SGK İzmir Müdürlüğü önünde yapılan açıklamada, kamu çalışanlarının ve emeklilerinin tasarruf tedbirlerine dayanacak gücü olmadığı belirtilerek, ülkedeki ekonomik şartlar karşısında tasarruf değil, bir an önce ek tedbirler alınarak memur ve emeklilerin rahatlatılması gerektiği vurgulandı.
Türkiye Kamu Sen İzmir İl Temsilcisi İrfan Toksoy’un okuduğu basın açıklamasında,”Tasarruf tedbiri adı altında çalışanlarımızın kazanılmış haklarının kısıtlanmasına, toplu sözleşme hükümlerinin yok sayılmasına karşıyız. Kamu çalışanlarının haklarına yönelik düzenlemelerin kamu bütçesine katkı yapmayacağı aksine olumsuz sonuçlar doğuracağı inancındayız. Özellikle kamuda servis hizmetlerinin kaldırılması hem ekonomik hem de hukuki boyutları bakımından sorunlu bir uygulama olacaktır” denildi.
“Toplu sözleşmenin özerkliğine aykırı”
Kamu çalışanlarına servis hizmetinin toplu sözleşme ile karar altına alındığı belirtilerek, tek taraflı olarak idari bir kararla iptal edilmesinin toplu sözleşme özerkliğine aykırı olduğu vurgulandı. Açıklamada, şu görüşlere yer verildi:
“Servis hizmetlerine ve toplu taşım kartlarına ilişkin olarak toplu sözleşme ve Kamu Görevlileri Hakem Kurulu kararları bulunmaktadır. Bu kararlar, başkaca bir işleme gerek kalmaksızın uygulanırlar. Dolayısıyla kanun hükmündedirler. Kanun hükmündeki bir uygulamanın normlar hiyerarşisinde daha aşağıda bulunan genelge ile kaldırılması hukuki değildir. Kaldı ki toplu sözleşme ile karar altına alınmış bir konunun, tek taraflı olarak idari bir kararla iptal edilmesi toplu sözleşmenin özerkliğine de aykırıdır. O halde bütün toplu sözleşme hükümlerini iptal etmek mümkün hale gelecek, toplu sözleşmelerin hiçbir geçerliliği kalmayacaktır. Kamu çalışanlarımızın kazanılmış hakkı olan servis hizmetlerinin kaldırılmasının önüne geçmek, sendikacılığın geleceğini korumak ve toplu sözleşmenin hukuki gücünün korunmasını sağlamak adına, bu hükmün iptal edilmesi için geçtiğimiz gün yargıya başvurduk. İnşallah yüce Türk adaleti, en hakkaniyetli kararı verecek ve on binlerce kamu çalışanımızın mağdur edilmesini, hukuka uygun olmayan düzenlemelerle hakların geriletilmesini önleyecektir. Kamu görevlilerinin kazanılmış hakları olan giyim yardımı ile fazla mesailere sınır getirilmesi gibi uygulamalar da doğru olmamıştır. Bundan sonra da uygulama aşamasına geçildiğinde yine tasarruf genelgesinde yer alan lojman kiraları, giyim yardımlarının kısıtlanması, kamuda en önemli konulardan bir tanesi olan hizmet araçları alımının durdurulması gibi konularda da yargı yoluna başvuracağız.”
Memur ve emekliler için ek tedbir çağrısı
Kamu çalışanlarının hakları üzerinden tasarruf sağlama imkan ve ihtimali bulunmamaktadır.Tasarruftan önce adalet sağlanmalıdır. Külfeti kamu çalışanına ödetmeden önce nimetten de çalışanlarımıza pay verilmelidir. Yemediği yemeğin faturasını ödemek ne derece hakkaniyetlidir? Bu nedenle milyonlarca memur ve memur emeklisinin beklentilerinin karşılanmasını verilen sözlerin hayata geçirilmesini istiyoruz. Kamu çalışanlarının ve emeklilerimizin sorunu çok, tasarruf tedbirlerine dayanacak gücü yoktur. Bu ekonomik şartlar karşısında tasarruf değil bir an önce ek tedbirler alınarak memurlar ve emekliler rahatlatılmalıdır.”
“Emeğin hakkından tasarruf olmaz”
Özellikle hayatın gerçekleriyle uyuşmayan, çalışma hayatıyla ilişiği kalmayan memur emekli maaşlarının iyileştirilmesini, 12 bin TL tutarındaki ilave ek ödemenin emekli maaşlarına da yansıtılmasını bekliyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın da taahhüdü olan birinci dereceye gelen tüm kamu çalışanlarının ek göstergelerinin 3600’e yükseltilmesi için gerekli çalışmanın bir an önce yapılmasını, Cumhurbaşkanımızın sözünün daha fazla sürüncemede bırakılmamasını istiyoruz. Anayasa Mahkemesince haksız bir kararla iptal edilen toplu sözleşme ikramiyesinin, sendika üyesi kamu çalışanlarına tekrar ödenerek ortaya çıkan mağduriyetin giderilmesini, 2 milyon kamu çalışanının elinden alınan aylık 345 TL ödemenin iadesini istiyoruz. Vergi dilimlerindeki adaletsizliğin giderilmesini ve çalışanlarımızın gelir vergisi oranlarının yüzde 15’e sabitlenmesini bekliyoruz. Yardımcı hizmetler sınıfındaki personelin genel idare hizmetleri sınıfına alınarak, bu sorunun bütünüyle gündemden çıkarılmasını istiyoruz. Hem ilk atamalarda hem de görevde yükselme sınavlarında mülakatın kaldırılmasını, atama, görevde yükselme ve unvan değişikliklerinde adalet, hakkaniyet ve liyakate göre hareket edilmesini bekliyoruz. Türkiye Kamu-Sen olarak yargıya taşıdığımız tasarruf genelgesinin hukuka uygun olmayan maddelerinin mahkemelerimizce iptal edileceğine ve adaletin tecelli edeceğine inanıyoruz. Tasarrufa varız. İsraftan tasarruf olur; lüksten tasarruf olur; fazladan tasarruf olur ama azdan tasarruf olmaz; ihtiyaçtan tasarruf olmaz; emeğin hakkından tasarruf olmaz; alın terinin karşılığından tasarruf olmaz.”
]]>Türk Metal Sendikası ve Metal Sanayicileri İşverenleri Sendikası, 150 bin işçiyi ilgilendiren grup toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde anlaşmaya vardı. Türk Metal Sendikası Genel Başkanı Pevrul Kavlak, anlaşmaya ilişkin; “Üyelerimizin sendikamıza emanet ettiği alın terlerini korumak, emeğin hak ve özgürlüklerinden ve çalışma yaşamında hak ve adaletten taviz vermemek için çaba gösterdik. Toplu sözleşmede geldiğimiz bu durum, Türk Metal için yeni bir zaferdir…Üyelerimize verdiğimiz sözümüzü tutuk, Cumhuriyetimizin 100. yılında ilk altı ay için yüzde 100’ü aşan bir artışla yine tarih yazdık” açıklamasını yaptı.
Türk Metal Sendikası ve Metal Sanayicileri İşverenleri Sendikası (MESS) arasında 26 Eylül 2023’te başlayan ve 150 bin işçiyi ilgilendiren grup toplu iş sözleşmesi görüşmeleri, 17 Ocak 2024 günü MESS Genel Merkezinde yapılan oturumda anlaşmayla sonuçlandı.
Toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde daha önce yapılan 5 oturumda MESS tarafından yapılan teklifler Türk Metal Sendikası tarafından kabul edilmeyerek grev kararı alınmıştı. Grev kararının alınmasının ardından yapılan üç oturumda da görüşmelerden sonuç alınamamıştı. Taraflar bugün MESS Genel Merkezinde yeniden bir araya gelerek, 2023-2025 dönemi MESS Grup Toplu İş Sözleşmesi görüşmelerinde anlaşmaya vardı.
Türk Metal Sendikası’nın açıkladığı toplu iş sözleşme şartları şöyle:
“-31.8.2023 tarihinde saatlik ücreti 65 TL’nin altında olan saatlik ücretler 65 TL’ye çekildi. Bu düzenleme 89 bin 600 üyemizi ilgilendiriyor.
-Çekme uygulandıktan sonra tüm üyelerimizin saatlik ücretlerine yüzde 32 oranında zam yapıldı.
-Bunun ardından tüm üyelerimize seyyanen 30 TL/saat zam yapıldı.
-Ardından tüm üyelerimizin her kıdem yılına, 15 yılla sınırlı olmak üzere 2 TL/saat zam yapıldı. Bu madde EYT’den emekli olanların ilk işe giriş tarihleri itibarıyla uygulanacak.
-Böylece sözleşmenin ilk altı ayı için, 1.9.2023 tarihinden geçerli olmak üzere toplamda ortalama yüzde 98 zam yapıldı.
-Sözleşmenin 2. altı ayında ücretlere, 1 Mart’tan geçerli olmak üzere enflasyon korumalı yüzde 30 oranında zam yapıldı.
-3. altı ay zammı enflasyon ve 3 puan refah payı olarak belirlendi.
-4. altı ay için zam oranı ise enflasyon oranında belirlendi.
-Sözleşmede ayrıca, tüm sosyal haklara ilk yıl için yüzde 140, ikinci yıl için yıllık enflasyon oranında artış getirildi.
-Ulusal bayram ve genel tatil günleri mesaisi yüzde 100’den yüzde 125 olarak artırıldı.
-Ayrıca iki gün sünnet izni alındı ve eğitim yardımı kapsamına anaokulu eğitimi de dahil edildi.
-Engelli üyelerimize Engelliler Günü’nde bir günlük ücretli izin verilmesi kararlaştırıldı.
-Böylece, taslağımızdaki çekme maddesinin tamamı, saatlik ücrete istediğimiz yüzde 80 zammın yüzdeli ve seyyanen olarak yüzde 76’sını aldık.
-Taslağımızda 3 TL olarak talep ettiğimiz kıdem zammını 2 TL’sini aldık.
-Kümülatifte ise birinci altı ay için sosyal yardımlar dahil ortalama yüzde 105,1, yıllıkta ise ortalama saatlik ücretlere yüzde 157,40 artış sağladık.”
“ÜLKEMİZİN İÇİNDE BULUNDUĞU EKONOMİK DARBOĞAZ, EN ÇOK EMEĞİYLE GEÇİNENLERİ ETKİLEDİ”
TÜRK-İŞ Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Metal Sendikası Genel Başkanı Pevrul Kavlak, anlaşmanın ardından yaptığı açıklamada, “Üyelerimize verdiğimiz sözümüzü tutuk, Cumhuriyetimizin 100. yılında ilk altı ay için yüzde 100’ü aşan bir artışla yine tarih yazdık” dedi.
Kavlak, “Ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik darboğaz, en çok emeğiyle geçinenleri etkiledi. Artan enflasyon karşısında hayatın her geçen gün pahalanması, başta ücretliler olmak üzere halkımızın büyük bir geçim sıkıntısı yaşamasına neden oldu. Böyle bir dönemde, temsil ettiğimiz metal emekçilerinin insan onuruna yaraşır bir yaşam sürmeleri için masada mücadele verdik. Üyelerimizin sendikamıza emanet ettiği alın terlerini korumak, emeğin hak ve özgürlüklerinden ve çalışma yaşamında hak ve adaletten taviz vermemek için çaba gösterdik. Toplu sözleşmede geldiğimiz bu durum, Türk Metal için yeni bir zaferdir. Tüm üyelerimize hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum” diye konuştu.
]]>