CHP Tarım ve Ormancılık Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Erhan Adem, ormanlık alanların yok edilmesine ilişkin yazılı açıklama yaptı. Adem, 2018 yılında Orman Kanunu’na eklenen Ek Madde 16 ile ormanlık alanların ranta açılması sürecinin hızlandığını hatırlatarak, “Bugüne kadar bir Bakanlar Kurulu ve 26 Cumhurbaşkanlığı kararıyla yaklaşık 34 milyon metrekare ormanlık alan, orman sınırları dışına çıkarılmış durumda. Son olarak 17 Temmuz 2024 tarihli Cumhurbaşkanlığı kararıyla 2 milyon 854 bin 796,25 metrekare ormanlık alan daha sınırların dışına çıkarıldı” dedi.
Adem, özellikle İstanbul’un Beykoz ilçesindeki Kuzey Ormanlarının yok edilmesinin büyük bir tahribata yol açtığını vurgulayarak, “Kuzey Ormanları, şehrin kirli havasını temizleme görevini üstlenirken, aynı zamanda içme suyu havzalarını da barındırıyor. Ancak, bu ormanların rant uğruna yok edilmesi, İstanbul’un son kalan akciğerlerinin de yok edilmesi anlamına geliyor” ifadelerini kullandı.
“Kaçak villaların her biri yaklaşık 40 milyon TL değerinde”
Adem, Türkiye’nin doğal mirası olan ormanların korunması için yetkilileri acilen harekete geçmeye çağırarak şunları kaydetti:
“28 Haziran 2024 tarihli kararla, Artvin, Bitlis, İstanbul ve İzmir illerinde toplam 496 bin 729 metrekare ormanlık alan sınırların dışına çıkarıldı. Bu alanların 183 bin 543 metrekaresi İstanbul’da, 285 bin 867 metrekaresi ise İzmir’de bulunuyor. Özellikle Beykoz ilçesinde 183 bin 543 metrekare ormanlık alanın yok edilmesi, Kuzey Ormanlarının önemli bir parçasının daha kaybedilmesine neden oldu.
Beykoz ilçesi Bozhane Mahallesi’nde ve Riva Çayağzı Mahallesi’nde yapılan kaçak villalar, Cumhurbaşkanlığı kararlarıyla yasal hale getirildi. Riva’da 26 noktada ormanlar katledilerek yerine kaçak villalar yapıldı ve bu durum Cumhurbaşkanlığı kararıyla yasal hale getirildi. Bu kaçak villaların her biri yaklaşık 40 milyon TL değerinde.
17 Temmuz 2024 tarihli Cumhurbaşkanlığı kararıyla, Amasya, Balıkesir, Kastamonu, Manisa, Muğla, Samsun, Sinop ve Sivas illerinde toplam 2 milyon 854 bin 796,25 metrekare ormanlık alan daha sınırların dışına çıkarıldı. Kastamonu’nun Pınarbaşı ilçesinde 452 bin 575,96 metrekare ormanlık alanın yok edilmesi, bölgedeki ekosisteme büyük zarar verdi. Ormancılık bilimi ve hukuk açısından tutarlı olmayan bu uygulamaların acilen durdurulması gerekmektedir. Orman Kanunu’na eklenen Ek Madde 16’nın yürürlükten kaldırılması, gelecek nesillerimize bırakacağımız doğal mirasın korunması adına büyük önem taşımaktadır. Türkiye’nin doğal mirası olan ormanların korunması ve gelecek nesillere sağlıklı bir çevre bırakılması için tüm yetkilileri acilen harekete geçmeye çağırıyoruz.”
]]>SAMSUN’un İlkadım ilçesinde boşanma aşamasında olduğu eşi Saadet Çay’ı (43) yaşadığı mülk anlaşmazlığı sebebiyle göğsünden tabancayla vurarak öldüren büfeci Adem Çay (48), çıktığı ilk duruşmada, “903 bin lirayı bu adama mı yedirdin, deyince sevgilisi B.D.T. ayağa kalkarak, ‘Bu kadından boşanacaksın, seni burada öldürürüm’ dedi. Bacağıma tekme attı. Saadet de eliyle yüzüme vurarak beni itti. Ben de korkudan masadaki ruhsatsız silahı aldım. Saadet, sevgilisi B.D.T.’nin önüne atladı. Silahın ateş aldığını duydum ancak onda da silah vardı. Hangi silah ateş aldı bilmiyorum” dedi.
Olay, 6 Mayıs’ta İlkadım ilçesinin 19 Mayıs Mahallesi’nde meydana geldi. Adem Çay, iddiaya göre Belediye Ortaokulu’nda İngilizce öğretmeni olan boşanma aşamasındaki eşi Saadet Çay’ı görüntülü arayıp, intihar edeceğini ve son bir kez çocuklarını görmek istediğini söyledi. Saadet Çay, sevgilisi B.D.T. (47) ve 17 ile 14 yaşlarındaki çocuklarıyla Adem Çay’ın depo olarak da kullandığı evine gitti. Saadet Çay, eve girmeden çocukları kendi evine yolladı. Burada çift arasında Atakum ilçesindeki yazlık ev sebebiyle tartışma çıktı. Tartışma sırasında Adem Çay, silahını doldur boşalt yaptığı sırada B.D.T. dışarı çıktı. Çay, eşini göğsünden vurdu. B.D.T., çevredeki bekçilere durumu bildirdi. Olay yerine polis ekipleri sevk edildi. Kapıyı kırıp içeri giren ekipler, Saadet Çay’ın cansız bedeniyle karşılaştı. Çay’ın cansız bedeni, yapılan incelemenin ardından otopsi için Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi morguna götürülürken, şüpheli evde gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen ‘Kasten yaralama’, ‘Tehdit’ ve ‘Yağma’ gibi suçlardan 19 kaydı olduğu belirtilen Adem Çay tutuklandı.
Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianame 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde kabul edildi. Adem Çay hakkında, ‘Kasten öldürme’ ve ‘Ruhsatsız silah bulundurma’ suçlarından dava açıldı. Davanın ilk duruşması dün görüldü. Duruşmada, Saadet Çay’ın ailesi, öğretmenler ve taraf avukatları salonda hazır bulundu.
‘PLANLAYARAK ÇAĞIRMADIM’
Sanık Adem Çay savunmasında, “Olaydan yaklaşık 8 ay önce Saadet yanlışlıkla beni aradı. Telefonu açtığımda ortamdan farklı sesler geliyordu. Birbirlerine aşkım, diye hitap ediyorlardı. Saadet, ‘Yazlığı ondan alacağız’ dedi ve sevgilisi B.D.T. ise, ‘Ben senin arkandayım’ cevabını verdi. 22 dakika boyunca mallar ve benim hakkımda konuştular. Sevgili olduklarını anladığımda anlaşmalı boşanmayı, çekişmeli boşanmaya çevirdim. Bana daha fazla sinir oldular. Olaydan iki gün önce B.D.T. aradı ve hakaret ile küfürler etti. Beni iş yerine çağırdı. Gittiğimde iş yeri kapalıydı, arabanın arkasından sopayla çıkarak yakamdan tuttu. Etraftakiler görmesin, diye beni araca soktu. Karşıdan eşim ve kızımın geldiğini gördüm, bana vurmaya başladılar. Ben de video kaydı aldım. Olaydan 1 saat önce ise telefonumda olan Saadet’e ait fotoğrafları kendisine yolladım. O fotoğrafları kendimde görmek istemiyordum. Bana, ‘Yeter artık fotoğrafları gönderme’ dedi. Çocukları görmek istediğimi söyleyerek aradım. O da, ‘Neden görmek istiyorsun, onlar seni görmek istemiyor’ dedi. Sonra birkaç kez daha aradı, açmadım ve telefonu kapattım. İntihar edeceğimi söyleyip, çocukları görmek istediğimi söylemedim. Ben daha önce 3 kez intihar girişiminde bulundum ama o gün bulunmadım. Eşime son kez çocuklarımı görmek istiyorum dedim, planlayarak çağırmadım” dedi.
‘SAADET SEVGİLİSİNİN ÖNÜNE ATLADI’
1 saat sonra komşunun zile bastığını söyleyen sanık Adem Çay, “Aşağıda birileri ve sana bakıyorlar, dedi. B.D.T. ve Saadet’i gördüm. Benimle görüşmek istediklerini söylediler. Ben de görüşmek istemediğimi söyledim. O ara eşim çocukları eve gönderdi. Saat geç olduğundan dolayı yukarı beraber çıktık. İkisi oturdu, ben ayaktaydım. Saadet, ‘Neden anlaşmalı boşanmıyorsun, F.D.B.’nin sana verdiğimi resimlere mi güveniyorsun?’ deyince mal ve para konusunda tartıştık. 903 bin lirayı bu adama mı yedirdin, deyince B.D.T. ayağa kalkarak, ‘Bu kadından boşanacaksın, seni burada öldürürüm’ deyip, bacağıma tekme attı. Saadet de eliyle yüzüme vurarak beni itti. Ben de korkudan masadaki ruhsatsız silahı aldım. Saadet ve B.D.T, panik yaptı. Saadet, B.D.T.’nin önüne atladı. Silahın ateş aldığını duydum ancak onda da silah vardı, hangi silah ateş aldı bilmiyorum. Ben daha önce silah kullanmadım. Bu silahı B.D.T. ile aramızda geçen olaydan sonra aldım. B.D.T., ‘Ben bacağımdan vuruldum’ deyip kaçtı. Ben de arkasından çıktım ama göremedim. İçeri girdiğimde kapıyı kapadım. B.D.T.’nin beni darbedeceğini düşünerek emniyet mandalını da kapattım. Eşimi kanlar içinde görünce bayılmışım, gözümü nezarette açtım. Bu olaydan dolayı çok pişmanım, Saadet’in ailesinden, çocuklarımdan ve kendi ailemden özür dilerim, tahliyemi talep ederim” diye konuştu.
‘SESİ DUYDUĞUM ANDA PATLAMA OLDU’
Tanık olarak dinlenen Saadet Çay’ın sevgilisi B.D.T. ise “Gece ben uyurken Saadet beni aradı. Adem’in görüntülü arayıp kafasına silah dayadığını ve çocukları görmek istediğini söyledi. Beraber gittik, üst kattan biri çıktı ve ‘Kime bakıyorsunuz?’ dedi. Adem’e baktığımızı söyleyince Adem’e gitti ve Adem dış kapıyı bize açtı, içeri girdik. Tartışma olmadı, yazlıkla ilgili konuşuyorlardı. Adem, defalarca kendisini aldattığını söyledi, Saadet’e. Konu tekrar yazlığa geldi. Saadet, ‘Yazlığı vermem, çocuklarını özlediysen gel, bu gece evde kal’ deyince Adem de ‘Gitmem’ dedi. Bir süre sonra Adem, ‘Lavaboya gideceğim sonra çıkalım’ dedi. Adem alkollüydü, giderken bir ses oldu, düştü sandım. Adem silah çekti, doldur boşalt sesini duyduğum anda patlama oldu. İkinci patlama da ben iç kapıyı açarken oldu. Dış kapıyı açıp çıkacakken de arkamdan bana bir el daha ateş etti. Saadet’i vuracağını tahmin etmedim. Bekçileri gördüm, ‘Silahla kadını rehin aldı’ dedim. Sanığın Saadet’i rehin aldığını düşündüm. Benim silahım yoktu” ifadelerini kullandı.
‘SANIK OTURUR VAZİYETTEYDİ’
Olay günü görevli tanık polis memuru T.B. ise “Kapı kapalıydı, çaldık açan olmadı. Kapıyı kırdık, ama emniyet mandalı takılıydı, aralıktan bakınca yerde yatan biri olduğunu gördük. Kilidi de kırdık, kadından nabız alamadık. Sanık yandaki koltukta gözleri açık oturur vaziyetteydi” dedi.
Mahkeme heyeti, sanık ve tanıkları dinledikten sonra duruşmayı erteledi.
]]>