Ada – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Sat, 02 Nov 2024 15:01:59 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Kim der ki iki çocuk annesi! Hülya Koçyiğit’in torunu Aslışah Alkoçlar çocukları Cem ve Ada ile deniz keyfi yaptı! https://www.haber60.com.tr/kim-der-ki-iki-cocuk-annesi-hulya-kocyigitin-torunu-aslisah-alkoclar-cocuklari-cem-ve-ada-ile-deniz-keyfi-yapti/ https://www.haber60.com.tr/kim-der-ki-iki-cocuk-annesi-hulya-kocyigitin-torunu-aslisah-alkoclar-cocuklari-cem-ve-ada-ile-deniz-keyfi-yapti/#respond Sat, 02 Nov 2024 15:01:59 +0000 https://www.haber60.com.tr/kim-der-ki-iki-cocuk-annesi-hulya-kocyigitin-torunu-aslisah-alkoclar-cocuklari-cem-ve-ada-ile-deniz-keyfi-yapti/ Kim der ki iki çocuk annesi! Hülya Koçyiğit’in torunu Aslışah Alkoçlar çocukları Cem ve Ada ile deniz keyfi yaptı!

Sosyetik güzel çocuklarıyla deniz keyfi yaptı. Aslışah Alkoçlar ve Kaan Demirağ çiftinin oğlu Cem ve kızı Ada sosyal medya ilgi odağı oldu.

Kim der ki iki çocuk annesi! Hülya Koçyiğit’in torunu Aslışah Alkoçlar çocukları Cem ve Ada ile deniz keyfi yaptı!

Uzun süreli birlikteliklerini evlilikle taçlandıran Aslışah Alkoçlar ve Kaan Demirağ çifti, 2021 yılında oğulları Cem’e kavuşmuştu.

Kim der ki iki çocuk annesi! Hülya Koçyiğit’in torunu Aslışah Alkoçlar çocukları Cem ve Ada ile deniz keyfi yaptı!

Çiftin çocukları Cem, geçtiğimiz günlerde 3 yaşına girmişti.

Kim der ki iki çocuk annesi! Hülya Koçyiğit’in torunu Aslışah Alkoçlar çocukları Cem ve Ada ile deniz keyfi yaptı!

Son olarak Dubaide yaşayan aile, küçük bir kutlama yapmıştı.

Kim der ki iki çocuk annesi! Hülya Koçyiğit’in torunu Aslışah Alkoçlar çocukları Cem ve Ada ile deniz keyfi yaptı!

Minik Cem hem okul arkadaşlarıyla hem de ailesiyle yeni yaşını kutlamıştı.

Haber Kaynak : SABAH.COM.TR

“Yayınlanan tüm haber ve diğer içerikler ile ilgili olarak yasal bildirimlerinizi bize iletişim sayfası üzerinden iletiniz. En kısa süre içerisinde bildirimlerinize geri dönüş sağlanılacaktır.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/kim-der-ki-iki-cocuk-annesi-hulya-kocyigitin-torunu-aslisah-alkoclar-cocuklari-cem-ve-ada-ile-deniz-keyfi-yapti/feed/ 0
Kıbrıs Zaferi’nin 50. yılı kutlandı https://www.haber60.com.tr/kibris-zaferinin-50-yili-kutlandi/ https://www.haber60.com.tr/kibris-zaferinin-50-yili-kutlandi/#respond Mon, 29 Jul 2024 21:15:19 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=42574 20 Temmuz Kıbrıs ve Zafer Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Emekli Albay İbrahim Öztek, Kıbrıs Barış Harekatı’nın 50. yılı dolayısıyla

bir mesaj paylaştı.

Kıbrıs Barış Harekatı’nın 50. yılı dolayısıyla Kıbrıs Zafer Derneği Başkanı Emekli Tümgeneral Cumhur Evcil, Emekli Korgeneral Kemal Yılmaz, Emekli Albay İbrahim Öztek, Emekli Albay Arif Alim, Emekli Albay Mithat Işık, Emekli Albay Atalay Erkin, Kd. Başçavuş Mehmet Ünaldı, Barış Harekatı’nda Doktor Asteğmen olarak görev yapmış olan Prof. Dr. Hasan Serdaroğlu ve Ahmet Saatçılar devlet misafiri olarak Kıbrıs’a gitti. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Meclis Başkanı Zorlu Töre, Başbakan Ünal Üstel ile bir araya gelen heyet, Lefkoşa Meydanı’nda gerçekleştirilen tören ve resmi geçide de katıldı.

“Kıbrıs zaferinin 50 yılı tüm milletimize kutlu olsun”

20 Temmuz Kıbrıs ve Zafer Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Emekli Albay İbrahim Öztek, Kıbrıs Barış Harekatı’na dair düşüncelerini şu cümlelerle paylaştı:

“Kıbrıs adasının geçmiş tarihine bakacak olursak, adaya ilk sahip olan medeniyetlerden biri Hititlerdir. 1571’den beri de yine Türk toprağı olmuştur. Adanın her tarafına yerleşmiş olan Türkler, kültür varlıkları, vakıf eserleri ve camileri ile her yere damgasını vurmuşlardır. Adada Türk varlığına tahammül edemeyen Rum, Yunan, AB ve ABD dün olduğu gibi bugün de haçlı zihniyetini terk edememiştir. Avrupa ve dünyanın birçok yerinde devletleri bölme gayretindeki bu zihniyet, adada Türk’ü Rum’a yamama gayretindedir.

Kıbrıs adası bugün BOP’nin bir parçası haline gelmiştir. Stratejik önemi büyüktür. Doğu Akdeniz’i, Orta Doğu’yu, Süveyş’i hatta uzak doğuyu kontrol edebilecek stratejik yapıya sahiptir. Adanın çevresinde bulunan zengin petro-gaz yatakları ise batının iştahını iyice kabartmıştır. 1925 yılından günümüze adada önce İngilizlerle, sonra da Türklerle savaşan EOKA teşkilatı, Mora ve Girit’te olduğu gibi ENOSİS için Akritas planları çerçevesinde Türk’ü yok etme gayretleri, 1974 yılında Türk Silahlı Kuvvetleri ve Kahraman Mücahitlerimizin kutlu zaferi ile sona erdirilmiştir.

Kıbrıs Barış harekatı ile soydaşlarımızın can ve mal güvenliği sağlandı. Katliamlar son buldu. Hakları güvence altına alındı. Fakat her zaman olduğu gibi AB ve ABD’yi arkalarına alan Rumlar güneyde ayrı bir devlet kurdular. İki halkın birlikte yaşaması mümkün değildir. Zira 50 yıl önce orada da bir Gazze yaşanıyordu. Barış harekatı sonrası Türk halkı huzur içinde yaşamaktadır. Şimdi artık sıra Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin bağımsızlığının dünyaca tanınmasına gelmiştir. Bunun için en önemli konular sportif, kültürel ve folklorik etkinlikler, turizm ve eğitimdir. Artık tekvando ve bilardo başta olmak üzere Kıbrıslı Türk sporcular, birçok ülkede kendi bayrakları altında yarışmaktadırlar. Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde 20 yerel, 6 adet de uluslararası üniversite bulunmaktadır. Uluslararası üniversitelerde 50 bine yakın yabancı öğrenci eğitim görmektedir. Bunların etkinlik ve tanıtımları artırılmalıdır.

Bazı ülkeler adanın bölünmüşlüğünü haritalarda da göstermektedir. Kıbrıs Türk parlamenterleri BM’de birçok komisyonlarda görev almaktadır. Kıbrıs Türk Cumhuriyeti; Türksoy, Türk Devletler Teşkilatı ve İslam Teşkilatının gözlemci üyesidir. Bu üyelikler ivedi gerçek üyeliğe dönüştürülmelidir. Türkiye’de yapılan her çeşit uluslararası etkinliğe Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ekipleri davet edilerek, gelen ülkelerle yakınlaşmaları sağlanmalıdır.

Türkiye, adada stratejik önem taşıyan tesislerin oluşturulmasına önem vermelidir. Ada çevresinde petrol ve gaz aramaları kesintisiz yapılmalıdır. Türkiye ile birlikte Azerbaycan, diğer Türk devletleri, Pakistan, Bengladeş ve yakın ilişki içinde olduğumuz Müslüman ülkelerin Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin tanınmasında aktif rol almalı, hatta bu konuda Rusya’nın sempatisi kazanılmalıdır.

Kıbrıs Barış Harekatı, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin, Hava, Kara ve Deniz Kuvvetleri’nin birlikte yürüttüğü eşsiz bir zaferdir. İkinci Viyana Savaşı’ndan sonra gerileyen Türk ordusu Kurtuluş Savaşı’ndan sonda Kıbrıs’ta ikinci büyük zaferini kazanmıştır. Tabii ki Çanakkale ayrı bir destandır. Türk milletinin çektiklerini yeni yetişen gençlerimize iyi anlatmalıyız. Unutmayalım ki, su uyur düşman uyumaz.

Kıbrıs zaferinin 50 yılı, o kara günler bir daha yaşanmamak üzere tüm milletimize kutlu olsun.” – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/kibris-zaferinin-50-yili-kutlandi/feed/ 0
Özel: Belediyeleri maaş ödeyemez hale getirmeye çalışıyor https://www.haber60.com.tr/ozel-belediyeleri-maas-odeyemez-hale-getirmeye-calisiyor/ https://www.haber60.com.tr/ozel-belediyeleri-maas-odeyemez-hale-getirmeye-calisiyor/#respond Thu, 25 Jul 2024 00:09:04 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=42083

Fırat ALKIZ/ İSTANBUL CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Adalar Belediyesi’ni ziyaret ederek gazetecilerin sorularını yanıtladı. Adalar’da ‘Azmanbüs’ protestosuyla karşılaşan Özel, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın belediyelerle ilgili açıklamasına yanıt verdi. Özel, “Millet zaten bu zihniyetten yıldığı için 411 belediyeyi bize verdi. Böyle bir çifte standart olur mu? Şimdi ne yapacakmış? Hangi AKP’li belediye bugüne kadar SGK borcunu ödemiş. Şimdi diyor ki ‘Belediyelerin alacaklarını parasından keseceğim’. Bu şu, belediyeleri hizmet yapamaz hale getirip, efendim CHP belediyesi bu diye göstermeye çalışıyor” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Büyükada’da, Adalar Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat’ı makamında ziyaret etti. Ziyaretin ardından ada halkının protestosuyla karşılaşan Özel, “Bu boyutta bir araç adada doğru değil, daha ufak daha düzgün bir şey için çalışıyorlar arkadaşlar, önümüzdeki süreçte olacak. Biraz önce adanın dört temsilcisi ile geldiler yukarıda konuştuk ben düşüncelerimi aktardım. Basın mensuplarına da aktardım. Adanın istemediği hiçbir şeyin yapılmayacağını söyledik. Bugünkü yoğunluk ortadan kalkana kadar, bu beğenmediğiniz boyuttaki araçlar, adadaki yaya yoğunluğu azaldıkça çekilecek” dedi. Protestocuların sözünü kesmesi üzerine Özel, “Yukarıda basın mensupları soruları burada soralım dediler. Bakın hepsinin yüzü burada, hayır aşağıda sorun dedim. Çünkü bu hakkın kullanılmasını istiyorum. Beltur’da konaklıyoruz onun iskelesinden karşıya İnönü Evi’ne gidebilirdim buraya geldim. Çünkü sizin de görünür olmanız önemli. Başkaları gibi arka kapıdan çıkıp arabaya binip gidebiliriz böyle bir şey olmayacak. Bana da sorarsanız bu boyutta bir araç adada doğru değil. Daha ufak ve düzgün bir şey çalışıyor arkadaşlar. Önümüzdeki süreçte olacakö ifadelerini kullandı.

“BELEDİYELERİ MAAŞ ÖDEYEMEZ HALE GETİRMEYE ÇALIŞIYOR”

Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın emeklilere zam için CHP’li belediyelere ‘SGK’ya olan borçları ödesinler’ sözleri üzerine, “Birincisi Sayın Erdoğan hangi AKP’li belediye SGK’ya borcunu ödemiş söylesin. Ellerinden aldığımız belediyeler en az son 5 yıl boyunca hiç borç ödememişler. Şimdi SGK’ya yatırılacak para ile AKP’li belediye zamanında hizmet yapacak. Sonra onun SGK’ya ödemeyip kendisine kullandığı parayı bugün biz ödeyeceğiz AKP’liler için. Millet zaten bu zihniyetten yıldığı için 411 belediyeyi bize verdi. Böyle bir çifte standart olur mu? Şimdi ne yapacakmış? Hangi AKP’li belediye bugüne kadar SGK borcunu ödemiş. Şimdi diyor ki ‘Belediyelerin alacaklarını parasından keseceğim’. Bu şu, belediyeleri hizmet yapamaz hale getirip, efendim CHP belediyesi bu diye göstermeye çalışıyor. Bunlar ucuz oyunlar. O bunu yapsın, hizmet edecekken, bizim hizmet edeceğimiz parayı AKP’li belediyenin borcunu gelsin kessin ya da daha önceden olan SGK borçlarını kessin, hizmet etmeye engel olsun. Ben de çıkayım meydan meydan Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın sırf kendi beceriksiz yönetimi değişecek diye korkusundan, CHP’lilerin yönetim yetkinliğini elinden almak için bu oyuna nasıl başvurduğunu anlatayım. Deyim ki ‘Bu enflasyonu düşüremiyor. Biz geliyoruz iktidara, gelmeyelim diye belediyelerimizin elini kolunu bağlamaya, yoksullaştırmaya, maaş ödeyemez hale getirmeye, çöp toplayamaz hale getirmeye çalışıyor’. Vallahi Sayın Erdoğan şunu bilsin. Kendi ellerimizle toplarız o çöpleri bütün CHP’liler. Yine de onun bu oyunlarına, şantajlarına teslim olmayız” diye konuştu.

“MALİ DARBE YAPMAYA ÇALIŞIYOR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın mali darbe yapmaya çalıştığını öne süren Özel, “Vallahi çok net bir şey söylüyorum. Her geçen gün millet gün sayıyor. Birazcık seçim sonuçlarından akıl alıp, öğrenip, vatandaşın isteklerini yerine getirmek yerine inatlaşıyor. Bizim hizmet etmemizi engelliyor. Vatandaş bunları görür. Bu iş geçen sefer İstanbul’da vatandaşın kararıyla seçilen Ekrem İmamoğlu’nun zorla mazbatasını elinden almak neyse, seçilmiş belediye başkanının parasına el koyup, hizmet etmesine engel olmak da aynı şeydir. Bu sefer mali darbe yapmaya çalışıyor. Geçen sefer YSK eliyle adli darbe yaptı. ‘Osmanlı tokadı vuracağım’ dedi bize, demokrasi tokadını yedi. Şimdi mali darbe yapacak, yeni bir demokrasi tokadı yer. Meydan meydan, sokak sokak anlatırım. Sakın böyle bir şeye kalkışmasınö ifadelerini kullandı.

“MİLLİ PİYANGODAN KESİLİP HAYVAN HAKLARI FONU KURULSUN”

Özel, sokak hayvanları konusunda Erdoğan’ın ‘Kimse bize merhamet dersi vermeye kalkmasın’ açıklamasına karşılık olarak, “Merhamet dersi değil. Ben sokak hayvanları sorunu olduğunu ilk günden beri söylüyorum. Bunun sınıfsal bir soruna evrilmesinden son derece tedirginim. Zenginlerin çocukları okula servisle gidenlerin, korunaklı yerde oturanların görmediği, diğer vatandaşların rahatsız olduğu bir sorun var. Buna birileri duyarsız, birileri duyarlı gibi bir mesele toplumsal fay hattıdır. Bu sorunun çözümü asla ve asla cinayet ve katliam olamaz. Yapılacak iş bellidir. Barınak yapacağız. Kısırlaştırma, sahiplendirme yapacağız. Nokta. Cinayet işlemeyeceğiz. Bunun için yapılması gereken tek iş bütçedir. Bütçenin yolunu Meclis’in ilgili komisyonu belirlemiş. Hayvan hakları fonu. At yarışlarından, spor toto, lotodan, milli piyangodan kesilecek. Hayvan hakları fonu kurulacak. Bu sorun bitecek. ‘Şimdi yükü belediyelere atayım, parayı vermeyim. Ben kanunu çıkardım. CHP’li belediyeler yapmıyor’. Vallahi bir haftalığına belediye anahtarlarını koyarız masasına ‘Hadi sen yap’ deriz. Nasıl yapacaksın? O yüzden akıllarını başlarına toplasınlar. Barınak, kısırlaştırma, sahiplendirme. Onun için ne lazım? Maddi kaynak lazım. Maddi kaynak için de devletten istemiyoruz. At yarışı gibi, milli piyango gibi şans oyunlarından kesilecek paralarla bu yapılacak. Fonun kurulmasıyla ilgili öneri raporunun altında AKP ve MHP’nin imzası var. Sözlerinin arkasında dursunlar. Sorunu çözelim. Yarın bir köpek bir suçsuz çocuğa saldırdığı takdirde sorumlusu, sorunu çözermiş gibi yapıp çözdürmeyen bu iktidar olur. Sorun vardır. Çözüm vardır. Çözüm insancıl olmak zorundadır. Hayvan haklarına saygılı olmak zorundadır” şeklinde konuştu.

“REFERANS LİSTESİNDEN HABERİM YOK”

Türkiye Belediyeler Birliği’nde atamalar için referans listesi oluşturdukları iddialarını yanıtlayan Özel, “Birincisi referans listesinden haberim yok ama bana başvuran kimse ben onu sadece Türkiye Belediyeler Birliği’ne değil tüm yöneticilerimize, bu kişi başvurdu, bu kişi başvurdu diye bildiriyorum. Bundan daha doğal bir şey yok. Benim kardeşim 6 sene boyunca işsiz kalmış. Allah’ın bir belediyesine tenezzül etmemişim. Milletvekillerimin, işsiz kardeşleri, eşleri var. Tenezzül etmemişiz. Ondan sonra bize AKP tipi yakıştırmalar yakışmaz. Biz bu konuda teflonuz teflon” dedi.

“KILIÇDAROĞLU HİÇBİR ZAMAN BİRİNCİ PARTİNİN GENEL BAŞKANI OLMADI”

Kılıçdaroğlu’nun son yaptığı açıklamayı üzerine alınmadığını belirten Özel, “Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun değerlendirmelerini niye üstüme alayım? Üstüme alacak bir şey yok. Çünkü ben konuşmamım ilk başında şöyle söyledim. Şeyh Edebali’nin vasiyeti muhalefete değil iktidaradır. Türkiye’nin kutuplaşmasından, el sıkışmamasından, konuşmamasından birinci parti sorumludur. 22 yıl boyunca bunu yapmadı, Anıtkabir’de bile el sıkmadı. Bu laf Erdoğan’a değil mi? Bunu söyleyin. 31 Mart’ta ben birinci parti oldum, o yüzden adımı ben attım dedim. CHP artık iktidar partisidir halkın gözünde. Birinci partiye yakışacak işleri biz yapacağız. Kemal Bey hiçbir zaman birinci partinin lideri değildi. Çok istedi ama olmadı. Çok çalıştık ama olmadı. Olsaydı o da benim dediğimi yapardı. Tayyip Erdoğan gibi birinci parti olup ikinci partinin elini sıkmayanlardan olmadık. Kemal Bey de hiçbir zaman zaten birinci partinin genel başkanı olmadı. 10 saniyelik bir görüntü üzerinden bir şeyler. Kemal Bey dışında, Kemal Bey adına bir şeyler söyleyen, yazan ve paylaşan, eleştiren birkaç arkadaş var. O konuda CHP Genel Başkanı’nın ne yapacağı belli. Nereye gidiyoruz? İnönü Evi’ne. Ne yapıyoruz? CHP Genel Başkanı olarak her söyleneni duymuyoruz. İsmet Paşa gibiö açıklamasında bulundu.

“AKP İLE SEÇİMLERDEN ÖNCE KOALİSYON İHTİMALİ YOKTUR”

Özel, Erdoğan ile görüşmenin ardından ‘CHP-AKP koalisyonu’ değerlendirmelerine ilişkin soruya ise “Görüşmelerde de gelmedi. Milletten muhalefet görevi alıp, iktidara soyunan MHP değil bu parti. Millet bize gelecek seçime kadar muhalefet görevi verdi. Verilmeyen bir göreve talip olmak seçmenin mesajını almamaktır. Benim verilmeyen bir göreve talip olmam söz konusu değil. Yapılacak ilk serbest seçimlere kadar ülkenin ana muhalefet partisiyiz, seçimlerden sonra iktidar partisiyiz. AKP ile seçimlerden önce bir ittifak, koalisyon, birliktelik ihtimali yoktur. Milli meselelerde, önemli meselelerde, vatandaşın sorununu çözmede, müzakere de ederiz, münakaşa da ederiz. Ama kimse ile milletin vermediği vazifeyi üstümde görmem. O MHP’nin işi. Düştükleri hal ortada. Yüzde 18’lik parti yüzde 4-5’e düştüyse, milletin verdiği vazifeyi yapmayıp, iktidara eklenmenin sonucudur. Bunu ne vicdanen, ne ahlaken, ne siyaseten yaparım” dedi.

]]> https://www.haber60.com.tr/ozel-belediyeleri-maas-odeyemez-hale-getirmeye-calisiyor/feed/ 0 CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Adalar Belediyesi’ni Ziyaret Etti https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-adalar-belediyesini-ziyaret-etti/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-adalar-belediyesini-ziyaret-etti/#respond Wed, 24 Jul 2024 23:39:06 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=42053 Haber: Çağatan AKYOL/ Kameraman: Umut Emre GÖKBULUT

(İSTANBUL)- CHP Genel Başkanı Özgür Özel, bugün önce CHP Adalar İlçe Başkanlığı’nı daha sonra Adalar Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat’ı ziyaret etti. Özel, belediye ziyareti sırasında, “Burası Adalar Belediye Hizmet Binası. Bu binanın son kullanılan odası bu. Biz ayrıldıktan sonra da bu oda boşalacak ve bu bina kentsel dönüşüm kapsamında, depreme karşı dayanıksız olduğu için terk edilecek. Hızla Adalıların en iyi hizmet alabileceği belediye personelinin de hayatının riske atılmayacağı, depreme dayanıklı bir binaya kavuşuyor. Bu konuda tüm yerel yöneticilere, hangi siyasi partiden olursa olsun deprem ve depreme karşı dayanıksızlık noktasında asla ve asla ihmalkar olmamalarını, ilk adım olarak bunu atmaları gerektiğini ifade ediyoruz” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Lozan Barış Antlaşması’nın 101. yıldönümü nedeniyle Heybeliada’da düzenlenecek etkinliğe katılmak üzere Adalar’a geldi. Özel’e CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, partililer eşlik etti. Önce partisinin ilçe başkanlığını ziyaret eden Özgür Özel, ardından Adalar Belediyesi’ne geçti. Burada başkan Ali Ercan Akpolat’ı makamında ziyaret eden Özgür Özel, şunları söyledi:

Depreme dayanıklı yapı açıklaması

“Bugün gerçekten Ada’da çok sıcak bir ilgi ile karşılandık. Öncelikle ben mekana dair bir şey söyleyeyim. Burası Adalar Belediye Hizmet Binası. Bu binanın son kullanılan odası bu. Biz ayrıldıktan sonra da bu oda boşalacak ve bu bina kentsel dönüşüm kapsamında, depreme karşı dayanıksız olduğu için terk edilecek. Hızla Adalıların en iyi hizmet alabileceği belediye personelinin de hayatının riske atılmayacağı, depreme dayanıklı bir binaya kavuşuyor. Bu Ercan Başkanın bence attığı çok önemli bir adım. Bunun için kendisini tebrik ediyorum. Bu konuda tüm yerel yöneticilere, hangi siyasi partiden olursa olsun deprem ve depreme karşı dayanıksızlık noktasında asla ve asla ihmalkar olmamalarını, ilk adım olarak bunu atmaları gerektiğini ifade ediyoruz.

“Ercan Başkanın Adalar Belediye Başkan adayımız olması ve sonra seçilmesi, Adalar’da bir hasreti sona erdirdi”

Ercan Başkanın Adalar Belediye Başkan adayımız olması ve sonra seçilmesi, Adalar’da bir hasreti sona erdirdi. Adalar’daki herkes Adalar’da doğmuş, büyümüş, yetişmiş, buranın bir sakini tarafından yönetilmesini istiyor. Ben bir önceki seçimde kendisine bir dahaki seçimde böyle bir aday belirleneceğinin sözünü vermiştim, kendi adına değil Ada’dan herhangi birisini adına. Genel Başkan olduğumuz da kendisinin de başvurusunu gördüğümüzde büyük bir memnuniyet duyduk. Kendisi adaylaştı, adaylığı tüm Ada’daki, tüm İstanbul’da bütün örgütümüze memnuniyet uyandırdı, çünkü örgüte duyulan güveni gösteriyordu. Ada’da da çok büyük bir memnuniyet uyandırdı. Çünkü ilk kez onların sorunlarını anlatabilecekleri son dönemde, seslerini duyacak bir belediye başkanını seçmenin iç huzuru içindeydiler. Zaman zaman görevlendirmeler oldu. Görevlendirilen arkadaşlarımızın hiçbir kusuru yok ama buranın başka bir sosyolojisi var. Burayı buraya ait olmayan kimsenin bunu bilmesi mümkün değil. Bu gelenek bundan sonra CHP’de hiç terk edilmeyecek. Ben buna inanıyorum. Ben görevde olduğum müddetçe, bunun sözünü veririm. Kurumsal sorumluluk açsından da Ada’nın burayı çok iyi tanıyan, bilen, içinde hisseden, kanında Adalılık akan birisi ya da birileri tarafından yönetilmesi lazım. Bu son derece önemli. Zaten alınan çok yüksek oy ve destek de bu tercihe Ada sakinlerinin verdiği olumlu tepki ve destektir. Siyaset sorunları ve krizleri yönetme sanatı.

“Toplu taşımanın ölçek tartışmasını, Ada’nın talebi doğrultusunda çözeceğiz”

Ada’ya bundan 5-6 yıl önce geldiğimde inanılmaz tartışmalar vardı. Faytonların kalmasını isteyenler, hayvan hakkı savunucuları çekilen ıstırabı ama buraya gelecek ulaşımla ilgili yapılacak tercihlerin ne olacağı, nasıl sonuç doğuracağı tartışılıyordu. O tartışma bu dönemde de elektrikli araçlarla çözüldü ancak aracın boyutu konusunda bir itiraz vardı. Bu krizi sayın başkan hem partimizi, hem bizleri çok iyi tanıdığı için, hem Ada halkının ne istediğini çok iyi bildiği için, belki yükü biraz fazla üstüne alarak, kendisi üzüldü ama kimsenin üzülmesine izin vermedi. Çok önemli bir gayret gösterdi. Şu anda Ada’da başta korsan raporlu cihazlar, aletler, motosikletler, bir takım ruhsatsız araçların ortadan kalkması, bir takım sayısı belirsiz tekerlekli aracın trafikten çekilmesiyle trafiğin rahatladığını, şu anda ulaşım sorunun büyük ölçüde aşıldığı, bir küçük takviye ile daha tamamen ortadan kalkacağı söyleniyor. O konuda biz de katkı sağlayacağız. Daha sonra Ada’da genel kabul gören, daha küçük boyutlara sahip, şimdi üretilen ama yokuş çıkamayan, şimdi Türkiye’de yokuş çıkanın da üretildiği, ruhsatlandığı anda Ada’ya kazandırılacak bir genel mutabakatla sorunu çözecek noktaya gelindi. Bundan çok çok mutluyuz. Ben krizi Ercan Başkanın örgütü ve Ada’sına bağlılığına inanarak yönettim. Ona sorduk. O ne diyor diye baktık. Onun önerilerini aramızda değerlendirdik ve tartıştık. İlk başta biraz sesler yükselmişti. Ama sonra çok doğru bir noktaya gelinmeye başlandı. Belki bundan 1,5 yıl sonra herkesin çok üzerinde mutabık olduğu bir ulaşım sistemimiz de olacak. Hem araçlarıyla, hem yol yoğunluğuyla. Ben bugün gözümle gördüm, hepiniz görüyorsunuz. Eskiden sağdan, soldan geçen her biri birbirinden farklı üç tekerli, dört tekerli, şarjlı araçlar varken, şimdi yollar yayalara kalmış durumda. Toplu taşımaya kalmış durumda. Toplu taşımanın ölçek tartışmasını, Ada’nın talebi doğrultusunda çözeceğiz. Bugünlerdeki sıkıntının yüzde 10-15’i kaldı, onu da küçük araçların sayısını artırarak çözeceğiz. Memnun oldum burada gördüklerimden.

“Bu kadar da hoş bir coğrafyada olmak çok önemli”

Tabi biz buraya Lozan Barış Anlaşmasının 101’inci yılı için İnönü Evi’nde yapılacak olan törene iştirak için geldik. Ama bir kuralımız var. Eğer bir yerde bir siyasi faaliyet yapıyorsak önce baba evine, CHP ilçe başkanlığına, sonra varsa, Allah yokluklarını göstermesin, bu dönem 412 tane var. İstanbul’da 26 tane var. Belediyelerimize uğruyoruz, ondan sonra faaliyete geçiyoruz. Ama bir Türkiye’de bu belediyede faaliyetin yapıldığı yer ile belediye aynı belediye. Ama farklı Adalardalar. Bu kadar da hoş bir coğrafyada olmak çok önemli. Birazdan ayrılacağız. Ada değiştireceğiz, İnönü Evi’ne geçeceğiz, orada törenleri yapacağız, ondan sonra tekrar buraya döneceğiz. Ben İstanbul’un şüphesiz en güzel ilçesine, İstanbul’un en güzel göründüğü yerden İstanbul’a bakmanın keyfini yaşayan bütün Adalılara sağlıklı, mutlu, demokratik, istedikleri gibi bir kent kültürünü yaşayacakları bir Ada vaat ettik, onun da baş savunucusunu Ada’nın belediye başkanı yaptı Adalar’ın seçmenleri. Hepsini kutluyorum, hepsine teşekkür ediyorum. Bundan sonraki süreçte de Ada’nın ve Ada’nın tercihlerinin arkasında olmaya devam edeceğiz. Bugün buraya Sevgili Ekrem İmamoğlu ile birlikte gelecektik ancak Paris Olimpiyatları’na gidiyor. Çünkü Türkiye’nin bir olimpiyat talebi var. Onların canlı ve diri tutulabilmesi olimpiyat açılışında orada ev sahibi ilin belediye başkanının bulunmasıyla mümkün. Sabahleyin uçağa binerken telefonlaştık. Ercan Başkana, ilçe başkanımıza, yöneticilerimize, bütün Adalar’ın sakinlerine selamını iletti. Siz değerli basın mensuplarına selamlarını iletti. İlerleyen zamanlarda yine güzel günlerde bir arada olmak ümidiyle, hepinize teşekkür ediyorum”

]]> https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozgur-ozel-adalar-belediyesini-ziyaret-etti/feed/ 0 Prof. Dr. İbrahim Öztek, Kıbrıs Barış Harekatı’nı anlattı https://www.haber60.com.tr/prof-dr-ibrahim-oztek-kibris-baris-harekatini-anlatti/ https://www.haber60.com.tr/prof-dr-ibrahim-oztek-kibris-baris-harekatini-anlatti/#respond Thu, 11 Jul 2024 23:03:03 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=38671 20 Temmuz Kıbrıs ve Zafer Derneği yönetim kurulu üyesi Prof. Dr. emekli Albay İbrahim Öztek yıl dönümünde Kıbrıs Barış Harekatı’nı anlattı.

20 Temmuz Kıbrıs Barış Harekatı’nın 50. yıl dönümü. Yıl dönümü dolayısıyla da 20 Temmuz Kıbrıs ve Zafer Derneği yönetim kurulu üyesi Prof. Dr. emekli Albay İbrahim Öztek Kıbrıs Barış Harekatı’nı anlattı. Öztek, “Birçok imparatorluklara ve medeniyetlere ev sahipliği yapan Kıbrıs adası 1571 yılında 70 bin şehit verilerek, Venediklilerden alındı. 1877-78 Osmanlı-Rus savaşı sonrası Ruslara yenilmemiz üzerine, Ruslar İstanbul önlerine kadar geldiler. Rusları durdurma karşılığında ada, 2. Abdülhamit tarafından İngilizlere kiralandı. Birinci dünya savaşında İngiltere’ye karşı cephe almamızla beraber İngiltere Kıbrıs’a tamamen sahiplendi. Adada yaşayan ve çoğunlukta olan Rumlar 1921 yılından itibaren, İngilizlere ve Türklere karşı savaşmaya başladılar. Adaya hakim olma ve adayı Yunanistan’a bağlama düşüncesi (ENOSİS) ile Akritas planı çerçevesinde 1925 yılında Emekli Albay Grivas tarafından Kıbrıslı Rum Milli Birliği (EOKA) kuruldu. 1919 yılında Yunan ordusunda teğmen olarak İzmir’e çıkan, Sakarya savaşındaki yenilgi sonrası Yunanistan’a dönen Grivas, Ada Hristiyan halkının papazı olan Makarios ve daha sonra Makarios’u tahtından indiren Sampson isimli kana susamış caniler, adanın tamamına yayılmış olarak yaşayan Türklere karşı 1954, 1958, 1960, 1963 ve 1964 yıllarında can, mal ve namuslarına kastetmişler, hayat hakkı tanımamışlardır” diye konuştu.

“1963 yılında Türk köy ve mahallelerinde 364 soydaşımız katledildi” diyen Öztek, “Kıbrıs bunalımı, 1959’da Zürih ve Londra antlaşmaları sonucu 16 ağustos 1960 tarihinde Rum ve Türklerin ortaklığı ile bağımsız bir Cumhuriyet kurularak duruldu. Türkiye, İngiltere ve Yunanistan Kıbrıs için garantör devlet oldular. Makarios Cumhurbaşkanı, Dr. Fazıl Küçük ise Cumhurbaşkanı yardımcısı oldu. Fakat Türk nüfuz, adada Enosis için engeldi. 1963 yılında Rumlar, Kıbrıs’ı Türklerden temizleme amacı ile Akritas planına hız verdi. Paramiliter güçler oluşturdular ve ortak cumhuriyeti sonlandırmaya kararlıydılar. 1963 yılında Türk köy ve mahallelerinde 364 soydaşımız katledildi. Kıbrıs tarihinde, “küvet katliamı” ya da “Kanlı Noel” olarak anılan Rum katliamı, 21 Aralık 1963’te, Lefkoşa’da yaşandı. Rum terör örgütü EOKA militanları, Türk alayında görev yapan Tabip Binbaşı Nihat İlhan’ın evine baskın düzenleyerek, küvete saklanan eşi Mürüvvet hanım ile küçük oğulları Kutsi, Murat ve Hakan’ı hunharca katlettiler” şeklinde konuştu.

Yzb Cengiz Topel’den bahseden Öztek, “6 Ağustos 1964 günü Grivas birlikleri Erenköy’e saldırdı. Gazilerimiz ölüm kalım savaşı verirken, Türk hava kuvvetleri ilk kez ada ufuklarında görüldü ve mücahitlerimizi kurtardı. Bu arada filo komutanı Yzb. Cengiz Topel’in uçağı düşürüldü. Paraşütle atlayan Topel, Rumların eline geçti ve çok ağır işkencelere tabi tutularak şehit edildi. 5 Haziran 1964 tarihinde Türkiye’nin Kıbrıs’a müdahale girişimini maalesef ABD başkanı Lyndon B. Johnson, Başbakanımız İnönü’ye yazdığı mektupla engelledi. Katliamlar 1967 ve 1968 yıllarında da sürdü. Türkiye olaylar karşısında adata ayağa kalkmış, bıraksalar bir kartal gibi adaya inecek ve avını parçalayacak hale gelmişti. Nikos Sampson, Yunanistan’daki cunta hükümetinin de desteği ile Rum subaylarını ve Rum milli muhafız güçlerini yanına alarak, 15 Temmuz 1974’te Cumhurbaşkanı Makarios’u devirdi. Ulusal kurtuluş hükümeti kurduklarını ve Kıbrıs’ta bir Helen/Yunan cumhuriyeti oluşturduklarını ilan ettiler” dedi.

“Türk ordusu Havadan ve denizden Kıbrıs’a çıkarak adadaki Türklerin haklarını güvence altına aldı”

Barış Harekatının detaylarını ifade eden Öztek, “Türkiye önce barışçıl yollara başvurdu. Başbakan Bülent Ecevit’in barışçıl girişimleri sonuç vermeyince Türk Silahlı Kuvvetleri 20 Temmuz 1974 sabahı Barış Harekatını gerçekleştirdi. Türk ordusu Havadan ve denizden Kıbrıs’a çıkarak adadaki Türklerin haklarını güvence altına aldı. Can güvenliğini sağladı ve Kıbrıs’ın Yunanistan’a bağlanmasını engelledi. 13 Ağustos 1975 te Kıbrıs Türk federe devleti, 15 Kasım 1983 Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti kuruldu. Kıbrıs’ta yapılan bu sınırlı harekat, Yunanistan ve Kıbrıslı Rumları giderek azdırmış, ABD ve AB’yi arkasına alan Rumlar adada Türk varlığını hiçe sayarak, kendi başlarına batının tanıdığı bir devlet kurmuşlardır. Büyük Ortadoğu Projesinin önemli bir parçası olan Kıbrıs adası çevresinde ortaya çıkan zengin petro-gaz yatakları Rumlar tarafından gelişmiş ülkelere pazarlanmış ve Türkiye bu ülkelerle de karşı karşıya getirilmiştir. Kıbrıs adası, doğu Akdeniz, Süveyş kanalı ve Orta doğuyu kontrol açısından son derece stratejik bir öneme sahiptir. Zengin petro-gaz yatakları ise adanın önemini daha da artırmaktadır. Türkiye’nin petrol ve gaz sondajları, Libya ile işbirliği ve Mavi Vatan uygulamaları önem kazandıkça ve doğu Akdeniz’deki haklarımıza kararlılıkla sahip çıkıldıkça Yunanistan ve Rumlar geri adım atmak zorundadırlar” dedi.

Öztek,”Bugün artık sıra Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin uluslararası alanda tanınmasına gelmiştir. Kıbrıs Türk Cumhuriyeti; pek çok uluslararası spor alanlarında, kültürel aktivitelerde, turizmde ve birçok yüksek eğitim kurumları içinde yer almıştır. Bazı haritalarda ayrı sınırlar içinde gösterilmektedir. Parlamenterleri BM’de tanınmaktadır. Türksoy, Türk Devletler Teşkilatı ve İslam İşbirliği Teşkilatı içinde gözlemci olarak bulunmaktadır. Böylece hayli yol kat etmiştir. Bundan sonra da Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin tanınmasında Türkiye’nin yanı sıra, Azerbaycan, diğer Türk devletleri, Afganistan, Pakistan, Bengladeş ve Müslüman ülkelere önemli görevler düşmektedir. Hatta bunun için Rusya zorlanmalıdır. Bundan böyle tüm Türk sivil toplum örgütleri ve medya, bilinçli bir şekilde Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin bağımsızlığı için var gücüyle çalışmalıdır. Türkiye Cumhuriyeti devletinin uluslararası birçok televizyonu vardır. Bu organ, Kıbrıs Türk Cumhuriyeti için hazırladığı özel programları yayınlandığı ülkelerde hayata geçirilmelidir. Kıbrıs Türk Cumhuriyetindeki üniversitelerde 45 bin yabancı öğrenci eğitim görmektedir. Bu üniversitelerin uluslararası etkinliği ve tanıtımı artırılmalıdır” ifadelerini kullandı.

“Kıbrıs Türk Cumhuriyeti dünyaya turizm cenneti olarak açılmalıdır”

Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin dünyaya turizm cenneti olarak açılması gerektiğini vurgulayan Öztek, “Türkiye’de düzenlenen tüm sportif organizasyonlar ve kültürel etkinliklere Kıbrıs Türk ekipleri dahil edilmelidir. Kıbrıs Türk Cumhuriyeti dünyaya turizm cenneti olarak açılmalıdır. Türkiye Kıbrıs’ta, Türk Kıbrıs için sağlam temellere dayanan kuruluşlara yer vermelidir. Doğu Akdeniz’de petro-gaz aramaları aralıksız sürdürülmelidir. Yurt içi ve yurt dışı her çeşit kültürel etkinliklerde Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin varlığı ortaya koyulmalıdır. Zira Kıbrıs 500 yıldır Türk toprağıdır ve burada işgalci olan Rumlardır. Bu vesile ile Kıbrıs Zaferinin 50. Yılı kutlu olsun. 20 Temmuz günü Kıbrıs’a büyük bir coşku ile yeniden çıkıyoruz. Kıbrıs Türk’lerinin özgürlük mücadelesine öncülük eden Kıbrıs’ın büyük mücahitleri Dr. Fazıl Küçük ve kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ı, Denktaş ile birlikte İlk TMT kurucuları Burhan Nalbantoğlu ve Mustafa Kemal Tanrısevdi’yi, Teşkilatın yöneticileri Daniş Karabelen paşayı, ilk Bayraktar Rıza Vuruşkan Albayı, tüm Bayraktarları, Mehmetçik’le omuz omuza savaşan kahraman mücahitleri her zaman şükran ve rahmetle anacağız. Ruhları şad olsun” dedi. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/prof-dr-ibrahim-oztek-kibris-baris-harekatini-anlatti/feed/ 0
Adalar’da ‘azmanbüs’ tartışması: İmamoğlu ve Demet hakkında suç duyurusu https://www.haber60.com.tr/adalarda-azmanbus-tartismasi-imamoglu-ve-demet-hakkinda-suc-duyurusu/ https://www.haber60.com.tr/adalarda-azmanbus-tartismasi-imamoglu-ve-demet-hakkinda-suc-duyurusu/#respond Fri, 05 Jul 2024 08:24:07 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=37014 Adalar’da hizmete alınan ve ada sakinlerinin ‘azmanbüs’ olarak adlandırdığı elektrikli minibüsün bölgeye zarar verdiğini savunan bir grup, adliyeye gelerek İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve İETT Genel Müdürü İrfan Demet hakkında suç duyurusunda bulundu.

Bir grup ada sakini, Adalar’da hizmete alınan ve ‘azmanbüs’ olarak adlandırılan elektrikli minibüse karşı olduklarını belirterek İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ile İETT Genel Müdürü İrfan Demet hakkında Savcılığa suç duyurusunda bulundu. Suç duyurusu dilekçesinde, Adalar’ın tamamının 2021 tarihli Cumhurbaşkanı Kararıyla Özel Çevre Koruma bölgesi ilan edildiği koruma altına alınan bölgeye yasal dayanağı olmaksızın motorlu araç sokulduğunu, trafik tescili, sigortası olmayan araçlarla yolcu güvenliği tehlikeye atılarak taşımacılık yapıldığı, İmamoğlu’nun 24 Haziran’da basına yaptığı açıklamada, geçici izinle L tipi hizmet veren araçlarla Adalar’da hizmet verilmeye başlandığını söylediğini ve bu konuşmasının İmamoğlu’nun yolcuların güvenliğini yok sayarak yasaların izin vermediği işlemi eylediğini kabul ettiğini dile getirdiği aktarıldı.

Dilekçede ayrıca, Adalar’da toplu taşımaya ihtiyaç duyulmadığı ancak hali hazırda bu uygulamanın dayatılmaya çalışıldığı ve bu kapsamda yüz milyonlarca lira harcanarak kaynak israfına yol açıldığı, İETT tarafından Heybeliada ve Burgazada’nın kıyılarına otobüs peronları inşa edildiği, tel ve çitle çevrilerek bu alanların kullanımının yasal dayanağı olmadan halka kapatıldığı, söz konusu alanların İBB’ye tahsis edilmediği ve Adalar’ın kıyı imar planı bulunmadığı ve şüphelilerin ‘görevin gereklerini yerine getirmede ihmal’, ‘görevi kötüye kullanma’ ve ‘Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’na muhalefet’ ile ‘Kıyı Kanunu’na muhalefet’ suçlarından dava açılması talep edildi.

“Adalar yatırım, rant, kar alanı değil koruma alanıdır”

Konuya ilişkin Çağlayan’da bulunan İstanbul Adalet Sarayı meydanında açıklama yapan Ada sakinlerinden Dolunay Baykul, “İstanbul Adaları’nı dünyanın başka yerlerindeki koruma alanlarından ayıran özelliği motorlu araç trafiğine tamamen kapalı oluşudur. Adalar ilçesinin bütünsel SİT alanı ilan edilmesinin gerekçelerinden biri, Adalar’ın motorlu kara taşıtlarının kullanılmadığı, ulaşımın ve taşımanın sadece atlı taşıtlar ile yapıldığı bir alan olmasıdır. İstanbul Adaları’nın bu özelliği sayesinde Türkiye, dünyanın motorlu araç trafiğine kapalı olan adalara sahip 24 ülkesinden biridir, daha doğrusu biriydi. 2020 yılından itibaren Adalar, bu özelliğini kaybetmiştir. İBB, ada sakinlerinin itirazlarına rağmen demokratik katılım ilkelerini hiçe sayarak, toplu taşıma bahanesiyle Adalar’a 2020’de tescilsiz ve lisanssız minibüsler getirmiştir. Bunlara 15 Haziran 2024’den itibaren Adalılar’ın ‘azmanbüs’ adını taktığı lisanslı minibüsler eklenmiştir. Vatandaşları okula, hastaneye taşıyacağı iddia edilen minibüsler ise bu işi fahiş fiyatla yapmaktadır. Turistik talepler için Adalar’ın tarihsel, kültürel, doğal dokusu yok edilmekte, Türkiye’nin tek motorsuz alanı feda edilmektedir. Karşı karşıya olduğumuz küresel, ekolojik kriz, tüm dünyaya motorsuz alanların önemini kavratmışken ve dünyanın pek çok yerinde belediyeler, bu alanlarını artırmaya çalışıyorken, Türkiye, İBB’nin anti demokratik uygulamaları sayesinde motorsuz adalarını kaybetmektedir. Adalar yatırım, rant, kar alanı değil koruma alanıdır” ifadelerini kullandı. – İSTANBUL

]]>
https://www.haber60.com.tr/adalarda-azmanbus-tartismasi-imamoglu-ve-demet-hakkinda-suc-duyurusu/feed/ 0
Fethiye Şövalye Adası sakinlerine yangın eğitimi https://www.haber60.com.tr/fethiye-sovalye-adasi-sakinlerine-yangin-egitimi/ https://www.haber60.com.tr/fethiye-sovalye-adasi-sakinlerine-yangin-egitimi/#respond Fri, 21 Jun 2024 21:27:21 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=35430 Fethiye Şövalye Adası sakinlerine yangın eğitimi

MUĞLA – Muğla’nın Fethiye ilçesinde sahilden görüş mesafesinde bulunan ve kara yoluyla ulaşımın olmadığı Şövalye Adası, yaz sezonun gelmesiyle birlikte yerli ve yabancı turistleri de ağırlıyor.

Tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmış Rodos Şövalyeleri’nin üs olarak kullandığı Şövalye Adası, 23 Hektar alanda 70 bina, 4 konaklama tesisi, restoranlar ve plajları barındırıyor.

Yaz sezonun gelmesiyle birlikte nüfus artışı nedeniyle adada çıkabilecek yangınlara karşı önlem amaçlı bölge halkına, Muğla Büyükşehir Belediyesi İtfaiye ekipleri tarafından yangına ilk müdahale eğitimi verildi.

Muğla Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanı Mehmet Karyağdı, şube müdürleri ile birlikte itfaiye ekipleri, ada içinde kurulan yangın hidrantları ve yangın dolaplarının kontrollerini yaparak vatandaşların dikkat etmesi gereken konular hakkında bilgi verdi.

Ada içerisinde işletmesi bulunan Osman İnci, Ada’da daha önce 4-5 yangına müdahale ettiklerini belirterek, “Eğitim aldık. Burada çıkması muhtemel yangında neler yapabileceğimizi açıkladılar. Alet ve ekipmanları gösterdiler. İtfaiyenin yangın anlamında buraya gelip ilgilenmesi tabi ki çok güzel. Bunu yaşayan bilir. Son atlattığımız yangında, ne yaşadığımı ben biliyorum. Gelip eğitimler veriyorlar. Neyimiz eksik, neyimiz tamam. Ada kapalı bir yer olduğu için ana kara gibi değil. Biz burada bir kutunun içinde gibiyiz” dedi.

19 yıldır Şövalye adasında yaşayan Zeynep Kocasinan, yaklaşık 3-4 hafta önce bir yangın atlattıklarını ve ilk müdahaleyi kendilerinin yaptığını söyledi. Kocasinan, Sıcakların başladığı bir dönemde erken hazırlık ve özellikle halkı eğitme çalışmaları bizim için çok kıymetli. Çok teşekkür ediyorum Muğla Büyükşehir Belediyesine” dedi.

Aydın; “Her vatandaş ilk müdahaleyi bilmeli”

30 yıldır Ada’da yaşayan Doktor Erdoğan Aydın ise şunları söyledi; “Şimdiye kadar adada 4 yangın atlattık ve ada halkı olarak da bu yangınları kendi imkanlarımız ile söndürmeye çalıştık. Tam yıldığımız anda itfaiye ekiplerimiz yardıma koştu ve büyük bir hasar oluşturmadan halloldu. Her vatandaş ilk yardımı sağlık konusunda nasıl bilmeli ise yangın konusunda da bu ilk müdahaleyi amirlerimiz sayesinde şimdi daha iyi öğrenmiş olduk” dedi.

İtfaiye Daire Başkanı Karyağdı, “Oluşabilecek yangınlara karşı tedbirli olmalılar”

Gerçekleşen etkinlik hakkında bilgi veren Muğla Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanı Mehmet Karyağdı, “Bulunmuş olduğumuz lokasyon Fethiye ilçesi sınırları içerisinde Şovalye adası. Burada bir yerleşim var. Burada bizim aldığımız Hidrant sistemi yani yangın anında kullanılabilecek yangın musluklarımız var. Biz bu muslukların yanına yangın dolabı koyarak, 4 adet 100 metre mesafeye uzanabilecek yangın hortumları koyduk. Buradaki yerel halkımıza da yangın anında neler yapmaları gerektiğini, yangın çıkması halinde bu ekipmanları nasıl kullanmaları gerektiği konusunda bilgilendirme yaptık. Halkımızın duyarlı olup, itfaiye ekipleri gelene kadar bu hidrantları kullanmalarının faydalı olacağını düşünüyoruz. Buranın ada olmasından dolayı ve kara ulaşımı olmadığı için herhangi bir itfaiyelik olay olduğunda ekiplerimiz iki deniz taşıtı ile gelmek durumunda kaldıkları için biz buradaki hidrantlarımızın bulunduğu bölgeye yerleştirdiğimiz hortumlarla en yakın ikamet ya da tarımsal alanlarda çıkabilecek yangınlara anında müdahale edebilmek adına bunları konuşlandırdık” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/fethiye-sovalye-adasi-sakinlerine-yangin-egitimi/feed/ 0
Morityuslu tarihçi Bhuglah, Morityus Müslümanlarının tarihini ve Osmanlı’ya ilgilerini AA’ya anlattı Açıklaması https://www.haber60.com.tr/morityuslu-tarihci-bhuglah-morityus-muslumanlarinin-tarihini-ve-osmanliya-ilgilerini-aaya-anlatti-aciklamasi/ https://www.haber60.com.tr/morityuslu-tarihci-bhuglah-morityus-muslumanlarinin-tarihini-ve-osmanliya-ilgilerini-aaya-anlatti-aciklamasi/#respond Fri, 31 May 2024 05:06:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34050 Morityuslu tarihçi Assad Bhuglah, Morityus Müslümanlarının ülke tarihi açısından önemini ve Osmanlı’yla kurmuş oldukları ilişkileri değerlendirdi.

Ülkenin önemli münevverlerinden olduğu kabul edilen Bhuglah, Hint Okyanusu’nun Afrika kıtası açıklarındaki ada ülkesi Morityus’un tarihini, Fransız ve İngiliz sömürgeciliği dönemini, Müslümanların etkilerini ve Türklerle ilişkilerini AA’ya anlattı.

Morityus Müslümanlarının tarihi üzerine önemli çalışmalara imza atan Bhuglah, Morityus’un ilk olarak 10. yüzyılda Araplar tarafından keşfedilerek gemilerine içme suyu ikmali yapmak ya da başka yerlere yelken açmadan önce mallarını saklamak için bir istasyon olarak kullanıldığını, Arapların kolonileştirmediği adada daha sonra Hollanda, Fransa ve İngiltere sömürge dönemlerinin yaşandığını söyledi.

Morityus’ta Avrupa sömürgeciliği ve ilk Müslüman yerleşimleri

Portekizlilerin 1507’de Morityus’u keşfeden ilk Avrupalılar olduğunu fakat adada uzun süre kalmadıklarını kaydeden Bhuglah, Hollandalıların ise 1598’den 1710’a kadar gemi inşa etmek için adanın abanoz ağaçlarından yararlandıklarını ve yiyecek olarak tükettikleri Dodo kuşlarını yok ettiklerini, koleraya sebep olan fare istilası nedeniyle yerleşmekte zorlandıklarını dile getirdi.

Bhuglah, “Fransızlar adayı 1715’te sömürgeleştirdi. Tarım alanlarında ve diğer zor işlerde çalıştırmak üzere Afrika’dan köleler getirdiler. Yönettikleri insanlara Fransız kültürünü, Fransız dilini ve Katolik dinini empoze ettiler.” dedi.

Fransızların başta burada kahve yetiştirmek istediğini ve Yemen’deki Muha’dan kahve tohumları ve bitkileri getirdiğini aktaran Bhuglah, buna karşın siklonik rüzgarlara daha dayanıklı olan şeker kamışı yetiştiriciliğine odaklanmayı tercih ettiklerini belirtti.

Bhuglah, 1735 yılında Mahe de la Bourdonnais’in, o zamanlar Ile de France olarak bilinen Fransız kolonisine vali olarak atandığını ve adayı deniz üssüne dönüştürmek için bir liman inşa etmek istediğini, bunun için de “laskar (Hintli gemici)” olarak adlandırılan Müslüman denizcilerin uzmanlığına başvurduğunu ifade etti.

Laskarların başkent Port Louis’e yakın bir bölgeye yerleştiğini belirten Bhuglah, bu banliyö bölgesinin o dönemde “Camp des Lascars” olarak bilinen Plaine Verte olduğunu ve Fransız sömürge yönetimi sırasında adanın nüfusunun Fransızlar, Afro-köleler ve Laskarlardan (Müslümanlar) oluştuğunu kaydetti.

Bhuglah, adanın Hindistan’a giden gemilerin hareketlerini kontrol etmenin uygun olduğu stratejik bir coğrafi noktada bulunduğunu keşfeden İngilizlerin adayı 1810’da zapt ederek “Ile de France” olan adını Morityus olarak değiştirdiğini, “fakat uzlaşmacı bir ruhla, ekonomiyi ve ticareti kontrol eden Fransız kodamanların torunlarının Fransızca dilini ve Fransız yasalarını kullanmaya devam etmelerine izin verdiğini” anlattı.

İngilizlerin şeker kamışı tarlalarında çalıştırmak üzere Hindistan’dan aralarında çok sayıda Müslüman’ın da bulunduğu işçiler getirdiğini ve bu Müslümanların adanın ticaretinin gelişmesine katkı sunduğunu bildiren Bhuglah, “Müslüman tüccarlar Port Louis şehrinin ticari bölgesinde yoğunlaşmış ve burada Cuma Camii olarak bilinen, adanın en önemli ikinci mescidini inşa etmişlerdir.” diye konuştu.

Bhuglah, “Fransız sömürgeciliği döneminde Fransızca dışında hiçbir dile ve Katoliklik dışında hiçbir dine izin verilmemiştir. Ancak Müslüman Laskarlar, sıkı çalışmaları ve mücadeleleri sayesinde, Fransız sömürgecilerle 1805 yılında adanın ilk camisini inşa etme izni için pazarlık yapmayı başardılar. Bu cami ‘Camp des Lascars Camii’ olarak bilinmektedir.” dedi.

Ada nüfusunun Hindular (yüzde 50), Hıristiyanlar (Afrika kökenliler ve yaklaşık yüzde 1’lik beyazlar da dahil toplam yüzde 29), Müslümanlar (yüzde 20) ve Çinlilerden (yüzde 1) oluştuğuna dikkati çeken Bhuglah, “Morityus çok etnikli ve çok kültürlü bir ülke olduğu için her etnik grup kendi kültürel dilini muhafaza etmektedir. Hintçe, Urduca, Tamilce, Telegu, Marathi, Arapça ve Çince. Son zamanlarda, tüm kültürel gruplar tarafından konuşulan Kreol lehçesi (Fransızcadan türetilmiş bir lehçe) ulusal dil haline gelmiştir.” ifadelerini kullandı.

Bhuglah, Morityus’un Araplar tarafından keşfedildiğinin ve ilk adının Dina Arabi olduğunun altını çizerken adanın önemli tarihi figürleri ve olayları hakkında ise şu bilgileri verdi:

“Fransız yönetimi sırasında ilk caminin ilk imamı olan Gassy (Gazi) Sobdar, Morityus’ta İslam’ın temellerinin atılmasında liderlik rolü oynamıştır. Oğlu Najourdine Gassy 1870’lere kadar Osmanlı İmparatorluğu ile yakın temas halindeydi. Türk arşivlerinde kendisi ile Babıali arasında yapılan yazışmaların kanıtları bulunmaktadır. Dr. Idrice Goumany, 1886’da İskoçya’dan tıp doktoru olarak mezun olan ilk Müslüman’dır. Avrupa’da eğitim almış olmasına rağmen her zaman Osmanlı fesi giyerdi. Ölümcül çiçek hastalığına yakalanan hastaları tedavi ederken hayatını feda etti. Dr. Hassen Sakir, Ghulam Mohammad Dawjee Atchia ve Sir Abdul Razaque Mohamad gibi Morityusluların, özellikle de Müslümanların siyasi uyanışında önemli rol oynayan önemli şahsiyetler de olmuştur. Sir Abdul Razaque Mohamed’in siyasi partisinin desteği olmasaydı, Morityus’un 1968’de İngiliz sömürge yönetiminden bağımsızlığını kazanmasının zor olacağı bir gerçektir. Ne yazık ki bu tarihi figürler ve olaylar tarihçilerin ve yazarların anlatılarında genellikle göz ardı edilmektedir.”

“Morityus’ta bir camiye imam atanırken Osmanlı İmparatoru’nun onayını almak adettendi”

Osmanlı İmparatorluğu’nun dini eğitim vermek için Güney Afrika’ya gönderdiği alim Ebubekir Efendi’ye Morityus’taki Müslümanlar hakkında rapor hazırlama görevi de verildiğini dile getiren Bhuglah, “Morityus’ta bir camiye imam atanırken Osmanlı İmparatoru’nun onayını almak adettendi.” diye konuştu.

Bhuglah, hacıları taşıyan gemilerin Avrupalı korsanların saldırısına uğraması sebebiyle Osmanlı donanmasının hacıların güvenliğiyle ilgilendiğini dile getirerek “Morityus’taki Müslümanlar güvenlikleri için her zaman Osmanlı İmparatorluğu’na baktılar. Morityus’ta toplumsal ayaklanmalar yaşandığında Müslümanlar Osmanlı donanmasının müdahalesini talep etmişlerdir. 1866 yılında Osmanlı donanmasından Bursa gemisi, Port Louis’i ziyaret etti.” ifadelerini kullandı.

“Gazi Sobdar ve Morityus’un Öncü Laskarları” kitabında Osmanlı’nın Morityus ile bağlantısına bir bölüm ayırdığını belirten Bhuglah, “Morityus ile Osmanlı İmparatorluğu arasında konsolosluk ilişkileri vardı. Osmanlı arşivlerinde, kasırgaların vurduğu Morityus’a Osmanlıların yardım ettiğini gösteren belgeler bulunmaktadır. Ayrıca, Morityuslular Türkiye’deki savaş ve deprem mağdurlarına yardım etmek için cömertçe katkıda bulunmuşlardır. Morityus’taki Müslümanlar Hicaz Demiryolu’nun inşası için oluşturulan fona da katkıda bulunmuşlardır.” dedi.

Bhuglah, Osmanlı ile Morityus Müslümanların birbirine ilgisini şu sözlerle açıkladı:

“Osmanlı İmparatorluğu, Morityus’taki Müslümanların güvenliği, refahı ve emniyeti için bir garantör gibiydi. Yerel Müslümanlar herhangi bir sorunla karşılaştıklarında Sultan’a yazmaktan çekinmezlerdi. Örneğin İmam Najourdine Gassy, Sultan’a mektup yazarak, sömürge hükümetinin Hükümet Konağı’ndaki resmi törenlerine katılırken giyeceği uygun bir kıyafete sahip olmadığını bildirdi. Sultan, Osmanlı’nın saygın bir dini temsilcisi olabilmesi için kendisine uygun bir kıyafet gönderilmesi için gerekli düzenlemeleri yaptı. Osmanlı yetkilileri Morityus’un Müslüman elitini, modern eğitim için kampanya yürütmeye teşvik etti. Bu bağlamda, Morityuslu Müslüman seçkinler, yerel Müslümanların zihinlerine reformları ve yeni fikirleri aşılamak amacıyla 1908’de aylık bir gazete olan ‘Islamisme’yi çıkarmaya başladı. Gazetenin ön sayfasında logo olarak Osmanlı İmparatorluğu’nun sembolü yer alıyordu.”

Türkiye-Morityus ilişkileri

Osmanlı’nın ardından ise Türkiye ile Morityus arasında 1996’da diplomatik ilişkiler tesis edilene kadar bağlantı olmadığına dikkati çeken Bhuglah, Morityus’un önde gelen iş adamlarından Bashir Currimjee’nin Türkiye’nin Port Louis Fahri Konsolosu olarak atandığını ve ilişkilerin 2010’da Türkiye’nin Madagaskar’da Morityus akreditasyonuna sahip bir büyükelçilik açmasıyla yeni bir dönemece girdiğini kaydetti.

Bhuglah, 1 Haziran 2013’te Morityus ile Türkiye arasında yürürlüğe giren Serbest Ticaret Anlaşması’nda Morityus adına baş müzakereci olarak görev yaptığını, Aralık 2015’te Türk Hava Yolları’nın adaya ilk uçuşunu gerçekleştirdini ve ticaret anlaşması ile hava bağlantısının ilişkilerin gelişmesine katkı sağladığını söyledi.

Morityus ve Türkiye arasındaki diplomatik ilişkilerin geleceğine dair değerlendirmelerde bulunan Bhuglah, “İlişkiler insanlar arası etkileşimin artması sayesinde daha da gelişecektir. İkinci olarak, Morityus, Türkiye’nin ortaklık ilişkisi geliştirdiği Afrika Birliği’nin bir üyesidir. Üçüncü olarak, Türk üniversitelerinde okuyan Morityuslu öğrenci sayısının artmasının kültürel etkileşim üzerinde olumlu bir tesiri olacaktır. Birçok Morityuslu Türk televizyon dizilerini izlemekte ve Türk aktörler Morityuslu hayranları tarafından büyük beğeni toplamaktadır. Morityuslular ve Türkler futbol tutkunu. Türk futbol yıldızlarının Morityus’u sık sık ziyaret etmeleri ikili ilişkilere büyük bir ivme kazandıracaktır.” ifadelerini kullandı.

“Kokni erkekleri Osmanlı fesi giymeleriyle ayırt edilebiliyorlardı”

Bhuglah, Hintli işçilerin yanı sıra adaya gelen çok sayıda tüccar Müslümanın ticaretin gelişmesine katkı sunduğundan ve İngiliz sömürgeciliği döneminde Port Louis Limanı’nda çalıştırılmak üzere getirilen Koknilerden de bahsetti.

“Kokniler, Hindistan’ın batı kıyısında Bombay yakınlarındaki Konkan bölgesinde yaşayan bir klandır. Soyları Hindistan’ın batı kıyısına yerleşen Arap tüccarlara ve Arap denizcilere dayanmaktadır.” bilgisini veren Bhuglah, bunların zamanlarının büyük kısmını denizlerde geçirdiğine dikkati çekti.

İngilizlerin, Koknileri Port Louis Limanı’nı gemilerin bağlanması ve çözülmesi için çalışmakta kullandığını söyleyen Bhuglah, o dönemde elle yapılan bu işlemin tehlikeli olduğuna ve en küçük aksilikte can ve mal kaybına sebep olduğuna işaret etti.

Bhuglah, “Morityus’ta Kokni Diasporası” adlı kitabında hayat hikayelerini anlattığı bu topluluk hakkında şunları aktardı:

“Koknilerin katılımı olmadan liman işletilemezdi. Kokniler dindar Müslümanlardı ve organize şekilde yaşıyorlardı. Osmanlıların davasına karşı çok duyarlıydılar. Limanda çalıştıkları için Port Louis Limanı’ndan transit geçen Osmanlı-Türk gemilerinin mürettebatıyla sık sık bir araya geliyorlardı. Bu temaslar sayesinde Müslüman dünyasında olup bitenlerden haberdar oldular. Hatta depremden etkilenen Türk kardeşlerine yardım etmek için Morityus’ta fon bile kurdular. Kokni erkekleri Osmanlı fesi giymeleriyle ayırt edilebiliyorlardı.”

Müslümanlar siyasi güçlerini kullanarak haklarını aldı

Müslümanların mescit, medrese ve vakıf gibi kurumlar inşa ederek kültürel ve dini miraslarını koruduğunu vurgulayan Bhuglah, haklarının tanınması için de siyasi güçlerini kullandıklarını ve Morityus yasalarının Müslümanlara cami inşa etme, ibadet etme ve bayram kutlama haklarını tanıdığını belirtti.

Bhuglah, “Her cuma günü, Müslüman memurlar cuma namazına katılmak için 2 saat izin hakkına sahiptir. İlkokullarda Arapça ve Urduca Müslüman öğrencilere seçmeli ders olarak okutulmaktadır. Müslümanların ulusal radyo ve televizyonda özel dini programlar için belirli alanları vardır. Müslümanların geleneksel kıyafetlerini giymeleri konusunda herhangi bir kısıtlama yoktur. Helal gıda piyasada mevcuttur.” dedi.

Morityus’un yaşlanan bir topluma sahip olduğuna dikkati çeken Bhuglah’a göre, sosyo-ekonomik şartların dayattığı göç, ülkede Müslüman toplum yapısında bozulmaya neden oluyor.

Bhuglah, Morityus Müslümanlarının Müslüman ülkelere yüksek öğrenim için öğrenci göndererek ve bu ülkelerdeki meslektaşlarıyla iş bağlantıları kurarak diğer Müslümanlarla bağlarını geliştirebileceğini ifade etti.

“Müslümanların katkıları göz ardı edilmişti”

Morityus’un tarihi hakkında yazılan kitap ve makalelerde eksikler olduğunu kaydeden Bhuglah, “Müslümanların katkıları göz ardı edilmişti. Bu durum beni Morityus Müslümanlarının tarihi, kültürü, gelenekleri ve folkloru ile ilgili anlatılmamış hikayeler ve isimsiz kahramanlar hakkında yazmaya itti.” diye konuştu.

Bhuglah, eserlerinde arşivlerdeki ve milli kütüphanedeki belgelere, ele almak istediği konularda bilgi eksikliği olduğunda yabancı yayınlara, yurt dışında yaşayan arkadaşlarının kendisi adına Paris, Londra ve İstanbul arşivlerinde yaptığı araştırmalara ve sözlü anlatımlar ile bazı aileler tarafından saklanan değerli belgelere ve fotoğraflara başvurduğunu söyledi.

Şu ana kadar 11 kitap yazdığını ve biri hariç tamamının Morityus’taki Müslümanların sosyal tarihi, etki bırakmış Müslüman şahsiyetler ve Müslüman folkloru ve gelenekleriyle ilgili olduğunu ifade eden Bhuglah, çok kültürlü toplumda Müslümanların kültürel değerleri ve toplumsal meselelere yapıcı yaklaşımları hakkında bilgi aktarmanın önemine dikkati çekti.

Bhuglah, son kitabının Morityus’a bağlı bir ada olan “Rodrigues’teki Müslüman Varlığı” üzerine olduğunu ve bu kitaptan önce kimsenin söz konusu adadaki Müslümanları önemsemediğini, buna karşın bir avuç Müslüman ailenin Rodrigues’in gelişiminde temel bir rol oynadığını belirtti.

Kitabının bu ilk Müslümanların olumlu rolünü anlattığını dile getiren Bhuglah, şöyle devam etti:

“Rodrigues’teki inceleme ve araştırmalarım sırasında Rodrigues Bölge Ofisi’nin ana kapısının önünde bir Osmanlı topunun varlığını keşfettim. Bu top oraya İngiliz sömürgeciler tarafından yerleştirilmiş ve 100 yıldan fazla bir süredir orada duruyor. Topun üzerinde Sultan 2. Abdülhamid’in bugüne kadar fark edilmeyen tuğrası bulunmaktadır. Moritanyalı sanatçı Nasreen Banu Ahseek, bu Osmanlı mirasını ön plana çıkarmak ve görünürlüğünü artırmak amacıyla kitabımın kapağında tuğrayı yeniden yorumladı. Kitabımın tanıtımı sırasında, Türk aktör Celal Al ve Ahmet Kemal Öncü’nün varlıkları ile etkinliği onurlandırmaları ve bize sembolik tuğra sunmaları beni çok şaşırttı.”

“Müslümanların Morityus milletinin ayrılmaz bir parçası olduğunu anlamalarını istiyorum”

Bhuglah, eserlerini kaleme almaktaki amacını “Müslümanların Morityus milletinin ayrılmaz bir parçası olduğunu anlamalarını istiyorum. Okuyucuların, Müslümanların çalışkan ve barışsever insanlar olduğunu ve diğer topluluklarla birlikte Morityus çeşitliliğinin ulusal inşasında etkili olduklarını bilmelerini istiyorum.” sözleriyle anlattı.

Son olarak üzerinde çalıştığı yeni eserinden bahseden Bhuglah, sözlerini şöyle noktaladı:

“Şu anda Morityus Başbakan Yardımcısı Dr. Anwar Husnoo’ya Morityus’a ilk Müslümanların gelişini anmak için bir anıtın tasarlanması ve inşasında destek oluyorum. Ayrıca Madagaskar’daki Müslüman varlığına odaklanacak olan bir sonraki kitabım üzerinde çalışıyorum.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/morityuslu-tarihci-bhuglah-morityus-muslumanlarinin-tarihini-ve-osmanliya-ilgilerini-aaya-anlatti-aciklamasi/feed/ 0
CHP Genel Başkanı Özel: “Marmaris’te de Muğla’da da Rantiyecilere Geçit Vermeyeceğiz” https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozel-marmariste-de-muglada-da-rantiyecilere-gecit-vermeyecegiz/ https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozel-marmariste-de-muglada-da-rantiyecilere-gecit-vermeyecegiz/#respond Fri, 29 Mar 2024 04:00:12 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=24726 Haber: Özgür Şengül/ Esma Turan Kamera: Kerim Uğur

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Muğla Marmaris’te halk buluşmasında konuştu, “Marmaris’i AKP’ye verip de Marmaris’in koylarını, varlıklarını, TÜRGEV, TÜGVA, Ensar’a kaptırmaya siz razı gelir misiniz? diye sordu. Muğla’da da 4 katı geçen bina olmadığını belirten Özel, “Eğer Muğla Büyükşehir’e AKP’nin adayı gelse, Muğla’da her yerde dikey mimarı, her yerinde rant söz konusu olacak. O yüzden Marmaris’te de Muğla’da da rantiyecilere geçit vermeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Muğla’nın Marmaris ilçesinde halkla buluştu. Buluşmaya, Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen, Milletvekilleri Cumhur Uzun, Gizem Özcan, Süreyya Öneş Derici ve Umut Akdoğan, PM Üyesi Mehmet Alkım Denizaslanı ve Baran Bozoğlu, Muğla İl Başkanı Zekican Balcı, Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün, Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ahmet Aras, Marmaris Belediye Başkanı Mehmet Oktay, Marmaris Belediye Başkan Adayı Acar Ünlü, Muğla ilçe belediye başkan adayları ve çok sayıda partili de katıldı.

“AKP KAZANIRSA YANAN ALANLAR İMARA AÇILACAK”

CHP lideri Özgür Özel, Marmarsi’i AKP’nin kazanması durumunda yanan yerleri imara açacaklarını belirterek şunları söyledi:

“Marmaris Belediyesi’nin önümüzdeki dönemde yapılacak çok işi var. Tabii bu büyükşehir yasası çıkarken, özellikle Manisa milletvekili olan AKP’li Hüseyin Tanrıverdi şöyle söylemişti. ‘Bu büyükşehir yasası ile büyükşehirde bir para basamazsın, bir de ada basamazsın, onun dışında bütün yetkiler büyükşehirde’ demişti. Şimdi Acar Ünlü için, büyükşehir belediye başkan adayımız Ahmet Aras’ın ona el vereceğim, omuz vereceğim, yetki vereceğim demesi Marmaris için çok önemlidir. Takdir ediyorum, destek oluyorum. Pazar günü bir seçim var. Biz bütün Türkiye’de anketler yaptık. İlin, ilçenin sesini dinledik. Profil çalışmaları yaptık. Beklentilerini değerlendirdik. Yaptığımız ankette en yüksek oyu alan Acar Ünlü’yü Marmaris’te sizin takdirlerinize arz ettik, onu sizlere emanet ettik. Bu önümüzdeki Pazar seçimde kimle yarışıyoruz diye yolda bakıyorum. AKP’nin adayına bakıyorum, bir türlü bulamadım. Sonra dedim ki AKP’nin adayı kim? İsmini söylediler. Baktım ben yahu dedim gördüm de ben o arkadaşı muhtar adayı sandım dedim. Neden muhtarın parti rozeti olmaz. Muhtarın partisi olmaz, logosu olmaz, genel başkanı olmaz. Ama siyasi partinin adayıysan, partinin logosundan, genel başkanının resminden, partinin isminden utanmayacaksın. Eğer utanacak bir şey varsa yola çıkmayacaksın, göreve talip olmayacaksın. Neden utanıyorlar biliyor musunuz? Onun gizlediği ampulün, mesela Akbelen’de ağaçlara mal olan o acil kamulaştırmaları yapan parti olduğunu unutun istiyorlar. 13 gün boyunca canım ormanlar yanarken, Tarım Bakanı ‘uçağa lüzum yok, helikopter yeter’ deyip de -ki ikinci yangında uçak geldi ve hemen söndürdü- 13 gün cayır cayır ciğerimiz yanarken, ciğeriniz yanarken o basiretsizliği yapan AKP’nin logosundan utanıyor, onu unutturmaya çalışıyorlar.

“MARMARİS VATANINA, ATASI’NA  BAĞLIDIR”

Marmaris vatanına, milletine ve Atasına bağlıdır. Marmaris’te AKP’nin adayı Tayyip Erdoğan’ın Atatürk ve İnönü’ye ‘iki ayyaş’ dediğini unutturmak istiyor, o yüzden resmini asmıyor. Slogan bulmuş. ‘Sen, ben, biz’ diye. Bizim gençlik kolları tercümesini yapmış. ‘Sen, ben, reis’ diye. Bütün Marmarisliler bilsin, eğer AKP’nin adayı Marmaris Belediye Başkanı olursa bugüne kadar gözünüz gibi sakındığınız ne varsa, tamamı AKP’nin kontrolüne geçecek. Bu belediyeyi belediye başkan adayı şeklen yönetecek. Fiilen başkaları yönetecek. Zaten diyor ki ben siyasetçi değilim diyor ya esas tehlike orada. Onu bir reklam gibi, bir maket gibi, bir kukla gibi karşınıza koyacaklar, Marmaris’i gelip talan edecekler, kundaklayacaklar, yanan yerleri imara açacaklar, Marmaris’in canını okuyacaklar canına”

“MARMARİS VE MUĞLA’DA RANTİYECİLERE GEÇİT VERMEYECEĞİZ”

Muğla ve Marmaris’te ranta geçit vermeyeceklerini vurgulayan Özel, “Bakın Eskişehir’de benzer bir aday var. Logoyu, partiyi gizliyor ama AKP’lilerle otururken kaydı çıktı. Diyor ki ‘Bir gelelim, şu Eskişehir Belediyesi’nin imkanlarını bir alalım, bunu Birlik Vakfı, TÜRGEV, TÜGVA, Ensar’a, bizim vakıflara açacağım’ diyor. Bakın eğer Marmaris Belediyesi’ni AKP’li belediye başkanı kazanırsa, o vakitten sonra bütün koylarınız, biri TÜRGEV’e, biri TÜGVA’ya. Cennet Adası mesela ne yapmaya almış o adayı? Cennet Adası’nı AKP’ye yakın bir iş adamı almış. Cennet Adası’nda sahiplik var ama maliklik yok. Eğer AKP alırsa Cennet Adası’nı bile yerleşime, imara açacaklar. Hesap bu. Marmarislilere soruyorum. Marmaris’i AKP’ye verip de Marmaris’in koylarını, varlıklarını, TÜRGEV, TÜGVA, Ensar’a kaptırmaya siz razı gelir misiniz? Bakın tehlike o kadar büyük ki. Osman Başkan ne büyük rant projelerine nasıl direndi Muğla Büyükşehir’de. Muğla’da 4 katı geçen bina yok. Ama eğer Muğla Büyükşehir’e AKP’nin adayı gelse, Muğla’da nasıl her yerde dikey mimarı, Muğla’nı her yerinde dikey mimarı, her yerinde rant, her yerinde milletin varlıklarının yağmalanması söz konusu olacak. O yüzden ne Marmaris, ne Muğla’da rantiyecilere geçit vermeyeceğiz” dedi.

“AKP BİZİ MARMARİS’TE YENEBİLİR Mİ? HAYIR. AMA BÜYÜK BİR TUZAK VE TEHLİKE VAR”

CHP lideri Özel sözlerini şöyle sürdürdü:

AKP bizi Marmaris’te yenebilir mi? Hayır. Ama büyük bir tuzak ve tehlike var. Geçmişte partimizden 3 dönem görev yapan, geçens eçimde karşımızda bir başka partiden aday olan, sayın başkan bu sefer de bir başka partiden aday. Anketlere baktığınızda kazanma ihtimali yok. Pazar günü seçim sonuçlarını göreceksiniz, Özgür Özel olarak sizi şerefimle temin ederim. Kazanma ihtimali yok. Kazanma ihtimali sıfır. Ama ne var? Biraz fazla oy alırsa kaybettirme potansiyeli var. O yüzden buraya, sesim bitmiş, ayaklarımda derman yokken, zihnimin bütün diriliğiyle koştum geldim, hasta yatağımdan kalktım ve geldim. Hepinizin şöyle bir görevi var. Pazar günü oy kullanmaya kadar, bütün komşularınıza, esnafsanız müşterinize, öğretmenseniz okuttuğunuz öğrenciye, sanayideyseniz aracını tamir ettiğiniz müşteriye, alışveriş yaptığınız esnafı, tarla komşusuna, ev komşusuna, geçmişteki asker arkadaşına. Mümkünse yüz yüze. Yoksa telefonla, tek tek ulaşarak, şunu anlatacağız. Eğer Acar’ın dışında başka bir partiye, CHP dışında başka bir partiye, Acar Ünlü dışında başka bir adaya oy verirseniz, AKP kazanacak. Ama Acar Ünlü’ye oy verirseniz, sadece CHP kazanmayacak. İYİ Partililer, demokratlar, Marmaris kazacak. Marmaris Atatürkçülerde kalacak. Bunu anlatmamız lazım. CHP dışında atılan her oy hangi partiye atılırsa atılsın, Pazar günü sonuçlar çıkacak. Buradayız. AKP’ye atılmış demektir. Çünkü Acar Ünlü ile AKP yarışıyor. Acar Ünlü, AKP’nin birkaç puan önünde. Acar Ünlü ile Ahmet Aras’ın el ele vermesi. Kol kola vermesi, bütün sorunları çözecek. Size şunu söylüyorum. Acar ile Ahmet Başkan omuz omuza verecekler. İkisinin de arkasında kaya gibi genel başkanları duracak. Her meseleyi halledeceğiz.”

“BU İŞİN ŞAKASI YOK”

CHP lideri Özgür Özel, vatandaşlara çağrıda bulunarak sözlerini şu şekilde noktaladı:

Şunu bir kez daha ifade etmek isterim ki biz elbette bir yerel seçim yapıyoruz. Acar Ünlü gibi pırıl pırıl bir genci, Ahmet Aras gibi pırıl pırıl bir genci göreve getirip onlara kentimizi emanet edeceğiz. Ama bu ülke üstünde oynanan oyunları bozmanın da Muğla ve Marmaris üzerindeki bütün hesapları bozmanın da bir tek yolu var. 31’inde küskün, kırgın, kızgın olmadan hep birlikte sandığa koşacağız. Bu seçimde küskün, kırgın, hasta ve yorgun varsa onu mutlaka tespit edin. Koluna girin, eğer zorluğunuz varsa, ilçe başkanlığımıza başvurun. Mutlaka götürelim oy kullandırtalım. İkna edemediğiniz varsa, ikna edecek birini bulun. Eğer Marmaris bu seçimde bir korkulu rüya görürse bunu telafi etmek mümkün olmaz. Ama Marmaris’e sonuna kadar sahip çıkacak, Marmaris’i kendi namusu gibi koruyacak, Marmaris için Acar bir şekilde çalışacak muhteşem bir adayımız var. Ona sahip çıkın. Adayımıza sahip çıkın. Acar Ünlü’ye sahip çıkın. Marmaris’e sahip çıkın. Şimdi bu meydandan bir şey duymak istiyorum. Benim her birinize, Marmaris’te Marmaris’i seven, ülkesini, vatanını seven, Atatürk’ü seven herkese verdiğim görevi hep beraber yerine getirmeye var mıyız? Bu iki, üç gün siz biliyorsunuz, normalde CHP’ye oy verecek olup, bu seçimde oylar bölünürse bize tehlike yaşatabilecek seçmeni biliyor musunuz? Onu bulacak mıyız? İkna edecek miyiz? Benden selam söyleyin. Geçen seçim buraya geldim, konuşmayı yaptım. Siz çağırdınız. O gün gereğini yaptılar. Şimdi Pazar günü Acar kardeşim için, onun son derece çalışkan ve dürüst. Kendisinin günün 24 saati, ayın 30 günü enerjisini Marmaris’e verecek, başkanım hem yetkilerini paylaşacak, hem bütün desteğini verecek. Acar Ünlü’ye, Ahmet Aras’a, Marmaris’in gelecek 5 yılına Genel Başkan Özgür Özel şahsen kefalet koyuyor. Acar seçildiğinde muhteşem projelerle, geçmiş dönemde Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nda efsane yazan Yılmaz Büyükerşen’in genel koordinatörlüğünde, onunla birlikte Osman Gürün Başkanımızın genel koordinatörlüğünde hangi CHP’li belediyelerde en iyi projeler varsa onu Marmaris’e getireceğiz. Acar’ın sağ omzuna konacak el Mansur Yavaş’ın elidir, söz veriyoruz. Acar’ın sol omzuna konacak el Ekrem İmamoğlu’nun elidir, söz veriyoruz. Acar ile el ele, omuz omuza Ahmet Aras çalışacak. Genel Başkanları Özgür Özel var güçleri ile arkasında duracak, söz veriyoruz. Gidin kiminle konuşmanız gerekiyorsa konuşun. Kimi ikna etmeniz gerekiyorsa ikna edin ama Marmaris’i haramilere teslim etmeyin. Söz mü? Açık konuşmaya geldim, bu işin şakası yok. Şakaya gelmez. Ben size güveniyorum, inanıyorum.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/chp-genel-baskani-ozel-marmariste-de-muglada-da-rantiyecilere-gecit-vermeyecegiz/feed/ 0
Survivor 2024 All Star… NAGİHAN VE MUSTAFA KEMAL İÇİN TEHLİKE ÇANLARI, DİSKALİFİYE Mİ OLACAKLAR? https://www.haber60.com.tr/survivor-2024-all-star-nagihan-ve-mustafa-kemal-icin-tehlike-canlari-diskalifiye-mi-olacaklar/ https://www.haber60.com.tr/survivor-2024-all-star-nagihan-ve-mustafa-kemal-icin-tehlike-canlari-diskalifiye-mi-olacaklar/#respond Tue, 06 Feb 2024 23:33:05 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=6352 Son bölüme “Nefise, Aleyna ve Nagihan kavgası” damga vurdu. Ada konseyinde yaşanan tartışma ile tansiyon bir anda yükselirken sosyal medyada Nagihan’ın diskalifiye olduğu iddiaları konuşulmaya başlandı.

Yaşanan gerilimin ardından gözler Acun Ilıcalı’nın alacağı karara çevrildi. Öte yandan Mustafa Kemal’in konseyde yer almaması merak uyandırdı. Peki, Survivor Nagihan ve Mustafa Kemal diskalifiye mi oldu, elendi mi?

TV8 ekranlarının uzun soluklu yarışması 2024 Survivor All Star’da tansiyon düşmüyor. Mavi ve kırmızı takım arasında kıran kırana mücadele devam ederken, zaman zaman yarışmacılar arasında anlaşmazlıklar yaşanıyor.

Son olarak 6 Şubat Salı akşamı yayınlanan Survivor 27. Bölümde gerilim tavan yaptı. Konseyde yaşanan Nefise, Aleyna ve Nagihan kavgası gündeme bomba gibi düştü. Bazı sosyal medya kullanıcıları Nagihan’ın diskalifiye olacağını iddia ederken gözler ise Acun Ilıcalı açıklamasına çevrildi.

Öte yandan Mustafa Kemal’in konseyde yer almaması dikkat çekti. Peki, Survivor Nagihan ve Mustafa Kemal diskalifiye mi oldu, elendi mi?

SURVİVOR NAGİHAN DİSKALİFİYE İDDİASI GÜNDEMDE!

TV8 ekranlarının uzun soluklu yarışma programı Survivor 2024 All Star, 6 Şubat 2024 Salı akşamı 27. bölümüyle izleyici karşısına çıktı.

Yeni bölümde haftanın son dokunulmazlık oyunu oynandı. Oyun alanında yarışmacılar arasında tansiyon bir an olsun düşmedi. Aleyna ve Nefise tartışması ortamın gerilmesine neden oldu.

Bu tartışmaya Nagihan’ın da dahil olmasıyla sosyal medyada şoke eden bir iddia ortaya atıldı. Bazı sosyal medya hesapları tarafından Survivor Nagihan’ın diskalifiye olduğu öne sürüldü.

SURVİVOR NAGİHAN DİSKALİFİYE Mİ OLDU, ELENDİ Mİ?

Tansiyonun bir an olsun düşmediği dokunulmazlık oyunu sonrası kırmızı takım yarışmacıları ada konseyinde bir araya geldi.

Nefise, Aleyna ve Nagihan arasındaki gerilim konseyde de devam etti. Nagihan, Aleyna’yı itince Acun Ilıcalı, adeta çileden çıktı.

Nagihan’ın bu tavrına aşırı öfkelenen Ilıcalı, sert sözler sarf etti:

“Sizin hakkınızda kimse konuşamaz mı? Her gün olay çıkarıyorsunuz kız ağlayarak gitti şimdi. Siz ne istiyorsunuz? Sizinle program çekemeyecek miyiz?

Aleyna’ya yaptığını doğru mu? Kaos mu istiyorsunuz, kendinizden başka bir şeyi düşünemiyor musunuz? Hakaret etmeden hayat yok mu? Herkes gitsin ne yapıyorsanız yapın.”

Survivor All Star’da nefes kesen mücadeleyi Mavi Takım kazandı. Belinden sakatlık geçiren Ogeday, son oyunda da acılar içinde kalarak takımına dokunulmazlığı getiren galibiyeti aldı. Mavi Takım, 12-9 Kırmızı Takım’ı yenerek dokunulmazlığı kazandı.

Mavi Takım’ın dokunulmazlık sembolü Ogeday’a verildi. Kısa bir konuşma yapan Ogeday “Birinci oyunda Özgür abi ile havuza girme sahnesinde belim terse döndü. Biraz sıcağı sıcağına fark etmedim ama her ara verilişlerde daha da kötü oldum ama belli etmek istemedim.

Son eşleşmelerde de takımın yanında olmak istedim. İyi mi yaptım kötü mü yaptım bilmiyorum ama sonuç olarak bugün kazandık. Belimin ağrısı umarım geçer. Ben kazanmadım, biz kazandık. Mavi Takım çok yaşa” dedi.

Konsey’de konuşma yapan Acun Ilıcalı “Survivor’da çizginin aşıldığı durumlar artmaya başladı. Ciddi uyarılar yapıyoruz. Bazı durumlarda bizim de ummadığımız yerlere gidiyor olaylar. Bugünkü oyun alanında Mustafa Kemal ben oynamıyorum, gereği neyse yapın, ben böyle şeyin içinde olmak istemiyorum.

Olayın Nagihan ve Nefise bölümü de var. Seyircilerin de rahatsız olacağı, tehdit içeren bölümleri, görmelerini istemediğimiz bir çok olayı yayınlamadık. Devamında Nefise ve Nagihan gerilimi oldu. İkisi de yaptıkları şeyin olmaması gerektiğini düşünerek oyuna döndüler.

Mustafa Kemal, Survivor’un konsepti olan bir konuya, ben böyle şeye gelmem, yaptırmam, bırakıyorum yarışmıyorum, hadi bakalım… Biz bunu görmedik hiç. Biz burada en az 20 yarışmacıya başka zaman alırız diyerek sizi davet ettik. ‘Adayım ben oynamıyorum’ diyerek olayı başka yere taşıyorsun.

Özgür de aday oldu aslan gibi savaştı. Öbür tarafta Yaman aday o da hayal kırıklığı yaşadı. Şimdi kaybeden bir Kırmızı Takım, tam anlamıyla çok büyük problemler içerisinde. Tam toparlanır derken, takım yeni krizlerle buluştu” dedi.

NAGİHAN İLE ALEYNA ARASINDA BÜYÜK GERİLİM

Nagihan “Bütün erkekleri dolduruyorsun” dediği Aleyna “Neyi dolduruyorum, takımı ilk satan sensin” dedi. Nagihan Yunus Emre’ye de yükseldi ve Aleyna’yı göstererek “Sen bunun gazıyla her şeyi yapıyorsun” dedi

. Aleyna da tepki gösterince Nagihan “Ya sus be sus, sarı yılan” diyerek Aleyna’yı sert bir şekilde itti.

Kırmızı Takım’da Nagihan’ın Aleyna hakkında söyledikleri ortalığı karıştırdı. Nagihan “O kadın zehirledi sizi. Önce Sercan’ı sonra Yunus Emre’yi.

Sercan akıllandı, kenara çekti arabasını. Adam akıllı, zeki bir adam” diyerek Kırmızı Takım’da gülüşmeler yaşandı.

ACUN ILICALI RESMEN ÇILDIRDI SANDALYEYİ DEVİRDİ

Acun Ilıcalı “Bu kıza yaptıklarınız oldu mu şimdi? Kahkahalar atıyorsunuz, yarışmacı bir kızı ağlattınız. Durun diyorum duramıyorsunuz. Hepimize yazıklar olsun. Böyle bir şey olur mu ya. Oy kullanırken kızı itiyorsun.

Bu programda sizin hakkınızda kimse konuşmayacak mı? Siz ne istiyorsunuz, ne istiyorsunuz. Her gün olay çıkartıyorsunuz. Kız ağlayarak gitti şimdi. Ne istiyorsunuz, kavga mı kaos mu ne istiyorsunuz” diyerek sandalyeyi devirdi.

Ilıcalı “Rahat durulamıyor mu bu programda ne battı size. Kendinizden başka hiçbir şey düşünmüyorsunuz. Bana onu dediler bana bunu dediler… Normal duramıyor musunuz? Hakaret etmeden bir hayat yok mu?

Tamam abi herkes gitsin ne yapıyorsanız yapın” dedi ve programı yarıda kesti. Böylelikle dördüncü eleme adayı da belirlenemedi.

Büyük olayların yaşandığı gecede Nagihan’ın elenip elenmeyeceği merak konusu oldu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/survivor-2024-all-star-nagihan-ve-mustafa-kemal-icin-tehlike-canlari-diskalifiye-mi-olacaklar/feed/ 0
Bursa’da Ak Parti’den yeniden Büyükşehir Beledi Başkanlığına aday gösterilen Alinur Aktaş, coşkuyla karşılandı https://www.haber60.com.tr/bursada-ak-partiden-yeniden-buyuksehir-beledi-baskanligina-aday-gosterilen-alinur-aktas-coskuyla-karsilandi/ https://www.haber60.com.tr/bursada-ak-partiden-yeniden-buyuksehir-beledi-baskanligina-aday-gosterilen-alinur-aktas-coskuyla-karsilandi/#respond Sun, 07 Jan 2024 22:15:27 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=2635 BURSA’da Ak Parti’den yeniden Büyükşehir Beledi Başkanlığa ada gösterilen mevcut başkan Alinur Aktaş, kente gelişinde partililer tarafından coşku ile karşılandı. Aktaş, Bu 5 yıl inşallah ‘Kentsel dönüşüm yılı’ olacak. Son 2 yıldır çok iyi bir hız aldık. Deyim yerindeyse gaza bastık. Efsane kentsel dönüşümler yapacağız dedi.

AK Parti’nin 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde, 11 büyükşehir ve 15 il belediyesinde başkanlığa aday göstereceği isimler, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklandı. İstanbul Haliç Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen törende, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığına, mevcut başkan Alinur Aktaş aday gösterildi. Törenin ardından Bursa’ya dönen Başkan Aktaş, Gemlik girişinde partililer tarafından coşkulu şekilde karşılandı. Davul zurnalı ve meşaleli karşılamada partilileri selamlayan Aktaş, daha sonra Merinos Kongre ve Kültür Merkezi Fuaye Alanı’na gelerek Cumhur İttifakı partililerle buluşma gerçekleştirdi.

Burada açıklamalarda bulunan Alinur Aktaş, Bildiğiniz gibi yerel seçim süreci başladı. CHP, İYİ Parti ve diğerleri eskiden Millet İttifakıydılar. 14-28 Mayıs’ta foyaları döküldü. Artık bir araya gelemiyorlar. Birbirlerine laflar söylüyorlar. Bizim onlarla işimiz yok. Bizim bu vatanın birliği ve beraberliği ile rengini şehitlerin kanından alan ay-yıldızlı bayrağımıza sahip çıkmayla, bu zor coğrafyada bekamızı sağlamak için canımızı dişimize takmak gibi bir derdimiz var ifadelerini kullandı.

‘BU DÖNEMDE BİRLİK BERABERLİK ÇOK ÖNEMLİ’

Yapılan istişarelerin ardından kendisinin aday gösterildiğini belirten Aktaş, Türkiye’de hepimizin bildiği gibi bin 392 tane belediye var ve biliyoruz ki bizim yaşadığımız şehir en önemli belediyelerden bir tanesi. Türkiye’nin 4’üncü büyük şehri. Her bir ilçemizin ayrı bir kıymeti var. Gerçekten zor dönemlerden geçiyoruz. Dolayısıyla bu dönemde birlik ve beraberlik çok önemli. Yapılan istişarelerle şahsımla alakalı Cumhur İttifakı’nın adayı olarak belediye başkan adaylığıma karar verildi. Bir kere bana bu emaneti teslim eden Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a ve tabi ki olurlarıyla bu sürece destek veren Sayın Dr. Devlet Bahçeli’ye yürekten teşekkür ediyorum diye konuştu.

‘TÜYÜ BİTMEMİŞ YETİŞMİN HAKKINA TENEZZÜL EDEN EVLADIM OLSA TANIMAM’

20 yıldır belediye başkanlığı yaptığını hatırlatan Alinur Aktaş, Bugün konuştuğum bir kaç büyüğüme de dün akşam beni telefonla arayıp bilgilendiren Cumhurbaşkanıma da ifade ettim. Bu bir emanettir. Bakmayın o BUSKİ’deki bir kaç olaylarla alakalı bir kaç gün içerisinde basın açıklaması yapacağım. İlk gününden itibaren mali polisini de hepsini de devreye koyduk. Maşallah rakamı atıp atıp kendilerine göre büyütenler ve buradan gelen müdürüme, bana ve partime de laf söylemeye çalışanlara buradan bir şeyi ifade etmek istiyorum. Bu millet bizi de biliyor, sizi de biliyor. Allah’a hamdolsun tüyü bitmemiş yetimin hakkına asla ve asla tenezzül etmedik, bundan sonra da tenezzül etmeyiz. Tenezzül edenler de olursa huzurunuzda söylüyorum; babamın oğlu olsa, kendi evladım olsa vallahi tanımam, billahi tanımam. Dolayısıyla yapılanlar kanun nezdinde bir bir takip edilecek. Gerekli detayı size bir kaç gün içerisinde açıklayacağım. Bundan sonra aday olarak ben 31 Mart gününe kadar, 83 gün boyunca minimum uykuyla, en az dinlenmeyle sizlerle beraber inşallah Cumhur İttifakı Bayrağı’nı tekrar Bursa’nın gönderine çekeceğiz dedi.

‘ÖNÜMÜZDEKİ 5 YIL KENTSEL DÖNÜŞÜM YILI OLACAK’

Yeni dönemle ilgili projelerine değinen Aktaş, Ortak akılla, yeni projelerimizle ki çok güzel projeler hazırladık, bu 5 yıl inşallah ‘Kentsel dönüşüm yılı’ olacak. Son 2 yıldır çok iyi bir hız aldık. Deyim yerindeyse gaza bastık. İnşallah Bursa’da paket olarak da açıklayacağız, efsane kentsel dönüşümler yapacağız. Ulaşımla alakalı çok özel projelerimiz olacak. Güçlerimizi birleştireceğiz. Ay sonunda ilçe belediye başkan adaylarımız da belli olduğunda her bir kardeşimizle birlikte gerek AK Parti’den, gerek Milliyetçi Hareket Partisi’nden, akabinde meclis üyelerimizle birlikte Bursa’mızın her bir köyünü her bir ilçe merkezini şehir merkezi olmak üzere tarayacağız, derdimizi heyecanımızı anlatacağız. Artık çalışma zamanı. Artık kenetlenme zamanı. Olası varsa kırgınlıklar küskünlükler, dargınlıklar onları bir tarafa bırakıp el ele kol kola hem AK gençlik kardeşlerimiz, hem ülkücü kardeşlerimiz omuz omuza, kol kola girdiyse 31 Mart akşamına kadar tekrar aynı kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz açıklamasında bulundu. (DHA)

]]>
https://www.haber60.com.tr/bursada-ak-partiden-yeniden-buyuksehir-beledi-baskanligina-aday-gosterilen-alinur-aktas-coskuyla-karsilandi/feed/ 0
Bursa’dan yeniden aday gösterilen Başkan Aktaş’a coşkulu karşılama https://www.haber60.com.tr/bursadan-yeniden-aday-gosterilen-baskan-aktasa-coskulu-karsilama/ https://www.haber60.com.tr/bursadan-yeniden-aday-gosterilen-baskan-aktasa-coskulu-karsilama/#respond Sun, 07 Jan 2024 21:45:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=2633

BURSA’da Ak Parti’den yeniden Büyükşehir Beledi Başkanlığa ada gösterilen mevcut başkan Alinur Aktaş, kente gelişinde partililer tarafından coşku ile karşılandı. Aktaş, “Bu 5 yıl inşallah ‘Kentsel dönüşüm yılı’ olacak. Son 2 yıldır çok iyi bir hız aldık. Deyim yerindeyse gaza bastık. Efsane kentsel dönüşümler yapacağız” dedi.

AK Parti’nin 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde, 11 büyükşehir ve 15 il belediyesinde başkanlığa aday göstereceği isimler, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklandı. İstanbul Haliç Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen törende, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığına, mevcut başkan Alinur Aktaş aday gösterildi. Törenin ardından Bursa’ya dönen Başkan Aktaş, Gemlik girişinde partililer tarafından coşkulu şekilde karşılandı. Davul zurnalı ve meşaleli karşılamada partilileri selamlayan Aktaş, daha sonra Merinos Kongre ve Kültür Merkezi Fuaye Alanı’na gelerek Cumhur İttifakı partililerle buluşma gerçekleştirdi.

Burada açıklamalarda bulunan Alinur Aktaş, “Bildiğiniz gibi yerel seçim süreci başladı. CHP, İYİ Parti ve diğerleri eskiden Millet İttifakıydılar. 14-28 Mayıs’ta foyaları döküldü. Artık bir araya gelemiyorlar. Birbirlerine laflar söylüyorlar. Bizim onlarla işimiz yok. Bizim bu vatanın birliği ve beraberliği ile rengini şehitlerin kanından alan ay-yıldızlı bayrağımıza sahip çıkmayla, bu zor coğrafyada bekamızı sağlamak için canımızı dişimize takmak gibi bir derdimiz var” ifadelerini kullandı.

‘BU DÖNEMDE BİRLİK BERABERLİK ÇOK ÖNEMLİ’

Yapılan istişarelerin ardından kendisinin aday gösterildiğini belirten Aktaş, ” Türkiye’de hepimizin bildiği gibi bin 392 tane belediye var ve biliyoruz ki bizim yaşadığımız şehir en önemli belediyelerden bir tanesi. Türkiye’nin 4’üncü büyük şehri. Her bir ilçemizin ayrı bir kıymeti var. Gerçekten zor dönemlerden geçiyoruz. Dolayısıyla bu dönemde birlik ve beraberlik çok önemli. Yapılan istişarelerle şahsımla alakalı Cumhur İttifakı’nın adayı olarak belediye başkan adaylığıma karar verildi. Bir kere bana bu emaneti teslim eden Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a ve tabi ki olurlarıyla bu sürece destek veren Sayın Dr. Devlet Bahçeli’ye yürekten teşekkür ediyorum” diye konuştu.

‘TÜYÜ BİTMEMİŞ YETİŞMİN HAKKINA TENEZZÜL EDEN EVLADIM OLSA TANIMAM’

20 yıldır belediye başkanlığı yaptığını hatırlatan Alinur Aktaş, “Bugün konuştuğum bir kaç büyüğüme de dün akşam beni telefonla arayıp bilgilendiren Cumhurbaşkanıma da ifade ettim. Bu bir emanettir. Bakmayın o BUSKİ’deki bir kaç olaylarla alakalı bir kaç gün içerisinde basın açıklaması yapacağım. İlk gününden itibaren mali polisini de hepsini de devreye koyduk. Maşallah rakamı atıp atıp kendilerine göre büyütenler ve buradan gelen müdürüme, bana ve partime de laf söylemeye çalışanlara buradan bir şeyi ifade etmek istiyorum. Bu millet bizi de biliyor, sizi de biliyor. Allah’a hamdolsun tüyü bitmemiş yetimin hakkına asla ve asla tenezzül etmedik, bundan sonra da tenezzül etmeyiz. Tenezzül edenler de olursa huzurunuzda söylüyorum; babamın oğlu olsa, kendi evladım olsa vallahi tanımam, billahi tanımam. Dolayısıyla yapılanlar kanun nezdinde bir bir takip edilecek. Gerekli detayı size bir kaç gün içerisinde açıklayacağım. Bundan sonra aday olarak ben 31 Mart gününe kadar, 83 gün boyunca minimum uykuyla, en az dinlenmeyle sizlerle beraber inşallah Cumhur İttifakı Bayrağı’nı tekrar Bursa’nın gönderine çekeceğiz” dedi.

‘ÖNÜMÜZDEKİ 5 YIL KENTSEL DÖNÜŞÜM YILI OLACAK’

Yeni dönemle ilgili projelerine değinen Aktaş, “Ortak akılla, yeni projelerimizle ki çok güzel projeler hazırladık, bu 5 yıl inşallah ‘Kentsel dönüşüm yılı’ olacak. Son 2 yıldır çok iyi bir hız aldık. Deyim yerindeyse gaza bastık. İnşallah Bursa’da paket olarak da açıklayacağız, efsane kentsel dönüşümler yapacağız. Ulaşımla alakalı çok özel projelerimiz olacak. Güçlerimizi birleştireceğiz. Ay sonunda ilçe belediye başkan adaylarımız da belli olduğunda her bir kardeşimizle birlikte gerek AK Parti’den, gerek Milliyetçi Hareket Partisi’nden, akabinde meclis üyelerimizle birlikte Bursa’mızın her bir köyünü her bir ilçe merkezini şehir merkezi olmak üzere tarayacağız, derdimizi heyecanımızı anlatacağız. Artık çalışma zamanı. Artık kenetlenme zamanı. Olası varsa kırgınlıklar küskünlükler, dargınlıklar onları bir tarafa bırakıp el ele kol kola hem AK gençlik kardeşlerimiz, hem ülkücü kardeşlerimiz omuz omuza, kol kola girdiyse 31 Mart akşamına kadar tekrar aynı kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz” açıklamasında bulundu.

]]>
https://www.haber60.com.tr/bursadan-yeniden-aday-gosterilen-baskan-aktasa-coskulu-karsilama/feed/ 0