin kurulması için mekan tahsisin dışında hazırlıklarını yaptıklarını, finansman desteği konusunda ise “kayda değer” ilerleme sağlandığını bildiren Sağkan, kurulacak Avukatlık Akademisinin mesleğin niteliğinin artmasına ve geleceğine ışık tutmasına yapacağı etkinin önemine işaret etti.
Yargı Reformu Strateji Belgesinde yer alması konusunda Adalet Bakanlığı ile “büyük oranda” mutabık kaldıkları başlıklara değinen Sağkan, hukuk fakültesi girişinde uygulanan başarı puanı sıralamasının 50 bine yükseltilmesi, stajyer avukatlara kamu kaynaklı finansman desteği sağlanması ve avukatlık kanunundaki bazı maddelerde düzenleme yapılmasına ilişkin çalışmalar yürütüldüğünü anlattı.
CMK ücretinin mesleğin onuruna yakışır bir biçimde belirlenmesi ve KDV oranlarının düşürülmesi, bağlı çalışan avukatların ücret hakları da dahil olmak üzere çalışma esaslarını belirleyen yönetmelik yapma yetkisinin Türkiye Barolar Birliğine verilmesi konusunda da çalışma yapıldığını aktaran Sağkan, şunları kaydetti:
“Hasar danışmanlık veya başka isimlerle kanuna aykırı olarak faaliyet gösteren ve meslek alanımızı daraltan yapıları caydırıcı cezai düzenlemelerin hayata geçirilmesi, çok çaba verdiğimiz, ikna edebilmek için uzun çalışmalar yürüttüğümüz ve belirli bir noktaya getirerek yargı reformu strateji belgesine konulmak üzere harekete geçireceğimiz noktasında büyük oranda uzlaşıya vardığımız, serbest avukatların emeklilik haklarının güçlendirilmesi konusunda mevzuat çalışması yapılması başlıklarımız, geçtiğimiz ay Adalet Bakanı ile yaptığımız görüşmede aralık ayı içerisinde Cumhurbaşkanı tarafından açıklanacak olan Yargı Reformu Strateji Belgesi içerisinde yer alacak başlıklar olarak uzlaştığımız başlıklardır.
Bu başlıkların reform paketinin içerisinde yer alması artık bu taleplerin sadece barolarımızın ve Türkiye Barolar Birliğinin talepleri olarak değil artık siyasal iktidarın da bir taahhüdü olarak da takip edileceğini de göstermektedir.”
Konuşmanın ardından, Kurul gündeminde yer alan maddelerin görüşülmesine geçildi.
Türkiye Barolar Birliği 38. Olağan Kurulu, yarın yapılacak başkanlık ve yönetim kurulu seçimiyle tamamlanacak.
TBB Başkanlığı için şu ana kadar mevcut Başkan Erinç Sağkan, Samsun Barosuna kayıtlı avukat Emrah Yavuzcan ve Muş Barosuna kayıtlı avukat Mehmet Zahit Söylemez adaylıklarını açıkladı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Edinilen bilgiye göre, Ankara İl Jandarma Komutanlığınca yürütülen çalışmalar kapsamında, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü (KOM), İstihbarat Şube Müdürlüğü ve Bağlıca Jandarma Karakol Komutanlığınca, dün saat 21.00 sularında Yeni Bağlıca Mahallesi’nde operasyon düzenlendi.
Operasyonda, S.C. ve S.B. isimli şüphelilerin, 2 milyon lira karşılığında satmak maksadıyla getirdikleri 4 cam vazo, Bizans ve Roma dönemine ait 6 sikke, 4 pişmiş toprak su kabı, at figürlü toprak sürahi, hayvan figürlü 7 toprak heykel, insan figürlü 8 toprak heykel, hayvan figürlü 2 metal yüzük ve çeşitli figürlerde 37 metal ve cam obje olmak üzere toplam 69 tarihi eser ele geçirildi.
Olayla ilgili gözaltına alınan zanlılar, ifade işlemlerinin ardından serbest bırakıldı.
Kültür SanatOperasyonEtimesgutGüvenlik3-sayfaKültürankaraGüncelHukukRomaSuç
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Çubuk BelediyesiKültür ve Sosyal İşler Müdürlüğünün katkılarıyla 1402 Çubuk Abad Dernekler Federasyonu tarafından Tarihi Bekir Ağalar Konağı’nda program düzenlendi.
Etkinlikte, eskiden uzun kış gecelerinde, bayramlarda, düğünlerde oynanan ancak unutulmaya yüz tutmuş oyunlar oynandı. Helva çekildi, ilçeye özgü yöresel ürünler katılımcılara ikram edildi.
Kaymakam Vehbi Bakır, yaptığı konuşmada, maddi mirasın yanında manevi mirasın da geleceğe aktarılmasının önemli olduğunu söyledi.
Bu tarz etkinliklerin, kültür mirasının canlı tutulmasına, sonraki nesillere aktarılmasına vesile olduğunu anlatan Bakır, organizasyonu yapanlara teşekkür etti.
İlçe Belediye Başkanı Baki Demirbaş ise unutulmaya yüz tutan kültürlerin en iyi şekilde yaşatılması için bu tarz programların düzenlenmesine destek olacaklarını vurguladı.
Çubuk Abad 1402 Dernekler Federasyonu Başkanı Adem Tuğluca da etkinliğin düzenlenmesine katkı sunanlara teşekkür ederek, anlamlı bir etkinlik olduğunu belirtti.
Programa, İlçe Milli Eğitim Müdürü İlhan Eranıl, AK Parti İlçe Başkanı Ahmet Kılıç, MHP İlçe Başkanı Serhat Uluağaçlı, Bürokrat Ankaralılar Derneği Başkanı Mustafa Akdoğan, Çubuk İlçesi Terör Mağdurları Dernek Başkanı Zeki Avan, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, muhtarlar, siyasi parti temsilcileri ve vatandaşlar da katıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Çayırhan Termik Santrali’nde özelleştirmeye karşı greve giren 500 madenciyi ziyaret etti. Yavaş’a Nallıhan Belediye Başkanı Ertunç Güngör ve Beypazarı Belediye Başkanı Özer Kasap da eşlik etti. Başkan Yavaş, ziyaret sonrası yaptığı açıklamada, “Öğrendiğim kadarıyla bakan yardımcısı gelmiş, gerekli bilgileri almışlar. Arkadaşlarımız eylemlerine devam ediyorlar. Biz de Ankara Büyükşehir, Nallıhan, Beypazarı Belediyeleri olarak kendilerine bu eylemleri süresince destek olmaya devam ediyoruz ve devam edeceğiz. Bu arada sayın bakanla biraz önce ben yazıştım. Önümüzdeki hafta buradaki temsilcileri kabul edeceğini, kömür üretimine son vermeyeceklerini bize bildirdi. Ben de bunu buradaki işçi arkadaşlara ilettim. Aynı zamanda buradaki arkadaşların sadece işleri açısından güvence istediklerini belirttik. Sendika başkanımız burada, temsilcimiz burada. İnşallah önümüzdeki hafta sayın bakanla görüşüp uygun bir yol bulunur diye düşünüyorum. Çünkü bu kadar insanı kimse işsiz, ekmeksiz bırakmaz diye düşünüyorum. Bunlar zaten işi bilen insanlar. Burada üretimi devam ettiren insanlar. Bunları işten çıkarıp da bir başkasının yerine getirmesi pek mantıklı bir şey değil. Tereddüte düşüren noktalar; 4 ay içerisinde lojmanları boşaltın deyince buradaki işçileri işten çıkarıp yeni işçiler alınacağı endişesi var hepsinde. İnşallah bunlar da bakan beyle görüşüp de çözülür diye düşünüyorum. Biz arkadaşlara destek olmaya devam edeceğiz” dedi. – ANKARA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ankara’da TZOB Otel’deki genel kurulda mevcut başkan Birol Aydın, seçime tek aday girdi.
Genel kurul gündeminin oylanmasının ardından yapılan seçimde 131 delege oy kullandı. Birol Aydın, 130 oy alarak yeniden başkan oldu, 1 oy geçersiz sayıldı.
Aydın, 4 dönemdir seçime tek aday girdiğini belirterek delegelere teşekkür etti.
Özel sporculara hizmetinin devam edeceğini vurgulayan Aydın, şu ifadeleri kullandı:
“Yüküm bir kez daha ağır. Allah beni size mahcup etmesin. Bir çocuk evde kalmayana kadar devam edeceğiz. Türkiye Özel Sporcular Spor Federasyonu olarak ortaya koyduğumuz bütün planlamaları gerçekleştirmiş olmanın büyük gururunu yaşamaktayız. Yıllardır yapılan birçok çalışma ve kazanılan başarılar başta federasyonumuzun yönetim kurulu olmak üzere tüm kurullarımız, kulüplerimiz, antrenörlerimiz ve ailelerimizin büyük katkısıyla kazanılmıştır. Biz, tüm paydaşlarımızla büyük bir aileyiz.”
Birol Aydın’ın yönetim kurulunda Sadettin Akçi, Efkan Korkmaz, Ensar Kurt, Osman Akdemir, Metin Toraman, Ömer Osman Yanık, Abdullah Uçan, Bülent Ersöz, Ömer Faruk Kırali ve Hakkı Öztürk yer aldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ADALET Bakanı Yılmaz Tunç, Almanya’nın Ankara Büyükelçisi Sibylle Katharina Sorg ile görüştü.
Bakan Tunç, görüşmeye dair sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, “Ülkelerimiz arasındaki adli ve hukuki iş birliği konuları üzerine değerlendirmelerde bulunduk. Adalet alanındaki iş birliğimizin, stratejik ilişkilerimizin daha da pekişmesine katkı sağlayacağına değindik. Bir insanlık suçu olan terörle amasız, fakatsız mücadele edilmesi gerektiğini, PKK ve FETÖ başta olmak üzere tüm terör örgütleriyle mücadelemizde yakın iş birliğinin önemini vurguladık. Sayın Büyükelçiye nazik ziyareti için teşekkür ediyorum” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) 41’inci Kuruluş Yıldönümü dolayısıyla Ankara’da resepsiyon düzenlendi. KKTC’nin Ankara Büyükelçisi İsmet Korukoğlu ev sahipliğinde gerçekleşen resepsiyona TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ve Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler de katıldı.
Resepsiyonda, Genelkurmay Başkanı OrgeneralMetin Gürak, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Kemal Yeni, Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez, AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, MHP Genel Başkan Yardımcısı Mevlüt Karakaya, TBMM Genel Sekreteri Talip Uzun, milletvekilleri, yabancı misyon temsilcileri ve çok sayıda davetli yer aldı
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ulusal tiyatro kültürünün canlandırılması amacıyla öğretmenlerin görev yaptıkları illerdeki Milli Mücadele kahramanlarını öğrencileri ile birlikte tiyatro oyununa dönüştürmelerini amaçlayan ‘Nesilden Nesile Milli Mücadele Tiyatro Oyunu Yazma Yarışması’nın ödül töreni, Milli Eğitim Bakanlığında gerçekleştirildi. Törede konuşan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Türkiye’nin ‘vatan’ olarak sunulmasını sağlayan kişilerin emanetlerine sahip çıkacak nesilleri yetiştirmenin ve birliktelik duygusu aşılamanın bakanlığın ana görevi olduğunu söyledi. Bu çerçevede müfredatın da değiştiğini kaydeden Tekin, “Öğrencilerimizin, öğretmenlerimizin kendi bireysel farklılıklarını yöntem olarak kullanabilecekleri, sunabilecekleri ve eğitim öğretim faaliyetlerini daha kalıcı hale getirebilecekleri, farklılıkları kullanabilecekleri bir süreç başlattık. Bu süreçte burada bahsi geçen, hepimizi bir araya toplayan bu yarışma dahil bu tür etkinlikler bizim için çok önemli olacaklar. Bunların sayıları artacak. Bu sebeple öğretmen arkadaşlarımız arasında böyle bir yarışma düzenlenmesi, yaklaşımımız açısından da çok önemli” dedi.
“Dünya çapında ses getirecek sanatçıların yetişme sürecinde bizim sorumluluğumuz olduğunun farkındayız”
Sanatı eğitimin içerisinde bir yöntem olarak kullanmak istediklerini belirten Tekin, “Bir taraftan da ülkemizin sanatçı adaylarının yetişmesinde, ülkemizde dünya çapında ses getirecek sanatçıların yetişme sürecinde bizim sorumluluğumuz olduğunun farkındayız. 2014 yılında bu anlamda ‘proje okul’ ismiyle okullarımız arasında bu tür yeniliklerin uygulanabileceği hukuki bir alan oluşturduk. Erken yaşlarda çocuklarımızı alıp farklı alanlarda yeteneklerine göre yetiştirebilecekleri bir zemin oluşturmaya çalıştık. Bunun ilk örneği voleybol lisesi. Ardından futbol lisesi. O dönem yapamadığımız bazı şeyleri şimdi başlatıyoruz. Yani spor liselerini tematik hale getirmiştik. Şimdi de güzel sanatlar liselerimizi tematik hale getirmeye çalışıyoruz. Bunu yaparken 2024-2025 eğitim-öğretim yılında ilk defa yaptığımız bir başka şeyi daha söyleyeyim. Güzel sanatlar liselerimizi tematik hale getirmek için temalar üzerine odaklanmaya çalışıyoruz. Ama bu anlam oluşturduğumuz temalardan bir tanesini müzik temalı olarak ayıralım demiştik. Bu yıl İstanbul’da ve Ankara’da birer tane olmak üzere müzik ilkokulu ve ortaokulunu liselerin bünyesinde açmış olduk. Yani sadece müzik eğitimi veren ilkokul ve ortaokullular, ardından da liseye devam etmiş olacak. Bunu sanatın diğer dallarıyla ilgili de başlatmak istiyoruz. En azından ortaöğretim ve lise düzeyinde başlatabilirsek iyi sonuçlar elde edeceğimizi düşünüyoruz. Örneğimiz voleybol lisesi. Türkiye’de kadın voleybolunun geldiği noktada Voleybol Federasyonu ile yürüttüğümüz voleybol lisesinin yerini ben anlatmayayım, araştırmanızı öneririm. Küçük yaşlardan itibaren çocuklarımıza bu tür yeteneklerini geliştirecek doğru eğitimi doğru zamanda ve doğru metodolojiyle verirsek başarılı olacağımızın bir göstergesidir. Bunu hem spor hem de sanat alanlarında yapmak istiyoruz” diye konuştu.
Tören, yarışmada dereceye giren öğretmenlere ödüllerinin takdim edilmesinin ardından fotoğraf çekimiyle sona erdi. Ödül törenine Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, öğrenciler, öğretmenler, tiyatro sanatçıları ve yarışmada dereceye giren öğretmenler katıldı. – ANKARA
Milli Eğitim BakanıKültür SanatYusuf TekinPolitikaKültürEğitimankaraSanatMüzikDünya
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
TEKNOLOJİNİN SINIRLARI ZORLANACAK
Bu yarışmalar, katılımcılara teknolojiyle yakından ilgilenme ve uygulama fırsatı sunar. Yarışmaların bitiminde ödüller verilerek katılımcıların başarıları ödüllendirilecek. Drone yarışları, robot yarışmaları, yapay zeka yarışmaları, insansız hava araçları yarışmaları gibi birçok farklı yarışma düzenlenecek. TEKNOFEST’in yanı sıra, teknoloji fuarı, konferanslar, atölye çalışmaları, seminerler ve paneller gibi birçok etkinlik de yer alacak. Bu etkinlikler, katılımcıların teknoloji dünyasındaki son yenilikleri yakından takip etmelerine ve yeni teknolojiler hakkında bilgi edinmelerine olanak tanıyor. Ayrıca, etkinliklerde yer alan paneller ve konferanslar sayesinde, teknolojinin geleceği hakkında fikir alışverişinde bulunmak, sektördeki uzmanlarla tanışmak ve yeni iş fırsatları yaratmak mümkün.

BAŞVURULAR AÇIK
Cumhuriyetimizin 100. yılında, İstanbul’da gerçekleştirilecek TEKNOFEST 2023’ün Teknoloji Yarışmaları için başvurular açıldı. Toplumun tamamında teknoloji ve bilim konusunda farkındalık oluşturarak Türkiye’nin bilim ve mühendislik alanlarında yetişmiş insan kaynağını artırmayı hedefleyen TEKNOFEST’te bu sene tamamı geleceğin teknolojileri üzerine kurgulanmış, Türkiye tarihinin en büyük ödüllü 41 farklı teknoloji yarışması olacak.

HERKESE ÜCRESTSİZ
Teknofest Havacılık ve Uzay Festivali’ne yaş ya da meslek grubu ayrımı olmaksızın herkes ücretsiz şekilde ziyaretçi olarak katılabilecek. 13 yaşından küçük ziyaretçiler etkinlik alanına ebeveynleri ya da öğretmenleri ile girebilecek.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Türkiye’deki müze eğitimine ilişkin tüm dinamikleri masaya yatıran “Türkiye’de Müze Eğitimi” paneli, Ankara’da gerçekleştirildi. Türkiye’de 25 yıl önce düzenlenen ‘Müze ve Eğitim’ çalışmalarının ardından ilk kez bu ölçüde kapsama sahip olma özelliği taşıyan panele çok sayıda akademisyen ve müze eğitimi uzmanı katıldı. Müze eğitimcileri, akademisyenler ve kültür dünyasından uzmanların bir araya geldiği panelde, müze eğitiminin Türkiye’deki mevcut durumu, gelecek stratejileri ve uluslararası alandaki gelişmelerin tartışıldı. Goethe Enstitüsü’nde yapılan panel, Uluslararası Müzeler Konseyi’nin (ICOM) müzelerin eğitim ve araştırma merkezleri olarak önemini vurguladığı 2022 yılı güncel tanımı doğrultusunda müzelerin eğitimdeki rolüne odaklanarak, bu alanın geleceğini şekillendirme hedefi taşıdı.
Eğitimde müzelerin yeri
Panel, Türkiye’de müze eğitimi üzerine önemli çalışmalarıyla bilinen Prof. Dr. Ayşe Çakır İlhan’ın öncülüğünde ve açılış konuşmasıyla başladı. Prof. Dr. İlhan, konuşmasında, Türkiye’de müze eğitiminin Cumhuriyetin ilk yıllarından bu yana öğretim programlarında yer aldığını belirterek, müze eğitiminin hem entelektüel hem de duygusal gelişime katkıda bulunan çok yönlü bir eğitim alanı olduğunun altını çizdi. Müze eğitimi alanındaki tarihsel gelişmeleri ve Türkiye’de bu eğitimin nasıl evrildiğini kapsamlı bir şekilde ele alan Prof. Dr. İlhan, aynı zamanda müzelerin araştırma ve öğrenme ortamları olarak gelişim süreçlerinden bahsederek, bu alanın daha da kurumsallaşması için yapılması gereken adımları paylaştı. Prof. Dr. İlhan, müzelerin yalnızca sergileme mekanları değil aynı zamanda eğitim ve öğretimin önemli bir parçası olduğunu ifade ederek, bu eğitim modelinin 20. yüzyılın ortalarından itibaren Milli Eğitim Bakanlığı’nın programlarında yer almaya başladığını hatırlattı. Konuşmasında özellikle müzelerin eğitimsel işlevinin artmasını ve müze eğitimcilerinin önemini vurgulayan Prof. Dr. İlhan, bu alandaki boşlukların giderilmesi gerektiğini söyledi. Türkiye’de müze eğitiminin hala kurumsal yapılarla tam anlamıyla bütünleşmediğini belirten Prof. Dr. İlhan, müze eğitimcilerinin profesyonel kimliklerinin güçlendirilmesi gerektiğini, müze eğitiminin öğrencilerin sadece entelektüel değil, aynı zamanda duygusal gelişimlerine de katkı sağladığını belirtti.
Konuşmasında 1997’de Türkiye’de başlatılan müze eğitimi seminerlerinden ve bu seminerlerin müze eğitimi alanında nasıl bir dönüşüm oluşturduğunu bahseden Prof. Dr. İlhan, Ankara’da Alman Kültür Merkezi iş birliğiyle düzenlenen bu seminerlerin Türkiye’de müze eğitimine büyük bir ivme kazandırdığını aktardı. Prof. Dr. İlhan, müze eğitiminin yaygınlaştırılması için özellikle öğretmenlerin ve müze çalışanlarının bu konuda daha fazla desteklenmesi gerektiğini vurgularken, müze eğitiminin eğitim müfredatında daha belirgin bir yer edinmesi gerektiğine de dikkat çekti.
Müzede Öğrenme: Deneyimler, etkileşim ve paylaşımlar
Panelde konuşmacı olarak konuk olan ODTÜ Eğitim Bölümü’nden emekli Prof. Dr. Fersun Paykoç ise “Müzede Öğrenme: Deneyimler, Etkileşim ve Paylaşımlar” başlıklı bir sunum yaptı. Türkiye’de müze eğitimi alanında uzun yıllardır sürdürdüğü çalışmaları ve bu alandaki öncü projeleriyle tanınan Paykoç sunumunda, müzelerin bir öğrenme alanı olarak nasıl etkili kullanılabileceğine dair deneyimlerini paylaştı. Paykoç, 1997 yılından bu yana müze eğitimi alanında yürüttüğü projelerden örnekler vererek, aktif öğrenme yöntemlerinin müze eğitiminde nasıl uygulanabileceğine dair değerli bilgiler sundu. Aktif öğrenme ve etkileşimin önemine dikkat çeken Prof. Dr. Paykoç, müzelerin insanlara sunduğu öğrenme deneyiminin, hem duygusal hem de entelektüel açıdan bireylerde kalıcı etkiler bıraktığını belirtti. Paykoç, müzelerin interaktif yöntemlerle toplumlara nasıl katkı sunabileceğini de somut örneklerle açıkladı.
İki gün boyunca süren panelde müze eğitimine dair çok sayıda etkinlik ve sunumlar gerçekleşti. – ANKARA
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>SOSYAL MEDYADA GÜNDEM OLMUŞTU
Sincan’da dini eğitim verilen bir yurtta kalan çocukların bir eğitmen tarafından darbedildiği anlara ilişkin güvenlik kamerası görüntüleri, sosyal medyada yer aldı. Görüntülerde, eğitmenin çocuklara tokat attığı görüldü. Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı, görüntüler sonrası soruşturma başlattı. Başsavcılığın, sosyal medyada yer alan çocukların darbedildiği yönündeki video ve haberler üzerine resen soruşturma başlattığı öğrenildi.

Politika3-sayfaŞiddetGüncelAnkara
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
“BİR KİŞİ SEÇİLİP GÖREVDEN ALINIYORSA…”
Yavaş, Ahmet Özer’in tutuklanmasına ilişkin “Her şeyden önce bir hukukçu olarak bakmam gerekiyor. Hukukçu olarakkayyum işinin yanlış olduğunu söylemem gerek. Bir kişi seçiliyor bir şekilde görevden alınıyorsa mutlaka belediye meclisinden birinin onun yerine seçilmesi gerektiği hukuka, seçmen iradesine daha uygundur” dedi.
TUTUKSUZ YARGILAMA İSTEDİ
Açıklamasının devamında hükümete yönelik eleştiriler yönelten Yavaş, “Dolayısıyla 5-10 yıl önce geriye giderek telefon görüşmelerine bakılarak bir tutuklama yapıldıysa yine bir hukukçu olarak söylüyorum, iktidar çevrelerinden hiç kimse dışarda kalmaz. Çünkü bizim yaptığımız şikayetlerde 10 yıl geriye dönük bazı şikayet ettiğimiz insanların incelemesi dahi yapılmadı. Hukukta çifte standart olmaz. Tutuksuz yargılama, masuniyet karinesi esastır. Hiç kimsenin suç işleme özgürlüğü yoktur. Böyle bir şeyi savunmuyoruz. Ama bir suç delilleri karartma imkanı yoksa en azından tutuksuz yargılanmak suretiyle kendisini savunma imkanı verilmesi daha uygundur” şeklinde konuştu.
ESENYURT’A NEDEN GİTMEDİ?
Esenyurt‘taki mitinge katılmamasıyla ilgili de konuşan Yavaş, “Söylenmesi gerekeni söyledik. Oraya gitmemem farklı anlamlara çekildi. İl başkanlarımız burada. Belediye başkanlarımızın çoğu da katılamadı, herkesin kendi programı var. Çankaya Belediye Başkanı temsilen oradaydı. Ankara İl Başkanımız da burada gerekli açıklamayı yaptı, biz de yanında durduk. Farklı anlamlar çıkarılması, kişilerin kendi yorumudur diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
Olgun KızıltepeHaberler.com – PolitikaEsenyurt Belediye BaşkanıMansur YavaşAhmet ÖzerEsenyurtPolitikaGüncelAnkara
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Eli kanlı iki hain, geçtiğimiz çarşamba günü TUSAŞ’ın Ankara Kahramankazan’daki yerleşkesine terör saldırısı yaptı. Hainler, dakikalar içerisinde etkisiz hale getirilirken, 5 vatan evladımız şehadete ulaştı. 22 kişinin ise yaralandığı açıklandı.

“TUSAŞ SALDIRISININ ARKASINDA CIA VAR”
TUSAŞ saldırısı sonrası güvenlik güçlerimiz terör örgütüne ait hedefleri yerle bir ederken İngiliz politikacı George Galloway dikkat çeken bir açıklamaya imza attı.
Birleşik Krallık Eski Avam Kamarası Üyesi Galloway, TUSAŞ’a yönelik saldırının arkasında CIA’nın (Amerikan Merkezi Haber Alma Teşkilatı) olduğunu açıkladı.
‘TUSAŞ saldırısının arkasında CIA var’


ABD, PKK’YI KULLANDI
Türkiye’nin BRICS ile yakınlaşmasının ABD’yi delirttiğine dikkat çeken Galloway, “CIA, PKK’yı kullanarak Ankara’nın Kazan ilçesinde saldırı düzenledi” ifadelerini kullandı. Saldırının Başkan Tayyip Erdoğan’ın Tataristan’ın başkenti Kazan’a gittiği gün yaşandığını hatırlatan Galloway, “BRICS eğer böyle pozitif bir gelişme olmasaydı CIA, Erdoğan’ın uçağının Kazan’a inişinden dakikalar sonra PKK’yı Ankara’nın Kazan ilçesindeki büyük terör saldırısı için kullanmazdı” açıklamasını yaptı.

“BRICS ÜYELİĞİ NATO VE AB’Yİ DELİRTTİ”
Galloway, kendisine ait Youtube kanalında yaptığı yayında şu açıklamaları yaptı: Dakikalar öncesinde Erdoğan, Rusya’nın Kazan şehrine inmişti. Gündemde Türkiye’nin BRICS üyeliği vardı. NATO üyesi ve AB üyelik aşamasındaki bir ülkenin BRICS’e üye olma ihtimali bunları delirtti. BRICS, Dünyayı yeniden şekillendiren bir olgu. Yeni para birimi, az önce banknotu gördüm. BRICS parası ve finansal sistemi, ABD kontrolündeki diktatöryal sistemi bitirecek. Artık SWIFT dünde kaldı. BRICS sistemiyle üye ülkeler özgürce para transferi yapabilecek.
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bakan Şimşek, Çin’in Ankara Büyükelçiliğinin, Çin’in kuruluşunun 75. yılı dolayısıyla JW Marriott Otel’de düzenlediği resepsiyona katıldı.
Çin Halk Cumhuriyeti’nin 75. kuruluş yıl dönümünü kutladığını ifade eden Şimşek, Çin Hükümeti’ne ve halkına tebriklerini sundu. Türkiye ve Çin’in, köklü tarihleri, güçlü kültürel bağları ve kadim medeniyet geçmişleriyle binlerce yıllık etkileşime sahip olduğuna işaret eden Şimşek, bugünkü dostluk ve işbirliğinin de sağlam temeller üzerinde yükseldiğini vurguladı.
“Çin, Asya’da birinci, dünyada üçüncü büyük ticaret ortağımız”
Şimşek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’nin gerçekleştirdikleri verimli görüşmeler başta olmak üzere, ülkeler arasındaki üst düzey temasların, son dönemde ivme kazanmasından memnuniyet duyduğunu dile getirerek, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Türkiye-Çin Hükümetlerarası İşbirliği Komitesi Eşbaşkanı olarak yakında Çin’i ziyaret edeceğim. Bu ziyarette ülkelerimiz arasındaki ekonomik ve siyasi ilişkileri güçlendirmeye katkı sağlayacağımıza inanıyorum. Türkiye ile Çin arasındaki ekonomik ilişkiler, her geçen yıl daha da ivmeleniyor. Çin, bizim için Asya’da birinci, dünyada üçüncü büyük ticaret ortağımız. Geçen yıl 48 milyar doları aşan ikili ticaretimizin, daha dengeli şekilde gelişmesi için birlikte çaba gösteriyoruz. Bu kapsamda, Çinli yatırımcıların son dönemde ülkemize artan ilgisini memnuniyetle karşılıyor, işbirliğimizin farklı alanlarda daha da güçlenmesini ümit ediyoruz. Keza, bu yıl daha fazla Çinli turistin ülkemizi ziyaret ediyor olması, bizler için çok sevindirici.”
“Türkiye ve Çin olarak, İpek Yolu’nun canlandırılması amacıyla çalışıyoruz”
Ulaştırma koridorlarının geliştirilmesine de değinen Şimşek, Türkiye ve Çin olarak, İpek Yolu’nun canlandırılması amacıyla Orta Koridor ile Kuşak ve Yol Projesi’ni uyumlaştırmak için çalıştıklarını anlattı. Bu durumun hem bölgesel ticaretin gelişmesine hem de küresel tedarik zincirlerinin daha etkin hale gelmesine katkı sağlayacağının altını çizen Şimşek, şunları kaydetti:
“İki ülke arasında yapay zeka, yeni teknolojiler, yeşil enerji, sürdürülebilir tarım ve finans gibi alanlarda da işbirliğini önemsiyoruz. Yeniden Asya Girişimimiz kapsamında da Çin’le ilişkilerimizi daha ileri noktalara taşıma iradesindeyiz. Çin Halk Cumhuriyeti’nin kuruluş yıl dönümünü bir kez daha içtenlikle kutluyorum.”
Şimşek, konuşmasını Çince “Dostluğumuz sonsuza kadar sürsün.” diyerek tamamladı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Doğuştan orta kulak yapısı, dış kulak yolu kanalı ve kulak gelişiminin zayıf olması nedeniyle doğuştan işitme kaybı yaşayan 46 yaşındaki Yıldırım, 5 yaşından 26 yaşına kadar geçirdiği çok sayıda ameliyattan sonuç alamayınca duyma umudunu yitirdi.
Yıldırım, eşi Güler Yıldırım’ın ısrarı ve araştırmaları sonucu Karabük’ten Ankara’ya gelerek Sağlık Bilimleri Üniversitesi Ankara Atatürk Sanatoryum Eğitim ve Araştırma Hastanesine başvurdu.
Hastanede yapılan tetkiklerin ardından Yıldırım, bazı Avrupa ülkeleriyle ABD’de uygulanan Bone Anchored Hearing Aid ameliyatıyla kulağın arkasında kemik içine yerleştirilen bir implant ile işitme azlığının giderilebileceğini öğrendi.
Bunun üzerine yeniden ameliyat olmaya karar veren Yıldırım, geçirdiği başarılı operasyon sonrasında duyma yetisine kavuştu.
“Tama yakın işitmesini sağlamış olacağız”
Ameliyatı gerçekleştiren Sağlık Bilimleri Üniversitesi Ankara Atatürk Sanatoryum Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kulak Burun Boğaz (KBB) Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Davut Akduman, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Yıldırım’ın orta kulak yapısının, kulak ve dış kulak yolu kanalının gelişmemesine bağlı olarak doğuştan gelen bir işitme kaybının olduğunu anlattı.
Bu operasyon erken yaşlarda uygulansaydı Yıldırım’ın dil gelişiminin daha iyi seviyelerde olabileceğine dikkati çeken Akduman, şunları söyledi:
“İşitme kayıplarında birçok tedaviyi hastalarımıza başarılı bir şekilde ülkemizde uyguluyoruz. Bu ameliyatı özellikle işitme kaybının dış kulak yolu kanalı ile kanal içi ya da kanal arkası cihazlarla sağlayamadığımız hastalarımızda, cihazın bir parçasının kafatası kemiğine implant edilmesi gerektiği hastalarda kullanıyoruz.”
Yıldırım’ın durumunu poliklinikte değerlendirdiklerini ve kemiğe implant işitme cihazı için uygun olduğunu düşündüklerini anlatan Akduman, “Başarılı bir ameliyatla bu medikal uygulamanın iç parçası, kulak arkasındaki kemiğe implant edildi. İyileşme sonrasında bu cihazı yine kliniğimizde ekibimizle birlikte uygulayarak yani tama yakın işitmesini sağlamış olacağız.” dedi.
“İşitme kayıplarında özellikle erken teşhis yapılmalıdır”
Ülke genelinde sağlık kuruluşlarının yeni doğan bebeklerde kapsamlı işitme testi taraması yaptığını vurgulayan Akduman, şunları kaydetti:
“İşitme kayıplarında özellikle erken teşhis yapılmalıdır. Tedavilerin erken uygulanması, işitme fonksiyonunun restore edilip sağlanması çok önemli ve hayati öneme sahip. Çünkü iletişim becerilerinin kazanılması, dil gelişiminin sağlanması, akademik becerilerinin elde edilmesi, hepsi işitmeyle direkt alakalı. Dolayısıyla ailelere özellikle seslenmek lazım, çocukların erken yaşta işitmelerinin sağlanması, gerekli tedavilerin uygulanması için çaba sarf etmeleri gerekiyor. Çocukların hem başarısı hem iletişimi hem de psikolojisinin daha iyi olması için de bunlar esas.”
“Cihazın hepsi takılmadı ama şu anda duyabiliyorum”
Tuncay Yıldırım, kulağının tam duymaması nedeniyle bazı ortamlarda dışlandığını, işitme sorunu nedeniyle çocuklarıyla iletişim kuramadığını ve bundan büyük üzüntü duyduğunu belirterek, şunları söyledi:
“Cihazın hepsi takılmadı ama şu anda duyabiliyorum. Heyecanlıyım, geri kalan cihazın takılmasını bekliyorum. Şu anda mutluyum, çocuklarımla daha iyi ilgileneceğim. Ortaokul ve lise yıllarında duyamadığım için en ön sıralarda oturuyordum. Yani okurken çok çile çektim.”
Eşi Güler Yıldırım, “Çok mutlu oldum duymasına. Ailede sohbet etsek o sohbete dahil olamıyordu. 6 yaşındaki oğlum ameliyata gelirken, ‘Anne, artık babam bizi rahat duyacak mı?’ diyordu. Çocuklar da çok mutlu oldu ve duygulandılar, ağladılar.” dedi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Milli Yetkinlik Hamlesi’nin tanıtımı; Görgün, SSB Başkan Yardımcıları Hakan Karataş, Hüseyin Avşar, Mustafa Şeker ve İhsan Kaya’nın katılımıyla Sheraton Ankara Hotel’de gerçekleştirildi.
Görgün, burada yaptığı konuşmada, göreve başladığı günden bu yana ülke güvenliği ve silahlı kuvvetlerin ihtiyaçlarının yurt içi imkanların azami şekilde kullanılarak karşılanmasının yanı sıra savunma sanayisinin ihracatının artırılmasını odağına aldığını belirtti.
Bu amaç ve vizyon doğrultusunda 1 yılı aşkın süredir çalışmalarını ve faaliyetlerini özveriyle sürdürdüklerini vurgulayan Görgün, “İlk 15 ayımızda Başkanlığımız içerisinde, sistemleşme, ortak akıl, iletişim konularını ön plana alırken, sektör içerisinde de faaliyet alanlarını tanımlama, sektörel hizalanma, birbirini tamamlama konuları öncelikli alanlarımız oldu.” diye konuştu.
Görgün, hiçbir kamu kurumunda olmayan sistemleri kurduklarını ve bunları geliştirmeye devam ettiklerini dile getirerek, Başkanlığın içinde ve dışında Kurumun davranış kültürüne yön verecek temel değerleri, sürdürülebilir değişim, uzmanlık ve değer odaklı yetkinlik, yenilikçi liderlik, milli ve yerli teknoloji gelişimi, şeffaf ve güvenilir iletişim ile kapsayıcı ve katılımcı işbirliği olarak belirlediklerini bildirdi.
Başkanlığı ilgilendiren sorunlarla yüzleşmekten asla geri kalmadıklarını anlatan Görgün, şu değerlendirmede bulundu:
“Her bir soruna çözüm üretmek için adımlar atmaktan ve çözüm arayışında bulunmaktan çekinmedik. Tüm çalışanlarımızı ilgilendiren konularda mümkün olduğu kadar fırsat eşitliği sağlamaya gayret ediyoruz. Aldığımız tüm kararlarda öncelikle kendi aklımız ve vicdanımız için doğru ve adil gerekçeleri oluşturmaya çalışıyoruz. Sektörümüzün iyiliğine olacak tüm konularda arayışlarımızın ve çalışmaların kesintisiz devam edeceğini bilmenizi isterim. Bugüne kadar başardıklarımızın da ötesine geçmek, daha derinlere inmek, daha yükseklerde seyretmek için bilimsel ve teknolojik araştırma ve geliştirme faaliyetlerinde odaklı ve kapsayıcı bir yaklaşımı benimsiyoruz.”
Bağımsız savunma sanayisinin gereği olan teknolojileri belli bir sistem dahilinde kazanmaya devam ettiklerini belirten Görgün, yarınların teknolojilerini de bugünden olgunlaştırmaya çalıştıklarını söyledi.
Görgün, savunma sektörünün gelişim alanlarında sektörün tamamına liderlik etmenin, birlikte çözüm üretmenin değerini bildiklerini, düzenleyici ve kolaylaştırıcı rolleri de doğru oynamaya çalıştıklarını dile getirerek, şunları kaydetti:
“Başkanlığımızın sahip olduğu bilgi, beceri ve deneyimin kişilerde değil sistemde kalmasını sağlamak önümüzdeki dönemde önceliklerimiz arasında olacak. Sektörümüzün sürdürülebilir bir büyümeyi muhafaza etmesini, ihracatını artırması için her türlü gayreti gösteriyoruz. İkili temaslarımız kapsamında; göreve geldiğimiz günden bugüne değin 130 yurt içi, 75 yurt dışı olmak üzere toplam 234 bin 99 kilometre kat ederek, 205 seyahat gerçekleştirdik.”
Görgün, geçen yıl, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 10 yurt dışı ziyaretine eşlik ettiklerine değinerek, şu ifadeleri kullandı:
“Uluslararası İşbirliği Daire Başkanlığımız koordinasyonunda, 12 savunma sanayi işbirliği toplantısına, 7 devletlerarası anlaşmaya, 9 savunma fuarına, 4 endüstri günü ve çalıştaya katılım sağladık. 68 ülke heyeti ile 224 adet ikili ve çok taraflı görüşme gerçekleştirdi. Yıl başından bu yana ise Cumhurbaşkanı’mızın 8 yurt dışı ziyaretinde kendilerine eşlik ettik. Uluslararası İşbirliği Daire Başkanlığımız koordinasyonunda, 5 adet savunma sanayi işbirliği toplantısına, 10 savunma fuarına, 6 devletlerarası anlaşmaya, 9 endüstri günü ve çalıştaya katılım sağladık.”
“İhtiyaç duyulan yetkin insan kaynağı yetişecek”
Savunma Sanayii Akademisine dair gelişmelere ilişkin bilgi de veren Görgün, mesleki, temel tamamlayıcı, stratejik, operasyonel, liderlik gibi yetkinlik konularını dijitalleştirerek yönetmeye çalıştıklarını söyledi.
Görgün, akademiyle ülkenin savunma sanayisi ekosisteminin ihtiyaç duyduğu yetkin insan kaynağının yetiştirilmesinin amaçlandığını dile getirerek, şunları kaydetti:
“Ülkemizi var olan bölgesel ve global tehditlerden korumak için yerli donanım ve yazılım çözümlerini üretmemiz zorunlu bir durum. Bu gerçekliklerden yola çıkarak Milli Yetkinlik Hamlesi adını verdiğimiz büyük bir dönüşüm başlattık. Bu hamleyle yetenek yönetimi sistemimizi yeniliklerle güçlendirerek insan kıymetimizi başka bir boyuta taşıyacağımızı gönül rahatlığıyla söyleyebilirim. Modern insan kaynakları yönetimi, teknoloji ve ilgili tüm yenilikleri savunma sanayisi ekosistemimizde hızlıca yaygınlaştıracağız. Akademimiz savunma sanayi alanında yetişmiş nitelikli insan gücünün arttırılmasına yönelik eğitim ve teknoloji programlarını geliştiriyor ve uyguluyor. Dijital çağın el verdiği tüm süreçleri ve uygulamaları kendimize uygun bir şekilde uyarlayıp, değerleyeceğiz ve kendimize uygun hale getirip uygulamaya alacağız. “
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>“PROJE ÇOCUK DENİR, MUSTAFA KEMAL’İN ASKERİ DENMEZ”
“Kurucu iradenin, Atatürk’ün ortaya koyduğu kuruluş ilkelerinin düşmanlarıyla el el olanlar, ‘Mustafa Kemal’in Askeri’ olamaz” diye yazan Arslan, isim vermeden bazı siyasilerin kariyer basamaklarını çıkmak için ‘Avrupa başkentlerine kapı araladığını” savundu ve ‘Tek derdi kendi kariyeri ve ona çizilen rotada yürümek olana, ‘Proje Çocuk’ denir, ‘Mustafa Kemal’in Askeri’ denmez’ ifadelerini kullandı.
YAVAŞ: KENDİSİNE TAVSİYEM BU TWİTİ SİLMESİDİR
Arslan’ın sert tepkilere neden olan sözlerine ABB Başkanı Mansur Yavaş da tepki gösterdi. Yavaş yine sosyal medyadan, ‘Bağımsız milletvekili Sayın Arslan’ın bu açıklamalarını ve yayınladığı metni onaylamadığımın bilinmesini isterim. Ayrıca iyi bilinmelidir ki bu tür açıklamalar benim siyaset tarzıma uymamaktadır. Kendisine tavsiyem bu twiti silmesidir” diye yazdı.

ARSLAN’DAN İSTİFA AÇIKLAMASI GELDİ
Bir dönem Yavaş’ın özel kalem müdürlüğünü de yapan milletvekili Yüksel Arslan, Yavaş’ın bu tepkisi üzerine ASKİ Spor Kulübü Başkanlığı görevinden istifa edeceğini açıkladı. Arslan, gazeteci Gürkan Hacır’a yaptığı açıklamada, şunları söyledi; ‘Bu paylaşımdan Mansur Bey’in kesinlikle haberi yok. Ben İmamoğlu’nu kastetmedim. Ama öyle anlaşıldığını görüyorum. Ben Mansur ağabeye asla zarar vermeyi düşünmem. Ama görünen o ki istemeden de olsa zarar veriyorum. Bu yüzden pazartesi sabah ASKİ Spor Kulübü Başkanlığı’ndan da ayrılacağım.’
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Alınan bilgiye göre, Asayiş Şube Müdürlüğü Çevre, Doğa ve Hayvanları Koruma ekipleri tarafından yapılan araştırma sonucunda, M.C.E. isimli şahısın maddi menfaat temin etmek maksadıyla, gıda ve hijyen şartlarına uygun olmayan ortamda süt ve süt ürünleri üretimi yaptığı tespit edildi. İşletmede yapılan araştırmada sonucunda, üretilen ürünlerin etiket ve ambalajlarının bulunmadığı, işletmenin Tarım ve Orman Bakanlığından izin ve gerekli lisansları almadan üretim yaptığı tespit edildi.
Jandarma tarafından, 12 Eylül’de düzenlenen operasyonda M.C.E. isimli şahsa ait iş yerinde yapılan aramada 3 bin kg bozuk peynir, 2 bin litre süt, bin kg bitkisel susuz yağ, 150 kg ceviz, 100 kg yoğurt, 400 kg çeçil peynir, 150 kg çörek otlu tulum peynir, bin 200 kg süzme yoğurt, 300 kg süt tozu ve nişastası olmak üzere toplam 8 bin 300 kg ürün ele geçirildi. İlçe Tarım Müdürlüğü tarafından işletmeye 131 bin TL idari para cezası kesilip, iş yeri mühürlendi. – ANKARA
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ANKARA’da hijyen kurallarına uygun olmadan ve halk sağlığını tehdit edecek şekilde süt ürünleri üretimi yapan iş yerinde toplam 8 ton 300 kilogram gıda ürünü ele geçirildi, işletme 131 bin lira idari para cezası uygulanarak mühürlendi.
İl Jandarma Komutanlığı Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından, hijyen kurallarına uygun olmadan ve halk sağlığını tehdit edecek şekilde süt ürünleri üretimi yapan iş yerine dün operasyon düzenlendi. Asayiş Şube Müdürlüğü Çevre, Doğa ve Hayvanları koruma ekipleri tarafından yapılan araştırma sonucunda, M.C.E.’ye ait işletmede, gıda ve hijyen şartlarına uygun olmayan ortamda süt ve süt ürünleri üretimi yaptığı tespit edildi. İşletmede yapılan araştırmada sonucunda, üretilen ürünlerin etiket ve ambalajlarının bulunmadığı, işletmenin Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan izin ve gerekli lisansları almadan üretim yaptığı anlaşıldı.
İş yerinde yapılan aramada; 3 bin kilogram bozuk peynir, 2 bin litre süt, bin kilogram bitkisel susuz yağ, 150 kilogram ceviz, 100 kilogram yoğurt, 400 kilogram çeçil peynir, 150 kilogram çörek otlu tulum peynir, 1200 kilogram süzme yoğurt, 300 kilogram süt tozu ve nişastası olmak üzere toplam 8 bin 300 kilogram gıda ürünü ele geçirildi. İlçe Tarım Müdürlüğü tarafından işletmeye 131 bin lira idari para cezası uygulanırken, iş yeri mühürlendi.
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ANKARA’da hijyen kurallarına uygun olmadan ve halk sağlığını tehdit edecek şekilde süt ürünleri üretimi yapan iş yerinde toplam 8 ton 300 kilogram gıda ürünü ele geçirildi, işletme 131 bin lira idari para cezası uygulanarak mühürlendi.
İl Jandarma Komutanlığı Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından, hijyen kurallarına uygun olmadan ve halk sağlığını tehdit edecek şekilde süt ürünleri üretimi yapan iş yerine dün operasyon düzenlendi. Asayiş Şube Müdürlüğü Çevre, Doğa ve Hayvanları koruma ekipleri tarafından yapılan araştırma sonucunda, M.C.E.’ye ait işletmede, gıda ve hijyen şartlarına uygun olmayan ortamda süt ve süt ürünleri üretimi yaptığı tespit edildi. İşletmede yapılan araştırmada sonucunda, üretilen ürünlerin etiket ve ambalajlarının bulunmadığı, işletmenin Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan izin ve gerekli lisansları almadan üretim yaptığı anlaşıldı.
İş yerinde yapılan aramada; 3 bin kilogram bozuk peynir, 2 bin litre süt, bin kilogram bitkisel susuz yağ, 150 kilogram ceviz, 100 kilogram yoğurt, 400 kilogram çeçil peynir, 150 kilogram çörek otlu tulum peynir, 1200 kilogram süzme yoğurt, 300 kilogram süt tozu ve nişastası olmak üzere toplam 8 bin 300 kilogram gıda ürünü ele geçirildi. İlçe Tarım Müdürlüğü tarafından işletmeye 131 bin lira idari para cezası uygulanırken, iş yeri mühürlendi.
Haber: ANKARA,
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bakanlıktan yapılan açıklamada, “Hava Kuvvetleri Komutanlığımıza ait ambulans uçağımız ile acil organ nakli bekleyen bir vatandaşımız için Ankara’dan Mersin’e kalp grefti başarıyla ulaştırıldı. Vatandaşımıza acil şifalar diliyoruz.” ifadeleri kullanıldı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
Türkiye ve Mısır arasında yeni dönem…
12 yıl aradan sonra Mısır’dan Türkiye’ye Cumhurbaşkanı düzeyinde önemli bir ziyaret gerçekleşecek.
YARIN TÜRKİYE’YE GELİYOR
Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi’nin yarın Ankara’da olması beklenirken bu ziyaret Sisi’nin ilk Türkiye ziyareti olacak.
Ziyaret, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın davetiyle gerçekleşecek.
GAZZE’DEKİ SON DURUM
Sisi, Beştepe’de resmi törenle karşılanacak ve iki liderin baş başa görüşmesinde İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları ve barış çabaları masada olacak.
Görüşmede Türkiye’nin Mısır üzerinden Gazze’ye yaptığı insani yardımların artırılmasına dönük çabalar konuşulacak.
İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırıları, İran’ın misilleme beklentisi ve Orta Doğu’da artan gerilim de iki liderinde gündemindeki başlıklar arasında yer alıyor.

İLK TOPLANTI
Ziyaret kapsamında, Türkiye-Mısır Yüksek Düzeyli Stratejik İş Birliği Konseyi, Cumhurbaşkanları başkanlığında ilk toplantısını yapacak.
Türkiye ve Mısır arasında 10 milyar dolara yaklaşan ticaret hacminin 15 milyar dolara çıkarılması hedefi doğrultusunda iş birliğinin artırılması konuşulacak.
Savunma alanındaki anlaşmalar da iki liderin gündem başlıkları arasındaki konular arasında yer alıyor.
Turizm, ulaştırma ve enerji gibi alanlarda işbirliğini geliştirecek yeni adımların atılması ve anlaşmaların imzalaması bekleniyor.

İLİŞKİLERDEKİ KOPMA NOKTASI DÜZELTİLDİ
Gelecek sene 100. yılını kutlayacak olan Türkiye-Mısır diplomatik ilişkileri, 2013’te kopma noktasına gelmişti.
Sisi, Mısır’ın seçimlerle iş başına gelen ilk lideri olan Muhammed Mursi’yi 3 Temmuz 2013’te askeri darbeyle devirmiş ve daha sonra devlet başkanı olarak yerine geçmişti.
O dönem Mursi ile kapsamlı ilişkiler geliştirmek isteyen ve bunu “Ankara-Kahire ekseni” olarak tanımlayan Türkiye, Sisi’nin darbesine en sert tepkiyi veren ülkelerin başında geldi ve bu tutumunu uzunca bir süre devam ettirdi.
Ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu yıl 14 Şubat’ta Kahire’ye yaptığı ziyaret sonrasında ilişkilerde yeni bir sayfa açıldı.
Mısır’dan cumhurbaşkanı düzeyinde Türkiye’ye son ziyareti, 2012’de dönemin Mısır lideri Muhammed Mursi gerçekleştirmişti.

Haber Kaynak : ENSONHABER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Kemal Şamlıoğlu başkanlığında kurul üyelerinin katılımıyla, Ankara Gölbaşı Mogan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde 33. Mesleki Eğitim Kurulu Toplantısı gerçekleştirildi.
Şamlıoğlu, buradaki konuşmasında, Türkiye’nin duyduğu nitelikli iş gücünün yetiştirilmesi ve mesleki eğitimin yaygınlaştırılması amacıyla 40 ilde sektör ile yapılan istişareler ve il değerlendirme toplantılarının ardından MEB Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan Mesleki ve Teknik Eğitim Politika Belgesi’nin Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğüne girdiğini anımsattı.
Belgede temel olarak mesleki ve teknik eğitimde mevcut durum, temel sorun alanları ile gelecek perspektifi ve yapılacak çalışmaların yer aldığı bilgisini paylaşan Şamlıoğlu, şu ifadeleri kullandı:
“Mesleki ve teknik eğitimde gelecek perspektifi ve yapılacak çalışmalar, mesleki ve teknik eğitime erişim, mesleki ve teknik eğitimde iyileştirme, mesleki ve teknik eğitim ile istihdama hazırlık olmak üzere üç alt temadan oluşmaktadır. Bu temalar altında il ziyaretlerinde gerçekleştirilen sektör istişare toplantılarında eğitim ve sektör temsilcilerinin talepleri doğrultusunda geliştirilen toplam 74 strateji maddesi yer almaktadır.”
İlgili Bakanlıklar ile kurum ve kuruluş temsilcilerinin katılımıyla düzenlenen toplantıda, Mesleki ve Teknik Eğitim Politika Belgesi’nde yer alan stratejiler doğrultusunda öncelikle 7 ve 8. sınıf öğrencilerinden başlayarak “Beceri Geliştirme Programı (Zanaat Atölyeleri)”, akademik eğitim alan ortaöğretim öğrencileri için mesleki eğitim, işletmelerde mesleki eğitimde “iş sağlığı ve güvenliği” ve mesleki ortaokul açılması konuları ele alındı.
Ayrıca, il istihdam ve mesleki eğitim kurulları ile çeşitli sivil toplum kuruluşlarından gelen teklifler de Mesleki Eğitim Kurulu’nda görüşülerek karar altına alındı.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Üreğil Mahallesi Avdan mevkisinde henüz belirlenemeyen nedenle çıkan yangına orman işletme şefliği ekipleri ve vatandaşlar müdahale etti.
Kontrol altına alınan yangınla ilgili soğutma çalışmaları sürerken yaklaşık 3,5 dönüm alanın hasar gördüğü belirtildi.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Silopi Devlet Hastanesinde tedavi gören Miskine Ö’nün, tüberküloz şüphesiyle ileri tetkik ve tedavi için Ankara’daki hastaneye sevk edilmesine karar verildi.
Çocuk, Sağlık Bakanlığına ait ambulans uçakla Ankara Bilkent Şehir Hastanesine sevk edildi.???????
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>
İzmir’in Karşıyaka ilçesinde Yamanlar Dağı’nda başlayan ve ormanlık alana yakın yerleşim yerlerine sıçrayan yangına işişkin İzmir milletvekilleri açıklamalarda bulundu. Demokrat Parti İzmir Millletvekili Salih Uzun, Ankara’da acil kriz merkezi oluşturlması çağrısı yaptı. CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat da hükümeti, yangına müdahalede yetersiz kaldığı için eleştirerek, “Neyi bekliyorsunuz, şehrin yok olmasını mı? Beceriksizliğiniz yüzünden binlerce hektar ormanlık alan yok oluyor” ifadelerini kullandı.
Demokrat Parti İzmir Milletvekili Salih Uzun’un yaptığı açıklama şöyle:
“İzmir’in bir çok yerinde yangın var. Valilik ve Belediye tüm imkanları ile çabalıyor. Çevre illerde de yangınlar olduğundan yardım alınamıyor. Konu alarm seviyesinde ele alınmalıdır. İzmir ve Ege yangınları için sadece bölgede değil Ankara’da acilen kriz masası kurulmalıdır.”
CHP izmir Milletvekili Mahir Polat da açıklamasında şunları kaydetti:
“4 milyar TL Kira bedeli ödemekle övünenler nerede! 2021 yılında tarihin en büyük orman yangını ile 121 bin hektar orman alanı yok olduğunda buna müdahale edecek ekipmanların; helikopter, uçak vs yeterli olarak elimizde bulunmaması nedeni ile birçok ülkeden kiralamak durumunda kalınmıştı. Geçen 3 seneye rağmen yaşanan bu felaketlerden hala ders alınmadı. 2023 yılı için yaklaşık 4 Milyar TL, hava aracı kirasına ödendi. Sadece Rusya’ya 2 adet yangın uçağı için 131 Milyon TL, Baykar’dan 5 adet- TUSAŞ’tan 1 adet insansız hava aracı (İHA) için 323 Milyon TL ödendi ancak hala yangına müdahale etmekte yetersiz kalınıyor. Neyi bekliyorsunuz, şehrin yok olmasını mı? Beceriksizliğiniz yüzünden binlerce hektar ormanlık alan yok oluyor.”
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Ankara Uluslararası Hazır Giyim ve Moda Fuarı bu yıl 4-7 Eylül tarihleri arasında ATO Congresium’da gerçekleşecek. Ankara Giyim Sanayiciler Derneği ve Rem Fuar, Ankara Uluslararası Hazır Giyim ve Moda Fuarı ile ilgili yapılan çalışmaları ve fuarın detayları Ankara’da bir otelde gerçekleşen etkinlikle duyurdu.
“Uyuyan devi bir uyandırmamız lazım”
Ankara Giyim Sanayicileri Derneği Başkanı Hayati Akbaba hem fuara ilişkin hem de hazır giyim sektörünün artan enflasyondan nasıl etkilendiğini, kış sezonunda hazır giyim kıyafetlerde zam olup olmayacağını ANKA Haber Ajansı’na değerlendirdi. “Ankara’yı yeniden moda başkenti yapacağız” diyen Akbaba, şunları kaydetti:
“Ankara’yı modanın da başkenti yapacağız’ sloganımız var. Bunun ilk ayağını yapmaya çalışıyoruz. Ankara’da ilk kez düzenlenecek olan uluslararası hazır giyim ve moda fuarı yapıyoruz. Bu fuarın çok başarılı olacağına inanıyorum. Sloganımıza uygun bir fuar olacağını düşünüyorum. Tarihimiz çok güzel. Stratejik olarak yerimiz çok güzel. Ankara tam Türkiye’nin ortasında. Ulaşım problemimiz yok. Çok iyi firmalarımız var. Çok iyi bir altyapımız var. Uyuyan devi bir uyandırmamız lazım. Bir heyecan oluşturmamız lazım. Bu zamana kadar sektör olarak bireysel mücadeleler veriyorduk. Şimdi hep birlikte bir olup, bu fuarla hem Türkiye’ye hem de dünyaya büyük ihracatlar yapabileceğimizi, moda başkentleri dendiğinde Ankara’yı ilk sıraya almaya hedefliyoruz. Biz modada ilk üçteyiz. Modanın başkenti olmaya yolunda ilk hareketi fuarla yapmış oluyoruz.”
“Enflasyonlu dönemde para kazanmak daha kolay”
Artan enflasyonun hazır giyim sektörünü nasıl etkilediğine ilişkin konuşan ve sektörün bir fiyat istikrarı istediğini söyleyen Akbaba, sözlerine şöyle devam sürdürdü:
“Enflasyonlu dönemde para kazanmak daha kolay. Ama insanlar yarını görmek istiyor. Bir fiyat istikrarı istiyor. Ekonomide genel istikrarı istiyor. Enflasyonla beraber geçici kazançlar olsa da uzun dönemde sürdürülebilir bir iş olmuyor. Eskiden enflasyon canavarı deniyordu. ‘Enflasyon canavarını yendik’ diye sloganlar vardı. Bu enflasyonun yenilmiş olması lazım. Enflasyonun tek haneli olması lazım. Ama genel itibarıyla enflasyonlu ortamda para kazanıyor musunuz, kazanmıyor musunuz anlam veremiyorsunuz. Çünkü daha çok bir kazanç var gibi görünüyor ama karar veremiyorsunuz.”
“Daha doğru, düzgün, enflasyonun da altında bir fiyat olacağını düşünüyorum”
Hazır giyimde kış sezonunda fiyat artışı olup olmayacağına dair de konuşan Akbaba, tüketicinin daha dengeli bir fiyat göreceğini söyledi. Hazır giyim piyasasında “köpüğü alma” hamleleri atıldığını söyleyen Akbaba, sözlerini şöyle tamamladı:
“Pandemiden sonra, 2021’den sonraki fiyat artışlarına göre daha dengeli daha köpüksüz bir fiyat görecek tüketici. Hükümet de bu yönde adım atıyor. Zaten piyasayı durgunlaştırma, köpüğü alma anlamında hamleler atılıyor. Ben fiyatların daha yüksek olacağını düşünmüyorum. Daha dengeli, daha mantıklı fiyatlar olacak. Enflasyonlu dönemde gördük ki enflasyona göre hareket ettiğinizde, fiyatları yükselttiğinizde elinizde stoklarınız yükseliyor. Bu kez de stokları çok indiriyorsunuz. Tüketici önünde imajınız gitmiş oluyor. Daha doğru, düzgün, enflasyonun da altında bir fiyat olacağını düşünüyorum. Dünya genelinde de enflasyona göre artan ya da en az artan iş modayla alakalı.”
]]>57. kez düzenlenecek Türkiye Spor Yazarları Derneği (TSYD) Ankara Kupası’nda MKE Ankaragücü ile Gençlerbirliği, 2 Ağustos saat 19.00’da Eryaman Stadyumu’nda karşılaşacak. Bu müsabaka öncesinde TSYD Ankara şubesinde gerçekleştirilen toplantıya, TSYD Ankara Asbaşkanı Orhan Kemal Erkılıç ile Gençlerbirliği Teknik Direktörü Recep Karatepe ve oyunculardan Mikail Okyar, Ankaragücü Teknik Direktörü Cihat Arslan ve oyunculardan Ali Kaan Güneren yer aldı.
Orhan Kemal Erkılıç: “Kazanan Ankara olsun”
Bilet satışlarının devam ettiğini dile getiren Orhan Kemal Erkılıç, “Mücadelenin maç bilet fiyatları kale arkası 100 lira olarak belirlendi, maraton 150 TL, kapalı 200 TL, VIP 400 TL ve localar 600 TL olarak belirlendi. Şu anda bilet satışları devam ediyor. İlgi gayet iyi durumda. Ben kazanan Ankara olsun diyerek sözü hocalarımıza bırakmak istiyorum” şeklinde konuştu.
Recep Karatepe: “Ankaralı futbolseverlere güzel bir şölen izletmek isteriz”
En önemlisinin saygı çerçevesinde sağlıklı, kazasız, belasız bir şekilde organizasyonun bitmesi olduğuna dikkati çeken Gençlerbirliği Teknik Direktörü Recep Karatepe, “İki kulüp de geçmişinde birçok kez karşı karşıya geldi. Hem ülke futbolunda hem Avrupa’da hem ülkeye yetiştirdiği oyuncular anlamında da futbola çok değer katmış iki kulübün bu güzel organizasyonla beraber bir maça çıkacak olması çok önemli. Bizim için de geçen haftadan itibaren başlayan ve Beşiktaş ile oynadığımız bir ciddi provamız oldu. Şimdi her iki takımın da evinde Eryaman Stadı’nda güzel bir organizasyona çıkacağız. Açıkçası TSYD Kupası dendiği zaman benim aklıma gelen, benim gençliğimden, çocukluğumdan itibaren aklıma gelen İKİ tane takım var, biri Ankaragücü, biri Gençlerbirliği. O yüzden benim için çok özel bir maç. Kendi takımımı tekrardan test etmek, görmek anlamında benim için özel bir maç olacak. Tabii bunların hepsinin öncesinde iki takımın hem ezeli bir rakip aynı zamanda da ebedi bir dostluğu var. Yüzyıllara dayanan bir dostluğu var. Bu aynı şekilde saygı çerçevesinde en önemlisi de sezona bir hafta kalmışken Ankaralı futbolseverlere sakatlıksız, kazasız, belasız, festival havasında güzel bir şölen izletmek isteriz. Umarım güzel bir cuma akşamında Ankaralı sporseverlere güzel bir maç seyrettiririz. Sonuç olarak her iki takımın da 17 kere kazanmış olduğu bir kupa var inanıyorum ki cuma günü biz bir fazla alarak bu kupaya devam ederiz” ifadelerini kullandı.
Cihat Arslan: “Hak eden kazandıktan sonra kaybeden de her zaman mutlu olur”
İki köklü camianın karşılaşmasının çok değerli bir şey olduğunu söyleyen Ankaragücü Teknik Direktörü Cihat Arslan sözlerini şöyle sürdürdü:
“Aslında takımlara değer katan rakipleridir, rakibiniz yoksa sizin hiçbir değeriniz yoktur. Yani rakipsiz kimse büyük değildir. O yüzden rakibimiz Gençlerbirliği olduğu için ben çok gururluyum. Çünkü çok büyük bir camia, çok büyük bir kulüp. Futbolculuk dönemimizden de çok büyük hatıraları var bizde. Türk futbolunda çok önemli genç oyuncular yetiştirdi, misyonunu gençler üstünden kurdu ve Türkiye’de çok büyük devrimler yaptı bu kulüp. Biz de Ankaragücü olarak tabii ki geçen sene herkesin küme düşmez dediği bir takımdık. ‘Yiğit düştüğü yerden kalkar’ derler Anadolu’da, işte biz de bunu başarmaya çalışacağız. Tabii çok güçlü bir taraftar ve çok isteyen bir taraftar grubumuz var. Bunun da farkındayız. Ben bu maçı şöyle değerlendiriyorum, biz bu maça çok değer katmıyoruz, bu maç bize değer katıyor. Ben öyle görüyorum yani bu organizasyonda yer aldığımız için Cihat Arslan olarak çok gururlu hissediyorum. Sahada tabii ki kazanmak istiyoruz. Herkes kazanmak istiyor, antrenman maçında bile kazanmak istiyor ama önceliğimiz hem Ankara kazansın hem de camialar kazansın. Biz kaybetsek de bazen takımımızın iyi kötü yönlerini irdeleyerek, analiz ederek kazanmış oluyoruz ama kazanmak istiyoruz. Hocamın dediği gibi tabii ki kupayı biz de istiyoruz. Hak eden kazandıktan sonra kaybeden de her zaman mutlu olur. Adil bir yönetim ve adil bir müsabaka olduktan sonra zaten herkes birbirinin kardeşi, arkadaşı, meslektaşı.” – ANKARA
]]>KÜÇÜK BEREN, ASANSÖR BOŞLUĞUNA DÜŞEREK HAYATINI KAYBETTİ
Beren Su Bolat, salı günü Sincan ilçesi Fevzi Çakmak Mahallesi 4’üncü Cadde’de sınıf arkadaşının oturduğu apartmana gitti. Beren Su ile arkadaşı, 5 ve 6’ncı katlar arasında duran asansörde mahsur kaldı. İhbar üzerine gelen itfaiyenin çalışması sırasında Beren Su, asansör boşluğuna düşerek hayatını kaybederken, arkadaşı kurtarıldı.
Beren Su BolatİTFAİYE GÖREVLİLERİ HAKKINDA SORUŞTURMA BAŞLATILDI
Beren Su’nun ölümüne ilişkin hazırlanan bilirkişi raporu doğrultusunda itfaiye görevlileri hakkında Ankara Batı Başsavcılığı’nca ‘Taksirle ölüme neden olma suçlamasıyla’ adli soruşturma, Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB) tarafından ise idari soruşturma başlatıldı.

İTFAİYE PERSONELİ, BEREN’İ KURTARMAK YERİNE ELİNDE TERMOSLA BEKLEMİŞ
Öte yandan Beren Su ile arkadaşının kurtarılma çalışması sırasında çekilen bir fotoğraf da soruşturma dosyasına girdi. Fotoğrafta Beren Su, iki kat arasında kalan asansörden arkası dönük bir şekilde indiği sırada, kendisini tutması gereken itfaiye personelinin bir elinde termos olduğu görüldü. Beren Su’nun, asansörden indiği sırada alttaki boşluğa düştüğü belirtildi.

BELEDİYEDEN AÇIKLAMA GELDİ
Ankara Büyükşehir Belediyesi’nden yapılan yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi: “23 Temmuz 2024 tarihinde Sincan ilçesi Fevzi Çakmak Mahallesi’nde bulunan bir binada meydana gelen asansörde mahsur kalma vakasında yapılan kurtarma çalışmaları esnasında meydana gelen üzücü kazada 13 yaşında bir kız çocuğunun hayatını kaybetmesi üzerine; gerek savcılık makamınca gerekse Ankara Büyükşehir Belediyesi ilgili makamlarınca olaya müdahale eden personeller hakkında adli ve idari soruşturma başlatılmıştır. Devam eden hukuki süreçler ve açılan soruşturmalar neticesinde ilgili makamlarca üzücü olaydaki sorumluluğun Ankara Büyükşehir Belediyesi’nde olduğunun tespiti halinde ise tüm yasal işlemlerin hassasiyetle takip edileceğini ve uygulanacağını bildiririz.”

“GÜVENLİK ÖNLEMLERİ ALMIYORLAR”
Beren Su Bolat’ın dayısı Fatih Büyükata, itfaiyenin ihmali olduğunu ve kurtarma çalışması sırasında çekilen fotoğrafın bunu ortaya koyduğunu söyledi. Büyükata şu ifadeleri kullandı: “Çevredekiler ‘5’inci kattan değil, 6’ncı kattan açın kapıyı’ diyor. ‘Yapacağımız işi bize mi öğreteceksiniz, çekilin kenara biz halledeceğiz’ diyor. Açıyorlar, ondan sonra çocuğa ‘Hadi in’ diyorlar. Çocuğu önce normal sandalyede oturur gibi oturtturuyorlar. Sonra diyorlar ki ‘dön arkanı, ağaçtan iner gibi inmeye çalış, biz seni tutacağız’ diyor. Normalde tutacakken bir emniyet kemeri bağlaması ya da gerekli güvenlikleri alması gerekir; ama almıyor.

“ELİNDE FİNCANLA, ‘İN BEN SENİ TUTACAĞIM’ DEYİP TUTMUYOR”
Herhangi bir şey yaptığı yok. Elinde fincan, ‘dön arkanı, ağaçtan iner gibi in, ben seni sarılıp tutacağım’ diyor. Çocuk arkasını dönüp aşağı doğru sarkınca, boşluğa bırakınca tutmuyor. Beren aşağıya düşüyor. Tamamen ihmalkarlık. 6’ncı kattan açsaydı eğer kapıyı sandalyeye dahi gerek kalmayacaktı, rahatlıkla çıkabilecekti. Fotoğrafta gördüğünüz şekilde adam asansörün yüzde 80i yukarıda olmasına rağmen aşağıdan açıyor kapıyı. ‘Ben çocuklarla iletişime geçemedim’ diye ifade veriyor, ‘panikle kendini attı’ diyor. Burada panikle kendini atabilme şansı var mı sizce? ‘Kucaklarım, ben seni tutarım’ diye güven verip, çocuğu kendi üstüne bıraktırıyor. Çocuk da bu şekilde asansör boşuna direkt düşüyor.”
“BEREN MÜKEMMEL BİR LİSEYİ KAZANMIŞTI”
Olayda büyük ihmal olduğunu söyleyen Büyükata, “İtfaiye şoförüne sordum ne oldu? Adam donmuş şekilde söylediği tek cümle şu, ‘Beyefendi benim hiçbir suçum yok, ben hiç yukarıya çıkmadım inanın.’ Psikolojik olarak siz ne anlarsınız? Yani bir suç işlenmiş. İfadesindeki vermiş olduğu yalanın karşılığında bu fotoğraf var. Başka kişilerin canının yanmamasını istiyoruz. Oradan asansör boşluğuna atlama mesafesi yok. Beren, 466 puan olarak mükemmel bir liseyi kazanmıştı. Hatta oturdukları yerden o ilçenin olduğu yakınlarına taşınıp orada ikamet etmenin peşindelerdi. Ama hayat işte bu şekilde çocuğumuzu elimizden aldı. Gözümüzde bir avukat, ileriye dönük mükemmel bir doktordu. Başka canların yanmaması için bizim bütün uğraşlarımız” diye konuştu.
]]>DEVLET Su İşleri (DSİ) Genel Müdürü Mehmet Akif Balta, ülke genelinde içme, kullanma ve enerji maksatlı barajlarda genel doluluk oranının geçen yıla göre arttığını, yüzde 53,4’ten yüzde 57,2 seviyesine yükseldiğini belirtti. Balta, açıklamasında, “Şu an itibarıyla İstanbul’un barajlarının ortalama doluluk oranı yüzde 60 mertebesinde. Bu, İstanbul’un bu yıl, yıl sonuna kadar herhangi bir içme suyunda sorun yaşamayacağı sonucuna ulaştırıyor bizleri. Bu manada Ankara’da da şu an için içme suyu barajlarımızdaki doluluk oranlarımızın yüzde 36 seviyesinde olduğunu görüyoruz. Ankara’da da herhangi bir sorun yaşamayacağız ve diğer büyükşehirlerimizde de aynı durumdayız. Fakat bu, ‘Su sorunumuz yok, suyu istediğiniz gibi kullanalım’ demek değil. Her zaman, tüm vatandaşlarımızın suyu tasarruflu kullanması gerektiğini ifade etmek istiyorum” diye konuştu.
DSİ Genel Müdürü Mehmet Balta, ülkede yıllık ortalama yağışın 574 milimetre olarak bilindiğini söyleyerek, “Bu yağış gelişimine bakarak kişi başına düşen su miktarımız 1312 metreküp seyirlerindedir. Yağışı miktar olarak ifade etmeye kalktığımızda ülkemizde yıllık düşen yağış yaklaşık 450 milyar metreküp olarak karşımıza çıkmaktadır. Bizim yıllık su potansiyelimiz 112 milyar metreküp olarak hesap edilmiştir. Fakat biz bu suyu yaptığımız barajlarla, göletlerle ve depolama tesisleriyle 183 milyar metreküplük depolama kapasitesine ulaştırdık. Başka bir ifadeyle yıllık su potansiyelimizin 1,5 katı kadar depolama potansiyelimiz var. Bu, ülkemiz açısından çok önemli bir durum. Çünkü suyumuzu yağışlı sezonlarda, barajlarımızda depolayarak, kurak sezonlarda lazım olduğu zamanlarda milletimizin hizmetine sunmuş oluyoruz” diye konuştu.
‘GEÇEN YILA GÖRE DAHA İYİYİZ’
Ülkede şu an itibarıyla barajların genel manada doluluk oranının yüzde 57,2 olduğunu aktaran Balta, geçen sene bugün itibarıyla doluluk oranının yüzde 53,4 mertebesinde olduğunu kaydetti. Balta, “Bugün itibarıyla barajlarımızda bizim aktif olarak 53,8 milyar metreküp kullanılabilir suyumuz var. Geçen yıl bu 50,2 milyar metreküp civarındaydı. Geçen seneye göre aslında yüzde 5 civarında daha fazla yağış almışız. Bu da bize barajlarımızda yaklaşık 3,6 milyar metreküp daha fazla su biriktirme şansı tanımış oldu. İçme suyu, sulama ve enerji maksatlı barajlarımızda geçen yıla göre depoladığımız suyumuz daha fazla. Enerji maksatlı barajlarımızda şu an aktif depolamada yüzde 61 oranında doluluğumuz var. Yine sulama maksatlı barajlarımızda şu an yüzde 51 mertebesinde bir doluluğumuz var. İçme suyu maksatlı barajlarımızda da yaklaşık yüzde 50 seviyesinde bir doluluk oranına bugün itibarıyla ulaşmış durumdayız. Bu rakamların geçen yıla göre daha iyi durumda olduğunu da söyleyebilirim” diye konuştu.
‘İSTANBUL YÜZDE 60, ANKARA YÜZDE 36 SEVİYESİNDE’
Balta, 81 şehirde de içme suyunu takip ettiklerini belirterek, “Özellikle İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa ve devamındaki büyükşehirler her gün takibimizde. Şu an itibarıyla baktığımızda İstanbul’un barajlarının ortalama doluluk oranı yüzde 60 mertebesinde. Bu, İstanbul’un bu yıl, yıl sonuna kadar herhangi bir içme suyunda sorun yaşamayacağı sonucuna ulaştırıyor bizleri. Fakat bu, ‘Su sorunumuz yok, suyu istediğiniz gibi kullanalım’ demek değil. Her zaman içme suyu sorunu olsun ya da olmasın tüm vatandaşlarımızın suyu tasarruflu kullanması gerektiğini ifade etmek istiyorum. Çünkü son yıllarda art arda gelen uzun kurak yıllar olmaya başladı. Biz bu yıl tasarruf ettiğimiz suyu bir sonraki yıl yine vatandaşımızın hizmetine, içme suyu kullanımına ya da diğer amaçlarla sunacağız. Suyu tasarruflu kullandığımızda, tasarruf ettiğimiz su yine barajlarımızda bir sonraki ya da sonraki yıllar kullanılmak üzere bekletildiği için suyu tasarruflu kullanmak bizim için önemli. Bu manada Ankara’da da şu an için içme suyu barajlarımızdaki doluluk oranlarımızın yüzde 36 seviyesinde olduğunu görüyoruz. Ankara’da da herhangi bir sorun yaşamayacağız ve diğer büyükşehirlerimizde de aynı durumdayız. Kullandığımız her damla suyu son damlasıymış gibi düşünerek kullanmamızı temenni ediyorum” ifadelerini kullandı.
]]>Keçiören Belediyesi, Muharrem ayı dolayısıyla “Aşure Lokması” etkinliği düzenledi. Ankara Büyükşehir Belediyesi, Ankara Kent Konseyi ve sivil toplum kuruluşlarının desteğiyle gerçekleştirilen etkinliğe Mansur Yavaş, Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan, Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güler, CHP Ankara milletvekilleri Adnan Beker ve Gamze Taşçıer, CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol, CHP Keçiören İlçe Başkanı Berk Kılıç, Ankara Kent Konseyi Başkanı Halil İbrahim Yılmaz, Belediye Meclis üyeleri ve bürokratlar katıldı.
Çok sayıda başkentlinin bir araya geldiği etkinlikte Dede Ali Yahya Kalender ile Dede Feyzullah Güvenç’in duasının ardından, aşure kazanının başına geçen Başkan Yavaş, aşureyi karıştırdıktan sonra kaplara koyarak vatandaşlara dağıttı.
“Yezit gibi haksız olmaktansa Hüseyin gibi ölmeyi tercih ediyoruz”
Etkinlikte konuşma yapan Yavaş, şunları kaydetti:
“Bugün burada insanlık açısından trajik ama tarihi öneme sahip bir olayı anmak üzere aşuremizi paylaşıyoruz. Bundan 1344 yıl önce yani 680 yılında, Sevgili Peygamberimizin Hz. Muhammed’in torunu, Hz. Ali’nin evladı Hz. Hüseyin ve onun ailesinden 72 kişi Yezidin askerlerince katledilmişti. Kerbela katliamı, herhangi bir katliama benzemez. Orada, başta Hz. Hüseyin ve masum çocuklar olmak üzere önce susuz bırakılmış sonra da katledilmişlerdi. İslam tarihi ne o güne kadar ne de o günden sonra çocukların bile öldürüldüğü böyle bir vahşet görmemişti. Bu olay sadece Müslümanlar arasında değil, tüm insanlık aleminde derin izler bıraktı. Yezit aynen devam ediyor, çocukları öldürmeye devam ediyor. Yezitler oldukça mazlumlar da olacak. Her zaman mazlumların yanında, direnenlerin yanında yer alacağız. O güne kadar İslam tarihinde ‘Allah’ın ayı’ olarak kabul edilen Muharrem, o tarihten sonra ‘Matem ayı’ olarak tarihe geçti. O gün bugündür Anadolu coğrafyamızın temel renklerinden birini oluşturan Alevi canlarımız, acısını diri tutmak için her Muharrem ayında 12 gün oruç tutar. Biliyorum oruç boyunca yas tutup, içten içe ağlayıp acınızı içinize attınız. Kerbela katliamı sırasında Hüseyin’in yanında olamadığınız için yasınızı tutup, tarafınızı belli ettiniz. Bu anlamda Muharrem ayına ‘Matem ayı’ diyoruz. O gün bugündür, yezit gibi haksız olmaktansa Hakk’ın ve haklının bayrağını yükselten Hüseyin gibi ölmeyi tercih ediyoruz. O günden bu yana Hz. Hüseyin, bütün mazlumların sembolü ve kahramanıdır.”
Muharrem ayının birlik ve beraberlik için önemine vurgu yapan Yavaş, Keçiören’de inşa edilen Cemevi’nin yakında açılacağının müjdesini verdi. Mansur Yavaş, şöyle devam etti:
“Sizler, bizler Matem ayı boyunca acımızı içimize akıtır ve tuttuğumuz yasın Allah katında kabul görmesini dileriz. Zalimin zulmüne karşı Hakk’ın ve haklının yanında durarak şehit olan Hz. Hüseyin’i saygıyla anıyor, tuttuğumuz matem orucunun Hak katında kabul görmesini diliyorum. Bu vesileyle aşurenin bereketinin ve paylaşım ruhunun, birliğimizi ve kardeşliğimizi güçlendirmesini ve ülkemize huzur getirmesini dilerim. Bizler de aynı şekilde kimseyi ötekileştirmeden, ayrıştırmadan çalışmaya devam ediyoruz. İncitseler de incitmiyoruz. Çünkü biliyoruz ki bir olduğumuz zaman iri olacağız, diri olacağız ve Türk milleti hiçbir şekilde bölüp parçalayamayacaklar. Keçiörenli hemşehrilerimize verdiğimiz bir söz vardı. Keçiören Cemevi’miz çok yakında hizmete açılıyor. Mamak’ta da bir cemevi projemiz vardı. Şu anda maalesef tasarruf tedbirlerine takıldı ancak bu konuda da Sayın Bakan’a yazı yazarak buranın da temelinin atılması için kendisinden izin isteyeceğiz.”
Etkinlikte sahne alan sanatçılar Tolga Sağ, Ersin Perçin, Deniz Soluğan, Gülseren Kılıç ile Sadık Erkmen’in türkülerine eşlik eden Başkentliler, Yozgat Demokrat Dernekler Federasyonu Semah Topluluğu’nun semah gösterisini izledi.
]]>ANKARA – Başkentlileri ücretsiz kültür-sanat etkinlikleri ile buluşturan Ankara Büyükşehir Belediyesi, Atatürk Orman Çiftliği Doğal Yaşam Parkı’nda “Açık Hava Sinema Günleri” düzenlemeye başladı. “Sandalyeni Kap Gel” sloganıyla düzenlenen “Yıldızların Altında Yeşilçam Geceleri”nde Türk sinemasının unutulmaz filmleri Ankaralılarla buluşuyor. İlk olarak “Neşeli Günler” filminin gösterildiği etkinlik, yaz boyunca her hafta cumartesi günleri gerçekleşecek.
Başkentlileri ücretsiz kültür-sanat etkinlikleriyle buluşturan Ankara Büyükşehir Belediyesi, vatandaşların yaz akşamlarında keyifli vakit geçirmesi için çalışmalarını sürdürüyor.
Havaların ısınmasıyla kentin farklı noktalarında gerçekleştirilen Parklarda Sanat Var etkinlikleri, Mehteran Gösterisi, karma sergiler ve Gençlik Parkı Sanat Günleri ile vatandaşların dopdolu bir yaz geçirmesini sağlayan Kültür ve Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı şimdi de “Açık Hava Sinema Günleri” düzenlemeye başladı.
Her Cumartesi Yeşilçam Geceleri
“Sandalyeni Kap Gel” sloganıyla Atatürk Orman Çiftliği Doğal Yaşam Parkı’nda başlatılan “Yıldızların Altında Yeşilçam Geceleri” etkinliğinde ilk olarak; Adile Naşit, Münir Özkul ve Şener Şen’in yanı sıra Türk Sineması’nın pek çok sevilen oyuncusunu bir araya getiren “Neşeli Günler” filmi izleyiciyle buluştu.
Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanı Haluk Erdemir, “Ankara Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı olarak Atatürk’ün bize miras bıraktığı bu anlamlı alanda 1980’li yıllarda televizyonun hayatımıza girmesiyle geri plana itilen bu açık hava sinema kültürünü yeniden yaşatmak ve Ankaralılarla güzel, keyifli vakit geçirmek amacıyla böyle bir etkinlik düzenledik. Bütün Ankaralıları etkinliğimize davet ediyoruz” dedi.
Ankaralılar, son gösterimin yapılacağı 14 Eylül tarihine kadar her cumartesi akşamı saat 21.00’de farklı bir unutulmaz Yeşilçam Filmi ile buluşacak. Gösterilecek filmler ve tarihleri ise şöyle;
– 27 Temmuz- Süt Kardeşler
– 3 Ağustos- Aile Şerefi
– 10 Ağustos- Bizim Aile
– 17 Ağustos- Sev Kardeşim
– 24, 31 Ağustos ve 7, 14 Eylül- Hababam Sınıfı Serisi
Başkentliler: “Nostaljik ve harika bir şey”
Atatürk Orman Çiftliği Doğal Yaşam Parkı’nda düzenlenen etkinliğe aileleri ile birlikte gelen ve sunulan ikramlarla unutulmaz dakikalar yaşayan Başkentliler duygularını şu sözlerle dile getirdi:
-Serap Demirkırar: “Açık havada sinema etkinliğini duyunca çok mutlu oldum. Son dakika sosyal medyada gördüm. Biz aslında başka bir etkinliğe gidecektik ama onu bıraktık sinema izlemeye geldik. Çok da güzel oldu açık havada Bence nostaljik ve harika bir şey çok iyi düşünülmüş.”
-Sungur Göktepe: “Gerçekten çok güzel bir organizasyon Toplum olarak geçmişimizi çok özlemişiz. Mansur Başkan da bizlere bunu tattırıyor, yaşattırıyor. Gerçekten millet olma ruhunu bize yaşattırdığını hissediyoruz.”
-Kamil Cicili: “Ankara Büyükşehir Belediyesinin bu tarz etkinliklerinden gayet mutluyuz ve severek geliyoruz.”
– Serap Özdemir: “Çok güzel bir ortam filmi izlemek için Biraz erken geldik ve kısa bir piknik de yaptık. Büyükşehir Belediyesinin kış mevsimi boyunca etkinliklerini takip ettik. Bu akşam da güzel bir Ankara akşamında çok hoş bir ortamdayız.”
– Rıza Metin: “Atatürk Orman Çiftliği Doğal Yaşam Parkı’na ilk defa geldim. Sayın Belediye Başkanımız Mansur Yavaş’a ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.”
– Özer Özdemir: “Uzun yıllar sonra açık havada film seyretmenin zevkini tekrar tattığımız için çok memnunuz. Belediyecilik sadece kaldırım yapmak, asfalt yapmak değil aynı zamanda da sosyal hizmetlerde de bulunmaktır. Bunun için de Ankara Büyükşehir Belediye Başkanımıza teşekkür ediyorum.
]]>(ANKARA) – Ankara’da 15 Temmuz 2020’de antrenman dönüşünde alkollü sürücü Çağdaş Şenyüz’ün çarpıp kaçması sonucu yaşamını yitiren bisiklet sporcusu 19 yaşındaki Umut Gündüz’ün ölümünün üzerinden dört yıl geçti. ANKA Haber Ajansı’na konuşan baba Menderes Gündüz, “Oğlumun katili şu anda Ankara’nın sokaklarında yasaların vermiş olduğu cesaret ve güvenle özgür bir şekilde dolaşarak yeni işleyebileceği suç ve suçlar için zemin arıyor” dedi.
Ankara Batıkent’te antrenmandan dönenen Umut Gündüz’ü alkollü sürücü Çağdaş Şenyüz aracıyla çarparak öldürdü. Olayın ardından gözaltına alınan ve 1,53 promil alkollü olduğu belirlenen Şenyüz, mahkemece tutuklandı. Şenyüz, 4 ay sonra tahliye edildi. Bilirkişi raporunda Umut Gündüz’ün, yolun sağ şeridinden eksiksiz teçhizatla gittiği, kaskında ve bisikletinde sürücüleri uyarmak için ışıklandırma bulunduğu ve kusursuz olduğu belirtildi. Şenyüz’ün ise “asli kusurlu” olduğu kaydedildi.
Ankara 57’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nde 6 yıl hapis cezası istemiyle yargılanan sanık Şenyüz’e “taksirle ölüme neden olmak” suçundan önce 5 yıl 4 ay hapis cezası verildi. Daha sonra bu ceza “iyi hal indirimi” uygulanarak 4 yıl 5 ay 10 güne indirildi. Dört ay cezaevinde kalan Şenyüz, tutuklu kaldığı süre göz önünde bulundurularak yeniden cezaevine girmemiş, Umut Gündüz’ün ailesi 28 Ocak’ta İstinaf Mahkemesi’ne başvurmuştu.
“Yasaların vermiş olduğu cesaret ve güvenle…”
Umut Gündüz’ün babası Menderes Gündüz, ANKA Haber Ajansı’na geçen 4 yılda yaşadıklarını anlattı. Baba Menderes Gündüz, “15 Temmuz 2020 tarihinde lisanslı bisiklet sporcusu oğlumuz antrenman dönüşü alkollü bir sürücünün çarpıp kaçması sonucunda öldürüldü. Ölümünün akabinde tutuklu olarak yargılanan sanık 4 ayın sonunda ‘uzun tutukluluk’ mağduriyetiyle serbest bırakıldı. Karar duruşmasına geldiğimizde sanığın ‘iyi hali indirimi’ ve ‘sosyal ilişkileri’ göz önünde bulundurularak 4 yıl 5 ay 10 gün gibi bir süreyle ödüllendirildi ve hapis yatarlılığı ortadan kalktı. 1 yıl gibi bir süreyle ehliyetine el konuldu ve sonrasında teslim edildi. Şu anda Ankara’nın sokaklarında yasaların vermiş olduğu cesaret ve güvenle özgür bir şekilde dolaşarak yeni işleyebileceği suç ve suçlar için zemin arıyor” diye konuştu.
“Bizler adaletin ‘A’sını dahi görmedik”
Umut Gündüz’ü öldüren kişinin kendisine ve eşine dava açtığını belirten Gündüz, “Bizler adaletin ‘A’sını dahi görmedik. Yargılama sürecindeki karara verdiğimiz itirazdan dolayı oğlumun ölümüne sebep olan sürücünün yargılandığı 6 yılla benim söylediğim sözlerden dolayı 6 yılla yargılandım. Neticesinde 1,5 yıl ve sonrasında para cezasına çevrildi. Bundan cesaret alan katil ise eşimin sosyal medyada paylaştığı fotoğraftan dolayı kendisine tehdit ve hakaret olarak aldığı için bir dava açtı. Şu an hem benim yargılandığım davayı benden şikayetçi olan mahkeme heyeti hem de eşimden şikayetçi olan katilin avukatı İstinaf sürecine taşımış bulunmaktadır” dedi.
“Dört yıldır hukuk ve adaletin tarafsızlığını görmediğini” ifade eden Gündüz, şöyle konuştu:
“Şu an için Umut’u öldüren katilin yargılandığı davada İstinaf’tan gelmiş ve Anayasa Mahkemesi’ne taşımış bulunmaktayız. Bu süreç içerisinde Umut’un ölümünden ve ilk günden beri söylediğimiz ‘cesaretsizlik cesaretlendirir’ sözünün haklılığını maalesef bugün gördük. Onlarca bisiklet, motosiklet ve yayaların katilleri aynı cezasızlıkla ve aynı uygulamalarla serbest bırakıldı. Birçoğu ilk günden serbest bırakılırken, kimileri kamuoyu baskısı ve tepkisiyle 3 ay – 5 ay gibi göstermelik tutuklamalarla devam etti.
Bu dört yıl içerisinde hukukun, adaletin hiçbir şekilde tarafsızlığını ve adilliğini görmedik. Bu süreci halen sürdürüyoruz, mücadelemiz devam ediyor. Umut’un ölümünden sonra onlarca, yüzlerce ölümünde aynı benzerlikte ölmesinin adı kaza değil doğrudan doğruya cinayettir. Şehir içi hızını ihlal etmiş, arkadan çarpmış, yaralı şekilde yerde bırakmış ve kaçmış birisinin kaza olarak olarak değerlendirilmesi hiçbir vicdana, hiçbir ahlaka, hiçbir kanuna da sığmaz. Mücadelemizi devam ettireceğiz.”
Umut’un arkadaşları, yarın saat 15.00’te Ankara Kurtuluş Parkı’ndan Karşıyaka Mezarlığı’na pedal çevirecek. Ardından Umut Gündüz mezarı başında sevenleri tarafından anılacak.
]]>FETULLAHÇI Terör Örgütü’nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016’daki darbe girişimi sırasında, Ankara Emniyet Müdürlüğü önünde şehit olan amatör futbolcu Volkan Canöz (28), doğum gününde annesi Sedef Canöz tarafından mezarı başında anıldı. Canöz, “Oğlum arkadaşlarını toparlamış, ayakkabısını giyerken, ‘Anne merak etme geri geleceğim’ dedi. Oğlum bana verdiği sözlerin hepsini tutardı ama o gece tutamadı. Sonra peşlerinden ben de çıktım sokağa. ‘Bugün vatan, millet için birileri ölecekse ölecek’ dedim. O anda benim oğlum zaten vurulmuş” dedi.
FETÖ’nün 15 Temmuz 2016’daki darbe girişimi sırasında, Ankara Emniyet Müdürlüğü önünde darbecileri durdurmak için tankın üzerine çıkan amatör futbolcu Volkan Canöz, 3 kurşunla vurularak şehit oldu. Canöz, Karşıyaka Şehitliği’ne defnedildi. 5 Temmuz 1988 doğumlu olan Volkan Canöz’ün annesi Sedef Canöz, darbe girişiminin 8’inci yıl dönümü öncesi doğum gününde oğlunun mezarını ziyaret etti. Canöz, Ankara, Antalya ve Kırıkkale’de 3 okula ismi verilen oğlunun mezarında gözyaşı döktü. Sedef Canöz, oğlunun mükemmel bir evlat olduğunu belirterek, “Çok yürekli, çok yiğit bir çocuktu. Nazarım olacak, diye gözlerine bile bakamazdım. Rabbim benden daha çok sevmiş onu. Ben onu Rabbim’e emanet ettim. Allah ondan razı olsun. Ankara’da Şentepe Anadolu Lisesi’nde okudu, sonra okuduğu okula ismini verdiler. Volkan’ım çocukla çocuk olurdu, yaşlı ile yaşlı olurdu. Neşeli, mutlu, öyle güzel bir çocuktu. Hem huyu güzeldi hem kendi güzeldi” diye konuştu.
‘BİRKAÇ ÇAPULCUYA MI BIRAKACAĞIZ’ DEMİŞTİ
15 Temmuz akşamı darbe girişimini televizyondan öğrendiklerini söyleyen Sedef Canöz, “Dua ediyorduk; memleketimize, askerimize, polisimize bir şey olmasın, diye. İki oğlumun ikisi de dışarıdaydı, ‘Eve gelin’ diye telefon ettim. Volkan geldi, odasına gitti. Odasına gittiğinde üzerini değiştirmişti. Kardeşine o gece ‘Gidelim’ dedi. Kardeşi, ‘Ağabey, ne olduğunu bilmiyoruz’ dedi. O da ‘Vatan elden gidiyor, birkaç çapulcuya mı bırakacağız?’ dedi. O an biz ‘Silahın mı var?’ dedik; o da ‘Taş da mı yok anne, ben taş ile o uçağı düşürürüm’ dedi. Sonra arkadaşlarını toparlamış. Mahalledeki arkadaşlarına mesaj atmış, ‘Vatan elden gidiyor’ diye. Komşumuza, ‘Teyze ben gidiyorum, geri dönmeyeceğim, hakkını helal et’ demiş. Bana ayakkabısını giyerken, ‘Anne merak etme geri geleceğim’ dedi. Oğlum bana verdiği sözlerin hepsini tutardı. O gece tutamadı. Sonra onlar çıkınca ‘Ben niye duruyorum?’ dedim, peşlerinden ben de çıktım sokağa. Sonra oradakiler ortalığı karıştırmak için bir şeyler söylüyorlardı. Ben orada ‘Bugün vatan, millet için birileri ölecekse ölecek’ dedim. O anda benim oğlum zaten vurulmuş” ifadelerini kullandı.
‘VOLKAN KENDİNİ VATANA, MİLLETE SİPER ETTİ’
Küçük oğlunun aracı park ettiği sırada ağabeyinin vurulduğundan habersiz olduğunu anlatan Sedef Canöz, “Küçük oğlum geldiğinde kanlar içinde görmüş ama ağabeyini tanıyamamış. Sonra polislere yardım etmek için içeri girmiş. Küçük oğlumu aramışlar, ‘Dışarı gel, ağabeyin vuruldu’ demişler. O da plastik mermi zannediyormuş. Hastaneye giderken kardeşinin elini sıkmış, sonrası da yok zaten. Genelkurmay’a gidiyorlarmış aslında ama Ankara Emniyet Müdürlüğü’nün orada, ‘Yardım edin, burası çok kötü’ demişler. Öyle olunca emniyete dönmüşler. Volkan orada tankın üzerine çıkmış. Ona ateş eden haini yere atmış. Arkadaşların bir tanesi de ‘İn, ateş ediyorlar’ demiş. O anda hain tankın içinden çıkıyor, sırtından, boynundan, üç yerinden vuruyor. Silahsız bir insanın neyinden korktun? Sana ne kadar bir korku verdi ki, oğluma 3 kurşun sıktın? Bir evlat çok zor yetişiyor, nasıl kıydın? O gece Volkan hem vatana hem millete hem askerimize hem polisimize kendini siper etti. 8 yıldır da ne yaşadığımı bir ben bilirim, bir Allah bilir. Bugün oğlumun doğum günü, bu saatlerde kucağıma vermişlerdi, benim çocuğumu. Affetmiyorum yapanları, onları Allah’a havale ediyorum” dedi.
]]>Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan’ın ev sahipliğinde Kalaba Aqua Park’ın yeni hali düzenlenen program ile açıldı. Programa Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Ankara Milletvekilleri Yüksel Arslan ve Adnan Beker, Beypazarı Belediye Başkanı Özer Kasap, Milli Güreşçi Taha Akgül, muhtarlar ve çok sayıda vatandaş katıldı. Çocukların yüzerek doyasıya eğlendiği açılış programında renkli görüntüler ortaya çıktı.
Belediyelerin doğumdan ölüme kadar insan hayatının her alanında hizmet veren bir kuruluş olduğunu vurgulayan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, şunları kaydetti:
“Çocukların ve gençlerin vakit geçireceği yerler çok önemli. Genellikle proje adı altında çöp projeler yapılıp, ‘biz proje yaptık’ diye halkın tertemiz parası bu projelere aktarıldı. Halbuki temel ihtiyaçları karşılamak belediyenin en büyük görevidir. Bunlardan bir tanesi de evine en yakın alanda spor yapmaktır. Kadınların, gençlerin, ailelerin çocuklarıyla birlikte oturup vakit geçirebileceği, huzur bulacağı ve çocukların da bu vesileyle kendilerini eğitirken hem de kötü alışkanlıklardan kurtulacağı meşgale alanları kazandırmak çok önemlidir. İşte burada da yıllar önce yapılmasına rağmen atıl bir halde bırakılmış bu tesis bugün tekrar hayata geçiriliyor. İnşallah Mesut Başkanımla el ele vererek Keçiören’i çok daha huzurlu, yaşanabilir bir hale getirmek boynumuzun borcudur. Çünkü en iyi belediyecilik, kendi görev alanında yaşayan herkesin keyifli zaman geçirmesini, orada yaşamaktan mutlu olmasını sağlamaktır. ve bugün bir adım atıldı. Gerçekten güzel bir tesis olmuş. Keçiörenlilere, ailelere, gençlere ve çocuklara hayırlı olsun, nice açılışlara diyorum Mesut Başkanım.”
Göreve geldikten üç ay gibi kısa bir sürede ilk tesis açılışını yaptıklarını söyleyen Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan ise, “Çocuklarımızın ve gençlerimizin aktif kullanması gereken fakat atıl vaziyette unutulmuş olan bir tesisi ayağa kaldırdık ve bugün açılışını hep birlikte yapıyoruz. Bizler caddesinde, sokağında, pazarında, derneğinde, STK’sında halkımıza bir söz verdik. Bizler hizmetkar olmaya geldik. Bugün de nasip oldu ve ilk açılışımızı belediyeciliğini rol model aldığımız Sayın Mansur Yavaş Başkanımızla birlikte yapıyoruz. Halkımızın içinde olarak, gençlerimiz ve çocuklarımıza daha ehemmiyet vererek yolumuza devam edeceğiz. Çocuklarımız ve gençlerimiz Yüce Türk milletimizin geleceği ve teminatıdır. Sırayla kadınlarımıza, yaşlarımıza, emeklilerimize, kimsesizlerimize, engellilerimize ve halkın tüm kesimlerine ilişkin projelerimizi herkes izlemeye devam etsin. Tüm Türkiye’ye model oluşturacağız. Baştan sona yenilediğimiz tesisimiz Keçiörenli tüm hemşerilerimize hayırlı uğurlu olsun” ifadelerine yer verdi.
Ankara Milletvekili Yüksel Arslan ise, “Tesisin hizmete açılmasında emeği geçenlere çok teşekkür ediyorum. Mesut Başkanım masanın her iki tarafında oturdu. Hem idari yönden devlette bulundu, hem siyasi yönden bugün belediye başkanı. Daha çok güzel hizmetler yapacağına inanıyorum” diye konuştu.
Göreve geldikten kısa süre sonra önemli bir tesisin açılışına imza atan Özarslan’ı tebrik ederek konuşmasına başlayan Ankara Milletvekili Adnan Beker ise, “Güzel bir tesis olmuş. İki ay içerisinde açılış yapan Keçiören Belediye Başkanımız Mesut Özarslan’a teşekkür ediyorum. Bundan sonra herhalde her ay bir açılış yapılacak, durum onu gösteriyor. İnşallah Mansur Başkanımın da desteğiyle Keçiören’e 25-30 senede yapılmamış hizmetleri bu 5 senede yapacak, daha güzel tesisler kazandıracaktır” şeklinde konuştu. – ANKARA
]]>Ankara’da ABD Büyükelçiliği konutunda Bağımsızlık Günü resepsiyonu düzenlendi. Resepsiyona ABD’nin Ankara Büyükelçisi Jeffry Flake ve eşi Sefire Cheryl Flake, Dışişleri Bakan Yardımcısı Berris Ekinci, TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar, diplomatlar ve yabancı misyon şefleri katıldı. Büyükelçi Flake ve eşi Sefire Cheryl Flake davetlileri girişte karşıladığı resepsiyonda Türkiye ve ABD’nin milli marşları okundu.
“Bakanımız Fidan ve Blinken düzenli olarak temas halindelerdir”
ABD ile yıllar içerisinde ilişkilerin müttefiklik bağlıyla tanımlanan uzun vadeli dostluğa evrildiğini dile getiren Bakan Yardımcısı Ekinci, “70 yılı aşkın bir süredir NATO müttefiği olmamızın yanı sıra günümüzde ilişkilerimiz her zamankinden daha zengin ve kapsamlıdır. Sürekli gelişen ticari ve ekonomik ilişkilerimiz ile siyasi ve halklar arası bağlarımız bu resmi zenginleştiren unsurlardandır. Son 12 ayda siyasi temaslarda kayda değer artış yaşanmasından memnuniyet duyuyoruz. Bakanımız Fidan ve Blinken düzenli olarak temas halindelerdir. Söz konusu süre zarfında bakanlar ve parlamentolar düzeyinde çok sayıda görüşme gerçekleşti. Türkiye ABD stratejik mekanizması terörle mücadelede ile enerji ve iklim değişikliği alanlarında da kapsayacak şekilde ilişkilerimizde etkin bir araç olmayı sürdürmektedir. Türkiye ABD savunma Sanayi ticaret diyaloğu artan işbirliğimizin dikkat çeken diğer bir önemli alanıdır. Bugün karşılaştığımız benzeri görülmemiş küresel sınamalar, Türk, Amerikan müttefikliğini geçerliliğini koruduğunu ve kritik önem taşıdığını bir kez daha göz önüne sermektedir. Gazze ve Ukrayna’daki savaşlar Suriye ve Sudan’da süregelen ihtilaflar, Yemen ve Kızıldeniz’deki gelişme küresel istikrarı etkilemektedir. İlişkilerimizin önümüzdeki dönemde güçlenmeye ve çeşitlenmeye devam edeceğine inanıyorum” ifadelerini kullandı.
“Ankara’da gerçekleştirdiğimiz üçüncü ve son Bağımsızlık Günü kutlamamız olduğuna inanamıyoruz”
Türkiye’de geçirdikleri üçüncü ve son Bağımsızlık Günü olduğunu aktaran Büyükelçi Flake, “Bağımsızlığımızın 248. yıldönümü dolayısıyla Amerika Birleşik Devletleri adına sizleri bugün burada ağırlıyor olmaktan büyük bir onur duyuyoruz. Ülkelerimiz arasındaki zengin ilişkilere katkı sunan bu kadar çok insanı burada bir arada görmekten heyecan duyuyoruz. İş dünyasından, devlet kurumlarından, sanat ve eğlence dünyasından ve medyadan konuklar bugün aramızda. Bu akşam bizimle beraber olduğunuz için hepinize teşekkür ediyoruz. Cheryl ve ben, bugünkü kutlamanın Ankara’da gerçekleştirdiğimiz üçüncü ve son Bağımsızlık Günü kutlamamız olduğuna inanamıyoruz. O nedenle bu yıl farklı bir şey yapalım diye düşündük” diye konuştu.
Türkiye’nin birçok noktasını ziyaret ettiklerini dile getiren Cheryl Flake, “ABD’deki dostlarımızla konuştuğumuzda bize rutin toplantılar ya da resmi etkinlikler dışında ne yaptığımızı sık sık soruyorlar. Ülkeyi dolaşıyor muyuz? Hiç turist gibi hareket ettiğimiz oluyor mu? Bu soruların yanıtı tabii ki evet oluyor. Dolayısıyla bu güzel ülkede yaşadığımız deneyimleri sizlere fotoğraflarla göstermeyi düşündük. Tabii ki, sadece bir ya da iki fotoğrafla kendimizi sınırlandırmak istemedik. Bunun yerine öne çıkan on anımızı sizlerle paylaşmak istiyoruz” diyerek İstanbul’da Ayasofya ve Kapalı Çarşı gezilerinden, Ankara’daki ziyaretlerinin yanı sıra Efes, Side ve Göbeklitepe’deki fotoğraflarını sahnede bulunan ekrana yansıtıldı. – ANKARA
]]>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, bugün 10 Ekim Barış Derneği Dayanışma Yemeğine katıldı. Özel’e burada; CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol, Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, Ankara Milletvekili Aliye Timisi Ersever, İstanbul Milletvekili Ali Gökçek ve Malatya Milletvekili Veli Ağbaba eşlik etti.
Geceye ayrıca; DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ile Tuncer Bakırhan, Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Seyit Arslan, DEM Parti Hakkari Milletvekili Vezir Parlak, EMEP Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Erinç Sağkan ve TMMOB Başkanı Emin Koramaz da katıldı.
Program, 10 Ekim Derneği Eş Genel Başkanları İshak Oruç ve Mehtap Sakinci’nin konuşmalarıyla açıldı. Ardından DEM Parti Eş Genel Başkanı Bakırhan, TBB Başkanı Sağkan ve EMEP Genel Başkanı Aslan konuştu. Programın son konuşmacısı ise CHP Lideri Özel oldu.
Özel’in konuşmasından öne çıkanlar şöyle:
“Yakın tarihimizin en korkunç günlerinden birini dokuz yıl önce yaşadık. 10 Ekim 2015 günü Ankara Garı önünde DİSK’in, KESK’in, TBB’nin, TMMOB’un hepimize, bütün Türkiye’ye yaptığı ve emek, barış ve demokrasi mitingi için oradaydık. Aslında bir sürecin en son ve en kanlı halkalarından bir tanesini tamamlıyordu birileri orada. 7 Haziran seçimlerine iki gün kala Diyarbakır’da patlayan ve dört kişinin hayatını kaybetmesiyle başlayan süreç, 20 Temmuz’da Suruç’ta oraya oyuncak götüren, oraya sevgi götüren 33 gencimizin hayatını kaybetmesiyle ivmelenmiş, yaz boyunca sürekli birtakım karanlık eylemlerle Türkiye kana bulanmış, ülkeyi yönetenler failleri tarif ederken ‘kokteyl terör örgütleri’ diye tarifler yaparak bu kanlı sürecin kendileri dışındaki herkesin o süreçte olduğunu tarif etmiş ama bir yandan da anketlerle sonuçlarını ölçmüşlerdi.
“Barış isteyenler şarkılarla, halaylarla, otobüslerden çekip paylaştıkları fotoğraflarla birlikte Ankara’ya doğru geldiler”
Ve 10 Ekim günü, 10’uncu ayın 10’unda, sabah 10.10’da buluşmak üzere Türkiye’nin 81 ilinden otobüsler, yüzlerce ilçesinden minibüsler yola çıktı. Barış isteyenler bütün gece yollardan, sonra her birimizin hatıralarına büyük acılar ve en yüreğimizi dağlayacak kareler bırakarak şarkılarla, halaylarla, otobüslerden çekip paylaştıkları fotoğraflarla birlikte Ankara’ya doğru geldiler. Bir tuhaflık vardı. Normalde örneğin Manisa’nın Saruhanlı ilçesinin Azimli Köyü’nden KESK bileşenlerine üye üç canımızı kaybettik. Taziyesinde şunu duydum: Dediler ki ‘Normalde böyle bir eyleme giderken Turgutlu’da durdururlar, Salihli’de durdururlar, Uşak’ta bekletirler, Afyon’da çıldırtırlar, Ankara girişinde bekletirler ama araba hiç durmadı.’ Malatya’dan dinlediklerimiz de Hatay’dan dinlediklerimiz de hep aynı şeyi anlattı. O gece her zamankinin aksine hiçbir aracı durdurmadılar. ve bir aracın önüne bir eskort vermedikleri kalmış sonradan gördüğümüz kadarıyla. Daha önce Adıyaman İslam Çay Ocağı’ndaki ekip -ki bir tanesi daha önce Suruç Katliamı’nın faillerinden bir tanesiydi- bizim yazdığımız, Sayın Veli Ağbaba’nın yazdığı IŞİD raporunda adı geçen kişi Yunus Emre Alagöz, bir önceki Abdurrahman Alagöz Suruç canlı bombasının kardeşi elini kolunu sallaya sallaya biri de hala daha kimliği bilinmeyen bir Suriyeli bombacıyla birlikte gelmiş, bütün yolu aşmış, bütün aramalardan geçmiş ve adeta hepimize meydan okurcasına 10.10’u hedeflemiş, 10.04’te kendilerini patlatmışlardı.
“Bazı acıları hatırlatmamak unutmaya mal oluyorsa hatırlatmak lazım”
Sonra işte bizim tanıştığımız süreç başladı. Üç gün boyunca hep birlikte ömrümüzün o en feci günlerini yaşadığımız adli tıp sürecini yaşadık. O günü hatırlatmak istemem ama unutmak da istemem. Bazı acıları hatırlatmamak unutmaya mal oluyorsa hatırlatmak lazım. Bu salonun öyle bir derdi yok ama bu konuşmaları canlı yayınlardan izleyenlerin, sosyal medyalardan takip edenlerin buna ihtiyacı var. Soma duruşmasının ilk günü 10 bin kişiydik. Her aileden bir kişi alınarak salona sığabildik. ‘Unutursak yüreğimiz kurusun’du. Son günü salonda 135 kişiydik. Öyle olunca cesaret geliyor birilerine. Sen faciayı gördüğünde, bilendiğinde değil; o bilenmiş halin sona doğru geldiğinde, köreldiğinde onlar adaleti katledecek cesareti bulabiliyorlar. O yüzden unutmamak ve yaşananları hatırlamak; o günkü kararlılığı, o günkü duyguyu taşımaya devam etmek gerekiyor.
“Biz birbirimize acılarımızla bağlıyız”
Yarın da öyle günlerden bir tanesi. Tabii 10 Ekim Barış Derneği örnek bir organizasyon. Bu salonun dayanışması, bu salonun bilinci örnek bir bilinç. Bunun tüm alanlara taşınması lazım. Derneğin Eş Başkanlarının kıymetli açılış konuşmalarını, altlarına imza atarak takip ettim. Bundan sonra buradaki birlikteliğin hiç kimseden çekinmeden -ki niye çekinelim? Biz birbirimize evet, göbeğimizden bağlıyız ve acılarımızla bağlıyız. Birbirlerine değerleri, anıları, yaşanmışlıkları, hele hele acıları üzerinden bağlı olanların gücünü; birbirleriyle suçları üzerinden bağlı olanlar asla aşamazlar. Yeter ki biz niçin bir arada olduğumuzu, bizi bir arada tutanın ne olduğunu ve hedefimizi şaşırmayalım. O günün sürecini baştan sona anlatabiliriz. İsim isim, gün gün, tarih tarih bildiğimiz, takip ettiğimiz süreçler…
” Kenan İpek’i, o günkü İstihbarat Daire Başkanını, Devlet Denetleme Kurulu’nun raporuna hiçbir zaman erişilemediğini, Erman Ekinci’nin kim olduğunu hiç unutmamak lazım”
Kenan İpek’i mesela hatırlatabiliriz. ‘İstifa edecek misin’ sorusuna pişkin pişkin güldüğünü, sonra Yargıtay’a ödüllendirildiğinin, orada Soma Davası’nın ‘Kardeşim olası kastı bu davada kullanmayacaksan nerede kullanacaksın’ diye bozan heyetinin yerine, yukarıdan o beş-sıfırlık kararı bozsun diye atanan üç kişiden biri olduğunu ve üçe-iki kendi dairesinin kararını bozup suçluları kişi başı beşer gün yattıktan sonra serbest bırakan o temyiz kararına imza attığını mesela unutmamak, takip etmek lazım bunları. Mesela bugünkü Ankara İl Emniyet Müdürünün o günün İstihbarat Daire Başkanı olduğunu ve kendisine gelen IŞİD istihbaratlarını değerlendirmeyen kişi olduğunu ama kendisinin bugün Ankara İl Emniyet Müdürlüğü’nde değerlendirildiğini unutmamak lazım, görmek lazım, takip etmek lazım. Recep Tayyip Erdoğan’ın Devlet Denetleme Kurulu’nu görevlendirdiğini, kimsenin kanını yerde bırakmayacağını söz verdiğini ama o kurulun raporunun hiçbir zaman erişilemediğini hatırlamak lazım. ve katliamdaki 19 sanıktan dokuzuna ağırlaştırılmış müebbet, dokuz sanığa terör örgütü üyeliğinden birtakım cezalar verdiler. Ama mesela Erman Ekinci denen ismin aldığı cezanın nasıl olduysa bozulup beraat ettiğini ve bu Erman Ekinci’nin kim olduğunu hiç unutmamak, sonuna kadar takip etmek lazım.
“Gün gelecek katiller ve katilleri koruyanlar teker teker hesap verecekler. O günü yaşayacağımıza ant olsun”
Biz yarın, diğer partilerin kıymetli milletvekilleriyle birlikte kuvvetli bir heyetle orada olacağız. Karar Tahir Elçi Davası’ndaki gibi, Soma Davası’ndaki gibi cezasızlığı özendiren bir yere yeltenirlerse tam karşılarında duracağız. ya da daha önceki çok sayıda siyasi davadaki gibi taraflarını yine suçludan yana kurarlarsa tarihin önünde onları gözlerinin içine bakmak üzere orada olacağız. Ama herkes şundan emin olsun ki Soma Davası’ndan sonra Akhisar’da adliyenin önünde dediğim üç kelimeyi burada da tekrar edelim: Gün gelecek bu katiller ve bu katilleri koruyanlar, canımızı yakanlar ve yaktıranlar teker teker hesap verecekler. O günü yaşayacağımıza ant olsun, ant olsun, ant olsun.”
]]>
Ankara’da tedavi gördüğü hastanede 23 Haziran 2015’te hayatını kaybeden gazeteci-yazar Cüneyt Arcayürek, vefatının dokuzuncu yıl dönümünde bugün Ankara’da Gölbaşı’ndaki mezarı başında; eşi Esin Arcayürek tarafından anıldı. Arcayürek, eşinin mezarına çiçek bırarak dua okudu.
Arcayürek’in eşi Esin Arcayürek, “Cüneyt Arcayürek, bütün ömrünce Türkiye Cumhuriyeti için çok çalıştı. Işıklar içerisinde huzurlu yatsın. 55 yıl beraber yaşadık. Son günlerinde de hep zihni yerindeydi, son güne kadar yazdı. Özlüyorum fakat rüyalarımda yaşıyorum” dedi.
Gazeteciler Cemiyeti de Arcayürek’i andı
Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin, Arcayürek’in vefatının dokuzuncu yıl dönümü nedeniyle yayımladığı mesajda onun, eserleri ve gazeteciliğiyle yaşamaya devam ettiğini vurguladı.
“Cemiyetimizin önceki yöneticilerinden, tanımaktan ve birlikte çalışmaktan hep onur duyduğumuz sevgili Cüneyt Arcayürek’i her yıl artan bir özlemle anıyoruz” diyen Bilgin, Arcayürek’in bıraktığı gazetecilik mirasının Türkiye için büyük bir hazine olduğunu belirtti. Bilgin, Arcayürek’in binlerce yazı, yüzlerce özel haber ve 40 kitap kazandırdığı basın tarihimizde bu eserleri ve meslek aşkıyla genç gazetecilere her zaman örnek olmayı sürdüreceğini ifade etti.
“Her yıl artan bir özlemle Cüneyt ağabeyin kaybının acısını hissetsek de görüyorum ki onu örnek almak isteyen pek çok genç meslektaşımız var. Bu buruk mutluluğumuz, eminim onun da bizlere bırakmayı arzu ettiği bir mirastı” diyen Bilgin, Arcayürek’in bu mesleki emanetine sahip çıkacaklarını ifade etti.
Bilgin şunları kaydetti:
“Onun için gazetecilik demek önce muhabirlik demekti. Muhabirliğin önemini hep vurgular, bir genç muhabirin azmini ve haber çıkarma aşkını her zaman içinde yaşardı. Duyduğu bir bilginin, aldığı bir haberin peşini bırakmaz sonuna kadar gider ve yazardı. Elinde fotoğraf makinesiyle, Kıbrıs Barış Harekatı’nda karaya ilk adım atan askerlerle birlikte olacak kadar haberin tam içindeydi. Bugün Arcayürek’i içimizde bıraktığı derin acıyla uğurlamamızın üzerinden dokuz yıl geçti. Bir kez daha özlemle anıyorum. Biliyorum ki 90 yıl da geçse o, eserleriyle yaşayacak ve tüm genç meslektaşlarımıza örnek olmaya devam edecek.”
Cüneyt Arcayürek kimdir?
Gazeteciliğe 1947 yılında Ulus Gazetesi’nde başladı. Sırasıyla Ankara Akşam Haberleri, Kudret, Vatan, 1954 yılında tekrar Ulus gazetesi, ANKA Haber Ajansı, Akis dergisi, Hürriyet, Güneş, Milliyet gazetelerinde çalıştı. Milliyet’te ve Akis dergisinde hem yazarlık, hem genel yayın müdürlüğü yaptı. Akis dergisindeki bir yazısı nedeniyle cezaevine girdi.
Arcayürek 1985 yılında, Cumhuriyet Gazetesi’nde yazmaya başladı. 1991 yılında Cumhuriyet’ten ayrılarak bir süre, Bugün Gazetesi’nde yazdı. Hürriyet Gazetesi ve Cumhuriyet Gazetesi’nin Ankara Temsilciliği görevini yürüttü.
Arcayürek, 1974 yılında Türkiye’nin Kıbrıs’a yaptığı askeri harekat sırasında, askeri gemiyle Kıbrıs’a giren ilk gazeteci oldu. Çektiği 40 kaset fotoğraf dünyaya servis edildi.
Cüneyt Arcayürek, 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in Başdanışmanlığı’nı da yaptı. Arcayürek, 23 Haziran 2015’te Ankara’da tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.
]]>Ankara Büyükşehir Belediyesi, Başkent’in en önemli tarihi ve turistik mekanlarından birisi olan Ankara Kalesi’nde kapsamlı bakım ve onarım çalışması gerçekleştiriyor.
Ankara Kalesi’nde Sokak Sağlıklaştırma ve demir korkuluk çalışması yapıp Zindankapı Burcu, Güney Burçları ile Saat Kulesi’nin 469,12 metrekare alana yayılan surlarını onarıp güçlendiren Ankara Büyükşehir Belediyesi, şimdi de Hisar Kapısı’nda tarihi dokuya zarar vermeden titiz bir çalışma yürütüyor.
Proje kapsamında, yapısal çatlak onarımı, duvar dikişleri, tamamlanma, güçlendirme, açıkların kapatılması ve boya temizliği gibi işlemler gerçekleştiriliyor.
Yenileme Venedik Tüzüğü’ne uygun şekilde gerçekleştiriliyor
Kültür ve Tabiat Varlıkları Daire Başkanlığı’nda görevli Yüksek Mimar Halil İbrahim Karagöz, “Ankara Kalesi Dış Kale Sur Duvarları Restorasyon Yapım İşi” kapsamında Uluslararası Icomos İlkeleri ve Venedik Tüzüğü’ne uyarak çağdaş restorasyon tekniklerinin uzman ekiplerce devam ettirildiğini belirterek, şu bilgileri verdi:
“Ankara Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Tabiat Varlıkları Daire Başkanlığı olarak gerçekleştirmekte olduğumuz restorasyon çalışmaları hızla devam etmekte. Duvarlar üzerinde ayrılmalar, çatlaklar ve eğilmeler mevcuttu. Can ve mal kayıplarının yaşanmaması adına öncelikli olarak sağlamlaştırma çalışması başlattık. Yağışlardan dolayı duvarların nemlenmesi nedeniyle malzemeler üzerinde çiçeklenme ve tuzlanma meydana gelmiştir. Yapmış olduğumuz çalışmada sur duvarlarındaki belli başlı malzeme kayıpları, deformasyon, kararma, çiçeklenme ve tuzlanma gibi yapıya zarar veren ögeler bertaraf edilmekte. Sur duvarları üzerinde yer alan malzeme kayıpları kendi özgün dokusuna ait taşlarla tamamlanıyor. Çalışmalar kapsamında; hem cepheler üzerinde yer alan deformasyon hem de Roma Dönemi’ne ait devşirme taşların üzerinde kararmalar tarafımızca gideriliyor.”
2024 Yılı içinde tamamlanması planlanıyor
Projenin Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hazırlanıp Ankara Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nca onaylandığını belirten Mimar Şeyda Ataman ise “Ankara Kalesi Dış Kale Sur Duvarları Restorasyon Yapım İşi çalışmalarımızı kurumlarla birlikte iş birliği içerisinde ilerletiyoruz. Ayrıca surlarda yaşanılan yağmur suyu sorunu içinde üniversite hocalarımız ile iş birliği yapıyoruz. Ankara Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeoloji Bölümü hocamız Prof. Dr. Yusuf Kadıoğlu ile özellikle iki burç için akademik destek alıyoruz. Burada yapacağımız müdahaleler öncelikle su sorununu çözmeye yönelik olacak. Sur duvarının üzerinde bulunan terastaki döşeme malzemelerini yenileyeceğiz. Çalışmalarımız 2024 yılı içinde tamamlamayı planlıyoruz” diye konuştu.
STK’lardan projeye destek
Ankara Kalesi’nin sadece Ankara için değil, bütünüyle Türk turizminin gözbebeği olacak bir tarihi mirası olduğunun altını çizen Ankara Kale Çalışmaları Meclis Başkanı Şevket Bülend Yahnici de yaptığı yazılı açıklamada, “Ankara Kalesi Dış Kale Sur Duvarları Restorasyon Yapım İşi” projesine şu sözlerle destek verdi:
“Ankara Kalesi’ne gerektiği gibi sahip çıkmak, gerektiği şekilde korumak görevimizdir. Yıllarca Ankara Kalesi Derneği ile bu yönde yürüttüğümüz gayretleri şimdilerde bir sivil toplum üst platformu olan Ankara Kent Konseyi Ankara Kalesi Çalışmaları Meclisi olarak devam ettirmeye çalışıyoruz. Kültür ve Tabiat Varlıkları Daire Başkan Bekir Ödemiş Bey’in ilgisi ve konuyu sahiplenen tavrı, yazışmaları; Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın aynı sahiplenme ile sorumluluk üstlenme beyanındaki ısrarlı yazıları ile Bakanlık rızası ve Kurul kararı noktasına ulaşıldı. Geç de olsa Büyükşehir Belediyesi eliyle tehlikeli durumun giderilmesi yönünde çalışmalar başlatıldı. Her geçen gün büyüyerek korkutucu hale gelmiş bulunan sur çatlaklarıyla birlikte genel bir bakım için de fırsat doğmuş oldu. Bu nadide tarih mirasının korunup geleceğe taşınması ve Ankara Kalesinin bir kültür, sanat, turizm merkezi olarak geleceğe kazandırılması milli bir görevdir.”
]]>Hakkari Belediye Başkanı Mehmet Sıddık Akış’ın gözaltına alınması ve belediyeye kayyum atanmasına yönelik tepkiler devam ediyor. Adalet İçin Hukukçular, ÇHD Ankara Şube, Demokrasi İçin Hukukçular, ÖHD Ankara Şube ve Toplumsal Hukuk üyeleri Ankara Adliyesi önünde bir araya gelerek İçişleri Bakanlığı’nın kararına tepki gösterdi. Meslek örgütleri adına ortak açıklamayı okuyan ÖHD Ankara Şube Sekreteri Sipan Cizreli kayyum uygulamasına karşı gösterilecek tutumun yaşamsal önemde olduğunu belirterek şunları söyledi:
“İktidarın Kürt halkına yönelik ayrımcı siyaseti Türkiye halklarının geleceğinde de büyük risklerin kapısını aralamaktadır. Bütün hukuk örgütlerinin ve kamuoyunun bilmesini isteriz ki kayyım gasplarına karşı bugün sergilenecek tutum, siyasi iktidarın gittikçe arttırdığı baskı ve zor politikalarının durdurulması açısından yaşamsal önemdedir. Bu sebeple kesin ve açık bir itiraz geliştirmek için tarihsel bir durağın eşiğinde olduğumuzun iyi bilinmesi gerekmektedir. Dün, İçişleri Bakanlığı’nın sosyal medya hesaplarından ilan ettiği ve özünde her türlü hukuki usul ve ilkenin çiğnendiği bir kararla Hakkari Belediyesi’ne kayyım atandığını öğrenmiş olduk. Ülke siyasetinde normalleşme söylemlerinin revaçta olduğu bu süreçte hukukun Kürt halkının haklarını ve siyasi iradesini gasp etmek için kullanıldığına bir kez daha hep birlikte şahit olduk.”
“Bağımsız yargıya dair bütün kuralların çiğnendi”
Avukat Sipan Cizreli İçişleri Bakanlığı’nın mahkeme yerine geçerek hüküm kurduğunu ve yaptırım uyguladığını öne sürdü. Cizreli, “İçişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada hukuki hiçbir dayanağı bulunmayan birçok iddia sıralamış ve Hakkari Belediye eş başkanı Mehmet Sıddık Akış hakkında adeta mahkeme yerine geçerek hüküm kurmuş, yaptırım uygulamıştır. Bağımsız yargıya dair bütün kuralların çiğnendiği bu uygulama ile yürütme ve yargı arasındaki işbirliği de gözler önüne serilmiştir. Eş başkan Mehmet Sıddık Akış başka bir soruşturma gerekçe gösterilerek gözaltına alınmış ancak dosya hakkında kısıtlama kararı alınarak suçlamaya dair iddialar kamuoyundan gizlenmiştir. Kamuoyunun gündeminde yer alan ve halkın genel menfaati ile doğrudan bağlantılı olan bu dosyada alınan gizlilik kararının manipülasyon taktiği ve dezenformasyon zemini olarak kurgulandığı açıktır. Söz konusu karar ile eş başkanın savunma hakkının engellendiği de bir başka gerçekliktir” dedi.
“Demokratik kamuoyunu itiraz etmeye çağırıyoruz”
Cizreli, kararın hukuki esaslarla uyuşmadığını söyleyerek şöyle konuştu:
“Kesinleşmiş bir yargı kararına dayanmayan, tamamen gerçek dışı suni iddialarla alınan ve masumiyet karinesi ile seçme ve seçilme hakkına saldırı niteliğinde olan bu kararın hukuki esaslarla uyuşur bir yanı yoktur. Mehmet Sıddık Akış Hakkari Belediyesi’nin seçilmiş eş başkanıdır, Hakkari halkının siyasi iradesidir. Hukuk dışı bu karara karşı bütün onurlu hukukçuları, hukuk örgütlerini ve demokratik kamuoyunu itiraz etmeye ve Hakkari halkının yanında yer almaya çağırıyoruz.”
]]>Atatürkçü Düşünce Derneği’nin 17. Olağan Genel Kurulu, Atatürkçü Düşünce Derneği Prof. Dr. Muammer Aksoy yerleşkesinde başladı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın söylenmesinin ardından açış konuşmasını Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanı Mustafa Hüsnü Bozkurt yaptı. Bozkurt, şunları söyledi:
“Atatürkçü Düşünce Derneği, 35 yaşında. Bu dernek kurulduktan sadece 8 ay sonra kurucu genel başkanlığı, ülkemizin yüz akı Muammer Aksoy’u faşist çetelerin hunhar katliamına kurban verdi. Arkasından kurucumuz Fahriye Üçok’u kurban verdi. Ardından bu derneğin fikir önderlerinden Uğur Mumcu’yu kurban verdi. Genel başkanımız Şener Eruygur, Ergenekon kumpasında zindana atıldı, orada felç geçirdi. Bütün bu bedelleri ödedi Atatürkçü Düşünce Derneği. Ama kuruluş felsefesinden, Kemalizmin kutup yıldızı olduğunu herkese haykırma gerçeğinden ve laik cumhuriyetten ve laik eğitim sisteminden asla ödün vermedi. Bundan sonra da vermeyecek. Ne bedel olursa bu yolda ödenecektir.”
“Ortak akılla şehri yönetmeye ve bunu başarmaya gayret edeceğiz”
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş da yaptığ konuşmada, “Ankara, Atatürk ile anılan bir kenttir. Neresine bakarsanız bakın Atatürk’ü görürsünüz” dedi. Yavaş, şöyle konuştu:
“Ankara Atatürk ile anılan bir kenttir. Neresi bakarsanız bakın Atatürk’ü görürsünüz. Çubuk Barajı, Atatürk Orman Çiftliği ve bunun gibi onlarca eseri… Bu kent modern bir şekilde planlanmıştır. Ancak son yıllardaki imar uygulamaları, kentin kimliğinin ortandan kaldırılması, Cumhuriyet değerlerinin unutturulması konusunda gayretler sarf edilmiş. Bize düşen, Mustafa Kemal Atatürk’ün düşüncesini ve bu düşünceyi ısrarla savunan Atatürkçü Düşünce Derneği’ne destek olmak ve Ankara’mızı çağdaş bir şekilde, Mustafa Kemal Atatürk’ün bize emanet ettiği şekilde dünya başkentleriyle yarışır bir hale getirmek boynumuzun borcudur. Bu konuda bize destek veren herkesle ortak akılla yönetmeye ve bunu başarmaya gayret edeceğiz.”
“Cumhuriyet’in on yılında doğan bir çocuk olarak…”
Türkiye Cumhuriyeti’nin ikinci Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün kızı Özlem Toker de yaptığı konuşmada, şunları kaydetti:
“Hem manevi bir anne olarak hem de her zaman onur duyduğum Cumhuriyet’in ilk on yılında doğan bir çocuk hem de Atatürk ile göz göze gelmiş, Atatürk’ün benim gözlerimin içine bakarak ‘Senden Türk çocuğu olarak neler yapacağım. Merak edeceğim, soru soracağım, hep doğruları arayacağım. Her zaman aklımda Türkiye Cumhuriyeti’ni ilelebet var etmek olacaktır’ dediği Atatürk’ü çok yakından tanıma şerefine nail olduğum ve büyük sorumluluk duyduğum için burada sizlerle beraber olmaktan, Atatürk’ün bana verdiği vazifeyi her yerde karşımdaki kişinin gözlerinin içine bakarak ‘Ne mutlu Türküm’ diyene, ne mutlu bunu bana sağlayan Atatürk’e deme ihtiyacını duyacağım.”
ADD’nin 17. Olağan Genel Kurulu, yarın yapılacak başkanlık, genel yönetim, genel denetleme ve genel disiplin kurulu üyelerinin seçimleriyle sona erecek. Seçimlerde, mevcut başkan Mustafa Hüsnü Bozkurt ve Utku Gümrükçü yarışacak.
]]>(ANKARA) – Türkiye İşçi Partisi (TİP) Gezi Parkı Protestoları’nın 11. yıında Kuğulu Park’ta basın açıklaması yaptı. Türkiye İşçi Partisi Ankara İl Başkanı Fırat Çoban, “1 Mayıs tutukluları içerideyken, Ethem’in katili dışarıdayken, Gezi’de katledilen küçücük çocukların anneleri göğüslerine taş basmışken helalleşene, yumuşayana yuh olsun” dedi.
Türkiye İşçi Partisi Ankara İl Örgütü, Gezi Parkı Protestoları’nın 11. yılında Güvenpark’ta stant açtı. İl örgütü daha sonra Olgunlar Sokak’ta bulunan Madenci Anıtı önünde toplanarak Kuğulu Park’a yürümek istedi ancak polis yürüyüşe izin vermedi. Olgunlar Sokak’ın her iki tarafı da çevik kuvvet polisleri tarafından kapatıldı. Sokağa bariyerler kuruldu. Türkiye İşçi Partisi İl Örgütü ve polisler arasında yürütülen müzakere sonrası Kuğulu Park’a bayraksız ve slogansız bir şekilde yürüyüşe izin verildi.
“Gezi, çaresiz olduğumuz bir anda çare bulmak demekti”
Kuğulu Park’ta yapılan basın açıklamasında ilk olarak Türkiye İşçi Partisi Parti Meclisi üyesi İrfan Değirmenci konuştu. “Biz Gezi’de özgürlüğümüze sahip çıktık. Sahip çıkmaya devam ediyoruz” ifadelerini kullanan Değirmenci, şöyle devam etti:
“Şarkı söylemedik, slogan atmadık. Çıtımız çıkmadı. Sesimiz çıkmadı. Sadece yürüdük. Şimdi çıtımız çıkacak. Şimdi ses çıkartma zamanı. Kızılay’da bir araya geldik. Olgunlar’ın hem girişini, hem çıkışını kapattılar. ‘Burada mı gözaltına alalım, yoksa pankartınızı, bayrağınız indirip sessizce yolun kenarından mı yürürsünüz’ dediler. Yürüdük. Ankaralılarla yürürken göz göze geldik, desteklerini hissettik. İşte bu yüzden korkuyorlar. Gezi’de 8 yaşında olan çocuklar bugün 19 yaşında. Gezi, çaresiz olduğumuz bir anda çare bulmak demekti. Basından görüntüyü alıp servis edecekler, bizi radikal, marjinal göstermeye çalışacaklar. Bizi bir avuç çapulcu gibi lanse edecekler. Evet, çapulcuyum. Sanmasınlar ki bir avucuz. Bu buz dağının görünen kısmıdır. Buz dağının görünmeyen kısmı, pencerelerden sarkanlardır. Gözümüzün içine bakanlardır. Evladı için tedirgin olan analardır. Gezi ağaçlara sahip çıkmaktı. Gezi aynı zamanda ‘Seni ne ilgilendirir’ demekti. Biz Gezi’de özgürlüğümüze sahip çıktık. Sahip çıkmaya devam ediyoruz.”
“Küçücük çocukların anneleri göğüslerine taş basmışken, helalleşene yuh olsun”
Türkiye İşçi Partisi Ankara İl Başkanı Fırat Çoban ise yaptığı konuşmada şunları kaydetti:
“Birileri, yumuşamadan söz ediyor. Birileri, birbirlerine nezaket ziyaretleri yapıyor. Helalleşmeden bahsediyorlar. 1 Mayıs tutukluları içerideyken, Ethem’in katili dışarıdayken, Gezi’de katledilen küçücük çocukların anneleri göğüslerine taş basmışken helalleşene, yumuşayana yuh olsun. Bu memleketin Anayasası’nı, kanunlarını tanımayanlar Can Atalay’ı tutsak aldılar. Biz biliyoruz bu zorbalar kalmaz gider. Can’ı tutsak alanlar, Tayfun Kahraman’ı tutsak alanlar, üç yaşındaki Vera’yı yıllarca babasını görmeden büyütmek zorunda bırakanlar, arkadaşlarımızın boşalttığı o yerlere girecekler. Ali İsmail Korkmaz’ın annesine, Berkin Elvan’ın annesine, Vera’ya bir sözümüz var. Gezi’de bir ağacı, bir canlıyı, sokak köpeğini kurtarmak için gözünü, bacağını kaybedenlere bir sözümüz var. TİP burada. Helalleşmeyeceğiz, hesaplaşacağız.”
]]>(BALIKESİR) – Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Balıkesir Dönüşüm Kongresi’nin Planlı Kent Örnekleri oturumunda konuştu. Oturuma Ankara’daki hava koşulları nedeniyle çevrimiçi olarak katılan Yavaş, meslek odalarının dahil olacağı şehir planlama bürolarının kurulmasının gerekliğine dikkati çekerek kentlerin yaşanabilecek olaylara göre planlanması gerektiğini söyledi.
Kongreye Ankara’daki yağış nedeniyle gelemediğini dile getiren Yavaş, “Biz 10 gündür yağışlarla baş ediyoruz. Kentler planlanırken böyle bir yağışla ya da iklim değişikliği nedeniyle olacak değişikliklere hazır değil kentlerimizin hiçbirisi. Keza son 15-20 gün içerisinde dünyanın her tarafında yaşanan ve iklim değişikliğine bağlanan aşırı seller çok sayıda can kaybına neden oldu. Burada da gün dönümü dediğimiz dönemde yağması gereken yağışlar maalesef çok daha uzun sürüyor ve bölgesel yağıyor. Ankara’nın içerisinde çok yakın mesafelerde bir semti sel götürürken öbür semtte maalesef damlası dahi düşmüyor. Örneğin yine bir kış geçirdik. Ankara’da karın tanesini dahi görmeden geçirdik. Bundan sonra özellikle kentlerin yeniden planlanan bölgelerinde yağışların ne kadar çok yoğun olacağı ve buna göre tedbir alacak şekilde kentlerin planlanması gerekiyor” dedi.
“İklim krizini tetiklediği sellerle karşı karşıya gelmeye başladık”
Kent nüfuslarındaki artışa dikkati çekerek sözlerini sürdüren Yavaş, şunları kaydetti:
“19’uncu yüzyılın başında neredeyse dünya nüfusunun sadece yüzde 2’si kentlerde yaşarken 20’inci yüzyılın başlarında bu oran yüzde 10’a yükselmiş. Şu anda ise yüzde 50’sine yükselmiş durumda. Dolayısıyla kentlerin bir kapasitesi var. Bugün dünyada geçmişi birkaç yüzyıla dayanan çok sayıda kent bulunuyor. Bunların bir çoğu da büyük kentler. Şu andaki 100-300 yıl önce kurulmuş kentlerin bugünkü şartlara göre bu altyapıyı kaldırması mümkün olmuyor, ilave bir külfet getiriyor. Çok yıllar önce yağışın çok fazla olduğu yerlere gittiğiniz zaman zaten ilk kuruluşta bu yana tedbirler alındığı için problemler olmuyor. Bizim Ankara’da aslında planlı kentlerden bir tanesi. Cumhuriyetin kuruluşuyla birlikte Ankara çeşitli planlarda yer almış, planlanmış bizzat Mustafa Kemal Atatürk’ün talimatıyla planlanmış. Ama şehrin planlarının bir kısmı hala geçerliyken özellikle 1980 yılından sonra yeni çıkarılan İmar Yasası nedeniyle İller Bankası planları yerine, belediye meclislerine imar yetkisi verilmiş. Bugün Ankara’da özellikle Batıkent’teki şehircilik efsanesi varken aynısı Özal’lı dönemlerde Ümitköy ve Çayyolu’nda planlanmışken şu anda gelip baktığınızda maalesef neredeyse parsel bazılı verilen villaların yanında gökdelenlerin çoğalmasıyla birbirinin güneşini, gölgesini kapatan binalar aslında yapılırken maalesef içine dahi giremeyen vatandaşlarımızın ‘çok güzel oluyor’ dedikleri ama aradan zaman geçtikten sonra bunların kendileri için bir şey ifade etmediği böyle kentlerin ısı tuttuğu, daha fazla yağışa neden olduğu… Yine her taraf asfalt yapılırken, kaldırımlar yapılırken, binaların bahçeleri dahil asfalt ve kaldırım ya da beton yapılıp toprağın suya ulaşmaması nedeniyle meydana gelen ve iklim krizini tetiklediği sellerle karşı karşıya gelmeye başladık.
“İlave külfet çıkarıyor”
Burada da düzenli bir kentin planlanmamasının sonuçlarını bir 50-60 yıl sonra özellikle bozulmaya başladıktan sonra tüm Ankaralı çekmeye başladı. Bugün Ankara Çayı noktasından geçen bütün şehirdeki atık suları dahi toplarken ben son 3 yıldır yüzde 100 dolulukla gittiğini ama ara derelerden gelen birçok suyun da buraya karışamadığı için geri teptiğini bizzat yaşamaya başladık. Artık bu bundan sonra planlanan kentlerin kendi özelliklerinin yanında, iklim değişikliği nazara alınarak gerek ulaşım yoluyla, gerekse altyapısı yoluyla bize ilave külfet çıkarıyor. Bunların ileriye yönelik yeni planlanan alanların buna göre planlanması lazım.”
“İyi ve kötü örnekler gösterilmeli”
Kentlerin bilime göre planlanması gerektiğini ifade eden Yavaş, sözlerinin devamında ise şunları kaydetti:
“Şehir planlama bürolarının kurulması ve buradan çeşitli kurumların, sadece belediye imar komisyonun değil meslek odalarına dahil olacağı bir şekilde en azından planlanan yerlerin başımıza gelebilecek olaylar dikkate alınıp yeniden planlanması gerektiğini düşünüyorum. Acı tecrübeleri yaşayarak maalesef bizzat görmüş olduk. Ben dünyanın çeşitli yerlerinde olan güzel kent örneklerinin ve katledilen kent örneklerinin şehir plancılığı okuyan, mimarlık okuyan öğrencilere gösterilmesi gerektiğine inanıyorum. Aynı zamanda bütün belediye başkanlarının seçildikten sonra iyi ve kötü örneklerinin gösterileceği şekilde bir yerde neredeyse sınav yapar gibi kursa tabi tutarak belediyenin diğer birimlerini kendisini ilgilendiren konular olmak üzere özellikle şehircilik konusunda, planlama konusunda ve bunun yasa ve yönetmeliklerini gösterecek şekilde mutlaka eğitimler alması gerektiğine inanıyorum. Özellikle de iyi ve kötü örneklerin kendilerine gösterilmesinin çok yararlı olacağına inanıyorum. Yoksa hem ulaşım, hem altyapı konusunda keşmekeş ve ilk başta planlanmadığı için daha sonra düzeltmeye kalktığınız zaman çok daha fazla masraf ettiğinizi, kamu kaynaklarımızı boşa götürdüğümüzü yeni seçilen belediye başkanlarımıza ve aynı zamanda bunun eğitimini veren üniversitelerin hepsinde gösterilmesi gerektiğine inanıyorum.”
]]>(ANKARA) – Sinan Ateş öldürüldükten bir gün sonra şüpheli Tolgahan Demirbaş’ın savcılık talimatıyla arama yapılan aracında 7 adet kovan, 34 adet fişek, 1 adet tabanca, tabancaya takılı vaziyette bir adet şarjör bulunduğu ortaya çıktı. Ülkü Ocakları Genel Başkan Yardımcısı Emre Yüksel ve Tolgahan Demirbaş’ın birbirleri ile çelişkili ifadeler verdiği belirlendi.
Ankara’nın Çukurambar semtinde, 30 Aralık 2022’de eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sinan Ateş öldürüldü. Sinan Ateş öldürüldükten bir gün sonra 31 Aralık 2022’de Cumhuriyet Savcısı talebiyle Sinan Ateş cinayetinde azmettirici olduğu iddia edilen Ülkü Ocakları Genel Merkez Yöneticisi şüpheli Tolgahan Demirbaş’ın 06 BSG 411 plaka sayılı beyaz renkli Citroen C5 marka aracında arama yapıldı. Arama sonucunda bir karton kutu içerisinde 7 adet kovan, 34 adet fişek, 1 adet tabanca, tabancaya takılı vaziyette bir adet şarjör ve şarjör içerisinde 14 adet fişeğin bulundu. Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğü tarafından muhafaza altına alınan silah ve mühimmata Ankara 6. Sulh Ceza Mahkemesi tarafından verilen kararla el konuldu. Söz konusu belgeye ANKA Haber Ajansı ulaştı.
Öte yandan Sinan Ateş cinayetinde “Toplu halde, iştirak halinde Tasarlayarak kasten öldürme suçuna yardım etmek”ten suçlanan tutuklu sanık Emre Yüksel ve cinayetin azmettiricisi olduğu iddia edilen şüpheli Tolgahan Demirbaş’ın Ankara Emniyet Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği’nde verdikleri ifadelerin de çelişkili olduğu tespit edildi.
“Ortada yanlış bir anlaşılma var” savunması
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, şüpheli Tolgahan Demirbaş’ın Ankara Emniyet Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği’nde 1 Ocak 2023’te verdiği ifadesinde Emre Yüksel ile Gökçehöyük’te bulunan göle gitmeye karar verdiğini ancak Emre Yüksel isimli şahsın alınan beyanında böyle bir hususun olmadığı gibi Cuma namazı sonrası karşılaşarak Hüsrev Lokantası’na giderek yemek yediğini beyan ettiğini belirterek konu hakkında Demirbaş’a soru yöneltti. Demirbaş ise “Her ne kadar Emre Yüksel arkadaşım Cuma namazı sonrası karşılaştığımızı beyan etmiş ise de ortada bir yanlış anlaşılma vardır” savunmasını yaptı.
Yüksel ifadesini değiştirdi: “Çiftliğe gitme notkasında böyle bir hususun olmadığını söylemiş isem de…”
Emre Yüksel de savcılık ifadesinde önceki beyanını değiştirerek “Ben daha önceki ifademde Tolgahan Demirbaş ile Gökçehöyük’te bulunan Aytaç Ataç’a ait çiftliğe gitme noktasında böyle bir hususun olmadığını söylemiş isem de biz o gün bu konuyu konuşmuştuk. O gün bu konu üzerine saat 13.00 sıralarında beni beklediğinden haberim yoktu. O bölgede konum çekmediğinden kendisi bana eşlik etmek için Gölbaşı istikametinde bulunan Kadoil Petrol Ofisi’nin önünde beni beklemiş. Kendisine misafirim olduğunu söyleyince kendisi de geri dönmüştür” dedi.
“Her ne kadar kamera görüntülerinde görülmemiş ise de beyanlarımın arkasındayım”
Suikast sonrası tetikçi Eray Özyağcı’yı Ankara dışına çıkardığı iddia edilen Tolgahan Demirbaş konuya ilişkin savcılık tarafından yapılan baz tespitleri de reddetti. Savcılık, benzinlik kamera görüntüleri incelendiğinde saat 13: 45 sıralarında Demirbaş’ın durduğu ve motosikletten inen bir şahsın Demirbaş’ın kullandığı 06 BSG 411 plaka sayılı Citroen C5 marka aracına bindiğini tespit ederken Demirbaş ifadesinde “Bana bahsetmiş olduğunuz motosiklet, benim aracıma yanaşarak durmamıştır ve benim aracıma kimse binmemiştir. Kamera kayıtlarındaki araç benim aracım değildir. Söylediğim gibi ben lastiklerimi şişirmek için Shell isimli petrol ofisine giderek lastikleri şişirdim. Beyan ettiğiniz gibi her ne kadar kamera görüntülerinde görülmemiş ise de, ben beyanlarımın arkasındayım” diye beyanda bulundu.
]]>(PINARBAŞI)- CHP, 2 Haziran’da seçimlerin yenileneceği Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesinde miting yaptı. Mitinge katılan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, “İkinci adaylığımda da aynen Pınarbaşı’nda yaşanan hadiseleri yaşadık. 2019’a giderken ‘hak yerini bulacak’ afişleriyle halkın huzuruna çıktık ve seçimleri kazandık. Halk yüzde 51’le seçtiği Mansur Yavaş’ı bu sefer yüzde 60’la rekor oyla seçtiler. ‘Az laf çok iş’ dedik hiç kimseyi ayırmadık. En yakın bağ belediye ile kurulur. Siyasi kimliğinden çok adaletli davranır mı, dürüst mü, kul hakkına girer mi? Bunlara bakacaksınız” dedi.
YSK’nın seçimlerin yenilenmesine kararı verdiği Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesinde CHP’nin belediye başkan adayı Deniz Yağan miting yaptı. Mitinge destek için gelen Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı Mansur Yavaş, Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan, CHP’nin Kayseri il ve ilçe başkanları yanı sıra belediye başkanlar katıldı. Pınarbaşı Kaymakamlığı Hükümet Konağı önündeki miting, İstiklal Marşı’nın okunması ve saygı duruşuyla başladı. Mitinge katılanlar ellerinde Türk bayrağı taşıdı, miting aracından çalınan şarkı ve marşlara eşlik etti.
Miting alanına girişte, “Ankara’nın efesi Pınarbaşı’na hoşgeldin” ve “Başkent’in başkanı Pınarbaşı seninle gurur duyuyor” yazılı pankartlar dikkati çekti. Mitinge gelen vatandaşlar “Mansur Başkan” sloganları attı.
“Köylerde içme suyu yok”
Mitingte konuşan CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, Pınarbaşı’nın sorunlarına dikkat çekti. Genç, “31 MArtta yaşanan irade gaspına hepiniz şahit oldunuz. Başkanımız 324 oy farkla seçimleri kazandı. Sizlerin helal oylarıyla seçimleri kazandık. 30 yıldır aynı görüş Pınarbaşı’nı yönetiyor. Gençler ve memurlar burada yaşamak istemiyor. Altyapı ve üstyapı sorunları var. Köylerde içme suyu ve kanalizasyon yok.” diye konuştu.
CHP’nin Pınarbaşı Belediye Başkan Adayı Deniz Yağan da konuşmasında, Pınarbaşı’nın sorunlarını ve bu sorunlara ilişkin çözüm önerilerini şöyle anlattı:
“31 Mart yerel seçimlerinde 234 oy farkla kazandığımız seçim siyasi bir karar ile iptal edildi. Oylarınızla seçilmiş bir aday olarak destekler için teşekkür ediyorum. Geçmişten itibaren önemli bir tarım ve hayvancılık merkezi olan Pınarbaşında bitme noktasına geldi. Sanayicimiz gelişememekte ve gerilemektedir. Esnafımız günden güne kan kaybetmekte. İlçemiz bulunduğu konumu değerlendirememektedir. İlçe terminalimiz bile bulunmamaktadır. Tesisler yetersizdir. Pınarbaşı’nı yönetenler sorunları bilmelerine rağmen çözümde bulunmamıştır.”
“Adaylığımda Pınarbaşı’nda yaşanan hadiseleri yaşadık”
Yavaş, konuşmasına, Beypazarı Belediye Başkanı olduğu dönemde yürüttüğü çalışmalarını anlatarak başladı. Ankara Büyükşehir Belediyesi adaylık geçmişini de anlatanYavaş, “Üçüncüsünde nasip oldu. Aslında ikinci adaylığımda da aynen Pınarbaşı’nda yaşanan hadiseleri yaşadık. 2019’a giderken ‘hak yerini bulacak’ afişleriyle halkın huzuruna çıktık ve seçimleri kazandık” dedi.
“Halk bunlara inanmadı”
Belediye başkanlığı adaylığı sürecinde yaşadıklarını anlatan Yavaş, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Seçimleri kazanmadan önce 2019 yılında başladılar ‘Gelirlerse işçileri çıkaracaklar, belediyeyi yönetemezler’ dediler. Daha da ileri gittiler, ‘sosyal yardımları kesecekler’ dediler. Akıl almaz iftiralarda bulundular. Ankara’da 25 yıldır süren rant düzeninin devam etmesi iç0in bunu yaptılar. Ama halk bunlara inanmadı. Söylenenlerin hepsinin yalan olduğunu gördüler. Halk yüzde 51’le seçtiği Mansur Yavaş’ı bu sefer yüzde 60’la rekor oyla seçtiler. Seçilmeseydik, Ankara halkının temiz paraları, ‘proje yapıyoruz’ adı altında çöp projelere gitmeye devam edecekti.”
“Kul hakkına girer mi buna bakacaksınız”
Ankara’da yürütülen sosyal yardım projeleri hakkında bilgi veren Yavaş, “Bir yönetici adaletli olmak zorundadır” dedi. Belediye başkanlarının milletin temsilcisi olduğunu ifade eden Yavaş, şöyle konuştu:
“Ankara’da büyük arazilerimiz var. Gelir gelmez daha önce ABB tarafından yapılmayanı yaptık. Kendilerine tohum, gübre, mazot desteği ve alım desteği verdik. Ankara’da çiftçiler mutlu. Bunu çiftçilerimiz ve torunlarımızın mağdur olmaması için yapıyoruz. Sosyal yardımlar eskiden göstere göstere yapılırdı. 11 milyon dağıtma parası vardı. Başkent kartı kurduk. Ona Deniz başkanı da entegre edeceğiz. 200 bin aile yardım alıyor. Çocuklara kırtasiye, giyim yardımı yapıyoruz. Çocuklar okusun diye. Türkiye hükümetin dahi yapmadığı dar gelirli ailelere kış boyunca doğalgaz desteği veriyoruz. Ailelere et parası veriyoruz. Yüzde 60 oyla rakibi ikiye katlayarak beni seçtiler. Buna Mansur Yavaş belediyeciliği dendi. Diğer belediyeler de bunu seçim vaadi olarak sundu. ‘Az laf çok iş’ dedik hiç kimseyi ayırmadık. En yakın bağ belediye ile kurulur. Siyasi kimliğinden çok adaletli davranır mi, dürüst mu, kul hakkına girer mi bunlara bakacaksınız.
“Ankara’ya müjdeli haber göndermenizi istiyorum”
Belediyenin harcadığı para sizin paranız. Bunun hesabını sormak zorundasınız. Sizden aldığı maaşla size hizmet ediyorlar. Eşit hizmet eden kazanır. Pınarbaşı’nı ihmal eden Kayseri belediye başkanının oylarının ne kadar düştüğünü gördünüz. Kendi hakkınız için ve Pınarbaşı’nın geleceği için bu dersi vereceksiniz. Mansur Yavaş belediye başkanlığı anlayışı buraya gelecek. Keçiören Belediye Başkanımız burayı kardeş belediye yapacak. Et süt entegre tesisi başta olmak üzere katkıyı sunacağız. Ankara’ya müjdeli bir haber göndermenizi istiyorum.
YSK, CHP’nin kazandığı seçimin yenilenmesine karar vermişti
31 Mart yerel seçimlerinin resmi olmayan sonuçlarına göre, Pınarbaşı Belediye Başkanlığı seçimlerinde CHP’nin adayı Deniz Yağan yüzde 33,30’luk oy oranıyla seçimleri kazanmıştı. AKP ve MHP’nin itirazları sonucunda, Pınarbaşı İlçe Seçim Kurulu seçimleri yenileme kararı aldı.
CHP, söz konusu karara itiraz etmişti. YSK, itirazları reddetmiş ve Pınarbaşı ilçesinde seçimlerin yenilenmesine karar vermişti.
]]>Çankaya Belediyesi’nde gerçekleşen ziyarette AKK Başkanı Halil İbrahim Yılmaz ve beraberindeki heyete, Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Faruk Köylüoğlu da eşlik etti. Toplantıda, Kent Konseyi’nin projelerde paydaşlarla birlikte nasıl hareket etmesi ve kentin gelişiminde hangi yöntem ve yolun izlenmesi gerektiği konusunda konuşuldu.
Çalışmalarından dolayık konseyi tebrik ederek sözlerine başlayan Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, “Sizleri seçim döneminde yakından tanıma ve çalışma imkanı bulduk. Seçimler sonrasında da iş birliğimizin süreceğini görmüş olmak, ayrıca mutluluk verici. Burada kentin paydaşlarının tamamı bulunuyor. Biz de kenti, kentin paydaşlarıyla yöneteceğiz diyorduk zaten. Kent Konseyi en çok katkıyı verecek kurumların başında geliyor. Çankaya sadece Çankaya değil, aynı zamanda Ankara. Burada birlikte ne başarabilirsek Ankara için aynı katkıyı sağlamış olacağız. Bu katkıyı nasıl geliştirebilirsek Ankara da o kadar gelişecek. Hepimizin ortak amacı, yaşadığımız kente hem vefamızı göstermek hem de kentimizi daha da güzelleştirmek. Bu anlamda da üzerimize düşen görevi yapacağız” dedi.
Konsey Başkanı Yılmaz ise “Kente nefes aldıracak o vizyonu biz sizde gördük. Burası yerel katılımcı bir kültürün nefes aldığı bir yer. Örgütsüz liyakate diz çöktüren bir süreç yaşıyoruz. Bizim beraber hareket edebileceğimizi gösterdik lidersiz bir şekilde” diye konuştu.
“Son 5 yılda, Ankara Kent Konseyi çalışmalarıyla kendini hissettirdi”
Polatlı Belediye Başkanı Mürsel Yıldızkaya, “Son 5 yıl da Ankara Kent Konseyi çalışmalarıyla hissettirdi kendini ben bunu söylüyorum, arkadaşlarımın eşliğinde tüm çalışmaları takip ettim çok güzel işlere imza attınız, büyük heyecanla çalıştınız ve lokomotif olarak başarılı oldunuz” ifadelerini kullandı.
Geçen dönem yaptıkları çalışmaları anlatan Konsey Başkanı Yılmaz, yeni dönemde kültür sanat, sokak hayvanları ve tarım konularında iş birliği yapmak istediklerini söyledi.
Pursaklar Belediyesi’nden konseye tam destek
Konsey, son olarak Pursaklar Belediye Başkanı Ertuğrul Çetin’i ziyaret etti. Ziyarette, Konsey Başkan Yardımcısı Savaş Zafer Şahin, ilçenin protokol yolu üzerinde olması nedeniyle önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirterek, “Tüm Ankaralı’lar Pursaklar’dan geçerek Esenboğa Havalimanı’na ulaşabiliyor. Dolayısıyla burası çok ciddi bir vitrin ve vizyon. Geliştirilecek projelerde bunu değerlendirmek tüm kente önemli katkıda bulanabilecek bir içerik taşıyor” dedi.
Pursaklar Belediye Başkanı Çetin ise ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Kent konseyleri kamu ile sivil toplum arasında köprü vazifesi gören birimler. Bu yüzden kuruluş mahiyeti çok kıymetli. Bunu aktif bir şekilde kullanabilmek de çok kıymetli. Bu konuda biz, gerek Pursaklar Kent Konseyi gerek Ankara Kent Konseyi ile her türlü çalışmanın içinde olmayı büyük bir iştahla isteriz” diye konuştu.
]]>Yaz ayları geldi derken mayıs ayında çok sayıda ataşehir escort kentte yaşanan şiddetli yağışla birlikte vatandaşlar neye uğradığını şaşırdı. Etkili olan sağanak ve dolu nedeniyle çok sayıda tarım arazisinde hasar oluştu. Her biri ceviz büyüklüğündeki dolu taneleri görenleri şaşkına çevirdi.
Ankara Polatlı'da öğle saatlerinde etkili olan dolu yağışı nedeniyle ekili tarım arazilerinde hasar oluştu. İlçedeki sağanak nedeniyle de bazı mahallerde sel meydana geldi. Taşkın ve ataşehir escort su baskınları nedeniyle vatandaşlar zor anlar yaşadı. Ankara Valiliği, Meteoroloji'nin uyarısının ardından vatandaşları dikkatli ve tedbirli olmaya çağırdı. Yapılan açıklamada, vatandaşların ani sel, su baskını, yıldırım, yerel dolu yağışı ve kuvvetli rüzgar gibi risklere karşı hazırlıklı olması gerektiği belirtildi.
Eskişehir'in Çifteler ilçesinde şiddetli yağmur ve dolu, yaşamı olumsuz etkiledi. Ceviz büyüklüğündeki dolu tanelerinin isabet ettiği bir otomobilin arka camı kırıldı
Bilecik'te öğleden sonra başlaya yağış kısa sürerken, ilçelerinde adeta hayatı olumsuz etkiledi. Şiddetli yağış, arkasını doluya bırakınca vatandaşlar neye uğradığı şaşırdı. Yer yer ceviz büyüklüğünde dolu yağdığı görülürken, Söğüt Kapalı Pazar çatısına düşen dolu parçacıklarının çıkardığı sesin şiddeti yaşananları gözler önüne serdi. İlçe bağlı Çaltı ve Yakacık dolu şiddetli olurken, bazı seralarda hasarlar oluştu.
Kars'ta sabah erken saatlerde başlayan sağanak, yerini fındık büyüklüğünde doluya bıraktı. Yaklaşık 5 dakika süren dolu, kent merkezini beyaza bürüdü. Doluya şerifali escort hazırlıksız yakalananlar, şemsiyelerle korunmaya çalışırken, bazı kişiler ise iş yerlerine sığındı. Yağışın ardından vatandaşlar ev ve iş yerlerine biriken dolu ve dökülen yaprakları temizledi.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün yayınladığı son tahmin raporunda Bursa için "Sarı" kodlu uyarı verildi. Sağanak beklenen Bursa'nın Yenişehir ilçesinde başlayan dolu, yaşamı olumsuz etkiledi. İlçe merkezindeki halkın otobüs durakları ile iş yerlerine sığındığı dolu yağışı bir süre sonra yerini yağmura bıraktı. Dolu ve sağanak özellikle ekili arazilerde zarara yol açtı.
Bursa Valiliği'nin 'sarı kodlu uyarıda bulunduğu yağışların, Osmangazi, Yıldırım, Gemlik, Gürsu, Kestel, Harmancık, Orhaneli, Büyükorhan, Keles, Yenişehir, İznik, Orhangazi ve İnegöl'de de etkili olması bekleniyor. Yağışların 24 Mayıs saat 06.00'ya kadar devam edeceği, metrekareye de 21-50 kilogram yağış düşmesinin beklendiği belirtildi.
Manisa'da 14.30 sıralarında ceviz büyüklüğünde dolu yağdı. Yaklaşık 10 dakika süren yağışın ardından ilçenin birçok noktası beyaza büründü. Dolu, tarım arazilerinde zarara yol açtı. Doluya yakalananlar kapalı alanlar ve saçak altlarına sığındı. İlçede bazı ev ve iş yerlerinin çatıları zarar görürken, araçlarda hasar meydana geldi.
İşte Türkiye'nin çeşitli noktalarında dolu yağışından geriye kalan manzaralar.
]]>10 Ekim davasında Mülkiye müfettişlerinin kamu görevlilerinin saldırıyı önlemek konusunda ihmallerinin olup olmadığına dair soruşturma başlatılmasını istenmiş ancak Ankara Valiliği soruşturmaya izin vermemişti. Konuyu istinafa taşıyan Murat Yılmaz’ın başvurusu “kesin” olarak reddedildi.
Öte yandan 10 Ekim’de yakınlarını kaybeden pek çok isim de olayda ihmali olduğunu ileri sürdükleri Ankara İl Emniyet Müdürlüğü görevlileri, Başbakanlık, Dışişleri Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı yetkililerini, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) görevlilerini, Emniyet Genel Müdürlüğü mensuplarını, Kara Kuvvetleri Komutanlığının sınır güvenliğinden ve sorumlu yetkilileri, Jandarma Genel Komutanlığı yetkilileri ile İl Sağlık Müdürlüğü Görevlileri hakkındaki şiküyetlerini içeren dilekçeyi Cumhuriyet Başsavcılığına sunmuştu. Cumhuriyet Başsavcılığı, aynı iddialara ilişkin olarak öncesinde verilen işleme konulmama ve işlemden kaldırma kararlarına dayanarak mükerrer nitelikte olduğunu değerlendirdiği dilekçenin işleme konulmamasına karar vermişti.
Bunun üzerine aralarında DİSK ve DİSK adına eski Genel Başkan Kani Beko, Genel İş Başkanı Remzi Çalışkan ve 10 Ekim Barış Derneği Başkanı Mehtap Sakinci’nin yer aldığı 9 başvurucu AYM’ye bireysel başvuruda bulundu. AYM, 10 Ekim Gar Katliamı’nda kamu görevlilerinin sorumluluğu olduğuna yönelik yapılan 9 bireysel başvuruyu birleştirerek karara bağladı. AYM, kamu görevlilerinin soruşturulmaması nedeniyle yapılan başvuruları “kabul edilemez” buldu.
“Anayasa mahkemesi kararı açıkça dayanaktan yoksundur”
10 Ekim Ankara Katliamı Davası Avukat Komisyonu, AYM’nin kararına “açıkça dayanaktan yoksundur” başlıklı yazılı açıklama yaparak, tepki gösterdi. 10 Ekim Ankara Katliamı Davası Avukat Komisyonu’nun açıklaması şöyle:
“Anayasa Mahkemesi de devletin katliamdaki sorumluluğunu ortaya koyan delilleri inkar edenler ittifakına katıldı. 16 Mayıs 2024 tarihinde gerekçeli kararını açıklayan Anayasa Mahkemesi, 2016 yılında Mülkiye Müfettişlerinin raporuna rağmen kamu görevlileri hakkında soruşturmaya izin vermeyen valiliği, soruşturma açmayan Ankara savcılığını haklı buldu.
Anayasa Mahkemesi 9 grup altında incelediği başvuruda; yakınını kaybeden ya da yaralanan bir grup başvurucunun, sunulmuş bütün raporlara rağmen katliamda zarar gördüklerinin anlaşılamadığına, bir grup için hiç verilmemiş bir karara itiraz etmedikleri iç hukuk yollarının tüketilmediğine, Bir grup için olmayan bir hukuk yoluna başvurmadıkları için iç hukuk yollarının tüketilmediğine, doğrudan hedef alınan bir grup için hedef olup olmadıklarının kesin olmadığına, hayatını kaybedenlerin ölümlerinde sağlık hizmetinin gecikmesi ya da alana gaz sıkan polislerin sorumluluğunun olup olmadığının tam olarak anlaşılamadığı için ‘açıkça dayanaktan yoksun’ olduğuna gibi hukuka, mantığa ve vicdana sığmayacak bir karar verdi.
“Katilleri de koruyanları da unutturmayacağız”
Başvurudan 8 yıl sonra verilen, usulü olduğu iddia edilen ve açıkça gerçeğe aykırı gerekçelerle ‘kabul edilemez’ bulunan bu kararla başvurucuların mağdur olduğu inkar edildi, idari ve adli yargıdaki bütün aşamalar çarpıtıldı ve sonuç olarak 10 Ekim Ankara Katliamı, öncesi ve sonrası aklandı.
İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişlerinin, ‘katliamda sorumlulukları olduğu için haklarında ceza soruşturması başlatılmalı’ dediği Ankara Emniyet amirlerinin sorumluluklarının tartışılmasından kaçıldı. Katliamın istihbarını gizleyen, yeterli güvenlik önlemini almayan, insanları bile bile ölüme gönderen o amirler, bugün İçişleri Bakanlarının çete kavgalarında bir bir düşerken Anayasa Mahkemesi’nin bu ‘suya sabuna dokunmayan’ kararını biz ‘açıkça dayanaktan yoksun’ ve ‘kabul edilemez’ buluyoruz.
Hukuk mücadelemiz hakkın sahibi halkın nezdinde; Anayasa Mahkemesi’nin ‘mağdur olduklarının belirsiz olduğu’ nitelemesi yaptığı müvekkillerimizin gayretiyle sürüyor, sürecek. Devletin güç savaşlarından bize düşen kırıntılarla değil, tırnaklarımızla kazıyarak elde ettiğimiz gerçeklerle bütün sorumluları mahküm edeceğiz. Bir kez daha hatırlatmak istiyoruz: Katilleri de koruyanları da unutturmayacağız.”
]]>19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı, tüm yurtta olduğu gibi Başkent’te de coşkuyla kutlandı. Ankara Büyükşehir, bu yıl da kentin dört bir yanını Türk bayrakları ve Atatürk posterleri ile süslerken, şehrin farklı noktalarında çeşitli etkinlikler düzenledi.
Kutlamalar kapsamında konserlerin adresi Atatürk Orman Çiftliği Doğal Yaşam Parkı oldu. Kutlamaların ilk gününde Gülşen, ikinci gününde ise Murat Boz hayranlarıyla buluştu. 19 Mayıs günü ise alternatif rock müziğin önemli temsilcilerinden Mor ve Ötesi sahneye çıktı.
Başkan Yavaş da Başkentli gençlerle kutlamalara katıldı. Atatürk Orman Çiftliği Doğal Yaşam Parkı’na kurulan konser alanını dolduran gençlere seslenen Yavaş, şunları kaydetti:
“Ankara kendisine yakışanı yapıyor”
” Mustafa Kemal Atatürk’ün kentine, Başkent Ankara’ya yine coşku, yine ışık, yine umut saçıyorsunuz. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’mız kutlu olsun. Hoş geldiniz… Görüyorum ki Ankara yine kendisine yakışanı yapıyor. Milli bayramlarımızın coşkusu tüm Türkiye’ye akın akın Ankara’dan yayılıyor. Şu anda burada ucunu bucağını göremediğim 10 binlerce genç, kendi bayramını, Türk’ün bayramını coşkuyla kutluyor. Hepinizle gurur duyuyoruz. Sizler 31 Mart Yerel Seçimlerinde bizim de ümidimiz, bizim de umudumuz oldunuz” diyerek konuşmasını sürdüren Yavaş, “İnanıyorum ki, şeffaf, katılımcı, hesap verebilir yönetim anlayışımız, yine sizlerin gücüyle tüm Türkiye’ye yayılacak ve ülkemiz şatafatın, gösterişin, yolsuzluğun ve yoksulluğun ortadan kalktığı aydınlık yarınlara kavuşacaktır. Bunun işaret fişeğini rekor oy oranıyla Ankara’dan yaktınız. İşte bizler de sizlere layık olmak için hiç durmadan çalışacağız. Güveninizin yükünü omuzlarımızda hissediyoruz. El ele vererek, hep birlikte Ankara’mızı Mustafa Kemal Atatürk’e yakışır, dünya başkentleriyle yarışır bir seviyeye getireceğiz. Bayramımız kutlu olsun. Hepinizin gözlerinden öpüyorum, ailelerinize selamlarımı iletiyorum. Mustafa Kemal Atatürk’ün emanet ettiği Cumhuriyetimiz, Türkiye’miz İlelebet yaşayacaktır. Sözlerime onun çok güzel olan sözleriyle tamamlıyorum. Ne mutlu Türk’üm diyene… Cumhuriyet, ülkemiz sizlere emanet…”
Başkentli çocuklardan 19 Mayıs gösterisi
Ankara Büyükşehir Belediyesi, kentin dört bir yanını Türk bayrağı ve Atatürk posterleriyle kırmızı beyaza boyarken billboardlarda Atatürk’ün “Ey Türk Gençliği! Birinci vazifen Türk istiklalini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir” ve “Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!” sözleri yer aldı.
Başkentlilerin yoğun olarak kullandığı meydan ve parklar, Ankara Büyükşehir Belediyesi bando takımından yükselen marş sesleriyle renklendi. Aile Yaşam Merkezleri ve Gençlik Merkezleri’nin yanı sıra Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı’na bağlı olarak hizmet veren Sokakta Çalışan Çocuklar Merkezi’nde de 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı etkinliklerle kutlandı.
]]>Ankara Büyükşehir Belediyesi, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı kutlamaları kapsamında birbirinden renkli etkinliklere ev sahipliği yaptı. Ankara Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Daire Başkanlığı, Başkent Gençlik Meclis ile birlikte Kurtboğazı Barajı’nda kamp düzenledi.
Doğayla iç içe 2 gün
Yaklaşık 100 kişiden oluşan grup, Türkiye Dağcılık Federasyonu’na bağlı 2 personelin eşliğinde çadırlarını kurdu. Kısa sürede birbirleriyle kaynaşan gençler, Kurtboğazı Barajı’nda unutulmayacak 2 gün geçirdi.
Kamp alanının Kurtboğazı Barajı su havzası dışında kurulduğunu ve katılımcılar için tüm güvenlik tedbirlerinin alındığını belirten Gençlik ve Spor Daire Başkanı Mustafa Artunç, “19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı kutlamaları kapsamında 2. gençlik kampını Kurtboğazı’nda düzenliyoruz. Kampımızda gün içinde gençlerimiz için çeşitli ikramlarımız, eğlenceler, patlamış mısır eşliğinde açık hava sinema etkinliğimiz ve kamp ateşi etrafında müzik dinletisi olacak. Kampa katılan gençlerimize Büyükşehir Belediyesi olarak çadır, kumanya, ulaşım gibi tüm kolaylakları sağlayarak doğa ile iç içe güzel vakit geçirmelerini sağlamaktayız” dedi.
“Genç dostu kent inşa etme süreçlerine başladık”
Ankara Gençlik Meclisi Başkanı Halil Ecer ise, 19 Mayıs Gençlik Haftası kapsamında kamplar, festivaller ve Ankara’nın çeşitli yerlerinde gençlerin karar alma mekanizmasına dahil olması için bir kampanya başlattıklarının altını çizerek şöyle konuştu:
“Gençlerin kendi alanlarında ve yaşamın her alanında güçlenmesi için bugün Kurtboğazı Barajı’nda gençlik kampı düzenliyoruz. Başkent Gençlik Meclisi olarak gençlerin karar alma mekanizmasında yer alırken karar alıcılarla nasıl beraber çalışabileceklerini aslında kendi demokrasilerini ve kendi katılımcılıklarını kendilerinin oluşturduğu bir genç dostu kent inşa etme süreçlerine başladık. ‘Ankara Öğrenci Dostu Kent Araştırması’nda halihazırda 2. sırada ve 2024 yılı için 1. sıraya yükselme hedefimiz var. Aynı zamanda Avrupa Gençlik Başkenti programı kapsamında da bu süreci iletirken yerel, ulusal ve uluslararası çalışmalar yapıyoruz. Avrupa Parlamentosu’nda Ankara’nın gençlik katılımını anlatırken, Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin gençlik ile ilgili bütün çalışmalarından gençleri nasıl sürece dahil ettiklerini aktardık. Bugün Kurtboğazı Barajı’nda gerçekleştirdiğimiz kampta gençler karar alma mekanizmalarına nasıl dahil olacaklar, kendi stratejilerini nasıl geliştirecek ve Ankara’da genç dostu bir kent nasıl inşa edeceklerinin yolunu arayacaklar.”
Üniversitelilerden Başkent Gençlik Meclisi’ne teşekkür
Kampta çeşitli etkinliklere katılan gençler, memnuniyetlerini şu sözlerle dile getirdi:
-Emre Kaşkatepe: “Biz burada Gençlik Haftası programları kapsamında Kurtboğazı Barajı’nda yaklaşık 100 gençle bir kamp düzenliyoruz. Bu etkinliğimiz temmuz ayındaki Hasanoğlan kampımızın fragmanı da diyebiliriz.”
-Beyzanur Günaydın: “Bugün Kurtboğazı Barajı’nda Ankara’da üniversite okuyan gençlerle bir araya geldik. Bir kaynaşma sürecimiz oldu kendileriyle ve 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutlamaya başladık. Etkinliklerimiz devam edecek. İleriki aylarda çok büyük etkinliklerde düzenleyeceğiz. Hem eğlendiğimiz hem de gençlik olarak güçlendiğimiz bir yıl olması için çalışmalarımıza devam ediyoruz.”
-İrem Kozan: “Ankara Medipol Üniversitesi’nde okuyorum. İlk kamp deneyimimi de Başkent Gençlik Meclisi’yle birlikte deneyimliyorum. Bunun için hem çok mutlu hem de çok müteşekkirim. Burada 21 farklı üniversiteden arkadaşlarımızla beraber tanışıyoruz ve kaynaşıyoruz. Ankara’nın bilmediğimiz yerlerini Başkent Gençlik Meclisi sayesinde geziyoruz, görüyoruz bunun için de çok teşekkür ediyorum.”
]]>Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Milli Mücadele’yi başlatmak için 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkışının 105. yıl dönümünde kutlanan 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında tüm Türkiye’de çeşitli etkinlikler düzenlenecek.
Bandırma Vapuru ile 19 Mayıs 1919’da Samsun’a ulaşan Mustafa Kemal Paşa, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesini de başlatıyordu. Samsun’da yakılan istiklal ateşi tüm Anadolu’yu saracak ve yaklaşık 3,5 yıl süren Milli Mücadele, 9 Eylül 1922’de düşmanın vatandan çıkartılmasıyla başarıya ulaşacaktı.
Türk milletinin kurtuluşunun, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun ilk adımı olan 19 Mayıs, Türk tarihinin özel günleri arasında yerini aldı.
Samsun halkı 1926’dan itibaren 19 Mayıs’ı “Gazi Günü” olarak kutlamaya başladı. Mustafa Kemal Paşa’nın Atatürk soyadını almasından sonra 19 Mayıs 1935’ten itibaren ise bu günün adı, “Atatürk Günü” oldu. 1937 yılında yurt geneline yayılan kutlamalar için “İdman Bayramı”, “Jimnastik Bayramı” isimleri de kullanıldı.
Ankara’da 19 Mayıs 1938’de düzenlenen törenlerde ise bu özel günün adı artık “Gençlik ve Spor Bayramı” olarak ilan edildi.
Törenden kısa bir süre sonra Dahiliye Vekaletinin hazırladığı yasa tasarısı, Meclis Başkanlığına sunuldu. 2739 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkındaki Kanun’a 20 Haziran 1938’de yapılan ekle, mayıs ayının 19’uncu günü “Gençlik ve Spor Bayramı” oldu. 1981 yılında yapılan son değişlikle 19 Mayıs günü “Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı” adını aldı.
Atatürk’ün katıldığı son 19 Mayıs kutlaması
Ankara’da 19 Mayıs 1938’de düzenlenen etkinlikler, Atatürk’ün katıldığı son 19 Mayıs kutlaması oldu. O günkü kutlamalar, Anadolu Ajansı arşivinde detaylı şekilde yer aldı. Ankara’daki kutlamalara ilişkin haberde, şu ifadelere yer verildi:
“Bütün şehir daha dünden beri baştan başa bayraklarla bütün caddeler dövizlerle süslenmiş bulunuyordu. Bu sabah saat yedide Atatürk’ün bundan 19 sene evvel 19 Mayıs günü, Samsun’da karaya çıktıkları saatte atılan 21 pare top ile ve yine bu dakikada bütün fabrikaların düdüklerini çalmak suretiyle tesidine başlanmış olan gün fevkalade bir dekor içinde devam edip gitmiştir. Günün en büyük tezahürü Ankara orta ve yüksekokulları ile spor kurumlarının statta yaptıkları spor gösterileri olmuştur. Statta yapılacak bu gösterilerde hazır bulunabilmek için halk daha sabahın erken saatlerinden itibaren stada giden yollara dökülmüş bulunuyordu.”
Gençlerin bandolar eşliğinde ana yollardan geçerek Zafer Abidesi’ne çelenk koyduğu anlatılan haberde, “Zafer Abidesi önündeki bu tezahürden sonra yürüyüşe devam eden alay, stadyuma geldiği zaman bütün stat, sayısı elli binden fazla tahmin edilen kalabalık bir halk ile dolmuş bulunuyordu.” ifadelerine yer verildi.
“Atatürk, 19 Mayıs gününü Türk gençliği ve sporculuğuna tahsis etti”
Bu törende Dahiliye Vekili Şükrü Kaya’nın yaptığı konuşmaya da haberlerde yer verildi.
Kaya, Türk gençleri ve halkının tarihin dönüm günlerinden en büyüğünü kutladığını belirterek, “Atatürk, bu 19 Mayıs gününün Türk gençliğine ve Türk sporculuğuna tahsis edilmesini tensip buyurdular. Milletimiz de o günün hatırasını sizin bayramınız olarak kutluyor. Milli bayramlarımız arasına girecek olan bugünü buradan böyle her yıl kutlayacağız. Münasip göreceğinizi tahmin ederek sizin için yapılan bu sahanın adını bu ulu güne izafe etmek istedim. Tasvip ederseniz bundan böyle bu sahanın adı ’19 Mayıs Stadyumu’ olsun.” ifadelerini kullandı.
Şükrü Kaya, konuşmasında şöyle dedi:
“Atatürk, yarattığı eseri, büyük nutkunda Türk gençliğine emanet etmişlerdi. O emanetle bu gençlik bayramı arasındaki yakınlık ve samimi alaka aşikardır. O kadar büyük fedakarlıklarla güçlüklerle elde edilen istiklal ve Cumhuriyet ancak böyle yüksek evsaf, kabiliyet ve ahlakta yetiştirilecek temiz kanlı, temiz ellere bırakılırdı. Size bırakılan bu kıymetli ulusal emaneti, ilelebet muhafaza ve müdafaa edeceğinize; hatta büyülterek yükselteceğinize, başımızda ulu ve ulusal önderimiz olduğu halde bütün Türk milleti emin ve yarınından müsterihtir. Vatan, millet sizlere güveniyor ve sizlerle övünüyor.”
Stadı saran alkış tufanı içinde Atatürk şeref tribününe girdi
AA’nın 19 Mayıs 1938’de yayımlanan bültenlerine göre, bu konuşmanın ardından çeşitli okulların gösterileriyle kutlamalar devam etti.
Haberde, Atatürk’ün kutlamaya katıldığı anlar şöyle anlatıldı:
“Mektep kızlarımızın idman hareketleri başlamıştır. Bu hareketlerin devamı esnasında bütün stadı saran alkış tufanı içinde Büyük Şef Atatürk, şeref tribününe girmişlerdir. Atatürk burada hazır bulunmakta olan zevata ayrı ayrı iltifatta bulunmuşlar ve Yugoslav Harbiye ve Bahriye Nazırı General Mariç ile de görüşmüşlerdir. Gençlerimizin büyük günlerini canlandıran idman tezahüratının bundan sonraki kısımları Büyük Şef’in huzurunda geçmiştir. Atatürk merasimin sonlarına doğru stattan ayrılırken gelişlerinde olduğu gibi büyük bağlılık tezahüratıyla uğurlanmıştır.”
Haberde, Ankara Stadı’nda 5 saat süren törenlerin baştan sonuna kadar büyük bir alaka ve sempatiyle takip edildiği bildirildi.
Atatürk, bu törenin ardından Hatay meselesiyle alakalı olarak Mersin’e seyahat etti. Atatürk’ün son yurt gezisi olan bu seyahat için Ankara’dan uğurlanışı da AA bültenlerinde yer aldı.
]]>Ankara Sanayi Odası Başkanı Seyit Ardıç ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, ASO üyesi sanayicilerle bir araya geldi. Yavaş’ın ev sahipliğinde Büyükşehir Belediyesi’nin Mogan Konuk Evi’nde gerçekleşen buluşmaya ASO Yönetim Kurulu üyelerinin yanı sıra Başkent’te farklı sanayi bölgelerinde faaliyet gösteren çok sayıda sanayici katıldı. Toplantıda Ankaralı sanayiciler, yerel yönetim noktasında yaşadıkları sorunları ve çözüm önerilerini doğrudan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’a iletti. Toplantının açılış konuşmasını yapan Ardıç, sözlerine yerel seçimlerde Büyükşehir Belediye Meclisi’nde de çoğunluğu sağlayan başarısından dolayı Yavaş’ı tebrik ederek başladı. Yerel kalkınmanın yerel yönetimlerle sanayicinin sürdürülebilir iş birliğine bağlı olduğunu vurgulayan Ardıç, “Biz sanayiciler, içinden geçtiğimiz bu zorlu dönemde sabır, cesaret ve inatla üretmeye çalışıyoruz. Ancak özellikle yol, yağmur suyu, kanalizasyon gibi altyapı sorunlarımızda yerel yönetimlerle iş birliği içinde olmazsak temel çalışmalarımız aksamakta, şehrimizin ve ülkemizin sürdürülebilir kalkınmasına yapacağımız her katkı sekteye uğramaktadır” ifadelerini kullandı.
“Desteğin devam edeceğine inanıyorum”
Belediyelerin asli görevlerinden birinin de küçük ve ortak ölçekli işletmeleri ve girişimciliği teşvik ederek, ortak bir kalkınma vizyonu oluşturmak olduğunu belirten Ardıç, bu noktada Ankaralı sanayicilerin şanslı olduğunu belirterek, şöyle devam etti:
“Sayın Mansur Yavaş, göreve geldiğinden itibaren bizim sesimize sadece kulak vermedi, çok büyük destekler de sağladı. Sayın başkanla başkentimizin birçok bölgesinde sanayicilerimizle bir araya geldik; sorunlarımızı, talep ve önerilerimizi dile getirdik. Organize sanayi ve diğer sanayi bölgelerinde sorunlarımızın çözümüne önemli katkılar sağladı. Bu desteğin devam edeceğine inanıyorum.”
Ankara’nın yüzde 90’ından fazlası sanayi ürünü olmak üzere 12 milyar doları aşan ihracat, 1 milyonu aşan istihdamıyla bir sanayi ve teknoloji kenti olduğunu belirten Ardıç, “Bizlere düşen dijital ve yeşil dönüşümü sağlayarak, sanayi tesislerimizi ileri teknolojiyle geleceğin pazarlarına hazırlamaktır” dedi.
Ankaralı sanayicilerin yüksek katma değerli, ileri teknolojiye dayalı, verimli, çevreye duyarlı ve sürdürülebilir üretim yapmalarının Türkiye’yi de gelişmiş ülkeler ligine çıkaracağını söyleyen Ardıç, bu hedefler için bazı çalışmaların ivedilikle başlaması gerektiğini belirtti.
“Fuar alanı ve havalimanı metrosu yapılmalı, yurt dışı direkt uçuş sayısı artmalı”
Ankara’nın fuar alanı bulunmayan nadir başkentlerden biri olduğuna ve bu konuda acil girişimde bulunulması gerektiğine dikkat çeken Ardıç, havalimanına metro bağlantısının da bir an önce sağlanmasının önemine vurgu yaptı. Ardıç, Ankara’dan yurt dışına direkt uçuş sayısının da son derece yetersiz olduğunu belirterek, “Bu konuda Ankara Sanayi Odası olarak yaptığımız lobi çalışmalarına Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Mansur Yavaş’ın vereceği desteğin direkt uçuş sayısının artmasına büyük katkı sağlayacağına inanıyoruz” açıklamasında bulundu.
“Yerel yönetim-sanayi iş birliğinin artarak devam edeceğine inanıyorum”
Ardıç, Başkan Yavaş’ın sanayicilerin yerel yönetime ilişkin sorunlarını bizzat dinlemesi ve çözümlenmesi konusundaki çabalarının çok kıymetli olduğunu belirterek, “Başkentimizde yerel yönetim-sanayi iş birliğinin bundan sonra da artarak devam edeceğine inanıyorum. Sayın Mansur Yavaş’a bugüne kadar sağladığı destekler için teşekkür ediyorum” diye konuştu.
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ise, başkentli sanayicilerle bir araya gelmekten büyük memnuniyet duyduğunu belirtti. Sorunları yerinde tespit edip çözmeye çalıştıklarını söyleyen Yavaş, “Sanayicilerimizle bundan sonra da bir araya gelip, onlar için neler yapabileceğimizi istişare edeceğiz. Çünkü sizler ne kadar üretirseniz biz de bu üretimden gelen vergiyle Ankara’mıza hizmet ediyoruz” dedi.
Organize Sanayi Bölgeleri ile iş birliğine devam edeceklerini söyleyen Yavaş, “Ankara’yı ortak akılla yönetip, üretimde, ihracatta öne geçmiş, Cumhuriyet’e yakışır bir başkent için çalışmalarımızı sürdüreceğiz” diye konuştu.
Toplantı, Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın Ankaralı sanayicilerle sohbetiyle devam etti. ASO üyeleri, yerel yönetimlere ilişkin sorun, talep ve çözüm önerilerini doğrudan Başkan Yavaş’a iletme fırsatı buldu. – ANKARA
]]>İYİ Parti Antalya Milletvekili Uğur Poyraz avukatı aracılığıyla hakkında kanunsuz şeklide telefon dinlemesi, fiziki takip yoluyla bilgi topladıkları iddiasıyla kamu, savcılığın yapacağı soruşturma sonucunda tespit edilecek kamu görevlileri hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.
Başvuru dilekçesinde, 3 Mayıs 2024 günü açık kaynaklara yansıyan bir kısım haber içeriklerinde, Ankara Emniyeti Organize Şube Müdürlüğü yetkilileri tarafından, tehdit ve baskı ile başta siyasiler olmak üzere birtakım kişilere ilişkin, siyasi linç amaçlı ifadelerle, asılsız şekilde suç isnat edilmek istendiğini şeklinde beyanlar hatırlatıldı.
Dilekçede şu ifadelere yer verildi:
“Yine aynı konuyla alakalı olarak yapılan haberlerde Ankara Emniyet Müdürlüğü/ İstihbarat Şubenin, suçla mücadele için verilmiş yetkilerini amacı dışında kullandığından bahisle, bir kısım siyasilerin bu eylemlerin hedefinde olduğu belirtilmiştir. Bahsi geçen bu eylemlerin odağında, müvekkil Uğur Poyraz’ın da isminin bulunduğu, birçok siyasi kişinin isim listesi açıklanmış ve bu kişilerin kanunlar tarafından koruma altına alınan kişisel veri kapsamındaki bilgilerine, bir kısım Emniyet Müdürlüğü yetkililerinin hukuksuz eriştikleri belirtilmiştir.
Yukarıda belirtilen eylemlere ilişkin beyan ve haberler açık kaynak ve sosyal medyadan yayınlanmış ve tüm bunlarla ilgili olarak İçişleri Bakanlığı idari, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı adli tahkikat başlatmıştır. Konuların gerçekliğinin ispatı ve olabilirliği konusunda belirli kanaat oluştuğundan adli ve idari soruşturmaya konu olmuştur.
Müvekkil ile ilgili olarak son 12 ay içerisinde Ankara Emniyet Müdürlüğü veya Emniyet Genel Müdürlüğünün başkaca birimleri tarafından yapılan tüm adli ve önleme amaçlı çalışmaların, CMK 135 ve 140 kapsamında, Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu Ek 7. Madde kapsamında herhangi bir dinleme ve izleme yapılıp yapılmadığının araştırılması ve bununla birlikte kanun amir hükmü gereği suç soruşturması için depolanan önleme/adli amaçlı kullanılan tüm veriler üzerinden; telefon kayıtları, telefon baz kayıtları, IP üzerinden sosyal medya araçları üzerinden yapılan haberleşmeleri, Telefon İMEİ, TC, Adres, MERNİS kayıtları, konaklama, kayıtlı her türlü ödemeler, seyahat, yakıt alma, plaka tanıma sistemi, MOBESE vb. sistemlerde müvekkille ilgili olarak yapılan tüm incelemelerin yukarıda bahsi geçen iddialar çerçevesinde araştırılarak, bu işlemleri yapan birim ve kişiler hakkında cezalandırılmaları amacıyla iddianame tanzim edilmesini hususunda gereğini talep ederim.”
“GÖREVDEN AFFINIZI İSTEMENİZ YERİNDE BİR KARAR OLACAKTIR”
Poyraz sosyal medya üzerinde yaptığı paylaşımda da İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’ya istifa çağrısı yaptı. Poyraz, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın Ayhan Bora Kaplan soruşturmasıyla ilgili “komplo” iddialarına ilişkin, “Terör örgütleri ve onların uzantılarıyla, organize suç örgütleriyle bir olup, FETÖ taktikleriyle Sayın Cumhurbaşkanımıza, hükümetimize ve siyasilerimize, sosyal medya destekli ‘oyun kurmaya’ çalışıyorsa; onların oyunlarını da kurdukları tuzakları da yerle bir edeceğiz” paylaşımını alıntılayarak şunları ifade etti:
“Sayın Ali Yerlikaya size gönderdiğim soru önergelerini; okumayıp, cevaplamayıp, TBMM’de yaptığım çağrılara sessiz kalıp da şimdi bu ve benzeri paylaşımları yapmanız, bende nafile bir nedamet ve bolca hamaset yaptığınız hissi yaratmıştır. Bahse konu ekipler sizin sevk ve denetiminiz altındaki hatta bizzat sizin tarafınızdan seçilerek görev verilmiş isimlerdir. Bu isimlerin eylem ve faaliyetlerinin medya yönetimi ile aldığınız alkışların sesi sizi uyarılara sağır gerçeklere kör yapmıştır. Tweet atmak ve sorumluluğu ekiplerinize yıkarak haberiniz yokmuş gibi davranmak yerine sizin de görevden affınızı istemeniz yerinde bir karar olacaktır.”
]]>
Dün gece Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın ve Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’u Beştepe’ye çağıran Erdoğan, bugün partisinin Meclis Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, bürokratik vesayetin tekrar nüksetmesine asla fırsat vermeyeceklerini söyledi.
Erdoğan, “Kanunun dışına çıkan, hatası, kastı olan kim varsa hukuk zemininde hesabını soruyoruz. Ülkeye ve millete karşı vazifesini yapmamanın hiçbir bahanesi olmaz” dedi.
Adalet Bakanı Tunç: Savcılarımız titizlikle soruşturuyor, yargımıza güvenelim
AKP Meclis Grup Toplantısı öncesi Meclis’te gazetecilerin sorularını yanıtlayan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç ise “Devam eden soruşturmalar, devam eden kovuşturmalar, devam eden yargılamalar var. Bunlarla ilgili hususlar, tüm boyutlarıyla titizlikle araştırılıyor. Cumhuriyet savcılarımız iddialarla ilgili konularda gerekli soruşturmaları titizlikle yapıyor. O nedenle yargımıza güvenelim” dedi.
Bakan Tunç, tarafsız ve bağımsız yargının sıfatı ne olursa olsun suç işleyenin ve yanlış yapanın üzerine gideceğini söyledi.
Tunç, soruşturmaların, kovuşturmaların sonuçlarının beklenmesi gerektiğini vurguladı.
İçişleri Bakanı Yerlikaya: FETÖ taktikleriyle kurulan tuzakları yerle bir edeceğiz
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya da, suç örgütü lideri Ayhan Bora Kaplan’la ilgili soruşturmada açığa alınan 3 polisin ardından dile getirilen “komplo” ve gizli tanık iddialarına ilişkin olarak açıklama yaptı.
Bakan Yerlikaya, “Kimler, terör örgütleri ve onların uzantılarıyla, organize suç örgütleriyle bir olup, FETÖ taktikleriyle Sayın Cumhurbaşkanımıza, hükümetimize ve siyasilerimize, sosyal medya destekli ‘oyun kurmaya’ çalışıyorsa; onların oyunlarını da kurdukları tuzakları da yerle bir edeceğiz” dedi.
Yerlikaya ise X hesabından yaptığı açıklamada, “Hangi kurum içinde Sayın Cumhurbaşkanımıza, hükümetimize ve siyasilerimize yönelik bir yapılanma varsa, sonuna kadar gidip, o yapıları tespit edip adalete teslim edeceğiz” dedi.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ise dün partisinin Meclis Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “ortada birkaç emniyet müdürünün açığa alınmasıyla geçiştirilemeyecek bir komplo olduğunu” söylemişti.
Bahçeli, “17-25 emniyet ve yargı ortaklı darbe girişiminin tekrarını planlayanlara boyun eğersek boyumuz devrilsin” demişti.
Ne olmuştu?
Ayhan Bora Kaplan ve ekibi 7 Eylül 2023’te Ankara Esenboğa Havalimanı’nda yurt dışına kaçmak üzereyken gözaltına alındı.
Kaplan, hakkında “suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “kasten yaralama” ve “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçlarından yakalama kararı bulunuyordu.
Kaplan, 12 Eylül’de çıkarıldığı Ankara Sulh Ceza Hakimliği’nce tutuklandı.
Operasyon kapsamında gözaltına alınan diğer 28 kişiden 13’ü tutuklanırken, 15 şüpheli hakkında ise adli kontrol kararı verildi.
Yargıtay üyesi Yüksel Kocaman, Kaplan ile görüştüğünü doğruladı ama ondan hediye olarak lüks bir villa ile otomobil aldığı yönündeki iddiaları yalanladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın soruşturmayla ilgili olarak MİT’ten özel rapor istediği öne sürüldü.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne yönelik soruşturmayı tamamladı. 28’i tutuklu 61 şüpheli hakkında düzenlenen iddianame mahkemeye gönderildi.
İddianame 17 Ocak’ta Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Ayhan Bora Kaplan ve 5 örgüt yöneticisi hakkında ”suç işlemek amacıyla silahlı örgüt kurmak ve yönetmek”, ”kasten adam öldürme”, ”nitelikli kasten adam öldürme”, ‘kasten yaralama”, ‘kişiyi hürriyetinden yoksun kılma”, ”nitelikli yağma”, ”eziyet’, ”suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme”, ”suç üstlenme” ve ”suçluyu kayırma” suçlarından 1’i ağırlaştırılmış 2’şer kez müebbet ve 169 yıl 6’şar aya kadar hapis cezası istendi.
Diğer 55 sanık için de çeşitli sürelerde hapis cezası istendi.
Soruşturmada adı geçen 26 şüpheli hakkında ise kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi.
Ankara’da Ayhan Bora Kaplan soruşturması sonrası ortaya atılan bazı iddialar çerçevesinde ön soruşturma başlatıldı.
Ankara Emniyet Müdür Yardımcısı Murat Çelik, Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürü Kerem Öner ve Şube Müdür Yardımcısı Şevket Demircan, müfettiş raporu sonrası açığa alındı.
İçişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, “Ankara’daki bir organize suç örgütüyle ilgili sosyal medyada yer alan iddiaların açıklığa kavuşturulabilmesi için İçişleri Bakanlığımızca görevlendirilen mülkiye müfettişlerince, soruşturmanın selameti açısından Ankara İl Emniyet Müdür Yardımcısı, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürü ve Müdür Yardımcısı görevlerinden uzaklaştırılmışlardır” denildi.
Bakanlık, iddialarla ilgili olarak müfettiş atandığını da açıkladı:
“Ankara İl Emniyet Müdürlüğünce daha önce soruşturması yapılan ve mahkeme süreci devam eden Ankara’daki bir organize suç örgütüyle ilgili sosyal medyadaki iddiaların açıklığa kavuşturulabilmesi için İçişleri Bakanlığımızca Mülkiye Müfettişleri görevlendirilmiştir.”
]]>HABER: NİSANUR YILDIRIM/ KAMERA: UĞUR DEMİRCİ
(ANKARA) – 27. Uçan Süpürge Kadın Filmleri Festivali’nin açılış töreni Ankara Devlet Opera ve Balesi’nde yapıldı. Festivalin bu yılki Onur Ödülü oyuncu Hatice Aslan’a verildi. Aslan, “Ankara, benim için çok özel. Hayatımın dönüm noktası olan bir şehir burası. Kendine ve tüm varlıklara şefkatin, özenin ve saygının iyileştirici gücünü daima hatırlamaya devam edeceğim. Özü sözü bir olmak benim için çok özel bir şey” diye konuştu.
27. Uçan Süpürge Kadın Filmleri Festivali’nin açılış töreni Ankara Devlet Opera ve Balesi’nde dün akşam yapıldı. Şenay Gürler ve Yetkin Dikinciler’in sunuculuğunu yaptığı törene; Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, Ankara Barosu Başkanı Mustafa Köroğlu, SİYAD Başkanı Esin Küçüktepepınar, Sinema Eseri Yapımcıları Meslek Birliği (SEYAP) Başkanı Sevil Demirci, yönetmen Biket İlhan, Uçan Süpürge Vakfı gönüllüleri, festival gönüllüleri ve Ankaralı kadın sinemaseverler katıldı.
DENİZ İLHAN: “BÜTÜN KADINLAR CADIYIZ AMA TESCİLLİ CADI OLMAK ÇOK SEVİNDİRDİ”
Festival, Sevda Cenap And Müzik Vakfı Dostlar Korosu’nun kısa bir müzik şöleniyle başladı. Festivalin bu yıl Genç Cadı Ödülü oyuncu Deniz İlhan’a verildi. İlhan’a, ödülünü geçen yıl Genç Cadı Ödülü’nü alan Öyküsu Özyürek takdim etti. İlhan, “Bütün kadınlar cadıyız ama tescilli cadı olmak çok sevindirdi. Kadın dayanışması tarafından ödüllendirilmenin de insan çok güvende hissettiren bir tarafı var” dedi.
Festivalin Bilge Olgaç Başarı Ödülleri film yapımcısı Nida Karabol, yönetmen Ayşe Polat ve oyuncu Tülin Özen’e verildi. Karabol’a ödülünü yönetmen Biket İlhan takdim etti. Ödül konuşmasında Gazze için ateşkes çağrısı yapan Karabol, şunları söyledi:
NİDA KARABOL: “EN ÇOK İSTEDİĞİMİZ ŞEY BARIŞ”
“Festivalin teması olan ‘Daha fazlası azı değil.’ Neler dersek, her şeyden önce toplumsal cinsiyet eşitliği diyoruz. Kesinlikle daha fazlası, daha azı değil. Günümüzde çok önemli olan hak, hukuk, adalet kesinlikle daha fazlası daha azı değil. En çok istediğimiz şeylerden biri barış, empati, sevgi. Laik eğitim istiyoruz. Kültür-sanat istiyoruz. En çok sinemayı istiyoruz.”
AYŞE POLAT: “ÇOĞUNLUKLA KADIN YÖNETMENLER ARKA PLANDA KALMIŞTIR”
Yönetmen Ayşe Polat, bir diğer Bilge Olgaç Başarı Ödülü’nün sahibi oldu. Polat, “Kadın olmak zor, kadın yönetmen olmak daha zor. Çoğunlukla kadın yönetmenler arka planda kalmıştır. Sinema tarihi böyledir. Gelecek için çok umutluyum. Yeni nesil çok aktif, kadın dayanışmasını çok iyi biliyorlar” diye konuştu.
Bir diğer Bilge Olgaç Başarı Ödülü’nün sahibi olan Tülin Özen, bu gece açılış törenine katılamadığı için kadın sinemaseverlere bir video mesaj yolladı. Özen, “Bilge Olgaç ile anılan bir ödüle sahip olmak çok gurur verici. Bundan sonrası için de çok büyük bir güç veriyor bana” dedi.
Festivalin bu yılki Onur Ödülü oyuncu Hatice Aslan’a verildi. Aslan’a ödül takdimini oyuncu Ece Dizdar yaptı. Aslan, şunları söyledi:
HATİCE ASLAN: “ÖZÜ SÖZÜ BİR OLMAK BENİM İÇİN ÇOK ÖZEL”
“Opera binası benim için çok özel bir yer. Çünkü ben ilk tiyatro oyunumu burada seyrettim. Yücel Erten sahneye koymuştu. Çok etkilendim, 10 defa seyrettim. Sivas’tan gelip böyle bir oyunu seyretmenin ne demek olduğunu anlarsınız diye düşünüyorum. Ankara, benim için çok özel. Hayatımın dönüm noktası olan bir şehir burası. Ece, benim için çok özel. Benim biricik manevi kızım. Kendine ve tüm varlıklara şefkatin, özenin ve saygının iyileştirici gücünü daima hatırlamaya devam edeceğim. Özü sözü bir olmak benim için çok özel bir şey.”
Açılış töreni, tüm kadınların sahneye çıkarak “Kadınlar Vardır” şarkısını söylemesiyle son buldu.
Onur Ödülü alan oyuncu Hatice Aslan, ANKA Haber Ajansı’na duygu ve düşüncelerini şöyle paylaştı:
“Bu ödülü Ankara’da almak benim için çok kıymetli. Ankara benim hayatımın dönüm noktası olan yer. İlk oyunculuk eğitimime burada başladım. Sivas’tan Ankara Devlet Konservatuvarı’na geldim. 27 yıl dile kolay, festivalin 27. yılı. Çok çaba sarf ettiklerini gözlüyorum. Özümle sözüm birbirini tuttuğu sürece ben varım. Yoksa bilgi var. Harekete geçmek ve onu en azından kendi bulunduğun köşede yapabilmek… Çünkü her yere kolumuz yetişemez. Oyuncu olduğum için insan olmanın çok kıymetli bir şey olduğunu, değişik karakterler oynadığım için biliyorum. Her bir karakter benim için kıymetli. Şefkat ve anlayışa devam.
“DAİMA CESARETLİ VE ÖZGÜRDÜM”
Daima yapabileceğimin en doğrusunu yapmaya çalıştım. Daima cesaretli ve özgürdüm. Başkasının ne dediği ya da ne yaptığından çok kendi yaptığımla ilgilendim. O zaman zaten bir şeyler yapmaya başlıyorsun. Başkalarını bırakıp kendine odaklı, yaptığın işe saygı gösterdiğin zaman çok farklı bir yere doğru gidiyor hayat.”
“HAYALİM KADIN YÖNETMENLERLE ÇALIŞMAK”
Oyuncu Deniz İlhan ise ANKA Haber Ajansı’na “Çok mutluyum, gururluyum. Filmde oynayalı 2 sene oldu. O zamandan bu zamana insan bazen durgunlaşabiliyor. Sinemayla ilgili bir düşüncem yoktu. Daha sonra film çıktı. Oyunculuk, tekrardan aklıma düştü. Daha sonra hiç beklemediğim bir anda bu ödül haberi geldi. Bunun bir kadın filmleri festivalinden gelmesi çok büyük bir motivasyon oldu. Hayalim, kadın yönetmenlerle ve genç insanlarla çalışmak” diye konuştu.
]]>
Her yıl sektörün nabzını tutmakla kalmayan, aynı zamanda geleceğin rotasını belirlemek için kritik bir platform olan YZB’nin yereldeki ilk rotası olan Ankara’da gerçekleşti.
Ankara Perakendeciler Derneği (PERDER) ev sahipliğinde iki gün sürecek etkinlikte katılımcı ve sponsor firmalar önümüzdeki dönemde market raflarında yer alacak ürünlerini sergilerken, sektörün onlarca duayen ismi, gıda perakendesinin yarınına şekil vermek için YZB Ankara’da buluştu.
Türkiye Perakendeciler Federasyonu (TPF) tarafından düzenlenen organize gıda perakende sektörünün öncü organizasyonu YZB, bu kez kapılarını Ankara’da açtı. Ankara PERDER ev sahipliğinde iki gün sürecek etkinliğin açılışına Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan, Ankara Ticaret Odası Başkanı Gürsel Baran, Ankara Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Seyit Ardıç, Ankara Ticaret Borsası Başkanı Faik Yavuz, Yenimahalle Belediye Başkan Yardımcısı Yaşar Neslihanoğlu, Et Süt Kurumu Genel Müdürü Mustafa Kayhan, Türk Şeker Genel Müdürü Muhittin Şahin, Tarım İl Müdürü Bülent Korkmaz, Ticaret İl Müdürü Elif Tan, Ankara PERDER Başkanı Ramazan Gülhan, Türkiye Perakendeciler Federasyonu Başkanı Ömer Düzgün ve Türkiye Halciler Federasyonu Başkanı Yüksel Tavşan’ın katılımıyla kapılarını araladı.
YZB Ankara’nın açılışında konuşan Ticaret Bakan Yardımcısı Mahmut Gürcan, Ankara’nın Türkiye’nin ekonomik hedeflerine ulaşmasında çok önemli bir yere sahip olduğunu belirterek; “Bu kapsamda Ankara’da faaliyet gösteren yerel zincir marketlerimizi buluşturan bu önemli organizasyonun sektöre katma değer sağlayacağına yürekten inanıyorum. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye yüz yılı vizyonuyla yoluna devam eden ülkemizin hedeflerine ulaşmasında bakanlığımız olarak sürdürülebilir ihracat artışı ve dış ticaret dengesi, adil rekabetçi istikrarlı bir iç ticaret ortamı, etkin, hızlı, güvenli bir ilkelerimiz ışığında var gücümüzle çalışıyoruz. Küresel piyasalarda yaşanan olumsuz gelişmelere rağmen Türkiye ekonomisi yatırıma, üretime, istihdama ve ihracata devam ediyor. Son 14 çeyrektir, büyümesini sürdüren bir ekonomimiz var” dedi.
İç piyasada istikrarlı bir ticaret ortamı tesis etmenin bakanlığın en temel hedefi olduğunu belirten Mahmut Gürcan şöyle konuştu: “Sektörde yaşanan sorunları aldık. Mevcutta olan Perakende Yasası’na bazı dokunuşlar yaparak sizlerin haklı sorunlarınızı hayata geçirebiliriz. Şu anda bakanlığımızın Torba Yasası var mecliste. Orada da bazı adımlar atıyoruz. Önümüzdeki süreçte sizlerin talep ettiği çalışma süreleri, açılış-kapanış saatleri, zincir market açılışları veya nüfusa dayalı olarak yapılmasıyla ilgili mevcut yasamızla beraber çalışmalarımız var. Sektör temsilcilerimizle en kısa sürede bir araya gelerek, bunları hayata geçirmeye gayret edeceğiz.”
“Gelin güçlerimizi birleştirelim”
Ankara Ticaret Odası Başkanı Gürsel Baran, YZB Ankara’nın markaları ve katılımcı taraflarıyla kıymetli bir organizasyon olduğunu belirterek; “Bugün sektörün tüm tarafları bir arada. Başta Ticaret Bakanlığımız olmak üzere ilgili tüm bakanlıklarımız ve kurumlarımızın başındaki sorumlulara ticaret dünyasına karşı gösterdikleri yakınlık ve sıcaklık için teşekkür ediyorum. Perakende sektörü sağladığı istihdam, ticaret hacmi, tüketicilere sunduğu faydayla dünyada olduğu gibi Türkiye’de de lokomotif sektörlerin başında geliyor. Gıda perakendesinde geçmişten gelen bazı problemler var. Yerel zincirler marketler, yereli canlı tutuyor, kadınlar başta olmak üzere yerel istihdamı sağlıyor, kıymetli işler yapıyorlar. Desteklenmeleri gerektiğini düşünüyorum. Bir taraftan ülkemizin nüfusu artıyor, ülke genelindeki zincir marketlerin sayısı artıyor. Son 10 yıla baktığımızda yerel zincirlerimizin oranı yüzde 23’ten yüzde 9’a düşmüş. Burada ciddi bir sıkıntı, haksız bir rekabet var. Sektör temsilcileri olarak hep beraber bugün bunları konuşmak için bir araya geldik. Bildiğiniz üzere Perakende Yasamız meclisimizde bekliyor. Yapılacak düzenlemelerle Perakende Yasamız sektörü rahatlatacak” açıklamasını yaptı. Sektör temsilcilerine çağrıda bulunan Gürsel Baran, “Karşınızdaki yapılanmaya karşı, gelin güçlerimizi birleştirelim. Bu iş çok kıymeti, çok önemli. Gelin güçlerimizi birleştirerek daha güçlü yapılarla günümüz dünyasında, günümüz Türkiye’sinde daha iyi yerlerde olalım. Hep birlikte geleceğimizi planlayıp, güçlerimizi birleştirelim” açıklamasını yaptı.
“Masada tüm taraflar yer almalı”
Organizasyona katılım gösteren 50’yi aşkın markayı, sektörün tüm taraflarını bir araya getiren Ankara YZB’de emeği geçen herkese teşekkür eden Ankara Ticaret Borsası Başkanı Faik Yavuz, katılımcı olan tüm markaların ortak paydasının Ankara olduğuna dikkat çekti. Perakende sektöründe yaşanan problemlere de değinen Yavuz, Perakende Yasası’nda gerçekleştirilecek iyileştirmelerde masada tüm tarafların yer alması gerektiğini belirtti. Ankara’nın Gayrisafi Yurt İçi Hasılada ortalama 1,3 trilyon olduğunu belirten Faik Yavuz; “Ankara büyüyor, zenginleşiyor. Ankara’da alışveriş var, ticaret var, sanayi var, tarım var. Bugün bu organizasyonda yer alan markalarımızı bizler yeşerteceğiz, büyüteceğiz, destek olacağız. İleride ulusal birer marka olabilmeleri için şimdiden bizler destek vereceğiz” dedi.
“Rekabeti mağaza sayılarıyla değil, sunduğumuz değerlerle yapalım”
TPF Başkanı Ömer Düzgün organizasyonun açılış konuşmasında, küresel ekonomik çalkantılar, iklim değişikliği ve çevresel sorunlar gibi zorluklara işaret ederek sektörün birlikte hareket etme ve dayanışma göstermesi gerektiğini vurguladı. Rekabetin rakamsal mağaza sayılarıyla değil, sunulan değerle sağlanması gerektiğini belirten Düzgün, YZB’nin yerel ve yerli üreticileri, tedarikçileri ve yeni ürünleri market işletmecileriyle buluşturarak sektör sorunlarına ve yarınına ışık tutmak için yeni bir açılım yaptığını ifade etti.
YZB’nin yerel ve yerli üreticileri, tedarikçileri, yeni ürünleri, market işletmecileriyle buluşturup, sektör sorunlarına ve yarınına ışık tutmak için yeni bir açılım yaptıklarını belirten Düzgün; “Federasyonumuzun kuruluşunun gerçekleştiği Ankara’dan başladığımız YZB açılımını önümüzdeki süreçte farklı illerde de düzenleyeceğiz. Üreticilerimizin kıymetli ürünlerini ve yerel lezzetleri Türkiye’deki yerel zincirlerin raflarına taşımak, üretici ve tedarikçilerimiz için yeni kapılar aralamak için kararlıyız. İstanbul’daki organizasyondan farklı olarak yerelde düzenleyeceğimiz etkinliklerde üyelerimiz ve meslektaşlarımızın sorunlarını masaya yatıracağız, düzenleyeceğimiz çalıştaylarla bölgelere özel stratejiler geliştireceğiz. Yerel zincirler olarak ülkemize, sektörümüze ve vatandaşlarımıza sunduğumuz katma değeri artırarak daha da gelişmesine katkıda bulunacağız” dedi.
“Kuralsız açılışlar, tüm taraflara zarar veriyor”
Konuşmasında sektörün sorunlarına da değinen Ömer Düzgün; “Yerel zincirler olarak bizler nasıl daha fazla katma değer oluştururuz diye çalışıp, projelerimizi hayata geçirirken, sektörde köşe kapmaca yarışları devam etti. Alt alta, üst üste mağaza açılışları devam ediyor. Market mağaza enflasyonu rekora doğru gidiyor. Türkiye’nin dört bir yanında 50 binin üzerinde market mağazası var. Bu kuralsız açılışlar, sadece sektöre değil, genel ekonomiye ve vatandaşlarımıza da zarar veriyor. Sürecin tekelleşmeye doğru evrildiği günümüzde, ne yazık ki, fiyatla, gramajla, markalaşmanın önünü kesmeye kadar giden bir süreç yaşıyoruz” açıklamasını yaptı.
“Rekabet avantajı getirecek”
Yerel zincirlerin rekabete karşı olmadıklarını, haksız rekabete karşı olduklarını belirten TPF Başkanı, “Perakende Yasası’ndaki eksik ayakların giderilmesi sektörün tüm taraflarına rekabet avantajı getirecek, mutlu edecek. Mağaza açılışlarının kuralla gerçekleşmesi, private label ürünlerle birlikte düşük gramajlı ürünlerin raflarda aynı fiyata satılması gibi alınacak hızlı önlemler hem sektöre hem de vatandaşlarımıza nefes aldıracak” dedi.
“Birlik olma, tek yürek hareket etme zamanı”
Ekonomik koşullar nedeniyle vatandaşların satın almak istedikleri ürünleri araştırıp, fiyatları karşılaştırıp, ihtiyaçlarını 5-6 noktadan karşıladıklarını belirten Ömer Düzgün gıda ve gıda perakendesinde birlik olmanın ve tek yürek hareket etmenin zamanının geldiğine vurgu yaparak şöyle konuştu: “Zor bir dönemden geçiyoruz. Önceki yıllarda yüzde 60 olan kartlı alışveriş oranı bu yıl yüzde 80’i aşmış durumda. Böylesi bir ortamda masanın tüm tarafları elimizi taşın altına koymalıyız. Yereller olarak biz rekabete karşı değiliz. Herkesi kucaklayacak, sektörümüzü güçlendirecek adımların atılması için önerilerimizi gündeme getiriyoruz. Örneğin discount mağazalarda vatandaşlarımızın karşılaştıkları, ‘daha ucuz’ algılatılmaya çalışan private label ürünlerin yanında markalı muadil ürünler de yer almasını talep ediyoruz. Düşük gramajlı ürünlerin marka ürünlerle aynı fiyata satıldığı o raflarda tek bir düzen olması gerektiğine dikkat çekiyoruz. Çalışanlarımıza gelişim imkanı sunmak ve sevdikleriyle daha fazla vakit geçirmelerini sağlamak için çalışma saatlerinde düzenlemeye gidilmesi gerektiğini gündeme getiriyoruz. Sektör olarak ortak hedeflere yürümezsek, sorunları görmezden gelirsek, tüketicilere alınması gereken tedbirleri aktarmazsak, onlara kusursuz bir deneyim sunmazsak, sektör olarak şeffaf olmazsak belirlenen hedeflere ulaşmak bir hayal olacak.”
“Hizmet, ürün çeşitliliği ve müşteri memnuniyetinde üstün konumdayız”
Ankara PERDER Başkanı Ramazan Gülhan, organizasyonun ev sahipliğini üstlendiği etkinlikte yaptığı konuşmada, yerel perakendeciler arasında iş birliği ve dayanışmayı sağlamak, sektörde ortaya çıkabilecek problemleri çözmek amacıyla 2001 yılında 23 yerel perakendeci tarafından kurulan Ankara PERDER’in 23. yılında 33 bine yakın personel ve 657 şubede hizmet verdiğini belirtti.
Ankara’da tek yürek halinde hareket eden yerel zincirlerin, discount ve ulusal zincirlere kıyasla ürün çeşitliliği, hizmet kalitesi ve müşteri memnuniyeti alanlarında daha üstün bir konumda olduğunu dile getiren Gülhan, ‘Yerel zincirler olarak sektöre katma değer oluşturmaya devam ediyoruz. Bugün ilkini düzenlediğimiz YZB Ankara ile yeni bir dönemin kapısını aralayacağız. Sektördeki güncel durumu ele alarak, tüm iş ortaklarımızla bağlarımızı kuvvetlendireceğiz. Tüm sektörlerde olduğu gibi perakende sektörü de hızla değişiyor, gelişiyor. Tüketici talepleri, alışkanlıkları evriliyor. Yerel zincirler olarak bizler de bu değişime uyum sağlamak için var gücümüzle çalışacağız. YZB Ankara, önümüzdeki dönemde daha büyük ve sürdürülebilir başarılar elde etmek için yeni bir başlangıç olacak. Hedeflerimize ulaşmak için sektörün tüm taraflarının katkısı çok önemli. Birlikte çalışarak, perakende sektörünü daha güçlü bir konuma getireceğiz. YZB Ankara’da bizleri yalnız bırakmayan tüm sponsorlarımıza, katılımcılarımıza, tedarikçi firmalarımıza teşekkür ederiz” dedi.
İlk olarak düzenlendiği 2009 yılından bu yana insan kaynakları, markalaşma stratejileri, teknolojik dönüşüm, verimlilik artışı, çevresel sürdürülebilirlik ve yerel üretim gibi sektörün geleceğini şekillendirecek önemli konu başlıkların ele alındığı YZB’nin Ankara ayağında, katılımcı ve sponsor firmalar, temsil ettiği yüzlerce markanın yeni ürün ve hizmetlerini sektör profesyonellerine tanıttı. – ERZURUM
]]>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mahsur Yavaş’ı, belediyenin merkez binasında ziyaret etti. Özel ve Yavaş 31 Mart seçimlerinin ardından ilk kez bir araya geldi. Özel, ziyarette Yavaş’ı seçim başarısından dolayı tebrik etti. Özel, görüşmeye geçerken Yavaş’ın ve eşinin 2019 ve 2024 yılına ait mal varlığı listesini gösteren duvardaki tabelayı inceledi.
Ziyarette Yavaş, Özel’e Ankara’nın 5 beyazı olan Ankara tavşanı, Ankara balı, Ankara keçisi, Ankara kedisi ve Ankara güvercinini simgeleyen bir plaket takdim ederken, Özel de Yavaş’a seçimlerdeki başarısı adına Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’ne yaptığı bağışın sertifikasını hediye etti.
Özel ve Yavaş’ın görüşmesinin ardından ikili belediye meclisi üyeleri ve ilçe belediyeleriyle meclis salonunda bir araya geldi. Ardından yapılan açıklamada Özel, şunları söyledi:
“Mansur Başkan bana Ankara’nın 5 beyazını temsil eden çok güzel hediye verdi. Biz de kendisine hem ADD’ye he de ÇYDD’ye bağış yaparak kız öğrencilerin bursları için onun adına bağış yaptık ona sunduk.
“İSRAFI BİTİREN, HİZMETİ GETİREN BELEDİYECİLİK ANLAYIŞINA SAHİBİZ”
Bu belediye tasarrufun başkenti. Önümüzdeki günlerde bütün belediyelere göndereceğimiz tasarruf genelgesi titizlikle hazırlanıyor. Tasarruf nedir israf nedir diye tartışan, israf nedir diye bakacaklarsa 7 kere tasarruf belgesi çıkarıp uymayıp 8’incisini hazırlayanlara baksınlar. Tasarruf nedir diye bakacaklarsa başta ABB olmak üzere yönettiğimiz belediyelere baksınlar. Biz tasarrufu ön plana alan, israfı bitiren, hizmeti getiren belediyecilik anlayışına sahibiz. Bu anlayış çakarlı arabalarla, uzun konvoylarla, korumalarla değil bir minibüsle, sokakta yürümesiyle, vatandaşın derdini bizzat dinlemesiyle, halkın içinde belediye başkanının neler yapabileceğini gösterdi.
“CHP’Lİ BELEDİYELERİN ÇOK DAHA ÖNEMLİ İŞLERİ YAPTIĞINI GÖRECEKSİNİZ”
Ankaralılara Mansur Yavaş’ı anlatacak değilim. Mansur Yavaş’ın elde ettiği başarı tek başına elde dilmiş başarı değildir. Biz gücü elimize geçirdiğimizde şımaranlardan, kibre kapılanlardan değiliz. Belediye meclisine eşimizi, dostumuzu işe sokmak, onun bunun işini takip etmek için değil, kimsesizlerin kimsesi olarak girdik. CHP’nin geçen dönem Meclis’te azınlıkken birçok kararı alamazken bir destan yazdılar ve CHP belediyeciliği tescillendi. Bir 5 yıl daha görev aldılar. Ama bu 5 yılın seçimlerin yapılacağı güne kadar ki kısmı, bu sefer CHP’liler kamu yönetiminde çok iyiler, dürüstler, tutumlular dedirtip bundan sonraki süreçte genel iktidarın anahtarı da bu arkadaki ABB Meclis grubunun uyumlu, emek yoğun icraatlarıyla gerçekleşecek. Bundan sonraki süreçte CHP’li belediyelerin çok daha önemli işleri yaptığını göreceksiniz.”
Açıklamanın ardından Özgür Özel, gazetecilerin sorularını yanıtladı.
“Erdoğan’la görüşmede gündeme gelen Gezi tutukluları, Osman Kavala ile ilgili yeniden yargılama, atılacak olumlu bir adım bekliyor musunuz” sorusuna Özel, şu açıklamayı yaptı:
“TÜRKİYE BU CENDEREDEN KURTULSUN”
“Bu konuda en yoğun beklenti Türkiye’nin ekonomisi iyiye gitsin isteyen herkesin beklentisidir. Gezi Davası, bu konudaki AİHM ve AYM karaları ayrı ayrı uygulanmadığı için Türkiye’de hukukun üstünlüğü olmadığını, insanların önünü göremediğini böyle bir ülkeye yatırım yapılamayacağını, kredi verilemeyeceğini doğrudan ekonomiye dahi olumsuz etkisi olan durum olduğunu anımsatalım. Erdoğan’a özellikle Tayfun Kahraman’ın Bülent Arınç’la ve kendisi ile yaptığı konuşmayı hatırlattım belgeleri bıraktım. AİHM kararına karşın inatlaşılmamalı. Türkiye’de yargı talimat alıyor tartışmasına ben girmeyeyim, yargı da talimat almasın. Yeniden yargılamam mı yargılamanın yenilenmesi mi en doğrusunu hukukçular bilir ama bir yol bulunsun, Türkiye bu cendereden kurtulsun.”
“CUMHURBAŞKANI’NIN DÜŞÜNCELERİNİ İFADE ETMEK BANA DÜŞMEZ”
“Erdoğan ile ilgili görüşmede hasta tutuklular konusunun gündeme geldiği ve Erdoğan’ın bu konuda talimat verdiği doğru mu” sorusuna Özel, “Kamuoyuna mal olmuş konularda kendi düşüncelerimi söyleyebilirim ama Cumhurbaşkanı’nın düşüncelerini ifade etmek bana düşmez. Bu sorunun muhatabı kendisi. Ben büyük dramı anlattım, gerekenin yapılmasını kendisinden talep ettim” yanıtını verdi.
Ahlatlıbel’de Kemal Kılıçdaroğlu ile dünkü görüşmede 31 Mart sonuçlarını ve Erdoğan görüşmesini nasıl değerlendirdikleri ile ilgili soruya Özel, şu yanıtı verdi:
“Genel Başkanımızla en çok faydalı hem bugüne kadar en rahat ve en keyifli yemeğimizi yedik. İki taraf da kazanan tarafta sonuçta. Tabii ki hem Meclis Başkanı hem de Cumhurbaşkanı’yla yaptığım görüşmeyle ile ilgili kendisine bilgi verdim. Detayların önemli bir kısmını paylaştım. Kendisinin görüşlerini aldım. O Twitter meselesiyle ilgili ben onu hiç üstüme almamıştım, almamakla da doğru yapmışım. Genel başkanlar her tweeti üstüne almazlar. Dün de kendisinin son derece yapıcı, son derece katkı verici, geleceğe dönük ve ışık tutucu bir yaklaşımı vardı. Öyle bir sorun alanımız yok Genel Başkan’la. Bundan sonra partiyle ilgili, partinin geleceğiyle ilgili, partinin iktidara gelmesiyle ilgili umutlarımız var. Bu konuları konuştuk. Genel Başkanla 8,5 yıl çok defa yemek yedik, bu kadar keyifli bir yemek hiç yememiştik.”
]]>Özel, Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB) Başkanı Mansur Yavaş’ı 31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimlerinin ardından ilk kez ziyaret etti.
Basına kapalı gerçekleşen görüşmenin ardından Özel ve Yavaş, Belediye Meclis Salonu’nda CHP’nin Ankara ilçe belediye başkanları ve belediye meclis üyeleriyle toplantı yaptı. Toplantının çıkışında ise Özel ve Yavaş, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.
ABB Başkanı Mansur Yavaş, Özel’in seçimlerin ardından hayırlı olsun ziyaretinde bulunduğunu belirterek, kendisine belediye olarak yaptıkları çalışmalar ile finansal raporlara ilişkin bilgiler verdiğini anlattı.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, ziyarette Yavaş’ın kendisine Ankara’nın 5 beyazını temsil eden Ankara tavşanı, Ankara balı, Ankara keçisi, Ankara kedisi ve Ankara güvercinini simgeleyen bir plaket takdim ettiğini, kendisinin ise Atatürkçü Düşünce Derneği ve Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneğine yaptığı bağışın sertifikasını hediye ettiğini bildirdi.
Açıklamaların ardından Özel ve Yavaş, basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
“Türkiye bu cendereden kurtulsun”
CHP Genel Başkanı Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la görüşmesinde Gezi Parkı davası tutuklularının gündeme gelip gelmediği ve atılacak olumlu bir adım konusunda umutlu olup olmadığı sorusu üzerine, şunları söyledi:
“Bu konuda en yoğun beklenti, iş adamlarından tutun Türkiye’nin ekonomisi iyiye gitsin isteyen herkesin beklentisidir. Gezi davası, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararı ve Anayasa Mahkemesi kararı ayrı ayrı uygulanmadığı için Türkiye’de hukukun üstünlüğü olmadığını, hukuki öngörülebilirlik olmadığını, insanların önünü göremediğini böyle bir ülkeye yatırım yapılamayacağını, kredi verilemeyeceğini, verilen kredinin riskinin yüksek olduğunu ve doğrudan ekonomiye dahi olumsuz etkisi olan bir durum olduğunu bir kere bu yönüyle anımsatalım. Yargı talimatı kendi vicdanından alsın. Yeniden yargılama mı, yargılamanın yenilenmesi mi en doğrusunu hukukçular bilir ama bir yol bulunsun, Türkiye bu cendereden kurtulsun.”
Erdoğan ile görüşmesinde hasta tutuklular konusunun gündeme gelip gelmediği sorusuna Özel, “Ben tabii kamuoyuna mal olmuş konularda kendi düşüncelerimi söyleyebilirim ancak Sayın Cumhurbaşkanı’nın düşüncelerini ifade etmek bana düşmez bu sorunun muhatabı kendisi. Ben büyük dramı anlattım ve bu konuda kendisinin gerekeni yapmasının çok yerinde olacağını nezaketli bir dille kendisinden talep ettim. Ancak kendisinin değerlendirmelerini kamuoyuyla paylaşmaya ben yetkili değilim.” yanıtını verdi.
“Bu kadar keyifli bir yemek yememiştik”
Özel, bir gazetecinin, dün Ahlatlıbel’de görüştüğü eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun 31 Mart yerel seçimleri ve Erdoğan’la görüşmesini nasıl değerlendirdiği sorusu üzerine, şunları aktardı:
“Sayın Genel Başkan’ımızla hem çok faydalı hem bugüne kadar en rahat ve en keyifli yemeğimizi yedik. İki taraf da kazanan tarafta sonuçta. CHP kazanınca mevcut genel başkanı da bir önceki genel başkanı da keyifleniyor. Çok keyifli bir sohbet oldu. Hem Sayın Meclis Başkanı ile hem Sayın Cumhurbaşkanı ile yaptığım görüşmeyle ilgili kendisine bilgi verdim. Detayların önemli bir kısmını paylaştım, kendisinin görüşlerini aldım. O Twitter meselesiyle ilgili ben onu hiç üstüme almamıştım, almamakla doğru yapmışım. Sayın Genel Başkan’ı telefonla aradığımda görüşmeyle ilgili zaten bunu önerilerde bulundu. ‘Şu söylenebilir, şunu söylerlerse bunu hatırlatmayı unutmazsak iyi olur’ dediğine göre, görüşmeyi yanlış bulmuyor. Yoksa ‘Benim söyleyecek bir sözüm yok ne gidiyorsunuz?’ derdi. Genel Başkanlar her tweeti üstüne almazlar. İkincisi, dün de kendisiyle yaptığım görüşmenin değerlendirmesinde kendisinin son derece yapıcı, son derece katkı verici, geleceğe dönük ışık tutucu bir yaklaşımı vardı. O yüzden böyle bir sorun alanımız yok. Bundan sonra partiyle ilgili, partinin geleceğiyle ilgili partinin iktidara gelmesi ile ilgili umutlarımız var. Çok defa yemek yedik, bu kadar keyifli bir yemek yememiştik.”
“Görüşmenin sonucu olumlu olursa biz de olumlu sonuç bekliyoruz”
Mansur Yavaş, Özgür Özel ile Cumhurbaşkanı Erdoğan arasındaki görüşme anımsatılarak, “Bu görüşmeyi nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizin Recep Tayyip Erdoğan’la görüşmeniz gerçekleşecek mi?” şeklindeki soruya, şu yanıtı verdi:
“Kamuoyu gibi ben de olumlu buluyorum. Sayın Genel Başkan’ımızın yaptığı konuşmada belediyelerimizin sorunları da Sayın Cumhurbaşkanı’mıza anlatıldı. Önümüzdeki günlerde bizim de bakanlıklarla ilgili bazı bekleyen yazılarımız var. Onlarla ilgili eğer görüşmenin sonucu olumlu olursa biz de olumlu sonuç bekliyoruz. Olumlu sonuçlanmazsa ondan sonra tekrar bir randevu istemeyi düşünebilirim. Görüşmenin sonucu inşallah olumlu olur iki taraftan da diye bekliyorum. Eğer hükümet kanadından olumlu bir yaklaşım olursa zaten problemlerimiz çözülecek, o zaman görüşmeye gerek kalmayacak.”
]]>Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB) Başkanı Mansur Yavaş’ı 31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nin ardından ilk kez ziyaret etti. Basına kapalı gerçekleşen görüşmenin ardından Özel ve Yavaş, Belediye Meclis Salonunda CHP’nin Ankara ilçe belediye başkanları ve belediye meclis üyeleri ile bir toplantı yaptı. Toplantının çıkışında ise Özel ve Yavaş basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. ABB Başkanı Mansur Yavaş, Özel’in seçimlerin ardından hayırlı olsun ziyaretinde bulunduğunu ve kendisine belediye olarak yaptıkları çalışmalar ile finansal raporlara ilişkin bilgiler verdiğini kaydetti.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel ise ziyarette Yavaş’ın kendisine Ankara’nın 5 Beyazı’nı temsil eden Ankara tavşanı, Ankara balı, Ankara keçisi, Ankara kedisi ve Ankara güvercinini simgeleyen bir plaket takdim ettiğini, kendisinin ise Atatürkçü Düşünce Derneği ve Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’ne yaptığı bağışın sertifikasını hediye ettiğini bildirdi.
“Ben de olumlu buluyorum”
Açıklamaların ardından Özel ve Yavaş, basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Mansur Yavaş, Özgür Özel ile Cumhurbaşkanı Erdoğan arasındaki görüşme hatırlatılarak, “Bu görüşmeyi nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizin Recep Tayyip Erdoğan’la görüşmeniz gerçekleşecek mi?” şeklindeki soruya, şu yanıtı verdi:
“Kamuoyu gibi ben de olumlu buluyorum. Genel Başkanımızın yaptığı konuşmada belediyelerimizin sorunları da Cumhurbaşkanımıza anlatıldı. Önümüzdeki günlerde bizim de bakanlıklarla ilgili bazı bekleyen yazılarımız var. Onlarla ilgili eğer görüşmenin sonucu olumlu olursa biz de olumlu sonuç bekliyoruz. Olumlu sonuçlanmazsa ondan sonra tekrar bir randevu istemeyi düşünebilirim. Görüşmenin sonucu inşallah olumlu olur iki taraftan da diye bekliyorum eğer hükümet kanadından olumlu bir yaklaşım olursa zaten problemlerimiz çözülecek o zaman görüşmeye gerek kalmayacak.”
“Yargı talimatı kendi vicdanından alsın”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’la görüşmesinde Gezi Parkı Davası tutuklularının gündeme gelip gelmediği ve atılacak olumlu bir adım konusunda umutlu olup olmadığı sorulan Özel, “Bu konuda en yoğun beklenti, iş adamlarından tutun Türkiye’nin ekonomisi iyiye gitsin isteyen herkesin beklentisidir. Gezi Davası, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararı ve Anayasa Mahkemesi kararı ayrı ayrı uygulanmadığı için Türkiye’de hukukun üstünlüğü olmadığını, hukuki öngörülebilirlik olmadığını, insanların önünü göremediğini böyle bir ülkeye yatırım yapılamayacağını, kredi verilemeyeceğini, verilen kredinin riskinin yüksek olduğunu ve doğrudan ekonomiye dahi olumsuz etkisi olan bir durum olduğunu bir kere bu yönüyle hatırlatalım. Yargı talimatı kendi vicdanından alsın. Yeniden yargılama mı? yargılamanın yenilenmesi mi? En doğrusunu hukukçular bilir ama bu bir yol bulunsun, Türkiye bu cendereden kurtulsun” dedi.
“Cumhurbaşkanının düşüncelerini ifade etmek bana düşmez”
Erdoğan ile görüşmesinde hasta tutuklular konusunun gündeme gelip gelmediği sorusunu yanıtlayan Özel, “Ben tabii kamuoyuna mal olmuş konularda kendi düşüncelerini söyleyebilirim ancak Cumhurbaşkanının düşüncelerini ifade etmek bana düşmez bu sorunun muhatabı kendisi. Ben büyük dramı anlattım ve bu konuda kendisinin gerekeni yapmasının çok yerinde olacağını nezaketli bir dille kendisinden talep ettim. Ancak kendisinin değerlendirmelerini kamuoyuyla paylaşmaya ben yetkili değilim” ifadelerini kullandı.
“Çok defa yemek yedik, bu kadar keyifli bir yemek yememiştik”
Dün Ahlatlıbel’de CHP eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile yaptığı görüşmede Kılıçdaroğlu’nun 31 Mart’taki seçimleri ve Erdoğan’la görüşmesini nasıl değerlendirdiği sorulan Özel, şunları aktardı:
“Genel Başkanımızla hem çok faydalı hem de bugüne kadar en rahat ve en keyifli yemeğimizi yedik. İki taraf da kazanan tarafta sonuçta. CHP kazanınca mevcut genel başkanı da bir önceki genel başkanı da keyifleniyor. Çok keyifli bir sohbet oldu. Hem Sayın Meclis Başkanı ile hem de Sayın Cumhurbaşkanı ile yaptığım görüşmeyle ilgili kendisine bilgi verdim. Detayların önemli bir kısmını paylaştım, kendisinin görüşlerini aldım. O Twitter meselesiyle ilgili ben onu hiç üstüme almamıştım almamakla doğru yapmışım. Sayın Genel Başkanı telefonla aradığımda görüşmeyle ilgili zaten bunu önerilerde bulundu. ‘Şu söylenebilir, şunu söylerlerse bunu hatırlatmayı unutmazsak iyi olur’ dediğine göre, görüşmeyi yanlış bulmuyor. Yoksa ‘benim söyleyecek bir sözüm yok ne gidiyorsunuz?’ derdi. Genel Başkanlar her tweeti üstüne almazlar. İkincisi, dün de kendisiyle yaptığım görüşmenin değerlendirmesinde kendisinin son derece yapıcı, son derece katkı, verici geleceğe dönük ışık tutucu bir yaklaşımı vardı. O yüzden böyle bir sorun alanımız yok. Bundan sonra partiyle ilgili, partinin geleceğiyle ilgili partinin iktidara gelmesi ile ilgili umutlarımız var. Çok defa yemek yedik, bu kadar keyifli bir yemek yememiştik.” – ANKARA
]]>Trendyol Süper Lig’in 35. haftasında MKE Ankaragücü, sahasında ağırladığı Alanyaspor ile 1-1 berabere kaldı. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında karşılaşmayı değerlendiren MKE Ankaragücü Teknik Direktörü Belözoğlu, “Tabii her şeyden önce üzgünüm. İlk yarıdaki oyun ve ikinci yarıdaki oyunla 10 kişi kalmış rakibe karşı bu kadar panik yapan bir oyun. Açıkçası kendi takımlarım arasında düşündüğümde ilk defa böylesine bir senaryo ile karşı karşıya kaldığım bir maç oldu. İkinci yarıdaki performanstan dolayı çok üzgün olduğumu söylemek istiyorum. Oyuna hamleler yaptık. Hiçbir karşılığı olmadı. İlk yarıdaki oyunun karşılığı belki 2-0’a getirebilirdik. Orada belki maç kopabilirdi. Alanyaspor iyi bir takım, organizasyonu yüksek. Kazanarak buraya geldiler. Bizim de durumumuzda birazcık herhalde zor gitmek var, zor olması var. Bu işin olacağını düşünüyorum ama zor olacak gibi gözüküyor. Oyuncu arkadaşlarıma yine teşekkür ediyorum. Ellerinden gelen, kendi kalitelerince her şeyi yapmaya çalışıyorlar. Ama ikinci yarıdaki oyunu kabul etmek mümkün değil. Bundan dolayı üzgünüm” diye konuştu.
” Beşiktaş’a karşı oynadığımız iki maçta da takımımın oyun anlamında çok iyi işler yaptığını düşünüyorum”
Alanyaspor müsabakasının ardından aldıkları skor için üzgün olduklarını ve Ziraat Türkiye Kupası’nda hedefleri için çalışmalarına devam edeceklerini dile getiren Belözoğlu, “Bu skor moralimizi bozdu, gerçekçi olmak lazım. Soyunma odasında da o havayı hissettim, oyuncularım üzgün. Ben Ankaragücü’ne geldiğimden beri gerçekten çok mesai harcıyorum bir şeyler yapmak için. Oyuncular özelinde değerlendirmeler yapıyoruz. Oyuncularla birebir tesislerde ve dışarıda hep bir şey yapmaya çalışıyorum. Bu kupa hedefini de devam ettirmek adına önümüzde üç günümüz var. Ben Beşiktaş’a karşı oynadığımız iki maçta da takımımın oyun anlamında çok iyi işler yaptığını düşünüyorum. Bunu uygulamada yine tereddüt etmeyeceğiz, ama skorlar gelmiyor. Bu da benim oyuncularımın da pes edeceği anlamına da gelmiyor. Biz sonuna kadar orada bu taraftara yakışır bir şekilde oyuncuların enerjisinin bir an önce yukarıya çekerek İnönü’de bir meydan okumaya gitmek istiyoruz. Kolay bir maç yok. İki takım için de kolay maç olmayacak. Belki bu sene bu yaşadığımız talihsizliklerin hepsini örtbas edecek bir maç oynarız ve bu sefer de bizden yana olur bazı şeyler. Öyle ümit ederek İstanbul’a gitmek istiyorum” dedi.
“Hiçbir topluma dünyanın hiçbir yerinde bu kadar zulmedilemez”
Müsabakadan önce Ankaragücü tribünlerinden sarkıtılan Filistin koreografisi hakkında, Gazze’de işlenen insanlık suçunun artık dayanılacak noktasının kalmadığını vurgulayan Belözoğlu, “İslam aleminin bu dağınıklığı, Müslüman aleminin bu dağınıklığının çok büyük bir fotoğrafı. Bu orada olanlara hiçbir cevap veremeyen hiçbir aksiyon alamayan bir İslam alemi var. Bence biz kendimize bakmalıyız. Oradaki insanların çektiği acılar, bize sadece bir iki damla gözyaşı olarak geliyor ama baktığınızda İslam alemi kendi haline acımalı, kendimize acımalıyız. Hiçbir topluma dünyanın hiçbir yerinde bu kadar zulmedilemez ve bu kadar uzun süreli zulmedilemez ki dünyada milyarlarca Müslüman var ona rağmen bu yapılıyor. Buna sadece ses çıkararak, lafla karşılık vererek ve ‘İsrail sen teröristsin’ diyerek olmaz. Olmadığını da görüyoruz” ifadelerini kullandı. – ANKARA
]]>(ANKARA) – Ankara’da 1 Mayıs İşçi Bayramı, binlerce vatandaşın katılımıyla yoğun yağmur altında Tandoğan Meydanı’nda (Anadolu Meydanı) kutlandı. Burada yapılan basın açıklamasında, “Bizler, ekonomik krizi sürekli hale getiren haramilerin saltanatının ilelebet sürmesine izin vermeyeceğiz. Bizler, işçi haklarının bir bir yok edilmesine; işçilerin, emekçilerin esnek, kuralsız ve güvencesiz çalıştırılmasına karşı duranlarız! Bizler parasız eğitim, parasız sağlık başta olmak üzere kamu hizmetlerinden eşit şekilde yararlanma hakkımıza sahip çıkmak için buradayız” denildi.
Ankara’da 1 Mayıs İşçi Bayramı, binlerce yurttaşın katılımıyla Tandoğan Meydanı’nda kutlandı. DİSK İç Anadolu Bölge Temsilciliği, KESK Ankara Şubeler Platformu, TMMOB Ankara İl Koordinasyon Kurulu, Ankara Tabip Odası (ATO) ve Ankara Diş Hekimleri Odası tarafından yapılan çağrı ile saat 12.00’de AKM önünden çok sayıda sivil toplum örgütü ve siyasi partiler, yoğun yağmura rağmen Tandoğan Meydanı’na yürüdü. Tandoğan Meydanı’ndaki miting, 1 Mayıs’larda hayatını hayatını kaybedenler için saygı duruşu yapılarak başladı.
Mitinge, CHP Grup Başkanvekili Murat Emir ve milletvekilleri Aliye Timisi Ersever, Aylin Nazlıaka, Aylin Yaman, Semra Dinçer, Mahmut Tanal, Talat Dinçer, Deniz Demir, Mustafa Adıgüzel de katıldı. Mitignte, “Üreten biziz, yöneten de biz olacağız”, “Yaşasın 1 Mayıs alanlardayız”, “Direne direne kazanacağız”, “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz”, İş, ekmek, özgürlük”, “Her yer Taksim her yer direniş” sloganları atıldı.
ANKA Haber Ajansı’na konuşan CHP Grup Başkanvekili Murat Emir işçilerin ve emekçilerin 1 Mayıs’ını kutladı ve “Bugün Tandoğan’dayız ancak yüreğimiz 1 Mayıs’ta Taksim’de polisin orantısız gücüne maruz kalan emekçilerle birlikte.” dedi.
Mitingte konuşan KESK Ankara Şubeler Platformu Sözcüsü Tülay Yıldırım yaptı. Yıldırım, “Üzerimize düşen karanlığı aydınlatmaya hoşgeldiniz. 1 Mayıs Taksim’de direnmek, barikatlara, cemaatlere karşı durmaktır 1 Mayıs” dedi ve şunları söyledi:
“EŞİT YURTTAŞLIĞIN VE BARIŞIN HAKİM OLDUĞU BİR DÜNYA İSTİYORUZ”
“Ey İktidar; bize yaşattığınız derin yoksulluğun, yok saymanın, hukuksuzluğun, adaletsizliğin bedelini emekçiler ödetecek size. Bizler her türlü ayrımcılığa, cinsiyetçiliğe ve ötekileştirmeye karşı eşit yurttaşlığın ve barışın hakim olduğu bir dünya istiyoruz. Gezi tutuklularının serbest bırakılmasını istiyoruz. Madımak’ta, Ankara Tren Gar’ında yitirdiğimiz canların hesabı sorulsun istiyoruz.”
DİSK İç Anadolu Bölge Temsilcisi Birgül Kaya ise ortak basın açıklamasını okudu. Kaya, “Haklarımızı savunmak, taleplerimizi haykırmak için yine 1 Mayıs meydanlarında buluştuk. Bugün tüm dünyanın güzelliklerini var eden emeğin ve alın terinin günüdür. Bugün çocuklarımıza yaşanabilir bir gelecek armağan etme günüdür! Bugün bizi karanlığa itenlere, zulmü reva görenlere karşı bir arada mücadele etme günüdür. Bugün bizi bir arada tutan birlik, mücadele ve dayanışma ruhuyla birlikte mücadele etmenin günüdür” dedi. Kaya’nın açıklamasından öne çıkanlar şöyle:
“ÇALIŞANLAR AÇLIK SINIRININ BİLE ALTINDA ASGARİ ÜCRETE MAHKUM EDİYOR”
“İş cinayetleri katliam boyutunu aştı. Katliamlara “kader” ve “fıtrat” deyip geçen siyasi sorumlular size söyleyecek sözümüz var; çalışanlar açlık sınırının bile altında asgari ücrete mahküm ediliyor. Emeklilere yaşamayın dercesine bir ücret reva görülüyor, vergi yükü işçinin, emekçinin, emeklinin sırtında.
“DEPREMDE YAŞAMLARINI YİTİRENLERİN HESABI HALA VERİLMEDİ”
İktidarın rant politikaları nedeniyle büyük bir yıkım yaratan depremde yaşamlarını yitirenlerin hesabı hala verilmedi. Bizler, ekonomik krizi sürekli hale getiren haramilerin saltanatının ilelebet sürmesine izin vermeyeceğiz. Bizler, işçi haklarının bir bir yok edilmesine; işçilerin, emekçilerin esnek, kuralsız ve güvencesiz çalıştırılmasına karşı duranlarız! Bizler parasız eğitim, parasız sağlık başta olmak üzere kamu hizmetlerinden eşit şekilde yararlanma hakkımıza sahip çıkmak için buradayız.
“BİZLER YOK SAYILAN KÜRTÜZ, HOR GÖRÜLEN ALEVİYİZ”
Bizler yok sayılan Kürt’üz hor görülen Aleviyiz! Bizler Hacı Bektaş-i Velinin dediği gibi bir olmak, iri olmak ve diri olmak için buradayız. Bizler eşit yurttaşlık haklarımızı savunmak için buradayız. Toplumsal yapılar, inanç gruplarına yönelik baskı ile kamu kaynaklarının eşitsiz kullanımı son bulmalıdır. Demokrasi için, savaşa karşı barış için, adalet için bir aradayız. Sömürüye, yoksulluğa ve faşizme karşı birlikte mücadele ve dayanışma zamanı.
KÜRSÜDEN 10 TALEP SIRALANDI
Ortak basın metninde işçi ve emekçilerin talepleri 10 maddede sıralandı. Bu maddeler şöyle:
“* Asgari ücret başta olmak üzere tüm ücretler artırılmalı, en düşük emekli aylığı en az asgari ücret düzeyine çekilmelidir.
Tüm güvencesiz çalıştırma biçimlerine son verilmeli, herkese güvenceli istihdam sağlanmalıdır.
Elektrik, su, doğalgaz ve internet faturalarına yapılan zamlar geri alınmalı, faturalar tüm vergilerden muaf tutulmalıdır.
Anayasal hakkımız olan örgütlenme özgürlüğü önündeki tüm engeller kaldırılmalıdır.
Kamu varlıklarının özelleştirilmesinden vaz geçilmeli, eğitim, ulaşım, sağlık başta olmak üzere tüm kamu hizmetleri devlet eliyle ücretsiz verilmelidir.
Sendikalı olma, grev gibi hak arama yolları açık olmadır.
Kadınlara yönelik şiddet, taciz ve tecavüz son bulmalı, toplumsal cinsiyet eşitsizliği ortadan kaldırılmalıdır.
Çocuk işçiliğine karşı ve çocuk istismarının ortadan kaldırılması için koruyucu tedbirler ivedilikle alınmalıdır.
İstanbul Sözleşmesi, işyerinde şiddete ve tacize karşı ILO’nun 190 sayılı sözleşmesi derhal uygulanmalıdır.
Gazze’de sivillere yönelik saldırıları şiddetle kınıyoruz! Direnen Filistin halkının yanındayız!
Emperyalizme karşı barışı, faşizme karşı halkların kardeşliğini savunarak, Emeğin, eşitliğin, özgürlüğün, demokrasinin, laikliğin hakim olduğu bir gelecek ve ülke için mücadeleye devam edeceğiz.”
“ANKARA ÜNİVERSİTESİ KIDEM TAZMİNATLARIMIZI GASP ETMEYE ÇALIŞIYOR”
Öte yandan kıdem tazminatsız işten çıkarılan Ankara Üniversitesi Antıp (Ankara Tıplılar Vakfı) işçileri de mitingte söz aldı. İşçiler adına konuşan Ümit Bolatbaş, “72 işçi dostumuz için buradayız. Söz verildiği halde tazminatlarımız ödenmedi. Bizleri yok yerine koyan Ankara Üniversitesi kıdem tazminat haklarımızı gasp etmeye çalışıyor. Kıdem tazminatı hakkımızı söke söke alacağız. Hak verilmez alınır.” ifadelerini kullandı.
Miting, Bandista konserinin ardından sona erdi.
]]>ATO Başkanı Gürsel Baran, Oniki Platformu’nun hibrit ve yapay zeka konseptiyle Ankara’da düzenlediği “E-Ticaret ve E-İhracat Konferansı”na katıldı. Ankara Ticaret Odası’nın da desteklediği, Crowne Plaza Ankara’da gerçekleşen etkinlik, başkentteki üreticiler ve markalar ile e-ticaret ve e-ihracat alanındaki satıcılar ve ekosisteme çeşitli çözümler sunan hizmet ve servis sağlayıcı firmaları bir araya getirdi.
ATO Başkanı Baran, açılışta yaptığı konuşmada markalaşma ve katma değerli üretimin önemine dikkat çekerek, ihracat gelirlerine ve cari dengeye olumlu katkısının altını çizdi.
Markalaşmanın dünya ticaretindeki önemini örneklerle anlatan ATO Başkanı Gürsel Baran, Ankara Ticaret Odası’nın bu konudaki çalışmaları ve Uluslararası Marka Buluşmaları adı altında gerçekleştirdiği etkinlik hakkında da bilgi verdi.
E-ticaret ve e-ihracatın pandemiyle birlikte hızla geliştiğini hatırlatan Baran, ticarette gelişmek isteyen firmaların değişim ve dönüşüme uyum sağlaması gerektiğine dikkat çekerek, şöyle konuştu:
“Pandemi ile birlikte hızla gelişen e-ticaret ve e-ihracat ülkemizde de ilerleme kaydetti. Türkiye 2023 yılında, bir önceki yıla göre yüzde 100 artışla 1.6 trilyon liralık e-ticaret rakamına ulaştı. 2024 yılı sonunda ulaşmayı hedeflediğimiz rakam ise 3.3 trilyon lira. Bu rakama çok rahat ulaşılabileceğini düşünüyorum. Ticaretimizin içinde de e-ticaret yüzde 20’lik bir paya sahip. Yani her 5 alışverişten biri artık e-ticaret kanalıyla yapılıyor. Bu oranın da çok önemli olduğunu düşünüyorum. Dünya ticaretinde yaşanan bu gelişmelere firmalarımızın uyum sağlayarak e-ihracatını geliştirmesini, şehrimizin ve ülkemizin e-ihracat ile dünya ticaretinden daha fazla pay almasını hedefliyoruz.”
Dünya e-ticaret pazar büyüklüğünün 6 trilyon dolara ulaştığını aktaran Baran, e-ticaretin gelişiminde lojistik ve depolamanın önemine de vurgulayarak, şu ifadelere yer verdi:
“E ticaretle birlikte depolama alanları ihtiyacı artmış ve buna paralel depolama maliyetleri yükselmişti. Sorun çözümüyle birlikte geldi. Konaklama alanında kullanılan iş modeli AirBnb modeli depolama sektöründe de dijital olarak kullanılmaya başlandı. Yeni dijital platformlar, dünyanın herhangi bir yerinde depo kiralamak isteyeni, dünyanın herhangi bir yerinde deposunu kiraya vermek isteyenle buluşturarak hızlı çözümler ortaya koydu. Böylece gerek ülkemizde gerekse dünyanın başka yerlerinde işletmeler uygun şartlarda depolama yapabilir hale geldi. Aynı şekilde lojistik konusu da beraberinde gelişti ve değişti. Ürünlerin tedarik edilmesi, depolanması ve müşteriye ulaştırılması e-ticaretin başarısını etkileyen bir faktör. E-ticaret işletmeleri, ürünlerin müşterilere hızlı bir şekilde ulaştırılması için güvenilir ve verimli bir lojistik ağına sahip olmak durumunda. Ürünlerin tedarik edilmesi, depolanması ve sevkiyatı, işletmenin verimliliğini ve müşteri memnuniyetini doğrudan etkiliyor.”
“Ülkemizin ihracatında, e-ihracat yüzde 1,5’luk paya sahip”
Türkiye’nin genel ihracatında da e-ihracatın önemli mesafeler kaydettiğini bildiren Baran, “2023 yılı sonu itibarıyla ihracatımız 260 milyar dolara yaklaştı. Ülkemizin ihracatında, e-ihracat yaklaşık yüzde 1,5’luk bir paya sahip. 2028 yılı itibarıyla da ülkemizin hedefi bu rakamı yüzde 10’lar seviyesine ulaştırmak. İnanıyorum ki e-ihracatımızı bu rakamlara taşıyarak bu alanda dünyada önde gelen ülkelerden biri olacağız” dedi.
Ankara Ticaret Odası olarak e-ticaret ve e-ihracatı geliştirme konularında yaptıkları çalışmalar hakkında da bilgi veren Baran, “Ankara’mızda pandemi öncesinde yaklaşık 6 bin e-ticaret yapan firma sayısı varken, yıl sonu itibarıyla 44 binlere ulaştık. Tahmin ediyorum ki bugün rakamlar 50 bini aşmıştır” diye konuştu.
ATO Başkanı Gürsel Baran’ın yanı sıra Oniki Platformu Kurucu Ortak/CEO Ziya Kızıltan ve Ekonomi Yazarı Sami Altınkaya da açılışta birer konuşma yaptı. – ANKARA
]]>ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Ankara Ticaret Odası’nın Nisan Ayı Olağan Meclis Toplantısı’nda Meclis üyelerine hitaben yaptığı konuşmada Başkent’ten yurt dışına direkt uçuşlar konusuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ankara Ticaret Odası’nda yönetime geldikleri günden bu yana Başkent’ten yurt dışına direkt uçuşların artmasına yönelik çalışmalar yaptıklarını dile getiren Baran, konuyu ilgili mercilere taşıdıklarını ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın destekleriyle pandemi öncesinde bu konuda ilerleme kaydedildiğini söyledi. Başkent’in gelişimi açısından yurt dışına direkt uçuşların önemine dikkat çeken Baran, “Ankara’nın ticaret, ihracat ve turizm başta olmak üzere hangi alanda gelişmesi söz konusu olursa olsun konu daima yurt dışına direkt uçuşlara geliyor. Sizin de yakından bildiğiniz gibi göreve başladığımız günden bu yana, bu konu bizim gündemimizin ilk sıralarında yer aldı. 2020 yılına kadar şehrimizden yurt dışına direkt uçuşlar konusunda bir ivme yakalamıştık ancak bu süreçte başlayan pandemi tüm gelişmeleri tersine çevirdi. Türk Hava Yolları’nın iştiraki olan AnadoluJet’in merkezinin Ankara yapılacağı söylendi ancak sonradan bundan vazgeçildi. Sonra AnadoluJet’in adı da değiştirilerek AJet adında yeni bir marka oluşturuldu. Geldiğimiz noktada, İstanbul Havalimanı’ndan 120 ülke 280 destinasyona, Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan 51 ülke ve 154 destinasyona uçuş gerçekleştiriliyorken, Esenboğa’dan sadece 25 ülke 41 destinasyona uçulabiliyor. İstanbul Havalimanı’ndan haftalık yurt dışı uçuş sayısı 4 bin iken, Esenboğa Havalimanı’ndan sadece 160 uçuş gerçekleştirildiği görülüyor. Diğer yandan yeni düzenleme neticesinde AJet Yolcuları CIP hizmetlerden yararlanamadığı gibi uçak içi ikram da alamıyor” dedi.
Direkt uçuşlarda THY talebi
Baran, Ankara’dan direkt uçuşların sadece AJet ile yapılabildiğini, Türk Hava Yolları ile yolculuk yapmak isteyenlerin İstanbul aktarmalı seyahat edebildiğini belirterek, “Ankara’dan yoğun talep gören hatlarda, direkt uçuşların Türk Hava Yolu ile de gerçekleştirilmesi sağlanmalı. Yolculuk yapmak isteyenlere seçenek sunulmalı” diye konuştu.
“16 destinasyona direkt uçuş talebimizi Bolat’a ilettik”
ATO Başkanı Gürsel Baran, geçtiğimiz haftalarda ATO Başkan Yardımcısı Temel Aktay ve Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Ömer Çağlar Yılmaz ile birlikte Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Ahmet Bolat’ı ziyaret ederek, konuya ilişkin hazırladıkları detaylı bir dosya ilettiklerini söyledi. Baran, “Ticaret ve yatırım ilişkileri gibi gerekçelerle Ankara’dan aktarmalı uçulan, Brüksel, Roma, Barselona, Zürih, Aşkabat ve Saraybosna’nın da aralarında bulunduğu 16 destinasyona direkt uçuş konulmasına ilişkin taleplerimizi Sayın Bolat’a ilettik. Ankara Ticaret Odası olarak bugüne kadar olduğu gibi bugünden sonra da Ankaramızın ve ülkemizin gelişimi ve ilerlemesi için iş dünyası olarak üzerimize düşen sorumlulukları yerine getirmeye devam edeceğiz” diye konuştu. – ANKARA
]]>23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, Ankara’da coşkuyla kutlandı. Kutlamalar çerçevesinde Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Başkent’teki büyükelçiler ve misyon şefleri için resepsiyon düzenledi. Yavaş’ın ev sahipliğinde Mogan Park Konuk Evi’nde gerçekleştirilen 23 Nisan resepsiyonuna Ankara Valisi Vasip Şahin, büyükelçiler ile yabancı misyon temsilcileri, Ankara ilçe belediye başkanları, belediye meclis üyeleri, basın mensupları, Büyükşehir Belediyesi bürokratları ve çok sayıda davetli katıldı.
Konuşmasına 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın anlam ve önemine değinerek başlayan Yavaş, “Bugün, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün zor şartlar altında milleti bir araya getirerek Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni açtığı ve ulusun geleceğini çocuklara adadığı özel bir gün. Bu anlamda dünyadaki ilk ve tek çocuk bayramını kutlamanın gururunu yaşıyoruz” dedi.
“Başarımızdaki en büyük rol yönetim anlayışımız”
Türkiye’deki son yerel seçimlerden bahseden Yavaş, yüzde 60,4 gibi rekor bir oy oranı ile tekrar Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı seçildiğini dile getirerek, “Bu başarıda hiç şüphesiz geçtiğimiz 5 yılda ortaya koyduğumuz adil, tarafsız, şeffaf, hesap verebilir, katılımcı, insan ve çevre odaklı yönetim anlayışımız önemli rol oynadı. Betona ve ranta değil, vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını merkeze alan projelerimiz Ankara halkı tarafından kabul gördü. Bundan dolayı önümüzdeki dönem de aynı anlayışla halkımıza hizmete devam edeceğiz” diye konuştu.
“Halkın refah ve mutluluğunu artırmaya yönelik çalışmalarımıza devam edeceğiz”
Ankara halkının refah ve mutluluğunu artırmaya yönelik çalışmalarına artan bir azimle devam edeceğinin altını çizen Yavaş, “Akıllı şehir, yeşil dönüşüm, kırsal kalkınma, kent turizmi ve termal turizm gibi alanlarda söz verdiğimiz projeleri gerçekleştirmek için azimle çalışacağız. Tüm bu çalışmaları yaparken dünyadaki gelişmeleri de dikkate alarak sizlerle yakın işbirliğimizi devam ettirmek istiyoruz. Sizlerin de bir Ankara sakini olarak ülkelerinizdeki tecrübeleri bizimle paylaşmanızdan ve iş birliklerimizi artırmaktan büyük mutluluk duyacağımızı bir kez daha belirtiyoruz” diyerek iş birliği çağrısında bulundu.
“Avrupa Birliği temel hedeflerimiz arasında”
Avrupa Birliği’ne girişi önemsediklerini belirten Yavaş, Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliğinin temel hedefleri arasında yer aldığını ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün hedef olarak gösterdiği muasır medeniyetler seviyesine ulaşma yolunda Avrupa Birliği’ne giriş projesine büyük önem verdiklerini, bunun Türkiye için vazgeçilmez olduğunu dile getirdi. Türkiye’nin son dönemdeki Avrupa Birliği ile olan ilişkilerine de dikkat çeken Yavaş, şunları kaydetti:
“Türkiye’nin üye statüsü yerine ‘dış ilişkiler’ çerçevesinde yer alması oldukça düşündürücüdür. Benzer şekilde geçtiğimiz hafta Avrupa Konseyi Liderler Zirvesi’nde Türkiye’nin Kıbrıs çözümü çerçevesinde ele alınması da cesaret kırıcıdır. Ne yazık ki, Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye yönelik adımları geleceğe dair net bir yol göstermiyor ve ciddi bir jeostratejik vizyon veya tutarlı bir eylem planı içermiyor. Avrupa Birliği ve Türkiye’nin stratejik çıkarları, Gümrük Birliği’nin siyasi şartlara bağlı kalmadan ve daha fazla gecikme olmadan yeşil ve dijital politikalar doğrultusunda modernize edilmesini gerektiriyor. Bu, sadece Avrupa Birliği ve Türkiye’nin rekabet gücünü ve stratejik özerkliğini artırmakla kalmayacak, aynı zamanda zorlu siyasi ve jeopolitik sorunların üstesinden gelinmesi için gerekli olan karşılıklı güvenin oluşmasına da destek olacak.”
“Milletimiz ‘mülteci tampon bölgesi’ işlevini reddetmektedir”
Yavaş, 18 Mart 2016’da gerçekleşen Türkiye-Avrupa Birliği Zirvesi’nde alınan kararlarla ilgili de şunlara değindi:
“Türkiye’nin üzerindeki sığınmacı yükünü iyice artırdı ve kontrol edilemeyen bir göç akışına yol açtı. Türkiye artık sadece göçmenler için bir geçiş ülkesi olmaktan çıkıp, bir kalış ülkesi haline gelmiştir. Bunun oluşturduğu toplumsal huzursuzluk, demografik baskı, sosyo-kültürel ve ekonomik çatışmalar, mevcut durumun sürdürülemez olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Bu bakımdan milletimizin endişeleri gözetilmelidir. Türkiye coğrafyasındaki müstesna rolünün bilincindedir. Tam da bu sebeple milletimiz ‘bir mülteci tampon bölgesi’ işlevini reddetmektedir. Ülkemizin üzerine yüklenen bu yük, hakkaniyetle ve rasyonellikle bağdaşmamaktadır. Bu bakımdan mültecilerin kendi ülkelerinde doğru bir planlama ve insan haklarına uygun şekilde yeniden iskan edilmesi konusunu önemsiyorum.”
“Filistin halkının yanındayım”
Atatürk’ün “Yurtta sulh, dünyada sulh” ilkesinin her zaman yol gösterici olduğunu söyleyen Yavaş, çocuk ve sivillere yapılan saldırılarda Filistin halkının yanında olduğunu belirterek, “21. yüzyılda çocukları, sivilleri öldürmek, susuz ve elektriksiz yaşamaya zorlamak sadece savaş değil, insanlık suçudur. Çocuk ve sivillere yapılan bu saldırılarda Filistin halkının yanında olduğumu belirtiyorum. İsrail hükümetini sağduyulu hareket etmeye davet ediyorum. Gazze’de, Filistin ve İsrail’in her yerinde en kısa sürede savaşın sona ermesini ve daha fazla çocuk ve sivilin hayatını kaybetmemesini umuyorum” diye konuştu.
“Uluslararası çatışmaların sebep olduğu insani dram tüm dünyayı etkilemektedir”
Zor zamanlarda belediye başkanları olarak etkilenen bölgelere ve insanlara yardım sağlamak için ellerinden geleni yapacaklarını söyleyen Yavaş, sözlerine şöyle devam etti:
“Uluslararası çatışmaların sebep olduğu insani dram, sadece savaş bölgelerinde yaşayan insanları değil, tüm dünyayı etkilemektedir. Ayrıca Ankara’da yaşayan herkesin seslerinin duyulduğu ve endişelerinin dikkate alındığı bir istişare ortamı oluşturmak için buradayız. Savaşların gölgesinde barışın değerini bir kez daha anlamamız ve içselleştirmemiz gerekmektedir. Barışı korumak ve barışın yeniden tesisini sağlamak, sadece ulusal bir görev değil, aynı zamanda uluslararası bir sorumluluktur. Uluslararası toplumun bir parçası olarak Türkiye’nin barış ve istikrarın sağlanmasına yönelik çabaları, dünya genelindeki barış çabalarını destekleyici bir role sahip olduğunu düşünüyorum. Bizler, belediye başkanları olarak bölgesel çatışmalara insani açıdan, barışçıl açıdan bakmaya devam edeceğiz.” – ANKARA
]]>(ANKARA) – 10 Ekim Ankara Katliamı Davası’nın 24’üncü duruşmasında esas hakkında mütalaa verildi. Dava dosyasına insanlığa karşı suçtan uzman raporu da girdi. Savcılık esas hakkındaki mütalaasında sanık Erman Ekici “insanlığa karşı suç”tan ceza istemeyerek, anayasal düzenin ortadan kaldırmaktan ceza talep etti. Mağdurların avukatları tarafından ise 10 Ekim katliamında Gaziantep Emniyet Müdürlüğü’nün ihmali olduğu ve sanık Yakup Şahin hakkında verilen teknik takip kararının mahkemeden “kaçırıldığı” iddiasında bulunularak, “Gaziantep Emniyet Müdürlüğü, 10 Ekim Ankara Katliamı’nı izlemekle yetinmiştir. Gaziantep Emniyeti hakkında suç duyurusunda bulunulmasını talep ediyoruz” denildi. Avukat İlke Işık, dönemin Gaziantep Emniyet Müdürlüğü yetkilileri ve dönemin Gaziantep Valisi, şu anda İçişleri Bakanı olan Ali Yerlikaya hakkında suç duyurusunda bulunduklarını açıkladı.
Ankara Tren Garı’nda 10 Ekim 2015’te IŞİD’in canlı bombalarıyla 104 kişinin katledilmesine ilişkin davanın 24’üncü duruşması Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülüyor.
Duruşmayı İnsan Hakları Derneği Ankara Şubesi, Emek Partisi (EMEP), CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen ile milletvekilleri Ali Gökçek, Rıfat Nalbantoğlu, Aliye Timisi Ersever, Türkan Elçi, Nurhayat Altaca ve Ayça Taşkent, DEM Parti milletvekilleri Hüseyin Olan, Ferit Cihanyaşar, EMEP Milletvekili Sevda Karaca izledi. Duruşmada 10 Ekim Gar Katliamı’nda hayatını kaybedenlerin yakınlarının isimleri “katılan” olarak okunduktan sonra Mahkeme Başkanı, yakalama kararının firari sanıklar bulunamadığı için infaz edilemediğini bildirerek, avukatların taleplerine geçti.
Avukat Senem Doğanoğlu, “İnsanlığa karşı suç yönünden hukuki uzman mütalaasını sunma doğrultusunda Dr. Barış Işık’ın dinlenmesini talep ediyoruz” dedi. Mahkeme Başkanı, Dr. Barış Işık’ın mütalaasını dinlemeyi reddederek, 13 sayfalık raporun okunmasına karar verdi. Bunun üzerine Mahkeme Başkanı uzman raporunu okudu.
Avukat İlke Işık, dönemin Gaziantep Emniyet Müdürlüğü yetkilileri ve dönemin Gaziantep Valisi şimdinin İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya hakkında suç duyurusunda bulunduklarını açıkladı.
UZMAN RAPORU: “IŞİD ÜYELERİ KENDİNDEN OLMAYAN İNSANLARI KATLEDEREK İNSANLIĞA KARŞI SUÇ İŞLEMİŞLERDİR”
Söz konusu uzman raporunda, “Sivil nüfus saldırılarda asli hedeftir. Dava konusunda mağdurların savaşan statüsünde olmadığı açıktır. Sanıklar öldürme hedefini amaçlamış ve bunu gerçekleştirmiştir. Olayda sistematiklik unsurunun gerçekleştiği kanaatindeyiz. Sivas Katliamı davasında da insanlığa karşı suç işlendiği gibi burada ayrıca farklı olarak burada sistematiklik unsuru da gerçekleşmiştir. IŞİD bu saldırıyı belirli bir düşünceye sahip olan insanlara karşı gerçekleştirmiştir. Kendinden olmayan insanları katlederek insanlığa karşı suç işlemişlerdir” tespiti yer aldı.
Duruşmada esas hakkındaki mütaalasını veren Cumhuriyet Savcısı, 11 kişi hakkında “öldürmeye teşebbüs” nedeniyle beraat istenildi. Erman Ekici hakkında ise 101 kez “kasten öldürmeden” mahkumiyet, 397 kez “öldürmeye teşebbüsten ve anayasal düzeni” ihlalden mahkumiyet istedi.
“BU DAVA BU İDDİANAME İŞE YÜRÜTÜLEMEZ”
“Mütalaadan önce bize gelen bilgiler hakkında söz verilmesini bekliyorduk” diyen avukat Erkan Ünüvar “Hala deliller toplanmadı. Yargılanmanın bu aşamasında esas hakkında mütalaa verilmesi uygun değil. Biz elimize yeni ulaşan belgeleri sunacağız. Savcılık ısrarda eski mütalaayı esas almış. 8 yıldır söylüyoruz, bu dava bu iddianame ile yürütülemez. Dosyaya yeni gelen bütün delilleri yok saymaktır bu. Siz de hüküm kuramazsınız bu doğrultuda. Kovuşturulmanın genişletilmesine yönelik talebimiz de var” dedi ve şunları söyledi:
“GAZİANTEP EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ’NE YÖNELİK İDDİLARA ARAŞTIRILMADI”
“Geçen celse sanıklardan Yakup Şahin hakkında bomba malzemesi temin etmesi hakkında Gaziantep Emniyet Müdürlüğü’nün görevini yapmamasına ilişkin bilgi sorulmasını istemiştik. Bunu reddetmiştiniz. 10 Ekim Ankara Katliamı’ndan önce Yakup Şahin bomba malzemesi aldı, Nizip Emniyeti bunu bildirdi Gaziantep Emniyeti’ne. 8 yıldır biz Yakup Şahin’in olaydan önce 2017’de duruşmaların başında Yakup Şahin ifadesinde ‘amonyum nitrat satın almak istediğimi ve satıcının şüphelenerek vermediğini’ ifade etti. Satıcının ihbarının bulunup bulunmadığının sorulmasını istedik o dönemde dikkate alınmadı bu talebimiz. Daha sonrasında 2018 yılında tutuklu sanıklar bakımından karar verildi, dosya istinaf aşamasına geçti. İstinaf aşamasındayken Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Terörle Suçlar Masası’na 9 klasörlük dosya bırakılmış ve bu dosya Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderiliyor. 30 Eylül tarihinde Yakup Şahin ve Hüseyin Tunç hakkında bir ihbar var. Nizip Emniyeti bu kişileri hemen buluyor ve Gaziantep Emniyeti’ne ‘bu kişinin örgüt bağlantılarını araştırın’ diye bir yazı yazıyor. Gaziantep Emniyet Müdürlüğü ise sonrasında 2 Ekim’de 5.10.2015 tarihinde Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı üzerinden iletişime müdahale tedbir kararı talep ediyor, katliamdan 3 gün öncede Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi ise telefon dinleme kararı veriliyor. Gaziantep Emniyeti bunun dışında hiçbir şey yapmıyor.
“BU KATLİAMIN POLİS GÖZETİMİ ALTINDA YAPILDIĞI ANLAMINA GELİR”
Ama biz bu Yakup Şahin hakkındaki iletişime müdahale tedbir kararını bile bugüne kadar öğrenememiştik çünkü Gaziantep Emniyet Müdürlüğü bugüne kadar hiç bilgi vermemişti. Bunun anlamı şudur Yakup Şahin katliama giderken polisin teknik takibine alınmıştır. Bugüne kadar bu gerçek Emniyet tarafından, savcılık tarafından, siyasiler tarafından gizlenmiştir. Bu katliamın aslında polis gözetimi altında yapıldığı anlamına gelir. Bu gerçek o zaman ortaya konulsaydı devletin sorumluluğu da tartışılacaktı. Kamu görevlileri kendi görevlerini yapmadıkları halde üstüne delilleri karartarak ayrıca suç işlemişlerdir, görevlerini yapmadıklarının kamuoyunda tartışılmaması için görevinizi yapmadığınız için bir nevi bu katliam gerçekleşmiş oluyor. Burada yargılanan IŞİD’lilerin tek başına bu katliamı gerçekleştirmesi söz konusu değildir. Kamu görevlilerinin bilgisi dahilinde gerçekleşmiştir bu katliam. Katliam gerçekten adım adım izleniyor. Oysa Emniyet’in ya da devletin görevi katliamı önlemektir. Katliamı izleyip bu katliamı IŞİD’liler gerçekleştirdi demek değildir.
“GAZİANTEP EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ BU KATLİMI İZLEMEKLE YETİNMİŞTİR”
Bizim yeni delillere ulaşmamız sürekli engelleniyor çünkü bu gerçeklerin ortaya çıkması istenilmiyor. Şu aşamada ortaya çıkan gerçek çok açık. Gaziantep Emniyet Müdürlüğü, 10 Ekim Ankara Katliamı’nı izlemekle yetinmiştir. Emniyet Müdürlüğü bu katliamı izlemiştir. Gaziantep Emniyet Müdürlüğü’ndeki personeller hakkında suç duyurusunda bulunulmasını talep ediyorum. Dolayısıyla yeni bir delil ortaya çıkmış ve bunu değerlendirilmesi gerekir.
“ARTIK BİZİM TALEPLERİMİZİ REDDETMEYİN”
Başbakan başta olmak üzere dönemin yetkilileri art arda açıklama yaptılar kamu görevlilerinin sorumluluğu olmadığına dair. O dönem istihbarat zaafiyeti de tartışılıyordu. O dönem Ahmet Davutoğlu bazı açıklamalar yapmıştı. ‘Türkiye’de intihar eylemi yapabilecek kişilerin listesi var….’ Biz canlı bombaları biliyoruz ama müdahale etmiyoruz demek istiyordu. İşte bunun delilini bugün ortaya koyuyoruz. O dönemki tartışmalar göz önüne alındığında kastedilenin bu olduğunu düşünüyoruz. Dolayısıyla delilleri gizleme, karartma pratiği hala devam ediyor. Artık bizim taleplerimizi lütfen reddetmeyin. Her bir dayanağımızın dayanağı var.
“BELKİ DE BU DAVADA HİÇ İSMİ GEÇMEYEN VE KATLİAMDAN SORUMLU İNSANLAR VAR”
Katliamdan hemen sonra ön inceleme raporu düzenlenmişti. O müfettiş raporunda Yakup Şahin’in telefonlarının emniyet tarafından dinlendiğine dair yazışmalar var. İletişime Müdahale Tedbir kararlarını getirtmek istemiştik ancak mahkemeniz reddetmişti. Şimdi ortaya çıkmış oldu. Haziran 2022’de Gaziantep Emniyet Müdürlüğü, ‘Yakup Şahin hakkında herhangi bir iletişime müdahale tedbir kararı yoktur’ diyor. Yine Gaziantep Emniyet Müdürlüğü İçişleri Bakanlığı talep edince ‘evet vardır’ diyor. Mahkemenize verilmeyen bir evrak Emniyetin müfettişi isteyince veriliyor. Yani aynı kurum Gaziantep Emniyeti, mahkemenize yalan söylüyor ve mahkemenizi yanıltmaya çalışıyor. Gaziantep Emniyeti hakkında suç duyurusunda bulunulmasını talep ediyoruz. Katliamdan önce veya sonra polisin teknik takibe aldığı 3 kişinin isimlerini bilmiyoruz, 8 yıl geçti. Gaziantep İhbar Dosyası da geldiğine göre bu 3 kişinin isimlerini öğrenmek istiyoruz. Belki de bu davada hiç ismi geçmeyen ve katliamdan sorumlu olan insanlar vardır. Artık bu delilleri tartışmamız lazım. O yüzden Müfettiş Ön İnceleme Raporu’nda yer alan 3 kişinin isimlerinin bildirilmesi için Emniyet’e yazı yazılmasını istiyoruz.
“BURADAKİ AİLELERE 8 YIL SONRA BİR ADALET BORCUNUZ VAR”
İstihbarat raporlarının neler olduğu, o raporlarda neler yazdığı çok önemli. O dönem gerekli ihtiyaçlar doğrultusunda kamu görevlilerini işin içine sokulmadan esas alınan bir mütalaa bu dosyada esas alınamaz. Gerçeklere ulaşma yönünde bir yargılama yapmanızı bekliyorum. Buradaki ailelere 8 yıl sonra bir adalet borcunuz var. IŞİD’lileri ağır cezalara vererek bu dosyayı kapatırız diyemezsiniz. Tüm sanıklar hakkında düzenlenmiş tüm istihbarat raporlarının bu dosyaya gelmesi lazım. Devleti ve kamu görevlileri yargılamayalım diye bir şey söz konusu olamaz. Suçluysa onlar da yargılanmalı. Bu yüzden bu dosyaların dosyaya girmesini talep ediyoruz.”
]]>Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatından (TÜRKSOY) yapılan açıklamaya göre, “2024 Mahtumkulu Firaki Anma Yılı” vesilesiyle başkentte Firaki heykelinin açılış töreni, kitap tanıtımı programı ve konser düzenlendi.
Programın ilk ayağı kapsamında Ankara Dikmen Vadisi Türkmenistan Parkı’ndaki Mahtumkulu Firaki heykeli önünde yapılan açılış törenine TÜRKSOY Genel Sekreteri Sultan Raev, Türkmenistan’ın Ankara Büyükelçisi Mekan İşanguliyev, Türkmenistan Devlet Kültür Enstitüsü Rektörü Amanmurad Aydogduev ve davetliler katıldı.
Raev, burada yaptığı konuşmada, şunları söyledi:
“Türkmen edebiyatının sembol ismi olan Mahtumkulu Firaki’yi ve bizlere bıraktığı büyük mirası keşfetmek için ‘dil’ dediğimiz olgu ve onunla işlenen sanata yakından bakmalıyız. Hepimizin bildiği üzere dil, ulusların kültürünü, geleneklerini, örf-adetlerini içinde saklayan bir mucizedir. Ortaya koyduğu sanatla Türkmen edebiyatının zirvesinde parlayan bir yıldız olarak kendi döneminde ve sonraki kuşaklarda derin izler bırakan Mahtumkulu bölgesel bir şair olarak değil, aynı zamanda Türk Dünyası’nın edebi mirasında derin izler bırakan büyük bir kalemdir.”
Firaki’nin şiirlerindeki incelikli anlatım ve derin duygular nedeniyle Türkmenistan edebiyatının en önemli şahsiyetlerinden birisi olarak kabul edildiğini belirten Raev, “Onun eserleri, okuyucularını duygusal bir yolculuğa çıkarırken aynı zamanda Türkmen halkının ruhunu yansıtır. Türkmencenin bir dil olarak işlenmesi, Türkmen boylarının birleşmesi ve Türk Dünyası içinde Türkmen ulusunun var olmasında Mahtumkulu’nun önemi büyüktür.” diye konuştu.
Büyükelçi İşanguliyev, TÜRKSOY’a ve Türkiye’ye teşekkür ederek, 2024’ün Türkmenistan için öneminin altını çizdi.
İşanguliyev, “Bu yıl Türk Dünyası Kültür Başkenti Anev şehri. Mahtumkulu Firaki’nin 300. doğum yılı anma etkinlikleri de yine 2024 yılı içinde gerçekleşiyor. Türkmen kültürü ve tarihi açısından tarifi imkansız anlam içeren bu iki bayrama dair etkinliklerde TÜRKSOY’u aktif olarak görmekten duyduğum memnuniyeti burada belirtmek istiyorum. TÜRKSOY kardeşliğimizin bir nişanesi olarak Türk Devletleri arasında altın köprü vazifesi görüyor.” diye konuştu.
Aydogduev ise Mahtumkulu Firaki’nin Türkmen kültürü ve tarihi açısından önemini vurgulayarak Firaki’nin yazdığı şiirlerle sadece Türkmen edebiyatının değil dünya edebiyatının da önde gelen kalemleri arasında olduğunu söyledi.
Tören, Türkmenistan Devlet Kültür Enstitüsü Miras Dans Topluluğu ve Ankara Devlet Sahne Sanatları Topluluğu tarafından icra edilen dans gösterisi ile son buldu.
Bu arada, Türkmenistan Devlet Başkanı Serdar Berdimuhamedov’un kaleme aldığı “Bin Yılların Derinliğinden Gelen Medeniyet: ANEV” kitabının tanıtım toplantısı TÜRKSOY Genel Sekreterliği konferans salonunda yapıldı.
Ankara’da doğumunun 300. yılında Mahtumkulu Firaki konseri düzenlendi
Öte yandan, TÜRKSOY, Türkmenistan’ın Ankara Büyükelçiliği, Türkmenistan Kültür Bakanlığı ve Kültür ve Turizm Bakanlığının katkılarıyla “Doğumunun 300. yılında Türk Dünyası’nın Büyük Şair ve Düşünürü Mahtumkulu Firaki” konseri düzenlendi.
TÜRKSOY tarafından ilan edilen Türk Dünyası Kültür Başkenti Anev ve Doğumunun 300. yılında Mahdumkulu Firaki’yi anma etkinlikleri çerçevesinde gerçekleştirilen konsere Ankaralı müzikseverler yoğun ilgi gösterdi.
Türkmenistan’dan gelen halk sanatçıları ve dans topluluğunun sahne aldığı konserde Türkmenistan halk sanatçıları Akmuhammed Hanov, Dovletmurad Hanmammedov, Meylis Goçmuradov, Maya Orozberdiyeva, Gülşat Gurdova ve Türkmen Devlet Kültür Enstitüsü “Miras” Dans Topluluğu sahne aldı.
]]>Ankara Büyükşehir Belediyesi Nisan ayı Meclis Toplantısı’nın 5. birleşimi, Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş başkanlığında toplandı.
Ankara Büyükşehir Belediyesi Meclis Salonu’nda yapılan toplantıda Büyükşehir Belediyesi, ASKİ ve EGO Genel Müdürlüğünün 2023 yılı faaliyet raporları görüşülerek oy çokluğuyla kabul edildi.
MANSUR YAVAŞ’TAN İNSAN ODAKLI YÖNETİM VURGUSU
Büyükşehir Belediyesi Meclis Toplantısı’nda Başkentlilere ve Meclis üyelerine seslenen Yavaş, 5 yıl önce göreve başlarken Ankara’yı ortak akılla yöneterek, şeffaf, katılımcı ve hesap verebilir bir yönetim anlayışını hakim kılacaklarını vadettiklerini anımsatarak, “Hangi bölgeden ne kadar oy alındığına bakmadan, kimseyi ayırt etmeden, herkese eşit ve adil bir şekilde hizmet edeceğimizi belirtmiştik. Çöp projelere para harcamadan, insan sağlığı ve insan hayatını önceleyen işlere imza atacağımızı, kimseyi aç ve açıkta bırakmayacağımızı ifade etmiştik. Ankara’nın tarımına, sanayisine, altyapısına, turizmine, kültürüne ve sanatına iz bırakacak işlere imza atacağımızı söylemiştik. Tüm bunların ardından, milletimiz bize Ankara’ya beş yıl hizmet etme görevini vermişti” ifadelerini kullandı.
“25 YILDA YAPILAN YEŞİL ALANI 5 YILDA ANKARA’YA KAZANDIRDIK”
Yavaş, 5 yıllık süreçte eski dönemde olduğu kadar köprü, kavşak ve alternatif yollar yaptıklarını belirterek, altyapıda eski döneme oranla iki kat daha fazla yatırım gerçekleştirdiklerini vurguladı. 25 yılda yapılan yeşil alanı beş yılda Ankara’ya kazandırdıklarına işaret eden Yavaş, “Belediyeye ait hiç kreş yoktu, 25 tane açtık. Hiç teknoloji merkezi yoktu, 5 tane açtık. 2013 yılından beri hiç otobüs alınmamıştı, 416 adet aldık. Mola evleri, spor tesisleri, kütüphaneler, yeni aile yaşam merkezleri açtık. AŞTİ’yi, balık halini, yıllardır kullanılamaz halde duran Altınpark Yüzme Havuzu’nu yeniledik. Başta Ulus bölgesi olmak üzere, tarihi ve kültürel alanda Ankara’ya on yıllarca hizmet edecek restorasyon ve yenileme çalışmaları gerçekleştirdik” diye konuştu.
“DOĞAL GAZ DESTEĞİ İLE EVLATLARIMIZI ÜŞÜTMEDİK”
Kırsal kalkınma alanında gerçekleştirdikleri çalışmalarla tarımın, çiftçinin ve üretimin yanında olduklarını vurgulayan Yavaş, sosyal belediyecilik anlayışıyla gerçekleştirdikleri projelere ilişkin şu bilgileri verdi:
“Türkiye’de ilk olan doğal gaz desteği ile evlatlarımızı üşütmedik… Türkiye’de ilk olan aylık et desteği ile onları proteinsiz bırakmadık. Kırtasiye, sınav ücreti ve servis desteği ile eğitimlerinde yanlarında olduk. 918 köye internet bağlatarak pandemide uzaktan eğitim almalarını sağladık. SMA testleri, çocuk tarama testleri ve yeni başladığımız diyabet sensörü dağıtımı ile evlatlarımız doğumundan itibaren yanlarında olacağımız bir sistem kurduk. Öğrenci abonmanı ile Türkiye’nin en uygun öğrenci ulaşımını Ankara’da uyguladık. Öğrenci evlerinde su ücretlerine yüzde 50 indirim yaptık.”
“BELEDİYE BAŞKANI KENTİN ANNESİ, BABASI, AĞABEYİ, KARDEŞİDİR”
“Bir Belediye Başkanı kentin annesi, babası, ağabeyi, kardeşidir” diyen Yavaş, üniversite öğrencilerinin yaşadığı yurt sorununu “Bu hükümetin sorunu” deyip görmezden gelmediklerini belirterek, “Bir gece tüm işi gücü bırakıp binlerce öğrencimiz için harekete geçtik. Onlara yuva olduk, AŞ olduk, umut olduk… Ankara’da tek bir öğrencimizi dışarıda bırakmadık” dedi.
Yavaş, emekliler için de harekete geçerek, Ankara’da sosyal yardım alma şartlarını taşıyan 35 binin üzerindeki emekliye her ay 500 lira doğal gaz, 400 lira et ve son iki ayda 2 bin lira olmak üzere her ay bin lira da genel destek ödemesi yaptıklarını kaydetti.
BAŞKENT KART İLE ALAN EL VEREN ELİ GÖRMEDİ
Sosyal destek uygulamalarını kimseyi rencide etmeden ve insan onuruna aykırı bir görüntü vermeden gerçekleştirdiklerini vurgulayan Yavaş, “Alan elin veren eli görmediği, hem inancımıza uygun hem de uygar bir sistem olan Başkent Kart ile bunu gerçekleştirdik. Başkent Kart ile aynı zamanda tek bir tüccarı zengin etmek yerine destek ekonomisinin Ankara’nın tüm esnafına eşit şartlarda paylaştırılmasını sağladık” diye konuştu.
Yavaş, Başkentin Belediye Başkanı olma onuru ve sorumluluğuyla beş yıl boyunca hizmet ettiklerinin altını çizerek, pandemi dönemi başta olmak üzere deprem, sel ve yangın gibi tüm afetlerde de milletin yanına en önde koşan kurum olduklarını vurguladı.
“HALKIN AKLIYLA ALAY EDERCESİNE GERÇEKMİŞ GİBİ ANLATTILAR”
Zaman zaman yardımlarını küçümseyenler olduğunu ve belediye meclisinde hakaretlere uğradıklarını söyleyen Yavaş, beş yıl boyunca uğradıkları iftiralara da değinerek, şunları söyledi:
“Bu söylemler ve tavırlar, halkta karşılık bulmamasına rağmen ısrarla bundan vazgeçilmedi. Hatırlarsınız, ‘doğrudan temin yöntemiyle adrese teslim ihalelerin oranı yüzde 80’ diyerek haber dahi yaptırdılar. Belediye şirketlerinden Belediye’ye personel alımı konusunu katarak yaptıkları bu kadük hesabı, halkın aklıyla alay edercesine gerçekmiş gibi anlattılar. Kendi belediyelerinde işçi alımlarının bu şekilde yapıldığını bildikleri halde bunu söylemekten asla vazgeçmediler.”
“4 BİNİN ÜZERİNDE İHALEYİ CANLI YAYINLAYARAK BİR İLKE İMZA ATTIK”
Yavaş, Ankara Büyükşehir Belediyesinde eski dönemde ortalama yüzde 55 olan açık ihale oranının kendi dönemlerinde ortalama yüzde 72,2 olduğunu belirterek, “Eski dönemde ihalelere ortama katılımcı sayısı 2’yken, bizim dönemimizde ortalama 10 oldu. Eski dönemde kırım oranı ortalama yüzde 14’ken, bizim dönemimizde ortalama yüzde 22’ye yükseldi. ve eski dönemde, canlı yayınlanan ihale sayısı sıfırken, bizim dönemimizde, ne mutlu ki en büyük projelerimizden birisidir, 4 binin üzerinde ihaleyi canlı yayınlayarak Türkiye’de bir ilke imza attık” dedi.
“SOKAKLARDA ALNIMIZ AK, BAŞIMIZ DİK YÜRÜYEBİLDİK”
“İşte, biz bu şekilde beş yılımızı tamamladıktan sonra en hassas, en doğru, en adaletli ve en kudretli teraziye çıktık” diyen Yavaş, 2024 yerel seçimlerine işaret ederek, konuşmasına şöyle devam etti:
“Yaptığımız projeler ve uyguladığımız Belediyecilik ile nasıl sokaklarda alnımız ak, başımız dik yürüyebildiysek, çok şükür ki millet iradesinin terazisinden de alnımız ak ve başımız dik olarak çıktık. Çalışmalarımız, hizmetlerimiz, yönetim anlayışımız ve yaklaşımımız ile beş yılda ortaya çıkan asıl faaliyet raporu, belediye meclisi üyeleri tarafından değil, bu kez milletimizin ta kendisi tarafından oylandı ve rekor oyla onaylandı. Yüzde 60’ın üzerindeki rekor oy oranımız, ilçe belediye başkanlıklarındaki başarımız, Meclis çoğunluğumuz ve rakibimizle aramızdaki yaklaşık 30 puanlık fark, Yüce Türk Milleti’nin aklının ve duygularının vesikası, bizim ise onur nişanemiz oldu.”
YAVAŞ, 25 İLÇENİN BELEDİYE BAŞKANINA ELİNİ UZATTI
Seçimin bittiğini ve halkın kararını verdiğini hatırlatan Yavaş, parti ayırt etmeksizin ilçe belediye başkanlarının tamamına elini uzattığını söyledi. Yavaş, “El ele verip, kentimizi kavgayla değil huzurla besleyen, kimseyi ayırmadan hizmet eden, siyasi görüşlerimizi bir kenara koyarak 6 milyon Ankaralının tamamı için çalışan bir sistemi hep beraber inşa edeceğimize yürekten inanıyorum. İyiliğin, dürüstlüğün ve milletimiz için çalışma iradesinin partiler üstü bir duygu olduğuna ve buradaki çoğunluğun aynı duygulara sahip olduğuna da yürekten inanıyorum” sözleriyle konuşmasını noktaladı.
]]>Ankara Büyükşehir Belediyesi Nisan ayı Meclis Toplantısı’nın 5. birleşimi, Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş başkanlığında yapıldı. Ankara Büyükşehir Belediyesi Meclis Salonu’nda yapılan toplantıda Büyükşehir Belediyesi, ASKİ ve EGO Genel Müdürlüğünün 2023 yılı faaliyet raporları görüşülerek, oy çokluğuyla kabul edildi. Büyükşehir Belediyesi Meclis Toplantısın’da Başkentlilere ve Meclis üyelerine seslenen Yavaş, 5 yıl önce göreve başlarken Ankara’yı ortak akılla yöneterek, şeffaf, katılımcı ve hesap verebilir bir yönetim anlayışını hakim kılacaklarını vadettiklerini belirterek, “Hangi bölgeden ne kadar oy alındığına bakmadan, kimseyi ayırt etmeden, herkese eşit ve adil bir şekilde hizmet edeceğimizi belirtmiştik. Çöp projelere para harcamadan, insan sağlığı ve insan hayatını önceleyen işlere imza atacağımızı, kimseyi aç ve açıkta bırakmayacağımızı ifade etmiştik. Ankara’nın tarımına, sanayisine, altyapısına, turizmine, kültürüne ve sanatına iz bırakacak işlere imza atacağımızı söylemiştik. Tüm bunların ardından milletimiz bize Ankara’ya 5 yıl hizmet etme görevini vermişti” ifadelerini kullandı.
“25 yılda yapılan yeşil alanı 5 yılda Ankara’ya kazandırdık”
Yavaş, 5 yıllık süreçte eski dönemde olduğu kadar köprü, kavşak ve alternatif yollar yaptıklarını belirterek, altyapıda eski döneme oranla iki kat daha fazla yatırım gerçekleştirdiklerini vurguladı. 25 yılda yapılan yeşil alanı 5 yılda Ankara’ya kazandırdıklarına işaret eden Yavaş, “Belediyeye ait hiç kreş yoktu, 25 tane açtık. Hiç teknoloji merkezi yoktu, 5 tane açtık. 2013 yılından beri hiç otobüs alınmamıştı, 416 adet aldık. Mola evleri, spor tesisleri, kütüphaneler, yeni aile yaşam merkezleri açtık. AŞTİ’yi, balık halini, yıllardır kullanılamaz halde duran Altınpark Yüzme Havuzu’nu yeniledik. Başta Ulus bölgesi olmak üzere tarihi ve kültürel alanda Ankara’ya on yıllarca hizmet edecek restorasyon ve yenileme çalışmaları gerçekleştirdik” diye konuştu.
“Doğal gaz desteği ile evlatlarımızı üşütmedik”
Kırsal kalkınma alanında gerçekleştirdikleri çalışmalarla tarımın, çiftçinin ve üretimin yanında olduklarını vurgulayan Yavaş, sosyal belediyecilik anlayışıyla gerçekleştirdikleri projelere ilişkin şu bilgileri paylaştı:
“Türkiye’de ilk olan doğal gaz desteği ile evlatlarımızı üşütmedik. Türkiye’de ilk olan aylık et desteği ile onları proteinsiz bırakmadık. Kırtasiye, sınav ücreti ve servis desteği ile eğitimlerinde yanlarında olduk. 918 köye internet bağlatarak pandemide uzaktan eğitim almalarını sağladık. SMA testleri, çocuk tarama testleri ve yeni başladığımız diyabet sensörü dağıtımı ile evlatlarımızın doğumundan itibaren yanlarında olacağımız bir sistem kurduk. Öğrenci abonmanı ile Türkiye’nin en uygun öğrenci ulaşımını Ankara’da uyguladık. Öğrenci evlerinde su ücretlerine yüzde 50 indirim yaptık.”
“Sokaklarda alnımız ak, başımız dik yürüyebildik”
“İşte, biz bu şekilde 5 yılımızı tamamladıktan sonra en hassas, en doğru, en adaletli ve en kudretli teraziye çıktık” diyen Yavaş, 2024 yerel seçimlerine işaret ederek konuşmasına şöyle devam etti:
“Yaptığımız projeler ve uyguladığımız belediyecilikle nasıl sokaklarda alnımız ak, başımız dik yürüyebildiysek, çok şükür ki millet iradesinin terazisinden de alnımız ak ve başımız dik olarak çıktık. Çalışmalarımız, hizmetlerimiz, yönetim anlayışımız ve yaklaşımımız ile 5 yılda ortaya çıkan asıl faaliyet raporu, belediye meclisi üyeleri tarafından değil, bu kez milletimizin ta kendisi tarafından oylandı ve rekor oyla onaylandı. Yüzde 60’ın üzerindeki rekor oy oranımız, ilçe belediye başkanlıklarındaki başarımız, Meclis çoğunluğumuz ve rakibimizle aramızdaki yaklaşık 30 puanlık fark, yüce Türk milletinin aklının ve duygularının vesikası, bizim ise onur nişanemiz oldu.” – ANKARA
]]>“Açıldığı günden bugüne 89 milyon yolcu kullandı”
“Ankara’daki raylı sistem uzunluğunu 103,6 kilometreye çıkardık”
“416 kilometre kent içi raylı sistem projesini tamamladık”
ANKARA – Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından yapılan Başkent Ankara’nın kent içi ulaşımının en önemli parçalarından biri olan ve 12 Nisan 2018’de açılan Başkentray’ın 6 yılda 89 milyon yolcuya hizmet verdiğini açıkladı. Uraloğlu, Başkentray projesi ile metro standardında banliyö işletmeciliği yapılarak günde 60 bin yolcuya hizmet verildiğini belirterek, “Son 22 yılda Ankara için durmadan duraksamadan çalıştık. Ankara’nın 23,1 kilometrelik raylı sistem hattını 80,5 kilometre uzatarak 103,6 kilometreye çıkardık” dedi.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Ankara şehir içi ulaşımında trafiği büyük ölçüde rahatlatan, ulaşımın omurgası olarak nitelendirilen Başkentray’ın yıldönümünde açıklamalarda bulundu. Bakanlık olarak Başkent Ankara’ya yakışır eserler yaptıklarının altını çizen Uraloğlu, “Başkentray’ın hizmete alınışının yıl dönümünde, hizmete açıldığı 12 Nisan 2018 tarihinden bu yana başkentliler yoğun bir ilgiyle kullanmaya devam ediyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak Türkiye’nin dört bir yanında ulaşımın her modunda büyük atılımlar gerçekleştirdik. Son 22 yılda Ankara için durmadan, duraksamadan çalışmaya devam ettik. Ulaşım ve iletişim altyapısına 601 milyar 510 milyon lira yatırım gerçekleştirdik” dedi.
“Ankara’nın raylı sistem hattını 103,6 kilometreye çıkardık”
Ankara için Türkiye Yüzyılı vizyonu ile dünya başkentlerine yakışır bir şekilde eserler üretme gayretinde çalıştıklarını ifade eden Uraloğlu, 2018 yılında modernize ederek hizmete alınan Başkentray’ ile Eskişehir ve İstanbul Yolu’ndaki trafiğin büyük oranda azaldığının altını çizdi. Uraloğlu, Ankaralıların ulaşımında büyük kolaylıklar sağlayan birçok metro hattını hayata geçirdiklerini belirterek, “Ankaralıların yıllarıdır beklediği Kızılay -Çayyolu, Batıkent – Sincan-Törekent ve Tandoğan – Keçiören metro hatlarını hizmete açtık. Geçen yıl da Keçiören’den Kızılay’a aktarmasız metro ulaşımı sağlayan Atatürk Kültür Merkezi-Gar-Kızılay Metrosu’nu açtık. Ankara’nın 23,1 kilometrelik raylı sistem hattını 80,5 kilometre uzatarak Ankara’daki raylı sistem hat uzunluğu 103,6 kilometreye çıkardık” diye konuştu.
2024 yılının başından bu yana bakanlık olarak, Gayrettepe-İstanbul Havalimanı Metro Hattının son halkası olan Kağıthane-Gayrettepe kesimini, Sirkeci-Kazlıçeşme Raylı sistem hattını ve Bakırköy Sahil- Bahçelievler-Güngören-Bağcılar Kirazlı Metro Hatlarını hizmete açtıklarını anımsatarak, “Sadece İstanbul’da çalışmıyoruz, Ankara’da; Batıkent-Sincan, Kızılay-Çayyolu, Keçiören-Atatürk Kültür Merkezi Metrolarını ve BAŞKENTRAY’ı Kayseri’de; Anafartalar-YHT Gar Tramvayı’nı, Antalya’da; Expo Havalimanı Tramvay Hattını, İzmir’de Büyükşehir Belediyesi ile ortak bir çalışma yaparak İZBAN’ı hayata geçirdik. Gaziantep’te de yine Büyükşehir ile birlikte çalışarak GAZİRAY’ı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak biz hayata geçirdik. Türkiye genelinde 416 kilometre kent içi raylı sistem projesini tamamlayarak vatandaşlarımızın hizmetine sunduk” şeklinde konuştu.
“Mevcut tüm demiryolu hatları tamamen yenilendi”
Son 22 yılda Türkiye’de demiryollarında ciddi yatırımlar yapıldığını, iyileştirme, yenileme ve kalkınma hamleleriyle de Türkiye’nin adeta çehresini değiştirdiklerinin altını çizen Uraloğlu, mevcut tüm demiryolu hatlarının tamamen yenilendiğini ve 10 bin 948 kilometre olan hat uzunluğunun 13 bin 919 kilometreye yükseldiğini söyledi. 2 bin 251 kilometre hızlı tren hattı inşa edildiğinin altını çizen Uraloğlu, 2 bin 505 kilometre olan sinyalli hat uzunluğumuzu 8 bin 46 kilometreye 2 bin 122 kilometre olan elektrikli hat uzunluğumuzu ise 7 bin 142 kilometreye çıkardıklarını vurguladı.
“Başkentray’ı günde 60 bin yolcu kullanıyor “
Başkentray’ın açıldığı 12 Nisan 2018 tarihinden bu yana 89 milyon kişiye hizmet verdiğini, açıklayan Bakan Uraloğlu, Başkentray Projesi ile mevcut hattın tamamen yenilenip standardının da yükseltilerek metro standardında ulaşım yapmaya başladığını söyledi. Başkentray Projesi kapsamında mevcut demiryolu hatlarının tamamen yenilendiğini belirten Uraloğlu, söz konusu hattın yüksek hızlı tren, banliyö ve konvansiyonel tren işletmeciliğine uygun olarak inşa edildiğini vurguladı. Başkentray ile Kayaş-Sincan arasında metro standardında banliyö hizmeti yapılmaya başlandığının altını çizen Uraloğlu Proje kapsamında, Ankara-Marşandiz arası 4 hattan 6 hatta, Marşandiz-Sincan arasının 3 hattın 5 hatta, Ankara-Kayaş arasının ise 2 hattan 4 hatta çıkarıldığını söyledi. 24 adet banliyö istasyonunun metro standardında yeniden inşa edildiğini vurgulayan Uraloğlu, “Eryaman YHT Gar’ı da bu proje kapsamında tamamlayarak Eryaman’da YHT ve banliyö hizmeti vermeye başladık. 6 yıl gibi kısa bir sürede Başkentray’da bugüne kadar 89 Milyon yolcu taşıdık. Ankaralı vatandaşlarımız Başkentray’ın konforunu çok sevdi. Başkentray’ı her gün tam tamına 60 bin yolcu kullanıyor” diye konuştu.
]]>Ankara Sanayi Odası Ankara’da Türkiye’nin en büyük teknoloji üssünü kurmak için çalışmalara başladı. Ankara’da 1,2 milyon metrekare alanda kurulması planlanan teknoloji üssü projesiyle birlikte Türkiye’nin ihracat katma değerinin artırılması ve sanayi ile teknoloji tabanlı girişimciliğin bir araya getirilmesi hedeflenecek. Çalışmaları ASO Teknopark A.Ş. bünyesinde yürütülen Ankara Teknoloji Üssü kentin hızla geliştiği Eskişehir Yolu üzerinde yer alacak. Temelli Sanayi Havzası olarak da bilinen, ASO 2. OSB, Anadolu OSB ve Başkent OSB’nin yakınında kurulacak ASO Ankara Teknoloji Üssü, sanayi ile üniversite ve teknolojiyi yakınlaştıracak. Ar-Ge ve üretime yönelik imkanların bir arada bulunacağı teknoloji üssünde ürünlerin ticarileşme süreçleri daha hızlı olacak.
ASO Başkanı Seyit Ardıç, Ankara Teknoloji Üssü kurma çalışmalarına ilişkin yaptığı açıklamada, Ankara’nın bölgesel sanayi sıralamasında yüksek ve orta-yüksek teknolojide en çok yatırım yapılan bölge olduğuna dikkat çekti. Başkent’in, 13 organize sanayi bölgesi, 150 Ar-Ge, 36 Tasarım Merkezi, 13 teknoloji geliştirme bölgesi, nitelikli insan kaynağı ve girişimcilik potansiyeliyle Türkiye’nin birçok iline göre daha avantajı konumda olduğunu belirten Ardıç, “Bu avantajın üretime daha iyi yansıtılabilmesi için bilim ve teknoloji ile sanayi arasındaki ekosistemin çok iyi oluşturulması gerekiyor. Biz Ankara Sanayi Odası olarak, Başkentimizin sahip olduğu bu potansiyeli yüksek katma değere dönüştürmek amacıyla Türkiye’nin en büyük teknoloji üssünü kurmak için yola koyulduk” açıklamasında bulundu.
“Sanayi ile teknoloji tabanlı girişimcilik bir araya gelecek”
Türkiye’nin 11 bin 200 dolar olan çalışan başına ihracatının Teknoloji Geliştirme Bölgeleri’nde 15 bin 300 dolara çıktığını, Güney Kore’nin ise çalışan başına ihracatının 28 bin 600 dolar olduğunu belirten Ardıç, şunları söyledi:
“Bu rakamlar bize teknoloji geliştirme bölgelerinin sanayiyle, yani üretimle iç içe olmasının ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. ASO Ankara Teknoloji Üssü, sanayi ile üniversite iş birliğinin güçleneceği, start-up’ların sanayi işletmeleriyle daha yakın ilişki içinde olacağı bir ekosistem oluşturacak. Piyasa odaklı, ihracat potansiyeli yüksek girişimlere yer verilecek. Ankara Teknoloji Üssü, sanayi ile teknoloji tabanlı girişimciliği bir araya getirecek. Ar-Ge, inovasyon süreçleri direkt olarak üretime yönelik yapılacak. Organize Sanayi Bölgeleri ile en üst noktada iş birliği sağlanacak ve ürünlerin ticarileşme süreci hızlanacak. Böylece çalışan başına teknoloji ihracatımızın 15 bin dolar seviyelerinden 30 bin dolarlara ulaşması için zemin oluşturulacak.”
Binlerce mühendis ve bilim insanına istihdam
Başta savunma sanayii olmak üzere ileri teknolojili yüksek katma değer üreten Ankara’nın, ekonomik cazibesinin her geçen gün artırdığını söyleyen ASO Başkanı Ardıç, doğal afet riskinin de düşük olması nedeniyle Başkent’in yoğun göç aldığını da vurguladı. Ardıç, “Son 10 yılda Ankara nüfusu yaklaşık 1 milyon arttı. Bunun yaklaşık 500 bini göçle gerçekleşti ve yapılan araştırmalara göre Ankara’ya göç edenlerin yüzde 35’ini üniversite mezunları oluşturuyor. Yani Ankara’mız en eğitimli göçü alan illerin başında geliyor. Nitelikli insan kaynağımız katlanarak büyüyor. ASO Ankara Teknoloji Üssü’nün oluşturacağı ekosistem, binlerce mühendis ve bilim insanının istihdamına da imkan oluşturacak” ifadelerini kullandı.
“Hem insana hem teknolojiye yatırım”
Öte yandan Ankara Teknoloji Üssü kapsamında ASO Teknopark A.Ş. yönetimi de yeniden yapılandırıldı. Yapılan Genel Kurul’da ASO Başkanı Seyit Ardıç, ASO Teknopark A.Ş. Başkanlığına yeniden seçildi. 7 olan Yönetim Kurulu Üyesi sayısı 9’a yükseltildi. ASO Teknopark A.Ş. Yönetim Kurulu’nda Ankara Sanayi Odası’nın yanı sıra ASO 1. OSB, ASO 2. OSB, ODTÜ Teknokent ve TOBB ETÜ’den çok değerli isimlerle hem insana hem de teknolojiye yatırım yapacak çok güçlü bir kadro oluşturulduğunu belirten ASO Başkanı Ardıç, “Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızın hamiliğinde yürüttüğümüz Ankara Teknoloji Üssü çalışmamızı TÜBİTAK da projeleriyle destekleyecek” dedi.
“Yüksek katma değerli ekonomiye geçiş hızlanacak”
Türkiye’nin dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına girme hedefine dikkat çeken ASO Başkanı Ardıç, “Ankara Sanayi Odası olarak, ‘Başkentin sanayiinden, sanayi ve teknolojinin başkentine’ vizyonu doğrultusunda ülkemizin bu hedefine ulaşması için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. ASO Ankara Teknoloji Üssü, ülkemizin yüksek katma değerli bir ekonomiye kavuşması için gerekli dönüşümü hızlandıracak” değerlendirmesinde bulundu. – ANKARA
]]>31 Mart 2024 yerel seçimlerinin ardından ikinci kez Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Mansur Yavaş, yeni Belediye Meclis üyelerinin belirlenmesiyle birlikte nisan ayı toplantısına başkanlık etti.
Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan toplantıda Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi Başkanlık Divanı için Meclis birinci ve ikinci başkanvekili ile 4 asil ve 2 yedek katip üyenin seçimi de tamamlandı.
Yavaş: “Görevde bir beş yılı geride bıraktık”
Belediye Meclis Toplantı Salonu’nda yeni meclis üyelerini selamlayarak tokalaşan Yavaş, sözlerine, “31 Mart seçimlerinin Ankara’mıza ülkemize hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Yeni döneme başlamadan önce İstiklal mücadelemizi veren Ankara’mızı Başkent yapan, bizlerin bugün bu mecliste bulunmasına vesile olan demokrasimizin ve bağımsızlığımızın mimarı, büyük önder Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, gelmiş geçmiş tüm şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmet ve şükranla anıyorum. Ruhları şad olsun. Göreve ilk kez başlayan saygıdeğer meclis üyelerimiz ile yeniden aday olup tekrar seçilerek aramızda bulunan meclis üyelerimize de hayırlı olsun dileklerimi iletiyorum. Ayrıca yine milletimizin tercihi ile göreve başlayan 25 ilçemizin kıymetli belediye başkanlarına da hayırlı olsun dileklerimi iletiyorum, görevlerinde başarılar diliyorum” diyerek başladı.
Yavaş, açıklamalarına şu sözlerle devam etti:
“Değerli meclis üyeleri, kıymetli Ankaralılar, görevde bir beş yılı geride bıraktık. Bu süreçte şeffaf, katılımcı, hesap verebilir bir yönetim anlayışıyla kentimizi yönetmeye çalıştık. Kimseyi ayırt etmeden, nereden kime kaç oy çıktığına bakmadan adil bir şekilde kentimize hizmet ettik. Meclisimizde zaman zaman tartıştık zaman zaman gerildik ama her şeyden önce geçtiğimiz dönemde haksız tek bir imar artışı yapılmaması ya da ranta yönelik tek bir karar alınmaması bizim için diğer tüm konulardan daha değerlidir. Bu konuda ortak irade koyan tüm gruplara teşekkür ediyorum. Yine parti ayırt etmeksizin meclisimizin tamamına yakınıyla alınan kararlarda farklı düşünsek de uyumlu bir şekilde çalıştık. Ancak şu konuya değinmeden geçemeyeceğim. Maalesef geçtiğimiz dönemde burası birkaç kişinin kentin seçilmiş başkanına sürekli hakaret ettiği, iftira attığı, karalama siyaseti yaptığı birleşimlere maalesef sahne olmuştu. Vatandaşlarımız bunların cevabını seçimde verdi.”
Yavaş: “Bu dönemde de el ele, omuz omuza vereceğiz ve kentimizi gelecek günlere hep birlikte taşıyacağız”
6 milyon Ankaralıya eşit hizmet etmek için çok çalışacaklarının sözünü veren Yavaş, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“Yeni dönemde Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi’ne ve üyelerine yakışmayan bu davranışların inşallah olmamasını temenni ediyorum. Milletin takdiri ne ise o takdir bizim başımızın, gözümüzün üzerinedir. Tek bir temennimiz vardır o da Ankara’ya hep birlikte hizmet etmektir. 25 ilçe belediye başkanımızın tamamını iş birliği yapmaya ve el ele vererek Başkent’e yakışır bir dönemi hep birlikte yaşamaya davet ediyorum. Farklı dünya görüşüne sahip olabiliriz. Farklı siyasi anlayışlara sahip olabiliriz ancak eminim ki hepimizden amacı tüm siyasi görüşlerden öte önce kentimize ve ülkemize hizmet etmektir. Bu nedenle bu mecliste yer alan tüm partilerin ortak aklı işleteceğine yürekten inanıyorum. Kimseye önyargımız bulunmamaktadır. Kimsenin iyi niyetinden de şüphem yoktur. Geçtiğimiz dönemde olduğu gibi şu konunun altını çiziyorum; hepimiz insanız hata yapabiliriz. Birbirimizi uyarmak, hata varsa düzeltilmesini sağlamak bizim hep birlikte bizim bu millete karşı sorumluluğumuzdur. Bu dönemde de oy verenle vermeyen vatandaşımız arasında bir fark olmayacağını 6 milyon Ankaralıya eşit hizmet etmek için çok çalışacağımıza da söz veriyorum. Gündelik siyasi konulara vakit ayırmadan sadece Ankara’mız için çalışacağımıza ve kaynakları kentimiz için harcayacağımıza söz veriyorum. Pandemide, depremde, selde, yangında olduğu gibi bundan sonra da ülkemizde nerede bir problem varsa Hızır gibi koşup vatandaşlarımızın yanında olacağımıza söz veriyoruz. İnanıyorum ki bu dönemde de el ele, omuz omuza vereceğiz ve kentimizi gelecek günlere hep birlikte taşıyacağız. Bu tarihi sorumluluk bizlere Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten devlet kahramanlarımızdan, elbette şehit ve gazilerimizden emanettir. Emanetlerine sonsuza dek sahip çıkacağız.” – ANKARA
]]>Keçiören’de seçimleri kazanan Mesut Özarslan, Yüksek Seçim Kurulu Ankara İl ve Merkez İlçe Seçim Kurulu’ndan mazbatasını aldı. Özarslan, daha sonra Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın katılımıyla belediyede gerçekleştirilen devir teslim törenine katıldı. Mansur Yavaş ve Mesut Özarslan’ı şarkı, türkü ve halaylarla karşılayan vatandaşlar, ellerindeki Türk bayraklarıyla mutluluklarını ortaya koydu.
Özarslan, konuşmasına vatandaşlara teşekkür ederek başladı. İlk işlerinin T.C. yazısını Keçiören Belediyesi tabelasının önüne eklemek olduğunu söyleyen Özarslan, “İlk işimiz ne olsun? İlk işimiz T.C. yazısını Keçiören Belediyesinin önüne yazdırmak olsun” dedi.
“Büyük bir azimle bu kardeşinize sahip çıktınız”
Keçiören’e hizmet etmek için kolları sıvadıklarını belirten Özaslan, şunları kaydetti:
“Milletçe 31 Mart günü büyük bir demokrasi sınavı verdik. İrademizle sandıklara gittik ve vatandaştık görevimizi yerine getirdik, irademizi tecelli ettirdik. Büyük bir demokratik olgunluk neticesinde gerçekleştirilen oylama ve milli irade ile Keçiören Belediye Başkanı seçildik. 22 yıllık saltanatlarına güvenerek yine kazanacaklarını iddia ettiler. Devletin varlık nedeninin millete hizmet etmek olduğunu unutan bu kişiler kendi kararlarını millete dayattıklarını düşünüyorlardı ama nafile. Millet, hele de aziz Türk milleti gereğini yapar. Biz bunu her zaman söyledik ve iddia ettik. Sizler de gece demediniz gündüz demediniz, büyük bir azimle bu kardeşinize sahip çıktınız. Elhamdülillah gereğinde evlerinizi, evlatlarınızı ihmal ettiniz. Akrabalarınıza, arkadaşlarınıza, tanıdıklarınıza bizlere oy vermeleri için telkinde bulundunuz. Sizler dediniz ki ‘Mesut Özarslan siyasi bir partinin değil halkın partisinin insanıdır.’ Türkiye’mizin birliği, Türk milletinin birliği için çalıştık. Sarı saçlı, mavi gözlü Atatürk’ümüzün bizlere emanet ettiği ülkemiz için çalışacağız. Rabbime şükürler olsun.”
“Hakk’ın hakkı için halka hizmet belediyeciliği”
‘Mansur Yavaş’ belediyeciliğini örnek alarak toplumun her kesimine hizmet edeceklerini belirten Özaslan, şöyle konuştu:
“Belediye Meclis Üyesi kardeşlerim, arkadaşlarımla uyumlu bir şekilde sizlere söz verdiğimiz bir şekilde Keçiören’imize hizmet edeceğiz. Çalışırken, hizmet ederken örnek alacağımız kişi sizlerin tasvip ve teveccühlerinizle ikinci dönem Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olan Mansur Yavaş olacaktır. Mansur Başkanımız 5 yıllık dönemde halkının tam kalbinin ortasına girdi, beyinlerine kazındı. Ne adına? Fakir adına, fukara adına, yaşlı adına, emekli adına, kimsesiz adına, engelli adına. ‘Onlar benim canım’ dedi. Feryat eden olduysa imdadına yetişti. Allah nasip ederse aynı şiarla aynı hizmetleri yapacağız. Ne diyoruz? Hakk’ın hakkı için halka hizmet belediyeciliği.”
“Mansur Yavaş gibi hem çaldırmayacak hem çalışacağız”
Keçiören Belediyesini borç batağından kurtaracaklarını ve şeffaf belediyecilik anlayışını hayata geçireceklerini aktaran Özarslan, şu ifadelere yer verdi:
“Keçiören’i, Keçiörenlileri ailemizin bir ferdi olarak göreceğiz. Keçiören Belediyesini borç batağından aldık şu an. Allah nasip eylerse muzaffer edeceğiz. ve halkımıza hizmet edecek bir bütçe haline getireceğiz. Şeffaf harcamalarımızı hep birlikte göreceğiz. Açık yayınlanan ihaleleri hep birlikte inceleyeceğiz ve izleyeceğiz. Bizler fakirin, fukaranın, gurabanın, sizlerin hakkını kimseye çaldırmayacağız. Yolsuzluk yaptırmayacağız. Haram yiyeni buradan atacağım. Hiç kimse haramlık yapamaz. Söz veriyorum hepinize. Denetlenmekten çekinmeyeceğiz. Buradan sesleniyoruz. Bakın Sayıştaycı odası yok burada ama biz gelince geleceksiniz, biz biliyoruz. Ama biz bundan mutluluk duyacağız. Buyurun gelin, odanızı da ayırdık. ve ayrıca hani geçmişte diyorlardı ya ‘Çalıyor ama çalışıyor.’ Öyle bir dünya yok. Mansur Yavaş gibi hem çaldırmayacak hem çalışacağız.”
“Esnafımın yanında durdum”
Kalaba Kent Meydanı’na fuar alanı kurulmasının önüne geçerek vergi veren Keçiörenli esnafı koruduklarını kaydeden Özarsalan, “Biz esnafımızı gezdik. Onlara söz verdik. Üç gündür burada fuar yaptırmaya çalışıyorlar. Ben esnafıma özellikle konfeksiyoncu, giyimci esnafıma söz verdim. Sizleri üç beş kişinin rantına ezdirmeyeceğim ve bugün de bu fuarı kaldırdım. Esnafımın yanında durdum” ifadesini kullandı.
“T.C. olması gereken yere kondu”
ABB Başkanı Mansur Yavaş ise yaptığı konuşmada, 2019 yerel seçimlerini kazandıktan sonra bir gazetecinin kendisine sorduğu soruyu hatırlattı. Yavaş, “Bir gazeteci ilk seçildiğim 2019’da bana bir soru sormuştu. ‘T.C. tabelasını mı taktınız?’ demişti. Biz de ‘Olması gereken yere koyduk’ dedik. Şimdi de olması gereken yere koyduk” diye konuştu.
“Gerçek belediyeciliğin ne olduğunu bizimle yaşadınız”
Yavaş, lafla değil icraatla belediyecilik yaptıklarını söyleyerek, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Bayram erken gelmiş Keçiören’e. Ankara’ya da, Türkiye’ye de çok şükür erken geldi. Öncelikle hepinizi tebrik ediyorum. Gerçek belediyeciliğin ne olduğunu 5 yılda bizimle yaşadınız. Seçim döneminde de icraatlarımızı anlattık. Önce ‘hiçbir icraatları yok’ dediler, sonra bizim icatlarımızı kopyalayıp ‘biz fazla vereceğiz’ diyerek devam ettiler. Ama ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz. Kendiniz görevdeyken hiçbir şey yapmamışsınız, bundan sonra yapacağım diyorsunuz. Hiç kimse inanmadı seçim sürecinde.”
Keçiören belediye başkan adayını belirlerken anket yaptırdığını söyleyen Yavaş, adaylık için Dr. Mesut Özarslan’ın kararlı ve inançlı olduğunu dile getirdi. Yavaş, şunları kaydetti:
“Ben bir anket yaptırdım eylül-ekim ayında Keçiören’de. Yüzde 50 oy verileceği görülüyordu. Bunun üzerine ‘Seçimi kazacağına inanan, bana güvenen bir aday arıyorum’ dedim. Birçok insan gerçekten ilk başta inanmadılar. Ama daha sonra Mesut Özarslan kardeşim cesaret etti. ‘Ben Keçiören’de seçimi alırım’ dedi. Bu bir inanç meselesiydi. Her toplantıda şunu söyledim; ‘Biz Keçiören’i kazanacağız.’ Çok belediye kazanacağız ama Keçiören’in anlamı farklı. Hani futbolda transfer yaparlar ya, sonra da ‘pastanın üstündeki çilek’ derler. ‘Ankara’da çok belediye alacağız ama pastanın üzerindeki çilek Keçiören olacak’ dedim. Çok şükür Allah’a bu günleri bize gösterdi.”
“Türkiye rekoruyla Ankara’yı kazandık”
Ankara’yı Türkiye rekoru kırarak kazandıklarını dile getiren Yavaş, “5 yıl önce hiç kimseyi ayırmadan işe başlayıp 5 yıl sonra halkın karşısına geldiğimiz zaman, her zaman böyle kalabalıklar gördük ve icraatlarımızı anlattık. Demek ki belediyeciliğimiz kabul edilmiş. Demek ki Mansur Yavaş belediyeciliğinin doğru iş yaptığı tescil edilmiş ki Türkiye rekoruyla Ankara’yı kazandık. Türkiye rekorunu kıran Ankara halkına, bizim yaptıklarımızı onaylayan Ankara halkına sonsuz minnettarım” açıklamasında bulundu.
Yavaş, hem ABB’de hem de Keçiören Belediyesinde şeffaf olunacağını, halkın parasının boş projelere harcanmayacağını belirtti. Yavaş, Keçiören’in Çankaya ile yarışır hale geleceğini de sözlerine ekledi.
Devir teslim törenine Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcıları Gülşah Deniz Atalar ve Aylin Nazlıaka, CHP Ankara milletvekilleri Semra Dinçer, Aliye Timisi Ersever, Deniz Demir, Tekin Bingöl, Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, CHP Keçiören İlçe Başkanı Berk Kılıç, CHP Ankara İl Kadın Kolları Başkanı Ayfer Ayaz ve CHP Ankara İl Gençlik Kolları Başkanı Tolga Turgut da katıldı. – ANKARA
]]>Belediyede düzenlenen devir teslim töreninde konuşan Beşikçioğlu, belediye başkanı olduğu için duyduğu gururu ifade ederek, “Yurttaşlarımız, vatandaşlarımız böyle onurlu bir görevi layık gördü. Umarım biz de bu masanın, makamın olgunluğunu layığıyla yerine getirir, ayrıştırmadan, ayırmadan, birlik olarak belediyemizi layığıyla idare etmeye çalışırız.” dedi.
Yaklaşık 90 gündür ilçenin sokak ve caddelerinde vatandaşlara kendisini anlattığını belirten Beşikçioğlu, seçim çalışmalarında doğru hareket etmesi sonucu vatandaşların kendisini belediye başkanlığıyla onurlandırdığını söyledi.
Etimesgut’ta yaşayan vatandaşlara teşekkür eden Beşikçioğlu, “Bundan böyle bilsinler ki onlar için endişe eden, onlar için sevinen, onlarla beraber mutlu olan bir başkanları var. Bundan sonra da kol kola beraber daha güzel yarınlara ulaşmak için yürüyeceğiz. Umarım hepimize hayrolur.” ifadelerini kullandı.
Cemal Satılmış ise Beşikçioğlu’nun Etimesgut’a güzel hizmetler yapması temennisinde bulunarak kendisini tebrik edip başarı diledi.
Konuşmaların ardından Satılmış, Beşikçioğlu’na başkanlık mührünü verdi ve çiçek takdim etti.
“Ankara halkının güvenini yüksek oy oranıyla almak, en büyük gururum”
Daha sonra Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ve Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu, parti otobüsünden belediye önünde kendilerini bekleyen vatandaşlara hitap etti.
Yavaş, seçimlerde verdikleri destekten dolayı vatandaşlara teşekkür ederek, “Ankara halkının güvenini bu kadar yüksek bir oy oranıyla almak, gerçekten benim, ailemin, destek veren herkesin en büyük gururu olacak.” dedi.
Ankara’da önceki dönem 3 ilçe belediyesinin CHP’de olduğunu, bu dönem sayının 16’ya yükseldiğini aktaran Yavaş, “Çünkü Ankara halkı 5 yıldır Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin canlı yayınlanan oturumlarını gördüler. Ben orada elimden tutmayan belediye başkanlarını seçimde gidip ilçeye şikayet edeceğimi söylemiştim. Gerçekten oralarda etkili oldu. İnşallah hep beraber şimdi el ele vererek Ankara’ya çok daha güzel hizmetler yapacağız. Halk da bizden bunu bekliyor.” diye konuştu.
Kimseyi ayırmayacaklarını belirten Yavaş, “Başka partiden seçilen 8 ve bir bağımsız belediye başkanına yarın ilk belediye meclisi toplantımızda çağrımızı tekrar edeceğiz. ‘Gelin, el ele tutalım. Vatandaşın tercihine saygımız sonsuz.’ diyeceğiz ve eğer eski tutumlarını bırakır, onlar da elimizi tutar, ‘Birlikte Ankara’ya hizmet edelim.’ derlerse elbette bizler çok mutlu olacağız.” ifadelerini kullandı.
CHP’de olmayan belediyelerde de oy farklarının çok yakın olduğunu aktaran Yavaş, bu ilçelerde de belediye başkanlarıyla birlikte çalışmak istediklerini dile getirdi.
Yavaş, Etimesgut Belediyesinin bütün personelinin Erdal Beşikçioğlu’nun mesai arkadaşı olacağından emin olduğunu ifade ederek, işini yapan, alın teriyle çalışan tüm personelin müsterih olmasını istedi.
Önceki dönem Etimesgut Belediye Başkanı Enver Demirel’e hizmetlerinden dolayı teşekkür eden Yavaş, “Halkın seçimi bu yönde olmuştur. Bize düşen, bundan sonra mahcup olmadan ‘İyi ki Erdal Başkan seçilmiş.’ dedirtecek şekilde çalışmaktır ve bunu da Erdal Başkanımın ve diğer belediye başkanlarımızın başaracağından hiç şüphemiz yok.” diye konuştu.
Yavaş şunları kaydetti:
“Buradan verilecek mesaj şudur, sürekli televizyonlarda konuşulan ve benim de iddia ettiğim gerçek belediyeciliğin ne olduğunu Ankara halkı gayet iyi anlatmış, bunu görmeyenlere, inkar edenlere de gereken uyarıyı yapmıştır. Dolayısıyla biz aynı şekilde içinde insan olmayan hiçbir projeye imza atmadan, sizlerin parasını çarçur etmeden insana faydalı projelerimizi hayata geçirip mutlu olmanız için çalışacağız.”
]]>Ankara Kent Konseyi Başkanı Halil İbrahim Yılmaz, yerel seçimlere ilişkin mesaj yayımladı. Yılmaz, kent konseylerinin Türkiye’nin demokratik katılım alanındaki en önemli resmi mekanizması olduğuna vurgu yaptı. 1992 Rio Uluslararası Çevre Konferansı sonrasında Türkiye’nin bu alana katkısı olarak ortaya çıkan ve daha sonra Belediye Kanunu’nun 76. maddesiyle kent konseylerinin yasallık kazandığına işaret eden Yılmaz, kent konseylerinin geçen süre içerisinde sürdürülebilir kalkınmadan iklim değişikliğine, hemşehrilik hukukundan kentli haklarına, çevreden yerel şeffaflık ve hesap verilebilirliğe kadar pek çok konuda iz bırakan çalışmalara imza attığını belirtti. Yılmaz, “Ortak akıl, yatay örgütlenme, farklılıkların bir arada demokratik birlikteliği, kapsayıcılık ilkeleriyle tamamen gönüllüğe dayalı sivil bir platform olarak ortaya çıkan kent konseyleri, kentlerimizin sorunlarına çözüm olacak yerel politikaların kentlerin paydaşları tarafından eşitlikçi ve tarafsız bir biçimde tartışılabilmesine olanak sağlamıştır” dedi.
“Demokratik katılımın türkiye’nin geleceği olduğunu göstermenin gururunu yaşıyoruz”
Yılmaz, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın desteğiyle 2019 yılı haziran ayında Türkiye’deki en etkin, yaygın ve başarılı kent konseyini kurmak için yola çıktıklarını belirterek, “Geçen dört yıl içinde Ankara Kent Konseyi, bin 800 kurumsal üyesi, 10 bine yakın gönüllü bileşeni ile Ankaralıları kent yönetiminde, dayanışmada bir araya getiren, kentsel politikaların belirlenmesinde ve tartışılmasında yerleştirdiği kültürle referans kabul edilen, yaptığı çalışmalarla uluslararası otoritelerin iki ayrı ödülüne layık görülen, birinde de finale kalan bir yapı haline geldi. İstanbul’da ve diğer belediyelerde bulunan kardeş kent konseylerimizin başarılarının da katkısıyla hep birlikte demokratik katılımın Türkiye’nin geleceği olduğunu göstermenin gururunu yaşıyoruz” ifadelerini kullandı.
“Farklılıklarımızın bir zenginlik olduğuna dayalı bir kardeşlik hukuku ve ortak akıl anlayışı”
Kazanılan başarıda kendilerine ışık tutan en önemli unsurun 2024 yerel seçim sonuçlarından da izlenebileceği gibi farklılıkların zenginlik olduğuna dayalı bir kardeşlik hukuku ve ortak akıl anlayışı talebi olduğunu kaydeden Yılmaz, şöyle dedi:
“İnanıyoruz ki, aynı anlayışla bir araya getirilmesinde büyük emek harcanan, Türk siyasi tarihinde eşi görülmemiş bir birlikteliğin gücüyle kazanılan belediye başkanlıkları ve belediye meclis üyelikleri, bizlerin kent konseyi deneyimimizde yaşadığımız ortak aydınlık ruhun tüm Türkiye’ye yayılmasında da en önemli başlangıç noktaları olacaktır. Başkent Ankara’mızın her yerinde kurulacak yeni kent konseyleriyle taçlanacak bu demokratik yolculukta bir arada olma arzu ve irademizi şimdiden beyan ederiz. 2019’da başlayan katılımcılık yolculuğunun başkent Ankara’nın tüm ilçelerinde kurulacak kent konseyleri, mahalle düzeyinden başlayacak ve karar verme süreçlerine etkin şekilde yansıyacak katılım uygulamaları ile yeni bir aşamaya erişebileceğini düşünüyoruz.”
“Katılımcılığın yeni miladını inşa etmenin başlangıç noktası olacağını düşünüyoruz”
Seçim sonuçlarının umut verdiğini kaydeden Yılmaz, “Katılımcılık için başlatılacak yeni bir hamlenin başkent Ankara ve Türkiye için katılımcılığın yeni miladını inşa etmenin başlangıç noktası olacağını düşünüyoruz. Bunun için Ankara Kent Konseyi tüm üyeleri, bileşenleri, gönüllüleri ve Ankaralı hemşehrileriyle üzerine düşenden fazlasını yapmak için yola çıkmaya hazırdır” ifadelerini kullandı. – ANKARA
]]>Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, rekor bir oy oranıyla kazandığı 31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimlerinin ardından ilk ziyaretini Yenimahalle ilçesindeki Ankara Toptancı Hali’ne gerçekleştirdi.
Ankara Toptancı Hali Başkanı Ceyhan Gündüz’ün başkanlığından düzenlenen iftar programında Toptancı Hal esnafıyla bir araya gelen Mansur Yavaş’a; Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar ve Elmadağ Belediye Başkanı Adem Barış Aşkın ile mazbatalarını almayı bekleyen Mamak Belediye Başkanı Veli Gündüz Şahin, Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan, Beypazarı Belediye Başkanı Özer Kasap, Şereflikoçhisar Belediye Başkanı Mustafa Koçak, Güdül Belediye Başkanı Mehmet Dolunay, Kalecik Belediye Başkanı Satılmış Karakoç eşlik etti. Ayrıca, ABB CHP Grup Başkan Vekili Yaşar Neslihanoğlu, İYİ Parti’nin eski Ankara İl Başkanı Faruk Köylüoğlu ve Ankara Kent Konseyi Başkanı Halil İbrahim Yılmaz da iftara katıldı.
“O iftiraların hiçbiri bizde tutmaz”
ABB Başkanı Yavaş, burada yaptığı konuşmada, seçim sürecinin sonuna doğru hizmetleriyle ve vaatleriyle konuşamayanların çirkin propagandalara yöneldiğini belirterek, “Seçim sonucu gösteriyor ki bu iftiraların da hiçbir faydası yok. Zaten vatandaşımız da buna tepki gösteriyor. O iftiraların hiçbiri bizde tutmaz. Sonuç olarak Ankara halkı beş yıllık hizmetimizi onayladı” dedi.
“Rekor bir oyla onaylandık”
İçinde insan olmayan hiçbir projenin kimseye faydası olmadığını vurgulayan Yavaş, “Beton asfalt belediyeciliğini değil; vatandaştan yana vatandaştan aldığı parayı israf etmeyen ve onların gerçek ihtiyaçları için harcayan, vatandaşları dara düştüğü zamanda onların yanında olan, gerçek belediyeciliğin bu olduğunu onayladı. Hem de rekor bir oyla onayladı” ifadesini kullandı.
“Ankara’ya birlikte hizmet edelim”
2019 yılında seçildiğinde de diğer ilçe başkanlarına Ankara halkı için birlikte çalışma çağrısında bulunduğunu ancak iş birliğine yanaşmadıklarını hatırlatan Yavaş, şunları kaydetti:
“Biz yine aynı şekilde seçilen ilçe belediye başkanlarına aynı çağrıyı yapacağız. Sayımız çok olsa da mecliste gelin uzattığımız eli tutun, seçimi kazandığınız belediyelerden halk bize az oy vermiş olabilir ama sonuç itibarıyla onların dertlerini hep beraber çözelim. Ankara’nın tamamına birlikte hizmet edelim diye aynı teklifi götüreceğim. İnşallah şimdi seçilen ilçe belediye başkanları ve bağımsız belediye başkanı aynı hatayı yapmazlar. Elimizden tutarlar ve benim ikinci ve son belediye başkanlığı görevimde seçilen diğer belediye başkanlarıyla beraber Ankara’ya gerektiği gibi birlikte hizmette buluruz.”
Konuşmasına kendisini destekleyen ve oy veren herkese teşekkür ederek devam eden Yavaş, “Allah mahcup etmesin. İnşallah bize güvenen insanların yine başını öne eğdirecek hiçbir şey yapmayacağız. Yine aynı şekilde el ele vererek birlikte Ankara’yı yönetmeye devam edeceğiz” diyerek, önceliğinin yine beton, plastik değil vatandaşların talebi olacağını ve o talepleri yerine getirmeye çalışacağını kaydetti.
Büyük Ankara Toptancı Hali Başkanı Ceyhan Gündüz ise yaptığı konuşmada, “Biz her zaman bizim yanımızda olan, bize destek veren, esnafa kucak açan başkanımızın yanındayız. Bizi hiçbir gün yalnız bırakmadı. Ne ihtiyacımız olursa yanına gittik. Hiç boş çevirmedi” dedi. – ANKARA
]]>Türkiye dün yerel yöneticilerini seçmek için sandık başına gitti.
4 milyon 304 bin 871 kayıtlı seçmeni bulunan Ankara’da, Büyükşehir Belediye Başkanlığı için 19’u siyasi parti, 5’i bağımsız olmak üzere toplam 24 aday yarıştı.
Resmi olmayan sonuçlara göre, Ankara’da, büyükşehir ve 16 ilçe belediye başkanlığını CHP kazanırken, 8 ilçenin belediye başkanı AK Parti’den, bir ilçenin belediye başkanı ise bağımsız olarak seçildi.
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, seçmenlerin yüzde 60.38’inin oyunu olarak yeniden başkan oldu. Yavaş, 2019’daki seçimlerde yüzde 50.93 oy almıştı.
İlçelerin sonuçları
Resmi olmayan sonuçlara göre, Ankara’nın 25 ilçesindeki yarışta, 16 ilçeyi CHP’li, 8 ilçeyi AK Parti’li, bir ilçeyi ise bağımsız belediye başkan adayı kazandı.
Başkentte 16 CHP’li aday yarışı önde bitirdi. Buna göre, Ayaş Belediye Başkanı İzzet Demircioğlu, Beypazarı Belediye Başkanı Özer Kasap, Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, Elmadağ Belediye Başkanı Adem Barış Aşkın, Güdül Belediye Başkanı Mehmet Doğanay, Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, Kalecik Belediye Başkanı Satılmış Karakoç, Nallıhan Belediye Başkanı Ertunç Güngör, Polatlı Belediye Başkanı Mürsel Yıldızkaya, Şereflikoçhisar Belediye Başkanı Mustafa Koçak, Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar, Gölbaşı Belediye Başkanı Yakup Odabaşı, Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan, Mamak Belediye Başkanı Veli Gündüz Şahin, Kahramankazan Belediye Başkanı Selim Çırpanoğlu oldu, “Behzat Ç.” karakteriyle tanınan tiyatro ve sinema sanatçısı Erdal Beşikçioğlu da Etimesgut Belediye Başkanı seçildi.
AK Parti’nin Ankara adayları ise 8 ilçenin belediye başkanlığını kazandı. Buna göre, Altındağ Belediye Başkan adayı Veysel Tiryaki, Bala Belediye Başkan adayı Ahmet Buran, Çubuk Belediye Başkan adayı Baki Demirbaş, Kızılcahamam Belediye Başkan adayı Süleyman Acar, Sincan Belediye Başkan adayı Murat Ercan, Akyurt Belediye Başkan adayı Hilal Ayık, Evren Belediye Başkan adayı Hüsamettin Ünsal ve Pursaklar Belediye Başkan adayı Ertuğrul Çetin seçimi önde bitirdi.
Ankara’nın tek bağımsız belediye başkanı
Çamlıdere’de ise bağımsız aday Adem Ceylan sandıktan çıktı.
Seçimde, Ayaş, Beypazarı, Güdül, Haymana, Kalecik, Nallıhan, Şereflikoçhisar, Keçiören, Mamak ve Kahramankazan ilçeleri AK Parti’den, Polatlı, Gölbaşı ve Etimesgut ilçelerinin yönetimi ise MHP’den CHP’ye geçti.
AK Parti’li Bala Belediye Başkanı Ahmet Buran, Çubuk Belediye Başkanı Baki Demirbaş, Kızılcahamam Belediye Başkanı Süleyman Acar, Sincan Belediye Başkanı Murat Ercan, Akyurt Belediye Başkanı Hilal Ayık ve Evren Belediye Başkanı Hüsamettin Ünsal, seçmenden yeniden onay alarak belediye başkanlığına devam etti.
CHP’li Elmadağ Belediye Başkanı Adem Barış Aşkın ile Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar da yeniden seçilen isimler oldu.
Öte yandan bir önceki yerel seçimde MHP’den Polatlı Belediye Başkanı seçilen ve bu seçimde CHP’nin ilçe belediye başkan adayı olarak gösterilen Mürsel Yıldızkaya da tekrar seçildi.
Başkentte tek kadın belediye başkanı
AK Parti’nin Akyurt Belediye Başkanı Hilal Ayık, Ankara’daki tek kadın belediye başkanı unvanını sürdürdü. Ayık, 2019’daki yerel seçimlerde de AK Parti’den Akyurt Belediye Başkanı seçilmişti.
]]>Ankara’da büyükşehir belediye başkanlığı seçiminde CHP oy oranını yükseltti. CHP’nin ittifakla girdiği 2019 yerel seçimlerinde Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş yüzde 50.93 ile seçilmişti. CHP’nin bu kez tek başına girdiği seçimlerde Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş yüzde 60.36 ile yeniden seçildi.
CHP’NİN KAZANDIĞI İLÇE SAYISI 16’YA YÜKSELDİ
CHP, 2019 yerel seçimlerinde Ankara’da 29 ilçe belediyesinden Çankaya, Yenimahalle ve Elmadağ olmak üzere üçünü kazanabilmişti. CHP, dün yapılan yerel seçimlerde bu üç ilçeye ek olarak 13 ilçe belediye başkanlığı daha kazandı. CHP, 13 ilçenin 3’ünü MHP’den 10’unu ise AKP’den aldı. CHP, Etimesgut, Keçiören, Mamak, Gölbaşı, Ayaş, Beypazarı, Güdül, Haymana, Kahramankazan, Kalecik, Nallıhan, Polatlı, Şereflikoçhisar’da belediye başkanlıklarını kazandı.
TURGUT ALTINOK’UN UZUN YILLAR BAŞKANLIK YAPTIĞI KEÇİÖREN CHP’DE
CHP, uzun yıllar Turgut Altınok’un belediye başkanlığı yaptığı Keçiören’de de seçimi kazandı. Keçiören’de 1989 yılında SHP belediye başkanlığını kazanmış ancak 1994 yılında seçim kaybedilmişti.
Ankara’nın Mamak ilçesi de 1989 yılından bu yana ilk kek sosyal demokrat partiye geçti. 1989 yılında SHP Mamak’ta belediye başkanlığını kazanmıştı. CHP, uzun yıllardan sonra Mamak’ta belediyeyi kazanan sosyal demokrat parti oldu.
ETİMESGUT MHP’DEN CHP’YE GEÇTİ
Üç dönemdir MHP’de olan Etimesgut Belediye Başkanlığı seçiminde de ipi göğüsleyen parti CHP oldu. CHP, üç dönemdir MHP’de olan Etimesgut’ta yüzde 56.58 oy aldı. MHP’nin oyları ise 32.62’de kaldı. CHP’nin Etimesgut Belediye Başkanı Adayı sanatçı Erdal Beşikçioğlu Etimesgut’un yeni belediye başkanı oldu.
CHP, MHP’de olan Gölbaşı ve Polatlı ilçelerinde de seçimi kazandı.
BELEDİYE MECLİSİ’NDE ÇOĞUNLUK SAĞLANDI
2019 seçimlerinde büyükşehir belediye başkanlığı ile üç ilçe kazanan CHP, belediye meclisinde çoğunluğu elde edememişti. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, iktidarın bir çok icraatlarını engellediğini belirterek seçim kampanyası boyunca vatandaşlardan belediye meclisinde çoğunluğu sağlamak için destek istemişti. CHP, dün yapılan seçimlerde kazandığı ilçe sayısı ve oy oranıyla Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi’nde de çoğunluğu elde etti.
Resmi olmayan sonuçlara göre Ankara’nın ilçelerinde sonuçlar şöyle:
Elmadağ: CHP 53.79, AKP 36.43
Çankaya: CHP 65.37, AKP 15.55
Yenimahalle: CHP 59.14, AKP 31.01
Etimesgut: CHP 56.58, MHP 32.62
Keçiören: CHP 47.78, AKP 38.57
Mamak: CHP 52.85, AKP 36.17
Gölbaşı: CHP 44.33, BBP 25.4
Ayaş: CHP 43.29, MHP 33.03
Beypazarı: CHP 48.53, AKP 28.39
Güdül: CHP 55.7, AKP 40.55
Haymana: CHP 49.52, AKP 41.68
Kahramankazan: CHP 49.55, AKP 43.79
Kalecik: CHP 50.09, MHP 38.54
Nallıhan: CHP 53.58, AKP 41.59
Polatlı: CHP 47.91, MHP 37.97
Şereflikoçhisar: CHP 60.27, AKP 28.32
Çamlıdere: CHP 16.9, Bağımsız 49.56
Kızılcahamam: CHP yüzde 42.21, AKP 44.59
Çubuk: CHP 23.7, YRP yüzde 27.49, AKP 43.27
Akyurt: CHP 21.31, YRP yüzde 22.04, AKP 50.2
Pursaklar: CHP 22.08, AKP 53.96
Altındağ: CHP 37.58, AKP 47.43
Sincan: CHP 30.63, AKP 43.94
Bala: CHP 34.95, AKP 40.17
Evren: CHP 39.08, AKP 43.65
]]>Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, belediye önünde taplanan vatandaşlara seslendi. Yavaş, “Bu seçimin kaybedeni, bizden farklı düşünen, bize oy vermeyen hemşehrilerimiz asla değildir. Bir demokrasi yarışı verilmiş, Ankaralının helal oylarıyla tüm Türkiye’de ‘Mansur Yavaş Belediyeciliği’ tescillenmiştir. Bu seçimin kaybedeni, rakibimiz için çalışan hemşehrilerimiz de değildir. Bizler onların çabalarına, emeklerine ve özverilerine de sonuna kadar saygı duyuyoruz, onlara da yürekten teşekkür ediyoruz. Bu seçimin kaybedeni, siyasi hayatını müfteri olarak tamamlayan Turgut Altınok’tur. Geçen seçimden hiç ders almayanlar, tertemiz vatanseverlere iftira atanlar, kirli siyasetten medet umanlar Ankara halkının yüce iradesi karşısında bir kez daha kaybettiler ve kaybetmeye de devam edecekle” dedi.
ABB Başkanı ve CHP adayı Mansur Yavaş, eşi Nursen Yavaş ve ailesiyle birlikte belediye önünde Ankaralılar ile buluştu. Yavaş, şunları söyledi:
“ANKARA HALKININ TAMAMINA YÜREKTEN TEŞEKKÜR EDİYORUM”
“Bir seçimi daha geride bıraktık. Konuşmama öncelikle teşekkürle başlamak istiyorum. 2019 yılından önce vaatlerimizle sahadaydık, şimdi icraatlerimizle sahada olduk. Çalışmalarımıza inanan, bizlere güvenen ve her zaman yanımızda olan başta Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel olmak üzere, önceki dönem Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na, partimizin yönetim kademesinden gönüllüsüne kadar herkese ve tüm teşkilatlarımıza teşekkür ediyorum. Bizim bu seçimde de asıl kahramanlarımız yine isimsiz olanlardı. Cadde cadde, sokak sokak; bir kaldırım taşını bile eksik bırakmayacak şekilde çalışan, Başkentimizin adil yönetim anlayışı için birçok fedakarlıkta bulunan başta gönüllülerimiz olmak üzere tüm kadınlara, gençlerimize, emeklilerimize, esnafımıza, muhtarlarımıza, sivil toplum kuruluşlarına, kanaat önderlerine; yani kısacası Ankara halkının tamamına yürekten teşekkür ediyorum.
Kendilerine atılan iftiralara rağmen bana güç veren, gözlerine her baktığımda hayatın anlamını yeniden keşfettiğim, biricik aileme ve çocuklarıma çok teşekkür ediyorum. ve bize atılan iftiralara karşı dualarını kalkan gibi kullanan; aldığımız her solukta, attığımız her adımda güçlerini yanımızda hissettiğimiz herkese can-ı gönülden teşekkür ediyorum.
“BİZİM KARŞIMIZDA DÜŞMAN YOK. HEPİMİZ BU VATANIN ONURLU BİRER FERDİYİZ”
Değerli Ankaralılar, 2019 seçimlerini kazandığımızda kullandığım cümleleri yine tekrarlıyorum; biz bu seçim sonuçlarını zafer olarak görmüyoruz. Bizim karşımızda düşman yok. Hepimiz bu vatanın, bu kentin onurlu birer ferdiyiz. Siyasi görüşlerimiz farklı olabilir. Dünyaya bakışımız farklı olabilir. Ama artık seçim bitti. Rozetimizi çıkaracağız, 6 milyon Ankaralıya kimseyi ayırmadan hizmet etmeye devam edeceğiz. Bu kent bize, bundan 100 yıl önce, farklı dünya görüşlerine sahip olsalar da Anadolu’nun çeşitli yerlerinden vatan uğruna bir araya gelip, Kurtuluş destanını yazanların emaneti. Bu kent bize, bitti denilen yerde bir Anka kuşu gibi küllerinden doğarak tüm zorlukları aşanların emaneti. Bu kent bize, Türk milletinin tunçtan yüreğini, bükülmez bileğini, vatan sevgisini tüm dünyaya gösteren Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, silah arkadaşlarının ve ülkemizin Başkenti olması sebebiyle gelmiş geçmiş tüm şehitlerimizin emaneti. İşte biz, bu emanete sonuna kadar sahip çıkmaya devam edeceğiz. Nasıl pandemide tüm dünyaya hep birlikte bunu gösterdiysek; nasıl selde, yangında, depremde; ülkemizin bütün dertli anlarında en önde ve hep birlikte yardıma koştuysak, şu andan itibaren de kimseyi ayırmadan, 6 milyon tek yürek olacağız.
Bu seçimin kaybedeni, bizden farklı düşünen, bize oy vermeyen hemşehrilerimiz asla değildir. Bir demokrasi yarışı verilmiş, Ankaralının helal oylarıyla tüm Türkiye’de ‘Mansur Yavaş Belediyeciliği’ tescillenmiştir. Bu seçimin kaybedeni, rakibimiz için çalışan hemşehrilerimiz de değildir. Bizler onların çabalarına, emeklerine ve özverilerine de sonuna kadar saygı duyuyoruz, onlara da yürekten teşekkür ediyoruz. Bu seçimin kaybedeni, siyasi hayatını müfteri olarak tamamlayan Turgut Altınok’tur. Geçen seçimden hiç ders almayanlar, tertemiz vatanseverlere iftira atanlar, kirli siyasetten medet umanlar Ankara halkının yüce iradesi karşısında bir kez daha kaybettiler ve kaybetmeye de devam edecekler.
“BU KENTİ ŞEFFAF, KATILIMCI, HESAP VEREBİLİR BİR ANLAYIŞLA YÖNETECEĞİZ”
Buradan tüm Türkiye’ye sesleniyorum; Ankara’da seçimi beton kaybetti, yeşil kazandı. Ankara’da seçimi şatafat ve haksız servet kaybetti, emek ve alın teri kazandı. Ankara’da seçimi rantçılar kaybetti, sosyal belediyecilik kazandı. Ankara’da seçimi imar baronları kaybetti, 6 milyon Ankaralı kazandı. Ankara’da seçimi, eser belediyeciliği adı altında çöp projelere, ne olduğu belirsiz beton kulelere milyarlarca lira harcayanlar kaybetti; o milyarlarca lirayı halkın sağlığına, beslenmesine, ısınmasına, eğitimine harcayanlar kazandı. Seçimi işte burada olduğu gibi, Türk Bayrağı altında buluşan gönüllerin, vatan için atan yüreklerin, yani milletin doğrudan kendisinin oluşturduğu ittifak kazandı. Herkes bilmelidir ki, bizim belediyecilik anlayışımız hiç kimseye değil, sadece Ankara halkına meftun, sadece Ankara halkına sevdalı, sadece Ankara halkına kölelik yapmayı kabullenecek bir belediyecilik anlayışıdır. Sizlere söz veriyorum; önceki dönemimizde olduğu gibi bu kenti şeffaf, katılımcı, hesap verebilir bir anlayışla yöneteceğiz. Sizden aldığımız paranın hesabını yine size kuruşu kuruşuna vereceğiz. Kimseyi ayırt etmeyeceğiz. Kimsenin yatağa aç ve açıkta girmesine seyirci kalmayacağız. Ankara’nın sanayisine, tarımına, turizmine, ulaşımına, altyapısına, teknolojisine, eğitimine, kültürüne ve sanatına yatırım yapmaya devam edeceğiz.
“BU SEÇİM SONUÇLARI BİZE OLDUĞU KADAR BU ÜLKEDE SİYASET YAPAN HERKESE DE BİR YOL HARİTASI ÇİZİYOR”
Bu seçim sonuçları bize olduğu kadar bu ülkede siyaset yapan herkese de bir yol haritası çiziyor. Demek ki kimseyi ayırmadan hizmet ederseniz, yalnızca halkın size verdiği görevle ilgilenirseniz, kutuplaştırmaktan uzak durursanız, şeffaf olursanız, halka hesap verirseniz, başı dara düşenin yanına hızır gibi koşarsanız, ‘az laf, çok iş’ diyerek çalışırsanız işte böyle rekor oyla seçiliyorsunuz. Bu tarihi fark bizleri asla şımartmayacak. Tam aksine, sizlerin omuzlarımıza yüklediği bu büyük sorumluluğun bilincindeyiz ve sizlere layık olmak için gece gündüz demeden çalışacağız. Bizlere düşen, yine herkesin başkanı olmak, herkese tebessümle sarılmak ve bir aile olduğumuzu yeniden göstermektir. Bizim kavgamız, tıpkı ‘çalıyor ama çalışıyor’ sözünü bu kentin damarlarından söküp attığımız gibi çalmadan, yorulmadan, bıkmadan Ankara’mız için çalışmak olacaktır.
“MİLLETİMİZİN İRADESİNE SAYGI DUYULMASINI, MİLLETİMİZİN SÖZÜNÜN DİNLENMESİNİ İSTİYORUZ”
Bizler devlet geleneğini bilen yöneticiler olarak, devletin en üst makamından en alt kademesine kadar uyum içerisinde çalışma irademizi yine ortaya koyacağız. Bunu Ankaralılar için yapacağız. Bunu makamın asıl sahibi, milletimiz için yapacağız. ve bizler, artık bu sefer bazı anlayışların değişmesini istiyoruz. Milletimizin iradesine saygı duyulmasını, milletimizin sözünün dinlenmesini istiyoruz. Önceki dönemde bizlere yaşatılan zorlukların ve engellemelerin bu dönemde yaşatılmamasını istiyoruz. Bunu hep birlikte başarmaya, kentimizi yine hep birlikte yönetmeye hazır mısınız? Dayanışmanın, sevginin ve saygının gücünü herkese yeniden göstermeye var mısınız? Bugüne kadar başınızı öne eğdirecek hiçbir işin içinde olmadık, yine olmayacağız. Tevazudan ve iyilikten hiç şaşmadık, yine şaşmayacağız. Haktan, hukuktan, etik değerlerden hiç vazgeçmedik, yine vazgeçmeyeceğiz. Tüm bunları yaparken, buranın altını çiziyorum, kim olursa olsun, nereden gelirse gelsin, kimden beslenirse beslensin, iftira ve karalama yapan büyük propaganda güçlerine, televizyon kanallarına, internet sitelerine, sosyal medya trollerine bugüne kadar boyun eğmedik, bundan sonra da boyun eğmeyeceğiz. Doğrudan, vicdandan, kardeşlikten yana olacağız. Haktan yana olacağız, halktan yana olacağız. 6 milyon Ankaralı tek yürek olacağız, Ankara’mızı Mustafa Kemal Atatürk’e yakışır, dünya başkentleriyle yarışır bir kent haline birlikte getireceğiz.
“YARINDAN İTİBAREN KOLLARI SIVAYIP KALDIĞIMIZ YERDEN DEVAM EDECEĞİZ”
Destekleriniz için, özveriniz için, emekleriniz için, dualarınız için hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Bizlere yola çıkarken desteklerini açıklayan Gelecek Partisi, Demokrat Parti, Bağımsız Türkiye Partisi, Milli Yol Partisi, Merkez Parti, Milliyetçi Türkiye Partisi ve Anadolu Birliği Partisi’nin Sayın Genel Başkanları, yöneticileri ve üyelerine de ayrıca teşekkür ediyorum. Yarından itibaren kolları sıvayıp kaldığımız yerden devam edeceğiz. 25 ilçemizin tamamını ziyaret edecek, dertleşecek, talepleri dinleyecek, çözümler üreteceğiz. Bu vesileyle tekrardan hepinize hayırlı Ramazanlar diliyor, ailelerinize selamlarımı iletiyorum. Sağ olun, var olun, Allah’a emanet olun.”
]]>Yavaş, Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı binasının önünde halka seslendi.
Seçim sürecinde kendisine destek verenlere ve ailesine teşekkür eden Yavaş, “2019’dan önce vaatlerimizle sahadaydık, şimdi icraatlarımızla sahada olduk. Çalışmalarımıza inanan, bizlere güvenen ve her zaman yanımızda olan başta Genel Başkan’ımız Sayın Özgür Özel başta olmak üzere, önceki dönem Genel Başkan’ımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na, partimizin yönetim kademesinden tüm gönüllülerimize, teşkilatımıza kadar herkese teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı.
“Biz bu seçim sonuçlarını zafer olarak görmüyoruz. Bizim karşımızda düşman yok. Hepimiz bu vatanın, bu kentin onurlu birer ferdiyiz.” diyen Yavaş, artık seçimin bittiğini, rozetlerini çıkartarak 6 milyon Ankaralıya hizmet etmeye devam edeceklerini söyledi.
Ankara’nın, 100 yıl önce Anadolu’nun çeşitli yerlerinden vatan uğruna bir araya gelip kurtuluş destanını yazanların emaneti olduğunu söyleyen Yavaş, “Bu kent bize, ‘Bitti’ denilen yerde bir anka kuşu gibi küllerinden doğarak tüm zorlukları aşan Mustafa Kemal ve silah arkadaşlarının emaneti. Bu kent bize Türk milletinin tunçtan yüreğini, bükülmez bileğini, vatan sevgisini tüm dünyaya gösteren Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, silah arkadaşlarının ve ülkemizin başkenti olması sebebiyle gelmiş geçmiş tüm şehitlerimizin emanetidir. İşte biz bu emanete sonuna kadar sahip çıkmaya devam edeceğiz.” diye konuştu.
Konuştuğu andan itibaren hiç kimseyi ayırmadan 6 milyonun tek yürek olacağını ifade eden Yavaş, şöyle devam etti:
“Bu seçimin kaybedeni bizden farklı düşünen, bize oy vermeyen hemşehrilerimiz asla değildir. Bir demokrasi yarışı verilmiş, Ankaralının helal oylarıyla tüm Türkiye’de Mansur Yavaş belediyeciliği tescillenmiştir. Bu seçimin kaybedeni rakibimiz için çalışan hemşehrilerimiz de değildir. Bizler onların çabalarına, özverilerine sonuna kadar saygı duyuyoruz, onlara da yürekten teşekkür ediyoruz. Bu seçimin kaybedeni, siyasi hayatını müfteri olarak tamamlayan Turgut Altınok’tur. Geçen seçimde de aynı şeyi yapmışlardı. Geçen seçimden hiç ders almayanlar, tertemiz vatanseverlere iftira atanlar, kirli siyasetten medet umanlar Ankara halkının yüce iradesi karşısında bir kez daha kaybettiler, kaybetmeye devam edecekler.
Ankara’da seçimi beton kaybetti, yeşil kazandı. Ankara’da seçimi şatafat ve haksız servet kaybetti, emek ve alın teri kazandı. Ankara’da seçimi rantçılar kaybetti, sosyal belediyecilik kazandı. Ankara’da seçimi imar baronları kaybetti, 6 milyon Ankaralı kazandı. Ankara’da seçimi eser belediyeciliği adı altında çöp projelere, ne olduğu belirsiz beton küllerine milyarlarca lira harcayanalar kaybetti, o milyarlarca lirayı halkın sağlığına, beslenmesine, ısınmasına, eğitimine harcayanlar kazandı.”
“Bu tarihi fark, bizleri asla şımartmayacaktır”
Yavaş, önceki dönemde olduğu gibi Ankara’yı şeffaf, katılımcı, hesap verebilir anlayışla yöneteceklerini, kimseyi ayırt etmeyeceklerini söyledi.
Seçim sonuçlarının, kendilerine olduğu kadar herkese bir yol haritası çizdiğini dile getiren Yavaş, şunları kaydetti:
“Demek ki kimseyi ayırmadan hizmet ederseniz, yalnızca halkın size verdiği görevle ilgilenirseniz, kutuplaştırmadan uzak durursanız, şeffaf olursanız, halka hesap verirseniz, başı dara düşenin yanına Hızır gibi koşarsanız, az laf çok iş yaparak çalışırsanız işte böyle rekor ayla seçiliyorsunuz. Bu tarihi fark, bizleri asla şımartmayacaktır. Tam aksine sizlerin omuzlarımıza yüklediği bu büyük sorumluluğun bilincindeyiz ve sizlere layık olmak için gece gündüz demeden çalışmaya devam edeceğiz.”
Bu kez bazı anlayışların değişmesini istediklerini söyleyen Yavaş, “Milletimizin iradesine saygı duyulmasını, milletimizin sözünün dinlenmesini istiyoruz. Önceki dönemde bizlere yaşatılan zorlukların ve engellemelerin bu dönemde yaşatılmamasını istiyoruz.” dedi.
Mansur Yavaş; kim olursa olsun, nereden gelirse gelsin, kimden beslenirse beslensin iftira ve karalama yapan bütün propaganda güçlerine, televizyon kanallarına, internet sitelerine, sosyal medya trollerine bugüne kadar boyun eğmediklerini, bundan sonra da boyun eğmeyeceklerini dile getirdi.
“Belediye Meclisinde çoğunluğu kazanıyoruz”
Yavaş, daha önce Çankaya, Yenimahalle ve Elmadağ belediyelerinin kendilerinde olduğunu, şimdi ise bir müjde vermek istediğini söyleyerek şunları kaydetti:
“Ayaş ve Beypazarı belediyesini kazandık. Hayırlı olsun. Etimesgut’ta çok öndeyiz, henüz sayılıyor. Gölbaşı’nda çok öndeyiz, henüz sayılıyor. Güdül, Haymana, Kalecik belediyesini kazandık. Keçiören’de kazanmaya çok yakınız. Televizyonlarda söylemiştim, pastanın üzerindeki çileğimiz Keçiören olacak diye. İnşallah geliyor. Kahramankazan’da şu anda 2 bin oy öndeyiz. Kahramankazan Belediyesi geliyor. Mamak’ta çok öndeyiz, o da bir saate kadar geliyor. Nallıhan, Polatlı, Şereflikoçhisar Belediyesini kazandık. Diğer belediyelerimizde de sayımlarımız henüz devam ediyor. Bitmiş hiçbir şey yok. Onların hepsinde, büyükşehirde farklı şekilde öndeyiz. Bala’yı da kazanmaya çok yakınmışız. Bu duruma göre belediye meclisinde çoğunluğu kazanıyoruz. Belediyede bizlere engel olan belediye meclis üyeleri gitti. Hani o Çamlıdere Belediye Başkanı vardı, ‘hedefim yüzde 90’ diyen. Orada da bağımsız belediye başkanı seçildi, o da gitti. Diğer belediyelerden de iyi haberler almaya devam edeceğiz. Yarından itibaren, seçilen belediye başkanları olarak kollarımızı sıvayıp kaldığımız yerden devam edeceğiz. 25 ilçemizin tamamını ziyaret edecek, dertleşecek, taleplerini dinleyecek, çözümler üreteceğiz.”
Yavaş, eğlenceyi bayram sonuna bıraktıklarını ifade ederek Atatürk Orman Çiftliği’nde bayramdan sonra kutlama yapacaklarını söyledi.
Notlar
CHP’nin adayı Mansur Yavaş’ın ABB Başkanlığı’na kesin olmayan sonuçlara göre yeniden seçilmesi, cadde ve sokaklarda kutlandı.
Büyükşehir Belediye binası önünde toplanan vatandaşlar, parti ve Türk bayrakları taşıyarak çalınan şarkılara eşlik etti.
Yavaş’ın konuşmasının ardından belediye binasından havai fişek atıldı.
Kentin birçok noktasında da vatandaşlar araçlarıyla konvoy oluşturarak kutlamalara katıldı.
]]>MANSUR YAVAŞ: BU SEÇİMİN KAYBEDENİ TURGUT ALTINOK’DUR
Seçimin kaybedeninin rakibi Turgut Altınok olduğunu söyleyen Yavaş, “Ankara’nın helal oylarıyla tüm Türkiye’de Mansur Yavaş belediyeciliği tescillenmiştir. Bu seçimin kaybedeni rakibimiz için çalışan hemşerilerimiz de değildir. Onların çaba, emeklerine sonuna kadar saygı duyuyoruz. Onlara da yürekten teşekkür ediyoruz. Bu seçimin kaybedeni siyasi hayatını müfteri olarak tamamlayan Turgut Altınok’tur” ifadelerini kullandı. Bu sözlerin ardından kalabalığın yuhalamaya başladığı görüldü.
“BİZİM ASIL KAHRAMANLARIMIZ SİZLERSİNİZ”
Yavaş’ın açıklamalarından satır başları şöyle:”Başta genel başkanımız Özgür Özel olmak üzere önceki genel başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’na ve tüm teşkilatlarımıza teşekkür ediyorum. Bizim tüm seçimlerde bizim asıl kahramanlarımız sizlersiniz. Başkentimizin adil yönetim anlayışı için birçok fedakarlıkta bulunan gönüllerimiz, kadınlara, gençlerimize, emeklilerimize, esnafımıza, muhtarlarımıza, sivil toplum kuruluşlarına, kanaat önderlerine kısacası Ankara halkının tamamına yürekten teşekkür ediyorum.
Bana güç veren biricik aileme ve çocuklarıma da ayrıca çok teşekkür ediyorum. Bize atılan iftiralara karşı aldığımız her solukta, attığımız her adımda güçlerini yanımızda hissettiğimiz herkese teşekkür ediyorum.
“KARŞIMIZDA DÜŞMAN YOK”
2019 seçimlerinde kazandığımızda kullandığımız cümleleri tekrarlıyorum; karşımızda düşman yok. Hepimiz bu milletin onurlu ferdiyiz. Siyasi görüşlerimiz farklı olabilir ama artık seçim bitti. Rozetimizi çıkaracağız kimseyi ayırmadan hizmete devam edeceğiz.
Bu kent Ankara bize bundan 100 yıl önce farklı dünya görüşlerine sahip olsalar da Anadolu’nun çeşitli yerlerinde vatan uğrunda bir araya gelip kurtuluş destanı yazanlarının emanetidir. Mustafa Kemal ve silah arkadaşlarının emanetidir.
Bu kent bize Türk milletinin tunçtan yüreğini, bükülmez bileğini, vatan sevgisini tüm dünyaya gösteren Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının ve ülkemizin başkenti olması sebebiyle gelmiş geçmiş tüm şehitlerimizin emanetidir.
Nasıl pandemide tüm dünyaya hep bunu gösterdiysek, selde, yangında, depremde, ülkemizin bütün dertli anlarında en önde hep birlikte yardıma koştuysak, hiç kimseyi ayırmadan 6 milyon tek yürek olacağız. Bu seçimin kaybedeni, bizden farklı düşünen hemşerilerimiz asla değildir.
“GEÇEN SEÇİMDE DE AYNI ŞEYLERİ YAPMIŞLARDI”
Geçen seçimde de aynı şeyleri yapmışlardı. Hiç dersini almayanlar, tertemiz vatandaşa iftira atanlar, Ankara halkının yüce iradesi karşısında bir kez daha kaybetmişler, kaybetmeye devam edeceklerdir.
Tüm Türkiye’ye sesleniyorum, Ankara’da seçimi beton kaybetti, yeşil kazandı. Ankara’da seçimi şatafat ve haksız servet kaybetti, emek ve alın teri kazandı. Ankara’da seçimi rantçılar kaybetti, sosyal belediyecilik kazandı. Ankara’da seçimi imar baronları kaybetti, 6 milyon Ankaralı kazandı. Ankara’da seçimi eser belediyeciliği adı altında ne olduğu belirsiz beton kulelerine milyarca lira harcayanlar kaybetti.
Seçimi işte burada olduğu gibi Türk bayrağı altında buluşan gönüllülerin, yani milletin doğrudan kendisini oluşturduğu ittifak kazandı. Herkes bilmelidir ki, bizim belediyecilik anlayışımız hiç kimseye değil sadece Ankara halkına mefdun, Ankara halkına kölelik yapmayı kabullenecek bir belediyecelik anlayışıdır. Bu kenti şeffaf, katılımcı, hesap verebilir anlayışla yöneteceğiz. Sizden aldığımız paranın hesabını kuruşu kuruşuna vereceğiz.
Ankara’nın sanayisine, tarımına, turizmine, ulaşımına, altyapısına, teknolojisine, eğitimine, kültürüne ve sanatına yatırım yapmaya devam edeceğiz.”
]]>İstanbul’un 16 Mart 1920’de işgal edilmesinden 5 gün sonra yola çıkan Yunus Nadi ile Halide Edip’in bulunduğu iki kafile, 31 Mart’ta Sakarya’nın Geyve ilçesinde buluştu.
Akhisar İstasyonu’nda verilen mola sırasında bu iki aydın, “Ankara’ya gider gitmez bir ajans teşkilatı kurulmasını” görüştü.
Yunus Nadi ve Halide Edip, ajansın adını konuşurken, “Türk”, “Ankara”, “Anadolu” seçenekleri arasından “Anadolu Ajansı” adında birleşti.
Kafile Ankara’ya 1 Nisan 1920’de ulaştı. Yunus Nadi’nin ifadesiyle “4 veya 5 Nisan akşamı” Mustafa Kemal Paşa’nın karargahı Ziraat Mektebi’nde (şimdiki Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü), yemekten sonra Anadolu Ajansı’nın kurulmasından söz açıldı. Toplantının sabahı da Anadolu Ajansının kuruluşu gerçekleştirildi.
Mustafa Kemal Paşa, yurt geneline gönderdiği “Tarihi Genelge” ile Anadolu Ajansının kuruluşunu duyurmakla kalmadı, girişilen mücadelenin iç ve dış kamuoyuna duyurulmasının önemine de işaret etti.
Anadolu Ajansının “şirkete intikali” 1924 yılı bütçe yasası görüşmelerinde gündeme geldi. 1 Mart 1925’te “Anadolu Ajansı Türk Anonim Şirketi” kuruldu.
Türkeş’in vefatı
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Alparslan Türkeş, 4 Nisan 1997 Cuma günü geçirdiği kalp krizi sonucu 80 yaşında hayatını kaybetti.
Alparslan Türkeş için 8 Nisan 1997 Salı günü düzenlenen cenaze törenine yoğun katılım oldu. Türkeş’i son yolculuğunda yalnız bırakmak istemeyen ülkücüler, yurt içinden ve yurt dışından Ankara’ya akın etti.
Alparslan Türkeş’in naaşı, Beşevler’deki anıt mezara defnedildi. Granit mermerden hazırlanan mezar taşında, Türkeş’in doğum tarihi 1917 olarak yazılırken, ölüm tarihi boş bırakıldı. Türkiye’nin tüm illeri ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Kırım, Balkanlar ve Türkistan’daki Hoca Ahmet Yesevi’nin türbesinden getirilen topraklar Türkeş’in mezarına konuldu.
Belli başlı öteki olaylar şöyle:
1 Nisan
1564- “NİSAN BİR!” ilk 1 Nisan şakasının Romalılar döneminde yapıldığına inanılıyor. 1564’te Fransa Kralı IX. Charles’ın yılbaşını 1 Nisan’dan 1 Ocak’a aldırmasının ardından hala 1 Nisan’ı sene başı kabul edenlere “Nisan balığı” ismi verildi.
1778- Oliver Pollock doların simgesini oluşturdu.
1921- Metristepe’deki 10. Yunan Tümeni’nin geri çekilmesinin ardından taarruza geçen Türk birlikleri, II. İnönü Savaşı’nı kazandı. Milli mücadele sürecinin dönüm noktalarından olan bu zaferin ardından, Fransa, Ankara ile anlaşmanın yollarını aramaya başladı.
1924- Topkapı Sarayı’nın mevcut eşyasıyla İstanbul Asarı Atika Müzeleri Müdürlüğüne bağlanarak müzeye dönüştürülmesi, Bakanlar Kurulunca karara bağlandı.
1924- Münih’teki darbe girişimi dolayısıyla Nazi lideri Adolf Hitler, beş yıl hapis cezasına çarptırıldı.
1926- 30 Ağustos’un “Zafer Bayramı” olarak kutlanması hakkındaki kanun kabul edildi.
1928- Ankara Borsası, Maliye Bakanı Fuat Ağralı tarafından açıldı.
1944- Şehir Tiyatrosu sanatçısı Hazım Körmükçü, 46 yaşında İstanbul’da vefat etti.
1948- İstanbul Fındıklı’daki Güzel Sanatlar Akademisi binası yandı.
1949- Türkiye, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’ne katıldı.
1950- BM, Kudüs’ün ikiye bölünmesi planını kabul etti.
1950- Eski başbakanlardan Recep Peker, İstanbul’da öldü.
1957- Batı Almanya’da bilim insanları nükleer silahlar üzerine çalışmayı reddetti.
1958- Kıbrıs’ta EOKA’cılar, İngilizlere savaş ilan etti. EOKA’nın lideri Grivas, Türklere de gözdağı verdi.
1965- Türkiye, BM Genel Sekreteri U-Thant’ın özel temsilcisi Golo Plaza’nın Kıbrıs konusundaki raporunu reddetti.
1969- Münir Nurettin Selçuk’un Amerika’da verdiği konser, 525 televizyon kanalı tarafından naklen yayımlandı.
1978- Cumhuriyet döneminin ilk rektörü Ord. Prof. Dr. İsmail Hakkı Baltacıoğlu, 92 yaşında öldü.
1979- Balıkçılar, 1 Nisan gününü Balık Bayramı ilan etti. Kumkapı’da iki saat içinde halka 1,5 ton balık dağıtıldı.
1979- Humeyni, İran’da şeriat ilan etti.
1996- 1978 yılında 7 öğrencinin ölümüyle sonuçlanan “16 Mart katliamı” davası yeniden açıldı.
2005- 24. Uluslararası İstanbul Film Festivali “Yaşam Boyu Başarı Ödülü,” sinema sanatçısı Sophia Loren’e verildi.
2005 – On yıldır süren 61 sanıklı Hizbullah davasında 22 tetikçi ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı.
2005- Cumhuriyetin Tapu Kadastrosunu kuran, “16 eski dil bilen hayattaki tek kişi” sıfatıyla “ölene kadar emekliliği yasak” olan Milli Savunma Bakanlığı uzman bilirkişisi, şair, İstiklal Madalyası sahibi Naci Tanrısever (Karamanoğlu Naci Bey) İstanbul’da 104 yaşında öldü.
2009- TRT’nin Kürtçe radyosu yayına başladı.
2012- Yeşilçam’ın usta oyuncusu Ekrem Bora, İstanbul’da akciğer ödemi nedeniyle tedavi gördüğü hastanede 78 yaşında vefat etti.
2015- Guinness Dünya Rekorları tarafından dünyanın en yaşlı kişisi kabul edilen Japon kadın Misao Okawa 117. yaş gününden birkaç hafta sonra kalp ve solunum yetmezliğinden hayatını kaybetti.
2015- Sağlık Bakanlığı ve Türk Kızılayı işbirliğinde hayata geçirilen Türkiye’nin Ulusal Kemik İliği Bankası hizmet vermeye başladı.
2016- Yüksek mobil internet hızı ile daha fazla data kapasitesi sunan 4,5G teknolojisi, gece yarısı itibarıyla Türkiye’de kullanılmaya başlandı.
2017- Milli eskrimci İbrahim Ahmed Acar, Bulgaristan’ın Filibe kentinde düzenlenen Yıldızlar ve Gençler Dünya Şampiyonası’nda, kılıç kategorisinde altın madalya alarak, Türkiye’ye bu branştaki ilk dünya şampiyonluğunu kazandırdı.
2017- Kolombiya’da meydana gelen sel felaketinde 120’si çocuk, 320 kişi hayatını kaybetti.
2018- Şair, gazeteci, oyuncu ve çevirmen Ülkü Tamer, 81 yaşında Muğla’nın Bodrum ilçesinde hayatını kaybetti.
2018- İYİ Partinin 1. Olağanüstü Kurultayı’nda Meral Akşener, 1060 delegenin oyuyla yeniden genel başkan seçildi.
2020- İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde 16 Mart’tan bu yana Kovid-19 tedavisi gören, üniversitenin Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Genel Dahiliye Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu hayatını kaybetti.
2020- UEFA, 2020 Avrupa Futbol Şampiyonası’nın (EURO 2020) play-offları dahil haziranda oynanması planlanan bütün milli maçları koronavirüs salgını nedeniyle erteledi.
2021- Adana 9. Uluslararası Portakal Çiçeği Karnavalı, Kovid-19 tedbirleri kapsamında çevrim içi düzenlendi.
2022- Papa Franciscus, Kanada’da yerli çocukların, geçmişte Katolik Kilisesi’ne bağlı yatılı okullarda fiziksel ve cinsel istismara maruz kalmasından ötürü özür ve af diledi.
2023- Macaristan’da düzenlenen Avrupa Güreş Şampiyonası’nda kadınlar 72 kiloda Türkiye’yi temsil eden Buse Tosun Çavuşoğlu, gümüş madalyanın sahibi oldu.
2023- Türkiye Kadın Güreş Milli Takımı, Macaristan’da düzenlenen büyükler kategorisinde 140 puanla ilk kez Avrupa şampiyonluğuna ulaştı.
2 Nisan
1805- Masal yazarı H. Christian Andersen doğdu.
1891- Ünlü devlet adamı ve tiyatrosever Sadrazam Ahmet Vefik Paşa, 68 yaşında öldü.
1948- Yazar Sabahattin Ali, Bulgaristan sınırını geçmeye çalışırken, kılavuzu Ali Ertekin tarafından öldürüldü. 28 Aralık’ta tutuklanan ve cezasında indirime gidilen Ertekin, aynı yıl çıkan af yasasıyla da serbest bırakıldı.
1948- Ankara’da Opera binasının açılışı, Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün katıldığı törende, Adnan Saygun’un “Kerem ile Aslı” operasının sahnelenmesiyle yapıldı.
1960- Kayseri’ye giden CHP Genel Başkanı İsmet İnönü’nün bulunduğu tren, valinin emriyle durduruldu. Zorlukla yoluna devam eden İnönü, Kayseri’de 50 bin kişi tarafından karşılandı.
1965- BM Genel Sekreteri U-Thant, Türkiye’nin, Kıbrıs özel temsilcisi Golo Plaza’nın görevine son verilmesi isteğini reddetti.
1971- Kısa adı TÜSİAD olan Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği kuruldu.
1971- Başbakan Nihat Erim, reform programını TBMM’ye sundu.
1976- İlk Türk Turizm Kurultayı İstanbul’da toplandı.
1976- Doğubayazıt ve çevresindeki 4,8 büyüklüğündeki depremde 5 kişi öldü, 80 ev yıkıldı.
1987- İstanbul’da yapılan ECO toplantısında, Türkiye, Pakistan ve İran, uzaya ortak bir haberleşme uydusu fırlatmayı kararlaştırdı.
2001- Yasa dışı İBDA/C örgütünün lideri “Salih Mirzabeyoğlu” takma adlı Salih İzzet Erdiş, “Anayasal düzeni silah zoruyla değiştirmeye kalkışmak” suçundan idam cezasına çarptırıldı.
2001- İş adamı Ayhan Şahenk vefat etti.
2005- Vatikan’da tedavi altında tutulan Katolik dünyasının ruhani lideri 84 yaşındaki Papa 2. Jean Paul öldü.
2008- İstiklal Savaşı’nın hayattaki iki gazisinden biri olan Eskişehirli Yakup Satar, 110 yaşında vefat etti.
2009- TRT’nin Ermenice radyosu yayına başladı.
2010- Şarkıcı Metin Şentürk, İngiliz görme engelli Mike Newman’a ait 284 kilometrelik “Dünya Engelliler Hız Rekoru”nu, 303,62 kilometre ile kırdı.
2015 – Kenya’nın kuzeydoğusunda Somali sınırındaki Garissa Üniversitesinin kampüsünde, Eşşebab militanlarının düzenlediği saldırıda, çoğunluğu öğrenci 147 kişi hayatını kaybetti, 4 militan öldürüldü. Ülkede üç günlük yas ilan edildi.
2016 – Ermenistan ordusunun işgal altında tuttuğu Dağlık Karabağ’daki mevzilerinden, Azerbaycan sivil yerleşim birimlerine ateş açması üzerine Azerbaycan ordusu, cephe hattında karşı saldırı başlattı. Azerbaycan ordusu, bazı stratejik tepeler ve yerleşim birimlerini geri aldı. Çatışmalarda, 43 Azerbaycan askeri şehit oldu, 240 Ermenistan askeri öldürüldü.
2017- Çin’in kuzeyindeki Tiencin kentinde, havadaki zararlı parçacık oranı PM 2,5’in, insan sağlığı için üst sınır kabul edilen 25 değerinin 6-8 katına çıkması nedeniyle Dünya Sağlık Örgütü tarafından turuncu alarm verildi.
2017- Hırvatistan’ın Split kentinde düzenlenen Avrupa Halter Şampiyonası’nda erkekler 62 kiloda Hurşit Atak silkme ve toplamda, Bünyamin Sezer ise koparmada altın madalya kazandı.
2018- Tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu Dursun Ali Sarıoğlu, 82 yaşında İstanbul’da vefat etti.
2019- Cezayir’de uzun süredir protestoların hedefi olan Cumhurbaşkanı Abdulaziz Buteflika istifa etti.
2020- Cerrahpaşa Tıp Fakültesi emekli öğretim üyelerinden, dünyaca ünlü patolog Prof. Dr. Feriha Öz, koronavirüs nedeniyle 87 yaşında hayatını kaybetti.
2023- Macaristan’da düzenlenen Avrupa Güreş Şampiyonası’nda milli sporcu Rıza Kayaalp, grekoromen stil 130 kiloda altın madalya kazanarak 11. şampiyonluğuna ulaştı.
3 Nisan
1906- Lumiere kardeşler renkli fotoğrafı icat etti.
1930- Türk kadınlarına belediye seçimlerinde seçme ve seçilme hakkı tanıyan yeni Belediyeler Kanunu kabul edildi.
1937- 1961’e kadar, Türkiye’nin tek demir çelik üreticisi olarak kalan ve Cumhuriyet rejiminin ilk önemli sanayi hamlesi olarak değerlendirilen Karabük Demir Çelik Fabrikaları’nın temeli, Başbakan İsmet İnönü tarafından Zonguldak’ın Karabük köyünde, Soğanlı ve Araç çaylarının birleştiği bölgede atıldı. Böylece Karabük’te Türkiye’nin ilk ağır sanayi hamlesi başlatıldı.
1948- ABD Başkanı Harry S. Truman, ekonomik yardımları içeren Marshall Planı’nı imzaladı.
1954 – Adana’da, Devlet Havayollarına ait uçak düştü, 25 kişi öldü. Kazada arkeolog, felsefeci ve siyaset adamı Remzi Oğuz Arık da 55 yaşında yaşamını yitirdi.
1960- Moskova’da Bolşoy Tiyatrosu’nda sahneye çıkan opera sanatçısı Leyla Gencer, Verdi’nin La Traviata adlı yapıtında büyük başarı kazandı.
1963 – “27 Mayıs Hürriyet ve Anayasa Bayramı” ilan edildi.
1967- Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay, Başkan Johnson’un davetlisi olarak ABD’ye gitti. Sunay’ın gezisinin ilk gecesinde, Türkiye’nin Washington Büyükelçiliği binasına bomba atıldı.
1992- Şair Necdet Evliyagil, Ankara’da 66 yaşında hayata veda etti. 1973-1977 arasında Ankara Milletvekilliği yapan Evliyagil, Ajans Türk matbaasını kurdu ve aynı adlı derginin başyazarlığını ve yöneticiliğini üstlendi.
1992- Ankara’nın Çankaya Kaymakamlığına vekil olarak atanan Azize Düşer, Türkiye’nin ilk kadın kaymakamı oldu.
2007- Müzayede şirketi Christie’s’in düzenlediği açık artırmada, 2,7 milyon dolara satılan Antonius Stradivari imzalı keman, en pahalı ikinci müzik enstrümanı oldu.
2007- Doğal doğum kontrolü yönteminin mucidi John Billings 89 yaşında öldü.
2013- Başbakanlık, “çözüm süreci”nde aktif rol üstlenecek 63 kişilik Akil İnsanlar Heyeti’ni belirledi. Akil İnsanlar Listesi, 9’ar kişilik 7 bölgesel gruptan oluştu. Gruplarda iş adamları, sanatçılar, akademisyenler, yazarlar, gazeteciler ve sivil toplum örgütü temsilcileri yer aldı.
2015- Türk müziğinin usta sanatçılarından Kayahan, akciğer kanseri tedavisi gördüğü İstanbul’daki hastanede 66 yaşında yaşamını yitirdi.
2016- Panama merkezli hukuk firması Mossack Fonseca’ya ait yaklaşık 11 milyon sayfalık doküman, “Panama kayıtları” adı altında medyaya servis edildi.
2018- Mersin’deki Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nin temeli, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin tarafından atıldı.
2023- Türkiye’nin yerli otomobili Togg için Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde ilk teslim töreni düzenlendi. Togg otomobili, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan’a törenle teslim edildi. Erdoğan, eşi Emine Erdoğan’a ait 34 EE 2071 plakalı “Anadolu” renkli Togg ile Külliye etrafında tur attı.
2023 – AFAD, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat’ta yaşanan depremlerde Bingöl, Kayseri, Mardin, Tunceli, Niğde ve Batman’da hasar gören binaların bulunduğu yerleşim yerlerinin “Genel Hayata Etkili Afet Bölgesi” kabul edildiğini bildirdi.
2023- Rusya, alfabetik sıraya göre 15 üye ülke arasında dönüşümlü olarak üstlenilen Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) Başkanlığını Mozambik’ten devraldı.
2023- Tenis Milli Takımı’nın eski antrenörlerinden Yılmaz Erkangil, Ankara’da hayatını kaybetti.
4 Nisan
1929- İstanbul’da düzenlenen “Yerli Malı Kullanma ve Koruma” toplantısında gençlik, yerli malı kullanmaya yemin etti.
1949- Washington’da ABD, Belçika, Danimarka, Fransa, Lüksemburg, Norveç ve Portekiz, Kuzey Atlantik Paktı Örgütünün (NATO) kuruluşunu onaylayan antlaşmayı imzaladı.
1953- Türk Deniz Kuvvetlerine bağlı Dumlupınar denizaltısı, NATO manevralarından dönerken Çanakkale Boğazı’nda Naboland adlı İsveç gemisiyle çarpışarak battı, 81 Türk denizcisi şehit oldu.
1966- Fransa’da NATO üslerine karşı çıkılınca Türkiye’deki üslerin durumu gündeme getirildi. Başbakan Süleyman Demirel, “Türkiye’de Amerikan üssü yoktur, tesisi vardır.” dedi.
1968- ABD’li sivil haklar savunucusu Martin Luther King Memphis’te uğradığı suikastta öldü.
1974- Türk Hükümeti, Yunan karasularının 12 mile çıkarılmasını kabul etmeyeceğini, Ege’nin bir Yunan gölü haline getirilmesinin söz konusu olamayacağını, diplomatik kanallarla Yunanistan’a bildirdi.
1979- Pakistan’ın devrik başbakanı Zülfikar Ali Butto idam edildi.
1985- Balıkesir’de eğitim uçuşu yapan bir uçak, Marangozlar Sitesi’ne düştü. Uçağın iki pilotu ile 14 kişi öldü, 21 kişi yaralandı.
1997- Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Alparslan Türkeş vefat etti.
2001- Yargıtay 6. Ceza Dairesi, İtalya’dan Türkiye’ye iade edilen terörist Mehmet Ali Ağca’nın gasp suçundan 7 yıl 2 ay ağır hapis cezasına mahkum edildiği kararı onadı.
2010- TRT’nin Arapça kanalı TRT El Türkiye yayına başladı.
2012- 12 Eylül askeri darbesine ilişkin, dönemin Genelkurmay Başkanı, 7. Cumhurbaşkanı Kenan Evren ile emekli Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Tahsin Şahinkaya’nın yargılanmasına, Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinde başlandı.
2014 – Olimpiyat ve Akdeniz Oyunları şampiyonu milli güreşçi İsmet Atlı, tedavi gördüğü Adana’nın Kozan ilçesinde 83 yaşında vefat etti.
2016- Türkiye-Avrupa Birliği mutabakatı temelinde gerçekleşen sığınmacı geri kabulü ve değişimi çerçevesinde, Yunanistan’dan gönderilen ilk göçmen grubu İzmir’e geldi.
2017- Dünyanın en büyük pembe elması, Hong Kong’da yapılan açık artırmada 71,2 milyon dolarlık rekor fiyata alıcı buldu.
2019- AİHM, 2015-2016 yıllarında Cizre, Silopi ve Sur’da uygulanan sokağa çıkma yasağıyla ilgili Türkiye aleyhine yapılan 32 başvuruyu reddetti.
2021- Bir internet sitesinde bazı emekli amirallerin imzasıyla, “TSK ve Deniz Kuvvetlerini Atatürk’ün çizdiği çağdaş rotadan uzaklaşmış gösterme çabaları”nın kınandığı açıklama yayımlandı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, kamuoyunda “Montrö Bildirisi” olarak tanımlanan açıklamayı hazırlayanların tespiti amacıyla soruşturma başlattı.
2022- Amerikalı elektrikli otomobil üreticisi Tesla’nın Üst Yöneticisi Elon Musk, sosyal medya devi Twitter’da yüzde 9,2’lik “pasif hisse” satın aldı.
2023- Finlandiya, NATO’nun 31. üyesi olarak İttifak’a katıldı.
5 Nisan
1453- Fatih Sultan Mehmet’in donanması İstanbul sularına geldi.
1900- 1877-1878 Osmanlı Rus Savaşı’ndaki “Plevne Direnişi” ile tanınan Gazi Osman Paşa öldü.
1930- Hindistan’da 300 millik yürüyüşünü tamamlayan Mahatma Gandhi, Dandi sahiline ulaştı.
1941- Anıtkabir için açılan proje yarışması sonuçlandı, Emin Onat ve Orhan Arda’nın önerdikleri proje seçildi.
1946- Missouri zırhlısı, ABD’de ölen Türkiye’nin Washington Büyükelçisi Münir Ertegün’ün naaşını İstanbul’a getirdi.
1974- New York’taki Dünya Ticaret Merkezi binası açıldı. Yapımına 1970’te başlanan ve 37 milyon dolara mal olan binanın mimarı Minuori Yamasaki idi.
1976- Tayvan Lideri Çan Kay Şek 88 yaşında öldü.
1983- Eski CHP Genel Başkanı Bülent Ecevit’e yurt dışına çıkış izni verildi. Ecevit, Sosyalist Enternasyonal toplantısı için Portekiz’e gitti.
1984- Cidde-Şam seferini yapan bir yolcu uçağı, Suriye uyruklu bir hava korsanı tarafından kaçırılarak Yeşilköy’e indirildi.
1994- “5 Nisan Ekonomik Önlemler Paketi” uygulamaya konuldu.
1999- Bingöl Valisi Süleyman Kamçı’ya canlı bomba saldırısında bulunuldu. Vali Kamçı saldırıdan yara almadan kurtuldu, olayda bir kişi öldü, 20 kişi yaralandı. İntihar saldırısını gerçekleştiren terörist öldü.
2008- Amerikalı aktör Charlton Heston, 84 yaşında hayatını kaybetti.
2009- ABD Başkanı Barack Obama, resmi ziyaret için geldiği Türkiye’de liderlerle görüştü ve TBMM’de konuştu, dini toplum temsilcileriyle bir araya geldi.
2013- Yolsuzluk ve sınır ötesi suçlar gibi konularda çalışan bir grup gazeteci, kendilerine sızdırılan milyonlarca belgeyi inceledi. İnceleme sonucunda, birçok ülkeden, aralarında siyasetçi ve iş insanının bulunduğu kişilerin hesaplarının da yer aldığı binlerce offshore şirket ve fonun sırlarının ortaya çıktığı iddia edildi.
2015- Parçacıklara kütlelerini verdiği düşünülen ve “Higgs Bozonu” adı verilen atomaltı parçacığın keşfinde kullanılan Büyük Hadron Çarpıştırıcısı, iki yıl aradan sonra yeniden çalıştırıldı.
2017- Kuzey Kore, orta ölçekli KN-15 tipi balistik füze fırlattı. Füze, Japon Denizi’ne düştü.
2020- Eski Libya Başbakanı Mahmud Cibril, koronavirüs nedeniyle yaşamını yitirdi.
2023- ABD’nin Maryland eyaleti Başsavcılığı, Baltimore Başpiskoposluğuna bağlı Katolik kilisesinde 156 rahibin son 80 yılda 600’den fazla kişiye cinsel taciz ve fiziksel işkence yaptığını açıkladı.???????
6 Nisan
1326- Orhan Bey, kuşatma altında tutulan Bursa’yı Bizanslılardan aldı. Bursa, 1326-1361 arasında Osmanlılara başkentlik yaptı.
1896- İlk modern olimpiyat oyunları Atina’da başladı.
1909- İlk basın şehidi: Serbesti gazetesinde İttihat ve Terakki Cemiyeti karşıtı yazılar yazan gazeteci Hasan Fehmi, Galata Köprüsü’nde kurşunlanarak öldürüldü.
1909- Kaşif Robert E. Peary, Kuzey Kutbu’na giden ilk insan oldu.
1917- ABD, Almanya’ya savaş ilan etti ve 1’inci Dünya Savaşı’na müttefiklerin yanında girdiğini açıkladı.
1920- Anadolu Ajansı kuruldu. Heyeti Temsiliye Reisi Mustafa Kemal Paşa, kuruluşunu duyurduğu genelgede, AA’nın hiç ödün vermediği ilkelerini de tarihe geçirdi: “Doğru, tarafsız, hızlı habercilik.”
1933- “Güzellik Kraliçesi” Nazire Hanım, Fenerbahçe’nin kuruluş yıl dönümünde, Fenerbahçe-Boçkay maçının başlangıç vuruşunu yaptı.
1939- İngiltere, Fransa ve Polonya, saldırı durumunda yardımlaşma için Paris’te bir antlaşma imzaladı.
1941- Mihver devletleri Yugoslavya’yı işgal etti. Almanlar Yunanistan’a girdi, Türk deniz sınırına kadar Doğu Akdeniz’i savaş bölgesi ilan etti. Türkiye, bunun üzerine Edirne ve Uzunköprü’de demir yolu köprülerini havaya uçurdu.
1953- Türkiye Genç Milli Futbol Takımı, dünya 3’üncüsü oldu.
1956- Hayat mecmuasının ilk sayısı çıktı.
1971- Rus besteci İgor Stravinsky öldü.
1972- Ankara’da Kıbrıs Türk Temsilciliği kuruldu.
1972- Anayasa Mahkemesi, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idam kararlarını usulden iptal etti. TBMM’nin idamları yeniden görüşeceği açıklandı.
1973- Kontenjan Senatörü emekli Amiral Fahri Korutürk, 15’inci turda 365 oyla Türkiye’nin 6’ncı Cumhurbaşkanı seçildi.
1979- Türk atlet Veli Ballı, Atina’da düzenlenen uluslararası maratonda 1’inci oldu.
1980- Görev süresi sona eren Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk, Çankaya Köşkü’nden ayrıldı. Yerine Cumhuriyet Senatosu Başkanı İhsan Sabri Çağlayangil vekalet etmeye başladı.
1988- Endonezya’daki Camel Trophy yarışmasını, Türkiye’yi temsil eden Ali Deveci-Galip Gürel ekibi kazandı.
1992- Amerikalı bilimkurgu yazarı Isaac Asimov öldü.
1994- Ruanda Devlet Başkanı Juvenal Habyarimana ve Burundi Devlet Başkanı Cyprien Ntaryamira’nın bindikleri uçak, düzenlenen roketli saldırı sonucu düştü. Suikastın ardından iki ülkede yaşayan Hutu ve Tutsi kabileleri arasında çıkan çatışmalar, yaklaşık 1 milyon kişinin katledilmesiyle sonuçlandı.
2009- İstanbul Gösteri Merkezi, çıkan yangın nedeniyle kullanılamaz hale geldi.
2011- Hükümete, bazı konularda kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi veren tasarı yasalaştı. Düzenlemeyle devlet bakanlıklarının yerine “ekonomi”, “iç ve dış ticaret”, “gençlik ve spor” ile “aile, özürlüler, çocuklar, kadınlar ve sosyal yardım” konularında 4 bakanlık kuruldu.
2013- Nijerya’da otobüs ile akaryakıt tankerinin çarpışması sonucu meydana gelen patlamada 36 kişi öldü.
2013- Anadolu Ajansının 93’üncü yıl dönümü etkinlikleri kapsamında, Arapça Haberler Servisi’nin 1’inci kuruluş yılı kutlandı, Arapça Haber Akış Sistemi devreye girdi.
2014- Anadolu Ajansı, 94’üncü kuruluş yıl dönümünde yayın dilleri arasına Fransızcayı da ekledi.
2015- Eski TÜBİTAK Başkan Yardımcısı Hasan Palaz, kuruma “sahte diplomalı personelin işe alındığı” iddialarına yönelik soruşturma kapsamında tutuklandı.
2016- Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kurulmasına İlişkin Kanun tasarısı yasalaştı.
2016- Sabancı suikastı davası sanıklarından İsmail Akkol’un, olaydan 20 yıl sonra yargılanmasına başlandı.
2017- Rusya Dışişleri Bakanlığı, Batı Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıdıklarını duyurdu.
2017- Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Suriye’nin Han Şeyhun bölgesinde kimyasal silah kullanıldığının bilimsel incelemeyle tespit edildiğini açıkladı.
2017- Türkiye, Suriye’nin İdlib kentindeki Han Şeyhun bölgesinde Beşşar Esed rejimi tarafından düzenlenen kimyasal silah saldırısına ilişkin, Birleşmiş Milletlere mektup göndererek rejimin cezalandırılmasını istedi.
2022- Milletvekili Seçimi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile seçimlerde yüzde 10 olarak uygulanan ülke seçim barajı yüzde 7’ye indirildi.
7 Nisan
1600- Divan Edebiyatının en ünlü şairlerinden Baki öldü.
1789- Sultan I. Abdülhamid hayatını kaybetti, III. Selim tahta çıktı.
1827- İngiliz kimyager John Walker’in buluşu kibrit, İngiltere’de piyasaya sürüldü.
1938- Yıldız Sarayı’nda “Balkan Basın Birliği Kongresi” ve “Balkan Antantı Ekonomik Konseyi” çalışmalarına başladı.
1948- BM’ye bağlı olarak Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) kuruldu.
1960- CHP Genel Başkanı İsmet İnönü’nün 2 Nisan’da Kayseri’de karşılaştığı engelleme nedeniyle bazı subaylar ordudan istifa etti.
1963- Yugoslavya’da “sosyalist cumhuriyet” ilan edildi.
1969- İstanbul Şehir Tiyatroları sanatçıları “hak yürüyüşü” yaptı.
1978- Muğla’nın Yatağan ilçesinde termik santral temeli atıldı.
1978- Türkiye’nin ABD’den aldığı 40 Phantom savaş uçağından 2’si Eskişehir’de teslim edildi.
1978- İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Server Tanilli, uğradığı silahlı saldırı sonucu felç oldu.
1978- Türk tiyatrosunun ünlü sanatçılarından Muammer Karaca, 72 yaşında İstanbul’da vefat etti.
1979- Türkiye Emekçi Partisi Genel Başkanı Mihri Belli, uğradığı silahlı saldırı sonucu ağır yaralandı.
1983- Türkiye’nin ilk kadın milletvekillerinden Fakihe Öymen vefat etti.
1987- 6 yıl süren Milliyetçi Hareket Partisi davası bitti. Genel Başkan Alparslan Türkeş, 11 yıl 10 ay hapse mahkum edildi.
1991- Emekli Tümgeneral Memduh Ünlütürk, terör örgütü Dev-Sol militanlarınca öldürüldü.
2005- Bestekar Melih Kibar, 54 yaşında İstanbul’da vefat etti.
2010- Kırgızistan’da darbe: Devlet Başkanı Kurmanbek Bakıyev başkent Bişkek’ten kaçtı, geçici hükümetin başına eski Dışişleri Bakanı Roza Otunbayeva getirildi.
2012- Pakistan’ın Hindistan’a yakın Himalaya bölgesinde meydana gelen çığ felaketinde 124 Pakistanlı asker ve 11 sivil öldü.
2013- Afganistan’ın Pakistan sınırında bulunan Kunar vilayetinde NATO’nun düzenlediği hava saldırısında 8 Taliban üyesi öldürülürken, 11’i çocuk 12 sivil yaşamını yitirdi.
2014- Türkiye’nin en ünlü sünnetçisi olarak bilinen Kemal Özkan, yaşa bağlı çeşitli kronik hastalıkları nedeniyle 80 yaşında İstanbul’daki evinde vefat etti.
2014- Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Uzanların elektrik şirketlerinin imtiyazının sona erdirilmesiyle alakalı Stockholm mahkemelerinde 2,5 milyar avroluk yeni bir dava açtığını bildirdi.
2015- Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesince, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin “Balyoz Planı” davasında, haklarındaki mahkumiyet kararlarını bozmasının ardından yeniden yargılanan 63 sanığın beraatine karar verildi.
2015- Orta Afrika Cumhuriyeti’nde yaşanan siyasi kriz sırasında çatışan silahlı Hristiyan Anti-balaka ile Müslüman Seleka grupları arasında Kenya’nın başkenti Nairobi’de ateşkes anlaşması imzalandı.
2016- Çin’in güneyindeki Guangşi Cuang Özerk Bölgesi’nde, MS 25-220 yılları arasında hüküm süren Doğu Han Hanedanlığı dönemine ait 2 bin yıllık mezar bulundu.
2016- TBMM Genel Kurulunda, Şanlıurfa’ya İstiklal Madalyası verilmesini öngören teklif kabul edilerek yasalaştı.
2017- ABD, Suriye Hava Kuvvetlerine ait bir üssü seyir füzeleri ile vurdu.
2017- İspanya’da Bask bölgesinin bağımsızlığı için 59 yıldır mücadele eden ETA, “silahsız bir örgüt olduğunu” duyurdu.
2018- İstanbul’da daha önce beyin pili ameliyatı geçirmiş 329 parkinson hastası, Anadolu Ateşi dans topluluğuyla sahnede perküsyon çalarak Guinness Rekorlar Kitabı’na girdi.
2018- İstanbul Boğazı’nda Malta bandıralı gemi, Hekimbaşı Salih Efendi Yalısı’na çarptı. Yalıda büyük çapta hasar oluştu, İstanbul Boğazı çift yönlü gemi trafiğine kapatıldı.
2020- Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Kovid-19’la mücadele amacıyla “Toplum Bilimleri Kurulu” adıyla yeni kurul oluşturduklarını açıkladı.
2020- Sağlık Bakanlığının koordinasyonu ve Türk Kızılayın yürütücülüğünde Kovid-19’a karşı başlatılan “immün plazma” tedavisi için ilk gönüllü plazma bağışçısı, koronavirüsü yenen Dr. Kürşat Demir oldu.
2021- Hazine ve Maliye Bakanlığınca, FETÖ ve PKK/KCK terör örgütlerinin elebaşları ile sözde üst düzey yöneticilerinin aralarında yer aldığı 377 kişinin Türkiye’deki mal varlıkları donduruldu.
2021 – ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Donald Trump döneminde askıya alınan Filistin yardımlarını yeniden başlatmayı planladıklarını açıkladı.
2022- Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu Rusya’yı, Ukrayna’ya karşı başlattığı savaş nedeniyle Cenevre merkezli İnsan Hakları Konseyi üyeliğinden çıkardı.
]]>Bakan Tekin, AK Parti Kızılcahamam mitinginde vatandaşlara hitap etti.
Geçen yıl TBMM Genel Kurulu’nda kullandığı ifadeleri anımsatan Tekin, “DEM Parti gruba hitaben; ben çocuklarımız dağa çıkmasın diye ne gerekiyorsa yapacağım dedim. İlk itirazı kim yaptı? Cumhuriyet Halk Partisi grubu yaptı. Uzlaşı aslında önceden vardı.” diye konuştu.
Mahalli İdareler Genel Seçimi’nde iki ittifakın yarıştığını dile getiren Tekin, bunlardan birinin Cumhur İttifakı; diğer ittifakın ise “konsensüs”, “uzlaşma”, “kent uzlaşması”, “kent konsensüsü” gibi farklı adlar altında “hepsi biz beraber hareket ediyoruz” anlayışına sahip olduğunu ifade etti.
Bakan Tekin, “Çok net bir şekilde ortadadır ki bu seçim, Cumhuriyet Halk Partisi ve yanındaki DEM ile Anadolu insanını savunan, Anadolu milliyetçiliğini savunan, bu ülkeyi vatan yapan herkesi savunan Cumhur İttifakı’nın rekabet halinde olduğu bir seçimdir.” dedi.
Seçimde safları bu şekilde ortaya koyacaklarını belirten Tekin, şöyle devam etti:
“Ya bu ülkenin geleceği için, bu ülkenin çocukları için sağlıklı bir vatan, güzel bir vatan, vatanlarına sahip çıkan bir nesil bırakmak için oy vereceğiz ya da süslü laflarla gelen, ne olduklarını açıkça deklare etmekten çekinen, kimin arkasından gittiklerini açıkça deklare etmekten çekinen, birilerine bu ülkenin geleceğini teslim edeceğiz. Takdir ve karar sizlerin. Biz siyasetçilere düşen şey, bu konuda gördüklerimizi, hissettiklerimizi, okuduklarımızı sizlerle paylaşmak. Sizlerin takdirlerinize sığınıyoruz.”
“Ankara’nın hızlanması gerekiyor”
Tekin, 1989’da geldiğinde Ankara Kızılay’da hava kirliliği nedeniyle maskeyle dolaştıklarını belirterek, “Allah Melih Bey’den razı olsun, Ankara’da yaşamaktan gurur duyduğum bir şehir haline dönüştürdü. 2019 yılına kadar Ankara gerçekten Türkiye’ye yakışır Türkiye Yüzyılı’na yakışır bir başkent görünümündeydi.” diye konuştu.
2019’dan beri aynı evde oturduğunu aktaran Tekin, “O yıl, sabah evden çıktığımda Gölbaşı’ndan 15 dakikada Bakanlığa geliyordum. Şimdi ise geçen hafta baktım 29 dakikada gelmişim. Yavaş, Ankara’yı yavaşlattı. Ankara’nın hızlanması gerekiyor.” değerlendirmesinde bulundu.
Tekin, Cumhurbaşkanı Kabinesi’nin bir ferdi ve bir Ankara sevdalısı olarak Kızılcahamam’ın ve Ankara’nın emrinde olduğunu, Ankara’ya ve Kızılcahamam’a her ne hizmet gerekiyorsa çalışmak için Turgut Altınok ve Süleyman Acar ile 7/24 hazır olduklarını söyledi.
Kızılcahamam’da Milli Eğitim Bakanlığının toplantılarını yapabilecekleri, öğretmenleri ağırlayabilecekleri bir mekan için Süleyman Acar ile istişare yaptıklarını aktaran Tekin, şöyle konuştu:
“Başkan’a (Acar) termal, ağaçlık güzel bir yer organize ederseniz biz de orada bir şey yaparız diyecektim, ama Başkanımız benden önce davrandı ve dedi ki ‘biz Milli Eğitim Bakanlığına 12 dönüm bir arazi tahsis ediyoruz. Üzerine öğretmenlerimizi misafir edebileceğimiz bir yer yapar mısınız?’ dedi. Biz de inşallah Kızılcahamam’a hem öğretmen arkadaşlarımızın burada rahatça misafir edilebileceği hem de turizme hizmet edebilecek güzel bir tesisi inşallah en kısa zamanda kazandıracağız.”
Bakan Tekin, vatandaşlardan kararsız seçmenleri oy kullanmaları konusunda ikna etmelerini istedi ve seçim sonuçlarının Türkiye ve dünya mazlumları açısından hayırla neticelenmesini diledi.
“Adını kentsel uzlaşı yaparak milleti kandırıyorlar”
MHP Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Yıldırım da CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in açıkladığı “kent uzlaşısı”nı eleştirerek, “50 yıldır siyaset yapıyorum, ‘kent uzlaşısı’ diye bir şey kullanılmamış. Ama bunun altını kaldırdığımız zaman bir şey çıkıyor ortaya. O da PKK’nın partisi DEM’le Cumhuriyet Halk Partisi’nin beraber seçim ittifakı kurduğu. Adını kentsel uzlaşı yaparak milleti kandırıyorlar.” diye konuştu.
Kent uzlaşısının bazı illerde ve Ankara’nın Bala, Yenimahalle ve Polatlı ilçelerinde de yapıldığını belirten Yıldırım, şunları söyledi:
“Şimdi ilçelerimizi PKK ile ortak yönetmeye doğru gidiyoruz. Kentsel uzlaşının altından bu çıktı. Bu sadece ilçelerde mi kalacak? Yok. Bu, büyükşehre de gelecek. Bu ilçelerden gelip büyükşehirde oturacaklar. Onlar da orada bir eş başkanlık kuracaklar. Şimdi bu bir denemedir. Sonuç alırlarsa Türkiye’nin geneline uygulayacaklar.”
Mitinge, AK Parti Ankara Milletvekili Osman Gökçek, Kızılcahamam Belediye Başkanı ve Cumhur İttifakı ilçe belediye başkan adayı Süleyman Acar ve partililer katıldı.
]]>Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, Keçiören’de; “Ankara’nın çeşitli yerlerine bizi terörle ilinti yapan afişler asıyorlar. Sahte ve korsan afişler asıyorlar. Bunlardan ümit bağlıyorlar. Geçen seçim bunu yaptınız tutmadı. Bizi teröristle itham ediyorsunuz. Biz İstiklal Marşı’mızdan gurur duyarız. İstiklal Marşı’mızdan, bayrağımızdan hazetmeyenlerle asla yan yana gelmeyiz. Siz çok tecrübelisiniz. Eğer seçim için böyle bir ümidiniz varsa bu akşam televizyonlara bebek katilinin kardeşini çıkarın onun da mektubunu okutun bakalım ne olacak? Alışkın bunlar. Kendileri terör örgütüyle aynı düşünen Hizbullah’ın uzantılarına sesi çıkmaz. Var mı HÜDAPAR’ın Ankara’da adayı? Sayın Altınok’a destek olmak için ağızlarını açmadılar aday çıkartmadılar. Bir tek kelime söylediğini duydunuz mu? Bunlar iki yüzlü” dedi.
ABB Başkanı ve CHP Başkan Adayı Mansur Yavaş, bugün Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan ile birlikte Keçiören’de ‘Büyük Miting’ düzenledi. Yavaş, burada şöyle konuştu:
“ANKARA’DA FARK 20 Mİ 25 Mİ OLACAK BU TARTIŞILIYOR”
“Aşağı yukarı kampanyanın başladığından beri bugüne kadar 44 tane açılış, miting yaptık. İftarları saymıyoruz. Gündeme iki üç iftara gitmek suretiyle epey bir vatandaşımızla hemşehrimizle de yan yana gelme fırsatı bulduk. Sağ olsun gönüllülerimiz, ilçe teşkilatlarımız hepsi çalıştı. Bizler beş yılda yaptıklarımızı meramımızı anlattık. Beş yıldır nasıl bir belediyecilik yaptığımızı anlattık. ve son güne geldik. Anketleri görüyorsunuz. Artık Ankara konuşulmuyor. Fark 20 mi 25 mi olacak bu tartışılıyor. Bunlar eğer bu hale geldiyse bu sizin sayenizde onun için öncelikle emek veren herkese sonsuz minnettarım çok teşekkür ediyorum.
“BİR TANE SAYIN CUMHURBAŞKANI’YLA YAPTIKLARI MİTİNGTEN BAŞKA HERHANGİ BİR ANKARA’NIN İLÇESİNDE MİTİNG YAPABİLDİKLERİNİ GÖRDÜNÜZ MÜ? HALKIN KARŞISINA ÇIKACAK YÜZLERİ YOK”
Ankara halkı beş yıllık belediyeciliğimizi onaylayacak. Başından beri şunu yaptı yapmadı, bunu yaptı bunu yapmadı ancak boş boş konuştular. Çünkü onlar gerçek belediyeciliğin ne olduğunu bilmiyorlar. Belediyecilik insanların yaşadığı yerde mutlu olmasıdır. Belediye başkanı da yaptığı hizmetlerle insanların gönlüne giriyorsa başarılıdır. Eğer siz insanların gönlüne giremiyorsanız arkanıza kimi alırsa alsın boş. Biz bugün 45. mitingimizi yapıyoruz. Bir tane Sayın Cumhurbaşkanı’yla yaptıkları mitingden başka herhangi bir Ankara’nın ilçesinde miting yapabildiklerini gördünüz mü? Yapamazlar. Halkın karşınıza çıkacak yüzleri yok. Anlatacakları bir şey yok. Çünkü siz beş yıldır son beş yıldır Keçiören’in Belediye Başkanısınız benim yaptıklarımı taklit edin, şunu yapacağım ben bir fazla yapacağım demenin karşılığı yok. Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz. Keşke bu insanların mağduriyetini görüp Ankara’daya en azından Keçiörenlilere siz de Keçiören Belediyesi olarak destek olsaydınız. Onu da yalan söylemişsiniz. Ben et dağıtmıyorum but dağıtıyorum diyorsunuz. Ocak ayında iki kişi kasım ayında 11 kişiye verdiğini görüyorum. Sizin öyle bir derdiniz yok ki. Yaptığınız betonları eser diye yutturup Ankara halkından aldığınız bu paraları kalkıp betona döküp ondan sonra eser yaptığını düşünüyorsunuz. Eser belediye başkanı halkın gönlüne girdiğinde eserdir. Onun gerisi boştur. İçinde insan olmayan hiçbir şeye bir beş kuruş para yatırmadık. ve şimdi diyor ki iş İstanbul’daki 2 bin 500 lira verecekmiş emeklilere. Ankara’daki beş bin verecekmiş. Bunu niye Cumhurbaşkanı’na anlatmıyorsunuz? Niye Cumhurbaşkanı’na emeklilerin durumu söylemiyorsunuz?
“EĞER SEÇİM İÇİN BÖYLE BİR ÜMİDİNİZ VARSA BU AKŞAM TELEVİZYONLARA BEBEK KATİLİNİN KARDEŞİNİ ÇIKARIN ONUN DA MEKTUBUNU OKUTUN BAKALIM NE OLACAK?”
Peki bu sonuç nereden ortaya çıktı? Bu kadar fark nereden ortaya çıkıyor? Siz şeffaf değilsiniz. Siz halka yalan söylediniz. Mal beyanınızı tam açıklamadınız. Servetinizi tam açıklamadınız. ve dolayısıyla halk inşallah bu yalanlarınızın cevabını sandıkta verecek. Şimdi bunları en iyi yaptığı iş, hangi ilçe belediyesine giderseniz gidin belediye başkanı adayının sözü şöyle başlıyor; hakkımızda şöyle şöyle karalamalar yapılıyor diye. Ben de aldım elime mikrofonu bunlar zaten düzgün siyaset yapamaz ki. İşleri güçleri aynı düzen devam etsin diye karşısındakini karalarlar, takmayın. Artık vatandaşın buna inanacak bir şeyi kalmaz dedim. Öyle mi? İftira siyaseti karalama siyaseti. Artık inşallah bunun da fayda etmediğini görecekler. Bugün Ankara’nın çeşitli yerlerine bizi terörle ilinti yapan afişler asıyorlar. Sahte ve korsan afişler asıyorlar. Bunlardan ümit bağlıyorlar. Beni iyi dinleyin; bunlardan ümit bağlamayın. Geçen seçim bunu yaptınız tutmadı, Ekrem Bey’in seçiminde yaptınız orada tutmadı. Fakat bu işleri yeniliyorsunuz. Bizi teröristle itham ediyorsunuz. 45 mitingimizin hepsi şehitlerimize saygı ve İstiklal Marşı’nı okuyarak başladı. Biz İstiklal Marşı’mızdan gurur duyarız. İstiklal Marşı’mızdan, bayrağımızdan hazzetmeyenlerle asla yan yana gelmeyiz. Bunu söylememize dahi gerek yok. Ama bir şey söyleyeyim. Siz çok tecrübelisiniz. Eğer seçim için böyle bir ümidiniz varsa bu akşam televizyonlara bebek katilinin kardeşini çıkarın onun da mektubunu okutun bakalım ne olacak? Alışkın bunlar.
“VAR MI HÜDAPAR’IN ANKARA’DA ADAYI? SAYIN ALTINOK’A DESTEK OLMAK İÇİN AĞIZLARINI AÇMADILAR ADAY ÇIKARTMADILAR. BUNLAR İKİ YÜZLÜ”
Kendileri terör örgütüyle aynı düşünen Hizbullah’ın uzantılarına sesi çıkmaz. Var mı HÜDAPAR’ın Ankara’da adayı? Sayın Altınok’a destek olmak için ağızlarını açmadılar aday çıkartmadılar. Bir tek kelime söylediğini duydunuz mu? Bunlar iki yüzlü. Çünkü bunlar aynı düzenin devam etmesini istiyorlar. Ama bu düzen devam etmeyecek. Ankara’da servet kaybedecek halk kazanacak. Beton kaybedecek yeşil kazanacak. Çirkinlik bitecek güzellik kazanacak. Ayrımcılık gidecek, kardeşlik kazanacak inşallah.
“BURADAKİ BELEDİYE BAŞKAN ADAYLARIMIZ ELİNE, BELİNE, DİLİNE SAHİP OLMAYAN, İFTİRA ATAN BELEDİYE BAŞKANLARINI SANDIĞA GÖMECEKLER”
Ankara bunların adı proje adı altında yaptıkları ANKAPARK benzeri projelerin proje olmadığını çöp proje olduğunu gördü. Gerçek projeler, bizim projelerimizdi. Yaptığımız asfaltları, kaldırımları belediyecilik saymadık, açılış bile yapmadık. İçinde insana faydası olmayan hiçbir şeye bu halkın tertemiz parasının beş kuruşunu dahi yatırmayız. ve şimdi Ankara’da inşallah 25 beldenin üzerinden yeniden sosyal belediyecilik, yeniden halkçı belediyecilik, yeniden vatandaşı önceleyen belediyecilik anlayışı inşallah hakim olacak. ve inşallah bu seçim dönemi sayesinde artık Mansur Yavaş Belediyeciliği hepsi öğrendiler, hepsi örnek almaya taklit etmeye başladılar ama aslı varken taklidin hiçbirisini önemi yoktur.
Gerçekten buradaki belediye başkan adaylarımız destansı çalışmalar yaptılar. Vatandaşa ulaştılar. Eline, beline, diline sahip olan belediye başkanlarını bir araya getirecekler. Eline, beline, diline sahip olmayan iftira atan belediye başkanlarını da sandığın dibine gömecekler, siyasi hayatlarına son verdirecekler.”
]]>Ankara Büyükşehir Belediyesi, ‘yeşil odaklı’ projelerini hayata geçirmeye devam ediyor. ANFA Genel Müdürlüğü, Göksu ve Anadolu Bulvarı Fidanlıklarından sonra şimdi de BAKAP Tarım Kampüsü ve Rekreasyon Alanı’nda yeni bir fidanlık açtı.
BAKAP’A YENİ FİDANLIK
Ankara’ya üçüncüsü kazandırılan ve 41 dönüm arazi üzerine kurulu BAKAP Fidanlık bünyesinde; 45 farklı türden 15 bin adet boylu yapraklı, ibreli ağaç ve 35 farklı türden de 250 bin çalı bulunuyor.Fidanlık, son teknoloji akıllı sulama sistemi ile sulanarak hem su tasarrufu sağlanıyor hem de daha fazla verim elde ediliyor.
Akıllı sulama sistemi sayesinde bitkinin ihtiyacı olacak kadar su verilerek gübreleme ve ilaçlama da bu sistem üzerinden gerçekleştiriliyor.
FİDANLAR YERLİ ÜRETİCİLERDEN TEDARİK EDİLİYOR
Fidanlıkta üretimi yapılan ve yerli üreticilerden de temin edilen boylu yapraklı, ibreli ağaç ve ağaççıklar; adaptasyon sürecinden geçirildikten sonra Ankara genelinde bulunan yeşil alan, refüj ve parklara dikiliyor.
ANFA Genel Müdürlüğü Peyzaj Müdür Yardımcısı Bünyamin Doruk, “BAKAP Tarım Kampüsü’nde yer alan fidanlık 41 dönüm arazi üzerine kuruldu. Bu alan içinde yaklaşık 15 bin yapraklı ağaç ve 250 bin çalıyı barındırıyoruz. Ankara genelinde 3 tane fidanlığımız bulunuyor, bunlar BAKAP, Göksu ve Anadolu Bulvarı fidanlığı… Fidanlıklarımızda yaklaşık 45 farklı tür ağacımız ve 35 farklı türde çalımız bulunuyor. 2023 yılı içerisinde yaklaşık 100 bin adet ağaç 1,5 milyon da çalı sevkiyatı gerçekleştirdik. Ayrıca Kahramankazan’da yapımına başladığımız Kazanova fidanlığımız faaliyete geçti. 17 dönüm arazi üzerine kurulu fidanlıkta 10 bin adet yapraklı ağaç ve 250 bin çalıyı barındırmayı planlıyoruz. Fidanlıklarımızda bulunan bitkilerimizi öncelikle Ankara genelindeki yerli üreticilerimizden, geri kalan kısmını da Türkiye geneli yerli üreticilerimizden en uygun fiyatla tedarik ediyoruz. Bu fidanların adaptasyonunu sağlayarak yeşil alanlara, refüjlere ve parklara dikilmesini gerçekleştiriyoruz” dedi.
2023 YILINDA TOPLAM 1 MİLYON 600 BİN AĞAÇ VE ÇALI SEVKİYATI YAPILDI
Son 3 yıl içerisinde Ankara’ya 3 yeni fidanlık kazandıran Büyükşehir Belediyesi, 13 bin metrekare alan ve 500 bin çalı ve ağaççık ile Anadolu Bulvarı Fidanlığında üretim gerçekleştirirken Göksu Parkı yanında mevcut bulunan ancak çok aktif kullanılmayan 27 bin metrekare alanda 12 bin yapraklı ve ibreli ağacın yer aldığı Göksu Fidanlığı’nı da restore ederek tam kapasite hizmet verebilme düzeyine getirdi.
Kahramankazan ilçesinde 17 bin metrekare alana 10 bin ağaç ve 250 bin çalı barındırma kapasitesine sahip Kazanova Fidanlığı’nın yapım çalışmaları tamamlanarak hizmete açıldı.
2023 yılı içerisinde fidanlıklardan Ankara geneline dikilmek üzere 100 bin boylu yapraklı, ibreli ağaç ile yaklaşık 1,5 milyon çalı olmak üzere toplam 1 milyon 600 bin bitki sevkiyatı gerçekleştirildi.
]]>Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, Beypazarı’nda, “Sayın Altınok’un babadan kalma olduğunu söylediği epey bir malı var. Allah daha ziyade etsin. Bu kadar variyet varken iki çocuğunu KPSS sınavına girmeden, istisnai kadroyla memur yapmasını doğru buluyor musunuz? Bu kul hakkı değil mi? İşte geçen seçim söz vermişlerdi mülakat kalkacak diye. Hala mülakat kalkmadı. Kendi yakınlarını akrabalarını bu şekilde mülakatsız işe başlatıyor. Bu vatan evlatları, ihtiyacı olan gençler de kapı bucak iş arıyor. Bunlara en büyük cevabı sandıkta vereceksiniz. Başka türlü olmaz. Hükümet değişmiyor. Hükümeti ikaz etmenin tam zamanı” dedi.
ABB Başkanı ve CHP Başkan Adayı Mansur Yavaş, Beypazarı Belediye Başkan Adayı Özer Kasap ile birlikte Beypazarı’nda miting düzenledi.
Yavaş, mitingde yaqtığı konuşmada şunları söyledi:
“SİZ DEĞİL MİSİNİZ 25 YILDIR KAPI KAPI PAKET DAĞITAN”
“Bir seçimin daha sonuna gelmiş bulunuyoruz. Bir belediye başkanı bir kentin annesidir, babasıdır, abisidir, kardeşidir elbette. Dolayısıyla bir ailede anne, baba, kendi ailesindeki bütün bireylerin nasıl sağlığıyla, geçimiyle, eğitimiyle ilgileniyorsa Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı da 6 milyonun hiçbirisini ayırmadan tamamen onun bütün ihtiyaçlarıyla ilgilenmek durumundadır. Zaten anlayamadıkları konu şu; adaylar belli olduktan sonra anketler yaptılar. Onlara göre hiçbir şey yapmadık ya çıkan anket bunları şoke etti. Mansur Yavaş niye bu kadar seviliyor diye. Daha sonra Mansur Yavaş’ın yaptıklarını taklit edecek projelerle ortaya çıktılar. Taklit etmeye çalıştılar. Başkent Kart üç yıldır hayata geçirildi. Esnaf da para kazanıyor. İnancımıza uygun bir şekilde bir elin verdiğini diğeri görmüyor. Bir baktım bir gün miting de yapamıyor ama gittiği bir toplantıda eline benim karta benzer bir şeyi gösteriyor ben diyor Başkent Kart yapacağım seçilirsem bunun içine para yükleyeceğim diyor. Siz değil misiniz 25 yıldır kapı kapı paket dağıtan, vatandaşın gözünün içine sokan, bunları fotoğraflayan, yayınlayan siz değil misiniz? Eskiyi inkar mı ediyorsunuz? Ayrıca siz beş yıldır dördüncü dönem Keçiören Belediye başkanısınız. Bu beş yıl içerisinde Başkent Kart’a benzer hangi kartı çıkarttınız? Doğalgaz yükleyecekmiş. Ben 200 bin aileye doğalgazı üç yıldır yüklüyorum. Siz beş yıldır beş kişiye yüklememişsiniz, seçilirse doğalgaz yükleyecekmiş. Aynı şekilde 200 bin ailenin protein ihtiyacını karşılıyorum. Bu çocukların kursağından et geçsin, sağlıklı büyüsünler diye aşağı yukarı 30 aydır birer kilo et parası yatırıyorum. Almış eline mikrofon diyor ki ben but dağıtıyorum. Faaliyet raporunu açtık baktık. Ocak ayında 2 kişiye kasım ayında 11 kişiye destek olmuş. Halbuki Keçiören’de ben tam 50 bin aileye destek oluyorum. Siz Keçiören’de 50 bin ailenin destek ihtiyacı olduğundan habersiz ne işlerle uğraştınız?
“TÜRKİYE PROJE ÇÖPLÜĞÜNE DÖNDÜ”
Bunlar insanları kentte yaşayan insanların ihtiyaçlarını, eğitimlerini, sağlıklarını düşünmekten çok proje adı altında hep çöp projelere para yatırdılar. Artık Türkiye proje çöplüğüne döndü. En büyük proje insandır arkadaşlar. İnsanı yaşat ki devlet yaşasın demişler. Önce sen kentte yaşayan insanların dar gelirli olanların çocuklarını da diğer akran gibi aynı eğitim seviyesine getireceksin. Onlar KPSS’ye girecekse onların sınav ücretini ödeyeceksin ki bu insanlar hiçbir zaman şu olmadı şunu yapmadım diye eğitimlerden mahrum kalmasın. Okusunlar ki onlar bari kendilerini kurtarsın. Hem kendilerine hem ailelerine hem ülkemize faydası olsun. Dolayısıyla pandemi döneminde de aynı çalışmalarla öyle bir önderlik yaptık ki kaç ay insanlar evinden çıkamazken Ankara’da bir mağdur insan kalmadı. Ankara halkı bu şeffaf, hesap verebilir belediyeciliği sevdi. Bu nedenle son iki gündür yayınlanan anketlerde kiminde 30 kiminde 25 en azında 20’nin üstü puan aramızda fark var. Ankara halkı tercihini vermiş.
“ÇAKARLI ARAÇLARLA GEZMEDİM”
Beş yıl boyunca Ankara’nın hiçbir yerinde fotoğrafımı görmediniz. Çoluğumu çocuğumu belediyede gören almadı. Çocuklarımı televizyon, spor kulübü gibi işlerle uğraştırmadım. Onlar emekleriyle çalışıyor. Çok şükür alınterlerini yiyorlar. Dolayısıyla hiçbir yakınımın belediyeden işi de olmadı. ve çakarlı araçlarla gezmeden, kaç defa buraya cenazeye düğüne geldim, gördünüz bir minibüs, bir koruma, bir şoför. Hiç kimseyi ayırmadım ki. Neden korkayım? İşte Mansur Yavaş belediyeciliği budur. ve Ankara’da tutulmuştur.
“BEYPAZARI’NA TURİST GÖNDERMEYE DEVAM EDECEĞİZ”
Biraz önce söylediğimiz gibi bir yönetim yönetmelik değişik nedeniyle Ankara’da bulunan Seğmen Su’ya ait fabrikaların süresini uzattık. Kısa bir süre verdiler. Bir an önce buraya Seğmen Su’yun en büyük tesisini kurmak suretiyle Ankara’daki bütün fabrikaların su dolum tesislerini buraya getiriyoruz. İnşallah en büyüğü olacak. 400-500 milyon liralık bir yatırım olacak. Yine Ankara’nın çevresinde Nallıhan’da Ayaş’ta da böyle su bulabilirsek oralara da birer tane fabrika inşallah yapacağız. Kültür turları yeniden başlıyor. Onlarca otobüs inşallah kültür turu adı altında Beypazarı’na yine turist göndermeye de devam edeceğiz. ve sonuç itibariyle değerli hemşehrilerim sizlerle beraber olmak güzel. Ama rakibim hiçbir yerde kendi başına gidip miting yapamazken, bu oy oranına rağmen vatandaşa olan saygımdan dolayı hala ilçelerin birçoğunu ikinci üçüncü defa gidiyorum.
“KENDİ YAKIN AKRABALARI MÜLAKATSIZ İŞE BAŞLIYOR”
1999 yılından beri bütün diyorum banka hesaplarını inceleyebilirsiniz. 2019 yılında aday olduğum zaman mal beyanını açıkladım. Rakibim diyor ki ‘Ankara’ya geldiğinde burada bir evi yoktu’ diyor. Gerçekten yoktu kayınvalidemin evinde kalıyordum. Bu iyi mi kötü mü bir belediye başkanı için? Demek ki temiz yönetmişiz değil mi? Ben Beypazarı’ndayken bir tek soruşturma geçirmedim bu konularla ilgili. ve bunu sanki suçmuş gibi anlatıyor. Mal beyanında bulun dedik zor bulundu tamamını bulmadı. Kamuoyundaki siyasetçiler şeffaf olmalıdır. Açık olmalıdır. Biraz önce size söyledim. Yolsuzluk ve israfın kalkması kamu yöneticilerinin bütün mallarının mülklerinin açık olarak yayınlanmasıyla mevcuttur. Yoksa şaibe altında kalır. Niye şaibe altında yaşayayım? Herkes her şeyi bilsin. Gizlimiz yok. Bakın yüzlerce işsiz var. Peki değerli hemşerilerim buradan şu soruyu tekrar soruyorum; Sayın Altınok’un babadan kalma olduğunu söylediği epey bir malı var. Allah daha ziyade etsin. Bu kadar variyet varken iki çocuğunu KPSS sınavına girmeden, istisnai kadroyla memur yapmasını doğru buluyor musunuz? Bu kul hakkı değil mi? İşte geçen seçim söz vermişlerdi mülakat kalkacak diye. Hala mülakat kalkmadı. Biz söyledik; kendi yakınları işe girer yine aynı düzen devam eder diye. İşte örneğini görüyorsunuz. Mülakat hala kaldırılmadı. Kendi yakınlarını akrabalarını bu şekilde mülakatsız işe başlatıyor. Bu vatan evlatları, ihtiyacı olan gençler de kapı bucak iş arıyor. Bunlara en büyük cevabı sandıkta vereceksiniz. Başka türlü olmaz. Hükümet değişmiyor. Hükümeti ikaz etmenin tam zamanı.”
“BU KADAR OLAĞANÜSTÜ TEDBİRE GEREK YOKTU”
Yavaş, mitingde polis tarafından alınan yoğun önlemler için de şöyle konuştu:
“Siz henüz Beypazarlıları tanımamışsınız. Kimse siyaset yüzünden birbirini kırmaz. Hepsi akrabadır, arkadaştır. 31 Mart akşamı biter herkes birbiriyle kucaklaşır. Yine aynı şekilde samimiyetine devam eder. Akşam seçim bitmiştir. Seçilen belediye başkanıdır. Hiç kimseyi ayırmaz. Onun için Beypazarı’nda bu kadar olağanüstü tedbire gerek yoktu. Umarım bir daha olmaz. Umarım özellikle yapılmamıştır.”
]]>
Ankara nüfusunu besleyen barajlardaki toplam su miktarı, 24 Mart 2024 tarihinde 757 milyon 648 bin metreküp görünüyor ancak aktif kullanılabilir su miktarı 568 milyon 691 bin metreküp olarak açıklandı.
Bir başka ifadeyle toplam hacmi 1 milyar 585 milyon 393 bin metreküp olan Ankara barajlarının söz konusu tarihte toplam doluluk oranı yüzde 47,79, aktif doluluk oranı ise yüzde 40,72 olarak kaydedildi.
GÜNDE KİŞİ BAŞI 200 LİTRE SU TÜKETİLİYOR
ASKİ Genel Müdürlüğü, 2 milyon 587 bin 583 abonesine, 24 Mart’ta 1 milyon 482 bin 826 metreküp su verdi. Aynı gün barajlara gelen su miktarı ise 2 milyon 128 bin 172 metreküp oldu. Kentte kişi başı günlük tüketilen su miktarının ortalama 200 litre civarında olduğu belirlendi. Ancak özellikle yaz aylarında havanın ısınması ile kullanılmakta olan kişi başı su miktarı artış gösteriyor.
MART VE NİSAN YAĞIŞLARI ÇOK ÖNEMLİ
ASKİ yetkilileri, Ankara halkına yönelik “Suyumuzu tasarruflu kullanalım” çağrısını bir kez daha tekrarladı. Yetkililer, yaşamın vazgeçilmezi olan su kaynağının tüm dünyada olduğu gibi Ankara’da da sınırlı olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:
“Kuraklık ve iklim değişikliği gibi sebeplerle Ankara’da son 20 yıldır, periyodik olarak kurak dönemler yaşanıyor. Bu dönemlerde yağış rejimleri düşüyor. Bu durumda toprak yeterince yağış alamadığından gelen kar ve yağmur, havzada birikmeden toprağa gidiyor. ya da kar sonrası yağmur olmadığı için kar havzada donmuş şekilde kalmakta; güneş ve rüzgar etkisiyle erimeden buharlaşarak istemediğimiz bir şekilde kaybolabilmekte. Barajlardaki su miktarı ve tüketim göz önünde bulundurulduğunda yakın dönemde Ankara’yı bekleyen bir su sıkıntısından söz etmiyoruz. Ancak Ankara içme suyu kaynakları için hayati öneme sahip mart ve nisan ayı yağışlarının beklenen seviyelerden daha düşük olması durumunda, zamanla su baskısının hissedilebileceği düşünülüyor. Bu nedenle suyumuzun her damlası çok kıymetli. Artık toplum olarak su kaynaklarımızın sonsuz olmadığı gerçeği ile yüzleşelim ve su israfına geleceğimiz için hep birlikte ‘Dur!’ diyelim. Su kaynaklarımızı verimli kullanmak için suyumuzu bilinçli tüketelim. Vatandaşlarımızdan bu konuda hassasiyet rica ediyoruz.”
BARAJLARA DİJİTAL SENSÖRLERLE ANLIK TAKİP
Su tasarrufu konusunda farkındalık oluşturmak için sivil toplum örgütleri, Kent Konseyi, meslek odaları ve muhtarlar ile ortak çalışmalar yürüten ASKİ, şeffaflık ilkesi gereğince Akyar, Çamlıdere, Çubuk 2, Eğrekkaya, Kargalı, Kavşakkaya, Kesikköprü, Kurtboğazı, Peçenek, Türkşerefli Barajlarının su miktarını dijital sensörler aracılığıyla anlık takip ederek ASKİ’nin resmi internet sitesinde açıklıyor.
YER ALTI SULARI DA KORUNUYOR
Öte yandan, Ankara için içme ve kullanma suyu temininde kullanılmış veya kullanılma ihtimali olan yer altı suları da ASKİ ve Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (DSİ) tarafından korunuyor. Yer altı sularının kullanımı ile ilgili izin yetkisi DSİ’nin sorumluluğunda. Tarımsal sulama amacıyla kuyu kullanımı kısıtlanmakta ve çiftçiler, öncelikle yüzeysel su kaynaklarının kullanımına yönlendirilmekte. Bu noktada çiftçilerin damlama sulama gibi suyu tasarruflu kullanan modern yöntemlere yönlendirilmesi de önem taşıyor.
]]>CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol, İl Başkanlığında düzenlediği basın toplantısında Ankara’daki 25 ilçede seçim sürecine ilişkin çalışmaları anlattı ve gazetecilerin sorularını yanıtladı.
“CHP’DE TAHAKKÜM, KÖLELİK İLİŞKİSİ OLAMAZ”
İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in, partisinin Ankara’daki iftar programında, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’a yönelik “O artık CHP Genel Merkezi’nin ev kölesi olmuştur.” sözlerine ilişkin Erkol, şöyle konuştu:
“Siyaset bir rekabet işi ama aynı zamanda da bir nezaket işi. Dolayısıyla ben açıklamayı talihsiz, nezaket sınırlarını zorlayan bir açıklama olarak görüyorum. Sayın Meral Akşener’in Cumhurbaşkanlığına layık gördüğü isimlerden biriydi Sayın Mansur Yavaş. Dolayısıyla beş-altı ay içerisinde aynı kişiyle ilgili bu kadar farklı değerlendirmeleri yapabilmek en azından şaşırtıcı. Ama başka bir şey daha vurgulamak istiyorum. Ben başka siyasi partilerle ilgili bir şey söyleyemem. Fakat Cumhuriyet Halk Partisinin içerisinde ilçe başkanına, il başkanına, il yöneticisine genel merkez yöneticisine, milletvekiline ve belediye başkanına hiçbir düzeyde bir tahakküm ilişkisi olmaz, bir kölelik ilişkisi olmaz. Cumhuriyet Halk Partisi’nde hiç köle olmadığı için köleleştirilmek isteyen bir yaklaşımı partinin kapısından bile sokmamaya her birimiz kararlı olduğumuz için Cumhuriyet Halk Partisinde köle yok. Sayın Mansur Yavaş’ın ya da başka bir belediye başkanımızın da herhangi bir gücün kölesi olması gibi bir şeyi tartışmak, düşünmek de mümkün değil. Sayın Mansur Yavaş son derece saygın bir kişilik. Kendi görüşleri var, kendi duruşu var. Sayın Mansur Yavaş’ın görüşleri ve duruşu Cumhuriyet Halk Partisi kimliği içerisinde bir bütünlük sağlamıştır.”
“SON 35 YILIN TARİHİ REKORLARINI BU SEÇİMLE KIRACAĞIZ”
Erkol, 31 Mart’taı Ankara’da tarihi bir başarı beklediklerini dile getirerek, “Son 35 yılın bütün tarihi rekorlarının bu seçimle kırılacağına inanıyoruz. Öncelikle Sayın Mansur Yavaş’ın, bizdeki anket verileri öyle, rakibini ikiye katlayan bir performansla seçileceğini görüyoruz. Ankara Büyükşehir Belediyesini bir beş yıl daha CHP’nin yöneteceği kesinleşmiş durumda.” dedi.
Erkol, “Elimizdeki verilere göre 10’un üzerinde belediye CHP’li adaylar tarafından neredeyse ‘kesin denecek’ noktada kazanılıyor. Yaklaşık 10 ilçede de bir adım öne geçtiğimiz, bir adım geride kaldığımız bir yarış sürüyor. Bu yarış bittiğinde alt sınırı 11 olan üst sınırı 20 olan bir ilçe belediye sayısını bekliyoruz.” diye konuştu.
“ANKARA’DA 30 BİN KİŞİ SANDIKTA ÇALIŞACAK”
Her sandıkta asil ve yedek sandık görevlisi olacağını söyleyen Erkol, şöyle devam etti:
“Bir okulu koordine edecek okul sorumluları hazırlanmış durumda ve doğabilecek hukuki sorunlara hızla müdahale edebilmek için de bütün Ankara’daki ilçeleri kapsayacak şekilde bir hukukçu organizasyonu da hukuk alanındaki sivil toplum örgütlerinin de desteği de alınarak hazırlanmış durumda. Tek amacımız sandığa oyun girdiği gibi çıkması, tutanaklara yansıması ve seçmenin oyunu alan adayın da seçimin galibi ilan edilmesi.”
Ankara’da 30 bin kişinin seçim güveliği için çalışacağını söyleyen Erkol, CHP’ye başvuran ve Ankara’ya gelmek isteyen seçmene maddi olarak destek verdiklerini belirterek, şimdiye kadar bin civarında başvuru olduğunu kaydetti.
]]>Yüksek Seçim Kurulu (YSK), seçimde kayıtlı seçmen sayısını, 61 milyon 441 bin 882 olarak belirledi. YSK’nın verilerine göre, 18 yaşını dolduran 1 milyon 32 bin 610 kişi, bu seçimde ilk kez oy kullanacak. 34 siyasi partinin adayının yarışacağı seçimlerde, ülke genelinde, 206 binden fazla sandık kurulacak.
Pazar günü ülke genelinde belediye başkanları, belediye ve il genel meclis üyeleri ile mahalle muhtarlarını belirlemek üzere yapılacak seçimde liderlerin ve belediye başkan adaylarının oy verecekleri yerler de açıklandı. Buna göre 8 siyasi parti lideri Ankara’da, 3 lider İstanbul’da, 1 lider Manisa’da, 1 lider Adana’da, 1 lider ise Afyonkarahisar’da sandığa gidecek.
ANKA’nın derlediği bilgilere göre, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan oyunu İstanbul Üsküdar’daki İstanbul Saffet Çebi Ortaokulu’nda kullanacak. Özgür Özel, CHP Genel Başkanı olarak ilk kez memleketi Manisa’da merkez Yunusemre ilçesi 23 Nisan Ulusal Egemenlik İlkokulu’nda oyunu kullanacak.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli Ankara Anıttepe Ortaokulu’nda, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener Ankara Bilkent’te Türkiye Emlak Bankası Ortaokulu’nda, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları Adana’nın Çukurova ilçesindeki Ayşe Atıl İlkokulu’nda, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan Ankara’nın Çankaya ilçesindeki Ahmet Vefik Paşa İlkokulu’nda, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu Ankara Çankaya Lisesi’nde, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu İstanbul’da Eyüpsultan’daki Göktürk Nejat Sabuncu İlkokulu’nda, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan Ankara Bilkent’te Türkiye Emlak Konut Ortaokulu’nda, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici Ankara Etimesgut’un Fatih Sultan Mahallesi’ndeki Başkent Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi’nde, TİP Genel Başkanı Erkan Baş İstanbul Kadıköy Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde, Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal Afyonkarahisar merkez Selçuklu İlkokulu’nda, Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan Balgat Binnaz Rıdvan Ege Anadolu Lisesi’nde ve Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce de Ankara’da Yaşamkent Özel Şener Çakmak Anadolu Lisesi’nde oyunu kullanacak.
İSTANBUL, ANKARA, İZMİR ADAYLARININ OY KULLANACAĞI YERLER
CHP İstanbul Büyükşehir Belediye başkanı adayı Ekrem İmamoğlu Beylikdüzü Emin Yükseloğlu Kız Anadolu İmamhatip Lisesi’nde, AKP İstanbul Büyükşehir Belediye başkan adayı Murat Kurum da Kağıthane İmece İlkokulu’nda oyunu kullanacak.
CHP Ankara Büyükşehir Belediyesi başkanı adayı Mansur Yavaş Ümitköy Anadolu Lisesi’nde, AKP Ankara Büyükşehir Belediyesi başkan adayı Turgut Altınok, Kocatepe İlkokulu’nda sandık başına gidecek.
CHP İzmir Büyükşehir Belediye başkanı adayı Cemil Tugay Karşıyaka’da Şehit Polis Samet Kırcalı Ortaokulu’nda, AKP İzmir Büyükşehir Belediye başkanı adayı Hamza Dağ, Bayraklı, Gümüşpala Şehit Nazım bey İlkokulu’nda oy kullanacak.
]]>Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, Cumhuriyet Kulesi üzerinden rakibi Turgut Altınok’a; “Hizmet adı altında bugün açtığı kulenin maliyeti 1 milyar lira. Yapılanın kötüsü olmaz ama 1 milyar. Ankara manzarası seyredeceklermiş” sözleriyle yüklendi. Yavaş, “O parayı, Şereflikoçhisar’a harcasaydın olmaz mıydı? Bala’ya, Haymana’ya, Evren’e harcasan olmaz mıydı?” diye sordu.
ABB Başkanı ve CHP Başkan Adayı Mansur Yavaş, Şereflikoçhisar Belediye Başkan Adayı Mustafa Koçak ile Şereflikoçhisar’da İftar Programı’na katıldı. Yavaş, rakibi Turgut Altınok’a geçen hafta açılışı yapılan Cumhuriyet Kulesi üzerinden tepki gösterdi. Yavaş şöyle konuştu:
“Ankara’da her şey çok daha güzel oldu. Artık insan onurunu inciten belediyecilik yok. İhaleler canlı yayınlanıyor. Hesap veriliyor. Tek başına kararları alınmıyor. Halkın gerçek ihtiyacı neyse paraları oralara harcanıyor. Şu anda görünen o ki beş yıl hizmetten sonra belli ki rekor oyla seçileceğiz. Demek ki millet memnun. Peki değiştirmeseydi ne olacaktı? Eski düzen devam edecek. Onun için değiştirmekten korkmayın. Biz Mustafa Başkan’ımla ele vereceğiz inşallah. Geçen geldiğimde söyledim mi bilmiyorum. Benim ikinci ve son dönemim. Hiç olmazsa görüyorsunuz televizyonlarda artık Ankara anketi konuşulmuyor. Ankara’da kim kazanacak konuşulmuyor. Ankara’da iş 15-20 gün önce bitti Allah’ın izniyle rekor oyla seçiliyoruz. O zaman Koçhisarı geleceğinizi, çocuklarınızın çocuklarının geleceğini düşünüyorsanız izin verin Mustafa Koçak Başkan’ımla bir beş yıl el ele doya doya hizmet edelim izin verin.
“KAMU YÖNECİLERİNİN HEPSİ MAL BEYANINI AÇIKLAMASI LAZIM”
Bakın anketlere, televizyonları izleyin. Dün birisi; Mansur Yavaş rakibini ikiye katladı dedi. Televizyonlarda izlemişsinizdir. Gerçekten o kadar fark olacak. Çünkü aramızda çok çeşitli nedenlerle fark var. Ben 2009, 2014, 2019 ve 2024 tamamında mal beyanımı açıkladım. O günden bugüne kadar ne olmuş herkes görsün dedim. Kamu yöneticilerinin hepsi mal beyanını açıklaması lazım. Eğer burada işsiz varsa, gelir dağılımında adaletsizlik varsa bunun tek sebebi yolsuzluklar ve israftır. Mansur Yavaş belediyeciliği diye bir belediyecilik artık bütün Türkiye’de örnek oldu benim projelerimi aynısını biz de yapacağız diye anlatıyorlar. Ama örnek olmak istediğim şey şu; Ankara’da okuyan 400 bin kadar öğrenci var. Bunların 200-300 bini dışarıdan gelme. Yarın okulu bitirip gittiklerinde oradaki belediye başkanına sorsunlar. Ankara’daki belediye başkanı bütün ihaleleri canlı yayınlıyordu. Siz niye yayınlamıyorsunuz diye baskı yapsınlar. Ankara’daki belediye başkanı bütün harcamalarını web sayfasında kuruşuna kadar yayınlıyordu siz niye yayınlamıyorsunuz diye sorsunlar. Artık ülkemizde bu fakirliğin tek sebebi bu pahalılığın tek sebebi yolsuzluklar ve israftır. ve inşallah Mansur Yavaş Belediyeciliği bütün Türkiye’ye yayılacak ve inşallah yolsuzluk ve israfın ortadan kalkması için güzel bir örnek olacak.
“RAKİBİM ‘BEN BELEDİYE BAŞKANI OLDUKTAN SONRA FAKİRLEŞTİM’ DİYOR EĞER FAKİRLİĞİN BUYSA…”
Mal beyanımızı açıkladık. Rakibim hala açıklayamıyor. Hiç evinizde bir gram altın yok. Hiç mi beş kuruş evinizde para yok? Bankada hesabınız mı yok? Niye saklıyorsunuz niye açıklamıyorsunuz? Diyor ki ‘ben belediye başkanı olduktan sonra fakirleştim.’ Eğer senin fakirliğin buysa vay milletin haline. ve asıl onu bir kenara bıraktım. Onun da hesabını mutlaka öbür dünyada verecek haram var mı yok mu? Çok şükür haramlar ne benim ne çocuklarımın boğazından geçmedi. Çocuklarımı kimse belediyenin yakınında görmedi. Hiçbir yakınımızı işe almadık.
“RAKİBİME SORUYORUM; ÇOCUKLARINIZIN KPSS’DE KAÇ PUAN ALDIKLARINI BİR AÇIKLAYIN”
Her gittiğim yerde yüzlerce bana öz geçmiş veriliyor. Şu işsiz gençler bir kaldırsın. Peki değerli kardeşlerim bu kadar servet varken çocuğunuzu sınavsız, torpille işe sokmak nedir? İki benzinlikte onlara verseydiniz olmaz mıydı? İki gariban işe girseydi. Gerçekten işe ihtiyacı olan iki kişi işe girseydi daha iyi değil miydi? Hiç mi yakınlarınızda fakir yoktu? İllaki kendi çocuklarınızı bu şekilde torpille sınavsız kimi KPSS ücretini bulamazken siz sınavsız bir şekilde çocuklarınızı işe soktunuz. Soruyorum buradan kendisine; çocuklarınızın KPSS’de kaç puan aldıklarını bir açıklayın. Ben bunu çok daha önemli görüyorum. Çünkü hiçbir ihtiyacınız olmadığı halde siz bu kadar servet varken bu kadar zenginlik varken eğer çocuklarınızı devlet dairesine sokuyorsanız, bana göre bu kul hakkıdır arkadaşlar. Ben diyorum ki; sayın rakibim kız kardeşiniz vekalet vermiş malları intikal ettirilmeye onun mallarını da kendi üstünüze geçirmişsiniz. Ne derler? Açgözlülük derler evet.
“ŞENTEPE’DEKİ BİR EVİN BALKONU DAHA GÜZEL ANKARA MANZARALI”
Değerli hemşehrilerim teraziye koyacaksınız. Hizmet adı altında bugün açtığı kulenin maliyeti 1 milyar lira. Yapılanın kötüsü olmaz ama 1 milyar. İki gün önce asansörde insanlar kaldı. Her tarafı dökülüyor. Niye? Ankara manzarası seyredeceklermiş. Çok acil ya. Ben de diyorum ki o kuleyi koyduğun yerden Şentepe’deki bir evin balkonu daha güzel Ankara manzaralı. 1 milyar yatırmaya değer miydi oraya? İşte bunlar biz eser yaptık diye. Birisi kule yapar öbürü Ankara girişlerine kapı yapar. Onun da maliyeti 350 milyon lira. Kime ne faydası var onun? Estetik yönü de yok. 350 milyon lirayı Şereflikoçhisar’a harcasaydın olmaz mıydı? Bala’ya, Haymana’ya, Evren’e harcasan olmaz mıydı?”
]]>Genel Başkan Ahmet Yiğit Yıldırım, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, 31 Mart Pazar günü yapılacak olan seçimlerin Türkiye’nin istikbali için hayati önemde, stratejik bir seçim olduğunun altını çizdi. Yıldırım, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile Türkiye’nin bölgesinde etken bir ülke olduğunu kaydetti. Yıldırım, Türkiye’nin Cumhur İttifakı ile siyasette yakaladığı güçlü liderlik ve istikrar ile Türk Devleti’ni çağın şartlarına hazır hale getirerek, dosta güven düşmana verir bir yapıya kavuşturduğunu söyledi.
“Devlet düşmanlarının ‘kent uzlaşısı’ adı altında kanser hücresi gibi belediyelerimize sızmaya çalıştıklarını görmekteyiz”
Türk ve Türkiye düşmanlarının yer aldığını ve adına ‘kent uzlaşı’ denilen oluşumun belediyelere sızma girişimine şahit olduklarını belirten Yıldırım, “Türkiye Cumhuriyeti Devletinin ve milletinizin helal hazinesini; terör örgütü PKK’ya aktaran siyasetçi görünümlü bölücü teröristlerin; vatan, millet, din ve devlet düşmanlarının ‘kent uzlaşısı’ adı altında kanser hücresi gibi belediyelerimize sızmaya çalıştıklarını görmekteyiz. Bu bağlamda kendisini; milliyetçi, vatan sevdalısı gibi pazarlayarak bölücülerin kullanışlı bir aparatı olmuş, ihanetin değirmenine su taşıyan ‘Kent Uzlaşısı’ ürünü olan bu kişilerin kutsal davamızla, ülkümüzle ve Türk milliyetçiliğiyle zerre kadar alakası yoktur, olamaz” ifadelerine yer verdi.
Yıldırım açıklamalarının devamında şunları kaydetti:
“’40 yıllık geçmişimi geride bıraktım’ diyerek kendini Kandil’in uzlaşıcısı pozisyonuna düşürmüş, CHP’ye pazarlayan, DEM’cilerle omuz omuza yürüyen, bölücü terör örgütü PKK’nın elebaşı terörist Abdullah Öcalan’dan ‘Apo Bey’ diye bahseden, maneviyatsız kişilik Mansur Yavaş ve onun beslemelerinden de asla ‘Türk Milliyetçisi’ olmaz olamaz. Bölücülerin oylarıyla seçildikten sonra Ankara’daki 5 yılını hizmetsiz, projesiz tamamlayan Mansur Yavaş olsa olsa Birleşik Krallığın dostu ‘Yoldaş Mansur’ olur. Ankara’da avukat kimliği altında akçeli işler kovalayan, sahte senet, vergi kaçırma, kaset satma, tehdit, şantaj işlerine adı karışan, belediye başkanlığı döneminde adı rüşvet skandalıyla anılan Mansur Yavaş’ın Londra’da görüştüğü siyasilerin genelde terör örgütü PKK’ya destek veren Unmesh Desai, Jeremy Corbyn gibi kişiler olması ve Chatham House’da kurgulanması aslında onun küresel çetenin bir uşağı ve piyonu olduğunun en büyük kanıtıdır ve göstergesidir.”
Yıldırım, “‘Yerel özerklik şartını getireceğim’ diyen Kemal Kılıçdaroğlu’nun ardından terör örgütü PKK’nın en büyük talebi olan ‘Belediyelerde mali özerklikten yanayım. Yerel yönetimler özerkliğini öncelikle mali özerklik yaparak belirlersiniz’ diyen Mansur Yavaş’tan başkası değildir. Mansur Yavaş, Ankara’ya hiçbir hizmeti ve hayrı dokunmayan, terör örgütlerinin elinde oyuncak olmuş, iradesini bölücü oylar için ipotek vermiş, çapsız, siyasi mankurttan başka biri değildir. Hal böyle iken Mansur Yavaş gibi birine milliyetçi ve vatanperver yakıştırması yapmak, Türk milleti ve devletine hakarettir” dedi.
Ahmet Yiğit Yıldırım, Cumhur İttifakı’nın ABB Adayı Turgut Altınok’a desteklerini yineleyerek şunları söyledi:
“Milliyetçi Ülkücü Hareketin Ankara’daki adayı bellidir; çalışkan, üretken ve saygın bir kişi olan Cumhur İttifakı’nın Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Sayın Turgut Altınok’tur. Liderine, davasına ve teşkilatına bağlı Ankaralı her bir ülküdaşımın gönlü de, duası da, oyu da Cumhur İttifakı’nın kıymetli adayı Sayın Turgut Altınok’tan yanadır. İnanıyorum ki; 31 Mart seçimleri Cumhuriyetimizin Başkenti Ankara’mızda, terör örgütleriyle kol kola girmiş, ‘Kent Uzlaşısı’ adı altında DEM’lenenlerin değil, Türk ve Türkiye Yüzyılı hedefine inanmış, üretken belediyecilik anlayışına sahip Cumhur’un zaferiyle sonuçlanacaktır.” – ANKARA
]]>Işıkhan, Tokat Belediyesi Nikah Salonu’nda düzenlenen “Türkiye Yüzyılı’nda Çalışma Hayatı Buluşmaları” programında iş insanlarıyla bir araya geldi.
Çalışma hayatına ilişkin açıklamada bulunan Işıkhan, Türkiye’de iş gücüne katılım oranının son 21 yılın en yüksek düzeyine yükseldiğini belirtti.
Türkiye’nin 2023 yılında yüzde 4,5 büyüme ile AB ülkeleri arasında ekonomisi en çok büyüyen ülke olduğuna işaret eden Işıkhan, “Dolar bazında milli gelir, Türkiye tarihinde ilk kez 1 trilyon doları aştı. Kişi başına milli gelir de 13 bin 110 dolarla tarihin en yüksek düzeyini gördü. Bu veriler gösteriyor ki pandemiye rağmen, bölgemizdeki savaşlara rağmen, geçtiğimiz yıl yaşadığımız asrın felaketine rağmen, doğru yoldayız. Son 5 yılda yaşadığımız bunca afete ve felakete rağmen, vatandaşlarımızı asla mağdur etmeden hizmetlerimize kesintisiz devam edebiliyoruz. Artık bu güçte bir devletiz. Dolayısıyla, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın işaret ettiği Türkiye Yüzyılı vizyonunu inşallah sizlerin desteğiyle başaracağız.” ifadesini kullandı.
Bu yüzyılı, emeğin, üretimin, çalışmanın yüzyılı yapacaklarını dile getiren Işıkhan, “Şurası çok önemli, ülkemizin gücü büyük ölçüde yerel yönetimlerimizin gücünden geliyor. Kalkınma yerelden başlar hakikatine istinaden yerelde ne kadar güçlü olursak genel icraatlarımızın da o derece güçlü olacağına inanıyoruz. Çünkü şunu hepimiz çok iyi biliyoruz ki gelişim, ilerleme ve kalkınma yerelden başlar. Bildiğiniz gibi ülkemizin lideri Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın yönetim vizyonu da belediyecilikten geliyor. Sayın Cumhurbaşkanımız liderliğinde AK Parti, ülkemizde belediyecilik anlayışını değiştirmiş, milletimizi gerçek belediyecilikle tanıştırmıştır.” diye konuştu.
Belediyelerin, Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) olan borçlarına da değinen Işıkhan, şöyle devam etti:
“Geçtiğimiz gün belediyelerin SGK’ya olan borçları hakkında bir açıklama yapmıştık. Bu açıklamamız oldukça ses getirdi. Milletimizin de bir hayli dikkatini çekti. Dedik ki, SGK’ya en fazla borcu olan 5 belediyenin 5’i de CHP belediyesi ve her geçen gün CHP’li belediyelerin borçları giderek artıyor. Hatta Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin borç durumu o kadar vahim hale geldi ki toplam borcu son 5 yılda 20 katına çıkmış. Ankara Büyükşehir iflasa sürükleniyor. Biz bu gerçeği ortaya koyunca, 30 büyükşehir belediyesinin borcunu açıklamamız yönünde bir talep geldi. Ben de şimdi, büyükşehir borçları ile ilgili bilgileri vermek istiyorum. Aziz milletimiz, görsün, takdir etsin. Ankara, İzmir, İstanbul, Adana büyükşehir belediyelerinin borcu tüm büyükşehirleri aşmış durumda. Türkiye’de 30 büyükşehir belediyesi var. Bu 30 belediyenin toplam borcu 20 milyar lira. Otuz büyükşehirden 11’i CHP’li ve bu 11 CHP’li belediyenin toplam borcu 15 milyar lira. Yani, 30 büyükşehirden yalnızca 11’i CHP’li olmasına rağmen, 30 büyükşehir belediyesinin toplam borcunun yüzde 75’i tek başına CHP’ye ait. Ankara için durum daha da vahim. Otuz büyükşehrin toplam borcunun yüzde 25’i tek başına Ankara Büyükşehir Belediyesine ait. Sadece Ankara Büyükşehir Belediyesinin borcu 4,5 milyar lira ve CHP’li olmayan 19 büyükşehir belediyesinin tamamının borcu toplamına eşit düzeyde. ??????Ankara’da, İstanbul’da, İzmir’de yaşayan vatandaşlarımızın dikkatini çekmek istiyorum. Ortada, borcunu 20 kata kadar artıran bu belediyelerin yaptıkları elle tutulur bir hizmet de yok, yatırım da yok. Peki bu kadar parayı nereye harcıyorlar? Bu çok haklı ve yerinde bir soru. Bu kritik sorunun cevabını da ben aziz milletimizin takdirine bırakıyorum.”
“Ülkemizin de bu vizyonsuzluktan artık kurtulmaya ihtiyacı var”
Bakan Işıkhan, ilçe belediyelerinin SGK borçlarıyla ilgili ise şunları kaydetti:
“Diğer yandan, büyüklükleri bakımından önemli olan büyükşehirlerin CHP’li ilçeleri için de tablo, Ankara’yla, İstanbul’la, İzmir’le aynı derecede kötü vaziyette. Bu kadar yatırım, hizmet olmayıp da bu kadar borca batmanın tek bir açıklaması olabilir, ‘belediyeyi talan etmek’. Bir de şunu söylüyorlar, neden seçim öncesinde bu konuda açıklama yapmışız. Bu konu, sık sık gündeme gelen bir konu ve herkesin az çok bildiği bir şey. Bu kez ciddi bir şekilde kamuoyunda yankı bulmuş olması, gerçeği değiştirmiyor. CHP’nin, böyle bahanelerin arkasına sığınmak yerine artık bir zihniyet dönüşümüne ihtiyacı var. Ülkemizin de bu vizyonsuzluktan artık kurtulmaya ihtiyacı var. Biz, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olarak, bu borçların tahsili noktasında elbette ki gereğini yapıyoruz, bundan sonra da yapacağız. Devletimiz, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın işaret ettiği Türkiye Yüzyılı hedefine ulaşmak için, onca felakete, onca badireye rağmen var gücüyle çalışırken, bizi paçalarımızdan aşağı çeken her ne varsa o engellerden kurtulmamız gerekiyor. Bu farkındalıkla inşallah 31 Mart akşamı itibarıyla, İstanbul, Ankara, İzmir başta olmak üzere tüm şehirlerimizin gerçek belediyecilikle, ülkemizin kalkınmasına köstek değil destek olacağı, yeni bir döneme başlayacağımızı ümit ediyorum.”
Daha sonra toplantı, basına kapalı olarak devam etti.
Toplantıya, AK Parti Tokat milletvekilleri Yusuf Beyazıt, Mustafa Arslan, Cüneyt Aldemir, Tokat Belediye Başkanı Eyüp Eroğlu, AK Parti İl Başkanı Ali Özer ve iş insanları katıldı.
]]>Yalçın, yaptığı yazılı açıklamada, yerel seçimlere doğru son viraj dönülürken, MHP teşkilatlarının bütün mevcudiyetleri ve olanca güçleriyle sahada çalışmalarını sürdürdüğünü belirtti.
Her seçim atmosferinin, kendileri için bir siyasi yarış ortamı olduğu kadar vatandaşlarla halleşme, dertleşme, bilişme ve paylaşma vesilesi olduğunu belirten Yalçın, seçimlerin, MHP için siyasi rekabetin kavgaya dönüştüğü süreçler değil milletle omuz omuza, doyasıya kutlanılan bayram olduğunu kaydetti.
Yalçın, seçimlerin, MHP kadroları için hem siyaset düğünü, hem de milli bilincin kamçılanıp beka azminin bilendiği toplumsal etkileşim süreçleri olduğunu belirterek, yerel seçim sathı mailine girilmeden yollara düşen MHP kadrolarının, kamu vicdanının sandığa eksiksiz yansıması, adalet ve hakkaniyetin kamilen tecelli etmesi için çaba gösterdiğine dikkati çekti.
Bu gayretin halen canla başla sürdüğünü ifade eden Yalçın, bu çerçevede, toplumda ağır basan siyasi eğilimin demokratik tercihe hürriyet, barış ve meşruiyet içinde yansımasının vazgeçilmez öncelikleri olduğunu vurguladı.
Hiçbir caydırıcı unsurun, hiçbir vesayetin, hiçbir baskı unsurunun, milli iradenin önüne çıkmasına tahammüllerinin bulunmadığını belirten Yalçın, “Hiçbir dinamik gücün milli iradeyi sınırlamasına veya ona etki etmesine rızamız yoktur. Modern demokrasilerde olması gereken de budur.” ifadesini kullandı.
Türk demokrasisinin, Cumhuriyet’in kuruluşundan itibaren çok ciddi badirelerden, ağır sınamalardan, nice yaman imtihanlardan geçerek bugünlere eriştiğine işaret eden Yalçın, “Hale ulaşılmasında en büyük pay, milletimizin egemenlik haklarını korumaktaki titizlik ve azminindir.” açıklamasını yaptı.
“Bölücülük hedefleyen hiçbir kurumun Türk siyasetine hakimiyetine müsaade edilmeyecek”
Yalçın, Türk milletinin hiçbir ikincil güç odağının, hiçbir etnik yapı veya aykırı inanç sisteminin kendi iradesine ipotek koymasına izin vermediğinin, haklarını kıskançlıkla, cesaretle müdafaa edip koruduğunun altını çizerek, şöyle devam etti:
“MHP olarak milletimize sözümüz vardır, egemenlik haklarımız ne dilde ne yönetimde ne de Anayasa’da ikincil veya üçüncül unsurlarla paylaşılacaktır. Paylaşım ve bölücülük hedefleyen hiçbir kurum, kuruluş veya odağın Türk siyasetine hakim olmasına müsaade edilmeyecektir.
Milli hakimiyet, kanla, alın teriyle, başlar, şehitler verilerek kazanılmış ve kayıtsız şartsız Türk milletinin olmuştur. Bu olgu, kıyamete kadar değişmeyecektir. Milletimizin varlık ve beka mücadelesinde MHP, daima yanında yer almıştır.
‘Önce ülkem ve milletim’ düsturuyla yola çıkan MHP kadroları, koltuk uğruna, iktidar uğruna, hasbelkader elde edilen mevkilerin muhafazası uğruna bölücülüğe, ayrılıkçılığa taviz verenlere asla sessiz kalmamıştır. MHP, bu yoldaki kararlılığını da mensubu ve hizmetkarı olmakla şeref duyduğu milletinin binlerce yıllık birikim ve köklü geleneklerinden almıştır.”
Yalçın, AK Parti ile MHP’yi Cumhur İttifakı bünyesindeki “Türkiye Yüzyılı” ortak hedefinde buluşturanın da aynı milli miras olduğunu belirtti.
Yerel seçimler dolayısıyla bazı siyasi parti ve mahfillerde bölücülerle, “Al takke ver külah”, “Al papazı ver kızı” diyerek, belediye başkanlıkları ve belediye meclis üyelikleri paylaşanları milletle birlikte ibretle seyrettiklerini belirten Yalçın, “Genel seçimlerden sonra masadan kalkıp farklı kulvarlara savrulan muhalefet bağlaşıklarının, proje ve hizmetleriyle halka kendilerini beğendirmek yerine sürekli algı çalışması ve koltuk kapmaca hesapları peşinde olduğunu görmekteyiz.” değerlendirmesinde bulundu.
Cumhur İttifakı’nın karşısında yer alan muhalefet cephesinin üyelerinin, “pejmürde, perişan ve dağınık” bir fotoğraf verse de sanal hizmet sunumlarında, hükümetle “önceki belediyelerin yatırım ve projelerine çökme cambazlıklarında” yarıştığını belirten Yalçın, “Bu kırk haramiler güruhunun başını çeken CHP, bir yandan Cumhur İttifakı’nın sözcülerine ve temsilcilerine laf yetiştirip açığa düşmeme telaşındadır. Diğer yandan da mukadderatını bağladığı bölücü terör örgütünün siyasi kanadına çıtını çıkaran partililerle, belediye başkanı adaylarına ayar vermekle meşguldür.” ifadelerini kullandı.
“İstikametini yitirmiş CHP’nin yeni siyasi kıblesi Kandil’dir”
Yalçın, bunların, ramazan ayına rağmen iştiha ve ihtiraslarına gem vurmadıklarını belirterek, şunları kaydetti:
“Elbette bütün kentlerimiz çok değerli, bütün bölgelerimizin seçmenleri bizim için azizdir. Ancak yerel seçimler vesilesiyle İstanbul ve Ankara başta olmak üzere megakentler üzerinden deveran eden siyasi atışma ve tartışmaların daha çok öne çıktığı da bir hakikattir.
Mesela İstanbul’da kazanması için tavşan adaylarla halkın aldatılmaya çalışıldığı ve bölücü terör örgütünün açıkça destek verdiği Ekrem İmamoğlu, AK Parti’li belediyenin başlatıp hükümetin destek verdiği bütün projeleri sahiplenmiş durumdadır. İmamoğlu, bu arada PKK’nın siyasi kanadının tam desteğini almak için çırpınmakta, bu yüzden DEM Parti’yi eleştirmeye kalkan CHP’lileri tehdit edip onlara hışımla parmak sallamaktadır. Ekrem İmamoğlu, CHP’den çok Kandil’in, PKK’nın siyasi acentesinin adayı konumundadır. CHP DEM’le eklemlenip artık CH(P)KK adını almış, Ekrem İmamoğlu da Ek-DEM İmamoğlu olmuştur. CHP’li Ekrem İmamoğlu’nun belediyecilikte parmak ısırtan inşa ve kentsel dönüşüm hizmetlerinin son merhalesi ise balya balya para kulesidir. PKK yalnızca terör örgütünün kısaltması değildir. Bu baş harflerin CHP zaviyesinden bir başka açılımı da para kulesi kepazeliğidir. Artık istikametini yitirmiş olan CHP’nin yeni siyasi kıblesi de Kandil’dir. CHP, ‘güneşi zapt etme’ iddiasından vazgeçip, Kandil’in kör ışığına fit olmuştur. İstanbul gibi bir megakentte gerçekleştirilmesi icap eden dönüşümün yerine, tebeddül eden CHP olmuştur. Bu, çıkarcı bir zihniyet ve siyasi muhit dönüşümüdür.”
Yalçın, Ankara’da ise sanal hizmet cambazlığıyla ve halkın gözü boyanmaya çalışılarak her alanda “şarlatan belediyecilik” örneği sergilendiğini ifade ederek, mevcut Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın, görevde kaldığı sürede yavaş yavaş sadece Ankara’nın bulvarlarını süsletip gübrelettiğini, çiçek tarhlarını elden geçirttiğini, ana arterlere çektirilen belediye kamyonları ve otobüslerine, “Büyükşehir işbaşında” yazıları astırılarak Ankara halkına hizmet ediliyormuş süsü verilmeye çalışıldığını iddia etti.
Geçen 5 yılda başkentte özgün projelerle bir santimetre bile metro inşa edilmediği, hiçbir büyük altyapı sorununun çözülmediği eleştirisinde bulunan Yalçın, ancak önceki dönemde başlayıp sürdürülen projelere “çullanıldığını”, kaç kişiye götürüldüğü meçhul, sözde iane ve iaşe yardımlarıyla gözlerinin boyanmaya çalışıldığını ifade etti.
“Seçmen bölücü, bohçacı belediyeciliğine son vermek üzere sandığa gidecek”
Yalçın, son 5 yılda İstanbul ve Ankara’nın sorunlarının dağlar gibi yığıldığını ifade ederek, şu değerlendirmede bulundu:
“İstanbul halkı, 5 yıldır gaip olan ve vaktini kent dışında politika turizmine hasreden bir belediye başkanı istememektedir. Gerek parti içinde gerekse muhalefette; durmaksızın gıllıgışlı iş çeviren bir belediye başkanı istememektedir. İstanbul halkı, sırtını Kandil’e yaslayan, gözünü Ankara’ya diken bir belediye başkanı istememektedir.
Başkent ahalisi, bahçıvan veya bohçacı değil, gerçek belediye başkanı istemektedir. Ankaralılar, belediyecilikte kağnı süratinde veya kaplumbağa adımında yetersiz hizmet değil, kentin sorunlarına hızlı ve etkin çözümler beklemektedir. Biz şundan eminiz, iki megakentimizdeki seçmenlerin ekseriyeti, İstanbul’da bölücü, sanal ve şarlatan belediyeciliğe, Ankara’da da bohçacı ve bahçıvan belediyeciliğe bir son vermek üzere sandığa gidecektir. Teşkilatlarımızın çalışmaları sırasında sahadan aldıkları bilgi, başta İstanbul ve Ankara olmak üzere megakentlerde Cumhur İttifakı adaylarının kazanmaya çok yakın oldukları yönündedir. Milletin umudu, Cumhur İttifakı’nın adaylarında ve göz dolduran projelerindedir.”
Yalçın, İstanbul’da devasa projeler ve muhteşem dönüşüm planlarıyla halkın karşısına çıkan Murat Kurum ile Ankara’da başkente yakışır çok sayıda projeyle parlayan Turgut Altınok’un, AK Parti ve Cumhur İttifakı’nın adayları olarak 2 büyük ildeki seçmen çoğunluğunun “radarında olduğuna” dikkati çekti.
Her iki adayın da milletten büyük teveccüh ve ilgi gördüğünü belirten Yalçın, şunları kaydetti:
“Tafsil ettiğimiz bütün bu gerçekler karşısında sadık ve vatansever CHP’li seçmenin de elbette sandıkta temayülü değişecektir. Kararsızlar da neticede oylarını Cumhur İttifakı adaylarından yana kullanacaklardır. Milletimiz, bütün Türkiye’de ve yerelde de İstanbullularla Ankaralıların gözleri önünde oynanan orta oyununa bir son verecektir. Yerel seçimlere 3 gün kala şu gerçekliğin hatırlanması cumhurun zaferini sağlayacak, koltuklarını korumak için durmadan saf, kanat ve kanaat değiştiren politika kuşlarının kanadını 31 Mart’ta bizzat millet yolacaktır. İmamoğlu Ek-DEM ile Yavaş Mansur, boylarının ölçüsünü alacaktır.”
]]>Bir dizi ziyaretlerde bulunmak üzere Tokat’a gelen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan, Belediye Nikah Salonu Kültür Sarayı’nda düzenlenen “Türkiye Yüzyılında Çalışma Hayatı Buluşmaları” toplantısına katıldı.
“Son 5 yılda yaşadığımız afete rağmen vatandaşımızın yanındayız”
Burada konuşan Bakan Işıkhan, “Biliyorsunuz bu hafta 2023 yılı işgücü verileri açıklandı. 2023 yılında işsizlik oranı 1 puanlık azalışla yüzde 9,4 seviyesine geriledi. Toplam işsizlik oranı ve genç işsizlik oranı son 10 yılın en düşük seviyesine geldi. İşsiz sayısı 2023 yılında, bir önceki yıla göre 318 bin kişi azaldı. Hem kadın hem genç hem de toplam istihdam oranı ve iş gücüne katılım oranı son 21 yılın en yüksek düzeyine yükseldi. Ayrıca; 2023 yılında Türkiye ekonomisi yüzde 4,5 büyüme ile AB ülkeleri arasında en çok büyüyen ülke oldu. Dolar bazında milli gelir, Türkiye tarihinde ilk kez 1 trilyon doları aştı. Kişi başına milli gelir de, 13 bin 110 dolarla, tarihin en yüksek düzeyini gördü. Bu veriler gösteriyor ki; pandemiye rağmen, bölgemizdeki savaşlara rağmen, geçtiğimiz yıl yaşadığımız asrın felaketine rağmen, doğru yoldayız. Son 5 yılda yaşadığımız bunca afete ve felakete rağmen, vatandaşlarımızı asla mağdur etmeden hizmetlerimize kesintisiz devam edebiliyoruz. Artık bu güçte bir devletiz. Dolayısıyla; Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın işaret ettiği Türkiye Yüzyılı vizyonunu inşallah sizlerin desteğiyle başaracağız. Bu yüzyılı; emeğin, üretimin, çalışmanın yüzyılı yapacağız. Şurası çok önemli; ülkemizin gücü büyük ölçüde yerel yönetimlerimizin gücünden geliyor. Kalkınma yerelden başlar hakikatine istinaden yerelde ne kadar güçlü olursak genel icra atlarımızın de o derece güçlü olacağına inanıyoruz. Çünkü şunu hepimiz çok iyi biliyoruz ki; gelişim, ilerleme ve kalkınma yerelden başlar” dedi.
“SGK’ya en çok borçlu 5 belediyenin 5’i de CHP belediyesi”
SGK’ya en fazla borcu olan 5 belediyenin 5’inin de CHP Belediyesi olduğunu hatırlatan Bakan Işıkhan, “Her geçen gün CHP’li belediyelerin borçları giderek artıyor. Hatta Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin borç durumu o kadar vahim hale geldi ki, toplam borcu son 5 yılda 20 katına çıkmış. Ankara büyükşehir iflasa sürükleniyor. Biz bu gerçeği ortaya koyunca, 30 büyükşehir belediyesinin borcunu açıklamamız yönünde bir talep geldi. Ben de şimdi, büyükşehir borçları ile ilgili bilgileri vermek istiyorum. Aziz milletimiz, görsün, takdir etsin. Ankara, İzmir, İstanbul, Adana Büyükşehir Belediyelerinin borcu tüm büyükşehirleri aşmış. Türkiye’de 30 Büyükşehir Belediyesi var. Bu 30 belediyenin toplam borcu 20 milyar lira. 30 Büyükşehir’den 11’i CHP’li ve bu 11 CHP’li belediyenin toplam borcu 15 Milyar lira. Yani; 30 Büyükşehir’den yalnızca 11’i CHP’li olmasına rağmen, 30 Büyükşehir Belediyesinin toplam borcunun yüzde 75’i tek başına CHP’ye ait. Ankara için durum daha da vahim. 30 Büyükşehir’in toplam borcunun yüzde 25’i tek başına Ankara Büyükşehir Belediyesine ait. Sadece Ankara Büyükşehir Belediyesinin borcu 4,5 milyar lira ve CHP’li olmayan 19 büyükşehir belediyesinin tamamının borcu toplamına eşit düzeyde. Ankara’da, İstanbul’da, İzmir’de yaşayan vatandaşlarımızın dikkatini çekmek istiyorum. Ortada borcunu 20 kata kadar artıran bu belediyelerin yaptıkları elle tutulur bir hizmet de yok, yatırım da yok. Peki bu kadar parayı nereye harcıyorlar? Bu çok haklı ve yerinde bir soru. Bu kritik sorunun cevabını da ben aziz milletimizin takdirine bırakıyorum” diye konuştu. – TOKAT
]]>ASKİ Genel Müdürlüğü, eski yönetimler tarafından altyapının ihmal edilmesi nedeniyle kentte zaman zaman yaşanan ve geçmişte can ve mal kayıpları ile de sonuçlanan sel manzaralarına savaş açtı. Geçen aylarda başlattığı kapsamlı temizlik hamlesini gece gündüz ve aralıksız sürdüren ASKİ, Başkent Ankara’da yer alan 150 bin civarında ızgara, 2 bin civarında sel kapanı ve 111 alt geçidi düzenli aralıklarla temizliyor.
Ankara’nın 25 ilçesinin tamamında gerçekleştirilen rutin temizlik, bakım ve onarım çalışmaları ile Başkenti sağanak yağışa hazır hale getirmek için çalışan ASKİ, insan kaynağı ve teknik araç gücüyle 2023 Aralık–Şubat 2024 dönemini kapsayan son 3 ayda içine dolan malzemeler nedeniyle gider sorunu olduğu tespit edilen 73 bin 602 ızgara ve 699 sel kapanını temizledi.
IZGARA VE SEL KAPANLARINA SİSTEMATİK KONTROL
Geçen aralık, ocak ve şubat aylarında, 68 bin 451 ızgara ile bin 377 sel kapanı kontrol edilerek temiz kaydı alındı. Yine son 3 ayda Ankara’daki alt geçitlerde bin 223 temizlik kontrolü gerçekleştirilerek, dolu noktaların temizliği sağlandı. Ankara genelinde mevcut sel ızgaraları ve mazgalların önemli bir kısmı temizlik kontrolünden geçirilmiş oldu. Coğrafi Bilgi Sistemi’nde kaydı eksik olan 60 bine yakın ızgara da sisteme kaydedildi. Böylece düzenli izleme için çok önemli olan veri tabanındaki eksikliklerin giderilmesinde önemli bir mesafe alındı. Geçen 3 ayda ayrıca 482 noktada, 17 yeni sel ızgarası ve bin 648 yeni ızgara imalatı gerçekleştirildi.
ASKİ Genel Müdürü Memduh Aslan Akçay, kum, çakıl, yaprak, dökülen yağ ya da bebek bezi gibi maddeler ile tıkanan ızgaralar nedeniyle yaşanabilecek sel baskınları ve daha küçük su taşkınlarının önüne geçmek için yürütülen temizlik çalışmaları hakkında şu bilgileri verdi:
“YAĞMUR SUYU GİDER ALTYAPISI YILDA EN AZ 3 TUR GÖZDEN GEÇİRİLECEK”
“Geçmişteki hataları yineleyip yeniden üzücü olaylar yaşamamak için Ankara Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Mansur Yavaş döneminde ASKİ olarak Türkiye’mizin göz bebeği Ankara’mızda kapsamlı bir yağmur suyu gider altyapısı temizlik programı yürütüyoruz. Izgaraların yanı sıra kentimizdeki sel kapanlarını da tıkanıklık ve temizlik açısından sürekli kontrol ediyoruz. Ankara’da sel yaşanabilecek her bir noktayı kontrol altında tutmak için takip ettiğimiz bir programımız var. Bu sayede sistemimizde kayıtlı tüm ızgaraları yılda en az 3 kez ki bu 4’te olabilir gözden geçireceğiz. Böylece altyapıda idari kaynaklı ortaya çıkabilecek sorunların önlemini almış olacağız. Burada amaç sel felaketi yaşanmadan önlem almak ve selin olumsuz etkilerini en aza indirmek. Hedefimiz Ankara’da temizlenmemiş olmaktan kaynaklanan rögar taşkınlarını ve su baskınlarını tamamen önlemek. Bunu yapabilmek için de düzenli şekilde her ay mevcut rögar ve ızgaralarımızın en az yüzde 25’ini kontrol edecek ve gerektiğinde temizleyeceğiz. Yağmur yağdığı zaman beklentimiz aldığımız bu önlemlerin olumlu sonuçlarını görmek, halkımızın şikayetlerini asgari düzeye indirmek. İdare kaynaklı sorunları giderdikten sonra bölgede bir taşma yaşanırsa bu sefer bölgedeki fiziki altyapı kontrol edilerek ihtiyaç duyulan çözümler üretilecek.”
ANKARALILARA VE İLÇE BELEDİYELERİNE ÇAĞRI
Atık su ve yağmur suyu hatlarının zamanla kum, çakıl, yaprak ve yağ gibi çökelmiş malzeme birikimi ile dolarak çalışamaz duruma geldiğinin altını çizen Akçay, ızgaraları tıkayabilecek bebek bezi gibi malzemelerin, tekstil ürünlerinin, plastik çöplerin ızgaralara atılmaması için Ankaralılara çağrı yaptı. Akçay, “İlçe belediyelerinin de asfaltlama yaparken ızgaraların üzerini kapatmamaları ve kod farkı yaratmama hususları da altyapının verimli çalışmasında en önemli unsurlardan birisi olarak öne çıkıyor” dedi.
]]>Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, Kalecik’te iktidara yüklendi, “İşleri güçleri adam karalamak” dedi. 2019 seçimlerinde de düzenin devam etmesi için aynı taktiğin uygulandığını anlatan Yavaş, “Karalamak yerine vaatlerinizle ortaya çıkacaksınız” diye konuştu.
ABB Başkanı ve CHP Başkan Adayı Mansur Yavaş, Kalecik Belediye Başkan Adayı Satılmış Karakoç ile Kalecik’te İftar Programı’na katıldı. Yavaş şunları söyledi:
“İŞLERİ GÜÇLERİ ADAM KARALAMAK. NİYE? DÜZEN DEVAM ETSİN DİYE”
“Dört gün kaldı. Hatta üç gün sayın. İnşallah üç gün sonra Ankara ve Kalecik en iyi haberlere sahne olacak. Şimdi Satılmış Başkan’ı duyunca diyor ki ‘karalama yapıyorlar.’ Başka türlü zaten seçim kazanma yani onu da yapamıyorlar, kazanamıyorlar da başka bir şey bilmiyorlar. Ancak işleri güçleri adam karalamak. Niye? Düzen devam etsin diye. Bunu 2019 seçimlerinde yapmadılar mı? Ne oldu? Utanmıyorlar da. Utanmıyorlar da çünkü mecliste biri söyledi, aynısını söyleyeyim kim hatırlamıyorum da. ya dedi siz dedi göreve başlarken Allah utandırmasın dediniz ama hakikaten sizi utandırmıyor utanmıyorsunuz dedi. Evet aynen böyle. Karalamak yerine vaatlerinizle ortaya çıkacaksınız. ve anlatacaksınız. O karalamalara Ankara inansaydı bugün Ankara’da bu yönetimin yaptığı şeylerin çoğu olmayacaktı. Başkent Kart olmayacaktı. Kırsal kalkınma destekleri olmayacaktı, açık ihaleler olmayacaktı. Hiçbir yönetici hesap vermeyecekti. ve betona boğacaklardı eser yapıyoruz diye. Ben geçen geldiğimde de söylemişimdir şehre girerken çıkarken kapılar var ya harcanan para 350-400 milyon bugünün parasıyla. O 350-400 milyon lira Kalecik’e yatırım yapılsa Kalecikli bu kadar daha olur. Neymiş? Eser yapmışlar.
“BELEDİYECİLİK HER KENTİN DEĞERLERİYLE KALKINMASINI SAĞLAMAK”
ANKAPARK’ı görüyoruz. Yine onarmak da bize düştü. Bunlar eser falan değil. Belediyecilik doğumundan ölümüne kadar insanların her şeyiyle ihtiyaçlarıyla uğraşmaktır diye tarif edilir. Siz onların eğitimiyle, yemesiyle, içmesiyle, sağlığıyla, rahat etmesiyle, konforuyla ilgileneceksiniz ki o kentte, o beldede yaşayan insanlar yaşadığı yerden keyif alacak, üretecek bir başka yere göçme ihtiyacı hissetmeyecekler anasının, atasının, kendisinin, yaşadığı yeri terk edip gitmeyecekler belediyecilik budur. Dolayısıyla bizler de gelir gelmez baktık 232 tane köyde kanalizasyon açıktan akıyor sen gidip dinozor alıyorsun. Otobüs kalmamış, sen gidip dinozor oluyorsun. Altyapılar berbat, suyu 1.6 dolara sattılar kent merkezine 50 liraya tonu sen gidip parayı başka yere harcıyorsun. Dolayısıyla bunlar belediyecilik değil. Belediyecilik her kentin her ilçenin kendi değerleriyle kalkınmasını da sağlamak demektir. Allah nasip etti geçen geldiğimde de söyledim. Ben Beypazarı’nda turizm belgesi yapacağım dediğim zaman benim yanımdaki hiç kimse inanmadı belki de. Ama ısrar ettim. İnat ettim. Önce kendim inandım bu projeye. Allah’a şükür ben oradan ayrılalı 15 seneyi geçti hala oraya 500-600 bin turist gidiyor.
“ANKARA’YI NİYE KONUŞMUYORLAR? İNŞALLAH TARİHİ BİR FARK OLACAK”
Biraz önce bir anket daha çıktı. Bugün dört beş tane anket yayınladılar. Farkında mısınız Ankara’yı konuşan kalmadı. Var yok İstanbul. Ankara’yı niye konuşmuyorlar? İnşallah tarihi bir fark olacak. Eğer bunu da siz gidip geldikçe etrafınızdan duyuyorsunuzdur madem Ankara’da tarihi fark olacak o zaman benim geçen geldiğimde söylediğim gibi benim elimi tutacak belediye başkanına ihtiyaç var ki mecliste de çoğunluğu sağlayalım ve Satılmış Başkan’ım ile el ele tutmak suretiyle Kalecik’e hizmet edelim.
“ZENGİN VE FAKİR ARASINDAKİ AYRIM İSRAF VE YOLSUZLUK ORTADAN KALKMADAN BİTMEZ”
Bana yarın soracaklar. Sen 10 yıl Ankara’da Allah ömür verdiyse tabii 10 yıl belediye başkanlığı yaptın ne eser bıraktın derlerse bakın eserimi size anlatacağım. Ben dört binin üzerindeki ihaleyi canlı yayınladım. Hesap verdim, şeffaf davrandım ki Ankara’da okuyan 400 bin öğrencinin 250-300 bini dışarıdan gelme. Onlar kendi şehirlerine gittikleri zaman kendi beldelerine gittikleri zaman oradaki belediye başkanına sorsun istiyorum. ‘Ankara’da büyükşehir belediyesi başkanı açık ihaleler yapıyor. Canlı yayınlarda yayınlıyor siz niye yapmıyorsunuz’ diye sorsun. Siz niye hesap vermiyorsunuz diye sorsun ve inşallah Mansur Yavaş belediyeciliği bütün ülkeye bu şekilde yayılsın. Benim eserim bu olsun ki artık toplumda yaşanan zengin fakir arasındaki bu ayrım israf ve yolsuzluk kalkmadıktan sonra bitmez. Yeter artık. Geçende söyledim. Çalıyor ama çalışıyor. Bal tutan parmağını yalar. Ben Beypazarı Belediye Başkanı’yken Ankara’ya geldiğimde, taksiye bindiğimde artık belediye başkanıyım demeye utanıyordum bu zihniyetten dolayı. Allah’a çok şükür 10 yıl Beypazarı’nda belediye başkanlığı yaptım. Ne bir soruşturma geçirdim ne şaibe oldu ortada. Web sayfasında tek bir kelime bir şey çıkmadı. Yine Ankara’da beş yılımız bitti. Allah’a çok şükür hiçbir bürokratım savcılığa gitmedi. En önemli şey, en önemli hizmet budur. ve kamu yöneticilerinin maaşını halktan aldığını bilirim. Paramız, maaşımız sizden çıkar. Belediye personelimizin maaşı da sizden çıkar. Kalecik’e yapılacak yatırımın da parası sizden çıkar. O zaman belediye başkanları, kamu yöneticileri hesap vermelidir.
“RAKİBİM MAL VARLIĞINI EKSİK AÇIKLADI. O KADAR DAİRENİN KİRA GELİRİ GÖRÜNMÜYOR”
Ben 2009 yılında aday oldum mal beyanımı açıkladım. 2014’te aday oldum mal beyanımı açıkladım. 2019’da aday oldum mal beyanımı açıkladım seçilmeden önce. Şimdi yine 2019 ile 2023’ü yan yana koymak suretiyle mal beyanımı açıkladım. Neden açıkladım? Bütün kamu yöneticileri artık bu şekilde davranmadıkça biraz önce söylediğim olay ortaya çıkmıyor. İnsanlar kamu yöneticilerini siyaseti siyasetten zenginleşen insanlar olarak görüyor. Bu bizim zorumuza gidiyor. Herkes açıklasın diye. Noktası noktasını açıkladık. Rakibim açıklamadı uzun süre sonra açıkladı. Eksik açıkladı. Antalya’da bir şeyler çıktı, değil dedi. Gazeteci götürdü, tapusunu televizyondan dün gösterdi. Ziynet eşyası hiç yok. Zannedersin ki üç beş ton altını var da saklıyor. Çıkart neyin varsa. Ziynetini açıkla, dövizin varsa da açıkla. Bankada da hesap yok. O kadar dairenin kira geliri de görünmüyor ki beş kuruş vergi de vermemiş. Nasıl bir anlayış böyle? ve öğreniyoruz ki o kadar mal göz olmuşlar ki kız kardeşinden aldığı vekaleti kötüye kullanarak, babasından kız kardeşine gelen malları da üstüne geçirmiş ve onun mahkemesini görüyorlar. Bu nedir Allah aşkına?
“KIZIM 32 YIL SÜRECEK KREDİ ÇEKİP EV ALDI. 32 YIL ALNININ TERİNİ YİYOR EMEĞİNİN HAKKINI ALIYOR”
Ve bu tartışma olumlu bir tartışmadır. Televizyonda konuşuyorlardı, bu öyle bir olay oldu ki dediler. Çok malı olup zengin olan birileri bundan sonra bir yere aday olurken yarın benim de mal beyanımı birileri ister diye çekinecek belki de ya da kendine güveniyorsa açıklayacak. Dolayısıyla siyaseti bir temizlik gelecek diye bugün televizyonlarda bunun yorumunu yapıyorlardı. İnşallah da öyle olsun. Ben 2014 seçiminden sonra mesleğimi yapmaya devam ettim. ve benim kızım 2014’te evlendi. Daha sonra doğum yaptıktan sonra bir yıl müddetle iş aradık. Mansur Yavaş ya babası, nereye gittiyse kapılar kapandı. ve çocuk şöyle bir karar verdi eşiyle beraber ‘baba ben yurt dışına gideceğim’… Yurt dışından sizin çalışmanız için ya bir firmanın davet etmesi lazım ya da internet üzerinden 10 sterlin gibi bir para yatırarak şirket kuruyorsunuz, İngiltere diyor ki burada çalışacak insanlar istihdam yaratıp vergi verecekse gelsin yoksa gelemez diyor. Bunun adı Ankara Anlaşması. Bu anlaşmayla gitti. Altı yıldır kirada oturuyor. Ben belediye başkanı olduktan sonra kredi çektim. Her şeyim açık. Bunu da mal beyanımda yayınladım ve oraya bir miktar para gönderdim. O da gitti. Biliyorsunuz yurt dışında İngiltere’de Mortgage diye bir sistem var. Şimdiye kadar ödediği kira bin 500 sterlindi. Bin 777 sterline 32 yıl sürecek şekilde kredi çekip krediyle ev aldı. 32 yıl alnının terini yiyor, eşiyle beraber çalışıyor, emeğinin hakkını alıyor. ve gidiyorlar, kiraya durduğu evin de fotoğraflarını internette yayınlıyorlar. O yetmiyor, Mansur Yavaş’ın kızı İngiliz vatandaşı olmuş diye yalanlara sığındılar. Niye böyle yapıyorlar? Kendi açıkları ortaya çıkmasın diye.
“SAYIN ALTINOK’UN İKİ KIZI DA KPSS SINAVINA GİRMEDEN İSTİNAİ KADROYLA MEMUR YAPILMIŞ”
Dün Elmadağ’da sordum. Sayın Altınok’un iki kızı da KPSS sınavına girmeden istisnai kadroyla memur yapılmış. Bu kadar servet var ihtiyacınız mı var? KPSS’siz işe giriyorsun. Peki şu Kalecik’teki işsizler bir elini kaldırsın bir bakayım. Bunlar fasulye sırığı mı? Bunlar niye giremiyor işe? Bunların ihtiyacı daha çok değil mi? Bu kul hakkı değil mi? Keçiören Belediye Başkanı olmasaydınız onları işe sokamazdınız. Ben diyorum ki malınızdaki şaibeyi falan bilmem öyle bir iddiam yok. Ama siz bu hakkı ödeyemezsiniz bu gençlere. Bu daha berbat bir konudur. Torpille mülakatsız, sınavsız işe sokmak kendi çocuklarını, daha beter daha ayıp bir husustur.”
]]>Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, rakibi Turgut Altınok’un “Londra’daki kızına kurduğu şirketi açıklasın” sözlerine yanıt verdi, kızı iş bulamadığı için eşiyle Ankara Anlaşması kapsamında Londra’ya gittiklerini anlattı. Kızının 6 yıldır kirada oturduğunu belirten Yavaş, “Şimdiye kadar ödediği kira bin 500 sterlindi. Bin 777 sterline 32 yıl sürecek şekilde kredi çekip krediyle ev aldı. 32 yıl alnının terini yiyor, eşiyle beraber çalışıyor, emeğinin hakkını alıyor” dedi.
ABB Başkanı ve CHP Başkan Adayı Mansur Yavaş, Kalecik Belediye Başkan Adayı Satılmış Karakoç ile Kalecik’te İftar Programı’na katıldı. Yavaş burada rakibi Turgut Altınok’un “Londra’daki kızına kurduğu şirketi açıklasın” sözlerine tepki gösterdi. Yavaş şunları söyledi:
“ZENGİN VE FAKİR ARASINDAKİ AYRIM İSRAF VE YOLSUZLUK ORTADAN KALKMADAN BİTMEZ”
“‘Bana yarın soracaklar. Sen 10 yıl Ankara’da Allah ömür verdiyse tabii 10 yıl belediye başkanlığı yaptın ne eser bıraktın derlerse bakın eserimi size anlatacağım. Ben dört binin üzerindeki ihaleyi canlı yayınladım. Hesap verdim, şeffaf davrandım ki Ankara’da okuyan 400 bin öğrencinin 250-300 bini dışarıdan gelme. Onlar kendi şehirlerine gittikleri zaman kendi beldelerine gittikleri zaman oradaki belediye başkanına sorsun istiyorum. ‘Ankara’da büyükşehir belediyesi başkanı açık ihaleler yapıyor. Canlı yayınlarda yayınlıyor siz niye yapmıyorsunuz’ diye sorsun. Siz niye hesap vermiyorsunuz diye sorsun ve inşallah Mansur Yavaş belediyeciliği bütün ülkeye bu şekilde yayılsın. Benim eserim bu olsun ki artık toplumda yaşanan zengin fakir arasındaki bu ayrım israf ve yolsuzluk kalkmadıktan sonra bitmez. Yeter artık. Geçende söyledim. Çalıyor ama çalışıyor. Bal tutan parmağını yalar. Ben Beypazarı Belediye Başkanı’yken Ankara’ya geldiğimde, taksiye bindiğimde artık belediye başkanıyım demeye utanıyordum bu zihniyetten dolayı. Allah’a çok şükür 10 yıl Beypazarı’nda belediye başkanlığı yaptım. Ne bir soruşturma geçirdim ne şaibe oldu ortada. Web sayfasında tek bir kelime bir şey çıkmadı. Yine Ankara’da beş yılımız bitti. Allah’a çok şükür hiçbir bürokratım savcılığa gitmedi. En önemli şey, en önemli hizmet budur. ve kamu yöneticilerinin maaşını halktan aldığını bilirim. Paramız, maaşımız sizden çıkar. Belediye personelimizin maaşı da sizden çıkar. Kalecik’e yapılacak yatırımın da parası sizden çıkar. O zaman belediye başkanları, kamu yöneticileri hesap vermelidir.
“RAKİBİM MAL VARLIĞINI EKSİK AÇIKLADI. O KADAR DAİRENİN KİRA GELİRİ DE GÖRÜNMÜYOR BEŞ KURUŞ VERGİ DE VERMEMİŞ”
Ben 2009 yılında aday oldum mal beyanımı açıkladım. 2014’te aday oldum mal beyanımı açıkladım. 2019’da aday oldum mal beyanımı açıkladım seçilmeden önce. Şimdi yine 2019 ile 2023’ü yan yana koymak suretiyle mal beyanımı açıkladım. Neden açıkladım? Bütün kamu yöneticileri artık bu şekilde davranmadıkça biraz önce söylediğim olay ortaya çıkmıyor. İnsanlar kamu yöneticilerini siyaseti siyasetten zenginleşen insanlar olarak görüyor. Bu bizim zorumuza gidiyor. Herkes açıklasın diye. Noktası noktasını açıkladık. Rakibim açıklamadı uzun süre sonra açıkladı. Eksik açıkladı. Antalya’da bir şeyler çıktı, değil dedi. Gazeteci götürdü, tapusunu televizyondan dün gösterdi. Ziynet eşyası hiç yok. Zannedersin ki üç beş ton altını var da saklıyor. Çıkart neyin varsa. Ziynetini açıkla, dövizin varsa da açıkla. Bankada da hesap yok. O kadar dairenin kira geliri de görünmüyor ki beş kuruş vergi de vermemiş. Nasıl bir anlayış böyle? ve öğreniyoruz ki o kadar mal göz olmuşlar ki kız kardeşinden aldığı vekaleti kötüye kullanarak, babasından kız kardeşine gelen malları da üstüne geçirmiş ve onun mahkemesini görüyorlar. Bu nedir Allah aşkına?
“KIZIM 32 YIL SÜRECEK KREDİ ÇEKİP EV ALDI. 32 YIL ALNININ TERİNİ YİYOR EMEĞİNİN HAKKINI ALIYOR”
Ve bu tartışma olumlu bir tartışmadır. Televizyonda konuşuyorlardı, bu öyle bir olay oldu ki dediler. Çok malı olup zengin olan birileri bundan sonra bir yere aday olurken yarın benim de mal beyanımı birileri ister diye çekinecek belki de ya da kendine güveniyorsa açıklayacak. Dolayısıyla siyaseti bir temizlik gelecek diye bugün televizyonlarda bunun yorumunu yapıyorlardı. İnşallah da öyle olsun. Ben 2014 seçiminden sonra mesleğimi yapmaya devam ettim. ve benim kızım 2014’te evlendi. Daha sonra doğum yaptıktan sonra bir yıl müddetle iş aradık. Mansur Yavaş ya babası, nereye gittiyse kapılar kapandı. ve çocuk şöyle bir karar verdi eşiyle beraber ‘baba ben yurt dışına gideceğim’… Yurt dışından sizin çalışmanız için ya bir firmanın davet etmesi lazım ya da internet üzerinden 10 sterlin gibi bir para yatırarak şirket kuruyorsunuz, İngiltere diyor ki burada çalışacak insanlar istihdam yaratıp vergi verecekse gelsin yoksa gelemez diyor. Bunun adı Ankara Anlaşması. Bu anlaşmayla gitti. Altı yıldır kirada oturuyor. Ben belediye başkanı olduktan sonra kredi çektim. Her şeyim açık. Bunu da mal beyanımda yayınladım ve oraya bir miktar para gönderdim. O da gitti. Biliyorsunuz yurt dışında İngiltere’de Mortgage diye bir sistem var. Şimdiye kadar ödediği kira bin 500 sterlindi. Bin 777 sterline 32 yıl sürecek şekilde kredi çekip krediyle ev aldı. 32 yıl alnının terini yiyor, eşiyle beraber çalışıyor, emeğinin hakkını alıyor. ve gidiyorlar, kiraya durduğu evin de fotoğraflarını internette yayınlıyorlar. O yetmiyor, Mansur Yavaş’ın kızı İngiliz vatandaşı olmuş diye yalanlara sığındılar. Niye böyle yapıyorlar? Kendi açıkları ortaya çıkmasın diye.
“SAYIN ALTINOK’UN İKİ KIZI DA KPSS SINAVINA GİRMEDEN İSTİNAİ KADROYLA MEMUR YAPILMIŞ”
Dün Elmadağ’da sordum. Sayın Altınok’un iki kızı da KPSS sınavına girmeden istisnai kadroyla memur yapılmış. Bu kadar servet var ihtiyacınız mı var? KPSS’siz işe giriyorsun. Peki şu Kalecik’teki işsizler bir elini kaldırsın bir bakayım. Bunlar fasulye sırığı mı? Bunlar niye giremiyor işe? Bunların ihtiyacı daha çok değil mi? Bu kul hakkı değil mi? Keçiören Belediye Başkanı olmasaydınız onları işe sokamazdınız. Ben diyorum ki malınızdaki şaibeyi falan bilmem öyle bir iddiam yok. Ama siz bu hakkı ödeyemezsiniz bu gençlere. Bu daha berbat bir konudur. Torpille mülakatsız, sınavsız işe sokmak kendi çocuklarını, daha beter daha ayıp bir husustur.”
]]>MHP’den yapılan yazılı açıklamaya göre, Özdemir, Pınarbaşı ilçesinde Cumhur İttifakı’nın sandık görevlileriyle toplantıda bir araya geldi.
Özdemir, burada yaptığı konuşmada, sandık görevlilerinin önemli sorumlulukları olduğunu, vatandaşların iradelerinin sağlıklı bir biçimde neticelenmesi, tespiti ve bunların tutanaklara işlenmesinin önem taşıdığını belirtti.
CHP’li İstanbul ve Ankara Büyükşehir Belediyelerinin içler acısı bir durumda olduğunu dile getiren Özdemir, şunları kaydetti:
“Özellikle bir haftadan bu yana bilhassa CHP’nin bazı adaylarının son derece rezil ifadelerle Türk milletine ve Türkiye’ye karşı ne kadar uzak olduğunu gösterdikleri bir dönem yaşıyoruz. İstanbul’da nelerin olduğu hepimizin malumu. Beş yılı heba olmuş dünyanın en büyük Türk İslam şehri ve Fatih’in emaneti olan İstanbul’da milletimizden aldığı emaneti layıkıyla yerine getiremeyen bir belediye başkanı gerçeği karşımızda duruyor. Bu belediye başkanı İstanbul’a hizmet edip Türklüğün en büyük şehrini daha ileri bir seviyeye taşıyacağı yerde vaktinin büyük bir çoğunluğunu tatillerde ya denize girerek ya da kayak yaparak geçirmekte. İstanbul kara teslim oldu. İstanbullular karla boğuşurken bu şahıs, yabancı büyükelçiler ile pahalı restoranlarda yemek yemeyi tercih etti. Bir bakıma İstanbul’u kaderine terk etti. Şimdi ise seçim sathına girdiğimiz bu süreçte algı oyunları ile belediyenin bütün imkanlarını Türkiye’nin en büyük riskleri arasında yer alan deprem gerçeğini yok sayarak İstanbul’u depreme hazırlamak yerine İstanbul’un ulaşım sorununu çözmek yerine sadece kendi tanıtımını, yapmadığı işlerle beraber atmadığı temel atma törenlerinin tanıtımını yapmakla vakit harcıyor.”
-“Size yakışan PKK terör örgütünün uzantılarıyla beraber olmaktır”
Ankara’da da durumun aynı olduğunu, burada da kentin 5 yılının heba edildiğini belirten Özdemir, “Ankara deseniz emin olun daha vahim bir halde. Vazifemiz itibarıyla Ankara’da yaşıyoruz ama eminim ki hepiniz sizler de zaman zaman Ankara’ya gidip geliyorsunuz ve Ankara’nın halini görüyorsunuz. Çok bir şey söylemeye gerek yok. Yolların ortasında bulunan ağaçların, çiçeklerin, bitkilerin dahi kurutulduğu bir belediyecilik anlayışıyla Ankara da ne yazık ki beş yılını heba etmiştir.” ifadelerini kullandı.
CHP tarafından temsil edilen tüm büyükşehir belediyelerinde aynı sıkıntıların baş gösterdiğini belirten Özdemir, şöyle devam etti:
“Bunlar arasında iki tanesi var ki son derece rezil bir ifadeyle, rezil bir tavırla bugün hepimizin karşısında bulunuyor. Bunlardan ilki Mersin Büyükşehir Belediyesi. Eminim hepiniz görmüşsünüzdür. Mersin Büyükşehir Belediyesi biliyorsunuz kanuni olarak Türkiye’de bulunan her hususi yahut resmi aracın plakasının başında TR ibaresi yer alır. Bu TR ibaresinin siyah boyalarla silindiğini bizler görüyoruz. Niye? Çünkü oradaki terör örgütünün yandaşları rahatsız olmasınlar diye. Çünkü Mersin’i temsil eden bu zihniyetin kendisini terör örgütüne ne derecede borçlu hissettiğini göstermesinin bir yansıması olarak bunu yaptığını bizler gözlemliyoruz. Peki mesele sadece Mersin’de mi sınırlı kaldı? Hayır. Mersin’in hemen yanı başındaki bir başka büyükşehir ilimiz Adana’da da Adana Büyükşehir Belediye Başkanı son derece rezil ifadeler kullandı. Bu şahsa göre Taş Medreseliler kendisinin kardeşi olamazmış. Zaten seninle kardeş olmak isteyen yok. Size yakışan PKK terör örgütünün uzantılarıyla beraber olmaktır, onlarla yol yürümektir.”
]]>MHP Genel Başkan Yardımcısı İsmail Özdemir, Pınarbaşı’nda sandık görevlileri ile bir araya geldiği toplantıda konuştu. 31 Mart 2024 Mahalli İdareler seçimleri hakkında gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan Özdemir, CHP’li İstanbul ve Ankara Büyükşehir Belediyeleri’nin içler acısı bir durumda olduğunu belirterek değişim çağrısı yaptı.
Özdemir, önemli bir seçime daha gidildiğini söyleyerek, “Rahmetli başbuğumuzun memleketi olan Pınarbaşı’nın şehremini Sayın Menduh Uzunluoğlu beyefendinin söylemiş olduğu sözlerle beraber ben de burada sizlerle beraber olmaktan ötürü son derece mutlu ve mesut olduğumu ifade etmek istiyorum. Allah hiçbirinizin yokluğunu göstermesin. Ne zaman buraya gelsek her vakit bizi ilgiyle, sevgiyle, saygıyla bağrınıza basıyorsunuz. Rabbim inşallah her birinize ayrı ayrı ve topyekün Pınarbaşı’na layık olmayı da bizlere nasip etsin diyorum. Burada AK Parti’nin ve Milliyetçi Hareket Partisi’nin çok saygıdeğer sandık görevlileri olarak 31 Mart günü çok önemli ve tarihi bir vazifeyi ifade edeceksiniz. Cenab-ı Allah’tan sizlere her şeyden evvel üstün muvaffakiyetler temenni ediyorum. Bu kapsamda aziz milletimizin ve çok saygıdeğer Pınarbaşı’nda hemşehrilerimizin demokratik iradelerinin tecellisi olan sandıklardaki oylarının sizler nazarında müşahede edilmesi ve bu oylara sahip çıkılması çok büyük önem taşıyor. Nasıl ki bir çivi bir nalı, bir nal bir atı, bir at bir komutanı ve bir komutan bir ülkeyi kurtarır şiarıyla bu zamana kadar Türk devlet anlayışı ve toplumsal yapımız binlerce yıldan bu yana süre geldiyse sizler de böylesine tarihi bir misyonu ifa etmek üzere inşallah sorumluluk üstleneceksiniz. Bizim her birimize güvenimiz tamdır. Ama her şeyden önce saygıdeğer Pınarbaşı’yla hemşerilerimizin iradelerinin sağlıklı bir biçimde neticelenmesi, tespiti ve bunların tutanakları işlenmesi çok büyük önem taşıyor. Bu kapsamda da hepinize başarılar diliyorum. Önemli bir seçimlere daha gitmek üzereyiz ve gidiyoruz. Artık bir haftadan çok daha az bir süre kaldı” dedi.
“İstanbul’un hali içler acısı”
CHP’nin ve adaylarının Türk milletine ve Türkiye’ye uzak olduğunu gösterdiklerini söyleyen Özdemir, “İnşallah Pınarbaşı’nda yine Pınarbaşıyla hemşerilerimizin iradesiyle beraber burada Pınarbaşı’nın kendisine sahip çıkacağını, öz evladına sahip çıkacağını ve inşallah iradesinin yine Cumhur İttifakı olacağını ve 3 hilali Pınarbaşı’ndan dalgalandıracağını bizler biliyoruz ve eminiz. Bu kapsamda şimdiden ben Pınarbaşılı hemşehrilerimize teşekkür ediyorum. Son özellikle bir haftadan bu yana bilhassa Cumhuriyet Halk Partisi’nin ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin bazı adaylarının son derece rezil ifadelerle Türk milletine ve Türkiye’ye karşı ne kadar uzak olduğunu gösterdikleri bir dönem yaşıyoruz. İstanbul’da nelerin olduğu hepimizin malum. Beş yılı heba olmuş dünyanın en büyük Türk İslam şehri ve Fatih’in emaneti olan İstanbul’da milletimizden aldığı emaneti layıkıyla yerine getiremeyen bir belediye başkanı gerçeği karşımızda vardı. ve bu belediye başkanı İstanbul’a hizmet edip Türklüğün en büyük şehrini daha ileri bir seviyeye taşıyacağı yerde vaktinin büyük bir çoğunluğunu tatillerde ya denize girerek ya da kayak yaparak geçirmekte. İstanbul kara teslim oldu. İstanbullular, karla boğuşurken bu şahıs, yabancı büyükelçiler ile pahalı restoranlarda yemek yemeyi tercih etti. Bir bakıma İstanbul’u kaderine terk etti. Şimdi ise seçim sathına girdiğimiz bu süreçte algı oyunları ile belediyenin bütün imkanlarını Türkiye’nin en büyük riskleri arasında yer alan deprem gerçeğini yok sayarak İstanbul’u depreme hazırlamak yerine İstanbul’un ulaşım sorununu çözmek yerine sadece kendi tanıtımını, yapmadığı işlerle beraber atmadığı temel atma törenlerinin tanıtımını yapmakla vakit harcıyor” ifadelerini kullandı.
“Ankara vahim durumda”
Ankara’nın daha vahim halde olduğunu söyleyen İsmail Özdemir, “Ankara deseniz emin olun daha vahim bir halde. Vazifemiz itibariyle Ankara’da yaşıyoruz ama eminim ki hepiniz sizler de zaman zaman Ankara’ya gidip geliyorsunuz ve Ankara’nın halini görüyorsunuz. Çok bir şey söylemeye gerek yok. Refüjün ortasındaki yolların ortasında bulunan ağaçların, çiçeklerin, bitkilerin dahi kurutulduğu bir belediyecilik anlayışıyla Ankara’da ne yazık ki 5 yılını heba etmiştir. ve diğer büyük şehirlerde bilhassa Cumhuriyet Halk Partisi tarafından temsil edilen büyük şehirlerde ne yazık ki aynı sıkıntılar baş göstermiştir. Ama bunlar arasında iki tanesi var ki son derece rezil bir ifadeyle, rezil bir tavırla bugün hepimizin karşısında bulunuyor. Bunlardan ilki Mersin Büyükşehir Belediyesi. Eminim hepiniz görmüşsünüzdür. Mersin Büyükşehir Belediyesi biliyorsunuz kanuni olarak Türkiye’de bulunan her hususi yahut resmi aracın plakasının başında TR ibaresi yer alır. ve bu TR ibaresinin siyah boyalarla silindiğini bizler görüyoruz. Niye? Çünkü oradaki terör örgütünün yandaşları rahatsız olmasınlar diye. Çünkü Mersin’i temsil eden bu zihniyetin kendisini terör örgütüne ne derecede borçlu hissettiğini göstermesinin bir yansıması olarak bunu yaptığını bizler gözlemliyoruz. Peki mesele sadece Mersin’de mi sınırlı kaldı? Hayır. Mersin’in hemen yanı başındaki bir başka büyükşehir ilimiz olan Adana’da da Adana Büyükşehir Belediye Başkanı’nın son derece rezil ifadelerle Milliyetçi Ülkücü Hareket uğruna Türk milleti uğruna vatanımın ha ekmeğini yemişim ha uğruna kurşun diyerek Türkiye’ye diz çöktürmek isteyenlere karşı aşılmaz set olmuş çok saygıdeğer Tayyip Erdoğan abilerimize yönelik sergilemiş olduğu rezil ifadelerde hepimizin malumu olmuştur. Bu şahsa göre taş medreseliler kendisinin kardeşi olamazmış. Zaten seninle kardeş olmak isteyen yok. Size yakışan PKK terör örgütünün uzantılarıyla beraber olmaktır. Onlarla yol yürümektir. Bu şerefsizlerle aynı çuvala yürümektir. ve bu zamana kadar da yaptığımız zaten buydu. Birisine bakıyorsunuz İstanbul’un bazı ilçelerini bu terör örgütünün uzantılarını veriyor. Birisine bakıyorsunuz Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı ‘Apo Bey’ diyerek İmralı’ya selam çakıyor. Bir başkasına bakıyorsunuz Mersin’e. Arabaların plakalarındaki TR yani Türkiye ibaresiz katile selam gönderiyor. Adana Büyükşehir Belediye Başkanı denen zat da kalkıyor, bizim taş medreseli insanlarımıza laf söyleme cüretinde bulunuyor” dedi. – KAYSERİ
]]>Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’a; “Duymuşsunuzdur PKK’lılar Belçika’da Türklere saldırıyorlar. Hepsini lanetliyoruz. Peki bunlarla kim uğraşacak? Dışişleri Bakanımız. Nerede? Buradaki adaylarına oy istemekte. Bence derhal Belçika’ya gidin. Bir diğer bakan. Açıklama yapmış. Rakibime oy istemek için üç Cumhuriyet Halk Partili belediyenin sigorta borcunu açıklamış. Sayın Bakan dürüstseniz 30 büyükşehrin 30’unun da sigorta borçlarını açıklayın” dedi.
ABB Başkanı ve CHP Başkan Adayı Mansur Yavaş, Elmadağ Hasanoğla’nda İftar Programı’na katıldı. Burada konuşan Yavaş şunları söyledi:
“Biraz aceleye geldi. Hava da soğuk inşallah 31’inden sonra buraya teşekküre geleceğiz sizlere öyle anlaşılıyor ama bunu bayram sonuna bırakalım da inşallah hep beraber tekrar bir sofrada buluşalım. İnşallah iki bayram birden kutlayalım. Beş yıldır bizler de hizmet ediyoruz. Elimizden geldiği kadar farklı bir belediyecilik yaptık ve vatandaşımız bunun karşılığını verdi. Betona plastiğe değil, yeşile yatırım yaptık. Kalkıp proje yapıyoruz diye çöp projelere para ayırmak yerine vatandaşımızın asli ihtiyacı neyse ona yatırım yaptık. Onlar yerin altına yapılan yatırımları görmüyorum diyor ama Çamlıdere’den Elmadağ’a suyu getirmek bize nasip oldu. Zaman zaman Hasanoğlan’dan şikayetler geliyordu suyun damlası yok diye. Allah’a çok şükür bunu çözdük. Sadece bu olsa gene iyi. Polatlı’ya Çamlıdere’den su getirdik. Maliyeti 2 buçuk milyar lira. Siz vatandaş susuzluktan kıvranırken proje yapıyorum diye çöp projelere para ayırırsanız bunun adı asla ve asla belediyecilik değildir. Yine ben destek oluyorum diye sadece kendinizden bir sürü partiliniz böyle bazı iş adamları zengin olurken fakir kalan halka götürüp paket dağıtıp göstere göstere fotoğraf çekip sen de bununla yetin der gibi bir politika belediyecilik uygularsanız, bunun adı belediyecilik değildir.
“KEÇİÖREN BELEDİYE BAŞKANI OLMASAYDINIZ ÇOCUKLARINIZ KPSS SINAVINA GİREBİLECEKLER MİYDİ?”
Beş yıldır Ankara’da herkes sosyal belediyeciliğin ne olduğunu anladı. Başkent Kart dağıttık. Başkent Kart vasıtasıyla Ankara’daki 200 bin aileye doğal gaz, 200 bin aileye düzenli şekilde et parası, kırtasiye parası, nakit destek, her şey her türlü yardımı yaparak onların da çocuklarının yaşıtları gibi bu şartlarda okuması için sınavlara girmesi için çalıştık. Hiçbiri hiçbir şeyden mahrum kalmasın diye çalıştık. İnşallah bu desteklerimiz artarak devam edecek. Bizi projesizlikle suçlayanlar şimdi bizim projelerimizi taklit edip ben de bir fazla vereceğim demeye başladılar. Ama kendisi aynı zamanda Keçiören Belediye Başkanı ne bir emekliye bir kuruş vermişliği var. Biz 200 bin aileye destek olurken et verirken ben but dağıtıyorum diye ortaya çıktı. Şubat’ta iki kişiye kasım da 11 kişiye vermiş. Ben Keçiören’de 50 bin aileye destek oluyorum. Düşünün artık aradaki bakış farkını. Çünkü çöp projelere para ayırdılar.
MAL BEYANI
Biz belediyecilik yaparken bir zihniyet değişimi gerçekleştirdik. Nasıl zihniyet değişimi gerçekleştirdik? Kararları ortak akılları alıyoruz. İhalelerimizi canlı yayınlıyoruz ki Türkiye’de herkes bu şekilde davransın diye. Hesap veriyoruz. Bütün harcamalarımız web sayfasından görünüyor. Mal beyanımızı açıklıyoruz. Çekinmiyoruz. 1999’dan beri Beypazarı belediye başkanlığından beri benim bütün hesaplarımı inceleyebilirsiniz diye iddialı şekilde konuşuyoruz. Ben de diyorum ki ben may beyanımı açıkladım ve bütün belediye başkanlarının açıklamasını da istedim. ve sonuç itibariyle rakibin mal beyanının sadece bir kısmını açıklamış. Ortaya çıktı. Neyi saklıyor? Neyi kaçırıyor? Bilmiyorum. Net olmak lazım Dürüst almak lazım. Artık çamur üstüne çamur atacağız diye uğraşıyorlar. Suçluluk psikolojisinin içine girdiler. Bakın nereye girersem gideyim insanlar işsizlikten bahsediyorlar. Her gittiğim toplantıda onlarca çocuğuna iş arayan ailenin notu var. Bırakın ben diyor Keçiören Belediye Başkanı olduktan sonra zengin olmadım diyor. Ailesi dahi, kız kardeşi dahi mal beyanının tümünü açıklamadı diyor.
“ÇOCUKLARINIZ KPSS SINAVINA GİREBİLECEKLER MİYDİ?”
Ve görüyoruz ki bu kadar insan işsizken, bu kadar da serveti varken Allah daha ziyade etsin gözümüz yok, ben soruyorum kendisine. İki çocuğunuz devlet dairesine memur olurken KPSS sınavına girdiler mi? Kaç puan aldılar? Sizinki evlat buradakileri nedir? Buradakiler ailelerin işsiz çocukları nedir? Çok mu ihtiyacı vardı çocuklarınızın? İki benzinlik de onların üstüne yapsaydınız. Söz verdiler mülakatı kaldıracağız diye. Mülakat falan kalkmıyor. Böyle torpilli insanlar işe giriyor. Tekrar soruyorum. Siz Keçiören Belediye Başkanı olmasaydınız çocuklarınız KPSS sınava girebilecekler miydi? Ben de şöyle diyorum; bu kul hakkıdır. Bırakın servetinizin nereden gelip gelmediğini, bırakın saklayıp saklamadığınızı. Siz bu kadar işsiz varken kendi çocuklarını eğer KPSS’siz bir şekilde memur yaptıysanız bu kul hakkını dahi ödeyemezsiniz. ve kalkıp ondan sonra ondan sonra şeffaf olmadan ben Ankara’yı yöneteceğim diyorsunuz. Yönetemezsiniz. ve Ankara halkı bunun cevabını sandıkta verecek. Ankara halkı Mansur Yavaş belediyeciliğini sevdi. Ankara halkı bunu sandıkta onaylayacak ve inşallah. İnşallah bu şekilde şeffaf davranmayanlar da siyaset sahnesinden yok olup gidecekler.
“PKK’LILAR BELÇİKA’DA TÜRKLERE SALDIRIYOR. DIŞİŞLERİ BAKANI NEREDE?”
Duymuşsunuzdur PKK’lılar Belçika’da Türklere saldırıyorlar. Hepsini lanetliyoruz. Peki bunlarla kim uğraşacak? Dışişleri Bakanımız. Nerede? Buradaki adaylarına oy istemekte. Bence derhal Belçika’ya gidin. O teröristleri ne yapıyorsanız yapın. Türklere saldırmasının önüne geçin. Bir diğer bakan. Bugün açıklama yapmış. Rakibime oy istemek için üç tane Cumhuriyet Halk Partili belediyenin sigorta borcunu açıklamış. Sayın Bakan dürüstseniz 30 büyükşehirin 30’unun da sigorta borçlarını açıklayın. Adil olacaksınız. Adil olmak zorundasınız. Biz nasıl alacağımızı da borcumuzu da açıklıyorsak siz de bu konularda açıklama yaparken taraftar olamayacaksınız. Bakın biz buraya bu seçimde kullanmak üzere geldiğim kiralık araçla geldim. Kaç kez geldim Elmadağ’a Başkanım. En az 10’a yakın defa geldim. Eskiden beri büyükşehir belediye başkanı oy alır bir daha uğramazdı. Her gelişimde buraya bir minibüs, bir şoför, bir korumayla geldim. Çakar araçlar, konvoylar yoktu. Dolayısıyla artık bu anlayışı çöpe koymanın zamanı geldi. Ankara’nın birçok ilçesinde seçimi alıyoruz. Allah nasip ederse rekor oyla da seçiliyoruz.”
]]>Bakan Işıkhan, AK Parti Ankara Milletvekilleri Zeynep Yıldız ve Orhan Yegin ile AK Parti Keçiören Seçim Koordinasyon Merkezi (SKM) buluşmasına katıldı.
Burada konuşan Işıkhan, geçen yıl Türkiye ekonomisinin yüzde 4,5 büyümeyle Avrupa Birliği ülkeleri arasında en çok büyüyen ülke olduğunu söyledi.
Işıkhan, bununla birlikte dolar bazında milli gelirin Türkiye tarihinde ilk kez 1 trilyon doları aştığını kaydederek, kişi başına milli gelirin 13 bin 110 dolarla tarihin en yüksek düzeyini gördüğünü aktardı.
Dün, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2023’e ait İş Gücü İstatistikleri hakkında da konuşan Bakan Işıkhan, işsizlik oranının bir önceki yıla göre 1 puanlık azalışla yüzde 9,4 seviyesine gerilediğini ve böylece toplam işsizlik oranı ve genç işsizlik oranının son 10 yılın en düşük seviyesine gerilediğini bildirdi.
“Enflasyonun düşüşe geçtiğini hep birlikte göreceğiz”
Bu yıl kendilerine yeni hedefler ve yeni vizyonlar koyduklarını dile getiren Bakan Işıkhan, “Tüm engellere ve tüm finansal krizlere rağmen ekonomimiz istikrarla büyüyor. İnşallah yıl sonu itibarıyla, enflasyonun düşüşe geçtiğini hep birlikte göreceğiz. Mimarı Sayın Cumhurbaşkanımız olan, ülkemiz için önümüzdeki 100 yılın yol haritası niteliği taşıyan ‘Türkiye Yüzyılı’ vizyonu, işte tam olarak böyle bir sorumluluğun göstergesidir.” diye konuştu.
Yaklaşan Ramazan Bayramı öncesinde emeklilerin bayram ikramiyelerini yüzde 50 artırdıklarını hatırlatan Işıkhan, yine emeklilere ödenen banka promosyon tutarlarını da kamu bankalarında 2 katına çıkardıklarını ifade etti.
“Artan refahtan daha fazla pay vermeye devam edeceğiz.”
Işıkhan, emekliler haricinde, Sosyal Güvenlik Kurumundan (SGK) ölüm aylığı alan hak sahiplerinin de promosyonlarını artırdıklarını söyleyerek, “Her zaman söylediğimiz gibi, denge ve disiplin içerisinde. Ekonomimizi güçlü bir şekilde yükselttikçe, artan refahtan işçilerimize, işverenlerimize, memurlarımıza ve emeklilerimize daha fazla pay vermeye devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.
Ardından, belediyelerin SGK’ye olan borçları hakkında bilgi veren Bakan Işıkhan, şu anda Türkiye genelinde SGK’ye en borçlu 5 belediyenin tamamının CHP belediyeleri olduğu bilgisini verdi.
Ankara Büyükşehir Belediyesinin şirketleriyle SGK’ye en borçlu belediye olduğunu bildiren Işıkhan, sözlerine şöyle devam etti:
“Yani Ankara Büyükşehir Belediyesi prim borçlarını devlete ödemiyor. 5 yıl önce 200 milyon olan borç, bugün 4,5 milyar düzeyinde olmuştur. Ankara Büyükşehir Belediyesinin prim borcu, son 5 yılda 20 katına çıkmış durumda. Ankara Büyükşehir Belediyesi, iflas bayrağını çekmiş durumda. İstanbul Büyükşehir Belediyesi, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve diğer CHP’li belediyeler de aynı durumda.”
Bu borçların belediyelerin öncelikli olarak devlete ödemesi gereken belediye işçilerinin sigorta prim borçları olduğunu bildiren Bakan Işıkhan, bunun herhangi bir yatırımla, icraatla açıklanabilecek bir tarafının olmadığını tüm Ankaralıların bildiğini söyledi.
Ankara’nın son 5 yılının hiçbir icraat yapılmadan geçirildiğini savunan Işıkhan, Ankara ve Keçiören’in kaybedecek bir 5 yılı daha olmadığını dile getirdi.
“CHP siyaseti, aslında yalan siyasetidir”
CHP’li belediyelerin fevkalade bir kadrolaşmayla belediyeye aldıkları işçilerin sigorta primlerini ödeyemediğini kaydeden Işıkhan, “Devlete prim borçlarını ödemeyen bu belediye başkanları, millete hizmet borcunu nasıl ödeyecekler? Maalesef, konuştukları her şey yalanlarla dolu. İşte CHP belediyeciliği de bu maalesef. CHP siyaseti, aslında yalan siyasetidir. CHP’nin belediyeciliği de talan belediyeciliğidir.” dedi.
Bakan Işıkhan, konuşmasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Bir basın mensubu, emeklilere yönelik çeşitli kurum ve kuruluşlarda yapılacak indirimlerin ve emeklileri önceleyen çalışmaların detayı hakkında soru sordu.
Bakan Işıkhan, başta sağlık, kültür ve ekonomik anlamdaki çalışmaların devam ettiğini bildirdi. Kamu kurum ve kuruluşları ve özel sektörle çeşitli protokoller yapacaklarını bildiren Işıkhan, çalışma kapsamında emeklilere büyük ayrıcalıklar tanıyacaklarını söyledi.
Işıkhan, söz konusu çalışmalara yönelik tanıtımın nisan ayı içerisinde gerçekleştirileceğini bilgisini de verdi.
]]>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, AK Parti Keçiören Seçim Koordinasyon Merkezi’ne ziyaret gerçekleştirdi. Burada bir konuşma yapan Işıkhan, SGK borcu olan belediyelerin tamamının muhalefet partilerinin belediyeleri olduğuna dikkati çekti. Emeklilere verilecek haklar hakkında da konuşan Işıkhan, artan refahla beraber emeklilere daha fazla pay verileceğini aktardı.
“Artan refahtan işçimize, işverenimize, memurumuza, emeklimize daha fazla pay vermeye devam edeceğiz”
Emeklilerin refahı için her zaman çalıştıklarını söyleyen Işıkhan, “Bayramlarda emeklilerimize bayram ikramiyesi uygulamasını biz başlattık. Bu yıl ikramiyeyi yüzde 50 artırdık. 2017’de ilk kez emeklilerimize promosyon ödenmesini sağladık. Geçtiğimiz hafta Sayın Cumhurbaşkanımız açıkladı. Emeklilerimize bu dönemde banka promosyon tutarlarını kamu bankalarında 2 katına çıkardık. Dün Sosyal Güvenlik Kurumumuz duyurdu. Emeklilerimiz haricinde, SGK’dan ölüm aylığı alan hak sahiplerine de promosyonları artırdık. Her zaman söylediğimiz gibi, denge ve disiplin içinde ekonomimizi güçlü bir şekilde yükselttikçe artan refahtan işçimize, işverenimize, memurumuza, emeklimize daha fazla pay vermeye devam edeceğiz” açıklamasında bulundu.
“Partimizin halka hizmet vizyonu da yerel yönetim tecrübesine dayanmakta”
Kalkınmanın yerelden başladığını vurgulayan Işıkhan, yerelde ne kadar güçlü olunursa icraatların da o derece güçlü olacağına işaret etti. Işıkhan, “Bu anlamda partimizin halka hizmet vizyonu da yerel yönetim tecrübesine dayanmakta. Biz, inşallah Keçiören’i de, Ankara’yı da, diğer bütün şehirlerimizi de AK Parti belediyeciliğiyle çağımıza uygun yeni projelerle, her alanda dünya standartlarının üzerine çıkaracağız” ifadelerine yer verdi.
“Ankara Büyükşehir Belediyesi şirketleriyle birlikte SGK’ya en borçlu belediyedir”
Bakan Işıkhan, Türkiye genelinde, Sosyal Güvenlik Kurumu’na en borçlu 5 belediyenin tamamının CHP belediyelerine ait olduğunu söyleyerek, “Ankara Büyükşehir Belediyesi şirketleriyle birlikte SGK’ya en borçlu belediyedir. Yani Ankara Büyükşehir Belediyesi prim borçlarını dahi devlete ödeyemiyor. 5 yıl önce 200 milyon olan borç bugün 4,5 milyar olmuştur. Ankara Büyükşehir Belediyesinin prim borcu, son 5 yılda 20 katına çıkmış durumda. Ankara Büyükşehir Belediyesi, iflas bayrağını çekmiş vaziyettedir. İstanbul Büyükşehir Belediyesi, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve diğer CHP’li belediyeler de aynı durumda. Al birini vur ötekine. Bu borçlar, belediyelerin öncelikli olarak devlete ödemesi gereken belediye işçilerinin sigorta prim borçlarıdır” diye konuştu.
“CHP’nin belediyeciliği talan belediyeciliğidir”
Ankara’nın son 5 yılında elle tutulur bir yatırımın ve icraatın olmadığını ifade eden Işıkhan, “Diyorlar ya Ankara yavaşladı. Hiçbir icraat yapmadan bu kadar borç yapmak da bunun en net göstergesidir. Fevkalade bir kadrolaşmayla belediyeye aldıkları işçilerin sigorta primlerini ödemiyorlar. Devlete prim borçlarını ödemeyen bu belediye başkanları, millete hizmet borcunu nasıl ödeyecek? Maalesef konuştukları her şey yalanlarla dolu. İşte CHP belediyeciliği bu maalesef. CHP siyaseti yalan siyasetidir. CHP’nin belediyeciliği de talan belediyeciliğidir” şeklinde konuştu.
Işıkhan, Ankara’yı AK Parti belediyeciliğiyle kalkındıracaklarını da sözlerine ekleyerek, şu ifadelere yer verdi:
“Bu dava için ortaya koyduğunuz özverinin şahidi olarak, Keçiören’in Turgut Altınok Başkanımızla geçen eser ve hizmet dolu yıllarından sonra Zafer Çoktan başkanımızla tekrar belediyecilik tarihinde yeni bir sayfa açacağına inanıyorum. Büyükşehirde de Turgut Altınok Başkanımız; inşallah Ankara’yı AK Parti belediyeciliğiyle yeniden buluşturacak, Cumhur İttifakı’nın milli duruşuna yeniden kavuşturacak.”
“Emekliler yılı nedeniyle kıymetli emektarlarımıza büyük bir ayrıcalık tanıyacağız”
Işıkhan, emekliler için yapılan ve Tarım Kredi Kooperatif Marketleri, Türk Hava Yolları, TCDD, sinema ve tiyatro gibi alanlarda geçerli olacak özel indirimler ve kampanyalar hakkında sorulan soruları da cevapladı. Konu ile ilgili çalışmaların sürdüğünü ifade eden Işıkhan, “İfade edilen tüm kurum ve kuruluşlarda özel sektör de dahil olmak üzere inşallah protokoller yapacağız. Protokoller netleşmeden de kamuoyuna bilgi vermem yanlış olur. Fakat yüzde ve ayrıcalık anlamında emekliler yılı nedeniyle kıymetli emektarlarımıza büyük bir ayrıcalık tanıyacağız. En basitinden kültür turlarıyla şehir şehir dolaşmalarına katkı vereceğiz. Özellikle Türkiye Belediyeler Birliği’yle yapacağımız protokollerle bunların somut sonuçlarını da sizlerle paylaşacağız” dedi.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın ziyaret programında AK Parti Keçiören Belediye Başkan Adayı Zafer Çoktan ve partililer katılım sağladı. – ANKARA
]]>Yüksel, 4 Nisan’da başlayacak 38. Uluslararası Ankara Müzik Festivali’ne ilişkin AA muhabirine değerlendirmede bulundu.
Kuruluşunun 50. yıl dönümünü kutlayan vakfın, Ankaralı sanatsever bir ailenin kültürel mirasını sürdüren bir sivil toplum örgütü olduğunu belirten Yüksel, bu emanetle Uluslararası Ankara Müzik Festivali’nde bugüne kadar dünyaca ünlü sanatçıları ağırlama fırsatı bulduklarını söyledi.
İlk yıllarda festivalin Dışişleri ve Kültür ve Turizm bakanlıklarının talepleri ile oluşturulduğunu belirten Yüksel, zaman içinde etkinliklerin çeşitlendirilerek, Türk bestecilerin eserlerinin seslendirildiğini ve ilk seslendirilişlerin de yapıldığı programlar hazırlandığına dikkati çekti.
Festivalin Türk sanatçılara eğitim olanağı yarattığını ve yurt dışında konser verme imkanı sağladığını vurgulayan Yüksel, etkinliğin Ankara’nın ekonomik ve kültürel hayatına da canlılık kattığını söyledi.
Festivalin her sene vakıfın kurucusu Cenap And anısına bir konserle başladığını belirten Yüksel, “Tüm nesillere hitap edecek, Ankaralı seyircimizin de katkıları, talepleri ve değişen kategorilerin eklenmesi ile çok zengin bir festival programı oluştu. Klasik müzik, oda müziği, barok müzik, caz, dans, erken dönem müziği toplulukları ile zengin bir program hazırladık.” dedi.
Sabancı Vakfının onur üyesi olduğu 38. festivalin, Sevda-Cenap And Müzik Vakfı’nın kuruluşunun 50. yılında, sanatseverlere armağan olarak vakıf öz kaynakları ile yerli ve yabancı kurumların katkılarıyla düzenlendiğini belirten Yüksel, festivalin MEB Şura Salonu, CSO Ada Ankara konser salonları, Bilkent Konser Salonu, Çankaya Sahne, Flow Digital Theater CerModern ve Resim Heykel Müzesi Salonunda gerçekleşeceğini bildirdi.
Yüksel, festivalin açılış konserinin şef Ender Sakpınar yönetiminde Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Senfoni Orkestrası ve ödüllü genç gitarist Özberk Miraç Sarıgül solistliğinde, Cemal Reşit Rey’in gitar konçertosunun eksiksiz halinin ilk seslendirilişi ile yapılacağını belirtti.
“Ankara baharı müzikle daha güzel”
Festivalde, Japonya, Almanya, Çekya, Hırvatistan, Rusya, Macaristan, Gürcistan, Norveç, Azerbaycan, Fransa ve İtalya’dan senfonik konser, modern bale, oda müziği ve caz kategorilerinde klasik müzik, barok müzik, dans ve caz alanlarının seçkin örneklerinin sunulacağı, Türkiye dahil 12 ülkeden 300’ü aşkın sanatçı ve topluluğun da etkinlikte yer alacağı bilgisini veren Yüksel, festival kapanış konserinin, Rus şef Vladimir Fedoseyev yönetimindeki Rusya’nın ve dünyanın en bilinen senfoni orkestralarından biri olan Moskova Çaykovski Senfoni Orkestrası ile gerçekleşeceğini söyledi.
Yüksel, festivalde, Delattre Modern Dans Topluluğu ile geleneksel çalgılarla Japon müziğinin önde gelen usta sanatçılarınca “aslan dansı” eşliğinde eğlenceli Japon davul ve dans gösterisinin, sunulacak ilgi çekici programlardan olduğunu kaydetti.
Pınar Alpay Yüksel, caz müziği seven Ankaralılar için Norveçli caz topluluğu “Tord Gustavsen Trio”nun 23 Nisan’da, 6 müzisyenden oluşan “Spin Caz Altılısı”nın ise 27 Nisan’da MEB Şura Salonu’nda konser vereceğini söyledi.
“Ankara baharı müzikle daha güzel. Ankara’nın gençleşmiş ve genişlemiş bir nüfusu var, bu yüzden tüm Ankaralıları festivalimize bekliyoruz.” ifadelerini kullanan Yüksel, vakfın web sitesi “www.ankarafestival.com” adresinde konserlere ilişkin detaylara ulaşılabileceğini kaydetti.
]]>Uraloğlu, Yenimahalle’nin Susuz Mahallesini ziyaret etti, ardından Kayaş’tan banliyö trenine binerek Elmadağ Tren Garı’na gelerek açıklamalarda bulundu.
Buradaki konuşmasında demir yollarına 22 yılda 57 milyar dolar yatırım yaptıklarını bildiren Uraloğlu, hızlı tren hatlarının ülke nüfusunun yüzde 50’sine ulaştığını söyledi.
Uraloğlu, bu kapsamda demir yollarına talebin de her geçen gün arttığına işaret ederek, Ankara-Elmadağ bölgesel tren seferlerini her gün 6 sefer olarak başlattıklarını açıkladı.
Ankara-Elmadağ Bölgesel Treni’nin 21 Mart’ta sefere başladığını ve her gün Ankara’dan 06.10, 12.25 ve 17.40 saatlerinde hareket ettiğini, Elmadağ’dan Ankara’ya ise 07.20, 13.30 ve 18.55 saatlerinde hareket ettiğini belirten Uraloğlu, hareket saatlerinin vatandaşların ihtiyacına göre belirlendiğini vurguladı.
Uraloğlu, söz konusu hatta seyir süresinin 40 ila 45 dakika olduğuna dikkati çekerek, “Ankara-Elmadağ Bölgesel Treni’ni sadece Kayaş İstasyonu’nda bir dakikalık bekleme yapacak. Tren seferlerinde bilet fiyatlarını da en uygun düzeyde tuttuk. Elmadağ-Ankara tren ücretini 25 lira olarak belirlendik. Trenimiz bayram sonuna kadar ücretsiz hizmet verecek. İnsanımız trenle yapılan seyahatin konfor ve güvenine alıştı.” ifadelerini kullandı.
AKM-Esenboğa Havalimanı Metro Hattı yapım çalışmalarını yatırım programımıza aldık
Ankara için yeni metro hatlarının da çalışmalarını başlattıklarına dikkati çeken Uraloğlu, “34,9 kilometre olan, Atatürk Kültür Merkezi (AKM)-Esenboğa Havalimanı Metro Hattı yapım çalışmaları ve Ümitköy-Batı Merkez Metro Hattı etüt çalışmalarını 2024 yılı yatırım programımıza aldık. 23,3 kilometrelik Etlik-Forum, Kurtuluş-Siteler-Altınköy ve Siteler-Kuyubaşı metro hatlarının proje geliştirme çalışmalarını sürdürüyoruz.” diye konuştu.
Uraloğlu, demir yollarında 22 yıldır önemli atılımlar gerçekleştirdiklerini, Türkiye’nin dört bir yanını raylı sistem ağlarıyla bağladıklarını söyledi.
Demir yollarına 22 yılda yaptıkları yatırım tutarının 57 milyar doları bulduğunu belirten Uraloğlu, Türkiye’nin Avrupa’da 6’ncı dünyada 8’inci yüksek hızlı tren işletmecisi olduğunu aktardı.
Uraloğlu, Ankara ile Eskişehir arasında başlayan yüksek hızlı tren işletmeciliğinin, Ankara-İstanbul, Ankara-Konya, Konya-Eskişehir, İstanbul-Konya, Konya-Karaman ve Ankara-Sivas-Ankara güzergahlarında devam ettiğini hatırlatarak, “Bugüne kadar yüksek hızlı tren hatlarımızda yapılan toplam yolculuk sayısı 85 milyona ulaştı. Şu anda hızlı tren hatlarımız 11 şehre doğrudan, 9 şehre ise bölgesel ulaşıyor. Kimsenin şüphesi olmasın ki vatandaşlarımızın konforu ve güveni için Türkiye’nin dört bir yanını demir yolu ağları ile birleştirmeye, yeni tren seferleri ile vatandaşlarımızı buluşturmaya devam edeceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.
-1196 kilometre bölünmüş yol
Bakanlık olarak Ankara için durmadan, yorulmadan, yılmadan çalışmaya devam ettiklerinin altını çizen Uraloğlu, 2002’den bu yana Ankara’nın ulaşım ve iletişim altyapısına Bakanlık olarak 601 milyar 510 milyon lira yatırım gerçekleştirdiklerini bildirdi.
Uraloğlu, Ankara’da halen devam eden 31 milyar 360 milyon liralık proje bedeliyle yol yapım, kavşak, viyadük, üst yapı iyileştirmesi, alt geçit ve tarihi köprü onarımları gibi 22 kara yolu projesi gerçekleştireceklerini belirterek, şunları kaydetti:
“Çok yakın bir süre önce de Nallıhan Köprüsü, Nallıhan Kuş Cenneti Tüneli ve Bağlantı Yollarının açılışını gerçekleştirdik. Ankara-Kırıkkale-Delice Otoyolumuzun ihalesini yaptık. Toplam 120 kilometre uzunluğunda olan projemiz kapsamında 7 kavşak, 4 tünel, 8 viyadük ve 3 otoyol hizmet tesisi inşa edeceğiz. Otoyolun hayata geçmesiyle Ankara-Kırıkkale kesiminde bulunan mevcut devlet yolundaki trafik yoğunluğu azalacak.”
“276 kilometrelik Orta Anadolu Otoyolu Projesi başlıyor”
Gündemlerindeki bir diğer önemli kara yolu projesinin de Ankara-Akyazı Otoyolu, diğer adıyla ise Orta Anadolu Otoyolu olduğuna işaret eden Uraloğlu, özellikle Ankara ve Karadeniz istikametinden gelen trafiğin birleştiği İstanbul-Gerede kesiminde çok ciddi bir trafik yoğunluğunun meydana geldiğini kaydetti. Uraloğlu, “Kuzey Marmara Otoyolu ile İstanbul-Sakarya Akyazı arasındaki yoğunluğu rahatlatmıştık. Şimdi de güzergahın Akyazı ile Ankara arasında kalan kesiminde Orta Anadolu Otoyolu’nu inşa etmeyi planlıyoruz. Otoyolumuzu 225 kilometresi ana gövde, 51 kilometresi bağlantı yolu olmak üzere toplam 276 kilometre uzunluğunda tesis edeceğiz.” dedi.
Uraloğlu, Ankara-İzmir arasındaki seyahat süresini 14 saatten 3 saat 30 dakikaya düşürecek Ankara-İzmir hattında da çalışmaların hızla sürdüğünün altını çizerek, Ankara-İstanbul Süper Hızlı Tren Hattı projesini gündeme aldıklarını ve ön proje çalışmalarını tamamladıklarını söyledi.
“Ankara’nın raylı sistem hattını 103,6 kilometreye çıkardık”
Ankaralıların yıllarıdır beklediği Kızılay-Çayyolu, Batıkent-Sincan-Törekent ve Tandoğan-Keçiören metro hatlarını Bakanlık olarak kendilerinin yaptığını belirten Uraloğlu, “Geçen yıl da Keçiören’den Kızılay’a aktarmasız metro ulaşımı sağlayan Atatürk Kültür Merkezi-Gar-Kızılay Metrosu’nu açtık. 2018 yılında modernize ederek hizmete aldığımız Başkentray ile hem Eskişehir Yolu hem de İstanbul Yolu’ndaki trafik yoğunluğunu büyük oranda azalttık. Böylece Bakanlık olarak Ankara’nın 23,1 kilometrelik raylı sistem hattını 80,5 kilometre uzatarak Ankara’daki raylı sistem hat uzunluğunu 103,6 kilometreye çıkardık.” ifadelerini kullandı.
“Yeni metro hatları için projelendirme çalışmalarına devam ediyoruz”
Uraloğlu, mevcut Büyükşehir Belediye Başkanı’nın 5 yıl önce “Ankara’ya 58 kilometre metro” sözü verdiğini anımsatarak, şöyle devam etti:
“5 yılda 5 santim yapılan metro yok. Biz yeni metro hatları için de planlama ve projelendirme çalışmalarına devam ediyoruz. 34,9 kilometre olan, Atatürk Kültür Merkezi-Esenboğa Havalimanı Metro Hattı Yapım Çalışmaları ve Ümitköy-Batı Merkez Metro Hattı Etüd Çalışmalarını 2024 yılı yatırım programımıza aldık. Yatırım programında henüz yer almayan ve toplam uzunlukları 23,3 kilometre olan, Etlik-Forum, Kurtuluş-Siteler-Altınköy ve Siteler-Kuyubaşı metro hatlarının proje geliştirme çalışmalarını sürdürüyoruz. Bunların dışında Ankara’da hiç başka açılan bir proje hatırlıyoruz musunuz? Hayır. Sizler de farkındasınız Ankara çok yavaşladı, Elmadağ çok yavaşladı. Yol yapmayan, hizmet üretmeyen bir belediyeyi, daha fazla yavaşlamayı Ankara kaldıramaz. Ankara’nın böyle bir belediyeye tahammülü kalmadı. Cumhur ittifakı Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı Turgut Altınok, Sayın Cumhurbaşkanımızın vizyonuyla Türkiye Yüzyılı şehirleri, gerçek belediyecilikle tekrar tanıştıracaktır. Aynı şekilde AK Parti Elmadağ Belediye Başkan adayı Eyyüp Tekiner kardeşimiz de Elmadağ’ı özlemle beklediği hizmet ve eser siyasetine kavuşturacaktır.”
Uraloğlu, konuşmasının ardından Elmadağ esnafını da ziyaret etti. Uraloğlu’na, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Ömer İleri, AK Parti Ankara Milletvekili Jülide Sarıeroğlu, AK Parti Ankara İl Başkanı Hakan Han Özcan, Milliyetçi Hareket Partisi Ankara İl Başkanı Alparslan Doğan ve Cumhur ittifakı üyeleri eşlik etti.
]]>Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, CHP Gölbaşı Belediye Başkan Adayı Yakup Odabaşı’nın iftar yemeğine katıldı. Mansur Yavaş yaptığı konuşmada, “Açlık sınırını 16 bin lira olarak belirlediler. Bu nedir biliyor musunuz? Siz hükümet olarak açlık sınırını 16 bin lira olarak belirleyip emekliyi 10 bin liraya mahkum ederseniz, bu ölün demektir. Aç kalın demektir” ifadelerini kullandı.
ABB Başkanı ve CHP ABB Başkan Adayı Mansur Yavaş, Gölbaşı’nda iftar yemeğine katıldı. Yavaş, iftarın ardından şunları söyledi:
“İNSANLARI KUTUPLAŞTIRMAK İSTİYORLAR”
“Beş yıldır farklı bir belediye başkanlığı yaptık. Fakat geçen seçimi hatırlıyorum. Bizim önümüzü kesmek için attıkları iftiralar kalmadı. Sosyal yardımları kesecekler, işçileri çıkaracaklar, sayaçları PKK’lılar okuyacaktan tutun da ne birsürü şey uydurdular. Neden? Kendileri icraatlarıyla ortaya çıkamayıp ancak insanları karalayarak orada oturmak istiyorlar. İnsanları kutuplaştırmak istiyorlar.
Ankara’da çok şey değişti. İhaleler canlı yayınlanmaya başladı. Artık belediyenin bütün hesapları web sayfasında yayınlanmaya başladı. Kararlarımızı ortak akılla vererek sizlerden aldığınız parayı harcamaya başladık.
Beypazarı Belediye Başkanı dahi bir kesimhane ihtiyacı var. Önce siz yapın dedi. İhalesini hazırladık. Tam ihaleye çıkarken Ankara’dan aramışlar. Sen ne diye ona yaptırıyorsun? Ondan bir şey istemeyeceksin. Görüşmeyeceksin, yapacaksan kendin yap diye. Biz de ihaleyi yarım bıraktık. Parası da yok. Sonuçta ilçe belediyesi bütçesi belli. Belediye meclisinden önce kredisini çıkarttırdı. ve ihalesini 7,5 milyona yaptı. Beypazarı halkını borçlandırdı. Bu nedir? Bu sadece bir ilçede değil, tamamında oldu.
“5 YIL BOYUNCA İSRAF ETMEDEN BUGÜNLERE GELDİK”
Biz burada olacağız. Çünkü biz bu halka kötülük yapmadık. Beş yıl boyunca hiçbir yerde görmediniz. Bu taraflara gelip gittik. Sadece bir minibüs, bir şoför, bir tane koruma. İkinci bir araç arkamızda olmadı. Çakar araç hiç olmadı, gelir gelmez belediyedeki bütün çakarları söktürdüm zaten, biliyorsunuz. O çakarla gezenler, o konvoyla gezenler sizin paranızla geziyor. Bunu bilin. Dolayısıyla biz vatandaşın parasını kendi reklamımızda harcayamayız. 5 yıl boyunca israf etmeden bugünlere geldik.
“ŞEFFAF BELEDİYECİLİĞİ TÜRKİYE’NİN HER YERİNE YAYACAĞIZ”
Uyguladığımız yeni nesil belediyeciliği, hesap vermeyi, şeffaf olmayı artık Türkiye’nin her yerine yayacağız. Ankara’dan başlayacağız. Ankara’daki öğrenciler kendi iline, ilçesine gittiği zaman diyecekler ki biz Ankara’da okuduk. Ankara Büyükşehir Belediye Belediye Başkanı ihaleleri canlı yayınlıyor. Siz niye yayınlamıyorsunuz diye oradaki belediye başkanlarına soracak. Ankara’daki belediye başkanı yaptıklarının hepsini açık açık, şeffaf bir şekilde yayınlıyordu. Siz niye yapmıyorsunuz diye onlara soracak.
“NEREDE BİRİNİN İHTİYACI OLSUN MANSUR YAVAŞ ORADADIR”
Pandemi döneminde gördünüz. Bütün Ankara tek yürek olduk. Herkes birbirine destek oldu ve o sokağa çıkmanın yasak olduğu günlerde cebinde parası olmayan insanların hiçbirisini mağdur etmeden Ankara halkı bizim önderliğimizle birbirine sahip çıktı. Dolayısıyla nerede birinin bir ihtiyacı hangi konuda olursa olsun Mansur Yavaş onun yanındadır. Ankara Büyükşehir onun yanındadır.
“ANKARA’DA 34 BİN EMEKLİYE DESTEK OLUYORUZ”
Emekli maaşları 7 bin 500 lira dediler. Arkasından 10 bin liraya çıkarttılar. Açlık sınırını da 16 bin lira olarak belirlediler. Bu nedir biliyor musunuz? Siz hükümet olarak açlık sınırını 16 bin lira olarak belirleyip emekli insanları 10 bin liraya mahkum ederseniz bu ölün demektir. Aç kalın demektir. Dolayısıyla bir çağrı yaptık; dedik ki başka belediyeleri olmayan, bizim destek yönetmeliğimize uygun şekilde başvuran bütün emeklilere destek olacağız. Ankara çapında da 34 bin emekliye düzenli şekilde destek oluyorum.
“ARTIK MANSUR YAVAŞ BELEDİYECİLİĞİ YAYILACAK”
Belediyecilik, doğumundan ölümüne kadar kişilerin tüm ihtiyaçlarıyla ilgilenmektir. Bir belediye başkanı kentin hem annesidir hem babası hem abisi hem kardeşidir. Yakup başkanımla beraber Gölbaşı’nda ve diğer ilçelerde de mutlaka bu uygulanır hale gelecek ve Türkiye’ye artık bundan sonra Mansur Yavaş belediyeciliği yayılacaktır. Bu son 5 yılımda inşallah Yakup başkanımla doya doya hizmet vereceğim. Hiçbir eksiğiniz kalmayacak.”
]]>Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, Kahramankazan’da AKP’ye yüklendi. Emeklilerin çok zor durumda olduğunu vurgulayan Yavaş, “Şimdi ‘tüm emeklilere beşer bin lira vereceğiz’ diyor. Ankara’da 1 milyon 100 bin emekli var. Beşer bin lira verdiğin zaman ayda altı katrilyon eder. Nerede bu para? Savurdukça savuruyorlar. Çünkü yapacakları bir şey kalmadı. Vatandaş rağbet göstermiyor artık. Yalanlarından bıktılar” dedi.
ABB Başkanı ve CHP Başkan Adayı Mansur Yavaş, Kahramankazan Belediye Başkan Adayı Selim Çırpanoğlu ile İftar Programı’na katıldı. Yavaş şöyle konuştu:
“1 MİLYAR 858 MİLYON DOLAR BELEDİYENİN BORCUNU AZALTTIK”
“Belediye Başkanı doğumundan ölümüne kadar kentte yaşayan herkesin beşeri ihtiyaçlarıyla ilgilenir Dolayısıyla asli görevimiz hemşehrilerimizin her türlü derdiyle ilgilenmek. Esnafın ayakta kalması, iş adamının işini geliştirmesi, öğrencinin daha iyi şartlarda okuması, derdi olanın derdi, sağlığı her şey belediye başkanına aittir. Belediyecilik asla asfalt ve kaldırımdan ibaret değildir. Bunu fen işleri yapıyor zaten.
Bizler seçilmeden ne söylüyorlardı? ‘Gelir gelmez işçileri işten atacak. Sosyal yardımları kesecek’ Hep bunlar iddia edildi değil mi? Bunun sebebi mevcut düzenlerinin, rant düzenlerinin devam etmesini sağlamaktan başka hiçbir şey değil. Dediler ki idare edemez. Küçücük bir belediyenin belediye başkanı kocaman Ankara Büyükşehir belediyesini nasıl idare edecek? Bu kardeşiniz İngiltere’den dünya başkent belediyeleri belediye başkanı ödülü aldı.
2019’da aldığımızdaki belediyenin mali durumu nedir? 2023 yılının sonunda nedir? 1 milyar 858 milyon dolar belediyenin borcunu azalttık.
“VATANDAŞ RAĞBET GÖSTERMİYOR ARTIK. YALANLARINDAN BIKTI”
Ankara’da 200 bin kişinin üşümesine, evinde tir tir titremesine izin vermeyen bir belediye başkanı var. Maddi durumu iyi olmayan çocukları beslenemeyen ailelere 28 aydır düzenli şekilde et ödemesi yapan, onların aç kalmasına izin vermeyen bir belediye başkanı var. Kırtasiye destekleri dahil. Başkent Kart çıkarttık. Başkent Kart buranın dahi köylerindeki bakkallarında geçerli. Rakibim ne diyor? ‘Ben Başkent Kart’ çıkaracağım size, içine para yükleyeceğim’ diyor. Gözün aydın üç yıldır yapıyoruz. Kantinlerde çocukların bir kısmı, durumu iyi olmayanlar teneffüslerde gidip simit alamıyor, poğaça alamıyor onlara kantin desteğinde bulunuyoruz iki yıldır. Rakibim diyor ki ‘kantinde destek olacağım’ ve bana ondan sonra diyor ki ‘projesi yok’ İşte belediyecilik budur. Kopyalamak zorunda kalacaksınız. Benim yaptıklarımı ancak vadederek ortaya çıkabiliyorsunuz. Ben Keçiören’de 50 bin kişiye düzenli destek oluyorum. Beş bin tane emekliye düzenli destek oluyorum. Emeklilerin durumu sekiz aydır kötü, sekiz aydır kendi belediyenden beş tane emekliye neden arka çıkmadın? Şimdi de ‘tüm emeklilere beşer bin lira vereceğiz’ diyor. Ankara’da 1 milyon 100 bin emekli var. Beşer bin lira verdiğin zaman ayda altı katrilyon eder. Nerede bu para? Savurdukça savuruyorlar çünkü artık yapacakları bir şey kalmadı. Hiçbir yerde böyle miting falan yapamıyorlar. Toplanamıyorlar. Vatandaş rağbet göstermiyor artık. Yalanlarından bıktılar.
Ankara için, Ankara’nın hakkı için ben Sayın Cumhurbaşkanı’na çıktım. Her pazartesi gittim havaalanında karşıladım. Bir yerim mi eksildi? Sizler için gittim. Bakanlarla görüştüm, bakanlarla Ankara için birtakım taleplerde bulundum. Bir yerim mi eksildi? Bunu gerektiriyor ama işte bunlarda devlet adamlığı sıfatı yok. Seçilmiş belediye başkanını yok sayıyorlar. Bu nedenle de değiştirilmesi gerekiyor.”
]]>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başkent Millet Bahçesinde düzenlenen Büyük Ankara Mitingi’nde konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerinin başında dün Moskova’daki bir konser salonuna yönelik gerçekleştirilen terör saldırısı dolayısıyla ülke ve millet adına Rusya hükümetine taziyelerini ileterek, masum sivilleri hedef alan bu menfur terör saldırısını şiddetle kınadı. Erdoğan, terörün kimden gelirse gelsin faili kim olursa olsun kabul edilemez olduğunu, terörün kanlı ve kalleş yüzünü çok iyi bilen bir ülke olarak Rus halkının acısını milletçe, devletçe paylaştıklarını vurguladı. Erdoğan, insanlığın ortak düşmanı olan teröre karşı mücadeleyi sürdüreceklerini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşların Ramazan-ı Şeriflerini tebrik ederek, “Rabbimden bizleri Ramazan’a ulaştırdığı gibi bayrama da ulaştırmasını niyaz ediyorum” dedi. Ankara mitingine katılımın 200 bin olduğunu açıklayan Erdoğan, “Maşallah. Demek ki 31 Mart’ta bu katılım Ankara’da her şeyi değiştirecek. Buna hazır mıyız? Buna var mıyız? Öncelikle Ankara’ya ve Ankaralılara 14-28 Mayıs seçimlerinde Cumhur İttifakı’na verdikleri samimi destek için teşekkür ediyorum. Milletvekilliğinde yüzde 47 cumhurbaşkanlığında yüzde 49 oy oranlarıyla milli irade bayrağını başkentin burcuna bir kez daha diktiniz. Esasen zaten bizim Ankara’yla aramızdaki gönül bağına baktığımızda bu oranların çok daha ilerisinde olduğunu görüyoruz. İnşallah 31 Mart’ta Ankara’yla aramızdaki muhabbetin derinliğine uygun bir sonuçla bunu telafi edeceğiz. Başkentimize de böylesi yakışır” diye konuştu.
“Ankara, sanayisiyle, ticaretiyle, tarımıyla, kültür ve sanatıyla en önemlisi insanıyla ülkemizin parlayan yıldızıdır”
Ankara’nın Milli Mücadele’nin ardından başkent olmasının tesadüf eseri olmadığını belirten Erdoğan, “Tarihinin her döneminde Ankara şehir kimliğini muhafaza etmiş bir yerdir. ‘Ankara bir bozkır kasabasıydı’ diyerek bu şehri küçümseyenler, onun gerisindeki parıltılı geçmişten habersizler. Devlet kuracak, organizasyon kabiliyetine ulaşan Ankara ahilerinin mücadelesi bile tek başına bu şehri tarihte seçkin bir yere taşımaya yeter. Ne diyor o güzel marşta? ‘Ankara, Ankara, güzel Ankara seni görmek ister, her bahtı kara. Senden yardım umar, her düşen dara.’ Allah’ın izniyle Ankara kıyamete kadar mazlumların ümidi olmaya devam edecektir. Biz de işte bu dünya Ankara’ya layık olmaya çalışıyoruz. Bu şehir sadece devletin merkezi sıfatıyla sahip olduğu kamu gücünden ibaret değil. Bunun yanında Ankara, sanayisiyle, ticaretiyle, tarımıyla, kültür ve sanatıyla en önemlisi insanıyla ülkemizin parlayan yıldızıdır” dedi.
“Cumhuriyetimizin 100’üncü yılına atıfla hazırladığımız 2023 hedeflerimizi Ankara’yla birlikte fiiliyata geçirdik”
Bir asır önce düşmanın Ankara’nın kapısına kadar dayandığını, top seslerinin Ulus’taki meclisten duyulduğu o zor günlerde ortaya konan güçlü iradenin yankılarının hala sürdüğünü belirten Erdoğan, “Aynı irade 15 Temmuz gecesi darbecileri, sokaklara, meydanlara çıktıklarına pişman eden ruhun adıdır. Bu ruh hem Milli Mücadele’yi zafere ulaştırdı. Hem cumhuriyetimizi kurdu, hem tüm demokrasi ve kalkınma atılımlarımıza ilham oldu. Çok partili siyasi hayata geçtiğimizden beri demokrasimizin başına kara bulutlar her topladığında baharı önce neresi başlattı? Ankara başlattı. Ülkenin her karışını ilmek ilmek ördüğümüz yatırımlarımızın hazırlıklarını Ankara’da yaptık. Milletimizin her bir ferdinin hayatına dokunan hak ve özgürlük reformlarımızı burada gerçekleştirdik. Cumhuriyetimizin 100’üncü yılına atıfla hazırladığımız 2023 hedeflerimizi Ankara’yla birlikte fiiliyata geçirdik. Şimdi burada bu meydanda aynı hissiyatı, aynı heyecanı ben şu katılımla aynı azmi görüyorum. Allah’ın izniyle Ankara, Türkiye Yüzyılı’nın inşasına hazır. Türkiye Yüzyılı’yla ülkemizi, dünyanın devler ligine yükseltme mücadelemizde bizimle yol yürüyeceğinize inanıyorum” ifadelerini kullandı.
“Ankara’yı başkentlik sıfatına uygun hizmet veremeyenlerden kurtarmanın vakti çoktan gelmiştir”
Ankara’yı bilmenin, Ankara’yı anlamanın, Ankara’yı sevmenin elbette önemli olduğunu ama asıl mühim olan Ankara’yı tüm vasıflarına uygun eser ve hizmetlerle donatmak olduğunu söyleyen Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:
“Şurada mevcut Ankara Belediye Başkanı şu 5 yılda Allah aşkına siz Ankaralılar olarak ne yaptı ya? Ne yaptı? Yollarımızın hali ortada. Çöp, çukur, çamur. Bu CHP’nin pratiğidir. Bundan başkasını bunlar yapamaz. İstanbul’da da öyleydi çöp, çukur, çamur onlardan devraldık. Ankara da öyle çöp, çukur, çamur. Bunlardan artık kurtulalım. 5 yıl boşuna geçti. Onun için 31 Mart çok önemli. Ankara’yı başkentlik sıfatına uygun hizmet veremeyenlerden kurtarmanın vakti çoktan gelmiştir. Buna hazır mıyız ‘ Öyleyse 31 Mart akşamı bu işin hakkını verelim. Ankara hiçbir şey yapmayarak üstüne bir de bununla övünerek idare edilebilecek bir şehir değildir. Bunca yılın Ankaralısı olarak şehrin nereden nereye geldiğini de nerede durduğunu ve hatta gerilediğini de bizzat görüyoruz biliyoruz. Hele hele ana kademe kadın kolları, gençler, sizler bunu çok iyi biliyorsunuz Ankara daha fazla yavaşlamayı daha fazla kaldıramaz. Nedir bu yavaşlardan çektiğimiz ya’ Ankara’yı içine düştüğü bu sıkışmıştık, çaresizlik, dayatma halinden bir an önce kurtarmak gerekiyor. Ulaşımda çektiğimiz sıkıntı hepinizin malum. Trafikte çektiğimiz sıkıntı hepinizin malumu. Öyleyse şu 9 gün sonra bu işin hakkını verelim. Sandıkları patlatalım Turgut Altınok kardeşimiz büyükşehirde, diğer adaylarımızla ilçelerde bu şehirde eser ve hizmet çağını çok daha güçlü bir şekilde yeniden başlatmak istiyoruz. Kimsenin şahsıyla alıp veremediğimiz yok. Bizim tek derdimiz bin yıllık kadim yurdumuzu ve başkentimizi hak ettiği yatırımlarla buluşturmaktır. Buna var mıyız? Buna hazır mıyız? Cumhurbaşkanınız olarak ve tüm grup bakanlıklar hep beraber, biz zaten üzerimize düşeni fazlasıyla yapıyoruz, yapacağız. Yerel yönetimlerle, el ele vererek inşallah 1 Nisan’dan itibaren çok daha farklı bir hizmeti ortaya koyacağız.”
“Türkiye’ye yakışır bir başkent için 31 Mart’ta her şey ayağınıza geliyor”
Ankara’ya metrolardan otoyollara, millet bahçelerinden, kentsel dönüşüm projelerine kadar pek çok eseri hizmete açtıklarını belirten Erdoğan, “Bu işin mahalli idareler ayağını da sağlam tutalım ki verdiğimiz emek ettiğimiz tahsis kaynak boşa gitmesin. Ankara’yı taşlarına, dar sokaklarına bakıp gözyaşlarımızı silerek başkent yapmış olabiliriz. Ama Ankara’yı aynı standartlara mahkum etmeye çalışanların vizyonsuzluğuna rıza göstermek zorunda değiliz. Nüfusu pek çok ülkeden fazla Ankara’mız her şeyin en iyisine en modernine layıktır. Biz Ankara’yı altyapısıyla üstyapısıyla şehir içindeki, kırsaldaki mahalleleriyle Türkiye Yüzyılı’na hazırlamayı vadediyoruz. Başkentimizi içinde oturanlarının ve çalışanlarının huzurla, işte benim şehrim diyeceği konuma getirmek arzusundayız. Sadece bu değil Ankara buraya gelen ve gören herkesin hayranlık duyacağı bir şehir olmalıdır, bu potansiyele de ziyadesiyle sahiptir. Caddeleriyle, parklarıyla, ulaşımıyla, altyapısıyla, sosyal ve kültürel donatılarıyla hep birlikte gurur duyacağımız bir Ankara’nın peşindeyiz. Çok mu şey istiyoruz? Hayır. Hepsi mümkün. Bölgesinin ve dünyanın yükselen yıldızı Türkiye’ye yakışır bir başkent için 31 Mart’ta her şey ayağınıza geliyor” açıklamalarında bulundu.
Demokrasi ve kalkınma yolculuğunun uzun ve meşakkatli olduğunu aktaran Erdoğan, “Ülkemiz bu bakımdan talihsiz kesintiler yaşamıştır. Cumhuriyet dönemi boyunca kaybettiğimiz hazine değerindeki yılların telafisi ancak son 21 yılda mümkün olabildi. Ankara tüm bu süreçlerin en yakın şahididir. Ülkemizi büyütmek ve güçlendirmek milletimizin hak ve özgürlüklerini genişletmek, insanımızın refahını arttırmak için attığımız her adımda gizli, açık nice engellemelerle karşılaştık. Bunların bir kısmını dal budak salmadan bertaraf ettik. Bir kısmının üstesinden bedel ödeyerek geldik. Emperyalistlerin ülkemizi dizleri üzerine çökerterek kendilerine tabi kılmak için sahneledikleri oyunlara maalesef senden destek veren figüranlığa da çıktık. Bu aparatlar kimi zaman vesayet kimi zaman terör örgütü, kimi zaman darbeci, kimi zaman siyasi, sosyal veya ekonomik tetikçi kisvesiyle arzı endam etmiş. Ülkemizin demokrasi ve kalkınma hamlelerine çelme takanların çoğu işte aynı hissiyatı taşıyor. En azından kağıt üzerinde bu ülkenin siyasetçisi, sivil toplum temsilcisi, medya mensubu, sosyal medya kullanıcısı olduğu halde gece gündüz Türkiye aleyhinde çalışanlar var. Kimi zaman üzüldüğümüz, kimi zaman öfkelendiğimiz bu tiplerle uğraşmak bizi bir hayli yorsa da yolumuzdan alıkoymadık” değerlendirmelerinde bulundu.
“Ana muhalefet partisi CHP’nin takındığı tutum ülkemiz adına endişe vericidir”
Ana muhalefet partisi CHP’nin takındığı tutumun Türkiye adına endişe verici olduğunun altını çizen Erdoğan, “Bu partinin tek parti faşizmi döneminde işlediği ve milletimizin kalbinde derin yaralar açan günahlarını bir kenara koyuyorum. Sadece son 21 yılda bu parti bir dönem vesayetin sözcülüğünü yürüttü. Bu parti bir dönem FETÖ ihanet çetesinin taşeronluğunu üstlendi. Bu parti bir dönem PKK’nın ve Suriye’deki uzantılarının savunuculuğuna soyundu. Bu parti her dönem Amerika’nın, Avrupa’nın Türkiye husumetiyle maruf uluslararası kuruluşların sesi oldu. Geçtiğimiz Mayıs ayındaki seçimlerde kurulan tuhaf ittifakı hatırlıyorsun. Altılı masa. Öyle mi? Altında da ne vardı? DEM ne oldu? Hepsi dağıldı mı? Bu altılı masadan parlamentoya giren var mı? Bu dersi kim verdi? Siz verdiniz. Benim milletim istemezse hiçbir şey olmaz. Birbirlerini yolda görseler selam vermeyecek olanları cumhurbaşkanı yardımcılığı vaadiyle milletvekilliği kontenjanı dağıtarak güya aynı masa etrafında bir araya getirdiler. Bay bay Kemal ne oldu? Ama Ankara’da bir apartman dairesi bulmuş. Şimdi orada kalıyormuş. Bunların hepsinin akıbeti aynı olacak. Ülke ve millet hayrına herhangi bir ortak payda olmadığı için seçim bitince hepsi de ne oldu? Darmadağın oldu. Halbuki Cumhur İttifakı dimdik ayakta. Yoluna devam ediyor” ifadelerini kullandı.
CHP’nin geçen seçimlerde o zamanki ismiyle HDP’yle gizli saklı iş birliği yaptığını hatırlatan Erdoğan, “Bu seçimlerde yine utanan, sıkılan, adını koyamadıkları ama altta belediye başkanlıklarını, belediye meclis üyeliklerini, belediye bürokrasisini paylaştıkları kirli bir pazarlığa giriştiler. Ortada kapağını kaldırdıkça sürekli yeni şeyler çıkar, bir matruşka ittifakı var ve bundan seçmenin haberi yok. Onlar da ne olup bittiğini anlamaya çalışıyor. Yeni adıyla hani çayda demlenme var ya o DEM’e oy veren vatandaşlarımız da CHP’ye gönül veren vatandaşlarımız da bu karanlık ve kirli ilişkiyi içlerine sindiremiyor. Bir varmış, bir yokmuş muamelesi yapılan bu ittifaktan toplumumuzun her kesimi gibi bu partilere oy veren vatandaşlarımız da rahatsız” dedi.
“Türk siyaseti çok yüzsüzlük, çok utanmazlık, çok pişmanlık gördü fakat böylesiyle ilk defa karşılaşıyoruz”
CHP’ye yönelik ‘para sayma’ soruşturmasına ilişkin konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ortaya bir de deste deste ne çıktı? Dolarlar, avrolar çıktı. Şimdi mahkemelerde hesap veriyorlar. CHP’den hiçbir Allah’ın kulu çıkıp da para kulelerinin doğru dürüst izahını yapamadı. Mesela banka uygulamasıyla 30 saniyede yapabilecekleri basit işlem için neden kendilerine bu kadar eziyet ettiklerinin cevabını veremedi. Öyle ya birine para gönderecekseniz internet bankacılığı duruyorken valize çantaya ve bunları taşımak için 6-7 kişiye ne gerek var? Son derece makul bu soruları cevaplamak yerine suçu AK Parti’ye yüklemeye kalktılar. Parayı getiren CHP belediyesinin bürokratı, parayı toplayan CHP belediye başkanının müdürü, parayı aldığı söylenen kişinin beyan ettiği rakamlarla ortadaki meblağın ilgisi yok ama suçlu AK Parti. Türk siyaseti çok yüzsüzlük, çok utanmazlık, çok pişmanlık gördü fakat böylesiyle ilk defa karşılaşıyoruz” şeklinde konuştu.
“Milletimiz 31 Mart’ta CHP’ye de DEM’lendiği ortaklarına da kazanmak değil sadece AK Parti’ye ve Cumhur İttifakı’na kaybettirmek için ortada dolananlara da hak ettikleri cevabı sandıkta verecektir”
CHP Genel Başkanı Özel’in “Gece telefon çalsın, ‘darbe oluyor’ desinler ama ‘gençler yapıyor’ desinler, ben o darbeye teslim olurum” sözlerine tepki gösteren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Genel başkanları darbe çığırtkanlığı yapıyor. Adaylarının biri kirli ilişkileri, kibri ortada geziyor. Bir diğeri terör örgütünü övüyor. Bir başkası millete hakaret ediyor. Ötekisi tembelliğine methiye dizer. Böyle ana muhalefet partisi olur mu? Bu partiye umut bağlayanlara yazık değil mi? Geçmişleri ne olursa olsun CHP amblemi altında seçime girenler kendilerini tüm bunların vebalinden kurtarabilir mi? Milletimiz 31 Mart’ta CHP’ye de DEM’lendiği ortaklarına da kazanmak değil sadece AK Parti’ye ve Cumhur İttifakı’na kaybettirmek için ortada dolananlara da hak ettikleri cevabı sandıkta verecektir. Biz bugüne kadar milletimize güvendiğimiz, inandığımız, sırtımızı daima milletimize yasladığımız için hiçbir konuda hayal kırıklığına uğramadık, kaybetmedik” açıklamalarında bulundu.
Milletin tercihini istismar siyasetinden değil eser ve hizmet siyasetinden yana kullanacağını belirten Erdoğan, “Ziya Paşa ne diyor? ‘Eşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır eseri.’ Biz eserlerimizle konuşuyoruz. İl mitinglerimizi, genellikle o şehre yaptığımız yatırımların özetini anlatarak yapıyoruz. İşte dün Karabük’teydim. Karabük’ten Çankırı’ya geçtim. Her ikisinde de 40 bin civarında katılım var. Oralarda neler yaptık onları anlattık” hatırlatmasında bulundu.
Ankara’ya yaptıkları hizmeti anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Yavaş’a sorun sen ne yaptın? Biz ne yaptık? 1 trilyon 91 milyar lira tutarında kamu yatırımı yaptık Ankara’ya. Biz buyuz eser siyaseti bu. 12 yeni üniversiteyle toplamda 21 yüksek öğretim kurumuyla Ankara’nın eğitim şehri unvanını biz güçlendirdik. Hizmete açtığımız yaklaşık 30 bin kişilik yurtta ve 133 spor tesisiyle gençlerimize sahip çıktık. Sağlıkta diğer yatırımların yanı sıra her bir dünya çapında birer eser olan ne yaptık? Bilkent Şehir Hastanesini, Etlik Şehir Hastanesini biz yaptık. Bunlar dünyada eşi benzeri olmayan sağlıklı eserler. Ankara’yı sağlığın başkenti haline getirdik. TOKİ kanalıyla yapıp teslim ettiğimiz 80 bin 513 konuta 6 bin 523 konut daha ekliyoruz. Yaptığımız 32 yeni atık su arıtma tesisiyle belediye nüfusunun yüzde 99 buçuğuna hizmet veriyoruz. Ankara’da 23 millet bahçesi projemizden 13 tamamladık. Diğerleriyle ilgili çalışmalar devam ediyor. Ulaştırmada, şehir sınırları içindeki bölünmüş yol mesafesinin 730 kilometre ilaveyle yaklaşık bin iki yüz kilometreye çıkar. Ankara, Niğde otoyolunu tamamlayıp hizmete sunduk. Ankara, Akyazı Otoyolu’nun proje çalışmalarına başladık. Ankara, Kırıkkale, Delice Otoyolu’nun ihalesini yaptık. Demir yollarında Ankara’yı, Eskişehir, Konya, Bilecik, Sakarya, Kocaeli, İstanbul, Kırıkkale, Yozgat ve Sivas’ta hızlı tren hatlarıyla birleştirdik. Afyonkarahisar, Uşak, Manisa’yı da kapsayan Ankara, İzmir hızlı tren hattının inşası sürüyor. Ankara’yı, Bursa, Osmaneli, hızlı tren hattıyla, Bursa’yla, Yerköy, Kayseri hızlı tren hattıyla Kayseri’yle birleştiriyoruz Ankara yüksek hızlı tren garı şehrimizin sembol eserlerinden biri haline geldi. Başkentray’ın yanı sıra Batıkent, Sincan, Kızılay, Çayyolu, Keçiören, Atatürk Kültür Merkezi, Gar, Kızılay metro hatlarını hizmete aldık. Şimdi de Başkentray’ı Yenikent’e kadar uzatıyoruz. Toplam 7 istasyonlu Keçiören, Kuyubaşı, Esenboğa Havalimanı, Yıldırım Beyazıt Üniversitesi metro hattını yatırım programına aldık yakında ihalesine çıkacağız. Esenboğa Havalimanı ile Kızılay’ı birbirine bağlayacak olan bu metro hattını inşallah 2028 yılında tamamlamayı hedefliyoruz. Ankara yüksek Hızlı Tren Garı, Etlik Şehir hastanesi, Ovacık metro hattının etüt projesini hazırlamaya başlıyoruz. Sincan metrosuyla Çayyolu metrosunu birleştirmeyi planlıyoruz. Gençlik ve sporda, şehrimizi modern spor tesisi stadyumlarla, yüksek öğretim yurtlarıyla, kültür merkezleriyle donattık. Tarım ve ormanda şehrimize 28 baraj, iki içme suyu tesisi, 35 sulama tesisi, 11 arazi toplulaştırma, 77 taşkın koruma tesisi, 10 gölet, 2 hidroelektrik santral tesisi inşa ettik. Yaptığımız yatırımlarla Ankara’nın içme suyunu garanti altına aldık. Sanayi ve teknolojide 4 yeni organize sanayi bölgesi 2 endüstri bölgesi kurduk.”
Son 21 yılda hayata geçirilen yatırımlarla başkenti savunma sanayinin merkezi konumuna getirdiklerini açıklayan Erdoğan, “Geçtiğimiz yıl 5 buçuk milyar dolara ulaşan savunma sanayi ihracatımızın yaklaşık yarısını Ankara yaptı. İstihdamı desteklemek için şehrimizde iş yerlerine 37 milyar lirayı aşkın prim teşviki verdik. Enerjide, nüfusunun yüzde 97’sinin doğal gaz imkanından faydalandığı Ankara’da bütün ilçelere doğal gaz arzını sağladık. Kültür ve sanatta Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası konser salonunu hizmete açtık. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi bünyesindeki Millet Camii Kültür ve Kongre Merkezi sergi merkezi ve millet kütüphanesiyle Ankara’nın gurur verici eserlerinden biri oldu. Biz buyuz. Sayın başkan, belediye başkanı olarak ya sen ne yaptın? Bir de bunu senden duyalım. Şu metroyu ben yaptım de. Melih Bey’in döneminde havalimanından Ankara merkeze yapılan yatırımların dışında sen belediye başkanı olarak ne yaptın? Hiç, çöp, çukur, çamur, Ankara’nın hali bu” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından Cumhur İttifakı’nın Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı Turgut Altınok ve Cumhur İttifakı’nın ilçe belediye başkanlarıyla vatandaşları selamladı.
Alana, üzerinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın fotoğrafı bulunan, “Seni savunmak siyaset değil Milli Mücadeledir”, “Bir adam sevdik biz, Allah’tan başka hiçbir güçten korkmayan ve boyun eğmeyen”, “Sen bu milletin kabul olmuş duasısın”, “Dosdoğru olan yolda, dün bugün ve yarın da Erdoğan’ın yanında” ve “Fatih gibi hırslı, Kanuni gibi adil, Abdülhamid kadar fedakarsın. Biliyoruz usta sen de onlardansın” pankartları asıldı.
Mitinge, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç, AK Parti genel başkan yardımcıları, MHP genel başkan yardımcıları, AK Parti İl Başkanı Hakan Han Özcan, MHP Ankara İl Başkanı Alparslan Doğan ve AK Parti Ankara milletvekilleri de katıldı. – ANKARA
]]>Yavaş, CHP Çankaya Belediye Başkan adayı Hüseyin Can Güner ile birlikte Seyranbağları Seçim Koordiansyon Merkezi açılışına katıldı. Yavaş, burada yapıtğı konuşmada şunları söyledi:
“KEÇİÖREN’İ ALACAĞIZ”
“İnşallah Keçiören bizim pastanın üzerindeki çilek olacak. Alacağız kesin, çok iddialıyız. İnşallah 15’ten fazla belediyemiz olacak. Beş yıldır sizlere hizmet ediyoruz. Sizlerin parasıyla hizmet ediyoruz bu nedenle sizlerden aldığımız parayı boşa götürmeden halkımızın gerçek ihtiyaçları neyse sadece oralara harcıyoruz. Başkaları gibi proje yapıyorum adı altında milyon milyon dolarları çöpe atacak paramız yok. Ortak akılla hareket ediyoruz. Açık ihalelerle canlı yayınlayarak herkese gösteriyoruz yaptıklarımızı. Ayrıca belediyemizin tüm harcamalarını web sayfamızdan kuruşu kuruşuna görüyorsunuz. Hiç kimseyi ayırmadık. Herkesi kucakladık.
“HALKTAN SAKLADIĞINIZ NE VAR?”
Sandığa gitmeyenleri sandığa götürmenizi, herhangi bir sebeple kızgınlık olanlara da bu durumu izah etmenizi mutlaka istiyoruz. Şu anda bizleri ‘projesi yok’ diye eleştirenlerin kopyalayıp kopyalayıp sanki Ankara’da hiç yokmuş gibi yeni bir şey anlatıyormuş gibi zaten bizim yaptığımız projeler anlattıklarını görüyorsunuz. Belediye başkanı şeffaf olmalıdır değil mi? Mal beyanını açıklamalıdır değil mi? 199 yılında Beypazarı belediye başkanlığını yaptığımdan itibaren bütün hesaplarım açıktır. Kaldı ki dördüncü defa aday oluyorum. En ufak bir açık bulsalardı her gün televizyonda onları dinleyeceksiniz değil mi? Dolayısıyla mal beyanını açıklayan rakibim onu da eksik açıklamış. Televizyoncu soruyor, 600 daire varmış Antalya’da diyor, ‘Babadan kalma, babadan kalma’ diyor. Şimdi de diyor ki ‘Bana tapularını göster.’ Bir tane bile daire, bir tane bile arsa eksik gösterdiyseniz halkın yüzüne nasıl bakacaksınız? Kaldı ki kız kardeşiniz ‘bu mal beyanı eksik’ diyor. Onu da mı yalanlayacaksınız? Niye yalan söylüyorsunuz? Yalan söylüyorsanız niye Ankara’nın yönetimine talip oluyorsunuz? Başka yalanlarınız ne var? Halktan sakladığınız ne var? Her şeyi açıklayın. Zaten bunlar mutlaka bir şekilde göz önüne çıkacaktır.”
“ANKARA ARTIK KİRLİ İFTİRA SİYASETİNDEN BIKTI”
Halkına yalan söyleyenden belediye başkanı olmaz. Şimdi benim 2014 yılındaki seçimden sonra iş bulamadığı için birçok genç gibi yurt dışına gitmek zorunda kalan kızımın aldığı 32 yıl taksitle aldığı taksit, taksit tam 32 yıl ödeyeceği bir evi…Daha da alalı iki yıl oldu. Mansur Yavaş’ın ‘Londra’da evi var, Londra’da evi var’ dilinde tüy bitti. Önümüzdeki hafta Allah’ın izniyle bütün belgeleri açıklayacağım. Şöyle diyor; ‘Mansur Yavaş’ın Londra’da evi var. Onun Londra’daki bir evin parası benim bütün mallarım öder.’ Takas yapalım. Onda biriyle takas yapalım. Yüzde biriyle takas yapalım. İnşallah yalanlarını yüzlerine çarpacağız. Bizde yalan yok. En ufak bir eksiğimiz olsa devletin bütün kademeleri elinizde öyle mi? Her şeyi çıkarırsınız. Basın toplantısında daha başka şeylerde anlatacağım inşallah. Artık bu kirli iftira siyasetinden bıktı Ankara. Tertemiz oldu Ankara. Sizleri yalanlarınızı, kirli siyasetinizi, iftiralarınızı, kendinize oy vermeyenleri aşağılamanızı, bölmenizi… ‘Çalıyor ama çalışıyor’ felsefesini çoktan toprağın altına gömdü artık Ankara sonunda, geri dönüşü asla yoktur.”
]]>Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı ve CHP adayı Mansur Yavaş, AKP’nin adayı Turgut Altınok’un ablası Günaydın Altınok Altınel’in Altınok ailesinin malvarlığıyla ilgili sözlerini hatırlatarak, “Mal beyanını açıklayan rakibim onu da eksik açıklamış. Televizyoncu soruyor, 600 daire varmış Antalya’da diyor, ‘Babadan kalma, babadan kalma’ diyor. Kaldı ki kız kardeşiniz ‘bu mal beyanı eksik’ diyor. Onu da mı yalanlayacaksınız? Niye yalan söylüyorsunuz? Yalan söylüyorsanız niye Ankara’nın yönetimine talip oluyorsunuz? Başka yalanlarınız ne var? Halkına yalan söyleyenden belediye başkanı olmaz. ‘Mansur Yavaş’ın Londra’da evi var’ dilinde tüy bitti. Önümüzdeki hafta Allah’ın izniyle bütün belgeleri açıklayacağım. ‘Onun Londra’daki bir evin parası benim bütün mallarımı öder’ diyor. Takas yapalım, onda biriyle takas yapalım, yüzde biriyle takas yapalım” dedi.
Mansur Yavaş, CHP Çankaya Belediye Başkan adayı Hüseyin Can Güner ile birlikte Seyranbağları SKM açılışına katıldı. Yavaş, AKP’nin Ankarü Büyükşehir Belediye Başkan adayı Turgut Altınok’un ablası Günaydın Altınok Altınel’in Altınok ailesinin malvarlığıyla ilgili yaptığı açıklamalar hakkında konuştu. Altınok’a yineden “halktan sakladığınız ne varsa açıklayın” çağrısında bulunan Yavaş, şöyle konuştu:
“Belediye başkanı şeffaf olmalıdır değil mi? Mal beyanını açıklamalıdır değil mi? 199 yılında Beypazarı belediye başkanlığını yaptığımdan itibaren bütün hesaplarım açıktır. Kaldı ki dördüncü defa aday oluyorum. En ufak bir açık bulsalardı her gün televizyonda onları dinleyeceksiniz değil mi? Dolayısıyla mal beyanını açıklayan rakibim onu da eksik açıklamış. Televizyoncu soruyor, 600 daire varmış Antalya’da diyor, ‘Babadan kalma, babadan kalma’ diyor. Şimdi de diyor ki ‘Bana tapularını göster.’ Bir tane bile daire, bir tane bile arsa eksik gösterdiyseniz halkın yüzüne nasıl bakacaksınız? Kaldı ki kız kardeşiniz bu mal beyanı eksik diyor. Onu da mı yalanlayacaksınız? Niye yalan söylüyorsunuz? Yalan söylüyorsanız niye Ankara’nın yönetimine talip oluyorsunuz? Başka yalanlarınız ne var? Halktan sakladığınız ne var her şeyi açıklayın. Zaten bunlar mutlaka bir şekilde göz önüne çıkacaktır.
“ANKARA ARTIK KİRLİ İFTİRA SİYASETİNDEN BIKTI”
Halkına yalan söyleyenden belediye başkanı olmaz. Şimdi benim 2014 yılındaki seçimden sonra iş bulamadığı için birçok genç gibi yurt dışına gitmek zorunda kalan kızımın aldığı 32 yıl taksitle aldığı taksit, taksit tam 32 yıl ödeyeceği bir evi…Daha da alalı iki yıl oldu. Mansur Yavaş’ın ‘Londra’da evi var, Londra’da evi var’ dilinde tüy bitti. Önümüzdeki hafta Allah’ın izniyle bütün belgeleri açıklayacağım. Şöyle diyor; ‘Mansur Yavaş’ın Londra’da evi var. Onun Londra’daki bir evin parası benim bütün mallarım öder.’ Takas yapalım. Onda biriyle takas yapalım. Yüzde biriyle takas yapalım. İnşallah yalanlarını yüzlerine çarpacağız. Bizde yalan yok. En ufak bir eksiğimiz olsa devletin bütün kademeleri elinizde öyle mi? Her şeyi çıkarırsınız. Basın toplantısında daha başka şeylerde anlatacağım inşallah. Artık bu kirli iftira siyasetinden bıktı Ankara. Tertemiz oldu Ankara. Sizleri yalanlarınızı, kirli siyasetinizi, iftiralarınızı, kendinize oy vermeyenleri aşağılamanızı, bölmenizi… ‘Çalıyor ama çalışıyor’ felsefesini çoktan toprağın altına gömdü artık Ankara sonunda, geri dönüşü asla yoktur.”
]]>Erdoğan, partisinin Ankara’da Başkent Millet Bahçesi’nde düzenlediği mitingte konuştu. Erdoğan’ın konuşmasıhnın satır başları şöyle:
“Sözlerimin hemen başında dün Moskova’daki bir konser salonuna yönelik gerçekleştirilen terör saldırısı dolayısıyla ülkem ve milletim adına Rusya hükümetine taziyelerimizi iletiyoruz. Masum sivilleri hedef alan bu menfur terör saldırısını şiddetle kınıyoruz. Terör kimden gelirse gelsin, faili kim olursa olsun kabul edilemez. Terörün kanlı ve kalleş yüzünü çok iyi bilen bir ülke olarak Rus halkının acısını milletçe, devletçe paylaşıyoruz.
Ankara’ya ve Ankaralılara 14-28 Mayıs seçimlerinde Cumhur İttifakı’na verdikleri samimi destek için teşekkür ediyoruz. Milletvekilliğinde yüzde 47, Cumhurbaşkanlığı’nda yüzde 49’luk oy oranlarıyla milli irade bayrağını Başkent’in burcuna bir kez daha diktiniz. Esasen, bizim Ankara ile aramızdaki gönül bağına baktığımızda bu oranların çok daha ilerisinde olduğunu görüyoruz. İnşallah 31 Mart’ta Ankara ile aramızdaki muhabbetin derinliğine uygun bir sonuçla bunu telafi edeceğiz. Başkentimize de böylesi yakışır.
Burayı, bu millet bahçesini kim yaptı? Murat Kurum kardeşimiz Bakan iken o burayı yaptı. Şimdi Murat Kurum nerede? İstanbul’da. Şimdi İstanbul’u kazanmak Murat kardeşimize de yakışır. Keçiören’de de Turgut Altınok kardeşimiz birçok eserleriyle oraya damgasını vurdu, en son malum kulenin açılışını yaptık.
Mevcut Belediye Başkanı şu 5 yılda Allah aşkına siz Ankaralılara ne yaptı? Ne yaptı? Yollarımızın hali ortada, çöp, çukur, çamur. Bu CHP’nin pratiğidir. Bundan başkasını bunlar yapamaz. İstanbul da böyleydi, çöp, çukur, çamur. Onlardan devraldım. Ankara da öyle, çöp, çukur, çamur. E bunlardan artık kurtulalım. 5 yıl boşuna geçti. Onun için 31 Mart çok önemli. Ankara’yı başkentlik sıfatına uygun hizmet veremeyenlerden kurtarmanın vakti çoktan gelmiştir.
“NEDİR BU ‘YAVAŞ’LARDAN ÇEKTİĞİMİZ YA?”
Ankara daha fazla ‘yavaş’lamayı kaldıramaz. Nedir bu ‘yavaş’lardan çektiğimiz ya? Ankara’yı içine düştüğü bu sıkışmışlık, bu çaresizlik, dayatma halinden bir an önce kurtarmak gerekiyor. Ulaşımda çektiğimiz sıkıntı hepinizin malumu. Trafikte çektiğimiz sıkıntı hepinizin malumu. Öyleyse 9 gün sonra bu işin hakkını verelim, sandıkları patlatalım. Turgut Altınok kardeşimizle Büyükşehir’de, diğer adaylarımızla ilçelerde bu şehirde eser ve hizmet çağını çok daha güçlü bir şekilde yeniden başlatmak istiyoruz. Kimsenin şahsıyla alıp veremediğimiz yok.
Cumhurbaşkanınız olarak ve tüm grup, Bakanlıklar, hep beraber biz zaten üzerimize düşeni fazlasıyla yapıyoruz, yapacağız. Yerel yönetimlerle el ele vererek inşallah 1 Nisan’dan itibaren çok daha farklı bir hizmeti ortaya koyacağız.
Bu işin mahalli idareler ayağını da sağlam tutalım ki verdiğimiz emek, tahsis ettiğimiz kaynak boşa gitmesin. Ankara’yı taşlarına, dar sokaklarına bakıp gözyaşlarımızı silerek başkent yapmış olabiliriz ama Ankara’yı aynı standartlara mahkum etmeye çalışanların vizyonsuzluğuna rıza göstermek zorunda değiliz. Nüfusu pek çok ülkeden fazla Ankaramız her şeyin en iyisine, en güzeline, en modernine layıktır.
Geçtiğimiz Mayıs ayındaki seçimlerde kurulan tuhaf ittifakı hatırlıyorsunuz, altılı masa, öyle mi? Altında da ne vardı? DEM. Ne oldu? Hepsi dağıldı mı? Bu altılı masadan parlamentoya giren var mı? Bu dersi kim verdi, siz verdiniz, siz. Benim milletim istemezse hiçbir şey olmaz.
Ortada kapağını kaldırdıkça sürekli yeni şeyler çıkan bir matruşka ittifakı var. Bundan seçmenin haberi yok. Onlar da ne olup bittiğini anlamaya çalışıyor. Yeni adıyla yani çayda demlenme var ya, o dem değil ha, DEM’e oy veren vatandaşlarımız da CHP’ye gönül veren vatandaşlarımız da bu karanlık ve kirli ilişkiyi içlerine sindiremiyor.
Milletimiz 31 Mart’ta CHP’ye de demlendiği ortaklarına da kazanmak değil sadece Ak Parti’ye ve Cumhur İttifakı’na kaybettirmek için ortada dolananlara da hak ettikleri cevabı sandıkta verecektir.
Toplam 7 istasyonlu Keçiören Kuyubaşı-Esenboğa Havalimanı-Yıldırım Beyazıt Üniversitesi metro hattını yatırım programına aldık, yakında ihalesine çıkacağız. Esenboğa Havalimanı ile Kızılay’ı birbirine bağlayacak olan bu metro hattını inşallah 2028 yılında tamamlamayı hedefliyoruz. Ankara YHT Garı-Etlik Şehir Hastanesi-Ovacık metro hattının etüt projesini hazırlamaya başlıyoruz. Sincan metrosu ile Çayyolu metrosunu birleştirmeyi planlıyoruz.”
]]>Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin Başkent Millet Bahçesi’nde düzenlenen Büyük Ankara Mitingi’nde konuştu.
Demokrasi ve kalkınma yolculuğunun, hem uzun hem de meşakkatli olduğuna dikkati çeken Erdoğan, Türkiye’nin bu bakımdan talihsiz kesintiler yaşadığını ifade etti.
Erdoğan, Cumhuriyet dönemi boyunca kaybedilen hazine değerindeki yılların telafisinin, ancak son 21 yılda mümkün olabildiğine dikkati çekerek, Ankara’nın, tüm bu süreçlerin en yakın şahidi olduğunu söyledi.
Türkiye’yi büyütmek ve güçlendirmek, milletin hak ve özgürlüklerini genişletmek, insanların refahını artırmak için attıkları her adımda, gizli açık birçok engellemeyle karşılaştıklarını belirten Erdoğan, “Bunların bir kısmını dal budak salmadan bertaraf ettik, bir kısmının üstesinden bedel ödeyerek geldik. Emperyalistlerin ülkemizi dizleri üzerine çökerterek kendilerine tabii kılmak için sahneledikleri oyunlara, maalesef, içeriden destek veren figüranlar da çıktı. Bu aparatlar, kimi zaman vesayet, kimi zaman terör örgütü, kimi zaman darbeci, kimi zaman siyasi, sosyal veya ekonomik tetikçi kisvesiyle arzı endam etti.” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:
“Meşhur hikayedir; gövdesine ardı ardına balta darbeleri inen ağaç, duruma şöyle bir bakıp ‘sapı bendendir’ diye hayıflanmış. Ülkemizin demokrasi ve kalkınma hamlelerine çelme takanların çoğu işte aynı hissiyatı taşıyor. En azından kağıt üzerinde bu ülkenin siyasetçisi, sivil toplum temsilcisi, medya mensubu, sosyal medya kullanıcısı olduğu halde, gece gündüz Türkiye aleyhinde çalışanlar var. Kimi zaman üzüldüğümüz, kimi zaman öfkelendiğimiz bu tiplerle uğraşmak, bizi bir hayli yorsa da yolumuzdan alıkoymadı. En çok da ana muhalefet partisi CHP’nin takındığı tutum, ülkemiz adına endişe vericidir. Bu partinin tek parti faşizmi döneminde işlediği ve milletimizin kalbinde derin yaralar açan günahlarını bir kenara koyuyorum. Sadece son 21 yılda, bu parti, bir dönem vesayetin sözcülüğünü yürüttü. Bu parti, bir dönem FETÖ ihanet çetesinin taşeronluğunu üstlendi. Bu parti, bir dönem PKK’nın ve Suriye’deki uzantılarının savunuculuğuna soyundu. Bu parti, her dönem Amerika’nın, Avrupa’nın, Türkiye husumetiyle maruf uluslararası kuruluşların sesi oldu.”
“Cumhur İttifakı, dimdik ayakta, yoluna devam ediyor.”
Erdoğan, mayıs ayındaki seçimlerde kurulan Millet İttifakı’na atıfta bulunarak, “Altılı Masa hatırlıyorsunuz değil mi? Altında da ne vardı? HDP. Ne oldu? Hepsi dağıldı mı? Bu dersi kim verdi? Siz verdiniz, siz. Benim milletim istemezse hiç bir şey olmaz. Birbirlerini yolda görseler selam vermeyecek olanları, Cumhurbaşkanı yardımcılığı vaadiyle, milletvekilliği kontenjanı dağıtarak, güya aynı masa etrafında bir araya getirdiler. Bay bay Kemal ne oldu; Ama Ankara’da bir apartman dairesi bulmuş, şimdi orada kalıyormuş. Bunların hepsinin akıbeti aynı olacak. Ülke ve millet hayrına herhangi bir ortak payda olmadığı için, seçim bitince hepsi de darmadağın oldu. Halbuki Cumhur İttifakı, dimdik ayakta, yoluna devam ediyor.” ifadelerini kullandı.
CHP’nin geçen seçimlerde o zamanki ismiyle HDP’yle gizli ve saklı işbirliği yaptığını belirten Erdoğan, şöyle devam etti:
“Bu seçimlerde yine utana sıkıla, adını koyamadıkları, ama altta belediye başkanlıklarını, belediye meclis üyeliklerini, belediye bürokrasisini paylaştıkları kirli bir pazarlığa giriştiler. Ortada, kapağını kaldırdıkça sürekli yeni şeyler çıkan bir matruşka ittifakı var ve bundan seçmeninin de haberi yok. Onlar da ne olup bittiğini anlamaya çalışıyor. Yeni adıyla DEM’e oy veren vatandaşlarımız da CHP’ye gönül veren vatandaşlarımız da bu karanlık ve kirli ilişkiyi içlerine sindiremiyor. ‘Bir varmış bir yokmuş’ muamelesi yapılan bu ittifaktan, toplumumuzun her kesimi gibi, bu partilere oy veren vatandaşlarımız da rahatsız.”
CHP İstanbul İl binasındaki para sayma görüntüleri
Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP’nin İstanbul İl binasındaki para sayma görüntülerine ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.
CHP’den hiç kimsenin çıkıp bu “para kulelerinin” doğru düzgün izahını yapamadığını belirten Erdoğan, “Mesela, banka uygulamasıyla 30 saniyede yapabilecekleri basit işlem için, neden kendilerine bu kadar eziyet ettiklerinin cevabını veremediler. Öyle ya birine para gönderecekseniz, internet bankacılığı duruyorken, valize, çantaya ve bunları taşımak için 6-7 kişiye ne gerek var? Son derece makul bu soruları cevaplamak yerine, suçu AK Parti’ye yüklemeye kalktılar.” dedi.
Parayı getirenin CHP belediyesinin bürokratı, toplayanın CHP belediye başkanının müdürü olduğunu aktaran Erdoğan, şöyle devam etti:
“Parayı aldığı söylenen kişinin beyan ettiği rakamlarla, ortadaki meblağın ilgisi yok. Ama suçlu AK Parti. Türk siyaseti çok yüzsüzlük, çok utanmazlık, çok pişkinlik gördü, fakat böylesiyle ilk defa karşılaşıyoruz. Genel başkanları darbe çığırtkanlığı yapar. Adaylarının biri kirli ilişkileri, kibri ve yalanlarıyla ortada gezer. Bir diğeri terör örgütünü över. Bir başkası millete hakaret eder. Ötekisi tembelliğine methiye düzer. Böyle ana muhalefet partisi mi olur? Bu partiye umut bağlayanlara yazık değil mi? Geçmişleri ne olursa olsun CHP amblemi altında seçime girenler, kendilerini tüm bunların vebalinden kurtarabilir mi? Milletimiz 31 Mart’ta CHP’ye de DEM’lendiği ortaklarına da kazanmak değil sadece AK Parti’ye ve Cumhur İttifakına kaybettirmek için ortada dolananlara da hak ettikleri cevabı sandıkta verecektir.”
Erdoğan, bugüne kadar millete güvendikleri, inandıkları, sırtlarını daima millete yasladıkları hiçbir konuda hayal kırıklığına uğramadıklarını ve kaybetmediklerini belirterek, “İnşallah, bu sefer de milletimiz tercihini istismar ve istiskal siyasetinden değil, eser ve hizmet siyasetinden yana kullanacaktır.” açıklamasını yaptı.
“Ankara’ya son 21 yılda 1 trilyon 91 milyar lira tutarında yatırım yaptık”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, il mitinglerini genellikle, o şehre yapılan yatırımların özetini anlatarak bitirdiklerini anımsattı.
Konu Ankara olunca, bu yatırımların listesinin öylesine uzun olduğunu ve ne kadar özetlerlerse özetlesinler, bitecek gibi olmadığını belirten Erdoğan, şöyle devam etti:
“Ankara’ya son 21 yılda 1 trilyon 91 milyar lira tutarında kamu yatırımı yaptık. Faaliyete geçirdiğimiz 12 yeni üniversiteyle, toplamda 21 yükseköğretim kurumuna ulaşıp, Ankara’nın eğitim şehri unvanını güçlendirdik. Hizmete açtığımız yaklaşık 30 bin kişilik yurtlar ve 133 spor tesisiyle, gençlerimize sahip çıktık. Sağlıkta, diğer yatırımların yanı sıra, her biri dünya çapında birer eser olan Bilkent Şehir Hastanesi’ni, Etlik Şehir Hastanesi’ni biz yaptık. Bunlar dünyada eşi benzeri olmayan eserler. Ankara’yı sağlığın da başkenti haline getirdik.”
Erdoğan, TOKİ kanalıyla yapılıp teslim edilen 87 bin 513 konuta, 6 bin 523 konutun daha ekleneceğine dikkati çekerek, “Yaptığımız 32 yeni atık su arıtma tesisiyle, belediye nüfusunun yüzde 99,5’ine hizmet veriyoruz. Ankara’da 23 millet bahçesi projemizden 13’ünü tamamladık, diğerleriyle ilgili çalışmalar devam ediyor.” dedi.
Ulaştırmada şehir sınırları içindeki bölünmüş yol mesafesini 730 kilometre ilaveyle yaklaşık 1200 kilometreye çıkardıklarını belirten Erdoğan, Ankara-Niğde Otoyolunu tamamlayıp hizmete sunduklarını, Ankara-Akyazı Otoyolu’nun proje çalışmalarına başladıklarını, Ankara-Kırıkkale-Delice Otoyolu’nun da ihalesini yaptıklarını söyledi.
Erdoğan, “Demiryollarında, Ankara’yı Eskişehir, Konya, Bilecik, Sakarya, Kocaeli, İstanbul, Kırıkkale, Yozgat ve Sivas’la hızlı tren hatlarıyla birleştirdik. Afyonkarahisar, Uşak ve Manisa’yı da kapsayan Ankara-İzmir hızlı tren hattının inşası sürüyor. Ankara’yı, Bursa-Osmaneli Hızlı tren hattıyla Bursa’yla, Yerköy-Kayseri Hızlı Tren hattıyla Kayseri’yle birleştiriyoruz.” şeklinde konuştu.
Esenboğa Havalimanı-Kızılay metro hattı
Ankara Yüksek Hızlı Tren Garı’nın, şehrin sembol eserlerinden biri haline geldiğine işaret eden Erdoğan, şunları söyledi:
“Başkentray’ın yanı sıra Batıkent-Sincan, Kızılay-Çayyolu, Keçiören-AKM-Gar-Kızılay Metro hatlarını hizmete aldık. Şimdi de Başkentray’ı Yenikent’e kadar uzatıyoruz. Toplam 7 istasyonlu Keçiören Kuyubaşı-Esenboğa Havalimanı-Yıldırım Beyazıt Üniversitesi metro hattını yatırım programına aldık, yakında ihalesine çıkacağız. Esenboğa Havalimanı ile Kızılay’ı birbirine bağlayacak olan bu metro hattını, inşallah 2028 yılında tamamlamayı hedefliyoruz. Ankara YHT Garı-Etlik Şehir Hastanesi-Ovacık metro hattının etüt projesini hazırlamaya başlıyoruz. Sincan metrosuyla Çayyolu metrosunu birleştirmeyi planlıyoruz.”
Erdoğan, gençlik ve sporda bu şehri modern spor tesisleriyle stadyumlarla yüksek öğretim yurtlarıyla kültür merkezleriyle donattıklarını belirtti.
Tarım ve ormanda Ankara’ya, 28 baraj, 2 ı·çme suyu tesisi, 35 sulama tesisi, 11 arazi toplulaştırma, 77 taşkın koruma tesisi, 10 gölet ve 2 hidroelektrik santral tesisi inşa ettiklerini anımsatan Erdoğan, yapılan yatırımlarla şehrin ı·çme suyunu garanti altına aldıklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sanayi ve teknolojide 4 yeni organize sanayi bölgesi, 2 endüstri bölgesi kurduklarını belirterek, son 21 yılda hayata geçirilen yatırımlarla, başkenti savunma sanayinin merkezi konumuna getirdiklerini ifade etti.
Erdoğan, şunları kaydetti:
“Geçtiğimiz yıl 5,5 milyar dolara ulaşan savunma sanayi ihracatımızın yaklaşık yarısını Ankara yaptı. İstihdamı desteklemek için şehrimizde iş yerlerine 37 milyar lirayı aşkın prim teşviki verdik. Enerjide, nüfusunun yüzde 97’sinin doğal gaz imkanından faydalandığı Ankara’da, bütün ilçelere doğal gaz arzı sağladık. Kültür ve sanatta, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası Konser Salonu’nu hizmete açtık. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, bünyesindeki Millet Camii, Kültür ve Kongre Merkezi, Sergi Merkezi ve Millet Kütüphanesi ile Ankara’nın gurur verici eserlerinden biri oldu. Biz buyuz. Sayın Başkan (ABB Başkanı Mansur Yavaş), belediye başkanı olarak yahu sen ne yaptın? Bir de bunu senden duyalım. “Şu metroyu ben yaptım” de be. Melih Bey’in döneminde havalimanından Ankara merkeze yapılan yatırımların dışında sen belediye başkanı olarak ne yaptın; Hiç. Çöp, çukur, çamur, Ankara’nın hali bu.”
Mitingden notlar
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından Cumhur İttifakı’nın Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı Turgut Altınok ve Cumhur İttifakı’nın ilçe belediye başkanlarıyla vatandaşları selamladı.
Alana, üzerinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın fotoğrafı bulunan “Seni savunmak siyaset değil Milli Mücadeledir”, “Bir adam sevdik biz, Allah’tan başka hiçbir güçten korkmayan ve boyun eğmeyen”, “Sen bu milletin kabul olmuş duasısın”, “Dosdoğru olan yolda, dün bugün ve yarın da Erdoğan’ın yanında” ve “Fatih gibi hırslı, Kanuni gibi adil, Abdülhamid kadar fedakarsın. Biliyoruz usta sen de onlardansın” pankartları asıldı.
Mitinge, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç, AK Parti genel başkan yardımcıları, MHP genel başkan yardımcıları, AK Parti İl Başkanı Hakan Han Özcan, MHP Ankara İl Başkanı Alparslan Doğan ve AK Parti Ankara milletvekilleri de katıldı.
(Bitti)
]]>Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin Başkent Millet Bahçesi’nde düzenlenen Büyük Ankara Mitingi’nde konuştu.
Ankaralıları selamlayan Erdoğan, konuşmasının başında, dün gerçekleştirilen, Rusya’nın başkenti Moskova’daki terör saldırısını kınadı.
Erdoğan, “Dün Moskova’daki bir konser salonuna yönelik gerçekleştirilen terör saldırısı dolayısıyla, ülkem ve milletim adına, Rusya hükümetine taziyelerimizi iletiyoruz. Masum sivilleri hedef alan bu menfur terör saldırısını şiddetle kınıyoruz. Terör, kimden gelirse gelsin, faili kim olursa olsun, kabul edilemez. Terörün kanlı ve kalleş yüzünü çok iyi bilen bir ülke olarak, Rus halkının acısını milletçe, devletçe paylaşıyoruz. İnsanlığın ortak düşmanı olan teröre karşı mücadelemizi sürdüreceğiz.” ifadesini kullandı.
Başkentlilerin ramazanını tebrik eden Erdoğan, ” Selçuklu’nun paylaşılamayan şehri, Osmanlı’nın emaneti” olarak nitelediği, Cumhuriyet’in başkenti Ankara’nın bugün bir başka güzel olduğunu söyledi.
Alanda 200 bin kişinin bulunduğu bilgisini aldığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Demek ki 31 Mart’ta bu katılım Ankara’da her şeyi biiznillah değiştirecek.” sözlerini sarf etti.
Ankara’ya ve Ankaralılara 14-28 Mayıs seçimlerinde Cumhur İttifakı’na verdikleri destek için teşekkür eden Erdoğan, “Milletvekilliğinde yüzde 47 ve cumhurbaşkanlığındaki yüzde 49’luk oy oranlarıyla, milli irade bayrağını başkentin burcuna bir kez daha diktiniz. Esasen, bizim Ankara’yla aramızdaki gönül bağına baktığımızda, bu oranların çok daha ilerisinde olduğunu görüyoruz. İnşallah, 31 Mart’ta Ankara’yla aramızdaki muhabbetin derinliğine uygun bir sonuçla, bunu telafi edeceğiz. Başkentimize de böylesi yakışır.” diye konuştu.
“Birilerinin iddia ettiği gibi tesadüf eseri değil”
Ankara’nın milli mücadelenin ardından başkent ilan edilmesinin, birilerinin iddia ettiği gibi tesadüf eseri olmadığını belirten Erdoğan, tarihinin her döneminde Ankara’nın, şehir kimliğini muhafaza etmiş bir yer olduğunu hatırlattı.
“Ankara bir bozkır kasabasıydı” diyerek bu şehri küçümseyenlerin, onun gerisindeki parıltılı geçmişten habersiz olduklarını aktaran Erdoğan, “Devlet kuracak organizasyon kabiliyetine ulaşan Ankara Ahilerinin mücadelesi bile tek başına, bu şehri tarihte seçkin bir yere taşımaya yeter.” değerlendirmesinde bulundu.
Ankara Marşı’nın “Ankara Ankara güzel Ankara, seni görmek ister her bahtı kara, senden yardım umar her düşen dara” dizelerini okuyan Erdoğan, “Allah’ın izniyle Ankara kıyamete kadar mazlumların ümidi olmaya devam edecektir.” ifadesini kullandı.
Dünya şehri Ankara’ya layık olmaya çalıştıklarını vurgulayan Erdoğan, Ankara’nın, sadece devletin merkezi sıfatıyla sahip olduğu kamu gücünden ibaret olmadığını dile getirdi.
Bunun yanında Ankara’nın, sanayisiyle, ticaretiyle, tarımıyla, kültür ve sanatıyla, en önemlisi insanıyla Türkiye’nin parlayan yıldızı olduğunu belirten Erdoğan, “Bugün burada, Başkent Millet Bahçesi’nde bir araya gelen sizler, sadece Ankara’ya, sadece ülkemize değil, tüm dünyaya mesaj veriyorsunuz. Burayı, bu millet bahçesini kim yaptı? Murat Kurum kardeşimiz bakanken o burayı yaptı. Şimdi Murat Kurum nerede? İstanbul’da. Şimdi İstanbul’u kazanmak, Murat kardeşimize de yakışır.” dedi.
Keçiören’de de Turgut Altınok’un birçok eserleriyle oraya damgasını vurduğunu kaydeden Erdoğan, en son Keçiören’de Atatürk Cumhuriyet Kulesi’nin açılışını yaptıklarını anımsattı.
Kalabalıkla birlikte “Tek millet, tek bayrak, tek devlet, tek vatan, bir olacağız, iri olacağız, buradaki gibi kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız” sözlerini tekrarlayan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Bir asır önce düşman, Ankara’nın kapısına kadar dayanmıştı. Top seslerinin Ulus’taki Meclis’ten duyulduğu o zor günlerde ortaya konan güçlü iradenin yankıları hala sürüyor. Aynı irade, 15 Temmuz gecesi darbecileri sokaklara, meydanlara çıktıklarına pişman eden ruhun adıdır. Bu ruh, hem Milli Mücadele’yi zafere ulaştırdı hem Cumhuriyetimizi kurdu hem tüm demokrasi ve kalkınma atılımlarımıza ilham oldu. Çok partili siyasi hayata geçtiğimizden beri demokrasimizin başına kara bulutlar her toplandığında, baharı önce Ankara başlattı. Ülkenin her karışını ilmik ilmik ördüğümüz yatırımlarımızın hazırlıklarını Ankara’da yaptık. Milletimizin her bir ferdinin hayatına dokunan hak ve özgürlük reformlarımızı burada gerçekleştirdik. Cumhuriyetimizin 100’üncü yılına atıfla hazırladığımız 2023 hedeflerimizi Ankara’yla birlikte fiiliyata geçirdik. Şimdi burada bu meydanda, aynı hissiyatı, aynı heyecanı, ben şu katılımla aynı azmi görüyorum. Allah’ın izniyle, Ankara, Türkiye Yüzyılı’nın inşasına hazır. Türkiye Yüzyılı’yla, ülkemizi dünyanın devler ligine yükseltme mücadelemizde bizimle yol yürüyeceğinize inanıyorum.”
Bunun için alandakilerden söz isteyen Erdoğan, “Ankara yanımızda olduğu müddetçe, yedi düvel karşımıza çıksa, evelallah yıkar geçeriz.” diye konuştu.
“Ankara daha fazla yavaşlamayı kaldıramaz”
Ankara’yı bilmenin, anlamanın, sevmenin elbette önemli olduğunu ancak asıl Ankara’yı tüm bu vasıflarına uygun eser ve hizmetlerle donatmanın önem taşıdığını dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:
“Şurada mevcut Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı, şu 5 yılda siz Ankaralılara Allah aşkına ne yaptı? Yollarımızın hali ortada. Çöp, çukur, çamur. Bu, CHP’nin pratiğidir. Bundan başkasını bunlar yapamaz. İstanbul’da da böyleydi, çöp, çukur, çamur. Onlardan devraldık. Ankara da öyle, çöp, çukur, çamur. Bunlardan artık kurtulalım. 5 yıl boşuna geçti. Onun için 31 Mart çok önemli, Ankara’yı, başkentlik sıfatına uygun hizmet veremeyenlerden kurtarmanın vakti çoktan gelmiştir. Öyleyse 31 Mart akşamı bu işin hakkını verelim. Burası, hiçbir şey yapmayarak, üstüne bir de bununla övünerek idare edilebilecek bir şehir değildir. Bunca yılın Ankaralısı olarak, şehrin nereden nereye geldiğini de nerede durduğunu ve hatta gerilediğini de bizzat görüyoruz, biliyoruz. Hele hele ana kademe, kadın kolları, gençler sizler bunu çok iyi biliyorsunuz. Ankara, daha fazla yavaşlamayı, daha fazla ataleti kaldıramaz. Nedir bu yavaşlardan çektiğimiz? Ankara’yı içine düştüğü bu sıkışmışlık, çaresizlik, dayatma halinden bir an önce kurtarmak gerekiyor. Ulaşımda çektiğimiz sıkıntı hepinizin malumu. Trafikte çektiğimiz sıkıntı hepinizin malumu. Öyleyse 9 gün sonra bu işin hakkını verelim, sandıkları patlatalım. Turgut Altınok kardeşimizle büyükşehirde, diğer adaylarımızla ilçelerde, bu şehirde eser ve hizmet çağını, çok daha güçlü bir şekilde, yeniden başlatmak istiyoruz.”
Kimsenin şahsıyla alıp veremediklerinin bulunmadığını belirten Erdoğan, “Bizim tek derdimiz bin yıllık kadim yurdumuzu ve başkentimizi hak ettiği yatırımlarla buluşturmaktır.” görüşünü paylaştı.
Cumhurbaşkanlığı ve bakanlıklar olarak zaten üzerlerine düşeni fazlasıyla yaptıklarını aktaran Erdoğan, “Yerel yönetimlerle el ele vererek inşallah 1 Nisan’dan itibaren çok daha farklı bir hizmeti ortaya koyacağız.” ifadesini kullandı.
Metrolardan otoyollara, millet bahçelerinden kentsel dönüşüm projelerine kadar pek çok eseri hizmete açtıklarını anlatan Erdoğan, “Bu işin mahalli idareler ayağını da sağlam tutalım ki verdiğimiz emek, tahsis ettiğimiz kaynak boşa gitmesin. Ankara’yı, taşlarına, dar sokaklarına bakıp gözyaşlarımızı silerek başkent yapmış olabiliriz ama Ankara’yı aynı standartlara mahkum etmeye çalışanların vizyonsuzluğuna rıza göstermek zorunda değiliz.” değerlendirmesinde bulundu.
“Ankara, gören herkesin hayranlık duyacağı bir şehir olmalıdır”
Nüfusu pek çok ülkeden fazla olan Ankara’nın, her şeyin en iyisine, en güzeline, en modernine layık olduğunu ifade eden Erdoğan, şunları kaydetti:
“Biz Ankara’yı, altyapısıyla, üstyapısıyla, şehir içindeki ve kırsaldaki mahalleleriyle, Türkiye Yüzyılı’na hazırlamayı vadediyoruz. Başkentimizi, içinde oturanlarının ve çalışanlarının huzurla ‘işte benim şehrim’ diyeceği konuma getirmek arzusundayız. Sadece bu değil, Ankara, buraya gelen ve gören herkesin hayranlık duyacağı bir şehir olmalıdır, bu potansiyele de ziyadesiyle sahiptir. Caddeleriyle, parklarıyla, ulaşımıyla, altyapısıyla, sosyal ve kültürel donatılarıyla hep birlikte gurur duyacağımız bir Ankara’nın peşindeyiz. Çok mu şey istiyoruz? Hayır, hepsi mümkün. Bölgesinin ve dünyanın yükselen yıldızı Türkiye’ye yakışır bir başkent için 31 Mart’ta her şey ayağımıza geliyor.”
Alandakilere “31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için hazır mıyız, kararlı mıyız, gerçek belediyeciliği tercih ediyor muyuz? Bunun için seçim gününe kadar ana kademe, kadın kolları, gençler, kapı kapı dolaşmaya var mıyız, Ankara’yla birlikte Türkiye haritasının tamamını Cumhur İttifakı’nın renkleriyle boyamaya var mıyız?” sorularını yönelten Erdoğan, kalabalığın hep bir ağızdan verdiği “evet” yanıtlarının ardından, “İşte benim gönlümün sultanı Ankara budur. Ramazanın bayramı gelmeden, 31 Mart’ı milli irade bayramı haline getirecek Ankara budur.” düşüncesini dile getirdi.
(Sürecek)
]]>Erdoğan’ın açıklamalarından satırbaşları;
“Kendini değil kentini düşünen, laf değil icraat üreten biz varız. Sevgili Ankaralılar, aziz kardeşlerim sizleri hasretle muhabbetle selamlıyorum. Sözlerimin hemen başında, Moskova’da bir konser salonuna yönelik gerçekleştirilen terör saldırısı nedeniyle, ülkem ve şahsım adına Rusya’ya taziyelerimizi iletiyorum. Terörü şiddetle kınıyorum. İnsanlığın ortak düşmanı olan teröre karşı mücadelemizi sürdüreceğiz.
MİTİNGE 200 BİN KİŞİ KATILIYOR
Ankara mitingimizden katılım, 200 bin kişi. Maşallah, demek ki 31 Mart’ta bu katılım Ankara’da her şeyi değiştirecek. Öncellikle Ankara ve Ankaralılara 14 ve 28 Mayıs’ta cumhur ittifakına verdikleri destek için teşekkür ediyorum. İnşallah 31 Mart’ta Ankara’yla aramızdaki muhabbetin derinliğinde bunu telafi edeceğiz. Ankara’nın milli mücadelenin ardından başkent olması, birilerinin dediği gibi tesadüf değildir.
“MURAT KURUM BAŞKANIMIZ BAKANKEN BUNU YAPTI”
Ankara kıyamete kadar mazlumların ümidi olmaya devam edecektir. Bu şehir sadece devletin merkezi sıfatıyla sahip olduğu kamu gücünden değil, insanıyla ülkemizin parlayan yıldızıdır. Başkent millet Bahçesi’nde bir araya gelen sizler, sadece ülkemize değil tüm dünyaya mesaj veriyorsunuz. Murat Kurum kardeşimiz bakanken burayı yaptı.

Turgut Altınok kardeşimiz de Keçiören’de gerekeni yaptı. Hep beraber artık, istiklal ve istikbal haline gelen parolamızı tekrarlayalım, tek millet, tek bayrak, tek devlet, tek vatan. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, buradaki gibi kardeş olacağız. Hep birlikte Türkiye olacağız.
“ANKARA YANIMIZDA OLDUĞU MÜDDETÇE…”
1 asır önce düşman Ankara’nın kapısına kadar dayanmıştı. O dönemde ortaya konan güçlü iradenin yankıları hala sürüyor. O irade 15 Temmuz’da darbecileri püskürten ruhun adıdır. Çok partili siyasi hayata geçtiğimizden beri, demokrasimizin başına kara bulutlar her toplandığında baharı önce Ankara başlattı. Cumhuriyetin 100. yılına atıfla hazırladığımız 2023 yılı hedeflerimizi burada faaliyete geçirdik.

Allah’ın izniyle Ankara Türkiye Yüzyılı’nın inşasına hazır. Bunun için söz veriyor musunuz? Ankara yanımızda olduğu müddetçe yedi düvel karşımıza çıksa evelAllah yıkar geçeriz.
“ANKARA DAHA FAZLA YAVAŞLAMAYI KALDIRAMAZ”
Kardeşlerim Ankara’yı bilmek, Ankara’yı anlamak, Ankara’yı sevmek elbette önemli ama asıl mühim olan Ankara’yı eser ve hizmetlerle donatmaktır. Mevcut belediye başkanı şu 5 yılda ne yaptı ya? Yollarımızın hali ortada, çöp, çukur, çamur. Bu CHP’nin pratiğidir, İstanbul’da da öyleydi. Bunlardan artık kurtulalım. 5 yıl boşuna geçti onun için 31 Mart çok önemli. Ankara’ya hizmet veremeyenlerden kurtarma vakti çoktan gelmiştir. Buna hazır mıyız? Öyleyse 31 Mart’ta hakkını verelim. Burası hiçbir şey yapmayarak üstüne bir de bununla övünerek idare edilebilecek bir şehir değil. Hele hele ana kademe, kadın kolları, gençler sizler bunları çok iyi biliyorsunuz. Ankara daha fazla yavaşlamayı kaldıramaz. Ankara’yı içine düşmüş olduğu bu sıkışmışlık halinden bir an önce kurtarmak gerekiyor. Ulaşımda çektiğiniz sıkıntı hepinizin malumu. Öyleyse şu 9 gün sonra bu işin hakkını verelim.”
]]>Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP Başkan Adayı Mansur Yavaş, Kızılcahamlılarla iftar sofrasında bir araya geldi.
Kızılcahamam ilçesi Çeltikçi Beldesi’nde CHP Kızılcahamam Belediye Başkan Adayı Coşkun Ünal tarafından düzenlenen iftar programına katılan Mansur Yavaş’ı halk büyük bir ilgi ve coşkuyla karşıladı.
ESNAFTAN MANSUR YAVAŞ’A DESTEK
İftar programı öncesi Kızılcahamam esnafını ziyaret ederek “Hayırlı işler ve hayırlı Ramazanlar” dileyen Yavaş’a esnaf, desteğini “Gönlümüz, dualarımız sizinle. Yüzde 70’le kazanacaksınız” sözleriyle dile getirdi.
“HERKES GÖRÜYOR Kİ ANKARA’DA YARIŞ SONA ERDİ”
“Ankara’da herkes kararını verdi, herkes görüyor ki yarış sona erdi” diyen Yavaş, belediye meclisinde çoğunluk sağlamaları gerektiğine dikkat çekti. Yavaş, “Coşkun Başkan’la beraber sizlere doya doya hizmet etmek istiyoruz ve böyle iz bırakmak istiyoruz. Nasıl bugün Abdurrahman Oğultürk abimiz, başkanımız vefatının üzerinden kaç yıl geçmesine rağmen Çamlıdere’de, Kızılcahamam’da hayırla anılıyorsa, biz de inşallah Ankara’ya yaptığımız bu hizmetlerle, Ankara’nın ilçelerine yaptığımız bu hizmetlerle anılmak istiyoruz. ‘Ankaralı bir hemşehrimizi seçtik ve onları bu yaptı’ dedirtmek istiyoruz” dedi.
GRUP YOLLARININ TAMAMI SICAK ASFALT OLACAK
Önceki dönemlerde açık açık söylenen “Nereden en fazla oy alacağız, ilk önce oraya hizmet edeceğiz” sözlerini anımsatan Yavaş, Çubuk ilçesinden az oy almasına rağmen dağını, taşını sıcak asfaltla buluşturduğunu belirtti. Yavaş, “Kızılcahamam’ın da tamamını yapacağım. Ankara’da grup yollarının tamamını inşallah sıcak asfaltla bitireceğim” diye konuştu.
“KANALİZASYONLARI KAPATTINIZ DA MANSUR YAVAŞ MI AÇTI?”
Yavaş göreve geldiğinde Ankara’da 232 köyde kanalizasyon olmadığını ve bunlardan 170’ini yaptıklarını kaydederek kalan 50 kanalizasyona ilişkin, “Pandemiden dolayı ekonomik kriz olunca hükümet müteahhitlere yüzde 15’i geçmediyse feshetme hakkı tanıdığı için feshedildiği için kaldı. Şimdi yeniden ihale edildi. Allah’ın izniyle biz bunu bitireceğiz. Rakibim gidiyor ‘Bazı yerlerde hala kanalizasyon açıdan akıyor’ diyor. Beyler 25 yıldır siz idare ettiniz. Kanalizasyonları kapattınız da Mansur Yavaş mı açtı? Niye yapmadınız şimdiye kadar. Eminim ki ben seçilmeseydim yine o kanallar açıktan akacaktı. Çünkü onların belediyecilik anlayışı beton ve plastik. Başka bir şey değil” açıklamasını yaptı.
“BİR DİNOZOR PARASI BİR OTOBÜSTÜ…”
Otobüs sıkıntısına da değinen Yavaş, 2010 yılında 2 bin 200 otobüs olduğunu ve en son otobüsün 2013 yılında alındığını belirterek, “2019’da geldiğimizde bin 350 tane kalmış otobüs. 30 tane de bu ay alıyoruz 430 tane otobüs aldık. Bu arada bir kısmı da pert olup hurdaya çıkıyor. Ondan sonra ulaşım sorunu var. Kardeşim bir dinozor parası bir otobüstü. Dinozora verinceye kadar otobüs alsaydın olmaz mıydı? Hangisi acildi? Önce insan hayatı, insan sağlığı. Ben başka bir şey dinlemem. Belediye önce kendi hizmetlerini yapacak. Aç açıkta kimseyi bırakmayacak, insanların üretmesi için onların önünü açacak, destek olacak” diye konuştu.
“EN BÜYÜK PROJEM BAŞKENT KART’TIR”
Mansur Yavaş belediyeciliğinin bütün Türkiye’yi sardığını söyleyen Yavaş, “En büyük projem Başkent Kart’tır” diyerek, ihtiyaç sahibi aileler ve çocukları ile 34 bin emekliye desteklerini anlattı.
“MANSUR YAVAŞ BELEDİYECİLİĞİ BÜTÜN TÜRKİYE’YE EMSAL OLACAK”
Yavaş, “Her şeyimiz açık” diyerek, son zamanlarda gündemde olan mal varlığı tartışmalarına da değinerek şunları söyledi:
“Her yerde söylüyorum. 1999 yılında Belediye Başkanı olduğumdaki banka hesabım dahil bugüne kadar bütün banka hesaplarını zaten inceliyorlardır değil mi? Dört dönemdir adayım. Bir açık aramaz mı bunlar? Tarzları bu. Hepsini izleyebilirler, hiçbir şey saklamıyorum. Belediyenin hesaplarını da açıklıyorum. Bundan sonra bütün kamu yöneticilerinin açıklaması için kendim emsal teşkil etmek istiyorum. Yeter artık kişiler arasındaki bu adaletsiz dağılım. Bir insanın gidip de bir belediyeden, bir insandan yardım istemesi ne kadar zordur? İşte bunların ortadan kalkmasının çaresi yolsuzluk ve israfın ortadan kaldırılmasıdır. Kamu yöneticilerinin kurumlarının şeffaf olmasıdır. İnşallah bu konuda da örnek olacağız. Mansur Yavaş Belediyeciliği bütün Türkiye’ye emsal olacak.”
]]>Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, Yenikent Seçim Koordinasyon Merkezi (SKM) açılışında konuştu, “Biz, birileri para kazansın, zengin olsun diye değil; Ankara halkını zengin edeceğiz diye uğraşıyoruz” dedi.
ABB Başkanı ve CHP Başkan Adayı Mansur Yavaş, Sincan Belediye Başkan Adayı Veysel Alkan ile Yenikent SKM açılışına katıldı. Yavaş şöyle konuştu:
“Beş yıldır bir zihniyet değişikliği oldu Ankara’da. Mal beyanımızı net bir şekilde açıklıyoruz. Ben 1999 yılında avukatlığı bıraktım belediye başkanı oldum. O günden bu güne bütün banka hesaplarım herkesin incelemesine açık. İsteyen istediği gibi izlesin. Kaldı ki 4 dönemdir belediye başkan adayı oldum Ankara’da en ufak bir açıklık bulsalardı üzerinde tepinmezlermiydi. Bunu niye yapıyorum? Paranızı emanet ettiğiniz insanın ne yaptığını bilmeniz lazım. Bunun için açık ihaleler yapıyoruz. Hiçbir şeyimizi saklamıyoruz. Çünkü benim maaşım, personelimin maaşı yaptığımız bütün hizmetler sizin cebinizden çıkıyor. O zaman neye ne harcıyacaksak bunun kararını hep birlikte almamız lazım. Ankara halkının ihtiyaçları için harcamamız lazım. Proje yapıyorum diye milletin tertemiz parasını alıp kalkıp çöp projelere gömemeyiz. Acil ihtiyaç neyse, ilk önce Ankara halkını görmek zorundayız. 2010 yılında 2 bin 200 tane belediye otobüsü varmış. 2013’ten beri hiç almamışlar. Biz iş başına geldiğimiz zaman 1350 tane otobüs kalmış. 400 tane aldık, şimdi 50 tane daha alacağız. Her yıl 150, 200 tane alacağız. Ondan sonra da diyorlar ki, ‘ulaşım sıkıntısı var.’ Olur tabii. Bir dinozor parası bir otobüs yapıyordu. O kadar dinazor alıncaya kadar otobüs alsaydınız. Ankara’nın alt yapısına 5 kuruş para harcamadılar görünmez diye. Görüyorsunuz Polatlı’ya su götürüyoruz maliyeti 2,5 milyon kat trilyon. 1,5 milyon nüfus bundan yararlanacak. İnşallah 40, 50 yıl ne Yenikent’te ne Sincan’da artık su sıkıntısı olmayacak.”
ALTINOK’UN İDDİALARINA YANIT
Yavaş, rakibi AK Parti Belediye Başkan Adayı Turgut Altınok’un ‘Taşpınar’da kanalizasyon açıktan akıyor’ iddiasına da şu yanıtı verdi:
“25 yıldır ben mi idare ettim. veya siz kanalizasyonları yaptınız ben mi açtım onları? Ama başka şeylere para yatırmaktan vatandaşların ihtiyacını görmediler. Kırsal kalkınma desteklerinde bulunuyoruz. Şimdiye kadar 880 milyon lira destek verdik Ankara çiftçisine. Belediyecilik budur. Biz gelince sosyal yardımları kesecektik değil mi? Ama bakın bir AK Parti’li belediye meclis üyesi de aynısını söyledi. ‘Bu geçtiğimiz 5 yılda ranta dayalı hiçbir şey bizim meclisimizden geçmedi’ dedi. Çünkü biz birileri para kazansın zengin olsun diye değil. Ankara halkını zengin edeceğiz diye uğraşıyoruz. Projesi yok diye iddia edecekler gelmişler karşınıza ‘ben Başkent Kart çıkartacağım, içine para yükleyeceğim’ diye mucize bir şeymiş gibi anlatıyor. Bu kardeşiniz 3 yıldır yapıyor. Siz nerede yaşıyorsunuz? Yine kantin desteğinde bulunacağız diyor. Keçiören’de kaç kişiye bulundun? Ben 50 bin kişiye destekte bulunuyorum.”
]]>Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, yenileme çalışmaları tamamlanan Ulus 100. Yıl Meydanı’nın açılışını yaptı. Yavaş, “Ulus bölgesi sadece Cumhuriyet dönemimizin değil, Cumhuriyet dönemi öncesinde de zengin bir tarihsel ve kültürel mirası içindedir. Büyük önder Mustafa Kemal Atatürk öncülüğünde kurulan Türkiye Büyük Millet Meclisi de Ulus’u aynı zamanda millet iradesinin vesikası haline getirmiştir. Son birkaç on yılda yaşanan gerilemeyi durdurup, burayı turizm kenti haline getirmek bizim en büyük projelerimizden birisidir” dedi.
ABB Başkanı ve CHP Başkan Adayı Mansur Yavaş, bugün Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından yenileme çalışmaları tamamlanan 100. Yıl Meydanı’nı hizmete açtı. Açılışa, CHP Genel Başkan Yardımcısı Gül Çiftçi, CHP Ankara Milletvekili Gamze Taşcıer, Yenimahalle Belediye Başkan Adayı Fethi Yaşar, Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen, Altındağ Belediye Başkan Adayı Ramazan Değerli katıldı.
Yavaş açılışta yaptığı konuşmada şunları söyledi:
“BURAYI TURİZM KENTİ HALİNE GETİRMEK BİZİM EN BÜYÜK PROJELERİMİZDEN BİRİSİDİR”
“Ulus neden değerli? Şu anda toplandığımız Ulus bölgesi sadece Cumhuriyet dönemimizin değil, Cumhuriyet dönemi öncesinde de zengin bir tarihsel ve kültürel mirası içindedir. Ulus Antik ve Osmanlı dönemlerinin izlerini taşımaktadır. Roma Caddesi, Jülyen Sütunu, Agustus Tapınağı, Bizans Dönemi kalıntıları, Hacı Bayram Veli Cami ve hepimizin bildiği birçok tarihi an bunlara örnek olarak verilebilir. Ulusun bizler için en değerli tarihi ise Cumhuriyet dönemiyle başlamıştır. Cumhuriyet tarihimizin en kıymetli merkezleri Ulus’ta yer almaktadır. Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet dönemimizle Ulus, ülkemizin dört bir yanından gelen farklı sosyolojilere ait insanları buluşturmuş, birbirinden farklı görüşleri olan bu insanlar tek bir hedef için harekete geçmiştir. O hedefin adı vatan sevdasıdır. Büyük önder Mustafa Kemal Atatürk öncülüğünde kurulan Türkiye Büyük Millet Meclisi de Ulus’u aynı zamanda millet iradesinin vesikası haline getirmiştir. Bu bölge çok uzun yıllar Ankara’nın politik, bürokratik, finansal, kültürel ve ticari merkezi olmuştur. İşte Ulus dünyadaki örneklerin de olduğu gibi bizim için çok önemlidir. Tarihimiz, kültürümüz ve zenginliğimizdir. Son birkaç on yılda yaşanan gerilemeyi durdurup, burayı turizm kenti haline getirmek bizim en büyük projelerimizden birisidir.
Ben 2009 yılında aday olduğumda Ankara’ya turist getireceğim dediğimde herkes şunu soruyordu; Ankara’ya niçin turist gelsin? Ben de Ankara’ya bir de benim gözümle bakın diye bir animasyon yaptırmıştım. Beypazarı’nda da ilk önce Beypazarı’nı turizme açacağım dediğimde belki hiç kimse inanmadı. Şöyle söylemiştim onlara; gün gelecek gelen turistlerden siz buralarda gezemeyeceksiniz demiştim. Gün geldi o projeyi gerçekleştirdik. ve çarşı içine gelmeyin diye anons etmek durumunda kaldık. İşte Ulus bölgesini tarihi kent merkezi olarak inşallah önümüzdeki günlerde turistlerin yoğun olarak gezdiği esnafın para kazandığı bir alan olacak. Buradaki projelerimizin içinde Ulus’taki trafiğin tamamının yer altına alınma projesini Kültür Tabiat Varlıkları’na sunduk. Yeniden zemin altında bir jeoradar incelemesi kararı verdiler. İnşallah önümüzdeki dönem bu jeoradar incelemesini düzgün çıktığı takdirde bir sorun olmadığı takdirde trafiği tamamen yerin altına alarak belki de Ankara’nın en büyük meydanını burada gerçekleştirmiş olacağız.
“100. YIL MEYDANI ANKARA’NIN TARİHSEL DOKUSUNUN TAM KALBİNDE KÜLTÜRLERİN BULUŞMA NOKTASI OLACAK”
Bugün şu açılışını yaptığımız 100. Yıl Meydanı çevresinde tarihi yapıların tam kalbinde ve Ankara halkına nefes aldıracak. Proje yeşil dokusu ve otopark sorununa çözüm niteliğinde katlı otoparkıyla hizmet verecek. Projede otopark dışındaki alanlardan yeşilin Başkenti Ankara’ya yakışıyor. Ankara’nın iklim ve dokusuna uygun olarak farzlı türde 300 tane ağaç dikildi. Toplam alanın 8 bin metrekare olan bu alanda 2 bin metrekare büyüklüğünde ana meydan, peyzaj alanları ve toplam 214 araç kapasiteli iki katlı otopark yer alıyor. Otomasyon sistemiyle hizmet verecek otopark alanında kapasite durumunu online olarak takip etmek de mümkün olacak. Ayrıca projede tüm alana hizmet edecek kafeteryada yer almaktadır. 100. Yıl Meydanı Ankara’nın tarihsel dokusunun tam kalbinde kültürlerin buluşma noktası olacak.
“BU PROJEYİ 161 MİLYON LİRA MALİYETTE TAMAMLADIK”
biliyorsunuz şeffaf belediyenin Türkiye’de öncüsüyüz. Bu projeyi 161 milyon lira maliyette tamamladık. Başka Ulus’ta neler yaptık? Ankara Kalesi dış kale sur duvarlarının restorasyonuna başlandı. Tescilli Roma yolu düzenlemesine başlandı. Anafartalar caddesi sokak sağlıklaştırması ve kentsel tasarımına başlandı. Kentsel sit alanı içerisinde dört adet çeşme restorasyonu. Hükümet Caddesi ve Çevresi Düzenleme Projesi, Hamidiye Camii Restorasyonu, Anafartalar Belediye Çarşısı, şu karşıda gördüğünüz çarşı tamamen yenilendi. İki katı teknokent, bir katı mesleğe ilk başlayan avukatlara tahsis edildi. Ayrıca Ankara’daki esnaf odalarını da ayrıca tahsis ettik ki Ulus tekrar eski cazibesine kavuşsun diye. İçkale’de birinci etap sokak sağlıklaştırma projesi bitti. İkinci etap sokak sağlıklaştırma projesi bitti. İçkale üçüncü etap sokak sağlıklaştırma projesinin ihalesi yapıldı. O da bu yıl bitecek. Ankara Kalesi ve civarına çıkıldığı zaman artık orada restorasyonu yapılmamış hiçbir ev kalmayacak. Roma Tiyatrosu restorasyonu bitirildi. Arkeopark düzenlemesi yapıldı. Ayrıca alt kısmımızda Gençlik Parkı Kültür Merkezi ve Şehir Tiyatroları yenilendi. Anafartalar Çarşısı’nın üst kısmına bir park yaptık. Ulus Hali’ni yeniledik. Anafartalar Çarşısı’nı sıfırdan yeniledik. Eski Gençlik ve Spor Müdürlüğü’ne EGO Genel Müdürlüğü taşındı. Ulus iş hanının tadilatı yapıldı ve son olarak da Yüzüncü Yıl Meydanı ve kapalı otopark yapıldı. Artık Ankara’ya gelenler gardan başlamak üzere bir tarafı da Sıhhiye’den başlamak üzere Ulus’a gelecekler. Burada İş Bankası binası da aynı zamanda müze olarak düzenlendi. Roma Hamamları bizdeydi, Kültür Bakanlığı aldı, kendisi restore edecek. Buradan ilerlediğimiz zaman, Bent Deresi’ne kadar restorasyonu yapılmadık, hiçbir yer kalmıyor. Ayrı zamanda Hacı Bayram’da da böyle bir çalışma yapılmıştı. Hacı Bayram Kale, aynı zamanda Hıdırlık tepesi tamamen gezi alanı olarak düşünün turistler için Roma Tiyatrosu, Arkiolojik Park ile beraber aynı zamanda Anafartaların devamında Çıkrıkçılar yokuşuna iki defa ihaleye çıktık giren olmadı. Orayı da ihale ettikten sonra yaptıktan sonra Hamamönü bölgesi ile birleştirip dünyanın çeşitli yerlerine gittiği zaman tümüyle gönderen eski tarihi kent merkezi tümüyle ayağa kalkmış olacak ve Mansur Yavaş’ın en marka projelerinden birisi de Ulus düzenlemesi olacak. Bu harcamalara şimdiye kadar ne kadar para harcadık? Güncel tutarlarıyla 1 milyar 200 milyon lira civarında para harcandı. Ulus’u ayağa kaldırmak için inşallah söylediğim gibi burası marka bir proje olacak ve dünya başkentlerine yakışır bir şekilde, onlarla yarışan Mustafa Kemal Atatürk’ün bize emanet ettiği Ankara’yı inşallah hep birlikte gerçekleştireceğiz. Yaptığımız bütün çalışmalar şeffaftır. Halka hesap vermek bir zorunluluktur.
“KAMU YÖNETİCİLERİ GÖREVE BAŞLADIĞIYLA BIRAKTIĞI ZAMANKİ MAL VARLIĞINI AÇIKLAMALIDIR”
Yaptığımız bütün çalışmalar şeffaftır. Halka hesap vermek bir zorunluluktur. Mal beyanımı ben açıkladım. Rakiplerimiz de açıklamaya başladılar ama bugünkü basına düşen yazıları gördüğünüz zaman bir sürü spekülasyon var. Ben de dün bir televizyon yayınında şunu söyledim; 1999 yılında Beypazarı’nda ilk belediye başkanlığı yaptığımdan bugüne kadar bütün banka hesaplarım incelemeye açıktır. Hiç kimseden sakladığım hiçbir şeyim yoktur. Kamu yöneticileri böyle olmalıdır. Göreve başladığıyla bıraktığı zamanki mal varlığını açıklamalıdır. Bu sadece Mansur Yavaş için değil, Türkiye’deki görev yapan bütün belediye başkanlarını kapsar. Ancak böyle olduğu takdirde bu insanlar arasındaki gelir adaletsizliği, fakirliği, yoksulluğu önlemenin imkanı yoktur. Bu şekilde ancak yolsuzluk ve israf ortadan kalkacaktır. Biz de Ankara Büyükşehir Belediyesi olarak bunun öncülüğünü yapmaktan gurur duyuyoruz.”
]]>Ulaştırma ve Altyapı Bakan Abdulkadir Uraloğlu, demiryollarını devlet politikası olarak ele aldıklarını ve öncelikli sektörlerin en başında tuttuklarını söyleyerek, demiryollarında önemli atılımlar gerçekleştirdiklerini kaydetti. Demiryolu projeleriyle Türkiye’nin dört bir yanını raylı sistem ağlarıyla bağladıklarını belirten Uraloğlu, “Son 22 yılda ülkemizde demiryollarında ciddi yatırımlarla, iyileştirme, yenileme ve kalkınma hamleleriyle Türkiye’nin adeta çehresini değiştirdik. Ana yurdumuzu gerçekten demir ağlarla ördük” dedi.
“Vatandaşlarımız seyahatlerinde demiryollarını tercih ediyor”
Bakan Uraloğlu, mevcut tüm demiryolu hatlarının tamamen yenilendiğini, yüzde 60’tan fazlasının ise sinyalli hale getirildiğini kaydetti. Son 22 yılda demiryollarına 57 milyar dolar üstünde yatırım gerçekleştirdiklerini dile getiren Uraloğlu, 2002 yılında 10 bin 948 km olan hat uzunluğunu, şu anda 13 bin 919 kilometreye yükselttiklerini ve 2 bin 252 kilometre hızlı tren hattı inşa ettiklerini ifade etti.
Bakan Uraloğlu sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ülkemizi, yarım asırlık hayalimiz olan Yüksek Hızlı Tren işletmeciliği ile tanıştırdık ve Avrupa’da 6’ncı, Dünya’da 8’inci yüksek hızlı tren işletmecisi yaptık. Demiryollarına yaptığımız yatırımların sonuçlarını da aldık. Artık vatandaşlarımız seyahatlerinde demiryollarını tercih etmeye başladı. Vatandaşlarımızın isteğiyle son dönemde birçok hatta yeni sefer başlattık. Bunların en sonuncusu da Ankara -Elmadağ arası yeni seferlerimiz oldu.”
“Ankara-Elmadağ Bölgesel Treni, 21 Mart tarihinden itibaren işletilmeye başlayacak”
Bakan Uraloğlu, TCDD Taşımacılık A.Ş Genel Müdürlüğü tarafından işletilen Ankara-Kayseri-Kars güzergahında Ankara-Elmadağ Bölgesel Tren Seferi’ni 21 Mart’ta başlatacaklarını yineleyerek, “Bölgesel Tren Seferi Ankara-Elmadağ ve Elmadağ-Ankara arasında her gün 6 sefer olarak düzenlenecek. Gelen talepler neticesinde sefere koyduğumuz Ankara-Elmadağ Bölgesel Treni, 21 Mart tarihinden itibaren işletilmeye başlayacak. Her gün aralıksız olarak 6 sefer yapacak olan trenlerimiz ile vatandaşlarımız Ankara Elmadağ arasında konforlu yolculuk etme şansı bulacak. Ankara-Elmadağ Bölgesel Trenimiz 136 koltuk kapasiteli dizel setlerden oluşacak” diye konuştu.
Ankara’dan Elmadağ’a 40 dakikada seyahat
Ankara-Elmadağ Bölgesel Treni’nin her gün Ankara’dan 06: 10, 12: 25 ve 17: 40 saatlerinde, Elmadağ’dan Ankara’ya ise 07: 20, 13: 30 ve 18: 55 saatlerinde hareket edeceğini bildiren Bakan Uraloğlu sözlerini şöyle sürdürdü;
“Hareket saatleri vatandaşların ihtiyacına göre belirlendi. Seyir süresi ise 40 ila 45 dakika olacak. Ankara-Elmadağ Bölgesel Treni sadece Kayaş İstasyonu’nda bir dakikalık bekleme yapacak. Tren seferlerinde bilet fiyatlarını da en uygun düzeyde tuttuk. Tam parkur ücretinin 55 TL, diğer istasyonlar için ise 40 TL olarak belirlendik. İnsanımız trenle yapılan seyahatin konfor ve güvenine alıştı. Bizler de vatandaşlarımızın konforu, vatandaşımızın güveni için Türkiye’nin dört bir yanını demiryolu ağları ile birleştirmeye, yeni tren seferleri ile vatandaşlarımızı buluşturmaya devam edeceğiz.” – ANKARA
]]>Erdoğan, Yeşilbayır Mahallesi Sağduyu Caddesi’nde düzenlenen Mamak Toplu Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, siyaseti bir bayrak yarışı olarak gördüklerini ifade etti.
Bu seçimlerde Mamak’ta bayrak değişimine gittiklerini söyleyen Erdoğan, 5 yıldır görevini sürdüren Murat Köse’nin yerine Asım Balcı’yı belediye başkanlığına aday gösterdiklerini söyledi.
Köse’ye, ilçeye hizmetleri dolayısıyla teşekkür eden Erdoğan, “Kendisiyle olan yol ve dava arkadaşlığımızı inşallah başka alanlarda devam ettireceğiz. Asım Balcı kardeşimin sizlerin de takdiriyle Mamak’ta hizmet bayrağını çok daha yukarılara taşıyacağına inanıyorum. Cumhurbaşkanı olarak her an Asım kardeşimin yanında olacağım. Turgut kardeşimin yanında olacağım. Onlarla beraber bu yolculuğa devam edeceğiz.” diye konuştu.
“Belediyemizin ve kamu kurumlarının kapısını hiç kimseye kapatmadık”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaklaşık çeyrek asırdır Mamak’ın hizmetkarı olduklarını, bugüne kadar sadece eser siyaseti yaptıklarını dile getirdi.
İlçeye hizmet ederken kimsenin kökenine ve mezhebine bakmadıklarını vurgulayan Erdoğan, şunları söyledi:
“Yaratılanı sevdik, yaratandan ötürü. Nerede bir ihtiyaç sahibi varsa elinden tutmanın, nerede bir sorun varsa onu çözmenin gayretinde olduk. Mamak’taki mahallelerimizin hepsi, siyasi tercihlerinden bağımsız olarak aynı standartta hizmet aldı. Belediyemizin ve kamu kurumlarının kapısını hiç kimseye kapatmadık. ‘Şu partiye oy verenler belediyenin kapısından giremez’ diyen ırkçı, faşist zihniyetten asla olmadık. Teröre ve şiddete bulaşmadığı, bu millete ihanet etmediği sürece hangi partiye oy verirse versin, herkesi bağrımıza bastık. Ancak, 14-28 Mayıs seçimlerinde olduğu gibi 31 Mart öncesinde de siyasi rekabeti, siyasi husumete dönüştürmeye çalışanlar var. Tek parti zihniyetinin günümüzdeki temsilcisi olan CHP yönetimi, ırkçılık, ayrımcılık ve bölücülükte yine kendi kötü geçmişiyle yarışıyor. Bunlar lafa gelince sağda, solda sürekli ahkam keserler ama insanlarımızı, kökenleri, kılık kıyafetleri üzerinden ayrıştırmadan da duramazlar.”
Gezi olayları
Yakın geçmişteki Çorum ve Maraş olaylarını anımsatan Erdoğan, Türkiye’nin Sivas olaylarında da çok ciddi provokasyonlara maruz kaldığını dile getirdi.
Erdoğan, şunları kaydetti:
“Son olarak Gezi hadisesinde sokaklarımızın nasıl karıştırıldığını, milletin nasıl birbirine düşürülmek istendiğini hepimiz hatırlıyoruz. Haftalarca sokaklarımızı terörize ettiler, belediyeye ait araçları yaktılar, esnafımızın malına mülküne zarar verdiler. Milletimizin iradesine, geleceğine ve kardeşliğine sahip çıkması sayesinde hamdolsun bu kaos girişiminin önüne geçtik. Hangi inanca, kökene, meşrebe mensup olursa olsun 85 milyonu kimsenin bölemeyeceğini, içimizdeki fitne tüccarlarına açık ve net gösterdik. Bu ülkede benzer senaryoların tekrar yaşanmasına izin veremeyiz. Şimdi şunu çok iyi bilmenizi isterim. Her kim mezhebi kimliği üzerinden siyaset yapıyorsa, bu ülkenin iyiliğini istemiyor demektir. Her kim bölgecilik yapıyor, insanları etnik kökenine göre ayırıyorsa bu milletin huzurunu istemiyor demektir.”
“Taş üstüne taş koymamakla övünen beceriksiz yönetim var”
Siyasi partiler olarak yarışacaklarını, siyasetçiler olarak da eleştirilerini dile getireceklerini, ülkenin ve milletin menfaati adına doğru bulmadıkları hususları en açık yüreklilikle ifade edeceklerini vurgulayan Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Bunları yaparken bizi birbirimize düşürerek aramıza nifak sokmaya çalışanlara karşı daima uyanık olacağız. Sizlerden, kardeşliğinize, birlik ve beraberliğinize çok sıkı sarılmanızı istiyorum. AK Parti’nin ve Cumhur İttifakı’nın kardeşlik siyasetine sahip çıkmanızı istiyorum. Mamaklı vatandaşlarımın başlayan veya belli bir aşamaya gelen yatırım hamlelerinin tökezlemesine müsaade etmeyeceğine inanıyorum. Son 5 yılda Ankara’nın nasıl bir hizmetsizlik ve esersizlik girdabına düştüğünü sizler çok iyi biliyorsunuz. Havalimanından buralara kadar Allah aşkına yolların asfaltlanması diye bir şey var mı? Nereden nereye geldik. Seçim meydanlarında bol keseden vaat dağıttılar ama göreve gelince verdikleri sözlerin hiçbirini yerine getirmediler. Kullandıkları 100 milyarlarca liralık devasa bütçelere rağmen ortada örnek gösterebilecekleri hiçbir eserleri, yatırımları yok. Proje diye bahsettikleri işlerin çok daha fazlasını bizim orta çapta bir ilçe belediyemiz bunlardan çok daha iyi, zaten yapıyor. Şu anda Ankara’da metro adına yapılan ne varsa hepsi bizim yaptıklarımız. Belediye olarak bunların yaptığı yok. Asfalt dökmemekle, yol, köprü yapmamakla, taş üstüne taş koymamakla övünen bir beceriksiz yönetim var. Elini vicdanına koyan tüm Ankaralı kardeşlerim, şu gerçeği kabul edecektir. Ankara bir beş yıl daha böyle yönetilmeyi kaldıramaz. Ankara bu kadar ihmale, yatırımsızlığa tahammül edemez. Ankara’nın yavaşlıktan kurtulması ve bir an önce hızlanması gerekiyor.”
Erdoğan, trafik başta olmak üzere şehrin sorunlarının kördüğüm haline gelmemesi için 31 Mart seçimlerinin büyük bir fırsat olduğunu dile getirdi.
Vatandaşlardan, bu fırsatı heba etmemelerini isteyen Erdoğan, şunları kaydetti:
“Gelin Ankara’nın önünde yeni ufuklar açalım. Bunun için önümüzdeki 11 günü çok iyi değerlendirmemiz gerekiyor. Kaybedeceklerini anlayanların tahriklerine kapılmadan 11 gün boyunca çok iyi çalışacağız. 31 Mart günü sandık başına gittiğimizde ise ilçede Asım Balcı kardeşime, büyükşehirde Turgut Altınok kardeşime mührü basacağız. Açılışını yaptığımız eser, hizmet ve projelerin Mamaklı kardeşlerimize hayırlı olmasını diliyorum. Bu hizmetleri ilçemize kazandıran belediyemizi ve diğer kamu kurumlarımızı tebrik ediyorum. Asım Balcı kardeşimi sizlere emanet ediyorum.”
Açılıştan notlar
Konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Mamak Belediye Başkanı Murat Köse hediye takdiminde bulundu.
Daha sonra Erdoğan, beraberindekilerle yapımı tamamlanan eserlerin resmi açılışını yaptı.
Alana, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın fotoğrafının olduğu “Bu şarkı burada bitmez”, “KAAN, hanların bağlı olduğu devlet başkanı, Hakan” ve “Hızlanma zamanı” pankartları asıldı.
Törene, AK Parti Genel Sekreteri Fatih Şahin, Cumhur İttifakı Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı Turgut Altınok, Mamak Belediye Başkan adayı Asım Balcı ve AK Parti milletvekilleri de katıldı.
(Bitti)
]]>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Mamak Yeşilbayır Mahallesi Sağduyu Caddesi’nde Toplu Açılış Töreni’ne katıldı. Mamaklılara hitap eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, siyasetin bir bayrak yarışı olduğunu söyleyerek, “Bu seçimlerde Mamak’ta bayrak değişimine gittik. Belediye başkanı olarak 5 yıldır görev yapan Murat Köse kardeşimizin yerine Asım Balcı kardeşimizi aday gösterdik. Murat kardeşimize ilçemize hizmetleri dolayısıyla teşekkür ediyoruz. Kendisi ile olan yol ve dava arkadaşlığımızı inşallah başka alanlarda devam ettireceğiz. Asım Balcı kardeşimizin Mamak’ta hizmet bayrağını çok daha yukarılara taşıyacağına inanıyorum. Cumhurbaşkanı olarak her an Asım kardeşimin, Turgut kardeşimin yanında olacağım. Onlarla beraber bu yolculuğa devam edeceğim” diye konuştu.
“‘Şu partiye oy verenler belediyenin kapısından giremez’ diyen ırkçı, faşist zihniyetten asla olmadık”
Yaklaşık çeyrek asırdır Mamak’ın hizmetkarı olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugüne kadar sadece eser ve hizmet siyaseti yaptık. İlçemize hizmet ederken kimsenin kökenine ve mezhebine bakmadık. Yaratılanı sevdik, Yaradan’dan ötürü anlayışıyla nerede bir ihtiyaç sahibi varsa elinden tutmanın, nerede bir sorun varsa onu çözmenin gayretinde olduk. Mamak’taki mahallerimizin hepsi siyasi tercihlerinden bağımsız olarak aynı standartta hizmet aldılar. Belediyemizin ve kamu kurumlarımızın kapısını hiç kimseye kapatmadık. ‘Şu partiye oy verenler belediyenin kapısından giremez’ diyen ırkçı, faşist zihniyetten asla olmadık. Teröre ve şiddete bulaşmadığı, bu millete ihanet etmediği sürece hangi parti oy verirse versin herkesi bağrımıza bastık. 14-28 Mayıs seçimlerinde olduğu gibi 31 Mart öncesinde de siyasi rekabeti siyasi husumete dönüştürmeye çalışanlar var. Tek parti zihniyetinin günümüzdeki temsilcilisi olan CHP yönetimi ırkçılık, ayrımcılık ve bölücülükte yine kendi geçmişiyle yarışıyor. Bunlar lafa gelince sağda solda sürekli ahkam keserler ama insanlarımızı kökenleri, kılık kıyafetleri üzerinden ayrıştırmadan da duramazlar. Hızlanacağız, durmak yok. 31 Mart’a kadar 11 gün var” ifadelerini kullandı.
“AK Parti’nin ve Cumhur İttifakı’nın kardeşlik siyasetine sahip çıkmanızı istiyorum”
“Biz yakın geçmişinde Çorum olaylarını, Maraş olaylarını yaşamış bir milletiz. Biz Sivas olaylarında çok ciddi provokasyonlara maruz kalmış bir ülkeyiz” diye konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:
“Son olarak ‘Gezi’ hadisesinde sokaklarımızın nasıl karıştırıldığını, milletin nasıl birbirine düşürülmek istendiğini hatırlıyoruz. Haftalarca sokaklarımızı terörize ettiler. Belediyeye ait araçları yaktılar. Esnafımızın malına, mülküne zarar verdiler. Milletimizin iradesine, geleceğine ve kardeşliğine sahip çıkması sayesinde bu kaos girişiminin önüne geçtik. Hangi inanca, kökene mensup olursa olsun 85 milyonu kimsenin göremeyeceğini içimizdeki fitne tüccarlarına açık ve net gösterdik. Bu ülkede benzer senaryoların tekrar yaşanmasına izin veremeyiz. Her kim mezhebi kimliği üzerinden siyaset yapıyorsa bu ülkenin iyiliğini istemiyor demektir. Her kim bölgecilik yapıyor, insanları etnik kökenine göre ayırıyorsa bu milletin huzurunu istemiyor demektir. Siyasi partiler elbette yarışacağız. Siyasetçiler olarak elbette eleştirilerimizi dile getireceğiz. Ülkemizin ve milletimizin menfaati adına doğru bulmadığımız hususları açık yüreklilikle ifade edeceğiz. Bunları yaparken bizi birbirimize düşürerek aramıza nifak sokmaya çalışanlara karşı daima uyanık olacağız. Sizlerden kardeşliğinize, birlik ve beraberliğinize çok sıkı sarılmanızı istiyorum. Sizlerden AK Parti’nin ve Cumhur İttifakı’nın kardeşlik siyasetine sahip çıkmanızı istiyorum. Mamaklı vatandaşlarımın başlayan ve belli bir aşamaya gelen yatırım hamlelerinin tökezlemesine müsaade etmeyeceğine inanıyorum.”
“Ankara bu kadar ihmale, bu kadar yatırımsızlığa tahammül edemez”
Ankara’nın son 5 yılda hizmetsizlik ve esersizlik girdabına düştüğünü söyleyen Erdoğan, şunları aktardı:
“Sizler çok iyi biliyorsunuz. Havalimanından buralara kadar yolların asfaltlanması diye bir şey var mı? Nereden nereye geldik. Seçim meydanlarından bol keseden vaat dağıttılar ama göreve gelince verdikleri sözlerin hiçbirini yerine getirmediler. Kullandıkları devasa bütçelere rağmen ortada örnek gösterebilecekleri, eserleri ve yatırımları yok. Proje diye bahsettikleri işlerin çok daha fazlasını bizim orta çapta bir belediyemiz bunlardan çok daha iyi yapıyor. Şu anda Ankara’da metro adına yapılan ne varsa hepsi bizim yaptıklarımız. Belediye olarak bunların yaptıkları yok. Asfalt dökmemekle, yol yapmamakla, taş üstüne taş koymamakla övünen beceriksiz bir yönetim var. Elini vicdanına koyan tüm Ankaralı kardeşlerim şu gerçeği kabul edecektir. Ankara 5 yıl daha böyle yönetilmeyi kaldıramaz. Ankara bu kadar ihmale, bu kadar yatırımsızlığa tahammül edemez. Ankara’nın yavaşlıktan kurtulmanın ve bir an önce hızlanması gerekiyor. Trafik başta olmak üzere şehrimizin sorunlarının kördüğüm haline gelmemesi için, 31 Mart seçimleri büyük bir fırsattır. Gelin bu fırsatı heba etmeyelim. Gelin Ankara’nın önünde yeni ufuklar açalım. Bunun için önümüzdeki 11 günü çok iyi değerlendirmemiz gerekiyor. Kaybedeceklerini anlayanların tahriklerine kapılmadan 11 gün boyunca çok iyi çalışacağız. 31 Mart günü sandık başına gittiğimizde ise ilçede Asım Balcı kardeşime, büyükşehirde Turgut Altınok kardeşime mührü basacağız.” – ANKARA
]]>Özbekistan Cumhuriyeti Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Davron Vahabov, ATO Başkanı Gürsel Baran’ı makamında ziyaret etti. Ziyarette konuşan Özbekistan Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Vahabov, ülke olarak ekonomik gelişimi sağlamak üzere çalışmalar yürüttüklerini, Özbekistan Cumhurbaşkanı’nın talimatıyla kuyumculuk sanayisini ve inşaat sektörünü geliştirmek üzere Türk reel sektörüyle işbirliği yapmak ve tecrübelerinden yararlanmak istediklerini kaydetti. Çalışma programları kapsamında, Ankara Kuyumcular ve Saatçiler Odası’na da bir ziyaret gerçekleştirdiklerini belirten Vahabov, Özbekistan’da 400 tonluk altın rezervi bulunduğunu hatırlattı. Vahabov, “Hammaddenin bol olduğu ülkemizde, kuyumculuğa katma değer kazandırarak sektörü geliştirmek istiyoruz” dedi.
Taşkent’te kentsel dönüşüm
Özbekistan’da inşaat sektörünün geliştiğinin altını çizen Vahabov, Taşkent’te kentsel dönüşümün devam ettiğini bildirdi. Vahabov, “Ülkemizde gelir seviyesi ve nüfus artıyor. Bu doğrultuda da inşat sektörü gelişiyor. Sektörün daha fazla hammadde ihtiyacı ortaya çıkıyor” dedi. Özbekistan’da organize sanayi bölgesi inşa edilmesini istediklerini bildiren Vahabov, Türkiye’de OSB’lerin nasıl kurulup, yönetildiği konusunda bilgi talepleri olduğunu da ifade etti.
Spor ayakkabı fabrikası talebi
Özbekistan nüfusunun 36 milyona yükseldiğini ve her yıl düzenli olarak arttığını bildiren Vahabov, artan nüfus karşısında ülkede inşaat malzemeleri ve mobilya ürünlerine ihtiyacın ortaya çıktığını söyledi. Mobilya hammaddesinin ithal edildiğini kaydeden Vahabov, özellikle orta gelirli vatandaşlara yönelik mobilya üretimine talep olduğunu belirtti. Vahabov, “Her yıl yaklaşık 100 bin konut yapılıyor. Bu konutlar için inşaat malzemesi ve mobilya ihtiyacı var” dedi.
Özbekistan’ın deri sanayi ürünlerine de ihtiyacı bulunduğunu anlatan Vahabov, “Ülkemizde spor ayakkabı üretimi yok. Bizim nüfusumuz ve civar ülkelerin 80 milyon nüfusu spor ayakkabı üretim ve ticareti için pazar durumunda. Ülkemize bu alanda yatırım yapmak isteyen olursa uygun faizli finansman desteği sağlanabilir” diye konuştu.
Özbekistan’ın UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Hiva kenti hakkında bilgi veren ve turizm sektöründeki gelişimlerinden bahseden Vahabov, Hiva kenti yakınında Özbek kültürünü yansıtan ürünlerin satılması için bir çarşı yapmayı planladıklarını söyleyerek, bu çarşının projelendirilmesi konusunda destek istedi. Vahabov, Özbekistan’ın ihtiyaçlarına uygun biçimde ticaretin gelişmesi durumunda hedeflenen dış ticaret rakamına ulaşılabileceğini de sözlerine ekledi.
Türk müteahhitlerden 6,9 milyar dolarlık proje yatırımı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2016 yılında Özbekistan’a gerçekleştirdiği ziyaret öncesinde iki ülke dış ticaretinin 1 milyar dolar düzeyinde olduğunu hatırlatan ATO Başkanı Baran, karşılıklı ziyaret ve temaslarla Türkiye ile Özbekistan arasındaki dış ticaretin 3 milyar doları aştığını söyledi.
Özbekistan’daki Türk yatırımlarının da 1,7 milyar doları aştığını kaydeden Baran, Türk müteahhitlerinin Özbekistan’da Taşkent City, Piramit Tower, Akay City başta olmak üzere 6,9 milyar dolar değerinde 262 proje üstlendiğini bildirdi. Türkiye’de de yaklaşık 400 Özbek sermayeli şirketin faaliyet gösterdiğini ifade eden Baran, “Özbekistan ve Türkiye arasındaki siyasi, ticari, ekonomik, kültürel ve insani alanlarda yarar sağlayan köklü ilişkiler geçmişten bu yana kesintisiz bir şekilde devam ediyor. İş dünyalarımızın, Türkiye ve Özbekistan arasındaki ticaret ve yatırım fırsatlarını değerlendirmesi ve bu potansiyeli tam anlamıyla ortaya koyması çok önemli. İki ülke arasındaki bu sıcak yaklaşım ve rakamların gösterdiği ivme, Cumhurbaşkanlarımızın ortaya koyduğu 10 milyar dolarlık hedefin gerçekçi ve ulaşılabilir olduğunu gösteriyor. Ankara Ticaret Odası olarak biz bu hedef doğrultusunda üzerimize düşen her türlü görevi yerine getirmeye ve tüm tecrübelerimizle Özbekistan’a katkıda bulunmaya hazırız” diye konuştu.
Türkiye’nin inşaat sektöründe ilerlemiş bir ülke olduğunu, yurtdışı müteahhitlik hizmetlerinde dünya ikincisi olduklarını bildiren Baran, “Bu alanda iş birliğimizi geliştirebiliriz” dedi.
Ankara ekonomisi hakkında bilgi veren Baran, Başkent’in sağlık turizmini geliştirmeye yönelik yürüttükleri çalışmaları anlattı. Baran, 2023 yılında Semerkant’ta düzenlenen Sağlık Turizmi Fuarı’na katıldıklarını da bildirdi. İki ülke arasındaki ticarette, Ankara’nın payının çok düşük olduğunu belirten Baran, Ankara ile Özbekistan’ın ticaretini geliştirmek istediklerini, sağlık turizminin bu konuda önemli olduğunu söyledi.
Vahabov’un Baran’a gerçekleştirdiği ziyarete, Özbekistan ve Türkiye İş İnsanları Derneği Başkanı Davut Azmi Erbaş, Ankara Kuyumcular ve Saatçiler Odası Başkanı Timuçin Sönmez, Özbekistan Ulusal Bankası Başkanı Mirsoatov Alisher Kudratullaevich’ın da aralarında yer aldığı bir heyet eşlik etti. – ANKARA
]]>Haber: NİSANUR YILDIRIM/ Kamera: EYLEM LADİN DEĞER
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Yerel seçimler vesilesiyle bazı tartışmalar yaşandığını görüyoruz. Bunların hiçbir zemine sahip olmadığını ifade etmek isterim. Yerel seçimler, makro politikaların değişme ihtimali olan seçimler değil. Yerel seçimler, yerel seçimlerdir. Genel seçimlerle Meclis, hükümet belirlenir. Ulusal düzeyde politikalar belirlenir. Yerel seçimler ise şehrimizin yönetimiyle, yerel hizmetlerle ilgili seçimlerdir. Yerel seçimler vesilesiyle makro politikalarımız konusunda yapılan tartışmaların hiçbir zemine sahip olmadığını, spekülatif birtakım söylemlerden ibaret olduğunu ifade etmek isterim” dedi.
Ankara Sanayi Odası (ASO), ’60. Yılı Kuruluş Yılı Ödül Töreni’ Ankara’da düzenlendi. Ödül törenine; Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, ASO Başkanı Seyit Ardıç, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Ankara Valisi Vasip Şahin, Cumhur İttifakı’nın Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkan adayı Turgut Altınok, AKP Ankara Milletvekili Vedat Bilgin, AKP Genel Başkanekili Mustafa Elitaş, CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Taşcıer, İYİ Parti Siyasi İşler Başkanı Oktay Vural, Ankara Barosu Başkanı Mustafa Köroğlu, iş ve sanayi insanları katıldı.
Törende konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, şunları söyledi:
“Ekonomimizde belirsizliği azaltıcı, tüm sektörlerin önünü daha net görebileceği politikaları hayata geçiriyoruz. Ekonominin düşmanı belirsizlik. Belirsizliği ne kadar azaltırsanız, öngörülebilirliği ne kadar artırırsanız ekonomiye de o derece güç vermiş olursunuz. Geçen ay yaşadığımız mayıs seçimleriyle birlikte siyasi belirsizlikler ortadan kalktı. Halkımız Cumhurbaşkanımıza güven tazeledi. Cumhur İttifakı Meclis’te net bir çoğunluk elde etti. Dolayısıyla siyasi belirsizlikler 5 yıllık süreç için ortadan kalkmış oldu. Seçim sonrasında hazırladığımız OVP ve Kalkınma Planımız ile birlikte politika belirsizlikleri de ortadan kalkmış oldu. Para politikası, maliye politikası,yapısal reformlar konusunda oldukça detaylı bir yol haritasını paylaştık. Siyasi ve politika belirsizliklerinin minimum düzeye indiği bir ortamda politikalarımızı hayata geçiriyoruz.
“YEREL SEÇİMLER, MAKRO POLİTİKALARIN DEĞİŞME İHTİMALİ OLAN SEÇİMLER DEĞİL”
Yerel seçimler vesilesiyle bazı tartışmalar yaşandığını görüyoruz. Bunların hiçbir zemine sahip olmadığını ifade etmek isterim. Yerel seçimler, makro politikaların değişme ihtimali olan seçimler değil. Yerel seçimler, yerel seçimlerdir. Genel seçimlerle Meclis, hükümet belirlenir. Ulusal düzeyde politikalar belirlenir. Yerel seçimler ise şehrimizin yönetimiyle, yerel hizmetlerle ilgili seçimlerdir. Yerel seçimler vesilesiyle makro politikalarımız konusunda yapılan tartışmaların hiçbir zemine sahip olmadığını, spekülatif birtakım söylemlerden ibaret olduğunu ifade etmek isterim.
“OVP’DE ÖNGÖRÜLEN BÜYÜME HEDEFİNİN ÜZERİNE ÇIKILMIŞTIR”
Enflasyonla mücadele, mali disiplinin sağlanması, büyümenin dengelenmesi, cari açığın azaltılması ve rezervlerin güçlendirilmesi için çalışıyoruz. Dünya yüzde 3 civarında büyürken Türkiye ekonomisi, 2023 yılında yüzde 4,5 büyümüştür. Böylelikle OVP’de öngörülen büyüme hedefinin üzerine çıkılmıştır. 2003-2023 döneminde Türkiye ekonomisi yüzde 5,4 oranında büyürken sanayi sektörü bu dönemde yüzde 5,8; imalat sektörü ise yüzde 6,2 oranında büyümüştür. Büyümemizin kompozisyonu da politikalarımızla uyumlu bir doğrultuda gelişme eğilimindedir. Bu çerçevede, güçlü bir şekilde sürdürdüğümüz desteklerle sabit sermaye yatırımları 2023 yılının son çeyreğinde yüzde 10,7 artış ile bir önceki çeyrekte olduğu gibi çift haneli büyümeye devam etmiştir. Sabit sermaye yatırımlarındaki artış böylece 5 çeyrektir sürmüştür.
“YILLIK ENFLASYONDA İSE MAYIS AYI SONRASINDA HIZLI DÜŞÜŞLER GÖRÜLECEKTİR”
Sürdürülebilir büyümenin önemli bileşenlerinden olan makine teçhizat yatırımlarındaki artış ise yine yılın son çeyreğinde yüzde 14,0 olmuş, böylece makine teçhizat yatırım harcamalarındaki reel artış son 17 çeyrektir kesintisiz devam etmiştir. Diğer taraftan enflasyonla mücadelenin kararlılıkla sürdürülmesi sonucunda 2023 yılı enflasyonu OVP ile uyumlu gerçekleşmiştir. Enflasyonun 2024 yılı Mart ayı sonrasında yavaşlayarak öngördüğümüz dezenflasyon süreci ile daha uyumlu hale gelmesi beklenmektedir. Yıllık enflasyonda ise Mayıs ayı sonrasında hızlı düşüşler görülecektir. İhracatımız 2024 yılının ilk 2 ayında da, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 8,5 artmıştır. Şubat ayı yıllıklandırılmış ihracat yaklaşık 259 milyar dolara yükselmiştir. 2024 yılı Ocak ayında 37,5 milyar dolar seviyesine gerileyen yıllıklandırılmış cari açıktaki iyileşme 2023 yılı Mayıs ayından bu yana 22,6 milyar dolar olmuştur. Bu iyileşmenin özellikle son dönemde ihracatçıyı destekleyen, ithalatı azaltan politikalarımız sayesinde dış ticaret dengesindeki iyileşmeden kaynaklı olduğunu görülmektedir. 2024 yılı Ocak ayı işsizlik oranı yüzde 9,1 seviyesinde gerçekleşmiştir. İstihdam oranı yüzde 49 ile bugüne kadarki en yüksek seviyesine ulaşmıştır.
Türkiye Yüzyılı’nı, üretim üssüne dönüşen Türkiye’nin yüzyılı yapmak asıl hedefimizdir. Program döneminde; yıllık ortalama istihdam artışının yaklaşık 909 bin olmasını, cari işlemler açığının GSYH’ye oranının yüzde 2,3 seviyesine gerilemesini, enflasyonun gerilemesi ve 2026 yılında tek haneye düşürülmesini, 2026 itibarıyla GSYH’nın 1,3 trilyon dolara; kişi başı milli gelirin ise yaklaşık 15 bin dolara yükselmesini hedefliyoruz. Biz Cumhurbaşkanımızın bizzat sahiplendiği, öncülük ettiği programımızı sabırla uygulamaya kararlıyız. Yatırım ortamını iyileştirmeye, sanayicimizin gücüne güç katmak için ihtiyaç duyulan teşvik ve reformları hayata geçirmeye kararlıyız. Ankara’nın sanayicilerinden de beklentimiz bu hedefleri sektörel boyutta sahiplenerek ekonomimize Başkentin değerini, bereketini katmanızdır.”
Törende konuşan ASO Başkanı Seyit Ardıç da şunları söyledi:
“UYGULAMAKTA OLDUĞUNUZ EKONOMİ POLİTİKALARINA TAM DESTEK VERECEĞİZ”
“Bulunduğumuz dönemde hükümetimiz ve ekonomi yönetimi olarak sizler fevkalade bir çaba içerisindesiniz. Son yıllarda yaşanan ekonomik sıkıntıların giderilmesi için gösterdiğiniz yoğun gayret bizler için çok kıymetli. Ekonomi politikalarının rasyonel bir çerçevede tesis edildiğini, bunun da makroekonomik istikrar hedefine güçlü bir zemin sağladığını gözlemliyoruz. Hükümetimizin bu konuda gösterdiği güçlü iradenin yanındayız. Ankaralı sanayiciler olarak bu süreçte her türlü katkı ve fedakarlığa hazır olduğumuzu belirtmek isterim. Enflasyonun düşmesi, sıkıntıların aşılması ve makroekonomik istikrarın sağlanması için uygulamakta olduğunuz ekonomi politikalarına tam destek vereceğimizi, burada sizlerin huzurunda bir kez daha vurgulamak isterim. 2023 yılında 255 milyar dolar ihracat yaparak Cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırdık. Bugün burada bu rekora katkı sağlayan Ankaralı firmalarımıza ihracat ödülü veriyoruz. 500 milyar dolar ihracat hedefine ulaşmak için yerli payı ve katma değeri yüksek, ileri teknolojiye dayalı üretime geçmemiz, verimliliği artırmamız son derece kritiktir. Özellikle hammadde üretiminde ithal ikamesi politikaları tercih etmemiz önem arz etmektedir.
Ar-Ge ve yenilik, bir ülkenin ekonomik büyümesi ve rekabet üstünlüğü için kritik öneme sahiptir. Bu gerekçeden hareketle, fikri mülkiyet, Ar-Ge ve Proje kategorilerinde sanayicilerimizi teşvik etmek için ödül veriyoruz. OECD’ye göre, Türkiye’nin gayri safi yurt içi hasılasına oranla Ar-Ge harcamaları, benzer gelişmekte olan ülkelerle kıyaslandığında düşük kalmaktadır. Üniversite sanayi işbirliği, nitelikli doktora eğitimi, Ar-Ge teşvikleri, yaratıcı sınıf gibi konuların üzerinde daha fazla durmalı, hızla aksiyon almalıyız.”
TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu da şöyle konuştu:
“ANKARA’MIZA VE SANAYİMİZE KAZANDIRDIĞI ESERLERLE GURUR DUYUYORUZ”
“Ankara Sanayi Odamız gibi, köklü ve milli bir kurumumuz olmasının gururunu yaşıyorum. Odamız, her zaman sanayicimizin yanında yer almış, onların sesi olmuştur. Ankara sanayisinin bugünkü gücüne kavuşmasında, sanayicilerimizin büyümesinde, hatırı sayılır bir etki ortaya koymuştur. Çağdaş, inovatif ve üye odaklı bir çalışma anlayışıyla, üstlendiği tarihi sorumluluğunu, en iyi şekilde taşımıştır. Ankara sanayisine layıkıyla hitap edecek şekilde, kurumsal yetkinliğini ve etkinliğini sürekli geliştirmiştir. Ekonominin nabzını en iyi şekilde tutarak, üyelerimize tercümanlık yapmış, sorunlarının çözümü için devreye girmiş ve bunları da sonuçlandırmıştır. Bugün Avrupa’nın en güçlü odaları, üyelerine hangi standartta hizmet veriyorsa, ASO da üyelerine aynı standartta, hatta daha fazla ve daha kaliteli hizmet verir hale gelmiştir. Akredite olarak bunu da belgelemiştir. Üyelerinin hak ve menfaatlerini korumanın yanında, OSB’den mesleki eğitime ve yüksek teknolojiye kadar pek çok alandaki hayırlı hizmetlerine de hepimiz şahidiz. Ankara’mıza ve sanayimize kazandırdığı eserlerle de ayrıca gurur duyuyoruz. 60 yılın getirdiği deneyim ve saygınlığınız, devamlı güçlendirdiğiniz kurumsal yapınız, hayata geçirdiğiniz projeler ve Ankara’mıza kazandırdığınız çalışmalarla iftihar ediyorum. Ankara Sanayi Odamızın, bu güzel vizyonu doğrultusunda, Ankara’nın ve sanayicilerin hizmetinde olmaya devam edeceğine yürekten inanıyorum.”
İhracat, İstihdam, Ar-Ge ve Yenilik, Fikri Mülkiyet, Proje, Çevre ve Asırlık Çınarlar kategorilerinde yapılan değerlendirmeler sonucunda 68 ASO üyesine ödül verildi.
]]>
ASO’nun kuruluşunun 60’ıncı yıldönümü nedeniyle Ankara’da bir otelde ‘ASO 60’ıncı Kuruluş Yılı Ödülleri’ töreni düzenlendi. İftar programının ardından ‘Başkentin sanayiinden sanayinin başkentine’ başlığıyla düzenlenen programda, büyük işletme ve KOBİ ölçeğinde 7 farklı kategoride en başarılı firmalar belirlenerek ödüllendirildi. İhracat, İstihdam, Ar-Ge ve Yenilik, Fikri Mülkiyet, Proje, Çevre ve Asırlık Çınarlar kategorilerinde 68 ASO üyesine ödülleri takdim edildi. Programın açılış konuşmasını yapan ASO Başkanı Seyit Ardıç, ödül törenini 14 Şubat tarihinde gerçekleştirmeyi planladıklarını fakat bir gün öncesinde Erzincan İliç’te meydana gelen toprak kayması nedeniyle ertelediklerini aktardı. Üretme ilkelerinden hiç taviz vermediklerini söyleyen Ardıç, sadece Ankara’nın değil, Türkiye’nin de gelişmesine katkıda bulunma misyonlarından hiç vazgeçmediklerini belirtti.
“Başkentimiz, 12 milyar doları aşan ihracat, 1 milyonu aşan istihdama ulaştı”
Hiçbir emeklerinin boşa gitmediğini ifade eden Ardıç, “Bugün 13 organize sanayi bölgesi, 149 Ar-Ge merkezi, 36 tasarım merkezi, 13 teknoloji geliştirme bölgesi, 40 meslek grubu ile 10 bine yakın üyeye ulaştık. Bugün Ankara, üretimde Türkiye’nin en büyükleri arasına girdi. Başkentimiz, 12 milyar doları aşan ihracat, 1 milyonu aşan istihdama ulaştı. İhracatımızın yüzde 90’ından fazlası sanayi ürünü. Ankara’mız aynı zamanda savunma sanayiinin de başkenti haline gelmiştir. Dünyanın en büyük 250 müteahhidinin yaklaşık yüzde 10’u Ankara’da. Bu nedenledir ki umudumuzu ve hedeflerimizi çok yükseklere çıkarmaktan hiç çekinmiyoruz” ifadelerini kullandı.
“Teknoparklarda çalışan başına yüksek teknolojili ihracat 30 bin doların üzerine çıkacak”
Ankara’nın beşeri, sosyal, ekonomik ve entelektüel sermayesi ile Türkiye’nin ileri teknoloji ürün ve hizmetlerinin üretilmesini sağladığına dikkati çeken Ardıç, Ankara’yı sanayi ve teknolojinin başkenti yapmak amacıyla üretime dayalı teknoloji üssünü hayata geçirmek için çalışmalara başladıklarını duyurdu. Ardıç, yaklaşık 1,5 milyon metrekarelik bir alanda Türkiye’nin en büyük teknoloji üssünü kuracaklarını da belirterek, “Ankara’mız teknoloji üssünün oluşturacağı ivmeyle 160 bin ilave mühendis ve bilim insanına istihdam sağlayacak. Teknoparklarımızda çalışan başına yüksek teknolojili ihracat 15 bin dolardan 30 bin doların üzerine çıkacaktır” diye konuştu.
“Enflasyonun düşmesi için uygulamakta olan ekonomi politikalarına tam destek vereceğiz”
Enflasyonla mücadele programının taviz vermeden sürdürülmesinin çok büyük önem taşıdığını vurgulayan Ardıç, “Hükümetimizin bu konuda gösterdiği güçlü iradenin yanındayız. Ankaralı sanayiciler olarak bu süreçte her türlü katkı ve fedakarlığa hazır olduğumuzu belirtmek isterim. Enflasyonun düşmesi, sıkıntıların aşılması ve makroekonomik istikrarın sağlanması için uygulamakta olduğunuz ekonomi politikalarına tam destek vereceğimizi, burada sizlerin huzurunda bir kez daha vurgulamak isterim” şeklinde konuştu.
“7 kategoride 68 ödülümüz sahiplerini bulacak”
Ardıç, 2023 yılında 255 milyar dolar ihracat yaparak Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdıklarını hatırlatarak, bu rekora katkı sağlayan Ankaralı firmalara ihracat ödülü verdiklerini dile getirdi. Ödüllerin ‘Başkentin sanayiinden sanayi ve teknolojinin başkentine” hedefi doğrultusunda 7 farklı kategoride en başarılı firmalara verildiğini hatırlatan Ardıç, “İhracat, İstihdam, Ar-Ge ve Yenilik, Fikri Mülkiyet, Proje, Çevre ve Asırlık Çınarlar’ kategorilerinde 68 ödülümüz sahiplerini bulacak. Ödül alan firmalarımız, yapılan duyuru sonrası toplanan başvurular ile ilgili kurum ve kuruluş verilerinin değerlendirilmesi sonucu belirlenmiştir. Bir firma en fazla iki kategoride ödül almıştır. İlk defa KOBİ ve büyük işletme ayrımı yapılarak ödüllerin kapsayıcı bir şekilde verilmesine özen gösterilmiştir. Ödül alan firmalarımızı yürekten kutlamak istiyorum. Bu ödüllerin asıl sahipleri üretimde alın teri döken emekçi kardeşlerimdir. Huzurlarınızda hepsine teşekkür ediyor, şükranlarımı sunuyorum” açıklamasında bulundu.
Konuşmaların ardından program, en çok ihracat yapan firmaların temsilcilerine ödüllerin verilmesi ile devam etti. Programa ASO Yönetim Kurulu Başkanı Seyit Ardıç’ın yanı sıra Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ve ASO’ya bağlı firma yetkilileri katıldı. – ANKARA
]]>Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara Keçiören’deki Atatürk Cumhuriyet Kulesi açılış törenine katıldı. Erdoğan özetle şöyle konuştu:
“Malumunuz Ankara’nın Çankaya tarafında yapıldığı tarihten itibaren şehrin simgelerinden biri haline gelen bir Atakule’si vardır. Aynı mimarımızın tasarladığı Atatürk Cumhuriyet Kulesi ile şehrimize yeni bir sembol daha kazandırıyoruz. Tabii temelinin atılmasının üzerinden 20 yılı aşkın süre geçtikten sonra açılışını yaptığımız bu kulenin serencamı da ayrı bir hikayedir.
“ÇİFTLERİMİZİN DE YENİ HAYATLARINA BULUTLARIN ÜZERİNDE GİRECEKLERİ ANLAŞILIYOR”
Nikahlarını 152 metre yüksekliğindeki salonda kıyacak çiftlerimizin de yeni hayatlarına bulutların üzerinde girecekleri anlaşılıyor. Nasıl? Yani, bundan sonra herkes herhalde nikahını Keçiören’de kıymaya gelir.
“CUMHURBAŞKANI OLARAK BEN YANINDAYIM”
İnşallah bu kule Ankara’ya hizmet ettiği müddetçe Turgut Altınok kardeşimize edilen hayır dualar da sürüp gidecektir. Turgut kardeşimiz, çok değil 30-40 yıl önce imarıyla, altyapısıyla, çevre düzeniyle başkentin en sorunlu ilçelerinden birini en gözde yerleşim yeri haline getirmiştir. Kendisi inşallah bu birikimini, bu üretkenliğini, bu vizyonunu, bu çalışkanlığını 31 Mart’tan sonra Ankara’nın tamamı için kullanacak. 31 Mart’a kadar gece-gündüz demeden çalışmaya var mıyız? Kap kapı dolaşmaya var mıyız? Şu CHP zihniyetinin fetret devrinden Ankaramızı kurtarmaya var mıyız? Bunlardan bir şey olmaz. Bunların Ankaramıza, başkentimize verecekleri hiçbir hizmet yoktur, bundan sonra da olmayacaktır. Şehrin kaybolan son 5 yılını telafi etmenin ötesinde Ankara’yı Türkiye Yüzyılı’na hazırlayacak yeni bir dönemin kapılarını Turgut kardeşimizin açacağına ben inanıyorum. Cumhurbaşkanı olarak ben yanındayım. Cumhur İttifakı olarak biz yanındayız. Vereceğimiz desteklerle sadece Keçiören değil inşallah Ankaramız yeniden ayağa kalkacak. Yeniden Ankara’ya var mıyız?
Düşünebiliyor musunuz, yol yapmayan, hizmet üretmeyen, verdiği sözlerin arkasında durmayan siyasetçi profilleri arzı endam etmeye başlıyor. Ya, havalimanından şehir merkezine kadar şu yollarda en ufak bir adım atıldı mı? Yani, sadece Melih Bey’in döneminde atılmış adımlar var ama gel gör ki bu beyefendi geldi geleli yollarda ne asfalt ne şu ne bu hiçbir şey yok. E ben Ankaralıyım. Havalimanından şehir merkezine kadar ne yapıyorsak biz yapıyoruz. Metro filan bir şey yok. Derdi de yok. Hatta yaptığı hiçbir şey olmamakla övünen, bundan sonra da hiçbir şey yapmayacağını göğsünü gererek söyleyebilen siyasetçiler, belediye başkan adayları türedi Ankaramızda.
“BU ZİHNİYETİ 31 MART’TA SİYASETTEN TASFİYE ETMELİYİZ”
Nerede CHP belediyesi varsa her taraf dökülüyor, rezalet. Çünkü Rabbimiz bizlere ancak çalıştığımız kadarının karşılığını alacağımızı buyuruyor. Biz eser ve hizmet siyaseti diyerek gecemizi gündüzümüze katarken meydanı tembel siyasetiyle gençlerimize kötü örnek olanlara bırakamayız. Ankara başta olmak üzere ülkemizin en büyük şehirlerine tebelleş olan bu zihniyeti mutlaka ama mutlaka 31 Mart’ta siyasetten tasfiye etmeliyiz.
“HESAP UZMANI NEREDE? EMEKLİYE AYRILDI. BUNUN DA AKIBETİ AYNI, BU DA GİDECEK”
Desteleri gördünüz, değil mi? Dolarları gördünüz, değil mi? Hayırdır ya, ne iş bu? Bu durum başka bir dönemde başka bir partinin mensuplarının başına gelse yer gök yıkılırdı. Bir dönem ağızlarını her açtıklarında ne diyorlardı, ‘Ben hesap uzmanıyım.’ Şimdi hesap uzmanı nerede? Ankara’da bir apartman dairesinde. Emekliye ayrıldı. Bunun da akıbeti aynı, bu da gidecek. Ama belediye başkanı çok daha önceden gidecek. Onun için 31 Mart çok önemli. Ankara’da da İstanbul’da da İzmir’de de Allah’ın izniyle, bunları 31 Mart’ta emekli edeceğiz.
Başımıza bir de tüm bunları gördüğü, bildiği, yakinen şahit olduğu halde kazanmak değil sadece bize kaybettirmek için paçamıza yapışanlar çıktı. Kimler olduğunu biliyorsunuz, değil mi? ya sizin bizim paçamızda ne işiniz var ya? Peki, biz kaybedince kazanacak olanlar kim? Tabii ki tek parti faşisti CHP ve artık onun tescilli ortağı haline dönüşen DEM. Çaydaki dem değil ha.
Küresel krizlerin tetiklediği hayat pahalılığı ve asrın afeti depremin getirdiği 104 milyar dolarlık ilave yük bizi hedeflerimizden uzaklaştırmadı. Fakat hiç arzu etmediğimiz sorunlara yol açtı. Bilhassa, çalışanlarımızın ve küçük esnafımızın yaşadığı refah kaybının farkındayız. Bunun üstesinden gelmenin yolu afaki söylemler değil, daha çok çalışarak, daha çok üreterek, daha çok kazanarak devletimizin imkanlarını arttırmaktır.
“ENFLASYONUN YILIN İKİNCİ YARISINDAN İTİBAREN HIZLI DÜŞÜŞÜNÜ BERABERCE İZLEYECEĞİZ”
Hem piyasaların hem vatandaşımızın gönlü rahat olsun. Cumhurbaşkanı Yardımcımızla, Hazine ve Maliye Bakanımızla, diğer Bakanlarımızla, bürokratlarımızla ekonomi programımızın başarısı için yoğun mesai sarf ediyoruz. Milli gelirden istihdama, ihracattan kamu mali dengesine kadar tüm göstergeler hamdolsun doğru istikamette gittiğimizi gösteriyor. En büyük sorunumuz olan enflasyonun yılın ikinci yarısından itibaren geçeceği hızlı düşüşü beraberce izleyeceğiz.”
]]>
Keçiören’de Atatürk Cumhuriyet Kulesi’nin açılış törenine katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çanakkale şehitleri başta olmak üzere bin yıldır bu toprakların vatan olmasını sağlamak için hayatlarını feda eden tüm kahramanlara Allah’tan rahmet dileyerek başladı. Uzun yıllar boyunca ikamet ettiği Keçiören’i Ankara’nın yıldızı haline getirecek Atatürk Cumhuriyet Kulesi’nin hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu eserin şehrimize kazandırılmasında emeği geçen Keçiören Belediye Başkanımız ve Büyükşehir Belediye Başkan adayımız Turgut Altınok başta olmak üzere herkese teşekkür ediyorum. Malumunuz Ankara’nın Çankaya tarafında yapıldığı tarihten itibaren şehrin simgelerinden biri haline gelen bir Ata Kulesi vardı. Aynı mimarımızın tasarladığı Atatürk Cumhuriyet Kulesi’yle şehrimize yeni bir sembol daha kazandırıyoruz. Tabii temelinin atılmasının üzerinden 20 yılı aşkın süre geçtikten sonra açılışını yaptığımız bu kulenin serencamı da ayrı bir hikayedir. Ama bu hikayenin bana göre en önemli tarafı şudur. Bu kule Keçiörenlilerin sahip çıkması sayesinde ayakta kalmış ve bugün Ankaralıların hizmetine girebilmiştir. Şayet ilçe halkı sahip çıkmasaydı, şimdi bu gördüğümüz eserin yerinde yeller esiyordu. Hukuki ve idari pek çok sorunun ardından Kovid-19 salgınının yol açtığı zorlukları da aşmayı başaran kulemiz aslında başlı başına bir azim abidesidir” diye konuştu.
Atatürk Cumhuriyet Kulesi’nin Ankara’nın en yüksek binası sıfatıyla 197 metreden Ankara’yı selamlayacağını aktaran Erdoğan, “Bünyesindeki kütüphanesi, spor salonu, kafeteryası, nikah salonu, sergi salonu, seyir alanı, lokantası ve diğer birimleriyle ziyaretçilerine unutulmaz hizmetler verecek. Kulenin en üst kısmında yer alan Selçuklu yıldızı zaten başlı başına buraya vurulmuş bir Ankara mührüdür. Nikahlarını 152 metre yüksekliğindeki salonda kıyacak çiftlerimizin de yeni hayatlarına bulutların üzerinde girecekleri anlaşılıyor. Bundan sonra herkes herhalde nikahını Keçiören’de kıymaya gelir. Hazreti Mevlana’nın sık sık tekrarladığım bir sözü var. ‘Kamil odur ki dünyada koya bir eser. Eser olmayanı yerinde yeller eser.’ Sorumluluk sahiplerinin isimlerini nesiller boyu yaşatacak olan gök kubbede kalan hoş seda misali geride bıraktıkları eserlerdir, hizmetlerdir. İnşallah bu kule Ankara’ya hizmet ettiği müddetçe Turgut Altınok kardeşimize edilen hayır dualarda sürüp gidecektir” şeklinde konuştu.
Cumhur İttifakı Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Turgut Altınok’un 30, 40 yıl önce imar altyapısıyla, çevre düzeniyle başkentin en sorunlu ilçelerinden birini en gözde yerleşim yeri haline getirdiğini vurgulayan Erdoğan, “Kendisi inşallah bu birikimini, bu üretkenliğini, bu vizyonunu, bu çalışkanlığını 31 Mart’tan sonra Ankara’nın tamamı için kullanacak. Şimdi 31 Mart’a kadar gece gündüz demeden çalışmayan var mıyız? Kapı kapı dolaşmaya var mıyız ve şu CHP zihniyetinin fetret devrinden Ankara’mızı kurtarmaya var mıyız? Bunlardan bir şey olmaz. Bunların Ankara’mıza, Başkentimize verecekleri hiçbir hizmet yoktur. Bundan sonra da olmayacaktır. Şehrin kaybolan son 5 yılını telafi etmenin ötesinde Ankara’yı Türkiye Yüzyılı’na hazırlayacak yeni bir dönemin kapılarını kardeşimizin açacağına ben inanıyorum. Cumhurbaşkanı olarak ben yanındayım, Cumhur İttifakı olarak biz yanındayız ve vereceğiniz desteklerle Keçiören değil, inşallah Ankara’mız yeniden ayağa kalkacak. Yeniden Ankara’ya var mıyız? Varız. Maşallah” ifadelerini kullandı.
“Demokrasi ve kalkınma hamlelerimizden istifade etmeyen ne tek karış vatan toprağı, ne herhangi bir fert vardır” sözlerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu hakikat ortadayken son dönemde vizyonsuzluğu, programsızlığı, esersizliği, hizmetsizliği yücelten bir anlayışın öne çıkarılmaya çalışıldığını görüyoruz. Düşünebiliyor musunuz? Yol yapmayan, hizmet üretmeyen, verdiği sözlerin arkasında durmayan siyasetçi profilleri arzı endam etmeye başlıyor. Yahu havalimanından şehir merkezine kadar şu yollarda en ufak bir adım atıldı mı? Yani sadece işte Melih Bey’in döneminde atılmış adımlar var. Ama gel gör ki bu beyefendi geldi geleli yollarda ne asfalt, ne şu, ne bu hiçbir şey yok. Ben Ankaralıyım havalimanından, şehir merkezine kadar ne yapıyorsak biz yapıyoruz, metro filan bir şey yok, derdi de yok. Hatta yaptığı hiçbir şey olmamakla övünen, bundan sonra da hiçbir şey yapmayacağını, göğsünü gererek söyleyen bir siyasetçiler, belediye başkan adayları türedi Ankara’mızda. Üzerlerinde kayda değer bir emekleri olmadığı halde sahiplendikleri işleri saymazsak bir şey zaten yok. Önümüzdeki dönem için iş yapmaya niyetlenmediklerini açıkça beyan ettiklerine göre bunlardan bir beklenti de söz konusu olamaz. Normal şartlarda insanın utançtan yüzünün kızarması gerekirken bu tabloyu iftihar vesilesi gibi anlatanların takdirini ben milletimize başkent halkına bırakıyorum. Siz zaten gereken hesabı 31 Mart günü soracağınıza inanıyorum.” – ANKARA
]]>Erdoğan, Keçiören ilçesindeki Atatürk Cumhuriyet Kulesi’nin açılış töreninde yaptığı konuşmada, Çanakkale şehitleri başta olmak üzere bin yıldır ülke topraklarının vatan olmasını sağlamak için hayatlarını feda eden tüm kahramanlara Allah’tan rahmet diledi.
Uzun yıllar boyunca ikamet ettiği Keçiören’i Ankara’nın yıldızı haline getireceğine inandığı Atatürk Cumhuriyet Kulesi’nin başkente hayırlı olmasını dileyen Erdoğan, bu eserin şehre kazandırılmasında emeği geçen Keçiören Belediye Başkanı ve Ankara Büyükşehir Belediye başkan adayı Turgut Altınok başta olmak üzere herkese teşekkür etti.
Erdoğan, Ankara’nın Çankaya tarafında, yapıldığı tarihten itibaren şehrin simgelerinden biri haline gelen Atakule’nin olduğunu anımsattı. Aynı mimarın tasarladığı Atatürk Cumhuriyet Kulesi ile şehre yeni bir sembol daha kazandırdıklarını vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Tabii temelinin atılmasının üzerinden 20 yılı aşkın süre geçtikten sonra açılışını yaptığımız bu kulenin serencamı da ayrı bir hikayedir. Bu hikayenin bana göre en önemli tarafı şudur; Bu kule Keçiörenlilerin sahip çıkması sayesinde ayakta kalmış ve bugün Ankaralıların hizmetine girebilmiştir. Şayet ilçe halkı sahip çıkmasaydı, şimdi bu gördüğümüz eserin yerinde yeller esiyordu. Hukuki ve idari pek çok sorunun ardından Kovid-19 salgınının yol açtığı zorlukları da aşmayı başaran kulemiz, aslında başlı başına bir azim abidesidir. Atatürk Cumhuriyet Kulesi, Ankara’nın en yüksek binası sıfatıyla 197 metreden Ankaramızı selamlayacak. Bünyesindeki kütüphanesi, spor salonu, kafeteryası, nikah salonu, sergi salonu, seyir alanı, lokantası ve diğer birimleriyle ziyaretçilerine unutulmaz hizmetler verecek. Kulenin en üst kısmında yer alan Selçuklu yıldızı zaten başlı başına buraya vurulmuş bir Ankara mührüdür. Nikahlarını 152 metre yüksekliğindeki salonda kıyacak çiftlerimizin de yeni hayatlarına bulutların üzerinde girecekleri anlaşılıyor. Bundan sonra herkes herhalde nikahını Keçiören’de kıymaya gelir. Sorumluluk sahiplerinin isimlerini nesiller boyu yaşatacak olan, gök kubbede kalan hoş seda misali geride bıraktıkları eserleri ve hizmetleridir.”
“Ankaramız yeniden ayağa kalkacak”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, kule Ankara’ya hizmet ettiği müddetçe Turgut Altınok’a edilen hayır duaların süreceğini dile getirdi.
Altınok’un 30-40 yıl önce imarıyla, altyapısıyla, çevre düzeniyle Başkentin en sorunlu ilçelerinden birini en gözde yerleşim yeri haline getirdiğine dikkati çeken Erdoğan, şunları söyledi:
“Kendisi inşallah bu birikimini, üretkenliğini, vizyonunu, çalışkanlığını 31 Mart’tan sonra Ankara’nın tamamı için kullanacak. Şu CHP zihniyetinin fetret devrinden Ankaramızı kurtarmaya var mıyız? Bunlardan bir şey olmaz. Bunların Ankaramıza, Başkentimize verecekleri hiçbir hizmet yoktur, bundan sonra da olmayacaktır. Şehrin kaybolan son 5 yılını telafi etmenin ötesinde Ankara’yı Türkiye Yüzyılı’na hazırlayacak yeni bir dönemin kapılarını Turgut kardeşimizin açacağına ben inanıyorum. Cumhurbaşkanı olarak ben yanındayım, Cumhur İttifakı olarak biz yanındayız. Vereceğimiz desteklerle sadece Keçiören değil, inşallah Ankaramız yeniden ayağa kalkacak.”
“Nerede CHP belediyesi varsa her taraf dökülüyor”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin son 21 yılındaki tüm atılımlarını eser ve hizmet siyasetiyle gerçekleştirdiklerini belirtti.
“Demokrasi ve kalkınma hamlelerimizden istifade etmeyen ne tek karış vatan toprağı, ne herhangi bir fert vardır.” diyen Erdoğan, şunları kaydetti:
“Son dönemde vizyonsuzluğu, programsızlığı, projesizliği, esersizliği, hizmetsizliği yücelten bir anlayışın öne çıkarılmaya çalışıldığını görüyoruz. Düşünebiliyor musunuz? Yol yapmayan, hizmet üretmeyen, verdiği sözlerin arkasında durmayan siyasetçi profilleri arzıendam etmeye başlıyor. Havalimanından şehir merkezine kadar şu yollarda en ufak bir adım atıldı mı? İşte, sadece Melih Bey’in döneminde atılmış adımlar var ama gel gör ki bu beyefendi geldi geleli yollarda ne asfalt, ne su, hiçbir şey yok. Ben Ankaralıyım. Havalimanından şehir merkezine kadar ne yapıyorsak biz yapıyoruz. Metro filan bir şey yok, derdi de yok. Hatta yaptığı hiçbir şey olmamakla övünen, bundan sonra da hiçbir şey yapmayacağını göğsünü gererek diyen siyasetçiler, belediye başkanları, adaylar türedi. Ankaramızda üzerlerinde kayda değer bir emekleri olmadığı halde sahiplendikleri işleri saymazsak elhak yaptıkları bir şey zaten yok. Önümüzdeki dönem için iş yapmaya niyetlenmediklerini açıkça beyan ettiklerine göre bunlardan bir beklenti de söz konusu olamaz. Normal şartlarda insanın utançtan yüzünün kızarması gereken bu tabloyu, iftihar vesilesi gibi anlatanların takdirini ben milletimize, Başkent halkına bırakıyorum. Sizin zaten gereken hesabı 31 Mart günü soracağınıza inanıyorum. Seçimleri kimin kazandığından, kimin kaybettiğinden ziyade bu anlayışın ülkemize musallat olmasından üzüntülüyüz. Ankara, İstanbul, İzmir böyle. Nerede CHP belediyesi varsa her taraf dökülüyor, rezalet.”
(Sürecek)
]]>Erdoğan, Keçiören ilçesindeki Atatürk Cumhuriyet Kulesi’nin açılış töreninde yaptığı konuşmada, Çanakkale şehitleri başta olmak üzere bin yıldır ülke topraklarının vatan olmasını sağlamak için hayatlarını feda eden tüm kahramanlara Allah’tan rahmet diledi.
“BİZİM PAÇAMIZDA NE İŞİNİZ VAR?”
Gündemine 31 Mart’taki yerel seçimleri alan Erdoğan, isim vermeden Yeniden Refah Partisi’ne tepki gösterdi. Erdoğan, “Kazanmak değil sadece bize kaybettirmek için paçamıza yapışanlar çıktı. Kimler olduğunu biliyorsunuz değil mi? Ya sizin bizim paçamızda ne işiniz var? Biz kaybedince kazanacak olanlar kim? Tabii ki tek parti faşizmi CHP ve DEM. Allah bunlara da akıl, fikir versin diyor, kendi işimize bakıyoruz.” ifadelerini kullandı.
“TÜM GÜNAHI ESKİ GENEL BAŞKANLARINA YIKTILAR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında, “Esermiş, hizmetmiş, projeymiş, erdemmiş, onurmuş zerre kadar umurlarında değil. 14-28 Mayıs seçimlerinde ne dediler ‘kazandık geliyoruz’. Kimdi? İstanbul başkanı ile Ankara başkanı. Bunlar 6’lı Masa’da ne diyorlardı? Kazanıyoruz, geliyoruz. Şimdi bunlardan hiçbiri Meclis’e girdi mi? Sandık sonuçları açıklanınca rezil rüsva olmuşlardır. Bilerek söyledikleri bu yalanlardan dolayı daha sonra ne milletten özür dilediler, ne de pişmanlık duydular. Tüm günahı eski genel başkanlarına yıktılar, hiçbir sorumlulukları yokmuş gibi pişkince yollarına devam ettiler.” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları:
“Üzerlerinde kayda değer emekleri olmadığı halde sahiplendikleri işleri saymazsak elhak yaptıkları bir iş zaten yok. Normal şartlarda insanın utançtan yüzünün kızarması gerekirken bu tabloyu iftihar vesilesi gibi anlatanların takdirini ben milletimize başkent Ankara’nın halkına bırakıyorum.
“NEREDE CHP BELEDİYESİ VARSA HER TARAF DÖKÜLÜYOR”
Seçimleri kimin kazandığından, kimin kaybettiğinden ziyade bu anlayışın ülkemize musallat olmasından üzüntülüyüz. Ankara, İstanbul, İzmir böyle.Nerede CHP belediyesi varsa her taraf dökülüyor, rezalet. Çünkü Rabbimiz bizlere ancak çalıştığımız kadarının karşılığı alacağını buyuruyor. Bu zihniyeti mutlaka ama mutlaka 31 Mart’ta siyasetten tasfiye etmeliyiz. Bunu en çok da şehirlerimizin geleceği için yapmalıyız. Şehirlerimize kamu bütçesinden tahsis ettiğimiz devasa bütçelerin bunların elinde nereye gittiği meçhul. Son dönemde bu paraların akıbetine dair bazı ipuçları görmedik değil. Desteleri, demetleri, dolarları gördünüz değil mi? Hayırdır yahu ne iş bu?
Bu durum başka bir dönemde başka partinin mensuplarının başına gelse yer gök yıkılırdı. Bir dönem ağızlarını her açtıklarında ne diyorlardı ‘Ben hesap uzmanıyım’. Şimdi hesap uzmanı Ankara’da bir apartman dairesinde emekliye ayrıldı. Bunun da akıbeti aynı, bu da gidecek. Ama belediye başkanı bundan çok daha önce gidecek. Bunların derdi ne Atatürk’tür ne şeffaflık ne dürüst ne de ülkemizin, şehirlerimizin menfaatini savunmaktır. Bunların tek derdi kendi çevrim içi dünyalarındaki sahte düzeni korumaktır. Ülkenin ve milletin aleyhinde her faaliyetin içinde olanlar da onlardan geri kalmıyor.”
]]>Ankara Büyükşehir Belediyesi, kırsal kalkınma projeleriyle Başkentli üreticilerin yanında olmaya devam ediyor. Kahramankazan Fethiye Mahallesi’nde muhtar ve vatandaşlarla bir araya gelen Kırsal Hizmetler Daire Başkanlığı ekipleri, ilçe ilçe gezerek “Kırsal Kalkınma Bilgilendirme Toplantısı” düzenliyor.
Ankara’da toplam sulamaya açılmayı bekleyen alan miktarının 850 bin dönüm olduğunu 130 bin dönümünü Büyükşehir olarak sulamaya açtıklarının altını çizen ABB Kırsal Hizmetler Daire Başkanı Ahmet Mekin Tüzün, şu bilgileri verdi:
“ANKARA’DA 2 YILDA 130 BİN DÖNÜM ALANI SULAMAYA AÇTIK”
“Üreticilerin kartlarına para yatıracağız tohum bayisinden nohudunuzu alabileceksiniz. Ankara’mızın ve ülkemizin bel kemiğini küçük tarım işletmeleri oluşturuyor. Küçük ve orta boy işletmeler üretime devam etmeliler. Biz 500 dönüm altındaki işletmelere destek veriyoruz. 14 tane yeni gölet yaptık ve 18 tane göleti temizledik. İnşa ettiğimiz sulama şebekeleriyle Ankara’da 2 yılda 130 bin dönüm alanı sulamaya açtık. Gübre fabrikası ve damla sulama fabrikası kurduk, sulama boruları üretiyoruz. Avrupa Birliği FAO’dan bir proje alarak bütün ilçeler için çok detaylı çalıştık. Her ilçenin önemli olan ürünlerini belirledik. Sizin ürünlerinizi işleyerek satmayı sağlayacağız. Örneğin Fethiye’de karadut var, onu çoğaltacağız. Kapama bahçeler kuracağız. Kahramankazan için en büyük Akıncıovası Sulama Projesi’ni hayata geçirmeyi hedefliyoruz.”
TARIMSAL SULAMA BORUSU DESTEĞİ SAĞLANDI
Kırsal mahallelerde bitkisel üretimi artırmak, sulu tarım ürünleri yetiştiriciliğini yaygınlaştırmak, tarımsal sulama altyapısının güçlendirilmesini sağlamak ve bitkisel üretim verimi arttırmak için Kırsal Hizmetler Daire Başkanlığı’na iletilen talepler ihtiyaç sırasına göre değerlendirilerek, 2022 yılında 16 milyon 584 bin 19 TL maliyet ile 248 metre, 2023 yılında 275 milyon 143 bin 58 TL maliyet ile 4 bin 410 metre, 2024 yılında ise 179 milyon 931 bin 79 TL maliyet ile 2 bin 956 metre uzunluğunda boru desteği sağlandı.
GÖLET VE KANAL BAKIM ONARIMI YAPILDI
Sulama kanalları, tarımsal sulama ve hayvan içme suyu göletlerinin zaman içerisinde rüsubat dolması sebebiyle verimleri düşerek ve kullanım güçlükleri yaşanmaya başlaması nedeniyle ihtiyaç olan yerlerde yeni gölet yapım çalışmaları tamamlandı. Yakupderviş Mahallesi’nde 114 milyon 804 bin 79 TL maliyet ile 14 bin 700 metrekare HİS Göleti, Bitik Mahallesi’ne 241 milyon 742 bin 09 TL maliyet ile 4 bin metrekaresulama kanalı temizliği desteği sağlandı.
SIVAT DESTEĞİ
Hayvancılıkla uğraşan mahallelerde hayvancılığı teşvik etmek, yayla ve mera alanlarında hayvanların su kaynaklarına daha kolay ulaşmasını sağlayarak et ve süt verimini arttırmak, yaban hayvanlarının su ihtiyaçlarını karşılamak ve kısıtlı olan su imkanlarının daha verimli kullanılmasını, ekolojik dengenin korunmasını sağlamak amacıyla olukları çatlamış, kırılmış ve atıl durumdaki bakımsız hayvan sulama olukları yenilendi. Kahramankazan’da 2022 yılında 16 mahallede toplam 23 adet başlık, 189 adet oluk dağıtılarak 223 milyon 993 bin 50 TL’lik yatırım yapıldı.
VATANDAŞTAN BÜYÜKŞEHİR’E TEŞEKKÜR
Kırsal Hizmetler Bilgilendirme Toplantısı’na katılan muhtar ve vatandaşlar memnuniyetlerini, şu sözlerle dile getirdi:
Selahattin Kavak: “Kırsal hizmetlerle ilgili köyümüze mazot, nohut ve tohum desteği verildi. Bugün burada Kırsal Hizmetler Daire Başkanı sulama ve tohumlama hakkında bilgiler verdi. Bizi bilgilendirmeleri bize çok faydalı oluyor.”
Hacı İbrahim Güral: “Büyükşehir Belediyesi tarafından yol olsun, içme suyu olsun, kanalla ilgili olsun mahallemize çalışmaları yaptı, hayata geçirdi. Kırsal Hizmetler olarak da bugün yapılan ve bilmediğimiz hizmetlerle ilgili bilgilendirme toplantısı yaptık. Toplantıda bilmediğimiz konularda bilgi sahibi olduk. Bugüne kadar buğday, arpa, sebze fidesi gibi desteklerden yararlandım. Gereken hizmetleri ve desteği gördük. Mansur Başkan’ın çiftçinin, üretenin, üreticinin yanında olduğuna bizzat şahidim, kendilerine teşekkür ediyorum.”
]]>
Turgut Altınok“BELEDİYE BAŞKANI OLDUKTAN ÖNCE Mİ SONRA MI ALDINIZ?”
Altınok şunları söyledi: “Belediye Başkanı olduktan sonra mal varlığı artanlara onlara sormak lazım. Ben Büyükşehir Belediye Başkanına soruyorum. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı, Londra’dan ev aldınız mı?’ Belediye Başkanı olmadan önce mi aldınız, Belediye Başkanı olduktan sonra mı aldınız? Veya ilk Belediye Başkanı olduğunuzda mal varlığınız neydi? Şu anki mal varlığınız ne, Altınok için aslında, şunu demeleri lazım: ‘Hangi görüşe, hangi ideolojiye sahip olursa olsun, ya Belediye Başkanı olduktan sonra mal varlığı çoğalmış mı, azalmış mı?’
Mansur Yavaş“SEÇİMDEN SEÇİME ANKARA’DA SOKAKLARI GEZİYOR”
Yani, kaç kişi varsa Türkiye’de, çıkarsınlar; milyar dolar tutacak mal varlığı açıklayan Belediye Başkanı var. Sorun bakayım, Belediye Başkanı olmadan önceki mal varlığı neydi, şu anki mal varlığı ne? İş yok laf da yok, efendim, hayalet bir Büyükşehir Belediye Başkanı var. Ankara’da olmayan, Ankara sokaklarında olmayan, seçimden seçime ortaya çıkan; seçimden seçime Ankara’nın ilçelerini gezen sadece. Efendim, seçim bürolarını, kurdelesini kesen bir Büyükşehir Belediye Başkanı var Ankara’da, maalesef.”
MAL VARLIĞINI DÜN AÇIKLADI
Altınok, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada bir belediye başkanının şeffaf, özü sözü bir ve dürüst olması gerektiğini belirtti. Turgut Altınok, açıklamasında şunları ifade etti: “Ne yazık ki mal varlığım üzerinden bir süredir suni gündemler yaratılarak başkentimize yapacağımız hizmet ve eserlerin üstünün örtülmeye çalışıldığını, projelerimizi gölgeleme çabasına girildiğini ve en önemlisi siz değerli Ankaralı hemşehrilerimi incittiklerini hissettiğim için mal varlığını açıklama vakti gelmiştir. Değerli Ankaralılar, içinizde en ufuk bir tereddüt olmasın. Ekte sunduğum tüm mal varlığım ana sütü gibi ak ve helaldir.”

22 ARSA, 23 TARLA, 9 EV…
Bildirimde çoğunluğu anne ve babadan miras yoluyla kaldığı belirtilen 22 arsa, 23 tarla, 9 ev, 1 bostan, 1 bağ, 2 kargir ev ile 2 kargir bina yer aldı.
ŞİRKET ORTAKLIĞI İLE İLGİLİ AÇIKLAMA
Altınok, şirket ortaklığıyla ilgili açıklamasında da şunları kaydetti: “Altınok Gayrimenkul AŞ adında aile şirketinde yüzde 36,59 oranında şirket ortaklığım bulunmaktadır. 1991 yılında Maviş Koç’tan almış olduğum arazi, 2014 yılında adı geçen aile şirketimize ayni sermaye olarak konulmuştur. Şirkette bulunan yüzde 36,59 hisse payım buradan gelmektedir. Bu arazi daha sonra kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile müteahhide verilmiştir. Buradan alınan daireler, Eskişehir yolu üzerinde bir projede yer almaktadır. Daireler şahsıma ait değildir. Şirketin aktifinde kayıtlıdır. Bu projeden şirketteki payıma düşen gayrimenkuller de yaklaşık olarak şu şekildedir: Yüzde 36,59 şirket hissesine karşılık 183 1+1 daireden 67 daire, 12 dükkandan 4,4 dükkan, 2 dükkandan yüzde 18 şirket hissesi karşılığı 0,36 dükkan, 3 dükkandan 0,09 şirket hissesi karşılığı 0,27 dükkandır.”

Turgut Altınok, bildirimde yer alan Kızılcaşar arazisiyle ilgili, “1988 yılında Gölbaşı Kızılcaşar’da almış olduğum arazi imar çalışması sonrası 12 parsele bölünmüştür, 2014 yılında 9 parseli satılmıştır. Kalan 3 parsel mal beyanımda bulunmaktadır.” ifadelerini kullandı.
2009 mal beyanında görülen Antalya’daki daireyi daha sonra sattığını belirten Altınok, anne ve babadan kalan gayrimenkullerde miras olması sebebiyle değişen oranlarda hissesinin bulunduğu ve Etimesgut ilçesinde babasından miras kalan daire ve arsaların muhtelif tarihlerde satıldığı bilgisini paylaştı.

Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, Batıkent Rekreasyon Alanı 1. Etap Açılışı’nda; “Gölbaşı’nda kurduğumuz, Türkiye’nin en büyük tarım kampüsü ve rekreasyon alanı olan BAKAP’ın açılışında bir söz söylemiştim; kimileri tarlayı arsaya çevirip rant üstüne rant götürürken kimileri de arsayı tarlaya çevirir, üretir ya da yeşil alana çevirir, vatandaşını düşünür. İşte bizim farkımız budur” diye konuştu.
ABB Başkanı ve CHP ABB Başkan Adayı Mansur Yavaş, Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar ile Batıkent Rekreasyon Alanı 1. Etap Açılışı’na katıldı. Burada konuşan Yavaş şunları söyledi:
“BATIKENT REKREASYON ALANI 432 BİN METREKARE”
Bugün birinci etabını halkın kullanımına kazandırdığımız Batıkent Rekreasyon Alanı 432 bin metrekare. Gündüzleri yeşiliyle, geceleri ışıl ışıl görüntüsüyle bölgemize ve Ankara’mıza değer katıyor. Bugün açılışını tamamladığımız birinci etapta Gençlik Merkezi, kütüphane binası, Emekliler Lokali, biyolojik gölet, dinlenme ve seyir terasları, restoran, kapalı spor binası, kreş, Kadınlar Lokali binası, bulunuyor. Yine bu alan içerisinde iki adet basketbol sahası, iki adet tenis kortu, bir adet voleybol sahası, yedi kilometre bisiklet yolu, dokuz kilometre yürüyüş yolu ve çocuk oyun alanları yer almaktadır. Birinci etabımızda 7 bin adet ağaç ve 160 bin metrekare çim alan olup amfi oturma alanı ve bin araçlık otopark da vatandaşlarımıza hizmet vermeye başladı. Yapımı devam eden ikinci etap çalışmalarımızda ise rekreasyon alanımızda profesyonel futbol sahası, iki adet halı saha, olimpik koşu parkuru, ekolojik köprü, yeni yürüyüş ve bisiklet yollarını Ankaralıların hizmetine sunacağız. İkinci etabı da mayıs ayı sonunda bitirip bu yaz rekreasyon alanımızı tamamen hemşehrilerimizin kullanımına sunmuş olacağız.
“BÖYLE BİR ALANIN İÇİNDE İNSAN OLMASI, YEŞİL OLMASI, VİCDAN OLMASI BİZİM EN BÜYÜK FARKIMIZ”
Burası bildiğiniz gibi rantsal açıdan değerli bir bölgede yer alıyor. Burada Belediye imar düzenlemeleri ile yeni konut alanları oluşturabilir, büyük gelirler elde edilebilirdi. Gökyüzüne uzanan betonlar yapılmasına izin verilip birileri ihya edilebilirdi. Bizim yönetim anlayışımızdaki en büyük fark budur. Böyle değerli bir alanın betonlara değil, plastiklere değil, halka fayda sağlamayacak projelere değil; halkın kendisi için kullanılması, içinde insan olması, yeşil olması, vicdan olması bizim en büyük farkımızdır. Beş yıldır biz bunu yapıyoruz. Onların gözü beton projeler ararken biz Ankara’ya mutluluğu, huzuru, yeşili, altyapıyı, kırsal kalkınmayı, dayanışmayı kazandırdık. Onlar yıllarca pahalı otobüs bileti ve su satarak buradan elde edilen paralarla çöp projelere kaynak aktarırken biz Ankara’nın geleceği için çalıştık, çalışmaya da devam edeceğiz.
“HAYALİ HİÇBİR PROJEMİZ OLMADI”
Gölbaşı’nda kurduğumuz, Türkiye’nin en büyük tarım kampüsü ve rekreasyon alanı olan BAKAP’ın açılışında bir söz söylemiştim; kimileri tarlayı arsaya çevirip rant üstüne rant götürürken kimileri de arsayı tarlaya çevirir, üretir ya da yeşil alana çevirir, vatandaşını düşünür. İşte bizim farkımız budur. İşte bizim vizyonumuz budur. Biz betonda değil, yeşilde yarışmaya devam edeceğiz. Beş yıl boyunca sizlere hizmet ediyoruz. Hayali hiçbir projemiz olmadı. Kimseyi ayırt etmedik. Nereden ne kadar oy aldığımıza hiç bakmadık. Sizin paranızın hesabını size kuruşu kuruşuna verdik. Bu yönetim anlayışıyla, Ankara’yı bir beş yıl daha hep birlikte yönetmeye hazır mısınız? Şeffaf, katılımcı, hesap verebilir bir yönetim anlayışıyla Ankara’yı geleceğe taşımaya hazır mısınız? Bizler de hazırız. Fethi Başkanımız da hazır. Batıkent’i, Yenimahalle’yi, Ankara’yı Allah’ın izniyle, sizlerin de takdirlerinizde hep birlikte geleceğe taşıyacağız. Bu dev yeşil alanımızın, Batıkent Rekreasyon Alanı’nın bölgemize ve Ankara’mıza hayırlı olmasını diliyor, hepinize sevgi ve saygılarımı sunuyorum.”
]]>“BUNLARLA SEÇİM FALAN KAZANAMAZLAR”
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Yenimahalle’deki seçim çalışması öncesinde basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Yavaş, DEM Parti’nin ABB Eş Başkan adayı Öztürk Türkdoğan’ın resmine yer verildiği ve DEM Parti’nin seçimde Mansur Yavaş’a destek vereceği yazılan sahte afişler hakkında sorulan soruya,”2014-2019 seçimlerinde hep bunlarla uğraştık. Seçimi kaybedeceklerini anlayınca böyle sahtekarlıklara başvuruyorlar. Çünkü halkın karşısına çıkıp onlardan oy isteyecek yüzü olmayanlar bu tür oyunlara başvuruyorlar. Bunu yapanları da Allah’a havale ediyoruz, seçmene havale ediyoruz. Bunlarla seçim falan kazanamazlar. Allah’ın izniyle açık ara kazanacağız. Tabii, biz gördüklerimizi savcılığa vereceğiz, bu afişi yapanlar ve basanlar hakkında.”
Sahte Afiş“SUÇ DUYURUSUNDA BULUNULACAK”
Öte yandan, konuya ilişkin olarak Yavaş’ın iletişim ofisinden yapılan açıklamada da “AK Partili Bala Belediye Başkanı’nın DEM Parti ile anlaştıkları itirafının ardından Ankara’nın çeşitli yerlerine kimliği belirsiz kişilerce iftira afişleri asılmaya başlandı. Sahte afişler hakkında suç duyurusunda bulunulacak olup vatandaşlarımızın da sahte afişlerin görüldüğü yerde polis karakollarına başvurmalarını ve teslim etmelerini rica ederiz” denildi.
ALTINOK’UN MAL VARLIĞI AÇIKLAMASINA YAVAŞ’TAN İLK YORUM
Yavaş, AK Parti’nin ABB adayı Turgut Altınok’un malvarlığını açıklamasına ilişkin soruyu “Yorumunu halk yapacak, benim değerlendirme gibi bir lüksüm yok. Ben bütün kamu idarecilerinin mal beyanlarını açıklaması gerektiğini söyledim sadece, olması gereken budur. Oldu, çok da zor değilmiş” ifadeleriyle yanıtladı. Gazetecinin, “Babadan, atadan” diye devam etmesi üzerine Yavaş, “Onların yorumunu yapmak bana düşmez, vatandaş değerlendirir” dedi.
Mansur Yavaş’ın diğer açıklamalarından satırbaşları ise şöyle;
“DESTEK ALAN AİLELERİN SEBEBİ YOLSUZLUK VE İSRAF YAPILMASI”
Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin yönetiminde yolsuzluğa izin vermediklerini belirten Yavaş, “Bugün destek alan aileler varsa, bunun en büyük sebebi kamu yaratıcılarının yolsuzluk ve israf yapmasıdır. Bu nedenle biz, geldiğimizden itibaren bütün ihalelerimizi açık yaptık. Yaptıklarımızın maliyetini astık sayfamızda kuruşu kuruşuna her şey yazılı. Ankara’nın girişinde, çıkışında kapılar var. Bugünkü maliyeti 350, 400 milyon lira. Kimse kullanmıyor ve estetikten yoksun. ‘Biz yaptık oldu’ düşüncesiyle yaptıkları bir şey; ama görüyorsunuz Yenimahalle’ye yapılanların hepsi mutlaka ve mutlaka içinde insan olan, insana yarayan projeler. Bizler sonuçta sizlerin parasını kullanıyoruz.
“YOLSUZLUĞA İZİN VERİRSEK BU KUL HAKKIDIR”
Bunu israf edersek de yolsuzluğa izin verirsek de bu kul hakkıdır. Sizin karşınıza gelirken bizi destekleyenlerin ve kendimizin başını öne eğecek hiçbir şeyin içerisinde olmadık. Dolayısıyla bunları sizin takdirinize bırakıyoruz. İnşallah bir 5 yıl daha aynı şekilde şeffaf hesap verebilir bir anlayışla Ankara’mıza hizmet etmek istiyoruz” diye konuştu.
]]>ABB Başkanı ve CHP ABB Başkan Adayı Mansur Yavaş, Ankara Ticaret Odası’nda (ATO) düzenlenen Proje Tanıtım Toplantısı’na katıldı. Yavaş şöyle konuştu:
“BELEDİYE VATANDAŞIN BEŞERİ İHTİYAÇLARINI KARŞILAYAN KURULUŞTUR”
“Belediye, doğumundan ölümüne kadar, hatta öldükten sonra insanların beşeri ihtiyaçlarını karşılayan kuruluştur. Vatandaşla bire bir ölçüdür. Kavşaksa fazlasıyla yaptık. Altyapıyı yapabildiğimiz kadar bütçemiz ölçüsünde yapıyoruz. Ama belediyecilik çok daha farklı. Bugün burada Ankara Ticaret Odası’nda olduğum için de özellikle o konuya ağırlık vermek istiyorum.
“GÖRÜN PARAYI NEREYE, NASIL HARCIYORUZ”
Belediye başkanı seçildiği zaman maaşını siz ödüyorsunuz. Personelin maaşını da siz veriyorsunuz. Belediyenin yapacağı yatırımları da siz karşılıyorsunuz. O zaman belediye başkanının öncelikle yapacağı yatırımları ortak akılla tespit etmesi lazım. Ben proje yapıyorum deyip de çok projelere para yatırmadan, paranın asıl sahiplerine sorarak, onların görüşlerini alarak yapması lazım. Kent Konseyi’nde bin 800’ün üzerinde katılımcı var. Onlarla birlikte karar alarak şehrin gelişme yönünü ve problemlerini toparlayarak onların yol gösterdiği şekilde çalışmalarımıza başladık. Dört binin üzerinde ihalelerimizi canlı olarak yayınladık. Ayrıca parayı nasıl harcadığımızı insanlara göstermemiz lazım. Sayıştay raporlarımız dahil hepsini internet sitemizde yayınladık. Görün biz nereye, nasıl para harcıyoruz.
“BİR DE BENİM GÖZÜMLE BAKIN”
Ankara’nın Başkent olması hasebiyle Ankara’da kültürün, sanatın yaygınlaşması aynı zamanda Ankara’ya turist gelmesi… Bunu daha önce birçok toplantıda da söyledim. Ben Beypazarı’na turist getireceğim dediğin zaman belki birçok insan benimle alay etti. Var olan değerleri ortaya çıkaracağım ve getireceğim dedim. Gün gelecek çarşının içerisini siz gezemeyeceksiniz kalabalıktan dedim. Gerçekten daha sonra o kadar inançlı çalıştık ki anons yaptık. ‘Kent merkezine gelmeyin’ diye Beypazarı’nın yerlisine. Şimdi iddia ediyorum aynısını Ulus’ta da 2019’da aday olduğumda anlattığım zaman herkes ‘Niye gelsin ki, Ankara’da ne var?’ diyorlardı. Ben de bir de benim gözüme bakın. Bakın neler var diyordum
“ULUS’TA DOKUNMADIĞIMIZ BİNA KALMADI”
Ulus projemiz şu anda yüzde 70’lere, 80’lere geldi. Ulus’ta dokunmadığımız hiçbir bina kalmadı. En son trafiğin yerin altına alınması projesini kurula verdik. Yeniden jeoradar incelemesi istediler. Eğer o da onaylanırsa, gardan itibaren tutun, bir ucunu da Sağlık Bakanlığı’nın önünden tutun, Ankara Adliyesi’nden merkezi Ulus’a gelinceye kadar sağ ve solda gördüğünüz bütün binalar Cumhuriyet dönemi eserleri. ve baktığınız zaman zaten hepsinin o döneme ait olduğunu anlıyorsunuz. Gençlik Parkı’nın önünden başlayacak bir yer araştırma. Diğer taraftan gar tarafından geldiği zaman Gençlik Parkı’nda buna dahil etmek suretiyle Ankara Palas birinci Meclis ikinci Meclis oradan Ulus Meydanı ki meydanı önümüzdeki iki üç gün içerisinde veya bir hafta içerisinde açıyoruz. Solda İş Bankası müze olarak geçti. Roma hamamı da bizdeydi ancak Kültür Bakanlığı bizden geri aldı. Yapıp yapmadıklarını bilmiyorum. Gençlik ve Spor Bakanlığı’na ait binaya EGO taşınıyor bu hafta.
Yanındaki uzun binaya da iki tane Teknokent, Sanayi Bakanı’nın imzasını bekliyor. Teknokent’i açıyoruz. Bir katını yüz kadar avukata verdik. Barolar Birliği kanalıyla orada ücretsiz olarak avukatlığa ilk adımlarını atıyorlar. Otuz tane ayrıca esnaf odasını da oraya taşıyoruz. Ulus’ta demografinin değişip kravatlı insanların gezmesini istiyoruz.”
]]>Yazıldığından bu yana birçok kez farklı yorumlarla sahnelenen İtalyan besteci Gaetano Donizetti’ye ait Aşk İksiri, ilk kez 1832 yılında Milano’da seyirci karşısına çıktı.
Ankara Devlet Opera ve Balesince sahnelenecek komik opera türünün en iyi örnekleri arasında gösterilen eser, Opera Sahnesi’nde yarın akşam prömiyer yapacak.
Eserin rejisörü Aydın Buğra Güven, temsilin genel provası sonrası AA muhabirine yaptığı açıklamada, Aşk İksiri’nin 1800’lerde geçse de Türkiye’de de çok sık işlenen ve filmlere konu olan zengin kız, fakir oğlan aşkını anlattığını söyledi.
Güven, “Zengin kız, fakir bir oğlana aşık oluyor ama evlenemiyorlar. Onun yerine kendi sınıfından olduğunu düşündüğü Belcore ile evleniyor. Ama sonuçta ne olursa olsun, aşk ve sevgi kazanıyor. Ankara Operası olarak Başkent seyircisi için bu eseri tekrar yorumladık. Klasik bir reji oldu. Dünyada en çok sergilenen operalardan biri Aşk İksiri. Türkiye’de de çok kez sergilendi. Özüne dönerek, eseri 1832’de ilk sahnelendiğindeki haliyle yani klasik bir anlayışla ele alarak sunduk.” dedi.
Rejisör Güven, eserin dekor tasarımını Özgür Usta, kostüm tasarımını Gazal Erten, koreografisini Özge Ay ve ışık tasarımını Bülent Arıslan’ın yaptığını ve bu zamana kadarki tüm eserleri bu ekiple çalıştıklarını söyledi.
Temsilin reji asistanlığını Zeynep Utku ve Cansın Nehir Mansuroğlu’nun yaptığını belirten Güven, Ankara DOB orkestrasını dönüşümlü olarak şef Antonio Pirolli ile Rustam Rahmedov’un yöneteceğini söyledi.
Güven, “Tenorlar için vazgeçilmez olan ve herkesin aşina olduğu ‘Una Furtiva Lagrima’ aryası bu eserin içinde var. Hatta Aşk İksiri’ni bu kadar başarıya taşıyanın bu arya olduğu söylenir. Ankara seyircisinden bizi takip etmelerini ve eserimizi izlemelerini istirham ediyoruz.” dedi.
“Una Furtiva Lagrima, tenor aryaları içerisinde çok özel yeri olan bir arya”
Eserde “Nemorino” rolünü canlandıran tenor Arda Doğan daha önce de aynı rolü severek seslendirdiğini söyledi.
Doğan, Adina’ya aşık bir köylü olan Nemorino’nun aşk iksirine sahip olunca Adina’nın ona aşık olacağını zannettiğini ve olayların bu şekilde geliştiğini anlattı.
Keyifle çalıştıkları bir prova dönemi geçirdiklerini belirten Doğan, “Rolümde müzikseverlerce bilinen ‘Una Furtiva Lagrima’ aryasını da seslendiriyorum ve tenor aryaları içerisinde çok özel yeri olan bir arya. Zorlayıcı ve insanı müziğin içine çeken bir arya. Bu eseri söylemek stresli de olsa keyifli.” dedi.
Arda Doğan, klasik bir anlayışla sahneye koyulan eserleri sevdiğini belirterek, eserin uzun yıllar sahnede olmasını diledi.
“Komik operanın en tatlı örneklerinden bir tanesi”
Soprano Görkem Ezgi Yıldırım ise köyün zengin, neşeli, insanları parmağında oynatan bir kız olan Adina’yı canlandırdığını söyledi.
Yıldırım, “Aşk İksiri, komik opera türlerinden. Bu açıdan çok zevk alıyorum. Müzik parçası içerisindeki duygusal farklılıkların vurgulanması tekniği olan ‘bel kanto’nun sevilen ve dünyada en çok sahnelenen örneklerinden birisi Aşk İksiri. Bir şarkıcı için bel kanto eseri seslendirmek, çok öğretici, teknik olarak ilerletici ve bu açıdan da çok kıymetli. Bir operacı için okul gibi ve onu diri tutan, iyileştiren bir müzik stili. Aşk İksiri tüm dünyada en çok sahnelenen komik operanın en tatlı örneklerinden bir tanesi. Ankara seyircisi zaten çok bilinçli bir izleyici ve komik operaya hasret kaldıklarından keyifle izleyeceklerdir.” ifadelerini kullandı.
Alp Can Kocaay, canlandırdığı Dr. Dulcamara karakterinin eserde, insanlara “iksir” adı altında rahat konuşmalarını sağlayan keyif verici bir içecek ikram ettiğini söyledi.
Eserin bir oyun operası olduğunu ve canlandırdığı karakterin en oyuncu ve dalavereci karakter olduğunu belirten Kocaay, seslendirirken çok keyif aldığını dile getirdi.
Eserin kostüm, makyaj ve dekor açısından son derece başarılı olduğunu kaydeden Kocaay, Ankaralı sanatseverleri oyuna beklediklerini ifade etti.
Fakir genç Nemorino ile servetli toprak sahibi Adina arasındaki aşk üzerine odaklanan eserde dönüşümlü olarak “Adina”yı Görkem Ezgi Yıldırım, Esra Çetiner, Ezgi Biçici, “Nemorino”yu Arda Doğan, Mehmet Kavil, “Belcore”yi Kamil Kaplan, Faik Mansuroğlu, “Dr. Dulcamara”yı Can Kocaay, Savaş Gençtürk, Murat Göçken, Yiğitcan Tatlıoğlu, “Giannetta” rolünü ise İlayda Büyükyörük ve Aslı İşcan canlandıracak.
]]>Türkiye Futbol Federasyonundan yapılan açıklamaya göre profesyonel liglerde haftanın programı şu şekilde:
Süper Lig
Bugün:
20.30 Siltaş Yapı Pendikspor- İstanbulspor (Pendik)
20.30 VavaCars Fatih Karagümrük-TÜMOSAN Konyaspor (Atatürk Olimpiyat)
Yarın:
13.30 Corendon Alanyaspor-Mondihome Kayserispor (Alanya Oba)
16.00 MKE Ankaragücü-RAMS Başakşehir (Eryaman)
20.30 Beşiktaş-Bitexen Antalyaspor (Tüpraş)
20.30 Yukatel Adana Demirspor-EMS Yapı Sivasspor (Yeni Adana)
17 Mart Pazar:
13.30 Çaykur Rizespor- Gaziantep FK (Çaykur Didi)
16.00 Kasımpaşa- Galatasaray (Recep Tayyip Erdoğan)
16.00 Atakaş Hatayspor-Yılport Samsunspor (Mersin)
20.30 Trabzonspor- Fenerbahçe (Papara Park)
1. Lig
Bugün:
20.30 Gençlerbirliği-Kocaelispor (Eryaman)
Yarın:
13.30 Teksüt Bandırmaspor- Eyüpspor (Bandırma 17 Eylül)
16.00 Ahlatcı Çorum FK- Manisa FK (Çorum Şehir)
20.30 Göztepe-Ankara Keçiörengücü (Gürsel Aksel)
17 Mart Pazar:
13.30 Bodrum FK- Boluspor (Bodrum İlçe)
13.30 Erzurumspor FK-Tuzlaspor (Erzurum Kazım Karabekir)
16.00 Ümraniyespor- Adanaspor (Ümraniye Belediyesi Şehir)
16.00 Bitexen Giresunspor-ASTOR Enerji Şanlıurfaspor (Çotanak Spor Kompleksi)
20.30 Sakaryaspor- Altay (Yeni Sakarya Atatürk)
TFF 2. Lig
Beyaz Grup:
Yarın:
14.00 1461 Trabzon FK- Altınordu (Ortahisar Yavuz Selim)
17 Mart Pazar:
14.00 Esenler Erokspor- Nazilli Belediyespor (Esenler Erokspor)
14.00 Zonguldak Kömürspor- Beyoğlu Yeni Çarşı (Karaelmas K. Köksal)
14.00 Kırklarelispor- Ankara Demirspor (Kırklareli Atatürk)
14.00 Kırşehir FK- Bursaspor (Kırşehir Ahi)
14.00 Serik Belediyespor- Bucaspor 1928 (Serik İsmail Oğan)
14.00 AcnTURK Vanspor-Yeni Mersin İdmanyurdu (Van Atatürk)
14.00 Diyarbekirspor- Karacabey Belediyespor (Diyarbakır)
14.00 Hes İlaç Afyonspor- Ankaraspor (Zafer)
Kırmızı Grup:
Yarın:
14.00 İnegölspor-İskenderunspor (İnegöl İlçe)
17 Mart Pazar:
13.00 Alagöz Holding Iğdır FK- Düzce Cam Düzcespor (Iğdır Şehir)
13.00 Anagold24 Erzincanspor-Belediye Derincespor (Erzincan 13 Şubat Şehir)
14.00 Etimesgut Belediyespor-Amed Sportif Faaliyetler (Etimesgut Belediyesi Atatürk)
14.00 Kuzey Marmara AŞ Arnavutköy Belediyespor- Karaman FK (Bolluca)
14.00 Menemen FK- Denizlispor (Menemen İlçe)
14.00 Somaspor- Sarıyer (Soma Atatürk)
14.00 GMG Kastamonuspor-Motolux 68 Aksaray Belediyespor (Gazi)
14.00 Fethiyespor- Uşakspor (Fethiye İlçe)
TFF 3. Lig
1. Grup:
Yarın:
14.00 Küçükçekmece Sinopspor-Kepezspor (Küçükçekmece 100. Yıl)
14.00 52 Orduspor- Edirnespor (Yeni Ordu)
17 Mart Pazar:
14.00 Mardin 1969- Ayvalıkgücü Belediyespor (Mardin 21 Kasım)
14.00 Tarsus İdman Yurdu- Gümüşhane Sportif Faaliyetler (Tarsus Burhanettin Kocamaz)
14.00 Malatya Arguvan SK- Aliağa (Arguvan İlçe)
14.00 Artvin Hopaspor-Kırıkkalegücü (Hopa İlçe)
14.00 Talasgücü Belediyespor-İnegöl Kafkasspor (Kayseri Atatürk Spor Kompleksi Yan Açık Saha)
2. Grup:
Yarın:
14.00 Hacettepe 1945 SK- Turgutluspor (Osmanlı)
14.00 Kemerkent Bulvarspor- TPAO Batman Petrolspor (Bulvar Mimar Kubilay Köse)
17 Mart Pazar:
14.00 Amber Çay Eynesil Belediyespor-Amasyaspor (Eynesil İlçe)
14.00 Sapanca Gençlikspor- Pazarspor (Sapanca Atatürk)
14.00 Efeler 09- Ergene Velimeşespor (Ahmet Yaşar Kocabıyık)
14.00 Kelkit Hürriyetspor- Silifke Belediyespor (Kelkit İlçe)
14.00 Anadolu Üniversitesi-3Gen Holding Elazığspor (Osmangazi Üniversitesi)
3. Grup:
Yarın:
14.00 Bornova 1877- Darıca Gençlerbirliği (Bornova Aziz Kocaoğlu)
17 Mart Pazar:
14.00 Büyükçekmece Tepecikspor-Merkür Jet Erbaaspor (Tepecik Şenol Güneş)
14.00 Fatsa Belediyespor-Kuşadasıspor (Fatsa İlçe)
14.00 Sivas Dört Eylül-Onvo Ağrı 1970 (Sivas Muhsin Yazıcıoğlu)
14.00 Osmaniyespor FK-Akhisarspor (7 Ocak)
14.00 Karaköprü Belediyespor- Belediye Kütahyaspor (Faruk Çelik)
14.00 Bayburt Özel İdarespor-Silivrispor (Bayburt Genç Osman)
4. Grup:
Yarın:
14.00 İdaş Çatalcaspor-Orduspor 1967 (Çatalca İzzettin)
17 Mart Pazar:
13.00 Bursa Yıldırımspor- Siirt İl Özel İdaresi (Minareli Çavuş Spor)
14.00 Balıkesirspor- Sultanbeyli Belediyespor (Balıkesir Atatürk)
14.00 Bergama Sportif Faaliyetler-Güneş Holding Çankaya (Bergama 14 Eylül)
14.00 Tokat Belediye Plevnespor-Sebat Gençlikspor (Gaziosmanpaşa)
14.00 23 Elazığ FK- Muş 1984 Muşspor (Elazığ Doğukent)
14.00 Nevşehir Belediyespor-Armoni Alanya Kestelspor (Nevşehir Gazi)
Turkcell Kadın Futbol Süper Ligi
17 Mart Pazar:
12.00 Amed Sportif Faaliyetler-Trabzonspor (Seyrantepe 2 Nolu Çim Saha)
12.00 Fatih Vatanspor-Hakkarigücü (Fatih Mimar Sinan)
12.00 Doğuş Gold Gaziantep Asyaspor-Bitexen 1207 Antalyaspor (Batur)
13.00 Beşiktaş JK United Payment- Ataşehir Belediyespor (IBB GOB Halit Kıvanç)
14.00 Galatasaray Petrol Ofisi-Bitexen Adana İdmanyurduspor (Florya Metin Oktay Tesisleri)
14.00 Beylerbeyi-Fenerbahçe Petrol Ofisi (Beylerbeyi 75. Yıl)
14.00 Wulfz Fatih Karagümrük- Ankara Büyükşehir Belediyesi FOMGET (Vefa)
15.00 ALG Spor- Karadeniz Ereğli Belediyespor (Batur)
]]>Trendyol Süper Lig 30. haftasında MKE Ankaragücü, cumartesi günü Eryaman Stadyumunda, RAMS Başakşehir ile karşılaşacak. Sarı-lacivertliler, maç hazırlıklarına Beştepe tesislerinde gerçekleştirdiği antrenmanla devam etti. Antrenman öncesi gazetecilere açıklamalarda bulunan Teknik Direktör Emre Belözoğlu, ligde kalan 9 maçı da kazanarak 27 puanın tamamını almayı hedeflediklerini belirtti.
Başakşehir maçının kendileri için çok önemli olduğunu söyleyerek sözlerine başlayan Belözoğlu, “Geldiğimiz günden beri Ankara’da Ankaragücü camiası içerisinde bize gösterilen sevgi teveccüh, sokakta hep hissettiğimi söyledim. Son 6-7 haftadır gösterdiğimiz performans bizim adımıza üzüntü verici. Taraftarımızı da bu anlamda hayal kırıklığına uğrattığımızın farkında olduğumuzu söylemem lazım” diye konuştu.
“Taraftarımıza çok ihtiyacımız var”
Belözoğlu, son zamanlarda bu kulübün ayakta durmasının en büyük vesilesinin taraftarı olacağına dikkati çekerek, “Bu dönemde onlara çok ihtiyacımız var. Camianın olmazsa olmazı taraftarı. Bu sene Ankaragücü açıkçası hiç yaşamadığı kadar zor bir sene yaşıyor. Biz de burada bu 9 haftada net bir şekilde oyuncu grubumla beraber elimizden gelen her şeyi yapacağımızı söylemem gerekiyor. Çünkü önümüzde kazanabileceğimiz 27 puan var, 2 tane de Türkiye Kupası maçı var. Burada da finale kalıp kulübümüzü mirasını temsil etme şansımız hala devam ediyor” ifadelerini kullandı.
“Önümüzde 27 puan var ve hepsine talibiz”
Belözoğlu, önlerinde sadece 9 maç kaldığını belirterek, “Bizim adımıza önümüzde 27 puanın olduğu ve en büyük desteği de taraftarımızın vereceği bir süreç var. Onlara inşallah 27 puanın hepsine talip olduğumuzu gösterecek oyunu, performansı, isteği sergileyeceğimize inanıyorum. Oyuncularım da bunun farkında” diye konuştu.
“Oyuncu grubum da gerçekten istekli bunu görüyorum”
Ankaragücü’nün hem taraftarı açısından hem de camiası açısından büyük beklentileri olan bir kulüp olduğunu vurgulayan Belözoğlu, “Bunun oyuncu tarafı bizim işimiz. Sahanın içi bizim işimiz. Bunu da yapabileceğimizi ve bu deneyimlere sahip olduğumuzu biliyoruz. Oyuncu grubum da gerçekten istekli bunu görüyorum ve her zaman da söylüyorum. Ben bir şey gösterdiğimde ellerinden gelen her şeyi yapmaya gayret ediyorlar. Ama artık bizim de maç kazanabilecek, ‘ki çok berabere kaldığımız maçların çoğunda kazanabilecek oyunlar oynadık’. Geldiğimiz günden beri 26-27 maçta 3 ya da en fazla 4 tane maçta performans adına benim beklentimin çok uzağındaydı. Onun dışında herkes elinden gelen her şeyi yapmaya çalışıyor” sözlerini sarf etti.
“Taraftarın takımın yanında olmaları da çok değerli ve önemli”
Taraftarın takımın olmazsa olmazı olduğunu belirten Belözoğlu, “Taraftarın stadı doldurmalarından ziyade takımın yanında olmaları da çok değerli ve önemli. Oyuncularımın yanında olsunlar. İnşallah onlar da taraftarın beklediği mücadeleyi isteği net bir şekilde ortaya koyacaklar. İnşallah skor da bizim istediğimiz gibi olur çünkü buna ihtiyacımız var” açıklamasında bulundu.
Emre Belözoğlu’nun açıklamasının ardından antrenman basına kapalı olarak devam etti. – ANKARA
]]>Uraloğlu, Yozgat’ın Sorgun ilçesindeki YHT istasyonunun açılış töreninde, 2002’den itibaren hayata geçirdiklerini yatırımlarda demir yollarını bir devlet politikası olarak ele aldıklarını ve öncelikli sektör olarak belirlediklerini belirtti.
Türkiye’nin konumunun sağladığı fırsatların ekonomik ve ticari avantajlara dönüşebilmesi için demir yollarında yeni bir atılım başlattıklarını vurgulayan Uraloğlu, şöyle devam etti:
“Demir yolu hatlarımızın limanlara, havaalanlarına, lojistik merkezlere bağlantısını güçlendirdik. Projelerimizle sadece doğu-batı hattında değil, kuzey-güney arasında da demir yolu ulaşımını ekonomiye katkı sağlar hale getirmeyi planladık. 22 yılda demir yollarına 57 milyar doların üstünde yatırım gerçekleştirdik. 2002-2024 yıllarında ülkemizde demir yollarında ciddi yatırımlar, iyileştirme, yenileme ve kalkınma hamleleri gerçekleştirdik. 2002’de 10 bin 948 kilometre olan hat uzunluğumuzu 13 bin 919 kilometreye yükselttik.”
Uraloğlu, Türkiye’yi YHT işletmeciliğiyle tanıştırdıklarını, demir yollarını artık hızlı ve konforlu seyahat isteyenlerin ilk adresine dönüştürdüklerini ifade ederek, “Bugüne kadar YHT hatlarımızda yapılan toplam yolculuk sayısı 85 milyona ulaştı. Şu anda hızlı tren hatlarımız 11 şehre doğrudan, 9 şehre ise bölgesel ve otobüs bağlantılarıyla dolaylı hizmet vererek ülkemiz nüfusunun yüzde 50’sine ulaşıyor.” diye konuştu.
Ankara-Sivas Hattı’nın sadece iki şehri birbirine bağlayan bir hat olmadığını, aynı zamanda Edirne’den Kars’a uzanan demir yolu koridorunun önemli bir parçası olduğunu anlatan Uraloğlu, ???????”Ankara-Kayseri Hızlı Tren Hattı da bu hatta bağlanacak.” dedi.
Kara yoluyla ortalama 5 saat, trenle 12 saat süren Ankara-Sivas seyahat süresini, yüksek hızlı trenle 2 saate, Ankara-Yozgat arasını da 1 saate indirdiklerini aktaran Uraloğlu, “Ankara-Sorgun arası ise 1 saat 40 dakikaya indi. Projeyle Kırıkkale, Yozgat ve Sivas illerimizin Ankara merkezli hızlı tren ağına bağlanmasıyla bu illerimizde yaşayan yaklaşık 1,4 milyon vatandaşımızı daha doğrudan hızlı trenle seyahat etme imkanına kavuşturduk. Açıldığı günden bu yana hattımızla yaklaşık 900 bin yolcu taşıdık. 405 kilometrelik hattın içinde 66 kilometre uzunluğunda 49 tünel ve 27,2 kilometre uzunluğunda 49 viyadük inşa ettik.” ifadelerini kullandı.
Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde AK Parti hükümetlerinde zorlukların olmadığını dile getirdi. Sorgun istasyonunu 12 bin metrekare alan üzerine 240 bin yolcu kapasiteli olarak inşa ettiklerini dile getiren Uraloğlu, şunları kaydetti:
“980 metrekare kapalı bina alanıyla istasyonun içinde 100 araç kapasiteli otopark başta olmak üzere birçok sosyal donatısıyla hizmet verecek. 2053 yılı hedeflerimiz doğrultusunda kara yollarındaki yüzde 72’lik yük taşımacılığının payını yüzde 57 düşürmeyi, demir yollarının yüzde 5 olan taşımacılık payını yüzde 22’ye çıkarmayı hedefliyoruz. Demir yollarının yolcu taşımacılığında da yıllık ortalama 19,5 milyon olan yolcu sayısını 270 milyona çıkarmayı planlıyoruz. 2028 yılı sonuna kadar demir yolu hat uzunluğumuzu 17 bin 657 kilometreye çıkaracağız. Ankara’dan Kapıkule’ye kadar planlanan hızlı tren hatlarıyla Orta Koridor’u önemli bir şekilde destekleyici bir ulaşım ağını tamamlayacağız.”
Açılış programına, Yozgat Valisi Mehmet Ali Özkan, TCDD Genel Müdürü Veysi Kurt ile AK Parti ve MHP milletvekilleri katıldı.
]]>Ankara Sanayi Odası, (ASO) Ankara Kalkınma Ajansı (AKA) ve Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı (TTGV) iş birliğinde düzenlenen Eko-Üretim Dönüşüm Programı’nın bilgilendirme toplantısı ASO Zafer Çağlayan Meclis Salonu’nda gerçekleştirildi. Programın açılış konuşmasını ASO Genel Sekreteri Dr. Mehmet Cansız, Ankara Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Emine Doğrukök ve TTGV Yönetim Kurulu Üyesi Levent Mete Özgürbüz gerçekleştirdi.
ASO Genel Sekreteri Cansız, ülke içindeki kamu desteklerini yönlendirmenin ve Türkiye’deki firmaların uluslararası fonlardan yararlanmasını sağlamanın temel amaçları olduğunu kaybetti. Cansız, ASO’nun gelecekte üretimin belirleyicileri olarak iklim değişikliği ve yeşil dönüşüm konularını gördüğünü söyledi. İki konunun da önemsendiğini sözlerine ekleyen çalışmalarını yoğunlaştırdıklarını ifade etti.
“Yeşil dönüşüm artık bir tercih değil, zorunluluktur”
Genel Sekreter Cansız, dünya ticaretinde ve ihracata devam edilebilinmesinin yeşile bakış açısıyla paralel olduğunu söyleyerek, “Şu bir gerçek ki yeşil dönüşüm artık bir tercih değil zorunluluktur. Küresel ekonomik zorlukların devam ettiği bir dönemde, aynı zamanda ekonomiler, büyümeden ve istihdamdan ödün vermeden karbon emisyonlarını azaltmaya ve iklim değişikliğiyle mücadeleye yardımcı olmaya yönelik; küresel çabalara katılım ikilemi ile karşı karşıyadır. Yükselen piyasaların ve gelişmekte olan ekonomilerin kapsamlı kalkınma ihtiyaçları göz önüne alındığında, karbondan arındırma çabalarına sürdürülebilir ekonomik büyümenin eşlik etmesi hayati önem taşımaktadır” diye konuştu.
Ankara Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Doğrukök, EKO-Üretim Dönüşüm Programı’nın ASO ve TTGV ile birlikte gerçekleştirmeyi planladıklarını kaydetti. Doğrukök, program sonucunda verimli sonuçlar çıkacaklarından emin olduklarını söyledi. Doğrukök, programa dahil olan girişim ve işletmelerin uluslararası fonlara erişeceğini ve bu kapsamda Ankara Kalkınma Ajansı’nın uluslararası fonların Türkiye’ye çekilmesi konusunda faaliyetlerine yoğun olarak devam ettiğini dile getirdi.
“Yeşil dönüşümün gerekliliklerini yerine getirirsek bu bizim için potansiyele dönüşecek”
İkiz dönüşümün firmalar için hem bir potansiyel hem de potansiyel bir dar boğaz olarak gördüklerini dile getiren Ankara Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Doğrukök, “Eğer yeşil dönüşümün ve dijital dönüşümün gerekliliklerini yerine getirirsek bu bizim için gerçekleştirilebilecek bir potansiyele dönüşecek. Ama gerçekleştiremezsek de bizim için bir dar boğaza dönüşecek. Kurum olarak bakanlık olarak da bunun farkındayız ve uzun süredir bu alanı destekleyecek faaliyetler gerçekleştiriyoruz. Bildiğiniz gibi çok hızlı değişen çok hızlı gelişen bir çağı tecrübe ediyoruz ve bu çağda bizim rekabet gücümüzü belirleyen aslında değişime adaptasyon yeteneğimiz. En büyük değişimde kapımızdaki ikiz dönüşüm. Bunu zaten kalkınma planlarında da görüyoruz, bölgesel gelişim ulusal stratejisinde de bölgelerimizin kalkınma planlarında da görüyoruz. Biz de bu kapsamda politika yapıcı kurumlar olarak en önemli önceliğimizin kendimizi bu sürece uyarlamak ve bölgemizdeki kurumların bu sürece adaptasyonunu desteklemek olduğunu söyleyebiliriz. Gayrisafi yurt içi hasılaya katkı sunan sektörlere baktığımızda sanayi sektörünün yüzde 25 bir oranla aslında ne kadar önemli olduğunu görüyoruz. Ankara ihracatının ve ithalatının ana sektörlere dağılımına baktığımızda imalat sanayinin yüzde 87’lik ihracat yüzde 84 ithalat değeriyle aslında belirleyici bir sektör olduğunun da farkındayız. Sanayi ve sanayicilerimiz bizim için çok önemli çağın gerektirdiği yetkinlikler ile donatılması çok önemli. Biz de bu kapsamda aslında uzun süredir faaliyetler gerçekleştiriyoruz. Eylem planı yayınlandıktan sonra bütün organize sanayi bölgelerimizde ve teknoloji geliştirme bölgelerimizde yeşil mutabakat farkındalık toplantıları organize ettik” diye konuştu.
Konuşmalarının ardından protokol imza töreni gerçekleştirildi. Ardından katılımcıların soruları cevaplandı. – ANKARA
]]>Bakan Uraloğlu, yaptığı yazılı açıklamada, hızlı tren hatlarının ülke çapına yayılması amacıyla çalışmalara devam ettiklerini, YHT hizmetlerinin Türkiye’nin nüfusunun yüzde 35’ine hitap ettiğini belirtti.
YHT hatlarının 11 şehre doğrudan, 9 şehre ise bölgesel ve otobüs bağlantılarıyla hizmet verdiğine değinen Uraloğlu, geçen yıl açılışı yapılan Ankara-Sivas YHT hattıyla da kara yoluyla ortalama 4,5 saat, tren yoluyla 12 saat süren Sivas-Ankara seyahat süresini 2 saate düşürdüklerini anımsattı.
Ankara-Sivas YHT Hattı’nda, Elmadağ, Kırıkkale, Yerköy, Yozgat, Sorgun, Akdağmadeni, Yıldızeli ve Sivas olmak üzere 8 durak olduğunu aktaran Uraloğlu, “Toplam 405 kilometrelik hattın içinde 49 tünel ve 49 da viyadük inşa ettik. Bu önemli hatta yakışan YHT garlarımızı da birer birer hizmete alıyoruz. Şu anda bu hatta yer alan 8 durağın 3’ü YHT garı olarak hizmete açıldı. 5 YHT garının da inşaat çalışmaları devam ediyor. Bugün itibarıyla Sorgun ve Akdağmadeni YHT garlarını da hizmete hazır hale getirdik.” açıklamasını yaptı.
Bakan Uraloğlu, 13 Mart’ta açılacak garlardan Sorgun YHT Garı’nın 240 bin yolcu kapasiteli olacağını, 980 metrekaresi kapalı olmak üzere 12 bin metrekare alan üzerine kurulacağını, 1045 araç kapasiteli otopark, 1 alt geçit, 2 peron, bekleme salonu başta olmak üzere birçok sosyal donatının da yer alacağını bildirdi.
Uraloğlu, Akdağmadeni YHT Garı’nın ise 135 bin bin yolcu kapasiteli olarak yapıldığını ve 810 metrekaresi kapalı 9 bin metrekare alan üzerine kurulduğunu ifade etti.
180 milyon lira yatırımla yapıldı
Akdağmadeni YHT Garı’na 105 araç kapasiteli otopark, 1 alt geçit, 2 peron ve bekleme salonu yapıldığını anlatan Uraloğlu, şöyle devam etti:
“180 milyon lira yatırımla inşa ettiğimiz iki YHT garı da ülkemiz yüksek hızlı tren hatlarının ana omurgalarından biri olan Ankara-Sivas YHT hattına yakışacak şekilde inşa edildi. Vatandaşlarımız en iyisini hak ediyor, bizler de en iyisini vatandaşlarımızın ayağına götürüyoruz. Ankara Sivas YHT’nin güzergahında yer alan Elmadağ, Yerköy ve Yıldızeli duraklarına da gar inşa ediyoruz, yaz aylarında üç YHT garını da hizmete vermeyi planlıyoruz. Ankara-Sivas YHT sadece iki şehri birbirine bağlayan bir hat değil. Bu hat ülkemizin doğusunu batısına bağlayan ana omurga. Yapımını planladığımız Ankara- Kayseri hızlı tren hattı bu hatta bağlanacak. Yine Samsun ile Ankara’yı bağlayacak hızlı tren hattımız da Delice üzerinden Ankara-Sivas hattımıza bağlanacak. Ayrıca bu hat, Sivas’ta bitmeyecek. Buradan Erzincan’a, Erzurum’a, Kars’a kadar uzanacak. İşte bu büyük raylı sistemin tam merkezinde Ankara-Sivas YHT hattımız yer alacak. İşte böylesine önemli bir proje olan Ankara-Sivas Hızlı Tren hatlarımızdaki Sorgun ve Akdağmadeni gar binalarını milletimizin hizmetine sunacağız.”
]]>Uraloğlu, Nallıhan Köprüsü, Nallıhan Kuş Cenneti Tüneli ve bağlantı yolları açılış töreninde yaptığı konuşmada, Ramazan-ı Şerif’in, ülkeye, millete ve İslam alemine hayırlara vesile olmasını temenni etti.
Nallıhan’ın, ticaret yolları üstünde bulunması nedeniyle çağlar boyunca önemli bir ticaret merkezi olduğunu aktaran Uraloğlu, yeni güzergahlarla önemini yitirmesiyle Nallıhan’ın büyümesinin durduğunu söyledi.
Uraloğlu, 22 yıl öncesinde Türkiye’nin ulaşım ağının zayıf olduğuna işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Demir yollarına yarım asır boyunca bir çivi dahi çakılmayan, hava yollarına sadece varlıklı insanların ulaşabildiği, denizci kimliğini ise unutulmuş bir Türkiye vardı. Böyle bir ortamda da ekonomisi büyüyen ve güçlenen bir Türkiye’den bahsetmek de mümkün değildi. Ancak Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde 22 yılda ülkemizin ulaşım ve iletişim altyapısına yaklaşık 275 milyar dolar yatırım gerçekleştirdik. 2002’de 6 bin 100 kilometreden devraldığımız bölünmüş yol uzunluğunu, yaklaşık 29 bin 400 kilometreye ulaştırdık. Bölünmüş yollarla bağlanan şehir sayımızı 6’dan, 77’ye yükselttik. 2002’de 311 kilometre olan toplam köprü uzunluğunu 774 kilometreye çıkardık. 10 bin 948 kilometre olan demir yolu ağımızı da 13 bin 919 kilometreye çıkardık. 2 bin 251 kilometre yüksek hızlı tren hattı inşa ettik.”
“Ankara’da 22 kara yolu projesine devam ediyoruz”
Ankara için durmadan çalıştıklarına işaret eden Uraloğlu, “Bakanlık olarak 2002’den bu yana Ankara’nın ulaşım ve iletişim altyapısına yaklaşık 601 milyar 510 milyon lira yatırım gerçekleştirdik. 2002’de 466 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu 1196 kilometreye, 446 kilometre olan bitümlü sıcak karışım kaplamalı yol uzunluğunu ise 1172 kilometreye yükselttik. Yeni projelere de devam ediyoruz. Ankara’da 31 milyar 360 milyon lira proje bedeliyle 22 kara yolu projesinin yapım çalışmalarına devam ediyoruz.” diye konuştu.
Uraloğlu, bu çalışmalar arasında Nallıhan’ı doğrudan ilgilendiren 3 önemli kara yolu projesi olduğuna dikkati çekerek, bunların, Beypazarı-Nallıhan Yolu, Nallıhan-Taşkesti ve Nallıhan-Dokurcun yolları üstyapı onarım işi ve açılışını gerçekleştirdikleri Nallıhan Köprüsü, Nallıhan Kuş Cenneti Tüneli ve bağlantı yolları projeleri olduğunu belirtti.
Nallıhan Köprüsü, Nallıhan Kuş Cenneti Tüneli ve bağlantı yollarının, Ankara-Beypazarı-Nallıhan-İstanbul güzergahı üzerinde bulunduğunu bildiren Uraloğlu, şunları kaydetti:
“Projemiz, 2×2 şeritli, bitümlü sıcak karışım kaplamalı bölünmüş yol standardında. Proje kapsamında, çift tüplü tünel olarak hayata geçirdiğimiz 1278 metre uzunluğundaki Nallıhan Kuş Cenneti Tüneli’ni, 270 metre uzunluğundaki Nallıhan Köprüsü’nü inşa ettik. Bağlantı yollarıyla projemizin uzunluğu 5 kilometreye ulaşıyor. Ulaştırma projelerinde olduğu gibi kara yolu faaliyetlerinin gerçekleştirilmesinde de sürdürülebilir bir dünya için çevre dostu düzenlemeler yapmak, temel hedeflerimiz arasında. İnsan ve çevreye duyarlı yolların artırılmasına ilişkin araştırma ve geliştirme çalışmalarının sürdürülmesi, yol boyu ağaçlandırma yapılması, orman ve yeşil alanlar ile su havzalarının korunması da önceliklerimiz arasında.”
Uraloğlu, Ankara’ya günübirlik ziyaret mesafesinde, doğa fotoğrafçılığı ve kuş gözlemciliğine yönelik ziyaretler için uygun alanlardan biri olan Davutoğlan Yaban Hayatı Geliştirme Sahası’nın Ankara’nın ve ülkenin önemli tabiat varlıklarından olduğunu da söyledi.
Bölgede hızlı, güvenli ve konforlu ulaşımı tesis ettiklerini bildiren Uraloğlu, “Böylece zamandan 6,3 milyon lira, akaryakıttan 3,3 milyon lira olmak üzere yıllık 9,6 milyon lira tasarruf edeceğiz. Çevreye zarar veren araçların karbon emisyonunu da 394 ton azaltarak doğanın korunmasına katkı sağlayacağız.” dedi.
Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğindeki Cumhur İttifakı mensupları olarak “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” düsturuyla millete duydukları aşkla bu yatırımları yaptıklarını aktardı. Son 22 yıldır olduğu gibi 2024’te de Nallıhan’ın, Ankara’nın ve ülkenin ulaşım altyapısını daha da güçlendireceklerini belirten Uraloğlu, şöyle konuştu:
“Ankara-İstanbul yeni otoyolu ve Ankara-İstanbul Süper Hızlı Treni proje çalışmalarına başladık. Her iki projenin de Nallıhan’dan geçeceğini müjdelemek isterim. Biz hizmet etmeye devam ettik. Biz ekip ruhuyla daha iyi hizmet edebiliriz. Bütün ilçe ve büyükşehirde sizlerin Cumhur İttifakı’na vereceğiniz her oy bizim şevkimizi artıracaktır. “
Karayolları Genel Müdürü Ahmet Gülşen de İstanbul ve Ankara arasındaki alternatif güzergahlardan biri olan Nallıhan’ın, aynı zamanda başkentin yaşam alanlarına ulaşımı sağlaması açısında önem taşıdığını söyledi.
Açılışa, TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı ve AK Parti Ankara Milletvekili Fuat Oktay ile MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Yaşar Yıldırım da katıldı.
]]>Yavaş, Atatürk Spor Salonu’nda 2024-2029 Projeleri Tanıtım Töreni’nde, seçilmesi halinde yapacaklarını anlattı.
Projelerinin insan için olacağını belirten Yavaş, “Biz çılgın projeler peşinde değiliz. Aklı başında, ahlaka uygun, geleceğe umut olacak işler yapmanın derdindeyiz.” ifadelerini kullandı.
Hayat pahalılığına değinen Yavaş, “Bu nedenle sosyal desteklerimizi 2024’te bir önceki yıla göre yüzde 70 artırıyoruz. Çocuklarımızın sağlıklı beslenmesini sağlayacağız, çocuklarımızı üşütmeyeceğiz. Onların akranlarının yanında mahzun kalmasına seyirci kalmayacağız.” diye konuştu.
Yavaş, rahim ağzı kanserini önlemek amacıyla 30 yaş altı ve sosyal destek alan kadınlara HPV aşı uygulaması başlatacaklarını, Alzheimer hastaları ve yaşlılar için bakım merkezleri ile Batıkent semtinde Türkiye’nin en büyük otizm merkezini açacaklarını vadetti.
“Sokak hayvanlarıyla ilgili tartışmayı sonlandıracağız”
Sahipsiz sokak hayvanları konusunda ortak aklın sağlanması gerektiğine işaret eden Yavaş, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu konuda kanunlarla çerçevelenmiş çalışmalarımıza devam ediyoruz. 2 bin 500 köpek kapasiteli Mamak Gökçeyurt Köpek Yaşam Alanı’nı hayata geçiriyoruz. Köpek gezdirme, mama depolama alanı dışında, aileler çocuklarıyla vakit geçirebilecekler ve sahiplenme yapabilecekler. Türkiye’de ilk kez özel veterinerlerle işbirliği yapılarak, 80 binden fazla kısırlaştırma yapmıştık, bu sayıyı daha da artıracağız. Sokak hayvanlarıyla ilgili tartışmayı inşallah sonlandıracağız.”
Yavaş, 6 şubat depremlerinin ardından Ankara nüfusunda ciddi bir artış yaşandığını belirterek, yeni ulaşım hatlarını devreye aldıklarını söyledi. Yavaş, tekrar seçilmesi halinde, 28 adet katlı kavşak, 4 ana bulvar ve 2 adet tünel yolu projesi yapacaklarını aktardı.
“Metro konusunda yaşadığımız tüm zorluklar karşısında, mazeret değil çözüm üreteceğiz.” diyen Yavaş, toplam 51,33 kilometre olan 5 yeni metro projesini hız kaybetmeden sürdüreceklerini anlattı.
“Sembol caddeleri yenileyeceğiz”
Yavaş, Zafer Meydanı Sanat Akademisi yapacaklarını, bu akademide genç sanatçıların yetiştirilmesine imkan sağlayacaklarını anlattı.
Sembol caddeleri yenileyeceklerini belirten Yavaş, “Bahçelievler 7. Cadde, Cemal Gürsel Caddesi, Tunalı Hilmi Caddesi, Kumrular, İzmir 1 ve İzmir 2 caddelerini kentin dokusunu yaşatacak, yaya odaklı yaklaşımla yenileyeceğiz.” ifadelerini kullandı.
Yavaş, yeni dönemde 20 milyon metrekareden fazla yeşil alanı kente kazandıracağını vadederek, “Kentimizi betona değil yeşile boğacağız.” dedi.
Ulus projesinin kendisinde yerinin ayrı olduğunu belirten Yavaş, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Aynı Beypazarı’nda yaptığım gibi Ulus’u da turizmin önemli simgelerinden biri haline getireceğim. Burası hem iş dünyası hem de turizm için önemli bir yer haline gelecek. Yeni dönemde, Atatürk Bulvarı, Cumhuriyet Caddesi ve Anafartalar Caddesi üzerinde kavşağa yaklaşan yollar, Atatürk Heykeli önündeki Ulus Meydanı’nda yer alan tüm trafik akslarındaki araç trafiği yer altına alınacak. Bu sayede yaya ve araç trafiğini düzenleyip, meydanı yayalara açacağız.”
“İttifakımız milletledir, Ankara halkıyladır”
Yavaş, CHP’nin ilçe belediye başkanı adayları ve belediye meclis üyeleri için destek istedi. 2019 seçimlerinde yaşanan tartışmaları anımsatan Yavaş, şu ifadeleri kullandı:
“Yenileceğini anlayınca paniğe kapılanların yaptığı şey. Yine benzer şeyler başladı. Biz net bir şekilde, hiç kimseyle ittifak falan yapmadık. İttifakımız milletledir, Ankara halkıyladır. Biz Ankara halkının tertemiz oylarına talibiz. Siyaset mühendislikleriyle çantadan fil çıkarmaya kimse uğraşmasın. Kirli siyasete alet olanların geçen dönem olduğu gibi ancak elleri kirlenir. Zaten kirlidir iyice kirlenir. Türk bayrağı ile sıkıntısı olmayan, İstiklal Marşı’nı gururla söyleyen, milli takım sevindiği zaman sevinen herkesle beraberiz. Tavrımız nettir. Türk milletiyle, bayrağımızla, İstiklal Marşı’mızla problemi olan hiç kimse bizim yanımıza yaklaşamaz.”
“Ankara’da yaşayan 6 milyon kişinin dertleriyle dertleneceğiz”
Yavaş, seçildikten sonra da tüm Ankara’yı kucaklayacaklarını vurgulayarak, şunları kaydetti:
“Artık bu seviyesiz siyaseti bırakmalarını istiyorum. Yapacaklarıyla Ankara halkından oy istesinler. Belediyeye gelen hiç kimseye hiçbir şekilde parti kimliği sormuyoruz. Belediyeye gelen hiç kimsenin nüfus cüzdanına bakıp, nerede doğdun, nerelisin diye sormuyoruz. Ne mezhebi, ne soyu, ne rengi bizi ilgilendirmiyor. 6 milyondan para alıyoruz, hepsine eşit hizmet etmek durumundayız. Birisini ayırırsak kul hakkına girmiş oluruz. Nasıl 5 yıl boyunca ayırmadıysak, kim nereye oy vermiş hiçbir şekilde bakmadıysak aynı şekilde insan hayatını, insan sağlığını ilgilendiren, Ankara’da yaşayan 6 milyon kişinin dertleriyle dertleneceğiz.”
Tanıtım programına, CHP’li milletvekilleri, CHP’nin mevcut ilçe belediye başkanları ve adaylarının yanı sıra eski CHP Genel Başkanı ve eski ABB Başkanı Murat Karayalçın da katıldı. Yavaş, programa katılanlarla fotoğraf çektirdi.
]]>ABB Belediye Başkanı ve Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mansur Yavaş, 2024-2029 yılları arasında hayata geçirmeyi hedeflediği proje ve vaatlerini “2024-2029 Projeleri Tanırım Töreni” ile duyurdu. Atatürk Spor Salonu’nda gerçekleştirilen tanıtım törenine Mansur Yavaş’ın yanı sıra eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Karayalçın, CHP’nin Ankara ilçe belediye başkan adayları ve çok sayıda partili katıldı.
Tanıtım töreni, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in programa gönderdiği mektubun okunmasıyla başladı. Özel, mektubunda Mansur Yavaş’ın tekrardan Ankara Büyükşehir Beledi Başkanı olması temennisinde bulundu.
“Çalışmalarımızı adım adım hayatın içine katmak için çabalıyoruz”
Tanıtım töreninde konuşan Yavaş, “Ankara’dan çok Ankara’da yaşayan insanlardan bahsettik, bir şehrin silüeti, altyapısı, ulaşımı, şekli, şemali kültürel ve sanatsal çehresi elbette çok değerlidir. Hepsi için yapacaklarımız var ama bizim bunları yaparken tek bir amacımız var; insanı hayatın içine katmak. Biz halkımızın gözünü boyamak değil onun derdine derman olmak için çalışıyoruz. İnsanlarımıza hayaller satmak değil onlarla hayaller kurmak için çalışıyoruz. Birlikte oturup, birlikte düşünmek sonra da bu çalışmalarımızı adım adım hayatın içine katmak için çabalıyoruz” ifadelerini kullandı.
“5 yeni metro projesini gün kaybetmeden sürdüreceğiz”
Ankara’da son yıllarda sıkışan trafik için çözüm projelerini aktaran Yavaş, 6 Şubat’ta yaşanan Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından Ankara’nın nüfusunu arttığını belirterek, “Yeni ulaşım projelerini hayata geçiriyoruz. Topu taşıma hatları ve araçlarıyla akıllı bir ulaşım sistemi kuruyoruz. Yeni dönemde 28 adet katlı kavşak, 4 ana bulvar ve 2 adet tünel yol projesiyle Ankara trafiğini daha da rahatlatacağız. Ayrıca metro konusunda yaşadığımız tüm zorluklar karşısında mazeret değil çözüm üreteceğiz. Toplam 51,33 kilometre olan 5 yeni metro projesini gün kaybetmeden sürdüreceğiz” şeklinde konuştu.
“Nasıl olsa Ankara’da seçimi kazanma şansımız yok metroyu yapsak da yapmasak da fark etmez diye düşünüyorlar”
Mamak metro hattı ile ilgili çalışmalara başlandığını vurgulayan Yavaş, Keçiören’de bulunan Fatih Köprüsü’nün genişletileceğini de vaatleri arasına ekledi. AK Parti’nin seçim vaatlerini eleştiren Yavaş, “Eğer Ankara’da metro yapılmasını isteseydiniz; 2022 yılından beri baskı yapmak suretiyle bu metronun yapılmasını sağlardınız. Dolayısıyla metro yapma niyetleri yok. İstanbul’la yarışmak, Ekrem Başkan ile yarışmak onlar için daha önemli. Ben de şöyle diyorum; Nasıl olsa Ankara’da seçimi kazanma şansımız yok metroyu yapsak da yapmasak da fark etmez diye düşünüyorlar” diye konuştu.
“Bizim için terörist fark etmiyor; bunun adı PKK olur, HÜDA-PAR olur tavrımız nettir”
Ankara halkının oylarına talip olduklarını yineleyen Yavaş, “Siyaset mühendislikleriyle çantadan fil çıkartmaya hiç kimse uğraşmasın hiçbiri bize bulaşmaz. Kirli siyasete alet olanların geçen dönem olduğu gibi ancak elleri kirlenir. Türk bayrağı ile sıkıntısı olmayan, İstiklal Marşı’nı gururla söyleyen, Milli Takım sevindiği zaman sevinen herkesle beraberiz. Tavrımız nettir; Türk milletiyle, bayrağımızla problemi olan hiç kimse bizim yanımıza yaklaşamaz. Bunun sorgulamak isteyenler Ankara’da aday çıkarmayan partinin neden aday çıkarmadığını sorgulasınlar. Bizim için terörist fark etmiyor; bunun adı PKK olur, HÜDA-PAR olur tavrımız nettir” ifadelerini kullandı. – ANKARA
]]>Altınok, yerel seçim çalışmaları kapsamında eski MHP Ankara İl Başkanı Ümit Durak tarafından Keçiören ilçesindeki bir salonda düzenlenen programa katıldı.
Programda, eski MHP milletvekilleri Servet Turgut, Rıza Müftüoğlu, MHP Keçiören İlçe Başkanı Metin Bayrakçı, eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Muharrem Şemsek, AK Parti İl Başkan Yardımcısı Cemal Güngör ve çok sayıda eski MHP yöneticisi de yer aldı.
“Türk milletinin değerleri adına bir tane program yapamamıştır”
Altınok, programda yaptığı konuşmada, Mansur Yavaş’ın önceki yıllarda “MHP’nin CHP’lileştiği” gerekçesiyle partisinden istifa ettiğini, daha sonra ise CHP’den aday olduğunu ifade ederek, şöyle konuştu:
“Makam, mevki ayrı bir şey, ilkeli olmak ayrı bir şey. İlke, her şeyin üzerinde olmalı. Bakıyoruz, 5 yılda Türk milletinin değerleri adına bir tane program yapamamıştır. Sonra, Cumhurbaşkanı adayı olacak ya, televizyonlarda ilk defa birisi ‘Apo Bey’ dedi. Hiçbir vatansever bunca askerimizin, polisimizin, korucumuzun, öğretmenimizin, Kürt vatandaşımızın katiline ‘Apo Bey’ diyemez, dememeli.”
Ankara’nın, Türkiye Cumhuriyeti’nin başkenti olduğunu ve dolayısıyla birçok hizmeti hak ettiğini söyleyen Altınok, buna rağmen mevcut yönetimin hizmet anlamında başarısız olduğunu savundu.
“Sadece SGK borcu 8 milyar”
Altınok, ABB’nin borcunun da 3,5 milyardan 20 milyara çıktığını ifade ederek, “Belediyenin bütün şirketleri zarardadır. Özel şirket olsa iflas etmişti. Sadece SGK borcu şu 5 yılda 8 milyar. Sattığı gayrimenkul 9 milyar. Elden geçen bütçe 300 milyar. Ankara’da bundan ne var?” ifadelerini kullandı.
“Çankaya’da kentsel dönüşüm gerçekleştireceğiz”
Turgut Altınok, daha sonra AK Parti Genel Sekreteri Fatih Şahin, MHP Genel Başkan Yardımcısı Mevlüt Karakaya, AK Parti Ankara Milletvekili Fuat Oktay, AK Parti Çankaya Belediye Başkan adayı Duhan Kalkan ile Çankaya ilçesinde seçim koordinasyon merkezinin açılışına katıldı.
Açılıştaki konuşmasında Altınok, geçmiş yıllarda gezmek için Çankaya’ya giden başkentlilerin, yaptıkları hizmetler sayesinde artık Keçiören’e geldiğini söyledi. Altınok, Çankaya’nın özellikle bir kentsel dönüşüme ihtiyacı olduğunu ve belediye başkanı seçilmesi halinde Ankara’nın her yerinde olduğu gibi Çankaya’da da kentsel dönüşümü gerçekleştireceklerini vadetti.
Ankara’da ciddi bir trafik problemi de olduğunu söyleyen Altınok, şehrin nüfusunun artmasıyla trafiğe kayıtlı araç sayısının artacağını ve dolasıyla gerekli çalışmaların yapılmaması durumunda şehrin trafik probleminin İstanbul’un trafik probleminden daha büyük olacağını dile getirdi.
“Geleceğinize oy verin”
Altınok, Ankara’nın büyükşehirden büyük bir kasabaya doğru gittiğini belirterek, bu durumu düzeltmek için birçok projelerinin olduğunu söyledi. 31 Mart’ta yapılacak yerel seçimler için seçmenden destek isteyen Altınok, “En önemlisi Ankara için, kendiniz için, kentimiz için, evimiz için, çocuklarımız, torunlarımız ve geleceğimiz için, ‘Geleceğinize oy verin’ diyorum.” ifadelerini kullandı.
“İttifak içerisinde olduklarını gizleme ihtiyacı içerisinde olmuyorlar”
Programda konuşan AK Parti Genel Sekreteri Fatih Şahin ise Altınok’un belediye başkası seçilmesiyle Ankara’nın eski parıltılı dönemlerine geri döneceğini söyledi.
Bu seçimin önemine dikkati çeken Şahin, bir tarafta ülkesini, milletini sevenlerin yer aldığı, diğer tarafta ise PKK’nın siyasi uzantısıyla işbirliği içerisinde, “kent uzlaşısı” adı altında ittifak içerisinde olan bir yapının olduğunu ifade etti.
Şahin, “Ankara’da da artık ittifak içerisinde olduklarını gizleme ihtiyacı içerisinde olmuyorlar. Bakın, DEM ile CHP el ele, kol kola bir seçim süreci içerisindeler. Ankara, bu bölücü zihniyete Çankaya’da ve 25 ilçede ‘dur’ diyecektir ve Cumhur İttifakı belediyeciliğini Ankaramızda egemen kılacaktır.” diye konuştu.
Altınok ve beraberindekiler, konuşmaların ardından seçim koordinasyon merkezinin açılışını gerçekleştirdi.
]]>MHP Genel Başkan Yardımcısı Mevlüt Karakaya, bir düğün salonunda gerçekleştirilen Cumhur İttifakı’nın Polatlı Belediyesi adayı Levent Çağlancı Proje Tanıtım Toplantısı’nda, Cumhur İttifakı’nın, 15 Temmuz gecesi bu milletin kurduğu ittifakın adı olduğunu söyledi.
Cumhur İttifakı’nın karşısında ise “altılı masa” gibi oluşumların kurulduğunu dile getiren Karakaya, bugün ittifaklarının içeriklerinin değiştiğini ama aynı şekilde devam ettiğini, dün masanın altında olanların bugün masanın üzerine çıkarıldığını belirtti.
Ankara’da yapılan “kent uzlaşısının”, yeni ittifakın adı olduğunu anlatan Karakaya, şöyle devam etti:
“Kiminle kimin arasında, Cumhuriyet Halk Partisi ile DEM’in arasında. Sadece kent uzlaşısı yaptıkları yerde değil, diğer taraflarda da örtülü stratejik uzlaşı yapıyorlar. Yani işlerine gelirse adaylarını çekiyorlar. Gelmezse orada bırakıyorlar. Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mansur Yavaş, Polatlı Belediye Başkan adayı Mürsel Yıldızkaya, DEM’in adayıdır. Olmadıklarını çıksın açıklasınlar. DEM’in adayıdır bugünden itibaren. Uzlaşıları ortada. Dün onlar açıkladılar, bunu biz söylemiyoruz. Gözümüzün önüne bakalım.”
Karakaya, seçime az bir zaman kaldığını, gece gündüz çalışıp bu kirli oyunları da bozacaklarına, kimseye bu noktada fırsat vermeyeceklerine işaret etti.
“DEM’cilere geçit vermeyeceğiz”
AK Parti Ankara Milletvekili Jülide Sarıeroğlu da başkent ve Polatlı’nın her şeyin en güzelini hak ettiğini belirterek, 15 Temmuz’da darbecilere geçit vermeyen Polatlı’nın 31 Mart’ta da tüm oyunları bozarak Cumhur ittifakı’na seçimleri kazandıracağını anlattı.
Polatlı’nın oyunları, tuzakları, kurguları nasıl 15 Temmuz’da yerle bir ettiyse 31 Mart’ta da yerle bir edeceğini dile getiren Sarıeroğlu, “O ‘kent uzlaşısı’ diyenlere, Polatlı’yı hedef alanlara inşallah en büyük dersi, en büyük cevabı 31 Mart’ta vereceğinize yürekten inanıyorum. DEM’cilere geçit vermeyeceğiz. Kent uzlaşısı adı altında o planlara, o tuzaklara asla geçit vermeyeceğiz. Biz işimize bakacağız. Bu doğrultuda Cumhur İttifakı olarak omuz omuza yürüyeceğiz yolumuzda. Sağlam yürüyeceğiz.” diye konuştu.
Cumhur İttifakı’nın Polatlı Belediye Başkan adayı Levent Çağlancı ise uzman ekipleriyle hazırladıkları projelerle il olmayı hak eden şehre büyük hizmetler getireceklerini söyledi.
Nice başarılara birlikte ulaşacaklarını anlatan Çağlancı, “Yüce Allah çıktığımız bu yolda, bizi bu göreve layık gören Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a, liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’ye, bize her aşamada destek olan büyüklerimize ve hemşerilerimize mahcup etmesin.” dedi.
“Herkes için, herkese göre belediyecilik” anlayışıyla hazırladıkları projelerle huzura çıktıklarını dile getiren Çağlancı, her bir vatandaşımızın hayatına, geleceğine ve gönlüne dokunacaklarını söyledi.
Program sonunda, Turgay Başyayla, konser verdi.
Proje tanıtım toplantısına, MHP MYK üyesi Mertcan Ağaç, Cumhur İttifakı Ankara İl Başkan Yardımcıları, Ülkü Ocakları İl Başkanı Ömer Şanlı, AK Parti Polatlı İlçe Başkanı İlhami Teke, MHP Polatlı İlçe Başkanı Mehmet Aşçı, oda ve dernek başkanları, belediye meclisi üye adayları ile vatandaşlar katıldı.
]]>CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in de katıldığı Bağlıca’daki SKM açılışında konuşan CHP Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mansur Yavaş, CHP Etimesgut Belediye Başkan Adayı Erdal Beşikcioğlu ile kazandıktan sonra rozetlerini çıkarıp eşit bir şekilde çalışacaklarını kaydetti. Yavaş, “Bundan sonra inşallah bizler Erdal başkanla beraber kimsenin parasını boşa götürmeden, şeffaf, adil bir şekilde seçimden sonra rozetimizi çıkarıp çalışmalara başlayacağız. Biz Ankara’da elini teröre bulaştırmamış herkesin oyuna talibiz” diye konuştu.

Yavaş, şunları söyledi
“Ankara Büyükşehir Belediyesi olarak bir kampanya yapmıştık. SMA testi yapmak için Başkent Üniversitesi Hastanesi’yle, evlenmeden önce SMA testi yaptırmak isteyen herkese ücretsiz olması için anlaşma yaptık. Daha sonra Sağlık Bakanlığı işi ele alınca biz bıraktık ama SMA’lı çocuklarımızı görünce demek ki biz belediyeye nikah için başvuran herkese bundan sonra zorunlu koşalım. İhtimale bırakmayalım. Nerede bir problem var onu nasıl çözeriz diye düşünüyoruz. Bizim belediyecilik anlayışımız o.
“5 YILDIR ŞEFFAF BELEDİYE ÇALIŞMASI YAPTIK”
Değerli Etimesgutlular, beş yıldır bizi izlediniz. Çakarsız, konvoysuz israf etmeden şeffaf, katılımcı bir belediye çalışması yaptık. Beş yıl boyunca bunu gördünüz. İnşallah bunu aynen tekrar edeceğiz. Etimesgut için de güzel çalışmalarımız var. Bağlıca’ya metro hattı projemiz bitti. Ulaştırma Bakanlığına gönderdik. Ancak hızlı trenden Eryaman’a giden kısmını yeni ihale yaptık. Inşallah o da olursa korudan hijyen Eryaman’a kadar rahat bir şekilde gidilecek. En önemlisi hem Sayın Abdullah Gül’ün hem Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın başbakanken verdiği istasyon caddesi sözünü daha sonra cumhurbaşkanı iken de verdikleri istasyon çözmek bize nasip oldu.
“PARALARINIZI ÇÖP PROJELERE HARCAYAMAYIZ”
Değerli hemşehrilerim, belediyecilikte önemli olan şunlar; Biz sizlerin parasını harcıyoruz. Sizlerin bize emanetine harcıyoruz. Bunları çöp projelere harcayamayız. Belediyecinin ne olduğunu gerçekten bilmiyorlar. Belediyeci şöyle tarif edilir; Doğumundan ölüme kadar beldede yaşayan insanların tüm beşeri ihtiyaçlarıyla ilgilenen kurumdur. Dolayısıyla doğumundan itibaren kentte yaşayan herkesin her türlü derdiyle, problemiyle ilgileneceksiniz.
Bakın. İlk defa dün akşam kentin bazı yerlerine kar yağdı. Yağmur yağmıyor doğru dürüst artık. Yağdığı zaman da afet olup yağıyor. Ekili ürünleri başlıyor. ya da kuraklıktan ekimi yapılan ürünler yetişemiyor. Bu nedenle biz destek oluyoruz ki ileride 20-30 yıl sonra çocuklarımız aç kalmasın diye. Çünkü yıllarca yürütülen tarım politikaları nedeniyle insanlar tarımı bıraktı. Köy okulları kapatıldı, kent merkezine geldiler, işsiz kaldılar. Bunları tekrar aynı şekilde kendi tarlaları üzerinde üretim yaptırmak bana göre en büyük proje birisi. Dolayısıyla kentte yaşayan herkesi mutlu etmek, onların ihtiyaçlarına cevap vermekten daha büyük bir proje yok.
“ELİNİ TERÖRE BULAŞTIRMAMIŞ HERKESİN OYUNA TALİBİZ”
Bundan sonra inşallah bizler Erdal başkanla beraber kimsenin parasını boşa götürmeden, şeffaf, adil bir şekilde seçimden sonra rozetimizi çıkarıp çalışmalara başlayacağız. Biz Ankara’da elini teröre bulaştırmamış herkesin oyuna talibiz. Biz belediyemize gelen hiç kimseden, ne parti kaydı istiyoruz, ne kimlik kaydı istiyoruz. Vergi aldığımıza göre herkese eşit bir şekilde hizmet ediyoruz. Artık Ankaralı şeffaf bir şekilde tarafsız bir şekilde, adil şekilde yönetilmeye devam edecek. Hiç kimseyi ayırmayacağız. Erdal başkanımla beraber rozetimizi çıkarıp herkesi kucaklayacağız.”
]]>Göktaş, bir otelde düzenlenen “Türkiye Yüzyılında Başkentin Güçlü Kadınları” programında yaptığı konuşmasına, 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü kutlayarak başladı. Göktaş, bu özel günün, Gazze başta olmak üzere dünyanın dört bir yanına barışı, huzuru ve adaleti getirmesi dileğinde bulundu.
Milli ve manevi değerleri koruyan ve bugünlere taşıyan kadınların tarihin tüm safhalarında sosyal, siyasal ve ekonomik yaşamın merkezinde olduğunu belirten Göktaş, “Güzel ülkemin kadınları bürokrasiden siyasete, tıptan sanata, sanayiden ticarete kadar ülkemizi her alanda kalkındırıyor, büyütüyor ve geliştiriyor. Türkiye ile güçlenen kadınlar, Türkiye’yi güçlendiriyor. Türkiye Yüzyılı hedeflerimize başarıyla ulaşacağımıza yürekten inanıyorum.” dedi.
Göktaş, Türkiye’de kadınların hak ve özgürlüklerinin genişletildiği, çalışma hayatında daha etkin yer alabildikleri dönemin AK Parti dönemi oyduğunu ifade ederek, her bir yatırımın hayat bulmasında kadınların çok büyük roller üstlendiğini söyledi.
Her daim, ülke ekonomisine katkı sunan kadınların, haklarını koruyan ve refahını artıran bir anlayışla hareket ettiklerini belirten Göktaş, “Güçlü kadın, güçlü aile, güçlü Türkiye” vizyonu doğrultusunda kadını hayatın her alanında güçlendirdiklerini kaydetti.
Kadın istihdamının artırılması ve kadın girişimciliğinin desteklenmesinin öncelikleri arasında bulunduğunun altını çizen Göktaş, bu hedef doğrultusunda kadınlara yeni iş imkanları sağlamaya devam edeceklerini ifade etti.
Kadınların iş ve ev arasında tercih yapmak zorunda kalmamaları için 0-3 yaş grubunu kapsayacak şekilde mahalle tipi kreş modelinin yaygınlaştırılmasını önemsediklerini belirten Göktaş, kadın kooperatifleri ve kadınlara yönelik diğer projeleri anımsattı.
“Yeni bir proje başlattık”
Kadınları hayatın her alanında daha da güçlü kılma projelerine ilişkin bilgi veren Göktaş, “Yeni bir proje başlattık. Bu proje, temiz teknoloji alanında kadın girişimcilerin şirketlerini büyütme süreçlerini desteklemektir. Böylece, teknoloji alanında faaliyet gösteren kadın girişimcilere destek olacağız. Kadın ve aile odaklı bilimsel çalışmaları desteklemek üzere TÜBİTAK ile birlikte ortak araştırma projeleri çağrısına yakında çıkacağız.” dedi.
“Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı” ile kadınların değişen işgücü piyasasına tam, eşit ve etkin katılımlarını artıracaklarını vurgulayan Göktaş, şunları kaydetti:
“Kadınları, ekonomik alanda güçlendirirken, bugün küresel bir sorun haline gelen şiddete karşı da mücadelemizi kararlı bir şekilde sürdürüyoruz. ‘Sıfır tolerans’ ilkemizden hiçbir taviz vermeden mücadele politikalarımızı uygulamaya devam ediyoruz. Bu konuda dünyada eşi benzeri az bulunan hukuki düzenlemeye sahibiz. Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele 4. Ulusal Eylem Planı, kararlı mücadelemizde bizler için önemli bir yol haritasıdır. Kadına yönelik şiddetle mücadele siyaset üstü bir meseledir. Biz bu konuya her zaman bu anlayışla yaklaştık. Asla müsamaha göstermedik, göstermeyeceğiz. Bu mücadeleyi kararlı bir şekilde sürdürmek hepimizin görevidir.”
“31 Mart akşamı yeni bir tarih yazacak”
Göktaş, el ele vererek 31 Mart’ta Ankara’yı gerçek belediyecilikle buluşturacaklarını belirterek, Cumhur İttifakı’nın Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı Turgut Altınok’u, kadınlara topraksız tarım desteği vereceğini, üreten kadınlar için pazar yerleri, kadın kooperatifleri ve ticaret platformu kuracağını kaydetti.
Altınok’un, Ankara’ya kazandıracağı meslek edinme kursları ve aile terapi merkezleriyle kadınlara destek olacağını ifade eden Göktaş, “Kadına şiddeti önlemeye yönelik etkinlikler ve programlar yapacaklar. İnşallah Ankara Cumhur İttifakımızla, 31 Mart akşamı yeni bir tarih yazacak.” diye konuştu.
“Şehirden ve kentten çocuklarımızın umudu olmalı”
Cumhur İttifakı’nın Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı Turgut Altınok da Kadınlar Günü’nü kutlayarak, “Şehitlerimizi, gazilerimizi, bu cennet vatanı bize bırakan bütün kahraman analarımızı, kadınlarımızı rahmet ve minnetle anıyoruz. Bugünlere gelmemizde yiğit kadınlarımızın, kahramanlarımızın çok büyük emekleri vardır.” dedi.
Gençler ve kadınlara yönelik projeleri anlatan Altınok, “Şehirden ve kentten çocuklarımızın umudu olmalı. Gençlerimizin, çocuklarımızın bugün ve yarınlarına dair Ankara’da yapılan hiçbir yatırım yoktur.” ifadesini kullandı.
Turgut Altınok: “Başkentte DEM iş birliği çok üzücüdür”
Altınok, bir gazetecinin, “DEM Parti Ankara’da 3 ilçede adaylarını çekti. CHP ile İstanbul’daki gibi bir ittifak söz konusu.” ifadesi üzerine, bunun üzücü olduğunu belirterek, “Başkentte DEM iş birliği, Ankara adına, başkentimiz adına, devletimiz adına çok üzücüdür.” dedi.
Atatürk’ün, “Mevzubahis vatansa gerisi teferruattır.” ifadesini anımsatan Altınok, şunları söyledi:
“Belediye başkanlığı almak, bir kaç belediye almak, belediye meclis üyesi almak için böyle bir pazarlığı yapmak ülke, devlet, birliğimiz, dirliğimiz, beraberliğimiz adına çok vahimdir. Sadece 3 ilçe değil, Ankara’nın tamamında bir iş birliği gözüküyor. Üstelik bu adayların bir tanesi de sayın Büyükşehir Belediye Başkanı’nın özellikle MHP’den transfer ettiği bir adaydır. Ankaralı bilir bunu. Yani şehitlerin kemikleri sızlıyor. Gazilerimizi üzüyorlar.
Türk, Kürt, Alevi, Sünni kardeştir. Bu vatan hepimizin, ayrım yapan vatan haini kalleştir. Bunlarla PKK’yı ayırt etmek lazım. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı PKK’yla işbirliği yapmıştır, DEM ile işbirliği yapmıştır. Bu da ifşa olmuştur, yazıklar olsun. Yani makam, mevki için vatanı satanlara, vatan üzerinde pazarlık yapanlara yazıklar olsun. Söylenecek başka bir söz yok.”
Milli mücadelenin merkezi Ankaralının bunu kabul etmeyeceğinin altını çizen Altınok, “CHP’li vatandaşlarımızın da, her vatanseverin, ‘vatanım, milletim, ülkem, bayrağım’ diyen hiç kimse bunu kabul edemez. Kişiler, belediyeler, belediye başkanları, partiler gider. Baki olan Türkiye Cumhuriyeti devletimizin birliği, beraberliği, bütünlüğü ve kardeşliğimizdir. Şu CHP’nin geldiği nokta maalesef Atatürk’ün kemiklerini sızlatıyor. Olacak iş değil.” dedi.
]]>6 Şubat 2023 tarihinde yaşanan Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından Hatay’dan Ankara’ya gelen Nesrin Kayabaşı, sıfırdan bir hayata başlayarak, kendi lokanta markasını kurdu. Depremin olduğu gün Hatay’da restoran açmayı planlayan Kayabaşı, hayallerini şimdi Ankara’da gerçekleştirmeyi hedefliyor.
“Burada yapabileceğime inandım”
Depremin ardından bir bilinmeze doğru yola çıktığını dile getiren Nesrin Kayabaşı, “Ankara’ya geldim ve uzunca bir süre aslında ne yaşadığımızı idrak etmeye çalıştım fakat sonra anladım ki bir şekilde hayata tutunmak gerekiyor. Aklıma Antakya’da yaşadığım o güzel günler geldi, o konforlu hayatım geldi ve ben o hayata tekrar erişebileceğime inandım. Bunu burada yapabileceğime inandım” ifadelerini kullandı.
“Bir hayalim vardı; Nesrince markasını oluşturacağım diye”
Kendi kurduğu markasını daha ileri taşımayı hedefleyen Kayabaşı, “Bir hayalim vardı; Nesrince markasını oluşturacağım diye, güzel yemekler çıkaracağım ve insanların damak tatlarına hitap edeceğim diye. O hayalimi gerçekleştirmek üzere yola çıkmıştım Antakya’dayken. Bir iş yeri kurmuştum, pazar günü temizliği yapmıştım, pazartesi günü de sabah açılışım vardı. Bütün ekipmanlarımı ve ekibimi kurmuştum. Pazartesi sabah uyandığımızda deprem olmuştu ve her şey enkaz altında kalmıştı” diye konuştu.
“Bir gün tezgah, bir gün ocak aldım”
Kadınların güçlü olduğunu ve istemeleri halinde her işi yapabileceğini söyleyen Kayabaşı, “‘Bunu Ankara’da da yapabilirim’ dedim ve burayı o hedefle ve hayalle oluşturmaya çalıştım. Bir gün tezgah, bir gün ocak aldım. Bir gün çok fazla risk aldım, çok fazla borcun altına girdim. Çok fazla insan ‘Olmaz, yapamazsın, piyasa çok kötü’ dedi ama ben hiç yılmadım. Her gün sabah umutla uyandım. Hala o şevki ve umudu aynı şekilde yaşıyorum ve çok güzel bir yol katettiğime inanıyorum. İsteyen herkesin, özellikle kadınların ve annelerin bunu yapacağına inanıyorum” şeklinde konuştu.
Kahramanmaraş merkezli depremlerde yıkıntıların arasında kalan restoranından çıkarabildiği mutfak aletlerini Ankara’daki imalathanesinde kullanan Kayabaşı, şöyle devam etti:
“Çok fazla bir şey çıkaramadım, çıkardığım şeylerin çoğu kırık döküktü. Açıkçası burada çok fazla işime yaramadı. Ben de aslında o eşyalar gibi kırık döküktüm. Getirdiğim eşyalar beni bir süre götürdü. Bir süre onlarla idare etmeye çalıştım. Biraz çalışınca her gün bir parça bir şey aldım. Onların hepsi duruyor bir yerde. Bir kısmını hala kullanıyorum, bir kısmı artık işime yaramıyor ama atmadım. Onların benim için çok büyük manevi bir değeri var.”
“Bütün kadınların çok güçlü olduğunu düşünüyorum”
İşe evden ufak siparişler ile başlayan Kayabaşı, kısa zamanda bir imalathane açtığına vurgu yaparak, “Burada aslında ben işe bir tencere sarma sarmakla başladım. Bu şekilde küçük küçük işler yaparak başladım. İnsanlar bana sipariş verdi ve ben o insanların istedikleri şeyleri evde yaptım bir süre. Sonra işletmeye döndüm. Sadece Hatay ürünlerini yapıyorum. Hatay’ın içliköftesini yapıyorum, sarmalarını, dolmalarını yapıyorum. Tamamen yöresel mutfak üzerinde çalışıyorum. İsteyene özel sipariş yapıyorum, onun dışında da internet üzerinden satış yapıyoruz. Hayat devam ediyor ve ben bütün kadınların aynı iradeyi gösterip, hayatına kaldığı yerden devam edebileceğini ve bütün kadınların çok güçlü olduğunu düşünüyorum” ifadelerine yer verdi. – ANKARA
]]>Altınok, Keçiören’deki mahalle muhtarlarına verilmek üzere Keçiören Belediye Meclis Salonu’nda düzenlenen bilgisayar teslim törenine katıldı.
Buradaki konuşmasında Altınok, muhtarlıkların demokrasinin ilk kapısı olduğunu belirterek, seçimi kazanması halinde her ay bin 500 lira destek vereceği muhtarlar için ulaşımın da ücretsiz olacağını aktardı.
Keçiören Belediyesi olarak kiralık araç uygulamasına son verdiklerini ifade eden Altınok, “Ankara’da acilen kentsel dönüşüm projelerimizi hayata geçireceğiz. Keçiören’de 2019 yılında göreve başladığımızda kentsel dönüşüm planlarını yaptık, Büyükşehir tarafından iptal edildi. 31 Mart’tan sonra 6 ay içerisinde Keçiören’in kentsel dönüşümünü yapacağız. Çankaya, Yenimahalle ve Altındağ’ın bazı bölgelerinde yapacağız. Mamak Demirlibahçe, Abidinpaşa, Etimesgut’ta da ayrım yapmadan hemen dönüşüme başlayacağız.” dedi.
“Eşit ve adaletle hizmet yapacağız”
Törenin ardından gazetecilerin sorularını cevaplayan Altınok, ABB Başkanı Mansur Yavaş’ın yerel seçim anketlerinde kendisinin önünde olduğuna ilişkin yapılan değerlendirmelerin sorulması üzerine, şu cevabı verdi:
“Hangi verilere göre konuşuldu onu bilmiyorum. Altınok’un önde olduğu anketler var, onu niye söylemiyorsunuz. Son yapılan iki anket var. İkisinde de biz öndeyiz. Sokağın nabzında da çok öndeyiz. Ankara’da mayıs ayındaki seçim sonuçları var. Yani o zaman da anketlerde MHP barajı aşamıyor, Cumhurbaşkanımız asla seçilemiyordu. Dolayısıyla daha seçim olmadan, vatandaş oyunu kullanmadan hiç kimse vatandaşın oyuna ipotek koyamaz. Sokağın nabzı ‘Ankara’da Altınok’ diyor.”
Altınok, bir gazetecinin de ABB Başkanı Yavaş’ın dün akşam katıldığı bir televizyon programında, “Bize oy verenler kazandı, bize yakın olanlar kazandı, diğerleri kaybetti” ifadesinin kullanmasına ilişkin soru üzerine, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Herkesin başkanı olamadı. Kendi itiraf etti, ayrımcılık yaptı. Ankara’nın hakkını Ankaralıya vermedi. Ankara’nın ilçe belediyeleri büyükşehirden daha az bütçeyle, büyükşehirden daha çok eser ve hizmetler yaptı. Büyükşehir Belediye Başkanı, herkesin belediye başkanı olamamıştır. Kendisi de itiraf etmiştir. Ayrımcılık yaptığını, partili olmayanları cezalandırdığını, onlara bir hizmet yapmadığını ve yapmayacağını. Allah nasip ederse biz 31 Mart’tan sonra hiçbir ayrım yapmayacağız. Hangi partiye mensup olursa olsun, hangi partiden seçilirse seçilsin belediye başkanlarımıza eşit ve adaletle hizmet yapacağız.”
“AK Parti ile kadınlarımız siyasette ve iş dünyasında daha çok yer almaya başladı”
Keçiören’deki programının ardından, Altındağ ilçesinde 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla AK Parti Ankara İl Başkanlığınca düzenlenen etkinlikte Ankaralı kadınlarla yemekte bir araya gelen Altınok’a, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, AK Parti Ankara milletvekilleri, AK Parti’nin Akyurt Belediye Başkan adayı Hilal Ayık, AK Parti Ankara İl Başkanı Hakan Han Özcan, AK Parti Ankara Kadın Kolları Başkanı Hatice Çakmak eşlik etti.
İstiklal Marşı’nın okunmasının ve saygı duruşunda bulunulmasının ardından burada bir konuşma yapan Altınok, ülkeyi ayağa kaldıranların anneler olduğunu ifade etti ve hayatını kaybeden annelere rahmet diledi.
Altınok, Ankara’yı kadın dostu bir il yapmak istediğini belirterek, “Kadınlarımızın hayatını her alanda kolaylaştıracağız. Her anne bir rehber, bir öğretmendir. Artık her alanda kadınlarımız var. Ülkemizde seçme ve seçilme hakkı, Avrupa’nın birçok ülkesinden daha önce verilmiştir. AK Parti ile kadınlarımız siyasette ve iş dünyasında daha çok yer almaya başladılar. 31 Mart’tan sonra Büyükşehir Belediyemizde, birçok hanım yöneticimiz olacak.” diye konuştu.
“AŞTİ’de ortak giderler dönemi bitiyor”
Çankaya ilçesinde yer alan Ankara Şehirler Arası Terminal İşletmesi’ndeki (AŞTİ) esnafı da ziyaret eden Altınok, esnafın sorun ve taleplerini dinledi.
Esnafın çiçek verdikten sonra başından aşağı kırmızı güller dökerek sevgi gösterisinde bulunduğu Altınok’a, Cumhur İttifakı Çankaya Belediye Başkan adayı Duhan Kalkan, MHP Ankara İl Başkanı Alparslan Doğan, AK Parti Ankara Milletvekili Zehra Nur Aydemir, AK Parti İl Başkan Yardımcısı Cemal Güngör, AK Parti Çankaya İlçe Başkanı Muhammed Baran Karaduman, MHP Keçiören İlçe Başkanı Metin Bayrakçı ile AŞTİ Otobüsçüler ve Acenteler Derneği Başkanı Hacı Süleyman Barış da eşlik etti.
Altınok, ziyaretinin ardından AŞTİ Otobüsçüler ve Acenteler Derneği’nin yönetimi ile bir araya geldi. Burada yaptığı açıklamada Altınok, göreve geldiği takdirde esnafın yaşadığı sıkıntıların giderileceğini belirtti.
AŞTİ esnafının terminal işletmesinde söz sahibi olacağına dikkati çeken Altınok, şunları kaydetti:
“Esnaflarımıza ‘En büyük sorununuz ne?’ diye sorduk. ‘Ortak giderler’ dediler. 31 Mart’tan sonra AŞTİ’de ortak giderler dönemi bitiyor. AŞTİ’ye ulaşım yollarını kolaylaştıracağız. Hemen arkamızda sinyalizasyon yapılmadı, vagonlar çürüdü, yapılsaydı vatandaşın AŞTİ’ye ulaşımı daha kolay olacaktı. BUGSAŞ yönetimine AŞTİ’den temsilci alacağız, patron ben değilim patron halk. 5 yıldır AŞTİ’de çalışmayan yürüyen merdivenler var, AŞTİ’mizi pırıl pırıl yapacağız. Esnaftan otopark ücreti alınmayacak. Devleti ayakta tutan esnaflarımızdır, iş insanlarımızdır. Çok kazanacaksınız ki yanınızda istihdam sağlayacaksınız.”
]]>Cumhur İttifakı’nın Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Turgut Altınok, bir televizyonda canlı yayın programına katıldı. Projelerinden bahseden Altınok, Ankara’da sağduyunun galip geleceğini ifade ederek, 14 ve 28 Mayıs seçimlerinde anketlerin ters köşe olduğunu belirtti. Altınok, yine benzer manipülasyonların yapıldığına dikkat çekerek, anketlerde 3-4 puan önde olduklarını söyledi.
“Anketlerde 4 puan öndeyiz”
“Vatandaş seçim bitti demeden bitmez” diyen Altınok, “Öyle demek Ankaralıya saygısızlık olur. Biz yıllardır siyasetin içindeyiz, her gün sokaklardayım. Ankara’nın nabzını iki yer belirler. Biri Ulus, diğeri Kızılay. Ankara’nın yüzde 70’i her gün buraya gelir. İnsanlar buraya işleri için ya da alışveriş için gelir. Ulus anketimizde yüzde 50 fark var. Burada yapılan bütün anketlerde yüzde 50’i öndeyiz. Kızılay’daki anketlerde yine öndeyiz. Dolayısıyla sokak sandığın göstergesidir. Burası Ankara’nın hem kalbi hem merkezidir. Ankara’nın yüzde 70’ini burası temsil eder. Her ilçeden buraya bizim insanlarımız geliyor. Sokak anketleri Altınok diyor. Şu anda elimizde son iki anket var. Anketlerin birinde 3, diğerinde 4 puan öndeyiz. Belediye başkanları şehrin 5 yılını değil, geleceğini yönetir” ifadelerini kullandı.
“Ankara’nın en büyük sorunu ulaşım ve trafik”
Ankara’da şu an en önemli sorunun trafik ve ulaşım olduğunu söyleyen Altınok, “Şehrimizde trafik arttı. Ankara’ya her sene 100 bin yeni araç girişi var. Ankara eskisi kadar yüksek olmasa da göç almaya devam ediyor. Depremden sonra Ankara’ya ciddi bir akın oldu ama bunların yüzde 80’i döndü. Keçiören’e de geldiler ve biz onlara seve seve ev sahipliği yaptık. Yollar aynı ama araç girişi 2023 yılında 100 bin. 2024 yılında yeni 125 bin aracın trafiğe çıkması bekleniyor. Ankara’da yeni bulvarlar yapılmadığı için yeni yollar oluşturulmadığı için sıkışma var. Yapılan alt ve üst geçitler yeterli değil. Hatta yapılanların bir kısmı trafiği artırdı” şeklinde konuştu.
“Ankara’yı metro ağlarıyla öreceğiz”
Turan Güneş Bulvarı üzerinde TRT önünde yapılan alt geçidin bile 2 yılda zor bitirildiğini söyleyen Altınok, burada yapılan çalışmanın trafiği daha da çok artırdığını ifade etti. Altınok, “Trafik felç oldu. Çankaya’da oturan vatandaşlar trafiğin rahatlayacağını zannettiler ancak öyle olmadı. 2 ayda bitecek iş 2 yıl sürdü fakat buradaki 4 şeritli yol 2 şeride düştü. Yani trafiği azaltacağı yerde şu anda trafiği çoğalttı. Oranın yıkılıp yeniden genişletilmesi lazım. Bunun yanında yeni yollar, yeni bulvarlar lazım” ifadelerini kullandı.
Ankara’ya 75 tane alt ve üst geçit, köprülü kavşak yapacaklarını ifade eden Altınok, şu şekilde konuştu:
“Yeni alternatif yollar ve bulvarlar oluşturacağız. Ankara trafiğini rahatlatacak işlere imza atacağız. Şu anda çevreyolu Ankara’da doldu. Yani geleceği iyi planlamak lazım. Belediye başkanları 5 yılını değil, şehrin geleceğini planlar. Yani sadece 5 yıl yönetmez, geleceğe mührünü vurur. Bizim göreve gelir gelmez ilk el atacağımız problem trafiği çözmek olacak. Büyükşehirlerde trafiği azaltmanın en doğru yolu metrodur. Ankara’yı metro ağları ile öreceğiz. Başta havaalanı metromuz olmak üzere.”
Ankara’ya metro etapları
5 yılda Ankara’yı büyük bir ölçekte metro ile buluşturacaklarını söyleyen Altınok, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nde şu anda 14 bin öğrenci var. Orada 50 bin öğrencilik bir planlama var. Havaalanı-üniversite- Esenboğa-Saray-Pursaklar-Kuzey Ankara, devam edecek Keçiören Yeşilöz-Hasköy bölgeleri, buradan Etlik Şehir Hastanesi’ne kadar olacak 1. etap var. Etlik Şehir Hastanesi’nde Kuyubaşı bağlantı olacak. Dolayısıyla birçok mahallemizden metro geçmiş olacak. Bunların hepsi yeraltında olacak. Altındağ metro var, Siteler’de 150-200 bin çalışan var. Bunun yanında bir de esnaflarımız var. Bunları 5 yıl boyunca inşa edeceğiz. Çok hızlı çalışacağız. Belki bir kısmını 2 veya 3 yılda açacağız. Ancak 5 yılda Ankara’yı metro ağları ile öreceğiz. Hedefimiz toplu taşımayı yeraltına indirmek ve doğru çözüm budur. Bu metroları inşa ederken otoparklar yapmak lazım. Bisiklet yerleri olmalı. İnsanlar araçlarını, bisikletlerini buraya bırakacak ve yoluna devam edecek. Bunun yanında metro istasyonları ile bağlantılı servis araçlarını çoğaltmak gerekir. Dolayısıyla vatandaş şehre araç ile inmeyecek metro ağında işini görecek. Trafiği rahatlamanın yolu budur. Bunlar yapılmazsa sıkıntı var. Çünkü Ankara’da ciddi bir trafik sıkıntısı var. Eğer bu yatırımlar yapılmazsa 5 yıl içinde Ankara’da 700 bine yakın araç trafiğe çıkacak ve trafik sorunu İstanbul’dan daha fazla olacak. Şu anda neredeyse 2 saatte işe gidiyorum.”
“Emeklilere 5 bin lira ödeyeceğiz”
Emeklilerin de hayatını kolaylaştıracaklarının altını çizen Altınok, “Onların hayatını kolaylaştıracağız, ciddi destek olacağız. Sosyal refah desteği alan emeklimize bin değil, 5 bin lira vereceğiz. Alzheimer köyü kuracağız. Yaşlı bakım merkezine ihtiyacımız var. Hem yaşlılar hem de gençlerimiz için projelerimiz var. Gençlere ulaşımı ücretsiz yapacağız 18 yaş ve üzeri gençlerimize. Özel halk otobüsü ya da minibüse bindiğinde gençlerimizin ulaşım ücretini biz karşılayacağız. 20 bin öğrencimize burs vereceğiz. Gençlik merkezleri, kütüphaneler yapacağız. 10 bin öğrencimize yurt, evde kalmak isteyen öğrencilerimize bin TL kira desteği ödeyeceğiz. 400 bin öğrenciye süt ve kahvaltı desteği yapacağız. Kantin kart vereceğiz, öğrencilerimiz böylece istediklerini alabilecekler” dedi.
“En küçük depremde Ankara’da birçok ev yıkılır”
Ankaralıya yardım paylarının azaltıldığını da sözlerine ekleyen Altınok, “Belediye bütçesi yardım payını yüzde 8’den yüzde 4’e düzelttiler. Ankara’da binlerce binanın kentsel dönüşüme girmesi gerekiyor. Küçük bir depremde Ankara’da birçok ev yıkılır. Çünkü bu binalar artık eskidi. Vatandaşımızdan da çok talep var. Ankara bir medeniyet ve kültür şehri. Ankara müzeler şehri olacak kent. Çanakkale ve Türk Tarih Müzesi inşa edeceğiz. Tamamını 5 yıl içerisinde yapacağız. 2024 itibarıyla projelerimizi gerçekleştirmeye başlayacağız. Çiftçilerimize her sene 500 litre mazot desteği sağlayacağız. Besicilerimize mazot ve yem desteği vereceğiz” diye konuştu. – ANKARA
]]>Cumhur İttifakı Gölbaşı Belediye Meclis Üyesi adayı Özcan Demir’in davetiyle düzenlenen etkinliğe MHP Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mevlüt Karakaya, AK Parti Ankara Milletvekili Murat Alparslan, Gölbaşı Belediye Başkanı Ramazan Şimşek, Bala Belediye Başkanı Ahmet Buran, AK Parti Gölbaşı İlçe Başkanı Selim Akceylan, MHP Gölbaşı İlçe Başkanı Musa Şahin, AK Parti Bala İlçe Başkanı Evren Dalkıran, Ülkü Ocakları Gölbaşı İlçe Başkanı Özer Polat, Balalılar Kültür ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Nihat Yıldırım, belediye meclis üyesi adayları, Cumhur İttifakı Gölbaşı ilçe teşkilatları, STK Temsilcileri, muhtarlar ve Balalı vatandaşlar katıldı.
Birlik ve beraberlik vurgusuyla gerçekleşen kahvaltı programında Başkan Şimşek, “Cumhur İttifakı olarak 31 Mart Yerel Seçimlerinde milletimizin teveccühü ile hem Gölbaşı’nda hem Ankara’da hem de Türkiye’de başarılı olacağız, kazanan Gölbaşı olacak, kazanan Ankara, kazanan Türkiye olacak” dedi.
Başkan Şimşek, “2019 yılında Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve Genel Başkanımız, Liderimiz Devlet Bahçeli Beyefendilerin görevlendirmesi ve sizlerin kıymetli destekleriyle göreve geldik ve ilçe sakinlerimizin yaşamını güzelleştirmek için çalışmalara başladık. Seçim beyannamemizde vaat ettiğimiz projelerin yüzde 98’ini gerçekleştirdik. İnşallah ilçemize hizmet etmeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu.
Göreve geldiği günden itibaren Uluslararası Bilardo Kompleksi, Kurban ve Fuar Alanı, Sıfır Atık Merkezi, Çocuk Trafik Eğitim Parkı, 100. Yıl Buz Pateni ve Tırmanma Salonu gibi birçok ilki Gölbaşı’na ve Ankara’ya kazandırdıklarını anlatan Başkan Şimşek, “Yapılan büyük projeleri ve hizmetleri Cumhur İttifakımızın gücü ve sizlerin desteğiyle başardık. Birlikte nice işler başarmaya, ilkleri gerçekleştirmeye ve Gölbaşı’mızın kapılarını dünyaya açmaya devam edeceğiz. Gölbaşı, Ankara’nın incisi, parlayan yıldızı, üretken belediyecilik anlayışıyla çalışmaya devam edeceğiz” açıklamasında bulundu.
MHP Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mevlüt Karakaya, “Bugün bizleri bir araya getiren Özcan Demir kardeşime, Balalılar Dernek Başkanı Nihat Yıldırım kardeşime, Ankara Milletvekili Murat kardeşime, belediye başkanlarımıza, ilçe başkanlarımıza teşekkür ediyorum. Aylardır çalışıyoruz. Adaylar sürekli sahadalar. Burada iki belediye başkanımız var, ikisi de bu toprakların, bu bölgenin çocukları, az önce konuşmalarında iki belediye başkanımız da çok önemli bir şeyi ifade ettiler. Köylerimize doğalgaz getirdiler. Cumhur İttifakımızın gücüyle bu hizmetler yapılıyor, bundan sonra da inşallah sizlerin desteğiyle yapılmaya devam edilecek” şeklinde konuştu.
Yapılacak daha çok iş var diyen Prof. Dr. Mevlüt Karakaya, “Kendi insanımıza sahip çıkmamız gerekiyor. Hepinize çok teşekkür ediyorum. Oyunuzu demiyorum hepinizin desteğini bekliyorum, aynı zamanda hep birlikte yoğun şekilde çalışmamız gerekiyor. Bildiğiniz gibi Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı adayımız Turgut Altınok da Balalı. 31 Mart’ta sizlerin de kıymetli desteğiyle başarılı olacağız” dedi.
AK Parti Ankara Milletvekili Murat Alparslan, “Bizler Balalıları mertliklerinden, vatan sevdasından biliriz. Kimin gerçek belediyecilik yaptığını vatandaşlarımız çok iyi görüyor. İnşallah 31 Mart’ta Cumhur İttifakı olarak birliğimizin gücüyle başarılı olacağız” dedi.
Bala Belediye Başkanı Ahmet Buran, “Ramazan Başkanımızın Gölbaşı’nda, bizim Bala’da yaptıklarımız ortada, hem de Büyükşehir Belediyesi destekleri olmadan bunları başardık. Köylerimize doğalgaz getirdik. 19 ilçe belediyemizin yaptıkları ortada. İnşallah Turgut Başkanımızın Büyükşehir Belediye Başkanlığında Cumhur İttifakımızın gücüyle Ankara’da güzel hizmetlere devam edeceğiz” diye konuştu.
AK Parti Gölbaşı İlçe Başkanı Selim Akceylan, “Gölbaşı’nda Ramazan Şimşek Başkanımızla, Ankara’da Turgut Altınok Başkanımızla zafere ulaşmak için gece gündüz çalışıyoruz. Siz değerli Balalı hemşehrilerimizin desteğini istiyoruz. Hepiniz hoş geldiniz, şeref verdiniz” değerlendirmesini yaptı.
MHP Gölbaşı İlçe Başkanı Musa Şahin, “Cumhur İttifakımızın gücünü 31 Mart’ta milletimizin desteğiyle göstereceğiz. Hepinize teşekkür ederim” ifadelerini kullandı. – ANKARA
]]>Çayıralan ilçesine bağlı 1780 rakımlı Güzelyayla köyünde doğan ve 13 yaşında ailesiyle Ankara’ya göç eden Çölkuşu, 2017’de Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümünden mezun oldu.
Ankara’da yaklaşık 15 yıl yaşayan 56 yaşındaki baba Hamdi Çölkuşu, 2019’da 15 büyükbaş hayvan alarak köyüne döndü.
Üniversite eğitiminin ardından bir firmada yönetici olarak çalışmaya başlayan Emine Çölkuşu da 2021 yılında işinden ayrılarak köyüne dönüp besiciliği babasından devraldı.
Hayvanların yemlerini veren, ahırı temizleyen ve süt makinesiyle sağım yapan Çölkuşu, tüm işlerle kendi ilgileniyor.
Emine Çölkuşu, AA muhabirine, Ankara’da çalışırken fırsat buldukça köye anne ve babasını ziyarete gittiğini söyledi.
Hayvan sayısı 210’a kadar çıktı
Köye geldikçe hayvanlarla arasında bir bağ oluştuğunu ve daha fazla dayanamayıp tamamen köye döndüğünü anlatan Çölkuşu, “Daha sonra 15 olan hayvanımızı artırmak için elimizden ne geliyorsa yaptık. Doğan dişi buzağıları damızlık olarak bıraktık. Erkekleri satıp düve alarak hayvanlarımızın sayısını 210’a kadar çıkarttık. Bu zaman aralığında üretmek bize gurur verdi.” dedi.
Çölkuşu, babasının hayvanlarla artık ilgilenmediğini, erkek kardeşinin kendisine destek olduğunu belirterek, 2 ahırda 100 büyükbaşa baktıklarını aktardı.
Süt üretiminin günlük 250 litreye kadar çıktığını bildiren Çölkuşu, şöyle konuştu:
“Köyümüz ilçeden uzak, çok yağış alan bir bölge olduğu için süt satışında zorluk yaşadık. Biz de bunu peynir ve tereyağı yaparak değerlendiriyoruz. Ankara’da, İstanbul’da ve diğer illerde müşterilerimiz var, ürünlerimizi dondurulmuş şekilde muhafaza ederek kargoyla ulaştırıyoruz. Bu işten çok memnunum ve çok çok mutluyum. Kadın elinin değdiği her yer ayrı bir güzelleşiyor. Mesleğimizde cinsiyet ayrımı kesinlikle yoktur.”
Hayvanların bakımının özellikle buzağı olduğu dönemde zorlaştığını vurgulayan Çölkuşu, “Buzağılar, bir bebek kadar ilgi istiyor. Doğduğu andan itibaren gece gündüz onlara odaklıyoruz. Onlar büyüdüğünde buzağı zamanları gözümüzün önüne geldiğinde gurur duyuyoruz. Satarken çoğu zaman ağlıyorum. Zayiat olduğu zamanlar da oluyor, o zaman çok üzülüyorum. Hatta birkaç gün yasta gibi geziyorum.” ifadelerini kullandı.
Eğitimine de devam ediyor
Çölkuşu, köydekilerin kendisine farklı tepkiler verdiğini anlatarak, şunları kaydetti:
“Genellikle benimle gurur duyuyorlar. İlk başlarda ‘Hayvanlarla ilgilenmek için mi geldin, sen üniversiteyi bunun için mi okudun?’ ya da ‘Masa başı iş bırakılıp gelinir mi?’ gibi tepkiler alsam da orada sabah saat 8’den akşam 6’ya kadar kapalı alanda bulunmaktansa burada köyümde doğayla iç içe olmak beni gerçekten daha mutlu ediyor. Hayvancılıktan yüzde yüz memnunum. Hayvanları çok seviyorum. Onlar bizim için bir nimet diyebilirim.”
Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi Laborant ve Veteriner Sağlık Bölümünde aktif öğrenci olduğunu da dile getiren Çölkuşu, daha profesyonelleşmek adına eğitim hayatına devam ettiğini sözlerine ekledi.
]]>ArtAnkara Yönetim Kurulu Başkanı Bilgin Aygül, bir otelde düzenlediği basın toplantısında, bir fuarı 10 yıl yaşatmanın Ankara’da kolay olmadığını belirterek, başkentte sanat fuarlarına hem mekan hem de etkinlik boyutuyla ilginin çok gösterilmediğini söyledi.
ArtAnkara’nın 2015’te başladığını ve doğal afet, salgın gibi pek çok olumsuz duruma rağmen devam ettiğini vurgulayan Aygül, “Bugün istediğimizin yüzde 50’sini yakalamış durumdayız. Basınımızla, sponsorlarımızın desteğiyle devam ederken, komşu ve çevre ülkelerin arananı, takvimlerinde yer alan bir çağdaş sanat fuarı olmayı diliyoruz.” dedi.
Bu sene fuara 200’e yakın Rus sanatçının katılacağını, en fazla yabancı sanatçı katılımı olacak ülke yönüyle Rusya’yı İran ve Güney Kore’nin izlediğini bildiren Aygül, “ATO Congresium’da yapılacak ArtAnkara’ya 152 katılımcının çatısı altında, 1600 sanatçı iştirak ediyor. Yalnız alıcılarla satıcıları buluşturan değil, sektörün aktörlerinin birlikte olduğu, galerici, sanatçı ve koleksiyoner üçleminde farklı konuların paylaşıldığı 32 panele fuarımız yer veriyor. Meksika, Amerika’dan da sanatçılarımız olacak.” ifadesini kullandı.
Kardeş ülke Macaristan
Aygül, bu yılki fuara Macaristan’ın kardeş ülke seçildiğini, 6 Mart saat 17.30’da Macar flüt sanatçısı Dominica Acs’ın konserinin ardından, ödül töreni ve ön gösterimle etkinliğin başlayacağını söyledi.
Fuarda, 50’nin üzerinde müzik dinletisi, 100’ün üzerinde workshop, atölye çalışması olacağını aktaran Aygül, Rusya’nın ünlü sanat okulu Ilya Repin Devlet Sanat Akademisi sanatçılarının da katılacağını kaydetti.
8 üniversite ve 110 galeri fuarda yer alacak
Usta ressamlar Devrim Erbil, Mustafa Ayaz, Ertuğrul Ateş, Bedri Baykam gibi çok sayıda sanatçının fuarda yerini alacağını ifade eden Aygül, sanat alanında 32 söyleşinin de yapılacağını bildirdi.
Aygül, fuarda, 110 galeri, 10 STK, 5 müze, 7 inisiyatif, 12 proje ve 8 üniversitenin yer alacağını dile getirerek, şunları kaydetti:
“Ankara Güzel Sanatlar Lisesi, Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi, Başkent Üniversitesi, Bilim Üniversitesi, Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi, Şırnak Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi, Trakya Üniversitesinden genç sanatçılar fuara katılım sağlayacak. Ankara Büyükşehir Belediyesi, Çankaya Belediyesi, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi de sanat projeleri ve sanatçılarıyla ArtAnkara’da yerlerini alacak. Sanatçı Tamer Levent’in ‘Sanata Evet’, Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik ve Cam Bölümünün ‘Gordion’un izinde’ projeleri de fuarda sanatseverle buluşacak.”
Güzel sanatlar lisesi öğrencileri ücretsiz ziyaret edebilecek
Aygül, fuarın 10’uncu yılına özel, bu yıl 10 onur ödülü vereceklerini söyledi.
Sanatseverlerin tam bilete 150 lira, öğrenci biletine ise 75 lira ödeyerek etkinlik alanına girilebileceğini belirten Aygül, “Farklı illerden 37 güzel sanatlar lisesi öğrencileri fuarımıza geliyor. Zaten güzel sanatlar lisesi öğrencileri ücretsiz girebiliyor. Ankara dışından gelecek güzel sanatlar lisesi öğrencilerini de ücretsiz ağırlayacağız.” dedi.
Aygül, Ankara Büyükşehir Belediyesi ile bir protokol yaptıklarını ve şehir dışından gelecek öğrencileri Gazi Eğitim Fakültesi Müzesi, Ankara Resim ve Heykel Müzesi, Hacettepe Üniversitesi Resim Heykel Müzesi ile Mustafa Ayaz Müzesi’ne ücretsiz götüreceklerini söyledi.
Geçen sene 72 bin kişi katılmıştı
Aygül, ATO Congesium’un 17 bin 500 metrekarelik alanına yayıldıklarını ve tüm sınırları zorladıklarına dikkati çekerek, şöyle konuştu:
“Geçen sene 72 bin kişi gezdi fuarımızı. Bu sene gösterilen ilgi, çok daha fazla katılımın olacağını gösteriyor. Bu da bizi düşündürüyor. Paylaşımın yapılması ve eser satılması kalabalıkta kolay değil. Ama gurur duyuyoruz, bu fuarı Ankara’ya kazandırdık. Koleksiyonerlerin geri dönüşleri çok olumlu. İlk yıllarda koleksiyonerler eserleri fotoğraflarıyla soruyorlardı, şimdi sormuyorlar. ArtAnkara’da karşılaştığımız sürprizler, yerli yabancı gördüğümüz sanatçılar bizi çok etkiledi. Türkiye’nin 81 ilinden katılımcısının, ziyaretçisinin ve koleksiyonerlerin olduğu bir fuarı yaşama geçiriyoruz. Böyle bir sanat piyasasının kurulması bizim için çok değerli. Bazı fuarlarda gündeme gelmeyen sanatçılar bu fuarla farklı yerlere gelebiliyorlar. Evlerinde resim olmayan insanlar bugün resim koleksiyonu yapmaya başladı.”
Toplantıya, Birleşik Ressamlar ve Heykeltıraşlar Derneği Başkanı Süleyman Dodi Dündar ve Tüm Sanat Galerileri Derneği (TÜSGAD) Kurucu Başkanı Okan Sartaş katıldı.
Fuar, ATO Congresium’da 7-10 Mart’ta 10.00-20.00 saatleri arasında ziyarete açık olacak.
]]>Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, Keçiören’de konuştu. Ankara için ne yapmak istedilerse engellendiklerini belirten Yavaş, tüm ihaleleri canlı yayınladıklarını, halka hesap verdiklerini kaynakları “har vurup harman savurmadıklarını” anlattı. Yavaş, “Ankara’nın gerçek ihtiyaçları nedir onları tespit ediyoruz. Aynı zamanda kaça yapıyoruz, bunların hepsinin biz size hesabını veriyoruz. Ama lafa geldiği zaman ‘Ben bu dünyada hesap vermem, öbür dünyada Allah’a hesap verin’ deyip sıyrılıyorlar. Ben de diyorum ki; artık bu işler bitsin, şaibeler bütün belediyelerin üstünden kalksın Türkiye’de. Artık siyaset kolay kazanma, kar kapısı olmasın. Herkes mal beyanını açıklasın. Göreve geldiğinde neymiş, görevden sonra ne olmuş, bunu bir görsün. Bu dünyada hesabını veremeyen öbür dünyada hiç vermez” dedi.
ABB Başkanı ve CHP ABB Başkan Adayı Mansur Yavaş, Keçiören’de vatandaşlarla bir araya geldi. Keçiören Belediye Başkan Adayı Mesut Özarslan’ın da katıldığı buluşmada Yavaş şunları söyledi:
“ARTIK BU ZİHNİYETİN SONU GELMİŞTİR. ANKARA HALKI KENDİSİYLE ELELE TUTUŞACAK BELEDİYE BAŞKANLARINI SEÇECEKTİR”
İşbaşına gelir gelmez belediye meclisine ilk yaptığım konuşma şuydu; sevgili belediye meclis üyelerimiz, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olarak beni seçti bu halk. İlçelerde farklı tercih kullandı, saygımız sonsuz, hepimiz buna saygı duymak zorundayız. Ben bundan sonra sizlerle birlikte iş birliği yapıp Ankara’nın bütün ilçelerine gereken çalışmaları yapıp, projelerimizi gerçekleştirmeye destek olacağım. ve asla hiçbirinizi de ayırmıyorum. Elinizi tutun, hep beraber güzelce hizmet edelim. Fakat maalesef belediye başkanlığından bir ikisi hariç daha hiçbiri benim odamı dahi görmedi. Neden? Çünkü patilerini ilçelerinden çok seviyorlar. Lafa geldiği zaman her şey Keçiören için, her şey Çubuk için, her şey Nallıhan için demesini biliyorlar. Hani ben de partizanlık olsa şuradan az oy aldık desem, yaklaşmasam amenna. Böyle siyaset olmaz, idarecilik de olmaz. Bakın bu kardeşiniz Ankaralının hakları için Cumhurbaşkanıyla görüşüyor, bakanlarla görüşüyor. Bir yerim mi eksiliyor? Sonuçta Ankara halkının yararına olan işlerle görüşüyorum. Onların talebi diyorum. Onun yetkisinde olan şeyleri istiyorum. Peki sizler neden Ankara halkının seçtiği Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı’nı niye yok sayıyorsunuz? Bu nedenle artık bu zihniyetin sonu gelmiştir. Ankara halkı kendisiyle elele tutuşacak belediye başkanlarını seçecektir.
“ANKARA İÇİN NE İSTEDİYSEK BAŞARILI OLMASIN DİYE HEPSİNE ‘HAYIR’ DEDİLER. YARIN BİR GÜN BUNLARIN HEPSİNİ TELEVİZYONDAN DA GÖSTERECEĞİZ”
Ankara için ne istediysek bu başarılı olmasın diye hepsine ‘Hayır’ dediler. Yarın bir gün bunların hepsini televizyondan da göstereceğiz. Tüm ihale canlı yayınlıyoruz. Halka hesap veriyoruz, hesap vermek zorundayız. Birine siz borç verseniz, har vurup harman savurduğunu görürseniz ne dersiniz? Kaldı ki bize emanettir bu paralar. Biz bunları sadece sizin ihtiyaçlarınız için harcamamız lazım. Bir nereye harcayacağımızı soruyoruz. Kent Konseyi’yle toplanıp sivil toplum kuruluşlarıyla beraber öncelikli yatırımlar ne olması gerekir, Ankara’nın gerçek ihtiyaçları nedir onları tespit ediyoruz. Aynı zamanda kaça yapıyoruz, bunların hepsinin biz size hesabını veriyoruz. Ama lafa geldiği zaman ‘Ben bu dünyada hesap vermem, öbür dünyada Allah’a hesap verin’ deyip sıyrılıyorlar. Ben de diyorum ki; artık bu işler bitsin, şaibeler bütün belediyelerin üstünden kalksın Türkiye’de. Artık siyaset kolay kazanma, kar kapısı olmasın. Herkes mal beyanını açıklasın. Göreve geldiğinde neymiş, görevden sonra ne olmuş, bunu bir görsün. Bu dünyada hesabını veremeyen öbür dünyada hiç vermez. İki, sizden aldığımız paraları harcarken israf yapamayız. Çakarlı arabalarla, konvoylarla, lüks araçlarla gezemeyiz.
Kimse vatandaşın parasıyla sefa süremez. İsraf edilmiş tek bir yatırımımız yok. Ankara halkını kalkındıracak kırsal kalkınma çalışmalarımız, desteklerimiz var. Şimdiye kadar hiçbir belediye bizim kadar destek olmadı. İklimde değişikliği nedeniyle önümüzdeki yıllar açlık ve kuraklık getirecek. Üretilmesi lazım. Bu nedenle çiftçilere destek oluyoruz.
“BİR KENTİN ANNESİ, BABASIYSAK BİZ, BİZİM KENTİMİZDE YAŞAYAN, DESTEĞE İHTİYACI OLAN AİLELERİ GÖZETMEK BOYNUMUZUN BORCUDUR”
Şimdi bir kentin annesi, babasıysak biz, bizim kentimizde yaşayan, desteğe ihtiyacı olan aileleri gözetmek boynumuzun borcudur. Biz gelmeden yardımları kesecek dediler ne oldu? İşçileri çıkaracak dediler. Ne oldu? Kendileri çıkarttılar değil mi? Kendi belediyelerinden kendilerini çıkarttılar. Emeğiyle çalışan herkes mesai arkadaşımızdır dedik. Sosyal destek de tarihinde görülmediği kadar yapılıyor. Başkent Kart üzerinden yapılıyor. Esnaflar da para kazanıyor. Biz elin verdiğini de diğer el görmüyor. Şimdi en son başımıza gelen işler şunlar; Keçiören Köprüsü’nü, Fatih Köprüsü’nü yapacağız. Animasyonunu yayınladık. Ankara Üniversitesi’yle de anlaştık, protokol imzalayacağız. Tam iki yıl oldu. ve bu protokoller daha imzalanmadı. Ben de geçenki açılışımızda söyledim; Projesi hazır. Gerekirse yerin altından tünelde geçip illa ki orayı da rahatlatacağız. Keçiören-Ovacık metrosunun projesini ben bitirdim. Fakat Ovacık’ta bir tane bakım istasyonu için yer lazım. Keçiören Belediyesi’nden istedik vermediler. Ondan sonra ‘Biz metro yapacağız’ diyorlar. Elinizde metro projesi yok ben yapmasam. Keçiören-Havaalanı metrosunu yapacağız. Bir de onlar da şikayet ediyor. Diyorlar ki; ‘Havaalanına metrosu olmayan tek şehir Ankara’ diye. Siz neyi şikayet ediyorsunuz? 25 yıl benden önceki dönem aldı yapmadınız. 2022’den beri yatırım programında yapmadınız. Sizin ne şikayet etme hakkınız var? Bu yılki bütçeye de 2024 bütçesine üç bin lira koymuşlar. Açmışlar pankartları; ‘Keçiören metrosu yapılacak.’ İstanbul’la metro yarıştırıyorsunuz. Ankara’nın suçu günahı ne? Bugünkü büyükşehir başarısız olsun diye kendi ilçelerine maalesef eziyet ettiler. Şimdi artık değişim zamanı geldi.”
]]>Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı ve CHP’nin adayı Mansur Yavaş, “Hiçbir Allah’ın kulunu hiçbir sebeple ayırmadık. Beş yıl boyunca insanların verdiği oydan dolayı küçümseyen veya onlara laf atan bir tane benim sosyal medya açıklamam olmamıştır. Bu ne zamana kadar olur bu rekabet? İşte en yoğun olduğu ay bu ay. Bu ay bitecek. Hepimiz rozetimizi çıkarıp, el ele verip Ankara için neler yapabileceğiz? diyeceğiz. Ama şunu söylemekten geçmeyeceğim; ilçe belediye başkanlarımız çok kusurlular bu işten. Benimle görüşmeleri yasaklandı. Benim odamı görmedi hiçbirisi hemen hemen. Bir ikisi haricinde hiçbirisi benim odamı da görmedi. Bana telefon açıp herhangi bir talepleri olmasını zül saydılar. Partililerini ilçelerinden çok sevdiler. Özellikle küçük ilçeler. Bunları yapan belediye başkanlarının birçoğu şimdi gidiyor arkadaşlar. Anketlere göre hepsi gidiyor. İnşallah ders almışlardır. Seçim sonucunu görecekler, bu dersi alacaklar. ve inşallah Allah nasip ederse onu gösteriyor ki büyük bir oy farkıyla geliyoruz, rekor kırarak geliyoruz” dedi.
Mansur Yavaş, bugün Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar ile birlikte GİMAT esnafını ziyaret etti. Esnaf ile yaptığı toplantıda konuşan Yavaş şunları söyledi:
“ÇALIŞAN HERKES MESAİ ARKADAŞIMIZDIR DEDİK”
Gelir gelir gelmez biz öncelikli olarak hiçbir işçimizi atmadık. Çalışan herkes mesai arkadaşımızdır dedik. Yine sosyal destekleri biraz sonra anlatacağım ama ilk başlarken meclis toplantımızı açık yaparak başladık. İlk toplantıyı. Herkes görsün diye. Çünkü Ankara halkı büyükşehire belediye başkanı olarak beni seçerken ilçelerin çoğunluğunda da rakiplerimizden seçtiler ve ilk meclis toplantısında dedim ki; böyle bir tablo ortaya çıktı. Seçmenin tercihine saygımız saygı duymamız lazım. Hep el ele verelim beraber çalışalım. Ama maalesef öyle olmadı. Biz 40 kişiydik 148 kişilik Meclis’te. Zaman zaman engellemeler oldu. Hukuka başvurduk ama mümkün olduğu kadar bunu kamuoyu gündemine taşımadan yaptık. Gün geldi sayın Cumhurbaşkanına çıktık. Bakanlarımızla görüştük ama bunların hepsi Ankara halkının menfaatine taleplerimizdi. Kimseyle kavga etmemeye çalışarak çatışmadan hizmet etmeye başladık. İlk yaptığımız işlerden birisi yine tüm ihalelerin canlı yayınlanması. Canlı yayınlanınca zaman zaman belki burada da vardır bilmiyorum, bazı toplantılara gittiğimiz zaman ilk defa müteahhitlerimizle yüz yüze geliyoruz. Artık müteahhitler belediye gelip bir şekilde işte ‘Biz şu ihaleye gideceğiz’ falan diye hiç kimse sormuyor. Şunu gördük, gelmeden önce ülkemizde yaşanan israfı gördüğümüz için bu açık yayınlanan ihaleler nedeniyle eski ve yeniyi kıyasladık. Katılımcı sayısı arttı. Kırım oranları arttı. Örneğin belediyemizde iş yapan bir müteahhit 2015 yılında 80 liraya yaptığı işi bizim yaptığımız açık ihalede 20 liraya aldı. Hatta ‘Niye o adama iş veriyorsun’ dendi. Aradaki farkı 40-50 milyon liraydı. Sırf böyle olacak diye 40 milyon lirayı biz çöpe atamayız dedik ve eşit şartlarda ihaleye girmesini sürdürdük. Daha sonra baktık araba bolluğu var belediyede. Lüks araba bolluğu da var. Eskiden kalma alışkanlık. Tümünü sattım, kiralık araçlara biniyorlar daha ucuz şimdi. Hepsi aynı arabalara biniyorlar. Çünkü ben de örnek oldum. Yıllardır hiçbir konvoy olmadan zaten çakarları gelir gelmez söktürmüşüm ben bütün araçlardan, bir koruma bir şoförle beş yılımızı geçirdik. Beş yıl boyunca genel seçim dahil gelmiş yerde fotoğrafımı görmediniz. Sadece belediyenin icraatlarını astık. Şimdi astığımız pankartların parasını da il başkanlığımız karşılıyor. Belediyenin içinde de resmimizin asılmasını yasakladık.
“SEÇİM SONUCUNU GÖRÜP DERS ALACAKLAR”
Ben yardım yapmak istiyorum. Özellikle yarın Ramazan geliyor. Ne yapacağını bilmiyor insanlar. Bu köprüyü biz kurmuştuk. Yine bu köprüyü biz açık tutacağız. Kırtasiye destekleri sadece kırtasiyeciden alabiliyor. Üç harfli zincir markete ve AVM’de geçmiyor. Yakında kasaplarınkini de kapatacağız AVM’lere. Dolayısıyla esnafın da bir şekilde ayakta kalması lazım. Hiçbir Allah’ın kulunu hiçbir sebeple ayırmadık. Beş yıl boyunca insanların verdiği oydan dolayı küçümseyen veya onlara laf atan bir tane benim sosyal medya açıklamam olmamıştır. Bu ne zamana kadar olur bu rekabet? İşte en yoğun olduğu ay bu ay. Bu ay bitecek. Hepimiz rozetimizi çıkarıp, el ele verip Ankara için neler yapabileceğiz? diyeceğiz. Ama şunu söylemekten geçmeyeceğim; ilçe belediye başkanlarımız çok kusurlular bu işten. Benimle görüşmeleri yasaklandı. Benim odamı görmedi hiçbirisi hemen hemen. Bir ikisi haricinde hiçbirisi benim odamı da görmedi. Bana telefon açıp herhangi bir talepleri olmasını zul saydılar. Partililerini ilçelerinden çok sevdiler. Özellikle küçük ilçeler. Bunları yapan belediye başkanlarının birçoğu şimdi gidiyor arkadaşlar. Anketlere göre hepsi gidiyor. İnşallah ders almışlardır. Seçim sonucunu görecekler, bu dersi alacaklar. ve inşallah Allah nasip ederse onu gösteriyor ki büyük bir oy farkıyla geliyoruz, rekoru kırarak geliyoruz. İnşallah belediye meclisimizdeki sayı çok olur. Tek sorunumuz o. Ankara’da 55-60 da oy alsam ben belediye meclisinde hala çoğunluğun olmama durumu var. Sebebi de şu; Evren’den iki bin 500 oya iki tane meclis üyesi geliyor, Çankaya’da ve Keçiören’den 70 bin oya bir tane geliyor. Merkezden Ankara Büyükşehir’le beraber Yenimahalle, Çankaya, Keçiören inşallah alıyoruz orayı da, Etimesgut, Gölbaşı, Mamak’ı da alsanız yetmiyor. Onun için ilçelerde oturanlardan da özellikle ayrıca destek istiyorum.”
]]>31 Mart seçimlerine sayılı günler kala Cumhur İttifakı’nın Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Altınok, vatandaşlarla buluşup, toplumun her kesimini ziyaret ediyor. Vatandaşların sorunlarını ve taleplerini dinleyen Altınok, projelerini ve vaatlerini de anlatıyor. 5 yılda Ankara’nın büyük bir köye dönüştüğünü sözlerine ekleyen Altınok, başkenti daha yaşanılabilir, daha canlı ve hareketli hale getirmeyi planladıklarını da söyledi.
“Büyükşehirde çalışan İyi Partili üyelere tehditler var”
Seçim çalışmalarını sürdüren Altınok, TGRT Haber Televizyonuna konuk olduğu programda, “Mansur Yavaş İyi Parti’ye operasyon yaptı. Büyükşehirde çalışan İyi Partili üyelere tehditler var. Bana son gelen bilgiler, işçi kardeşlerimize ‘istifa edeceksin yoksa seni işten atacağız’ diyorlar. Bunlar gerçek tabi. Benim duyduğum İyi Partiler ‘sana oy vereceğiz’ diyorlar” dedi.
“Ankaralı en pahalı suyu tüketiyor”
Altınok, gazetecilerin, Yavaş’ın “Suya yüzde 50 indirim vaadinizle ilgili, ‘Yasal olarak yapamayacakları şeyi iddia ediyorlar’ açıklamasını nasıl değerlendiriyorsunuz” sorusu üzerine: “Aday olduğu dönemki Ahmet Hakan ile olan programına bir bakın. Ne diyor orada? ‘Suyu ücretsiz vereceğim’ diyor. Kendisi söylüyor. Ahmet Hakan soruyor ‘Nasıl?’ diyor. Ücretsiz vereceğim diyor. Diyor ki ‘atık sudan yüzde 50’sini alacağım.’ Dolayısıyla böyle bir şey yok. Ankaralı en pahalı suyu tüketiyor. Su olmazsa olmazdır. Su üretimdir. Su hayvancılıktır. Su tarımdır. Su medeniyettir. Su fiyatlarını 31 Mart’tan sonra indireceğiz” diye konuştu.
“Ankara büyük bir kasabaya dönüştü, inşallah köye dönüşmez”
Ankara Ticaret Odası Meclis Toplantı’na katılan Turgut Altınok, Ankara’nın gittikçe geriye gittiğini ve yıllardır fuar alanının bitirilmediğini söyleyerek, “Ankara ülkemizin kalbi, bu 5 yılda Ankara’nın ışıkları söndü. 7’de Ulus’ta hayat bitiyor, Çıkrıkçıları gezdim 6’da dükkanlar kapanıyor. Ulus bizim ticaretimizin ekonomimizin tarihimizin kültürümüzün merkezidir. Kızılay’da saat 8’de hayat bitiyor Ankara’da da 9’da bitiyor. Ankara büyük bir kasabaya dönüştü, inşallah köye dönüşmez” şeklinde konuştu.
“Ankara’da 5 yılda yapılan kentsel dönüşüm planı yok”
Altınok, Ankara’da 5 yılda kentsel dönüşüm projesi olmadığına, Başkent’in ulaşım ve imar planlarının yapılmadığını belirterek, “Depremden bir ders aldık mı? Hayır. Ankara’da 5 yılda yapılan kentsel dönüşüm planı yok. Ankara’nın 100 bin, 25 bin ölçekli ana nazım imar planı yok. Dahasını söyleyeyim Ulus’un imar planı yok, yani Ulus’a çivi çakamazsınız. Niye? Ruhsat alamazsın çünkü. Ankara’nın “Ulaşım Master Planı “yoktur mahkeme tarafından iptal edilmiştir. Biz geldiğimizde bu planlar yapılacak” cümlelerini kullandı.
“10 bin öğrenci kapasiteli bir yurt yapacağız inşallah”
Altınok Atakule AK Gençlik Buluşması’nda gençlerle bir araya geldi. Gençlere yönelik projelerini de anlatan Altınok, gençlerin geleceğe hazırlanabilmeleri için her türlü destekleri vereceklerini ifade etti. Altınok, “18 yaş üzeri ve üniversite öğrencilerimize ulaşım ücretsiz olacak. Tabii halk otobüslerimiz, minibüs esnafımız var. Onları da mağdur etmeyeceğiz. 20 bin üniversite öğrencimize ayda bin 500 yüz lira karşılıksız burs vereceğiz. 10 bin öğrenci kapasiteli bir yurt yapacağız inşallah. Yine evde kalmak isteyen 10 bin üniversite öğrencimiz için ev yapacak, sembolik rakamla kiraya vereceğiz. Gençlerimizi bilim ve teknoloji alanında da destekleyeceğiz.” sözlerini kullandı. – ANKARA
]]>Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, Ayaş’ta Seçim Koordinasyon Merkezi’nin (SKM) açılışına katıldı. Yavaş, “Belediye başkanı seçildik. Belediye meclisinde ilk gün şunu söyledim; değerli mesai arkadaşlarım ben bugün Ankara Büyükşehir Belediye başkanı oldum. Sizler de halk farklı tercih kullandı sizler de başka partilerden belediye başkanı oldunuz. Ankara halkının bizden beklentisi çok. Gelin yan yana gelelim. Hepiniz kendi ilçenizde üretimi arttıracak bir proje getirin. Ben Büyükşehir olarak yapayım. Temelini beraber atalım, açılışını beraber yapalım. Gerekirse işletmesini de ilçe belediyesi yapsın. Uzattığım eli tutun dedim. Hiçbiri tutmadı. Sanki düşmanız. Halkın tercihlerine saygı duymadılar. Anladım ki bunlar partilerini ilçelerinden çok seviyorlar. Başka manası yok. Ben partizanlık yapmıyorum. Size ne oluyor? Allah nasip ederse rekor oyla geliyorum ama birçoğunuz siyaset çöplüğüne gömülüyorsunuz. Zararını hem kendileri gördü hem ilçeleri gördü” dedi.
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP ABB Başkan Adayı Mansur Yavaş, bugün Ayaş Belediye Başkan Adayı İzzet Demircioğlu ile Ayaş’ta SKM açılışına katıldı. Yavaş, burada yaptığı konuşmada şunları söyledi:
“EĞER BATAN BELEDİYEYİ ARIYORSANIZ KENDİ BELEDİYELERİNİZE BAKIN. ALACAĞINIZ, BORCUNUZ NEDİR BUNLARIN HEPSİNİ ÇIKARIN VE AÇIKLAYIN”
Hiçbir Allah kulunu ayırmadık. Hiçbir köye, mahalleye, ilçeye giderken nereden ne oy çıkmış bakmadık. Sadece oraların sorunlarıyla uğraştık. Geldik ki işbaşına zannediyordum Akyurt’ta bir köyde tankerle su taşınıyor. Baktık ki Ankara’da yüzlerce mahallede su yok. Yüzlerce köyde kanalizasyon yok. O kadar pahalı su sattılar zamanında Ankara merkezde suyun tonu 50 liraydı. Oradan aldıkları parayı Ankara Büyükşehir’e aktararak proje yapıyoruz diye çöp projeleri aktardılar ama Ankaramızın başkentimizin bu altyapısına beş kuruş para ayırmadılar. Biz de görür görmez bunları bir an evvel halletmeye çalıştık. Çünkü hep şöyle dedik; eğer Ankara’nın bir mahallesinde, bir köyünde su yoksa o suyu götürmek veya kanalizasyon açıktan akıyor yanında da çocuklar oyun oynuyor, hasta olma salgın olma tehlikesi varsa o köyde kime ne kadar oy çıktığının kimin kime oy verdiğinin ne önemi var? Ankara halkı beni seçmiş. Allah nasip etmiş, sadece bir an evvel o problemi kaldırmak için uğraştık. Beypazarı belediye başkanlığı yaptım 10 yıl. Biliyorsunuz bırakalı 15 yıl oldu. Hala yılda beş altı yüz bin turist oraya gider. ve Ankara’ya aday olduğumuz zaman da küçümsediler. Dediler ki ‘Küçücük bir yerin belediye başkanı. Burayı idare edemez.’ Zannedersiniz ki hepsi annesinden büyükşehir belediye başkanı olarak doğmuş. Birçok aday da bizim gibi küçük ilçeden geldi. ve yaptığımız çalışmalarla Dünya Başkent Belediye Başkanları Ödülü’nü aldık. Yaptığımız çalışmalarla Dünya Şeffaflık Derneği’nin ödülünü aldık. Dolayısıyla yıllardır hep aynı yönetim olunca bir başkası gelince kötü olacak zannederler. Rakibim gelmiş ‘Belediyeyi batırmış’ diyor. Rakam konuşuyor, rakam. Uluslararası kuruluşlar, kredi kuruluşları yaptıkları incelemede Türkiye’deki 30 büyükşehir içerisinde kredisi en büyük belediye olarak birinci sırada Ankara Büyükşehir’i seçti. Eğer batan belediyeyi arıyorsanız, kendi belediyelerinize bakın. Alacağınız, borcunuz nedir bunların hepsini çıkarın ve açıklayın. Bunlar belediyeciliği bilmiyorlar. Çöp projelere para yatırıp Ankara halkının tertemiz parasını yatırıp işlemez, çalışmaz projelerle milletin parasını hiç ettiler. Şu kapıların kime ne faydası var? Bugün için o 350-400 milyon lira maliyeti. 350-400 milyon liraya Ayaş iki defa kalkınır. Ama bunu görecek göz lazım, bunu yapacak, yönetici lazım.
“NEREDE KİMİN NE DERDİ VARSA ANKARA BÜYÜKŞEHİR HIZIR GİBİ YANINDADIR”
Biz tamamen ihaleyi açık yapıyoruz. Şimdi bu desteklerden Başkent Kart’tan doğalgaz desteği yüzde 69 aile alıyor burada. Türkiye’de benden başka yok. Üç yıldır 200 bin aileye doğal gaz veriyoruz onların çocuklarının ailelerinin üşümemesini sağlıyoruz. Yine 200 bin aileye düzenli olarak birer kilo et parası yatırıyoruz. Ayaş’ta 488 aile. Kömür desteği 407 aile. Bir de biliyorsunuz son zamanlarda emeklilere verilen maaş herkesin içini acıttı. Daha doğrusu vermedikleri maaş deyim. Şu anda 10 bin lira alıyorlar. ve Türkiye’nin bir numaralı sorunu haline biraz da biz gündeme getirdik. 70-80 yaşındaki insanlar emeklerini vermişler, primlerini yatırmışlar. Karşılığını almak istiyorlar. Ama reva görülen miktar maalesef 10 bin lira. Bu benim rakibime sorulduğu zaman verdiği cevap ‘Bu hükümet olmazsa onu da alamazsınız’ deyip geçiştiriyor. Bakın, babanızın parasını vermiyorsunuz. Bu insanlar primlerini ödediler. Siz bu paraları aldınız, onların karşılığında bu maaşı vereceksiniz. Kaldı ki 2002 yılında bu hükümet gelmeden önce emeklinin en az aldığı maaş asgari ücretin bir buçuk katıymış. Şimdi ne oldu? Asgari ücretin yarısına indirdiniz. Bu mudur yaptığınız da savunuyorsunuz? ve diyor ki İstanbul’aki aday ben iki bin lira vereceğim. Ankara’daki beş bin lira vereceğim. Şu anda belediye başkanısın. Şimdi niye vermiyorsun? Al meclisten kararını geriye yönelik altı ay olarak sen de öde. Biz altı aydır destek oluyoruz. Zam gelmediği müddetçe de aynı şekilde emeklerine destek olmaya da devam edeceğiz. Bizim belediyecilik anlayışımız bu. Nerede kimin ne derdi varsa Ankara Büyükşehir hızır gibi yanındadır. İnsanımızın mağdur olmasının hep önüne geçiyoruz.
“REKOR OYLA GELİYORUM AMA BİRÇOĞUNUZ SİYASET ÇÖPLÜĞÜNE GÖMÜLÜYORSUNUZ”
Belediye başkanı seçildik. Belediye meclisinde ilk gün şunu söyledim; değerli mesai arkadaşlarım ben bugün Ankara Büyükşehir Belediye başkanı oldum. Sizler de halk farklı tercih kullandı sizler de başka partilerden belediye başkanı oldunuz. Ankara halkının bizden beklentisi çok. Gelin yan yana gelelim. Hepiniz kendi ilçenizde üretimi arttıracak bir proje getirin. Ben Büyükşehir olarak yapayım. Temelini beraber atalım, açılışını beraber yapalım. Gerekirse işletmesini de ilçe belediyesi yapsın. Uzattığım eli tutun dedim. Hiçbiri tutmadı. Sanki düşmanız. Halkın tercihlerine saygı duymadılar. Anladım ki bunlar partilerini ilçelerinden çok seviyorlar. Başka manası yok. Ben partizanlık yapmıyorum. Size ne oluyor? Allah nasip ederse rekor oyla geliyorum ama birçoğunuz siyaset çöplüğüne gömülüyorsunuz. Zararını hem kendileri gördü hem ilçeleri gördü.”
]]>
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mansur Yavaş, Ankara’daki sivil tolum kuruluşları ve üyeleriyle buluşmaya devam ediyor.
Yavaş, son olarak Ankaralılar Derneği (AHİD) yönetimi ve üyeleriyle bir araya geldi. AHİD Genel Merkezi’nde gerçekleşen toplantıya, milletvekilleri Adnan Beker ve Yüksel Arslan da katıldı.
“NE ÖNEMİ VAR KİMİN NE OY VERDİĞİNİN”
Ankara’ya yıllar sonra Ankaralı bir belediye başkanı geldiği için kentin her yerinde beklentinin çok olduğunu dile getirerek konuşmasına başlayan Mansur Yavaş, seçildikten sonra tüm ilçelerin belediye başkanlarına çağrıda bulunduğunu ama birçok ilçe belediye başkanından dönüş alamadığını söyledi.
Kentte hayata geçirilen projeleri yaparken nereden oy aldıklarına bakmadıklarını vurgulayan Yavaş, “Ankara halkı bana yetki vermiş. Ne kadar eksik giderebilir, problem çözülebilirse o kadar iyidir. Göreve geldik, 232 tane köyde kanalizasyon açıktan akıyor. Çoğunu hallettik, devam ediyoruz. Bir köyde kanalizasyon açıktan akıyorsa, onun etrafında çocuklar oyun oynuyorsa ne önemi var kimin ne oy verdiğinin?” dedi.
“AMACIMIZ; ANKARA’NIN HER TARAFINI YAŞANIR HALE GETİRMEK”
Yeni dönemde, projeleri ortak akıl çerçevesinde birlikte çalışabilecekleri ilçe belediye başkanlarını seçilmesini umut ettiğini belirten Yavaş, “İnşallah bundan sonra elimizden tutacak belediye başkanları olur ya da başka partiler seçilirse de değişen ortamı gördükten sonra inşallah bundan vazgeçerler. Amacımız; Ankara’nın her tarafını yaşanabilir, ilçelerimizin birçoğunu Beypazarı’nda olduğu gibi turizmde kalkınır ve oradan ekmek kazanır hale getirmek. Aynı zamanda hepsinin kültürünü de korumuş oluyoruz. İnşallah bundan sonraki seçimde arzumuz budur” diye konuştu.
“ANKARA’YA İNANACAK YÖNETİCİLERE İHTİYAÇ VAR”
Ankara’nın Başkent olması sebebiyle bütün belediye başkanlarının yıllardır turizmle ilgili bir beklentisi olduğunu dile getiren Yavaş, Ankara’nın turizminin canlandırılmasıyla ilgili ise “Ankara’da aslında çok şey var sadece buna inanacak yöneticilere ihtiyaç var”dedi.
Yenilenen Ulus Meydanı’nın turizm açısından önemine de değinen Yavaş, şöyle devam etti:
“Ulus’ta hemen hemen restorasyon çalışmalarını bitirdik. Kale’de yapılacak tek etap kaldı, onun da ihalesi yapıldı. Hıdırlıtepe’ye projemiz var, ağaçlandırmasına da başlıyoruz. Oraya bir Cumhuriyet kulesi ve Cumhuriyet müzesi kuracağız. Roma Tiyatrosu ve Arkeopark yapıldı. Dolayısıyla o alan tamamen turistik hale gelecek. Anafartalar’ın tümü restore edildi. Ulus Çarşısı restore edildi. Hali yeniledik. Ulus’taki çarşıyı yıktık ve o alan yakında meydan olarak açılacak. Ankara’ya gelen herkesin Gençlik Parkı’ndan başlayıp Ulus Meydanı oradan da Hıdırlıktepe’ye kadar uzanan bir aks oluşturuyoruz. Anafartalar Caddesi’nde de kentsel yenileme çalışması yapıyoruz. Arka tarafta bir Ankaragücü Meydanı oluşturup Hacı Bayram’ı, Hıdırlıktepe’yi, Kale’yi Hamamönü’ne bağlamak istiyoruz. Bu alanın tamamını düşündüğümüz zaman bütün dünyadaki eski tarihi kent merkezlerinin tamamı ortaya çıkmış oluyor ve inşallah turistik bir yere dönüşecek.”
YAMAN: “ANKARALILARIN ÖNÜNÜ AÇTI”
AHİD Başkanı Hilmi Yaman ise Mansur Yavaş’a ziyaretleri için teşekkür ederek, “Bugün Ankara siyasetinde gerçekten Mansur Başkan’a çok teşekkür ediyorum. Ankaralıların kıymetini değerini artırdı. Ankaralıların önünü açtı. Bunun için de kendisine ayrıca teşekkür ediyorum. Bugün Ankara siyasetinde Ankaralılar konuşuyorsa, konuşuluyorsa, Mansur Yavaş’a gerçekten müteşekkiriz. Çok teşekkür ediyoruz. Çıkmış olduğu yolda kendisine başarılar diliyoruz. Rabbim muvaffak eylesin. Başarıları daim olsun” diye konuştu.
]]>Bakan Bolat, Cumhur İttifakı ABB Başkan adayı Turgut Altınok’un, Yenimahalle ve Altındağ’da faaliyet gösteren iş insanlarıyla, Ulucanlar Cezaevi’nde gerçekleştirdiği esnaf buluşması programına katıldı.
Rahmetli babası Şevki Bolat’ın demirci dükkanında, ilkokul yıllarında tatillerde demircilik yaptığını, pazarda tabak sattığını anlatan Bolat, lise ve üniversite yıllarını da çalışarak geçirdiğini söyledi. Yaklaşık 42 yıllık okul ve iş hayatının, çıraklıktan Ticaret Bakanlığı’na kadar iş dünyasının içinde geçtiğini bildiren Bolat, bakanlığın faaliyetleri hakkında bilgi verdi.
“Yarın Türkiye’nin 2023 yılı milli geliri açıklanacak”
Bolat, yarın Türkiye’nin 2023 yılı milli gelirinin açıklanacağını duyurarak, “Türkiye’nin 2002 yılı sonundaki milli geliri 238 milyar dolardı. Yarın 1 trilyon doların üzerinde bir milli gelir rakamı göreceğiz. Çünkü, 3. çeyrek sonunda milli gelirimiz 1 trilyon 70 milyar dolardı zaten yıllıklandırılmış olarak inşallah bunun da üzerinde bir rakam göreceğiz. Kişi başına milli gelir 2002 yılında 3 bin 608 dolardı, yarın inşallah 13 bin dolara yakın kişi başına milli geliri göreceğiz. Çünkü, 9. ay sonunda açıklanan 12 aylık milli gelir, 12 bin 670 dolardı inşallah 13 bin doları da geçecek. Orta Vadeli Program sonunda bu rakamları 14 bin dolar-15 bin dolar seviyelerinde görmek mümkün olacak.” diye konuştu.
Türkiye’de 1980’de 1000 adet ihracatçı, 25 bin şirket ve esnaf sayısının da 1 milyonun altında olduğunu anımsatan Bolat, o dönemde 5 tarım ürününe dayanan ihracatın da 2 milyar 900 milyon dolar olduğunu hatırlattı. 2002 yılı sonunda ise 35 bin ihracatçı ile 36 milyar dolarlık ihracat yapıldığını kaydeden Bolat, 2022 yılında ise 140 bin ihracatçıyla 256 milyar dolarlık ihracat gerçekleştiğini belirtti. Şu anda ilk 2 ayın sonunda bu rakamın 258 milyar dolara yükseldiğine işaret eden Bolat, yıl sonunda ise 267 milyar doların yakalanmasının hedeflendiğini vurguladı.
Bolat, 2002 yılında Türkiye’de istihdam rakamının 19 milyon olduğuna değinerek, 2023 yılı Aralık ayı istihdam rakamının 32 milyon istihdam olarak açıklandığını ve 21 senede 13 milyonluk net istihdam artışının sağlandığına dikkati çekti.
“Adada yaşamıyoruz, dünyada ne olursa bizi de etkiliyor”
Her darbenin, Türkiye ekonomisine sekte vurduğunun altını çizen Bolat, 2008-2009’da dünyanın büyük bir ekonomik kriz yaşadığını söyledi. 2018’de Rahip Brunson kriziyle, Türkiye’ye döviz kurunda büyük bir saldırı yapıldığını vurgulayan Bolat, “2020’de 100 yılda bir olan pandemi krizini yaşadık, 100 bin insanımız öldü. Dünya Sağlık Örgütü’nün gayri resmi açıklamalarına göre, 20 milyon kişi öldü. Dünya ekonomisi, bir sene büyük bir gerileme kaydetti. Biz adada yaşamıyoruz, dünyada ne olursa bizi de etkiliyor.” şeklinde konuştu.
Bolat, Gezi olaylarıyla da Türkiye ekonomisine büyük bir darbe vurulduğunun altını çizerek, “17-25 Aralık emniyet, yargı darbe girişimi, 15 Temmuz 2016 askeri darbe girişimi yapıldı. Ama bu aziz millet bütün bu girişimleri, Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde başarıyla püskürttü. Cumhur İttifakı büyük bir dayanışma gösterdi. AK Parti, MHP, Büyük Birlik Partisi ve diğer partilerle bir dayanışma gösterildi.” değerlendirmesinde bulundu.
“Ankara, 5 yılda bir şey görmedi”
Bir ülkede huzur, güven ve siyasi istikrarla ekonomik gelişimin olacağına işaret eden Bolat, şöyle devam etti:
“25 yılda Ankara, dünya başkenti bir şehir haline geldi. Ama son 5 yılda ne oldu? Ankara, 5 yılda bir şey görmedi, 5 yıl kaybetmedi yapılmayan işlerden dolayı 10 yıl kaybetti. Hem iş yapılmadı, hem yapılanlar geriye gitti. Şimdi önümüzde 31 Mart’ta çok önemli bir fırsat var. 5 yıl, Ankara tekrar gelişecek, parlayacak, bir yıldız şehir halinde yükselecek mi mahalli iradeler bu konuda çok önemli. Merkezi hükümetle beraber bunu başarabilir. ‘Engelleniyoruz’ külliyen yalan. Bütçeden aldıkları paralar, bütçenin artmasıyla beraber, çok daha fazla hale geldi. Ama bol reklam, konser, kişisel reklam için yapılan sosyal medya harcamalarıyla paralar gitti.”
Bolat, son 5 yılda Türkiye’nin bütün hastanelerinin, okullarının yenilendiğini, 76 üniversiteden 210 üniversiteye çıkıldığını bildirerek, “Onun için değerli Ankaralılar, oyunuzu kullanırken bu gerçekleri asla unutmamak lazım. Kendinizin, ailenizin, çocuklarınızın, torunlarınızın, çevrenizin, komşularınızın, işinizin geleceğine oy vereceksiniz.” dedi.
“Herkes vicdanının, kalbinin ve aklının sesini dinleyecek, oyunu kullanacak”
Turgut Altınok’un yılların belediyecisi, şehir plancısı ve şehircilik uzmanı olarak, Keçiören’deki çok başarılı belediyecilik faaliyetinin ortada olduğuna işaret eden Bolat, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bunlara bakın, oy verirken hem kalbinizi, hem vicdanınızı, aklınızı dinleyin ki, ‘ben Ankara’nın geleceği, işimin geleceği için ailemin geleceği için Turgut Altınok’u seçeceğim’ demenizi bekliyoruz. Size güveniyor ve inanıyoruz. Bu anlamda, fuarcılıkta, savunma sanayisinde, tarımda, sanayide Ankara’mız yeniden bir yıldız gibi parlayacak. Merkezi hükümetimizin yaptıklarıyla Ankara bir ihracat şehri oldu. 11 milyar dolar 2023 ihracatı var Ankara’nın, mal ihracatında. Savunma sanayisinin merkezi oldu. Türkiye dünyada savunma sanayisinde ilk 6 ülkenin arasına giriyor artık. 100’e yakın yabancı bakanla görüştüm şu 9 ayda. Her birinden sitayişle sözler işitiyorum. ‘Türkiye çok başarılı, ekonomide güçlendi. Savunma sanayisinde çok başarılı.’ Bu büyük bir prestij. Ankara da bu işin merkezi oldu. Hizmetlerde, sağlık turizminde Ankara merkez oldu.”
Bolat, Ankara’nın ve Türkiye’nin, geleceği için oy kullanırken iyi düşünmesi gerektiğinin altını çizerek, yapılanların ve yapılmayanların, kimin güven verip, kimin vermediğinin mukayese edilmesi gerektiğini vurguladı. Türkiye’deki bütün vatandaşların kararlarına saygılı olduklarını dile getiren Bolat, “Sonuçta, herkes vicdanının, kalbinin ve aklının sesini dinleyecek, oyunu kullanacak. Allah’ın izniyle 31 Mart akşamı biz de Ankara’da olarak Sayın Turgut Altınok’un Ankara Büyükşehir başkanı olacağına, Altındağ’da ve diğer ilçelerde Cumhur İttifakı üyelerinin adaylarının sizlerin oylarıyla kazanacağına yürekten inanıyoruz.” diye konuştu.
“Esnaf başına limit 750 bin liraya çıkarıldı”
AK Parti iktidarı döneminde esnafın iş imkanlarının büyüdüğünü, esnafa verilen desteklerin arttığını, 21 yılda 450 milyar lira sübvansiyonlu destek verildiğini anımsatan Bolat, sözlerini şöyle tamamladı:
“Bugün için de şu müjdeyi vermek istiyorum. Esnaf başına limit daha önce 500 bin liraydı, birkaç ay önce 650 bin liraya çıkarılmıştı, bugün söylüyorum 750 bin liraya çıkarıldı. Yüzde 25,5 maliyetle piyasa rayiçlerinden çok çok aşağıda maliyetle, 5 yıl vadeli 300 milyon liralık TESKOMB üzerinden esnafa finansman destek kredisi yarın sabah itibarıyla hazırdır, kullanabilirsiniz hayırlı olsun.”
“Ankara’mız yeni bir döneme giriyor”
Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran da konuşmasında, kişi başına milli gelirde Gayrisafi Yurtiçi Hasıla’nın yüzde 9 payının Ankara’da olduğunu belirterek, “Kişi başına milli gelirde 2022 rakamlarını veriyorum, 11 bin 600 dolar Türkiye geneli milli gelirimiz, Ankara’nın yaklaşık 14 bin, 13 bin 900 dolar civarlarında.” dedi.
Savunma sanayisinin katkısıyla kişi başı milli gelirde çok farklı bir Ankara’nın olduğunu dile getiren Baran, şunları kaydetti:
“Şimdi Ankara’mız yeni bir döneme giriyor. Bundan sonraki süreçte, Ankara’nın evladı bir kardeşimiz bu yarışın içerisinde. Bizlere düşen de bu kardeşimize elimizden geldiği kadar destek vermek. Hep beraber başkanımızın yanındayız. ATO yönetimi olarak da bundan sonraki süreçte bir derdimiz, sıkıntımız, problemimiz olduğunda başkanımızın yanında olacağından hiç şüphemiz yok. İnşallah hayırlı bir sonuç bekliyoruz hep beraber. Çıkacak sonuç şehrimiz için de, ülkemiz için de hayırlara vesile olur diyorum.”
]]>Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), Beştepe’de bulunan 6 bin 545 metrekarelik atıl spor alanını yeniden Başkente kazandırdı. BelPa Kafe ve Spor Kompleksi’nin açılışını gençlerle birlikte yapan ABB Başkanı Mansur Yavaş, “Buna benzer kafeleri sizler için çoğaltacağız. İnternetiyle, altyapısıyla her şey sizler için hazır olacak. Sizden istediğimiz tek şey okullarınızda başarılı olmanız” dedi.
Ankara Büyükşehir Belediyesi, Başkentteki yeşil alan ve sosyal tesislerin sayısını artırırken kullanılmadığı için zamanla bakımsızlıktan atıl hale gelen alanları da kente kazandırmaya devam ediyor. Büyükşehir Belediyesi, Beştepe’de bulunan atıl durumdaki spor tesisinde gerçekleştirdiği kapsamlı yenileme ve bakım-onarım çalışmalarını tamamlayarak, BelPa Kafe ve Spor Kompleksi’ni Ankaralıların hizmetine sundu.
Kapsamlı yenileme ve bakım-onarım çalışmalarının ardından tesisin açılışını, Başkan Yavaş ve Başkentli gençler birlikte ‘hatır kahvesi’ içerek yaptı. Açılışa Yavaş’ın yanı sıra Ankara Kent Konseyi (AKK) Başkanı Halil İbrahim Yılmaz, Başkent Gençlik Meclisi Başkanı Halil Ecer ve üyeleri ile CHP’nin Etimesgut Belediye Başkan Adayı Erdal Beşikçioğlu katıldı.
Gençlerin alkışları eşliğinde konuşan Yavaş, BelPa Kafe’nin herkese hayırlı olması temennisinde bulunarak, Kızılay’da bir kütüphane ve birkaç metro istasyonunda da gençlere ve öğrencilere yönelik mekanların hizmete açılacağını duyurdu. Büyükşehir Genç Akademi Kafe Sıhhiye’nin de gençler için hizmette olduğunu hatırlatan Yavaş, şunları söyledi:
“SİZDEN İSTEDİĞİMİZ TEK ŞEY OKULLARINIZDA BAŞARILI OLMANIZ”
“Buna benzer kafeleri sizler için çoğaltacağız. İnternetiyle, altyapısıyla her şey sizler için hazır olacak. Sizden istediğimiz tek şey okullarınızda başarılı olmanız, bir an evvel okullarınızı bitirip, güzel meslekler yapmanız ve inşallah hem kendinize hem ailenize hem de ülkemize faydalı olmanız. Hayırlı uğurlu olsun.”
ASLINA UYGUN OLARAK YENİLENDİ
Atatürk Orman Çiftliği sınırlarındaki 1. Derece Doğal ve Tarihi Sit Alanı olan arazinin 6 bin 545 metrekarelik kısmında bulunan ve yıllardır kullanılmadığı için atıl duruma gelen spor tesisinde yapılan yenileme çalışmaları tamamlandı. Kullanılamaz halde olan halı sahalar, soyunma odaları ve kafeterya, aslına uygun olarak ve fonksiyon değişikliği yapılmadan yenilendi.
ÖĞRENCİLER İÇİN DERS ÇALIŞMA, VATANDAŞLAR İÇİN KİTAP OKUMA ORTAMI
Ankara Atatürk Anadolu Lisesi ile Ankara Atlı Spor Kulübü yakınlarındaki tesis, ABB ekiplerinin yaptığı çevre düzenlemelerinin ardından kullanıma açıldı. Alanda bulunan yaklaşık 170 metrekarelik kafe alanı da yenilenerek, okuma köşeleri ve açık oturma alanları oluşturuldu. Tesiste öğrencilere sessiz ve huzur içinde ders çalışma, vatandaşlara ise kitap okuyup keyifli vakit geçirebilecekleri konforlu bir ortam sağlanıyor.
GENÇLERDEN YAVAŞ’A TEŞEKKÜR
BelPa Cafe’nin açılışına katılan gençler duygu ve düşüncelerini, şu sözlerle dile getirdi:
-Sayime Özdemir: “Antalyalıyım, yeşil doğa ile iç içe ortamlara öğrencilik sürecinde Ankara’da iken çok özlem duyuyorum. Böyle yerler de aradığımız yerler çünkü hep kapalı havasız ortamlarda kalıyoruz. Burası şu an bizim için çok güzel bir alan oldu. Yemekler de çok lezzetli haliyle ben çok beğendim.”
-Çağla Baş: “Çok keyifli bir ortam. Böyle bir açılışın olması özellikle öğrenciler için faydalı olacaktır. Mansur Başkan her zaman öğrencilerin yanında biz de onun yanındayız.”
-Hazal Zeybek: “Balıkesir Kazdağları’ndan geliyorum ben de. Yeşil alana ihtiyacımız vardı. Gençlere hitap eden bir yer olduğunu düşünüyorum. Mansur Başkan’ı çok seviyoruz ve gençlere yönelik böyle şeyler yapması bizi çok mutlu ediyor.”
-Buse Koca: “Burayı çok beğendim. Yeşillikler içerisinde çok güzel, çok hoşuma gitti. Burayı bize açmış olduğu için Mansur Başkan’a ve Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne çok teşekkür ederiz.”
-AKK Başkent Gençlik Meclisi Başkan Yardımcısı Ege Dinç: “Bugün burada bir hatır kahvesi içmek istedik. Gençlerin Mansur Başkan’la olan iletişimlerini ve ilişkilerini hatırlandırmak için bir hatır kahvesi etkinliği düzenlemek istedik. Kahvemiz sıcak, sohbetimiz güzel hatırı da 40 yıl olsun inşallah.”
]]>
Ankara Sanayi Odası Şubat ayı Meclis Toplantısı, Zafer Çağlayan Meclis Salonu’nda gerçekleştirildi. Toplantıda sanayicinin sorunları, Ar-Ge çalışmalarına verilen destekler, dijitalleşme, döviz kuru, kredi kartı limitleri, işgücü sıkıntısı ve Merkez Bankası’nın faiz politikası konuları masaya yatırıldı. ASO Başkanı Ardıç, gündemlerinde Merkez Bankası Başkanı değişikliği sonrası sıkılaştırma politikalarının devam edip etmeyeceği ve yerel seçimler olduğunu söyledi. Kızıldeniz’de yaşanan gerginlikler dolayısıyla tedarik zincirinin kırıldığını belirten Ardıç, gelişmiş ekonomilerde enflasyonun beklentilerin üzerinde kalmasının risk ve belirsizlik algısını yüksek tuttuğunu ifade etti.
“Dünyada makroekonomik değişkenlikler büyümeyi zayıflatmaktadır”
Küresel ekonomide sıkılaştırıcı politikaların da etkisiyle her geçen gün ekonomik yavaşlama sinyalleri ve uluslararası ticarette zayıflamalar olduğuna işaret eden Ardıç, “Dünyada ve ülkemizde makroekonomik değişkenleri olumsuz yönde etkileyerek büyümeyi zayıflatmaktadır. Son gelen büyüme verileri Japonya ve İngiltere’nin teknik olarak resesyona girdiğini gösterirken, Japonya’nın resesyona girmesiyle dünyanın en büyük üçüncü ekonomisi unvanını Almanya aldı” diye konuştu.
Merkez Bankasının geçen hafta faiz artışı döngüsünü sonlandırarak, yüzde 45 seviyesinde bıraktığına dikkati çeken Ardıç, gelecek dönemde de enflasyondaki gelişimin çok yakından takip edilerek, uygun politika seçeneklerinin kararlılıkla uygulanmasını beklediklerini bildirdi.
“Fiyatlama davranışında ciddi irrasyonel bir durum söz konusu”
Enflasyonla mücadelenin kararlılıkla devam ettirilmesi gerektiğini dile getiren Ardıç, şunları kaydetti:
“Aksi halde bu zamana kadar katlandığımız maliyetlerin boşa gitme ihtimali bulunmaktadır. Acı tecrübelerimiz göstermiştir ki enflasyonu kontrol altına almadan attığımız adımlar maalesef makroekonomide dengelenmeyi sağlayamıyor. Mevcut durumda parasal aktarım mekanizması iç tüketimi kıramıyor. Gelişmiş ülkelerin merkez bankaları faiz politikası ile bunu rahatça kırıp enflasyonu aşağıya çekebilirken, biz çekemiyoruz. Fiyatlama davranışında ciddi irrasyonel bir durum söz konusu.”
“Maliye politikasında yeterince sıkılaştırma yapılamadığını görüyoruz”
İç tüketimin söz konusu faiz seviyesine göre görece yüksek seyrettiğini belirten Ardıç, “Hem arz, hem talep kaynaklı enflasyonist etkiler var olmaya devam ediyor. Sıkı para politikasıyla enflasyonun talep tarafıyla mücadele edilmeye çalışılırken, sıkı maliye politikasının da bu sürece eşlik etmesi gerekmektedir. Fakat maliye politikasında yeterince sıkılaştırma yapılamadığını görüyoruz. Diğer taraftan para politikasında ne kadar sıkılaştığımız da tartışmalı” ifadelerini kullandı.
“Verimsiz harcamaların azaltılması iş dünyası olarak beklentimizdir”
Türkiye’nin para arzının yıllık yaklaşık yüzde 65’in üzerinde artışa devam ettiğini söyleyen Ardıç, “Gelir artırıcı vergisel tedbirler yürürlüğe konulurken, harcama azaltıcı tedbirleri maalesef göremediğimizi belirtmek isterim. Kamu harcamalarının rasyonel gerekçelere dayanan, etkinlik ve verimlilik çerçevesinde gözden geçirilmesi ve bir plan dahilinde verimsiz harcamaların azaltılması iş dünyası olarak beklentimizdir” ifadesini kullandı.
Enflasyonla mücadelede refah artışı ve sürdürülebilir bir büyüme için tek başına para politikasının yeterli olmadığını belirten Ardıç, bütünsel bir politika tercihinin ortaya konması gerektiğini dile getirdi.
“Yatırımların gayrisafi milli hasıla içindeki payı azalıyor”
Sanayicilerin mevcut ortamda orta ve uzun vadeli plan yapmakta zorlandığını anlatan Ardıç, yüksek enflasyon ve kredi maliyetlerinin yatırım iştahını azalttığına işaret ederek, şunları kaydetti:
“İş dünyasının uzun ve orta vadeli, dengeli bir strateji belirleyebilmesi için makroekonomik istikrarın ve güvenin sağlanması şarttır. Sıkı para politikasının getirdiği yüksek faiz maliyetleri nedeniyle yatırımlarda problem yaşıyoruz. Yatırımların gayrisafi milli hasıla içindeki payı azalıyor. Rekabet ettiğimiz ülkelerle karşılaştırdığımız zaman işçilik maliyetlerimiz yukarıda kalıyor. Asgari ücretin işverene maliyeti bin dolar seviyesine geldi. Bu durum yeni ihracat pazarlarına girişimizi zorlaştırıyor. Sanayimiz ağırlıklı olarak ithalata dayalı ihracat yaptığı için önümüzdeki dönemde bilançolarda gerekli döviz pozisyonuna ulaşamayacağız.”
“Kredi kartı ödemelerinde 500 bin lira sınırı konulması zorlamaktadır”
Sanayicilerin karşılaştığı sorunları dile getiren Ardıç, vergi ödeme sistemine dikkati çekerek, “Devletimizin toplumun ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla toplayacağı vergileri ödemek, biz mükelleflerin temel yükümlülüğüdür. Bu görev ve sorumluluktan kaçmıyoruz. Kredi kartının çok yaygın olarak kullanıldığı bu dönemde vergilerimizi kredi kartıyla ödememizden doğal bir durum yoktur. Ancak kredi kartı ödemelerinde 500 bin lira sınırı konulması yüksek enflasyon ortamında biz mükellefleri zorlamaktadır” ifadelerine yer verdi.
“EYT düzenlemesiyle ciddi bir işgücü sıkıntısı yaşanıyor”
Hazine ve Maliye Bakanlığından taleplerinin söz konusu kredi sınırının kaldırılması olduğunu belirten Ardıç, şöyle konuştu:
“Bu yapılamıyorsa da rakamın enflasyona göre güncellenmesi ve banka kartı ile ödemenin de sadece kamu bankaları üzerinden değil tüm bankalara yaygınlaştırılmasıdır. Değinmek istediğim bir başka konu da çalışma saatlerinin azaltılmasına yönelik bir düzenleme yapılacağı yönünde kamuoyuna yansıyan haberler. Sanayide hem beceri uyuşmazlığı nedeniyle hem de EYT düzenlemesiyle zaten ciddi bir işgücü sıkıntısı yaşanıyor. Mesai saatlerinin azaltılmasına yönelik bir düzenleme yapılması durumunda işçisizlik sorunu yaşarken bir de ilave işgücü ihtiyacı ortaya çıkacak. Alınacak kararda bu durumun dikkate alınacağını düşünüyorum.”
“İhracatçılar olarak öz eleştiri yapmak zorundayız”
İhracatta rekabet üstünlüğünü sağlayan tek faktörün kur artışları olmadığına işaret eden Ardıç, “Biz ihracatçılar olarak öz eleştiri yapmak zorundayız. Şapkamızı önümüze koyup düşünmeliyiz. Kur ile bir yere kadar avantaj sağlanırken, rekabetçi bir ihracat yapısına kavuşmak için faktör verimliliği, üretim faktörlerinin kalitesi, doğru ve uygun sanayi politikası, yerli ara ve sermaye malı kullanımı, öngörülebilirlik ve ölçek gibi unsurlarla gerçek anlamda rekabetçi bir yapıya ulaşılır” açıklamalarında bulundu.
Ar-Ge çalışmaları istenilen seviyede değil
Ar-Ge, dijitalleşme, inovasyon ve patent gibi konulara dikkati çeken Ardıç, “Türkiye’nin Ar-Ge harcamaları açısından uluslararası arenada rekabet edebilir bir konumda olması, ekonomik kalkınma ve sürdürülebilir büyüme açısından kritik öneme sahiptir. Ancak, mevcut veriler Türkiye’nin bu alanda henüz istenilen seviyede olmadığını göstermektedir” diye konuştu.
“Patent ve bilimsel makale sayıları sırlamasında OECD ülkeleri içerisinde son sıradayız”
Gayrisafi yurt içi hasıla içerisinde Ar-Ge harcaması oranının 2021 yılında yüzde 1.40, 2022 yılında ise yüzde 2.32 seviyesine gerilediğini anlatan Ankara Sanayi Odası Başkanı Seyit Ardıç, şu ifadelere yer verdi:
“Türkiye’nin Ar-Ge’ye ayırdığı pay ise Avrupa Birliği ortalamasının altında kalıyor. Diğer taraftan kişi başına patent ve bilimsel makale sayıları sıralamasında yine OECD ülkeleri içerisinde son sıradayız. Avrupa Patent Ofisi 2022 raporuna göre 1 milyon kişi başına düşen patent başvurusunda dünyada ilk sırayı bin 31 ile İsviçre alırken, ülkemiz 6,4 ile 42. sırada. Ülke olarak almamız gereken çok yol var.”
“Küresel İnovasyon Endeksi 2023 raporunda ülkemiz 39’uncu sıraya düştü”
Dijitalleşmede daha fazla yatırım yapılması gerektiğini belirten Ardıç, “Ülkemiz Dünya Dijital Rekabet Gücü sıralamasında 64 ülke arasında 2020 yılında 44. sıradayken, geçen yıl 53. sıraya geriledi. İnovasyon, yeni fikirlerin, teknolojilerin ve süreçlerin geliştirilmesini sağlarken, sanayi bu fikirleri hayata geçirerek ekonomik büyümeyi ve toplumsal refahı destekler. Lakin Küresel İnovasyon Endeksi 2023 raporunda ülkemiz, bir önceki yıla göre 2 basamak gerileyerek 132 ülke içinde 39’uncu sıraya düştü.”
“Çalışanlarımızı her gün şehrin doğusundan batısına taşıyoruz”
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ile sanayicinin sorunlarını her zaman konuştuklarını dile getiren Ardıç, problemlerini şöyle anlattı:
“Yağmur sularının Ankara Çayı’na deplasesi konusunda destek olacağınızı biliyor ve sizden bugün sözünü almak istiyoruz. Sanayi bölgelerinin oluşmasında yerel idarenin rolü her geçen gün daha büyük önem kazanmaktadır. Özellikle kuruluş, yer seçimi, planlama, kentsel hizmetlere ilişkin önemli süreçlerde belirleyicidir. Yerel yönetimlerin desteği, yeni sanayi bölgelerinin kurulmasına, sanayinin disipline edilmesine ve az gelişmiş bölgelerde yaygınlaştırılmasına önemli katkılar sağlamaktadır. Sanayimiz Eskişehir ve İstanbul yolu akışında batıya doğru gelişiyor. Ne var ki çalışanlarımızı her gün şehrimizin doğusundan batısına taşımak zorunda kalıyoruz.”
“Yeni bir ‘Ankara Çayı’ yapmamız gerekecek”
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ise yaptığı konuşmada, tüm organize sanayi bölgelerinin asfaltlarını tamamladıklarını kaydetti. Atatürk Orman Çiftliği’nden akan suyun tüm kapasitesiyle aktığına dikkati çeken Yavaş, “Ankara’nın içerisinden gelen İncesu dereleri karışamadı ve geri tepmeye başladı. Geri tepince Sıhhiye’den su çıkmaya başladı. Bizim Ankara Çayı haricinde yeni bir ‘Ankara Çayı’ yapmamız gerekecek” diye konuştu.
“18 milyon nüfusa yetecek imar verilmiş”
Çayyolu bölgesinin yüksek binalar ile beton tarlası olduğunu savunan Yavaş, şöyle konuştu:
“18 milyon nüfusa yetecek imar verilmiş. İmarını alan dağın tepesine binasını yapıyor ve kendisine alt yapı istiyor. İstediği yere alt yapıyı götürmek binadan daha pahalıya mal oluyor. Bu tür binalar yerleştiği zaman bunların atıkları nereye gidecek? Bu iklim değişikliği nedeniyle büyük tedbirler almamız gerekiyor.”
Yavaş, konuşmasının ardından ASO Meclis Üyelerinin sorularını yanıtladı. – ANKARA
]]>ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Bangladeş’in Ankara Büyükelçisi M. Amanul Haq’ı makamında konuk etti. Baran, Büyükelçi Haq’ın ziyaretinden duyduğu memnuniyeti ifade ederek, Bangladeş ile ilişkilerin ortak tarih, kültür ve değerler ekseninde sağlam temellere dayandığını belirtti. Baran, “Bangladeşli kardeşlerimizin Osmanlı-Rus savaşında Kalküta’nın camilerinde ordumuz için dualar ettiklerini, Milli Mücadele sırasında da maddi ve manevi destek verdiklerini unutmadık ve her zaman minnetle andık” diye konuştu.
İki ülkenin ihtiyaç duyulan her zaman birbirlerine karşılıklı yardım ve destekte bulunduğunu kaydeden Baran, Bangladeş’in asrın felaketi 6 Şubat depreminin ardından destek veren ülkeler arasında yer aldığını belirterek, teşekkür etti. İki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin 50. yılı olduğunu hatırlatan Baran, Türkiye’nin Bangladeş’ten jüt ipliği, hazır giyim, triko ve seramik gibi ürünler ithal ettiğini, bunun karşılığında da pamuk, tekstil makineleri, demir-çelik, inşaat malzemeleri ve elektronik cihazlar ihraç ettiğini kaydetti. Türkiye’nin Bangladeş’e ihracat kalemlerinden birinin de Türk dizileri olduğunu belirten Baran, ülkeler arasındaki ilişkilerin ilerlemesinde Türkiye’de eğitim gören Bangladeşli gençlerin rolünün büyük olduğunu söyledi. Baran, Türkiye ile Bangladeş arasındaki ticari ilişkilerin savunma sanayii ürünleri alanında da geliştiğini söyledi.
“İlişkilerimizdeki yakınlık dikkate alınırsa Bangladeş ile mevcut rakam yeterli değil”
Bangladeş’in Türkiye’nin Güney Asya’da Hindistan’dan sonraki en büyük ticari partneri olduğunu, iki ülke arasındaki dış ticaret hacminin 1 milyar dolar eşiğini geçtiğinin altını çizen Baran, şunları söyledi:
“Bangladeş bizim için önemli bir ülke. Geleceğine güveniyoruz. Ticaret Bakanlığımızın hedef ülkeler stratejisi çerçevesinde yayınladığı ülke listesinde Bangladeş’in de adı var. İlişkilerimizdeki yakınlık dikkate alınırsa Bangladeş ile mevcut rakam yeterli değil. Bu rakamı Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın işaret ettiği 3 milyar dolar seviyesine yükseltmek için Ankara Ticaret Odası olarak çalışmaya, dış ticaretimizi her iki ülkenin de lehine olacak şekilde geliştirmeye hazırız.”
“Hedefe ulaşabilmek için iş birliği imkanlarını görüşmek üzere buradayım”
Büyükelçi M. Amanul Haq da, iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari ilişkileri geliştirme konusunda görüş alışverişinde bulunmak üzere Ankara Ticaret Odası’nı ziyaret ettiklerini belirterek, “Güven mektubu sunduğumda Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan bana, iki ülke arasındaki ticaret hacmi için 3 milyar dolar hedefini göstermişti. Bu hedefe ulaşabilmek için iş birliği imkanlarını görüşmek üzere buradayım” dedi.
Büyükelçi Haq, ticari ilişkileri geliştirmek için Bangladeş Ticaret Odası’nın Türkiye’yi ziyaret edebileceğini belirtti. Haq, Bangladeş’in Türkiye’de yaşanan Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin ardından milli bayramı ve yeni yılı kutlamak yerine bu organizasyonlar için ayrılan kaynağı Türkiye’ye deprem yardımı olarak gönderdiğini kaydetti. Büyükelçi, 15 Temmuz darbe girişimine karşı ilk tepki gösterenler arasında Bangladeş Başbakanı Şeyh Hasina’nın da yer aldığını hatırlattı. Ankara’yı turistik bir destinasyon olarak da gördüklerini anlatan Büyükelçi Haq, Bangladeş’ten gelen misafirlerini Ankara ve çevre illerde gezdirdiğini ve onlar için de anlam ifade eden Hacı Bayram-ı Veli Camii ve Türbesi’ni ziyaret ettiklerini kaydetti.
Görüşmede ATO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Temel Aktay da yer aldı. – ANKARA
]]>Ankara 21. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya tutuklu sanıklar Şeker ve Karakurt ile taraf avukatları katıldı.
İddianamenin özeti ve kimlik tespitinin ardından sanıklara söz verildi.
Sanık Osman Şeker, geçimini çiftçilik yaparak sağladığını belirterek şunları söyledi:
“Bir aile şirketiydik üç dört yerimiz vardı. Şu an benim elimde hiçbir şey yok. Levent İşçen ve ailesi beni çok perişan ettiler. Telefonlarda kayıtlarım var. Levent İşçen devlet takip ediyor diye sürekli telefon değiştirmemiz gerektiğini söyledi. Hazine arazisi satın alma, kiralama gibi şeyler vardı. O yüzden ‘takibe takılıyoruz’ dediler. Bürolarının yerlerini sürekli değiştirdiler. Ben Ankara’daki bürolara gittikçe haftaya gel diyorlardı. Ben bunlara para verirken borç vermedim. Ben arazilerimi, tırpanlarımı satarak o parayı kazandım ve talep ettikleri parayı vermeye devam ettim. Elimde hiçbir şey kalmayana kadar dedikleri şartları yerine getirdim.”
“Derdim silah gösterip korkutmaktı”
Ankara’ya araba satın almak için olayın gerçekleştiği günden bir gün önce Salih Karakurt ile geldiklerini anlatan sanık Şeker, “Salih’e Ankara’dan araba alacağız dedim. Birlikte yola çıktık. Olay günü Levent’in yanına gittim, paramı istedim. ‘Neden benden para istiyorsun da diğer ortağımdan istemiyorsun?’ dedi. Tartışma çıktı, boğuşma sırasında silah patladı. Tek derdim silah gösterip korkutmaktı. Levent’i vurmak istesem daha önce vururdum.” dedi.
Sanık Karakurt ise olay esnasında Levent İşçen’i görmediğini ve Ankara’ya ilk kez geldiğini öne sürdü.
Öğle saatlerine doğru Levent İşçen’in bürosuna gittiklerini aktaran sanık Karakurt, “Parayı alıp, arabayı aldıktan sonra gidecektik. Ben uyuyordum silah sesine uyanıp arka tarafa baktım. Osman ara sokağa doğru koşmaya başladı, bana sadece ‘dolandırıldım’ dedi. İsim vermedi. ‘Tartışınca silah patladı’ dedi. Silah sende ne gezer dedim. ‘Vardı işte’ dedi. Silahı ben hiç görmedim.” ifadelerini kullandı.
Mahkeme heyetinden söz alan maktulün eşi Zehra İşçen ise Osman Şeker’in yalan söylediğini, Şeker’in yanlarına silahla gelerek, “3’e kadar sayıyorum, sizi öldüreceğim” dediğini iddia ederek şikayetçi olduğunu belirtti.
Mahkeme, beyanların ardından tanıkların dinleneceğini bildirdi.
“Bizden para aldı fakat hiçbir geri dönüş yapmadı”
Tanık olarak dinlenen sanık Şeker’in oğlu M.Ş. ise babasının devlet hazinesinden mera arsası alacağı vaadiyle karşı tarafla çalışmaya başladığını söyledi. M.S, “Sürekli biz hesap dışı olarak elden bu kişilere para götürdük. Ben de bizzat kendim götürdüm. Karşı taraf şu ada parseli alıp size kiralayacağız, hayvan çiftliği yapacaksınız diye bizden para aldı fakat hiçbir geri dönüş yapmadı.” ifadelerini kulandı.
Sanık Şeker’in eski çalışanı C.A. ise çalıştığı dönemde Levent İşçen ile Osman Şeker arasında hiçbir husumet bulunmadığını belirtti. Konya’da tarım arazisi alınması için İşçen’in ofisine para götürdüklerini belirten C.A. hiçbir arazi alınmadığını aktardı.
Sanık ve tanık beyanlarının ardından ara kararını açıklayan mahkeme, sanıkların tutukluluk halinin devamına hükmederek duruşmayı, 8 Mayıs’a erteledi.
Olayın geçmişi
Ankara Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, 6 Eylül 2023’de Aziziye Mahallesi Cinnah Caddesi’nde Levent İşçen’i silahla vurduktan sonra kaçan Şeker’in Konya’da olduğunu belirlemişti.
Polis ekipleri, Şeker’in silahlı saldırıyı gerçekleştirmek için Ankara’ya gelirken kullandığı aracın plakasını da tespit etmişti. Şeker ile kendisine yardım ettiği ileri sürülen Karakurt Konya’da yakalanmıştı.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, sanıklar hakkında “tasarlayarak kasten öldürme” suçundan iddianame düzenlemişti.
]]>Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, Kalecik’te Seçim Koordinasyon Merkezi’nin (SKM) açılışına katıldı. Yavaş, “Rakibim bir ay önce ‘Ben Başkent Kart çıkaracağım. İçine para yükleyeceğim’ diye bunu proje olarak anlatmaya başladı. Üç yıldır yapıyoruz halbuki. Şimdi de proje tanıtımında adını Ank Kart olarak değiştirmiş. Ben Başkent ismiyle gurur duyuyorum. Başkent ismini Allah’ın izniyle hiçbirisi değiştiremeyecek. ve şimdi işi nereye getirdi? Onlar ne veriyorsa biri fazla. Ben de derim ki; kardeşim 1 Nisan’dan sonra demeyi bırak. Sen belediye başkanısın. Belediye meclisinde çoğunluk var. Geçmiş altı aya yönelik bir meclis kararı al bu ay kendi ilçende 50 bin tane bizim destek olduğumuz aile var. O arkadaşın beş bin tane kaydı varmış. Tamam razıyım. Diğerleri biz zaten hallediyoruz. O beş binle geriye dönük bir et yardımı yap doğal gaz yardımı yap. Yapmıyor” dedi.
ABB Başkanı ve CHP ABB Başkan Adayı Mansur Yavaş, bugün Kalecik Belediye Başkan Adayı Satılmış Karakoç ile Kalecik’te SKM açılışına katıldı. Yavaş, şunları söyledi:
“RAKİBİM 600 KİŞİYİ GELİR GELMEZ İŞTEN ATTI. ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ’NDE HAKKIYLA ÇALIŞIP ATILAN BİR ALLAHIN KULUNU BULAMADILAR.
Beş yıldır belediye başkanlığı yapıyoruz. Söz verdiğimiz gibi rozetimizi çıkarttık, nereden, ne kadar oy çıkmış, hiç bakmadan bütün ilçeleri gezdik. Pandemi döneminde köy köy gezdik, bütün sorunları yerinde tespit ettik. Çözmeye çalıştık. İşte işçileri işten çıkarıyorlar diye sahte liste yayınlıyorlardı televizyonlardan. Ben de dedim ki; bir Allah’ın kulunu işten çıkarmayacağım. Zaman zaman meclisi ileri geri konuştular. ‘Çıkarın bakayım. Kim çıkmış? Çıkarılan adama altına yazın ismini’ dedim. Emeğiyle çalışan hiç kimseyi işten çıkartmadık. Bunu iddia eden mecliste benim yerime vekillik eden şahıstı, kendi belediyesinden, kendi partilileri, AK Partilileri, MHP’lileri işten atan, şu andaki benim rakibimle ilgili tek kelime söylemedi. Ağzını açmadı. Rakibim 600 kişiyi gelir gelmez işten attı. Oraya bakmıyor, geliyor ‘Ankara Büyükşehir’de adam attınız’ diye. Hakkıyla çalışıp atılan bir Allah’ın kulunu da bulamadılar. Burada da bulamayacaklar. Kimsenin emeğiyle oynamayız. Ekmeğiyle oynamayız. İşleri güçleri mevcut düzen devam etsin diye korkutarak oy istiyorlar. Ben de her zaman dedim ki icraatınızla oy isteyin. Biz geçen seçim vaatlerimizde geldik. Şimdi karşınıza Allah’a bin şükür hiç kimseyi ayırmadan, ayrımcılık yapmadan herkesi kucakladığımızı bütün Ankara Kalecik biliyor. Önceliğimiz, insan sağlığı dedik. Çalışmalara başladık. Bakın Ankara’da 232 köyde açıktan akan kanalizasyon var. Kim nereye oy veriyorsa oraya öncelikli hizmet diye bir felsefe asla yapmadık. Biz insanları ayıramayız. Vicdan sahibiyiz.
“BAZI BELEDİYE BAŞKANLARI BULUNDUĞU İLÇELERİ KENDİ KAFALARININ FOTOĞRAFLARIYLA DONATTILAR. NE OLDU? SİYASETİN ÇÖPLÜĞÜNE GÖMÜLDÜLER. DEMEKKİ FOTOĞRAF ASMAKLA İŞ OLMUYOR”
Ankara içinde de görüyorsunuz. Bir minibüs bir şoför bir koruma. Kimseye kötülük etmedim ki kimden korkacağım? Ne çakarlı araç ne konvoy. Beş yıl boyunca benim bir tek fotoğrafımı görmediniz. Kendi reklamını yapmadım. Şimdi diyor ki rakibim; beş yıldır hiçbir yerde fotoğrafı yoktur diyor. Evet, Ankara halkının parasını ben reklamını kullanmıyorum. Bazı belediye başkanları bulunduğu ilçeleri kendi kafalarının fotoğrafıyla donattılar. Ne oldu? Siyasetin çöplüğüne gömüldüler. Demek ki fotoğraf asmakla iş olmuyor. Kendini o şekilde tanıtamazsın. İnsanların gönlüne girmek önemli. İşte insanların gönlüne girdiğimiz de bu kalabalıktan belli. Hep kendileri yönettikleri için biz belediye başkanlığına aday olduğumuzda şu sözlüğünü duyduk; ‘Ya küçücük bir ilçede belediye başkanlığı yaptı. Burayı yönetemez.’ Kendileri çünkü annelerinden belediye başkanı sıfatıyla doğdu. Öyle mi? Elde neler var? Ankaralı ne Mansur Yavaşlar var. Yeter ki önünü açın. İnsanları korkutup oy vermelerinin önüne geçmeyin. Yönetemez dedikleri Mansur Yavaş İngiltere’den dünya başkent belediyeleri belediye başkanı ödülünü aldı. Dünya Şeffaflık Derneği’nden şeffaflık ödülü aldı. Yaptığımız bir çok çalışma uluslararası kuruluşlarla ödüllendirildi.
Şimdi ezbere konuşuyorlar. Kendi internet sitelerinde mali durumlarına ait hiçbir şey bulamazsınız. Bizimki yayınlanıyor. Geçenlerde demiş ki; ‘Belediyeyi batırdı.’ Oradan vatandaşın biri de ‘Sen bu söylediğine kendin inanıyor musun’ demiş. Doğru söylüyor vatandaşımız. Çünkü uluslararası kredi kuruluşları var. Türkiye’nin ekonomisi hakkında da bunlar zaman zaman raporu yayınlarlar. Bu raporlara göre Türkiye’deki 30 büyükşehir içerisinde kredisi en yüksek belediye Ankara Büyükşehir Belediyesi olarak ilan edildi. Bu raporları parayla falan da yazdıramazsınız.
“RAKİBİM ‘BAŞKENT KART ÇIKARACAĞIM’ DİYE BUNU PROJE OLARAK ANLATMAYA BAŞLADI. ÜÇ YILDIR YAPIYORUZ. ŞİMDİ DE ADINI ANK KART OLARAK DEĞİŞTİRMİŞ. BEN BAŞKENT İSMİYLE GURUR DUYUYORUM”
Rakibim bir ay önce ‘Ben Başkent Kart çıkaracağım. İçine para yükleyeceğim’ diye bunu proje olarak anlatmaya başladı. Üç yıldır yapıyoruz halbuki. Şimdi de proje tanıtımında adını Ank Kart olarak değiştirmiş. Ben Başkent ismiyle gurur duyuyorum. Başkent ismini Allah’ın izniyle hiçbirisi değiştiremeyecek. ve şimdi işi nereye getirdi? Onlar ne veriyorsa biri fazla. Ben de derim ki; kardeşim 1 Nisan’dan sonra demeyi bırak. Sen belediye başkanısın. Belediye meclisinde çoğunluk var. Geçmiş altı aya yönelik bir meclis kararı al bu ay kendi ilçende 50 bin tane bizim destek olduğumuz aile var. O arkadaşın beş bin tane kaydı varmış. Tamam razıyım. Diğerleri biz zaten hallediyoruz. O beş binle geriye dönük bir et yardımı yap doğal gaz yardımı yap. Yapmıyor.”
]]>***
“Taraflar Avrupa veya Kuzey Amerika’da içlerinden birine veya birkaçına karşı yapılacak silahlı bir saldırının hepsine karşı yapılmış bir saldırı sayılacağı ve dolayısıyla böyle bir silahlı saldırının vuku bulması halinde her birinin Birleşmiş Milletler (BM) şartının 51. maddesi ile tanınan bireysel veya toplu meşru müdafaa hakkını kullanarak silahlı kuvvet kullanılması da dahil olmak üzere gerekli gördüğü her türlü tedbiri bireysel olarak ve diğer taraflarla birlikte derhal almak suretiyle saldırıya uğrayan taraf veya taraflara yardım edeceği hususunda mutabık kalmışlardır.”[1]
“Türkiye’nin, NATO Müttefiklerinin tam rızası ve anlayışı olmadan Sovyet müdahalesine yol açacak bir adım atması durumunda, NATO müttefiklerinizin Türkiye’yi Sovyetler Birliği’ne karşı koruma yükümlülükleri olup olmadığını değerlendirme şansına sahip olmadıklarını umarım anlayacaksınız.”[2] Eski ABD Başkanı Donald Trump’ın NATO’ya yönelik son tehditlerinin yarattığı şok [3] ve panik [4] halini izlemek eğlenceli olmakla birlikte son derece trajik tonlar içeriyordu. Günün teması şaşkınlıktı. Bu nedenle ABD Başkan Yardımcısı Kamala Harris sinirleri yatıştırmakla görevlendirildi. Ancak tarihi anın farkındalığını ifade etmek ve dikkatli davranmak yerine, kendisi ya da konuşma yazarları son derece sönük bir söylemi tercih etti; “Uluslararası kural ve normları savunmalıyız.”[5] Bunu tam da ABD’nin Gazze’de ateşkes çağrısı yapan bir dizi Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi kararını veto ederken ve İsrail’in bu “uluslararası kural ve normları” en kanlı ve iğrenç şekilde ihlal etmesini engellemekten tamamen aciz olduğunu kanıtladığı bir zamanda söyledi. Washington’daki yetkililer sözde ideallerini yerine getirmezken ya da getiremezken bu tür basmakalıp sözlere kim inanır?
Türkiye’nin NATO gerçeği
Türkiye-ABD ilişkilerinin 25 yıllık bir gözlemcisi olarak, Trump’ın savunma harcamalarında payına düşeni yapmayan NATO üyelerini Rusya’yla tehdit etmesinin ardından aklıma tek bir özlü söz geldi; “Peki, nasıl bir hismiş?” Açıkçası, Trump’ın tehdidinin NATO başkentlerinin çoğunda yol açtığı telaş ve endişeye hiç sempati duyamadım. Türkiye, Haziran 1964’ten bu yana NATO Anlaşması’nın tüm üyeleri eşit derecede bağlayan bir karşılıklı savunma sözleşmesi olmadığı gerçeğiyle yaşadı. 5. madde sadece Washington’ın karar vermesi halinde uygulanabilirdi. Almanya Şansölyesi Olaf Scholz’un iddia ettiğinin aksine, Türkiye NATO’nun tam olarak “hepimiz birimiz, birimiz hepimiz için”[6] olmadığını uzun zamandır biliyordu. Scholz da hiçbir tarihsel farkındalık göstermeden ve anın aciliyetine yenik düşerek, “NATO’nun yardım garantisinin herhangi bir şekilde göreceli hale getirilmesi sorumsuzca ve tehlikelidir ve yalnızca Rusya’nın çıkarınadır”[7] ifadelerini kullandı. Buna yürekten katılıyorum. Ancak eski ABD Başkanı Lyndon Baines Johnson’ın Ankara’ya gönderdiği kötü şöhretli mektup kamuoyuna yansıdığında, diğer NATO üyeleri Başkan’ın tutumunun NATO Anlaşması’nın ihlali anlamına gelebileceği veya ABD’nin kararlılığına duyulan genel güvenin bu tür duygular nedeniyle zayıflayabileceği yönünde özel bir endişe ifade etmemişlerdi. Tam tersine, Türkiye “güvenilmez” aktör olarak yaftalanmıştı ve ABD, Türkiye’nin 1974 Kıbrıs müdahalesinden sonra Ankara’ya silah ambargosu uygulayacak kadar ileri gitti.[8]
Washington’ın bu tutumu Türkiye’yi son 40 yılda kendi yerli savunma sanayisini geliştirmeye zorladı.[9] Türkiye ayrıca İsveç ve Finlandiya’nın NATO’ya katılımını diğer NATO üyelerinden taviz koparmak için bir levye olarak kullanmak zorunda kaldı çünkü NATO’da Türkiye’ye eşit meşruiyet tanınmadı. Bu tavizlerin ilgili olduğu konular – F-16 modernizasyon kitleri, İsveç ve Kanada’nın uyguladığı silah ve teknoloji ambargoları, NATO’nun hem Suriye’de hem de Avrupa’da terör örgütü PKK/SDF’ye yönelik samimiyetsiz tutumu – asla böyle bir siyasi zorlamaya ihtiyaç duyan konular olmamalıydı. Aslında bu konulardaki politikalar Washington ya da Brüksel’deki yetkililerin aklına geldiği andan itibaren hatalıydı. Eğer Washington ve diğer NATO başkentleri bu konulara mantıklı, tarafsız ve dürüst bir şekilde yaklaşsalardı, Ankara ile NATO’nun geri kalanı arasındaki ilişkiler son 10 yılda herkesin yararına olacak şekilde çok daha sorunsuz olurdu.
ABD’siz NATO mu?
Trump’ın ABD’yi NATO’dan çıkarma tehdidi de bir o kadar çılgıncaydı ve görebildiğim kadarıyla açıkça dile getirilmeyen sonuçları Brüksel’de tüyleri diken diken etti. Zira Washington’ın olmadığı bir NATO, Türkiye’yi İngiltere’yle birlikte ittifakın iki baskın askeri gücünden biri haline getirecektir. Türkiye büyük bir farkla NATO’nun en büyük 2’nci konvansiyonel ordusuna sahip ve önde gelen bir insansız hava aracı gücü olarak ortaya çıktı. Ankara önemli yerli savunma üretim kapasitelerine sahip ve son 10 yıldır Suriye, Libya ve Kafkas Dağları gibi çeşitli yerlerde Rus kuvvetleriyle karşı karşıya geldi. İlginçtir ki Trump’ın tehditleri ve Avrupa’nın askeri kapasite eksikliği hakkındaki son analizler, Türkiye hakkında kayda değer bir şey söylemekten özenle kaçınıyor. [10]
ABD’nin NATO’dan çıkmasıyla birlikte, yıllardır Türkiye’yi 2’nci sınıf bir üye olarak gören bazı NATO başkentlerinin Ankara’nın ittifak içindeki liderlik rolünün artmasını kabul etmekten başka çareleri kalmayacak. Daha önce Türkiye’nin NATO’nun Doğu Akdeniz güvenlik düzenlemelerinin lideri haline getirilmesi gerektiğini savunmuştum.[11] Ancak ABD’nin NATO’dan çıkması bir adım daha ileri giderek Türkiye’yi Orta ve Batı Avrupa’nın tüm güvenlik düzenlemelerinin lideri haline getirecektir.
Türkiye-ABD işbirliği yenileniyor mu?
Türk parlamentosunun İsveç’in NATO üyeliğini onaylamasının, diğer NATO üyelerinin Türkiye için önemli konularda attıkları telafi edici adımların ve Ankara ile Washington arasındaki son görüşmelerin ardından, birçok analist ilişkilerin yenilenmesinden bahsetmeye başladı.[12] New Jersey Senatörü Bob Menendez’in ayrılması Türkiye için Kongre atmosferini iyileştirmiş gibi görünüyor. Geçmişte Menendez’in agresif Türkiye karşıtı söylemini yineleyen New Hampshire Senatörü Jeanne Shaheen bile geçtiğimiz hafta Ankara’da olmaktan gerçekten memnun görünüyordu.[13]
Öte yandan, ABD’li yetkililerin son 10 yılda Türkiye’ye karşı attığı pek çok üzücü adım ve ABD’nin PKK’nın Suriye kolunu desteklemeye devam etmesi, ilişkilerin yenilenmesine yönelik umutların yeni gelişmelere kadar beklemesi gerektiğini açıkça gösteriyor. Sonuç olarak, kasım ayındaki ABD seçimleri yaklaşır, Rusya Ukrayna’daki konumunu iyileştirirken ve Gazze’deki çatışma azalma belirtisi göstermezken, ABD ve NATO yetkililerinin Ankara ile ilişkileri yeniden inşa etmeleri için bir fırsat penceresi açılmış olabilir. Trump odaklı kıyamet senaryolarının hiçbiri gerçekleşmese bile, aynı ABD ve NATO yetkilileri Türkiye hakkındaki önyargılarını daha rasyonel ve dengeli bir şekilde değerlendirebilirlerse daha kalıcı bir ilerleme sağlanabilir.
[1] Kuzey Atlantik Anlaşması’nın 5. maddesi.
[2] U.S. President Lyndon Baines Johnson (LBJ) to Türkiye’s President İsmet İnönü, 5 June 1964. Referans için bakınız: The Middle East Journal, Summer 1966, s. 387.
[3] https://www.nytimes.com/2024/02/15/us/politics/trump-nato-threat.html#: ~: text=News%20Analysis-,Trump’s%20NATO%20Threat%20Reflects%20a%20Wider%20Shift%20on%20America’s%20Place,segment%20of%20the%20American%20public.
[4] https://www.nytimes.com/2024/02/16/world/europe/biden-putin-navalny.html
[5] Ibid.
[6] https://www.nytimes.com/2024/02/14/world/europe/europe-nato-trump-ukraine.html
[7] Ibid.
[8] The official U.S. documents from the era make clear that Washington saw Greece as the primary impediment to a solution in Cyprus, but Türkiye was treated as the malcontent. See: https://history.state.gov/historicaldocuments/frus1964-68v16
[9] Örneğin, bakınız: Füsun Türkmen, Türkiye-ABD İlişkileri, s. 98-105; Nasuh Uslu, Türk-Amerikan İlişkileri, s. 177-179; Suha Bölükbaşı, “The Johnson Letter Revisited,” Middle Eastern Studies, Temmuz 1993, s. 505-506.
[10] https://www.nytimes.com/2024/02/14/world/europe/europe-nato-trump-ukraine.html; https://www.nytimes.com/2024/02/18/world/europe/europe-russia-munich-conference.html
[11] https://www.aa.com.tr/en/analysis-news/-turkey-s-new-regional-security-role-70-years-late/1350816
[12] https://www.aa.com.tr/en/turkiye/turkish-president-erdogan-receives-us-senators-in-ankara/3143313; https://www.reuters.com/world/us-turkey-ties-now-have-significant-momentum-senator-murphy-says-2024-02-21/; https://www.mfa.gov.tr/sayin-bakanimizin-abd-li-senatorler-jeanne-shaheen-ve-chris-murphy-yi-kabulu–20-subat-2024–ankara.en.mfa; https://carnegieendowment.org/2024/02/12/can-f-16-deal-revive-turkish-american-partnership-pub-91606
[13] https://www.aa.com.tr/en/world/interview-us-senator-lauds-positive-relations-with-very-important-ally-turkiye/3144760
[Dr. Adam McConnel, 9 yıl boyunca Türk Tarihi dersleri verdiği Sabancı Üniversitesinde Tarih alanında yüksek lisans ve doktora derecesine sahiptir.]
*Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editöryal politikasını yansıtmayabilir.
]]>Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, Çayırhan’da Seçim Koordinasyon Merkezi’nin (SKM) açılışına katıldı. Yavaş, “Şimdi rakiplerimiz de aynı şeyi örnek alıyorlar. Bizim yaptıklarımız şeyleri sanki hiç yokmuş gibi ‘Biz de yapacağız’ diyorlar. Halbuki kendileri belediye başkanı. Şu anda yapsa ellerinden tutan yok ama yapma niyetleri yok. Çünkü yapma niyetleri olsaydı Keçiören Belediyesi’ne bizim 50 bin aile var destek olduğumuz. Bir milyon nüfuslu bir yer ama kendisi beş bin kişiye destek olmaya çalışıyor. Biz düzenli olarak 220 bin aileye düzenli üç yıldır doğal gaz veriyoruz. Üşütmüyoruz evlerinde. ’28 aydır 200 bin aileye düzenli olarak et desteği yapıyoruz’ diyoruz. O diyor ki ‘Onlar bir kilo et parası veriyor, ben but veriyorum’ diyor. Tavuk budu çıktı. Niye derseniz? Şubat ayında iki kişiye kasım ayında da 11 kişiye vermiş. Bunu vermek de her insanın yapabileceği bir şey değil. Çöp projelere para harcarsınız, yıllardır bitmeyen projelere para ayırırsınız ama kendi ilçenizde yaşayan destek ihtiyacı olanları gözünüz görmez. Çünkü öncelikleri görünen şeyler, işe yarayıp yaramaması önemli değil” dedi.
ABB Başkanı ve CHP ABB Başkan Adayı Mansur Yavaş, Nallıhan Belediye Başkan Adayı Ertunç Güngör ile Çayırhan’da SKM açılışına katıldı. Yavaş, şunları söyledi:
“ÇAYIRHAN’I ANKARA’NIN GELİŞMİŞ İLÇELERİ GİBİ KONFORLU BİR YAŞAM BELEDİ HALİNE GETİRELİM”
Sevgili Çayırhanlılar beş yıldır belediye başkanlığı yapıyorum. Sık sık Çayırhan’la ilgili sorunları da bize ileten arkadaşlarımız var. Ancak Nallıhan Belediyesi ile birlikte olup gerek Nallıhan Belediyesi mülkiyetinde gerek Ankara Büyükşehir mülkiyetinde olan yerlerin müşterek tesisler yapamadık. Çayırhan adı üzerinde belde. Fakat Ankara’nın yakınındaki birçok ilçeden nüfusu büyük. Dolayısıyla ilçe olamadığı için belki birçok hizmetten mahrum kalıyor. Ama inşallah bir beş yıl, benim de son beş yıllım, onun için bunu iyi değerlendirelim. Ertunç başkanla el ele vererek inşallah Çayırhanı da Ankara’nın diğer ilçeleri gibi gelişmiş ilçeleri gibi burada yaşayan insanların keyif aldığı, konforlu bir yaşam beldesi haline getirelim.”
“ANKARA’DA BEŞ YILDIR OY VERDİ VERMEDİ KAVGASI YOK”
Hizmeti ayırımsız herkese ulaştırdıklarını anlatan Yavaş şöyle devam etti:
Beş yıldır kimseyi ayırmadık. İhalelerimizi açık yaptık. Çöp projelere para ayırmadık. Vatandaşa hesap verdik. Kent konseyi vasıtasıyla hep kararlarımızı ortak aldık. Artık ben Ankara’ya proje yapıyorum deyip sizlerden aldığı parayı çöp projelere yatıran bir belediye ortada yok. Sizlerden aldığı, emanet aldığı paraları kendisinin harcamayacağı hiçbir yere harcamayacak şekilde harcayan, israfı ortadan kaldıran, yolsuzluğu ortadan kaldıran bir belediye var. Artık beş yıldır Ankara’da hem ayrımcılık, kin, nefret, oy verdi vermedi kavgası yok. Oy veren yere çok hizmet edelim, oy vermeyene hizmet etmem diye bir felsefemiz yok. ve Allah’a çok şükür beş yıl sonunda ‘Çalıyor ama çalışıyor’ felsefesini ortadan kaldırdık. Pandemi dönemi yaşadık. Pandemide hızır gibi esnafımızın yanında olduk, vatandaşımızın yanında olduk. Engellemek istediler, yardım yapmak isteyen vatandaşların paralarına el koydular pes etmedik, desteğe ihtiyacı olanlarla, durumu iyi olanları internet üzerinden birbirleriyle buluşturup asrın dayanışmasını sağladık. Kimse birbirini görmeden birbirine hayır yaptı. Daha sonra sosyal hizmetlerde biz buralarda konuşurken hep ‘Yardımları kesecekler çıkaracaklar’ diye korkutma yoluna gittiler. Ne işçi çıkarttık ne yardımları kestik. Tam tersine Başkent Kart vermek suretiyle onlara ihtiyaçları kadar her ay para yatırarak kendilerine destek olduk, Çayhan’daki marketlerde, en ücra köydeki marketlerde kazanıyor.
“ÇÖP PROJELERE PARA HARCARSANIZ KENDİ İLÇENİZDE YAŞAYAN DESTEK İHTİYACI OLANLARI GÖZÜNÜZ GÖRMEZ”
Kırsal kalkınma açısından da Ankara’nın tümüne şimdiye kadar görmediği destekleri yaptık. Dolayısıyla şöyle bakıldığı zaman Türkiye’de ilk defa yaptığımız birçok hizmet ortaya çıktı. ve birçok belediye de bizi örnek aldı. Şimdi rakiplerimiz de aynı şeyi örnek alıyorlar. Bizim yaptıklarımız şeyleri sanki hiç yokmuş gibi ‘Biz de yapacağız’ diyorlar. Halbuki kendileri belediye başkanı. Şu anda yapsa ellerinden tutan yok ama yapma niyetleri yok. Çünkü yapma niyetleri olsaydı Keçiören Belediyesi’ne bizim 50 bin aile var destek olduğumuz. Bir milyon nüfuslu bir yer ama kendisi beş bin kişiye destek olmaya çalışıyor. Biz düzenli olarak 220 bin aileye düzenli üç yıldır doğal gaz veriyoruz. Üşütmüyoruz evlerinde. ’28 aydır 200 bin aileye düzenli olarak et desteği yapıyoruz’ diyoruz. O diyor ki ‘Onlar bir kilo et parası veriyor, ben but veriyorum’ diyor. Tavuk budu çıktı. Niye derseniz? Şubat ayında iki kişiye kasım ayında da 11 kişiye vermiş. Bunu vermek de her insanın yapabileceği bir şey değil. Çöp projelere para harcarsınız, yıllardır bitmeyen projelere para ayırırsınız ama kendi ilçenizde yaşayan destek ihtiyacı olanları gözünüz görmez. Çünkü öncelikleri görünen şeyler, işe yarayıp yaramaması önemli değil.”
]]>Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, Güdül’de Seçim Koordinasyon Merkezi’nin (SKM) açılışına katıldı. Yavaş, “Çubuk’tan Akyurt’a boru hattını yeniledik, Çamlıdere’den, Elmadağ, Hasanoğlan’a kadar su götürdük. Buralar hep susuzdu, damlası yoktu. Şimdi vereceğim müjde de şu; istedikleri kadar proje yok desin, en önemli şey bu. Şu anda projesi bitti. Çamlıdere’den Ayaş’a, Güdül’e ve Beypazarı’na su getirme projesi bitti. Bu yaz içerisinde de ihalesini yapıyoruz. Biliyoruz yaptığımız bu ihaleler görülmeyecek. Yine ne yaptı diye soracaklar ama evinizde bir saatlik su kesintisi olduğu zaman ne yaparsınız düşünün. Ben işte Ayaş, Beypazarı ve Güdül’ün onlarca yıl 20-30 yıl artık su hasreti çekmeden tertemiz musluk suyu içmesi için düğmeye bastım. İnşallah yapmak da bize nasip olacak” dedi.
ABB Başkanı ve CHP ABB Başkan Adayı Mansur Yavaş, bugün Güdül Belediye Başkan Adayı Mehmet Doğanay ile Güdül’de SKM açılışına katıldı. Burada beş yıl boyunca Ankara’da yapılanları anlatan Yavaş, şunları söyledi:
“ANKARA HALKININ BELEDİYENİN PARASINI REKLAMLARIMIZA HARCAMADIK. SİZLER DE AÇIKLAYIN. BİZDEKİ FATURALAR MEYDANDA”
Buralara gelirken, köylere giderken de herkes şaşırdı. Bir araç, bir şoför, bir koruma. Çakarlı araçlar konvoylar yok. Şimdi bu beş yıl içerisinde Ankara’nın tümünde beş yılda bizden önce ne kadar kavşak yapıldıysa yaptık. Beş yılda bizden önceki 25 yılda yapılandan daha fazla yeşil alanı Ankara halkına kazandırdık. Ama bunların hiçbirisine ne fotoğrafımızı astık ne de sanatçı falan getirip oralarda reklam yapmadık. Hatta dün rakibim demiş ki; beş yıldır hiç fotoğrafı yoktu. Evet Ankara halkının belediyenin parasını kendi reklamlarımıza harcamadık. Şimdi seçim dolayısıyla açılan bu pankartlardan rahatsızlar. Belediyenin bir kuruşu yok. İl başkanlığımız karşılıyor. Sizler de açıklayın. Bizdeki faturalar meydanda. Sizler de açıklayın. Kimler asıyor onları’Buralara gelirken, köylere giderken de herkes şaşırdı. Bir araç, bir şoför, bir koruma. Çakarlı araçlar konvoylar yok. Şimdi bu beş yıl içerisinde Ankara’nın tümünde beş yılda bizden önce ne kadar kavşak yapıldıysa yaptık. Beş yılda bizden önceki 25 yılda yapılandan daha fazla yeşil alanı Ankara halkına kazandırdık. Ama bunların hiçbirisine ne fotoğrafımızı astık ne de sanatçı falan getirip oralarda reklam yapmadık. Hatta dün rakibim demiş ki; beş yıldır hiç fotoğrafı yoktu. Evet Ankara halkının belediyenin parasını kendi reklamlarımıza harcamadık. Şimdi seçim dolayısıyla açılan bu pankartlardan rahatsızlar. Belediyenin bir kuruşu yok. İl başkanlığımız karşılıyor. Bizdeki faturalar meydanda. Sizler de açıklayın. Kimler asıyor onları?
“VERECEĞİM MÜJDE ŞU; ÇAMLIDERE’DEN AYAŞ’A, GÜDÜL’E VE BEYPAZARI’NA SU GETİRME PROJESİ BİTTİ. BU YAZ İÇERİSİNDE DE İHALESİNİ YAPIYORUZ”
Şimdi bir asıl müjdeyi vereceğim ben size. Fırsat bu fırsat demiştim ya. Ankara’dan Polatlı’ya suyu götürüyoruz. Doldurmaya başladık yakında akacak. İki buçuk milyara mal oldu. Çubuk’tan Akyurt’a boru hattını yeniledik, Çamlıdere’den, Elmadağ, Hasanoğlan’a kadar su götürdük. Buralar hep susuzdu, damlası yoktu. Şimdi vereceğim müjde de şu; istedikleri kadar proje yok desin, en önemli şey bu. Şu anda projesi bitti. Çamlıdere’den Ayaş’a, Güdül’e ve Beypazarı’na su getirme projesi bitti. Bu yaz içerisinde de ihalesini yapıyoruz. Biliyoruz yaptığımız bu ihaleler görülmeyecek. Yine ne yaptı diye soracaklar ama evinizde bir saatlik su kesintisi olduğu zaman ne yaparsınız düşünün. Ben işte Ayaş, Beypazarı ve Güdül’ün onlarca yıl 20-30 yıl artık su hasreti çekmeden tertemiz musluk suyu içmesi için düğmeye bastım. İnşallah yapmak da bize nasip olacak. Yine Güdül’de 15 mahallemizdeki asbestli su boruları yenilendi. Arıtma tesisi yapıyoruz projesi bitti. Önümüzdeki günlerde ihale edilecek. 27 köye ücretsiz internet verdik. Bir de 26 tane köye yangın söndürme tankeri verdirdik.
“KEÇİÖREN’DE 50 BİN AİLEYE DESTEK OLUYORUZ. NİYE ŞİMDİ BUNLARA DESTEK OLMUYORSUNUZ? HEP 1 NİSAN’NDAN SONRA. OLMAYACAK DUAYA AMİN DİYORLAR”
Siz kendi belediyenize tam 50 bin tane bizim destek olduğumuz aile var. Bunları görmüyor musunuz? Beş bin tane emekliye destek oluyoruz Keçiören’de. Niye şimdi bunlara destek olmuyorsunuz? Hep 1 Nisan’dan sonra, 1 Nisan’dan sonra. Olmayacak duaya amin diyorlar. Yapın da bir görelim şimdi. veya daha kolayı var. Sayın Cumhurbaşkanına siz de iletin. Emeklilerin durumunu bir daha söyleyin. Siz de destek olacağız dediğinize göre emeklilerin durumunu siz de fark ettiniz. Ama demek ki yönetenler fark etmiyor. Lütfen adayları olarak ‘Sayın Cumhurbaşkanım emeklilerin durumu çok kötü. Bakın biz destek açıklaması yapıyoruz. Bunların durumunun düzeltin’ demek varken bizim projelerimizi maalesef taklit üstüne taklit ediyorlar. Öğrenecekler belediyeciliği. Gerçek belediyeciliğin ne aldığını öğrenecekler.
Güdül Belediye Başkanı, Beypazarı Belediye Başkanı, Nallıhan Belediye Başkanı, benim İpek Yolu projem var. Gelseler yan yana masaya otursak, bu bölgeyi eski ipekyolu olarak canlandırsak ne olurdu? Merak etmeyin. İnşallah Nallıhan’da değişiyor. İnşallah bu bölgeyi, zamanının İpek Yolu’nu mücevheri olan bu yolu inşallah turizmine açacağız. Beypazarı’na gelenler buraya da uğrayacaklar. Turizm adına yapılan hiçbir şey yok. Keşke derler Beypazarı unutulsa da. Mansur Yavaş’ı unutsalar. Elinizden ne geçecek? Binlerce insan orada ekmek yiyor. Güdül’de nüfus azalıyor. Nüfusun geri gelmesinin tek sebebi buradaki üretimin artması, turizmin artmasıdır.
]]>“Oy rekoruyla geliyoruz. Oy rekoru niye kırılır? Yaptığın asfaltlara, kavşaklara kimse bakmaz. Önce yaptığın işe bakarlar namuslu dürüst yapıyor mu, insanları ayırıyor mu. İnsanların gönlüne öyle girilir. İnsanların gönlüne girmişiz ki, bugün yüzde 60 oyla geleceğiz inşallah.” diye konuştu.
“Ulaşım esnafı olarak sizler de Ankara’da bizim mesai arkadaşlarımızsınız. Dolayısıyla Ankara halkına hep birlikte hizmet ediyoruz.” ifadeleriyle katılımcılara seslenen Yavaş şöyle devam etti:
“BİZİM BÜTÜN DERDİMİZ ESNAFIN, ÇİFTÇİNİN AYAKTA KALMASI”
“İlk önce en kritik dönemde pandemiyle karşılaştık. Pandemide hükümet o gün, ‘her şeyi biz yapacağız siz karışmayın, maskeyi de biz dağıtacağız. Yardımları da biz toplayacağız’ dedi. Ama baktık olmuyor hemen devreye girdik . Ankara’da darda kim varsa evde oturanlarından, iş yerleri kapandığı zaman esnafa kadar hepsini nasıl ayakta tutabiliriz diye uğraştık.
Bir gece birden bire sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Pazarcının malı elinde kaldı.’Ne yapacağız’ diye düşünürken, onların kara kara düşünmesine fırsat kalmadan bir mesajla o ürünlerin hepsini satın alacağımızı duyurduk. Gece rahat uyumalarını sağladık. Terzilerimiz evinde kaldı. Maskeleri onlara diktirdik.
Şimdi de sosyal destekleri yaparken bir esnaftan almak yerine verdiğimiz Başkent Kart ile Ankara’daki tüm manavların, kasapların, bakkalların, kırtasiyecilerin cebine para giriyor. Bir ara kömürü, gübreyi, tohumu toptan alıyorduk. Şimdi kartlara yüklüyoruz. Gidip esnaftan kendileri satın alıyorlar. Dolayısıyla bizim bütün derdimiz esnafın, çiftçinin ayakta kalması. Gerçek belediyecilik budur. Kapanan her dükkan, tezgah belediyeye gelen özgeçmiş demektir.”
“BELEDİYECİLİKTEN ANLAMIYORLAR”
Ak Parti belediyeciliğini eleştiren Yavaş, şunları söyledi:
“Belediyecilikten anlamıyorlar. Yaptıkları betonların, plastiklerin ömrü iki ay. Bir alt geçit yaparsınız üç ay sonra herkes unutur. Ama önemli olan, belediye dediğin zaman doğumundan ölümüne kadar kentte yaşayan her insanın dertleriyle ilgilenen kurumdur. Bunun içerisine eğitim girer, sağlık girer, esnaf girer, iş dünyası girer, işsizler girer, işçiler girer.
Benim belediyecilik anlayışım şu; darda kim varsa hızır gibi yanında olmak. Gerisi boş. Anlamıyorlar; beton arıyorlar, plastik arıyorlar. Onu da onlardan fazla yaptık. Ama bunları adına ben hizmet demiyorum.”
“TÜRKİYE’DE BENZERİ OLMAYAN BİR ŞEKİLDE DESTEKLERDE BULUNUYORUZ”
Yavaş, konuşmasına şöyle devam etti:
“En büyük projemiz Ankara halkını zengin etmek demiştik. Çiftçilerimize yardım ediyoruz. Aç ve açıkta bırakmayacağız demiştik. Türkiye’de benzeri olmayan bir şekilde desteklerde bulunuyoruz. Destek alan ailelerin çocukları da yaşıtları gibi aynı şartlarla hayata başlasın istiyoruz. Belediyecilik budur. Yoksa oraya iki tane plastik, beton kimsenin işine yaramaz.
“ASLA YÜZÜSTÜ BIRAKAMAYIZ”
Bütün Türkiye’de gördük ‘çılgın’ projelerini. İkide bir zam geliyor, başkanlar, valiliğin önüne gidemiyorsunuz, Ak Parti’nin önüne gidemiyorsunuz, hükümetin önüne gidemiyorsunuz. ‘Bu zamlar ne’ demiyorsunuz. Enerji Bakanlığı’nın önüne gidip ‘şu ÖTV’yi kaldırın ulaşımdan’ demiyorsunuz, diyemiyorsunuz. Ama koşa koşa belediyeye geliyor, ‘hadi Mansur baba’ diyorsunuz. Evet. Elbette destek olacağız. Sizlerin de aileleri var. Geçindirmek zorunda olduğunuz insanlar var. Asla yüzüstü bırakamayız tabii ki destek olacağız.
“ANKARA’NIN TÜMÜNÜ İLGİLENDİREN KONULARDA SİYASET OLMAZ”
Mecliste sayımız az olabilir ama Ankara’nın tümünü ilgilendiren konularda siyaset olmaz. Bugüne kadar bir Allah’ın kuluna partizanlık yaptığımı gördünüz mü? Bir kişiyi ayırdığımızı gördünüz mü? Herkes bizim kardeşimiz. Oy versin vermesin herkesin iradesine saygı duyacağız. Dolayısıyla değerli hemşehrilerim, beş yıldır gördünüz. Herkesi kucakladık. Hiç kimsenin hiçbir şeyine bahane bulmadan herkese bir şekilde yardımcı olmaya çalıştık. Olmaya da devam edeceğiz.
“YÜZDE 60 OYLA GELECEĞİZ”
Oy rekoruyla geliyoruz. Oy rekoru niye kırılır? Yaptığın asfatlara, kavşaklara kimse bakmaz. Önce yaptığın işe bakarlar namuslu dürüst yapıyor mu, insanları ayırıyor mu. İnsanların gönlüne öyle girilir. İnsanların gönlüne gimişiz ki, bugün yüzde 60 oyla geleceğiz inşallah. Dolayısıyla doğru belediyeciliği kimin yaptığını gösteriyor.
Sonuç itibariyle, siz Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne mensup insanlarsınız. Elbette ki prblemlerinizi beraber çözeceğiz. Daha iyi şartlarda yaşamanız için elbette Ankara Büyükşehir Belediyesi her zaman yanınızda olacaktır.
Sizler için en iyisi ne ise, belediyeye en az zarar veren ne ise ona hep birlikte karar vereceğiz. Davetiniz için çok teşekkür ediyorum.”
]]>Altınok, ATO Congresium’da düzenlenen, Proje Tanıtım Toplantısı’ndaki konuşmasında, Ankara’nın yeni dönemde hızlı şekilde ekonomiden sanayiye, eğitimden kültüre, tarım ve hayvancılıktan turizme kadar her alanda örnek başkent olacağını belirtti.
Ankara’nın şehircilikte yapılacak projelerle dünyanın sayılı başkentleri arasında hak ettiği yeri alacağını ifade eden Altınok, Ankara’nın büyükşehirden büyük bir kasabaya dönüştüğünü söyledi.
Altınok, Ankara’nın heyecanını kaybetmiş bir şehir haline geldiğini dile getirerek, bir önceki seçimde verilen “5 senede 58 kilometre metro” ve havaalanına metro sözünün tutulmadığını, Gölbaşı’na da metrobüsün yapılmadığını belirtti.
Belediye başkanı olması halinde büyükşehir belediyesinde çalışan hiç kimsenin işten çıkarılmayacağını ifade eden Altınok, “Büyükşehir belediyesinde çalışan işçilerin maaşlarına da zam yapacağız.” dedi.
Akyurt’taki kaba inşaatı biten fuar alanının 1 yıl içinde Ankara’ya kazandırılacağını dile getiren Altınok, Atatürk Cumhuriyet Kulesi’nin açılışını da mart ayında yapacaklarını bildirdi.
Ankara’da ulaşım ve trafik probleminin yaşandığını ifade eden Altınok, gerekli tedbirler alınmazsa 3-4 yıl sonra trafiğin çekilmez hale geleceğini söyledi.
Altınok, “Metro projeleri, toplu taşıma, yol genişletme, yeni kavşaklar, sinyalizasyon projeleriyle Ankaramızın trafik çilesini sonlandıracağız.” diye konuştu.
Ankara’nın 5 yıldır master imar planlarının bulunmadığını, bunun hızla yapılacağını ifade eden Altınok, en kısa sürede kentsel dönüşüm projelerini hayata geçireceklerini kaydetti. Altınok, Ulus ve Kızılay’daki otopark problemini de çözeceklerini dile getirdi.
“Tüm üniversite öğrencilerimize ulaşımı ücretsiz yapacağız”
Sahte anketler yapıldığını, vatandaşların yüzde 80’i, 90’ının kendisini desteklediğini belirten Altınok, “Bana ‘Paralı anketlere bakma sen, anket biziz’ diyorlar.” dedi.
Altınok, “Ankara’da en az 20 bin vatandaşımızı kira öder gibi ev sahibi yapacağız. Tüm üniversite öğrencilerine ulaşımı ücretsiz yapacağız.” diye konuştu.
Otobüs ve minibüs esnafının mağduriyetlerinin giderileceğini dile getiren Altınok, 20 bin üniversite öğrencisine karşılıksız 1500 lira burs verileceğini söyledi.
Altınok, “Ankaramıza 10 bin kişilik bir öğrenci yurdu yapacağız. 10 bin öğrencimize düşük kiralı konut yapacağız.” ifadesini kullandı.
Türkiye’yi milyarlardan kurtaracak sağlık alanındaki gelişmelere destek vereceklerini belirten Altınok, gençler için yetenek avcıları kampüsü inşa edeceklerini kaydetti.
Sosyal refah desteğine ihtiyacı olanlar için “Ankart” hizmeti getireceklerini anlatan Altınok, “Sosyal refah statüsündeki emeklilerimizin Ankart’ına her ay 5 bin lirayı yatıracağız. Sosyal refah desteği kapsamındaki vatandaşımızın Ankart’ına 400 lira değil 2 bin 500 lira yatıracağız. Sosyal refah desteği kapsamındaki vatandaşımızın Ankart’ına kış aylarında 4 ay bin lira yatıracağız.” şeklinde konuştu.
Muhtarlara ayda 1500 lira destek
Altınok, muhtarların Ankart’larına her ay 1500 lira yatırılacağını ifade etti.
Öğrencilere ayda bir sinema ve tiyatro biletinin ücretsiz olacağını, bütün öğrencilerin sinema, tiyatro ve müzelere Ankart ile indirimli gidilebileceğini anlatan Altınok, “50 bin öğrencimizin Ankart’ına uluslararası oyun platformlarında kullanmak üzere 500 lira yükleyeceğiz.” dedi.
Ankart’ın tüm Ankaralıların hayatını kolaylaştıracağını belirten Altınok, “Ulaşımdan kültür, sanat etkinliklerine kadar hayatın her alanında Ankart ile çeşitli indirim ve avantajlar sağlanacak.” diye konuştu.
“Ankara, engelsiz başkent olacak”
Altınok, Ankara’nın “engelsiz başkent” olacağını, kent mimarisinin buna göre planlanacağını anlattı.
Engelli misafirhaneleri ve yaşam köyleri inşa edeceklerini, engelli vatandaşların araçlarının tamirini yapacaklarını, engelli yakınına da ücretsiz ulaşım desteği vereceklerini anlatan Altınok, engelliler için terapi merkezleri ve oyun evleri yapacaklarını, bunun yanında eğitim merkezleri, kalıcı engelli evi, yatılı engelli evi gibi ihtiyaçları da hayata geçireceklerini söyledi.
“Ankara, tarımın ve hayvancılığın başkenti olacak”
Altınok, “Ankara, tarımın ve hayvancılığın başkenti olacak. Ankaramız için önce köylerimizi kalkındıracağız.” diye konuştu.
Şehirde kanalizasyonu, suyu olmayan birçok köyün bulunduğunu dile getiren Altınok, iki yıl içinde köylerin altyapısını, üstyapısını bitireceklerini, büyük köylere spor tesisleri yapacaklarını ifade etti.
Köylerde suyun metreküpünün 50 kuruş olacağını, su aboneliği için para almayacaklarını açıklayan Altınok, köye dönüşü, tarım ve hayvancılığı teşvik edeceklerini söyledi.
Ücretsiz fide, tohum, yem ve gübre desteği vereceklerini aktaran Altınok, ayrıca çiftçiye her yıl 500 litre ücretsiz mazot desteği vereceklerini bildirdi.
Altınok, üniversitelerle işbirliğiyle tarım teknoparkları yapacaklarını, hibe projelerine başvurmak isteyen vatandaşlar için danışmanlık desteği vereceklerini, tarım teknolojileri ve tarım ürünleri üzerine ilk defa bir organize sanayi bölgesi yapacaklarını, tarımsal alet ve makine parkları kuracaklarını duyurdu.
Ankara’nın 4 ayrı noktasına kuracakları besi çiftlikleriyle beraber entegre et ve süt fabrikası kuracaklarını ifade eden Altınok, “Ankaralı etini, sütünü, yağını, yoğurdunu, ayranını Ankara’dan temin edecek. Markası Ankara olacak. Tamamen doğal bir beslenme yapacağız. Belediyemizin marketlerine, isteyen marketlere de bunları vereceğiz, böylece fiyatların da düşmesine katkı sağlayacağız.” diye konuştu.
Üreticilere alım garantisi vereceklerini, üretimin artmasını sağlayacaklarını, İç Anadolu Tohum Bankası kuracaklarını, ata tohumunu çoğaltacaklarını belirten Altınok, “Ankara’ya da yetecek, Türkiye’ye yetecek şekilde ata tohumlarını üreteceğiz ve dağıtacağız.” ifadelerini kullandı.
Altınok, termal bölgelerde sera tarımcılığını teşvik edeceklerini, ayrıca su kaynaklarına yakın kullanılmayan tarım alanlarını sulu tarıma kazandıracaklarını belirtti.
Fuar alanı bir yıl içinde hizmete açılacak
“Ankara’yı refah seviyesi yüksek, yüzü gülen insanların şehri yapacağız.” diyen Altınok, bunun için üretime, yatırıma, istihdama önem vereceklerini, ilk yılda uluslararası standartlarda fuarlar düzenleyeceklerini anlattı.
Ülkeye milyarlarca dolar döviz getirecek, binlerce kişiye iş imkanı sağlayacak fuar alanını bir yıl içerisinde hizmete açacaklarını belirten Altınok, ayrıca 10 yeni organize sanayi bölgesi yapacaklarını söyledi.
Kovid-19 salgın sürecinden sonra yeni dünya düzeninin bulunduğunu vurgulayan Altınok, “Devletlerin stratejik ürün anlayışları değişti. Bunları hep beraber yaşadık gördük ama Ankaramız, maalesef bunları değerlendiremedi. Ama Ankaralı bize 31 Mart’ta vekaleti emaneti verdi, biz inşallah bu şehri bir dünya başkenti yapacağız.” diye konuştu.
“Milli Teknoloji Hamlesi’ni destekleyeceğiz”
Turgut Altınok, savunma sanayiye katkı sunmak için Milli Teknoloji Hamlesi’ni destekleyeceklerini, bu alandaki sanayici ve girişimcileri şehre taşıyacaklarını ve Ankara’yı yatırımda cazip hale getireceklerini söyledi.
Ankara’nın sporun da başkenti olacağını kaydeden Altınok, spor federasyonlarına branşlarına göre tesis, amatör spor kulüplerine de sahalarını, sosyal tesislerini yapacaklarını söyledi.
Başkentin uluslararası turnuvalara ev sahipliği yapacağını belirten Altınok, belediye bünyesinde güçlü bir e-spor takımı kuracaklarını bildirdi.
Okulların çevre düzenlemelerini yapacaklarını, laboratuvarlarını, kütüphanelerini donatacaklarını belirten Altınok, bütün üniversitelere destek olmaya devam edeceklerini söyledi.
“Ankara’yı, 24 saati yaşayan bir şehir yapacağız”
“Ankara bir zamanlar kültür ve sanatın örnek şehriydi. Şimdi ise başkentimiz ışıkları sönmüş adeta büyük bir kasabaya dönmüş durumda.” diyen Altınok, Ankara’yı yeniden kültür ve sanatta öncü ve günün 24 saati yaşayan bir şehir yapacaklarını belirtti.
Tarih ve Kültür Yolu projesini hızlı bir şekilde hayata geçireceklerini, çok amaçlı gösteri sanatları merkezi açacaklarını, film ve dizi platoları kuracaklarını belirten Altınok, gezici tiyatrolar, modern sanatlar galerisi, ücretsiz sesli kütüphane, performans merkezleri, amatör müzisyenler için profesyonel ses kayıt stüdyoları gibi projelerini anlattı.
Ankara’yı bir müzeler şehri yapacaklarını aktaran Altınok, bunlar arasında yer alacak Türk Tarihi Müzesi ile Çanakkale Müzesi’nin en az 200-250 dönümlük bir alanda bulunacağını, 7-8 saatte gezilebileceğini, dijital müzenin de çok ses getireceğini söyledi.
“İlköğretimdeki 400 bin öğrenciye ilk öğün süt ve kahvaltı desteği”
Turgut Altınok, okul çağındaki öğrencilere yönelik projelerini sıralarken, ilköğretimdeki 400 bin öğrenciye ilk öğün süt ve kahvaltı desteği vereceklerini, sütü de Ankara çiftliklerinde üreteceklerini ifade etti.
Ayrıca 250 bin öğrenciye kırtasiye desteğinde bulunacaklarını, her sene 100 bin genci Çanakkale’ye göndereceklerini, tüm ilçelere ücretsiz lunaparklar, 100 tane kreş ve bakım evi açacaklarını aktaran Altınok, öğrencilerin ücretsiz anne mutfaklarından yararlanacaklarını, kadınlara topraksız tarım desteği vereceklerini, üreten kadınlar için pazar yerleri ile kadın kooperatifleri ve ticaret platformu kuracaklarını, meslek edinme kursları ve aile terapi merkezleri açacaklarını dile getirdi.
Altınok, kadına şiddeti önlemeye yönelik etkinlikler ve programlar yapacaklarını, 10 emekli lokali, yaşlılar köyü ve alzaymır köyü kuracaklarını söyledi
Atatürk Orman Çiftliği’ni yeniden başkentin parlayan yıldızı yapacaklarını belirten Altınok, “Ankara yeşil bir başkent olacak.” dedi.
Proje kapsamında, tropik sera yapacaklarını, ziraat fakülteleri işbirliğinde organik tarım üretimi yapacaklarını, Angora Üretim Atölyesi kuracaklarını anlatan Altınok, dev bir akvaryum yapacaklarını, bu tesisteki kış bölümüyle isteyenlerin kayak yapabileceklerini de aktardı. Altınok, başkenti akıllı kent projeleriyle donatacaklarını söyledi.
Sokakları güvensiz, can dostları da sahipsiz bırakmayacaklarını vurgulayan Altınok, beslenme, tedavi, barınma, kısırlaştırma ve sahiplendirme hizmetleriyle Ankara sokaklarını güvenli ve sağlıklı bir ortama dönüştüreceklerini, bu alanda “Betabaks” Projesi’ni hayata geçireceklerini söyledi.
Altınok, “Yatırımlarımızla bu aziz şehri, bu kadim kenti devletimizin, Cumhuriyetimizin başkentini hak ettiği yere taşıyacağız, makus tarihini değiştireceğiz ve Ankaramızı bir dünya başkenti yapacağız.” ifadelerini kullandı.
“Şehri yeniden ayağa kaldırmaya, canlandırmaya geliyoruz”
AK Parti Ankara İl Başkanı Hakan Han Özcan da emaneti yeniden ehline vermek, 5 yılı heba olan Ankara’yı Turgut Altınok ile ayağa kaldırmak için yola çıktıklarını söyledi.
Altınok’un şehri yenileyecek bilgiye sahip olduğunu, başkentin yatırımlarla yeniden hızlanacağını ifade eden Özcan, “Bu şehri yeniden ayağa kaldırmaya, canlandırmaya geliyoruz. Bu şehre bilgimizi, tecrübemizi adamaya geliyoruz. Bu şehri yeniden hepimizin şehri yapmaya geliyoruz.” dedi.
Programa, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, AK Parti Genel Sekreteri Fatih Şahin, MHP Ankara İl Başkanı Alparslan Doğan ve BBP Ankara İl Başkanı Hamza Kurt da katıldı.
]]>Yılmaz, ATO Congresium’da düzenlenen, AK Parti Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Proje Tanıtım Toplantısı’na katıldı.
Programın ardından basına değerlendirmelerde bulunan Yılmaz, Cumhur İttifakı’nın Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkan adayı Turgut Altınok’un çok iyi bir hazırlık yaptığını ve projelerinde bütüncül bir yaklaşım sergilediğini belirterek, “Altyapıdan sosyal desteklere, ekonomik belediyecilikten kültür sanata çok geniş bir yelpazede son derece iyi yapılmış bir hazırlığa şahitlik yaptık.” diye konuştu.
Siyasetin aynı zamanda bir hesap verme mekanizması olduğunu ifade eden Yılmaz, demokratik siyasetin hesap vermeyi gerektirdiğini, bir seçime girilirken ne söylediği ve ardından nelerin yapıldığının çok önemli olduğunu kaydetti.
Yılmaz, siyasete güvenin temelinin de bu olduğuna işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Yapamayacağınız şeyi söylemeyeceksiniz. Söylediğiniz şeyi de sonuna kadar takip edip, yapmaya çalışacaksınız. Özellikle Ankara’nın son 5 yılda söylenen, vadedilen birçok projeye kavuşmadığını, bunların gerçekleşmediğini çok somut verilerle Turgut Bey ortaya koymuş oldu. Bunun hesabını vermesi gerekenler, Ankara halkına bu hesabı vermeli diye inanıyorum. Demokrasinin gereği de siyasete olan güvenin gereği de budur.”
“Şehirlerimizin çeperlerinde, kırsalında, gıdayı, tarımı geliştirmemiz lazım”
Yılmaz, Altınok’un altyapıya ilişkin projelerinin çok önemli olduğunu, Ankara’nın uzun bir süre daha altyapıya yatırım yapmadan devam etme imkanının bulunmadığını dile getirerek, “Özellikle havaalanı metrosu gibi altyapı projeleri, ulaşıma yapılacak altyapı yatırımları, şehirleşme, kavşaklar çok çeşitli projeleriyle Turgut Başkanımız yeniden Ankara’nın sermayesine sermaye ekleyecek. Sermayeden yiyen bir anlayışla değil, sermayeyi tüketen bir anlayışla değil, üstüne yeni projeler, eserler, hizmetler sağlayan bir anlayışla hazırlıklarını yapmış durumda.” ifadelerini kullandı.
Altınok’un, Ankara’nın uzun yıllardır beklediği fuar alanı konusunda da çok somut bir takvim ortaya koyduğunu ve bir yılda bitirmeyi vadettiğini aktaran Yılmaz, diğer yandan sosyal belediyecilik anlamında da çok geniş yelpazede projelerin bulunduğunu söyledi.
Yılmaz, tanıtım toplantısında, sosyal kültürel faaliyetlerden ulaşım desteklerine, barınmadan beslenmeye her alanda, özellikle gençlerle birlikte olacak bir belediye vizyonunun Altınok tarafından ortaya konulduğunu vurgulayarak, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Ekonomik belediyecilik anlamında da şehir ekonomileri anlamında da gerçekten örnek olabilecek nitelikte bir çerçeveyi yine hep birlikte dinledik. Turgut Başkanımız tarıma çok büyük vurgu yaptı. Kent tarımı, şehir tarımı diyoruz. Artık bizim şehirlerimizin çeperlerinde, kırsalında, gıdayı, tarımı geliştirmemiz lazım. Bu makro olarak da bizim hükümet olarak da hep desteklediğimiz bir yaklaşım. İnşallah genç çiftçiler başta olmak üzere, çiftçilerimize tarıma yapılacak bu destekle hem tarımsal üretimi arttırmış olacağız hem daha güvenli, daha ucuza Ankara halkının beslenmesi de temin edilmiş olacak. Tarım sektörü stratejik bir sektördür. Bir ülkenin, şehrin tarımda kendine yeterliliği son derece kıymetlidir. Turgut Başkanımız da ata tohumundan çiftçi desteklerine çok çeşitli alanlarda tarıma ne yapacağını ortaya koydu. Tarımı şehirle entegre bir yaklaşım içinde ele aldı.”
“Büyük hizmetlere, büyük projelere hep birlikte imza atacağız”
Ankara’nın başkent olmasının yanı sıra bir üretim ve ekonomi merkezi olduğuna dikkati çeken Yılmaz, Türkiye Yüzyılı’nın ekonomisini inşa ederken Ankara’nın öncü rol oynayacağını söyledi. Yılmaz, “Değerli başkanımız da az önce yeni organize sanayi bölgeleriyle araştırma altyapısına, teknolojiye vereceği desteklerle benim ekonomik belediyecilik dediğim belediyeciliğin çok güzel bir modelini ortaya koydu. Huzurunuzda kendisini, ekibini bunun için ayrıca tebrik ediyorum.” diye konuştu.
Yılmaz, toplantıda, turizm alanında da Altınok’un, Ankara’nın tarihi dokusunu ayağa kaldıran ve sağlık turizmine yönelik projeleriyle Ankara’ya çok güzel bir perspektif sunduğunu söyledi.
Merkezi yönetim olarak Ankara’yla ilgili her türlü olumlu düşünce ve projenin her zaman yanında olduklarını vurgulayan Yılmaz, şöyle konuştu:
“Bir uyum, gönül ve vizyon birliği içinde Ankara’ya, Ankaralılara hizmet edeceğiz. Bu şehrimizi Türkiye Yüzyılı’na yakışır bir noktaya hep birlikte taşıyacağız. Bunu da Ankaralılarla, Ankara’nın tüm kesimleriyle birlikte yapacağız. Benim bir önerim var ekonomik belediyecilikle ilgili. Bence bu şehrin belediye başkanı en az üç ayda bir, tüm iş dünyası temsilcileriyle bir araya gelmeli, istişareler yapmalı. Yol haritasını, detaylarını ona göre şekillendirmeli. Bizim Ankara’da çok işe ihtiyacımız var ama çok iş göremedik son 5 yılda maalesef. Keşke görebilseydik. Önümüzdeki dönem inşallah lafla değil eserlerle, icraatlarla çok işi görmüş olacağız. Büyük hizmetlere, büyük projelere hep birlikte imza atacağız.”
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Türkiye Yüzyılı’nın, Ankara’nın, üretimin, sanatın, kültürün yüzyılı olacağını vurgulayarak, Ankaralıların desteğine ve duasına talip olduklarını söyledi ve Altınok’a başarılar diledi.
]]>ABB aşkanı ve CHP ABB Başkan Adayı Mansur Yavaş, Gölbaşı Belediye Başkan Adayı Yakup Odabaşı ile CHP Keçiören Belediye Başkan Adayı Mesut Özarslan için yurttaşlardan oy istedi. Yavaş, şunları söyledi:
“Keçiören’in hak ettiği hizmetlerin kavuşturmanın zamanı geldi öyle mi? Bir yönetici kimseyle küs olamaz, herkesin verdiği oya saygı duyar, vatandaşın takdiri neyse ona saygı duyar. Bizler seçildiğimizden itibaren kimseyi ayırmadan, hangi ilçe kime oy vermiş, vermemiş bakmadan çalışmaya başladık. En fazla eleştirdiğimiz konu nereden çok oy alırsam oraya hizmet ederim anlayışı…Ankara’nın tümünü kucakladık. Tüm muhtarlar, tüm ilçeler hiçbirisi bizim ayrım yaptığımızı söyleyemezler, böyle bir ayrım yapmak bize yakışmaz.
Ankara’nın 232 köyünde kanalizasyon yoktu, bunların 150 kadarını yaptık geri kalanını tamamlayacağız. Şimdi bir köyde kanal açıktan akıyor, orada çocuklar oynuyorsa, kime oy verdiğinin ne önemi var. Önemli olan çocukların sağlığını korumaktır. Onlarca yıldır suyu olmayan köyler vardı, bunların da büyük çoğunluğunu yaptık. Neden yapmadılar? Çünkü oralara yapılan yatırımlar görülmez dediler.
“RAKİBİMİZ İŞE GELİR GELMEZ HEM DE KENDİ PARTİLİSİ 600 KADAR İŞÇİYİ İŞTEN ATTI”
Korkuttular, dediler ki ‘İşçileri atacak…’ Bir tek kişiyi atmadık ama rakibimiz işe gelir gelmez hem de kendi partilisi 600 kadar işçiyi işten attı. Yuh yok, sandıkta cevap vereceğiz. Artık kimseyi ayırmayan, çalışan işçileri bir mesai arkadaşı olarak gören bir arkadaşımız Keçiören’i yönetmeye geliyor. Bütün ihaleleri açık, canlı yayınlayacak. Çıkacak hesabını verecek.
Proje yapıyorum diye Ankara halkının parasını çöp projelere asla yatırmıyoruz. Bu paralar zorlukla kazanılan paralar, alın teriyle kazanılan paralar, bize emanet edilen bu paraları kendi cebimizdeki parayı nasıl harcıyorsak öyle harcamalıyız.
“İNŞALLAH ANKARA BÜYÜKŞEHİRİ ÇOK BÜYÜ BİR FARKLA KAZANIYORUZ”
Dediler ki ‘Sosyal yardımlar’ kesilecek…Her gittiğim yerde diyorum ki 5 yıldır beni çakarlı araçlarda görmediniz, konvoy halinde görmediniz. Kaç kez geldik gittik, bir minibüs, bir şoför, bir koruma…5 yıldır hiçbir yerde kendi fotoğrafımızı asmadık. Rakibim demiş ki; ‘5 yıldır görmediğimiz fotoğraflar şimdi asılıyor.’ Evet, seçim zamanı asıyoruz ama 5 yıldır sizin gibi sağa sola sürekli fotoğraflarımızı asıp Ankara halkının tertemiz parasını bunlara harcamadık. Keşke siz de öğrenseniz, Ankara halkının paralarıyla reklam yapmayı bıraksanız. Ama artık o iş bitiyor, inşallah Ankara Büyükşehiri çok büyü bir farkla kazanıyoruz, artık bundan sonra bu şekilde halkın parasını harcamayanlar gelecek.
“ÇALIYOR AMA ÇALIŞIYOR DENEN ZİHNİYETİ TOPRAĞIN ALTINA GÖMDÜK”
Mal beyanımı açıkladım, her şeyimiz açık. Bütün adaylar açıklasın, herkes görsün göreve gelmeden önceki servetini, göreve geldikten sonraki servetini herkes görsün. Artık Ankara’nın kaldırımlarından kini ve nefreti ortadan kaldırdık ‘Çalıyor ama çalışıyor’ denen zihniyeti de toprağın altına gömdük.
“ANKARA’DA DEĞİL DE NEREDE YAŞIYORSUNUZ SİZ 3 YILDIR”
Keçiören’de destek ihtiyacı olan 50 bin aile var, Keçiören Belediyesi bunu görmüyor, 5 bin kişi destek listesinde var. 50 bin kişiyi nasıl görmezsiniz, uzun süre belediye başkanlığı yapıyorsunuz değil mi? Biz bu destekleri yapmayı başladık, 15 gündür ‘Ben size Başkent kart vereceğim içine para yükleyeceğim, istediğiniz yerden harcayacağım’ diyor, 3 yıldır yapıyorum ben bunu, Ankara’da değil de nerede yaşıyorsunuz siz 3 yıldır? Bugün adı değişmiş Ankart yapacaklarmış, başkent kart yerine başkent kelimesinden rahatsız mı oldunuz? Burası Türkiye Cumhuriyeti’nin başkentidir.”
ANKARA’DAKİ BÜTÜN BELEDİYELERİ KAZANALIM, BELEDİYE MECLİSİMİZDEKİ ENGELLER KALKSIN”
Geçen dönemde belediyeyi kazanmamıza rağmen maalesef meclis üyeliğinde sıkıntı çektik, 148’de 40 kişiydik. Şimdi istiyoruz ki Ankara’daki bütün belediyeleri kazanalım, belediye meclisimizdeki engeller kalksın doya doya bütün Ankara’ya hizmet edelim istiyoruz.”
]]>Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, Gölbaşı’nda Seçim Koordinasyon Merkezi’nin (SKM) açılışında, “Rakibim demiş ki ‘Belediyeyi batırdı.’ Halbuki geçen yıl yayınlandı. Amerika’daki bir kuruluş Türkiye’deki kredisi en yüksek belediyeyi Ankara Büyükşehir Belediyesi olarak ilan etti. Önce bir kendi belediyelerinize de bakın. Ne kadar kredi çekmişsiniz, sıkıştıkça krediye ne kadar başvurmuşsunuz sizler de Ankara Büyükşehir gibi yayınlayın. Herkes görsün karda mı zararda mı… Bugüne kadar yaptığım en büyük projeyi Gölbaşı’na yaptım. En değerli proje, en büyük proje Gölbaşı’na şu ileride yapılan şu anda adı BAKAP olarak geçen yerdir. Üç buçuk milyon metrekare. 20 bin tane ağaç diktik” dedi.
ABB Başkanı ve CHP ABB Başkan Adayı Mansur Yavaş, Gölbaşı Belediye Başkan Adayı Yakup Odabaşı ile Gölbaşı’nda Seçim Koordinasyon Merkezi’nin (SKM) açılışına katıldı. Burada konuşan Yavaş, şunları söyledi:
“BEŞ YILDIR BELEDİYEDE BENİM FOTOĞRAFIMI ASMAK YASAK”
Beş yıl boyunca yine benim hiçbir yerde fotoğrafımı görmediniz. Reklam yaparken görmediniz. Onun için ‘Az Laf Çok İş’ diyoruz. ve beş yıldır belediyede benim fotoğrafımı asmak da yasak. Bunu bir genelgeyle memurlarıma, çalışanlarıma yazdım. Dedim ki ‘İllaki bir fotoğraf asacaksanız zaten Atatürk’ün resmi her odada vardır, kendi ailenizin fotoğrafını asın.’ İş yaparken aileniz, çoluğunuz çocuğunuz göz önüne gelsin istedim. Gölbaşı’na yaptıklarımızı biraz önce Yakup Başkan’ım söyledi. Biz tekrar buraya mitinge geldiğimizde detaylı olarak çıkaracağız aynı zamanda da mansuryavasneyapti.com veya MY2024’te köylülere kadar yaptığımız bütün hizmetleri sergiliyoruz. ve Ankara halkına bu şekilde de hizmetlerimizi veriyoruz. Seçimlerde sürekli olarak ben dördüncü adaylığım, her seçimde mutlaka sıkışınca karalama siyaseti başlar. Alıştık artık. Ankara’ya da bunu kimin getireceğini hepiniz bilirsiniz. Herkes eksik olanları eleştirirse onun yerine kendisi eksik olanları nasıl yapacağını söylese bu şekilde birbirimizden de feyzalırız. Rakiplerimizin projelerinde eğer bizim aklımıza gelmemiş Ankara halkının yararınaysa elbette onu da gerçekleştiririz. Ama öyle olmuyor.
“ÖNCE KENDİ BELEDİYELERİNİZE BAKIN. NE KADAR KREDİ ÇEKMİŞSİNİZ, SIKIŞTIKÇA KREDİYE NE KADAR BAŞVURMUŞSUNUZ SİZLER DE ANKARA BÜYÜKŞEHİR GİBİ YAYINLAYIN”
Rakibim demiş ki ‘Belediyeyi batırdı.’ Halbuki geçen yıl yayınlandı. Amerika’daki bir kuruluş Türkiye’deki kredisi en yüksek belediyeyi Ankara Büyükşehir Belediyesi olarak ilan etti. Önce bir kendi belediyelerinize de bakın. Ne kadar kredi çekmişsiniz, sıkıştıkça krediye ne kadar başvurmuşsunuz sizler de Ankara Büyükşehir gibi yayınlayın. Herkes görsün karda mı zararda mı. Belediyenin şirketlerinin çoğu nereye çalışıyor biliyor musunuz? Sadece Ankara Büyükşehir’de çalışıyor. Dışarıya iş yapmıyor. Eğer bu şirketler kar ediyorsa büyükşehir zarar edecek öyle mi? Yani eğer onlar zarar ediyorsa Ankara Büyükşehir’i kar ediyor. Eğer onlar kar ediyorsa Ankara Büyükşehir zarar ediyor. Dolayısıyla dışarıya iş yapmadıktan sonra en uygun fiyata elbette ki belediye şirketleri çalışacak. Bunları da yayınlıyoruz. Her şeyimiz açık.
Bir diğer söyledikleri ‘yardımı kesecekler.’ Bırakın yardımları kesmeyi. Önceki dönemde inancımıza uygun olmayan bir şekilde yapılan dağıtımları ortadan kaldırdık. Bir tek tüccardan alınıyordu. Hep aynı tüccardan o da kar etmek için yurt dışından getirdiği bulguru makarnayı nohutu dağıtıyordu. Ben de diyordum ki; siz desteğinizi yapın da bir evin ihtiyacını en iyi anneler bilir. O gitsin bakkaldan, manavdan, kasaptan neye ihtiyacı varsa kendi çoluğunun çocuğunun ihtiyacını alsın. ve bu nedenle biz Başkent Kart çıkaracağımızı seçim öncesi söyledik. Üç yıldır uyguluyoruz, yeniymiş gibi ilan ediyorlar ‘Biz Başkent Kart çıkaracağız’ diye. Yani bu kadar mı belediyeden uzak olursunuz. Hiç mi Ankara Büyükşehir’i izlemediniz? Ben de diyorum ki; bizim yaptıklarımızı vaad olarak verecekseniz mansuryavasneyapti.com’a girin yaptığımız ‘Bütün icraatları ben de yapacağım’ deyin. Öyle mi? Yeni hiçbir şey yok.
“BUNLARA VERİLECEK CEVAP SANDIKTADIR”
Bunlara verilecek cevap sandıktadır. En büyük projemiz Ankara halkını zengin etmek.
Türkiye’de eşi benzeri görülmeyen kırsal kalkınma desteklerine başladık. Gölbaşı’nda da 5 bin 605 çiftçiye 2 milyon 150 bin kilogram tohum desteği. 2 bin 483 çift mazot desteği, 837 çiftçiye kendi ürettiğimiz sıvı gübre desteği. 2 bin 93 çiftçiye kendi seralarımızda kurduğumuz seralardan elde ettiğimiz sebze fidesi desteği, bir de aynı zamanda şu anda BELPLUS şirketimiz atık plastikleri toplamak suretiyle bunlardan damlama sulama borusu imal ediyor. Bunu da bütün çiftçimize dağıtıyoruz.
32 bini aşkın emekliye ben destek oluyorum düzenli. Arttırarak da devam edeceğim. Neden? Bu emeklilerimizin birçoğu 70-80 yaşına gelmiş. İkinci iş yapma imkanları yok. Bu rakamlarla geçinmelerine ve onların da aç kalmalarına soğukta üşümelerine elbette izin veremeyiz. Türkiye’de de bu desteği Ankara Büyükşehir’den başka veren yok. Biz bunu söyleyince İstanbul’daki adayları ben iki bin lira vereceğim, Ankara’daki de beş bin vereceğim demeye başladı. İyi oldu. Neden iyi oldu? En azından kendi partilerine ait hükümet Türkiye’de emeklilerinin maaş sorunu olduğunun inşallah farkına vardı. Keşke verseler ama şunu söyleyeceğim; İstanbul’daki aday şu anda belediye başkanı değil ama Keçiören’deki aday şu anda Keçiören Belediye Başkanı. 1 Nisan’dan sonra vereceğine hiç olmazsa Keçiören’de verse ya emeklilere. Keçiören’de bizim destek olduğumuz 50 bin aile var. 5 binin üzerinde de emekli var. Ama et dağıtacağız biz deyince but dağıtacağız dediler. Baktık ihalelere. Şubat ayında iki kişiye kasım ayında 11 kişiye vermiş. Şimdilik sürekli olarak et ihalesi yapıyor. Keşke siz de iyi bir yönetici olsaydınız, ilçenizde yaşayan mağdurların farkına varsaydınız olmaz mıydı?
“BUGÜNE KADAR YAPTIĞIM EN BÜYÜK PROJEYİ GÖLBAŞI’NA YAPTIM”
Bugüne kadar yaptığım en büyük projeyi Gölbaşı’na yaptım. En değerli proje, en büyük proje Gölbaşı’na şu ileride yapılan şu anda adı BAKAP olarak geçen yerdir. Üç buçuk milyon metrekare. 20 bin tane ağaç diktik. Meyve ağaçları da var. Oraya dut zamanı dut çırpmaya, ceviz zamanı ceviz toplamaya Ankaralıları davet edeceğiz. 30 kadar bungalov ev var. Ankara’daki aileleri orada misafir edip çocuklarına tarımı öğreteceğiz ve çocuklarımız artık domatesin, meyvenin, sebzenin manavda yetişmediğini öğrenecekler orada. 29 kilometre bisiklet yolu, 19 kilometre yürüyüş yolu var, spor alanları var.”
]]>Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP’nin adayı Mansur Yavaş, Şereflikoçhisar’da Seçim Koordinasyon Merkezi’nin (SKM) açılışına katıldı. Yavaş, “Seçime giderken artık kimse icraatlarıyla oy istemiyor. Artık Türkiye bu hale geldi. Biz seçilmeden önce karalamalar yaptılar. Şu ana kadar da karalayacak bir şey bulamadılar. Merak ediyorum torbadan ne çıkacak? Ama bu kardeşinize hiçbir şey tutmaz. Müfettişler geliyor, raporlarını yazıyor. Soruşturmaya değer bir husus bulamıyorlar. Türkiye’de emeklilerin sorunlarına seyirci kalmayan belediye biziz. Altı aydır destek oluyoruz, desteklerimizi de artıracağız. Biz destek olamaya başladık diğerleri de ‘biz de vereceğiz’ demeye başladı. Bir sürü AK Partili belediye var. Neden destek vermiyorlar? ‘Projesi yok’ diyenler, projelerimi kopyalama başladı. Cebimden vermiyorum, Ankara halkından aldığımı, Ankara halkına veriyorum” dedi.
Yavaş’a Şereflikoçhisar SKM açılışında CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Taşcıer, CHP Şereflikoçhisar Belediye Başkan Adayı Mustafa Koçak, CHP Ankara milletvekilleri, ilçe başkanı ve il kadın kolları başkanı eşlik etti. Yavaş, şunları söyledi:
“ARTIK ANKARA’DA BİR ŞEYLER DEĞİŞMELİYDİ”
“Beş yıldır belediye başkanlığı yapıyorum. Beş yıl boyunca sizlerin parasını boşa götürecek hiçbir israfın içinde olmadım. Bana güvenenlerin başını eğdirmedim. Bizlere destek olan herkes, aldığımız duaların hepsine ortak oldu. Bizlere güvenen destek olan tüm hemşerilerime Allah razı olsun diyorum. Çok teşekkür ediyorum. Artık Ankara’da bir şeyler değişmeliydi. Dedikoduları hepiniz duyuyordunuz. Birisinin buna son vermesi gerekiyordu. Hiçbir Allah’ın kulunu ayırmadım. Benim vicdanım buna el vermez. Kim nereye oy verirse versin, elbette kendi düşüncesi vardır. Saygılı davrandım ve beş yıl boyunca bana oy vermeyenlere karşı benden bir söz duymadınız. İlk önce derhal ilçeleri dolaştık. İlçelerin, köylerin sorunlarını yerinde öğrendik. Koçhisar’da afet oldu hemen çıktık geldik.
“KURUŞUNA KADAR KİME NE ÖDENMİŞ GÖRÜYORSUNUZ”
Beş yıldır Türkiye’de ilk defa 4 binin üzerinde ihaleyi canlı yayınladık. Herkes olan biteni görsün. Kimseden saklayacak bir şeyimiz yok. Bütün harcamaları web sayfamızdan yayınlıyoruz. Kuruşuna kadar kime ne ödenmiş görüyorsunuz. Yaptığımız büyük projelerin üzerine maliyetini yazıyoruz. Meslek odalarıyla yan yana gelip, yaptığımız işin hesabını vatandaşımıza veriyoruz. Kendi başımıza karar almıyoruz. Kent Konseyimiz var. Bin 800 üzerinde her görüşten insanımız var. Ankara için sözü olan herkes orada fikrini ifade ediyor. Belediye meclisinde oy birliğiyle karar alıp bunları işleme geçiriyoruz. Kendi başımıza ‘proje yapıyoruz’ diye sizlerin tertemiz parasını çöp projelere asla gömmüyoruz.
“BİZİM ANKARA HALKININ PARASINI BOŞA GÖTÜRECEK PROJEMİZ YOK”
Belediyecilik anlayışımız çok farklı. Beypazarı’nda on yıl belediye başkanlığı yaptık. En ufak bir soruşturma dahi geçirmedik. Alnımız açık. Gözleri beton ve plastik arayanlara söylüyorum, ben oradan ayrılalı 15 yıl oldu. Hala oraya yılda 500 bin turist gidiyor. Koçhisar’da insanlar gökyüzünü seyretmeye de geliyor. Burası yeterince değerlendirilmiyor. Şereflikoçhisar’a da bir Mansur Yavaş lazım. İnşallah Mustafa başkanım da buranın Mansur Yavaş’ı olacak. Çakarlı araçlarla gezmiyorum. Ankara’nın hiçbir yerinde benim reklamımı görmediniz. Belediyenin içinde de benim fotoğrafımı asmak yasak. Biz mal varlığımızı da açıklıyoruz. İnşallah rakiplerimiz de mal varlıklarını açıklarlar. Asılan pankartların parasını kimin ödediğini açıklarlar. Bizim Ankara halkının parasını boşa götürecek projemiz yok. Benim çılgın projem falan yok.
“BU KARDEŞİNİZE HİÇBİR ŞEY TUTMAZ”
Herhangi bir köyde su akmıyorsa, o köyün kime oy verdiğinin ne önemi var? Vicdan sahibi bunları arar mı? 53 mahallemizde asbestli su borularını ortadan kaldırdık. 47 köye ücretsiz internet sağladık. 24 adet köyümüze yangın tankeri verdik. 117 bin ton asfalt attık ve köprüler yaptık. Kesimhane binası da açılışa açık. Şereflikoçhisar’a aile yaşam merkezi yapıyoruz. Seçime giderken artık kimse icraatlarıyla oy istemiyor. Artık Türkiye bu hale geldi. Biz seçilmeden önce karalamalar yaptılar. Şu ana kadar da karalayacak bir şey bulamadılar. Merak ediyorum torbadan ne çıkacak? Ama bu kardeşinize hiçbir şey tutmaz. Müfettişler geliyor, raporlarını yazıyor. Soruşturmaya değer bir husus bulamıyorlar.
“ANKARA HALKINDAN ALDIĞIMI ANKARA HALKINA VERİYORUM”
Bir personelim dahil savcılığa gidip ifade vermedi. ‘Yardımları kesecekler’ diyorlar. Eskiden yardımlar tek tek göstere göstere dağıtılırdı. Şimdi Başkent Kart ile birlikte esnafımızın da para kazanmasını sağlıyoruz. Ankara’da 200 bin aileye destek oluyoruz. Önceliğim insanların aç kalmaması. Hükümet de yapmıyor. Ailelere doğal gaz ve et yardımı veriyoruz. Bunları da artıracağız. Şereflikoçhisar’da 2 bin 139 aileye destek olmaya devam ediyoruz. Kırtasiye desteği sağlıyoruz. Destek olmadığımız aile yok. Başı dara düşenin Ankara Büyükşehir Belediyesi yanında. Koçhisar’da 3 bin 223 çiftçiye bir milyon 500 kilogram tohum desteği, 2 bin 270 çiftçiye mazot desteği, 539 çiftçiye sıvı gübre desteği, bin 92 çiftçiye sebze fide desteği sağladık. Hayvancılık yapanlar için sulama sistemine geçtik. Köylerde sulu tarıma geçilmesi için çalışmalar yaptık. Türkiye’de emeklilerin sorunlarına seyirci kalmayan belediye biziz. Altı aydır destek oluyoruz, desteklerimizi de artıracağız. Biz destek olamaya başladık diğerleri de ‘biz de vereceğiz’ demeye başladı. Bir sürü AK Partili belediye var. Neden destek vermiyorlar? ‘Projesi yok’ diyenler, projelerimi kopyalama başladı. Cebimden vermiyorum, Ankara halkından aldığımı, Ankara halkına veriyorum.”
]]>Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, Evren’de Seçim Koordinasyon Merkezi’nin (SKM) açılışına katıldı. Yavaş, “Emekliye biz destek oluyoruz. Onlar ‘Daha fazla vereceğiz’ diyorlar. Siz belediye başkanısınız, şimdiden versenize. Niye 31 Mart’tan sonra? Bunların 31 Mart’tan sonra anladıklarını ben size söyleyeyim. Simitçiler Odası, simit fiyatına zam yapmış, bakanlığa çağırdılar ‘1 Nisan’dan sonra yapın’ diye baskı yaptılar. Belli ki 1 Nisan’dan sonra zamlara boğulacağız anlaşılan. Onun için ben yerel seçimde hükümet değişmeyeceği için dört yıl artık seçim olmadığı için işte bu yerel seçimler bu kadar böyle zam yapan ama memurun maaşına, işçinin maaşına, emekliye zam da yapmayan hükümete ikaz dönemidir. İkaz edeceksiniz. İkaz edeceksiniz ki ‘Eyvah oy kaybına uğruyoruz’ deyip en azından zamları memura, işçiye, dar gelirli aileye değil de biraz bu vergilerini sildikleri büyük şirketlerden halletsinler öyle mi” dedi.
ABB Başkanı ve CHP ABB Başkan Adayı Mansur Yavaş, bugün Evren Belediye Başkan Adayı Arif Güçlü ile Evren’de Seçim Koordinasyon Merkezi’nin (SKM) açılışına katıldı. Burada beş yıl boyunca Ankara’da yapılanları anlatan Yavaş, şunları söyledi:
“BİZ SİZDEN ALDIĞIMIZ PARALARLA MAAŞLA GÖREV YAPAN İNSANIZ. HÜKMETMEK İÇİN DEĞİL, HİZMETMEK İÇİN GELDİK”
“Beş yıldır görev yapıyoruz. Hiçbir Allah’ın kulunu ayırmadan, hiçbir ilçeyi, köyü, mahalleyi ayırmadan herkese eşit bir şekilde hizmet etmeye çalışıyoruz. Bu hizmeti yaparken beş yıl boyunca nereye gidersek gidelim yeminle söylüyorum nereden bize çok oy çıkmış az oy çıkmış hesabını yapmadık. Hep şöyle baktık; herhangi bir altyapıya ihtiyacı varsa, su ihtiyacı varsa, kanalizasyon ihtiyacı varsa oradan kime ne kadar oy çıktığının önemi var mı? Biz o problemi çözmek için çalıştık. ve inşallah Ankara’da yeni bir dönem başladığında yaptığımız tüm ihaleleri açık yapmak suretiyle Kent Konseyimiz vasıtasıyla, sivil toplum kuruluşlarıyla iki bine yakın kuruluşlarla ortak karar almak suretiyle hizmet ettik. Beş yıl boyunca çakarlı araçlarla gezmedik. Bir minibüs, bir şoför, bir korumayla çakarlı araç olmadan her tarafı gezdik. Problemlerini yerinde dinledik. Eskiden büyükşehir belediye başkanı bir miting zamanı gelir, bir daha esamesi okunmazdı. Ama nerede bir problem varsa hemşerilerimizin elimize fırsat geçmişken bütün problemlerini çözmek için çalıştık. Bunları yaparken yaptığımız projelerin maliyetlerini her yere astık. İnternet sitemizden yayınladık. Tüm harcamalarımızın hepsini kuruşu kuruşunu orada görüyorsunuz. O yetmiyor Sayıştay raporlarını da inceliyoruz. Biz çünkü sizlerden aldığımız paralarla maaşla görev yapan insanız. Hükmetmek için değil, hizmet etmek için geldik ve çok uzun yıllar sonra Ankaralı bir hemşehriniz olarak göreve geldiğimiz için aradaki farkı da gösterelim istedik. Yani Ankara’nın en ücra köşesine kadar ne eksik varsa hizmet etmek için canla başla çalıştık.
“PEÇENEK BARAJI’NDAN SEKİZ KÖY VE MERKEZE SU VERİLDİ”
Artık Ankara’da şeffaf yaptığımız ihaleler nedeniyle ve herkese de hesap verdiğimiz için eskiden beri konuşulan ve bizi utandıran ‘çalıyor ama çalışıyor’ sözleri artık tamamıyla toprağın altına gömüldü. Bir diğer konu ikide bir şunu söylerlerdi. ‘Projen nedir?’ Ben buraya mitinge geldiğimde de Koçhisar’a mitinge geldiğimde de söyledim. Benim çılgın projem falan yok. Öncelikli olarak Ankara’daki bu altyapı sorunlarını ortadan kaldırıp Ankara halkını zengin etmek için desteklerde bulunacağız.
Evren’e yaptıklarımızı anlatayım. Peçenek Barajı’ndan sekiz köy ve merkeze su verildi. Merkeze de verilecek. Yakında su verdik. Şimdi düşünebiliyor musunuz? Özellikle Ankara merkezde iki saat su kesilse herkes ASKİ’yi arar. Düşünebiliyor musunuz? Burada yıllardır su yok birçok yerde. Tankerlerle taşınıyor. Ondan sonra siz gidip proje yapacağım diye çöp projelerine para yatırıyorsunuz. Asıl proje bunlardır. Dokuz mahallede asbestli su borusu yenilendi. Dokuz tane köyümüzde ücretsiz internet var. Beldelerin birçoğu kapatıldığı için itfaiye sorunu var. İtfaiye gidinceye kadar Allah korusun yangın olunca ev küle dönüyor. Beş tane köye yangın söndürme tankeri verdik.
‘Sosyal yardımları kesecek’ dediler. Seçim öncesi hep karalamalarla muhatap oluruz. Ama beş yıl önce geldiğimizde kesmeyeceğiz diye sadece vaat etmiştik. Bakın Evren’de 225 aile bizden destek alıyor. Doğalgaz 37 kişi. İlk defa et desteği veriyoruz. 225 aileye. Kömür desteği 184 aile. Bir de biliyorsunuz son zamanlarda hükümet, emeklileri yok saydı. Önce 7 bin 500 lira sonra 10 bin lira verdi. Türkiye’de bizden başka yok. Emeklilere şu anda destek oluyoruz. 80 tane emeklimiz her ay bizden düzenli şekilde gelir desteği alıyor. Ayrıca Ankara’da öğrencilere servis, ulaşım desteği, kırtasiye desteği, kantin desteği gibi desteklerimiz devam ediyor. Derdimiz şu, destek ihtiyacı olan aileler de diğer yaşıtları gibi çocuklarının aynı şartlarda eğitimine devam etmesini istiyoruz. Onları okutacağız ki önce kendilerini kurtaracak sonra ailelerini kurtaracak ve ülkemize faydalı olacaklar. Destek alan ailelerin de çocuğunun destek almasını inşallah bu şekilde sonlandıracağız.
“EMEKLİYE BİZ DESTEK OLUYORUZ. ONLAR ‘DAHA FAZLA VERECEĞİZ’ DİYORLAR. ŞİMDİDEN VERSENİZE. NİYE 31 MART’TAN SONRA?”
İlk defa kırsal kalkınmada Türkiye’de bu destekleri gene biz başlattık sonra şimdi herkes başlattı. Rakiplerimizin de aklına geldi. Emekliye biz destek oluyoruz. Onlar ‘Daha fazla vereceğiz’ diyorlar. Siz belediye başkanısınız, şimdiden versenize. Niye 31 Mart’tan sonra? Bunların 31 Mart’tan sonra anladıklarını ben size söyleyeyim. Simitçiler Odası, simit fiyatına zam yapmış, bakanlığa çağırdılar ‘1 Nisan’dan sonra yapın’ diye baskı yaptılar. Belli ki 1 Nisan’dan sonra zamlara boğulacağız anlaşılan. Onun için ben yerel seçimde hükümet değişmeyeceği için dört yıl artık seçim olmadığı için işte bu yerel seçimler bu kadar böyle zam yapan ama memurun maaşına, işçinin maaşına, emekliye zam da yapmayan hükümete ikaz dönemidir. İkaz edeceksiniz. İkaz edeceksiniz ki ‘Eyvah oy kaybına uğruyoruz’ deyip en azından zamları memura, işçiye, dar gelirli aileye değil de biraz bu vergilerini sildikleri büyük şirketlerden halletsinler öyle mi?
“‘BU İKTİDAR OLMASA EMEKLİLERE DE MAAŞ ÖDEYEMEZLERDİ’ DİYE BÖBÜRLENİYORLAR”
Şimdi öyle üstten bakıyorlar ki artık yıllardır uzun süren bir iktidar olunca ‘Bu iktidar olmasa emeklilere de maaş da ödeyemezlerdi’ diye böbürleniyorlar. Bakın emekliler 25-30 yıl boyunca zaten prim ödediler ki ileride maaş alalım diye. Dolayısıyla ödediğiniz para sizin değil. Her şeyden evvel milletin vergileriyle toplanmış emeklilerin priminden ödenen para. ve inceledik. 2002 yılında emekliler asgari ücretin bir buçuk katı maaş alıyormuş. Şimdi on bin lira maaş alıyorlar. Hesap ettiğiniz zaman 23-24 bin lira maaş verilmesi lazım emekliye. Ama her şeye para bulan, çılgın projelere para bulan iktidarımız maalesef emeklilere bu desteği veremiyor.
Bizim yaptığımız projeleri ‘Şimdi arttırarak destek olacağız.’ Halbuki elinizde imkan var. Aynalarını şimdi yapın diyoruz. Ama maalesef 1 Nisan’ı bekliyorlar. Zaten yapamayacaklarını biliyorlar ve bu şekilde bizim yaptığımız projeleri ‘Biz yapacağız diyerek’ belediye ne olduğunu öğreniyorlar. Şimdiye kadar bunlar yoktu.”
]]>Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Adayı Celal Mümtaz Akıncı, “Gençler için öğrenci yurtları çoğaltılması lazım, bugün öğrenci arkadaşlarımızın çektiği sıkıntının başında barınma sorunu geliyor. Onun dışında beslenme sorunu geliyor. Çünkü gerçekten son dönemde yaşanan hayat pahalılığı sebebiyle öğrenci arkadaşlarımızın yeteri derecede beslenemediklerinin farkındayız. DEVA Partisi olarak bu anlamda sosyal projeler geliştirip hatta onların boş zamanlarını da üretime katkı sağlamaları, okul dışındaki zamanlarında alınlarının teriyle ürettikleri ürünleri satarak kendilerine kaynak, harçlık sağlamaları için atölyeler kuracağız. Herkesin yüzünün güldüğü mutlu, huzurlu, derdine deva bulmuş bir Ankara tahayyül ediyorum” dedi.
DEVA Partisi Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Adayı Celal Mümtaz Akıncı ve DEVA Partisi Çankaya Belediye Başkan Adayı Selin Karsak, ANKA Haber Ajansı’nı ziyaret etti.
Plan ve projelerinden bahseden Akıncı şöyle konuştu:
“ADALETSİZLİĞE SON VEREREK DÜRÜST, İLKELİ, GERÇEKTEN HİZMETE YÖNELİK, ANKARALI HEMŞEHRİLERİMİZİN NEYE İHTİYACI VARSA ONUN İLİM ADAMLARI TARAFINDAN TESPİTİ SURETİYLE EN GÜZEL HİZMETİ YAPMAK AMACIYLA ADAY OLDUK”
“Ben malumunuz emekli bir Anayasa Mahkemesi üyesiyim, 25 yıllık da avukatlık deneyimim var. Dolayısıyla adalet çok önemli. Hep söylediğimiz gibi adalet devletin temeli, mülkün temeli diye ifade ediyoruz. Bu anlamda belediyeyle de hizmetlerde adaletle hakkaniyete uygun ve dürüstlükle bir hizmet politikası izlemeyi düşünüyoruz. Adalet deyince gerçekten çok geniş bir kavram bu. Adalet nedir? Her şeyi yerli yerine koymaktır. Örneğin kayırmacılık yapmak adaletsizliktir. İşi ehline vermemek adaletsizliktir. Bunlar maalesef Türkiye’de yaşadığımız sıkıntılar önceki dönemlerde. Bu nedenle belediye başkanlığımız sürecinde de inşallah adaletsizliğe son vererek dürüst, ilkeli, gerçekten hizmete yönelik, Ankaralı hemşehrilerimizin neye ihtiyacı varsa onun ilim adamları tarafından tespiti suretiyle en güzel hizmeti yapmak amacıyla aday olduk.
“TRAFİKTE AKILLI SİSTEMLERLE, AKILLI KAMERALARLA VE YAPAY ZEKAYLA GEREKSİZ BEKLEMELERİ, ZAMAN VE YAKIT KAYBINI ENGELLEMEK İÇİN BİR PROJEMİZ VAR”
Maalesef Ankara trafiği de İstanbul trafiği gibi çok yoğun hale gelmeye başladı. Trafikte zaman ve yakıt kaybetmeye başladık. Trafikte akıllı sistemlerle, akıllı kameralarla ve yapay zekayla gereksiz beklemeleri, zaman ve yakıt kaybını engellemek için bir projemiz var. Onu uygulayacağız inşallah. Onun dışında ülkemiz su fakiri olma yolunda hızla ilerliyor. Ne yazık ki küresel ısınmadan dolayı çok büyük bir su kaybı söz konusu. Bu su kaybının önlenmesi için projeler geliştirip yer altı barajları yapılması suretiyle buharlaşma nedeniyle doğan su kaybının engellenmesini sağlayıp Ankara’nın susuz kalmaması için çaba göstereceğiz. Su olmadan hayat olmaz. Bu çok önemli bir şey. Yapılması gereken proje diye düşünüyorum.
“EGO GARAJI’NDAKİ ARSAYI İMAR DEĞİŞİKLİĞİ YAPARAK ÖNCEKİ BELEDİYELERDEN BİR TANESİ SATTI VE ORADA ŞU ANDA MERKEZ ANKARA DİYE DEVASA BETON BLOKLAR OLUŞTU”
Kayırmacılık yapmadan belediyenin imkanlarını en akıllı şekilde israf etmeden kullanmak amacındayız. Yanlış örnekler var ne yazık ki yaşadığımız. Ankara Belediyesi mesela bir EGO Garajı vardı. Ego Garajı’ndaki arsayı imar değişikliği yaparak önceki belediyelerden bir tanesi sattı ve orada şu anda Merkez Ankara diye devasa beton bloklar oluştu. Halbuki belediyenin bu arsayı kendi şirketleri vasıtasıyla konut yapıp oradan elde ettiği gelirlerle sosyal konutlar yaparak dar gelirli vatandaşlarımızın konut ve kiralık ev ihtiyaçlarını karşılanması için değerlendirilebilirdi. ya da oradan elde edilen finans kaynağıyla raylı sistem ya da metro sistemlerinin yapılması için para harcanabilirdi. Ne yazık ki yeterli kaynak bulunamadığı için belediyeler ya ülke dışından kredi almak zorunda kalıyorlar ya da ülke içindeki bankalardan kredi aramak zorunda kalıyorlar. ve bu da hizmeti ne yazık ki aksatıyor.
“HERKESİN YÜZÜNÜN GÜLDÜĞÜ MUTLU, HUZURLU, DERDİNE DEVA BULMUŞ BİR ANKARA TAHAYYÜL EDİYORUM”
Gençler için öğrenci yurtları çoğaltılması lazım, bugün öğrenci arkadaşlarımızın çektiği sıkıntının başında barınma sorunu geliyor. Onun dışında beslenme sorunu geliyor. Çünkü gerçekten son dönemde yaşanan hayat pahalılığı sebebiyle öğrenci arkadaşlarımızın yeteri derecede beslenemediklerinin farkındayız. DEVA Partisi olarak bu anlamda sosyal projeler geliştirip hatta onların boş zamanlarını da üretime katkı sağlamaları için atölyeler kurup okul dışındaki zamanlarında alınlarının teriyle ürettikleri ürünleri satarak kendilerine kaynak, harçlık sağlamaları için atölyeler meydana getirip o atölyeler öğrenci arkadaşlarımızın gelir elde etmelerini ve öğrenci harçlıklarını kendilerinin çıkartmalarını hem de kendi alın teriyle terleriyle edindikleri parayla ihtiyaçlarını gidermelerinin yollarını arayacağız.
Havası temiz, suyu bol, yeşillik bir Ankara tahayyül ediyorum, düşünüyorum. ve herkesin yüzünün güldüğü mutlu, huzurlu, derdine deva bulmuş bir Ankara tahayyül ediyorum. İnşallah bu tahayyüllerim bu umutlarım gerçek olur.”
“BİZLER DE STK’LARIMIZLA BERABER ÇANKAYA’YI YÖNETMEK İSTİYORUZ”
Karsak da şunları söyledi:
“Çankaya’nın sıkıntılarıyla alakalı bunları gidermek adına birçok projemiz var tabii ki. En başta bize daha önceleri sahada iletilen kreş, bakım evleri vardı. Çankaya’mızın 123 mahallesinde sadece 14 adet bakımevi gözüküyor. Öncelikli olarak bunu geliştireceğiz. Bunların sayılarını arttırmaya çalışacağız. İkincisi tabii ki çok fazla altyapı sorunu var. Bunların çözümünde gerekli her şeyi hazırladık. Yerel yönetimler ve şehir planlamacılık eylem planlarımızda da bunları tek tek açıklamıştık. Tabii ki burada bir önemli faktör de Çankaya çok fazla STK’larımızın bulunduğu bir ilçemiz. Bizler de STK’larımızla beraber Çankaya’yı yönetmek istiyoruz.
Gençlerimiz için evinden, okuldan çıktığı zaman, onların vakit geçirebileceği kitap okuyabilecekleri, sosyal faaliyetler, sporsal faaliyetlerde bulunabileceği merkezler düşünüyoruz Çankaya’da. Bir diğer projemiz de bizim yaşlılarımıza yönelik. Şu an belediyelere ait bir huzurevi yok. Bizim hem yatılı aynı zamanda da sabah bırakıp akşam alınabilecek bir şekilde huzurevi projemiz var.
“KADIN VARSA ÇÖZÜM VARDIR SLOGANIYLA ÇIKTIĞIMIZ BU YOLDA ÇANKAYALI TÜM KADINLARIMIZI DA BİZLERLE BERABER ÇALIŞMAYA, BİRLİK OLMAYA DAVET EDİYORUZ”
Daha özgür daha daha şeffaf belediyecilikle yönetilen bir Çankaya hayal ediyoruz. Çankaya’da tek kadın adayıyım. Kadın varsa çözüm vardır sloganıyla çıktığımız bu yolda Çankayalı tüm kadınlarımızı da bizlerle beraber çalışmaya, birlik olmaya davet ediyoruz.
Özetle siyasetin temel sorunu olan ‘Biz biliriz’, ‘Zaten sorun bu’ demeden o alanın uzmanlarını, o derdin muhataplarını yönetime aktif bir şekilde katarak çalışacağız. Bu yüzden Çankaya’da bulunun bütün STK’lar, dernekler, gençler ve kadınları bu sürecin aktif bir parçası haline getireceğiz.”
]]>Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, Beypazarı’nda Seçim Koordinasyon Merkezi’nin (SKM) açılışına katıldı. Yavaş, “Herkes şeffaf olacak, harcadığı bütün seçim harcamalarının hesabını açık açık internetten yayınlayacak. Belediye başkanları adayları mal beyanlarını açıklayacak. Ben açıklıyorum bugün. Bütün belediye başkanları görev yapanlar, görevi devraldığında serveti neymiş, şimdi serveti ne olmuş bunları açıklayacaklar. Bu halkın parasıdır. Bu hesabı herkes vermek zorundadır. ve yaptığımız açık ihalelerle artık Ankara’da hiç kimse ‘Çalıyor ama çalışıyor’ diyemiyor. Çalmadan da çalışılabileceğini bütün dünyaya gösterdik” dedi.
ABB Başkanı ve CHP ABB Başkan Adayı Mansur Yavaş, bugün Beypazarı Belediye Başkan Adayı Özer Kasap ile Beypazarı’nda Seçim Koordinasyon Merkezi’nin (SKM) açılışına katıldı. Burada konuşan Yavaş, şunları söyledi:
“ANKARA’NIN HER TARAFINA KAVŞAKLAR YAPTIK. HİÇBİRİSİNE AÇILIŞ YAPMADIK. SADECE KAÇ PARAYA YAPTIĞIMIZI AÇIKLADIK”
“10 yıl boyunca Beypazarı’nı Ankara’ya tanıtıp hem kent kültürümüzü koruduk hem de burada yaşayan insanlarımıza yeni bir ekmek kapısı açtık turizmle ilgili. Binlerce insan şu anda bu işten ekmek yiyor. İnşallah daha da arttıracağız. Beypazarı’nda görev yaparken binin üzerinde kaymakam, belediye başkanları Türkiye’nin çeşitli yerlerinden gelip bu iş nasıl başarıldı diye burada inceleme yaptı. Tabii ki bu projeleri gerçekleştirirken Beypazarı halkının yanımızda olması en büyük gücümüzdü. Onlara anlattık. ‘Sizler de kendi ilinizde ilçenizde kültürünüzü koruyup turizme açabilirsiniz’ diyerek örnek olduk. Dönüp baktığınızda akılda kalan en önemli eser budur. Ankara’dakiler, rakiplerimiz hala anlamadı. Hatırlarsınız, Ankara’dan gelen buradan geçip Nallıhan’a giden çift yolu biz yaptık. Şimdi hatırlayan var mı? Hiç önemli değil ki. Bunlar zaten Fen İşleri Dairesi’nin bile yapacağı hizmetler. Asıl hizmet o değil. İnsanları ayırmayacaksın, herkesi kucaklayacaksın, herkesin fikrine saygı duyacaksın. Ondan sonra Beypazarı’nın gelişimi ne yönde olacaksa ona karar verip uygulayacaksın. İşte beton ve plastik görmek isteyenler Beypazarı’ndaki bu turizmle ilgili kalkınmayı asla anlayamıyorlar. Ankara’da hala gözleri betonda, plastikte. En az onlar kadar Ankara’nın her yerine asfalt yaptık. Bizler önceki beş dönem kadar Ankara’nın her tarafına kavşaklar yaptık. Siz de görüyorsunuz. Hiçbirisine açılış yapmadık. Sadece kaç paraya yaptığımızı açıkladık.
“BELEDİYE BAŞKANLIĞI MİLLETE HÜKMETME MEVKİSİ DEĞİL, HİZMET MEVKİSİDİR”
Belediye başkanlığı görevi de herhangi bir ilçede, ildeki bir kamu görevlisinden farkı olmayan, tek parti seçimle gelmek olan bir makamdır. ve asla millete hüküm etme mevkisi değildir. Aldığınız maaşın karşılığı hizmet etme mevkisidir. Dolayısıyla sıradan Ankara’da ne kadar kamu ve çalışan varsa biz de onlardan birisi gibi davrandık. Şaşırdılar. Anlamadılar. Halk bunu benimsedi. Dediler ‘Algı yapıyor.’ Allah’tan korkun. Yılda bir defa televizyona çıkarım. Her gün televizyona çıkmam. Gazetelere demeç vermem. Sadece sosyal medyadan yaptığım işleri anlatırım. Bugüne kadar oy vermeyenlerle ilgili olumsuz tek bir açıklamam olmamıştır. Seçim bitmiştir. Rozet buradan çıkarılmıştır. Bizim belediyecilik anlayışımız bu.
“HERKES ŞEFFAF OLACAK, HARCADIĞI BÜTÜN SEÇİM HARCAMALARININ HESABINI YAYINLAYACAK. BELEDİYE BAŞKANLARI ADAYLARI MAL BEYANLARINI AÇIKLAYACAK. BEN AÇIKLIYORUM BUGÜN”
Bu seçimde adaylığımızın erken açıklanması nedeniyle Ankara’da biraz afişlerimizi astık. Başladılar ‘Bunların parası nereden geliyor?’ Benim adım Mansur Yavaş. Bir kuruş belediyenin parası o pankartların içerisinde yok. İl başkanlığı ödüyor bunların hesabını isteyen herkes de faturasını inceleyebilir. Ama herkes şeffaf olacak, harcadığı bütün seçim harcamalarının hesabını açık açık internetten yayınlayacak. Belediye başkanları adayları mal beyanlarını açıklayacak. Ben açıklıyorum bugün. Bütün belediye başkanları görev yapanlar, görevi devraldığında serveti neymiş, şimdi serveti ne olmuş bunları açıklayacaklar. Bu halkın parasıdır. Bu hesabı herkes vermek zorundadır. ve yaptığımız açık ihalelerle artık Ankara’da hiç kimse ‘Çalıyor ama çalışıyor’ diyemiyor. Çalmadan da çalışılabileceğini bütün dünyaya gösterdik.
“BUNDAN SONRA BÜTÜN TÜRKİYE UŞAKYOL SULARINI İÇECEK VE EN AZ 100 KİŞİ ORADA ÇALIŞACAK”
Bütün harcamalarımız Ankara halkı için. Ne yurt dışından bitki getiriyoruz ne de proje yapıyorum adı altında hiç kimsenin yararına olmayan hiçbir harcamayı da yapmıyoruz. Bugüne kadar Beypazarı’nda Aile Yaşam Merkezi, e- spor merkezi, iki adet sera ve burada 30 milyon fide üretiyoruz. Bütün Ankara’ya buradan yayılıyor. Engelli ve yaşlı bakımevi ve bir müjdem de şu, projesi bitmek üzere. Biliyorsunuz benim dönemimde başlamıştı. Harmancık mevkisinden su geliyordu. Arıtma yapıldı şimdi. Ama sonuçta yerin altından kuyulardan geliyor. Bu ilanihaye devam edecek değil. Beypazarı’nın 10-20 yıl sonrasını düşünerek, bugün Çamlıdere’den hem Güdül’e, hem Ayaş’a, hem Beypazarı’na su getirme projesi önümüzdeki günlerde inşallah ihaleye çıkıyor. 57 mahallede asbestli su boruları yenilendi. 142 kilometre yeni içme su hattı yapıldı. Arıtma tesisi yapıldı. Şu bildiğimiz meşhur Uşakgöl suyumuz var. Onu da dünyaya tanıtmamız lazım. İnşallah Seymen su fabrikamız da ihalesini yaptı. İnşallah bundan sonra bütün Türkiye Uşakyol sularını içecek ve en az 100 kişi orada çalışacak.
“BATIK BİR BELEDİYE ARIYORLARSA ÖNCE KENDİ BELEDİYELERİNE BAKACAKLAR. ALACAKLARINI, BORÇLARINI ÇIKARACAKLAR”
Rakibim demiş ki ‘Ankara Büyükşehir battı’. Biz de yayınladık. Şu anda Amerika’nın Türkiye’de büyükşehir belediyelerinin kredibilitesini ölçen Fitch diye bir kuruluşu var. Bunların yaptığı ölçüme göre Türkiye’deki büyükşehirlerin içerisinde kredibilite olarak en yüksek olan Ankara Büyükşehir Belediyesi. Batık bir belediye arıyorlarsa önce kendi belediyelerine bakacaklar. Alacaklarını, borçlarını çıkaracaklar. Biz gelirimizi de giderimizi de borcumuzu da yayınlıyoruz. Çıkarsınlar herkes görsün kim daha borçlu, hangi belediye batıyor.
“SANKİ LÜTUF VERİYOR GİBİ ‘BU HÜKÜMET OLMAZSA ONU ALAMAZSINIZ ŞÜKREDİN.’ EMEKLİYİ, EKONOMİYİ BU HALE GETİREN KİM?
Rakibim demiş ki ‘Biz olmasak emekli maaşını da alamazdınız.’ Bir defa bu verdiğiniz emekli maaşı emeklilerin primlerinin karşılığıdır. Yıllarca prim ödediler de emekli oldular. Sonra baktık ki 2002 yılında emeklinin aldığı maaş asgari ücretin bir buçuk katı. Hesap ederseniz 24-25 bin lira olması gerekiyor. Nerede 10 bin lira nerede 24 bin lira. Sanki lütuf veriyor gibi ‘Bu hükümet olmazsa onu alamazsınız şükredin.’ Emekliyi bu hale getiren kim? Ekonomiyi bu hale getiren kim Allah aşkına? Emekli mi? Ne suçu var emeklinin?”
]]>
Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, Ankara’da faaliyet gösteren Tarım ve Ticaret Bakanlığı’na bağlı üretici, kadın, sulama kooperatifi ve sulama birliklerinden 196 derneğin temsilcisi ile bir araya geldi. Yavaş, “Dünyada kendi kendine yeten ender ülkelerden birisiydik değil mi? Niye yurt dışından almak ihtiyacını hissettik? Niye kendi çiftçimizi desteklemiyoruz? Oysa Anayasa’ da da yazıyor bütçenin belirli yüzdesinin çiftçiye destek olarak verileceği. Ama gerçeği şu; uğraşmayın diyorlar, yurt dışından getirip vatandaşa ucuz yedireceğiz diye düşünürken, yarın bir gün doğal gazda olduğu gibi petrolde olduğu gibi fiyatı onlar belirleyecek ve yarın çiftçi bulunmayacak… Geleceğin en büyük zenginliği gıda olacak. Petrolden daha önemli. Gıda olmadığı zaman ölürüz. En büyük zenginliğimiz ürettiğimiz gıdalar olacak…Yeter ki Ankara’nın kırsalında bu tür üretimlere başlansın, biz sonuna kadar destek olacağız” dedi.
ABB Başkanı ve CHP ABB Başkan Adayı Mansur Yavaş, bugün Ankara Kent Konseyi’nde “Kırsal Kalkınma Kooperatif, Birlik ve Dernekleri İstişare Toplantısı”na katıldı. Kırsal Kalkınma Başkanı Halil İbrahim Yılmaz, ABB Kırsal Hizmetler Daire Başkanı Ahmet Mekin Tüzün, AKK Çevre ve İklim Meclisi Başkanı Ömer Şan, Kırsal Kalkınma Çalışma Grubu Sözcüsü Ayfer Ulusoy, eski AKP Gümüşhane Milletvekili Feramuz Üstün ve Kooperatifçilik Uzmanı Necmettin Pehlivan’ın da katıldığı toplantıda konuşan Yavaş, şunları söyledi:
“30-40 YILDIR MAALESEF TARIMI ÖLDÜRDÜLER”
“Aynı politikayı bundan 30-40 yıl önce de şöyle başladılar; niye siz arpa, buğdayla uğraşıyorsunuz? Amerika’dan geçirseniz çok daha ucuza mal oluyor ve halk daha ucuza un alacak, daha ucuza gıdasını temine edecek gibi şeylerle bu tarımı kırsalda herkesin yapması yerine çok büyük karteller oluşturmak suretiyle onların yapması gerektiği iddia edilmeye başlandı. Ben kendi gözümle gördüm. Amerika’da bir çiftçinin yaptığı üretim neredeyse Türkiye’nin üretimine eşit. GDO’lu ürünlerle falan bir şekilde daha fazla ürün alıyor. Bunları gemilerle bize gönderiyorlar. Sonuçta ne oluyor? Böyle olunca Türk çiftçisi yavaş yavaş tarımı bırakmaya başlıyor. Bunun sonucu nedir? Gıdada dışarıya bağımlı olmak. Aynen petrolde bağımlı olduğumuz gibi. Daha sonra köy okulları kapatıldı. ve sürdürülen tarım politikaları nedeniyle artık insanlar uğraşmaz oldular. Hayvancılıkta da aynısı yaşandı. Hayvancılıkta ben yurt dışında gördüm. 100 bin başlık çiftlikler var. Tarımla uğraşan nüfus Amerika’da yüzde 14 tarımda hayvancılıkta Türkiye’de de bunun böyle olması lazım diye bunu bize kabul ettirdiler. Bunu kabul ettirirken şöyle olsaydı mantıklıydı; eğer siz bu çiftçilikle uğraşanların çocuklarına tarımın yerine sanayi ikame edip koyup bunları o şekilde yönlendirip çoluğuna çocuğuna bu şekilde iş bulacak hale getirseydiniz belki mantıklıydı. Ama Türkiye gerçekleri öyle değil. Türkiye’de hala Türkiye’nin her yerinde hatta köylerde, kırsalda yaşayan insanlar kendilerini hiç kimseye yük olmadan üreteceğiz diye uğraşıyorlar. Bunları ‘Bu işi bırak dediğiniz’ zaman yapacak iş yerleri yok, aç kalacaklar. ve sürdürmek istiyorlar. Bunu 30-40 yıldır sert bir şekilde yapıp maalesef tarımı öldürdüler. Peki sonuç ne oldu? Ben neden bu kadar destek olmak istiyorum? En basit örneği Ukrayna-Rusya Savaşı. Ukrayna-Rusya Savaşı olduğu zaman Dünya buğday krizine girdi. Ukrayna’nın arazileri bizden mi büyük? Halbuki bizdeki tarımsal üretim çok daha fazla. Ama bilinçli bir şekilde siz bunu yapmayın diye diye başkasını muhtaç olduk.
“UKRAYNA SAVAŞI’NDAN SONRA İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ GÖSTERDİ Kİ ARTIK GIDA ERİŞİMİZ ZORLAŞIYOR. ÖNÜMÜZDEKİ YILLARIN EN BÜYÜK PETROLÜ GIDA OLACAK”
Dünyada kendi kendine yeten ender ülkelerden birisiydik değil mi? Niye yurt dışından almak ihtiyacını hissettik? Niye kendi çiftçimizi desteklemiyoruz? Oysa Anayasa’da da yazıyor bütçenin belirli yüzdesinin çiftçiye destek olarak verileceği. Ama gerçeği şu; uğraşmayın diyorlar, yurt dışından getirip vatandaşa ucuz yedireceğiz diye düşünürken, yarın bir gün doğal gazda olduğu gibi petrolde olduğu gibi fiyatı onlar belirleyecek ve yarın çiftçi bulunmayacak. İkincisi Ukrayna Savaşı’ndan sonra iklim değişikliği gösterdi ki artık gıda erişimi zorlaşıyor. Yani önümüzdeki 15-20, 50 yılın en büyük petrolü gıda olacak. Geçen televizyonda bir profesörden izleyerek dinledim. Diyor ki bakın dünyanın en zengin adamı dünyanın çeşitli yerlerinden binlerce dönüm tarla almaya başladı. Halbuki bunların hiçbirine ihtiyacı yok. Cep telefonundan, bilgisayardan bir uygulamayla tarımdan kazanacağı paranın yüz mislini kazanacak durumda. ve yerin altına depolar yaptırıyorlar. Ata tohumlarını saklıyorlar orada. Bunları televizyonlarda görüyoruz. Bunlar bunu niye yapıyorlar sanıyorsunuz? Çünkü iklim değişikliği nedeniyle artık ya aşırı yağışlar olacak tarladan ürününüzü alamayacaksınız ya da sık sık Türkiye’de de rastlıyoruz aşırı sıcaklar nedeniyle yine ürününüzü alamayacaksınız. Bu nedenle bizim Ankara’da tekrar tarıma yönelmemiz gerekiyor. Bunun bir sebebi de şu; bu bina dahil Ankara’da gördüğünüz ilçelerde gördüğünüz bütün binaların toplamı Ankara’nın arazisinin sadece yüzde üçüne eşit. Ankara’nın yüzde 97’si hala boş tarla, boş arazi. Bunların en az yüzde 50’si de tarıma uyuyor. Dolayısıyla zaten bizim petrolümüz var meydanda, mesele buna bir şekilde destek olup tekrar insanlar üretmesini sağlamak. Sorun nerede peki? Üretimdeki maliyetlerde. İşte eğer hükümetimiz, devletimiz gereğini yapsa, çiftçimizin bu maliyetlerini en aşağı indirse gerekli destekleri verse herkes para kazansa yapma deseniz de yapar öyle mi? Ama üretimdeki maliyetler artıyor, mazot fiyatları derken artık insanlar ekemez hale geldi.
Şimdi biz Kırsal Kalkınma Daire Başkanımız vasıtasıyla büyük bir çalışma başlattık, insanları üret teşvik etmek için ve başarılı olduğumuza inanıyorum. Beş yıl içerisinde verdiğimiz destek 880 milyon lira yani bir milyara yakın destek olduk. Bizim kendi bütçemize göre ancak bu kadar yaptık. Fakat pandemi dönemi ve arkasından gelen ekonomik sıkıntılar gösterdi ki bizim daha fazla destek olmamız lazım. Benim bir projem vardı. Köylere güneş enerjisi götürmek. Şimdi köylere güneş enerjisini götürdüğü zaman yönetmeliğe göre şöyle bir şey var; herkes kendi evinin üstüne yapabiliyor. Ben de köylerin birçoğuna köye ortak mal olarak bir taneyi koyalım. Bütün köylü oradan yararlansın dedim. Şu andaki yönetmeliğe göre uygun değil. Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu’na bunu düzenleyin diye yazdık. Cevap dahi yazmadılar. ve sözümüzü tutmak için seçtiğimiz birkaç tane köyde en azından vatandaş görsün diye bazı yerlerin üzerine koyduk. Daire başkanımıza talimat verdim, sulama kooperatiflerin de enerjisine ayrıca destek olacağız. Onda yasal bir engel yok.
“YETER Kİ ANKARA’NIN KIRSALINDA ÜRETİMLERE BAŞLANSIN. BİZ SONUNA KADAR DESTEK OLACAĞIZ”
Şunu bilmenizi isterim; kooperatifleri çoğaltırsanız sadece tarımsal değil özellikle yöresel ürünlerle ilgili kooperatifler şimdi çok değerlendi. Yeter ki Ankara’nın kırsalında bu tür üretimlere başlansın, biz sonuna kadar destek olacağız. Evvelsi gün Elmadağ Belediye Başkanı’yla beraberdik. Onların da kendine has ekmeği var. Halk ekmek üzerinden satıyorlar ve yetiştiremiyorlar. Kent konseyi başkanımızın söylediği gibi Türkiye’de ilk defa Beypazarı’nın belediye başkanıyken kendi yerel ürünlerimize coğrafi işaret için ben başvurdum. Sizler de kendi bulunduğunuz bölgelerde yöreye has ürünler için coğrafi işaretlere de başvurabilirsiniz. Biz bunları değerlendirmeye hazırız. Sadece tarımsal üretimde değil, hayvancılıkla, yöresel ürünlerin satılmasında öncülük etmeye hazırız. Ne kadar çok üretirseniz, çoluğunuz çocuğunuz, bu işte uğraşırsa bana bir tane öz geçmiş az gelir. Ankara Büyükşehir Belediyesi olarak daha fazla destek olmak suretiyle inşallah hep birlikte bu işi başaracağız.
Başından beri söylüyorum. Çılgın proje yok. Proje yapıyorum deyip sizlerden aldıkları paraları çöp projelere gömdüler şimdiye kadar. Görüyorsunuz Ankara’ya girerken bu kapıların kime ne faydası var? İnanın o kapılara harcanan parayla bugün Ankara’nın bir ilçesi ayağa kalkardı. Onun için diyorum kanalizasyon ihtiyaçlarını bitireceğiz inşallah. Susuz köy kalmayacak inşallah. İlk önce onları yapacağız. Farz var ortada önce. Farz bunlar. ve ikinci olarak da dediğim gibi orada yaşanır hale gelmezsiniz, çocuklarınızı orada kalmaz. Onun için orada elektriği, suyu, interneti, her şeyi olmalı ki çoluğunuz çocuğunuz orada yaşamaya devam etsin ve sizlerin yaptığı iş sürdürmeye devam etsin. Hem kendileri kazansın hem Ankara kazansın.
Geleceğin en büyük zenginliği gıda olacak. Petrolden daha önemli. Çünkü arabaya binmezsiniz petrol yoksa birçok şeyi yapmazsınız ama gıda olmadığı zaman ölürüz. En büyük zenginliğimiz ürettiğimiz gıdalar olacak. Biz görevde olduğumuz sürece inşallah desteklerimizi bütçemizle bu işe ayırdığımız payı arttırarak sizleri desteklemeye devam edeceğiz.”
]]>
Prestijli ve kaliteli aile konutları konseptli “Adres Ankara Evleri” toplamda 3 etapta, 3.000 konut ve Açık Çarşı konseptli AVM’den oluşmaktadır… C40-45 dayanım gücüne sahip beton yapısı ve zeminde fore kazık uygulaması ile depreme dayanıklı bir proje olan “Adres Ankara Evleri”, doğa dostu peyzaj alanları, Açık AVM, tematik oyun parkurları, hastaneye ve metroya olan yakınlığı ile başkente yepyeni bir soluk getirecek.
ANKARA’NIN EN ÖZEL PROJELERİNDEN BİRİ
Ankara’nın en değerli yerleşim bölgelerinden biri olan Yenimahalle’de 164 bin metrekare arsa üzerinde yükselen “Adres Ankara Evleri” 2+1, 3+1 ve 4+1 daire seçeneklerinden oluşuyor. Konut ve ticari alanlar arasında geçişin bulunmadığı proje, bu özelliği ile konut alanlarının güvenliğini arttırırken aynı zamanda kullanıcılarına sosyal yaşamın avantajlarını sunuyor. Geniş yol ve caddeleri, düzenli peyzaj alanları, cadde üstü mağaza ve ticari alanları ile yalnızca değerli bir konut projesi değil, aynı zamanda geleceğiniz için iyi bir yatırım imkânı sunuyor.
SAĞLIK, METRO, EĞİTİM VE ALIŞVERİŞ HEMEN YANI BAŞINIZDA
Adres Ankara Evleri; Etlik Şehir Hastanesi, Antares AVM ve İvedik Metroya 1 dakika, İlköğretim, lise ve üniversiteye ise 5 dakikalık yürüme mesafesiyle ihtiyaç duyduğunuz her şeyin yanı başında yer alıyor.
Adres Ankara Evleri, yapımı devam eden Türkiye’nin en büyük adalet sarayına 1 kilometrelik yakınlığı ile başkentte yepyeni bir merkezle soluk getirecek.
ANKARA’NIN YENİ CAZİBE VE BULUŞMA MERKEZİ “ADRES ÇARŞI”
Proje içerisinde planlanan “Adres Çarşı” ise bölgenin yeni cazibe ve buluşma merkezi olmaya aday.Son zamanların en yeni trendlerinden olan Açık AVM konseptiyle tasarlanan ticari alanlar birçok önemli markaya hizmet verebilecek şekilde tasarlandı. Her ihtiyacınızı karşılayacak, her zevke hitap edecek olan “Adres Çarşı”, şehrin yeni cazibe merkezlerinden biri olarak Ankara’ya yepyeni bir sosyal yaşam alanı sunuyor.
ADRES ANKARA EVLERİ İLE AYIRICALIKLARI YAŞAYIN
Proje, “Adres Ankara Kulüp” ile sakinlerine ayrıcalıklı bir kulüp atmosferi yaşatmaya hazırlanıyor. Çevreye duyarlı, yeşil dostu olan ve 164 bin metrekare arsa üzerinde yükselen “Adres Ankara Evleri”, toplam 74 bin metrekarelik peyzaj alanı sunuyor. İçerisinde yüzme havuzu, spor salonu, kafe, sauna ve hamamın olacağı, ayrıca basketbol, voleybol, futbol ve tenis kortu olarak kullanılabilen açık sahaların yanı sıra farklı yaş gruplarına göre tasarlanmış çocuk oyun alanları, iki kilometrelik yürüyüş parkuru, aile oturma mekanları ve süs havuzları ile “Adres Ankara Evleri” sakinlerine her türlü aktiviteyi yapabilme imkânı sunuyor.
Projeyle ilgili detaylı bilgiye www.adresankara.com adresinden ulaşabilirsiniz.
]]>DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, partinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, belirlenen belediye eş başkan adaylarını açıkladı. DEM Parti’nin Ankara Büyükşehir Belediye Eş Başkan adayları, 2016 yılından bu yana cezaevinde olan eski Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı, eski Diyarbakır ve Siirt Milletvekili ve HDP’nin eski yöneticilerinden Gültan Kışanak ile eski İHD Başkanı Öztürk Türkdoğan oldu.
Doğan, düzenlediği basın toplantısında şöyle konuştu:
“‘BİZİ SEÇEMEZSENİZ MAĞDUR OLURSUNUZ’ DİYE TEHDİT EDENLERDEN FARKLI OLARAK ADAYLARIMIZI KENT UZLAŞISI KAPSAMINDA BELİRLEDİK”
“Şişli Kaymakamlığı tarafından bir oyun yasaklandı. Yasaklama gerekçesi bilinmiyor, açıklasınlar gerekçesini eğer gerekçesi Kürtçe değilse yalnızca. Hangi gerekçeyle yaptıklarını açıklamaya davet ediyoruz kendilerini DEM Parti olarak. Öte yandan şunu hatırlatmak istiyoruz, Kürtçe’ye yönelik tüm baskılara, engellemelere rağmen en çok mülki amirler, kolluk güçleri, mahkemeler, yargıçlar ve savcılar bu ülkede bilirler ki, Kürtçe’yi yasaklayarak hiçbir anadili yasaklayarak engelleyemezsiniz.
Kitleleri anketlerle okumaya çalışanlardan, meydanlarda açık açık artık hiç hicap duymadan ‘Bizi seçmezseniz işte böyle mağdur olursunuz’ diye tehdit edenlerden, popülizmi önceleyenlerden, genel merkezlerde sözüm ona birkaç etkili yetkili kişinin belirlediği adayları karşımıza halkın adaylarıymış gibi çıkaranlardan farklı olarak ne yaptık bu yol boyunca; adaylarımızı halk oylamasıyla, eğilim yoklamasıyla, kent uzlaşısı kapsamında belirledik.
“31 MART DEM PARTİ İÇİN YEREL DEMOKRASİNİN YENİDEN GÜÇLENECEĞİ BİR EŞİK”
2019 yerel seçimlerine göre yerel yönetimlerde kadın temsil oranı yalnızca yüzde 3. Oysa demokrasinin temel koşullarından birisi eşit temsildir. Emin olun o yüzde 3’ü bizler sağlıyoruz. Yoksa o yüzde 3 de ortaya çıkmayacaktı. Bunca yol kesilmesine, bunca haksızlığa, hukuksuzluğa rağmen 31 Mart merkeziyetçiliğe karşı yerel demokrasinin yeniden güçleneceği bir eşik DEM Parti için. Kent rantının değil kent hakkının kazanacağı bir eşik.
Ankara Büyükşehir Belediye Eş Başkan adayımızın durumu bile bir kez daha bu seçimlere hangi koşullarda, nasıl gittiğimizin aslında göstergesi. DEM Parti olarak bu seçim hazırlıklarını işte tüm bunları gözeterek, nerede, nasıl pozisyon alacağımızın yaratacağı sonuçlara aylardır, kesintisiz bir biçimde büyük bir özveri ve gayretle çalışarak ortaya çıkardık. Bugüne kadar sizlere söz verdiğimiz üzere yaptığımız her şeyi açık bir biçimde, aşama aşama olgunlaştıkça, sonuçlandıkça sizlerle paylaştık. Bu süreç böyle devam edecek.
“ADANA VE İSTANBUL’UN BAZI İLÇELERİNDE HENÜZ GÖRÜŞMELER SÜRÜYOR”
Kent uzlaşısı sağlanan bazı yerleri de size açıklamak istiyorum. Kent uzlaşısı görüşmeleri devam ediyor, bazı bölgelerde bu uzlaşıya dair yol alınabildi, bazı yerlerde henüz yol kat edilemedi. Bu, yolların tıkalı olduğu, kat edilemediği anlamına gelmiyor, görüşmeler sürüyor.
Kent uzlaşısının sağlandığı bazı yerler var. Mesela Mersin, Akdeniz, Esenyurt kent uzlaşısının sağlanabildiği yerler. Adana ve İstanbul’un bazı ilçelerinde henüz görüşmeler sürüyor. Urfa’da, ki adaylarımız kent uzlaşısı kapsamında belirlenmiş, kent uzlaşısıyla ortaya çıkmış adaylar.”
Doğan, partisinin Ankara Büyükşehir Belediye Eş Başkan adaylarının Gülten Kışanak ve Öztürk Türkdoğan olduğunu açıklarken cezaevinde olan Kışanak’ın mektubunu okudu. Kışanak’ın mesajı şöyle:
KIŞANAK: ANKARA’DAN TÜRKİYE’NİN DÖRT BİR YANINA TOPLUMSAL BARIŞ KÖPRÜLERİ KURMAK İÇİN YOLA ÇIKIYORUZ
“Partimizin Ankara Büyükşehir Belediye Eş Başkan adaylığı önerisini sizlere duyduğum sorumluluğun bir gereği olarak kabul ettiğimi belirtmek istiyorum. Başta Kürt sorunu ve kadın, özgürlük sorunu olmak üzere sorunlarımızı kaynağında Ankara’da tartışmak, konuşmak gerekiyordu. Diyarbakır’dan Ankara’ya, Ankara’dan Türkiye’nin dört bir yanına toplumsal barış köprüleri kurmak için yola çıkıyoruz. Sizleri barışa, demokrasiye ve özgürlüğe inanan herkesi bu mücadelede inisiyatif almaya davet ediyor, şimdiden başarılar diliyorum.”
Doğan’ın açıkladığı belediye eş başkan adayları şöyle:
Malatya: Abdulvahab Ekim ve Sevim Şimşek Bayram
Bursa: İhsan Seylan ve Bilmez Erboğa
Konya: Gülbahar Gündüz ve Bülent Kılıç
Kocaeli: Hasan Özgüneş ve Selda İlgöz Koçyiğit
Gaziantep: Selman Tutumlu
Şanlıurfa: Celalettin Ekmen ve Gülser Yıldırım
Aydın: Suzan Koç ve Naif Kanat
Osmaniye: Ziver Gümüş ve Zilan Karagüzel
Kilis: Ahmet Üçer ve Azize Akoğlu
Elazığ: Hayrettin Kaya
Adıyaman: Meryem Ceritli ve Bahattin Bilgin
Dersim: Cevdet Konak ve Birsen Orhan
Kocaeli Dilovası: Mustafa Avcı ve Sevin Çoşkun
Ankara: Gültan Kışanak ve Öztürk Türkdoğan
]]>Karatay Spor ve Kongre Merkezi’nde oynanacak final karşılaşması, saat 15.30’da başlayacak.
Anadolu Efes, 12 şampiyonlukla Türkiye Kupası’nı en fazla kazanan takım durumunda bulunuyor. Kupada 16 kez final oynayan lacivert-beyazlılar, 1995-1996, 1996-1997 ve 1997-1998 sezonlarında üst üste 3 kez Türkiye Kupası’nı müzesine götüren ilk takım oldu.
Türkiye Kupası’nı ilk kez 1993-1994 sezonunda finalde Fenerbahçe’yi yenerek kazanan Anadolu Efes, 1995-1996, 1996-1997, 1997-1998, 2000-2001, 2001-2002, 2005-2006, 2006-2007, 2008-2009, 2014-2015 ve 2017-2018 sezonlarında da mutlu sona ulaştı.
Lacivert-beyazlı ekip, en son 2021-2022 sezonunda finalde Fenerbahçe’yi yenerek, 12. kupasını müzesine götürdü.
Fenerbahçe Beko, 7 kez şampiyonluk yaşadı
Sarı-lacivertli takım, Türkiye Kupası’nı 7 kez müzesine götürmeyi başardı.
Fenerbahçe, 1966-1967 sezonunda ilk kez düzenlenen Türkiye Kupası’nı Muhafızgücü’ne üstünlük sağlayarak kazandı. Bundan sonra yapılan 24 kupa mücadelesinde 1993-1994, 1996-1997 ve 1998-1999 sezonlarında final oynayan sarı-lacivertliler, bu maçlarda rakiplerine yenilerek, şampiyonluğa ulaşamadı.
2009-2010’da, 10 sezon sonra kupada final oynayan Fenerbahçe, Mersin Büyükşehir Belediyespor’u 72-68 yenerek 43 yıl aradan sonra kupanın sahibi oldu. Sarı-lacivertli takım, 2010-2011 sezonunda finalde Beşiktaş’ı 81-72 mağlup ederek, 3. kez kupayı müzesine götürdü. Fenerbahçe, 2012-2013 sezonunda Eskişehir’de oynanan finalde Galatasaray’ı 63-57 yenerek kupada şampiyonluk yaşadı.
2015-2016 sezonunda Bursa’da oynanan finalde Darüşşafaka’yı 67-65 mağlup ederek 5. kupasını kaldıran Fenerbahçe, 2019’da Anadolu Efes’e, 2020’de de Darüşşafaka’ya üstünlük kurarak kupanın sahibi oldu.
Kupayı kazanan diğer takımlar
Organizasyonda Galatasaray, TOFAŞ ve Ülkerspor’un üçer şampiyonluğu bulunurken, İTÜ iki, Türk Telekom, Altınordu, Paşabahçe, TED Ankara Kolejliler, Beşiktaş, Pınar Karşıyaka ve Banvit de birer kez kupayı müzelerine götürdü.
19 yıl ara verildi
İlki 1966-1967 sezonunda düzenlenen Türkiye Kupası’na 1972-1973’ten sonra 19 yıl ara verildi.
Kupa, 1992-1993 sezonundan itibaren Dörtlü Final statüsünde organize edildi. Dörtlü Final, Ankara ve Mersin’de ikişer kez, İstanbul, Bursa, Trabzon, İzmir, Kütahya, Adana, Konya ve Samsun’da birer kez yapıldı.
Dörtlü Final statüsü 2004-2005 sezonunda Sekizli Final olarak değişirken, çeyrek final, yarı final ve final maçları 2004-2005’te Bursa’da, 2005-2006’da Adana’da, 2006-2007’de Antalya’da, 2007-2008’de Ankara’da, 2008-2009’da İzmir’de, 2009-2010’da Adana’da, 2010-2011’de Kayseri’de, 2011-2012’de Konya’da, 2012-2013’te Eskişehir’de, 2013-2014’te Ankara’da, 2014-2015’te Gaziantep’te, 2015-2016’da Bursa’da, 2016-2017’de Ankara’da, 2017-2018’de İstanbul’da ve 2018-2019’da Ankara’da oynandı.
Türkiye Kupası’nda 2019-2020 sezonu Ankara’da, 2021-2022 de Bursa’da Dörtlü Final statüsünde düzenlendi. Organizasyonda 2020-2021 sezonu Kovid-19 salgını nedeniyle, 2022-2023 ise Kahramanmaraş merkezli depremler gerekçesiyle organize edilmedi.
Türkiye Kupası şampiyonları
Basketbol Erkekler Türkiye Kupası’nda şampiyonluğa ulaşan takımlar ve final maçlarının skorları şöyle:
|
Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, Haymana’da Seçim Koordinasyon Merkezi (SKM) açılışında konuştu. Yavaş, “Afet oldu geldim, cenaze oldu geldim. Her şeyinizle bizzat ilgilendim. Gelirken de bir tane minibüs, bir tane şoför, bir tane korumayla geldim. Ne çakar, ne konvoy hiçbirisi yok. Çünkü ben Haymana’ya geliyorum, hemşerilerim yanına geliyorum. Hiçbirisini ayırmadım ki niye çekineyim? Niye korumalarla, konvoylarla geleceğim. Kardeşlerimin yanına övüne övüne, sevine sevine geldim. Bazı belediye başkanları ‘Oy vermezseniz hizmet gelmez’ diyor. Benden önceki de aynı şeyi söylüyordu. ‘Kim oy verirse ilk ondan başlarım’ diyordu. Öyle bir şey yok. Adaletli, merhametli, vicdanlı davranmak lazım. Nerenin acil sorunu varsa, oradan başlamak lazım. Haymana’da kanalizasyon sorunu varken, başka bir yer daha çok oy verdi diye oraya mı hizmet edeceğiz?” dedi.
Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, bugün Haymana Belediye Başkan Adayı Levent Koç, CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Taşçıer, Ankara Milletvekili Yüksel Arslan ile birlikte Haymana SKM açılışı programına katıldı. Programda konuşan Yavaş, şunları söyledi:
“BENİM HALKIN PARASINI, ÇÖP PROJELERE GÖMECEK PARAM YOK”
“İnsan demek ki seçimde verdiği sözleri tutunca böyle karşılanıyormuş. Haymanalı alışkın değil. Büyükşehir belediye başkanı oyları alır, bir daha seçimden seçime gelir… Afet oldu geldim, cenaze oldu geldim. Her şeyinizle bizzat ilgilendim. Gelirken de bir tane minibüs, bir tane şoför, bir tane korumayla geldim. Ne çakar, ne konvoy hiçbirisi yok. Çünkü ben Haymana’ya geliyorum, hemşerilerim yanına geliyorum. Hiçbirisini ayırmadım ki niye çekineyim? Niye korumalarla, konvoylarla geleceğim. Kardeşlerimin yanına övüne övüne, sevine sevine geldim. Hiç unutmuyorum… Şurada meydanda konuşurken ‘Benim çılgın projem yok. Benim halkın parasını, çöp projelere gömecek param yok. Ben en büyük proje olarak, Ankara halkını zengin etmeyi ilan etmiştim. Ankara halkından alacağımı, Ankara halkına harcayacağım’ demiştim.
“ESNAFIMIZI DA BİR ŞEKİLDE AYAKTA TUTMANIN ÇARESİNİ ARIYORUZ”
Şu anda kırsal kalkınma desteklerini Polatlı ve Bala ilçeleriyle birlikte en çok alan ilçe Haymana oldu. Tam 9 bin çiftçiye 3 bin ton tohum desteğinde bulunduk. 4 bin 100 çiftçiye mazot desteğinde, bin 300 çiftçiye sıvı gübre desteğinde, 2 bin 200 çiftçimize sebze fidesi desteğinde, bin 100 adet oluk, 42 kilometre sulama borusu, 12 kilometre kapalı sulama sistemine geçiş hep bu dönemlerde oldu. Başkent Kart aracılığıyla Haymanada’da 4 bin aileye destekte bulunuyoruz. Bu 4 bin aile Haymana’daki esnaftan alışveriş yapıyor. Haymana’daki esnafımız da para kazanıyor. Kırtasiye, et yardımları yapıyoruz. Esnafımızı da bir şekilde ayakta tutmanın çaresini arıyoruz. Belediyecilik budur. ‘Proje yapıyorum’ diye halkın parasını çöp projelere gömüp, mala davara faydası olmayan işlere para yatırıyorlar. Ankara’nın girişindeki, çıkışındaki kapıların kime ne faydası var? Oraya harcanan parayla tek başına Haymana abat olurdu. Geldik geleli Haymana’da yapılmayan ASKİ yatırımlarını tek tek yaptık. Haymana’ya itfaiye binası yaptık. Haymana’da 27 mahallenin su sorunu giderildi. Evinizde su kesilse hemen ASKİ’yi ararsınız. Yıllardır suyu olmayan köylere neden yapmadınız? Pahalı pahalı Ankara’da suyu sattılar. Oyu aldıktan sonra Haymana’yı unuttular gittiler. Bu insanlar nasıl yaşar hiçbirisini görmediler.
“BAZI BELEDİYE BAŞKANLARI ‘OY VERMEZSENİZ HİZMET GELMEZ’ DİYOR. BENDEN ÖNCEKİ DE AYNI ŞEYİ SÖYLÜYORDU. ‘KİM OY VERİRSE İLK ONDAN BAŞLARIM’ DİYORDU. ÖYLE BİR ŞEY YOK. ADALETLİ, MERHAMETLİ, VİCDANLI DAVRANMAK LAZIM”
Televizyonlarda görüyorsunuz. Bazı belediye başkanları ‘Oy vermezseniz hizmet gelmez’ diyor. Benden önceki de aynı şeyi söylüyordu. ‘Kim oy verirse ilk ondan başlarım’ diyordu. Öyle bir şey yok. Adaletli, merhametli, vicdanlı davranmak lazım. Nerenin acil sorunu varsa, oradan başlamak lazım. Haymana’da kanalizasyon sorunu varken, başka bir yer daha çok oy verdi diye oraya mı hizmet edeceğiz? Öncelikle söz veriyorum. Ankara’da bütün köylerde açıktan akan kanal kalmayacak. Musluktan suyu akmayan köy kalmayacak. Haymana halkı kararını vermiş ben onu anladım. Geçen geldiğimizden daha kalabalık bir şekilde karşıladı. Çünkü herkesten vergi alıyoruz, herkese eşit hizmet ediyoruz. Levent Başkanımın arkasında ABB var. ABB için ‘yok’ diye bir kelime yok. Haymana’dan rekor oy bekliyorum.”
]]>Altınok, seçim çalışmaları kapsamında Siteler’deki bir restoranda esnafla bir araya geldi.
Burada yaptığı konuşmada, görevlerinin esnafın yolunu açmak, Ankara’daki ticareti hareketlendirmek olduğunu ifade eden Altınok, Siteler’de insanların keyifle geleceği bir düzenleme yapacaklarını bildirdi.
Son beş yılın Ankara için “boş yıl” olduğu değerlendirmesini yapan Altınok, Ankaralıya verilen sözlerin tutulmadığı, çok düşük maliyetli işlerin söz verildiği halde yapılmadığı eleştirilerinde bulundu.
Beş yıl önce söz verilen fuar alanının da yapılmadığını söyleyen Altınok, fuar alanlarının şehir ekonomilerine ciddi katkı sağladığını belirterek, bir yıl içinde fuar alanını hizmete açacakları sözünü verdi.
Altınok, geçen yıl 100 bin aracın trafiğe çıktığı Ankara’da son beş yılda yeni yol yapılmadığını, ABB Başkanı Mansur Yavaş’ın 58 kilometrelik metro hattı sözünü tutmadığını söyledi.
Dünyadaki gelişmelerle ortaya çıkan yeni ihtiyaçlarla yatırım çekmenin önemini vurgulayan Altınok, “Beş yılda bir tane organize sanayi bölgesi yapılmaz mı? Eğer şu an Ankara’da 10 tane organize sanayi bölgesi olsa yatırımcı hazır. Toplam 13 organize sanayi bölgemiz var, irili ufaklı. Ama bu 10 organize sanayi bölgesi, dolu dolu bir organize sanayi bölgesi, binlerce insanımıza istihdam sağlar. İşsizlik diye bir problem kalmaz.” diye konuştu.
“Bu külliyen yalandır, iftiradır, çamurdur”
Programın ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Altınok, “Keçiören Belediyesinde çalışan işçilere maaşlarının verilmemesi ve bunun yanında da zamların yapılmamasına yönelik basında bazı iddialar var. Siz bu iddiaları nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusunu şöyle yanıtladı:
“Maalesef Deniz Zeyrek gibi tecrübeli bir gazeteci, İlker Karagöz ile beraber bir haber yaptılar. Bu külliyen yalandır, iftiradır, çamurdur. Keşke beni arayıp bir sorup ondan sonra bu değerlendirmeleri yapsalardı. 20 yıl Keçiören belediye başkanlığı görevinde bulundum. 20 yıllık görev süremde ne işçinin ne de memurun maaşları bir gün aksamamıştır. Maaşları biz bir gün önce yatırırız. Şu an bizde çalışan işçilerimiz mesaileriyle beraber Büyükşehir’den (ABB) daha fazla maaş alıyorlar. Maaşlarımızı günü gününe ödüyoruz.”
Altınok, Keçiören Belediyesi olarak “EYT’den emekli olan işçilerin” ikramiyelerini anında ödediklerini belirterek, şunları kaydetti:
“100 milyon lira civarında, kredi kullanmadan işçilerimizin yıllardır alın teri olan emekli ikramiyelerini ödedik. Deniz Zeyrek keşke şunu sorsaydı, Büyükşehir Belediyesinden (ABB) emekli olan EYT’lilerden hala emekli ikramiyesini alamayanlar, dava açmak zorunda kalanlar var. Yıllardır çalışmış, alın teri olan emekli ikramiyesini alamayan, sokakta da bana bunu söyleyen büyükşehirden emekli birçok işçimiz var. Ama biz işçinin alın teri kurumadan hakkını verenlerdeniz. Kendisine bir telefon gelseydi, ‘Büyükşehir belediyesinde çalışanlar maaşlarını alamıyor’ diye, bunu haber yapar mıydı? Yani bu tarafsız gazeteciliğe, bir basın mensubuna yakışmamıştır.”
Daha sonra esnaf ziyaretlerine devam eden Altınok, vatandaşlarla sohbet etti, taleplerini dinledi ve fotoğraf çektirdi.
]]>Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, Ankara Şoförler Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği yönetimi ve Ankara’daki taksi şoförleriyle bir araya geldi. Yavaş, “Yeni taksi durakları yapıyoruz. Şu anda devam edenlerle birlikte toplam 53 adet. Başkent Taksi Projesi’nde de biraz önce bir kısmı izlediniz. Dijital platforma taşıyarak özellikle tarife değişikliği olduğu zaman o kuyruklarda, güneşin, yağmurun altında bekleme olayını da inşallah sona erdiriyoruz. Biz şimdiye kadar bin 800 ticari taksimize bunları takmıştık. Özel bir tesis kurduk. Tesisimiz montaj, teknik servis ve mühürleme hizmetlerini sunuyoruz. Bin 800 taksimizin kamera sistemlerini de ücretsiz olarak şimdiden montajlatmaya başladık. Bu sayede hem vatandaşlar için daha güvenli ve konforlu bir yolculuk hem de vatandaşlarımız için de daha konforlu bir yolculuk deneyimi başlıyor. Varımız, yoğumuz beş yılımız Ankara’daki tüm esnafın ayakta kalması için çalışmakla geçti ve Allah nasip ederse sizler de takdir edersiniz buna aynı şekilde devam edeceğiz” dedi.
ABB Başkanı ve CHP ABB Başkan Adayı Mansur Yavaş, bugün Ankara Şoförler Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği yönetimi ve bin 500’ü aşkın taksi şoförüyle Anfa Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen “Yeni Taksimetre, Kamera ve Güvenlik Sistemleri Tanıtım Toplantısı”nda bir araya geldi. Yavaş, Sosyal Medya Fenomeni Gökhan Ünver’in videosu üzerinden Ankara taksicilerine teşekkür etti.
Ankara Şoförler Esnaf Odası Başkanı Mehmet Yiğiner’in ardından konuşan Yavaş, şunları söyledi:
“BİR ESNAF DOSTU, ESNAF ÇOCUĞU OLARAK BAŞINDAN BERİ BEŞ YILDIR SİZLERE HER KONUDA DESTEK OLMAYA ÇALIŞIYORUZ”
“Ulaşım esnafına her konuda destek oluyoruz. Otobüsçülerimiz, özel halk otobüsçülerimiz bu artan hayat şartları karşısında ve mazota gelen sürekli zamlar karşısında iki şey yapmamız gerekiyor. Bir vatandaşa zam yapmamız otobüslerin durumunun düzelmesi için ya da onlara destek olmamız. Artan ekonomik şartlar maalesef herkesi zorluyor. Dolayısıyla vatandaşa yüklenmek yerine halk otobüslerine destek olmak suretiyle sübvanse ediyoruz. Kendi otobüs firmamız da aynı şekilde. Çünkü bütün dünyada toplu ulaşım desteğe muhtaç. İkinci olarak yaptığımız incelemeler sonunda ulaşım ayağımızın ikincileri dolmuşçularımız. Onlara bir türlü destek olamıyorduk. Şimdi aldığımız bir karar onlarla da görüştük, onları da aynı şekilde halk otobüslerine destek olduğumuz gibi destek olmaya başlıyoruz. Kaldı taksici esnafımız. Başından beri bu artan şartlar karşısında, ekonomik şartlar karşısında neler yapabiliriz diye sürekli olarak fikir geliştirmeye çalıştık. Sayın başkanımla birkaç defa görüştük. Bu ekranları koymamızın sebebi de acaba bir reklam geliri elde edilebilir miyiz diye. Bir esnaf dostu, esnaf çocuğu olarak başından beri beş yıldır sizlere her konuda destek olmaya çalışıyoruz.
“BEŞ YILDA BEŞ TANE BİLE ŞİKAYET GELMEDİ. SİZLERE HELAL OLSUN DİYORUM. GERÇEKTEN GURUR DUYUYORUZ”
Ben beş yıldır görev yapıyorum. Bana gelen zabıtaya gelen şikayet mübalağa etmiyorum, beş yılda beş tane bile değil. Onun için sizlere helal olsun diyorum. Gerçekten gurur duyuyoruz. Ankara’nın reklamını bu şekilde yapıyorsunuz. Aileler kendi evlatlarını, çocuklarını rahat bir şekilde teslim ediyor. Adeta mahallelerde hep şeyler akraba olmuş gibisiniz. İsmen çağrılıyorsunuz. ve şikayet yok. Bir yönetici için bundan daha güzel bir şey yok. Dolayısıyla birbirimizi üzmeden çalışmaya devam ediyoruz. Pandemi dönemi geldi. Dezenfektan çalışmaları, taksilere şeffaf kabin desteği, maske desteği ve özellikle Sağlık Bakanlığı’ndan filyasyon ekibine yetişemediği zaman talep ettiğimiz taksilerin günlük ücretini ödemek suretiyle hem pandemi döneminde sıkıntı çeken vatandaşların ihtiyaçları görüldü hem de o günkü ekonomik şartlarda, zor durumda olan taksici esnafımızın hiç olmazsa cebine üç beş kuruş girmesinin yolunu açtık. Yeni taksi durakları yapıyoruz. Şu anda devam edenlerle birlikte toplam 53 adet devam edenler de inşallah bir ay için tamamlanacak, geri kalanları da bizden talep ettikçe inşallah önümüzdeki dönemde hepsini tamamlayıp Ankara taksicilerinin bir marka olmasını da inşallah önünü açacağız. Başkent Taksi Projesi’nde de biraz önce bir kısmı izlediniz. Dijital platforma taşıyarak özellikle tarifi değişikliği olduğu zaman o kuyruklarda, güneşin altında yağmurun altında bekleme olayını da inşallah sona erdiriyoruz. Biz şimdiye kadar bin 800 ticari taksimizde bunları takmıştık. Özel bir tesis kurduk. Tesisimiz montaj, teknik servis ve mühürleme hizmetlerini sunuyoruz. Bin 800 taksimizin kamera sistemlerini de ücretsiz olarak şimdiden montajlatmaya başladık. Bu sayede hem vatandaşlar için daha güvenli ve konforlu bir yolculuk hem de vatandaşlarımız için de daha konforlu bir yolculuk deneyimi başlıyor. Bu vesileyle daha önceki yıllarda hayatını kaybeden taksicilere de Allah’tan rahmet diliyorum. Onları da unutmayalım.
Mazot desteği yapamıyoruz şimdilik. Başka türlü destek yapamıyoruz ama kamera desteğiyle bir başlayalım da gerisi Allah kerim. Çünkü bir gerçek var. Gerçekten bu pandemi ve depremden dolayı devletin de imkanları daraldı. Kabul etmek lazım. Dolayısıyla onlar da en kolay iş olarak mazota yükleniyorlar. İnşallah bir an evvel ekonomik sıkıntılar ortadan kalkar da hem ülkemiz rahat eder hem vatandaşlarımız rahat eder.
“HERKESE EŞİT HİZMET ETMEK ZORUNDAYIZ. VE ESNAFIN DA AYAKTA KALMASI LAZIM. ELİMİZDEN GELEN DESTEĞİ DE YAPMAK ZORUNDAYIZ”
Beş yıl boyunca ben hiçbir yerde fotoğrafımı görmediniz. Çakarlı araçlarla, konvoyları gezerken de görmediniz. Bir tane minibüs, bir şoför, bir koruma. Zaman zaman taksi duraklarını ziyaret ettik. Ölçümüz şuydu; her gittiğimiz taksi durağında talepler vardı. Bu taleplerin bir başka esnafın ekmeğine engel olmayacak şekilde, özellikle hepsine şunu söyledim; ‘Siz anlaştıktan sonra getirilen bütün talepleri yerine getirilecektir. Tabiri caizse dükkan sizin. Yeter ki birbirinizin ekmeğine el uzatın. Birbirinize şikayet getirmeyin. Bizim görevimiz sizin işinizi kolaylaştırmak’ dedim. ve zaman zaman birçok taksi durağıyla gezerek, görüştük. Bir Allah’ın kulu beş yıl boyunca bizi ayırdı diyemez. Vicdanım el vermez zaten. Herkesin seçimdeki takdiri ne? Elbette saygı duyacağız. Oy verir vermez. Bunlar her vatandaşımızın kendi takdiridir ve ben sonuna kadar saygı duyuyorum. Seçimin bittiği gün ertesi gün bu rozet çıkar Türk bayrağı rozeti takılır ve madem hepinizden vergi alıyoruz, herkese eşit hizmet etmek zorundayız. ve esnafın da ayakta kalması lazım. Elimizden gelen desteği de yapmak zorundayız.
“VARIMIZ, YOĞUMUZ BEŞ YILIMIZ ANKARA’DAKİ TÜM ESNAFIN AYAKTA KALMASI İÇİN ÇALIŞMAKLA GEÇTİ”
Pandemi döneminde paket dağıtmamız icap etti. Nakliyeci esnafını çağırdık. Onların para kazanmasını sağladık. Maskeleri dükkanlarını kapatmak zorunda kalan terzilere diktirdik. Dediler ‘Sokağa çıkmak yasak. 65 yaşındakiler hiç çıkmayacak.’ Markete gidemiyor. Hemen kuryeleri çağırdık, kuryeleri devreye soktuk. Hem onların para kazanmasını sağladık hem de vatandaşın istediğine ulaşmasını sağladık. Kart çıkarttık. Protein yardımı yapıyoruz sadece kasaplardan alışveriş yapılıyor. Varımız, yoğumuz beş yılımız Ankara’daki tüm esnafın ayakta kalması için çalışmakla geçti. ve Allah nasip ederse sizler de takdir edersiniz buna aynı şekilde devam edeceğiz. Ben çok uzatmıyorum. Böyle bir davete, bu kadar yoğun katılım gerçekten başkanım da beklemiyordu. İnşallah başkanım Allah nasip ederse, millet takdir ederse ederse seçimden sonra yedi bin 700 taksiciyi hatta ilçelerdekileri de çağırarak, BAKAP dediğimiz yerde orası 3 milyon 500 bin metrekarelik ailelerinizle birlikte davetlimizsiniz.”
]]>MKE Ankaragücü Teknik Direktörü Emre Belözoğlu, Trendyol Süper Lig’in 26. haftasında konuk edeceği Galatasaray maçı öncesi gerçekleştirilen antrenmanda basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Belözoğlu, bu senenin en iyi 2 takımlarından biri ile mücadelede edeceklerini belirterek, “Ligde her maç zorlu ama tabii büyük maçların kendi içinde farklı zorlukları var. Anlarını çok doğru oynamanız gereken maçlardır büyük maçlar. Bizim de kendimizi en azından ligdeki kimliğimizi belirleyecek konu ve pozisyona getirmek için önemli bir maç olduğunu düşünüyorum. Yapmamız gereken net bir şekilde organizasyonumuza bağlı olmak, karşımıza bireysel yeteneği olan, yüksek becerisi olan, geçen senenin şampiyonu bir takım var ama biz de ona göre planlarımızı, hazırlıklarımızı yaptık. 5 maç cezamızdan sonra cezamızın kalktığı maç olacak” diye konuştu.
“Bunun gündeme gelmesini doğal karşılıyorum”
Bu sene Eryaman Stadyumu’nda 30’a yakın maç oynandığının altını çizen Belözoğlu, şunları kaydetti:
“Bugün ligdeki bütün takımlar 13-14 tane maç oynadı kendi sahasında Avrupa kupası oynamayan takımlar. Zeminimiz kötü. Ben bunu 4-5 hafta önceden beri dile getiriyorum ama tabii ki Galatasaray bu ülkenin en büyük camialarından bir tanesi. Maç öncesi çok fazla bunun gündeme gelmesini doğal karşılıyorum. Ama benim futbolcularımın sağlığı da her sporcu kadar değerli. Zeminlerin iyi olması, oyunun gelişmesine, oyuncuların gelişmesine katkı sağlayacaktır. Bu zeminlerle oynamak kolay değil. 10 gündür cefakar bir şekilde çalışma var stadımızda. Oradaki görevliler en iyi hale getirmeye çalışacaktır. Kolay bir maç değil, zemini, havası, rakiplerin kendi konumu, durumu bakıldığında her maç zor ama Galatasaray maçını özel kılmak ve seyircimizde birleştiğimiz ortamı mutlu bir şekilde sonlandırmak istiyoruz. Bunu da başarabilecek planlarımız var, inşallah uygulamada sıkıntı olmaz ve kazanarak biz oluruz.”
“Kulüpler, stat zeminiyle ilgili tedbirleri almalı”
“Ben başkente yakışmadığını söylerken Ankara’yı çok sevdiğim için söylemiştim” diyen Belözoğlu, “Türkiye’deki 2-3 stat dışındaki hepsinin zeminlerinin kötü olduğunu düşünüyorum. Eryaman’ın yanında 12-13 stat benzer durumda ve konumda. Bunun bir an önce tedbirinin alınması, marka değerinin yükselmesi gerekiyor. Futbol ekonomisinin bu kadar daraldığı bir süreçte bir tane oyuncunun sakatlanması bile kulüp güçlerinin yirmide birine, yirmide ikisine tekabül ediyor. O yüzden oyuncuların sağlığı, kulüplerin bu anlamdaki önceliği olması gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu.
Belözoğlu, statta fazla maç oynamasına bağlı olarak zeminle ilgili sıkıntı yaşadıklarını yineledi.
“Kazanmaya odaklı bir Ankaragücü sahada olsun yeter”
Ziraat Türkiye Kupası Çeyrek Final mücadelesinde Fenerbahçe ile eşleşmesi hakkında da konuşan Belözoğlu, “Ligin üstünde 2 tane takım ve kadro var. Keyifli olacak bu maçların kıymetini oyuncular bilir. Camialar bunun bilincinde maçta hazırlanırsa sahada olduğu kadar taraftarımızın da camianın da maçlara böyle hazırlanması gerekiyor. Biz bunu yapmak adına sahada oyuncularımızı hazırlayacağız. Galatasaray maçı da Fenerbahçe maçını motive edecek şekilde biter, kazanarak ayrılırız. Kupada da hedeflerimiz var. Kulübümüzün de bu anlamda mirası olduğunu defalarca kez söylemiştim. Bizim için rakiplerin bağımsız kazanmak için oynayan, kazanmaya odaklı bir Ankaragücü sahada olsun yeter. Ben oyuncularımın isteği, gelişmeye çalışmasını görmekten dolayı mutlu olduğumu her zaman söyledim. Bir kez daha yenileyim burada” dedi.
“Okan Buruk benim için her zaman değerli”
Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk’un kendisi için her zaman değerli bir insan olduğunu ifade eden Belözoğlu, “Ama işimin yerine gelmesi konusunda, gereğini yerine getirmek konusunda o da bilir ki hiçbir zaman rakibim kim olursa olsun bunu düşünmeden yapmaya çalışırım. O da aynı şekilde hırslı ve motivasyonu yüksek bir kişi. Beraber top oynadık. O da kendi kulübünün başarısı için her şeyi yaptı. Ben de kendi kulüplerimin başarısı için her şeyi bugüne kadar yaptım. Bugün de Ankaragücü’nün başarısı her şeyden çok daha önemli ve değerli benim için” diye konuştu.
MKE Ankaragücü ile Galatasaray, 18 Şubat Pazar günü saat 19.00’da Ankara Eryaman Stadyumu’nda karşı karşıya gelecek. – ANKARA
]]>Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, 135 fabrikanın üretimde olduğu Anadolu Organize Sanayi Bölgesi’nde (AOSB) 6 bin 500 çalışanın temsilcisiyle bir araya geldi. Yavaş, “Biz organize sanayilerle her yıl iş birliği protokolü imzalıyoruz ve elimizden geldiği kadar destek olmak istiyoruz. Çünkü bunun iki tane sebebi var. Organize sanayiler ne kadar çok artarsa, bize gelen iş talebi azalıyor. Yani insanlar işsiz kalmıyor. Aynı zamanda siz ne kadar çok üretirseniz, Ankara ödediğiniz vergilerden Ankara Büyükşehir de ona göre payını alıyor. Onun için desteklemekten başka mantıklı bir yol yok. Bu nedenle biz bu protokolü yaparak hemen hemen bütün organize sanayiden, en azından asfaltını veya başka türlü taleplerin çoğunu bu dönemde tamamladık ve inşallah aynen devam edeceğiz” dedi.
ABB Başkanı ve CHP ABB Başkan Adayı Mansur Yavaş, bugün Anadolu OSB Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Kutsi Tuncay, Anadolu Organize Sanayi Bölgesi’nin yönetimi ve sanayicilerle bir araya geldi. Tuncay’ın ardından konuşan Yavaş, şunları söyledi:
“BİZ ORGANİZE SANAYİLERLE HER YIL İŞBİRLİĞİ PROTOKOLÜ İMZALIYORUZ. VE ELİMİZDEN GELDİĞİ KADAR DESTEK VERİYORUZ”
“Seçimden önce konuşmuştuk. Alcı bölgesinin durumunu iyi biliyordum, seçimden sonra iki defa oradaki kooperatiflerle, derneklerle toplantı yapmak suretiyle ‘ne yapabilirizi’ konuştuk orada. ve altyapısının tamamını hemen hemen yaptık. Şu anda pazar yeri de yapılıyor. Çünkü bir yerde yerleşim olması için sosyal ihtiyaçlar var. Maalesef okul yerini Milli Eğitim’den alamadık. Sağlık ocağı yeri vardı. Onu da alamadık ama biraz önce sohbet esnasında Anadolu Organize Sanayi yer gösterebileceğini söyledi. Ben şimdi talimat verdim. İnşallah bir an evvel yapacağız. Alcı Mahallesi de orada yararlanırsa. Ayrıca bizim portaj şirketimiz, oradaki bazı koopertiflerle görüştü. Anlaşabilirlerse onlara da destek olmak suretiyle yarım kalanların da hepsinin yapılması için hatta seçimden sonra inşallah bir daha toplantı yaparız. Hep birlikte ne yapabileceğimizi görüşürüz. Biz şu anda Koru Yaşam Kent Metrosu’nun projesi bu ay bitiyor proje olarak. Tabii yapılacaksa raylı sistem veya başka türlü ulaşım ona göre planlanması lazım ama onun da yapımı uzun süreceği için Yaşam Kent’ten buraya ne yapabiliriz? Bir oturup konuşalım onu. Yani bütün organize sanayilerle biraz daha en azından seyahat süresini kısıtlama için azaltmak için. Bir de şöyle bir fikrim vardı ama burası için çok uygun değil, şehir merkezindeler. Mesai saatlerini değiştirelim. Avrupa’daki gibi daha erken gelsin, daha erken dönsün. ve biz onlara daha indirimli veya ücretsiz sizlerle iş birliği yaparak, bir taşıma usulü bulabiliriz demiştim. Fakat nedense talep bulmadı. Bunu bir daha bir değerlendirelim. O zaman da trafiğin sıkışık olmadığı saatte yola çıkarlarsa o da bir ayrıca kontrol sağlayacaktır ama en doğrusu Alcı bölgesinde bunların oturmasıdır.
Biz organize sanayilerle her yıl iş birliği protokolü imzalıyoruz. ve elimizden geldiği kadar destek olmak istiyoruz. Çünkü bunun iki tane sebebi var. Organize sanayiler ne kadar çok artarsa bize gelen iş talebi azalıyor. Yani insanlar işsiz kalmıyor. Aynı zamanda siz ne kadar çok üretirseniz Ankara ödediğiniz vergilerden Ankara Büyükşehir de ona göre payını alıyor. Onun için desteklemekten başka mantıklı bir yol yok. Bu nedenle biz bu protokolü yaparak hemen hemen bütün organize sanayiden, en azından asfaltını veya başka türlü taleplerin çoğunu bu dönemde tamamladık ve inşallah aynen devam edeceğiz.
Tabii bunları yaparken neler yaptık Ankara’da? Ankara Büyükşehir Belediyesi ne kadar bütçe hazırlamış, nereye bunları kullanmış? Biz sürekli olarak Web sayfamızdan kuruşuna kadar bütün harcamalarımızı görüyorsunuz. Ayrıca belediyenin denetlenip yayınlanan Sayıştay kararlarını da ayrıca yayınlıyoruz. Bir de bütçemizi hazırlarken 550 kadar kuruluşa önümüzdeki dönem için neleri yatırım yapmamız konusunda görüşlerini alıyoruz. Bu şekilde şehri beraber yönetmenin anlamı budur. Sivil toplum kuruluşlarına kadar herkese soruyoruz.”
Yavaş, konuşmasının ardından beş yılda Ankara’da yaptıkları hizmet ve projelerden bahsetti.
]]>Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, bugün CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve ve Etimesgut Belediye Başkan adayı Erdal Beşikçioğlu ile birlikte Etimesgut SKM açılışı programına katıldı.
Programda konuşan Yavaş, şunları söyledi:
“SİZLERİN PARASINI KENDİ PARAMIZ GİBİ HARCIYORUZ. KENDİ PARAMIZI HARCAMAYACAĞIMIZ HİÇBİR YERE SİZİN PARANIZI HARCAMIYORUZ”
Aşağı yukarı beş yıldır birlikteyiz. Beş yıl boyunca Ankara’nın sokaklarında benim hiçbir fotoğrafımı görmediniz. Çakar konvoylu makam araçlarımızı görmediniz. Daima sizin içinizde sade bir şekilde yaşadık. Belediyede rant için dolaşanları görmediniz. Sadece Ankara halkının gerçek ihtiyaçları için çalıştık. Ortak akılla çalıştık. Üniversiteler, meslek odalarıyla birlikte çalıştık. ‘Ben yaptım oldu’ dönemi bitti. Dört binden fazla ihalemizi canlı yayınladık. Bunların hepsini herkes gördü. Yetmedi. Tüm harcamalarımızı belediyemizin Web sayfasında kuruşana kadar görüyorsunuz. Hesap veriyoruz. Bütçe hazırlarken vatandaşa soruyoruz. Sayıştay raporlarını açıklıyoruz. Hiçbir şeyden çekinmiyoruz. Bugünler hesap verme zamanı. Başkaları gibi ‘Ben hesabımı öbür dünyada veririm’ demiyoruz. Çünkü bu dünyada hesabını veremeyen asla öbür dünyada da hesabını veremeyecek demektir. Sizlerin parasını kendi paramız gibi harcıyoruz. Kendi paramızı harcamayacağımız hiçbir yere sizin paranızı harcamıyoruz.
“‘ÇALIYOR AMA ÇALIŞIYOR’ FELSEFESİNİ ANKARA’NIN KALDIRIMLARININ DİBİNE KADAR GÖMDÜK”
Alın terinizi belediyeye verdiğiniz paralar gerçek ihtiyaç sahiplerine gidiyor ve her mekanda hesabını veriyoruz. Yaptığımız işleri parklara, kavşaklara ne hizmet yapıyorsak kaç paraya mal olduğunu açık açık vatandaşa duyuruyoruz. Artık meşhur muhafazakar kesme bile kabul ettirilen kul hakkını adeta göz ardı ettiren, ‘çalıyor ama çalışıyor’ felsefesini Ankara’nın kaldırımlarının dibine kadar gömdük. İsraf edecek paramız yok. Bu paraları kolay kazanılmıyor. Halkın temiz alın terinden gelen paralar bunlar. Dolayısıyla nerede ihtiyaç var oraya harcıyoruz. Değerli Etimesgutlular bu caddeyi biliyorsunuz. 25-30 yıldır üç tane başbakan, bir cumhurbaşkanı, belediye başkanlığı bakanlar, İstasyon Caddesi’ni her seçimden önce geldiler. ‘Burayı çözeceğiz’ dediler. Çözmek bize nasip oldu. Önceliğimiz Sincan ve Etimesgut’un çilesini bitirmek oldu.135 milyon liraya İstasyon Caddesi’ne alternatifini yaptık ama 250-300 milyon lira da yine buranın altyapısına harcadık. Türk Kızılayı’na iki adet köprülü kavşak, Şaşmaz’a iki adet kavşak, Koru-Bağlıca’nın metro bağlantısının projesi bu ay içerisinde bitiriyor. İnşallah temelini atmak da nasip olsun.
“ORTAOKUL VE LİSE ÖĞRENCİLERİ EĞER OTOBÜSLE OKULUNA GİDİYORSA YETER Kİ OKUSUN DİYE ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE TARAFINDAN ÜCRETSİZ TAŞINIYOR”
Doğumundan ölümüne kadar vatandaşın her türlü ihtiyaçlarıyla ilgilenen kurumdur belediye. Dolayısıyla bir çocuk doğdu. Okula gidecek. Okula giderken sosyal destek alan aileyse öbür yaşıtları gibi aynı avantajlarla gidebiliyor mu? Gidemiyorsa onu çözmek bizim görevimiz. Birçoğu kreşe giderken okuluna giderken serviste gidiyor. Gidemeyen mi var? Ankara Büyükşehir bunu karşılar. Ortaokul ve lise öğrencileri eğer otobüsle okuluna gidiyorsa yeter ki okusun diye Ankara Büyükşehir Belediye’si tarafından ücretsiz taşınıyor. ve bütün derdimiz onların okuması. Okusun ki onlar da desteğe ihtiyaç olmasın. Hem ailesine hem ülkemize faydası olsun. Bu destekleri yaparken artık eskisi gibi kapı kapı paket dağıtma işi ortadan bitti. Üç yıldır Başkent Kart’a para yüklemek suretiyle onların ihtiyaçlarını karşılıyoruz. Bir esnaftan alınıyordu. Şimdi Ankara’daki bütün esnaflar o esnafa verilen parayı paylaşıyor. Esnaf mutlu o ailenin ihtiyacını en iyi anneler bilir. Onlar gidiyor, ihtiyacına göre alışveriş yapıyor. Onlar bu mutlu. Kırtasiye yardımı yapılıyor, sırtında bilmem ne belediyesi, içinde defter dolu çantalar dağıtılıyor. Kırtasiye yardımını kartlara yatırıyoruz. Ama AVM’lerde geçmiyor. Sadece kırtasiyeci esnafından alıyorlar. Kırtasiyeciler kazanıyor.
“BİZ PROTEİN YARDIMI YAPIYORUZ. O BUT VERİYORMUŞ. TAVUK BUDU OLDUĞU ORTAYA ÇIKTI, O DA 15 KİŞİYE. KENDİ BELEDİYESİNDE 50 BİN DESTEK ALAN AİLE VAR KEÇİÖREN’DE. SADECE YARDIM 2 BİN 500 KİŞİYE YAPILMIŞ”
İki yüz bin aileye protein yardımı yapıyoruz. Kasaplar kazanıyor ve Türkiye’de ilk defa üç yıldır Ankara Büyükşehir Belediyesi’nden başka yok. Belediyeyle kıyaslamayın. Hükümet de yapmıyor. Üç yıldır doğalgaz yatırıyoruz 200 bin aileye. Üşütmüyoruz. Aç bırakmıyoruz. Bize ‘Projeleri yok’ derken İstanbul’daki çorba dağıtmaya başladılar. Ben çorba dağıtırken dalga geçiyorlardı. Emeklileri benden başka destek olan yok. ‘Projesi yok’ diyorlar. İstanbul’daki aday iki bin lira Ankara’daki beş bin lira verecekmiş. Biz protein yardımı yapıyoruz. O but veriyormuş, tavuk budu olduğu ortaya çıktı. O da 15 kişiye. Kendi belediyesinde 50 bin destek alan aile var Keçiören’de. Sadece yardım 2 bin 500 kişiye yapılmış. Dolayısıyla şimdi bizim yaptıklarımız yeni bir proje gibi ortaya koyup ‘Biz daha çok vereceğiz’ diye taklit etmeye başladılar. Eğer gerçekten taklit etmek istiyorlarsa, proje arıyorlarsa, mansuryavasneyaptı veya MY 2024 mobil uygulamamız var. Oraya girsinler. Oradaki projeleri okusunlar. Ankara’nın köylerine kadar Mansur Yavaş ne yapmış bir görsünler. ‘Aynılarını yapacağız’ diye de iddia etsinler. Tohum dağıtacakmış kırsal kalkınma da biz geçecekmiş. Şimdi bazı ilçe belediyeleri verdi. Haksızlık etmeyeyim AK Parti ilçe belediyeleri. Ama şu anda Keçiören Belediyesi’nde bir kişiye bir kilo tohum verildiğini de duymadık.
“BELEDİYE MECLİSİNDE ÇOĞUNLUK İSTİYORUZ”
Vatandaşın kimine dokunduk, özellikle pandemi döneminde. Fakat biz vatandaşa dokunduk derken onları elle bir dokunmayı sanıyorlar. Öyle bir şey yok. Vatandaş nerede darda, Ankara Büyükşehir huzur gibi yanında oldu, herkesin. Şimdi inşallah bu anlayışı şeffaf hesap verebilir. Katılımcı anlayışı Etimesgut’ta da sürdüreceğiz. Aynı şekilde el ele verip inşallah Etimesgut’un bütün sorunlarını birlikte çözeceğiz.
Ben Erdal Başkanım’ı size emanet ediyorum. Kendimi de size emanet ediyorum. Ama bir sıkıntımız var. Geçen dönem yüzde 51 oy aldık ama mecliste 148’de 40 kişiydik. Olmuyor. Görüyorsunuz. Orada yaşananları görüyorsunuz. Orada yapılan iğrenç sözler ve bunları söyleyenler siyasetin çöplüğüne gömüldü gitti. Öyle mi? Ben de diyorum ki; artık yeter. Biz de bir rahat edelim şöyle. Hizmetler yaparken engel olunmadan işlediğimizi yapalım. Rahat rahat yapalım Elbette kafamıza göre yapmayacağız. Acil projeleri yapacağız inşallah. Bu nedenle belediye meclisinde çoğunluk istiyoruz. Belediye meclisinde çoğunluk alması için ilçe belediyelerimizin de hepsini almamız gerekiyor.
]]>Özel: Tayyip Bey bugün Mısır’a gitmiş, Sisi’ye koşturmuş, Sevgililer Günü’nü orada kutluyor
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Mısır seyahatine ilişkin, “Bugün 14 Şubat, bugün Sevgililer Günü. Bugün birbirini seven herkese, eşlere, sevgililere günleri kutlu olsun. Herkes sevdiğine koşturuyor, Tayyip Bey de bugün Mısır’a gitmiş, Mısır’da Sisi’ye koşturmuş. Sevgililer Günü’nü orada kutluyor. Biz yıllardır ona ‘Devletlerarası küslük olmaz, Sisi ile görüş’ dedik. Dinlemedi, şimdi kendi ilişkisi gereği barışıyor ama bunca yıldır bu kadar eziyet çektirdiklerinin de vebali üstünedir” dedi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Etimesgut Seçim Koordinasyon Merkezi açılışına katıldı. Özel’e partisinin kurmayları ile Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ile Etimesgut Belediye Başkan Adayı Erdal Beşikçioğlu da eşlik etti. İlk olarak konuşma yapan Mansur Yavaş, Etimesgut halkına 5 yıldır beraber olduklarını ve bu süre zarfında Ankara sokaklarında kendisine ait fotoğrafların yer almadığını kaydederek, şunları söyledi:
‘BAŞKALARI GİBİ ‘BEN HESABIMI ÖBÜR DÜNYADA VERİRİM’ DEMİYORUZ’
“Daima sizin içinizde sade bir şekilde sizin içinizde yaşadık. Çocuklarımı, yakınlarımı belediyede görmediniz. Belediyede rant için dolaşanları görmediniz. Sadece ve sadece Ankara halkının gerçek ihtiyaçları için ortak akılla çalıştık. Kent Konseyi’nde 1800’ün üzerinde sivil toplum kuruluşları ile hep birlikte ortak akılla çalıştık. Ben yaptım oldu dönemi bitti. 4 binden fazla ihalemizi canlı yayınladık. Bunların hepsini herkes gördü. Yetmedi tüm harcamalarımızı belediyemizin web sayfasında kuruşuna kadar görüyorsunuz. Hesap veriyoruz. Bugünler hesap zamanı. Başkaları gibi ‘ben hesabımı öbür dünyada veririm’ demiyoruz. Çünkü bu dünyada hesabını veremeyen öbür dünyada asla öbür dünyada da hesabını veremeyecek demektir. Sizlerin parasını kendi paramız gibi harcıyoruz. Kendi paramızı harcamayacağımız hiçbir yere sizin paranızı harcamıyoruz. Alın terinizle belediyeye verdiğiniz paralar gerçek ihtiyaç sahiplerine gidiyor ve her mekanda hesabını veriyoruz. Kul hakkını adeta göz ardı ettiren, ‘çalıyor ama çalışıyor’ felsefesini Ankara’nın kaldırımlarının dibine kadar gömdük. İsraf edecek paramız yok. Değerli Etimesgutlular 25- 30 yıldır 3 tane başbakan, 1 cumhurbaşkanı, belediye başkanları, bakanlar İstasyon Caddesi’ne her seçimde geldiler, ‘burayı çözeceğiz’ dediler. Çözmek bize nasip oldu. Önceliğimiz Sincan ve Etimesgut’un çilesini bitirmek oldu. 135 milyon liraya İstasyon Caddesi’nin alternatifini yaptık ama 250, 300 milyon lira buranın altyapısına harcadık. Görünmez diye yapılmadı. Buralarda sel baskını ortaya çıkıyordu onları ortadan kaldırdık.”
‘KARNEYİ 10 ÜZERİNDEN 10 ALDI’
Ardından Etimesgutlulara seslenen Özgür Özel ise Etimesgut’ta çok önemli bir adım attıklarını ifade ederek, “Etimesgut çok farklı bir ilçe. Etimesgut, gelişen, çoğalan, kabına sığmayan ama birileri tarafından kıymeti bilinmeyen bir ilçe. Çok dikkatimi çekti, beni Ata Kavşağı’na götürdüler. Dediler ki ‘Burası Türkiye’nin CHP belediyeciliği açısından en önemli noktası. Üç ilçe kesişiyor. Sincan orada, öbür tarafında Yenimahalle, bir tarafında Etimesgut. Aynı kavşakta Yenimahalle tarafına gidince evler 10 milyon lira. Etimesgut tarafında ilerleyince 6 milyon lira. Sincan tarafına gidince evler 3 milyon lira. Çünkü bir tarafı CHP’li belediye yönetiyor, bir tarafı yıllardır AK Parti’nin kötü belediyeciliği perişan etmiş, bir tarafta da ikisinin arasında kalmış bir Etimesgut var.’ CHP’nin yönettiği kentlere yatırım geliyor, hizmet geliyor, kent güzelleşiyor. Sosyal demokrat belediye, o kentin gücüne güç, değerine değer katıyor. Bunu yapmaya geliyoruz Etimesgut’a. Türkiye’ye bir mesaj vermeye geldik. Etimesgut’un Ankaralı kimliğini kaybetmeden, Ankaralı kimliğine sahip çıkan, devlette geçmişte çok görevler yapmış, Devlet Tiyatroları’nda uzun yıllar harikulade yöneticilik işi çıkarmış, elinin değdiği yeri geliştiren ve güçlendiren, milletin sevdiği, halkın sevdiği birisine teklif götürdük. Hem bir devlet adamına hem bir halk kahramanına Etimesgut’a yakışacak bir yakışıklıya teklif götürdük. O da kabul etti. Bakın. Ona bakınca ben elbette bir Ankara sevdalısı görüyorum. Ona bakınca ben elbette suçlulara göz açtırmayan geceleyin hepimiz rahat uyusun diye canını ortaya koyan bir iradenin temsilcisini, kahraman Türk polisini görüyorum. Ona bakınca ben ‘Bu kapı niye kapalı’ diyen valiyi görüyorum, vatandaş kalabalık etmesin diyenlere, ‘Vatandaşın girmediği yer mi olur, açın kapıları’ diyen valiyi görüyorum. Ona bakınca ben 1 Nisan’dan itibaren Etimesgut’un yüzünü güldürecek, öyle kapalı kapılar arkasında değil aranızda dolaşacak, hepinizin sevgilisi Erdal Başkanımı görüyorum. Etimesgut, Türkiye’deki bütün gençler adına, nereye gitsem selam yolluyorlar. Etimesgut, Türkiye’deki polis teşkilatının kahramanları adına, Türkiye’nin dört bir yanında, ‘Behzat Ç.’ye selam söyle, valime selam olsun’ diyenler adına sizden bu 31 Mart’ta bir rekor kırmanızı ve Erdal Başkana sahip çıkmanızı istiyorum. İşine devam edecek, o çok güzel oynadı. Neyi oynadı? Yazılan bir senaryoyu oynadı, aklına yatmayan hiçbir rolü kabul etmedi. Ama işini dört dörtlük yaptı. Karneyi 10 üzerinden 10 aldı” diye konuştu.
‘YARIN AKŞAMI BEKLEYİN’
31 Mart seçimlerinde vatandaşın 3 oy kullanacağını hatırlatan Özel, “Dördüncüsünde muhtarlar var. Hangi siyasi görüşten olursa olsun bütün muhtarlarımıza başarılar diliyoruz. Muhtarlarımıza şunu söylüyoruz; ‘Hangi görüşten olursanız olun rozet yok. Bütçe yok, parti yok. Gidip de o sandıktan çıkıyorsunuz ya hepinize helal olsun. 31 Mart’tan sonra seçilen bütün muhtarlarım da Mansur Başkanıma emanet olsun. Söz veriyoruz.’ Şimdi geriye 3 sandık var. O 3 sandıktan bir tanesi Erdal Başkan için Etimesgut oy sandığı, bir tanesi elbette Büyükşehir Belediyesinin yani Mansur Yavaş’ın 5 yıllık icraatlarının sonunda sizlerin ona vereceğiniz oylarla, birçoğunuz geçen seçimde oy verdi ama vermeyenler bu sürede onun insan ayırmadığını gördü, parti ayırmadığını gördü. Hizmeti yaparken tam bir adalet duygusu içinde olduğunu gördü. Çalmadığını, çaldırmadığını gördü. Ama en güzeli de o sıcacık elini omzunuzda hissettiniz. Şimdi Mansur Başkana hep beraber teşekkür yapma ve bu namuslu belediyeciliği ödüllendirme zamanı. Ben Mansur Yavaş’ı Etimesgut’a anlatacak değilim, Ankara’ya anlatacak değilim. Ben onu Türkiye’nin geriye kalan diğer illerin de nasıl devlet adamlığı olunur, nasıl bir şehrin sorunlarına hakim olunur, nasıl popülizme kaçmadan, yalana bulaşmadan doğru ve dürüst belediyecilikle iyi hizmet yapılır, nasıl israf bitirilir, tasarruf yapılır, nasıl bir para doğru yerde kullanılır, örnek olarak Mansur Başkanı bütün Türkiye’de anlatıyorum. Burada anlatmama gerek yok. Dayanışma belediyeciliğinin en güzel örneklerini verdi. Size biraz önce Erdal Başkandan bahsettim. Çok iyi bir oyuncu diye. Filmlerde çok güzel kendisini ifade ediyor, hepimizi memnun ediyor diye. Size bir müjdem var. Yarın akşamı bekleyin, kendisini oynayan, olduğu gibi görünen muhteşem bir televizyon starı ile karşılaşacaksınız. Yarın akşamı bekleyin” ifadelerini kullandı.
‘VEBALİ ÜZERİNDEDİR’
Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Mısır ziyaretine ilişkin de değerlendirmelerde bulunarak, “Bugün 14 Şubat, bugün Sevgililer Günü. Bugün birbirini seven herkese, eşlere, sevgililere günleri kutlu olsun. Herkes sevdiğine koşturuyor, Tayyip Bey de bugün Mısır’a gitmiş, Mısır’da Sisi’ye koşturmuş. Sevgililer Günü’nü orada kutluyor. Bakın Tayyip Bey’e, ‘Sisi ile barışacak mısın’ dendiğinde şöyle demişti: ‘Sisi ile beni çok barıştırmak isteyenler var. Asla kabul etmiyorum. Etmem de. Neden, işte bundan dolayı. Halkın yüzde 52 oyunu almış bir Mursi ve arkadaşlarını cezaevine mahkum eden bir anti demokrat ile karşı karşıyayız. Onunla aynı masaya oturmam. Ben demokratım. Ben böyle bir kişi ile asla görüşmem. Her şeyden önce onun bir defa genel af ile içerideki herkesi dışarı çıkardığımı görmem lazım. Ben uluslararası platformda şu anda darbeci Sisi’yi Cumhurbaşkanı olarak görmüyorum, kabul etmiyorum. Aynı masada oturmadım, asla da oturmayacağım. Oturursam kendimi inkar ederim. Oturursam ben demokrat olamam. Oturursam ben insan olamam.’ Sevgililer Günü’nde gitti, Sisi ile kucaklaşıyor. Ama bir gerçek var. Biz yıllardır ona ‘Devletlerarası küslük olmaz, Sisi ile görüş’ dedik. ‘Büyükelçiyi çektin hadi, geri yolla’ dedik. ‘Orada çalışanlara yazık, öğrencimize yazık, bu kadar ihracat yapanımıza yazık, işverenimize, müteahhidimize yazık’ dedik. Dinlemedi, şimdi kendi ilişkisi gereği barışıyor ama bunca yıldır bu kadar eziyet çektirdiklerinin de vebali üstünedir. Biz, devletlerarasında küslük olmayacağını, tepki gösterecekse göstermesini, arayı bir an önce düzeltmesini söylediğimizde bize, ‘Hain, darbeci, darbeci sever’ diyordu. Bugün darbeyi yapan ile sarılmış, poz veriyor. Bugüne kadar söylediklerinin her birisini inkar edip, doğru yola gelmiştir ancak Sevgililer Günü’nde sarılmak da Beyefendiye yakışır” diye konuştu.
]]>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Mısır seyahatine ilişkin, “Bugün 14 Şubat, bugün Sevgililer Günü. Bugün birbirini seven herkese, eşlere, sevgililere günleri kutlu olsun. Herkes sevdiğine koşturuyor, Tayyip Bey de bugün Mısır’a gitmiş, Mısır’da Sisi’ye koşturmuş. Sevgililer Günü’nü orada kutluyor. Biz yıllardır ona ‘Devletlerarası küslük olmaz, Sisi ile görüş’ dedik. Dinlemedi, şimdi kendi ilişkisi gereği barışıyor ama bunca yıldır bu kadar eziyet çektirdiklerinin de vebali üstünedir” dedi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Etimesgut Seçim Koordinasyon Merkezi açılışına katıldı. Özel’e partisinin kurmayları ile Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ile Etimesgut Belediye Başkan Adayı Erdal Beşikçioğlu da eşlik etti. İlk olarak konuşma yapan Mansur Yavaş, Etimesgut halkına 5 yıldır beraber olduklarını ve bu süre zarfında Ankara sokaklarında kendisine ait fotoğrafların yer almadığını kaydederek, şunları söyledi:
‘BAŞKALARI GİBİ ‘BEN HESABIMI ÖBÜR DÜNYADA VERİRİM’ DEMİYORUZ’
“Daima sizin içinizde sade bir şekilde sizin içinizde yaşadık. Çocuklarımı, yakınlarımı belediyede görmediniz. Belediyede rant için dolaşanları görmediniz. Sadece ve sadece Ankara halkının gerçek ihtiyaçları için ortak akılla çalıştık. Kent Konseyi’nde 1800’ün üzerinde sivil toplum kuruluşları ile hep birlikte ortak akılla çalıştık. Ben yaptım oldu dönemi bitti. 4 binden fazla ihalemizi canlı yayınladık. Bunların hepsini herkes gördü. Yetmedi tüm harcamalarımızı belediyemizin web sayfasında kuruşuna kadar görüyorsunuz. Hesap veriyoruz. Bugünler hesap zamanı. Başkaları gibi ‘ben hesabımı öbür dünyada veririm’ demiyoruz. Çünkü bu dünyada hesabını veremeyen öbür dünyada asla öbür dünyada da hesabını veremeyecek demektir. Sizlerin parasını kendi paramız gibi harcıyoruz. Kendi paramızı harcamayacağımız hiçbir yere sizin paranızı harcamıyoruz. Alın terinizle belediyeye verdiğiniz paralar gerçek ihtiyaç sahiplerine gidiyor ve her mekanda hesabını veriyoruz. Kul hakkını adeta göz ardı ettiren, ‘çalıyor ama çalışıyor’ felsefesini Ankara’nın kaldırımlarının dibine kadar gömdük. İsraf edecek paramız yok. Değerli Etimesgutlular 25- 30 yıldır 3 tane başbakan, 1 cumhurbaşkanı, belediye başkanları, bakanlar İstasyon Caddesi’ne her seçimde geldiler, ‘burayı çözeceğiz’ dediler. Çözmek bize nasip oldu. Önceliğimiz Sincan ve Etimesgut’un çilesini bitirmek oldu. 135 milyon liraya İstasyon Caddesi’nin alternatifini yaptık ama 250, 300 milyon lira buranın altyapısına harcadık. Görünmez diye yapılmadı. Buralarda sel baskını ortaya çıkıyordu onları ortadan kaldırdık.”
‘KARNEYİ 10 ÜZERİNDEN 10 ALDI’
Ardından Etimesgutlulara seslenen Özgür Özel ise Etimesgut’ta çok önemli bir adım attıklarını ifade ederek, “Etimesgut çok farklı bir ilçe. Etimesgut, gelişen, çoğalan, kabına sığmayan ama birileri tarafından kıymeti bilinmeyen bir ilçe. Çok dikkatimi çekti, beni Ata Kavşağı’na götürdüler. Dediler ki ‘Burası Türkiye’nin CHP belediyeciliği açısından en önemli noktası. Üç ilçe kesişiyor. Sincan orada, öbür tarafında Yenimahalle, bir tarafında Etimesgut. Aynı kavşakta Yenimahalle tarafına gidince evler 10 milyon lira. Etimesgut tarafında ilerleyince 6 milyon lira. Sincan tarafına gidince evler 3 milyon lira. Çünkü bir tarafı CHP’li belediye yönetiyor, bir tarafı yıllardır AK Parti’nin kötü belediyeciliği perişan etmiş, bir tarafta da ikisinin arasında kalmış bir Etimesgut var.’ CHP’nin yönettiği kentlere yatırım geliyor, hizmet geliyor, kent güzelleşiyor. Sosyal demokrat belediye, o kentin gücüne güç, değerine değer katıyor. Bunu yapmaya geliyoruz Etimesgut’a. Türkiye’ye bir mesaj vermeye geldik. Etimesgut’un Ankaralı kimliğini kaybetmeden, Ankaralı kimliğine sahip çıkan, devlette geçmişte çok görevler yapmış, Devlet Tiyatroları’nda uzun yıllar harikulade yöneticilik işi çıkarmış, elinin değdiği yeri geliştiren ve güçlendiren, milletin sevdiği, halkın sevdiği birisine teklif götürdük. Hem bir devlet adamına hem bir halk kahramanına Etimesgut’a yakışacak bir yakışıklıya teklif götürdük. O da kabul etti. Bakın. Ona bakınca ben elbette bir Ankara sevdalısı görüyorum. Ona bakınca ben elbette suçlulara göz açtırmayan geceleyin hepimiz rahat uyusun diye canını ortaya koyan bir iradenin temsilcisini, kahraman Türk polisini görüyorum. Ona bakınca ben ‘Bu kapı niye kapalı’ diyen valiyi görüyorum, vatandaş kalabalık etmesin diyenlere, ‘Vatandaşın girmediği yer mi olur, açın kapıları’ diyen valiyi görüyorum. Ona bakınca ben 1 Nisan’dan itibaren Etimesgut’un yüzünü güldürecek, öyle kapalı kapılar arkasında değil aranızda dolaşacak, hepinizin sevgilisi Erdal Başkanımı görüyorum. Etimesgut, Türkiye’deki bütün gençler adına, nereye gitsem selam yolluyorlar. Etimesgut, Türkiye’deki polis teşkilatının kahramanları adına, Türkiye’nin dört bir yanında, ‘Behzat Ç.’ye selam söyle, valime selam olsun’ diyenler adına sizden bu 31 Mart’ta bir rekor kırmanızı ve Erdal Başkana sahip çıkmanızı istiyorum. İşine devam edecek, o çok güzel oynadı. Neyi oynadı? Yazılan bir senaryoyu oynadı, aklına yatmayan hiçbir rolü kabul etmedi. Ama işini dört dörtlük yaptı. Karneyi 10 üzerinden 10 aldı” diye konuştu.
‘YARIN AKŞAMI BEKLEYİN’
31 Mart seçimlerinde vatandaşın 3 oy kullanacağını hatırlatan Özel, “Dördüncüsünde muhtarlar var. Hangi siyasi görüşten olursa olsun bütün muhtarlarımıza başarılar diliyoruz. Muhtarlarımıza şunu söylüyoruz; ‘Hangi görüşten olursanız olun rozet yok. Bütçe yok, parti yok. Gidip de o sandıktan çıkıyorsunuz ya hepinize helal olsun. 31 Mart’tan sonra seçilen bütün muhtarlarım da Mansur Başkanıma emanet olsun. Söz veriyoruz.’ Şimdi geriye 3 sandık var. O 3 sandıktan bir tanesi Erdal Başkan için Etimesgut oy sandığı, bir tanesi elbette Büyükşehir Belediyesinin yani Mansur Yavaş’ın 5 yıllık icraatlarının sonunda sizlerin ona vereceğiniz oylarla, birçoğunuz geçen seçimde oy verdi ama vermeyenler bu sürede onun insan ayırmadığını gördü, parti ayırmadığını gördü. Hizmeti yaparken tam bir adalet duygusu içinde olduğunu gördü. Çalmadığını, çaldırmadığını gördü. Ama en güzeli de o sıcacık elini omzunuzda hissettiniz. Şimdi Mansur Başkana hep beraber teşekkür yapma ve bu namuslu belediyeciliği ödüllendirme zamanı. Ben Mansur Yavaş’ı Etimesgut’a anlatacak değilim, Ankara’ya anlatacak değilim. Ben onu Türkiye’nin geriye kalan diğer illerin de nasıl devlet adamlığı olunur, nasıl bir şehrin sorunlarına hakim olunur, nasıl popülizme kaçmadan, yalana bulaşmadan doğru ve dürüst belediyecilikle iyi hizmet yapılır, nasıl israf bitirilir, tasarruf yapılır, nasıl bir para doğru yerde kullanılır, örnek olarak Mansur Başkanı bütün Türkiye’de anlatıyorum. Burada anlatmama gerek yok. Dayanışma belediyeciliğinin en güzel örneklerini verdi. Size biraz önce Erdal Başkandan bahsettim. Çok iyi bir oyuncu diye. Filmlerde çok güzel kendisini ifade ediyor, hepimizi memnun ediyor diye. Size bir müjdem var. Yarın akşamı bekleyin, kendisini oynayan, olduğu gibi görünen muhteşem bir televizyon starı ile karşılaşacaksınız. Yarın akşamı bekleyin” ifadelerini kullandı.
‘VEBALİ ÜZERİNDEDİR’
Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Mısır ziyaretine ilişkin de değerlendirmelerde bulunarak, “Bugün 14 Şubat, bugün Sevgililer Günü. Bugün birbirini seven herkese, eşlere, sevgililere günleri kutlu olsun. Herkes sevdiğine koşturuyor, Tayyip Bey de bugün Mısır’a gitmiş, Mısır’da Sisi’ye koşturmuş. Sevgililer Günü’nü orada kutluyor. Bakın Tayyip Bey’e, ‘Sisi ile barışacak mısın’ dendiğinde şöyle demişti: ‘Sisi ile beni çok barıştırmak isteyenler var. Asla kabul etmiyorum. Etmem de. Neden, işte bundan dolayı. Halkın yüzde 52 oyunu almış bir Mursi ve arkadaşlarını cezaevine mahkum eden bir anti demokrat ile karşı karşıyayız. Onunla aynı masaya oturmam. Ben demokratım. Ben böyle bir kişi ile asla görüşmem. Her şeyden önce onun bir defa genel af ile içerideki herkesi dışarı çıkardığımı görmem lazım. Ben uluslararası platformda şu anda darbeci Sisi’yi Cumhurbaşkanı olarak görmüyorum, kabul etmiyorum. Aynı masada oturmadım, asla da oturmayacağım. Oturursam kendimi inkar ederim. Oturursam ben demokrat olamam. Oturursam ben insan olamam.’ Sevgililer Günü’nde gitti, Sisi ile kucaklaşıyor. Ama bir gerçek var. Biz yıllardır ona ‘Devletlerarası küslük olmaz, Sisi ile görüş’ dedik. ‘Büyükelçiyi çektin hadi, geri yolla’ dedik. ‘Orada çalışanlara yazık, öğrencimize yazık, bu kadar ihracat yapanımıza yazık, işverenimize, müteahhidimize yazık’ dedik. Dinlemedi, şimdi kendi ilişkisi gereği barışıyor ama bunca yıldır bu kadar eziyet çektirdiklerinin de vebali üstünedir. Biz, devletlerarasında küslük olmayacağını, tepki gösterecekse göstermesini, arayı bir an önce düzeltmesini söylediğimizde bize, ‘Hain, darbeci, darbeci sever’ diyordu. Bugün darbeyi yapan ile sarılmış, poz veriyor. Bugüne kadar söylediklerinin her birisini inkar edip, doğru yola gelmiştir ancak Sevgililer Günü’nde sarılmak da Beyefendiye yakışır” diye konuştu.
]]>Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, Genel Başkan Fatih Erbakan başkanlığında gerçekleştirilen Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı sonrası açıklamalarda bulundu. Suat Kılıç açıklamasında, İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri’nin Gazze halkını refah bölgesinde tuzağa düşürdüğünü söyleyerek, ‘İsrail’in soykırım, işgal ve girişimlerinin başından itibaren Refah bölgesi güvenli bölge olarak ilan edilmiştir. Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere gibi iş birlikçiler de Refah bölgesini, Gazze halkının sığınabileceği bir güvenli bölge olarak teyit etmişler ve İsrail’e destek vermişlerdi. Önce güvenli bölge olduğunu ilan ederek Gazze halkını kadın erkek, çocuk ihtiyar, Refah bölgesine sürdüler, Refah bölgesindeki ilkel toplama kamplarına sıkışan milyonların üzerine şimdi bombardıman yağdırıyorlar ve ölüm kusuyorlar. İsrail Refah’ta sıkıştırılan masum Gazzeliler için ölüm emrini verdi. Bu ölüm emri pek tabi olarak baş destekçileri ABD ve İngiltere’nin bilgisi ve himayesinde verilmiş bir ölüm emridir. Hedef öldürerek azaltmak ve Gazze şeridini tamamen insansızlaştırarak Yahudi yerleşimcilerin işgaline açmaktır. Dünyanın en acımasız, en ilkel işgalini yerleşimcilik perdesiyle gizlemeye çalışıyorlar. Gazze’nin tamamında ve bugün refah bölgesinde yaşanan devlet terörünün sorumlusu İsrail kadar ABD’dir. Soykırım son suçlusu Netanyahu kadar Biden’dır. Netanyahu asrın Hitleridir. ve acımasız bir katliam sürdürmektedir. İslam dünyası sessizliğini korurken insani bir adım hiç beklemediğimiz yerden Hollanda’dan geldi. Hollanda Yüksek Mahkemesi İsrail’e F35 parçası satışını durdurdu. Hollanda Yüksek Mahkemesi’nin İsrail’e F35 parçası satışını durdurmasının temel gerekçesi İsrail’in çocukları ve masum sivilleri acımasızca ve ölçüsüzce öldürüyor olmasıdır. İslam dünyasından henüz hala bir tepki söz konusu bile değil. Güney Afrika Cumhuriyeti’nin uluslararası adalet divanına yaptığı başvuru ve aldırdığı ihlal kararının akabinde Hollanda Yüksek Mahkemesi’nden gelen bu kararı insanlığın ölmediğine ilişkin bir umut işareti sayıyor, teşekkür ediyor, ayakta alkışlıyoruz. Temennimiz Refah bölgesindeki katliama devam eden devlet terörüne tüm dünyanın, Birleşmiş Milletler’in ve İslam ülkelerinin de artık bir tepki vermesidir’ diye konuştu.
‘ÇİFTÇİLERİMİZE YÖNELİK OLARAK ACİL DESTEK PAKETİ AÇIKLAMALIDIR’
Suat Kılıç akaryakıt zamları ile ilgili, ’14 Mayıs 2023’te yani milletvekili ve Cumhurbaşkanlığı seçiminin birinci turu gününde bir litre mazot Ankara’da 18 lira 9 kuruş. Bugün bir litre mazot Ankara’da 45 lira 9 kuruş, İstanbul’da bir litre mazot bugün 44 lira 34 kuruş, İzmir’de 45 lira 30 kuruş. Nereden, nereye’ Diyebileceğimiz çarpıcı bir örnekle karşı karşıyayız. Seçimden bu yana bir litre mazota yapılan zam yüzde 125. İnanılır gibi değil. Açıklanan yıllık enflasyon rakamı yüzde 65’ler düzeyinde, bir yılı bile tamamlamayan 10 ay gibi bir devre içerisinde mazotun litresine gelen zam yüzde 125. 18 liradan 45 liraya, ulaşım sektörü bu zammı taşıyamaz. Nakliye sektörü bu zammı taşıyamaz. Pek tabidir bu fiyat artışları akaryakıta gelen hayata iğneler ipliğe yansıyacak. Sonunda da enflasyon rakamlarına yansıyacak. TÜİK enflasyonu olduğu sürece problem yok. Denilebilir ama öyle değil. Maalesef hayatın gerçeği. Markete, bakkala, manava, kasaba girdiğinde vatandaşımız birebir hayatı gerçeğiyle yüzleşiyor. Tarım sezonu açılıyor. Çiftçilerimiz araziye çıkacak. Çiftçilerimiz tarlaya çıkacak, iz bırakacak. Sürecek tohum atması lazım, gübre atması lazım. Bu mazot fiyatlarıyla üreticinin bu mevsimde başa çıkması, araziye çıkması, çiftini sürmesi maalesef mümkün değil. Geçen sene 1 litresi 18 lira, bu sene 45 lira olan mazotla tarlalar sürülemez. Hükümetimiz çiftçilerimize yönelik olarak acil destek paketi açıklamalıdır. Açıklanacak destek paketi en az motorinde tarım kesimine yönelik olarak yüzde 50 indirime karşılık gelmelidir. Destek toprak sahibine değil, ekene biçene yani üreticiye verilmelidir. Destek üreticiye verilmelidir ki icara yani kiralık arazi üzerinde tarımsal üretim yapan çiftçilerimiz mazot desteğinden mahrum kalmasınlar? dedi.
‘ŞEFFAF BELEDİYECİLİĞİ GERÇEK ANLAMDA GÖRECEKSİNİZ’
Partisinin Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olarak gösterilen Suat Kılıç, yerel seçimlere ilişkin şunları söyledi:
‘Yeniden Refah Partisi Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı olarak 31 Mart 2024 yerel seçimlerine yönelik çalışmalarımıza başladık. Ankaralı Refah Partisi eliyle yapılan belediyecilik hizmetlerini biliyor. Ankaralı Refah’ı tanıyor, inşallah 31 Mart’ta sandıktan çıkacak netice sonrasında Ankaralıya Yeniden Refah belediyeciliğini de tanıtma imkanını bizler yakalamış olacağız. Yeniden Refah Partisi’nin Ankara’da büyükşehir belediye başkanlığını kazanacağına inanıyorum. Yeniden Refah Partimizin Ankara’da geçmişte olduğu gibi birçok ilçe belediyesini de kazanacağına inanıyorum. Ankara’mızın Milli Görüş belediyeciliğine ilgi duyduğunu, özlem duyduğunu biliyorum. Ankara’nın geri kalan hizmetleri, yitik yılları, kayıp zamanları için çözümün, çarenin Yeniden Refah’ta olduğunu biliyorum. Alternatifsiz kaldığını düşünen Ankaralılar için alternatif olduğunu biliyorum. Alternatif Yeniden Refah Partisi’dir. Alternatif Yeniden Refah Partisi’nin büyükşehir belediye başkan adayı Suat Kılıç’tır. Alternatif ilçelerde Yeniden Refah Partisi’nin ilçe, belediye başkan adaylarıdır. Çok iyi bir belediye yönetimi ortaya koyacağız. Şeffaf belediyeciliği gerçek anlamda göreceksiniz. Halka hizmetkarlığı, gerçek anlamda göreceksiniz. Çocuk yaşta geldiğim Ankara’da, inşallah Cumhuriyetimize, Türkiye Cumhuriyeti’nin yeni yüzyılına yakışan bambaşka bir Başkent heyecanını hep birlikte inşa edeceğiz.’ (DHA)
]]>Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, Altındağ’da Seçim Koordinasyon Merkezi (SKM) açılışında konuştu. Yavaş, “Görünen o ki dün yayınlanan ankete göre yüzde 14 öndeyiz. Asla rehavete kapılmayacağız. Geçen seçimde kazandık ama Belediye Meclisi üyemiz 148’de 40 kişide kaldı civar ilçelerdeki meclis üyelerinden dolayı. Şimdi benim artık daha fazla Belediye Meclisi üyesine ihtiyacım var ki artık rahat edelim, Ankara halkına daha fazla hizmet edelim. Bunun için bana ‘Hayırlı olsun’a gelmeyen değil benim elimi tutacak belediye başkanlarına ihtiyacımız var. Bu nedenle Ramazan başkanımı mutlaka seçeceksiniz” dedi.
ABB Başkanı ve CHP ABB Başkan Adayı Mansur Yavaş, bugün Altındağ’da SKM açılış törenine katıldı. Burada hem kendisi hem de CHP Altındağ Belediye Başkan Adayı Ramazan Değerli için Ankaralılar’dan oy isteyen Yavaş, şöyle konuştu:
“ÇALIŞACAKSINIZ AMA DÜRÜST ÇALIŞACAKSINIZ. KENDİNİZE ‘ÇALIYOR AMA ÇALIŞIYOR’ DEDİRTMEYECEKSİNİZ”
“Bir belediye başkanı kentin hem annesi hem babasıdır. Gençlerimize evladımız diye hitap ediyoruz her zaman. Bir anne bir baba evladının üstüne nasıl titrerse biz de tüm Ankaralının üstüne aynı şekilde titredik, hiç kimseyi ayırmadık. İş başına gelir gelmez hiç kimseyi ayırmadan şeffaf bir şekilde çalışmaya başladık. Sizlerin hakkını, hukukunu hiç kimseye yedirmedik. Ankara’ya huzur geldi, bu çok önemli, bütün projelerden daha önemli. Gururla söylüyorum ki 5 yıldır benim bir tek personelim savcılık yüzü görmedi. Bir yönetimde en önemli şey budur. Çalışacaksınız ama dürüst çalışacaksınız. Kendinize ‘Çalıyor ama çalışıyor’ dedirtmeyeceksiniz. Bu sözleri Ankara’nın kaldırımlarından dahi sildik, sizlerin paralarını kendi paramızı harcar gibi harcıyoruz.
“ALTINDAĞ’DA ŞU ANDA 40 BİN AİLE BİZDEN SOSYAL DESTEK ALIYOR”
Altındağ bölgesinde tam 21 mahallede asbestli su hattını yeniledik. Karaköy mesire alanını açtık, 4 bin dönüm. Emekliler Lokali, Altındağ kreşi, İç Kale, Anafartalar, Roma Hamamı; bunların hepsi restore edildi. İsterdik ki Altındağ Belediye Başkanı da bizim elimizden tutsun. Altındağ için ihtiyaçlarını bildirsin, beraber Altındağ’a bir tane fazla hizmet yapalım. ‘Hayırlı olsun’a dahi gelmediler. Ankara’nın büyük projelerinin bir çoğuna da engel oldular. Sosyal yardımları kesecek dediler, Altındağ’da şu anda 40 bin aile bizden sosyal destek alıyor. Bırakın kesmeyi sayıları da arttı, eskisi gibi paket paket dağıtıp göstere göstere yardım verme usulü de ortadan kalktı. Dara düşen kim varsa her zaman yanındayız, üretmek isteyen kim varsa onların yanındayız.
“RAKİPLERİMİZ EMEKLİLERE DESTEK VERECEĞİM DEMEK YERİNE BİR ZAHMET CUMHURBAŞKANI İLE KONUŞSUN”
Hükümet düzenli maaş alanlara zam yaptı, ama Türkiye’de o kadar çok 7 bin 500 lira alan emekli vardı ki, şimdi 10 bin oldu, bunlar bizim standartlarımızın altında kaldığı gibi gene Türkiye’de bir tane Ankara Büyükşehir Belediyesi 31 bin emekliye düzenli destek oluyor, başka yok. Biz bunu söyleyince birden bire akıllarına geldi. Yükseltsinler emeklilere faydası olur ama vereceğim demek yerine iktidarın partisinden bir zahmet Cumhurbaşkanına kadar gidip emeklilerin durumunu bir de onlar anlatsınlar. Söylesinler de inşallah hükümet de emeklilere zam yapsın.
“ŞURADAN ÇOK OY ALDIK BURAYA DESTEK OLALIM DİYE BİR FELSEFEMİZ YOK”
Herkesin insanca yaşamasını, her çocuğun eşit eğitim almasını istiyoruz. Hiçbir çocuğun yatağa aç girmesine izin vermiyoruz. Bunu yaparken de kimdir, necidir hiçbir şekilde ilgilenmiyoruz. Sadece ihtiyacını bildirsin yeter, Ankara Büyükşehir Belediyesi ihtiyacı olan herkesin yanında, adeta bir hızır gibi yetişir. Cenabı Allah’ın yarattığı herkesi bir kutsal bir varlık olarak görür, başımızın üstünde tutarız. Oy verdi vermedi demeyiz, şuradan çok oy aldık buraya destek olalım diye bir felsefemiz yok.
“GÖRÜNEN O Kİ DÜN YAYINLANAN ANKETE GÖRE YÜZDE 14 ÖNDEYİZ. ASLA REHAVETE KAPILMAYACAĞIZ”
Görünen o ki dün yayınlanan ankete göre yüzde 14 öndeyiz. Asla rehavete kapılmayacağız. Sizlerden istediğim bir şey var. Geçen seçimde kazandık ama Belediye Meclisi üyemiz 148’de 40 kişide kaldı civar ilçelerdeki meclis üyelerinden dolayı. Şimdi benim artık daha fazla Belediye Meclisi üyesine ihtiyacım var ki artık rahat edelim, Ankara halkına daha fazla hizmet edelim. Bunun için bana ‘Hayırlı olsun’a gelmeyen değil benim elimi tutacak belediye başkanlarına ihtiyacımız var. Bu nedenle Ramazan başkanımı mutlaka seçeceksiniz. Cumhuriyetin kalbi Ankara’nın, Cumhuriyetin kurulduğu yerin Altındağ Belediye Başkanını ve Altındağ’ın tamamını dünya ile yarışan bir başkent yapmak için el ele tutuşmamız gerekiyor, bunun için de sizlerin desteğine ihtiyacımız var, sizlere güveniyoruz.”
]]>Mansur Yavaş: Ankette yüzde 14 öndeyiz (2)
‘HER ŞEYİMİZ AÇIK, KORKACAK BİR ŞEYİMİZ YOK’
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, daha sonra Yenimahalle ilçesindeki Batıkent Seçim Koordinasyon Merkezi’nin açılışına katıldı. Yavaş’a Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar da eşlik etti. Burada vatandaşlara seslenen Yavaş, hükmetmeye değil, hizmet yapmaya geldiklerini belirterek, “Sizlerin parasıyla maaşımızı alıyoruz. Sizlerden aldığımız vergilerden aldığımız paylarla sizlere hizmet ediyoruz. O zaman ne yapmak lazım? Bize emanet edilen parayı düzgün kullanmak lazım. Sivil toplum kuruluşlarıyla, üniversitelerle, meslek odalarıyla görüşerek paralar harcamaya, yatırımları yapmaya karar verdik. Peki bunu nasıl yaptık? 4 binin üzerinde ihaleyi canlı yayınlayarak yaptık. Her şeyimiz açık, korkacak bir şeyimiz yok. Web sayfamızda Sayıştay raporlarına kadar; hangi harcamayı nerede yaptık, kuruşuna kadar hepsini görebiliyorsunuz. Saklı hiçbir şeyimiz yok. Bazıları gibi ‘hesabımızı öbür tarafta veririz’ demiyoruz. Hesabımızı önce halkın önünde vereceğiz. Halkın önünde vereceğiz ki yarın öbür tarafa giderken, alnımız açık gideceğiz” dedi.
‘BİZİM PROJELERİMİZİN İÇİNDE İNSAN VAR’
Yaptıkları hizmetleri sanki başa kakar gibi ‘hayırlı olsun’ diye pankartlarla duyurmadıklarını ifade eden Yavaş, Yenimahalle’de yaptıkları hizmetleri anlattı. Artık Ankara’nın parkta ve yeşilde dünya başkentleriyle yarıştığını vurgulayan Yavaş, “Betonla işimiz yok. ‘İşçileri çıkaracak’ dediler, Fethi Başkanıma da ilk göreve geldiğinde aynısını söylediler. Hiçbir işçiyi çıkartmadı. Bizler bir tane işçiyi işten çıkarmadık. Alın teriyle çalışan herkes bizim mesai arkadaşımızdır dedik” ifadelerini kullandı.
İktidar adaylarının kendisinin zaten senelerdir yaptığı; ‘Başkent Kart’, çorba dağıtımı ve kadınların toplu taşımadan belli bir saatte istediği zaman inebilmesi gibi projeleri tekrar ettiğini dile getiren Yavaş, “Benim yaptıklarımı yapın yeter. Proje arıyorsanız orada fazlası var. Çünkü bizim projelerimizin içinde insan var. İçinde insana yararlı olmayan hiçbir faaliyet yok. En son taklit ettiklerini söyleyeyim; ‘Emeklilere para vereceğiz’ diyorlar. İstanbul’daki diyor ki 2 bin lira vereceğim, Ankara’daki diyor ki 5 bin lira vereceğim. Artırın, artırın; belki hükümet duyar da sizden fazla verir. Hiç olmazsa emekliler rahat eder. Türkiye’de 30 tane büyükşehir belediyesi var. Benden başka büyükşehir belediyelerinin içerisinde emekliye destek olanı yok” diye konuştu.
‘ANKARA’DA REKOR OY İSTİYORUZ’
En büyük önceliklerinin kimseyi ayırmamak olduğunu dile getiren Yavaş, “Farklı bir belediyecilik yaptık. İnsanlardan karşılığını her yerde alıyoruz. Rakiplerimizin mitinglerini de görüyoruz. Bizlerin açılışlarını da görüyoruz. İnşallah 5 yıldır Belediye Meclisi’nde çektiğimiz sıkıntıyı bu sefer ortadan kaldırıyoruz. Sadece 3 belediye değil, çevredeki belediyeleri almak suretiyle, Belediye Meclisi’ndeki çoğunluğu bu sefer istiyoruz. Ankara’da rekor oy istiyoruz. Dünkü yayımlanan anketi görmüşsünüzdür, fark şu an yüzde 14. Yetmez; daha fazlasını istiyoruz. Meclis’te vatandaşın lehine kararları çok daha rahat almak istiyoruz. İnşallah önümüzdeki seçimde Türkiye’de bir şeyler değişecek” dedi.
‘VATANDAŞTAN ALIYOR, VATANDAŞA VERİYOR SÖZÜNÜ KABUL EDİYORUM’
Kendisi için bazı kesimlerce söylenen ‘Vatandaştan aldığını vatandaşa veriyor’ sözünü de kabul ettiğini söyleyen Yavaş, “Evet; aynısını yapıyoruz, öyle yapıyoruz. Vatandaştan aldığımızı rantçılara mı vereceğiz Allah aşkına? Bu zihniyet bitmiştir. Dolayısıyla vatandaşımız bu hesabı sandıkta görecek. Kendisinden yana olanlarla olmayanları bu sefer sandıkta ayıracak. İnanıyorum ki bizler daha elimiz rahat olarak Ankara’yı, Mustafa Kemal Atatürk’ün bize emanet ettiği, dünya başkentleriyle yarışır bir başkent haline inşallah sizlerin vasıtasıyla getireceğiz ve sizlere güveniyorum” diye konuştu.
]]>Bahçeli, partisinin Mevlana Bulvarı’ndaki “Seçmen İletişim Merkezi Açılış Töreni”ne katıldı.
Buradaki konuşmasında, ayırmadan, ayrışmadan, canla başla Türkiye için çalışacaklarını belirten Bahçeli, Ankara’nın hızını yavaşlatanlarla oyalanacak hallerinin kalmadığını söyledi.
Başkent’i tarihine, kültürüne ve sosyal dokusuna yakışan bir seviyeye ulaştırmanın görevleri olduğunu vurgulayan Bahçeli, şunları kaydetti:
“DEM’lenmiş CHP’nin perdesi kapanmalıdır. Düne kadar CHP’ye demediğini bırakmayan, hatta partimizin CHP’ye benzediği iftirasını atacak kadar hayatın ve siyasetin gerçeklerinden kopanların son beş yıldır CHP’de iştahla siyaset yapması, belediye başkanı veya adayı olması ahlaken ağır bir savrulmadır. Bu ikiyüzlü siyaset anlayışının Ankara’ya samimiyetle hizmet etmesi, dürüst ve ilkeli şekilde şehremini unvanını taşıması mümkün değildir. Kaldı ki geride kalan beş yılda Ankara’ya çivi çakılmamıştır. Altyapı sorunu bir türlü çözülememiştir. Kutuplaşma ve kargaşadan başka bir şey görülmemiştir. Yollar, köprüler, tüneller kaderine terk edilmiştir. Ulaşım hizmetleri aksamış, trafik yoğunluğu daha da artmış, maalesef vatandaşlarımızı çileden çıkarmıştır.”
“Altınok işinin ehli, Ankara’nın sevdalısıdır”
Bahçeli; algı, istismar, sosyal medya, yalan ve riya belediyeciliğinin iflas ettiğini dile getirerek, şu ifadeleri kullandı:
“Ankara 31 Mart’ta belini doğrultmalıdır. Sadece Ankara’yı düşünen, sadece Ankara’yı kalbinde taşıyan, sadece Ankara için çalışıp üreten, vatandaşlarımızın derdiyle dertlenip sevinciyle sevinen, Türk ve Türkiye Yüzyılı hedefleriyle kenetlenen bir belediyecilik vizyonu Başkentimizi inanıyorum ki şaha kaldıracaktır. İşte o Büyükşehir Belediye başkan adayımız da Sayın Turgut Altınok’tur. Sayın Altınok işinin ehli, Ankara’nın sevdalısıdır.”
CHP ve DEM Parti yönetimindeki büyükşehir ve il belediyelerini 31 Mart’ta cumhurun iradesiyle buluşturacaklarını vurgulayan Bahçeli, “31 Mart 2019’dan bu yana kayıp yıllar Allah’ın izniyle son bulacak. Merkezi yönetimle yerel yönetimler tek ses, tek yürek olacak. Belediye kaynaklarını bölücülüğe, teröristlere ve parti içi çıkar kavgalarına sevk eden dalaverecilerden milletimiz mutlaka hesap soracak.” dedi.
“Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi bir heves değil”
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi sayesinde cumhur ile cumhuriyetin kucaklaştığını, devlet ile millet arasındaki uyumun tam manasıyla sağlandığını ifade eden Bahçeli, şöyle konuştu:
“Çok şükür devlet hayatında çatlak sesler dinmiş, karar alma süreçleri seriye bağlanmış, kuvvetler ayrımı billurlaşmış, çok başlılık devri kapanmış, bürokratik oligarşinin suyu kesilmiştir. Yeni sistemin gerekli, yeterli siyasi, stratejik ve fikri olgunlaşma süreci devam etmekte olup kurum ve kurallarıyla olgunlaşması, ilke ve esaslarıyla oturması Türk ve Türkiye Yüzyılı’nın güvencesi olacaktır. Buna müzahir yerel yönetimlerin teşkili ülkemizi muasır ve müreffeh bir geleceğe taşıyacaktır. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi gelip geçici bir heves değildir. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi işi bitince buruşturulup bir köşeye atılacak tek kullanımlık konjonktürel reçete hiç değildir. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi Türkiye Cumhuriyeti’nin istikbal haysiyeti, milli bekasının habitatı, Türk milletinin huzur, barış ve kardeşlik iradesinin temel harcıdır. Bu harcın inşa edeceği yerel yönetimler yeni yüzyılda stratejik gücümüz olacaktır.”
“Her Türk vatandaşı Cumhur İttifakı’nın doğal bir varlığıdır”
Bahçeli, CHP ve DEM Parti’ye yönelik eleştirilerini sürdürerek, şunları söyledi:
“DEM’lenmiş CHP karışık ve kavgalıdır. CHP ile DEM’in ayrı ayrı aday belirlemesi sinsi bir oyundur. Çünkü CHP demek, DEM demektir. Diğer partilerin de hesapları tutmayacak, Ankara başta olmak üzere Türkiye Cumhur İttifakı’nda birleşecektir. Cumhur İttifakı gönülleri buluşturuyor. Cumhur İttifakı geleceği kuruyor. İttifakımız, zalimlere karşı cumhurun iradesidir. İttifakımız, zulme ve zorbalığa karşı milletin dirayetidir. İttifakımız, korkaklara ve kanunsuzlara karşı cesurların dik duruşudur. İttifakımız, bölünmeye, parçalanmaya, ayrılmaya, kopuşa karşı, milli kenetlenmenin, milli kucaklaşmanın temini ve takviyesidir. Yöresi, kökeni, mezhebi ve anasının dili ne olursa olsun her Türk vatandaşı Cumhur İttifakı’nın doğal ve meşru bir varlığıdır.”
Cumhur İttifakı’nın Ankara’dan, Türkiye’den taraf olduğunu dile getiren Bahçeli, “Herkes tavrını belirlemek zorundadır. ya birlikten, beraberlikten yana olacağız ya da gerilim ve kavga dolu bir geleceğe sürükleneceğiz. ya kardeşliğin devamını isteyeceğiz ya da ağır bir yıkımı göze alacağız. Cumhur İttifakı kararını çoktan vermiştir. Tarafını belirlemiştir. Cumhur İttifakı Ankara’dan taraftır. Cumhur İttifakı Türkiye’den yanadır. Barışmak, kucaklaşmak için fırsat arayan vatandaşlarımı Türkiye ve Türk milleti değerleri etrafında buluşmak için Cumhur İttifakı’na davet ediyorum.” dedi.
“Gün birleşme, gün dayanışma günüdür”
Milliyetçi ve ülkücü harekete gönül veren herkesi Cumhur İttifakı’na omuz omuza vermeye çağıran Bahçeli, şöyle konuştu:
“Fason milliyetçilere aldanacak yoktur. Ülkücünün yeri ve adresi bellidir, o da Milliyetçi Hareket Partisi’dir. Hem DEM’lenip hem milliyetçi olmak imkansızdır. Hem DEM’lenen CHP’de bulunup hem Ülkücülük iddiasını dillendirmek şiddetli bir çelişki, aynı şekilde şehitlerimize, gazilerimize, vatan ve milletimizin mukadderatına karşı duruştur. Gün birleşme günüdür. Gün dayanışma günüdür. Cumhur İttifakı’nın gönlünde herkese yer vardır. Cumhur İttifakı’nın yüreği herkesi kucaklamaya yetecektir. Cumhur İttifakı Ankara’nın ve milletimizin her evladına kucağını açmaktadır.”
Bahçeli, CHP yönetiminin Türkiye muhaliflerinin esaretine girdiğini ifade ederek, “Bugünkü CHP yönetimi PKK’nın eline geçmiştir. Atatürk’ün CHP’si nerede, bugünkü CHP nerededir? Terör devletine onay veren CHP’dir. Terör örgütleriyle iltisaklı kişileri belediyelere taşımayı amaçlayan CHP’dir. DEM’cilerle pazarlık yapıp belediyeleri peşkeş çekmeye çalışan CHP’dir.” diye konuştu.
Açılış törenine, Cumhur İttifakı’nın Ankara Büyükşehir Belediyesi başkan adayı Turgut Altınok, MHP Genel Başkan Yardımcıları, AK Parti Ankara milletvekilleri, AK Parti Ankara İl Başkanı Hakan Han Özcan, belediye başkan adayları ve partililer katıldı.
]]>Bahçeli: Bugünkü CHP yönetimi, PKK’nın eline geçmiştir
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Bugünkü CHP yönetimi zillete düşmüştür. Bugünkü CHP yönetimi Türkiye muhaliflerinin esaretine girmiştir, PKK’nın eline geçmiştir. Atatürk’ün CHP’si nerede, bugünkü CHP nerede” dedi.
Devlet Bahçeli, Ankara’da partisinin Seçmen İletişim Merkezi’nin açılışına katıldı. Burada konuşan Bahçeli, “Ankara’nın hızını yavaşlatanlarla oyalanacak halimiz kalmamıştır. Yavaş yavaş bu kentimizin enerjisini sömürenlerin gerçek yüzü ortaya çıkmıştır. Cumhuriyet’in yeni yüzyılında tıpkı kutup yıldızı gibi parlamasını, milli birliğin ve kardeşliğin timsali olmasını arzuladığımız başkentimizin hak ettiği, layık olduğu; tarihine, kültürüne ve sosyal dokusuna yakışan bir mevkiye ulaşması hepimizin görevidir. DEM’lenmiş CHP’nin perdesi kapanmalıdır” dedi.
‘5 YILDA ANKARA’YA ÇİVİ ÇAKILMADI’
Mevcut Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın, Ankara’da herhangi bir çalışmasının olmadığını öne süren Bahçeli, “5 yılda Ankara’ya çivi çakılmamıştır. Altyapı sorunu bir türlü çözülememiştir. Kutuplaşma ve kargaşadan başka bir şey görülmemiştir. Yollar, köprüler, tüneller kaderine terk edilmiştir. Ulaşım hizmetleri aksamış, trafik yoğunluğu daha da artmış, maalesef vatandaşlarımızı çileden çıkarmıştır. Büyükşehir Belediye Başkanı, 14 Mayıs ve 28 Mayıs 2023 seçim kampanyaları döneminde başkenti yüzüstü bırakmıştır. Sözde cumhurbaşkanı yardımcılığına heveslenen bu şahıs, Ankara’ya hüsran yaşatmış, nasıl bir koltuk meraklısı olduğunu, çıkarlarının peşinden nasıl koştuğunu ispatlamıştır. Algı belediyeciliği, istismar belediyeciliği, sosyal medya belediyeciliği, yalan belediyeciliği, riya belediyeciliği iflas etmiştir” diye konuştu.
‘CUMHUR İTTİFAKI MÜHRÜNÜ VURACAK’
31 Mart’ta Ankara’nın belini doğrultması gerektiğini kaydeden Bahçeli, “Sadece Ankara’yı düşünen, sadece Ankara’yı kalbinde taşıyan, sadece Ankara için çalışıp üreten, vatandaşlarımızın derdiyle dertlenip sevinciyle sevinen, Türk ve ‘Türkiye Yüzyılı’ hedefleriyle kenetlenen bir belediyecilik vizyonu başkentimizi inanıyorum ki şaha kaldıracaktır. İşte o büyükşehir belediye başkan adayımız da Sayın Turgut Altınok’tur. Sayın Altınok işinin ehli, Ankara’nın sevdalısıdır. Gölbaşı’ndan Etimesgut’a, Polatlı’dan Ayaş’a, Kalecik’ten Keçirören’e, Kahramankazan’dan Yenimahalle’ye, Sincan’dan Beypazarı’na, Çankaya’dan Mamak’a, Çamlıdere’den Çubuk’a, Elmadağ’dan Evren’e, Güdül’den Haymana’ya, Akyurt’tan Bala’ya, Altındağ’dan Nallıhan’a, Kızılcahamam’dan Pursaklar ve Şereflikoçhisar’a, Ankara’nın tamamına Cumhur İttifakı mührünü vuracaktır” dedi.
‘MERKEZİ YÖNETİMLE YEREL YÖNETİM TEK SES OLACAK’
Ankara’nın son 5 yılını kayıp bir dönem olarak nitelendiren Bahçeli, şöyle dedi: “Kayıp yıllar Allah’ın izniyle son bulacak. Merkezi yönetimle yerel yönetimler tek ses, tek yürek olacak. Belediye kaynaklarını bölücülüğe, bölücülere, teröristlere ve parti içi çıkar kavgalarına sevk eden dalaverecilerden milletimiz mutlaka hesap soracak. Hem demlenip hem milliyetçi olmak imkansızdır. Hem demlenen CHP’de bulunup hem ülkücülük iddiasını dillendirmek şiddetli bir çelişki; aynı şekilde şehitlerimize, gazilerimize, vatan ve milletimizin mukadderatına karşı duruştur. Gün, birleşme günüdür. Cumhur İttifakı’nın gönlünde herkese yer vardır. Cumhur İttifakı’nın yüreği herkesi kucaklamaya yetecektir. CHP’ye oy veren kardeşlerim, oyalanmayın, yalanlara kanmayın, istismara aldanmayın. Bugünkü CHP yönetimi zillete düşmüştür. Bugünkü CHP yönetimi Türkiye muhaliflerinin esaretine girmiştir, PKK’nın eline geçmiştir. Atatürk’ün CHP’si nerede, bugünkü CHP nerede? Terör devletine onay veren CHP’dir. Terör örgütleriyle iltisaklı kişileri belediyelere taşımayı amaçlayan CHP’dir. DEM’cilerle pazarlık yapıp, belediyeleri peşkeş çekmeye çalışan CHP’dir.”
]]>Mansur Yavaş: Ankette yüzde 14 öndeyiz
ANKARA Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, “Görünen o ki dün yayımlanan ankete göre yüzde 14 öndeyiz. Asla rehavete kapılmayacağız” dedi.
Mansur Yavaş, Altındağ’da Seçim Koordinasyon Merkezi açılışına katıldı. Yavaş’a CHP’nin Altındağ Belediye Başkan Adayı Ramazan Değerli de eşlik etti. Burada halka seslenen Yavaş, bir belediye başkanının kentin hem annesi hem babası olduğunu belirterek, “Biz de gençlerimize ‘evladımız’ diye hitap ediyoruz. Dolayısıyla bir anne, bir baba evladının üzerine nasıl titrerse biz de üstünüze aynı şekilde titredik. Hiç kimseyi ayırmadık. Bir Allah’ın kulu, ‘Oy vermedi diye bizi ayırdı’ diyemez. Ankara’ya huzur geldi; bu çok önemli, bütün projelerden daha önemli. Bereket geldi. Proje yapıyorum diye Ankara halkının tertemiz parasını çöp projelere yatırmak yerine dara düşen herkesin yanında olmak, esnafın daha iyi çalışmasını sağlamak, sanayicinin daha çok üretmesini sağlamak en büyük görevlerimizden birisidir” dedi.
‘DARA DÜŞEN KİM VARSA HER ZAMAN YANINDAYIZ’
Ardından Altındağ’da yapılan hizmetleri anlatan Yavaş, “İsterdik ki Altındağ Belediye Başkanı da bizim elimizden tutsun, Altındağ için ihtiyaçları bildirsin. Beraber daha fazla hizmet yapalım. Hayırlı olsuna dahi gelmediler. Bir günden bir güne telefon açıp şöyle bir derdimiz var demediler. Ankara’nın büyük projelerine maalesef engel oldular” diye konuştu.
Çakarlı araçlarla, makam araçlarıyla konvoylar halinde gezmediğini ve kimseye kötülük yapmadığı için korkacak bir şeyi olmadığını kaydeden Yavaş, verdikleri Başkentkart ile esnafın kazandığını, Ankara’da destek alan ailelere her ay birer kilo et yardım parası verildiğini ve hükümet dahil 3 yıldır hemşehrileri üşümesin diye doğal gaz yardımı yapan başka bir kuruluşun dahi olmadığını söyledi. Yavaş, pandemi döneminde yapılan icraatleriyle de ilgili olarak “918 köye internet götürdük. Pandemi döneminde 60 bin öğrenciye 10 GB internet verdik ki derslerinden kalmasınlar, diye. Dara düşen kim varsa her zaman yanındayız. Üretmek isteyen kim varsa onların yanındayız” dedi.
İktidar partisinin adaylarının, kendisinin zaten senelerdir yaptığı çorba yardımı ve Başkentkart gibi projeleri tekrar ettiklerine işaret eden Yavaş, belediyenin 31 bin emekliye düzenli bir şekilde destek olduğunu söyledi.
‘ABB, HIZIR GİBİ YETİŞİR’
Her çocuğun eşit eğitim almasını istediklerini aktaran Yavaş, hiçbir çocuğun yatağa aç girmesine izin vermediklerini, bütün çocukların okumalarını istediklerini ve ihtiyaçlar konusunda bunu yaparken de kimdir, necidir diye bakmadıklarını belirterek, “Ankara Büyükşehir Belediyesi ihtiyacı olan herkesin yanında; adeta hızır gibi yetişir. Altındağ’da 1000 Hakkarili varmış. Dediler ki; ‘Biz Mansur Başkana desteğiz’. Hiç kimseyi ayırmadığımızın en büyük göstergesi bu değil mi? Allah’ın yarattığı herkesi biz kutsal bir varlık olarak görür, başımızın üstünde tutarız. Hiç kimseyi ayırmayız; ‘oy verdi, vermedi’ demeyiz. ‘Şuradan oy aldık oraya destek olalım, buradan çok oy aldık oraya destek olalım’ diye bir felsefemiz yok. Herkes bizim gözümüzde azizdir” ifadelerini kullandı.
‘ELİMİ TUTACAK BELEDİYE BAŞKANINA İHTİYACIMIZ VAR’
Son yayımlanan anketlere de değinen Yavaş, “Görünen o ki dün yayımlanan ankete göre yüzde 14 öndeyiz. Asla rehavete kapılmayacağız. Geçen seçimde kazandık. Ama Belediye Meclis Üyemiz 148 kişi içinde 40 kişide kaldı; civar ilçelerdeki Meclis üyelerinden dolayı. Şimdi benim artık Meclis’te daha fazla Belediye Meclis üyesine ihtiyacım var ki rahat edelim. Ankara halkına daha fazla hizmet edelim. Bunun için bana hayırlı olsuna gelmeyen değil, benim elimi tutacak belediye başkanına ihtiyacım var. Bu nedenle Ramazan Başkanımı mutlaka seçeceksiniz. Belediye Meclisi’yle beraber, Cumhuriyetin kalbi Ankara’nın, Cumhuriyetin kurulduğu yerin Altındağ Belediye Başkanını ve Ankara’nın tamamını Mustafa Kemal Atatürk’ün bize emanet ettiği, dünyayla yarışan bir başkent yapmak için el ele tutuşmamız gerekiyor. Bunun için de sizlerin desteğine ihtiyacımız var. Ramazan Başkanla beraber 1 Nisan’da Ankara Büyükşehir Belediyesi önünde hep beraber buluşacağız” diye konuştu.
]]>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Bugünkü CHP yönetimi zillete düşmüştür. Bugünkü CHP yönetimi Türkiye muhaliflerinin esaretine girmiştir, PKK’nın eline geçmiştir. Atatürk’ün CHP’si nerede, bugünkü CHP nerede” dedi.
Devlet Bahçeli, Ankara’da partisinin Seçmen İletişim Merkezi’nin açılışına katıldı. Burada konuşan Bahçeli, “Ankara’nın hızını yavaşlatanlarla oyalanacak halimiz kalmamıştır. Yavaş yavaş bu kentimizin enerjisini sömürenlerin gerçek yüzü ortaya çıkmıştır. Cumhuriyet’in yeni yüzyılında tıpkı kutup yıldızı gibi parlamasını, milli birliğin ve kardeşliğin timsali olmasını arzuladığımız başkentimizin hak ettiği, layık olduğu; tarihine, kültürüne ve sosyal dokusuna yakışan bir mevkiye ulaşması hepimizin görevidir. DEM’lenmiş CHP’nin perdesi kapanmalıdır” dedi.
‘5 YILDA ANKARA’YA ÇİVİ ÇAKILMADI’
Mevcut Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın, Ankara’da herhangi bir çalışmasının olmadığını öne süren Bahçeli, “5 yılda Ankara’ya çivi çakılmamıştır. Altyapı sorunu bir türlü çözülememiştir. Kutuplaşma ve kargaşadan başka bir şey görülmemiştir. Yollar, köprüler, tüneller kaderine terk edilmiştir. Ulaşım hizmetleri aksamış, trafik yoğunluğu daha da artmış, maalesef vatandaşlarımızı çileden çıkarmıştır. Büyükşehir Belediye Başkanı, 14 Mayıs ve 28 Mayıs 2023 seçim kampanyaları döneminde başkenti yüzüstü bırakmıştır. Sözde cumhurbaşkanı yardımcılığına heveslenen bu şahıs, Ankara’ya hüsran yaşatmış, nasıl bir koltuk meraklısı olduğunu, çıkarlarının peşinden nasıl koştuğunu ispatlamıştır. Algı belediyeciliği, istismar belediyeciliği, sosyal medya belediyeciliği, yalan belediyeciliği, riya belediyeciliği iflas etmiştir” diye konuştu.
‘CUMHUR İTTİFAKI MÜHRÜNÜ VURACAK’
31 Mart’ta Ankara’nın belini doğrultması gerektiğini kaydeden Bahçeli, “Sadece Ankara’yı düşünen, sadece Ankara’yı kalbinde taşıyan, sadece Ankara için çalışıp üreten, vatandaşlarımızın derdiyle dertlenip sevinciyle sevinen, Türk ve ‘Türkiye Yüzyılı’ hedefleriyle kenetlenen bir belediyecilik vizyonu başkentimizi inanıyorum ki şaha kaldıracaktır. İşte o büyükşehir belediye başkan adayımız da Sayın Turgut Altınok’tur. Sayın Altınok işinin ehli, Ankara’nın sevdalısıdır. Gölbaşı’ndan Etimesgut’a, Polatlı’dan Ayaş’a, Kalecik’ten Keçirören’e, Kahramankazan’dan Yenimahalle’ye, Sincan’dan Beypazarı’na, Çankaya’dan Mamak’a, Çamlıdere’den Çubuk’a, Elmadağ’dan Evren’e, Güdül’den Haymana’ya, Akyurt’tan Bala’ya, Altındağ’dan Nallıhan’a, Kızılcahamam’dan Pursaklar ve Şereflikoçhisar’a, Ankara’nın tamamına Cumhur İttifakı mührünü vuracaktır” dedi.
‘MERKEZİ YÖNETİMLE YEREL YÖNETİM TEK SES OLACAK’
Ankara’nın son 5 yılını kayıp bir dönem olarak nitelendiren Bahçeli, şöyle dedi: “Kayıp yıllar Allah’ın izniyle son bulacak. Merkezi yönetimle yerel yönetimler tek ses, tek yürek olacak. Belediye kaynaklarını bölücülüğe, bölücülere, teröristlere ve parti içi çıkar kavgalarına sevk eden dalaverecilerden milletimiz mutlaka hesap soracak. Hem demlenip hem milliyetçi olmak imkansızdır. Hem demlenen CHP’de bulunup hem ülkücülük iddiasını dillendirmek şiddetli bir çelişki; aynı şekilde şehitlerimize, gazilerimize, vatan ve milletimizin mukadderatına karşı duruştur. Gün, birleşme günüdür. Cumhur İttifakı’nın gönlünde herkese yer vardır. Cumhur İttifakı’nın yüreği herkesi kucaklamaya yetecektir. CHP’ye oy veren kardeşlerim, oyalanmayın, yalanlara kanmayın, istismara aldanmayın. Bugünkü CHP yönetimi zillete düşmüştür. Bugünkü CHP yönetimi Türkiye muhaliflerinin esaretine girmiştir, PKK’nın eline geçmiştir. Atatürk’ün CHP’si nerede, bugünkü CHP nerede? Terör devletine onay veren CHP’dir. Terör örgütleriyle iltisaklı kişileri belediyelere taşımayı amaçlayan CHP’dir. DEM’cilerle pazarlık yapıp, belediyeleri peşkeş çekmeye çalışan CHP’dir.”
]]>Mansur Yavaş, Altındağ’da Seçim Koordinasyon Merkezi açılışına katıldı. Yavaş’a CHP’nin Altındağ Belediye Başkan Adayı Ramazan Değerli de eşlik etti. Burada halka seslenen Yavaş, bir belediye başkanının kentin hem annesi hem babası olduğunu belirterek, “Biz de gençlerimize ‘evladımız’ diye hitap ediyoruz. Dolayısıyla bir anne, bir baba evladının üzerine nasıl titrerse biz de üstünüze aynı şekilde titredik. Hiç kimseyi ayırmadık. Bir Allah’ın kulu, ‘Oy vermedi diye bizi ayırdı’ diyemez. Ankara’ya huzur geldi; bu çok önemli, bütün projelerden daha önemli. Bereket geldi. Proje yapıyorum diye Ankara halkının tertemiz parasını çöp projelere yatırmak yerine dara düşen herkesin yanında olmak, esnafın daha iyi çalışmasını sağlamak, sanayicinin daha çok üretmesini sağlamak en büyük görevlerimizden birisidir” dedi.
‘DARA DÜŞEN KİM VARSA HER ZAMAN YANINDAYIZ’
Ardından Altındağ’da yapılan hizmetleri anlatan Yavaş, “İsterdik ki Altındağ Belediye Başkanı da bizim elimizden tutsun, Altındağ için ihtiyaçları bildirsin. Beraber daha fazla hizmet yapalım. Hayırlı olsuna dahi gelmediler. Bir günden bir güne telefon açıp şöyle bir derdimiz var demediler. Ankara’nın büyük projelerine maalesef engel oldular” diye konuştu.
Çakarlı araçlarla, makam araçlarıyla konvoylar halinde gezmediğini ve kimseye kötülük yapmadığı için korkacak bir şeyi olmadığını kaydeden Yavaş, verdikleri Başkentkart ile esnafın kazandığını, Ankara’da destek alan ailelere her ay birer kilo et yardım parası verildiğini ve hükümet dahil 3 yıldır hemşehrileri üşümesin diye doğal gaz yardımı yapan başka bir kuruluşun dahi olmadığını söyledi. Yavaş, pandemi döneminde yapılan icraatleriyle de ilgili olarak “918 köye internet götürdük. Pandemi döneminde 60 bin öğrenciye 10 GB internet verdik ki derslerinden kalmasınlar, diye. Dara düşen kim varsa her zaman yanındayız. Üretmek isteyen kim varsa onların yanındayız” dedi.
İktidar partisinin adaylarının, kendisinin zaten senelerdir yaptığı çorba yardımı ve Başkentkart gibi projeleri tekrar ettiklerine işaret eden Yavaş, belediyenin 31 bin emekliye düzenli bir şekilde destek olduğunu söyledi.
‘ABB, HIZIR GİBİ YETİŞİR’
Her çocuğun eşit eğitim almasını istediklerini aktaran Yavaş, hiçbir çocuğun yatağa aç girmesine izin vermediklerini, bütün çocukların okumalarını istediklerini ve ihtiyaçlar konusunda bunu yaparken de kimdir, necidir diye bakmadıklarını belirterek, “Ankara Büyükşehir Belediyesi ihtiyacı olan herkesin yanında; adeta hızır gibi yetişir. Altındağ’da 1000 Hakkarili varmış. Dediler ki; ‘Biz Mansur Başkana desteğiz’. Hiç kimseyi ayırmadığımızın en büyük göstergesi bu değil mi? Allah’ın yarattığı herkesi biz kutsal bir varlık olarak görür, başımızın üstünde tutarız. Hiç kimseyi ayırmayız; ‘oy verdi, vermedi’ demeyiz. ‘Şuradan oy aldık oraya destek olalım, buradan çok oy aldık oraya destek olalım’ diye bir felsefemiz yok. Herkes bizim gözümüzde azizdir” ifadelerini kullandı.
‘ELİMİ TUTACAK BELEDİYE BAŞKANINA İHTİYACIMIZ VAR’
Son yayımlanan anketlere de değinen Yavaş, “Görünen o ki dün yayımlanan ankete göre yüzde 14 öndeyiz. Asla rehavete kapılmayacağız. Geçen seçimde kazandık. Ama Belediye Meclis Üyemiz 148 kişi içinde 40 kişide kaldı; civar ilçelerdeki Meclis üyelerinden dolayı. Şimdi benim artık Meclis’te daha fazla Belediye Meclis üyesine ihtiyacım var ki rahat edelim. Ankara halkına daha fazla hizmet edelim. Bunun için bana hayırlı olsuna gelmeyen değil, benim elimi tutacak belediye başkanına ihtiyacım var. Bu nedenle Ramazan Başkanımı mutlaka seçeceksiniz. Belediye Meclisi’yle beraber, Cumhuriyetin kalbi Ankara’nın, Cumhuriyetin kurulduğu yerin Altındağ Belediye Başkanını ve Ankara’nın tamamını Mustafa Kemal Atatürk’ün bize emanet ettiği, dünyayla yarışan bir başkent yapmak için el ele tutuşmamız gerekiyor. Bunun için de sizlerin desteğine ihtiyacımız var. Ramazan Başkanla beraber 1 Nisan’da Ankara Büyükşehir Belediyesi önünde hep beraber buluşacağız” diye konuştu.
]]>Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Ankara’da düzenlenen “Seçmen İletişim Merkezi Açılış Töreni’ne” katıldı. Bahçeli şöyle konuştu:
“50 GÜN SONRA YAPILACAK MAHALLİ İDARELER SEÇİMLERİNDE ANKARA’NIN PRANGALARINDAN KURTULUŞUNU HEDEFLİYORUZ”
“50 gün sonra yapılacak Mahalli İdareler Seçimlerinde Ankara’nın prangalarından kurtuluşunu hedefliyoruz. Başarmanın dışında ikinci bir seçeneğe elbette kapalı duruyoruz. Üzerimize düşen görev ve sorumluluğun idrakiyle adımlarımızı sağlam şekilde atıyor, boşa zaman geçirmiyoruz. Eser, erdem ve hizmet belediyeciliğinin tesisini; dejenere ve deforme olmuş, değersizliğin ve dedikodunun içine gömülmüş belediyecilik anlayışının terkini istiyor, bu uğurda azim ve inançla çalışıyoruz. Nitekim Cumhur Bizim Türkiye Hepimizindir. Ankara Bizim Türkiye Hepimizindir. Ayırmadan, ayrışmadan, canla, başla hem Ankara hem de Türkiye için çalışacağız. Kaçan fırsatların, heba olan yılların, kırılan umutların telafisini yapmak suretiyle başkentimizin yeniden küllerinden doğacağına inanıyoruz.
“ANKARA’NIN HIZINI YAVAŞLATANLARLA OYALACAK HALİMİZ DE KALMAMIŞTIR”
Geçmişi bugününe kefil olmayanların miadı dolmuş, raf ömrü bitmiştir. Ankara’nın hızını yavaşlatanlarla oyalanacak halimiz de kalmamıştır. Yavaş yavaş bu kentimizin enerjisini sömürenlerin gerçek yüzü ortaya çıkmıştır. Cumhuriyet’in yeni yüzyılında tıpkı kutup yıldızı gibi parlamasını, milli birliğin ve kardeşliğin timsali olmasını arzuladığımız başkentimizin hak ettiği, layık olduğu; tarihine, kültürüne ve sosyal dokusuna yakışan bir mevkie ulaşması hepimizin görevidir.
“BEŞ YILDA ANKARA’YA ÇİVİ ÇAKILMAMIŞTIR”
Düne kadar CHP’ye demediğini bırakmayan, hatta partimizin CHP’ye benzediği iftirasını atacak kadar hayatın ve siyasetin gerçeklerinden kopanların son beş yıldır CHP’de iştahla siyaset yapması, belediye başkanı veya adayı olması ahlaken ağır bir savrulmadır. Bu ikiyüzlü siyaset anlayışının Ankara’ya samimiyetle hizmet etmesi; dürüst ve ilkeli şekilde şehremini unvanını taşıması mümkün değildir. Kaldı ki, geride kalan beş yılda Ankara’ya çivi çakılmamıştır. Alt yapı sorunu bir türlü çözülememiştir. Kutuplaşma ve kargaşadan başka bir şey görülmemiştir. Yollar, köprüler, tüneller kaderine terk edilmiştir. Ulaşım hizmetleri aksamış, trafik yoğunluğu daha da artmıştır.
“SAYIN TURGUT ALTINOK İŞİNİN EHLİ, ANKARA’NIN SEVDALISIDIR”
Büyükşehir Belediye Başkan Adayımız da Sayın Turgut Altınok’tur. Sayın Altınok işinin ehli, Ankara’nın sevdalısıdır.
Gölbaşı’ndan Etimesgut’a, Polatlı’dan Ayaş’a, Kalecik’ten Keçirören’e, Kahramankazan’dan Yenimahalle’ye, Sincan’dan Beypazarı’na, Çankaya’dan Mamak’a, Çamlıdere’den Çubuk’a, Elmadağ’dan Evren’e, Güdül’den Haymana’ya, Akyurt’tan Bala’ya, Altındağ’dan Nallıhan’a, Kızılcahamam’dan Pursaklar ve Şereflikoçhisar’a, yani Ankara’nın tamamına Cumhur İttifakı mührünü vuracaktır. Elbette yapacağız, hep birlikte başaracağız.
“BİZİM ÜSTESİNDEN GELEMEYECEĞİMİZ, ALTINDAN KALKAMAYACAĞIMIZ HİÇBİR SORUN YOKTUR”
Bize göre uzlaşmanın adresi de büyük Türk milletinin kutlu varlığıdır. Uzlaşmanın zemini başkent Ankara’nın tarihi miras ve emanetleridir. Bizim üstesinden gelemeyeceğimiz, altından kalkamayacağımız hiçbir sorun yoktur. Sürekli erteleyerek, sürekli yok sayarak, bunların yanı sıra ihmal ve iradesizliğin pençesine düşerek ulaşacağımız hiçbir yer yoktur, olması mümkün değildir. Kriz meraklılarına, krizlerden nemalanan yozlaşmış zihniyetlere, Türkiye’yi uçurumdan uçuruma sürüklemek için heves ve iştah sahibi olan muhterislere istiklal ve istikbal haklarımızı heba ettiremeyiz. Şayet cumhur ile Cumhuriyet kucaklaşmışsa, devlet ve millet arasında uyum tam manasıyla sağlanmışsa, bunun ana kaynağı, yegane sebebi, altın hissesi Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne aittir. Çok şükür devlet hayatında çatlak sesler dinmiş, karar alma süreçleri seriye bağlanmış, kuvvetler ayrımı billurlaşmış, çok başlılık devri kapanmış, bürokratik oligarşinin suyu kesilmiştir.”
]]>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Ankara’da ‘Seçmen İletişim Merkezi’ açılış törenine katıldı. Törende konuşan MHP lideri Bahçeli, ayırmadan, ayrışmadan, canla, başla hem Ankara hem de Türkiye için çalışacaklarını belirterek, “Kaçan fırsatların, heba olan yılların, kırılan umutların telafisini yapmak suretiyle başkentimizin yeniden küllerinden doğacağına inanıyoruz. Geçmişi bugününe kefil olmayanların miadı dolmuş, raf ömrü bitmiştir. Ankara’nın hızını yavaşlatanlarla oyalanacak halimiz de kalmamıştır. Yavaş yavaş bu kentimizin enerjisini sömürenlerin gerçek yüzü ortaya çıkmıştır. Cumhuriyet’in yeni yüzyılında tıpkı kutup yıldızı gibi parlamasını, milli birliğin ve kardeşliğin timsali olmasını arzuladığımız başkentimizin hak ettiği, layık olduğu tarihine, kültürüne ve sosyal dokusuna yakışan bir mevkie ulaşması hepimizin görevidir” diye konuştu.
“Partimizin gerçeklerinden kopanların CHP’de iştahla siyaset yapması ahlaken ağır bir savrulmadır”
“DEM’lenmiş CHP’nin perdesi kapanmalıdır” diye konuşan MHP lideri Bahçeli, “Düne kadar CHP’ye demediğini bırakmayan, hatta partimizin CHP’ye benzediği iftirasını atacak kadar hayatın ve siyasetin gerçeklerinden kopanların son beş yıldır CHP’de iştahla siyaset yapması, belediye başkanı veya adayı olması ahlaken ağır bir savrulmadır. Bu ikiyüzlü siyaset anlayışının Ankara’ya samimiyetle hizmet etmesi dürüst ve ilkeli şekilde şehremini unvanını taşıması mümkün değildir. Kaldı ki geride kalan beş yılda Ankara’ya çivi çakılmamıştır. Alt yapı sorunu bir türlü çözülememiştir. Kutuplaşma ve kargaşadan başka bir şey görülmemiştir. Yollar, köprüler, tüneller kaderine terk edilmiştir. Ulaşım hizmetleri aksamış, trafik yoğunluğu daha da artmış, maalesef vatandaşlarımızı çileden çıkarmıştır. Büyükşehir belediye başkanı 14 Mayıs ve 28 Mayıs 2023 seçim kampanyaları döneminde başkenti yüzüstü bırakmıştır. Sözde Cumhurbaşkanı yardımcılığına heveslenen bu şahıs, Ankara’ya hüsran yaşatmış, nasıl bir koltuk meraklısı olduğunu, çıkarlarının peşinden nasıl koştuğunu ispatlamıştır” ifadelerini kullandı.
“Merkezi yönetimle yerel yönetimler tek ses, tek yürek olacak”
CHP ve DEM’in yönetimindeki diğer büyükşehir ve il belediyelerini cumhurun iradesiyle birleştireceklerini söyleyen Bahçeli, şunları kaydetti:
“31 Mart 2019 tarihinden buyana maşeri vicdanda bir ızdırap halini alan kayıp yıllar Allah’ın izniyle son bulacak. Merkezi yönetimle yerel yönetimler tek ses, tek yürek olacak. Belediye kaynaklarını bölücülüğe, bölücülere, teröristlere ve parti içi çıkar kavgalarına sevk eden dalaverecilerden milletimiz mutlaka hesap soracak. Yerel yönetimler aracılığıyla, devletin kasasını, milletin kesesini gasp edip Türkiye Cumhuriyeti’ne kafa tutan çürümüşler kenara çekilecek. Biz dedik mi yaparız, yaptık mı sonuna kadar arkasında dururuz. Zamana ve mekana göre fikir, görüş ve siyaset değiştirmeyiz. Olduğumuz gibi görünmenin, göründüğümüz gibi olmanın sırrı da buradadır. Çalışmaktan yorulmayacağız, vatan ve millet sevdamızdan asla vazgeçmeyeceğiz.”
“CHP demek DEM demektir”
CHP ile DEM’in ayrı ayrı aday belirlemesine ilişkin ‘sinsi bir oyundur’ değerlendirmesi yapan Bahçeli, “Çünkü CHP demek DEM demektir. Diğer partilerin de hesapları tutmayacak, Ankara başta olmak üzere Türkiye Cumhur İttifakı’nda birleşecektir. Cumhur İttifakı gönülleri buluşturuyor. Cumhur İttifakı geleceği kuruyor. İttifakımız, zalimlere karşı cumhurun iradesidir. İttifakımız, zulme ve zorbalığa karşı milletin dirayetidir. İttifakımız, korkaklara ve kanunsuzlara karşı cesurların dik duruşudur. İttifakımız, bölünmeye, parçalanmaya, ayrılmaya, kopuşa karşı, milli kenetlenmenin, milli kucaklaşmanın temini ve takviyesidir. Yöresi, kökeni, mezhebi ve anasının dili ne olursa olsun her Türk vatandaşı Cumhur İttifakı’nın doğal ve meşru bir varlığıdır. Gelişmeler, önümüzdeki dönemin taraflarını netleştirmiştir. Artık, herkesin tarafını belli etme zamanı gelmiştir” dedi.
“Hem DEM’lenip hem milliyetçi olmak imkansızdır”
Barışmak, kucaklaşmak için fırsat arayan vatandaşları Türkiye ve Türk milleti değerleri etrafında buluşmak için Cumhur İttifakı’na davet eden Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:
“Milliyetçi-Ülkücü Hareket’e gönül veren her kardeşimi Cumhur İttifakı’nda omuz omuza vermeye çağırıyorum. Fason milliyetçilere aldanacak yoktur. Ülkücünün yeri ve adresi bellidir, o da Milliyetçi Hareket Partisi’dir. Hem DEM’lenip hem milliyetçi olmak imkansızdır. Hem DEM’lenen CHP’de bulunup hem Ülkücülük iddiasını dillendirmek şiddetli bir çelişki; aynı şekilde şehitlerimize, gazilerimize, vatan ve milletimizin mukadderatına karşı duruştur. Gün birleşme günüdür. Gün dayanışma günüdür. Cumhur İttifakı’nın gönlünde herkese yer vardır. Cumhur İttifakı’nın yüreği herkesi kucaklamaya yetecektir. Cumhur İttifakı Ankara’nın ve milletimizin her evladına kucağını açmaktadır. CHP’ye oy veren kardeşlerim, oyalanmayın, yalanlara kanmayın, istismara aldanmayın. Bugünkü CHP yönetimi zillete düşmüştür. Bugünkü CHP yönetimi Türkiye muhaliflerinin esaretine girmiştir. Bugünkü CHP yönetimi PKK’nın eline geçmiştir. Atatürk’ün CHP’si nerede, bugünkü CHP nerededir. Terör devletine onay veren CHP’dir. Terör örgütleriyle iltisaklı kişileri belediyelere taşımayı amaçlayan CHP’dir. DEM’cilerle pazarlık yapıp belediyeleri peşkeş çekmeye çalışan CHP’dir. Rehavete kapılmadan, gevşemeye müsaade etmeden, yılgınlıklara prim vermeden, ihmale düşmeden, umutsuzluğa kapalı durarak 31 Mart seçimlerine hazırlanacağız.”
MHP Ankara İl Başkanı Alpaslan Doğan, 31 Mart 2024 tarihinde yapılacak yerel seçimlere durmadan, dinlenmeden çalıştıklarını söyleyerek, “Bu seçimin ülkemiz ve Ankara’mız için çok önemli olduğunu biliyor, Cumhur İttifakı olarak uyum içerisinde çalışıyoruz. 31 Mart 2024’te Başkentimiz de Cumhur İttifakının bayrağını dalgalandıracağız” dedi.
Konuşmaların ardından MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin öncülüğünde ‘Seçmen İletişim Merkezi’nin açılışı gerçekleştirildi. – ANKARA
]]>Mansur Yavaş: Halkın parasını çöp projelere yatıramazsınız (3)
SEÇİM KOORDİNASYON MERKEZİ AÇILIŞINA KATILDI
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, seçim çalışmaları kapsamında Polatlı ilçesinde Seçim Koordinasyon Merkezi açılışına katıldı. Mansur Yavaş’a, Polatlı Belediye Başkanı Mürsel Yıldızkaya eşlik etti. Yavaş, seçim otobüsü üzerinden Seçim Koordinasyon Merkezi önündeki kalabalığa seslendi. Göreve geldiklerinde 232 köyde kanalizasyonun ve suyun olmadığını aktaran Yavaş, “Tarım bu topraklarda doğdu. Frigyalılardan beri bu topraklarda tarım var, bereket var Polatlı’nın topraklarında; ancak susuz bırakıldı. Daha önceki belediye başkanları seçilir, bir daha kolay kolay hiçbir ilçeye gitmezdi. Ben burada kaç defa su arızası olduysa aynı gece çıktım buraya geldim. Bir ev susuz kaldıysa bunu kendi evimde su yokmuş gibi hissettim. Tankerlerin hepsini buraya yönlendirmek sureti ile en azından hasarı azalttım” dedi.
‘İSTİYORLAR Kİ MANSUR YAVAŞ SÖZÜNÜ TUTAMASIN’
Yavaş, 2019’daki yerel seçim öncesi Polatlı’ya su getirme vaadinde bulunduğunu belirterek, “Seçimden önce bu meydana geldiğim zaman, ‘Gerede’nin suyunu, Çamlıdere’nin suyunu Polatlı’ya getireceğim’ dedim. Söz verdim size. Şimdi ikide bir ‘Mansur Yavaş ne yaptı’ diye gözleri hep beton ve plastik arıyor. Onların gönlü hoş olsun diye boş projelere para ayıracağımıza gelir gelmez, ilk iş Meclis’te (Büyükşehir Belediye Meclisi) Polatlı’nın suyunu gündeme getirip, kredi istedik. Ondan sonra bu konu gündeme gelince ret kararı verdiler. Veto ettim. Sonra bu Polatlı’da konuşuldu. Mürsel Başkanımız el koydu, ‘Polatlı’ya gelecek suya kim ne derse desin asla hayır’ diyemezler’ diye. Ve onlar olumlu oy kullandı. Ancak 7 ay sonra aynı zamanda mahkemeden kararla ben bu yetkiyi alabildim. Çünkü istiyorlardı ki Mansur Yavaş sözünü tutamasın. Varsın Polatlı susuz kalsın” ifadelerini kullandı.
‘HİÇBİR ŞEYDEN HABERİ YOK’
AK Parti’nin Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Turgut Altınok’un, Polatlı’ya içme suyunu 2024 yılı içerisinde getireceği vaadine değinen Yavaş, şöyle konuştu:
“O, bu sözleri söylediği anda biz boruya suyu vermeye başlamıştık. Kendisi Belediye Meclisi’ne gelmediği için Ankara’da yaptığımız işleri de takip etmemiş. Maalesef hiçbir şeyden de haberi yok. ’26 köyde su yok’ demiş. Sorduk bir köyde su yok, onu da vermeye çalışıyoruz. Şu anda 12’nci kilometreye geldi su. Nasıl verdiğimizi de söyleyeyim. Pandemi ortamı oldu. Pandemi ortamında da çalışılamadı. Bu borular özel olarak İskenderun’da imal edildi. Sipariş verildi. Sonuç itibari ile bugüne geldik. Sadece 4- 5 kilometre Ankara merkezde ana caddelerin altını kazarak, trafiği keserek tamamlıyoruz. Fakat söz verdiğimiz için Yenikent’ten bir bağlantı yapmak sureti ile suyu verdik. Şu anda 11’inci kilometrede, inşallah bu ayın sonuna kadar mutlaka temiz suyu içip, hanımefendiler çay demlemeye başlayacaksınız. Onun için de ayrı geleceğiz. Su hayattır, suyun olmadığı yerde insan olmaz. Sadece Polatlı’da değil; Yenikent, Etimesgut, organize sanayiler dahil bu sudan yararlanacak. İnşallah 1,5 milyon nüfus bu sudan istifade edecek.”
‘BATSIN BÖYLE ADALET’
Yavaş, Turgut Altınok’un Ankara’ya yapılacak hizmetler için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve ilgili bakanlardan açık çek aldığı yönündeki açıklamasına ilişkin, “Bu nasıl iş? Kanunla zaten herkesin ödeneği bellidir. Belli ki bizlere İller Bankası’ndan bir kuruş kredi verilmez. Devlet bankalarından kredi istersiniz; kredi vermezler, dönmezler bile. Bunlara ise ayrıcalık tanıyacaklarmış. Bunun da adı ‘adalet’ olacakmış. Batsın böyle adalet. Ben de dedim ki ‘Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin kaynakları kendine yeter. Gölge etmesinler başka ihsan istemem. Engel olmasınlar yeter’ dedim. Bizler özellikle pandemi döneminde, ekonomik sıkıntıların yoğunlaştığı dönemde ve hatta şimdiki enflasyonun da ağır şartları altında elbette vatandaşlarımızın yanında olacağız. Söz vermiştik ‘Başkent Kart yapacağız’ diye. Başkent Kart’ı yaptık. Şu anda ihtiyaç sahiplerine bu kartı veriyoruz. Yakın zamanda Ankara’da bu kart zorunlu olarak otobüslerde, her yerde kullanılacak. Bu karta kimin hangi sebeple sahip olduğunu da hiç kimse bilmeyecek” ifadelerini kullandı.
]]>SEÇİM KOORDİNASYON MERKEZİ AÇILIŞINA KATILDI
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, seçim çalışmaları kapsamında Polatlı ilçesinde Seçim Koordinasyon Merkezi açılışına katıldı. Mansur Yavaş’a, Polatlı Belediye Başkanı Mürsel Yıldızkaya eşlik etti. Yavaş, seçim otobüsü üzerinden Seçim Koordinasyon Merkezi önündeki kalabalığa seslendi. Göreve geldiklerinde 232 köyde kanalizasyonun ve suyun olmadığını aktaran Yavaş, “Tarım bu topraklarda doğdu. Frigyalılardan beri bu topraklarda tarım var, bereket var Polatlı’nın topraklarında; ancak susuz bırakıldı. Daha önceki belediye başkanları seçilir, bir daha kolay kolay hiçbir ilçeye gitmezdi. Ben burada kaç defa su arızası olduysa aynı gece çıktım buraya geldim. Bir ev susuz kaldıysa bunu kendi evimde su yokmuş gibi hissettim. Tankerlerin hepsini buraya yönlendirmek sureti ile en azından hasarı azalttım” dedi.
‘İSTİYORLAR Kİ MANSUR YAVAŞ SÖZÜNÜ TUTAMASIN’
Yavaş, 2019’daki yerel seçim öncesi Polatlı’ya su getirme vaadinde bulunduğunu belirterek, “Seçimden önce bu meydana geldiğim zaman, ‘Gerede’nin suyunu, Çamlıdere’nin suyunu Polatlı’ya getireceğim’ dedim. Söz verdim size. Şimdi ikide bir ‘Mansur Yavaş ne yaptı’ diye gözleri hep beton ve plastik arıyor. Onların gönlü hoş olsun diye boş projelere para ayıracağımıza gelir gelmez, ilk iş Meclis’te (Büyükşehir Belediye Meclisi) Polatlı’nın suyunu gündeme getirip, kredi istedik. Ondan sonra bu konu gündeme gelince ret kararı verdiler. Veto ettim. Sonra bu Polatlı’da konuşuldu. Mürsel Başkanımız el koydu, ‘Polatlı’ya gelecek suya kim ne derse desin asla hayır’ diyemezler’ diye. Ve onlar olumlu oy kullandı. Ancak 7 ay sonra aynı zamanda mahkemeden kararla ben bu yetkiyi alabildim. Çünkü istiyorlardı ki Mansur Yavaş sözünü tutamasın. Varsın Polatlı susuz kalsın” ifadelerini kullandı.
‘HİÇBİR ŞEYDEN HABERİ YOK’
AK Parti’nin Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Turgut Altınok’un, Polatlı’ya içme suyunu 2024 yılı içerisinde getireceği vaadine değinen Yavaş, şöyle konuştu:
“O, bu sözleri söylediği anda biz boruya suyu vermeye başlamıştık. Kendisi Belediye Meclisi’ne gelmediği için Ankara’da yaptığımız işleri de takip etmemiş. Maalesef hiçbir şeyden de haberi yok. ’26 köyde su yok’ demiş. Sorduk bir köyde su yok, onu da vermeye çalışıyoruz. Şu anda 12’nci kilometreye geldi su. Nasıl verdiğimizi de söyleyeyim. Pandemi ortamı oldu. Pandemi ortamında da çalışılamadı. Bu borular özel olarak İskenderun’da imal edildi. Sipariş verildi. Sonuç itibari ile bugüne geldik. Sadece 4- 5 kilometre Ankara merkezde ana caddelerin altını kazarak, trafiği keserek tamamlıyoruz. Fakat söz verdiğimiz için Yenikent’ten bir bağlantı yapmak sureti ile suyu verdik. Şu anda 11’inci kilometrede, inşallah bu ayın sonuna kadar mutlaka temiz suyu içip, hanımefendiler çay demlemeye başlayacaksınız. Onun için de ayrı geleceğiz. Su hayattır, suyun olmadığı yerde insan olmaz. Sadece Polatlı’da değil; Yenikent, Etimesgut, organize sanayiler dahil bu sudan yararlanacak. İnşallah 1,5 milyon nüfus bu sudan istifade edecek.”
‘BATSIN BÖYLE ADALET’
Yavaş, Turgut Altınok’un Ankara’ya yapılacak hizmetler için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve ilgili bakanlardan açık çek aldığı yönündeki açıklamasına ilişkin, “Bu nasıl iş? Kanunla zaten herkesin ödeneği bellidir. Belli ki bizlere İller Bankası’ndan bir kuruş kredi verilmez. Devlet bankalarından kredi istersiniz; kredi vermezler, dönmezler bile. Bunlara ise ayrıcalık tanıyacaklarmış. Bunun da adı ‘adalet’ olacakmış. Batsın böyle adalet. Ben de dedim ki ‘Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin kaynakları kendine yeter. Gölge etmesinler başka ihsan istemem. Engel olmasınlar yeter’ dedim. Bizler özellikle pandemi döneminde, ekonomik sıkıntıların yoğunlaştığı dönemde ve hatta şimdiki enflasyonun da ağır şartları altında elbette vatandaşlarımızın yanında olacağız. Söz vermiştik ‘Başkent Kart yapacağız’ diye. Başkent Kart’ı yaptık. Şu anda ihtiyaç sahiplerine bu kartı veriyoruz. Yakın zamanda Ankara’da bu kart zorunlu olarak otobüslerde, her yerde kullanılacak. Bu karta kimin hangi sebeple sahip olduğunu da hiç kimse bilmeyecek” ifadelerini kullandı.
Elif ER BULUT- Muhammet BAYRAM/ ANKARA,
]]>Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, “İstanbul’daki aday demiş ki ‘Ben iki bin lira vereceğim’ Ankara’daki aday ‘beş bin lira vereceğim’ Yani şunu kabul ediyorlar, kendi mensubu oldukları iktidar, emekliyi darda bırakmış. Onu gidip iktidara söyleyecekler. ‘Ankara’daki, İstanbul’daki emekliler geçinemiyor, bunlara daha fazla zam yapın’ demeleri gerekmez mi? Açık çek varmış, şu anda İstanbul’daki aday yönetimde değil ama Ankara’daki aday hala belediye başkanı. Onun ilçesinde ben 50 bin aileye destek oluyorum” diye konuştu.
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, bugün Polatlı Seçim Koordinasyon Merkezi’nin açılışına katıldı.
Mansur Yavaş, açılışta yaptığı konuşmada şunları söyledi:
“ÇEKİNECEK, KORKACAK BİR ŞEYİMİZ YOK”
“Niyetimiz önceki dönemleri kötülemek değil. 2019 yılından önce bu meydanlara geldiğimizde sadece vaatlerimizle karşınıza çıktık. Şimdi ise 5 yıla yakın sürede yaptığımız icraatlarla karşınıza çıkıyoruz. Beş yıl önce aday olduğumuzda ‘Bunlar belediyeyi yönetemezler. Maaşları dahi ödeyemezler. Sosyal yardımları kesecekler’ diyerek kendi rant düzeninin devam etmesini istedikleri için korku siyaseti ürettiler. İnsanlarımız da bilemedi. Ankara’da gerçekten belediye başkanı değişirse neler değişecek… Görmedi ki 25 yıldır başka yönetim. Bizler Beypazarı’nda yaptığımız çalışmalarla Ankara halkının huzuruna çıktık ve şimdi çok farklı bir belediyecilik olduğunu, gerçek belediyeciliğinin ne olduğunu gösterdik. Yıllardır Ankara halkının tertemiz parasını ‘proje yapıyoruz’ diye pahalı projelere, Çin malı oyuncaklara, plastiklerine yatırıp proje yaptık diye iddia ettiler. Bizim önceliğimiz beton ve plastik olamaz. Ankara halkının öncelikli ihtiyaçlarını yapacağız dedik. Bütün ihalelerimizi canlı yayınlamaya başladık. Bin 800 tane sivil toplum kuruluşu yan yana geldi, kent konseyini kurdu. Üniversiteler, sivil toplum kuruluşlarıyla Ankara’yı ortak akılla idare etmeye başladık. Bu ihaleleri yaparken aynı zamanda yaptığımız bütün icraatlerin maliyetini gerekirse duvarlara görünür şekilde astık. Kuruşu kuruşuna web sayfamıza yazdık. Sayıştay raporlarına kadar her şeyi yayınlıyoruz. Allah şükür çekinecek, korkacak bir şeyimiz yok. Sizlerin parasını kendi paramızı harcar gibi harcadık. Kendi paramızı harcamadığımız hiçbir projeye imza atmadık. Beş yılın sonunda Ankara’da çalmadan da çalışılabileceğini tüm dünyaya gösterdik. ‘Çalıyor ama çalışıyor’ felsefesini Ankara’nın her yerinde toprağın altına gömdük”
“GÖZLERİ BETON VE PLASTİK ARIYOR”
Ankara’da baktık ki 232 köyde kanalizasyon yok. Birçok köyde su yok. Daha önceki belediye başkanları seçilir, bir daha hiçbir ilçeye bir daha gitmezdi. Ama ben burada kaç tane su arızası olduysa, aynı gece çıktım geldim. Bir ev susuz kaldıysa, kendi evimde de su yokmuş gibi hissettim. Tankerlerin hepsini bu tarafa yönlendirmek suretiyle en azından hasarı azaltmaya çalıştım.’Mansur Yavaş ne yaptı?’ diye gözleri beton ve plastik arıyor.
İlk mecliste Polatlı’nın suyunu gündeme getirip kredi istedik. O toplantıda başkanımız yoktu. Ondan sonra bu konu gündeme gelince ret kararı verdiler, veto ettim. Mürsel Başkanımız el koydu. Polatlı’ya gelecek suya kim ne derse desin biz hayır diyemeyiz dediler. Olumlu oy kullandılar. Ancak yedi ay sonra aynı zamanda mahkemeden kararla ben yetkiyi alabildim. Çünkü istiyorlardı ki Mansur Yavaş sözünü tutmasın. Varsın Polatlı susuz kalsın. Bu gözle bakıyorlardı… Şimdi Tatlar Arıtma Tesisi projesi var. Sayın Cumhurbaşkanının onayladığı projeye dahi ret veriyorlar. Ne insan sağlığını düşünüyorlar ne de insan hayatını ne de ihtiyaçlarını. Rakibimiz buraya gelmiş, ‘2024 yılında buranın suyunu akıtacağız’ demiş. O bu sözleri söylediği anda biz boruya suyu vermeye başlamıştık. Kendisi belediye meclisine gelmediği için Ankara’da yaptığımız işleri de takip etmemiş. Maalesef hiçbir şeyden haberi yok. ’26 köyde su yok’ demiş, sordum bir tek köyde su yok. Onu da vereceğiz İnşallah. Borular özel olarak imal edildi, pandemide çalışılamadı. Söz verdiğimiz için suyu verdik.
“BİZ ANKARA’DAN ALDIĞIMIZI, ANKARA’YA HARCIYORUZ”
Bundan daha önemli proje olur mu? Gelmeyi versin Çin’den oyuncaklar, lazım olmayan betonlar dikilmesin. İnsana yaramayan Polatlı yolundaki kapılar ne işe yarar? Bunlar mı proje? İçinde insan olmayan hiçbir projeyi kabul etmiyoruz. Bizden öncekilerin yapmadığı kırsal kalkınma desteklerine başladık. Ankara’nın tümünde bu destekleri verip, Ankara halkının en iyi bildiği işi yapıp tarıma yönelmesini sağladık. Tohum, fide, mazot verdik. Gün geldi onları geri satın alma garantisiyle verdik. Ankara’da beş yılda 880 milyon lira civarında kırsal kalkınma desteği verdik. Çiftçilerimiz karşılığında 6,5 milyar lira civarında gelir elde ettiler. Helal olsun hemşerilerimize. Biz Ankara’dan aldığımızı, Ankara’ya harcıyoruz. Boş ve çöp projelere asla para harcamıyoruz.
‘İşçileri çıkartacak’ dediler. Hiçbir işçiyi çıkartmadık. Alın teriyle çalışan herkes bizim mesai arkadaşımızdır dedik. Kendi belediyelerinde kendi partililerini işten attılar. İşçi haklarını çok biliyorlarmış. Verdiğimiz zammı az buluyorlar. Kendi belediyelerinde sendika dahi yok. Dolayısıyla artık bugün bu zihniyetin sonu gelmiştir. Devletin parasını boşa harcama işi ortadan kalkmıştır.
Basın mensupları sordu, rakibim demiş ki ‘Biz açık çek aldık, hükümet bize gerektiği gibi yardım yapacak’… Bu nasıl iş? Kanunda herkesin ödeneği bellidir. Ama belli ki bizlere İller Bankası’ndan bir kuruş kredi verilmez. Devlet bankalarından kredi istersiniz, bir kuruş kredi vermezler, dönmezler bile. Bunlara ayrıcalık tanıyacakmış, bunun da adı adalet olacak. Batsın böyle adalet. Ben de dedim ki Ankara Büyükşehir’in kaynakları kendine yeter. Gölge etmesinler başka ihsan istemem. Engel olmasınlar yeter dedim.
“BİR YÖNETİCİ EĞER KENDİ YÖNETTİĞİ YERDE AÇLIKTAN BİRİSİ ÖLÜYORSA, BİRİNCİ DERECE MESULDÜR”
“Bugün internette gördüm… Bir hanımefendiye ‘Ankara’da kime oy vereceksiniz?’ diye soruyorlar. ‘Tabii ki Mansur Yavaş’a oy vereceğim’ diyor. ‘Peki niye’ diyorlar… Diyor ki ‘Her şeyimize yetişiyor, arabam kaza yaptı, sigortadan önce geldi bu belediye’ diyor. Özellikle pandemi döneminde, ekonomik sıkıntının yoğunlaştığı dönemde ve hatta enflasyonun ağır şartları altında vatandaşlarımızın yanında olacağız. Boynumuzun borcu. Bir yönetici eğer kendi yönettiği yerde açlıktan birisi ölürse, birinci derece mesuldür. Soğuktan birisi donarsa birinci derecede mesuldur. Bu nedenle ben sık sık, özellikle kış günlerinde muhtarlarımıza mesaj çekmek suretiyle ortak sorumluluğa davet ediyorum.
“O AÇIK ÇEKİ İLLA 31 MART’TAN SONRA MI KULLANACAKSINIZ?”
İstanbul’daki aday demiş ki ‘Ben iki bin lira vereceğim’ Ankara’daki aday ‘beş bin lira vereceğim’ Yani şunu kabul ediyorlar, kendi mensubu oldukları iktidar, emekliyi darda bırakmış. Onu gidip iktidara söyleyecekler. ‘Ankara’daki, İstanbul’daki emekliler geçinemiyor, bunlara daha fazla zam yapın’ demeleri gerekmez mi? Açık çek varmış, şu anda İstanbul’daki aday yönetimde değil ama Ankara’daki aday hala belediye başkanı. Onun ilçesinde ben 50 bin aileye destek oluyorum. Hiç kimseyi hiçbir şekilde ayırmıyoruz. Ben o ilçede 50 bin kişiye destek olurken, bu arkadaşımız 2 bin 200 aileye destek oluyor. Bütçesinin yüzde 4’ünü ayırmış. Yüzde 4’ün de 1,5’unu dağıtıyor, yüzde 3,5’unu da çılgın projelerine harcamış. Bir ilçeye gitmiş, ‘Ben Başkent Kart çıkaracağım’ demiş. ‘Para yükleyeceğim, istediğiniz yerden alacaksınız’ demiş. İnsaf üç yıldır uyguluyorum, hiç mi duymadınız? Ayrıca madem siz 5 bin lira vereceksiniz, şu anda belediye başkanısınız şimdi niye vermiyorsunuz? Açık çek almıştınız bakanlardan. O açık çeki illa 31 Mart’tan sonra mı kullanacaksınız? Şimdi kullanın…”
]]>Uraloğlu, Ankara- Kahramankazan yolu ile Veterinerlik, Bitik, İmrendi farklı seviyeli kavşaklarının açılışını gerçekleştirdi.
Bakan Uraloğlu, törende yaptığı konuşmada, 15 Temmuz 2016’da Kahramankazan’ın büyük bir vatanseverlik örneği gösterdiğini belirterek, “Sizler gözünü istikbalimize ve özgürlüğümüze göz diken hainlere geçit vermediniz. Ülkenin dört bir yanında olduğu gibi sizler de Kahramankazan’da ihanet çetesi FETÖ’nün kumpasını ters yüz ettiniz. Allah sizlerden razı olsun. Milletin adamı, Cumhurbaşkanı’mız Recep Tayyip Erdoğan’ın yanında dik duran aziz milletimizi ne kadar övsek azdır.” diye konuştu.
Uraloğlu, Türkiye’nin dört bir yanında yatırımlara devam ettiklerine dikkati çekerek, “Ne diyor Cumhurbaşkanı’mız ‘Yol medeniyettir’. Aynı zamanda yol gelişmedir, yol büyümedir. Ülkemizin son 22 yılda gerçekleştirdiği büyük kalkınma hamlesinin temel altyapısını ulaşım yatırımları oluşturmaktadır.” ifadelerini kullandı.
Güvenli, ekonomik, hızlı, konforlu ve çevreye duyarlı hizmetlerin sunulduğu bir ulaşım altyapısı oluşturmak için ülkenin ulaşım ve haberleşme ağına 250 milyar dolarlık yatırım yaptıklarına işaret eden Uraloğlu, 197 milyar dolarlık daha yatırım yapmayı planladıklarını söyledi.
Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AK Parti’nin sık sık altını çizdiği “Durmak yok, yola devam” mesajını hatırlatarak, “Bu tam da bizim ulaştırmacıların, kara yolcuların sloganıdır. Biz de bu sloganla inşallah ‘Durmak yok, yola devam’ diyeceğiz ve işlerimizi devam ettireceğiz.” dedi.
“Bölünmüş yol uzunluğumuzu 29 bin 400 kilometreye çıkardık”
Bakan Uraloğlu, kara yolu taşımacılığının modasının hiç geçmediğini, aktarmasız, güvenli, esnek ve kapıdan kapıya olması dolayısıyla halen çok büyük oranda kullanıldığını anlattı.
Kara yolu taşımacılığının gelişmiş ülkeler için halen vazgeçilmeyen faaliyetlerden biri olduğuna dikkati çeken Uraloğlu, şu değerlendirmede bulundu:
“Kara yolu taşımacılığı lojistik sistemin de kılcal damarı olarak hayati bir öneme sahiptir. Bu gerçeklerden hareketle bölünmüş yol uzunluğumuzu 29 bin 400 kilometreye çıkardık. Yaklaşık 6 bin kilometre olan sıcak karışım kaplamalı yolumuzu da yaklaşık 30 bin kilometreye çıkardık.”
“Geçit vermeyen dağları tünellerle, vadileri de köprülerle aştık”
Uraloğlu, bölünmüş yollarla ulaşılan il sayısının 77’ye çıkarıldığı bilgisini verdi. 1700 kilometre olan otoyol uzunluğunu 3 bin 726 kilometreye ulaştırdıklarını aktaran Uraloğlu, geçit vermeyen dağları tünellerle, vadileri de köprülerle aştıklarını dile getirdi.
Akıllı ulaşım sistemleriyle Ankara- Niğde Otoyolu’nu trafiğe açtıklarını anımsatan Uraloğlu, bu yolun Kapıkule’den başlayıp Şanlıurfa’ya kadar giden otoyolun önemli bir bölümünü oluşturduğunu kaydetti.
Bakan Uraloğlu, Ankara’daki metro çalışmalarına da değinerek, şöyle konuştu:
“Ankara’da 2019’dan beri durduğumuz metro inşaatını hatırlıyor musunuz? Hatırlamıyorsunuz. Niye? Biz Ankaralıların tercihine saygı duyduk, hizmet etmeye de devam ettik, bundan sonra da devam edeceğiz. Bizim Ankara’ya daha iyi hizmet edebilmemiz için büyükşehir ile beraber çalışmamız lazım, işbirliği yapmamız, bu hizmetleri artırmamız lazım. Onun için Turgut Altınok kardeşim bu anlamda Cumhurbaşkanı’mızın takdir ettiği bir süreçte büyükşehir belediye başkan adayımız oldu. İnşallah belediye başkanımız da olacak. Biz buna inanıyoruz. Ankara’ya hizmetlerimiz bir bir ve katlanarak devam edecek. Birçok metroyu açtık. Sincan-AKM-Garı açtık. 2024 Yılı Yatırım Programı’na Kızılay-Esenboğa Hattı’nı da aldık. Onu da planlıyoruz, kısa zamanda ihalesini yapacağız.”
Uraloğlu, Ankara genelinde bölünmüş yolları açmaya devam edeceklerini, Ankara- Kırıkkale Delice Otoyolu’nun ihalesini yaptıklarını, kentin doğusuna bağlanan bütün illerle bölünmüş yol konforunu, otoyol konforuna dönüştürmeye devam edeceklerini söyledi.
Cumhur İttifakı vurgusu
“Cumhur İttifakı’nın bütün adaylarına birlik, beraberlik içinde destek vereceğiz ve Ankara’yı inşallah yeniden AK Parti belediyecilik anlamında büyükşehirlerde buluşturacağız ve hizmetlerimizi katlayacağız.” diyen Uraloğlu, şöyle devam etti:
“Bizim gücümüz Sayın Cumhurbaşkanı’mızın bize gösterdiği hedeftir. Bizim gücümüz, vatandaşımızın bize verdiği güvendir ve bizim gücümüz, bütün çalışma arkadaşlarımdır. Onun için bu projede emeği geçenlere teşekkür ediyorum.”
“İnşa ettiğimiz karayolları altyapıları ile ülkemizin refahını artıran pek çok konuda katkı sağlıyoruz”
Karayolları Genel Müdürü Ahmet Gülşen de törende yaptığı konuşmada, Ankara’nın sanayi üslerinden biri haline gelen Kahramankazan’ın, İstanbul ulaşımını sağlayan devlet yolu ve TEM Otoyolu güzergahında yer alması bakımından önemli bir konuma sahip olduğunu söyledi.
Ankara-Kahramankazan yolunun 28,4 kilometrelik kesiminin 2×3 şeritli olarak yeniden projelendirildiğini belirterek, şunları kaydetti:
“2021 yılında trafiğe açılan 4 kilometrelik kesim ve 3 farklı seviyeli kavşağın ardından bugün 14 kilometrelik yol kesimini daha Veterinerlik, Bitik ve İmrendi farklı seviyeli kavşakları ile birlikte hizmete alıyoruz. Trafiği açılan kesimin ana iş kalemleri kapsamında 1,4 milyon metreküp toprak işi, 33 bin 500 metreküp beton, 2 bin 754 metre fore kazık, 916 bin ton üst yapı imalatı, 4 bin 150 metre oto korkuluk imalatı yapılmıştır. Böylelikle yolun toplam 18 kilometresi ve 6 farklı seviyeli kavşak bütünlük arz edecek şekilde tamamlanmış olup 10,4 kilometrelik kesimde çalışmalar devam etmektedir.”
Kurum olarak ulaşım ihtiyaçlarını yakından takip ettiklerini belirten Gülşen, “İnşa ettiğimiz kara yolları altyapıları ile üretim ihracat ve istihdam başta olmak üzere ülkemizin refahını artıran pek çok konuda katkı sağlıyoruz.” dedi.
Yurt açılışı yaptı
Öte yandan Bakan Uraloğlu, yol ve kavşak açılış töreninin ardından Kahramankazan’da temaslarını sürdürdü. Uraloğlu, Kahramankazan Belediyesi Öğrenci Yurdu’nun da açılışını gerçekleştirdi.
]]>Mansur Yavaş: Halkın parasını çöp projelere yatıramazsınız (2)
‘ORTAK AKILLA YÖNETİYORUZ’
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Mamak Seçim Koordinasyon Merkezi açılış törenine katıldı. Törende CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Taşcıer, Ankara Milletvekili Umut Akdoğan ve CHP Mamak Belediye Başkan adayı Veli Gündüz Şahin de yer aldı. Yavaş, 14 Mayıs’ta müjdesini verdikleri günün yaklaştığını söyleyerek, “İnşallah 1 Nisan sabahı yine yanı heyecanı yaşayarak Mamak gerçek sahibini bulacak. Neden gerçek sahibini bulacak? Çünkü adaylık tartışmalarında gördük. Mamak Belediyesi için hükumet farklı farklı adayları gönderdi. İstemeye istemeye Mamak’a aday olan birisi var, bir de heyecanını taze tutan, Mamak’ın bütün sokaklarını bilen, Mamak’ı hücrelerine kadar bilen adayımız var. Benim sokaklarda bir tane fotoğrafımı görmediniz, benim araçlarımda çakar görmediniz. Konvoylarla gezdiğimi görmediniz. Belediyede bile benim fotoğrafımı asmak yasak. Yaptığımız hizmetlerde, çalışmalarda bunu kendisine yönlendiren bir anlayış görmediniz. Çünkü biz kendimizi sadece halka atanmış olan Ankara’daki herhangi bir daire başkanı, herhangi bir il müdürü neyse kendimizi o sıfatta gördük. Biz Ankara halkına hükmetmek için değil, Ankara halkına hizmet etmek için çalıştık ve çalışmaya da devam ediyoruz. Söz verdiğimiz gibi ortak akılla yönetiyoruz Ankara’yı. Her şeyden önce ‘Ben yaptım’ anlayışını ortadan kaldırarak ortak akılla yönetiyoruz. Her yerde ve her platformda harcadığımız paraların hesabını veriyoruz. Bir hizmet yaptıysak pankart asıp, tüm Ankaralıya gösteriyoruz” dedi.
‘200 BİN AİLEYE DOĞALGAZ YARDIMI VERİYORUM’
Belediye başkanının kentindeki üretimi artırması, vicdan sahibi olması, kentindeki ihtiyaç sahibi olanların her türlü ihtiyaçlarını karşılaması gerektiğini söyleyen Mansur Yavaş, “Onun çocuğunu okutacak, onun çocuğunu giydirecek, doyuracak, kırtasiye yardımı yapacak, onun çocuğunu üşütmeyecek. Şimdi biz bunları söyledik. Enteresan bir şekilde adayın teki çıkmış diyor ki ‘Başkent Kart yapacağım.’ Nerede yaşıyor bilmiyorum. 3 yıldır bunu uyguluyoruz. Emekliler dara düşüyor son zamanlarda biliyorsunuz. Türkiye’de bu konuda harekete geçen ilk belediyeyiz. Şu anda 30 bin emekliye her türlü desteği veriyoruz. Biz bu destekleri vermeye başladık ya İstanbul adayları da ‘Ben de bu desteği vereceğim’ demeye başladı. Her şeyden önce hükumetleri biliyor emekliklerin zor durumda olduğunu. Ankara’daki artırdı ‘5 bin TL vereceğim’ dedi. Hükumetten açık çek aldığınızı söylüyorsunuz; hadi bakalım bir boyunuzu görelim, emeklilere bir desteğinizi görelim. Kaldı ki biz o ilçeden 50 bin kişiye destek oluyoruz. Kendisi 2 bin 200 kişiye destek oluyor. Eğer ki bir belediye başkanı kendi ilçesindeki ihtiyaç sahiplerinin sayısını bilmiyorsa orada nasıl yöneticilik yapıyor? Hodri meydan. Bir şeyi unutmuş, bizim yaptığımız her şeyi vaat olarak söylüyor. Ben buradan duyuruyorum bütün Ankara’ya; ben 200 bin aileye 3 yıldır doğalgaz veriyorum ve kışın üşümemelerini sağlıyorum. Siz de bizim yaptığımız kadar bir destek verin de görelim. Mamak’ta da kimseyi ayırmadık. Mamak’ta da 50 bin desteğe ihtiyacı olan aile var, onların da hiçbirini ayırmadan destek olmaya devam ediyoruz. Boynumuzun borcu” ifadelerini kullandı.
‘MAMAK METROSU MART AYINDA TEKRAR İHALE EDİLECEK’
Yavaş, Mamak metrosunun ihalesini yaptıklarını da hatırlatarak, “5 yıldır uğraşıyoruz projesini yaptırıp, yatırım programına almak için. Yaklaşık 400 milyon Euro civarında bedeli olmasına rağmen gelen teklif 580 milyon Euro olunca Mamak ve Ankara halkının hakkını yedirmemek için derhal iptal ettim ve inşallah Mart ayında tekrar ihale edilecek. 5 yıldır belediye meclisini izliyorsunuz. Oradaki konuşmaların hepsine şahit oldunuz. Herkese söyledim. Ben hiçbir kimseyi ayırmıyorum. ‘Kimin ne ihtiyacı varsa gelin hep birlikte temelini atalım’ dedim. Elimizden tutmadıkları gibi her türlü engellemeyi de yaptılar. Hiçbir şekilde ilgilenmedikleri gibi ellerinden gelen her türlü engeli yapmaya çalışıyorlar. Biz sizin paranızı boşa götürmüyoruz. İsraf etmiyoruz. Mamak’ı da inşallah Ankara’nın yıldızı yapmaya kararlıyız. Neyimiz eksik? Eksik olan huzurumuzdu, belediyemizdi. İnşallah belediyemiz ve belediye başkanımız olacak. ve inşallah Mamak’a altın çağını yaşatacağız. İmar nedeniyle bir türlü çözülemeyen sanayi çarşısı mutlaka yapılacak. Ankara’ya kadar gelmek zorunda kalmayacaksınız. ‘Algı belediyeciliği yapıyor’ diyorlar. Yılda 1 defa televizyona çıkarım. Hiçbir yerde fotoğrafımı yok, reklamım yok. Ne algısı, siz bu insanları saf mı sanıyorsunuz? Bu sevgiyi yok mu sayıyorsunuz? İşte bu sevgiyi anlamanız mümkün değil. İşiniz gücünüz beton, plastik. Eskisi kadar asfalt yaptık, 25 yılda yapılan kadar yeşil alanı Ankara halkına kazandırdık. Ama gözleri illa ki beton ve plastik istiyor” diye konuştu.
]]>‘ORTAK AKILLA YÖNETİYORUZ’
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Mamak Seçim Koordinasyon Merkezi açılış törenine katıldı. Törende CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Taşcıer, Ankara Milletvekili Umut Akdoğan ve CHP Mamak Belediye Başkan adayı Veli Gündüz Şahin de yer aldı. Yavaş, 14 Mayıs’ta müjdesini verdikleri günün yaklaştığını söyleyerek, “İnşallah 1 Nisan sabahı yine yanı heyecanı yaşayarak Mamak gerçek sahibini bulacak. Neden gerçek sahibini bulacak? Çünkü adaylık tartışmalarında gördük. Mamak Belediyesi için hükumet farklı farklı adayları gönderdi. İstemeye istemeye Mamak’a aday olan birisi var, bir de heyecanını taze tutan, Mamak’ın bütün sokaklarını bilen, Mamak’ı hücrelerine kadar bilen adayımız var. Benim sokaklarda bir tane fotoğrafımı görmediniz, benim araçlarımda çakar görmediniz. Konvoylarla gezdiğimi görmediniz. Belediyede bile benim fotoğrafımı asmak yasak. Yaptığımız hizmetlerde, çalışmalarda bunu kendisine yönlendiren bir anlayış görmediniz. Çünkü biz kendimizi sadece halka atanmış olan Ankara’daki herhangi bir daire başkanı, herhangi bir il müdürü neyse kendimizi o sıfatta gördük. Biz Ankara halkına hükmetmek için değil, Ankara halkına hizmet etmek için çalıştık ve çalışmaya da devam ediyoruz. Söz verdiğimiz gibi ortak akılla yönetiyoruz Ankara’yı. Her şeyden önce ‘Ben yaptım’ anlayışını ortadan kaldırarak ortak akılla yönetiyoruz. Her yerde ve her platformda harcadığımız paraların hesabını veriyoruz. Bir hizmet yaptıysak pankart asıp, tüm Ankaralıya gösteriyoruz” dedi.
‘200 BİN AİLEYE DOĞALGAZ YARDIMI VERİYORUM’
Belediye başkanının kentindeki üretimi artırması, vicdan sahibi olması, kentindeki ihtiyaç sahibi olanların her türlü ihtiyaçlarını karşılaması gerektiğini söyleyen Mansur Yavaş, “Onun çocuğunu okutacak, onun çocuğunu giydirecek, doyuracak, kırtasiye yardımı yapacak, onun çocuğunu üşütmeyecek. Şimdi biz bunları söyledik. Enteresan bir şekilde adayın teki çıkmış diyor ki ‘Başkent Kart yapacağım.’ Nerede yaşıyor bilmiyorum. 3 yıldır bunu uyguluyoruz. Emekliler dara düşüyor son zamanlarda biliyorsunuz. Türkiye’de bu konuda harekete geçen ilk belediyeyiz. Şu anda 30 bin emekliye her türlü desteği veriyoruz. Biz bu destekleri vermeye başladık ya İstanbul adayları da ‘Ben de bu desteği vereceğim’ demeye başladı. Her şeyden önce hükumetleri biliyor emekliklerin zor durumda olduğunu. Ankara’daki artırdı ‘5 bin TL vereceğim’ dedi. Hükumetten açık çek aldığınızı söylüyorsunuz; hadi bakalım bir boyunuzu görelim, emeklilere bir desteğinizi görelim. Kaldı ki biz o ilçeden 50 bin kişiye destek oluyoruz. Kendisi 2 bin 200 kişiye destek oluyor. Eğer ki bir belediye başkanı kendi ilçesindeki ihtiyaç sahiplerinin sayısını bilmiyorsa orada nasıl yöneticilik yapıyor? Hodri meydan. Bir şeyi unutmuş, bizim yaptığımız her şeyi vaat olarak söylüyor. Ben buradan duyuruyorum bütün Ankara’ya; ben 200 bin aileye 3 yıldır doğalgaz veriyorum ve kışın üşümemelerini sağlıyorum. Siz de bizim yaptığımız kadar bir destek verin de görelim. Mamak’ta da kimseyi ayırmadık. Mamak’ta da 50 bin desteğe ihtiyacı olan aile var, onların da hiçbirini ayırmadan destek olmaya devam ediyoruz. Boynumuzun borcu” ifadelerini kullandı.
‘MAMAK METROSU MART AYINDA TEKRAR İHALE EDİLECEK’
Yavaş, Mamak metrosunun ihalesini yaptıklarını da hatırlatarak, “5 yıldır uğraşıyoruz projesini yaptırıp, yatırım programına almak için. Yaklaşık 400 milyon Euro civarında bedeli olmasına rağmen gelen teklif 580 milyon Euro olunca Mamak ve Ankara halkının hakkını yedirmemek için derhal iptal ettim ve inşallah Mart ayında tekrar ihale edilecek. 5 yıldır belediye meclisini izliyorsunuz. Oradaki konuşmaların hepsine şahit oldunuz. Herkese söyledim. Ben hiçbir kimseyi ayırmıyorum. ‘Kimin ne ihtiyacı varsa gelin hep birlikte temelini atalım’ dedim. Elimizden tutmadıkları gibi her türlü engellemeyi de yaptılar. Hiçbir şekilde ilgilenmedikleri gibi ellerinden gelen her türlü engeli yapmaya çalışıyorlar. Biz sizin paranızı boşa götürmüyoruz. İsraf etmiyoruz. Mamak’ı da inşallah Ankara’nın yıldızı yapmaya kararlıyız. Neyimiz eksik? Eksik olan huzurumuzdu, belediyemizdi. İnşallah belediyemiz ve belediye başkanımız olacak. ve inşallah Mamak’a altın çağını yaşatacağız. İmar nedeniyle bir türlü çözülemeyen sanayi çarşısı mutlaka yapılacak. Ankara’ya kadar gelmek zorunda kalmayacaksınız. ‘Algı belediyeciliği yapıyor’ diyorlar. Yılda 1 defa televizyona çıkarım. Hiçbir yerde fotoğrafımı yok, reklamım yok. Ne algısı, siz bu insanları saf mı sanıyorsunuz? Bu sevgiyi yok mu sayıyorsunuz? İşte bu sevgiyi anlamanız mümkün değil. İşiniz gücünüz beton, plastik. Eskisi kadar asfalt yaptık, 25 yılda yapılan kadar yeşil alanı Ankara halkına kazandırdık. Ama gözleri illa ki beton ve plastik istiyor” diye konuştu.
]]>Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, “Şu anda 30 bin emekliye her türlü desteği veriyoruz. Biz bu desteği verdik ya İstanbul’daki adayları ‘Ben de vereceğim’ demeye başladı. Her şeyden evvel hükümete iletsinler emeklilelerin zor durumda olduğunu. Demek ki hükümet görmüyor. Ankara’daki ‘Beş bin lira yapacağım’ dedi emeklilere. Her şeyden evvel siz şu anda görevdesiniz. Hükümetten açık çek aldığınızı söylüyorsunuz. Hadi bakalım boyunuzu bir görelim” diye konuştu.
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, bugün Mamak Seçim Koordinasyon Merkezi’nin açılışına katıldı. Yavaş’a Mamak Belediyesi Başkan Adayı Veli Gündüz Şahin eşlik etti.
Mansur Yavaş, açılışta yaptığı konuşmada şunları söyledi:
“BİZ ANKARA HALKINA HÜKMETMEK İÇİN DEĞİL, HİZMET ETMEK İÇİN ÇALIŞTIK VE ÇALIŞMAYA DEVAM EDİYORUZ”
“Mamak için yıllarını vermiş, heyecanını taze tutan bir adayımız var. Heyecanla sizlere hizmet etmek için bekliyor. Hangisini seçeceğiz… Elbette heyecanla Mamak’a hizmet etmek için bekleyen adayımızı seçeceğiz. Bize engel olmak isteyeni değil, Mamak’a hizmet etmek istemeyeni değil, Mamak için kalbi, yüreği atan, Mamak’ı hizmetle donatmak isteyen başkanımızı seçeceğiz. Her zaman söyledim, beş yıl boyunca Ankara’nın sokaklarında benim bir tek fotoğrafımı görmediniz. Benim çakarlı araçlarla, konvoylarla gezdiğimi görmediniz. Belediyede dahi benim fotoğraflarımı asmak yasak. Çalışmalarımızın hiçbirisinde belediyenin imkanlarını, yapı hizmetlerini kendisine doğru yönlendiren bir anlayışa asla girmedik. Çünkü biz kendimizi sadece Ankara’da herhangi bir daire başkanı, herhangi bir il müdürü neyse kendimizi o sıfatta gördük. Biz Ankara halkına hükmetmek için değil, Ankara halkına hizmet etmek için çalıştık ve çalışmaya da devam ediyoruz. Söz verdiğimiz gibi Ankara’yı ortak akılla yönetiyoruz.
“KUL HAKKININ YENMESİNE, ÇALINMASINA ASLA MÜSAADE ETMEDİK”
Her şeyden önce ‘ben yaptım oldu’ anlayışını ortadan kaldırarak, ortak akılla yönetiyoruz. Kent Konseyimizde tam bin 800 tane sivil toplum kuruluşu var. Üniversitelerden, meslek odalarından görüş alarak, sizlerden aldığımız parayı ihtiyaçlar doğrultusunda harcıyoruz. Bunu harcarken açık ihaleler yapmak suretiyle hem katılımı artırıyoruz hem de kırımları artırıyoruz. Çünkü bu para sizin paranız. Kul hakkının yenmesine, çalınmasına asla müsaade etmedik, etmeyeceğiz. Her yerde ve her platformda harcadığımız paraların hesabını veriyoruz. Bir hizmet yaparsak pankartını asıp, kaç paraya mal olduğunu bütün Ankara’ya gösteriyoruz. Sayıştay raporlarının hepsini belediye sayfamızda yayınlıyoruz. Oradan kuruşuna kadar Ankara Büyükşehir Belediyesi ne harcamış görüyorsunuz. Çünkü hesabını veremeyeceğimiz işlere girmiyoruz. Biz başkaları gibi ‘hesabını öbür dünyada veririz’ gibi değil, öncelikle bu dünyada hesap veriyoruz ki, öbür dünyada huzura alnımız açık çıkalım.
“ADAYIN BİRİSİ KALKMIŞ DİYOR Kİ ‘BEN SİZE BAŞKENT KART YAPACAĞIM'”
Her zaman söylüyorum, Ankara’nın acil ihtiyaçları var. Bu acil ihtiyaçlar dururken proje adı altında Ankara halkının tertemiz parasını çöp projelere harcayamayız. Acil ihtiyaç neyse onlara harcıyoruz. Burada iki tane cadde vardı… Sürekli olarak televizyonlarda görüyordunuz. Sel basıyordu, arabalar uçuşuyordu… Yaptığım şeylerden bir tanesi, Mamak Belediyesi’nin yanından bile selden arabalar geçemiyorlardı. Oradan başladık ve Mamak’taki altyapıya oldukça masraf ettik. Üç tane kavşak yaptık. Onlarca caddenin asfaltı, aile yaşam merkezleri yaptık. Açıkçası söylüyorum, ben bunların hiçbirisini belediye hizmeti olarak dahi görmüyorum. Nasıl olsa fen işlerimiz, ASKİ’miz bu problemleri görüyor ve yapıyor. Bunun için belediye başkanı olmaya gerek yok. Belediye başkanı dediğiniz zaman kentinde üretimi artıracak. Her şeyden evvel vicdan sahibi olacak. Kentindeki desteğe ihtiyacı olan insanların her türlü ihtiyacını karşılayacak. Onun çocuğunu okutacak, onun çocuğunu giydirecek, kırtasiye yardımını, sınav yardımını yapacak. Onun çocuğunu kış günü üşütmeyecek. Şimdi biz bunları söyledik enteresan bir şekilde adayın birisi kalkmış diyor ki ‘Ben size Başkent Kart yapacağım. İçine para yükleyeceğim’ diyor. Nerede yaşıyor bilmiyorum. Üç yıldır bunu uyguluyoruz. Üç yıldır. Emekliler dara üstü son zamanlarda biliyorsunuz… Ankara’da ve Türkiye’de bu konuda harekete geçen ilk belediyeyiz.
“200 BİN AİLEYE ÜÇ YILDIR DOĞALGAZ VERİYORUM, ÜŞÜMEMELERİNİ SAĞLIYORUM”
Şu anda 30 bin emekliye her türlü desteği veriyoruz. Biz bu desteği verdik ya İstanbul’daki adayları ‘Ben de vereceğim’ demeye başladı. Her şeyden evvel hükümete iletsinler emeklilelerin zor durumda olduğunu. Demek ki hükümet görmüyor. Ankara’daki ‘Beş bin lira yapacağım’ dedi emeklilere. Her şeyden evvel siz şu anda görevdesiniz. Hükümetten açık çek aldığınızı söylüyorsunuz. Hadi bakalım boyunuzu bir görelim. Emeklilere siz de destek olun. Kaldı ki o bölgede, o ilçede 50 bin kişiye destek oluyoruz. Kendisi 2 bin 200 kişiye… Eğer bir belediye başkanı kendi ilçesinde desteğe ihtiyacı olanları bilmiyorsa orada nasıl yöneticilik yapıyor? Hodri meydan. Çevre Bakanlığı’ndan mı alacak? Nereden alacaksa bu açık çeki emeklilere destek olsun. Bir şeyi unutmuş, bizim yaptıklarımızın hepsini vaat ediyor. Ben buradan duyuruyorum bütün Ankara’ya… Ben 200 bin aileye üç yıldır doğalgaz veriyorum, üşümemelerini sağlıyorum. Hadi el yükseltin. Açık çekinizi görelim. Siz de bizim yaptığımız kadar desteğe ihtiyacı olanlara bir doğalgaz verin de görelim.
“MAMAK İLE EL ELE TUTUŞACAĞIZ”
Bizlerin yönettiği il ve ilçelerde kimsenin başı mahsur kalmaz. Önceliğimiz onların çocuklarının da eşit bir eğitime ulaşması. Sıcacık yataklarında yatması. Yoksa biz rahat edemeyiz. Kentte desteğe ihtiyacı olanlar varken, bizler yataklarımızda rahat uyuyamayız. İşte bu anlayış Ankara’ya geliyor. Mamak ile el ele tutuşacağız. Mamak’a gelmişler bir vatandaşa soruyorlar ‘Mamak’a metro istiyor musun?’ diye. Vatandaş ‘Ben sana oy vermeyeceğim’ diyor. ‘Metroyu istemiyorsun’ o zaman diyor… Halbuki bunu konuştuğu anda metronun ihalesini yaptım. Beş yıldır uğraşıyoruz, projesi yoktu…
“İŞİNİZ GÜCÜNÜZ BETON, PLASTİK”
İmar nedeniyle çözülemeyen Sanayi Çarşısı mutlaka yapılacak. Hastane yapılırken de hastaneyi Sağlık Bakanlığı’ndan istedik vermediler. Şu anda gördükleri konu şu; acaba seçim yaklaşırken engellersek, hizmet yaptırmazsak, engel olursak seçimi kaybettiririz dediler. Bu sevgisi anlamanız mümkün değil, işiniz gücünüz beton, plastik… Ankara’nın bütün semtleri aynı olacak. Gururla Başkentte yaşamanın keyfini çıkaracağız.
“MAMAKLILARLA YENİ BİR DÖNEME BAŞLAYACAĞIZ”
Geçen seçimde Mamak’ta yüzde 51 oy almıştım. Vaatle yüzde 51 oy alan Mansur Yavaş, yaptığı icraatlarla 60’lı rakamları mutlaka yakalayacak. Mamak’ta hem seçime hem de yönetime hazırlacağız. Aynı Ankara’da olduğu gibi Mamak’ta da sivil toplum kuruluşları ve kent konseyi devreye girecek. Mamaklılarla yeni bir döneme başlayacağız. İnşallah Belediye Meclisi çoğunluğunu da sağlayacağız.”
]]>
Bakan Uraloğlu: Ankaralının tercihine saygı duyduk
ULAŞTIRMA ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, “Bizim 2019 yılından beri durdurduğumuz bir metro inşaatını hatırlıyor musunuz? Hatırlamıyorsunuz. Niye; çünkü biz Ankaralının tercihine saygı duyduk ve hizmet etmeye de devam ettik” dedi.
Bakan Uraloğlu, Ankara-Kahramankazan yolunda inşa edilen farklı seviyeli kavşakların açılış törenine katıldı. Uraloğlu, Kahramankazan’da olup da 15 Temmuz’u anmadan geçemeyeceklerini belirterek, “Sizler, gözünü istiklalimize ve özgürlüğümüze göz diken hainlere geçit vermediniz. Ülkemizin dört bir yanında olduğu gibi sizler de Kahramankazan’da ihanet çetesi FETÖ’nün kumpasını ters yüz ettiniz. Milletin adamı Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın yanında dik duran aziz milletimizi ne kadar taltif etsek azdır. 15 Temmuz’da gözünü kırpmadan hayatını feda eden şehitlerimize bir can borcumuz var değerli kardeşlerim. Allah hepsinden razı olsun. Şehitlerimize borcumuzu daha çok çalışarak, daha çok üreterek, aziz milletimize daha çok hizmet ederek ödemek mecburiyetindeyiz. İşte bunun için gece gündüz demeden ülkemizin dört yanında yatırım yapmaya devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.
‘SADECE 6 İLİMİZ BÖLÜNMÜŞ YOLLARLA BİRBİRİNE BAĞLIYDI’
Uraloğlu, 2002 yılında 6 bin 100 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunun yaklaşık 29 bin 400 kilometreye çıkarıldığını kaydederek, “22 yıl önce sadece 6 ilimiz, bölünmüş yollar ile birbirine bağlıydı. Bugün 77 ili bölünmüş yollar ile birbirine bağladık. 1714 kilometre olan otoyol uzunluğumuzu, 3 bin 726 kilometreye ulaştırdık. Geçit vermeyen dağları tünellerle, vadileri köprülerle aştık. 50 kilometre uzunluğundaki 83 adet olan tünel sayısını, 753 kilometre uzunluğunda 495’e çıkardık. 311 kilometre uzunluğunda 5 bin 967 olan köprü ve viyadük sayımızı ise 774 kilometre uzunluğunda 9 bin 871’e yükselttik. Bunlardan biri de Ankara-Kahramankazan yolunu genişletme projesidir. Bildiğiniz üzere Kahramankazan ilçemiz, Ankara-İstanbul ulaşımını sağlayan devlet yolu ve TEM Otoyolu’nda yer alan önemli bir konuma sahiptir. Son yıllardaki sanayi yatırımları ile de gün geçtikçe büyümektedir. Türk Havacılık ve Uzay Sanayii başta olmak üzere pek çok alanda sanayi kuruluşu bulunmaktadır. Özellikle Ankara Lojistik Üssü’nün de bu bölgede kurulmasından sonra; Ankara’nın ithalat, ihracat, transit ve iç lojistik ihtiyaçlarının etkin karşılanması büyük önem kazanmıştır” diye konuştu.
‘ANKARALININ TERCİHİNE SAYGI DUYDUK’
2021 yılında Aydın, Yazıbeyli ve Saray mahallelerinde 3 köprülü kavşağı ve yolun bir kesimini genişleterek hizmete açtıklarını aktaran Uraloğlu, “Şimdi de Veterinerlik kavşağı, yine devamında Bitik ve İmrendi kavşakları olmak üzere 14 kilometrelik kesimi bugün bitirerek beraberce trafiğe açıyoruz. Esasında trafiğe açmıştık, bugün de törenini yapıyoruz. Böylelikle yolumuzun 18 kilometrelik kesimini, 6 adet farklı seviyeli kavşağı bitirerek hizmete sunmuş olduk. Geri kalanları da inşallah 2024 yılı içerisinde bitirerek trafiğe açmayı planlıyoruz. Tabi biz Ankara’da sadece Kahramankazan’a mı hizmet ediyoruz? Biz Ankara’nın esasında 6 milyon nüfusuna hizmet ediyoruz. Biz, Ankara-Eskişehir-İstanbul Yüksek Hızlı Tren hattını hayata geçirdik. Ne diyorduk eskiden; git gel Konya 6 saat. Şimdi git gel 3 saat bile sürmüyor neredeyse. En son yine Ankara-Sivas Yüksek Hızlı Tren hattını hayata geçirdik. Yine Ankara’da özellikle metrolar konusunda bizim 2019 yılından beri durdurduğumuz bir metro inşaatını hatırlıyor musunuz? Hatırlamıyorsunuz. Niye; çünkü biz Ankaralının tercihine saygı duyduk ve hizmet etmeye de devam ettik” dedi.
‘KIZILAY-ESENBOĞA METRO HATTINI PROGRAMA ALDIK’
Uraloğlu, Ankaralının tercihine saygı duymaya bundan sonra da devam edeceklerini bildirerek şöyle konuştu: “Ama biz şunu diyoruz; ‘Ankara’ya daha iyi hizmet edebilmemiz için Büyükşehir Belediyesi ile beraber çalışmamız lazım. İş birliği yapmamız lazım. Bu hizmetleri artırmamız lazım.’ Onun için Turgut Altınok kardeşim bu anlamda Sayın Cumhurbaşkanımızın takdir ettiği bir süreçte Büyükşehir Belediyesi başkan adayımız oldu. İnşallah belediye başkanımız da olacak. Biz buna inanıyoruz. Bu düşünce ile yola çıktık ve Ankara’ya hizmetlerimizi katlayarak devam edeceğiz. Birçok metroyu açtık. Sincan’ı açtık. AKM-Gar’ı açtık. Şimdi de 2024 Yatırım Programı’na Kızılay-Esenboğa hattını aldık. Onu da planlıyoruz. Kısa zamanda inşallah ihalesini yapacağız.”
]]>ULAŞTIRMA ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, “Bizim 2019 yılından beri durdurduğumuz bir metro inşaatını hatırlıyor musunuz? Hatırlamıyorsunuz. Niye; çünkü biz Ankaralının tercihine saygı duyduk ve hizmet etmeye de devam ettik” dedi.
Bakan Uraloğlu, Ankara-Kahramankazan yolunda inşa edilen farklı seviyeli kavşakların açılış törenine katıldı. Uraloğlu, Kahramankazan’da olup da 15 Temmuz’u anmadan geçemeyeceklerini belirterek, “Sizler, gözünü istiklalimize ve özgürlüğümüze göz diken hainlere geçit vermediniz. Ülkemizin dört bir yanında olduğu gibi sizler de Kahramankazan’da ihanet çetesi FETÖ’nün kumpasını ters yüz ettiniz. Milletin adamı Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın yanında dik duran aziz milletimizi ne kadar taltif etsek azdır. 15 Temmuz’da gözünü kırpmadan hayatını feda eden şehitlerimize bir can borcumuz var değerli kardeşlerim. Allah hepsinden razı olsun. Şehitlerimize borcumuzu daha çok çalışarak, daha çok üreterek, aziz milletimize daha çok hizmet ederek ödemek mecburiyetindeyiz. İşte bunun için gece gündüz demeden ülkemizin dört yanında yatırım yapmaya devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.
‘SADECE 6 İLİMİZ BÖLÜNMÜŞ YOLLARLA BİRBİRİNE BAĞLIYDI’
Uraloğlu, 2002 yılında 6 bin 100 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunun yaklaşık 29 bin 400 kilometreye çıkarıldığını kaydederek, “22 yıl önce sadece 6 ilimiz, bölünmüş yollar ile birbirine bağlıydı. Bugün 77 ili bölünmüş yollar ile birbirine bağladık. 1714 kilometre olan otoyol uzunluğumuzu, 3 bin 726 kilometreye ulaştırdık. Geçit vermeyen dağları tünellerle, vadileri köprülerle aştık. 50 kilometre uzunluğundaki 83 adet olan tünel sayısını, 753 kilometre uzunluğunda 495’e çıkardık. 311 kilometre uzunluğunda 5 bin 967 olan köprü ve viyadük sayımızı ise 774 kilometre uzunluğunda 9 bin 871’e yükselttik. Bunlardan biri de Ankara-Kahramankazan yolunu genişletme projesidir. Bildiğiniz üzere Kahramankazan ilçemiz, Ankara-İstanbul ulaşımını sağlayan devlet yolu ve TEM Otoyolu’nda yer alan önemli bir konuma sahiptir. Son yıllardaki sanayi yatırımları ile de gün geçtikçe büyümektedir. Türk Havacılık ve Uzay Sanayii başta olmak üzere pek çok alanda sanayi kuruluşu bulunmaktadır. Özellikle Ankara Lojistik Üssü’nün de bu bölgede kurulmasından sonra; Ankara’nın ithalat, ihracat, transit ve iç lojistik ihtiyaçlarının etkin karşılanması büyük önem kazanmıştır” diye konuştu.
‘ANKARALININ TERCİHİNE SAYGI DUYDUK’
2021 yılında Aydın, Yazıbeyli ve Saray mahallelerinde 3 köprülü kavşağı ve yolun bir kesimini genişleterek hizmete açtıklarını aktaran Uraloğlu, “Şimdi de Veterinerlik kavşağı, yine devamında Bitik ve İmrendi kavşakları olmak üzere 14 kilometrelik kesimi bugün bitirerek beraberce trafiğe açıyoruz. Esasında trafiğe açmıştık, bugün de törenini yapıyoruz. Böylelikle yolumuzun 18 kilometrelik kesimini, 6 adet farklı seviyeli kavşağı bitirerek hizmete sunmuş olduk. Geri kalanları da inşallah 2024 yılı içerisinde bitirerek trafiğe açmayı planlıyoruz. Tabi biz Ankara’da sadece Kahramankazan’a mı hizmet ediyoruz? Biz Ankara’nın esasında 6 milyon nüfusuna hizmet ediyoruz. Biz, Ankara-Eskişehir-İstanbul Yüksek Hızlı Tren hattını hayata geçirdik. Ne diyorduk eskiden; git gel Konya 6 saat. Şimdi git gel 3 saat bile sürmüyor neredeyse. En son yine Ankara-Sivas Yüksek Hızlı Tren hattını hayata geçirdik. Yine Ankara’da özellikle metrolar konusunda bizim 2019 yılından beri durdurduğumuz bir metro inşaatını hatırlıyor musunuz? Hatırlamıyorsunuz. Niye; çünkü biz Ankaralının tercihine saygı duyduk ve hizmet etmeye de devam ettik” dedi.
‘KIZILAY-ESENBOĞA METRO HATTINI PROGRAMA ALDIK’
Uraloğlu, Ankaralının tercihine saygı duymaya bundan sonra da devam edeceklerini bildirerek şöyle konuştu:
“Ama biz şunu diyoruz; ‘Ankara’ya daha iyi hizmet edebilmemiz için Büyükşehir Belediyesi ile beraber çalışmamız lazım. İş birliği yapmamız lazım. Bu hizmetleri artırmamız lazım.’ Onun için Turgut Altınok kardeşim bu anlamda Sayın Cumhurbaşkanımızın takdir ettiği bir süreçte Büyükşehir Belediyesi başkan adayımız oldu. İnşallah belediye başkanımız da olacak. Biz buna inanıyoruz. Bu düşünce ile yola çıktık ve Ankara’ya hizmetlerimizi katlayarak devam edeceğiz. Birçok metroyu açtık. Sincan’ı açtık. AKM-Gar’ı açtık. Şimdi de 2024 Yatırım Programı’na Kızılay-Esenboğa hattını aldık. Onu da planlıyoruz. Kısa zamanda inşallah ihalesini yapacağız.”
]]>İddiaya göre, kimliği belirsiz kişiler, 19 Ocak akşamı araçla geldiği Ankara-Eskişehir yolunda köprü üstünde onlarca tavşanı yola bırakarak uzaklaşmış, yola dağılan tavşanları gören sürücüler, hayvan koruma derneklerine ihbarda bulunmuştu.
İhbar üzerine harekete geçen ekipler, tavşanları kurtarmak için günlerce sürdürdükleri operasyon sonucu, 32 tavşanı kurtarmış, 3 tavşanı da bölgede ölü bulmuştu.
Belli aralıklarla kurtarma operasyonu yapmaya devam eden hayvanseverler, geçtiğimiz günlerde 4 tavşanı daha kurtardı.
Kurtarılan tavşanlar için çözüm arayan hayvanseverler, İzmir’de bir çiftliğin yardım elini uzatmasıyla sağlıklarına kavuşan tavşanları kısırlaştırarak yolculuğa hazırladı.
Tavşanlar pet nakil aracıyla yaşamlarının geri kalanını sürdürecekleri farklı türden hayvanların bulunduğu çiftliğe gönderildi.
PATİKARA Hayvan Koruma ve Hayvanlara Acil Müdahale Derneği kurucu üyesi Mahir Kaya, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ihbar üzerine harekete geçerek, tavşanları kurtarmak için operasyon düzenlediklerini söyledi.
Kaya, Doğa Dostu ve Hayvanları Koruma Derneği, Diren Tekir Doğa ve Hayvanları Koruma Derneği ve Ankara Pet Taksi’nin destekleriyle 5 gece aralıklarla yapılan operasyon sonucu 36 tavşanın kurtarıldığını, tedaviye alınan tavşanlarının sağlık durumunun iyi olduğunu ifade etti.
Hayvanseverlerin ve gönüllülerin desteğine ihtiyaç duyduklarını belirten Kaya, “Göndereceğimiz yer tavşanlara iyi bakacaklarını söyledi, tavşanlarımız yola çıktı.” dedi.
Hamile olan tavşanın klinikte doğum yaptığını aktaran Kaya, 4 yavrunun erken doğumdan kaynaklı, 2 yavru tavşanın da birkaç gün sonra hayatını kaybettiğini söyledi.
Henüz ilgili kurumlar tarafından tutanak tutulmadığını ifade eden Kaya, yasal sürecin başlatılabilmesi için kurumlardan yazı istediklerini aktardı.
“Kürk ticaretinden, yasa dışı üretimden şüpheleniyoruz”
Kaya, tavşanların kimler tarafından bırakıldığına ilişkin şunları söyledi:
“Tecrübe ettiğimiz şey şu, tavşanların bırakıldığı noktaya birkaç kilometre uzaklıkta jandarma çevirme noktası var. Muhtemelen yasa dışı yollarla Ankara’ya girmek isteyen birilerinin gözcü aracı jandarmaya takılınca, nakil aracı da tavşanları o noktaya saldı. Bölgeyi bilen biri olsa tavşanların güvenliği için onları köy içlerine doğru götürürdü. Kürk ticaretinden, yasa dışı üretimden şüpheleniyoruz. Dernekler olarak yaşatmaya, mücadeleye devam edeceğiz.”
Kaya, 36 tavşanın İzmir’de kurtarılan hayvanların bulunduğu Haybap Ferdinand Hayvanlara ve Doğaya Ahbap Derneğinin çiftliğinde yaşamlarını sürdüreceklerini belirtti.
Tavşanların İzmir’e naklini sağlayan Ankara Pet Taksi ekibinden Kadir Çevik de bölgeye tavşan atıldığı ihbarı üzerine hemen alana giderek tavşanları kurtarmaya başladıklarını anlattı.
“Tavşanlar çiftlikte farklı hayvanlarla yaşayacak”
Bölgeye gittiğinde her yerde tavşanların olduğunu, bazılarının da hayatını kaybettiğini gördüğünü belirten Çevik, kurtarma çalışmalarında büyük çaba sarf ettiklerini söyledi.
Çevik, “Teslim edeceğimiz çiftlikte umarım güzel hayatları olur. Çiftliğin çok özverili çalıştığını biliyoruz, orada her türden, farklı olaylardan kurtarılan hayvanlar var. Çiftlikte deve, inek, tavşan, papağan, deprem sonrası kurtarılan hayvanlar var. Biz burada olayın yüzde 50’sini yaptıysak kalan yüzde 50’sini de çiftlik yapacak. Tavşanları yolculuğa uygun şekilde araçta konumlandırdık, yolculuğumuz uzun sürecek.” diye konuştu.
]]>ATO Başkanı Gürsel Baran, 6 Şubat Kahramanmaraş’ta meydana gelen depremlerin 1’inci yıl dönümü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Ankara Ticaret Odasının 6 Şubat’ta Kahramanmaraş merkezli gerçekleşen ve 11 ilde yıkıma yol açan depremlerin ardından hemen harekete geçerek, tüm imkanlarını felaketin yaşandığı bölgeye seferber ettiğini belirten Baran, “Devletimiz tüm kurum ve kuruluşlarıyla, aracıyla, gereciyle, personeliyle tüm imkanlarını deprem bölgesine seferber ederken, iş dünyasından sivil toplum kuruluşlarına milletimizin her bir ferdi Türkiye için tek yürek oldu. Asrın felaketinde bir kez daha gördük ki dayanışma içinde milletçe üstesinden gelemeyeceğimiz hiç bir zorluk, hiç bir engel yok. Felaket karşısında sergilenen dayanışmayı iliklerimize kadar hissettik. Ankara Ticaret Odası olarak yönetim, meclis, meslek komitelerimiz ve üyelerimiz ile tüm varlığımızla deprem bölgesinde olduk. Türk milletinin en büyük gücünün birlik ve beraberlik olduğunu bir kez daha gördük” diye konuştu.
“ATO olarak kalbimiz deprem bölgesinde attı”
Ankara Ticaret Odasının meslek komiteleri ve üyeleriyle birlikte depremin hemen ardından teyakkuza geçtiğini kaydeden Baran, şunları kaydetti:
“Depremzede vatandaşlarımızın ihtiyacını gidermek üzere bebek bezinden gıda maddesine, jeneratörden ısıtıcıya, battaniyeye, uyku tulumuna varıncaya kadar her türlü ürünü tırlarla bölgeye ulaştırdık. Afet bölgesinde meydana gelen akaryakıt ihtiyacını karşılamak üzere tankerlerle akaryakıt sevkiyatı gerçekleştirdik. Arama kurtarma ve enkaz kaldırma çalışmalarına destek verdik, onlarca iş makinesi, vinç, beton delici ve demir kesici aleti, afet bölgesine gönderdik. Hasar tespit çalışmalarına gönüllü olarak destek verdik. İçinde ısınma, aydınlanma gereçleri ile jeneratörlerin, ranza yatakların yer aldığı çadırlar kurduk. Günlük 20 bin kişiye sıcak yemek servis eden mobil mutfaklar oluşturduk, mobil tuvaletleri kullanıma sunduk. Malatya’da bin kişinin barınabileceği bir çadır kurduk. Depremzede kardeşlerimizin barınma ihtiyacını karşılamak için İskenderun Çay Mahallesi’nde 96 ailenin barınabileceği bir prefabrik yaşam alanı inşa ettik. Çocukları düşünerek onlara oyun alanları da eklettiğimiz bu yaşam alanlarının içini yatağından yorganına, ısıtıcısından buzdolabına, perdesinden nevresimine kadar her türlü ihtiyacı temin edecek şekilde donatarak AFAD’a teslim ettik. Kuaför ve Güzellik Salonları Meslek Komitemizin organizasyonuyla deprem bölgesine 50’ye yakın kuaför ve güzellik uzmanı göndererek, aralarında çocukların da yer aldığı 800’ü aşkın depremzedeye kuaförlük ve kişisel bakım hizmeti verilmesini sağladık. Gözlükçülük ve Fotoğrafçılık Hizmetleri Meslek Komitemizin organizasyonu ve Ankara Optisyenler ve Gözlükçüler Odası iş birliği ile Adıyaman Devlet Hastanesi ve Adıyaman Eğitim Araştırma Hastanesi göz doktorları ile koordineli olarak vatandaşların gözlük ihtiyacının giderilmesini sağladık. Bunlarla da yetinmedik bölgenin yaralarını sarmak için, üretimin, ticaretin, hayatın devamı için vatandaşlarımızın kalıcı konut ihtiyacını karşılayabilmek üzere ‘Ayın Yıldızıyım ya Sen’ temasıyla bir çağrı başlattık. 68 meslek komitemiz, Meclis ve komite üyelerimizle tek yürek olduk. ATO olarak kalbimiz deprem bölgesinde attı.” – ANKARA
]]>CHP, 31 Mart 2024 tarihinde yapılacak yerel seçim öncesi aday belirleme sürecini hızlandırdı. Adayların kesinleşmesi için CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplandı. MYK’nın ardından toplanan Parti Meclisi’nde (PM) belediye başkan adaylarını belirleme sürecinin büyük ölçüde tamamlandı. PM toplantısının ardından İstanbul ve Ankara’nın ilçelerinde aday gösterilen isimler dahil olmak üzere birçok ilçenin belediye başkan adayları açıklandı.
CHP’nin Muğla Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ahmet Aras, Denizli Büyükşehir Belediye Başkan adayı Bülent Nuri Çavuşoğlu, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkan adayı Cafer Pekdemir, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkan adayı Atlıhan Atila, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkan adayı ise Hasan Süha Saral oldu.
İşte 209 il ve ilçenin belediye başkan adayları:
ADANA ALADAĞ KEMAL ÖZDEMİR
ADANA KARAİSALI FADİME GEÇİOĞLU
ADANA KARATAŞ ALİ BEDRETTİN KARATAŞ
ADANA KOZAN SUDİYE GİZEM AKSOYLU
ADANA SARIÇAM HÜSEYİN GÖÇMEN
AFYONKARAHİSAR BAYAT HÜSEYİN ÖZAKTAN
AFYONKARAHİSAR DİNAR VEYSEL TOPÇU
AFYONKARAHİSAR HOCALAR MUSTAFA YİĞİT
AFYONKARAHİSAR ŞUHUT KARADİLLİ HÜSEYİN ŞAHİN
AĞRI ELEŞKİRT NİHAT SERHATLI
AĞRI MERKEZ ERKAN BULUT
AKSARAY ESKİL RESUL GÜÇ
AKSARAY ORTAKÖY RAMAZAN BALIKÇI
AKSARAY SULTANHANI İSMAİL SÖYLEMEZ
ANKARA AYAŞ İZZET DEMİRCİOĞLU
ANKARA BALA İSA KAPLAN
ANKARA BEYPAZARI ÖZER KASAP
ANKARA EVREN ARİF GÜÇLÜ
ANKARA GÖLBAŞI YAKUP ODABAŞI
ANKARA HAYMANA LEVENT KOÇ
ANKARA KALECİK SATILMIŞ KARAKOÇ
ANKARA KIZILCAHAMAM COŞKUN ÜNAL
ANKARA MAMAK VELİ GÜNDÜZ ŞAHİN
ANKARA NALLIHAN ERTUNÇ GÜNGÖR
ANKARA POLATLI MÜRSEL YILDIZKAYA
ANTALYA BÜYÜKŞEHİR MUHİTTİN BÖCEK
ANTALYA GAZİPAŞA MEHMETALİ YILMAZ
ANTALYA KORKUTELİ HASAN CAN CARAN
AYDIN KARACASU MUSTAFA BÜYÜKYAPICI
BALIKESİR AYVALIK MESUT ERGİN
BALIKESİR BURHANİYE ALİ KEMAL DEVECİLER
BALIKESİR ERDEK BURHAN KARIŞIK
BALIKESİR GÖMEÇ MELİH BAĞCI
BALIKESİR SINDIRGI SERKAN SAK
BARTIN ULUS SABRİ AKTAŞ
BATMAN GERCÜŞ HABİP ARAS
BATMAN HASANKEYF AGİT ERDEM
BATMAN MERKEZ HASAN SÜNÜK
BATMAN SASON YÜCEBAĞ HÜSAMETTİN YAŞAR
BİNGÖL ADAKLI YILDIRIM GÜRLÜK
BİNGÖL GENÇ FERHAT TAŞDEMİR
BİNGÖL KİĞI İBRAHİM KUDİŞ
BİNGÖL MERKEZ YÜCEL DARA GÖKEL
BİNGÖL SOLHAN ADİL ÇAKAR
BİNGÖL YAYLADERE SABRİ AKYÜREK
BİNGÖL YEDİSU MEHMET ŞERİF MEMİOĞLU
BELEDİYE Adı Soyadı
BİTLİS ADİLCEVAZ MEHMET REŞİT ÖNAL
BURDUR MERKEZ ALİ ORKUN ERCENGİZ
BURSA BÜYÜKORHAN MUSTAFA OKTAY
BURSA KESTEL CEVAT ASA
BURSA MUSTAFAKEMALPAŞA ŞÜKRÜ ERDEM
BURSA YENİŞEHİR SADİ AKTAŞ
ÇANAKKALE BİGA GÜMÜŞÇAY HASAN KIRIM
ÇANAKKALE MERKEZ KEPEZ BİROL ARSLAN
ÇORUM MECİTÖZÜ VELİ AYLAR
ÇORUM MERKEZ DÜVENCİ HÜSEYİN TÜRK
ÇORUM MERKEZ HASAN LEVENT ÇÖPHÜSEYİNOĞLU
ÇORUM SUNGURLU MÜSLÜME SALO
DENİZLİ BÜYÜKŞEHİR BÜLENT NURİ ÇAVUŞOĞLU
DENİZLİ BULDAN MEHMET ALİ ORPAK
DENİZLİ ÇAMELİ İRFAN ÖZCAN
DENİZLİ GÜNEY MAHMUT TOPRAKÇI
DENİZLİ PAMUKKALE ALİ RIZA ERTEMÜR
DİYARBAKIR BÜYÜKŞEHİR CAFER PEKDEMİR
DİYARBAKIR BAĞLAR MUSTAFA AKYÜZ
DİYARBAKIR BİSMİL ABDURRAHİM SÖNMEZ
DİYARBAKIR ÇINAR HALİT KAYA
DİYARBAKIR EĞİL AHMET AKTAY
DİYARBAKIR HANİ MEHMET İLHAMİ ÜNAL
DİYARBAKIR KAYAPINAR CANAN DEMİR
DİYARBAKIR KULP MEHMET SUAT AY
DİYARBAKIR LİCE SIDDIK BAYRAM
DÜZCE MERKEZ SEDAT ÇELİKEL
DÜZCE MERKEZ BOĞAZİÇİ MUSTAFA OCAK
EDİRNE HAVSA HÜSEYİN ÖZDEN
EDİRNE İPSALA CENAN TETİK
ERZURUM BÜYÜKŞEHİR ATLIHAN ATİLA
ERZURUM YAKUTİYE ADNAN ATALAY
ESKİŞEHİR ALPU GÜRBÜZ GÜLLER
ESKİŞEHİR BEYLİKOVA HAKAN KARABACAK
ESKİŞEHİR GÜNYÜZÜ İSA AKKAYA
ESKİŞEHİR HAN ERDAL ŞANLI
ESKİŞEHİR İNÖNÜ BALKAN AKTAŞ
ESKİŞEHİR MAHMUDİYE İSHAK GÜNDOĞAN
ESKİŞEHİR MİHALGAZİ HASAN ÜNAL
ESKİŞEHİR SARICAKAYA SAFİYE KESGİN
ESKİŞEHİR SEYİTGAZİ UĞUR TEPE
GÜMÜŞHANE ŞİRAN KAYHAN KILIÇ
HAKKARİ ÇUKURCA MEHMET SALMAN KORUÇİ
HAKKARİ MERKEZ CÜNEYT ÖZBEK
HAKKARİ ŞEMDİNLİ ABDULSELAM ALAN
HATAY DÖRTYOL BAHADIR AMAÇ
BELEDİYE Adı Soyadı
HATAY PAYAS CABBAR ASLAN
HATAY YAYLADAĞI MEHMET KALABAŞ
ISPARTA AKSU MEHMET ÇETİN
ISPARTA ATABEY MEHMET ATICI
ISPARTA MERKEZ ATAKAN YAZGAN
ISPARTA YALVAÇ HAKİ ALLAR
İSTANBUL ATAŞEHİR ONURSAL ADIGÜZEL
İSTANBUL ŞİŞLİ RESUL EMRAH ŞAHAN
İSTANBUL ARNAVUTKÖY TEKİN ARAS
İSTANBUL BAĞCILAR CEM KILIÇ
İSTANBUL BAHÇELİEVLER EMİNE GÜLİZAR EMECEN
İSTANBUL BEŞİKTAŞ RIZA AKPOLAT
İSTANBUL BEYLİKDÜZÜ MEHMET MURAT ÇALIK
İSTANBUL BÜYÜKÇEKMECE HASAN AKGÜN
İSTANBUL ESENLER HASAN DALKIRAN
İSTANBUL KARTAL GÖKHAN YÜKSEL
İSTANBUL KÜÇÜKÇEKMECE KEMAL ÇEBİ
İSTANBUL MALTEPE ESİN KÖYMEN
İSTANBUL SULTANBEYLİ AYHAN KOÇ
İSTANBUL SULTANGAZİ FERHAT EPÖZDEMİR
KARABÜK EFLANİ İBRAHİM YALÇIN
KARABÜK MERKEZ BAYRAM KARADAĞ
KARS AKYAKA ABA MÜSLÜM DENİZ
KARS ARPAÇAY MAHİR DEMİRBAŞ
KARS DİGOR HAYRETTİN DİNLER
KASTAMONU MERKEZ HASAN BALTACI
KAYSERİ DEVELİ FARUK KÜRKCÜ
KAYSERİ HACILAR KADİR ADANIR
KAYSERİ KOCASİNAN MUSTAFA YILDIZ
KAYSERİ MELİKGAZİ ÖZGÜR ALÇI
KAYSERİ TALAS HACI İBRAHİM YILDIRIM
KIRIKKALE MERKEZ AHMET ÖNAL
KOCAELİ ÇAYIROVA MUHARREM GÖKÇE
KOCAELİ İZMİT FATMA KAPLAN HÜRRİYET
KOCAELİ KÖRFEZ TAYFUN BALIKÇI
KONYA EREĞLİ ÜMİT AKPINAR
KONYA YUNAK ŞEVKET TUROĞLU
KÜTAHYA DUMLUPINAR ZEKERİYA YILMAZ
KÜTAHYA SİMAV BÜNYAMİN KISA
KÜTAHYA SİMAV ÇİTGÖL MEHMET DUYMUŞ
KÜTAHYA SİMAV DEMİRCİ TURAN SÜMER
KÜTAHYA MERKEZ SEYİTÖMER HALİT ESEN
KÜTAHYA ŞAPHANE LÜTFİ MUTLU
KÜTAHYA TAVŞANLI BALIKÖY ŞAFAK KINAY
MUĞLA BÜYÜKŞEHİR AHMET ARAS
MUĞLA DATÇA AYTAÇ KURT
BELEDİYE Adı Soyadı
MUĞLA MİLAS FEVZİ TOPUZ
MUĞLA ORTACA EVREN TEZCAN
MUĞLA ULA MEHMET CANER
NEVŞEHİR HACIBEKTAŞ ARİF YOLDAŞ ALTIOK
ORDU GÜLYALI UĞUR CÖRÜT
ORDU KABATAŞ BÜLENT GÜNEY
OSMANİYE DÜZİÇİ ELLEK İBRAHİM COŞKUN
OSMANİYE DÜZİÇİ YARBAŞI MUSTAFA KAYNAR
RİZE ÇAYELİ BÜYÜKKÖY MEVLÜT ÇAĞIRAN
RİZE ÇAYELİ HÜSAMETTİN ÖZDEMİROĞLU
RİZE HEMŞİN BAŞAR CUMBUR
RİZE MERKEZ NECATİ TOPALOĞLU
SAKARYA BÜYÜKŞEHİR AZİZE ÇEROĞLU
SAKARYA ADAPAZARI SABRİ ANIL ÖZKAN
SAKARYA KARAPÜRÇEK VOLKAN DOĞAN
SAKARYA KAYNARCA ERSAN CEYLAN
SAKARYA KOCAALİ MİTHAT SARI
SAKARYA SERDİVAN AYDOĞAN ARSLAN
SAKARYA TARAKLI CEMAL DOĞAN
SAMSUN ATAKUM SERHAT TÜRKEL
SAMSUN İLKADIM MURAT ŞENEL
SİİRT BAYKAN KADİR TAŞKIN
SİİRT ERUH SEYİTĞAN ALP
SİİRT PERVARİ NEJDET BEYTEKİN
SİİRT ŞİRVAN MEHMET OTAĞ
SİİRT TİLLO TARIK BARAN
SİVAS MERKEZ TACETTİN KEPENEK
SİVAS ZARA MEHMET ALİ ASLAN
ŞANLIURFA AKÇAKALE İSA GÜÇLÜ
ŞANLIURFA EYYÜBİYE MEHMET EMİN AYATA
ŞANLIURFA HALFETİ MEHMET SEVTEKİN
ŞANLIURFA SURUÇ BURHAN KILIÇ
ŞANLIURFA VİRANŞEHİR MEHMET NUR YAMAN
ŞIRNAK CİZRE ÖMER YALDIZ
ŞIRNAK GÜÇLÜKONAK SADIK KARAHAN
ŞIRNAK İDİL KARALAR MUHİTTİN ÖZCAN
ŞIRNAK İDİL SIRTKÖY SERHAT UNKÜR
ŞIRNAK İDİL ABDULCEBBAR BADUR
ŞIRNAK MERKEZ BALVEREN CEVAHİR SANRI
ŞIRNAK SİLOPİ GÖRÜMLÜ MEHMET KOTLUKTEKİN
ŞIRNAK SİLOPİ MAHMUT YILDIZGÖRER
ŞIRNAK ULUDERE UZUNGEÇİT HAZIM HAYDAR
TEKİRDAĞ HAYRABOLU TUNCER BAŞOĞLU
TEKİRDAĞ MALKARA NERGİZ KARAAĞAÇLI ÖZTÜRK
TEKİRDAĞ MARMARAEREĞLİSİ MUSTAFA ONUR BOZKURTER
TEKİRDAĞ MURATLI VAROL TÜREL
BELEDİYE Adı Soyadı
TEKİRDAĞ SÜLEYMANPAŞA VOLKAN NALLAR
TEKİRDAĞ ŞARKÖY ALPAY VAR
TOKAT ALMUS KINIK HACI YUSUF GEÇENE
TOKAT ERBAA COŞKUN TONKAL
TOKAT MERKEZ MURAT YAZICI
TOKAT REŞADİYE GÜLTEKİN YILMAZ
TRABZON BÜYÜKŞEHİR HASAN SÜHA SARAL
TRABZON ÇARŞIBAŞI HAYDAR ÇOBAN
TRABZON ÇAYKARA NAİM ÇİMEN
TRABZON DÜZKÖY ABİDİN ÇELİK
TRABZON KÖPRÜBAŞI POLAT KUMBASAR
TRABZON SÜRMENE İSMAİL AKSOY
TRABZON ŞALPAZARI MUSTAFA BAYRAM
TUNCELİ ÇEMİŞGEZEK NEVZAT ALTAN
TUNCELİ NAZIMİYE ALİ EMRAH TEKİN
UŞAK BANAZ KIZILCASÖĞÜT REFİK TUNCAY
UŞAK BANAZ ETEM ERDEM
VAN BÜYÜKŞEHİR ŞÜKRÜ ŞAHAR
VAN ÇALDIRAN YAKUP ALADAĞ
VAN EDREMİT PERİHAN GÜNAY
VAN GEVAŞ MUSA BARAN
ZONGULDAK EREĞLİ ORMANLI CEVDET ERTÜRK
ZONGULDAK EREĞLİ HALİL POSBIYIK
ZONGULDAK KOZLU ALTUĞ DÖKMECİ
ZONGULDAK MERKEZ BEYCUMA AYTEKİN ÇAKMAKLI
Ayrıntılar geliyor…
]]>Göksun A.Ş. Ana Sponsorluğunda CP Otelde düzenlenen etkinliğin sunuculuğunu İlyas Çağlayan üstlendi.

Mood Ödülleri Yönetim Kurulu Başkanı Burak Akan, ödül töreninde yaptığı konuşmasında, “Etkinliğimize gelen tüm misafirlerimize teşekkür ediyorum. Ankara’da sizlerin huzurunda olmak paha biçilemez. Bu ödüllerin hepinize uğur getireceğine inanıyorum ve ödül alan herkesi tebrik ediyorum.” ifadelerini kullandı.
GÖKSUN A. Ş. katkılarıyla hazırlanan 13. Mood Ödülleri’nde adeta şıklık yarışı yaşandı. Törene Türkiye’nin her yerinden ve diğer ülkelerden yoğun bir katılım olduğu gözlendi.

Törende ünlü modacılar Fatma Kaplan/Kübra Kaplan kardeşler muhteşem bir açılış defilesine imza attılar. Gecenin diğer alkış alan defilesi ise Ünlü Modacı ve Eğitmen Bedriye Kaya tarafından gerçekleştirildi.
İşte Ödül Alanların Tam Listesi:

En Birleştirici Siyasetçi: Mustafa Sarıgül (CHP Erzincan Milletvekili)

En iyi Sosyal Sorumluluk Projesi: Av. Serkan Bayram (AK Parti İstanbul Milletvekili)

En Başarılı Belediye Başkanı: Fethi Yaşar (Ankara Yenimahalle Belediyesi)
Mood Özel Ödülü: Jeff Flake (Amerika)
En iyi Uluslararası Yönetmen: Kambiz Babaei (İran)

En iyi Uluslararası Haber Sunucusu: Zeljana Dubaic (Sırbistan)
En iyi Erkek Oyuncu: Orhan Kılıç

En iyi Erkek Tiyatro Oyuncusu: Selahattin Taşdöğen
Yılın Spor Adamı: Fatih Hakan Avşar
En iyi Ana Haber Sunucusu: Aysun Tekin (Bengütürk)

Oyunculuk dalında Mood Özel Ödülü: Levent Sülün
En iyi Türk Sanat Müziği Kadın Sanatçı: Umut Akyürek
En iyi Türk Halk Müziği Erkek Sanatçı: Oktay Ertuğrul

En iyi İnfluencer: Muhammed Nur Nahya
En iyi Youtuber: Semih Varol
En iyi Sosyal Medya Fenomeni: Gözde Akgün
En sevilen Sosyal Medya Fenomeni: Bülent Mert

En iyi Müzik İkilisi: CANKAN
En iyi Spor Yorumcusu: Güvenç Kurtar
En iyi Genel Yayın Yönetmeni: Av. Bedia Teymur (Haberler.com/Sondakika.com)

Yılın Çıkış Yapan Kadın Sanatçısı: Nilay Dorsa
Yılın Çıkış Yapan Dansçısı: Büşra Ozan
Meslek Başarı Ödülü: Ahmet Kadir Alpaslan

Jüri Özel Ödülü: Hüseyin Kağıt
Unutulmaz Sanatçı: Oğuz Yılmaz
Meslek Başarı Ödülü: Ünal Kaya (Bengütürk)
Yılın En Başarılı Muhabiri: Emre Kol (Show Tv)

Jüri Özel Ödülü: Ömer Faruk Bostan
Yılın Dikkat Çeken Muhabiri: Kemal Akagündüz (Show Tv)
Yılın Çıkış Yapan Kadın Muhabiri: Ecem Sultan Özcan (Kanal D)

En iyi Moda Tasarımcısı: Fatma Kaplan & Kübra Kaplan
Yılın Kadın Girişimcisi: Emel Ceylan
Yılın En Başarılı Turizmcisi: İbrahim Göğem
En iyi Çıkış Yapan AVM: Podium AVM
En iyi Diyetisyen: Betül Deniz
En Başarılı İş Adamı: Fadıl Coşkun
En iyi Yemek Programı Sunucusu: Nermin Öztürk
En iyi Gayrimenkul Yatırım Uzmanı: Eda Altun
En iyi Proje Yatırım Uzmanı: Eda Demir
Yılın Çıkış Yapan Ana Haber Spikeri: Merve Ahu Sarı
En iyi Gülüş Tasarım: Erkan Kara
Yılın Çıkış Yapan Diyetisyeni: Elif Melek Avcı Dursun
En iyi Ulaşım Turizm Şirketi: Çalıkıran Turizm
Yılın Dikkat Çeken Kadın Sanatçısı: Begüm Polat
Yılın Çıkış Yapan Şarkısı: Duygu Ünalan
Yılın En Başarılı Genç Kadın Sanatçısı: Tuğçe Gendigelen
En iyi Otel: Alegria Business Otel Ankara
Yılın Çıkış Yapan Modeli: Elisa Akkuş
En iyi Erkek Karakter Oyuncusu: Ertuğrul Şakar
Yılın En iyi Moda Eğitmeni: Bedriye Kaya
En iyi İletişim Danışmanı: Gizem Demir
Jüri Özel Ödülü: Fuat Bakan
En iyi Tıp Merkezi: Özel Mediest İnternational Ankara
En iyi Kozmetik Markası: Lademor
Yılın Çıkış Yapan Kozmetik Markası: DK Kozmetik
En iyi Cafe: Crypto Lounge
En iyi Koreograf: Ferhat Beyaz
Yılın Çıkış Yapan Rap Müzik Sanatçısı: Reşit Kemal
Yılın Sanat ve Sanatçıya Değer Katan İsmi: Rahmi Çöğendez
En Sorumlu İş Kadını: Gülen Erol
Yılın Dikkat Çeken Sosyal Medya Fenomeni: Beste Barkut
]]>Reisi’nin Kasım ayındaki Ankara ziyareti Gazze’de yaşanan olayların diplomatik yansımaları nedeniyle, Ocak başındaki ise IŞİD’in İran’da 100’e yakın kişinin ölümüne neden olan nedeniyle ertelenmişti.
Reisi’nin Ankara ziyaretinin temel nedeni, 8.’si düzenlenecek olan Türkiye-İran Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi (YDİK) toplantısına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la birlikte liderlik etmek.
Taraflar toplantıda birçok bakanın da yer alacağı kalabalık heyetlerle temsil edilecek.
İki cumhurbaşkanının baş başa görüşmesi de öngörülüyor.
Erdoğan ve Reisi’nin ağırlıklı gündeminde 7 Ekim’de Hamas’ın İsrail’e saldırması ve ardından İsrail’in Gazze’ye başlattığı askeri operasyonun yer alması öngörülüyor.
İsrail’i her iki devlet de sert şekilde eleştirse de Türkiye ve İran’ın soruna ilişkin bakış açıları ve sorunun yarattığı yeni güvenlik belirsizliklerine dönük yaklaşımları büyük farklılıklar içeriyor.
İran “düşman” olarak gördüğü İsrail’i ve yakın Batılı müttefiklerini daha da zora sokmak için bölgedeki Şii silahlı grupları giderek artan şekilde kullanmaya devam ediyor.
Suriye ve Irak’taki Amerikan üslerine dönük son dönemde artan saldırılar, Kızıldeniz’de askeri ve ticari gemilere dönük füze saldırıları gibi gelişmeler bu kapsamda değerlendiriliyor.
Türkiye ise İsrail-Hamas savaşının bölgeye yayılmadan acil bir ateşkesle sonlandırılması ve ardından iki devletli çözümü önceleyen kalıcı barış anlaşması için sürecin başlamasını istiyor.
Savaşın yayılması riski
Son haftalarda yaşanan gelişmeler, İran’ı ve İran ile bağlantılı grupların çatışmalara daha fazla müdahil olmasına ve savaşın yayılması kaygılarının artmasına neden oldu.
Yemen’de İran bağlantılı Husilerin Kızıldeniz’den geçiş yapan ticari gemilere saldırı düzenlemesi ve başta ABD ve İngiltere olmak üzere Batı’nın buna yanıt vermesi, Lübnan ve Suriye’de yerleşik Şii gruplarla İsrail arasında zaman zaman yaşanan askeri gerilim dikkatlerin bölgesel savaş riskine kaymasına neden oldu.
İran’ın IŞİD saldırısına misilleme olarak Pakistan, Irak ve Suriye’deki hedefleri vurması, Pakistan’ın da aynı şekilde askeri bir yanıt vermesi de gerilimin düzeyini artıran gelişmeler oldu.
Bu nedenle, Ankara’daki temaslarda Erdoğan’ın Reisi’ye bölgesel istikrar vurgusu yapması bölge ülkelerinin, gerginliğin yayılmasından çok barışın bir an önce sağlanması için ortak siyaset belirlemeleri gerektiği mesajını vermesi bekleniyor.
Ankara, Pakistan-İran gerilimi kapsamında yaptığı resmi açıklamada, taraflara itidal ve sağduyu çağrısında bulunmuş ve bölgesel istikrar vurgusu yapmıştı.
Ankara’da yapılan değerlendirmeler, İran ve Batı arasında yeni bir gerilimin en çok İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hükümetinin işine yarayacağı, dolayısıyla Tahran yönetiminin bunu dikkate alması gerektiğini öne çıkarıyor.
Terörle mücadele gündemin üst sırasında
Ankara görüşmelerinde PKK ile mücadele de gündemin üst sıralarında yer alacak.
Türkiye, son bir ayda iki ayrı saldırı gerçekleştiren PKK’nin son dönemde Kuzey Irak’ta faaliyetlerinin artmasından rahatsız.
Hükümet ayrıca İran’ın nüfuz alanı olarak görülen Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin (IKBY) ikinci büyük kenti Süleymaniye’de PKK’nin giderek etkinlik artırmasını ciddi bir sorun olarak görüyor.
Süleymaniye kenti, İran ile çok yakın bağları olan Talabani ailesinin Kürdistan Yurtseverler Birliği’nin (KYB) otoritesinde.
Ankara, İran-Irak sınır geçiş noktasında giderek etkisini artıran PKK’ye dönük önlem alınması için Bağdat yönetimine ve KYB’ye uyarılarını sürdürüyor. Reisi ile yapılacak görüşmelerde bu konunun da ele alınması bekleniyor.
Suriye ve Kafkasya da gündemde
Türkiye, 7 Ekim sonrasında değişen bölgesel güvenlik denkleminin Suriye ve Irak’ta yeni gerilim ve çatışma noktaları yaratma olasılığından da kaygı duyuyor.
İran’ın her iki ülkenin kuzey bölgelerinde etkin olması özellikle Suriye’de milis güçler aracılığıyla varlığını hissettirmesi Ankara temaslarında gündem gelmesi olası konular arasında.
İran, Türkiye ile Suriye arasında 2022 sonunda Rusya’nın arabuluculuğunda başlatılan normalleştirme sürecine dördüncü aktör olarak katılım göstermişti.
Ancak İran’ın taraflar arasındaki görüş ayrılıklarını azaltmaya çalışmak yerine Şam yönetiminin “Türk askerlerinin ” destek vermesi Ankara’nın not ettiği unsurlar arasında.
Ankara’da Erdoğan-Reisi arasında yapılacak görüşmelerle aynı gün Astana Grubu’nun da Kazakistan’da toplanacak olması dikkat çeken bir gelişme. Astana Grubu, Suriye sorunun çözümü için Türkiye-Rusya ve İran arasında kurulmuştu.
Tarafların ele alacakları diğer bölgesel bir konu Azerbaycan- Ermenistan savaşı sonrası Güney Kafkasya’da barış ve istikrarın sağlanması çabaları.
Türkiye, iki ülke arasında kalıcı barış anlaşmasının imzalanması sonrasında bölge ülkeleri arasında refah ve istikrarı temel alan yeni uluslararası ulaştırma, enerji gibi işbirliği alanlarını öne çıkarmaya çalışıyor.
Bunların başında da Türkiye’yi Azerbaycan’a doğrudan bağlayacak olan Zengezur Koridoru’nun yaşama geçirilmesi geliyor.
İran, bu projeye, kendi toprakları üzerinden transit geçişin sonlanacağı ve Ermenistan ile doğrudan bağının da sıkıntıya gireceği endişesiyle soğuk yaklaşıyor.
Ancak Türk yetkililer, İran’ın koridorun yaşama geçmesine tek başına karşı çıkamayacağını gördüğünü, dolayısıyla sürecin içinde olmak için çaba gösterdiğini vurguluyor.
Dolayısıyla Ankara’da ele alınacak bir konu da Zengezur Koridoru’nun geleceği olacak.
Anlaşmalar imzalanacak
İki ülke arasında yapılacak temasların ardından kültür, bilim, medya, içişleri, taşımacılık, ticaret ve ekonomi gibi alanlarda yaklaşık on anlaşmasının imzalanması öngörülüyor.
Erdoğan ve Reisi’nin ikili gündemde üzerinde duracakları en önemli konunun son yıllarda özellikle Covid-19 salgını nedeniyle düşüş gösteren ticaret hacmini yeniden çıkış eğilimine sokmak.
Türkiye ile İran arasında 2012’de 22 milyar dolar düzeyinde olan ticaret hacmi, yaklaşık 6 milyar dolara kadar inmiş durumda.
Tarafların 30 milyar dolar hedefini bu ziyaret sırasında tekrar etmeleri bekleniyor.
Ticaret hacmindeki düşüşün nedenleri arasında İran tarafının iki ülke Tercihli Ticaret Anlaşması’ndan 68 ürünü çıkarması da yer alıyor.
Bu ürünlerin yeniden anlaşma kapsamına alınması Ankara’nın beklentileri arasında.
Ticareti artırmak için mevcut üç olan sınır kapısını beşe çıkatmak da iki ülke yetkililerin ele aldığı bir diğer konu.
]]>Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı (um: ag), 24-31 Ocak günleri arasında düzenlenecek 31. Adalet ve Demokrasi Haftası’nın temasını “Adalet, Demokrasi, Laiklik” olarak belirledi. 31. Adalet ve Demokrasi Haftası, 24 Ocak günü saat 10.00’da Batıkent Metro’dan Uğur Mumcu Parkı’na yürüyüş ile başlayacak. Aynı gün saat 11.00’de Uğur Mumcu Anıtı’nda anma töreni düzenlenecek. Ailesi, dostları ve sevenleri, saat 12.15’te Mumcu’yu 30 yıl önce katledildiği yerde karanfiller ve mumlar ile anacak, 14.30’da ise Cebeci Asri Mezarlığı’ndaki anıtmezarı ziyaret edilecek. Hafta, 31 Ocak’ta 34 yıl önce öldürülen siyasetçi ve hukukçu Muammer Aksoy’un anması ile sona erecek.
Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı (um: ag) öncülüğünde gazeteci yazar Uğur Mumcu ve katledilen aydınlar anısına 24-31 Ocak günleri arasında düzenlenen Adalet ve Demokrasi Haftası’nın 31’incisinin teması “Adalet, Demokrasi, Laiklik” olacak. Adalet ve Demokrasi Haftası, 24 Ocak’ta 31 yıl önce katledilen araştırmacı-gazeteci Uğur Mumcu anması ile başlayıp 31 Ocak’ta 34 yıl önce öldürülen siyasetçi ve hukukçu Muammer Aksoy’un anması ile son bulacak. um: ag’ın açıkladığı takvime göre bir hafta boyunca çeşitli katılımcılar ile birçok etkinlik düzenlenecek.
Gazeteci yazar Uğur Mumcu’yu anmak için 24 Ocak günü saat 10.00’da Batıkent Metro’dan Uğur Mumcu Parkı’na yürüyüş yapılacak. Aynı gün saat 11.00’de Uğur Mumcu Anıtı’nda anma töreni düzenlenecek. Ailesi, dostları ve sevenleri, saat 12.15’te Mumcu’yu 30 yıl önce katledildiği yer olan evinin önünde karanfiller ve mumlar ile anacak, 14.30’da ise Cebeci Asri Mezarlığı’ndaki anıtmezarı ziyaret edilecek.
um: ag Vakfı Yürütme Kurulu, Mumcu’nun katledilişinin 31. yılında Mumcu’nun Cumhuriyet gazetesinde 18 Kasım 1975’te kaleme aldığı “Özgürlüğün Bedeli” yazısından 31. Adalet ve Demokrasi Haftası için şu alıntıyı seçti:
“Düşüncelerinden dolayı binlerce insandan hesap soran rejim, milyonlarca lira yolsuzlukları için bir tek gün soru sormazsa, düşünce suçu adı altında kimleri neden yargılamak istediği, neden bu amaçla yasalar hazırlattığı da belli olmaz mı?”
Adalet ve Demokrasi Haftasının programı ise şöyle:
24 OCAK 2024 ÇARŞAMBA
Saat 10.00: Batıkent Metrodan (GİMSA önü) Uğur Mumcu Parkı’na Yürüyüş
Saat 11.00: Uğur Mumcu Anıtı’na Çelenk Bırakma ve Anma Töreni
Düzenleyenler: Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD), Yenimahalle Belediyesi, Siyasi Partiler, Demokratik Kitle Örgütleri
Saat 12.15: “Uğur Mumcu Sesleniyor, Karanfil ve Mumlarımızla Uğur Mumcu’nun Sokağındayız”
Türkü Dinletisi: “Uğur Mumcu için söylüyoruz” Cem Erdost İleri
Düzenleyenler: Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı (um: ag) ve Çankaya Belediyesi
Saat 14.30: Anıtmezar Ziyareti, Cebeci Asri Mezarlığı
25 OCAK 2024 PERŞEMBE
Panel: “Eğitimde Dönüşüm ve Ne Yapmalı?”
Kolaylaştırıcı: Köy Enstitüleri ve Çağdaş Eğitim Vakfı Başkanı Erdal Atıcı
Konuşmacılar: Eğitimci, yazar Dr. Nejla Doğan, 22. Dönem CHP Denizli Milletvekili Mustafa Gazalcı
Saat, Yer: 14.00: Çankaya Belediyesi Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi
Düzenleyen: Köy Enstitüleri ve Çağdaş Eğitim Vakfı
Söyleşi: “Medya ve Adalet, Demokrasi ve Laiklik Mücadelesi”
Konuşmacı: Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Sertaç Eş
Saat, Yer: 16.00 Çankaya Belediyesi Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi
Düzenleyen: Eğitim İş
Panel: “Gazetecilik Denince: Adalet, Demokrasi, Laiklik”
Kolaylaştırıcı: Gazeteci, ÇGD Başkanı Kıvanç El
Konuşmacılar: “Adalet ile Adil Olmak Arasında Gazeteci” Gazeteci Tolga Şardan
“Demokrasinin Gizli Yaraları: Güvencesizlik, Mesleki Çözülme ve Gazeteciler” Akademisyen Çağrı Kaderoğlu Bulut
“Laiklik’in Haber Değeri (var mı?)” Gazeteci Mustafa Mert Bildircin
Saat, Yer: 18.00 Çankaya Belediyesi Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi
Düzenleyen: Çağdaş Gazeteciler Derneği
Dinleti: “Türküler ve Dünya Şarkıları”
Sanatçılar: Bağlama, Vokal: Ankara Devlet Operası Solist Tuncer Tercan
Gitar, Vokal: Görkem Aytimur
Klarinet: E. Ali Tercan
Keman: Mustafa Fındık
Violensel, Bas Gitar: M. Ulaş Tercan
Saat, Yer: 20.30 Çankaya Belediyesi Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi
Düzenleyen: Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı (um: ag)
26 OCAK 2024 CUMA
Panel: “Demokrasi ve Laiklik”
Açılış Konuşması: TÜKD Genel Başkanı Meral Güler
Kolaylaştırıcı: Prof. Dr. Nejla Kurul, Ankara Barosu Başkanı Mustafa Köroğlu
Saat, Yer: 12.00 Çankaya Belediyesi Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi
Düzenleyenler: Türk Üniversiteli Kadınlar Birliği (TÜKD), Türk Kadınlar Birliği (TKB)
Panel: “100. Yılda Ülkemiz”
Konuşmacılar: “Sağlıkta Dönüşüm” Recep Akdur,
“Cumhuriyet ve Laiklik” Seçil Karal Akgün
“Kemalizm ve Sosyal Demokrasi” Yıldırım Koç
“Laik Eğitim” Suay Karaman
Saat, Yer: 14.00 Çankaya Belediyesi Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi
Düzenleyen: Tüm Öğretim Elemanları Derneği (TÜMÖD)
Panel: “Yargı Bağımsızlığı Sorunu Bağlamında Tutukluluk, Hükümlülük,Tutsaklık”
Açılış Konuşması: Yargıçlar Sendikası Yönetim Kurulu Başkanı Beyhan Güler
Kolaylaştırıcı: Yargıçlar Sendikası Önceki Başkanı Avukat Mustafa Karadağ
Konuşmacılar: İstanbul Barosu Önceki Başkanı Avukat Turgut Kazan, Kamu Hukuku Akademisyen Dr. Kasım Akbaş, Yargıçlar Sendikası Genel Sekreteri Tarık Özdirek, Yargıçlar Sendikası Üyesi Nuh Hüseyin Köse
Saat, Yer: 16.00, Çankaya Belediyesi Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi
Düzenleyen: Yargıçlar Sendikası
Panel: “2024 Türkiyesi’nde Laiklik”
Konuşmacılar: CHP Genel Başkan Yardımcısı Suat Özçağdaş, Gazeteci, yazar Barış Terkoğlu
Saat, Yer: 16.30 Polatlı Belediyesi Kültür Merkezi
Düzenleyenler: Sosyal Demokrasi Derneği, CHP Polatlı İlçe Başkanlığı
Söyleşi: “Türkiye’de Kontr-Gerilla Cinayetleri”
Konuşmacı: Prof. Dr. Ahmet Saltık
Saat, Yer: 17.00, Yüksek Tic. Marmara Üniversitesi İ.İ.B.F Mezunları Derneği Ankara Şube Konferans Salonu
Düzenleyenler: ADD Çankaya Şubesi, Yüksek Ticaret Marmara Üniversitesi İ.İ.B.F Mezunları Derneği Ankara Şubes
Söyleşi: “Sesini Kaybetmeyenler: Gençliğin Gözünden Adalet”
Konuşmacılar: Çağdaş Gençlik Ankara
Saat, Yer: 18.00, Çankaya Belediyesi Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi
Düzenleyen: Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Ankara Şubesi
27 OCAK 2024 CUMARTESİ
Panel: “Kamusal Mekanda: Adalet, Demokrasi ve Laiklik”
Kolaylaştırıcı: Mimarlar Odası Ankara Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Muteber Osmanpaşaoğlu
Konuşmacılar: Avukat Turgut Kazan
Bilkent Üniversitesi Kentsel Tasarım ve Peyzaj Mimarlığı Bölüm Başkanı Doç. Dr. Bülent Batuman
Mimarlar Odası Ankara Şubesi 47.Dönem Yönetim Kurulu Başkanı Tezcan Karakuş Candan
Saat, Yer: 12.00, Çankaya Belediyesi Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi
Düzenleyen: TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şubesi
Söyleşi: “Cumhuriyetin Kuruluş Felsefesi”
Konuşmacı: Prof. Dr. Devrim Güngör
Saat, Yer: 14.00, Cumhuriyet Gazetesi, Cumhuriyet Kültür Merkezi
Düzenleyen: Ankara CUMOK
Panel: “Laiklik Neden Yaşamsaldır?”
Kolaylaştırıcı: Laiklik Meclisi Üyesi Prof. Dr. Ahmet Saltık
Konuşmacılar: Laiklik Meclisi Üyesi Prof. Dr. Bilsay Kuruç, Laiklik Meclisi Üyesi Prof. Dr. Erendiz Atasü
Saat, Yer: 14.00, Çankaya Belediyesi Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi
Düzenleyen: Laiklik Meclisi
Söyleşi: “Laiklik ve Cumhuriyet”
Kolaylaştırıcı: Ankara Dayanışma Derneği Genel Başkanı Yusuf Şahin
Konuşmacı: Laiklik Meclisi Sözcüsü Avukat Ömer Faruk Eminağaoğlu
Türkü Dinletisi: Ozan Mustafa Türkel
Saat, Yer: 14.30, Çankaya Belediyesi Yılmaz Güney Sahnesi
Düzenleyen: Ankara Dayanışma Derneği
Panel: “Türkiye’de Adalet ve Hukuk”
Yöneten: ODTÜ Mezunları Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Gülşah Gülen Çiftçi
Konuşmacılar: Hukukçu Şenal Sarıhan, Hukukçu İlhan Cihaner
Saat, Yer: 15: 00, ODTÜ Mezunları Derneği, Vişnelik Tesisleri
Düzenleyen: ODTÜ Mezunları Derneği
Panel: “Laiklik ve Ekonomi”
Yöneten: Pir Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Meltem Demir
Konuşmacılar: CHP Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Yalçın Karatepe, Ekonomist Prof. Dr. Gülen Elmas Arslan
Saat, Yer: 16: 00, Çankaya Belediyesi Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi
Düzenleyen: Pir Sultan Abdal 2 Temmuz Kültür ve Eğitim Vakfı
Panel: “Türkiye’de Laiklik ve Laik Eğitim Mücadelesi”
Açılış Konuşması: TİHAK Başkanı Oğuz Gemalmaz
Yöneten: Akademisyen, Hukukçu Aynur Demirli
Konuşmacılar: Köy Enstitüleri ve Çağdaş Eğitim Vakfı Başkanı Erdal Atıcı, TİHAK Yönetim Kurulu Üyesi, Siyaset Bilimci Mahmut Aslan
Saat, Yer: 16.00, Cumhuriyet Gazetesi, Cumhuriyet Kültür Merkezi
Düzenleyen: Türkiye İnsan Hakları Kurumu Vakfı (TİHAK)
Panel: “Bitmeyen Mücadele: Adalet, Demokrasi, Laiklik”
Kolaylaştırıcı: Avukat Mustafa Gökhan Tekşen
Konuşmacılar: Gazeteci Sedat Bozkurt, Avukat Selin Nakıpoğlu, Gazeteci Yıldız Yazıcıoğlu
Saat, Yer: 17.30, Çankaya Belediyesi Yılmaz Güney Sahnesi
Düzenleyen: Sosyal Demokrat Avukatlar Derneği (SODAD)
Panel: “Adalet, Demokrasi ve Laiklikte 2024 Yılında Türkiye?”
Kolaylaştırıcı: Genç Düşünce Enstitüsü Genel Başkanı Muratcan Işıldak
Konuşmacı: Boğaziçi Avrupa Siyaset Okulu Yöneticisi Hakan Altınay
Saat, Yer: 18.00, Çankaya Belediyesi Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi
Düzenleyen: Genç Düşünce Enstitüsü
Dinleti: “Devrim ve Demokrasi Türküleri” Atatürkçü Düşünce Derneği Batıkent Şubesi Türk Halk Müziği Korosu
Saat, Yer: 19.00, ADD Batıkent Ahmet Taner Kışlalı Kültür Merkezi
Düzenleyen: Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD)
Tiyatro Gösterisi
Dram: “Etik Nedir?”
Yazan ve Yöneten: Gökhan Erarslan
Oyuncu: Ahmet Akın Canalioğlu
Sahne Düzeni: Serkan Kavurt
Müzik Danışmanı: Zeynep Eröksüz
Saat, Yer: 19.30, Çankaya Belediyesi Yılmaz Güney Sahnesi
Düzenleyen: Çankaya Belediyesi
28 OCAK 2024 PAZAR
Söyleşi: “Kadın ve Laik Yaşam”
Konuşmacı: CHP Genel Başkan Yardımcısı Aylin Nazlıaka
Fotoğraf Gösterisi: “Sönmeyen Işık Uğur Mumcu” Gürsel Gökçe
Dinleti: Grup Akasya
Gitar, Vokal: Ali Yılmaz
Gitar, Vokal: Ayşegül Şahin
Bağlama: Baki Tekyurt
Saat, Yer: 14.00, Keçiören Belediyesi Yunus Emre Kültür Merkezi
Düzenleyenler: ADD Keçiören Şubesi, Ankara CUMOK, Dil Derneği
Söyleşi: “Ontolojik ve Epistemolojik Temelleri Işığında Laiklik”
Konuşmacı: 19 Mayıs Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Aydın
Saat, Yer: 14.00, Çankaya Belediyesi Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi
Düzenleyen: Eğitim İş Ankara 3 No’lu Şube
Panel: “Yolsuzluklarla Mücadele Penceresinden Kentsel Dönüşüm Yasası”
Kolaylaştırıcı: Hakim Leyla Köksal
Konuşmacılar: Emekli Hakim Önder Tekin
Mimarlar Odası Ankara Şubesi 47.Dönem Yönetim Kurulu Başkanı Tezcan Karakuş Candan
Saat, Yer: 16.00, Çankaya Belediyesi Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi
Düzenleyen: Türk Hukuk Kurumu
Panel: “2024 Türkiyesi’nde Adalet”
Konuşmacılar: CHP Genel Başkan Yardımcısı Avukat M. Gül Çiftçi Binici, Gazeteci, Yazar Mustafa Balbay
Saat, Yer: 16.00, Akyurt Belediyesi Kültür Merkezi
Düzenleyen: CHP Akyurt İlçe Başkanlığı, Sosyal Demokrasi Derneği
Söyleşi: “Adalet, Demokrasi ve Laiklikte Neredeyiz? Gazeteciler İstediğini Yazabiliyor mu? Basında Sansür, Otosansür”
Konuşmacı: Gazeteci Tolga Şardan
Dinleti: Uğur Mumcu “Yürekli Kalem”
Sanatçı: Pınar Ayhan
Türkü Dinletisi: Uğur Mumcu ve Basın Şehitleri İçin Türküler
Koro: Kızılırmak Korosu
Saat, Yer: 16.00, Çankaya Belediyesi Yılmaz Güney Sahnesi
Düzenleyen: Kızılırmak Yerel Dernekler Federasyonu
Panel: “Yoksulluk ve Sağlık”
Kolaylaştırıcı: Ankara Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Asuman Doğan
Konuşmacı: Ankara Tabip Odası Halk Sağlığı Komisyonu Üyesi Dr. Ebru Basa, Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gamze Yücesan Özdemir
Saat, Yer: 18.00, Çankaya Belediyesi Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi
Düzenleyen: Ankara Tabip Odası
29 OCAK 2024 PAZARTESİ
Söyleşi: “Türkiye’de Eğitimde Devrim ve Karşı Devrim”
Konuşmacı: Tarihçi, Yazar Sinan Meydan
Saat, Yer: 14.00, Çankaya Belediyesi Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi
Düzenleyen: Eğitim İş Ankara 3 Nolu Şube
Söyleşi ve Dinleti: “Laiklik ve Adalet”
Yöneten: Operatör Dr. Sabri Dokuzoğuz
Konuşmacılar: Yazar, Gazeteci Murat Sururi Özbülbül, Hacettepe Üniversitesi Siyaset Bilimi Kamu Yönetimi Öğretim Üyesi Dr. Barış Mutluay
Dinleti: Tuncer Tercan (Ankara Devlet Operası Solist)
Saat, Yer: 16.00, Çankaya Belediyesi Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi
Düzenleyen: Bahçelievler Deneme Lisesi Mezunları Derneği
Panel: “Yolsuzluklar Halkı Nasıl Yoksullaştırıyor? Yoksulluk ve Kadınlar”
Yöneten: Kadın ve Mücadele Derneği Genel Başkanı Avukat Melek Neslihan Özfidan
Konuşmacılar: 24. Dönem CHP İzmir Milletvekili Prof. Dr. Oğuz Oyan, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İktisat Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Emel Memiş
Saat, Yer: 18.00, Çankaya Belediyesi Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi
Düzenleyen: Kadın ve Mücadele Derneği
30 OCAK 2024 SALI
Panel: “Laiklik Demokrasinin Temelidir Adil Bir Toplum İçin Laiklik Vazgeçilmezdir.”
Kolaylaştırıcı: Gülen Temur (Eğit-Der)
Konuşmacılar: Laiklik Meclisi Üyesi Prof. Dr. Ahmet Saltık, 29 Ekim Kadınları Derneği Genel Başkanı Avukat Şenal Sarıhan, Eğitimci Özgür Bozdoğan
Müzik, Slayt Fotoğraf Gösterisi: “Sönmeyen Işık Uğur Mumcu” Gürsel Gökçe
Saat, Yer: 14.00, İTÜ Evi
Düzenleyenler: 29 Ekim Kadınları Derneği, Ankara CUMOK, Eğit-Der, İTÜ Birliği Derneği
Söyleşi: “Sınıfsal Saldırı Projesi Olarak AKP Rejimi Sürecinin Anlamı”
Konuşmacı: Anayasa Mahkemesi Eski Raportörü Ali Rıza Aydın
Saat, Yer: 16.00, Çankaya Belediyesi Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi
Düzenleyen: Nükleer Tehlikeye Karşı Barış ve Çevre İçin Sağlıkçılar Derneği (NÜSED)
Söyleşi: “Büyük Hedef; Gerçek İnsanlık Tarihinin Başlamasına Katkıda Bulunmak…”
Konuşmacı: Rıza Sümer (Şiddetsiz Toplum Derneği Bşk.)
Saat, Yer: 18.00, Çankaya Belediyesi Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi
Düzenleyen: Şiddetsiz Toplum Derneği
Müzik Dinletisi: “Umuda Ezgiler”
Müzik Grubu: Eğitim İş Cumhuriyet Öğretmenleri
Saat, Yer: 20.00, Çankaya Belediyesi Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi
Düzenleyen: Eğitim İş
31 OCAK 2024 ÇARŞAMBA
Muammer Aksoy’u Anma – Anıtmezar Ziyareti
Saat, Yer: 13.00, Cebeci Asri Mezarlığı
Düzenleyenler: Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD), Türk Hukuk Kurumu, Ankara Barosu
Söyleşi: “100. Yılda Yeniden Atatürk Cumhuriyeti”
Konuşmacılar: ADD Genel Başkanı M. Hüsnü Bozkurt, Ankara Barosu Başkanı Avukat Mustafa Köroğlu, THK Başkanı Avukat Nail Gürman
Saat, Yer: 14.30, Çankaya Belediyesi Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi
Düzenleyenler: Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD), Ankara Barosu, Türk Hukuk Kurumu
Söyleşi: “Muammer Aksoy’a Saygıyla”
Konuşmacı: Mahmut Aslan (TİHAK Yönetim Kurulu Üyesi/ Siyaset Bilimci)
Saat, Yer: 17.00, Cumhuriyet Gazetesi, Cumhuriyet Kültür Merkezi
Düzenleyenler: Cumhuriyet Kitapları, Ankara CUMOK
Panel: “2024 Türkiyesi’nde Adalet”
Konuşmacılar: CHP Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu, Gazeteci, Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Sertaç Eş
Saat, Yer: 18.00, Gölbaşı Belediyesi, Mehmet Akif Ersoy Kong.ve Kül.Merkezi
Düzenleyenler: CHP Gölbaşı İlçe Başkanlığı, Sosyal Demokrasi Derneği
Haftanın Kapanış Konseri
Sunan: Şebnem Gürsoy
Kapanış Konuşması: ÇYDD Ankara Gençlik Birimi
Sanatçılar: Grup Gündoğarken
Saat, Yer: 20.00, Çankaya Belediyesi Yılmaz Güney Sahnesi
Düzenleyenler: Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı (um: ag), Çankaya Belediyesi ve Katılımcı Kuruluşlar
]]>
ABB Başkanı Mansur Yavaş, Ankara Kent Konseyi ev sahipliğinde düzenlenen Kars ve Çevre İlleri Demokrat Dernekler Federasyonu ile Erzurumlular Dayanışma Federasyonu İstişare Toplantısı’na katılarak vatandaşlarla bir araya geldi. Programa; Ankara Kent Konseyi (AKK) Başkan Vekili Savaş Zafer Şahin, AKK Yönetim Kurulu Üyesi Murat Akyüz, Kars ve Çevre İlleri Demokrat Dernekler Federasyonu Başkanı Tuncay Sönmez, Erzurumlular Dayanışma Federasyonu Genel Başkanı Aysel Kanber ve dernek üyeleri de katıldı. Toplantıda konuşan Yavaş, şunları söyledi:
“BELEDİYE BAŞKANLIĞI VAATLERİMDEN BİRİSİ ANKARA’DA YAŞAYAN 81 İLDEN HERKESİN KENDİ KÜLTÜRÜNÜ YAŞATMASI”
“Belediye başkanlığı vaatlerimden birisi Ankara’da yaşayan 81 ilden herkesin kendi kültürünü yaşatması. Oradaki kültür, lezzetleri Ankara’da tadamıyoruz bir vesile olmayınca. Siz yüzlerce kilometre uzaktan buraya geldikten sonra kendi evlatlarınızın Erzurum ve Kars’ın kendi kültürünü her yönüyle yaşamasını istersiniz. İnsan yaşadığı topraklardan kopmamalı o kültürü de yaşatmalı. Bu kültürün yaşatılması adına 3 bin 500 dönümlük BAKAP projesi içerisinde bir yer planlıyoruz. Diğer şehirlerimizden herkesin gelip kendi kültürünü orada yansıtacağı, yaşatacağı ve zaman zaman toplantı yapacağı, evlatların, akrabaların birbirleriyle kaynaşacağı ortamı inşallah projelendiriyoruz.
“BENİM ÇILGIN PROJEM FALAN YOK. EN BÜYÜK PROJEM İNSANLARI YENİDEN ÜRETMEYE TEŞVİK ETMEK”
Herkes, ‘Benim çılgın projem’ deyip halkın tertemiz parasını çalışmaz çöp projelere gömmekle meşgul. Benim çılgın projem falan yok. En büyük projem insanları yeniden üretmeye teşvik etmek. Belki Türkiye’de bir numarayız, en geniş tarımsal destekleri veriyoruz. Ankara’da sizlerden aldığımız para sizin bana emanet ettiğiniz paradır. Bizim önceliğimiz insan sağlığı, bütün çalışmalarımız bu yönde, halkın genel ihtiyacı neyse parayı oraya harcıyoruz. En büyük sözümüz de şuydu: ‘Biz şeffaf olacağız, hesap vereceğiz.’ Bizden başka ihale canlı yayınlayan yok. İsteyen istediği ihaleyi YouTube’dan izleyebiliyor. Hesap veriyoruz, yaptığımız her kuruş harcamayı internet sitemizde görebilirsiniz. Varsa bir eksiğimiz hesap vermekten gurur duyuyoruz.
“MANSUR YAVAŞ’IN NEDEN SEVİLDİĞİNİ ANLAMIYORLAR, ‘ALGI YAPIYOR’ DİYORLAR. BİZ GERÇEK BELEDİYECİLİK YAPIYORUZ”
Tek başına yönetirseniz halkın zorlukla ödediği tertemiz paraları çöp projelere gömersiniz. Sonra Mansur Yavaş’ın neden sevildiğini anlamıyorlar, ‘Algı yapıyor’ diyorlar. Sosyal medyada sadece yaptığımız çalışmaları yayınlıyoruz, propagandaya dair hiçbir şey yok. Televizyonlara çıkmam. Tüm televizyonlar sizin elinizde. O zaman bu algıyı Mansur Yavaş nasıl yapıyor? Anlamadıkları nokta bu. Biz gerçek belediyecilik yapıyoruz. Ankara halkının parasını sadece Ankara’da yaşayanların ihtiyaçları için karşılıyoruz. Bu kadar kanalizasyonu yapılmamış, suyu olmayan köy varken, arıtma tesisi yapmanızı beklerken bu paraları nerelere harcadınız? Servet gibi geliriniz varken bu kadar insan ne yer, ne içer hiç düşünmediniz mi? Bu kadar sosyal destek alan aile evde neyle ısınıyor diye hiç düşünmedi mi bizden önceki zihniyet? 3 yıldır sosyal destek alan ailelere doğal gaz desteği vererek çoluğunun çocuğunun evde ısınmasını sağlıyoruz. Kırtasiye yardımı, et desteği, servis yardımı hepsini yapıyoruz ki o ailelerin çocukları okusun onlar da destek almasın. Yoksulluğu yönetmek yerine, yoksulluğu ortadan kaldıracak projeler yapmak zorundayız. Bunun da birinci adımı onların çocuklarını ne yapıp okutmak. Ankara halkı bize güvendi. Biraz önce başkanımızın söylediğinin notunu aldım. Afişlere Ankara’nın ‘Şehr-i Emin’i yazacağım ‘şehr-i emin’ neden önemli; emanet ettiğiniz paranın nereye gittiğini bilmeniz, çöp projelere harcanmadığını bilmeniz.”
TUNCAY SÖNMEZ: “ANKARA ‘ŞEHR-İ EMİN’İNE KAVUŞTU”
Kars ve Çevre İlleri Demokrat Dernekler Federasyonu Başkanı Tuncay Sönmez, şöyle konuştu:
“Ankara, uzun yıllar hiç istemediğimiz yönetim şekliyle yönetildikten sonra 2019 yılında işi belediyecilik olan, işi hizmet olan ve işi halkı kucaklamak olan bir belediye başkanına kavuştuk. Osmanlıda belediye başkanlarına ‘Şehr-i Emin’ denir, gerçekten de çok güzel bir tabirdir. Ankara tam ‘Şehr-i Emin’ine kavuştu. Ankaralılara bu tercihten dolayı teşekkür ediyorum. Bizim vatanımız Türkiye, evimiz Türkiye, doyduğumuz yaşadığımız şehrimiz Ankara. Her ne kadar doğduğumuz kentler farklı da olsa doyduğumuz, sokağında birlikte yürüdüğümüz kent Ankara. Doğduğumuz kentlere kültürel ve duygusal anlamda bağımız var ise Ankara’da da daha fazla o manevi duygusal bağı hissediyoruz. Ankara’da olup biten her şey bizi yakından ilgilendiriyor. Ankara’nın artık maceraya atılacak vakti yok, Ankara’nın artık keyfi olarak yönetilecek bir kent olduğunu düşünmüyorum. Bütün vatandaşlarımızı 2019’da göstermiş olduğu duyarlılığı bu seçimlerde de aynı kanaatle yürüteceğine inanıyoruz. Tüm hemşehrilerimize tüm kardeşlerimize, Ankara’da birlikte yaşadığımız tüm Ankaralılara ciddi anlamda sorumluluk düştüğünün de altını çizmek istiyorum.”
]]>Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Ankara Kent Konseyi ev sahipliğinde düzenlenen ‘Kars ve Çevre İlleri Demokrat Dernekler Federasyonu ile Erzurumlular Dayanışma Federasyonu İstişare Toplantısı’na katılarak vatandaşlarla bir araya geldi. Programa Ankara Kent Konseyi (AKK) Başkan Vekili Savaş Zafer Şahin, AKK Yönetim Kurulu Üyesi Murat Akyüz, Kars ve Çevre İlleri Demokrat Dernekler Federasyonu Başkanı Tuncay Sönmez, Erzurumlular Dayanışma Federasyonu Genel Başkanı Aysel Kanber ve dernek üyeleri de katıldı.
“Ankara’da sizlerden aldığımız para sizin bana emanet ettiğiniz paradır”
Önceliğinin her zaman insan sağlığı olduğunu söyleyen Yavaş, “Herkes ‘benim çılgın projem’ deyip halkın tertemiz parasını çalışmaz çöp projelere gömmekle meşgul. Benim çılgın projem falan yok. En büyük projem insanları yeniden üretmeye teşvik etmek. Belki Türkiye’de bir numarayız, en geniş tarımsal destekleri veriyoruz. Ankara’da sizlerden aldığımız para sizin bana emanet ettiğiniz paradır. Bizim önceliğimiz insan sağlığı, bütün çalışmalarımız bu yönde, halkın genel ihtiyacı neyse parayı oraya harcıyoruz. En büyük sözümüz de şuydu, biz şeffaf olacağız hesap vereceğiz bizden başka ihale canlı yayınlayan yok isteyen istediği ihaleyi internetten izleyebiliyor. Hesap veriyoruz, yaptığımız her kuruş harcamayı internet sitemizde görebilirsiniz. Varsa bir eksiğimiz hesap vermekten gurur duyuyoruz” ifadelerini kullandı.
“Yoksulluğu yönetmek yerine yoksulluğu ortadan kaldıracak projeler yapmak zorundayız”
“Tek başına yönetirseniz halkın zorlukla ödediği tertemiz paraları çöp projelere gömersiniz” diyen Yavaş, açıklamalarına şu sözlerle devam etti:
“Sonra Mansur Yavaş’ın neden sevildiğini anlamıyorlar, algı yapıyor diyorlar. Sosyal medyada sadece yaptığımız çalışmaları yayınlıyoruz, propagandaya dair hiçbir şey yok. Televizyonlara çıkmam. Tüm televizyonlar sizin elinizde. O zaman bu algıyı Mansur Yavaş nasıl yapıyor? Anlamadıkları nokta bu. Biz gerçek belediyecilik yapıyoruz. Ankara halkının parasını sadece Ankara’da yaşayanların ihtiyaçları için karşılıyoruz. Bu kadar kanalizasyonu yapılmamış köy varken suyu olmayan köy varken arıtma tesisi yapmanızı beklerken bu paraları nerelere harcadınız? Servet gibi geliriniz varken bu kadar insan ne yer ne içer hiç düşünmediniz mi? Bu kadar sosyal destek alan aile evde neyle ısınıyor diye hiç düşünmedi mi bizden önceki zihniyet? 3 yıldır sosyal destek alan ailelere doğal gaz desteği vererek çoluğunun çocuğunun evde ısınmasını sağlıyoruz. Kırtasiye yardımı, et desteği, servis yardımı hepsini yapıyoruz ki o ailelerin çocukları okusun onlar da destek almasın. Yoksulluğu yönetmek yerine yoksulluğu ortadan kaldıracak projeler yapmak zorundayız. Bunun da birinci adımı onların çocuklarını ne yapıp okutmak. Ankara halkı bize güvendi biraz önce başkanımızın söylediğinin notunu aldım. Afişlere Ankara’nın ‘Şehr-i Emini yazacağım ‘şehr-i emin’ neden önemli emanet ettiğiniz paranın nereye gittiğini bilmeniz, çöp projelere harcanmadığını bilmeniz.” – ANKARA
]]>İYİ Parti Yerel Yönetimler Başkanı Burak Akburak, İstanbul ve Ankara belediye başkan adayları ile ilgili “İstanbul’da da Ankara’da da görüştüğümüz isimler var. Milletvekili olacağını sanmıyorum. Özellikle İstanbul’da hemen hemen bütün ilçe adaylarımız belli. Ankara’da çoğu yerde adaylarımız var. Ocak ayını biraz geçebilir açıklanması… En geç iki hafta içinde, şubatın başı gibi açıklanır” açıklamasını yaptı. “Kendimize yüzde 10 çıta koyduk” diyen Akburak, Cumhur İttifakı’nın 2019 yılında kazandığı büyükşehir ve il belediyelerinde de iddialı olduklarını belirterek, “Ordu, Aksaray, Nevşehir’i alacağız” dedi.
İYİ Parti, 14 Mayıs ve 28 Mayıs seçimlerinin ardından, 2024 yerel seçimlerine “hür ve müstakil” girme kararını almıştı. 2019 yerel seçimlerinde toplam yüzde 7,45 oy alan ve herhangi bir büyükşehir, il belediyesi başkanlığı kazanamayan İYİ Parti, 14 Mayıs Genel Seçimleri’nde toplam yüzde 9,902 oy almıştı.
İYİ Parti Yerel Yönetimler Başkanı ve İstanbul Milletvekili Burak Akburak, dün Ankara’da bir otelde basın mensuplarıyla bir araya geldi. Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Akburak, yerel seçime ilişkin çeşitli açıklamalar da yaptı.
Burak Akburak, 2014-18 arası AKP’den Ordu Büyükşehir Belediye Başkanlığı yapan Enver Yılmaz’ın İYİ Parti’nin Ordu adayı olmasının aday olmak isteyenlere cesaret verdiğini belirterek, “Çok iyi metropol şehirlere talibiz. Özellikle Antalya’ya çok güçlüyüz. Adana’nın birçok ilçesinde değişik sonuçlarla karşılaşabilirsiniz. Ordu’da kartlar yeniden dağılıyor. Ordu’yu alacağız. Enver Bey’in İYİ Partinin adayı olması özellikle AK Parti camiasında şaşırtıcı karşılandı. Aday olmayı düşünüp cesareti olmayan birçok insanı cesaretlendirdi diye düşünüyoruz. Aldığımız geri dönüşler öyle” dedi.
“YÜKSELİŞTE OLDUĞUMUZU GÖRÜYORUZ. KİMİNE GÖRE BİR BUÇUK, KİMİNE GÖRE İKİ PUAN ARTIŞ SÖYLENİYOR”
Akburak, İYİ Parti’nin yerel seçimlere “Hür ve müstakil” girme kararı sonrası oy potansiyellerinin artıp artmadığına ilişkin soruya şu yanıtı verdi:
“Yükselişte olduğumuzu görüyoruz. Kimine göre bir buçuk, kimine göre iki puan artış söyleniyor. Biz de çevremizden de görüyoruz. Özellikle ilk bu yolda kamuoyu tarafından satın alınmadı aslında hür ve müstakil giriş. Tam olarak anlamlandırılamadı. Televizyonlarda her gün bu konuşuldu. 46 yaşındayım, hayatımda ilk defa ‘meclis üyesi istifa etti’ diye; ana habere haber olduğunu gördüm. Üçüncü yol denkleminde CHP değil aslında AK Parti kaybediyor. Şehir şehir analiz ederseniz bazı yerlerde CHP, bazı yerlerde AK Parti çok büyük sıkıntıya girecek. Bizim derdimiz kendimiziz. Flulaşmış parti görüntüsünde CHP yanında yedek güç gibi durmuyoruz. Artık bize oy verebilirsiniz diyoruz rahat rahat. Bunun konforunu aday belirleme sürecinde yaşıyorum. Bizim için avantaj, diğer siyasi partiler için dezavantaj…”
Akburak, “seçimlere bağımsız olarak katılma kararının zamanı” ile ilgili eleştirilerin anımsatılması üzerine; “Şimdi diyorlar ki tek başına girmek için yerel seçimler sırası mıydı? Tam da sırası. Çünkü CHP’li belediyelerdeki o yapı o kadar cıvık bir hale gelmiş ki… Bu yolu yalnız yürümek kaçınılmaz…Biz mevcudiyetimizi ve istikbalimizi CHP ile birlikte kurmadık” diye karşılık verdi.
“18 ŞUBAT GİBİ DÜŞÜNÜYORUZ ADAY TANITIM TOPLANTISI, LANSMAN, SEÇİM BEYANNAMESİNİ”
Akburak, yerel seçim kampanyasını üç aşamada yürüteceklerini belirterek, “Kampanya koordinatörlüğü, 3 faz… İlk faz 10 gün içerisinde paylaşacağız, kampanya öncesi hazırlık. Genel politika ile ilgili bir kampanya, akabinde de yerel seçimlerle ilgili faz, ana temalarımız sloganlar seçim müzikleri, aday toplantısı. 18 Şubat gibi düşünüyoruz aday tanıtım toplantısı, lansman, seçim beyanname” dedi.
“ONLAR RİSKE GİREBİLDİ Mİ? GİREMEDİLER…YOK İSTANBUL KAYBEDİLİRSE TÜRKİYE GİDERMİŞ…GEÇEN SEÇİM TÜRKİYE’Yİ KAYBETTİK, AYIP”
Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş’ı neden desteklemediklerine ilişkin, “Biz onları Cumhurbaşkanı adayı olarak düşünüyorduk, Cumhurbaşkanı yardımcısı düşündük, sonra baktık Cumhurbaşkanı yardımcısı sayısı arttı bir yola girdik dönemedik… Onlar riske girebildi mi? Giremediler. Dolayısıyla yapacak bir şey yok. İYİ Parti artık bu kapıyı kapattı geçmişte kaldı önümüzde 2024 seçimleri var oldukça da önemli. Yok İstanbul kaybedilirse Türkiye gidermiş…Geçen seçim Türkiye’yi kaybettik, ayıp ya” açıklamasını yaptı.
“OCAK AYINI BİRAZ GEÇEBİLİR AÇIKLANMASI…İKİSİNİ YAKIN ZAMANLARDA AÇIKLAYABİLİRİZ. EN GEÇ 2 HAFTA İÇİNDE, ŞUBATIN BAŞI GİBİ AÇIKLANIR”
Akburak, İYİ Parti’nin Ankara ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adaylarının ne zaman açıklanacağına yönelik soruyu, “İstanbul’da da Ankara’da da görüştüğümüz isimler var, milletvekili olacağını sanmıyorum. Özellikle İstanbul’da hemen hemen bütün ilçe adaylarımız belli diyebiliriz. Ankara’da çoğu yerde adaylarımız var. Ocak ayını biraz geçebilir açıklanması…İkisini yakın zamanlarda açıklayabiliriz. En geç iki hafta içinde, şubatın başı gibi açıklanır. Ankara’da lansman düşünüyoruz, şubatın ikinci haftası gibi” diye yanıtladı.
“HERKESİN OY VEREBİLECEĞİ BİR ADAY OLACAK…BU SEÇİMLERDE MİLLET İYİ PARTİ’YE SAHİP ÇIKACAK”
Akburak, İYİ Parti’nin Ankara ve İstanbul adayının siyasi profilinin sağ kökenli olup olmayacağına yönelik soruya; “Herkesin oy verebileceği bir aday olacak… Biz 100 yıllık siyasi partiye ve 22 yıllık Cumhuriyet tarihinin en güçlü iktidarına karşı yol yürüyeceğiz diyoruz, biz zor olan doğru yolu seçtik… Bugün Türkiye’deki en önemli markalardan biridir Meral Akşener. Artık bu ülkede CHP-AK Parti üzerinden siyaset yapılmamalı, bu millete zarar veriyor. Bence bu seçimlerde millet, İYİ Parti’ye sahip çıkacak. Ülke bize teveccüh gösterecek bu teveccühle 2028’de bambaşka şeyler olabilir. İyi partinin başarısı 2028 için çok önemli… Olası bir iktidar değişimi için İYİ Parti bu seçimlerden yüksek bir oyla çıkmalı” yanıtını verdi.
“KENDİMİZE YÜZDE 10 ÇITA KOYDUK”
Akburak, yerel seçimlerdeki oy potansiyellerinin ne olup olamayacağına yönelik soruya; “Kendimize yüzde 10 çıta koyduk oy oranı olarak yerel seçimde. Şu kadar belediye tahminimiz var demiyoruz” diye yanıtladı. “Tahmin edilenden düşük bir oy alınması halinde İYİ Parti’nin tabela partisi haline dönüşebilme durumunun” olup olmadığına ilişkin soruya, “Biz bu riski aldık” dedi.
“ORDU, AKSARAY, NEVŞEHİR’İ ALACAĞIZ”
Akburak, Cumhur İttifakı’nın 2019 yılında kazandığı büyükşehir ve il belediyelerinde de iddialı olduklarını belirterek, “Nevşehir’i biz alacağız göreceksiniz. Vekil adayı oldu oylarımızı yüzde 100 artırdı. En az yüzde 10…Aydın’ın birçok ilçesinde çok iyi yol alacağız. Efeler’i alacağımız düşünüyorum. Ordu, Aksaray, Nevşehir’i alacağız” dedi. Akburak, İYİ Parti’nin Iğdır öznelinde 2019 gibi “DEM’e kazandırmama” stratejisinin izlenebileceğini söyledi. Diyarbakır, Mardin, Ağrı gibi illerde de aday çıkaracaklarını ifade eden Akburak, “Her yerde çıkarıyoruz, Diyarbakır’da da adayımızı belirlemek üzereyiz” dedi.
Akburak, son zamanlarda İmamoğlu ve Akşener’in görüşüp görüşmediğine ilişkin sorulan soruya “Hayır görüşülmedi” yanıtını verdi.
]]>Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, ulaşım esnafıyla bir araya gelerek, sorunları, talep ve çözüm önerilerini dinlemeye devam ediyor. Taksi durağı başkanları ve Ankara’nın çeşitli ilçelerinde taksicilik yapan esnafın taleplerini dinleyen Yavaş, çözüm önerileri hakkında da görüş alışverişinde bulundu. Pandemi döneminde Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından tüm Türkiye’ye örnek olan çalışmaları anlatan Başkan Yavaş, “Esnaf arkadaşlarımızın hepsi samimi arkadaşlar. Dilekleri, talepleri, eleştirileri ne varsa onu bize duyuruyorlar, biz de çözmeye çalışıyoruz. 2019’da iş başına geldikten sonra pandemi ortaya çıktı. 100 yıldır yaşanmayan bir şey olduğu için herkes çaresiz kaldı. Bazen vatandaş kendi derdine çare bulamaz hale geldi. Vatandaşın dar zamanında el uzattık. İhtiyaç sahiplerini yardımseverlerle buluşturduk, birbirilerini bilmeden yardım ettiler” ifadelerini kullandı.
“Asli ihtiyaçları yerine getirmek için çalıştık, hayali hiçbir şey yapmadık”
Vatandaşın her anında yanında olarak asli ihtiyaçlar doğrultusunda çalıştıklarının altını çizen Yavaş, şu açıklamalarda bulundu:
“Belediyeciliğin ne olduğunu gösterdik. Belediyecilik sadece asfalttan, kaldırımdan ibaret değil. Doğumundan ölümüne kadar vatandaşın tüm ihtiyacını karşılasın diye kurulmuş bir kurumdur belediye. Farklı bir belediyecilik yaptık. Şeffaf ihale dönemine geçtik. 4 bin ihale Youtube’da duruyor. İsteyen istediği ihaleyi görebiliyor. Kent Konseyi vasıtasıyla vatandaşların görüşünü aldık. Tek başımıza karar vermedik, bilen insanların görüşlerine başvurarak yaptık. Ankara’nın hiçbir yerinde kimse ‘biz oy vermedik diye bize hizmet yapılmadı’ diyemez. Bir köye giderken kaç oy çıktığına bakmadan gittik. Benim için önemli olan oranın asli ihtiyacı. Su olmayan, 20-25 yıldır suyu tankerle taşınan köyler çıktı. Kanalizasyonu olmayan köy 200’ün üzerinde çıktı. Bunlardan 117’sini yaptık, 55 tanesinin yapımı sürüyor. Şimdi bir yerde su yokken ne yaparsınız? Bu evlerde 20-25 yıldır su yoktu, bunların hemen hemen hepsini suya kavuşturduk. Benim için öncelik bunlar. Darda kalan herkesin peşine düşerek, asli ihtiyaçları yerine getirmek için çalıştık, hayali hiçbir şey yapmadık.”
“Ankara’nın kırsalında tarım ayağa kalktı”
Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan kırsal kalkınma desteklerine de değinen Yavaş, “Ankara’nın kırsalında tarım ayağa kalktı. Ağacımızı da, çiçeğimizi de kendimiz yetiştiriyoruz. Hem kendi seralarımız var hem de yerli yetiştiricilere dağıtıyoruz fidesini, çiçek yetişince kendisinden satın alıyoruz. Ankara halkından aldığımız parayı aynı şekilde çiftçiye dağıtarak, eskiden pul gibi saçılan paraların toprağa tohum olarak dökülüp, oradan bereket olarak çıkması için çalışmalar yaptık. Kırsalda da büyük bir kalkınma sağladık. Türkiye’ye örnek olacak çalışmaları yaptık ve karşınıza geldik” diye konuştu.
“Sincan’daki, Altındağ’daki, Mamak’taki insanın çocuğunu aç bırakmamak hepsinden önemli”
Tüm taksilere tablet ve kameraların takılacağını belirten Yavaş, şöyle devam etti:
“800 tane tablet var. 7 bin 700 taksinin hepsine takacağım. Kamera zorunlu koşulmuş, oda ile protokol yapacağım. Ben teklif edeceğim, kabul ederler etmezler, UKOME’de marttan sonraya uzatıldı. Kameraların hepsini biz belediye olarak takacağız. Kamerayı taktığınız zaman hem sizin can güvenliğiniz hem de taksiye binenler daha güvenli olarak binecekler. Biz esnafın yanındayız. Esnafın hepsini destekliyoruz. Bizim belediyecilik anlayışımız bu. Gerçek belediyecilik de bu. Sincan’daki, Altındağ’daki, Mamak’taki insanın çocuğunu aç bırakmamak hepsinden önemli. Esnafa destek olmak mı önemli, yoksa yaptığın bir tane beton mu? Bir kuruş boşa harcayacak paramız yok bizim. Kentin asli ihtiyacı neyse o. Çünkü ben sizin paranızı harcıyorum. Başkasının cebinden parayı harcamak kolay, ben kendi cebimden vermeyeceğim parayı hiçbir yere harcamıyorum. Boşa bir kuruş israf etmeyecek şekilde para harcamak benim görevim. Bunun bir sorumluluğu var. Başkasının parasını sana emanet ediyorlar, sen onu harcıyorsun. Bunu doğru yere harcamak zorundasın. Belediyecilik budur. Bu şekilde biz aynen devam edeceğiz. Herhangi bir devlet dairesinde gördüğünüz memur ne ise ben de Ankara’ya hizmet etmekle görevli bir memurum. Onun için ne kimseyi ayırmaya hakkım var ne de insanları ayırmaya hakkım var. Eşit ve adil bir şekilde herkese hizmet etmeye devam edeceğiz.” – ANKARA
]]>4’ÜNCÜ KEZ TÜRKİYE BİRİNCİSİ OLDU
Türkiye’de siyasi partiler yeni üye kazanmak için yoğun çaba gösterirken, AK Parti’de Ankara İl Başkanlığı yeni üye kaydında Türkiye rekorunu kırdı. AK Parti’ye sadece Ankara’da Ankara İl Başkanlığı ve teşkilatlar aracılığıyla 2023 yılında 120 bin 316 yeni üye partiye katıldı. Açıklanan rakam ile toplamda Ankara’da 875 bin kişi AK Parti üyesi olurken, AK Parti Ankara İl Başkanlığı katılan yeni üyeler ile 4’üncü kez Türkiye birincisi oldu.

ANKARA’DAN 120 BİN 316 KİŞİ AK PARTİ’YE KATILDI
AK Parti Ankara il Başkanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, 2023 yılında AK Parti’ye Ankara’dan 120 bin 316 kişi katıldı. Rekor katılımlar ile AK Parti Ankara İl Başkanlığı 4’üncü kez Türkiye birincisi olurken Ankara’da AK Parti’ye kayıtlı toplam üye sayısının 875 bin kişi olduğu belirtildi. 2024 yılının ilk rekor haberini duyuran ve 6 yıldır AK Parti Ankara İl Başkanlığı görevini yürüten Hakan Han Özcan, “AK Parti Ankara İl Başkanlığı ve teşkilatlarımızın yaptığı yoğun çalışmalar sonucunda 2023 yılında sadece Ankara’da 120 bin 316 yeni üyeyi partimize katarak büyümeye ve güçlenmeye devam ediyoruz. Ankara’da sıkmadık el, çalmadık kapı bırakmayarak herkesin derdine derman olmaya çalışıyoruz.Türkiye yüzyılında ülkemizi daha müreffeh bir seviyeye ulaştırmak adına verdiğimiz mücadelede bizimle aynı yolda yürümek için partimize üye olan kardeşlerimize teşekkür ediyorum hepsine hoş geldiniz diyorum.” ifadelerini kullandı.

ÖZCAN: “TÜRKİYE ZİNCİRLERİNDEN KURTULDU”
AK Parti Ankara İl Başkanı Özcan, “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ülkemizin hem bölgesinde hem de tüm dünyada söz sahibi olması için çok çalıştık. 21 yılda büyük atılımlar yapan Türkiye zincirlerinden bir bir kurtuldu. Gezi kalkışması, 15 Temmuz hain darbe girişimi, ekonomimize yapılan operasyonlar bizleri asla yolumuzdan döndüremedi. Milletimiz 14 Mayıs ve 28 Mayıs tarihinde yapılan genel seçim ve Cumhurbaşkanlığı seçimi ile milletimiz demokrasiden ve istikrardan yana olduğunu tüm dünyaya bir kez daha haykırdı. Bu sadece bir sayı değil. Bu dökülen ter, kat edilen yol, sıkılan el, girilen gönül, yaslanılan omuz, inanılan bir aşk ve büyüyen bir aile. Ankara bizim hepimizin diyene kadar durmak yok.” diye konuştu.

AK Parti’nin Türkiye’nin Siyonist ve emperyalist güçlerden arınmasından rahatsız olanların oynadıkları oyunlara rağmen Türk Milleti’nden aldığı güç ve destekle Türkiye üzerinde oynanmak istenen bütün oyunları bozarak emin adımlarla yoluna devam ettiğini kaydeden Özcan, “Türkiye yüzyılı vizyonu ile yeni bir döneme girerken partimiz de vatandaşlarımızın teveccühüne mazhar olmaya devam ediyor.” ifadelerini kullandı.

“ANKARA TEKRAR HİZMET BELEDİYECİLİĞİNE KAVUŞACAK”
3 ay sonra gerçekleştirilecek olan yerel seçimlere de değinen Özcan, “Önümüzde çok önemli bir seçim daha var. 5 yıldır Ankara’ya hizmet etmeden, sürekli algı oyunları ve sosyal medya belediyeciliği yaparak vatandaşı kandıranlar genel seçimlerde olduğu gibi büyük bir hezimet yaşayacak. İnşallah 3 ay sonra hemşerilerimiz tekrar hak ettikleri gibi bir hizmet ve eser belediyeciliğine kavuşacaklar. 31 Mart akşamından sonra Ankaramızın kaybettiği 5 yılı hızlıca telafi edip tekrar Avrupa başkentleri ile yarışır hale getireceğiz.” şeklinde konuştu.

İL BAŞKANI HAKAN ÖZCAN
1983 yılında Gölbaşı Bezirhanede doğan Hakan Han ÖZCAN ilköğrenimini Aydınlıkevler İlk Öğretim okulunda, lise öğrenimini ise Tevfik İleri İmam Hatip Lisesinde gördü. Yüksek öğrenemini Mısır’ın başkenti Kahire’de tamamladı. Hakan Han ÖZCAN siyasetçi bir aileden yetişip, aktif siyaset hayatına Gençlik Kolları Ankara İl Başkanlığında Yönetim Kurulu Üyesi olarak başladı. Gölbaşı İlçe Koordinatörü olarak Gençlik Kolları ilçe yapılandırılmasında etkin rol oynadı. Siyasi hayatına Ekonomik ve Mali İşler Başkanı olarak devam etti. Teşkilat Başkanlığı görevinin akabinde 2 Mart 2008 tarihinde gerçekleşen Ak Parti Ankara İl Gençlik Kolları 2.Olağan Kongresinde Gençlik Kolları Ankara İl Başkanı olarak seçildi.2009 Yerel Seçimlerde Gölbaşı ilçemizden Büyükşehir Belediyesi meclis üyesi seçildi. Bir çok önemli STK larda yönetim düzeyinde görev almaktadır. Akaryakıt ve Nakliyat sektöründe Ticaretle uğraşan Hakan Han ÖZCAN evli ve üç çocuk babasıdır; iyi derecede Arapça ve İngilizce bilmektedir.
]]>AA muhabirinin derlediği bilgilere göre 2023 boyunca farklı şehirlerde gerçekleştirilen geniş kapsamlı konserlerde bir çok uluslararası sanatçı sahneye çıktı.
Grammy ödüllü keman virtüözü Maxim Vengerov, 6 Şubat’ta meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenenlere yardım amaçlı konser düzenledi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda 19 Nisan’da gerçekleştirilen konserin geliri depremzedelere bağışlandı.
Heavy metal grubu Manowar, “Crushing The Enemies of Metal” turnesi kapsamında Türkiye’ye gelerek ülkedeki 5. konserine imza attı. Küçükçiftlik Park’ta 3 Haziran’da düzenlenen konsere 10 binden fazla kişi katıldı.
Hollywood Vampires ilk kez Türkiye’de konser verdi
Yabancı sanatçıların en sık konser verdiği İstanbul’da yılın en çok dikkati çeken konserlerinden biri de ünlü oyuncu Johnny Depp’in aralarında bulunduğu rock grubu Hollywood Vampires’ın konseri oldu.
Life Park’ta 10 Haziran’da düzenlenen konserde grubun vokalisti Alice Cooper, kendi şarkılarının yanı sıra ünlü rock gruplarının sevilen parçalarını da seslendirdi.
ABD’li folk grubu The Lumineers Türkiye’deki ilk konserini, 30. İstanbul Caz Festivali kapsamında 12 Temmuz’da verdi. Parkorman’da gerçekleştirilen konserde grup “Ho Hey”, “Cleopatra”, “A.M. Radio” ve “Stubborn Love” gibi şarkılarının olduğu bir seçkiyi seslendirdi.
Dünyaca ünlü ABD’li keman virtüözü ve dansçı Lindsey Stirling’in 20 Temmuz’daki İstanbul konseri de ses getirenler arasındaydı. Turkcell Vadi İstanbul’daki konserde Stirling, izleyicilere 1 buçuk saatlik keman ve dans şöleni yaşattı.
Steve Vai, Gipsy Kings, Nai Bargouthi ve Le Trio Joubran konserleri
Rock müziğin önemli isimlerinden Deep Purple’ın eski solisti Glenn Hughes, Deep Purple ile kaydettiği “Burn” albümünün 50. yıl dönümü dolayısıyla düzenlediği dünya turnesi kapsamında 6 Ekim’de Ankara ODTÜ Vişnelik’te, 7 Ekim’de ise İstanbul Maximum Uniq Açık Hava’da hayranlarıyla buluştu.
İstanbul’daki konserlerde bunun yanı sıra Steve Vai, Gipsy Kings, Chris de Burgh, Soen, Imany, Nai Barghouti, Dino Merlin, Marcus Miller, Emel Mathlouthi, Buika, Evgeny Grinko, Stjepan Hauser, Le Trio Joubran, Balazs Havasi, Epica ve Yasmin Levy’nin de arasında bulunduğu dünyaca ünlü sanatçılar ağırlandı.
Portekizli müzisyen Pontes Ankara’da sahne aldı
Ankara bu yıl dünyaca ünlü müzisyenlerin konserlerine tanıklık ederken Portekizli şarkıcı Dulce Pontes’in 15 Ekim’deki konseri başkentlilerin yoğun ilgisiyle karşılaştı.
Özgün Fado tarzıyla Portekiz’in geleneksel müziklerini uluslararası arenaya taşıyan Pontes, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası (CSO) Ada Ankara Ana Salon’daki konserinde sevilen şarkılarını seslendirdi.
Budapeşte Festival Orkestrası Oda Müziği Topluluğu da 13 Nisan’da CSO Ada Ankara’daki konseriyle ilk defa Türkiye’de sahne aldı.
Bu yıl 37. kez düzenlenen Uluslararası Ankara Müzik Festivali kapsamında çok sayıda yabancı grup ve müzisyen başkente gelirken, Taipei Filarmoni Oda Korosu ve Sofia Vokalensemble’ın konserleri dikkati çekti.
“Başkent Kültür Yolu Festivali: Türkiye-Kore Dostluk Caz Konseri” kapsamında konser veren Güney Koreli piyanist Gee Hye Lee, 24 Eylül’de CSO Ada Ankara’da hayranlarıyla buluştu.
Ankara’da ayrıca 15 Nisan’da Wishbone Ash, 18 Nisan’da Steve Vai ve 15 Kasım’da Geoff Tate konserleri müzikseverleri sevindirdi.
Christina Aguilera ve Robbie Williams ilk kez Türkiye’de sahneye çıktı
Bazı sanatçılar ilk Türkiye konserlerini bu yıl verirken, Grammy Ödüllü ABD’li şarkıcı Christina Aguilera 9 Ağustos’ta Antalya’da hayranlarıyla buluştu. “Stripped” ve “Dirrty” parçalarıyla konserine başlayan sanatçıya sahnede 8 dansçı ve 3 vokalist eşlik etti.
İngiliz şarkıcı Robbie Williams ise Türkiye’deki ilk konserini 18 Ağustos’ta Bodrum’da verdi. Lujo Hotel Bodrum’da sahne alan sanatçı, “Strong”, “Come Undone”, “Don’t Look Back in Anger”, “Feel”, “Kids” ve “Rock DJ” gibi parçaları seslendirdi.
]]>