Emine Erdoğan, “Anadoludakiler” projesinin tanıtım programında yaptığı konuşmada, bugün toprağın bereketini, mutfak kültürünün birikimini, usta ellerin becerisini yeniden keşfetmek ve yaşadıkları dünyanın istifadesine sunmak amacıyla bir arada olduklarını söyledi. Şair Edip Cansever’in “İnsan yaşadığı yere benzer. O yerin suyuna, o yerin toprağına benzer” mısralarını aktaran Erdoğan, “Biz, bu toprağın insanları, hepimiz Anadolu’ya benzeriz. Büyüklerimizin anlattığı
hikayelerin irfanıyla ruhlarımız mayalanır. Buğdayın rengi tenimize işler, dumanlı dağların, reyhan ve kekiğin, Fırat ve Dicle’nin kokusu üzerimize siner. Bizi biz yapan Anadolu, toprakla buluşarak berekete, soframıza erişerek birikime, kalbimizden dökülerek beceriye dönüşür” diye konuştu.
Emine Erdoğan, medeniyetler beşiği bu toprakların insanlığın ilk ana yurdu, keşiflerin coğrafyası olduğunu, tarihte ilklerin ve teklerin burada yaşandığını kaydetti. Bilinen ilk parşömenin Bergama’da üretilmesinin, ilk resmin Çatalhöyük’te çizilmesinin, ilk tohumun Mezopotamya’da atılmasının, ilk masalın Anadolu’da anlatılmasının tarihteki bu ilklere verilecek örneklerden yalnızca birkaçı olduğuna dikkati çeken Erdoğan, asırlardan bugüne ulaşmayı başarmış Anadolu’nun eşsiz hazinelerinin varisleri tarafından yeniden keşfedilmeyi beklediğini bildirdi.
“Sanayi ve teknolojiden güç alan bir yerel kalkınma modelini adım adım hayata geçirme kararlılığına sahibiz”
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ise konuşmasında, “Bizler de Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak Cumhuriyetimizin ikinci asrında, ‘Türkiye Yüzyılı’na yelken açarken Anadolu’da bin yıldır sürdürdüğümüz merhamet ve adalet medeniyetinin maddi ve manevi tüm unsurlarını ihya ve yeniden inşa etmek adına kolları sıvadık. Dünyada eşi benzeri olmayan bu kıymetli zenginliğimizi yerel kalkınmamızın temel taşı olarak görüyoruz. Bugüne kadar dezavantajlı vatandaşlarımızı ekonomik hayata kazandıran Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı, ülke sathında yeni çekim merkezleri oluşturan Cazibe Merkezlerini Destekleme Programı, hizmet ve üretim üssü şehirlerimize uluslararası alanda rekabet gücü kazandıran Üreten Şehirler Programı, genç istihdamını güçlendiren Çalışan ve Üreten Gençler Programı gibi farklı destek mekanizmalarını hayata geçirerek Kalkınma Ajanslarımız eliyle sürdürülebilir kalkınma hedeflerimize yönelik yaklaşık 26 bin projeye 75,5 milyar lira destek verdik. Bugün bu kıymetli buluşmada sizlerle bir müjdeyi de paylaşmak isterim. ‘Anadoludakiler’ hareketimiz kapsamında 81 ilimizin tamamında Kalkınma Ajanslarımız ve GAP Bölge Kalkınma İdaremiz tarafından yerel üretim ve kalkınmaya yönelik Anadoludakiler Destek Programı’nı bugün ilan ediyoruz. Kriterlerimiz çerçevesinde projeleri başarılı olan girişimcilerimizi, kooperatiflerimizi, usta ve zanaatkarlarımızı bu program ile destekleyeceğiz. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ‘Yerel Kalkınma Hamlesi’ vizyonumuz doğrultusunda yerel üretim değerlerimizi yenilikle buluşturan, geleneksel değerlerden beslenen, sanayi ve teknolojiden güç alan bir yerel kalkınma modelini adım adım hayata geçirme kararlılığına sahibiz” dedi.
Batı Akdeniz Bölgesi’nden de birçok ürünün yer aldığı sergide Antalya ilinden Söğle peyniri, Döşemealtı halısı, Alanya koza ipeği çiçeği, ekşili erik tarhana, Barak kilimi, su kabağı sanatı; Isparta ilinden gül suyu, minyatür Isparta halısı, Yalvaç keçesi tanıtılırken, Burdur ilinden ise sipsi, Tefenni ve Karamanlı rezeneleri ve Burdur ceviz ezmesi tanıtıldı.
SOGEP-Anadoludakiler Proje Teklif Çağrısı ilan edildi
Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı tarafından yapılan açıklamada, “Antalya, Burdur ve Isparta illerinden program kapsamında başvuru yapacakların SOGEP– Anadoludakiler programına ilişkin projelerinin bilgi formu, bütçe ve iş planını hazırlamaları ve bu dokümanları BAKA (Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı) ile paylaşmaları beklenmektedir. Projeye ilişkin olarak Proje Bilgi Formu, Proje Bütçesi ve İş Planı’nın 19.07.2024 (Cuma) tarihine kadar sogep@baka.gov.tr adresine e-posta ile gönderilmesi gerekmektedir. Uygun bulunan projeler nihai başvuru aşamasına alınacak olup bu noktadan sonra proje geliştirme çalışmaları doğrudan Ajans koordinasyonunda yapılacaktır. Detaylı bilgi için baka.gov.tr web sitesini ziyaret edebilirsiniz” denildi.
Anadoludakiler Platformu ile toprakların zenginliğini dijital platformda paylaşarak yerel üreticilerin desteklenmesi, geleneksel kültürün yaşatılması ve yerel potansiyellerin keşfedilmesi amaçlanıyor. Uygulandığı illerde yerel dinamikleri harekete geçirerek yoksulluk, göç ve kentleşmeden kaynaklanan sosyal sorunları gidermek, değişen sosyal yapının ortaya çıkardığı ihtiyaçlara karşılık vermek, toplumun dezavantajlı kesimlerinin ekonomik ve sosyal hayata daha aktif katılmalarını sağlamayı amaçlayan program ile yerel değerlerin katma değerli hale gelmesi hedefleniyor. – ANTALYA
]]>Sosyal medya günümüzün en güçlü iletişim araçlarından biri haline geldi. Biz, Samet Çetin Sosyal Medya Ajansı olarak, markanızın dijital varlığını güçlendirmek için buradayız.

*Neden Biz?*
1. *Stratejik Yaklaşım:* Her marka benzersizdir ve bu yüzden stratejimizi markanızın özelliklerine göre özelleştiriyoruz.
2. *Yaratıcı İçerik:* İçeriklerimiz sıradışı ve dikkat çekici olacak şekilde tasarlanır, böylece izleyicilerinize akılda kalıcı bir izlenim bırakırız.
3. *Hedef Kitlenizi Anlıyoruz:* Hedef kitlenizi tanımlamak ve onlarla etkileşim kurmak için kapsamlı bir araştırma yapıyoruz.
4. *Analitik Odak:* Veri odaklı bir yaklaşım benimsiyoruz. Kampanyalarınızın performansını düzenli olarak izleyerek, stratejilerimizi optimize ediyoruz.
*Hizmetlerimiz:*
1. *Sosyal Medya Yönetimi:* Profesyonel bir ekip olarak, markanızın sosyal medya hesaplarını etkili bir şekilde yönetiyoruz.
2. *İçerik Üretimi:* Videolar, görseller, blog yazıları ve daha fazlası – markanız için yaratıcı ve özgün içerikler üretiyoruz.
3. *Reklam Yönetimi:* Hedef kitlenize ulaşmak için stratejik reklam kampanyaları planlıyor ve yönetiyoruz.
4. *Topluluk Yönetimi:* İzleyicilerinizle etkileşim kurmak için topluluk yönetimi hizmetleri sunuyoruz.

*İletişime Geçin!*
Markanızın dijital varlığını güçlendirmek için bize katılın. Sosyal medyada bir adım önde olmak için hemen bizimle iletişime geçin!
Adres : Firuzağa Mah. Süngü Sk. No:2/7 Beyoğlu/İstanbul
Tel : +905520016978
]]>Anadolu Ajansı Uluslararası Haber Merkezi’nin Atölye Alanı’nda düzenlenen ödül töreninde konuşan Karagöz, sadece Türkiye’den değil Anadolu Ajansının en yetenekli foto muhabirlerinin tüm dünyadan çekmiş olduğu fotoğrafları insanların beğenisine sunduklarını belirterek, fotoğraflar için 891 bin oy kullanıldığını söyledi.
Her fotoğrafın esasında çok güçlü anlamları beraberinde getirdiğini ifade eden Karagöz, şubatta meydana gelen depremler ve ekimde Gazze’de yaşananların 2023’ü hüzün dolu bir yıl yaptığını belirtti.
Karagöz, “Şubat ayında pek çok vatandaşımızı kaybettik. Ekim ayından itibaren hala da devam ediyor, pek çok masum sivil İsrail’in saldırılarında hayatını kaybediyor.” dedi.
Bu nedenle bu yıl ” Deprem: Umut” ve “Gazze: Kanıt” olmak üzere iki ayrı tema belirlediklerini anımsatan Karagöz, “Depremle alakalı on binlerce fotoğraf var ama biz içinden umut veren bir seçki belirledik. Yine Gazze ile alakalı binlerce fotoğraf vardır ama biz kanıt olabilecek nitelikteki fotoğraflardan bir seçki sunmak istedik. Bu fotoğrafları da bu yıl ‘Yılın Kareleri’ fotoğraf yarışmasına dahil ettik.” diye konuştu.
İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları sırasında ailesine ait ev yerle bir olan ve ailesinden çok sayıda kayıp veren AA foto muhabiri Ali Jadallah’a işaret eden Karagöz, “Gazze’de Ali Jadallah, yaptıklarıyla dünya tarihine adını yazdırmış bir kahramandır.” dedi.
Karagöz, bir kısmı serbest gazeteci olmak üzere Gazze’de 26 ajans çalışanının görev yaptığını belirterek, şunları kaydetti:
“Onlar sayesinde Gazze’deki zulmün fotoğrafını dünyaya verdik fakat orada kalmadık. Çekilen bu fotoğrafları kanıt olarak değerlendirelim ve uluslararası adalet arayışımıza bir delil de biz sunalım istedik ve Ali, en büyük kanıtları, en büyük delilleri topladı. Dolayısıyla bu dünya var olduğu sürece adalet er ya da geç bir gün tecelli edecek. Adaletin tecelli ettiği gün Ali ve arkadaşlarının çekmiş olduğu o fotoğraflar, gerçek anlamda kanıt ve delil olarak kullanılacak ve adaletin tecelli etmesine katkı sağlayacak. Hiçbir zaman unutmayacağız, hiçbir zaman da unutturmayacağız.”
Karagöz, Jadallah’ın eşi ve çocuklarının da bugün burada olmalarından memnuniyet duyduğunu, en kısa sürede kendisiyle de bir araya gelmeyi ümit ettiğini söyledi.
Gazze’de görevini sürdüren ve törene video konferansla katılan Ali Jadallah da İsrail’in Filistin’de bir nevi soykırım uyguladığını vurgulayarak, Anadolu Ajansının, Gazze’ye saldırılar sırasında burada olup bitenleri dünyaya duyurma hususunda kendisini güçlü bir şekilde ispat ettiğini dile getirdi.
Törende “Deprem: Umut” kategorisinde “Depremin umudu” başlıklı fotoğrafın sahibi Aytuğ Can Sencar, “Gazze: Kanıt” kategorisinde “Son sığınak” başlıklı fotoğrafı çeken Ali Jadallah, “Çevre ve Yaşam” kategorisinde “Ateş dağı” başlıklı fotoğrafı çeken Emin Yoğurtcuoğlu, “Haber” kategorisinde “Eksi’de operasyon” başlıklı fotoğrafı çeken Özkan Bilgin ve “Spor” kategorisinde “Yumruk” başlıklı fotoğrafı çeken Emin Sansar, ödüllerini Serdar Karagöz’ün elinden aldı.
Törende ödül alan foto muhabirleri, dereceye giren fotoğrafların hikayelerini anlattı.
]]>Avusturya’nın başkenti Viyana’daki Birleşmiş Milletler (BM) Viyana Ofisi’nde UAEA Yönetim Kurlu Toplantısı düzenlendi.
Toplantı sonrasında Başkan Grossi, gazetecilerin sorularını yanıtladı.
AA muhabirinin, İsrail’in denetlenmeyen nükleer faaliyetleri ve kontrol dışı nükleer silahlarının Orta Doğu’daki durumu daha karmaşık hale getirip getirmeyeceğine ilişkin sorusunu yanıtlayan Grossi, bölgedeki gelişmelerden duyduğu kaygıyı dile getirerek, “nükleer silahların kullanımına ilişkin ciddiyetsiz konuşmaların kabul edilemez olduğunu” yineledi.
Grossi, İsrailli aşırı sağcı Miras Bakanı Amihai Eliyahu’nun Kasım 2023’de Gazze’ye yönelik nükleer silah kullanma tehdidinin bölgede domino etkisi yaptığını belirterek, bu tür konuşmaların sonlandırılması gerektiğini ifade etti.
“Ajans, bölgede Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması’nın uygulanması için çabalıyor. Nükleer silahların kullanımına ilişkin ciddiyetsiz konuşmalar, diğer ülkelere de sıçradı.” ifadesini kullan Grossi, nükleer silahların uluslararası hukuka göre yasaklı olduğunu vurguladı.
İran’ın nükleer faaliyetleri
Grossi, İran’ın nükleer faaliyetlerine de değinerek, bu ülkede zenginleştirilmiş uranyum stokunda artışın devam ettiğini, Tahran yönetimin yaklaşık 3 yıldır Ek Protokol’ü uygulamadığını ve bu süre zarfında Ajans’ın da tamamlayıcı erişim sağlayamadığının altını çizdi.
İran’ın Kapsamlı Güvenlik Denetimi Anlaşması kapsamında Kod 3.1 adı verilen uygulamayı hayata geçirmesi gerektiğini ifade eden Grossi, İran’ın nükleer programının tamamen barışçıl olduğuna dair Ajansın güvence verebilecek bir konumda olması için bu durumun çözüme kavuşturulması gerektiğini söyledi.
Grossi, “İran’ın nükleer silah üretmeye yönelik teknik yeteneklerine ilişkin kamuoyuna yapılan açıklamalar, İran’ın güvenlik denetimine ilişkin beyanlarının doğruluğu ve eksiksizliği konusundaki endişelerimi daha da artırıyor.” değerlendirmesinde bulundu.
İran’ın 4 Mart 2023’te UAEA ile yaptığı Ortak Mutabakatta alınan kararları uygulamayı durdurmasının ciddi oranda endişeye yol açtığını kaydeden Grossi, “Bu da İran’ın üzerinde anlaşmaya vardığımız şeye bağlı kaldığına dair şüpheleri artırıyor.” görüşünü paylaştı.
Grossi, İranlı yetkililerle görüşmek istediğini, Tahran’dan gelecek davet üzerine hareket edeceğini belirterek, söz konusu kaygıların ancak yapıcı ve anlamlı bir işbirliği ile çözülebileceğini, bu bağlamda İran’ı bir kez daha eksiksiz ve şeffaf bir şekilde işbirliği yapmaya çağırdı.
Zaporijya Nükleer Santrali
Ukrayna’daki Zaporijya Nükleer Santrali’ne ilişkin istikrarsız durumun sürdüğünü belirten Grossi, son haftalarda nükleer santral çevresinde çatışmaların arttığını ifade etti.
Grossi, olası bir nükleer kazanın yaşanmasını önlemek adına daha önce BM Genel Kurulu’nda açıkladığı 5 temel ilkeye tarafların dikkat ettiğini, ancak zaman zaman bu ilkelerin bazılarını riske atabilecek adımların da atıldığına dikkati çekti.
Ajans uzmanlarının burada nükleer güvenliğin sağlanması için çalışmalarını sürdürdüğünü, olası bir tehlike karşısında gereken önlemleri almaya çalıştığını kaydeden Grossi, ancak buradaki ekibin nükleer güvenliğine ilişkin yürüttüğü kontroller kapsamında santralin her noktasına erişim sağlayamadığını dile getirdi.
Grossi, Rus yetkililerin onayı doğrultusunda yarın Moskova’ya bir ziyaret gerçekleştireceğini, bu bağlamda Zaporijya Nükleer Santrali başta olmak üzere diğer nükleer güvenliğe ilişkin üst düzey görüşmeler yapacağını kaydetti.
]]>