Afet – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Fri, 19 Jul 2024 21:54:14 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 CHP Parti Sözcüsü Deniz Yücel: Afet dönemlerinde eğitim ihmal ediliyor https://www.haber60.com.tr/chp-parti-sozcusu-deniz-yucel-afet-donemlerinde-egitim-ihmal-ediliyor/ https://www.haber60.com.tr/chp-parti-sozcusu-deniz-yucel-afet-donemlerinde-egitim-ihmal-ediliyor/#respond Fri, 19 Jul 2024 21:54:14 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=40924 (ANKARA) – CHP Parti Sözcüsü Deniz Yücel, “Afet dönemlerinde eğitimin kesintisiz bir şekilde sürdürülebilmesi çok ama çok önemli. Ancak bu dönemlerde bizim ülkemizde, ilk feragat edilen alan da maalesef ‘eğitim’ oluyor” dedi.

Yücel, CHP’nin düzenlediği Eğitim Maratonu’nun 17’nci Oturumu olan “Afetler Ülkesinde Eğitim” oturumunda konuştu. Sabaha karşı 04.15 saatlerinde konuşmasına başlayan Yücel, 6 Şubat depreminin yaşandığı dakikalarda, şunları dile getirdi:

“24 saat kesintisiz bir şekilde, eğitimin her yönüyle konuşulduğu bu ‘Eğitim Maratonu’ eylemi son derece önemli ve anlamlı. CHP olarak en çok önemsediğimiz alanlardan biri eğitim.  Üzerinde konuştuğumuz ‘Afet dönemlerinde eğitim’ dediğimizde açıkçası aklıma şöyle bir benzetme geliyor. Devlet dairelerinde evrak dolaplarında ‘yangında ilk kurtarılacak’ diye bir yazı yazar. Ben Türkiye’deki mevcut iktidarın eğitime bakış açısına baktığımda, bir afet anında eğitimi ‘ilk gözden çıkarılacak’ alan diye kodladığını düşünüyorum. Bir kere şunu biliyoruz.  Mevcut iktidar eğitimli bir toplum istemiyor. Okuyan, araştıran, sorgulayan, itiraz eden bir nesil yetişsin istemiyor.

Afet dönemleri, hayatın her alanının ciddi kesintiye uğradığı dönemler. Bu dönemlerde eğitimin kesintisiz bir şekilde sürdürülebilmesi çok ama çok önemli. Ülkemiz afetler açısından yüksek riskli bir ülke. Dolayısıyla afet sonrasında, en küçüğünden en büyüğüne çocuklarımıza, öğrencilerimize eğitim olanaklarını hızlı ve güvenli bir şekilde sağlayacağımız bir mekanizma kurulması gerekiyor. Ancak bu dönemlerde bizim ülkemizde, ilk feragat edilen alan da maalesef ‘eğitim’ oluyor.

“Depremden önce okula devam eden öğrencilerin yüzde 22’si depremden sonra okula gitmemiş”

Peki ne yapılması gerekiyor? Bunu bir baba, bir hukukçu, bir milletvekili ve bu ülkede yaşayan bir vatandaş olarak değerlendirdiğimde; Öncelikle, Bu işe bir bütçe ayırmak gerekiyor. Bu bütçeyi de doğru kullanmak gerekiyor. Yani tarikat ve cemaatlere akıtılan bütçe, okulların taraması ve sağlamlaştırılmasına ayrılsaydı, Hatay’da dersliklerin yüzde 45,4’ü kullanılamaz hale gelmezdi herhalde… Sonrasında ne yapmak gerekiyor? Mesela elimde bazı rakamlar var. Eğitim Reformu Girişimi raporuna göre; depremin etkilediği illerde depremden önce okula devam eden öğrencilerin yüzde 22’lik kısmı, depremi takip eden eğitim öğretim döneminde okula gitmemiş. Tüm çocuklarının okula gittiğini söyleyen ailelerin oranı ise yüzde 61,9… Pazarcık ve Hatay’daki Çocuk Yaşam Merkezleri’nde yapılan çalışmaya göre, çocukların yzüde 93’ü deprem öncesinde okula devam ederken, deprem sonrası bu oran yüzde 10’a gerilemiş. Bu rakamları, deprem sonrasında feda edilen eğitim tablosunu ortaya koyması açısından çok çarpıcı buluyorum.

“Öğretmenlere de sahip çıkılmadı”

Öğretmenlere de sahip çıkılmadı. Kamuda çalışan öğretmenler ekonomik açıdan bir nebze belki daha iyi durumdaydı ama; özel okul öğretmenleri ancak koşulları varsa işsizlik maaşından faydalanabildi, kısa çalışma ödeneği alabilenler ise çalıştıkları okulları kapananlardı. İki koşulu da sağlamayan öğretmenler günlük 133,44 TL nakdi ücret desteği alabildiler. Gerçekten çok trajik bir tablo.

“İlk dileğim, mevcut Milli Eğitim Bakanı’ndan kurtulmamız”

İlk dileğim, mevcut Milli Eğitim Bakanı’ndan kurtulmamız. Kurtulalım ki bilimsel, laik, çağdaş eğitim sistemimizi yeniden ayağa kaldırabilelim. Kurtulalım ki adından da anlaşılacağı üzere ideolojik kaygılarla dayatmacı bir anlayışla getirilen ‘Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ denen saçmalıktan pırıl pırıl evlatlarımızı kurtarabilelim. İkincisi de şudur; Milli eğitim sistemimizin cemaat ve tarikatlardan tamamıyla arındığı, eğitim ile tarikat sözcüğünün, eğitim ile cemaat sözcüğünün yan yana dahi gelmediği, yobazlığın, sapkınlığın çocuklarımızın yakasından düştüğü günlere en kısa sürede kavuşmayı diliyorum.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-parti-sozcusu-deniz-yucel-afet-donemlerinde-egitim-ihmal-ediliyor/feed/ 0
Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’den Raylı Sistem Projeleri Açıklaması https://www.haber60.com.tr/mersin-buyuksehir-belediye-baskani-vahap-secerden-rayli-sistem-projeleri-aciklamasi/ https://www.haber60.com.tr/mersin-buyuksehir-belediye-baskani-vahap-secerden-rayli-sistem-projeleri-aciklamasi/#respond Thu, 18 Jul 2024 21:12:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=40520 Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, ikinci 5 yıllık dönemlerinde bugüne kadar hayal bile edilemeyecek projelerin süratle devam edeceği bilgisini vererek, “Raylı sistemler konusu, uzun bir koşu. Bizim şu anda yaklaşık 50 kilometre civarında raylı sistem projemiz var. Raylı sistemlerde gelecek 50 yılın vizyonunu ortaya koyduk. Bu 5 yıllık süre içerisinde de metro projesini bitirme hedefimiz var. Daha sonra tramvay bağlantıları yapılacak” dedi.

Seçer, kentte devam eden ve başlaması planlanan projelere ilişkin İHA muhabirine açıklamalarda bulundu. Gerek sığınmacı, gerekse deprem kaynaklı artan nüfus artışına paralel olarak ortaya çıkan trafik sorununun çözümüne yönelik çalışmalar kapsamında ilk etapta Sayapark Katlı Kavşak çalışmalarına başlayacakları bilgisini veren Seçer, ardından Hal Katlı Kavşağının yapılacağını söyledi. Hal Katlı Kavşağının yapılacağı bölgede MESKİ’nin, Berdan Barajından gelen ana borusunun geçtiğini hatırlatan Seçer, “Dolayısıyla bunun deplase çalışmalarında bir sorun yaşamamak için önce o tedbiri alıyoruz, daha sonra yine gündemimizde olacak. İlk etapta Sayapark Katlı Kavşağını yapacağız. Tahmin ediyorum Sayapark Katlı Kavşak çalışmalarımız bu yıl sonuna doğru başlayacaktır. Metro inşaatı da hızlanacak, kavşak çalışması da metro ile paralel olacak. Çünkü fuar alanı bölgesinde metronun bir istasyonu olacak. O istasyon ile katlı kavşak bir birine bağlı ilerleyecek. 34. Caddede de tramvay projemiz var. Önümüzdeki gerçekleştireceğimiz raylı sistemlerle paralel olarak bu katlı kavşak çalışması ilerleyecek. Orada hem tramvayın alt yapısını yapıyoruz hem de tramvay, metro istasyonuna bağlı olduğu için onunla beraber başlayacak. Hepsi birbiriyle eşgüdümlü olacak” diye konuştu.

“İkinci 5 yılda hayal bile edilemeyecek projeler süratle devam edecek”

İkinci 5 yıllık dönemlerinde bugüne kadar hayal bile edilemeyecek projelerin süratle devam edeceğini ve önemli bir kısmının da gerçekleşeceğini vurgulayan Seçer, raylı sistemler konusunun uzun bir koşu olduğunu belirterek, “Bizim şu anda yaklaşık 50 kilometre civarında raylı sistem projemiz var. Tarsus raylı sistemi de bunun içerisinde. Raylı sistemler bir kaç modeldir. Biri metro, yer altından yaptığımız. Diğeri raylı sistem, bir diğeri de tramvaydır. Bu yolcu kapasiteleriyle alakalıdır. Biz bu projeleri hazırladık, master plana işledik, onayını aldık. Bakanlıkla proje çalışmalarını bitirdik, Alt Yapı Genel Müdürlüğünden de bunun onayını aldık. Şu anda cumhurbaşkanlığı yatırım programı aşamasında. Biz bu projelerin görev yaptığımız süre içerisinde ne kadarını başarabilirsek, o kadarını başaracağız. Ama önümüzde 50 yıllık bir vizyon ortaya koyduk. İstanbul’un 200 kilometreden fazla raylı sistem çalışması olmuş. Onlar bir asırlık bir çalışma. Asıl mesele raylı sistemlerde gelecek 50 yılın vizyonunu ortaya koyduk. Bunların projelerini hazırladık. Proje hazırlamak 3 günlük, 5 günlük, 5 aylık iş değil, 5 yıldır uğraşıyoruz. Mevcut temelini attığımız metro projesinin finansman izin sorunu vardı, bunları aştık. Şu anda süratle inşaat yeniden başlayacak. Bu çalışmalar yer altından sürecek. Bu 5 yıllık süre içerisinde bizim metro projesini bitirme hedefimiz var. Daha sonra tramvay bağlantıları yapılacak” ifadelerini kullandı.

“Kentin yapı stoku envanterini çıkaracağız”

Muhtemel afetlere yönelik belediye bünyesinde Afet İşleri Daire Başkanlığını oluşturdukları bilgisini de veren Seçer, şöyle devam etti; “Çünkü bugüne kadar afet gerçeğini görememişiz, bununla ilgili bir çalışma olmamış. Afet, sadece deprem değil. Bir çok alanda afet olabilir. Tsunami de bir afet, yangın da su taşkınları da kimyasal patlama da bir afet. Mersin, deprem dışında bütün bunlara uygun bir yer. Bu afet çeşitleriyle bir gün yüz yüze gelebiliriz. Biz Afet İşleri Daire Başkanlığını, deprem sonrası oluşturduk, ilgili birimlerini kurduk. Bunun içerisinde bir afet kampüsü oluşturmaktan tutun da afet döneminde ihtiyaç duyulan malzemelerin depolanacağı alanlardan, afetle ilgili eğitim verecek birimlerine kadar, şehirle ilgili kayıtların bir araya toplanmasına kadar bir çok birimden oluşuyor. Diğer bir çalışmamız da bölgedeki yapı stokunu oluşturmak. Yapı stoku envanterini çıkarmak. Bunların çalışmalarını yapıyoruz. Özellikle sahil şeridi boyunca ekonomik ömrü dolmuş binalar, yapı malzemelerinden kaynaklı afet riski taşıyan binalar, zemin sıvılaşmasından dolayı zemin emniyeti olmayan binalar, bütün bunlar tespit ediliyor ve bunlar yerinde dönüşüm, bölgesel dönüşüm veya kentsel dönüşüm gibi çalışmalar kapsamına alınması gerekiyor. Biz ilk 5 yıl kentin yapı stoku ile ilgili dönüşümü konusunda bir çalışma yapamamıştık ama ikinci 5 yılımızda bizim ortaya koyacağımız kararlı çalışmalardan bir tanesi de bu olacak.” – MERSİN

]]>
https://www.haber60.com.tr/mersin-buyuksehir-belediye-baskani-vahap-secerden-rayli-sistem-projeleri-aciklamasi/feed/ 0
İSU’nun su kaçağı tespit cihazı depremde hayat kurtardı https://www.haber60.com.tr/isunun-su-kacagi-tespit-cihazi-depremde-hayat-kurtardi/ https://www.haber60.com.tr/isunun-su-kacagi-tespit-cihazi-depremde-hayat-kurtardi/#respond Wed, 17 Jul 2024 07:30:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=40147 Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSU) Genel Müdürlüğü personelleri, “asrın felaketi” olarak nitelenen Kahramanmaraş merkezli depremlerde “su kaçağı tespit” cihazıyla enkaz altında yaşam belirtisi tespit ederek birçok canın kurtarılmasına vesile oldu. İSU’nun akustik dinleme cihazı, su arızalarını tespit etmenin ötesinde, enkazda hayat kurtaran bir teknolojiye dönüştü.

Merkez üssü Kahramanmaraş’ın Pazarcık ve Elbistan ilçeleri olan ve 10 ili etkileyen 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki depremlerin ardından harekete geçen Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSU) Genel Müdürlüğü ekipleri, afet bölgelerine yardım ulaştırdı. Ekipler, bir yandan tankerlerle içme suyu ihtiyacını karşılarken, diğer yandan da su kaçağı tespit cihazıyla enkaz altında kalan çok sayıda afetzedeyi kurtardı. Cihazları ve tecrübeli personelleriyle afet bölgelerinde günlerce görev yapan İSU, enkazdan canlı kurtarma çalışmalarında Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı ekipleri başta olmak üzere, diğer kurumların arama kurtarma ekiplerine de yardımcı oldu.

“Birçok noktada arama kurtarma ekiplerimize destek olduk”

İSU Genel Müdürlüğü İlçe Hizmetleri Daire Başkanı Kenan Yaralı, 6 Şubat’ta meydana gelen 7,7 büyüklüğündeki ilk depremin ardından afet bölgesine öncelikle içme suyu ihtiyacını karşılamak amacıyla tanker gönderdiklerini belirtti. İlk olarak içme suyu ihtiyacını karşıladıklarını, ardından da enkaz çalışmalarında görev aldıklarını ifade eden Yaralı, teknik ekiplerle arama kurtarma ekiplerine nasıl destek olabilecekleri konusunda çalışma yaptıklarını ve içme suyu hatlarındaki arızaları tespit etmek için kullandıkları akustik dinleme cihazıyla bölgeye intikal ettiklerini söyledi. Yaralı, “Yaptığımız çalışmalarla birçok noktada arama kurtarma ekiplerimize destek olduk” dedi.

“Cihazın çok faydası oldu”

Akustik dinleme cihazının enkaz altında kalan yaralıların yerinin tespit edilmesinde fayda sağladığını vurgulayan Yaralı, “Cihaz tek başına bir arama kurtarma enstrümanı değil ama ekiplerimizi yönlendirme noktasında büyük faydası oldu. Bu cihaz bütün su ve kanal idarelerinde var. Bu tarz afet bölgelerinde arama kurtarma ekiplerine destek sağlamak için bu cihazlar kullanılabilir. Biz denedik ve faydasını gördük. Biz bu cihazın arama kurtarma faaliyetlerinde kullanılmasını öneriyoruz” diye konuştu.

“İlk kez kullanıldı”

İlçe Hizmetleri Daire Başkanı Kenan Yaralı, su arızasını tespit eden akustik dinleme cihazının afet bölgelerindeki arama kurtarma faaliyetlerinde ilk kez İSU tarafından kullanıldığını ifade ederek, “Deprem bölgesinde bunun üzerine çalışan bizden başka ekip yoktu. Termal kameralar ve yüksek teknolojik cihazlar kullanıldı, ancak bu cihaz destek anlamında ilk kez kullanıldı” şeklinde konuştu.

“Enkazlarda bizzat çalıştık”

İçme Suyu ve Kanalizasyon Şube Müdürü Mehmet Sarıoğlu ise depremin haberini alır almaz büyük bir üzüntüyle yola çıktıklarını anlattı. Sarıoğlu, “Kendi aramızda ‘Ne yapabiliriz?’ diye düşünürken, arıza tespit ettiğimiz cihazımızla enkazdan canlı kurtarma fikri aklımıza geldi. İdaremizin, amirlerimizin desteğiyle afet bölgesine intikal ettik. Büyükşehir Belediye Başkanımız Tahir Büyükakın önderliğinde enkazlarda bizzat çalıştık. İlk gittiğimizde ekip başı 400 enkazla çalışmalara başladık ve giderek bu sayı azaldı. Cihazımız canlı kurtarma noktasında Allah’a şükürler olsun etkili oldu” ifadelerini kullandı.

“İğne deliği kadar olan arızayı tespit ediyoruz”

Mehmet Sarıoğlu, İSU ekiplerinin akustik dinleme cihazıyla itfaiye başta olmak üzere birçok kurumun arama kurtarma ekiplerine ve vatandaşlara yardımcı olduklarını kaydederek, “Önerimiz şu; afet bölgelerine itfaiye ekipleri yönlendirilirken, yanlarında su ve kanal idaresindeki ekipler ve ekipmanlar da olursa daha fazla canlı kurtarabiliriz. Bu cihazın kullanım alanı su arızalarıdır. İğne deliği kadar olan arızayı tespit ediyoruz. ‘Suyun küçük sesini bile bulabildiğimize göre niye canlı bulmayalım’ dedik ve bu şekilde yola çıktık” dedi.

“Çok acı bir olaydı”

Afet bölgesinde görev alan İSU personelleri arasında bulunan fiziki su kayıp-kaçak personeli Tunahan Karamahmutoğlu, “Afet bölgesindeki saha çalışmalarına dinleme cihazlarıyla gittik. Orada çalışmalar yaptık ama öncelikle şunu belirtmek istiyorum; tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun. Çok acı bir olaydı. Allah bir daha yaşatmasın” diye konuştu. Karamahmutoğlu, akustik dinleme cihazı sayesinde birçok cana ulaştıklarına da dikkat çekti. – KOCAELİ

]]>
https://www.haber60.com.tr/isunun-su-kacagi-tespit-cihazi-depremde-hayat-kurtardi/feed/ 0
Türkiye, AB Sivil Koruma Mekanizması’na katılımını sürdürüyor https://www.haber60.com.tr/turkiye-ab-sivil-koruma-mekanizmasina-katilimini-surduruyor/ https://www.haber60.com.tr/turkiye-ab-sivil-koruma-mekanizmasina-katilimini-surduruyor/#respond Tue, 09 Jul 2024 21:51:45 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=38223

TÜRKİYE’nin 2016 yılında dahil olduğu Avrupa Birliği (AB) Sivil Koruma Mekanizması’na katılımının devamını sağlayan anlaşma, Ankara’da düzenlenen törenle imzalandı.

İçişleri Bakanlığı’nda düzenlenen imza törenine, Dışişleri Bakan Yardımcısı ve AB Başkanı Büyükelçi Mehmet Kemal Bozay, İçişleri Bakan Yardımcısı Münir Karaloğlu, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanı (AFAD) Vali Okay Memiş ve Kriz Yönetiminden Sorumlu AB Komiseri Janez Lenarcic katıldı. Anlaşma, Türkiye Cumhuriyeti adına Dışişleri Bakan Yardımcısı ve AB Başkanı Büyükelçi Mehmet Kemal Bozay ile Avrupa Birliği adına Kriz Yönetiminden Sorumlu AB Komiseri Janez Lenarcic tarafından imzalandı.

‘AB VE TÜRKİYE UZUN BİR ORTAKLIK GELENEĞİNE SAHİP’

Törende konuşan Dışişleri Bakan Yardımcısı ve AB Başkanı Büyükelçi Bozay, AB ve Türkiye’nin, sivil koruma alanında uzun bir ortaklık geleneğine sahip olduğunu belirtti. Büyükelçi Bozay, 6 Şubat depremlerinden sonra Mekanizma’nın öneminin Türkiye için daha belirgin hale geldiğini, Türkiye’nin deprem sonrası Mekanizma kapsamında önemli destekler aldığını ve ilerleyen yıllarda da Mekanizma kapsamında Türkiye ve AB arasında afete hazırlık, afeti önleme ve afet sonrası müdahale alanlarında iş birliğinin devam edeceğini ifade etti.

İçişleri Bakan Yardımcısı Karaloğlu ise afet ve acil durumlarda Türkiye ile AB arasındaki iş birliğinin büyük önem taşıdığını, Türkiye’nin AB Sivil Koruma Mekanizması’nda yer almasının iki taraf açısından da önemli olduğunu dile getirdi. Bu iş birliğinin sağladığı katkıların gerek 2021 yılı orman yangınlarında, gerekse de 6 Şubat 2023 depremlerini izleyen dönemde kendini açıkça ortaya koyduğunu belirtti. Karaloğlu ayrıca, Türkiye’nin sahip olduğu güçlü afet yönetimi kapasitesiyle dünyadaki insani krizlerde yardıma koşan ilk ülkeler arasında olduğunu, Gazze’de yaşanan derin insani kriz karşısında da Türkiye’nin bu alanda gayretlerini sürdürdüğünü vurguladı.

SİVİL KORUMA MEKANİZMASI

2001 yılında Avrupa Komisyonu Sivil Koruma ve İnsani Yardım Genel Müdürlüğü (DG ECHO) bünyesinde kurulan AB Sivil Koruma Mekanizması; afetlerin önlenmesi, afetlere yönelik hazırlığın ve afetlere müdahalenin geliştirilmesi için katılımcı devletler arasında sivil koruma alanındaki iş birliğinin güçlendirilmesini amaçlıyor. Mekanizma’nın Türkiye’de ulusal koordinatörlüğünü AFAD üstleniyor.

2001 yılında oluşturulan AB Sivil Koruma Mekanizması, bugüne dek AB içinde ve dışında 700’den fazla yardım talebine yanıt verdi. Mekanizma ayrıca, ulusal afet otoritelerinin afete hazırlık ve önleme faaliyetlerini koordine etmelerine yardımcı oluyor ve iyi uygulamaların paylaşımına katkıda bulunuyor. Mekanizma aracılığıyla bir yardım talebi sonrasında, Acil Müdahale Koordinasyon Merkezi (ERCC) yardım veya uzmanlık sağlamak için harekete geçiyor. ERCC, dünya genelindeki olayları 7/24 izliyor ve ulusal sivil koruma yetkilileriyle doğrudan bağlantı kurarak acil desteklerin hızlı bir şekilde konuşlandırılmasını sağlıyor. İtfaiye uçakları, arama ve kurtarma ve tıbbi ekipler gibi özel ekipler ve ekipmanlar, Avrupa içinde ve dışında kısa sürede konuşlandırılmak üzere harekete geçirilebiliyor. Mekanizma kapsamında, ayrıca, afet önleme projeleri, erken uyarı ve analizleri, sivil koruma tatbikatları, geçici eksiklerin tamamlanması, hazırlık projeleri, uzman değişimi programı, akran değerlendirme programları, teknik toplantılar, çalıştaylar, eğitim ve danışmanlık, afetlerle ilgili farkındalık artırılması ve iyi uygulama örneklerinin yaygınlaştırılması gibi eylemler de hem organize ediliyor hem de bu alanlardaki projelere hibe desteği sağlanıyor.

Türkiye, 23 Ekim 2011 tarihinde gerçekleşen Van depremi, 2020 yılında ortaya çıkan Covid-19 pandemisi, 28 Temmuz – 12 Ağustos 2021 tarihlerinde yaşanan orman yangınları ve son olarak 6 Şubat 2023 tarihinde gerçekleşen Kahramanmaraş merkezli depremler kapsamında Mekanizma’dan faydalandı. Özellikle 6 Şubat 2023 tarihinde gerçekleşen deprem felaketi sonrası Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye sağladığı afet ve acil müdahale yardımlarının en önemli kaynağı AB Sivil Koruma Mekanizması oldu. AB, 2016 yılından itibaren yürütülen projeler kapsamında Türkiye’ye 50 milyon avronun üzerinde hibe desteği sağladı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/turkiye-ab-sivil-koruma-mekanizmasina-katilimini-surduruyor/feed/ 0
Selçuk Belediye Meclisi, Efes Selçuk Afetlere Karşı Dayanıklı Kent Deklarasyonu’nu İmzaladı https://www.haber60.com.tr/selcuk-belediye-meclisi-efes-selcuk-afetlere-karsi-dayanikli-kent-deklarasyonunu-imzaladi/ https://www.haber60.com.tr/selcuk-belediye-meclisi-efes-selcuk-afetlere-karsi-dayanikli-kent-deklarasyonunu-imzaladi/#respond Sat, 06 Jul 2024 01:54:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=37552 Selçuk Belediye Meclis Üyeleri, Efes Selçuk Afetlere Karşı Dayanıklı Kent Deklarasyonu’nu imzalayarak, kentin her türlü doğal ve toplumsal risklere karşı dayanıklı hale getirilmesi için adım atmayı taahhüt etti.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve Adalet ve Kalkınma Partisi (Ak Parti) meclis üyeleri tarafından imzalanan deklarasyonda, “kentimizin her türlü doğal ve toplumsal risklere karşı dayanıklı hale getirilmesi için, başta belediyemiz ve kentimizin sivil toplum örgütleri olmak üzere tüm ilgili ve sorumlu aktörlerle birlikte gerekli hazırlık, tedbir ve stratejileri planlamayı, uygulamayı ve sürdürülebilir kılmayı görev bildiğimizi kamuoyu ile paylaşıyor, dayanıklı bir Efes Selçuk için gerekli adımları atmayı taahhüt ediyoruz” denildi.

Yol haritamızı belirleyeceğiz

Selçuk Afetlere Karşı Dayanıklı Kent Deklarasyonu metnini imzalayan meclis üyelerine teşekkür eden Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel, “Efes Selçuk Afetlere Karşı Dayanıklı Kent Deklarasyonu’nu her meclis üyemiz tek tek okudu, sonrasında da imzalarını aldık. Bu imzalarımızın arkasında durarak daha fazla önlem alınmış, daha fazla düşünülmüş ve Efes Selçuk’un her türlü riske karşı daha fazla korunaklı hale gelmesi esas umudumuz olacak. 17 Ağustos 2023 tarihinde başlattığımız akademik bilgiler ve çalıştaylarla devam eden Dayanıklı Kent Konferansı’nın önümüzdeki Ağustos ayında en azından somut çıktısı olan bir vizyon kitapçığının ve en azından neler yapmamız gerektiğine dair de çok kısa sürede bir yazılı basımının olması gerektiği kanaatindeyiz ki; yol haritamızı buna göre belirleyelim” dedi.

Yerel yönetimlerin afetlerle mücadele sürecinde etkin bir şekilde rol almasının önemine değinen Filiz Başkan; “Şöyle bir şey var bunu söylemeden edemeyeceğim. Her terör saldırısında oluyor, bazen afetlerde ve yaşadığımız acılarda da oluyor. Bir vatandaş olarak konuşuyorum şu anda, acı çekiyoruz, üzülüyoruz. “Geçmiş olsun” diyoruz. Bunlar bana sonuç odaklı gelmiyor. Eğer bizim bir mührümüz varsa bu mührü düzgün kullanmayı yeğlerim her zaman. O yüzden tüm meclis üyelerimize imzaları için bir kez daha teşekkür ediyorum” dedi.

Yangın ve afetin siyaset üstü konular olduğuna dikkat çeken Filiz Başkan meclis üyeleri tarafından imzalanan 4 Temmuz 2024 tarihli deklarasyon metnini okudu.

Selçuk Belediye Meclis Üyeleri tarafından imzalanan deklarasyon metni şu şekilde: “Ülkemiz ve dünyanın dört bir yanında depremler, yangınlar, iklim krizi, seller ve daha pek çok doğal afet riski büyük zarara, can kayıplarına ve felaketlere sebep olmaya devam ediyor.

Maalesef söz konusu risklerin tehdit ettiği kentlerden biri olan Efes Selçuk’ta, biz de geçtiğimiz günlerde çok ciddi bir yangın felaketi ile karşı karşıya kalarak kentlerimizin afetlere karşı dayanıklı hale getirilmesinin ne kadar önemli olduğunu yeniden acı bir deneyimle yaşadık.

Bizler aşağıda imzası bulunan meclis üyeleri ve Efes Selçuk’a sevgi ve aidiyet duygusuyla bağlı olan tüm kişi ve kurumlar olarak; kentimizin her türlü doğal ve toplumsal risklere karşı dayanıklı hale getirilmesi için, başta belediyemiz ve kentimizin sivil toplum örgütleri olmak üzere tüm ilgili ve sorumlu aktörlerle birlikte gerekli hazırlık, tedbir ve stratejileri planlamayı, uygulamayı ve sürdürülebilir kılmayı görev bildiğimizi kamuoyu ile paylaşıyor, dayanıklı bir Efes Selçuk için gerekli adımları atmayı taahhüt ediyoruz.” – İZMİR

]]>
https://www.haber60.com.tr/selcuk-belediye-meclisi-efes-selcuk-afetlere-karsi-dayanikli-kent-deklarasyonunu-imzaladi/feed/ 0
AFAD Başkanı: Türkiye, dünyanın en büyük afet sonrası iyileştirme operasyonunu yapıyor https://www.haber60.com.tr/afad-baskani-turkiye-dunyanin-en-buyuk-afet-sonrasi-iyilestirme-operasyonunu-yapiyor/ https://www.haber60.com.tr/afad-baskani-turkiye-dunyanin-en-buyuk-afet-sonrasi-iyilestirme-operasyonunu-yapiyor/#respond Wed, 05 Jun 2024 22:54:39 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34921 Afet ve Acil Durum Yönetimi (AFAD) Başkanı Okay Memiş, Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından Türkiye’nin iyileştirme çalışmalarını “dünyanın en büyük afet sonrası iyileştirme operasyonu” olarak tanımlayarak, devletin tüm imkanlarıyla vatandaşların yanında olduklarını vurguladı.

Memiş, Avrupa Birliği’nin (AB) 4-5 Haziran’da Belçika’nın başkenti Brüksel’de düzenlediği Sivil Koruma Forumu kapsamında, AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

AFAD’ın 2015’ten bu yana AB Sivil Koruma Mekanizması’nın üyesi olduğunu ve birlikte hareket ettiğini belirten Memiş, “Doğal afetler ve acil durumlarda, AB Sivil Koruma Mekanizması ile birlikte yürüttüğümüz birçok operasyon var.” dedi.

“Biz AFAD olarak çok tecrübeli bir ekibiz.” ifadesini kullanan Memiş, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremleri gibi dramatik tecrübeler nedeniyle Türkiye’nin dünyadaki en tecrübeli afet yönetim ve müdahale ekibine sahip olunduğuna değindi.

Memiş, “Muhteşem bir ülkemiz var. Bu vatanı bize emanet eden şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyoruz. Bununla birlikte gerçekten özellikle jeolojik açıdan ve diğer afet riskleri açısından epeyce riskli bir coğrafyamız olduğunun farkındayız.” diye konuştu.

Forum kapsamında ikili görüşmeler yaptığını belirten Memiş, “Biz kendi tecrübelerimizi paylaşacağız. Özellikle 6 Şubat’taki depremlerde biz uluslararası yardım çağrısında bulunmuştuk. Kabul etmek gerekir ki; Avrupa’daki tüm ülkeler, burada görüştüğümüz ülkeler çok hızlı bir şekilde yardımda bulundular. Hem maddi hem arama kurtarma ekipleri hem de ayni yardımlar olarak destekte bulundular. Bundan dolayı Türkiye Cumhuriyeti olarak kendilerine teşekkürlerimizi ilettik. Minnettarlığımızı ilettik.” ifadelerini kullandı.

Memiş, “Biz de gerçekten onların yanında olduğumuzu, olacağımızı da ifade ediyoruz.” değerlendirmesini yaptı.

6 Şubat depremlerinde ilk saatlerden itibaren müdahalede bulunulduğunu vurgulayan Memiş, şunları söyledi:

“İmkanlarımız ölçüsünde tüm arama kurtarma ekiplerimiz 35 bin kişiye ancak ulaştı ama bize 1 milyon 950 bin arama kurtarma ekibi gerekiyordu. Böyle bir rakam dünyada yok. Akademik çalışmalara göre, dünyadaki rakam 750 bin. Dünyadaki bütün arama kurtarma ekiplerinin iki katı olsa 6 Şubat’taki depremde bizim için yeterli değildi.”

“Buradan çıkardığımız dersler var.” diyen AFAD Başkanı, şöyle devam etti:

“Arama kurtarmacı sayımızı artırıyoruz. Nüfusumuzla orantılandığında dünyada en fazla arama kurtarma personeline sahip ülke olacağız. Bunun eğitimlerine ve çalışmalarına başladık.”

Memiş, üzerinde çalışılan diğer alanın ise risk azaltma olduğunu belirterek kentsel dönüşümü ve bu anlamda çıkarılan yeni kanunları çok güçlü şekilde desteklediklerini dile getirdi.

“Devlet şu anda AFAD’ın koordinasyonunda dünyanın en büyük afet sonrası iyileştirme operasyonunu yapıyor.” tespitini yapan Memiş, şunları aktardı:

“İlk 3 ayda 1 milyon çadır alana sevk edildi. 6 Şubat’ta dünyadaki çadır stoku sadece 450 bindi. Hem dünyadaki bütün çadırları topladık hem de kendimiz ürettik. İnsanlarımızı sadece çadırda misafir edemeyiz. 3. aydan itibaren konteyner kentlere yerleştirdik. Şu anda 220 bin konteynerimiz var. 700 bin insanımızı 11 vilayette misafir ediyoruz. 1,5 milyon aileye kira yardımlarında bulunuyoruz. 3,5 milyon insanı depremden sonra tahliye ettik. Dünyanın en büyük tahliye operasyonuydu. Şimdi ise kalıcı konutlara başladık. Bir yıl tamamlanmadan yaklaşık 80 bin konut bitirildi, yaklaşık 400 bin hak sahibini konutlarına yerleştiriyoruz. İnşallah bu yılın sonunda da 200 bin konut bitirilerek teslim edilecek. Bu, bir yılda olan bir şey. İkinci yılla beraber gerçekten dünyanın en büyük operasyonu. İyileştirme anlamında bundan daha büyük bir operasyon yok. Sayın Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde, Sayın İçişleri Bakanı’mızın ve diğer tüm bakanlıklarımızla, STK’lerimizle, hayırsever vatandaşlarımızla, devletin tüm resmi ve özel kaynaklarıyla, vatandaşımızın emrindeyiz.”

“Devlet ve millet olarak başaracağız”

Memiş, Brüksel’den şu mesajı vermek istediğini ifade etti:

“İki yıl sonra Avrupalılar diyecekler ki; ‘Türkler bunu nasıl başardı?’ ‘Türkler, bu kadar büyük bir afetin üzerinden nasıl geldi?’ Hatay’a, Antakya’ya, Kahramanmaraş’a, Adıyaman’a, Malatya’ya gelecekler ve o yıkılan şehirlere, sağlam zeminler, bütün bilimsel, teknik, mühendislik özelliklerine sahip konutları yapmayı Türklerin nasıl başardığını görmek için gelecekler inşallah. Biz bunu devlet ve millet olarak başaracağız. Bu azimle AFAD olarak 7 gün 24 saat çalışıyoruz ve vatandaşımızın emrindeyiz.”

“Dünyanın her yerindeyiz”

Forumda AFAD standına gösterilen yoğun ilgiye ilişkin de Memiş, şunları kaydetti:

“AFAD olarak bizim dünyada bir tanınırlığımız var. Bir kamu kuruluşuyuz ama çok değerli bir marka değerimiz var. Bunun sebeplerinden biri de şu; sadece ülkemizde değil, dünyanın her yerindeyiz. Gazze’deyiz. Gazze’ye en fazla insani yardım yapan ülkeyiz. 80 bin ton insani yardım malzemesini Gazze’ye ulaştırdık. Ayrıca Afganistan’da, Libya’da, Myanmar’dayız. Afrika ülkelerindeyiz. Bize ihtiyaç duyan, bizden yardım talep eden her yerdeyiz. Gönül coğrafyamızın her alanında olduğumuz gibi, dünyanın her yerindeyiz. AFAD’ın böyle bir tanınırlığı var. Biz bunu Allah rızası için yapıyoruz. Anadolu medeniyetinin, bize sunmuş olduğu değerler sayesinde yapıyoruz. Bütün insanlığa karşı bizim görevlerimiz var. Çünkü bizim inancımız, kültürümüz bize bunu emrediyor.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/afad-baskani-turkiye-dunyanin-en-buyuk-afet-sonrasi-iyilestirme-operasyonunu-yapiyor/feed/ 0
Atatürk Üniversitesi Öğrencileri AFAD ile İş Birliği Yaparak Deprem Müdahalesi Eğitimi Aldı https://www.haber60.com.tr/ataturk-universitesi-ogrencileri-afad-ile-is-birligi-yaparak-deprem-mudahalesi-egitimi-aldi/ https://www.haber60.com.tr/ataturk-universitesi-ogrencileri-afad-ile-is-birligi-yaparak-deprem-mudahalesi-egitimi-aldi/#respond Mon, 20 May 2024 22:36:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=32562 Uygulamalı Bilimler Fakültesi Acil Yardım ve Afet Yönetimi Bölümü öğrencileri, AFAD Müdürlüğü ile yapılan iş birliği ile yaşanacak olası bir depreme nasıl müdahale edeceklerinin eğitimini aldı.

Atatürk Üniversitesi ile Erzurum AFAD Müdürlüğü arasında düzenlenen programla, Acil Yardım ve Afet Yönetimi Bölümü öğrencilerine 6 günlük hem teorik hem de uygulamalı eğitim verildi.

Dekan Kaya: “30 Öğrenci, Afete Müdahale Etme Becerisi Kazandı”

Fakültelerinde aldıkları teorik eğitimin yanında, öğrencilerine öğrendiklerini uygulama fırsatı sunmak amacıyla böyle bir etkinlik gerçekleştirdiklerini belirten Atatürk Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Muhammet Dursun Kaya, AFAD’da görevli eğitmenler tarafından bölümden 30 öğrenciye, kentsel arama kurtarma eğitimi kapsamında enkaza giriş ve çıkış teknikleri, sesli arama, köpekle arama ve yaralıların tahliyesi noktasında beceriler kazandırıldığını vurguladı.

Öğrencilerin afet durumunda enkaza müdahale etmenin ve insanları kurtarmanın yol ve yöntemlerini öğrenmeleri açısından eğitimin oldukça verimli geçtiğini vurgulayan Kaya: “Öğrencilerimizi mektepli olmanın yanında “alaylı” olmaları açısından iş birliklerimizi sürdürüyoruz. Bu kapsamda toplam 6 gün uygulamalı eğitim alan öğrencilerimizi hayata hazırlamaya çalışıyoruz. 6 Şubat depremi gösterdi ki, Türkiye’de arama kurtarma ekibi açısından çok ciddi eksiklikler var. Dolayısıyla buradan mezun olacak öğrencilerimizin AFAD’ın ihtiyacı doğrultusunda uygulamalı eğitim almış, bu işin tam uzmanı olarak yetişmiş öğrenciler olarak mezun olmalarını istiyoruz” diye konuştu.

Müdür Andiç: “Ülkemiz İçin Büyük Kazanımları Olacak”

İl Afet ve Acil Durum Arama ve Kurtarma Birlik Müdürü Mehmet Rıza Andiç, AFAD olarak enkazlarda arama kurtarma, güvenli giriş, yaralı çıkarma ve güvenli çıkış şeklinde eğitimler verdiklerini belirtti.

Özellikle 6 Şubat’tan sonra eğitimlerin hızla arttığını dile getiren Andiç, “STK’lar, kamu kurumlarından sürekli bu istekler geliyor. Eğitim verdiğimiz öğrenciler, bu meslekleri yapacaklarsa çok büyük bir fayda sağlayacak. Hem bizim hem kendileri hem de ülkemiz için büyük kazanımlar olacak. Bu öğrenciler özellikle bu mesleğe başladıkları zaman çok önemli tecrübeleri olacak. Burada almış oldukları eğitimler ve yapmış oldukları tatbikatlar mesleki hayatlarında çok önem arz edecek. Bu arama kurtarma yönüyle bizim de elimizi güçlendirecek.” ifadelerini kullandı.

Rektör Çomaklı: “Öğrencilerimiz, Kendilerini Mesleki Hayata Hazırlamış Oluyor”

Türkiye coğrafyasının maalesef bir deprem bölgesi olduğunu ancak yaşanacak olası afetlere karşın da hazırlı olunması gerektiğini belirten Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Çomaklı, Uygulamalı Bilimler Fakültesi Acil Yardım ve Afet Yönetimi Bölümü öğrencilerinin almış oldukları eğitimin bu açıdan oldukça önemli olduğunu söyledi. AFAD ile ortaklaşa düzenlenen tatbikat ile öğrencilerin deprem atmosferinde neler yapması gerektiğini bizzat görme şansı elde ettiklerini aktaran Rektör Çomaklı: “Gerek enkaz ortamına gerek arama-kurtarma esnasında kullanılan araçlara öğrencilerimiz dokunarak, uygulayarak öğreniyor ve kendilerini meslek hayatlarına hazırlamış oluyor. Kriz durumlarında en önemli unsur soğukkanlı ve ne yapması gerektiğini bilen yetişmiş insan kaynağının varlığıdır. Atatürk Üniversitesi olarak bu vizyon doğrultusunda eğitim vermeye ve öğrenci yetiştirmeye devam ediyoruz” dedi. – ERZURUM

]]>
https://www.haber60.com.tr/ataturk-universitesi-ogrencileri-afad-ile-is-birligi-yaparak-deprem-mudahalesi-egitimi-aldi/feed/ 0
Marmara Belediyeler Birliği ‘Afetten Sonra Hayat Öğrenme Programı’ düzenliyor https://www.haber60.com.tr/marmara-belediyeler-birligi-afetten-sonra-hayat-ogrenme-programi-duzenliyor/ https://www.haber60.com.tr/marmara-belediyeler-birligi-afetten-sonra-hayat-ogrenme-programi-duzenliyor/#respond Wed, 15 May 2024 22:51:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=31875 Marmara Belediyeler Birliği önderliğinde düzenlenen ‘Afetten Sonra Hayat Öğrenme Programı’na katılan Başkan Şadi Özdemir, Bursa’nın deprem gerçeğini unutmadıklarını ifade ederek çeşitli projeleri hayata geçireceklerini söyledi.

Marmara Belediyeler Birliği tarafından Urban. koop ve Yuva Project iş birliğiyle, Nilüfer Belediyesi ev sahipliğinde gerçekleşen üç günlük ‘Afetten Sonra Hayat Öğrenme Programı’ Nilüfer Belediyesi Pancar Deposu’nda başladı. Marmara Belediyeler Birliği’ne üye belediyelerin, muhtemel Marmara depremi ve afet sonrası kendi yol haritalarını hazırlamalarına katkıda bulunmanın hedeflendiği etkinlik, açılış konuşmalarıyla start aldı.

Programın, ev sahibi olarak açılış konuşmasını yapan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Türkiye’nin son yıllarda büyük afetler ve yıkımlar yaşadığını hatırlatarak, yaşanan acılardan herkesin büyük dersler çıkartması gerektiğinin altını çizdi.

Muhtemel bir afete her an hazırlıklı olunmasının önemine değinen Özdemir, “Yaşanan afetler sonrası çok büyük bedeller ödedik ülke olarak. Marmara Belediyeler Birliği’nin düzenlediği ‘Afetten Sonra Hayat Öğrenme Programı’nın’ bu anlamda bize yeni bakış açıları kazandıracağına eminim. Nilüfer’de, önceki yönetimlerin bu yönde değerli çalışmaları oldu. Özellikle muhtemel bir deprem öncesi ve sonrasına yönelik yapılan çalışmalara bu dönemde yenilerini ekleyeceğiz. Bursa’nın deprem gerçeğini asla göz ardı etmiyoruz. Nilüfer, muhtemel bir depremden olumsuz şekilde etkilenecek. Söylemde kalmayarak, depreme yönelik gereken her türlü önlemi almak için projelerimizi hızla hayata geçireceğiz” dedi.

Muhtemel bir deprem sonrasında hızlı müdahaleyi sağlamak ve kargaşayı önlemek adına projeler geliştirdiklerini kaydeden Başkan Şadi Özdemir, “Afet sonrası için deprem parkları oluşturacağız. Bu parklar muhtemel bir depremde güvenli bir toplanma alanı, dayanışma merkezi olacak ve enerjisi, yenilenebilir enerji ile sağlanacak. Depreme dayanıklı malzemelerin depolanacağı bir lojistik merkezi kuracağız. Muhtemel bir afet sonrası Nilüfer’e desteğe ve dayanışmaya gelenlere hızlıca bilgi aktaracak ve onları, ihtiyaç duydukları yardım ekipmanlarına yönlendirecek bir Nilüfer Kılavuzu da hızlıca oluşturup, yayınlayacağız. Mahalle düzeyinde toplanma alanları, afet konteynerleri gibi afet hazırlıklarını iyi bilen ve sürekli geliştirilmesi için güncel tutan aktif yurttaşlardan, mahalle afet dayanışma gönüllüleri oluşturacağız. 2017 yılında faaliyete geçirilen Nilüfer Afet ve Acil Durum Yönetim Merkezimizi de daha etkin kullanacağız. Nüfusu yoğun olan 28 mahallemizde Mahalle Afet İstasyonumuz var. Bu istasyonlarda, yardım gelene kadar bölgedeki halkın ilk yardımda kullanacağı ilk yardım çantası, sedye, jeneratör gibi 26 kalem malzeme yer alıyor. Bursa’nın bir deprem kenti olduğunu bilincindeyiz. Bu nedenle de deprem her zaman gündemimizde. Biz bu konuda bir çok kente de örnek olacak çalışmaları hayata geçirmekte kararlıyız” diye konuştu.

Etkinlikte Marmara Belediyeler Birliği Başkanı ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey de söz aldı. Etkinliğin önemine dikkat çeken Mustafa Bozbey, deprem gerçeğini ve 6 Şubat’ta yaşanan felaket sonrasını hatırlattı. Deprem öncesi kadar sonrasında yapılması gerekenlerin çok önemli olduğunu vurgulayan Bozbey, “Ülkemizde yaşanan deprem felaketleri birçok tecrübe yaşamamıza yol açtı. Belediyelerimizin bu süreçleri çok iyi planlamalı. Felaketi yaşayanların taleplerini iyi analiz etmeli ve ona göre yarına güçlü çıkmak zorundayız. Marmara’da olacak bir depremin, bölgenin tamamını etkileyeceğini unutmamak gerekir” diye konuştu.

Açılış konuşmalarının ardından ilk gün oturumları ‘Tanı, anla, üret’ temasıyla başladı. Program çerçevesinde konuşmacı olarak yer alan Nilüfer Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Nejla Aslan da Pancar Deposu’nun dönüşüm hikayesini anlattı.

Çeşitli atölye ile oturumların gerçekleşeceği “Afetten Sonra Hayat Öğrenme Programı” yol haritaları ve yeniden rota oluşturulması temalarıyla 17 Mayıs Cuma gününe kadar devam edecek. – BURSA

]]>
https://www.haber60.com.tr/marmara-belediyeler-birligi-afetten-sonra-hayat-ogrenme-programi-duzenliyor/feed/ 0
Ordu’nun derelerinde sel ve su baskınlarına karşı ıslah çalışması başlatıldı https://www.haber60.com.tr/ordunun-derelerinde-sel-ve-su-baskinlarina-karsi-islah-calismasi-baslatildi/ https://www.haber60.com.tr/ordunun-derelerinde-sel-ve-su-baskinlarina-karsi-islah-calismasi-baslatildi/#respond Wed, 15 May 2024 22:30:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=31858 Ordu’nun derelerinde sel ve su baskınlarına karşı ıslah çalışması başlatıldı

AFAD Başkanı Okay Memiş: “Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin afetlere müdahalede afet sonrası iyileştirmede dünyanın en başarılı ülkelerinden birisini olduğumuzu söyleyebiliriz”

AFAD tarafından satın alınan 8 adet ekskavatör DSİ’ye teslim edildi, ilk çalışma başladı

ORDU – AFAD tarafından satın alınarak DSİ’ye verilen iş makineleri Ordu’da ilk çalışmayı başlattı. AFAD Başkanı Okay Memiş, Türkiye’deki bütün derelerde bu çalışmaların yürütüleceğini belirterek, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin afetlere müdahalede ve afet sonrası iyileştirmede dünyanın en başarılı ülkelerinden birisini olduğumuzu söyleyebiliriz” dedi.

Karadeniz Bölgesi’nde sel ve su baskınlarını önlemek amacıyla, akarsu yataklarının ıslah ve temizliğini yapmak için AFAD tarafından satın alınan 111 iş makinesinden 8’i olan paletli ekskavatör, Perşembe ilçesi Efirli Mahallesi’ndeki Akçaova Irmağında ilk çalışmalara düzenlenen program ile başladı. Çalışmalar kapsamında Ordu’nun 6 ilçesinde ve 17 derede 1,5 milyon metreküp rüsubat temizliği yapılması hedefleniyor.

“Hedef, riski azaltmak ve can kayıplarının önüne geçmek”

Düzenlenen programda açıklamalarda bulunan AFAD Başkanı Okay Memiş, “Haftalar öncesinde Cumhurbaşkanımızın AFAD’daki teşrifleriyle başlattığımız, özellikle Türkiye’deki Karadeniz’deki derelerin ıslahı projesinin Ordu ayağının başlama projesi için bir aradayız. Hem Türkiye’de, hem de dünyanın herhangi bir bölgesinde tahmin edilemeyen ani iklim değişikliğine bağlı sel, su baskınları ve doğa olaylarına maruz kalınacağı konusunda öngörüler var. Dolayısıyla bizim bu anlamda AFAD olarak asli görevlerimizin başında risk azaltma geliyor. Afet olmadan önce afete müdahale etmek, risk azaltmak ve öncelikli olarak vatandaşlarımızın can güvenliği korumak, afetlerden dolayı can kayıplarının önüne geçmek gibi hedefimiz var, sonrasında da müdahale geliyor” diye konuştu.

“Karadeniz Bölgesi’nden başlayarak Türkiye’nin bütün derelerinde ıslah çalışmaları yapılacak”

“Türkiye Cumhuriyeti Devleti biz AFAD olarak afetlere müdahalede afet sonrası iyileştirmede dünyanın en başarılı ülkelerinden birisini olduğumuzu söyleyebiliriz” diyen Memiş, “Şuanda Cumhurbaşkanımızın liderliğinde 6 Şubat tarihinde dünyanın en büyük afet sonrası iyileştirme operasyonunu bu devlet ve bu millet hep beraber yapıyor. Bununla birlikte risk azaltmada da çok önemli çalışmalar ve projelerimiz var. Onlardan birisi de bu proje. Devler Su İşleri Genel Müdürlüğü bünyesine AFAD üzerinden 111 ekskavatör satın alındı ve inşallah 2 yıl içerisinde Türkiye’nin bütün derelerinde öncelikli olarak Karadeniz’de geçen yıllarda meydana gelen sel felaketlerinden dolayı riskli derelerin nereler olduğunu biliyoruz. O bölgelerden başlayarak inşallah ıslah çalışmasını yürüteceğiz” ifadelerine yer verdi.

Satın alınan araçların tamamının yerli olduğunu kaydeden Memiş, Ankara’da yapılan törenden sonra ilk yerel programın Ordu’da başlatıldığını, Giresun, Rize, Trabzon, Zonguldak, Sinop, Karabük, Kastamonu, ve diğer illerde de bu çalışmaların yapılacağını kaydetti. Son 3 yılda 113 vatandaşın sel nedeniyle hayatını kaybettiğini hatırlatan AFAD Başkanı Okay Memiş, “400’ün üzerinde vatandaşımız da yaralandı. İnşallah başarılı çalışma yürütürüz ve önceden aldığımız tedbirlerden sonra hiçbir can kaybı yaşamayız” şeklinde konuştu.

“Dere yatağının işgali, hele ki kaçak yapıların işgali meselesine kesinlikle son verilmeli”

Ordu Valisi Muammer Erol ise dere yataklarının işgal edilmemesi gerektiğini söyledi. Bu araçlar ile Ordu’nun 7 ilçesinde ve 16 deresinde toplam 70 kilometrelik alanda çalışmalar yapılacağını ifade eden Erol, “Yaklaşık 1,5 milyon metreküp rüsubat temizliği yapılmış olacak. İnşallah bu tamamlandığında da sel ve taşkın baskını ile ilgili ciddi bir risk azaltma faaliyeti gerçekleştirilmiş olacak. Dere yatağı temizliyoruz ama dere yatağı temizliğinden önce en iyi temizlik kirletmemek. Bu konuda da vatandaşlarımızın biraz daha hassas davranmalarını istiyoruz. Dere yatağının ortasında katlı yapılarımız olmuş, dere yatağının işgali hele ki kaçak yapıların işgali meselesine kesinlikle son verilmeli, dere yatakları kanalizasyon atıklarının atılacağı, vahşice ortama bırakılacağı yerler değil, bunu özellikle vatandaşlarımızın bilmesi ve hassasiyet göstermesini istiyoruz” dedi.

Konuşmaların ardından iş makineleri dereye girerek, ilk ıslah çalışmalarını başlattı.

Programa, Ordu Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Celal Tezcan, Vali Yardımcısı Ayhan Durmuş, Altınordu Kaymakamı Erkan Karahan, Fatsa Kaymakamı Avni Kula, Ünye Kaymakamı Ayhan Işık, Perşembe Kaymakamı Fatma Turhan Keser, Çaybaşı Kaymakamı Salih Aydın, Gülyalı Kaymakamı Hatice Üstün, Deprem ve Riski Azaltma Genel Müdürü Prof. Dr. Orhan Tatar, AFAD Daire Başkanları Davut Şahin ile Recep Şalcı, İl Afet ve Acil Durum Müdürü Osman Işık, DSİ Samsun Bölge Müdürü Köksal Buğra Çelik ve yetkililer katıldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ordunun-derelerinde-sel-ve-su-baskinlarina-karsi-islah-calismasi-baslatildi/feed/ 0
Erdoğan: İş cinayetlerinde sesi soluğu çıkmayanlar, tedbirsiz tevekkülün alametidir https://www.haber60.com.tr/erdogan-is-cinayetlerinde-sesi-solugu-cikmayanlar-tedbirsiz-tevekkulun-alametidir/ https://www.haber60.com.tr/erdogan-is-cinayetlerinde-sesi-solugu-cikmayanlar-tedbirsiz-tevekkulun-alametidir/#respond Mon, 29 Apr 2024 23:06:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29812 (ANKARA) –Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AFAD Başkanlığı’nda DSİ Sel ve Taşkın Risk Azaltma Protokol Töreni’ne katıldı. Erdoğan, “İstanbul’un göbeğindeki bir parkta çok basit tedbirler alınmadığı için 5 yaşında bir evladımız göz göre göre hayatını kaybetti. Bu acı olayın öncesinde Beşiktaş Gayrettepe’deki gece kulübü yangınında 29 emekçi kardeşimizi, Antalya’daki teleferik faciasında 1 vatandaşımızı ihmallere kurban verdik. Lafa gelince işçi hakları konusunda mangalda kül bırakmayanların bu iş cinayetlerinin hiçbirinde sesi soluğu çıkmadı” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AFAD Başkanlığı’nda Devlet Su İşleri (DSİ) Sel ve Taşkın Risk Azaltma Protokol Töreni’ne katıldı. Burada konuşan Erdoğan, şunları söyledi:

“KARADENİZ BLGEMİZDEKİ 13 İLİMİZDE RİSK AZALTMA FAALİYETLERİNE SÜRATLE BAŞLIYORUZ”

“AFAD Başkanlığımız ve DSİ Genel Müdürlüğümüz işbirliğiyle bugün sel ve taşkın risklerini azaltma yolunda kritik bir adım daha atıyoruz. Devletimizin ilgili kurumlarının sel taşkın afeti öncesi anı ve sonrasına müdahale noktasında lojistik ve teknik kapasitesini bu vesileyle güçlendiriyoruz. AFAD envanterinde bulunan 111 adet iş makinesinin devlet su işlerinin kullanımına verilmesini kapsayan protokol her iki kurumumuzun etkinliğini arttıracaktır.

Bugün ilk etapta 31 adet iş makinasının devir-teslimini gerçekleştiriyoruz. Bu iş makinalarının da hizmete girmesiyle birlikte Devlet Su İşleri’ndeki ekskavatör sayısı 816’ya ulaşacak. Yerli ve milli üretim olan ekskavatörlerimiz özellikle sel ve heyelan riski yüksek bölgelerimizde görev yapacak. Karadeniz Bölgemizdeki 13 ilimizde risk azaltma faaliyetlerine süratle başlıyoruz. Böylelikle öncelikle senelerce yaşadığımız sel, taşkın ve heyelan afetlerinin önüne geçmeyi hedefliyoruz. Derelerimizdeki temizlik ve ıslah çalışmalarına hız vermek suretiyle yoğun yağış dönemi başlamadan gerekli tedbirleri hayata geçireceğiz. Her zaman söylediğimiz gibi depremler, seller, heyelanlar, yangınlar gibi tabiat olaylarının önüne geçemeyiz. Fakat bunların yol açacağı zararları en aza indirmek bizlerin elindedir. Bizim inancımızda tedbir tevekküle mani değildir. Hangi meselede olursa olsun görevimiz önce her türlü önlemi almak ardından da Rabbimizin takdirine teslim olmaktır. Tedbirsiz tevekkül samimiyetin değil cehaletin alametidir.

Bugünkü imza töreniyle özellikle yağış mevsimi çalmadan kapımızı, riski en yüksek yerlerden başlayarak devlet olarak üzerimize düşeni yapıyoruz. Protokol sayesinde kullanıma sunulan yeni iş makinalarımızın da yardımıyla 2024 yılını daha sorunsuz, sıkıntısız, inşallah can ve mal kaybı yaşamadan atlatacağımıza inanıyorum. AFAD ve DSİ’ye çalışmalarında şimdiden kolaylıklar diliyorum.

“LAFA GELİNCE MANGALDA KÜL BIRAKMAYANLARIN SESİ SOLUĞU ÇIKMADI”

Ülkemizi sadece jeopolitik açıdan değil, coğrafi olarak da kritik bir bölgede yaşadığımıza göre tedbirlerimizi buna göre almalıyız. Negatif ve pozitif anlamlarıyla coğrafya kaderdir sözünün ne demek olduğunu bizler çok iyi biliyoruz. Akdeniz Havzası’nda yer alan Türkiye aynı coğrafyayı paylaştığı diğer ülkelerle birlikte iklim krizinin can yakıcı sonuçlarını en çok hisseden, bundan en fazla mağdur olan devletlerin başında geliyor. 2023 senesi ülkemizle birlikte tüm dünyada en sıcak yıl olarak maalesef kayıtlara geçti. İklim değişikliği biyolojik çeşitlilik kaybı ve kirlilik olarak adlandırılan üçlü gezegen krizi karşısında en yoğun mücadeleyi veren ülkelerden biri olduk. Son yıllarda depremden sel baskınlarına, yangınlardan taşkınlara, salgından savaşa çok farklı sınamalarla karşı karşıya kaldık. Tedbirli olmak ile tedbirsiz yakalanmak arasındaki devasa farkı bu sınamaların tamamında bizzat tecrübe ettik. Binlerce canımız plansızlığa, hazırlıksızlığa kurban giderken vaktinde önlem alındığında can ve mal kayıplarını nasıl azaltabileceğimizi de yine bu hadiselerde bizzat görmüş olduk. İşte evvelki gün İstanbul’un göbeğindeki bir parkta çok basit tedbirler alınmadığı için 5 yaşında bir evladımız göz göre göre hayatını kaybetti. Bu acı olayın öncesinde Beşiktaş Gayrettepe’deki gece kulübü yangınında 29 emekçi kardeşimizi, Antalya’daki teleferik faciasında 1 vatandaşımızı ihmallere kurban verdik. Lafa gelince işçi hakları konusunda mangalda kül bırakmayanların bu iş cinayetlerinin hiçbirinde sesi soluğu çıkmadı. Hatta Antalya’daki teleferik faciasının sorumlularını ellerinden gelse neredeyse demokrasi kahramanı ilan edeceklerdi.

6 Şubat depremlerinde aynı kesimlerin nasıl tavır aldıklarını hepimiz gayet iyi hatırlıyoruz. AFAD başta olmak üzere devletimizin kurumlarına karşı çok yoğun bir linç kampanyası yürüttüler. Tamamı yalan ve çarpıtma üzerinden resmi kurumlarımız gönüllü kuruluşlarımız, sahada canla başla çalışan askerimiz, polisimiz, yardım ve kurtarma görevlilerimiz fütursuzca eleştirildi. Vicdanları yaralayan ithamların muhatabı oldu. Daha sonra bu kirli kampanyayı sırf oy tercihlerinden dolayı depremzedelerimizi hedef alacak, onara hakaretler savuracak kadar ileriye götürdüler. Oysa toplam 14 milyon insanımızı ve 11 ilimizdeki 7 bin mahalle ve köyü etkileyen bu depremleri son bir asırda maruz kaldığımız en ağır tabii afetti. Asrın felaketi olarak nitelendirilen depremlerde 680 bini konut 170 bini iş yeri olmak üzere toplam 850 bin bağımsız bölüm kullanılamaz hale geldi. Depremin şehirlerimizde yol açtığı maddi hasarın toplamı 104 milyar doları geçti. Aramızdan ayrılan 53 binden fazla kardeşimizin acısı yüreklerimizde hiç dinmeyecek. Rabbim afetlerde kaybettiğimiz tüm kardeşlerimize rahmet ve merhamet eylesin diyorum.

Covid-19 salgınıyla başlayan bölgemizdeki savaşlarla artan ekonomik zorluklarımız depremin omuzlarımıza bindirdiği yükle daha da ağırlaştı. Ama bu zorluklara rağmen asrın felaketinin üstesinden asrın birlikteliğiyle geliyoruz ve geleceğiz. Bugüne kadar 80 bine yakın konutu ve köy evini hak sahiplerine teslim ettik. Her ay 10-15 bin konutun teslimatını yaparak yıl sonuna kadar bu rakamı 200 bine ulaştırmayı hedefliyoruz. 6 Şubat depremleri ülkemiz açısından bir kırılma noktası olmuştur. Deprem öncesinde son 21 yılda afete hazırlık bakımından attığımız her olumlu adımın faydasını çok net bir şekilde gördük. Biliyorsunuz daha evvel afet yönetimi farklı kurumların uhdesindeydi. Bu da özellikle afet anında ciddi koordinasyon sorunu olarak ortaya çıkıyordu. Söz konusu görevlileri bir araya toplayarak 2009 senesinde AFAD’ı kurduk. Devletimizin ilgili tüm kurumlarını afet öncesi ve sonrası süreçlere dahil ederek koordinasyon ve işbirliğini güçlendirdik. Bugün vatandaşlarımız AFAD’ı, UMKE’si, Kızılay’ı, polisi, jandarması, sosyal yardım uzmanıyla en sıkıntılı günlerinde devletini yanında buluyor. DSİ de özellikle orman yangını, sel ve taşkınlarda mücadele noktasında vazgeçilmez roller üstleniyor. Van, Elazığ, İzmir ve Maraş depremlerinde Manavgat orman yangınına Batı Karadeniz ve Kumluca’daki sel baskınlarında diğer tabii afetlere kadar vatandaşlarımız en zor günlerinde devletimiz tüm kurumlarıyla seferber olmuştur.

“TOKİ BİNALARIMIZ 6 ŞUBAT DEPREMLERİNDEN ALNININ AKIYLA HAMDOLSUN ÇIKMIŞTIR”

Kurumsal kapasitenin güçlendirilmesi yanında TOKİ vasıtasıyla dayanıklı, modern, sağlam binalar inşa ettik. 2003 yılından bu yana TOKİ tarafından yapılan bina sayısı 1 milyon 351 bini aşıyor. Kentsel dönüşüm projeleriyle ülkenin dört bir yanında 3,3 milyon konutun inşasını tamamladık. Muhalefetin haksız yere eleştirilerine maruz kalan TOKİ binalarımız 6 Şubat depremlerinden alnının akıyla hamdolsun çıkmıştır. 6 Şubatta yıkılan tüm binaların yüzde 90’ından fazlası 1999 yılı öncesinin inşaat standartlarının yapılanlarıydı.

“SADECE TAŞKINLARDAN DOLAYI OLUŞAN FATURA 4 MİLYAR DOLARI BULMAKTADIR”

Bugüne kadar DSİ tarafından inşa edilen 10 bin 765 tesisle toplam 20 milyon dekar alanda taşkın kontrolü sağladık. Ancak buna rağmen ülkemizde son 3 yılda 386’sı Karadeniz’de olmak üzere toplam bin 500 adet sel, su baskını ve taşkın meydana geldi. Bu afetlerde gerçekten üzülerek ifade ediyorum 113 insanımız hayatını kaybederken 405 kardeşimiz de yaralandı. Sadece taşkınlardan dolayı oluşan fatura 4 milyar doları bulmaktadır.”

]]> https://www.haber60.com.tr/erdogan-is-cinayetlerinde-sesi-solugu-cikmayanlar-tedbirsiz-tevekkulun-alametidir/feed/ 0 Hemofili Hastalarının Karşılanmamış İhtiyaçlarına Dikkat Çekildi https://www.haber60.com.tr/hemofili-hastalarinin-karsilanmamis-ihtiyaclarina-dikkat-cekildi/ https://www.haber60.com.tr/hemofili-hastalarinin-karsilanmamis-ihtiyaclarina-dikkat-cekildi/#respond Tue, 16 Apr 2024 22:18:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27697 Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları ve Hematoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Muzaffer Demir, hemofili hastalarının yaşam kalitesini iyileştirebilmek adına bakım ve tedavide çeşitli gelişmelerin olduğunu ancak hala birçok karşılanmamış ihtiyacın bulunduğunu bildirdi.

Novo Nordisk’ten yapılan açıklamaya göre hemofili, dünyada yaklaşık 1 milyon 125 bin, Türkiye’de ise 6 binden fazla kişiyi etkiliyor.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Prof. Dr. Demir, Dünya Hemofili Günü dolayısıyla hemofiliyle yaşamaya dair farkındalığı artırmak ve bu alandaki karşılanmamış ihtiyaçlara dikkati çekmek için değerlendirmelerde bulundu.

Prof. Dr. Demir, hemofilinin yaşam boyu tedavi gerektiren bir hastalık olduğunu belirterek, sürecin yönetimi konusunda hasta ve hasta yakınlarına doğru bilgilerin zamanında ulaştırılmasının büyük önem taşıdığının altını çizdi.

Demir, tedavilerin düzenli yürütülememesi durumunda hastaları bekleyen ciddi riskler olabileceğini vurgu yaparak, şu ifadeleri kullandı:

“Hemofiliyle yaşayan bireylerin yaşam kalitesini iyileştirebilmek için geçmişten günümüze hemofilide bakım ve tedavi alanında çeşitli gelişmeler gerçekleşse de bu bireyler hala birçok karşılanmamış ihtiyaç ile karşı karşıya. Hemofilideki karşılanmamış ihtiyaçları, kanama yönetimi, eklem sağlığı, fiziksel özgürlük, yaşam kalitesi, tedavi uygulaması, okul ve iş hayatı başlıkları altında sınıflandırabiliriz. Ancak genel kapsamda olan bu karşılanmamış ihtiyaçlara, hemofili ile yaşayan bireylerin yaşadığı coğrafik bölgeye göre de eklemeler yapılmalıdır.”

Afet dönemlerinde kronik hastalıklarda tedaviye kesintisiz erişimin hayati önem taşıdığına dikkati çeken Demir, özellikle doğal afetler gibi yaşamı tehdit eden olayların, düzenli tedavi gerektiren hastalıklar için zorlayıcı koşullar oluşturduğunu vurguladı.

Demir, bu süreçte sıkça yaşanan yaralanma, travma, organ, uzuv kaybı ve benzeri durumların hemofili ile yaşayan bireyler açısından ölümcül şekilde sonuçlanabileceğini ifade ederek, “Öte yandan, bu tür durumlarda, yaşanılan ve tedavi alınan bölgenin değiştirilmesi, faktör konsantrelerinin saklanması ve depolanması, ilaçların tedarik zincirinin bozulması, sağlık kurumlarına ve hekime ulaşımın sekteye uğraması da hemofili ile yaşayan bireyler ve diğer kronik hastalıkları olanlar için hayati tehlike oluşturuyor.” görüşlerini kaydetti.

“Afetlerde Hemofili Yönetimi projesinin temelleri atıldı”

Prof. Dr. Demir, geçen yıl yaşanan deprem felaketinde hemofili ve nadir kanama bozukluklarıyla yaşayan bireylerin tedavilerinin kesintisiz devam etmesinin ne kadar önemli olduğunu gözlemlediklerini aktardı.

Demir, Novo Nordisk’in desteğiyle Türk Hematoloji Derneği çatısı altında oluşturulacak ulusal bir çalışma grubunun katkılarıyla gerçekleştirilecek “Afetlerde Hemofili Yönetimi” projesinin temellerinin atıldığını belirterek, şunları kaydetti:

“Bu projede temel önceliğimiz, başta ülkemizde olmak üzere tüm dünyada olası bir afet dönemine karşı hemofili ile yaşayan bireylerin bakım ve tedavi süreçlerinin kesintiye uğramadan yönetilebilmesi için hasta-hasta yakınlarına, hekimler ve sağlık çalışanlarına, sağlık otoritesi ve ilaç endüstrisi yöneticilerine yönelik öneriler içeren bir kılavuz hazırlamak. Bu alanda yapılacak çalışmalara önderlik edecek nitelikte hazırlanacak kılavuzun hem afet dönemleri öncesinde yeterli düzeyde hazırlık yapılması hem de afet dönemlerinde daha iyi bir hemofili yönetimi sağlamada önemli rol oynayacağına inanıyoruz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/hemofili-hastalarinin-karsilanmamis-ihtiyaclarina-dikkat-cekildi/feed/ 0
Bingöl’de olası afetlerde vatandaşlara sıcak yemek hizmeti https://www.haber60.com.tr/bingolde-olasi-afetlerde-vatandaslara-sicak-yemek-hizmeti/ https://www.haber60.com.tr/bingolde-olasi-afetlerde-vatandaslara-sicak-yemek-hizmeti/#respond Tue, 02 Apr 2024 09:03:37 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=25756 Türkiye’nin deprem açısından riskli illeri arasında yer alan Bingöl’de, Kiğı Jandarma Komando Alay Komutanlığı bünyesinde kurulan tam donanımlı Kışla Mutfağı, olası afetlerde vatandaşların sıcak AŞ ihtiyacını karşılayacak.

Kuzey Anadolu ve Doğu Anadolu fay hatlarının kesişim noktasında yer alan Bingöl’de deprem tedbirleri kapsamında birçok çalışma yürütülürken, olası afet sonrasındaki durumlara ilişkin hazırlıklar da yapılıyor.

Bu kapsamda Kiğı Jandarma Komando Alay Komutanlığı’nda muhtemel afetlerin ardından vatandaşlara hizmet verebilmesi için 12 milyon 250 bin lira bütçe ile tam donanımlı Kışla Mutfağı inşa edildi.

Depreme dayanıklı bir yapı olarak inşa edilen Kışla Mutfağı’nda 3 soğuk hava deposu, 5 ton kapasiteli su deposu, 8 gazlı yer ocağı, 3 yemek pişirme fırını, ekmek pişirme fırını, 2 buharlı kazan, 4 fritöz ve 2 elektrikli ızgara bulunuyor.

Aşçılık alanında uzman olan jandarma personeli günlük 5 bin ekmek ve 9 bin kişilik yemek çıkartılabilecek.

Olası afette Kiğı, Adaklı, Yayladere ilçesinde vatandaşların sıcak AŞ ihtiyacını karşılayacak Kışla Mutfağı, Yedisu ilçesine de helikopterle hizmet verebilecek.

Kışla Mutfağı ihtiyaç halinde Bingöl merkezdeki vatandaşlara da sıcak AŞ desteği sunacak.

“Depreme dayanıklı bir yapı elde ettik”

Vali Ahmet Hamdi Usta, AA muhabirine, Bingöl’ün deprem riski taşıyan illerin başında geldiğini, deprem uzmanlarının da açıklamalarında sıklıkla bunu dile getirdiğini söyledi.

6 Şubat 2023’teki Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından afetten etkilenen iller kapsamına Bingöl’ün de alındığını anımsatan Usta, Bingöl’de yapı stoku yenilendiği gibi depremlerle ilgili hazırlıkların da gözden geçirildiğini aktardı.

Usta, şunları kaydetti:

“Kiğı Jandarma Komando Alay Komutanlığı güvenlik başta olmak üzere bu bölgeye hizmet eden bir birimimiz. Burada 2009 yılında yapılmış çok eski bir mutfağımız vardı. Bunu yenilemeyi düşündük ve iki amaca hizmet ettik. Hem askerlerimize hijyenik ve iyi ürünler sunmayı amaçladık hem de Bingöl’ün deprem bölgesi olduğunu düşünerek olası afetlerde komutanlığın mutfağını afetzedelerle paylaşmak istedik. Bu binanın temelinin sağlam olması önceliklerimizden biriydi. Şu anda bu mutfağımızda 100 santimetre derinliğinde demir temel üzerine 60×60 eninde 18 kolon üzerine sandviç panel çatı örtüsü kullanarak depreme dayanıklı bir yapı elde ettik.”

“Sahra mutfağı niteliğinde”

Vali Usta, kenti hem askerlerin hem de bölgedeki afetzedelerin ihtiyaçlarını görebilecek bir mutfağa kavuşturmayı amaçladıklarını belirtti.

“Afetzedelere sahra mutfağı niteliğinde hizmet verecek şekilde 3 öğün sıcak yemek sunabilme imkanına kavuşmuş durumdayız.” diyen Usta, mutfağın birçok teknik özellikle donatıldığını aktardı.

Usta, “Depremler 1 günlük, 2 günlük ihtiyaçların görüldüğü süreçler değil, uzun süreli devam eden bir süreç. Dolayısıyla bizim mutfağımızda 30 günlük kuru bakliyat, 15 günlük yaş meyve, 45 günlük donmuş et ürünleri ve 21 günlük de süt ve süt ürünleri stokumuz mevcut. Soğuk zincirimizin kapasitesi bu şekilde. Mutfağımızda günde 5 bin ekmek üretimi yapabiliyoruz, günlük 3 öğün olmak üzere 3’er binden toplam 9 bin kumanya çıkarabiliyoruz.” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/bingolde-olasi-afetlerde-vatandaslara-sicak-yemek-hizmeti/feed/ 0
Yalova Belediyesi ve Gebze Teknik Üniversitesi arasında afetlere dayanıklı toplumlar için protokol imzalandı https://www.haber60.com.tr/yalova-belediyesi-ve-gebze-teknik-universitesi-arasinda-afetlere-dayanikli-toplumlar-icin-protokol-imzalandi/ https://www.haber60.com.tr/yalova-belediyesi-ve-gebze-teknik-universitesi-arasinda-afetlere-dayanikli-toplumlar-icin-protokol-imzalandi/#respond Wed, 27 Mar 2024 22:45:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=24035 Afetlere Dayanıklı Toplumlar Geliştirmek İçin Araştırma ve Eğitim Merkezi Kurulması Projesi (MARTEST) çerçevesinde Yalova Belediyesi ile Gebze Teknik Üniversitesi arasında protokol imzalandı.

Yalova Belediyesi’nde düzenlenen imza töreninde Belediye Başkanı Mustafa Tutuk ve Gebze Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hacı Ali Mantar protokole imza attı. Gebze Teknik Üniversitesi ve Japonya’dan Kagawa Üniversitesi’nin yürütücülüğünü üstlendiği projeye Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı (JICA) ve Japonya Bilim ve Teknoloji Ajansı (JST) tarafından finanse ediliyor. 2 ülkeden birçok üniversite ve kurumların katıldığı projede Yalova Belediyesi de paydaş olarak yerini aldı. Protokol çerçevesinde Yalova’da deprem ve tsunami etki değerlendirmesi, tahliye modellemesi işine ait bilimsel ve teknik hizmet işbirliği çalışmaları gerçekleştirilecek. Sürdürülebilirlik İçin Bilim ve Teknoloji Araştırma Ortaklığı (SATREPS) programı çerçevesinde 2023-2028 yılları arasında yürütülecek olan MARTEST projesinde yapılacak tüm bilimsel çalışmalarda Yalova’yı odak noktasına almak kaydıyla, deprem mühendisliği araştırmaları, deprem ve tsunami senaryo araştırmaları, tehlike hesaplamaları ve tahliye planları yapılacak. Ayrıca, Kuzey Anadolu Fay Hattı Doğu Marmara Denizi kısmında sismik ve jeodezik gözlem araştırmaları, afetlerin etkilerini azaltma, afet öncesi hazırlık, eğitim ve tahliye planlaması çalışmaları da yapılacak. Tüm bilimsel çalışmalardan, proje sonunda geliştirilecek mobil uygulama aracılığıyla da istifade edilebilecek.

“Japonya ile işbirliği yapmaktan memnuniyet duyuyoruz”

Projenin Yalova’ya büyük faydalar sağlayacağını belirten Başkan Tutuk, şunları kaydetti:

“MARTEST projesi ile afetlere karşı daha dirençli ve sürdürülebilir bir kent oluşturmak için çalışacağız. Proje sayesinde hem bilimsel hem de teknolojik anlamda gelişimimizi sürdüreceğiz. İlimizdeki tüm alt ve üst yapılar, deprem açısından bilimsel olarak incelenecek. İnceleme sonuçları raporlandırma ve haritalama çalışmalarıyla somutlaştırılacak. Çalışmalar sonucu elde edilecek çıktılar, afetler ile ilgili yapacağımız diğer çalışmalara da altlık oluşturacak. Proje kapsamında yapılacak bilimsel çalışmalar sonuçlandığında, Yalova’mızda, halkımızın da istifadesine sunulacak olan afet risklerinin azaltılması, afet bilinci ve farkındalığı vb. konuları da içeren birçok eğitim, seminer ve çalıştay düzenlenecek. Japonya ile işbirliği yapmaktan memnuniyet duyuyoruz. Mayıs ayında Japonya’da yapılacak toplantıda alınacak karar ile bu uluslararası projenin resmi paydaşı olacağız. Yalova’mızın afet hazırlığını, Ülkemizin önde gelen üniversite ve kurumlarının yanı sıra deprem konusunda Dünya’nın en önde gelen ülkelerinden Japonya ile işbirliği içinde ayrıca ele alacağız.”

Protokol töreninde Gebze Teknik Üniversitesi’nden Prof. Dr. Bülent Akbaş, Prof. Dr. Selçuk Toprak, Dr. Ceren Özer Sözdinler, Dr. Ahmet Anıl Dindar, Arş. Gör. Serra Danış, Chuo Üniversitesi’nden Prof.Dr. Tori Arikawa, Kyoto Üniversitesi’nden Prof.Dr. Makiko Otani, Tokushima Üniversitesi’nden Prof. Dr. Toshitaka Baba, Ulusal Yer Bilimi ve Afet Direnci Araştırma Enstitüsü’nden (NIED) Dr. Naotaka Chikasada, Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ahmet Cevdet Yalçıner ve Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı’ndan (JICA) proje koordinatörü Sho Amemiya da yer aldı. – YALOVA

]]>
https://www.haber60.com.tr/yalova-belediyesi-ve-gebze-teknik-universitesi-arasinda-afetlere-dayanikli-toplumlar-icin-protokol-imzalandi/feed/ 0
Elazığ’da Arama Kurtarma Birimi öğrencilere afet bilinci aşılıyor https://www.haber60.com.tr/elazigda-arama-kurtarma-birimi-ogrencilere-afet-bilinci-asiliyor/ https://www.haber60.com.tr/elazigda-arama-kurtarma-birimi-ogrencilere-afet-bilinci-asiliyor/#respond Sat, 23 Mar 2024 08:57:07 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=22638 Elazığ’da, Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde kurulan Arama Kurtarma Birimi’nde (AKUB) yer alan öğretmenler ve personel, okullarda öğrencilere afet bilinci aşılıyor.

Deprem riski yüksek kentte 2 yıl önce gönüllü 27 öğretmen ve 13 kurum personelinin katılımıyla AKUB kuruldu.

AFAD İl Müdürlüğünde ilk yardım, teknik arama, psikososyal destek, güvenlik, cihazla arama ve barınma gibi konularda eğitim alan AKUB ekibi, öğrencileri afetlere karşı bilinçlendirmek için eğitim çalışması başlattı.

Okul okul gezen ekipler, öğrencilere bir afet durumunda yapılması gerekenlerle ilgili teorik ve uygulamalı bilgilendirme yapıyor.

Ekiplerin 33’üncü durağı Necip Fazıl Kısakürek Anadolu Lisesi oldu.

Öğrencilerle görüşerek afetlere karşı bilgilendirmek için sunum yapan ekipler, daha sonra senaryo gereği kentte meydana gelen yıkıcı bir deprem sonrası tahliye, ilk yardım ve enkaz altında kalan yaralıların kurtarılması konusunda tatbikat gerçekleştirdi.

“Afetlere sürekli hazır olmamız gerekiyor”

İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Yiğit, AA muhabirine, Elazığ’ın deprem kuşağında olduğunu ve bugüne kadar depremler yaşadığını ifade ederek, bu depremlerden sonra afetlere karşı bilinçlenmenin kaçınılmaz olduğunu söyledi.

Afetlere karşı hazırlıklı olmak için çalışmalar yaptıklarını, bünyelerinde arama kurtarama ekibi kurduklarını ifade eden Yiğit, şöyle dedi:

“Ekibimiz 40 eğitim çalışanından oluşuyor. Ekibin içinde ‘yiyecek içecek’, ‘arama kurtarma’, ‘barınma’ gibi alt gruplar da var. Bu kapsamda spesifik eğitimler aldılar. Ekibimiz son yaşadığımız 6 Şubat 2023’teki depremlerde başta Malatya olmak üzere diğer illerimizde arama kurtarma faaliyetlerine katıldılar. Bu ekibi güçlendirerek olası afetlere karşı hazırlıklı hale getirmek için bütün çalışmalarımızı yaptık. Afetlere sürekli hazır olmamız gerekiyor.”

Ekibin verilen eğitimlerle olası afetlere karşı hazır durumda olduğunu anlatan Yiğit, bütün öğrencileri ve eğitim çalışmalarını bu doğrultuda bilgilendireceklerini kaydetti.

Yiğit, bu eğitimi alan öğrencilerin diğer aile bireylerini de bilgilendireceğini dile getirerek, ve katkısı olacak. İlimizde bulunan 556 okulumuzda 133 bin öğrencimize bu eğitimleri güncel haliyle verip onları depreme ve afetlere hazırlıklı hale getirmek niyetindeyiz. Bu doğrultuda öğrencilerimiz hem deprem anında hem de sonrasında ne yapacaklarının bilincinde olacaklar.” ifadelerini kullandı.

“Elazığ’daki bütün okullarda bu eğitimleri vermekteyiz”

AKUB üyesi Suat Toksöz eğitim çalışanları olarak gönüllülük esasına dayanarak bu hizmeti verdiklerini belirtti.

Afetin hayatın bir parçası olduğunu ifade eden Toksöz, “Öğrencilerimizin afetlerde ilk yardım ve psikolojik olarak durumu yönetebilmeleri konusunda hazırlıklı olmaları için çalışıyoruz. Elazığ’daki bütün okullarda bu eğitimleri vermekteyiz. 2020 depremine hazırlıksız yakalanmıştık. 2023’teki Kahramanmaraş merkezli depremlerde ise AFAD ile birlikte çalışmalara katıldık. Ekibimiz sahada psikolojik destek de verdi, depremin ilk 3 gününde 380 çadır kurdu. Eğitimin devam etmesi için de çadır kurduk, gıda yardımlarında bulunduk.” diye konuştu.

Öğrencilerden Kemal Yıldızhan, verilen eğitimin çok faydalı olduğunu belirterek, hem deprem anı ve sonrasında yapılması gerekenlerle ilgili hem de ilk yardım konusunda bilgi sahibi olduklarını aktardı.

İrem Kalkancı, depremlerin meydana geldiği bir kentte yaşadıklarını ifade ederek, bu eğitim ile olası afetlere karşı hazırlıklı olmaları için bilgilendirildiklerini anlattı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/elazigda-arama-kurtarma-birimi-ogrencilere-afet-bilinci-asiliyor/feed/ 0
Ankara Büyükşehir Belediyesi İtfaiye ve Sağlık Filosunu Güçlendirdi https://www.haber60.com.tr/ankara-buyuksehir-belediyesi-itfaiye-ve-saglik-filosunu-guclendirdi/ https://www.haber60.com.tr/ankara-buyuksehir-belediyesi-itfaiye-ve-saglik-filosunu-guclendirdi/#respond Sat, 23 Mar 2024 02:12:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=22398 Ankara Büyükşehir Belediyesi, Başkentlilerin ihtiyaçlarına yönelik yenilikçi adımlar atarak 15 itfaiye aracını, 5 ambulansı ve BelPa AŞ ise 5 mobil mutfak ve 2 tane ikram aracını envanterine dahil etti. Araçlar; yangın, sel, deprem ve diğer doğal afetlerde hizmet verecek.

Ankara Büyükşehir Belediyesi, daha fazla Başkentliye hızlı ve etkili bir şekilde hizmet vermek için çalışmalarına aralıksız devam ediyor.

İtfaiye Daire Başkanlığı, Sağlık İşleri Daire Başkanlığı ve BelPa AŞ; yangın, sel, deprem ve diğer doğal afetlerde hizmet verecek yeni araçları envanterine kattı.

İTFAİYE FİLOSU ARTIK DAHA GÜÇLÜ

İtfaiye Daire Başkanlığı, yeni açtığı istasyonlar ve yeni araçlarıyla şimdi daha güçlü hale geldi. Yeni dönemde filosunu genişleten Ankara İtfaiyesi, son olarak 10 adet yangın ve su baskılarına ilk müdahale etme özelliğine sahip aracı, 5 tane de tam donanımlı arama kurtarma aracını itfaiye envanterine dahil etti.

Ankara Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanı Levent Çeri, “Ankara Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı olarak, başta Başkentimiz olmak üzere ülkemizin tüm köşesindeki felaketlere her daim hazır olmak için araç filomuzu genişletiyoruz. Filomuza yeni 15 araç daha ekledik ve yeni dönemde araç filomuzu yüzde 88 oranında güçlendirmiş olduk” diye konuştu.

5 YENİ AMBULANS BAŞKENTLİLERİ NAKİL EDECEK

17 ambulansla Başkentte hasta nakil işlemlerini gerçekleştiren Sağlık işleri Daire Başkanlığı filosunu güçlendirmek için 5 yeni ambulans daha aldı. Ambulanslar; hastaları evlerinden hastaneye, hastaneden ise evlerine kadar götürüyor.

Sağlık İşleri Daire Başkanı Mustafa Ünsal, “ABB Sağlık İşleri Daire Başkanlığı olarak 17 ambulansla hizmet verirken filomuza 5 ambulans daha kattık. Hastalarımızı hastaneye götürüp ardından işlemleri tamamlandığında evlerine geri bırakıyoruz. Bu hizmeti ücretsiz olarak gerçekleştiriyoruz. Ambulans yaşımızı gençleştiriyoruz, daha kaliteli daha güvenli sağlık hizmeti sunmaya devam edeceğiz” dedi.

BELPA AŞ MOBİL MUTFAK VE İKRAM ARAÇLARIYLA AFET BÖLGELERİNDE VATANDAŞIN YANINDA

Sıcak yemek ve ağırlama hizmetleri yürüten BelPa AŞ; 5 mobil mutfak ve 2 adet ikram aracı ile afet bölgelerinde vatandaşların yanında olacak.

BelPa AŞ Genel Müdürü Çağrı Durak, “ABB BelPa AŞ olarak afet bölgelerinde gıda ve mutfak yardım desteğini biz sağlıyoruz. Tayvan Büyükelçiliği ile yaptığımız protokol kapsamında bir bağış alarak 5 mobil TIR 2 tane de ikram aracı aldık. Genişleyen araç filomuzla 7 gün 24 saat hizmet vermeye hazırız” ifadelerini kullandı.

ABB’NİN SAHA KONTROL KORUMA ARACI İLE TEYAKKUZDA

Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanlığının kendi imkan ve personeli ile ürettiği Saha Kontrol Aracı olası afetlere karşı hazır olarak bekletiliyor.

Afet İşleri Daire Başkanı Özkan Erel afetler öncesinde tüm hazırlıklarını yaptıklarını söyleyerek, “ABB olarak afetler öncesinde tüm hazırlıklarımızı yapmış durumdayız. Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanlığının ortaya koyduğu aracımız hazır ama umarım kullanmak zorunda kalmayız. Bu aracı İtfaiye Daire Başkanlığımız ve ihtiyaç halinde diğer Daire Başkanlıklarımızla birlikte kullanılacak konumda. Son teknolojilerle donatılmış Saha Kontrol Koruma aracımız hazır durumda”diye konuştu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ankara-buyuksehir-belediyesi-itfaiye-ve-saglik-filosunu-guclendirdi/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz: ‘Hiç kimsenin aracılığına ihtiyaç duymuyoruz’ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-hic-kimsenin-araciligina-ihtiyac-duymuyoruz/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-hic-kimsenin-araciligina-ihtiyac-duymuyoruz/#respond Sat, 16 Mar 2024 23:27:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=19808 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Hiç kimsenin aracılığına ihtiyaç duymadığımızı, özellikle bu tür kimlikleri istismar etmeye çalışan terör örgütlerine hiçbir ihtiyacımızın olmadığını da vurgulamak isterim. Biz, vatandaşımızla bire bir otururuz.” dedi.

Yılmaz, Tunceli’de bir otelde düzenlenen İş Dünyası ve Kanaat Önderleri Toplantısı’nda yaptığı konuşmada amaçlarının insanlara hizmet olduğunu söyledi.

Siyasi anlayışlarını eser ve hizmet siyaseti olarak tarif ettiklerini anlatan Yılmaz, “Benim gördüğüm en önemli şey, insan odaklı bir yaklaşım. İnsanı esas alan, insanı merkeze koyan bir anlayış. Bu anlamda bizim yönetim anlayışımız budur. İnsanı yaşatmak, taleplerine ve beklentilerine karşılık vermek. Bunu yaptığınız zaman zaten insanların mutlu, huzurlu bir ortam içinde yaşamlarını sürdürmelerini sağlıyorsunuz. Dolayısıyla bizim amacımız bu.” diye konuştu.

“Doğu ve güneydoğuya gerçekten önemli yatırımlar yaptık”

Yılmaz, AK Parti kurulduğundan bu yana hep bölgesel milliyetçiliğe karşı olduklarını söylediklerini anlattı.

“Doğuda ne varsa batıda, kuzeyde ne varsa güneyde de olsun.” dediklerini ifade eden Yılmaz, şunları dile getirdi:

“81 vilayetimizde belli standartta, eşit standartta hizmetler olsun. Yüzde 100 eşitlik olmayabilir ama dengeli bir gelişme olsun. Bu anlayışla hareket ettik, doğuya ve güneydoğuya gerçekten önemli yatırımlar yaptık. Kim ne derse desin, üniversitelerden yollara, kırsal alandaki hizmetlerden hastanelere, okullara varıncaya kadar birçok alanda hizmetler yaptık. Tabii fiziki hizmetler işin bir tarafı, gerekli ama yeterli değil.”

İnsanların demokrasiyi, temel hak ve hürriyetler ile kimliklerini rahat şekilde yaşayabilmeleri gerektiğini vurgulayan Yılmaz, son 20 yılda oldukça önemli, cesur adımlar atıldığını söyledi.

“İnsanların ana dillerini rahatça konuşabilmeleri, kullanabilmeleri noktasında, mezheplerini, inançlarını rahatça ifade edebilmeleri noktasında önemli gelişmeler sağlandı.” ifadesini kullanan Yılmaz, şöyle devam etti:

“Tabii ki bu tür konular, demokratik standartlar her zaman daha da gelişime açıktır. Demokrasi dediğimiz şey, bir yerde hemen biten bir şey değildir, bir süreçtir. İnsanlar konuşurlar, meselelerini tartışırlar, demokratik ortam içinde farklı çözümler her zaman ortaya koyarlar. Bu konularda da hiç kimsenin aracılığına ihtiyaç duymadığımızı, özellikle bu tür kimlikleri istismar etmeye çalışan terör örgütlerine hiçbir ihtiyacımızın olmadığını da vurgulamak isterim. Biz, vatandaşımızla bire bir otururuz. Vatandaşımızın sorunu bizim sorunumuzdur. Neyse yaşadığı sorun, sıkıntı doğrudan konuşuruz.”

Yılmaz, önemli adımlar attıklarını ve bunları devam ettireceklerini vurguladı.

Doğu ile batı arasındaki farkın azalması için gayret ettiklerini anlatan Yılmaz, “İki şeyi aynı anda yapmaya çalıştık. Bir, yılların ihmali vardı o ihmalleri gidermek. İki, bugünün ihtiyaçlarına cevap verme. Bazı vilayetlerimizde belki geçmişin ihmalleriyle o kadar uğraşmak zorunda değilsiniz, zaten belli bir altyapı var. Onun üstüne yapıyorsunuz.” ifadelerini kullandı.

“Tunceli’de de önemli hizmetlere imza attık”

Yılmaz, ayrım yapmadan herkese hizmet ettiklerini dile getirerek, “Ama doğuda, güneydoğuda özellikle de terör nedeniyle, 30-40 yıl süren belli hizmetlerin gitmemesi nedeniyle hem geçmişin ihmallerini gidermeye hem de bugünün ihtiyaçlarına cevap vermeye çalıştık.” dedi.

“Bize oy verene hizmet ederiz, vermeyene hizmet etmeyelim” gibi bir anlayışlarının kesinlikle olmadığına dikkati çeken Yılmaz, “Bize oy versin, vermesin tüm vatandaşlarımız bizim vatandaşımızdır ve hepsine de hizmet etmeye çalıştık. Elimizden geldiğince, gücümüz yettiğince bunu yaptık. Bu anlamda Tunceli’de de önemli hizmetlere imza attık.” şeklinde konuştu.

Bölgenin afet bölgesi olduğunu hatırlatan Yılmaz, geçen yıl tarihin en büyük afetinin yaşandığını söyledi.

Bingöl, Tunceli ve Erzincan’ın da deprem riskiyle karşı karşıya olan bölgelerde yer aldığına işaret eden Yılmaz, şunları kaydetti:

“Dolayısıyla afet yaşandıktan sonra değil de olmadan önce riskleri tespit edip bu riskleri azaltmak temel yaklaşım olmalı. Ekonomik olarak da en doğrusu bu. Uluslararası bilim adamlarının da söylediği afet öncesi harcadığınız bir lira, afet sonrası yedi liraya karşılık geliyor. Dolayısıyla hem ekonomik olarak hem insani olarak her bakımdan bu çok anlamlı afet öncesi bizim tedbirlerimizi arttırmamız gerekiyor. Bu çerçevede yapı stokumuzun kalitesinin arttırılması önemli. Huzurunuzda sayın valimize teşekkür ediyorum. Geçmişte belki belediyelerin yapması gerekirdi ama yapmamışlar. Olsun, biz yine eksikleri tamamlayalım. Çok kıymetli bir çalışma gerçekten. Hangi bölgede ne tür bir risk var, afet açısından bunu ortaya çıkaran bir çalışma. Bu, hepimizin destek olması gereken bir süreç. Sağlıklı yapılaşmanın ilk şartı sağlıklı zeminde bina yapmaktır.”

“Önce zemini sağlıklı seçeceksiniz ki Allah korusun, yarın bir afet yaşayıp canlarımızı kaybetmeyelim. Dolayısıyla güzel bir çalışma yürütülüyor.” diyen Yılmaz, gelecek süreçte özellikle kentsel dönüşüm, riskli yapıların dönüşümü noktasında birlikte çalışmaya hazır olduklarını vurguladı.

(Sürecek)

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-cevdet-yilmaz-hic-kimsenin-araciligina-ihtiyac-duymuyoruz/feed/ 0
UNFPA Türkiye Temsilcisi: İklim Değişikliği İnsan Haklarına ve Sürdürülebilir Kalkınmaya Tehdit https://www.haber60.com.tr/unfpa-turkiye-temsilcisi-iklim-degisikligi-insan-haklarina-ve-surdurulebilir-kalkinmaya-tehdit/ https://www.haber60.com.tr/unfpa-turkiye-temsilcisi-iklim-degisikligi-insan-haklarina-ve-surdurulebilir-kalkinmaya-tehdit/#respond Thu, 14 Mar 2024 23:36:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18970 Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) Türkiye Temsilcisi Mariam Khan, “UNFPA iklim değişikliğinin çevresel bir sorun olmanın ötesinde insan haklarına, sosyal adalete ve sürdürülebilir kalkınmaya yönelik bir tehdit olduğunun bilincindedir.” dedi.

AFAD Risk Belirleme ve Önlem Dairesince yürütülen, Avrupa Birliği ile Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilen “Türkiye’de İklim Değişikliğinden Kaynaklanan Afet Risklerinin Azaltılması ve Uyum Konusunda AFAD’ın Kapasitesinin Artırılması Teknik Destek Projesi” kapsamında Afet Uyum Eylem Planı Paydaş Katılım Çalıştayı çalışmaları sürdürülüyor.

Trabzon’un coğrafi ve iklimsel özellikleri göz önünde bulundurularak sel, taşkın, toprak kaymaları, erozyon, deniz seviyesi yükselmesi gibi risklerin analizlerinin görüşüleceği çalıştay, Trabzon’un Yomra ilçesindeki bir otelde başladı.

Çalıştaya çevrimiçi katılan UNFPA Türkiye Temsilcisi Mariam Khan, iklim değişikliğiyle mücadelenin aciliyetinin giderek daha belirgin hale geldiğini ve bunun dünya çapındaki topluluklar üzerindeki etkisinin görüldüğünü belirtti.

Yükselen deniz seviyelerinden aşırı hava olaylarına kadar yaşananların savunmasız popülasyonları orantısız bir şekilde etkilediğine işaret eden Khan, “UNFPA iklim değişikliğinin çevresel bir sorun olmanın ötesinde insan haklarına, sosyal adalete ve sürdürülebilir kalkınmaya yönelik bir tehdit olduğunun bilincindedir.” diye konuştu.

Khan, iklim krizinden en çok etkilenenlerin, en büyük ekonomik kayıplarla ve kalkınmada gerilemeyle karşı karşıya kalanların en yoksul ülkeler ve topluluklar olduğuna dikkati çekerek, şu değerlendirmede bulundu:

“Araştırmalar, iklim değişikliğinin anne ve yeni doğan sağlığı üzerindeki doğrudan ve dolaylı etkisini gösteriyor. Isıya maruz kalma ve yetersiz beslenme, bebek ve anne ölümlerini artırabilir. İklim bağlantılı afetler sırasında plansız gebelikler artma eğilimindeyken, insani krizler ve iklim krizleri sırasında ekonomik yükü azaltmak için çocuk yaşta evliliklerin yaygınlığı artıyor. Giderek artan sayıda kanıt, gençlerin yaşlılara kıyasla iklim krizi konusunda daha fazla karamsarlık ve kaygı taşıdığını gösteriyor. Bu kaygı onların geleceğe bakışını, çocuk sahibi olma konusundaki düşüncelerini olumsuz etkiliyor. Sosyal ve davranışsal etkiyi anlamak için daha fazla araştırmaya ihtiyaç var.”

Çevresel krizlerin temel hizmetlerin sunumunda da aksamalara yol açarak herkes için sağlık sonuçlarını kötüleştirebileceğini vurgulayan Khan, “Genel olarak iklim krizi, toplumsal cinsiyet eşitliği de dahil olmak üzere önceden var olan eşitsizlikleri ve barınma, ulaşım, bilgi ve diğer kaynaklara erişimi etkileyen sayısız eşitsizliği daha da kötüleştiriyor ve kadınları toplumsal cinsiyete dayalı şiddet, insan kaçakçılığı ve cinsel istismar gibi artan risklere maruz bırakıyor.” ifadesini kullandı.

Khan, Türkiye’nin, BM ilkelerine bağlı bir üye ülke olarak, iklim değişikliği ile nüfus dinamikleri arasındaki karmaşık bağın ele alınmasına yönelik işbirlikçi çabaların öneminin bilincinde olduğunu sözlerine ekledi.

“Çalışmalarımızın yüzde 95’lik kısmını tamamladık”

Ankara Üniversitesi Beşeri İktisadi Coğrafya Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Somuncu ise Türkiye’nin iklim değişikliğine maruz kalan ülkelerin başında geldiğini söyledi.

Proje kapsamında Antalya ve Trabzon’un yer aldığı iki alanın seçildiğini ifade eden Somuncu, şunları kaydetti:

“Zaten istatistiklere baktığımızda en fazla afete maruz kalan iki ilimiz bunlar. Dolayısıyla bu iki il için proje kapsamında iklim değişikliğinden kaynaklanan afet risklerinin azaltılması ve iklime uyum çalışmalarına yaklaşık 1,5 sene önce başladık. Buradaki arkadaşların büyük bölümüyle yüz yüze ve online olarak çalıştaylar yaparak çalışmalarımızın yüzde 95’lik kısmını tamamladık. Bu eylem planı süreci katılımcı bir yöntemle yürütüldü ve geliştirildi. Şu anda da eylem planının son aşamalarında yapacağımız birkaç iş kaldı. Bugün ki çalıştay onlardan bir tanesi. Nisan ayı başında proje tamamlanmış olacak.”

Somuncu, iklim değişikliğinin ve sonuçlarının artık daha görünür hale gelmeye başladığına dikkati çekerek, “Biz bunun sadece afet boyutunu biliyoruz. Bunun bir de ekonomik boyutu var. Hem de çok ciddi bir boyutu var, ekonomiyi de önemli ölçüde etkilemeye başladı. Buna karşı akılcı ve bilimsel yöntemlerle mücadele etmek ve karşı koymak gerekiyor. Bunun yöntemi de bir eylem planı çerçevesi çizip buna göre yola devam etmektir. Dolayısıyla eylem planının ana amacı budur.” dedi.

Avrupa Konseyi Çevre ve İklim Değişikliği Sözcüsü Cemal Baş da “Afet Uyumunda Toplumsal Değişim İçin Adım Atma Zamanı” konulu sunum yaptı.

Çalıştay, gün içinde düzenlenecek çeşitli oturumların ardından sona erecek.

]]>
https://www.haber60.com.tr/unfpa-turkiye-temsilcisi-iklim-degisikligi-insan-haklarina-ve-surdurulebilir-kalkinmaya-tehdit/feed/ 0
UMKE Gönüllüleri Deprem Tatbikatı Gerçekleştirdi https://www.haber60.com.tr/umke-gonulluleri-deprem-tatbikati-gerceklestirdi/ https://www.haber60.com.tr/umke-gonulluleri-deprem-tatbikati-gerceklestirdi/#respond Fri, 08 Mar 2024 22:33:27 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=17086 Sağlık Bakanlığı Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi (UMKE) gönüllüleri, deprem sonrası enkazdan yaralıların kurtarıldığı ve ilk müdahalenin yapıldığı tatbikat gerçekleştirdi.

4 Mart’ta başlayan ve bugün tamamlanan Temel UMKE Eğitimi ve Tatbikatı kapsamında senaryo gereği kent merkezinde 6,8 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

Temel eğitimlerini tamamlayan UMKE gönüllüleri, deprem sonrası yaşanabileceklerin, olası aksaklıkların birebir yansıtıldığı tatbikatta “Sesimi duyan yok mu? Bize yardım edin” diye bağıran enkazdaki yaralılara müdahale etti.

Triaj etabıyla başlayan uygulamada UMKE gönüllüleri, kendi güvenlik önlemlerini alarak depremde yıkılan binanın enkazına girdi. İçeridekilere ilk müdahaleyi yapan ekipler, ardından enkazda açılan güvenli boşluktan yaralıları çıkardı.

Dışarı çıkarılan yaralılar, sedyeyle tedavi için acil müdahale ünitesine alındı.

Gönüllüler, olası depremde nelere dikkat edeceklerini öğreniyor

Ankara UMKE Sorumlusu paramedik Yusuf Tören, yaptığı açıklamada, teorik eğitimlerle başlayan tatbikatın son iki gününün pratik uygulamaya ayrıldığını anlattı.

Toplam 5 günlük eğitim sürecinde UMKE gönüllüsü olmak için başvurup çeşitli aşamaları geçen sağlık çalışanlarının yer aldığını dile getiren Tören, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ne yazık ki geçen yıl acı bir deprem süreci geçirdik, bu süreçte UMKE olarak hep sahadaydık, yaralılara müdahale etmek için canla başla çalıştık. Bugün de UMKE ailemizi genişletmek adına aramıza dahil edeceğimiz yeni gönüllülerimizin olası bir deprem durumunda nelere dikkat edeceği, olası riskler, kaos ve panik ortamında nasıl kararlar alınacağını göstermek ve bunun bir refleks haline gelmesinin sağlanması amacıyla tatbikat gerçekleştirdik.”

Yaralılara ilk müdahale, enkazdan çıkarma eğitimleri veriliyor

Tatbikatların illerde yıl içinde birçok kez yapıldığını vurgulayan Tören, “Tatbikatta gerçeğe çok yakın enkazdaki dar alanlarda yaralılara ilk müdahale teknikleri, hastaları çıkarma ve uygun taşıma teknikleri ve acil müdahale ünitesine götürüp tedavilerinin başlanmasına ilişkin uygulamalar yer alıyor.” dedi.

Tören, tatbikatta iç içe geçmiş senaryoların, UMKE ekipleri enkaz içinde yaralılara ulaşırken artçı deprem ihtimallerinin uygulandığını belirterek, şöyle devam etti:

“Tatbikatta depremi gerçeğe uygun şekilde UMKE gönüllülerimize yaşatarak bu anlarda nasıl hareket etmeleri, kaos ve panik ortamında nasıl doğru kararlar alabileceklerini de öğretmek istiyoruz. Bu tatbikatlar, profesyonel sağlık hizmeti veren UMKE gönüllülerimizin afet alanında da nitelikli sağlık hizmetini sürdürebilmesini sağlamak için önem taşıyor çünkü hastane ortamında verilen sağlık hizmetiyle afet bölgesinde korunaklı alan olmadan verilen sağlık hizmeti çok farklı. Dolayısıyla tatbikatlarda afet ortamını gönüllülerimize yaşatıp afet alanında da gerçekçi, doğru kararlar almalarını sağlıyoruz.”

“Afet, sıfırıncı dakikada başlar”

Yusuf Tören, afete hazırlıklı olmanın önemini vurgulayarak, “Afet, sıfırıncı dakikada başlar. Şu anda sıfırıncı dakikadayız ve kursiyerlerimize de tam bu anda eğitim veriyoruz çünkü afetin birinci dakikasına geçildiği andan itibaren onlara eğitim verme, onların da hatalarını görme şansı yok. Dolayısıyla bu tatbikatlarla UMKE gönüllülerine sıfırıncı dakikada eğitim vererek gerçek bir afet yaşandığında buna hazır olmalarını amaçlıyoruz.” bilgisini paylaştı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/umke-gonulluleri-deprem-tatbikati-gerceklestirdi/feed/ 0
Dicle Üniversitesi Arama Kurtarma Ekibi, Deprem Farkındalık Eğitimleri Veriyor https://www.haber60.com.tr/dicle-universitesi-arama-kurtarma-ekibi-deprem-farkindalik-egitimleri-veriyor/ https://www.haber60.com.tr/dicle-universitesi-arama-kurtarma-ekibi-deprem-farkindalik-egitimleri-veriyor/#respond Thu, 07 Mar 2024 08:48:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=16542 İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetimi (AFAD) Başkanlığınca yapılan zorlu eğitimler sonrası akredite olan Dicle Üniversitesi Arama Kurtarma (DÜAK) ekibi, fakülte fakülte gezip, amfilerde deprem farkındalık eğitimleri veriyor.

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023’teki depremlerden sonra DÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karakoç’un girişimiyle üniversite bünyesinde gönüllü arama kurtarma ekibi oluşturulması için çağrı yapıldı.

Akademisyen, doktor, hemşire, güvenlik personeli, aşçı ve marangoz gibi farklı mesleklerden 36 kişi, “afet bölgelerinde koordinatlara ulaşma”, “üs kurma”, “intikal yöntemleri”, “afet alanında davranış”, “ilk yardım”, “personel, araç ve alan güvenliğini sağlama”, “telsizle haberleşme”, “enkaza girme ve enkaz kaldırma” faaliyetleri gibi çok sayıda zorlu eğitimi başarıyla tamamladı.

Akreditasyon belgesi almaya hak kazanan ekip, “afet öncesi hazırlık” çalışmaları kapsamında fakülteleri tek tek gezip amfilerde olası afetlere karşı gençleri ve personeli bilgilendiriyor, onları AFAD gönüllüsü olmaya davet ediyor.

“Üniversiteler arasında ilk akredite olan arama kurtarma ekibi oldu”

DÜ Genel Sekreter Yardımcısı ve DÜAK sorumlusu Hacı Yılmaz, AA muhabirine, geçen yıl 6 Şubat’ta meydana gelen depremlerden sonra hızlı bir şekilde organize olarak yüzde 100 gönüllülerden ve üniversitede görev yapan, öğretim elemanı, sağlık personeli, teknik personel, güvenlik görevlileri ve diğer kadrolarda çalışan 36 kişilik ilk çekirdek kadroyu oluşturduklarını söyledi.

Birbirinden farklı ve zor 30 eğitim programına katıldıklarını, ekibin eğitimlerin tamamını başarıyla tamamladığını ifade eden Yılmaz, “DÜAK, AFAD’ın yaptığı sınavlar ve tatbikatlar neticesinde Türkiye’de üniversiteler arasında ilk akredite olan arama kurtarma ekibi oldu.” dedi.

Yılmaz, üniversite öğrencilerine ve personele farkındalık eğitimleri verdiklerini belirtti.

“Yaklaşık 8 bin 500 öğrenci ve çalışanımıza ulaştık. Toplamda nüfusumuz 50 bin civarında. 7 bine yakın çalışanımız, 43 bin civarında da öğrencimiz var. Bunların tamamına ulaşıp afet farkındalık eğitimlerini vermek istiyoruz. Şu anda bir ekibi akredite ettik. Amacımız bunu 2 ve 3’e çıkartmak. Bu 3 ekipten birini de uluslararası seviyeye getirmek.” diyen Yılmaz, çalışmaları bu doğrultuda sürdürdüklerini söyledi.

“Ekibi kurduğumuz için gururluyuz”

DÜ’de güvenlik personeli olarak görev yapan, yıllardır AFAD gönüllüsü olan DÜAK saha lideri Mehmet Turgut Tayuzak da Kahramanmaraş merkezli depremlerde, Diyarbakır’da, Kahramanmaraş’ta, Hatay’da ve Adıyaman’da sahada yürütülen arama kurtarma çalışmalarında AFAD bünyesinde gönüllü olarak görev aldığını ifade etti.

Tayuzak, depremlerin hemen ardından da hızlı bir şekilde üniversite bünyesinde bu ekibi oluşturduklarını anlatarak, şöyle dedi:

“Çoğu zaman geceli gündüzlü çalıştık. Eğitimler, evrak aşaması, malzeme ve ekipman temini, AFAD ile protokol sürecine çok emek verdik. Ekibi kurduğumuz için mutluyuz ve gururluyuz. Şu anda afet farkındalık eğitimlerimiz devam ediyor.”

Fakültelerinde verilen eğitime katılan DÜ İlahiyat Fakültesi Dekanı Musa Bağcı, bu tür faaliyetlere ve etkinliklere idare olarak büyük önem verdiklerini belirterek, öğrencilerin de çok ilgili olduğunu, yoğun katılım gösterdiğini söyledi.

“Bu farkındalık eğitimi sayesinde ne yapacağımızı biliyoruz”

İlahiyat Fakültesinde okuyan gençlerden Mehmet Kalkan, depremlerin olumsuz etkilerini halen atlatamadıklarını dile getirerek, olası afetlerde etkilerin bu kadar büyük boyutta olmaması için halkın bilgilendirilmesinin önemli olduğunu ifade etti.

Pınar Dağ da bu eğitimlerin farkındalık oluşturduğunu anlatarak, şunları kaydetti:

“Daha önce çök, kapan, tutun taktiğini ne kadar duysak da hiçbir zaman soğukkanlılıkla uygulayamadık. Sarsıntı esnasında ne yapacağımızı bilmedik, kaçmaya çalıştık. O yüzden bu farkındalık eğitimi sayesinde ne yapacağımızı biliyoruz.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/dicle-universitesi-arama-kurtarma-ekibi-deprem-farkindalik-egitimleri-veriyor/feed/ 0
Sahil Güvenlik Komutanlığı Kadın Helikopter Pilotları Güvenliği Sağlıyor https://www.haber60.com.tr/sahil-guvenlik-komutanligi-kadin-helikopter-pilotlari-guvenligi-sagliyor/ https://www.haber60.com.tr/sahil-guvenlik-komutanligi-kadin-helikopter-pilotlari-guvenligi-sagliyor/#respond Wed, 06 Mar 2024 08:48:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=16096 Sahil Güvenlik Komutanlığının hava biriminde görev yapan kadın helikopter pilotları, “iki mavi” olarak adlandırdıkları gökyüzü ve deniz arasında icra ettikleri görevle güvenliği sağlıyor, doğal afet ve acil durumlarda can kurtarmak için mücadele veriyor.

Sahil Güvenlik Hava Komutanlığı bünyesinde Ege Bölgesi’ndeki illerde görev yapan 53 pilot arasında yer alan 7 kadın helikopter pilotu, günlük düzenli uçuşlarıyla komutanlığın kara ve deniz unsurlarına destek veriyor.

Görev öncesi “meyvest” adı verilen ve üzerinde işaret tabancası, köpek balığı kovucu boya, çakar lambası, oksijen tüpü ve telsiz gibi malzemelerin bulunduğu yeleği giyen kadın pilotlar, kasklarını yanlarına alarak helikoptere geçiyor.

Son kontrollerin ardından görev bölgelerine hareket eden pilotlar, “iki mavi” olarak adlandırdıkları gökyüzü ve deniz arasında güvenliği sağlıyor, afet ve acil durumlar için her an göreve hazır bekliyor.

Deniz kazalarının yanı sıra Kahramanmaraş merkezli depremlerden Karadeniz’deki sel felaketlerine kadar çok sayıda afette can kurtaran pilotlar, göklerde cumhuriyet kadınlarını temsil etmenin gururunu da yaşıyor.

“Çevremize örnek oluyoruz”

Kadın pilotlardan Teğmen Yüksel Gamze Koçak, pilot olmanın çok gurur verici bir duygu olduğunu söyledi.

Üstlendikleri görevlerin icrasında herhangi bir cinsiyet ayrımı olmadığını vurgulayan Koçak, “Tüm pilotlar gibi bize verilen görevleri canla başla üstleniyoruz. Cinsiyetimizin bizi kısıtlamadığını biliyoruz ve bu konuda sürekli çevremize örnek oluyoruz. Denizlerimiz ve ihtiyaç duyulduğunda doğal afetlerde arama kurtarma faaliyetlerinde görev almak ve bu faaliyetlerde insan hayatını kurtarmak oldukça mutluluk verici.” diye konuştu.

Üsteğmen Sinem Derya Gökçe, afet görevleri sırasında unutamayacakları pek çok olayla karşılaştıklarına dikkat çekti.

6 Şubat 2023 depremlerinde Hatay’da görev yaptığını, pek çok canın kurtarılmasına yardımcı olduğunu anlatan Gökçe, şöyle konuştu:

“Başımızdan birçok olay geçti ama en çok aklımda kalanı, hamile bir kadının Hatay’dan Adana’ya tıbbi tahliyesini gerçekleştirmemiz oldu. Uçuşta doğumu başlamıştı. Tıbbi tahliyeden sonra hastanede 5 dakika içerisinde doğumu gerçekleşmişti ve bir erkek bebek dünyaya gelmişti. Anne ve bebeğin iyi olduğunu öğrendikten sonra kendimi çok iyi hissettim. Gurur duydum ve ‘iyi ki bu meslekteyim’ dedim. Umarım bir daha böyle bir felaket başımıza gelmez.”

Üsteğmen Bircan Erkan ise 2021 yılında Karadeniz Bölgesi’nde meydana gelen sel felaketinde görev yaptığını ve bunun meslek hayatındaki ilk görevi olduğunu söyledi.

Bugüne kadarki en zor ve etkileyici görevi bu afet bölgesinde yaptığını dile getiren Erkan, “Afet bölgesine ilk intikal eden ekipler olarak orada birçok görev icra etik. Afetin yaşandığı ilk gün helikopterle evlerin çatılarında mahsur kalan 64 vatandaşımızın güvenli bölgelere tahliyesini gerçekleştirdik. Kayıp vatandaşlarımız için aylar süren arama faaliyetleri yaptık. Bölgede gördüğüm üzücü manzaralar beni çok etkiledi ve icra ettiğimiz mesleğin önemini kavradım. Böyle kötü sonuçlanan doğal afetlerin tekrarının umarım bir kez daha yaşamayız.” ifadelerini kullandı.

Komutanlıkta ikinci pilot olarak görev yapan Teğmen Beyza Birol Serin ise birçok pilot gibi havacılığa olan tutkusunun çocukluk hayallerine dayandığını söyledi.

Pilot olma hayaliyle Sahil Güvenlik Komutanlığında görev yapmak üzere başvuru yaptığını anlatan Serin, pilot olmanın yanı sıra “iki mavide” uçacak olmanın mutluluğunu yaşadığını, hayallerinin arkasından yılmadan bugünlere geldiğini bildirdi.

Serin, “Kadınlarımız nasıl tarih boyunca birçok fedakarlıkta bulunup kahraman olmuşlarsa biz de cumhuriyet kadınları olarak bu yolda yürümeye, sayımızı artırarak devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/sahil-guvenlik-komutanligi-kadin-helikopter-pilotlari-guvenligi-sagliyor/feed/ 0
İBB Başkan Adayı Murat Kurum: “Deprem dönüşümü terörle mücadele kadar önemli” https://www.haber60.com.tr/ibb-baskan-adayi-murat-kurum-deprem-donusumu-terorle-mucadele-kadar-onemli/ https://www.haber60.com.tr/ibb-baskan-adayi-murat-kurum-deprem-donusumu-terorle-mucadele-kadar-onemli/#respond Sat, 02 Mar 2024 20:48:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=14001 İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum, ‘Afet Farkındalık Eğitimi’ alan ve ilk kez oy kullanacak olan gençlerle bir araya geldi. İstanbul’un bir deprem şehri olduğunu hatırlatan Kurum, “Yaşadığımız depremlerde, bir asırda 130 bin canımızı yitirdik. Depremle mücadele etmeyi öğrenmek, deprem gerçeğiyle birlikte yaşamak zorundayız. Deprem dönüşümü terörle mücadele kadar önemli” dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum, ‘Afet Farkındalık Eğitimi’ alan ve ilk kez oy kullanacak olan gençlerle bir araya geldi.

“Deprem dönüşümü terörle mücadele kadar önemli”

İstanbul’daki riskli yapıların acilen dönüştürülmesi gerektiğini belirten Murat Kurum, “Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı görevini yürüttüm. Ülkemizde nerede bir afet olsa arama kurtarma ekiplerimizle birlikte orada omuz omuza mücadele ettik. Ülkemiz bir deprem ülkesi. Maalesef nüfusumuzun yaklaşık yüzde 70’i deprem bölgelerinde yaşıyor. Yaşadığımız depremlerde, bir asırda 130 bin canımızı yitirdik. Depremle mücadele etmeyi öğrenmek, deprem gerçeğiyle birlikte yaşamak zorundayız. İstanbul’umuz da maalesef bir deprem şehri. Bilim insanlarımız, hocalarımız bize İstanbul’da bir deprem olacağı gerçeğini her zaman ifade ediyorlar. Peki biz ne yapmalıyız? Bir taraftan olası depremlerde ne yapacağımızı bilmemiz, diğer taraftan da en kısa zamanda riskli binalarımızı dönüştürmemiz gerekir. Bu ikisi bugün İstanbul için, ülkemiz için en önemli gündemlerden biridir. Deprem dönüşümü terörle mücadele kadar önemlidir. Gittiğimizde o enkazlarda yavrusunu, annesini, yakınlarını bekleyen ailelerin feryadına şahit oldum. Malatya’da, Elazığ’da, İzmir’de asrın felaketinin ardından Kahramanmaraş Pazarcık’ta, 11 ilimizde. Günlerce oradaydım ve emin olun şu görmüş olduğunuz makas, jeneratör, hilti o gün o saat o kadar önemli, o kadar değerli ki, depreme hazırlıklı yakalanmanız çok kıymetli. ‘Enkazın altından benim yavrumu çıkart’ diyor. ‘Enkazın altından benim annemi çıkarın’ diyor. Büyük bir afet karşısında da biz hazırlıklarımızı yapmak zorundayız” şeklinde konuştu.

“Kentsel dönüşüm bizim olmazsa olmazımız”

İstanbul için kentsel dönüşümün her şeyden önemli olduğunu vurgulayan Kurum, “Bütün depremlere gitmiş ve depremlerden de yüz akıyla çıkmış bir ağabeyinizim. Gittiğimiz her yerde milletimize söz verdik. Elazığ, 2020 depreminde yaptığımız dönüşüm sayesinde Kahramanmaraş Pazarcık merkezli depremde daha az etkilendi. Binalarımız dimdik ayaktaydı. TOKİ’yle yaptığımız binalarda çizik bile yok. Kimsenin burnu kanamadı. Dolayısıyla deprem dönüşümü bizim için her şeyden önemli. Çünkü sizin canınız bize emanet ve bu çerçevede çalışmak, deprem dönüşümünü, kentsel dönüşümü birlikte başarmak zorundayız. Buna ilişkin de 650 bin konut dönüşüm sözü verdik. Bugün Bağcılar’da baktığınızda üç büyük dönüşüm projesinde bizim emeğimiz var. Bağcılar Belediye Başkanı’mızla birlikte el ele verdik ve bakanlığımız o üç büyük dönüşüm projesinde elini taşın altına koydu. TOKİ’mizle hep birlikte vatandaşımızın daha sağlam konutlara erişmesi için bir çalışma başlattık. Bağcılar’ın en büyük yeşil alanlarından birini kazandırdık. Burası sadece bir yeşil alan değil, huzurla oynayacağınız, ders çalışacağınız bir alan değil, depremde toplanma alanı vazifesi görecek. Allah göstermesin, böylesi bir afette biz orada ilk yardımlarımızı yapacağız, vatandaşımıza iaşe yemek hizmetlerini vereceğiz. Hep birlikte vakit geçireceğimiz bir alan olacak. Bu konuyu ikiye ayırmak zorundayız. Biri deprem dönüşümü, kentsel dönüşüm. Bu bizim olmazsa olmazımız. Sizlerle birlikte başaracağız. Sizlerle birlikte bu şehri emin ellere, güçlü ellere teslim edip İstanbul’un her mahallesinde, her ilçesinde bu dönüşümü gerçekleştirmek zorundayız. Diğer taraftan da depremlere hazır bir şekilde beklemeliyiz” dedi.

“İstanbul’da her evde afet çantası olacak”

Deprem esnasında yapılması gerekenler için de bilinçli olunması gerektiğini söyleyen Murat Kurum, her evde deprem çantası bulunacağını vurguladı. Kurum, “Ayrıca Japonya’da bir deprem oldu, televizyona yansıdı hatırlıyor musunuz? 7,4’tü galiba. Annesiyle küçük bir çocuğumuz zannedersem deprem esnasında bir alışveriş merkezindeydi. Hemen küçük çocuk o sallantıda annesine sormadan masanın altına girdi ve bekledi. Bir taraftan da bu bilinçle yaşamak zorundayız. Deprem esnasında yapacaklarımız çok çok önemli. Bir deprem çantamız var mı? Bu çanta herkeste olacak, herkesin evinde olacak. Bizim ilk anda yanımıza alacağımız tek çanta o olacak. Biz 1 Nisan’da göreve geldiğimizde İstanbul’da her evde afet çantası olacak. Büyükşehir Belediyesi İstanbul’da yaşayan her bir kardeşimizin evine bu çantayı temin edecek ve Afet Farkındalık Akademisi ile birlikte de sizleri, ailelerimizi yetiştireceğiz. Önce afet esnasında ne yapacağımızı, nasıl davranacağımızı, en yakın toplanma alanımız nerede, İstanbul’da 6 saatte 2 milyon kişinin barınabileceği toplanma alanlarını ve oradaki altyapıyı, bugün o altyapı sosyal tesis olarak hizmet verirken, kütüphane olarak hizmet verirken, afet esnasında orası ilk yardım ve arama kurtarma ekiplerimizin malzemelerinin olduğu depolar olacak, çadırlarımız olacak. Orada hep birlikte mücadelemizi vereceğiz ve arama kurtarma malzemelerinin ve ekiplerin sayısını her ilçemizde artıracağız” ifadelerine yer verdi.

“Deniz ulaşımını artırmak zorundayız”

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Kurum, acil ulaşım için helikopter pisti görevi görebilecek yerlerin artırılacağını söyledi. İstanbul’a 6 lojistik merkezin daha yapılacağını dile getiren Murat Kurum, “Her ilçemizde, hem belediyelerimiz hem de Büyükşehir Belediyesi çatısı altında afet arama kurtarma ekiplerimiz olacak. Bir taraftan bu süreci en doğru şekilde yürütebilmek için lojistik merkezlerimiz olacak. İstanbul’da şu an bir tane lojistik merkezimiz var. Biz buna 6 tane daha ekleyip 7 lojistik merkeziyle birlikte İstanbul’a afet anında her noktada destek vermek istiyoruz. Havadan, karadan ve denizden. İstanbul’da bu 3 alanı da kullanmak zorundayız. O yüzden yeni helikopter pisti alanları yapacağız. Bu alanlar bugün size spor alanı olacak. Orada spor yapacaksınız ki hedefimiz her mahallede bu sporu yapabilmeniz. Diğer taraftan da heliport görevi görecek. Arama kurtarma ekiplerimizin, acil yardım ekiplerimizin inebileceği alanlar olacak. Bağcılar’da helikopter pisti var mı? Maalesef yok arkadaşlar. O yüzden bizim helikopter pisti vazifesi görecek ve bugün de spor alanı vazifesi görecek olan alanlarımızı hızlı bir şekilde yapmamız lazım. Deniz ulaşımını artırmak zorundayız. Çünkü o deniz ulaşımından lojistik destek vereceğiz. Afet acil yardım yollarını açacağız. Çünkü o enkaza ulaşmanız lazım. Çünkü o enkazda arama kurtarma yapabilmeniz için o yolların açık olması lazım. O yüzden bu bilinçle dijital bir afet yönetim merkezi çatısı altında İstanbul’un bütün hizmetlerini vereceğimiz ama en önemlisi de afet yönetimini dijital manada tek çatıdan yapacağımız tüm birimlerin aynı anda hareket ettiği, vatandaşımızın hangi toplanma alanına gitmesi gerektiği, o toplanma alanındaki ihtiyaçlarının ve oradaki akım ikame, her türlü ihtiyacının giderildiği altyapıyı inşallah İstanbul’a kazandıracağız” dedi.

“Bir tarafta 5 yılda 115 bin konut sözü verip sadece 5 bin konut yapanlar var”

Mevcut İBB yönetiminin 115 bin konut sözü vermesine rağmen 5 bin konut yaptığına dikkat çeken Murat Kurum, “İstanbul’un 964 mahallesinde istisnasız Büyükşehir Belediyesi’yle, bakanlıklarımızla hep birlikte dönüşümü gerçekleştireceğiz. Ben inanıyorum ki; 10 yıl içerisinde el ele verdiğimizde pırıl pırıl gençlerimizle birlikte İstanbul’da tek bir riskli yapı kalmayıncaya kadar çalışacağız. Sizlere çok daha güçlü, çok daha sağlam bir geleceği sunacağız. Bunu da sizlerle birlikte başaracağız. Çünkü gençlerimiz çok daha emin adımlarla geliyor, çok daha bilinçli yaklaşıyorsunuz, çok daha farklı yönlerde kendinizi yetiştiriyorsunuz. Biz de bu eğitimleri alacağınız kütüphanelerinizi, kreşlerinizi, size her alanda farklı eğitim destekleri verecek akademileri kuracağız. Büyükşehir Belediyesi olarak, ‘Dene Yap’ atölyeleriyle ve ‘Start-Up’ merkezleriyle ilk ofisini kuracak arkadaşlarımıza, ilk ofis projesiyle ilk işiyle alakalı sermaye desteği vereceğiz. Geçenlerde bir teknoparka gittim. Sizin gibi bir gencimiz depremde o enkazın içine girebilecek bir robot yapmış. O kadar ihtiyaç ki, hem sese duyarlı hem de ısıya duyarlı bir robot. Yani orada bir canlı varlığı tespit ettiğinde veya o sesi aldığınızda arama kurtarma ekiplerine yönlendirebiliyorsunuz. Çok zor bir süreç, Allah kimsenin başına vermesin. Bu süreci yaşamamak adına da bu tedbirleri almak zorundayız. Hepimiz bu bilinçle yaşamak ve bu bilinçle deprem dönüşümünü bu şehrin her mahallesinde yapmak zorundayız. İşte 31 Mart’ta da gideceğimiz seçimde bunun kararını vereceğiz. Bir tarafta 5 yılda 115 bin konut sözü verip sadece 5 bin konut yapanlar var. Sadece Bağcılar’da bizim yaptığımız konut sayısı emin olun ondan fazla. O yüzden bu bilinçle çalışacağız, çabalayacağız ve sizlere güzel bir gelecek sunacağız. Tek hedefimiz bu. Tek hayalimiz bu. Çünkü Türk gençliği, sizler bizim geleceğimizsiniz ama aynı zamanda bugünün karar vericilerisiniz. Sizlerle el ele vereceğiz ve ailelerimize birlikte bu dönüşümü gerçekleştireceğiz. Sevgili gençler o yüzden biz size inanıyoruz, size güveniyoruz ve Türkiye vizyonunun parlayan İstanbul’unu, parlayan Bağcılar’ını sizlerle birlikte inşa edeceğiz” sözleriyle konuşmasını sonlandırdı. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/ibb-baskan-adayi-murat-kurum-deprem-donusumu-terorle-mucadele-kadar-onemli/feed/ 0
Murat Kurum: İstanbul’a 6 lojistik merkezi daha ekleyip afet anında destek vereceğiz https://www.haber60.com.tr/murat-kurum-istanbula-6-lojistik-merkezi-daha-ekleyip-afet-aninda-destek-verecegiz/ https://www.haber60.com.tr/murat-kurum-istanbula-6-lojistik-merkezi-daha-ekleyip-afet-aninda-destek-verecegiz/#respond Sat, 02 Mar 2024 20:42:18 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=13995 Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan adayı Murat Kurum, “İstanbul’da şu an bir tane lojistik merkezimiz var. Biz, buna 6 tane daha ekleyip 7 lojistik merkeziyle birlikte İstanbul’a afet anında her noktada havadan, karadan ve denizden destek vermek istiyoruz. İstanbul’da bu 3 alanı da kullanmak zorundayız.” dedi.

Murat Kurum, afet farkındalık eğitimi alan ve ilk kez oy kullanacak gençlerle bir araya geldi.

Burada yaptığı konuşmada, İstanbul’daki riskli yapıların acilen dönüştürülmesi gerektiğini belirten Kurum, nüfusun yüzde 70’inin deprem bölgelerinde yaşadığını dile getirdi.

Bir asırda 130 bin kişinin depremlerde hayatını kaybettiğini, deprem gerçeğiyle birlikte yaşamak zorunda olunduğunu kaydeden Kurum, “İstanbul’umuz da maalesef bir deprem şehri. Bilim insanlarımız, hocalarımız bize İstanbul’da bir deprem olacağı gerçeğini her zaman ifade ediyorlar. Peki biz ne yapmalıyız? Bir taraftan olası depremlerde ne yapacağımızı bilmemiz, diğer taraftan da en kısa zamanda riskli binalarımızı dönüştürmemiz gerekir. Bu ikisi, bugün İstanbul için, ülkemiz için en önemli gündemlerden biridir. Deprem dönüşümü terörle mücadele kadar önemlidir.” diye konuştu.

“Sizin canınız bize emanet”

Kurum, 2020 depreminden sonra Elazığ’da yapılan dönüşüm sayesinde Kahramanmaraş Pazarcık merkezli depremden daha az etkilenildiğini, oradaki TOKİ binalarında bir çizik bile olmadığını, kimsenin burnunun kanamadığını bildirdi.

Deprem dönüşümünün kendileri için her şeyden önemli olduğuna dikkati çeken Kurum, “Çünkü sizin canınız bize emanet ve bu çerçevede çalışmak, deprem dönüşümünü, kentsel dönüşümü birlikte başarmak zorundayız. Buna ilişkin de 650 bin konut dönüşüm sözü verdik. Bugün Bağcılar’da baktığınızda üç büyük dönüşüm projesinde bizim emeğimiz var. Bağcılar Belediye Başkanı’mızla birlikte el ele verdik ve Bakanlığımız o üç büyük dönüşüm projesinde elini taşın altına koydu. TOKİ’mizle hep birlikte vatandaşımızın daha sağlam konutlara erişmesi için bir çalışma başlattık. Bağcılar’ın en büyük yeşil alanlarından birini kazandırdık.” ifadelerini kullandı.

Deprem esnasında yapılması gerekenler konusunda bilinçli olunması gerektiğini vurgulayan Kurum, şöyle devam etti:

“Biz, 1 Nisan’da göreve geldiğimizde İstanbul’da her evde afet çantası olacak. Büyükşehir Belediyesi, İstanbul’da yaşayan her bir kardeşimizin evine bu çantayı temin edecek ve ‘Afet Farkındalık Akademisi’ ile birlikte de sizleri, ailelerimizi yetiştireceğiz. Önce afet esnasında ne yapacağımızı, nasıl davranacağımızı öğreneceğiz. Yakın toplanma alanımız nerede? İstanbul’da, 6 saatte 2 milyon kişinin barınabileceği toplanma alanlarını ve oradaki altyapı… Bugün o altyapı sosyal tesis olarak, kütüphane olarak hizmet verirken afet esnasında orası ilk yardım ve arama kurtarma ekiplerimizin malzemelerinin olduğu depolar olacak, çadırlarımız olacak. Orada hep birlikte mücadelemizi vereceğiz ve arama kurtarma malzemelerinin ve ekiplerin sayısını her ilçemizde artıracağız.”

“Yeni helikopter pisti alanları yapacağız”

İBB Başkan adayı Kurum, acil ulaşım için helikopter pisti görevi görebilecek yerlerin artırılacağını belirtti.

İstanbul’a 6 lojistik merkezin daha yapılacağını dile getiren Kurum, “Her ilçemizde, hem belediyelerimiz hem de Büyükşehir Belediyesi çatısı altında afet arama kurtarma ekiplerimiz olacak. Bir taraftan bu süreci en doğru şekilde yürütebilmek için lojistik merkezlerimiz olacak. İstanbul’da şu an bir tane lojistik merkezimiz var. Biz, buna 6 tane daha ekleyip 7 lojistik merkeziyle birlikte İstanbul’a afet anında her noktada havadan, karadan ve denizden destek vermek istiyoruz. İstanbul’da bu 3 alanı da kullanmak zorundayız. O yüzden yeni helikopter pisti alanları yapacağız. Bu alanlar bugün size spor alanı olacak. Orada spor yapacaksınız ki hedefimiz her mahallede bu sporu yapabilmeniz. Diğer taraftan da heliport görevi görecek. Arama kurtarma ekiplerimizin, acil yardım ekiplerimizin inebileceği alanlar olacak.” diye konuştu.

Kurum, İstanbul’un 964 mahallesinde istisnasız İBB ve bakanlıklarla hep birlikte dönüşümü gerçekleştireceklerini söyledi.

10 yıl içerisinde el ele verdiklerinde pırıl pırıl gençlerle birlikte İstanbul’da tek bir riskli yapı kalmayıncaya kadar çalışacaklarının altını çizen Kurum, “Sizlere çok daha güçlü, çok daha sağlam bir geleceği sunacağız. Bunu da sizlerle birlikte başaracağız. Çünkü gençlerimiz çok daha emin adımlarla geliyor, çok daha bilinçli yaklaşıyorsunuz, çok daha farklı yönlerde kendinizi yetiştiriyorsunuz. Biz de bu eğitimleri alacağınız kütüphanelerinizi, kreşlerinizi, size her alanda farklı eğitim destekleri verecek akademileri kuracağız. Büyükşehir Belediyesi olarak ‘dene yap’ atölyeleriyle ve ‘start-up’ merkezleriyle ilk ofisini kuracak arkadaşlarımıza, ilk ofis projesiyle ilk işiyle alakalı sermaye desteği vereceğiz.” değerlendirmesini yaptı.

“Sizin gibi bir gencimiz depremde o enkazın içine girebilecek bir robot yapmış”

Murat Kurum, bir teknoparka yaptığı ziyaretten bahsederek, şunları kaydetti:

“Sizin gibi bir gencimiz depremde o enkazın içine girebilecek bir robot yapmış. O kadar ihtiyaç ki hem sese duyarlı hem de ısıya duyarlı bir robot. Yani orada bir canlı varlığı tespit ettiğinde veya o sesi aldığınızda arama kurtarma ekiplerine yönlendirebiliyorsunuz. Çok zor bir süreç, Allah kimsenin başına vermesin. Bu süreci yaşamamak adına da bu tedbirleri almak zorundayız. Hepimiz bu bilinçle yaşamak ve bu bilinçle deprem dönüşümünü bu şehrin her mahallesinde yapmak zorundayız. İşte 31 Mart’ta da gideceğimiz seçimde bunun kararını vereceğiz. Bir tarafta 5 yılda 115 bin konut sözü verip sadece 5 bin konut yapanlar var. Sadece Bağcılar’da bizim yaptığımız konut sayısı emin olun ondan fazla.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/murat-kurum-istanbula-6-lojistik-merkezi-daha-ekleyip-afet-aninda-destek-verecegiz/feed/ 0
Küresel Isınmanın Deniz Kestanelerine Verdiği Zarar Görüntülendi https://www.haber60.com.tr/kuresel-isinmanin-deniz-kestanelerine-verdigi-zarar-goruntulendi/ https://www.haber60.com.tr/kuresel-isinmanin-deniz-kestanelerine-verdigi-zarar-goruntulendi/#respond Thu, 22 Feb 2024 21:15:16 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=10852 Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Ebru Caymaz, İskandinav Yarımadası’nın kuzeyinde yer alan Lofoten Adaları’nda suyun içindeki kelp (deniz yosunu) ormanlarında küresel ısınmayla çoğalan deniz kestanelerinin verdiği zararı görüntüledi.

Okyanus Vakfı ve Antarktik Bilimsel Araştırmalar Komitesince hazırlanan “Kutup Bilimlerinde 100 Kadın Projesi”ne giren ilk Türk kadın olan Caymaz, 2013’ten bu yana Norveç-Svalbard, Grönland, İzlanda ve Kuzey Kutbundaki Arktik bölgesinde sürdürdüğü çalışmalar kapsamında Norveç’in kuzeyinde bulunan Lofoten Adaları’na gitti.

Kuzey Kutup Dairesi’ndeki adalarda 15 gün kalarak özel izinle dalış yapan Caymaz, soğuk iklim dalışına dikkati çekmek isterken deniz habitatında küresel ısınmanın etkilediği kelp ormanlarında istilacı hale gelen deniz kestanelerinin verdiği zararı kamerasıyla kaydetti.

Kayıtlarda, deniz kestanelerinin boyutlarının sudaki ısınmanın etkisiyle büyüdüğü, deniz bitkilerinin yapraklarının büyük ölçüde yok olduğu ve sadece gövdelerindeki dalların kaldığı dikkati çekti.

Doç. Dr. Ebru Caymaz, AA muhabirine, 2013 yılından bu yana Arktik bölgelerde bazı faaliyetlere katıldığını, 2015’ten bu yana da aktif olarak ekstrem çalışmalarda bulunduğunu söyledi.

Lofoten Adaları’nın 68. kuzey enleminde yer aldığını belirten Caymaz, “Normalde kış dönemi orada dalışlar yok. Benim ziyaretim sezon dışındaydı ancak oradaki yetkililerle önceden görüşmeler yapıp izin aldım. Soğuk iklim dalıcısı olduğum için o bölgede kış döneminde de dalış yapmak istedim.” dedi.

Caymaz, dalıştaki amacının diğer ekstrem faaliyetlerinde olduğu gibi halkın ilgisini çekmek, o bölgede iklim değişikliğinin olumsuz etkilerinin günlük hayata ve genel olarak bölgeye etkileri ve potansiyel sonuçlarından bahsetmek olduğunu aktardı.

Grönland’da, Baykal Gölü’nde yaptığı buz altı dalışlardan farklı bir durumla karşılaştığını dile getiren Caymaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Lofoten Adaları’ndaki kelp ormanlarında artan su sıcaklığıyla beraber inanılmaz sayıda deniz kestanesi ile karşılaştım. Deniz kestaneleri kelplere çok ciddi ölçüde zarar vermişti. Bizzat yerinde gözlemledim. Burada dikkati çekeceğim konu aslında dalıştı fakat dalışta doğrudan iklim değişikliğinin olumsuz etkilerini kamerayla kaydettim. Burada bu şekilde görmek ve deneyimlemek benim için de açıkçası çok korkutucu bir tecrübeydi. Bu denli yoğun şekilde olumsuz etkiyi görmeyi beklemiyordum. O bölgede de artan su sıcaklığıyla deniz kestaneleri sayısındaki artış ve su altı yağmur ormanları dediğimiz, su döngüsünü, oksijen döngüsünü ayakta tutan kelp ormanlarının bu denli olumsuz etkilenmesini görmek benim için acı bir tecrübeydi.”

“30 yıl sonra biz bunu bir afet olarak konuşmaya başlayacağız”

Doç. Dr. Caymaz, Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli’nde küresel ısınmadaki artışın 2 derecede tutulmasının hedeflendiğini ancak her yıl yapılan ölçümlerde bu durumun daha kötüye gittiğini vurguladı.

Karbon emisyonlarındaki artışla dünyanın normalde kendini yenileyebilen bir kapasiteye sahip olduğuna değinen Caymaz, “Biz ona yerküre diyoruz ama aslında bahsettiğimiz şey su küre. Yani su küredeki olumsuzluklar, yaşanan bu döngüdeki olumsuzluklar su kürenin kendi adaptasyon becerisini de bozuyor ve su kürede meydana gelen bu dengesizlikler dünyamızın iklimini de oldukça olumsuz etkileme potansiyeline sahip.” ifadesini kullandı.

Caymaz, yerli halklarla faaliyetler yaparken bir yandan da iklim mültecileri (doğal afetler ve iklim değişiklilerinin sonucu olarak koruma talep eden insanlar) konusunda çalışmalar yürüttüğünü belirtti.

Bu tür olumsuz etkiler nedeniyle 20-30 yılda iklim mültecilerinin ortaya çıkacağı yönünde öngörüler olduğunu anlatan Caymaz, “Bu işin afet yönetimi boyutu. Dolayısıyla biz buna aslında artık iklim değişikliğine yeni nesil afet diyoruz ve bu noktada artık 30 yıl sonra biz bunu bir afet olarak konuşmaya başlayacağız gibi görünüyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Öncelikle somut adımlar atılması gerektiğini kaydeden Caymaz, “Biz burada aslında küresel ölçekte bir durumdan bahsediyoruz. Tüm dünyada mesela karbon emisyonlarını azaltmak için yeşil enerji örneği gibi pek çok yöntem var. Bu çok boyutlu ve çok katmanlı bir süreç. Yani sadece ‘şunu yapın’ ya da sadece ‘bunu yapın’ değil. Çok ciddi, önemli bir yönetim süreci gerektiriyor.” dedi.

Konuyla ilgili Tüm devlet kurumlarının ve ülkelerin eş zamanlı çalışabilmesi gerektiğini aktaran Caymaz, “Alınacak temel önlemler belli, bunların uygulanması noktasında halk tabanına da inilmesi gerekli. Toplumda bir karşılık bulmadığı sürece başarılı olamayız.” sözlerine yer verdi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/kuresel-isinmanin-deniz-kestanelerine-verdigi-zarar-goruntulendi/feed/ 0
OEDAŞ, Afet Durumunda Operasyonel Faaliyetlerine Devam Edebilmek İçin Yaşam Konteynerleri Aldı https://www.haber60.com.tr/oedas-afet-durumunda-operasyonel-faaliyetlerine-devam-edebilmek-icin-yasam-konteynerleri-aldi/ https://www.haber60.com.tr/oedas-afet-durumunda-operasyonel-faaliyetlerine-devam-edebilmek-icin-yasam-konteynerleri-aldi/#respond Tue, 20 Feb 2024 22:51:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=10158 Elektrik dağıtım şirketi OEDAŞ, deprem başta olmak üzere her türlü olası afette operasyonel faaliyetlerine aralıksız devam edebilmek için Eskişehir’de yaşam konteynerleri aldı. OEDAŞ’ın Sultandere’deki ana ambarında bulunan 20 konteynerde afet durumunda sahada görev alacak çalışanların yaşam ihtiyaçları karşılanacak. Şirket ayrıca afet anında yaşanabilecek elektrik kesintilerine karşı sekiz adet jeneratör ile enerji olmayan bölgelerde aydınlatma sağlayan yedi adet ışık kulesini envanterine kattı. OEDAŞ Direktörü Muzaffer Yalçın, önümüzdeki dönemde Afyonkarahisar, Bilecik, Kütahya ve Uşak’ta da yaşam konteynerleri alacaklarını ve acil durumlarda bu konteynerleri bölge halkının kullanımına sunabileceklerini de söyledi.

Elektrik dağıtım hizmeti sağladığı Afyonkarahisar, Bilecik, Eskişehir, Kütahya ve Uşak illeri birinci veya ikinci derece deprem kuşağında olan Osmangazi Elektrik Dağıtım AŞ (OEDAŞ) başta deprem olmak üzere her türlü olası afette operasyonel faaliyetlerini aralıksız sürdürmek üzere Eskişehir’de yaşam konteynerleri aldı. OEDAŞ’ın Eskişehir-Ankara yolu üzerindeki Sultandere Mahallesi’nde bulunan ana ambarında bulunan 20 konteyner ile afet durumunda sahada çalışacak OEDAŞ ekibinin yaşam ihtiyaçları karşılanacak. Bu sayede çalışanlar şehirdeki olası kesintilere daha hızlı bir şekilde müdahale edebilecek.

OEDAŞ bu konteynerlerin yanı sıra afet durumundaki olası kesintilerde şehrin enerji ihtiyacını karşılamak üzere üç adet 100 kVA, dört adet 400 kVA ve bir adet 1.000 kVA orta gerilim elektrik hatlarını besleyen toplam sekiz jeneratör ve enerji olmayan bölgelerde aydınlatma sağlayan yedi adet ışık kulesini envanterine kattı. Konteyner, jeneratör ve ışık kuleleri, OEDAŞ’ın hizmet verdiği diğer illerde yaşanabilecek bir afet durumunda hızla o bölgeye taşınacak. Böylece o ilde de yaşam konteynerleri kurulmuş olsa dahi konteyner ve diğer ekipmanların sayısı artırılmış olacak. Bununla birlikte engebeli ve ormanlık alanlardaki elektrik arızalarının tespiti için kullanılan dronlar da afet bölgesindeki çalışmalarda kullanılacak.

“Afet senaryoları üzerinde çalışıp önlem alıyoruz”

OEDAŞ Direktörü Muzaffer Yalçın, ilki Eskişehir’deki envantere katılan yaşam konteynerlerinin önümüzdeki dönemde Afyonkarahisar, Bilecik, Kütahya ve Uşak için de alınacağını söyledi. Olası bir afet durumunda çalışanlarının can güvenliğini sağlarken operasyonel faaliyetlerine de devam etmek üzere afet senaryoları üzerinde çalıştıklarını ifade eden Yalçın şöyle devam etti;

“Özellikle büyük bir depremde yıkılan direkler dolayısıyla kesintiler yaşanabilir veya bazı bölgelerde güvenliği sağlamak adına kesinti yapılması gerekebilir. İşte bu anlarda OEDAŞ olarak bölge halkının yanında olmak, faaliyetlerimizi aralıksız sürdürmek için önlemlerimizi alıyoruz. Çalışanlarımızın ihtiyacı olmadığı zaman bu konteynerleri vatandaşların kullanımına da sunabiliriz. Diğer taraftan çalışanlarımıza afetlere yönelik eğitimler düzenleme ve acil durum tatbikatları yapmaya devam ediyoruz. Geçtiğimiz yıl 1048 çalışanımız, toplam 82 saat süren 41 adet acil durum tatbikatına katıldı. Mevzuat gereği çalışanlarımızın yüzde 10’unun ilk yardımcı sertifikası olması yeterliyken şirketimizde bu oran yüzde 70 seviyesinde. Umuyoruz bölgemiz ve ülkemiz böylesine yıkıcı afetleri bir daha yaşamaz. Ancak biz her koşula hazırlıklı olmak durumundayız.” – ESKİŞEHİR

]]>
https://www.haber60.com.tr/oedas-afet-durumunda-operasyonel-faaliyetlerine-devam-edebilmek-icin-yasam-konteynerleri-aldi/feed/ 0
Kartal Belediyesi Afet Lojistik Merkezi Açıldı https://www.haber60.com.tr/kartal-belediyesi-afet-lojistik-merkezi-acildi/ https://www.haber60.com.tr/kartal-belediyesi-afet-lojistik-merkezi-acildi/#respond Sun, 18 Feb 2024 08:27:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=9504 Kartal Belediyesi tarafından projelendirilen, Neriman-Sami Türkdoğan Aşevi ve Gıda Bankası ile olası bir afet durumunda tüm koordinasyon sürecinin yürütüleceği Afet Lojistik Merkezi düzenlenen törenle açıldı. Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel, 5 yıllık süreçte İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ile birlikte büyük işlere imza attıklarını kaydederek, “Kartal ve İstanbul’da daha yapacak çok işimiz var. ve sizler her zaman yanımızda olun istiyoruz. Sizlerden güç alıyoruz” dedi.

Kartal Belediyesi’nin Türkdoğan Ailesi ve Prof. Dr. İlter Türkdoğan’ın desteğiyle tamamladığı Neriman-Sami Türkdoğan Aşevi ve Gıda Bankası ile olası afet durumlarına hızla müdahale etmek için çok fonksiyonlu bir yapı olarak projelendirdiği Afet Lojistik Merkezi’nin açılışı vatandaşların katılımıyla gerçekleşti.

Açılışa; CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, İstanbul Büyükşehir Belediyesi İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP Milletvekilleri Aliye Timisi Ersever ve Arzu Özbaran, Demokrat Parti İstanbul İl Başkanı Ekrem Eray Arda, CHP Kartal İlçe Başkanı Mert Polat, Demokrat Parti Kartal İlçe Başkanı Eray Ekim, çok sayıda CHP Parti Meclis Üyesi ve siyasi parti temsilcisi, Kartal Belediyesi yöneticileri ile bağışçı Prof. Dr. İlter Türkdoğan katıldı.

Kartal Esentepe Mahallesi, Füsun Sokak üzerinde aynı alanda yer alan her iki projenin açılışında konuşan Başkan Yüksel, projelerle ilgili detaylı bir sunum yaptı. Yüksel, 5 yıllık süreçte yaşanan pandemi ve afetlerin zorlu süreçlerinden önemli dersler çıkardıklarını kaydederek,  hayata geçirilen projelerin bu anlamda çok önemli olduğuna dikkat çekti. İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile birlikte koordineli bir şekilde, Kartal’da altyapıdan üstyapıya kadar çok önemli işlere imza atıldığını kaydeden Yüksel, şunları kaydetti:

“Geçen yıllar kolay olmadı. Pandemi, deprem ve Kartal’da hepimizi derinden üzen Yeşilyurt Apartmanı yıkımı. Bu zor günlerde, sıcak yemek ihtiyacı daha da çok arttı. Bu yüzden bu projelerimizi çok daha büyütmek adına adımlar attık. Değerli bağışçımız bir adım attı, biz belki grup olarak beş adım attık. Ama şüphesiz onun ilk cesareti bizi çok gururlandırdı. Afetlerden ders çıkarmasını bildik. Afetlerin içerisinde görev almayı çok önemsedik. Cesur ve genç ekibimizle büyük işler başardık. Deprem bölgesinde İBB ile koordineli bir şekilde depremzedelerimizin her an yanında olduk. Afet kadromuzla ülkenin her bir noktasında sorun olduğunda oraya koşmaya gayret gösteriyoruz. Gücümüz, birliğimizden geliyor. Gücümüz gençliğimizden geliyor. İnşallah böyle afetler yaşanmaz ama bu gereken adımları atmak zorundayız. Kartal ve İstanbul’da daha yapacak çok işimiz var. ve sizler her zaman yanımızda olun istiyoruz.”

Açılışta konuşan bağışçı Prof. Dr. İlter Türkdoğan da şunları söyledi:

“Başta Başkan Gökhan Yüksel olmak üzere emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunuyorum. Anneme ‘açılış konuşmasında neler söylemek istersin’ diye sormuştum. Bana cevaben ‘Memleketimize borcumuz var. Vefamızı göstermek zorundayız. İnşallah bu projeyle yoksul insanların ihtiyaçları giderilecek’ demişti. Bunları size aktarmak istiyorum. Belediye işçilerimizin burada çok emeği var. Emeği geçen herkese teşekkürlerimizi sunuyorum.”

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ise 5 yıl boyunca İstanbul’da ve Kartal’da koordineli bir şekilde çok önemli projelerin hayata geçirildiğini kaydetti. Başkan Yüksel’i çok başarılı bulduğunu ifade eden İBB Başkanı İmamoğlu, şunları dile getirdi:

“Değerli yol arkadaşım ve kardeşim, başarılı bir Belediye Başkanımız Gökhan Yüksel’e, bu güzel açılış için teşekkür ediyorum. Gerçekten özenli bir 5 yılı geride bırakmak üzereyiz. Bu 5 yılın elbette yüksek motivasyonları var. Bu motivasyonun başındaki en önemli husus bu kentin 16 milyon insanı. Çok güzel işleri çok zor şartlara rağmen başarıyoruz. Bizim milletimiz cesur ve zeki bir millet. Biz bize oy verene de vermeyene de büyük hizmetler yapacağız. Bunun adı hizmet yarışı olacak. Sizler, halkımız sonuna kadar dinleyeceğimiz, gözümüz gözünüzün içine bakacak, kulaklarımız sizde olacak, milletimizin dediği olacak. Milletimizin dışında, bize hükmedecek bize buyuracak bir Allah’ın kulu yok. Bize buyuracak olan millettir. Bizim terbiyemiz nettir. Bu millet, 100 yılı aşkın süredir demokrasi mücadelesi veriyor. Bizim terbiyemiz nettir. O terbiye, “Egemenlik, kayıtsız şartsız milletindir” terbiyesidir. O terbiye, Mustafa Kemal Atatürk’ün emanetidir. Tam da bu bakış açışıyla ve Kartal’da, hatta tüm Türkiye’de parolamız net; tam yol ileri…”

]]>
https://www.haber60.com.tr/kartal-belediyesi-afet-lojistik-merkezi-acildi/feed/ 0
İYİ Parti’nin Antalya sel felaketiyle ilgili Meclis araştırma önergesi reddedildi https://www.haber60.com.tr/iyi-partinin-antalya-sel-felaketiyle-ilgili-meclis-arastirma-onergesi-reddedildi/ https://www.haber60.com.tr/iyi-partinin-antalya-sel-felaketiyle-ilgili-meclis-arastirma-onergesi-reddedildi/#respond Fri, 16 Feb 2024 01:48:02 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=8501 İYİ Parti’nin önceki gün Antalya’da yaşanan sel felaketinin nedenlerinin araştırılması ve olası felaketlerin önüne geçilmesi için yapılması gerekenlerin belirlenmesi amacıyla TBMM’ye verdiği Meclis araştırma önergesinin diğer önergelerin önüne alınarak görüşülmesi önerisi, Genel Kurul’da AKP ve MHP milletvekillerinin oylarıyla reddedildi. Önergenin gerekçesini açıklayan İYİ Parti Antalya Milletvekili Aykut Kaya, “Antalyamızda neredeyse her yıl benzer felaketler yaşanmaktadır artık pansuman ve palyatif çalışmalarla bu yapısal sorunlar çözülemez. Valiliğin koordinasyonunda büyükşehir belediyesi, ilçe belediyeleri, Devlet Su İşleri, Karayolları gibi bütün kurumların katılımı ile Antalya’daki bütün derelerin incelenmesi, dolmuş veya yapılaşma sebebiyle suyun akışına engel duruma gelmiş bütün derelerin regülatörlerin, ırmakların yılık kontrol temizlik ve ıslahının yapılması gerekmektedir” dedi.

İYİ Parti’nin, 13 Şubat’ta Antalya’da meydana gelen sel felaketi sonucu oluşan hasar ve zararların tespit ve telafi edilmesi, yurttaşların yaşadıkları mağduriyetlerin giderilmesi, mevcut altyapı eksikliklerinin tamamlanması ve Antalya’nın olası afetlere karşı güvenli hale getirilmesi için yapılması gerekenlerin belirlenmesi amacıyla TBMM Başkanlığı’na verdiği Meclis araştırma önergesinin, diğer önergelerin önüne alınarak görüşülmesi önerisi, bugün TBMM Genel Kurulu’nda görüşüldü. Öneri, AKP ve MHP milletvekillerinin oylarıyla reddedildi.

Önerinin gerekçesini açıklayan İYİ Parti Antalya Milletvekili Aykut Kaya, şunları dile getirdi:

“ARTIK PANSUMAN VE PALYATİF ÇALIŞMALARLA BU YAPISAL SORUNLAR ÇÖZÜLEMEZ”

“Bu afetle bir kez daha gördük ki şehirlerimizin altyapısı yağmur sularını bile sorunsuz şekilde uzaklaştırmaya, vatandaşlarımızın can ve mal kayıpları yaşamasını önlemeye uygun değil. Bu afet bize şehirlerimizin eksik ve yetersiz olan altyapılarını tamamlamamız, yağış rejimine uygun bir şekilde yeniden inşa etmemiz gerektiğini bir kez daha acı bir şekilde göstermiş oldu. Bir çok vatandaşımızı uzun zamandır emek verdiği tarladaki ürününü kaybetti. Bir çok vatandaşımızın evini kanalizasyon suyu bastı çünkü yağmur su kanallarıyla, kanalizasyon kanalları iç içe girmiş durumda. Bu sel ve afet gibi sürekli yaşadığımız kısır döngü haline gelmiş olaylara karşı kalıcı tedbirler almanın zamanı geldi, çoktan geçti bile. Günümüzde belediyeler altyapı gibi gözle görülmeyen ama hayati önem taşıyan yatırımlara gerekli kaynağı ayırmamakta daha çok oy kaygısıyla popülist alanlara yatırım yapmaktadır. Şehrin kanalizasyonu, atık su arıtma sistemi, yağmur sularını uzaklaştırma sistemi, mazgalların ve rögarların zamanında temizlenmemesi, dolan dere yataklarının yıllık bakımlarının yapılmaması, dere yatakları üzerinde yapılaşmaya izin verilmesi, çarpık kentleşme gibi hususlar yaşadığımız bu afetlerin başlıca sebebidir. Antalyamızda neredeyse her yıl benzer felaketler yaşanmaktadır artık pansuman ve palyatif çalışmalarla bu yapısal sorunlar çözülemez. Valiliğin koordinasyonunda büyükşehir belediyesi, ilçe belediyeleri, Devlet Su İşleri, Karayolları gibi bütün kurumların katılımı ile Antalya’daki bütün derelerin incelenmesi, dolmuş veya yapılaşma sebebiyle suyun akışına engel duruma gelmiş bütün derelerin regülatörlerin, ırmakların yılık kontrol temizlik ve ıslahının yapılması gerekmektedir. Şehirlerin imarı ve altyapısı yapılırken yağmurun ve sel sularının akış yönüne doğru planlanmalıdır.”

İYİ Parti’nin önerisi üzerine Saadet Partisi Grubu adına Konya Milletvekili Hasan Ekici, şöyle konuştu:

“AFET YÖNETİMİNİ LİYAKAT SAHİBİ, EHİL KİŞİLER ÜSTLENMELİDİR Kİ BÖYLESİ ACI OLAYLARIN ÖNÜNE GEÇEBİLELİM”

“Başta Antalya Valiliği, Meteoroloji 4. Bölge Müdürlüğü, Antalya İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü, bu işten sorunlu kamu kurumları neden gerekli uyarıları yeterli düzeyde yapıp gerekli önlem ve tedbirleri almadılar. Yaşanan felaket nedeniyle yaralanan, evlerini, işyerlerini su basan vatandaşlarımız var. Bu vatandaşlarımızın bir an evvel yaralarının sarılması gerektiğini önemle vurguluyoruz. Bölgede elektrik kesintilerinin olduğu ifade ediliyor, bu konuda gerekli çalışmalar acilen yürütülerek vatandaşlarımızın mağduriyeti giderilmelidir. Herkes işini gerektiği gibi yapmak durumunda, afet yönetimini liyakat sahibi, ehil kişiler üstlenmelidir ki böylesi acı olayların önüne geçebilelim.”

DEM Parti Grubu adına söz alan Bitlis Milletvekili Semra Çağlar Gökalp de şunları kaydetti:

“DEVLETİN İLGİLİ KURUMLARI ANTALYA’DA GÖREVİNİ YERİNE GETİRMEMİŞTİR”

“Geldiğimi noktada selden yaşam kaybının olması bir doğa olaylarında ziyade insani hataların sonucudur. Bu hatalar silsilesi artık sistematik hale getirilmiş ve normalleştirilmiştir. Devletin görevi yaşanan her felakette şaşırmak, ‘beklenenden çok daha büyüktü’ diye savunmaya geçmek değildir. Her ihtimali öngörerek ona göre önlemler almaktır ama sadece kağıt üstünde değil. AKP iktidarı 20 yılı aşkın bir süredir o kadar başka konulara odaklandı ki insan yaşamının önemi neredeyse son sıralara düştü. Devletin ilgili kurumları Antalya’da görevini yerine getirmemiştir Antalya Büyükşehir Belediyesi görevini ihmal etmiştir.”

CHP Grubu adına konuşan Antalya Milletvekili Sururi Çorabatır ise şöyle konuştu:

“DAHA KAPSAMLI POLİTİKALARA İHİTİYACIMIZ VAR”

“Antalya Büyükşehir Belediyesi birimlerine 5 bine yakın ihbar ulaşmış olup büyükşehir belediyemiz afet kapsamında 506 araç, bin 670 personelle müdahalede bulunmuştur. Bin 600 aileye sosyal yardım yapmıştır. Yaşana bu sel felaketinde iklim değişikliğinin etkilerini görmekteyiz. Bu olağanüstü hava şartları gelecekte tüm dünyanın ve ülkemizin kaderi olacaktır. Bu kaderi yaşamamak adına daha kapsamlı politikalara ihtiyacımız vardır. Çiftçilerimizin zararlarının karşılanması çok acil ve elzemdir. Mülkiyet sorunu nedeniyle TARSİM’i olmayan çiftçilerimizin de mağduriyetlerinin giderilmesi gerekmektedir. Sigortalı ve sigorta kapsamı dışında kalan tüm zararların karşılanması elzemdir.”

İYİ Parti’nin grup önerisi AKP ve MHP milletvekillerinin oyları ile reddedildi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/iyi-partinin-antalya-sel-felaketiyle-ilgili-meclis-arastirma-onergesi-reddedildi/feed/ 0
AK Parti İBB Başkan Adayı Kurum, Risksiz İstanbul Tanıtım Toplantısı’nda projelerini detaylı şekilde anlattı https://www.haber60.com.tr/ak-parti-ibb-baskan-adayi-kurum-risksiz-istanbul-tanitim-toplantisinda-projelerini-detayli-sekilde-anlatti-2/ https://www.haber60.com.tr/ak-parti-ibb-baskan-adayi-kurum-risksiz-istanbul-tanitim-toplantisinda-projelerini-detayli-sekilde-anlatti-2/#respond Fri, 16 Feb 2024 01:03:10 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=8461 AK Parti İBB Başkan Adayı Kurum, Risksiz İstanbul Tanıtım Toplantısı’nda projelerini detaylı şekilde anlattı

AK Parti İBB Başkan Adayı Kurum:

“Afet Yönetim Sistemi’mizi azami ölçüde kendi mühendislerimizle yerli ve milli yazılım bileşenleriyle hayata geçireceğiz”

“Tüm sanayi alanlarımızı gözden geçirecek ‘İstanbul Sanayisi Yenileniyor’ diyerek dönüştüreceğiz”

“İstanbul’un Dijital İkizi Projesi sayesinde, şehrimizin afetlere karşı hazırlıklı olmasını sağlayacak bir yazılım elde edeceğiz”

“9 tane afet destek birimleri ile her türlü iletişim altyapısı hazır olan Afet Müdahale Merkezleri kuracağız”

İSTANBUL – AK Parti İBB Başkan Adayı Murat Kurum, “Afet Yönetim Sistemi’mizi azami ölçüde kendi mühendislerimizle yerli ve milli yazılım bileşenleriyle hayata geçireceğiz. Dünyaya örnek olacak bir afet yönetim sistemine imza atarken genç beyinlerimizin gelişimine katkı sağlayacağız. Kuracağımız sistemle afet olduğunda hangi adımları atmamız gerektiğini anlık olarak bileceğiz” dedi.

Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum, 25 Ocak’ta düzenlediği Türkiye Yüzyılı İstanbul Vizyonu Tanıtım Toplantısı’nda 10 temel başlık altında projelerini açıklamıştı. Kurum bugün Bakırköy’de düzenlenen Risksiz İstanbul Tanıtım Toplantısı’nda ise daha önce açıkladığı bu projelerini detaylı bir şekilde anlattı. İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan program TBMM Başkan Vekili Celal Adan’ın konuşmalarıyla devam etti. Kurum şimdiye kadar yapılan ve göreve gelince İstanbul için yapmayı planladığı projelerini tek tek anlatırken, simülasyonu ise sahneye yansıtıldı. Kurum program sonunda ise protokol eşliğinde sahnede fotoğraf çektirdi.

“Tüm sanayi alanlarımızı gözden geçirecek ‘İstanbul Sanayisi Yenileniyor’ diyerek dönüştüreceğiz”

Programda sanayi alanlarının dönüşüm projelerinden bahseden AK Parti İBB Başkan Adayı Murat Kurum, “Biz dönüşümün alt başlıklarından birini de sanayi alanlarının dönüşümü olarak belirledik. Ben Türkiye’nin hemen her ilinde, şehir merkezinde kalmış sanayi alanlarını, çeperlere taşıyıp dönüştürmüş bir kardeşinizim. 18 ilimizde Sanayi Dönüşüm projeleri yaptık. Gerek sıfır atığı önceliklendiren, gerek sürdürülebilir üretimi odağına alan projelerimizi ülkemizin bir çok ilinde yapmış ve esnafımıza, şehrimizin üretimine, istihdamına katkı sağlamış bu projeleri gerçekleştirerek milletimizi mutlu eden İstanbul’umuzun, 108 milyar dolara tekabül eden bir sanayi cirosu var. 800 bin İstanbullu kardeşimiz bu sanayi alanlarında çalışıyorlar. Sanayi işletmelerimizin yüzde 77’lik kısmı şehir merkezinde kalmıştır. Yüzde 62’si düzensiz, dağınık yapıdadır. Bu durum aslında trafik çilesini artırmakta, hava kirliliği oluşturmakta, afet risklerine karşı İstanbul’un kırılganlığını artırmaktadır. Bu nedenle, Bayrampaşa, Esenyurt ve Başakşehir’deki sanayi tesislerimiz başta olmak üzere tüm sanayi alanlarımızı gözden geçirecek ‘İstanbul Sanayisi Yenileniyor’ diyerek dönüştüreceğiz. İstanbul Sanayi Odamızla ve İstanbul Ticaret Odamızla istişareler yaptık. Talebi olan sanayicilerimizin planlı, altyapılı, sosyal donatılı arazi ihtiyaçlarını karşılayacağız. Sanayi alanlarımızı şehrin çeperlerine çıkarıp, arge, inovasyon ve kuluçka merkezleriyle, oteli, lokantaları, mesleki eğitim okullarıyla, teknolojinin üretildiği bu üretimlerin merkezi İstanbul sanayisini inşa edeceğiz. Bu dönüşümle birlikte sürdürülebilir bir dönüşümü gerçekleştirelim istiyoruz. Enerjimizi, suyumuzu daha verimli kullanacağımız ve 2 bin 40 net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda bu adımları atalım istiyoruz” dedi.

“Onlarca medeniyetin izlerini taşıyan İstanbul’umuzu yeniden dünyanın cazibe merkezi yapacağız”

Göreve gelir gelmez İstanbul’un her yerinde yenileme çalışmaları başlatacağını dile getiren Kurum, “Onlarca medeniyetin izlerini taşıyan İstanbul’umuzu yeniden dünyanın cazibe merkezi yapacağız. Göreve gelir gelmez, tarihi yarımadada ve İstanbul’un her yerinde bir renovasyon seferberliği başlatacağız. Öncelikle Eminönü-Sirkeci sahil bandımızı düzenleyeceğiz. Eminönü sahil yolu ile bağlantılı tüm sokakları ve tüm meydanları yeniden elden geçireceğiz. Sirkeci tren garımız da tematik düzenlemeyle içindeki donatılarla her yaştan İstanbullunun keyifle dolaşacağı cıvıl cıvıl bir alan olacak. Meşhur Kıble Çeşme Caddesi İstanbul’un en önemli lokasyonlarından bir tanesi ve burayı yapacağımız projelerle birlikte süratle restore edeceğiz. Fatih Camii ve külliyesi çevresindeki sokakları, niteliksiz binaları elden geçirerek düzenleyeceğiz. Sultan Fatih’in torunları olarak bu şehre yakışır bu dönüşümü, buradaki binaları, saçağıyla, malzemeleriyle çevresinde yürüyüş yapılacak bisiklet yollarıyla, tarihi kimliğine uygun peyzajla yepyeni bir görüntüye kavuşturacağız. Her gün milyonları ağırlayan Sultanahmet Meydanı’nda da kapsamlı bir çevre düzenlemesi yaparak tüm tarihi yarımadayı gerçek kimliğiyle, gerçek gücüyle yeniden tarih sahnesine çıkaracağız. Yine Mimar Sinan’ın kalfalık eseri olarak tanımladığı ve UNESCO tarihi miras listesinde bulunan Süleymaniye Camii ve çevresini de adına yakışır bir yenileme projesiyle ihya edeceğiz. Bölgedeki niteliğini kaybetmiş, köhneleşmiş yapıların tamamını düzeltmek suretiyle orada Mimar Sinan’ın emanetine hep birlikte sahip çıkacağız. Ordu Caddesi’nde de, cadde ve sokak sağlıklaştırma çalışması ile, tarihi Haydarpaşa Tren Garı’ndan başlayıp Kadıköy Meydanı’ndan Moda’ya uzanan kıyı düzenlemesini Kültür ve Turizm Bakanlığımızın yapacağı Anadolu Yakası’na kazandıracağımız en büyük kültür merkeziyle birlikte birleştireceğiz. Bu tarih ve yeşil aks çok özel bir projeyle birleşecek. İstanbullular denizin, sahilin ve tarihin o dokusunun keyfini bir arada yaşayacak” şeklinde konuştu.

“Meydanlarımızı, aynı zamanda acil durumlar için toplanma alanı olarak da kullanacağız”

Daha önce bazı illerde yapmış olduğu ve şimdi İstanbul için yapacağı meydan projeleri hakkında konuşan Kurum “Kent meydanlarımız sosyal, kültürel, ekonomik ve estetik açılardan önemli bir role sahiptir. İnsanımız buralarda bir araya gelmekte İstanbul’un kültürel ve sanatsal yaşamı buralarda sürmektedir. Meydanlarımızı, aynı zamanda acil durumlar için toplanma alanı olarak da kullanacağız. Ben bundan önce 40 ilimizde 40 tarihi meydanın inşası için çalıştım. Konya, Erzurum, Diyarbakır, Bitlis, Zonguldak, Rize ve Bursa’da bir çok proje gerçekleştirdik. Bundan önce nasıl şehrin en değerli yerlerini vatandaşlarımızın mutluluğuna ayırdıysak, bundan sonra da aynı anlayışla çalışacağız. Yeni Çengelköy meydanımız kıyı düzenlemesi, aydınlatmaları, geniş otoparkıyla Çengelköy’ümüze değer katacak bir yatırım olacak. Yine Çengelköy’de yapacağımız sokak sağlıklaştırmalarıyla bölgeyi eski ticari ve kültürel canlılığına yeniden kavuşturacağız. Yeni Ataşehir Meydanı’nda ilk ofisim işyerleri, kreşler, arge merkezleri, kuluçka merkezleri, açık Pazar yeri alacak. Bunların yanında; açık-kapalı spor salonları, kültür-sanat merkezleri, tiyatrosu, operası, eğitim ve sağlık merkezleriyle; tam bir yaşam alanı olacak. Esenyurt’un bütünleşeceği sosyalleşeceği yeni meydanımız olacak. Küçükçekmece’mize yeni Halkalı Meydan Projesi’ni kazandıracağız” ifadelerine yer verdi.

“Afet Yönetim Sistemi’mizi azami ölçüde kendi mühendislerimizle yerli ve milli yazılım bileşenleriyle hayata geçireceğiz”

Bütünleşik Afet Yönetim merkezi kuracağını belirten Kurum konuşmalarını şöyle sürdürdü: “İstanbul gibi riskli bir şehirde, afetler olmadan harekete geçmek zorundayız. İstanbul’un afet yönetimine dair projelerimizi 1 Nisan tarihi itibariyle süratle başlatacağız. Bugün, İstanbul’un potansiyel risklerini tamamen belirledik. Stratejilerimizi ve önlemlerimizi geliştirdik. Acil durum planlarımızı, tahliye yollarımızı, kullanılacak kaynakları tamamen planladık. AFAD’ımız afetlerdeki hazırlık, müdahale ve iyileştirme süreçlerinde koordinasyonu başarıyla sağlıyor. Biz de AFAD’ımızla işbirliği yapacak, İBB bünyesinde kuracağımız afet yönetiminde önceliğimizi önleme ve risk azaltma olarak belirleyeceğiz. Biz risk azaltma için yapılacak harcamaları maliyet değil geleceğe yatırım olarak görüyoruz. Afet öncesi yapılan 1 birim yatırımın, afet sonrası yapılacak 10 birim harcamaya eşdeğer bilinciyle afete hazırlık kapsamında adımlarımızı atacağız. Öbür taraftan olası bir afet sonrası için müdahale kapasitemizi en hızlı şekilde güçlendirecek, iletişim ve iyileştirme aşamasını da planlayacağız. Bütünleşik Afet Yönetim Sistemi’ni kuracağız. Bütünleşik Afet Yönetim Sistemi içinde güçlendirilmiş gerçek zamanlı haberleşme altyapısı, Gözlem ağları, Tahmin ve erken uyarı sistemleri, Elektronik risk izleme sistemleri, Anlık Durum Tespitleri, Karar Destek Sistemleri, Dayanıklılık Analizi ve Planlama Platformu bir arada çalışacak. Sistemi Yapay Zeka Destekli Veri Analitiği araçları ile analiz edecek, Akıllı Şehir Sistemi’ne ve İstanbul’un Dijital İkizi’ne entegre edeceğiz. Afet Yönetim Sistemi’mizi azami ölçüde kendi mühendislerimizle yerli ve milli yazılım bileşenleriyle hayata geçireceğiz. Dünyaya örnek olacak bir afet yönetim sistemine imza atarken genç beyinlerimizin gelişimine katkı sağlayacağız. Kuracağımız sistemle afet olduğunda hangi adımları atmamız gerektiğini anlık olarak bileceğiz”

“İstanbul’un Dijital İkizi Projesi sayesinde, şehrimizin afetlere karşı hazırlıklı olmasını sağlayacak bir yazılım elde edeceğiz”

Dijital İkizi Projesi sayesinde İstanbul’un afetlere karşı hazırlıklı olmasını sağlayacak bir yazılım elde edileceğinin altını çizen Murat Kurum, “İstanbul’un Dijital İkizi Projesi sayesinde, şehrimizin afetlere karşı hazırlıklı olmasını sağlayacak bir yazılım elde edeceğiz. Örneğin, deprem riski altındaki bölgeleri önceden belirleyerek, gerekli iyileştirmeleri hızlıca yapabileceğiz. Yoğun yağışlardan kaynaklanabilecek sel risklerini tahmin ederek yine gerekli önlemleri süratle alabiliriz. Şehrimizin herhangi bir alanına 30 milimetre şiddetinde yağış düşecek. 30 milimetre yağış; meteorolojide kuvvetli yağış anlamına gelir. Kuvvetli yağış durumunda yazılım bize, hangi alanların sel riski altında olacağını gösteriyor. Bir afeti yaşamamak adına dijital ikizle birlikte bu tedbiri alabiliriz. Tek tek tüm binaların su taşkın seviyelerini de gösteriyor. İşte biz dijital ikiz sayesinde; böyle yoğun bir yağış beklentisi olduğunda, yağmur gelmeden orada, milletimizin yanına koşacağız” diye konuştu.

“Afet Yönetim Merkezi’nde vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını gidereceğimiz projeyi İstanbul’a kazandıracağız”

Atatürk Havalimanı’nda kurulan Afet Yönetim Merkezi ile çeşitli ulaşımların olduğu lojistik ve tahliye merkezi olacağını söyleyen Kurum, “Atatürk Havalimanı’na yeni bir Afet Yönetim Merkezi kuracağız. Yapımı devam eden millet bahçesine entegre şekilde kuracağımız Afet Yönetim Sistemi’nin tüm bileşenlerini tek bir merkezden yöneteceğiz. Afet yönetiminde İBB Birimleri ile Lojistik Merkezleri bir arada bulunacak. Mevcut hava ve kara ulaşımının yanına deniz ulaşımını da ekleyerek burada bir de liman, lojistik ürünlerin geleceği iskele inşası da yapacağız. Havadan, karadan, deniz yolundan da lojistik desteği alabildiğimiz Afet Yönetim Merkezi’nde vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını gidereceğimiz projeyi İstanbul’a kazandıracağız” dedi.

“9 tane afet destek birimleri ile her türlü iletişim altyapısı hazır olan Afet Müdahale Merkezleri kuracağız”

İstanbul’da sayısı 1 olan Lojistik Destek Merkezi sayısını 7’ye çıkaracağını vurgulayan Kurum, İstanbul Havalimanı yanında bir liman inşa edeceğini de sözlerine ekleyerek “Atatürk Havalimanı Millet Bahçemiz olası bir afet durumunda, hava-kara-deniz ulaşımının bulunduğu bir lojistik ve tahliye merkezi olacak. Şu anda İstanbul’umuzda sayısı 1 olan lojistik destek merkezi sayımıza 6 ekleyerek toplamda 7 lojistik merkez yapacağız. Bu Lojistik destek merkezleri, afet anında önemli bir rol oynayacaklar. Acil durum lojistiğimizin hızlı ve etkili bir şekilde yönetilmesine imkan verecek. İBB destek birimlerinin de yer alacağı bu merkezler İstanbullunun günlük yaşamını kolaylaştıracak. Afet anında ise kesintisiz iletişim ile İstanbul’un her türlü ihtiyacının kesintisiz sağlanmasına destek olacak. Havalimanında olduğu gibi tahliye ve lojistik ihtiyaçlarını karşılamak üzere şehrin kuzeyinde İstanbul Havalimanı yanında bir liman inşa edeceğiz. Bunların yanı sıra 9 tane afet destek birimleri ile her türlü iletişim altyapısı hazır olan Afet Müdahale Merkezleri kuracağız. Ayrıca 39 ilçemizde bulunan toplanma ve geçici yaşam alanlarının alt ve üst yapılarını afete hazır hale getireceğiz. Normalde vatandaşlarımızın kreş, kütüphane olarak gördüğü bu yerler, afet zamanında aşevi, duş alanları, tuvaletleri ve barınma üniteleriyle birer geçici yaşam alanı olacak. Afet sonrasına yönelik olarak kolayca dönüşebilen birimler ekleyeceğiz. 6 saat içinde afet sonrası hizmet birimlerinin kurulacağı bu alanlar, afet anında 2 milyon insanımız için geçici ve güvenli yaşam alanlarına dönüşecek. Afete anında kurtarma, tahliye, tıbbi yardım., toplama ve erişilebilirliğin kesintisiz sağlanması için en önemli araç acil ulaşım yollarıdır. 65 tane helikopterle birlikte bu işleri hızlı bir şekilde İstanbul’a kazandıracağız. Biz bu heliportlarla, afet bölgelerine hızlı kurtarma ekiplerini, yardım ve acil durum malzemelerini taşıyan bu pistlerimizi kazandıracağız. İstanbul’un 571 yıllık şanlı tarihinin en büyük dönüşümünü, çevre ve şehircilik seferberliğini, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, 39 ilçe belediye başkanımızla hep birlikte yapacağız” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ak-parti-ibb-baskan-adayi-kurum-risksiz-istanbul-tanitim-toplantisinda-projelerini-detayli-sekilde-anlatti-2/feed/ 0
AK Parti İBB Başkan Adayı Kurum, Risksiz İstanbul Tanıtım Toplantısı’nda projelerini detaylı şekilde anlattı https://www.haber60.com.tr/ak-parti-ibb-baskan-adayi-kurum-risksiz-istanbul-tanitim-toplantisinda-projelerini-detayli-sekilde-anlatti/ https://www.haber60.com.tr/ak-parti-ibb-baskan-adayi-kurum-risksiz-istanbul-tanitim-toplantisinda-projelerini-detayli-sekilde-anlatti/#respond Fri, 16 Feb 2024 00:12:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=8418 AK Parti İBB Başkan Adayı Murat Kurum, “Afet Yönetim Sistemi’mizi azami ölçüde kendi mühendislerimizle yerli ve milli yazılım bileşenleriyle hayata geçireceğiz. Dünyaya örnek olacak bir afet yönetim sistemine imza atarken genç beyinlerimizin gelişimine katkı sağlayacağız. Kuracağımız sistemle afet olduğunda hangi adımları atmamız gerektiğini anlık olarak bileceğiz” dedi.

Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan Adayı Murat Kurum, 25 Ocak’ta düzenlediği Türkiye Yüzyılı İstanbul Vizyonu Tanıtım Toplantısı’nda 10 temel başlık altında projelerini açıklamıştı. Kurum bugün Bakırköy’de düzenlenen Risksiz İstanbul Tanıtım Toplantısı’nda ise daha önce açıkladığı bu projelerini detaylı bir şekilde anlattı. İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan program TBMM Başkan Vekili Celal Adan’ın konuşmalarıyla devam etti. Kurum şimdiye kadar yapılan ve göreve gelince İstanbul için yapmayı planladığı projelerini tek tek anlatırken, simülasyonu ise sahneye yansıtıldı. Kurum program sonunda ise protokol eşliğinde sahnede fotoğraf çektirdi.

“Tüm sanayi alanlarımızı gözden geçirecek ‘İstanbul Sanayisi Yenileniyor’ diyerek dönüştüreceğiz”

Programda sanayi alanlarının dönüşüm projelerinden bahseden AK Parti İBB Başkan Adayı Murat Kurum, “Biz dönüşümün alt başlıklarından birini de sanayi alanlarının dönüşümü olarak belirledik. Ben Türkiye’nin hemen her ilinde, şehir merkezinde kalmış sanayi alanlarını, çeperlere taşıyıp dönüştürmüş bir kardeşinizim. 18 ilimizde Sanayi Dönüşüm projeleri yaptık. Gerek sıfır atığı önceliklendiren, gerek sürdürülebilir üretimi odağına alan projelerimizi ülkemizin bir çok ilinde yapmış ve esnafımıza, şehrimizin üretimine, istihdamına katkı sağlamış bu projeleri gerçekleştirerek milletimizi mutlu eden İstanbul’umuzun, 108 milyar dolara tekabül eden bir sanayi cirosu var. 800 bin İstanbullu kardeşimiz bu sanayi alanlarında çalışıyorlar. Sanayi işletmelerimizin yüzde 77’lik kısmı şehir merkezinde kalmıştır. Yüzde 62’si düzensiz, dağınık yapıdadır. Bu durum aslında trafik çilesini artırmakta, hava kirliliği oluşturmakta, afet risklerine karşı İstanbul’un kırılganlığını artırmaktadır. Bu nedenle, Bayrampaşa, Esenyurt ve Başakşehir’deki sanayi tesislerimiz başta olmak üzere tüm sanayi alanlarımızı gözden geçirecek ‘İstanbul Sanayisi Yenileniyor’ diyerek dönüştüreceğiz. İstanbul Sanayi Odamızla ve İstanbul Ticaret Odamızla istişareler yaptık. Talebi olan sanayicilerimizin planlı, altyapılı, sosyal donatılı arazi ihtiyaçlarını karşılayacağız. Sanayi alanlarımızı şehrin çeperlerine çıkarıp, arge, inovasyon ve kuluçka merkezleriyle, oteli, lokantaları, mesleki eğitim okullarıyla, teknolojinin üretildiği bu üretimlerin merkezi İstanbul sanayisini inşa edeceğiz. Bu dönüşümle birlikte sürdürülebilir bir dönüşümü gerçekleştirelim istiyoruz. Enerjimizi, suyumuzu daha verimli kullanacağımız ve 2 bin 40 net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda bu adımları atalım istiyoruz” dedi.

“Onlarca medeniyetin izlerini taşıyan İstanbul’umuzu yeniden dünyanın cazibe merkezi yapacağız”

Göreve gelir gelmez İstanbul’un her yerinde yenileme çalışmaları başlatacağını dile getiren Kurum, “Onlarca medeniyetin izlerini taşıyan İstanbul’umuzu yeniden dünyanın cazibe merkezi yapacağız. Göreve gelir gelmez, tarihi yarımadada ve İstanbul’un her yerinde bir renovasyon seferberliği başlatacağız. Öncelikle Eminönü-Sirkeci sahil bandımızı düzenleyeceğiz. Eminönü sahil yolu ile bağlantılı tüm sokakları ve tüm meydanları yeniden elden geçireceğiz. Sirkeci tren garımız da tematik düzenlemeyle içindeki donatılarla her yaştan İstanbullunun keyifle dolaşacağı cıvıl cıvıl bir alan olacak. Meşhur Kıble Çeşme Caddesi İstanbul’un en önemli lokasyonlarından bir tanesi ve burayı yapacağımız projelerle birlikte süratle restore edeceğiz. Fatih Camii ve külliyesi çevresindeki sokakları, niteliksiz binaları elden geçirerek düzenleyeceğiz. Sultan Fatih’in torunları olarak bu şehre yakışır bu dönüşümü, buradaki binaları, saçağıyla, malzemeleriyle çevresinde yürüyüş yapılacak bisiklet yollarıyla, tarihi kimliğine uygun peyzajla yepyeni bir görüntüye kavuşturacağız. Her gün milyonları ağırlayan Sultanahmet Meydanı’nda da kapsamlı bir çevre düzenlemesi yaparak tüm tarihi yarımadayı gerçek kimliğiyle, gerçek gücüyle yeniden tarih sahnesine çıkaracağız. Yine Mimar Sinan’ın kalfalık eseri olarak tanımladığı ve UNESCO tarihi miras listesinde bulunan Süleymaniye Camii ve çevresini de adına yakışır bir yenileme projesiyle ihya edeceğiz. Bölgedeki niteliğini kaybetmiş, köhneleşmiş yapıların tamamını düzeltmek suretiyle orada Mimar Sinan’ın emanetine hep birlikte sahip çıkacağız. Ordu Caddesi’nde de, cadde ve sokak sağlıklaştırma çalışması ile, tarihi Haydarpaşa Tren Garı’ndan başlayıp Kadıköy Meydanı’ndan Moda’ya uzanan kıyı düzenlemesini Kültür ve Turizm Bakanlığımızın yapacağı Anadolu Yakası’na kazandıracağımız en büyük kültür merkeziyle birlikte birleştireceğiz. Bu tarih ve yeşil aks çok özel bir projeyle birleşecek. İstanbullular denizin, sahilin ve tarihin o dokusunun keyfini bir arada yaşayacak” şeklinde konuştu.

“Meydanlarımızı, aynı zamanda acil durumlar için toplanma alanı olarak da kullanacağız”

Daha önce bazı illerde yapmış olduğu ve şimdi İstanbul için yapacağı meydan projeleri hakkında konuşan Kurum “Kent meydanlarımız sosyal, kültürel, ekonomik ve estetik açılardan önemli bir role sahiptir. İnsanımız buralarda bir araya gelmekte İstanbul’un kültürel ve sanatsal yaşamı buralarda sürmektedir. Meydanlarımızı, aynı zamanda acil durumlar için toplanma alanı olarak da kullanacağız. Ben bundan önce 40 ilimizde 40 tarihi meydanın inşası için çalıştım. Konya, Erzurum, Diyarbakır, Bitlis, Zonguldak, Rize ve Bursa’da bir çok proje gerçekleştirdik. Bundan önce nasıl şehrin en değerli yerlerini vatandaşlarımızın mutluluğuna ayırdıysak, bundan sonra da aynı anlayışla çalışacağız. Yeni Çengelköy meydanımız kıyı düzenlemesi, aydınlatmaları, geniş otoparkıyla Çengelköy’ümüze değer katacak bir yatırım olacak. Yine Çengelköy’de yapacağımız sokak sağlıklaştırmalarıyla bölgeyi eski ticari ve kültürel canlılığına yeniden kavuşturacağız. Yeni Ataşehir Meydanı’nda ilk ofisim işyerleri, kreşler, arge merkezleri, kuluçka merkezleri, açık Pazar yeri alacak. Bunların yanında; açık-kapalı spor salonları, kültür-sanat merkezleri, tiyatrosu, operası, eğitim ve sağlık merkezleriyle; tam bir yaşam alanı olacak. Esenyurt’un bütünleşeceği sosyalleşeceği yeni meydanımız olacak. Küçükçekmece’mize yeni Halkalı Meydan Projesi’ni kazandıracağız” ifadelerine yer verdi.

“Afet Yönetim Sistemi’mizi azami ölçüde kendi mühendislerimizle yerli ve milli yazılım bileşenleriyle hayata geçireceğiz”

Bütünleşik Afet Yönetim merkezi kuracağını belirten Kurum konuşmalarını şöyle sürdürdü: “İstanbul gibi riskli bir şehirde, afetler olmadan harekete geçmek zorundayız. İstanbul’un afet yönetimine dair projelerimizi 1 Nisan tarihi itibariyle süratle başlatacağız. Bugün, İstanbul’un potansiyel risklerini tamamen belirledik. Stratejilerimizi ve önlemlerimizi geliştirdik. Acil durum planlarımızı, tahliye yollarımızı, kullanılacak kaynakları tamamen planladık. AFAD’ımız afetlerdeki hazırlık, müdahale ve iyileştirme süreçlerinde koordinasyonu başarıyla sağlıyor. Biz de AFAD’ımızla işbirliği yapacak, İBB bünyesinde kuracağımız afet yönetiminde önceliğimizi önleme ve risk azaltma olarak belirleyeceğiz. Biz risk azaltma için yapılacak harcamaları maliyet değil geleceğe yatırım olarak görüyoruz. Afet öncesi yapılan 1 birim yatırımın, afet sonrası yapılacak 10 birim harcamaya eşdeğer bilinciyle afete hazırlık kapsamında adımlarımızı atacağız. Öbür taraftan muhtemel bir afet sonrası için müdahale kapasitemizi en hızlı şekilde güçlendirecek, iletişim ve iyileştirme aşamasını da planlayacağız. Bütünleşik Afet Yönetim Sistemi’ni kuracağız. Bütünleşik Afet Yönetim Sistemi içinde güçlendirilmiş gerçek zamanlı haberleşme altyapısı, Gözlem ağları, Tahmin ve erken uyarı sistemleri, Elektronik risk izleme sistemleri, Anlık Durum Tespitleri, Karar Destek Sistemleri, Dayanıklılık Analizi ve Planlama Platformu bir arada çalışacak. Sistemi Yapay Zeka Destekli Veri Analitiği araçları ile analiz edecek, Akıllı Şehir Sistemi’ne ve İstanbul’un Dijital İkizi’ne entegre edeceğiz. Afet Yönetim Sistemi’mizi azami ölçüde kendi mühendislerimizle yerli ve milli yazılım bileşenleriyle hayata geçireceğiz. Dünyaya örnek olacak bir afet yönetim sistemine imza atarken genç beyinlerimizin gelişimine katkı sağlayacağız. Kuracağımız sistemle afet olduğunda hangi adımları atmamız gerektiğini anlık olarak bileceğiz”

“İstanbul’un Dijital İkizi Projesi sayesinde, şehrimizin afetlere karşı hazırlıklı olmasını sağlayacak bir yazılım elde edeceğiz”

Dijital İkizi Projesi sayesinde İstanbul’un afetlere karşı hazırlıklı olmasını sağlayacak bir yazılım elde edileceğinin altını çizen Murat Kurum, “İstanbul’un Dijital İkizi Projesi sayesinde, şehrimizin afetlere karşı hazırlıklı olmasını sağlayacak bir yazılım elde edeceğiz. Örneğin, deprem riski altındaki bölgeleri önceden belirleyerek, gerekli iyileştirmeleri hızlıca yapabileceğiz. Yoğun yağışlardan kaynaklanabilecek sel risklerini tahmin ederek yine gerekli önlemleri süratle alabiliriz. Şehrimizin herhangi bir alanına 30 milimetre şiddetinde yağış düşecek. 30 milimetre yağış; meteorolojide kuvvetli yağış anlamına gelir. Kuvvetli yağış durumunda yazılım bize, hangi alanların sel riski altında olacağını gösteriyor. Bir afeti yaşamamak adına dijital ikizle birlikte bu tedbiri alabiliriz. Tek tek tüm binaların su taşkın seviyelerini de gösteriyor. İşte biz dijital ikiz sayesinde; böyle yoğun bir yağış beklentisi olduğunda, yağmur gelmeden orada, milletimizin yanına koşacağız” diye konuştu.

“Afet Yönetim Merkezi’nde vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını gidereceğimiz projeyi İstanbul’a kazandıracağız”

Atatürk Havalimanı’nda kurulan Afet Yönetim Merkezi ile çeşitli ulaşımların olduğu lojistik ve tahliye merkezi olacağını söyleyen Kurum, “Atatürk Havalimanı’na yeni bir Afet Yönetim Merkezi kuracağız. Yapımı devam eden millet bahçesine entegre şekilde kuracağımız Afet Yönetim Sistemi’nin tüm bileşenlerini tek bir merkezden yöneteceğiz. Afet yönetiminde İBB Birimleri ile Lojistik Merkezleri bir arada bulunacak. Mevcut hava ve kara ulaşımının yanına deniz ulaşımını da ekleyerek burada bir de liman, lojistik ürünlerin geleceği iskele inşası da yapacağız. Havadan, karadan, deniz yolundan da lojistik desteği alabildiğimiz Afet Yönetim Merkezi’nde vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını gidereceğimiz projeyi İstanbul’a kazandıracağız” dedi.

“9 tane afet destek birimleri ile her türlü iletişim altyapısı hazır olan Afet Müdahale Merkezleri kuracağız”

İstanbul’da sayısı 1 olan Lojistik Destek Merkezi sayısını 7’ye çıkaracağını vurgulayan Kurum, İstanbul Havalimanı yanında bir liman inşa edeceğini de sözlerine ekleyerek “Atatürk Havalimanı Millet Bahçemiz muhtemel bir afet durumunda, hava-kara-deniz ulaşımının bulunduğu bir lojistik ve tahliye merkezi olacak. Şu anda İstanbul’umuzda sayısı 1 olan lojistik destek merkezi sayımıza 6 ekleyerek toplamda 7 lojistik merkez yapacağız. Bu Lojistik destek merkezleri, afet anında önemli bir rol oynayacaklar. Acil durum lojistiğimizin hızlı ve etkili bir şekilde yönetilmesine imkan verecek. İBB destek birimlerinin de yer alacağı bu merkezler İstanbullunun günlük yaşamını kolaylaştıracak. Afet anında ise kesintisiz iletişim ile İstanbul’un her türlü ihtiyacının kesintisiz sağlanmasına destek olacak. Havalimanında olduğu gibi tahliye ve lojistik ihtiyaçlarını karşılamak üzere şehrin kuzeyinde İstanbul Havalimanı yanında bir liman inşa edeceğiz. Bunların yanı sıra 9 tane afet destek birimleri ile her türlü iletişim altyapısı hazır olan Afet Müdahale Merkezleri kuracağız. Ayrıca 39 ilçemizde bulunan toplanma ve geçici yaşam alanlarının alt ve üst yapılarını afete hazır hale getireceğiz. Normalde vatandaşlarımızın kreş, kütüphane olarak gördüğü bu yerler, afet zamanında aşevi, duş alanları, tuvaletleri ve barınma üniteleriyle birer geçici yaşam alanı olacak. Afet sonrasına yönelik olarak kolayca dönüşebilen birimler ekleyeceğiz. 6 saat içinde afet sonrası hizmet birimlerinin kurulacağı bu alanlar, afet anında 2 milyon insanımız için geçici ve güvenli yaşam alanlarına dönüşecek. Afete anında kurtarma, tahliye, tıbbi yardım., toplama ve erişilebilirliğin kesintisiz sağlanması için en önemli araç acil ulaşım yollarıdır. 65 tane helikopterle birlikte bu işleri hızlı bir şekilde İstanbul’a kazandıracağız. Biz bu heliportlarla, afet bölgelerine hızlı kurtarma ekiplerini, yardım ve acil durum malzemelerini taşıyan bu pistlerimizi kazandıracağız. İstanbul’un 571 yıllık şanlı tarihinin en büyük dönüşümünü, çevre ve şehircilik seferberliğini, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, 39 ilçe belediye başkanımızla hep birlikte yapacağız” ifadelerini kullandı. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/ak-parti-ibb-baskan-adayi-kurum-risksiz-istanbul-tanitim-toplantisinda-projelerini-detayli-sekilde-anlatti/feed/ 0
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Arnavutköy’de STK temsilcileriyle bir araya geldi Açıklaması https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-arnavutkoyde-stk-temsilcileriyle-bir-araya-geldi-aciklamasi/ https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-arnavutkoyde-stk-temsilcileriyle-bir-araya-geldi-aciklamasi/#respond Fri, 16 Feb 2024 00:09:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=8416 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Altyapı bakımından İstanbul’un 5 yılı kaybedildi. Bu 5 yıl nispeten idare edildi çünkü geçmişte büyük yatırımlar yapıldı. Bir sermaye vardı, o sermaye kullanılmış. İstanbul’un ciddi yatırımlara ihtiyacı var. Şovlarla, algılarla, laflarla olabilecek bir şey değil bu.” dedi.

Yılmaz, Arnavutköy Belediyesi Düğün Salonu’nda düzenlenen “Arnavutköy Sivil Toplum Kuruluşları Buluşmaları”na katıldı.

Buradaki konuşmasında, Erzincan’da meydana gelen toprak kaymasında şu ana kadar ulaşılamayan 9 kişinin yakınlarına geçmiş olsun dileklerini ileten Yılmaz, Antalya’daki sel felaketinde hayatını kaybedenlerin yakınlarına da başsağlığı diledi.

Yılmaz, olayın ilk anından itibaren devlet ve hükümet olarak bütün imkanlarıyla sahada olduklarını belirtti. Temel önceliğin göçük altında kalanlara ulaşmak olduğunu aktaran Yılmaz, arama kurtarma çalışmalarının devam ettiğini söyledi.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan kişilerin olduğunu kaydeden Yılmaz, bütün sorumluluğun devlet anlayışı ve adalet mekanizması içinde ele alınacağını dile getirdi.

“Afeti siyasi ranta dönüştürmeye çalışmak en büyük siyasi afettir”

Maden ocağında yaşanan toprak kaymasıyla ilgili Meclis Araştırma Komisyonu kurulmasına ilişkin TBMM kararının bugün Resmi Gazete’de yayımlandığını hatırlatan Yılmaz, “Bu araştırma elbette geleceğe dönük hepimiz için yol gösterici, ışık tutucu bir çalışma olacaktır.” dedi.

Cevdet Yılmaz, bu tür afetleri siyasi ranta dönüştürmeye çalışanlar olduğunu ifade ederek, “Afeti siyasi ranta dönüştürmeye çalışmak en büyük siyasi afettir. Bunu yapmaya çalışanları hiçbir şekilde tasvip etmediğimizi ifade etmek istiyorum. Bizim şu an önceliğimiz canlara ulaşmak, oradaki çalışmaları en iyi şekilde yerine getirmek, elbette bütün hukuki süreçleri, bütün teknik süreçleri işletmek.” diye konuştu.

“Türkiye büyümeye, gelişmeye devam ediyor”

“Arnavutköy Sivil Toplum Kuruluşları Buluşmaları” programında iş dünyasından temsilcilerle bir araya geldiklerini kaydeden Yılmaz, yatırımdan ve istihdamdan yana olduklarını söyledi.

Güçlü bir ekonomi ekibine sahip olduklarının altını çizen Yılmaz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde etkin bir koordinasyonla, para politikası, maliye politikası, yapısal reformlar olmak üzere bütün tedbirlerle yollarına devam ettiklerini kaydetti.

Yılmaz, hazırladıkları orta vadeli programı da adım adım hayata geçirdiklerini aktardı.

Ekonomik istikrarın siyasi istikrara bağlı olduğunu vurgulayan Yılmaz, “Bir ülkede siyasi istikrar ve güven ortamı varsa, ekonomide her türlü zorluklar içinden çıkılabiliyor. Ama siyasi istikrarın olmadığı, güvenin olmadığı, kargaşanın olduğu ülkelerde de hep görüyoruz. Ekonomi maalesef gelişemiyor, güçlenemiyor. Türkiye son 20 yılda bu kadar atılım yaptıysa, ekonomisi belli bir yere geldiyse işte bu siyasi istikrar ve güven sayesinde oldu.” ifadelerini kullandı.

Yılmaz, geçen yılı da bu anlamda olumlu bir şekilde kapattıklarını, büyümenin geçen yıl yine dünya ortalamasının oldukça üzerinde olduğunu söyledi.

Milli gelirin de ilk defa 1 trilyon dolar mertebelerine ulaştığını aktaran Yılmaz, bu büyüklükle birlikte Türkiye’nin, nominal dolar bazında dünyanın 17. büyük ekonomisi olduğunu kaydetti.

Yılmaz, son 20 yılda yaşanan birçok hadiseye rağmen, istikrar içinde güçlü bir yönetime sahip oldukları için bugünlere gelindiğini vurgulayarak, “Bütün bu olumsuzluklar içinde Türkiye bir istikrar adası gibi yoluna devam ediyor. Büyümeye, gelişmeye devam ediyor.” dedi.

“2026 hedefi tekrardan tek haneler”

Bu yılın ortalarından itibaren Haziran, Temmuz gibi bu sonuçların çok daha net bir şekilde görüleceğini belirten Yılmaz, enflasyonu 2025’te yüzde 15 civarına düşürmeyi öngördüklerini, 2026 yılında ise tekrardan tek haneli rakamları hedeflediklerini vurguladı.

Yılmaz, istihdamın da iyi gittiğini belirterek, son açıklanan rakamlara göre işsizliğin geçen yıl itibarıyla tek haneli rakamlara düştüğünü, genç işsizliğinde yaşanan yüzde 4 puanlık düşüşün de son derece olumlu olduğunu kaydetti.

İhracatın 256 milyar dolara ulaştığını, turizm gelirinin de 54 milyar doları aştığını kaydeden Yılmaz, “Bütün bu rakamlarla yolumuza devam ediyoruz.” dedi.

Arnavutköy’de Türkiye’nin en büyük mega projelerinden biri olan İstanbul Havalimanı’nı kamu-özel işbirliği modeliyle yaptıklarını hatırlatan Yılmaz, “Bütçemizden tek bir kuruş çıkmadı. Özel sektöre bu işi yaptırdık. Tam aksine bütçeye buradan her yıl belli bir kira ödeniyor. Bunlar işte AK Parti’nin, Recep Tayyip Erdoğan’ın farkı. Sadece bütçeyle yatırım yapalım deseydik ne bu havalimanını ne şehir hastanelerini ne de birçok otobanı, köprüyü yapabilirdik.” ifadelerini kullandı.

“Bu eserler yapıldıysa gerçek belediyecilik sayesinde oldu”

Cevdet Yılmaz, belediyelerin yapacaklarının kanunlarla belirlendiğine dikkati çekerek, “Bir belediye başkanı, çalışanları belediyenin kuruluş amacına uygun bir şekilde hizmet için çalıştırıyorsa, ihtiyaçların karşılanması için belediyenin bütçesini kullanıyorsa işte gerçek belediyecilik yapıyor demektir.” diye konuştu.

Arnavutköy Belediyesi’nde yapılan hizmetlere işaret eden Yılmaz, “Bu eserler yapıldıysa gerçek belediyecilik sayesinde oldu. Buralardaki bütün hizmetler, projeler bu anlayışın sonucunda gerçekleşti. Ama bunu yapmayan bir belediye başkanı şu veya bu gerekçeye sığınarak, bahaneler üreterek başarısızlığını başkalarına fatura etmeye çalışıyorsa, burada gerçek belediyecilik yok demektir.” ifadelerini kullandı.

Yılmaz, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın belediye başkanlığı dönemine değinerek, “O tarihlerde İstanbul’un dev gibi problemleri vardı. Çöp dağları vardı, içme suyu bile istasyonlarda satılıyordu. O gün merkezi idarede de farklı bir hükümet vardı. Cumhurbaşkanımız bahane üretmedi. Topu başkalarına da atmadı. Kaynaklarını iyi kullandı. Belediye çalışanlarını, yönetimini iyi oluşturdu. Projeler üretti ve o dağ gibi sorunları çok kısa bir sürede çözdü.” şeklinde konuştu.

İstanbul’a da çok ciddi kaynaklar gönderildiğinin altını çizen Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Cumhurbaşkanımız, o belediyecilikten gelen tecrübelerinin de etkisiyle Belediye kanunlarını hemen iktidarımızın ilk yıllarında değiştirdi. Hem yetkilerini arttırdı belediyelerin hem kaynak tahsisi sistemini çok daha objektif eşit bir zemine kavuşturdu. Dolayısıyla şu anda hangi partide olursa olsun merkezi idareden belediyelerin ne kadar para alacağı belli. Gerisi artık o belediye başkanının ve ekibinin kabiliyetine bağlı. Kafanızda başka şeyler varsa, belediyeyi bir kariyer basamağı olarak görüyorsanız, kaynakları çarçur ederseniz, vatandaşa hizmet için harcamazsanız, kendi reklamınız için harcarsınız, başarılı olamazsınız.”

Arnavutköy Belediye Başkanı Ahmet Haşim Baltacı’nın da bu konuda ilçeye önemli hizmetler sunduğunu belirterek teşekkür eden Yılmaz, AK Parti’nin Arnavutköy yeni Belediye Başkan adayı Mustafa Candaroğlu’na da başarılar diledi.

Yılmaz, belediye başkanlarının aldıkları oyun çok önemli olduğunu kaydederek, “Ne kadar oy alırsa kendisini o kadar güçlü hisseder ve hizmetleri de çok daha güçlü bir şekilde sahiplenir. Biz de merkezi idare olarak her zaman belediyelerimizin yanındayız. Onlarla uyum içinde, onlarla işbirliği içinde halka hizmet etmeye hazırız.” dedi.

“Murat kardeşimiz ilçe belediyelerimizle birlikte İstanbul’u farklı bir yere taşıyacak”

AK Parti’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Murat Kurum’un da çok iyi yetişmiş, genç ve enerjik bir kişi olduğunu aktaran Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Kentsel dönüşümünden millet bahçelerine, kent meydanından altyapı projelerine, belediyelerimize araç takviyesine varıncaya kadar çok sayıda konuda destek oldu. Kendisine teşekkür ediyoruz, şükranlarımızı sunuyoruz. Bakan olarak nerede bir afet varsa, hadise varsa çizmelerini giydi sahada oldu. Elazığ depreminden, Karadeniz’deki sel, heyelan afetlerine varıncaya kadar her türlü konuda koşturdu. Murat kardeşimiz ilçe belediyelerimizle birlikte İstanbul’u farklı bir yere taşıyacak. İstanbullunun gerçek sorunlarıyla uğraşacak.”

Yılmaz, Murat Kurum’un “Sadece İstanbul” sloganıyla polemiklere, gereksiz tartışmalara girmeden, İstanbul’un meseleleri neyse ona odaklandığını belirtti.

Kurum’un, afetlere karşı dirençli bir şehir, kentsel dönüşüm ve trafik sorununa ilişkin önemli projelerinin olduğunu belirten Yılmaz, gençlere, yaşlılara ve kadınlara dönük çok çeşitli projeler açıkladığını hatırlattı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, şunları söyledi:

“Altyapı bakımından İstanbul’un 5 yılı kaybedildi. Bu 5 yıl nispeten idare edildi çünkü geçmişte büyük yatırımlar yapıldı. Bir sermaye vardı, o sermaye kullanılmış. Ama bir 5 yıl daha yatırımsızlığa bu ilin, bu şehrin, bu dünya şehrinin tahammülü yok. İstanbul’un ciddi yatırımlara ihtiyacı var. Şovlarla algılarla, laflarla olabilecek bir şey değil bu. Çok ciddi kaynak ve enerji tahsis ederek İstanbul’un altyapı problemlerini, ulaşım problemlerini, yerleşim problemlerini çözmek gerekiyor ve inşallah Murat Kurum ve ilçelerde değerli başkanlarımız bu yükü omuzlayacaklar. Biz de her zaman bu konularda belediyelerimizin yanındayız.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/cumhurbaskani-yardimcisi-yilmaz-arnavutkoyde-stk-temsilcileriyle-bir-araya-geldi-aciklamasi/feed/ 0
Murat Kurum, İstanbul’da Risksiz Bir Şehir İçin Projelerini Tanıttı https://www.haber60.com.tr/murat-kurum-istanbulda-risksiz-bir-sehir-icin-projelerini-tanitti/ https://www.haber60.com.tr/murat-kurum-istanbulda-risksiz-bir-sehir-icin-projelerini-tanitti/#respond Thu, 15 Feb 2024 23:48:12 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=8395 Cumhur İttifakı’nın İBB adayı Murat Kurum, “Risksiz bir İstanbul’a ulaşmak için projelerimizi bütüncül bir planlamayla 6 temel başlıkla gerçekleştireceğiz. Riskli yapılarımızı dönüştüreceğiz. Yeni sosyal konutlar inşa edeceğiz.” dedi.

Kurum, Yeşilköy’de düzenlenen, SİZTEM İstanbul ile şehri güçlendirme, yenileme ve vatandaşı koruma projelerini tanıtmak için düzenlenen “Risksiz İstanbul” toplantısına katıldı.

Burada konuşan Murat Kurum, anlatacağı her bir projenin ne zaman başlayıp, ne zaman biteceğinin ve maliyetinin belli olduğunu vurgulayarak, “İşlerimizin üstüne bu kadar düşmemizin nedeni İstanbullu kardeşlerimizin topyekun mutluluğudur. Bugün İstanbul’umuzu yöneten CHP’li mevcut yönetim, 5 yılın sonunda her alanda başarısız oldu. İstanbullular bu başarısızlıklarla geçen yılların ardında artık çaresiz değildir. Çare, insanı merkeze alan hizmet anlayışıdır.” şeklinde konuştu.

“600 bin yuvamızın acilen dönüşmesi gerekiyor”

Son 100 yılda Türkiye’nin depremlerden çok büyük zarar gördüğünü ve 130 binden fazla canın kaybolduğunu anlatan Kurum, olası İstanbul depreminin bir milli güvenlik sorunu olacağını hep söylediğini hatırlattı. Kurum, şöyle devam etti:

“Bu güzel şehrin 39 ilçesinde 7,5 milyon evimiz, iş yerimiz var. 1,5 milyon yuvamız şu an sağlıksız durumda. 600 bin yuvamızın acilen dönüşmesi gerekiyor. Bu kadar acil olan bir konuda CHP’li mevcut yönetim ne yapıyor? Ne acıdır ki tek bir olumlu adım dahi atmadılar. İstanbullular şunu çok iyi biliyor, artık gerçek belediyeciliğin neferleri sahaya çıktı. Risksiz bir İstanbul’a ulaşmak için projelerimizi bütüncül bir planlamayla 6 temel başlıkla gerçekleştireceğiz. Riskli yapılarımızı dönüştüreceğiz. Yeni sosyal konutlar inşa edeceğiz. Bunları yaparken de kent meydanlarımızı ve tarihi değerlerimizi ihya edeceğiz. Sanayi alanlarımızı dönüştürecek ve bir taraftan da iklim değişikliğiyle mücadeleyi yapacağız.”

“Türkiye’nin kentsel dönüşümünü başlatmış kadrolarız”

İstanbul kimliğini her yatırımlarına yansıtacaklarını vurgulayan Kurum, “Türkiye’nin kentsel dönüşümünü İstanbul’dan milletimizle birlikte başlatmış kadrolarız. Türkiye’nin bugüne kadar her yerinde 2 milyon 200 bin konutun dönüşümünü gerçekleştirdik. 1 milyon 300 bin sosyal konutu inşa ettik. İstanbul’a geldiğimizde 12 yılda 800 bin bağımsız bölümü yeniledik.” ifadelerini kullandı.

Mevcut İBB yönetiminin, verdiği sözleri tutmadığını söyleyen Kurum, “Mevcut İBB yönetimi, çalışmadı, üretmedi. ‘Deprem seferberliği ilan ediyoruz’ dediler. Ortada eserleri yok. ‘İstanbul’u 5 yılda depreme hazırlarız’ dediler tek bir hazırlıkları yok. ‘Her yıl 20 bin, 5 yılda 100 bin konut dönüştüreceğiz’ dediler sözlerini tutmadılar. ’15 bin sosyal konutu bitireceğiz’ dediler. Yine sözlerini tutmadılar. Bu millet, bu ihmalkarlığı affetmeyecek ve 31 Mart’ta sandıkta hesabını soracaktır.” diye konuştu.

“İstanbul’da 5 yılda 650 bin konut inşa edilecek”

Bakanlığı döneminde Türkiye genelinde yaşanan doğal afet ve depremlerde yaptıklarına dikkati çeken Kurum, afetlere dirençli, risksiz bir İstanbul için çalışacaklarını, kente 5 yılda 650 bin konut inşa edileceğini, bu konutların 300 bininin KİPTAŞ eliyle inşa edileceğini ve ödemenin yarısının İBB tarafından karşılanacağını anlattı.

Evini KİPTAŞ ile dönüştürenlere 700 bin lira hibe desteği, 700 bin lira kredi desteği sağlanacağını da duyuran Kurum, “Ödemeler 5 bin 833 liradan başlayan taksitlerle olacak.100 bin lira taşınma ve kira yardımı ödenecek. Başvurular 15 Nisan’da başlayacak. Tespit ve değerlendirme, sözleşme, proje ve ruhsatlandırma işlemlerinin ardından evler 18 aya kadar teslim edilecek.” değerlendirmesinde bulundu.

“İstanbul’un ekonomisi güçlendirilecek”

Murat Kurum, 650 bin yeni yuvanın 250 bininin vatandaşların anlaştığı özel sektör firmaları eliyle dönüştürüleceğini ve binaların bulunduğu alanlara dair imar düzenlemelerinin hayata geçirileceğini belirterek, 250 bin alt sektörün harekete geçirileceğini dile getirdi.

“İstanbul’un ekonomisi güçlendirilecek. Kentsel dönüşüme özel 39 ilçeye hizmet verecek 100 bin sosyal konut üretilecek. Bu evler satılamayacak, evleri dönüşüme giren yuva sahiplerine çok düşük fiyatlara kiralanacak. 39 ilçenin tamamına ve en riskli mahallelere Kentsel Dönüşüm Ofisleri kurulacak.” diyen Kurum, 800 bin kişiye istihdam sağlayan İstanbul sanayisinde işletmelerin yüzde 77’sinin şehir merkezlerinde kaldığını, yüzde 62’sinin ise düzensiz dağınık yapıda olduğunu ve trafiğe ek yükle oluşan hava kirliliği ile afet risklerine neden olan mevcut durumun İstanbul için risk oluşturduğunu aktardı.

“Sokaklar ve meydanlar yeniden düzenlenecek”

Bu riskleri ortadan kaldıracakları ve Eminönü-Sirkeci sahil bandı düzenlemesiyle İstanbul’a nefes aldıracakları sözünü veren Kurum, yapacakları hizmetleri şöyle sıraladı:

“Eminönü sahil yoluyla yola bağlantılı sokakları ve meydanlar düzenlenecek. Sirkeci Tren Garı kapsamlı bir çevre düzenlemesinden geçecek. Kıble Çeşme Caddesi üzerindeki tarihi yapılar hızla restore edilecek. Eminönü’ne masal tadında bir cadde hediye edilecek.Fatih Camisi Külliyesi ve çevresindeki sokaklar düzenlenecek. Yürüyüş ve bisiklet yolları eklenecek, yapının ruhuna uygun peyzaj hayata geçirilecek. Sultanahmet ve Süleymaniye Camilerinin çevresindeki yapılar düzenlenecek. Tarihi Haydarpaşa Tren Garı’ndan başlayıp, Kadıköy Meydanı’ndan Moda’ya uzanan kıyı düzenlemesi yapılacak.”

“350 kilometre dere ıslah projesi yapılacak”

İstanbul’daki 39 ilçe meydanının dönüştürüleceği, Çengelköy ve Ataşehir’e yeni meydanlar kazandırılacağını kaydeden Kurum, 5 yılda toplam uzunluğu 350 kilometre olan dere ıslah projesi yapılacağını ve bakımsızlığa mahkum edilen dere çevrelerinin de sosyal donatı alanlarıyla zenginleştirileceğini dile getirdi.

İstanbul’un afet yönetimine dair projelerinin 1 Nisan tarihinde süratle başlatılacağına işaret eden Kurum, “Afet yönetiminde öncelik önleme ve risk azaltma olacak. Bu bağlamda Bütünleşik Afet Yönetim Sistemi kurulacak. Sistem içinde, güçlendirilmiş gerçek zamanlı haberleşme altyapısı, gözlem ağları, tahmin ve erken uyarı sistemleri, elektronik risk izleme sistemleri, anlık durum tespit sistemleri, karar destek sistemleri, dayanıklılık analizi ve planlama platformu bir arada çalışacak.” dedi.

İstanbul’un dijital ikiz projesi sayesinde, şehrin afetlere karşı hazırlıklı olmasını sağlayacak bir yazılım elde edileceğini söyleyen Kurum, “Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi’nde, Afet Yönetim Merkezi kurulacak. Yapımı devam eden millet bahçesine entegre şekilde kurulacak olan Afet Yönetim Sistemi’nin tüm bileşenleri tek merkezden yönetilecek. Merkezde İBB birimleri ile lojistik destek merkezi bir arada bulunacak.” değerlendirmesini yaptı.

“Afet lojistik merkez sayısı 7’ye çıkacak”

Murat Kurum, afet lojistik merkezlerinin sayısının 1’den 7’ye çıkarılacağının bilgisini paylaşarak, “Atatürk Havalimanı, İstanbul Havalimanı, Sabiha Gökçen Havalimanı, Samandıra Askeri Hava Üssü, Alibeyköy, Yenikapı ve Maltepe’de 6 yeni lojistik destek merkezi yapılacak.” diye konuştu.

Bunların yanı sıra 9 noktada, içinde afet destek birimleriyle her türlü iletişim altyapısı hazır olan afet müdahale merkezleri kurulacağını anlatan Kurum, “39 ilçede bulunan toplanma ve geçici yaşam alanları, alt ve üst yapıları afete hazır hale getirilecek. İlaç, su, gıda ve diğer önemli malzemelerin hava yoluyla hızlıca taşınması için helikopterlere 65 tane daha eklenecek.” dedi.

İstanbul’un mevcut 2 acil durum hastanesine ek olarak Arnavutköy ve Pendik’te 2 yeni acil durum hastanesi yapılacağı müjdesi veren Kurum, 8 hasta yakını konaklama merkezi kurulacağından bahsetti.

Afet Farkındalık Akademisi kurulacağını da aktaran Kurum, İstanbulluların afetlerle baş etme kapasitesinin artırılacağını sözlerine ekledi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/murat-kurum-istanbulda-risksiz-bir-sehir-icin-projelerini-tanitti/feed/ 0
Ankaralı lise öğrencileri mobil oyunla afet bilincini kazandırdı https://www.haber60.com.tr/ankarali-lise-ogrencileri-mobil-oyunla-afet-bilincini-kazandirdi/ https://www.haber60.com.tr/ankarali-lise-ogrencileri-mobil-oyunla-afet-bilincini-kazandirdi/#respond Tue, 13 Feb 2024 08:54:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=7638 Ankaralı lise öğrencileri tarihi karakterleri afet bilincini kazandırmak için mentör seçtikleri mobil oyunla Türk Japon Vakfının yarışmasında birincilik elde etti.

Ankara Mimar Sinan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinden 9 öğrenci, “Afeti Bil-Şimdi Afet” isimli mobil oyunla, Türk Japon Vakfınca afet eğitimi amacıyla düzenlenen “6 Şubat 2023 Afetini Anma ve Afet Risk Azaltma Proje Yarışması”nda birinci oldu.

Okul adına yarışmaya katılan öğrenciler, farklı doğal afet senaryolarından oluşan mobil oyunla, Türkiye’de meydana gelebilecek doğal afetlere karşı kullanıcıları bilinçlendirmeyi amaçlıyor.

“Doğal afetlere karşı bilinçlenmeyi öğreteceğiz”

Oyunun tasarımcılarından Aziz Faruk Merdin ve Burak Enes Öztürk, mobil oyun ve aşamalarını AA muhabirine anlattı.

Doğal afetler öncesinde ve sonrasında yapılması gerekenlerin önemini vurgulamak istediklerini belirten Merdin, sel, kuraklık, deprem, yangın, heyelan ve fırtına gibi olası afetlerin hazırlıklarına oyunda yer verdiklerini söyledi.

Merdin, afetlerin gerçekleştiği yerleri rastgele belirlemediklerine dikkati çekerek, “Türkiye’deki doğal afetleri, öğrencilerin aklında kalması için coğrafyaya ve yoğunluk derecelerine göre sıralandırdık.” dedi.

İngilizce dil seçeneğinin de yer aldığı oyuna ilişkin Merdin, şunları kaydetti:

“Oyunu tek bir kesime yapmadığımız için dil seçeneği koyduk. Oyuncular, oyuna başladıkları zaman ‘kayıt ol’ butonuna tıklayarak isimlerini giriyorlar. Ondan sonra 8 karakterin bulunduğu seçim ekranı geliyor. 4 kız, 4 erkek olmak üzere eşit bir şekilde paylaşım yaptık. Oradan istediklerini seçiyorlar. Karakter seçiminden sonra karşılarına bir mentör geliyor. Bu mentör, Türkiye haritası hangi doğal afetlerin yer aldığını ve bu afetlere hangi önlemlerin alınması gerektiğini anlatıyor. Kullanıcıya, tarihi bir mentör yardımıyla afet bilinci kazandırmayı hedefliyoruz. Oyunun sonunda katılımcılar bilgilenecek ve doğal afetlere karşı farkındalık kazanacak.”

Afetlere yönelik sorular oyunda

Burak Enes Öztürk ise oyunda Türkiye ve dünyada tanınan simalara yer vermek istediklerini, Türk tarihinin önemli şahsiyetlerinden Nasrettin Hoca ve Mimar Sinan ile İtfaiyeci Sam’in mentör olarak yer aldığını dile getirdi.

Zorluk seviyelerinin 6-13 yaş grubuna uygun tasarlandığını aktaran Öztürk, “Zorluk seviyesini ne çok üstte ne çok aşağıda tuttuk ki öğrenciler oyun oynarken zevk alsınlar, ilerleyebilsinler hem de süreçte kendilerine bir şeyler katabilsinler.” diye konuştu.

Afetlere yönelik sorulara verilen cevaplarla oyunun ilerlediğini ifade eden Öztürk, her bölgeye özel soruların bulunduğunu, bu sorular cevaplandıkça puan kazanıldığını ve alınan puanlarla oyunun son kısmının açıldığını anlattı.

Öztürk, şöyle devam etti:

“Yeterli puan toplandığında Van Gölü’ne geliniyor ve oyun biterken burada katılımcıyı mentör olarak Mimar Sinan karşılıyor. Okulumuzun isminden dolayı bunu seçtik. Bütün doğal afetlere yönelik bir soru listesi var, bunlar da tamamlanarak oyun bitiyor. Öğrencilere, oyunu oynadıkları zaman doğal afetlerle karşılaştıklarında öncesinde ya da sonrasında ne yapmaları gerektiğini öğretmeyi amaçladık.”

Projenin çıkış noktası 6 Şubat depremi

Proje koordinatörü, bilişim teknolojileri öğretmeni Ayşe Etbaş Dindar da projenin çıkış noktasının 6 Şubat 2023 depremi olduğunu, öğrencilerin farkındalık yaratmak için deprem sonrasında çalışmalara başladıklarını söyledi.

Projeyi bir masa oyunu olarak planladıklarını, öğrencilerin bilişim alanında eğitim gördükleri için mobil oyun olarak tasarladıklarını belirten Dindar, “Öğrencilerin bugüne kadar öğrendikleri bütün programları oyun içerisine entegre ederek ara yüzü geniş ve etkileyici bir mobil oyun tasarladık. Doğal afet farkındalığını kazandırıp ışık tutabildiysek ne mutlu bize.” ifadesini kullandı.

Okul Müdürü İsmail Bölek, lise olarak deprem ve diğer afetlere karşı hassasiyet gösterdiklerine işaret ederek, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinden sonra bölgeye seyyar tuvalet yardımında bulunduklarını kaydetti.

Bölek, “Gerçekten çok güzel bir proje ekibimiz var. Öğretmenlerimizi ve projeye emek veren tüm öğrencilerimi kutluyorum.” şeklinde konuştu

]]>
https://www.haber60.com.tr/ankarali-lise-ogrencileri-mobil-oyunla-afet-bilincini-kazandirdi/feed/ 0
Kazakistan arama kurtarma ekibi işitme engelli bir kişiyi kurtardı https://www.haber60.com.tr/kazakistan-arama-kurtarma-ekibi-isitme-engelli-bir-kisiyi-kurtardi/ https://www.haber60.com.tr/kazakistan-arama-kurtarma-ekibi-isitme-engelli-bir-kisiyi-kurtardi/#respond Thu, 08 Feb 2024 08:51:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6550 “Asrın felaketi” olarak nitelendirilen 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerin ertesi günü Türkiye’ye ulaşan Kazakistan arama kurtarma ekibi üyeleri, enkazda işitme engelli bir kişiyi kurtardıkları anı unutamıyor.

Kazakistan Acil Durumlar Bakanlığına bağlı Astana Acil Kurtarma Merkezi görevlileri Azamat Jumabayev, Nikolay Popov ve köpeği Mirta 10 gün Gaziantep’in Nurdağı ilçesinde arama kurtarma çalışmalarında yer aldı.

Jumabayev ve Popov, bir yıl önce afet bölgesinde yaşadıklarını AA muhabirine anlattı.

Astana’da 8 yıldır arama kurtarma görevlisi olarak çalıştığını söyleyen Jumabayev, Türkiye’deki deprem bölgesinin kendisinin ilk yurt dışı görevi olduğunu belirtti.

Jumabayev, Gaziantep Havalimanı’na indikten sonra Kazakistan ekibine verilen bölgeye doğru yola çıktıklarını dile getirerek, “Nurdağı’na girişte uzun bir araç kuyruğu oluşmuştu. Sokaklar karanlıktı. Çöken binalar ve yardım isteyen insanlar vardı.” dedi.

Nurdağı’nda tamamen çöken 9 katlı bir apartmanda arama kurtarma çalışmalarına başladıklarını anlatan Jumabayev, “Burada 3 kişiye ulaştık. İlk çıkardığımız kişi işitme engelliydi. Konuşamıyordu, sadece nefesinden bulunduğu yeri tespit edebildik. Bu anı ekip olarak hala unutamıyoruz.” diye konuştu.

Jumabayev, söz konusu apartmandaki çalışmaların uzun sürdüğünü kaydederek, “Arama kurtarma çalışmalarına başladığımızda artçılar devam ediyordu. Ayrıca bu apartmanın yanında çökmek üzere olan bir bina daha vardı. Dolayısıyla bu durum çalışmamızı zorlaştırdı.” ifadesini kullandı.

Afet bölgesinde kaldıkları süre boyunca Türk halkının desteği ile misafirperverliğinin hiç eksik olmadığını vurgulayan Jumabayev, “Oradaki halkın bize desteğini hep hissettik. Arama kurtarma çalışmaları sırasında yanımıza gelerek bir ihtiyacımızın olup olmadığını soruyorlardı, sıcak çay ve yemek bırakıyorlardı.” görüşünü paylaştı.

Jumabayev, böyle bir afete ilk defa tanıklık ettiğini dile getirerek, “Mesleğim gereği çeşitli afet ve kazalara alışığım ama bu büyüklükteki depremi ilk defa kendi gözlerimle gördüm. Tek dileğim böyle bir afetin hiçbir yerde tekrarlanmaması.” dedi.

Türkiye’deki arama kurtarma çalışmaları sayesinde tecrübe kazandığına işaret eden Jumabayev, cep telefonundaki o anları hatırlatan fotoğraflara sık sık baktığını dile getirdi.

“Mirta’nın işareti sayesinde bir kadını kurtardık”

Kinoloji uzmanı Popov da köpeği Mirta ile Nurdağı’nda tamamen çöken 9 katlı apartmanın enkazında kalan işitme engelliyi bulan ekipte yer aldı.

Mirta’nın işareti sayesinde söz konusu apartmanın enkazından bir kadını daha kurtardıklarını anlatan Popov, “Kazakistan’dan Türkiye’ye uzun bir uçuş saati var. Ayrıca şubat ayında burası çok soğuktu ama indiğimiz bölge sıcaktı. Bunlar tabii ki köpeklerin de durumunu etkiledi ama en çok böyle büyük bir afetle ilk kez karşılaştıklarını anladık.” değerlendirmesinde bulundu.

Popov, 2000’lerden bu yana arama kurtarma görevlisi olarak çalıştığını ifade ederek, “Türkiye’deki deprem bölgesinde edindiğim deneyim hiçbir şeyle kıyaslanamaz.” diye konuştu.

Kazakistan’dan yaklaşık 100 kişilik arama kurtarma ekibi görev yaptı

Kahramanmaraş merkezli depremlerden sonra Türkiye’ye ulaşan ilk yabancı ekiplerden olan 100 kişilik Kazakistan ekibi, 4 arama kurtarma köpeğiyle birlikte depremlerden etkilenen Gaziantep, Nurdağı ve Hatay’da arama kurtarma çalışmalarında yer aldı.

Ekip, 7 kişiyi enkazdan kurtardı, 10’u çocuk 88 kişinin cansız bedenini çıkardı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/kazakistan-arama-kurtarma-ekibi-isitme-engelli-bir-kisiyi-kurtardi/feed/ 0
Samsun’da 6 Şubat depreminin yıl dönümü anıldı https://www.haber60.com.tr/samsunda-6-subat-depreminin-yil-donumu-anildi/ https://www.haber60.com.tr/samsunda-6-subat-depreminin-yil-donumu-anildi/#respond Tue, 06 Feb 2024 05:27:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6193 Samsun’da 6 şubat depreminin yıl dönümünde, hayatını kaybedenler saat 04.17’de düzenlenen İl Afet ve Acil Durum Koordinasyon Kurulu Toplantısı’nda anıldı. Toplantıda konuşan Samsun Valisi Orhan Tavlı, “Buradan da yapacağımız çalışmalarla ders alarak deprem öldürmez, oradaki binalar öldürür. Bunu görüyoruz. Önleyici çalışmalara ağırlık vermemiz gerekiyor. Milletimiz asrın felaketini, asrın dayanışmasına dönüştürdü” dedi.

Samsun’da İl Afet ve Acil Durum Koordinasyon Kurulu Toplantısı Samsun Valisi Orhan Tavlı başkanlığında protokol üyelerinin katılımıyla Samsun AFAD İl Müdürlüğü binasında yapıldı. Toplantıda ilk olarak saatler 04.17’yi gösterdiğinde asrın felaketi olarak nitelendirilen 6 Şubat 2023 yılında meydana gelen ve 11 ilde etkili olan deprem felaketinde hayatını kaybedenler anısına saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu. Akabinde Samsun AFAD İl Müdür Vekili Nihat Seçgin 6 şubat depreminde Samsun’da yürütülen faaliyet hakkında bilgi verdi.

“Samsun 29 bin 114 afetzedeye kapılarını açtı”

Bilgiler veren Nihat Seçgin, “Afet haberinin alınmasına müteakip Valiliğimiz koordinasyonunda arama kurtarma faaliyetlerinde görev almak üzere; Osmaniye iline 5 ekip 40 arama kurtarma personeli, Kahramanmaraş ili Elbistan ilçesine 2 ekip 10 arama kurtarma personeli görevlendirildi. Görevlendirilen personellerimiz Osmaniye, Kahramanmaraş merkez ve Elbistan ilçesi ile Hatay ilinde arama kurtarma faaliyetlerini yürüttü. İlimizden, afetten etkilenen illerdeki çalışmalara destek vermek üzere 6 Şubat 2023 ile 6 Ağustos 2023 tarihleri arasında toplam 8 bin 204 kamu personeli görevlendirildi. Valiliğimiz koordinasyonunda ilimizden afet bölgesine; 508 adet hizmet aracı, 358 adet iş makinesi, ekskavatör, vinç, kamyon, kamyonet, su tankeri, itfaiye aracı loder vb. görevlendirildi. Afet bölgesinden ilimize 29 bin 114 afetzede vatandaşımız geldi. İlimize gelen afetzedelere hizmet götürmek, ihtiyaçlarını tespit etmek ve karşılamak üzere; Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğünce 9 bin 372 ailede 21 bin 277 afetzede vatandaşımız otel, misafirhane, KYK ve konutlarda ziyaret edildi. İlimize gelen afetzedelerin, iş ve meslek edindirme ihtiyaçlarını tespit etmek ve karşılamak üzere; İŞKUR İl Müdürlüğünce 5 bin 785 afetzede ile görüşülmüş olup, 320 afetzedenin istihdamı sağlandı. İlimiz Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarınca; 12 bin 29 afetzedeye 11 milyon 829 bin 972 TL nakdi, bin 221 afetzedeye 1 milyon 14 bin 306 TL ayni yardım olmak üzere, toplam 13 bin 250 afetzedeye 12 milyon 844 bin 278 TL yardım yapıldı.

Valiliğimiz himayesinde; ilimizden afet bölgesine yapılan ayni ve nakdi yardım tutarı 115 milyon 826 bin 695,89 TL, ilimizde misafir edilen afetzedelerin temel ihtiyaçlarının karşılanabilmesi (gıda, temizlik, hijyen malzemesi, iaşe vb.) amacıyla 1 milyon 395 bin 899,27 TL, ilimizden afet bölgesine dönüş yapan 2 bin 126 afetzede aileye 2 milyon 315 bin 480,4 TL yol masraf ödemesi olmak üzere toplam 119 milyon 538 bin 75,20 TL harcandı.

Hak sahipliği başvurusu için afet bölgesine gidemeyen 89 afetzede vatandaşımızın hak sahipliği ile ilgili talep ve taahhütname işlemleri ilimizde tamamlandı” dedi.

“Milletimiz asrın felaketini, asrın dayanışmasına dönüştürdü”

Toplantıda konuşan Samsun Valisi Orhan Tavlı, “Çok acı bir tecrübeydi. Çok sayıda vatandaşımız hayatını kaybetti. Bir taraftan asrın felaketini, asrın dayanışmasına dönüştürmeyi aziz Türk milleti başardı. Baştan beri yapılan çalışmalardan, konutların yapılmasına kadar hem devletimizin hem milletimiz depremzedelerimizin yanında oldu. Sonrasında kamu misafirhanelerimiz, otellerimiz, vatandaşlarımızın evleri depremzede vatandaşlarımıza açıldı. Yaraları sarmaya çalışıyoruz. Buradan da yapacağımız çalışmalarla ders alarak deprem öldürmez, oradaki binalar öldürür. Bunu görüyoruz. Yapacağımız çalışmalarla önleyici çalışmalara ağırlık vermemiz gerekiyor. Yapı stokunun çok sağlam olması, arama kurtarma görevlilerin çok önemli olduğunu ve hep birlikte yapılan bu çalışmalarla AFAD Başkanlığı’nın koordinesinde bütün kurum ve kuruluşlarının imkanlarının sahaya sürmesi, yapılacak çalışmaların sonrasında da en az hasarla depremin zararların azaltılması için çalışma yapılması önem arz etmektedir. Vatandaşlarımızın depremi duyduğu andan itibaren bölgeye akın akın gitti. Bütün kamu kuruluşlarımız Türkiye Afet Planı çerçevesinde görev yaparken, aziz Türk milletin çok kıymetli mensupları hiçbir talimat olmadan, beklenti olmadan, aracıyla gereciyle bölge halkının yanında oldu” diye konuştu.

Toplantıya Samsun bulunan kurumların müdürleri katıldı. Toplantı AFAD Başkanlık tarafından hazırlanan 6 Şubat kısa film gösteri ile son buldu. – SAMSUN

]]>
https://www.haber60.com.tr/samsunda-6-subat-depreminin-yil-donumu-anildi/feed/ 0
MEB Arama Kurtarma Birimi Üyesi Öğretmenler Afetlere Karşı Eğitim Alıyor https://www.haber60.com.tr/meb-arama-kurtarma-birimi-uyesi-ogretmenler-afetlere-karsi-egitim-aliyor/ https://www.haber60.com.tr/meb-arama-kurtarma-birimi-uyesi-ogretmenler-afetlere-karsi-egitim-aliyor/#respond Sun, 04 Feb 2024 21:03:13 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=5994 “Asrın felaketi” olarak nitelendirilen 6 Şubat tarihli Kahramanmaraş merkezli depremlerde pek çok görev üstlenen ve sayılarının 10 bine çıkarılması hedeflenen Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Arama Kurtarma Birimi (AKUB) üyesi öğretmenler, afetlere karşı 7 gün 24 saat esasıyla görev yapacak eğitimlerle donatılıyor.

Öğretmenler, AFAD ile koordineli şekilde yürütülen arama-kurtarma eğitimlerinin yanı sıra “amatör telsiz kullanımı”, “dron”, “KBRN”, “afetlerde arama, kurtarma ve tahliye eğitici eğitimi kursları”, “temel afet bilinci eğitimi”, “yangın eğitimi”, “afet farkındalık eğitimleri ve acil durum ekipleri eğitimi” alanlarında eğiticilerin yetiştirilmesi gibi çok kapsamlı eğitimlerden geçiriliyor.

“Yangın eğitimi ” alan Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesindeki MEB AKUB ekip üyesi personel ve öğretmenler, afet ve acil durumlardaki gönüllülük faaliyetlerine ilişkin AA muhabirinin sorularını yanıtladı.

Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğü AKUB Ekip Lideri Nuriye Çakar, 2021’in “Afet Eğitim Yılı” ilan edilmesi üzerine AFAD ile koordineli çalışmalar yapmak üzere Milli Eğitim Bakanlığınca 81 ilde öğretmenlerden ve personellerden oluşan AKUB ekiplerinin kurulduğunu hatırlattı.

6 Şubat’taki Kahramanmaraş merkezli deprem haberini alır almaz çalışmalara başladıklarını ve kriz masası oluşturduklarını anlatan Çakar, AFAD’ın koordinasyonunda ekipleri bölgeye arama-kurtarma faaliyetleri için yönlendirdiklerini dile getirdi.

Kriz masasında da bölgeye gönderilecek malzemelerle ilgili hazırlıkların yürütüldüğünü anlatan Çakar, “Mesai kavramı olmadan, herkes gönüllü olarak evlerine gitmeden depremin yaralarının sarılması için seferber oldu.” dedi.

Çakar, depremlerde gönüllü çalışan AKUB üyelerinin tamamının mesleğinin öğretmen olmasına değinirken, şunları söyledi:

“Öğretmenlerimizin her biri, öğrenci ve yetişkin psikolojisini anlayacak donanıma sahip. Dolayısıyla arama-kurtarma ile vatandaşların ihtiyaçlarının karşılanmasında AKUB öğretmenlerinin rolü çok önemliydi. Zaten öğretmenler olarak öğrenci ve velilerle hep iç içeydik. Çocuklarla çok kolay iletişim kurabildik, aynı dili konuşuyoruz çünkü. Öğretmenlerimiz, afetlerde bile eğitim öğretim faaliyetlerinin devam etmesi için gerekli ortamları hazır ettiler. Örneğin depremlerde de yurtlara öğrencilerin yerleştirilmesi ve ihtiyaçlarının karşılanması öğretmenlerin sorumluluğundaydı. Yemek organizasyonundan toplanan malzemelerin depolanmasına ve doğru elle ulaştırılmasına kadar ekip arkadaşlarımız çok büyük rol oynadılar.”

“AKUB üyesi olmak için çok fazla sayıda öğretmen başvuruyor”

Öğretmen Çakar, MEB AKUB üyesi öğretmenlerin bir yandan eğitim öğretim faaliyetlerine devam ederken bir yandan da gönüllü olarak arama-kurtarma eğitimleri aldıklarını belirtti.

Çakar, “MEB AKUB ekibi, her daim afetlerde ihtiyacı olanların yanında. Ekibimiz, afete uğrayanların 7/24 yanında olmak için yıl boyu eğitim alıyor.” dedi.

AKUB gönüllüsü olmanın fiziksel ve ruhsal hazırlık gerektirdiğini anlatan Nuriye Çakar, gönüllü öğretmenlerin önce MEB bünyesinde arama-kurtarma temel eğitimlerine ve ardından AFAD’da uygulamalı eğitimlere katıldıklarını bildirdi.

Çakar, şunları söyledi:

“Bu eğitimler sonunda uygun olanları AKUB ekiplerine dahil ediyoruz. Ekiplere yönelik eğitim faaliyetleri sürekli devam ediyor. Bu eğitim faaliyetleri, ekipteki her arkadaşımızın afet ve acil durumda doğru müdahale davranışlarını kazanmaları için yapılıyor. Eğitimler, deprem odaklı ancak sel, çığ, yangın ve son olarak teknolojik afetlere uzanan her türlü riski kapsıyor. Eğitimlerde, illerin afetten etkilenme potansiyeli de dikkate alınıyor. Kimi bölgelerde çığ riski kimi bölgelerde sel riski çok yüksek olabiliyor.”

Çakar, Ankara’da 6 Şubat depremlerinin ardından AKUB üyesi olmak için çok fazla sayıda öğretmenin başvurduğunu belirtti.

Ekipte arama-kurtarma, lojistik, destek hizmetleri gibi iş bölümlerinin yapıldığını bildiren Çakar, öğretmenlerin afet bölgelerinde bu iş bölümüyle hareket ettiklerini söyledi.

“MEB AKUB ekipleri olarak çok güzel bir aileyiz”

Kahramanmaraş merkezli depremlerde görev alan MEB AKUB Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğü üyelerinden öğretmen Fatma Oğuz da 2 yıldır arama-kurtarma eğitimlerine katıldığını anlattı.

Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından Malatya’da görev aldığını dile getiren Oğuz, ekip olarak arama-kurtarma, lojistik, yardım dağıtımı, çadır kurma gibi alanlarda çalıştıklarını söyledi.

Oğuz, şöyle konuştu:

“81 ildeki MEB AKUB ekipleri olarak çok güzel bir aileyiz. Depremzede halkımız da bizlere yardımcı oldu, çok duygulandığımız anlar yaşadık. Öğretmenlik mesleği zaten çok şeyin karşılığı, duruşunuz, bakışınız bile karşınızdakine çok şey katıyor. AKUB üyesi olmak merhamet ve empati duygunuzu geliştiriyor, farkındalığınızı artırıyor. Ben daha hassas, daha duyarlı bir kişiliğe sahip oldum. ‘Daha ne yapabilirim, bir fazlası ne olabilir’ diye düşünüyorum hep. ‘İyi ki bu ekipteyim’ dedim, iyi ki depremde görev aldım. Her öğretmen arkadaşımın, manevi değeri yüksek ve ulvi bir görev olarak MEB AKUB ekiplerinde yer almasını canıgönülden isterim.”

“Arama-kurtarma eğitimlerini herkese tavsiye ediyorum”

Okul müdürü Nurullah Yılmaz ise 2017’den beri AFAD gönüllüsü, 2021’den itibaren de MEB AKUB üyesi olduğunu anlattı.

Depremin hemen ardından Malatya’ya gittiklerini anlatan Yılmaz, hafif düzey arama-kurtarma çalışmalarına katıldıklarını aktardı.

AKUB ekiplerinin “asrın felaketi”nden önce kurulmasının önemini vurgulayan Yılmaz, şunları kaydetti:

“Depremden önce, afet ve acil durumlara karşı kuleden atlama, enkaza girme, canlı arama, tahliye gibi saha eğitimlerimizi almıştık. Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğü, ekibimizi çok iyi bir noktaya getirmişti. Bu eğitimler depremde bize çok fayda sağladı. Biz AKUB ekipleri olarak, böyle büyük bir depremle karşılaşacağımızı bilmiyorduk. Ancak afetler karşısında bilinçli olmak, AFAD gönüllüsü olmak, öğretmenler için de AKUB üyesi olmak çok önemli. Arama-kurtarma eğitimlerini herkese tavsiye ediyorum.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/meb-arama-kurtarma-birimi-uyesi-ogretmenler-afetlere-karsi-egitim-aliyor/feed/ 0
ASO Başkanı: Kentlerimizi depreme karşı hazırlıklı hale getirmeliyiz https://www.haber60.com.tr/aso-baskani-kentlerimizi-depreme-karsi-hazirlikli-hale-getirmeliyiz/ https://www.haber60.com.tr/aso-baskani-kentlerimizi-depreme-karsi-hazirlikli-hale-getirmeliyiz/#respond Sun, 04 Feb 2024 08:51:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=5967 Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, cumhuriyetin ikinci yüzyılında göz önünde bulundurulması gereken en önemli konunun kentleri deprem başta olmak üzere doğal afetlere karşı dirençli ve hazırlıklı hale getirmek olduğunu belirtti. Ardıç, “Çok kayıplar yaşadık, çok acılar çektik. Yaşadıklarımızdan ders alırsak depreme gücümüz yeter” dedi.

ASO Başkanı Seyit Ardıç, asrın felaketi 6 Şubat depremlerinin birinci yıl dönümü nedeniyle yayımladığı mesajda, depremde hayatını kaybedenleri bir kez daha rahmetle andı. Kahramanmaraş merkezli depremlerin hemen ardından devletin en üst makamlarıyla direkt temasa geçerek yurt çapında oluşturulan arama- kurtarma ve yardım seferberliğine nasıl katkı sağlayacaklarını istişare ettiklerini belirten ASO Başkanı Ardıç, şunları söyledi:

“6 Şubat’ta meydana gelen depremin ardından ilgili bakanlarla ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ile hemen temasa geçtiklerini ve yönetim kuruluyla ‘Deprem Afet Kriz Toplantısı’ yaptıkları ifade eden Ardıç, “Deprem sonrasında bölgeye gıda ve giyecek gibi yardımların ülke genelinde yapılacağını öngörerek, barınma sorununun nasıl çözüleceğine yoğunlaştık. Deprem bölgesinde konteyner kent kurmak için kampanya başlattık. ASO üyelerinin büyük gayretleri, fedakarlıkları ve bağışlarıyla Ankara’daki bir firmamızda ürettiğimiz, içinde 2 oda, 4 yatak, tuvalet, duş, nevresim takımı, mutfak evyesi ve ısıtıcısı da bulunan tam teşekküllü konteynerleri Hatay’a gönderdik. Konteynerlerin içindeki tüm malzemeler üyelerimiz tarafından tedarik edildi. Çocuk oyun alanlarının da yer aldığı Hatay’daki ilk konteyner kent olan, tam donanımlı ASO Yaşam Merkezi’ni faaliyete geçirdik. 300 konteynerin bulunduğu bin 500 kişilik ASO Yaşam Merkezi’nde yemekhane, çocuk eğitim ve bakım merkezi, çocuk oyun parkı ve internet ağı gibi sosyal bileşenler de yer alıyor.”

“Bölgedeki sanayi tesislerinin bir an önce faaliyete geçmesi gerektiğini için ‘tersine göç’ kampanyası başlattık”

Deprem bölgesindeki sanayicilerin taleplerini değerlendirmek ve ASO Yaşam Merkezi’ndeki son çalışmaları incelemek üzere Hatay’a bir ziyaret de gerçekleştirdiklerini belirten Ardıç, “Yönetim Kurulumuz ile birlikte Antakya Organize Sanayi Bölgesi’ne giderek, nasıl destek sağlayabileceğimiz konusunda istişarelerde bulunduk. Bölgedeki sanayi tesislerinin bir an önce faaliyete geçmesi gerektiğini için ‘tersine göç’ kampanyası başlattık” dedi.

“Depreme hazırlığımızı en üst düzeye çıkarmalıyız”

Ardıç, 6 Şubat depremleri sonrası devlet ve millet dayanışmasının bir kez daha en üst düzeyde olduğunu söyledi. Cumhuriyetin ikinci yüzyılında göz önünde bulundurulması gereken en önemli konunun kentleri deprem başta olmak üzere doğal afetlere karşı dirençli ve hazırlıklı hale getirmek olduğunu belirten Ardıç, mesajında şunları kaydetti:

“Sanayicisiyle, turizmcisiyle, sanatçısıyla, çalışanı ile yılmadan üreten, her düştüğünde daha güçlü bir şekilde ayağa kalkmasını bilen insanların yaşadığı çok kıymetli bir ülkemiz var. Ancak bu güzel vatanımızın bir deprem ülkesi olduğu gerçeğini asla unutmamamız gerekiyor. Bugüne kadar çok kayıplar ve acılar yaşadık. Deprem ve doğal afetler nedeniyle yaşanan can kayıpları ve hasarı minimize edebilmemiz mümkün. Bilim insanlarının uyarılarını dikkate alarak, olası afetler için ne ölçüde hazırlıklı olduğumuzu belirlememiz ve eksiklerimizi tamamlayarak, hazırlık seviyemizi en üst düzeye çıkarmamız gerekiyor. Yaşadıklarımızdan ve hatalarımızdan ders alırsak, gücümüz depreme yeter.” – ANKARA

]]>
https://www.haber60.com.tr/aso-baskani-kentlerimizi-depreme-karsi-hazirlikli-hale-getirmeliyiz/feed/ 0
Düzce’deki TOKİ konutlarında son durum: “Mayıs ayında teslimini planlıyoruz” https://www.haber60.com.tr/duzcedeki-toki-konutlarinda-son-durum-mayis-ayinda-teslimini-planliyoruz/ https://www.haber60.com.tr/duzcedeki-toki-konutlarinda-son-durum-mayis-ayinda-teslimini-planliyoruz/#respond Sun, 28 Jan 2024 21:00:21 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=5306 Düzce’deki TOKİ konutlarında son durum: “Mayıs ayında teslimini planlıyoruz”

DÜZCE – Düzce’de “İlk Evim, İlk İş Yerim” projesi çerçevesinde yapılacak bin 100 konut ile 676 afet konutunda inşa çalışmaları hummalı şekilde devam ediyor. Düzce Valisi Selçuk Aslan, “Düzce merkezinde 634, Cumayeri’nde de 204 olmak üzere toplam 838 konutumuzun nasip olursa 2024 yılı mayıs ayında teslimini planlıyoruz” dedi.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile TOKİ eliyle hayata geçirilen Cumhuriyet tarihinin en büyük sosyal konut hamlesi “İlk Evim, İlk İş Yerim” projesi çerçevesinde Düzce’ye bin 100 konut yapılması kararlaştırılmıştı. 2022-2023 yılları arasında sel ve 5,9 büyüklüğünde deprem afeti geçiren kentte, birçok evde ağır hasar meydana gelmesinin ardından, yapılması planlanan bin 100 konutun üzerine 676 afet konutu da eklendi. Böylelikle şehirde TOKİ eliyle yapılacak konut sayısı bin 776 oldu.

Vali Selçuk Aslan, Düzce Merkez Kirazlı Mahallesi’nde devam eden ve sona yaklaşan konut projesini yerinde inceledi. Bahçe düzenleme ve iç düzenleme çalışmalarını inceleyen Vali Selçuk Aslan, AFAD İl Müdürü Ali Kartal ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Nurhan Kartal’dan bilgiler aldı. Kirazlı Mahallesi’ndeki 634 konut, iş merkezi, cami ve okul bulunduğu öğrenildi.

838 konut mayıs ayında teslim edilecek

Öte yandan, TOKİ projesinin Merkez’in yanı sıra, Akçakoca, Cumayeri, Çilimli, Yığılca, Gümüşova, Gölyaka ve Kaynaşlı ilçelerinde de devam ettiği; Merkezde 634, Cumayeri’nde 204 olmak üzere toplam 838 konutun bu yılın mayıs ayında teslim edilmesinin planlandığı bildirildi.

“Afet konutları da bu projede yapıldı”

İncelemelerinin ardından açıklamalarda bulunan Vali Aslan, “İlimizde bin 100 konut yapılmasına ilişkin planlama çalışmalarımız oldu. Akabinde 23 Kasım 2022 tarihinde yaşadığımız deprem ve onun sonrasındaki sel afeti ortaya çıkınca, bu afetlerde de bazı vatandaşlarımızın konutlarının hasarı dikkate alındığında, hak sahibi olan bu vatandaşlarımızın da konutlarının bu proje içerisinde değerlendirilmesi şeklinde bir görüş ortaya çıktı. Afet konutlarının da bu proje içerisinde yapımı kararlaştırıldı. Böylece bin 100 olan Düzce’deki konut sayısını bin 776 olarak revize ettik” dedi.

“838 konutumuzun mayıs ayında teslimini planlıyoruz”

Vali Selçuk Aslan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Bugüne kadar ilimiz Düzce Merkez Kirazlı bölgesinde, Akçakoca, Cumayeri, Çilimli ve Yığılca ilçelerimizde konutlarımızın ihaleleri tamamlandı. Bugüne kadar bin 369 konutumuzun ihalesi yapıldı. Düzce merkezinde 634, Cumayeri’nde de 204 olmak üzere toplam 838 konutumuzun nasip olursa 2024 yılı mayıs ayında teslimini planlıyoruz. Hummalı çalışmalar devam ediyor. Diğer ilçelerimizdeki 531 konutumuzun da nasip olursa 2024 yılının sonuna kadar teslim edilmesi planlanıyor. Devamında 407 konutumuzun ise ihale iş ve işlemleri şu anda son aşamaya gelmiş durumdadır. Gümüşova, Gölyaka ve Kaynaşlı ilçelerimizde olacak. Çok yoğun ve hummalı şantiye çalışması içerisinde vatandaşlarımızın konutlarına ulaşması konusunda yoğun bir emekle bizlerde koşturuyoruz. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği ile AFAD ekiplerinin çalışmalarıyla burada hızla çalışmalar yapıldı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/duzcedeki-toki-konutlarinda-son-durum-mayis-ayinda-teslimini-planliyoruz/feed/ 0
İzmir’de AFAD Yerlileştirme Projesi Tanıtım Toplantısı Düzenlendi https://www.haber60.com.tr/izmirde-afad-yerlilestirme-projesi-tanitim-toplantisi-duzenlendi/ https://www.haber60.com.tr/izmirde-afad-yerlilestirme-projesi-tanitim-toplantisi-duzenlendi/#respond Tue, 23 Jan 2024 21:15:23 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=4683 İzmir’de ‘AFAD yerlileştirme projesi İzmir tanıtım toplantısı’ düzenlendi. Toplantıda sanayide yerli üretim ve deprem konusu ele alındı.

Proje ve alım garantisi detaylarının aktarıldığı ‘Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) yerlileştirme projesi İzmir tanıtım toplantısı’, İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi Bölge Müdürlüğü Atatürk Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi.

Programın açılış konuşmasını yapan Atatürk Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Cenk Karace, “1999 depreminin izlerini hala taşırken senesinin dolmasına sayılı günler kala 6 Şubat depreminde yaşanan arama kurtarma süreçlerini hep birlikte takip etmiştik. Binlerce yuvayı sevdiklerine kavuşturan AFAD ekiplerinin mücadelesini gördük. Ne mutlu bizlere ki felaketlerin ardından var gücüyle insan üstü çaba gösteren AFAD çalışanları, bu olaylar yaşanmadan önce alınabilecek önlemleri aldılar. Afet öncesi hazırlık ve zarar azaltma, afet öncesinde yapılacak müdahale ve afet sonrasındaki iyileştirme çalışmalarının yönetim ve koordinasyonunu gerçekleştirmeyi hedefleyen AFAD’ın faaliyetleri dahilinde ihtiyaç duyduğu ekipmanların, yerli üreticiden tedarik etme projesini de yürekten kutluyorum. Fakat zor ekipmanlar da bulunuyor. Ciddi teknoloji barındıran ürünler var. Bu çalışma ile ekonomimiz ve sanayimiz kazanırken diğer taraftan kaliteli Türk malları ile kullanılan ekipmanların dayanıklılığı artırılmış olacaktır” dedi.

Toplantıda söz alan Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar da, “6 Şubat depreminde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diliyorum. O bölgede deprem olduktan sonra yaklaşık 5 gün orada kalarak bütün deprem bölgesini gezdim. Türkiye’deki AFAD sayısı normal olması gereken sayının binde 1’i civarında. Biz de deprem geçirmiş bir şehiriz. Birçok binamız çöktü ve geri kalan binalarda hasar oluştu. Uzun zamandır kırılmayan bir fay var. Bu fayın kırılma beklentisinin yaşandığı bir yeriz. Deprem bizde 1-2 ay konuşuluyor. Sonra deprem gündemden kalkıyor. Deprem konusu sadece AFAD’dan beklenerek çözüm bulunması gereken konu değil. Bunun bir de ekipman ayağı, diğeri de çalışan ayağı var” açıklamalarında bulundu.

“2 bin 932 kadro tahsisi yapıldı”

Bir enkazda 75 kişinin çalışması gerektiğine vurgu yapan Afetlere Müdahale Genel Müdürü Dr. Sadi Ergin ise şu ifadelere yer verdi:

“6 Şubat depremlerine yakalandığımızda 2 bin 800 arama kurtarma teknisyeni arkadaşımız vardı. Yaklaşık bine yakını son 1 yılda alınmış arkadaşlarımız. 39 bin binanın yıkıldığı 26 bin enkazda canlı araması yapıldığı bir durumda 2 bin 800 kişi ve 11 ilde arama yapan arkadaşlarımızı düşünürsek 2 bin 800 kişi ile mücadele vermemiz gerekirdi. Bir enkazda 75 kişi çalışması gerekir. Aynı anda bütün enkazlarda arama kurtarma çalışması yapabilmemiz için 1 milyon 952 bin personele ihtiyacımız vardı. Bütün devletlerde profesyonel arama kurtarma personeli sayısı ise 800 bindir. 2 bin 932 kadro tahsisi yapıldı. Yaklaşık 6 bin kapasiteye ulaşacağız. Kamu kurumları ve devletlerin çok güçlü kapasitesi var. Bunlardan istihdam edebileceğimiz 100 bin arama kurtarma arkadaşımızın, kamu kurumlarımızdan, STK’lardan tahsisine gidiyoruz. Bakanlıklarımızın bütün kapasitelerini, genç dinamik, arama kurtarma faaliyetlerinde katkı sunabilecek, tecrübesiyle madencilerimiz, kısaca bu sayıyı planladık. O program dahilinde de yaza kadar bu arkadaşlarımızın tüm ihtiyaçlarımızı temin etmemiz gerekiyor. Biz bu 100 bin kişiyi, aldığımız, ürettiğimiz malzemelerle eğiteceğiz. Şu ana kadar 40 bin civarında eğitim verdiğimiz arama kurtarma görevlisi arkadaşlarımız oldu. Bu arkadaşlarımız enkazda çalışacak kültürü edinecek, her türlü yöntemi öğrenmiş olacak. Beklentimiz sizin katkınız, bizlere omuz vermeniz. Biz dersimize hazırız, ödevimizi yaparız.”

Toplantının ardından katılımcılara afet esnasında kullanılan malzemelerin tanıtımı yapıldı.

Toplantıya, Afetlere Müdahale Genel Müdürü Dr. Sadi Ergin, Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar ve Atatürk Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Cenk Karace katıldı. – İZMİR

]]>
https://www.haber60.com.tr/izmirde-afad-yerlilestirme-projesi-tanitim-toplantisi-duzenlendi/feed/ 0
MEB AKUB Ekiplerinin Eğitimleri İçin AFAD İşbirliğiyle Eğitim Merkezleri Kurulacak https://www.haber60.com.tr/meb-akub-ekiplerinin-egitimleri-icin-afad-isbirligiyle-egitim-merkezleri-kurulacak/ https://www.haber60.com.tr/meb-akub-ekiplerinin-egitimleri-icin-afad-isbirligiyle-egitim-merkezleri-kurulacak/#respond Tue, 23 Jan 2024 09:09:17 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=4656 Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB), 6 Şubat’taki Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen 11 ilde, arama kurtarma ve lojistik destek çalışmalarına katılan ve tamamı öğretmenlerden oluşan MEB Arama ve Kurtarma Birimi (AKUB) ekiplerinin eğitimleri için 10 ilde AFAD işbirliğiyle eğitim merkezi kurulacak.

AA muhabirinin Bakanlık yetkililerinden aldığı bilgiye göre, 2021 yılının “Afet Eğitim Yılı” olarak ilan edilmesi üzerine Milli Eğitim Bakanlığınca 81 ilde tamamı öğretmenlerden oluşan AFAD ile koordineli çalışmalar yapmak üzere MEB AKUB kuruldu.

MEB, öğrenci, öğretmen ve velilere yönelik bilgilendirme faaliyetlerinin düzenlenmesi, afet ve acil durum ekiplerinde görevlendirilecek personele eğitimlerin verilmesi, yarışma, eğitim ve seminerler organize edilmesi, afiş ve broşürlerin hazırlanması, öğretmen, çalışan ve öğrencilere yönelik ilk yardım eğitimlerinin afet ve acil durumlarda oluşturulan merkezlerle irtibat kurarak ihtiyaç duyulacak kaynakların önceden belirlenmesi gibi çeşitli alanlarda daha önceki çalışmalarını, AKUB ekipleriyle daha da ileriye taşıdı.

Eğitim kurumlarında afete hazırlık kültürünün geliştirilmesi, afet ve acil durumlara yönelik gönüllülüğün yaygınlaştırılmasıyla afet öncesi, sırası ve sonrasında öğrenci ve çalışanlara doğru davranış şekillerinin kazandırılması, afet ve acil durum okul planlarının hazırlanması ve uygulanması gibi çalışmalar yapan MEB AKUB ekipleri, kurulduğunda 81 ilde 25 asil 5 yedek gönüllü ile 83 ekiple başladı.

6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerden sonra Bakanlık taşra teşkilatı birimlerinde il ve ilçe bazlı çalışmalar sonucu MEB AKUB üyesi öğretmen sayısı 2 bin 500’e ulaştı, ayrıca 2 bin 500 gönüllüyle toplam 5 bine ulaştı.

Öğretmenler, depremde sahadaydı

MEB AKUB ekipleri, 6 Şubat’taki Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen 11 ilde arama kurtarma ve lojistik destek çalışmalarına katıldı.

Ekipler, ayrıca başta çadır kurulması olmak üzere deprem bölgesine gönderilen yardımların boşaltılması, depolanması, dağıtılması ve yemek yapılması ve dağıtılması gibi ihtiyaç duyulan her alanda görev yaptı.

AKUB ekibi, deprem bölgesinin ihtiyacı olan afet ve acil durum yönetim merkezine ulaşan taleplere göre il ve ilçe ekip eksikliğinin giderilmesi, malzeme ihtiyacı, enkaz bölgesinde operasyon gerektiren ihbarların takibi ve bölgeye yönlendirilmesi gibi çalışmalar da yaptı.

Bakanlık, depremlerin ardından ekiplerin eğitimlerine de hız verdi.

AFAD tarafından 81 AKUB liderine “Depremde Arama Kurtarma Eğitici Eğitmenliği Kursu” düzenlendi.

Eğitimler çeşitlenecek

AKUB ekiplerine AFAD ile koordineli şekilde yürütülen arama kurtarma eğitimlerinin yanı sıra geçen yıl başlatılan “amatör telsiz kullanımı”, “dron”, “KBRN”, “afetlerde arama, kurtarma ve tahliye eğitici eğitimi kursları”, “temel afet bilinci eğitimi”, “afet farkındalık eğitimleri ve acil durum ekipleri eğitimi” alanlarında eğiticilerin yetiştirilmesi yönünde çalışmalar da hız kazandı.

MEB AKUB operasyon kabiliyetlerini artırmak ve afete daha hazır hale gelmek üzere MEB ile Dağcılık ve Oryantring Federasyonları arasında işbirliği yapılarak eğitim, tatbikat, senaryoya dayalı yarışma ve diğer etkinliklerin düzenlenmesini hedefleyen işbirliği çalışmaları planlanıyor.

Ayrıca Ankara, İstanbul, İzmir, Rize, Erzurum, Sivas, Adana, Bursa, Antalya ve Diyarbakır olmak üzere 10 ilde AFAD işbirliğiyle eğitim merkezleri oluşturulacak. Eğitim merkezlerinde öğretmenler ve personele depremde arama kurtarma eğitimleri AKUB liderlerince verilecek.

Bakanlık, 17 Ağustos’a kadar toplam MEB AKUB üye sayısını 10 bine çıkarmayı planlıyor.

MEB ayrıca AFAD işbirliği ile “Okulum Afete Hazır Yarışması” planlıyor. Yarışmanın haziran ayında final etabının gerçekleştirilmesi planlanıyor.???????

]]>
https://www.haber60.com.tr/meb-akub-ekiplerinin-egitimleri-icin-afad-isbirligiyle-egitim-merkezleri-kurulacak/feed/ 0
Kartal Belediyesi Muhtarları Aşevi ve Afet İşleri Müdürlüğü’nde Ağırladı https://www.haber60.com.tr/kartal-belediyesi-muhtarlari-asevi-ve-afet-isleri-mudurlugunde-agirladi/ https://www.haber60.com.tr/kartal-belediyesi-muhtarlari-asevi-ve-afet-isleri-mudurlugunde-agirladi/#respond Sat, 20 Jan 2024 07:45:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=4280

Kartal Belediyesi, ilçede görev yapan 20 mahalle muhtarını, Kartal Belediyesi Neriman-Sami Türkdoğan Aşevi-Gıda Bankası ve Afet İşleri Müdürlüğü’nde ağırladı.

Kartal Belediyesi Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü’ne bağlı olarak faaliyet gösteren Neriman-Sami Türkdoğan Aşevi ve Gıda Bankası’nı ziyaret eden Kartallı muhtarlar, yetkili gıda mühendislerinden bilgi aldı. Ardından Afet İşleri Müdürlüğü ziyaret eden muhtarlara, Kartal Belediyesi’nin afetlere yönelik yaptığı faaliyetler ve toplanma alanları bir sunum eşliğinde aktarılarak yapılan uygulamalı eğitimler anlatıldı.

Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel’i temsilen Başkan Yardımcı Mustafa Ağdaş’ın da katıldığı programda muhtarlara aşevinin üretim yapıldığı alanlar özel kıyafet ve hijyen kurallarına uyularak gezdirildi. Her gün yoğun bir çalışma programıyla hizmet veren Kartal Belediyesi Neriman-Sami Türkdoğan Aşevi ve Gıda Bankası’nı ziyaret eden Kartallı Muhtarları, Sosyal Yardım İşleri Müdürü Gamze Yavuzer ve Aşevi Sorumlusu Özlem Doğan karşıladı. Kartal Belediyesi Başkan Yardımcısı Mustafa Ağdaş ve Muhtarlıklar Müdürü Banu Kocadağ’ın da eşlik ettiği muhtarlar, önce hijyen istasyonunda ellerini yıkadı, ardından bone, önlük ve galoştan oluşan hijyen önlemlerini yerine getirerek aşevinin bölümlerini inceledi.

65 YAŞ ÜSTÜ VE İHTİYAÇ SAHİBİ VATANDAŞLARA HER GÜN SICAK YEMEK SERVİSİ

Kartal Belediyesi Başkan Yardımcısı Mustafa Ağdaş, maddi olanaksızlık veya sağlık nedenleri ile Kartal Belediyesi Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü’ne başvuran 65 yaş üstü ihtiyaç sahibi vatandaşlara aşevinde hazırlanmış yemeklerin her gün sıcak bir şekilde servis edildiğini açıkladı.

“DEPREM BÖLGESİNDE DE HİZMET VERDİK”

Geçen yıl yaşanan deprem felaketinin ardından üç ay boyunca deprem bölgesinde depremzede vatandaşlara hizmet verdiklerini belirten Başkan Yardımcısı Ağdaş, Neriman-Sami Türkdoğan Aşevi’ne bağlı personelin sıcak yemek çıkararak ve mobil ikram araçları ile depremzedelerin yanında olduklarını söyledi. Aşevi’ne bağlı faaliyet gösteren Gıda Bankası’nda da Kartallı vatandaşların ve sivil toplum kuruluşlarının bağışlarının ihtiyaç sahibi ailelere ulaştırılmasını sağladıklarını belirtti.

“İHTİYAÇ SAHİBİ VATANDAŞLARIMIZIN YANINDAYIZ”

Aşevinde günlük 2000 porsiyon sıcak çorba, 1500 porsiyon sıcak yemek ve cenaze için hazırlanan pidelerin üretildiği alanları inceleyen muhtarlara Aşevi Sorumlusu Gıda Mühendisi Özlem Doğan bilgi verdi. Aşevinde, her gün metro istasyonları, oto sanayi ve Marmara Üniversitesi Mehmet Genç Külliyesi önünde vatandaşlara ikram edilmek üzere 2 bin porsiyon sıcak çorbanın üretildiğini belirtti. Ayrıca 1200 kreş öğrencisi ve 300 ihtiyaç sahibi aile için sıcak yemek üretildiği kaydeden Doğan, yemeklerin özel paketleme sistemi ile ihtiyaç sahibi vatandaşların evlerine kadar ulaştırıldığını aktardı. Ramazan ayında sahur ve iftar yemeklerinin de aşevinde üretildiğini belirten Doğan,  Kartal’da günlük ortalama 8-10 cenaze için taziye evlerine sıcak pide üretilerek ayran ile birlikte gönderildiğini söyledi.

ENGELLİ VATANDAŞLARIA DOĞUM GÜNÜ PASTASI

Sosyal Yardım İşleri Müdürü Gamze Yavuzer, mahalle muhtarlarının ihtiyaç sahibi aileleri belediyeye bildirmelerini söyledi. Gerekli incelemenin ardından ihtiyaç sahibi olanlara günde 3 öğün yemek gönderildiğini aktardı. Aşevinde her gün engelli bireyler için ortalama 20 doğum günü pastası da yapıldığını ve bunların adreslerine ulaştırılarak doğum günlerinin kutlandığını belirtti.

AFET İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ’NÜN ÇALIŞMALARI ANLATILDI

Kartallı muhtarlar, aşevi programının ardından Afet İşleri Müdürlüğü’nü ziyaret etti. Afet İşleri Müdürü Ozan Haydar Selmanpakoğlu, belediyenin lojistik deposu il eğitim alanlarını gezdirerek yaptıkları faaliyetleri anlattı. Afet Koordinasyon Merkezi’nde düzenlenen toplantıda ise  olası afetlere karşı hazırlıklı olmak gerektiğini ifade etti. Toplanma alanları ve yeni afet altyapıları ile ilgili bilgi verdi. Yaklaşık 2 saat süren bilgilendirme toplantısı ve ziyaretin ardından Kartal Belediyesi Başkan Yardımcısı Mustafa Ağdaş tarafından muhtarlara günün anısına saat hediye edildi.

]]> https://www.haber60.com.tr/kartal-belediyesi-muhtarlari-asevi-ve-afet-isleri-mudurlugunde-agirladi/feed/ 0 Edirne’de Afet Gönüllüleri Eğitim Alıyor https://www.haber60.com.tr/edirnede-afet-gonulluleri-egitim-aliyor/ https://www.haber60.com.tr/edirnede-afet-gonulluleri-egitim-aliyor/#respond Fri, 19 Jan 2024 21:15:29 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=4226

MARMARA Bölgesi’nde beklenen olası büyük depremde önemli rol oynayacak Edirne’de, profesyonel eğitimli afet gönüllüleri oluşturulmaya başlandı. Gönüllülerin 1 yıllık eğitim sonunda profesyonel ekiplerle arama kurtarma çalışmalarına katılmaya hazır hale geleceğini söyleyen Mahalle Afet Gönüllüleri Acil Müdahale Derneği (MAG/AMESAR) İl Temsilcisi Tuğberk Emre Aktaş, “Özellikle 6 Şubat’taki depremden sonra mahallede yaşayanların ne kadar önem kazandığını gördük. Çalışmalarımız mahalle özelinde devam edecek. Şu anda ilk hedefimiz en az 100 gönüllüye ulaşmak” dedi.

Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından arama-kurtarma faaliyetlerinin önemi bir kez daha arttı. Olası Marmara depremi sonrasında önemli rol oynayacak Edirne’de ise AFAD ve MAG/AMESAR iş birliğiyle ‘Mahalle Afet Gönüllüleri’ projesi hayata geçirildi. Kentte 3 pilot mahallede uygulamaya konulan projeye 42 gönüllü başvurdu. Deprem ve birçok afette profesyonel olarak görev alacak vatandaşlara, AFAD İl Müdürlüğü’nde uzman ekipler tarafından eğitim verilmeye başlandı.

MAG/AMESAR İl Temsilcisi Tuğberk Emre Aktaş, gönüllülerin 36 saatlik teorik ve 220 saatlik pratik olmak üzere 1 yıllık eğitim sürecinden geçtikten sonra ekiplerle, afetlerde arama-kurtarma çalışmalarına katılmaya hazır hale geleceğini söyledi. Bünyelerinde toplamda 19 arama-kurtarma uzmanı olduğunu, 6 Şubat depreminin ardından bu sayıyı artırmak için projeyi hayata geçirdiklerini anlatan Aktaş, “Edirne’deki derneğimizi 2019 yılında kurduk. İlk başta acil müdahale ekipleri olarak görev yapıyorduk. Mahalle bazında değildi çalışmalarımız, tamamen il genelinde gönüllülük esasına göreydi. 6 Şubat sonrası çalışmalarımız hız kazanınca bu yıl da Mahalle Afet Gönüllüleri projemizi hayata geçirdik. İlk başta 3 pilot mahalle olmak üzere daha sonrasında ilçelerimizle birlikte tüm mahallelerimize uygulayacağız” dedi.

‘1 YIL SONUNDA PROFESYONEL EKİPLERLE ÇALIŞMALARA KATILABİLECEKLER’

Aktaş, açıklamasında, “Özellikle 6 Şubat sonrası mahallede yaşayanların ne kadar önem kazandığını gördük. Bundan sonraki çalışmalarımız dolayısıyla mahalle özelinde devam edecek. 6 Şubat’ta kurumumuz da depremde görev yaptı. Edirne’den 19 gönüllümüz gitti. Şu anda ilk hedefimiz bu 19 gönüllüyü 100 gönüllüye çıkarmak, daha sonrasında da 500 gönüllüye çıkmak. Bu kapsamda vatandaşlar 36 saat teorik, 220 saat de sahada eğitim alacaklar. Sonunda mahalle afet gönüllümüz, profesyonel ekiple büyük afetlere gidip burada çalışmalara katılabilecek” diye konuştu.

‘PROFESYONEL OLMAK ÇOK FARKLI’

Derneğe 1,5 yıl önce katılan Trakya Üniversitesi öğrencisi Umut Varlı, özellikle afet durumlarında gönüllülük esasının önemini vurgulayarak, “Türkiye’de herkesin gönüllülük çalışmalarına katılması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü olası bir olayda birlik ve beraberlik ihtiyacı duyulduğunda bu çok önemli hale geliyor. Bunun dışında sadece arama-kurtarmacı olmak değil afetzede olmak da yaşanabilecek bir durum ve bu şekilde ekiplere üye olarak gerçekten afet durumunda ne yapılacağını öğreniyorsunuz. Bu eğitimlerin de çok olumlu olduğunu düşünüyorum. Çünkü Türkiye’nin buna çok ihtiyacı var, bu konuda eksik durumdayız. Çok fazla sayıya ulaşsak da profesyonel olmak çok farklı bu konuda. Bu konuda eğitimli olmak için herkesin üye olması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

‘EVDE OTURUP İZLEMEK İNSANIN İÇİNİ ACITIYOR’

Projede gönüllü olarak eğitim almaya başlayan Hamit Babayiğit, “Ailem İstanbul’da yaşıyor ve olası İstanbul depreminde elimden bir şey gelebilmesi adına bu eğitimleri almak istedim. 6 Şubat’taki depremlerde evde oturup sadece izleyebildik ve bu insanın içini parçalayan bir durum. En azından orada insanlara yardım etmek, ufacık da olsa bir taş kaldırabilmek isterdik. Alacağımız eğitimler bu konuda bize profesyonel olarak işimize yarayacak” diye konuştu.

‘BİR NEBZE DE OLSA YARDIM ETMEK İSTİYORUZ’

?Gönüllülerden Elif Gülhan da “Son yaşanan 6 Şubat depreminden hepimiz çok etkilendik. Önümüzde de olası bir Marmara depremi söz konusu, en yakın şehir olarak da biz varız. Bununla alakalı biraz da olsa birilerine yardımcı olabilmek istiyoruz. Bunun için bu eğitime katıldım. Bir can bile kurtarabilirsek bizim için büyük mutluluk olur” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/edirnede-afet-gonulluleri-egitim-aliyor/feed/ 0
Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, kentsel yenilenme projesini açıkladı https://www.haber60.com.tr/beylikduzu-belediye-baskani-mehmet-murat-calik-kentsel-yenilenme-projesini-acikladi/ https://www.haber60.com.tr/beylikduzu-belediye-baskani-mehmet-murat-calik-kentsel-yenilenme-projesini-acikladi/#respond Sun, 31 Dec 2023 07:09:11 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=1716

Afetlerle mücadele kapsamında alınan önlemleri ve yapılan çalışmaları konuk olduğu televizyon programında anlatan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, “Önümüzdeki döneme dair komşularımıza bir müjde vermek istiyorum. Çok büyük bir kentsel yenilenme projesini hayata geçireceğiz. Proje Beylikdüzü’nün üç mahallesini ve yaklaşık 150 bin nüfusun yaşadığı bir bölgeyi kapsayacak. Üç mahallenin tamamını Avrupai bir kente dönüştüreceğiz” dedi.

Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, bir televizyon programının konuğu oldu. Afetlerle mücadele kapsamında, Kahramanmaraş merkezli iki büyük depremin ardından Hatay İskenderun’da belediye tarafından oluşturulan çadır kentte yaptıkları çalışmalar ile olası İstanbul depremine karşı yapılan hazırlıkları ve Beylikdüzü’nde devam eden kentsel dönüşüm sürecini kamuoyuyla paylaşan Çalık, ‘Beslenme Saati’ uygulamasına da değindi.

“FENERBAHÇE VE GALATARASAY KULÜPLERİNİ YÜREKTEN KUTLUYORUM”

Programın başlangıcında Suudi Arabistan’daki Süper Kupa maçında yaşanan olaylara değinen Çalık, “Türkiye Cumhuriyeti’nin iki onurlu takımı sahaya çıkıyor, Atatürk tişörtleriyle ‘Yurtta Sulh Cihanda Sulh’ diye tüm dünyaya mesaj veriyor. Ancak buna izin vermeyen bir yönetim anlayışı var. Ben Fenerbahçe ve Galatarasay kulüplerini yürekten kutluyorum. Mevzu bahis vatansa, mevzu bahis Gazi Mustafa Kemal Atatürk’se eğer bizim için gerisi teferruattır. Takımlarımız çok onurlu bir duruş sergilediler, hepsine çok teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

“AFETLERE KARŞI HAZIRLIKLARIMIZI YAPIYORUZ”

Programda olası afetlere karşı yapılan çalışmalara da değinen Çalık, “Ben hep şehirlere kafa yordum. Kentler afetlere karşı nasıl daha hazır hale gelir, dirençli kentleri nasıl inşa edebiliriz, nasıl modeller ortaya koyabiliriz diye. Biz ‘Beylikdüzü Aklı’ ile bir afet yönetim modeli ortaya koyduk. Afet yönetim merkezimizi inşa ettik. Afet anında çok ihtiyaç duyduğumuz ‘Beylikdüzü Mutfak’ı inşa ettik. Afet sonrasından da gelen yardımların tasnif edileceği bir yere ve barınma alanına ihtiyacımız var diyerek Pazar İstanbul Afet Sonrası Lojistik Destek Merkezi ve Kapalı Barınma Alanı’nı hayata geçirdik. Yine ülkemizde bir ilki hayata geçirerek, en önemlisi belki birçok belediyeye örnek olacak Afet ve Acil Durum Müdahale Konteyneri ve geçici barınma sorununu çözmek için Modüler Yaşam Evi’ni hayata geçirdik. Bununla birlikte teknoloji tabanlı yönetim sistemi oluşturduk. Bunu sadece deprem zamanı değil diğer tüm afetlerde de kullanıyoruz. Afetlere karşı hazırlıklarımızı yapıyoruz. Bizler Beylikdüzü’nde yaşamı dayanışmayla iyileştirmeye, kentimizi hazırlıklı ve dayanıklı hale getirmek için çalışmaya devam edeceğiz” dedi.

“ÇOK BÜYÜK BİR KENTSEL YENİLENME PROJESİNİ HAYATA GEÇİRECEĞİZ”

Konuşmasında, kentsel dönüşüm meselesinin çok önemli olduğuna ifade eden Çalık, “En önemlisi dirençli kent oluşturma meselesidir. Benim arzu ettiğim, Beylikdüzü kenti kendi kendine yetebilen bir kent haline dönüşsün. Her türlü olumsuzluklara karşı dirençli, dayanıklı ve sürdürülebilir bir kent olsun. Birçok yerde kentsel dönüşümü teşvik ediyoruz. KİPTAŞ’la birlikte yürüttüğümüz dönüşüm projelerimiz var. Kentin yenilenmesini çok önemsiyoruz. Bir taraftan da kentin geleceğine dair de emin adımlar atılması lazım. Maalesef kentlerimiz hep birbirine benziyor. Önümüzdeki döneme dair komşularımıza bir müjde vermek istiyorum. Çok büyük bir kentsel yenilenme projesini hayata geçireceğiz. Beylikdüzü ‘nün üç mahallesini ve yaklaşık 150 bin nüfusun yaşadığı bir bölgeyi kapsayacak. Üç mahallenin tamamını Avrupai bir kente dönüştüreceğiz. Benim Avrupa’da örnek aldığım şehirlerden bir tanesi Barselona’dır. Çok güzel şekillenmiş teknik kadroların muazzam bir planlamasıyla ortaya çıkmış. Kentlerimizi yenilerken parsel ve ada bazında değil, mahalle bazında dönüşüm gerçekleştirelim. Beylikdüzü’nde insanların yaşamaktan mutlu olacağı bir kent inşa edeceğiz” diye konuştu.

“HİÇBİR ÇOCUĞUN KADERİ YOKSULLUK VE AÇLIK OLAMAZ”

Onlarca projeyi Beylikdüzü’nde hayata geçirdiklerini de belirten Çalık, “Beslenme Saati projesiyle onur duyduğum kadar hiçbiri ile onur duymadım. Çünkü biz ihtiyaç sahibi ailelerin çocuklarına hiçbir yerinde belediyenin reklamını yapmadan, belediye başkanının ismini yazmadan gıda paketleri ulaştırıyoruz. Paketleri Beylikdüzü Mutfak’da hazırlıyoruz. Bugüne kadar toplam 2 bin 815 çocuğumuza her gün bu gıda paketlerini ulaştırdık. Hiçbir çocuğun kaderi yoksulluk ve açlık olamaz. Şayet adil, vicdanlı, adaletli ve hakkaniyetli insanları yönetim mekanizmalarına seçebilirsek, bu ülkenin toprakları bu ülkenin bütün evlatlarını doyurur. Biz, yerel yönetim olarak devletin, hükümetin yapması gereken bir sosyal adalet projesini kendi imkanlarımızla yapıyoruz” dedi.

Program, Çalık’ın “Sözüm olsun mutluluğu Beylikdüzü’nde planlamaya devam edeceğim” ifadeleri ile sona erdi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/beylikduzu-belediye-baskani-mehmet-murat-calik-kentsel-yenilenme-projesini-acikladi/feed/ 0