MERSİN – Mersin Büyükşehir Belediyesinin başlangıç evre alzheimer hastaları için açtığı Gülümse Alzheimer Yaşam Merkezi’nde hastalar, gerçekleştirilen zihinsel ve fiziksel aktiviteler sayesinde hayata daha sıkı tutunuyor. Yaklaşık 4 ay önce açılan merkezden 16 hasta faydalanıyor.
Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı bünyesinde başlangıç evre alzheimer hastalarına hizmet veren merkezde hastaların yüzü gülüyor. Hafta içi her gün sabah evlerinden alınan ve merkeze getirilen katılımcılar, gün boyu farklı etkinliklerle buluşturuluyor. Zihinsel ve fiziksel aktivitelerin yaptırıldığı merkezde, haftanın farklı günlerinde geziler ve Yeşilçam Günleri de düzenleniyor. Merkeze gelen hastalar gün içinde yapılan mandala, taş ve ahşap boyama, zeka oyunları ve egzersizlerle kaliteli vakit geçiriyor. Etkinlikler hastaların fonksiyonlarının hızlanmasını ve hastalık seyrinin yavaşlamasını da sağlıyor. Merkezde müzik eşliğinde etkinlikler yapan hastalar, eğlenceli vakit geçiriyor. Rutin sağlık kontrolleri hemşireler tarafından yapılan hastaların, gün içinde ilaç takipleri de yapılıyor. Annesini ya da babasını gönül rahatlığıyla merkeze emanet eden hasta yakınları da gün içinde rutin işlerini halledip, kendilerine vakit ayırabiliyorlar.
“Hastalıklarının seyrindeki yavaşlamayı görebiliyoruz”
Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı’nda Gerontolog olarak görev yapan Cihan Tanrıverdi, merkezin 4 aydır faaliyette olduğunu söyledi. Merkezin, başlangıç evresi alzheimer hastalarını misafir ettiğini belirten Tanrıverdi, hastaların sosyalleşmesi ve hastalığın seyrinin yavaşlaması adına önemli bir hizmet verdiklerini ifade ederek, “Merkezimizde zihinsel ve fiziksel etkinlikler yapılıyor. Mandala, ahşap ve taş boyama ile zeka oyunları ve ritim etkinlikleri var. Cuma günleri fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanı arkadaşlarımız tarafından, basit egzersizler yaptırılıyor. Haftanın bir günü dış mekan etkinliklerimiz olurken, bir gün de Yeşilçam günleri yapıyoruz. Hastalar birbiriyle arkadaş oldular. Hastalıklarının seyrindeki yavaşlamayı da görebiliyoruz” dedi.
Hastaların sabah evlerinden alınıp akşam evlerine bırakıldığını kaydeden Tanrıverdi, “Günlük rutin sağlık kontrolleri, hemşire arkadaşlarımız tarafından yapılıyor. Gün içerisinde kullandıkları ilaçların takibini yapıyoruz. En mutlu olduğumuz konu; hastalar buraya başladıktan sonra, doktor kontrollerine rutin olarak gitmeye başlamaları. Kontrol sonrası bize güzel dönüşler oluyor. Hasta yakınları aradıklarında, ‘annemin, babamın hastalığının seyrinde ciddi bir yavaşlama var’ diyorlar. Onların yaşadıkları bu mutluluk, hastaların sabah buraya geldiklerinde yüzlerindeki gülümseme, gün içinde eğlenmeleri bizleri de hem mutlu, hem daha fazla motive ediyor” diye konuştu.
“10 yıllık durgunluktan sonra, hayata yeniden başladım”
Yaklaşık 10 yıl boyunca yatarak hayatını sürdürdüğünü belirten Saime Soylu, bu süreçte kimseyle iletişim kurmak istemediğini ifade etti. Merkezin kendisine iyi geldiğini ve 10 yıllık durgunluğun ardından hayata yeniden başladığını dile getiren Soylu, çalışanların yaklaşımlarının kendilerini özel hissettirdiğini kaydetti.
Merkezden hizmet alan Saime Soylu’nun kızı Hatice Örs de, “Bizim için bir nefes oluyor. Annem çok mutlu. Önceden evde tek başınaydı. Şimdi merkezde kendi yaşıtlarıyla sosyalleşiyor, hocalarla sohbet ediyor” dedi. Annesinde önemli gelişmeler olduğunu sözlerine ekleyen Örs, “Annemin hiç iletişimi yoktu, çok durgundu ve çok mutsuzdu. Şimdi bir çocuk gibi merkeze gitmek için hevesleniyor” diye konuştu.
Merkezden faydalanan eczacılık mesleğinden emekli Ayşe Çağlayan, çocuk doktoru Turhan Ergene ve hava kuvvetlerinden emekli Mustafa Taner Sarıgül de memnuniyetlerini dile getirdi.
]]>Bu sayede daha fazla insanın bakım, destek ve yeni ilaç tedavilerine daha erken aşamada başlanması umuluyor.
İngiltere’deki Alzheimer Society (Alzheimer Derneği) verilerine göre bugün dünyada 55 milyon insan demansla yaşıyor ve 2050’de bu rakamın 139 milyona ulaşacağı tahmin ediliyor.
Demans ve Alzheimer aynı şey mi?
Demans, beynin birçok hastalığında görülen bir semptomdur.
Hafıza kaybı söz konusudur ve özellikle yakın zamandaki olayları hatırlamakta zorluk çekilir.
Diğer belirtiler arasında davranış, ruh hali ve kişilik değişiklikleri, tanıdık yerlerde kaybolma veya konuşmada doğru kelimeyi bulamama sayılabilir.
Bu durum, insanların yemek yeme ve su içme gibi ihtiyaçlarının farkında olmadıkları bir noktaya ulaşabilir.
Alzheimer, demansa neden olan hastalıklar arasında en yaygın olanıdır.
Diğer demans türleri ve yol açan unsurlar ise şunlar:
Alzheimer’ın erken belirtileri neler?
Alzheimer hastalığının ilk belirtileri genellikle hafıza kaybı olarak ortaya çıkar.
Bu, son konuşmaları unutmayı, eşya kaybetmeyi, isimleri unutmayı veya aynı soruyu tekrar tekrar sormayı içerebilir.
Ruh halinde de daha fazla endişe veya kafa karışıklığı gibi değişiklikler olabilir.
Gençler Alzheimer’a yakalanır mı?
Alzheimer çoğunlukla bir yaşlılık hastalığıdır. 80 yaşın üzerindeki her altı kişiden birinde görülür.
Erken (genç) başlangıçlı Alzheimer nispeten nadirdir. Yine de Alzheimer vakalarının yüzde 5’i 65 yaşın altındaki kişilerde ortaya çıkar.
Çok daha az sayıda insan ise 30’lu ve 40’lı yaşlarında etkilenebilir.
Genç yaşta Alzheimer’a yakalanmak için bilinen tek risk faktörü, yakın akrabaların da erken başlangıçlı hastalığa sahip olmasıdır. Hastalığı önlemenin bilinen bir yolu yoktur.
Demans engellenebilir mi?
Demansa yakalanmayı engellemenin kanıtlanmış bir yolu yok.
Ancak araştırmalar, her üç vakadan birinin yaşam tarzı değişiklikleri ile önlenebileceğini gösteriyor:
Bunları yapmanın beyni korumaya nasıl yardımcı olabileceği tam olarak bilinmiyor.
Peki, bu yaşam tarzı faktörleri beyindeki bunama sürecini gerçekten durduruyor mu? Yoksa beyni bunamaya hazırlayıp böylece daha uzun süre idare edilmesini sağlayarak semptomların ortaya çıkması mı erteleniyor?
Alzheimer kalıtsal mı?
Alzheimer kalıtsal olabilir, ama olay bundan ibaret değil.
Alzheimer’lı bir ebeveyne veya kardeşe sahip olmak hastalığa yakalanma riskini artırır.
Ancak hastalığa yakalanmış bir akrabanızın olması, kaderinizde bu hastalığa yakalanmak olduğu anlamına gelmez.
Alzheimer’dan etkilenmemiş bir ailede olmak da hastalığa yakalanmayacağınız anlamına gelmez.
Alzheimer tedavisinde hangi ilaçlar kullanılıyor?
İlk kez klinik deneylerde ilaçların Alzheimer hastalığının hızını yavaşlattığı kanıtlandı.
, hastalığın erken evrelerinde beyindeki amiloid adlı proteini hedef alıyor.
Amiloid, beyin hücreleri arasındaki boşluklarda birikerek hastalığın özelliklerinden biri olan plakları oluşturuyor.
Ancak bu ilaçların faydası çok büyük görünmüyor; hastalığı durdurmuyor ya da tersine çevirmiyorlar.
Bu ilaçlar henüz bilimsel çalışma aşamasını geçip rutin hastane kullanımına sunulmuş değil.
Londra’daki University College Hastanesi’nde miridesap adlı bir ilacın denemeleri yapılıyor.
Deneme, en fazla 12 ay boyunca ilacın her gün mideye enjekte edilmesini içeriyor ve SAP (serum amiloid P bileşeni) adı verilen proteini beyinden uzaklaştıran ilacın, amiloid plakların beyin hücrelerine zarar vermesini durdurup durduramayacağını öğrenmeyi amaçlıyor.
Araştırmacılar bunun Alzheimer hastalığının gelişim sürecinin bir parçası olabileceğini düşünüyor.
]]>