
Kalaycıoğlu 2013 yılında yaşadıklarını şöyle anlattı: “Cansu’yla yazlıktaydık, o zamanlar hiçbir engeli yoktu. Yaz ortalarına doğru biraz kilo kaybetmeye başladı fakat bir yandan sürekli canı tatlı istiyordu.

Cansu’yu hastaneye götürdüm tek başıma taşıyarak. Akçay’daki 2 hastane de ilgilenmedi, İstanbul’a getirdik, Ataşehir’de bir hastaneye gittik. Doktor o gece tatile çıkacağı için kardeşime acil bir tedavi yapmaya çalıştı. Cansu iki güne yakın uyanamadı fenalaştı. Meğerse günlerdir 500 şekerle komadaymış. Kalbi 70 dakika boyunca durmuştu. Beynin yüzde 70’den fazlası hasarlıydı.”
Haber Kaynak : SABAH.COM.TR
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Vali Hulusi Şahin, MÜSİAD Antalya’nın düzenlediği Dost Meclisi toplantısının onur konuğu oldu. Toplantıya; Antalya Cumhuriyet Başsavcısı Yakup Ali Kahveci, Bölge Adliye Mahkemesi Başkanı Orhan Özdemir, kamu kurum müdürleri, esnaf odaları temsilcileri, banka bölge ve şube müdürleri, belediye ve STK temsilcileri ile çok sayıda iş adamı katıldı.
Dost Meclisi’nde konuşma yapan Vali Hulusi Şahin, Türkiye’nin önemli sivil toplum kuruluşlarından biri olan MÜSİAD Antalya’nın çalışmalarını takip ettiğini ve ülke ekonomisi ve istihdama katkı sağladıkları önemli projelerinden dolayı takdir ettiğini söyledi. Şahin, “Ülkemizin milli değerlerine bağlı, derdi memleket olan siz değerli MÜSİAD üyelerinin çalışmaları ve gayretleri ile daha fazla üretim ve ihracat yaparak ülkemizin kalkınması gerektiğini düşünüyorum. Türkiye olarak maddi ve siyasi gücümüz daha fazla olduğunda bu bölgede ve İslam coğrafyasında birileri bir şey yaparken Türkiye ne der nasıl davranır diye düşünmeli” ifadelerini kullandı.
Filistin’den bahseden Vali Şahin, “Bugün vermek istediğim mesaj Siyonizm’in nasıl insanlık dışı katliam, soykırım yaptığıdır. Bizler dünyada 1.8 milyar Müslüman bir olmalı, birlik olmalı ve buna son vermek için çalışmalıyız” dedi.
Karz-ı Hasen sandığı uygulaması
MÜSİAD Antalya’nın, Karz-ı Hasen ve Antalya Şube Meslek Lisesi Hamilik Projesi tanıtım videolarının izletilmesinin ardından Başkan Ali Akçay, öncelikle Karz-ı Hasen sandığından bahsederek, “Sadece MÜSİAD üyelerinin üye olabildiği belirli miktarda kısa vade faizsiz borç alınan bir sandık uygulamasıdır. 6 Şubat depreminden sonra MÜSİAD Genel Merkezi’nin Vakıf Katılım ile yaptığı protokol sonrası toplanan miktarın 3 katı kadar ve daha uzun vade tanınarak deprem bölgesinde bulunan üyelerimizin kullanımına sunulmuştur” dedi.
MÜSİAD Antalya ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile yapılan protokolde Meslek Lisesi Hamilik Projesinden de bahseden Akçay, meslek liselerinde 9. sınıftan itibaren işe başlatarak teknoloji, tecrübe, iş ahlakı ve aileye katkı noktasında fayda sağladıklarını ifade etti.
Personel sorununa çözüm bekleniyor
Türkiye’nin personel ve finansa ulaşım konusunda iki önemli sorunu olduğuna da değinen Akçay, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:
“Çevremizde personel sorunu sebebi ile işini tasfiye etmek, satmak isteyen insanlar fazlası ile mevcut. Bu sorunları çözmek için herkese iş düşüyor. Personel sorununun asıl kaynağı da 10 binlerce kişinin para kaybettiği ama konuşmadığı, 3-5 kişinin para kazandığı ve bunu çokça konuştuğu, borsa ve kripto paralar hakkında bilgi sahibi olunmadan herkesin rahatça ulaşabildiği, sadece gençler değil toplumda küçük esnaftan emeklisine kadar kolay para kazanma isteğidir. Borsaya ve kripto paraya erişimin denetimli ve kısıtlayıcı olması gerekmektedir. Şans eseri kazanan gereksiz örnek gösterilirken, aslında daha fazla yaşanan kayıplar da çok büyük infialler ile sonuçlanmaktadır. İnsanların izlediği filmlerde Hollywood’da nasıl Amerikan rüyası insanlara filmlerde işleniyor ise ülkemizde de yayınlanan dizi ve filmlerde sanayide çalışan bir başrol oluşturup gençlere rol model yapmalıyız. Üniversite okumuş gençlerin sadece beyaz yakalı ofiste çalışmak isteği yüzünden hiçbir sektörde iş gücü bulunamamaktadır. Üretim ve ihracat odaklı bir ülke konumuna gelmek için ne gerekiyorsa MÜSİAD Antalya olarak her türlü çalışmaya teşvik ve tavsiye edici, ihtiyaç halinde maddi ve manevi destekçi olmaya razı ve hazırız.”
Ali Akçay, sadece ülkede değil dünyada da enflasyonun artmasından ve buna bağlı olarak genel giderlerin de artması nedeniyle ülkedeki birçok büyük firmanın ekonomik sıkıntı içerisinde olduğunu vurguladı. “Bankaların finans erişimini kısıtlamaları çare değil daha büyük çöküşler getirecektir” diyen Akçay, sorunları şöyle özetledi:
“Ülkemizde son yıllarda artan konkordato sayıları da bunu ispatlamaktadır. Bu günleri atlatmak için birlik ve beraberlik içerisinde olmamız elzemdir. Dünyada ve ülkemizde geçerli olan; katma değer katarak üretim yapan sektörlerin önü açılmalı teşvikler ve destekler çoğaltılmalıdır. Şahsi değil ülke ekonomisi düşünülerek milli servet bilinci içerisinde hareket edilmelidir. Başkan olmadan önce söylediğim ve her platforma dile getirdiğim bir konu; ülke ekonomisi için neyi üretebiliyorsak ihraç etmeli, ithal etiğimiz ürünlerden tasarruf yapmalı, yerli ve milli ürünleri kullanmayı teşvik ve tavsiye etmeliyiz.”
Ali Akçay, sözlerinin devamında, “7 Ekim’den bu yana Orta Doğu’da yaşanan vahşetten dolayı Filistinli kardeşlerimize olan desteğimizi, yaptığımız programlar ve bağışlarla her fırsatta gösterdik ve göstermeye devam edeceğiz. Filistin konusu unutturulmamalı ve normalleştirilmemelidir” ifadelerini kullandı.
Akçay, katılım sağlayan üyelere ve misafirlere teşekkür ederek konuşmasını sonlandırdı. – ANTALYA
]]>TBMM Genel Kurulunda, grup başkanvekilleri yerlerinden söz alarak, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Saadet Partisi Grup Başkanvekili Bülent Kaya, Türkiye’de 17 milyon emeklinin ağır şartlar altında geçimlerini sağlamaya çalıştığını söyledi.
Emeklilerin feryat ettiğini savunan Kaya, “Yeri sıcak, koltukları rahat olan makam sahipleri emeklilerin sesini ve feryatlarını duymazlıktan gelmeye devam ediyor.” diye konuştu.
Emeklilere seslenen Kaya, “Size ‘zam mam yok’ diyenlere karşı ‘zam yoksa oy da yok’ derseniz emin olun tıpış tıpış size bu zamları verirler. Yoksa ’emeklilerimiz sıkıntı çekiyormuş, emeklilerimiz sıkıntı altında’ diyerek hiç kimse sizin şartlarınızı düzeltmez. Çünkü kendi koltukları sallanmadığı müddetçe sizin sancılarınıza bihaber kalmaya devam eder.” ifadelerini kullandı.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Erhan Usta, kamuda yardımcı hizmet sınıfındaki personelin, genel idare hizmetleri sınıfına geçiş yönünde talepleri olduğunu dile getirdi.
Doktora öğretim üyelerinin de ciddi sıkıntısı bulunduğuna işaret eden Usta, “Doçente, profesöre iş güvencesi var, asistana iş güvencesi var fakat doktora öğretim üyelerine bir iş güvencesi yok. Yaklaşık 40 bin civarında bu şekilde insanımız var. Az önce bahsettiğim, yardımcı hizmetler sınıfında da 150 bin kişi vardı. Yani bu sıkıntıların giderilmesi lazım, doktora öğretim üyelerinin de bu mağduriyetinin giderilmesi gerektiğini düşünüyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
Erzincan İliç’teki toprak kayması nedeniyle göçük altında kalan işçilere hala ulaşılamadığını anımsatan Usta, şöyle konuştu:
“Maden bizim, zehir ortamında çalışan ve hayatını kaybeden işçi bizim, fakat parayı kazanan, saraydan ihale alan şirketler. Toprak altında kalan işçi yakınının ifade ettiği gibi bizlere kalan şey ölüm, onlara kalan ise altın oldu. Bu adaletsizliğin, bu yanlışın, bu çarpıklığın, bu usulsüzlüğün mutlak suretle giderilmesi lazım.”
MHP’li Akçay, Vergi Haftası ve Muhasebeciler Günü’nü kutladı
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, her yıl şubat ayının son haftasının Vergi Haftası olarak kutlandığını hatırlatarak, Hazine ve Maliye Bakanlığının tüm çalışanlarına teşekkür etti, başarılar diledi.
Hazine ve Maliye Bakanlığının taşra uzmanları ile merkez uzmanları arasında özlük ve maaş farklılıkları bulunduğunu ve bu durumun giderilmesi gerektiğini ifade eden Akçay, denetim ve incelemeye yetkili defterdarlık uzmanlarının, muhasebe denetmenliği unvanına geçişlerinin sağlanmasını istedi.
Akçay, yardımcı hizmetler sınıfında çalışanlar için görevde yükselme ve ünvan değişikliği sınavı açılması, taşra teşkilatındaki personel eksikliğinin giderilmesi, merkez ve taşra teşkilatına fazla mesai ücreti verilmesi gerektiğini söyledi.
Erkan Akçay, 1 Mart’ın “Muhasebeciler Günü” ve o haftanın da “Muhasebe Haftası” olarak kutlandığını anımsatarak, muhasebeciler ve mali müşavirlerin günü ve haftasını kutladı.
DEM Parti Grup Başkanvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit, Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde 7’si çocuk 25 kişinin hayatını kaybettiği, 340 kişinin yaralandığı tren kazasına ilişkin davanın bugün duruşması olduğunu belirterek, kazada ölenlerin yakınlarının 6 yıldır adalet mücadelesini sürdürdüğünü kaydetti.
Sanık avukatlarının duruşmalarda mağdurlara ve mağdur yakınlarına yönelik kullandığı dilin çok çirkin olduğunu aktaran Koçyiğit, “Ne demişti sanık avukatlarından biri 25 kişi için, 25 yaşamını yitiren kişi için, ’25 kişi telef oldu’ demişti. Kim, ne telef olur? Mal telef olur ama insanlara ‘telef oldu’ diyecek kadar insanlıktan çıkmış bir yapıyla, bir akılla karşı karşıyayız.” dedi.
Koçyiğit, adalet beklentisini tekrar etmek istediğini dile getirerek, Çorlu’da yaşamanı yitirenlerin ailelerinin ve yaralananların yanında olduklarını anlattı.
“Sokağı bu kadar dertli, bu kadar öfkeli görmedim”
CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, milletvekillerinin sokağın, yurttaşın sesini Meclis’e taşıması ve Meclisin de sorunlara çözüm bulması gerektiğine dikkati çekerek, 10 günde dolaştığı 6 ilde ağırlıkla emeklilerin yanına gelip sıkıntılarını anlattıklarını söyledi.
Siyasi yaşamı boyunca sokağı bu kadar dertli ve bu kadar öfkeli görmediğini ileri süren Günaydın, “Torununa harçlık verememe bir tarafa, bir ekmek arası dönerin hayaliyle yaşayan, bunu yiyebilse kendini zengin sayabilecek, mutlu sayabilecek milyonlarca emekli var.” ifadesini kullandı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın emeklilere insan onuruna yakışır bir yaşam refahı sağlayamadığını itiraf ettiğini belirten Günaydın, emekliyle çalışanın karşı karşıya getirilmeye çalışıldığını iddia etti.
Emekliye para olmadığının söylendiğini ancak yandaşa rant aktarıldığını savunan Günaydın, “Memleketin emeklisi, çalışanı, genci, kadını 31 Mart’ı bekliyor, bu zulmü kendisine yapandan hesabını sormayı bekliyor.” şeklindeki görüşlerini paylaştı.
AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin de bugünün 29 Şubat ve “artık yıl” olduğunu dile getirerek, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“(Artık) dediğimiz şey o kadar kıymetli bir şey ki zamanın artığından koskoca bir gün ortaya çıkıyor. O yüzden yaptığımız işlerde özellikle zamanı kullanırken bu zamanın da bir kıymeti olduğunu ifade etmek istiyorum, buna Mecliste yaptığımız çalışmalar da dahil. Bu özel gün de doğanların da doğum günlerini bu arada kutluyorum. Dünyaya da kutlu olsun 366. gün.”
Antalya Diplomasi Forumu’nun 1-3 Mart tarihlerinde üçüncüsünün gerçekleştirileceğini bildiren Zengin, 100’ü aşkın ülkeden misafirlerin geleceğini programın Türkiye ve dünyaya fayda getirmesini diledi.
Özlem Zengin, bugün de zamanın, dakikanın, saniyenin kıymetinin bilineceği bir çalışma yapmayı ümit ettiğini söyledi.
]]>