Akademi – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Tue, 23 Jul 2024 21:30:28 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Gaziantep’te Muhtarlar Akademisi Mezuniyet Töreni Düzenlendi https://www.haber60.com.tr/gaziantepte-muhtarlar-akademisi-mezuniyet-toreni-duzenlendi/ https://www.haber60.com.tr/gaziantepte-muhtarlar-akademisi-mezuniyet-toreni-duzenlendi/#respond Tue, 23 Jul 2024 21:30:28 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=41630 Gaziantep’te “Muhtarlar Akademisi” mezuniyet töreni düzenlendi

GAZİANTEP – Gaziantep’te “Muhtarlar Akademisi” projesi kapsamında, 7 başlıkta toplamda 32 saat eğitim alan 186 muhtar için Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Onat Kutlar Konferans Salonu’nda mezuniyet töreni düzenlendi.

Büyükşehir Belediyesi ile Hasan Kalyoncu Üniversitesi iş birliğinde, muhtarların hizmet kalitesini artırmak ve daha donanımlı hale getirmek için Türkiye genelinde hayata geçirilen “Muhtarlar Akademisi” projesinin Gaziantep ayağı tamamlandı. Eğitime katılan 186 muhtar için mezuniyet töreni gerçekleştirildi. Törende Başkan Fatma Şahin, eğitimi başarıyla tamamlayan muhtarlara sertifikalarını vererek hediye takdim etti. Daha sonra mezuniyete hak kazanan muhtarlar kep attı.

“Bu akademinin yararlı olacağını gördük”

Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, törende yaptığı konuşmada muhtarlığın önemli bir görev olduğunu belirterek, “Biz büyük bir aileyiz. Her bir muhtarımızı hürmetle selamlıyorum. Çünkü seçilmek çok büyük bir gurur. Ama aynı zamanda çok büyük bir vebal ve çok büyük bir sorumluluk. Kalkınma yerelde başlar. Demokrasi yerelde başlar. Muhtar seçimlerinde nasıl bir rekabet ortamının yaşandığına hepimiz şahit olduk. Ama şunu da gördük, biz hayırda yarışmalıyız. Biz iyilikte yarışmalıyız. İyilerin kazandığı mahallelerde iyilik çoğalır, sevgi büyür, acılar azalır. Yeni dönemde muhtarlarımızdan yaklaşık yüzde 60 değişim oldu. Sandıktan çıkan sonuç ne ise o. Bu azim ve kararlılıkla yürüdüğümüz bu yolda, inandığımız bir şey var: Bizim medeniyetimiz; ‘Beşikten mezara kadar ilim’ diyor. 4 üniversitesi olan Gaziantep’i eğitim şehri yapmak için büyük bir gayret gösteriyoruz. Muhtarlarımızın yeni dönemde ihtiyacı olan bilgiye ulaşması için bu akademinin yararlı olacağını gördük. En azından baktığınızda ardımızda bir 6 Şubat bıraktık. Depremin mevzuatı değişti, hukuku değişti. Bu yeni yasal düzenlemeleri bilmemiz gerekiyordu. Herkesin görev ve sorumluluklarını bilerek hareket etmek çok mühim. Bu kapsamda muhtarların yereldeki yönetim anlayışını bilerek vatandaşa bilgi vermesi ya da bu düşünceden hareketle hizmet anlayışını sürdürmesi çok yerinde ve önemli bir adımdır. Biz verilen eğitimlerde bu bilgileri de muhtarlarımıza sağladık” dedi.

“Gerekliliklerin yaşatılmasının hedeflendiği bir şehirde yaşıyoruz”

Gaziantep Vali Yardımcısı İlker Eker, yaklaşık bir yıldır Gaziantep’e hizmet etmeye gayret gösterdiğini belirterek, “Gaziantep için şunu açık yüreklilikle söylemek istiyorum, gerekliliklerin yaşatılmasının hedeflendiği bir şehirde yaşıyor olduğum için kendimi çok şanslı addediyorum. Başta Başkanımız Fatma Şahin olmak üzere birçok kamu görevlimiz, siyasi partilerimiz, STK’larımız ve muhtarlarımız Gaziantep modeli diye tabir edilen sistem içerisinde bir araya gelip birçok şeyi başarıyorlar. Bugünkü akademi de bunun en güzel göstergesi” ifadelerini kullandı.

“Şehrin marka şehir olmasında Başkan Şahin önemli bir etken”

Hasan Kalyoncu Üniversitesi adına Dr. Öğretim Üyesi Sema Mercanoğlu Erin, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin’in vizyonunun şehrin marka bir şehir olarak yoluna devam etmesinde önemli bir etken olduğunu belirtti. Erin, “Başkan Fatma Şahin’in bitmek bilmeyen bu azmi ve isteği sayesinde kentte çok daha güzel işlere imza atacağımıza inanıyorum” şeklinde konuştu.

Muhtarlar, akademide aldıkları eğitimin verimli olduğunu aktardı

Türkiye Muhtarlar Federasyonu Başkan Yardımcısı Ahmet Titiz, muhtarların akademik bir eğitim almasının demokrasinin temel yapı taşı olduğunu ifade ederek, “Başkanımız Fatma Şahin’in desteği ile HKÜ’de muhtarlarımız akademik anlamda çeşitli eğitimler aldı. Bu alınan eğitimler, muhtarların hizmet kalitesini artıracaktır” ifadelerine yer verdi.

Gaziantep Tüm Muhtarlar Derneği Başkanı ve Şahinbey ilçesi Şahveli Mahalle Muhtarı Mehmet Aydın, bu projenin Türkiye’de bir ilk olduğunu belirterek, “Eğitimlerde, akademide verilen bilgilerin ne kadar verimli olduğunu eğitime katılan muhtarlarımızla birlikte teyit ettik. Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin’e çok teşekkür ediyoruz” diye konuştu.

Şehitkamil Muhtarları Derneği Başkanı Kayaönü Mahalle Muhtarı Cafer Ceylan, verilen eğitim başlıklarının hizmet adına önemli ölçüde katkı sağlayacağını söyledi.

Gaziantep Kadın Muhtarlar Derneği Başkanı ve Şehitkamil ilçesine bağlı Değirmiçem Mahalle Muhtarı Oya Yazgan, eğitimlerin hizmet kalitesini artırmak adına çok yararlı olduğunu dile getirerek projede emeği geçenlere teşekkür etti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/gaziantepte-muhtarlar-akademisi-mezuniyet-toreni-duzenlendi/feed/ 0
TÜBA Başkanı Şeker: Akademi dünyası adına üzüntü duydum https://www.haber60.com.tr/tuba-baskani-seker-akademi-dunyasi-adina-uzuntu-duydum/ https://www.haber60.com.tr/tuba-baskani-seker-akademi-dunyasi-adina-uzuntu-duydum/#respond Sat, 06 Jul 2024 04:45:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=37719

TÜRKİYE Bilimler Akademisi (TÜBA) Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker, Erzurum Atatürk Üniversitesi’nde düzenlenen ‘Yıllık Bilimsel Değerlendirme’ toplantısında Gazze’de yaşananlara sessiz kalan akademi dünyasına tepki gösterdi. Brezilya’da düzenlenen ‘Bilim20’ toplantısında ülkelerin akademi başkanlarının sessiz kaldığını ifade eden Şeker, “Akademi dünyası böyle durumlarda uyarıcı görevi görmeyecekse ne zaman görecek” dedi.

TÜBA tarafından düzenlenen ‘Yıllık Bilimsel Değerlendirme Toplantısı ve Genç Akademi Konferansı’a Atatürk Üniversitesi ev sahipliği yaptı. 15 Temmuz Milli İrade Salonu’nda düzenlenen toplantıya TÜBA Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker, Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Çomaklı, akademisyenler ve davetliler katıldı. Atatürk Üniversitesi ve TÜBA’nın film gösterimiyle tanıtıldığı toplantıda konuşan Prof. Dr. Muzaffer Şeker, yıllık TÜBA değerlendirme toplantılarının her sene farklı bir üniversitede gerçekleştirildiğini bildirdi. Prof. Dr. Şeker, amaçlarının ödüllü bilim insanlarını tanıtmak olduğunu söyledi. Erzurum’a Brezilya’da düzenlenen G20’nin alt komisyonu olan Bilim20 toplantısından geldiğini ifade eden Şeker, akademi başkanlarının ve ülke temsilcilerinin Gazze’de yaşananlara sessiz kalmalarını eleştirdi. Prof. Dr. Şeker, “Geçmişten dersler çıkarılmadığı için benzer hataların halen devam ettiğini görmek bizleri yoruyor, üzüyor. Umarım kısa sürede bir ateşkes sağlanarak bölge barışa, huzura kavuşur ve bu zulmün bir an önce bitmesi için tüm insanlık el ele vererek gereğini yapar. Bu konuda susan, görmezden gelen ve bu kaygıyı, üzüntüyü yaşamayan kişilerin vicdanının bir gün gelip hesap vereceği ortamlar oluşacaktır. Bilim20’de bunların da altını çizdiğimizde G20’de bulunan ülkelerin akademi başkanlarının ve temsilcilerinin hiçbir şey konuşmamak ve söylemek istemediklerini maalesef üzüntüyle gördük. Kendilerine ‘bu geçmiş günahlarınızı düşünerek belki konuşmuyorsunuz ama yeni günahlara ortak olmamak için hiç olmazsa bir şeyler yapmanız gerektiğinin altını çizmek istiyorum’ diye uyarıda bulundum. Akademi dünyası adına üzüntü duyduğumu kendilerine ilettim. Gerçekten akademi dünyası böyle durumlarda uyarıcı görevi görmeyecekse ne zaman görecek. Bu kadar bencillik, bu kadar vesayet savaşı, kendini aymaz bir şekilde kaosa ve krize kaptırmış olmak, aklıselimle, ortak akılla uzlaşmayan kendi içerisinde çok çelişkili paradoks bir durum. Bunu yorumlamaktan bile aciz kalıyoruz” diye konuştu.

BORÇ PARAYLA KATILDIĞIMIZ DÖNEMLERİ HATIRLIYORUZ

Türkiye’nin bilimsel dünya üzerinden örnek aldığı, projelendirdiği çok yeni çalışmalar, dünyadaki gelişmeleri çok yakından takip ettiği önemli stratejik çalışmalarının söz konusu olduğunu belirten Şeker, şunları söyledi:

“Devletimiz, ilgili kuruluşlarımız gerekli desteği vererek biz bilim insanlarından çalışmamızı arzulamaktalar. Özellikle genç bilim insanlarımızın memleketin kıymetini bilerek, memleket için emek ve çabanın zorunlu olduğu bu akademik ekosistemde kendilerine sağlanmış olan bu imkanları iyi değerlendirmeli. Daha önceki yıllarda, şu an salonda çok kıdemli hocalarımız var. Bir proje desteği bulamamak, bir bilimsel toplantıya gitmek için neredeyse 2 yıllık birikimimizi harcadığımız dönemler, başkasından borç alarak başka bir ülkedeki toplantıya borç parayla katıldığımız dönemleri hatırlıyoruz. Geçmişin o sıkıntılı dönemlerinden bugünlere ibretler çıkarmak gerekiyor. Hocalarımız, ablalarımız, ağabeylerimiz o dönemlerde büyük sorumluluk bilinciyle Türkiye Cumhuriyeti’nin gelişimi için gayretle emekle azimle çaba sarf ettiler. Yeni neslin bu konularda onlardan öğreneceği çok şey var. Ama çok kolay şikayet ediyoruz, çok kolay vazgeçiyoruz. Ülkeyi terk etmek çabası içine kapılan, sosyal medyadaki algı yönetiminin kurbanı olan gençlerimiz ortaya çıkıyor. Türkiye’nin sağlamış olduğu bu imkanları dünyada sağlayabilen çok az ülke var. Kendi insanımızın kendi ülkesi için yapabileceği fırsatların sağlandığı bu ortamlarda bilimsel faaliyetler üretmek için daha çok sabırla, daha çok azimle, coşkuyla çalışması gerekiyor.”

‘DUR DİYECEK OLAN AKADEMİSYENLER’

Prof. Dr. Muzaffer Şeker, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türkiye’nin turizm ağırlıklı bir gelir kazanma stratejisi var. Türkiye’nin yükseköğretimde yeni beyinler genç nesiller kazanma şeklinde yabancı öğrenci politikası var. Türkiye’nin yatırımcı çekme çabası var. Türkiye’nin birçok ülkeyle ortaklaşa iş yapma çabası var. Yabancı düşmanlığı öyle kötü bir risk ki bunların hepsine engel olacak ve ülkenin geleceğini dinamitleyecek olan bir başlık. O yüzden yabancı düşmanlığına dur demesi gereken öncelikli olarak akademisyenler. Çünkü biz birçok dostumuzun İran’da, birçok dostumuzun Ukrayna’da, birçok dostumuzun Suriye’de, Bosna’da ne eziyetler çektiğini ve çalışamayacak ortamlarla karşı karşıya kaldığını gördük. Bunların birçoğunu Türkiye bağrına bastı. Biz bu konularda yanlış yaparsak bunun vebalini çocuklarımız ödeyemez. Bu konuda lütfen sosyal medyaya esir düşmeyelim. Kafa karışıklığına düşmeyelim. Dünyanın her yerinde göçmenler var. En büyük göçmen alıcı Amerika, Avrupa. Bakın Fransız milli takımına, Alman milli takımına. Kimlerin onlar adına top koşturduğunu görürsünüz. Dünya küreselleşmiş ortamdayken, zenginleşmek, gelecek nesillere hep beraber yürümek mümkün. Devletin stratejisine, güvenliğine lütfen güvenelim ve bu konulardaki bireysel hataların, yakılan kibritlerin büyük yangılara vesile olmasına izin vermeyelim.”

Açılış konuşmaları sonrası bilimsel değerlendirme toplantıları genç akademisyenlerin çeşitli konulardaki sunumlarıyla devam etti.

]]>
https://www.haber60.com.tr/tuba-baskani-seker-akademi-dunyasi-adina-uzuntu-duydum/feed/ 0
Eğitimciler, Öğretmenlik Meslek Kanunu’na İlişkin Öneri ve Tepkilerini Dile Getiriyor https://www.haber60.com.tr/egitimciler-ogretmenlik-meslek-kanununa-iliskin-oneri-ve-tepkilerini-dile-getiriyor/ https://www.haber60.com.tr/egitimciler-ogretmenlik-meslek-kanununa-iliskin-oneri-ve-tepkilerini-dile-getiriyor/#respond Wed, 05 Jun 2024 21:15:42 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34859 OGÜN AKKAYA

(ANKARA) – Öğretmenlik Meslek Kanunu’nda değişiklik yapılmasına ilişkin kanun teklifinin ilerleyen günlerde TBMM’ye sunulması beklenirken; eğitimcilerin teklife ilişkin öneri ve tepkileri devam ediyor. Eğitim sendikaları, kurulması planlanan Milli Eğitim Akademisi’nin öğretmenlere yük getireceğini düşünüyor. Eğitim-Bir-Sen Genel Sekreteri Talat Yavuz, akademide eğitim süresinin bir yılı aşmaması gerektiğini belirtirken; Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay, “Öğretmenlerin uzmanlık belgeleri yok sayılacak ve üniversite eğitimleri değersizleştirilecektir. Diploması geçersiz tek meslek öğretmenlik olacaktır” değerlendirmesinde bulundu.

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, eğitim camiasının beklediği bir meslek kanunu hazırlamayı amaçladıklarını ifade etse de eğitim sendikalarının kanuna ilişkin önerileri ve talepleri devam ediyor. Bakan Yusuf Tekin, katıldığı televizyon programında Öğretmenlik Meslek Kanunu çalışmalarıyla ilgili ise “Bu kanun metninde şu an süreç tamamlandı. Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı konusunda düzenlemeler yapmak ve akademi camiasının beklediği meslek kanunu yapabilir miyiz uğraşısına girdik. Sendikalara teşekkür ediyorum. Bir kanun metni ortaya çıktı. Zannediyorum artık Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde komisyonlara havale edilecek diye bekliyoruz. Bir aksilik olmadan tamamlanır” diye konuştu.

Eğitimciler Birliği Sendikası (Eğitim-Bir-Sen) Genel Sekreteri Talat Yavuz, Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay ve Eğitim ve Bilim Gücü Dayanışması Sendikası Genel Başkan Yardımcısı Resul Partici, Öğretmenlik Meslek Kanunu’ndan beklentileri ve taleplerini ANKA Haber Ajansı’na anlattı.

“Milli Eğitim Akademisi, barınma halini ortaya çıkaracak”

Eğitim-Bir-Sen Genel Sekreteri Talat Yavuz, Öğretmenlik Meslek Kanunu kapsamında olmazsa olmazlarının öğretmene şiddet konusunda ihtiyaç duyulan düzenlemelerin bir an önce hayata geçirilmesi olduğunu söyledi. Kurulması planlanan Milli Eğitim Akademisi’ne ilişkin de değerlendirmelerde bulunana Yavuz, şöyle konuştu:

“Şube müdürleri, il milli eğitim müdürleri, ilçe milli eğitim müdürleri ve şube yardımcıları kapsam dışında bırakılıyor. Maaşlarda bir dengesizlik yaşanıyor. Şube müdürü, altında çalışan okul müdürü, öğretmenlerden daha az maaş alıyor. Yetki ve sorumluluklar artıkça maaşın da artması gerekiyor. Öğretmenlik Meslek Kanunu bu haliyle bir dengesizlik oluşturdu. Fiilen öğretmenlik yapanlar kanun kapsamına alındı. Şube müdürü şu anda müdür ama istifa ettiğinde öğretmen. Öğretmen alımında mülakatın çok büyük bir sıkıntı olduğunu hep söyledik. Sözleşmeli değil, kadrolu atamaların yapılmasını istiyoruz. Sözleşmeli öğretmenlik bir hak kaybı oluşturuyor. Mülakatı kaldıran bir sistem gibi anlaşılıyor. Bu yönüyle olumlu. Öğretmenler 40 dakikalık bir mülakatta kendini ifade edemeyebilir. Akademi bu haliyle uzun bir süre öngörüyor. Ancak sürenin bir yılı aşmaması gerektiğini düşünüyoruz. Planlamaların yapılması lazım. Öğretmen adayları akademinin kurulacağı illere gidecek. Aynı zamanda bu barınma halini ortaya çıkaracak. Belki yurt imkanları açılabilir ama bu para yetmez. Öğretmenlere ilave bir yük getirecek.”

“Sizin adınıza en iyisini biz biliriz yaklaşımın devam ettiğinin göstergesi”

Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay, “Yeni Öğretmenlik Meslek Kanunu, sizin adınıza en iyisini biz biliriz sorunlu yaklaşımın devam ettiğinin göstergesidir, eğitim sistemimizde daha da geriye gidiştir. Eğitim barışını ve güvenli, güvenceli çalışma ortamını bozacak niteliktedir” dedi.

Taslak içerisinde öğretmenin adının olduğunu ancak fikrinin olmadığını söyleyen Özbay, “Her geçen gün öğretmenlik mesleğine daha fazla zarar veren Milli Eğitim Bakanlığı yine gerçek sendikaların ve öğretmenlerin düşüncesini, taleplerini yok sayarak yeni bir meslek kanunu dayatması içindedir” diye konuştu.

“Öğretmenleri unvanlarla ayrıştırmaya, eğitim barışını bozmaya devam edilecektir”

Kanun kapsamında idarelere disiplin hükümleri üzerinden keyfi yetkiler verileceğini, bu durumun baskı altında çalışmasına ve haklarının korunmamasına yol açacağını ifade ederek, şu değerlendirmelerde bulundu:

“İdareye disiplin hükümleri üzerinden keyfi yetkiler verilecektir. Bu durum, öğretmenlerin baskı altında çalışmasına ve haklarının korunmamasına yol açacaktır. Öğretmenleri unvanlarla ayrıştırmaya, eğitim barışını bozmaya devam edilecektir. Sınav yok ama akademi var. Bu akademide kimler hangi yetkinlikle görev yapacak ve neye kime göre değerlendirme yapacak belli değildir. AKP iktidarı kendi memurunu yaratma peşindedir. Milli Eğitim Akademisi’nin kurulmasıyla birlikte, öğretmenlerin uzmanlık belgeleri yok sayılacak ve üniversite eğitimleri değersizleştirilecektir. Diploması geçersiz tek meslek öğretmenlik olacaktır. Proje okulu uygulamasının keyfi atamalarla sürdürülmesi, eğitimde liyakat ve eşitlik ilkelerinin zedelenmesine yol açacaktır. Başöğretmen unvanının sınavla değerlendirilmesi ve kademeli unvan sistemine dahil edilmesi, başöğretmen ünvanlı tek lider olan Mustafa Kemal Atatürk’ün biz öğretmenler için de gurur duyduğumuz unvanının önemini ve saygınlığını zedelemek isteğidir. Ek derslerde bozdur bozdur harca cinsinden yapılan küçük artış, öğretmenlerin geçim sıkıntısını çözmeye yetmeyecektir. Okullarda artan şiddete dair yetersiz düzenlemeler, fikrini almadıkları, değer vermedikleri, itibarsızlaştırmaya devam ettikleri öğretmenlerin güvenliğini sağlamayacağı gibi, göstermelik kalacaktır, öğretmenlerin güvenliğini tehlikeye atmaya ve bunun sebebi olmaya devam edilmiş olacaktır.”

“Milli Eğitim Akademisi kapsamında öğretmenlere ödenecek ücretler yeterli değil”

Eğitim ve Bilim Gücü Dayanışması Sendikası Basın ve Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Resul Partici ise uzman öğretmenlik ve başöğretmenlik sürelerinin düşürülmesi, engelli öğretmenler için ek düzenlemelerinin yapılması gerektiğini söyledi. Kanun içerisinde yer alan Milli Eğitim Akademisi’ne ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Partici, şu görüşleri dile getirdi:

“Engelli öğretmenler için ekleme talep ettik. Kurulması planlanan yeni eğitim akademisi kapsamında öğretmenlere ödenecek olan aylık ücretler çok düşük. Artış talebinde bulunduk. Aynı zamanda başöğretmenlik ve uzman öğretmenlik ünvanlarının emekliliğe de yansımasını talep ediyoruz. Öğretmenin itibarının güçlendirilmesi için çalışmaların da artırılmasını talep ediyoruz. Milli Eğitim Akademisi çalışıldığı şekliyle sıkıntılı değil. Öğretmenleri mobbing ve baskılardan kurtaracak. Bizlere akademinin 20 ilde kurulacağı bilgisi verildi. Bu şehirlerde büyük bir geçim sıkıntısı yaşanacak. Aynı zamanda engelliler de sıkıntı yaşayacak. Akademideki öğretmenlere aylık olarak 25 bin lira ödeme yapılacağı ifade ediliyor. Bu rakamın artırılması için taleplerimizi ilettik. Öğretmenlerimizin bu ücretlerle geçinmesi mümkün değil. Aynı zamanda eş durumuyla ilgili de kanuna ekleme yapılmasını istiyoruz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/egitimciler-ogretmenlik-meslek-kanununa-iliskin-oneri-ve-tepkilerini-dile-getiriyor/feed/ 0
Sultangazi Belediyesi Sinema Akademisi Gala Gecesi ve Ödül Töreni https://www.haber60.com.tr/sultangazi-belediyesi-sinema-akademisi-gala-gecesi-ve-odul-toreni/ https://www.haber60.com.tr/sultangazi-belediyesi-sinema-akademisi-gala-gecesi-ve-odul-toreni/#respond Sun, 02 Jun 2024 21:57:36 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34478

Sultangazi Belediyesi tarafından hayata geçirilen Sinema Akademisi’nin gala gecesi ve ödül töreni gerçekleşti. Törende konuşan Sultangazi Belediye Başkanı Abdurrahman Dursun, “Sinema Akademimiz yaklaşık 8 ay önce başladı. 400 başvuru ile başlayan bu süreçte 80 öğrencimiz süreçlerden geçerek akademide eğitim almaya hak kazanmış oldu. Yaklaşık 8 aydır da bu eğitimlerimiz devam ediyor. Bu eğitimlerimizde 3 aşamada alanında yetkin isimler eğitimler verdi. Öncelikle drama ve canlandırma konusunda çok özel dersler aldılar. Sonrasında senaryo yazma konusunda derslerimizi aldılar ki bunlar sinemanın en önemli aşamaları” dedi.

Sultangazi Belediyesi tarafından Sinema Akademi öğrencilerinin çektiği kısa filmlerin gösterimi yapıldı. Dün, Sultangazi Etkinlik Salonunda gerçekleştirilen programa Sultangazi Belediye Başkanı Abdurrahman Dursun, öğrenciler, eğitmenler ve vatandaşlar katıldı. İnsaf, 360 Derece, Ekran, Açlık, Tabuttan Hikayeler ve Sandığa Gömülen adlı kısa filmlerin gösterimi yapıldıktan sonra akademi eğitmenlerine plaket, öğrencilere ise katılım belgesi takdim edildi. Akademi öğrencileri de Sultangazi Belediye Başkanı Dursun’a klaket hediye etti.

Dursun, “Bugün Sultangazi’de hayallerimizde olan bir işi gerçeğe dönüştürmüş olduk. Sinema Akademimizle güzel bir işe imza atmış olduk. Sinema Akademimiz yaklaşık 8 ay önce başladı. 400 başvuru ile başlayan bu süreçte 80 öğrencimiz süreçlerden geçerek akademide eğitim almaya hak kazanmış oldu. Yaklaşık 8 aydır da bu eğitimlerimiz devam ediyor. Bu eğitimlerimizde 3 aşamada alanında yetkin isimler eğitimler verdi. Öncelikle drama ve canlandırma konusunda çok özel dersler aldılar. Sonrasında senaryo yazma konusunda derslerimizi aldılar ki bunlar sinemanın en önemli aşamaları. Tabi ki bir de perde arkası vardı. Kamera arkasında da teknik bilgilerle donanmaları gerekiyordu. Yaklaşık 80 kişilik ekip bugün burada bir galada buluştu ve 6 tane senaryo oluşturdu. Bugün Sultangazililer ile bu senaryoların filme geçirilmiş halini hep beraber izledik. Bizim açımızdan çok önemliydi. Onlar açısından da hayallerin gerçeğe dönüşmüş olduğu anlardı. Biz şehirlerin kültürel faaliyetlerle, sosyal ve eğitim alanlarında yapılacak faaliyetlerle çok daha güçlü olacağına inanan bir hizmet veriyoruz. Bir belediyecilik veriyoruz. Bu çerçeve içerisinde kültürel faaliyetlerimiz çok yoğun. Sosyal alanlarda çok özel işler yapıyoruz. Bugün Sinema Akademisi’nde olduğu gibi Yazı Akademimizde, Müzik Akademimizde, Spor Akademimizde çok güçlü hizmetler veriyoruz. Sultangazi’yi Sultan Şehir yapmak için gayret ediyoruz. İnanıyoruz ki elbette şehirlerin inşa edilmeye, ihya edilmeye ihtiyacı vardır ama en önemlisi gönüllerin ihyasıdır. Gönüllerin ihyasınında eğitimden ve kültürel faaliyetlerden geçtiğini biliyoruz” ifadelerini kullandı.

Sultangazi Sinema Akademisi öğrencilerinden Zeliha Burak ‘Ekran’ adlı kısa filmin yönetmenliğini yaptı. Burak, ” Filmleri çekerken çok eğlendik. Zaten her sette vardık. Arka veya ön planda olsun her şekilde yardımda bulunduk. Şu an çok heyecanlıyım. İlk defa bir filmi yönettim ve bir film ortaya çıkardım. Görmek için sabırsızlanıyorum. Belediyemize bize bu şansı verdiği için teşekkür ediyorum” dedi.

Akademideki öğrencilerin öğretmeni olan yönetmen Ali İlhan ise “Bu sene ilkini gerçekleştirdiğimiz yönetmenlik sınıfının ilk kısa film meyvelerini bu akşam izleyeceğiz. Ben heyecanlıyım ama herhalde benden daha heyecanlı olan öğrenciler ilk kısa filmlerini izleyecekler. Ben de onların heyecanına ortak olacağım. Kısa filmin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Bu yüzden çok kıymetli” diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/sultangazi-belediyesi-sinema-akademisi-gala-gecesi-ve-odul-toreni/feed/ 0
Sultangazi Sinema Akademisi Öğrencilerinin Kısa Filmleri Gala Gecesinde İzleyiciyle Buluştu https://www.haber60.com.tr/sultangazi-sinema-akademisi-ogrencilerinin-kisa-filmleri-gala-gecesinde-izleyiciyle-bulustu/ https://www.haber60.com.tr/sultangazi-sinema-akademisi-ogrencilerinin-kisa-filmleri-gala-gecesinde-izleyiciyle-bulustu/#respond Sun, 02 Jun 2024 21:55:09 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34475 Sultangazi Sinema Akademisi’nde eğitim alan öğrencilerin hazırladığı 6 kısa film düzenlenen gala gecesinde izleyicilerin beğenisine sunuldu.

Sultangazi Belediyesi tarafından Sultangazi Sinema Akademisi öğrencilerinin hazırladığı kısa filmlerin gösterimi için gala gecesi düzenlendi. Sultangazi Etkinlik Salonu’nda gerçekleştirilen programda, akademide eğitim alan 80 öğrencinin hazırladığı 6 kısa film izleyicinin beğenisine sunuldu. Senaryo metin yazarlığı, oyunculuk ve yönetmenlik alanlarında yaklaşık 8 ay boyunca eğitim alan öğrencilerin, 360 Derece, İnsaf, Ekran, Açlık, Tabuttan Hikayeler ve Sandığa Gömülen isimli filmlerinin gösterimleri yapıldı. Programa, Sultangazi Belediye Başkanı Abdurrahman Dursun, akademide eğitim gören öğrenciler, eğitmenler ve diğer davetliler katıldı. Akademi eğitmenlerine plaket, öğrencilere ise katılım belgesi takdim edildi. Akademi öğrencileri ise Sultangazi Belediye Başkanı Dursun’a klaket hediye etti.

“Sultangazi’de hayallerimizde olan bir işi gerçeğe dönüştürmüş olduk”

Program sonunda konuşan Sultangazi Belediye Başkanı Abdurrahman Dursun, “Bugün Sultangazi’de hayallerimizde olan bir işi gerçeğe dönüştürmüş olduk. Sinema Akademimizle güzel bir işe imza atmış olduk. Sinema Akademimiz yaklaşık 8 ay önce başladı. 400 başvuru ile başlayan bu süreçte 80 öğrencimiz süreçlerden geçerek akademide eğitim almaya hak kazanmış oldu. Yaklaşık 8 aydır da bu eğitimlerimiz devam ediyor. Bu eğitimlerimizde 3 aşamada alanında yetkin isimler eğitimler verdi. Öncelikle drama ve canlandırma konusunda çok özel dersler aldılar. Sonrasında senaryo yazma konusunda derslerimizi aldılar ki bunlar sinemanın en önemli aşamaları. Tabii ki bir de kamera arkası vardı. Yaklaşık 80 kişilik ekip bugün burada bir galada buluştu ve 6 tane senaryo oluşturdu. Bugün Sultangazililer bu senaryoların filme geçirilmiş halini hep beraber izledik. Bizim açımızdan çok önemliydi. Onlar açısından da hayallerin gerçeğe dönüşmüş olduğu anlardı. Biz şehirlerin kültürel faaliyetlerle, sosyal ve eğitim alanlarında yapılacak faaliyetlerle çok daha güçlü olacağına inanan bir hizmet veriyoruz. Bu çerçeve içerisinde kültürel faaliyetlerimiz çok yoğun. Sosyal alanlarda çok özel işler yapıyoruz. Bugün Sinema Akademisi’nde olduğu gibi Yazı Akademimizde, Müzik Akademimizde, Spor Akademimizde çok güçlü hizmetler veriyoruz. Sultangazi’yi, Sultan Şehir yapmak için gayret ediyoruz. İnanıyoruz ki elbette şehirlerin inşa edilmeye, ihya edilmeye ihtiyacı vardır ama en önemlisi gönüllerin ihyasıdır” ifadelerini kullandı.

“Yönetmenlik sınıfının ilk kısa film meyvelerini bu akşam izleyeceğiz”

Akademide eğitmenlik yapan yönetmen Ali İlhan ise, “Bu sene ilkini gerçekleştirdiğimiz yönetmenlik sınıfının ilk kısa film meyvelerini bu akşam izleyeceğiz. Ben heyecanlıyım ama herhalde benden daha heyecanlı olan öğrenciler ilk kısa filmlerini izleyecekler. Ben de onların heyecanına ortak olacağım. Bu sektöre 2003 yılında kısa filmler çekerek başladığım için kısa filmin çok önemli olduğunu ve bir şeyler çekerek aynaya bakmak olduğunu düşünüyorum” diye konuştu.

“Filmleri çekerken çok eğlendik”

Gala gecesinde konuşan Sultangazi Sinema Akademisi öğrencilerinden Zeliha Burak ise, “Sultangazi Sinema Akademisi’nde yönetmenlik sınıfında öğrenciyim. Bugün de galamız var ve filmlerimizi göstereceğiz. Filmleri çekerken çok eğlendik. Zaten her sette vardık. Arka veya ön planda olsun her şekilde yardımda bulunduk. Şu an çok heyecanlıyım. İlk defa bir filmi yönettim. Görmek için sabırsızlanıyorum. Belediyemize bize bu şansı verdiği için teşekkür ediyorum” dedi. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/sultangazi-sinema-akademisi-ogrencilerinin-kisa-filmleri-gala-gecesinde-izleyiciyle-bulustu/feed/ 0
Milli İstihbarat Akademisi (MİA) Lisansüstü Programlarına Başvuruları Haziran Ayında Almayı Hedefliyor https://www.haber60.com.tr/milli-istihbarat-akademisi-mia-lisansustu-programlarina-basvurulari-haziran-ayinda-almayi-hedefliyor/ https://www.haber60.com.tr/milli-istihbarat-akademisi-mia-lisansustu-programlarina-basvurulari-haziran-ayinda-almayi-hedefliyor/#respond Fri, 17 May 2024 22:18:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=32228 Milli İstihbarat Akademisi (MİA) Başkanı Prof. Dr. Talha Köse, Akademinin lisansüstü programlarına başvuruları haziran ayının ilk yarısında almayı hedeflediklerini bildirdi.

Milli İstihbarat Akademisi (MİA) Başkanı Köse, medya kuruluşlarının Ankara temsilcileriyle bir araya gelerek Akademinin çalışmalarını ve hedeflerini anlattı.

Türkiye’nin istihbarat alanında köklü bir geçmişe ve güçlü bir birikime sahip olduğunu vurgulayan Köse, MİA’nın kurulmasıyla birlikte, istihbaratın ve güvenlik çalışmalarının akademik perspektifle ele alınacağını söyledi.

Köse, Türkiye’nin istihbarat alanındaki güçlü birikiminin akademik anlamda tartışılmasının ve kavramsallaştırılmasının önemli olduğunu kaydetti.

İstihbarat çalışmalarının bilimsel bir araştırma alanı olarak tüm dünyada ele alındığını belirten Köse, şöyle konuştu:

“Üniversiteler, düşünce kuruluşları istihbarat çalışmaları alanında ürettikleri yayınlarda yeni kavramlar, teoriler ve yöntemler ortaya koyabiliyor. Artık Türkiye’nin de bilimsel anlamda kendi kavramlarının, teorilerinin ve yöntemlerinin ortaya konulması, istihbarat çalışmalarına ilişkin yaklaşımının doktrine edilmesi önem taşıyor. Bu alanda akademik çalışmalarla bilimsel bilgi üretmek, Türkiye’nin istihbarat birikiminin kıymetlendirilmesinde ve gelecek vizyonunun oluşmasında önemli rol oynayacaktır.”

“Bilgi üreten bir istihbarat topluluğu oluşturmayı hedefliyoruz”

MİA Başkanı Köse, Akademinin istihbarat çalışmaları alanında iddialı olduğunu belirterek, “Türkiye’de istihbarat konusunda çalışan ve bilgi üreten akademisyen, uzman ve ilgili kişilerden oluşan bir istihbarat topluluğu oluşturmayı hedefliyoruz. Bu topluluk aslında istihbarat konusuna kafa yoran, istihbaratı farklı bilimsel disiplinlerden ele alan kişilerin etkileşebildiği bir ortamın yaratılmasıyla mümkün olacak.” dedi.

Köse, MİA olarak düzenleyecekleri çalıştaylar, sempozyumlar, bilimsel etkinlikler ve araştırma projeleri ile istihbarat alanında çalışan kişiler arasında ağ oluşturacaklarını belirterek, “İstihbarat topluluğunun Türkiye’de yeni bir sinerji yaratacağını ve bu alanda yeni çalışmalar ve yeni fikirlere kapı açacağını düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.

MİA bünyesinde iki enstitü kuruldu

Akademi bünyesinde iki enstitü kurduklarını söyleyen Köse, bu enstitülerde önümüzdeki dönem açacakları lisansüstü programlara öğrenci başvurularını yakın zamanda başlatacaklarını ifade etti.

Köse, şöyle devam etti:

“İlk aşamada İstihbarat ve Güvenlik Enstitüsü bünyesinde 4 yüksek lisans programı açmayı planlıyoruz. İstihbarat Çalışmaları ve Güvenlik Çalışmaları’nın yanı sıra Bölge Araştırmaları Ana Bilim Dalı altında Afrika Çalışmaları ile Rusya ve Afrika Çalışmaları programlarını açacağız. Çünkü bölge araştırmaları MİA’nın vizyonunda önemli bir yer tutuyor. İlerleyen dönemlerde bu bölümlere yenilerini ekleyeceğiz. Mühendislik ve Fen Bilimleri Enstitüsü bünyesinde açılacak iki program olan Bilgisayar Mühendisliği ile Elektrik-Elektronik Mühendisliği programlarında öğrenciler siber güvenlik, veri bilimi, yapay zeka, kriptoloji, uydu ve uzay sistemleri gibi alanlarda eğitim görecekler. Bu alanları tespit ederken Türkiye’nin stratejik önceliklerini göz önünde bulundurduk. MİA’dan mezun olan öğrencilerin, Türkiye’nin stratejik vizyonuna da katkı sunmasını planlıyoruz.”

Türkiye’nin stratejik öncelikleri doğrultusunda araştırmalar yapılacak

MİA’nın faaliyetlerinin odak noktasının Türkiye’nin stratejik öncelikleri doğrultusunda bilimsel araştırma faaliyetleri yürütmek olduğunu ifade eden Köse, yüksek lisans ve doktora yapan öğrencilerin de bu araştırma projelerinde görev alacaklarını vurguladı.

Köse, öğrencilerin sadece ders almak ya da tez yazmakla sınırlı kalmayacağını belirterek, “MİA bünyesinde yürütülen bilimsel araştırma projelerinde de çeşitli aşamalarda görev alabilecekler. Öğrenciler hem öğrenecekler hem deneyim kazanacaklar hem de bilimsel üretime katkı sunacaklar. MİA olarak aynı zamanda diğer üniversiteler ile ve oradaki akademisyenlerle de bilimsel faaliyetleri yoğun biçimde yürüteceğiz.” dedi.

Dil Okulu’nda kritik dillerde eğitim verilecek

MİA bünyesinde, Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu kritik dillerde eğitim vermek üzere bir Dil Okulu kurulacağını belirten Köse, okulun Çince, Rusça, Arapça, Farsça, İbranice, Ermenice, Yunanca ve ihtiyaç duyulan diğer dilleri de kapsayacağını ve yabancı dil eğitiminde öğrenci odaklı yeni metodolojiler kullanacağını kaydetti.

Köse, MİA bünyesinde kurulacak Analiz Okulu kapsamında istihbarat, savunma ve siber güvenlik alanlarında sertifika programlarının düzenleneceğini, eleştirel düşünce ve analitik yazım konusunda Türkiye’deki kurumların ihtiyaçlarının karşılanacağını belirtti.

Köse, MİA lisansüstü programlarına başvuru koşulları ve kontenjanların detaylı biçimde mayıs ayının son haftasında resmi internet sitesi “mia.edu.tr” üzerinden duyurulacağını, haziran ayının ilk yarısında başvuruları almayı hedeflediklerini söyledi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/milli-istihbarat-akademisi-mia-lisansustu-programlarina-basvurulari-haziran-ayinda-almayi-hedefliyor/feed/ 0
Uluslararası Balkan Üniversitesi’nde Balkan Araştırmaları Merkezi açıldı https://www.haber60.com.tr/uluslararasi-balkan-universitesinde-balkan-arastirmalari-merkezi-acildi/ https://www.haber60.com.tr/uluslararasi-balkan-universitesinde-balkan-arastirmalari-merkezi-acildi/#respond Thu, 18 Apr 2024 01:33:29 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27972 Kuzey Makedonya’da faaliyet gösteren Uluslararası Balkan Üniversitesi (IBU) bünyesinde çalışmalarda bulunacak olan Balkan Araştırmaları Merkezinin açılışı gerçekleştirdi.

IBU’nun başkent Üsküp’teki kampüsünde düzenlenen etkinliğe Türkiye’nin Üsküp Büyükelçisi Fatih Ulusoy, Azerbaycan’ın Belgrad’taki mukim Üsküp Büyükelçisi Kamil Khasiyev, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) Kuzey Makedonya temsilcisi Gabriel Gualano de Godoy, Kuzey Makedonya Kültür Bakan Yardımcısı Onur Ali, ülkedeki Türk kurum ve kuruluşlarının temsilcileriyle akademisyen ve öğrenciler katıldı.

Balkan Araştırma Merkezinin açılışı kapsamında “Ukrayna ve Gazze çatışmalarının küresel etkileri ve Kafkasya’daki jeopolitik bağlam: Siyasi, sosyal ve ekonomik çıkarımlar” konulu panel de düzenlendi.

Büyükelçi Ulusoy, yaptığı açıklamada, merkezin açılmasını önemsediklerini ve desteklediklerini ifade ederek, çalışmalarında başarılar diledi.

Açılış kapsamında düzenlenen panelde Gazze, Filistin, Ukrayna, Azerbaycan- Ermenistan, göç ve sığınmacılar konusu gibi önemli konuların işlendiğini aktaran Ulusoy, şunları kaydetti:

“Biz özetle Türkiye’nin Gazze meselesine bakışını anlattık. Son olarak Şam’daki İran büyükelçiliğine yapılan saldırı, İsrail’in yaptığı bu saldırının uluslararası hukuka aykırı olduğunu, sonrasında İran’ın verdiği cevap nedeniyle konunun Gazze’den dağıtılmaması gerektiğini, bizim Gazze’ye odaklanmamız ve bir an evvel çözüm için çalışmamız gerektiğini, Türkiye’nin bu konuda yaptığı çabaları, diplomasiyi vurgulamaya çalıştık. Filistin’e bizim yaptığımız yardımları anlattık. Son olarak dün akşam çıkan gemiyle beraber 9’uncu yardım gemisi, 13 askeri kargo uçağıyla birlikte yaptığımız yardımları izah ettik.”

Panelde uluslararası hukuka uyulması gerektiğini anlattıklarını aktaran Ulusoy, Azerbaycan-Ermenistan konusunda da Türkiye olarak iki ülke arasında bir an evvel kalıcı anlaşmanın sağlanmasını desteklediklerini söyledi.

Azerbaycan’ın topraklarının 30 yıldır Ermenistan işgalinde olduğuna işaret eden Ulusoy, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatının (AGİT) Minsk Grubu’nun gerekli çözümü sağlayamadığını, konunun Azerbaycan’ın kendi çabalarıyla nihayete erdirildiğini hatırlattı.

Panelin konuları arasında Ukrayna meselesi de olduğunu aktaran Ulusoy, Türkiye’nin BM ile sağladığı Tahıl Anlaşması’na değindiklerini kaydetti.

Türkiye’nin dış politikasının her zaman barış ve istikrarı önemsediğini vurgulayan Ulusoy, “Bu her bölge için geçerli olduğu gibi Balkanlar için de geçerli. Balkanlar’ın istikrarını, barışını biz kendi ülkemizin barışı ve istikrarından farklı görmüyoruz. Bu konuda Türkiye her zaman hem tarihte hem yakın dönemlerde de üzerine düşen ne varsa yapmıştır, bundan sonra da hiç çekinmeden yapacaktır.” ifadelerini kullandı.

“Azerbaycan’ın dış politikasının önceliklerinden biri Balkan ülkeleriyle dostane ilişkiler geliştirmektir”

Khasiyev de dünyadaki ve bölgedeki karmaşık jeopolitik durum göz önünde bulundurulduğunda, Balkan Araştırma Merkezinin zamanında yapılmış bir girişim olduğunu, herkesin düşünce kuruluşlarının ve akademi dünyasının katkısına, bir süredir karşılaştıkları çok karmaşık sorunların üstesinden gelmek için yeni fikirlere ihtiyaçları olduğunu söyledi.

Azerbaycan’ın Balkan bölgesindeki ülkelerle işbirliğine büyük önem verdiğine işaret eden Khasiyev, “Azerbaycan’ın dış politikasının önceliklerinden biri de bu bölgedeki ülkelerle dostane ilişkiler geliştirmektir. Güney Kafkasya çok karmaşık bir bölge ancak aynı zamanda pek çok konuya etkisi açısından jeostratejik açıdan da çok önemli bir bölge. Tarihsel olarak her zaman bazı güçlerin belirli bir rekabet alanı olmuştur. Şu ana kadar bu bölgede bazı karmaşık sorunlara tanık olduk.” değerlendirmesinde bulundu.

Godoy da BMMYK olarak böyle bir etkinliğe katılmaktan duydukları memnuniyeti dile getirerek, aralarında çatışma ve savaştan kaçan mültecilerin de bulunduğu küresel zorlukların nasıl çözüleceğine dair farklı bakış açıları için, özellikle akademiden daha fazla muhataba ihtiyaçları olduğunu vurguladı.

Mültecilerin ve zorla yerinden edilen kişilerin sayısına vurgu yapan Godoy, “Dünya çapında 114 milyondan fazla (mülteci ve zorla yerinden edilen kişi) var. Bu, İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana yaşanan en büyük insani kriz. Bu nedenle, savaş ve çatışmadan kaçan insanlara çözüm bulmak amacıyla ittifaklar kurabilmemiz için uluslararası toplumun, üye devletlerin yanı sıra özel sektörün, sivil toplum kuruluşlarının ve akademi dünyasının da gücüne ve kararlılığına ihtiyacımız var.” dedi.

IBU Rektörü Prof. Dr. Lütfi Sunar da Balkan Araştırmaları Merkezinin yeni jenerasyon araştırma merkezi olarak faaliyet göstereceğine dikkati çekerek, “Dünyanın her yerinden birçok kurum ve kişiyle yakın ilişkimiz, bağlantımız ve işbirliklerimiz olacak. Üniversitemizde sadece kendi bünyemizde organize olup araştırma yapmayacağız, bunu küresel düzeyde yapacağız.” şeklinde konuştu.

IBU Rektör Yardımcısı ve Balkan Araştırmaları Merkezi Müdürü Doç. Dr. Mevludin İbishi ise merkezin hedeflerine işaret ederek, “Amacımız, akademik kuruluşların üst düzey akademik gelişimlerine ve kamu kuruluşlarının yanı sıra diğer paydaşların bilgiye dayalı kararlar almasına ve etkili politikalar oluşturmasına yardımcı olmak amacıyla objektif, iyi araştırılmış analizler sağlamaktır.” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/uluslararasi-balkan-universitesinde-balkan-arastirmalari-merkezi-acildi/feed/ 0
Türkiye’nin oyun sektörü, dijital dönüşümde rol alarak istihdamı artırdı https://www.haber60.com.tr/turkiyenin-oyun-sektoru-dijital-donusumde-rol-alarak-istihdami-artirdi/ https://www.haber60.com.tr/turkiyenin-oyun-sektoru-dijital-donusumde-rol-alarak-istihdami-artirdi/#respond Wed, 06 Mar 2024 21:34:17 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=16138 Türkiye’nin ilk “unicorn”unu çıkaran oyun sektörü, dünya devleriyle yarışırken hem dijital dönüşümde rol aldı hem de istihdamı artırarak birçok gencin sahaya çıkmasını sağladı.

AA muhabirinin derlediği bilgiye göre, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının yerli ve milli dijital oyun uygulamalarını geliştirmek amacıyla gerçekleştirdiği çalışmalar ve sağladığı destekler bu yıl da devam etti.

Milli Teknoloji Hamlesi kapsamında yeni teknolojilere odaklanılırken oyun sektörü de bu alanda gençlere yönelik projeleriyle öne çıktı. Firmalar, geliştirdikleri oyunlarla bir yandan dünya vitrininde boy gösterdi, diğer yandan akademiler, eğitim ve uygulama merkezleri de gençlere bu alanın kapılarını açtı.

Bu kapsamda atılan adımlardan biri, Bakanlık, Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi destekleriyle, Google, T3 Girişim Merkezi ve Türkiye Girişimcilik Vakfı paydaşlığında “Oyun ve Uygulama Akademisi”nin hayata geçirilmesi oldu.

Akademi ile dijital ekonominin büyümesine, 18-29 yaş üniversite öğrencisi veya mezunu gençlerin dijital becerilerinin gelişmesine, teknoloji sektöründe istihdamın artmasına ve teknoloji odaklı girişimlerin çoğalmasına katkı hedeflendi.

Yarısı kızlardan oluştu

Her yıl 2 bin gence teknoloji, uygulama ve oyun geliştirme, girişimcilik alanlarında yetkinlik kazandıran akademiye, 2021-2022 ve 2022-2023 dönemlerinde 81 ilden 65 binden fazla başvuru yapıldı. 4 bin 500 genç ilk 2 yıl verilen eğitimlerden yararlandı. 2 yılda 1969 kişiyi mezun eden akademi, 17 bin 841 sertifika verdi.

Akademinin, 2023-2024 dönemi için başvuruları da alınarak değerlendirme süreçleri tamamlandı. 2 bin kişi eğitimlerine Aralık 2023 itibarıyla başladı.

Oyun ve Uygulama Akademisi 3’üncü yılında da yüzde 50’si kadın olmak üzere üniversite öğrencisi veya mezunu 2 bin gence tamamen ücretsiz, çevrim içi eğitim ve etkinlikler sunuyor.

Yeni oyun geliştiriciler yolda

Ayrıca, nitelikli insan kaynağını geliştirmek, bilişim meslekleri özelinde ulusal meslek standardı ve ulusal yeterliliklerin hazırlanması için de protokol imzalandı.

Protokolle hem Türkiye Yazılım Envanteri Projesi’nin çıktısının alınması hem de 42 Yazılım Okulu’ndan mezun öğrencilerin bir ihtiyacı olarak bilişim mesleklerine ilişkin ulusal meslek standardı ile ulusal yeterliliklerinin hazırlanması amaçlandı. İlk etapta çalışılacak meslekler “mobil yazılım geliştirici”, “oyun geliştiricisi” ve “BT mimarisi uzmanı” olarak belirlendi.

Yeni Nesil Yazılımcı Yetiştirme Programı olarak tasarlanan 42 İstanbul ve 42 Kocaeli okullarına geçen yıl 74 bin 106 kişi başvurdu. 6 bin 650 kişinin havuz eğitimine alındığı okullarda 1716 kişi eğitimi başarıyla tamamladı, 1421 kişinin bu okullara kaydı gerçekleşti. Halen okullarda 691 aktif öğrenci bulunuyor. İstanbul kampüste 35 ve Kocaeli kampüste 12 öğrenci olmak üzere, müfredatın temel modülünü tamamlayan toplam öğrenci sayısı 47 oldu.

Öte yandan bilişim, yazılım, dijital oyun, telekomünikasyon, finansal teknolojiler (fintek), akıllı şehircilik alanlarında sektörlerin yurt dışına açılması ve ihracatın artırılmasına yönelik sektöre özel kurgulanan destekler verilmesi de planlanıyor.

Türkiye’nin ilk “unicorn”u oyun şirketi olmuştu

Türkiye’nin ilk “unicorn”u (değerlemesi 1 milyar doları geçen teknoloji girişimi) olan Peak Games’i, ABD’li oyun şirketi Zynga 1,8 milyar dolara satın almıştı.

Unicorn olan bir diğer oyun stüdyosu Dream Games’e bugüne kadar finansal yatırımcılar tarafından yatırım yapıldı. Türkiye’nin ilk unicornlarından Dream Games’in “Royal Match” oyunu geçen yıl 82,62 milyon dolarla dünyada en yüksek gelire sahip oyun olmuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/turkiyenin-oyun-sektoru-dijital-donusumde-rol-alarak-istihdami-artirdi/feed/ 0
Üniversite öğrencisi Öykü Yanık, yurt dışındaki orkestralarda çalışmak istiyor https://www.haber60.com.tr/universite-ogrencisi-oyku-yanik-yurt-disindaki-orkestralarda-calismak-istiyor/ https://www.haber60.com.tr/universite-ogrencisi-oyku-yanik-yurt-disindaki-orkestralarda-calismak-istiyor/#respond Tue, 05 Mar 2024 01:39:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=15375 Yurt içi ve dışında çok sayıda orkestranın şefliğini yapan ve geçen ay İtalya’daki Saluzzo Opera Akademisi’ne şef asistanı olarak seçilen üniversite öğrencisi Öykü Yanık, “Ülkemi en iyi şekilde temsil etmek için yurt dışındaki orkestralarda çalışmak istiyorum.” dedi.

Maltepe Üniversitesinde Bestecilik ve Orkestra Şefliği bölümü son sınıf öğrencisi Yanık, AA muhabirine yaptığı açıklamada, orkestra şefliği eğitimi süreci, şimdiye kadarki tecrübeleri ve geleceğe yönelik hedeflerini açıkladı.

22 yaşındaki Yanık, yurt içinde ve dışında birçok orkestra ve koroyla çalıştığını söyleyerek. “Hocam Serdar Yalçın’dan çok şey öğrendim. Kendisinin opera şefi olması aslında biraz operaya da yoğunlaşmama, opera ile ilgili çalışmalar yapmama da sebep oldu.” şeklinde konuştu.

“Leipzig, Navigli ve Metz-Grand Est Senfoni Orkestrasını yönettim”

Genç yaşta çok sayıda orkestra ve koroyla çalışma fırsatı bulduğunu belirten Yanık, “Leipzig Senfoni Orkestrası ile çalıştım. Gittiğim yarışmalarda Navigli Senfoni Orkestrasını yönettim. Cemal Reşit Rey konser salonunda Metz-Grand Est Senfoni Orkestrası’nı yönettim. O da Fransız bir orkestraydı ve çok iyiydi. Devlet Çoksesli Korosu ile çalıştık geçen sene ve çok güzel bir tecrübeydi çünkü ben koroyla çok haşır neşir olmadım hiçbir zaman. Koro şefliği kesinlikle çok farklı bir alan.” ifadelerini kullandı.

Öykü Yanık, orkestra şefliğinin diğer müzisyenlik alanlarından farklı olduğuna vurgu yaparak, şunları kaydetti:

“Bizim bir enstrümanımız yok. Ben aslında keman ve piyano çalabiliyorum ama sahnede bu enstrümanı çalan kişi ben değilim. Bizim yaptığımız iş sahnenin üstünde olmak değil, sahnenin üstüne çıkma yolundaki hazırlığı yapmak diyebilirim. Yani biz aslında orkestra şefliğinin ne olduğunu, nasıl yapıldığını orkestra provalarında görüyoruz. Yani provayı kesip, burası olmadı bir daha yapalım, bunlar birlikte olmadı, oralar birlikte olsun gibi ayrıntılarla uğraşıyoruz.”

Saluzzo Opera Akademisi için maddi destek gerekiyor

Geçen ay İtalya’daki Saluzzo Opera Akademisi’ne şef asistanlığı için yaptığı başvurunun kabul edildiğini, ancak akademiye gidebilmek için maddi destek arayışında olduğunu aktaran Yanık, “Giulio Cesare isimli bir operanın asistan şefi olarak görev alacağım eğer gidebilirsem. Biz bu tarz çalışmalara, akademilere ve kurslara gittiğimiz zaman aslında bütün orkestra için bir ödeme yapıyoruz ve bu bizi zorlayabiliyor.” diye konuştu.

Yanık, orkestra şefliği eğitimine yurt dışında yüksek lisans ile devam etmek istediğini vurgulayarak, Avrupa’da iyi bir eğitim alarak Türk operasına daha fazla katkı sağlamayı amaçladığını dile getirdi.

Yurt dışında çok sayıda yetenekli Türk müzisyenin bulunduğuna dikkati çeken genç isim, “Yüksek lisans başvurusu için gittiğim okullarda çok sayıda Türk öğrencinin buralarda eğitim gördüğüne şahitlik ettim. Oradaki konservatörler de buna alışmış anladığım kadarıyla. Çünkü sürekli oradaki okullara geliyor Türk öğrenciler. Hatta keşke fırsatımız olsa da bu öğrencileri bir araya toplayabilsek yurt dışında. Eminim ki birkaç orkestra kurabilecek kadar müzisyenimiz var Avrupa’da.” değerlendirmesinde bulundu.

Geleceğe yönelik hedeflerini de anlatan Yanık, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ülkemi en iyi şekilde temsil etmek için yurt dışındaki orkestralarda çalışmak istiyorum. Bunun için çalışmalarıma da bir şekilde başlamış oldum. Eğer bu bahsettiğim opera akademisine de gidebilirsem, benim için çok önemli bir adım olacak. Çünkü Saluzzo, festival tarzında bir etkinlik aslında ve bu akademi sürekli devam etmiyor. Belirli zamanlarda kuruluyor ve bu klasik müzikte çok fazla olan bir şey. Böyle belirli festivaller ve akademiler Avrupa’da çok var ve bu festivallerin bazılarının içinde genç müzisyenlerin eğitimiyle ilgili bazı çalışmalar, girişimler de oluyor. Ben de kabul aldığım sürece bu tür etkinliklere katılım sağlamak istiyorum.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/universite-ogrencisi-oyku-yanik-yurt-disindaki-orkestralarda-calismak-istiyor/feed/ 0
Milli İstihbarat Akademisi, istihbarat, güvenlik ve strateji alanlarında lisansüstü eğitim ve bilimsel araştırmalar yapacak https://www.haber60.com.tr/milli-istihbarat-akademisi-istihbarat-guvenlik-ve-strateji-alanlarinda-lisansustu-egitim-ve-bilimsel-arastirmalar-yapacak/ https://www.haber60.com.tr/milli-istihbarat-akademisi-istihbarat-guvenlik-ve-strateji-alanlarinda-lisansustu-egitim-ve-bilimsel-arastirmalar-yapacak/#respond Thu, 11 Jan 2024 07:45:29 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=3043 Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) bünyesinde kurulan Milli İstihbarat Akademisi, istihbarat, güvenlik ve strateji alanlarında lisansüstü eğitim, bilimsel araştırma ve AR-GE çalışmalarını yürütecek.

MİT Başkanı İbrahim Kalın tarafından açıklanan Milli İstihbarat Akademisi’nin faaliyetlerine ilişkin detaylar, MİT’in yenilenen internet sayfasında yer aldı.

Buna göre, 6 Ocak itibarıyla faaliyetlerine başlayan Akademi, istihbarat, güvenlik ve strateji alanlarında lisansüstü eğitim ve bilimsel araştırmalar gerçekleştirecek. Akademi’nin bu çalışmalarla Türkiye’de istihbarat alanının bir bilim dalı olarak yerleştirilmesi ve geliştirilmesine katkı sağlaması hedefleniyor.

Akademi ile aynı zamanda Türkiye’nin istihbarat ve güvenlik alanındaki iddiasının güçlendirilmesi ve bu alandaki deneyiminin kavramsallaştırılması amaçlanıyor.

Yüksek lisans ve doktora programları açılacak

Milli İstihbarat Akademisi bünyesindeki enstitülerde açılacak yüksek lisans ve doktora programlarına, üniversitelerin en az 4 yıllık örgün eğitim veren ilgili lisans programlarından mezun olan ve akademi şartlarını karşılayan herkes başvurabilecek.

Bu programlarda eğitim gören öğrenciler, istihbarat, güvenlik, strateji, bölge çalışmaları, siber güvenlik ve kriptoloji, uydu-uzay sistemleri, yapay zeka ile veri analitiği ve benzeri alanlarda çalışmalar yürütebilecek.

Bilimsel araştırmalar yapılacak, AR-GE projeleri geliştirilecek

Akademi ayrıca bilimsel araştırmalar gerçekleştirecek, AR-GE projeleri geliştirecek.

Bu kapsamda, Türkiye’nin stratejik öncelikleri ve hedeflerini göz önünde bulundurarak istihbarat ve güvenlik alanlarında araştırmalar yapılması ve projeler üretilmesi, bu alanlarda çalışan akademisyenler ile uygulayıcıların ortak bir platformda buluşmasını sağlayacak nitelikte ulusal ve uluslararası düzeylerde çalıştay, seminer, konferans, kongre gibi organizasyonların düzenlenmesi hedefleniyor.

Akademi bünyesindeki eğitim ve bilimsel araştırma faaliyetleriyle istihbarat ve güvenlik alanında bilimsel bilgi üretilmesi, bu birikimin uluslararası literatüre aktarılması ve bu süreçte Türkiye’de nitelikli ve dünyayla entegre bir istihbarat çalışmaları topluluğu oluşturulması amaçlanıyor.

İstihbarat, güvenlik, strateji ve bölge araştırmaları alanında çalışan ulusal ve uluslararası akademisyenler, öğrenciler, uzmanlar, siviller ya da kamu personeli için disiplinler arası araştırma platformu işlevi görmeyi de hedefleyen Akademi, bu alandaki ulusal ve uluslararası tartışmalara katkı sunmayı planlıyor.

Akademi Başkanı Prof. Dr. Talha Köse

İlk kez kurulan Milli İstihbarat Akademisinin Başkanı Prof. Dr. Talha Köse oldu.

Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümünden mezun olmasının ardından Sabancı Üniversitesi Uyuşmazlık Analizleri ve Çözümleri programından yüksek lisans derecesi alan, ABD’deki George Mason Üniversitesi Çatışma Analizi ve Çözümü Enstitüsünde doktorasını tamamlayan Köse, George Mason Üniversitesi, Maastricht Üniversitesi ve Marmara Üniversitesinde misafir öğretim üyesi olarak dersler verdi.

İstanbul Şehir Üniversitesi ile İbn Haldun Üniversitesi’nin kuruluş sürecinde görev alan, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanlıklarını yapar Köse, SETA’da Toplum Masası Direktörlüğü ve Brüksel Masası Direktörlüğü görevlerini yürüttü.

İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesinde Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümünde görev alan Köse, uluslararası ilişkiler, çatışma çözümleri, barış inşası, Türk siyaseti, etnik ve mezhepsel kimlikler ve radikalleşme gibi konularda çalışmalar yürütüyor.

Türkçe, İngilizce ve Arapça dillerinde yayımlanan çok sayıda bilimsel yayını bulunan Köse, ulusal ve uluslararası akademik projelerde yürütücü ve araştırmacı olarak da görev aldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/milli-istihbarat-akademisi-istihbarat-guvenlik-ve-strateji-alanlarinda-lisansustu-egitim-ve-bilimsel-arastirmalar-yapacak/feed/ 0