(İSTANBUL)- ANKA’ya konuşan emekliler, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın emekli maaşlarıyla ilgili muhalefete yönelik “Bunların sırtında maalesef küfe yok. Biz ölçüyoruz, biçiyoruz. Nasıl bu işi ekonomik dengeleri bozmayacak biçimde götürürüz” sözlerini değerlendirdi. “Yandaş şirketlerden sildikleri milyarlarca vergiler var. Bence bütçeye yük getiriyorsa yandaşlara giden o paralar, köprülere giden o garanti paralar yük getirir. Sarayda 10 bin kişi çalıştırmaya ne gerek var? Çankaya Köşkü’nün neyi vardı” diye soran emekliler, “Ama bize verdiği o 2 bin 500 lirayı vermesin bize bence. Hatta maaşımızı da alsın bir kaç ay vermesin. Bu ülke kurtulacaksa kurtulsun” dediler.
3 Temmuz’da açıklanan haziran ayı enflasyon rakamlarına göre emekli maaş zammı belli oldu. Buna göre, memur ve memur emeklileri yüzde 24,73 oranında zam alırken; en düşük emekli maaşı da yasal düzenleme ile 12 bin 500 TL oldu. AKP Grup Başkanı Abdullah Güler, 2 bin 500 liralık düzenlemeyi açıklarken 33 milyar liralık yükten söz etti. Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan da muhalefetin en düşük emekli maaşının asgari ücret seviyesine çıkarılması çağrısına ilişkin açıklamasında, “Bunların sırtında maalesef küfe yok. Biz ölçüyoruz, biçiyoruz. Nasıl bu işi ekonomik dengeleri bozmayacak biçimde götürürüz? Buna bakıyoruz” ifadelerini kullandı.
ANKA’nın Şişli Mecidiyeköy Meydanı’nda mikrofon uzattığı emekliler, bu yaklaşımı değerlendirdi. Bir emekli Erdoğan’ın sözlerine, “Ama bize verdiği o 2 bin 500 lirayı vermesin bize bence. Hatta maaşımızı da alsın bir kaç ay vermesin. Bu ülke kurtulacaksa kurtulsun” dedi. Emeklilerin sözleri şöyle:
“Benim maaşımla Türkiye kalkınmaz, kendisi tasarruf etsin”
Zeki Karabağ: 2 bin 500 liralık zam ekonomiyi çok bozar. Yani 14 tane uçak bozmuyor, 20 tane Mercedes söylemişler, her biri 20 milyon. Onlar bozmuyor da 2 bin 500 lira mı bozacak? Benden niye tasarruf ediyor ki, niye emekliden tasarruf ediyor ki? Kendisi tasarruf etsin. Meclistekiler tasarruf etsinler. Benim sırtımdan Türkiye’yi kalkındırmasın. Benim maaşımla Türkiye kalkınmaz. Kendisi tasarruf etsin, harcamalarını kıssın. Sarayda 10 bin kişi çalıştırmaya ne gerek var? Çankaya Köşkü’nün neyi vardı? Gitsin oraya. Orada günde 30 milyon para harcanıyor. Onu kessin. Vekillerin maaşlarına da zam olmasın. Bana soruyor mu? Seçilirken gelip benim ayağımı paspas yapıyor, seçildikten sonra kafasına göre zam yapıyor. Vekillerin hepsine diyorum; bana soruyor mu zam yaparken? Kendinize zam yaparken millete sorun. Zam almasınlar, vekiller de sürünsün. El insaf ya! Müslümanım diyorsun hiç olmazsa Kurban Bayramı’nda 15’er bin lira verseydiler de vatandaş birer keçi kesseydi. Emekli olan bir Cumhurbaşkanı, Genelkurmay Başkanı her kimse, en yüksek emekli maaşı alan bir işçi 30 bin lira mı alıyor? Onlar da 60 bin lira alacak. Emeklilikten sonra onlar da sürünsün. Sıkıntıyı onlar da çeksin biz niye çekelim? Şu anda emeklinin geçinebileceği seviye 25-30 bin lira civarında. Ben vatandaşım, halkım, yerde sürünen bir insanım. Emekliyim, ikinci işe gidiyorum. 30 bin lira alsam niye çalışayım? 12 bin 500 lira alan adam ne yapsın? Ev sahibinin zam yapmasını durdur, fiyat artışlarını durdur ben zam istemiyorum. 2019 da aldığım alım gücüyle şu anda aldığım alım gücü bir değil.
“Bütçeye yük getiriyorsa yandaşlara giden o paralar, köprülere giden o garanti paralar yük getirir”
Kemal Kıyıkçı: 2 bin 500 liralık zamla bugün hangi ihtiyaç karşılanabilir? Kendileri lüks içinde yaşıyor, bakanlar 300 bine yakın maaş alıyor, bir de vatandaşın yerine geçip bu parayla nasıl geçinebilirler onu bir düşünmelerini tavsiye ederim. 2 bin 500 liralık zam niye bütçeye zararı olsun. 2 bin 500 lira dediğiniz toplam 35 milyar TL yük getiriyormuş ama zengin şirketlerden, yandaş şirketlerden sildikleri milyarlarca vergiler var. Bence bütçeye yük getiriyorsa yandaşlara giden o paralar, köprülere giden o garanti paralar yük getirir.
“Bütçeye zararı olan sarayın israfları onları kaldırsınlar”
Nurettin Özbay: Bu zam yapılmasa daha iyi olur. Zam çok yetersiz, çok altında. Bütçeye zararı olan sarayın israfları onları kaldırsınlar. Ama orada itibardan tasarruf olmaz diyorlar.
“Cumhurbaşkanı 2 bin 500 lirayla bir markete gitsin de görsün”
Musa Ballıkaya: Emekli zammının bütçeye hiçbir zararı yok. 2 bin 500 lira ne ki? Bugün cebine koy, markete git 2 tane şey alamıyorsun. Cumhurbaşkanı 2 bin 500 lirayla bir markete gitsin de görsün. İnsanların durumunu görsün. İnsanlar çok zor durumda.
“Bütçeyi hiçbir şekilde sarsmaz ama kendi ceplerini sarsar”
Murat Över: Bana kalırsa bütün emekliler hak etti. Şu anda aldığı paraları versinler, onlar kendi geçinsinler. Sanki bizlere sadaka vermişler gibi şey ediyorlar ama hiçbir şekilde bir işe yaramıyor. Kendi masraflarından kısıp emeklilere rahatlıkla ödeme yapabilirler. Özellikle kamu görevlileri olsun, milletvekilleri olsun, danışmanları olsun bunlardan kıstıkları vakit emekli maaşlarını 25 bin lira falan yapabilirler. Benim 25 sene vermiş olduğum paranın karşılığı buysa hepsine haram zıkkım olsun. Çünkü ben bunun parasını yatırmışım, vermişim. Benim param onların hesaplarındadır. Benim verdiğim parayı bana iade etmeleri gerekir. Ama bütçeyi hiçbir şekilde sarsmaz ama kendi ceplerini sarsar.
“Maaşımızı da alsın bir kaç ay vermesin bu ülke kurtulacaksa kurtulsun”
Yaşar Tükenmez: Bütçeye zararı var tabi ama yapılan zammı yapmasa daha iyi olurdu. Onu da bütçeye harcasa daha iyi olurdu bence. Yani 2 bin 500 lira bir zam yapıyor 20 bin liraya çıkarsın zammı. Bütçeyi etkileyecek bir sürü yer var. Ekonomiyi emekliler mi ayakta tutuyor? Saçma sapan yerlere para harcayacaklar 2 bin 500 lirayı da vermesin, bütçeye geri koysun. ya da emekliler geçinebiliyorlarsa desinler, 3-5 ay maaş almayalım bu ülke kurtulacaksa kurtulsun. Emeklinin bugün hakkı mı 11-12 bin lira? 9 bin 300 günüm var benim 12 bin lira maaş alıyorum. Bunun primini ben ödemedim mi? Bağkur’luyum ben kendim ödedim bir de. Nasıl olacak bu? 2 bin 500 lira da sadaka mı verdi bize? İhtiyacını gideren için emekliye çok bu. Ama bize verdiği o 2 bin 500 lirayı vermesin bize bence. Hatta maaşımızı da alsın bir kaç ay vermesin. Bu ülke kurtulacaksa kurtulsun.
Başka bir emekli ise şöyle konuştu:
“Dalga geçiyorlar. Çok zor. Ben ev taşıyorum. 16 bin liraya kiralık ev buldum. Bana verdikleri para kiraya yetmiyor. Ne yapacağım? Çalışacağım. Şu anda çalışıyorum zaten. Bu şartlar altında bu maaşla ancak insanlar kirada değillerse karınlarını doyurur. Onun dışında yapabilecekleri hiçbir şey yok”
]]>
CHP Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Gamze Taşcıer, yaptığı yazılı açıklamada, AK Parti’nin Meclis’e sunduğu en düşük emekli aylığının 12 bin 500 liraya yükseltilmesine ilişkin kanun teklifine önerisine tepki gösterdi. Taşcıer, açıklamasında şunları kaydetti:
“Saray rejimi, insan onuruna yaraşmayan koşullarda yaşayan 3,7 milyon emekliye 2 bin 500 lira zammı reva gördü. Bu öneri milyonlarca emekliyi sefalet düzeninde ölüm orucuna mahküm eden siyasi bir tercihtir. Garanti ücretlere, yandaş müteahhitlere ve bir avuç rantiyeye gelince ‘kaymak’ gibi ödeme yapan şahsım devleti söz konusu emekli maşları olunca ‘kaynak’ yok bahanesinin ardına sığınıyor. Oysa emekliyi, emekçiyi bütçeye yük gören de Kur Korumalı Mevduat için iki yılda 1,6 trilyon lirayı gözünü kırpmadan bir avuç yandaşa teslim eden de aynı iktidar. Bu tercihin bedeli ağır olacaktır.”
“Zengin daha da zengin olurken emeklinin ve emekçinin de alın teri gasp edildi”
Geçen nisan ayında açıklanan verilere göre dövizde meydana gelen hızlı yükselişi durdurmak için uygulamaya konulan kur korumalı mevduatın Hazine’ye ve Merkez Bankası’na yükünün iki yılda 48 milyar dolara yaklaştığını aktaran CHP’li Taşcıer, “KKM ile günümüzün kuruyla yaklaşık 1,6 trilyon liralık devasa bir servet transferi gerçekleşti. Zengin daha da zengin olurken emeklinin ve emekçinin de alın teri gasp edildi. 10 bin lira ile geçinmeye çalışan 3,7 milyon kişinin cebinden 1 yılda 428 bin lira çalındı. Bu para KKM denen akıl ve bilim dışı uygulamaya harcanmamış olsa bugün 3,7 milyon emeklinin en düşük aylığı 35 bin lira olabilirdi” ifadelerini kullandı.
“İktidarın beyin ölümü gerçekleşti”
AKP iktidarının 22 yıldır yoksulluğu yaratan nedenleri ortadan kaldırmak yerine kontrollü sefaletle milyonları yoksullukta eşitlediğini belirten Taşcıer, “Açlık sınırı 19 bin liraya, yoksulluk sınırı 62 bin liraya ulaşmış, iktidar en düşük emekli maaşına 2 bin 500 lira zam yaparak, 12 bin 500 liraya çıkarmakla övünüyor. Bırakın yoksulluğu yönetmeyi, haneleri yangın yerine çeviren sefaletin bile farkında olmayan, milyonlarca vatandaşın gerçeklerine yabancılaşan bu iktidarın beyin ölümü gerçekleşti” değerendirmesinde bulundu.
“Neresinden tutarsanız elinizde kalıyor”
TÜRK-İŞ tarafından açıklanan haziran ayına ilişkin açlık sınırının 19 bin lira olduğunu anımsatan Gamze Taşcıer, “İktidar; ‘en düşük emekli aylığına yüzde 25 zam yaptık, emeklimizi enflasyona ezdirmedik’ diyecektir. Neresinden tutarsanız elinizde kalıyor. Bugün açıklanan zamla en düşük emekli aylığı açlık sınırı olan 19 bin liranın ancak yüzde 66’sına denk geliyor. Bu zam bırakın temel ihtiyaçları, en düşük kira bedelini bile karşılamaktan uzak. Hal böyle olunca iktidar yaşam ile ölüm arasında bir tercih sunduğu milyonlarca emekliden tebrik alkışı mı bekliyor?” sorusunu yöneltti.
]]>