KOYUN SÜRÜSÜ TİPİYE YAKALANDI
Olay, ilçeye bağlı Berendi köyü Yurt Pınarı Sağcabükü mevkiinde yaşandı. Edinilen bilgiye göre, yayladan dönmekte olan 900 koyunun bulunduğu sürü tipiye yakalandı. Koyun sürüsünün çobanları Erdal A. ve Mehmet T.’nin 112 Çağrı Merkezini arayarak yardım istemeleri üzerine bölgeye jandarma ve İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD) ekipleri sevk edildi.
350 KOYUN VE EŞEK TELEF OLDU
Bölgeye güçlükle ulaşan ekipler, tipide kaybolan koyun sürüsünü saatler sonra bulabildi. Sürüdeki eşek ve 350 koyunun donarak telef olduğu belirlendi. Ekipler, daha sonra çobanlar ile sağ kalan koyunları kurtararak köye getirdi.
Yaylada bine yakın koyunun tipide mahsur kaldığı ve kurtarılmaları için yardım beklendiği öğrenildi.

Hayvan HaklarıDoğal AfetlerJandarmaAyrancıkaraman3-sayfaGüncelTarımÇevreAFAD
Haber Kaynak : HABERLER.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>TOKAT’ta ormanda kaybolan Alzheimer hastası Mehmet Akar (83), jandarma ve AFAD ekiplerinin arama çalışmasıyla 24 saat sonra bulundu.
Niksar ilçesi Yeşilkaya köyünde yaşayan Alzheimer hastası Mehmet Akar, dün sabah evden ayrıldı. Akar’dan haber alamayan ailesinin ihbarı üzerine bölgeye İlçe Jandarma Komutanlığı ve AFAD ekipleri sevk edildi. Ekipler ile köylüler, geniş bir alanda arama çalışması başlattı. Mehmet Akar, 24 saat sonra ormanda bitkin halde bulundu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>Kars AFAD İl Müdürlüğü tarafından Sarıkamış ilçesinde organize edilen eğitimler, kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarına yönelik olarak gerçekleştiriliyor. Eğitimlerde, deprem anında nasıl davranılması gerektiği, güvenli alanların nasıl tespit edileceği ve ilk yardım teknikleri gibi konular detaylı bir şekilde anlatılıyor.
Sarıkamış Kaymakamı Enis Aslantatar, AFAD deprem farkındalık tırını ziyaret ederek AFAD Müdürü Ömer Bozkurt’tan bilgi aldı.
Eğitimlerin önemine dikkat çeken Kaymakam Aslantatar, “Kars ve Sarıkamış gibi deprem riskinin olduğu bölgelerde bu tür eğitimler hayati önem taşıyor. Amacımız, vatandaşlarımızı bilgilendirerek, olası bir afette zarar görmelerini en aza indirmek” dedi.
Eğitimlere katılan vatandaşlar, uygulamalı olarak öğrendikleri bilgiler sayesinde kendilerini daha güvende hissettiklerini belirttiler. Ayrıca, eğitimlerin düzenli aralıklarla devam edeceği ve tüm Kars halkının bu eğitimlere katılması gerektiği vurgulandı.
Sarıkamış’ta AFAD tarafından verilen eğitimlerle, şehirdeki deprem farkındalığının artırılması ve afetlere karşı toplumsal bilincin güçlendirilmesi hedefleniyor. – KARS
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>ERZURUM İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü, 2022 yılından beri kendi dalgıçlarını yetiştiriyor. Bir süre önce ‘balık adam’ ünvanı alan 3 dalgıç, kent merkezinin çevresindeki göl, akarsu ve nehirlerinde gördükleri zorlu eğitimi tamamlayarak ‘kurbağa adam’ olacak.
Doğal afetlerde önemli rol alan, başkalarının hayatını kurtarmak için çalışan AFAD ekipleri, eğitimlerini sürdürüyor. Erzurum AFAD bünyesinde görevli 3 dalgıca nehir, göl ve akarsu gibi iç sularda görev alabilmeleri için ‘kurbağa adam’ eğitimi veriliyor. Özel araçları ile deniz seviyesinden 2 bin 500 metre yükseklikteki Teke Deresi mevkisine giden İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü Su Altı ve Su Üstü Arama Kurtarma Birliği dalgıçları eğitime alındı.
Erzurum Afet ve Acil Durum Müdürlüğü’nde 15 yıldır dalgıç olarak görev yapan ve aynı zamanda eğitim veren Metin Yılmaz, ‘balık adam’ların denizde, ‘kurbağa adam’ların ise görüntüsü olmayan nehir, göl ve derelerde derin dalışlar yapabildiğini ifade etti. Yılmaz, “2015 yılından itibaren dalgıç olarak Erzurum AFAD’da görev yapıyorum. 2022 yılından itibaren ‘balık adam’ ve ‘kurbağa adam’ı kendimiz yetiştirerek 6 kişilik ekibi koruyoruz. Bir süre önce görmüş oldukları eğitimle ‘balık adam’ lisansına sahip 3 ekip arkadaşımıza Teke Deresi Sulama Göleti’nde eğitim veriyoruz. Bu eğitimi tamamladıktan sonra girecekleri sınavda başarılı oldukları takdirde ‘kurbağa adam’ belgesini alarak ülke geneli çıkabilecek görevlere katılacaklar. Bu yıl yağan sağanak nedeniyle seller oluştu. Muş, Elazığ, Erzurum gibi illerde 8 ayrı göreve katıldık. Suda kaybolan vatandaşlarımızı arayıp kısa sürede bulduk. ‘Balık adam’ ile ‘kurbağa adam’ arasındaki fark ise ‘balık’ denizlerde ‘kurbağa’ ise iç sularda görev alıyor” dedi.
Erzurum AFAD İl Müdürlüğü’nde görevli dalgıçlardan Muhammet Enes Yılmaz ise “Teke Deresi Göleti’nde ekip amirlerimizle beraber arama kurtarma eğitimi alıyoruz. Burada dairesel arama kurtarma eğitimi göreceğiz. Bizler balık adamlarız, ‘kurbağa adam’ sertifikası almak için çalışma yapıyoruz. Sınavları geçersek ‘kurbağa adam’ olacağız. Bu iş öyle bir iş ki tek bir hata canımıza mal olabilir. Bu tamamen gönül işi. İnsan hayatı bizimler için çok önemli. Bir insanı canlı olarak kurtarabilirsek bizden daha mutlusu yok. Hiçbir şey bu mutluluğun önüne geçemez” diye konuştu.
Haber Kaynak : SONDAKIKA.COM
“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”
]]>AFAD Başkanı Okay Memiş, Erzurum’un selden etkilenen güney ilçelerinde incelemelerde bulundu. Yetkililerden bilgi alan Memiş, ” Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün sarı ikazı turuncuya dönebilir. O yüzden dikkati elden bırakmamalıyız” dedi.
Karadeniz gezisinin ardından dün gece Erzurum’a gelen AFAD Başkanı Okay Memiş, bugün, sabah saatlerinde Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, Tekman Kaymakamı Hasan Raşit Taşkın, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Metin Düz, DSİ 8’inci Bölge Müdürü Oğuzhan Yavuz, AFAD İl Müdürü Selahattin Karslı, İl Tarım ve Orman Müdürü Alpaslan Kenger ve İl Sağlık Müdürü Gürsel Bedir ile sel nedeniyle ev, ahır, tarım arazisi ile araçların zarar gördüğü Tekman ilçesi kırsal Dalsöğüt Mahallesi’nde incelemelerde bulundu.
Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu Bölgesi’nde 3-4 gündür yağışların etkili olduğunu Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından ‘sarı’ kodla yağış ikazı verildiğini hatırlatan AFAD Başkanı Okay Memiş, sarı kodun turuncu ve kırmızıyla mukayese edildiğinde riskin çok büyük olmadığı anlamına geldiğini söyledi. Memiş, açıklamasında, “Gün içerisinde saatler içerisinde sarı ikaz turuncuya da dönebilir. O yüzden biz dikkati hiç elden bırakmadan AFAD olarak diğer paydaşlarımızla beraber muhtemel sel ve su baskınlarına karşı can kaybını önlemek için tedbirliyiz. Karadeniz’deki Giresun, Trabzon ve Rize’de de sarı ikazlar vardı. Samsun ve Ordu’da turuncu ikaz varken, Doğu Anadolu’nun Erzurum’dan Van’a kadar olan kısımlarında sarı ikazlar devam ediyor. Samsun’da özellikle Ordu sınırında Terme Çayı’nın taşması sorunuyla karşı karşıya kalındı ancak alınan tedbirler neticesinde herhangi bir can kaybıyla karşılaşmadık. Bununla birlikte Ordu’nun Çaybaşı ilçesinde 83 yaşındaki bir teyzemiz, aslında ailesinin ve çocuklarının da kendisini ikaz etmesine rağmen bendin üstünden taşan sudan karşıya geçebileceğini zannetti, maalesef suya kapılarak hayatını kaybetti” diye konuştu.
Erzurum’un Tekman ilçesi Dalsöğüt Mahallesi’nde etkili olan sağanağın derede hasara yol açtığını kaydeden Memiş, herhangi bir can kaybının yaşanmamasının sevindirici olduğunu söyledi. Mahallede 4 ahır ve 3 konutun zarar gördüğünü, 18 küçükbaşın öldüğünü ve 2 aracın da ağır hasarlı olduğunu hatırlatan Memiş, “Tekman’ın Hamzalar Mahallesi’nde ise 6, Kalaycı Mahallesi’nde de 2 aracın hasar gördüğünü tespit ettik. Karaçoban, Horasan, Karayazı, Köprüköy, Narman, Uzundere ve İspir ilçelerimizde de can kaybı yok ancak yer yer altyapı hasarları mevcut” dedi.
‘CAN KAYIPLARI YAŞIYORUZ’
Sellerde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet ve yakınlarına başsağlığı dileğinde bulunan Memiş, şunları söyledi:
“Erzurum’un Karayazı ilçesinde suya kapılan Yakup Eren, 200-250 kişilik ekiple aranarak, cansız bedenine Ağrı’nın Tutak ilçesinde ulaşıldı. 15 santim debinin üzerindeki kuvvetli debideki su, insanların ayaklarını, 35 santimin üzerindeki debideki su da araçların yerden tekerlerini kesebiliyor. Dolayısıyla vatandaşlarımız ikazlara uysunlar. Bazen göz göre göre, oradaki durumu gördüğü halde, ‘Karşıdan karşıya geçebilirim’ zannediyor ama geçemeyip, sele kapılıp gidiyor. Selde ölenlere Allah’tan rahmet diliyorum. Can kayıpları yaşıyoruz. Ayrıca burada gördüğümüz gibi yapılaşmanın, şehirleşmenin ve konutların bu dere yataklarına yapılmaması gerekiyor. Orta ölçekli 2 göleti 1 yılda dolduracak su 2 saatte geldi. AFAD olarak 111 iş makinesi (ekskavatör) satın aldık. DSİ Genel Müdürlüğü ile yaptığımız protokolle Türkiye’nin bütün derelerini, böyle riskli dereleri ıslah etmeye başladık. Özellikle Doğu Karadeniz Bölgesi’nden başlayarak, bu çalışmalar devam edecek ve inşallah bu bölgeye de gelecek. Bu çalışmalar ve risk azaltma çalışmaları da artarak devam edecek.”
]]>Turuncu alarm verilen Samsun ve Ordu illerinin ardından sarı alarm verilen Giresun’u ziyaret eden Afet ve Acil Durum Yönetimi (AFAD) Başkanı Okay Memiş, Vali Mehmet Fatih Serdengeçti, Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse, AFAD yetkilileri ve kurum yetkilileriyle toplantı gerçekleştirdi. Yapılan toplantının ardından basın açıklaması yapan Memiş, “Dünden itibaren hem Samsun, hem de Ordu vilayetlerimiz için Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından turuncu alarm, aşırı yağış ikazı verilmişti. Bu kapsamda riskli bölgelerde vatandaşlarımıza gerekli ikazları yaptığımızı söyleyebiliriz. Bu ikazları nasıl yapıyoruz. Bütün vatandaşlarımıza SMS ile bilgilendirmeler yapıyoruz. Bununla yetinmiyoruz. Daha sonra hem belediye anons sistemleri ile hem de camilerdeki anons sistemleriyle köylerde ve kırsal alanlarda yaşayan kardeşlerimize dere yataklarından uzak durmaları çağrısında bulunuyoruz. Bu çerçevede yapılan çalışmalar neticesinde Samsun’un özellikle Terme ilçesinde dere taşması sorunuyla karşı karşıya kalındı ancak herhangi bir can kaybı yaşanmadı. Ancak Ordu ilimizde maalesef bir teyzemiz dereden karşı karşıya geçerken suya kapıldı ve hayatını kaybetti. Kaybolduğu yerden yaklaşık 2 kilometre aşağıda AFAD, jandarma ve Büyükşehir ekipleri marifetleriyle maalesef cansız bedenine ulaşıldı. Muş’un Malazgirt ilçesinde aşırı yağışlar nedeniyle bir vatandaşımız hayatını kaybetti. Erzurum’un Tekman ilçesinde 4 vatandaşımız aşırı yağışlar neticesinde yaralandı” dedi.
“Uyarılar dikkate alınmalı”
Sarı alarm verilen illerde vatandaşların uyarıları dikkate almalarını isteyen AFAD Başkanı Okay Memiş, “Giresun ve Trabzon ve yakın illerimizde sarı ikaz bulunmamaktadır. Biz buna rağmen yine Valimizin başkanlığında, Belediye Başkanımız ve diğer paydaşlarımızla birlikte muhtemel riskleri göz önüne aldık. Muhtemel riskler neticesinde dikkat edilmesi gereken hususları dile getirdik. Buradan biz vatandaşlarımızı yeniden ikaz etmek istiyoruz. Değerli vatandaşlarımız su debisi yükseldiğinde, yaklaşık 15 santimetrelik bir suda karşıdan karşıya geçmek isterseniz, su debisi sizin ayağınızı yerden kesiyor. Bu hususa dikkat ediniz. Aynı şekilde bir araç da 35 santimetrelik debinin üzerinde su olduğunda aracın tekerlekleri yerden kesiliyor. Birçok can kayıpları bu şekilde olabiliyor. Vatandaşlarımız, kamu görevlileri, valiliklerimizin, emniyetimizin, jandarmamızın, AFAD’ımızın ikazlarına dikkat etmeliler. Aşırı yağışlı olduğu zaman dere yataklarından lütfen uzak dursunlar. Yeter ki can kaybı yaşamayalım. Oluşan hasarları Cumhurbaşkanımız liderliğinde, hükümetimiz ve devletimizin imkanlarıyla giderebiliriz ama can kaybının telafisi yok. En önemli olan husus can kaybı yaşanmaması” dedi.
“Dereler ıslah ediliyor”
Yaşanabilecek riskleri azaltmak için alınan tedbirlerle ilgili de bilgi veren Memiş, “AFAD üzerinden 111 iş makinesi için DSİ ile bir protokol yaptık. Karadeniz illeri başta olmak üzere Türkiye’nin bütün derelerini ıslah etmeye başladık. İnşallah 2 yıl içerisinde tüm bu bölgedeki derelerin iş makineleriyle temizlenme işlemleri devam ediyor. Bu anlamda hem Ordu, hem Giresun, hem Trabzon ve Rize’de, diğer sahil kesimlerinde AFAD koordinasyonunda riskli derelerde en azından bakım ve ıslah çalışmaları devam ediyor. Böylece can kaybının önüne geçmeyi hedefliyoruz. Bu çalışma yeni başladı. Çok da iyi gidiyor. Bize bu imkanı veren Cumhurbaşkanımıza, İçişleri Bakanımıza, Tarım ve Orman Bakanımıza şükranlarımızı sunuyorum” dedi. – GİRESUN
]]>“KARAR, DEMOKRATİK DEĞERLERE AÇIK BİR SALDIRI”
İstanbul AFAD İl Müdürlüğü’nde çalışan iki kişinin sürgün edildiğini öne süren Samsun Yapı Yol-Sen Şube Eğitim ve Basın Yayın Sekreteri Gülbin Beydilli, “Arama ve Kurtarma Birlik Müdürü sudan sebeplerle sendika yöneticilerimiz hakkında soruşturma açmış ve soruşturma sonucunda sendika yöneticilerimize ceza verilmiştir” dedi. Beydilli, sözlerini şöyle sürdürdü:
“İstanbul AFAD İl Müdürlüğü’nde arama kurtarma teknisyeni olarak çalışmakta olan İşyeri Temsilcimiz Hamdi Akgün ve Genel Örgütlenme Sekreterimiz Erbil Karakoç, AFAD Başkanlığı’nın 21.05.2024 tarih 940786 sayılı yazısı ile Şırnak iline sürgün edilmiştir. Bu sürgün kararı, hukuka aykırı olup, sendikal haklara ve demokratik değerlere yapılan açık bir saldırıdır. Peki mücadele arkadaşlarımız niçin sürgün edilmiştir? 2023 yılının 6 Şubat tarihinde Kahramanmaraş merkezli depremler gerçekleşmiş, yıllardır rantı insan hayatına tercih eden yıkım politikalarının bir sonucu olarak bir doğa olayı olan deprem afete dönüşmüş ve sonuç olarak on binlerce insanımızı da kaybettiğimiz çok acı bir tablo ile karşı karşıya kalınmıştır.
“AFAD SÜREÇLE İLGİLİ ARAŞTIRMA YAPMALIYDI”
Doğuş Holding’in deprem bölgesine ulaştırılması için AFAD’a teslim ettiği yardım kolilerinin ivedilikle deprem bölgesine gönderilmesi gerekirken, gönderilmeyerek İstanbul AFAD İl Müdürlüğü’nün Yeşilköy’de bulunan yerleşkesinde tutulduğuna ilişkin haber 16 Şubat 2024 tarihinde ulusal basında yer almıştı. İlgili haberde yardım kolilerin istiflendiğine ilişkin video ve görseller mevcuttu. Normal şartlarda böyle bir haberin basına yansımasından sonra yapılması gereken, AFAD Başkanlığı’nın ve İstanbul İl Müdürlüğü’nün somut kanıtlarla basında yer bulan bu habere ilişkin olarak iddiaları araştırması ve kamuoyunu da bilgilendirerek süreci takip etmesi olmalıydı. Ancak ne yazıktır ki süreç bu şekilde işletilmedi.
“İDARİ VE ADLİ SORUŞTURMA BAŞLATILDI MI?”
Haberin yapılmasının ardından AFAD Başkanlığı ve İstanbul İl Müdürlüğü yardım kolilerinin deprem bölgesine ulaştırılmamasına ilişkin gerekli hukuki araştırmaları yapacağına, yardım kolileri skandalının basına yansımasının sorumlusu olduğunu düşündükleri sendika yöneticilerimize baskı uygulamaya başlamıştır.
Arama ve Kurtarma Birlik Müdürü sudan sebeplerle sendika yöneticilerimiz hakkında soruşturma açmış ve soruşturma sonucunda sendika yöneticilerimize ceza verilmiştir. AFAD Başkanlığı ve İstanbul İl Müdürlüğü vermiş olduğu bu ceza ile de yetinmemiş, sonrasında trafik kazalarındaki artışları bahane göstererek, sendika yöneticilerimizi Şırnak iline sürgün etmiştir.
Sendika yöneticilerimizin Şırnak iline sürgün edilmesinin tek gerçek sebebi, idarenin basında çıkan haberden sendika yöneticilerimizi sorumlu tutmalarıdır. Bu sürgün akla, mantığa aykırıdır.
Deprem bölgesine gönderilmeyen yardım malzemeleri ile ilgili; AFAD Başkanlığı tarafından, ilgili Arama ve Kurtarma Birlik Müdürü hakkında etkin idari ve adli soruşturma açılmış mıdır? MYK üyemiz Erbil Karakoç ve İstanbul İş Yeri Temsilcimiz Hamdi Akgün’ün sürgün kararı iptal edilmelidir. Sendikamız Yapı Yol Sen ve Konfederasyonumuz KESK sürecin takipçisi olacaktır.”
]]>Memiş, Avrupa Birliği’nin (AB) 4-5 Haziran’da Belçika’nın başkenti Brüksel’de düzenlediği Sivil Koruma Forumu kapsamında, AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.
AFAD’ın 2015’ten bu yana AB Sivil Koruma Mekanizması’nın üyesi olduğunu ve birlikte hareket ettiğini belirten Memiş, “Doğal afetler ve acil durumlarda, AB Sivil Koruma Mekanizması ile birlikte yürüttüğümüz birçok operasyon var.” dedi.
“Biz AFAD olarak çok tecrübeli bir ekibiz.” ifadesini kullanan Memiş, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremleri gibi dramatik tecrübeler nedeniyle Türkiye’nin dünyadaki en tecrübeli afet yönetim ve müdahale ekibine sahip olunduğuna değindi.
Memiş, “Muhteşem bir ülkemiz var. Bu vatanı bize emanet eden şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyoruz. Bununla birlikte gerçekten özellikle jeolojik açıdan ve diğer afet riskleri açısından epeyce riskli bir coğrafyamız olduğunun farkındayız.” diye konuştu.
Forum kapsamında ikili görüşmeler yaptığını belirten Memiş, “Biz kendi tecrübelerimizi paylaşacağız. Özellikle 6 Şubat’taki depremlerde biz uluslararası yardım çağrısında bulunmuştuk. Kabul etmek gerekir ki; Avrupa’daki tüm ülkeler, burada görüştüğümüz ülkeler çok hızlı bir şekilde yardımda bulundular. Hem maddi hem arama kurtarma ekipleri hem de ayni yardımlar olarak destekte bulundular. Bundan dolayı Türkiye Cumhuriyeti olarak kendilerine teşekkürlerimizi ilettik. Minnettarlığımızı ilettik.” ifadelerini kullandı.
Memiş, “Biz de gerçekten onların yanında olduğumuzu, olacağımızı da ifade ediyoruz.” değerlendirmesini yaptı.
6 Şubat depremlerinde ilk saatlerden itibaren müdahalede bulunulduğunu vurgulayan Memiş, şunları söyledi:
“İmkanlarımız ölçüsünde tüm arama kurtarma ekiplerimiz 35 bin kişiye ancak ulaştı ama bize 1 milyon 950 bin arama kurtarma ekibi gerekiyordu. Böyle bir rakam dünyada yok. Akademik çalışmalara göre, dünyadaki rakam 750 bin. Dünyadaki bütün arama kurtarma ekiplerinin iki katı olsa 6 Şubat’taki depremde bizim için yeterli değildi.”
“Buradan çıkardığımız dersler var.” diyen AFAD Başkanı, şöyle devam etti:
“Arama kurtarmacı sayımızı artırıyoruz. Nüfusumuzla orantılandığında dünyada en fazla arama kurtarma personeline sahip ülke olacağız. Bunun eğitimlerine ve çalışmalarına başladık.”
Memiş, üzerinde çalışılan diğer alanın ise risk azaltma olduğunu belirterek kentsel dönüşümü ve bu anlamda çıkarılan yeni kanunları çok güçlü şekilde desteklediklerini dile getirdi.
“Devlet şu anda AFAD’ın koordinasyonunda dünyanın en büyük afet sonrası iyileştirme operasyonunu yapıyor.” tespitini yapan Memiş, şunları aktardı:
“İlk 3 ayda 1 milyon çadır alana sevk edildi. 6 Şubat’ta dünyadaki çadır stoku sadece 450 bindi. Hem dünyadaki bütün çadırları topladık hem de kendimiz ürettik. İnsanlarımızı sadece çadırda misafir edemeyiz. 3. aydan itibaren konteyner kentlere yerleştirdik. Şu anda 220 bin konteynerimiz var. 700 bin insanımızı 11 vilayette misafir ediyoruz. 1,5 milyon aileye kira yardımlarında bulunuyoruz. 3,5 milyon insanı depremden sonra tahliye ettik. Dünyanın en büyük tahliye operasyonuydu. Şimdi ise kalıcı konutlara başladık. Bir yıl tamamlanmadan yaklaşık 80 bin konut bitirildi, yaklaşık 400 bin hak sahibini konutlarına yerleştiriyoruz. İnşallah bu yılın sonunda da 200 bin konut bitirilerek teslim edilecek. Bu, bir yılda olan bir şey. İkinci yılla beraber gerçekten dünyanın en büyük operasyonu. İyileştirme anlamında bundan daha büyük bir operasyon yok. Sayın Cumhurbaşkanı’mızın liderliğinde, Sayın İçişleri Bakanı’mızın ve diğer tüm bakanlıklarımızla, STK’lerimizle, hayırsever vatandaşlarımızla, devletin tüm resmi ve özel kaynaklarıyla, vatandaşımızın emrindeyiz.”
“Devlet ve millet olarak başaracağız”
Memiş, Brüksel’den şu mesajı vermek istediğini ifade etti:
“İki yıl sonra Avrupalılar diyecekler ki; ‘Türkler bunu nasıl başardı?’ ‘Türkler, bu kadar büyük bir afetin üzerinden nasıl geldi?’ Hatay’a, Antakya’ya, Kahramanmaraş’a, Adıyaman’a, Malatya’ya gelecekler ve o yıkılan şehirlere, sağlam zeminler, bütün bilimsel, teknik, mühendislik özelliklerine sahip konutları yapmayı Türklerin nasıl başardığını görmek için gelecekler inşallah. Biz bunu devlet ve millet olarak başaracağız. Bu azimle AFAD olarak 7 gün 24 saat çalışıyoruz ve vatandaşımızın emrindeyiz.”
“Dünyanın her yerindeyiz”
Forumda AFAD standına gösterilen yoğun ilgiye ilişkin de Memiş, şunları kaydetti:
“AFAD olarak bizim dünyada bir tanınırlığımız var. Bir kamu kuruluşuyuz ama çok değerli bir marka değerimiz var. Bunun sebeplerinden biri de şu; sadece ülkemizde değil, dünyanın her yerindeyiz. Gazze’deyiz. Gazze’ye en fazla insani yardım yapan ülkeyiz. 80 bin ton insani yardım malzemesini Gazze’ye ulaştırdık. Ayrıca Afganistan’da, Libya’da, Myanmar’dayız. Afrika ülkelerindeyiz. Bize ihtiyaç duyan, bizden yardım talep eden her yerdeyiz. Gönül coğrafyamızın her alanında olduğumuz gibi, dünyanın her yerindeyiz. AFAD’ın böyle bir tanınırlığı var. Biz bunu Allah rızası için yapıyoruz. Anadolu medeniyetinin, bize sunmuş olduğu değerler sayesinde yapıyoruz. Bütün insanlığa karşı bizim görevlerimiz var. Çünkü bizim inancımız, kültürümüz bize bunu emrediyor.”
]]>AFAD Başkanı Okay Memiş: “Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin afetlere müdahalede afet sonrası iyileştirmede dünyanın en başarılı ülkelerinden birisini olduğumuzu söyleyebiliriz”
AFAD tarafından satın alınan 8 adet ekskavatör DSİ’ye teslim edildi, ilk çalışma başladı
ORDU – AFAD tarafından satın alınarak DSİ’ye verilen iş makineleri Ordu’da ilk çalışmayı başlattı. AFAD Başkanı Okay Memiş, Türkiye’deki bütün derelerde bu çalışmaların yürütüleceğini belirterek, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin afetlere müdahalede ve afet sonrası iyileştirmede dünyanın en başarılı ülkelerinden birisini olduğumuzu söyleyebiliriz” dedi.
Karadeniz Bölgesi’nde sel ve su baskınlarını önlemek amacıyla, akarsu yataklarının ıslah ve temizliğini yapmak için AFAD tarafından satın alınan 111 iş makinesinden 8’i olan paletli ekskavatör, Perşembe ilçesi Efirli Mahallesi’ndeki Akçaova Irmağında ilk çalışmalara düzenlenen program ile başladı. Çalışmalar kapsamında Ordu’nun 6 ilçesinde ve 17 derede 1,5 milyon metreküp rüsubat temizliği yapılması hedefleniyor.
“Hedef, riski azaltmak ve can kayıplarının önüne geçmek”
Düzenlenen programda açıklamalarda bulunan AFAD Başkanı Okay Memiş, “Haftalar öncesinde Cumhurbaşkanımızın AFAD’daki teşrifleriyle başlattığımız, özellikle Türkiye’deki Karadeniz’deki derelerin ıslahı projesinin Ordu ayağının başlama projesi için bir aradayız. Hem Türkiye’de, hem de dünyanın herhangi bir bölgesinde tahmin edilemeyen ani iklim değişikliğine bağlı sel, su baskınları ve doğa olaylarına maruz kalınacağı konusunda öngörüler var. Dolayısıyla bizim bu anlamda AFAD olarak asli görevlerimizin başında risk azaltma geliyor. Afet olmadan önce afete müdahale etmek, risk azaltmak ve öncelikli olarak vatandaşlarımızın can güvenliği korumak, afetlerden dolayı can kayıplarının önüne geçmek gibi hedefimiz var, sonrasında da müdahale geliyor” diye konuştu.
“Karadeniz Bölgesi’nden başlayarak Türkiye’nin bütün derelerinde ıslah çalışmaları yapılacak”
“Türkiye Cumhuriyeti Devleti biz AFAD olarak afetlere müdahalede afet sonrası iyileştirmede dünyanın en başarılı ülkelerinden birisini olduğumuzu söyleyebiliriz” diyen Memiş, “Şuanda Cumhurbaşkanımızın liderliğinde 6 Şubat tarihinde dünyanın en büyük afet sonrası iyileştirme operasyonunu bu devlet ve bu millet hep beraber yapıyor. Bununla birlikte risk azaltmada da çok önemli çalışmalar ve projelerimiz var. Onlardan birisi de bu proje. Devler Su İşleri Genel Müdürlüğü bünyesine AFAD üzerinden 111 ekskavatör satın alındı ve inşallah 2 yıl içerisinde Türkiye’nin bütün derelerinde öncelikli olarak Karadeniz’de geçen yıllarda meydana gelen sel felaketlerinden dolayı riskli derelerin nereler olduğunu biliyoruz. O bölgelerden başlayarak inşallah ıslah çalışmasını yürüteceğiz” ifadelerine yer verdi.
Satın alınan araçların tamamının yerli olduğunu kaydeden Memiş, Ankara’da yapılan törenden sonra ilk yerel programın Ordu’da başlatıldığını, Giresun, Rize, Trabzon, Zonguldak, Sinop, Karabük, Kastamonu, ve diğer illerde de bu çalışmaların yapılacağını kaydetti. Son 3 yılda 113 vatandaşın sel nedeniyle hayatını kaybettiğini hatırlatan AFAD Başkanı Okay Memiş, “400’ün üzerinde vatandaşımız da yaralandı. İnşallah başarılı çalışma yürütürüz ve önceden aldığımız tedbirlerden sonra hiçbir can kaybı yaşamayız” şeklinde konuştu.
“Dere yatağının işgali, hele ki kaçak yapıların işgali meselesine kesinlikle son verilmeli”
Ordu Valisi Muammer Erol ise dere yataklarının işgal edilmemesi gerektiğini söyledi. Bu araçlar ile Ordu’nun 7 ilçesinde ve 16 deresinde toplam 70 kilometrelik alanda çalışmalar yapılacağını ifade eden Erol, “Yaklaşık 1,5 milyon metreküp rüsubat temizliği yapılmış olacak. İnşallah bu tamamlandığında da sel ve taşkın baskını ile ilgili ciddi bir risk azaltma faaliyeti gerçekleştirilmiş olacak. Dere yatağı temizliyoruz ama dere yatağı temizliğinden önce en iyi temizlik kirletmemek. Bu konuda da vatandaşlarımızın biraz daha hassas davranmalarını istiyoruz. Dere yatağının ortasında katlı yapılarımız olmuş, dere yatağının işgali hele ki kaçak yapıların işgali meselesine kesinlikle son verilmeli, dere yatakları kanalizasyon atıklarının atılacağı, vahşice ortama bırakılacağı yerler değil, bunu özellikle vatandaşlarımızın bilmesi ve hassasiyet göstermesini istiyoruz” dedi.
Konuşmaların ardından iş makineleri dereye girerek, ilk ıslah çalışmalarını başlattı.
Programa, Ordu Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Celal Tezcan, Vali Yardımcısı Ayhan Durmuş, Altınordu Kaymakamı Erkan Karahan, Fatsa Kaymakamı Avni Kula, Ünye Kaymakamı Ayhan Işık, Perşembe Kaymakamı Fatma Turhan Keser, Çaybaşı Kaymakamı Salih Aydın, Gülyalı Kaymakamı Hatice Üstün, Deprem ve Riski Azaltma Genel Müdürü Prof. Dr. Orhan Tatar, AFAD Daire Başkanları Davut Şahin ile Recep Şalcı, İl Afet ve Acil Durum Müdürü Osman Işık, DSİ Samsun Bölge Müdürü Köksal Buğra Çelik ve yetkililer katıldı.
]]>“2024 Orman Yangınlarıyla Mücadele Hazırlık Toplantısı” öncesinde Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ve İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, ortak basın toplantısı düzenledi.
“Yeşil vatanımızın yeşiline yeşil katmak için son 22 yıldır, büyük bir gayretle çalışmalarımızı yürütüyoruz” diyen Yumaklı, son 22 yılda 7 milyardan fazla fidan ve tohumu toprakla buluşturduklarını kaydederken orman alanlarını 23,4 milyon hektara çıkardıklarını bildirdi ve “Ülkemiz yüzölçümünün yüzde 30’unu ormanla kaplı hale getirdik. Ormanlarımızı geliştirmek kadar, korumanın da önemli olduğu bir dönemdeyiz. Biz de yangınlarla mücadelede değişen koşulları göz önünde bulunduruyoruz. Her ne kadar iklimsel faktörler, yangınları tetikleyen faktörleri oluştursa da bireysel ve toplumsal olarak da üzerimize düşenleri yapmak zorundayız.” dedi.
“Artık bütün kamuoyu tarafından biliniyor ki, her on yangından dokuzu insan kaynaklı meydana geliyor.” bilgisini paylaşan Yumaklı, şuyel konuştu:
“Bunun için orman yangınlarıyla mücadelemizin büyük ve önemli kısmını yangın öncesi çalışmalarımız oluşturuyor. Ormanlarımızın bakımı, yangın kulelerinin, yangın emniyet şerit ve yollarının, yangın ilk müdahale ekip binalarının yapımı gibi teknik detaylar da yangınlarla mücadelemizin yangın öncesi safhasını oluşturuyor. Bu noktada hava araçlarımızın su almalarında büyük kolaylık olan yangın havuz ve göletlerine ayrı bir parantez açmak isterim. Zira 22 yıl önce hiç olmayan bu imkan, bugün 4 bin 727 adet havuz ve gölet olarak orman teşkilatımızın hizmetinde. Bugün 184’ü akıllı olmak üzere 776 yangın gözetleme kulesi ve 14 insansız hava aracımızla ormanlarımızı 7/24 gözetliyoruz. Yangına ilk müdahale süremizi 40 dakikadan 11 dakikaya kadar düşürdük. Hedefimiz bu yıl 10 dakika.”
“26 UÇAK, 105 HELİKOPTER, 14 İHA, 1649 ARAZÖZ VE SU İKMAL ARACI”
Yumaklı, sözlerini şöyle devam etti:
“Yapay zeka tabanlı yazılım ve uygulamaları bu mücadelemizde aktif olarak kullanıyoruz. Akıllı kulelerimizden ve İHA’lardan aldığımız görüntülerin analizi başta olmak üzere pek çok konuda yapay zekadan faydalanıyoruz. Yapay zekaya sahip “Yangın Karar Destek Sistemi” ile orman yangınlarını simüle edebiliyor, istediğimiz verileri kolayca analiz edip, değerlendirme yapabiliyoruz. Orman yangınlarıyla mücadelede kamu kurumlarımız, belediyeler, STK’lar, özel teşebbüsler üzerlerine düşeni yerine getiriyor. Geride bıraktığımız orman yangınları sırasında bu dayanışma örneğine defalarca şahit olduk. Yalnızca orman yangınları değil, diğer afetlerde de 7’den 70’e tek vücut halinde olduk. Orman yangınlarıyla mücadelede İçişleri Bakanlığımız ile yakın ve ortak hareket ediyoruz. Özellikle AFAD, Jandarma Emniyet ve Sahil Güvenliğin sağladığı destek bizlere güç veriyor. Hava ve kara unsurlarımız, diğer kurumlarımızın sağladığı rezerv güçlerle, daha kuvvetli hale geldiler. Rezerv güçlerle birlikte; 26 uçak, 105 helikopter, 14 İHA, 1.649 arazöz ve su ikmal aracı, 2.453 ilk müdahale aracı ve 821 iş makinesi orman yangınları ile 2024 yılında mücadelemizin temelini oluşturacak.
“25 BİN ORMAN KAHRAMANI YANGIN İŞÇİMİZ VE 122 BİN GÖNÜLLÜMÜZLE YANGINLARA HAZIRIZ”
Biz, tarihimizin en güçlü filosuyla, bütün teknolojik imkanlarımızla, 25 bin orman kahramanı yangın işçimiz ve 122 bin gönüllümüzle yangınlara hazırız. Vatandaşlarımızın da yangının hiç çıkmaması için azami dikkati göstereceklerinden ve Yeşil Vatan’a sahip çıkacaklarından hiç şüphemiz yok. Geçen Cuma günü 81 ilde gerçekleştirdiğimiz “Orman Benim” kampanyasında bunu gösterdiler. Ormanlarımızı yangına sebebiyet veren maddelerden koruyan ve temiz tutan Aziz Milletimize teşekkür ediyorum. Çalışmalarımızda güçlü liderliğini her zaman hissettiğimiz Sayın Cumhurbaşkanımıza şükranlarımı arz ediyorum. Yangınla mücadelede dünyada parmakla gösterilen teşkilatı ve tecrübesiyle bu süreci yürüten ve koordine eden Orman Genel Müdürlüğümüzün bütün çalışanlarını yürekten tebrik ediyorum. Kışın buz üstünde yazın köz üstünde yeşil vatana canını siper eden şehitlerimizi rahmetle anıyorum. Yangını tespit anından sönene kadar bütün süreçlerde işbirliği içinde olduğumuz Sayın Bakanımıza, İçişleri Bakanlığımıza, AFAD’a, bakanlığın ilgili birimlerine, kıymetli valilerimize, yangınlarda hava araçlarıyla bize destek olan Milli Savunma Bakanlığımıza, diğer imkanlarıyla sürece katkı sunan bütün kurumlarımıza da teşekkür ediyor, saygılarımı sunuyorum.”
YERLİKAYA’NIN SÖZLERİ…
Bakan Yumaklı’nın ardından İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya söz aldı. Son 4 yılda toplam 7 bin 225 orman yangınının meydana geldiğini belirten Bakan Yerlikaya, “Bu yangınlarda toplam 168 bin 194 hektar orman alanı zarar gördü. Bu dönemde, AFAD’ın Jandarma ile birlikte müdahale ettiği yangın sayısı ise 278’di. Üzülerek ifade etmeliyim ki, son 4 yıl içinde meydana gelen yangınlarda maalesef 122 vatandaşımızı kaybettik. Geçtiğimiz yılın rakamlarına bakarsak… Son 1 yılda, meydana gelen 2 bin 272 orman yangınında, 15 bin 891 hektar alan zarar gördü.” dedi. Yerlikaya’nın açıklamasından öne çıkanlar şunlar:
“7 BAKANLIK İLE 10 KURUM VE KURULUUN GÖREV TANIMLARI YAPILDI”
“Ulusal Orman Yangınları Müdahale Planı”; Afet ve Acil Durum Müdahale Hizmetleri Yönetmeliği, Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP), Orman Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ve Orman Kanunu’na dayanılarak; Orman Genel Müdürlüğü ve AFAD Başkanlığı tarafından birlikte hazırlandı ve 4 Mayıs 2022 tarihinde onaylandı. Hazırlanan plan çerçevesinde; orman yangınlarında görev alacak afet gruplarının, 7 bakanlık ile 10 kurum ve kuruluşun görev tanımları yapıldı.
AFAD’IN GÖREV VE SORUMLULUĞU ANLATILDI
Orman yangınları büyüklüklerine göre, ‘Çok Küçük Yangın’, ‘Küçük Yangın’, ‘Orta Büyüklükte Yangın’, ‘Büyük ve Çok Büyük Yangın’ olarak 4 seviyeye ayrıldı. Belirlenen gruplara göre de müdahale organizasyonu tanımlandı. Plana göre orman yangınlarında, “Koordinasyon Kurumu” olarak görev yapan AFAD: Yerleşim yerlerini tehdit eden, orta, büyük ve çok büyük orman yangınlarında, ulusal ve uluslararası destek talebi olduğunda, TAMP kapsamında ilgili kurum ve kuruluşların koordinasyonlarından personel ve araç sevkinden sorumludur. Belediyelere, kamu kurum ve kuruluşlara ait araç ve personel desteğinin sağlanması, gönüllülerin sevklerinin gerçekleştirilmesi de AFAD’ın görev ve sorumluluğundadır.
“AFAD TARAFINDAN KULLANILAN ÖDENEK MİKTARI 81 MİLYONA ULAŞTI”
Kıymetli Katılımcılar, ormanlarımızı, doğal ve beşeri sebeplerden kaynaklı yangınlara karşı korumak için, büyük bir gayret ve mücadele içindeyiz. İklim değişikliği ve küresel ısınmanın etkilerinin en fazla görüldüğü bölgelerin başında, ülkemizin de içinde bulunduğu Akdeniz kuşağı geliyor. Bu kuşakta yer alan ülkelerdeyse maalesef her yıl, orman yangınlarında büyük bir artış yaşanıyor. Son 4 yılda toplam 7 bin 225 orman yangını meydana geldi. Bu yangınlarda toplam 168 bin 194 hektar orman alanı zarar gördü. Bu dönemde, AFAD’ın Jandarma ile birlikte müdahale ettiği yangın sayısı ise 278’di. Üzülerek ifade etmeliyim ki, son 4 yıl içinde meydana gelen yangınlarda maalesef 122 vatandaşımızı kaybettik. Geçtiğimiz yılın rakamlarına bakarsak… Son 1 yılda, meydana gelen 2 bin 272 orman yangınında, 15 bin 891 hektar alan zarar gördü. Bu dönemdeki orman yangınlarında, 71 yerleşim yerini ve 6 bin 587 vatandaşımızı ise başarıyla tahliye ettik. Son 3 yılda ise orman yangınları sonrası, AFAD tarafından kullanılan ödenek miktarı, yaklaşık 81 milyon liraya ulaştı.
“2800 ARKADAŞIMIZ ARAMA KURTARMA TEKNİSYENİ KADROSUNA KATILACAK”
Orman yangını hangi seviyede çıkarsa çıksın, ilgili tüm bakanlıklar, kamu kurumları bir seferberlikle hareket ediyoruz. En küçüğünden en büyüğüne varıncaya kadar müdahale volumelerimizi burada Sayın Bakanımızla birlikte ondan gelen her türlü talepleri biz bütün rutinimizi bütün işimizi bırakıyoruz, yeşil vatanımıza bir halel gelmemesi için bir an önce söndürülmesine gayret gösteriyoruz. Çıkan yangınların doğal sebeple olanlara diyecek birşey yok ancak insana dayanan noktada bizim bilinçlenmemiz ve gözümüz gibi ormanlara bakmamız gerekiyor. 2800 arkadaşımız arama kurtarma teknisyeni kadrosuna katılacak, 6 bin gibi büyük bir sayıya ulaşacağız.”
]]>AFAD, arazi şartları ve yüksekliği nedeniyle müdahalenin zor olduğu teleferiklerde meydana gelebilecek kazalara karşı gerekli ekipmanları envanterinde bulunduruyor. AFAD personeli de zaman zaman teleferiklerden tahliye tatbikatları yapıyor.
Antalya’nın Konyaaltı ilçesindeki Sarısu teleferik hattında 1 kişinin hayatını kaybettiği, 7 kişinin yaralandığı kazanın ardından 174 kişinin tahliye operasyonunda, 607’si arama-kurtarma olmak üzere 2 bin 202 personel görev aldı, 304 araç, 11 ambulans, 10 helikopter, gece görüş kabiliyetine sahip dronlar, keşif ve askeri kargo uçağı kullanıldı.
AFAD’ın yanı sıra itfaiye, JAK, UMKE, 112 Acil Servis ve sivil toplum kuruluşu üyelerinin görev aldığı kurtarma operasyonunda Sahil Güvenlik Komutanlığı helikopteriyle 7 sortide 73, Hava Kuvvetleri Komutanlığı helikopteriyle de 3 sortide 24 kişi olmak üzere toplam 97 kazazede havadan kurtarıldı.
Mahsur kalan 77 kişi ise teleferik üzerinde ip hatları, uzun bombul vinç ve itfaiye merdivenleriyle tahliye edilerek sağlık ekiplerine teslim edildi.
-“Ya havadan ya da tellerin üzerinden kayarak müdahale gerekiyor”
AFAD Arama ve Kurtarma Daire Başkanı Kartal Muhcı, AA’ya yaptığı açıklamada, kazanın saat 17.28’de meydana geldiğini, 17.29’da 112 Acil Çağrı Merkezi tarafından Antalya AFAD Müdürlüğüne iletildiğini belirtti.
Antalya’daki AFAD ekiplerinin kaza noktasına kısa sürede ulaştığını anlatan Muhcı, hızlı şekilde kriz masası kurulduğunu, 607 arama kurtarma personeli görevlendirildiğini, Ankara, Erzurum ve Bursa’dan da ekiplerin bölgeye hareket ettiğini aktardı.
Kazada 25 kabinde mahsur kalanlar olduğunu belirten Muhcı, tahliye sırasında özel makara sistemleri kullanıldığını söyledi.
Muhcı, “Teleferik kazalarında ya havadan müdahale edilmesi ya da bizim yaptığımız gibi tellerin üzerinden kayarak kabinlerin üzerine inilmesi gerekiyor. Sonuçta burası sağlam bir yer değil, yıkılmış bir hat ve üzerinde tonlarca ağırlık var. En büyük sıkıntımız oydu.” diye konuştu.
Keçiören ve Bursa teleferiklerindeki tahliyelerde edindikleri tecrübeleri Antalya’da uyguladıklarını anlatan Muhcı, “Teleferik için özel makara sistemleri mevcut. Dağcılık eğitimi almış herhangi birinin gerçekleştiremeyeceği bir olaydı. Personelimizi teleferik kazalarında müdahale için yetiştirip gerekli malzemelerle, ekipmanlarla donattık. Bu sayede 174 vatandaşımızın 97’si hava, 77’si kara unsurlarıyla alındı.” ifadelerini kullandı.
Muhcı, kurtarma operasyonunun ortalama bir gün civarında süreceğini ancak sürenin arazinin durumuna göre uzayabileceğini tahmin ettiklerini ifade ederek, şunları söyledi:
“Gittiğimiz zaman, gördüğümüz olay, arazi gerçekten çok engebeli, dağlık bir alan. Yer yer araçlarla gittiğimiz yerler 70-75 derecelik eğime sahipti. Ulaşım imkanı bulunmuyordu. İlk olayda yaralanan ve vefat eden vatandaşımızı helikopterle bölgeden tahliyesini gerçekleştirdik.”
“Siz geldiğinizde buradan sağ salim kurtulacağımızı anlamıştık”
Kabinlerde mahsur kalanlarla iletişim kurduklarını dile getiren Muhcı, dronlarla halatlarda inceleme yaptıklarını, kabinlerin içerisinde kalanların sayılarını belirlediklerini aktardı.
Muhcı, “Vatandaşların, dronları, helikopterleri ve ekiplerimizi gördüğünde ‘Siz geldiğiniz zaman buradan sağ salim kurtulacağımızı anlamıştık.’ demeleri ekibimize ciddi bir motivasyon kaynağı oldu. Ekiplerimiz teknolojinin bütün imkanlarını kullandı. Dünyada hangi ekipman, hangi donanım var ise bütün ekiplerimiz bu donanımlara sahipti.” diye konuştu.
Operasyonda ayrıca hava raporlarını ve rüzgarın durumunu takip ederek bütün riskleri değerlendirdiklerini anlatan Muhcı, “Bu operasyonda dünyanın en iyi ekibi oradaydı. Ekiplerimiz hiç durmadan, bitmek bilmez bir güçle 22,5 saat içinde operasyonu gerçekleştirdi.” dedi.
Helikopter pilotlarının ise pallerin oluşturduğu rüzgarın bir tehlike oluşturmaması için yüksek seviyede konuşlandığını ifade eden Muhcı, şunları kaydetti:
“Aynı anda onlarca kabinde faaliyet devam etti. Hattın ucundan giren bir personelimiz kayarak kabinlerde faaliyeti gerçekleştiriyor, oradaki vatandaşlarımızı tahliye ediyor ve sonraki kabine hareket ediyor. Sonraki ekip de ondan bir sonrakine geçerek, bu şekilde zincirleme olarak, dağcılık metotlarını kullanarak, iplerle kurtarabileceğimiz bütün kabinlerde bulunan vatandaşları kısa bir zaman içinde tahliye etti.”
]]>Kahramanmaraş merkezli 11 ili etkileyen depremlerin acısı 1’inci yıl dönümünde hala tazeliğini korurken, Marmara Bölgesi’nde beklenen olası deprem nedeniyle, arama-kurtarma faaliyetleri her geçen gün daha da önem kazanıyor. Bursa’da da olası depremde kritik rol oynayacak AFAD ve MAG/AMESAR iş birliğiyle hayata geçirilen ‘Mahalle Afet Gönüllüleri’ projesi kapsamında teorik ve saha eğitimini tamamlayan gönüllüler, yaşadıkları binaların ve sokaklarının krokilerini çıkarıp güvenli bölgeleri belirledi. Nilüfer ilçesinde Barış, Cumhuriyet, Yüzüncü Yıl, Altınşehir ve 23 Nisan mahallelerinde, ayda 1 kez bir araya gelip teorik eğitim alan ekipler, düzenlenen saha ve masabaşı koordinasyon tatbikatlarıyla da mahallelileri depreme hazırlarken, deprem anına dair olası her senaryoyu değerlendiriyor. Gönüllüler buna göre, hem aile fertlerini hem de komşularını kurtarıp güvenli bölgeye tahliye ettikten sonra, önemli olan ilk 72 saatte kritik rol oynayacak. Mahallenin krokisi ve yıkım meydana gelen binaların planlarını bölgeye gelen ilk arama kurtarma ekibiyle paylaşıp çalışmalara katılacak olan mahalle gönüllüleri, adeta avuçlarının içi gibi bildikleri binaların enkazlarında bulunan komşularının da en hızlı şekilde kurtarılmasını sağlayacak.
‘İLK 72 SAAT ALTIN SAATLER’
Deprem sonrası ilk 72 saati, sağlıklı geçirmek ve paniğe engel olmak için ayda 1 kez tatbikat yapıp depremi tekrar tekrar yaşadıklarını belirten Barış Mahallesi Muhtarı, MAG Bursa Temsilcisi Sevilay Karaca, “Bu projede Barış Mahallesi başta olmak üzere Yüzüncü Yıl, Altınşehir, 23 Nisan, Cumhuriyet mahallelerinden arkadaşlarımız var aramızda. Mahalle Afet Gönüllüleri projesi ile mahallede oturan insanların afet farkındalığını yaratmayı ve onları afetlere hazır halde tutmayı hedefliyoruz. Binalarda ve okullarda çeşitli tatbikatlar yapıyoruz. En başta deprem riskine hazırlıklı olmak için düzenli olarak tatbikatlar yapıyoruz. İlk 72 saat çok kritik, altın saatler. Devlet yetkilileri ve AFAD gelene kadar, o kritik saatlerde insanları panikten uzaklaştırmak ve ne yapmaları gerektiğini öğretmek amacıyla bu faaliyetleri düzenliyoruz. Bütün vatandaşlarımızı Mahalle Afet Gönüllüsü olmaya davet ediyoruz. Hiçbir şey yapamasak bile, paniğe engel olarak, mahalleyi iyi tanıyan insanların nerede ne olduğunu bilmeleri ve kaynaklarımızı doğru değerlendirmek bizim için çok önemli” dedi.
‘MAG, MAHALLESİNİ İYİ TANIYAN İNSANLARDAN OLUŞUYOR’
Olası deprem sonrasında, gönüllülerin sokak ve mahallelerinde ilk belirlemeleri yapacağını ve ardından bölgeye gelen AFAD ekipleriyle koordine olacağını ifade eden Karaca, “Mahalle Afet Gönüllüleri, mahallesini iyi tanıyan insanlardan oluşuyor zaten. Uzun zamandır aynı mahallede yaşayan ya da yaşayacak olanlardan oluşuyor. Yerelde zaten orada bilgi sahibi olan kişiler. Dışarıdan gelen kişiler bu bilgilere sahip değil. Dışarıdan ekipler geldiğinde, o binada kaç kişi var, ya da binanın ön durumu nedir ve öncelikli müdahale edilecek gibi bilgilere sahip olursak, çok kısa sürede doğru yerlere yönlendirmiş olacağız. Kısa süreli müdahale ekibimiz de var. AFAD ile akredite olan arkadaşlarımız da var. Önemli olan o kritik saatlerde vatandaşların yanlış yapmasını önlemek, kolay bir şekilde kurtarılabilecek insanları kurtarmak ve o kritik saatleri atlatmak” ifadelerini kullandı.
‘BİZ DE DEPREMZEDE OLACAĞIZ, BUNUN SENARYOSUNU ÇALIŞIYORUZ’
Mahalle Afet Gönüllüleri’nin depremzede olacağı senaryosu üzerine çalışmalarını yürüttüğünü belirten Karaca, şöyle konuştu:
“Biz Mahalle Afet Gönüllüsü olarak şu an 600 kişiyi aştık. Mahalle Afet Gönüllüsü olabilmek için 18 yaşını aşmış sağlıklı bir birey olmak yetiyor. Arkadaşlarımızı 36 saatlik bir eğitimden geçiriyoruz. Bu eğitimin 12 saati teorik ve bir kısmı da AFAD’ın tatbikat alanında uygulama eğitimi olarak geçiyor. Biz de depremzede olacağız, bunun senaryosunu çalışıyoruz. Deprem olduğunda ben ve ailem, evde belirlediğimiz çök-kapan-tutun alanlarında depremin geçmesini bekliyoruz. Ardından hızlı bir şekilde deprem çantamızı alıp güvenli bir alana bırakıyoruz. Mahalle Afet Gönüllüsü olarak amacımız, en yakın yerlerde bulunan vatandaşları güvenli bölgelere yönlendirmek ve koordinasyon merkezimize ulaşmak. Deprem sonrasını koordinasyon merkezinden yönetmek önemli. O kaosa engel olmak ve derli toplu bir müdahale için bu gerekiyor. Burada AFAD ile iletişim halinde oluyoruz ve arkadaşlarımızı müdahale edebileceğimiz yerlere tespit için gönderiyoruz ve bu tespitler ışığında müdahale ediyoruz. İlk yardım gerekiyorsa ambulans talep ediyoruz, yangın varsa itfaiye talep ediyoruz, bizim olanaklarımızla kurtarılabilecek yerler varsa o vatandaşlarımızı kendi lojistik imkanlarımızla kurtarıyoruz.”
]]>Asrın felaketi olarak nitelendirilen ve 11 ili etkileyen Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin üzerinden 1 yıl geçti. Kahramanmaraş merkezli 2 büyük deprem nedeniyle 11 şehirde çok sayıda yapı yıkılırken, binlerce vatandaş hayatını kaybetti. Depremin ilk anından itibaren ekipler AFAD koordinasyonunda deprem bölgesine sevk edildi. Yıkımın merkez üssü olan Elbistan’a görevlendirilen Aksaray AFAD ekipleri de birçok vatandaşın enkazdan sağ çıkarılmasını sağladı. Aksaray ekibinde gönüllü olarak görev yapan Doktor Nihan Başaran depremin yıldönümünde yaşadıklarını gözyaşlarıyla anlattı. Depremin 84 ve 86. saatlerinde hayata tutunan 53 yaşındaki Serpil teyze ve 9 yaşındaki Muhammed Emin’in kurtarılış hikayelerini anlatan Doktor Başaran, yaşadığı sahneleri hem sevinçle, hem de hüzünle aktardı.
Deprem haberini aldıktan sonra Aksaray AFAD tarafından kurulan ekibe dahil olup, kısa süre sonra yola çıktıklarını belirten Doktor Başaran, “Asrın felaketi 6 Şubat depreminden sonra olayı haber alır almaz biz kendimiz ekip oluşturmaya başladık. Daha sonrasında Aksaray’dan Elbistan’a yola çıktık. Gece saatlerinde vardığımızda tarif edilemez bir olayla karşılaştık. Tamamen yıkıntı bir şehir, insanlar, ölüler hepimiz için travma dolu bir süreçti. Ama biz gece iner inmez ekibimle beraber saha taramasına başladık. Gün aydınlandıktan sonra ekiplere dahil olduk. Orada saha çalışmalarına başladık” dedi.
Herkesin umudunu kestiği enkazdan Serpil teyzeyi tık sesi ile kurtardı
Herkesin umudunu kestiği enkazda elektronik cihazların dahi sesini duyamadığı Serpil teyzenin tık sesini duyan Doktor Başaran ve ekibi 84. saatte yapılan kurtarma çalışmalarını anlattı. Doktor Başaran, “İlk sabah bir enkazın içinde tık sesi duyduk ve ilk başta inanamadık. Çünkü tamamen yıkıntı içindeydi. Daha sonra sesi dikkatle dinleyince arada böyle betona vurur bir ses vardı. Biz yılmadık ve devam ettik. Herkes bize orada ümit olmayacağını söyledi, ses kayıtlarını dinleyince yoktu ama biz devam ettik. Saatlerce uğraştık. En son merdiven boşluğundaki 53 yaşındaki Serpil hanıma ulaştık. Ulaştığımızda bilinci bulanık ve kırıkları vardı. Kontrollü bir şekilde tüm ekiplerle birlikte Serpil teyzeyi hayata kavuşturduk” diye yaşananları anlattı.
“Enkaz içinde ilerleyerek talimatları uyguladık, 9 yaşındaki Muhammed’i sağlıklı bir şekilde çıkartmayı sağladık”
Serpil teyzenin kurtarılmasından hemen sonra başka bir canlı haberi aldıklarını ve AFAD gönüllüleri ile otostop çekerek enkaz alanına gittiklerini ve 9 yaşındaki Muhammed’in kurtarılışını anlatan Doktor Başaran, “Daha sonrasında bir haber daha geldi. 9 yaşında bir çocuk haberiydi. O sırada ben AFAD ekibi ile birlikteydim. Gitme imkanımız yoktu ve yollar tamamen kapalıydı. Yavuz’la birlikte hızlı bir şekilde otostop çekerek diğer enkaza gittik. Gittiğimizde başka doktor yoktu. Biz hızlıca olay yerine tırmandık. Anne ve 2 çocuğu oradaydı ama anne ve çocuklardan birisi vefat etmişti. Samsun ekibi ile birlikte biz orada enkaza girdik. Enkaz içinde ilerleyerek talimatları uyguladık. Muhammed’i sağlıklı bir şekilde çıkartmayı sağladık. Vücudunda çoklu kırığı vardı ve çok susuz kalmıştı. Hızlıca damar yolu açıp Muhammed’i stabilize ettikten sonra ambulansa sevk ettik” diye anlattı.
“Kendi çocuklarının yerine koyduğu çocuğun ilk isteği çay oldu”
Enkazdan çıkardığı Muhammed Emin ile ambulans içinde gözyaşı ile konuşarak onu sakinleştirmek isteyen Doktor Başaran, kendi çocuklarının yerine koyduğu Muhammed ile konuştuklarını anlattı. Başaran, “Benden tek istediği çay içmekti. Hastaneye götürdükten sonra tabii ki çay yasaktı ama sulayarak, vücut dengesini sağlayarak onu rahatlatarak onu sağlığına kavuşturduk. Yani şöyle hala andığımda bile gözyaşlarımı tutamıyorum. Ambulans içinde Muhammed ile konuşurken kendi çocuklarım aklıma geldi. Ben ikisini de anneme emanet edip çıktım. O an gözlerimin önünden hala gitmiyor. Çünkü bir hayat mücadelesi veriliyor. Kafasında kırıkları var elini tuttum ve ne istiyorsun dedim, benim de 2 çocuğum var. Tek istediği şey çay içmekti. Ailesini sordu ama ona cevap veremedim. Çok şükür Muhammed’i kurtardığımıza seviniyorum. Allah tekrarını yaşatmasın” dedi. – AKSARAY
]]>Proje ve alım garantisi detaylarının aktarıldığı ‘Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) yerlileştirme projesi İzmir tanıtım toplantısı’, İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi Bölge Müdürlüğü Atatürk Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi.
Programın açılış konuşmasını yapan Atatürk Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Cenk Karace, “1999 depreminin izlerini hala taşırken senesinin dolmasına sayılı günler kala 6 Şubat depreminde yaşanan arama kurtarma süreçlerini hep birlikte takip etmiştik. Binlerce yuvayı sevdiklerine kavuşturan AFAD ekiplerinin mücadelesini gördük. Ne mutlu bizlere ki felaketlerin ardından var gücüyle insan üstü çaba gösteren AFAD çalışanları, bu olaylar yaşanmadan önce alınabilecek önlemleri aldılar. Afet öncesi hazırlık ve zarar azaltma, afet öncesinde yapılacak müdahale ve afet sonrasındaki iyileştirme çalışmalarının yönetim ve koordinasyonunu gerçekleştirmeyi hedefleyen AFAD’ın faaliyetleri dahilinde ihtiyaç duyduğu ekipmanların, yerli üreticiden tedarik etme projesini de yürekten kutluyorum. Fakat zor ekipmanlar da bulunuyor. Ciddi teknoloji barındıran ürünler var. Bu çalışma ile ekonomimiz ve sanayimiz kazanırken diğer taraftan kaliteli Türk malları ile kullanılan ekipmanların dayanıklılığı artırılmış olacaktır” dedi.
Toplantıda söz alan Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar da, “6 Şubat depreminde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diliyorum. O bölgede deprem olduktan sonra yaklaşık 5 gün orada kalarak bütün deprem bölgesini gezdim. Türkiye’deki AFAD sayısı normal olması gereken sayının binde 1’i civarında. Biz de deprem geçirmiş bir şehiriz. Birçok binamız çöktü ve geri kalan binalarda hasar oluştu. Uzun zamandır kırılmayan bir fay var. Bu fayın kırılma beklentisinin yaşandığı bir yeriz. Deprem bizde 1-2 ay konuşuluyor. Sonra deprem gündemden kalkıyor. Deprem konusu sadece AFAD’dan beklenerek çözüm bulunması gereken konu değil. Bunun bir de ekipman ayağı, diğeri de çalışan ayağı var” açıklamalarında bulundu.
“2 bin 932 kadro tahsisi yapıldı”
Bir enkazda 75 kişinin çalışması gerektiğine vurgu yapan Afetlere Müdahale Genel Müdürü Dr. Sadi Ergin ise şu ifadelere yer verdi:
“6 Şubat depremlerine yakalandığımızda 2 bin 800 arama kurtarma teknisyeni arkadaşımız vardı. Yaklaşık bine yakını son 1 yılda alınmış arkadaşlarımız. 39 bin binanın yıkıldığı 26 bin enkazda canlı araması yapıldığı bir durumda 2 bin 800 kişi ve 11 ilde arama yapan arkadaşlarımızı düşünürsek 2 bin 800 kişi ile mücadele vermemiz gerekirdi. Bir enkazda 75 kişi çalışması gerekir. Aynı anda bütün enkazlarda arama kurtarma çalışması yapabilmemiz için 1 milyon 952 bin personele ihtiyacımız vardı. Bütün devletlerde profesyonel arama kurtarma personeli sayısı ise 800 bindir. 2 bin 932 kadro tahsisi yapıldı. Yaklaşık 6 bin kapasiteye ulaşacağız. Kamu kurumları ve devletlerin çok güçlü kapasitesi var. Bunlardan istihdam edebileceğimiz 100 bin arama kurtarma arkadaşımızın, kamu kurumlarımızdan, STK’lardan tahsisine gidiyoruz. Bakanlıklarımızın bütün kapasitelerini, genç dinamik, arama kurtarma faaliyetlerinde katkı sunabilecek, tecrübesiyle madencilerimiz, kısaca bu sayıyı planladık. O program dahilinde de yaza kadar bu arkadaşlarımızın tüm ihtiyaçlarımızı temin etmemiz gerekiyor. Biz bu 100 bin kişiyi, aldığımız, ürettiğimiz malzemelerle eğiteceğiz. Şu ana kadar 40 bin civarında eğitim verdiğimiz arama kurtarma görevlisi arkadaşlarımız oldu. Bu arkadaşlarımız enkazda çalışacak kültürü edinecek, her türlü yöntemi öğrenmiş olacak. Beklentimiz sizin katkınız, bizlere omuz vermeniz. Biz dersimize hazırız, ödevimizi yaparız.”
Toplantının ardından katılımcılara afet esnasında kullanılan malzemelerin tanıtımı yapıldı.
Toplantıya, Afetlere Müdahale Genel Müdürü Dr. Sadi Ergin, Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar ve Atatürk Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Cenk Karace katıldı. – İZMİR
]]>Van’da okul ve kurumlarda düzenledikleri eğitim ve bilinçlendirme faaliyetleriyle afetler konusunda farkındalığı artırmaya çalışan AFAD İl Müdürlüğü, “İmamlar Destek AFAD Gönüllüsü Oluyor” projesini başlattı.
Görev yaptıkları yerlerde yaşanabilecek doğal afetlere ve olaylara daha hızlı müdahale edilmesi amacıyla projeye dahil edilen imamlar, AFAD görevlileri tarafından 8 günlük teorik ve uygulamalı eğitime tabi tutuldu.
AFAD yerleşkesinde hafif arama kurtarma, enkazdan yaralı taşıma teknikleri, çadır kurma, dağcılık, malzeme kullanımı ve bakımı konusunda eğitim alan imamlar, ekiplerle birlikte tatbikat yaparak öğrendiklerini pratiğe dökme imkanı da buldu.
Eğitimlerini tamamlayan 86 imam, çığ, sel, deprem gibi acil durumlara hem olaylara kısa sürede daha profesyonelce müdahale edilmesini sağlayacak hem de çevrelerindeki kişileri yönlendirerek ekiplerin olay yerine yetişmesine kadar geçen sürenin daha verimli değerlendirilmesine öncülük edecek.
“Yıl sonuna kadar 500 imama daha eğitim vermek istiyoruz”
AFAD İl Müdürü Mehmet Ulutaş, AA muhabirine, eğitim alan imamların acil durumlarda sahada aktif olarak görev yapmalarını planladıklarını söyledi.
Afet gönüllülük sisteminin yıl boyunca devam ettiğini belirten Ulutaş, “İlimizde 86 imama AFAD gönüllülük sistemi kapsamında eğitim verdik, yıl sonuna kadar 500 imama daha eğitim vermek istiyoruz.” dedi.
Eğitimlerin önemine değinen Ulutaş, “Eğitimlerimiz devam ediyor. Afet ve acil durumlarda, verdiğimiz eğitimler sayesinde imamlar, profesyonel ekiplere destek amaçlı sahada görev alabilecek. Hafif arama kurtarma eğitimleri, enkazdan yaralı taşıma teknikleri, çadır kurma, malzeme kullanımı ve bakımı konusunda aldıkları eğitimler çok önemli. Muhtarlara da eğitim vererek sisteme dahil etmek istiyoruz.” diye konuştu.
AFAD arama kurtarma teknisyeni Sıracettin Bayram, riskli bir bölgede yaşadıklarını ve her zaman bu risklere hazır olmaları gerektiğini ifade etti.
Tüm kesimlere verdikleri afet farkındalık eğitimlerinin devam ettiğini dile getiren Bayram, şunları aktardı:
“Kurumumuzda eğitim alan imamların büyük bölümü kırsalda görev yapıyor. Kırsalda oluşabilecek afete bizden önce ulaşma şansları daha yüksek. Bu nedenle aldıkları eğitimler sayesinde ilk müdahaleyi gerçekleştirebilecek ve bize zaman kazandıracaklar. Bu tarz birçok planlamamız var. Saha tatbikatlarımıza devam ediyoruz.”
“Daha önce nasıl hareket edeceğimiz konusunda bir fikrimiz yoktu”
Özalp ilçesinde görev yapan imam Kurban Keskin, AFAD eğitimlerini bütün vatandaşların, kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapanların alması gerektiğini vurguladı.
Van’da büyük yıkıma neden olan 7,2 büyüklüğündeki depremi yaşadığını anlatan Keskin, şunları anlattı:
“O zaman depremde ne yapacağımızı bilmiyorduk. Evimizde ve sokakta nasıl hareket edeceğimiz, nasıl koordine olacağımız konusunda bir fikrimiz yoktu. 6 Şubat depreminde Hatay’da görev aldım. O esnada birçok vatandaşımız ne yapacağını bilmiyordu. 6 Şubat depreminden sonra AFAD’ın çalışmalarını gördüm ve ‘Neden eğitim almıyorum?’ diye düşündüm. Aldığımız eğitimler sayesinde en basitinden düdüğün 3 kere çalması durumunda enkazdan uzaklaşılması gerektiğini öğrendik.”
Aldıkları eğitimin imamlar için önemli olduğunu belirten Keskin, “Kırsal bölgelerde vatandaşların bilgilendirilmesi için bu eğitim çok önemliydi. Aldığımız eğitimler sayesinde cemaati bilinçlendirebiliriz. Bir afet olduğu zaman veya bir çoban düştüğü zaman onu nasıl kurtaracağımızı bilmiyorduk. Aldığımız eğitim sayesinde öğrendik. Bir olay yaşandığında AFAD ekipleri gelene kadar imamlar ilk müdahaleyi yapabilecek.” ifadelerini kullandı.
Van İl Müftülüğünde vaiz olarak görev yapan ve eğitimlere gönüllü olarak katılan Elem Yıldız, 6 Şubat depreminden sonra eğitim almaya karar verdiğini ifade etti.
Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından Hatay’da bir hafta görevli olarak çalıştığını belirten Yıldız, “Depremden 1 gün sonra çalışma arkadaşlarımla yola çıktık. Halkımız için çok üzücü bir durumdu. Manzarayı gördüğümde çok üzüldüm, keşke eğitim alsaydım diye düşündüm. Burada profesyonel ekiplerden eğitim aldık, çok güzel bilgiler öğrendik. Ülkemizin deprem ülkesi olduğunu unutmamalıyız, bu yüzden bu eğitimler çok önemli.” değerlendirmesinde bulundu.
]]>