İnegöl Huzur Mahallesi ile Kestel arasındaki 17 kilometrelik karayolunda Ortalama hız tespit koridoru Elektronik Denetleme Sistemi(EDS) ile sağlanıyor. İnegöl Bölge Trafik Büro Amirliği sorumluluğundaki EDS sistemi ortalama hız sınırını aşan sürücülere cezai işlem uyguluyor.
Devlet araçlarına da ceza yazıyorlar
Sistem kapsamında sınırı aşan özel araçların yanı sıra devlet kurumlarına ait araçlara da cezai işlem uygulanıyor. Bu çerçevede olaylara yetişmeye çalışan 112 ambulanslarına da cezai işlem uygulanıyor. Ceza makbuzlarını gören sağlık ekipleri hız sınırına uymak zorunda kalınca vakalara da ulaşma süresi uzamış oluyor.
Tepki alıyorlar
Hız sınırı ortalaması 70 kilometre kuralına uymak zorunda kalan sağlık ekipleri, vakalara da geç kalınca hasta yakınlarının tepkisine maruz kalıyorlar. İnegöl Devlet Hastanesi’nden Bursa’daki hastanelere sağlık durumu kritik olan hastaların sevki sırasında da hız sınırına uyulmak zorunda kalınca, bu uygulama adeta hastaların canını hiçe sayıyor. Son bir hafta içerisinde ambulans sürücülerine onlarca hız sınırı cezası kesildi.
Uygulama insanların canını hiçe sayıyor
EDS uygulamasından zamanla yarışmak durumunda olan 112 ekiplerinin muaf olması isteniyor.
Hız sınırını aşanların ödeyeceği cezalar, hız sınırını yüzde 30 oranlarına kadar aştığı için bin 506 lira, yüzde 30 ila yüzde 50’ye kadar aşma ile 3 bin 135 lira, yüzde 50 oranından fazla aşma ile 6 bin 439 liraya kadar ulaşıyor
İHA’ya konuyla alakalı tepkisini dile getiren Genel Sağlık-İş Sendikası Genel Mali Sekreteri Erman Açıkgöz, “Acil Sağlık Hizmetleri dediğimiz şey vatandaşın sağlığını kurtarmak için ülkemizde kurulmuş bir sistemdir. Vakaya giderken saniyeler ile yarışıldığı bir ortamda “hızlı gittin” diye acil ambulans sürücülerine ceza kesilmesi kabul edilemez. Çünkü sürücülerimiz bir an önce vakasını teslim ederek sırada bekleyen hastalarına, o anda gerçekleşebilecek kalp krizine, trafik kazasına gidebilmek için zamanla yarışmaktadır. İçişleri Bakanlığı’nın uyguladığı bu sistemle tahta yüklü kamyonetle, can taşıyan ambulans aynı kategoride değerlendirilmektedir. Şu anda yapılan uygulamalardan dolayı 112 Acil Sağlık Hizmetleri Başhekimliği’nin gönderdiği yazıda belirtildiği gibi 70’i geçen ambulanslarının sürücülerinin cezalandırılması kabul edilemez. Oradaki arkadaşlar kamu hizmeti yürütmektedir ve zamanla yarışmaktadır. “Can kurtarmaya çalışırken belirli hızları geçemezsin” demek kabul edilebilir değildir. Hız sınırlarımız acemi sürücülerimiz için belirlenmektedir. 112 ambulans ekipleri ileri sürüş tekniği almış insanlardır. Aynı hız sınırlarının uygulanması kabul edilemez. Eğer bir denetim yapılacaksa denetim yapılmalı ama Sağlık Bakanlığı’nın şu anda uyguladığı sistemde belirli sınırları aşan sürücülere idari soruşturma açılıp maddi para cezası vermek çalışana “sen bu işi yapma” demektir. Biz şu anda 112 sağlık hizmetlerinin hastalarımıza ulaşabilmesi için mücadele ediyoruz. Eğer bu mücadeleyi sınırlandıracak uygulamalardan vazgeçilmezse; 112 vatandaşa sağlık hizmeti sunamayacak. Bu durum da daha büyük sorunlara ve sağlıkta şiddete neden olacaktır. Çünkü hastası için ambulans bekleyen vatandaşımız oradaki hız sınırının 70 olduğunu kabul etmez, bunu kimseye anlatamayız. Sağlıkta şiddetin sebebi, İçişleri Bakanlığı olmasın. Bu uygulama son bulsun” dedi. – BURSA
]]>İZMİR 112 Acil Çağrı Merkezi’ne 2023 yılında toplam 5 milyon 640 bin ihbar yapıldı. Gelen ihbarlardan 2 milyon 300 binin asılsız çıktığını belirten İzmir 112 Acil Çağrı Merkezi Müdürü Dr. Murat Ummak, “İhbarlardan 2 milyon 30 bini doğru çıktı. Ayrıca 1 milyonun üzerinde ‘Alo 112’ diyen personelimize cevap verilmeden kapatılan çağrı oldu. Yani gelen çağrıların yüzde 41’i asılsız çıktı” dedi.
İçişleri Bakanlığı, Türkiye’de farklı acil yardım çağrıları için kullanılan 110 itfaiye, 156 jandarma, 155 polis, 112 sağlık, 177 orman, 178 sahil güvenlik, 122 AFAD numaralarını ‘112 Acil Çağrı Merkezi’ altında topladı. Çalışmayla tüm ekiplerin en kısa sürede olay yerine ulaşması amaçlandı. İzmir 112 Acil Çağrı Merkezi Müdürü Dr. Murat Ummak, kurumun çalışmaları hakkında açıklama yapıp, kentin yıl boyunca aldığı çağrı rakamlarını paylaştı. İzmir 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bu yıl 5 milyon 640 bin ihbar geldiğini belirten Dr. Ummak, “Bunun 2 milyon 30 bini asıllı çağrıydı. 2 milyon 300 bin ise asılsız çağrımız var. Ayrıca 1 milyonun üstünde ise, bize gelen çağrıya ‘Alo 112’ diyen personelimize cevap verilmeden kapatılan asılsız çağrılar bulunuyor. Yüzde 36 asıllı, yüzde 41 asılsız ve anonsta kapanan yüzde 23 oranında çağrı var” ifadelerini kullandı.
‘ASILSIZ ÇAĞRI ORANI DÜŞÜYOR’
Gün geçtikçe asılsız çağrı oranlarının düştüğünü vurgulayan Dr. Ummak, “İzmirliler bu konuda farkındalığı yüksek insanlar. Ayrıca biz farkındalığı arttırmak için okullarla iş birliği içinde çalışmalar yapıyoruz. Vatandaşımız daha da bilinçleniyor. Niçin araması gerektiğini öğreniyorlar. 2019 yılında yüzde 75 olan çağrı oranı bugün yüzde 64 civarında seyrediyor. İzmir nüfusuna göre yüzde 10’luk düşüş, asılsız çağrıdaki ciddi düşüşü ortaya koyuyor. Bu konuda duyarlı vatandaşlara teşekkür ediyorum. Ayrıca olaylara müdahale hızımız yaklaşık 96 saniye. 96 saniyede vatandaşımızın acil durumunu ekibimizi müdahale amaçlı yola çıkartıyoruz. Bu çok iyi bir rakam” diye konuştu.
‘ÇAĞRI VE KONUM BİLGİSİ DÜŞÜYOR’
112 çağrı merkezlerinin projelerinden bahseden Dr. Ummak, “İlk olarak ‘Engelsiz 112’ projemiz var. Vatandaşlarımız akıllı telefonlarına, ilgili uygulamayı indirip, kaydoluyorlar. Sonra acil durumda tek tuşla, 112 Çağrı Merkezi’ne ulaşabiliyorlar. Onların konumlarını görebiliyoruz. İlgili ekipleri yönlendirip, müdahale edebiliyoruz. Ayrıca araç içi acil çağrı ‘e-call’ sistemi var. Örneğin dağda mahsur kalma durumlarında araçtaki ‘e-call’ duşuna basınca, 112’ye mesaj geliyor. Yine konumlar belirlenip, hızlı müdahale sağlanıyor. Bu yeni sistemler oldukça yarar sağladı. Örneğin otoyolda bir kaza olduğunda, kazayı gören vatandaşlar dışında araçtan direkt olarak çağrı ve konum bilgisi düşüyor. Böylelikle vakaya daha hızlı müdahalemize fayda sağlıyor. Bunun yanında AFAD’ın acil durum uygulaması, bize entegre. Tek tuşla afetzedenin yine yeri belirlenip müdahale ediliyor. Son olarak İngilizce, Almanca, Rusça ve Arapça olarak 7 gün 24 saat hizmette veriyoruz” ifadelerini kullandı.
Vatandaşlara çağrıda da bulunan Dr. Ummak, “112 Çağrı Merkezi’nin meşgul edildiği her dakika, durumu acil olan vatandaşlarımızın hayatından çalınan zamandır” dedi.
‘EN ÇOK PİN VE PUK KODUNU SORUYORLAR’
İzmir 112 Acil Çağrı Merkezi personeli Duygu Aşıkkaya ise “112 Çağrı Merkezi faaliyete geçtiğinden beri burada görevliyim. Genelde telefonlarının PİN veya PUK kodunu sormak için arıyorlar. Bunu bilebilmemiz mümkün değil. Telefonları çekmeyen insanların aklına ilk olarak 112 Çağrı Merkezi geliyor. Hayvanları için ambulans isteyenler de arıyor. Belediyelerin bu konuda veterinerlik hizmeti var. Yönlendiriyoruz. Çocuklar ankesörlü telefonlardan dalga geçmek için arıyor. İtfaiye ve ambulans istediklerini söyleyip, kapatıyorlar. Yemek siparişi vermek isteyenler oluyor. Böyle enteresan çağrılar geliyor. Lütfen gereksiz aramayalım. 112 bizim hayata tutunan elimiz. Ne kadar az gereksiz arama, o kadar iyi” diye konuştu.
]]>