(ANKARA)- Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu, (DİSK) açıkladığı düşük enflasyon rakamlarına tepki göstermek için Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) önünde basın açıklaması yaptı. DİSK Başkanı Arzu Çerkezoğlu, “TÜİK sürekli olarak enflasyonu düşük belirleyerek her gün ama her gün soframızdaki ekmeğin daha fazla küçülmesine yol açıyor. TÜİK, İşçinin, emekçinin sofrasından bir dilim ekmeği daha çalıyor” dedi.
Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) önünde “TÜİK’i yargı kararlarına uymaya, ekmeğimizle oynamamaya, gerçekleri açıklamaya çağırıyoruz” çağrısıyla basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamaya DİSK Başkanı Arzu Çerkezoğlu ve DİSK Yönetim Kurulu üyeleri katıldı.
DİSK üyeleri “Gerçekleri açıkla ekmeğimle oynama”, “TÜİK elini cebinizden çek”, “Sefalete teslim olmayacağız”, “İnsanca yaşamak istiyoruz” sloganları attı.
“TAKSİM’E SAHİP ÇIKTIĞIMIZ GİBİ EKMEĞİMİZE SAHİP ÇIKMAK İÇİN MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRÜYORUZ”
DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, yaptığı açıklamada, 1 Mayıs İşçi Bayramı’nda işçilerin Taksim’e çıkışının engellendiğini hatırlatarak, “Bizlerin Taksim’de olmamızı engellemek demek milyonlarca emekliyi on bin lira emekli aylığıyla yaşamaya mahkum etmek demektir. Bizlerin Taksim’de olmasını engellemek adaletsiz vergi sistemiyle krizin bütün yükünü işçiye emekçiye yüklemek demektir. Bizler 1 Mayıs’a ve Taksim’e sahip çıktığımız gibi emeğimize, ekmeğimizi sahip çıkmak için mücadelemizi sürdürüyoruz” dedi.
“HER GÜN DAHA FAZLA YOKSULLAŞTIĞIMIZ BİR DÖNEMİ YAŞIYORUZ”
TÜİK tarafından bugün açıklanan Nisan ayı enflasyon verilerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çerkezoğlu, “Enflasyon 3,18 yıllık enflasyon ise 70’ye dayanmış. Geçen yıl nisan ayında enflasyon yüzde 43,6 idi. TÜİK’in baskılanmış rakamlarıyla bile tablo ortada. Dört aylık enflasyonu hesapladığımızda yüzde 18,72 gıda enflasyonu yüzde 70’e dayanmış, ama bizim araştırma dairemizin gelir gruplarına göre hesapladığı gıda enflasyonuna baktığımızda örneğin emeklinin gıda enflasyonu yüzde 84, en düşük gelirli grubunun gıda enflasyonu ise yüzde 107. TÜİK rakamlarıyla bile baktığımızda çok yüksek bir enflasyon karşısında her gün daha fazla yoksullaştığımız bir dönemi yaşıyoruz” diye konuştu.
“GERÇEK ENFLASYONUN NE KADAR OLDUĞUNU YAŞAYARAK GÖRÜYORUZ”
TÜİK tarafından açıklanan enflasyon verilerinin uzun bir süredir tartışma konusu olduğunu, rakamların gerçekle ilgisinin olmadığını ve vatandaşların bu rakamların yanlış olduğunu yaşayarak gördüğünü söyleyen Çerkezoğlu, “Her gün hepimiz çarşıya, pazara, manava gittiğimizde, evimize elektrik, su faturası geldiğinde gerçek enflasyonun ne kadar olduğunu yaşayarak görüyoruz. TÜİK sürekli olarak enflasyonu düşük belirleyerek her gün ama her gün soframızdaki ekmeği daha fazla küçülmesine yol açıyor. TÜİK, İşçinin, emekçinin sofrasından bir dilim ekmeği daha çalıyor.”
“TÜİK, VERİLERİ KARARTMAYA DEVAM EDİYOR”
TÜİK’in gerçekleri açıklamadığını ve verileri kararttığını ifade eden Çerkezoğlu, TÜİK’in 20 yıl boyunca açıkladığı enflasyon sepetini iki yıldır açıklamadığını ve bunun için TÜİK’e yaptıkları başvurunun reddedildiğini söyledi. Çerkezoğlu sözlerini şöyle sürdürdü:
“Biz DİSK olarak bu listenin açıklanması için TÜİK’e bir başvuru yaptık. TÜİK, bu başvurumuzu reddetti. Arkasından CİMER üzerinden TÜİK’den bu listeyi istedik. TÜİK, ikinci kez reddetti. Adalet Bakanlığı bünyesindeki Bilgi Edinme Kurulu’na başvurduk. Biz işçi örgütüyüz, emekçi örgütüyüz. Milyonlar emekçinin ücreti bu rakam üzerinden belirleniyor. Bu rakamı neye belirlediğinizi görmek, bizim ve Türkiye’nin hakkıdır dedik. Kurul, başvuruyu reddetti. Ondan sonra bu süreci yargıya taşıdık. Ankara 6. İdare Mahkemesi, oy birliğiyle verdiği kararda bu verilerin TÜİK’in elinde olduğu ve bunu bütün kamuoyu ile ve DİSK ile paylaşmasının görevi gereği olduğunu söyledi. Ama TÜİK, buna rağmen verileri bizlerle paylaşmamaya devam ediyor. Yargı kararlarına uymayan TÜİK, verileri karartmaya devam etti. TÜİK’in Danıştay’a yaptığı başvurusu reddedildi. TÜİK’in verileri açıklamamak için denediği bütün yollar tükendi.
“TÜİK BAŞKANLIĞINI İŞÇİNİN EKMEĞİYLE OYNAMAKTAN VAZGEÇMEYE ÇAĞIRIYORUZ”
TÜİK’e Anayasa’nın 138. maddesini hatırlatıyoruz. Yasama, yürütme, yargı arasındaki idare mahkeme kararlarına uymak zorundadır. Mahkeme kararlarını değiştiremez ve yerine getirilmesini geciktiremez. TÜİK başkanı, yargı kararlarına uymayarak açıkça suç işlemektedir. Ceza hukuku açısından ciddi suçtur. Kararı geciktirenler kişisel olarak da suçludur. Yargı kararlarına uymayarak milyonları mağdur edenlerin yarattığı hukuksuzluk ve haksızlıkla sonuna kadar mücadele edeceğiz. TÜİK başkanlığını görevini yapmaya çağırıyoruz. Gerçekleri saklamaktan vazgeçmeye çağırıyoruz. TÜİK başkanlığını işçinin, emekçinin ekmeğiyle oynamaktan vazgeçmeye çağırıyoruz.
“BU KOCAMAN BİR YALAN”
Bu enflasyon rakamlarıyla bile her gün daha fazla yoksullaştığımız bu süreçte herkes bilsin ki yargı ve hukuk tanımaz düzenle sonuna kadar mücadele edeceğiz. Zengini daha zengin, yoksulu daha yoksul yapmak için dönen bu düzeni mutlaka değiştireceğiz. İktidar yöneticilerinin kemer sıkma politikaları adı altında, enflasyonla mücadele adı altında ücretleri baskılayan politikaları karşısında DİSK olarak mücadele edeceğiz. İktidar, enflasyonun sebebi ücretlerdeki artış diyor. Bu kocaman bir yalan.”
]]>
31 Mart seçimlerine 2 gün kala Bursa Büyükşehir Belediye Başkan adayı Alinur Aktaş; Habertürk Televizyonu’nda kendi ve ailesinin üzerine olan mal varlığını açıkladı. İYİ Parti Büyükşehir Belediye Başkan adayının mal varlığını açıklaması üzerine konuşan Aktaş, ” Kendisi ben mal varlığımı açıklıyorum, “AK Parti ve CHP başkan adayları da açıklasın” diye davette bulundu. Ben de bu vesileyle açıklamak istedim. Kendi oturduğum konut ile evli oğlumun oturduğu konut ve beraberinde yüzde 50 hissedar olduğum bir firma var. Firmada yaklaşık 40-50 civarı bir personel var. Eşime ait 950 bin lira değerinde otomobil ve bankada 200 bin lira bir param var. Kendi oturduğum konut 4 milyon, oğlumun oturduğu konut ise 2 milyon değerinde. 26 milyon değerindeki firmaya ise Büyükşehir Belediyesine başkan olmadan önce yüzde 50 hissedar olmuştum” dedi.
“Birileri gibi sonradan ‘Bir şey daha çıktı’ demem”
Konuşmasına devam eden Aktaş, “Bunun dışında hiç bir mal varlığım yok. Hatta kendime ait bir otomobilim yok. İhtiyacım olduğunda eşimden aracı alıyorum. Ben bu konuda çok rahatım. Bu yüzden birileri gibi sonradan ‘Bir şey daha çıktı’ demem. Belediye başkanları 63 yıldır Belediye Başkanlığı konutunda oturuyor. Ben o konutta da oturmuyorum. O konut artık kültür merkezine dönüşüyor CHP adayı önce belediye vakfı sonrasında aile vakfı olduğunu ifade etti. Buradan ben de kendisine sesleniyorum. Kendi ve eşi üzerine olan mal varlıklarını açıklamasını bekliyorum” ifadelerini kullandı.
“100 bin konut projesi ve alternatif yol projeleri 5 yılda bitecek”
Hayata geçirilen projelere ve önümüzdeki dönem için projelerini açıklayan Aktaş, “Ben göreve başladığımda toplu taşımada 750 bin kişi seyahat ediyordu. Şimdi 1 milyon 230 bin kişi taşıyoruz. Şehrin nüfusu sadece yüzde 10 arttı. Toplu taşıma kültürünü oluşturuyoruz. Artık elektrikli otobüslerimizi saha çıkardık. Çevre açısından, 500 tane aracı elektrikli araca çeviriyoruz. Buradaki amacımız hem çevre, hem de ucuz ulaşım projesini hedefliyoruz. 5 Büyükşehir içinde en ucuz ulaşım Bursa’da. Biz dönem başında 100 bin konut projesine başladık. Dirençli şehir için kentsel dönüm projesi başlattık. Japon Kalkınma Ajansı ile bir anlaşma yaptık. Çünkü kendileri bu işte çok tecrübeliler. Kentsel dönüşümü yapmak için yapmıyoruz. Şehrin zemini dikkate alarak yapıyoruz. Bu vesileyle de yeni yollar ve yeşil alanlar açıyoruz. Bunun haricinde kira fiyatlarını dengelemek için 16 bin adet sosyal konut rezerv yaptık. Bu 5 yılda 14 bin konut yaptık. Bu 5 yılda da bu projeleri tamamlayacağız. Güney Çevre Yolunda çok yol kat ettik. Sene sonuna kadar orayı açmayı planlıyoruz. Bursa Ticaret Sanayi Odası ile plansız sanayiler konusunu ele aldık. 4 bin firmayla protokol imzaladık. Yeni OSB açmayacağız, KOBİ OSB oluşturup vatandaşları buraya taşıyacağız” dedi. – BURSA
]]>Antalya’da 600 dairesi olduğu iddialarını sert bir dille yalanlayan Altınok, “600 tane dairem varsa tapusunu çıkarsınlar. Hemen istifa edeceğim. Tapusunu çıkarmazsa namerttir” ifadelerine yer verdi.
Altınok’un açıklamalarından satırbaşları;
“Ben tüccar ailenin çocuğuyum. 4. kuşağım. Çocuklarım 5. kuşak. Mal varlığım açıklandı. Mal varlığım azaldı. Bir teşekkür etmeleri lazım. ‘Bu adam 20 sene belediye başkanlığı yaptı. Mal varlığı artmamış azalmış. Helal olsun’ demeleri lazım. 20 yıldır görev yapıyorum, çoluğum cocuğum benim makam arabama binmemiştir. 20 yıldır görev yapıyorum 1 kuruş harcırah yoktur. Anketleri görenler, kaybedeceklerini görenler yalan iftira çamur kampanyasına başladılar. Benim saklayacak bir şeyim yok. Altınok’un özü birdir sözü birdir.
“İŞLERİ BİRADERE DEVRETTİM”
Belediye başkanı seçilir seçilmez vergi ile ilişiğimi kestim ve kapattım. ‘Benim artık ticaretle işim yok’ dedim. Ne derlerse desinler, hırsız demesinler. Ben işleri biradere devrettim. Belediye başkanı olduğum sürece benim banka hesabım da yoktur. Emekli olduktan sonra bir devlet bankamıza hesap açtırdım. Emekli maaşım oraya yatar. Siyaseti bıraktıktan sonra ticaret yapayım diye bir hırsım yok.
“VİZDANSIZLAR, AHLAKSIZLAR”
Ankara’da ilk kamyonu alan aileyiz. Bu vicdansızlar, ahlaksızlar, Büyükşehir Belediye Başkan Adayı ‘600 tane dairesi var’ diyor. Antalya’da 600 tane dairem varsa ve tapusunu çıkarmazsa namerttir. Ama ben istifa edeceğim. 600 tane tapuyu çıkartmazsa özür dileyip istifa etmesi lazım. Zamanımda aldığım yerler arsaydı. Şehir büyüdü. Benzin istasyonumuzu rahmetli babam BP’den satın aldı. Benim aldığım Eskişehir yolundaki yeri 1991 yılında almışız. Gölbaşı’nda olan arsayı 1987 yılında almışız. 9 parselini de sattım.
“TARLALARI KİM EKER, BİÇER HABERİMİZ YOK”
1987 yılında 25 yaşındaydım. Gerçeğe bakarsan 23 yaşındayım. Siyasette böyle insan varmış, tebrik ediyoruz demeleri lazım. Göreve başladığım zaman müdürleri topluyorum ve ‘Beytül mala el sürerseniz paralı pullu bir işiniz olursa sağ kolum da olsa keser atarım benim sol kolum da olsa keser atarım. Gereken neyse onu yaparım’ diyorum. Abartılar var. Mal varlığımızı açıkladığımızda ada parseline kadar açıkladık. 5 bin dönüm arazi vardı. Benim hisseme düşen 80 dönüm. Balum 115 dönüm arazisi var diyorlar sosyal medyada. Balum’da 4 bin dönüm var babadan kalan. Anneden kalan köyden arazi var. Bu tarlaları kim eker, kim biçer haberimiz bile yok. Kim ekerse eksin biçsin boş kalamasın. Bunların çoğunu vatandaş eker biçer. Bana para ver gibi bir talebimiz de yok.
“LONDRA’DA EVİ KAÇ LİRAYA ALDIĞINI AÇIKLASIN”
Tunalı’da yerimiz var. Belediye başkanı olmadan önce almışım. Tunalı’dan bir binanın 8’den 1’inin 0,50’si şahsıma ait. Tunalı 4 katlı bir bina var diyorlar. Bunların hepsini yazdık. Belediye başkanı Londra’da aldığı evi kaç liraya aldığını açıklasın. Londra’daki evi, babadan kalan tüm arsaları satsak satın alamayız. Bunlara girmeyeceğim. Ahlaki bulmuyorum. Şuan oturduğu evin değeri 25 milyon TL. Ben senin evini çekip yayınlatmam ahlaki değil. Beypazarı belediye başkanlığını bıraktığından oturacak evin yoktu. Bu 25 milyon TL’lik evi nasıl aldın? Annem ve babam 1986’da rahmetli oldu. Turgut Altınok’un adına olan tüm varlığı budur. Bankadaki parayı açıkla diyorlar. Her türlü veri açık. Mal varlığımız çoğalmamış ve azalmış. Bunların hepsi kayıtlı. Siyaset etik gerektiriyor. Ankara’daki seçimin sonucunu görenler telaşa kapıldı. İftira kampanyasıyla karşı karşıyayım. Sütte leke var Altınok’ta leke yok.”
]]>