Allah – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Mon, 15 Jul 2024 08:45:05 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 15 Temmuz Gazisi Vahide Şefkatlioğlu, Protez Bacağına Kavuşmak İstiyor https://www.haber60.com.tr/15-temmuz-gazisi-vahide-sefkatlioglu-protez-bacagina-kavusmak-istiyor/ https://www.haber60.com.tr/15-temmuz-gazisi-vahide-sefkatlioglu-protez-bacagina-kavusmak-istiyor/#respond Mon, 15 Jul 2024 08:45:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=39509 İstanbul’da 15 Temmuz 2016’da FETÖ’nün darbe girişiminde eşi şehit olan, kendisi de bir bacağını kaybeden gazi Vahide Şefkatlioğlu, protez bacağına kavuşarak çocukları ve torunlarıyla geçireceği günlerin hayalini kuruyor.

Üç çocuk annesi 47 yaşındaki Vahide Şefkatlioğlu, 15 Temmuz’da evde bulunduğu sırada kız kardeşinin telefonla arayarak “darbe girişimi” olduğunu söylemesi üzerine eşi ve bir oğluyla sokağa çıktı.

Çok sayıda vatandaşla Atatürk Havalimanı’na yürüdükleri sırada üzerlerinden tank geçmesi sonucu eşi şehit, kendisi de gazi olan Şefkatlioğlu, 1 yıl hastanede tedavi gördü.

Bacağına takılan protezi kullanamayan, 8 yılı hep birilerine muhtaç geçiren Şefkatlioğlu, artık kendi işlerini yapabilmek, çocukları ve torunlarıyla güzel anılar biriktirmek için bacağına uygun yeni bir protez yapılması amacıyla Gaziler Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde 2 aydır tedavi görüyor.

“Benim Türk askerimin bana saldıracağı 40 yıl düşünsem aklıma gelmez”

15 Temmuz günü ve sonrasında yaşadıklarını AA muhabirine anlatan Şefkatlioğlu, kız kardeşi darbe girişimi olduğunu söylediğinde iç savaş çıktığını düşünerek ağladığını ve hemen dışarı çıkmak istediğini belirtti.

“Normalde o kadar cesaretsiz bir insanımdır ki ama o gün Allah’ın gerçekten büyük lütfu, içimde bir gram bile korku yoktu.” diyen Şefkatlioğlu, o zaman 9 yaşında olan en küçük kızı ile ablasına “Siz evde kalın” diyerek, oğlu ve eşiyle dışarı çıktığını söyledi.

Kalabalığa doğru yürümeye başladıklarını belirten Şefkatlioğlu, şöyle devam etti:

“Benim Türk askerimin bana saldıracağı 40 yıl düşünsem aklıma gelmez. ‘Emniyete saldırı yapılmış’ dediler o alana doğru gitmeye başladık. Çıktığımızda çok fazla kalabalık yoktu. 15, 20 dakika geçince maşallah öyle bir akın oldu ki o gençleri görünce ben bir yandan ağlıyorum bir yandan tekbir getiriyorum. ‘Allah’a binlerce şükürler olsun, Allah’ın izniyle bu vatan yıkılmaz bu kadar ülkesini seven gençler varken’ diyorum. O günkü o vatan sevgisi, bayrak sevgisi başka bir şeydi. Gençlerin elindeki bayraklar, tekbir sesleri, bu kadar vatanını seven gençlerimizin olması çok gurur verici bir şeydi.”

“Al bayraklı üniformamı giyip de beni ezmesi ne kadar büyük acı”

Şefkatlioğlu, oğlunun bulundukları yerden karşı tarafa geçtiğini, eşi ve kendisinin de kalabalıkla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı karşılamak üzere havaalanına yürümeye başladığını anlattı.

Eşinin kendisine eve gitmesini söylediğini ancak “ölmek var, dönmek yok” diyerek bunu kabul etmediğini aktaran Şefkatlioğlu, otobana doğru yürümeye başladıklarını, bariyerlerden atlayarak otobana geçtiklerini ifade etti.

Yaklaşık 15, 20 dakika yürüdükten sonra arkasına baktığında çok büyük bir kalabalık gördüğünü aktaran Şefkatlioğlu, o an yaşadıklarını şöyle anlattı:

“Oradan tankın geçmesi imkansızdı. Tankın oradan geçmesi için içindekinin insan değil canavar olması lazım. Bir insan karıncayı ezemezken bu kadar merhamet duygusunu yitirmiş insanların olması, al bayraklı üniformamı giyip de beni ezmesi ne kadar büyük acı, bunun zaten izahı bile yok. Karşınızdaki düşman olsa diyeceksin ki ben düşmana karşı savaşıyorum. Ama bu benim tankım, benim silahım ve bunlarla bizi vuruyorlar, eziyorlar. 15 dakika sonra ateş etmeye başladılar. Ben tankı görmedim. Ateş insanların üstüne saçılmaya başladı. Herkes koşmaya başladı. Herkes bir kenara kaçmaya başlayınca eşim de bana ‘biz bariyerlerin üstünden atlayalım’ dedi. Ben de eşime ‘sen üstten atla ben alttan geçeyim’ dedim. Eşim ayağını bariyerlerin üstüne attı. Ben alttan elimi koydum. Tank o anda üstümüzden geçti. O kadar hızlı geliyormuş ki sadece ‘Allah’ dedim. Şuurumu kaybetmedim. Bir çocuk ‘ablayı kurtaralım’ diye bağırmaya başladı. Kimisi ‘Ambulans gelsin’ diyordu. Biri de ‘Ambulans gelirse kan kaybından ölebilir çünkü bacakları kopmuş’ dedi ve beni bir araca bindirdiler. Acı falan da hissetmedim. Gerçekten Allah hiçbir acı hissettirmedi bana.”

“İmanımızla, vatanımızı kanımızın son damlasına kadar koruduk”

Vahide Şefkatlioğlu, 2,5 ay yoğun bakımda tedavi gördüğünü, 1 yıl da hastanede kaldığını belirterek, uyandığında ilk olarak “Vatan kurtuldu mu?” diye sorduğunu dile getirdi.

Sonrasında sol bacağının kesileceğini öğrendiğini anlatan Şefkatlioğlu, eşinin durumunun da ağır olduğunu söylediklerini ifade etti.

Sağ bacağından ise 8 ameliyat olduğunu belirten Şefkatlioğlu, “Bir yıl boyunca sağ bacağımı kurtarmaya çalıştılar. 6 ay elimi kullanamadım, parçalanmıştı. Dikiş tutmadığı için zımbalıydı. Doktorlar ‘Senin ölüm kağıdını yazıyorduk ama mucize gibi kurtuldun’ dedi. Eşimin vefatını 1,5 ay sonra öğrendim. Herkese ‘Eşim nerede, nasıl, ne oldu?’ diye soruyorum, yalvarıyorum, görmek istiyorum. Oğlum, ‘Anne, babam şehit oldu’ dedi. Ne mutlu ki şehit olmuş. Allah’tan gelen baş göz üstüne. Onun gururu çok büyük bir şey.” diye konuştu.

O gün dışarı çıktığı için asla pişman olmadığını vurgulayan Şefkatlioğlu, “Vatan için bir kere değil bin kere yine ölürüz. Bir Vahide gider, bin Vahide gelir. Bir Mehmet gider bin Mehmet gelir. Ama bir vatan geri gelmez. O geceye herkes kanlı gece diyor. Biz o kanlı geceyi şanlı geceye çevirdik. Onurumuzla, gururumuzla, elimizdeki iman gücüyle gerçekten vatanımızı kurtardık. Onlar tanklarla, tüfeklerle geldi, biz imanımızla, vatanımızı kanımızın son damlasına kadar koruduk.” ifadelerini kullandı.

“Bundan sonra kimseye bağımlı olmak istemiyorum”

Şefkatlioğlu, çocuklarının babasız büyümesinin çok zor olduğunu, onlara hem anne hem de baba olmaya çalıştığını belirterek, “Ben bu yola da Allah için çıktığımdan mükafatını Rabbim verecek bana. Onun takdirini kazanmak bence her şeyden daha önemli. Elhamdülillah ki Rabbim bize bu şerefi, onuru verdi. Bu gururu 3 evladım da yaşıyor. Böyle bir babaya sahipler. Zaten mükemmel bir insan, çok iyi bir babaydı. Evlatları için her şeyi yapıyordu.” dedi.

15 Temmuz sonrası bacağı kesilerek protez takıldığını ifade eden Şefkatlioğlu, ancak 8 yıldır doğru düzgün yürüyemediğini dile getirdi.

Bu yıl Gaziler Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yeni bir protez için tedavi sürecine girdiğini aktaran Şefkatlioğlu, şöyle konuştu:

“Bacağım aşırı derecede ödem toplamıştı. Eski protezi taktığımda dengemi kaybediyordum, düşüyordum. Geldiğimden beri buradaki herkes gerçekten çok güzel ilgileniyor. Artık kendi ihtiyaçlarımı karşılamak istiyorum. Bundan sonra kimseye bağımlı olmak istemiyorum. Yanımda biri olmadan dışarı çıkamıyorum ve artık tek başıma bir şeyler yapmak istiyorum.”

Eşi hayattayken küçük bir restoran açmayı düşündüklerini aktaran Şefkatlioğlu, “Allah da nasip ederse eşim ve kendi adıma böyle bir şey yapmayı düşünüyorum. Bir de 18 yaşında bir kızım var. O kızım 9 yaşından beri bana hep anne oldu. Artık ben ona anne olmak istiyorum. Onunla bir şeyler yapmak istiyorum. Çünkü o da çok yıprandı. Hep bana baktı. Küçüklüğünü yaşayamadan büyüdü, her şeyimi o yapıyordu. Ona anne olmak istiyorum. Onu bir yerlere götürmek, onunla vakit geçirmek istiyorum artık. Onun da bir annesi olduğunu hissettirmek istiyorum.” dedi.

Şefkatlioğlu, iki torunu olduğunu, onlarla da vakit geçireceği günleri düşündüğünü söyledi.

15 Temmuz darbe girişiminin ardından yargılanan bazı askerlerin serbest kalmasının canını acıttığını vurgulayan Şefkatlioğlu, “Onların serbest kalmasını istemiyorum. Ben burada bir bedel ödediysem onların da bedel ödemesini istiyorum. Vatanımızın tekrar böyle bir şey yaşamasını istemiyoruz.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/15-temmuz-gazisi-vahide-sefkatlioglu-protez-bacagina-kavusmak-istiyor/feed/ 0
Eskişehir’de Engelli Kızına Bakmak Zorunda Olan Baba İçin Yardım Çağrısı https://www.haber60.com.tr/eskisehirde-engelli-kizina-bakmak-zorunda-olan-baba-icin-yardim-cagrisi/ https://www.haber60.com.tr/eskisehirde-engelli-kizina-bakmak-zorunda-olan-baba-icin-yardim-cagrisi/#respond Fri, 03 May 2024 07:15:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30183 Eskişehir’de 36 yıldır engelli kızına bakan 73 yaşındaki Nurettin Toprak’ın, İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine verdiği röportajda talep ettiği engelli rampası için İçişleri Bakanlığı, Eskişehir Valiliği, Eskişehir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü ve Odunpazarı Belediyesi çalışma başlattı.

Eskişehir’in Orhangazi Mahallesi’nde yaşayan 73 yaşındaki Nurettin Toprak, 75 yaşındaki eşiyle birlikte, 36 yaşındaki yüzde 93 zihinsel engelli kızına adeta bir bebek gibi bakıyor. Hafta içi her gün kızını sırtına alarak oldukça dik merdivenlerden indiren baba, onu servise kadar taşıyor. Kızını çok seven Toprak, İhlas Haber Ajansı muhabirine verdiği röportajda evinin, önündeki yoldan yüksek olması nedeniyle yetkililere seslenmişti. Nurettin Toprak’ın seslenişi yanıtsız kalmadı. İçişleri Bakanlığı, Eskişehir Valiliği, Eskişehir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü ve Odunpazarı Belediyesi yetkilileri babayı arayarak talepleri doğrultusunda çalışma başlatacaklarını bildirdi. Baba Toprak, yetkililerden merdivenlere çözüm bulmasını talep etti. Bizzat İçişleri Bakanlığı müsteşarının 4 defa aradığı Toprak, sağduyudan dolayı oldukça memnun olduğunu belirtti. Toprak’ın, evinin önündeki beton kırılarak rampa çalışmaları başladı. Odunpazarı Belediyesi tarafından, rampa çalışmalarını başlatıldığını belirten Nurettin Toprak İHA muhabirine de seslerini duyurduğu için teşekkür etti.

“İçişleri Bakanlığından 3-4 kere müsteşar bizi aradı”

Yapılan röportaj sonrası gelişmeleri aktaran 73 yaşındaki Nurettin Toprak, “Allah, sizden razı olsun. Allah, devletimize zeval vermesin. Sizin sayenizde sesimiz duyuruldu. Burada olan tüm yetkili kişilere ben teşekkür ediyorum. İlk önce belediyeden geldiler, kontrol ettiler. Çocuğun durumuna baktılar. Baktılar ki ben 73 yaşındayım, hanım 75 yaşında hem kanser hem de her iki dizinde de platin var. Çocuk da yüzde 93 zihinsel engelli. Sonrasında Eskişehir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü’nden Soner Bey geldi. Allah, ondan razı olsun. Sonra Eskişehir Valiliği’nden Deniz Hanım geldi, bize kömür de gönderdi. Sonra Ankara’dan İçişleri Bakanlığı’ndan 3-4 kere müsteşar bizi aradı. Birkaç gün önce de aradılar ve belediye yardım etti mi etmedi mi, biz bu işin takipçiyiz diye. Biz de dedik, ‘Gelip başladılar, yapıyorlar.’ Şu anda 1 metre betonu kırdılar. Bizim hayatımız zaten merdivenle geçiyor. Çocuğu çoğunlukla sırtımıza alıyoruz. Eğer bir raylı asansör yapsalar biz de rahat ederiz, çocuk da rahat eder” dedi.

“Sesimi duyurdunuz, Allah sizden razı olsun”

İhlas Haber Ajansı muhabirine de sesini duyurduğu için teşekkür eden baba Toprak şöyle devam etti;

“Sesimi duyurdunuz. Allah, sizden razı olsun. Odunpazarı Belediyesi, sağ olsunlar geldiler, kontrol ettiler. Pazartesi dediler biz başlayacağız. Demir merdiveni zaten iptal edecekler, betondan yapacaklar. Ondan sonra, bir arkadaş var sağ olsun, o da dedi, ‘Biz asansör yapacağız bu engelli çocuk için.’ Dedim, ‘Kış günü için asansörü nasıl kullanacağız?’ Sonra onlara söylenen talimatın öyle olduğunu söylediler. Biz büyüklerimizden rica ediyoruz. Kışın biz ne yapacağız? Büyüklerime de saygılarımı sunarım. Allah, razı olsun. Gerektiği gibi devlet bize el atıyor şu anda, bir şeyler yapmaya çalışıyorlar. Sağ olsunlar.” – ESKİŞEHİR

]]>
https://www.haber60.com.tr/eskisehirde-engelli-kizina-bakmak-zorunda-olan-baba-icin-yardim-cagrisi/feed/ 0
Yürüyemeyen Fikriye’yi konvoyla umreye gönderdiler https://www.haber60.com.tr/yuruyemeyen-fikriyeyi-konvoyla-umreye-gonderdiler/ https://www.haber60.com.tr/yuruyemeyen-fikriyeyi-konvoyla-umreye-gonderdiler/#respond Wed, 17 Apr 2024 08:51:30 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27832 Yürüyemeyen Fikriye’yi konvoyla umreye gönderdiler

Fikriye’nin rüyası gerçek oldu

Doğuştan yürüyemeyen Fikriye’nin hayallerini gerçekleştirdiler

BURSA – Bursa’da doğuştan yürüyemeyen 29 yaşındaki Fikriye’nin kutsal topraklar rüyası gerçek oldu.

Bursa’nın Osmangazi ilçesi Dikkaldırım Mahallesi’nde yaşayan 29 yaşındaki doğuştan yürüme engeli bulunan Fikriye Bilge’nin Kabe hayali gerçek oldu. Rüyasında dört kez Hz. Muhammed’i gören Fikriye Bilge, bu rüyasını ve hayalini özel bireylerde yıllardır emeği olan Tuğba Arda’ya anlattı. Arda da, Fikriye’nin hayalini Mercedes -Benz Team 16 Dernek Başkanı Ramiz Yıldırım ile paylaştı. Durumu öğrenen Başkan Ramiz Yıldırım, dernek üyesi arkadaşlarına ulaşarak Fikriye’nin hayali için kollar sıvadı. Çok kısa bir sürede toplanan para ile Fikriye’nin ve ailesinin 20 günlük umre yolculuğu için gerekli işlemler gerçekleştirildi.

Fikriye ile birlikte anne Dilek Bilge, baba Ahmet Bilge ve anneanne Fatma Zengin’in umre yolculuğuna saatler kala Team 16 Derneği’nden bir sürpriz geldi. Yaklaşık 15 araçtan oluşan konvoy Bursa Atatürk Stadyumu önünde toplanarak Fikriye’nin evine gitti. Fikriye’yi Türk bayrağı altında dualarla araçlarına bindiren dernek üyeleri, kısa bir şehir turundan sonra kutsal topraklar için yola çıkacak aileyi BUTTİM iş merkezi önündeki toplanma alanına kadar getirdi.

“Bu Allah’ın verdiği hamd”

İstanbul’dan Suudi Arabistan’a yola çıkmak için toplanan kalabalıkla birlikte dualar eden Fikriye Bilge, yaptığı kısa konuşmada, çok mutlu olduğunu ifade ederek, “İnşallah orada yürümek istiyorum. Yürüyemesem bile üzülmem. Bu Allah’ın verdiği hamd. Peygamberimize kavuşacağım için mutluyum. Allah’ımı, Peygamberimi ben çok seviyorum” dedi.

Fikriye’nin annesi Dilek Bilge ise 20 günlük umre ziyaretini ilk kez yapacaklarını anlatarak, “Kutsal topraklar gideceğimizden dolayı çok sevinçliyiz. Allah’ın huzurunda ibadetlerimizi yapacağız. Kızımın çok gitmek istediği yerlere gidiyoruz. Allah herkesten razı olsun” diye konuştu.

“Hemen ücretini topladık”

Dernek Başkanı Ramiz Yıldırım ise, birçok sosyal sorumluluk projesi gerçekleştirdiklerini ama ilk kez bu kadar heyecanlı olduklarının altını çizerek, “Özel çocuklarımızla ilgilenen ve yeni kurulan bir derneğimiz var. Burası bize bir çocuğumuz hakkında bize bilgi verdi. Çocuğumuz Peygamber Efendimiz’i dört kez rüyasında gördüğünü ve o topraklara gittiğinde iyileşeceğini annesine anlatmış. Bize bu bilgi gelince arkadaşlarımla toplandık. Çocuğumuzun umre ücretini hemen topladık ve şimdi onu yolcu ediyoruz. Çok heyecanlıyız. Onun dört gözle gelmesini bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

Fikriye’nin 8 yıldır öğretmenliğini yapan Tuğba Arda da, Fikriye’nin aynı rüyayı belirli aralıklarla gördüğünü sözlerine ekleyerek, “Kutsal topraklara çok gitmek istiyordu. Ben de Ramiz Yıldırım’a söyledim ve yardımlar toplandı. Şimdi umreye gönderiyoruz. Biz ona buradan, o da bize oradan dualar edecek. Allah kabul etsin” şeklinde konuştu.

Hac ve umre organizasyonu yapan Hilmi Afiyet, uzun süredir bu işleri yaptıklarını ama bu durumun başka bir heyecan olduğunu belirterek, Fikriye’nin 20 günlük umre ziyaretinde her an yanında olacaklarının altını çizdi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/yuruyemeyen-fikriyeyi-konvoyla-umreye-gonderdiler/feed/ 0
Bayburt Valisi Mustafa Eldivan, şehit ve gazi ailelerini ziyaret etti https://www.haber60.com.tr/bayburt-valisi-mustafa-eldivan-sehit-ve-gazi-ailelerini-ziyaret-etti/ https://www.haber60.com.tr/bayburt-valisi-mustafa-eldivan-sehit-ve-gazi-ailelerini-ziyaret-etti/#respond Thu, 11 Apr 2024 22:18:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27066 Ramazan Bayramı dolayısıyla ziyaretler gerçekleştiren Bayburt Valisi Mustafa Eldivan, İl Jandarma Komutanı Albay Dr. Talha Övet’le birlikte şehit ve gazi ailelerini evinde ziyaret etti. 87 yaşındaki şehit annesi Nermin Bayram’la görüşen Vali Eldivan’ın anneyle diyaloğu hem yürekleri ısıttı, hem de yüzlerde tebessüm oluşturdu.

Vali Eldivan, ilk önce 1992 yılında Şırnak Uludere’de vatani görevini yaptığı sırada gazi olan Halit Memiş’i evinde ziyaret etti. Vali Eldivan’ı evinde ağırlayan Gazi Memiş, ziyaretinden dolayı Vali Eldivan’a teşekkürlerini iletti. Vali Eldivan ise Gazi Memiş’in torunlarına çeşitli hediyeler vererek, ailenin bayramını kutladı.

Daha sonra 38 yıl önce Diyarbakır’ın Silvan İlçesinde şehit düşen Siyami Bayram’ın ailesine ziyaret gerçekleştiren Vali Eldivan, aileyle bir süre sohbet etti. Şehidin annesi Nermin Bayram, başta şehit oğlu Siyami Bayram olmak üzere görevi başındaki tüm güvenlik güçlerine dualarında yer verdiğini söyledi. Vali Eldivan’la sohbet eden şehit annesi Nermin Bayram’ın diyaloğu yürekleri ısıtırken, yüzlerde tebessüm oluşturdu.

1937 doğumlu 87 yaşındaki şehit annesi Nermin Bayram, Ramazan ayında ibadetlerini eksiksiz tamamladığını belirterek, Vali Eldivan’ın sorularını yanıtladı. İlerleyen yaşına rağmen herhangi bir sağlık sorunu yaşamadığını vurgulayan şehit annesi Nermin Bayram, “87 yaşındayım namazımı kılıyorum, Ramazan’da orucumu tuttum, Kuran’ımı okudum, teravih namazımı oturduğum yerde de olsa kılabildim. Allah’a şükürler olsun, hamt edip şükrümü yerine getiriyorum. Bütün millete dua ediyorum, sadece kendi çocuklarıma değil herkese dualarımda yer veriyorum. Allah’a emanet ol vali evladım” diyerek konuştu.

Vali Eldivan’ın “Hiç oruç tutamadığın gün oldu mu Nermin teyzem?” sorusuna samimi bir şekilde cevap veren Nermin Bayram, “Hayır hayır her gün tuttum. Doktor izin vermedi, tutmayacaksın dedi. Ben de hele bir başlayayım zorlanırsam tutmam dedim. Baktım tutabiliyorum, en iyisi mi Nermin, orucunu tut dedim. Sizlere rabbim can sağlığı, uzun ömürler, huzur versin önemli olan odur” dedi.

“Şu tespihimle uğraşıyorum, elimden hiç düşürmüyorum” diyerek konuşmasını sürdüren Nermin Bayram, “Hepinize, herkese dua ediyorum. Televizyonda hocaları dinliyorum. Öyle geçiyor günlerimiz. Şu tespihimle uğraşıyorum, tespih çekiyorum. Allah sizlere uzun uzun ömürler versin vali evladım ben daha göremem belki ama sizin ömrünüz bereketli olsun inşallah” ifadelerini kullandı.

Nermin Bayram’ın yaptığı ibadetlerin kabul olmasını Allah’tan dileyen Vali Eldivan, Nermin Bayram’la sohbetine bir süre daha devam etti. Uzun yıllardır İstanbul’da yaşayan Bayram’a memleketini özleyip özlemediğini soran Vali Eldivan’a “İstanbul güzel ama yaşanacak yer değil” diyerek yanıt veren Nermin Bayram, konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “Eşimi 2007 yılında kaybettim. 16 yıl oldu rahmetli olalı. Oğlum bana bakıyor. Önceden İstanbul’da yaşıyordum geri Bayburt’a dönüş yaptım. Bayburt çok değişmiş, büyümüş. Zamanla herkes memleketine dönecek, İstanbul durulacak yer değil, ben sevemiyorum. Eşim rahmetli olmadan önce her sene geliyorduk. Kabristanlarımız burada ya oraları dolanır, ziyaret ederdik.”

“Allah razı olsun, Allah muradınızı versin yavrum, her daim var olun” diyerek Vali Eldivan’a sarılan şehit annesinin samimi hareketleri yürekleri ısıttı. Şehidin annesi Nermin Bayram ve yakınlarına kapılarını açtığı için teşekkür eden Vali Eldivan, başta şehit aileleri, gazi yakınları olmak üzere tüm vatandaşların devlet olarak, millet olarak yanında olacaklarının altını çizdi. – BAYBURT

]]>
https://www.haber60.com.tr/bayburt-valisi-mustafa-eldivan-sehit-ve-gazi-ailelerini-ziyaret-etti/feed/ 0
Prof. Dr. Mustafa Yıldırım: İrfan Medeniyeti Gönül Medeniyetidir https://www.haber60.com.tr/prof-dr-mustafa-yildirim-irfan-medeniyeti-gonul-medeniyetidir/ https://www.haber60.com.tr/prof-dr-mustafa-yildirim-irfan-medeniyeti-gonul-medeniyetidir/#respond Sun, 07 Apr 2024 23:24:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=26590 Eskişehir Türk Ocağı’nda gerçekleştirilen ‘İrfan Medeniyeti’ başlıklı Ramazan konferansında konuşan Prof. Dr. Mustafa Yıldırım, “Asıl olan insandır, onun gönlüdür. Çünkü yere göğe sığmayan Allah bir müminin gönlündedir, gönül inciten Allah’ı incitir” dedi.

36 senedir Ramazan’ın her pazarında devam eden ve artık bir geleneksel hale gelen Ramazan konferanslarının bu seneki son konferansında Prof. Dr. Mustafa Yıldırım konuşma yaptı. Yıldırım, ‘İrfan Medeniyeti’ konulu konuşmasında, “İrfan sözcüğü ‘arafe’, bilmek ve anlamak fiilinin bir türevi olarak gerçeği anlama hususundaki sezgi yeteneği, görgü ve sezgiden kaynaklanan ruh uyanıklığıdır. Ayrıca eşyanın hakikatine vakıf olma, hayatın sırrını çözme, her olaya hikmet gözüyle bakabilme halidir. Dilimizde daha çok ‘ilim’ sözcüğüyle birlikte kullanılıp, ‘ilim-irfan’ şeklinde klişeleşmiştir. Gerçekte asıl olan ilimdir. İrfan ilim üzerine bina edildiği zaman daha güzel bir anlam ifade eder. Bu sebeple eskilerin örnek şahsiyetleri ‘ilim-irfan sahibi’ şeklinde nitelemeleri bu açıdan önemlidir. Fakat günümüzde bu tür bir nitelemenin pek yapılamadığı, ilim sahibi pek çok insan için ‘irfan’ niteliğinin eksik kaldığı da bir vakıadır. Halka açık ya da özel tartışmalarda kendi bildiğini tek doğru kabul eden ve kendi görüşü dışındaki her düşünceyi reddeden ilim erbabını müşahede ettikçe, söz konusu terkipte ‘irfan’ unsurunun eksikliği daha rahat gözlenmektedir” ifadelerini kullandı.

“Yere göğe sığmayan Allah bir müminin gönlündedir, gönül inciten Allah’ı incitir”

Sezgi yeteneği ve ruh uyanıklığı olarak tanımlanan irfanın savm, salat, hac gibi şekli ibadetlerin kazandırılması gereken değerleri ifade ettiğini belirten Yıldırım,

“Ömrü günahla geçen kadının kuyudan ayakkabısıyla çıkardığı suyla bir hayvanı hayata döndürdüğü için affolunması, ömrü ibadetle geçen birinin de bir kediyi aç bırakarak ölümüne sebep olduğu için cezayı hak etmesi ile ilgili hadisler dikkate alındığında bu husus daha iyi anlaşılmaktadır. Bu irfan anlayışıdır ki, Anadolu insanına hayranlık uyandıracak derecede çeşitli vakıflar kurdurtmuştur. Sadaka taşları, hanlar, hamamlar, şifahaneler, mabetler, darü’l-acezeler, eğitim kurumları, göçmen kuşlar, sokak hayvanları, çalıştığı evin eşyasını kıran hizmetçiler için kurulan vakıflar ve saymakta zorluk çekeceğimiz nice yardım müesseseleri hep bu irfan geleneğinin tezahürleridir. Evet, irfan medeniyeti bir gönül medeniyetidir. Asıl olan insandır, onun gönlüdür. Çünkü yere göğe sığmayan Allah bir müminin gönlündedir, gönül inciten Allah’ı incitir. Tam bu noktada Anadolu Mevlevi kültürü ile ilgili bazı hatırlatmalar yapmak uygundur diye düşünüyorum” şeklinde konuştu.

“O irfan pırıltılarının aydınlattığı günlerin geleceğine yürekten inanıyorum”

‘Mevlevi, bedeni ile ruhu arasında ahenk ve tutarlılık olan insandır’ tasavvufunun en mühim unsurlarından birinin ‘edeb’ olduğunu dile getiren Prof. Dr. Yıldırım, şöyle devam etti:

“Tasavvufta edeb, her şeye ve her hususa yayılmıştır. ‘Ehl-i irfan arasında aradım, kıldım taleb, Her hüner makbul imiş, illa edeb, illa edeb’ sözü süfilerin hareketlerinde önemli yer tutar. Edeb eğitimle olur. Bir insanın bu ahenkli, mütedil ve tutarlı formasyonu kazanabilmesi için belirli bir eğitimden geçmesi gerekir. Bu talim ve terbiyenin merkezi de Mevlevi dergahları idi. Buralarda eğitilen sufi, her şeyden evvel diğer insanlara ve cemiyet düzenine son derece saygılı, kendini daima arka planda tutmasını bilen ve her zaman kendine nispeten başkalarına öncelik tanıyan zarif bir kişiydi. Gün geçtikçe yalnızlaşan, sadece kendi menfaatini düşünen, teknolojinin esiri haline gelen, hatır-gönül duygularından, nezaket ve nezahetten gittikçe uzaklaşan günümüz insanının Kur’an medeniyetinin irfan pınarıyla buluşması bir ab-ı hayata kavuşması kadar önem arz etmektedir. Ben insanımızın fıtratında irfan mayasının her zaman mevcut olduğuna, ariflerimizin himmet ve gayretiyle tekrar o irfan pırıltılarının aydınlattığı günlerin geleceğine yürekten inanıyorum.”

Soru ve cevaplardan sonra Eskişehir Türk Ocağı Başkanı Prof. Dr. Nedim Ünal’ın teşekkür konuşması ve şükran beratı takdimi ile program sona erdi. – ESKİŞEHİR

]]>
https://www.haber60.com.tr/prof-dr-mustafa-yildirim-irfan-medeniyeti-gonul-medeniyetidir/feed/ 0
Bursa’da Özgün Mimariye Sahip Babasultan Camisi https://www.haber60.com.tr/bursada-ozgun-mimariye-sahip-babasultan-camisi/ https://www.haber60.com.tr/bursada-ozgun-mimariye-sahip-babasultan-camisi/#respond Sun, 07 Apr 2024 21:36:37 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=26567 Bursa’nın Yenişehir ilçesinde daire şeklinde yaptırılarak geçen yıl ağustosta ibadete açılan Babasultan Camisi, özgün mimarisi ve özellikleriyle farklılık gösteriyor.

Çelik yapıya sahip olan, üstten bakıldığında nokta gibi görünen, iç bölümünde tavanında ay ve yıldız şeklinde aydınlatma bulunan, 24 metre çapı günün 24 saatini simgeleyen camide aynı anda 1110 kişi ibadet edebiliyor.

Sıra dışı mimarisiyle dikkati çeken caminin mimarlığını üstlenen Yüksek Mimar Ali Tarık Paksoy, AA muhabirine, ibadethanenin şeklinden ziyade manalarıyla farklı olduğunu söyledi.

İnsanların ibadet için geldikleri caminin tefekkür etmelerini sağlayacak ögelerle bezendiğini belirten Paksoy, şöyle konuştu:

“Camimizin planı tam bir daire formunda, noktasal bir yapıya sahip. Bu camiye yukarıdan baktığımızda insanoğlunun kainatta bir nokta, bir zerre kadar küçük olduğunu anlaması gerektiğini belirten bir formda. İki yarım kubbeden biri geçici dünya hayatını anlatırken altın rengindeki diğer kubbemiz de ahiret hayatını temsil ediyor. Yani Allah’ın rızasını kazanacak bir hayat geçirdiğimizde altın değerindeki ahiret yurduna geçeceğimizi bize temsil eden bir mimari forma sahip.”

İbadethanenin 12 penceresinin bulunduğunu bildiren Paksoy, güneşin konumuna göre içerideki gölgenin yönünün değiştiğini anlattı.

Paksoy, caminin bir hayat saati gibi yani insanın hayatının akıp geçtiğini temsil eden, insanın dünyada ömrünün geçip gittiğini düşünmesini, tefekkür etmesini sağlayan bir yapıya sahip olduğunu vurguladı.

“Cami halılarının 3 boyutlu görüntüsü var”

Babasultan Camisi’nin iç bölümünde tavanın ortasında Allah lafzının bulunduğu bilgisini veren Paksoy, şunları kaydetti:

“Camimizin girişinde 7 basamak bulunmakta. Bu da namaz emrinin verildiği Miraç Gecesi’nde Peygamber Efendimiz’in çıktığı 7 kat semayı temsil ediyor. İnsanlar camiye geldiğinde Allah’ın huzuruna çıkacaklarını tefekkür edebilmeleri için o 7 basamağı çıkıyorlar. Bu basamakları çıkarken de bodrum katların pencereleri gözükmekte. Burada ‘Ey insanoğlu sen yer üstünde yaşarken yerin altında da bir hayat olacak, bunu da unutma’ diye bir gönderme var. Cami halılarının 3 boyutlu görüntüsü var. İleriye doğru yükselen bir basamak hissi veriyor. Bu da ön saflara doğru geçildikçe derecenin arttığını temsil ediyor. Üzerinde Allah lafzı bulunan tek minare de Allah’ın birliğini simgeliyor.”

Yüksek Mimar Paksoy, camiyi görenlerden olumlu mesajlar aldıklarını belirterek, mimarisi farklı olan camilerin daha çok ilgi çektiğini söyledi.

Babasultan Camii Yaptırma ve Yaşatma Derneği Başkanı Hasan Sabır da 2017’de bu alanda bulunan aynı isimli caminin 180 kişilik olduğunu ve yenilemek için yola çıktıklarını belirtti.

Sabır, o camiyi yıkıp alanı genişleterek farklı bir ibadethaneyi ilçeye kazandırmak istediklerini kaydederek, “Bize göre çok güzel bir cami oldu. Böyle bir eser ortaya çıktığı için mutluyuz. Yapımı yaklaşık 5 yıl sürdü. Yola çıkarken de rutin bir cami formunda olmasını istemedik. Başta mimarımıza ve görevli tüm arkadaşlara teşekkür ediyoruz. 2,5 kattan oluşan cami 1100 kişi kapasiteli oldu. Emeği geçen herkesten Allah razı olsun.” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/bursada-ozgun-mimariye-sahip-babasultan-camisi/feed/ 0
Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç Oyunu Kullandı https://www.haber60.com.tr/kayseri-buyuksehir-belediye-baskani-dr-memduh-buyukkilic-oyunu-kullandi/ https://www.haber60.com.tr/kayseri-buyuksehir-belediye-baskani-dr-memduh-buyukkilic-oyunu-kullandi/#respond Sun, 31 Mar 2024 21:06:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25418 Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı ve Cumhur İttifakı Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Adayı Dr. Memduh Büyükkılıç, eşi Dr. Necmiye Büyükkılıç ve torunu Kerem ile birlikte Erenköy Mahallesi’ndeki Özkar Eğitim Uygulama Okulu ve İş Eğitim Merkezi’nde sandık başına giderek oyunu kullandı. Başkan Büyükkılıç, “Allah’ın izniyle biz daha yorulmadık, çalışmaya, koşmaya devam diyoruz. Çok şükür huzur ortamında oylarımızı verdik. Allah hayırlı, uğurlu eylesin diyorum” dedi.

Başkan Büyükkılıç, eşi Dr. Necmiye Büyükkılıç birlikte Özkar Eğitim Uygulama Okulu ve İş Eğitim Merkezi’nde oyunu kullandı. Okulun bahçesinde vatandaşlarla selamlaşan Başkan Büyükkılıç, daha sonra oy kullanacağı 1137 numaralı sandığın bulunduğu sınıfa geçti. Sandık görevlilerine kolaylıklar dileyen Büyükkılıç, seçimlerin hayırlı, uğurlu olmasını dileyerek torunu 3 yaşındaki Kerem ile birlikte oyunu sandığa attı. Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç, eşi Dr. Necmiye Büyükkılıç ile birlikte oyunu kullandıktan sonra okul önünde açıklamalarda bulundu. Büyükkılıç, basın mensuplarına kolaylıklar dileyerek, “Sizlere de hoş geldiniz diyorum, sizlere de kolay gelsin. Biz koşturduk ama siz de bizim peşimizden koşmak durumunda kaldınız, yoruldunuz diye biliyorum ama Allah’ın izniyle biz daha yorulmadık, çalışmaya, koşmaya devam diyoruz” dedi. Kayseri’de seviyeli şekilde bir seçim kampanyası süreci yaşandığını belirten Başkan Büyükkılıç, “Kayseri’mizde olumsuz hiçbir yaklaşım söz konusu olmadı. Çünkü Kayseri huzur şehri, toplum içerisinde her zaman birbirimize ihtiyacımız olacak. O anlayış içerisinde insanlara hiçbir zaman saygısız şekilde davranmadan yol almaya devam edeceğiz. Saygıda kusur etmeyeceğiz. Bugünde hava çok güzel, Erciyes’imizin eteğinde manzarasını seyrederek oylarımızı kullandık. Hiçbir sıkıntı yok, çok şükür huzur ortamında oylarımızı verdik. Allah hayırlı, uğurlu eylesin diyorum. Cenab-ı Allah inşallah vatanına, milletine, devletine, bayrağına bağlı yaşamayı ve bu anlayışta da bu duygulara sahip çıkmayı her zaman bizlere nasip eylesin” şeklinde konuştu. Büyükkılıç, millet iradesine saygı vurgusu yaparak, “Akşam milletin ortaya çıkan kararına saygı duyacağız. Ona göre herkes yoluna devam edecek. Yalnız benim bir önerim var, mutlaka vatandaşlarımız daha erken saatlerdeyiz. Saat 5’e kadar her ne kadar oy kullanma süreci var ise de bir an evvel gelsinler, oylarını kullansınlar. Vatandaşlık görevini yapsınlar. Demokrasi sandıkla, her zaman anılır. Bu bizim olmazsa olmazımız. Çıkacak iradeye de zaten herkes saygı duyar, millet iradesi bizim irademizdir. Saygılar sunuyorum” ifadelerini kullandı. Başkan Büyükkılıç’ın eşi Dr. Necmiye Büyükkılıç ise “Hayırlı sabahlar herkese. Bilindiği gibi bir seçim sürecini de bugün noktalıyoruz. İnşallah bu seçimin hem ülkemiz için hem de şehrimiz için hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Durmak yok koşmaya devam” diye konuştu.

Sandık başında Başkan Büyükkılıç ve eşi Dr. Necmiye Büyükkılıç’a, AK Parti Kayseri Milletvekilleri Şaban Çopuroğlu, Murat Cahid Cıngı, AK Parti Kayseri İl Başkanı Fatih Üzüm, AK Parti Kayseri İl Kadın Kolları Başkanı Meral Koşar ile teşkilat mensupları eşlik etti. – KAYSERİ

]]>
https://www.haber60.com.tr/kayseri-buyuksehir-belediye-baskani-dr-memduh-buyukkilic-oyunu-kullandi/feed/ 0
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu: Millete hizmet yolunda devam edeceğiz https://www.haber60.com.tr/ulastirma-ve-altyapi-bakani-abdulkadir-uraloglu-millete-hizmet-yolunda-devam-edecegiz/ https://www.haber60.com.tr/ulastirma-ve-altyapi-bakani-abdulkadir-uraloglu-millete-hizmet-yolunda-devam-edecegiz/#respond Sat, 30 Mar 2024 21:42:43 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25258 Ulaştırma ve Altyapı Abdulkadir Uraloğlu, “Millete hizmet yolunda tamam yok. Devam. Ne gerekiyorsa gücümüz neye yetiyorsa bize hangi görev tevdi ediliyorsa, bir görev tevdi edilmese de Allah rızası için bu vatanın evlatlarına biz hizmet etmeye devam edeceğiz” dedi.

31 Mart Mahalli İdareler Seçim çalışmaları kapsamında memleketi Trabzon’da gelen Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Araklı ilçesinde düzenlenen mitinge katıldı. Mitingde AK Parti Araklı Belediye Başkanı adayı Hüseyin Avni Coşkun Çebi’ye destek isteyen Bakan Uraloğlu, yaptığı konuşmada, Allah rızası için bu vatanın evlatlarına hizmet etmeye devam edeceklerini söyledi. Bakan Uraloğlu, “Şimdi Recep Çebi kardeşimiz dedi ki ben 15 yıl görev yaptım tamam. Millete hizmet yolunda tamam yok. Devam. Ne gerekiyorsa gücümüz neye yetiyorsa bize hangi görev tevdi ediliyorsa, bir görev tevdi edilmese de Allah rızası için bu vatanın evlatlarına biz hizmet etmeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

“Araklı- Bayburt karayolunun 10 kilometresinin ihalesini yaptık”

Araklı-Bayburt yolunda kalan kısımların ihalesinin yapılarak bitirileceğini kaydeden Bakan Uraloğlu, “Birçok iş yaptık. Şimdi hemen tünelden çıkarken o günkü şartlarda o hemen viyadükler yaptık. Orayı biz normal dolgu ile geçecektik o zaman ben Karayolları Bölge Müdür yardımcısıydım. Araklılar dedi ki bizim plajımız burasıdır. Sahilimiz burasıdır buraya onu yapamazsınız. Burayı viyadükle geçeceksiniz. Biz de viyadükle geçtik. Ne kadar doğru iş yaptığımızı da bugün görüyoruz gerçekten. Onun için sizin ısrarınıza da teşekkür ediyoruz. Şimdi biliyorum Bayburt yolunu bekliyorsunuz. 90 kilometrelik bir yoldan bahsediyoruz. 4 kilometrenin üzerinde bir tüneli yaptık, trafiği açtık. Geri kalan 45 kilometreyi de bitirdik. Araklı’da il başkanımızdan vekillerimize kadar, belediye başkanı ‘bu yola devam edeceğiz’ dediler. Biz de ilk etapta Araklı’ya en yakın olan 7 kilometreyi bitirmiştik. Geri kalan 10 kilometrenin de ihalesini yaptık. Şimdi 2024 yılındayız, 2025 yılında inşallah o 10 kilometreyi bitiriyoruz. Ondan sonra 25, 26, 27, 28 geri kalan 35 kilometresini de tamamının ihalesini yapacağız ve yolumuza devam edeceğiz. Nihayetinde 90 kilometreyi Allah’ın izniyle bitireceğiz. Zorlu bir coğrafya biliyoruz. Ama Araklı bunu hak ediyor ve bizde gereğini Allah’ın izniyle yapacağız” diye konuştu.

“Yüzde 85 güzel bir hedef; Allah’ın izniyle sizden onu bekliyoruz”

Seçimde Araklı için hedefi yüzde 85 olarak belirleyen Bakan Uraloğu, “Yeşilyurt Grup yolu biz Araklı belediyemiz ile gerek karayollarından gerekse büyükşehirde oraya da destek vererek katkı sağladık. Epey bir kısmını yaptık. Geri kalan kısmını da yapacağız. Hayırlı uğurlu olsun değerli hemşerilerim. Şimdi değerli hemşerilerim, burada sizin isteklerinizi dinledik. Sizin taleplerinizi aldık gerçekten. Onların da biz gereğini yapma noktasında olacağız. O zaman benimde sizden isteğim var. Bakın siz Cumhurbaşkanımıza yüzde 85’in üzerinde oy verdiniz. Şimdi cumhurbaşkanımız yarın akşam Araklı’da ne oldu diye soracak. Ona ne diyelim? Yüzde 85 güzel bir hedef. Allah’ın izniyle sizden onu bekliyoruz. İlçe başkanımız kendi rekorumuzu kıracağız diyor. Cumhur ittifakı olarak MHP ve AK Parti inşallah sizin güzel haberlerini bekliyorum” ifadelerini kullandı. – TRABZON

]]>
https://www.haber60.com.tr/ulastirma-ve-altyapi-bakani-abdulkadir-uraloglu-millete-hizmet-yolunda-devam-edecegiz/feed/ 0
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP’nin beş ilçe başkan adayıyla seçim turu yaptı https://www.haber60.com.tr/ibb-baskani-ekrem-imamoglu-chpnin-bes-ilce-baskan-adayiyla-secim-turu-yapti/ https://www.haber60.com.tr/ibb-baskani-ekrem-imamoglu-chpnin-bes-ilce-baskan-adayiyla-secim-turu-yapti/#respond Sat, 30 Mar 2024 02:06:29 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25042 İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu; CHP’nin Zeytinburnu, Esenler, Beyoğlu, Eyüpsultan ve Fatih belediye başkan adaylarıyla seçim turu yaptı. İmamoğlu, vatandaşların yoğun ilgisi altında geçen turda, seçim otobüsünün önünü kesen yurttaşlara kısa konuşmalar yaptı. İmamoğlu, Eyüpsultan Rami’deki konuşmasında, “Ekrem İmamoğlu kardeşiniz, arkadaşınız, evladınız bütün vatandaşlarımıza eşit hizmet etti; bundan sonra yine eşit hizmet etmeye devam edecek. Ekrem İmamoğlu’nun arkasında kabine yok, Ekrem İmamoğlu’nun arkasında 16 milyon İstanbullu var. Ekrem İmamoğlu’na talimat veren yok. Ekrem İmamoğlu’na talimat veren, fikrini söyleyen 16 milyon İstanbullu var. İstanbullu ne derse, İstanbul’u ne isterse onu yapar” ifadelerini kullandı.

İmamoğlu, CHP’nin 5 ilçe belediye başkan adayı ile ilçe turları yaptı. Zeytinburnu’nda Onur Soytürk, Esenler’de Hasan Dalkıran, Beyoğlu’nda İnan Güney, Eyüpsultan’da Mithat Bülent Özmen ve Fatih’te Mahir Polat ile birlikte vatandaşları selamlayan İmamoğlu, yurttaşların ilgi odağı oldu. Bazı noktalarda seçim otobüsünün önünü kesen coşkulu vatandaşlara kısa konuşmalar yapan İmamoğlu, turunun Esenler ve Beyoğlu bölümüne denk gelen cuma namazını, Bayrampaşa Kocatepe Cami’nde kıldı.

VATANDAŞTAN İMAMOĞLU’NA: “HER NAMAZDA DUA EDİYORUM SANA”

Tur sırasında vatandaşlar ile İmamoğlu arasında ilginç diyaloglar yaşandı. Fotoğraf çekilmesi için torununu İmamoğlu’nun kucağına veren bir kadın vatandaş, “O kadar güzel insansınız ki, ailemizden biri gibisiniz. İnşallah uğurlu gelecek size” dedi. İmamoğlu vatandaşa, “Ne mutlu bana. Sağ olun” yanıtını verdi. Başka bir vatandaş da İmamoğlu’na desteğini, “Abim seni tebrik ederim. Hem de niye biliyor musun? İki kere seçim kazanıp, iki kere saydırdığın için. Allah nasip ederse, inşallah bir daha kazanacaksın. Bir daha saydıracağız” sözleriyle gösterdi. İmamoğlu’nun vatandaşa yanıtı, “Teşekkür ederim. Sağ olun” oldu. İmamoğlu, “10 yıldır, 5 yıldır seni görmeyi hayal ediyorum. Hep böyle halkın içinde ol. Senin için can feda” diyen bir vatandaşı da “Allah razı olsun. Her zaman” şeklinde yanıtladı. Yaş almış bir kadın vatandaş ise, “Yavrum kazanacaksın, kazanacaksın. Her namazda dua ediyorum sana. Allah’ım, Allah’ım… Kurban olurum sana. Senin resmin bizim mahallede asılı” sözleriyle İmamoğlu’na sevgisini gösterdi. İmamoğlu vatandaşa, “Sağ ol anacağım. Öpüyorum seni” yanıtını verdi.

“OYLARI BÖLMEYE ASLA GEREK YOK”

İmamoğlu’nun Eyüpsultan turu, vatandaşların yoğun ilgisi nedeniyle halk buluşmasına dönüştü. Rami’de ve ilçe merkezinde ayrı ayrı yolu kesilen İmamoğlu, buralarda yaptığı konuşmalarda özetle şunları söyledi:

“Bugün Eyüpsultan’da vatandaşı selamlayalım istedik ama Rami’de siz, bizim önümüzü kestiniz. Sizleri burada görmek, elbette büyük bir moral, büyük bir motivasyon. Şu an itibariyle şunu söyleyeyim: Ekrem İmamoğlu kardeşiniz, arkadaşınız, evladınız bütün vatandaşlarımıza eşit hizmet etti; bundan sonra yine eşit hizmet etmeye devam edecek. Ekrem İmamoğlu’nun arkasında kabine yok, Ekrem İmamoğlu’nun arkasında 16 milyon İstanbullu var. Ekrem İmamoğlu’na talimat veren yok. Ekrem İmamoğlu’na talimat veren, fikrini söyleyen 16 milyon İstanbullu var. İstanbullu ne derse, İstanbul’u ne isterse onu yapar. Aynı şekilde değerli başkan adayımız, değerli dostum Bülent Özmen, devlet adamı kimliğini en iyi taşıyacak insanlardan birisi, Eyüpsultanlı. Eyüpsultan’a hizmet vermeye, sizlerle birlikte hazır. Sizlerle birlikte başaracak, hep birlikte. Oyları bölmeye asla gerek yok. Merkez tek. İstanbul’da oylar İmamoğlu’na, Eyüpsultan’da oylar Bülent Özmen’e.

“BİR AVUÇ İNSAN DEĞİL, KOCAMAN İSTANBULLULAR SEÇİMİ KAZANACAK”

Sandıklara sahip çıkacak mıyız? Pazar günü, hep birlikte sandıklarda oy kullandıktan sonra -hava çok güzel- Ramazan ayı; otururuz, vakit geçiririz sandıklardaki oylar belli olana kadar. Komşu komşunun sofrasını kurar, iftarı beraber açarız. İftardan sonra sonuçlar belli olur. Sonuçlar belli olduktan sonra, Allah’ın izniyle güzel güzel evlerimize gideriz. Çünkü bu seçimin sonucu, bize bir de şunu gösterecek: Bu seçimde yine bir avuç insan değil, kocaman İstanbullular seçimi kazanacak hep birlikte. Öyle güzel güneş açtı ki bugün, Yaradan, gönlümüze göre verdi. Belli ki  herkes ceketi çıkarıp, kolları sıvayıp, oy kullanmayı öyle geliyor, öyle değil mi? Sevgili hemşehrilerim; Allah, bizi size mahcup etmesin. Bu milletin her evladını çok seviyorum. Bu milletin her ferdini çok seviyorum. 16 milyonu çok seviyorum. Bu şehrin pırlanta gibi çocuklarına, gençlerine, hanımefendilerine, beyefendilerine, emeklilerine, işçilerine kendimi çok sorumlu görüyorum.

“KALBİMİZİ KIRMAKTAN İMTİNA ETMEYENLERİ ALLAH’A HAVALE ETTİK”

Çok çalışacağız, başaracağız. İstanbul’a çok güzel günler yaşatacağız. Çok emek verdik. Hep birlikte çalıştık. Kalp kırmadan, sadece işimizi yapmaya gayret ettik. Bizim kalbimizi kırmaktan imtina etmeyenleri, gerektiğinde duymadık, gerektiğinde Allah’a havale ettik. Aynı şekilde, ‘Allah onlara yardımcı olsun’ dedik. Başka bir şey demedik. En zor zamanda vatandaşımızın yanında olduk. Daha fazla yanında olacağız. Milletin hakkını, kimseye yedirmeyeceğiz. Milletin hakkını millete, yani sizin paranızı size dağıtacağız.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/ibb-baskani-ekrem-imamoglu-chpnin-bes-ilce-baskan-adayiyla-secim-turu-yapti/feed/ 0
Bakan Özhaseki, Kütahya’da yapılan çalışmaları değerlendirdi https://www.haber60.com.tr/bakan-ozhaseki-kutahyada-yapilan-calismalari-degerlendirdi/ https://www.haber60.com.tr/bakan-ozhaseki-kutahyada-yapilan-calismalari-degerlendirdi/#respond Sat, 30 Mar 2024 01:36:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25015 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde ülke gündemini ve yapılan çalışmaları değerlendirdi.

Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen mitingde konuşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, AK Parti’nin gerçek ve hizmet belediyeciliği yaptığını söyledi. 21 yıl büyükşehir belediye başkanlığı yaptığını söyleyen Bakan Özhaseki, “21 sene büyükşehir belediye başkanlığı yaptım. Her seçimde çalışırım sonra vatandaşlarımızın önüne çıkarım, derim ki ‘ben bunları yapabildim emaneti buraya kadar taşıdım, yeniden izin verirseniz şunları da yapmak isterim’ hem şehirlilerim de tabii ki benim önümü açarlardı. 5 dönem üst üste seçilerek Kayseri’de büyükşehirde hizmet ettim. Allah’a hamdolsun bıraktığımız şehir ile devraldığımız şehir arasında dağlar kadar fark vardı. İlk devraldığımızda benden randevu isteyenler gelenler görüşmek isteyenler ya haciz memurlarıydı ya da alacaklılardı. İşçi maaşı ödenemiyordu. Kocaman Kayseri’de 3-5 park vardı, o da işgalliydi. Şehrin içerisinde kocaman cadde geçerdi, bir tarafta sağ mafya diğer tarafta sol mafya. Belediye ihaleleri sadece bunlardan sorulurdu. Böyle bir ortamda başladım. 50’den fazla mahalle gecekonduydu, hamdolsun çalıştık ne gece kondu kaldı ne de o mafya tipler kaldı ortada. Sonra kasası para dolu, şehre bakıldığında da Avrupai tarz bir şehir bıraktık. Gecekondusu kalmayan, nihayetinde modern tesislerle dolu 5 tane üniversitesi olan içinde ticareti canlı sanayisi canlı, kültürü, spor tesisleri olan bir şehir bıraktım. Bizler çalışırız, hizmet ederiz. Bir vesayet rejimi vardı onu da toprağa gömdük, bir daha çıkamayacaklar. Sizler seçip Ankara’ya gönderirdiniz, oradaki yılanlar çıyanlar onların başlarına çorap örmek için her numarayı yaparlardı. İrtibatsızlaştırırlar, idare edemiyorlar derler pat ihtilal yaparlardı. Bunların hepsini yaşadık, özgürlükler noktasını da biz geliştirdik. Hamdolsun yurt dışındaki Türk insanının dik duruşunu bizim sayın Cumhurbaşkanımız sağladı. Eskiden gidip de iki büklüm, 300-500 milyon dolar alacağız diye boynu bükük duran başbakanları da biz biliriz. Cumhurbaşkanımızla yurt dışına gidiyoruz, randevu istemek için neredeyse bütün devlet başkanları kuyrukta. Randevu veremedikleri Cumhurbaşkanımızın nereden geçeceğini öğreniyorlar karşısına çıkıp onunla konuşmak için fırsat arıyorlar. Bin bir türlü engele rağmen bunları yaptık. Hatırlayın geriye doğru Cumhuriyet mitingleri, Danıştay saldırıları, parti kapatma davaları, 367 garabeti, gezi olayları, hukuk darbesi. Sonra ellerine paçavraları bayrak diye alan PKK’lı köpekler, öz yönetim ilan ettik diye çukur eylemleri başlattılar. Bunların hiçbiri unutmadık. Bunca zorluğa rağmen çok güzel işler yaptık elhamdülillah. Türkiye zor bir coğrafyadır bu coğrafyada ayakta kalmanın bayrağı dalgalandırmanın, ezanın her okunmasının bir tek şartı var; o da güçlü olmak. Güçlü olmazsanız sizi yaşatmazlar. O yüzdendir ki bir taraftan o köpeklerle mücadele ediyoruz, bir taraftan da yatırım üzerine yatırım yapıyoruz. Çok şükür işlerimiz de iyiye gidiyor” dedi.

“4 bin 330 köyde çelikten evler yapıyoruz”

Ülkemizin, deprem ülkesi olduğunu tekrarlayarak Kahramanmaraş ve diğer depremzede illerdeki çalışmaların devam ettiğini belirten Bakan Özhaseki, şu ifadeleri kullandı:

“İkinci bir sıkıntımız da deprem meselesi. Bu ülkenin bir kaderi, bir deprem ülkesi. Son 100 senede denizlerimizde ve karalarımızda meydana gelen şiddetli derecede deprem sayısı 231, her sene 2 veya 3 tane deprem oluyor. Ölen insan sayımız 130 bin, zarar milyarlarca dolar. Sonra 6 Şubat’ta 18 tane ilimiz etkilendi. 14 milyon insan bundan zarar gördü. 680 bin evimiz ve 170 bin iş yerimiz yerle bir oldu. 53 bin 500 kardeşimizi toprağa verdik. Maddi hasar milyonlarca dolar zaten. Manevi zarar mı soruyorsunuz? Onu ölçecek bir alet daha icat olmadı. Çünkü her hanede bir göz yaşı var. Şimdi orada 300 binden fazla ev yapılıyor. Binden fazla şantiyemiz var. 110 bin kişilik ordu ile çalışıyoruz. 4 bin 330 köyde çelikten evler yapıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatı da o. En iyisini yapın yapmışken. Bir kere yapalım sağlam yapalım. Eğer burada sizler de Ali bey kardeşimize destek verirseniz ben de söz veriyorum büyük projelerin yanında olacağım. Allah’ın izniyle burada bir meydan projesi var. Başkanımız Mustafa bey ile de konuştuk, emekleri çok. Allah razı olsun herkesten. Burada neler yapılması gerektiğini de konuştuk. Yerin altındaki otoparkı da pazar yerini de. Üstüne büyük bir meydan projesini de, ama maddiyat bizim Tavşanlı Belediyesi’nin çok çok üstünde. Peki ne lazım? Destek lazım. Bunu kim yapacak? Elbette ki Tayyip Erdoğan ve onun yol arkadaşları yapacak. Başka kim yapacak? Bugün çıkıp da yeni ortaya çıkanların yapacağı bir şey yok arkadaşlar. Allah’ın izniyle biz bu projeleri yaparız. Sanayi sitesindeki kentsel dönüşüm yaparız. Altyapıda bir eksik bırakmayız, ama elimizi güçlü kılmanız lazım. Şimdiye kadar gittiğim her yerde söylüyorum, kentsel dönüşüm esas. Türkiye’nin her yerinde yapılması lazım. Değerli arkadaşlar burada bizlere fırsat verirseniz biz bu işleri yaparız. Burada sizlerin iftihar edeceğiniz bir meydan çıkar. Çevremizdeki beldelerde ufak tefek altyapı eksikleri var, zaten iller Bankası da bize bağlı Allah’ın izniyle onu da çözeriz. Endişeniz olmasın. Allah sizlerden razı olsun. Ali bey kardeşimiz size teslim ediyorum, sizleri de Allah’a emanet ediyorum.”

Cumhuriyet meydanında gerçekleştirilen miting sonrası Bakan Özhaseki, partililerle hatıra fotoğrafı çekilerek ayrılırken, program çerçevesinde İstasyon caddesi ve şehir içerisinde diğer caddelerde ‘AK Yürüyüş’ gerçekleştirildi. – KÜTAHYA

]]>
https://www.haber60.com.tr/bakan-ozhaseki-kutahyada-yapilan-calismalari-degerlendirdi/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Ahlat’ta halkla buluştu https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-ahlatta-halkla-bulustu/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-ahlatta-halkla-bulustu/#respond Mon, 25 Mar 2024 23:09:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=23484 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Ahlat’ta halkla buluştu

BİTLİS – Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Bitlis’te partisinin düzenlediği mitingin ve iftar programının ardından Ahlat ilçesine geçerek ‘Halk Buluşması’ programına katıldı. İlçenin Mazlum Yegül Caddesi üzerinde bulunan AK Parti Seçim Koordinasyon Merkezi önünde vatandaşlara hitap eden Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhur İttifakı adayı Yavuz Gülmez’e destek isteyerek 31 Mart akşamında Ahlat’ın sonuçlarını özel olarak takip edeceklerini söyledi.

Programda ilk olarak konuşan Cumhur İttifakı Ahlat Belediye Başkan Adayı Yavuz Gülmez, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ı Ahlat’ta ağırlamaktan onur duyduklarını söyledi. Gülmez, “Bugün Ahlat bir başka güzel. Çünkü bugün bu meydanda bu toprakların yetiştirdiği en önemli değerlerden biri olan Ahlat sevdalısı büyüğümüz Cumhurbaşkanı Yardımcımız sayın Cevdet Yılmaz beyefendi aramızdalar. Cumhurbaşkanı yardımcım bu ziyaretiniz bizleri ve Ahlatlıyı ziyadesiyle mutlu etmiştir. Allah sizlerden razı olsun inşallah. Muhterem efendim artık Ahlat kararını vermiştir. Dün olduğu gibi bugün de bu coşkulu topluluk Allah’ın izniyle 31 Mart akşamı efsane AK Parti belediyeciliğini müjdelemektedir. Allah’a hamd ediyorum. Kıymetli Ahlatlılar bu mübarek günde ve bu soğuk günde teşrif ettiniz. Allah sizlerden razı olsun. Bu memleketin sokak sokak, cadde cadde sorunlarını bilerek projeler ürettik ve bu projelerin desteklenmesi lazım. Dün olduğu gibi bugün de Allah’ın izniyle hükümetimizin sonuna kadar arkamızda olduğunun farkındayız” dedi.

Daha sonra konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın selamlarını ileterek sözlerine başladı. Yılmaz, “Değerli kardeşlerim sizlere öncelikle Cumhurbaşkanımız kendisi de Ahlatlı olan, burada yeri olan, mekanı olan Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın selamlarını iletiyorum. Aynı şekilde burada kendisi için bir konut inşa ettiren, kendisini Ahlatlı olarak gören Milliyetçi Hareket Partisi’nin değerli Genel Başkanı sayın Devlet Bahçeli’ye de selamlarımızı iletiyorum.

Değerli kardeşlerim, önümüzde bir seçim var. Adayımız Yavuz bey. Yavuz Bey’e 31 Mart’ta evet diyor muyuz? Yavuz Bey’le birlikte Ahlat yeni dönemde yeni hizmetlerle yeni hamlelerle yoluna devam edecek inşallah. Bugüne kadar Ahlat’a çok hizmetler yaptık. Hükümet olarak Ahlat’a bir başka gözle baktık. Burası Kubbetül İslam. Burası bizim medeniyetimizin temel taşlarından. Bu gözle baktık. ve elimizden gelen tüm imkanlarla Ahlat’ın yanında olduk. Ahlat’a yatırımlar yaptık. En son Cumhurbaşkanlığımızın da külliyesini buraya yaptık. Millet bahçeleriyle, altyapısıyla, üst yapısıyla restorasyonlarıyla Ahlat’a bütün desteğimizi vermeye çalıştık. Her bir projemizi de birebir Cumhurbaşkanımız takip etti. Allah ondan razı olsun. Allah başımızdan eksik etmesin” dedi.

“Yeni dönemde de Yavuz başkanımızla birlikte aynı anlayışla hizmetlerimize devam edeceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz sözlerini şöyle sürdürdü, “Yavuz Bey güzel projeler hazırladı. O projelere merkezi idare olarak elimizden gelen tüm desteği vermeye devam edeceğiz. Kendisinin yanındayız, arkasındayız. Bizim siyasetimiz makam ve mevki siyaseti değil. Makamlar ve mevkiler gelip geçicidir. Dünya da gelip geçici. Önemli olan o makamlardayken halka hizmet etmektir. Halkın ihtiyaçlarını görmektir ve birlikten yana olmaktır. Kendi nefsinizin aleyhine de olsa, kendi menfaatinizin aleyhine de olsa birlikten ayrılmamaktır. Ben inanıyorum ki kim ne yaparsa yapsın Ahlat birliğimize güç verecek.

İnşallah önümüzdeki dönem Türkiye Yüzyılı diyoruz. Türkiye Yüzyılı’nda çok daha ileriye hedeflere yürüyeceğiz. Sadece bölgemizde değil, küresel düzeyde çok daha farklı bir konuma ulaşacağız. Bunun için bir şeye ihtiyacımız var sadece. Ahlat’ta da bana göre en güzel mesaj budur. Birlik siyasetine ihtiyacımız var. Beraberlik siyasetine ihtiyacımız var. Biz bir olmazsak beraber olmazsak başkalarına fırsat doğar. Ahlat halkı bunu en güzel şekilde değerlendirecektir. Buna yürekten inanıyorum. Başkalarına fırsat vermeyecektir. Birliğimizi, beraberliğimizi muhafaza edecektir.

Değerli Ahlatlı hemşerilerim 31 Mart’a hazır mıyız? 31 Mart’ta AK Parti demeye, Cumhur İttifakı demeye Yavuz Bey’i belediye başkanlığına taşımaya kararlı mıyız? Evet. Benim gördüğüm Ahlat işi bitirmiş. İnşallah 31 Mart’ta, 31 Mart akşamında Ahlat’ın sonuçlarını özel olarak takip edeceğiz. ve buradan gelen sonuçlar farklı bir mesaj verecek. Hem Türkiye’ye hem de Dünyaya ülkemizin, milletimizin gücünü göstereceksiniz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-ahlatta-halkla-bulustu/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz Ahlat’ta Halk Buluşması Programına Katıldı https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-ahlatta-halk-bulusmasi-programina-katildi/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-ahlatta-halk-bulusmasi-programina-katildi/#respond Mon, 25 Mar 2024 23:00:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=23479 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Bitlis’te partisinin düzenlediği mitingin ve iftar programının ardından Ahlat ilçesine geçerek ‘Halk Buluşması’ programına katıldı. İlçenin Mazlum Yegül Caddesi üzerinde bulunan AK Parti Seçim Koordinasyon Merkezi önünde vatandaşlara hitap eden Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhur İttifakı adayı Yavuz Gülmez’e destek isteyerek 31 Mart akşamında Ahlat’ın sonuçlarını özel olarak takip edeceklerini söyledi.

Programda ilk olarak konuşan Cumhur İttifakı Ahlat Belediye Başkan Adayı Yavuz Gülmez, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ı Ahlat’ta ağırlamaktan onur duyduklarını söyledi. Gülmez, “Bugün Ahlat bir başka güzel. Çünkü bugün bu meydanda bu toprakların yetiştirdiği en önemli değerlerden biri olan Ahlat sevdalısı büyüğümüz Cumhurbaşkanı Yardımcımız sayın Cevdet Yılmaz beyefendi aramızdalar. Cumhurbaşkanı yardımcım bu ziyaretiniz bizleri ve Ahlatlıyı ziyadesiyle mutlu etmiştir. Allah sizlerden razı olsun inşallah. Muhterem efendim artık Ahlat kararını vermiştir. Dün olduğu gibi bugün de bu coşkulu topluluk Allah’ın izniyle 31 Mart akşamı efsane AK Parti belediyeciliğini müjdelemektedir. Allah’a hamd ediyorum. Kıymetli Ahlatlılar bu mübarek günde ve bu soğuk günde teşrif ettiniz. Allah sizlerden razı olsun. Bu memleketin sokak sokak, cadde cadde sorunlarını bilerek projeler ürettik ve bu projelerin desteklenmesi lazım. Dün olduğu gibi bugün de Allah’ın izniyle hükümetimizin sonuna kadar arkamızda olduğunun farkındayız” dedi.

Daha sonra konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın selamlarını ileterek sözlerine başladı. Yılmaz, “Değerli kardeşlerim sizlere öncelikle Cumhurbaşkanımız kendisi de Ahlatlı olan, burada yeri olan, mekanı olan Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın selamlarını iletiyorum. Aynı şekilde burada kendisi için bir konut inşa ettiren, kendisini Ahlatlı olarak gören Milliyetçi Hareket Partisi’nin değerli Genel Başkanı sayın Devlet Bahçeli’ye de selamlarımızı iletiyorum.

Değerli kardeşlerim, önümüzde bir seçim var. Adayımız Yavuz bey. Yavuz Bey’e 31 Mart’ta evet diyor muyuz? Yavuz Bey’le birlikte Ahlat yeni dönemde yeni hizmetlerle yeni hamlelerle yoluna devam edecek inşallah. Bugüne kadar Ahlat’a çok hizmetler yaptık. Hükümet olarak Ahlat’a bir başka gözle baktık. Burası Kubbetül İslam. Burası bizim medeniyetimizin temel taşlarından. Bu gözle baktık. ve elimizden gelen tüm imkanlarla Ahlat’ın yanında olduk. Ahlat’a yatırımlar yaptık. En son Cumhurbaşkanlığımızın da külliyesini buraya yaptık. Millet bahçeleriyle, altyapısıyla, üst yapısıyla restorasyonlarıyla Ahlat’a bütün desteğimizi vermeye çalıştık. Her bir projemizi de birebir Cumhurbaşkanımız takip etti. Allah ondan razı olsun. Allah başımızdan eksik etmesin” dedi.

“Yeni dönemde de Yavuz başkanımızla birlikte aynı anlayışla hizmetlerimize devam edeceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz sözlerini şöyle sürdürdü, “Yavuz Bey güzel projeler hazırladı. O projelere merkezi idare olarak elimizden gelen tüm desteği vermeye devam edeceğiz. Kendisinin yanındayız, arkasındayız. Bizim siyasetimiz makam ve mevki siyaseti değil. Makamlar ve mevkiler gelip geçicidir. Dünya da gelip geçici. Önemli olan o makamlardayken halka hizmet etmektir. Halkın ihtiyaçlarını görmektir ve birlikten yana olmaktır. Kendi nefsinizin aleyhine de olsa, kendi menfaatinizin aleyhine de olsa birlikten ayrılmamaktır. Ben inanıyorum ki kim ne yaparsa yapsın Ahlat birliğimize güç verecek.

İnşallah önümüzdeki dönem Türkiye Yüzyılı diyoruz. Türkiye Yüzyılı’nda çok daha ileriye hedeflere yürüyeceğiz. Sadece bölgemizde değil, küresel düzeyde çok daha farklı bir konuma ulaşacağız. Bunun için bir şeye ihtiyacımız var sadece. Ahlat’ta da bana göre en güzel mesaj budur. Birlik siyasetine ihtiyacımız var. Beraberlik siyasetine ihtiyacımız var. Biz bir olmazsak beraber olmazsak başkalarına fırsat doğar. Ahlat halkı bunu en güzel şekilde değerlendirecektir. Buna yürekten inanıyorum. Başkalarına fırsat vermeyecektir. Birliğimizi, beraberliğimizi muhafaza edecektir.

Değerli Ahlatlı hemşerilerim 31 Mart’a hazır mıyız? 31 Mart’ta AK Parti demeye, Cumhur İttifakı demeye Yavuz Bey’i belediye başkanlığına taşımaya kararlı mıyız? Evet. Benim gördüğüm Ahlat işi bitirmiş. İnşallah 31 Mart’ta, 31 Mart akşamında Ahlat’ın sonuçlarını özel olarak takip edeceğiz. ve buradan gelen sonuçlar farklı bir mesaj verecek. Hem Türkiye’ye hem de Dünyaya ülkemizin, milletimizin gücünü göstereceksiniz.” – BİTLİS

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-ahlatta-halk-bulusmasi-programina-katildi/feed/ 0
Prof. Dr. Mustafa Karataş Eyüpsultan Belediyesi’nin Osmanlı Park Ramazan Çadırı’nda konuk oldu https://www.haber60.com.tr/prof-dr-mustafa-karatas-eyupsultan-belediyesinin-osmanli-park-ramazan-cadirinda-konuk-oldu/ https://www.haber60.com.tr/prof-dr-mustafa-karatas-eyupsultan-belediyesinin-osmanli-park-ramazan-cadirinda-konuk-oldu/#respond Mon, 25 Mar 2024 13:33:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=23286 Eyüpsultan Belediyesi’nin Osmanlı Park Ramazan Çadırı’nda düzenlediği etkinliklerin konuğu Prof. Dr. Mustafa Karataş oldu. “İnsan ve Kalp” konulu söyleşide Karataş, temiz bir kalbin önemine değinerek Peygamber Efendimizin (Sallallahü aleyhi ve sellem) üç önemli özelliğini anlattı.

Eyüpsultan Belediyesi Osmanlı Park Ramazan Çadırında binlerce kişilik iftar sofraları kurarken, kültür, sanat ve tarih dünyasının önemli isimlerini ağırlamaya devam ediyor. Bu kapsamda düzenlenen etkinliklerin konuğu bu kez hadis kürsüsü profesörü ve televizyon programı yapımcısı Mustafa Karataş oldu.

“İmanın yeri kalptir”

Karataş, “İnsan ve Kalp” konulu söyleşisinde ayet, hadis ve kıssadan hisselerle temiz bir kalbin ve niyetin önemine değindi. İmanın yerinin kalp olduğunu, mahşer günü Allah’ın önce kalbimize bakacağını söyleyen Mustafa Karataş, sözlerine şöyle devam etti: “Kalbin hiç ummadığınız bir anlamı vardır. Kalbin manası dönektir, her yere döner. Kalp döndürür; ortama uydurur. Fakat Allah da insan da kalbe bakıyor. Hatta namazdan, oruçtan ve hacdan önce kalbimize, niyetimize bakıyor. Ameller niyetlere göredir. Biz insanların niyetini bilemeyiz ancak Allah bilir. Onun için kimin gerçekten mümin olduğunu veya olmadığını ancak Allah bilir. Allah diyor ki ben sizin kalplerinizi biliyorum. İmanın yeri kalptir. İnsanlar zayıflamak için diyetisyenlere gidiyorlar; 16 saat aç kalıyorlar. Ramazan’ın dışında başka bir ayda 16 saat sabahtan akşama kadar zayıflayayım diye aç kaldığınız zaman oruç sevabı alıyor musunuz? Almıyorsunuz, çünkü orada oruca niyet yok. Ama şimdi 14 saat aç duruyoruz sevap alıyoruz neden oruca niyet ediyoruz. Demek ki sevap alabilmek için niyet gerekiyor. Herkes niyetinin karşılığını alıyor. Niyetin merkezi kalptir. Allah Teala kıyamet günü mal ve evlat fayda vermez ancak temiz bir kalp fayda verir diyor.”

“Her mümin peygamberine benzemek zorundadır”

Öte yandan söyleşisinde Peygamber efendimizin ahlakının üç önemli özelliğine değinen Karataş, şunları söyledi: “Her mümin peygamberine benzemek zorundadır. Peygamber efendimiz kendisi için değil, başkaları için yaşamıştır. Yetimler, garipler, ailesi, çocukları ve ümmeti için yaşamıştır. Peygamber efendimize göre insanların en hayırlısı insanlara en çok faydası dokunandır. İnsanlara yardımcı olanlar Allah dostudur. Başkasını düşündüğümüz kadar Müslümanız. İkincisi peygamber efendimiz ahiret için dünyasını, dünya için ahireti terk etmedi. Ama biz hiç ölmeyecekmiş gibi dünya için çalışıyoruz, öbür tarafı bilmem hafız değilim diyoruz. Ahireti hiç düşünmüyoruz. Hz. Muhammed Mustafa (Sallalahü aleyhi ve sellem) efendimizin üçüncü bir özelliği var. Göründüğü gibi oldu, olduğu gibi göründü. İçi başka dışı başka olmayacağız. Eşimizin, dostumuzun arkasından kuyu kazmayacağız. Mert ve dürüst olacağız.” Söyleşisini dua ile bitiren Prof. Dr. Mustafa Karataş’a Eyüpsultan Belediye Başkanı Deniz Köken adına sahneye gelen Başkan Yardımcısı Ali Rıza Yavuz, katılımlarından dolayı teşekkür ederek “İstiklal Harbi’nin 100. Yılında İstanbul ve Eyüpsultan” kitabını hediye etti. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/prof-dr-mustafa-karatas-eyupsultan-belediyesinin-osmanli-park-ramazan-cadirinda-konuk-oldu/feed/ 0
Bakan Abdulkadir Uraloğlu: “Ne söz vermişsek yapacağız” https://www.haber60.com.tr/bakan-abdulkadir-uraloglu-ne-soz-vermissek-yapacagiz/ https://www.haber60.com.tr/bakan-abdulkadir-uraloglu-ne-soz-vermissek-yapacagiz/#respond Fri, 22 Mar 2024 00:30:26 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=21933 Bakan Abdulkadir Uraloğlu: “Ne söz vermişsek yapacağız”

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu:

“Recep Tayyip Erdoğan ‘Yürüyün’ dedi, biz de Allah’ın izniyle yürüdük”

TRABZON – Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, seçim sürecinde ne söz verdilerle yapacaklarını belirterek “Genel seçime kadar 4 yıl, mahalli seçime kadar 5 yıllık bir süre var. Bu 5 yıllık süre içerisinde zaten Allah nasip eder, Allah ömür verirse hangi görevlerde oluruz bilemeyiz ama tekrar biz buralara geleceğiz tekrar neler yaptık onların hesabını size vereceğiz. O zamana kadar zaten gelip gideceğiz de bu siyaset böyle kısa adımlı değildir, uzun adımlıdır. Dolayısıyla o zamana kadar biz ne söz vermişsek yapacağız” dedi.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, sabah saatlerinde geldiği memleketi Trabzon’da Güney Çevre Yolu Şantiyesinde incelemelerde bulundu. Bakan Uraloğlu, incelemenin ardından beraberindekilerle birlikte Şalpazarı ilçesinde vatandaşlarla buluştu. Yoğun ilginin gösterildiği halk buluşmasında Cumhur İttifakı adayı Refik Kurukız’a destek isteyen Bakan Uraloğlu, daha sonra Beşikdüzü ilçesinde düzenlenen mitinge katıldı.

Burada da Cumhur İttifakı adayı Barış Öztürk’e destek isteyen Bakan Uraloğlu, yaptığı konuşmada, Beşikdüzü’nün eğitim noktasında hep önde gelen değerli insanlar yetiştiren ilçelerden bir tanesi olduğunu ifade ederek “Biz Beşikdüzü’ne bugüne kadar hizmetler ettik. Bundan sonra da inşallah hizmet etmeye devam edeceğiz. Burada ilçe belediyesi, büyükşehir belediyesi, bakanlıklar, milletvekillerimiz gerçekten çok güzel bir ekibimiz var. Cumhur ittifakı döneminde çok güzel bir birliktelik yakaladık. Biz istiyoruz ki bunu şöyle bir 5 yıl daha Beşikdüzü’ne bunun içerisine katarak beraberce devam edelim. Beşikdüzü ve ilimiz için ihtiyaç olup ta bizim karşılayamayacağımız, gerçekleştiremeyeceğimiz bir hizmet yoktur” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin güzel bir birlikteliğini olduğunu kaydeden Bakan Uraloğlu, “Önümüzdeki kıymetli bir seçim var. Şurada sayılı günümüz kaldı o güne kadar inşallah beraberce gayret edelim ve 31 Mart’ta o seçimi alalım. Bizde hizmetlerimize devam edelim. Biz zaten devam edeceğiz de daha iyi devam edebilmek için Beşikdüzü’nün merkezine daha iyi hizmet edebilmek için. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olunca daha çok yollar gündeme geliyor. Karadeniz’de, Trabzon’da, Beşikdüzü’nde daha çok yollar gündeme geliyor. Birçok hizmet yaptık birçok ihtiyacınız daha olduğunu biz biliyoruz. Burada dediğim gibi ilçe belediyesi ile Büyükşehir Belediyesi ile her türlü imkana sahibiz. Genel seçime kadar 4 yıl, mahalli seçime kadar 5 yıllık bir süre var. Bu 5 yıllık süre içerisinde zaten Allah nasip eder, Allah ömür verirse hangi görevlerde oluruz bilemeyiz ama tekrar biz buralara geleceğiz tekrar neler yaptık onların hesabını size vereceğiz. O zamana kadar zaten gelip gideceğiz de bu siyaset böyle kısa adımlı değildir uzun adımlıdır. Dolayısıyla o zamana kadar biz ne söz vermişsek yapacağız. Şimdi Büyükşehir Belediye Başkanım dedi ki ‘Barış kardeşim ne söz verdiyse ben imza atıyorum’. Benin şimdi ne demem lazım. Yani mecbur ben de ikisine imza atacağım. Başka yolum kalmadı. Bu kadar kalabalık bu kadar yağmurdan sonra. Gerçekten yağmura rağmen beklediniz. 2018’de ekonomik sıkıntılar yaşadık. Arkasında pandemi yaşadık, yetmedi, 6 Şubat depremlerini yaşadık. Bütün bunlara rağmen kamunun yapması gereken hizmetleri durdurduğunu gördünüz mü? Allah rızası için durdurmadık. Recep Tayyip Erdoğan ‘Yürüyün’ dedi biz de Allah’ın izniyle yürüdük, yürüdük, devam ediyoruz. Onun yol arkadaşı Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli hocamız. Onların güzel birlikteliği var. Bizim sahadaki birlikteliğimizde tam budur. Biz her şeye rağmen hizmet ettik, etmeye de devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/bakan-abdulkadir-uraloglu-ne-soz-vermissek-yapacagiz/feed/ 0
Bakan Özhaseki: Millet İttifakı yıkım ekibi gibiydi https://www.haber60.com.tr/bakan-ozhaseki-millet-ittifaki-yikim-ekibi-gibiydi/ https://www.haber60.com.tr/bakan-ozhaseki-millet-ittifaki-yikim-ekibi-gibiydi/#respond Tue, 19 Mar 2024 04:18:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=20742 Sakarya’nın Hendek ilçesinde vatandaşlarla iftarda bir araya gelen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, Millet İttifakı’nı hatırlatarak, “Görünüşte altı kişilerdi, biz de bunlara diyorduk ki, ‘Bu altı değil milleti kandırmayın, yalan söylemeyin. Bak ikide bir PKK’nın adamları masanın altından kafasını uzatıyor. O görünenle siz yedisiniz.’ Sonra dünyanın iki tane en başarısız belediye başkanı da cumhurbaşkanı yardımcısı diye ilan ettiler. İstanbul ve Ankara’da daha taş üstüne taş koymamış belediye başkanlarıyla dokuz oldu. Adeta yıkım ekibi gibilerdi, Allah bunlardan ülkeyi korudu” dedi.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, Sakarya’da Ada Hayat Yerinde Kentsel Dönüşüm Projesi temel atma töreninin ardından Hendek ilçesinde vatandaşlarla birlikte iftar yaptı. Burada vatandaşlara hitap eden Bakan Özhaseki, “Geçtiğimiz seçimlerde hatırlayın iki tane ittifak vardı. Bizim ittifakımız net Cumhur İttifakı; Cumhurbaşkanımızla Devlet Bey kol kola girdi ve önlerinde hiçbir engel tanımadılar. Bu devletin birliği, bütünlüğü, vatanın bölünmez bütünlüğü uğruna ellerinden ne gelirse yapıyorlar. Allah onlardan razı olsun. Bizim ittifakımızın özü sözü bir. Biz yerliyiz, biz milliyiz, biz tarihe karşı sorumlu olduğuna inanan insanlarız. Medeniyetimize karşı sorumluluğumuz olduğuna inanan insanlarız. Her şeyden önce bizim için bayrak geliyor, ezan geliyor. Biz bu niyetle devam ediyoruz fakat karşı tarafın da bir ittifakı vardı. Adına Millet İttifakı diyorlar. Görünüşte altı kişilerdi, biz de bunlara diyorduk ki, ‘Bu altı değil milleti kandırmayın, yalan söylemeyin. Bak ikide bir PKK’nın adamları masanın altından kafasını uzatıyor. O görünenle siz yedisiniz.’ Sonra dünyanın iki tane en başarısız belediye başkanını da cumhurbaşkanı yardımcısı diye ilan ettiler. İstanbul ve Ankara’dı daha taş üstüne taş koymamış belediye başkanlarıyla dokuz oldu. Bu arada Kılıçdaroğlu herkesi keklemiş, sonradan açığa çıktı. Bir adamcağız var, ona İçişleri Bakanlığını da vermiş, MİT’i de vermiş, on oldu. Kaç olduğu belirsiz bir ittifak kuruldu” dedi.

“Adeta yıkım ekibi gibilerdi, Allah bunlardan ülkeyi korudu”

Bakan Özhaseki, “Bunlar birbirine benzemezler. Ne sosyal olaylara bakışları, ne iktisadi meselelere getirmiş oldukları çözümler, ne askeri olaylarda fikirleri hiçbirinin birine benzer bir tarafı yok. Benzemezler ordusu gibi bunlar. Aslında birbirlerini sevmezler de. Daha bir gün olsun birisi yanına eşini alıp öbürüne çay içmeye bile gitmemiştir. Peki bunları bir araya getirenler nedir? Bunları bir araya getiren Cumhurbaşkanımıza ve Devlet Bey’e olan düşmanlıklarıdır. Seçim bitti, şimdi yeni yeni foyaları ortaya çıkmaya başladı. Partinin birindeki milletvekili diyor ki, ‘Ben Kılıçdaroğlu’na vallahi oy vermedim. Allah’tan iktidara gelmemişiz. Yoksa mahvolurdu bu Türkiye.’ Bakın bunların hepsini ifade ediyorlar. Dün peki Recep Tayyip Erdoğan gitsin de ne olursa olsun diyenleri bir arada tutan şey sadece bu mu? Bunun için mi bir araya gelindi. Adeta yıkım ekibi gibilerdi, Allah bunlardan ülkeyi korudu” diye konuştu.

“Projelerin peşinde koşuyoruz”

Bakan Özhaseki, “Meseleye biraz daha yüksek perdeden bakın lütfen. Sadece basit bir belediye başkanlığı seçimi olarak bakmayın. Evet belediye başkanlığı seçimi olsa bile doğrusu biz çalışıyoruz, kol kola geliyoruz. Birlikte rahmet var, ayrılıkta azap var diye hep birlikte projelerin peşinde koşuyoruz. Levent Bülbül kardeşim bana buradaki projeden bahsetti. Biraz önce de belediye başkanımız ve adayımız da sizlere bahsetti. Bu projenin altından kalkabilecek karşı tarafta bir Allah’ın kulu var mı? Yapabilecek bir ekip var mı? Onlarda bu akıllı duruş var mı? Hayır” şeklinde konuştu. – SAKARYA

]]>
https://www.haber60.com.tr/bakan-ozhaseki-millet-ittifaki-yikim-ekibi-gibiydi/feed/ 0
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Özhaseki, Balıkesir’de mitingde konuştu Açıklaması https://www.haber60.com.tr/cevre-sehircilik-ve-iklim-degisikligi-bakani-ozhaseki-balikesirde-mitingde-konustu-aciklamasi/ https://www.haber60.com.tr/cevre-sehircilik-ve-iklim-degisikligi-bakani-ozhaseki-balikesirde-mitingde-konustu-aciklamasi/#respond Sat, 09 Mar 2024 05:15:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=17369 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, “Etrafımızdaki ülkelerin hepsinde yangın var ama Allah’a hamdolsun Türkiye güvenli bir liman.” dedi.

Özhaseki, Balıkesir’in Karesi ilçesi Sakarya Mahallesi Meydanı’nda partisince düzenlenen mitingde, Türkiye’de belediyecilikte dönüm noktasının 1994 yılı olduğunu, birçok ilde aday olduklarını ve o günden beri kimseyi ayırmadan herkese hizmet ettiklerini anlattı.

Bakan Özhaseki, seçim döneminde adayların vaatlerde bulunduğunu belirterek, şöyle devam etti:

“Seçim öncesinde birçok aday çıkar, aklına gelen her vaatte bulunur. Her şeyi söyler. Sırtında yumurta küfesi yok ki. Sözün de zaten bir anlamı yok. Durmadan söylerler. Geçen seçim öncesinde Ankara’daki başkan adayları çıktılar; ‘EYT’lilerin sorunlarını bile çözeceğiz’ dediler. ‘Şu kadar kilometre metro yapacağız’ dediler. ‘Şu kadar insana yardım edeceğiz’ dediler. ‘Çalışanları işten atmayacağız’ dediler. Fakat işbaşına geldikten sonra başta Kılıçdaroğlu olmak üzere, ‘Bir tek Allah’ın kulunu, emekçinin işine son verirsek affedersiniz, namussuzuz, şerefsiziz’ diye söz verdikleri halde on binlerce insanı kapının önüne koydular. Hiçbir sözlerini tutmadılar. Hiçbir vaatlerini yerine getirmediler. Biz onları iyi biliyoruz. Şimdi de çıkmış bazıları ileri geri laflar ediyor, uzun uzun konuşuyor. İşbaşına gelirse yarın her şeyi çözermiş Balıkesir’de. Biz sizin ağababalarınızı da gördük. En önemli adamlarınızı da gördük. Ne yaptıklarını da çok iyi biliriz biz onların. Hiçbir şey yapacakları da yok.”

Yerel seçim sürecinde yaşanan bazı olayları garipsediğini, aday gösterilmeyen bazı isimlerin farklı arayışlara girdiğini anlatan Özhaseki, şunları söyledi:

“Düne kadar Sayın Cumhurbaşkanı’mıza gelip iki büklüm olup elini öpüp ‘Senin için ölürüm’ diyenler, ‘Biz bu belediye başkanlığını Allah rızası için yapıyoruz’ diyenler, yarın bir gün siz sevmediğiniz için anketleri kötü çıktığı için ‘Kenara çekil kardeşim’ dediğimizde aslan kesiliyor. Kendinde keramet buluyor. Hangi partiye gideceğini şaşırıyor sonra da gidiyor aday olmaya kalkıyor. Hayretler içerisindeyim vallahi. ya sana sonuna kadar AK Parti destek verdi, arkanda durdu. Ne yaptığını gördük. Şimdi ne oldu sana? Dün elini öptüğün insanın niye karşısına çıktın? Niye ‘Allah rızası için gayret ediyorum efendim, kurban olurum sana’ derken. Sen bugün çıktın kendi başına birileri kulağına üflediği için aday oluyorsun. Emin olun hayretler içerisindeyim. İnsanın bu kadar da dönmemesi lazım herhalde. Bir tavrı olması lazım. Bir omurgası olması lazım. Dimdik durmayı da bilmesi lazım.”

Balıkesir’de yatırımlarına devam ettiklerini aktaran Özhaseki, bu kapsamda kentsel dönüşüm çalışmalarının da sürdüğünü, ayrıca Millet Bahçeleri açtıklarını bildirdi.

Özhaseki, “Bizim işimiz gücümüz hizmet, Allah’ın izniyle. Hiç endişeniz olmasın. Ne söz vermişsek yerine getiririz. Biz onlar gibi değiliz, merak etmeyin.” ifadesini kullandı.

“Menfaat birlikteliğimiz yok bizim, ulvi gayelerimiz var”

Bu coğrafyanın cennet gibi olduğunu ancak fitne odaklarının bitmek bilmediğini ifade eden Özhaseki, “Allah’a hamdolsun başarılı olduk. PKK diye bir terör örgütü şehirlerde artık yapılanma içerisinde değil. Hiçbir çocuğu kandıramıyorlar, dağlara götüremiyorlar. Bunun için de zaten kudurup duruyorlar. İnşallah bundan sonra da çıkamayacaklar. O bölgelere huzur geldi.” değerlendirmesinde bulundu.

Bir taraftan depremin ardından imar faaliyetleriyle, bölgenin yeniden ayağa kaldırılmasıyla, diğer yandan PKK belasıyla, FETÖ artıklarıyla uğraştıklarını anlatan Özhaseki, diğer yandan ülkeyi büyütmek için gece gündüz demeden ellerinden ne geliyorsa yaptıklarını söyledi.

Özhaseki, “Yani bir taraftan ibadet ediyoruz, bir taraftan şeytan taşlıyoruz. Ne yapalım? Başka çaresi yok bu işin. Bu şeytanlar taşlanacak. Başka türlü olmaz zaten bu iş. Bu coğrafya bizim kaderimiz. Etrafımızdaki ülkelerin hepsinde yangın var ama Allah’a hamdolsun Türkiye güvenli bir liman.” dedi.

Geçen seçimlerin bunun en güzel örneği olduğunu, Cumhur İttifakı’nın dimdik ayakta durduğunu vurgulayan Özhaseki, şunları kaydetti:

“Çünkü biz ulvi gayeler için ayağa kalktık. Menfaat için bir arada değiliz. Ufak tefek birtakım gelirleri elde etmek için bir arada değiliz. Menfaat birlikteliğimiz yok bizim, ulvi gayelerimiz var. Karşıda da bir ittifak vardı. Altılı gibiydi, sonradan dünyanın en başarısız iki belediye başkanını daha ilave ettiler 8 gibi oldular. Sonra anladık ki Kılıçdaroğlu herkese kazık atmış, gizli saklı adamın biriyle görüşmüş, İçişleri Bakanlığını ve MİT’i de vermiş, 9 olmuş. Şimdi kulağımıza geliyor ki ‘Falana da bir şey verilmişti’ diye, 10-11 gidiyor. Değerli arkadaşlar, birbirine hiç benzemeyen adamların, bunca muhalifin bir araya geldiği yerde bir medeniyet doğar mı? Bunların sosyal olaylara bakışları farklıydı. Hepimiz biliyoruz. Siyasi olaylara bakışları farklıydı. Askeri meselelere, ekonomik meselelere, bakışları tamamıyla farklıydı. Fakat bir araya gelmişlerdi. Bunları bir araya getiren motivasyon neydi? Sadece tekti; ‘Recep Tayyip Erdoğan gitsin, ne olursa olsun. AK Parti gitsin, ne olursa olsun.’ Kardeşim biz faniyiz. Elbette biz de gideceğiz bir gün ancak siz ne yapacaksınız? Hadi onu söyleyin. Yok bir cümle. Türkiye için ne yapacağınızı söyleyin. Yok. Değerli arkadaşlar gerçekten bunlar zaten birbirine benzemedikleri gibi emin olun birbirlerini hiç sevmezler, biliyoruz. Bir gün birisi diğerini özleyip de çay içmeye bile gitmemiştir. Fakat Recep Tayyip Erdoğan düşmanlığı bunları bir araya getiriyordu. Yıkım ekibi gibiydiler adeta.”

Bakan Özhaseki, iyi niyetle yola çıktıklarını, gece gündüz demeden çalışacaklarını ve koşmaya devam edeceklerini sözlerine ekledi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/cevre-sehircilik-ve-iklim-degisikligi-bakani-ozhaseki-balikesirde-mitingde-konustu-aciklamasi/feed/ 0
Yozgat’ta Yağış Eksikliği Tarım Sektörünü Endişelendiriyor https://www.haber60.com.tr/yozgatta-yagis-eksikligi-tarim-sektorunu-endiselendiriyor/ https://www.haber60.com.tr/yozgatta-yagis-eksikligi-tarim-sektorunu-endiselendiriyor/#respond Sun, 03 Mar 2024 02:21:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=14271

SEYFİ ÇELİKKAYA

Türkiye’nin önemli tarım bölgelerinden Yozgat’ta Mart ayına gelinmesine karşın yağışların istenilen düzeyde düşmemesi tarım sektörünü endişelendirmeye başladı. Yozgat Ziraat Odası Başkanı İsmail Açıkgöz, yağış olmaması halinde hem hububatta hem de baklagillerde yüzde 50, yüzde 60 kaybın olacağını söyledi. Yozgatlı çiftçilerden Mikail Avcı da, yağışların Mart ve Nisan aylarında da düşmemesi halinde çok zor durumda kalacaklarımı belirterek, “Mazot olmuş 45 lira, gübre olmuş 15-16 lira. Resmen batış” dedi.

Yozgat’ta kış aylarındaki hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi, tarım sektöründe faaliyet gösterenleri endişelendiriyor. Hava sıcaklığını mevsim normallerinin üzerinde olması tarım alanlarında fare ve böcek popülasyonunu artırdı. Bölge çiftçisi bir taraftan tarımsal zararlılarla mücadele ederken diğer taraftan da beklediği yağışların düşmemesi halinde yaşayacağı sorunların üstesinden nasıl gelebileceğinin hesabını yapıyor.

“BU AYDA BU TARLAYA GİRMEK ESKİDEN MÜMKÜN DEĞİLDİ”

Yozgat Merkez Divanlı Mahallesinden çiftçi Mikail Avcı, şunları söyledi:

“Bir sefer sürmüştüm ama hoşuma gitmedi, tekrar bir daha sürüyorum. Kuraklık had safhada, korkuyoruz ne kadar olsa da, kuraklık herhalde bizi perişan edecek. eçtiğimiz 5-6 yılda olduğu gibi, inşallah olmaz. Şubat ayı da yağsız geçti. Bu ayda bu tarlaya girmek eskiden mümkün değildi ama şimdi havalar çok sıcak geçti. Çok kuraklık geçiyor. Allah hayırlısını versin. Nisan ayında zaten yağış olmazsa bizim halimiz harap. Ne olacağı belli, mazot olmuş 45 lira, gübre olmuş 15-16 lira. Resmen batış. Verim olmadıktan sonra mecbur batacağız. Habire küçülmeye devam. Korkuyoruz da endişe ediyoruz. Sonuç vahim, Allah hayırlısını versin, İnşallah olmaz ama çiftçi çok perişan bir duruma düşer. Allah yardım etsin. Şu kuru toprağa bu kadar parayı saçıp da geride üç beş kuruş ekmeğini, kazanabilen, kazanmayı bekleyen tek çalışan çiftçidir. Başka çalışan kesime bak, aylığını, aylığı gelir, maaşını alır ama çiftçi öyle değil. Çiftçi atar, saçıyor, saçıyor, Allah ne verirse alıyor, cebine koyuyor veya aldığını ödeyemiyor. Mesela geçtiğimiz yıllarda aldığım ürünü ödeyemediğim için ben çok küçüldüm. Hem traktörlerimi sattım hem araziyi küçülttüm. 2 bin dönümden 500 dönüme yakın araziye düştüm. 2 bin dönüm arazi işliyordum ama 500 dönüme, 400-500 dönüme geriledi. Allah hayırlısını versin. İnşallah geçtiğimiz 5-6 yıl gibi olmaz. Geçen yıl iyiydi ama tabii 5-6 yılın acısını da bir geçen sene çıkartmadı. Allah hayırlısını versin. Allah’a sığınıyoruz, sürüyoruz, ekeceğiz bakalım.”

“BAKLAGİLLERDE, BUĞDAYDA SIKINTI YAŞARIZ”

Yozgat Ziraat Odası Başkanı İsmail Açıkgöz de açıklamasında, şu görüşlere yer verdi:

“2023-2024 yılı güzün 11’inci ayda, 10’uncu ayda yağmurlarımız güzeldi. Özellikle hububatta, buğdayda, köklenmede hiçbir sıkıntımız yok ama bahar itibariyle yani Ocak- Şubat’ta kar yağmadı. Kar yağmadığından dolayı arazide bir su eksikliği var. Ekinde köklenmede bir sıkıntı yok. Mart ayı içerisinde, Nisan’da yağış devam ederse kuraklık olacağını düşünmüyorum. Ekimlerde sıkıntı olmaz, köklenmesi güzel ama Mart’ta, Nisan’da da yağış yağmazsa ister istemez ekinlerde, baklagillerde buğdayda bir sıkıntı yaşarız. Baklagilleri de yeni başladık ekmeye, işte mercimeklere girdi, nohutlar ekilmeye başlıyor. Memleketimiz tarım memleketi. Kuru tarımla iştigal eden bir memleket. Ondan dolayı da kar, yağmur olması gerekiyor ama 2024 yılında daha kar görmedik. Kış bitti, kar görmedik. İnşallah yağışlarla bunu kapatacağız. Pazar günü bir yağış gözüküyor. Pazar günkü yağıştan da gübre atan arkadaşlar inşallah yararlanır. Tabanda nem var, nohut köklenir, mercimek köklenir. Köklendikten sonra yapraklanma döneminde iyi bir yağmur yağarsa orada da sıkıntı olacağını düşünmüyorum. Yağmazsa hem buğdayda hem baklagillerde yüzde 50- 60 kaybımız olacağını düşünüyorum. İnşallah bu korkulan olmaz, biz de bu riskten kurtuluruz.”

]]> https://www.haber60.com.tr/yozgatta-yagis-eksikligi-tarim-sektorunu-endiselendiriyor/feed/ 0 Haliliye Belediye Başkanı Mehmet Canpolat, Seçim İrtibat Bürosunda Vatandaşlarla Buluştu https://www.haber60.com.tr/haliliye-belediye-baskani-mehmet-canpolat-secim-irtibat-burosunda-vatandaslarla-bulustu/ https://www.haber60.com.tr/haliliye-belediye-baskani-mehmet-canpolat-secim-irtibat-burosunda-vatandaslarla-bulustu/#respond Fri, 01 Mar 2024 03:09:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=13556 Haliliye Belediye Başkanı Mehmet Canpolat, seçim irtibat bürosunda yüzlerce vatandaşla bir araya geldi. Canpolat, şehrin her köşesinde bir eser bırakmanın gayreti içerisinde olduklarını belirterek, “AK Parti bayrağı altında Haliliyeli hemşerilerimize hizmet etmenin gayreti içerisindeyiz” dedi.

Haliliye Belediye Başkanı Mehmet Canpolat, seçim irtibat bürosunda vatandaşlarla buluşmaya devam ediyor. Önceki dönem Şanlıurfa Milletvekili Seydi Eyyüpoğlu, AK Parti Haliliye İlçe Başkanı Mustafa Bağmancı, Şanlıurfa Ziraat Odası Başkanı Ahmet Eyyüpoğlu, Siverek Ziraat Odası Başkanı Ahmet Ersin Bucak, teşkilat üyeleri ve vatandaşların ziyaret ettiği seçim bürosunda Başkan Canpolat, vatandaşlarla tek tek görüştü.

Vatandaşlar tarafından yoğun katılım sonucunda seçim bürosuna sığmadıklarını aktaran Mehmet Canpolat, “Geçmişte olduğu gibi bugünde yarında inşallah hep beraberiz, biriz bir olmak zorundayız. Çünkü ümmetin lideri Recep Tayyip Erdoğan ümmetin ve milletin partisi AK Parti bayrağı altında Haliliyeli hemşerilerimize hizmet etmenin gayreti içerisindeyiz. Her sandıkta ve seçimde hep beraber el ele Cumhurbaşkanımızın ve AK Parti’nin bayrağını en yüksekte tuttuk. Önümüzde bir seçim daha var. Yine vatandaşımızın önüne bir sandık iniyor. Çok güzel bir laf vardır, ‘Tarlada izi olmayanın harmanda yüzü olmazmış.’ Allah’a hamd olsun hem hükümetimizin hem de belediyelerimizin başta büyükşehir olmak üzere tüm ilçe ve Haliliye’nin her noktada ve mahalle de yüzü de var izi de var. İnşallah bunlar sandıkta ak olarak çıkacaktır. Onlar ne yaparlarsa yapsınlar neyle uğraşırlarsa uğraşsınlar havada balon cümleler kursalar dahi hizmetin ve icraatın partisi AK Parti’dir. Geçmişteki hizmetlerimiz gelecekteki hizmetlerimizin teminatıdır. Bu topluluk Haliliye’de olmak üzere ne varsa ne yoksa yıkıp geçecek bir topluluktur. Ne güzel demiş şair, ‘Minareler süngü kubbeler miğfer camiler kışlamız müminler asker bu ilahi ordu dinimi bekler Allahü ekber, Allahü ekber’ demiştir. Eminim ki, sandıklar da yine Şanlıurfa’dan Haliliye’den rekor bir oy ile sandıkları patlatmaya hazır mıyız? Siz hazırsınız bir kararlıyız, gazabımız şimdiden mübarek olsun” dedi.

Önceki dönem Şanlıurfa Milletvekili Seydi Eyyüpoğlu da, “Millete hizmet eden Allah’ın yanında da en makbul insan sayılır. Onun için Allah şahit Mehmet Canpolat’ı seviyorum. Niye seviyorum, çünkü Canpolat ilçe başkanlığından şimdiye kadar siyasette hizmette hevesli olduğu için seviyorum. Değerli hemşerilerim Mehmet Canpolat tecrübesini aldı, hizmetlerin nasıl yapılacağını çok iyi öğrendi. O yüzden ben usta başkan diyeceğim. Gerçekten de ustalığının diplomasını aldı. 6 ay önce de bir seçim geçirdik, Urfa’nın hemen hemen bütün ilçelerini dolaştık. Haliliye’den tek bir şikayet duymadım. İnşallah daha iyi yerlerde de Allah bizlere nasip eder görürüz. Siyaset lafla olmaz, insanoğlu birine dayanmazsa, bel bağlamazsa o insanın cesareti de olmaz bir şey de yapamaz. Ama burada dağ gibi dünyanın lideri arkamızda ve iktidar arkamızda hizmet buradadır. Hemşerilerimden ricam Haliliye’yi havaya uçurmamız lazım” diye konuştu.

Siverek Ziraat Odası Başkanı Ahmet Ersin Bucak ise, “Biz Siverek’ten Canpolat’a destek vermek için bugün buradayız. Çünkü Canpolat’a her şeyiyle kefiliz. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın tensipleriyle tekrar aday gösterildi. Mimar Sinan’ın bir sözü vardır, camileri tarif ederken şu benim eserim, bu benim eserim dermiş. Şimdi Canpolat’ın ustalık dönemini göreceğiz inşallah. Gerçekten inanıyorum ki, önümüzdeki ustalık döneminde hakkıyla tahminlerin ötesinde bir hizmet, hizmetlerin altına da kendi imzasını atacak ve kalıcı eserler bırakacaktır. İlerisi için çocuklarımıza göstereceğimiz güzel şeyleri yapacak. Bunun mimarı olarak görüyorum, şimdiden Canpolat’a başarılar diliyorum” ifadelerini kullandı.

Konuşmaların ardından Canpolat, seçim bürosundaki vatandaşlarla sohbet etti. – ŞANLIURFA

]]>
https://www.haber60.com.tr/haliliye-belediye-baskani-mehmet-canpolat-secim-irtibat-burosunda-vatandaslarla-bulustu/feed/ 0
İmamoğlu’ndan Erdoğan’a: “Bir İki Hafta Sonra İlçe İlçe Gezip Miting Yapmaya Başlayacak. Her Gün İlla Beni Diline Dolayacak” https://www.haber60.com.tr/imamoglundan-erdogana-bir-iki-hafta-sonra-ilce-ilce-gezip-miting-yapmaya-baslayacak-her-gun-illa-beni-diline-dolayacak/ https://www.haber60.com.tr/imamoglundan-erdogana-bir-iki-hafta-sonra-ilce-ilce-gezip-miting-yapmaya-baslayacak-her-gun-illa-beni-diline-dolayacak/#respond Tue, 27 Feb 2024 01:15:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=12527 Haber: ÇAĞATAN AKYOL – Kamera: SADIK KARAKULOĞLU

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Arnavutköy’de düzenlenen mitingde; isim vermeden Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan’a yönelik “Bugünden söylüyorum, ‘İmamoğlu demişti’ derseniz. Şu anda bu acemi adayın fotoğrafından daha çok başkasının fotoğrafı var İstanbul’da; biliyorsunuz, değil mi? Onun kim olduğunu biliyorsunuz, değil mi? Bak, sabredemeyecek. Ben söylüyorum, sabredemeyecek. Bir-iki hafta sonra sokak sokak, semt semt, ilçe ilçe gezip vallahi de billahi de miting yapmaya başlayacak. Her gün illa beni diline dolayacak. Seçildiğim günden beri, bu göreve geldiğim günden beri hep söyledim. İnanın, her gece beni rüyasında görüyor” dedi.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP Arnavutköy Belediye Başkan adayı Tekin Aras ile birlikte bugün Cumhuriyet Meydanı’nda halk buluşması düzenledi. İmamoğlu konuşmaya başladığı sırada, AKP’nin seçim kampanyası aracı yüksek sesle müzik çalarak alanda tur attı. Olaya tepki gösteren İmamoğlu, “Arada buradan miting olduğunu bile bile müzik çalıp geçen arabalar var, olsun. Şimdi toplumdaki saygıyı, sevgiyi artıracak şey, yöneticilerin tavrıdır. Yöneticilerin tavrı güzel ahlak, güzel bir iyi davranış; ailelere, çocuklara, gençlere huzur verir. Üzüldüğüm ne, biliyor musunuz? Akılları o kadar gitmiş ki, bu hareketi yaparak oy kazanacağını zannediyor. Benim memleketimin vicdanlı insanı var ya, benim memleketimin adaletli insanı, bu yapılanın ahlak dışı olduğunu bilir ve ona oy vermez. Göreceksiniz, vermeyecek. Bizim insanımız ahlaklı, adaletli, vicdanlı insanı sever. Vicdanı, ahlaklı olmayana bu millet evlatlarını emanet etmez, etmeyecek. Onun için Allah onlara akıl versin. Ne diyeyim? Allah onları ıslah etsin” dedi.

“MİLLETİN PARASINI MİLLETE DAĞITIYORUZ, SENİN GİBİ BİR AVUÇ İNSANA DEĞİL”

Yaptıkları hizmetlerle milletin parasını millete dağıttıklarını ve dağıtmaya devam edeceklerini vurgulayan İmamoğlu, şunları söyledi:

“Sayın Cumhurbaşkanı meydandan bana sormuştu. ‘Sen kimin parasını, kime dağıtıyorsun’ demişti. Milletin parasını millete dağıtıyoruz, senin gibi bir avuç insana değil. Biz bu şehirde halkçı belediyeciliğin, vatandaşını düşünen belediyeciliğin en iyi örneklerini vermeye devam ediyoruz. Biz su gibi şeffaf bir İstanbul Belediyesi yönetiyoruz. ‘İstanbul Belediyesi halka aittir’ düşüncesini ilk kez bu topraklara biz yerleştirdik. Bu şehrin belediyesi, her daim yaptığı her işle ilgili vatandaşına hesap verdi, vermeye devam edecek. Her gün bu kardeşiniz çarşıda, pazarda, sokakta, şantiyelerde vatandaşın arasında, onlarla birlikte bu şehri yönetiyor. Her zaman vatandaşıyla dertleşen, dertlenen bir yönetim olduk. Onların ihtiyaçlarını anladık. Ortak akılla torpilli değil; liyakatli, milletin evlatlarıyla belediyeyi yönetiyoruz. Bu şeffaflık, -şunu söyleyeyim- eğer devletin her kurumunda olsaydı şu anda bu memleket, üç haneli enflasyona gömülmezdi. Şu anda bu memleket, dünyanın en yüksek enflasyonuna maruz kalmazdı. Şu anda bu memleketin parası pul olmazdı. Yoksullukla mücadele etmezdi ama bunlar liyakati, toplumun o güzel evlatlarını makamlardan uzaklaştırıp torpilli, eş, dost, akraba, oğlum, kızım, damadım dedikleri için, bir aileden torpilli 10-15 kişiyi makamlara yerleştirdikleri için bugün bu ülke bu durumda. Onun için biz liyakatli, milletin yetenekli evlatlarıyla bu ülkenin kurumlarını yönetmeye, başta İstanbul olmak üzere Tekin kardeşimle Arnavutköy’de de devam edeceğiz. Arnavutköy’de Tekin Başkan tarih yazacak.

“BEYLİKDÜZÜ’NÜ AK PARTİ’DEN ALDIĞIM GÜNDEN BERİ BENİ MİMLEDİLER”

10 yıl önce AK Parti’nin tek kaybettiği ilçe Beylikdüzü’ydü. Seçimi aldım, o günden beri beni mimlediler. Her işimi engellemeye çalıştılar. O günden beri o ilçede başladığım ahlakla büyükşehirde devam ediyorum. İstanbul’un rantını 16 milyon insanımıza dağıtmaya devam ediyorum. O yüzden beni buralardan uzak tutmaya çalışıyorlar. O yüzden istiyorlar ki, Ekrem İmamoğlu 16 milyona bu rantı dağıtmasın, bir avuç insan yararlansın ama biz buna müsaade etmeyeceğiz. Bu millet uyandı. Bakın, karşılarına duvar gibi dikilince, cesur bir biçimde sürece dair fikirlerimizi söyleyince bunlar türlü oyunlarla güya beni yıldırmaya çalışıyorlar. Ben söyledim. Daha önce de söyledim. Bu kardeşiniz yılmaz, yıldırır. Siz yılacaksınız. En son şu davet meselesini gördünüz, değil mi? ya Allah aşkına, bir insan bu toplumda… Bizim örf adetimizde, kültürümüzde, inancımızda davet etmek makbuldür. Davete icabet etmek adettir, geleneğimizdir, ahlaktır, centilmenliktir. ‘Vay efendim Ekrem İmamoğlu’nu kim davet etti? O mu davet etti, bu mu davet etti?’ Davetiye bir ateş topuna döndü, ellerini yakıyor. Herkes kaçıyor davetiyeden. Yahu siz beni nereye davet ettiğiniz zannediyorsunuz ya da etmediğinizi? Bu millet, bu tarzınızın cevabını size verecek. Bunların aklı gitmiş. Şaka gibiler. Bunlar normal değil. Bunların aklı başında değil. Allah bunların hepsine Allah akıl versin.

“TAM ACEMİ BİR ADAY KOYMUŞLAR”

Bir de İstanbul’a, yani dünyanın en güzel şehrine, dünyanın en tarihi eski kadim kentine acemi bir aday koymuşlar. Bunlar kalkmışlar, ‘Efendim davet aşağı davet yukarı…’ Yahu sen önce git, bir siteyi bile yapamadığın Maltepe’de -daha dün gösteri yapıyorlar- insanlara evini teslim edemedin. 5 yılda bir site büyüklüğündeki yeri bitiremedin. Yok davet verildi, verilmedi. Tam acemi. Niye biliyor musunuz acemi? Bunlar, sadece verilen talimatı yerine getirdiler. Sadece o ne diyor? O diyor ki, ‘buyruğum’ diyor, ’emrettim’ diyor. Onlar ne diyor? ‘Tensipleriyle.’ Allah esirgesin, burada bir yangın çıktı. Bir yetkilisi çıktı televizyonda, ne dedi, hatırlayın. ‘Sayın Cumhurbaşkanı’nın tensipleriyle itfaiye yangını söndürmeye gitti’ dedi ya. Bunlara vallahi Allah akıl versin. İtfaiye birinin talimatıyla yangın söndürmeye gider mi? Bir yerde yangın çıkmışsa oraya itfaiye koşa koşa gider. Görevi bu. Bunların aklı, nevri dönmüş. Allah yardımcıları olsun.

“ACEMİ ADAYIN FOTOĞRAFINDAN ÇOK BAŞKASININ FOTOĞRAFI VAR”

Bunlar artık proje anlatacak durumda değiller. Projeleriyle insanlarını mutlu edecek durumda değiller. Onun için varsa yoksa polemik. Bunlar boş işlerin peşinde olsunlar. Biz arada sırada laflarını da duymuyor değiliz. ‘Ekrem İmamoğlu deprem bölgesine koştu’ dedi mi? E vallahi doğru söyledi. ‘Projelerinin yüzde 87’sini yaptı’ dedi mi? E vallahi doğru söyledi. Zaten kampanya döneminde iki doğruyu söyledi, o da bunlar. Hayal kırıklığı. Bugünden söylüyorum, ‘İmamoğlu demişti’ derseniz. Şu anda bu acemi adayın fotoğrafından daha çok başkasının fotoğrafı var İstanbul’da; biliyorsunuz, değil mi? Onun kim olduğunu biliyorsunuz, değil mi? Bak, sabredemeyecek. Ben söylüyorum, sabredemeyecek. Bir iki hafta sonra sokak sokak, semt semt, ilçe ilçe gezip vallahi de billahi de miting yapmaya başlayacak. Her gün illa beni diline dolayacak. Seçildiğim günden beri, bu göreve geldiğim günden beri hep söyledim. İnanın, her gece beni rüyasında görüyor. Vallahi beni rüyasında görüyor.

“TOPBAŞ’I ‘METAL YORGUNU’ İLAN EDEN SİZ DEĞİL MİSİNİZ”

İnsanları da aldatıyorlar. Bugün demiş ki Sayın Cumhurbaşkanı, benden önce rahmetli Kadir Topbaş İstanbul’a güzel bir çehre kazandırmış, ondan sonra da ben gelmişim, kazandıramamışım. Yahu insan da biraz ar olur. Rahmetli Topbaş’a, 5 imar dosyasına imza atmadı diye onu ‘metal yorgunu’ diye ilan edip, hayatı ona zindan edip mecburen görevi bıraktıran siz değil misiniz? Allah’tan utanın, korkun. Bunu söyleyeceksin, şimdi ‘rahmetli Topbaş’ diye anacaksın. Ben size söyleyeyim mi? Kendi partilileri bile bu söylediklerinden sonra başını öne eğip ne diyordur içinden, biliyor musun? ‘Senin yüzünden görevden gitti.’ Allah rahmet eylesin. Bu şekilde her şeyi kendi lehlerine döndürüp ne yazık ki yanlışla, yalanla konuları evirip çevirip kullanmaya bunlar hazır insanlar. Adamcağız üzüntüden birkaç sene sonra vefat etti. Söyleyeyim. Maşallah bunlar, kurtla yiyip çobanla ağlayan insanlar.

“RAHMETLİ ERBAKAN’A YAPMADIĞINI BIRAKMADI”

Bir şey daha hatırlatacağım. Rahmetli Necmettin Erbakan’a yapmadığını bırakmadı. Ben buna da değineceğim. Niye? Bugüne dair özel bir durum var. Ne demişti onu siyasete kazandıran kişiye, ‘Yaş 70, işi bitmiş’ demişti. Bugün kendisi 70 yaşına girdi. Ben öyle bir şey demeyeceğim. Doğum gününü tebrik ederim. ‘Allah sağlık versin, uzun ömür versin’ derim. Başka bir şey demem ama vatandaşı tehdit etmeyi bırakacaksın. Ne diyor insanlara? Bugün milleti oyla tehdit ediyor. ‘İstanbul’da bize oy vermediniz, ben onu engelledim’ diyor bugün. Engellediğini de itiraf ediyor. Diyor ki, ‘Murat Kurum gelirse işlerde aksama olmayacak’ diyor. Açıkça beni engellediğini itiraf ediyor. Allah aşkına, televizyonlara çıkıp başkanları diyordu ya ‘Engelleme yok.’ Bak, Sayın Cumhurbaşkanı söylüyor engellediğini. Bakalım bundan sonra ne yapacaksınız?

“BU MİLLETİ TEHDİT ETMEYE KALKMA”

Bir şey söyleyeyim. Bu millet tehdide kulak verseydi seçimi iptal ettikten sonra 13 bin 600 oyu, 806 bine çıkarmazdı. İkinci turda 806 bin oy alınca ortadan 3-4 gün kayboldu, hatırlayın. Tehditten sinen bir millet olsaydı bu millet, bir silahlı darbeciye karşı sokağa dökülmezdi. Sen bu milletin ne olduğunu bilmiyorsun. Onun için bu milleti tehdit etmeye kalkma. Bu millet sana cevabını verecek. Bu millet, önümüzdeki seçimde size öyle bir ders verecek ki, size gerçek sorumluluğunuzu hatırlatacak. 1 Nisan’dan sonra eliniz ayağınıza dolanacak. Bir an önce ekonomiyi düzeltmek için gece gündüz çalışmaya başlayacaksınız. Emeklilerin maaşını artırmak için uğraşacaksınız. Zam yapmamak için uğraşacaksınız. Bu millet size işinizin gücünüzün Ekrem İmamoğlu olmadığını; işinizin gücünüzün bu memleketin ekonomisi, emeklinin maaşı, asgari ücretin artması, pahalılığın bitmesi olduğunu 31 Mart’ta hatırlatacak.

“ONLARIN YAPAMADIĞININ İKİ KATINI YAPMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Hazırlığımız tam. Projelerimizi yaptık, yapmaya devam ediyoruz. Onların yapamadığının iki katını yaptık, yapmaya devam edeceğiz. Sizlerden elbette destek istiyoruz. Elbette Büyükşehir Belediye Başkanlığı oylarınızı istiyoruz. Özellikle Tekin Başkan’a Arnavutköy’de destek istiyoruz. Tekin Başkan’a Arnavutköy’de oy vermeye hazır mıyız? Arnavutköy’de, Meclis’te bizim listemizi destekleye hazır mıyız? İstanbul Gönüllüleri’ne üye olmaya, birlikte çalışmaya, sandıkta görev almaya, sandıkları güvende tutmaya, hep birlikte çalışmaya, milletçe demokrasi zaferi için uğraşmaya ve milletçe kazanmaya hazır mıyız? Hep beraber bu milletin İstanbul İttifakı’nı kurduğunu, bir vicdan ittifakı oluşturduğunu hak, hukuk mücadelesi verdiğini, hep birlikte tekrar göstereceğiz. Sizleri çok seviyorum. Sizlerle birlikte israfı bitirdiğimiz, hizmeti getirdiğimiz dönemin uzun yıllar bu şehirde var olacağını biliyoruz. Halkçı belediyenin var olacağını biliyoruz. Yeni nesil siyasetin, o güzel dilin Arnavutköy’deki temsilcisini bütün Türkiye’ye siz tanıtacaksınız. Ona destek vereceksiniz. Tekin Başkan’la birlikte Arnavutköy’de, hep birlikte İstanbul’da başarılı olacağız. Hep birlikte var gücümüzle ‘Tam yol ileri’ diyeceğiz. Her şey çok güzel olacak.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/imamoglundan-erdogana-bir-iki-hafta-sonra-ilce-ilce-gezip-miting-yapmaya-baslayacak-her-gun-illa-beni-diline-dolayacak/feed/ 0
Felç Geçiren Eşine Gözü Gibi Bakıyor https://www.haber60.com.tr/felc-geciren-esine-gozu-gibi-bakiyor/ https://www.haber60.com.tr/felc-geciren-esine-gozu-gibi-bakiyor/#respond Sat, 24 Feb 2024 21:57:18 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=11735 Beyinden pıhtı atması sonucu 13 yıl önce felç geçiren eşine gözü gibi bakıyor

Eşi felç geçirince ona bakmak için 7 ay kalan emekliliğinden vazgeçti

Hakan Ünsal: “Ona gözüm gibi bakıyorum, ölene kadar benim bebeğim o”

Gülay Ünsal: “Eşimden çok memnunum, Allah ondan razı olsun”

ESKİŞEHİR – Eskişehir’de yaşayan Gülay Ünsal’ın 2010 yılında beyinden pıhtı atması sonucunda felç geçirmesi nedeniyle eşi Hakan Ünsal, 7 ay kalan emekliliğinden vazgeçerek işini bıraktığı günden bu yana hanımına gözü gibi bakıyor.

58 yaşındaki Hakan Ünsal, 2007 yılından beri evli olduğu 45 yaşındaki eşi Gülay Ünsal’ı geçirdikleri tüm zorluklara rağmen bırakmıyor. 2010 yılında beyinden pıhtı atması sonucunda felç geçiren ardından bacağı kesilen eşine gözü gibi bakan Ünsal, eşinin her şeyiyle kendi başına ilgileniyor. Çalıştığı dönemlerde emekliliğine 7 ay kaldığını ancak eşinin hastalanması üzerine işini bıraktığını belirten Ünsal, eşinin zamanında yaptığı fedakarlıkları unutamadığını ondan dolayı biran olsun yanından ayrılmadığını ifade etti. Vefalı koca, seven insanlar için bu tarz işlerin karşılıklı olduğuna vurgu yapan yaparken, eşinden çok memnun olduğunu dile getiren Gülay Ünsal ise ‘Hem ondan hem de ailesinden Allah razı olsun’ dedi.

“Ona gözüm gibi bakıyorum, ölene kadar benim bebeğim o”

Felç geçiren eşi Gülay Ünsal’a 13 yıldır gözü gibi bakan Hakan Ünsal, “2007’den beri evliyiz. Eşim 2010’da beyinden pıhtı atmasından dolayı felç geçirdi ve bunu müteakip bacakta morarma olduğu için kangren olmasın diye diz kapağının üstünden kestiler. İlaçlarıyla, iğnesiyle, kan sulandırıcısıyla, hastaneye gidiş gelişleriyle, gezdirmeyle, yemekleriyle, her şeyiyle ben ilgileniyorum. Daha önce çalışıyordum, hanım böyle olunca bıraktım. Emekliliğime 7 ay vardı, emekli olamadım. Öyle bekliyor hala. Öğlene kadar evdeyiz, öğleden sonra da dışarlara gezmeye gidiyoruz. İşimiz varsa hastaneye gidiyoruz. O bana zamanında çok yardımcı oldu, çok kol kanat gerdi. Ben de bırakmak istemedim. Evet, karımı çok seviyorum. Geçimimiz için bize yardımcı oluyorlar, destekliyorlar. Bana evde bakım parası, karıma da engelli parası veriyorlar. Onunla geçinmeye çalışıyoruz. Sadece bez ve ilaç parasında zorluk çekiyoruz. Seven insanlar için bu iş karşılıklı. İnsanlar seviyorlarsa birbirlerine katlanacaklar. Tamam bazen kavgalar oluyor. Biz şimdi de kavga ediyoruz. Geceleri uyumuyor, uykusuzluk çekiyor. Beni uyutmuyor, çok zorlanıyorum. Bazen atışıyoruz ama yine de ben bırakmam. Ona gözüm gibi bakıyorum, ölene kadar benim bebeğim o” şeklinde konuştu.

“Eşimden çok memnunum, Allah ondan razı olsun”

Başından geçen süreci anlatan Gülay Ünsal ise şunları söyledi:

“Bayıldım, beynime pıhtı akmış. Düştüm, bir daha da kalkamadım. Eşimden çok memnunum, Allah ondan razı olsun. Annesinden de Allah razı olsun, iyi doğurmuş bana bakıyor. Onu beni sevdiği kadar seviyorum. Durunca çok sıkılıyorum, hastalık daha da çoğalıyor. Ben gezmeyi seven insanım. Eskiden sağlamken de seven insandım, şimdi de aynıyım.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/felc-geciren-esine-gozu-gibi-bakiyor/feed/ 0
Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, İbadetten Yoksun İnançın Anlamını Sordu https://www.haber60.com.tr/diyanet-isleri-baskani-ali-erbas-ibadetten-yoksun-inancin-anlamini-sordu/ https://www.haber60.com.tr/diyanet-isleri-baskani-ali-erbas-ibadetten-yoksun-inancin-anlamini-sordu/#respond Sat, 24 Feb 2024 07:03:18 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=11642 Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, “İbadetten yoksun inanç neye yarar? Amelden yoksun inanç neye yarar? Bunun için gençlerimizi, çocuklarımızı bu şekilde yetiştirmeye gayret edelim, onlara dua edelim.” dedi.

Erbaş, Gümüşhane’de Kemaliye Camisi’nde “Sabah Namazı Buluşması” programında namaz kıldırdı.

Berat Gecesi’nin mübarek olmasını dileyen Erbaş, “Bugün, berat gününün sabahındayız. Rabb’im tövbe istiğfarlarımızı, zikrimizi, tesbihatlarımızı kabul eylesin inşallah. Öyle güzel bir andayız ki yerde ve göktekilerin Allah’ı tespih ettiği bir andayız.” diye konuştu.

Her canlının Allah’ı tespih ettiğini dile getiren Erbaş, “İnşallah bizim de dilimizden Rabb’imizi zikir eksik olmaz. Bunu namazla, abdestle, oruçla ve diğer ibadetlerle ömrümüzün sonuna kadar, son nefesimize kadar yapmak hepimize nasip olur inşallah.” ifadesini kullandı.

Erbaş, nefis terbiyesinin önemine işaret ederek, “Nefsini kötülüklerden arındırmayı, nefis eğitiminden geçerek son nefesine kadar Allah’ın rızasına uygun yaşamayı Allah hepimize nasip eylesin.” dedi.

Hazreti Muhammed’in bir hadisi şerifinde, “Kıyamet günü hiçbir gölgenin bulunmadığı bir anda Allah’ın arşının gölgesi altında gölgelenecek 7 sınıf insan vardır, bunlardan birisi de kalbi camilere bağlı müminlerdir.” buyurduğunu anlatan Erbaş, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İnşallah hepimiz onlardan, o müminlerden oluruz. Bir de ‘Neşeyi ve huzuru camilerde bulan gençler’ buyuruyor. Gençleri görüyorum aranızda, Allah sizden razı olsun. Gönlümüz ister ki o gençlerden daha çok olsun camilerimizde. Her birimiz gençlerimizi, çocuklarımızı yanımızda getirelim camiye. Onlara sevdirelim, azarlayarak değil nasihat ederek, müjdeleyerek, efendimizin usulüne uygun bir şekilde, ‘Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız. Müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz.’ hadisi şerifine uygun bir şekilde. Buna ihtiyacımız var.”

Erbaş, imanlı, inançlı, ibadetli gençlere ihtiyaç olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

“Geleceğimizi onlara emanet edeceğiz. İnanç ve ibadeti birbirinden ayırmak mümkün mü? İbadetten yoksun inanç neye yarar? Amelden yoksun inanç neye yarar? Bunun için gençlerimizi, çocuklarımızı bu şekilde yetiştirmeye gayret edelim, onlara dua edelim.”

Hazreti Muhammed’in, “Namaz gözümün nurudur.” dediğini ifade eden Erbaş, “Peygamber efendimizin vefat etmeden önce söylediği son sözler, ‘namaz, namaz, namaz’ olmuştur. Onun için şunu özellikle istirham ediyorum, çocuklarımız evlerimizde bizlerin namaz kıldığımızı göre göre büyüsün. Allah hepimize nasip eylesin.” diye konuştu.

Erbaş, duaya ihtiyaç olduğunu vurgulayarak, şu değerlendirmede bulundu:

“Bizim duaya ihtiyacımız var. Yeryüzünde mazlum, mağdur, Gazze’de, Filistin’de mazlum kardeşlerimiz var, onların duaya ihtiyacı var. Zalim İsrail, işgalci katil İsrail masum demeden, bebek demeden, kadın, çocuk, yaşlı demeden bombalarla dünyanın gözü önünde insanları katlediyor. Elimizden geleni elimizle, dilimizden geleni dilimizle, kalbimizden yapabildiğimizi kalbimizle yapmamız lazım. ‘Bu da imanın en zayıf hali’ buyuruyor Peygamber efendimiz, onu da mı yapmayalım?”

Yardımların önemine dikkati çeken Erbaş, sözlerini şöyle tamamladı:

“Elimizle neler yapıyoruz? Yardımlar gönderiyoruz. Oradaki insanların bir dilim ekmeğe, bir bardak suya, bir yudum suya ihtiyacı var. Eğer müminler, Müslümanlar bunu dahi göndermezlerse cenabıhakka nasıl hesap vereceğiz? Bütün İslam alemi olarak söylüyorum ve Müslümanların birleşmesini, elleriyle yapmamız gerekeni ellerimizle bütün Müslümanlar olarak önce yapmamız gerektiğini söylüyorum sonra dilimizle ve dualarımızla. Şu anda biz dualarımızı yapabiliyoruz berat sabahında.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/diyanet-isleri-baskani-ali-erbas-ibadetten-yoksun-inancin-anlamini-sordu/feed/ 0
Sancaktepe’de Konuşan İmamoğlu: “2019’daki Rakibim Binali Yıldırım’dan Daha Memnundum Şimdiki Rakibim Daha İlk Günlerde İftiralar Uydurmaya Başladı” https://www.haber60.com.tr/sancaktepede-konusan-imamoglu-2019daki-rakibim-binali-yildirimdan-daha-memnundum-simdiki-rakibim-daha-ilk-gunlerde-iftiralar-uydurmaya-basladi/ https://www.haber60.com.tr/sancaktepede-konusan-imamoglu-2019daki-rakibim-binali-yildirimdan-daha-memnundum-simdiki-rakibim-daha-ilk-gunlerde-iftiralar-uydurmaya-basladi/#respond Sat, 24 Feb 2024 03:03:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=11562 Haber: OKTAY YILDIRIM Kamera: SADIK KARAKULOĞLU

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Sancaktepe Buluşmasında yaptığı konuşmasında, “Ben, 2019’daki rakibim, Sayın Binali Yıldırım’dan daha memnundum. Şimdiki rakibim, biraz sıkıntı çekecek dedim, ama daha ilk günlerde bile su kaynattı. Niye böyle söylüyorum? Çünkü, şimdiden birtakım iftiralar uydurmaya başlamış. Hemen bunlar sıkışınca ne yapıyorlar? Herkesin milli duygularını sorgulamaya çalışıyorlar. Bir de bazen, utanmadan inancını sorgulamaya çalışıyorlar. Ben hep ne diyorum biliyor musunuz? Benim Türkiye Cumhuriyeti’nde, 86 milyon vatandaşımın içinden bir Allah’ın kulunun inancını da sorgulama hakkım yok, milli duygularını da sorgulama hakkım yok. Benim vatanıma, milletime, bayrağıma, atama, dedeme, nineme, Atatürk’üme olan tutkumu da sorgulayacak adam, anasının karnından doğmadı. İşine bak sen” dedi.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Çekmeköy’ün ardından günün ikinci halk buluşmasını, komşu ilçe Sancaktepe’de yaptı. İmamoğlu, halk buluşması öncesinde, CHP Sancaktepe Belediye Başkan adayı Alper Yeğin ile birlikte esnaf ziyaretleri gerçekleştirdi. Abdurrahman Gazi Mahallesi’ndeki Samandıra Saat Kulesi çevresindeki esnafla ve vatandaşlarla bir araya gelen İmamoğlu ve Yeğin, yurttaşların ilgi odağı oldu. Bir çay ocağı önünde soluklanan İmamoğlu, çevrede bulunan vatandaşların sorunlarını dinleyip, taleplerini aldı.

İmamoğlu, börekçi esnafın isteğini kırmadı ve Kastamonu kır pidesi servisi yaptı. Yoğun ilgi altında esnafı gezen İmamoğlu, saat kulesinin bulunduğu meydana konumlanan DEVA, CHP, AKP, İYİ Parti ve Saadet Partisi stantlarını da ziyaret edip, başarı dileklerini iletti.

İMAMOĞLU’NDAN AK PARTİLİLERE: “1 NİSAN’DAHEPİMİZ KOMŞUYUZ, HEPİMİZ ARKADAŞIZ”

AK Parti standındaki partililer ile İmamoğlu arasında ilginç bir, “üye” diyaloğu yaşandı. AK Parti Sancaktepe Gençlik Kolları Başkanı Emrah Albayrak, İmamoğlu’na seçim broşürlerini verirken, bir başka partili de İBB Başkanı’na, “Başkanım, üye yapabiliriz istiyorsanız” teklifinde bulundu. İmamoğlu’nun AK Parti üyesi vatandaşa yanıtı, “Beni mi üye yapacaksınız? Ne kadar istiyorsunuz beni ya” oldu. Bu sözlerin sonunda AK Partili vatandaşa sarılan İmamoğlu, “Her şey ötesinde sulh içinde, barış içinde bir seçim ortamı olsun. Kimsenin burnu kanamasın, kimsenin gönlü kırılmasın. Fikirler yarışsın. İnsanlar birbirinin hakkında eleştiri yapabilir, döneri yapabilir. Ama günün sonunda, 1 Nisan’da hepimiz komşuyuz, hepimiz arkadaşız, hepimiz akrabayız. Aynı ailede farklı oylar veren insanlar var. Onun için herkesi Allah yardımcısı olsun. Allah utandırmasın” temennisinde bulun

AKP’Lİ VATANDAŞTAN İMAMOĞLU’NA: “AK PARTİ’YE OY VERİYORUM. KIZIM SİZİ ÇOK SEVİYOR”

Esnaf ziyareti sırasında İmamoğlu’yla selamlaşan bir vatandaş, “Başkan, AK Parti’ye oy veriyorum. Kızım sizi çok seviyor, dersaneden geliyor. Resim çekilecekmiş seninle” dedi. İmamoğlu’nun vatandaşa yanıtı, “Tamam, tamam. Daha buradayım. 10 dakikaya gelir mi” oldu. Vatandaş da İmamoğlu’na, “3 dakikaya burada inşallah” şeklinde karşılık verdi. Vatandaşın kızı, 8. sınıf öğrencisi Yağmur, esnaf ziyareti sırasında yakaladığı İmamoğlu’na sarıldı. Yağmur’la fotoğraf çektiren İmamoğlu, yardımcılarından genç öğrenciye İBB kitaplarından bir seçki ulaştırmaları talimatını verdi ve “Çok güzel bir liseye gir, sonra çok güzel bir üniversite oku. İleride belki İstanbul’u sen yönetirsin” temennisinde bulundu.

SANCAKTEPE’DE İMAMOĞLU COŞKUSU

Yaklaşık 2 saat boyunca esnafı gezen ve vatandaşlarla sıcak sohbetler gerçekleştiren İmamoğlu ve Yeğin, “Sancaktepe Sarıgazi Halk Buluşması”nda coşkulu bir kalabalık tarafından karşılandı. Vatandaşlar, seçim otobüsünün arkasında kalan bölümü de doldurarak, İmamoğlu ve Yeğin’e sevgi gösterilerinde bulundu. Halk buluşmasında İmamoğlu ve Yeğin’e, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ile CHP milletvekilleri Suat Özçağdaş, Ali Gökçek de eşlik etti.

İmamoğlu konuşmasında şunları söyledi:

“HİÇ DAVET EDİLMEDİM BİLİYOR MUSUNUZ İSTANBUL’DAKİ TÖRENLERİNE: Beylikdüzü Belediye Başkanlığı yaptığımda, beş senede ilçemde bir kez bile Büyükşehir Belediye Başkanı’nı görmedim. Allah şahit, görmedim. İki-üç defa gelmişse de beni davet etmediler. Ben, bu beş yıl içerisinde her ilçeye 20 defa, 15 defa, 30 defa gittim. Hem gittim hem de seçilen belediye başkanına demokrasi gereği saygı gösterdim. Nereye gidiyorsam davet ettim. Hangi açılışı yapıyorsam davet ettim. Ben bu açılışlara giderken ya da temel atmalara giderken, Allah aşkına bir partinin töreni mi yapıyorum? Hayır. Belediyenin. Belediye kimin? Milletin. Onun için, her defasında davet ettim. Belki bir-iki defa gelmiş olabilir Sayın Belediye Başkanı. Onun dışında gelmediler. Çünkü alışık değiller. Benim neredeyse görev sürem dolmak üzere. Hiç davet edilmedim biliyor musunuz İstanbul’daki törenlerine. Hatta parasını İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin ödediği metro açılışlarına bile davet edilmedim.

ŞİKAYET EDİNCE; SİRKECİ-KAZLIÇEŞME RAYLI SİSTEMLER AÇILIŞINA ULAŞTIRMA BAKANI TARAFINDAN DAVET EDİLDİM: Ben bu şikayeti sıklıkla yaptım ya hani; son günlerinde akılları başına geldi diyeceğim. Bu sefer beni ilk kez; Sirkeci-Kazlıçeşme raylı sistemler açılışına Ulaştırma Bakanı tarafından davet edildim. Vallahi teşekkür ediyorum kendisine. Peki şimdi ben ne yapacağım? Pazartesi oraya gideceğim. Pazartesi niye gideceğim biliyor musunuz? Bakın bu ülkede bazı alışkanlıkları böyle yapa yapa değiştireceğiz. Şunun için gideceğim o açılışa: O bakanlık, o makamlar; onlar kadar benim kardeşim, benim. Benim makamım, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, benim kadar onların. Bunu onlara öğretene kadar, bunu her yerde anlatacağım.

MİLLETİN EVLATLARIYLA İSTANBUL’U YÖNETİYORUZ: Eğer sen dürüstsen, sen aklı ve bilimi masandan ayırmıyorsan, iyi insansan… Benim anneciğimin güzel bir duası var. Bana diyor ki benim annem, ‘Uşağım, Allah’ım seni güzel insanlarla buluştursun.’ Bütün evlatlar, güzel insanlarla buluşsun. Benim annemin duası, Allah’ıma şükür hep karşıma geliyor. Ben iyi insanlarla buluşup, onlarla yürüyorum. Onlar benim önüme düzgün işler getiriyor. Milletin evlatlarıyla İstanbul’u yönetiyoruz. O milletin evlatları dediğim ne biliyor musunuz? O milletin evlatları dediğim, sizin evlatlarınız. Benim eşim dostum değil, akrabam değil. Vallahi damadın da değil, oğlum da değil, kızım da değil. Milletin evlatları, milletin. Çünkü benim makamım, milletin makamı. Milletin bana emaneti olan makam.

BEŞ YIL BOYUNCA, SABAH KALKTILAR ‘EKREM İMAMOĞLU’, AKŞAM YATTILAR ‘EKREM İMAMOĞLU’: Açık söyleyeyim; ben bu seçimde daha güçlü bir yarış beklerdim. Daha güçlü bir performans beklerdim. Ama ne yazık ki olmuyor. Hatırlayın. Bunlara ben ne demiştim? 2019’u hatırlayın. İlk seçimi kazandık mı? Ne yaptılar? Seçimi elimizden almaya kalktılar değil mi? O dönemde, 18 gün İstanbul’u yönetirken bile demiştim ki, ‘Bunları 18 günde çıldırttım. Beş yılda, size söz, bunları deli edeceğim’ demiştim, deli. ve ne oldu biliyor musunuz? Dediğim oldu. Vallahi billahi dediğim oldu. Adamlar, beş yıl boyunca, sabah kalktılar Ekrem İmamoğlu, akşam yattılar Ekrem İmamoğlu. Yok, sözümü geri alıyorum. Vallahi bir tanesi… Muhtemelen her akşam rüyasına da giriyorum. Vallahi öyle. Muhtemelen rüyasına da giriyorum. Yahu nedir benimle derdiniz? Ne Allah aşkına? Ben İstanbul’da işini yapmaya çalışan, hizmet etmeye çalışan bir insanım. Kaldı ki, yok birbirimizden farkımız. Yok.

RAKİBİM ŞİMDİDEN BİRTAKIM İFTİRALAR UYDURMAYA BAŞLAMIŞ: Bugün Sancaktepe’de beraber gezerken, Alper Başkanımla birlikte gittik, AK Parti standına uğradık. Oradaki de benim hemşehrim. O da benim komşum. ya belki akrabam. Hepimizin akrabaları da başka partiye oy veriyor. Bu partiye veriyor. O partiye veriyor. Yahu niye ayrıştıracağım? Gittim, ellerini sıktım. Oradaki hemşehrim dedi ki, ‘Gel seni üye yapalım.’ Dedim, ‘Ya beni ne kadar seviyorsunuz. Allah razı olsun sizden’ dedim. Şimdi bunu niye anlattım? Bizim yüreğimiz bu kadar zengin. Ama söyleyeyim; Ben, 2019’daki rakibim, -kulakları çınlasın- Sayın Binali Yıldırım’dan daha memnundum. Şimdiki rakibim, dedim yani biraz sıkıntı çekecek, ama daha ilk günlerde bile su kaynattı, söyleyeyim. Açık ve net. Niye böyle söylüyorum? Çünkü, şimdiden birtakım iftiralar uydurmaya başlamış. Hemen bunlar sıkışınca ne yapıyorlar? Herkesin milli duygularını sorgulamaya çalışıyorlar. Yaptılar ya bunu. Bir de bazen, utanmadan inancını sorgulamaya çalışıyorlar. Ben hep ne diyorum biliyor musunuz? Benim Türkiye Cumhuriyeti’nde, 86 milyon vatandaşımın içinden bir Allah’ın kulunun inancını da sorgulama hakkım yok, milli duygularını da sorgulama hakkım yok.

BUNLAR DAHA AZITACAKLAR, BİLİYORUM: Ben size bir şey daha diyeyim mi? Benim vatanıma, milletime, bayrağıma, atama, dedeme, nineme, Atatürk’üme olan tutkumu sorgulayacak adam, anasının karnından doğmadı. İşine bak sen. Onun için su kaynattı, onun için. Daha başka bir şey söyleyeyim. Çünkü bunlar, daha azıtacaklar biliyorum. Önden bunu söyleyelim de herkes haddini bilecek. Daha ilerisine gideyim. İnanç, Allah’la kul arasında. Yaradan, bize öyle güzel bir din vermiş ki, kimse kimsenin inancını ölçemez. Kimse kimsenin inancını yorumlayamaz bile. Benimle Yaradan arasında. Ben, bir tek Yaradan’a sığınırım. Ben, bir tek Yaradan’a sığınır, bir tek Yaradan’dan korkarım. Allah’ın kulundan korkmam. Benim inancımı sorgulayacak, benim inancımı yorumlayacak Allah’ın kulu, anasının karnından doğmadı kardeşim. İşine baksın. Dolayısıyla, bu kötü sözlere inanmayın. Bu kötü sözlerle muhatap olmayın. O kötü sözlerle ilgilenmeyin.

NE DEMİŞTİ SAYIN CUMHURBAŞKANI? BİNALİ Mİ, SİSİ Mİ: Niye ilgilenmeyin biliyor musunuz? Bunlar, U dönüşünü seviyorlar. Hatırlıyor musunuz, 2019’da ne olmuştu? Ne demişti Sayın Cumhurbaşkanı? Hatırlıyor musunuz? ‘Binali mi, Sisi mi?’ Güya Sisi, ben. ya 14 Şubat’ta, hem de Sevgililer Günü’nde, gözlerinin içine baka baka Mısır’da yanına, ayağına gitmedi mi? Gitti. Herhalde bana oy verecek, söyleyeyim. Herhalde Öyle düşünüyorum. Öyle değil mi? Şimdi bakın, işin şakası bir yana, bu işin, bu dilin, bu siyasetin bu milletin gündeminde yeri yok. Ha şunu söyleyeyim; eğer saygıdeğer Sisi Türkiye’ye gelmek isterse, ben onu İstanbul’da ağırlarım, Bu arada şunu söyleyeyim: Bu şehir, bu güzel İstanbul, bu güzel memleket, bu güzel devlet, bu güzel millet bu tavrı, bu ikircikli konuşmaları hak etmiyor. Benim güzel çocuklarımın, benim güzel gençlerimin, benim güzel insanlarım bu tarz yaklaşımı hak etmiyor.

BİZ BUNLARA PABUÇ BIRAKMAYIZ KARDEŞİM: Neyi hak ediyor? Kütüphaneyi hak ediyor. Neyi hak ediyor? Metroyu hak ediyor. Niye hak ediyor? Yeşil alanı hak ediyor? Yurdu, bursu, kursu, ders atölyelerini hak ediyor. Daha güzel yeşil alanları, kent meydanlarını, daha kaliteli yaşamı hak ediyor. Ama üç haneli enflasyonu hak etmiyor. Hiçbir işe yaramayan emekli maaşını hak etmiyor. Dar gelirlinin sıfıra inmiş, tükenmiş maaşını bu millet hak etmiyor. Yüksek faizi, yüksek enflasyonu, yüksek maliyet artışlarını bu millet hak etmiyor. Onun için ben ne diyorum onlara biliyor musunuz? İşinize bakın. İşinizi yapın. Sizin işiniz ekonomiyi yönetmek. Ekonomiyi batırdınız. Bunlar sıkıştılar mı, hemen başka şeylere başvururlar. Sıkıştılar mı, hemen başka problemleri yaratmaya çalışırlar. İnsanları kötülemeye çalışırlar. Ama söyleyeyim; biz bunlara pabuç bırakmayız kardeşim. Bu millet haklının, hukuku koruyanın, adil olanın yanındadır. Biz hak, hukuk, adaletten asla vazgeçmeyeceğiz. Asla vazgeçmeyeceğiz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/sancaktepede-konusan-imamoglu-2019daki-rakibim-binali-yildirimdan-daha-memnundum-simdiki-rakibim-daha-ilk-gunlerde-iftiralar-uydurmaya-basladi/feed/ 0
Çevre Bakanı: İstanbul en riskli il, evler teslim olana kadar kira yardımları sürecek https://www.haber60.com.tr/cevre-bakani-istanbul-en-riskli-il-evler-teslim-olana-kadar-kira-yardimlari-surecek/ https://www.haber60.com.tr/cevre-bakani-istanbul-en-riskli-il-evler-teslim-olana-kadar-kira-yardimlari-surecek/#respond Tue, 20 Feb 2024 22:27:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=10134 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, “Cennet gibi bir vatana sahibiz ama deprem bizim ülkemizin gerçeği. En riskli 5 ülkeden biriyiz. En riskli ilimiz ise İstanbul. Bütün evleri 1, 1 buçuk sene içerisinde teslim edeceğiz. Evler teslim olana kadar da kira yardımlarını sürdüreceğiz” dedi.

Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen Adana’da Çukurova, Seyhan ve Sarıçam ilçelerinde yapımı tamamlanan bin 589 konutun kurası çekildi. ‘Deprem Konutlarının Kura Çekilişi Töreni’ Yüreğir Kültür Merkezi’nde düzenlendi.

“Cennet gibi bir vatana sahibiz”

Depremde hayatını kaybedenler için Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan törende konuşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, 1 ay içerisinde deprem bölgesinde teslim edilecek konut sayısının 75 bin olacağını anlatarak, “Öncelikle başımız sağ olsun. Ölenlere Allah rahmet eylesin. Bin yıllık Anadolu medeniyetini kurduğumuz bu güzel topraklarda başımıza gelen en büyük felaket bu depremlerdir. Allah bir daha böyle felaket yaşatmasın. Ölenlere rahmet, kalanlara sağlık diliyoruz. Hasarları giderip yaraları sarmak hepimizin ve devletimizin görevi. Mutluyuz, binlerce hak sahibini evlerine kavuşturduk. Gece-gündüz çalıştık ve hiç ara vermedik. Bu 1 ay içerisinde 46 bin konutu, gelecek ay vereceklerimizle birlikte 75 bin konutu vatandaşlarımıza vermiş olacağız. Bütün herkesten helallik alana kadar buradan gitmeyeceğiz. Bu coğrafya en eski yerleşim yeri olarak geçiyor. Medeniyet bu topraklardan, bilim bu topraklardan yayılmış. Cennet gibi bir vatana sahibiz. Bizim bu topraklarımızın da 2 kusuru var birisi depremsellik, diğeri de fitne odakları bitmiyor” ifadelerini kullandı.

“Artık şehirlerimiz, dağlarımız, ilçelerimiz tertemiz”

Türkiye’nin birçok bölücü örgüt ile mücadele ettiğini aktaran Özhaseki, “Birçoğunuzun yaşı geçmişi hatırlamaya yeter. Bir taraftan PKK gibi bölücü bir örgüt, bir taraftan meseleye diğer taraftan girip FETÖ’cü bir yapı, IŞİD gibi sapık bir grup. Hepsi aynı ülkeler tarafından destekleniyor. Bir seferinde Cizre’de yapılan açılış öncesi beni sosyal medyadan linç ettiler. Sabah ise onlara cevap verdim. Bana laf ediyorsunuz ama karşınızda Amerika’nın üsleri var dedim. Bana ise onlar demokrasi getiriyor dediler. Bunlar nereye gittiler de demokrasi, eşitlik götürdüler. Bunlar gittikleri her yere kan, bela, gözyaşı götürdüler. Yıllardır mücadele veriyoruz. Allah’a şükürler olsun artık şehirlerimiz, dağlarımız, ilçelerimiz tertemiz. Asker ve polislerimiz mücadelelerini hep sürdürüyor. Allah bu yavrularımızın ayaklarına taş değirmesin. Arada bir sızma yaparak canlarımızı yakmaya çalışıyorlar ama onlarla mücadele edecek gücümüz var” diye konuştu.

“5 riskli ülkeden birisi Türkiye”

Türkiye’nin deprem ülkesi olduğuna dikkat çeken Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, daha sonra şunları söyledi:

“Deprem konusunda hepimizin dikkatli olması gerekiyor. Bu ülke bir deprem ülkesidir. Her ne yaparsak onu bilerek yapacağız. Evlerimizi, iş yerlerimizi nereyi yaparsak yapalım bu deprem gerçeğini unutmamak gerek. 5 tane riskli ülke var ve birisi Türkiye. En riskli şehir ise İstanbul’dur. Yıkıcı deprem sayısı 231. Neredeyse her sene 2-3 yıkıcı deprem olmuş. 5 ve altındakileri saymıyoruz bile. Maddi hasar milyarlarca dolar. Biz doğa ile savaşamayız ve ona kafa tutamayız. İçeri de bir enerji var ve dışarı vuruyor. Biz bunu bilerek hareket edeceğiz. Tedbiri elden bırakmamak lazım. Her işimizi tedbirli, doğru yapmak zorundayız. Akıl, dize vurup ah etmek için değildir. Bizde böylece hareket etmek durumundayız. 6 Şubat’ta Kahramanmaraş’ta çok şiddetli, yıkıcı ve uzun süren deprem meydana geldi. 11 ilimiz doğrudan hasar gördü. 14 milyon insanımız hasar gördü. 850 bin bağımsız bölüm yıkıldı. Böyle bir felaket ile karşı karşıya kaldık. Allah böyle bir acıyı bir daha göstermesin.”

“Onları vicdanlarıyla baş başa bırakıyoruz”

Depremde birçok siyasi partinin deprem bölgesinde hizmet verdiğini ancak bazı kişilerin göstermelik hareketler yaptığını aktaran Bakan Özhaseki, “Depremin manevi hasarı ölçecek alet ortaya çıkmadı. Biz şu ana kadar girdiğimiz bütün evlerden ağlayarak çıkıyoruz. O evlerden acı tütmeye devam ediyor. 04.17’de Cumhurbaşkanımıza haber verildi. Oda ilk MYK toplantısında bize neler yaptığını anlattı. Bizde ona neler yaptığımızı anlattık. Bin 390 belediyeden 810 tanesi AK Partili. Ben o gün, bütün belediye başkanlarını arayıp hepsine işlerini bırakıp deprem bölgelerine gitmelerini söyledim. Sağ olsun bazı CHP’li belediye başkanları da gelip deprem bölgesinde çalıştı. Fakat milyonlarca nüfusu olduğu halde, ellerinde koca koca imkanları ve ordusu olduğu halde bazı kişiler sosyal medya orduysa gelip öz çekim yapıp gittiler. Onları vicdanlarıyla baş başa bırakıyoruz” dedi.

“1 buçuk sene içerisinde bütün evleri teslim edeceğiz”

Depremde tüm Türkiye’nin ve birçok kardeş ülkenin kenetlendiğini anlatan Özhaseki, “85 milyon bir millet evinde sıcak çorbasını içmedi, doğru dürüst uyumadı. Haccını erteleyenleri mi dersiniz, küçücük eski arabasıyla gelen kardeşlerimizi mi dersiniz hepsinden Allah razı olsun. Bu milletin içinde bir birey olmak bile yeter. İnsanoğlu dünyaya gelirken Allah’a dilekçe vermiyor. Öyle bir şey yok. Allah’ın takdiriyle dünyaya geliyoruz. Bu dünyadaki yaptıklarımızdan sorumluyuz. Hepimiz kol kola girdik ve asrın dayanışmasını gerçekleştirdik. Mart, Nisan aylarında sağlam zeminleri tespit edip inşaatlara başladık. Şu anda deprem bölgesindeki rezerv alanlarda 207 bin bağımsız bölümün yapımı devam ediyor. Şehir merkezlerinde 50 bin konutun, köylerde ise 50 bin çelik köy evinin de yapımına başlanmış durumda. Toplamda 307 bin konutumuzun inşası hızla devam ediyor. Yerinde dönüşüm için bir proje açıkladık ve binlerce kardeşimiz müracaat etti. 256 bin kardeşimiz müracaat etti. Köy evlerini çelikten yapıyoruz. 9 şiddetinde bile depremde yıkılmayacak evler yapıyoruz. Bir fon bulduk ve bütün illerimizde altyapıyı baştan yapıyoruz. Toplam altyapı civarı 60 milyar lira civarında. Adana içinde 3 milyar liralık proje hazırladık. Bu yaz itibariyle başlayıp hiçbir belediyeye yük getirmeden altyapıyı biz yapıyoruz. Diyarbakır’da dağıtılacak konutlarla bugün 46 bin konut dağıtmış olacağız. Ondan sonrada her ay gelip konutları dağıtmaya devam edeceğiz. Bugün bin 589 konutu dağıtıyoruz. Adana’da 8 bin 138 konutun ihalesi yapılmış, devam ediyor. Onları da dağıtacağız 1 buçuk sene içerisinde” ifadelerini kullandı.

“Kol kola girelim ve birliğimizi devam ettirelim”

Depremden 2 ay sonra sağlam zeminde inşaat çalışmalarına başladıklarını söyleyen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, muhalefetin kendilerini eleştirdiklerini kaydederek, “Deprem olmuş 1 gün sonra muhalefetteki partinin ileri gelenleri, ‘Bu deprem iktidarı alır götürür’ diyor. Herkes enkazın altında ailesini kurtarmaya çalışıyorken bu laflar neyin nesi. Hangi hesabı yapıyorsunuz. İlk günlerde temel atarken ‘Acelenize ne oluyor’ diyorlardı. Aradan 1 sene geçince ise muhalefet çıkmış verilen 25 konut var diyor. Ben 75 binden bahsediyorum onlar ne söylüyor. Allah bunları ıslah etsin. 75 bin konut dağıtıyoruz. Geçen bir törende 1 tane tanıdığımız var mı diye soruyorum ama kimse çıkmadı. Burada hak yenmez. Deprem üzerinden, şehitlerimiz üzerinden siyaset olmaz. Eğer görmek istiyorlarsa tek tek gelsinler göstereceğim, inşaatları gezdireceğim. Bütün evleri 1, 1 buçuk sene içerisinde teslim edeceğiz. Nereden geldiğiniz hiç önemli değil, bizler Allah’ın kullarıyız. O yüzden kol kola girelim ve birliğimizi devam ettirelim” diye konuştu.

Öte yandan Bakan Özhaseki, vatandaşlara evleri teslim edilene kadar kira yardımlarının süreceğini söyledi.

Törene Adana Valisi Yavuz Selim Köşger’in yanı sıra kent protokolü ve vatandaşlar katıldı. – ADANA

]]>
https://www.haber60.com.tr/cevre-bakani-istanbul-en-riskli-il-evler-teslim-olana-kadar-kira-yardimlari-surecek/feed/ 0
AK Parti Grup Başkanvekili Bahadır Yenişehirlioğlu: ‘Biz milletin ta kendisiyiz, bu sebeple 21 yıldır iktidardayız’ https://www.haber60.com.tr/ak-parti-grup-baskanvekili-bahadir-yenisehirlioglu-biz-milletin-ta-kendisiyiz-bu-sebeple-21-yildir-iktidardayiz/ https://www.haber60.com.tr/ak-parti-grup-baskanvekili-bahadir-yenisehirlioglu-biz-milletin-ta-kendisiyiz-bu-sebeple-21-yildir-iktidardayiz/#respond Sat, 10 Feb 2024 14:45:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=7021 AK Parti Grup Başkanvekili Bahadır Yenişehirlioğlu, “AK Parti’nin mayasını bu millet atmıştır, hamurunu bu millet yoğrulmuştur, kumaşını bu millet dokumuştur. Biz milletin ta kendisiyiz, bu sebeple 21 yıldır iktidardayız.” dedi.

Yenişehirlioğlu, DSİ 24. Bölge Müdürlüğü Konferans Salonu’nda düzenlenen partisinin “Kars Aday Tanıtım Toplantısı”nda, Allah’ın hükmünü hakim kılmak, küfrü yok etmek adına dünyadaki mazlum coğrafyalar için huzurlu, güvenli bir yaşam alanı tesis etmek ve Allah’ın rızasını kazanmak için siyaset yaptıklarını söyledi.

Siyaset yapanların şahsi ve nefsi hesaplara girerek yaptıkları hiç bir işin bereketinin olmadığını anlatan Yenişehirlioğlu, “AK Parti’nin Cumhur İttifakı’nın içinde yer alan bütün kardeşlerimiz dünya menfaatleri için değil, hizmet ederek, vatandaşı memnun ederek, vatandaşın yaşam kalitesini yükseltmek için bulundukları yerlerde bu hizmeti, bu bayrağı yukarılara taşıyarak Allah rızası için daha doğrusu rıza-i ilahi için siyaset yaparlar.” dedi.

Belediye başkan adaylarının hayırlı hizmetlere imza atmalarını temenni eden Yenişehirlioğlu, şöyle devam etti:

“Biz biliriz ki adayımıza teslim ettik mi o şehri, belediye başkanımız, o bölgenin, şehrin eminidir hayır ve şer ondan sorulur. O öyle davranan biridir diyerek arkamıza bakmadan döner gideriz. Her birimiz niyetlerimizden, gayretlerimizden, eylemlerimizden, düşüncelerimizden her birimiz sorumluyuz. Eğer bu doğrultuda bu çatının altında yer alıyorsak kazanamayacağınız hiçbir savaş olmaz. Allah’ın izniyle göğe, bayrağı dikeriz, el birliğiyle bayram havası estiririz, kutlarız. Allah’a dua ederiz ve şükrederiz. Bizim büyüklerimiz Cumhur İttifakı adı altında bir yola çıktılar. İki farklı parti ama iki farklı partinin liderlerinin birbiriyle son derece iyi anlaştığını ve tıkır tıkır işleyen bir düzen içinde siyaset yaptıklarını görüyoruz. Bizlere düşen alt kademelere doğru, kılcal damarlara kadar bu birlikteliğin ahengini sürdürmektir. Uyum içerisinde çalışmaktır.”

“Biz milletin ta kendisiyiz bu sebeple 21 yıldır iktidardayız”

Anadolu coğrafyasının önemini vurgulayan Yenişehirlioğlu, şunları kaydetti:

“AK Parti’nin mayasını bu millet atmıştır, hamurunu bu millet yoğrulmuştur, kumaşını bu millet dokumuştur. Biz milletin ta kendisiyiz, bu sebeple 21 yıldır iktidardayız. Hizmet yaptığımız, gönüller fethettiğimiz için Allah daha nice yirmi bir seneler bize hizmet etmeyi nasip etsin. Biliyoruz ki şu Anadolu coğrafyasında yaşayan sizler, dünyadaki mazlum coğrafyaların umudu durumundasınız. Kanın, gözyaşının bolca aktığı günümüz dünyasında merhameti, muhabbeti, adaleti tesis edecek küfrü ortadan kaldıracak ve zalimin zulmüne son verecek güç yine bu Anadolu coğrafyasından çıkacaktır. Yeter ki biz birbirimize destek olalım. Yeter ki biz omuz omuza verelim. Yeter ki muhabbetle birbirimize sarılalım.”

AK Parti Kars Milletvekili Adem Çalkın, Eski Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakan Ahmet Arslan ile AK Parti İl Başkanı Muammer Sancar da birer konuşma yaptı.

Konuşmaların ardından, Akyaka Belediye Başkan adayı Ergüder Toptaş, Arpaçay Belediye Başkan adayı Zeki Elma, Digor Belediye Başkan adayı Nebi Kerenciler, Kağızman Belediye Başkan adayı Nuri Turan, Sarıkamış Belediye Başkan adayı Medeni Çetinkaya, Selim Belediye Başkan adayı Coşkun Altun, Susuz Belediye Başkan adayı Murat Uray ve Dağpınar Belde Belediye Başkan adayı Ömer Vargün tanıtıldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ak-parti-grup-baskanvekili-bahadir-yenisehirlioglu-biz-milletin-ta-kendisiyiz-bu-sebeple-21-yildir-iktidardayiz/feed/ 0
Erzurum’da Karbonmonoksit Gazından Zehirlenen Çift Hayati Tehlikeyi Atlattı https://www.haber60.com.tr/erzurumda-karbonmonoksit-gazindan-zehirlenen-cift-hayati-tehlikeyi-atlatti/ https://www.haber60.com.tr/erzurumda-karbonmonoksit-gazindan-zehirlenen-cift-hayati-tehlikeyi-atlatti/#respond Fri, 09 Feb 2024 09:45:13 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6726 Erzurum’un Hınıs ilçesinde ısınmak için odalarına köz dolu mangal bırakan ve karbonmonoksit gazından zehirlenen çift hayati tehlikeyi atlattı.

Taşbudak Mahallesi’nde yaşayan ve kronik hastalıkları bulunan Kemal (71) ve Canan Düzgün (68) çifti, dondurucu soğukların etkili olduğu bugünlerde ısınmak için akşam saatlerinde yaktıkları sobadaki közleri mangala koyup yatak odalarının bir köşesine yerleştirdi.

Uyumak üzereyken fark edilmesi imkansız olduğu için “sessiz katil” olarak da tanımlanan karbonmonoksit gazından etkilenen ve rahatsızlık geçiren çift, yataktan kalmak isterken yere yığıldı.

Bu sırada Canan Düzgün sürünerek yaklaştığı yatak odasının kapısına vurarak evde misafir kalan oğlu Serhat’a sesini duyurmaya çalıştı.

Sesler üzerine gittiği odada yerde baygın yatan anne ve babasını dışarı çıkaran Serhat, 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayarak yardım istedi.

Hayati tehlikeyi atlattılar

Ambulansla kaldırıldığı Hınıs Şehit Yavuz Yürekseven Devlet Hastanesindeki müdahale sonrası Atatürk üniversitesi Araştırma Hastanesine sevk edilen Düzgün çifti, Acil Yoğun Bakım Ünitesinde tedaviye alındı.

Hayati tehlikeyi atlatan ve yoğun bakımda tedavisi süren çift, yaşadıkları talihsiz olayı unutamıyor.

Kemal Düzgün, AA muhabirine, mangalı bıraktıktan 15-20 dakika sonra yataktayken midesinin bulandığını anlatan Düzgün, “Başım ağrıdı, mangalı ve elektrikli ısıtıcıyı söndürmek istedim ama ayağa kalkınca başım döndü, 3-4 kez yere düştüm. Hanım kalkınca o da yere düştü. Eşim sürünerek odanın kapısına kadar gidip yan odadaki oğluma seslenmiş ve oğlum bizi dışarı çıkarmış.” dedi.

Zehirlendikten sonra oğlunun sırtına alarak kendilerini dışarı çıkardığını ve olayın şokundan halen kurtulamadığını ifade eden Düzgün, “Eşim oğluma ‘Serhat baban öldü, biz öldük’ diye seslendi, çocuk eşimi duymasa odada ölecektik. Hınıs’a ve Erzurum’daki hastanelere nasıl gelmişiz bilemiyorum. Allah devlete zeval vermesin. Allah kimseyi bu duruma düşürmesin, çok hastalık çektim ama o gece çok kötüydü. Bizim başımıza geldi, kimsenin başına gelmesin. Kimse mangalla ısınmasın, soba külünden uzak dursun. Bundan sonra böyle işler yapmaya tövbe ettim. Allah oğlumu var etsin, o olmasaydı ölmüştük.” diye konuştu.

Havaların soğumasıyla vakalar arttı

Canan Düzgün de yataktayken kusma şikayetleri başladığını belirterek, “Eşime yardım etmek isterken ben de yere düştüm. Sonra sürünerek odanın kapısına gidip oğluma seslendim. Oğlum olmasaydı ölmüştük, Allah devletten razı olsun. Tek böbrekliyim, tansiyon hastalığım da var. Devletimiz ve doktorlarımız olmasaydı yaşayamazdık.” ifadelerini kullandı.

Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Zeynep Gökcan Çakır da havaların soğumasıyla kırsaldaki karbonmonoksitten zehirlenme vakalarının arttığına dikkati çekti.

Tedaviye alınan yaşlı çiftin hayati tehlikesinin bulunmadığını söyleyen Çakır, “Allah’tan uykuda yakalanmamışlar, ısındıkları sobadan aldıkları mangalı yatacakları odaya götürmüşler, bu büyük risk. Zehirlendiklerini uyumadan erkenden fark edip yardım istemişler. Erken dönemde fark edilmesine rağmen kanlarındaki zehir oranı bayağı yüksekti. Burada uygun tedavilerle toparladılar, oksijen tedavisi alıyorlar. ” dedi.

“İlk yardımda yapılacak şey gazla teması kesip açık havaya çıkmak”

Çakır, bu tip zehirlenmelerde en önemli tedavinin oksijen olduğunu, organ tutulumları yönlerinden hastaları sıkı takip ettiklerini dile getirdi.

Geç kalınması durumunda ölüm başta olmak üzere, beyinle ilgili ciddi problem, kalıcı veya geçici beyin hasarının oluşabildiğini aktaran Çakır, şunları kaydetti:

“Allah’tan zehirlendiklerini erkenden fark edip hemen açık havaya çıkarılmışlar, zaten ilk yardımda yapılacak şey gazla teması kesip açık havaya çıkmak. Oksijen destekleriyle kanların bu zehirden arınmasını sağladık. Soğuk memlekette yaşıyoruz. Soğuk olmayan yerlerde de ters rüzgar, lodos vesaire bunların her zaman başımıza gelebileceğini artık öğrendik. Bunun için baca temizliğine önem vermeliyiz, mangal yapma gibi alışkanlıktan vazgeçmeliyiz, mangal derken piknik mangalını kastetmiyorum, sobadan alınan közü yatılacak odaya götürmeyi terk etmeliyiz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/erzurumda-karbonmonoksit-gazindan-zehirlenen-cift-hayati-tehlikeyi-atlatti/feed/ 0
Sarıyer’deki İtalyan Kilisesi Kefaret Ayini ile yeniden ibadete açıldı https://www.haber60.com.tr/sariyerdeki-italyan-kilisesi-kefaret-ayini-ile-yeniden-ibadete-acildi/ https://www.haber60.com.tr/sariyerdeki-italyan-kilisesi-kefaret-ayini-ile-yeniden-ibadete-acildi/#respond Thu, 01 Feb 2024 22:00:12 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=5637 Sarıyer’de Tuncer Cihan’ın ölümüyle sonuçlanan terör örgütü DEAŞ saldırısının ardından ibadete kapatılan Santa Maria İtalyan Kilisesi’nde, Kefaret Ayini düzenlendi.

Sarıyer’deki Nativita di Santa Maria ( Meryem Ana’nın Doğuşu) İtalyan Kilisesi, kutsal su saçılarak ve dualar okunarak takdis edilip yeniden ibadete açıldı.

Katolik inancına göre kilisenin kutsallığına yapılan ihlal eyleminden dolayı kilisenin arındırılması ve yeniden takdisi ile Tuncer Cihan’ın ruhuna dua etmek için düzenlenen Kefaret Ayini öncesi kilise ve çevresinde polis ekipleri yoğun güvenlik önlemi aldı.

Kefaret Ayini’ni, Vatikan’ın Ankara Büyükelçisi Monsenyör Marek Solczynski ve İstanbul Latin Katolik Cemaati Episkoposu Monsenyör Massimiliano Palinuro birlikte yönetti.

Ayine İzmir Başpiskoposu ve Türkiye Katolikler Ruhani Reisi Monsenyör Martin Kmetec de katıldı.

Başka dinlerden temsilcilerin de katıldığı ayinde, kilisenin girişinde Tuncer Cihan için bir anma köşesi de hazırlandı.

Ayini yöneten Vatikan’ın Ankara Büyükelçisi Monsenyör Marek Solczynski, kilisenin büyük bir günah olan cinayetle kutsallığını yitirdiğini belirterek “Her cinayet hayatın kaynağı olan Allah’a karşı bir saygısızlık ve küfürdür. Bu nedenle kutsal suyla arındırma ve dualar sayesinde kilisenin arınmasını Allah’tan dilerim.” diye konuştu.

Solczynski daha sonra kutsal suyla kiliseyi gezerek kutsadı. Ayin sırasında dualar ve ilahiler okundu.

“Her cinayet aslında kutsala hakarettir”

İstanbul Latin Katolik Cemaati Episkoposu Monsenyör Massimiliano Palinuro ise Rabb’den onun evinde meydana gelen kötülük için af dilemeye geldiklerini vurgulayarak şöyle konuştu:

“İstanbul Katolik Kilisesi adına bu zor günlerde yanımızda olan herkese özellikle Sayın Cumhurbaşkanı’mıza, bakanlara, belediye başkanlarına, yerel yetkililere ve emniyet mensuplarına içten teşekkür ederiz. Geçtiğimiz pazar günü insana ve dolayısıyla Allah’a karşı büyük bir günah işlendi. Rahmetli kardeşimiz Tuncer’in öldürülmesi Allah’a karşı işlenmiş bir suçtur. Her cinayet aslında kutsala hakarettir. Yaşamın kaynağı olan Allah’a karşı bir küfürdür. Bu cinayet kutsal bir yerde Allah’ın yeryüzündeki yeri olan bu kilisede işlenmiştir. Bu kilisenin kutsallığı ihlal edilmiştir. Gördüğünüz gibi sunak masası örtüsüz ve çıplak. Kilise şimdi bu kutsal kefaret ayini aracılığıyla yeniden kutsanacaktır.”

Cemaatlerinin şaşkın ve korkmuş durumda olduğunu aktaran Palinuro, tüm bunların neden meydana geldiğini kendilerine sorduklarını aktardı.

Palinuro, dünyanın kötülüğünün kutsal bir yere bile girdiğini, acı ve ölüm ektiğini vurgulayarak “Rab İsa ‘korkmayın’ diyor. Eğer Rabb’in kendisi silahların tutukluk yapmasını sağlayarak öldürmeye devam etmeye hazır olan katilleri durdurmasaydı, burada bu kilisede bir katliam gerçekleşecekti. Bunun bir işaret olduğuna inanan bizler, bu kilisenin adanmış olduğu Meryem Ana’nın annelik şefaatini kabul ediyoruz. Bu terörist saldırının hemen ardından dostlarım bana kiliseleri kapatmamı ve ayinleri kapalı kapılar ardından yapmamı tavsiye ettiler. Böyle yaparsak kötülüğe teslim olmuş ve bu kilisede bir katliam gerçekleştirmeye çalışan kötü insanların sapkın planlarına ortak olmuş oluruz. Fakat İsa bize düşmanlarımızı sevmemizi ve bizi zulmedenler için dua etmemizi öğretmiştir.” değerlendirmesinde bulundu.

“Haber verip o kadar insanı kurtardı”

Merhum kardeşleri Tuncer Cihan’ın fedakarlığını minnetle andıklarının altını çizen Palinuro, “Acımasız bir şekilde bu kardeşimiz öldürüldü. Çünkü katillerle ilk o karşılaştı ve herkesi kurtarmak için kilisede bulunanlara cesurca haykırdı. Gözü yaşlı annesi onu ‘bir melek kadar iyiydi’ diyerek Tanrı’ya uğurladı. Evet tıpkı koruyucu bir melek gibiydi. Başkalarının hayatını kurtarmak için kendi hayatını feda etti. Merhametli Allah onu cennetine kabul etsin.” dedi.

Ayine katılan Tuncer Cihan’ın dayısı Rıza Aydemir ise şöyle konuştu:

“Yeğenim çok iyi bir insandı. Hayvanları, kedileri, kuşları beslerdi. Kim hastaysa hastaneye gidip refakatçilik yapardı. Kimseyi incitmezdi. Onun için çok gururluyum. Kendisi yardım etmeyi çok isteyen birisiydi. O gün içeri girip insanlara haber verip o kadar insanı kurtardı. Bunu isterdi. Böyle bir ölüm ona yakıştı.”

Ayine, kilisenin rahibi Anton Bulai ve çok sayıda cemaat üyesi katıldı.

Olayın geçmişi

28 Ocak’ta pazar ayini sırasında maskeli iki kişinin düzenlediği silahlı saldırı sonucu Tuncer Cihan (52) hayatını kaybetmişti.

Saldırıyı DEAŞ üstlenmiş, terör eylemini düzenleyen biri Tacikistan, diğeri Rus iki terörist aynı gün yakalanmıştı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/sariyerdeki-italyan-kilisesi-kefaret-ayini-ile-yeniden-ibadete-acildi/feed/ 0
Şehit babasından duygulandıran konuşma https://www.haber60.com.tr/sehit-babasindan-duygulandiran-konusma/ https://www.haber60.com.tr/sehit-babasindan-duygulandiran-konusma/#respond Sun, 14 Jan 2024 19:03:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=3438 Şehit babasından duygulandıran konuşma

Baba Evcin: “Hep, ‘Baba bitireceğiz. Bunları temizleyeceğiz. Mücadele edeceğiz’ derdi”

Şehit babası Nazif Evcin;

“Evlat sizin evladınız şehit sizin şehidiniz”

“Kandil günü 9 şehitle konuştum”

ESKİŞEHİR – Pençe-Kilit Harekatı bölgesinde şehit olan İstihkam Sözleşmeli Er Muhammed Tunahan Evcin’in babası Nazif Evcin, motosiklet ve otomobil grupları tarafından düzenlenen taziye konvoyundaki vatandaşlara duygu dolu bir konuşma yaptı. Şehit babası Evcin, “Hep, ‘Baba bitireceğiz. Bunları temizleyeceğiz. Mücadele edeceğiz’ derdi” dedi.

Eskişehir’de faaliyet gösteren motosiklet ve otomobil toplulukları bir araya gelerek, Pençe-Kilit Harekatı bölgesinde şehit olan İstihkam Sözleşmeli Er Muhammed Tunahan Evcin’in baba ocağına taziye konvoyu düzenledi. Türk bayrakları ile donatılan yaklaşık 100 araçlık konvoy, Yeni Eskişehir Stadı’ndan hareket ederek, Şehit Evcin’in baba ocağına ulaştı. Şehit ailesine başsağlığı dileyen konvoy üyeleri, baba Nazif Evcin’e Kur’an-ı Kerim ile Türk bayrağı takdim ederken, acılı baba kendisini ziyaret eden topluluk üyelerine duygulandıran sözler sarfetti.

“Bizim de onun bir evladı olduğumuzu söyleyeceğiz”

Taziye konvoyunu düzenlenyenler arasında bulunan Hasan Akbaş, toplumun şehitler için daha duyarlı olması gerektiğini ifade etti. Şehit babası Nazif Evcin’in kendisini yalnız bırakmayacak milyonlarca evladı olduğunu ifade eden Akbaş, “Bugün Eskişehir’de bir şehidimiz var, bizler onun için toplandık. Son 1 ayda 19 şehit verdik, birisi de Eskişehir’den. Toplumda şehitlere karşı bir duyarsızlık olduğunu fark ettik. İnsanlar şehit haberlerine alıştılar. Oturup, sosyal medyadan fotoğraf paylaşmaktansa böyle toplanıp fiili bir şey yapmak ve toplumda biraz daha duyar oluşturmak istedik. Bugün burada toplanıp, şehidin baba ocağına gideceğiz. Ona Kur-an’ı Kerim ve bayrak hazırladık, hem bunları vereceğiz hem de elini öpeceğiz. Bizim de onun bir evladı olduğumuzu söyleyeceğiz. Bu vatan sahipsiz değil, herkes bilsin istiyoruz” dedi.

“Evlat sizin evladınız şehit sizin şehidiniz”

Şehit babası Nazif Evcin, kendilerine taziye ziyaretinde bulunan motosiklet ve otomobil topluluklarına teşekkür etmek için Gökmeydan Mahallesi’nde bulunan evinden çıkarak bir konuşma yaptı. Evladıyla bir kez daha durur duyduğunu, Eskişehir’in şehidine gösterdiği ilginin kelimelerle tarif edilemeyeceğini dile getiren acılı baba, “Allah sevdiklerinizi bağışlasın. Bu asker sizin askeriniz, sizin kardeşiniz. Allah hepinizden razı olsun. Bugün Eskişehir’de insan seli aktı. Bir asker, şehit babası olarak gururlandım. Bizim birlik beraberliğe ihtiyacımız var. Muhammed sizin kardeşiniz, cenaze sizin cenazeniz. Şehidimize dua edin kardeşlerim. Bozan’a geldiniz, buraya da geldiniz. İnsan seli oldu, tüm Eskişehir sokağa döküldü. Muhammed’imle gururlandım. Yavrum 2 defa vuruldu, yaralandı. Orayı bırakmadı. Bomba imha uzmanı oldu. İzmir’de yetişti. Kaç tane şehit arabasını engelledi, bombaları imha etti. Bu PKK’nın hedefiydi zaten, lanet olsun onlara. Ben Cenab-ı Allah’a güveniyorum. Allah rızası için, Allah aşkına hepiniz dua edin. Evlat sizin evladınız, sizin kardeşiniz, sizin şehidiniz, sizin cenazeniz. Aileniz, çocuklarınız Allah’a emanet olsun. Vatan sağ olsun. Birlik olalım, bugünlük unutulmayalım. Hep, ‘Baba bitireceğiz. Bunları temizleyeceğiz. Mücadele edeceğiz’ derdi. Kandil günü 9 şehitle konuştum. Size anlatmaktan gurur duyuyorum. Telefondan hoparlör açıkken arayıp, ‘Baba bugün kandil. Bizler için herkes dua etsin. 3 aylara girdik’ dediler. Şehitler dedi bunları. Hoparlörden açtılar. Vallahi gururlandım. Dua edin lütfen. Buraya geldiniz, Allah razı olsun. Şuradan geçtiniz, gururlandım” şeklinde konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/sehit-babasindan-duygulandiran-konusma/feed/ 0
Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş Regaib Gecesi’nde konuştu https://www.haber60.com.tr/diyanet-isleri-baskani-ali-erbas-regaib-gecesinde-konustu/ https://www.haber60.com.tr/diyanet-isleri-baskani-ali-erbas-regaib-gecesinde-konustu/#respond Fri, 12 Jan 2024 02:15:14 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=3141 Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, “Bütün karanlıkları aydınlığa çevirecek ve bütün acıları dindirecek yegane güç, tüm kainatın sahibi olan Yüce Rabb’imizdir. O’nun inayetiyle idrak edeceğimiz Regaib Gecesi’ni kapsamlı bir tefekküre vesile kılarak, Rabbimize, kendimize ve bütün mahlukata karşı sorumluluklarımızı yeniden gözden geçirmeliyiz.” ifadelerini kullandı.

Diyanet İşleri Başkanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, Erbaş, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) dün açılışı yapılan Dr. Suat Günsel Camisi’nde düzenlenen Regaib Gecesi özel programına katıldı.

Burada konuşan Erbaş, mübarek bir zamanın içinde kutlu bir geceyi idrak ettiklerini belirterek, bunun bütün İslam alemi ve bütün insanlık için hayırlar getirmesi temennisinde bulundu.

“Bizleri bir kez daha Regaib Gecesi’ne kavuşturan, üç aylara ulaştıran lütuf ve ikram sahibi Rabb’imize sonsuz hamd-ü senalar olsun. Yüce Mevla bu zamanları hakkıyla yaşamayı, Ramazan’a ulaşmayı, bayrama kavuşmayı hepimize nasip eylesin.” şeklindeki görüşlerini dile getiren Erbaş, şöyle devam etti:

“Hazreti Peygamber’in, Recep ayı girdiği zaman ‘Allah’ım. Recep ve Şaban aylarını bize mübarek kıl ve bizi Ramazan’a kavuştur.’ ya Rabbi, Recep ve Şaban aylarını bizim için mübarek kıl, bereketli kıl ve bizi Ramazan’a ulaştır. Rabbim dualarımızı kabul eylesin inşallah.”

“Bazı gün ve geceler vardır ki taşıdığı mana bakımından özel öneme sahiptir”

Erbaş, Müslümanlar için bütün zamanların değerli olduğunu, Allah’ın rızasını kazanmak gayesiyle kulluk şuuru içerisinde yaşanması gerektiğini belirterek, “Ancak bazı gün ve geceler vardır ki taşıdığı mana bakımından özel bir öneme sahiptir. Bu kutlu, mübarek zamanlar, yaratılış gayemizi idrak etmek için büyük bir fırsattır. Mübarek günler ve geceler hayatımızı muhasebe etmek, Rabbimizle ilişkimizi gözden geçirmek için büyük bir nimettir. Hayatın meşgalesi içinde unuttuğumuz, ihmal ettiğimiz değerleri hatırlamak için önemli bir imkandır.” diye konuştu.

İnsanın rağbet ettiği şeylerin, Allah katındaki kıymetini gösterdiğini yani insan neye niyet ve rağbet ederse Allah katında kıymeti ve derecesinin ona göre belirleneceğini anlatan Erbaş, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Eğer Kur’an’a, iyiliklere, ibadetlere, hayır hasenata rağbet edersek, Allah katındaki derecemiz yükselir. İbadetlerle, hayır hasenatla, tövbe istiğfarla Allah’ın rahmetine ve mağfiretine ulaşırsınız. Allah da sizlere mükafat olarak cennetini nasip eder. Allah hepimizi böyle kullarından, cenneti kendileri için hazırladığı müttakilerden olmayı nasip eylesin.

“Tüm istek ve arzumuzu Rabb’imize ve O’nun rızasına yöneltelim. Hayatımızı, davranışlarımızı ve istikametimizi kapsamlı bir muhasebeye tabi tutalım. Hazreti Ömer’in dediği gibi ‘Hesaba çekilmeden önce kendimizi hesaba çekelim.’ Mahşerde mizana bırakmadan amellerimizi kendimiz bu dünyada tartalım. Her gün kendimizi muhasebeye çekelim. Terazinin bir kefesine kendimizi, öbür kefesine amellerimizi koyalım. Acaba amellerimiz Rabb’imizin rızasına uygun mu değil mi, bunu gözden geçirelim.”

“Bütün acıları dindirecek yegane güç tüm kainatın sahibi olan Yüce Rabb’imizdir”

Erbaş, mübarek gecede Müslümanların, Allah’ın emir ve yasaklarına karşı duyarlılığını yeniden gözden geçirmesi gerektiğini vurguladı.

Müslümanların üç aylara hüzünlü olarak girdiğine dikkati çeken Erbaş, insanlık onuru, hukuk ve ahlaki değerlerin hiçe sayıldığı, her türlü şiddetin yaygınlaştığı, zalimler ve zulümlerin çoğaldığı bir döneme şahitlik edildiğini bildirdi.

Mescid-i Aksa’ya baskınlar yapılarak insanların özgürlüklerinin ellerinden alındığını, masum insanlar, bebekler, kadınlar ve yaşlıların dünyanın gözü önünde katledildiğini söyleyen Erbaş, kendisini dünyanın efendisi gibi gören bir zihniyetin, haksız, hukuksuz ve insafsız saldırılarla Filistinlileri topyekun soykırıma maruz bıraktığını dile getirdi.

Erbaş, şunları kaydetti:

“Bütün karanlıkları aydınlığa çevirecek ve bütün acıları dindirecek yegane güç, tüm kainatın sahibi olan Yüce Rabb’imizdir. O’nun inayetiyle idrak edeceğimiz Regaib Gecesi’ni kapsamlı bir tefekküre vesile kılarak, Rabb’imize, kendimize ve bütün mahlukata karşı sorumluluklarımızı yeniden gözden geçirmeliyiz. Yaşadığımız her türlü zorluktan ve sıkıntıdan bir çıkış yolu açması için bütün rağbetimizi Rabb’imizin rızasına yöneltmeliyiz.

Bu gece, yeryüzündeki bütün masum, mahzun ve mazlum gönüller adına kalplerimizi semaya açalım. Ellerimizi semaya açalım, dualar edelim. İnsanlığın huzurunu tehdit eden her türlü şiddetin ve zulmün son bulması için ihlas ve samimiyetle Yüce Rabb’imize yalvaralım, yakaralım, niyazda bulunalım.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/diyanet-isleri-baskani-ali-erbas-regaib-gecesinde-konustu/feed/ 0