‘BERAAT ETMESİNDEN ÜZGÜNÜZ’
Akman ailesinin avukatlarından Özden Başak, “Bir önceki duruşma çıkışında da söylemiştim. Bu canilere verilecek hiçbir ceza bizim kaybımızı geri getirmiyor. Sayın mahkemenin katil hakkında herhangi bir indirim uygulamadan en üst hattan ceza vermesi bir hukukçu olarak bu mevcut konjonktürde bizi tatmin ediyor. Fakat azmettiren olduğu çok ortada olan birinin beraat etmesinden dolayı çok üzgünüz. Bununla alakalı hukuk mücadelemiz sonuna kadar devam edecek” dedi.
‘DAĞ FARE DOĞURMUŞTUR’
Akman ailesinin avukatlarında İbrahim Erenci ise öfkeyle ve hamasetle konuşmadığını ancak bu kararı asla ve zinhar kabul etmediklerini belirtti. Bu davayla ilgili gidilebilecek her yere aileyle gideceklerini kaydeden Avukat Erenci, “Bunun için de Adalet Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı, Adalet Komisyonu Başkanlığı, Türkiye Büyük Millet Meclisi, gerekirse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne gideceğiz. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne gideceğiz. Öyle bir şey düşünün ki evden çıkıyorsunuz ve hiç tanımadığınız, oturup bir bardak çay bile içmeyeceğiniz biri gelip sizi 25 bıçak darbesiyle öldürüyor ve buna azmettirdiği açık olan bir baba var. 24 yıl katile ceza veriliyor ve bu 24 yılda muhtemelen benim hukuki bilgimle konuşuyorum. İstinafta 12 yıldan fazla verilemez diyerek bozup gönderilecek. Bu kararı kabul etmemiz mümkün değil. Sayın mahkemeye duruşma esnasında da hukuk yaratmaları gerektiğini söyledim. Ama maalesef bu mümkün olmadı. Heyet sabırla herkesi dinledi ama verdiği karar amiyane olacak ama daha fare doğurmuştur. Böyle bir karar olmaz. Bu karar kabul edilebilir bir karar değildir. Bu karar kim ne derse desin bizim bir hukuk devleti olmaktan çok kanun devleti olduğumuzun delili sayılıyor. ‘Kanun böyle diyor, yapacak bir şey yok’ şeklindeki bir gerekçeyi asla ve zinhar kabul etmiyoruz” diye konuştu.
‘AZMETTİRME İÇİN NE İSTENİYOR’
Avukat Erenci şöyle devam etti:
“Mahkeme heyeti, azmettirme konusunda yaklaşık 11 tanık dinlendi. Hepsi aynı cümleleri kullandı. ve azmettirdiği çocuğu, ‘Ben bir çocuk yetiştirdim. Ben mermi gibi bir çocuk yetiştirdim. O evin önünde bir olay yapacağım. Bütün Balıkesir bunu duyacak’ dediğini tanıklar belirtmiş olmasına rağmen, daha ne isteniyor? Eldeki mevcut delil durumuna göre azmettirmenin sabit olduğu, sübut kazandığını düşünüyoruz. Bu konuda mahkemenin değerlendirmesine bu yönüyle katılmıyoruz. İlk duruşmadan 1 gün önce, baba-oğul 10 dakika 33 saniye görüşüyorlar cezaevinden cezaevine. Ne konuştular sizce? Firma kontrolünde olduğu için telefon görüşmeleri kayıt alınamamışmış. İçeriğini bilmiyoruz yani. Biz biliyoruz. İçeriği ne olabilir? Şunu söyle. Bunu söyleme. Mahkemede pişmanız bile demediler. Üzgünüz bile demediler. Sonuna kadar gideceğiz.”
Ata Emre Akman’ın babası Erol Akman da hukuk mücadelesine devam edeceklerini belirtip, “Bütün tanıkların ifadesi dikkate alınmaksızın ‘Azmettirmeyle ilgili yeterli kanıt bulunamamıştır’ diyerek sanığın beraatine karar verilmesini gönlüm, yüreğim, ciğerim kabul etmiyor. Tahmin ediyorum benimle beraber bütün Türk halkı da bunu kabul etmeyecektir. O nedenle kabul etmediğimiz bu konuyla ilgili avukatımızın da söylemiş olduğu gibi, bugüne kadar fedakarlık yapmakla geçti ömrümüz, bundan sonra da bu dava için her türlü fedakarlık yapmaya devam edeceğiz” dedi.
‘CEZA İNFAZ YAASI DERHAL DEĞİŞMELİ’
Ata Emre Akman’ın annesi Zuhal Akman ise duygusal anlar yaşanmasına neden oldu. Anne Akman, “Kameralar sadece beni görüyor Ata’ya bakın. Ata her yerde. Hepinizin gözünün içinde. Ata her yerde. Mahkeme heyetine teşekkür ediyorum. Gerekçeli kararı Adalet Bakanlığı’na ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Komisyonu’na gönderdi. Yani onlar da bu kararı vermekten mutlu değil. Vicdanen azap çekiyorlar. Ceza, infaz, yasaları derhal değişmeli. Burada anayasal bir suç işleniyor. Suçu ve suçluyu övmek. Suç cinayet, suçluya verilen bu ceza, azmettiriciye verilen bu ceza da suçluyu övmektir. Bu sadece insanlara karşı değil, bu Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı işlenmiş bir suçtur. Bu ülkede azmettiricilik bir suçtur. Can almak suçtur, katillik suçtur. Ata her yerde. Atayı görüyorsunuz. Daha Ata’yı çok göreceksiniz. AYM’de göreceksiniz. AHİM’de göreceksiniz. Dünyanın her yerinde göreceksiniz. Çünkü Ata’nın sadece Türkiye’de sevenleri yok. Sevmek yürektedir. ve herkeste görüyorum ki, gördüğüm ya da görmediğim herkeste yürek var.”
‘UMARIM İSTİNAF MAHKEMESİ’NDE GEREKLİ DÜZENLEMELER YAPILIR’
Akman Ailesi’ne destek için duruşmayı takip eden CHP Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu da duruşma çıkışında yaptığı açıklamada, “Açıkça söylemek gerekirse şahsi görüşüm verilen kararın kamuoyunu tatmin etmediği yönünde. Her ne kadar hapis cezası alsa da azmettirdiği düşünülen babasının beraat etmesi, daha doğrusu tahliye edilmesi kamu vicdanını yaralamıştır. Bütün duruşma süresince özellikle bugünkü celsede hem yürekleri parçalayan manzaralara, hem de sanıkların ifadelerinde nefret ve acı duygularını yaşadık. Umarım gerekli yasal düzenlemeler yapılarak kolluk kuvvetlerimiz, gerekli önleyici tedbirleri alarak, bu tip cinayetlerin bundan sonra tekrarlanmasını önleyecek, sokaklarımızda gençlerimizin, kadınlarımızın serbest bir şekilde dolaşmasına imkan tanınacak. Bir olay düşünün ki, sanıklar tarafından kesinlikle tanınmayan Ata Emre Akman sadece kendi bütçesine katkı sağlamak için bir restoran zincirinde çalışıyor, motokurye olarak çalışıyor, siparişi götürüyor ve evin önünde hiç tanımadığı bir kişi tarafından hunharca 25 bıçak darbesiyle katlediliyor. Bu dava bence bundan sonraki süreçte bir emsal olmalıydı. Fakat bu emsal, bu caydırcılık birinci derece mahkeme tarafından yerine getirilemedi. Umarım istinaf mahkemesinde gerekli düzenlemeler yapılır, adalet tecelli eder” dedi.
Fatih Emrah ERDOĞAN/ BALIKESİR,
]]>DAVA, 12 TEMMUZ’A ERTELENDİ
Savcılık, Ata Emre Akman’ı öldüren E.Ö. hakkında ‘Canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme suçu’ndan 18 yıldan 24 yıla kadar hapis cezası istedi. Ayrıca ‘Silah taşımak’ suçundan da 6 aydan 1 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Orhan Ö. için ise ‘Canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürmeye azmettirme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi. Savcılık, ayrıca haksız tahrik indirimi ve 62. madde kapsamında öngörülen takdir indiriminin uygulanmamasını, ceza verilirken asgari hadden uzaklaştırılması yönünde mütalaasını verdi. Akman ailesinin avukatları da hiçbir indirim uygulanılmamasını talep etti. Dava, 12 Temmuz’a ertelendi. Duruşma bitiminde, Ata Emre Akman’ın annesi Zuhal Akman ve ailenin avukatları açıklamada bulundu.
‘EN ÜST SINIRDAN CEZALANDIRILMASI TALEBİNDE BULUNULDU’
Akman ailesinin avukatlarından Özden Başak, “Hiçbir karar bizim çocuğumuzu geri getirmiyor. Biz insani açıdan baktığımızda mutsuzuz. Ama hukuki açıdan değerlendirdiğimizde mahkeme gerçekten çok hızlı bir şekilde yargılamayı yürüttü. Hem katil hem babası açısından istenebilecek en üst sınırdan savcılık mütalaa açıkladı. Bu anlamda içimizde biraz da olsa bir soğukluk oldu. Ne haksız tahrik indirimi ne de 62. madde kapsamında öngörülen takdir indirimi uygulanmaksızın en üst sınırdan cezalandırılması talebinde bulunuldu şu anda” dedi.
‘CEZA İNFAZ YASASI DEĞİŞMELİ’
Akman ailesi avukatlarından İbrahim Erenci ise mevcut ceza ve infaz yasalarının suçlulara adeta suç kredisi çıkardığını belirterek, “Bizim mevcut ceza yasamız ve infaz yasamız gerçekten vicdanları kanatıyor. Suçlulara adeta, suç kredisi açıyor. Genel anlamıyla değerlendirildiğinde Cumhuriyet Savcılığı’nın mütalaası hukuki eksende meslektaşımın da dediği gibi son derece uygun. Bizim hepimizin kabul edebileceği gibi. Neden? Çünkü babanın azmettirdiği yönünde, katilin de canavarca hisle öldürmesi sebebiyle cezalandırılmasını ve alt sınırdan da uzaklaşılması gerektiğini söyledi savcılık makamı. Yani, bu üst sınıra yakın demektir. Biz de kravat indirimi, iyi hal indirimi gibi ceza indirimlerinin uygulanmasından bıktık, usandık. Ceza verildikten sonraki infaz süreci de insanın canını yakıyor. Yani kimin canını yakıyor biliyor musunuz? Suç işlemeyen, devletine bağlı, yasalara bağlı insanların yüreğini kanatıyor. 17 yaşındadır, 1 yıl, 2 yıl sayılıyor. Yani önümüzdeki seneye 2 yıl yatmış olacak. 2 yıl yattıktan sonra açık cezaevine çıkacak. İnfaz yasamız, adeta suçlara kredi açıyor. Suç işleyin, ‘Ben burada indirim yapacağım. 4 bölü 3, 3 bölü 2 indirim yapacağım, iyi hal nedeniyle seni açığa alacağım. Eğer iyi çocuk olursan seni izne çıkaracağım. İzinli günlerin olacak’ diyor. Ama bizim Ata’mız toprağın altında yatıyor. Bunun kabulü mümkün değil. Verilecek en ağır ceza bile bizi mutlu etmeyecektir. Fakat, mutluyuz demiyorum, sadece savcılığın mütalaası tatminkardır, diyorum. Beklentilerimizle örtüşmüştür, diyorum. Ben, mahkeme heyetinden ki bunu yapmaya muktedirdir, hakimin bir karar alanı vardır ve bu karar alanı içine kimse giremez. Burada hukuk üretebilirler. Büyük bir karara imza koyabilirler” dedi.
’25 KEZ BIÇAK SALLAYAN BİR SOSYOPATA, NASIL ÇOCUK DERSİNİZ?’
Avukat Erenci, heyete söylediği sözleri bir kez daha tekrarlayarak, “17 yaşında olması onun çocuk olduğunu göstermez. Aile mahkemelerimizde 15 yaşında ailenin muvafakatiyle çocuğu evlendiriyoruz. O zaman yetişkin oluyor. O zaman oluyor da, 17 yaşında, 25 kez bıçak sallayan bir sosyopata, nasıl çocuk dersiniz? Bunu kabul etmiyoruz. Asla kabul etmiyoruz. Sanık avukatları süre istedi. Önümüzdeki duruşmada sanıyorum karar verilecek” diye konuştu.
AKMAN: BURASI KUVA-Yİ MİLLİYE ŞEHRİ
Ata Emre Akman’ın annesi Zuhal Akman ise adliye çıkışında konuşma yaptı. Balıkesir’de yaşayan vatandaşlara da seslenen Akman, “Burası Balıkesir. Burası küçük, güzel bir şehir. Kuva-yi Milliye şehri burası. Tekrar yeniden bir Kuva-yi Milliye yaratmalıyız, yapabiliriz. Sadece Ata için demiyorum. Buradaki bütün çocuklar, gördüğümüz görmediğimiz, tanıdığımız tanımadığımız Çağlalar, Sedefler, Gizemler için, herkes için. Canlar için, Akınlar için, hepsi için. Önce çocuklar. Çünkü bizimkiler çocuk. Sonra bizler için. Biz de kolay gelmedik. Yani bıçağın mutfak dışında kullanıldığını burada gördük. Buna bir ‘dur’ dememiz gerekiyor. Ceza infaz yasaları değişmesi gerek. Hemen, şimdi, derhal. Ata’dan beri kaç tane çocuk öldü? Kaç tane katil çocuk olarak yargılanmaya başlayacak. Dün Kocaeli’de müdür yardımcısı öldürüldü, 18 yaş altı. Eline silahı nereden alıyor? Ata’nın babasının silahı var. Ata eline silah almadı. 18 yaşının altında silahlı müdür yardımcısını vuruyor. Ceza infaz yasaları derhal değiştirilmeli. Bunu Türk halkı istiyor. Meclis bunu duymak zorunda artık. Meclis’e de geleceğim.” ifadelerini kullandı.
Fatih Emrah ERDOĞAN/ BALIKESİR,
]]>Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesindeki ilk celsede, hakkında “tasarlayarak canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme” suçundan dava açılan E.Ö, tutuklu bulunduğu cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla ifade verdi. Hakkında “tasarlayarak ve canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürmeye azmettirme” suçundan dava açılan sanık baba Orhan Ö, maktul Ata Emre Akman’ın babası emekli albay Erol Akman, annesi Zuhal Akman ve taraf avukatları ise duruşma salonunda hazır bulundu.
Savunmasını yapan E.Ö, kendisini babaannesinin büyüttüğünü belirtti. Sanık E.Ö, babasının önceden birlikte yaşadığı Sultan D. ile 2013’te çeklerinin çalınması nedeniyle anlaşmazlık yaşamaya başladıklarını iddia etti.
Sultan D’nin evini taşladığına dair hakkında şikayet bulunduğunu kaydeden E.Ö, “Ancak böyle bir eylem gerçekleştirmedim. Sultan’ın babamın beni yönlendirmesiyle kendisine küfrettiğim beyanları gerçek dışıdır. Sultan’la ilgili olarak babamla özel bir konuşma ya da görüşmemiz olmadı.” dedi.
Olay günü babası ve onun arkadaşlarıyla önce Edremit Körfezi’ne, ardından bazı lokantalara gittiklerini ifade eden E.Ö, gün boyu yaklaşık 20 bira içtiğini anlattı.
O gece 23.30 gibi babasıyla evlerine geldiklerini, onun sızıp kaldığını kendisinin ise balkonda sigara içtiğini dile getiren E.Ö, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Sultan’ın kızı Hazel’in attığı mesajı gördüm. Sultan’ın sürekli olarak babama ve bana hakaret etmesi ve bizimle uğraşması aklıma geldi. Ben sürekli bıçak taşırım. Bunun üzerine masa üzerinde duran bıçağı alıp çıktım. Yolda elime taş da aldım. Alkolün etkisiyle bir kısmını düşürdüm, kalanları da bıraktım. Daha sonra binaya genç birinin girdiğini gördüm. Çıkışta bu şahsa Sultan’ın evine niye geldiğini sordum. Bana, ‘Motorla mendil satıyorum görmüyor musun?” dedi. ‘Sultan D’ye mi geldin?’ deyince, ‘Ebru Gündeş’e, Ebru Yaşar’a geldim.’ dedi. ‘Niye benimle tersleşiyorsun?’ dedim. Bu aşamadan sonraki kısımları hatırlamıyorum. Bıçağı bir defa salladığımı hatırlıyorum. Sonrasında elimdeki kanları gördüm. Giderken de bıçağı atmışım.”
Mahkeme başkanının, maktule 25 defa bıçak salladığını ve 15’inin isabet ettiğini söylemesi üzerine E.Ö, “Ben her ne kadar 25 defa bıçak sallamışsam da o gün o hisse beni neyin sevk ettiğini hatırlamıyorum.” yanıtını verdi.
E.Ö, 12 yaşından beri alkol kullandığını bildirerek, olay öncesi babasının kendisini Sultan D. ya da onun evine gelen kişilere yönelik bir yönlendirmesinin olmadığını sözlerine ekledi.
“Kendini de beni de yaktın”
Sanık Orhan Ö. de Sultan D. ile bir süre dini nikahlı yaşadıklarını, bir çocukları olduğunu ve ayrıldıklarını belirtti.
Sultan D. ile ayrıldıklarını, onun başka birisiyle evlendiğini ifade eden Orhan Ö, “Ondan kurtulduğumu düşündüm ancak bizi takıntı haline getirdi. Aramızda eskiye dayanan sürtüşmeler, bundan dolayı birden fazla dosya bulunmaktadır.” diye konuştu.
O gece eve döndüklerinde uyuduğunu kaydeden Orhan Ö, “Daha sonra polisler geldi. Karakolda kendisiyle karşılaştım. ‘Niye adama zarar verdin?’ diye sordum. ‘Kendini de beni de yaktın’ dedim.” ifadesini kullandı.
Maktulün annesi Zuhal Akman ise oğlunun Balıkesir’de öğrenim gördüğünü ve olayı sonradan öğrendiğini belirtti. Akman, “Kurye olarak işe başladığından sonradan haberdar oldum. Çocuğumu canice katleden sanıklardan şikayetçiyim.” dedi.
Baba Erol Akman, ifadelerde oğlu Ata Emre’nin adının geçmemesi nedeniyle sanıklara tepki göstererek, en ağır şekilde cezalandırılmalarını istedi.
Sultan D. ve diğer tanıkların dinlenilmesiyle devam eden duruşmaya ara verildi.
Bu arada, Ata Emre Akman’ın ailesine destek olmak amacıyla adliyeye gelen CHP Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, motokuryeler ve çok sayıda kişi ise gelişmeleri takip ediyor.
Bağcıoğlu, gazetecilere yaptığı açıklamada, Akman’ın annesi ve babasına destek vermeye devam edeceklerini söyledi.
Akman ailesine hukuki süreçte her türlü desteği sağlayacaklarını dile getiren Bağcıoğlu, “Sevgili Ata’nın manevi huzurunda kendisine rahmet diliyorum. İnşallah adalet tecelli edecek. Duruşmada adaletin galip geldiğini göreceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.
Olay
Balıkesir Üniversitesi Turizm Fakültesi Turizm Rehberliği Bölümü öğrencisi 20 yaşındaki Ata Emre Akman, 5 gün önce motokurye olarak çalışmaya başladığı firmaya sipariş edilen pizzayı teslim için 11 Mayıs’ta Karesi ilçesi Karaoğlan Mahallesi Emir Sokağı’na gitmişti.
Pizzayı verdikten sonra sokağa park ettiği motosikletine doğru yürüyen Akman’ın yanına gelen E.Ö, üniversite öğrencisine bıçakla saldırmıştı. Akman olay yerinde hayatını kaybetmiş, kaçan E.Ö. polislerce yakalanmasının ardından çıkarıldığı hakimlikçe tutuklanmıştı.
Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, katil zanlısı E.Ö’ye “tasarlayarak canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmesi istendi. Sanık hakkında yaşının 18’den küçük olması nedeniyle “Fiili işlediği sırada 15 yaşını doldurmuş olup da 18 yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında suç, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde 14 yıldan 20 yıla, müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde 9 yıldan 12 yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.” maddesinin uygulanması talebinde bulunuldu.
İddianamede, Orhan Ö’nün ise “tasarlayarak ve canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürmeye azmettirme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılması ve alt soy ilişkisinden doğan nüfuz kullanılmak suretiyle suça azmettirme hali nedeniyle cezasının artırılması talep edildi.
]]>