Akgül – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Tue, 05 Mar 2024 00:18:04 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Adana’da İşkenceyle Öldürülen Genç Kızın Anneden Acı İtiraf https://www.haber60.com.tr/adanada-iskenceyle-oldurulen-genc-kizin-anneden-aci-itiraf/ https://www.haber60.com.tr/adanada-iskenceyle-oldurulen-genc-kizin-anneden-aci-itiraf/#respond Tue, 05 Mar 2024 00:18:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=15323 Adana’da öldürüldükten sonra portakal bahçesinde gömülen genç kızın acılı annesi, kızının 5 kişi tarafından işkenceye uğrayıp, aç susuz bırakıldıktan sonra öldürüldüğünü öne sürdü. Acılı anne gözyaşları içinde kızını öldüren 2 kişinin hala firar olduğunu da söyledi.

Olay, 14 Şubat’ta akşam saatlerinde, Yumurtalık ilçesi Asmalı Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre Emrah ve Sihan Akgül çiftinin 3 çocuğundan en küçüğü olan İpek Akgül (18), portakal bahçesinde tartıştığı Yaşar B. tarafından tabancayla başından vurularak öldürüldü. Şüpheli, daha sonra genç kızı bir tarlada bulunan su kuyusuna gömdü. Genç kızı öldüren Yaşar B., jandarmayı arayarak kendini ihbar etti. Bölgeye gelen jandarma ekipleri Yaşar B.’yi gözaltına aldı. Şüpheli daha sonra ekiplere genç kızı gömdüğü yeri gösterdi, kızın cesedi kuyudan çıkartıldı. Yapılan otopsisinin ardından genç kızın cenazesi Küçükoba Mezarlığına defnedildi.

“İşkence yapıp aç susuz bırakılıp öldürülmüşler”

Genç kızın annesi Sihan Akgül, “Sevgililer günü cinayeti değil önce söyleyeyim size. Sevgililer gününün kurbanı değil. Sevgilisi yoktu benim kızımın. Kızım dört beş kişi tarafından hunharca işkence uygulanıp aç susuz bırakılıp ondan sonra çırılçıplak bedeniyle portakal bahçesinde gömmüşlerdi. Benim kızımın her tarafından kırık vardı, çürük vardı. Aşırı derecede dayak yemişti” diye konuştu.

Kızının neden öldürüldüğünü bilmediğini ve sadece 3 kişinin yakalandığı dile getiren anne Akgül, “İki kişinin hala firari gezdiğin biliyorum. Sadece şunu istiyorum. O canilere şunu seslenmek istiyorum. Sen, benim kızımdan ne istedin? Şu üzerimdeki onun tişörtü. Her gün bu üstümde ve ben her gün bu yasta eriyorum bitiyorum. Sen böyle kaçarken, dolaşırken, nefes alıp verirken, benim kızım sana ne yapmış olabilir ki? Günlerce sen kızıma işkence gördürdün. Benim kızımın canını yaktın. Gözlerimin içine bak. İnan et senin sonun geldi. Devlet senin yakanı bırakmayacak. Bugün yarın alınacaksın. Adalete teslim olacaksın, adalete sonsuz güvenim var”

dedi.

“İpek’i unutmayalım, biri sürü İpek’ler var”

Anne Akgül, “İpek Akgül’ü unutmayalım, gerçekten unutmayalım. Bir sürü İpek Akgül’ler var. Boşu boşuna toprağın altında. Çok güzeldi benim kızım. Toprağın altına niye gömdün sen onu? İki kere gömdün. Bir portakal bahçesinde gömdün, ikinci ben kendi elimle yavrumu mezara koydum. Sen bana niye bunu yaşattın? Kızımı tanımıyorsun, etmiyorsun. Biz sana ne yapmış olabiliriz, sadece ben bunu söylüyorum” ifadelerine yer verdi.

“Her gün bir kız ölüyor”

Bir sürü kadının öldüğüne değinen acılı anne Akgül, “Her gün bir tane kız ölüyor, yazık günah değil mi annelerimize? Yazık günah değil mi bize? Ben her gün aklımı yitiriyorum. Kızımın hayali geliyor ama ben kızıma dokunamıyorum. Kızımı görüyorum ama kızım yok, kayboluyor ortadan. Kurbanınız olayım, bunun peşini bırakmayalım. Her gün bir ceset bulmayalım” diye konuştu.

“Sen bir canisin, canavarca kızımı katlettin”

Evladını öldürenlere ‘bunu neden reva gördün’ diyerek seslenen acılı anne Akgül, “Biz sana ne yaptık? Sana hayvan demiyorum. Sen hayvan bile olamazsın. Sen bir canisin, sen bir canavarsın. Canavarca onu katlettin. Neden? Sana ne yaptık? Biz sana ne yaptık, ailesi vardı. O kimsesiz değildi. Seni ben adalete havale ediyorum. Umarım müebbet yersin” dedi. – ADANA

]]>
https://www.haber60.com.tr/adanada-iskenceyle-oldurulen-genc-kizin-anneden-aci-itiraf/feed/ 0
Depremzede Kadınlara Dikiş Eğitimi Veren Terzi https://www.haber60.com.tr/depremzede-kadinlara-dikis-egitimi-veren-terzi/ https://www.haber60.com.tr/depremzede-kadinlara-dikis-egitimi-veren-terzi/#respond Fri, 23 Feb 2024 08:51:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=11240 İstanbul’da 30 yıldır terzilik yapan Züleyha Akgül, Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen Hatay’da çadırda oluşturduğu atölyede depremzede kadınlara dikiş öğreterek, aile bütçelerine katkı sağlamaları için destek oluyor.

Züleyha Akgül, uzun yıllardır yaptığı terzilik mesleğine, 2 yıl tasarım 2 yıl da modellik eğitimi aldıktan sonra başladı.

Bir taraftan okula gidip bir taraftan çalışan Akgül, bir süre Nişantaşı’nda çalıştıktan sonra sonunda hayallerini kurduğu butiğini Kadıköy’de açtı.

Burada eskiyle yeniyi birleştirerek kendine has bir stil oluşturan Akgül, diktiği kıyafetlerle semt sakinlerinin de dikkatini çekti. Akgül, terzilik mesleğini sürdürürken bir yandan da kadınlara dikiş eğitimi vermeye başladı.

Akgül’ün öğrencileri arasında ev hanımlarının yanında, diş hekimi, doktor, avukat gibi çeşitli mesleklerden kadınlar da yer aldı.

Verdiği bu eğitimler sayesinde bir şey dikmenin, ortaya koymanın kadınlar üzerindeki olumlu etkisini gören Akgül, bu etkiyi depremzede kadınlar üzerinde de oluşturmak için harekete geçti.

Züleyha Akgül, 6 şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen bölgedeki kadınlara destek olmak amacıyla Hatay’a gitti.

Burada, çadırda kurduğu atölyede depremzede kadınlara dikiş eğitimi vermeye başlayan Akgül, onların hem meslek sahibi olmalarını hem de aile bütçelerine katkıda bulunmalarını sağlıyor.

“Depremzedelere nasıl dokunurum düşüncesiyle yola çıktım”

Züleyha Akgül, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 11 ili etkileyen ve asrın felaketi olarak nitelendiren depremlerin ardından, bir terzi olarak, “Depremzedelere nasıl dokunurum.” düşüncesiyle yola çıktığını söyledi.

İlk önce aklına çocuklara oyuncak yapmak geldiğini aktaran Akgül, şöyle konuştu:

“Defne’de ilk kez Ramazan Bayramı’nda çocuklarla buluştuk. Bezlere pamuk doldurup, kaş, göz çizerek birlikte oyuncaklar yaptık. Oyuncak yapmanın çocuklar üzerinde ne kadar olumlu etki yaptığını görmek bizi de çok mutlu etti. Daha planlı ve programlı ne yapılabilir düşüncesiyle Kırkyama Kadın Dayanışması ve Çağdaş Yaşam Atölyesi ile irtibata geçtim. Onlar sayesinde çadırda, konteynırda, bahçede çocuklarla bir araya gelip oyuncaklar yaptık.”

Akgül, çocuklarla oyuncak yapma etkinliğine annelerin de katılım gösterdiğini fark etmesi üzerine “Neden annelere de dikiş öğretmiyoruz?” sorusunun aklına geldiğini ve bunun için kollarını sıvadığını anlattı.

“Çadırda 5 makinayla 8 gün boyunca eğitim verdik”

Züleyha Akgül, daha sonra hayırseverlerin yardımıyla Hatay’a makine, kumaş ve dikişle ilgili malzemeler götürüp, kadınlar için bir terzilik kursu başlattıklarını aktardı.

Depremzede kadınlarla ilk terzilik kursunu Kurban Bayramında başlattıklarını dile getiren Akgül, “Çadırda 5 makinayla 8 gün boyunca eğitim verdik. Bu eğitimin ardından hayırseverler ve yerel yönetimlerin katkısıyla makina sayımızı artırdık bir anlamda sanayileşmiş olduk. Eğitime devam edip, projeye yeni kadınlar ekledik. Depremzede kadınlar meslek edinsin, ev bütçesine katkı sağlasın ve fason atölyelerine iş yapabilsin istedik. Şu an atölyemizdeki kadınlar dikiyor ve ürettiğini satıyor.” şeklinde konuştu.

Akgül, hala çadırda atölye çalışmalarını sürdürdüklerini dile getirerek, “Başta bir konteynır ya da prefabrik bir yapıya ihtiyacımız var. Kumaş ve makinanın yanı sıra kadınların yaptıkları ürünleri satacakları yeni pazarlara da ihtiyacımız var.” dedi.

“Yaklaşık 50 kadına dikiş eğitimi verdik”

Bir meslek öğrenip, dikiş dikmeye başlayan kadınların psikolojilerinde olumlu yönde bir farklılık gözlemlediğini vurgulayan Akgül, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Kadınlar, dikiş diktikleri sürece yaşadıkları acıdan uzak kalmış oldular. Bir depremzede kadının aldığı eğitimden sonra ‘İlk kez kendi paramı kazandım ve cebime koydum, bunu beni çok mutlu etti.’ demesi bizi ondan çok daha mutlu etti. Kadınlar ne yapabildiklerini gördükçe daha çok motive oldular. Bir şey üretmenin hissiyatı onları bir anlamda hayata bağladı. Yaklaşık 50 kadına dikiş eğitimi verdik. Şimdi bu kadınlar kendi ayaklarının üzerinde durup, ailelerinin geçimine katkı sağlıyor. Gerek yeni şeyler dikerek, gerekse paça tadilatı gibi basit işlemler yaparak ekmeklerini kazanıyorlar.”

Akgül, yaklaşık 10 aydır devam eden projenin daha çok kadına ulaşmasını istediklerinin altını çizdi.

Hatay’daki bu projeyi tam anlamıyla oturtabildiklerinde diğer deprem bölgelerine giderek başka kadınlara da dikiş eğitimi vermek istediklerini aktaran Akgül, “11 ilde tüm kadınlara ulaşmak istiyoruz. Bir kadına dokunmak, onun çocuğuna ailesine dokunmak demek. Anne mutlu olunca çocuk da ailede mutlu oluyor.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/depremzede-kadinlara-dikis-egitimi-veren-terzi/feed/ 0
Antalya’da Birinci Dünya Savaşı’ndan Kalma Savaş Mevzileri Keşfedildi https://www.haber60.com.tr/antalyada-birinci-dunya-savasindan-kalma-savas-mevzileri-kesfedildi/ https://www.haber60.com.tr/antalyada-birinci-dunya-savasindan-kalma-savas-mevzileri-kesfedildi/#respond Fri, 05 Jan 2024 07:54:27 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=2342

ANTALYA’da, Birinci Dünya Savaşı’ndan kalma, 2 kilometre uzunluğunda savaş mevzileri ve komuta kontrol merkezi keşfedildi. Mevziler hakkında tespit ve tescil çalışmaları yapan emekli albay Suat Akgül, “Bütün olarak düşündüğümüzde hem Antalya hem Akdeniz kıyısında bu şekilde büyük, geniş ve korunaklı siperlerin olması bir ilktir” dedi.

Birinci Dünya Savaşı sırasında Harbiye Nazırı Enver Paşa’nın emriyle, Antalya’nın karadan ve denizden işgalini önlemeye yönelik yapılan mevziler, tesadüfen bulundu. Birinci Dünya Savaşı’ndan kalma Antalya Bölgesi’nin ilk savaş mevzilerinin kalıntıları, 2020 yılında Antalya Hayvanat Bahçesi’nde çalışan bir görevli tarafından fark edildi. Görevlinin durumu tanıdığı bir emekli albaya iletmesi üzerine Antalya’da yaşayan emekli öğretmen albay Dr. Albay Suat Akgül ile iletişime geçildi. Türkiye Emekli Subaylar Derneği (TESUD), Türkiye Emekli Astsubaylar Derneği (TEMAD), Antalya Karatay Çalışma Grubu gibi sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte çalışan Suat Akgül, Antalya’da ilk kez ortaya çıkarılan Birinci Dünya Savaşı’na ait savaş mevzileri ile siperlerin detaylarını DHA’ya açıkladı.

Uzun yıllar Kara Harp Okulu’nda tarih derslerinde öğretmenlik yaptığını aktaran Akgül, Genelkurmay Askeri Tarih ve Stratejik Etüt Daire Başkanlığı’nda (ATASE) Arşiv Şube Müdürü görevindeyken Çanakkale, Kütahya- Eskişehir, Sakarya ve Büyük Taarruz Muharebe bölgelerinde saha araştırmalarında bulunup Eskişehir-Tandır bölgesindeki siperlerin tespiti konusunda çalışmalar yaptığını söyledi. Akgül, Sakarya Harbi muharebe bölgesinde Polatlı-Basrikale mevzilerinde ve diğer siperler hakkında incelemelerde bulunduğunu anlattı. 4 yıl önce Antalya Hayvanat Bahçesi sınırlarında bulunan mevziler üzerine kendisiyle iletişime geçildiğini aktaran Akgül, “Mevzilerle ve siperlerle ilgili tecrübem olduğu için beni buldular. Ben de burada değerlendirmeler yaptım. Türkiye Emekli Subaylar Derneği, Türkiye Emekli Astsubaylar Derneği’nden emekli albaylarla inceleme yaptık. Bunların Birinci Dünya Savaşı’ndan kalan siperler olduğunu tespit ettik. Bu; Antalya’da, hatta Akdeniz kıyısında bu şekilde büyük, geniş ve korunaklı siperlerin olması bir ilktir ve önemlidir. Birinci Dünya Savaşı’ndan kalmış canlı siperlerdir” dedi.

‘1917 YILINDA ENVER PAŞA’NIN EMRİYLE OLUŞTURULDU’

Mevzilerin yapım aşamasını anlatan Akgül, “1916 yılının başında Çanakkale Cephesi kapandığında gerek düşman kuvvetleri gerek bizim birliklerimiz Çanakkale cephesinden başka yerlere doğru ayrılıyor. Bizim birliklerimiz genellikle Aydın cephesine gidiyor. Düşman birlikleri, özellikle İngiliz birlikleri Akdeniz kıyısındaki çeşitli adalarda, Mısır İskenderiye bölgelerinde askeri birliklerini konuşlandırıyor. Bu noktada Akdeniz Bölgesi’ni sürekli gemileriyle taciz ediyor ve abluka altına alıyorlar. Özellikle Antalya bölgesini ablukaya almayı ve bir kara harekatıyla girileceğini değerlendiriyorlar. Bu noktada bu tehdidi değerlendiren genelkurmayımız, o zamanki Erkan-ı Harbiye askeri bir tedbir almak gerektiğini emir haline getiriyor. O dönemdeki siperlerin yapılmasıyla ilgili Enver Paşa’nın emriyle 1917 yılının sonlarında Antalya’ya ve kıyı bölgelerine emirler gönderiliyor. Bu bölgede savunma mevzilerinin yapılması ve düşmana karşı direnç noktalarının oluşturulmasına yönelik çalışmalar yapılıyor. İşte bu hayvanat bahçesinin içerisindeki siperler, 1917 yılının sonlarından itibaren oluşturulan siperlerdir” diye konuştu.

‘CANLI BİR ŞEKİLDE BOZULMADAN MUHAFAZA EDİLMİŞ’

Suat Akgül, açıklamasında, “Mevzilerin 2 kilometre civarında genişliği olduğunu düşünüyoruz. Ancak şu an inceleme yapabildiğimiz alan 250 metre civarında. Buranın doğal yapısı biraz taşlık kayalık olduğu için daha zor yapılmıştır. Onun avantajını bugün görebiliyoruz. Bugüne kadar canlı bir şekilde bozulmadan muhafaza edilmiştir” dedi.

Savaş mevzilerinin yanı sıra bölgede komuta kontrol merkezinin de keşfedildiğini açıklayan Akgül, “Çevresinde komuta kontrol merkezi, komuta idare merkezi ve aynı zamanda gözetleme merkezi var. Makineli tüfek nişancısının, sahra topunun mevzilendiği yerler var. Buralarda hem yol irtibat noktaları hem de gözetlemek için gözetleme mevzileri oluşturulmuş. Sadece siperlerin olduğu yer değil, aynı zamanda askeri birliğimizin de konuşlandığı yer. Anlıyoruz ki Milli Mücadele döneminde burada da bir askeri birlik muhafaza edilmiş. Antalya’nın bir şekilde işgali ve bölgede bir muharebe olması düşünülerek burada da bir askeri yapılanma oluşturulmuş” diye konuştu.

ANTALYA KIYILARI RAHATLIKLA GÖRÜLÜYOR

Burdur-Antalya yolu Kepezüstü’ne konuşlandırılan Kontrol Komuta Gözlem Merkezi’nin Antalya’nın her yerini görebilecek bir noktaya yapıldığına dikkati çeken Akgül, “Herhangi bir gemi Antalya kıyılarına geldiğinde dürbünle rahatlıkla görülebilecek bir mevkide. Burdur-Antalya yolu karşısında da siperler olduğunu biliyoruz. Buradaki siperlerin ve askeri yapılanmanın birinci amacı kıyı güvenliğini, ikinci amacı ise yol güvenliğini sağlamaktır” dedi.

‘BU ÖNEMLİ KEŞİF ANTALYA’DA BİR İLK’

Mevziler ve ‘Komuta Kontrol Merkezi’nin ilk kez keşfinin hem Antalya, hem de Türkiye açısından çok önemli olduğunu vurgulayan Akgül, şöyle konuştu:

“Birinci Dünya Savaşı’ndan kalan siperlerin Çanakkale’de, Sakarya’da olduğunu biliyoruz. Antalya Bölgesi’nde Birinci Dünya Harbi’nden ve Milli Mücadele döneminden kaldığını bilmiyorduk. Burada bunu tespit etmiş olduk. Bu alanın canlandırılarak, görsel desteklerle öğrencilere ve gelecek nesillere, turistlere görülebilecek bir hale getirilmesi istiyoruz. Milli Savunma Bakanlığı’nın, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın, Antalya Valiliği’nin, il kurum ve kuruluşlarının ilgisini bekliyoruz. Çanakkale gibi bir gezi, eğitim alanı olabilir. Bu siperleri ve gözetleme merkezini bütün olarak düşündüğümüzde hem Antalya hem Akdeniz Bölgesi açısından bu kadar canlı ve net mevzi ve siperler yoktur. O anlamda düşündüğümüzde bu çok önemli bir keşiftir ve Antalya’da ilktir.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/antalyada-birinci-dunya-savasindan-kalma-savas-mevzileri-kesfedildi/feed/ 0