10 Yıl – Haber 60 – Tokat Haber https://www.haber60.com.tr Sat, 11 May 2024 22:15:32 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.9.4 Ali Mahir Başarır, Soma Maden Faciası Dava Sürecini Eleştirdi: 10 Yıl Sonra Bürokratlar Yargılanmaya Başlıyor. Neden O Gün Yargılamadınız? https://www.haber60.com.tr/ali-mahir-basarir-soma-maden-faciasi-dava-surecini-elestirdi-10-yil-sonra-burokratlar-yargilanmaya-basliyor-neden-o-gun-yargilamadiniz/ https://www.haber60.com.tr/ali-mahir-basarir-soma-maden-faciasi-dava-surecini-elestirdi-10-yil-sonra-burokratlar-yargilanmaya-basliyor-neden-o-gun-yargilamadiniz/#respond Sat, 11 May 2024 22:15:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=31321 HABER: FATİH ÖZKILINÇ KAMERA: KERİM UĞUR

(MANİSA)- CHP Grup Başkan Vekili Ali Mahir Başarır, Soma’dan İliç’e Maden Sektöründe İşçi ve Çevre Sağlığı Sempozyumu’nda yaptığı konuşmada, Türkiye’deki en büyük sorunlardan birinin adalet olduğunu belirterek, Soma davasındaki süreci hatırlattı. Başarır, “Bir dava düşünün. Suç tarihi 13 Mayıs 2014. 10 yıl sonra kim yargılanmaya başlıyor? Bürokratlar. Neden o gün yargılamadınız? Davanın diğer boyutu; şirket yöneticileri 10 yıl süreyle yargılanıyor. Bu davanın da 10 yıl sürdüğünü tayin edersek 20 yıl dava zaman aşımına uğruyor, 301 işçimizi kaybettiğimiz dava” dedi.

CHP Grup Başkan Vekili Ali Mahir Başarır, Manisa’da “Soma’dan İliç’e Maden Sektöründe İşçi ve Çevre Sağlığı Sempozyumu”na katıldı. Şehzadeler ilçesinde bulunan MASKİ İkiz Kuleler Konferans Salonu’nda gerçekleşen sempozyumun “Maden Kazalarının Sosyal Boyutuyla Değerlendirmesi” başlıklı oturumda konuşan Başarır, Soma maden faciasının üzerinden 10 yıl geçtiğini hatırlattı. Başarır, “Biz unutuyoruz. 10 yıl önce bu haberi aldığımızda ben milletvekilliği değildim. Bir ceza avukatı olarak görev yapıyordum. O günden bugüne kadar yargılamayı bir parça takip etme imkanım oldu. Ceza kısmı da hukuki tazminat kısmı da o kadar kötü yürüdü ki. Yani Türkiye’deki en büyük sorunlardan bir tanesini hep söylüyorum; adalet. O adalette de 2009 referandumundan bugüne kadar hep güçlünün kazanıyor olması. Bir dava düşünün. Suç tarihi 13 Mayıs 2014. 10 yıl sonra kim yargılanmaya başlıyor? Bürokratlar. Neden o gün yargılamadınız? Davanın diğer boyutu; şirket yöneticileri 10 yıl süreyle yargılanıyor. Bu davanın da 10 yıl sürdüğünü tayin edersek 20 yıl dava zaman aşımını uğruyor. 301 işçimizi kaybettiğimiz dava” dedi.

“SOMA RAPORU 10 YILDIR MECLİSTE TARTIŞILMADI”

Soma faciasının ardından TBMM’de araştırma komisyonu kurulduğunu da dile getiren Başarır, “Bununla ilgili komisyon kuruldu. Komisyon başkanı ‘komisyon raporu hazırlanıp bittikten sonra komisyon raporu dikkatle incelendikten sonra mühim ihmallerin olduğunu görürsünüz’ dedi. İliç faciasını yaşadık. Bir komisyon daha kuruldu. Amasra, Bartın faciasını yaşadık bir komisyon daha kuruldu. Deprem faciası yaşadık bir komisyon daha kuruldu. Peki bu komisyonlar niye kuruluyor? Kurulmasında en önemli sebeplerinden biri Soma’da 301 işçimiz neden öldü? İhmaller neydi? İhmale sonunda ne yapacağız? Şimdi bizim birinci görevimiz yasa yapmak. Peki o komisyon Soma’ya niye gidiyor? Niye inceliyor? Niye herkesi dinliyor? Niye raporlara bakıyor ve bir rapor hazırlıyor? Bu eksikliklere göre yasal düzenlemeleri yapmak eksik olan yasal düzenlemeleri tamamlamak eğer Ceza Kanunları’nda bir sıkıntı varsa ki var. Bunları düzeltmek. Soma Raporu 10 yıldır mecliste tartışılmadı. Ne yapmamız gerektiği konuşulmadı. Ama 301 işçiyi kaybettik. Unutuyoruz bakın. İnanın unutuyoruz. Unutmadığımız konu ne biliyor musunuz? İktidar bize unutturmuyor? Soma’dan sonra Amasra. Amasra’dan sonra İliç, deprem. Felaketlerin hiçbiri bitmiyor” diye konuştu.

“İLİÇ’İ UNUTTUK”

Komisyon raporlarına göre yasal düzenlemeler yapılması gerektiğini ifade ederek sözlerini sürdüren Başarır, “Bakın bu davada eğer ki biz taksir mi? Bilinçli taksir mi? Olası kast mı? Kastın aşılması mı? Bunu tartışıyor ve Yargıtay’dan bu bozularak geliyorsa yazıklar olsun bu ülkeye. 301 insandan bahsediyoruz. 301 insan, işçi hayatını kaybetti. Bir cinayet olduğu bir gerçek. Ama maalesef ki Ceza Kanunu’ndaki eksiklikler ve açmazlıklar yüzünden yerel mahkeme, istinaf, Yargıtay arasındaki son 13 yılda oluşan dengesizlikler, ayrılıklardan dolayı bu cezalandırmayı yapamıyoruz. İnanın normal taksir boyutunda birden fazla kişi öldüğü için 6 yıldan biraz uzaklaşıp bu cezayı verebilirler. Ama dünyaya anlatamayacağımız tek bir gerçek var. Bürokratları 10 yıl sonra mahkeme ve hakim karşısına getirilmeleri. Rezalet olan da budur bu ülkede. Aynı şeyi İliç’de göreceğiz. İliç’i unuttuk. Televizyonlarda ne konuşuluyor? Ali Mahir Başarır ne demiş? İliç konuşulmuyor. Ama hala o toprağın altında işçiler var. Çıkıp, çıkamayacakları da belli değil” şeklinde konuştu.

“TÜRKİYE’NİN ADALETE İHTİYACI VAR”

“En büyük felaketi yaşayabilecek illerden birinin milletvekiliyim” diyerek sözlerini sürdüren Başarır, şunları kaydetti:

“Bu durum bitmeyecek. İliç’ten sonra bunu belki Adana’da, Sivas’ta, başka illerimizde göreceğiz. En büyük felaketi yaşayabilecek illerden birinin milletvekili de benim. Mersin Akkuyu. ‘Deprem bölgesi’ diyoruz, ‘yalan söylüyorsun’ diyor. Daha yapılırken çatlaklar oluşuyor. Daha önemlisi daha geçenlerde orada çalışan bir IŞID militanı yakalandı. Akkuyu’da yakalanmasa devam etse, orayı patlatsa, faaliyete geçtikten geçtikten sonra Akdeniz coğrafyadan silinse eminim ki ‘nereden bilelim canım, benim ne sorumluluğum var’ diyecekti Süleyman Soylu. Buraya kadar gelen insanlar. Hep söylediğim şey; Türkiye’nin ekmek kadar su kadar AŞ kadar adalete ihtiyacı var. Eğer verilen kararlar kamuoyunu o aileyi 432 tane evladı vicdanen tatmin etmiyorsa o karar benim için o kararı yırtıp atmaktan başka hiçbir şeyin önemi yok.”

“BUNA BENİM SÖYLEYECEK NE SÖZÜM OLABİLİR?”

Ramazan Bayramı’nda Antalya Kepez’de meydana gelen teleferik kazası sonrası Kepez Belediye Başkanı ifadeye çağrılıp ve tutuklanması üzerinden konuşmasına devam eden Başarır, “Kepez Belediye Başkanı ifadeye çağrıldı. Çünkü belediye başkanı olmadan o işletmenin teleferik sisteminin olduğu işletmenin genel müdürü. Adam 14 Aralık’ta ağır bakım yapılacak buranın. 2 6 Kasım’da belediye başkanı olmak için istifa etmiş. 1 Aralık’ta da istifa etmesi gerekiyor Kepez Belediye Başkanı olmak için. Ağır bakımı ne zaman yapılmış? 13-14 Aralık. Ama bu istifası burası bir şirket olduğu için ticaret sicil gazetesine de 15 Aralık’ta ilan edilmiş. Hakim, belediye başkanını çağırdı; ifadesini aldı, tutukladı. ‘Senin sorumluluğun devam ediyor’ dedi ticari açıdan. Yahu hakim bey Yüksek Seçim Kurulu bu adamın istifasını 1 Aralık’ta kabul etmiş. Bu adam belediye başkanı olmuş? Böyle şey olur mu? Olur ve hala tutuklu. Bakın tutuklanmasın demiyorum. Benim belediye başkanım da başka bir belediye başkanı da eğer sorumluluğu varsa tutuklansın, yargılansın, en ağır cezayı alsın. Ama sorumluluğu olmayan, bir yurttaşımızı kaybettiğimiz Kepez’deki teleferik faciasında bir kişi öldü. Facia diyorum. 301 değil. Bir belediye başkanı tutuklanıyorsa, Soma’da 10 yıl sonra bürokratlar yargılanıyorsa buna benim söyleyecek ne sözüm olabilir?” ifadelerini kullandı.

“HATALAR, İHMALLER ZİNCİRİ VAR”

İmar Affı ilişkin de açıklamalarda bulunan Başarır, “Depremini ben 15 gün Hatay’daydım. Hayatımda gördüğüm görebileceğim en büyük faciayı gördüm. Daha kötüsünü de görmek istemiyorum. Ama müteahhitler dışında kimi yargılayabildik? Tek suçlu müteahhitler mi? O imarı veren, ruhsatı veren, iskanı veren, izni veren, denetimi yapmayan belediye başkanı. Bakın yine söylüyorum, benim partimden olup olmamasının hiçbir önemi yok. Ne imar affı az önce sohbet ederken sayın başkanıma söyledim. Milano’da, Barcelona’da, Viyana’da ‘İmar Affı’ kelimesini getirseniz stand up yaptığını düşünür o siyasetçilerin. Roma’da o tarihi binalarda bir kat at. Çivi çakamıyorsun. İmar affından yararlan internet üzerinden imar affı başvurularını alıp internet üzerinden para alan Hatay, Maraş, Antep, Malatya depremi sorumlusu olan bu iktidarla tek ülkeyiz biz dünyada. Boş arsası olan insanlar imar affı var. Bir yıl süren var dedi. Kaçak binayı o sürede yaptı. Bitirdi. Dokuzuncu ay imar affına başvurup parayı yatırdı. Olayları kullandı. Demek ki bunun üzerine hep beraber gidip bu yasağı mevzuatı hep beraber değiştirmeliyiz. Bakın kesinlikle ve kesinlikle ucuz siyaset yapmıyorum. AKP suçlu, o suçsuz demiyorum. Burada hatalar zinciri, ihmaller zinciri var” diye konuştu.

“EMPATİ ÇOK ÖNEMLİ”

CHP Grup Başkan Vekili Ali Mahir Başarır, son olarak “Bir ceza hukukçusu, milletvekili olarak konuştum. Ama her şeyden önce bir insan olarak konuştum. Birbirimizi anladığımız sürece Ahmet kardeşimizi anladığımız sürece onun yerine kendimizi koyduğumuz sürece onun çocuklarının yerine kendi çocuklarımızı koyduğumuz sürece bu hatayı yapmayız. Empati çok önemli çünkü siyasette ve hayatta. Ben kimin cennete, cehenneme gideceğini bilmem. Ama empati yapabilen insanın günah işlemeyeceğini her zaman söylemişimdir” dedi.

]]> https://www.haber60.com.tr/ali-mahir-basarir-soma-maden-faciasi-dava-surecini-elestirdi-10-yil-sonra-burokratlar-yargilanmaya-basliyor-neden-o-gun-yargilamadiniz/feed/ 0 Soma faciasının 10. yılında adalet arayışı sürüyor https://www.haber60.com.tr/soma-faciasinin-10-yilinda-adalet-arayisi-suruyor/ https://www.haber60.com.tr/soma-faciasinin-10-yilinda-adalet-arayisi-suruyor/#respond Thu, 09 May 2024 07:30:37 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30912 HABER: FATİH ÖZKILINÇ – KAMERA: KERİM UĞUR

(MANİSA)- CHP Manisa İl Başkanı İlksen Özalper, 301 işçinin yaşamanı yitirdiği Soma maden faciasının üzerinden 10 yıl geçmesine rağmen hala adalet arayışının sürdüğüne dikkat çekti. CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Soma faciasının 10. yıl dönümü olan 13 Mayıs’ta Soma’da olacağını ifade eden Özalper, “Bu yıl 13 Mayıs’ta çok daha farklı bir şey yapmak istiyoruz. Gümbür gümbür, çok kalabalık olarak adalet arayışımızı yüksek sesle tekrar tekrar bağırmak istiyoruz. Soma, kanayan bir yara. Bu yaraya belki de bir parça merhem olabilmek adına tüm Soma davasına, mücadelesine destek veren herkesi Soma’ya bekliyoruz” dedi.

Manisa’nın Soma ilçesinde 13 Mayıs 2014’te Soma Kömür İşletmeleri A.Ş.’ye ait maden ocağında meydana gelen faciada 301 maden işçisi yaşamını yitirmiş 162 işçi ise yaralanmıştı. Madenci ailelerinin adalet arayışının halen sürdüğü facianın 10’uncu yıl dönümüne sayılı günler kala, CHP Manisa İl Başkanı İlksen Özalper, 10 yılda değişen hiç bir şeyin olmadığını, adaletin sağlanamadığını söyledi. Özalper, “Son olarak yapılan mahkemede hep birlikteydik. Çok üzüldük. Mahkemede de üzüldük. Çünkü 10 yıl geçmiş ve kamu görevlileri ancak şu anda mahkeme karşısına çıkıyorlar; vicdanlar sızladı. Çünkü kamu görevlisi ‘Benim burada ne işim var?’ diye sordu. Hepimiz çok üzüldük. Bu hepimizi inciten bir durumdu ve hepimiz çok üzgünüz. Aradan 10 yıl geçti. 10 yıl önce Soma’daydım. O gün tesadüfen oradaydım. ve günlerce eve gitmedik. Çok üzüldük. Aradan 10 yıl geçmesine rağmen aslında çok da değişen bir şey yok. Hala adalet arayışımız devam ediyor” dedi.

CHP MYK SOMA’DA TOPLANACAK

“Soma, kanayan bir yara. Bu yaraya belki de bir parça merhem olabilmek adına tüm Soma davasına, mücadelesine destek veren herkesi Soma’ya bekliyoruz” diyerek çağrıda bulunan Özalper, şunları söyledi:

“Bu yıl 13 Mayıs’ta çok daha farklı bir şey yapmak istiyoruz. Gümbür gümbür, çok kalabalık olarak adalet arayışımızı yüksek sesle tekrar tekrar bağırmak istiyoruz. Çünkü Türkiye vicdanı bu şekilde rahat edecek. Tüm Türkiye için adalet arayışı. Soma, kanayan bir yara. Bu yaraya belki de bir parça merhem olabilmek adına tüm Soma davasına, mücadelesine destek veren herkesi Soma’ya bekliyoruz. 13 Mayıs’ta 15: 05’te yine Madenci Anıtı’nda patlamanın olduğu saatte bir saygı duruşu yapacağız. Öncesinde de bir yürüyüş yapacağız. Sayın Genel Başkanımız orada olacak. Yine MYK’mız orada olacak. MYK toplantısı da tek gündemiyle Soma’da yapılacak. Destek vermek isteyen herkesi ama herkesi Manisa Soma’ya bekliyoruz. Çünkü artık sesimizi duyurmamız gerekiyor. Hep birlikte ‘adalet, adalet, adalet’ diye bağırmak gerekiyor. Çünkü adalet herkese gerekli. Bugün Soma’daki işçilere yarın hepimize gerekli. O yüzden herkesi Soma’ya bekliyoruz.”

“ADALET YERİNİ BULSAYDI BUGÜN İŞÇİ ÖLÜMLERİ YAŞAMAYACAKTIK”

Özalper, 301 madencinin hayatını kaybettiği olayda 450 çocuğun babasız kaldığını vurgulayarak, “Eğer bu patronlar cezalarını çekmiş olsaydı herkes belki kendisine daha farklı bir çeki düzen verecek, işletmelerine daha farklı bir yaklaşım içerisinde olacaktı. Mahkemede konuşulan şey o kadar üzücüydü ki. Maskelerden bahsediliyor. Maskelerin çalışıp çalışmadığını bilmeyen kamu görevlilerinden bahsediyoruz. Yani ne iş yaptığını bilmeyen bir iş güvenliği uzmanından bahsediyoruz. ‘Bu benim yetkimde değil’ diyen bir sorumludan, bir müfettişten bahsediyoruz. Yani bunları düzeltmek gerekiyor. Baştan sona düzeltmek gerekiyor. Adalet yerini bulsaydı bugün zaten bu davalar ya da bu ölümler, bu işçi ölümleri, bu katliamları tekrar tekrar yaşamayacaktık” ifadelerini kullandı.

]]>
https://www.haber60.com.tr/soma-faciasinin-10-yilinda-adalet-arayisi-suruyor/feed/ 0
301 Madencinin Yaşamını Yitirdiği Soma Faciasında Kamu Görevlileri Yargılanmaya Başladı. https://www.haber60.com.tr/301-madencinin-yasamini-yitirdigi-soma-faciasinda-kamu-gorevlileri-yargilanmaya-basladi/ https://www.haber60.com.tr/301-madencinin-yasamini-yitirdigi-soma-faciasinda-kamu-gorevlileri-yargilanmaya-basladi/#respond Wed, 08 May 2024 23:00:34 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=30867 HABER: FATİH ÖZKILINÇ-OSMAN BEKAR KAMERA: KERİM UĞUR

(MANİSA)- Soma’da 301 işçinin yaşamanı kaybettiği Soma Kömür İşletmeleri A.Ş.’ye ait maden ocağında meydana gelen faciayla ilgili kamu görevlilerinin yargılandığı davanın bugün yapılan ilk duruşmanın ardından açıklamalarda bulunan madenci aileleri adalet istedi. Madenci yakını Naciye Kaya, “Suçun sahibi yok. Neredeyse ölenler suçlu diyecekler” derken, faciada eşini yitiren Gülfidan Köse ise “Katiller dışarıda, patron dışarıda. Mühendisler dışarıda. Enerji Bakanı dışarıda. İş güvenliği uzmanları dışarıda ama biz hala bunların içeri girmesi ve bir nebze adaletin peşindeyiz. Ama 10 yıldan beri bulamadık. Ülkede adalet yok” dedi. Manisa Barosu Başkanı Ümit Rona da 10 yıla yaklaşan süreçte adaletin gerçekleşmediğini belirtti.

Soma’da 301 işçinin yaşamanı kaybettiği Soma Kömür İşletmeleri A.Ş.’ye ait maden ocağında meydana gelen facianın 10’uncu yılında kamu görevlilerinin yargılanmaya başlandığı davanın ilk duruşmasının ardından adliye önünde Manisa Barosu Başkanı Ümit Rona, CHP Manisa İl Başkanı İlksen Özalper ve faciada yakınlarını kaybedenlerin aileleri açıklamalarda bulundu.

BAROLARIN KATILMA TALEBİ RET EDİLDİ

Beraberindeki avukatlarla birlikte açıklamada bulunan Manisa Barosu Başkanı Ümit Rona, “Bugün tam 9 yıl 360 gün sonra, yani 10.yıla beş gün kala maden faciasına sebep olanların ilk ana davası olan özel şirket mensuplarının yargılanmış olduğu bu katliamla ilgili davadan çok sonra bugün faciaya sebep olan kamu görevlileriyle ilgili davanın ilk duruşmasına girdik. Adalete ihtiyaç olduğunda koşa koşa gelmesi gereken adalet, maalesef düşe kalka, seke seke, topallaya topallaya, yerde yata yata, yuvarlana yuvarlana 9 yıl 360 gün sonra ilk duruşmasına sebep olacak şekilde adalet tecelli etmeye çalışmıştır. Ama bugün şunu gördük; katılma taleplerimiz barolarımızın reddedildi ve meslektaşlarımızın madenci yakınlarının katılma talepleri de şu ana kadar kabul edilmiş değil. Değerlendirmeye alındı. Dünya tarihine geçmiş en büyük katliamlardan birisi olan bir işçi, iş kazası olarak değerlendirilemeyecek bir katliam olarak değerlendirilecek Soma davasını, Manisa Barosu Başkanlığı olarak barolarımızla, meslektaşlarımızla birlikte madenci yakınlarımızla birlikte, mağdurlarla birlikte takip ediyoruz” dedi.

“ADALET GERÇEKLEŞİNCEYE KADAR…”

“İsteğimiz adaletin bir kutup yıldızı olduğu ve geri kalan her şeyin onun etrafında döndüğü gerçeğiyle adaleti istemek” diyerek açıklamalarını sürdüren Rona, şunları kaydetti:

“Burada bulunan herkes adalet istiyor. Kimsenin torpil, kayırma derdi de  yok. Ama adalet bu isteğimize geç cevap veriyor. Diğer davada biliyorsunuz ki olası kastın bilinçli taksire döndüğü durumu ve sanıkların tahliye oldukları görülüyor. Ancak bugün geldiğimiz aşamada 10 yıla yaklaşan süreçte adaletin gerçekleşmediği ve halkın vicdanında bırakın madenci yakınlarının çekmiş olduğu acıyı görüyoruz, şahidiz.  Ama onların haricinde halkımızla kamu vicdanı da kesinlikle adaletin gerçekleştiği noktasında tatminkar değil. Adaletin gerçekleşmediğini kamuoyu da halkımızla tabii ki bu işin en çok acısını çeken madenci yakınları da gönülden görüyorlar. Manisa Barosu Başkanlığı olarak, İzmir Barosu olarak, Türkiye Barolar Birliği olarak meslektaşlarımızla, STK’larla siyasi partiler ve temsilcileriyle, halkımızla birlikte bu davanın takipçisi olmaya devam edeceğiz. 12 Eylül de gerçekleşecek olan ikinci celseye daha güçlü şekilde gelmeye devam edeceğiz. Adalet gerçekleşinceye kadar burada gördüğünüz hiç kimse ve arkasında görülen vicdanını adalet noktasına hassasiyetle taşıyan milyonlarca Türk halkı adaletin gerçekleşmesi noktasında bizim arkamızda olmaya devam edecektir.”

“ZAMAN AŞINA UĞRAMASI SÖZ KONUSU DEĞİL”

Manisa Barosu Başkanı Ümit Rona, zaman aşımına ilişkin soruya ise “Meslektaşlarımız ve Manisa Barosu baştan itibaren bu konuda şunu çok net olarak ortaya koydular ve büyük mücadele verdiler. Burada uzatılmış bir zaman aşımı söz konusu. Zaman aşımına uğradığı noktasında sanık vekillerin elbette ki bu yönde talepleri oldu ama Türk Ceza Kanunu açık, 66’nci ve 67’nci maddeler açık. Burada zaman aşına uğraması söz konusu değil. Zaman aşımı, uzatılmış zaman aşımı. Yani zaman aşımını kesilmesi ve durması sebebiyle şu an itibarıyla zaman aşımıyla ilgili bir problem yok. Zaten o hususlar sayın mahkemece şu an değerlendirilmedi ileri ki safhada değerlendirecek hüküm mahiyetinde olduğu için. Ama biz zaman aşımı açısından bir sıkıntı görmüyoruz. Burada uzatılmış zaman aşımı var. İddianamede de bu husus yer alıyor” diye yanıt verdi.

“GECİKEN ADALET, ADALET DEĞİLDİR”

Bir basın mensubunun “Davayı engelleyen bürokratlar hakkında suç duyurusunda bulanacak mısınız” sorusu üzerine de Rona, şunları söyledi:

“Böyle bir facia sonrasında 9 yıl 360 gün sonra yani 10’uncu yıla beş gün kala diğer yani kamu görevlileriyle ilgili yargılama başladı. Bu hukuk adına, adalet adına üzerinde cübbe taşıyan, bizler adına bir ayıptır. Halka olan adalet borcu açısından bir ayıptır ve vicdanları yaralayıcıdır. Bu kamu görevlileriyle ilgili meslektaşlarımızın suç duyuruları, Danıştay’a itirazları söz konusu oldu. 2019 yılında ve 2020 yılında Enerji Bakanlığı’yla ve Çalışma Sosyal Güvenlik Bakanlığı’yla ilgili, bürokratlarla ilgili izinler izin verilmesi gerçekleştirildi. Bu kadar sürüncemede kalan süreçte meslektaşlarım madenci yakınının vekilliğini yapan kıymetli meslektaşlarım bu mücadeleyi sürdürdüler. ve Uzama sebebi Danıştay’ın ve özellikle Danıştay’ın verdiği kararlar neticesinde bozmalar, itirazlar ve yine ilgili kurumların bakanlıkların yapmış olduğu dirençtir. Bakanlıkların bu personelleri koruma noktasında göstermiş olduğu direnç sebebiyle maalesef bugüne kadar bu yargılama uzamıştır. Soma Cumhuriyet Başsavcılığı’nın bu yönde talepleri olmuştu. Danıştay en son olarak vermiş olduğu kararları 2019 ve 2020 yılında vermiştir. Yani geç verilmiş bir karardır. Adaletin tecellisi noktasında geciken adalet, adalet değildir.”

“KATİLLİLER SOKAKTA DOLAŞIYORLAR”

CHP Manisa İl Başkanı İlksen Özalper ise “301 ne kadar kolay söylüyoruz değil mi? Havadan, sudan bahseder gibi. 450 çocuk babasız kaldı. 10 yıldır bu davayı takip ediyoruz. İşte Naciye ablam olsun, Gülsüm ablam olsun, yani yeri geldi Akhisar’da ekmeğinizi paylaştık, oturduk hep birlikte ağladık. Bu Türkiye kamu vicdanında inanılmaz, onarılması çok zor bir yaradır. Çünkü Selçuk Kozaçlı, Can Atalay tutuklu iken şu anda 301’in katillileri sokakta dolaşıyorlar. ve kimse suçlu değil gibi. O yüzden biz adalet hep de olsa lütfen yerini bulsun istiyoruz” dedi.

“SUÇUN SAHİBİ YOK”

Madenci yakını Naciye Kaya ise “10 yıldır adalet arayışımız bitmedi ve bitmeyecek. Ama bulmadık bulacağımıza da umudum yok açıkçası. Maden kazasının davası Türkiye’ye kara bir leke olarak kalacaktır. Bizim çektiğimiz acılar cabası biz bu uğraşımız bir daha böyle bir katliam olmasın diye. Caydırıcı cezalar verilsin. Mahkemeye iki sanık gelmiş sanık ‘Ben buraya neden getirildim’ diye soruyor. Birisi iki ay önce denetim yapmış madene ‘Benim suçum yok’ diyor. Kazadan iki ay önce sen denetim yaptığı söyleniyor ama iki ay sonra 301 işçi madende ölüyor. Acaba denetim yapmasa kaç kişi ölecekti? Suçun sahibi yok. Neredeyse ölenler suçlu diyecekler. 5 gün sonra 13 Mayıs benim tek isteyim 13 Mayıs’ta kimse bizi yalnız bırakmasın” dedi.

“DOĞRU DÜRÜST DENETLENSE ŞU ANDA AMASRA, İLİÇ, ERMENEK OLMAZDI”

Faciada yaşamını kaybeden Uğur Çolak’ın annesi Gülsüm Çolak da “Aradan on yıl geçti. Onuncu yılı dolduruyor artık. Acı ne derlerse acı çektikçe pişen bir şeymiş. Çektikçe kendine daha böyle tanımlayan bir şeymiş. Geç gelen adalet, adalet midir? Bizim gözümüzde adalet sistemi insanın cebine göre işlememesi lazım. Adalet herkese eşit olması gerekiyor. Bu saatten sonra yargılanmış, yargılanmamış ne kadar önemli olduğunun hiç önemi yok. Bizim acımız hala acı. Canımız çok acıyor. 301 tane anne, 301 tane baba, kardeş 301 tane eş, 450 çocuk. Kamu görevlilerinin yargılanmasında benim zerre kadar hani umut verici bir şey yok. Adamlar neden geldiğini bile bilmiyorlar. Yani yaptıkları görevin ne olduğunu bile bilmediğini anladık biz burada. Yani eğer bunlar doğru dürüst denetlense şu anda Amasra, İliç, Ermenek olmazdı, herkes işini dört dörtlük yapsaydı. Bunların sistemi ne olmuş biliyor musun? Salla başını, al maaşını. Böyle olmaması gerekiyor. Herkesin sorumluluğunu bilmesi gerekiyor. Bizim çocuklarımız onlara emanetti. Devlete emaneti. Devletin görevi nedir? İnsanı yaşat ki devlet yaşasın. Ama devlet halkını öldürüyor” diye konuştu.

“10 YILDIR ACILARIMIZ AYNI”

Faciada eşi Erdoğan Köse’yi yitiren Gülfidan Köse ise “10 yıldır acılarımız aynı. 10 yıldan beri bu acıyla yoğrula yoğrula, bunun yanında da adalet araya araya mücadelesini verdiler. Ama yorulduk artık. 10 yıldan beri istediğimiz adaleti bulamadık. 10 yıl sonra yine 13 Mayıs’ımız geliyor. Tekrar bu davalar çıktı. İyi bir sonuç alamadık. İyi bir ceza alamadık. Katiller dışarıda, patron dışarıda. Mühendisler dışarıda. Enerji Bakanı dışarıda. İş güvenliği uzmanları dışarıda ama biz hala bunların içeri girmesini ve bir nebze adaletin peşindeyiz. Ama 10 yıldan beri bulamadık. Ülkede adalet yok” dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

1.VİDEO

MANİSA BARO BAŞKANI AÇIKLAMA

CHP MANİSA İL BAŞKANI AÇKIKLAMA

2.VİDEO

MADENCİ YAKINI NACİYE KAYA RÖPORTAJ

MADENCİ YAKINI GÜLSÜM ÇOLAK RÖPORTAJ

MADENCİ YAKINI GÜLFİDAN KÖSE RÖPORTAJ

ADLİYE BİNASININ DIŞINDAN DETAY

]]>
https://www.haber60.com.tr/301-madencinin-yasamini-yitirdigi-soma-faciasinda-kamu-gorevlileri-yargilanmaya-basladi/feed/ 0
Umut Kedi, Tren Kazası Sonucu Bacaklarını Kaybetti https://www.haber60.com.tr/umut-kedi-tren-kazasi-sonucu-bacaklarini-kaybetti/ https://www.haber60.com.tr/umut-kedi-tren-kazasi-sonucu-bacaklarini-kaybetti/#respond Thu, 25 Apr 2024 08:51:33 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=29275 Osmaniye’de 2014’te ön bacakları kesik şekilde tren raylarının yakınında bulunan ve sonrasında tedavi için Ankara’ya getirilen “Umut” kedi 10. yaşına girdi.

Osmaniye’de 2014’te ön bacakları dibinden kesilmiş ve arka ayağı yaralı halde bulunan, bir süre oyuncak araba parçaları kullanılarak hareket etmesi sağlanan Umut tedavi için Ankara’ya gönderildi. Umut, Ankara Kedi Hastanesindeki uzun tedavi sürecinin ardından sağlığına kavuştu.

Hastanenin Veteriner Başhekimi Tarkan Özçetin’in himayesine aldığı Umut’a, her anına tanıklık eden veteriner hekimlerle birlikte 10’uncu yaş günü kutlaması yapıldı.

Umut’un yeni yaşı, artık evi olan hastanede mumların dikildiği yaş mamadan “pasta” ile kutlandı.

Özçetin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 10 yıl önce bir kedinin 2 ön bacağının kökünden kesik halde tren raylarının yakınında bulunduğu haberiyle Umut ile tanıştıklarını anlattı.

Özçetin, “Tren raylarının üstünde bir kedi, kesilen ayakları da kenara bırakılmış, oldukça dramatik ve üzücü bir haberdi. Osmaniye’deki imkanlar yeterli olmadığı için Umut’u hastanemize naklettiler. Umut’un hayata tutunması için yoğun çaba verdik. Umutsuz bir vakaydı ama yaşama azmini görünce biz de Umut ismini verdik.” dedi.

“Bunu sadist ruhlu bir varlığın yaptığından neredeyse eminiz”

Umut’un iddia edildiği gibi tren kazası sonucu 2 bacağını kaybettiğini düşünmediklerini ifade eden Özçetin, şunları söyledi:

“Bir kedinin tren raylarında kalıp sadece iki ön ayağının kesilmesi bize inandırıcı gelmedi. Biraz araştırınca olayın gerçekten öyle olmadığı ortaya çıktı. Umut’un tren kazasından dolayı bu duruma düşmediğini herkes biliyor. Bunu sadist ruhlu bir varlığın yaptığından neredeyse eminiz. Bunu yapan insanlar yarın çocuklara, güçsüzlere yapıyor. Keşke 10 yıl önce bu daha ciddiye alınsaydı da belki bugün yaşadığımız olayları daha az yaşardık.”

Özçetin, Umut’un Ankara’ya geldiğinde yaşam mücadelesi verdiğini, Osmaniye’de geçirdiği ameliyatların uygun şartlarda yapılmadığını, orada oyuncak arabadan geçici ayak takıldığını, Ankara’da geldiğinde ilk olarak o aparatı çıkardıklarını söyledi.

Umut’a yürümesi için protez bacak yapıldığını ama Umut’un bunları reddettiğini, sadece ilk adımlarını atarken kullandığını kaydeden Özçetin, Umut’un zamanla arka ayaklarını kullanarak yürümeye başladığını aktardı.

“Uyutun diyenlere en güzel cevabı 10 yıl sonra Umut veriyor”

Özçetin, 10 yıl önce bazı kişilerin Umut’un uyutulmasını önerdiğini ancak tedaviye devam ettiklerini anlatarak, “Uyutun, o engelli kedi. Yaşamasının anlamı yok dendi. ‘Uyutun’ diyenlere en güzel cevabı 10 yıl sonra yine Umut veriyor” dedi.

Hayvanların can taşıdığının unutulmaması gerektiğine dikkati çeken Özçetin, hayvanların bazı uzuvlarını kaybetmesinin uyutma nedeni olmaması gerektiğini, hekimlerin de bunu en son çare olarak gördüğünü ifade etti.

“Hiçbir problemin çözümü ölüm olmamalı”

Özçetin, “Günümüzde teknoloji gelişti. Her canlının yaşamaya hakkı olduğunu düşünüyoruz. Hiçbir problemin çözümünün ölüm olmaması lazım. Maalesef insanlar birbirlerini öldürerek, hayvan öldürerek bir takım şeylere çözüm bulacaklarını zannediyorlar. Bu geldiğimiz yüzyılda bunların olmaması en büyük dileğimiz.” ifadelerini kullandı.

Özel bakıma ihtiyaç duyan Umut’un hastanede kalmasının sağlığı için daha iyi olduğunu düşündüklerini kaydeden Özçetin, bu konuda yanılmadıklarını belirtti. Özçetin, “Umut’un 10. yılını aslanlar gibi geçiriyoruz. Umarım bir 10 yıl sonra da sizlerle buluşuruz.” dedi.

]]>
https://www.haber60.com.tr/umut-kedi-tren-kazasi-sonucu-bacaklarini-kaybetti/feed/ 0
Berkin Elvan’ın ölümünün 10. yılında mezarı başında anma https://www.haber60.com.tr/berkin-elvanin-olumunun-10-yilinda-mezari-basinda-anma/ https://www.haber60.com.tr/berkin-elvanin-olumunun-10-yilinda-mezari-basinda-anma/#respond Tue, 12 Mar 2024 00:54:28 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=18077 Gezi Parkı direnişi sırasında polisin attığı biber gazı fişeğiyle başından vurulup 269 gün komada kaldıktan sonra 11 Mart 2014’te yaşamını yitiren Berkin Elvan, ölümünün 10’uncu yılında mezarı başında anıldı. Anne Gülsüm Elvan, “‘Adalet’ dedim olmadı. Adaletsizliğe uğradı. Katillere sesleniyorum çocuklarını öperken çocuklarına sarılırken benim çocuğumu hatırlasın. Acımız git gide katlanıyor, öfkemiz katlanıyor. 10 yıldır onsuzum” diye konuştu.

İstanbul Okmeydanı’nda, Gezi Parkı eylemleri sırasında polisin attığı gaz fişeğinin başına isabet etmesi sonucu aylarca komada kalan, 11 Mart 2014’te de 15 yaşındayken yaşamını yitiren Berkin Elvan, ölümünün 10’uncu yılında ailesi ve sevenleri tarafından Feriköy Mezarlığı’nda anıldı. Çok sayıda polis, mezarlığın girişinde yoğun güvenlik önlemi aldı ve anmaya gelenlerin üstlerini aradı.

Anmaya CHP heyeti, DEM Parti İBB Eş Başkan adayları Meral Danış Beştaş ile Murat Çepni, eski Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (HDP) Milletvekili Musa Piroğlu, İnsan Hakları Derneği Eş Genel Başkanı hukukçu Eren Keskin de katıldı. Ayrıca CHP heyeti Berkin’in mezarının başına karanfil bıraktı.

Gezi eylemlerinde hayatını kaybedenler için saygı duruşuyla başlayan törende Berkin’in mezarı başına gelen anne Gülsüm Elvan, “Bebeğim, kalk annem. 10 sene oldu yetmedi mi annem? Berkin, seni özledim annem. Tam 10 yıl oldu onu koklamayalı, ona sarılmayalı, onunla konuşmayalı. 10 yıldır ‘Adalet’ dedim olmadı. Adaletsizliğe uğradı. Katillere sesleniyorum çocuklarını öperken çocuklarına sarılırken benim çocuğumu hatırlasın. Acımız git gide katlanıyor, öfkemiz katlanıyor. 10 yıldır onsuzum” dedi.

“SÖNMEYEN YANGININ 10 YILI”

Berkin’in ablası Gamze Elvan, aile adına bir mektup okudu. Mektupta şunlara yer verildi:

“Tüm süreci annem, babam, avukatlarımız anlattı. O nedenle bu bir basın açıklaması değil, bu bir haykırış. Artık şimdi yaşayamadıklarımızı anlatmanın vakti… Berkinimiz, oğlumuz, canımızın bizden koparılmasının onuncu yılı. Giyilemeyen mezuniyet giysisi on yıldır askıda, çekemediği şutlar, dans edemediği sahneler, giremediği sınavlar, çalamadığı ıslıklar on yıllık bir dağ. Mutfak masasında yeri sabit, tabağı boş, sandalyesi boş. Telefonu çalmadı ama çalışıyor. Odası dağılmıyor, sakal yakışacak mıydı bilinmiyor, bıyıkları terlememişti ki daha. Ağız dolusu gülüşü eksik kaldı, mahcup mahcup ama ışıl ışıl bakan bakışları. Artık kokusu sadece burnumuzda tütüyor mesela. Caddeler bomboş kaldı, onun yürümek bilmediği, koştuğu o daracık sokaklar. Sayısız keşkelerin, donakalan hayallerin, dinmeyen hasretin, sönmeyen yangının on yılı. Bedeni küçücük kaldı, bir sabah ansızın bir polis kurşunuyla vurulduktan sonra. Dokuz ay boyunca direndi. Umut oldu bize. Yoğun bakımdaki gözlerini oynatmasıyla, ellerini ufacık kıpırdatmasıyla, bilinci yerinde değilken “anne” diye bağırmasıyla. Tutunmaya çalıştı yaşama. Ama olmadı. Berkin’in adı sokaklarda, Berkin’in adı meydanlarda, Berkin’in adı sloganlarda, Berkin’in yokluğu onuncu yılında, Gezi’de atan her yürekle oradan oraya. Tutulamayan yas reva değil insana. Artık tam hakkıyla bu yası tutma vakti. Onu anıyoruz, onsuzluğun onuncu senesi. Elvan ailesi adına, Gamze ve Özge Elvan

]]>
https://www.haber60.com.tr/berkin-elvanin-olumunun-10-yilinda-mezari-basinda-anma/feed/ 0
Çanakkale’de Kadın Motor Ustası Ümmügül Aydoğdu https://www.haber60.com.tr/canakkalede-kadin-motor-ustasi-ummugul-aydogdu/ https://www.haber60.com.tr/canakkalede-kadin-motor-ustasi-ummugul-aydogdu/#respond Fri, 08 Mar 2024 06:48:32 +0000 https://www.haber60.com.tr/?p=16934 Çanakkale’nin Biga ilçesinde yaşayan 2 çocuk 1 torun sahibi Ümmügül Aydoğdu, 10 yıl önce ‘sanayide kadın mı çalışır’, ‘sen yapamazsın’ diyenlere inat, aldığı kalfalık, ustalık ve usta öğretici belgesiyle, sanayide otomobillerin motor ustası olarak çalışıyor. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde sanayide motor söküp, tamir eden Ümmügül Aydoğdu, azmiyle kadınların her alanda çalışabileceğini gösteriyor. Biga sanayisinin tek kadın motor ustası olan Ümmügül Aydoğdu, herkesin takdirini kazanıyor.

Biga’da yaşayan Ümmügül Aydoğdu (43), yıllarca çeşitli iş yerlerinde aşçı olarak çalıştı. 10 yıl önce eşi İbrahim Aydoğdu (44), Biga 1 nolu Sanayi’de Efe Otomotiv’i açmaya karar verdi. Ümmügül Aydoğdu, aşçılık mesleğini bırakarak, sanayide iş yeri açan eşi İbrahim Aydoğdu’ya temizlik, yemek yapmak için yardım etmeye başladı. Ümmügül Aydoğdu, zamanla motor ve alt takım tamirinin yanı sıra araçların periyodik bakımını yapan eşine yardım etmeye başladı. Motor ustalığı merakı gitgide artan ve araçların motorları, bakımları, parçaları üzerine araştırma yaparak bilgi sahibi olmaya başladı. İlk olarak kalfalık belgesini, ardından ustalık ve usta öğretici belge alarak, eşinin iş yerinde motor utası olarak çalışmaya başladı. 10 yıldır eşi, kızı, oğlu ve damadı ile birlikte çalışan Ümmügül Aydoğdu, aracını yaptırmaya gelen araç sahiplerinin, ‘sanayide kadın mı çalışır’, ‘sen yapamazsın’ diyenlere inat 10 yıldır motor ustası olarak işinde başarılı bir şekilde çalışıyor. Araçlarının bakımını, alt takım, motor tamiri yaptırmak için Efe Otomotiv’e gelen erkek ve kadın araç sürücüleri karşılarında kadın motor ustası Ümmügül Aydoğdu’yu görünce şaşkınlarını gizleyemiyor.

8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde sanayide motor söküp, tamir eden Ümmügül Aydoğdu, azmiyle kadınların her alanda çalışabileceğini gösteriyor. Biga sanayisinin tek kadın motor ustası olan Ümmügül Aydoğdu, herkesin takdirini kazanıyor.

Biga sanayisinde tek kadın motor ustası olarak çalışan Ümmügül Aydoğdu, “Bu hikaye 10 yıl önce başladı. Eşim sanayide dükkan açtı. Eşimin yanında çıraklık yaparken bu işe heveslendim. Kalfalık, ustalık belgemi aldım. Sonrasında usta öğreticilik belgemi aldım. İşimi 10 yıldır severek yapıyorum. Bu işe başlarken, ‘elinin hamuruyla bu işe girme’ diyen oldu. ‘Yapamazsın’ diyenler oldu. Ben inatla ‘yapacağım’ dedim ve tüm kadınlar girdiği her yeri güzelleştirdiği gibi bu işte de başarılı olduğuma inanıyorum. Müşteri iş yerimize geldiğinde beni görmeye alıştı. Yabancı müşteriler geliyor. İşlerini yaptıktan sonra onlar da başarılı olduğuma inanıyor. Bu iş sevmekle alakalı. Kadınlar her işi yapabilir. Kadınların girdiği her yerin güzelleştiği gibi sanayi de güzelleşebilir” dedi.

Biga’da ilk ve tek kadın motor ustası olduğunu ifade eden Ümmügül Aydoğdu, “Rutin işler yapıyoruz. Yağ bakımları, motor söküp tamir ediyoruz. Ön takım, alt takım bakımları da yapıyoruz. Kadınların elinin değdiği her yer güzelleşir. Tüm kadınların her işi yapabileceğine inanıyorum ve kadınları bu konuda destekliyorum. Bugün 8 Mart Dünya Kadınlar Günü, ben de bu özel günde dükkanımda işimin başımdayım. Bütün kadınlara örnek olmaya çalışıyorum. Kadınların neler başarabileceğini 10 yıldır kadın motor ustası olarak gösteriyorum. Tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun” diye konuştu. – ÇANAKKALE

]]>
https://www.haber60.com.tr/canakkalede-kadin-motor-ustasi-ummugul-aydogdu/feed/ 0