Algı – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Wed, 22 May 2024 21:18:42 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer, ilçenin medyadaki olumsuz algısını değiştirmek istiyor https://www.haber60.com.tr/esenyurt-belediye-baskani-ahmet-ozer-ilcenin-medyadaki-olumsuz-algisini-degistirmek-istiyor/ https://www.haber60.com.tr/esenyurt-belediye-baskani-ahmet-ozer-ilcenin-medyadaki-olumsuz-algisini-degistirmek-istiyor/#respond Wed, 22 May 2024 21:18:42 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=32741 (İSTANBUL) – Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer, hedeflerinin arasında ilçenin medyadaki olumsuz algısını değiştirmek olduğunu söyledi. Esenyurt’ta suç ortalamasının İstanbul’daki diğer ilçelere bakıldığından orta sıralarda olduğunu belirten Başkan Özer, “Bu yanlış algı nüfus yoğunluğumuzdan kaynaklanıyor. Nüfus oranı dikkate alındığı zaman biz bu sıralamada birinci değiliz, ortalardayız. Esenyurt için maalesef bir algı yaratılmış. Bu algıyı değiştirmemiz lazım” dedi.

Başkan Özer, Halk TV ekranlarında yayınlanan “Gözde Şeker ile Kırmızı Çizgi” programına konuk oldu. Esenyurt’un sık sık suç haberleri ile gündeme gelmesinin sebepleri hakkında konuşan Başkan Özer, bu algıyı ortadan kaldıracaklarını söyledi.

Esenyurt’un nüfus yoğunluğuna dikkati çekerek buna rağmen olumsuz olaylar sıralamasında listenin ortalarında yer aldıklarını aktaran Başkan Özer, şunları kaydetti:

“Bu yanlış algı nüfus yoğunluğumuzdan kaynaklanıyor”

“Nüfus oranı dikkate alındığı zaman biz bu sıralamada birinci değiliz, ortalardayız. Esenyurt için maalesef bir algı yaratılmış. Bu algıyı değiştirmemiz lazım. Esenyurt’a ‘Esencılıs’ denilmiş. Bu büyük bir haksızlık. Esenyurt dünyanın en güzel yerlerinden biri aslında. Bu algı bizim ekonomik olarak gelişmemizi engelliyor. Örneğin; yolun bir tarafındaki daire 10 milyon TL değerindeyken diğer tarafında 5 milyon lira. Çünkü medyadaki bu algı ilçemizi olumsuz etkiliyor. Bu durumu ortadan kaldırmak bizim hedeflerimiz arasında. Temiz, ulaşılabilir, yeşil bir Esenyurt yaratacağız. Basına da buradan çağrı yapmak istiyorum. Reyting uğruna bir takım şeyleri parlatma durumu var. Bu yanlış algı nüfus yoğunluğumuzdan kaynaklanıyor. Hak etmediğimiz bu yanlış, negatif algıyı sileceğiz. Medyada, bazı olumsuz durumların sadece Esenyurt’ta varmış gibi yansıtılmaması gerekiyor. Bu durumun önüne bilinçlendirme toplantıları yaparak geçeceğiz. Hem velilere hem okullara hem de halka ulaşarak bilinçlendirme çalışması yapacağız. Bizler köklü, radikal çözümler üreterek bu yanlışı düzeltmek durumundayız.”

Esenyurt’ta altyapı ve üstyapı sorunları ile ilgili projeler hazırladığını da belirten Özer, şöyle devam etti:

“Temiz, yeşil bir Esenyurt için çalışıyoruz”

“Barış ve kardeşlik şehri Esenyurt, en büyük idealimiz bu. Altyapı ve üstyapı hizmetleri konusunda yaşanan sorunları belirliyoruz. Çünkü çarpık bir kentleşme, imaj sorunları, konut mağdurları gibi sorunlarımız var, bunları çözeceğiz. Ben göreve geldiğimde çöp dağları vardı, ulaşım problemliydi ve yeşil alan sınırlıydı. Şimdi temiz, ulaşılabilir, yeşil bir Esenyurt için çalışıyoruz. Örneğin Esenyurt’ta kentleşme sorunu, yani kentleşememe durumu söz konusu. Bu konu benim uzmanlık alanım olduğu için kentleşememe sorunu fiziki yapıyla ilgili, kentlileşememe sorunu ise insanla ilgili bir konudur. İnsanı odağa koymadığınız her türlü proje başarısız olur. Mesele, imaj meselesi olduğu için uyuşturucu, kadın cinayetleri, mafya çatışmaları gibi konuları en kısa sürede ortadan kaldıracağız. Bir matematik köyü projemiz var hayata geçirmek istediğimiz. Bu proje gelecekte oluşturacağımız Silikon Vadisi’nin de alt yapısı olacak. Çünkü 3 bin tane fabrikamız, 6 bin işletmemiz var. Katma değeri yüksek bir yapıya doğru gidiyoruz. Esenyurt’ta bunu gerçekleştirdiğimiz takdirde sadece Esenyurt’u değil, İstanbul’un hatta Türkiye’nin de kaderini değiştireceğiz.”

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile “Esenyurt’u 21. yüzyıla hazırlayacağız” mesajını veren Özer, 40 gün içinde yapmış olduğu çalışmalar hakkında da bilgi verdi. Başkan Özer, şunları söyledi:

“Esenyurt’u 21. yüzyıla hazırlayacağız”

“Sadece Nisan ayında; 9 ayrı mahallede 7 bin 500 ton asfalt döktük. 18 mahallede 34 ayrı noktada 3 bin ton asfalt yama çalışması yaptık. 115 ayrı noktada 25.845 m² kaldırım imalatı gerçekleştirdik. 20 adet tenteli araç ile aktif olarak bozulan yollara müdahale etmeye devam ediyoruz. Tıkalı olduğu için su baskınlarına yol açan 20.000 adet ızgaranın temizliğini yaptık. Bunların yanı sıra önceki dönemde İBB ile yaşanan sorunları giderdik. Sayın Ekrem İmamoğlu ile çok uyumlu çalışıyoruz ve destekleri bizim için son derece önemli. Biz onu önemsiyoruz, o da bizi önemsiyor. Bana göre İmamoğlu kapsayıcı, vizyoner, çalışkan bir lider ve Esenyurt’a da çok değer veriyor. Birlikte Esenyurt’u 21. yüzyıla hazırlayacağız.”

Esenyurt’ta sosyal alanda gerçekleştireceği projeler hakkında da konuşan Özer, tanzim satış mağazası kuracağının müjdesini de verdi. Özer sözlerini, şöyle sonlandırdı:

“15 bin kişiye sıcak yemek dağıtacağız”

“Şu anda Yıldız Aşevi’nde bulunan bütün eksiklikleri gideriyoruz. Günde 15 bin kişiye sıcak yemek dağıtacağız. Kent lokantaları açarak halkımızın ucuz yemeğe ulaşmasını sağlayacağız. İncirtepe’de bir et ve kuru gıda paketleme ve depolama tesisiyle tanzim satış mağazası kuracağız. Burada ürettiğimiz kavurmaları halkımıza, ihtiyaç sahiplerine ücretsiz olarak vereceğiz. Onları da görmezden gelemeyiz. Mehterçeşme Cemevi’nin temelini bir ay içerisinde atacağız. Esenyurt’ta şuan 6 tane cemevi, çok sayıda camimiz var. Bir inanç masası oluşturup, talep ve ihtiyaçları belirliyor ve çözüm üretiyoruz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/esenyurt-belediye-baskani-ahmet-ozer-ilcenin-medyadaki-olumsuz-algisini-degistirmek-istiyor/feed/ 0
Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir Tarım Alanlarına Çivi Çaktırmayacak https://www.haber60.com.tr/nilufer-belediye-baskani-sadi-ozdemir-tarim-alanlarina-civi-caktirmayacak/ https://www.haber60.com.tr/nilufer-belediye-baskani-sadi-ozdemir-tarim-alanlarina-civi-caktirmayacak/#respond Tue, 14 May 2024 21:33:39 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=31666 Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, tarım alanlarına tek bir çivi çaktırmayacaklarını ifade etti. Şehrin rantının kamuya kalacağını söyleyen Özdemir, dönüşümü sivil toplum kuruluşları ile yinede tasarlayacaklarının altını çizdi. Belediye borçları ile ilgili de yeni bir model üzerinde çalıştığını belirten Özdemir, “Hukuki altyapılarına bakıyorum. Bir model de olacak. Bir şeyi de satmamış olacağım. Borç da kalmamış olacak” dedi.

Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir basın mensuplarıyla bir araya geldi. CHP İl Başkanı Nihat Yeşiltaş ve İlçe Başkanı Özgür Şahin de toplantıya katıldı. Göreve gelir gelmez randevulardan buldukları boş zamanlarda çalışmaya başladıklarını dile getiren Şadi Özdemir, “Altındaki müdürlüklerin en verimli nasıl oluşacağına baktık. Bazı müdürlüklerimizi böldük. Bazı yeni müdürlükler ekledik. Bir müdürlüğümüzü alt seviyeye indirdik. Sağlıklı kamucu toplum yararını düşünen kadrolar oluşturmaya çalıştık. Süreç devam ediyor. Bunu devam ederken de örgütümüzün görüşleri, kendi tecrübelerimiz, sivil toplum kuruluşlarındaki arkadaşlarımızın bilgilerini dikkate aldık. Akademik odalardaki arkadaşlarımızda, bu dönem, geçmiş dönem görev yapmış arkadaşlarımıza sorduk. İnsanları, olayları sorduk” dedi.

Nilüfer Belediyesi’nin algısında bir miktar bozukluk olduğunu söyleyen Özdemir, “Sokaktaki algı biraz bozuktu. ‘Yeniden nasıl ayağa kaldırıp algıyı değiştiririz’ diye çalışmalarını yaptık. Seçim kampanyası boyunca ilçe başkanımızla 64 mahalleyi gezdik. Sahada partililer vatandaşlar ile görüştük. Yeni yapılanmada bu sahanın isteklerini de görerek algısını görerek bunu düzeltecek yapılar kurmaya çalıştık. Çok problemli yapımız var. Nilüfer, herkesin yaşamak istediği bir ilçe. Böyle bir ilçede olmaktan büyük keyif duyuyorum. Herkes batıya gelmek istiyor. Bu Nilüfer ilçesi aslında yükünü gereğinden fazla almış. Bu göç talebini kısacak çözümler bulmazsak bu mutlu kent kimliğini kaybeder. Önlemler almak lazım. Nitelikli organize saniye bölgeleri üretmek, yüksek teknoloji bölgelerine dönmek lazım. Nilüferde insan kaynağı, sermaye ve bilgi birikimi var. Daha kolayına kaçıp orta teknolojiyi Nilüfer’den Karacabey’e doğru büyütmeye çalışıyoruz” diye konuştu.

“Tarım alanlarına çivi çaktırmayacağız”

Tarım alanlarında binaların yükseldiğine dikkat çeken Başkan Özdemir, “Tarım alanlarına binalar yükseliyor. Bunlarla ilgili özellikle tarım alanlarıyla ilgili hiçbir şekilde müsamaha göstermeyeceğiz. Gördüğümüz her şeyin üzerine gidiyoruz. Çivi çaktırmak istemiyoruz. Biz bazen her şeyi göremiyoruz. Gördüğünüz her şeyi bizimle paylaşın. Biz de bunların üzerine gidelim. Dört hassasiyet, gençler, kadınlar, dezavantajlı gruplar ve tarım alanları. Dört konuda hassasiyetimiz yüksek. Tarımın canlanmasını arzu ediyoruz. Enginar festivalinde önceki yılların iki katı kalabalık vardı. İnsanlar alana giremedi. Oradaki ihtiyaçları gördüm ama olağanüstü ilgi vardı. 300 dönüm alana ekiliyor enginar. Satma sorunumuz da yok. Ne üretiyorsak satılıyor. Daha önce bin dönüme ekiliyordu. İyi fiyata satılırsa ürünü ekmekten vazgeçmezler. O yüzden onların desteklenip ayağa kaldırılması gerektiğine inanıyorum. Bugün 14 Mayıs Çiftçi Bayramı, çiftçilerin bayram edecek hali kalmamış. Biz Nilüferin çiftçinin bayram edecek hale gelmesini istiyoruz” ifadelerini kullandı.

“En önemli sorunumuz kentsel dönüşüm”

“En önemli sorunumuz kentsel dönüşüm ve deprem meselesi. Depremi hiç dikkate almadan yapılaşma oldu. 1980’li yıllardan beri risk var” diyerek sözlerine sürdüren Başkan Özdemir, “Nilüfer, toprak yapısı olarak depremden en çok etkilenecek ilçelerden bir tanesidir. Yumuşak toprakları var. Etkisi çok yüksek. Yeni planlamalarda işler kolay. Fay hatları belli. Planlamalar yapılabilir. Geçmiş yapılaşmaların ancak bütüncül kentsel dönüşüm organizasyonu yapabilirsek bölge bölge, planlamalarda dikkate alınabilir. Mevcut şekliyle bina bina yaparsak bunları dikkate alma şansımız yok. Hepimiz yaşıyoruz. Deprem gerekçesiyle Nilüfer’de kentsel dönüşüm alanı ilan edildi birçok yer. Rantı yüksek olduğu için kolay dönüşülür diye bakıldı. Konut talebi yüksek. Buraya yönlendirildi kentsel dönüşüm işi. Esasında Yıldırım’da daha çok yaşamış birisiyim. Yıldırımın dörtte üçü kentsel dönüşüme uğramak zorunda. Buradakiler oradakilere göre Yıldırım ve Osmangazi’nin birçok yerine göre sağlıklıydı” şeklinde konuştu.

“Kent rantı kamu yararına kullanılmalıdır”

Bazı yapıların emsale uygun olmadığını belirten Özdemir, “Ruhsat almış, inşaat bitmemiş veya yapı kullanma izni yok. Emsale ruhsata uygun değil. Komşusu yapmış o yapmamış. Biri yapmış arada binalar kalmış. Aynı hakları o da kullanmak isteyecek. Ortak akıl üretip burada genel çözüme gitmek lazım. Genel yasallaştırma yapmak lazım. Fazlalık yapanlar da maddi bedellerini kamuya belediyeye aktarması lazım. Henüz çözüm bulmuş değiliz. Ne kadar bina ne durumda envanter çıkarıyoruz. Buradan ‘Eski ruhsatları iptal edecek’ diyor. İnşaat mühendisleri ile toplantı yaptık. Bir şeyleri yıkıp yakmak değil, çözmek gerekiyor. Hem kamunun hukukunu korumak hem de vatandaşları mağdur etmemek gerekiyor. Ortak akılla çözmek niyetindeyiz. Kimseyi dövmek, kimseye de kamunun hakkını yedirmek niyetinde de değiliz. Tek başına belediye başkanının çözeceği meseleler değil, kent konseyi, akademik odalar, sivil toplum örgütleri ile çözeceğiz. Ortak akılla çözüp hepimiz arkasında duralım istiyoruz. Kent savunması, kamu çıkarları demeye devam edeceğiz. Buna uygun arkadaşlarla yönetmeye çalışacağız. Uygun olmayan ve savaşmaktan çekinen arkadaşlarla çalışmayacağız. Kent rantı kamu yararına kullanılmadır görüşündeyiz. Bu mücadeleye devam edeceğiz” dedi.

Belediye’nin borcu ile ilgile ilgili parti ayırt etmeksizin aynı düşünceleri savunacağını belirten Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, “Belediye Başkanı adayı oluyorsunuz, aday olduğunuz yerle ilgili problemi biliyorsunuz. Bu problemleri aday olurken de biliyorduk. Turgay Başkan arkadaşım, o ayrı bir şey. Ben herhangi bir şeyden sızlanma durumum yok. Turgay Başkan AK Partili de olsaydı şu anda söylediklerimi söylerdim. Algılar üzerinden insanları suçlamak haklı bir şey değil. Genel Başkan ‘borç çok mu’ dedi. Önemli değil sürdürebiliriz dedim. Hukuki mesele varsa, hukuka gideceksiniz” diye konuştu.

Belediyenin elindeki mal varlıklarının satılıp satılmayacağının sorulması üzerine, “Mudanya’nın üretebildiği gelir kaynakları ile Nilüfer’in aynı değil. Oradaki fırsatlar daha az. Kamu malları satılmaz diye bir kural yok. Önemli olan adil olmak, açık satış yapmaktır. Önemli olan budur. Daha önce satışa çıkarılan gayrimenkuller vardı. Ama talip olan çıkmamış. Böyle çözülmez. 100 lira size milyon nefes aldırıyor. Başka modeller üzerinde çalışıyorum. Hukuki altyapılarına bakıyorum. Bu model olursa, bir şeyi de satmamış olacağım. Borç da kalmamış olacak. Nilüfer Belediyesi’nin bine yakın malı var. Her biri para edebilir. Ama sistem kurmazsak, bir modelle yürümezsek futbol kulüpleri gibi olur” ifadelerine yer verdi.

Sokakta vatandaşın algısının kötü olmasına da açıklık getiren Özdemir, “Sahadaki vatandaşın bize ilettiği algıyı söylüyorum. Gerçek böyle değil, bazı sorunlar olsa bile, temizlik ve asfaltta da işler yapıldığını düşünüyorum. Finansman nedeniyle bazı şeylerin aksadığını söyleyebiliyorum. Asfalt dökmekte sıkıntı yaşıyorum. Yüklü alacağı vardı. Ödeyemiyoruz. Bazı sıkıntılar var. Sokaktaki algının fiiliyatta gerçek olduğu kanaatinde değilim” dedi.

Toplantıda, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları Tezcan Öztürk, Mahmut Demiröz, Serpil Altun, Okan Şahin, Zerrin Güleç, Şirin Biçer, Emre Karagöz kendilerini tanıtan kısa bir konuşma yaptı. Ayrıca belediye şirketi NİLBEL A.’Ş ‘nin Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Mart da toplantıda hazır bulundu. – BURSA

]]>
https://www.haber60.com.tr/nilufer-belediye-baskani-sadi-ozdemir-tarim-alanlarina-civi-caktirmayacak/feed/ 0
Diyanet İşleri Başkanı: Yeni medya mecralarında algı çoğu zaman gerçeğin önüne geçebilmekte https://www.haber60.com.tr/diyanet-isleri-baskani-yeni-medya-mecralarinda-algi-cogu-zaman-gercegin-onune-gecebilmekte/ https://www.haber60.com.tr/diyanet-isleri-baskani-yeni-medya-mecralarinda-algi-cogu-zaman-gercegin-onune-gecebilmekte/#respond Fri, 10 May 2024 23:51:29 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=31223 Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, yeni medyanın algı ve düşüncelerin değiştirilmesinde etkili olduğunu belirterek, “Yeni medya mecralarında algı çoğu zaman gerçeğin önüne geçebilmekte, sanal olan gerçeği baskılayabilmektedir” dedi.

Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) Kadın Aile ve Gençlik Merkezi (KAGEM) tarafından 9’uncusu düzenlenen “TDV Devr-i Alem Gençlik Fuarı” kapılarını vatandaşlara açtı. Fuar, ‘Medya ve Bilinç’ temasıyla Ankara Kocatepe Camii fuar alanında başladı. Bu tema ile gençlerin medya kullanımı, okur-yazarlığı ve yönetimi konusunda bilinçlendirilmesi, yeni medya ve iletişim çağında iletişim becerileri gelişmiş gençlerin bir araya getirilmesi hedefleniyor. Fuarın açılışında konuşan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, tarih boyunca medyanın fert ve toplum üzerinde önemli bir etkiye sahip olduğunu ifade etti.

“Medya araçlarında görülen gelişim öğrenme hususunda farklı zeminlerin oluşmasını sağlamıştır”

İletişim teknolojilerinin gelişmesine paralel bir şekilde medyanın hızlı bir şekilde çeşitlendiğine dikkati çeken Erbaş, “Dijitalleşmeyle birlikte sürekli gelişen erişim, etkileşim ve paylaşım gibi imkanlar etkisini her geçen gün daha da arttırmaktadır. Medya araçlarında görülen gelişim ve değişim bilgi kaynaklarının çeşitlenerek artmasını, bilgi merkezli sunulan hizmetlerin boyut değiştirmesini ve bilgi kazanma ve öğrenme hususunda farklı zeminlerin oluşmasını sağlamıştır” ifadesini kullandı.

“Günümüz dünyası sanal ve gerçek arasındaki çizginin silindiği yapıya bürünmüştür”

Erbaş, doğru internet kullanımını da vurgulayarak, “Özellikle günümüz dünyası, internet teknolojileri sayesinde zaman ve mekana dair sınırların kalktığı sanal olan ile gerçek olan arasındaki çizginin neredeyse silindiği bir yapıya bürünmüştür. Gelinen noktada medya sadece bilgiye kolay ulaşmanın en hızlı yolu değil, bununla beraber bilginin nasıl sunulacağına dair de güçlü bir etki alanına sahip olmuştur” diye konuştu.

“Yeni medya mecralarında algı çoğu zaman gerçeğin önüne geçebilmekte”

Medyanın birçok hususta olduğu gibi algı ve düşüncelerin değiştirilmesinde ve yönlendirilmesinde önemli rol oynadığını belirten Erbaş, “Yeni medya mecralarında algı çoğu zaman gerçeğin önüne geçebilmekte, sanal olan gerçeği baskılayabilmektedir. Böylece algı yönetimiyle insanların kirlerini ve olaylara bakış açılarını değiştirmek de mümkün olabilmektedir. Nitekim bugün bireysel ve toplumsal ilgi ve algıların medya vasıtasıyla yönlendirilebildiği ve hatta toplum mühendisliği yapılarak kitlelerin mobilize edilebildiği yadsınamaz bir gerçektir” dedi.

Görselliğin ön plana çıkarıldığı bir dünyaya tanıklık ettiklerini söyleyen Erbaş, şunları kaydetti:

“Bilgi ve iletişim teknolojilerinde yaşananların karşı konulamaz etkisiyle kültürler arası bütün sınırların ortadan kalktığı bir dönemde, medya egemen kültürlerin birliğine özendirildiği bir sürecin ana mecrası haline gelmektedir. Bu da yeryüzünde hayatın öznesi kılınan insanoğlunu dijital çağın nesnesi olması karşı karşıya bırakmaktadır.”

“Kitle iletişim araçlarının olumsuz etkilerinden korunabilmek önemlidir”

Medyada sunulan bilgileri ve maksatlı mesajları sorgulama kabiliyetinin dijital okuryazarlık ile birlikte iyi bir şekilde kazandırılması gerektiğini aktaran Erbaş, “Gençlerimizin doğru bilgi, doğru yöntem ve sorularla ulaşmasını sağlayacak bir imkan oluşturmak daha da önemli hale gelmektedir. Kitle iletişim araçlarının olumsuz etkilerinden korunabilmek ve risklerine karşı bilinçli olabilmek. Daha fazla ve beceriyle donanmanın yanı sıra insani ve ahlaki değerlerin belirleyici olduğu bir hayat tarzını benimsemek de önemlidir” şeklinde konuştu.

Fuara 38 sivil toplum kuruluşu katıldı. Katılımcı kuruluşlar, açtıkları stant ile çalışmalarını gençlere anlatma ve etkinliklerini gerçekleştirme imkanı bulucak. Fuar 12 Mayıs tarihine kadar ziyaret edilebilecek. – ANKARA

]]>
https://www.haber60.com.tr/diyanet-isleri-baskani-yeni-medya-mecralarinda-algi-cogu-zaman-gercegin-onune-gecebilmekte/feed/ 0
Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş: Medya İslam karşıtlığının en etkin faktörlerinden biridir https://www.haber60.com.tr/diyanet-isleri-baskani-ali-erbas-medya-islam-karsitliginin-en-etkin-faktorlerinden-biridir/ https://www.haber60.com.tr/diyanet-isleri-baskani-ali-erbas-medya-islam-karsitliginin-en-etkin-faktorlerinden-biridir/#respond Thu, 14 Mar 2024 23:12:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18951 Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, “Medya bugün Batı dünyasında, İslam’a ve Müslümanlara yönelik nefret söylemlerinin olumsuz algı ve davranışların üretilmesinde ve yaygınlaştırılmasında en etkin faktörlerden biridir.” dedi.

Erbaş, ATO Congresium’da düzenlenen 4. Uluslararası Medya ve İslamofobi Forumu’nda, Gazze’de büyük zulmün yaşandığını, İslam dünyasının bu kötülüğü engelleyemediğini söyledi.

Kudüs’ü fetheden Hz. Ömer’in burayı “selam yurdu” haline getirdiğini ancak Haçlı seferleriyle Kudüs’te tekrar zulmün hakim olduğunu belirten Erbaş, Selahattin Eyubbi’nin Kudüs’ü tekrar fethetmesiyle yaklaşık 800 yıl barışın sağlandığını, İngiltere’nin desteğiyle bölgeye gelen siyonistlerin Filistin’in huzurunu bozduğunu ifade etti.

İslam karşıtlığı ve düşmanlığı tezahürleriyle her geçen gün daha sık karşılaştıklarını vurgulayan Erbaş, şöyle konuştu:

“Maalesef bugün de Batı dünyasında İslam bağnaz, gelişime kapalı, korku ve nefret uyandıran bir din olarak lanse edilmektedir. Kitle iletişim araçlarının da etkin bir şekilde kullanıldığı bir alanda esasen kendi meşum projelerinin bir tezahürü olarak meydana gelen terör olaylarına, Müslümanları zan altında bırakacak bir bakışla yer verilmektedir. Ne yazık ki bu basmakalıp düşüncelerden, algı oyunlarından çok sayıda insan etkilenmekte yapay korku ve nefret söylemleriyle ayırımcılık ve kültürel ırkçılık alabildiğine körüklenerek tüm Müslümanlara karşı düşmanca tavır alınmaktadır.”

Batı’da süregelen ayrımcılık, psikolojik baskı ve fiziksel saldırı olaylarında medyanın büyük rol oynadığını dile getiren Erbaş, “Bir sanal korku üretim mekanizması haline getirilen medya vasıtasıyla, çarpıtılmış İslam imajı çerçevesinde Müslümanlara karşı yürütülen ötekileştirici ve ırkçı faaliyetler hız kesmeden sürdürülmektedir.” diye konuştu.

Kavramlar üzerinden oluşturulan algıyla İslam küresel ölçekte mahkum ediliyor”

Medya araçları vasıtasıyla gündemlerin belirlendiğini, üretilen yeni kavramlara yeni anlamlar yüklendiğinin altını çizen Erbaş, şöyle devam etti:

“Kavramlar, bir taraftan üretildikleri sosyo-kültürel bağlamlarda şekillenirken diğer taraftan da medya vasıtasıyla bir yönlendirme içerisine sokularak anlam kaymalarına maruz bırakılmaktadır. Kavramlar üzerinden oluşturulan algıyla da İslam dini ve Müslümanlar küresel ölçekte mahkum edilmeye çalışılmaktadır. Medya bugün Batı dünyasında, İslam’a ve Müslümanlara yönelik nefret söylemlerinin olumsuz algı ve davranışların üretilmesinde ve yaygınlaştırılmasında en etkin faktörlerden biridir. Günümüzde artık sanal dünyanın moderatörleri, bu şiddeti canlı ve etkili kılmak için, internet ve sosyal medyayı dinamik bir şekilde kullanmaktadır.”

Son yıllarda özellikle Avrupa medyasının Müslüman karşıtı ırkçılığın yeniden oluşturulması ve normalleştirilmesini hedeflerine eklediğini belirten Erbaş, bu yaklaşımın, aynı zamanda İslam ve Müslüman karşıtlığı anlamında bir ideolojinin doğuşunda da birinci derecede tesirli olduğunu söyledi.

Erbaş, “Bu bağlamda İslamofobinin, hep çatışma durumunda olacağı bir öteki inşa etme çabasıyla Batı’nın kendi siyasi, dini, iktisadi ve sosyo-kültürel şartlarında İslam’ı ve Müslümanları kötülemenin devamlı surette güncelleştirilen bir dili olarak icat edildiğini söyleyebiliriz. Güncelleştirme, tarihsel algı üzerinden üretilmekte, bilinçaltındaki tarihsel ön yargılar, mevcut anlam ve söylemlere yeni boyutlar eklenerek tekrar dolaşıma sokulmaktadır.” açıklamasını yaptı.

“Bütün farklılıklar, kültürel zenginlik olarak görülmelidir”

İslam dininin can taşıyan her varlığa merhametle yaklaşmayı hayatın ana ilkesi olarak belirlediğini anımsatan Erbaş, dini, dili, ırkı, cinsiyeti, ne olursa olsun onurlu ve güvenli bir hayatın tüm insanların en temel hakkı olduğunu dile getirdi.

Bu hakkın asla ihlal ve ihmal edilemeyeceğini vurgulayan Erbaş, şunları kaydetti:

“Bu sebeple bütün farklılıklar, birlikte yaşama noktasında kültürel bir zenginlik olarak görülmelidir. Başkalarının haklarını çiğnemedikçe, herkes toplum içinde kendi tercihine göre hayat sürme hakkına sahiptir. Peygamber efendimiz de yaptığı tebliğde, herhangi bir ayırım, sınıf farkı gözetmeksizin bütün insanlığı muhatap almıştır. Dolayısıyla çatışmacı söylem ve icraatların, ayırımcılığın, şiddetin, nefretin İslam düşüncesinde asla yeri yoktur. İslam medeniyeti bütün insanlığı kucaklayan barış ve merhamet medeniyetidir. İnanç, fikir, düşünce hürriyeti, medeniyetimizin en bariz özelliklerindendir. Bu nedenle Batı’nın sorunlu İslam algısı karşısında, dinimizin ve medeniyetimizin temel değerlerini, evrensel ilkelerini insanlığa duyurmak, üzerimizdeki en hayati sorumluluktur. Bunu yaparken de küresel ve yerel boyutlarıyla medya unsurunu dikkate alma ve bilişim çağının araçlarını etkili bir şekilde kullanma mecburiyetimiz olduğunu vurgulamak isterim.” ???????

]]>
https://www.haber60.com.tr/diyanet-isleri-baskani-ali-erbas-medya-islam-karsitliginin-en-etkin-faktorlerinden-biridir/feed/ 0