Abla – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Thu, 06 Jun 2024 21:01:28 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Aşk-ı Memnu Dizisinin Şayeste Karakteri Fatma Karanfil Son Yolculuğuna Uğurlandı https://www.haber60.com.tr/ask-i-memnu-dizisinin-sayeste-karakteri-fatma-karanfil-son-yolculuguna-ugurlandi/ https://www.haber60.com.tr/ask-i-memnu-dizisinin-sayeste-karakteri-fatma-karanfil-son-yolculuguna-ugurlandi/#respond Thu, 06 Jun 2024 21:01:28 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=34944 AŞK-I MEMNU dizisinde Şayeste karakterine hayat veren oyuncu Fatma Karanfil (72) Levent’teki Barbaros Hayrettin Paşa Camii’nde öğle namazına müteakip kılınan cenaze namazının ardından son yolculuğuna uğurlandı. Karanfil’in cenazesi Feriköy Mezarlığı’nda toprağa verildi.

Bir süredir kanser tedavisi gören ve 25 Mayıs’ta entübe edilen Aşk-ı Memnu dizisinde Şayeste karakterine hayat veren oyuncu Fatma Karanfil 72 yaşında hayatını kaybetmişti. Usta oyuncu için Barbaros Hayrettin Paşa Cami’nde cenaze töreni düzenlendi. Taziyeleri, Karanfil’in yeğenleri Aslı Karanfil, Elif Karanfil ile eş ve çocukları kabul etti. Törene, aile üyelerinin yanı sıra Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Tamer Karadağlı, Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürü Birol Güven, oyuncu Hülya Koçyiğit, oyuncu Pınar Altuğ ve sevenleri katıldı. 1968 yılında Ses dergisinin yarışmasında 3. olmasının ardından kariyerine başlayan ve başta Keloğlan, Mavi Boncuk gibi Yeşilçam filmlerinde, Aşk-ı Memnu ve Çocuklar Duymasın gibi önemli dizilerde rol alan Fatma Karanfil’in cenazesi, öğle namazına müteakip kılınan cenaze namazının ardından Feriköy Mezarlığı’nda toprağa verildi.

“KANSERİN 1.5 AYDA TAMAMEN YAYILDIĞINI ÖĞRENDİK”

Taziyeleri kabul eden yeğeni Elif Karanfil, “Kanser hastalığı vardı, o nüksetmiş ancak hiçbir belirti vermemişti. Son 1.5 ayda kanserin tamamen yayıldığını öğrendik. Bugün de buradayız maalesef. 1.5 aylık bir süreçte, önce tetkikler sonra hastane, yoğun bakım, entübe edildiğini hepiniz biliyordunuz zaten. 10 gün içerisinde de maalesef kaybettik” diye konuştu.

“PIRLANTA GİBİ BİR İNSANDI”

Çocuklar Duymasın dizisinde birlikte rol aldığı Fatma Karanfil’i son yolculuğunda yalnız bırakmayan Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Tamer Karadağlı, “Çok üzgünüz, bu değerlerimizi tek tek kaybediyoruz. Bir de yakın tanıdığım biriydi Fatma abla. Birlikte uzun süre çalıştık. ‘Çocuklar Duymasın’da birlikte çalıştık. Dominant teyzenin annesini oynuyordu ve çok gülüyorduk. Yani pırlanta gibi bir insandı. Çok profesyonel, çok neşeli, hayat dolu, örnek bir oyuncuydu” dedi.

“ABLA KARDEŞ İLİŞKİMİZ VARDI”

Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürü Birol Güven ise, “Çok üzgünüz. Tabii bizim yolumu 2002 yılında kesişmişti. Biliyorsunuz, ‘Çocuklar Duymasın’ da çok önemli rollerimizden birini çok da güzel oynadı. Daha sonra da bizim aslında temasımız hiç kesilmedi. Bir abla kardeş ilişkimiz de vardı. Gerçekten çok seviyorduk birbirimizi ama maalesef ben hastalık sürecinden haberdar olduğumda entübe olmuştu, kendisiyle görüşemedim. Zaten çok kısa sürede de kaybettik. Mekanı cennet olsun, çok üzgünüz” dedi.

“BEN KONUŞTUM; O GÖZLERİYLE BANA SELAM VERDİ”

Yeşilçam’ın önemli oyuncularından Hülya Koçyiğit, “Bugün Türk sinemasının pırıl pırıl yıldızlarından birini daha ebediyete yolcu ediyoruz. Arkasında pırıltılar bırakarak bir yıldızımız daha kaydı. O kadar güzel bir insandı. O kadar güzel anılar bıraktı ki bizimle, ruhu şad olsun. Allah rahmet eylesin. Tüm sevenlerine, geride bıraktıklarına sabır diliyorum. Biz onu çok sevdik. Ben onu ne yazık ki entübe edilmiş haliyle ziyaret ettim hastanede. Orada vedalaştık, ben konuştum, o gözleriyle bana selam verdi. ‘Allahaısmarladık’ dedi. Nur içinde yatsın, hepimizin başı sağolsun” diye konuştu.

“SON GÖREVİMİZİ YAPMAK İÇİN BURADAYIZ”

‘Çocuklar Duymasın’ dizisinde birlikte rol aldığı oyuncu Pınar Altuğ ise, “Hepimizin çok kıymetlisiydi. Kayıplar her zaman çok can yakıyor. Fatma abla benim için çok ayrı yeri olan biriydi. Çünkü ben 17 yaşındaydım Fatma ablayı tanıdığımda, hatta daha da küçüktüm. Annemle aynı iş yerinde çalışıyorlardı. Sonra ben ilk mankenlik yapmaya başladığımda onun çalıştığı tekstil şirketinde prova mankeni olarak görev yaptım. Dolayısıyla çok küçüktüm tanıştığımızda. Seneler sonra çocuklar duymasında Zeyno’ya bir anne düşünüldüğünde de Birol’a demiştim ki ‘Bak annesi kadar benzeyen biri var, ben tanıyorum’ O zaman Fatma ablanın kapısını çalmıştık. Senelerce de beraber çalışma imkanımız oldu. Bugün burada olmak tabii ki çok üzücü. Görüşmemiştim bir süredir. Hasta olduğu haberini aldıktan sonra da zaten böyle bir imkan olmadı. Maalesef, hayat koşturmacasında galiba bazen bazı şeyleri atlıyoruz, uzaklaşıyoruz. Hepimiz ayrı çalışıyoruz, hepimiz ayrı koşturuyoruz. Son görevimizi yapmak için buradayız” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/ask-i-memnu-dizisinin-sayeste-karakteri-fatma-karanfil-son-yolculuguna-ugurlandi/feed/ 0
Kripto para dolandırıcılarına 700 bin lira kaptıran kadın kayıplara karıştı https://www.haber60.com.tr/kripto-para-dolandiricilarina-700-bin-lira-kaptiran-kadin-kayiplara-karisti/ https://www.haber60.com.tr/kripto-para-dolandiricilarina-700-bin-lira-kaptiran-kadin-kayiplara-karisti/#respond Sat, 13 Apr 2024 07:48:35 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=27243 Kripto para dolandırıcılarına 700 bin lira kaptıran kadın kayıplara karıştı

İSTANBUL – Bağcılar’da kripto para dolandırıcılarına 700 bin lirasını kaptıran kadın ortadan kayboldu. Günlerdir kayıp olan ablasından gelecek iyi haberi bekleyen Ekrem Tank “İnsanların evine bayram geldi ama bizim evimiz cenaze evi gibi” dedi.

Bağcılar Güneşli Mahallesi’nde ikamet eden 45 yaşındaki Meryem Tank, geçtiğimiz Salı günü saat 16.00 sıralarında evinden çıktıktan sonra geri dönmedi. Tank daha önce 2 defa toplamda 700 bin lira çektiği kredileri kripto para dolandırıcılarına kaptırmıştı. Ailesinin bu durumu fark etmesi üzerine emniyete ve savcılığa şikayette bulundu. Ardından abla Tank’ın iş yerine giden ailesi 60 bin lira da avans çektiğini öğrendi. Tank, evden çıkmadan önce annesinden 2 bin lira istedi ve vermeyince gezeceğini söyleyip evden ayrıldı. Ailesi ise o zamandan beri kayıp olan Meryem Tank’tan haber alamıyor.

Meryem Tank’ın kardeşi Ekrem Tank ise kameraya konuşarak ablasına gelmesi için seslendi.

“Telefonundaki kriptocuların bilgilerine ulaşmayalım diye telefonu kırdı”

Ablasından Salı günü saat 16.00’dan beri haber alamadıklarını dile getiren Ekrem Tank, “Mart ayının başlarında kripto para dolandırıcılarına 350 bin lira kredi çekip göndermişti. Biz iki kardeş olarak ablamızın o borcunu ödedik. O dönem bize güven sağlamak için iyi davranışlarda sergiledi. Biz telefonu elinden almıştık. Bize ceza vermek ister gibi dışarı çıkıp geç geliyordu. Biz merak ettiğimiz için telefonu geri verdik. Telefonundaki kriptocuların bilgilerine ulaşmayalım diye telefonu kırdı. Kadir gecesi ben ona bir cep telefonu aldım. Camiye gidip geleyim uygulamaları beraber yükleriz dedim. Ben camiden gelince telefona uygulamaları kuralım dediğimde bankacılık şifrelerini bilmediğini söyledi. Bankaları arayıp şifreleri aldık. Bankacılık uygulamalarına girdiğimizde tekrardan 350 bin lira kredi çektiğini gördük. O akşam ifade vermek için beraber karakola gittik. Kadir gecesinin ertesi gününde savcılığa ifade vermeye gittik” şeklinde konuştu.

“60 bin lira avans çektiğini söylediler”

Ablasının iş yerine giden Tank “Pazartesi ablamızı iş yerine götürdük. İşyerindeki müdürleriyle görüştük. Ablamızın içerden 60 bin lira avans çektiğini söylediler. Hiç bir yerde beni tehdit ediyorlar demedi ama o gün iş yerinde müdürüne ‘abi beni tehdit ediyorlar’ dedi. Daha sonra ufak tefek şüpheli hareketler yapmaya başladı. Yanımızda durmak istemiyor, kaçıyor. Telefonu bizde olduğu için kriptocuların ulaşabileceğini zannetmiyorum” diye konuştu.

“Evimiz cenaze evi gibi”

Ablasının evden ayrıldığı günü anlatan Ekrem Tank “Abla ben çocukları parka çıkarıyorum. Sende bizimle beraber gel dedim. Ablam bizimle gelmek istemedi. Ben çıktıktan 10 dakika sonra annemizden 2 bin lira istiyor. Annemde ne yapacağını sorunca ‘bir şeyler alacağım’ diyor. Annemde ‘şimdi o kadar harcama yapma bayramdan sonra alırız’ diyor. Ablam kızıp ‘ben gezmeye çıkıyorum’ diyerek çıkıp gidiyor. O saatten sonra ablamdan haber alamadık. Ablamın dolandırıcılardan biriyle gittiğini zannetmiyorum. ya onu biri yanına gelmesi için ikna etti ya da bizim yaptığımız baskıyla bunalıma girdi. Çünkü ilk dolandırıldığında bize söylemedi. Ne olduğunu sorduğumuzda ‘bu işin sonu ölüm, ben ölüp kurtulacağım’ şeklinde davranışlarda bulunuyordu. Ablamızın korkup geri gelmediğini düşünüyorum. Bugün gelsin başımızın üstünde taşırız. Yeter ki gelsin evimizde otursun. Çocukların, annemin ve bizim psikolojimiz bozuldu. İnsanların evine bayram geldi ama bizim evimiz cenaze evi gibi” ifadelerini kullandı.

Tank, günlerdir kayıp olan ablasına seslenerek, “Bu paralar çok büyük paralar değil. Biz bu paraları hallederiz. Sana bu evde hiç kimse kızmayacak. Sen gel, başımızın üstünde yerin var” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/kripto-para-dolandiricilarina-700-bin-lira-kaptiran-kadin-kayiplara-karisti/feed/ 0
İYİ Parti Genel Başkanı Akşener, Keçiören’de iftar programında konuştu Açıklaması https://www.haber60.com.tr/iyi-parti-genel-baskani-aksener-keciorende-iftar-programinda-konustu-aciklamasi/ https://www.haber60.com.tr/iyi-parti-genel-baskani-aksener-keciorende-iftar-programinda-konustu-aciklamasi/#respond Fri, 29 Mar 2024 04:30:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=24747 İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş’ı eleştirerek, “O artık CHP Genel Merkezi’nin ev kölesi olmuştur. O nedenle de İYİ Parti’ye gelince aslan kesilen bu arkadaşımızın mevzubahis CHP olduğunda dün olduğu gibi bugün de munis ve itaatkar bir tutum sergilemesi fevkalade doğaldır.” dedi.

Akşener, Keçiören’deki bir salonda düzenlenen iftar programında vatandaşlarla bir araya geldi.

Burada konuşan Akşener, partisinin, ittifak siyasetinin gölgesinde yatanların ve milleti kendisine mecbur bilenlerin karşısında en önde durduğunu belirtti.

İYİ Parti’nin her türlü engele, iftiraya ve ihanete rağmen pazar günü Türkiye’nin 81 il ve ilçesinde kendi adaylarıyla seçime gireceğini belirten Akşener, “Olması gerektiği gibi milletimizin özne olduğu, seçmenin velinimet olduğu hür ve müstakil, yepyeni bir siyasetin yolunu açıyoruz.” diye konuştu.

“Biz onlardan saygı bekledik, onlar bizi parya gördü”

Akşener, milletin istikbaline kastedenlerle mücadele etmek için her türlü fedakarlığı yaptıklarını söyleyerek, şunları kaydetti:

“Bir yerde haksızlık gördüğümüz vakit kim olduğuna bakmaksızın hakkı savunanlar, haksızlığa uğrayanların yanında kaya gibi duranlardan olduk. O nedenle biz 2019 yılında Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş istifayı bastığı CHP’den yeniden aday olması engellendiğinde yanında biz vardık. 2020 yılında Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in hastalığını fırsat bilip ayağını kaydırmak isteyenlerin karşısında bir tek biz vardık. 2022 yılında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hapis cezası haberini aldığında Saraçhane’ye koşan bir tek biz vardık ama bugün geldiğimiz noktada aldığımız karara saygı göstermek yerine hepsinin teker teker hainlik ettiği de biz olduk, İYİ Parti oldu. Bir zamanlar haksızlığa uğradıklarında yanına koştuğumuz dünün mağdurları maalesef bugünün zorbaları oldular. Biz onlardan saygı bekledik, onlar bizi parya gördü. Biz onlardan ahlak bekledik. Onlar bize her türlü ahlaksızlığı yaptı.”

Adaletten bahsedip, hakka girenlerin karşısında olduklarını aktaran Akşener, “Nasıl ki AK Parti’nin, devletimizin kaynaklarını seçim finansmanı olarak kullanmasını eleştiriyorsak, CHP’nin belediye kaynaklarıyla seçim finanse etmesini de bir büyükşehrin seçim bütçesinin 500 milyon lira olmasını da bir ilçe belediyesinin 250 milyon lira harcamasını da elbette eleştireceğiz, eleştiriyoruz.” dedi.

“Tarihte iki tür köle vardır…”

Meral Akşener, ABB Başkanı Yavaş’ın bir televizyon programındaki sözlerini eleştirerek, “İzleyince vallahi şaşırdım, böyle bir ahlaksızlıkla böbürlenen bu şuursuzluğa şaşırdım. Bundan daha 12 ay önce görmek isteyip de maalesef göremediğimiz bu cürete, bu öz güvene, bu cesarete şaşırdım.” ifadelerini kullandı.

Malcolm X’in “Tarihte iki tür köle vardır, bunlardan biri ev kölesidir, diğeri de tarla kölesidir” sözüne değinen Akşener, şöyle konuştu:

“Ev kölesi, efendisine yakın yaşayan köledir. Efendisinin evinde çatı arasında veya bodrumda yaşar. Efendisi gibi giyinir, efendisinin kullanılmış giysilerini giyer, efendisinden artan yemekleri yer, efendisini efendisinden daha çok sever. Hatta ünlü yönetmen Tarantino, Djanga filminde iradesini sahibine tamamen teslim eden diğer köleleri hor görüp aşağılayan, kraldan çok kralcı olmanın adeta vücut bulmuş hali olan ev kölesi Stephen isimli bir karakter ile Malcolm X’in bu sözlerine atıfta bulunur. İşte bugün geldiğimiz noktada Mansur Yavaş da tam olarak budur. O artık CHP Genel Merkezi’nin ev kölesi olmuştur. O nedenle de İYİ Parti’ye gelince aslan kesilen bu arkadaşımız, mevzubahis CHP olduğunda dün olduğu gibi bugün de munis ve itaatkar bir tutum sergilemesi fevkalade doğaldır.”

“Taş Medreseliler yalnız değil, evelallah biz hala buradayız”

Genel Başkan Akşener, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar’ın “Taş Medrese’de yetişenler bizim kardeşimiz olmaz.” sözlerini de eleştirerek, ABB Başkanı Yavaş’ın bu konuya sessiz kaldığını söyledi.

Kendi ikbalini Türk istiklalinden çok sevenlerin, Taş Medreselileri anlayamayacaklarını söyleyen Akşener, şöyle konuştu:

“Vatan için değil, koltukları için mücadele edenler, elbette ki Taş Medreselileri anlayamazlar. Millet için öne çıkmak gerektiğinde bedel ödemekten korkanlar elbette ki Taş Medreselileri savunamazlar. Varsın olsun. Şükürler olsun ki Taş Medreseliler yalnız değil, evelallah biz hala buradayız. Taş Medreseliler zulme boyun eğmeyenlerdir. Taş Medreseliler, canlı canlı saçları yakılan teker teker parmakları ezilen, bıyıkları kerpetenle yolunan ama şikayet etmeyenlerdir. Taş Medreseliler hiçbir şart ve koşulda devletine karşı hainlik etmeyenlerdir. Taş Medreseliler ranza telleriyle işkence edilirken ‘Kanım aksa da zafer İslam’ın’ diyenlerdir.”

“Bana abla mabla demeyin, istemiyorum”

Akşener, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in “Ben Meral Hanım’a abla derim.” sözünü hatırlatarak, işine gelenin kendisine “abla edebiyatı”na başladığını ifade etti.

“Ben artık CHP yöneticilerinin yüzüme ‘abla abla’ deyip sonra yoldaş medyalarında bana ve partime küfür kıyamet sövdürmelerinden gerçekten sıkıldım.” diyen Akşener, şöyle konuştu:

“Partimi ve bizi destekleyen vatandaşlarımızı sürekli CHP’ye bir şeyler kazandırmak zorunda olan paryalar olarak görme şımarıklığından da artık usandım. O nedenle demeyin kardeşim, bana abla mabla demeyin, istemiyorum. Çünkü sizin bana vıcık vıcık bir riyakarlıkla abla demeniz beni samimiyetle ablası, kardeşi ve annesi gören milletimize de bu çetin yolu benimle birlikte yürüyen dava arkadaşlarıma da yapılan tüm ahlaksızlıklara benimle birlikte göğüs geren İYİ Partili gerçek kardeşlerime de koca bir hakarettir.”

]]>
https://www.haber60.com.tr/iyi-parti-genel-baskani-aksener-keciorende-iftar-programinda-konustu-aciklamasi/feed/ 0
Antalya’da Zihinsel Engelli Kadın Diyaliz Merkezinde Yaralandı https://www.haber60.com.tr/antalyada-zihinsel-engelli-kadin-diyaliz-merkezinde-yaralandi/ https://www.haber60.com.tr/antalyada-zihinsel-engelli-kadin-diyaliz-merkezinde-yaralandi/#respond Mon, 26 Feb 2024 07:30:30 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=12247 Antalya’da zihinsel engelli Lütfiye Yıldırım, diyalize girmek için gittiği merkezde sol gözüne atılan yumrukla yaralandığını iddia etti. Talihsiz kadının yumruğun şiddeti ile yere düşmesi sonucu sağ ve sol kolunda da morarma meydana geldi. Yaşlı kadının ablası ise kardeşinin durumunun iyi olmadığını belirterek, sağlık raporu alarak savcılığa suç duyurusunda bulundu. Diyaliz merkezinden yapılan açıklamada ise olayın kendilerinde yaşanmadığını ve güvenlik kamerası görüntüleri ile bunu ispatlayacaklarını belirtti.

Olay, 23 Şubat günü saat Kepez ilçesi Yeni Mahalle’de bulunan Özel Daviva Nefroloji Diyaliz Merkezinde yaşandı. Alınan bilgiye göre yaşlı; bakım merkezide kalan zihinsel engelli Lütfiye Yıldırım (64), olay günü diyaliz tedavisi almak üzere adrese gitti. İddiaya göre, yaşlı kadın burada temizlik işleri ile uğraşan ismini bilmediği bir kişinin yumruklu saldırısına maruz kaldı. Talihsiz kadının yumruğun şiddeti ile yere düşmesi sonucu sağ ve sol kolunda da morarma meydana geldi. Aldığı darbe ile yeri yığılan yaşlı kadının yardımına diğer çalışanlar koştu. Diyaliz tedavisi sonrası huzur evine geri dönen yaşlı kadının gözünün morardığını gören çalışanlar durumu ablası Yasemin Soytürk’e bildirdi. Gördüğü manzara karşısında şaşıran dönen Soytürk, ablasını alarak sağlık kuruluşuna gitti. Buradan alınan doktor raporu ile birlikte polis merkezine giden abla kardeş şikayetçi oldu. Polis ekipleri olayla ilgili inceleme başlattı.

“Bana yumruk atan kişiden şikayetçi ve davacıyım”

Diyaliz merkezinde yaşanan olayı anlatan Lütfiye Yıldırım, “Gözüme yumruk attı, kollarıma vurdu. Sonra bana serum taktılar. Yere düştüm, zor kalktım. Kollarım acıdı” dedi. Lütfiye Yıldırım ablası ve avukatı ile birlikte verdiği ifadede korkunç olayın 23 Şubat Cumartesi günü meydana geldiğin söyledi. Yüzü tanınmaz halde olan Yıldırım ifadesinde şunları söyledi:

“Ben zihinsel engelliyim, okuma yazma bilmiyorum. Özel Antalya Huzurevi ve Yaşlı Bakım Merkezi’nde yaklaşık 2,5 aydır kalmaktayım. 23 Şubat günü saat 11.30 sularında servis ile özel diyaliz merkezine gittim. Yenimahalle’de bulunan özel diyaliz merkezine girdiğimde ismini bilmediğim temizlik işlerini yapan esmer uzun boylu erkek şahıs hiçbir şey söylemeden direk sol gözüme yumruk attı. Ben yere düştüm. Beni yeden diğer çalışanlar kaldırdı. Diyaliz işlemleri yapıldıktan sonra diyaliz merkezinin aracı ile beni akşam saatlerinde tekrar kaldığım huzurevine götürdüler. Ablam Yasemin Soytürk huzurevine geldi ve birlikte Sema Yazar Polikliniğine gittik. Burada doktor raporu aldım. Sol gözümde morluk ve şişme, sağ ve sol kolumda şişlik ve morarma olduğunu gördüm. Bana yumruk atan kişiden şikayetçi ve davacıyım.”

“Durumu çok kötü, başka birisi olsa kendisini korurdu”

Yaşananları anlatan abla Yasemin Soytürk ise şöyle konuştu:

“Perşembe günü kardeşimin sağlık kontrolü vardı kontrollerini yaptırarak sağlam olarak huzurevine teslim ettim. Cuma günü diyalizi vardı, diyalizden sonra beni aradılar. Acil gelmemi istediler, ne olduğunu sorduğumda kardeşimin darp edildiğini belirttiler. Gittiğimizde çok kötü durumdaydı, bir gözü ve kollarının durumu iyi değildi. Gözünün birisi tamamen kapanmış. Oradan karakola gittik, şikayetçi olduk. Sağlık raporu aldık, iddiaya göre sağlık merkezinin doktoru alerji olduğunu söylemiş. Diyaliz merkezinin bizi arayarak durumu bildirmesini ne ne olduğunu açıklamasını isterdik. Kardeşimin bu şekilde olması hoş bir şey değil. Durumu çok kötü, başka birisi olsa kendisini korurdu. Şikayetimizin sonuna kadar arkasında bulunacağız, kim yaptı ise bulunmasını istiyoruz. Benim kardeşime ne oldu. Huzur evi diyaliz merkezine sağlam gittiğini söyledi.”

“Güvenlik kamerası görüntülerinde böyle bir şeyin olmadığı bellidir”

Diyaliz merkezinden yapılan açıklamada ise şu ifadelere yer verildi:

“Biz de gereken işlemleri yapıyoruz, gerekli tutanakları tuttuk. Güvenlik kamerası görüntülerimiz var, güvenlik kamerası görüntülerinde böyle bir şeyin olmadığı bellidir. Savcılık güvenlik kamerası görüntülerini izlediği zaman olayın bizden kaynaklanmadığını görecektir. Olay şu anda savcılıkta biz de çok üzüldük, ama kurumumuzda böyle bir hadise yaşanmadı.” – ANTALYA

]]>
https://www.haber60.com.tr/antalyada-zihinsel-engelli-kadin-diyaliz-merkezinde-yaralandi/feed/ 0