Zengin yayla ve meralara sahip olan Doğu Anadolu’da besiciler, yetiştirdikleri hayvanları İl Tarım ve Orman Müdürlüğünde yapılan kontrol ve işlemlerin ardından batı illerine sevk için hazırlıyor.
Büyükbaş ve küçükbaş hayvanlar kamyonlara yüklenerek yaklaşan Kurban Bayramı öncesi İstanbul, Ankara, İzmir ve Kocaeli başta olmak üzere ülkenin farklı illerine götürülüyor.
Şu ana kadar söz konusu illerden 87 bin 45 küçük ve büyükbaş kurbanlık sevki gerçekleştirildi.
Erzurum, Ağrı ve Kars’taki hayvan borsalarında da bayram yaklaştıkça yoğunluk artıyor. Besiciler, yaylalar ve ahırlarda besleyip bakımını yaptıkları hayvanları satmak için kamyonlara yükleyip sabahın erken saatlerinde hayvan borsasına getiriyor. Besiciler ile bütçelerine uygun kurbanlık almak isteyen vatandaşlar arasında zaman zaman sıkı pazarlıklar yaşanıyor.
Vatandaşlar, Tarım ve Orman Bakanlığının “Tarım Cebimde” uygulaması ile küpe sorgulama kısmından kurbanlıklarının sağlık durumu, ırkı, aşıları ve diğer tüm bilgilerini hızlı ve kolay bir şekilde ücretsiz olarak kontrol edebilecek.
Erzurum’dan 59 bin 800 kurbanlık sevk edildi
Erzurum Tarım ve Orman İl Müdürü Alpaslan Kenger, AA muhabirine, sevklerde şu ana kadar herhangi bir salgın hastalık veya başka bir olumsluzlukla karşılaşmadıklarını söyledi.
Geçen yıla göre sevklerde değişkenliğin olduğunu anlatan Kenger, şöyle devam etti:
“Geçen yılki sayılarımıza bu yıl büyükbaş hayvan sevkimizde yüzde 50 artış yaşanırken, küçükbaş hayvan sevkinde tam tersi durum var. Geçtiğimiz kurban sezonunda 30 bin büyükbaş hayvan sevk etmiştik, bu sene 45 bin 500 büyükbaş hayvan sevk ettik. Geçen sene 29 bin küçükbaş hayvan sevkimiz gerçekleşirken bu yıl 14 bin 300 küçükbaş hayvan batı illerimize gönderdik.”
Kurbanlık hayvan gönderiminin tamamlanmak üzere olduğunu ve nadiren sevklerin olabileceğini ifade eden Kenger, sağlıklı hayvan sevki noktasında aşılama çalışmalarının da gerçekleştirildiğini bildirdi.
Açıldığı günden bu yana 158 bin hayvan denetlendi
Bu yıl ilk defa Kurban Bayramı sezonunu geçiren ve Türkiye’de pilot olarak kurulan Erzurum Veteriner Yol Kontrol ve Denetim İstasyonu’nda sevk döneminde günlük ortalama hayvan taşıyan 200 aracın kontrol edildiğini kaydeden Kenger, “İstasyon açıldığı günden bu yana 4 bin 500 araçta, 140 bin büyükbaş, 18 bin küçükbaş hayvan kontrol ettik.” diye konuştu.
Ağrı’dan 11 bin 500 kurbanlık gönderildi
Ağrı Tarım ve Orman İl Müdürü Mehmet Hüseyinoğlu da tarım ve hayvancılıkta ülkenin önde gelen şehirlerinden olan Ağrı’da 350 bin büyükbaş, 1 milyon 400 bine yakın da küçükbaş hayvanın bulunduğunu söyledi.
Kurban Bayramı’na sayılı günler kala batı illeri ve büyükşehirlere ciddi bir hayvan sevki yapıldığını anlatan Hüseyinoğlu, bu hayvanlar gönderilmeden 21 gün önce şap aşısı yapıldığını belirtti.
Ekiplerce hayvanların kontrol edildiğini ve sağlıksız olanların gönderilmesine izin vermediklerini vurgulayan Hüseyinoğlu, şöyle devam etti:
“Geçen yıl Ağrı’dan Kurban Bayramı süresince 12 bin 500 büyük ve 25 bin de küçükbaş hayvan batı illerine sevk edildi. Bu sene de yaklaşık geçen seneki rakamları bekliyoruz. Şimdiye kadar 6 bin 500 büyükbaş, 5 bin de küçükbaş hayvan sevki yapıldı. Bayram yaklaştıkça bu sevkler artacaktır. Tüm Türkiye’ye sevkler yapılıyor çünkü Ağrı’nın geçim kaynağı hayvancılık.”
Kars’tan 15 bin 745 kurbanlık sevk edildi
Kars Tarım ve Orman İl Müdürü Enver Aydın ise merada doğal beslenen hayvanların tercih nedeni olduğunu, kurbanlık hareketliliğinin de yoğunlaştığını söyledi.
Bulaşıcı hayvan hastalıklarının engellenebilmesi ve sağlıklı gıda tüketiminin sağlanabilmesi için denetimlerin tüm hızıyla devam ettiğini vurgulayan Aydın, kentten hayvan sevklerinin de tüm hızıyla sürdüğünü kaydetti.
Kars’ta 29 bin 730 büyük, 31 bin 123 de küçükbaş kurbanlık hayvanın bulunduğunu dile getiren Aydın, “Bu miktar, ilimizin kurbanlık hayvan ihtiyacını karşılamaya yeterli düzeydedir. Ayrıca il dışına da ilimizden kurbanlık hayvan sevki yapılmaktadır. Bu güne kadar Kars’tan diğer illere 8 bin 325 büyük ve 7 bin 420 küçükbaş hayvan sevki gerçekleştirilmiştir.” ifadelerini kullandı.
]]>Adıyaman’ın Çelikhan ilçesinde yaşayan Akay, farkında olmadığı kalp rahatsızlığı nedeniyle yemek yemekte zorlanıyordu.
Ani terleme ve vücudunun bazı yerlerinde ağrı oluşması nedeniyle doktora gitmeye karar veren Akay, Çelikhan Devlet Hastanesine başvurdu.
Burada kalp krizi geçirdiği belirlenen Akay, Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edildi. Burada yapılan anjiyografi işleminin ardından hasta, kalp krizine bağlı nadir görülen kalp kapakçığında yırtılma tespit edilerek Kalp ve Damar Cerrahisi ekibi tarafından ameliyata alındı.
Kalp kapakçığı değişen ve tıkalı damarları açılan Akay, ameliyatla sağlığına kavuştu. Akay, artık güçlük çekmeden yemek yiyebilecek.
“Ender bir durum”
Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahı ve Malatya Turgut Özal Üniversitesi Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nurkay Katrancıoğlu, AA muhabirine, hastanın kendilerine ani nefes darlığı ve göğüs ağrısı şikayetleriyle başvurduğunu söyledi.
Kalp krizi geçirdiği belirlenen hastaya acil müdahalede bulunduklarını anlatan Katrancıoğlu, şöyle devam etti:
“Hastanın çok şiddetli bir kalp krizi geçirdiğini, kalp krizine bağlı olarak da kalp kapağında bir yırtılma olduğunu gördük. Hastamızı acil ameliyata aldık. Hem kalp kapağını değiştirdik hem de tıkalı damarlarına baypas yaptık. Hastamızın durumu gayet iyi. Birkaç gün içerisinde de hastayı şifayla evine taburcu edeceğiz. Bu tür durumlar normalde çok sık gördüğümüz vakalar değil. Hatta çok nadir olduğunu söyleyebilirim. Çok sayıda kalp krizi geçiren hastamız olmasına rağmen kalp kapakçığında yırtığın olması ender görünen bir durum. Bu hem hastamızın kendi koroner damarlarındaki doğumsal oluşum farklılıklarına bağlı hem de geçirmiş olduğu kalp krizinin şiddetine bağlı olarak meydana gelebiliyor. Herkesin kalp krizi geçirdiğinde bu komplikasyona dikkat etmesi gerektiğini düşünüyorum.”
Katrancıoğlu, hastanın tedavisinin son derece başarılı geçtiğini ve normal hayatına artık dönebileceğini anlatarak, şunları kaydetti:
“Vatandaşlara kalp krizine sebep olabilecek göğüs ağrısı gibi çeneye vuran, kola vuran, sırt ağrısı gibi rahatsızlıklar olduğunda hiç vakit kaybetmeden en yakın hastaneye gitmelerini öneriyorum. Çünkü bu tür hastalıkların ortaya çıkmasında süre de çok önemli. Erken dönemde yapılan müdahalelerde bu tür kapakçık yırtılmaları ya da kopmalarına çok çok daha nadir görülüyor. Onun için bu tür rahatsızlıklar ortaya çıktığında, özellikle çeneye, sırta, kola vuran göğüs bölgesindeki ağrılar olduğunda hastalarımıza mutlaka bir merkezine gidip kontrolden geçmelerini öneriyorum.”
Mustafa Akay ise rahatsızlığını geç fark ettiğini belirterek, bir saatlik gecikmenin hayatında çok şey değiştirdiğini söyledi.
Ani terleme ve vücudunun bazı yerlerinde ağrı oluştuğunu anlatan Akay, şunları aktardı:
“Terleme oluyordu. Yemek bile yiyemiyordum, sıkıntı çekiyordum. Aniden rahatsızlandım. Hastaneye geldim. Allah doktorlarımdan razı olsun hemen müdahale ettiler. Çok şükür şimdi çok rahatım ve taburcu olacağım. Hastaneye bir gün önce gelseydim bu kadar rahatsızlığı geçirmezdim. İmkanlarımız var, hastanelerimiz iyi, Allah herkesten razı olsun.”
]]>Yılmaz, iftar sonrası Ağrı Seçim Koordinasyon Merkezi ziyaretinde yaptığı konuşmada, yerel seçimlerin siyasetten ziyade hizmetin ön plana çıkması gereken seçimler olduğunu söyledi.
Tüm Türkiye’de icraatlarını ortaya koyduklarını ifade eden Yılmaz, “Gerçek belediyecilik, Recep Tayyip Erdoğan’dır, AK Parti’dir. Gerçek belediyecilik, belediyeyi kendi kişisel reklamı için kullanmak değil. Birtakım ideolojik saplantılar ve amaçlar için belediyeyi kullanmak da değil. Belediyeyi halkın ihtiyacı için kullanmaktır. Gerçek belediyecilik budur. Verilen kaynak neyse, imkanlar neyse, onu verimli şekilde halkın ihtiyacı, hizmeti için kullanmaktır. Biz, Salih kardeşimizin gerçek belediyeciliğin en güzel örneklerinden birini Ağrı’da yaşatacağına yürekten inanıyoruz.” diye konuştu.
Cevdet Yılmaz, 31 Mart’ta vatandaşların oy kullanırken Ağrı’nın menfaatini, şahıslardan, sloganlardan ve ideolojilerden üstün tutması gerektiğine işaret etti.
Belediye başkan adayı Salih Aydın’ın, Ağrı için güzel projelerinin olduğunu, seçime kalan kısa süre içerisinde parti teşkilatının hepsinin sahada olup gönüllere dokunması gerektiğini anlatan Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bana göre bir belediye başkanının iki temel görevi var. Birincisi kaliteli bir yaşam ortamı oluşturmak. Yeşil alanlarıyla, kentsel dönüşümüyle, parklarıyla, güzel temizliğiyle, içme suyuyla, yaşam kalitesini artırmalı. Başkanımız seçildiği takdirde ekibiyle en güzel şekilde bunları yapacağına inanıyoruz. İkincisi de iş ve yatırım ortamı. Bir belediyenin bir görevi de o ilin kalkınmasına, yerel kalkınmaya destek olmaktır, bunu da biz çok önemli görüyoruz. Belediye iyi çalışırsa o ile daha çok yatırım gelir ve daha nitelikli işler yapılır.”
“Sadece depremin maliyeti 104 milyar dolar”
Yılmaz, salgın sonrası dünyanın tam olarak toparlanamadığını belirterek, ülkenin etrafında savaşların ve çatışmaların yaşandığına dikkati çekti.
Kuzeye bakıldığında Ukrayna- Rusya savaşının yaşandığını anlatan Yılmaz, “Güneyimizde maalesef Filistin’de, Gazze’de hepimizin yüreğini kanatan manzaralar görüyoruz. Geçen yıl tarihimizin en büyük depremini yaşadık. 11 vilayetimizdeki 14 milyon (insan) etkilendi. Böyle güçlü bir liderimiz olmasa, güçlü bir hükümet olmasa, bunlar öyle kolay kaldırılacak yükler değil. Sadece depremin maliyeti 104 milyar dolar. Bu kadar büyük bir yükten bahsediyoruz. Buna rağmen yine hizmetlerimize devam ediyoruz, çalışmalarımıza devam ediyoruz.” ifadesini kullandı.
Türkiye ekonomisinin büyüdüğünü vurgulayan Yılmaz, şöyle devam etti:
“Geçen sene ekonomimiz büyüdü. AK Parti iktidara geldiğinde Türkiye’nin ekonomisi 230 milyar dolardı. Geçen sene 1 trilyon 119 milyar dolara ulaştı. Türkiye ilk defa trilyon dolarlık ekonomiler ligine girmiş oldu. İhracatımız 256 milyar doları buldu. 2002’de kişi başına gelirimiz 3 bin 600 dolardı. Geçen yıl itibarıyla 13 bin 110 dolara yükseldi. Kim ne derse desin Türkiye, refahını artıran, demokrasisini, kalkınmasını her geçen yıl ileriye taşıyan bir ülke. Bütün bu olumsuz şartlara, etrafımızdaki istikrarsızlıklara, afetlere rağmen geçen yıl ekonomimizi yüzde 4,5 büyüttük. Şimdi asıl gündemimiz enflasyon. Vatandaşın da bizim de sorunumuz enflasyondur.”
“Tek haneli enflasyon rakamlarına bu memleketi yeniden kavuşturmak istiyoruz”
Cevdet Yılmaz, enflasyonla ilgili sıkıntılar yaşandığını ve bütün plan ve programlarda enflasyonu öncelediklerini belirterek, şunları kaydetti:
“Allah’ın izniyle adım adım da bunu (enflasyonu) düşüreceğiz. Bu programımızı kararlı bir şekilde uyguluyoruz. Uygulamaya devam edeceğiz. Yılın ikinci yarısında bunun etkilerini görmeye başlayacağız. Haziran ve temmuz gibi göreceksiniz, enflasyonda bir kırılma olacak. Ardından 2025’te hedefimiz yüzde 15’lere düşürmek, 2026’da da tek haneli enflasyon rakamlarına bu memleketi yeniden kavuşturmak istiyoruz. AK Parti geçmişte yaptı, yine yapar. Yaparsa AK Parti yapar. İnşallah güçlü bir kadroyla bunu da başaracağız.”
Çalışanların, emeklilerin, dar gelirlilerin yanında olduklarını ve olmaya devam edeceklerini söyleyen Yılmaz, ekonomiyi büyüttükçe bundan bütün toplum kesimlerini faydalandırmaya devam edeceklerini dile getirdi.
Doğu ve Güneydoğu’da büyük hamleler gerçekleştirdiklerini, son 21 yılda hiçbir dönemde olmadığı kadar hizmet yaptıklarını hatırlatan Yılmaz, “Bu bölgelerimize pozitif ayrımcılık yaptık. Yani olumlu yönde her türlü ayrımcılığa karşıyız, o ayrı. İnsanların kimliğine dönük her türlü ayrımcılığa karşıyız. Ama daha az gelişmiş bölgelerimizin diğerlerinin seviyesine yaklaşması için buralara kişi başına daha fazla kaynak verdik. Bütün sorunlar çözüldü mü elbette çözülmedi ama önemli ilerlemeler sağladık.” değerlendirmesinde bulundu.
Programa, AK Parti Ağrı Milletvekili Ruken Kilerci, AK Parti Ağrı İl Başkanı Orhan Güngör, AK Parti Ağrı Belediye Başkan Adayı Salih Aydın, Ağrı Belediye Başkanı Metin Karadoğan, partililer ve vatandaşlar katıldı.
Yılmaz, daha sonra İbrahim Çeçen Üniversitesi yerleşkesindeki Yaşam Merkezi Toplantı Salonu’nda kanaat önderleriyle bir araya geldi.
]]>AĞRI – Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, terör tehdidinin sınırların dışına atılmasıyla bölgede gözle görülür iyileşmeler olduğunu belirterek, “Bölgenin kalkınmasına engel olmak isteyen tüm odaklara rağmen son 21 yılda Ağrı’ya 84 milyar lira yatırım yaptık” dedi.
Ağrı’da Hakemoğlu Konferans Salonu’na düzenlenen iftar programına katılan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz yaptığı konuşmada, “Peygamber Efendimizin kutlu emrine ram olarak iki günümüzü birbirine eşit geçirmemek için hep canla başla, aşkla çalışıyoruz. 10 Ramazan, sizler gibi kardeşlerimizle buluştuğumuz iftar sofralarında daha bir anlam kazanıyor. Bu bölgenin bir evladı olarak bir önceki haftadan bu yana ya bölgede bir şehrimizde ya da hemşehri buluşmalarında iftar sevincini paylaşıyoruz. Tüm illerimize yüzümüz, alnımız ak şekilde gidiyoruz. İktidardaki 21 yıllık eser ve hizmet yolculuğumuzda daha önce hayal dahi edilemeyen nice yatırımı, eseri ve projeyi ülkemize kazandırdık. Ülkemizin eksiklerini gidermekle kalmadık, her alanda Türkiye’yi tarihinin en büyük kalkınma ve yatırım hamlesiyle tanıştırdık” dedi.
Bölgede terör tehdidinin sınırların dışına taşınmasıyla gözle görülür iyileşmeler sağlandığını ifade eden Yılmaz, kente yapılan hizmetlere değinerek şunları söyledi:
“Yıllarca bölgenin kalkınmasını engelleyerek, refahının önüne geçenlerin bertaraf olmasıyla bu topraklar tarihiyle, kültürüyle yeniden ayağa kalmaya başladı. Bölgenin kalkınmasına engel olmak isteyen tüm odaklara rağmen son 21 yılda Ağrı’ya 84 milyar lira yatırım yaptık. Çocuklarımıza ve gençlerimize hizmet eden bir bilim merkezi kurduk. İbrahim Çeçen Üniversitesi’ni şehrimize kazandırdık. Şimdi de üniversitemize tıp fakültesi binası yapıyoruz. 400 yataklı merkez, 150 yataklı Patnos Hastanesi başta olmak üzere bin 125 yataklı 15 hastane dahil 77 sağlık tesisini şehre kazandırdık. TOKİ vasıtasıyla 4 bin 240 konutu tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettik, 386 konutun yapımı sürüyor. Ağrı’daki beş millet bahçesinden dördü bitti, Murat Nehri Millet Bahçesi en güzel şekilde hazırlanıyor. Ağrı, şehir geçişi ve bağlantı yollarını Erzurum-Ağrı-Doğubayazıt- Gürbulak Sınır Kapısı yolunu, Doğubayazıt-Çaldıran yolunu, Ağrı-Hamur-Tutak-Patnos yolunu, Erciş-Patnos yolunu ve Doğubayazıt- Iğdır yolunu bölünmüş yol olarak tamamladık. Ağrı’nın hasretle beklediği Yazıcı Barajı başta olmak üzere iki baraj, bir sulama tesisi, 50 taşkın koruma tesisi inşa ettik. Yazıcı Barajı’yla Ağrı şehir merkezi ve 15 yerleşim yerinin 2045 yılına kadar olan içme suyu ihtiyacını karşıladık. Havalimanımızda hizmete açtığımız yeni terminal binası ile yılda 2,5 milyon yolcu taşıma kapasitesine ulaştık. Ağrı ilinde bir ilke imza atıp Diyadin ilçesinde ‘Jeotermal Kaynaklı Sera Organize Tarım Bölgesi’nin temelini attık ve alt yapı çalışmalarına başladık. 1,3 milyar TL yatırım yapılacak olan proje ile bin 500 kişi iş sahibi olacak. Ağrı’ya kurduğumuz tekstil kent sayesinde çok sayıda kardeşimize istihdam kapısı açıyoruz. Hedefimiz 17 fabrikada 15 bin istihdama ulaşmak. Doğubayazıt Kültür Merkezi’ni, Doğubayazıt Şafii Camii’ni, Ahmed-i Hani Türbesi’ni ve İshak Paşa Sarayı’nı restore ederek hizmete açtık. Ayrıca Ağrı’ya 11 bin metrekare alana sahip kültür ve kongre merkezi yaptık. Doğal gaz ağını genişlettik, bu yıl da Hamur’u doğal gaza kavuşturacağız. Merkezi yönetim belediye uyumu işte tüm bu hizmetlerin hızlı şekilde sağlanması için önemlidir. Ağrı’da bu uyumun başarısı saydığım hizmetlerden okunuyor.”
Türkiye Yüzyılı idealine ulaşmak için hizmet seferberliğini sürdürdüklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, “Değerli kardeşlerim, her daim geleceği inşa etmenin sorumluluğuyla vizyon projelerini hayata geçirmeyi sürdürüyor, ülkemizin ‘Türkiye Yüzyılı’ idealine ulaşması için büyük bir hizmet seferberliği yürütüyoruz. Bu idealimiz doğrultusunda Türkiye Yüzyılı şehirleri için gerçek belediyecilik diyoruz. 31 Mart ile birlikte ‘Türkiye Yüzyılı şehirleri’ imarından ödün vermeden çalışmaya hazırız ve kararlıyız. Türkiye Yüzyılı’nın Ağrı’sı için hazırız ve kararlıyız. Hizmetle, icraatla, özveriyle çalışacak isimler bellidir; Ağrı Belediye Başkan adayımız Mehmet Salih Aydın, Doğubayazıt Belediye Başkan adayımız Cengiz Çelik, Diyadin Belediye Başkan adayımız Rıfat Polat, Eleşkirt Belediye Başkan adayımız Ramazan Yakut, Hamur Belediye Başkan adayımız Cezmi Ergül, Patnos Belediye Başkan adayımız Abdülhalik Taşkın, Taşlıçay Belediye Başkan adayımız İsmet Taşdemir, Tutak Belediye Başkan adayımız Fevzi Sayan, Dedeli Belediye Başkan adayımız Veysi Durak, Tahir Belediye Başkan adayımız Alparslan Yavuz, Yaylaüstü Belediye Başkan adayımız Selami Demirtaş, Yücekapı Belediye Başkan adayımız Nurettin Öztürk. Yerelde gönülden çalışacak tüm adaylarımıza itimadımız tamdır. Tüm adaylarımız Ağrı’nın her bir köşesine eser ve hizmet siyasetinin izlerini bırakmak, şehrimizi Türkiye Yüzyılı’nda daha ileriye taşımak için seferber olmuş durumda. Ağrı’daki eser ve hizmet belediyeciliğimiz yeni dönemde Mehmet Salih Aydın’a emanet. Herkese eşit ve adil hizmet sunmayı şiar edinen Salih Bey, hizmet götürülmemiş tek bir Ağrılı kalmayana kadar çalışmaya hazır. Kentsel dönüşüm ve altyapı sorunlarının çözülmesi, üniversite öğrencilerinin eğitim masraflarına destek, yöresel ürünler ticaret merkezi, kadın kooperatifleri kurulması ve belediye spor kulübünün açılması gibi projeleriyle Türkiye Yüzyılı şehirleri vizyonumuz doğrultusunda Ağrı’ya yeni bir soluk getirecek. Salih Bey’de bu heyecan, hazırlık, plan, program varken ortaya koyacak bir vizyonu ve projesi olmayanlara sandıkta gereken cevabı vereceğinize inanıyorum. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin” diye konuştu.
Düzenlenen programa Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın yanı sıra Ağrı Valisi Mustafa Koç, AK Parti Ağrı Milletvekili Ruken Kilerci, İbrahim Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Abdulhalik Karabulut, AK Pati İl Başkanı Orhan Güngör ve Belediye Başkan adayı Mehmet Salih Aydın katıldı.
]]>Cevdet Yılmaz, Ağrı’da bir düğün salonunda düzenlenen iftar programında yaptığı konuşmada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın selamlarını iletti.
Her zaman sahada milletle olduklarını ifade eden Yılmaz, “Aynı anlayışla ramazanın bereketiyle devam ediyor, çalışıyoruz ve sizler gibi kardeşlerimizle iftar sofralarında buluşuyoruz. Çok şükür 81 ilimize yüzümüzün akıyla gidiyoruz. Hangi ile, ilçeye, beldeye gidersek gidelim, mutlaka iktidarımızın eseri, mührü ve hizmeti var. Biz de alnımız ak şekilde bu illerimizi dolaşıyoruz.” diye konuştu.
Yılmaz, son 21 yılda Doğu’ya, Güneydoğu’ya yapılan yatırım ve hizmetlerin başka hiçbir dönemde yapılmadığını belirterek, hem bugünün ihtiyacını karşılamaya hem de ihmal edilmiş yılları telafi etmeye çalıştıklarını ve büyük oranda bunu başardıklarını dile getirdi.
“Daha müreffeh bir gelecek hazırlamanın kaygısı içinde olduk”
Son 21 yılda büyük bir kalkınma ve demokrasi hamlesini AK Parti olarak ve son dönemde Cumhur İttifakı olarak hayata geçirdiklerini aktaran Yılmaz, şöyle konuştu:
“Uzun yıllar bu bölgemiz terörün gölgesi altında kaldı. Terör, şiddet, çatışma en fazla bu bölgeye, burada yaşayan insanımıza zarar verdi. Bu noktada da çok şükür son dönemlerde apayrı bir huzur ortamı, güven ortamı var. Bu huzur ve güven ortamının faydasını da en fazla bu bölgede yaşayan insanımız görecek, tüm Türkiye görecek ama en fazla bu bölge görecek. Türkiye dünyadan daha hızlı büyüyor, Doğu ve Güneydoğu ise Türkiye’den daha hızlı büyüyor ve büyüyecek inşallah. Bu çerçevede Doğu’da, Güneydoğu’da yollar inşa ettik, üniversiteler yaptık, organize sanayi bölgeleri kurduk. kırsal alana hizmetler götürdük. Tekstil kentler, yeni sanayi oluşumlarına destek olduk. Yeni teşvik sistemi uyguladık. Kalkınma ajansları gibi yeni kurumlar kurduk. Bütün bunlarla özellikle gençlerimiz için, çocuklarımız için hem daha huzurlu hem daha müreffeh bir gelecek hazırlamanın kaygısı içinde olduk.”
Yılmaz, Ağrı’da son 21 yılda önemli yatırımlar gerçekleştirdiklerini vurgulayarak, 84 milyar liralık yatırım yaptıkları kente çocuk ve gençlere hizmet eden bilim merkezi ile İbrahim Çeçen Üniversitesini kazandırdıklarını söyledi.
Ağrı Eğitim ve Araştırma Hastanesi, 150 yataklı Patnos Hastanesi başta olmak üzere 1125 yataklı 15 hastane dahil 77 sağlık tesisini şehre kazandırdıklarını, TOKİ vasıtasıyla 4 bin 240 konutu tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettiklerini ve 386 konutun da yapımının sürdüğünü ifade eden Yılmaz, Ağrı’daki 5 millet bahçesinden dördünün bittiğini, Murat Nehri Millet Bahçesi’nin ise en güzel şekilde hazırlandığını bildirdi.
Erzurum-Ağrı-Doğubayazıt- Gürbulak Doğubayazıt-Çaldıran yolunu, Erciş-Patnos yolunu ve Doğubayazıt- Iğdır yolunu bölünmüş yol olarak tamamladıklarına değinen Yılmaz, şöyle devam etti:
“Ağrı’nın hasretle beklediği Yazıcı Barajı başta olmak üzere iki baraj, bir sulama tesisi, 50 taşkın koruma tesisi inşa ettik. Yazıcı Barajı ile Ağrı şehir merkezi ve 15 yerleşim yerinin 2045 yılına kadar olan içme suyu ihtiyacını karşıladık. Havalimanımızda hizmete açtığımız yeni terminal binası ile yılda 2,5 milyon yolcu taşıma kapasitesine ulaştık. Ağrı’da ilke imza atıp Diyadin ilçesinde ‘Jeotermal Kaynaklı Sera Organize Tarım Bölgesi’nin temelini attık ve altyapı çalışmalarına başladık. Sadece bu projemiz 1.3 milyar Türk lirası tutarında ve doğrudan 1500 insanımıza istihdam sağlayacak.”
Ağrı’ya kurdukları tekstil kentle insanlara istihdam kapısı açtıklarını, hedeflerinin ise 17 fabrikada 15 bin istihdama ulaşmak olduğunu kaydeden Yılmaz, Doğubayazıt ilçesindeki tarihi cami, türbe ve İshak Paşa Sarayı’nı restore edip hizmete açtıklarını, ayrıca Ağrı’ya 11 bin metrekare alana sahip kültür ve kongre merkezi kazandırdıklarını ve Hamur ilçesini de doğal gaza kavuşturacaklarını anlattı.
“Bazıları bırakın yapmayı seçimden sonra söylediklerini unutuyor”
Yılmaz, söz konusu hizmetlerin sağlanması açısından merkezi yönetimle belediye uyumunun önemine dikkati çekerek, şunları kaydetti:
“Belediyeyi kendi şan ve şöhretleri veya birtakım ideolojik saplantıları için kullananlar, halka hizmet edemezler. Belediyeyi, kaynakları halk için, halkın ihtiyacı için kullananlarsa gerçek belediyecilik yaparlar. Bu nedenle oyunuzu kendinize, Ağrı’ya hizmet edenlere verin. Ağrı’nın geleceğine, Mehmet Salim kardeşimize oy verin. Biz hazırız ve kararlıyız. Bizim anlayışımız, ne vadettiysek onu yapmak, yapamayacağımızı söylemeyiz, söylediğimizi de yaparız. Bazıları bırakın yapmayı seçimden sonra söylediklerini unutuyor, hatırlamıyor bile. Biz onlardan değiliz elhamdülillah.”
Konuşmalar sonrası Yılmaz, belediye başkan adaylarını halka tanıtarak 21 Mart seçimlerinde adaylara destek istedi.
Programa, Vali Mustafa Koç, AK Parti Ağrı Milletvekili Ruken Kilerci, AK Parti Ağrı İl Başkanı Orhan Güngör, AK Parti Ağrı Belediye Başkan Adayı Salih Aydın, MHP İl Başkanı Selahattin Aktaş, Ağrı Belediye Başkanı Metin Karadoğan, kurum müdürleri, STK temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.
]]>Ağrı’da Hakemoğlu Konferans Salonu’na düzenlenen iftar programına katılan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz yaptığı konuşmada, “Peygamber Efendimizin kutlu emrine ram olarak iki günümüzü birbirine eşit geçirmemek için hep canla başla, aşkla çalışıyoruz. 10 Ramazan, sizler gibi kardeşlerimizle buluştuğumuz iftar sofralarında daha bir anlam kazanıyor. Bu bölgenin bir evladı olarak bir önceki haftadan bu yana ya bölgede bir şehrimizde ya da hemşehri buluşmalarında iftar sevincini paylaşıyoruz. Tüm illerimize yüzümüz, alnımız ak şekilde gidiyoruz. İktidardaki 21 yıllık eser ve hizmet yolculuğumuzda daha önce hayal dahi edilemeyen nice yatırımı, eseri ve projeyi ülkemize kazandırdık. Ülkemizin eksiklerini gidermekle kalmadık, her alanda Türkiye’yi tarihinin en büyük kalkınma ve yatırım hamlesiyle tanıştırdık” dedi.
Bölgede terör tehdidinin sınırların dışına taşınmasıyla gözle görülür iyileşmeler sağlandığını ifade eden Yılmaz, kente yapılan hizmetlere değinerek şunları söyledi:
“Yıllarca bölgenin kalkınmasını engelleyerek, refahının önüne geçenlerin bertaraf olmasıyla bu topraklar tarihiyle, kültürüyle yeniden ayağa kalmaya başladı. Bölgenin kalkınmasına engel olmak isteyen tüm odaklara rağmen son 21 yılda Ağrı’ya 84 milyar lira yatırım yaptık. Çocuklarımıza ve gençlerimize hizmet eden bir bilim merkezi kurduk. İbrahim Çeçen Üniversitesi’ni şehrimize kazandırdık. Şimdi de üniversitemize tıp fakültesi binası yapıyoruz. 400 yataklı merkez, 150 yataklı Patnos Hastanesi başta olmak üzere bin 125 yataklı 15 hastane dahil 77 sağlık tesisini şehre kazandırdık. TOKİ vasıtasıyla 4 bin 240 konutu tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettik, 386 konutun yapımı sürüyor. Ağrı’daki beş millet bahçesinden dördü bitti, Murat Nehri Millet Bahçesi en güzel şekilde hazırlanıyor. Ağrı, şehir geçişi ve bağlantı yollarını Erzurum-Ağrı-Doğubayazıt-Gürbulak Sınır Kapısı yolunu, Doğubayazıt-Çaldıran yolunu, Ağrı-Hamur-Tutak-Patnos yolunu, Erciş-Patnos yolunu ve Doğubayazıt-Iğdır yolunu bölünmüş yol olarak tamamladık. Ağrı’nın hasretle beklediği Yazıcı Barajı başta olmak üzere iki baraj, bir sulama tesisi, 50 taşkın koruma tesisi inşa ettik. Yazıcı Barajı’yla Ağrı şehir merkezi ve 15 yerleşim yerinin 2045 yılına kadar olan içme suyu ihtiyacını karşıladık. Havalimanımızda hizmete açtığımız yeni terminal binası ile yılda 2,5 milyon yolcu taşıma kapasitesine ulaştık. Ağrı ilinde bir ilke imza atıp Diyadin ilçesinde ‘Jeotermal Kaynaklı Sera Organize Tarım Bölgesi’nin temelini attık ve alt yapı çalışmalarına başladık. 1,3 milyar TL yatırım yapılacak olan proje ile bin 500 kişi iş sahibi olacak. Ağrı’ya kurduğumuz tekstil kent sayesinde çok sayıda kardeşimize istihdam kapısı açıyoruz. Hedefimiz 17 fabrikada 15 bin istihdama ulaşmak. Doğubayazıt Kültür Merkezi’ni, Doğubayazıt Şafii Camii’ni, Ahmed-i Hani Türbesi’ni ve İshak Paşa Sarayı’nı restore ederek hizmete açtık. Ayrıca Ağrı’ya 11 bin metrekare alana sahip kültür ve kongre merkezi yaptık. Doğal gaz ağını genişlettik, bu yıl da Hamur’u doğal gaza kavuşturacağız. Merkezi yönetim belediye uyumu işte tüm bu hizmetlerin hızlı şekilde sağlanması için önemlidir. Ağrı’da bu uyumun başarısı saydığım hizmetlerden okunuyor.”
Türkiye Yüzyılı idealine ulaşmak için hizmet seferberliğini sürdürdüklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, “Değerli kardeşlerim, her daim geleceği inşa etmenin sorumluluğuyla vizyon projelerini hayata geçirmeyi sürdürüyor, ülkemizin ‘Türkiye Yüzyılı’ idealine ulaşması için büyük bir hizmet seferberliği yürütüyoruz. Bu idealimiz doğrultusunda Türkiye Yüzyılı şehirleri için gerçek belediyecilik diyoruz. 31 Mart ile birlikte ‘Türkiye Yüzyılı şehirleri’ imarından ödün vermeden çalışmaya hazırız ve kararlıyız. Türkiye Yüzyılı’nın Ağrı’sı için hazırız ve kararlıyız. Hizmetle, icraatla, özveriyle çalışacak isimler bellidir; Ağrı Belediye Başkan adayımız Mehmet Salih Aydın, Doğubayazıt Belediye Başkan adayımız Cengiz Çelik, Diyadin Belediye Başkan adayımız Rıfat Polat, Eleşkirt Belediye Başkan adayımız Ramazan Yakut, Hamur Belediye Başkan adayımız Cezmi Ergül, Patnos Belediye Başkan adayımız Abdülhalik Taşkın, Taşlıçay Belediye Başkan adayımız İsmet Taşdemir, Tutak Belediye Başkan adayımız Fevzi Sayan, Dedeli Belediye Başkan adayımız Veysi Durak, Tahir Belediye Başkan adayımız Alparslan Yavuz, Yaylaüstü Belediye Başkan adayımız Selami Demirtaş, Yücekapı Belediye Başkan adayımız Nurettin Öztürk. Yerelde gönülden çalışacak tüm adaylarımıza itimadımız tamdır. Tüm adaylarımız Ağrı’nın her bir köşesine eser ve hizmet siyasetinin izlerini bırakmak, şehrimizi Türkiye Yüzyılı’nda daha ileriye taşımak için seferber olmuş durumda. Ağrı’daki eser ve hizmet belediyeciliğimiz yeni dönemde Mehmet Salih Aydın’a emanet. Herkese eşit ve adil hizmet sunmayı şiar edinen Salih Bey, hizmet götürülmemiş tek bir Ağrılı kalmayana kadar çalışmaya hazır. Kentsel dönüşüm ve altyapı sorunlarının çözülmesi, üniversite öğrencilerinin eğitim masraflarına destek, yöresel ürünler ticaret merkezi, kadın kooperatifleri kurulması ve belediye spor kulübünün açılması gibi projeleriyle Türkiye Yüzyılı şehirleri vizyonumuz doğrultusunda Ağrı’ya yeni bir soluk getirecek. Salih Bey’de bu heyecan, hazırlık, plan, program varken ortaya koyacak bir vizyonu ve projesi olmayanlara sandıkta gereken cevabı vereceğinize inanıyorum. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin” diye konuştu.
Düzenlenen programa Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın yanı sıra Ağrı Valisi Mustafa Koç, AK Parti Ağrı Milletvekili Ruken Kilerci, İbrahim Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Abdulhalik Karabulut, AK Pati İl Başkanı Orhan Güngör ve Belediye Başkan adayı Mehmet Salih Aydın katıldı. – AĞRI
]]>“Sırtını örgüte dayayan siyasi temsilcilerin İstanbul’da ve başka yerlerde kirli pazarlıklarla kendi ikballerini kotarmanın peşindeler”
“İnşallah Ramazan Bayramı gelmeden 31 Mart’ta milli irade bayramını yaşayacağız”
“Yine birileri çıkmış, tek parti faşizmini hortlatmak için can atan CHP’yle bir olup sizlerin iradesine ipotek koymaya çalışıyor”
“Derdi terör örgütüne payandalık etmek olanın hayali de o kadar olur”
AĞRI – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 31 Mart yerel seçimleri öncesi il mitinglerini bugün Ağrı ile sürdürdü.
Ağrı Dörtyol meydanında düzenlenen mitingde katılım oldukça yüksek oldu. Binlerce vatandaşın katıldığı mitingde vatandaşlar Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yoğun sevgi gösterilerinde bulundu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ağrı’nın 2019 yılında mahalli idareler seçimlerinde tercihini AK Parti’den yana yaptığını ve bu süreçte önemli hizmetler aldığını anlatarak, “Her ne kadar geçtiğimiz Mayıs ayındaki seçimlerde arzu ettiğimiz neticeleri alamamış olsak da Ağrı’nın 31 Mart’ta yine tercihini AK Parti’den yana yapacağını inanıyoruz. Bizim aramızda kalpten kalbe giden bir yol vardır” dedi.
“Biz hayatımızı milli iradenin üstünlüğünü savunmaya adadık” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu anlayışla vesayetinden, darbecisine, terör örgütünden tek parti faşistine karşımıza kim çıkarsa mücadele ettik. Cumhuriyet tarihinin en köklü demokrasi ve kalkınma atılımlarını hayata geçirmekle kalmadık. Türkiye yüz yılı vizyonuyla gözümüzü geleceğe diktik. Maşallah. Şu anda karşımdaki topluluğa bakıyorum. Sordum. Ne kadar yol boyu gayet iyiydi. Burada da kırk bin kişinin olduğunu emniyetten aldık. Maşallah. Şimdi bu kırk binle beraber 31 Mart’ta yürüyor muyuz? Şimdi yine birileri çıkmış, tek parti faşizmini hortlatmak için can atan CHP’yle bir olup sizlerin iradesine ipotek koymaya çalışıyor. Dün silah zoruyla yaptıklarını bugün örtülü baskıyla, daha önemlisi tek parti faşistleriyle gizli saklı ittifak oluşturarak gerçekleştirmenin gayreti içindeler. Öyle ki bu uğurda yasakların, hukuksuzlukların ve baskıların sembolü olan CHP’ye bile yedek tekerlek yapacak duruma düştüler. Ne Dünya eski dünya ne Türkiye eski Türkiye artık demokrasisiyle yönetim biçimiyle eğitimden sağlığa tüm kalkınma altyapısıyla yepyeni bir Türkiye var. Dün Ağ Ankara’ya çok uzaktı. İstanbul’a çok uzaktı. Antalya’ya çok uzaktı. Dünyaya da çok uzaktı. Bugün ise Türkiye’nin ve dünyanın her yeri Ağrılı kardeşlerim için Gelişen iletişim ve ulaşım teknolojilerini emirlerine sunmamız sayesinde adeta bir adım, bir tık mesafede” diye konuştu.
Sırtını örgüte dayayan siyasi temsilcilerin İstanbul’da ve başka yerlerde kirli pazarlıklarla kendi ikballerini kotarmanın peşinde olduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizlerin iradesini tek parti faşizminin kalıntı CHP’nin kifayetsiz, muhtelif yöneticilerine meze edenler mi Ağrı’ya hak ettiği hizmetleri getirecek? CHP’li belediye başkan adaylarının buram buram ırkçılık, ayrımcılık, kokan, tüm söylemlerine Seslerini çıkarmayanlar mı sizin hakkınızı savunacak? Ağrı’yı ve bu bölgeyi arka bahçeleri olarak kabul edip batıya şirin gözükmek için kendi ülkesine ihanet derecesine varan saldırılar yapanlar mı? Yıllardır mecliste oldukları halde ülkenin, milletin, şehirlerimizin en küçük bir meşalesinin çözümüne öncülük etmeyenler, katkıda bulunmayanlar mı? Ağrı’ya kazandıracak. Bugüne kadar bunların bir eseri var mı? Bir eserini gördünüz mü? Bunların ne ağrı umurlarında, ne Van umurlarında, ne Diyarbakır umurlarında. Bunlar için önemli olan tek şey İstanbul’daki Brüksel’deki, Berlin’deki, Londra’daki, Washington’daki, ağababalarından aldıkları emirlerdir. Zaten, fırsatını bulan da soluğu oralarda alıyor Hiç bunların iradenizi istismar etmeyi amaçlayan turistik geziler haricinde samimiyetle, halimizi, hatırınızı sormak için Ağrı’ya geldiğini gördünüz mü? Şu ulu Ağrı Dağı’na Tendürek Dağı’na, Aladağlara teröristlere selam vermek dışında hayırlı bir nazarla bakanını gördünüz mü? Ne diyor o güzel Ağrı türküsünde? Ağlarken sen ağlamadın. Derdime dertleş olmadın. Sen bana kardeş olmadın. Evet size kardeş olmayanlara siz de kapınızı ve gönlünüzü kapatın” şeklinde konuştu.
Başka Ağrı yok. Başka Türkiye yok
“Biz kalbimizle, yüreğimizle, eserlerimizle, hizmetlerimizle, hedeflerimizle, programlarımızla işte sizin huzurunuzdayız” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasını söyledi sürdürdü; “Unutmayın başka ağrı Yok. Başka Türkiye yok. Önümüze çıkan fırsatları ve imkanları en iyi şekilde değerlendirmeliyiz. Kardeşlerim, cumhuriyet tarihi boyunca milletimizin her kesimi gibi Ağrılı kardeşlerimizin de yaşadığı sıkıntılar yok mu? Elbette var. Ama bunların hiçbiri sizin üzerinizden sahnelenmeye çalışılan kirli senaryoların bahanesi olamaz. Üstelik biz darbecilerden, vesayetçilerden, işkencecilerden hesap sorarak milletimizin bu dönemle hesaplaşmasını da gerçekleştirdik. Hükümette olduğumuz yirmi bir yılı aşkın süre boyunca bu ülkenin her eksiği gibi sizlerin hak, özgürlük, adalet altyapı, üstyapı, refah beklentilerinizi karşılamak için gece gündüz çalıştık. Ne yaparsak yapalım hepsini lütuf değil, vazife olarak gördük, asla yeter demedik. Hele hele bunları Sizin başınıza asla kalkmadık. Sizi ananızın ak sütü gibi helaliniz olan haklarınıza ve hizmetlerinize kavuşturmak için çıtayı hep daha yükseğe koyarak bugünlere geldik. Şimdi de Türkiye yüzyılıyla hep birlikte dünyanın en güçlü ve müreffeh ülkeleri arasındaki yerimizi almaya hazırlanıyoruz. Bu vizyonu da Ağrı’yla birlikte hayata geçirelim istiyoruz. Biz milletimize Türkiye yüzyılı şehirlerini depreme dayanıklı yapılarıyla, ulaşımıyla, çevresiyle, sosyal destekleriyle diğer tüm unsurlarıyla hep birlikte yükseltmeyi teklif ediyoruz.”
Derdi terör örgütüne payandalık etmek olanın hayali de o kadar olur
Muhalefet partilerinin kavga etmekten, birbirleriyle pazarlık etmekten, birbirlerine höykürmekten, birbirlerine çalım atmaktan, ülkeye ve millete dair herhangi bir meseleyi gündemlerine almaya vakit bulamadığın ifade eden Erdoğan, “Derdi kendi partisinin içindeki ayak oyunları olanın vizyonu da o kadar olur. Derdi terör örgütüne payandalık etmek olanın hayali de o kadar olur. Derdi insanların sıkıntılarını, endişelerini, duygularını istismar etmek olanın programı da o kadar olur. Bunların hepsini bir araya toplayıp sonra çarpın, bölün, çıkartın, ne yaparsanız yapın, geriye kalacak olan hep sıfır olur. Sıfır sonuçlu siyasetin de ne ülkeye, ne millete faydası dokunur. İşte bunun için biz hep eser ve hizmet siyaseti diyoruz. İşte bunun için biz hep yaptığımız eserleri, getirdiğimiz hizmetleri sayıp döküyor, onunla da kalmıyor, bundan sonra yapacaklarımızı anlatıyoruz. Bıraktım diğer çalışmalarımızı sadece son dönemde Ağrı Belediyesi’nde yaptıklarımızı şöyle alt alta sıralasak aradaki farkı çok rahat görmek mümkündür. Hizmet, ulaşım ve iş makinalarından oluşan zengin araç filosuyla, yol ve kaldırım çalışmalarıyla şehrin güzelleştirilen sayısız yatırımlarıyla sosyal belediyecilik faaliyetleriyle Ağrı önemli mesafe kat ettik Türkiye’nin de Ağrı’nın da ihtiyacı olan siyaset işte budur. Öyleyse şimdi burada Ağrı’dan öyle bir ses verin ki şu yüce dağın ardından bile duyulsun. 31 Mart’ta Türkiye yüz yılı şehirleri için hazır mıyız? 31 Mart’ta Türkiye yüz yılı şehirleri için kararlı mıyız otuz bir Mart’ta gerçek belediyeciliği tercih ediyor muyuz? Bunun için seçim gününe kadar, ana kademe, kadın kolları, gençler, kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Ağrı’yla birlikte Türkiye haritasının tamamını Cumhur İttifakı’nın renkleriyle boyamaya var mıyız? Biliyorsunuz başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ebedi azaptan kurtuluş olan mübarek Ramazan ayındayız. Bu vesileyle Ramazan-ı Şerifinizi tebrik ediyorum. İnşallah Ramazan Bayramı gelmeden 31 Mart’ta milli irade bayramını yaşayacağız. İnşallah. Bunun için hep beraber çok çalışacağız Biz Ağrı’ya güveniyoruz. Ağrı’nın da bize güvenmesini istiyoruz. Kardeşlerim sizden otuz bir Mart seçimleri için destek isterken bunu kuru bir laf kalabalığına dayanarak yapmıyoruz. Bu Ağrı’ya yirmi bir yılda yaptığımız seksen dört milyar liralık yatırımdan aldığımız güçle heyecanla, kararlılıkla ifade ediyoruz. Demek ki seksen dört milyar liralık yatırım yaptık. Eğitimde beş bin otuz iki adet yeni derslik inşa ettik. Çocuklarımıza ve gençlerimize hizmet eden bir bilim merkezi kurduk. İbrahim Çeçen Üniversitesi’ni şehrimize kazandırdık. Şimdi de üniversitemize tıp fakültesi binası yapıyoruz. Gençlik ve Spor’da Ağrı’ya beş bin beş yüz yirmi dokuz kişi kapasiteli yükseköğrenim yurtları açtık. Gençlik merkezleri ve çeşitli branşlarda kırk üç tesisi inşa ettik. Doğubayazıt Kapalı Spor Salonu’nun yapımına devam ediyoruz. Doğu Beyazıt Kültür Merkezi’ni, Doğubayazıt, Şafi Camii’ni, Ahmed-i Hani Türbesi’ni ve İshak Paşa Sarayı’nı restore ederek hizmete açtık. Aynı çağrıya on bir bin metrekare alana sahip kültür ve kongre merkezi yaptık” şeklinde konuştu.
Sosyal yardımlarda Ağrılı ihtiyaç sahibi vatandaşlara on bir buçuk milyar lira kaynakla destek olduklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sağlıkta dört yüz yataklı merkez ve yüz elli yataklı Patnos Hastanesi başta olmak üzere Toplamda bin yüz yirmi beş yataklı on beş hastane dahil yetmiş yedi sağlık tesisini şehrimize kazandırdık. Ağrı, kadın, doğum ve çocuk hastalıkları hastanemizi iki yüz yataklı bir ek bin ile büyüteceğiz. Çevre ve Şehircilikte TOKİ vasıtasıyla dört bin iki yüz kırk konutu tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettik. Üç yüz seksen altı konutun yapımına devam ediyoruz. Kentsel dönüşümde şehrimizde Toplam altı bin yüz seksen bir bağımsız bölümün dönüşümünü gerçekleştirdik. Ağrı’daki beş millet bahçemizden dördünü bitirdik. Murat Nehri, millet bahçemizin yapımına devam ediyoruz. Ulaşımda on altı devraldığımız bölünmüş yol mesafesini dört yüz beş kilometreye çıkardık. Ağrı şehir geçişi ve bağlantı yollarını Erzurum, Ağrı, Doğubayazıt, Gürbulak, sınır kapısı yolunu, Doğubayazıt çaldıran yolunu, Ağrı, Hamur, Tutak, Patnos yolunu, Erciş Patnos yolunu ve Doğubayazıt, Iğdır yolunu bölünmüş yol olarak tamamladık Bu takviye düğünü ve tüm kıran köprüsünü inşa ettik. Kağızman, Tuzluca, Cuma Çay, Ağrı yolunu, Iğdır, Doğubayazıt yolunu ve Hamur çevre Hava yolunu bu sene bitiriyoruz. Ahmed-i Hani Havalimanı’na terminal binası yaptık. Tarım ve Ormanda Ağrı’nın hasretle beklediği yazıcı barajı başta olmak üzere iki baraj bir sulama tesisi, 50 taşkın koruma tesisi inşa ettik. Yazıcı barajıyla Ağrı şehir merkezi ve on beş yerleşim yerinin iki bin kırk beş yılına kadar olan içme suyu ihtiyacını karşıladık. Ayrıca yine Yazıcı Ağrı Ovası’nda yaklaşık iki yüz elli bin dekar zirai arazinin sulanabilmesine imkan sağladık. Yukarı Çay ve Derecek Barajları ile Yeşilhisar Göleti’nin yapımına devam ediyoruz. İnşası süren sulama tesisleri tamamlandığında Ağrı’da yüz elli bin dekar araziyi daha sulamaya açıyoruz. Ağrılı çiftçilerimize on beş milyar lira tarımsal hibe desteği verdik. Hayvancılığın önemli bir geçim kaynağı olduğu Ağrı Üç yüz on dört ahırı ve üç et entegre tesisini içeren bir proje kazandırıyoruz. İstihdamı desteklemek için, Ağrı’daki işverenlere altı yüz kırk milyon lira pirinç teşviki verdik. Ağrı’ya kurduğumuz Tekstil kent sayesinde çok sayede kardeşimize istihdam kapısı açıyoruz. Hedefimiz on yedi fabrikada, on beş bin istihdama ulaşmaktır. Peki enerjide merkez, Diyadin, Eleşkirt, Doğubayazıt, Patnos, Taşlıçay ve Tutak’ı doğal gaz arzını sağladık. Bu yıl da hamuru doğal gaza kavuşturuyoruz” dedi.
Erdoğan konuşmasının son bölümünde ise “Bu sabah Konya’da düşen askeri eğitim uçağımızdan dolayı Türk Silahlı Kuvvetlerimize ve milletimize geçmiş olsun diyorum. Pilotumuzun sağ olarak kurtulduğu kazada biz iş makinası operatörü kardeşimiz vefat etti. Allah rahmet etsin. Mekanı cennet olsun inşallah” diye konuştu.
]]>Erdoğan, partisince Dörtyol Kavşağı’nda düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada, sosyal yardımlarda Ağrılı ihtiyaç sahiplerine 11,5 milyar lira kaynakla destek olduklarını ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 400 yataklı merkez, 150 yataklı Patnos Hastanesi başta olmak üzere bin 125 yataklı 15 hastane dahil 77 sağlık tesisini şehre kazandırdıklarını belirtti.
Ağrı Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesini 200 yataklı bir ek bina ile büyüteceklerini dile getiren Erdoğan, TOKİ vasıtasıyla 4 bin 240 konutu tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettiklerini, 386 konutun yapımına devam ettiklerini söyledi.
Kentsel dönüşümde Ağrı’da 6 bin 181 bağımsız bölümün dönüşümünü gerçekleştirdiklerini aktaran Erdoğan, Ağrı’daki beş millet bahçesinden dördünü bitirdiklerini, Murat Nehri Millet Bahçesi’nin yapımına devam ettiklerini kaydetti.
Erdoğan, 16 kilometreden devralınan bölünmüş yol mesafesinin, 405 kilometreye çıkarıldığını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ağrı, şehir geçişi ve bağlantı yollarını Erzurum-Ağrı-Doğubayazıt-Gürbulak Sınır Kapısı yolunu, Doğubayazıt-Çaldıran yolunu, Ağrı-Hamur-Tutak-Patnos yolunu, Erciş-Patnos yolunu ve Doğubayazıt-Iğdır yolunu bölünmüş yol olarak tamamladık. Tutak Viyadüğünü ve tüm Küpkıran Köprüsünü inşa ettik. Kağızman-Tuzluca-Cumaçay-Ağrı yolunu, Iğdır-Doğubayazıt yolunu ve Hamur Çevre Yolunu bu sene bitiriyoruz. Ahmed-i Hani Havalimanı’na terminal binası yaptık. Havalimanımızın 2003 yılında 8 bin olan yolcu trafiği, geçtiğimiz yıl ne oldu biliyor musunuz? 316 bin. Nereden nereye?
Ağrı’nın hasretle beklediği Yazıcı Barajı başta olmak üzere iki baraj, bir sulama tesisi, 50 taşkın koruma tesisi inşa ettik. Yazıcı Barajı’yla Ağrı şehir merkezi ve 15 yerleşim yerinin 2045 yılına kadar olan içme suyu ihtiyacını karşıladık. Yazıcı Barajı’yla Ağrı Ovası’nda yaklaşık 250 bin dekar zirai arazinin sulanabilmesine imkan sağladık. Yukarıçay ve Derecek barajları ile Yeşilhisar Göleti’nin yapımına devam ediyoruz. İnşası süren sulama tesisleri tamamlandığında Ağrı’da 150 bin dekar araziyi daha sulamaya açıyoruz.”
Ağrılı çiftçilere 15 milyar lira tarımsal hibe desteği verildiğini hatırlatan Erdoğan, “Hayvancılığın önemli bir geçim kaynağı olduğu Ağrı’ya 314 ahırı ve 3 et entegre tesisini içeren bir proje kazandırıyoruz. İstihdamı desteklemek için Ağrı’daki işverenlere 640 milyon lira prim teşviki verdik.” diye konuştu.
“Bu yıl da Hamur’u doğal gaza kavuşturuyoruz”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ağrı’ya kurduğumuz tekstil kent sayesinde çok sayıda kardeşimize istihdam kapısı açıyoruz. Hedefimiz 17 fabrikada 15 bin istihdama ulaşmaktır.” ifadesini kullandı.
Erdoğan, merkez, Diyadin, Doğubayazıt, Eleşkirt, Patnos, Taşlıçay ve Tutak’a doğal gaz arzını sağladıklarını, bu yıl da Hamur’u doğal gaza kavuşturacaklarını bildirdi.
Ağrı’ya, 31 Mart’tan sonra belediyelerle işbirliği içinde çok daha fazla hizmet ekleyeceklerini vurgulayan Erdoğan, il ve ilçe belediye başkanlarının seçilmeleri halinde cumhurbaşkanlığıyla, bakanlıklarıyla her daim başkanlarının yanında olacaklarını, belediyelerin getireceği her yatırımı, hizmeti destekleyeceklerini kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu sabah Konya’da düşen askeri eğitim uçağımızdan dolayı Türk Silahlı Kuvvetlerimize ve milletimize geçmiş olsun. Pilotumuzun sağ olarak kurtulduğu kazada, bir iş makinası operatörü kardeşimiz vefat etti. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun.” dedi.
Notlar
Erdoğan’ı, havaalanından miting alanına gelişinde caddelerde ellerinde Türk bayrağı olan çocuklar karşıladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından AK Parti’nin Ağrı Belediye Başkan adayı Mehmet Salih Aydın ve ilçe belediye başkan adaylarıyla vatandaşları selamladı.
Mitinge, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ile Sağlık Bakanı Fahrettin Koca da katıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra AK Parti Ağrı İl Başkanlığını ziyaret etti.
(Bitti)
]]>Erdoğan, partisince Dörtyol Kavşağı’nda düzenlenen mitingde vatandaşlara hitap etti.
Kalpleri, yürekleri, eserleri, hizmetleri, hedefleri ve programlarıyla Ağrılıların huzurunda olduklarını belirten Erdoğan, “Unutmayın başka Ağrı yok, başka Türkiye yok. Önümüze çıkan fırsatları ve imkanları en iyi şekilde değerlendirmeliyiz. Cumhuriyet tarihi boyunca milletimizin her kesimi gibi Ağrılı kardeşlerimizin de yaşadığı sıkıntılar yok mu? Elbette var. Ama bunların hiçbiri sizin üzerinizden sahnelenmeye çalışılan kirli senaryoların bahanesi olamaz.” ifadelerini kullandı.
Darbecilerden, vesayetçilerden, işkencecilerden hesap sorduklarını da belirten Erdoğan, hükümette oldukları 21 yılı aşkın süre boyunca ülkenin her eksiği gibi vatandaşların hak, özgürlük, adalet, altyapı, üstyapı, refah beklentilerini karşılamak için gece gündüz çalıştıklarını söyledi.
Yaptıkları hizmetleri bir lütuf değil vazife olarak gördüklerini vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:
“Asla ‘yeter’ demedik. Hele hele bunları sizin başınıza asla kakmadık. Sizi ananızın ak sütü gibi helaliniz olan haklarınıza ve hizmetlerinize kavuşturmak için çıtayı hep daha yükseğe koyarak bugünlere geldik. Şimdi de Türkiye Yüzyılı ile hep birlikte dünyanın en güçlü ve müreffeh ülkeleri arasındaki yerimizi almaya hazırlanıyoruz. Bu vizyonu da Ağrı’yla birlikte hayata geçirelim istiyoruz. Biz milletimize Türkiye Yüzyılı şehirlerini depreme dayanıklı yapılarıyla, ulaşımıyla, çevresiyle, sosyal destekleriyle, diğer tüm unsurlarıyla hep birlikte yükseltmeyi teklif ediyoruz.
Peki onlar ne yapıyor? Birbirleriyle kavga etmekten, birbirleriyle pazarlık etmekten, birbirlerine höykürmekten, birbirlerine çalım atmaktan, ülkeye ve millete dair herhangi bir meseleyi gündemlerine almaya vakit bulamıyorlar. Derdi kendi partisinin içindeki ayak oyunları olanın vizyonu da o kadar olur. Derdi terör örgütüne payandalık etmek olanın hayali de o kadar olur. Derdi insanların sıkıntılarını, endişelerini, duygularını istismar etmek olanın programı da o kadar olur. Bunların hepsini bir araya toplayın, çarpın, bölün çıkartın, ne yaparsanız yapın geriye kalacak olan hep sıfır olur. Sıfır sonuçlu siyasetin de ne ülkeye ne millete faydası dokunur. İşte bunun için biz hep eser ve hizmet siyaseti diyoruz.”
“Biz Ağrı’ya güveniyoruz, Ağrı’nın da bize güvenmesini istiyoruz”
Ağrı’ya yapılan hizmetlere de değinen Erdoğan, “Hizmet, ulaşım ve iş makinelerinden oluşan zengin araç filosuyla, asfalt plentiyle, yol ve kaldırım çalışmalarıyla şehri güzelleştirilen sayısız yatırımlarıyla, sosyal belediyecilik faaliyetleriyle Ağrı önemli mesafe katetti. Türkiye’nin de Ağrı’nın da ihtiyacı olan siyaset işte budur.” diye konuştu.
“Şimdi buradan, Ağrı’dan öyle bir ses verin ki şu yüce dağın ardından bile duyulsun.” diyen Erdoğan’ın, “31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için hazır mıyız, Türkiye Yüzyılı şehirleri için kararlı mıyız, gerçek belediyeciliği tercih ediyor muyuz? Bunun için seçim gününe kadar ana kademe, kadın kolları, gençler, kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Ağrı’yla birlikte Türkiye haritasının tamamını Cumhur İttifakı’nın renkleriyle boyamaya var mıyız?” sorularına, alandakiler hep bir ağızdan “Evet” karşılığını verdi.
Alandakilerin, ramazanını tebrik eden Erdoğan, şunları kaydetti:
“İnşallah Ramazan Bayramı gelmeden 31 Mart’ta milli irade bayramını yaşayacağız. Bunun için hep beraber çok çalışacağız. Biz Ağrı’ya güveniyoruz, Ağrı’nın da bize güvenmesini istiyoruz. Sizden 31 Mart seçimleri için destek isterken bunu kuru bir laf kalabalığına dayanarak yapmıyoruz. Bu talebimizi Ağrı’ya 21 yılda yaptığımız 84 milyar liralık yatırımdan aldığımız güçle, heyecanla, kararlılıkla ifade ediyoruz. Demek ki 84 milyar liralık yatırım yaptık.
Peki neler yaptık? Eğitimde 5 bin 32 yeni derslik inşa ettik. Çocuklarımıza ve gençlerimize hizmet eden bir bilim merkezi kurduk. İbrahim Çeçen Üniversitesini şehrimize kazandırdık. Şimdi de üniversitemize tıp fakültesi binası yapıyoruz. Gençlik ve sporda Ağrı’ya 5 bin 529 kişi kapasiteli yükseköğrenim yurtları açtık. Gençlik merkezleri ve çeşitli branşlarda 43 spor tesisi inşa ettik. Doğubayazıt Kapalı Spor Salonu’nun yapımına devam ediyoruz. Doğubayazıt Kültür Merkezi’ni Doğubayazıt Şafii Camii’ni, Ahmed-i Hani Türbesi’ni ve İshak Paşa Sarayı’nı restore ederek hizmete açtık. Ayrıca Ağrı’ya 11 bin metrekare alana sahip kültür ve kongre merkezi yaptık.”
(Sürecek)
]]>Ağrı Dörtyol meydanında düzenlenen AK Parti mitingine katılım oldukça yüksek oldu. Binlerce vatandaşın katıldığı mitingde vatandaşlar Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yoğun sevgi gösterilerinde bulundu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ağrı’nın 2019 yılında mahalli idareler seçimlerinde tercihini AK Parti’den yana yaptığını ve bu süreçte önemli hizmetler aldığını anlatarak, “Her ne kadar geçtiğimiz Mayıs ayındaki seçimlerde arzu ettiğimiz neticeleri alamamış olsak da Ağrı’nın 31 Mart’ta yine tercihini AK Parti’den yana yapacağını inanıyoruz. Bizim aramızda kalpten kalbe giden bir yol vardır” dedi.
“Biz hayatımızı milli iradenin üstünlüğünü savunmaya adadık” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu anlayışla vesayetinden darbecisine, terör örgütünden tek parti faşistine karşımıza kim çıkarsa mücadele ettik. Cumhuriyet tarihinin en köklü demokrasi ve kalkınma atılımlarını hayata geçirmekle kalmadık. Türkiye Yüzyılı vizyonuyla gözümüzü geleceğe diktik. Maşallah. Şu anda karşımdaki topluluğa bakıyorum. Sordum. Ne kadar yol boyu gayet iyiydi. Burada da kırk bin kişinin olduğunu emniyetten aldık. Maşallah. Şimdi bu kırk binle beraber 31 Mart’ta yürüyor muyuz? Şimdi yine birileri çıkmış, tek parti faşizmini hortlatmak için can atan CHP’yle bir olup sizlerin iradesine ipotek koymaya çalışıyor. Dün silah zoruyla yaptıklarını bugün örtülü baskıyla, daha önemlisi tek parti faşistleriyle gizli saklı ittifak oluşturarak gerçekleştirmenin gayreti içindeler. Öyle ki bu uğurda yasakların, hukuksuzlukların ve baskıların sembolü olan CHP’ye bile yedek tekerlek yapacak duruma düştüler. Ne Dünya eski dünya ne Türkiye eski Türkiye artık demokrasisiyle yönetim biçimiyle eğitimden sağlığa tüm kalkınma altyapısıyla yepyeni bir Türkiye var. Dün Ağ Ankara’ya çok uzaktı. İstanbul’a çok uzaktı. Antalya’ya çok uzaktı. Dünyaya da çok uzaktı. Bugün ise Türkiye’nin ve dünyanın her yeri Ağrılı kardeşlerim için Gelişen iletişim ve ulaşım teknolojilerini emirlerine sunmamız sayesinde adeta bir adım, bir tık mesafede” diye konuştu.
“Size kardeş olmayanlara siz de kapınızı ve gönlünüzü kapatın”
Sırtını örgüte dayayan siyasi temsilcilerin İstanbul’da ve başka yerlerde kirli pazarlıklarla kendi ikballerini kotarmanın peşinde olduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizlerin iradesini tek parti faşizminin kalıntı CHP’nin kifayetsiz, muhtelif yöneticilerine meze edenler mi Ağrı’ya hak ettiği hizmetleri getirecek? CHP’li belediye başkan adaylarının buram buram ırkçılık, ayrımcılık, kokan, tüm söylemlerine seslerini çıkarmayanlar mı sizin hakkınızı savunacak? Ağrı’yı ve bu bölgeyi arka bahçeleri olarak kabul edip batıya şirin gözükmek için kendi ülkesine ihanet derecesine varan saldırılar yapanlar mı? Yıllardır mecliste oldukları halde ülkenin, milletin, şehirlerimizin en küçük bir meşalesinin çözümüne öncülük etmeyenler, katkıda bulunmayanlar mı? Ağrı’ya kazandıracak. Bugüne kadar bunların bir eseri var mı? Bir eserini gördünüz mü? Bunların ne Ağrı umurlarında, ne Van umurlarında, ne Diyarbakır umurlarında. Bunlar için önemli olan tek şey İstanbul’daki, Brüksel’deki, Berlin’deki, Londra’daki, Washington’daki, ağababalarından aldıkları emirlerdir. Zaten, fırsatını bulan da soluğu oralarda alıyor. Hiç bunların iradenizi istismar etmeyi amaçlayan turistik geziler haricinde samimiyetle, halinizi hatırınızı sormak için Ağrı’ya geldiğini gördünüz mü? Şu ulu Ağrı Dağı’na, Tendürek Dağı’na, Aladağlar’a teröristlere selam vermek dışında hayırlı bir nazarla bakanını gördünüz mü? Ne diyor o güzel Ağrı türküsünde? ‘Ağlarken sen ağlamadın. Derdime dertleş olmadın. Sen bana kardeş olmadın’. Evet size kardeş olmayanlara siz de kapınızı ve gönlünüzü kapatın” şeklinde konuştu.
“Başka Ağrı yok, başka Türkiye yok”
“Biz kalbimizle, yüreğimizle, eserlerimizle, hizmetlerimizle, hedeflerimizle, programlarımızla işte sizin huzurunuzdayız” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasını söyledi sürdürdü:
“Unutmayın başka Ağrı yok, başka Türkiye yok. Önümüze çıkan fırsatları ve imkanları en iyi şekilde değerlendirmeliyiz. Kardeşlerim, cumhuriyet tarihi boyunca milletimizin her kesimi gibi Ağrılı kardeşlerimizin de yaşadığı sıkıntılar yok mu? Elbette var. Ama bunların hiçbiri sizin üzerinizden sahnelenmeye çalışılan kirli senaryoların bahanesi olamaz. Üstelik biz darbecilerden, vesayetçilerden, işkencecilerden hesap sorarak milletimizin bu dönemle hesaplaşmasını da gerçekleştirdik. Hükümette olduğumuz yirmi bir yılı aşkın süre boyunca bu ülkenin her eksiği gibi sizlerin hak, özgürlük, adalet, altyapı, üstyapı, refah beklentilerinizi karşılamak için gece gündüz çalıştık. Ne yaparsak yapalım hepsini lütuf değil, vazife olarak gördük, asla yeter demedik. Hele hele bunları Sizin başınıza asla kalkmadık. Sizi ananızın ak sütü gibi helaliniz olan haklarınıza ve hizmetlerinize kavuşturmak için çıtayı hep daha yükseğe koyarak bugünlere geldik. Şimdi de Türkiye Yüzyılı’yla hep birlikte dünyanın en güçlü ve müreffeh ülkeleri arasındaki yerimizi almaya hazırlanıyoruz. Bu vizyonu da Ağrı’yla birlikte hayata geçirelim istiyoruz. Biz milletimize Türkiye Yüzyılı şehirlerini depreme dayanıklı yapılarıyla, ulaşımıyla, çevresiyle, sosyal destekleriyle diğer tüm unsurlarıyla hep birlikte yükseltmeyi teklif ediyoruz.”
“Derdi terör örgütüne payandalık etmek olanın hayali de o kadar olur”
Muhalefet partilerinin kavga etmekten, birbirleriyle pazarlık etmekten, birbirlerine çalım atmaktan, ülkeye ve millete dair herhangi bir meseleyi gündemlerine almaya vakit bulamadığını ifade eden Erdoğan, “Derdi kendi partisinin içindeki ayak oyunları olanın vizyonu da o kadar olur. Derdi terör örgütüne payandalık etmek olanın hayali de o kadar olur. Derdi insanların sıkıntılarını, endişelerini, duygularını istismar etmek olanın programı da o kadar olur. Bunların hepsini bir araya toplayıp sonra çarpın, bölün, çıkartın, ne yaparsanız yapın, geriye kalacak olan hep sıfır olur. Sıfır sonuçlu siyasetin de ne ülkeye, ne millete faydası dokunur. İşte bunun için biz hep eser ve hizmet siyaseti diyoruz. İşte bunun için biz hep yaptığımız eserleri, getirdiğimiz hizmetleri sayıp döküyor, onunla da kalmıyor, bundan sonra yapacaklarımızı anlatıyoruz. Bıraktım diğer çalışmalarımızı sadece son dönemde Ağrı Belediyesi’nde yaptıklarımızı şöyle alt alta sıralasak aradaki farkı çok rahat görmek mümkündür. Hizmet, ulaşım ve iş makinalarından oluşan zengin araç filosuyla, yol ve kaldırım çalışmalarıyla şehrin güzelleştirilen sayısız yatırımlarıyla sosyal belediyecilik faaliyetleriyle Ağrı önemli mesafe kat ettik Türkiye’nin de Ağrı’nın da ihtiyacı olan siyaset işte budur. Öyleyse şimdi burada Ağrı’dan öyle bir ses verin ki şu yüce dağın ardından bile duyulsun. 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için hazır mıyız? 31 Mart’ta Türkiye Yüzyılı şehirleri için kararlı mıyız 31 Mart’ta gerçek belediyeciliği tercih ediyor muyuz? Bunun için seçim gününe kadar, ana kademe, kadın kolları, gençler, kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Ağrı’yla birlikte Türkiye haritasının tamamını Cumhur İttifakı’nın renkleriyle boyamaya var mıyız? Biliyorsunuz başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ebedi azaptan kurtuluş olan mübarek Ramazan ayındayız. Bu vesileyle Ramazan-ı Şerif’inizi tebrik ediyorum. İnşallah Ramazan Bayramı gelmeden 31 Mart’ta milli irade bayramını yaşayacağız. İnşallah. Bunun için hep beraber çok çalışacağız Biz Ağrı’ya güveniyoruz. Ağrı’nın da bize güvenmesini istiyoruz. Kardeşlerim sizden otuz bir Mart seçimleri için destek isterken bunu kuru bir laf kalabalığına dayanarak yapmıyoruz. Bu Ağrı’ya yirmi bir yılda yaptığımız seksen dört milyar liralık yatırımdan aldığımız güçle heyecanla, kararlılıkla ifade ediyoruz. Demek ki seksen dört milyar liralık yatırım yaptık. Eğitimde beş bin otuz iki adet yeni derslik inşa ettik. Çocuklarımıza ve gençlerimize hizmet eden bir bilim merkezi kurduk. İbrahim Çeçen Üniversitesi’ni şehrimize kazandırdık. Şimdi de üniversitemize tıp fakültesi binası yapıyoruz. Gençlik ve Spor’da Ağrı’ya beş bin beş yüz yirmi dokuz kişi kapasiteli yükseköğrenim yurtları açtık. Gençlik merkezleri ve çeşitli branşlarda kırk üç tesisi inşa ettik. Doğubayazıt Kapalı Spor Salonu’nun yapımına devam ediyoruz. Doğu Beyazıt Kültür Merkezi’ni, Doğubayazıt, Şafi Camii’ni, Ahmed-i Hani Türbesi’ni ve İshak Paşa Sarayı’nı restore ederek hizmete açtık. Aynı çağrıya on bir bin metrekare alana sahip kültür ve kongre merkezi yaptık” şeklinde konuştu.
“400 yataklı merkez ve 150 yataklı Patnos Hastanesi başta olmak üzere toplamda bin 125 yataklı, 15 hastane dahil 77 sağlık tesisini şehrimize kazandırdık”
Sosyal yardımlarda Ağrılı ihtiyaç sahibi vatandaşlara 11,5 milyar lira kaynakla destek olduklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sağlıkta 400 yataklı merkez ve 150 yataklı Patnos Hastanesi başta olmak üzere toplamda bin 125 yataklı, 15 hastane dahil 77 sağlık tesisini şehrimize kazandırdık. Ağrı Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanemizi 200 yataklı bir ek bina ile büyüteceğiz. Çevre ve Şehircilikte TOKİ vasıtasıyla 4 bin 240 konutu tamamlayıp hak sahiplerine teslim ettik. 386 konutun yapımına devam ediyoruz. Kentsel dönüşümde şehrimizde toplam 6 bin 181 bağımsız bölümün dönüşümünü gerçekleştirdik. Ağrı’daki 5 millet bahçemizden 4’ünü bitirdik. Murat Nehri, millet bahçemizin yapımına devam ediyoruz. Ulaşımda 16 devraldığımız bölünmüş yol mesafesini 405 kilometreye çıkardık. Ağrı şehir geçişi ve bağlantı yollarını Erzurum, Ağrı, Doğubayazıt, Gürbulak, sınır kapısı yolunu, Doğubayazıt çaldıran yolunu, Ağrı, Hamur, Tutak, Patnos yolunu, Erciş Patnos yolunu ve Doğubayazıt, Iğdır yolunu bölünmüş yol olarak tamamladık Bu takviye düğünü ve tüm kıran köprüsünü inşa ettik. Kağızman, Tuzluca, Cuma Çay, Ağrı yolunu, Iğdır, Doğubayazıt yolunu ve Hamur çevre Hava yolunu bu sene bitiriyoruz. Ahmed-i Hani Havalimanı’na terminal binası yaptık. Tarım ve Ormanda Ağrı’nın hasretle beklediği Yazıcı Barajı başta olmak üzere 2 baraj bir sulama tesisi, 50 taşkın koruma tesisi inşa ettik. Yazıcı Barajı’yla Ağrı şehir merkezi ve 15 yerleşim yerinin 2045 yılına kadar olan içme suyu ihtiyacını karşıladık. Ayrıca yine Yazıcı Ağrı Ovası’nda yaklaşık 250 bin dekar zirai arazinin sulanabilmesine imkan sağladık. Yukarı Çay ve Derecek Barajları ile Yeşilhisar Göleti’nin yapımına devam ediyoruz. İnşası süren sulama tesisleri tamamlandığında Ağrı’da 150 bin dekar araziyi daha sulamaya açıyoruz. Ağrılı çiftçilerimize 15 milyar lira tarımsal hibe desteği verdik. Hayvancılığın önemli bir geçim kaynağı olduğu Ağrı 314 ahırı ve 3 et entegre tesisini içeren bir proje kazandırıyoruz. İstihdamı desteklemek için, Ağrı’daki işverenlere 640 milyon lira pirinç teşviki verdik. Ağrı’ya kurduğumuz Tekstil kent sayesinde çok sayede kardeşimize istihdam kapısı açıyoruz. Hedefimiz 17 fabrikada, 15 bin istihdama ulaşmaktır. Peki enerjide merkez, Diyadin, Eleşkirt, Doğubayazıt, Patnos, Taşlıçay ve Tutak’ı doğal gaz arzını sağladık. Bu yıl da Hamur’u doğal gaza kavuşturuyoruz” dedi.
Erdoğan konuşmasının son bölümünde ise, “Bu sabah Konya’da düşen askeri eğitim uçağımızdan dolayı Türk Silahlı Kuvvetlerimize ve milletimize geçmiş olsun diyorum. Pilotumuzun sağ olarak kurtulduğu kazada iş makinesi operatörü kardeşimiz vefat etti. Allah rahmet etsin. Mekanı cennet olsun inşallah” diye konuştu. – AĞRI
]]>AK Parti Tutak Belediye Başkanı Adayı Fevzi Sayan’ın seçim ofisinde bir araya gelen heyete, AK Parti rozetlerini Ağrı Eski Belediye Başkanı Savcı Sayan taktı. Seçim çalışmaları sebebi ile yaklaşık 20 gündür bölgede bulunan Savcı Sayan, dur durak bilmeden çalışmalarını sürdürüyor.
Vatandaşlarla bir araya gelerek AK Parti ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a destek isteyen eski Ağrı Belediye Başkanı Savcı Sayan farklı parti yöneticilerini de ikna ederek AK Parti’ye geçişlerini sağladı.
Tutak’ın birlik ve beraberliği için AK Parti’ye katılımların devam edeceğini belirten Sayan, “Tutak’a hizmetin AK Parti tarafından yapılacağına inanıyorum, dolayısı ile önemli olan benim partim değil, ilçemdir diyen 40 kişilik ekibi ile katılım sağlayarak destek olması bizi fazlası ile sevindirmiştir. İlçemiz adına da mutluluk verici bir tablodur. Sayın Turan Aydın’ı tebrik ediyorum, kendisine teşekkür ediyorum. İnşallah bu saatten sonra el birliği ile birlik ve beraberlik içerisinde Tutak’ın geleceği için birlikte mücadele edeceğiz, birlikte çalışacağız” şeklinde konuştu.
“Tutak güzel olsun, gençler iş sahibi olsun, birlik ve kardeşlik olsun”
“AK Parti her yere hizmet götürüyor, niye Tutak’a getirmesin” diyen eski Ağrı Belediye Başkanı Savcı Sayan, “Mevcut Tutak Belediye Başkanı Bülent Duru başka bir partiden belediyeyi kazandı, sonra bizlerin de ısrarı ile AK Parti’ye geçti. Biz dedik ki Tutak’a güzel hizmetler yapılsın ama o kişi AK Parti’nin bütün nimetlerinden faydalandı, bizim bütün desteklerimizi aldı. Ama AK Parti’den aday gösterilmeyince hemen gitti başka partiden aday oldu. Allah yolunu ve bahtını açık etsin. Bu tür durumlar ayıpla karşılanıyor. Sen 4 yıl boyunca AK Parti’nin bütün imkanlarından faydalan, Cumhurbaşkanımızın bütün desteklerinden faydalan, Ağrı Belediyesinden ve şahsımdan faydalan ama sana adaylık verilmeyince hemen saf değiştirdin. Ben belediye başkanıydım, İzmir’e milletvekili adayı oldum seçilemedim, kalkıp başka yere gittim mi? Çünkü kendi ilçeme, memleketime, ülkeme hizmet etmek istiyorum. İşte burada Memleket Partisi Tutak İlçe Başkanı Turan Aydın kardeşim hizmet istiyorum diyerek kendisi ile birlikte 40 üyesi AK Parti’ye katılım gerçekleştirdi. Birlik ve beraberlik içerisinde büyük bir olayı gerçekleştirdik. Bu Tutak’a bir renk olmalı. Bizim ağzımızdan çıkmayan hiçbir söz bizim değildir. Dolayısı ile ben burada Tutak için mücadele ediyorum. Tutak güzel olsun, gençler iş sahibi olsun, birlik ve kardeşlik olsun” dedi.
37 yıldır Tutak’ın aynı kaldığını ifade eden eski Ağrı Belediye Başkanı Savcı Sayan, “1987 yılında burada liseyi bitirdim. 37 yıldır geçmiş aynı dükkan, aynı cadde, aynı sokaklar herhangi bir gelişme olmamış. Dolayısı ile biz buna dur demeliyiz. Biz yarında buradayız. Ben canıgönülden bütün genç kardeşlerimle birlikte Tutak’ın gelişmesi ve ilerlemesi için mücadele ediyorum. Bütün gençler benim kardeşlerimdir. Siz de bana güç verirseniz, el ele olursak benim Ankara’da koparamayacağım hiçbir şey yoktur. Onlar Ankara’yı belediyeyi öğrenene kadar 5 yıl geçer ama hiç olmazsa burada seçilen adayın arkasında ben olurum. Gece gündüz size hizmet getirmek için mücadele ederim” dedi.
Memleket Partisi Tutak ilçe Başkanı Sayın Turan Aydın’a ve beraberindeki 40 kişilik gruba AK Parti’ye katılımları için teşekkür eden Sayan, “Çok güzel bir karar vermişler, Tutak hepimizin ortak sevdasıdır. Allah yar ve yardımcıları olsun” dedi.
Katılım töreni, eski Ağrı Belediye Başkanı Savcı Sayan’ın; Memleket Partisi Tutak ilçe Başkanı Sayın Turan Aydın’a ve beraberindeki 40 kişilik gruba AK Parti rozeti takmasının ardından son buldu. – AĞRI
]]>Gündelik yaşam içinde merdiven inip çıkarken ya da çömeldikten sonra diz önünde ağrı yaşanması çoğu kişinin başına gelebilen yaygın bir durum. Ancak ağrı hastanın hayatını ciddi şekilde etkilemediği için genelde hekime başvurmak için geç kalınabildiğini söyleyen Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Budak Akman, “Dizin önündeki ağrı birkaç günde düzelmezse, dizi hareket ettirmede zorluk yaşanırsa zaman kaybetmeden hekime başvurulmalı” dedi. Prof. Dr. Akman, özellikle son yıllarda çok daha yaygın olarak kullanılan diz içi enjeksiyonlar ile bu ağrıların kontrol altına alınabileceğine işaret etti.
Her yaştaki kişiyi etkilemekle birlikte daha çok orta yaşlı kişilerde daha sık karşılaşılan diz önü ağrısı çok fazla ciddiye alınmasa da hastanın hayat kalitesini düşüren bir sorun. Hastanın bu ağrıyı tam olarak tarif edemediğini söyleyen Prof. Dr. Akman, “Özellikle merdiven inip çıkma, yere çömelmek veya yokuş yukarı yokuş aşağıya yürümek gibi dizimizin kıvrılmaya başladığı durumlarda ağrı yaşanıyor ve bu ağrı 2-3 gün içinde kendiliğinden geçmiyorsa mutlaka hekime başvurulmalıdır” dedi.
“ZAMAN GEÇTİKÇE AĞRI DAHA KALICI VE BASKIN HALE GELİR”
Herhangi bir travma yaşanmadan ortaya çıkan diz önü ağrısının müphem şekilde başladığını anlatan Yeditepe Üniversitesi Kozyatağı Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Budak Akman, “Bu durumda hasta ağrıyı hisseder ama hayatını çok etkilemediği için doktora başvurmaz. Zaman geçtikçe ağrı biraz daha kalıcı ve baskın hale gelir. Dolayısıyla hasta hekime ulaştığında ağrı yoğunlaşmış ve aradan zaman geçmiş olur” ifadelerini kullandı.
Bu durumu ortaya çıkaran farklı nedenlerin olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Akman, şu uyarılarda bulundu:
“Basit zorlamayla oluşan ağrıların 2-3 günde geçmesi gerekir. Bu sürenin üzerindeki ağrılarda çözümü hastanın kendi aramaması ve mutlaka bir hekime başvurması önemlidir. Gecikme ağrının kalıcı ve baskın hale gelmesine neden olabileceği unutulmamalı.”
“YAŞ İLERLEDİKÇE KİREÇLENME DE BAŞLIYOR”
Yaş ilerledikçe eklemlerdeki dejenerasyonun arttığını ve 30 yaşındaki bir insanın eklem yapısıyla 60 yaşındaki bir insanın eklem yapısının aynı olmadığını hatırlatan Prof. Dr. Akman, “Yaşımız ilerledikçe eklemlerdeki kıkırdak, menisküs ve bağ yapılarında bir dejenerasyon başlıyor. 30 yaşındaki bir insanın diz önü problemiyle 60 yaşındaki bir insanın diz önü problemi arasında fark var. Yaş ilerledikçe kireçlenme de başlıyor. Sorun farklı bir boyut kazanıyor. Hareketle oluşan ağrı yani çömelip kalkmak, ibadet yapmak, merdiven inip çıkmak veya mesleği gereği uzun süreli ayakta kalmak gibi durumlar her seferinde eklemde ağrı hissettiriyorsa ve kişinin aklı oraya takılıyorsa beklenmemeli” şeklinde konuştu.
“DİZ İÇİ ENJEKSİYONLAR HASTANIN SEMPTOMLARINI GİDERMEYE YARDIM EDİYOR”
Diz önü ağrısında kıkırdak kökenli dokuyla ilgili ağrıları daha sık gördüğünü söyleyen Prof. Dr. Akman, “Diz önü ağrısında hastalar en çok menisküs yırtığı veya bağda kopmanın olup olmadığını merak eder. Ancak diz önü ağrısı menisküs yırtığı demek değildir” şeklinde konuştu. Prof. Dr. Akman, hastaların bu ağrılarla yaşayarak hayat kalitelerini düşürmemelerini bu noktada tedavide birçok alternatifin olduğunu belirterek sözlerine şöyle devam etti:
“Bazen sadece dinlenmek yeterli olabilirken, çeşitli nonsteroid ilaçlar, ağrı kesiciler, buz uygulamaları ve fizik tedavi hastalarımızın büyük bir kısmını rahatlatabilir. Bunların yanı sıra son zamanlarda sık başvurduğumuz diz içi enjeksiyonları var. Hastanın semptomlarını gidermede oldukça başarılı sonuçlar alındığı için diz içi enjeksiyonlar, sık başvurulan yöntemler arasında yer alır.”
“HASTANIN DURUMUNA GÖRE FARKLI DİZ İÇİ ENJEKSİYONLAR KULLANILIYOR”
Diz içi enjeksiyonlarında hastanın durumuna, soruna yönelik farklı alternatiflerin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Akman, konuyla ilgili şu bilgileri verdi:
“Bunlardan bir tanesi kortizon enjeksiyonları. Kortizon enjeksiyonlarının tedavi edici özelliği olmasa da hastanın semptomlarını giderici ve ağrısını dindirici bir özelliği var. Diğer bir enjeksiyon çeşidi ise hyalüronik asittir. Bu diz eklem sıvısının bir benzeridir. Bir diğeri ise halk arasında da çok duyulan ve merak edilen PRP ve kök hücreler. Bu hastanın kendi kanından elde ettiğimiz kan ürünleridir. PRP ve kök hücrelerin rejeneratif yani bozuk dokuyu iyileştirici özelliklerinden faydalanıyoruz. Son zamanlarda ortaya çıkan bir enjeksiyon çeşidi daha var. Bu hidrojel tedavisidir. Ameliyatlık durumu olan ancak çeşitli nedenlerle ameliyat olamayan, anestezi almaya uygun olmayan hastalarda hidrojel tedavisi uygun bir seçenek olabilir. Pratikte daha sık kullandığımız hyalüronik asit ve PRP benzeri kan ürünleridir. Bu tedavilerle hastalarımızda genellikle başarılı şekilde ağrıyı dindirebiliyoruz.”
]]>HANGİ HASTAYI BEKLETEBİLİRİZ, HANGİSİNE HEMEN MR GEREKİR
Uluslararası Tıp Dergisi Current Medical Research and Opinion’da yayınlanan çalışmaya yurt dışındaki meslektaşlarından da yoğun ilgi gösterildiğini kaydeden Doç. Dr. Murat Şakir Ekşi, bel ağrısı şikayetinde Avrupa’daki uygulamalarla bizdeki uygulamaların taban tabana zıt olduğuna işaret ederek, ‘Yurt dışında, acil durumda olmayan hastalarda, yani bacağında kuvvet kaybı, şiddetli bacak ağrısı, altta kötü huylu bir şey düşündürmeyecek bulguları olmayan hastalarda hemen MR çektiremezsiniz deyip bekletiyorlar. Sigorta şirketleri de bu yönde davranıyor ve ödemiyor. Gerçekten belki de gereksinimi olan olgular bekletilmek zorunda kalınabiliyor. Bizde de tam tersi, hemen her hastaya MR çekiyoruz. Bizim çalışmamız o dengeyi oluşturmak üzere elimize parametreler veriyor. Kimi gözden kaçırmamalıyız, kimi bekletebiliriz sorusunun güzel bir yanıtı” dedi.
‘3 AYDAN FAZLA SÜRÜYORSA KRONİK BEL AĞRISI”
Dünyada en yaygın şikayetlerin başında bel ve boyun ağrılarının geldiğine işaret eden Doç. Dr. Ekşi, ‘Özellikle Kovid döneminden sonra bel ve boyun ağrıları, hareketsizliğe bağlı olarak daha da arttı. Dünya Sağlık Örgütü’nün kriterlerine göre 3 aydan fazla süren bel ağrıları kronik bel ağrısı sınıfına giriyor ve kronik bel ağrıları çözüme kavuşturulmadığı sürece yıllarca hasta ile birlikte gidiyor. Bel fıtığı, kas spazmı, yumuşak dokularda, kemiklerde bir patoloji gibi nedenler olabiliyor. Ama bel ağrılarının çok büyük bir çoğunluğunun asıl nedeni bilinmiyor. İki türlü bel ağrısı ile karşılaşıyoruz, biri mekanik bel ağrıları, diğeri de inflamatuar dediğimiz yangıya bağlı bel ağrıları. Mekanik bel ağrıları daha çok kendimizi zorlama, düşme, travma gibi durumlar sonucu oluşurken, inflamasyon kaynaklı bel ağrıları bu türden herhangi bir maruziyet olmadan, vücudumuzun oluşturduğu bağışıklık tepki sonucu meydana geliyor. Bu sebeple de ikisini farklı yöntemlerle tedavi etmek gerekiyor” diye konuştu.
SORUNUN YANITI BEYAZ KÜRELERDE SAKLI
Sebebi bilinmeyen bel ağrılarının çoğunluğunu inflamatuar yani yangıya bağlı bel ağrılarının oluşturduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Ekşi, şu bilgileri verdi: ‘Yaptığımız çalışmada, yangıya bağlı bel ağrılarının sebebini ortaya koyabilmek için analiz yaptık. Acaba bu hastaların hangileri kısa dönem, hangileri daha uzun dönem bel ağrısı çekecek; bunu anlamaya çalıştık. Kan değerlerine bakarak acaba bunlar ön sinyal olabilir mi, hangi hasta kronik bel ağrısı çekecek hangisi çekmeyecek bunun işaretini kan değerlerinde görebilir miyiz, bunu araştırmak istedik. Mart 2021 ile Mart 2022 arasındaki olguları topladık. Bütün kan değerlerini analiz ettik ve çoklu değerlendirmelere tabi tuttuk. Bel ağrısı olan 147 hasta ile bel ağrısı olmayan 101 gönüllüyü yaş ve cinsiyet olarak eşitleyerek kuvvetli bir karşılaştırma yaptık. Çalışmanın sonunda gördük ki vücudumuzun savunma sistemi hücreleri olan beyaz kürelerin bazı alt parametrelerinde artış olanlar ile sedim dediğimiz inflamasyon şiddetini gösteren kan değeri sonuçlarına bakarak bir parametre çizelgesi oluşturduk. Gördük ki bazı değerlerin üzerinde seyreden hastalarda bel ağrısının kronik olma ihtimali daha yüksek.”
‘HASTALARIN YÜZDE 80’İNDEN ZAMANINDAN ÖNCE MR İSTENİYOR” Bu bulguların, hangi hastaya hemen MR çekilmesi gerektiği, hangilerinde ise MR tomografi gibi görüntüleme tetkiklerine ihtiyaç olmadığının belirlenmesinde büyük rol oynayacağını söyleyen Doç. Dr. Ekşi, sözlerini şöyle sürdürdü: ‘Çalışmamız sonucu gördük ki hastalarının yüzde 80’inde zamanından önce MR çekilmiş. Zamanından önce MR çekilmesi, çoğu hastada altta yatan bir patoloji bulunamadığı için hem hasta açısından zaman kaybı yaratıyor hem de ekonomik açıdan sağlık maliyetlerini artırıyor. Biz artık bu kan parametrelerine bakarak ilgili değerleri yüksek çıkan ve bel ağrısı halen devam eden hastalara diyeceğiz ki ‘Evet size MR çekelim’, diğerlerine de ‘Evet bekleyebiliriz’ diyebileceğiz. Yani kimi gözden kaçırmamamız gerekiyor, kimi gereksiz yere görüntüleme tetkiklerine yollamamalıyız, bunun güzel bir yanıtı bu çalışma.”
Akut bel ağrılarında yapılması gerekenleri hatırlatan Doç. Dr. Ekşi, sözlerini şöyle noktaladı: ‘Birincisi, ağrıya sebep olacak hareketlerden sakınmak, istirahat ön planda oluyor burada. İkincisi de ağrıyı dindirmeye yönelik ilaç tedavisi uygulamak. Zaten akut ağrı olduğu dönemlerde biz egzersiz önermiyoruz bel ve boyun ağrılarında. Egzersiz tavsiye ettiğiniz bir şey ama akut ağrılarda değil. Çünkü o dönemde yapılacak her türlü ekstra hareket, ağrının daha da şiddetlenmesine sebep oluyor.”
]]>Doğu Anadolu Bölgesi’nin önemli tarihi ve doğal güzelliklerinin bulunduğu Ağrı, yılın her mevsimi ziyaretçilerin gezi rotası arasında yer alıyor.
Özellikle son yıllarda bölgeye ilgi gösteren fotoğraf tutkunları, bu sene de karın yağmasıyla beyaza bürünen tarihi ve doğal güzellikleri yerinde görmek için bölgeye gelmeye başladı.
İstanbul, Kocaeli, Sakarya gibi batı illerinden grup halinde kente gelen fotoğraf tutkunları ilk olarak UNESCO’nun Dünya Miras Geçici Listesi’nde yer alan Osmanlı yadigarı tarihi İshak Paşa Sarayı’nı geziyor.
Ardından 5137 metrelik rakımıyla yurdun en yüksek noktası olan Ağrı Dağı’nın yakınlarına giden fotoğrafçılar, arazide otlayan atlar ile dağın fotoğraflarını çekerek vakit geçiriyor.
Diyadin ilçesindeki Murat Kanyonu ile jeotermal alanda yerin altından çıkan sıcak suyun bulunduğu kaplıca alanını gezen fotoğraf tutkunları, buradaki doğal güzellikleri fotoğraflıyor.
Bölgenin sahip olduğu tarihi ve doğal güzellikleri fotoğraflayanlar, il merkezine bağlı Başçavuş köyünde barajın yapılmasıyla su altında kalan yapılardan geriye kalan minareyi de ziyaret ediyor.
Minare, kar ve buzla kaplı baraj gölünün çevresini gezenler, hem Balık Gölü’ne yakın köylerde yaşama dair fotoğraf çekiyor hem de gittikleri köylerde yeni doğan kuzuları sevip vatandaşlarla sohbet ederek keyifli vakit geçiriyor.
Sakaryalı fotoğraf tutkunu Hüseyin Can, AA muhabirine, özellikle İshak Paşa Sarayı’nı görmek için Ağrı’ya geldiğini söyledi.
“Fotoğrafçılar için ideal bir destinasyon”
Kentin turistik destinasyonuna dikkati çeken Can, “Bu geziyle Ağrı’yı keşfedebildiğimiz güzel destinasyonlarla karşılaştım. Kaplıcaları da çok beğendim. İshak Paşa Sarayı zaten başlı başına harika bir tarihi eser. Fotoğrafçılar için ideal bir destinasyon. Herkesi buraya bekliyorum. Bu benim buraya ilk gelişimdi ve çok memnun kaldım. İkinci bir defa da gelmek istiyorum. Ağrı Dağı da harikaydı. Dağın çevresinde otlayan atlar ayrı bir heyecan kattı.” diye konuştu.
Bursa’dan gelen Hüseyin Gediklioğlu ise kentin havası, doğası ve insanının çok iyi olduğunu anlattı.
Gezdikleri her yeri çok beğendiğini dile getiren Gediklioğlu, “Gelip görülmesi gereken yerler, anlatmakla olmuyor. Yaşanılması gereken bir yer. Herkesi buraya davet ediyorum. Doğası harika.” dedi.
İstanbul’dan gelen Gülhiz Arslan Öztürk de havanın soğuk olduğunu ancak çok güzel fotoğraflar çektiklerini belirtti.
Fırsat buldukça Ağrı’ya geldiğini dile getiren Aslanöztürk, şöyle devam etti:
“Manzara çok güzel. Her yer bembeyaz. Doğa da harika ve kar çok güzel. Havanın soğuk olduğuna bakmıyoruz, yılmıyoruz, fotoğraf çekiyoruz. Ortalama 2 ayda bir Ağrı’ya geliyorum. Doğası ve insanları çok güzel, fotoğraflar da çok güzel. 3 gün boyunca fotoğraflar çektik. Mutluyuz ve mutlu döneceğiz inşallah.”
“Hiç unutulmayacak anılarla evimize dönüyoruz”
Ayşe Çalışkan ise gruptaki herkesin bölgenin tarihi ve doğal güzelliklerini çok beğendiğini, ilkbaharda da bölgeye gelmeyi düşündüğünü aktararak, şunları kaydetti:
“Buralar hayatımda gezip gördüğüm en güzel yerler olabilir. İhtişamlı Ağrı Dağı’nın önünde çok güzel manzaralara şahitlik ettik. Murat Nehri’ne gittik. Diyadin Kaplıcaları inanılmaz etkileyici bir manzara sunuyordu. Çok keyifli bir gezi oldu. Hiç unutulmayacak anılarla evimize dönüyoruz.” ifadelerini kullandı.
]]>AĞRI – Ağrı Valisi Mustafa Koç’un eşi Neslihan Gül Koç öncülüğünde Ağrı Valiliği himayelerinde İl Milli Eğitim Müdürlüğü koordinasyonunda hayata geçirilen “Okulum Beni Bekler Projesi” kapsamında, il genelinde 390’ı kız olmak üzere 853 çocuk tekrar okula kazandırıldı.
Ağrı Valiliği öncülüğünde İl Milli Eğitim Müdürlüğü koordinasyonunda, İbrahim Çeçen Vakfı ve diğer destekleyici kurumların katkılarıyla hayata geçirilen “Okulum Beni Bekler” projesi ile okula devam etmeyen veya edemeyen başta kız öğrenciler olmak üzere tüm devamsız öğrencilerin yeniden okula kazandırılması hedefleniyor. Bu doğrultuda harekete geçen Ağrı Valisi Mustafa Koç’un eşi Neslihan Gül Koç, Ağrı İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Kökrek, Ağrı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Müdürü Aslan Kaya ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü personeliyle devamsız öğrencileri bulunan İlhan ailesini ziyaret etti. Cemil Meriç Ortaokuluna giderken çeşitli sebeplerle uzun süredir devamsız olan 5 çocuklu İlhan ailesinin fertlerinden Leyla ve Bilal İlhan’ın okula tekrar kazandırılması için aile fertleri ile görüşen Neslihan Gül Koç’un ikna çalışmaları sonucunda aile, çocuklarını okula gönderemeye ikna oldu. Çocukları yanına alarak okula götüren Neslihan Gül Koç, araç içerisinde İlhan kardeşlere eğitimlerine devam etmeleri ve bırakmamaları yönünde telkinlerde bulundu.
İlhan kardeşleri Cemil Meriç Ortaokuluna getiren Koç, kardeşleri kendi eliyle eğitim hayatlarına tekrar devam edecekleri sınıfa yerleştirdi.
Burada proje hakkında bilgiler veren Neslihan Gül Koç, “Okulum Beni Bekler projesi Valiliğimiz himayelerinde, Milli Eğitim Müdürlüğümüz koordinasyonunda İbrahim Çeçen Vakfı ve diğer destekleyici kurumlar sayesinde hayata geçirildi. Eğitim sadece bireyin kendi başarısını sağlamaktan ziyade toplumun gelişmesi ve refaha ulaşması açısından da çok önemli olduğu için bizler eğitimi çok fazla önemsiyoruz. Ağrı’ya geldiğimizde de öğretmen olduğumdan dolayı da ilk olaraktan önceliklerimiz arasına eğitimi aldık ve sınıflarımıza baktığımızda, okullarımıza baktığımızda Ağrı’nın büyük sıkıntılarından birinin devamsızlık sorunu olduğunu gördük ve bu noktada harekete geçtik” dedi.
Devamsız öğrencilerin okula kazandırılması için yol haritası çizdiklerini söyleyen Koç, “Bu yavrularımızın okula gelmeme sebeplerini araştırarak bir yol haritası çizdik. Şube, okul, ilçe ve il komisyonları kurduk. Bu noktada saha çalışmaları yaptık. Velilerimizi ziyaret ettik. Bu çocukların okula hangi sebeplerden dolayı gitmediğini tespit ettik.” şeklinde konuştu.
“853 yavrumuzu ait oldukları okullara geri döndürmenin mutluluğunu yaşıyoruz”
2023 Ekim ayı itibariyle yaptıkları çalışmalar sonucunda 853 öğrenciyi tekrar okula kazandırdıklarını ifade eden Koç, “İl genelinde komisyonlarımızın, öğretmenlerimizin, bizlerin yapmış oldukları çabalarımızın karşılığında 853 yavrumuzu ait oldukları yere okullarına geri kazandırmanın gururunu, mutluluğunu yaşıyoruz. Tabii ki bu emek de kaymakamlarımızın, kaymakam eşlerimizin, il ve ilçe milli eğitim müdürlerimizin, ARGE birimimizin ve öğretmenlerimizin çok büyük özverili çalışmaları var. Ben buradan onlara çok teşekkür ediyorum. Bir tane çocuğun hayatına dokunmak bizler için çok önemli. Eğitim kutsaldır, eğitim hakkı kutsaldır ve her çocuğun en temel haklarından bir tanesidir” ifadelerine yer verdi.
“Velilerimizden kurduğumuz köprüde bir tuğla olmalarını bekliyoruz”
Geleceğin mimari olacak olan gençlerin eğitim hayatlarını kesintisiz yaşamaları için ellerinden geleni yapacaklarını belirten Koç, ” Biz bu projeyle neyi hedefledik. Biz bu projeyle çeşitli sebeplerle eğitim haklarından mahrum kalan yavrularımıza ulaşıp köprü vazifesi kurmak istedik. Velilerimizden, hemşehrilerimizden ne bekliyoruz. Bu köprüde bir tuğla olmalarını bekliyoruz. Onlardan katkılar bekliyoruz. Çünkü bir katkı, aydınlık yarınlarımızın mimari olan güzel gençlerimizi çok daha iyi yerlere getirecektir. Biz buna inanıyoruz çünkü umudumuz gençlerimiz. Bugün bu noktada 2 kardeş yavrumuzu daha okula kazandırdık. Daha önce şube ve okul komisyonlarımız ikna çalışmalarını yapmışlar ama başarılı olamadıklarını il komisyonuna bildirdiklerinde bizlerde geldik ve ailemizle yaptığımız görüşmelerde şükürler olsun yavrularımızı tekrar ait oldukları yere sınıflarına, okullarına kavuşturduk. Onun mutluluğunu yaşıyoruz. Sadece okula kazandırmakla kalmayıp onların yaşayabileceği sıkıntılarında farkındayız. Bundan sonrada desteklerimiz devam edecek. Gerek rehber öğretmenler gerekse okul müdürlerimizle sürekli iletişim halindeyiz. Öğrencilerimizin sıkıntıları olduğunda ya da içlerindeki potansiyeli nasıl ortaya çıkarabileceğimiz ile alakalı desteklerimiz sonuna kadar devam edecektir. Ben Ağrı’da 4 sene öğretmenlikte yaptım. Öğrencilerin ne yapabileceğinin farkındayım çok zekiler, her şeyin en güzelini hak ediyorlar. Sadece bazı noktalarda bizim onları birazcık desteklememiz gerekiyordu. Bizlerde Valilik olarak, Milli Eğitim olarak üzerimize düşen görevi yapmaya hazırız, her şey yavrularımız için, her şey gençlerimiz için.” dedi.
Okula tekrar başlayan Leyla İlhan, “Okula her gün gelmek ve ders çalışmak istiyorum. Müdür olmak istiyorum.” şeklinde konuştu.
Yeniden okuluna kavuşan Bilal İlhan ise, “Ben okulumu çok seviyorum. Beni getirdikleri için onlara çok teşekkür ediyorum” dedi.
]]>