Ali – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Wed, 21 Aug 2024 14:06:00 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Eti, hamuru bırakınca bakın ne hale geldi! 47 yaşındaki Ceyda Düvenci incecik oldu! “Harika görünüyorsunuz” yorumları yağdı! https://www.haber60.com.tr/eti-hamuru-birakinca-bakin-ne-hale-geldi-47-yasindaki-ceyda-duvenci-incecik-oldu-harika-gorunuyorsunuz-yorumlari-yagdi/ https://www.haber60.com.tr/eti-hamuru-birakinca-bakin-ne-hale-geldi-47-yasindaki-ceyda-duvenci-incecik-oldu-harika-gorunuyorsunuz-yorumlari-yagdi/#respond Wed, 21 Aug 2024 14:06:00 +0000 https://www.haber60.com.tr/eti-hamuru-birakinca-bakin-ne-hale-geldi-47-yasindaki-ceyda-duvenci-incecik-oldu-harika-gorunuyorsunuz-yorumlari-yagdi/ Eti, hamuru bırakınca bakın ne hale geldi! 47 yaşındaki Ceyda Düvenci incecik oldu! Harika görünüyorsunuz yorumları yağdı!

47 yaşındaki başarılı oyuncu Ceyda Düvenci son dönemde hem aşk hayatıyla hem de verdiği kilolarla dikkat çekiyor.

Eti, hamuru bırakınca bakın ne hale geldi! 47 yaşındaki Ceyda Düvenci incecik oldu! Harika görünüyorsunuz yorumları yağdı!

2015 yılında oyuncu Bülent Şakrak ile dünyaevine giren Ceyda Düvenci 8 yıllık evliliğini geçtiğimiz yıl bitirmişti. Aradığı aşkı Güçlü Mete’de bulan güzel oyuncu değişimiyle de dikkat çekiyor.

GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN

Eti, hamuru bırakınca bakın ne hale geldi! 47 yaşındaki Ceyda Düvenci incecik oldu! Harika görünüyorsunuz yorumları yağdı!

47 yaşındaki Ceyda Düvenci, son haliyle sosyal medyada gündem oldu. Ünlü oyucu 20’li yaşlarına geri döndü.

Eti, hamuru bırakınca bakın ne hale geldi! 47 yaşındaki Ceyda Düvenci incecik oldu! Harika görünüyorsunuz yorumları yağdı!

Güzel oyuncu Ceyda Düvenci yıllar önceki fit haline geri döndü.

Eti, hamuru bırakınca bakın ne hale geldi! 47 yaşındaki Ceyda Düvenci incecik oldu! Harika görünüyorsunuz yorumları yağdı!

Takipçilerinden güzel oyuncuya övgüler yağdı.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/eti-hamuru-birakinca-bakin-ne-hale-geldi-47-yasindaki-ceyda-duvenci-incecik-oldu-harika-gorunuyorsunuz-yorumlari-yagdi/feed/ 0
Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, İslamiyet ile bilimin ilişkisine dikkat çekti https://www.haber60.com.tr/diyanet-isleri-baskani-ali-erbas-islamiyet-ile-bilimin-iliskisine-dikkat-cekti/ https://www.haber60.com.tr/diyanet-isleri-baskani-ali-erbas-islamiyet-ile-bilimin-iliskisine-dikkat-cekti/#respond Thu, 11 Jul 2024 23:27:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=38695 Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, İslamiyet ile bilimin ilişkisine dikkati çekerek, “Bugün batılıların üzerine oturmuş olduğu bilimsel faaliyetlerin neredeyse tamamının temeli İslam alimlerine dayanıyor, inanmayanlar gitsinler İstanbul’da Fuat Sezgin Müzesi’ni görsünler. Fuat Sezgin hocamız ömrünü vererek Almanya’da Frankfurt’ta 17 ciltlik Arap-İslam araştırmalarının sadece isimlerini tespit etti,17 cilt… Onun için burada kaybettiğimiz 200 yılın telafisini yapacağız inşallah.” dedi.

Erbaş, hayırsever Erturhan ailesi tarafından 15 Temmuz Mahallesinde yaptırılan anaokulu ve ilkokulunun açılış törenindeki konuşmasında, hayırlı iş için kentte bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

İslam medeniyetinin ilme ve bilime büyük önem verdiğini anlatan Erbaş, geçmişte çok önemli sayıda alim ve bilim adamının insanlık için farklı dallarda önemli hizmetler verdiğini ifade etti.

Müslüman için ilmin önemine ve gerekliliğine dikkati çeken Erbaş, her bir Müslümanın öğrenmek ve araştırmak için çaba göstermesi gerektiğini belirtti.

İslamiyet ile bilimin yakın ilişkisine değinen Erbaş, konuşmasına şöyle devam etti:

“Tarihimize bakalım, bu medeniyetin mensuplarının kaleme, kitaba, kütüphaneye, araştırmaya, incelemeye önem verdiği asırlarda hep dünyaya yön vermişiz. 7. asırdan 17. asra kadar tam 10 asır. Bizim alimlerimiz okullarda, medreselerde yetişen alimlerimiz gök cisimleriyle ilgili çalışmalar yaparken yıldızların, güneşin, güneşin etrafındaki diğer gezegenlerin hal ve hareketleriyle ilgili çalışmalar yaparken batıdan ‘sen nasıl dünya döner dersin’ diye engizisyon mahkemelerine çarptırılıyordu ilim adamları. Ne zaman? 1600 yılında, halbuki bizim 7,8,9 ve 10’uncu yüzyıllarda yetişen alimlerimizin o gün ortaya koymuş olduğu bilim 17’nci yüzyıldan sonra batının ithal ettiği, üzerine koyarak bugünlere getirdiği o ilmi çalışmaların temeli oluşturuyor.”

“200 yılın telafisini yapacağız inşallah”

İslam Medeniyetinin ayağa kalkması gerektiğini vurgulayan Erbaş, “Bugün batılıların üzerine oturmuş olduğu bilimsel faaliyetlerin neredeyse tamamının temeli İslam alimlerine dayanıyor, inanmayanlar gitsinler İstanbul’da Fuat Sezgin Müzesi’ni görsünler. Fuat Sezgin hocamız ömrünü vererek Almanya’da Frankfurt’ta 17 ciltlik Arap İslam araştırmalarının sadece isimlerini tespit etti, 17 cilt… Onun için burada kaybettiğimiz 200 yılın telafisini yapacağız inşallah.” dedi.

Kur’an, tefsir, hadis, kelam ve fıkıh ilmi kadar matematik, kimya ve fiziğin de önemli olduğunu vurgulayan Erbaş, “Kur’an ilimleri ne kadar İslami ve dini ise tefsir, hadis, fıkıh, kelam ne kadar dini ise fizik, matematik, kimya, tıp, tarih, coğrafya da o kadar dini ilimdir. Bizim ilim tasnifimiz böyle, dini ilim din dışı ilim diye bir şey yok. O yüzden anaokulundan başlayarak çocuklarımızı medeniyetimizin bize miras bıraktığı o ilmi disiplin içerisinde çocuklarımızı yetiştirmeye gayret ediyoruz.” diye konuştu.

Diğer konuşmacılar

Gaziantep Valisi Kemal Çeber ise kentte eğitim alanında yapılan yatırımların detayına değindi.

Emeği geçenlere teşekkür eden Çeber, “Erturhan ailesinin kentimize kazandırdığı bu eser için kendilerine yürekten teşekkür ederim. Burada geleceğimizi mimarı olan binlerce çocuğumuz inşallah eğitim görecek.” dedi.

Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin de kentte ailelerin hayır işinde birbiriyle adeta yarıştığını ifade ederek, “Bu muazzam eseri kentimize kazandıranlara ne kadar teşekkür etsek azdır. Burada pırıl pırıl gençler yetişecek. Geleceğimiz onlara emanet.” ifadesini kullandı.

Konuşmanın ardından Erbaş ve diğer protokol üyeleri okulun açılışını gerçekleştirip, eğitim yuvasını gezdi.

Programa Türkiye Diyanet Vakfı Genel Müdürü İzani Turan, İl Müftüsü Hüseyin Hazırlar, İl Milli Eğitim Müdürü Yasin Tepe, Erturhan ailesi ve diğer ilgililer katıldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/diyanet-isleri-baskani-ali-erbas-islamiyet-ile-bilimin-iliskisine-dikkat-cekti/feed/ 0
Zonguldak’ta Uyuşturucu Çetesine Üye Olduğu İddia Edilen Öğrenciye İşkence Yapanlar Yargılanıyor https://www.haber60.com.tr/zonguldakta-uyusturucu-cetesine-uye-oldugu-iddia-edilen-ogrenciye-iskence-yapanlar-yargilaniyor/ https://www.haber60.com.tr/zonguldakta-uyusturucu-cetesine-uye-oldugu-iddia-edilen-ogrenciye-iskence-yapanlar-yargilaniyor/#respond Fri, 12 Apr 2024 21:03:40 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27156 ZONGULDAK’ta, aynı uyuşturucu çetesine üye olduğu iddia edilen üniversite öğrencisi Ali S.K.’ye (25), tabancayı polise yakalattığı için dövüp işkence yapan ve video çekerek tahta kaşıkla cinsel saldırıda bulunmakla suçlanan 2’si başka suçtan olmak üzere 5’i tutuklu, 6 kişinin yargılandığı davada tutuklu sanık Mehmet Can Aslaner (28), diğer sanık Ayhan Küçükdere’nin (50) oğlu Samet Küçükdere’nin (25) ailesinin yerini husumetlilerine söylediği için Ali S.K.’yi darp ve işkence ettiğini öne sürdü. Aslaner, Ayhan Küçükdere’nin kaçırdıkları Ali S.K.’yi öldürmekle tehdit edip, ‘Seni öldüreceğim ya buradan aşağıya atacağım ya da 2,5 litrelik kola şişesine oturacaksın’ dediğini söyledi. Sanık, Ayhan Küçükdere’nin daha sonra da bulduğu tahta kaşıkla Ali S.K.’ye cinsel saldırıda bulunduğunu anlattı.

Azerbaycan uyruklu üniversite öğrencisi Ali S.K., dahil olduğu uyuşturucu çetesine ait tabancayı geçen yıl nisan ayında Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi kampüsünde yere düşürdü. Polis ekipleri silaha el koyup, Ali S.K.’yi arama çalışması başlattı. Çetenin üyeleri, silahı düşürüp kendilerini riske attığı için Ali S.K.’ye, işkence yaptı. Tahta kaşıkla cinsel saldırıya da maruz kalan Ali S.K., öldürülmek üzereyken 3 Mayıs’ta kaçıp polise sığındı. Ali S.K. çetenin ilişkilerini ve bağlantılarını polise anlattı. Ali S.K.’nin sunduğu deliller ve ifadeler ışığında polis ekipleri operasyon düzenledi. Operasyonda gözaltına alınan 8 kişiden Ayhan Küçükdere, oğlu Samet Küçükdere ve Mehmet Can Arslaner tutuklandı. 3 kişi savcılık ifadesinin ardından, H.C. ve F.O. ise adli kontrolle serbest bırakıldı. Ali S.K., polis ekiplerinin refakatinde memleketi Azerbaycan’a gönderildi.

İDDİANAMADE TOPLAM 203 YIL HAPİS İSTENDİ

Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturmasını tamamlayarak, 6 kişi hakkında iddianame hazırladı. İddianamede Ali S.K.’nin Gaziantep’te bulunduğu sırada Ayhan Küçükdere, oğlu Samet Küçükdere, Mehmet Can Aslaner ve F.O.’nun kendisini zorla tutarak aralıklarla darbettiğini söyledi. Daha sonra Zonguldak’a getirildiğini anlatan Ali S.K., burada da dayağa maruz kaldığını, kolunun kırıldığını, tutsak gibi tutulduğunu ve pasaport ile telefonlarının elinden alındığını ifade ederek şikayetçi oldu. Tutuklu sanıklar Ayhan Küçükdere, oğlu Samet Küçükdere ve Mehmet Can Arslaner hakkında ‘Birden fazla kişiyle birlikte konutta silahlı yağma’, ‘Cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’, ‘Eziyet etme’ ve ‘Nitelikli cinsel istismar’ suçlarından 52’şer yıl, tutuksuz sanıklar F.O. (36), H.C. (36), Y.A. (40) ‘Hürriyeti yoksun kılma’ suçundan 14’er yıl ve F.O. hakkında ayrıca ‘Eziyet etme’ suçundan 5 yıl olmak üzere toplamda 203 yıl hapis cezası istendi. Ayrıca iddianamede Ali S.K.’nin banyoda uğradığı cinsel saldırının kayda alındığı 6 dakika 40 saniye ve 2 dakika 7 saniyelik 2 videodan bahsedildi.

‘BİR ÇOCUĞA BAK BİR ŞİŞEYE BAK’

Zonguldak 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmada tutuklu sanıklar Mehmet Can Aslaner, Samet Küçükdere, başka suçtan tutuklu Y.A., tutuksuz H.C. ve sanık avukatları salonda hazır bulunurken tutuklu Ayhan Küçükdere ile başka suçtan tutuklu F.O. SEGBİS ile duruşmaya katıldı.

Ali S.K.’nin G.T. ve kendisinden uyuşturucu almak için önden para aldığını ve parayı harcadığını bunun üzerine tartıştıklarını G.T.’nin de Ali S.K.’yi dövdüğünü, o esnada S.K.’nin de G.T.’ye bazı bilgiler verdiğini anlatan Mehmet Can Aslaner, “Ali yanımızda uyuşturucudan nemalanmak bedava içmek için bulunuyordu. Zorla tutulmuyordu. Bir akşam uyuşturucu içerken Ayhan, Ali’nin G.T.’ye Samet’in eşi ve çocuklarının yerini söylediğini de öğrenip sinirlenmiş. Ayhan, Ali’ye ‘Seni öldüreceğim ya buradan aşağıya atacağım ya da 2,5 litrelik kola şişesine oturacaksın’ demiş. Biz Samet’le eve gelince bunları Ayhan anlattı. Ayhan, Ali’ye ‘seçtin mi’ diye sordu. Ali de ‘Yeter ki beni dövmeyin ben yaptıklarımdan pişmanım. Şişeye oturmaya razıyım’ dedi. Ben de Ayhan’a ‘bir çocuğa bak, bir şişeye bak bu şişe çocuğa girmez’ dedim. Samet bunları duymadı, başka odadaydı. Ayhan bu esnada bir kaşık tutup ‘o zaman bu kaşığa oturacak’ dedi. Ayhan kaşığı gösterince Ali banyoya geçti. Videodaki olaylar oldu. Videoyu Ayhan çekti. Ali’nin kafasına silah dayayan bendim. Videoda başka biri yoktur. Ben Ali’ye videodaki eylemleri yaptım bir de beraber alkol içerken ‘İnsan kaşığa oturmayı ister mi’ diyerek dövdüm.” dedi. Aslaner, Ayhan Küçükdere’nin ‘Ali’nin babasını arayıp 500 bin lira ver yoksa oğlunu öldüreceğim’ dedikten sonra Ali’yi kurtarmak için bazı yakın arkadaşlarıyla avukat tutma ve bilet parası ayarlayıp kaçırma planı yaptıklarını da söyledi. Aslaner, Ali S.K.’nin zorla tutulmadığını kendisinin de zorla telefonunu almadığını öne sürdü.

‘MEHMET CAN SİLAH ÇEKTİ’

Otomobil almak için Zongudak’a geldiğini, beraber kaldıkları Aslaner’in ailesinin yerini düşmanlarına söylediği için Ali S.K.’ye sinirlendiğini, olayların Zonguldak’a ilk geldiklerinde olduğunu öne süren Ayhan Küçükdere, ise şunları söyledi:

“Mehmet Can ‘Çocuklarımın adresini düşmanlarıma verdi. Ali’yi cezalandıracağım’ dedi. Ali’ye ‘bana namussuzluk yaptın, geç banyoya’ dediği sırada ben ‘gerek yok’ dedim. Ayağa kalkıp silahını çekip kurdu. Ali’ye doğrultup ‘Banyoya geç’ dedi. Bana da ‘abi kayda alır mısın’ dedi. Silahı doğrulttuğu için korktum, kabul etmek zorunda kaldım. Ali korku içindeydi. Mehmet Can tahta kaşığı Ali’nin önüne atarak ‘bunu kendine sokacaksın’ dedi. Mehmet Can ‘seni öldüreyim mi’ diyordu ben de ‘gerek yok’ diyordum. Ali’nin üstünde sigara da söndürdü. Videoda Ali ‘Ayhan abi affet’ diyordu ama niye böyle dedi bilmiyorum. Sanırım benden bir umut bekledi. Sonra hiçbir şey olmamış gibi muhabbete devam ettiler. Biz Antep’teyken Ali yanımıza geldi. Daha sonra araba almak ve Mehmet Can ile Ali’yi bırakmak için yine Zonguldak’a gittik. Ali burada arabadan 450 bin lira para çaldı. Ali’yi ararken akşam panik halinde eve geldi. Parayla uyuşturucu ve silah aldığını ama okulda düşürdüğünü anlattı. Ali’yi yanımda zorla götürmedim. Paranın hepsini harcadığını düşünmüyordum. Paramı geri almak istiyordum. Ali benim telefonumdan babasını arayıp para istedi babası da ‘senin gibi oğlum yok’ dedi. Ali kendi kendine kaçtı gitti. Ben de paramı bulmak için peşinden koştum. Bulamadık.”

Ali S.K.’yi darbetmediğini öne süren Samet Küçükdere ise suçlamaları reddetti. Diğer 3 sanığın da duruşmada ifadesi alınırken Ali S.K.’nin 2 arkadaşı ve üniversitenin güvenlik görevlisi tanık olarak dinlendi. 2 tanık Aslaner’in Ali S.K.’yi kurtarmayla ilgili planlarını kendilerine anlattığını söyledi.

CİNSEL SALDIRIDAN DA TUTUKLANDILAR

Mahkeme heyeti, tutuklu bulunan Mehmet Can Aslaner ve Ayhan Küçükdere’nin cinsel saldırı suçundan da tutuklanmalarına, Samet Küçükdere’nin ise tutukluluk halinin devamına karar verdi. Duruşma Ali S.K.’nin Türkiye’de kullandığı Azerbaycan numarasının hangi telefonlarda kullandığının tespitinin beklenmesi ve eksik hususların giderilmesi için ileri bir tarihe ertelendi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/zonguldakta-uyusturucu-cetesine-uye-oldugu-iddia-edilen-ogrenciye-iskence-yapanlar-yargilaniyor/feed/ 0
Türk edebiyatında Kürk Mantolu Madonna ile iz bırakan yazar: Sabahattin Ali https://www.haber60.com.tr/turk-edebiyatinda-kurk-mantolu-madonna-ile-iz-birakan-yazar-sabahattin-ali/ https://www.haber60.com.tr/turk-edebiyatinda-kurk-mantolu-madonna-ile-iz-birakan-yazar-sabahattin-ali/#respond Mon, 01 Apr 2024 23:03:26 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25650 “Kuyucaklı Yusuf” ve “Kürk Mantolu Madonna” adlı eserleri yıllardır en çok okunanlar arasında yer alan usta edebiyatçı Sabahattin Ali’nin vefatının üzerinden 76 yıl geçti.

Emekli asker Cihangirli Ali Selahattin Bey ile Eğridereli Hüsniye Hanım’ın oğlu olan Ali, temiz ve sade üslubuyla gerçekçilik anlayışı ve samimi duygularıyla Türk edebiyatında iz bıraktı.

Bulgaristan’da, Gümülcine Sancağı’na bağlı Eğridere, şimdiki adıyla Ardino ilçesinde 25 Şubat 1907’de doğan şair ve yazar Ali, ilk eğitimini Üsküdar’daki Füyuzat-ı Osmaniye Mektebi’nde aldı.

I. Dünya Savaşı nedeniyle 1914’te Ali Selahattin Bey yeniden askere alınınca, Ali ailesiyle Çanakkale’ye yerleşti. Usta edebiyatçı,1918’e kadar yaşadığı savaş bölgesinden oldukça etkilendi.

Geçim sıkıntısı ve aile içerisindeki huzursuzluklarla çocukluk dönemini geçiren yazar, eğitimine Çanakkale İbtidai Mektebi’nde devam etti. Okul, savaş nedeniyle öğretmensiz kalarak kapansa da Ali Selahattin Bey ve diğer subayların yardımıyla tekrar açıldı. Türkçe derslerini Ali’nin babası verdi.

Sabahattin Ali, daha sonra devam ettiği Edremit İdadi Mektebi’nden mezun oldu, ardından Balıkesir’deki Muallim Mektebi’ne kaydoldu.

Hikaye ve şiir yazmaya babası teşvik etti

Öğretmen okulundayken babasının teşvikiyle hikaye ve şiir denemelerine başlayan Ali, bir yandan da okul gazetesi çıkardı.

Sabahattin Ali, 3. sınıfta geçtiği İstanbul Muallim Mektebi’ndeki edebiyat öğretmeni Ali Canip Yöntem’in teşvikiyle dergilere hikaye ve şiirler gönderdi. Okul müsamerelerine de katılan Ali, babasının kalp krizi nedeniyle vefat etmesi üzerine, “Babam İçin” adlı şiiri kaleme aldı. Bu şiir daha sonra Orhan Seyfi Orhon’un yönettiği “Güneş” dergisinde yayınlandı.

İlk büyük dostlukları İstanbul’da öğretmen okulunda öğrenciyken filizlenen Sabahattin Ali’nin, okul arkadaşları arasında, kadim dostu Pertev Naili Boratav ile uzun yıllar mektuplaştığı ve içini döktüğü Ayşe Sıtkı da vardı.

Yazar Ali, 1927’de Muallim Mektebi’ni tamamlayarak Yozgat Merkez Cumhuriyet İlkokuluna öğretmen olarak atandı. Yozgat’ta İstanbul’daki sosyal çevresinin aksine yalnız kalan Ali, kendisini yazmaya ve okumaya verdi.

Öğretmenlik görevinde bir yılı tamamladıktan sonra Milli Eğitim Bakanlığının yabancı dil öğretmeni ihtiyacı nedeniyle açtığı, yurt dışında dil eğitimi sınavını kazanan Ali, Almanya’ya giderek Potsdam ve Berlin’de eğitim gördü.

Usta edebiyatçı, Alman edebiyatının yanı sıra Rus edebiyatına da yoğunlaşarak, özellikle Ivan Turgenyev, Maksim Gorki ve Knut Hamsun gibi isimlerin eserlerini okudu.

Komünizm söylemlerinde bulunduğu gerekçesiyle tutuklandı

Yaşadığı tatsız bir olay sebebiyle Almanya’dan Türkiye’ye dönen Ali, bir müddet İstanbul’da Yüksek Muallim Mektebinde, arkadaşlarının yanında, Nihal Atsız, Nihat Sami Banarlı ve Pertev Naili Boratav’la aynı yatakhanede kaldı.

Sabahattin Ali, 1930’da Gazi Enstitüsünde açılan yabancı dil sınavlarına katıldı ve Aydın Ortaokuluna Almanca öğretmeni olarak atandı. Burada komünizm söylemlerinde bulunduğu gerekçesiyle hakkında soruşturma açılan yazar, detaylı bir tahkikat yapılması amacıyla tutuklandı.

Aydın Hapishanesi’nde 9 Eylül 1931’e kadar kalan Sabahattin Ali, başından geçenleri, Ayşe Sıtkı İlhan’a yazdığı mektuplarda anlattı. Bu sürede yazar kimliğini geride bırakmayan Ali, daha sonra yazacağı öyküler için de malzeme biriktirdi.

Aydın’da öğretmenliğe başlamadan önce Nazım Hikmet’in çalıştığı “Resimli Ay” dergisine giden yazar, orada hem Zekeriya-Sabiha Sertel çiftiyle hem de Nazım Hikmet’le tanıştı. Ali’nin ilk hikayesi olan “Bir Orman Hikayesi” eseri de bu dergide yayınladı.

Usta edebiyatçı, beraatinden sonra Konya Ortaokulu’nda Almanca öğretmeni olarak göreve başladı. Konya’daki günlerini, “Bir Skandal” adlı eserinde anlatan yazar, yalnızlığını ve yaşadığı duygu karmaşasını okuruyla paylaştı.

Sabahattin Ali, aşık olduğu Melahat Hanım’a şiirler yazdı ve bu duygularla katıldığı bir toplantıda okuduğu hicviyede, memleketin idaresinde olanlara ima ve tahkirde bulunduğu iddiasıyla yeniden tutuklandı. Bir yıllık mahkumiyeti, temyiz mahkemesinin aleyhinde karar vermesi üzerine 12 aydan 14 aya çıkarıldı.

Cezasının dört ayını Konya Cezaevi’nde geçiren yazar, 6 ayını geçirdiği Sinop Cezaevi’nde, daha sonra bestelenerek unutulmayan şarkılar arasına giren “Aldırma Gönül” ve “Hapishane Şarkısı” adlı eserleri kaleme aldı.

Ali, erken tahliye edilerek 29 Ekim 1933’te cezaevinden çıkınca Milli Eğitim Bakanlığına başvurarak öğretmenlik mesleğine geri dönmek istediğini belirtti.

Öğretmenliğe Ankara 2. Ortaokulu’nda devam eden yazar, 1932’de İstanbul’daki bir yakınının vasıtasıyla tanıştığı Aliye Hanım’la mektuplaşmaya başladı. Aliye Hanım ve Sabahattin Ali, posta yoluyla nişan taktı, 16 Mayıs 1935’te evlendi.

Başarılı edebiyatçı, 1937’de yedek subay olarak askerlik görevini tamamladı, 30 Eylül 1937’de kızı Filiz dünyaya geldi.

“İçimizdeki Şeytan” romanı siyasi tartışmalara neden oldu

İdeal bir eş ve sevecen bir baba olan Ali, kızının doğumunun ardından, bugün hala en çok okunan ve birçok dile çevrilen “Kuyucaklı Yusuf” ile “Kürk Mantolu Madonna” romanlarını kaleme aldı. Politikayla da içli dışlı olan Ali, çeşitli söylemleri dolayısıyla öğretmenlik görevinden tekrar alındı.

Usta edebiyatçı, 1938’de “Çaydanlık” ve “Arap Hayri”, 1939’da “Isıtmak İçin” ve “Uyku” hikayelerini, 1940’ta “Selam” ve “Bir Mesleğin Başlangıcı” hikayelerini yazdı. “İçimizdeki Şeytan” romanı 3 Nisan-29 Haziran 1939’da Ulus gazetesinde tefrika edildi. Roman yayınlandıktan sonra pek çok siyasi tartışmaya neden oldu.

Yazar Ali, 1941-1943’te yazdığı “Bir Konferans”, “Yeni Dünya”, “İki Kadın”, “Sulfata” ve “Hasan Boğuldu” adlı hikayelerini “Yeni Dünya” kitabında topladı.

Milli Eğitim Bakanlığı Yayın Müdürlüğünde memur, Ankara Devlet Konservatuvarında ise çevirmen ve dramaturg olarak da çalışan usta edebiyatçı, Nihal Atsız’ın hakkında yazdığı bir yazıya karşı dava açtı. Davayı 1944’te kazanmasına rağmen tepkilerden kurtulamayan Ali, duruşmalar sonunda Milli Eğitim Bakanlığınca görevinden alındı.

1945’te gazetecilik yapmaya başladı

İstanbul’da 1945’te gazetecilik yapmaya başlayan Ali, “Tan Gazetesi” olayları sırasında, fıkralar yazdığı “La Turquie” ve “Yeni Dünya” gazeteleri tahrip edilince işsiz kaldı.

Ali’nin yazıları “Yurt ve Dünya”, “Yeni Türk” ve “Tercüme” dergisinde okuyucuyla buluştu. Usta yazar, Aziz Nesin ve Rıfat Ilgaz’la siyasal mizah dergisi “Marko Paşa”yı 1946’da çıkardı. Bu dergiyi, “Malum Paşa”, “Merhum Paşa” ve “Öküz Paşa” adlı, yine siyasal içerikli mizah dergileri takip etti.

Yayınlardan birinde “Adalet Koridorlarında” adlı yazısıyla yeniden tutuklanan ve 3 ay hapis yatan Sabahattin Ali, bu dönem İstanbul’da hem maddi hem de manevi yönden zorluklar yaşadı.

Siyasi baskılardan uzak kalamayacağı, hür iradesine dayalı yayın hayatını sürdüremeyeceği fikriyle yurt dışına çıkmak isteyen ancak pasaport yasağından dolayı insan kaçakçılarıyla anlaşarak sınır dışına çıkmayı planlayan yazar, tanıştığı Ali Ertekin’le 31 Mart 1948’de Kırklareli’ne yola çıktı.

Bulgaristan sınırında 16 Haziran 1948’te bir çobanın bulduğu cesedin Sabahattin Ali’ye ait olduğu tespit edildi. Ali Ertekin, daha sonra cinayeti işlediğini itiraf etti.

Ormanda tanınmaz halde bulunan cesedin yazar Ali’ye ait olduğu ve 2 Nisan 1948’de vefat ettiği kayıtlara geçti.

Eşi Aliye Ali, bu duruma ilişkin yaptığı bir açıklamada şunları kaydetmişti:

“Sabahattin iyi yürekli, insanları çok seven biriydi. Senelerden beri daima dama taşı gibi oynanan sanata verdiği emek, polisçe devamlı tedirgin edilmesi sinirlerini yormuş olacaktı ki kaçma teklifi ona cazip gelmişti. Romanlarını rahat bir kafa ile yazabilme düşü, kafasını dinlemek istediği bir yer veya bir memleket aratıyordu ona herhalde.”

Sabahattin Ali’nin edebi kişiliği

Şiirlerini hece vezniyle yazan Ali, edebiyat dünyasına şiirleriyle adım attı. Halk şiirinin etkisinin hissedildiği eserlerini kaleme alırken, öykü ve romanlarında olduğu gibi toplumsal gerçekçilik yaklaşımıyla hareket eden Ali, şiire yaklaşımını 1938’de verdiği bir söyleşide, “Bence şiirin eskisi yenisi yoktur. İyi şiir, muhakkak ki insana bir şey ilave eder. Bu şey bazen tez olur, bazen bizim manen daha genişlememizi temin eden bir heyecan olur.” ifadeleriyle dile getirmişti.

Şiirlerini yazarken sade bir üslup kullanarak, daha geniş bir okuyucu kitlesi hedefleyen usta edebiyatçı, öykü ve romanlarında toplumsal gerçekçiliği ön planda tutarak, bu doğrultuda konular belirledi ve karakterleri hayatın içinden seçti.

“Benim kanaatimce sanat, insana insanı ve hayatı ve bunların manasını öğretmekle muvazzaftır.” sözleriyle sanat anlayışını özetleyen Ali, Türk edebiyatına kazandırdığı eserlerle büyük beğeni topladı.

Unutulmaz yazarın çeviri eserleri de bulunuyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/turk-edebiyatinda-kurk-mantolu-madonna-ile-iz-birakan-yazar-sabahattin-ali/feed/ 0
Anadolu Ajansı Yılın Kareleri 2023 Ödülleri Sahiplerini Buldu https://www.haber60.com.tr/anadolu-ajansi-yilin-kareleri-2023-odulleri-sahiplerini-buldu/ https://www.haber60.com.tr/anadolu-ajansi-yilin-kareleri-2023-odulleri-sahiplerini-buldu/#respond Sat, 23 Mar 2024 05:12:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=22553 Anadolu Ajansının (AA) düzenlediği “Yılın Kareleri 2023” oylamasında kategorilerinde birinci olan ajans çalışanlarına ödülleri, AA Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Serdar Karagöz tarafından verildi.

Anadolu Ajansı Uluslararası Haber Merkezi’nin Atölye Alanı’nda düzenlenen ödül töreninde konuşan Karagöz, sadece Türkiye’den değil Anadolu Ajansının en yetenekli foto muhabirlerinin tüm dünyadan çekmiş olduğu fotoğrafları insanların beğenisine sunduklarını belirterek, fotoğraflar için 891 bin oy kullanıldığını söyledi.

Her fotoğrafın esasında çok güçlü anlamları beraberinde getirdiğini ifade eden Karagöz, şubatta meydana gelen depremler ve ekimde Gazze’de yaşananların 2023’ü hüzün dolu bir yıl yaptığını belirtti.

Karagöz, “Şubat ayında pek çok vatandaşımızı kaybettik. Ekim ayından itibaren hala da devam ediyor, pek çok masum sivil İsrail’in saldırılarında hayatını kaybediyor.” dedi.

Bu nedenle bu yıl ” Deprem: Umut” ve “Gazze: Kanıt” olmak üzere iki ayrı tema belirlediklerini anımsatan Karagöz, “Depremle alakalı on binlerce fotoğraf var ama biz içinden umut veren bir seçki belirledik. Yine Gazze ile alakalı binlerce fotoğraf vardır ama biz kanıt olabilecek nitelikteki fotoğraflardan bir seçki sunmak istedik. Bu fotoğrafları da bu yıl ‘Yılın Kareleri’ fotoğraf yarışmasına dahil ettik.” diye konuştu.

İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları sırasında ailesine ait ev yerle bir olan ve ailesinden çok sayıda kayıp veren AA foto muhabiri Ali Jadallah’a işaret eden Karagöz, “Gazze’de Ali Jadallah, yaptıklarıyla dünya tarihine adını yazdırmış bir kahramandır.” dedi.

Karagöz, bir kısmı serbest gazeteci olmak üzere Gazze’de 26 ajans çalışanının görev yaptığını belirterek, şunları kaydetti:

“Onlar sayesinde Gazze’deki zulmün fotoğrafını dünyaya verdik fakat orada kalmadık. Çekilen bu fotoğrafları kanıt olarak değerlendirelim ve uluslararası adalet arayışımıza bir delil de biz sunalım istedik ve Ali, en büyük kanıtları, en büyük delilleri topladı. Dolayısıyla bu dünya var olduğu sürece adalet er ya da geç bir gün tecelli edecek. Adaletin tecelli ettiği gün Ali ve arkadaşlarının çekmiş olduğu o fotoğraflar, gerçek anlamda kanıt ve delil olarak kullanılacak ve adaletin tecelli etmesine katkı sağlayacak. Hiçbir zaman unutmayacağız, hiçbir zaman da unutturmayacağız.”

Karagöz, Jadallah’ın eşi ve çocuklarının da bugün burada olmalarından memnuniyet duyduğunu, en kısa sürede kendisiyle de bir araya gelmeyi ümit ettiğini söyledi.

Gazze’de görevini sürdüren ve törene video konferansla katılan Ali Jadallah da İsrail’in Filistin’de bir nevi soykırım uyguladığını vurgulayarak, Anadolu Ajansının, Gazze’ye saldırılar sırasında burada olup bitenleri dünyaya duyurma hususunda kendisini güçlü bir şekilde ispat ettiğini dile getirdi.

Törende “Deprem: Umut” kategorisinde “Depremin umudu” başlıklı fotoğrafın sahibi Aytuğ Can Sencar, “Gazze: Kanıt” kategorisinde “Son sığınak” başlıklı fotoğrafı çeken Ali Jadallah, “Çevre ve Yaşam” kategorisinde “Ateş dağı” başlıklı fotoğrafı çeken Emin Yoğurtcuoğlu, “Haber” kategorisinde “Eksi’de operasyon” başlıklı fotoğrafı çeken Özkan Bilgin ve “Spor” kategorisinde “Yumruk” başlıklı fotoğrafı çeken Emin Sansar, ödüllerini Serdar Karagöz’ün elinden aldı.

Törende ödül alan foto muhabirleri, dereceye giren fotoğrafların hikayelerini anlattı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/anadolu-ajansi-yilin-kareleri-2023-odulleri-sahiplerini-buldu/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İsrail ile ticareti durdurarak Filistin’e sahip çıkılmasını istedi https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-israil-ile-ticareti-durdurarak-filistine-sahip-cikilmasini-istedi/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-israil-ile-ticareti-durdurarak-filistine-sahip-cikilmasini-istedi/#respond Mon, 18 Mar 2024 01:45:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=20245

Haber: MERVE GÜVEN/ Kamera: ONUR BİNGÖL

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Filistin’deki kanın, gözyaşının durması için acil ateşkes çağrısını yineledi, “Buradan bir çağrımız da Erdoğan’adır. Sayın Cumhurbaşkanı akrabalarınız, eşiniz, dostunuz, arkadaşınız, evlatlarınızın yakınları, yandaşlarınız hala İsrail ile deniz ticareti yapmaktadır. Ticaret sürdükçe zulüm bitmez. Kan durmaz. İsrail ile ticareti durdurun, Filistin’e sahip çıkın” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Adana’da Yavuzlar Mahallesi Aksantaş TOKİ Konutları’nda İftar Programı’na katıldı. Özel, burada yaptığı konuşmada şunları söyledi:

“Bir iftar programı için buradayız. Bugün ikisi Osmaniye’de, dördü Adana’da olmak üzere altı siyasi programda konuştum. Burada iftar sofrasından önce siyaset konuşacak değilim. Öncelikle Ramazanınız kutlu olsun, mübarek olsun. Allah tuttuğunuz oruçları kabul etsin. Hayırlısı ile bayrama hep birlikte ulaşmamızı nasip etsin. Burası Yüreğir. Ben bugün Osmaniye, Düziçi, Ceyhan, Seyhan ve sonra ardından sevgili Zeydan Karalar’ın aday tanıtımı için Çukurova’da bulundum. Şimdi Yüreğir’e geldik. Siyaset için değil ama siyasi görüşüne göre kimseyi ayırmadan. Kürt demeden, Türk demeden, Laz demeden, Çerkez demeden, Alevi demeden, Sünni demeden. Yüreğir’in yoksuluna, emeklisine, emekçisine sahip çıkacak, benim geçmiş dönemlerde birlikte milletvekilliği yaptığım, eli bol, gönlü bol, yüce gönüllü, Yüreğir’in, Adana’nın sevdalısı bir kardeşimin, Ali Demirçalı’nın bugün misafiriyiz. Bugün Ali Demirçalı’ya CHP’lilerden değil bütün Adanalılardan, Adana’daki her siyasi görüşten insandan oy istiyorum ki Ali Demirçalı’nın bir makam, mevki, arabaya, bir maaşa ihtiyacı yok. Onun alma değil verme zamanı. Yüreğir’in yoksuluna, kimsesizine sahip çıkma zamanı. Eğer siz Ali Demirçalı’ya bu görevi verirseniz, bu Ali Demirçalı’nın iki omzu var. Bir omzunda böyle Zeydan Karalar’ın bir eli duracak. Bir omzunda da Genel Başkanı Özgür Özel’in eli duracak.

“İSRAİL İLE TİCARETİ DURDURUN, FİLİSTİN’E SAHİP ÇIKIN”

Ramazan sadece aç ve susuz kalmak değil iyi ahlak demek, güzel konuşmak demek. Sadece ağzın orucu değil dilin, kulağın, kalbin, zihnin orucu var. Dilin orucu kötü söz söylememektir. Kulağın orucu kötü konuşulanı duymamak, dedikoduya kulak vermemek, yalana inanmamak, iftiraya kanmamaktır. Zihnin orucu iyi şeyler düşünmek, hayal etmek, kem düşünceye asla fırsat vermemektir. Kalbin orucu ise kalbin dayanmayacağı kötülüklere karşı sessiz kalmamaktır. Bugün Filistin’de İsrail’e Hamas’ın yaptığı bir saldırıdan sonra Filistin maalesef İsrail’in saldırısı, devlet terörü altında ezilmektedir. Batı Şeria, Ramallah’da zulüm vardır. CHP olarak üçüncü Genel Başkanımız Karaoğlan Bülent Ecevit’in durduğu yerdeyiz. Onun rahmetli Yaser Arafat ile dostluğunun başladığı noktadayız. Filistin halkının yanında, Filistin’deki barışın, özgür Filistin’in savunucusuyuz. 1967 sınırlarında Doğu Kudüs’ün başkent olduğu, bağımsız bir Filistin devletini savunuyoruz. Bugün için Filistin’deki kanın, gözyaşını durması için acil ateşkes çağrımızı tekrar ediyoruz. Buradan bir çağrımız da Recep Tayyip Erdoğan’adır. Sayın Cumhurbaşkanı akrabalarınız, eşiniz, dostunuz, arkadaşınız, evlatlarınızın yakıları, yandaşlarınız hala İsrail ile deniz ticareti yapmaktadır. Ticaret sürdükçe zulüm bitmez. Kan durmaz. İsrail ile ticareti durdurun, Filistin’e sahip çıkın. Adana’dan çağrımız budur.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-israil-ile-ticareti-durdurarak-filistine-sahip-cikilmasini-istedi/feed/ 0
Bucak’ta gözaltı sırasında ölüme neden olan polis memuruna hapis cezası https://www.haber60.com.tr/bucakta-gozalti-sirasinda-olume-neden-olan-polis-memuruna-hapis-cezasi/ https://www.haber60.com.tr/bucakta-gozalti-sirasinda-olume-neden-olan-polis-memuruna-hapis-cezasi/#respond Thu, 14 Mar 2024 02:06:02 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18669 Burdur’un Bucak ilçesinde gözaltı sırasında çıkan arbedede bir kişinin ölümüne neden olan ve hakkında “kasten yaralama sonucu ölüme neden olma” suçundan dava açılan sanık polis memuruna 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası verildi.

Burdur Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın karar duruşmasına, tutuklu sanık polis memuru Cafer D, sanık polis memuru Ramazan Ç. ve müşteki sanık Gizem T. ile tarafların avukatları ve yakınları katıldı.

Duruşmaya getirilen sanık Cafer D, üzerine atılı suçlamaları kabul etmeyerek, “Kesinlikle böyle bir olayın yaşanmasını istemezdim. Maktulün yakınlarına başsağlığı diliyorum. Beraatime karar verilmesini talep ediyorum.” ifadelerini kullandı.

Diğer sanıklar da beraatlerinin verilmesini talep etti.

Hayatını kaybeden Ali Kurama’nın ailesinin avukatı da sanık Cafer D’nin eylemine diğer sanıkların da iştirak ettiğini, üzerlerine atılı eylemlerden dolayı en üst sınırdan cezalandırılmalarını talep etti.

İddia makamı ise bir önceki celsede sunduğu dosyanın esasına ilişkin mütalaasında, sanık Cafer D’nin Ali Kurama’ya yönelik eyleminden “kasten yaralama” suçundan cezalandırılmasını ve haksız tahrik indiriminin uygulanmasını, sanık Ramazan Ç’nin ise Ali Kurama’ya yönelik eylemlerinin sabit olmaması nedeniyle beraatını, Murat T’ye yönelik eylemlerinden dolayı “kasten yaralama” suçundan cezalandırılması ve haksız tahrik indirimlerini uygulamasını, sanık Murat T’nin “kamu görevlisine görevini yaptırmamak için direnme suçundan” cezalandırılmasını, sanık Gizem T’nin de “kamu görevlisine hakaret suçundan” cezalandırılmasını ve sanık Cafer D’nin tutukluluk halinin devamının istenmesini tekrar etti.

Kararı açıklayan mahkeme heyeti, sanık Cafer D’nin “kasten yaralama sonucu ölüme neden olma” suçunu işlediğinin sabit olması nedeniyle mahkumiyetine karar verdi. Eylemin haksız tahrik etkisi altında işlendiğini belirterek iyi hal indirimleri de uygulayan heyet sanık Cafer D’nin 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına hükmetti. Ayrıca sanık Cafer D’ye “kasten basit yaralama” suçundan da 112 gün adli para cezası veren heyet, hükmün açıklanmasını geriye bıraktı.

Heyet sanık Ramazan Ç’nin Ali Kurama’ya yönelik eylemlerinin sabit olmaması nedeniyle beraatine karar vererek sanık Murat T’ye yönelik “kasten basit yaralama suçunu işlediğinden 112 gün adli para cezası verip hükmün açıklanmasını geriye bırakılmasına karar verdi. Heyet, müşteki sanık Gizem T’ye de “Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçu”ndan 380 gün adli para cezası verip hükmün açıklanmasını geriye bıraktı.

Mahkeme heyeti, sanık Murat T’nin de “görevi yaptırmamak için direnme” suçundan 6 ay hapisle cezalandırılmasını kararlaştırdı.

Olay

Burdur’un Bucak ilçesinde 2 Mart 2023’te bir otomobilde bulunan Ali Kurama, Murat T. ile Gizem T’nin sosyal medyadan canlı yayında polislere hakaret ettikleri iddiası üzerine soruşturma başlatılmıştı. Bucak İlçe Emniyet Müdürlüğünde görevli Cafer D. Ramazan Ç. ve Ferhat A’nın Sazak mevkisinde söz konusu aracı yakaladığında Murat T. ile Ali Kurama’nın polis memurlarına bıçak çekmesi üzerine çıkan arbedede yaralanan Ali Kurama’nın tedavi gördüğü Bucak Devlet Hastanesi’nde olaydan 2 ay sonra hayatını kaybetmesi üzerine dosyadaki taraflar hakkında dava açılmıştı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/bucakta-gozalti-sirasinda-olume-neden-olan-polis-memuruna-hapis-cezasi/feed/ 0
Ali Ulvi Kurucu: Türkiye’nin önemli şairlerinden biri https://www.haber60.com.tr/ali-ulvi-kurucu-turkiyenin-onemli-sairlerinden-biri/ https://www.haber60.com.tr/ali-ulvi-kurucu-turkiyenin-onemli-sairlerinden-biri/#respond Mon, 04 Mar 2024 00:57:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=14781 Cumhuriyet’in kuruluş yıllarında doğan ve ailesiyle Medine’ye gittiği 1939’a kadar Türkiye’de yaşayan şair ve mütefekkir Ali Ulvi Kurucu, doğumunun 102. yılında anılıyor.

Hacı Veyiszade İbrahim Efendi’nin çocuğu olarak Konya’da 3 Mart 1922’de dünyaya gelen Kurucu’nun dedesi, Konya’nın yetiştirdiği önemli alimlerden Hacı Veyis Efendi idi.

Babaannesinin kendisi için Ali ismini uygun görmesiyle bu ismi alan şair, ilerleyen yıllarda 16 yaşlarında iken Konya’da bir züccaciye mağazasının tabelasında gördüğü ve çok beğendiği “Ulvi” ismini de kullanmaya başladı.

11 yaşındayken hafız oldu

Küçük yaştan itibaren Kur’an-ı Kerim’i öğrenen ve ilim tahsiline başlayan Kurucu, 11 yaşındayken hafızlığını tamamladı, bu suretle de ilk unvanını alarak ailesi ve çevresinde “Hafız Ali” olarak anıldı.

Lisans eğitimini El-Ezher Üniversitesi’nde tamamlayan Kurucu, Kahire’de Mustafa Runyun, Ali Yakup Cenkçiler, Ahmet Davudoğlu, İsmail Ezherli gibi isimlerin içinde bulunduğu Revaku’l-Etrak isimli toplulukta bulundu ve dönemin büyük alimlerinden şeyhülislam Mustafa Sabri Efendi, Mehmed İhsan Efendi ve Zahid Kevseri’den eğitim gördü.

Babasının vefatının ardından, 1939’da dönemin şartları doğrultusunda daha iyi bir eğitim ortamı sağlamak için Medine’ye göçen ailesinin yanına giden Kurucu, önce küçük çaplı ticaretle uğraştı. 1953 yılında Medine-i Münevvere Maarif Müdürü (Eğitim Müdürü) Muhammed Said Defterdar’ın teklifiyle, onun emrinde memuriyete başladı.

Bu görevi 1955’e kadar sürdüren Kurucu, bu tarihten sonra bir yıl kadar ilkokullarda Kur’an-ı Kerim ve siyer dersleri verdi. Daha sonra 1956’da Medine-i Münevvere Evkaf İdaresi’nin İnşaat ve Sicillat Dairesi müdürlüğü görevine getirilen şair, 1980 yılına kadar bu vazifeyi yaptı.

Kurucu, ayrıca 1947 yılında Konyalı olan yakın komşuları Hacı İbrahim Sandıkçı Efendi’nin kızı Fatma Hanım’la evlendi. Bu evliliğinden 1948’de kızı Sare Hanım, 1952’de ilk oğlu İbrahim Bey ve 1962 yılında ikinci oğlu Mustafa Bey dünyaya geldi.

“Safahat”ın tamamını ezberledi

Şiire ilgisi üniversite yıllarında başlayan Ali Ulvi Kurucu, Mehmet Akif Ersoy’dan da etkilenerek “Safahat”ın tamamını ezberledi.

Ardında yüzlerce şiir ve eser bırakan Kurucu, şiirlerinde kullandığı dil, üslup ve ölçü itibarıyla Tanzimat ve Serveti Fünun dönemi şairlerini örnek aldı. Bu dönemlerden Namık Kemal, Ziya Paşa, Süleyman Nazif, Tevfik Fikret, Abdulhak Hamit, Muallim Naci, Cenap Şahabettin ve Mehmet Akif Ersoy’un aralarında bulunduğu şair ve edipleri okuyarak kendisini yetiştirdi.

Kurucu’nun dini ve manevi konulardaki şiirleri ilk kez Ali Kemal Belviranlı’nın çıkardığı “İslamın Nuru” dergisinde yayımlandı.

Medine’de 2. Mahmud’un inşa ettirdiği Mahmudiye ve Şeyhülislam Arif Hikmet kütüphanelerinde 32 yıl görev yapan Kurucu, görev sürecinde Arapça, Farsça ve Türkçe kaleme alınmış binlerce yazma eseri inceledi ve tasnif etti.

Kurucu, 1985’te emekliliğinin ardından Türkiye’ye daha sık gelip Şeyh Sami, Şeyh Mehmed Zahid, Şeyh Abdülgafur Abbasi, Ebul Hasen Nedvi ve Hasan El-Benna’nın arasında olduğu isimlerle aynı ortamlarda bulundu, sohbetler gerçekleştirdi.

Ömrünün 56 yılını Medine’de geçiren Kurucu, 3 Şubat 2002’de aynı kentte vefat etti ve cenazesi Cennetü’l Baki kabristanına defnedildi.

Kurucu’nun kaleme aldığı eserlerden bazıları şöyle:

“Büyük İslam Şairi Dr. Muhammed İkbal”, “Nurdan Sesler”, “Zulmeti Yıkan Nur”, “Gümüş Tül”, “Gümüş Tül ve Alevler”, “Asırlar Boyunca Parlayan Nur”, “Gecelerin Gündüzü” ve “Medine Notları”

]]>
https://www.haber60.com.tr/ali-ulvi-kurucu-turkiyenin-onemli-sairlerinden-biri/feed/ 0
Karacabey Belediyesi Tarım Fuarı’nda İhracat Odaklı Çalışmalarıyla Karacabey’i İhya Edecek https://www.haber60.com.tr/karacabey-belediyesi-tarim-fuarinda-ihracat-odakli-calismalariyla-karacabeyi-ihya-edecek/ https://www.haber60.com.tr/karacabey-belediyesi-tarim-fuarinda-ihracat-odakli-calismalariyla-karacabeyi-ihya-edecek/#respond Sun, 03 Mar 2024 01:03:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=14214 Karacabey Belediyesi tarafından bu sene 12’ncisi düzenlenen ‘Gıda, Tarım ve Hayvancılık Fuarı’nda konuşan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, “Önümüzdeki dönem ihracat endeksli çalışmalarla Karacabey’i ihya edeceğiz” dedi.

Tarıma dayalı sanayisiyle köklü bir geçmişi bulunan ve yaygın tarımsal faaliyetler ile bereketli topraklara ev sahipliği yapan Karacabey, ’12. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Fuarı’na ev sahipliği yaptı. Karacabey Belediyesi tarafından Ömer Matlı Kapalı Pazar ve Fuar Alanı’nda düzenlenen fuarın açılış törenine, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, AK Parti İl Başkanı Davut Gürkan, MHP İl Başkanı Muhammet Tekin, Karacabey Belediye Başkanı Ali Özkan, siyasi parti temsilcileri, meclis üyeleri ve vatandaşlar katıldı.

“Karacabey’i tanımıyorlar”

Fuarın açılış töreninde konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, Karacabey Belediyesi tarafından bu sene 12’si yapılan Gıda, Tarım ve Hayvancılık Fuarı’nın hayırlı olmasını diledi. Bazı belediye başkan adaylarının ilçeye gelerek ‘Karacabey’e tarım fuarı yapacağız’ dediğini hatırlatan Başkan Aktaş, “Bu adamlar şehirden bu kadar habersizler. Karacabey’i bu kadar tanımıyorlar. İlçede fuar meşalesini Karacabey Belediyesi eski Başkanı Ergün Koç’a yaktı, Ali Özkan da kendi boyu gibi deyim yerindeyse bu işi uzattı götürüyor. ‘İnşallah beraber fuar alanı yapalım’ dedi. Niçin olmasın. Ben bu hikayeyi ilçe belediye başkanlığı sürecinde yaşamış birisiyim. Sanayi, turizm bir toplumun gelişimi için çok önemli. Ama tarım en az bunlar kadar önemlidir. Karacabey’in çok mümbit toprakları var. Karacabey, Türkiye sathında birçok enlere sahip. Alın terini, emeğini, gayretini, sermayesini ortaya koyan Karacabeyliler, tarım da bugün ilçenin geldiği noktanın gerçek sahipleridir” diye konuştu.

Çiftçiye sonsuz destek

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin tarım konusunda büyük çaba içerisinde olduğunu anlatan Başkan Aktaş, HAGEL’in, Kırsal Kalkınma Daire Başkanlığı’nın ve Tarım AŞ’nin bu işin emrinde olduğunu hatırlattı. Gölet yapımları, sulama havuzlarıyla Bursa’da tarımın gelişimi için ne gerekiyorsa yaptıklarını söyleyen Başkan Aktaş, 2017’de tarım ihracatı 184 milyon dolar tarım ihracatının 2022’de 569 milyon dolara ulaştığını, 2023’te ise bu rakamın 650-700 milyon dolara çıkacağını belirtti. Erken uyarı meteoroloji istasyonları kurduklarını, fide fidan destekleri verdiklerini dile getiren Başkan Aktaş, “Özellikle üzümsü meyvelerde gelirlerimiz arttı. 6 yıllık süreçte BESAŞ kanalıyla üreticilerimizden 25 milyon litreye yakın süt, 100 bin kilonun üzerinde siyez buğdayı aldık. Bu sayede çiftçilerimizi destekledik. 2023’te kadın kooperatiflerimizden 97 bin adet el emeği ürünler aldık. 2018-2023 arasında süt soğutma tankından salça makinesine, ceviz soyma makinesinden tohum selektör makinesine varana kadar 650 tane tarım aletini dağıttık. Pek çok noktada desteklerimiz aynen devam edecek. Tüm Karacabey’in altyapısını yaptık. 50-60 yıllık yatırım yaptık. 80 milyonluk bir proje olan arıtma tesisinde çalışmalar sene sonunda bitecek. Kültür merkezimiz bitmek üzere. İtfaiye binasını teslim ettik. Cenaze hizmetleri, aşevi ve köy yolları da yapılıyor” dedi.

“Karacabey’i ihya edeceğiz”

Karacabey halkının hem Ali Özkan’a hem de Cumhur İttifakı’na bugüne kadar güzel destekler verdiğini söyleyen Başkan Aktaş, “Bizler acı günde, tatlı günde, zor zamanda da her zaman yanınızda olduk. Bu şehrin değerleri, bizim de değerlerimizdir. Karacabey’i daha ileri götürebilmek için çalışıyoruz. Önümüzdeki dönem ihracat endeksli çalışmalarla Karacabey’i ihya edeceğiz. Fuarımızın bereketli, verimli ve hayırlı olmasını diliyorum. Birileri ‘göreve gelirsem tarım fuarı yapacağım’ dese de 12 senedir bunu kararlı bir şekilde devam ettiren Ergün Koç ve Ali Özkan başkanlarımıza yürekten teşekkür ediyorum” diye konuştu.

Konuşmaların ardından Başkan Aktaş ve protokol üyeleri tarafından kurdele kesimiyle fuar ziyarete açıldı. Başkan Aktaş ve beraberindekiler daha sonra fuar alanını gezerek son teknolojiyle donatılmış tarım ekipmanlarını yakından inceleyerek, vatandaşlarla sohbet etti. – BURSA

]]>
https://www.haber60.com.tr/karacabey-belediyesi-tarim-fuarinda-ihracat-odakli-calismalariyla-karacabeyi-ihya-edecek/feed/ 0
Ankara’da trafik kavgasında silahla öldürülen kadının katili tahliye edildi https://www.haber60.com.tr/ankarada-trafik-kavgasinda-silahla-oldurulen-kadinin-katili-tahliye-edildi/ https://www.haber60.com.tr/ankarada-trafik-kavgasinda-silahla-oldurulen-kadinin-katili-tahliye-edildi/#respond Thu, 29 Feb 2024 22:36:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=13324 Ankara’da trafikte ‘yol vermeme’ nedeniyle çıkan kavgada silahının ateş almasıyla eşinin ölümüne neden olan şahıs ve kavga ettiği sürücü, yargılandıkları davada tahliye edildi.

Ankara 33. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya tutuklu sanıklar Cevdet Dündar, Halit Kürk ile tutuksuz sanık Ali Kürk ve avukatları katıldı. İddianamenin özeti ve kimlik tespitinin ardından sanıklara söz verildi. Tutuksuz olarak yargılanan sanık Ali Kürk, yolculuk esnasında Cevdet Dündar’a ait aracın kendi şeritlerini ihlal ettiğini, bundan dolayı da kornaya bastığını söyledi. Sanık Dündar’ın kendilerine silah göstererek sinkaflı küfürler ettiğini iddia eden Kürk, “Maktul Kızhanım Dündar, sanık Cevdet Dündar’ın silahını çıkartmasına mani olmaya çalıştı. ‘Sizi vururum’ dedi. Silahı görünce babam aşağı indi. Tartışma başladı. ‘Amca silahı bırak’ dedim. 2 kez silahın kabzasıyla babamın kafasına vurdu ve havaya ateş etmeye başladı. Ardından eşini vurdu” dedi.

Sanık Halit Kürk ise olay günü şahsi araçlarıyla yolculuk ederken Cevdet Dündar’ın arabayla önlerini kestiğini söyledi. Ardından Dündar’la sözlü tartışmaya girdiklerini söyleyen sanık Kürk, “‘Bu yolu baban mı yaptırdı’ dedim. İleride beraber durduk. Silahıyla ateş etmeye başladı. Silahın kabzasıyla bana vurmaya başladı. 3-4 el silah sesi duydum. Ardından ‘Kadın vuruldu’ diye bağırdılar” ifadelerini kullandı.

“Kimseye zarar gelmesin diye silahı yukarıda tuttum”

Maktul Kızhanım Dündar’ın eşi sanık Cevdet Dündar ise olay günü Kars’tan Ankara’ya kendi araçlarıyla geldiklerini söyledi. Yayalara yol vermek için yavaşlayarak durduğunu aktaran Dündar, “Arkamdan Halit Kürk geldi. Bana camı açarak küfür etti. Tartıştık, elinde bıçak vardı. Ben konuşmak için arabadan inecektim. Halit bana yumruk attı. Ben de karşı tarafı korkutmak için ruhsatlı silahımı çıkardım. Ali ve Halit Kürk silahı görmelerine rağmen küfür etmeye devam ettiler. Arbede yaşandı, kimseye zarar gelmesin diye silahı yukarıda tuttum” dedi.

Ali ve Halit Kürk’ün kendisine ve eşine zarar vereceklerini düşündüğünden silahın kabzasıyla Halit Kürk’e vurduğunu söyleyen Dündar, şunları ifade etti:

“O esnada silahın kontrolünü kaybettim. Silah 1-2 kez patladı. O esnada birisi ‘Kadın vuruldu’ dedi. Dünyam başıma yıkıldı. Sanıklar silahtan korkmadı, üzerime yürüdüler. Amacım sadece kendimle eşimi korumaktı. 35 yılı aşkın silahım var, tek kurşun sıkmadım. Tahliyemi talep ediyorum.”

Dündar’ın avukatı ise meşru müdafaa hükümlerinin uygulanması gerektiğini belirterek, müvekkilinin tahliyesini talep etti. Sanık ve avukat beyanlarının ardından mahkeme başkanı Hasan Şatır, müştekiye söz verdi. Dündar’ın kızı F.S.G., sanıklar Ali ve Halit Kürk’ten şikayetçi olduğunu söyledi.

Söz alan cumhuriyet savcısı, tutuklu sanıkların mevcut hallerinin devam etmesini talep etti. Ara kararını açıklayan mahkeme, mevcut delil durumu ve suçun mahiyeti nedeniyle tutuklu sanıklar Halit Kürk ve Cevdet Dündar’ın tahliyesine hükmetti. Duruşma 22 Mayıs’a ertelendi.

Olayın geçmişi

Ankara’nın Yenimahalle ilçesinde 3 Eylül 2023’te Cevdet Dündar, trafikte ‘yol vermeme’ nedeniyle Halit Kürk ve oğlu Ali Kürk ile tartıştı. Taraflar, araçlarını park edip aşağı indikten sonra kavga etti. Aracından ruhsatlı tabancasını alan Cevdet Dündar, iddiaya göre silahını caydırma amaçlı karşı tarafa doğrulttu. O sırada çıkan boğuşma sonucu kazara ateş alan tabancayla Cevdet Dündar’ın eşi Kızhanım Dündar vuruldu. Yaralı Kızhanım Dündar, ambulansla kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Olay sonrası gözaltına alınan Cevdet Dündar ile kavgaya karışan Halit Kürk, çıkarıldıkları mahkemece tutuklanırken, Ali Kürk ise serbest bırakıldı. – ANKARA

]]>
https://www.haber60.com.tr/ankarada-trafik-kavgasinda-silahla-oldurulen-kadinin-katili-tahliye-edildi/feed/ 0
Seçil Erzan davasında yeni rapor! İnternette yaptığı aramalar hayrete düşürdü https://www.haber60.com.tr/secil-erzan-davasinda-yeni-rapor-internette-yaptigi-aramalar-hayrete-dusurdu/ https://www.haber60.com.tr/secil-erzan-davasinda-yeni-rapor-internette-yaptigi-aramalar-hayrete-dusurdu/#respond Mon, 26 Feb 2024 23:06:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=12391 Kamuoyunda “yüksek karlı gizli fon” adıyla bilinen, 2’si tutuklu 7 sanığın yargılandığı dolandırıcılık davası dosyasına, sanıklar Seçil Erzan, Nazlı Can, Ali Yörük ve Atilla Yörük’ün telefon incelemesine ilişkin bilirkişi raporu eklendi.
İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki dava dosyasına gelen raporda, sanıklar Seçil Erzan, Ali ve Atilla Yörük’ün mesaj kayıtlarına yer verildi.

“HANGİ İLAÇ ÖLDÜRÜR” ŞEKLİNDE ARAMA YAPMIŞ

Raporda, 15 Mart ve 7 Nisan 2023 tarihleri arasında sanık Erzan’ın internet aramalarında, “Hangi ilaç öldürür?”, ” Türkiye’ye suçlu iadesi olmayan ülkeler 2023″, “İsviçre suçlu iadesi”, “Suçlu iade etmeyen ülkeler”, “İntihar çeşitleri”, “Fare zehri insanı kaç saatte öldürür?”, “Nasıl intihar edilir?”, “Kendini asma”, “Fare zehri insana zarar verir mi?” ve “Bilekleri kesmek” ifadeleriyle aramalar yaptığının tespit edildiği belirtildi.

“SEN NE KADAR YALANCI BİR KADINMIŞSIN”

Erzan’ın telefonundaki pek çok fotoğrafın silindiğinin tespit edildiği aktarılan raporda, elde edilebilen fotoğraflarda ise sanığın kişisel ajandasında bazı müştekiler ile “hoca” ve “F.T.” isminin yazılı olduğu kişilere ilişkin yaptığı ödeme kayıtları ve senetlerin bulunduğu fotoğraflara, 7 Nisan 2023’te müşteki Volkan Bahçekapılı ile sanık Erzan arasında gerçekleşen konuşmaların devamında Bahçekapılı’nın Erzan’a “Ya sen ne kadar yalancı bir kadınmışsın. Şimdi hocayı arıyorum.” mesajına da yer verildi.

2 İSMİN TELEFON KAYITLARI SİLİNMİŞ

Raporda, Ali Yörük ve Atilla Yörük’ün 9 Nisan 2023’ten itibaren telefonlarını kullanmaya başladıklarının belirlendiği, sanıkların telefon değiştirme ya da sıfırlama işlemlerini anlaşıp birlikte yapmış olabileceklerinin tespit edildiği değerlendirildi. Sanıkların telefonlarında 9 Nisan 2023’ten öncesine ait çok az sayıda veri olduğu bildirilen raporda, Atilla Yörük’ün 3 kişiye “Telefonu değiştirdim.” mesajını gönderdiğine işaret edildi. Raporda, Ali ve Atilla Yörük’ün olaya ilişkin soruşturmanın başladığı tarihlerde yazılan haberlerin sayfalarını birbirlerine yolladığının görüldüğü kaydedildi.

“SİZİ O ZAMAN UYARDIM”

Sanık Ali Yörük’ün rehberinde kayıtlı olmayan yabancı bir hat numarasıyla aralarında geçen konuşmada söz konusu numaranın Yörük’e “Sizi o zaman uyardım. Devam ettiyseniz takibi vardır, yanarsınız.” şeklinde mesaj gönderdiği de raporda yer aldı.

İDDİANAMEDEN

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, sanık Seçil Erzan’ın, bir bankanın Levent’teki şubesinde müdür olarak çalıştığı ve müşteki Bülent Çeviker’den kişisel güven ilişkisine dayalı 2 milyon dolar alarak yüksek kar vaadiyle yeniden kendisine iade edeceğini bildirdiği kaydediliyor. İddianamede, müşteki Çeviker’e para karşılığında yazılı evrak verildiği ancak daha sonra Çeviker’in Erzan’a ulaşamadığı, durumu bankaya bildirdiği, banka tarafından araştırma yapıldığı, Erzan hakkında suç duyurusunda bulunulduğu ifade ediliyor. Sanık Erzan’ın bu yöntemle futbolcular, iş insanları ve çeşitli meslek gruplarından müştekilere, yüksek kar getirisi olan güvenilir bir fon bulunduğunu, kamuoyunda tanınan Fatih Terim ve Hakan Ateş gibi isimlerin bu fona dahil olduğunu söyleyerek, müştekileri bu fona para yatırmaya ikna ettiği anlatılan iddianamede, gerçekte ise böyle bir fonun hiç olmadığının tespit edildiği belirtiliyor. İddianamede, Erzan’ın, müştekilerin verdiği paralara ilişkin sahte belgeler oluşturup, bu belgelere bankanın kaşesini ve ıslak imzasını atıp müştekilere teslim ettiği ve dolandırıcılık kastıyla hareket ettiği kaydediliyor.

252 YILA KADAR HAPSİ İSTENİYOR

Sanık Erzan’ın “özel belgede sahtecilik” ve “tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında, kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında nitelikli dolandırıcılık” suçlarından 69 yıldan 226 yıla kadar hapsi istenen ana iddianamenin ardından hazırlanan yeni iddianameyle Erzan hakkında istenen hapis cezası da yükseldi. Erzan’ın, 77 yıldan 252 yıla kadar hapsinin talep edildiği iddianamede, sanıklar Ali Yörük, Kerem Can, Hüseyin Eligül, Nazlı Can, Atilla Yörük ve Asiye Öztürk’ün ise aynı suçlardan 3 yıl ile 85 yıl arasında hapisle cezalandırılması isteniyor. İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen dava kapsamında 2’si tutuklu 7 sanığın yargılaması sürüyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/secil-erzan-davasinda-yeni-rapor-internette-yaptigi-aramalar-hayrete-dusurdu/feed/ 0
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Azerbaycan Başbakanı Ali Asadov ile görüştü https://www.haber60.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-azerbaycan-basbakani-ali-asadov-ile-gorustu/ https://www.haber60.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-azerbaycan-basbakani-ali-asadov-ile-gorustu/#respond Sat, 24 Feb 2024 00:15:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=11422 Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, Azerbaycan Başbakanı Ali Asadov ile bir araya geldi.

Bakü’deki Başbakanlık binasında gerçekleşen görüşmede Kurtulmuş, Asya Parlamenter Asamblesi’nin (APA) 14’üncü Genel Kurulu ve APA Dönem Başkanlığının devri dolayısıyla Azerbaycan’a resmi bir ziyaret gerçekleştirdiklerini söyledi.

APA Dönem Başkanlığını Azerbaycan Milli Meclisi Başkanı Sahibe Gafarova’ya devretmekten memnuniyet duyduğunu dile getiren Kurtulmuş, Gafarova’nın APA Dönem Başkanlığı sırasında, yükselen bir güç olan Asya parlamentoları arasında siyasi işbirliğinin gelişmesi konusunda olumlu adımlar atacağını ifade etti.

Kurtulmuş, TBMM ve Türkiye olarak Azerbaycan Milli Meclisine her türlü desteği vermeye devam edeceklerinin altını çizdi.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in son cumhurbaşkanlığı seçiminde gösterdiği başarıdan gurur duyduklarını vurgulayan Kurtulmuş, Aliyev’e ve hükümete başarılar diledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev’in iki ülke arasındaki işbirliğini ileriye taşıma hedeflerinin ülkelerin ortak çalışma programlarına yansıdığını ifade eden Kurtulmuş, Türkiye-Azerbaycan Üniversitesinin Kurulmasına Dair Mutabakat Zaptının da kardeşliği pekiştiren, işbirliği hedeflerinin kağıt üzerinde kalmadığını gösteren önemli bir adım olduğunu bildirdi.

Savunma sanayii ve ekonomi başta olmak üzere her alanda işbirliğinin sürdüğüne işaret eden Kurtulmuş, ortak projelerin kısa sürede hayata geçirilmesiyle bölgeye bir can suyu verileceğini anlattı.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, Türkiye-Azerbaycan arasındaki potansiyelin bölgesel bir güce dönüştürülmesi gerektiğine de vurgu yaptı.

Karabağ’ın işgalden kurtarılmasının ardından, abat edilmesi yönünde yapılan çalışmalardan memnuniyet duyduklarını dile getiren Kurtulmuş, gelecek dönemde en önemli konunun Zengezur Koridoru’nun açılması olduğunu söyledi. Kurtulmuş, koridorun açılmasıyla bölge ülkeleriyle ticari ilişkilerin güçleneceğini de belirtti.

Kafkasya’da yeni bir barış perspektifine ihtiyacın bulunduğunu ifade eden Kurtulmuş, Türkiye-Azerbaycan-Gürcistan üçlü mekanizmasının sağlıklı şekilde devam etmesi, ardından Rusya, İran ve Ermenistan’ın bu sürece katılmasıyla Kafkas halklarının sorunlarının çözümüne dönük mekanizmalar kurması gerektiğini vurguladı.

Üniversitenin kurulması ilişkilerin gelişmesine katkı sağlayacak

Azerbaycan Başbakanı Asadov da TBMM Başkanı Kurtulmuş ve beraberindeki heyeti Bakü’de ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, APA 14. Genel Kurulunda alınan kararların hayırlı olmasını diledi.

Azerbaycan’da 7 Şubat’ta gerçekleştirilen seçimde Cumhurbaşkanı Aliyev’in yeniden seçildiğini ve ilk yurt dışı ziyaretini Türkiye’ye gerçekleştirdiğini anımsatan Asadov, bu seçimin ilk defa Azerbaycan’ın egemenliğindeki bütün topraklarda sandıkların kurulması bakımından tarihi öneme sahip olduğunu kaydetti.

Aliyev’in Türkiye ziyaretinde önemli anlaşmaların imzalandığına dikkati çeken Asadov, Türkiye-Azerbaycan Üniversitesinin kurulmasının da ikili ilişkilerin gelişmesine katkı sağlayacağına inandıklarını vurguladı.

Parlamentolar arasındaki ilişkileri önemsediklerini belirten Asadov, dostluk gruplarının karşılıklı çalışmalarının olumlu gelişmelerin yaşanmasına katkı sağlayacağını söyledi.

Görüşmede, Asya Parlamenter Asamblesi Türk Grubu Başkanı ve AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Abdulkadir Emin Önen, Türkiye-Azerbaycan Dostluk Grubu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Şamil Ayrım, CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, MHP Samsun Milletvekili İlyas Topsakal, İYİ Parti Ankara Milletvekili Kürşad Zorlu ve Saadet Partisi İzmir Milletvekili Mustafa Bilici ile Türkiye’nin Bakü Büyükelçisi Cahit Bağcı da yer aldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/tbmm-baskani-numan-kurtulmus-azerbaycan-basbakani-ali-asadov-ile-gorustu/feed/ 0
AK Parti Kayseri Belediye Meclis Üye Adayları belli oldu https://www.haber60.com.tr/ak-parti-kayseri-belediye-meclis-uye-adaylari-belli-oldu/ https://www.haber60.com.tr/ak-parti-kayseri-belediye-meclis-uye-adaylari-belli-oldu/#respond Wed, 21 Feb 2024 01:27:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=10294 AK Parti Kayseri İl Teşkilatı’nın seçimlerde Belediye Meclis Üyeliği’ne aday olacak isimleri belli oldu.

Belediye Meclis Üyeliğine asil yedek ve kontenjan olarak aday belirlenen isimler ise ilçe ilçe şu şekilde:

Akkışla ilçesinde asil üye adayları Orhan Altundağ, Yüksel Yüce, Özgür Özuzun, Sedat Eraslan, Ramazan Bozkurt, Veysel Han, Yüksel Türkaslan,Emir Günana olurken, kontenjan olarak da Zeki Kara oldu. Yedek üye adayları ise Halil Ufuk Burak, Bekir Karakoç, Mustafa Koca, Hüseyin Gültekin, Sadık Akşit, Ahmet İsa Yüzügüllü, Bülent Ulu ve Emir Şimşek oldu.

Develi ilçesinde asil üye adayları Ahmet Erciyes, Ali Kabak, Mustafa Temur, Muhammed Raşit Kılıçaslan, Adem Sinin, Mehmet Celal Özkara, Salim Açıkgöz, Ramazan Turhan, Şaban Öğretir, Refik Şahin, Nejla Keleş, İbrahim Karagöz, Yusuf Akdağ, Burak Ataman, Süleyman Bozoğlu, Fehmi Çetinkaya, Ayhan Şahbaz, Mustafa Erdal, İbrahim Beşparmak, Yılmaz Özdemir, Yunus Sarımsı, Halit Bayırsokak olurken, kontenjan olarak da Şerife Dede Parlak, Özben Şimşek ve İsmail Kocabaş oldu. Yedek üye adayları ise Şadife Sungur, Yasin Karadöl, Abdurrahman Bozkır, Kenan Bülbül, Engin Açıkgöz, Mustafa Kürkçü, Bülent Şahbaz, Adnan Çelen, Hüseyin Bağ, Murat Aytaş, Ahmet Aras, Ali Ramazan Şimşek, İlhan Kurtoğlu, Emirhan Taşkesen, Uğur Erdoğdu, Talat Yürek, Aytekin Uludağ, Talat Özbey, Abdulgalip Çarkçı, Fatih Şahin, Yusuf Özkan, Yusuf Kökşen, Fatih Karabacak, Ömer Faruk Özkara ve Ahmet Güçlü oldu.

Hacılar ilçesinde asil üye adayları Ahmet Bostancı, Fazilet Kahraman, Bekir Tuğrul, Yusuf Hakan Özdemir, Adnan Bayram, Yasin Mutlu, Ahmet Deveci, Murat Baktır, Nurettin Karamavuş, Muhammet Ali Erdoğan olurken, kontenjan olarak da Ömer Gökçe oldu. Yedek üye adayları ise Mustafa Övüç, Murat Baktır, Mehmet Emin Palaz, Eren Dursun, Ahmet Cengiz, Murat Kırlangıç, Umut Bulduk, Erkan Kaçan, Mustafa Şafak ve Mesut Kaymak oldu.

Kocasinan ilçesinde asil üye adayları Bekir Yıldız, Meral Koşar, Osman Yeniay, Mustafa Güldüoğlu, Muammer Kılıç, Mustafa Çifçi, Mutlu Önal, Mustafa Dulda, Muammer Topsakal, Filiz Ertürk, Kaan Sabri Çöl, Nuriye Çetin, Ali Oymakapu, Ali Öz, Selim Kadir Sepci, Rübbiye Reyhan Nalbantoğlu, Seyhan Arifoğlu, Ramazan Eren, Erkan Çiçek, Hacı Mehmet Kilci, Hayrullah Özbek, Ömer Faruk Pala, Süleyman Akıncı, Salih Pirlioğlu, Necati Kabaktepe, Ahmet Yüksek, Mustafa Korur, Ömer Genç, Hayrettin Seyhan, Nesim Aksu, Mustafa Özhan, Seyit Abdulkadir Tümtürk, Ayşegül Sayın olurken, kontenjan olarak da Cengiz Ekici, Şerife Bozdoğanlı, Ahmet Aydın ve Ahmet Benk oldu. Yedek üye adayları ise Mehmet Öz, Hacı Ahmet Kaplan, Ali Rıza Karacabey, Melike Nur Özdoğan, Nalan Karakurt Uzun, Fatma Armağan, İbrahim Yücel, Sevda Dursun, Özgür Levent Karapınar, Pembe Kurt, Ümit Karataş, Mehmet Kıraç, Serdal Doğan, Mehmet Ağaca, Gülden Karagül, Orhan Dağtekin, İnci Müncibe Yıldırım, Enes Özkan, Yusuf Yeltekin, Hayrullah Talha Öztürk, Hacı Mehmet Turan, Hülya Aydın, Mehmet Turgut, Tuğrul Kaan Tekin, Mehmet Aksoy, Emine Karademir, Naci Ebiçoğlu, Ümmügülsüm Bakır, Aykut Yılmaz Öztürk, Harun Ataş, Ahmet Bacanak, Baran Bakır ve Hacı İbrahim Çınar oldu.

Talas ilçesinde asil üye adayları Emine Timuçin, Orhan Say, Ahmet Tural, Selim Gümüş, Osman Kutay Altuntaş, Mehmet Akbulut, Hami Türkyar, Mustafa Özaşır, İbrahim Ata, Taner Afşar, Müjdat Yılmaz, Harun Ünal, Murat İlhan, Duygu İnce, Yüksel Sungur, Emir Namaldı, Recep Elifoğlu, Volkan Çolak, Yusuf Solmaz, Kürşat Üstündağ, Selçuk Çağan, Emre Kılıç, Mustafa Büyükbaş, Kemal Çetinkaya, Nuh İkiz, Esat Doğan, Şehmuz Ceyhan ve Seba Begüm Güler olurken kontenjan olarak da Kemalettin Cengiz Tekinsoy, Kerem Ekici ve Alaaddin Canıpek oldu. Yedek üye adayları ise Adile Erciyes, Davut Hayta, Mustafa Kemal Saray, Şerife Atılmış, Gülbeyaz Sümer, İsmail Güllüce, Ahmet Yağ, Aziz Özkan, Harun Kekeç, Ertuğrul Kantemiz, İdris Göveç, Çilem İzgi, Şaban Topalcumaoğlu, Tamer Aykurt, Tuba Enes, Funda Kural, Fatma Korkmaz, Abdurrahman Yıldız, Turgut Akbaş, Gülseren Yavuz, Murat Han Çakır, Ensar Dönmez, Rabiya Turhan oldu.

Yeşilhisar ilçesinde asil üye adayları Yusuf Ceran, Selim Altıparmak, Hüseyin Bulut, Abdullah İnce, Şükrü Eken, Tuncay Malkoç, Yasin Akmeşe, Metin Değirmenci, Mehmet Koç ve Yavuz Akkaş olurken, kontenjan olarak da Burhanettin Bolat oldu. Yedek üye adayları ise Abdullah Mermer, Mustafa Çevik, Yılmaz Ariz, Şadi Erdoğan, Ahmet Cihan, Buğra Bedirhanbeyoğlu, Mehmet Çakıcı, Mehmet Mert, Kadir Höktem ve Ali Kabakçı oldu.

Felahiye ilçesinde asil üye adayları Feyyaz Çabuker, Salih Kendirli, Davut Bozukluhan, Ali Pakır, Ahmet Karabudak, Ahmet Ütü, Faruk Karadavut ve Güler Duran olurken, kontenjan olarak ise, Mustafa Mihmat oldu. Yedek üye adayları ise, Yüksel Karaşahin, Kemal Cingi, Fazlı Yüksel, Cemal Kula, Savaş Oral ve Durmuş Çimen oldu.

İncesu ilçesinde asil üye adayları, Ahmet Mithat Karaçavuş, Muharrem Bayrak, Ümit Kızılışık, İsmail Turan, Fatih Göktaş, Muzaffer Güngül, İbrahim Tuz, Ertaş Çopur, Cemal Öztaş, Serkan Morkoyunlu, Eyüp Ufakça, Mustafa Eskici ve Orhan Üngür olurken, kontenjan olarak ise, Hulusi Çavdar ve Mehmet Salmaz oldu. Yedek üye adayları ise, Havva Dağeri, Özer Mevlüt Gözükırmızı, Ali Dağeri, Mahmut Çelik, Şaban Dursun, Adem Duman, Hüseyin Baydemir, Mustafa Kocaoğlu, Ahmet Tuz, İmran Karamuk, Arife Çiğdem ve Şerife Kafa oldu.

Melikgazi ilçesinde asil üye adayları, Kenan Akar, Serdar Kavafoğlu, İsmail Ünalmış, Mustafa Erkek, Sami Yağmur, Mehmet Çifçi,, Fatma Kabak, Yalçın Duru, İlhan Seçkin, Yusuf Özkaya, Emrullah Tellioğlu, Murat Titizbaş, Musa Varkara, Ahmet Yıldız, Ömer Mehmetbeyoğlu, Rıfat Açıkgöz, Nevzat Barbaros, Ahmet Onur Başkal, Ali Mazıcıoğlu, Hakkı Gökhan Eryılmaz, Hasan İlbasmış, Ömer Faruk Yeltekin, Ömercan Bekli, Mehmet Yılmaz, Mustafa Çağan, Emel Çitoğlu, Celal Hasnalçacı, Nuri Çetinçağlar, Ertuğrul Gümüşçü, Cihan Çiftlikçioğlu, Ahmet Yurtlu, Hayrettin İnan, İrfan Dursun, Yıldız Tamer, Mustafa Fatih Şahin, Osman Parlak, Atilla Gergef, Ali Hashalıcı, Ümit Molu ve Mehmet Kenger olurken, kontenjan olarak ise, Gökhan Ülke, Nuriye Şimşek Mehmet Yusuf Sarıalp, Ahmet Canbulut ve Ümit Dilci oldu. Yedek üye adayları ise, İlhan Şenol, Nevin Kılıç, Yiğithan Çıtak, Hacı Öztürk, Remzi Eroğlu, Mehmet Bulut, Şerife Ünal, Hakan Balçık, Dursun Çağan, Cengiz Şahin, Selçuk Yurttaş, Nevin Kansu, Harun Durak, Fatih Pehlivan, Gökalp Öner, Hatice Reyhaner, Atilla Bilici, Merve Sarar, Sinan Ödev, Sonay Atıcı Aksoy, Hüseyin Ayaydın, Nazım Söğüt, Adnan Conağası, Yılmaz Üçkan, Ahmet Hakan Ejder, Mikayil Karabkarabulutlu, Derya Bayrak, Faruk Şahin, Halil Mezgitli, Muhammed Aslan, Hacı Halil Arık, Mustafa Kılıç, Necati Yalçın, Nimet Ekinci, Nuriye Yılmaz, Sonay Taşel, Yusuf Özdmarlar, Bedriye Başak Güntan ve Mustafa Atalay Donat oldu.

Tomarza ilçesinde asil üye adayları Emre Güneş, Mehmet Kural, Ramazan Çakır, Sait Tamer Işık, Mustafa Ünal, İsmail Karabulut, Mahmut Menekşe, Mustafa Avcı, Yüksel Üstün, İbrahim Bulduruç, Ömer Karaoğlu, Ahmet Tanırgan ve Emrah Demirezen olurken, kontenjan olarak ise Turgut Koç ve Hamza Orhan oldu. Yedek üye adayları ise, Cemil Bayram, Mehmet Ali Nadırlı, Ömer Tekoğlu, Mehmet Ocak, Kalender Apaydın, Bilal Okuducu, Tolga Özcan, Muzaffer Durlak, Murat Yılmaz, Bünyamin Özçetin, Muhammet Emin Özcan, Serkan Gökdemir, Hasan Korkmaz, Şakir Aytekin ve Ömer Erdoğan oldu.

Yahyalı ilçesinde asil üye adayları Sami Üstündağ, Abdulkadir Göksün, Buğra Onur Aydın, Esat Erbil Türkmen, Ferhat Akcan, Yahya İlçin, İsmail Baş, Yusuf Postallı, Ertuğrul Durmaz, Metin Demirtaş, Faruk Topuz, Yüksel Çoban ve Mehmet Diriliş olurken, kontenjan olarak ise, Menderes Yıldırım ve Vahdettin Marangoz oldu. Yedek üye adayları ise, Ali Dolgun, Hasan Pulu, Ahmet Gündoğan, Mustafa Uslu, Ömer Faruk Deliküçük, Serpil Koç, Elif Ceran, Atila Öktem, Ziya Ekinci, Ziya Erdem, Bilal Lale ve Mehmet Tütüncü oldu. – KAYSERİ

]]>
https://www.haber60.com.tr/ak-parti-kayseri-belediye-meclis-uye-adaylari-belli-oldu/feed/ 0
Usta oyuncu Ali Sürmeli’nin sosyal medya hesabından yapılan paylaşımlarla ilgili açıklama https://www.haber60.com.tr/usta-oyuncu-ali-surmelinin-sosyal-medya-hesabindan-yapilan-paylasimlarla-ilgili-aciklama/ https://www.haber60.com.tr/usta-oyuncu-ali-surmelinin-sosyal-medya-hesabindan-yapilan-paylasimlarla-ilgili-aciklama/#respond Sat, 17 Feb 2024 22:45:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=9176 Usta oyuncu Ali Sürmeli’nin sosyal medya hesabından peş peşe yapılan paylaşımlarda genç bir kadından bebek aldırdığı ve vergi kaçırdığı ileri sürüldü.

Hesabını ele geçirenlerden şikayetçi olan Sürmeli, sessizliğini bozdu. Yaşananlardan 2 yıllık sevgilisini sorumlu tutan Sürmeli, ortak banka hesaplarındaki paralarının da gittiğini söyledi.

“HESABIMDAKİ TÜM PARAYI BOŞALTINCA KÜSTÜM, GERİ ALMAK İÇİN DE BARIŞMIŞ GİBİ YAPTIM”

Gazeteci Birsen Altuntaş’a konuşan Ali Sürmeli, “Hesabımdaki paylaşımları 2 yıl boyunca sevgili olduğum bir kadın tarafından yapılmış olduğundan şüpheleniyorum. Bunu da zaten savcılığa söyledim.

Bizim ortak bir hesabımız vardı. Kasa almıştık. Oraya bütün çalışmışlığımdan elde ettiğim mal varlığımı koyduk, anahtarları ondaydı… Bütün mali mali işlerimden kendisi sorumluydu.

Kasayı boşaltınca ben de ona küstüm. Geldi sonra barıştık… Bugüne kadar elimde olan tüm mal varlığımı tekrar geri almak için barışmış gibi yaptım.

Oyuncu olduğum için, hayat bazen oyunculara çok yardım ediyor. Kasanın anahtarlarını ondan aldım. Sonra sosyal medya hesabının hesabımdan o paylaşımlar yapıldı” dedi.

“OĞLUM, YEĞENİM, MENAJERİM VE ARKADAŞLARIMLA İLGİLİ İDDİALAR ASILSIZ”

16 yıl önce tanıştığı Emine adındaki sevgilisinin gerçek adının Kader olduğunu öğrenen 64 yaşındaki usta oyuncu, “Benim üzüldüğüm bir şey var…

Etrafımda oğlum, yeğenim, menajerim arkadaşlarım kim varsa onları da suçlamış asılsız iddialarla… Psikolojimle ne oynamaya kalktı ama ben oynatmadım. Geçirdiğim beyin ameliyatından dolayı kontrollerim vardı.

Travma geçirdiğimi belirtip beni doktora götürdü. Doktor sakinleştirici verdi. O sakinleştirici beni çok sakinleştirdi. Bu da benim sınavım, bu iftiralar, hakaretler ama iyilik iyidir. Ben iyi tarafımdan vazgeçmeyeceğim.

Bir kadın kızınca neler yapabiliyor onu gördüm. Allah düşmanımın başına vermesin” şeklinde konuştu.

NE OLMUŞTU?

Ali Sürmeli’nin dün Instagram hesabından peş peşe yapılan paylaşımlarda ortalığı karıştıracak iddialar gündeme geldi. Sürmeli’nin Instagram hesabından yapılan ilk paylaşımda “Önemli günahlarımı itiraf etmeye karar verdim, çünkü bu suçluluk duygularımla yaşamak beni kirletiyor” denildi.

Kısa bir süre sonra yeni bir paylaşım yapılarak bu sefer de Sürmeli’nin oyuncu Didem Karataş’ı kürtaj yaptırmaya zorladığı ileri sürülerek “Torunum yaşındaydı diye çocuk istemedim. Zorla hastane ebesi kız kardeşim Gülben Sürmeli tarafından kürtaj yaptırdım” ifadelerine yer verildi.

“ALINAN PARALARIN YARISI ELDEN YARISI HESABA YATIYORDU”

Yapılan bir diğer paylaşımda ise Sürmeli’nin vergi kaçırdığı iddia edilerek “Menajerim Cem Tatlıtuğ’un kız arkadaşının adına şirket üzerinden diziler ve sinema filmleri için anlaştığım ücretin yüzde 50’si resmi olarak bana geliyordu.

Kalan yüzde 50 miktar oğlum Eren Sürmeli hesabına ve elden veriliyordu” denildi.

MENAJERLİK ŞİRKETİ: HESABI HACKLENDİ

Paylaşımların kısa sürede sosyal medyanın gündemine oturmasının ardından oyuncunun menajerlik şirketinden açıklama geldi. Açıklamada Ali Sürmeli’nin telefonunu kaybettiği ve Instagram hesabı hacklenerek paylaşımlar yapıldığı söylendi.

ALİ SÜRMELİ: PAYLAŞIMLAR GERÇEKLİKTEN UZAK

Paylaşımların ardından yeni bir sosyal medya hesabı açan Ali Sürmeli, ise “Dün öğlen saatlerinde sosyal medya hesabım bazı kötü niyetli kişiler tarafından ele geçirildi ve hesabından yanlış, gerçeklikten uzak paylaşımlar yapıldı.

Konu ile ilgili gerekli yerlere şikayetlerimizi yapmış bulunmaktayım. Ben göründüğü gibi işimdeyim, çalışıyorum. Sizden ricam bu paylaşım ve iftiralara itibar etmemeniz” demişti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/usta-oyuncu-ali-surmelinin-sosyal-medya-hesabindan-yapilan-paylasimlarla-ilgili-aciklama/feed/ 0
İran’daki Tarihi Rasathane Turistlerin İlgi Odağı https://www.haber60.com.tr/irandaki-tarihi-rasathane-turistlerin-ilgi-odagi/ https://www.haber60.com.tr/irandaki-tarihi-rasathane-turistlerin-ilgi-odagi/#respond Tue, 23 Jan 2024 09:03:19 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=4653 İran’ın Doğu Azerbaycan eyaletinin Merağe kentinde bulunan tarihi rasathanenin kalıntıları bir yandan turistlerden ilgi görürken diğer yandan zamanının en ileri bilim evinin günümüzdeki şahitliğini yapıyor.

Tarihte birçok devlete ev sahipliği yapan Merağe şehrinin yanı başındaki tepeye İlhanlı Sultanı Hülagü Han’ın emri ile yaptırılan rasathane, tarih kaynaklarında gözlemevi olmanın yanı sıra zamanının en kapsamlı bilim merkezi olarak değerlendiriliyor.

Rasathanenin kurulduğu dönemlerde henüz teleskobun icat edilmediği ve gözlemlerin matematik, geometri ve fizikle yapıldığı düşünüldüğünde gerekli teçhizatın üretilmesi de bilimin o dönem için ne kadar ilerlediğinin ayrı bir göstergesi.

Dönemin tanınan bilim insanı Nasıruddin Tusi tarafından 1259-1271 yıllarında yaptırılan Merağe Rasathanesi bilimsel araştırmaların yanı sıra onlarca öğrencinin de yetişmesine olanak sağlamış bir eğitim yuvası.

Tarih kaynaklarında Raşiduddin Fazlullah’a atfedilen bilgilere göre Nasıruddin Tusi ile aralarında Fahruddin Ahlati, Müeyyiduddin Urdi, Fahruddin Meraği, Necmuddin Kazvini, Mühieddin Mağribi, Kutbeddin Şirazi, Hüsameddin Şami, Cemaleddin Zeydi Buhari, İbün’l-Fuvati, Grigori Abul Farac, Fao Mun Çi, İsa Moğol, Tagieddin Ali Haşşaşi’nin bulunduğu yüze yakın bilim insanı rasathanede çalışmalarını sürdürmüş.

Namı sınırları aşan rasathanenin kütüphanesinde, Kahire, Şam, Halep, Bağdat ve diğer bölgelerden toplanan yaklaşık 400 bin eserin bulunduğu yönündeki rivayetler bu eğitim merkezinin ne kadar kapsamlı olduğuna işaret ediyor.

Mekanik aletlerle gözlem

AA muhabirine rasathane hakkında açıklamada bulunan turist rehberi Mehdi Alizade, bölgenin meridyen üzerinde bulunması ve etrafının açık olması nedeniyle tercih edildiğini aktardı.

Güneşin hareketlerinin daha kolay takip edilebilmesi ve ölçüm kadran cihazının kurulması için yerin önemli olduğunu ifade eden Alizade, rasathanenin 18-20 metre yüksekliğinde ve 3 katlı olarak inşa edildiğini söyledi.

Daire şeklindeki merkez kulenin orta kısmına daireyi ortadan ikiye bölecek şekilde kurulan kadran sayesinde güneşin hareket yönü ve yüksekliğinin 10 saniye gibi bir sürede ölçülebildiğini belirten Alizade, usturlabın kaydırak üzerine monte edildiğini ve üçüncü katın tavanına kadar taşınabildiğini ifade etti.

Alizade, külliyenin birçok binadan oluştuğu bilgisini paylaşarak arka taraftaki odalarda rasathaneye ait belge ve bulguların saklandığını, ön kısımdaki odalarda ise araştırma ve bilim adamlarının çalışma alanlarının bulunduğunu dile getirdi.

Çapı 22 metre olan merkezi kule dışında orta büyüklükte halkalar şeklinde 5 küçük kule bulunduğunu belirten Alizade, bunların konumlandırmasının da yıldızlara göre yapıldığını ve ölçüm aletlerinin buralara yerleştirildiğini ifade etti.

Alizade, asıl ölçüm alanları dışında, döküm atölyesi, hocaların locası, padişahın sarayı, konferans salonu ile matematik, fizik ve astronomi derslerinin verildiği medresenin bulunduğunu aktardı.

Bilimde öncü çalışmalar yürütüldü

Rasathaneye gereken teçhizatın da yine buradaki döküm atölyesinde üretildiği bilgisini paylaşan Alizade, Nasıruddin Tusi ile rasathanenin mimarı Müeyyiduddin Urdi’nin söz konusu dökümhaneyi kurduğunu söyledi.

Alizade, “Bu rasathane 70 ya da 80 yıl çalıştı. Hülagu ve Hace Nasıruddin’in ölümünden sonra ve başkentin Tebriz’e taşınması ile buranın bakımı yetersiz kaldı. Başka devletlerce Merağe’ye saldırılar düzenlenmiş ve zamanla burası tahrip olmuştur.” diye konuştu.

Nasıruddin Tusi’nin çalışmalarının kendinden sonraki bilim insanlarına öncülük ettiğini söyleyen Alizade, şöyle devam etti:

“Rasathaneden elde ettiğimiz bilgiler doğrultusunda Hace Nasıruddin, Kopernik’ten önce dünyanın güneş etrafındaki hareketinin yumurta şeklinde olduğunu söylemiştir. Hace Tusi, Kristof Kolomb’dan iki yüzyıl önce kuzey yarım kürede bir kıtanın varlığına ulaşıyor. Ondan iki yüzyıl sonra Kristof Kolomb Amerika kıtasını keşfediyor.”

Rasathaneye ait bazı eserlerin Almanya ve İngiltere gibi ülkelerin müzelerinde sergilendiğini belirten İranlı rehber, Semerkant, Çin, İstanbul, Buhara ve Hint gözlemevlerinin Merağe Rasathanesi dikkate alınarak inşa edildiğini söyledi.

Bilim tarihi kitaplarında ve açık kaynaklarda Merağe Rasathanesi’ndeki bilimsel çalışmalardan daha sonraları Çin’de, Semerkant’ta, Hindistan’da, İstanbul’da ve dört asır boyunca Avrupa’da geniş çapta faydalanıldığı bilgisi paylaşılıyor.

Bir dönemin önemli bilim merkezi olan tarihi rasathanenin kalıntılarının korunması için şimdilerde üstü metal bir yarım küre ile kapatılmış durumda. Rasathanenin bulunduğu alanın restorasyon ve çevre düzenlemesi çalışmaları da devam ediyor.

]]>
https://www.haber60.com.tr/irandaki-tarihi-rasathane-turistlerin-ilgi-odagi/feed/ 0
Prof. Dr. Faruk Beşer’in cenazesi Kocaeli’de defnedildi https://www.haber60.com.tr/prof-dr-faruk-beserin-cenazesi-kocaelide-defnedildi/ https://www.haber60.com.tr/prof-dr-faruk-beserin-cenazesi-kocaelide-defnedildi/#respond Sun, 14 Jan 2024 16:03:14 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=3403 Tedavi gördüğü hastanede 72 yaşında hayatını kaybeden Türkiye’nin önde gelen ilahiyatçılarından Prof. Dr. Faruk Beşer’in cenazesi, Kocaeli’nin Kartepe ilçesinde toprağa verildi.

Beşer için Maşukiye’deki Değirmenbaşı Camisi’nde düzenlenen cenaze töreninde, yakınları taziyeleri kabul etti.

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, cenaze namazı öncesi yaptığı konuşmada, Faruk Beşer’in ilimde rüsuh sahibi olmak için gece gündüz demeden gayret eden, çalışan ve özellikle Kur’an-ı Kerim’i daha iyi anlamak ve insanlara daha iyi anlatmak için mücadele eden bir alim olduğunu, kendisini 40 seneye yakındır böyle tanıdıklarını söyledi.

Aynı fakültede birlikte idarecilik yaptıklarını belirten Erbaş, Beşer’in ilme olan aşkını ve talebeye doğru dini bilgiyi vermek için nasıl mücadele ettiğinin yakinen şahidi olduğunu vurguladı.

Erbaş, Faruk Beşer’in hem yazdıklarıyla hem konuştuklarıyla hem de yetiştirdiği talebeleriyle Hz. Muhammed’in, “İnsanlar öldükten sonra amel defterleri kapanır ancak şu 3 kişinin amel defteri kapanmaz” müjdesine nail olanlardan olacağını dile getirerek, “Buna inanıyoruz. Onlardan birisi de ilminden istifade edilen alimler. O yüzden ‘alimin ölümü, alemin ölümü’ gibidir buyuruyor Peygamber Efendimiz. Büyük alimlerimiz, nice alimlerimiz aramızdan tek tek ayrılıyor. Allah hepsine rahmet eylesin. Bizim yapacağımız onları örnek almak. Onları gençlerimize örnek göstermek.” diye konuştu.

“Onu öğrencilerimize hep örnek göstereceğiz”

Prof. Dr. Ali Erbaş, özellikle hocalar olarak Faruk Beşer’in öğrenciliğinden itibaren nasıl çalıştığını, ilmini insanlara anlatmak için nasıl gece gündüz gayret ettiğini, yazmaktan hiçbir zaman uzak kalmadığını, gazete, köşe yazılarıyla, televizyon programlarıyla milleti nasıl doğru, bilgiyle buluşturduğunu öğrencilerine örnek göstereceklerini vurgulayarak, “İslam’da nasıl taviz vermediğini, nasıl doğru dini bilginin herkese ulaştırılması için Kur’an ve sünnet çizgisinden asla taviz vermeden nasıl mücadele ettiğini öğrencilerimize inşallah örnek olarak hep anlatacağız.” ifadelerini kullandı.

Zaman zaman hatıratlar okuduklarına dikkati çeken Erbaş, şöyle devam etti:

“Okuduğumuz hatıratlarda hocalarımız nasıl yetişmiş? Hocalarımızın hocaları kimlermiş? Onları görüyoruz, öğreniyoruz. İnşallah Faruk Beşer hocamız hayatıyla bize çok büyük bir hatırat bıraktı. Onun hatırasını, onun ilmi müktesebatını, ilmi mücadelesini, ahlaki mücadelesini, milletimizin, gençlerimizin Allah ve Resulü çizgisinde yaşayabilmesi için yaptığı konuşmalar, verdiği konferanslar hatırat olarak bizimle beraber yaşayacaktır inşallah.

Çok büyük bir arzusu vardı, 20 yıla yakın birlikte Kur’an dersleri yaptık. Haftada bir fakülte hocaları olarak yapmış olduğumuz bu derslerde hep derdi ki ‘bu yaptığımız derslerden ortaya çıkan mahsulden inşallah bir Kur’an meali kısa tefsiri yazmak nasip olur inşallah’ demişti. Geçen sene nasip oldu. ve onun bu kitabı Temel Kur’an Kavramları ismiyle de yayınlandı. İnşallah o ve diğer eserleri insanlığa hizmet ettiği müddetçe onun amel defteri hep açık kalır.”

Erbaş’ın konuşmasının ardından kıldırdığı cenaze namazında, yakınları, Kocaeli Valisi Seddar Yavuz, Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem Yüce, AK Parti Kocaeli Milletvekili Sami Çakır, Kartepe Belediye Başkanı Mustafa Kocaman, TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay, Prof. Dr. Cevat Akşit ve çok sayıda vatandaş saf tuttu.

Beşer’in cenazesi, namazın ardından Maşukiye Mezarlığı’na defnedildi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/prof-dr-faruk-beserin-cenazesi-kocaelide-defnedildi/feed/ 0
Boşanma Aşamasındaki Eşi Bıçaklayan Sanığa Verilen Cezanın Gerekçesi Açıklandı https://www.haber60.com.tr/bosanma-asamasindaki-esi-bicaklayan-saniga-verilen-cezanin-gerekcesi-aciklandi/ https://www.haber60.com.tr/bosanma-asamasindaki-esi-bicaklayan-saniga-verilen-cezanin-gerekcesi-aciklandi/#respond Mon, 08 Jan 2024 08:36:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=2678 KAYSERİ’de boşanma aşamasındaki eşi Sinem Karadeniz’i (26) 10 yerinden bıçaklayıp, ağır yaraladığı gerekçesiyle 15 yıl hapse çarptırılan, Yargıtay’ın bozma kararı sonrası yeniden yargılanan ve cezası 7,5 yıla düşürülen Ali Karadeniz’e (30) verilen hükmün gerekçesi açıklandı. Kararda, sanık ile katılanın olay tarihi itibarıyla resmi nikahlı olarak evli oldukları ve birbirlerine karşı sadakat yükümlülüğünün devam ettiği belirtilerek, haksız tahrik hükümlerinin uygulandığı vurgulandı.

Otomobil aksesuarları satılan iş yeri bulunan Ali Karadeniz, 30 Eylül 2019’da Kocasinan ilçesi Cengiz Topel Mahallesi’nde boşanma aşamasındaki eşi Sinem Karadeniz’i, başka biriyle yazıştığı ve bu kişiyle yan yana gördüğü iddiasıyla sokak ortasında bıçakladı. Sinem Karadeniz, çağırılan ambulansla Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne kaldırıldı. Olayın ardından kaçan Ali Karadeniz, polis ekiplerince tutuklandı.

İSTİNAF, CEZAYI YÜKSEK BULDU

Adli Tıp Kurumu raporunda Sinem Karadeniz’in vücudunda 10 adet kesici delici alet yarası olduğu belirlendi. Kayseri 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde ‘eşi kasten öldürmeye teşebbüs’ suçundan müebbet hapis cezası istemiyle yargılanan Ali Karadeniz, 15 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Sanık avukatının, cezanın yüksek olduğunu gerekçe göstererek yaptığı itirazla dosya, istinafa taşındı. Dosyanın geldiği Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1’inci Ceza Dairesi, kararı esastan bozarak, yeniden yerel mahkemeye gönderdi. Ceza Dairesi’nin bozma gerekçesinde, sanık hakkında ‘haksız tahrik’ indirimi yapılmadığı, cezanın fazla olduğu belirtilerek, dosyayı yeniden yerel mahkemeye gönderdi.

İstinafın bozma kararının ardından 9 Ekim 2021’de, Kayseri 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde yeniden görülen davanın duruşmasında mahkeme heyeti, sanık Ali Karadeniz’i, 15 yıl hapis cezasına çarptırdı. ‘haksız tahrik’ indirimi de uygulayan mahkeme heyeti, cezanın 11 yıl 3 aya düşürülmesine hükmedip, sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi.

YARGITAY, CEZAYI YÜKSEK BULDU

İtiraz üzerine dosya bu kez Yargıtay’a taşındı. Dosyanın geldiği 1’inci Ceza Dairesi, yaptığı incelemede bozma kararı verdi. Yargıtay, mağdur kadının, eşiyle evlilik birliği devam ederken başka birisi ile ilişkisi olduğu, bu yüzden de sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığı gerekçesiyle sanık Ali Karadeniz’e fazla ceza verildiğini belirtti. Yargıtay bozma ilamında, sanığa yönelen ve ‘haksız tahrik’ teşkil eden olayların ulaştığı boyut dikkate alındığında, yerel mahkeme tarafından makul oranda ‘haksız tahrik’ indirimi uygulanarak, yeniden hüküm kurulması gerektiği görüşünde bulunuldu. Yargıtay, sanık Karadeniz’e fazla ceza verildiği gerekçesiyle, kararı hukuka aykırı bularak, dosyayı yerel mahkemeye gönderdi.

CEZASI İKİNCİ KEZ İNDİRİLDİ

Kayseri 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde bozma kararının ardından geçen yıl 29 Kasım’da sanık Ali Karadeniz, yeniden hakim karşısına çıktı. Duruşmaya mağdur Sinem Karadeniz katılmadı. Yargıtay bozma ilamına karşı sözleri sorulan sanık Karadeniz, “Diyeceğim bir şey yok. Tahliyemi istiyorum” dedi. Mahkeme heyeti, sanık Ali Karadeniz’i, ‘eşi kasten öldürmeye teşebbüs’ suçundan önce ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Ardından eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı gerekçesiyle önce 18 yıla, ‘haksız tahrik’ ile 9 yıla, ‘iyi hal’ indirimi ile de 7 yıl 6 aya indirilmesine karar verdi. Heyet, sanığın cezaevinde kaldığı süre dikkate alınarak, yurt dışı çıkış yasağı şartıyla tahliyesine hükmetti.

GEREKÇELİ KARAR AÇIKLANDI

Mahkeme heyeti, sanık Karadeniz’e verilen 7 yıl 6 ay hapis kararının gerekçesini de açıkladı. Gerekçede sanık ile katılanın, olay tarihi itibarıyla resmi nikahlı olarak evli oldukları ve birbirlerine karşı sadakat yükümlülüğünün devam ettiğine vurgu yapılarak, “Tanık O.E.’nin soruşturma aşamasındaki beyanlarında da anlaşılacağı üzere katılanın, sanık ile evli olduğu dönemde başka bir kişi ile aynı evde yaşadığının sabit olması karşısında, bu hususun sanık lehine haksız tahrik nedeni oluşturacağı ve tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiği anlaşılmış, sanığa yönelen haksız tahrikin ulaştığı boyut nazara alınarak, sanık lehine makul oranda haksız tahrik indirimi tatbik edilmiştir” görüşünde bulunuldu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/bosanma-asamasindaki-esi-bicaklayan-saniga-verilen-cezanin-gerekcesi-aciklandi/feed/ 0