ÇEVRE, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, 5-9 Haziran Çevre Haftası kapsamında, yurt genelinde ‘Herkesin Bir Dünyası Var’ teması ile ‘ÇEVREFEST’ etkinlikleri düzenleneceğini açıkladı.
Bakanlıktan yapılan açıklamada, Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu 2053 Net Sıfır Emisyon ve Yeşil Dönüşüm Hedefleri doğrultusunda çalışmaların sürdürüldüğü belirtilerek, “Bu kapsamda, çevre konusunda 7’den 70’e tüm vatandaşlarda farkındalık oluşturacak bir etkinliğe imza atılıyor. Türkiye’de bir ilk olacak olan ‘ÇEVREFEST’ etkinliği Çevre Haftası kapsamında 5-9 Haziran arasında düzenlenecek. ‘Herkesin Bir Dünyası Var’ temasıyla düzenlenecek Çevre Haftası’nda; çevre gönüllüsü dalgıçlar tarafından deniz altı kirliliğine dikkat çekmek amacıyla dalışlar gerçekleştirilecek, motorlu taşıt kaynaklı hava kirliliğinin azaltılması amacıyla bir gün boyunca trafiğe kapalı alanlar oluşturulacak, temiz üretim teknolojileri tanıtılacak, Sıfır Atık atölyeleri kurulacak” denildi.
‘TÜRKİYE’NİN ÇEVRE YÜZÜ OLACAK’
Çevre Haftası dolayısıyla 5-9 Haziran’da tüm yurtta düzenlenecek etkinliklerin Ankara’dan başlayacağı kaydedilerek, “Bu kapsamda, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki’nin 6 Haziran’da Ankara Başkent Millet Bahçesi’nde yapacağı açılış konuşmasıyla başlayacak olan ‘ÇEVREFEST’ 4 gün sürecek. ÇEVREFEST’te çocuk, genç, yetişkin her yaştan katılımcının ilgisini çekecek söyleşiler, atölye çalışmaları, iklim tüneli uygulamasının yanı sıra; çevre konulu kitapların ağırlıkta olacağı kitap fuarı da bulunacak. Etkinliklere, farklı uzmanlık alanlarından birçok ünlü isim katılarak insan ve çevre ilişkisine dair söyleşiler gerçekleştirecek” ifadelerine yer verildi.
‘SIFIR ATIK ÇEVREFEST’TE’
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayesinde yürütülen Sıfır Atık hareketinin de ‘ÇEVREFEST’teki yerini alacağı bildirildi. Başkent Millet Bahçesi’ndeki alanda; özellikle çocuk ve gençlerin katılacağı Sıfır Atık temalı çeşitli atölye çalışmaları, sergiler, piknik, yarışmalar, konferanslar ve tiyatro gösterileri düzenleneceği aktarıldı. Ayrıca, 6 Şubat depremlerinin ardından, deprem bölgesindeki köylerde yapımı süren çevre dostu Sıfır Atık uyumlu çelik köy evlerinin bir örneğinin de ÇEVREFEST’te 4 gün boyunca Başkent Millet Bahçesi’nde vatandaşların ziyaretine açık olacağı belirtildi.
Çevre Haftası etkinliği ‘ÇEVREFEST’ kapsamında 81 ilde, 85 milyon vatandaşa ulaşılacağı aktarılan açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi:
“Bu kapsamda 81 ilde; çocuklar ve ailelerin katılımıyla Sıfır Atık atölyeleri kurulacak. Atık toplama kampanyaları düzenlenerek vatandaşlar Sıfır Atık konusunda bilgilendirilecek. Atık getirme merkezleri, toplama-ayırma tesisleri ve geri dönüşüm tesislerine ziyaretler düzenlenecek. ‘Sıfır Atık Mavi’ uygulamaları kapsamında kıyı şehirlerindeki mavi bayraklı marinalara ve teknelere ziyaretler gerçekleştirilecek. Deniz çöpleri, bunların deniz ve deniz canlılarına etkileri ile iklim değişikliğinin denizler üzerindeki etkileri de işlenecek. Bisiklet turları ve deniz çöpü avı faaliyetlerinin de düzenleneceği etkinliklerde, kıyı şehirlerinde çevre gönüllüsü dalgıçlar tarafından deniz altı kirliliğine dikkat çekmek amacıyla dalışlar gerçekleştirilecek. ÇEVREFEST’te ‘Dünya Ortak Evimiz’ şiarıyla, iklim değişikliğine dikkat çekmek amacıyla, belirlenen alanlarda fidan dikimi gerçekleştirilecek. Anıt ağaçlar ve tescilli mağaralar tanıtılacak. Bununla birlikte motorlu taşıt kaynaklı hava kirliliğinin azaltılması amacıyla bir gün boyunca trafiğe kapalı alanlar oluşturularak bisiklet ve e-skuter gibi mikromobilite araçların kullanımı teşvik edilecek. Özellikle çocuk ve gençlere çevre bilinci kazandırmak amacıyla seminer, eğitim ve paneller düzenlenecek. Temiz üretim teknolojileri, enerji ve kaynak verimliliği ile sürdürülebilirlik kavramları çocuklara yönelik atölyelerle desteklenecek.”
]]>Hak arama hürriyetinin daha etkin kullanılması amacıyla İcra ve İflas Kanunu’nun kanun yollarına başvuru bakımından Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na uyumunun sağlanması için düzenlemeye gidiliyor. Tasdik veya ret kararına karşı borçlu ve tasdik duruşması sırasında itirazda bulunmuş olan alacaklılar, tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde istinaf yoluna, istinaf incelemesi üzerine verilen karara karşı da tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde temyiz yoluna başvurabilecek.
İcra ve İflas Kanunu’na göre, bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerince verilen nihai kararlara karşı temyiz yoluna başvurulmasına yönelik sürede düzenleme yapılıyor. Bu kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilecek, temyiz yoluna başvurma ve incelemesi Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre yapılacak.
Bu düzenlemeler 1 Haziran 2024 tarihinde yürürlüğe girecek.

KİŞİLİĞİN VEYA MAL VARLIĞININ KORUNMASI KRİTERİ
Terörle Mücadele Kanunu’nun “terör örgütleri”ne ilişkin düzenlemesi, Türk Ceza Kanunu’nda yapılan değişikliğe uyumlu hale getiriliyor.
Yasayla Anayasa Mahkemesi kararı doğrultusunda Türk Medeni Kanunu’nda değişiklik yapılması öngörülüyor. Özgürlüğü bağlayıcı ceza sebebiyle kısıtlanma kurumu değiştirilerek, ceza infaz kurumunda bulunma hali doğrudan doğruya kısıtlama nedeni olmaktan çıkarılıyor. Ergin kişilerin fiil ehliyetinin bulunduğundan hareketle iradeleri ön plana çıkarılarak kesinleşmiş hapis cezasının infazı amacıyla ceza infaz kurumunda bulunan hükümlünün kısıtlanması esas olarak kendi isteğine bırakılırken, toplam 5 yıl veya daha fazla kesinleşmiş hapis cezasının infazı bakımından hükümlünün kısıtlanması, kişiliğinin veya mal varlığının korunması kriterine bağlanarak bu konuda vesayet makamına takdir hakkı veriliyor.
Buna göre, kesinleşmiş hapis cezasının infazı amacıyla ceza infaz kurumunda bulunan ergin bir kişi, isteği üzerine kısıtlanacak veya kendisine kayyum atanacak. Toplam 5 yıl veya daha fazla kesinleşmiş hapis cezasının infazı amacıyla ceza infaz kurumunda bulunan ergin bir kişi, isteği bulunmasa dahi kişiliğinin veya mal varlığının korunması bakımından gerekli görülmesi halinde kısıtlanabilecek. Cezayı yerine getirmekle görevli makam, hapis cezasının infazına başlandığını derhal vesayet makamına bildirecek. Vesayet makamı karar vermeden önce hükümlüyü dinleyecek. Kanun’un kayyumluğa ilişkin hükümleri, niteliğine uygun düştüğü ölçüde bu düzenleme için de uygulanacak.
Anayasa Mahkemesi kararı gereğince Türk Medeni Kanunu’nda yapılan değişikliğe göre, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlamaya karar verilebilmesi için aranan resmi sağlık kurulu raporunun temini amacıyla, yasanın “usul” başlıklı madde hükümlerine başvurulabilecek.

VESAYETİN SONA ERDİRİLMESİ
Anayasa Mahkemesi kararı bağlamında Türk Medeni Kanunu’nda yapılan değişikliğe göre, resmi sağlık kurulu raporunun alınabilmesini temin amacıyla kişinin vücudundan kan veya benzeri biyolojik örneklerle kıl, tükürük, tırnak gibi örnekler alınabilecek.
Kişiye gerekli tıbbi müdahaleler yapılabilecek ve gerektiğinde kişi, hekim ön raporu üzerine en fazla 20 gün süreyle sağlık kuruluşuna yerleştirilebilecek. Hekim ön raporu üzerine verilen yerleştirme kararı derhal ilgiliye ve yakınlarına bildirilecek. İlgili veya yakınları, bu karara karşı bildirimden itibaren 10 gün içinde denetim makamına itiraz edebilecek. Yapılan itiraz, kararın icrasını durdurmayacak. İtiraz, denetim makamınca ivedilikle karara bağlanacak.
Yasaya göre, Anayasa Mahkemesi kararı doğrultusunda hapis halinin devamı süresince vesayetin sona erdirilebileceği haller düzenleniyor.
Buna göre, özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkumiyet sebebiyle kısıtlı bulunan kişi üzerindeki vesayet, hapis halinin hukuka uygun şekilde sona ermesiyle kendiliğinden ortadan kalkacak. Hapis halinin devamı süresince vesayetin sona erdirilmesi, toplam 5 yıldan az olan hapis cezasının infazına bağlı olarak verilen kısıtlama kararları bakımından kişinin isteminin bulunması ve toplam 5 yıl veya daha fazla kesinleşmiş hapis cezasının infazına bağlı olarak verilen kısıtlama kararları bakımından kişinin talebi üzerine kişiliğinin veya mal varlığının korunması sebebinin ortadan kalkması halinde mümkün olacak.

ÖRGÜT ADINA SUÇ İŞLEME
Yasa ile Türk Ceza Kanunu’nda yapılan değişiklikle, suçla daha etkin mücadele edilebilmesi ve caydırıcılığın sağlanması amacıyla bir günlük adli para cezası alt tutarı 20 liradan 100 liraya, üst tutarı ise 100 liradan 500 liraya yükseltiliyor. Bu düzenleme, 1 Haziran 2024’te yürürlüğe girecek.
Yasa ile Anayasa Mahkemesinin iptal gerekçeleri dikkate alınarak Türk Ceza Kanunu’nda yapılan değişiklikle, örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme fiili müstakil bir suç olarak düzenleniyor. Buna göre, örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen kişi, ayrıca 2 yıl 6 aydan 6 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacak. İşlenen suçun niteliğine göre verilecek ceza yarısına kadar indirilebilecek. Bu hüküm sadece silahlı örgütler hakkında uygulanacak.
Örgüt adına suç işleyen kişi, hem işlediği suçtan hem de örgüt adına suç işleme cürmünden ayrı ayrı cezalandırılacak.
]]>Enerjisa’dan yapılan açıklamaya göre, sektörde öncü teknolojileri ve insan odaklı çalışma anlayışıyla hareket eden söz konusu dağıtım şirketleri sorumlu oldukları illerde bakım, onarım ve yatırım hizmetlerini sürdürdü.
AYEDAŞ, Anadolu Yakası’nda hizmet verdiği 8 bin 211 trafo ve 35 bin 125 kilometre hat uzunluğunda yaklaşan kış koşullarında da sürdürülebilir ve kesintisiz enerji sağlanabilmesi amacıyla bakım, yenileme ve yatırım çalışmalarına devam etti.
Daha aydınlık bir kent için Adalar, Ataşehir, Beykoz, Çekmeköy, Kadıköy, Kartal, Maltepe, Pendik, Sancaktepe, Sultanbeyli, Şile, Tuzla, Ümraniye ve Üsküdar’da 41 bin 772 aydınlatma armatürünün bakımını gerçekleştiren AYEDAŞ ekipleri, yine adı geçen ilçelerde 2 bin 148 pano ile 134 trafo ve 2 bin 615 dağıtım merkezinin bakımını tamamladı.
Şirket, 3 milyondan fazla müşterisine daha iyi hizmet vermek amacıyla toplam 893 kilometrelik yeni kablo döşeyen AYEDAŞ ekipleri 2 bin 505 yeni aydınlatma armatürünün montajını da tamamladı. Ayrıca yeni 1064 elektrik panosu ile 139 trafo merkezi montajı da tamamlandı.
Başkent EDAŞ da Karabük’te 1762 trafo ve 7823 kilometre hat uzunluğunda yaklaşan kış koşullarında da sürdürülebilir ve kesintisiz enerji sağlanabilmesi amacıyla bakım, yenileme ve yatırım çalışmalarını sürdürdü.
Daha aydınlık bir Karabük için Merkez, Safranbolu, Eflani, Ovacık ve Yenice ilçelerinde 3 bin 7 aydınlatma armatürünün bakımını gerçekleştiren Başkent EDAŞ ekipleri bölgede 204 pano ile 168 trafo ve 134 dağıtım merkezini de elden geçirdi.
Şirket, sektörün değişen dinamiklerine odaklanarak faaliyetlerini insan, çözüm ve inovasyon odağında sürdürmeye devam ediyor. Karabük’te hizmet verdiği 178 binden fazla müşterisine daha iyi hizmet vermek amacıyla toplam 212 kilometrelik yeni kablo döşeyen Başkent EDAŞ ekipleri, kentte 1510 yeni aydınlatma armatürünün montajını da tamamladı. Ayrıca yeni 137 elektrik panosu ile 44 trafo ve 5 dağıtım merkezi montajı da tamamlandı.
Öte yandan, Toroslar EDAŞ, Osmaniye’de hizmet verdiği 2 bin 977 trafo ve 12 bin 860 kilometre hat uzunluğunda yaklaşan kış koşullarında da sürdürülebilir ve kesintisiz enerji sağlanabilmesi amacıyla bakım, yenileme ve yatırım çalışmalarını sürdürdü.
Daha aydınlık bir Osmaniye için Kadirli, Merkez, Düziçi, Bahçe, Toprakkale, Hasanbeyli ve Sumbas ilçelerinde 1804 aydınlatma armatürünün bakımını gerçekleştiren Toroslar EDAŞ ekipleri, bölgede 4 trafo ve 41 dağıtım merkezini de elden geçirdi.
Şirket, sektörün değişen dinamiklerine odaklanarak faaliyetlerini insan, çözüm ve inovasyon odağında sürdürmeye devam ediyor. Osmaniye’de hizmet verdiği 263 binden fazla müşterisine daha iyi hizmet vermek amacıyla toplam 2 bin 305 kilometrelik yeni yer altı hattı tesis eden Toroslar EDAŞ ekipleri, kentte 2 bin 490 yeni aydınlatma armatürünün montajını da tamamladı. Ayrıca yeni 134 elektrik panosu ve 60 trafo merkezi montajı da tamamlandı.
Ayrıca Toroslar EDAŞ, 2016-2020 yıllarını kapsayan son tarife döneminde Türkiye’deki 21 dağıtım şirketi arasında en çok yatırım yapan şirket oldu.
Açıklamada, şirketlerin hizmet verdiği bölgelerde bakım ve yatırım çalışmalarının hız kesmeden süreceği kaydedildi.
]]>Teklife göre, İcra ve İflas Kanunu’nda kanun yoluna başvuru süreleri hafta olarak belirlendiği için buna uyum sağlanması amacıyla Hukuk Muhakemeleri Kanunu’ndaki benzer hükümler dikkate alınarak düzenleme yapılacak. Süre, hafta olarak belirlenmişse başladığı güne son hafta içindeki karşılık gelen günde bitecek.
Hak arama hürriyetinin daha etkin kullanılması amacıyla İcra ve İflas Kanunu’nun kanun yollarına başvuru bakımından Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na uyumunun sağlanması için düzenlemeye gidilecek. Tasdik veya ret kararına karşı borçlu ve tasdik duruşması sırasında itirazda bulunmuş olan alacaklılar, tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde istinaf yoluna, istinaf incelemesi üzerine verilen karara karşı da tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde temyiz yoluna başvurabilecek.
İcra ve İflas Kanunu’na göre, bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerince verilen nihai kararlara karşı temyiz yoluna başvurulmasına yönelik sürede düzenleme yapılacak. Bu kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilecek, temyiz yoluna başvurma ve incelemesi Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre yapılacak.
Bu düzenlemeler 1 Haziran 2024 tarihinde yürürlüğe girecek.
Kişiliğin veya mal varlığının korunması kriteri
Terörle Mücadele Kanunu’nun “terör örgütleri”ne ilişkin düzenlemesi, Türk Ceza Kanunu’nda yapılan değişikliğe uyumlu hale getirilecek.
Teklifle, Anayasa Mahkemesi kararı doğrultusunda Türk Medeni Kanunu’nda değişiklik yapılması öngörülüyor. Özgürlüğü bağlayıcı ceza sebebiyle kısıtlanma kurumu değiştirilerek, ceza infaz kurumunda bulunma hali doğrudan doğruya kısıtlama nedeni olmaktan çıkarılıyor. Ergin kişilerin fiil ehliyetinin bulunduğundan hareketle iradeleri ön plana çıkarılarak kesinleşmiş hapis cezasının infazı amacıyla ceza infaz kurumunda bulunan hükümlünün kısıtlanması esas olarak kendi isteğine bırakılırken, toplam 5 yıl veya daha fazla kesinleşmiş hapis cezasının infazı bakımından hükümlünün kısıtlanması, kişiliğinin veya mal varlığının korunması kriterine bağlanarak bu konuda vesayet makamına takdir hakkı veriliyor.
Buna göre, kesinleşmiş hapis cezasının infazı amacıyla ceza infaz kurumunda bulunan ergin bir kişi, isteği üzerine kısıtlanacak veya kendisine kayyum atanacak. Toplam 5 yıl veya daha fazla kesinleşmiş hapis cezasının infazı amacıyla ceza infaz kurumunda bulunan ergin bir kişi, isteği bulunmasa dahi kişiliğinin veya mal varlığının korunması bakımından gerekli görülmesi halinde kısıtlanabilecek. Cezayı yerine getirmekle görevli makam, hapis cezasının infazına başlandığını derhal vesayet makamına bildirecek. Vesayet makamı karar vermeden önce hükümlüyü dinleyecek. Kanun’un kayyumluğa ilişkin hükümleri, niteliğine uygun düştüğü ölçüde bu düzenleme için de uygulanacak.
Anayasa Mahkemesi kararı gereğince Türk Medeni Kanunu’nda yapılan değişikliğe göre, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlamaya karar verilebilmesi için aranan resmi sağlık kurulu raporunun temini amacıyla, yasanın “usul” başlıklı madde hükümlerine başvurulabilecek.
Vesayetin sona erdirilmesi
Anayasa Mahkemesi kararı bağlamında Türk Medeni Kanunu’nda yapılan değişikliğe göre, resmi sağlık kurulu raporunun alınabilmesini temin amacıyla kişinin vücudundan kan veya benzeri biyolojik örneklerle kıl, tükürük, tırnak gibi örnekler alınabilecek.
Kişiye gerekli tıbbi müdahaleler yapılabilecek ve gerektiğinde kişi, hekim ön raporu üzerine en fazla 20 gün süreyle sağlık kuruluşuna yerleştirilebilecek. Hekim ön raporu üzerine verilen yerleştirme kararı derhal ilgiliye ve yakınlarına bildirilecek. İlgili veya yakınları, bu karara karşı bildirimden itibaren 10 gün içinde denetim makamına itiraz edebilecek. Yapılan itiraz, kararın icrasını durdurmayacak. İtiraz, denetim makamınca ivedilikle karara bağlanacak.
Teklifle, Anayasa Mahkemesi kararı doğrultusunda hapis halinin devamı süresince vesayetin sona erdirilebileceği haller düzenleniyor.
Buna göre, özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkumiyet sebebiyle kısıtlı bulunan kişi üzerindeki vesayet, hapis halinin hukuka uygun bir şekilde sona ermesiyle kendiliğinden ortadan kalkacak. Hapis halinin devamı süresince vesayetin sona erdirilmesi, toplam 5 yıldan az olan hapis cezasının infazına bağlı olarak verilen kısıtlama kararları bakımından kişinin isteminin bulunması ve toplam 5 yıl veya daha fazla kesinleşmiş hapis cezasının infazına bağlı olarak verilen kısıtlama kararları bakımından kişinin talebi üzerine kişiliğinin veya mal varlığının korunması sebebinin ortadan kalkması halinde mümkün olacak.
Örgüt adına suç işleme
Türk Ceza Kanunu’nda yapılan değişikliğe göre, suçla daha etkin mücadele edilebilmesi ve caydırıcılığın sağlanması amacıyla bir günlük adli para cezası alt tutarı 20 liradan 100 liraya, üst tutarı ise 100 liradan 500 liraya yükseltilecek. Bu düzenleme, 1 Haziran 2024’te yürürlüğe girecek.
Anayasa Mahkemesinin iptal gerekçeleri dikkate alınarak Türk Ceza Kanunu’nda yapılan değişiklikle, örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme fiili müstakil bir suç olarak düzenleniyor. Buna göre, örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen kişi, ayrıca 2 yıl 6 aydan 6 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacak. İşlenen suçun niteliğine göre verilecek ceza yarısına kadar indirilebilecek. Bu hüküm sadece silahlı örgütler hakkında uygulanacak.
Örgüt adına suç işleyen kişi, hem işlediği suçtan hem de örgüt adına suç işleme cürümünden ayrı ayrı cezalandırılacak.
(Sürecek)
]]>Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca tutuklu sanık S.A. hakkında hazırlanan iddianame, 1. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.
İddianamede, 5 Eylül 2023’te damat A.E’nin, F.A. ile merkez Kayapınar ilçesinde bir düğün salonunda kına gecesi merasimi olduğu, sanık S.A’nın gelin F.A’nın amcasının torunu olduğu belirtildi.
Sanığın, yaklaşık 3 yıl önce evlenmek amacıyla F.A’yı ailesinden istediği ancak ailenin rıza göstermemesi nedeniyle evliliğin gerçekleşmediği kaydedilen iddianamede, sanığın olay tarihinden 1 ay önce F.A’nın müşteki A.E. ile evleneceğini öğrenmesi üzerine bu evliliğe engel olmak amacıyla plan yaptığı, olay tarihinde yaşadığı köyden kent merkezine tek başına gelerek düğün salonunda beklediği anlatıldı.
Sanığın, müşteki A.E. ve F.A’nın düğün salonuna geldikleri esnada belinden çıkardığı tabancayla damada karşı öldürmek amacıyla yakın mesafeden 5 el ateş ettiği vurgulanan iddianamede, müştekinin hayati tehlike geçirecek ve kemik kırığının hayat fonksiyonlarını ağır derecede etkileyecek şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği ifade edildi.
“Sanığın öldürme amacıyla hareket ettiği değerlendirilmiştir”
Sanık S.A’nın, müşteki A.E’yi öldürmek amacıyla ateş ettiği esnada kurşunlardan birinin mağdur E.K’ye isabet ettiği ifade edilen iddianamede, yaralı çocuğun basit tıbbı müdahale ile giderilemeyecek ve kemik kırığının hayat fonksiyonlarını ağır derecede etkileyecek şekilde yaralandığı aktarıldı.
İddianamenin, değerlendirme ve sonuç kısmında şu tespitlerde bulunuldu.
“Her ne kadar şüpheli ifadesinde amacının müştekiyi öldürmek olmadığını ve düğünü bozmak olduğunu belirtse de kullanılan tabancanın öldürmeye elverişli ateşli silah olması, yakın mesafeden 5 el ateş etmesiyle, müşteki A.E’nin hayati tehlike geçirmesine neden olmuştur. Müştekinin, F.A. ile evlenecek olması nedeniyle şüphelinin kendisine husumet duyması dikkate alındığında, sanığın öldürme amacıyla hareket ettiği değerlendirilmiştir. Şüpheli olaydan bir ay önce F.A’nın müşteki ile evleneceğini öğrenmesi üzerine evliliği istemediği için engel olmak amacıyla planlı şekilde ve tasarlayarak hareket ettiği için eyleminin ‘tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs’ suçunu oluşturduğu anlaşılmıştır. Sanığın düğün salonunda ve kalabalık bir ortamda ateş ettiği, kurşunların bir kısmının başkasına isabet edebileceğini öngörmesine rağmen ‘olursa olsun’ düşüncesiyle hareket ederek, müşteki E.K’ye yönelik ise ‘olası kastla kasten yaralama’ suçunu işlemiştir. Olayda kullandığı tabancanın da yasak niteliğe haiz olduğu tespit edilmiştir.”
İstenilen ceza
İddianamede, tutuklu sanık S.A. hakkında “tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs”, “olası kastla kasten yaralama” ve “ruhsatsız ateşli silahla mermileri satın alma, taşıma veya bulundurma” suçlarından 15 yıldan 26 yıla kadar hapis cezası isteniyor.
Diyarbakır’ın merkez Kayapınar ilçesindeki bir düğün salonunda 5 Eylül 2023’te damat A.E, gelinle salona girdiği sırada silahlı saldırıya uğramış, saldırıda damat ile seken kurşunların isabet ettiği E.K. isimli çocuk yaralanmıştı.
Ağır yaralanan damat yakınları tarafından özel bir hastaneye, çocuk da sağlık ekiplerince Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırılmış, polis ekiplerince yakalanan S.A. gözaltına alınmış, çıkarıldığı hakimlikçe tutuklanmıştı.
Saldırıda yaralanan damat A.E. (20), tedavisinin ardından F.A. ile 1 Ekim 2023’te Batman’da düzenlenen törenle evlenmişti.
]]>Teklifin kabul edilen maddelerine göre, İcra ve İflas Kanunu’nda kanun yoluna başvuru süreleri hafta olarak belirlendiği için buna uyum sağlanması amacıyla Hukuk Muhakemeleri Kanunu’ndaki benzer hükümler dikkate alınarak düzenleme yapılacak. Süre, hafta olarak belirlenmişse başladığı güne son hafta içindeki karşılık gelen günde bitecek.
Hak arama hürriyetinin daha etkin kullanılması amacıyla İcra ve İflas Kanunu’nun kanun yollarına başvuru bakımından Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na uyumunun sağlanması için düzenlemeye gidilecek. Tasdik veya ret kararına karşı borçlu ve tasdik duruşması sırasında itirazda bulunmuş olan alacaklılar, tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde istinaf yoluna, istinaf incelemesi üzerine verilen karara karşı da tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde temyiz yoluna başvurabilecek.
İcra ve İflas Kanunu’na göre, bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerince verilen nihai kararlara karşı temyiz yoluna başvurulmasına yönelik sürede düzenleme yapılacak. Bu kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilecek, temyiz yoluna başvurma ve incelemesi Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre yapılacak.
Bu düzenlemeler 1 Haziran 2024 tarihinde yürürlüğe girecek.
Kişiliğin veya mal varlığının korunması kriteri
Terörle Mücadele Kanunu’nun “terör örgütleri”ne ilişkin düzenlemesi, Türk Ceza Kanunu’nda yapılan değişikliğe uyumlu hale getirilecek.
Teklifle, Anayasa Mahkemesi kararı doğrultusunda Türk Medeni Kanunu’nda değişiklik yapılması öngörülüyor. Özgürlüğü bağlayıcı ceza sebebiyle kısıtlanma kurumu değiştirilerek, ceza infaz kurumunda bulunma hali doğrudan doğruya kısıtlama nedeni olmaktan çıkarılıyor. Ergin kişilerin fiil ehliyetinin bulunduğundan hareketle iradeleri ön plana çıkarılarak kesinleşmiş hapis cezasının infazı amacıyla ceza infaz kurumunda bulunan hükümlünün kısıtlanması esas olarak kendi isteğine bırakılırken, toplam 5 yıl veya daha fazla kesinleşmiş hapis cezasının infazı bakımından hükümlünün kısıtlanması, kişiliğinin veya mal varlığının korunması kriterine bağlanarak bu konuda vesayet makamına takdir hakkı veriliyor.
Buna göre, kesinleşmiş hapis cezasının infazı amacıyla ceza infaz kurumunda bulunan ergin bir kişi, isteği üzerine kısıtlanacak veya kendisine kayyum atanacak. Toplam 5 yıl veya daha fazla kesinleşmiş hapis cezasının infazı amacıyla ceza infaz kurumunda bulunan ergin bir kişi, isteği bulunmasa dahi kişiliğinin veya mal varlığının korunması bakımından gerekli görülmesi halinde kısıtlanabilecek. Cezayı yerine getirmekle görevli makam, hapis cezasının infazına başlandığını derhal vesayet makamına bildirecek. Vesayet makamı karar vermeden önce hükümlüyü dinleyecek. Kanun’un kayyumluğa ilişkin hükümleri, niteliğine uygun düştüğü ölçüde bu düzenleme için de uygulanacak.
Anayasa Mahkemesi kararı gereğince Türk Medeni Kanunu’nda yapılan değişikliğe göre, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlamaya karar verilebilmesi için aranan resmi sağlık kurulu raporunun temini amacıyla, yasanın “usul” başlıklı madde hükümlerine başvurulabilecek.
Vesayetin sona erdirilmesi
Anayasa Mahkemesi kararı bağlamında Türk Medeni Kanunu’nda yapılan değişikliğe göre, resmi sağlık kurulu raporunun alınabilmesini temin amacıyla kişinin vücudundan kan veya benzeri biyolojik örneklerle kıl, tükürük, tırnak gibi örnekler alınabilecek.
Kişiye gerekli tıbbi müdahaleler yapılabilecek ve gerektiğinde kişi, hekim ön raporu üzerine en fazla 20 gün süreyle sağlık kuruluşuna yerleştirilebilecek. Hekim ön raporu üzerine verilen yerleştirme kararı derhal ilgiliye ve yakınlarına bildirilecek. İlgili veya yakınları, bu karara karşı bildirimden itibaren 10 gün içinde denetim makamına itiraz edebilecek. Yapılan itiraz, kararın icrasını durdurmayacak. İtiraz, denetim makamınca ivedilikle karara bağlanacak.
Teklifle, Anayasa Mahkemesi kararı doğrultusunda hapis halinin devamı süresince vesayetin sona erdirilebileceği haller düzenleniyor.
Buna göre, özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkumiyet sebebiyle kısıtlı bulunan kişi üzerindeki vesayet, hapis halinin hukuka uygun bir şekilde sona ermesiyle kendiliğinden ortadan kalkacak. Hapis halinin devamı süresince vesayetin sona erdirilmesi, toplam 5 yıldan az olan hapis cezasının infazına bağlı olarak verilen kısıtlama kararları bakımından kişinin isteminin bulunması ve toplam 5 yıl veya daha fazla kesinleşmiş hapis cezasının infazına bağlı olarak verilen kısıtlama kararları bakımından kişinin talebi üzerine kişiliğinin veya mal varlığının korunması sebebinin ortadan kalkması halinde mümkün olacak.
Örgüt adına suç işleme
Türk Ceza Kanunu’nda yapılan değişikliğe göre, suçla daha etkin mücadele edilebilmesi ve caydırıcılığın sağlanması amacıyla bir günlük adli para cezası alt tutarı 20 liradan 100 liraya, üst tutarı ise 100 liradan 500 liraya yükseltilecek. Bu düzenleme, 1 Haziran 2024’te yürürlüğe girecek.
Anayasa Mahkemesinin iptal gerekçeleri dikkate alınarak Türk Ceza Kanunu’nda yapılan değişiklikle, örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme fiili müstakil bir suç olarak düzenleniyor. Buna göre, örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen kişi, ayrıca 2 yıl 6 aydan 6 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacak. İşlenen suçun niteliğine göre verilecek ceza yarısına kadar indirilebilecek. Bu hüküm sadece silahlı örgütler hakkında uygulanacak.
Örgüt adına suç işleyen kişi, hem işlediği suçtan hem de örgüt adına suç işleme cürümünden ayrı ayrı cezalandırılacak.
Türk Ceza Kanunu’nda (TCK) düzenlemeler yapılacak. Buna göre de TCK’de belirtilen “devletin güvenliğine karşı suçlar ile anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar” bakımından, silahlı örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen kişi ayrıca 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacak. İşlenen suçun niteliğine göre verilecek ceza yarısına kadar indirilebilecek.
Ceza Muhakemesi Kanunu’nda yapılan değişiklikle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat istemlerinin kapsamı genişletiliyor. Düzenlemeye göre, yakalama ve tutuklama işlemlerinin yanı sıra adli kontrol işlemlerine karşı da kanunda öngörülen başvuru imkanlarından yararlandırılmayan kişiler, tazminat isteminde bulunabilecek.
Konutu terk etmemek veya uyuşturucu, uyarıcı veya uçucu maddeler ile alkol bağımlılığından arınmak amacıyla hastaneye yatmak dahil, tedavi veya muayene tedbirlerine tabi olmak ve bunları kabul etme şeklindeki adli kontrol yükümlülükleri uygulandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen kişilerin, tazminat isteminde bulunabilmelerine imkan tanınıyor.
Koruma tedbirleri nedeniyle yapılacak tazminat istemlerinin kurulan Tazminat Komisyonuna yapılması öngörülüyor ve bu istemlerin idari başvuru yoluyla hızlı bir biçimde sonuçlandırılması amaçlanıyor. Böylelikle, yargılama yapılmasını gerektirmeyen tazminat istemleri hakkında kısa sürede karar verilmesi sağlanmış olacak. Bu hükümler 1 Haziran 2024 tarihinde yürürlüğe girecek.
Teklifin ilk 14 maddesinin kabul edilmesinin ardından Komisyon Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel, teklifin diğer maddelerinin görüşülmesine bugün saat 11.00’de devam edileceğini bildirdi.
]]>BAKAN ŞİMŞEK’TEN ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİNE UYARI
Şimşek, suç gelirlerinin aklanması ve terörün finansmanının önlenmesi konusunda kamuoyunun bilinçlendirilmesi amacıyla yürütülen çalışmaları anlattı. Kamuoyunun bilinçlenmesinin, bu suçların önlenmesindeki kritik rolünü dikkate alarak farkındalık artırıcı çalışmalara önem verdiklerini vurgulayan Şimşek, özellikle üniversite öğrencilerinin “hesap kullandırma” faaliyetlerinde bulunabildiğini söyledi.
“HESAPLARINI KARA PARA AKLAYAN KİŞİLERE KULLANDIRMASINLAR”
Şimşek, MASAK’ın üniversite öğrencilerine bu konudaki gerekli bilgilendirmeyi yapmak üzere Yükseköğretim Kurulu (YÖK), Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) ile Gençlik ve Spor Bakanlığı ile işbirliği yaptığını belirterek, “Üniversite öğrencileri, gelir elde etmek amacıyla banka hesaplarını kara para aklayan ya da terörü finanse eden kişilere kullandırmasınlar. Gençler, bilerek ya da bilmeyerek geleceklerini karartmasınlar. Bu durum, kara para aklayan ya da terörü finanse eden kişilerin paranın izini kaybettirmek için yüksek miktarda para transferi gerçekleştirerek nihai amaçlarına ulaşmalarına sebep oluyor” dedi.
“HAPİS CEZALARIYLA KARŞILAŞABİLİRLER”
Bu kapsamda mesleki eğitimdeki öğrencilerin staj ücreti için açtığı hesaplara işaret eden Şimşek, “Hesaplarını kullandıranlar, ilerleyen süreçte hapis cezalarıyla karşılaşabilirler. Gençler, bu işlere bilmeden bulaşsalar dahi, sabıkalı duruma düşeceklerini ve geleceklerini karartma riskinin olduğunu bilmeli.” diye konuştu. Şimşek, MASAK’ın bu durumu engellemek için öncelikle RTÜK ile işbirliği yaptığı bilgisini vererek, TRT tarafından hazırlanan kamu spotunun televizyon kanallarında yayınlanmasına başlandığını bildirdi.

ÜNİVERSİTELERE GÖNDERİLMEK AMACIYLA AFİŞLER HAZIRLANDI
Ayrıca üniversite öğrencilerini bilinçlendirmek için MASAK tarafından hazırlanan afişlerin, üniversitelere gönderilmesi amacıyla YÖK’e iletildiğini anlatan Şimşek, şu değerlendirmelerde bulundu; “Bu afişlerde öğrencilere ‘Gelecek hesaplarınızı yakmayın. Kara para aklama, terör örgütlerinin finansmanı ve dolandırıcılık gibi suçların para transferlerinde banka hesaplarınızın kullanılması durumunda ağır hapis cezasıyla karşılaşabilirsiniz. Banka hesaplarınızı başkalarına kullandırmayın.’ uyarısı yapıldı. Benzer işbirliği Gençlik ve Spor Bakanlığı ile de gerçekleştirildi. MASAK tarafından hazırlanan afişler, gerek Kredi ve Yurtlar Genel Müdürlüğüne ait ve gerekse özel yurtlarda asılması amacıyla Bakanlığına gönderildi. YÖK’ün ardından ortaöğretim çağındaki gençlerin bilgilendirilmesine yönelik Milli Eğitim Bakanlığı ile de ortak çalışma başlatıyoruz.”
“YENİ SUÇ AĞLARI DEŞİFRE EDİLİYOR”
Şimşek, suç gelirlerinin aklanması ve terörün finansmanının önlenmesi amacıyla yasal mevzuat ve MASAK’ın kurumsal yapısının güçlendirilmesiyle kamuoyunun bu konularda güçlü biçimde bilgilendirilmesi faaliyetlerine devam edeceklerini dile getirerek, “Kara parayla mücadele, vergi kayıp ve kaçağının önlenmesi açısından da önem taşıyor. Devleti gelir kaybına uğratacak her türlü kayıt dışı işlemin yakından takipçisi olacağız.” ifadelerini kullandı. MASAK’ın, suç gelirlerinin aklanması ve terörün finansmanının önlenmesi konusunda çalışmalarına, kolluk kuvvetleri ve adli mercilerle de işbirliği içinde aralıksız sürdüğünü vurgulayan Şimşek, şunları kaydetti; “MASAK, uyuşturucu kaçakçılığı, örgütlü suçlar, yasa dışı bahis ve dolandırıcılık başta olmak üzere kara parayla ilgili pek çok konuda gerek kolluk birimlerine ve gerekse adli birimlere çok önemli katkılar sağlıyor. MASAK bir yandan mali sektörden şüpheli işlem bildirimleri vesair bilgileri temin ediyor bir yandan da adli merciler ve kolluk kuvvetlerinin yürüttüğü soruşturmalardaki bilgi ve belgeleri ediniyor. Toplanan verilerle soruşturma dosyalarında yer alan bilgi ve belgeler teknolojik araçlar ve uzmanlık bilgisiyle harmanlanarak yüksek hassasiyetle analize tabi tutuluyor. Bu analizler sonucu adli mercilerle kolluk kuvvetlerine suç ve suçluya dair yeni açılımlar sağlanıyor, suç şüpheleri kesinleştiriliyor, yeni suç ağları deşifre ediliyor, suçtan elde edilen kara paraya el konulması sağlanıyor.”
]]>